Namaz Vakitleri

15 Şa'bân 1447
03 February 2026
İmsak
06:39
Güneş
08:06
Öğle
13:23
İkindi
16:05
Akşam
18:30
Yatsı
19:52
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdülillahi Rabbi’l-âlemin

El-Hamdülillahi Rabbi’l-âlemin
Ves-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ ve senedina Muhammedin

Ves-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ ve senedina Muhammedin
ve âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din. ve âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din. Emmâ ba’dü.Emmâ ba’dü. Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletünve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellemVe bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle:ennehû kâle: "Ehlis dîneke yekfike’l-amelü’l-kalîlü"

"Ehlis dîneke yekfike’l-amelü’l-kalîlü"
Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!
Allah Teâlâ Hazretleri'nin selamı, rahmeti, bereketi,

Allah Teâlâ Hazretleri'nin selamı, rahmeti, bereketi,
afiyeti üzerinize olsun. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ehadîs-i şerîfesinden,afiyeti üzerinize olsun. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ehadîs-i şerîfesinden, âyetlerden, salihlerin haberlerinden bir miktar sizlere nakletmeye çalışacağım.âyetlerden, salihlerin haberlerinden bir miktar sizlere nakletmeye çalışacağım. İzahata geçmeden önce,İzahata geçmeden önce, evvelen ve hasseten Efendimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerininevvelen ve hasseten Efendimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ruhi için, sonra sair enbiya ve mürselinin,ruhi için, sonra sair enbiya ve mürselinin, bütün evliyâullahın ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ashâbındanbütün evliyâullahın ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ashâbından bize kadar müteselsilen gelmiş geçmiş olan bütünbize kadar müteselsilen gelmiş geçmiş olan bütün sadat ve meşayıh-ı turuk-u aliye'mizin vesadat ve meşayıh-ı turuk-u aliye'mizin ve okuduğumuz hadîs-i şerîflerin ilimlerin bize kadar ulaşmasında okuduğumuz hadîs-i şerîflerin ilimlerin bize kadar ulaşmasında emek sarf etmiş olan ulemânın ve ravilerin cümlesinin ruhları için,emek sarf etmiş olan ulemânın ve ravilerin cümlesinin ruhları için, uzaktan yakından bu bilgileri dinlemek üzere şu mescide cem olmuş olan siz kardeşlerimizinuzaktan yakından bu bilgileri dinlemek üzere şu mescide cem olmuş olan siz kardeşlerimizin ahirete intikal ve irtihal eylemiş olanahirete intikal ve irtihal eylemiş olan cümle sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için,cümle sevdiklerinin ve yakınlarının ruhları için, ve hayatta olanlarımızın da sıhhat, afiyet, saadet ve selamet üzereve hayatta olanlarımızın da sıhhat, afiyet, saadet ve selamet üzere yaşayıp hüsnü hatimelerine âil olmamız içinyaşayıp hüsnü hatimelerine âil olmamız için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf kıraat eyleyelim.bir Fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf kıraat eyleyelim. Hepimizin çok âşikâr bir şekilde bildiğimiz gibi bu dünya bir imtihan yeri.

Hepimizin çok âşikâr bir şekilde bildiğimiz gibi bu dünya bir imtihan yeri.
Bu dünya fani.Bu dünya fani. Biz bir zaman sonra buradan ayrılıpBiz bir zaman sonra buradan ayrılıp Allah Teâlâ Hazretlerine döneceğiz,Allah Teâlâ Hazretlerine döneceğiz, O'nun huzuruna çıkacağız ve bu dünyada yaptıklarımızdan O'nun huzuruna çıkacağız ve bu dünyada yaptıklarımızdan inceden inceye hesap göreceğiz. inceden inceye hesap göreceğiz. Bugün bir kitapta okudum ki, vefat etmiş bir zatı görmüşler,

Bugün bir kitapta okudum ki, vefat etmiş bir zatı görmüşler,
sormuşlar nasıl oldu?sormuşlar nasıl oldu? Hiç bir şey kalmadan her şey inceden inceye hesaplandı demiş.

Hiç bir şey kalmadan her şey inceden inceye hesaplandı demiş.
Sarığımın içinde bir ibrişim tel vardı, ipek tel. Sarığımın içinde bir ibrişim tel vardı, ipek tel. Onu dahi hesaba koydular.Onu dahi hesaba koydular. O halde bize Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun salih amel işleyip,O halde bize Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun salih amel işleyip, burada ahiret için azık hazırlamamız,burada ahiret için azık hazırlamamız, hazırlık yapmamız gerektiği gün gibi âşikâr.hazırlık yapmamız gerektiği gün gibi âşikâr. Yalnız nasıl insanın bir bedeni var, bir ruhu varsa,Yalnız nasıl insanın bir bedeni var, bir ruhu varsa, öldüğü zaman ruh gidiyor, ceset olduğu yerde kalıyor ama kıymeti yok.öldüğü zaman ruh gidiyor, ceset olduğu yerde kalıyor ama kıymeti yok. Ruh gitti çünkü. Onu alıp defnediyorlar.Ruh gitti çünkü. Onu alıp defnediyorlar. Nasıl her şeyin bir dış görünüşü var, bir iç yüzü varsa, her şeyin bir zahiri,Nasıl her şeyin bir dış görünüşü var, bir iç yüzü varsa, her şeyin bir zahiri, bir batını varsa, amellerin de,bir batını varsa, amellerin de, yapacağımız işlerin de bir dış kalıbı vardır, dış şekli vardır.yapacağımız işlerin de bir dış kalıbı vardır, dış şekli vardır. Bu çok önemlidir. Dış şekli önemlidir.Bu çok önemlidir. Dış şekli önemlidir. Namazı şeklinde uygun olarak kılmazsak olur mu?Namazı şeklinde uygun olarak kılmazsak olur mu? Olmaz. Rükusunu, secdesini güzel yapmamız lazım.

Olmaz. Rükusunu, secdesini güzel yapmamız lazım.
Hatta Peygamber Efendimiz bir zat çölden gelmiş bilgisi az, Hatta Peygamber Efendimiz bir zat çölden gelmiş bilgisi az, bedevi çok hızlı bir şekilde namaz kılınca uzaktan bakmış,bedevi çok hızlı bir şekilde namaz kılınca uzaktan bakmış, çok süratli böyle oturup kalkıyor, eğilip doğruluyor.çok süratli böyle oturup kalkıyor, eğilip doğruluyor. Demiş ki; ey filanca sen namazını yeniden kıl. Çünkü sen namaz kılmadın.Demiş ki; ey filanca sen namazını yeniden kıl. Çünkü sen namaz kılmadın. Kıldı halbuki gözünün önünde kıldı, bitirdi selam verdi ama.Kıldı halbuki gözünün önünde kıldı, bitirdi selam verdi ama. kılmış sayılmıyor. kılmış sayılmıyor. Çünkü şuuru iştirak etmeden yaptığı amele hemen şey oldu bitti.Çünkü şuuru iştirak etmeden yaptığı amele hemen şey oldu bitti. Bir kere daha kılmış. Demiş gene olmadı, bir daha kıl. Bir kere daha kılmış. Demiş gene olmadı, bir daha kıl. Sen namaz kılmadın, üç defa tekrarlatmış.Sen namaz kılmadın, üç defa tekrarlatmış. Buradan anlaşılıyor ki şekil önemli.Buradan anlaşılıyor ki şekil önemli. Dış şekli muhakkak güzel yapacağız, itina edeceğiz amaDış şekli muhakkak güzel yapacağız, itina edeceğiz ama nasıl vücut önemli olduğu gibi ruh da önemli ise,nasıl vücut önemli olduğu gibi ruh da önemli ise, şimdi bazı insanların vücudu sapasağlam oluyor. Hiçbir rahatsızlık yok.şimdi bazı insanların vücudu sapasağlam oluyor. Hiçbir rahatsızlık yok. Turpu sıksa suyunu çıkartıyor. Gayet güçlü kuvvetli ama,Turpu sıksa suyunu çıkartıyor. Gayet güçlü kuvvetli ama, ruhen bozuk olduğu zaman, ruhen rahatsız olduğu zaman bir işe yaramıyor.ruhen bozuk olduğu zaman, ruhen rahatsız olduğu zaman bir işe yaramıyor. Demek ki bedenden ayrı bir de ruha itina etmek lazım.

Demek ki bedenden ayrı bir de ruha itina etmek lazım.
Amellerin de Allah Teâlâ Hazretleri, biz namaz kılıyoruz, Amellerin de Allah Teâlâ Hazretleri, biz namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz, zekât veriyoruz, hacca gidiyoruz, Kur'an okuyoruz,oruç tutuyoruz, zekât veriyoruz, hacca gidiyoruz, Kur'an okuyoruz, sadaka veriyoruz. sadaka veriyoruz. Bunların hepsinin kabul olması için bir ruhu var.Bunların hepsinin kabul olması için bir ruhu var. Amelin ruhu iç yüzü var, iç vasfı var.Amelin ruhu iç yüzü var, iç vasfı var. Amelin iç vasfı ihlâs dediğimiz şeydir.Amelin iç vasfı ihlâs dediğimiz şeydir. Şimdi bugün ihlâs ile ilgili birkaç haberi size nakledeceğim.Şimdi bugün ihlâs ile ilgili birkaç haberi size nakledeceğim. Yalnız bundan evvel pazar günü hulûli ile müşerref olmuş

Yalnız bundan evvel pazar günü hulûli ile müşerref olmuş
bulunduğumuz Receb-i şerîfinizi cümlenize tebrik ederim.bulunduğumuz Receb-i şerîfinizi cümlenize tebrik ederim. Allah Teâlâ Hazretleri, şu Receb ayını ve Şaban ayınıAllah Teâlâ Hazretleri, şu Receb ayını ve Şaban ayını bizler için mübarek ve hayırlı eylesin. bizler için mübarek ve hayırlı eylesin. Bizi sıhhat ve afiyetle, rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazana eriştirsin. Bizi sıhhat ve afiyetle, rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazana eriştirsin. Oradan müstefit ve müstefiz eylesin, feyizyap eylesin.Oradan müstefit ve müstefiz eylesin, feyizyap eylesin. Yarın, persembe günü, ondan sonra ertesi gün cuma. Yarın, persembe günü, ondan sonra ertesi gün cuma. Perşembeyi cuma'ya bağlayan akşam.Perşembeyi cuma'ya bağlayan akşam. Yani yarın akşam Recep'in ilk cuma akşamıdır.Yani yarın akşam Recep'in ilk cuma akşamıdır. Malum İslâmi ölçülere göre gün güneş battığı zaman bitiyor.Malum İslâmi ölçülere göre gün güneş battığı zaman bitiyor. Yarın perşembe ne zaman bitecek?

Yarın perşembe ne zaman bitecek?
Güneş battığı zaman bitecek. Cuma ne zaman başlayacak?

Güneş battığı zaman bitecek. Cuma ne zaman başlayacak?
İşte güneş battı, cuma başladı.

