Namaz Vakitleri

20 Rebîü'l-Âhir 1448
01 October 2026
İmsak
05:29
Güneş
06:53
Öğle
12:59
İkindi
16:17
Akşam
18:53
Yatsı
20:12
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek hadîs-i şerîfleri, sözleri, fiilleriPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek hadîs-i şerîfleri, sözleri, fiilleri bizim dinimizin direğidir.bizim dinimizin direğidir. Çünkü Peygamber Efendimiz bizim nümûne-i imtisâlimizdir.Çünkü Peygamber Efendimiz bizim nümûne-i imtisâlimizdir. En yüksek insandır, örnek insandır, Allah'ın Resûlüdür, bizim mürebbimizdir, muallimimizdir, kılavuzumuzdur,En yüksek insandır, örnek insandır, Allah'ın Resûlüdür, bizim mürebbimizdir, muallimimizdir, kılavuzumuzdur, başımızın tacıdır, gözümüzün nurudur, gönlümüzün sürûrudur, her şeyimizdir.başımızın tacıdır, gözümüzün nurudur, gönlümüzün sürûrudur, her şeyimizdir. Kur'an'ı da Allahu Teâlâ Hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize indirdiğindenKur'an'ı da Allahu Teâlâ Hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize indirdiğinden her şeyimiz Resûlullah'a bağlı demek oluyor.her şeyimiz Resûlullah'a bağlı demek oluyor. Kur'an da çünkü ona vahyedildi, o bize bildirdi.Kur'an da çünkü ona vahyedildi, o bize bildirdi. Demek ki Resûlullah Efendimiz Kur'an'ımızın da bize tebliğ edicisidir.

Demek ki Resûlullah Efendimiz Kur'an'ımızın da bize tebliğ edicisidir.
Kur'ân-ı Kerîm'in de ilk müfessiridir.Kur'ân-ı Kerîm'in de ilk müfessiridir. Kur'ân-ı Kerîm'i de tefsir eden odur.Kur'ân-ı Kerîm'i de tefsir eden odur. Kur'ân-ı Kerîm'i anlayıp ilk uygulayan insan da odur.Kur'ân-ı Kerîm'i anlayıp ilk uygulayan insan da odur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlâkı nasıldı diye sorulduğu zaman

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlâkı nasıldı diye sorulduğu zaman
Hazreti Âişe-i Sıddîka validemiz cevap vermiş ki: "Sen Kur'an okumaz mısın?Hazreti Âişe-i Sıddîka validemiz cevap vermiş ki: "Sen Kur'an okumaz mısın? Kâne hulukuhu'l-Kur'ân.Kâne hulukuhu'l-Kur'ân. Resûlullah'ın ahlâkı Kur'ân-ı Kerîm idi." buyurmuş.Resûlullah'ın ahlâkı Kur'ân-ı Kerîm idi." buyurmuş. Demek ki bizim Kur'an'ı anlamak için,

Demek ki bizim Kur'an'ı anlamak için,
Kur'an'ın ahlâkını öğrenmek için,Kur'an'ın ahlâkını öğrenmek için, Allah'ın rızasının yollarını öğrenmek için,Allah'ın rızasının yollarını öğrenmek için, dinimizin inceliklerini öğrenmek için,dinimizin inceliklerini öğrenmek için, hem dünya huzuruna saadetine ermemiz için,hem dünya huzuruna saadetine ermemiz için, hem ahirette cenneti bulmamız için,hem ahirette cenneti bulmamız için, Allah'ın sevdiği kul olup mükâfatına ermemiz içinAllah'ın sevdiği kul olup mükâfatına ermemiz için her bakımdan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize sımsıkı bağlanmamız, sarılmamız,her bakımdan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize sımsıkı bağlanmamız, sarılmamız, yoluna baş koymamız icap ediyor.yoluna baş koymamız icap ediyor. Ümmetin hali her zaman aynı olmamış.

Ümmetin hali her zaman aynı olmamış.
Eskiden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in sünneti her yerdeEskiden Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in sünneti her yerde dedelerimizin, ecdadımızın hayatının nuru ışığı olmuş.dedelerimizin, ecdadımızın hayatının nuru ışığı olmuş. Herkes hayatını Peygamber Efendimizin emrettiği şekilde götürmeye, yürütmeye çalışmış.Herkes hayatını Peygamber Efendimizin emrettiği şekilde götürmeye, yürütmeye çalışmış. Giyimlerini Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize uydurmuşlar.Giyimlerini Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize uydurmuşlar. Hayatlarının işlerini Peygamber Efendimize uydurmuşlar.Hayatlarının işlerini Peygamber Efendimize uydurmuşlar. Hadîs-i şerîfleri okumuşlar.Hadîs-i şerîfleri okumuşlar. Evlatlarını Peygamber Efendimizin istediği şekilde terbiye etmişler.Evlatlarını Peygamber Efendimizin istediği şekilde terbiye etmişler. Evlerini Peygamber Efendimizin sünnetine uygun olarak düzenlemişler.Evlerini Peygamber Efendimizin sünnetine uygun olarak düzenlemişler. Düğünlerini Peygamber Efendimizin istediği şekilde yapmışlar.Düğünlerini Peygamber Efendimizin istediği şekilde yapmışlar. Her şeyi Resûlullah'a uygun olmuş dedelerimizin.

Her şeyi Resûlullah'a uygun olmuş dedelerimizin.
Fakat bizim bu zamanımızda 50 yıldır, 60 yıldır, 70 yıldır,Fakat bizim bu zamanımızda 50 yıldır, 60 yıldır, 70 yıldır, belki 100 yıldır, 150 yıldan beri bu gâvurlara bir merak, bir hayranlık başlamış.belki 100 yıldır, 150 yıldan beri bu gâvurlara bir merak, bir hayranlık başlamış. Bunların giyimleri kuşamları taklit edilmeye başlanmış.Bunların giyimleri kuşamları taklit edilmeye başlanmış. Saçlarının modaları... Saçlarının modalarıSaçlarının modaları... Saçlarının modaları Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in söylediğinden farklı, gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış.Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in söylediğinden farklı, gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış. Giyimleri kuşamları gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış.Giyimleri kuşamları gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış. Düğünleri bayramları gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış.Düğünleri bayramları gâvurların modalarına uygun olmaya başlamış. Bizim mühendis arkadaşlarımızdan birisi

Bizim mühendis arkadaşlarımızdan birisi
Fransa'ya gittiğinde çok garip bir şeyle karşılaştığını söylüyordu.Fransa'ya gittiğinde çok garip bir şeyle karşılaştığını söylüyordu. Fransa'da bir elektrik aletleri fabrikasının eşyasını alacaklarmış, heyet olarakFransa'da bir elektrik aletleri fabrikasının eşyasını alacaklarmış, heyet olarak varmışlar 8-9 kişi.varmışlar 8-9 kişi. Fabrika müdürü de bunlar iyi müşteri,Fabrika müdürü de bunlar iyi müşteri, çok paralı alışveriş olacak diye bir ziyafet vermiş,çok paralı alışveriş olacak diye bir ziyafet vermiş, evine davet etmiş, köşküne bunları.evine davet etmiş, köşküne bunları. Bunlar da heyet halinde, Türk heyeti olarak o Fransız fabrikatörünün evine varmışlar.Bunlar da heyet halinde, Türk heyeti olarak o Fransız fabrikatörünün evine varmışlar. Tabii adamda kaç-göç fikri olmadığından misafirleriTabii adamda kaç-göç fikri olmadığından misafirleri hanımı da karşılamış, kızı da karşılamış.hanımı da karşılamış, kızı da karşılamış. Ve yan yana oturmuşlar, bir masada oturmuşlar, yemek yemişler.Ve yan yana oturmuşlar, bir masada oturmuşlar, yemek yemişler. Şimdi bizim mühendis arkadaşımız anlatıyor;Şimdi bizim mühendis arkadaşımız anlatıyor; bizim öteki modaya uygun mühendislerden birisinin yanınabizim öteki modaya uygun mühendislerden birisinin yanına ev sahibinin kızı oturmuş.ev sahibinin kızı oturmuş. İşte hâl hatır sormadan sonra yemek arasında demiş ki: "Evli misiniz?"İşte hâl hatır sormadan sonra yemek arasında demiş ki: "Evli misiniz?" Mühendise sormuş.

Mühendise sormuş.
"Evliyim." demiş.

"Evliyim." demiş.
"Acaba hanımınızın resmi var mı yanınızda cüzdanınızda, görebilir miyim?" demiş.

"Acaba hanımınızın resmi var mı yanınızda cüzdanınızda, görebilir miyim?" demiş.
"Görebilirsin, yanımda cüzdanımda taşıyorum." demiş mühendis.

"Görebilirsin, yanımda cüzdanımda taşıyorum." demiş mühendis.
Cüzdanını çıkartmış, şöyle bir düğünde damat gelin yan yana çektikleri bir boy resmini göstermiş.Cüzdanını çıkartmış, şöyle bir düğünde damat gelin yan yana çektikleri bir boy resmini göstermiş. Kız şöyle resmi alınca Fransız fabrikatörünün Fransız kızı: "Aaa!" diye bir hayret etmiş.

Kız şöyle resmi alınca Fransız fabrikatörünün Fransız kızı: "Aaa!" diye bir hayret etmiş.
Bu sefer mühendis hayret etmiş, demiş ki: "Niye şaşırdınız?"

Bu sefer mühendis hayret etmiş, demiş ki: "Niye şaşırdınız?"
E demiş: "Bu bizim... Siz böyle mi giyinirsiniz düğünde?"E demiş: "Bu bizim... Siz böyle mi giyinirsiniz düğünde?" "E böyle giyiniriz."

"E böyle giyiniriz."
"Yani kadınlar böyle düğünde bu böyle duvaklı, bu beyaz elbiseleri böyle mi giyinir Türkiye'de?"

"Yani kadınlar böyle düğünde bu böyle duvaklı, bu beyaz elbiseleri böyle mi giyinir Türkiye'de?"
"Evet, böyle."

"Evet, böyle."
"Peki siz Müslüman değil misiniz?"

"Peki siz Müslüman değil misiniz?"
"E Müslümanız, ne olmuş?"

"E Müslümanız, ne olmuş?"
"A!" demiş, "Bu bizim kilise kıyafetimizdir.

"A!" demiş, "Bu bizim kilise kıyafetimizdir.
Bizde evlenen kızlar böyle beyaz, tam bu şeyi giyerler.Bizde evlenen kızlar böyle beyaz, tam bu şeyi giyerler. Böyle tül duvak yaparlar, beyaz elbise giyerler.Böyle tül duvak yaparlar, beyaz elbise giyerler. Kiliseye papaza nikâha gittikleri zaman bu kıyafetle şey yaparlar.Kiliseye papaza nikâha gittikleri zaman bu kıyafetle şey yaparlar. Demek siz bizim kıyafetimiz gibi mi giyiniyorsunuz?" diye şaşırmış.Demek siz bizim kıyafetimiz gibi mi giyiniyorsunuz?" diye şaşırmış. Şimdi bunu böyle bana anlattı mühendis kardeşimiz de, oradaki Müslüman kardeşimiz.

