Namaz Vakitleri
İstanbul
12 Rebîü'l-Âhir 1448
23 September 2026
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn.Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi'l-evvelîne ve'l-âhirîn. senedinâ ve mededinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihîsenedinâ ve mededinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi ihsânin ecmaîn.ve men tebi’ahû bi ihsânin ecmaîn. Emmâ ba'd:

Emmâ ba'd:
Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-kitâbu kitâbullah

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-kitâbu kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedinve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâsallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atünve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletinve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle: "Ü’titü selâse hisâlin: Ü’tîtü salâten

"Ü’titü selâse hisâlin: Ü’tîtü salâten
fi’s-sufûfi ve ü’tîtü’s-selâme ve hüve tehiyyetüfi’s-sufûfi ve ü’tîtü’s-selâme ve hüve tehiyyetü ehli’l-cenneti ve ü’tîtü âmînehli’l-cenneti ve ü’tîtü âmîn ve lem yü’tahâ ehadün mimmen kâne kablekümve lem yü’tahâ ehadün mimmen kâne kableküm illâ en yekûne’llâhü e’tâhâ Hârûnillâ en yekûne’llâhü e’tâhâ Hârûn fe-inne Mûsâ yed’û ve yüemminü Hârûn.”fe-inne Mûsâ yed’û ve yüemminü Hârûn.” Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kema kâl.Sadaka Resûlullah fî mâ kâl ev kema kâl. Muhterem kardeşlerim, Allahu Teâlâ Hazretleri'ninMuhterem kardeşlerim, Allahu Teâlâ Hazretleri'nin selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Allahu Teâlâ Hazretleri ibadet ve taatleriniziAllahu Teâlâ Hazretleri ibadet ve taatlerinizi kabul eyleyip dileklerinizi, dualarınızı ihsan ve ikram eylesin.kabul eyleyip dileklerinizi, dualarınızı ihsan ve ikram eylesin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizinPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek sözlerinden, hadîs-i şerîflerden bir miktarmübarek sözlerinden, hadîs-i şerîflerden bir miktar okuyup izah edeceğiz.okuyup izah edeceğiz. Bunun izahına başlamadan önce evvelen ve

Bunun izahına başlamadan önce evvelen ve
hassaten Efendimiz, Peygamberimiz Muhammed-i Mustafahassaten Efendimiz, Peygamberimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri için,sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri için, sonra onun cümle âl’inin, ashâbının, etbâının,sonra onun cümle âl’inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhları için, sair enbiyâ veahbâbının ruhları için, sair enbiyâ ve mürselin ve cümle evliyâullahın ve hassatenmürselin ve cümle evliyâullahın ve hassaten Ümmet-i Muhammed'in mürşid ve mürebbileri olanÜmmet-i Muhammed'in mürşid ve mürebbileri olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin, sahâbe-i kirâmdansâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin, sahâbe-i kirâmdan rıdvanullah-ı teâlâ aleyhim ecmaîn.rıdvanullah-ı teâlâ aleyhim ecmaîn. Bize kadar güzerân eylemiş olan silsilemizeBize kadar güzerân eylemiş olan silsilemize mensup meşayihimizin ve bu eseri telifmensup meşayihimizin ve bu eseri telif eylemiş olan Gümüşhaneli hocamızın, kendisindeneylemiş olan Gümüşhaneli hocamızın, kendisinden feyz aldığımız hocalarımızın, Muhammed Zâhid-i Bursevifeyz aldığımız hocalarımızın, Muhammed Zâhid-i Bursevi hocamızın, bu eserin içindeki hadîslerin vehocamızın, bu eserin içindeki hadîslerin ve bilgilerin bize kadar gelmesine emek sarfbilgilerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan ravilerin ve âlimlerin, şuetmiş olan ravilerin ve âlimlerin, şu caminin yapılmasına yardım etmiş olanların geçmişlerinin,caminin yapılmasına yardım etmiş olanların geçmişlerinin, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleriuzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere buraya gelmiş olan sizdinlemek üzere buraya gelmiş olan siz kardeşlerimizin de ahirete göçmüş bütün sevdiklerininkardeşlerimizin de ahirete göçmüş bütün sevdiklerinin yakınlarının ruhları için bir hediye olmakyakınlarının ruhları için bir hediye olmak üzere, bizlerin de Mevlamızın rızasına uygunüzere, bizlerin de Mevlamızın rızasına uygun ömür sürüp, Peygamber Efendimizin sünnetine uygunömür sürüp, Peygamber Efendimizin sünnetine uygun yaşayıp, huzur-u Rabbü'l-Âlemîn'e sevdiği, razıyaşayıp, huzur-u Rabbü'l-Âlemîn'e sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesileolduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması için bir Fâtiha, üç İhlâs-ıolması için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyup öyle başlayalım.Şerîf okuyup öyle başlayalım. Buyurun.

Buyurun.
Hadîs-i şerîf Enes ibn Mâlik tarafından rivayet edilmiştir.Hadîs-i şerîf Enes ibn Mâlik tarafından rivayet edilmiştir. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki bana üçPeygamber Efendimiz buyuruyor ki bana üç haslet bahşedilmiştir.haslet bahşedilmiştir. Allahu Teâlâ Hazretleri tarafından bana üçAllahu Teâlâ Hazretleri tarafından bana üç haslet verilmiştir.haslet verilmiştir. Ü’tîtü salâten fi’s-sufûfi

Ü’tîtü salâten fi’s-sufûfi
Bana saflar halinde namaz kılmak verildi.

Bana saflar halinde namaz kılmak verildi.
Saflar, saf bağlayıp meleklerin saf safSaflar, saf bağlayıp meleklerin saf saf durdukları gibi Müslümanlar da Mevla'nın huzurundadurdukları gibi Müslümanlar da Mevla'nın huzurunda duruyorlar ve ibadet ediyorlar.duruyorlar ve ibadet ediyorlar. İşte böylece saf bağlayıp namazı safİşte böylece saf bağlayıp namazı saf halinde kılmak verildi.halinde kılmak verildi. Eski ümmetler müteferrik olarak namaz kılarlardı.Eski ümmetler müteferrik olarak namaz kılarlardı. Böyle birbirlerine bu tarzda intizamlı birBöyle birbirlerine bu tarzda intizamlı bir bağlantıları yoktu.bağlantıları yoktu. ve ü’tîtü’s-selâme ve hüve tehiyyetü ehli’l-cenneti

ve ü’tîtü’s-selâme ve hüve tehiyyetü ehli’l-cenneti
Bana selam da bahşolundu, ikram olundu.

Bana selam da bahşolundu, ikram olundu.
O, cennet ehlinin birbirini selamlamasıdır.O, cennet ehlinin birbirini selamlamasıdır. Cennet ehlinin selamıdır.Cennet ehlinin selamıdır. Küçük görme.Küçük görme. Canım Arap'ın "selamün aleyküm"ü deme,Canım Arap'ın "selamün aleyküm"ü deme, Arap'ın "selamün aleyküm"ü değil.Arap'ın "selamün aleyküm"ü değil. Cennet ehlinin selamı.Cennet ehlinin selamı. Ve ü’tîtü âmîn ve lem yü’tahâ

Ve ü’tîtü âmîn ve lem yü’tahâ
ehadün mimmen kâne kablekümehadün mimmen kâne kableküm Ve bana amin demek ihsan olundu,

Ve bana amin demek ihsan olundu,
bahşedildi ki sizden öncekilerde böyle birbahşedildi ki sizden öncekilerde böyle bir amin deme âdeti yoktu.amin deme âdeti yoktu. İllâ en yekûne’llâhü e’tâhâ Hârûn

İllâ en yekûne’llâhü e’tâhâ Hârûn
Ancak Allahu Teâlâ Hazretleri'nin onu Harun'a vermiş olması mümkündür.Ancak Allahu Teâlâ Hazretleri'nin onu Harun'a vermiş olması mümkündür. Fe-inne Mûsâ kâne yed’û ve yüemminü HârûnFe-inne Mûsâ kâne yed’û ve yüemminü Hârûn Çünkü Musa aleyhisselam dua ederdi de

Çünkü Musa aleyhisselam dua ederdi de
Harun aleyhisselam kardeşi de amin (derdi).Harun aleyhisselam kardeşi de amin (derdi). Onlar da var sadece.Onlar da var sadece. Bana umumi olarak verilmiş olan bir haslet diyor.Bana umumi olarak verilmiş olan bir haslet diyor. Şimdi saf saf namazda durmak buŞimdi saf saf namazda durmak bu ümmetin hususiyetlerinden birisi.ümmetin hususiyetlerinden birisi. Zengini fakiri, yaşlısı genci, küçüğü büyüğü,Zengini fakiri, yaşlısı genci, küçüğü büyüğü, âlimi cahili, ağası kölesi hepsiâlimi cahili, ağası kölesi hepsi aynı safta yan yana dururlar, omuzaynı safta yan yana dururlar, omuz omuza kardeşlik ifadesi.omuza kardeşlik ifadesi. Eğer birisi önde, birisi geride dursa,Eğer birisi önde, birisi geride dursa, mevki, makam, rütbe farkı olsamevki, makam, rütbe farkı olsa o zaman gönüller de müteferrik olur.o zaman gönüller de müteferrik olur. Peygamber Efendimiz safların arasına gelerekPeygamber Efendimiz safların arasına gelerek ileri gidenleri geriye iterdi, geri olanlarıileri gidenleri geriye iterdi, geri olanları ileriye çekerdi, safın intizamına dikkat ederdi.ileriye çekerdi, safın intizamına dikkat ederdi. Safın intizamı,Safın intizamı, "Fe-inne tesviyete’s-sufûfi min ikâmeti’s-salâti"

"Fe-inne tesviyete’s-sufûfi min ikâmeti’s-salâti"
Namazın ikamesi cümlesindendir.

Namazın ikamesi cümlesindendir.
Yani Allahu Teâlâ Hazretleri namaz kılın demiyor.Yani Allahu Teâlâ Hazretleri namaz kılın demiyor. Buyuruyor ki ekîmü’s-salât, namazı ikame ediniz.

Buyuruyor ki ekîmü’s-salât, namazı ikame ediniz.
Yani dosdoğru, dosdoğru yapınız.Yani dosdoğru, dosdoğru yapınız. Nasıl yapılması gerekiyorsa öyle kılınız namazı.Nasıl yapılması gerekiyorsa öyle kılınız namazı. İşte namazın dosdoğru, mükemmel, tamİşte namazın dosdoğru, mükemmel, tam kılınmasının bir kısmı da bu saflarınkılınmasının bir kısmı da bu safların intizamlı olmasıyla tahakkuk ediyor.intizamlı olmasıyla tahakkuk ediyor. Saflar intizamlı olmazsa gönüller de birbirinden farklı olur.Saflar intizamlı olmazsa gönüller de birbirinden farklı olur. Birisi ileri gitmiş, ötekisi geriye kalmış.Birisi ileri gitmiş, ötekisi geriye kalmış. Aralarında iki karış yer var, şeytan dolaşır aralarında.Aralarında iki karış yer var, şeytan dolaşır aralarında. Şeytan dolaşır, Müslümanların muhabbeti birbirlerine azalmışŞeytan dolaşır, Müslümanların muhabbeti birbirlerine azalmış olduğunun alameti olur veyahut azalacağının şeyiolduğunun alameti olur veyahut azalacağının şeyi olur, sebebi olur, azalmasının sebebi olur.olur, sebebi olur, azalmasının sebebi olur. Onun için Müslümanlar saf saf duracak.

Onun için Müslümanlar saf saf duracak.
Bu Müslümanların saf saf durmasındaBu Müslümanların saf saf durmasında omuzları eskirmiş eskiden, sık dururlardı.omuzları eskirmiş eskiden, sık dururlardı. Yani elbiselerin omuz kısımları o sürtünmedenYani elbiselerin omuz kısımları o sürtünmeden sık saf bağlamış olmaktan dolayısık saf bağlamış olmaktan dolayı eskirmiş, muhabbetten dolayı öyle sık sıkeskirmiş, muhabbetten dolayı öyle sık sık şey yaparlarmış.şey yaparlarmış. Öndeki safta yer varken arkada durulmaz.Öndeki safta yer varken arkada durulmaz. Ben rahat edeyim diye arkaya çekinilmez.Ben rahat edeyim diye arkaya çekinilmez. Önde bir boşluk görüyor bir kardeş,Önde bir boşluk görüyor bir kardeş, hadi orada gideyim namaz kılayım diyehadi orada gideyim namaz kılayım diye adım atıyor, oraya girince yandaki biradım atıyor, oraya girince yandaki bir bakıyor şöyle hışımla, bu sefer kendisi çekiliyor.bakıyor şöyle hışımla, bu sefer kendisi çekiliyor. Ya kardeşim ben senin geri çekilmeniYa kardeşim ben senin geri çekilmeni istemedim, buyur sen kıl namazı.istemedim, buyur sen kıl namazı. Boşluk var diye yani safın sıkBoşluk var diye yani safın sık olması makbuldür diye geldim.olması makbuldür diye geldim. Kötü bir maksadım yok.Kötü bir maksadım yok. Yok diyorsan kıl diyor.Yok diyorsan kıl diyor. Kaşlarını çatıyor artık.Kaşlarını çatıyor artık. Küsüyor.Küsüyor. Halbuki küsülecek bir şey yok.Halbuki küsülecek bir şey yok. Safın muntazam olması lazım. Sık olması lazım.Safın muntazam olması lazım. Sık olması lazım. Bunun çok hayırları, bereketleri vardır.Bunun çok hayırları, bereketleri vardır. Maddi ve manevi.Maddi ve manevi. Hatta hocamız rahmetullahi aleyh derdi ki:Hatta hocamız rahmetullahi aleyh derdi ki: O safların bazı hastalıkları tedavi ettiğini

O safların bazı hastalıkları tedavi ettiğini
doktorlardan duydum.doktorlardan duydum. Yani böyle saf bağlıyor.Yani böyle saf bağlıyor. Bir uçtan bir uça 20 metre,Bir uçtan bir uça 20 metre, 15 metre insanlar birbirleriyle, malum insanların15 metre insanlar birbirleriyle, malum insanların vücutlarında elektrik falan var.vücutlarında elektrik falan var. Şimdi ölçülebiliyor da yani, ibreler böyle gösteriyor.Şimdi ölçülebiliyor da yani, ibreler böyle gösteriyor. Bu elektriklerin birbirleriyle akmasıyla, şey yapmasıylaBu elektriklerin birbirleriyle akmasıyla, şey yapmasıyla bazı ağrıların gittiği, bazı hastalıkların tedavibazı ağrıların gittiği, bazı hastalıkların tedavi olduğuna dair doktorların ifadesini nakletmişti hocamız cennet mekan.olduğuna dair doktorların ifadesini nakletmişti hocamız cennet mekan. İkincisi, selam.İkincisi, selam. Cennet ehlinin selamı.Cennet ehlinin selamı. Bu selamı küçük görmeyeceğiz.Bu selamı küçük görmeyeceğiz. Çünkü Allah'ın selamı dinimizin emri.Çünkü Allah'ın selamı dinimizin emri. O kadar ehemmiyeti var.O kadar ehemmiyeti var. O kadar hakkında hadîsler var, âyetler var.O kadar hakkında hadîsler var, âyetler var. Hocam ne demek küçük görmek?

