Namaz Vakitleri
İstanbul
6 Cemâziye'l-Evvel 1448
17 October 2026
İmsak
05:46
Güneş
07:11
Öğle
12:54
İkindi
15:57
Akşam
18:28
Yatsı
19:47
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillahi rabbil alemin.Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillahi rabbil alemin. Ellezi ce’alenâ mine’l-müslimîn.Ellezi ce’alenâ mine’l-müslimîn. Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-mürselîn ve imâmi’l-muttaqîn ve şefî’ı’l-müznibînVe’s-salâtü ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-mürselîn ve imâmi’l-muttaqîn ve şefî’ı’l-müznibîn seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi‘ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn.seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi‘ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn. Ahmedullâhe teâlâ ve estağfiru.

Ahmedullâhe teâlâ ve estağfiru.
Ve eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerikelehVe eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerikeleh ve eşhedü enne seyyidenâ ve senedenâ Muhammeden abdühû ve resûlüh lâ nebiyye ba’deh.ve eşhedü enne seyyidenâ ve senedenâ Muhammeden abdühû ve resûlüh lâ nebiyye ba’deh. Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ habîbike

Allâhumme salli ve sellim ve bârik alâ habîbike
Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsanin ecma‘în.Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsanin ecma‘în. Emmâ ba’du; fe-yâ ibâdellah ûsîküm ve nefsiye’l-âsıyete bi-takvâllahi ve tâ’atih.Emmâ ba’du; fe-yâ ibâdellah ûsîküm ve nefsiye’l-âsıyete bi-takvâllahi ve tâ’atih. İnnellâhe mea’llezîne’t-tekav vellezîne hüm muhsinûne.İnnellâhe mea’llezîne’t-tekav vellezîne hüm muhsinûne. Kâlellahu ve tebâreke ve teâlâ fî kitâbihi’l-mübin:

Kâlellahu ve tebâreke ve teâlâ fî kitâbihi’l-mübin:
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.
Le-kad kâne le-küm fî rasûlillâhi üsvetün haseneh. (Ahzâb Sûresi, 21. Ayet)

Le-kad kâne le-küm fî rasûlillâhi üsvetün haseneh. (Ahzâb Sûresi, 21. Ayet)
Sadakallâhü’l-azîm.

Sadakallâhü’l-azîm.
Ve kâle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem;

Ve kâle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem;
İdmenû lî sitteten min enfüsiküm edmen lekümü’l-cennete:

İdmenû lî sitteten min enfüsiküm edmen lekümü’l-cennete:
Usdukû izâ haddestüm ve evfû izâ veadtüm ve eddü’l-emânete ize’tümintümUsdukû izâ haddestüm ve evfû izâ veadtüm ve eddü’l-emânete ize’tümintüm ve’hfazû furûceküm ve ğuddû absâraküm ve kuffû eydiyekümve’hfazû furûceküm ve ğuddû absâraküm ve kuffû eydiyeküm Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem cemaat-i müslimin!

Aziz ve muhterem cemaat-i müslimin!
Allah-u Teâlâ Hazretleri, Kur'an-ı Hakiminde okumuş olduğum ayet-i kerimede buyuruyor ki;

Allah-u Teâlâ Hazretleri, Kur'an-ı Hakiminde okumuş olduğum ayet-i kerimede buyuruyor ki;
Le-kad kâne le-küm fî rasûlillâhi üsvetün haseneh.

Le-kad kâne le-küm fî rasûlillâhi üsvetün haseneh.
Sizler için ey mü'min kullarım! Resûlullah güzel bir numunedir, hakiki bir numunedir.

Sizler için ey mü'min kullarım! Resûlullah güzel bir numunedir, hakiki bir numunedir.
Onun davranışları sizin için güzel bir örnektir.Onun davranışları sizin için güzel bir örnektir. Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri bütün Müslümanlara Resûl-i Edîbi'nin her halinden,

Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri bütün Müslümanlara Resûl-i Edîbi'nin her halinden,
her sözünden, her sünnetinden, her dilinden, her tavsiyesinden,her sözünden, her sünnetinden, her dilinden, her tavsiyesinden, her emrinden istifade etmeyi nasip ederseher emrinden istifade etmeyi nasip ederse ümmet-i Muhammed, Allah'ın rızasına nail olur, dünyada da, ahirette de felah bulur.ümmet-i Muhammed, Allah'ın rızasına nail olur, dünyada da, ahirette de felah bulur. Müminin iki cihan saadeti, Allah'ın Resûlü, elçisi, örnek insan,Müminin iki cihan saadeti, Allah'ın Resûlü, elçisi, örnek insan, insanların en yüksek örneği, en üstün modeli, bizler için numune-i imtisal,insanların en yüksek örneği, en üstün modeli, bizler için numune-i imtisal, Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem'e hüsn-i ittibadır.Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem'e hüsn-i ittibadır. Onun yolundan gayri yollar çıkmaz yoldur, batıl yoldur,Onun yolundan gayri yollar çıkmaz yoldur, batıl yoldur, fayda getirmez, sevap getirmez, hayır getirmez, bir noktaya götürmez,fayda getirmez, sevap getirmez, hayır getirmez, bir noktaya götürmez, bir hayırlı sebebe vasıl etmez.bir hayırlı sebebe vasıl etmez. Peygamber Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bizim hem dünyamıza