İşte güneş battı, cuma başladı.
Onun için yarın akşam cuma akşamıdır.Onun için yarın akşam cuma akşamıdır. Yarın cuma akşamı Regaib gecesidir.Yarın cuma akşamı Regaib gecesidir. İçinde o kadar çok böyle lütuflar, sevaplar, mağfiretler,İçinde o kadar çok böyle lütuflar, sevaplar, mağfiretler, rahmetler var ki onun için melekler rahmetler var ki onun için melekler o geceye Regaib gecesi diye isim vermişler.o geceye Regaib gecesi diye isim vermişler. Şimdi söze başlarsam unuturum.Şimdi söze başlarsam unuturum. İnsan böyle bir mübarek geceyi karşılamak içinİnsan böyle bir mübarek geceyi karşılamak için yarından oruçlu olsa, sabahtan,yarından oruçlu olsa, sabahtan, perşembe gününü oruçlu tutmuş olsa,perşembe gününü oruçlu tutmuş olsa, oruçlu olarak o regaib gecesine erişse,oruçlu olarak o regaib gecesine erişse, ondan sonra da o geceyi nafile ibadetler yaparak,ondan sonra da o geceyi nafile ibadetler yaparak, tesbihler çekerek, Kur'an-ı Kerîmler okuyarak, borç olan,tesbihler çekerek, Kur'an-ı Kerîmler okuyarak, borç olan, üzerinde, boynunda borç olmuş olan namazları kaza ederek, üzerinde, boynunda borç olmuş olan namazları kaza ederek, sadakalar vererek,sadakalar vererek, iyilikler yaparak değerlendirirse çok büyük sevaplara nâil olur. iyilikler yaparak değerlendirirse çok büyük sevaplara nâil olur. Allah Teâlâ Hazretleri bu kandil gecemizi cümlemiz hakkında hayırlı eylesin.

Allah Teâlâ Hazretleri bu kandil gecemizi cümlemiz hakkında hayırlı eylesin.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ın bize naklettiğine göre buyurmuş ki;Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ın bize naklettiğine göre buyurmuş ki; Bu Ebû Hüreyre radıyallahu anh nakletmiş deyip geçiyoruz ya,Bu Ebû Hüreyre radıyallahu anh nakletmiş deyip geçiyoruz ya, hiç bir kıpırtı olmadan yüreğimizde fakathiç bir kıpırtı olmadan yüreğimizde fakat Şefi el Esbâhi isimli zat Medine-i Münevvere'ye gelmişŞefi el Esbâhi isimli zat Medine-i Münevvere'ye gelmiş Mescid-i Nebevi'ye girmiş bakmış orada insanlar bir şahsınMescid-i Nebevi'ye girmiş bakmış orada insanlar bir şahsın başında toplaşmışlar,başında toplaşmışlar, sevgiyle etrafında toplanmışlar dinliyorlar. Kimdir bu demiş?sevgiyle etrafında toplanmışlar dinliyorlar. Kimdir bu demiş? Demişler ki bu Ebû Hüreyre radıyallahu anh. Ebû Hüreyre.

Demişler ki bu Ebû Hüreyre radıyallahu anh. Ebû Hüreyre.
Herkes etrafından soracağını sorup dağıldıktan sonra yanına yanaşmış.Herkes etrafından soracağını sorup dağıldıktan sonra yanına yanaşmış. Sen demiş Resûlullah'ın ashâbından mısın?Sen demiş Resûlullah'ın ashâbından mısın? Evet ashâbındanım.

Evet ashâbındanım.
Peki demiş ant veriyorum sana demiş.Peki demiş ant veriyorum sana demiş. Ant veriyorum Allah aşkına.Ant veriyorum Allah aşkına. Resûlullah'tan işittiğin bir hadîs-i şerîfiResûlullah'tan işittiğin bir hadîs-i şerîfi söyle ben de faydalanayım ondan demiş.söyle ben de faydalanayım ondan demiş. Şöyle bana söylenecek bir hadîs-i şerîf, bildiğin hadîs-i şerîflerdenŞöyle bana söylenecek bir hadîs-i şerîf, bildiğin hadîs-i şerîflerden bir hadîs-i şerîf anlat diye söylemiş.bir hadîs-i şerîf anlat diye söylemiş. Ebû Hüreyre radıyallahu anh, olur söyleyeyim demiş amaEbû Hüreyre radıyallahu anh, olur söyleyeyim demiş ama gözlerinden yaş akarak anlatmış bu okuyacağım hadîs-i şerîfi.gözlerinden yaş akarak anlatmış bu okuyacağım hadîs-i şerîfi. Hatta birkaç defa kendinden geçmiş,Hatta birkaç defa kendinden geçmiş, olur söyleyeyim demiş, tekrar ayılmış.olur söyleyeyim demiş, tekrar ayılmış. Ondan sonra tekrar kendinden geçmiş, tekrar olur söyleyeyim demiş. Ondan sonra tekrar kendinden geçmiş, tekrar olur söyleyeyim demiş. İşte burada, şu Mescid-i Nebevi'deİşte burada, şu Mescid-i Nebevi'de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle ben karşı karşıya idim,Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriyle ben karşı karşıya idim, diz dize böyle yakın bir şekilde oturmuştuk, o bana söyledi filan derken,diz dize böyle yakın bir şekilde oturmuştuk, o bana söyledi filan derken, gözyaşlarıyla böyle ayılarak bayılarak öyle okumuş bu hadis-i şerifi.gözyaşlarıyla böyle ayılarak bayılarak öyle okumuş bu hadis-i şerifi. Şimdi ben de size oradan naklediyorum.Şimdi ben de size oradan naklediyorum. "İnne evvele’n-nâsi yükzâ yevme’l-kiyâmeti aleyhi racülün

"İnne evvele’n-nâsi yükzâ yevme’l-kiyâmeti aleyhi racülün
üstüşhide fe-ütiye bihî."üstüşhide fe-ütiye bihî." Kıyamet günü olacak.

Kıyamet günü olacak.
Kıyamet gününde insanlar mahşer yerinde toplanacaklar.Kıyamet gününde insanlar mahşer yerinde toplanacaklar. Evvelin ve ahirin gelmiş ve geçmişler ve gelecekler, hepsiEvvelin ve ahirin gelmiş ve geçmişler ve gelecekler, hepsi mahşer yolunda cem olacaklar.mahşer yolunda cem olacaklar. Allah Teâlâ Hazretleri mahşer halkına hükmetmek üzere,Allah Teâlâ Hazretleri mahşer halkına hükmetmek üzere, amellerini değerlendirmekamellerini değerlendirmek ve onları cennet ve cehenneme buyurmak üzere gelecek.ve onları cennet ve cehenneme buyurmak üzere gelecek. "Ve terâ külle ümmetin câsiyeten.”

"Ve terâ külle ümmetin câsiyeten.”
Her ümmeti hürmetten, dehşetten diz çökmüş görürsün.

Her ümmeti hürmetten, dehşetten diz çökmüş görürsün.
Ayakta durmağa hal ve mecal yok. Öyle dehşetli bir günde.Ayakta durmağa hal ve mecal yok. Öyle dehşetli bir günde. Herkes diz çökmüş.Herkes diz çökmüş. İlk önce aleyhine hükmedilecek şahıs anlatılıyor bu cümle ile. İlk önce aleyhine hükmedilecek şahıs anlatılıyor bu cümle ile. İlk önce aleyhine hükmedilecek olan şahıs, racülün, bir adamdır.İlk önce aleyhine hükmedilecek olan şahıs, racülün, bir adamdır. Üstüşhide öldürülmüş.Üstüşhide öldürülmüş. "Fe-ütiye bihî."

"Fe-ütiye bihî."
Nasıl öldürülmüş ama, müslümanlarla kâfirler arasında yapılan bir savaştaNasıl öldürülmüş ama, müslümanlarla kâfirler arasında yapılan bir savaşta öldürülmüş, şehit diye sayılmış yani.öldürülmüş, şehit diye sayılmış yani. "Fe-ütiye bihî."

"Fe-ütiye bihî."
O getirilir huzura.O getirilir huzura. Sıra ona geldi, hesap sırası ona geldi. Huzura getirilir.Sıra ona geldi, hesap sırası ona geldi. Huzura getirilir. "Fe-arrafehû ni’metehû"

"Fe-arrafehû ni’metehû"
Allah Teâlâ Hazretleri ona nimetini bildirir.

Allah Teâlâ Hazretleri ona nimetini bildirir.
Tarif eder. Yani denilecek ki kullara; Tarif eder. Yani denilecek ki kullara; Ey kulum ben sana akıl vermedim mi?

Ey kulum ben sana akıl vermedim mi?
Ben sizi müslümanlar arasında yaşatmadım mı?

Ben sizi müslümanlar arasında yaşatmadım mı?
Ben sana sıhhat vermedim mi?

Ben sana sıhhat vermedim mi?
Ben sana afiyet vermedim mi?

Ben sana afiyet vermedim mi?
Ben sana Resûl göndermedim mi?

Ben sana Resûl göndermedim mi?
Resûlullah'ın haberlerini duymadın mı?

Resûlullah'ın haberlerini duymadın mı?
Şöyle yapmadım mı?

Şöyle yapmadım mı?
Böyle lütfetmedim mi?

Böyle lütfetmedim mi?
diye nimetler kendisine sayılacak.

diye nimetler kendisine sayılacak.
"Fe-arafehâ"

"Fe-arafehâ"
Kişi de itiraf edecek. Evet ya Rabbi. Evet, böyle oldu.

Kişi de itiraf edecek. Evet ya Rabbi. Evet, böyle oldu.
Hepsini sen bana böyle in'am ve ihsan eyledin.Hepsini sen bana böyle in'am ve ihsan eyledin. "Kâle: Fe-mâ ‘alimte fîhâ."

"Kâle: Fe-mâ ‘alimte fîhâ."
Pekala, bu nimetlere karşılık sen nasıl kulluk ettin?

Pekala, bu nimetlere karşılık sen nasıl kulluk ettin?
Bu nimetlere karşılık sen nasıl kulluk ettin bunun mukabilinde?

Bu nimetlere karşılık sen nasıl kulluk ettin bunun mukabilinde?
Diyecek ki,

Diyecek ki,
"Kâle: Kâteltü fîke hattâ üstüşhidtü."

"Kâle: Kâteltü fîke hattâ üstüşhidtü."
Senin yolunda çarpıştım, nihayet şehit edildim ya Rabbi.Senin yolunda çarpıştım, nihayet şehit edildim ya Rabbi. Öldürüldü ya, Müslümanlarla kâfirler arasında yapılan bir savaşta Öldürüldü ya, Müslümanlarla kâfirler arasında yapılan bir savaşta öldürüldü ya, öyle diyecek.öldürüldü ya, öyle diyecek. "Kâle: Kezebte"

"Kâle: Kezebte"
Allah Teâlâ Hazretleri azamet ve celal ile ona buyuracak ki,

Allah Teâlâ Hazretleri azamet ve celal ile ona buyuracak ki,
yalan söyledin.yalan söyledin. "Ve-lâkinneke kâtelte li-en yükâle cerîün fe-kad kîle.

"Ve-lâkinneke kâtelte li-en yükâle cerîün fe-kad kîle.
Sen ne kahraman adam desinler, ne cesur desinler

Sen ne kahraman adam desinler, ne cesur desinler
diye böbürlenmek için halk seni alkışlasın, sevsin,diye böbürlenmek için halk seni alkışlasın, sevsin, el üstünde tutsun diye çarpıştın. Benim rızam için çarpışmadın. el üstünde tutsun diye çarpıştın. Benim rızam için çarpışmadın. Dünyada da öyle denildi. Ne kahraman adam da denildi.Dünyada da öyle denildi. Ne kahraman adam da denildi. Orada aldın alacağın şeyi, karşılığı.Orada aldın alacağın şeyi, karşılığı. "Sümme ümira bihî".