Şimdi bunu böyle bana anlattı mühendis kardeşimiz de, oradaki Müslüman kardeşimiz.
Ben de o zaman bir düşünüverdim, siz de düşünüverin ki bizim eskiden gelinlerin kıyafeti beyaz mıydı?Ben de o zaman bir düşünüverdim, siz de düşünüverin ki bizim eskiden gelinlerin kıyafeti beyaz mıydı? Değildi.Değildi. Eskiden gelinlerin kıyafeti allı pulluydu.Eskiden gelinlerin kıyafeti allı pulluydu. Al elbise giyerlerdi gelinler.Al elbise giyerlerdi gelinler. Başlarında duvak vardı.Başlarında duvak vardı. Üstleri örtülüydü, yüzleri örtülüydü.Üstleri örtülüydü, yüzleri örtülüydü. Duvağı al renkliydi, üstünde pullar vardı.Duvağı al renkliydi, üstünde pullar vardı. Onun için gelin deyince akla allı pullu gelin gelirdi.Onun için gelin deyince akla allı pullu gelin gelirdi. Demek ki Hristiyanlar bize kendi kilise kıyafetlerini düğün kıyafeti olarak hanımlarımızaDemek ki Hristiyanlar bize kendi kilise kıyafetlerini düğün kıyafeti olarak hanımlarımıza efendim yutturmuşlar tabiri caizse.efendim yutturmuşlar tabiri caizse. Erkeklere de kendi kıyafetlerini beğendirmişler.

Erkeklere de kendi kıyafetlerini beğendirmişler.
Erkekler boyunlarına bağı geçiriyorlar, sıkıyorlar boğazlarını; oluyor kravat.Erkekler boyunlarına bağı geçiriyorlar, sıkıyorlar boğazlarını; oluyor kravat. İşte güya güzel oluyormuş filan diye efendim kravatla geziyorlar.İşte güya güzel oluyormuş filan diye efendim kravatla geziyorlar. Dar bir pantolon giyiyorlar.Dar bir pantolon giyiyorlar. Eskiden pantolonlar tabii bu dar pantolon değilmiş; ata binecek, tarlada çalışacak.Eskiden pantolonlar tabii bu dar pantolon değilmiş; ata binecek, tarlada çalışacak. Efendim şimdi dar pantolon giyiyorlar, hatta kot pantolonlar daha da dar oluyor filan.Efendim şimdi dar pantolon giyiyorlar, hatta kot pantolonlar daha da dar oluyor filan. Yani ümmet-i Muhammed Peygamberlerinin sünnet-i seniyyesindenYani ümmet-i Muhammed Peygamberlerinin sünnet-i seniyyesinden ayrı başka bir noktaya varmışlar.ayrı başka bir noktaya varmışlar. Şimdi daha da fena bir şey,Şimdi daha da fena bir şey, manzara; yazları geldiği zaman örtünme tesettür bir şey yok.manzara; yazları geldiği zaman örtünme tesettür bir şey yok. Nerede başı örtmek, nerede vücut örtmek, nerede korunmak, nerede sakınmak?Nerede başı örtmek, nerede vücut örtmek, nerede korunmak, nerede sakınmak? Deniz kenarlarının halini Allah saklasın görmüyoruz ama anlatanları duydukça aklımız başımızdan gidiyor.Deniz kenarlarının halini Allah saklasın görmüyoruz ama anlatanları duydukça aklımız başımızdan gidiyor. Halbuki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir hadîs-i şerîfte buyurmuş ki:

Halbuki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bir hadîs-i şerîfte buyurmuş ki:
"Aman ümmetim, başka milletlerin ülkeleri sizde fetholunacak,"Aman ümmetim, başka milletlerin ülkeleri sizde fetholunacak, siz oraları kazanacaksınız, istila edeceksiniz,siz oraları kazanacaksınız, istila edeceksiniz, İslâm diyarı yapacaksınız.İslâm diyarı yapacaksınız. Oralarda hammamlar denilen böyle yerler varmış, hamam adı verilen.Oralarda hammamlar denilen böyle yerler varmış, hamam adı verilen. Oraya girenler çıplak olabilirlermiş.Oraya girenler çıplak olabilirlermiş. Allah'a ve ahiret gününe inanan oralara girmesin veya girerse efendim işte o günahlı duruma düşmesin,Allah'a ve ahiret gününe inanan oralara girmesin veya girerse efendim işte o günahlı duruma düşmesin, açılmasın saçılmasın." diye peştemallı hamama girmeyi bile nice tavsiyelerle,açılmasın saçılmasın." diye peştemallı hamama girmeyi bile nice tavsiyelerle, öğütlerle Peygamber Efendimiz bildirmiş.öğütlerle Peygamber Efendimiz bildirmiş. Şimdi bu deniz kenarlarında, bu Müslüman ecdadımızın evlatlarının haline bakınca nerede İslâm,Şimdi bu deniz kenarlarında, bu Müslüman ecdadımızın evlatlarının haline bakınca nerede İslâm, nerede sünnet, nerede Peygamber Efendimizin yolu, nerede edep, nerede ahlâk, nerede hayâ...nerede sünnet, nerede Peygamber Efendimizin yolu, nerede edep, nerede ahlâk, nerede hayâ... Hiç ilgisi kalmıyor. Bu durumda ne yapmak lazım?Hiç ilgisi kalmıyor. Bu durumda ne yapmak lazım? Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hadîs-i şeriflerinde buyurmuş ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri hadîs-i şeriflerinde buyurmuş ki: "Ümmetin bozulduğu, fesada uğradığı ahir zamanda, bozulduğu zamanda,"Ümmetin bozulduğu, fesada uğradığı ahir zamanda, bozulduğu zamanda, benim sünnetime sarılan kimselere Allah celle celâlühû 100 şehit sevabı verecek."benim sünnetime sarılan kimselere Allah celle celâlühû 100 şehit sevabı verecek." Demek ki bizim şimdi bu 100 şehit sevabını kazanma zamanı gelmiş oluyor.

Demek ki bizim şimdi bu 100 şehit sevabını kazanma zamanı gelmiş oluyor.
Bakıyoruz etrafımızda Kur'an yolu yaşanmıyor, Peygamber yolu yaşanmıyor.Bakıyoruz etrafımızda Kur'an yolu yaşanmıyor, Peygamber yolu yaşanmıyor. İnsanlar Kur'an'a göre yaşamıyorlar, Peygamber Efendimizin sünnetine göre yaşamıyorlar.İnsanlar Kur'an'a göre yaşamıyorlar, Peygamber Efendimizin sünnetine göre yaşamıyorlar. Şaşırmışlar, yoldan çıkmışlar, günahlara dalmışlar,Şaşırmışlar, yoldan çıkmışlar, günahlara dalmışlar, Allah'ın emirlerini unutmuşlar, şeytana uymuşlar.Allah'ın emirlerini unutmuşlar, şeytana uymuşlar. E o zaman biz ne yapacağız?E o zaman biz ne yapacağız? Biz Kur'an'a sarılacağız.Biz Kur'an'a sarılacağız. Biz Peygamber Efendimizin yoluna, sünnetine sarılacağız.Biz Peygamber Efendimizin yoluna, sünnetine sarılacağız. Hadîs-i şerîflerini başımızın tacı edeceğiz.Hadîs-i şerîflerini başımızın tacı edeceğiz. Böylece Allahu Teâlâ Hazretleri bizi sevdiği kullarının zümresine dahil edecek,Böylece Allahu Teâlâ Hazretleri bizi sevdiği kullarının zümresine dahil edecek, Peygamber Efendimizin şefaatine nail edecek.Peygamber Efendimizin şefaatine nail edecek. Efendim dünya ve ahiret saadetine ermemize vesile olacak.Efendim dünya ve ahiret saadetine ermemize vesile olacak. Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim, hepinize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin

Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim, hepinize Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin
sünnetine uymayı, hadîs-i şerîflerindeki öğütlerini tutmayı birinci vazife olarak tavsiye ederim.sünnetine uymayı, hadîs-i şerîflerindeki öğütlerini tutmayı birinci vazife olarak tavsiye ederim. Hepinizin evinde muhakkak hadis kitapları vardır.Hepinizin evinde muhakkak hadis kitapları vardır. Yoksa bile alın, bulun.Yoksa bile alın, bulun. Bizim bu tekkemizin okuduğuBizim bu tekkemizin okuduğu hadis kitabı olan Râmûzü'l-Ehâdîs mi olur,hadis kitabı olan Râmûzü'l-Ehâdîs mi olur, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın neşretmiş olduğu İmam Nevevî'nin Riyâzü's-Sâlihîn'i mi olur...Diyanet İşleri Başkanlığı'nın neşretmiş olduğu İmam Nevevî'nin Riyâzü's-Sâlihîn'i mi olur... Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerini ailece okuyun, çocuklarınıza öğretin dePeygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerini ailece okuyun, çocuklarınıza öğretin de Allah da size şehit sevapları versin.Allah da size şehit sevapları versin. Biliyorsunuz şehidin meziyetini.Biliyorsunuz şehidin meziyetini. Şehidin meziyeti nedir?

Şehidin meziyeti nedir?
Şehit daha kanının ilk damlası yere damlarŞehit daha kanının ilk damlası yere damlar damlamaz cennetteki makamını görür.damlamaz cennetteki makamını görür. Yere kanı ilk damladığı anda cennetteki makamını görür.Yere kanı ilk damladığı anda cennetteki makamını görür. Şehit hesaba uğramadan, bi-gayri hisab cennete girer.Şehit hesaba uğramadan, bi-gayri hisab cennete girer. E 100 şehit sevabı alacaksa Peygamber EfendimizinE 100 şehit sevabı alacaksa Peygamber Efendimizin yolunda giden Müslümanlar bu devirlerde,yolunda giden Müslümanlar bu devirlerde, bizim şu yaşadığımız zaman gibi zamanlarda; demek ki ne kadar güzelbizim şu yaşadığımız zaman gibi zamanlarda; demek ki ne kadar güzel bir durum meydana gelecek.bir durum meydana gelecek. Onun için siz Peygamber Efendimizin sünnetine uymaya şu andan niyet edin, biz de niyet edelim.

Onun için siz Peygamber Efendimizin sünnetine uymaya şu andan niyet edin, biz de niyet edelim.
Ya Rabbi, niyet ettik Peygamber EfendimizinYa Rabbi, niyet ettik Peygamber Efendimizin sünnetine uygun ömür sürüp sürmeye,sünnetine uygun ömür sürüp sürmeye, hadislerindeki öğütlerini tutmaya,hadislerindeki öğütlerini tutmaya, tam Peygamber Efendimizin tavsiye ettiğitam Peygamber Efendimizin tavsiye ettiği şekilde Müslümanlık yaşamaya niyet ettik.şekilde Müslümanlık yaşamaya niyet ettik. Sen bizi bu niyetimizden ayırma,Sen bizi bu niyetimizden ayırma, Peygamber Efendimizin yolundan ayırma diyePeygamber Efendimizin yolundan ayırma diye dua edelim, niyet edelim.dua edelim, niyet edelim. Bundan sonraki hayatımızı da o tarzda geçirmeye gayret edelim.Bundan sonraki hayatımızı da o tarzda geçirmeye gayret edelim. (Kapı açıldı. Ses iyi geliyor. Biraz açık, aralık tutun. Araya bir şey koyun, hafifçe.)(Kapı açıldı. Ses iyi geliyor. Biraz açık, aralık tutun. Araya bir şey koyun, hafifçe.) Şimdi bu esas meseleyi size hatırlattıktan sonra

