Namaz Vakitleri
İstanbul
26 Recep 1447
15 January 2026
İmsak
06:50
Güneş
08:20
Öğle
13:19
İkindi
15:46
Akşam
18:07
Yatsı
19:32
Detaylı Arama

İlim, Amel ve Toplumun Kalkınması Hakkında Öğütler

Mehmed Zahid KOTKU

4 Muharrem 1394 / 27.01.1974
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

İlim, Amel ve Toplumun Kalkınması Hakkında Öğütler

Mehmed Zahid KOTKU

4 Muharrem 1394 / 27.01.1974
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Ve'l âkıbetü lil müttekîn.Ve'l âkıbetü lil müttekîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâVe's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmain.Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmain. İ'lemû eyyühe'l-ihvânİ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullahenne efdale'l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale'l-hedyi hedyüve enne efdale'l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemMuhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra'l-umûri muhdesâtühâve şerra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atünve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalaletünve külle bid'atin dalaletün ve külle dalaletin fi'n-nârve külle dalaletin fi'n-nâr ve bi's-senedi'l-muttasılive bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâl:.ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâl:. Küllü müskirin harâmün

Küllü müskirin harâmün
ve inne ala’llâhi azze ve celleve inne ala’llâhi azze ve celle le-ahdün li-men şeribe’l-müskirale-ahdün li-men şeribe’l-müskira en yeskıyehû min tîneti’l-habâli.en yeskıyehû min tîneti’l-habâli. Küllü müskir.

Küllü müskir.
Adamın aklını kaçırtan,Adamın aklını kaçırtan, fikir hali veren ne kadar meşrubat varsa,fikir hali veren ne kadar meşrubat varsa, hep bütün meşrubat.hep bütün meşrubat. Adı yok.Adı yok. Ne kadar insanın aklına zarar veren,Ne kadar insanın aklına zarar veren, şekil veren, şuurunu kaçıranşekil veren, şuurunu kaçıran neler varsa onların hepsi haram.neler varsa onların hepsi haram. Ve inne ala’llâhi azze ve celle le-ahdün

Ve inne ala’llâhi azze ve celle le-ahdün
li-men şeribe’l-müskirali-men şeribe’l-müskira en yeskıyehû min tîneti’l-habâli.en yeskıyehû min tîneti’l-habâli. Allah-u Teâlâ ahdetmiştir kiAllah-u Teâlâ ahdetmiştir ki bu içkiyi içen, kıyamet gününde,bu içkiyi içen, kıyamet gününde, tîneti’l-habâl denilen suyu verecek.tîneti’l-habâl denilen suyu verecek. Demişler ki Yâ ResûlullahDemişler ki Yâ Resûlullah bu tîneti’l-habâl nedir?bu tîneti’l-habâl nedir? Buyrumuş ki; Araku ehli’n-nâri.Buyrumuş ki; Araku ehli’n-nâri. Ehl-i cehennemin terleri.Ehl-i cehennemin terleri. Çok büyük terleri.Çok büyük terleri. Yani dünyada malummuş kiYani dünyada malummuş ki en büyük nimet insan da akıldır.en büyük nimet insan da akıldır. Aklı olmayanlar tımarhanede malum halleri.Aklı olmayanlar tımarhanede malum halleri. Niçin?Niçin? Aklı yok.

Aklı yok.
Adam her tarafı sağlam kuvvetli amaAdam her tarafı sağlam kuvvetli ama aklı, şuuru olmadığı için oraya hapsediyorlar onları.aklı, şuuru olmadığı için oraya hapsediyorlar onları. İnsanlara zararı olmasın diyerekten.İnsanlara zararı olmasın diyerekten. Allah muhafaza onlar aramızda olsaAllah muhafaza onlar aramızda olsa zararları da olur birçok insanlara.zararları da olur birçok insanlara. İşte o en güzel aklı,İşte o en güzel aklı, biz kendi kendimize giderici şeyler buluyoruz.biz kendi kendimize giderici şeyler buluyoruz. Bu insanoğlu acayip bir mahluk.Bu insanoğlu acayip bir mahluk. O aklını giderecek,O aklını giderecek, aleme maskara olacak derecede zirvesini kaybeder,aleme maskara olacak derecede zirvesini kaybeder, konuşmasını kaybeder, şuurunu kaybeder.konuşmasını kaybeder, şuurunu kaybeder. Ondan sonra bir de bayılma düşüp,

Ondan sonra bir de bayılma düşüp,
ne diyorlar ona?ne diyorlar ona? Kendinden geçiyor yani.Kendinden geçiyor yani. E bu kötü şeylerden bir şey.E bu kötü şeylerden bir şey. Buna insan kendisi yapıyor,Buna insan kendisi yapıyor, kendini bu hale sokuyor.kendini bu hale sokuyor. Bunun çok şeylerine rast geldik,Bunun çok şeylerine rast geldik, acayiplerine rast geldik.acayiplerine rast geldik. Yani bir fotoğraf makinesi istedim ki,Yani bir fotoğraf makinesi istedim ki, sevmem fotoğrafı ama,sevmem fotoğrafı ama, istedim ki o anda bir fotoğraf makinesi olsa da bunların resimlerini alalım.istedim ki o anda bir fotoğraf makinesi olsa da bunların resimlerini alalım. İçmişler, içmişler, bayılmışlar.İçmişler, içmişler, bayılmışlar. Çoluk çocuk başlarına toplanmış, eğleniyorlar onlarınla.Çoluk çocuk başlarına toplanmış, eğleniyorlar onlarınla. Haberleri yok kendilerinden.Haberleri yok kendilerinden. O kadar kendilerinden geçmiş insanlar.O kadar kendilerinden geçmiş insanlar. Nedir bu?Nedir bu? Alt tarafı, sen Allahu Teâlâ'nın verdiği o güzel aklı,

Alt tarafı, sen Allahu Teâlâ'nın verdiği o güzel aklı,
kendi kendine kaybediyor ve kendini maskaraya çeviriyorsun.kendi kendine kaybediyor ve kendini maskaraya çeviriyorsun. Sonra evde çoluk çocuk rahatsız olur,Sonra evde çoluk çocuk rahatsız olur, ev eşyası rahatsız olur,ev eşyası rahatsız olur, zararı tükenmeyecek kadar zararı var yani.zararı tükenmeyecek kadar zararı var yani. Vücuda da zararı var.Vücuda da zararı var. Onu içmekle yani vücutOnu içmekle yani vücut bir kesb-i afiyet mi ediyor, kuvvet mi buluyor?bir kesb-i afiyet mi ediyor, kuvvet mi buluyor? Hepsi masaldan ibaret.

Hepsi masaldan ibaret.
Vücudu da hırpalıyor.Vücudu da hırpalıyor. Kanser denilen hastalığınKanser denilen hastalığın kökleri de buradan geliyor.kökleri de buradan geliyor. Allah muhafaza.Allah muhafaza. Çünkü yasakların hiçbirisinde menfaat yoktur.Çünkü yasakların hiçbirisinde menfaat yoktur. Cenâb-ı Hak ne kadar yasak yaptıysa,Cenâb-ı Hak ne kadar yasak yaptıysa, nehy-i anil münker diyoruz ya, her cuma okuyoruz.nehy-i anil münker diyoruz ya, her cuma okuyoruz. Emr-i ma'rûf, nehy-i anil münker.Emr-i ma'rûf, nehy-i anil münker. Münkerlerden yani Allah-u Teâlâ'nın yasak ettiği şeylerdenMünkerlerden yani Allah-u Teâlâ'nın yasak ettiği şeylerden uzak olmak, kaçmak.uzak olmak, kaçmak. Bunun bir faydası vardır.Bunun bir faydası vardır. Canım Allah onun o faydasını bilmiyor da mı yasak etti bize?Canım Allah onun o faydasını bilmiyor da mı yasak etti bize? Bu kadar şuursuzluk olur mu?Bu kadar şuursuzluk olur mu? Allah-u Teâlâ'nın yasak ettiği bir şeyi,Allah-u Teâlâ'nın yasak ettiği bir şeyi, elbette bilemediğimiz çeşitli hikmetleri var.elbette bilemediğimiz çeşitli hikmetleri var. Bize düşen vazife,Bize düşen vazife, emri ilahiye itaatten ibarettir.emri ilahiye itaatten ibarettir. E ne olacak?

E ne olacak?
Kafamı biraz sersemledi, beni de mecnun hale getirecek,Kafamı biraz sersemledi, beni de mecnun hale getirecek, söylediğimi anlamam, dinleyen de güler,söylediğimi anlamam, dinleyen de güler, saçma sapan konuşur.saçma sapan konuşur. Bu maskaralı insan, neden böyle düşün canım?Bu maskaralı insan, neden böyle düşün canım? Allah Teâlâ'nın verdiği güzel aklı neden bu hale getirirsin?Allah Teâlâ'nın verdiği güzel aklı neden bu hale getirirsin? En güzel nimet akıldır.

En güzel nimet akıldır.
Akıllı olmayınca insanlar para yetmez.Akıllı olmayınca insanlar para yetmez. Ne ibadet yapılır ne başka bir şey yapılır.Ne ibadet yapılır ne başka bir şey yapılır. Hiçbir şeyin faydası olmaz.Hiçbir şeyin faydası olmaz. Cemiyete zararından başka bir şey yok.Cemiyete zararından başka bir şey yok. Onun için buna ceza,Onun için buna ceza, madem sen böyle cemiyeti bu hale getirdin,madem sen böyle cemiyeti bu hale getirdin, şuurunu kaybediyorsun.şuurunu kaybediyorsun. Bir vakit bize doktorlar ders verdiler de,Bir vakit bize doktorlar ders verdiler de, dedi ki, bu bir kadehten başlar.dedi ki, bu bir kadehten başlar. Bir kadeh içersin, bir şey yapmaz.Bir kadeh içersin, bir şey yapmaz. Hiç zarar yok işte.Hiç zarar yok işte. Ben az içiyorum diyenlere karşı.Ben az içiyorum diyenlere karşı. Ama bir gün gelir ki, o bir kadeh sana tesir etmez.Ama bir gün gelir ki, o bir kadeh sana tesir etmez. İki olsun der.İki olsun der. İki olunca bir vakit sonra o da tesir etmez.İki olunca bir vakit sonra o da tesir etmez. Üç olsun dersin.Üç olsun dersin. Derken bir ayyaş olur gidersin.Derken bir ayyaş olur gidersin. Bir şeyler de içersin, hiç şeyde olmaz tesir olamaz vücuduna.Bir şeyler de içersin, hiç şeyde olmaz tesir olamaz vücuduna. Çünkü vücut ona alışır.Çünkü vücut ona alışır. Bu haram şeylerle vücudu harap etmek insana yakışır mı yani?Bu haram şeylerle vücudu harap etmek insana yakışır mı yani? Canım canım gavur yapıyormuş, gavur yaparsa yaparsın bana ne?Canım canım gavur yapıyormuş, gavur yaparsa yaparsın bana ne? Benim dinim İslâm dinidir.Benim dinim İslâm dinidir. İslâm dininde bu yasakmış madem kiİslâm dininde bu yasakmış madem ki ben bunu ağzıma almam, şimdi bakın.ben bunu ağzıma almam, şimdi bakın. Küllü müskirin hamrun.

Küllü müskirin hamrun.
Orada haram dedi, burada hamrın diyor.Orada haram dedi, burada hamrın diyor. Yani her müskir adıma şekil veren her şey,Yani her müskir adıma şekil veren her şey, yukarda bahsi geçti ya,yukarda bahsi geçti ya, hangisi olursa olsun hepsi hamir, şaraptan ibarettir.hangisi olursa olsun hepsi hamir, şaraptan ibarettir. İnneme’l-hamru ve’l-meysiru… (Mâide Suresi 90. Ayet)

İnneme’l-hamru ve’l-meysiru… (Mâide Suresi 90. Ayet)
İşte her müskir o hamr’in içerisindedir.

İşte her müskir o hamr’in içerisindedir.
Ne kadar müskir var, hepsi hamr’dır.Ne kadar müskir var, hepsi hamr’dır. Ve mâ eskera kesîruhû.