"Sümme ümira bihî".
Ve böyle denildikten sonra tabiVe böyle denildikten sonra tabi ne diyecek Allah Teâlâ Hazretlerinin huzurunda,ne diyecek Allah Teâlâ Hazretlerinin huzurunda, o hesabın, o dehşeti içinde,o hesabın, o dehşeti içinde, kimsenin bir şey demeye zaten gücü mü var?kimsenin bir şey demeye zaten gücü mü var? "Ümire bihi". Emrolunacak,

"Ümire bihi". Emrolunacak,
"Fe-sühibe alâ vechihî". Yüzü üzere sürüklenecek.

"Fe-sühibe alâ vechihî". Yüzü üzere sürüklenecek.
"Hattâ ülkiyef I’n-nâri". Cehenneme atılacak.

"Hattâ ülkiyef I’n-nâri". Cehenneme atılacak.
"Ve racülün te’alleme’l-‘ilme ve ‘allemehû".

"Ve racülün te’alleme’l-‘ilme ve ‘allemehû".
Bir başka şahıs getirilecek. Bir başka şahıs getirilecek. Aleyhine hükmedilen şahıslar anlatılıyor bu hadîs-i şerîfte. Aleyhine hükmedilen şahıslar anlatılıyor bu hadîs-i şerîfte. Ve Ebû Hüreyre radıyallahu anh gözyaşlarıyla anlatıyor, naklediyor.Ve Ebû Hüreyre radıyallahu anh gözyaşlarıyla anlatıyor, naklediyor. "Racülün tealleme’l-‘ilem". Bir adam ki ilim öğrenmiş,

"Racülün tealleme’l-‘ilem". Bir adam ki ilim öğrenmiş,
"Ve allemehû". Bunu başkalarına öğretmiş.

"Ve allemehû". Bunu başkalarına öğretmiş.
"Ve karae’l-kur’âne". Ve Kur'an-ı Kerim'i okumuş.

"Ve karae’l-kur’âne". Ve Kur'an-ı Kerim'i okumuş.
"Fe-ütüye bihî.". Bu şahıs yine getirilecek.

"Fe-ütüye bihî.". Bu şahıs yine getirilecek.
"Fe-arrafahû ni’amehû fe-arrafehâ."

"Fe-arrafahû ni’amehû fe-arrafehâ."
Allah Teâlâ Hazretleri bu şahsa da nimetlerini sayacak.

Allah Teâlâ Hazretleri bu şahsa da nimetlerini sayacak.
Ben sana sıhhat verdim, afiyet verdim, ilim verdim,Ben sana sıhhat verdim, afiyet verdim, ilim verdim, öğrenecek kabiliyet verdim, zeka verdim, hafıza verdim, öğrendin.öğrenecek kabiliyet verdim, zeka verdim, hafıza verdim, öğrendin. Ondan sonra da efendim şu nimetler içinde yaşadın.Ondan sonra da efendim şu nimetler içinde yaşadın. O da evet Ya Rabbi diye itiraf edecek, ikrar edecek, kabul edecek.O da evet Ya Rabbi diye itiraf edecek, ikrar edecek, kabul edecek. "Kâle: Femâ amilte fîhâ." Bu nimetlere mukabil

"Kâle: Femâ amilte fîhâ." Bu nimetlere mukabil
Sen nasıl bir kulluk işledin, ne yaptın? Söyle bakalım.Sen nasıl bir kulluk işledin, ne yaptın? Söyle bakalım. "Kâle: Te’allemtü’l-‘ilme ve ‘allemtühû ve kara’tü fîke’l-Kur'âne."

"Kâle: Te’allemtü’l-‘ilme ve ‘allemtühû ve kara’tü fîke’l-Kur'âne."
Ya Rabbi diyecek. Ben ilmi öğrendim,Ya Rabbi diyecek. Ben ilmi öğrendim, başkalarına öğrettim ve Kur'an-ı Kerîm okudum. Senin rızan için hepsi.başkalarına öğrettim ve Kur'an-ı Kerîm okudum. Senin rızan için hepsi. "Kâle: Kezebte". Yalan söyledin denilecek kendisine.

"Kâle: Kezebte". Yalan söyledin denilecek kendisine.
Başka bir rivayet var, o rivayette de deniliyor ki,Başka bir rivayet var, o rivayette de deniliyor ki, yalan söyledin deyince bütün melekler de yalanyalan söyledin deyince bütün melekler de yalan söyledin diye tekrar edecekler.söyledin diye tekrar edecekler. Allah Teâlâ Hazretleri yalan söyledin buyurunca.Allah Teâlâ Hazretleri yalan söyledin buyurunca. "Velâkinneke te’allemte’l-‘ilme li-yükâle: İnneke ‘âlimün

"Velâkinneke te’allemte’l-‘ilme li-yükâle: İnneke ‘âlimün
ve kara’te’l-Kur’âne li-yükâle: Hüve kâriün."ve kara’te’l-Kur’âne li-yükâle: Hüve kâriün." Sen yalan söyledin.Sen yalan söyledin. Sen ilmi âlim desinler diye öğrendin,Sen ilmi âlim desinler diye öğrendin, Kur'an-ı Kerîm'i de ne kadar güzel hafız,Kur'an-ı Kerîm'i de ne kadar güzel hafız, ne güzel okuyor desinler diye öğrendin. ne güzel okuyor desinler diye öğrendin. "Ve kad kîle." Bu da dünyada sana denildi.

"Ve kad kîle." Bu da dünyada sana denildi.
"Sümme ümira bihî fe-sühibe alâ vecihî hattâ ülkiye fi’n-nâri."

"Sümme ümira bihî fe-sühibe alâ vecihî hattâ ülkiye fi’n-nâri."
Sonra emrolunur, yüzü üzere sürüklenir ve cehenneme atılır.Sonra emrolunur, yüzü üzere sürüklenir ve cehenneme atılır. "Ve racülün vesse’allâhü aleyhi ve e’tâhü min esnâfi’l-mâli" .

"Ve racülün vesse’allâhü aleyhi ve e’tâhü min esnâfi’l-mâli" .
Üçüncü kişi bir adamdır.Üçüncü kişi bir adamdır. Allah Teâlâ Hazretleri ona rızkını geniş eylemiş. Malı bol vermiş.Allah Teâlâ Hazretleri ona rızkını geniş eylemiş. Malı bol vermiş. Çeşit çeşit mallar vermiş.Çeşit çeşit mallar vermiş. "Fe-ütiye bihî".O da getirilir."

"Fe-ütiye bihî".O da getirilir."
"Fe-arrafehû ni’amehû".

"Fe-arrafehû ni’amehû".
Allah Teâlâ Hazretleri ona nimetlerini sayar, tarif eder.Allah Teâlâ Hazretleri ona nimetlerini sayar, tarif eder. "Fe-arrafehâ". O da o nimetleri itiraf eder.

"Fe-arrafehâ". O da o nimetleri itiraf eder.
"Gâle: Femâ ‘amilte fîhâ." Peki ey kulum,

"Gâle: Femâ ‘amilte fîhâ." Peki ey kulum,
bu nimetlerime mukabil bana nasıl kulluk eyledin diye sorulur kendisine.bu nimetlerime mukabil bana nasıl kulluk eyledin diye sorulur kendisine. "Kâle: Mâ terektü min sebîlin

"Kâle: Mâ terektü min sebîlin
tühibbü en yünfeka fîhâ illâ enfektü fîhâ leke."tühibbü en yünfeka fîhâ illâ enfektü fîhâ leke." Yâ Rabbi! Hiçbir yol, hiçbir şekil, hiçbir tarz, hiçbir çare bırakmadım.Yâ Rabbi! Hiçbir yol, hiçbir şekil, hiçbir tarz, hiçbir çare bırakmadım. Senin sevdiğin her çeşit ile her yola efendim malımı infâk eyledim. Senin sevdiğin her çeşit ile her yola efendim malımı infâk eyledim. "Kâle: Kezebte." Ona da denilir ki, yalan söyledin.

"Kâle: Kezebte." Ona da denilir ki, yalan söyledin.
"Ve-lâkinneke fe’alte li-yükâle hüve cevâdün".

"Ve-lâkinneke fe’alte li-yükâle hüve cevâdün".
Ne cömert adam desinler diye şöhret için, alkışlanmak için,Ne cömert adam desinler diye şöhret için, alkışlanmak için, beğenilmek için yaptın bunu.beğenilmek için yaptın bunu. "Fe-kad kîle". Bu da sana denildi.

"Fe-kad kîle". Bu da sana denildi.
"Sümme ümira bihî fe-suühibe alâ vecihihî hattâ ülkiye fi’n-nâri."

"Sümme ümira bihî fe-suühibe alâ vecihihî hattâ ülkiye fi’n-nâri."
Bu da ötekiler gibi emrolunur, yüzü üstü sürüklenerek cehenneme atılır.

Bu da ötekiler gibi emrolunur, yüzü üstü sürüklenerek cehenneme atılır.
Bu hadîs-i şerîf Müslim, Neseî, Tirmizî, İbn Hibbân tarafından zikredilmiş.Bu hadîs-i şerîf Müslim, Neseî, Tirmizî, İbn Hibbân tarafından zikredilmiş. Hasen hadîs-i şerîf olarak yani sıhhatli bir hadîs-i şerîfolarak nakledilmiş.Hasen hadîs-i şerîf olarak yani sıhhatli bir hadîs-i şerîfolarak nakledilmiş. Bu hadîs-i şerîflerdeki misallerden hangi ders çıkıyor?Bu hadîs-i şerîflerdeki misallerden hangi ders çıkıyor? Şu ders çıkıyor ki, bir insan bir işi Allah rızası için yaparsa kurtulur.