Peygamber Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bizim hem dünyamıza
hem ahiretimize hem şahsımıza hem ruhumuza hem bedenimize hem ailemizehem ahiretimize hem şahsımıza hem ruhumuza hem bedenimize hem ailemize hem ticaretimize hem özel hayatımızda, hem dünyamızda, hem ailemize aithem ticaretimize hem özel hayatımızda, hem dünyamızda, hem ailemize ait her türlü edebi, her türlü güzelliği bize fayda verecekher türlü edebi, her türlü güzelliği bize fayda verecek her türlü hakikati bize tebliğ etmiştir.her türlü hakikati bize tebliğ etmiştir. Peygamberlik vazifesini hakkıyla eda etmiştir.Peygamberlik vazifesini hakkıyla eda etmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri okumuş olduğumuz hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki;

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri okumuş olduğumuz hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki;
İdmenû lî sitteten min enfüsiküm edmen lekümü’l-cennete.

İdmenû lî sitteten min enfüsiküm edmen lekümü’l-cennete.
Ey Müminler!

Ey Müminler!
Siz bana altı hususta söz verin, altı hususu bana garanti edin,Siz bana altı hususta söz verin, altı hususu bana garanti edin, altı şeyde benim nasihatimi tutacağınıza vaatte bulunun, karar verin, ikrar getirin,altı şeyde benim nasihatimi tutacağınıza vaatte bulunun, karar verin, ikrar getirin, ben de size cenneti vaad, garanti edeyim.ben de size cenneti vaad, garanti edeyim. Siz bana bu altı şeye uymayı garanti edin,

Siz bana bu altı şeye uymayı garanti edin,
ben de size vaat ediyorum ki siz cennete gireceksiniz.ben de size vaat ediyorum ki siz cennete gireceksiniz. Siz de cenneti kazanırsınız.Siz de cenneti kazanırsınız. Siz de ebedi saadete erersiniz.Siz de ebedi saadete erersiniz. Demek ki bu okumuş olduğumuz hadîs-i şerîfte Allah, Allah'ın Hak Resûlü, Allah'ın sevgili kulu,

Demek ki bu okumuş olduğumuz hadîs-i şerîfte Allah, Allah'ın Hak Resûlü, Allah'ın sevgili kulu,
bizim numune-i imtisalimiz, başbuğumuz, önderimiz, rehberimiz,bizim numune-i imtisalimiz, başbuğumuz, önderimiz, rehberimiz, Peygamber Efendimiz altı şeyi yaparsak cennete girmeyi bize garanti ediyor.Peygamber Efendimiz altı şeyi yaparsak cennete girmeyi bize garanti ediyor. O garanti ediyor, Allah'ın sevgili kulu olarak, peygamberi olarak, ben size garanti ediyorum,O garanti ediyor, Allah'ın sevgili kulu olarak, peygamberi olarak, ben size garanti ediyorum, dâmin oluyorum diye, vaat buyuruyor, vaadi haktır.dâmin oluyorum diye, vaat buyuruyor, vaadi haktır. Bu altı şeyi can kulağıyla dinleyelim.

Bu altı şeyi can kulağıyla dinleyelim.
Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz,

Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz,
Usdukû izâ haddestüm.

Usdukû izâ haddestüm.
Ey müminler! Konuştuğunuz zaman doğru konuşun,

Ey müminler! Konuştuğunuz zaman doğru konuşun,
yalan söylemeyin, yanlış söylemeyin, lafı tersinden anlamayın,yalan söylemeyin, yanlış söylemeyin, lafı tersinden anlamayın, lafı kuyruğundan anlamayın, ters çevirmeyin, yanlış manaya yüklemeyin kelimelere.lafı kuyruğundan anlamayın, ters çevirmeyin, yanlış manaya yüklemeyin kelimelere. Söyleyenin muradı olmayan şeyleri oradan çıkartmayın.Söyleyenin muradı olmayan şeyleri oradan çıkartmayın. Veya hiç söylenmemiş, hiç gerekli olmayan şeyleri hakikat diye başka insanlara anlatıpVeya hiç söylenmemiş, hiç gerekli olmayan şeyleri hakikat diye başka insanlara anlatıp birtakım yanlışlıklar ortaya çıkmasına sebep olmayın.birtakım yanlışlıklar ortaya çıkmasına sebep olmayın. Sözünüze dikkat edin.