Şimdi bu esas meseleyi size hatırlattıktan sonra
Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerinden birkaç nasihatini size nakletmek istiyorum.Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerinden birkaç nasihatini size nakletmek istiyorum. Sizler de bunları cankulağıyla dinleyin.Sizler de bunları cankulağıyla dinleyin. Hem kendiniz hem de efendim çoluk çocuğunuz, yakınlarınız bilsin.Hem kendiniz hem de efendim çoluk çocuğunuz, yakınlarınız bilsin. Onlara göre hareket edin, o sevapları o ecirleri alın.Onlara göre hareket edin, o sevapları o ecirleri alın. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri İbn Abbas radiyallahu anhumâdanPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri İbn Abbas radiyallahu anhumâdan nakledildiğine göre buyurmuş ki...nakledildiğine göre buyurmuş ki... Yani İbn Abbas, Peygamber Efendimizin amcası Abbas'ın oğlu Abdullah.Yani İbn Abbas, Peygamber Efendimizin amcası Abbas'ın oğlu Abdullah. Büyük âlim, büyük müfessir, sahabenin gençlerinden,Büyük âlim, büyük müfessir, sahabenin gençlerinden, uzun zaman yaşamış da ilmi etrafa güzel nakletmiş, yaymış olan mübarek zat.uzun zaman yaşamış da ilmi etrafa güzel nakletmiş, yaymış olan mübarek zat. Allah şefaatlerine erdirsin.Allah şefaatlerine erdirsin. Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu bize rivayet ediyor: "Selâsetün lâ temessühümü'n-nâr: El-mer'etü'l-mutîatü li-zevcihâ,Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu bize rivayet ediyor: "Selâsetün lâ temessühümü'n-nâr: El-mer'etü'l-mutîatü li-zevcihâ, ve'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi, ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ."ve'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi, ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ." Burada kadınlarla ilgili 3 husus hadîs-i şerîfte zikredilmiş.Burada kadınlarla ilgili 3 husus hadîs-i şerîfte zikredilmiş. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: "3 kimseye cehennemin ateşi değmeyecek.Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: "3 kimseye cehennemin ateşi değmeyecek. Cehennemin ateşi onları yakmayacak, cehenneme de uğramayacaklar, cehennemin ateşini görmeyecekler."Cehennemin ateşi onları yakmayacak, cehenneme de uğramayacaklar, cehennemin ateşini görmeyecekler." Bir; El-mer'etü'l-mutîatü li-zevcihâ: Efendisine itaatli olan kadın.

Bir; El-mer'etü'l-mutîatü li-zevcihâ: Efendisine itaatli olan kadın.
Bu cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi kendisine değmeyecek.Bu cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi kendisine değmeyecek. Cehennemin yüzünü görmeyecek yani; efendisine mutî olan kadın.Cehennemin yüzünü görmeyecek yani; efendisine mutî olan kadın. İki; Ve'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi: Anne ve babasına itaatli olan, iyilik yapan,İki; Ve'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi: Anne ve babasına itaatli olan, iyilik yapan, evlatlık vazifesini güzel yapan çocuk.evlatlık vazifesini güzel yapan çocuk. Bunu da cehennem ateşi görmeyecek, cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi yakmayacak.Bunu da cehennem ateşi görmeyecek, cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi yakmayacak. Üçüncüsü; Ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ:

Üçüncüsü; Ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ:
Efendisinin gayretine, kıskançlığına sabırlı olan efendim kadın.Efendisinin gayretine, kıskançlığına sabırlı olan efendim kadın. Şimdi bunları birazcık izah edivereyim.

Şimdi bunları birazcık izah edivereyim.
Bu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz hanımlaraBu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz hanımlara kocalarına itaat etmeyi emretmiş.kocalarına itaat etmeyi emretmiş. Âyet-i kerîmede de böyle geçer, hadîs-i şerîflerde de böyle geçer.Âyet-i kerîmede de böyle geçer, hadîs-i şerîflerde de böyle geçer. Bugünkü nikâhlanma merasiminde de nikâh memurları da diyorlar ki: "Ailenin reisi erkektir." Neden?Bugünkü nikâhlanma merasiminde de nikâh memurları da diyorlar ki: "Ailenin reisi erkektir." Neden? Ailenin yükü onun üzerindedir.Ailenin yükü onun üzerindedir. Hanımlar rahattır, evin içindedir.Hanımlar rahattır, evin içindedir. Erkek dışarıda ailesini korumakla vazifelidir.Erkek dışarıda ailesini korumakla vazifelidir. Ailesinin kazancını, giyimini, kuşamını, barınmasını sağlamak onun omzuna yüklenmiştir.Ailesinin kazancını, giyimini, kuşamını, barınmasını sağlamak onun omzuna yüklenmiştir. Hatta bizim dinimizde kadın kendi çocuğunu emzirmek zorunda bile değildir.

Hatta bizim dinimizde kadın kendi çocuğunu emzirmek zorunda bile değildir.
Çocuğun gıdası erkeğin vazifesi olduğundan anne,Çocuğun gıdası erkeğin vazifesi olduğundan anne, "Ben çocuğu emzirmek istemiyorum." dese;"Ben çocuğu emzirmek istemiyorum." dese; yani canı öyle istese de, "İstemiyorum, emzirmeyeceğim." dese,yani canı öyle istese de, "İstemiyorum, emzirmeyeceğim." dese, o zaman babanın bir sütanne bulup başka çare bulup çocuğununo zaman babanın bir sütanne bulup başka çare bulup çocuğunun karnını doyurmak vazifesi oluyor.karnını doyurmak vazifesi oluyor. İslâm kadına bu kadar böyle hürriyet tanımış, bu kadar itibar etmiş.İslâm kadına bu kadar böyle hürriyet tanımış, bu kadar itibar etmiş. Erkekleri kadınların hizmetine vermiş; "Siz bu hanımlara iyi bakın,

Erkekleri kadınların hizmetine vermiş; "Siz bu hanımlara iyi bakın,
bunlar evlerde rahat etsinler.bunlar evlerde rahat etsinler. Siz dışarıda soğukta ne meşakkat çekerseniz çekin." diye erkeklereSiz dışarıda soğukta ne meşakkat çekerseniz çekin." diye erkeklere eve bakım vazifesini yüklemiş.eve bakım vazifesini yüklemiş. Tabii böyle olunca da ve erkek daha güçlü kuvvetli olduğundan,Tabii böyle olunca da ve erkek daha güçlü kuvvetli olduğundan, dış şartları daha iyi bildiğindendış şartları daha iyi bildiğinden hanıma kocasına itaati mecburi kılmış.hanıma kocasına itaati mecburi kılmış. Allah'ın emri böyle.Allah'ın emri böyle. O bakımdan saliha hatunlar,O bakımdan saliha hatunlar, cennetlik hatunlar, Allah'ın rızasınıcennetlik hatunlar, Allah'ın rızasını düşünen hanımlar efendisine Allah rızası için itaat ederler kidüşünen hanımlar efendisine Allah rızası için itaat ederler ki cennete girsinler, cehenneme düşmesinler diye.cennete girsinler, cehenneme düşmesinler diye. Kocasına asi olan bir kadın iflah olmaz.

Kocasına asi olan bir kadın iflah olmaz.
Kocasının izni olmadan evinden çıkan bir kadın iflah olmaz.Kocasının izni olmadan evinden çıkan bir kadın iflah olmaz. Evinden çıkıp evine dönünceye kadar yerdeki, gökteki cümle yaratıklar,Evinden çıkıp evine dönünceye kadar yerdeki, gökteki cümle yaratıklar, varlıklar ona izinsiz çıktığı,varlıklar ona izinsiz çıktığı, kocasının razı olmadığı bir şekilde çıktığından lanet ederler.kocasının razı olmadığı bir şekilde çıktığından lanet ederler. Bunu niye böyle Allahu Teâlâ Hazretleri böyle takdir eylemiş?Bunu niye böyle Allahu Teâlâ Hazretleri böyle takdir eylemiş? Kötülükler olmasın, hanımların izzeti haysiyeti ayaklar altına alınmasın, kimse onlara sataşmasın,Kötülükler olmasın, hanımların izzeti haysiyeti ayaklar altına alınmasın, kimse onlara sataşmasın, sarkıntılık etmesin diye Allahu Teâlâ Hazretlerinin hükmü böyle olmuş.sarkıntılık etmesin diye Allahu Teâlâ Hazretlerinin hükmü böyle olmuş. O bakımdan hanım efendisine soracak; "Ben bugün falanca yere gidebilir miyim, müsaade var mı?" diyecek.

O bakımdan hanım efendisine soracak; "Ben bugün falanca yere gidebilir miyim, müsaade var mı?" diyecek.
Varsa çıkacak, yoksa çıkmayacak.Varsa çıkacak, yoksa çıkmayacak. Bir kadın güzel kokuları sürüp sokağa çıktı mı,

Bir kadın güzel kokuları sürüp sokağa çıktı mı,
Allahu Teâlâ Hazretlerinin melekleri,Allahu Teâlâ Hazretlerinin melekleri, cümle varlıklar kendisine o koku etrafta duyulduğucümle varlıklar kendisine o koku etrafta duyulduğu müddetçe —güzel koku ama ona günah verir—müddetçe —güzel koku ama ona günah verir— duyulduğu müddetçe lanet ederler. Neden?duyulduğu müddetçe lanet ederler. Neden? Kadın başkalarına kendisini beğendirmek durumunda değil.Kadın başkalarına kendisini beğendirmek durumunda değil. Kadın evinde süslenir, kadın evinde kokusunu sürer;Kadın evinde süslenir, kadın evinde kokusunu sürer; ama dışarıya örtülü çıkar,ama dışarıya örtülü çıkar, kokusuz çıkar, izinli çıkar.kokusuz çıkar, izinli çıkar. Ve mecburi olan işini yaptıktan sonra gideceği yere gidip,Ve mecburi olan işini yaptıktan sonra gideceği yere gidip, alacağı şeyi alıp döneceği yere dönüveriralacağı şeyi alıp döneceği yere dönüverir ve öyle dışarıda serbestçe yapmaz.ve öyle dışarıda serbestçe yapmaz. Dinimizin emri böyle.Dinimizin emri böyle. Böyle yapan bir kimseye cehennem yok.

Böyle yapan bir kimseye cehennem yok.
Cehennem ateşinin yakması diye bir durum yok; yani cennete girecek demek oluyor.Cehennem ateşinin yakması diye bir durum yok; yani cennete girecek demek oluyor. Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemize Allah'ın emirlerine uymayı nasip eylesin.Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemize Allah'ın emirlerine uymayı nasip eylesin. Böyle olunca kadın izzet ve şeref kazanıyor, kadın zor duruma düşmüyor.

Böyle olunca kadın izzet ve şeref kazanıyor, kadın zor duruma düşmüyor.
Şimdi 20. yüzyılda bizim Türkiye'mizde Batı modası girdi;Şimdi 20. yüzyılda bizim Türkiye'mizde Batı modası girdi; "Kadın da hür olsun, istediği zaman istediği şekilde sokağa çıksın." deniliyor."Kadın da hür olsun, istediği zaman istediği şekilde sokağa çıksın." deniliyor. Ama bu hürriyet aslında onun lehine değil.Ama bu hürriyet aslında onun lehine değil. Aslında onun için faydalı değil, aslında onun için rahat değil.Aslında onun için faydalı değil, aslında onun için rahat değil. Kadın sokağa dökülünce, "Hadi bakalım kendi paranı kendin kazan." deyinceKadın sokağa dökülünce, "Hadi bakalım kendi paranı kendin kazan." deyince otobüslerde bir rezalet, yolda bir rezalet, dairede bir rezalet,otobüslerde bir rezalet, yolda bir rezalet, dairede bir rezalet, eve gelince bir rezalet...eve gelince bir rezalet... Kadın rahatı kaçmış durumda.Kadın rahatı kaçmış durumda. Aslında bunu anlasa eskinin ne kadar daha güzel olduğunu anlar.Aslında bunu anlasa eskinin ne kadar daha güzel olduğunu anlar. İngiltere'den gelmiş olan bir elçinin hanımı mektup yazıyor buradan, İstanbul'dan 18. yüzyılda, iki üç asır önce İngiltere'ye:

İngiltere'den gelmiş olan bir elçinin hanımı mektup yazıyor buradan, İstanbul'dan 18. yüzyılda, iki üç asır önce İngiltere'ye:
"Ben diyor Türk kadınlarını böyle kafeslerin arkasında hapis sanırdım."Ben diyor Türk kadınlarını böyle kafeslerin arkasında hapis sanırdım. Buraya geldiğim zaman gördüm ki meğer dünyanın en rahat, en müreffeh,Buraya geldiğim zaman gördüm ki meğer dünyanın en rahat, en müreffeh, en iyi durumda olan hanımları onlarmış.en iyi durumda olan hanımları onlarmış. Nerede bizim İngiltere'deki kadınların durumu,Nerede bizim İngiltere'deki kadınların durumu, nerede buradaki hanımefendilerin rahatlığı, temizliği, huzurları,nerede buradaki hanımefendilerin rahatlığı, temizliği, huzurları, saadetleri..." diye Osmanlı ailesini mektubunda İngiltere'deki arkadaşlarına methediyor.saadetleri..." diye Osmanlı ailesini mektubunda İngiltere'deki arkadaşlarına methediyor. Demek ki bizim eski sistemimiz elhamdülillah daha güzelmiş.