Şu ders çıkıyor ki, bir insan bir işi Allah rızası için yaparsa kurtulur.
Dünyada bir başka işi hesaba katarak, onu o faydayı,Dünyada bir başka işi hesaba katarak, onu o faydayı, o menfaati düşünerek yaparsa kurtulmaz.o menfaati düşünerek yaparsa kurtulmaz. İşte bu haber şeye gelmiş. İşte bu haber şeye gelmiş. Bu Şefi el Esbâhi dinledikten sonra almış bu haberi, Şam'a gelmiş,Bu Şefi el Esbâhi dinledikten sonra almış bu haberi, Şam'a gelmiş, Şam'da Muaviye'nin huzuruna girmiş ve anlatmış.Şam'da Muaviye'nin huzuruna girmiş ve anlatmış. Muaviye radıyallahu anh ağlamış, ağlamış, ağlamış, ağlamış.Muaviye radıyallahu anh ağlamış, ağlamış, ağlamış, ağlamış. Hatta bir fenalık geçirmiş böyle.Hatta bir fenalık geçirmiş böyle. Onun üzerine adamları, yakınları, etrafındaki şeyler,Onun üzerine adamları, yakınları, etrafındaki şeyler, muhafızları vesaire, ya bu adam ne kötü adam geldi bir haber söyledi muhafızları vesaire, ya bu adam ne kötü adam geldi bir haber söyledi falan diye haber söyleyene biraz böyle sinirlenmişler de.falan diye haber söyleyene biraz böyle sinirlenmişler de. Fakat o kalkmış, demiş ki; eyFakat o kalkmış, demiş ki; ey bu adamların hali böyle olursa bizim halimiz nice olacak diye.bu adamların hali böyle olursa bizim halimiz nice olacak diye. O çok daha fazla böyle esef ifade etmiş.O çok daha fazla böyle esef ifade etmiş. Demiş ki bunun dediği bu hadîs-i şerîf doğrudur.Demiş ki bunun dediği bu hadîs-i şerîf doğrudur. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'de şu âyet-i kerîme var demiş.Çünkü Kur'an-ı Kerîm'de şu âyet-i kerîme var demiş. O âyet-i kerîmeyi şimdi okuyacağım. Yalnız bir hususa O âyet-i kerîmeyi şimdi okuyacağım. Yalnız bir hususa işaret etmek istiyorum onun bu hareketi üzerine.işaret etmek istiyorum onun bu hareketi üzerine. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki; benden size bir söz nakledilirse onu Kur'an-ı Kerîm ile ölçün.benden size bir söz nakledilirse onu Kur'an-ı Kerîm ile ölçün. Eğer Kur'an-ı Kerîm'e muvaffıksa kabul edersiniz. Eğer Kur'an-ı Kerîm'e muvaffıksa kabul edersiniz. Değilse onu söyleyen demek ki uydurmuştur diye,Değilse onu söyleyen demek ki uydurmuştur diye, oradan ölçü alırsınız diye bir hadîs-i şerîfinde buyurmuştur.oradan ölçü alırsınız diye bir hadîs-i şerîfinde buyurmuştur. Muaviye radıyallahu anh da Kur'an-ı Kerîm'den âyet-i kerîme ile düşünüyor.Muaviye radıyallahu anh da Kur'an-ı Kerîm'den âyet-i kerîme ile düşünüyor. Çünkü kendisi Resûlullah'tan bizzat duymadı, naklediliyor kendisine.Çünkü kendisi Resûlullah'tan bizzat duymadı, naklediliyor kendisine. Birkaç kişiden geldiği için o edebe riayeten hareket etmiş.Birkaç kişiden geldiği için o edebe riayeten hareket etmiş. O âyet-i kerîme ne?

O âyet-i kerîme ne?
Estaüzübillah. Bismillâhirrahmânirrahîm. Kısaca ifade edelim.

Estaüzübillah. Bismillâhirrahmânirrahîm. Kısaca ifade edelim.
Men kâne yürîdü’l-hayâte’d-dünyâ.

Men kâne yürîdü’l-hayâte’d-dünyâ.
Kim bu dünya hayatını istiyorsa,

Kim bu dünya hayatını istiyorsa,
yani maksadı dünyalık kazanmak,yani maksadı dünyalık kazanmak, dünyada hoş vakit geçirmek, yaşamak ise, ve ziyneteha,dünyada hoş vakit geçirmek, yaşamak ise, ve ziyneteha, onun süsüne, ziynetine, alâyişine kapılmışsa,onun süsüne, ziynetine, alâyişine kapılmışsa, Ve zînetehâ nüveffi ileyhim e’mâlehüm fîhâ ve hüm fîhâ lâ yübhasûn.
Ve zînetehâ nüveffi ileyhim e’mâlehüm fîhâ ve hüm fîhâ lâ yübhasûn.
Böyle bir niyetle olan kimseye Allah Teâlâ Hazretleri fırsat verir,

Böyle bir niyetle olan kimseye Allah Teâlâ Hazretleri fırsat verir,
imkan verir, amellerini o tarafa yöneltir ve istedikleri engellenmez,imkan verir, amellerini o tarafa yöneltir ve istedikleri engellenmez, o istediklerine ulaşır.o istediklerine ulaşır. Allah Teâlâ Hazretleri bu dünyayı imtihan dünyası yaratmış olduğu içinAllah Teâlâ Hazretleri bu dünyayı imtihan dünyası yaratmış olduğu için engellemez.engellemez. Madem böyle şey yapıyor, dünyada istedikleri verilir amaMadem böyle şey yapıyor, dünyada istedikleri verilir ama dünya hayatını istedi. Dünyanın süsünü, alayışını, ziynetini istedi.dünya hayatını istedi. Dünyanın süsünü, alayışını, ziynetini istedi. Ne olacak sonra?

Ne olacak sonra?
Ülâike’llezîne leyse lehüm fî’l-âhirati illâ’n-nâr.

Ülâike’llezîne leyse lehüm fî’l-âhirati illâ’n-nâr.
Bunlar o kimselerdir ki, ahirette

Bunlar o kimselerdir ki, ahirette
onlara cehennemden başka bir karşılık olmayacak. onlara cehennemden başka bir karşılık olmayacak. Ve habita mâ sane’û fîhâ.

Ve habita mâ sane’û fîhâ.
Ve dünyada işledikleri bütün işlerin hepsi boşa gidecek.

Ve dünyada işledikleri bütün işlerin hepsi boşa gidecek.
Ve bâtilün mâ kânû ya’melûn.

Ve bâtilün mâ kânû ya’melûn.
İşledikleri amellerin hepsi bâtıl olacak diye âyet-i kerîmeyi okumuş.

İşledikleri amellerin hepsi bâtıl olacak diye âyet-i kerîmeyi okumuş.
Şimdi buradaki anlatılanŞimdi buradaki anlatılan bu hadiselerde anlatılan hadise işte bizim sözünübu hadiselerde anlatılan hadise işte bizim sözünü etmek istediğimiz haldir.etmek istediğimiz haldir. Yani bir insan şehit düşüyor ama şehitliği kabul olmuyor. Yani bir insan şehit düşüyor ama şehitliği kabul olmuyor. Bir insan ilim öğreniyor, öğretiyor, Kur'an okuyor ama öğrendiği, Bir insan ilim öğreniyor, öğretiyor, Kur'an okuyor ama öğrendiği, öğrettiği, okuduğu kabul olmuyor.öğrettiği, okuduğu kabul olmuyor. Bir insan para sarf ediyor ama kabul edilmiyor.Bir insan para sarf ediyor ama kabul edilmiyor. Neden?

Neden?
Bak dış şekli var.

Bak dış şekli var.
Amellerin dış şekli itibariyle dışarıdan bakan bir insanAmellerin dış şekli itibariyle dışarıdan bakan bir insan fena görmeyecek yani. Bak işte ne güzelfena görmeyecek yani. Bak işte ne güzel mal veriyor sağa sola, para dağıtıyor falan diyecek.mal veriyor sağa sola, para dağıtıyor falan diyecek. Amelin içi bozuk. Elmanın dışı güzel, içi çürük.Amelin içi bozuk. Elmanın dışı güzel, içi çürük. Portakalın dış kabı pırıl pırıl parlıyor, içine küf girmiş,Portakalın dış kabı pırıl pırıl parlıyor, içine küf girmiş, yenecek halde değil, açar açmaz atacaksın çöp tenekesine, içi bozuk.yenecek halde değil, açar açmaz atacaksın çöp tenekesine, içi bozuk. Şimdi işte bu içinin güzel olması hadisesine bizim dinimizde ihlâs derler.Şimdi işte bu içinin güzel olması hadisesine bizim dinimizde ihlâs derler. İhlâs kelime manası olarak nedir?

İhlâs kelime manası olarak nedir?
Bir şeyi hâlis etmek demek. Hâlis altın diyoruz.

Bir şeyi hâlis etmek demek. Hâlis altın diyoruz.
Ne demek?

Ne demek?
İçinde katışık yok. Hâlis tereyağı.

İçinde katışık yok. Hâlis tereyağı.
Ne demek?

Ne demek?
İçinde başka uydurma madde yok. Hâlis süt.

İçinde başka uydurma madde yok. Hâlis süt.
Ne diyoruz?

Ne diyoruz?
İçine su katılmamış. Her şeyin hâlis yün.

İçine su katılmamış. Her şeyin hâlis yün.
İçine orlon katılmamış, başka madde katılmamış. Hâlis pamuk.İçine orlon katılmamış, başka madde katılmamış. Hâlis pamuk. İşte bir amelin içine başka bir şey katılmamışsa İşte bir amelin içine başka bir şey katılmamışsa o amele ihlâslı amel deniliyor.o amele ihlâslı amel deniliyor. O ameli yapan kimseye ihlâslı kimse deniliyor. O ameli yapan kimseye ihlâslı kimse deniliyor. Çünkü niyetine başka şey katıştırmadı.Çünkü niyetine başka şey katıştırmadı. Bak niyetine başka şey katıştırdığı zaman makbul olmuyor.Bak niyetine başka şey katıştırdığı zaman makbul olmuyor. Başka bir şey katıştırmayan kimseye muhlis derler. Başka bir şey katıştırmayan kimseye muhlis derler. İnsan ihlâslı olmaya çalışır ama ihlâsın incelikleri vardır.İnsan ihlâslı olmaya çalışır ama ihlâsın incelikleri vardır. Şimdi bir kere insan yaptığı ibadeti Allah'ı bilip Allah için yapacak.Şimdi bir kere insan yaptığı ibadeti Allah'ı bilip Allah için yapacak. Allah'a ibadet edecek. Allah'a kulluk edecek.Allah'a ibadet edecek. Allah'a kulluk edecek. Böyle yaparsa Allah için ihlâslı olmuş oluyor.Böyle yaparsa Allah için ihlâslı olmuş oluyor. Aksini yaparsa Allah'tan gayrı için yaparsa ona ne diyoruz?

Aksini yaparsa Allah'tan gayrı için yaparsa ona ne diyoruz?
Şirk diyoruz. Yani bir insan kurban kesmiş. Amma niçin kesmiş?

Şirk diyoruz. Yani bir insan kurban kesmiş. Amma niçin kesmiş?
Güneş'e kesmiş, ay'a kesmiş, filanca yıldız'a kesmiş, falanca puta kesmiş.

Güneş'e kesmiş, ay'a kesmiş, filanca yıldız'a kesmiş, falanca puta kesmiş.
Kesti ama Allah için kesmedi, başka bir varlık için kesti,Kesti ama Allah için kesmedi, başka bir varlık için kesti, şirk, müşriklik yaptı, makbul değil.şirk, müşriklik yaptı, makbul değil. İhlâsın en kalın çizgilerle ilk önde görünen şekli bu. İhlâsın en kalın çizgilerle ilk önde görünen şekli bu. İkincisi.

İkincisi.
İslâmi ibadeti yapıyor ama kalbi sevdiğinden, o ibadeti istediğinden değil.