Sözünüze dikkat edin.
Sözünüz direk gibi sapasağlam doğru olsun.Sözünüz direk gibi sapasağlam doğru olsun. Yalan sözü ağzınızdan çıkmasın.Yalan sözü ağzınızdan çıkmasın. Ticaretimizde de böyle.Ticaretimizde de böyle. Vallahi kâr etmiyorum.

Vallahi kâr etmiyorum.
Yemin etmeyin.

Yemin etmeyin.
Ben sana yemin istedim mi?

Ben sana yemin istedim mi?
Ben sana şu malın kaça olduğunu sordum.

Ben sana şu malın kaça olduğunu sordum.
Ondan sonra da hacı baba şu fiyata verir misiniz dedim.Ondan sonra da hacı baba şu fiyata verir misiniz dedim. İdare etmez de yeter, veremem de yeter.

İdare etmez de yeter, veremem de yeter.
Vallahi kâr etmiyor ne demek?

Vallahi kâr etmiyor ne demek?
İdare etmez ne demek?İdare etmez ne demek? Karmakarışık bir şey.

Karmakarışık bir şey.
Bir de Allah'ı yeminle oraya şahit getirmeye çalışıyor.Bir de Allah'ı yeminle oraya şahit getirmeye çalışıyor. Sözümüze dikkat edeceğiz.

Sözümüze dikkat edeceğiz.
Ölçülü, sağlam, doğru, tane tane dürüst.Ölçülü, sağlam, doğru, tane tane dürüst. Ya hayır söyleyeceğiz, doğru söyleyeceğiz, ya da susacağız.Ya hayır söyleyeceğiz, doğru söyleyeceğiz, ya da susacağız. Yanlış söz söylemeyeceğiz. Yalan söz söylemeyeceğiz.Yanlış söz söylemeyeceğiz. Yalan söz söylemeyeceğiz. Delilsiz söz söylemeyeceğiz. Mesnetsiz söz söylemeyeceğiz.Delilsiz söz söylemeyeceğiz. Mesnetsiz söz söylemeyeceğiz. Cennetin yolunu, cennete girmeyi garantileyen altı şartın birincisi, başı bu.

Cennetin yolunu, cennete girmeyi garantileyen altı şartın birincisi, başı bu.
Müslüman yalan söylemeyecek. Müslüman dürüst sözlüdür.

Müslüman yalan söylemeyecek. Müslüman dürüst sözlüdür.
Müslüman senede ihtiyaç göstermeden vaadini yerine getirir, sözünü tutar,Müslüman senede ihtiyaç göstermeden vaadini yerine getirir, sözünü tutar, sözü doğrudur. Bu yerleşecek. Hepimizin sözü doğru olacak.sözü doğrudur. Bu yerleşecek. Hepimizin sözü doğru olacak. Sözü doğru olacak, özü doğru olacak. Sözde sıdk u sadakat birinci şartımız.Sözü doğru olacak, özü doğru olacak. Sözde sıdk u sadakat birinci şartımız. Allah şaka niyetle bile olsa, evde şakalaşmak veya çocuğa söylemek babında bile olsa,

Allah şaka niyetle bile olsa, evde şakalaşmak veya çocuğa söylemek babında bile olsa,
doğruluktan ayırmasın Müslümanları. Çünkü oradan başlıyor,doğruluktan ayırmasın Müslümanları. Çünkü oradan başlıyor, çocuğa yalan söylemekten başlıyor, öcü gelir, böyle yaparsan taş olursun,çocuğa yalan söylemekten başlıyor, öcü gelir, böyle yaparsan taş olursun, şöyle yaparsan böyle olur. Yalan oradan başlıyor. Kapı çalındığı zaman çocuğa diyor ki,şöyle yaparsan böyle olur. Yalan oradan başlıyor. Kapı çalındığı zaman çocuğa diyor ki, babam evde yok de. Çocuğu da yalana alıştırıyor, kendisi de yalan söylüyor.babam evde yok de. Çocuğu da yalana alıştırıyor, kendisi de yalan söylüyor. Ondan sonra artık yalan peş peşe. Kadın kocaya yalan söylüyor,Ondan sonra artık yalan peş peşe. Kadın kocaya yalan söylüyor, koca karısına yalan söylüyor.koca karısına yalan söylüyor. Neredesin? Arkadaşlara uğradım. Hayır, yalan.

Neredesin? Arkadaşlara uğradım. Hayır, yalan.
Böyle zincirleme gidiyor. Doğru söyleyecek.

Böyle zincirleme gidiyor. Doğru söyleyecek.
Doğru söylemeyi garantiledi mi, doğru söz o insanı cennete götürür.Doğru söylemeyi garantiledi mi, doğru söz o insanı cennete götürür. Doğru söylemeyi kendi kendinize söz verin, ahdedin, yemin edin kendi kendinize.Doğru söylemeyi kendi kendinize söz verin, ahdedin, yemin edin kendi kendinize. Kötü şey de yapamazsınız. Neden?Kötü şey de yapamazsınız. Neden? Sorgu suali olduğu zaman yalan söylemeyeceksiniz.