Demek ki bizim eski sistemimiz elhamdülillah daha güzelmiş.
Güya şimdi kadının hürriyeti var amaGüya şimdi kadının hürriyeti var ama aslında kadın hizmetçi durumuna geldi,aslında kadın hizmetçi durumuna geldi, sokağa döküldü, kıymeti kalmadı.sokağa döküldü, kıymeti kalmadı. Efendim itilen kakılan, vurulan kırılan, azarlanan bir insan haline geldi.Efendim itilen kakılan, vurulan kırılan, azarlanan bir insan haline geldi. Erkeklerin arasında ne rahatı kaldı ne huzuru kaldı, ne ahlâkı kaldı ne edebi kaldı; ar damarı çatladı.Erkeklerin arasında ne rahatı kaldı ne huzuru kaldı, ne ahlâkı kaldı ne edebi kaldı; ar damarı çatladı. Böylece bir şeytanın oyununa düşmüş oldu.Böylece bir şeytanın oyununa düşmüş oldu. Allah gerçekleri görüp de güzel olan şeyi anlamayı nasip eylesin.Allah gerçekleri görüp de güzel olan şeyi anlamayı nasip eylesin. Cehenneme düşmeyecek, cehennem ateşi yakmayacak olan insanlardan ikincisi hangisiydi hadîs-i şerîfte?

Cehenneme düşmeyecek, cehennem ateşi yakmayacak olan insanlardan ikincisi hangisiydi hadîs-i şerîfte?
"e'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi:" Anne ve babasına itaatli, iyilik yapan,"e'l-veledü'l-bârru bi-vâlideyhi:" Anne ve babasına itaatli, iyilik yapan, onların gönlünü alacak şekilde onlara hizmet eden evlat.onların gönlünü alacak şekilde onlara hizmet eden evlat. Bu da cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi bunu yakmayacak.Bu da cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi bunu yakmayacak. Yani cehennem ateşi yakmayacak demek, girip de yanmayacak manasına değil; cehenneme girmek yok demek.Yani cehennem ateşi yakmayacak demek, girip de yanmayacak manasına değil; cehenneme girmek yok demek. Cehenneme girmeyecek, doğrudan cennete gidecek demek yani bu.Cehenneme girmeyecek, doğrudan cennete gidecek demek yani bu. Kocasına itaatli kadın doğrudan cennete gidecek, hiç cehennem ateşi yüzü görmeyecek demek.Kocasına itaatli kadın doğrudan cennete gidecek, hiç cehennem ateşi yüzü görmeyecek demek. Ana babasına itaatli çocuk da doğrudan cennete gidecek, hiç cehennem yüzü,Ana babasına itaatli çocuk da doğrudan cennete gidecek, hiç cehennem yüzü, cehennem ateşi yüzü görmeyecek demek.cehennem ateşi yüzü görmeyecek demek. Şimdi bu her ne kadar ikinci şey çocukla ilgiliyse de gene beni dinleyen hanım kardeşlerimle de ilgili oluyor.

Şimdi bu her ne kadar ikinci şey çocukla ilgiliyse de gene beni dinleyen hanım kardeşlerimle de ilgili oluyor.
Çünkü her hanım, her anne evladının iyiliğini ister.Çünkü her hanım, her anne evladının iyiliğini ister. Evladının iyiliğini istediğine göre onun cennetlik olmasını da ister.Evladının iyiliğini istediğine göre onun cennetlik olmasını da ister. Cennete girmenin şartı burada bildirildiği için hanımlarla da ilgili oluyor bu ikinci cümle de.Cennete girmenin şartı burada bildirildiği için hanımlarla da ilgili oluyor bu ikinci cümle de. Demek ki evlat annesine babasına itaatli olursa cennete girecek.Demek ki evlat annesine babasına itaatli olursa cennete girecek. Buradan şu çıkıyor: Beni dinleyen bu hanım kardeşlerim evlatlarınıBuradan şu çıkıyor: Beni dinleyen bu hanım kardeşlerim evlatlarını itaatli evlat olarak yetiştirmeye alıştırsınlar.itaatli evlat olarak yetiştirmeye alıştırsınlar. Bu hadîs-i şerîfleri onlara öğretsinler.Bu hadîs-i şerîfleri onlara öğretsinler. "Evladım, cennete girmek istiyorsan annenin babanın sözünü dinleyeceksin."Evladım, cennete girmek istiyorsan annenin babanın sözünü dinleyeceksin. Cenneti öyle kazanacaksın.Cenneti öyle kazanacaksın. Aman itaatten dışarıya çıkma, babana saygılı ol, annene saygılı ol." diyecek.Aman itaatten dışarıya çıkma, babana saygılı ol, annene saygılı ol." diyecek. Hadîs-i şerîflerden biliyoruz ki: "El-cennetü tahte akdâmi'l-ümmehât."

Hadîs-i şerîflerden biliyoruz ki: "El-cennetü tahte akdâmi'l-ümmehât."
Cennet annelerin ayaklarının altındadır.Cennet annelerin ayaklarının altındadır. Yani ayağını öpeyim senin, ayağının altının tozu olayım senin deriz ya Türkçe'de; o kadar şey...Yani ayağını öpeyim senin, ayağının altının tozu olayım senin deriz ya Türkçe'de; o kadar şey... Yani annesine bağlı, annesinin rızasına bağlı.Yani annesine bağlı, annesinin rızasına bağlı. Bir başka hadîs-i şerîfte de Peygamber Efendimiz şöyle bir ifade buyurmuş, dikkati çeken bir ifade:

Bir başka hadîs-i şerîfte de Peygamber Efendimiz şöyle bir ifade buyurmuş, dikkati çeken bir ifade:
"Burnu yere sürtünsün!" demiş."Burnu yere sürtünsün!" demiş. "Kimin ya Resûlallah?" demişler."Kimin ya Resûlallah?" demişler. Daha doğrusu üç defa Peygamber Efendimiz "Âmin" demiş;Daha doğrusu üç defa Peygamber Efendimiz "Âmin" demiş; "Âmin..." Biraz durmuş, gene "Âmin...","Âmin..." Biraz durmuş, gene "Âmin...", biraz durmuş gene "Âmin..." demiş.biraz durmuş gene "Âmin..." demiş. "Ya Resûlallah, ne oldu?"Ya Resûlallah, ne oldu? Niye böyle durdun durdun da sessiz durduktan sonra âmin dedin?" diye merak etmişler, sormuşlar.Niye böyle durdun durdun da sessiz durduktan sonra âmin dedin?" diye merak etmişler, sormuşlar. İşte bir tanesinde —yani Cebrail üç dua etmiş de o da âmin demiş—İşte bir tanesinde —yani Cebrail üç dua etmiş de o da âmin demiş— bir tanesinde duası da şöyle:bir tanesinde duası da şöyle: Annesi babası hayattayken, annesine babasına yetişmiş de, onları görmüş de onlara evlatlık vazifesini iyi yapmamış, cenneti kazanamamış,Annesi babası hayattayken, annesine babasına yetişmiş de, onları görmüş de onlara evlatlık vazifesini iyi yapmamış, cenneti kazanamamış, cennete girememiş, cenneti hak edememiş bir çocuk...cennete girememiş, cenneti hak edememiş bir çocuk... "Burnu yerde sürtünsün öyle anlayışsız çocuğun!" demiş Cebrail aleyhisselâm."Burnu yerde sürtünsün öyle anlayışsız çocuğun!" demiş Cebrail aleyhisselâm. Ona da Peygamber Efendimiz "Âmin" demiş.Ona da Peygamber Efendimiz "Âmin" demiş. Bir tanesi de ne?

Bir tanesi de ne?
"Ben Resûlullah olarak yanında anıldığımhalde salât üselâm getirmeyen kimsenin burnu yerde sürtünsün.""Ben Resûlullah olarak yanında anıldığımhalde salât üselâm getirmeyen kimsenin burnu yerde sürtünsün." Birisi de o.Birisi de o. O bakımdan evlatlarımızı, evlatlarımızı böyle itaatli yetiştirmek isteyeceğiz.O bakımdan evlatlarımızı, evlatlarımızı böyle itaatli yetiştirmek isteyeceğiz. Tabii herkesin, her annenin babanın isteği evladını elbette itaatli yetiştirmektir.Tabii herkesin, her annenin babanın isteği evladını elbette itaatli yetiştirmektir. Hiçbir anne baba çocuğunun asi olmasını istemez, söz dinlemesini ister.Hiçbir anne baba çocuğunun asi olmasını istemez, söz dinlemesini ister. Ama bu söz dinleme olmuyor.Ama bu söz dinleme olmuyor. Burada dikkat edeceğimiz nokta şudur muhterem kardeşlerim:Burada dikkat edeceğimiz nokta şudur muhterem kardeşlerim: Dikkat edeceğimiz nokta şudur;Dikkat edeceğimiz nokta şudur; çocuk kendiliğinden anneye babaya itaatli olmaz.çocuk kendiliğinden anneye babaya itaatli olmaz. Dindar yetiştirirsen, Allah korkusu onun içine yerleşirse,Dindar yetiştirirsen, Allah korkusu onun içine yerleşirse, eğer sen ona dinî öğretimini güzel yaparsan, helal lokmayı yedirirsen, helal süt emdirirsen,eğer sen ona dinî öğretimini güzel yaparsan, helal lokmayı yedirirsen, helal süt emdirirsen, İslâm terbiyesiyle yetiştirirsen o evlattan hayır gelir.İslâm terbiyesiyle yetiştirirsen o evlattan hayır gelir. Hani eski hikâyelerde vardır; hırsızın birisini yakalamışlar, elini kesecekler.Hani eski hikâyelerde vardır; hırsızın birisini yakalamışlar, elini kesecekler. Demiş ki...Demiş ki... Hatta hırsızlık yaparken galiba cana da kıymış da "Sen misin cana kıyan, seni asacağız, öldüreceğiz." demişler.Hatta hırsızlık yaparken galiba cana da kıymış da "Sen misin cana kıyan, seni asacağız, öldüreceğiz." demişler. "Son arzusu nedir?" diye sormuşlar."Son arzusu nedir?" diye sormuşlar. Demiş ki: "Beni bir anneme götürün, bir annemi göreyim."Demiş ki: "Beni bir anneme götürün, bir annemi göreyim." Annesinin boynuna sarılmış; "Anne, veda ediyorum sana.