İslâmi ibadeti yapıyor ama kalbi sevdiğinden, o ibadeti istediğinden değil.
Gösteriş için, başkasını kandırmak için ve dünya menfaati sağlamak için yapıyor.Gösteriş için, başkasını kandırmak için ve dünya menfaati sağlamak için yapıyor. Geliyor Kur'an-ı Kerîm okuyor, ondan sonra para toplayacak,Geliyor Kur'an-ı Kerîm okuyor, ondan sonra para toplayacak, alacak o parayla kumar oynayacak. alacak o parayla kumar oynayacak. Veyahut Hacı Bayram'ın karşısına geçiyor, yere bir mendil seriyor,Veyahut Hacı Bayram'ın karşısına geçiyor, yere bir mendil seriyor, başlıyor Kur'an okumaya, parayı topladıktan sonra da farz edelim,başlıyor Kur'an okumaya, parayı topladıktan sonra da farz edelim, kumara gidiyor. Bu, Kur'an okuyor ama Allah rızası için yapmadı.kumara gidiyor. Bu, Kur'an okuyor ama Allah rızası için yapmadı. Bunda da bir çeşit şirk var.Bunda da bir çeşit şirk var. Her ne kadar ben Allah'a inandım, Allah'tan gayriye tapmıyorum dese bile,Her ne kadar ben Allah'a inandım, Allah'tan gayriye tapmıyorum dese bile, ahiret amelini dünya menfaati toplamak için yaptığındanahiret amelini dünya menfaati toplamak için yaptığından bu da bir çeşit şirk.bu da bir çeşit şirk. Bu da tabi böyle bir insanın ameli de katiyen kabul olmaz Bu da tabi böyle bir insanın ameli de katiyen kabul olmaz ve böyle bir şeyde son derece çirkin bir hareket olduğu gayet âşikâr. ve böyle bir şeyde son derece çirkin bir hareket olduğu gayet âşikâr. Üçüncü bir cinsi vardır ki

Üçüncü bir cinsi vardır ki
yani biz bu ikisinden Allah hıfz eylemiş, Allah'tan gayriye tapmıyoruz.yani biz bu ikisinden Allah hıfz eylemiş, Allah'tan gayriye tapmıyoruz. Namaz kılarken, hayır ve hasenat yaparken de buNamaz kılarken, hayır ve hasenat yaparken de bu hacı bayramda para toplayan herifin yaptığı gibi de yapmıyoruz. hacı bayramda para toplayan herifin yaptığı gibi de yapmıyoruz. Elhamdülillah, Allah korusun kurtarsın.Elhamdülillah, Allah korusun kurtarsın. Ama bakın ne çeşitlerini sayıyor Gazzâlî.Ama bakın ne çeşitlerini sayıyor Gazzâlî. Gazzâlî'nin saydığı çeşitlerden birazını söyleyeyim.Gazzâlî'nin saydığı çeşitlerden birazını söyleyeyim. Mesela adam veya kadın oruç tutar, tutar amaMesela adam veya kadın oruç tutar, tutar ama hem sevap kazanayım diyor hem de çok şişmanım, biraz zayıflıyım diyor.hem sevap kazanayım diyor hem de çok şişmanım, biraz zayıflıyım diyor. Yapar mı?

Yapar mı?
Pek çok kimse yapıyor. Allah affetsin.

Pek çok kimse yapıyor. Allah affetsin.
Bak sayacağım daha. Sonra hac eder.

Bak sayacağım daha. Sonra hac eder.
Hac eder ama seyahat edeyim de biraz içim açılsın, sıkıldım diyeHac eder ama seyahat edeyim de biraz içim açılsın, sıkıldım diye seyahat ediyor.seyahat ediyor. Hem hacc edeyim hem de biraz içim açılsın, burada fazla sıkıldım.Hem hacc edeyim hem de biraz içim açılsın, burada fazla sıkıldım. Yani burada biraz kalırsamYani burada biraz kalırsam belki şu zarar gelecek, bu zarar gelecek.belki şu zarar gelecek, bu zarar gelecek. Gideyim de üç ay buradan kaybolayım.Gideyim de üç ay buradan kaybolayım. Veyahut burada şu sıralarda tehlikeli bir hava var.Veyahut burada şu sıralarda tehlikeli bir hava var. Düşman gelebilir, bana sıkıntı şey yapar. Gideyim şey yapayım.Düşman gelebilir, bana sıkıntı şey yapar. Gideyim şey yapayım. Kaçıyor yani kendisini emniyete almak için.Kaçıyor yani kendisini emniyete almak için. Veya çoluk çocuktan bıktım usandım.Veya çoluk çocuktan bıktım usandım. Geçim şeyinden canıma tak dedi. Biraz gideyim tek başıma.Geçim şeyinden canıma tak dedi. Biraz gideyim tek başıma. Kalsın çoluk çocuk burada. Usandım be.Kalsın çoluk çocuk burada. Usandım be. Nedir bu sabahtan akşama aylar, haftalar, yıllar onların için uğraştım.Nedir bu sabahtan akşama aylar, haftalar, yıllar onların için uğraştım. Biraz kendimi şöyle şey yapayım. Keyfi için gidiyor. Bunu yaparlar.Biraz kendimi şöyle şey yapayım. Keyfi için gidiyor. Bunu yaparlar. Pek çok kimse yapar. Biraz burada işler çok.Pek çok kimse yapar. Biraz burada işler çok. Bu dünyanın işleri bitmez.Bu dünyanın işleri bitmez. Gideyim orada efendim şu işlerden uzak şöyle zihnimi dinlendireyim.Gideyim orada efendim şu işlerden uzak şöyle zihnimi dinlendireyim. Başka misal. Namaz kılıyor geceliğin.Başka misal. Namaz kılıyor geceliğin. Maksadı efendim uyumamaktan maksadı efendimMaksadı efendim uyumamaktan maksadı efendim eşyasını beklemek veyahut çoluk çocuğunun bakalım ne yapıyorlar, eşyasını beklemek veyahut çoluk çocuğunun bakalım ne yapıyorlar, ne ediyorlar falan diye onları kollamak falan gibi bir maksatla.ne ediyorlar falan diye onları kollamak falan gibi bir maksatla. İlim öğreniyor.İlim öğreniyor. Efendim, eh böyle öğrenirsem iyi para kazanırım.Efendim, eh böyle öğrenirsem iyi para kazanırım. Halkın arasında kıymetli olurum.Halkın arasında kıymetli olurum. Efendim, elde ettiğim mala, paraya kimse göz dikmez.Efendim, elde ettiğim mala, paraya kimse göz dikmez. İlim adamına karşı böyle bir şey vardır. Kendimi korurum diyor.İlim adamına karşı böyle bir şey vardır. Kendimi korurum diyor. Dersle, vaazla meşgul oluyor.Dersle, vaazla meşgul oluyor. Neden?

Neden?
Yalnız başına, tek başına durmaktan sıkılıyor.

Yalnız başına, tek başına durmaktan sıkılıyor.
Konuştukça içi açılıyor da ondan.Konuştukça içi açılıyor da ondan. Bizim bir tanıdığımız şey vardı, efendim, yahu demişler, yaşlısın,Bizim bir tanıdığımız şey vardı, efendim, yahu demişler, yaşlısın, paran çok, imkanın yerli yerinde,paran çok, imkanın yerli yerinde, şu yaşlı halinde oturup şu yaşlı halinde oturup evinde dursana, Göztepe'den kalkar Ankara'ya, her hafta ders vermeye gelirdi profesör. evinde dursana, Göztepe'den kalkar Ankara'ya, her hafta ders vermeye gelirdi profesör. Efendim, böyle demiş.Efendim, böyle demiş. Birisi ona, o da demiş ki, ya demiş ben kiminle konuşacağım?Birisi ona, o da demiş ki, ya demiş ben kiminle konuşacağım? Şimdi bu demek ki konuşup ferahlamak için derse geliyor.

Şimdi bu demek ki konuşup ferahlamak için derse geliyor.
Yani o dersi Allah rızası için verme gibi bir durum bahis konusu değil.Yani o dersi Allah rızası için verme gibi bir durum bahis konusu değil. Ferahlamak için.Ferahlamak için. Onun için onun mesela öteki âlimlere vaat edilenOnun için onun mesela öteki âlimlere vaat edilen vaatlerden, mükâfatlardan bir nasip alması bahis konusu değil.vaatlerden, mükâfatlardan bir nasip alması bahis konusu değil. Keyif için yapıyor bu işi. Efendim başka bir şey.Keyif için yapıyor bu işi. Efendim başka bir şey. Mesela Kur'an-ı Kerîm yazıyor. Böyle yazarsam yazım güzel olur. Mesela Kur'an-ı Kerîm yazıyor. Böyle yazarsam yazım güzel olur. Kur'an-ı Kerîm'i hem baştan sona yazar, bitiririm. Hem yazım güzel olur.Kur'an-ı Kerîm'i hem baştan sona yazar, bitiririm. Hem yazım güzel olur. Oruç tutuyor.

Oruç tutuyor.
Şimdi hanım, çoluk çocuk bir yere gitti.Şimdi hanım, çoluk çocuk bir yere gitti. Ben üç gün oruç tutayım da gündüzleri kim uğraşacakBen üç gün oruç tutayım da gündüzleri kim uğraşacak yemek yapmakla, şunuyla, bunuyla?yemek yapmakla, şunuyla, bunuyla? Efendim, biraz işime bakayım, rahatıma bakayım falan diyor.

Efendim, biraz işime bakayım, rahatıma bakayım falan diyor.
Olabilen şeyleri sıralıyorum. Olabilen şeyleri sıralıyorum. Yani buna benzer şeyleri hep yapar insan.Yani buna benzer şeyleri hep yapar insan. Efendim, dilencinin birisi yakasına yapışmış, ille bir. Şey ver, ille bir şey ver.Efendim, dilencinin birisi yakasına yapışmış, ille bir. Şey ver, ille bir şey ver. Vermek istemiyor. Adamdan da hoşlanmadı ama

Vermek istemiyor. Adamdan da hoşlanmadı ama
yakamı bıraksın diye veriyor.yakamı bıraksın diye veriyor. Maksat yakasını ondan sıyırmak. Efendim hasta ziyaret ediyor, niye ziyaret ettin? Maksat yakasını ondan sıyırmak. Efendim hasta ziyaret ediyor, niye ziyaret ettin? Ee, bir zaman gelir biz de hasta olursak biz de ziyaret ederler diyor.

Ee, bir zaman gelir biz de hasta olursak biz de ziyaret ederler diyor.
Denmez mi? Duymadık mı buna benzer şeyleri?Denmez mi? Duymadık mı buna benzer şeyleri? Belki kendimiz de demişizdir, Allah affetsin.

Belki kendimiz de demişizdir, Allah affetsin.
Efendim böyle herhangi bir hayrı,Efendim böyle herhangi bir hayrı, efendim bereketi ileride efendim namı yürüsün,efendim bereketi ileride efendim namı yürüsün, efendim anılsın, kendisi de şöyle olsun, böyle olsun diye yapıyor.efendim anılsın, kendisi de şöyle olsun, böyle olsun diye yapıyor. İşte bunların hepsi, hepsi de ihlâsa aykırı olan şeyler. İşte bunların hepsi, hepsi de ihlâsa aykırı olan şeyler. Onun için ihlâs haddi zatında pek öyle kolay bir şey değildir.

Onun için ihlâs haddi zatında pek öyle kolay bir şey değildir.
Haddi zatında pek kolay bir şey değildir.Haddi zatında pek kolay bir şey değildir. Allah Teâlâ hazretleri lütfedip de insana bir gönül yumuşaklığı,Allah Teâlâ hazretleri lütfedip de insana bir gönül yumuşaklığı, bir gayret kuvvet vermişse o zaman olur.bir gayret kuvvet vermişse o zaman olur. Onun için amelini böyle ihlâslı yapmak isteyen

Onun için amelini böyle ihlâslı yapmak isteyen
kimseye muhlis derler de kimseye muhlis derler de Allah'ın ihlâslı olmaya muvaffak kıldığı kimseye de muhlas derler.Allah'ın ihlâslı olmaya muvaffak kıldığı kimseye de muhlas derler. Peygamberler hakkında kullanılan bir sıfat.