Hocam ne demek küçük görmek?
Evet siz küçük görmüyorsunuz ama

Evet siz küçük görmüyorsunuz ama
bir moda çıkartmışlar.bir moda çıkartmışlar. Arabın selamı diyor.Arabın selamı diyor. Canım Arap da bizim kardeşimiz amaCanım Arap da bizim kardeşimiz ama bu Arapça değil bu Rabca bu.bu Arapça değil bu Rabca bu. Yani Allahu Teâlâ hazretlerinin selamı bu.Yani Allahu Teâlâ hazretlerinin selamı bu. Günaydın diyeceksin.Günaydın diyeceksin. Peki günaydın dersen ne olur?

Peki günaydın dersen ne olur?
Gün aydın işte etrafı aydınlatıyor. Ne oldu yani?Gün aydın işte etrafı aydınlatıyor. Ne oldu yani? Ama selam deyince ben sana dünyada

Ama selam deyince ben sana dünyada
ahirette Allah'ın selamını, selametliğini diliyorum.ahirette Allah'ın selamını, selametliğini diliyorum. Dünyada ahirette hoş halle olasın diyeDünyada ahirette hoş halle olasın diye bir temenni olmuş oluyor.bir temenni olmuş oluyor. Hem maddi hem manevi tarafı olanHem maddi hem manevi tarafı olan bir selam olmuş oluyor.bir selam olmuş oluyor. Şimdiye kadar ki ümmetlerde olan bir şey değil.Şimdiye kadar ki ümmetlerde olan bir şey değil. Daha önceki ümmetler birbirlerini gördükleri zamanDaha önceki ümmetler birbirlerini gördükleri zaman böyle eğilip öyle selam verirlerdi.böyle eğilip öyle selam verirlerdi. Veyahut elini kaldırır, öyle selam verirlerdi.Veyahut elini kaldırır, öyle selam verirlerdi. Biz de, Allahu Teâlâ Hazretleri böyle

Biz de, Allahu Teâlâ Hazretleri böyle
cennet ehlinin “tahiyyetuhum fîhâ selâm”cennet ehlinin “tahiyyetuhum fîhâ selâm” ayet-i kerimesinde de belirtildiği gibi, belli olduğuayet-i kerimesinde de belirtildiği gibi, belli olduğu gibi Selâmün kavlen min rabbin rahîm,gibi Selâmün kavlen min rabbin rahîm, Mevla da selam edecek cennete.Mevla da selam edecek cennete. O güzel selamı dünyada birbirimizin arasındaO güzel selamı dünyada birbirimizin arasında böyle yapmalıyız.böyle yapmalıyız. Bu tarzda, bu selamlaşmayı canlı tutmalıyız.Bu tarzda, bu selamlaşmayı canlı tutmalıyız. Günaydın veya akşamlar, sabahlar hayırlı olsunGünaydın veya akşamlar, sabahlar hayırlı olsun bilmem gibi şeyler yani ayrı ama bunun dini manası var.bilmem gibi şeyler yani ayrı ama bunun dini manası var. Onu bilerek şey yapalım.Onu bilerek şey yapalım. Sevabı var.Sevabı var. Peygamber Efendimiz otururken geldiler içeriye, birisiPeygamber Efendimiz otururken geldiler içeriye, birisi geldi, selamun aleyküm dedi, aşrun buyurdugeldi, selamun aleyküm dedi, aşrun buyurdu Peygamber Efendimiz.Peygamber Efendimiz. 10 sevap aldı.10 sevap aldı. Birisi daha geldi, esselamu aleyküm veBirisi daha geldi, esselamu aleyküm ve rahmetullah dedi, işrûne buyurdu Peygamber Efendimiz.rahmetullah dedi, işrûne buyurdu Peygamber Efendimiz. Bu 20 sevap aldı.Bu 20 sevap aldı. Çünkü esselamu aleyküm dedi, bir deÇünkü esselamu aleyküm dedi, bir de ve rahmetullahi ekledi.ve rahmetullahi ekledi. Üçüncüsü geldi, Esselamu aleyküm ve rahmetullahi

Üçüncüsü geldi, Esselamu aleyküm ve rahmetullahi
ve berekatuhu deyince, bu selâsûn buyurdu.ve berekatuhu deyince, bu selâsûn buyurdu. Otuz, otuz sevap aldı buyurdu.Otuz, otuz sevap aldı buyurdu. Onun için sahâbe-i kirâmdan böyle kalabalık

Onun için sahâbe-i kirâmdan böyle kalabalık
olan yerlere hususi olarak yolunu uğratıp daolan yerlere hususi olarak yolunu uğratıp da oradan geçmeyecekse bile çok selamoradan geçmeyecekse bile çok selam vereyim de sevap kazanayım diyenleri vardır.vereyim de sevap kazanayım diyenleri vardır. Abdullah İbn Ömer radıyallahu anh bir gün gel demiş, çarşıya gidelim seninle.Abdullah İbn Ömer radıyallahu anh bir gün gel demiş, çarşıya gidelim seninle. Ya Ömer'in oğlu, ben senin huyunu bilirim.Ya Ömer'in oğlu, ben senin huyunu bilirim. Sen çarşıya gitmeyi sevmezsin.Sen çarşıya gitmeyi sevmezsin. Orada yalan yere yemin edilir.Orada yalan yere yemin edilir. İnsanlar aldatılır; örtüler, tartılar eksik tartılır.İnsanlar aldatılır; örtüler, tartılar eksik tartılır. Şeytan dolaşır orada.Şeytan dolaşır orada. Sen niye oraya gitmek istiyorsun?

Sen niye oraya gitmek istiyorsun?
Söyle, asıl sebebini söyle diye sormuş.

Söyle, asıl sebebini söyle diye sormuş.
Diyor ki; İnsanlar çoktur, kalabalıktır.

Diyor ki; İnsanlar çoktur, kalabalıktır.
Selam veririz, sevap kazanırız diyor.Selam veririz, sevap kazanırız diyor. Çarşıda, pazarda çok ama sokakta çok olmayacak.Çarşıda, pazarda çok ama sokakta çok olmayacak. Kalabalıktan sevap kazanırız diye o manadaKalabalıktan sevap kazanırız diye o manada onun için gitmeyi düşündüğünü ifade ediyor.onun için gitmeyi düşündüğünü ifade ediyor. Bir Müslüman bir ağacın etrafında dönseBir Müslüman bir ağacın etrafında dönse her seferinde aynı insana rastlayacak.her seferinde aynı insana rastlayacak. Her seferinde her karşılaştığında selam verir.Her seferinde her karşılaştığında selam verir. Yani bir kere verdim yeter, öyle değil.Yani bir kere verdim yeter, öyle değil. Esselamu Aleyküm diyecek.Esselamu Aleyküm diyecek. Her ağacın taşın etrafında döndüğü zamanHer ağacın taşın etrafında döndüğü zaman bile her seferinde selam verecek.bile her seferinde selam verecek. Selamın çok faydası var ve selamınSelamın çok faydası var ve selamın mutlaka da iade edilmesi gerekiyor.mutlaka da iade edilmesi gerekiyor. Bir yere girdiği zaman insanın selam vermesi lazım.Bir yere girdiği zaman insanın selam vermesi lazım. Bir toplulukla karşılaştığı zaman selam vermesi lazım.Bir toplulukla karşılaştığı zaman selam vermesi lazım. Kendisine selam verildiği zaman da muhakkakKendisine selam verildiği zaman da muhakkak ya onun misliyle veyahut ondan dahaya onun misliyle veyahut ondan daha güzel bir tarzda o selamı karşılaması lazım.güzel bir tarzda o selamı karşılaması lazım. Yüzünü, mütebessim bir hal ile böyleYüzünü, mütebessim bir hal ile böyle tebessümle, güleç bir hale getirerek selam vermeli.tebessümle, güleç bir hale getirerek selam vermeli. Bir iki kelime eklemeli.Bir iki kelime eklemeli. O selamün aleyküm dediyse, Ve aleykümO selamün aleyküm dediyse, Ve aleyküm selam demeli, bir tebessüm etmeli.selam demeli, bir tebessüm etmeli. Veyahut ve aleyküm selam ve rahmetullah demeli.Veyahut ve aleyküm selam ve rahmetullah demeli. Veyahut biraz daha eklemeli.Veyahut biraz daha eklemeli. Böylece muhabbet olsun diye.Böylece muhabbet olsun diye. Âyet-i kerîme'de de öyle buyuruluyor.Âyet-i kerîme'de de öyle buyuruluyor. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
“Ve izâ huyyîtüm bi-tehiyyetin fe-hayyû bi-ehsene

“Ve izâ huyyîtüm bi-tehiyyetin fe-hayyû bi-ehsene
minhâ ev ruddûhâ.”minhâ ev ruddûhâ.” Yani siz bir selamla selamlandığınız zaman

Yani siz bir selamla selamlandığınız zaman
siz onun daha güzeliyle ona mukabele ediniz.siz onun daha güzeliyle ona mukabele ediniz. Biraz daha güzel bir tarzdaBiraz daha güzel bir tarzda veyahut aynen iade ederek, aynısını söyleyerekveyahut aynen iade ederek, aynısını söyleyerek selam veriniz buyuruluyor.selam veriniz buyuruluyor. Eski Araplar birbirleriyle selamlaştıkları zaman hayyâkellâh derlerdi.Eski Araplar birbirleriyle selamlaştıkları zaman hayyâkellâh derlerdi. Allah seni ihyâ etsin.Allah seni ihyâ etsin. Yani Allah ömür versin demek yani.Yani Allah ömür versin demek yani. Böyle selam verirlerdi.Böyle selam verirlerdi. İslam gelince işte o hayyâden tahiyye,İslam gelince işte o hayyâden tahiyye, o kelime oradan geliyor selam manasına,o kelime oradan geliyor selam manasına, Müslümanların selamı Esselamu aleyküm oldu.Müslümanların selamı Esselamu aleyküm oldu. Esselamu aleyküm ve rahmetullah oldu.Esselamu aleyküm ve rahmetullah oldu. Onun tarihi var.Onun tarihi var. Tarihi değeri var, dini değeri var,Tarihi değeri var, dini değeri var, maddi değeri var, manevi değeri var,maddi değeri var, manevi değeri var, muhabbete vesiledir.muhabbete vesiledir. Size yaptığınız zaman muhabbetinizin artacağı bir

Size yaptığınız zaman muhabbetinizin artacağı bir
şeyi tavsiye edeyim mi?şeyi tavsiye edeyim mi? Aranızda selamı ifşa ediniz, çok çok

Aranızda selamı ifşa ediniz, çok çok
selam veriniz diye Peygamber Efendimizselam veriniz diye Peygamber Efendimiz selamı tavsiye etmiştir.selamı tavsiye etmiştir. Selam mevzuunda büyük bâblar vardır kitaplarda.Selam mevzuunda büyük bâblar vardır kitaplarda. Çok geniş bahisler vardır.Çok geniş bahisler vardır. İnsan hayret eder, niye bu kadar geniş diye bu bahisler.İnsan hayret eder, niye bu kadar geniş diye bu bahisler. Neden olacak?

Neden olacak?
Selam muhabbetin vesilesi olduğundan.

Selam muhabbetin vesilesi olduğundan.
Amin de işte bizim ümmetimize verilmiş.Amin de işte bizim ümmetimize verilmiş. Harun aleyhisselam kullanmışsa da esas itibariyle bize mahsus.Harun aleyhisselam kullanmışsa da esas itibariyle bize mahsus. Bunda ne demek? Yâ Rabbi!Bunda ne demek? Yâ Rabbi! Ben bu kardeşin yaptığı duaya aynen katılıyorum.Ben bu kardeşin yaptığı duaya aynen katılıyorum. Ben de aynını istiyorum demek,Ben de aynını istiyorum demek, amin demek.amin demek. Yani yapılan duayı aynen ben deYani yapılan duayı aynen ben de istiyorum demek.istiyorum demek. Amin diyenin niyeti muteberdir.Amin diyenin niyeti muteberdir. Bir iki adam biraz gürültüye, patırtıyaBir iki adam biraz gürültüye, patırtıya getirdi, bir başka şeyi söyledi, ötekisigetirdi, bir başka şeyi söyledi, ötekisi de amin dedi.de amin dedi. Amin diyenin niyeti muteberdir.Amin diyenin niyeti muteberdir. Yani söyleyen insanın lafı gargaraya,Yani söyleyen insanın lafı gargaraya, gürültüye getirmesi önemli değil.gürültüye getirmesi önemli değil. Amin diyenin niyeti esastır.Amin diyenin niyeti esastır. Ve o da aynen o ecri alır yani dua edenle amin diyen,Ve o da aynen o ecri alır yani dua edenle amin diyen, Kur'an okuyanla Kur'an dinleyen aynı ecri alırlar diye hadîs-i şerîf geçtiKur'an okuyanla Kur'an dinleyen aynı ecri alırlar diye hadîs-i şerîf geçti daha önceleri.daha önceleri. Amin de böyle güzel bir sözdür,Amin de böyle güzel bir sözdür, kestirme bir sözdür.kestirme bir sözdür. Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz.

Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz.
Onu da yine Enes radiyallahu anh rivayet eylemiş.Onu da yine Enes radiyallahu anh rivayet eylemiş. Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:

Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:
"Ü’tîtü’l-kevsera nehran fi’l-cenneti arduhû ve tûlühû

"Ü’tîtü’l-kevsera nehran fi’l-cenneti arduhû ve tûlühû
mâ beyne’l-mağribi ve’l-meşriki lâ yeşrabümâ beyne’l-mağribi ve’l-meşriki lâ yeşrabü minhü ehadün fe-yezmee ve lâminhü ehadün fe-yezmee ve lâ yeteveddaü minhü ehadün fe-yeteşe’ase ebedenyeteveddaü minhü ehadün fe-yeteşe’ase ebeden lâ yeşrabühû insânün ahfera zimmetî velâ yeşrabühû insânün ahfera zimmetî ve lâ katele ehle beytî."lâ katele ehle beytî." Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki: “Ü’tîtü’l-kevsera"

“Ü’tîtü’l-kevsera"
Bana kevser verildi.

Bana kevser verildi.
Bana kevser bahşolundu, ikram olundu.Bana kevser bahşolundu, ikram olundu. “nehran fi’l-cenneti"

“nehran fi’l-cenneti"
Cennette bir nehir.

Cennette bir nehir.
Tabi yani kevser cennette bir nehirdirTabi yani kevser cennette bir nehirdir veyahut nehri de olan bir şeydirveyahut nehri de olan bir şeydir manasına burada.manasına burada. "arduhû ve tûlühû"

"arduhû ve tûlühû"
Boyu ve eni.

Boyu ve eni.
"mâ beyne’l-mağribi ve’l-meşriki."

"mâ beyne’l-mağribi ve’l-meşriki."
Mağrib ile maşrik arası kadardır.

Mağrib ile maşrik arası kadardır.
O kadar büyüktür.O kadar büyüktür. "lâ yeşrabü minhü ehadün fe-yezmaü "

"lâ yeşrabü minhü ehadün fe-yezmaü "
Ondan hiçbir insan yoktur ki içsin de ondan sonra susasın.Ondan hiçbir insan yoktur ki içsin de ondan sonra susasın. Mümkün değil.Mümkün değil. İçen kanar.İçen kanar. Yani doyar, bir daha susuzluk çekmez.Yani doyar, bir daha susuzluk çekmez. "ve lâ yeteveddaü minhü ehadün"

"ve lâ yeteveddaü minhü ehadün"
Hiçbir kimse yoktur ki ondan abdest alsın da.Hiçbir kimse yoktur ki ondan abdest alsın da. fe-yeteşa'sü ebeden"

fe-yeteşa'sü ebeden"
Ondan sonra da tekrar üstü terlesin,

Ondan sonra da tekrar üstü terlesin,
kirlensin, mümkün değil.kirlensin, mümkün değil. O kevser suyundan bir abdest aldı mı tamam.O kevser suyundan bir abdest aldı mı tamam. Artık tertemiz, pâk, bir güzel hal alır.Artık tertemiz, pâk, bir güzel hal alır. Bu kevser havuzu hakkında çok hadîs-i şerîfler vardır.Bu kevser havuzu hakkında çok hadîs-i şerîfler vardır. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki, Ben CebrailPeygamber Efendimiz buyurmuş ki, Ben Cebrail aleyhisselam ile beraber cennette seyretmekteykenaleyhisselam ile beraber cennette seyretmekteyken birden bana bir nehir gösterildi.birden bana bir nehir gösterildi. Her iki tarafında inciden çadırlar, kubbeler vardı.Her iki tarafında inciden çadırlar, kubbeler vardı. Cebrail aleyhisselam'a sordum bu nedir diye?Cebrail aleyhisselam'a sordum bu nedir diye? Dedi ki, bu sana verilmiş olan Kevser'dir.

Dedi ki, bu sana verilmiş olan Kevser'dir.
Ve Cebrail aleyhisselam şöyle bir kapdaVe Cebrail aleyhisselam şöyle bir kapda toprağından aldı, toprağına elini vuraraktoprağından aldı, toprağına elini vurarak ve ondan aldı misk.ve ondan aldı misk. Yani alınan şey toprağa misk idi.Yani alınan şey toprağa misk idi. İşte Müslümanlar orada toplanacak.İşte Müslümanlar orada toplanacak. Kevser'in suyu inciden bir yatak içindeKevser'in suyu inciden bir yatak içinde akar, suyu baldan daha tatlıdır, kardanakar, suyu baldan daha tatlıdır, kardan buzdan daha beyazdır diye rivayet var.buzdan daha beyazdır diye rivayet var. Yeryüzünü şey yapmaz, şakketmez.Yeryüzünü şey yapmaz, şakketmez. Yani attığı yeri böyle yarmaz diye zikredilmiş.Yani attığı yeri böyle yarmaz diye zikredilmiş. Peygamber Efendimiz orada ümmetini bekleyecek.Peygamber Efendimiz orada ümmetini bekleyecek. Bir Hadîs-i Şerîf'te okumuştum ki, hüzünlü bir Hadîs-i Şerîf.Bir Hadîs-i Şerîf'te okumuştum ki, hüzünlü bir Hadîs-i Şerîf. Peygamber Efendimiz böyle uzaktan bu benimPeygamber Efendimiz böyle uzaktan bu benim ümmetim diye böyle beklediği sırada bazılarınınümmetim diye böyle beklediği sırada bazılarının yolunu çevirtecekler vazifeli melekler.yolunu çevirtecekler vazifeli melekler. Gelemeyecek Peygamber Efendimizin yanına.Gelemeyecek Peygamber Efendimizin yanına. Diyecek ki:

Diyecek ki:
Yâ Rabbi!

Yâ Rabbi!
Bu benim ümmetimden.Bu benim ümmetimden. Senin ümmetinden ama senden sonra onlarSenin ümmetinden ama senden sonra onlar neler yaptı denilecek.neler yaptı denilecek. Senden sonra neler yaptı denilecek.Senden sonra neler yaptı denilecek. Allahu Teâlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimizin ümmetinden eylemiş.Allahu Teâlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimizin ümmetinden eylemiş. Yolundan ayırmasın.Yolundan ayırmasın. Kevserde de kendisine kavuşmayı nasip eylesin.Kevserde de kendisine kavuşmayı nasip eylesin. Gidip dururken yoldan geri çevrilenlerden eylemesin.Gidip dururken yoldan geri çevrilenlerden eylemesin. "lâ yeşrabühû insânün ehfera zimmetî "

"lâ yeşrabühû insânün ehfera zimmetî "
Bu kevser şarabından benim ahdimi bozan bir insan içemeyecek.Bu kevser şarabından benim ahdimi bozan bir insan içemeyecek. Ahdimi, anlaşmamı nakzeden kimse bozamayacak.Ahdimi, anlaşmamı nakzeden kimse bozamayacak. Malum Peygamber Efendimiz'e Ashâb-ı kirâm'ı beyat ettiler.Malum Peygamber Efendimiz'e Ashâb-ı kirâm'ı beyat ettiler. Elini tuttular.Elini tuttular. Yâ Resûlallah!Yâ Resûlallah! Biz sana tâbîyiz dediler.Biz sana tâbîyiz dediler. Şecere-i Rıdvan'da başka yerlerde müteaddit beyatlarıŞecere-i Rıdvan'da başka yerlerde müteaddit beyatları oldu Ashâb-ı Kirâm'ın.oldu Ashâb-ı Kirâm'ın. Yâ Resûlallah!Yâ Resûlallah! Buyruğunu tutacağız, sözünden çıkmayacağız, ne emredersenBuyruğunu tutacağız, sözünden çıkmayacağız, ne emredersen tabiyiz diye tâbî oldular.tabiyiz diye tâbî oldular. Biz de aynı suretle Resûlullah'a bağlıyız.Biz de aynı suretle Resûlullah'a bağlıyız. Aynı tarzda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e bağlıyız.Aynı tarzda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e bağlıyız. Ahdimiz var, onun ümmetiyiz, onun sünnetine sarılıp yolunca yürüyeceğiz.Ahdimiz var, onun ümmetiyiz, onun sünnetine sarılıp yolunca yürüyeceğiz. Bu ahdi bozanlar içemeyecek ondan.Bu ahdi bozanlar içemeyecek ondan. Allah ahdine sadık olanlardan eylesin.Allah ahdine sadık olanlardan eylesin. Sonra.

Sonra.
"ve lâ katele ehle beytî."

"ve lâ katele ehle beytî."
Benim ehl-i beytimi öldürenler de giremeyecek.Benim ehl-i beytimi öldürenler de giremeyecek. Tabi Peygamber Efendimizin ehl-i beytiniTabi Peygamber Efendimizin ehl-i beytini Hz. Hüseyin Efendimiz'i şehit ettilerHz. Hüseyin Efendimiz'i şehit ettiler Kerbela'da malum.Kerbela'da malum. Nasıl kıyar insan?

Nasıl kıyar insan?
Çoluğuyla, çocuğuyla, yavrularla, kucaktaki bebeklerle

Çoluğuyla, çocuğuyla, yavrularla, kucaktaki bebeklerle
o kadar şeyi tarihte misli görülmemiş bir facia.o kadar şeyi tarihte misli görülmemiş bir facia. Nasıl yapmışlar?

Nasıl yapmışlar?
Öyle olanlar giremeyecek.

Öyle olanlar giremeyecek.
"Ü'tîtü seb’îne elfen min ümmetî vücûhühüm

"Ü'tîtü seb’îne elfen min ümmetî vücûhühüm
ke’l-kameri leylete’l-bedri ve kulûbühüm alâ kalbi racülin vâhidin.ke’l-kameri leylete’l-bedri ve kulûbühüm alâ kalbi racülin vâhidin. Fe’stezedtü rabbî azze ve celleFe’stezedtü rabbî azze ve celle fe-zâdenî me’a külli vâhidin seb'îne elfen."fe-zâdenî me’a külli vâhidin seb'îne elfen." Bu ricâli sahih olan bir hadîs-i şerîftir ki

Bu ricâli sahih olan bir hadîs-i şerîftir ki
Ebu Bekir radıyallahu anh rivayet eylemiş.Ebu Bekir radıyallahu anh rivayet eylemiş. Ahmed b. Hanbel'in hadîs-i şerîf kitabında var.Ahmed b. Hanbel'in hadîs-i şerîf kitabında var. Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki,Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki, bana ümmetimden yetmişbana ümmetimden yetmiş bin kişinin cennete hesap sorulmadan,bin kişinin cennete hesap sorulmadan, hesapsız sorgusuz, sualsiz cennete dahil olacağınahesapsız sorgusuz, sualsiz cennete dahil olacağına dair müjde verildi, bu bana ikram edildi.dair müjde verildi, bu bana ikram edildi. Yani benim ümmetimden yetmiş bin kişiYani benim ümmetimden yetmiş bin kişi hiç dur bakalım dünyada ne işlerhiç dur bakalım dünyada ne işler işledin, cezan ne kadar, kabahatin neişledin, cezan ne kadar, kabahatin ne kadar, günahın ne, sevabın ne diyekadar, günahın ne, sevabın ne diye hesabın başına girmeden, hesaba sorguya çekilip dehesabın başına girmeden, hesaba sorguya çekilip de orada terletilmeden ikram olarak doğrudanorada terletilmeden ikram olarak doğrudan doğruya cennete girecek yetmiş bin kişi.doğruya cennete girecek yetmiş bin kişi. Onlar:

Onlar:
"vücûhühüm ke’l-kameri leylete’l-bedri "

"vücûhühüm ke’l-kameri leylete’l-bedri "
Çok nurani kimseler olacaklar.