Sorgu suali olduğu zaman yalan söylemeyeceksiniz.
Geriye doğru tesir etmeye başlar o sözünüz, vaadiniz.

Geriye doğru tesir etmeye başlar o sözünüz, vaadiniz.
Ondan sonra dürüst insan olursunuz.Ondan sonra dürüst insan olursunuz. Doğru sözlülükten dürüst insan olmaya doğru sizi götürür bu sözünüz.Doğru sözlülükten dürüst insan olmaya doğru sizi götürür bu sözünüz. Doğru sözlü olmaya dikkat edin. Cennet'in birinci şartı hadîs-i şerîfte bu.

Doğru sözlü olmaya dikkat edin. Cennet'in birinci şartı hadîs-i şerîfte bu.
İkincisi, ve evfû izâ veadtüm.

İkincisi, ve evfû izâ veadtüm.
Bir şeyi vaat ettiniz mi vaadinize vefa gösterin.Bir şeyi vaat ettiniz mi vaadinize vefa gösterin. Sözünüzde durun, vaat ettiğiniz şeyi verin.Sözünüzde durun, vaat ettiğiniz şeyi verin. Çocuğa kalem vereceğim vereceğim dedin ver, falanca yere gideceğim dedin, git.Çocuğa kalem vereceğim vereceğim dedin ver, falanca yere gideceğim dedin, git. El-va’dü ed-deynü. Vaat borç gibidir. Ödeyecek, yerine getireceksin.

El-va’dü ed-deynü. Vaat borç gibidir. Ödeyecek, yerine getireceksin.
Yani vaadinden dönme.Yani vaadinden dönme. Bir hür, asil Müslümana yakışmaz.Bir hür, asil Müslümana yakışmaz. Enceze hurrun mâ va’ade.

Enceze hurrun mâ va’ade.
Hür olan insan, başka bir yerden tazyik görmüyorsa, köle değilse,

Hür olan insan, başka bir yerden tazyik görmüyorsa, köle değilse,
nefsin kölesi, şeytanın kölesi, falancanın kölesi, filancanın kölesi,nefsin kölesi, şeytanın kölesi, falancanın kölesi, filancanın kölesi, böyle değilse, hür insan sözünü yerine getirir. Vaadini yerine getirir.böyle değilse, hür insan sözünü yerine getirir. Vaadini yerine getirir. Ahdettiği zaman, vaat ettiği zaman, vaadini yerine getirir.Ahdettiği zaman, vaat ettiği zaman, vaadini yerine getirir. Bir menkıbe şeklinde de söylemek istiyorum. Lafı çok uzatmak cuma hutbesinde doğru değil amma.

Bir menkıbe şeklinde de söylemek istiyorum. Lafı çok uzatmak cuma hutbesinde doğru değil amma.
Abdullah b. Mübârek rahmetullahi aleyh, büyük hadîs âlimi, büyük evliyadan, mübarek zat.Abdullah b. Mübârek rahmetullahi aleyh, büyük hadîs âlimi, büyük evliyadan, mübarek zat. Tarsus taraflarına cihada gelmiş, düşmanla cenge tutuşmuşlar, çarpışıyorlar.Tarsus taraflarına cihada gelmiş, düşmanla cenge tutuşmuşlar, çarpışıyorlar. Yorulmuşlar, teke tek başlatmışlar bir yerde,Yorulmuşlar, teke tek başlatmışlar bir yerde, yorulmuşlar, bu bahadır, o da bileği kuvvetli çıkmış,yorulmuşlar, bu bahadır, o da bileği kuvvetli çıkmış, çarpışmışlar, çarpışmışlar, o onu öldürememiş, o onu öldürememiş.çarpışmışlar, çarpışmışlar, o onu öldürememiş, o onu öldürememiş. Abdullah bin Mübarek diyor ki ona;Abdullah bin Mübarek diyor ki ona; Benim namaz vaktim geldi, mola verelim, mola verelim,

