Namaz Vakitleri
İstanbul
5 Şevvâl 1446
03 April 2025
İmsak
05:09
Güneş
06:37
Öğle
13:12
İkindi
16:47
Akşam
19:38
Yatsı
21:00
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ MuhammedinVe's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmâinve âlihî ve sahbihî ecmâin ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'd:

Emmâ ba'd:
Fe-kale’n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem;

Fe-kale’n-nebiyyü sallallahu aleyhi ve sellem;
Sari'û fi talebi’l-‘ılmi fe’l-hadîsü min sâdıkın

Sari'û fi talebi’l-‘ılmi fe’l-hadîsü min sâdıkın
hayrun mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâhayrun mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâ min zehebin ve fıddatin.min zehebin ve fıddatin. Sadaka rasûlüllâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlüllâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
hazretleri buyuruyor ki;hazretleri buyuruyor ki; Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.

Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.
İlim öğrenmekte sürat gösteriniz, yarışınız.İlim öğrenmekte sürat gösteriniz, yarışınız. Sadece kendinize sürat göstermeyin.Sadece kendinize sürat göstermeyin. Süratte yarışınız.Süratte yarışınız. Sari'û müsabaka demek yani.Sari'û müsabaka demek yani. İlim öğrenmekte yani sırf kendinizİlim öğrenmekte yani sırf kendiniz bir gayret göstermek değil,bir gayret göstermek değil, biraz da yarışma tarzında işibiraz da yarışma tarzında işi böyle müsabaka manası vardır yani müsaraaböyle müsabaka manası vardır yani müsaraa yani süratleşmek, karşılıklıyani süratleşmek, karşılıklı sen mi daha süratli gideceksin ben mi dahasen mi daha süratli gideceksin ben mi daha süratli gideceğim gibi bir yarış.süratli gideceğim gibi bir yarış. Yani ilmi öğreneceğiz bir de birbirimizleYani ilmi öğreneceğiz bir de birbirimizle tatlı bir yarış içinde olacağız.tatlı bir yarış içinde olacağız. Ben daha çok âyeti ezberledim.

Ben daha çok âyeti ezberledim.
Ben daha çok sure ezberledim.Ben daha çok sure ezberledim. Ben daha çok hadîs ezberledim.Ben daha çok hadîs ezberledim. Bizim çocuk 100 hadîs biliyor.Bizim çocuk 100 hadîs biliyor. Bizim ki 300 biliyor.Bizim ki 300 biliyor. Benim ki 450 hadîs biliyor falan gibiBenim ki 450 hadîs biliyor falan gibi böyle bir bu hususta tatlı bir yarışma şeyi de çıkıyor.böyle bir bu hususta tatlı bir yarışma şeyi de çıkıyor. Kelimeden o manada çıkıyor.Kelimeden o manada çıkıyor. Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.

Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.
İlim öğrenmekte böyle bir süratleşme yarışına girin.İlim öğrenmekte böyle bir süratleşme yarışına girin. Yani ilim öğrenmekte gevşek ve yavaş davranmayın,Yani ilim öğrenmekte gevşek ve yavaş davranmayın, süratli olun, bir de birbirinizle adetasüratli olun, bir de birbirinizle adeta bu işte yarışın.bu işte yarışın. Biliyorsunuz bilimsel metod olarak yani bir işi yaparken insanBiliyorsunuz bilimsel metod olarak yani bir işi yaparken insan en güzel tarzda yapacak,en güzel tarzda yapacak, yani gayeye götürülecek en güzel tarzda yapacak.yani gayeye götürülecek en güzel tarzda yapacak. Fakat bu en güzeli de en süratli tarzda yapacak.Fakat bu en güzeli de en süratli tarzda yapacak. İki iş önemli noktası var işin.İki iş önemli noktası var işin. Bir güzel yapmak bir de güzeli kısa zamanda yapmak.Bir güzel yapmak bir de güzeli kısa zamanda yapmak. Mesela bir senede bir eseri ortaya koymak var,Mesela bir senede bir eseri ortaya koymak var, bir de eseri bir ayda ortaya koymak var.bir de eseri bir ayda ortaya koymak var. Yani bir barajın yapılmasının beş sene sürmesi var,Yani bir barajın yapılmasının beş sene sürmesi var, altı ayda bitmesi var.altı ayda bitmesi var. İkisi de aynı planın uygulanması olabilir amaİkisi de aynı planın uygulanması olabilir ama birisi altı ayda bitti, birisi altı sene sürdü.birisi altı ayda bitti, birisi altı sene sürdü. Yani fark var arada.Yani fark var arada. Demek ki sürat göstereceğizDemek ki sürat göstereceğiz ve bu süratte de bir tatlı birbirimizden,ve bu süratte de bir tatlı birbirimizden, çünkü hayırda yarışmayı Allah bizeçünkü hayırda yarışmayı Allah bize Kur'an-ı Kerîm'de de emrediyor.Kur'an-ı Kerîm'de de emrediyor. Festebiku’l-ḣayrâti. (Bakara Suresi 148. Ayet)

Festebiku’l-ḣayrâti. (Bakara Suresi 148. Ayet)
Hayırlara koşmakta, müsabaka edin diye de şey yapıyor.

Hayırlara koşmakta, müsabaka edin diye de şey yapıyor.
Yani Kur'an-ı Kerîm'de emrediyor.Yani Kur'an-ı Kerîm'de emrediyor. Demek ki hayır işinde biraz işi yarışa bindirmek var yani.Demek ki hayır işinde biraz işi yarışa bindirmek var yani. İnsan bir başkalarıyla yarışa girecek,

İnsan bir başkalarıyla yarışa girecek,
bir de kendi kendisiyle yarışa girecek.bir de kendi kendisiyle yarışa girecek. Kendi kendisiyle yarışa nasıl girer?Kendi kendisiyle yarışa nasıl girer? Mesela Ben Kur'an-ı Kerîm'in bir cüzünü

Mesela Ben Kur'an-ı Kerîm'in bir cüzünü
27 dakikada okuyorum.27 dakikada okuyorum. Bastım kronometreye.Bastım kronometreye. Besmeleyi çektim, başladım.Besmeleyi çektim, başladım. Bitirdiğim zaman 27 dakikada Kur'an-ı Kerîm'inBitirdiğim zaman 27 dakikada Kur'an-ı Kerîm'in bir cüzünü bitiriyorum.bir cüzünü bitiriyorum. Acaba 25'e inebilir miyim?