Annesinin boynuna sarılmış; "Anne, veda ediyorum sana.
İşte beni biraz sonra asacaklar, öldürecekler filan." diye.İşte beni biraz sonra asacaklar, öldürecekler filan." diye. Ondan sonra da yanağını öpmüş filan, "Bir de dilini çıkar anne." demiş.Ondan sonra da yanağını öpmüş filan, "Bir de dilini çıkar anne." demiş. Bunu eski böyle kadınlar anlatırlardı, biz de küçükken duyardık, dinlerdik.Bunu eski böyle kadınlar anlatırlardı, biz de küçükken duyardık, dinlerdik. "Bir de dilini çıkar." deyince hart dilini bir ısırmış, koparmış!"Bir de dilini çıkar." deyince hart dilini bir ısırmış, koparmış! Yani kendi annesinin dilini bir ısırmış gibi koparmış.Yani kendi annesinin dilini bir ısırmış gibi koparmış. Demişler: "Bre katil!

Demişler: "Bre katil!
Adam öldürdüğün yetmiyormuş gibi, hırsızlık yaptığın yetmiyormuş gibiAdam öldürdüğün yetmiyormuş gibi, hırsızlık yaptığın yetmiyormuş gibi şimdi bir de anneni seveceğim diye bahane ettin, kadıncağızın dilini hart diye koparttın.şimdi bir de anneni seveceğim diye bahane ettin, kadıncağızın dilini hart diye koparttın. Bre insafsız!" filan.Bre insafsız!" filan. "Yok," demiş, "bu ona lazımdı." "Niye?" demişler."Yok," demiş, "bu ona lazımdı." "Niye?" demişler. "Ben küçüktüm, ben küçükken komşunun tavuğunun yumurtladığı yerden"Ben küçüktüm, ben küçükken komşunun tavuğunun yumurtladığı yerden yumurtayı alır eve getirirdim.yumurtayı alır eve getirirdim. 'Anne bak sana yumurta getirdim.' 'Aa ne iyi evladım, getir kıralım yiyelim.' derdi.'Anne bak sana yumurta getirdim.' 'Aa ne iyi evladım, getir kıralım yiyelim.' derdi. 'Bunu nereden aldın?' demezdi.'Bunu nereden aldın?' demezdi. Başka bir şey getirirdim, 'Nereden getirdin?' demezdi.Başka bir şey getirirdim, 'Nereden getirdin?' demezdi. Ben küçük yaşımda böyle hırsızlığa alıştım da annem bana şu diliyleBen küçük yaşımda böyle hırsızlığa alıştım da annem bana şu diliyle 'Evladım, sen bunu nereden alıyorsun?'Evladım, sen bunu nereden alıyorsun? Hırsızlık günahtır, haramdır.Hırsızlık günahtır, haramdır. Sen bunu böyle yapma.Sen bunu böyle yapma. Bana yumurta lazım değil, bana meyve lazım değil, bana böyleBana yumurta lazım değil, bana meyve lazım değil, bana böyle getirdiğin şeyler lazım değil,getirdiğin şeyler lazım değil, bana her şeyin helali lazım.' demesi lazımdı.bana her şeyin helali lazım.' demesi lazımdı. Öyle demedi.Öyle demedi. Ben küçüklükten hırsızlığa alıştım, büyüdüm profesyonel hırsız oldum.Ben küçüklükten hırsızlığa alıştım, büyüdüm profesyonel hırsız oldum. İşte hırsızlık yaparken de bir de cana kıydım.İşte hırsızlık yaparken de bir de cana kıydım. Şimdi beni de asacaklar.Şimdi beni de asacaklar. O bana küçükten nasihat etmediğinin cezasını çeksin diye dilini ısırdım kopardım." demiş.O bana küçükten nasihat etmediğinin cezasını çeksin diye dilini ısırdım kopardım." demiş. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Onun için küçük çocuklarımızın şeyine dikkat edelim; terbiyesinin İslâmî terbiye olmasına dikkat edelim.Onun için küçük çocuklarımızın şeyine dikkat edelim; terbiyesinin İslâmî terbiye olmasına dikkat edelim. Gelirken bir kasabaya uğradım.

Gelirken bir kasabaya uğradım.
Zengin bir kardeşimizin evine misafir olduk.Zengin bir kardeşimizin evine misafir olduk. Dükkânı var, apartmanı var; bize Allah razı olsun mola verdik evinde, misafir olduk.Dükkânı var, apartmanı var; bize Allah razı olsun mola verdik evinde, misafir olduk. İşte çocukları torunları var, onları da sevdik filan.İşte çocukları torunları var, onları da sevdik filan. Çocuğun elinde bir şey vardı, oyuncak vardı.Çocuğun elinde bir şey vardı, oyuncak vardı. Ben şimdi takıldım, dedim ki: "Getir bakalım şu oyuncağı oynayalım."Ben şimdi takıldım, dedim ki: "Getir bakalım şu oyuncağı oynayalım." Çocuk oyuncağı boynuna şöyle yaklaştırdı; "Vermem!" dedi.

Çocuk oyuncağı boynuna şöyle yaklaştırdı; "Vermem!" dedi.
"Canım," dedim, "hadi bunu seviyorsan bunu verme de bozuk olan oyuncaklardan bir tane getir, onu ver." dedim.

"Canım," dedim, "hadi bunu seviyorsan bunu verme de bozuk olan oyuncaklardan bir tane getir, onu ver." dedim.
"Onu da vermem!" dedi.

"Onu da vermem!" dedi.
"Canım başka bir tanesini getir." dedim.

"Canım başka bir tanesini getir." dedim.
"Hiçbirini vermem!" dedi.

"Hiçbirini vermem!" dedi.
"E dedim fakir çocuklara vereceğiz, bak yazık onlar da oyuncaksız ağlıyorlardır filan..."

"E dedim fakir çocuklara vereceğiz, bak yazık onlar da oyuncaksız ağlıyorlardır filan..."
"Hayır," dedi, "oyuncaklarımın hiçbirini vermem!" dedi.

"Hayır," dedi, "oyuncaklarımın hiçbirini vermem!" dedi.
Şimdi ben küçük çocukla böyle şaka gibi konuşuyorum ama

Şimdi ben küçük çocukla böyle şaka gibi konuşuyorum ama
bir taraftan da düşündüm ki çocuklarımızabir taraftan da düşündüm ki çocuklarımıza İslâm terbiyesini küçükten vermeliyiz.İslâm terbiyesini küçükten vermeliyiz. Bak şu çocukcağız sana boynu bükük bakıyor, bunun anası babası parası yokmuş,Bak şu çocukcağız sana boynu bükük bakıyor, bunun anası babası parası yokmuş, senin oyuncakların gibi oyuncak alamıyormuş;senin oyuncakların gibi oyuncak alamıyormuş; "Hadi oyuncaklarından bir tanesini seç de ona ver bu kardeşine." diye"Hadi oyuncaklarından bir tanesini seç de ona ver bu kardeşine." diye küçük çocuğa vermeyi de öğretmek lazım.küçük çocuğa vermeyi de öğretmek lazım. Küçük çocuğa vermeyi de öğretmek lazım, sevmeyi de öğretmek lazım.Küçük çocuğa vermeyi de öğretmek lazım, sevmeyi de öğretmek lazım. "Hadi gel bakalım şu takkeyi başına geçir yanımda namaz kıl." diye namaz kılmayı da öğretmek lazım,"Hadi gel bakalım şu takkeyi başına geçir yanımda namaz kıl." diye namaz kılmayı da öğretmek lazım, söz dinlemeyi de öğretmek lazım.söz dinlemeyi de öğretmek lazım. Demek ki terbiyesi güzel olursa anasına itaatli olacak; küçüklükten

Demek ki terbiyesi güzel olursa anasına itaatli olacak; küçüklükten
anasına itaati öyle şey yapmak lazım.anasına itaati öyle şey yapmak lazım. Bir de bu işin bize bağlı olmayan tarafı var, size bağlı olmayan tarafı var:Bir de bu işin bize bağlı olmayan tarafı var, size bağlı olmayan tarafı var: Evlada haram lokma verilipEvlada haram lokma verilip haram lokmayla beslenirse o evladın hayırlı evlat olması mümkün olmaz kardeşlerim.haram lokmayla beslenirse o evladın hayırlı evlat olması mümkün olmaz kardeşlerim. Derviş de öyledir, tüm insanlar da öyledir.Derviş de öyledir, tüm insanlar da öyledir. Dervişiz elhamdülillâh tarikata girdik, Allah'ın efendim rızasını kazanma yoluna girdik.

Dervişiz elhamdülillâh tarikata girdik, Allah'ın efendim rızasını kazanma yoluna girdik.
Elhamdülillâh tesbihimizi çekiyoruz, namazımızı kılıyoruz, hacca da gittik, şöyle de yaptık böyle de yaptık...Elhamdülillâh tesbihimizi çekiyoruz, namazımızı kılıyoruz, hacca da gittik, şöyle de yaptık böyle de yaptık... Amma bunların hepsinin başı helal lokma yemektir!Amma bunların hepsinin başı helal lokma yemektir! Lokması haram olursa ibadeti kabul olmaz.Lokması haram olursa ibadeti kabul olmaz. Parası haram olursa haccı kabul olmaz.Parası haram olursa haccı kabul olmaz. Onun için helal lokma olmasına her şeyden önce dikkat etmek gerekiyor.Onun için helal lokma olmasına her şeyden önce dikkat etmek gerekiyor. Bir evlat haram lokma ile beslenirse o evlat anasına babasına iyi bir evlat olmaz, hayırlı bir evlat olmaz.Bir evlat haram lokma ile beslenirse o evlat anasına babasına iyi bir evlat olmaz, hayırlı bir evlat olmaz. Demek ki anneler ve babalar olarak, benim bu sözümü dinleyen, bu hadisleri dinleyen kimseler olarak sizler

Demek ki anneler ve babalar olarak, benim bu sözümü dinleyen, bu hadisleri dinleyen kimseler olarak sizler
başta evlatlarınıza helal lokma ile efendim onları besleyeceksiniz.başta evlatlarınıza helal lokma ile efendim onları besleyeceksiniz. Helal lokma vermeye dikkat edeceksiniz, onları helal lokma ile yetiştireceksiniz.Helal lokma vermeye dikkat edeceksiniz, onları helal lokma ile yetiştireceksiniz. Haramdan çok koruyacaksınız.Haramdan çok koruyacaksınız. Çünkü haramla biten, haramla büyüyen,Çünkü haramla biten, haramla büyüyen, haramdan hâsıl olan bir et parçasını ancak cehennem ateşi yakar temizler, başkası yaramaz!haramdan hâsıl olan bir et parçasını ancak cehennem ateşi yakar temizler, başkası yaramaz! Harama, haram lokmaya bulaşmış bir insanın kırk sabah namazı kabul olmaz.Harama, haram lokmaya bulaşmış bir insanın kırk sabah namazı kabul olmaz. Onun için evladımızın hayırlı olmasını istiyorsak,

Onun için evladımızın hayırlı olmasını istiyorsak,
onları zebanilerin önümüzden alıp da sürükleye sürükleye gözümüzün önünde ateşlere atıp da cayır cayır yakarken görmemizi istemiyorsakonları zebanilerin önümüzden alıp da sürükleye sürükleye gözümüzün önünde ateşlere atıp da cayır cayır yakarken görmemizi istemiyorsak evlatlarımızı helal lokmayla besleyeceğiz, bir.evlatlarımızı helal lokmayla besleyeceğiz, bir. Helal süt emdireceğiz, helal lokmayla besleyeceğiz.Helal süt emdireceğiz, helal lokmayla besleyeceğiz. İkincisi de güzel terbiye edeceğiz, nasihat edeceğiz,

İkincisi de güzel terbiye edeceğiz, nasihat edeceğiz,
haramların kötülüğünü anlatacağız, Allah'a itaat etmenin gerektiğini onlara duyuracağız ki çocukharamların kötülüğünü anlatacağız, Allah'a itaat etmenin gerektiğini onlara duyuracağız ki çocuk bu hava içinde büyüyünce, büyüdüğü zaman annesine babasına itaatinbu hava içinde büyüyünce, büyüdüğü zaman annesine babasına itaatin dinimizin bir büyük emri olduğunu, cennetin annesinin ayağının altında olduğunu,dinimizin bir büyük emri olduğunu, cennetin annesinin ayağının altında olduğunu, anasına babasına hizmet ettiği zaman cennete gideceğini, efendim anasına babasına iyi davrandığı zaman cehenneme düşmeyeceğini,anasına babasına hizmet ettiği zaman cennete gideceğini, efendim anasına babasına iyi davrandığı zaman cehenneme düşmeyeceğini, cehennem ateşinin kendisine temas etmeyeceğinicehennem ateşinin kendisine temas etmeyeceğini öğrenecek ki hürmet etsin, izzet etsin.öğrenecek ki hürmet etsin, izzet etsin. "Canım o daha küçüktür." diyorlar.