Çok nurani kimseler olacaklar.
Yüzleri Bedir günü yani mehtap günü,Yüzleri Bedir günü yani mehtap günü, mehtap gecesinde ay nasıl böyle dolunaysa,mehtap gecesinde ay nasıl böyle dolunaysa, pırıl pırıl parlıyorsa yüzleri öyle pırıl pırıl parlayacak onların.pırıl pırıl parlıyorsa yüzleri öyle pırıl pırıl parlayacak onların. "ve kulûbühüm alâ kalbi racülin vâhidin"

"ve kulûbühüm alâ kalbi racülin vâhidin"
Kalpleri de tek bir adamın kalbi üzere olacak.Kalpleri de tek bir adamın kalbi üzere olacak. Yani toplu vurdukça yürekler onu topYani toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez diyor ya Mehmet Akif.sindiremez diyor ya Mehmet Akif. “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez,“Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” Toplu vurmak, beraberce olmak, yani kalplerinToplu vurmak, beraberce olmak, yani kalplerin beraber olması muhabbetten, birbirine bağlılıktan dolayıberaber olması muhabbetten, birbirine bağlılıktan dolayı söylenmiş bir söz olabilir.söylenmiş bir söz olabilir. Birbirlerine bağlılıktan dolayı veyahut hepsi aynıBirbirlerine bağlılıktan dolayı veyahut hepsi aynı safvette, aynı kemâlde, aynı nurluluktadır kalpleri manasına.safvette, aynı kemâlde, aynı nurluluktadır kalpleri manasına. Bir de not geçmiş ki hocamız,Bir de not geçmiş ki hocamız, İbrahim aleyhisselam'ın kalbi gibi olacak.İbrahim aleyhisselam'ın kalbi gibi olacak. "İnne İbrahime le-halîmün evvâh” İbrahim aleyhisselam

"İnne İbrahime le-halîmün evvâh” İbrahim aleyhisselam
çok halim selim bir kimseydi.çok halim selim bir kimseydi. Çok ahı enini olan Allah rızası için,Çok ahı enini olan Allah rızası için, Allah sevgisinden, aşkından, muhabbetindenAllah sevgisinden, aşkından, muhabbetinden öyle hassas olan bir kimseydi İbrahim aleyhisselam.öyle hassas olan bir kimseydi İbrahim aleyhisselam. Öyle olacak diye de rivayet var.Öyle olacak diye de rivayet var. Demek ki bunlar ümmetin saffeti yaniDemek ki bunlar ümmetin saffeti yani seçilmiş zümresi olmuş oluyor.seçilmiş zümresi olmuş oluyor. "Fe’stezedtü rabbî azze ve celle"

"Fe’stezedtü rabbî azze ve celle"
Rabbim olan aziz ve celil Allah'tan

Rabbim olan aziz ve celil Allah'tan
daha fazla vermesini istedim.daha fazla vermesini istedim. Ziyade etmesini istedim.Ziyade etmesini istedim. Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Arttır, yetmiş bin olmasın, daha fazlaArttır, yetmiş bin olmasın, daha fazla olsun diye istedim diyor Peygamber Efendimiz.olsun diye istedim diyor Peygamber Efendimiz. "Fe-zâdenî me’a külli vâhidin seb'îne elfen."

"Fe-zâdenî me’a külli vâhidin seb'îne elfen."
Her bir, bu yetmiş binden her birisi için yetmiş bin daha vermeyiHer bir, bu yetmiş binden her birisi için yetmiş bin daha vermeyi Allahu Teâlâ Hazretleri ikram eyledi.Allahu Teâlâ Hazretleri ikram eyledi. Böylece ziyade eyledi.Böylece ziyade eyledi. O zaman 70.000 kere 70.000O zaman 70.000 kere 70.000 eğer rakam olarak şey alırsakeğer rakam olarak şey alırsak ne olur?ne olur? 4.900.000 kişi bu ümmetten hiç hesap

4.900.000 kişi bu ümmetten hiç hesap
zahmeti çekmeden bir gayri hisab, buyururzahmeti çekmeden bir gayri hisab, buyurur senin için bu cennet diyesenin için bu cennet diye hiç öyle sorgu sual olmadan cennete girecekler.hiç öyle sorgu sual olmadan cennete girecekler. Ama kesretten kinaye ise demek kiAma kesretten kinaye ise demek ki böyle milyonlarca bu ümmetten insan bir gayri hesap cennete girecek.böyle milyonlarca bu ümmetten insan bir gayri hesap cennete girecek. Çünkü seb'ine lafzı Arapçada kesretten kinaye olarak kullanılır.Çünkü seb'ine lafzı Arapçada kesretten kinaye olarak kullanılır. Yani Türkçe'de vardır ya, binlerce adamYani Türkçe'de vardır ya, binlerce adam geldi yani böyle, sittin sene çalışsan bu olmaz.geldi yani böyle, sittin sene çalışsan bu olmaz. Sittin sene altmış sene demek amaSittin sene altmış sene demek ama yani isterse binlerce sene çalışsan yineyani isterse binlerce sene çalışsan yine olmaz filan manasına kullanırlar.olmaz filan manasına kullanırlar. Onun gibi bir söz bu.Onun gibi bir söz bu. Kesretten kinayede olabilir, o zaman miktarKesretten kinayede olabilir, o zaman miktar inşallah daha da fazla demektir.inşallah daha da fazla demektir. Yani 4 milyon 9 yüz binYani 4 milyon 9 yüz bin değil, 5 milyon değil dedeğil, 5 milyon değil de inşallah daha da fazla olabilir.inşallah daha da fazla olabilir. Bir başka hadîs-i şerîf de geçiyor ki,

Bir başka hadîs-i şerîf de geçiyor ki,
ümmetten 70 bin kişi cenneteümmetten 70 bin kişi cennete hesapsız girecek deyince, Ukkâşe b. Mihsanhesapsız girecek deyince, Ukkâşe b. Mihsan radıyallahu anh, ki Peygamber Efendimiz'inradıyallahu anh, ki Peygamber Efendimiz'in sevdiği, muhabbet gösterdiği sahabiden bir zatı muhteremdi.sevdiği, muhabbet gösterdiği sahabiden bir zatı muhteremdi. Kalktı, kendisi yakışıklı, güzel bir kimseydi.Kalktı, kendisi yakışıklı, güzel bir kimseydi. ''Yâ Resûlallah!

''Yâ Resûlallah!
Dua eyle, ben de onlardan olayım'' dedi.Dua eyle, ben de onlardan olayım'' dedi. ''Sen de onlardansın Yâ Ukkâşe'' dedi Peygamber Efendimiz.''Sen de onlardansın Yâ Ukkâşe'' dedi Peygamber Efendimiz. Bir başka şahıs kalktı, dedi ki ''Yâ Resûlallah!Bir başka şahıs kalktı, dedi ki ''Yâ Resûlallah! Bana da dua et, ben de onlardan olayım.” Sebekake Ukkâşe.Bana da dua et, ben de onlardan olayım.” Sebekake Ukkâşe. Ukkâşe senden önce davrandı dedi, sen de onlardansın demedi.Ukkâşe senden önce davrandı dedi, sen de onlardansın demedi. Rivayetlerde deniliyor ki o münafıklardandı.Rivayetlerde deniliyor ki o münafıklardandı. "E’zamü’n-nâsi hemmen el-mü’minü yehtemmü bi-emri dünyâhü

"E’zamü’n-nâsi hemmen el-mü’minü yehtemmü bi-emri dünyâhü
ve emri âhiratihî."ve emri âhiratihî." Bu da Enes radıyallahu anh'den

Bu da Enes radıyallahu anh'den
rivayet edilmiş.rivayet edilmiş. Buhârîde de geçen bir hadîs-i şerîf.Buhârîde de geçen bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: İnsanların üzüntü ve telaş, gam, keder,

İnsanların üzüntü ve telaş, gam, keder,
tasa bakımından en büyüğü, yani entasa bakımından en büyüğü, yani en tasalı insan, en dertli insantasalı insan, en dertli insan nedir?nedir? El-mü'minû.

El-mü'minû.
Mü'mindir.Mü'mindir. Müslüman dertlidir.Müslüman dertlidir. İnsanların en dertlisi mümindir.İnsanların en dertlisi mümindir. İman ehli olan müminlerdir.İman ehli olan müminlerdir. Neden?

Neden?
"yehtemmü bi-emri dünyâhü ve emri âhiratihî."

"yehtemmü bi-emri dünyâhü ve emri âhiratihî."
İki şeyin tasasını çeker, bir dünya

İki şeyin tasasını çeker, bir dünya
işinin tasasını çeker, yaşıyor bu dünyada,işinin tasasını çeker, yaşıyor bu dünyada, kazanacak, edecek, işini yürütecek, memuriyetini yapacak,kazanacak, edecek, işini yürütecek, memuriyetini yapacak, filan filan, çoluk çocuğu idare edecek,filan filan, çoluk çocuğu idare edecek, bir de ahiretini idare etmeye çalışıyor.bir de ahiretini idare etmeye çalışıyor. Öteki kâfirciklerin sadece neleri varsa dünyadır.Öteki kâfirciklerin sadece neleri varsa dünyadır. Koştururlar dünyanın peşinde, kazanırlar, ederler, parası,Koştururlar dünyanın peşinde, kazanırlar, ederler, parası, pulları yerinde, filan.pulları yerinde, filan. Ama Müslüman iki misli zahmet çekiyor.Ama Müslüman iki misli zahmet çekiyor. Onlardan fazla olarak hem dünyanın gamınıOnlardan fazla olarak hem dünyanın gamını çekiyor, hem ahiretin gamını çekiyor.çekiyor, hem ahiretin gamını çekiyor. Onun için Müslüman'ın derdi çokça olur.

Onun için Müslüman'ın derdi çokça olur.
Çocuğuna bakar istediği gibi değil, onu düzeltmeye çalışır.Çocuğuna bakar istediği gibi değil, onu düzeltmeye çalışır. Hanımına nasihat eder.Hanımına nasihat eder. Arkadaşlarına, komşularına bilmem faydalı olmaya çalışır.Arkadaşlarına, komşularına bilmem faydalı olmaya çalışır. Oraya koşturur, buraya koşturur.Oraya koşturur, buraya koşturur. Yorgun argın eve gelir.Yorgun argın eve gelir. Bin bir meşakkatle aman geceleyin kalkıpBin bir meşakkatle aman geceleyin kalkıp şu vazifemi de ihmal etmeyeyim diyeşu vazifemi de ihmal etmeyeyim diye tesbihini çekmeye çalışır.tesbihini çekmeye çalışır. Bilmem oradan kalkar.Bilmem oradan kalkar. Hadi aman koştura koştura sabah namazına gider.Hadi aman koştura koştura sabah namazına gider. Namazı kıldıktan sonra hadi işrâka kadar kalayım der.Namazı kıldıktan sonra hadi işrâka kadar kalayım der. Aman geç kaldım işime hemen kahvaltıdanAman geç kaldım işime hemen kahvaltıdan iki üç lokma alıştırıp hadi şeyineiki üç lokma alıştırıp hadi şeyine koşar filan.koşar filan. Öteki öyle değil.Öteki öyle değil. Müslümanın böyle tasası çokça olur.Müslümanın böyle tasası çokça olur. Korkmayın yani tasası çok olur amaKorkmayın yani tasası çok olur ama hayrı da çok olur.hayrı da çok olur. Allahu Teâlâ Hazretleri dertli olmak iyidir biraz.Allahu Teâlâ Hazretleri dertli olmak iyidir biraz. Yani öyle ahiret gamı derdi çekmek,Yani öyle ahiret gamı derdi çekmek, dertsiz gamsız, pervasız, düşüncesiz, vurdum duymazdertsiz gamsız, pervasız, düşüncesiz, vurdum duymaz olmaktan daha iyidir.olmaktan daha iyidir. Müslüman o sıkıntıları çeker amaMüslüman o sıkıntıları çeker ama sonunda hayırlara erer.sonunda hayırlara erer. Başınıza öyle bir hal geldiği zaman sabredersiniz.Başınıza öyle bir hal geldiği zaman sabredersiniz. Sabredersiniz, ecir kazanırsınız.Sabredersiniz, ecir kazanırsınız. Nimet gelip şükredersiniz, ecir kazanırsınız.Nimet gelip şükredersiniz, ecir kazanırsınız. ''A'zamu'n-nâsi hakkan ale'l-mer'eti zevcühâ

''A'zamu'n-nâsi hakkan ale'l-mer'eti zevcühâ
ve a'zamun nâsi hakkan ale’r- racülive a'zamun nâsi hakkan ale’r- racüli ümmühü''ümmühü'' Hz. Âişe validemiz söylemiş,

Hz. Âişe validemiz söylemiş,
bu hadîs-i şerîfi nakleylemiş.bu hadîs-i şerîfi nakleylemiş. Sahih bir hadîs-i şerîf.Sahih bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki, Hz. ÂişePeygamber Efendimiz buyurmuş ki, Hz. Âişe Validemizin bize naklettiğine göre:Validemizin bize naklettiğine göre: “A'zamu’n- nâsi hakkan ale’l- mer’eti zevcuha”

“A'zamu’n- nâsi hakkan ale’l- mer’eti zevcuha”
Kadın üzerinde, hatun üzerinde hak bakımından

Kadın üzerinde, hatun üzerinde hak bakımından
en büyük hakka sahip olan kimseen büyük hakka sahip olan kimse kocasıdır.kocasıdır. Babası var, erkek kardeşi var, evladı var.Babası var, erkek kardeşi var, evladı var. En büyük hak sahibi kocasıdır.En büyük hak sahibi kocasıdır. Bir insanın bir insana secde etmesiBir insanın bir insana secde etmesi icap etseydi, caiz olsaydı o zamanicap etseydi, caiz olsaydı o zaman ben emrederdim kadınlar kocalarına secde etsin diye.ben emrederdim kadınlar kocalarına secde etsin diye. Yani o kadar hürmet göstermesi gerekiyor.Yani o kadar hürmet göstermesi gerekiyor. Bu kadınların beylere karşı olan vazifesi.Bu kadınların beylere karşı olan vazifesi. Hakkını ödeyemez.Hakkını ödeyemez. Ne yapsa kocasının kanlar aksa, yaralarıNe yapsa kocasının kanlar aksa, yaraları şey yapsa hakkını ödeyemez diye rivayetler vardır.şey yapsa hakkını ödeyemez diye rivayetler vardır. Tabi bu kadının vazifeleri.Tabi bu kadının vazifeleri. Bunun mukabilinde de kocanın vazifeleri vardır,Bunun mukabilinde de kocanın vazifeleri vardır, kadına karşı olan vazifeleri vardır.kadına karşı olan vazifeleri vardır. Onu da tabi dengelemek için söylemek zorundayız.Onu da tabi dengelemek için söylemek zorundayız. Yani işin o tarafını ihmal etmekYani işin o tarafını ihmal etmek doğru olmaz.doğru olmaz. Kadının yüzüne sen çirkinsin demek doğru değil.Kadının yüzüne sen çirkinsin demek doğru değil. Aciz görüp, güçsüz görüp, kaldırıp pataklamak,Aciz görüp, güçsüz görüp, kaldırıp pataklamak, dövmek doğru değildir.dövmek doğru değildir. Her şeyi yerli yerince.Her şeyi yerli yerince. Erkek de karısına karşı şefkatli olacak.Erkek de karısına karşı şefkatli olacak. Giyimini sağlayacak.Giyimini sağlayacak. Evini, barkını hazırlayacak.Evini, barkını hazırlayacak. Yiyeceği, içeceği şeyleri getirecek.Yiyeceği, içeceği şeyleri getirecek. O da ona vazifelerini öyle şey yapacak.O da ona vazifelerini öyle şey yapacak. Ama kadının kocasına karşı böyle birAma kadının kocasına karşı böyle bir hürmet borcu var.hürmet borcu var. Ve en büyük hakkı kocanındır kadın üzerinde.Ve en büyük hakkı kocanındır kadın üzerinde. “ve a'zamun nâsi hakkan ale’r- racüli