Ve mâ eskera kesîruhû.
Fakat az içince bir şey olmuyor bir içki.Fakat az içince bir şey olmuyor bir içki. Ama çok içersen sarhoş ediyor adamı.Ama çok içersen sarhoş ediyor adamı. Binaenaleyh onun azı da haram.Binaenaleyh onun azı da haram. Şimdi sigara, bir tanesi bir şey yapmıyor.Şimdi sigara, bir tanesi bir şey yapmıyor. İki tanesi bir şey yapmıyor.İki tanesi bir şey yapmıyor. Fakat çok iç sarhoş eder adamı bu defa.Fakat çok iç sarhoş eder adamı bu defa. Binaenaleyh o nasıl çoğu sarhoş ediyorsa,Binaenaleyh o nasıl çoğu sarhoş ediyorsa, öyleyse onun azı da haramdır.öyleyse onun azı da haramdır. Bu da onun içine girer.Bu da onun içine girer. Allah bu kötü huylarının hepsinden intibahlar versin,Allah bu kötü huylarının hepsinden intibahlar versin, uyanıklar versin, şuur versin, düşünce versin.uyanıklar versin, şuur versin, düşünce versin. Bu az bir para değil yani.Bu az bir para değil yani. Bugün on, on beş liraya patlıyor bir sigara içenin masrafı.Bugün on, on beş liraya patlıyor bir sigara içenin masrafı. Ayda şu eder, yılda bu eder.Ayda şu eder, yılda bu eder. Biz bugün çok sıkıntılı bir durumdayız,Biz bugün çok sıkıntılı bir durumdayız, muhtaç bir durumdayız her cihette.muhtaç bir durumdayız her cihette. Biz bir sefer Mekke-i Mükerremeye gittiğimiz vakitteBiz bir sefer Mekke-i Mükerremeye gittiğimiz vakitte bizi bir Türkistanlı davet etti evine.bizi bir Türkistanlı davet etti evine. Ara sırada da gelir buraya.Ara sırada da gelir buraya. İşte gelmiş burada tatbikatlarda da bulunmuş.İşte gelmiş burada tatbikatlarda da bulunmuş. İmam Hatip mekteplerinde kaç çocuk okuyor,İmam Hatip mekteplerinde kaç çocuk okuyor, üniversitelerde kaç çocuk okuyor.üniversitelerde kaç çocuk okuyor. Bunun şeysini de yapmış, hesabını da yapmış.Bunun şeysini de yapmış, hesabını da yapmış. Bize dedi ki, sizi düşen vazife çok ağır.Bize dedi ki, sizi düşen vazife çok ağır. Siz bizim durumumuza düşmüşsünüz.Siz bizim durumumuza düşmüşsünüz. Siz bizim durumumuza düşmüşsünüz.Siz bizim durumumuza düşmüşsünüz. Biz de Rusya'daykenBiz de Rusya'dayken bağlar, bahçeler güzel ellerimizde.bağlar, bahçeler güzel ellerimizde. Efendim işi gücü para kazanmaya verdik.Efendim işi gücü para kazanmaya verdik. Çocuklarımızı okutmadık.Çocuklarımızı okutmadık. Çocuklarımızı okutmadık.Çocuklarımızı okutmadık. Ve binaenaleyh para kazanmak tatlı geldi bize.Ve binaenaleyh para kazanmak tatlı geldi bize. O tatlının arkasından acı gelen geldi dedi.O tatlının arkasından acı gelen geldi dedi. Biz de soluğu burada aldık dedi.Biz de soluğu burada aldık dedi. Bakıyorum sizin de vaziyetiniz hemen hemen buna benziyor dedi.Bakıyorum sizin de vaziyetiniz hemen hemen buna benziyor dedi. Binaenaleyh size düşen vazife kazancınızın, o adamın söylediği yani,Binaenaleyh size düşen vazife kazancınızın, o adamın söylediği yani, kazancınızın dörtte üçünü feda etmezsenizkazancınızın dörtte üçünü feda etmezseniz akıbetini fena dedi adam.akıbetini fena dedi adam. Bu adamın sözü.Bu adamın sözü. Yani biz şimdi dörtte üçünü feda edeceğimizi bırak daYani biz şimdi dörtte üçünü feda edeceğimizi bırak da günde bu kadar da fuzulü masraf yapıyoruz, hiç yoksa.günde bu kadar da fuzulü masraf yapıyoruz, hiç yoksa. Bu fuzulü masraflarımızıBu fuzulü masraflarımızı cemiyetimizin hayırlarına harcasak fena mı olur yani?cemiyetimizin hayırlarına harcasak fena mı olur yani? Bugün kim bilir ne kadar aç,

Bugün kim bilir ne kadar aç,
ne kadar susuz, ne kadar çıplak insanlar var.ne kadar susuz, ne kadar çıplak insanlar var. Bunlar hep yardıma muhtaç.Bunlar hep yardıma muhtaç. Bunları kim yapacak?Bunları kim yapacak? Hep biz yapacağız.Hep biz yapacağız. Ama bunlarla hiç ilgimiz yok.Ama bunlarla hiç ilgimiz yok. Yalnız keyfimize, böyle günah şeylere,Yalnız keyfimize, böyle günah şeylere, paraları harcamakta,paraları harcamakta, ben kazandım kim karışır benim parama diyerektenben kazandım kim karışır benim parama diyerekten Allah esirgeye, çileden çıkıyoruz.Allah esirgeye, çileden çıkıyoruz. Küllü mağrûhûn.Küllü mağrûhûn. Ne kadar mağrûh, hayırlı işler varsa,Ne kadar mağrûh, hayırlı işler varsa, hayırlı iş, yalnız para vermek değil yani,hayırlı iş, yalnız para vermek değil yani, işler de buna dahildir.işler de buna dahildir. Küllü ma’rûfun.

Küllü ma’rûfun.
Her bir hayırlı iş, sadekatün,Her bir hayırlı iş, sadekatün, ki o yaptığın hayırlı işin içinde Allah'ın rızası vardır.ki o yaptığın hayırlı işin içinde Allah'ın rızası vardır. Allah o işten memnun olur.Allah o işten memnun olur. Mesela yolda gittiğin vakitteMesela yolda gittiğin vakitte herkese zarar verecek bir taşı kaldırsan,herkese zarar verecek bir taşı kaldırsan, bir çubuğu kaldırsan,bir çubuğu kaldırsan, bir dikeni kaldırsan,bir dikeni kaldırsan, başka bir kardeşime zarar vermesin diyerekten,başka bir kardeşime zarar vermesin diyerekten, bu da sadaka yerine geçer.bu da sadaka yerine geçer. Sadaka parayı verirsin başka.Sadaka parayı verirsin başka. Fakat böyle hayırlarla sadakadan mağdurdur.Fakat böyle hayırlarla sadakadan mağdurdur. Yemek yedirmeler, fakirleri gözetlemeler,Yemek yedirmeler, fakirleri gözetlemeler, giydirmeler, işte cemiyetin çeşitli ihtiyaçlarınagiydirmeler, işte cemiyetin çeşitli ihtiyaçlarına el atmak sadakalardan bazısı.el atmak sadakalardan bazısı. Şimdi mesela sırası gelmişkenŞimdi mesela sırası gelmişken bizim camimize, Allah razı olsun,bizim camimize, Allah razı olsun, kalorifer yapıyorlar.kalorifer yapıyorlar. Sabahleyin güzelce üşümeden oturacağız,Sabahleyin güzelce üşümeden oturacağız, gecede oturacağız sıcacık.gecede oturacağız sıcacık. Fakat bunun parasının bir türlü toplamayaFakat bunun parasının bir türlü toplamaya gücümüz yetmiyor.gücümüz yetmiyor. Ona söylüyoruz, buna söylüyoruz, işte.Ona söylüyoruz, buna söylüyoruz, işte. Hep zorlukla işte.Hep zorlukla işte. Halbuki bu, gönülden gelerekten.Halbuki bu, gönülden gelerekten. Oh, teşekkür ederiz.Oh, teşekkür ederiz. Allah razı olsun, bak bizi düşünüyorsunuz daAllah razı olsun, bak bizi düşünüyorsunuz da camimizi de ısıtmak için çalışıyorsunuz.camimizi de ısıtmak için çalışıyorsunuz. Eh, nedir bunun masrafı yahu?

Eh, nedir bunun masrafı yahu?
Biz de iştirak edelim diyerekten,Biz de iştirak edelim diyerekten, katılmak lazım gelirken,katılmak lazım gelirken, kafasına çevirip de o tarafa bakmak bile istemiyor o insan.kafasına çevirip de o tarafa bakmak bile istemiyor o insan. Böyle cemiyetçilik mi olur?Böyle cemiyetçilik mi olur? Harama gelirken parasını harcamaktan kaçınmıyor da,Harama gelirken parasını harcamaktan kaçınmıyor da, helal ve sadaka olup dahelal ve sadaka olup da ahirette kendisini kurtarmasına medar olacakahirette kendisini kurtarmasına medar olacak hayırlara iştirak etmekten uzak,hayırlara iştirak etmekten uzak, uzak kalıyor insan.uzak kalıyor insan. Allah kusurlarınızı affetsin.Allah kusurlarınızı affetsin. Onun için “Küllü’mriin fî zılli sadekatihî”

Onun için “Küllü’mriin fî zılli sadekatihî”
dersin altında gelen bir hadiste,dersin altında gelen bir hadiste, herkes verdiği sadakanın gölgesi altında bulunacak.herkes verdiği sadakanın gölgesi altında bulunacak. O gün ağaç yok ki gölgelendirilsin kıyamet gününde.O gün ağaç yok ki gölgelendirilsin kıyamet gününde. Seni o gün gölgelendirecek, rahatlandıracak,Seni o gün gölgelendirecek, rahatlandıracak, verdiğin sadakaların nispetinde olacak.verdiğin sadakaların nispetinde olacak. Sadakan çoksa büyük ağaçlar altında,Sadakan çoksa büyük ağaçlar altında, hiç güneşi görmeden rahat rahat oturursun.hiç güneşi görmeden rahat rahat oturursun. Uzun bunun ravileri.Uzun bunun ravileri. Müslim de bunun içerisinde,Müslim de bunun içerisinde, Davut da bunun içerisinde.Davut da bunun içerisinde. Üç dört tane de ravileri var ayrıca.Üç dört tane de ravileri var ayrıca. Küllü kelâmin.

Küllü kelâmin.
Konuşuyoruz işte, bir şeyler söylüyor, kelam.Konuşuyoruz işte, bir şeyler söylüyor, kelam. Bu hangi kelam olursa olsun.Bu hangi kelam olursa olsun. Lâ yüzkeru’llâhü fîhi.Lâ yüzkeru’llâhü fîhi. O kelamın konuşmanın içerisindeO kelamın konuşmanın içerisinde Allah Teâlâ'nın zikri yok.Allah Teâlâ'nın zikri yok. Boşuna konuşuyorsun yani.Boşuna konuşuyorsun yani. Onun da bir vaaz, bir nasihat, bir hayra yarar,Onun da bir vaaz, bir nasihat, bir hayra yarar, istikbalde bir hayra yarar,istikbalde bir hayra yarar, menfaatli sözler değil de,menfaatli sözler değil de, boşuna konuşmalar da.boşuna konuşmalar da. Dedikodu dediğimiz şeyler,Dedikodu dediğimiz şeyler, masal gibi hikayeler.masal gibi hikayeler. Bunlar hangisi olursa olsun,Bunlar hangisi olursa olsun, fe-yübdeü bihî ve yüsallâ aleyye,fe-yübdeü bihî ve yüsallâ aleyye, benim üzerime de salât-u selâm getirilmiyor.benim üzerime de salât-u selâm getirilmiyor. Salât-u selâm getirilmeyen yani.Salât-u selâm getirilmeyen yani. Resûlullah olmayan her kelam,Resûlullah olmayan her kelam, fîhi fe-hüve akta’u.fîhi fe-hüve akta’u. Hayırdan, hayırdan mahrumdur.Hayırdan, hayırdan mahrumdur. Ektar, noksandır.Ektar, noksandır. Memhûkun min külli beraketin.Memhûkun min külli beraketin. Bütün bereketten mahrumdur.Bütün bereketten mahrumdur. Niçin?Niçin? Allah-u Teâlâ bizim yaratmasından gayeAllah-u Teâlâ bizim yaratmasından gaye bu memleketini binalarla süsleyelim,bu memleketini binalarla süsleyelim, ağaçlarla süsleyelim,ağaçlarla süsleyelim, işte neler yapılacaksa yapmak için yaratmamış Cenâb-ı Hak bizi.işte neler yapılacaksa yapmak için yaratmamış Cenâb-ı Hak bizi. Biz gurbette de otursak,

Biz gurbette de otursak,
nerede otursak, bizim vazifemiznerede otursak, bizim vazifemiz Allah-u Teâlâ'yı tanımak,Allah-u Teâlâ'yı tanımak, Allah-u Teâlâ'yı tanımak,Allah-u Teâlâ'yı tanımak, bilmek ve O'na olanbilmek ve O'na olan itaatı emri yerine getirmektir.itaatı emri yerine getirmektir. Ben sizi başka şey için yaratmadım.Ben sizi başka şey için yaratmadım. Yarattığım ancak siz beni bilesinizYarattığım ancak siz beni bilesiniz ve bana itaat edip durasınız.ve bana itaat edip durasınız. Yaratılışınızın sebebi hikmeti,Yaratılışınızın sebebi hikmeti, ''Ve mâ halaktu’l-cinne'' '''Ve mâ halaktu’l-cinne'' ' 'Sizden evvelki cin taifesini de,'Sizden evvelki cin taifesini de, sizi de ben başka şey için yaratmadım,sizi de ben başka şey için yaratmadım, ancak beni bilsinler ve bana taat etsinler ibadette.ancak beni bilsinler ve bana taat etsinler ibadette. E sen bütün gayeni dünyaya harcıyorsun,E sen bütün gayeni dünyaya harcıyorsun, sözlerini boşa harcıyorsun,sözlerini boşa harcıyorsun, bunda bir faydacık var mı sana?bunda bir faydacık var mı sana? Biliyoruz ki geldiğimiz nasıl geldiysek öyle de gidiyoruz işte.