Acaba 25'e inebilir miyim?
Acaba 22'ye inebilir miyim?Acaba 22'ye inebilir miyim? Acaba benden başkaları kaç dakikada okuyabiliyorlar?Acaba benden başkaları kaç dakikada okuyabiliyorlar? Acaba 15'de yapmak mümkün olur mu falan.Acaba 15'de yapmak mümkün olur mu falan. Hani insanın bir de kendi kendisiyle yarışması.Hani insanın bir de kendi kendisiyle yarışması. Okuma yarışı.Okuma yarışı. Okumayı hızlandırmak.Okumayı hızlandırmak. Biliyorsunuz çok şey okumamız lazım.Biliyorsunuz çok şey okumamız lazım. Çok şey okumak fikrine razı olunca insan

Çok şey okumak fikrine razı olunca insan
bir de sürat giriyor işin içine.bir de sürat giriyor işin içine. Yani hiç okumayan insanın hiçbir derdi yok daYani hiç okumayan insanın hiçbir derdi yok da yan gelip yatsın sırt üstü onun bir problemi yok dayan gelip yatsın sırt üstü onun bir problemi yok da fakat okunacak şeyler çok olduğu için,fakat okunacak şeyler çok olduğu için, ah Resûlullah'ın hadîslerini tam okuyabilsem,ah Resûlullah'ın hadîslerini tam okuyabilsem, ah Kur'an-ı Kerîm'in tefsirini tam okuyabilsem,ah Kur'an-ı Kerîm'in tefsirini tam okuyabilsem, ah fıkıhtan şunu bitirebilsem.ah fıkıhtan şunu bitirebilsem. İhyâü Ulûm çok güzel esermiş, onu

İhyâü Ulûm çok güzel esermiş, onu
bir ay içinde bir bitirebilir miyim acaba?bir ay içinde bir bitirebilir miyim acaba? Ramazan'da hatim indirebilir miyim filan.Ramazan'da hatim indirebilir miyim filan. Böyle bir yarış bahis konusu olduğu zamanBöyle bir yarış bahis konusu olduğu zaman bu sefer işin içine hızlı okumak filan giriyor.bu sefer işin içine hızlı okumak filan giriyor. Yani böyle tek tek kelime kelime, harf harfYani böyle tek tek kelime kelime, harf harf okumak yerine, harf harf okumak yerineokumak yerine, harf harf okumak yerine kelime kelime okumak.kelime kelime okumak. Kelime kelime okumak yerine satır satır okumak.Kelime kelime okumak yerine satır satır okumak. Yani satıra bir bakıyor spiker,Yani satıra bir bakıyor spiker, ondan sonra konuşuyor,ondan sonra konuşuyor, ondan sonra bir daha bakıyor,ondan sonra bir daha bakıyor, ondan sonra tekrar mikrofona bakıp konuşuyor.ondan sonra tekrar mikrofona bakıp konuşuyor. Bir bakışta bir cümleyi bütünüyle görmek.Bir bakışta bir cümleyi bütünüyle görmek. Buna alıştırmak insanın kendisini.Buna alıştırmak insanın kendisini. Bu bir şey tabi yarışma.Bu bir şey tabi yarışma. Demek ki hayrı yapacağız.

Demek ki hayrı yapacağız.
Hayrı yapmakta birbirimizle yarışacağız.Hayrı yapmakta birbirimizle yarışacağız. Mükemmel yapmaya gayret edeceğiz.Mükemmel yapmaya gayret edeceğiz. Birbirimizle yarışacağız.Birbirimizle yarışacağız. Bir de kendi kendimizi de aşmaya,Bir de kendi kendimizi de aşmaya, rekorumuzu egale etmeye veyahut rekoru kırmaya,rekorumuzu egale etmeye veyahut rekoru kırmaya, daha fazla bir rekor yapmaya dadaha fazla bir rekor yapmaya da ayrıca bir gayret göstereceğiz.ayrıca bir gayret göstereceğiz. Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.

Sari'û fi talebi’l-‘ılmi.
İlim öğrenme konusundaİlim öğrenme konusunda bu manaları hepsini düşünerek şey yapın,bu manaları hepsini düşünerek şey yapın, müsahara edin.müsahara edin. Yani süratle, süratle ilim öğrenin.Yani süratle, süratle ilim öğrenin. Mesela, Ramazan'a kadar şunu bitireyim,Mesela, Ramazan'a kadar şunu bitireyim, bunu bitireyim gibi bir takım böylebunu bitireyim gibi bir takım böyle gayretler içinde de olmalı insan.gayretler içinde de olmalı insan. İlim öğrenmek o kadar kıymetli bir şey ki bakİlim öğrenmek o kadar kıymetli bir şey ki bak diyor ki Peygamber Efendimiz;diyor ki Peygamber Efendimiz; Fe’l-hadîsü min sâdıkın.Fe’l-hadîsü min sâdıkın. Yani doğru sözlü bir insandan bir ilmi sözYani doğru sözlü bir insandan bir ilmi söz veyahut Peygamber Efendimiz'in bir hadîsi veyaveyahut Peygamber Efendimiz'in bir hadîsi veya dinimizin önemli meselelerinden bir mesele,dinimizin önemli meselelerinden bir mesele, bir hadîs, bir söz, bir konu, bir bahis yani.bir hadîs, bir söz, bir konu, bir bahis yani. Hayrun mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâ.