“ve a'zamun nâsi hakkan ale’r- racüli
ümmühü''ümmühü'' Adam üzerinde de insanların en büyük

Adam üzerinde de insanların en büyük
hak sahibi olanı kimdir?hak sahibi olanı kimdir? Anasıdır.Anasıdır. Ananın hakkı var adam üzerinde, erkek üzerinde.Ananın hakkı var adam üzerinde, erkek üzerinde. Anne hakkı çok mühimdir.Anne hakkı çok mühimdir. En büyük hak onundur.En büyük hak onundur. Tabi babanın hakkı vardır.Tabi babanın hakkı vardır. Çok çeşitli hak sahipleri var etrafımızdaÇok çeşitli hak sahipleri var etrafımızda ama en büyük hak sahibi annedir.ama en büyük hak sahibi annedir. Çünkü işte hamileliğinde çekmiştir, doğumunda çekmiştir,Çünkü işte hamileliğinde çekmiştir, doğumunda çekmiştir, emzirmesinde çekmiştir, büyütmesinde çekmiştir.emzirmesinde çekmiştir, büyütmesinde çekmiştir. O haklar ödenmez.O haklar ödenmez. Onun için çok hürmet etmesi lazım.Onun için çok hürmet etmesi lazım. Bizim bir komşumuz vardı sağsa Allah

Bizim bir komşumuz vardı sağsa Allah
selamet versin, öldüyse Allah rahmet eylesin.selamet versin, öldüyse Allah rahmet eylesin. Kadıncağız, işte kocası vefat etmiş.Kadıncağız, işte kocası vefat etmiş. Oğlunun yanında kalıyor.Oğlunun yanında kalıyor. Oğlu da haylaz.Oğlu da haylaz. Yani anasına gerekli hürmeti gösteren birYani anasına gerekli hürmeti gösteren bir kimse değil.kimse değil. Münakaşalar falan oluyormuş arada.Münakaşalar falan oluyormuş arada. Hocam diyor, ben seni emzirdim dedim deHocam diyor, ben seni emzirdim dedim de diyor, kaç kilo süt verdiysendiyor, kaç kilo süt verdiysen hesabını söyle parasını vereyim dedi diyor.hesabını söyle parasını vereyim dedi diyor. Ya bu inek mi?

Ya bu inek mi?
Kiloyla mı ölçülür annenin sütü?

Kiloyla mı ölçülür annenin sütü?
Yani sadece süt mü verdi o

Yani sadece süt mü verdi o
sana ne kadar büyük meşakkatle baktığının bir remzi süt.sana ne kadar büyük meşakkatle baktığının bir remzi süt. Kaç kilo süt verdiysen parasını vereyim diyor.Kaç kilo süt verdiysen parasını vereyim diyor. O zaman deseydin ya onu.O zaman deseydin ya onu. Küçükken bırakıverseydi annen seni.Küçükken bırakıverseydi annen seni. Aç susuz kalsaydın, geberseydin.Aç susuz kalsaydın, geberseydin. Kaç kilo süt verdiysen söyle de vereyim demiş.Kaç kilo süt verdiysen söyle de vereyim demiş. Ahir zaman.Ahir zaman. Böyle edepsizler.Böyle edepsizler. Allah ıslah eylesin.Allah ıslah eylesin. Çocuklarımızı güzel terbiye edelim.Çocuklarımızı güzel terbiye edelim. Ne kadar güzel terbiye etsen deNe kadar güzel terbiye etsen de gene ne olacağı belli olmuyor amagene ne olacağı belli olmuyor ama İslam'ı güzel öğretelim çocuklara.İslam'ı güzel öğretelim çocuklara. Yani bilin ki en hayırlı sermaye,Yani bilin ki en hayırlı sermaye, en büyük kazanç, en çok geliren büyük kazanç, en çok gelir getiren dükkan evlattır.getiren dükkan evlattır. En büyük kazanç evlattan gelir.En büyük kazanç evlattan gelir. Nasıl gelir?

Nasıl gelir?
Hayırlı evlat olarak yetiştirdiysen sana iyi bakar.

Hayırlı evlat olarak yetiştirdiysen sana iyi bakar.
Sen öldükten sonra dua eder, defter-i a'mâliniSen öldükten sonra dua eder, defter-i a'mâlini kapattırmaz, daima ecir kazanırsın.kapattırmaz, daima ecir kazanırsın. Arkası çok sıkıştı.Arkası çok sıkıştı. Biraz daha yer şöyle şey yapabilirsenizBiraz daha yer şöyle şey yapabilirseniz gelenler yer bulamaz duruma geldi.gelenler yer bulamaz duruma geldi. Yan tarafları açacağız ama bu hafta böyle oldu.Yan tarafları açacağız ama bu hafta böyle oldu. Biraz daha sıkıştı.Biraz daha sıkıştı. Bir de güzel hikaye yazmış şerhte

Bir de güzel hikaye yazmış şerhte
hocamız rahmetullah aleyh.hocamız rahmetullah aleyh. Diyor ki Bilâl el-Havvâs'dan naklen.Diyor ki Bilâl el-Havvâs'dan naklen. Benî İsrail Tih'inde geziyordum diyor.Benî İsrail Tih'inde geziyordum diyor. Yani Ben-i İsrail'in, Ben-i İsrail çölüYani Ben-i İsrail'in, Ben-i İsrail çölü denilen Sina çölünde geziyormuş.denilen Sina çölünde geziyormuş. Bu Evliyâullah'tan bir zat.Bu Evliyâullah'tan bir zat. Birisine rastladım diyor.Birisine rastladım diyor. Ondan sonra içimden bir ses banaOndan sonra içimden bir ses bana dedi ki bu adam Hızır'dır.dedi ki bu adam Hızır'dır. Bu rastladığım insan Hızır'dır dedi diyor.Bu rastladığım insan Hızır'dır dedi diyor. Gittim diyor, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin aşkınaGittim diyor, Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin aşkına söyle sen kimsin dedim diyor.söyle sen kimsin dedim diyor. Yani başka türlü söyleme, gizleme kendini.Yani başka türlü söyleme, gizleme kendini. Hızır'ım dedi diyor.Hızır'ım dedi diyor. Ondan sonra konuştuk diyor.Ondan sonra konuştuk diyor. Peki ben nasıl oldu da böylePeki ben nasıl oldu da böyle Hızır'a kavuştum da onunla böyle konuştum?Hızır'a kavuştum da onunla böyle konuştum? Neyle buldum bunu?

Neyle buldum bunu?
Anana hürmetinden buldum demiş Hızır.

Anana hürmetinden buldum demiş Hızır.
Hızır aleyhisselam anana hürmetinden bu kavuşma oldu diye.Hızır aleyhisselam anana hürmetinden bu kavuşma oldu diye. "Bi eyyi vesiletin raeytüke kale bi

"Bi eyyi vesiletin raeytüke kale bi
birrike li ümmike."birrike li ümmike." Anana iyi evlatlık etmenden, iyi davranmandan dolayı.

Anana iyi evlatlık etmenden, iyi davranmandan dolayı.
"A'zamu’n- nâsi dereceten ezzâkirunallah."

"A'zamu’n- nâsi dereceten ezzâkirunallah."
Ebû Saîd el-Hudrî radiyallahu anh rivayetetmiş, İbn Hibbân'ın kitabında var.

Ebû Saîd el-Hudrî radiyallahu anh rivayetetmiş, İbn Hibbân'ın kitabında var.
Rahmetullahi aleyh.Rahmetullahi aleyh. Buyurmuş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,Buyurmuş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, insanların derece bakımındaninsanların derece bakımından en büyük derecelisi Allah'ı zikredenlerdir.en büyük derecelisi Allah'ı zikredenlerdir. "Ezzâkirunallah."

"Ezzâkirunallah."
Allah'ı zikredenlerdir.

Allah'ı zikredenlerdir.
Bu ihlâs ile Allah'ı zikretmenin şeyine,Bu ihlâs ile Allah'ı zikretmenin şeyine, mertebesine, derecesine hiçbir amel çıkartamaz insanı.mertebesine, derecesine hiçbir amel çıkartamaz insanı. Bu Allah'ı zikreden kimseler işte geceBu Allah'ı zikreden kimseler işte gece gündüz, her fırsatta, uykuda, uyanıklıkta zikrederler,gündüz, her fırsatta, uykuda, uyanıklıkta zikrederler, o ecirleri kazanırlar.o ecirleri kazanırlar. Şeyi okudum, Hisnul Hasin kitabının mukaddimesiniŞeyi okudum, Hisnul Hasin kitabının mukaddimesini okudum, Cezerî Hazretleri'nin.okudum, Cezerî Hazretleri'nin. Diyor ki düşman surun dışında, kâfirlerDiyor ki düşman surun dışında, kâfirler çevirmişler şehri almak için uğraşıp duruyorlar,çevirmişler şehri almak için uğraşıp duruyorlar, muhasara etmişler.muhasara etmişler. Perşembe günü başladım diyor bu şeyiPerşembe günü başladım diyor bu şeyi diyor, Hisnul Hasin kitabını tertip etmeyediyor, Hisnul Hasin kitabını tertip etmeye ayetlerden, hadîslerden tesirli duaları okumaya, yazmaya başlamış.ayetlerden, hadîslerden tesirli duaları okumaya, yazmaya başlamış. Pazartesi günü defolup gittiler diyor.Pazartesi günü defolup gittiler diyor. Pazartesi günü defolup gittiler diyor.Pazartesi günü defolup gittiler diyor. Tecrübeyle öyle sabit oldu diyor.Tecrübeyle öyle sabit oldu diyor. Zikir neye benzer?

Zikir neye benzer?
Her ibadetin başıdır zikir.

Her ibadetin başıdır zikir.
"Re'sü külli ibâdetin"

"Re'sü külli ibâdetin"
Beden için hayat gibidir.

Beden için hayat gibidir.
İnsan için ruh ne kadar önemliyseİnsan için ruh ne kadar önemliyse zikir de o kadar önemlidir.zikir de o kadar önemlidir. Nasıl beden hayat olmadığı zaman ölüNasıl beden hayat olmadığı zaman ölü bir kenarda yatıyor, insan da Allah'ıbir kenarda yatıyor, insan da Allah'ı zikredici olmadığı zaman bir çeşit manevizikredici olmadığı zaman bir çeşit manevi bakımdan ölüdür.bakımdan ölüdür. Manevi bakımdan gözü kördür.Manevi bakımdan gözü kördür. Ruhsuz bir beden gibidir.Ruhsuz bir beden gibidir. Hatta bu dünyanın bekâsı zikir üzerineHatta bu dünyanın bekâsı zikir üzerine kurulmuştur.kurulmuştur. Semavatın, arzın durması zikir üzerine durmuştur.Semavatın, arzın durması zikir üzerine durmuştur. Çünkü Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki:Çünkü Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki: "Lâ tekûmu’s- sâ'atü hattâ alâ ehadin

"Lâ tekûmu’s- sâ'atü hattâ alâ ehadin
yekûl: Allah Allah."yekûl: Allah Allah." Kıyamet Allah Allah diyen bir insanın üzerine kopmayacak.Kıyamet Allah Allah diyen bir insanın üzerine kopmayacak. Allah Allah diye Allah'ı zikreden insanlarAllah Allah diye Allah'ı zikreden insanlar bulundukça kıyamet kopmayacak diye Peygamber Efendimiz'inbulundukça kıyamet kopmayacak diye Peygamber Efendimiz'in tavsiyesi olduğundan anlaşılıyor ki zikir butavsiyesi olduğundan anlaşılıyor ki zikir bu kainatın ayakta durmasının sebebidir.kainatın ayakta durmasının sebebidir. Bir hadîs-i şerîfte geçer ki

Bir hadîs-i şerîfte geçer ki
insanların canını melekül mevt alıyor.insanların canını melekül mevt alıyor. Peki haşeratın, böceklerin, çekirgelerin vesairenin, kuşlarınPeki haşeratın, böceklerin, çekirgelerin vesairenin, kuşların diğer şeylerin şeyi nasıl?diğer şeylerin şeyi nasıl? Onların hayatları tesbihleri müddetincedir.