Biliyoruz ki geldiğimiz nasıl geldiysek öyle de gidiyoruz işte.
Her gün gidenler sürüyle.Her gün gidenler sürüyle. Her günde mezarlıkların arasından geçiyoruzHer günde mezarlıkların arasından geçiyoruz sağda solda, taşlar bizesağda solda, taşlar bize ispat ediyor ki ben burada senden çok kuvvetliydim,ispat ediyor ki ben burada senden çok kuvvetliydim, senden çok zengin idim,senden çok zengin idim, senden çok bilgin idim.senden çok bilgin idim. Ama bugün burada sesim çıkmıyor işte bak.Ama bugün burada sesim çıkmıyor işte bak. Toz toprak olmuşum artık.Toz toprak olmuşum artık. Kemiklerimde çürümüş.Kemiklerimde çürümüş. Arkadaşın bu.Arkadaşın bu. Hiç düşünmez mi insan bu akıbetini?Hiç düşünmez mi insan bu akıbetini? Hemen bugünkü kuvvetiyle sanki dünyaya hâkim gibi.Hemen bugünkü kuvvetiyle sanki dünyaya hâkim gibi. Olur mu öyle şey?Olur mu öyle şey? Küllü aynin zâniyetün

Küllü aynin zâniyetün
ve’l-mer’etü izâ ista’taratve’l-mer’etü izâ ista’tarat fe-merrat bi’l-meclisi fe-hiye zâniyetün.fe-merrat bi’l-meclisi fe-hiye zâniyetün. Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Hasenin, Taberânî, An Ebi Musa.Ahmed b. Hanbel, Tirmizî, Hasenin, Taberânî, An Ebi Musa. Çok rivayetleri çeşitli, burada da bir çeşidi geldi.Çok rivayetleri çeşitli, burada da bir çeşidi geldi. Allah gözleri vermiştir ki bize şu masnuhat,Allah gözleri vermiştir ki bize şu masnuhat, yani yaratılıştaki masnuhat dediğimizyani yaratılıştaki masnuhat dediğimiz varlıkların çeşitleri,varlıkların çeşitleri, ağacından, yaprağından, toprağından tut,ağacından, yaprağından, toprağından tut, gökteki bütün mevcudatları şu göz görür.gökteki bütün mevcudatları şu göz görür. Bu gözü Allah Teâlâ bize vermiştir ki,Bu gözü Allah Teâlâ bize vermiştir ki, benim yarattıklarım eşyayı görsünler,benim yarattıklarım eşyayı görsünler, bunların Hâlik'i ben olduğumu anlasınlar, idrak etsinler.bunların Hâlik'i ben olduğumu anlasınlar, idrak etsinler. Bu gözü bunun için vermiş Allah.Bu gözü bunun için vermiş Allah. Kur'an okursun, zikrullah yaparsınKur'an okursun, zikrullah yaparsın ve bu masnuata bakarsın eşyaya,ve bu masnuata bakarsın eşyaya, bu kimsenin yapacağı bir şey değil ya.bu kimsenin yapacağı bir şey değil ya. Bir yaprakta yirmi beş bin delik varmışBir yaprakta yirmi beş bin delik varmış şu kadarcık yerinde, oradan teneffüs ediyor.şu kadarcık yerinde, oradan teneffüs ediyor. Ne görmenin imkanı var,Ne görmenin imkanı var, ne de anlamanın imkanı var.ne de anlamanın imkanı var. Bu kudretin, kudret-i İlahi'nin deBu kudretin, kudret-i İlahi'nin de altından çıkacak ne zihin var bizde ne kafa.altından çıkacak ne zihin var bizde ne kafa. Bu kadar incelikler var ki yaratılışımızda,Bu kadar incelikler var ki yaratılışımızda, şu mesela kafamızı söylüyorlar,şu mesela kafamızı söylüyorlar, akılların dışında bir şey.akılların dışında bir şey. Akıllarının dışarısında bir şey.Akıllarının dışarısında bir şey. Bunu Allah vermiş.Bunu Allah vermiş. Şu ufacık kafanın içerisinde her şey saklı.Şu ufacık kafanın içerisinde her şey saklı. Yaptıklarımızı biliyoruz.Yaptıklarımızı biliyoruz. Burada nerede saklanıyor bunlar?Burada nerede saklanıyor bunlar? Kur’an-ı Azimuşşan'ı ezberlemiş hafızlar.

Kur’an-ı Azimuşşan'ı ezberlemiş hafızlar.
Hadîsleri ezberlemiş hafızlar.Hadîsleri ezberlemiş hafızlar. Nerede saklıyorlar bunları?Nerede saklıyorlar bunları? Ama Allah ne güzel yaratmış.Ama Allah ne güzel yaratmış. Hepsinin yerli yerinde hafız olanHepsinin yerli yerinde hafız olan güzel yapıyor bunları.güzel yapıyor bunları. Allah bu gözleri sana vermişkenAllah bu gözleri sana vermişken bu gözlere haram yerlere baktığın vakitte,bu gözlere haram yerlere baktığın vakitte, haramlara baktığın vakitte ki, ve’l-mer’etü diyor,haramlara baktığın vakitte ki, ve’l-mer’etü diyor, küllü aynin zâniyeh.küllü aynin zâniyeh. Bu göz harama bakıncaBu göz harama bakınca zina yapan bir adam nasıl günahkâr oluyorsazina yapan bir adam nasıl günahkâr oluyorsa aynı günahı o da alıyor.aynı günahı o da alıyor. Senin baktığın şey değil ki, güzele bakmak sevap diyorlar,Senin baktığın şey değil ki, güzele bakmak sevap diyorlar, ben de onun için baktım.ben de onun için baktım. Şimdi hepsi de bedava boş.Şimdi hepsi de bedava boş. Baktığın iyi ama bu bir yol.Baktığın iyi ama bu bir yol. Gözün irtibatı kalp iledir.Gözün irtibatı kalp iledir. Gözün irtibatı kalbi iledir.Gözün irtibatı kalbi iledir. Kulağın irtibatı kalp iledir.Kulağın irtibatı kalp iledir. Bütün azanın irtibatı kalp iledir.Bütün azanın irtibatı kalp iledir. Binaenaleyh bu gördüğün şeylerden olan günah,Binaenaleyh bu gördüğün şeylerden olan günah, pislikleri kalbedir.pislikleri kalbedir. Kalp bir havuz.Kalp bir havuz. Bu göz, kulaklar neler alırsa onuBu göz, kulaklar neler alırsa onu havuzuna indirir, gönül havuzuna.havuzuna indirir, gönül havuzuna. Bu gönül havuzu temiz sularla dolarsaBu gönül havuzu temiz sularla dolarsa bundan temiz ameller çıkar.bundan temiz ameller çıkar. Pis sularla dolarsa, pis sularla, çirkin sularla ne oluyor bir şey olmaz tabi.Pis sularla dolarsa, pis sularla, çirkin sularla ne oluyor bir şey olmaz tabi. Binaenaleyh o bakışlardaki zina günahlarınınBinaenaleyh o bakışlardaki zina günahlarının gönüle inmesi dolayısıyla, gönül pisleniyor.gönüle inmesi dolayısıyla, gönül pisleniyor. Gönül de nazargah-ı ilahi.Gönül de nazargah-ı ilahi. Gönül, nazargah-ı ilahi.Gönül, nazargah-ı ilahi. Allah senin kalıbına bakmıyor,Allah senin kalıbına bakmıyor, benim kalıbıma bakmıyor, sözüme bakmıyor,benim kalıbıma bakmıyor, sözüme bakmıyor, hiçbir şey bize bakmıyor.hiçbir şey bize bakmıyor. O'nun baktığı şey bu gönül.O'nun baktığı şey bu gönül. Bu gönül temiz olursa ne mutlu sana.Bu gönül temiz olursa ne mutlu sana. Onun için bugün bir dostum bir mektup yazmış da,Onun için bugün bir dostum bir mektup yazmış da, şairâne bir şey, şiirlerle.şairâne bir şey, şiirlerle. Getirmedim, unuttum.Getirmedim, unuttum. O şiirinde diyor ki, gönül bir nezargâh-ı ilâhîdir,O şiirinde diyor ki, gönül bir nezargâh-ı ilâhîdir, arş-ı rahmandan yüksektir.arş-ı rahmandan yüksektir. Gönül bir Kâbe'dir.Gönül bir Kâbe'dir. Bu Kâbe, Mekke'deki Kâbe'yi de benzemez.Bu Kâbe, Mekke'deki Kâbe'yi de benzemez. Mekke'deki Kâbe, bir kıbledir, oraya teveccüh edilir.Mekke'deki Kâbe, bir kıbledir, oraya teveccüh edilir. Fakat gönül Allah'a dönmezse, kaç kere sen oraya gideceksin?

Fakat gönül Allah'a dönmezse, kaç kere sen oraya gideceksin?
Gönlün Allah'a dönmesi lazım.Gönlün Allah'a dönmesi lazım. Allah'a dönecek gönlün de temiz olması lazım.Allah'a dönecek gönlün de temiz olması lazım. Temiz olmayan gönül Allah'a dönemez.Temiz olmayan gönül Allah'a dönemez. Allah'a dönemeyince, her gün git burada otur, işe yaramaz.Allah'a dönemeyince, her gün git burada otur, işe yaramaz. Ebu Cehiller orada yatmadı mı?Ebu Cehiller orada yatmadı mı? Ne yaradı onlara?Ne yaradı onlara? Binaenaleyh, bu gözlerin, zinaya sebep oluşları,

Binaenaleyh, bu gözlerin, zinaya sebep oluşları,
onların kalbe indirdikleri kötülüklerden,onların kalbe indirdikleri kötülüklerden, pisliklerden, günahlardan naşi olur.pisliklerden, günahlardan naşi olur. Bunun için, Mü'min kardeşin vazifelerinden birisi,Bunun için, Mü'min kardeşin vazifelerinden birisi, gözünü, Allah'ın yasak ettiği şeylerin hiçbirisine bakmamak.gözünü, Allah'ın yasak ettiği şeylerin hiçbirisine bakmamak. Yalnız burada kadın değil.Yalnız burada kadın değil. Bütün eşya içinde seni Allah'tan alıkoyanBütün eşya içinde seni Allah'tan alıkoyan herhangi bir ziynet olursa olsun,herhangi bir ziynet olursa olsun, bu ziynete bakmak da caiz değildir.bu ziynete bakmak da caiz değildir. Mesela gayet güzel bir apartman gördün.Mesela gayet güzel bir apartman gördün. Gayet güzel süslemiş içini dışını.Gayet güzel süslemiş içini dışını. Baktın hayran olur.Baktın hayran olur. Neyine lazım ya?Neyine lazım ya? Yapan yapmış vebali ona ait.

Yapan yapmış vebali ona ait.
Sorgunun cevabını verecek.Sorgunun cevabını verecek. Sen Allah'ına dön Allah'ına.Sen Allah'ına dön Allah'ına. Sana Allah'ından başka fayda verecek hiçbir şey yok.Sana Allah'ından başka fayda verecek hiçbir şey yok. Onlar seni aldatır,Onlar seni aldatır, taşları birbirlerine yığarsıntaşları birbirlerine yığarsın taş devrinin insanları gibi,taş devrinin insanları gibi, ne olmuş beş kat, on kat taşı yığmış bir yere,ne olmuş beş kat, on kat taşı yığmış bir yere, koltukları böyle kabarır bunlar benim diyerekten,koltukları böyle kabarır bunlar benim diyerekten, sonra giderken ne alemde gideceksin, Allah'ın huzuruna.sonra giderken ne alemde gideceksin, Allah'ın huzuruna. Cemiyetine bir hizmeti olmamış,Cemiyetine bir hizmeti olmamış, fakir fukaraya bir hizmeti olmamış,fakir fukaraya bir hizmeti olmamış, Allah'a da dönüp rahmetine de, kim bilir ne kadar kapanabilir, Allah'ın huzurunda.Allah'a da dönüp rahmetine de, kim bilir ne kadar kapanabilir, Allah'ın huzurunda. Binaenaleyh, bunlar vebalden ibarettir.Binaenaleyh, bunlar vebalden ibarettir. Binaenaleyh, bu böyle olduğu gibi,Binaenaleyh, bu böyle olduğu gibi, kadınlarımızı da çok himaye etmek vazifemizdir.kadınlarımızı da çok himaye etmek vazifemizdir. Bak diyor ki, ve’l-mer’etü, kadın,

Bak diyor ki, ve’l-mer’etü, kadın,
izâ ista’tarat, süslenmiş ve kokulanmış.izâ ista’tarat, süslenmiş ve kokulanmış. Süslenerek, kokulanaraktan, fe-merrat bi’l-meclisi,Süslenerek, kokulanaraktan, fe-merrat bi’l-meclisi, şu meclisten, bu meclisten geçiyor gidiyor.şu meclisten, bu meclisten geçiyor gidiyor. Onun geçiş gidişi fe-hiye zâniyetün,Onun geçiş gidişi fe-hiye zâniyetün, erkeklerin şehvetlerini tahrik ettiğinden dolayıerkeklerin şehvetlerini tahrik ettiğinden dolayı o kadına zani cezası diyor.o kadına zani cezası diyor. Allah kusurlarımıza affetsin.Allah kusurlarımıza affetsin. Gençlik başka şeye benzemez.Gençlik başka şeye benzemez. Hepimiz 70-80 yaşındaki insanlar olsakHepimiz 70-80 yaşındaki insanlar olsak kolay iş ama, gençlik denilen felaketkolay iş ama, gençlik denilen felaket arkasından şehvetiyle şeytanla beraber.arkasından şehvetiyle şeytanla beraber. Şehvet yalnız değil, şehveti destekleyen şeytan da var.Şehvet yalnız değil, şehveti destekleyen şeytan da var. Şeytana destekleyen nefis de var.Şeytana destekleyen nefis de var. Bunlar bir araya geldi miydiBunlar bir araya geldi miydi senin hiçbir bilginde para etmez, bir şeyinde para etmez.senin hiçbir bilginde para etmez, bir şeyinde para etmez. Allah cümlemizi affetsin.