Peygamberler hakkında kullanılan bir sıfat.
Allah nasip etmiş de ihlâslı olabiliyor falan diye.Allah nasip etmiş de ihlâslı olabiliyor falan diye. İnsan işte bu gibi misallerden yaptığı işi,İnsan işte bu gibi misallerden yaptığı işi, yaptığı ameli neden yaptığını, niçin yaptığını biraz kendisinin kollamalı.yaptığı ameli neden yaptığını, niçin yaptığını biraz kendisinin kollamalı. Çünkü nefsin gizli de, şuurunun altında bazı oyunları vardır.Çünkü nefsin gizli de, şuurunun altında bazı oyunları vardır. İnsan ibadet yapıyorum sanır, İnsan ibadet yapıyorum sanır, aslında ihlâsa aykırı iş yapmaktadır.aslında ihlâsa aykırı iş yapmaktadır. Onun zararına uğrar veyahut yaptığı amelden hiçbir kâr elde edemez.Onun zararına uğrar veyahut yaptığı amelden hiçbir kâr elde edemez. Onun için hepimiz bir işi yaparken yaptığımız işteki maksadımıza,Onun için hepimiz bir işi yaparken yaptığımız işteki maksadımıza, ne düşünerek yaptığımıza, niyetimize, gayemize,ne düşünerek yaptığımıza, niyetimize, gayemize, hedefimize fevkalade dikkat etmemiz lazım. hedefimize fevkalade dikkat etmemiz lazım. Birkaç hadîs-i şerîf daha okuyalım.Birkaç hadîs-i şerîf daha okuyalım. Ondan sonra da ihlâs hakkındakiOndan sonra da ihlâs hakkındaki büyüklerden bazılarının sözlerinden kaydettiklerimi yazayım.büyüklerden bazılarının sözlerinden kaydettiklerimi yazayım. Enes ibn Mâlik radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre

Enes ibn Mâlik radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz sahih bir hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki;sahih bir hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki; "Men feraka’d-dünyâ ale’l-ihlâsi lillâhi

"Men feraka’d-dünyâ ale’l-ihlâsi lillâhi
vehdehû lâ şerîke lehû ve ikâmi’s-salâti ve îtâi’z-zekâtivehdehû lâ şerîke lehû ve ikâmi’s-salâti ve îtâi’z-zekâti fârakahâ vellâhü anhü râdin."fârakahâ vellâhü anhü râdin." Sadaka rasûlü’llâh.

Sadaka rasûlü’llâh.
Kim ki dünyada Allah'a ihlâslı olarak ayırılırsa,Kim ki dünyada Allah'a ihlâslı olarak ayırılırsa, Vahdehu la şerikelh diyor.Vahdehu la şerikelh diyor. Allah vardır, birdir, O'nun şeriki naziri yok.Allah vardır, birdir, O'nun şeriki naziri yok. Yani şirk koşmuyor, başkasına yapmıyor, başkası için yapmıyor ibadeti.Yani şirk koşmuyor, başkasına yapmıyor, başkası için yapmıyor ibadeti. Allah için yapıyor. Muâz b. Cebel radıyallahu anh'ten bir hadîs-i şerîf.

Allah için yapıyor. Muâz b. Cebel radıyallahu anh'ten bir hadîs-i şerîf.
Muâz b. Cebel'i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz severdi.Muâz b. Cebel'i Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz severdi. Ben seni seviyorum gel sana nasihat edeyim diye böyle bazenBen seni seviyorum gel sana nasihat edeyim diye böyle bazen ona böyle sevdiğini de ifade etmiştir.ona böyle sevdiğini de ifade etmiştir. Bu zatı muhteremi Allah şefaatine nâil eylesin cümlemizi.Bu zatı muhteremi Allah şefaatine nâil eylesin cümlemizi. Yemen'e vazifeli gönderdi Peygamber Efendimiz.Yemen'e vazifeli gönderdi Peygamber Efendimiz. Ashâb-ı Kirâm içinden böyle bazı kimseleri muhtelif beldelere gönderildi.Ashâb-ı Kirâm içinden böyle bazı kimseleri muhtelif beldelere gönderildi. Onlar da yıldızlar gibi gittikleri yerde efendim insanların hidayeteOnlar da yıldızlar gibi gittikleri yerde efendim insanların hidayete gelmesine, hak yolu bulmasına, Allah'ın rızasına uygun yaşamasınagelmesine, hak yolu bulmasına, Allah'ın rızasına uygun yaşamasına delil olurlardı.delil olurlardı. Muâz b. Cebel Yemen'e gidecek.Muâz b. Cebel Yemen'e gidecek. Giderken onunla epeyce konuşmaları meşhurdur Peygamber Efendimiz'in.Giderken onunla epeyce konuşmaları meşhurdur Peygamber Efendimiz'in. Demiş ki Muâz b. Cebel Ya ResûlallahDemiş ki Muâz b. Cebel Ya Resûlallah Ey Allah'ın Resûlü bana vasiyet et, tavsiyede bulun.Ey Allah'ın Resûlü bana vasiyet et, tavsiyede bulun. Gidiyorum ya ne tavsiye edersin?

Gidiyorum ya ne tavsiye edersin?
Bir vasiyet eyle bana, tavsiye eyle.

Bir vasiyet eyle bana, tavsiye eyle.
Kâle: O zaman demiş ki Peygamber aleyhissalatu vesselam Efendimiz:

Kâle: O zaman demiş ki Peygamber aleyhissalatu vesselam Efendimiz:
"Ehlis dîneke." Dinini ihlâsla yap.

"Ehlis dîneke." Dinini ihlâsla yap.
Dininin amellerini, işlerini, ibadetlerini ihlâs ile yap.Dininin amellerini, işlerini, ibadetlerini ihlâs ile yap. "Yekfikü’l-amelü’l-kalîlü."

"Yekfikü’l-amelü’l-kalîlü."
Böyle yaparsan az bir amel bile sana yeter.Böyle yaparsan az bir amel bile sana yeter. Yani çok yapıp da ihlâssız yaparsan faydasını görmezsin ama,Yani çok yapıp da ihlâssız yaparsan faydasını görmezsin ama, dikkatli dikkatli, şuurlu olarak ihlâsla yaparsan,dikkatli dikkatli, şuurlu olarak ihlâsla yaparsan, o zaman o da insanın derece kazanmasına, sevap kazanmasına kâfi gelir.o zaman o da insanın derece kazanmasına, sevap kazanmasına kâfi gelir. Peygamber Efendimiz'e

Peygamber Efendimiz'e
Ebû Ümâme el-Bâhili radıyallahu anh naklettiğine göre bir şahıs geldi.Ebû Ümâme el-Bâhili radıyallahu anh naklettiğine göre bir şahıs geldi. Dedi ki:

Dedi ki:
"Fe-kâle: Eraeyte racülen ğazâ yeltemisü’l-erca ve’z-zikra mâ lehû."

"Fe-kâle: Eraeyte racülen ğazâ yeltemisü’l-erca ve’z-zikra mâ lehû."
Yâ Resûlallah demiş, bir insan ki gaza ediyor, cihad ediyor,Yâ Resûlallah demiş, bir insan ki gaza ediyor, cihad ediyor, hem Allah'tan ecir bekliyor, hem de şöhretlenmeyi düşünüyor.hem Allah'tan ecir bekliyor, hem de şöhretlenmeyi düşünüyor. Ne kahraman desinler diye düşünüyor. Ma lehu.Ne kahraman desinler diye düşünüyor. Ma lehu. Bunun eciri ne olur?

Bunun eciri ne olur?
Ne ecir verilir buna?

Ne ecir verilir buna?
"Fe-kâle Rasûlüllâhi sallellâhü aleyhi ve selleme.

"Fe-kâle Rasûlüllâhi sallellâhü aleyhi ve selleme.
Lâ şey’e lehû." Ona hiçbir ecir yoktur.Lâ şey’e lehû." Ona hiçbir ecir yoktur. "Fe-eâdehâ selâse merrâtin."

"Fe-eâdehâ selâse merrâtin."
Üç defa sormuş. Demek ki bir defadan acaba yanlış mı duydum filan dedi.Üç defa sormuş. Demek ki bir defadan acaba yanlış mı duydum filan dedi. İkna olmadı veyahut acaba anlatamadım mı diye düşündü. Üç defa sormuş.İkna olmadı veyahut acaba anlatamadım mı diye düşündü. Üç defa sormuş. "Ve yekûlu Resûlüllâhi sallellâhü aleyhi ve sellem:

"Ve yekûlu Resûlüllâhi sallellâhü aleyhi ve sellem:
Lâ şey'e lehû."Lâ şey'e lehû." Ona hiçbir ecir, sevap yoktur diye. O da cevap vermiş. Sümme kâle.Ona hiçbir ecir, sevap yoktur diye. O da cevap vermiş. Sümme kâle. Sonra da buyurmuş ki:

Sonra da buyurmuş ki:
"İnna’llâhe azze ve celle.”

"İnna’llâhe azze ve celle.”
Allah, Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ:

Allah, Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ:
“Lâ yükbelü mine’l-‘ameli." Ameli kabul etmez

“Lâ yükbelü mine’l-‘ameli." Ameli kabul etmez
“İllâ mâ kâne lehû hâlisan.”

“İllâ mâ kâne lehû hâlisan.”
Ancak sadece kendisinin için ihlâs ile yapılan ameli kabul eder.

Ancak sadece kendisinin için ihlâs ile yapılan ameli kabul eder.
Başka ameli kabul etmez.Başka ameli kabul etmez. "Vebtüğiye bihî vechühû."

"Vebtüğiye bihî vechühû."
Sadece kendi rızası düşünülerek yapılan ameli kabul eder. Sadece kendi rızası düşünülerek yapılan ameli kabul eder. Başka bir şey katıştı mı içine katışık oldu. Sütte katıştırıldığı gibi,Başka bir şey katıştı mı içine katışık oldu. Sütte katıştırıldığı gibi, tereyağına katıldığı gibi, altına katıldığı gibi katılıp,tereyağına katıldığı gibi, altına katıldığı gibi katılıp, katışık şeyi sevmez Allah Teâlâ Hazretleri.katışık şeyi sevmez Allah Teâlâ Hazretleri. Bir başka hadîs-i şerîfinde de eskiden okumuştuk ki.

Bir başka hadîs-i şerîfinde de eskiden okumuştuk ki.
Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki ben ortakların en hayırlısıyım.

Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki ben ortakların en hayırlısıyım.
Kinayeli bir söz bu. Hadîs-i şerîfte kinayeli bir söz.Kinayeli bir söz bu. Hadîs-i şerîfte kinayeli bir söz. Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki ben ortakların en hayırlısıyım.Allah Teâlâ Hazretleri buyuruyor ki ben ortakların en hayırlısıyım. Bir kimse bana bir amel yaptığı zaman, bir iş işlediği zaman,Bir kimse bana bir amel yaptığı zaman, bir iş işlediği zaman, birisini şerik koşarsa, ortak katarsa beni,birisini şerik koşarsa, ortak katarsa beni, yani bunu hem Allah için yapıyorum, hem filanca içinyani bunu hem Allah için yapıyorum, hem filanca için diye şerikle olursa ben derim ki al bunu şerikime ver.diye şerikle olursa ben derim ki al bunu şerikime ver. Yani ne demek?

Yani ne demek?
Ben o ameli kabul etmem demek.

Ben o ameli kabul etmem demek.
Bir hadîs-i şerîf daha. Ebû Zer El-Gifârî

Bir hadîs-i şerîf daha. Ebû Zer El-Gifârî
radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göreradıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle buyurmuşlar.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle buyurmuşlar. "Kad eflaha men ehlesa kalbehû li’l-îmani.