Benim namaz vaktim geldi, mola verelim, mola verelim,
ibadetten sonra yine çarpışalım, hangimiz hangimizi haklayacaksa o zaman belli olsun.ibadetten sonra yine çarpışalım, hangimiz hangimizi haklayacaksa o zaman belli olsun. Namaz vakti geldi, geçiyor diye. Ötekisi de demiş ki benim de ibadet zamanım. Tamam mola verelim.Namaz vakti geldi, geçiyor diye. Ötekisi de demiş ki benim de ibadet zamanım. Tamam mola verelim. İkisi de mola vermişler. Abdullah b. Mübârek gitmiş derenin kenarına güzelce abdestini almış, namazını kılmış,İkisi de mola vermişler. Abdullah b. Mübârek gitmiş derenin kenarına güzelce abdestini almış, namazını kılmış, Hıristiyan da, karşısındaki gayrimüslim de kendi usulüne göre ibadet ederken aklına gelmiş ki;Hıristiyan da, karşısındaki gayrimüslim de kendi usulüne göre ibadet ederken aklına gelmiş ki; nasılsa bu kâfirdir, hazır şimdi böyle ibadet ederken, silahını bırakmışken, bitireyim şu işimi,nasılsa bu kâfirdir, hazır şimdi böyle ibadet ederken, silahını bırakmışken, bitireyim şu işimi, saldırayım, bitireyim işimi,saldırayım, bitireyim işimi, nasılsa kâfir, öldürürüm ben, öldürmek için geldim buralara yani, cihad için geldim diye.nasılsa kâfir, öldürürüm ben, öldürmek için geldim buralara yani, cihad için geldim diye. İçinden aklına Allah getirmiş, getirmesini hatırlatan, düşündüren Allah,İçinden aklına Allah getirmiş, getirmesini hatırlatan, düşündüren Allah, İnne’l-’ahde kâne mes'ûlâ. (17/İsrâ, 34)

İnne’l-’ahde kâne mes'ûlâ. (17/İsrâ, 34)
İnsan ahdetti mi, vaat etti mi, söz verdi mi, orada mes'ûl olur.

İnsan ahdetti mi, vaat etti mi, söz verdi mi, orada mes'ûl olur.
Sözünde durması lazım.

Sözünde durması lazım.
Bu ayet aklına getirilince anlamış ki Allah. Yani verdiğin sözden dönme demek istiyor,Bu ayet aklına getirilince anlamış ki Allah. Yani verdiğin sözden dönme demek istiyor, o ayeti ona hatırlatıyor. Vaadinden dönme demek istiyor muhterem kardeşlerim.o ayeti ona hatırlatıyor. Vaadinden dönme demek istiyor muhterem kardeşlerim. Onun üzerine, eyvah demiş, hata ettim, Allah beni hatamdan dönmem için ikaz ediyor, ağlamaya başlamış.Onun üzerine, eyvah demiş, hata ettim, Allah beni hatamdan dönmem için ikaz ediyor, ağlamaya başlamış. Evliyâ tabi, yine bir yanlış iş yaptım, yanlış düşündüm diye, hüngür hüngür ağlamaya başlamış.Evliyâ tabi, yine bir yanlış iş yaptım, yanlış düşündüm diye, hüngür hüngür ağlamaya başlamış. Öteki kâfir, ibadetinden dönmüş, bakmış ki bu adam ağlıyor. Çarpıştığı müslüman ağlıyor.Öteki kâfir, ibadetinden dönmüş, bakmış ki bu adam ağlıyor. Çarpıştığı müslüman ağlıyor. Demiş, ne oldu, niye ağlıyorsun?

Demiş, ne oldu, niye ağlıyorsun?
Demiş, senin yüzünden Rabbim beni azarladı. Vaadine sadakat göster dedi.

Demiş, senin yüzünden Rabbim beni azarladı. Vaadine sadakat göster dedi.
Ben şöyle bir düşünce düşündüm, sana hamleyle seni silahsız yakalamışken şimdi öldürmeyi düşündüm,Ben şöyle bir düşünce düşündüm, sana hamleyle seni silahsız yakalamışken şimdi öldürmeyi düşündüm, Allah dedi, vaadine sadık ol, sözünden dönme, verdiğin söze aykırı hareket etme,Allah dedi, vaadine sadık ol, sözünden dönme, verdiğin söze aykırı hareket etme, vefalı ol diye, azarladı içimden diyevefalı ol diye, azarladı içimden diye ondan ağlıyorum deyince, karşıdaki adamın kalbine yumuşaklık gelmiş,ondan ağlıyorum deyince, karşıdaki adamın kalbine yumuşaklık gelmiş, o da kelime-i şehadet getirmiş.o da kelime-i şehadet getirmiş. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü.Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü. Böyle bir din hak dindir diye müslüman olmuş.Böyle bir din hak dindir diye müslüman olmuş. Bak bir doğruluk, bir ahde vefa, bir insanın İslam'a gelmesine sebep oluyor.

Bak bir doğruluk, bir ahde vefa, bir insanın İslam'a gelmesine sebep oluyor.
Biz de aynı şekilde sadık olun, vaadinizi yerine getirin, vaadinizden dönmeyin.Biz de aynı şekilde sadık olun, vaadinizi yerine getirin, vaadinizden dönmeyin. Vaadinden dönmek münafıkların alametidir.Vaadinden dönmek münafıkların alametidir. Vaatlerden bir tanesi de müridin şeyhine verdiği vaaddir.