Allah cümlemizi affetsin.
Tevfikat-ı samadaniyesine mazhar etsin.Tevfikat-ı samadaniyesine mazhar etsin. Erkeği erkekliğini bilen,Erkeği erkekliğini bilen, kadına da kadınlığını bilip iffetini muhafaza edenkadına da kadınlığını bilip iffetini muhafaza eden cüruhtan etsin cümlemizi.cüruhtan etsin cümlemizi. Küllü mescidin.

Küllü mescidin.
Her mescid, ufak büyük.Her mescid, ufak büyük. Fîhi imâmün.Fîhi imâmün. Bu camide imam vardır.Bu camide imam vardır. Ve müezzinün.Ve müezzinün. Bir de müezzin vardır.Bir de müezzin vardır. Ezan vakti geldi mi ezanını okur, müezzin.Ezan vakti geldi mi ezanını okur, müezzin. İmam da gelir, namazını kıldırır.İmam da gelir, namazını kıldırır. Fe’l-i’tikâfü fîhi.

Fe’l-i’tikâfü fîhi.
Bu mescidde itikâf etsin.Bu mescidde itikâf etsin. İtikâf ki Ramazan'ınİtikâf ki Ramazan'ın 20'sinden 30'una kadar olan gün içerisinde20'sinden 30'una kadar olan gün içerisinde Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem sünnet olaraktan bize terk etmiş,sünnet olaraktan bize terk etmiş, o her sene bunu vazife etmiş, yapmış.o her sene bunu vazife etmiş, yapmış. Ramazan içerisinde 20'sindenRamazan içerisinde 20'sinden 30'una kadar her gün kendisini camide hapseder,30'una kadar her gün kendisini camide hapseder, dışarıya çıkmazmış.dışarıya çıkmazmış. Bize de sünnet kalmış, biz de 20'sindenBize de sünnet kalmış, biz de 20'sinden 30'una kadar olan o itikâfları,30'una kadar olan o itikâfları, çünkü bazı kimseler diyorlar ki bu itikâfçünkü bazı kimseler diyorlar ki bu itikâf ancak Mekke'de Medine'de olur diyorlar.ancak Mekke'de Medine'de olur diyorlar. Buna karşılık bu hadîs-i şerîfte de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemBuna karşılık bu hadîs-i şerîfte de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem itikâfın her imamı ve müezzine olan camideitikâfın her imamı ve müezzine olan camide caiz olduğunu, hatta cuması kılınmayan camilerde de caizdir.caiz olduğunu, hatta cuması kılınmayan camilerde de caizdir. Cuma vaktinde çıkar, çok hızlıdan camiye gider,Cuma vaktinde çıkar, çok hızlıdan camiye gider, cuma namazını kılar,cuma namazını kılar, gelir kendi bulunduğu cuması camisine.gelir kendi bulunduğu cuması camisine. Çünkü her camide cuma olmuyor ya bu mescitlerde.Çünkü her camide cuma olmuyor ya bu mescitlerde. Onun için orada da itikâf caizdir.Onun için orada da itikâf caizdir. Çünkü imamı müezzini var, fakat hasıbi yokmuş başka.Çünkü imamı müezzini var, fakat hasıbi yokmuş başka. Hasıbi olmadığı için cumasına gider, camide kılar,Hasıbi olmadığı için cumasına gider, camide kılar, gelirken o evinde bir itikâfını yapar.gelirken o evinde bir itikâfını yapar. İtikâf çok büyük bir ibadettir,İtikâf çok büyük bir ibadettir, hepinize tavsiye ederim.hepinize tavsiye ederim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir senePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir sene her nedense bir aile meselesi sebebiyleher nedense bir aile meselesi sebebiyle Ramazan itikâfını yapamadı, sonra onu Şevval'de kaza etti.Ramazan itikâfını yapamadı, sonra onu Şevval'de kaza etti. Şimdi ben bu sene çok istedimŞimdi ben bu sene çok istedim Mekke-i Mükerreme'de itikâf ederiz diyerekten amaMekke-i Mükerreme'de itikâf ederiz diyerekten ama bu da bize nasip olmadı.bu da bize nasip olmadı. Çünkü baktım orada itikâf müşkil bir iş.Çünkü baktım orada itikâf müşkil bir iş. Biz öyle altımıza yatak istiyoruz,Biz öyle altımıza yatak istiyoruz, üstümüze yorgan istiyoruz, başımızın altına yastık istiyoruz,üstümüze yorgan istiyoruz, başımızın altına yastık istiyoruz, işte rahatlık istiyoruz herkesten.işte rahatlık istiyoruz herkesten. Oradaysa onların hiçbirisini bulmak imkânı yok, kalabalıktan.Oradaysa onların hiçbirisini bulmak imkânı yok, kalabalıktan. Yapamadım.Yapamadım. Şimdi inşallah kazasını yapmaya çalışacağız.Şimdi inşallah kazasını yapmaya çalışacağız. Küllü kelmi yüklehümü’l-müslimü fî sebîli’llâhi.

Küllü kelmi yüklehümü’l-müslimü fî sebîli’llâhi.
Küllü kelm yara, her bir yara ki,Küllü kelm yara, her bir yara ki, düşman tarafından almıştır o adam,düşman tarafından almıştır o adam, ok yarası, silah yarası, efendim,ok yarası, silah yarası, efendim, süngü yarası, ne olursa olsun.süngü yarası, ne olursa olsun. Hepsinin bu aldığı yara, fisebilillah.Hepsinin bu aldığı yara, fisebilillah. Allah yolunda muharebedenAllah yolunda muharebeden böyle bir yara aldı da, işte ahirete göçtü.böyle bir yara aldı da, işte ahirete göçtü. Tekûnü yevme’l-kiyâmeti ke-hey’etihâ.

Tekûnü yevme’l-kiyâmeti ke-hey’etihâ.
Kıyamet günde bu acayip bir meseledir.Kıyamet günde bu acayip bir meseledir. Müslümanlıkta ahirete inanmak şarttır.Müslümanlıkta ahirete inanmak şarttır. Ahirete inanmayan insan müslüman sayılmaz.Ahirete inanmayan insan müslüman sayılmaz. Biz ahirete inancımız var ki,Biz ahirete inancımız var ki, bu hayat bizden tükenecek şüphesiz.bu hayat bizden tükenecek şüphesiz. Ama bizim bu vücudumuz bir teyptir, bunu iyi bilmek lazım.Ama bizim bu vücudumuz bir teyptir, bunu iyi bilmek lazım. Vücudumuz tam bir teyptir.Vücudumuz tam bir teyptir. Bütün günkü harekatımızı zapt ediyor vücudumuz.Bütün günkü harekatımızı zapt ediyor vücudumuz. Vücudun kalıbında değil de, ruh kısmında toplanıyor.Vücudun kalıbında değil de, ruh kısmında toplanıyor. Bu zapt olunan fotoğraflar,Bu zapt olunan fotoğraflar, fotoğrafıyla zapt olunuyor.fotoğrafıyla zapt olunuyor. Bu İstihkâ edilerek alınan fotoğraflarBu İstihkâ edilerek alınan fotoğraflar yevm-i kıyamette arz olunacak,yevm-i kıyamette arz olunacak, önümüze çıkarılacak, işte halin.önümüze çıkarılacak, işte halin. Hatta ölmeden evvel cenaze,Hatta ölmeden evvel cenaze, can verirken de bu fotoğraf kendisine gösterilir.can verirken de bu fotoğraf kendisine gösterilir. Hayatı kendisine gösterilir.Hayatı kendisine gösterilir. Bir levha halinde.Bir levha halinde. Hayatını seyreder.Hayatını seyreder. Ta buluğ devrindenTa buluğ devrinden son devresine kadar ne kadarson devresine kadar ne kadar iyilik veya kötülük yaptıysaiyilik veya kötülük yaptıysa o fotoğrafları karşısında kendisine arz olunur.o fotoğrafları karşısında kendisine arz olunur. Hani o zaman ki, bakarsın bazıHani o zaman ki, bakarsın bazı ölecek adam suratını buruşturur,ölecek adam suratını buruşturur, korkunç bir hal alır, neden?korkunç bir hal alır, neden? Görüyor o manzarayı artık.

Görüyor o manzarayı artık.
Şaşırıyor onu görünce artık.Şaşırıyor onu görünce artık. Ondan sonra tövbesi makbul değil artık.Ondan sonra tövbesi makbul değil artık. Çünkü ahiret hayatını görüyor.Çünkü ahiret hayatını görüyor. Görünce, işte ona bakınca bir nedamet,Görünce, işte ona bakınca bir nedamet, bir pişmanlık, bir felaket, yüzünün buruşmasına vesile oluyor.bir pişmanlık, bir felaket, yüzünün buruşmasına vesile oluyor. Bir koku vasıl olur bu arada.Bir koku vasıl olur bu arada. Eğer hayatını güzel geçirdiyse,Eğer hayatını güzel geçirdiyse, o levha güzel şekilde kendisine arz olunarak,o levha güzel şekilde kendisine arz olunarak, bunun memnuniyeti içinde,bunun memnuniyeti içinde, canının çıktığının bile farkına varmaz.canının çıktığının bile farkına varmaz. Tereyağınızdan kıl çeker gibi çekerler,Tereyağınızdan kıl çeker gibi çekerler, hiç farkına varmaz.hiç farkına varmaz. Allah böyle hayırlı ölümler cümlemize nasip etsin.Allah böyle hayırlı ölümler cümlemize nasip etsin. Bu ölüm, bak işte görüyoruz, olacak.Bu ölüm, bak işte görüyoruz, olacak. Fakat öldükten sonra, çok insanların aklı burada şaşırılıyor.Fakat öldükten sonra, çok insanların aklı burada şaşırılıyor. Toprak olacağız, çürüyeceğiz,Toprak olacağız, çürüyeceğiz, kemiklerimiz dağılacak, her şey yok olacak.kemiklerimiz dağılacak, her şey yok olacak. Bu yokluktan sonra yine bir varlık gelerektenBu yokluktan sonra yine bir varlık gelerekten bizi huzur-u rabbu l-alemde dikecek.bizi huzur-u rabbu l-alemde dikecek. Bu varlık nasıl olurmuş diye hiç de düşünme.Bu varlık nasıl olurmuş diye hiç de düşünme. Ana karnında seni yaratan Allah,Ana karnında seni yaratan Allah, öyle bir Allah ki, seni yine hiç yoktan yapacak.öyle bir Allah ki, seni yine hiç yoktan yapacak. Yapamaz dedin miydi Müslümanda olamazsın yani.Yapamaz dedin miydi Müslümanda olamazsın yani. Olmaz böyle şey dedin mi,Olmaz böyle şey dedin mi, Müslümanlıkla hiç alakası yok adamın.Müslümanlıkla hiç alakası yok adamın. Allah'ın kudretine, o olur mu bu?

Allah'ın kudretine, o olur mu bu?
Ne demek yahu?Ne demek yahu? Sen nasıl oldun?Sen nasıl oldun? O ana rahminde, bu süt su parçalarından,O ana rahminde, bu süt su parçalarından, nasıl bu vücuda sahip oldun da,nasıl bu vücuda sahip oldun da, aya kadar da gidiyorsun bugün?aya kadar da gidiyorsun bugün? Bu kudretin sahibi seni tekrar yapamaz mı yahu?Bu kudretin sahibi seni tekrar yapamaz mı yahu? Bugün tayyare düşüyor, parçalanıyor.Bugün tayyare düşüyor, parçalanıyor. Gemi düşüyor, parçalanıyor.Gemi düşüyor, parçalanıyor. İşte neler olsa parçalanıyor.İşte neler olsa parçalanıyor. Fakat yeni şey yapılmıyor mu.Fakat yeni şey yapılmıyor mu. Çünkü bu şeyleri var herhalde.Çünkü bu şeyleri var herhalde. Fabrika aynılarını çıkartıp duruyor.Fabrika aynılarını çıkartıp duruyor. Ee, bu Allah Teâlâ'nın buna gücü yetmez mi hiç canım?Ee, bu Allah Teâlâ'nın buna gücü yetmez mi hiç canım? Âmentü billâhi ve melâiketihîÂmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve’l-yevmi’l- âhiri.ve kütübihî ve rusulihî ve’l-yevmi’l- âhiri. Ve’l-yevmi’l-âhir (Ahiret) gününe inanmak.

Ve’l-yevmi’l-âhir (Ahiret) gününe inanmak.
Hayrı şerre, kadere inanmak imandandır.Hayrı şerre, kadere inanmak imandandır. Yevme’l-kiyâmeti ke-hey’etihâ.Yevme’l-kiyâmeti ke-hey’etihâ. Bugün nasıl yaralandıysa,Bugün nasıl yaralandıysa, yarayı neresinden aldıysa aynı şeklinde.yarayı neresinden aldıysa aynı şeklinde. İkinci, Yâ rab işte görüyorsun yarayı.İkinci, Yâ rab işte görüyorsun yarayı. Ben senin için bu yarayı aldım.Ben senin için bu yarayı aldım. Canımı feda ettim yani.Canımı feda ettim yani. İzâ tu’ınet tefecceru demen.İzâ tu’ınet tefecceru demen. Kanı da akıyor.Kanı da akıyor. Kanı da akarak o gün duracakKanı da akarak o gün duracak huzur-u Rabbil aleminde.huzur-u Rabbil aleminde. Nasıl yarayı aldığımızda kanı akıyordu,Nasıl yarayı aldığımızda kanı akıyordu, bugün de kanı akarak duracak.bugün de kanı akarak duracak. Ve’l-levnü levnü’d-dem.Ve’l-levnü levnü’d-dem. Kan, kan renginde.Kan, kan renginde. Ve’l-arku arfü’l-miski.Ve’l-arku arfü’l-miski. Yalnız koku, mis kokusunda.Yalnız koku, mis kokusunda. Buhârî'nin, Müslim'in rivayetleri:Buhârî'nin, Müslim'in rivayetleri: Küllü harfin mine’l-Kur’âni.