Onların hayatları tesbihleri müddetincedir.
Tesbihleri bittiği zaman ölürler diyorTesbihleri bittiği zaman ölürler diyor Peygamber Efendimiz.Peygamber Efendimiz. Demek ki yani fiilen ölüyorlar, hakikaten ölüyorlar.Demek ki yani fiilen ölüyorlar, hakikaten ölüyorlar. Tesbihi bittiği zaman gidiyor.Tesbihi bittiği zaman gidiyor. Müslüman da Allah'ı zikretmediği zaman o da ölür.Müslüman da Allah'ı zikretmediği zaman o
da ölür.
O da ölür.O da ölür. Zikrullah kalbi diriltir, zikirsizlik insanı öldürürZikrullah kalbi diriltir, zikirsizlik insanı öldürür manevi bakımdan.manevi bakımdan. Allah gafletten uyandırsın.Allah gafletten uyandırsın. Şimdi biraz dini malumatı olan kimselerden deŞimdi biraz dini malumatı olan kimselerden de böyle zikrin, tasavvufun aleyhindeböyle zikrin, tasavvufun aleyhinde epeyce laf söyleyenler oluyor.epeyce laf söyleyenler oluyor. Suudi Arabistan'da okumuşlar, Vehhabi mezhebini öğrenmişler.Suudi Arabistan'da okumuşlar, Vehhabi mezhebini öğrenmişler. Şu şirktir, bu şirktir, bilmem ne filan.Şu şirktir, bu şirktir, bilmem ne filan. Zikri inkar ediyor, tasavvufu inkar ediyor,Zikri inkar ediyor, tasavvufu inkar ediyor, tezkiye-i nefsi inkar ediyor.tezkiye-i nefsi inkar ediyor. Çok yanlış yollara gidiyor.Çok yanlış yollara gidiyor. Bak hadîs-i şerîfler birer ikişer karşımıza

Bak hadîs-i şerîfler birer ikişer karşımıza
geldikçe biz de bu vesileyle anlatıyoruz kigeldikçe biz de bu vesileyle anlatıyoruz ki o doğru değil.o doğru değil. Aklınızı başınıza devşirin.Aklınızı başınıza devşirin. Üç kişi bir araya geldiler, zikretmeyeÜç kişi bir araya geldiler, zikretmeye başladı mı, dikiliyor başına Suudi Arabistan'dabaşladı mı, dikiliyor başına Suudi Arabistan'da adam, dağılın buradan diyor.adam, dağılın buradan diyor. Canım Allah'ı zikretmek sana ne yani?Canım Allah'ı zikretmek sana ne yani? Bak, halka halinde zikretmek var, sünnet-iBak, halka halinde zikretmek var, sünnet-i seniyye de hadîs-i şerîflerde geçiyor, tekseniyye de hadîs-i şerîflerde geçiyor, tek tek zikretmek var.tek zikretmek var. Âşikâre zikir var, gizli zikir var.Âşikâre zikir var, gizli zikir var. Onunla insanın içi nurlanıyor, onunla insan marifetullaha eriyor.Onunla insanın içi nurlanıyor, onunla insan marifetullaha eriyor. Aşkullah, muhabbetullah öyle geliyor insana daAşkullah, muhabbetullah öyle geliyor insana da Ondan sonra bir insana benziyor, hayırlıOndan sonra bir insana benziyor, hayırlı bir iş yapıyor, iyi Müslüman oluyor.bir iş yapıyor, iyi Müslüman oluyor. Diğer hadîs-i şerîf.

Diğer hadîs-i şerîf.
Herkesin bir zikir vazifesi olması lazım, zikretmesi lazım.Herkesin bir zikir vazifesi olması lazım, zikretmesi lazım. Hatta, hatta zikirde böyle çalışa çalışaHatta, hatta zikirde böyle çalışa çalışa insan öyle duruma gelir ki,insan öyle duruma gelir ki, her anında Allah'ı zikredici olur.her anında Allah'ı zikredici olur. Ona zikri müdâm hali derler.Ona zikri müdâm hali derler. Mesela İbrahim Hakkı Erzurumî HazretlerininMesela İbrahim Hakkı Erzurumî Hazretlerinin Marifetname'sinde de geçiyor.Marifetname'sinde de geçiyor. Zikri müdâm.Zikri müdâm. O zikri müdâm halinde insan neO zikri müdâm halinde insan ne işle meşgul olsa kalbi Allahu Teâlâişle meşgul olsa kalbi Allahu Teâlâ Hazretlerinin zikriyle meşgul olur, durur.Hazretlerinin zikriyle meşgul olur, durur. Her nefeste Allah adında müdâm,Her nefeste Allah adında müdâm, Allah adıyla olur her iş tamam dediğiAllah adıyla olur her iş tamam dediği gibi Süleyman Çelebi'nin her anı ibadet olur.gibi Süleyman Çelebi'nin her anı ibadet olur. Diğer hadîs-i şerîf.

Diğer hadîs-i şerîf.
"U'fû anhü fi külli yevmin seb'îne

"U'fû anhü fi külli yevmin seb'îne
merraten ya'nil hâdim"merraten ya'nil hâdim" Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den
Abdullah İbn Ömer radıyallahu anh rivayet eylemiş.Abdullah İbn Ömer radıyallahu anh rivayet eylemiş. Ömer buyuruyor ki:Ömer buyuruyor ki: Gelmiş bir zat Peygamber Efendimiz'e;

Gelmiş bir zat Peygamber Efendimiz'e;
"Câe racülün ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem""Câe racülün ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem" Geldi ve dedi ki Peygamber Efendimiz'e;

Geldi ve dedi ki Peygamber Efendimiz'e;
"Yâ Resûlallah kem na’fû' ani’l- hâdim."

"Yâ Resûlallah kem na’fû' ani’l- hâdim."
Hizmetçiden, köleden kaç defa affedelim?

Hizmetçiden, köleden kaç defa affedelim?
Yani kaç defa suçunu bağışlayalım da

Yani kaç defa suçunu bağışlayalım da
ondan sonra hakkından gelelim, ceza verelim?ondan sonra hakkından gelelim, ceza verelim? Bir mi, iki mi, üç mü?

Bir mi, iki mi, üç mü?
Susmuş Peygamber Efendimiz.

Susmuş Peygamber Efendimiz.
Bir daha sormuş, bir daha sormuş.Bir daha sormuş, bir daha sormuş. Ondan sonra bu hadîs-i şerîf ile cevap vermiş.Ondan sonra bu hadîs-i şerîf ile cevap vermiş. Ebû Davûd'da ve Tirmizî'de geçiyor bu hadîs-i şerîf.Ebû Davûd'da ve Tirmizî'de geçiyor bu hadîs-i şerîf. “U'fû anhü."

“U'fû anhü."
O hizmetçiyi affediniz.

O hizmetçiyi affediniz.
"fi külli yevmin seb'îne merraten."

"fi külli yevmin seb'îne merraten."
Yetmiş defa affediniz.

Yetmiş defa affediniz.
Buradaki yetmiş sözü de, hah 68Buradaki yetmiş sözü de, hah 68 oldu, 69 oldu, 70 falan diyeoldu, 69 oldu, 70 falan diye rakam saymak babında değil.rakam saymak babında değil. Demin söylediğim gibi kesretten kinaye.Demin söylediğim gibi kesretten kinaye. Yani çok affediniz manasına.Yani çok affediniz manasına. Onun için Müslüman affedici olacak.Onun için Müslüman affedici olacak. Peygamber Efendimiz Hz. Ali Efendimiz'e birPeygamber Efendimiz Hz. Ali Efendimiz'e bir köle bağışladı da, al dedi.köle bağışladı da, al dedi. Ondan sonra da dedi ki, sakın ona vurma.Ondan sonra da dedi ki, sakın ona vurma. Çünkü namaz kılanı vurmaktan benÇünkü namaz kılanı vurmaktan ben nehyolundum dedi.nehyolundum dedi. Namaz kılıyormuş demek ki.Namaz kılıyormuş demek ki. Müslüman olmuş.Müslüman olmuş. Ona namaz kıldığını gördüm, sakın bununOna namaz kıldığını gördüm, sakın bunun yüzüne vurma dedi yani.yüzüne vurma dedi yani. Yüzüne demedi de, sakın bunu dövme dedi.Yüzüne demedi de, sakın bunu dövme dedi. Başka bir hadîs-i şerîf var bu

Başka bir hadîs-i şerîf var bu
manayı teyit edecek, açıklamaya yardım edecek.manayı teyit edecek, açıklamaya yardım edecek. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki bir hadîs-i şerîfinde:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki bir hadîs-i şerîfinde: Kimde şu üç haslet olursa

Kimde şu üç haslet olursa
Allah onun ölümünü kolaylar, cennetine sokar.Allah onun ölümünü kolaylar, cennetine sokar. Ölüm de bir mühim hadîsedir.Ölüm de bir mühim hadîsedir. Yani nasıl olacak, nasıl geçecek bilmiyoruz.Yani nasıl olacak, nasıl geçecek bilmiyoruz. Allahu Teâlâ Hazretleri âsân bir vechAllahu Teâlâ Hazretleri âsân bir vech ile şöyle ruhumuzu teslim edip iman-ıile şöyle ruhumuzu teslim edip iman-ı kâmil ile ahirete göçenlerden eylesin.kâmil ile ahirete göçenlerden eylesin. "Selâsün men künne fîhî yesserallâhü teâlâ hatfehû.""Selâsün men künne fîhî yesserallâhü teâlâ hatfehû." Ölümünü Allah kolay eyler.

Ölümünü Allah kolay eyler.
Hemencecik bir dünyadan öbür dünyayaHemencecik bir dünyadan öbür dünyaya geçiverir.geçiverir. Bir kapıdan öbür kapıya geçer gibi.Bir kapıdan öbür kapıya geçer gibi. Ve onu cennetine sokar.Ve onu cennetine sokar. Kimmiş O?

Kimmiş O?
"Rifkun bi’d- daîfi"

"Rifkun bi’d- daîfi"
Zayıfa rıfk ile muamele eden.

Zayıfa rıfk ile muamele eden.
"Rifkun bi’d- daîfi ve şefakatun"

"Rifkun bi’d- daîfi ve şefakatun"
Ve şefkat.

Ve şefkat.
Zayıfa karşı böyle mülayimliği ve şefkatiZayıfa karşı böyle mülayimliği ve şefkati olan kimsenin Allah ölümünü kolay eylerolan kimsenin Allah ölümünü kolay eyler ve cennetine sokar.ve cennetine sokar. Onun için her çeşit zayıflaraOnun için her çeşit zayıflara acıyınız, sert muamele etmeyiniz, ezmeyiniz.acıyınız, sert muamele etmeyiniz, ezmeyiniz. Şimdi geçen gün anlattılar.Şimdi geçen gün anlattılar. Bizim fakülteden mezun talebemiz de falanca yerde doçent oldu.Bizim fakülteden mezun talebemiz de falanca yerde doçent oldu. Anlatıyorlar, filanca üniversitede vazifeliymiş, oradan talebelerAnlatıyorlar, filanca üniversitede vazifeliymiş, oradan talebeler gelirmiş, hocam şu iş, bu iş,gelirmiş, hocam şu iş, bu iş, bu iş, öteki üniversiteye gelin, yarınbu iş, öteki üniversiteye gelin, yarın ben oraya gideceğim dermiş.ben oraya gideceğim dermiş. Oradakiler gelirlermiş, belki üniversiteye gelin, yarın orada.Oradakiler gelirlermiş, belki üniversiteye gelin, yarın orada. E ne olacak ya, hoca olduysanE ne olacak ya, hoca olduysan yani, biraz şefkat et bu zavallılaryani, biraz şefkat et bu zavallılar senin o ikinci üniversiteye gidinceye kadarsenin o ikinci üniversiteye gidinceye kadar kaç tane vasıta değiştirecekler, zahmetler çekecekler,kaç tane vasıta değiştirecekler, zahmetler çekecekler, şurada görüversene işini.şurada görüversene işini. Hayır.Hayır. Kendisi kuvvetli, hoca çünkü, ötekisi zayıfKendisi kuvvetli, hoca çünkü, ötekisi zayıf çünkü talebe eziyor.çünkü talebe eziyor. Demek ki zayıflık, kuvvetlilik her yerde olur.Demek ki zayıflık, kuvvetlilik her yerde olur. Şimdi kölelik yok filan demeyelim.Şimdi kölelik yok filan demeyelim. Hizmetçi tutar, hizmetçiyle de olur.Hizmetçi tutar, hizmetçiyle de olur. İşçi çalıştırır, öyle de olur.İşçi çalıştırır, öyle de olur. Mülayim olan ve şefkatli olanMülayim olan ve şefkatli olan cennete girecek.cennete girecek. Ölümü kolay olacak.Ölümü kolay olacak. Siz de şefkatli olun bu hadîs-iSiz de şefkatli olun bu hadîs-i şerîfin şeyine nail olmak için.şerîfin şeyine nail olmak için. "A'fü'l-lihâ ve cüzzü'ş-şevâribe ve

"A'fü'l-lihâ ve cüzzü'ş-şevâribe ve
ğayyirû şeybeküm ve lâ teşebbehû bilğayyirû şeybeküm ve lâ teşebbehû bil yehûdi ve'n-nasârâ."yehûdi ve'n-nasârâ." Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten çok duymuş

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten çok duymuş
olabileceğiniz nakledilen bir hadîs-i şerîftir.olabileceğiniz nakledilen bir hadîs-i şerîftir. "a'fû el-lihâ” veya lühâ

"a'fû el-lihâ” veya lühâ
Lihye kelimesinin cem'i'dir.