"Kad eflaha men ehlesa kalbehû li’l-îmani.
" Kalbini, gönlünü iman için ihlâslı kılan,

" Kalbini, gönlünü iman için ihlâslı kılan,
imanını ihlâslı eden kimse felah buldu.imanını ihlâslı eden kimse felah buldu. Kalbine ihlâsı yerleştirmiş, imanı ihlâs ile takviye etmiş,Kalbine ihlâsı yerleştirmiş, imanı ihlâs ile takviye etmiş, her işini hâlisane, muhlisane yapan kimse felah buldu.her işini hâlisane, muhlisane yapan kimse felah buldu. Felah bulmak ne demek?

Felah bulmak ne demek?
Yani dünya ve ahiretin sıkıntılarından emniyette olup,

Yani dünya ve ahiretin sıkıntılarından emniyette olup,
Allah'ın vadettiği yüksek derecelere nâil oldu.Allah'ın vadettiği yüksek derecelere nâil oldu. Şimdi bu ihlâs hakkındaŞimdi bu ihlâs hakkında büyüklerimizin sözlerinden bazılarını büyüklerimizin sözlerinden bazılarını ve bazı ince noktaları da hatırlatalım.ve bazı ince noktaları da hatırlatalım. Tarihte Gazzâlî'nin İhyası'nda geçiyor ki,Tarihte Gazzâlî'nin İhyası'nda geçiyor ki, "el-ihlâsu bi-tecrîdi kasdi’t-tekarrubi ila’llâhi Teâlâ ‘an cemî’i’ş-şevâibi."

"el-ihlâsu bi-tecrîdi kasdi’t-tekarrubi ila’llâhi Teâlâ ‘an cemî’i’ş-şevâibi."
İhlâs, Allah Teâlâ Hazretlerine yakınlaşmak kastını

İhlâs, Allah Teâlâ Hazretlerine yakınlaşmak kastını
başka şaibelerden pak eylemektir.başka şaibelerden pak eylemektir. Hani insan bir ibadet yapıyor, hem onu düşünüyorHani insan bir ibadet yapıyor, hem onu düşünüyor hem bunu düşünüyor diye demin saydık ya, mesela hac ediyor,hem bunu düşünüyor diye demin saydık ya, mesela hac ediyor, bir oraları görmüş olayım canım, hacca gideyim,bir oraları görmüş olayım canım, hacca gideyim, bir şöyle Irak'tan geçeyim, oradaki o ziyaret yerlerini bir göreyim, bir şöyle Irak'tan geçeyim, oradaki o ziyaret yerlerini bir göreyim, altından kubbeler varmış, efendim koca koca camiler varmış,altından kubbeler varmış, efendim koca koca camiler varmış, süslü türbeler varmış, hiç de görmedim Bağdat'ı.süslü türbeler varmış, hiç de görmedim Bağdat'ı. Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz derler, bir gideyim.Ana gibi yar olmaz, Bağdat gibi diyar olmaz derler, bir gideyim. Bak, Allah için yapacağı işe bir şaibe karıştırdı.Bak, Allah için yapacağı işe bir şaibe karıştırdı. Çünkü turistik seyahat mi bu, ibadet mi? Çünkü turistik seyahat mi bu, ibadet mi? Birazcık turistik seyahat oldu, onun için karıştı. İhlâs neymiş?

Birazcık turistik seyahat oldu, onun için karıştı. İhlâs neymiş?
Allah'a yakınlığa, başka bir şaibe katıştırmamakmış.

Allah'a yakınlığa, başka bir şaibe katıştırmamakmış.
Riyanın iki şeklini Fudayl B. İyâz radıyallahu anh şöyle anlatıyor.

Riyanın iki şeklini Fudayl B. İyâz radıyallahu anh şöyle anlatıyor.
"Terakü’l-‘ameli min ecli’n-nâsi riyâün."

"Terakü’l-‘ameli min ecli’n-nâsi riyâün."
Şimdi biz riyayı hep insanlara bakmadan Allah rızası içinŞimdi biz riyayı hep insanlara bakmadan Allah rızası için yapmak diye düşünüyorduk, bu tarafını düşünmüyorduk.yapmak diye düşünüyorduk, bu tarafını düşünmüyorduk. Diyor ki, Fudayl b. İyâz rahmetullahi aleyh, büyük, arif,Diyor ki, Fudayl b. İyâz rahmetullahi aleyh, büyük, arif, kâmil zatlardan bir zatı muhterem.kâmil zatlardan bir zatı muhterem. Ameli, insanlar görecek diye yapmaktan vazgeçmek,Ameli, insanlar görecek diye yapmaktan vazgeçmek, o da riyadır, o da ihlâssızlıktır.o da riyadır, o da ihlâssızlıktır. Namaz kılıyordu, namaz kılardı.Namaz kılıyordu, namaz kılardı. Şimdi insanlar görecek, ihlâsa aykırı olur, riyakârlık olur.Şimdi insanlar görecek, ihlâsa aykırı olur, riyakârlık olur. Kılmayayım demek, gene riya olur.Kılmayayım demek, gene riya olur. "Ve’l-‘amelü min ecli’n-nâsi şirkün."

"Ve’l-‘amelü min ecli’n-nâsi şirkün."
İnsanlar için amel işlemek, o da şirktir.İnsanlar için amel işlemek, o da şirktir. Yani insanlar görsün diye amel işlemek şirktir. Şimdi birincisinin,Yani insanlar görsün diye amel işlemek şirktir. Şimdi birincisinin, "Ve’l-ihlâsu en yü’âfîke’llâhü minhümâ".

"Ve’l-ihlâsu en yü’âfîke’llâhü minhümâ".
Allah'ın bu her ikisinden de seni halis kılması,Allah'ın bu her ikisinden de seni halis kılması, kurtarmasıdır ihlâs diye söylemiş de.kurtarmasıdır ihlâs diye söylemiş de. Birincisi neden şey oluyor?

Birincisi neden şey oluyor?
Yani insanlar görecek diye,

Yani insanlar görecek diye,
riya olmasın diye yaptığı güzel ameli bırakmak da o da riyadır dedi.riya olmasın diye yaptığı güzel ameli bırakmak da o da riyadır dedi. Bu zat ince bir mesele söyledi.Bu zat ince bir mesele söyledi. Neden bunu diyor?

Neden bunu diyor?
Çünkü şu sebepten söylüyor ki,

Çünkü şu sebepten söylüyor ki,
senin gözünde insanların kadri kıymeti var hâlâ.senin gözünde insanların kadri kıymeti var hâlâ. Hâlâ hesaba insanları kata kata yapıyorsun.Hâlâ hesaba insanları kata kata yapıyorsun. İşlere insanları düşüne düşüne girişiyorsun.İşlere insanları düşüne düşüne girişiyorsun. Halbuki halis müslüman nasıl olacaktı?

Halbuki halis müslüman nasıl olacaktı?
"Velâ yehâfûne levmete lâimin."

"Velâ yehâfûne levmete lâimin."
Kınayanın kınamasından korkmayacaktı.Kınayanın kınamasından korkmayacaktı. İsterse sevsinler, isterse dövsünler, isterse beğensinler, isterse kızsınlar,İsterse sevsinler, isterse dövsünler, isterse beğensinler, isterse kızsınlar, yapacağı şeyi Allah emretmişse, hadîs-i şerîf de öyle geçmişse,yapacağı şeyi Allah emretmişse, hadîs-i şerîf de öyle geçmişse, Kur'an-ı Kerîm de öyle geçmişse, hiç aldırmadan yapacak, dosdoğru yürüyecek.Kur'an-ı Kerîm de öyle geçmişse, hiç aldırmadan yapacak, dosdoğru yürüyecek. Yoksa insanlar görmesin, riya olur falan diye bu seferYoksa insanlar görmesin, riya olur falan diye bu sefer düşününce, insanları gene bir başka bakımdan, menfi bakımdan hesaba katmış oluyor.düşününce, insanları gene bir başka bakımdan, menfi bakımdan hesaba katmış oluyor. O halde, o halde insanın böyle bir hataya da düşmemesi lazım.O halde, o halde insanın böyle bir hataya da düşmemesi lazım. Hatta buna tabi şeyler düşer.Hatta buna tabi şeyler düşer. Yani buna biraz dinde ilerlemiş, az çok riya, ihlâs nedir diyeYani buna biraz dinde ilerlemiş, az çok riya, ihlâs nedir diye bu meseleyi öğrenmiş olan kimseler, aman riya olmasın şimdi,bu meseleyi öğrenmiş olan kimseler, aman riya olmasın şimdi, şimdi kılmayayım falan diye böyle şey yapanlar düşer.şimdi kılmayayım falan diye böyle şey yapanlar düşer. Gazzâlî diyor ki:

Gazzâlî diyor ki:
"Felâ yenbeğî en yütrake’l-‘amele ‘inde havfi’l-‘âfeti ve’r-riyâi

"Felâ yenbeğî en yütrake’l-‘amele ‘inde havfi’l-‘âfeti ve’r-riyâi
fe inne zâlike müntehâ büğyetü’ş-şeytâni minhü."fe inne zâlike müntehâ büğyetü’ş-şeytâni minhü." Sakın böyle düşünerek salih amelleri aman riyâ olmasın, afet gelmesin,

Sakın böyle düşünerek salih amelleri aman riyâ olmasın, afet gelmesin,
kazaya uğramasın benim yaptığım bu hayırlı iş diye terk etmek de diyorkazaya uğramasın benim yaptığım bu hayırlı iş diye terk etmek de diyor doğru değildir çünkü şeytanın arzusu budur zaten.doğru değildir çünkü şeytanın arzusu budur zaten. Şeytanın işi neydi?

Şeytanın işi neydi?
Şeytanın işi insanı kötülüğe sevk etmek veyahut

Şeytanın işi insanı kötülüğe sevk etmek veyahut
iyi işleri yaptırmamak diye yaptırtmadı işte gene.iyi işleri yaptırmamak diye yaptırtmadı işte gene. Yine bir vesvese verdi, bu sefer başka yoldan damarına girip,Yine bir vesvese verdi, bu sefer başka yoldan damarına girip, kandırıp yine iyi işi yaptırmadı.kandırıp yine iyi işi yaptırmadı. O halde insan yapacağı şeyi düşünecek,O halde insan yapacağı şeyi düşünecek, yapması gerektiğini anladıktan sonra insanlar beğense de beğenmese de .yapması gerektiğini anladıktan sonra insanlar beğense de beğenmese de . dosdoğru yapacak, aldırmayacak.dosdoğru yapacak, aldırmayacak. İnsanların methi veya zemmi onun nazarında müsavi olacak. İnsanların methi veya zemmi onun nazarında müsavi olacak. Bu ince bir noktadır yani dindarlıkta.Bu ince bir noktadır yani dindarlıkta. Bir başkası demiş ki, çok önemli bir cümle.Bir başkası demiş ki, çok önemli bir cümle. Hatta mümkün olsa da Arapça bilen kardeşlerimiz ezberleseHatta mümkün olsa da Arapça bilen kardeşlerimiz ezberlese "Kale’s-Sûsiyyu"

"Kale’s-Sûsiyyu"
Bu Sus şehri.