Küllü harfin mine’l-Kur’âni.
Kur'an-ı azimuşşanda harf diyor,Kur'an-ı azimuşşanda harf diyor, 6600 küsur ayet diyorlar.6600 küsur ayet diyorlar. Her bir ayet şu kadar kelimeden ibaret,Her bir ayet şu kadar kelimeden ibaret, her kelimede şu kadar harfden ibaret.her kelimede şu kadar harfden ibaret. En aşağıdaki harf bir kelime olur mesela.En aşağıdaki harf bir kelime olur mesela. Küllü harfin mine’l-Kur’âni

Küllü harfin mine’l-Kur’âni
yüzkeru fîhi’l-kunûtü fe-hüve’t-tâ’atü.yüzkeru fîhi’l-kunûtü fe-hüve’t-tâ’atü. Kur'an'da hangi kelime ki Kunut’tan bahsediyor,Kur'an'da hangi kelime ki Kunut’tan bahsediyor, o taatin manası, taat manasıdır yani.o taatin manası, taat manasıdır yani. Taat demektir o.Taat demektir o. Allah-u Teâlâ'ya dua edin, uzun namazlar kılın.Allah-u Teâlâ'ya dua edin, uzun namazlar kılın. İşte kunut duaları okuyoruz ya,İşte kunut duaları okuyoruz ya, Allâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdikAllâhumme innâ nesteînuke ve nestağfiruke ve nestehdik diyerekten Kunut duası diyoruz ona.diyerekten Kunut duası diyoruz ona. Yani ibadetteki dualar taat manasınadır.Yani ibadetteki dualar taat manasınadır. Küllü şey’in beynehû ve beyna’llâhi hıcâbün.

Küllü şey’in beynehû ve beyna’llâhi hıcâbün.
Bütün eşya Allah ile aramızda manalar vardır.Bütün eşya Allah ile aramızda manalar vardır. Bizim Allah-u Teâlâ'yıBizim Allah-u Teâlâ'yı bu gözlerimizle görmenin imkânı yoktur.bu gözlerimizle görmenin imkânı yoktur. Çünkü beşer gözü onu görmeye takat getiremez,Çünkü beşer gözü onu görmeye takat getiremez, takat getiremez.takat getiremez. Takat getiremediğinden dolayı göremez.Takat getiremediğinden dolayı göremez. Binaenaleyh hicâblar vardırBinaenaleyh hicâblar vardır o gözlerinin nuru gitmesin diyerekteno gözlerinin nuru gitmesin diyerekten Cenâb-ı Hak böyle hicâblar koruyor.Cenâb-ı Hak böyle hicâblar koruyor. Eşyaların hepsi böyle.Eşyaların hepsi böyle. İllâ şehâdete en lâ ilâhe illa’llâhi.

İllâ şehâdete en lâ ilâhe illa’llâhi.
Bu kelime-i tevhide hicâb yok.Bu kelime-i tevhide hicâb yok. Bu mü'minin ağzından çıkar çıkmaz,Bu mü'minin ağzından çıkar çıkmaz, Rahman'a ulaşır.Rahman'a ulaşır. Saniye geçer aradan yani.Saniye geçer aradan yani. Ulaşır.Ulaşır. Bir. Bunu ileride de bir hadis daha gelecek.Bir. Bunu ileride de bir hadis daha gelecek. Ağız, Lâ ilâhe illallah derken hiç kapanmaz.Ağız, Lâ ilâhe illallah derken hiç kapanmaz. Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah.Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah. Bak hiç oynamaz.Bak hiç oynamaz. Lâ ilâhe illallah, hiç oynamaz.Lâ ilâhe illallah, hiç oynamaz. Nasıl bunlar kapanmıyorsa,Nasıl bunlar kapanmıyorsa, binaenaleyh Allah ile kul arasındaki bu tevhitte de hiçbir mani yok.binaenaleyh Allah ile kul arasındaki bu tevhitte de hiçbir mani yok. Doğru Cenâb-ı Hakk'a ulaşır.Doğru Cenâb-ı Hakk'a ulaşır. Binaenaleyh ne demek?Binaenaleyh ne demek? Tevhidi çok yapın demek.

Tevhidi çok yapın demek.
Allah'ı çok anın.Allah'ı çok anın. İkincisi, ve duâ el-vâlideyn.İkincisi, ve duâ el-vâlideyn. Şehâdeten lâ ilâhe illallah,Şehâdeten lâ ilâhe illallah, ve duâ el-vâlideyn.ve duâ el-vâlideyn. Şehâdeten aksediyor.Şehâdeten aksediyor. Vâlideynin duası.Vâlideynin duası. Li-veledihî.Li-veledihî. Evlâdı için Validenin duasına da mâni yok.Evlâdı için Validenin duasına da mâni yok. Vâlideyn. Duâ-l-vâlideyn.Vâlideyn. Duâ-l-vâlideyn. Allah hepimizin kusurunu affetsin.Allah hepimizin kusurunu affetsin. Ana babalarımıza karşı kusurumuz çok.Ana babalarımıza karşı kusurumuz çok. Hatta anamız babamız göçtü ahirete gitti.Hatta anamız babamız göçtü ahirete gitti. Fakat yine evlatlık vazifesiyleFakat yine evlatlık vazifesiyle bugün kıldığımız her beş vaktin arkasındabugün kıldığımız her beş vaktin arkasında onlara dua etmek mecburiyetindeyiz.onlara dua etmek mecburiyetindeyiz. Bu duayı yapmadığımız takdirde rızkımız kesilir.Bu duayı yapmadığımız takdirde rızkımız kesilir. Rızıkların kesilmesine yeganeRızıkların kesilmesine yegane mani anne babaya yapılacak duayı unutmaktan ileri gelir.mani anne babaya yapılacak duayı unutmaktan ileri gelir. Sen diyeceksin, bana çok para geliyor.Sen diyeceksin, bana çok para geliyor. Hiç de aklıma geldiği yok anamın babamın.Hiç de aklıma geldiği yok anamın babamın. Ama kazancım çok.Ama kazancım çok. Bu, rızkın ne demek olduğunu bilmemekten ibarettir.Bu, rızkın ne demek olduğunu bilmemekten ibarettir. Rızık paraları yığmak demek değildir.Rızık paraları yığmak demek değildir. Rızık iki kısımdır, maddi ve manevi.Rızık iki kısımdır, maddi ve manevi. Maddi rızık, dünya rızkıdır, o gelir gider, o bir şey değil.Maddi rızık, dünya rızkıdır, o gelir gider, o bir şey değil. Asıl rızık, manevi rızıktır.Asıl rızık, manevi rızıktır. İnsanı Allah'a yaklaştıracak,İnsanı Allah'a yaklaştıracak, Allah'a muti kılacak rızık, Allah'tan gelir adama.Allah'a muti kılacak rızık, Allah'tan gelir adama. Yağmur gelmeyince yerde bir şey bitmez.Yağmur gelmeyince yerde bir şey bitmez. Yağmur gelmeyince yerde bir şey bitiyor mu?Yağmur gelmeyince yerde bir şey bitiyor mu? Gönüllerin de rahmeti ilahi inmeyinceGönüllerin de rahmeti ilahi inmeyince bir şey bitmez.bir şey bitmez. Binaenaleyh validesine duayı terk edenlere rahmet inmez.Binaenaleyh validesine duayı terk edenlere rahmet inmez. Tevhitten mahrumdur.Tevhitten mahrumdur. Onun için validemize karşı çok saygılı olmak.Onun için validemize karşı çok saygılı olmak. Cenâb-ı Hak bunun için validene üf, üf,Cenâb-ı Hak bunun için validene üf, üf, ince ufak bir tabir...ince ufak bir tabir... Üf! Ananıza, babanıza kızarsınız bazı,Üf! Ananıza, babanıza kızarsınız bazı, aklı da ermez belki ana babanın.aklı da ermez belki ana babanın. Bir şeyler söyler.Bir şeyler söyler. Eee bıktım yani, of!Eee bıktım yani, of! Yeter artık!Yeter artık! Bunlar çok yersiz ve çirkin sözlerdir.Bunlar çok yersiz ve çirkin sözlerdir. Anaya karşı, babaya karşı, katiyen böyle söz.Anaya karşı, babaya karşı, katiyen böyle söz. İnsanlar da münafi,İnsanlar da münafi, İslâm'a da münafi, adâb-ı İslâmiye de münafidir.İslâm'a da münafi, adâb-ı İslâmiye de münafidir. Şimdi, hepiniz ana baba olursunuz inşallah çocuklarınızı daŞimdi, hepiniz ana baba olursunuz inşallah çocuklarınızı da görürsünüz.görürsünüz. Bir çocuk nasıl yetişiyor acaba?Bir çocuk nasıl yetişiyor acaba? O çocuk üzerinde ana nasıl titriyor?

O çocuk üzerinde ana nasıl titriyor?
Gece uykusunu terk eder,

Gece uykusunu terk eder,
gündüz bütün gün onunla meşgul olur.gündüz bütün gün onunla meşgul olur. Üstünü yıkamak, bezini yıkamak,Üstünü yıkamak, bezini yıkamak, kustuğunu yıkamak kolay bir iş değildir ki.kustuğunu yıkamak kolay bir iş değildir ki. Onun gıdasını vermek falan.Onun gıdasını vermek falan. On on beş senede ancak meydana geliyor.On on beş senede ancak meydana geliyor. Ondan sonrada telkin etmeye başlıyoruz.Ondan sonrada telkin etmeye başlıyoruz. Allah affet bu kusurumuzu.Allah affet bu kusurumuzu. Onun için demek her şeye bir mani var Allah'a yetişmesine.Onun için demek her şeye bir mani var Allah'a yetişmesine. Fakat kelime-i şehadete hiç mani yok.Fakat kelime-i şehadete hiç mani yok. Küllü şartın leyse fî kitâbi’llâhi teâlâ fe-hüve bâtilün.

Küllü şartın leyse fî kitâbi’llâhi teâlâ fe-hüve bâtilün.
Bir helal şey, bir haram şeyi diyor ki;Bir helal şey, bir haram şeyi diyor ki; Canım, sen bunu iç yahut ye.Canım, sen bunu iç yahut ye. Vebali varsa Allah hakkı için,Vebali varsa Allah hakkı için, Peygamber hakkı için, işte anam hakkı için,Peygamber hakkı için, işte anam hakkı için, babam hakkı için sayıyor.babam hakkı için sayıyor. Bunlar benim olsun üzerime diyor.Bunlar benim olsun üzerime diyor. Bunlar hep boş.Bunlar hep boş. Hep boş laf, hiç kıymeti yok.Hep boş laf, hiç kıymeti yok. Hiçbir zaman helal helaldir, haram haramdır.

Hiçbir zaman helal helaldir, haram haramdır.
Helal hiçbir zaman haram olmaz,Helal hiçbir zaman haram olmaz, haram da hiçbir zaman helal olmaz.haram da hiçbir zaman helal olmaz. Allah neye ki haram dedi,Allah neye ki haram dedi, kıyamete kadar haramdır.kıyamete kadar haramdır. Neye ki helal dedi, kıyamete kadar da haramdır.Neye ki helal dedi, kıyamete kadar da haramdır. Bunu böylece bilmek lazım.Bunu böylece bilmek lazım. Ve in kâne miete şartın.Ve in kâne miete şartın. Yani çoktan 100 defa yemin ediyor,Yani çoktan 100 defa yemin ediyor, ne edersen et.ne edersen et. Helalı hiçbir şey değiştirmez.Helalı hiçbir şey değiştirmez. Onun için “el-müslimûn inde şurûtihî”

Onun için “el-müslimûn inde şurûtihî”
Müslümanlar şartlarına riayetkârdırlar.Müslümanlar şartlarına riayetkârdırlar. Senle bir ortaklık yaptık.Senle bir ortaklık yaptık. Şart koyduk oraya.Şart koyduk oraya. Şu şart, şu şart üzerine.Şu şart, şu şart üzerine. Şöyle bir şey yapalım.Şöyle bir şey yapalım. Şartlarına riayet etmek mecburiyetindedirler.Şartlarına riayet etmek mecburiyetindedirler. “Mâ vâfakat hâk.”“Mâ vâfakat hâk.” Fakat bu şart hâkka uygun olduğu taktirde.Fakat bu şart hâkka uygun olduğu taktirde. Şart hâkka uygunsa, ona riayet etmek mecburiyetindeyiz.Şart hâkka uygunsa, ona riayet etmek mecburiyetindeyiz. Ama hâkka uygun değil de, efendim,Ama hâkka uygun değil de, efendim, hilelikle, kudalarla,hilelikle, kudalarla, haramlarla yapılacak işse onu insan düşünecek.haramlarla yapılacak işse onu insan düşünecek. Bunu biz nereden tevil edeceğiz?Bunu biz nereden tevil edeceğiz? Şu şu şu haram.Şu şu şu haram. Bunlar caiz mi, değil mi?Bunlar caiz mi, değil mi? Helal mı, haram mı?Helal mı, haram mı? Helalse ne a'la.Helalse ne a'la. Eğer harama aitseEğer harama aitse oradan uzak olmaktan başka çare yok.oradan uzak olmaktan başka çare yok. Küllü lahmin.