Lihye kelimesinin cem'i'dir.
Sakallarınıza salıverin.Sakallarınıza salıverin. Yani tıraş etmeyin.Yani tıraş etmeyin. Kesmeyin.Kesmeyin. Uzatın, sakallarınızı uzatın buyurmuş Peygamber Efendimiz.Uzatın, sakallarınızı uzatın buyurmuş Peygamber Efendimiz. "ve cüzzû şevârib"

"ve cüzzû şevârib"
Bıyıklarınızı da kesip kısaltın, azaltın,

Bıyıklarınızı da kesip kısaltın, azaltın,
kırpın buyurmuş.kırpın buyurmuş. Demek ki kazıma aleti, kesme aleti var.Demek ki kazıma aleti, kesme aleti var. Sakallarınızı kesin demiyor Peygamber Efendimiz.Sakallarınızı kesin demiyor Peygamber Efendimiz. Dikkatinizi çekelim.Dikkatinizi çekelim. Aletsizlikten değil yani o zaman berberAletsizlikten değil yani o zaman berber yoktu, ustura yoktu falan değil, ustura dayoktu, ustura yoktu falan değil, ustura da vardı da o zaman, sakalıvardı da o zaman, sakalı uzatın, bıyığı kısaltın, kesin buyurmuş Peygamber Efendimiz.uzatın, bıyığı kısaltın, kesin buyurmuş Peygamber Efendimiz. Sakalı salıverin, bıyığı kesin buyurmuş.Sakalı salıverin, bıyığı kesin buyurmuş. Bütün mezheplerde ittifak edilmiştir ki sakalıBütün mezheplerde ittifak edilmiştir ki sakalı kazımak yasaktır, haramdır.kazımak yasaktır, haramdır. Ama kesiliyor şimdi, öyle bir töre gelmiş.Ama kesiliyor şimdi, öyle bir töre gelmiş. Eskiden bir edebiyat kitabında okumuştum.Eskiden bir edebiyat kitabında okumuştum. Edebiyatçının bir tanesi ama adı hatırımda değil,Edebiyatçının bir tanesi ama adı hatırımda değil, Tanzimat devrinde, bu Avrupa modasınaTanzimat devrinde, bu Avrupa modasına uyarak bıyıklarını kesmiş, eve gelmiş.uyarak bıyıklarını kesmiş, eve gelmiş. Annesi onu görünce feryadı basmış, epeyce ağlamış.Annesi onu görünce feryadı basmış, epeyce ağlamış. Ah sen de mi evladım, farmason oldun falan diye.Ah sen de mi evladım, farmason oldun falan diye. Böyle edebiyat kitabını da unuttum birBöyle edebiyat kitabını da unuttum bir edebiyatçılardan birisi.edebiyatçılardan birisi. Bir moda olarak bu şeyden geldi.Bir moda olarak bu şeyden geldi. Batıdan geldi bize.Batıdan geldi bize. Bizim eskiden Fatih'in resmi, İşte bilmemBizim eskiden Fatih'in resmi, İşte bilmem Kanuni'nin şeyi, işte eski komutanlar, işteKanuni'nin şeyi, işte eski komutanlar, işte eski… kim?eski… kim? Mimar Sinan, bilmem, gidin bakın,

Mimar Sinan, bilmem, gidin bakın,
Dil, Tarih Coğrafya Fakültesi'nin önünde, mimar işte,Dil, Tarih Coğrafya Fakültesi'nin önünde, mimar işte, sakallı.sakallı. Barbaros Hayrettin, amiral, kaptan, gidin bakın, sakallı.Barbaros Hayrettin, amiral, kaptan, gidin bakın, sakallı. Bilmem, Fatih Sultan Mehmet, Bellini resminiBilmem, Fatih Sultan Mehmet, Bellini resmini yapmış, bakın sakallı, hep öyle yani.yapmış, bakın sakallı, hep öyle yani. Yani hangi tabakadan insan olursa olsun,Yani hangi tabakadan insan olursa olsun, sakallıymış.sakallıymış. Sonradan bu sakal kesmek ve üstelikSonradan bu sakal kesmek ve üstelik bıyık kesmek çıkmış batıdan gelen bir âdet olarak.bıyık kesmek çıkmış batıdan gelen bir âdet olarak. Şimdi sakalı da keseceksin, bıyığı da keseceksin diyorlar.Şimdi sakalı da keseceksin, bıyığı da keseceksin diyorlar. Böyle bir yeni âdet gelmiş.Böyle bir yeni âdet gelmiş. Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemAma Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki sakallarınızı salıverin,Efendimiz buyuruyor ki sakallarınızı salıverin, bıyıklarınızı kısaltın.bıyıklarınızı kısaltın. Ben Almanya'da PTT bakanına baktım.Ben Almanya'da PTT bakanına baktım. Haberleşme bakanı, Posta Telgraf Telefon bakanı.Haberleşme bakanı, Posta Telgraf Telefon bakanı. Sakallıydı böyle.Sakallıydı böyle. Çok polisler gördüm, sakallı.Çok polisler gördüm, sakallı. Çok komutanlar gördüm, askerler gördüm,Çok komutanlar gördüm, askerler gördüm, sakallı.sakallı. Batılı adamlar işte, yani batı diyoruz ya, garp.Batılı adamlar işte, yani batı diyoruz ya, garp. Burada böyle oldu, âdetlerimizi bıraktık biz.Burada böyle oldu, âdetlerimizi bıraktık biz. Kendi örfümüzü, âdetlerimizi, her şeylerimizi böyleKendi örfümüzü, âdetlerimizi, her şeylerimizi böyle değiştire değiştire değiştire onlara benzedik.değiştire değiştire değiştire onlara benzedik. Bak bugün de gazetede okudum,Bak bugün de gazetede okudum, yüreğimde hâlâ acısı var.yüreğimde hâlâ acısı var. İsviçre 26 bin kişilik ordusuna tatbikat yaptırmış.İsviçre 26 bin kişilik ordusuna tatbikat yaptırmış. Askeri tatbikata geçirmiş, tatbikat yaptırmış.Askeri tatbikata geçirmiş, tatbikat yaptırmış. Niçin?

Niçin?
Yunanistan ile Türkiye harbe tutuşmuş gibi,

Yunanistan ile Türkiye harbe tutuşmuş gibi,
tatbikat hani farazi bir şey oluyor ya,tatbikat hani farazi bir şey oluyor ya, olan bir şey değil de,olan bir şey değil de, olmadan kırmızılar yeşillere hücum ediyor filan.olmadan kırmızılar yeşillere hücum ediyor filan. Askeri tatbikat yani.Askeri tatbikat yani. Türkiye ile Yunanistan harbe tutulmuş, oTürkiye ile Yunanistan harbe tutulmuş, o Yunanistan'a yardım etmek için ordusunu alarma geçirmiş, hareket ediyor.Yunanistan'a yardım etmek için ordusunu alarma geçirmiş, hareket ediyor. İsviçre neresi?

İsviçre neresi?
Türkiye-Yunanistan neresi?Türkiye-Yunanistan neresi? İsviçre'nin Türkiye ile Yunanistan'la ilgisi ne?İsviçre'nin Türkiye ile Yunanistan'la ilgisi ne? Biz onlara ne yapmışız?Biz onlara ne yapmışız? Sonra İsviçre tanınmış ki tarafsız bir ülke.

Sonra İsviçre tanınmış ki tarafsız bir ülke.
Bütün beynelmilel toplandılar orada.Bütün beynelmilel toplandılar orada. Cenevre'de yapılır, Berlin'de yapılır, vesairede yapılır.Cenevre'de yapılır, Berlin'de yapılır, vesairede yapılır. Nereden çıkıyor bu?

Nereden çıkıyor bu?
Adamlar haçlı ruhunu bırakamadılar.

Adamlar haçlı ruhunu bırakamadılar.
Ne kadar haksızlık yapsa Yunanlı onun tarafını tutarlar.Ne kadar haksızlık yapsa Yunanlı onun tarafını tutarlar. Biz ne kadar haklı olsak bizi istemezler.Biz ne kadar haklı olsak bizi istemezler. Fırsat bulsalar demek bir harb olsaFırsat bulsalar demek bir harb olsa ta İsviçre, İsviçre ordusu oradan nasılta İsviçre, İsviçre ordusu oradan nasıl yardım edeceğim diye onun hazırlığı içinde.yardım edeceğim diye onun hazırlığı içinde. Allah bize akıl fikir versin.Allah bize akıl fikir versin. Allah bizi gafletten uyandırsın.Allah bizi gafletten uyandırsın. Hazır ol cenge eğer istersen sulh-u salah.

Hazır ol cenge eğer istersen sulh-u salah.
Sulh-u salah istiyorsan cenge hazır ol.

Sulh-u salah istiyorsan cenge hazır ol.
Güçlü ol, kuvvetli ol.Güçlü ol, kuvvetli ol. Yoksa insanı zayıf buldular mı bakYoksa insanı zayıf buldular mı bak her yerden şey yapıyorlar.her yerden şey yapıyorlar. Biz her şeylerimizi bıraktık o herifler için.Biz her şeylerimizi bıraktık o herifler için. Bak heriflere bir türlü yaranamadık.Bak heriflere bir türlü yaranamadık. Elbette öyle olur.Elbette öyle olur. Âyet-i kerîme'de bildirmiş Allah'ımız, Mevlamız bize.Âyet-i kerîme'de bildirmiş Allah'ımız, Mevlamız bize. Bismillahirrahmanirrahim.

Bismillahirrahmanirrahim.
“Velen terdâ ‘anke’l- yehûdu velâ’n- nesârâ

“Velen terdâ ‘anke’l- yehûdu velâ’n- nesârâ
hattâ tettebi’a milletehüm.”hattâ tettebi’a milletehüm.” Yahudiler, Nasraniler senden asla memnun olmazlar ki,

Yahudiler, Nasraniler senden asla memnun olmazlar ki,
sen onların milletine, dinine, imanına,sen onların milletine, dinine, imanına, usulüne, âdetine, örfüne tabi olmak için.usulüne, âdetine, örfüne tabi olmak için. İşte tabi olduk, gene razı olmazlar.İşte tabi olduk, gene razı olmazlar. İsterler ki burayı alsınlar.İsterler ki burayı alsınlar. Gözü vardır.Gözü vardır. Ne dedi geçen haftaki hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz?

Ne dedi geçen haftaki hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz?
Beni Asfar ile Müslümanlar arasında harp olacak. Ben-i Asfar kimdir?Beni Asfar ile Müslümanlar arasında harp olacak. Ben-i Asfar kimdir? İşte bu batılılar.

İşte bu batılılar.
Nasıl o harp olacak?

Nasıl o harp olacak?
Anlaşma olacak.

Anlaşma olacak.
Anlaşmayı bozacaklar.Anlaşmayı bozacaklar. Müslümanların üstüne gadren, zulmen, hücum edecekler.Müslümanların üstüne gadren, zulmen, hücum edecekler. 70.000-80.000 semânîne elfen, her bir bayrağın70.000-80.000 semânîne elfen, her bir bayrağın altında 80.000 asker olmak üzerealtında 80.000 asker olmak üzere 960.000 kişilik kuvvetle gelecekler.960.000 kişilik kuvvetle gelecekler. Amik Ovası'nda bir büyük savaş olacak ahir zamanda.Amik Ovası'nda bir büyük savaş olacak ahir zamanda. Ne zaman olacak bilmiyoruz ama sanki şartları yakın gibi oluyor.Ne zaman olacak bilmiyoruz ama sanki şartları yakın gibi oluyor. Çünkü boyuna kendi memleketlerinde adamlarını kışkırtıpÇünkü boyuna kendi memleketlerinde adamlarını kışkırtıp duruyorlar, Armageddon Savaşı'na hazırlan diyeduruyorlar, Armageddon Savaşı'na hazırlan diye kâfirler birbirlerini silaha saldırtıp savaşa hazırlayıp duruyorlar.kâfirler birbirlerini silaha saldırtıp savaşa hazırlayıp duruyorlar. Aklınızı başınıza toplayın, bak buradan söylüyorum.Aklınızı başınıza toplayın, bak buradan söylüyorum. Kâfirler uyumuyor.Kâfirler uyumuyor. Su uyur, düşman uyumaz.Su uyur, düşman uyumaz. Biz de askerimizle, polisimizle, halkımızla, esnafımızla,Biz de askerimizle, polisimizle, halkımızla, esnafımızla, memurumuzla aklımızı başımıza toplayacağız… Hocam ayıp olur.memurumuzla aklımızı başımıza toplayacağız… Hocam ayıp olur. Ayıp olursa yarın öbür gün gelirler,Ayıp olursa yarın öbür gün gelirler, memleketini istila ederler.memleketini istila ederler. Kâfire karşı ayıp olmasın.Kâfire karşı ayıp olmasın. Öyle şey olur mu?

Öyle şey olur mu?
Bak adam harıl harıl çalışıyor işte

Bak adam harıl harıl çalışıyor işte
senin şey yapmak için.senin şey yapmak için. Anlaşmaları bozuyor.Anlaşmaları bozuyor. Ne Lozan Anlaşması'nı tanıyor, ne bilmem neyi tanıyor.Ne Lozan Anlaşması'nı tanıyor, ne bilmem neyi tanıyor. Bu adalar güya silahlandırılmamak şartıyla onlara verilmiş o zaman.Bu adalar güya silahlandırılmamak şartıyla onlara verilmiş o zaman. Şimdi silahlandırıyor, kendisini kuvvetli hissediyor.Şimdi silahlandırıyor, kendisini kuvvetli hissediyor. Sonra bak Avrupa'nın, bu çok mühim bir haber.Sonra bak Avrupa'nın, bu çok mühim bir haber. Avrupa'nın ana niyeti neymiş?Avrupa'nın ana niyeti neymiş? Türkiye ile Yunanistan arasında bir harp çıkmak üzerineymiş.Türkiye ile Yunanistan arasında bir harp çıkmak üzerineymiş. Bu o anlaşılıyor.Bu o anlaşılıyor. İsviçre ordusunun o şeyinden, o hareketindenİsviçre ordusunun o şeyinden, o hareketinden anlaşılıyor ki Avrupa'nın ana maksadıanlaşılıyor ki Avrupa'nın ana maksadı Yunanistan ile Türkiye arasında bir harp çıkartıp bu patırtıyı öyle koparmak.Yunanistan ile Türkiye arasında bir harp çıkartıp bu patırtıyı öyle koparmak. Onu destekleyecek.Onu destekleyecek. İstiklal Harbi'nde olduğu gibi.İstiklal Harbi'nde olduğu gibi. Onun için aklınızı başınıza toplayın,Onun için aklınızı başınıza toplayın, ne yapmak gerekiyorsa.ne yapmak gerekiyorsa. Yapın ki o zaman pişmanlık olmasın.Yapın ki o zaman pişmanlık olmasın. Sonra ne demiş hadîs-i şerîfin devamında

Sonra ne demiş hadîs-i şerîfin devamında
Peygamber Efendimiz?Peygamber Efendimiz? "Ve ğayyiru şeybeküm."

"Ve ğayyiru şeybeküm."
Beyaz tüylerinizi de değiştirin.

Beyaz tüylerinizi de değiştirin.
Beyazlaşmış kılları da değiştirin.Beyazlaşmış kılları da değiştirin. Nasıl olacak?