Hayrun mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâ.
Dünyadan da hayırlıdır, dünyanın üstünde mevcut olanDünyadan da hayırlıdır, dünyanın üstünde mevcut olan altın, gümüş ne varsa hepsinden de hayırlıdır.altın, gümüş ne varsa hepsinden de hayırlıdır. Şimdi Endonezya'nın bir yerini gösteriyor televizyonda.Şimdi Endonezya'nın bir yerini gösteriyor televizyonda. Orada altın madenini gösteriyor.Orada altın madenini gösteriyor. Suyun kenarında böyle çamurunu gideriyor gideriyor çanaktan,Suyun kenarında böyle çamurunu gideriyor gideriyor çanaktan, akıtıyor akıtıyor ondan sonra ceviz gibiakıtıyor akıtıyor ondan sonra ceviz gibi altını çıkartıyor pırıl pırıl sapsarı.altını çıkartıyor pırıl pırıl sapsarı. Onları götürüp tabi şey yapıyor.Onları götürüp tabi şey yapıyor. Şimdi altın kıymetli, insanlar ne zahmet çekiyorlarŞimdi altın kıymetli, insanlar ne zahmet çekiyorlar bulacağız diye, kıymetli taşlar,bulacağız diye, kıymetli taşlar, ne kadar muamelelerden geçiyor,ne kadar muamelelerden geçiyor, yerden bulunuyor, ondan sonra yıkanıyor, temizleniyor,yerden bulunuyor, ondan sonra yıkanıyor, temizleniyor, kesiliyor, şekil veriliyor, yüzüğünkesiliyor, şekil veriliyor, yüzüğün küpenin üstüne yerleştiriliyor filan,küpenin üstüne yerleştiriliyor filan, bin bir türlü işlemi şeyi var.bin bir türlü işlemi şeyi var. Yani bir doğru sözlü insandan bir bahis,Yani bir doğru sözlü insandan bir bahis, bir söz, Peygamber Efendimiz'in bir hadîsibir söz, Peygamber Efendimiz'in bir hadîsi veya bir âyet veya başka bir şey.veya bir âyet veya başka bir şey. Hayrun, daha hayırlıdır.Hayrun, daha hayırlıdır. Mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâ.

Mine’d-dünyâ ve mâ aleyhâ.
Dünyadan da daha hayırlıdır.Dünyadan da daha hayırlıdır. Dünyanın üzerinde ne varsa onlardan da hayırlıdır.Dünyanın üzerinde ne varsa onlardan da hayırlıdır. Altın, gümüş. Onu zikrediyor Peygamber Efendimiz.Altın, gümüş. Onu zikrediyor Peygamber Efendimiz. Min zehebin ve fıddatin.

Min zehebin ve fıddatin.
Altından ve gümüşten.Altından ve gümüşten. Çünkü insanlar en çok altına gümüşe şey yapıyorlar.Çünkü insanlar en çok altına gümüşe şey yapıyorlar. Yani şimdi biz toprağı kazarken elimizdeYani şimdi biz toprağı kazarken elimizde kütle halinde şöyle bir toplu altın geçsekütle halinde şöyle bir toplu altın geçse veya çiftçi çifti sürerkenveya çiftçi çifti sürerken sabanın ucu takılıyor bir şeye, bir de bakıyor bir küp,sabanın ucu takılıyor bir şeye, bir de bakıyor bir küp, bir de bakıyor içinde şu kadar altın, şıkır şıkır oynar,bir de bakıyor içinde şu kadar altın, şıkır şıkır oynar, sevincinden ne yapacağını şaşırır,sevincinden ne yapacağını şaşırır, şu kadar altın buldum filan diye.şu kadar altın buldum filan diye. Bir bahis dünyadan ve dünyanın üstündeki her şeyden,Bir bahis dünyadan ve dünyanın üstündeki her şeyden, altından gümüşten daha hayırlıdır diyor.altından gümüşten daha hayırlıdır diyor. Demek ki bizim şurada bir bir hadîs öğrenmemizDemek ki bizim şurada bir bir hadîs öğrenmemiz milyonlar, milyarlar değerinde oluyor yani.milyonlar, milyarlar değerinde oluyor yani. İlimden bir bahis öğrenmek.İlimden bir bahis öğrenmek. İşte bunun kıymetini bilip,İşte bunun kıymetini bilip, buna tiryaki olup, buna alışıp, buna dadanıp,buna tiryaki olup, buna alışıp, buna dadanıp, bunu her zaman, her yerde yapmamız lazım.bunu her zaman, her yerde yapmamız lazım. Yani, yanımızda kitapla gezmemiz lazım bir kere.Yani, yanımızda kitapla gezmemiz lazım bir kere. Mesela, bunu burada pek görmedim ben.Mesela, bunu burada pek görmedim ben. Ama Almanya'da gördüm, İngiltere'de gördüm.Ama Almanya'da gördüm, İngiltere'de gördüm. Yanında daima, daima şeyle geziyor,Yanında daima, daima şeyle geziyor, kitapla geziyor.kitapla geziyor. Tramway da veya trende veya bir şeyde

Tramway da veya trende veya bir şeyde
oturduğu zaman hemen kitabını açıp okuyor.oturduğu zaman hemen kitabını açıp okuyor. Yani Almanlar çok okuyan bir millet olarak tanınmışlar.Yani Almanlar çok okuyan bir millet olarak tanınmışlar. Bunu onlarda gördüm.Bunu onlarda gördüm. E Bizim de yanımızda bir kitap gezmeli.E Bizim de yanımızda bir kitap gezmeli. Yani yeni başladığımız bir kitap.Yani yeni başladığımız bir kitap. Üstüne tarihini atmalıyız.Üstüne tarihini atmalıyız. Şu tarihte okumağa başladım.Şu tarihte okumağa başladım. Onu okumaya geçmeliyiz.Onu okumaya geçmeliyiz. Veyahut elinde tespih çekersin,Veyahut elinde tespih çekersin, ibadet edersin filan.ibadet edersin filan. Yani bilimsel olarak bir çalışma yapmak,Yani bilimsel olarak bir çalışma yapmak, ilim öğrenmek, tiryakisi olmalıyızilim öğrenmek, tiryakisi olmalıyız ve buna var gücümüzle çalışmalıyızve buna var gücümüzle çalışmalıyız ve bunu kendimize itiat etmeliyiz.ve bunu kendimize itiat etmeliyiz. Birinci hadîs-i şerîf ilimle ilgili geldi.