Küllü lahmin.
Şimdi bunu güzel dinlemenizi isterim.Şimdi bunu güzel dinlemenizi isterim. Küllü lahmin.Küllü lahmin. Lehim et.Lehim et. Her et ki yani vücudumuzda şu beslendiğimiz et,Her et ki yani vücudumuzda şu beslendiğimiz et, yağ, neyse her şeyimiz vücudumuzda.yağ, neyse her şeyimiz vücudumuzda. Enbetehü’s-suhtü.Enbetehü’s-suhtü. Bunu haramlarla bitmiştir bunlar.Bunu haramlarla bitmiştir bunlar. Bu etler haramlarla kan, et,Bu etler haramlarla kan, et, ne varsa haramla meydana gelmişti.ne varsa haramla meydana gelmişti. Fe’n-nâru evlâ bihî.

Fe’n-nâru evlâ bihî.
Ona cehennem daha yakındır.Ona cehennem daha yakındır. O vücuda cehennem daha evladır.O vücuda cehennem daha evladır. Kîle: Ve me’s-suhtü?Kîle: Ve me’s-suhtü? Suht’ü ashab anlayamadı.Suht’ü ashab anlayamadı. Dediler ki; suht nedir Yâ Resûlallah?Dediler ki; suht nedir Yâ Resûlallah? Suht bütün günahlara şamilse de,

Suht bütün günahlara şamilse de,
burada Cenâb-ı Peygamber,er-rüşvetü,burada Cenâb-ı Peygamber,er-rüşvetü, rüşvettir dedi.rüşvettir dedi. Rüşvet şimdi şey yerine geçti.Rüşvet şimdi şey yerine geçti. Herkesin şey verir gibi vermek mecburiyetinde hissediyor,Herkesin şey verir gibi vermek mecburiyetinde hissediyor, hiç düşünmüyorlar artık bu rüşvettir diyerektenhiç düşünmüyorlar artık bu rüşvettir diyerekten öyle bir hal almış diyorlar.öyle bir hal almış diyorlar. Halbuki bu tamamıyla haram.Halbuki bu tamamıyla haram. Efendim beni idare etmiyor.Efendim beni idare etmiyor. E Allah sıhhat afiyet vermiş,E Allah sıhhat afiyet vermiş, bu da idare etmiyorsa başka bir idare yerini bulursunuz.bu da idare etmiyorsa başka bir idare yerini bulursunuz. Bu beni idare etmiyor diyerektenBu beni idare etmiyor diyerekten halkın işine engel olup dahalkın işine engel olup da ondan para koparmak suretiyle idare etmek caiz mi?ondan para koparmak suretiyle idare etmek caiz mi? Küllü’mriin fî zılli sadekatihî yevme’l-kiyâmeh.

Küllü’mriin fî zılli sadekatihî yevme’l-kiyâmeh.
Kıyamet gününde herkesKıyamet gününde herkes verdiği sadakanın gölgesi altında olacak.verdiği sadakanın gölgesi altında olacak. Bu mücerrettir ki,Bu mücerrettir ki, büyüklerimizden de dinliyoruz, kitaplardan da okuyoruz ki,büyüklerimizden de dinliyoruz, kitaplardan da okuyoruz ki, sadaka aynı zamanda vücutlarda olan hastalıkları da giderir.sadaka aynı zamanda vücutlarda olan hastalıkları da giderir. Hastalıklarının tedavisini de sadakalarla yapılır.Hastalıklarının tedavisini de sadakalarla yapılır. Niçin?Niçin? Fakir bir kimsenin gönlünü aldığı vakitteFakir bir kimsenin gönlünü aldığı vakitte Allah-u Teâlâ memnun oluncaAllah-u Teâlâ memnun olunca sana da şifa bahşedecektir.sana da şifa bahşedecektir. Çünkü Şafiî Allah,Çünkü Şafiî Allah, eğer sen şifayıeğer sen şifayı şu ilaçtandır, bu ilaçtandır dersen,şu ilaçtandır, bu ilaçtandır dersen, bu şirke kadar götürür insanı.bu şirke kadar götürür insanı. Şifa Allah'tandır.Şifa Allah'tandır. Bunu sebep eden şifa da verir.Bunu sebep eden şifa da verir. Sebebini hâlk etmediyse istediğin kadar iç ilacı.Sebebini hâlk etmediyse istediğin kadar iç ilacı. Onun için sadakaya çok önem vermek lazım.

Onun için sadakaya çok önem vermek lazım.
Günde ben kaç lira harcıyorum boş yere?

Günde ben kaç lira harcıyorum boş yere?
On, yirmi, otuz.On, yirmi, otuz. Hiç olmazsa bunun mukabilinde on beş, yirmi, otuz liradaHiç olmazsa bunun mukabilinde on beş, yirmi, otuz lirada gündelik hayra harca.gündelik hayra harca. Hayra gelince bunu harcayamıyor.Hayra gelince bunu harcayamıyor. Fakat günah yerlerine, şer yerlerineFakat günah yerlerine, şer yerlerine verirken hiç düşünmüyor bile.verirken hiç düşünmüyor bile. Akşama evdeki çocuklar acaba ekmek parası var mı yok muAkşama evdeki çocuklar acaba ekmek parası var mı yok mu onu hesap etmiyor.onu hesap etmiyor. O günah keyfini tatmin etsin de ne yaparsa yapsın.O günah keyfini tatmin etsin de ne yaparsa yapsın. "Hatta yevmel kıyameh, hatta yupta beyne’n-nas."

"Hatta yevmel kıyameh, hatta yupta beyne’n-nas."
Kıyamette, hesap, kitap hepsi huzur-u rabbil âleminde,Kıyamette, hesap, kitap hepsi huzur-u rabbil âleminde, o dava hallolunca, cennetlik cennete,o dava hallolunca, cennetlik cennete, cehennemlikte cehenneme girinceye kadar,cehennemlikte cehenneme girinceye kadar, ne kadar zaman geçecekse geçsin,ne kadar zaman geçecekse geçsin, bu sadakasının gölgesinin altındabu sadakasının gölgesinin altında rahat, emin bir şekilde yaşıyor demektir.rahat, emin bir şekilde yaşıyor demektir. Ama hep bildiğimiz bir şey var.Ama hep bildiğimiz bir şey var. Sözle hiçbir şey olmuyor.Sözle hiçbir şey olmuyor. Ben kendi kendimde tecrübem.Ben kendi kendimde tecrübem. Birçok kusurlarımız var, biliyorum.Birçok kusurlarımız var, biliyorum. Onları böyle acaba nasıl yapacağım,Onları böyle acaba nasıl yapacağım, terk edeceğim diyerekten işin içinden çıkmak çok zor.terk edeceğim diyerekten işin içinden çıkmak çok zor. İnsanlar yaratılışta, hilkatlerinde,İnsanlar yaratılışta, hilkatlerinde, yetişiş şekillerinde nasıl yetiştiyseler,yetişiş şekillerinde nasıl yetiştiyseler, o önce gelmiyor.o önce gelmiyor. Onun için;Onun için; Küllü mevlûdin yû'ledu ala fıtratil İslâm.

Küllü mevlûdin yû'ledu ala fıtratil İslâm.
Her çocuk İslâm fıtratı üzerinde yetişir, doğar.Her çocuk İslâm fıtratı üzerinde yetişir, doğar. İngiltere'de İngiliz'in çocuğu da

İngiltere'de İngiliz'in çocuğu da
Amerika'nın çocuğu da Rus'un çocuğu daAmerika'nın çocuğu da Rus'un çocuğu da Müslüman olarak doğar.Müslüman olarak doğar. Allah onların hepsini İslâm fıtratının üzerine yaratıyor.Allah onların hepsini İslâm fıtratının üzerine yaratıyor. Yalnız ebevvah, babalarYalnız ebevvah, babalar onları hangi yola götürecekse o yola onlar götürür.onları hangi yola götürecekse o yola onlar götürür. Burada çok kabahat bugünkü Müslümanın kabahatidir yani.Burada çok kabahat bugünkü Müslümanın kabahatidir yani. Evladını bırakıyor kendi haline canım çocuk ne bilir.Evladını bırakıyor kendi haline canım çocuk ne bilir. Onu sen başında onu yetiştirmişsin,Onu sen başında onu yetiştirmişsin, bugün onun istikbalini de sen temin edeceksin.bugün onun istikbalini de sen temin edeceksin. İstikbal maddede değil, maneviyattadır.İstikbal maddede değil, maneviyattadır. Maddede olan istikbal, bırakıp gidiyorsun nihayetinde.Maddede olan istikbal, bırakıp gidiyorsun nihayetinde. Ona istikbal mi derler?Ona istikbal mi derler? Çok paramız var.Çok paramız var. On milyon, yüz milyon.On milyon, yüz milyon. Bırakıp da gideceksin, neye yarayacak o?Bırakıp da gideceksin, neye yarayacak o? Seninle gidendir senin istikbalin.Seninle gidendir senin istikbalin. Senin istikbalin seninle gidendir.Senin istikbalin seninle gidendir. Sen ne gönderiyorsun ahirete?Sen ne gönderiyorsun ahirete? Yok, bir şey gönderdiğin.Yok, bir şey gönderdiğin. Öyleyse boşuna gidiyorsun.Öyleyse boşuna gidiyorsun. Onun için insan kazanır ama

Onun için insan kazanır ama
kazandığından, ahiretini kazanmak için kazanır.kazandığından, ahiretini kazanmak için kazanır. Yoksa ahiretini kazanamayacak paralar vebalden ibarettir.Yoksa ahiretini kazanamayacak paralar vebalden ibarettir. Vebalden ibarettir.Vebalden ibarettir. Onun için Bursa'nın Hüdavendigar dedikleriOnun için Bursa'nın Hüdavendigar dedikleri Çekirgesinin camisine koca bir levha yazmışlar.Çekirgesinin camisine koca bir levha yazmışlar. Yaldızlı maldızlı herkesin gözüne çarpar.Yaldızlı maldızlı herkesin gözüne çarpar. Gittiğiniz vakitte görürseniz.Gittiğiniz vakitte görürseniz. "Hayru’l-mâl mâ unfikâ fî sebîlillâh."

"Hayru’l-mâl mâ unfikâ fî sebîlillâh."
Bir defa yazılmıştır.Bir defa yazılmıştır. Efendimizin sözlerinden birisi.Efendimizin sözlerinden birisi. "Hayru’l-mâl mâ unfikâ fî sebîlillâh.""Hayru’l-mâl mâ unfikâ fî sebîlillâh." Malın hayırlısı birikip de fabrikaları,Malın hayırlısı birikip de fabrikaları, binaları yapanlar değil de Allah yolunda harcananlardır.binaları yapanlar değil de Allah yolunda harcananlardır. Allah yolunda harcanan hayru’k-malın zıddı,Allah yolunda harcanan hayru’k-malın zıddı, şerru’l-mal olur.şerru’l-mal olur. Şerru’l-mal, saklanan paralar.Şerru’l-mal, saklanan paralar. Hayru’l-mal, Allah yolunda infâk olunan paralardır.Hayru’l-mal, Allah yolunda infâk olunan paralardır. Cemiyet batıyor, sen hâlâ umunda değil dünya.Cemiyet batıyor, sen hâlâ umunda değil dünya. Ben yaşayayım da kim ölürse ölsün diyorsun,Ben yaşayayım da kim ölürse ölsün diyorsun, cemiyet ölürse ölsün, bana ne.cemiyet ölürse ölsün, bana ne. Cemiyetin yaşamasına hizmet etmişsin,

Cemiyetin yaşamasına hizmet etmişsin,
evlatları İslâm dini hizmetine yetiştirmek,evlatları İslâm dini hizmetine yetiştirmek, babaların vazifesiyken ihmal ettiler babalar bunu.babaların vazifesiyken ihmal ettiler babalar bunu. Din yollarını ihmal ettiler,Din yollarını ihmal ettiler, çocuklarının dinlerini öğretmekte mahrum olanlar,çocuklarının dinlerini öğretmekte mahrum olanlar, dinsiz çocuğunun yapacağı da bunda başka bir şey değildir.dinsiz çocuğunun yapacağı da bunda başka bir şey değildir. Dinsiz ne yapar?Dinsiz ne yapar? Dinini bilirse, Allah'ını bilirse ki Allah seni yaratmış, zekâ vermiş.

Dinini bilirse, Allah'ını bilirse ki Allah seni yaratmış, zekâ vermiş.
Bu sefer hac da duydum.

Bu sefer hac da duydum.
Bir Fransız doktoru, profesör, yüksek doktor,Bir Fransız doktoru, profesör, yüksek doktor, iman etmiş, düşünmüş, bakmış, öğrenmiş her şeyi.iman etmiş, düşünmüş, bakmış, öğrenmiş her şeyi. Ha bu İslâm'dan daha iyisi yok demiş.Ha bu İslâm'dan daha iyisi yok demiş. Lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resûlullah diyeLâ ilâhe illallâh Muhammedun Resûlullah diye İslâmiyet ile müşerref olmuş.İslâmiyet ile müşerref olmuş. Bugün Fransa'da her gün için 5 tane büyüğün,Bugün Fransa'da her gün için 5 tane büyüğün, büyük gavurun Müslüman olduğunu tespit etmişler.büyük gavurun Müslüman olduğunu tespit etmişler. E biz Müslüman memleketinde doğalım,E biz Müslüman memleketinde doğalım, büyüyelim, adımız Mehmet olsun, babamız bilmem ne olsun dabüyüyelim, adımız Mehmet olsun, babamız bilmem ne olsun da yine bugün İslâm'ın dışına çıkalım, olur mu bu?yine bugün İslâm'ın dışına çıkalım, olur mu bu? Demek ki bu kabahat anaya, babaya düşüyor.Demek ki bu kabahat anaya, babaya düşüyor. İhmal etmişiz, kendimiz de ihmal etmişiz.İhmal etmişiz, kendimiz de ihmal etmişiz. Şimdi de diyor ki ne yapalım hoca biz mektepsizŞimdi de diyor ki ne yapalım hoca biz mektepsiz zamanda büyüdük, biz de ne olacak artık işte.zamanda büyüdük, biz de ne olacak artık işte. E ama Allah'ın verdiği zekâ var, düşünürsün.