Nasıl olacak?
İşte siyah ketem denilen bir boya vardır,

İşte siyah ketem denilen bir boya vardır,
kına denilen şey vardır, onla boyanırdı.kına denilen şey vardır, onla boyanırdı. Yani sünnet olan boyanması.Yani sünnet olan boyanması. "Ketemtü sirran bedâ lî bi'l-ketemi."

"Ketemtü sirran bedâ lî bi'l-ketemi."
Kasîde-i Bürde'de bir yerde geçiyor

Kasîde-i Bürde'de bir yerde geçiyor
"Velâ teşebbehû bil yahûdü ven nasârâ."

"Velâ teşebbehû bil yahûdü ven nasârâ."
Yine emir buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:

Yine emir buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:
Sakın yahudilere ve hristiyanlara benzemeye kalkmayın.

Sakın yahudilere ve hristiyanlara benzemeye kalkmayın.
Bizim benzemedik tarafımız kalmadı kiBizim benzemedik tarafımız kalmadı ki yan yana koysan hiç ayırmak mümkün değil.yan yana koysan hiç ayırmak mümkün değil. Şu Müslümandır, bu Yahudidir, bu Hristiyandır diye,Şu Müslümandır, bu Yahudidir, bu Hristiyandır diye, ayırt etmek mümkün değil.ayırt etmek mümkün değil. Halbuki Almanya'ya gittim, Bavyeralı'yı Hannoverli'den ayırt eder.Halbuki Almanya'ya gittim, Bavyeralı'yı Hannoverli'den ayırt eder. Bavyera’lı başına bir şapka giyer, şöyleBavyera’lı başına bir şapka giyer, şöyle tüyünü takar, ayağına bir golf pantolontüyünü takar, ayağına bir golf pantolon giyer, çorabı dizine kadardır, pantolonun kenarındangiyer, çorabı dizine kadardır, pantolonun kenarından püskülleri sarkar, umumiyetle yeşil pardesü giyerler,püskülleri sarkar, umumiyetle yeşil pardesü giyerler, tipi başkadır.tipi başkadır. İşte bu benim milli kıyafetim diyor,İşte bu benim milli kıyafetim diyor, Bavyera kıyafeti bu diyor, onurla, kibirleBavyera kıyafeti bu diyor, onurla, kibirle öyle dolaşıyor göbeğini kasa kasa.öyle dolaşıyor göbeğini kasa kasa. Ve pahalı.Ve pahalı. O kıyafetler öteki kıyafetlerden daha pahalıO kıyafetler öteki kıyafetlerden daha pahalı ama onları giyiyor.ama onları giyiyor. Ben Bavyera’lıyım diyor.Ben Bavyera’lıyım diyor. Selamı, Berlin'in selamından farklı.Selamı, Berlin'in selamından farklı. Hannover'in selamından farklı.Hannover'in selamından farklı. Başka türlü selam veriyor.Başka türlü selam veriyor. Örfüne âdetine sağlam bağlı.Örfüne âdetine sağlam bağlı. Şeyleri görmediniz mi?

Şeyleri görmediniz mi?
İskoçyalıları entari giyiyorlar.

İskoçyalıları entari giyiyorlar.
Başında bere, entari giyiyorlar.Başında bere, entari giyiyorlar. Ayağına çorap şey yapıyorlar.Ayağına çorap şey yapıyorlar. Resimlerini görmediniz mi?Resimlerini görmediniz mi? Bizde birisi bir entari giyse

Bizde birisi bir entari giyse
sokakta dolaşsa herkes güler.sokakta dolaşsa herkes güler. Bak İrlandalıların hallerine.Bak İrlandalıların hallerine. Onun için Peygamber Efendimizin bu emriniOnun için Peygamber Efendimizin bu emrini hatırınızdan çıkarmayın.hatırınızdan çıkarmayın. Yahudilere, nasranilere benzemeyin.Yahudilere, nasranilere benzemeyin. Dost değil ki.Dost değil ki. Her fırsatta bizim kuyumuzu kazmaya çalışıyorlar.Her fırsatta bizim kuyumuzu kazmaya çalışıyorlar. "İ'mel amele imriin yezunnü ennehu len

"İ'mel amele imriin yezunnü ennehu len
yemute ebeden vahzer hazera imriin yahşâyemute ebeden vahzer hazera imriin yahşâ en yemute ğaden"en yemute ğaden" Bu hadîs-i şerîfte Abdullah b. Amr b. ÂsBu hadîs-i şerîfte Abdullah b. Amr b. Âs rivayet eylemiş, Deylemî’de geçiyor.rivayet eylemiş, Deylemî’de geçiyor. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:
"İ'mel" Amel eyle, iş yap, çalış.

"İ'mel" Amel eyle, iş yap, çalış.
"Amel emri'in" O insanın çalışması, işiyle ki,

"Amel emri'in" O insanın çalışması, işiyle ki,
o tarzda ki,o tarzda ki, "Yezunnü ennehu len yemûte ebeden"

"Yezunnü ennehu len yemûte ebeden"
Hiç ölmeyecekmiş gibi sanan, düşünen bir

Hiç ölmeyecekmiş gibi sanan, düşünen bir
insanın iş yapışı tarzında iş yap.insanın iş yapışı tarzında iş yap. “vahzer hazera emri'in"

“vahzer hazera emri'in"
Ve kork bir adamın korkuşuyla ki,

Ve kork bir adamın korkuşuyla ki,
"yahşa en yemûte ğaden" Yarın ölecekmiş,

"yahşa en yemûte ğaden" Yarın ölecekmiş,
ölecek olduğundan, yarın hemen, sabahleyin ölecekölecek olduğundan, yarın hemen, sabahleyin ölecek olduğundan korkan bir insanın korkması üzere, korku üzere olsun.olduğundan korkan bir insanın korkması üzere, korku üzere olsun. Bu hadîs-i şerîften bu hadîs-i şerîfeBu hadîs-i şerîften bu hadîs-i şerîfe benzeyen tabi şeyler var.benzeyen tabi şeyler var. Başka rivayetler var.Başka rivayetler var. Yani ebedi kalacak bir insanın çalışmasıylaYani ebedi kalacak bir insanın çalışmasıyla çalış, amel ve işe böyleçalış, amel ve işe böyle giriş, ondan sonra hemen yarın ölecekgiriş, ondan sonra hemen yarın ölecek bir insanın şeyiyle de ahirete çalış gibi.bir insanın şeyiyle de ahirete çalış gibi. Fakat hadîs-i şerîflerin, dinimizin esasının böyle

Fakat hadîs-i şerîflerin, dinimizin esasının böyle
şeyleri, ahkâmı topluca incelendiği zaman,şeyleri, ahkâmı topluca incelendiği zaman, bunun şöyle anlaşılması gerekiyor, yani senbunun şöyle anlaşılması gerekiyor, yani sen yarın hiç ölmeyecek bir insanın ameli ile amel et.yarın hiç ölmeyecek bir insanın ameli ile amel et. Ebedi yaşayacağım canım, oh önümde geniş zaman var.Ebedi yaşayacağım canım, oh önümde geniş zaman var. Nasıl olsa bu işi yaparım diyeNasıl olsa bu işi yaparım diye insan bir genişlik içinde olur.insan bir genişlik içinde olur. Yani dünyaya böyle hırs ile sarılmaz,Yani dünyaya böyle hırs ile sarılmaz, her şeyi terk etmez.her şeyi terk etmez. Bugün olmazsa yarın yaparım bu işi, ne olacak ya?Bugün olmazsa yarın yaparım bu işi, ne olacak ya? Şu namazımı kaçırmayayım, şu ibadetimi ihmal etmeyeyim,Şu namazımı kaçırmayayım, şu ibadetimi ihmal etmeyeyim, şu cumam gitmesin.şu cumam gitmesin. Şu hayırlı vaazı dinleyeyim.Şu hayırlı vaazı dinleyeyim. Şu ilmimi şey yapayım.Şu ilmimi şey yapayım. Nasıl olsa ömür uzun sürecek diyeNasıl olsa ömür uzun sürecek diye insan bir rahatlık içinde olacak.insan bir rahatlık içinde olacak. Ama yarın ölecekmiş gibi de ahireteAma yarın ölecekmiş gibi de ahirete hemen bir gayret içinde olacak kihemen bir gayret içinde olacak ki aman daha bir salih amel biriktiremedim,aman daha bir salih amel biriktiremedim, sevabımı çoğaltamadım, ölür gidersem halim nicesevabımı çoğaltamadım, ölür gidersem halim nice olur, aman borcumu vereyim, aman şuolur, aman borcumu vereyim, aman şu işimi şey yapayım, pürüzlü iş bırakmayayımişimi şey yapayım, pürüzlü iş bırakmayayım diye öyle çalışacak insan.diye öyle çalışacak insan. Dünyada zühd üzere olacak.Dünyada zühd üzere olacak. Dünyaya öyle hırs ile sarılıp ahiretini unutmayacak.Dünyaya öyle hırs ile sarılıp ahiretini unutmayacak. Şimdi cuma gününe almışlar ödemeleri.Şimdi cuma gününe almışlar ödemeleri. Tüccardan duydum.Tüccardan duydum. Adamların dinle imanla ilgisi olmayan kimselerinAdamların dinle imanla ilgisi olmayan kimselerin şeyiyle cuma gününe almışlar ödemeleri.şeyiyle cuma gününe almışlar ödemeleri. Hocam diyorlar cuma namazına gelmek ne mümkün?

Hocam diyorlar cuma namazına gelmek ne mümkün?
Bütün ödemeler, şeyler vesaireler tüccar arasındaki

Bütün ödemeler, şeyler vesaireler tüccar arasındaki
senetlerin, hesapların kapatılması, şey yapılması, paraların alınması,senetlerin, hesapların kapatılması, şey yapılması, paraların alınması, verilmesi cuma günü oluyor.verilmesi cuma günü oluyor. O kadar birikiyor ki iş,O kadar birikiyor ki iş, o kadar birikiyor ki cuma'ya gidemiyoruz.o kadar birikiyor ki cuma'ya gidemiyoruz. Tüh!

Tüh!
Yazıklar olsun!Yazıklar olsun! Onlar niye cumayı alıyorlar biliyor musun?

Onlar niye cumayı alıyorlar biliyor musun?
Cumartesi yahudilerin tatili.

Cumartesi yahudilerin tatili.
Pazar günü hristiyanların kiliseye gitme vakti olduğu için,Pazar günü hristiyanların kiliseye gitme vakti olduğu için, o cumartesiye pazara iş bırakmamak için cuma'ya sıkıştırıyorlar.o cumartesiye pazara iş bırakmamak için cuma'ya sıkıştırıyorlar. Keyiflerine bakıyorlar.Keyiflerine bakıyorlar. Sen asıl cuma günü ibadet edip de ecir kazanacaktın.Sen asıl cuma günü ibadet edip de ecir kazanacaktın. Bak senin ecrini de nasıl engelliyorlar.Bak senin ecrini de nasıl engelliyorlar. Nasıl planlıyorlar işleri?

Nasıl planlıyorlar işleri?
Hocam diyor mümkün değil diyor, ben büyük

Hocam diyor mümkün değil diyor, ben büyük
ticarethanem var diyor, başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum.ticarethanem var diyor, başımı kaşıyacak vakit bulamıyorum. Cuma günü eve geldim mi diyor,Cuma günü eve geldim mi diyor, yorgun argın geliyorum diyor.yorgun argın geliyorum diyor. Gidiyor ibadetler, namazlar, güzel vakitler, şeyler.Gidiyor ibadetler, namazlar, güzel vakitler, şeyler. Dünyaya hırs ile sarılmış, düzenini kendine göre kuramamış.Dünyaya hırs ile sarılmış, düzenini kendine göre kuramamış. Saat 10'da 11'de açılıyor piyasa, yokSaat 10'da 11'de açılıyor piyasa, yok ben sabah namazından sonra besmeleyle açarımben sabah namazından sonra besmeleyle açarım dükkanımı, ticaretime başlarım, akşam namazında dadükkanımı, ticaretime başlarım, akşam namazında da oruçlu olurum, başka şey olur, hop evimde olurum.oruçlu olurum, başka şey olur, hop evimde olurum. Eskiden böyleydi.Eskiden böyleydi. Eskiden çarşı-pazar, Yiğitbaşı denilen Ahî Şeyhi'ninEskiden çarşı-pazar, Yiğitbaşı denilen Ahî Şeyhi'nin duası ile açılırdı.duası ile açılırdı. Böyle sabahleyin güzelce dualar edilirdi.Böyle sabahleyin güzelce dualar edilirdi. Peygamber Efendimiz'e salât u selâmlar edilirdi.Peygamber Efendimiz'e salât u selâmlar edilirdi. Her sabah besmele ile açılır dükkanımız,Her sabah besmele ile açılır dükkanımız, filanca efendidir, pirimiz, üstadımız diye dükkanlarda yazılır.filanca efendidir, pirimiz, üstadımız diye dükkanlarda yazılır. Öyle olurdu.Öyle olurdu. Hayırlı, bereketli.Hayırlı, bereketli. Cuma vakti geldi mi haram.Cuma vakti geldi mi haram. Alışveriş haram.Alışveriş haram. Hocam ben hiç kimsenin hakkını yemedim,Hocam ben hiç kimsenin hakkını yemedim, hiç haram bir şey yemedim.hiç haram bir şey yemedim. Cuma günü çalışıp kazandıkların ne oldu?

Cuma günü çalışıp kazandıkların ne oldu?
Son vakitte kazandık.

Son vakitte kazandık.
Onun için Müslüman kendisinin özel keyifleri,

Onun için Müslüman kendisinin özel keyifleri,
zevkleri, mecburiyetleri, usulü olan insan demektir.zevkleri, mecburiyetleri, usulü olan insan demektir. Fâtiha-i şerîfe mea'l-i besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea'l-i besmele.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2