Birinci hadîs-i şerîf ilimle ilgili geldi.
İlim öğreneceğiz, öğrendiğimizi uygulayacağız.İlim öğreneceğiz, öğrendiğimizi uygulayacağız. Uygulamazsak kıymeti yok zaten.Uygulamazsak kıymeti yok zaten. Dinimizde faydasız ilimden Allah'a sığınırım diyorDinimizde faydasız ilimden Allah'a sığınırım diyor Peygamber Efendimiz.Peygamber Efendimiz. Sırf öğrenmiş, istifade etmemiş,Sırf öğrenmiş, istifade etmemiş, uygulamamış, hayatında prensip edinmemiş,uygulamamış, hayatında prensip edinmemiş, değiştirmemiş kendisini, o zaman kıymeti olmuyor.değiştirmemiş kendisini, o zaman kıymeti olmuyor. Onun için öğrendiğimizi uygulama fikrinde olmamız lazım.

Onun için öğrendiğimizi uygulama fikrinde olmamız lazım.
Ama ilimde yarışmamız lazım.Ama ilimde yarışmamız lazım. Kendi kendimizle yarışmamız lazım.Kendi kendimizle yarışmamız lazım. Başkasına gidip de böbürlenmek tatlı bir şey değil.Başkasına gidip de böbürlenmek tatlı bir şey değil. Bana bak ben üç tane Kur'an sayfası ezberledim.Bana bak ben üç tane Kur'an sayfası ezberledim. Sen ne kadar ezberledin falan diye bir yarışaSen ne kadar ezberledin falan diye bir yarışa lüzum yok ama kendi kendinle yarışabilirsin.lüzum yok ama kendi kendinle yarışabilirsin. Geçen sene iki cüzü ezberlemiştim.Geçen sene iki cüzü ezberlemiştim. Bu sene ne kadar ezberleyeceğim bakalım diyebilirsin.Bu sene ne kadar ezberleyeceğim bakalım diyebilirsin. Bir ortaokul talebesi Suudi Arabistan'daBir ortaokul talebesi Suudi Arabistan'da ortayı bitirdiği zaman hafız oluyor.ortayı bitirdiği zaman hafız oluyor. Liseye geldiği zaman hafız oluyor.Liseye geldiği zaman hafız oluyor. Demek ki yormayacak şekilde 6 seneye 7 seneye yaymışlar şeyi.

Demek ki yormayacak şekilde 6 seneye 7 seneye yaymışlar şeyi.
Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesini,Kur'an-ı Kerim'in ezberlenmesini, her sınıfta birazını ezberletiyorlar, imtihan ediyorlar.her sınıfta birazını ezberletiyorlar, imtihan ediyorlar. Çocuk, hem normal ortaokul derslerini görüyor,Çocuk, hem normal ortaokul derslerini görüyor, hem de o dersler bittikten sonra,hem de o dersler bittikten sonra, lisenin sonuna geldiği zaman,lisenin sonuna geldiği zaman, elinde pırlanta gibi bir çocuk.elinde pırlanta gibi bir çocuk. Hem hafız, hem dini bilgileri biliyor,Hem hafız, hem dini bilgileri biliyor, hem de lise diploması almış,hem de lise diploması almış, üniversiteye girecek bir çocuk oluyor.üniversiteye girecek bir çocuk oluyor. Bunu planlayabiliriz biz.Bunu planlayabiliriz biz. Bu zor bir şey değil.Bu zor bir şey değil. Çünkü her sene normal tahsilin dışında tatil zamanları var.Çünkü her sene normal tahsilin dışında tatil zamanları var. Onları değerlendirmemiz mümkün.Onları değerlendirmemiz mümkün. Her haftanın sonunda iki buçuk gün var.Her haftanın sonunda iki buçuk gün var. Cuma öğleden sonra, cumartesi, pazarCuma öğleden sonra, cumartesi, pazar iki buçuk gün var.iki buçuk gün var. Bunları değerlendirebiliriz.Bunları değerlendirebiliriz. Kendimiz için de.Kendimiz için de. Her hafta bir sayfa ezberleyeceğim diyebiliriz.Her hafta bir sayfa ezberleyeceğim diyebiliriz. Her hafta bir sure ezberleyeceğim diyebiliriz.Her hafta bir sure ezberleyeceğim diyebiliriz. Amme cüzünü bitiririz otuzuncu cüzü.Amme cüzünü bitiririz otuzuncu cüzü. O bittikten sonra yirmi dokuzuncu cüze geçeriz.O bittikten sonra yirmi dokuzuncu cüze geçeriz. 28 inci cüze geçeriz.28 inci cüze geçeriz. Küçük surelerin olduğu yani şeylerden mümkün.Küçük surelerin olduğu yani şeylerden mümkün. Onun için bu hadîs-i şerîfi Allah nasip etti.

Onun için bu hadîs-i şerîfi Allah nasip etti.
Kura ile çektiğimiz sayfada karşımıza geldi.Kura ile çektiğimiz sayfada karşımıza geldi. İlimde yarışın.İlimde yarışın. İlimde gayretli olun.İlimde gayretli olun. İlimde müsabaka heyecanı içinde veİlimde müsabaka heyecanı içinde ve sürati içinde ilim öğrenmeye koşun.sürati içinde ilim öğrenmeye koşun. Çünkü bu paradan, puldan, mevkiden, makamdan,Çünkü bu paradan, puldan, mevkiden, makamdan, altından, gümüşten,altından, gümüşten, dünyadan, dünyanın üzerindeki her şeyden daha hayırlı diyedünyadan, dünyanın üzerindeki her şeyden daha hayırlı diye Efendimiz bildiriyor bize.Efendimiz bildiriyor bize. Böyle midir? Böyledir.Böyle midir? Böyledir. Çünkü dünyanın kıymeti yok.Çünkü dünyanın kıymeti yok. Öldün mü dünyanın kıymeti kalıyor mu?Öldün mü dünyanın kıymeti kalıyor mu? Hastalandın mı kıymeti kalıyor mu?Hastalandın mı kıymeti kalıyor mu? İhtiyarladın mı kıymeti kalıyor mu?İhtiyarladın mı kıymeti kalıyor mu? Hastalandın, amansız bir hastalığın pençesine düştü,

Hastalandın, amansız bir hastalığın pençesine düştü,
işte ömrü şu kadar kaldı falan diyorlar.işte ömrü şu kadar kaldı falan diyorlar. Gözünü bir şey görüyor mu insan görmüyor.Gözünü bir şey görüyor mu insan görmüyor. Hepsi burada kalıyor.Hepsi burada kalıyor. Demek ki ahirette fayda verecek olan şey ilim olduğundanDemek ki ahirette fayda verecek olan şey ilim olduğundan ilim öğrenmeye koşmalıyız.ilim öğrenmeye koşmalıyız. Hangi kitabı okuyacağız?Hangi kitabı okuyacağız? Onu hocalarımıza sorarız.Onu hocalarımıza sorarız. Hangi kitaptan başlayalım?Hangi kitaptan başlayalım? Onu hocalarımıza sorarız.Onu hocalarımıza sorarız. Veya kütüphanemizdeki kitaplardan bir tanesindenVeya kütüphanemizdeki kitaplardan bir tanesinden yani yazarının çok âlim olması lazım,yani yazarının çok âlim olması lazım, çok dürüst olması lazım.çok dürüst olması lazım. Her kitap okunmaz.