E ama Allah'ın verdiği zekâ var, düşünürsün.
Ne oluyor bunun neticesi.Ne oluyor bunun neticesi. Onun için buna çok dikkat edin.Onun için buna çok dikkat edin. Evlatlarımızı hangi meslekte okutursan okut ama dindar olarak okut.Evlatlarımızı hangi meslekte okutursan okut ama dindar olarak okut. Meslek çok, hepsi ihmal edilmez.

Meslek çok, hepsi ihmal edilmez.
Her meslekte lazım.Her meslekte lazım. Hiç ihmal edilecek bir meslek yok.Hiç ihmal edilecek bir meslek yok. Hepsi lazım, hepsi lazım ama dindar olaraktan.Hepsi lazım, hepsi lazım ama dindar olaraktan. Dininden haberi olmayan insanın mesleği ne olursa olsun, kıymeti yok.Dininden haberi olmayan insanın mesleği ne olursa olsun, kıymeti yok. Onun için bakınız şunu da dinleyelim de.

Onun için bakınız şunu da dinleyelim de.
Küllü ehli’l-cenneh.

Küllü ehli’l-cenneh.
Bu acayip bir şey.Bu acayip bir şey. Küllü ehli’l-cenneh.Küllü ehli’l-cenneh. Bütün ehli cennet yani.Bütün ehli cennet yani. Yerâ mek’adehû mine’n-nâri.Yerâ mek’adehû mine’n-nâri. Allah hepimize hayırlı ölümler versin.

Allah hepimize hayırlı ölümler versin.
Ölüm diyoruz ya, ölmezden evvel bizimÖlüm diyoruz ya, ölmezden evvel bizim canımızı alan Azrail aleyhisselam,canımızı alan Azrail aleyhisselam, canımızı alır almaz, bizecanımızı alır almaz, bize cehennemdeki yeri de gösterir.cehennemdeki yeri de gösterir. Gör işte bak, eğer iman sahibi olmasaydın senin yerin burasıydı der.Gör işte bak, eğer iman sahibi olmasaydın senin yerin burasıydı der. Ama şimdi der, kurtardın paçayı,Ama şimdi der, kurtardın paçayı, şimdiki yerin işte burası.şimdiki yerin işte burası. Cennetteki o yeri gösterir.Cennetteki o yeri gösterir. Onu görünce adam kendinden geçer, ruhen.Onu görünce adam kendinden geçer, ruhen. Her mümin, her ehl-i cennet,

Her mümin, her ehl-i cennet,
cennete girer girmez, cehennemdeki yerini de görecek.cennete girer girmez, cehennemdeki yerini de görecek. Bir ölmeden evvel görecek,Bir ölmeden evvel görecek, bir de cennete girdikten sonra görecek.bir de cennete girdikten sonra görecek. Yerâ mek’adehû mine’n-nâri.

Yerâ mek’adehû mine’n-nâri.
Mek’ad, oturacağı yer, karargâhı.Mek’ad, oturacağı yer, karargâhı. Emin olunuz, hepimizin yerleri ayrı ayrıdır.Emin olunuz, hepimizin yerleri ayrı ayrıdır. Hem cennette yerimiz var, hem cehennemde yerimiz var.Hem cennette yerimiz var, hem cehennemde yerimiz var. Cenâb-ı Hak yaratırken bizi cennette de yerimizi koymuş,Cenâb-ı Hak yaratırken bizi cennette de yerimizi koymuş, cehennemdeki yerimizi koymuş.cehennemdeki yerimizi koymuş. Bak işte iman eder, amel-i salih edersen buraya.Bak işte iman eder, amel-i salih edersen buraya. Yok, imandan uzak, amel-i salihten uzaksan buraya.Yok, imandan uzak, amel-i salihten uzaksan buraya. Sen bu iki yoldan birincisini tercih et.Sen bu iki yoldan birincisini tercih et. "İmma şakiran ve imma kefuran."

"İmma şakiran ve imma kefuran."
İster şükret, cennetin yolunu tut,İster şükret, cennetin yolunu tut, ister sen küfrün yolunu tut.ister sen küfrün yolunu tut. Yerâ mek’adehû mine’n-nâri.Yerâ mek’adehû mine’n-nâri. Ehl-i cennet, cehennemdeki yeri görünce diyorlardır ki:Ehl-i cennet, cehennemdeki yeri görünce diyorlardır ki: Lev lâ enna’llâhe hedâni,

Lev lâ enna’llâhe hedâni,
fe-yekûnü lehû şükran.fe-yekûnü lehû şükran. Oh, Cenâb-ı Hak bize hidayet etti deOh, Cenâb-ı Hak bize hidayet etti de buraya girdik, eğer O'nun hidayeti olmasaydıburaya girdik, eğer O'nun hidayeti olmasaydı ne olurdu bizim halimiz diyerekten şükürlerini ihtisar ediyorlar.ne olurdu bizim halimiz diyerekten şükürlerini ihtisar ediyorlar. Mukabil.Mukabil. Ve küllü ehli’n-nâri.Ve küllü ehli’n-nâri. Bütün cehennem ehlide.Bütün cehennem ehlide. Yerâ mek’adehû mine’l-cenneti.Yerâ mek’adehû mine’l-cenneti. O da cennettekini yerini görüyor.O da cennettekini yerini görüyor. O'na da cennetteki yerini gösteriyorlar.O'na da cennetteki yerini gösteriyorlar. Cehennemin içerisinde çeşit azap şeyleri.Cehennemin içerisinde çeşit azap şeyleri. Oradan bakıyor cennete.Oradan bakıyor cennete. Hani televizyondan da şimdi,Hani televizyondan da şimdi, temsil de belki hatadır ama televizyonlarda nasıl görüyoruz?temsil de belki hatadır ama televizyonlarda nasıl görüyoruz? Cehennemde de demek ki iki tarafın televizyonları işliyor.

Cehennemde de demek ki iki tarafın televizyonları işliyor.
Bu Allah şeysi.Bu Allah şeysi. Cehennemdekini görüyor, cennettekini de görüyor.Cehennemdekini görüyor, cennettekini de görüyor. Bir de konuşmaları var aralarında.Bir de konuşmaları var aralarında. O da ayrı.O da ayrı. Küllü ehli’n-nâri yerâ mek’adehû mine’l-cenneti.Küllü ehli’n-nâri yerâ mek’adehû mine’l-cenneti. O da cennetteki yerini görüyor.O da cennetteki yerini görüyor. A ne fena değil mi?A ne fena değil mi? Ahh bir iman etseydim de,Ahh bir iman etseydim de, Allah'a ibadet etseydim de, buraya gitseydim ne olurdu?Allah'a ibadet etseydim de, buraya gitseydim ne olurdu? Şimdi o zaten azapta.

Şimdi o zaten azapta.
Bir de o güzel yeri görünce bir kat daha artıyor azabı.Bir de o güzel yeri görünce bir kat daha artıyor azabı. Ah, niçin kaçırdın bu fırsatı elden diyerekten.Ah, niçin kaçırdın bu fırsatı elden diyerekten. Fe yekûlü, o zaman onlar diyor:

Fe yekûlü, o zaman onlar diyor:
Lev enna’llâhe hedânî,Lev enna’llâhe hedânî, fe-yekûnü aleyhi hasraten.fe-yekûnü aleyhi hasraten. Yani, Allah-u Teâlâ;Yani, Allah-u Teâlâ; Ev tekûle lev enna(A)llâhe hedânî lekuntu mine’l-müttekîn.Ev tekûle lev enna(A)llâhe hedânî lekuntu mine’l-müttekîn. İyi ama sen o yola gitmedin ki.İyi ama sen o yola gitmedin ki. Allah, herkesin işi yollarında veriyor bu kuvveti.Allah, herkesin işi yollarında veriyor bu kuvveti. Bir tane daha okuyayım.Bir tane daha okuyayım. Küllü’z-zünûbi.

Küllü’z-zünûbi.
Bütün günahlar var ya, çeşitli günahlar var.Bütün günahlar var ya, çeşitli günahlar var. Her bir günah, yüehhirullâhü mâ şâe minhâ.Her bir günah, yüehhirullâhü mâ şâe minhâ. Bunun cezasını Cenâb-ı Hak tehir eder.Bunun cezasını Cenâb-ı Hak tehir eder. Tehir, geriye bırakıyor, vermiyor cezayı.Tehir, geriye bırakıyor, vermiyor cezayı. İlâ yevmi’l-kiyâmeti.İlâ yevmi’l-kiyâmeti. Kıyamete kadar günahın cezası verilmiyor kalıyor.Kıyamete kadar günahın cezası verilmiyor kalıyor. İllâ ukûka’l-vâlideyni.İllâ ukûka’l-vâlideyni. Ancak anaya babaya olan isyanın cezası bırakılmıyor.Ancak anaya babaya olan isyanın cezası bırakılmıyor. Şimdi dinledim de şimdi pek acı bir durumda.Şimdi dinledim de şimdi pek acı bir durumda. Dedi, bu da anasına öyle yaptıydı vaktiyle dedi.Dedi, bu da anasına öyle yaptıydı vaktiyle dedi. Onun cezası demek gösteriyor Allah Teâlâ.Onun cezası demek gösteriyor Allah Teâlâ. Kalellahu Teâlâ:

Kalellahu Teâlâ:
Yüaccilühû li sâhibihî fi’l-hayâti’d-dünyâ

Yüaccilühû li sâhibihî fi’l-hayâti’d-dünyâ
kable’l-memâti.kable’l-memâti. Ama bugün vermez de, biraz sonra verir.Ama bugün vermez de, biraz sonra verir. Ama ölmezden evvel veriyor bu cezayı.Ama ölmezden evvel veriyor bu cezayı. Onun için Allah Celle ve AlâOnun için Allah Celle ve Alâ hepimize intibahlar nasip etsin.hepimize intibahlar nasip etsin. Bir tanecik daha geldi.Bir tanecik daha geldi. Küllü bünyânin vebâlün alâ sâhibihî.

Küllü bünyânin vebâlün alâ sâhibihî.
Her bir bina sahibine vebaldir.Her bir bina sahibine vebaldir. Neden acaba?Neden acaba? Nasıl hadîs-i şerîf bu böyle.Nasıl hadîs-i şerîf bu böyle. Oturacağız içerisinde, ihtiyacı kadarına.Oturacağız içerisinde, ihtiyacı kadarına. Sorgu yok.Sorgu yok. İhtiyaçtan fazlasını böyle binaları harcayarakİhtiyaçtan fazlasını böyle binaları harcayarak menfaat teminine kalkmak akılsızlığın alametidir.menfaat teminine kalkmak akılsızlığın alametidir. Niçin?Niçin? Çalış!

Çalış!
Çalıştıramıyorsan çalıştır.Çalıştıramıyorsan çalıştır. Topla paraları bir yere.Topla paraları bir yere. Büyük fabrikalar, büyük tesisler kur.Büyük fabrikalar, büyük tesisler kur. Büyük binalar yapacaksınız, ne olacak yahu?Büyük binalar yapacaksınız, ne olacak yahu? Bir gün zelzele gelir, hepsini yıkar atar.

Bir gün zelzele gelir, hepsini yıkar atar.
Paralarınızı toplayın daParalarınızı toplayın da cemiyet halinde büyük fabrikalar kurun dacemiyet halinde büyük fabrikalar kurun da düşmanlarınıza rezil olmayın.düşmanlarınıza rezil olmayın. Bu binalar size şey yapmaz ki şereflendirmez ki.Bu binalar size şey yapmaz ki şereflendirmez ki. Şerefiniz, memleketinizdeki fabrikaların çokluğuyla olacak.Şerefiniz, memleketinizdeki fabrikaların çokluğuyla olacak. Sanatların çokluğuyla olacak, işlerin çokluğuyla olacak.Sanatların çokluğuyla olacak, işlerin çokluğuyla olacak. Binâenaleyh sen ona gitmiyorsun.Binâenaleyh sen ona gitmiyorsun. Eh benim param var ben yaptırayım şuradaEh benim param var ben yaptırayım şurada on katlı bir bina.on katlı bir bina. Bir tane daha, bir tane daha.Bir tane daha, bir tane daha. İşte yirmi, otuz, üç, dört, beş tane apartmanı var.İşte yirmi, otuz, üç, dört, beş tane apartmanı var. Öteden fakir şimdi geliyor, görüyor.Öteden fakir şimdi geliyor, görüyor. Bak, görüyor musun?Bak, görüyor musun? Ha bu sene aramıza

Ha bu sene aramıza
bir Gavuristanyalı Müslüman düştü hacda.bir Gavuristanyalı Müslüman düştü hacda. Bunlarda ders, ibret var da onun için söyledim.Bunlarda ders, ibret var da onun için söyledim. O kardeşin bize çok faydası da oldu.O kardeşin bize çok faydası da oldu. Arıcı kendisi.Arıcı kendisi. Arı sütü denen şeylerden de usta olmuş.Arı sütü denen şeylerden de usta olmuş. Bize burada bu arı sütlerinden verdi,Bize burada bu arı sütlerinden verdi, elhamdülillah gücümüz kuvvetimiz başka oldu.elhamdülillah gücümüz kuvvetimiz başka oldu. Şimdi o adam diyor ki:Şimdi o adam diyor ki: Biz Yugoslavya'da dört tane fabrikamız vardı.