Vaatlerden bir tanesi de müridin şeyhine verdiği vaaddir.
Ben sana tâbi olacağım, sözünü dinleyeceğim diye. Onu da bu arada hatırlatayım.Ben sana tâbi olacağım, sözünü dinleyeceğim diye. Onu da bu arada hatırlatayım. Ve eddü’l-emânete ize’tümintüm.

Ve eddü’l-emânete ize’tümintüm.
Size bir şey emanet verildiği zaman, size güvenildiği zaman,Size bir şey emanet verildiği zaman, size güvenildiği zaman, yanınıza bir emanet bırakıldığı zaman onu geri verin, üstüne yatmayın,yanınıza bir emanet bırakıldığı zaman onu geri verin, üstüne yatmayın, gasp etmeyin, inkâr etmeyin, vermem demeyin.gasp etmeyin, inkâr etmeyin, vermem demeyin. Eski devirlerde tabi şimdi de öyle olur, eski devirde de öyle olur.

Eski devirlerde tabi şimdi de öyle olur, eski devirde de öyle olur.
Şu senin yanında emanet kalsın, ben uzun bir seyahate gidiyorum, dönünce alırım.Şu senin yanında emanet kalsın, ben uzun bir seyahate gidiyorum, dönünce alırım. E vermiyor adam dönüşte. Senet yok, sepet yok, şahit yok, ispatı yok, vermiyor.E vermiyor adam dönüşte. Senet yok, sepet yok, şahit yok, ispatı yok, vermiyor. Vermiyor ama münafıklık damgasını yiyor. Allah indinde derecesi düşüyor.Vermiyor ama münafıklık damgasını yiyor. Allah indinde derecesi düşüyor. Emanete riayet edin.Emanete riayet edin. Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz bakın ne kadar acı söylüyor muhterem kardeşlerim;

Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz bakın ne kadar acı söylüyor muhterem kardeşlerim;
şu ticari hayatımızı düşünün de, Müslümanların ne noktaya geldiğini anlayın bu hadîs-i şerîften.şu ticari hayatımızı düşünün de, Müslümanların ne noktaya geldiğini anlayın bu hadîs-i şerîften. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Lâ îmâne li-men lâ emânete lehû.

Lâ îmâne li-men lâ emânete lehû.
Güvenirliği, emanet edilirliği olmayan insanın imanı yoktur.

Güvenirliği, emanet edilirliği olmayan insanın imanı yoktur.
Ne kadar büyük bir şey.

Ne kadar büyük bir şey.
Güvenilecek insana, sözü senet olacak.Güvenilecek insana, sözü senet olacak. Fatura olsun, olmasın. Şahit olsun, olmasın. Verecek, götürecek.Fatura olsun, olmasın. Şahit olsun, olmasın. Verecek, götürecek. Emaneti sahibine teslim edecek.Emaneti sahibine teslim edecek. Ne kadar önemli?

Ne kadar önemli?
Hadîs-i şerîfin devamında buyuruyor ki;

Hadîs-i şerîfin devamında buyuruyor ki;
Ve lâ dîne li-men lâ ahde lehû.

Ve lâ dîne li-men lâ ahde lehû.
Ahdine sadakat göstermeyenin de dini yoktur.

Ahdine sadakat göstermeyenin de dini yoktur.
Dindar gözüküyor, sakalı var, bıyığı var, unvanı var, hacıdır, hocadır, bilmem, olmaz.

Dindar gözüküyor, sakalı var, bıyığı var, unvanı var, hacıdır, hocadır, bilmem, olmaz.
Ahdine sadık olacak, emanete riayetkâr olacak aziz ve muhterem kardeşlerim.Ahdine sadık olacak, emanete riayetkâr olacak aziz ve muhterem kardeşlerim. Bunu da hatırınıza iyice yerleştirin, oldu üç.Bunu da hatırınıza iyice yerleştirin, oldu üç. Doğru söyleyecek, vefalı olacak, vaad ettiği sözü yerine getirecek.

Doğru söyleyecek, vefalı olacak, vaad ettiği sözü yerine getirecek.
Emanete hıyanet etmeyecek, emanetin üstüne yatmayacak, gasp etmeyecek kimsenin.Emanete hıyanet etmeyecek, emanetin üstüne yatmayacak, gasp etmeyecek kimsenin. Cennetin üç şartını söylemiş olduk.

Cennetin üç şartını söylemiş olduk.
Vahfezû furûceküm.

Vahfezû furûceküm.
Dördüncüsü, namuslarınızı muhafaza edin.Dördüncüsü, namuslarınızı muhafaza edin. Namusunuzu koruyun. Namusunuzu payimal etmeyin.Namusunuzu koruyun. Namusunuzu payimal etmeyin. Nasıl payimal olur namus? Zina eder payimal olur.

Nasıl payimal olur namus? Zina eder payimal olur.
Zina eder, sadece kadının mı?