Her kitap okunmaz.
Bazı kitaplar safsata olur, bazı kitaplar yanlış olur.Bazı kitaplar safsata olur, bazı kitaplar yanlış olur. Bazı kitaplar bozuk olur.Bazı kitaplar bozuk olur. Bazı kitapları yazan insanların zihniyetleri yamuk olur.Bazı kitapları yazan insanların zihniyetleri yamuk olur. Kendisi adam olmamıştır ki sana ne faydası olacak.Kendisi adam olmamıştır ki sana ne faydası olacak. Kendisinin hayatında bir faydası olmamıştır kiKendisinin hayatında bir faydası olmamıştır ki yazdığı kitaptan sen ne fayda göreceksin.yazdığı kitaptan sen ne fayda göreceksin. Onun için büyük zatların eserlerini,

Onun için büyük zatların eserlerini,
büyük âlimin eserini okumalı.büyük âlimin eserini okumalı. Yarım âlimin eserini okursunYarım âlimin eserini okursun belki yanlış bir şey söyler, yanlış bir şey öğretir sana.belki yanlış bir şey söyler, yanlış bir şey öğretir sana. Onun için büyük zaatların eserlerini okumalı,Onun için büyük zaatların eserlerini okumalı, kaliteli eserleri okumalı ve bu eserlerikaliteli eserleri okumalı ve bu eserleri belki ömründe tekrar tekrar etmenin de faydası var.belki ömründe tekrar tekrar etmenin de faydası var. Mesela bizim Râmûzü'l-Ehâdîs’i, hocalarımızMesela bizim Râmûzü'l-Ehâdîs’i, hocalarımız bitirdikçe yeniden okuyun diye öyle tavsiye ediyorlar.bitirdikçe yeniden okuyun diye öyle tavsiye ediyorlar. Bitirdikçe yeniden okuyun diye.Bitirdikçe yeniden okuyun diye. Çünkü epeyce hadîs-i şerîf var içinde.Çünkü epeyce hadîs-i şerîf var içinde. Bir hayli hadîs-i şerîf var.Bir hayli hadîs-i şerîf var. Onların çok büyük faydası var.Onların çok büyük faydası var. Gelelim ikinci hadîs-i şerîfe.

Gelelim ikinci hadîs-i şerîfe.
Seb’atün yüzıllühümüllâhü fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zıllühû

Seb’atün yüzıllühümüllâhü fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zıllühû
imâmün ‘âdilün ve şâbbün neşe’e fi ‘ıbâdetillâhiimâmün ‘âdilün ve şâbbün neşe’e fi ‘ıbâdetillâhi ve racülün kalbühû mu’allekun bi’l-mescidive racülün kalbühû mu’allekun bi’l-mescidi izâ harace minhü hattâ ya’ûde ileyhi.izâ harace minhü hattâ ya’ûde ileyhi. Ve racülâni tehâbbâ fillâhiVe racülâni tehâbbâ fillâhi ve icteme’â aleyhi ve ifterakâ aleyhi.ve icteme’â aleyhi ve ifterakâ aleyhi. Ve racülün zekerallâhe fî halvetin fe-fâdat ‘aynâhü.Ve racülün zekerallâhe fî halvetin fe-fâdat ‘aynâhü. Ve racülün da'athü imra'etün zâtü mansibin ve cemâlinVe racülün da'athü imra'etün zâtü mansibin ve cemâlin ilâ nefsihâ fe-kâle innî ehâfullâhe rabbe’l-‘âlemine.ilâ nefsihâ fe-kâle innî ehâfullâhe rabbe’l-‘âlemine. Ve racülün tesaddaka bi-sadakatin fe-ahfâhâVe racülün tesaddaka bi-sadakatin fe-ahfâhâ hattâ lâ ta’leme şimâlühû mâ tünfiku yemînühû.hattâ lâ ta’leme şimâlühû mâ tünfiku yemînühû. Ravâhu şeyhâni.

Ravâhu şeyhâni.
İmam Buhârî ve İmam Müslim'in beraberce rivayet ettiği,

İmam Buhârî ve İmam Müslim'in beraberce rivayet ettiği,
çok ravileri olan meşhurçok ravileri olan meşhur bir hadîs-i şerîf çıktı karşımıza sırada.bir hadîs-i şerîf çıktı karşımıza sırada. Allah celle celalühü 7 grup insanınAllah celle celalühü 7 grup insanın arş-ı alâ'nın gölgesinde gölgeleneceğini,arş-ı alâ'nın gölgesinde gölgeleneceğini, başka hiç gölgenin olmadığı o gündebaşka hiç gölgenin olmadığı o günde sefahat süreceğini, iltifat göreceğini,sefahat süreceğini, iltifat göreceğini, müstesna muameleye mazhar olacağını bildiriyor.müstesna muameleye mazhar olacağını bildiriyor. Tabi bu da bize niçin bildiriliyor?Tabi bu da bize niçin bildiriliyor? Biz de onlardan olalım diye teşvik.Biz de onlardan olalım diye teşvik. Yani bu insanlar gibi olmaya çalışmalıyız,Yani bu insanlar gibi olmaya çalışmalıyız, sayılan insanlar gibi.sayılan insanlar gibi. Burada sayılan 7 tür insan,Burada sayılan 7 tür insan, bir takım şeyleri var yani jestleribir takım şeyleri var yani jestleri ve hayatlarındaki davranışları dolayısıyla Allah'ın rızasınıve hayatlarındaki davranışları dolayısıyla Allah'ın rızasını kazanmış insanlar oluyorlar.kazanmış insanlar oluyorlar. Kimmiş bunlar?