"Canım o daha küçüktür." diyorlar.
Çocukları kısacık eteklerde çıplak bacaklarla dolaştırıyorlar; "O küçüktür." diyorlar.Çocukları kısacık eteklerde çıplak bacaklarla dolaştırıyorlar; "O küçüktür." diyorlar. Efendim baleye alıştırıyorlar, bilmem dansa alıştırıyorlar; "O küçüktür." diyorlar.Efendim baleye alıştırıyorlar, bilmem dansa alıştırıyorlar; "O küçüktür." diyorlar. Şimdi "Hadi uyusun." diyorlar efendim, namazsız niyazsız ibadetsiz yetiştiriyorlar.Şimdi "Hadi uyusun." diyorlar efendim, namazsız niyazsız ibadetsiz yetiştiriyorlar. Halbuki bir şey duydum, onu da size nakledivereyim sözü buraya getirmişken: Bizim tanıdıklardan bir tanesi hacca gitmiş.Halbuki bir şey duydum, onu da size nakledivereyim sözü buraya getirmişken: Bizim tanıdıklardan bir tanesi hacca gitmiş. Hacda Medine-i Münevvere'de bir evde misafir olmuşlar.Hacda Medine-i Münevvere'de bir evde misafir olmuşlar. Misafir oldukları evde sabah ezanı vaktinde ezan okunmayaMisafir oldukları evde sabah ezanı vaktinde ezan okunmaya başlayınca tabii bunlar kalkmışlar da abdest alıyorlar,başlayınca tabii bunlar kalkmışlar da abdest alıyorlar, camiye gitmeye hazırlanıyorlar, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Mescid-i Saadet'inde namazcamiye gitmeye hazırlanıyorlar, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in Mescid-i Saadet'inde namaz kılalım filan diye hazırlık yapıyorlar.kılalım filan diye hazırlık yapıyorlar. O sırada evin sahibi olan kadın gitmiş beşikte yatan çocuğun...O sırada evin sahibi olan kadın gitmiş beşikte yatan çocuğun... Beşikte yatan çocuğun...Beşikte yatan çocuğun... Beşikte yatan çocuğun gitmiş burnunu sıkmış.Beşikte yatan çocuğun gitmiş burnunu sıkmış. Küçük çocuk daha, mışıl mışıl uyuyan kundak çocuğu;Küçük çocuk daha, mışıl mışıl uyuyan kundak çocuğu; beşikte yatarken gitmiş burnunu sıkmış, yanağını sıkmış, öpmüş, şey yapmış.beşikte yatarken gitmiş burnunu sıkmış, yanağını sıkmış, öpmüş, şey yapmış. Onu uykusundan tedirgin etmiş, uyandırmış.Onu uykusundan tedirgin etmiş, uyandırmış. Demişler ki misafirler, bizim Türkiye'den gitme misafirler: "Yahu demişler bebeği kundaktan ne diye kaldırdın?" "E namaz vakti." demiş.

Demişler ki misafirler, bizim Türkiye'den gitme misafirler: "Yahu demişler bebeği kundaktan ne diye kaldırdın?" "E namaz vakti." demiş.
Canım bebek yani namaz kılacak değil, bir şey değil yani...Canım bebek yani namaz kılacak değil, bir şey değil yani... Ne diye kaldırıyorsun?Ne diye kaldırıyorsun? Demiş: "Bizim efendi çok kızar, darılır.Demiş: "Bizim efendi çok kızar, darılır. Bizim efendi darılır.Bizim efendi darılır. Çocuğun namaz vaktinde uyutulmasına razı değil, namaz vaktinde uyansın."Çocuğun namaz vaktinde uyutulmasına razı değil, namaz vaktinde uyansın." Haa! Evet, küçük çocuk daha kundaktayken sabah namazı vaktinde,Haa! Evet, küçük çocuk daha kundaktayken sabah namazı vaktinde, ezan vaktinde uyumamaya öyle alıştırılırsaezan vaktinde uyumamaya öyle alıştırılırsa o huy üzere büyür de o çocuğa sabah namazında "Hadi kalk evladım." dediğin zamano huy üzere büyür de o çocuğa sabah namazında "Hadi kalk evladım." dediğin zaman 40 kere başına gitmek ihtiyacı olmaz.40 kere başına gitmek ihtiyacı olmaz. "Hadi evladım kalk." diyorsun, "Ihh" diyor bu tarafa dönüyor."Hadi evladım kalk." diyorsun, "Ihh" diyor bu tarafa dönüyor. Bir daha gidiyorsun başına, "Hadi evladım kalkın, vakit geldi.Bir daha gidiyorsun başına, "Hadi evladım kalkın, vakit geldi. Camiye git babanla." "Ihh" diyor öbür tarafa dönüyor filan, bir türlü kalkamıyor. Neden?Camiye git babanla." "Ihh" diyor öbür tarafa dönüyor filan, bir türlü kalkamıyor. Neden? Alışmamış.Alışmamış. Bak o kardeşimiz, o Medine'deki Müslüman kardeşimiz daha doğru yapıyor.

Bak o kardeşimiz, o Medine'deki Müslüman kardeşimiz daha doğru yapıyor.
Kendisi kalktığı gibi kundakta uyuyan çocuğu da uyandırıyor ki o vakitte uyanmakKendisi kalktığı gibi kundakta uyuyan çocuğu da uyandırıyor ki o vakitte uyanmak onun kemiklerinin, iliklerinin, beyninin, hücrelerinin derinliklerine işlesin diye.onun kemiklerinin, iliklerinin, beyninin, hücrelerinin derinliklerine işlesin diye. Onun için siz de evladınızı böyle İslâm terbiyesiyle yetiştirmeye gayret ederseniz evladınızOnun için siz de evladınızı böyle İslâm terbiyesiyle yetiştirmeye gayret ederseniz evladınız büyüdüğü zaman size itaatli olur.büyüdüğü zaman size itaatli olur. Bunun iki faydası var: Size itaatli olduğundan, size iyilik yaptığından bir kere ihtiyarlık zamanında siz rahat edersiniz.Bunun iki faydası var: Size itaatli olduğundan, size iyilik yaptığından bir kere ihtiyarlık zamanında siz rahat edersiniz. Evlat mürüvveti görürsünüz.Evlat mürüvveti görürsünüz. Oh elhamdülillâh; "Anacığım sen şu köşeye otur, hizmeti ben yaparım.Oh elhamdülillâh; "Anacığım sen şu köşeye otur, hizmeti ben yaparım. Babacığım sen şurada dur, çay mı istersin kahve mi istersin ben sana getireyim.Babacığım sen şurada dur, çay mı istersin kahve mi istersin ben sana getireyim. Aman sen rahatsız olma, aman üzülme." diye pervane gibi etrafında dönerler cenneti kazanmak için;Aman sen rahatsız olma, aman üzülme." diye pervane gibi etrafında dönerler cenneti kazanmak için; sen de dünyada rahat edersin.sen de dünyada rahat edersin. Bu bir.Bu bir. İkincisi de onlar anasına babasına itaatli olduğundan, senin rızanı kazandığından

İkincisi de onlar anasına babasına itaatli olduğundan, senin rızanı kazandığından
onlar da cennete gider, sen de cennete gidersin, mutlu olursunuz.onlar da cennete gider, sen de cennete gidersin, mutlu olursunuz. Çünkü bir insan kendisi cennete giderkenÇünkü bir insan kendisi cennete giderken kendi soyundan evlatlarından bazısının cehennemekendi soyundan evlatlarından bazısının cehenneme gittiğini görmek herhalde onu çok üzecektir.gittiğini görmek herhalde onu çok üzecektir. Onların cehenneme gitmesini istemiyorsak işte böyle davranalım.Onların cehenneme gitmesini istemiyorsak işte böyle davranalım. Hadîs-i şerîfin bu kısmı da demek ki sizlerle ilgili oluyor; her ne kadar evlatla ilgiliyse deHadîs-i şerîfin bu kısmı da demek ki sizlerle ilgili oluyor; her ne kadar evlatla ilgiliyse de gene annelerle babalarla ilgili oluyor.gene annelerle babalarla ilgili oluyor. Bir de eğer evladınızın iyiliğini istiyorsanız ona beddua etmeyin.

Bir de eğer evladınızın iyiliğini istiyorsanız ona beddua etmeyin.
Beddua etmeyin, çünkü annenin babanın kalp kırıklığı, bedduası efendim çocuğu perişan eder.Beddua etmeyin, çünkü annenin babanın kalp kırıklığı, bedduası efendim çocuğu perişan eder. Dünyada da perişan eder, ahirette de perişan eder.Dünyada da perişan eder, ahirette de perişan eder. Benim rahmetli anam derdi ki:

Benim rahmetli anam derdi ki:
Evliyaullahtan, eskilerden, büyüklerden gelen töre, terbiye;Evliyaullahtan, eskilerden, büyüklerden gelen töre, terbiye; çocuğu asi olmasın, söz dinlemez durumuna düşmesin diyeçocuğu asi olmasın, söz dinlemez durumuna düşmesin diye 30 sene evladına "Şunu şöyle yap!" diye doğrudan bir şeyi emretmemiş.30 sene evladına "Şunu şöyle yap!" diye doğrudan bir şeyi emretmemiş. "Yapmam!" dediği zaman günaha girecek diye, belki günaha girer diye "Şunu şöyle yap!" dememiş."Yapmam!" dediği zaman günaha girecek diye, belki günaha girer diye "Şunu şöyle yap!" dememiş. Biz de büyüklerimizden, şeyhlerimizden, mürşitlerimizden terbiyeyi böyle gördük.

Biz de büyüklerimizden, şeyhlerimizden, mürşitlerimizden terbiyeyi böyle gördük.
Yani şunu şöyle yap diye doğrudan söylemezlerdi, işaret yollu anlatırlardı.Yani şunu şöyle yap diye doğrudan söylemezlerdi, işaret yollu anlatırlardı. Yaparsan sevap kazanırsın; yapmazsan hocaya asi olmak, şeyhe asi olmak,Yaparsan sevap kazanırsın; yapmazsan hocaya asi olmak, şeyhe asi olmak, babaya asi olmak, anaya asi olmak durumu meydana gelmemiş olurdu.babaya asi olmak, anaya asi olmak durumu meydana gelmemiş olurdu. Evlatlarınızı bu bakımdan da koruyun.

Evlatlarınızı bu bakımdan da koruyun.
Yani doğrudan emir verip onu asi duruma düşürmeyin, doğrudan beddua edip onun başına taş yağdırtmayın,Yani doğrudan emir verip onu asi duruma düşürmeyin, doğrudan beddua edip onun başına taş yağdırtmayın, onların durumlarını kötü hale getirmeyin.onların durumlarını kötü hale getirmeyin. Yumuşak davranın ki böyle olsun, onlar da saadeti bulsunlar.Yumuşak davranın ki böyle olsun, onlar da saadeti bulsunlar. Üçüncü tavsiyemiz, hadîs-i şerîfteki üçüncü sınıf insan kimdi?