Bu Sus şehri.
Şimdi şu İranlılarla Iraklıların çarpıştığı yerler de bir yerdedir. Sus şehri.Şimdi şu İranlılarla Iraklıların çarpıştığı yerler de bir yerdedir. Sus şehri. Orada Danyal aleyhisselam'ın kabri de var.Orada Danyal aleyhisselam'ın kabri de var. Oradan yetişmiş bir ârif bu zatı muhterem.Oradan yetişmiş bir ârif bu zatı muhterem. Diyor ki:

Diyor ki:
"Mürâdüllâhi min ‘ameli’l-halâiki’l-ihlâsu fe-kad."

"Mürâdüllâhi min ‘ameli’l-halâiki’l-ihlâsu fe-kad."
Allah Teâlâ Hazretlerinin

Allah Teâlâ Hazretlerinin
kulların amelinden muradı sadece ihlâstır. Çünkü sen ziyafet verdin.kulların amelinden muradı sadece ihlâstır. Çünkü sen ziyafet verdin. Ne olacak yani?

Ne olacak yani?
O yiyecek Allah'a mı gidiyor?

O yiyecek Allah'a mı gidiyor?
Sen para verdin, sadaka verdin. O para sadaka Allah'a mı yarıyor?

Sen para verdin, sadaka verdin. O para sadaka Allah'a mı yarıyor?
Sen namaz kıldın, daha başka bir şey yaptın. Senin o eğilip kalkmandan,

Sen namaz kıldın, daha başka bir şey yaptın. Senin o eğilip kalkmandan,
senin yorulmandan Allah'a ne?senin yorulmandan Allah'a ne? Yani ne şeyi var?

Yani ne şeyi var?
Yapılan işlerden bir tek şey var.

Yapılan işlerden bir tek şey var.
Muradı, Allah Teâlâ Hazretleri'nin. İhlâstır.

Muradı, Allah Teâlâ Hazretleri'nin. İhlâstır.
Yani bizim namazlarımız, haclarımız, sadakalarımız, zekâtlarımız,Yani bizim namazlarımız, haclarımız, sadakalarımız, zekâtlarımız, daha başka çalışmalarımızın hepsi,daha başka çalışmalarımızın hepsi, dış şekilleri Allah Teâlâ Hazretleri'ne şey yapmaz.dış şekilleri Allah Teâlâ Hazretleri'ne şey yapmaz. Hadâs, âyet-i kerîmede şöyle geçiyor, kurbanda hani kurban kesiyoruz ya.Hadâs, âyet-i kerîmede şöyle geçiyor, kurbanda hani kurban kesiyoruz ya. Len yenâla’llâhe lühûmühâ ve lâ dimâühâ.

Len yenâla’llâhe lühûmühâ ve lâ dimâühâ.
Bu kestiğiniz kurbanların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacak.Bu kestiğiniz kurbanların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacak. Ve lâkin yenâlühü’t-takvâ minküm.

Ve lâkin yenâlühü’t-takvâ minküm.
Sizin takvânız ulaşacak Allah Teâlâ Hazretleri’ne.

Sizin takvânız ulaşacak Allah Teâlâ Hazretleri’ne.
Siz onu keserken takva ehliydiniz ya,

Siz onu keserken takva ehliydiniz ya,
o takvadan dolayı bir ecir alacaksınız.o takvadan dolayı bir ecir alacaksınız. Bizim de amellerimizde Allah'ın muradı sadece ihlâstır. Bizim de amellerimizde Allah'ın muradı sadece ihlâstır. Gidecek olan Allah Teâlâ Hazretlerinin huzuruna gidecek olan,Gidecek olan Allah Teâlâ Hazretlerinin huzuruna gidecek olan, kabul edilecek olan ihlâstır.kabul edilecek olan ihlâstır. En önemli nokta bu nokta olmuş oluyor.En önemli nokta bu nokta olmuş oluyor. "Yükâlü’l-‘ilmü bezirun ve’l’amelü zer’un ve mâühü’l-ihlâsü".

"Yükâlü’l-‘ilmü bezirun ve’l’amelü zer’un ve mâühü’l-ihlâsü".
Bilmek, iyi amelleri bilmek, tohumdur.Bilmek, iyi amelleri bilmek, tohumdur. Yapmak, o tohumu ekip de ziraatini, yani bitkisini ortaya çıkarmaktır.Yapmak, o tohumu ekip de ziraatini, yani bitkisini ortaya çıkarmaktır. "Ve mâühü’l-ihlâsu". Onun da suyu ihlâstır.

"Ve mâühü’l-ihlâsu". Onun da suyu ihlâstır.
Yani insan nasıl tohumu ekiyorsa. Ondan sonra bir yeşillik çıkıyor.Yani insan nasıl tohumu ekiyorsa. Ondan sonra bir yeşillik çıkıyor. Sen onu sulamazsan, o ota bakmazsan, kuruyup, sararıp kalırsa, Sen onu sulamazsan, o ota bakmazsan, kuruyup, sararıp kalırsa, bir işe yaramazsa, o halde sulamak gerekiyorsa,bir işe yaramazsa, o halde sulamak gerekiyorsa, amel de bir işe yaramaz, sararır, kurur. Onun suyu ihlâstır.amel de bir işe yaramaz, sararır, kurur. Onun suyu ihlâstır. Muhammed ibn Said el Mervezî.

Muhammed ibn Said el Mervezî.
Bu zatın sözünü de söyleyip sözümüzü keselim.Bu zatın sözünü de söyleyip sözümüzü keselim. Rahmetullahi aleyh demiş ki:Rahmetullahi aleyh demiş ki: "el-emru küllühû yerci’u ilâ esleyni".

"el-emru küllühû yerci’u ilâ esleyni".
Şu insanların işlerinin hepsi iki temele dayanır. İki temele gider dayanır.Şu insanların işlerinin hepsi iki temele dayanır. İki temele gider dayanır. Bir.

Bir.
"Fi’lün minhü bike"

"Fi’lün minhü bike"
İki.

İki.
" Ve-fi’lün minke lehû"

" Ve-fi’lün minke lehû"
İnsanın bu dünya hayatında karşılaştığı şeyler iki tanedir,

İnsanın bu dünya hayatında karşılaştığı şeyler iki tanedir,
iki temele dayanır. Birisi,iki temele dayanır. Birisi, Allah'ın sana nasip ettiği iş.Allah'ın sana nasip ettiği iş. Allah'ın sana takdiri, Allah'ın sana gönderdiği şey.Allah'ın sana takdiri, Allah'ın sana gönderdiği şey. İkincisi, senin onun için yaptığın amel.İkincisi, senin onun için yaptığın amel. İki şey var şu bizim hayatta, başka fazla bir akıl karıştırmaya lüzum yok.İki şey var şu bizim hayatta, başka fazla bir akıl karıştırmaya lüzum yok. Başımıza gelenler, bir Allah'ın bize takdiri, iki bizim Allah'a yaptığımız ibadetler.Başımıza gelenler, bir Allah'ın bize takdiri, iki bizim Allah'a yaptığımız ibadetler. Şu bizim hayatımızda şu iki şeyden başkası yok.Şu bizim hayatımızda şu iki şeyden başkası yok. Bu zat-ı muhterem diyor ki,Bu zat-ı muhterem diyor ki, "Fe-terdâ mâ fe’ale"

"Fe-terdâ mâ fe’ale"
Allah'ın sana yaptığına razı olursun ve

Allah'ın sana yaptığına razı olursun ve
"Ve tehlisu fîmâ te’melü".

"Ve tehlisu fîmâ te’melü".
Senin ona yaptığın ibadeti de ihlâsla yaparsın. Kulluk gayet kolay.Senin ona yaptığın ibadeti de ihlâsla yaparsın. Kulluk gayet kolay. Hiç öyle uzun boylu terlemeye şakaklarını, insanın ter basmasınaHiç öyle uzun boylu terlemeye şakaklarını, insanın ter basmasına lüzum yok. Gayet kolay. lüzum yok. Gayet kolay. Allah'ın sana takdirine rıza göstereceksin.Allah'ın sana takdirine rıza göstereceksin. O sana ne eylemişse, ne takdir etmişse, ne getirmişse başınaO sana ne eylemişse, ne takdir etmişse, ne getirmişse başına isyan etmeyeceksin, karşı gelmeyeceksin.isyan etmeyeceksin, karşı gelmeyeceksin. Hoşnutluk ve rıza göstereceksin.Hoşnutluk ve rıza göstereceksin. İkincisi senin ona yaptığında halis muhlis bir niyet ile yapacaksın.İkincisi senin ona yaptığında halis muhlis bir niyet ile yapacaksın. "Fe-izen ente se’idte bi-hâzeyni ve füzte fi’d-dârayni."

"Fe-izen ente se’idte bi-hâzeyni ve füzte fi’d-dârayni."
O zaman sen mes'ud bir kul olursun.O zaman sen mes'ud bir kul olursun. Bahtiyar bir kul olursun.Bahtiyar bir kul olursun. Ve dünyada da ahirette de efendim feyzi felaha nâil olursun. Gayet kolay.Ve dünyada da ahirette de efendim feyzi felaha nâil olursun. Gayet kolay. Allah'u Teâlâ Hazretleri cümlemizi ihlas sahibi kul eylesin.

Allah'u Teâlâ Hazretleri cümlemizi ihlas sahibi kul eylesin.
Tabi insanın camiye gelmesi, camiye gelmesi bir nimet.

Tabi insanın camiye gelmesi, camiye gelmesi bir nimet.
Elhamdülillah ki kahvehanede değiliz, efendim plajda değiliz,Elhamdülillah ki kahvehanede değiliz, efendim plajda değiliz, kumarhanede değiliz, daha başka bir şeyle değiliz. Güzel.kumarhanede değiliz, daha başka bir şeyle değiliz. Güzel. Ama buranın da tehlikeleri varmış demek ki.Ama buranın da tehlikeleri varmış demek ki. İşte buranın ibadetlerin, kulluğun,İşte buranın ibadetlerin, kulluğun, bizim yapmakta olduğumuz işlerin tehlikesi de ihlâsı kaybetmektir.bizim yapmakta olduğumuz işlerin tehlikesi de ihlâsı kaybetmektir. Ameller ihlâssız olduğu zaman Allah Teâlâ Hazretleri kabul etmiyor.Ameller ihlâssız olduğu zaman Allah Teâlâ Hazretleri kabul etmiyor. İhlâslı olduğu zaman da az bir amel bile çoğa sayılıyor.İhlâslı olduğu zaman da az bir amel bile çoğa sayılıyor. Ve çok büyük mükâfatlara nâil oluyor.Ve çok büyük mükâfatlara nâil oluyor. O halde bizlere düşen her işimizde ihlâslı yapmak.O halde bizlere düşen her işimizde ihlâslı yapmak. Allah Teâlâ Hazretleri'nin rızasını düşünerekAllah Teâlâ Hazretleri'nin rızasını düşünerek ve niyetimize başka bir şeyi katmayarak yapmaya çalışmak.ve niyetimize başka bir şeyi katmayarak yapmaya çalışmak. Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi böyle ihlâslı eylesin…

Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi böyle ihlâslı eylesin…
Halis muhlis ameller işleyip rızasını kazanmayıHalis muhlis ameller işleyip rızasını kazanmayı nasip ve müyesser eylesin…nasip ve müyesser eylesin… Fâtiha-i şerîfe me’a’l-besmele.

Fâtiha-i şerîfe me’a’l-besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2