Kimmiş bunlar?
Yani arş-ı alânın gölgesinde gölgelenmekYani arş-ı alânın gölgesinde gölgelenmek ne demek onu anlatalım ilk önce.ne demek onu anlatalım ilk önce. Malum ahiret olacak, bu dünya bitecek.Malum ahiret olacak, bu dünya bitecek. Öldükten sonra insanlar dirilecek.Öldükten sonra insanlar dirilecek. Mahşer yerinde toplanacak.Mahşer yerinde toplanacak. Mahşer yerinde toplandıktan sonraMahşer yerinde toplandıktan sonra 50 bin yıl kalacaklar orada.50 bin yıl kalacaklar orada. Ve güneş tepelerinde olacak, yaklaştırılacak.Ve güneş tepelerinde olacak, yaklaştırılacak. Terden yerin içi 70 arşın aşağıya kadar ıslanacak.Terden yerin içi 70 arşın aşağıya kadar ıslanacak. Ve insanlar çok izdihamlı,Ve insanlar çok izdihamlı, sıkışık bir durumda bekleşecekler.sıkışık bir durumda bekleşecekler. Ancak sadaka verenler,Ancak sadaka verenler, hayır hasenat yapanların sadakalarıhayır hasenat yapanların sadakaları başlarında kendilerine gölge edecek.başlarında kendilerine gölge edecek. Ve bir de bu insanlar, bu sayılan insanlar,Ve bir de bu insanlar, bu sayılan insanlar, şu hadîs-i şerîfte sayılacak insanlarşu hadîs-i şerîfte sayılacak insanlar arş-ı âlânın gölgesinde gölgelenecekler.arş-ı âlânın gölgesinde gölgelenecekler. Yani Allahu Teâlâ hazretlerinin arş-ı âlâsının

Yani Allahu Teâlâ hazretlerinin arş-ı âlâsının
altı gölgelik, o gölgelikte, nurdan minberlilerdealtı gölgelik, o gölgelikte, nurdan minberlilerde müstesna bir muamele.müstesna bir muamele. Yani insanlar izdihamlı, bunlar yukarıdaYani insanlar izdihamlı, bunlar yukarıda çok büyük iltifata mazhar olacaklar.çok büyük iltifata mazhar olacaklar. Bunlar kimler?Bunlar kimler? Bir. İmâmün ‘âdilün ve şâbbün.

Bir. İmâmün ‘âdilün ve şâbbün.
Adaletli devlet başkanı, önder, reis,Adaletli devlet başkanı, önder, reis, yani bir şeyin başına geçmiş, önder olmuş,yani bir şeyin başına geçmiş, önder olmuş, yönetimin başına geçmiş amayönetimin başına geçmiş ama adaletli yani haksızlık yapan bir insan değil,adaletli yani haksızlık yapan bir insan değil, gevşek değil, keyfine bakan insan değil,gevşek değil, keyfine bakan insan değil, haremde içki içip cariye oynatan insan değilharemde içki içip cariye oynatan insan değil veyahut ona buna saldırıp böyleveyahut ona buna saldırıp böyle onun bunun canını yakan insan değil veya zorba değilonun bunun canını yakan insan değil veya zorba değil veya dinsiz imansız değil, adil, adaletli.veya dinsiz imansız değil, adil, adaletli. İkincisi arşın gölgesinde gölgelenen insanlardan.

İkincisi arşın gölgesinde gölgelenen insanlardan.
Ve şâbbün neşe’e fi ‘ıbâdetillâhi.

Ve şâbbün neşe’e fi ‘ıbâdetillâhi.
Allah'ın ibadetinde yetişmiş olan genç.Allah'ın ibadetinde yetişmiş olan genç. Yani bu ne demek?Yani bu ne demek? Şimdi bazı insanlar vardır,Şimdi bazı insanlar vardır, hayata başlıyor, bozuk yolda, namaz yok,hayata başlıyor, bozuk yolda, namaz yok, ibadet yok, taat yok, keyifte, zevkte,ibadet yok, taat yok, keyifte, zevkte, gençliğin her türlü çılgınlığını yapıyor,gençliğin her türlü çılgınlığını yapıyor, her türlü günahlara dalıyor, çıkıyor,her türlü günahlara dalıyor, çıkıyor, ama sonra aklı başına geliyor.ama sonra aklı başına geliyor. Ama bir insan da düşünün ki hiç harama meyil etmemiş.Ama bir insan da düşünün ki hiç harama meyil etmemiş. Mesela bizim benim rahmetli dedem

Mesela bizim benim rahmetli dedem
öyle dermiş yani şu sakalıma hiç jilet vurmadım dermiş.öyle dermiş yani şu sakalıma hiç jilet vurmadım dermiş. Yani bir tabi tıraş olmak şey oluyor İslam'da.Yani bir tabi tıraş olmak şey oluyor İslam'da. İslami bir adet değil batıdan gelmiş bir adet.İslami bir adet değil batıdan gelmiş bir adet. Yani şeyden başlayıp kendini bildiği çağdan başlayıpYani şeyden başlayıp kendini bildiği çağdan başlayıp devamlı ibadet ve vazifelerini yaparak ömrünü geçirmiş.devamlı ibadet ve vazifelerini yaparak ömrünü geçirmiş. Böyle bir kimse de arşın gölgesinde gölgelenecek.Böyle bir kimse de arşın gölgesinde gölgelenecek. Çünkü emsali o havada değilken,Çünkü emsali o havada değilken, o yolda değilken bunlar doğru yolda devam ettiler.o yolda değilken bunlar doğru yolda devam ettiler. Tabi bu vasfın içine bizim evlatlarımız girebilir.Tabi bu vasfın içine bizim evlatlarımız girebilir. Bazı kardeşlerimiz genç,Bazı kardeşlerimiz genç, onlar bu vasfın içine girebilirler.onlar bu vasfın içine girebilirler. Kendi evlatlarımızı daKendi evlatlarımızı da bu vasıfta yetiştirmeye gayret etmeliyizbu vasıfta yetiştirmeye gayret etmeliyiz yani aman evladım bak bu çok önemli bir vasıftır.yani aman evladım bak bu çok önemli bir vasıftır. İnsanın sonunda nasıl olsa gerçekleri anlıyor,İnsanın sonunda nasıl olsa gerçekleri anlıyor, nasıl olsa Allah'ın yoluna giriyor amanasıl olsa Allah'ın yoluna giriyor ama sen bu çağı güzel geçirmeye dikkat et.sen bu çağı güzel geçirmeye dikkat et. Bak bu çağ buhranlı bir çağdır.Bak bu çağ buhranlı bir çağdır. Dikkat etmen gereken bir çağdır.Dikkat etmen gereken bir çağdır. Bunu başarırsan ahiretin mamur olur,Bunu başarırsan ahiretin mamur olur, işin hayır olur diye teşvik etmeliyiz veişin hayır olur diye teşvik etmeliyiz ve iyi insanlar olması için de elimizden gelen vasatı,iyi insanlar olması için de elimizden gelen vasatı, şartları onlara hazırlamalıyız.şartları onlara hazırlamalıyız. Ve racülün kalbühû mu’allekun bi’l-mescidi