Üçüncü tavsiyemiz, hadîs-i şerîfteki üçüncü sınıf insan kimdi?
"Ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ:"

"Ve'l-mer'etü's-sabûratü alâ gayreti zevcihâ:"
Yani kocasının kıskançlığına sabreden kadın.Yani kocasının kıskançlığına sabreden kadın. Şimdi kocanın kıskançlığını bizim dinimiz bir derece tavsiye ediyor.Şimdi kocanın kıskançlığını bizim dinimiz bir derece tavsiye ediyor. Hatta birisinin böyle fazla kıskançlığından bahsetmişler deHatta birisinin böyle fazla kıskançlığından bahsetmişler de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş ki: "Allah celle celâlühû Sa'd isimli o zat —şikâyet konusu olan zat"Allah celle celâlühû Sa'd isimli o zat —şikâyet konusu olan zat Sa'd'mış— Sa'd'dan daha gayretlidir.Sa'd'mış— Sa'd'dan daha gayretlidir. Ben de gayretliyim." buyurmuş. "Allah da gayretlidir."Ben de gayretliyim." buyurmuş. "Allah da gayretlidir." Gayretten maksat yani kıskançlık; "Allah da kıskançtır, ben de kıskancım.Gayretten maksat yani kıskançlık; "Allah da kıskançtır, ben de kıskancım. Sa'd'ın yaptığı doğrudur." Elbette efendi karısını kıskanacak, karısını kıskanmayan adamdan hayır gelmez!Sa'd'ın yaptığı doğrudur." Elbette efendi karısını kıskanacak, karısını kıskanmayan adamdan hayır gelmez! Kıskançlık sevgiden, koruma duygusundan meydana geldiğinden doğrudurKıskançlık sevgiden, koruma duygusundan meydana geldiğinden doğrudur ve kadın da kocasının kıskançlığına sabredecek, sabredecek.ve kadın da kocasının kıskançlığına sabredecek, sabredecek. Efendi diyecek ki: "Hanım ört, saçının teli görünüyor!

Efendi diyecek ki: "Hanım ört, saçının teli görünüyor!
Yanağının kenarından bir saç kılı çıkmış, sok şunu içeriye görünmesin!Yanağının kenarından bir saç kılı çıkmış, sok şunu içeriye görünmesin! Aman eteğine dikkat et! Aman eldiven giy! Aman göğsünün düğmesini iyi kapat!" filan...Aman eteğine dikkat et! Aman eldiven giy! Aman göğsünün düğmesini iyi kapat!" filan... Tabii titiz davranacak, kadın ondan memnun olması lazım.Tabii titiz davranacak, kadın ondan memnun olması lazım. "Bak efendi bana itibar ediyor da elhamdülillâh böyle bir titizlik de gösteriyor." diye"Bak efendi bana itibar ediyor da elhamdülillâh böyle bir titizlik de gösteriyor." diye ona sabredecek, ondan memnun olacak.ona sabredecek, ondan memnun olacak. Böyle olduğu zaman böyle bir kadın da cennetlik kadındır veBöyle olduğu zaman böyle bir kadın da cennetlik kadındır ve cehennemin ateşi ona temas etmeyecek.cehennemin ateşi ona temas etmeyecek. Bu bir hadîs-i şerîf.

Bu bir hadîs-i şerîf.
Bir hadîs-i şerîf daha, müjdeli bir hadîs-i şerîf daha okumak istiyorum.Bir hadîs-i şerîf daha, müjdeli bir hadîs-i şerîf daha okumak istiyorum. Şimdi bu hadîs-i şerîfi bir kere daha okuyuvereyim, manasını söyleyivereyim; siz verdiğim izahlardan,Şimdi bu hadîs-i şerîfi bir kere daha okuyuvereyim, manasını söyleyivereyim; siz verdiğim izahlardan, onları izahlarda düşünerek hadisi daha iyi anlayacaksınız.onları izahlarda düşünerek hadisi daha iyi anlayacaksınız. Üç kimse ne diyor, üç kimse cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi onu yakmayacak, cennete girecek:Üç kimse ne diyor, üç kimse cehenneme girmeyecek, cehennem ateşi onu yakmayacak, cennete girecek: Bir; Kocasına itaatli hanım.Bir; Kocasına itaatli hanım. İki; Ana babasına saygılı, hizmet eden, iyi davranan evlat.

İki; Ana babasına saygılı, hizmet eden, iyi davranan evlat.
Üç; Kocasının kıskançlığına sabreden, tahammül eden, sabırlı hanımefendi.

Üç; Kocasının kıskançlığına sabreden, tahammül eden, sabırlı hanımefendi.
Demek ki bu hadîs-i şerîf sizinle çok ilgili bir hadîs-i şerîf olduğundan size bunu okuyuverdim,Demek ki bu hadîs-i şerîf sizinle çok ilgili bir hadîs-i şerîf olduğundan size bunu okuyuverdim, size nasihatimde hatırınızda kalsın.size nasihatimde hatırınızda kalsın. Yani ne yapacaksınız bu hadisi bildiğinize göre?Yani ne yapacaksınız bu hadisi bildiğinize göre? Efendinize itaat edeceksiniz.Efendinize itaat edeceksiniz. Evladınızın yetişmesine, helal lokmayla olmasına, dindar yetişmesine çok ihtimam edeceksiniz.Evladınızın yetişmesine, helal lokmayla olmasına, dindar yetişmesine çok ihtimam edeceksiniz. Onun cennetlik olması sizin elinizde, sizin ona vereceğiniz terbiyeye bağlı.Onun cennetlik olması sizin elinizde, sizin ona vereceğiniz terbiyeye bağlı. Bir de efendinizin "Örtün, saklan, kenara çekil, görünme, balkona çıkma." vesaire bu gibi tavsiyelerineBir de efendinizin "Örtün, saklan, kenara çekil, görünme, balkona çıkma." vesaire bu gibi tavsiyelerine tebessümle, memnun olarak sabredeceksiniz.tebessümle, memnun olarak sabredeceksiniz. Çünkü o sizi sevdiğinden, saydığından, korumak istediğinden böyle yapıyor.Çünkü o sizi sevdiğinden, saydığından, korumak istediğinden böyle yapıyor. Erkeğe Allah bu kıskançlık duygusunu vermiş kiErkeğe Allah bu kıskançlık duygusunu vermiş ki her şey dinin emirlerine uygun olsun, günahlı olmasın,her şey dinin emirlerine uygun olsun, günahlı olmasın, efendim ahlâksızlık namussuzluk olmasın diye;efendim ahlâksızlık namussuzluk olmasın diye; elbette güzeldir dinimizin her emri.elbette güzeldir dinimizin her emri. Gelelim müjdeli olan ikinci hadîs-i şerîfe.

Gelelim müjdeli olan ikinci hadîs-i şerîfe.
Muhterem hanımefendiler, daha çok sizler dinliyorsunuz:Muhterem hanımefendiler, daha çok sizler dinliyorsunuz: "Selâsetün testağfiru lehümü's-semâvâtü ve'l-ardu, ve'l-leylü ve'n-nehâru, ve'l-melâiketü:

"Selâsetün testağfiru lehümü's-semâvâtü ve'l-ardu, ve'l-leylü ve'n-nehâru, ve'l-melâiketü:
El-ulemâu, ve'l-müteallimûne, ve'l-ashiyâu."El-ulemâu, ve'l-müteallimûne, ve'l-ashiyâu." Bu da İbn Abbas radıyallahu anh'den.

Bu da İbn Abbas radıyallahu anh'den.
Gene aynı mübarek Abdullah İbn Abbas'tan —radıyallahu anhümâ— rivayet olunmuş bu hadîs-i şerîf.Gene aynı mübarek Abdullah İbn Abbas'tan —radıyallahu anhümâ— rivayet olunmuş bu hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte de buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfte de buyuruyor ki: "Üç kimse vardır ki bunlara gökler ve yer ve gece ve gündüz ve melekler tevbe ve istiğfar ediverirler.""Üç kimse vardır ki bunlara gökler ve yer ve gece ve gündüz ve melekler tevbe ve istiğfar ediverirler." Bu üç kimseye dua ederler.Bu üç kimseye dua ederler. Gökler dua eder, yer dua eder,Gökler dua eder, yer dua eder, gece dua eder, gündüz dua eder, melekler dua eder;gece dua eder, gündüz dua eder, melekler dua eder; hepsi istiğfar eder, mağfiret dilerler.hepsi istiğfar eder, mağfiret dilerler. "Yâ Rabbi, bu kulu mağfiret eyle!"Yâ Rabbi, bu kulu mağfiret eyle! Bu kulu affet!Bu kulu affet! Bu kulun efendim suçlarını bağışla!" diye onun namına, onun lehine dua ediverirler.Bu kulun efendim suçlarını bağışla!" diye onun namına, onun lehine dua ediverirler. Kimdir bu yerin göğün, gecenin gündüzün, meleklerin dua ettiği mübarek insanlar kimlerdir?Kimdir bu yerin göğün, gecenin gündüzün, meleklerin dua ettiği mübarek insanlar kimlerdir? Bir; El-ulemâu: Âlimler.

Bir; El-ulemâu: Âlimler.
Bir, âlimler.Bir, âlimler. Âlimlere gökler dua eder, yer dua eder, gece dua eder,Âlimlere gökler dua eder, yer dua eder, gece dua eder, gündüz dua eder, melekler dua eder.gündüz dua eder, melekler dua eder. Olabilirseniz siz de âlimlerden olmaya çalışın.Olabilirseniz siz de âlimlerden olmaya çalışın. Kadınlardan âlim olur mu? Olur.Kadınlardan âlim olur mu? Olur. Çalışırsa, öğrenirse, başkasına öğretirse olur.Çalışırsa, öğrenirse, başkasına öğretirse olur. Peygamber Efendimiz 40 hadîs-i şerîfini belleyen kimsenin âlim sayılacağını bir hadîs-i şerîfinde bildiriyor.Peygamber Efendimiz 40 hadîs-i şerîfini belleyen kimsenin âlim sayılacağını bir hadîs-i şerîfinde bildiriyor. Demek ki şu benim bugün okuduğum hadîs-i şerîfler gibiDemek ki şu benim bugün okuduğum hadîs-i şerîfler gibi 40 tanesini öğreniverseniz sizi de Allah âlim sayacak,40 tanesini öğreniverseniz sizi de Allah âlim sayacak, o zaman yerdeki gökteki her şey size dua edecek.o zaman yerdeki gökteki her şey size dua edecek. Onun için din ilmini öğrenmede gayretli olun, bir.Onun için din ilmini öğrenmede gayretli olun, bir. İkincisi; Ve'l-müteallimûne: Öğrenenler,

İkincisi; Ve'l-müteallimûne: Öğrenenler,
öğrenciler, ilim meraklıları, ilme efendim öğrenmeyeöğrenciler, ilim meraklıları, ilme efendim öğrenmeye kalkışmış olan kimseler; talebeler yani.kalkışmış olan kimseler; talebeler yani. Bunlara da gökler ve yer ve gece ve gündüz ve melekler dua ederler.Bunlara da gökler ve yer ve gece ve gündüz ve melekler dua ederler. Demek ki siz evlatlarınızıDemek ki siz evlatlarınızı iyi yetiştirmeye gayret ederseniz, onlar ilim öğrenme yolunda olurlarsaiyi yetiştirmeye gayret ederseniz, onlar ilim öğrenme yolunda olurlarsa onlara da yerdekiler, göktekiler, gecedekiler,onlara da yerdekiler, göktekiler, gecedekiler, gündüzdekiler, melekler dua edecekler.gündüzdekiler, melekler dua edecekler. Onun için evlatlarınızı ilim yoluna gönderin,Onun için evlatlarınızı ilim yoluna gönderin, Kur'an kursuna gönderin,Kur'an kursuna gönderin, İmam-Hatip okuluna gönderin, dini öğrensinler.İmam-Hatip okuluna gönderin, dini öğrensinler. Bu müteallimûn zümresine, talebe zümresine dahil olsunlar da bu sevapları kaçırmasınlar.Bu müteallimûn zümresine, talebe zümresine dahil olsunlar da bu sevapları kaçırmasınlar. Üçüncüsü, El-ashiyâu: Cömert insanlar.