Biz Yugoslavya'da dört tane fabrikamız vardı.
Yugoslavya sallanmaya başladı.Yugoslavya sallanmaya başladı. Bize de haberler geliyor ki kaçın.Bize de haberler geliyor ki kaçın. Babama dedim ki baba müsaade et ben gideyim bari.Babama dedim ki baba müsaade et ben gideyim bari. Oğlum ölürsek hep beraber ölürüz kaçma.Oğlum ölürsek hep beraber ölürüz kaçma. Derken kaldık.Derken kaldık. Bir gün bir gece geldiler, bizi evden aldılar.Bir gün bir gece geldiler, bizi evden aldılar. Götürdüler bizi bir meydana.Götürdüler bizi bir meydana. Gece vakti, elektrikler böyle,Gece vakti, elektrikler böyle, projektörlerle doldurulmuş meydan.projektörlerle doldurulmuş meydan. Orada şimdi beni takdim ediyorlar.Orada şimdi beni takdim ediyorlar. Bu adamı görüyor musunuz?

Bu adamı görüyor musunuz?
Etrafta dolu çapulcular.Etrafta dolu çapulcular. Görüyoruz.Görüyoruz. Bu adamın bak üç tane apartmanı var,Bu adamın bak üç tane apartmanı var, beş tane arabası var, şu kadar malı var,beş tane arabası var, şu kadar malı var, şu kadar kravatı var, bu kadar paltosu var,şu kadar kravatı var, bu kadar paltosu var, bu kadar esbabı var, şurada şusu var, senin neyin var?bu kadar esbabı var, şurada şusu var, senin neyin var? Senin çok pabucun da yok, bak bunun on tane birden.Senin çok pabucun da yok, bak bunun on tane birden. Bunları ne yapalım?Bunları ne yapalım? Allah! Atmışlar hapse.

Allah! Atmışlar hapse.
Öyle, nihayet bir büyüğün şefaatiyle kurtulmuş,Öyle, nihayet bir büyüğün şefaatiyle kurtulmuş, gelmiş buraya şimdi.gelmiş buraya şimdi. Pabuçsuz olarak geldim diyor.Pabuçsuz olarak geldim diyor. Yırtık bir don ile geldim diyor.Yırtık bir don ile geldim diyor. Allah yardım etsin, imdat etsin cümlemize.Allah yardım etsin, imdat etsin cümlemize. Binâenaleyh neydi burada ders?Binâenaleyh neydi burada ders? Küllü bünyânin.

Küllü bünyânin.
Bunları böyle binalara vereceksin de ne fayda çıkacak sana?Bunları böyle binalara vereceksin de ne fayda çıkacak sana? Sen cemiyetin kalkmasına bak.Sen cemiyetin kalkmasına bak. İnsanlığın şimdi çok ders var ya.İnsanlığın şimdi çok ders var ya. Şimdi ben Allah'a muhafaza etsin.Şimdi ben Allah'a muhafaza etsin. Hamd-u senâ, şükran, nimet.Hamd-u senâ, şükran, nimet. Haccı da küçümsemek değil yani.Haccı da küçümsemek değil yani. Haccı da küçümsemek değil söylediğim.Haccı da küçümsemek değil söylediğim. Kaç defadır gidip geliyoruz.Kaç defadır gidip geliyoruz. Fakat insan olamayınca insanFakat insan olamayınca insan bu gidiş gelişleri hiç para etmiyor yani.bu gidiş gelişleri hiç para etmiyor yani. İnsan neyse öyle gidiyor, öyle geliyor.İnsan neyse öyle gidiyor, öyle geliyor. Değil mi böyle?Değil mi böyle? Bazen bozularak da gelenler de var Allah esirgeye.Bazen bozularak da gelenler de var Allah esirgeye. Bozularak da gelenler var.Bozularak da gelenler var. Hâlbuki biz orada tekemmül edeceğiz,Hâlbuki biz orada tekemmül edeceğiz, daha güzel bir huy, ahlâk,daha güzel bir huy, ahlâk, selamet versin bu hacı efendilere.selamet versin bu hacı efendilere. Dualar alacağım.Dualar alacağım. Hâlbuki geliyoruz da hiç öyle olmuyor.Hâlbuki geliyoruz da hiç öyle olmuyor. Allah kusurumuzu affetsin...Allah kusurumuzu affetsin... Onun için insanlık doğuştan itibaren başlıyor.

Onun için insanlık doğuştan itibaren başlıyor.
Ananın, babanın vazifesi burada çok mühim.Ananın, babanın vazifesi burada çok mühim. Evladını Müslüman olarak, iyi ahlâklı olarak,Evladını Müslüman olarak, iyi ahlâklı olarak, Müslümanlık da kâfi gelmiyor çünkü.Müslümanlık da kâfi gelmiyor çünkü. Müslüman, hepimiz Müslümanız elhamdülillah amaMüslüman, hepimiz Müslümanız elhamdülillah ama ahlâk cihetinden çok zayıfız.ahlâk cihetinden çok zayıfız. Cemiyete yardımcı olamıyoruz, ihmalimiz çok.Cemiyete yardımcı olamıyoruz, ihmalimiz çok. E bunları, ıslahı da mümkün değil,E bunları, ıslahı da mümkün değil, kolaycacık olmuyor ki.kolaycacık olmuyor ki. Şimdi sen bir bahîl adamı yakala,

Şimdi sen bir bahîl adamı yakala,
de ki ya utanmıyor musun sen?de ki ya utanmıyor musun sen? Bak burada cami yaptıracağız,Bak burada cami yaptıracağız, şunu yaptıracağız, ver bakalım sen biraz para.şunu yaptıracağız, ver bakalım sen biraz para. Bin tane dereden su getirir, alamazsın elinden parayı.Bin tane dereden su getirir, alamazsın elinden parayı. Ötekisi de, cömert alışmıştır.Ötekisi de, cömert alışmıştır. Önüne gelene tutuşturur elinden geldiği filan bir şeyleri.Önüne gelene tutuşturur elinden geldiği filan bir şeyleri. Hilkat bunda öyle, bunda da böyle.Hilkat bunda öyle, bunda da böyle. Bunun sebebi, ananın yine babanın büyük rolü var burada.Bunun sebebi, ananın yine babanın büyük rolü var burada. Allah-u Teâlâ'nın şeysi de var ama ananın babanınAllah-u Teâlâ'nın şeysi de var ama ananın babanın çocukları yetiştirirken bunları güzel,çocukları yetiştirirken bunları güzel, İslâm terbiyesi üzerine cömert,İslâm terbiyesi üzerine cömert, şecâatli, metin, azimkâr.şecâatli, metin, azimkâr. İslâm'ın davalarına hadim, hizmetçi bir şekilde yetiştirmesiİslâm'ın davalarına hadim, hizmetçi bir şekilde yetiştirmesi hepimizin vazifesi yani.hepimizin vazifesi yani. Şimdi bize kız evladı

Şimdi bize kız evladı
getirmiş bizim talebelerimizden birisi,getirmiş bizim talebelerimizden birisi, biz de çocuk çoluk olmadığı için size hizmet etsin diyerektenbiz de çocuk çoluk olmadığı için size hizmet etsin diyerekten 18 yaşında çocuk.18 yaşında çocuk. Fakat Elif'i bilmiyor.Fakat Elif'i bilmiyor. Bizim hanım kaç günden beri uğraşıyor daBizim hanım kaç günden beri uğraşıyor da Elif'i öğretmek için bir türlü öğretemiyordu, kolay da değil.Elif'i öğretmek için bir türlü öğretemiyordu, kolay da değil. Yaş ilerlemiş, bir Elif'i öğrenemiyor.Yaş ilerlemiş, bir Elif'i öğrenemiyor. Neden bu acaba yav?Neden bu acaba yav? Vaktiyle bunun babası neden bunu bu kadar ihmal etmiş,Vaktiyle bunun babası neden bunu bu kadar ihmal etmiş, bu yaşa gelmiş de Elif'ini bilmeyen insanınbu yaşa gelmiş de Elif'ini bilmeyen insanın okuduğundan ne olur yani?okuduğundan ne olur yani? Anadan babadan kaptığı ile okuyacak,

Anadan babadan kaptığı ile okuyacak,
o da kim bilir kaç yanlışı okuyacak.o da kim bilir kaç yanlışı okuyacak. Allah-u Ekber diyecek söyleyecek, Elham'ında kim bilir kaç yanlış,Allah-u Ekber diyecek söyleyecek, Elham'ında kim bilir kaç yanlış, tahiyyatında kim bilir kaç yanlış.tahiyyatında kim bilir kaç yanlış. Ee, çocuklarımızın çoğu da böyle.Ee, çocuklarımızın çoğu da böyle. İşte her gün bunlarla biz karşı karşıya geliyoruz da,İşte her gün bunlarla biz karşı karşıya geliyoruz da, yani acı bir durumdur.yani acı bir durumdur. Hâlbuki bunların yetiştirilmesinde büyük hizmetler lazım.Hâlbuki bunların yetiştirilmesinde büyük hizmetler lazım. Binaları harcanan paralarla olmaz ki bunlar.Binaları harcanan paralarla olmaz ki bunlar. Bunları hak yolunda fî sebîlillah,Bunları hak yolunda fî sebîlillah, fî sebîlillah para yalnız düşmana karşı harp zamanı değildir.fî sebîlillah para yalnız düşmana karşı harp zamanı değildir. Hani harp olsun da e ben o zaman hepsini veririm, öyle iş yok.Hani harp olsun da e ben o zaman hepsini veririm, öyle iş yok. Şimdiden hazırlanmazsan o gün hiçbir şeyin yok.Şimdiden hazırlanmazsan o gün hiçbir şeyin yok. Aniden geliyor bom bom bom de deyipAniden geliyor bom bom bom de deyip yakıp gidiyor ortalığı, niçin?yakıp gidiyor ortalığı, niçin? Bak şimdi hazırlan ki o gelirken

Bak şimdi hazırlan ki o gelirken
sen de çık karşısına gelme buraya de.sen de çık karşısına gelme buraya de. Bu hazırlığın yoksa bugünkü hazırlığın para etmez.Bu hazırlığın yoksa bugünkü hazırlığın para etmez. Küllü bünyânin vebâlün alâ sâhibihî,Küllü bünyânin vebâlün alâ sâhibihî, illâ mâ kâne hâkezâ.illâ mâ kâne hâkezâ. Şu kadardır işte.Şu kadardır işte. Yetecek kadar.Yetecek kadar. Bir evin ihtiyacın kadarsa o kadar için vebal yok.Bir evin ihtiyacın kadarsa o kadar için vebal yok. Ondan fazlası için vebal var.Ondan fazlası için vebal var. Ve eşâra bi keffih.Ve eşâra bi keffih. Eliyle işaret etti.Eliyle işaret etti. Ve küllü ilmin vebâlün alâ sâhibihî.Ve küllü ilmin vebâlün alâ sâhibihî. Her ilimde vebal.Her ilimde vebal. Yani bak, her ilimde vebal.Yani bak, her ilimde vebal. Ben çok biliyorum, ne kadar?

Ben çok biliyorum, ne kadar?
Her şeyi biliyorum işte.Her şeyi biliyorum işte. Çok bilginim.Çok bilginim. Ama vebal.Ama vebal. İlim de vebal olur mu?İlim de vebal olur mu? Küllü ilmin vebâlün alâ sâhibihî.Küllü ilmin vebâlün alâ sâhibihî. Sahibine vebal.Sahibine vebal. Yevme’l-kiyâmeti illâ men amile.Yevme’l-kiyâmeti illâ men amile. Ancak amel ettiği müddette.Ancak amel ettiği müddette. Onun için zemzemi içerken bize bir dua öğretiyorlar.Onun için zemzemi içerken bize bir dua öğretiyorlar. "Allahümme innî eselüke ilmen nâfian."

"Allahümme innî eselüke ilmen nâfian."
Deyin diyorlar.Deyin diyorlar. Biz de içerken Ya Rab! Senden ilmi nâfi isteriz diyoruz.Biz de içerken Ya Rab! Senden ilmi nâfi isteriz diyoruz. İlmi nâfi, faydalı ilim.İlmi nâfi, faydalı ilim. Allah'a muti bir ilim.Allah'a muti bir ilim. Havf, hâşyet içerisini doldurmuş,Havf, hâşyet içerisini doldurmuş, rıza-i İlahiyi kasteden ilimler güzel ilimler.rıza-i İlahiyi kasteden ilimler güzel ilimler. Allah kusurlarımızı affetsin.

Allah kusurlarımızı affetsin.
Bu kadarıyla yetsin.Bu kadarıyla yetsin. Cenâb-ı Hak cümlemizi kendisinin razı olduğuCenâb-ı Hak cümlemizi kendisinin razı olduğu kulların arasında kabul buyursun.kulların arasında kabul buyursun. Ve bizi de intibahlar nasip edipVe bizi de intibahlar nasip edip rızası nerelerdeyse onları işlemek nasib-i müyesser eylesin.rızası nerelerdeyse onları işlemek nasib-i müyesser eylesin. El-Fâtiha.

El-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2