Ve racülün kalbühû mu’allekun bi’l-mescidi
izâ harace minhü hattâ ya’ûde ileyhi.izâ harace minhü hattâ ya’ûde ileyhi. Aklı, kalbi, gönlü mescide bağlı olan insan.Aklı, kalbi, gönlü mescide bağlı olan insan. Bu da ibadeti seviyor, namazı seviyor,Bu da ibadeti seviyor, namazı seviyor, mescidi seviyor, mescidin hayrını, bereketininmescidi seviyor, mescidin hayrını, bereketinin sevaplı olduğunu biliyor.sevaplı olduğunu biliyor. Mescitten çıkıp tekrar mescide dönünceye kadarMescitten çıkıp tekrar mescide dönünceye kadar hep aklı, sevgisi, gönlü mescitte.hep aklı, sevgisi, gönlü mescitte. Yani ibadeti seviyor.Yani ibadeti seviyor. İbadete bağlı, mescide müdavim insan.İbadete bağlı, mescide müdavim insan. Malum bir insan namazı evinde kılarsa, bir sevap alır.Malum bir insan namazı evinde kılarsa, bir sevap alır. Mescitte kılarsa o sevabın 27 kat fazlasını alır.Mescitte kılarsa o sevabın 27 kat fazlasını alır. 27 kat fazlasını alır.27 kat fazlasını alır. Ve ayrıca daha başka mükâfatlara da nail olurVe ayrıca daha başka mükâfatlara da nail olur mescide gelmekten dolayı.mescide gelmekten dolayı. Onun için akıllı bir müslüman erkekler için bilhassaOnun için akıllı bir müslüman erkekler için bilhassa namazını evinde kılmamalı yani.namazını evinde kılmamalı yani. Mümkünse mutlaka mescitte kılmaya gayret etmeli.Mümkünse mutlaka mescitte kılmaya gayret etmeli. Çünkü 27 kat sevabı fazla.Çünkü 27 kat sevabı fazla. Yani atlamalı arabaya gelmeli,Yani atlamalı arabaya gelmeli, camide namazını kılmalı.camide namazını kılmalı. Dördüncü adam, dördüncüsü.

Dördüncü adam, dördüncüsü.
Ve racülâni tehâbbâ fillâhi ve icteme’â aleyhiVe racülâni tehâbbâ fillâhi ve icteme’â aleyhi ve ifterakâ aleyhi.ve ifterakâ aleyhi. İki kimse arkadaş oluyor birbiriyle,İki kimse arkadaş oluyor birbiriyle, dost oluyor, İslam kardeşi oluyor.dost oluyor, İslam kardeşi oluyor. Birbirlerini seviyorlar, dostlukları samimi.Birbirlerini seviyorlar, dostlukları samimi. Bu sevgiyle bir araya geliyorlar, bu sevgiyleBu sevgiyle bir araya geliyorlar, bu sevgiyle merhaba deyip, Allah'a ısmarladık deyipmerhaba deyip, Allah'a ısmarladık deyip evlerine ayrılıyorlar.evlerine ayrılıyorlar. Yani gidecekleri yere gidiyorlar.Yani gidecekleri yere gidiyorlar. Sevgileri birbirlerine kuvvetli.Sevgileri birbirlerine kuvvetli. Bu sevgi de çok büyük mükâfata sebep oluyor.Bu sevgi de çok büyük mükâfata sebep oluyor. Yani ahirette en yüksek dereceleri alacakYani ahirette en yüksek dereceleri alacak insanlardan bir grubu buinsanlardan bir grubu bu dostluk işine dikkat edenler.dostluk işine dikkat edenler. Onun için biz buna çok gayret etmeliyiz.

Onun için biz buna çok gayret etmeliyiz.
Yani bizim yolumuz işte bu sevgi yolu.

Yani bizim yolumuz işte bu sevgi yolu.
Yani tarikat dediğimiz, ihvânlık dediğimiz,Yani tarikat dediğimiz, ihvânlık dediğimiz, kardeşlik dediğimiz şey bu.kardeşlik dediğimiz şey bu. Biz birbirimizin kardeşi oluyoruz.Biz birbirimizin kardeşi oluyoruz. Birbirimizi Allah için seviyoruz.Birbirimizi Allah için seviyoruz. Bu sevgi samimi ise birleşmemiz, ayrılmamız,Bu sevgi samimi ise birleşmemiz, ayrılmamız, buluşmamız, dağılmamız hep bu sevgi üzerine oluyorsabuluşmamız, dağılmamız hep bu sevgi üzerine oluyorsa o zaman büyük mükâfat var.o zaman büyük mükâfat var. Bu sevginin sağlam olmasına dikkat etmemiz lazım.Bu sevginin sağlam olmasına dikkat etmemiz lazım. Bunu çok ciddiye almamız lazım.Bunu çok ciddiye almamız lazım. Beşincisi.