Üçüncüsü, El-ashiyâu: Cömert insanlar.
Cömert insanlara da göktekiler,Cömert insanlara da göktekiler, yerdekiler, gecedekiler, gündüzdekiler, melekler dua edip Allah'tan afv ü mağfiret olmasını isterler.yerdekiler, gecedekiler, gündüzdekiler, melekler dua edip Allah'tan afv ü mağfiret olmasını isterler. Onun için bizim bu hadîs-i şerîften çıkaracağımız şudur: Bir, ilim öğreneceğiz.

Onun için bizim bu hadîs-i şerîften çıkaracağımız şudur: Bir, ilim öğreneceğiz.
İki, ilim öğreteceğiz, bildiğimizi öğreteceğiz.İki, ilim öğreteceğiz, bildiğimizi öğreteceğiz. Evlatlarımızı ilim yoluna sevk edeceğiz.Evlatlarımızı ilim yoluna sevk edeceğiz. Bir de cömert olacağız, sıkı olmayacağız efendim, hayır yapacağız.

Bir de cömert olacağız, sıkı olmayacağız efendim, hayır yapacağız.
Komşumuza, dullara, yetimlere, muhtaçlara cömertlik yapacağız.Komşumuza, dullara, yetimlere, muhtaçlara cömertlik yapacağız. Bir kadın evinden, kocasının razı olmayacağı miktarlarda,Bir kadın evinden, kocasının razı olmayacağı miktarlarda, onu kızdıracak miktarlarda olmamak şartıylaonu kızdıracak miktarlarda olmamak şartıyla bir hayır yaparsa gelen kimseye veya komşuya veya bir fakire bir hayır yaparsa,bir hayır yaparsa gelen kimseye veya komşuya veya bir fakire bir hayır yaparsa, bir şey verirse hem kendisi sevap alır hem kocası sevap alır.bir şey verirse hem kendisi sevap alır hem kocası sevap alır. Hepsi birden sevap kazanırlar.Hepsi birden sevap kazanırlar. Onun için hayır yapmaya da gayretli olmanızı efendim tavsiye ederim.Onun için hayır yapmaya da gayretli olmanızı efendim tavsiye ederim. Bu da ikinci hadîs-i şerîf.Bu da ikinci hadîs-i şerîf. Demek ki âlimlere, talebelere, cömertlere Allah'ın gökleri,Demek ki âlimlere, talebelere, cömertlere Allah'ın gökleri, yerleri, gecesi, gündüzü, melekleri tevbe ve istiğfar ediveriyor.yerleri, gecesi, gündüzü, melekleri tevbe ve istiğfar ediveriyor. Onların affını Allah'tan istiyorlar; ne mutlu böyle olanlara!Onların affını Allah'tan istiyorlar; ne mutlu böyle olanlara! Üçüncüsü: "Selâsetün lâ temessühüm fitnetü'd-dünyâ ve'l-âhirati: El-mukırru bi'l-kaderi, vellezî lâ yenzuru fi'n-nücûmi, ve'l-mütemessikü bi-sünnetî."

Üçüncüsü: "Selâsetün lâ temessühüm fitnetü'd-dünyâ ve'l-âhirati: El-mukırru bi'l-kaderi, vellezî lâ yenzuru fi'n-nücûmi, ve'l-mütemessikü bi-sünnetî."
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den.
3 hadis okuyup sözümü kesecektim zaten, üçüncüyü tamamlamış oluyorum.3 hadis okuyup sözümü kesecektim zaten, üçüncüyü tamamlamış oluyorum. Üç kimseye dünyanın ve ahiretin fitnesi değmez.

Üç kimseye dünyanın ve ahiretin fitnesi değmez.
Dünyanın ve ahiretin fitnesine uğramazlar, üç kişi.Dünyanın ve ahiretin fitnesine uğramazlar, üç kişi. Bunlardan birisi nedir?

Bunlardan birisi nedir?
Kadere inanmış insan.Kadere inanmış insan. Her şey Allah'ın takdiriyle oluyor.Her şey Allah'ın takdiriyle oluyor. Hastalık Allah'ın takdiri, zenginlik Allah'ın takdiri, fakirlik Allah'ın takdiri...Hastalık Allah'ın takdiri, zenginlik Allah'ın takdiri, fakirlik Allah'ın takdiri... "Eh kaderim böyleymiş." diye kadere inanmış olan insana efendim fitne gelmez."Eh kaderim böyleymiş." diye kadere inanmış olan insana efendim fitne gelmez. Dünya ve ahirette fitnelerden emin olur, rahata erer.Dünya ve ahirette fitnelerden emin olur, rahata erer. İkincisi: Vellezî lâ yenzuru fi'n-nücûm:

İkincisi: Vellezî lâ yenzuru fi'n-nücûm:
Yıldızlara bakmayan, yıldız falına bakmayan kimse.Yıldızlara bakmayan, yıldız falına bakmayan kimse. Şimdi bu fal meselesi de sizinle ilgili olduğundan burada bununla ilgili azıcık bir bilgi vermek istiyorum.Şimdi bu fal meselesi de sizinle ilgili olduğundan burada bununla ilgili azıcık bir bilgi vermek istiyorum. Bugün büyük gazetelerin bir kısmının bir köşesinde efendim yıldız falı vardır.Bugün büyük gazetelerin bir kısmının bir köşesinde efendim yıldız falı vardır. Efendim burcuna göre insanın işte bugün başına şu gelecek, şu gelmeyecek diye falcılık yapar gazeteler, bunları yazarlar.Efendim burcuna göre insanın işte bugün başına şu gelecek, şu gelmeyecek diye falcılık yapar gazeteler, bunları yazarlar. Bunlar küfürdür!Bunlar küfürdür! Bunlara inanmak yanlıştır, küfürdür.Bunlara inanmak yanlıştır, küfürdür. Bu gazetecilerin yaptıkları dindarları raydan çıkartmak, yoldan çıkartmaktır.Bu gazetecilerin yaptıkları dindarları raydan çıkartmak, yoldan çıkartmaktır. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bu yıldızlara bakıp da böyle yıldızların

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri bu yıldızlara bakıp da böyle yıldızların
efendim falından hayatına böyle bir şeyler,efendim falından hayatına böyle bir şeyler, manalar çıkartıp da yorumlar yapmayı sevmiyor.manalar çıkartıp da yorumlar yapmayı sevmiyor. Onlara uymayan insanın dünya ve ahiretin fitnelerine uğramayacağını bildiriyor.Onlara uymayan insanın dünya ve ahiretin fitnelerine uğramayacağını bildiriyor. O halde sizler de kahve falı, yıldız falı, efendim bakla falı, daha başka bilmem hangi remil atmak,O halde sizler de kahve falı, yıldız falı, efendim bakla falı, daha başka bilmem hangi remil atmak, bilmem ne yapmak, kurşun dökmek...bilmem ne yapmak, kurşun dökmek... Çeşitli böyle tarih boyu şeyler olurmuş; bilmiyorum Konya'da bu gibi şeyler kadınların arasında var mıdır...Çeşitli böyle tarih boyu şeyler olurmuş; bilmiyorum Konya'da bu gibi şeyler kadınların arasında var mıdır... Sakın bu gibi fal gibi şeylere hiç rağbet etmeyin, çok günahtır!

Sakın bu gibi fal gibi şeylere hiç rağbet etmeyin, çok günahtır!
Bunlara karşı çıkın, bunlara hiç şey yapmayın.Bunlara karşı çıkın, bunlara hiç şey yapmayın. Allah'ın kaderine iman edip de bu falcılıktan uzak duran,Allah'ın kaderine iman edip de bu falcılıktan uzak duran, yıldızlara şeylere bakmayan kimseler bak dünyada ahirette rahat edecekler,yıldızlara şeylere bakmayan kimseler bak dünyada ahirette rahat edecekler, fitneden emin olacaklar.fitneden emin olacaklar. Aman siz bu şeylere şey yapmayın.Aman siz bu şeylere şey yapmayın. Çay içiyorlar, "Çevir fincanı ters." diyor.Çay içiyorlar, "Çevir fincanı ters." diyor. Ondan sonra bakıyor oradaki çizgilere şeylere göre çeşit çeşit palavralar atarak...Ondan sonra bakıyor oradaki çizgilere şeylere göre çeşit çeşit palavralar atarak... Efendim bir de karşısındaki de "Haa hakikaten öyle de oldu, böyle de oldu." diye bir de ona yardakçılık,Efendim bir de karşısındaki de "Haa hakikaten öyle de oldu, böyle de oldu." diye bir de ona yardakçılık, destekçilik, tasdikçilik yapıyor.destekçilik, tasdikçilik yapıyor. Bunların hepsi çok büyük günahtır Müslüman hanımlar!Bunların hepsi çok büyük günahtır Müslüman hanımlar! Bunu bilesiniz.Bunu bilesiniz. Sakın ha öyle falla şeyle filan şey bir şeyler yapıp da günahlara bulaşıp haramlara girmeyin!Sakın ha öyle falla şeyle filan şey bir şeyler yapıp da günahlara bulaşıp haramlara girmeyin! Üçüncüsü: Ve'l-mütemessikü bi-sünnetî:

Üçüncüsü: Ve'l-mütemessikü bi-sünnetî:
Benim sünnet-i seniyyeme sarılan kimseye de dünyanın ahiretin fitneleri gelip bulaşmayacak diyor.Benim sünnet-i seniyyeme sarılan kimseye de dünyanın ahiretin fitneleri gelip bulaşmayacak diyor. Bunu zaten başta söylemiştim muhterem hanımlar.Bunu zaten başta söylemiştim muhterem hanımlar. Yani Peygamber Efendimizin yoluna bağlı olanların ne kadar ecir alacağını söylemiştim,Yani Peygamber Efendimizin yoluna bağlı olanların ne kadar ecir alacağını söylemiştim, bu hadîs-i şerîfle de tekrar karşınıza geldi.bu hadîs-i şerîfle de tekrar karşınıza geldi. Demek ki Peygamber Efendimizin sünneti bak neler öğretiyor bize:

Demek ki Peygamber Efendimizin sünneti bak neler öğretiyor bize:
Falın doğru olmadığını öğretiyor,Falın doğru olmadığını öğretiyor, kadere inanmanın önemini öğretiyor.kadere inanmanın önemini öğretiyor. Hanımların efendisine, çocuklarına nasıl davranacağına dair edepler;Hanımların efendisine, çocuklarına nasıl davranacağına dair edepler; her şeyi her şey hadîs-i şerîflerde vardır.her şeyi her şey hadîs-i şerîflerde vardır. Biz de Peygamber Efendimizin sünnetine uyalım daBiz de Peygamber Efendimizin sünnetine uyalım da Peygamber Efendimizin sevgisine erelim, ahirette kendisine komşu olalım.Peygamber Efendimizin sevgisine erelim, ahirette kendisine komşu olalım.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2