Zina eder, sadece kadının mı?
Kadının da, erkeğin de namusu ayaklar altına gider, mahvolur.

Kadının da, erkeğin de namusu ayaklar altına gider, mahvolur.
Namusunuzu muhafaza edin diyor Peygamber Efendimiz.

Namusunuzu muhafaza edin diyor Peygamber Efendimiz.
Dürüst olacak Müslüman, namuslu olacak, nâmahreme yanaşmayacak, bakmayacak.Dürüst olacak Müslüman, namuslu olacak, nâmahreme yanaşmayacak, bakmayacak. Nâmahremle bir ilişki kurmayacak.Nâmahremle bir ilişki kurmayacak. Hatta, bunlar hatırınızda iyi kalsın diye başka şeylerle, delillerle aklınızda kalacak şekilde söylüyorum.Hatta, bunlar hatırınızda iyi kalsın diye başka şeylerle, delillerle aklınızda kalacak şekilde söylüyorum. Açık bir kapıdan, açık bir pencereden insan içeriye baksa,Açık bir kapıdan, açık bir pencereden insan içeriye baksa, izinsiz içeri girmiş gibi günah olur diyor Peygamber Efendimiz.izinsiz içeri girmiş gibi günah olur diyor Peygamber Efendimiz. Bakmayacak. E hocam, göz var, ne yapalım?Bakmayacak. E hocam, göz var, ne yapalım? Göz var, gözün kapağı var.Göz var, gözün kapağı var. Bizim prensibimiz Nazar ber-kadem, başın önünde olacak, edepli yürüyecek.Bizim prensibimiz Nazar ber-kadem, başın önünde olacak, edepli yürüyecek. Sen avcı mısın? Kuş mu avlıyorsun?

Sen avcı mısın? Kuş mu avlıyorsun?
Bir gözün o tarafta, bir gözün o tarafta, bir oraya bakıyorsun, bir oraya.

Bir gözün o tarafta, bir gözün o tarafta, bir oraya bakıyorsun, bir oraya.
Bakmayacak, açık kapıdan bakmayacak.Bakmayacak, açık kapıdan bakmayacak. İçeride kadın çamaşır yıkıyor, kolları çıplak, bakmayacaksın,İçeride kadın çamaşır yıkıyor, kolları çıplak, bakmayacaksın, bahçe kapısından bakmayacaksın, pencereden bakmayacaksın.bahçe kapısından bakmayacaksın, pencereden bakmayacaksın. Onun için namusunuzu da korumaya dikkat edin.

Onun için namusunuzu da korumaya dikkat edin.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Gözler de zina eder.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Gözler de zina eder.
Hocam, elhamdülillah, namahreme hiç kuşak çözmedim.

Hocam, elhamdülillah, namahreme hiç kuşak çözmedim.
Gözler de zina eder.

Gözler de zina eder.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin Mübarek Halifelerinden

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin Mübarek Halifelerinden
Hazreti Osman Zinnureyn, yanına gelen sahabeden bir zata dedi ki,Hazreti Osman Zinnureyn, yanına gelen sahabeden bir zata dedi ki, senin gözünde zina izleri görüyorum.senin gözünde zina izleri görüyorum. Adam sarsıldı, o da sahabe. Yıldırıma vurulmuş, çarpılmış gibi oldu, şaşırdı böyle.Adam sarsıldı, o da sahabe. Yıldırıma vurulmuş, çarpılmış gibi oldu, şaşırdı böyle. Dedi ki, Yâ Osman! Yâ emîrü’l-mü’minîn! Peygamberlik kesilmedi mi yoksa?Dedi ki, Yâ Osman! Yâ emîrü’l-mü’minîn! Peygamberlik kesilmedi mi yoksa? Sana da mı vahiy geliyor? Nereden bildin?Sana da mı vahiy geliyor? Nereden bildin? Yolda gelirken açık bir kapıdan içeriye bakmış. Bir kadını gördü, çıplak kadını gördü.

Yolda gelirken açık bir kapıdan içeriye bakmış. Bir kadını gördü, çıplak kadını gördü.
Halife ne diyor yanına gelen kimseye?Halife ne diyor yanına gelen kimseye? Senin gözünde zina emareleri, alametleri görüyorum.Senin gözünde zina emareleri, alametleri görüyorum. Gözler de zina eder. Eller de zina eder. Allah saklasın.

Gözler de zina eder. Eller de zina eder. Allah saklasın.
Onun için gözünüze sahip olun, elinize sahip olun, namusunuza sahip olun.

Onun için gözünüze sahip olun, elinize sahip olun, namusunuza sahip olun.
Dördüncü şart bu.Dördüncü şart bu. Beşinci şart,

Beşinci şart,
ve gaddû ebsâraküm.ve gaddû ebsâraküm. Gözlerinizi de kapatın.Gözlerinizi de kapatın. Yani namahreme karşı, günaha karşı kapatınız.

Yani namahreme karşı, günaha karşı kapatınız.
Günaha bakmayın. Namahremlere bakmayın. Açık saçık yere bakmayın.Günaha bakmayın. Namahremlere bakmayın. Açık saçık yere bakmayın. Günah olan şeye bakmayın.Günah olan şeye bakmayın. Televizyonun açık sahnesine bakmayın. Tiyatroya, sinemaya bakmayın. Resme, mecmuaya, gazeteye bakmayın.Televizyonun açık sahnesine bakmayın. Tiyatroya, sinemaya bakmayın. Resme, mecmuaya, gazeteye bakmayın. Günah olan şeye bakmayacaksınız. Gözünüzü kapatacaksınız.Günah olan şeye bakmayacaksınız. Gözünüzü kapatacaksınız. İstemeden geldiğinde karşınıza gözünüzü kapatacaksınız. Gözünüze sahip olacaksınız.İstemeden geldiğinde karşınıza gözünüzü kapatacaksınız. Gözünüze sahip olacaksınız. Demin de söylediğim gibiDemin de söylediğim gibi gözün günahıdır, gözün günahıdır namahreme bakmak.gözün günahıdır, gözün günahıdır namahreme bakmak. Ve sonuncu tavsiyesi Efendimizin.

Ve sonuncu tavsiyesi Efendimizin.
Ve küffû eydiyeküm.

Ve küffû eydiyeküm.
Çekin ellerinizi Müslümanların yakasından.Çekin ellerinizi Müslümanların yakasından. Çekin başkalarına zarar vermekten ellerinizi.

Çekin başkalarına zarar vermekten ellerinizi.
Elinizden kimseye zarar gelmesin.Elinizden kimseye zarar gelmesin. Mazarratınız dokunmasın, muzırlığınız dokunmasın bir başkasına.Mazarratınız dokunmasın, muzırlığınız dokunmasın bir başkasına. Zarar vermeyin, faydalı olun, hayır yapın, hasenat yapın, sevindirin de elinizden kimseye zarar gelmesin.Zarar vermeyin, faydalı olun, hayır yapın, hasenat yapın, sevindirin de elinizden kimseye zarar gelmesin. Yumruk atar, döver, söver, çalar, çırpar, kırar filan neyse, harmanını yakar, ağacını keser.Yumruk atar, döver, söver, çalar, çırpar, kırar filan neyse, harmanını yakar, ağacını keser. Adam satmış araziyi, ağaçları geliyor başkası kesiyor. Olur mu? Haram.Adam satmış araziyi, ağaçları geliyor başkası kesiyor. Olur mu? Haram. İşte bunlara riayet edersek kişi cennete girer diye Peygamber Efendimiz bildiriyor.

İşte bunlara riayet edersek kişi cennete girer diye Peygamber Efendimiz bildiriyor.
Bunlar içtimai hayatın, ticari hayatın, bir cemiyetin sağlam ayakta durması için prensiplerdir.Bunlar içtimai hayatın, ticari hayatın, bir cemiyetin sağlam ayakta durması için prensiplerdir. Bir daha hatırlayalım.

Bir daha hatırlayalım.
Şu altı şeye siz bana garanti verin, ben de size cennete girmenize garanti veririm buyuruyor Peygamber Efendimiz.

Şu altı şeye siz bana garanti verin, ben de size cennete girmenize garanti veririm buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Konuştuğunuz zaman doğru sözlü olun, doğru konuşun.Konuştuğunuz zaman doğru sözlü olun, doğru konuşun. Vaat ettiğiniz zaman vaadinize vefa gösterin, vaadinizi yerine getirin.Vaat ettiğiniz zaman vaadinize vefa gösterin, vaadinizi yerine getirin. Size bir şey emanet olunduğu zaman emanete hıyanet etmeyin.Size bir şey emanet olunduğu zaman emanete hıyanet etmeyin. Tabi bir de emanetlerin ehillerine verilmesi var.Tabi bir de emanetlerin ehillerine verilmesi var. Emaneti ehil olmayan insana verirsen o da vebaldir. Kıyamet alameti.Emaneti ehil olmayan insana verirsen o da vebaldir. Kıyamet alameti. Adam hiç ehliyetli değil götürüyorsun onuAdam hiç ehliyetli değil götürüyorsun onu en mühim işin başına, o da emanete hıyanet olur.en mühim işin başına, o da emanete hıyanet olur. Emaneti kollayın.Emaneti kollayın. Namusunuza da sahip olun, muhafaza edin namusunuzu.Namusunuza da sahip olun, muhafaza edin namusunuzu. Gözünüzü kapayın, harama bakmayın.Gözünüzü kapayın, harama bakmayın. Elinizi de başkasına zarar vermekten çekin diyorElinizi de başkasına zarar vermekten çekin diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri.Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri. Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2