Beşincisi.
Ve racülün zekerallâhe fî halvetin fe-fâdat ‘aynâhü.Ve racülün zekerallâhe fî halvetin fe-fâdat ‘aynâhü. Beşincisi, tenhâda Allah'ı zikreden bir insan,Beşincisi, tenhâda Allah'ı zikreden bir insan, Allah'ın adını malum zikretmek çok sevap,Allah'ın adını malum zikretmek çok sevap, en sevaplı işlerden, en kolay yapılanen sevaplı işlerden, en kolay yapılan fakat mükâfatı en büyük olan işlerden birisi zikirdir.fakat mükâfatı en büyük olan işlerden birisi zikirdir. Tenhâda Lâ ilâhe illallah diyor.Tenhâda Lâ ilâhe illallah diyor. Tenhâda Allah diyor.Tenhâda Allah diyor. Yani kendi evinde, kendi odasında,Yani kendi evinde, kendi odasında, kimsenin bilmediği bir yerde.kimsenin bilmediği bir yerde. Ve sevgiden, coşkunluktan, bağlılıktan,Ve sevgiden, coşkunluktan, bağlılıktan, gözlerinden yaşlar akıyor.gözlerinden yaşlar akıyor. Yani Allah diyor, gözlerinden yaşlar akıyor.Yani Allah diyor, gözlerinden yaşlar akıyor. İşte bu kimse de arşın gölgesinde gölgelenecek.İşte bu kimse de arşın gölgesinde gölgelenecek. Çünkü bu davranışı hem zikretmesiÇünkü bu davranışı hem zikretmesi hem de gözlerinin yaşarması şeyi gösteriyor.hem de gözlerinin yaşarması şeyi gösteriyor. Allah sevgisini gösteriyor, bağlılığını gösteriyor.Allah sevgisini gösteriyor, bağlılığını gösteriyor. O bakımdan bu da böyle de olmaya gayret etmeliyiz.O bakımdan bu da böyle de olmaya gayret etmeliyiz. Yani Allah'ı zikredenlerden olmalıyız.Yani Allah'ı zikredenlerden olmalıyız. Malum bu zikir de bir problem bugün 20 inci yüzyılda.Malum bu zikir de bir problem bugün 20 inci yüzyılda. Böyle yanlışmış gibi.Böyle yanlışmış gibi. Hâlbuki hadîslerde var, âyetlerde var.Hâlbuki hadîslerde var, âyetlerde var. Âyette, hadîste olan şey sanki dinin dışındaymış gibi,Âyette, hadîste olan şey sanki dinin dışındaymış gibi, yanlışmış gibi bir ters propaganda.yanlışmış gibi bir ters propaganda. Ve racülün da'athü imra'etün zâtü mansibin

Ve racülün da'athü imra'etün zâtü mansibin
ve cemâlin ilâ nefsihâ fe-kâle innî ehâfullâheve cemâlin ilâ nefsihâ fe-kâle innî ehâfullâhe rabbe’l-‘âlemine.rabbe’l-‘âlemine. Bir diğer kimse bu yedi kişiden altıncısı.Bir diğer kimse bu yedi kişiden altıncısı. Bir adamdır ki onu bir mevki makam sahibi,Bir adamdır ki onu bir mevki makam sahibi, vücudu endamlı güzel bir kadın,vücudu endamlı güzel bir kadın, kendi nefsine davet ediyor.kendi nefsine davet ediyor. Gel bizim eve seninle keyif çatalım diye davet ediyor.Gel bizim eve seninle keyif çatalım diye davet ediyor. O da diyor ki;O da diyor ki; İnnî eḣâfullâhe rabbe’l-’âlemîn. (Mâide Suresi 28. Ayet)

İnnî eḣâfullâhe rabbe’l-’âlemîn. (Mâide Suresi 28. Ayet)
Ben böyle günah bir iş yapmaktan Allah'a sığınırım.

Ben böyle günah bir iş yapmaktan Allah'a sığınırım.
Reddediyor yani kabul etmiyor.Reddediyor yani kabul etmiyor. Kadın razı yani, hem çirkin değil,Kadın razı yani, hem çirkin değil, hem pespaye değil, mansıp sahibi yanihem pespaye değil, mansıp sahibi yani mevki makam sahibi, itibarlı hem de güzel.mevki makam sahibi, itibarlı hem de güzel. Çağırıyor ama o diyor ki ben Allah'tan korkarım,Çağırıyor ama o diyor ki ben Allah'tan korkarım, nikâhsız bir iş olmaz falan diye reddediyor, kabul etmiyor.nikâhsız bir iş olmaz falan diye reddediyor, kabul etmiyor. Bu neyi sembolize ediyor?

Bu neyi sembolize ediyor?
Yani namusluluğu sembolize ediyor.

Yani namusluluğu sembolize ediyor.
Tabi eskiden herhalde flört dediğimiz böyleTabi eskiden herhalde flört dediğimiz böyle Kazanova'nın aşk maceraları falan diye böyle romanlarda,Kazanova'nın aşk maceraları falan diye böyle romanlarda, şeylerde anlattıkları şeyler, arka bahçeden eve atlamak,şeylerde anlattıkları şeyler, arka bahçeden eve atlamak, evde kimse yokkenevde kimse yokken böyle işleri yapmak falan tarzında herhalde oluyordu ki,böyle işleri yapmak falan tarzında herhalde oluyordu ki, mevki makam sahibimevki makam sahibi ve güzel bir kimse kendisine çağırdığı haldeve güzel bir kimse kendisine çağırdığı halde ben Allah'tan korkarım deyip o işe koşmuyor.ben Allah'tan korkarım deyip o işe koşmuyor. Şimdi bir insanın muhiti kötü olabilir.Şimdi bir insanın muhiti kötü olabilir. Muhitinden kendisini kötülüğe çekmekMuhitinden kendisini kötülüğe çekmek isteyen kimseler bulunabilir amaisteyen kimseler bulunabilir ama iyi bir Müslüman bunların karşısında diretebilecek yani.iyi bir Müslüman bunların karşısında diretebilecek yani. Hayır diyebilecek.Hayır diyebilecek. Önüne imkânlar gelebilir amaÖnüne imkânlar gelebilir ama hayır diyebilecek.hayır diyebilecek. İşte bunu diyebildiği zaman,İşte bunu diyebildiği zaman, kendisini tutabildiği zaman Allah'ın makbul kulu oluyor.kendisini tutabildiği zaman Allah'ın makbul kulu oluyor. Bunun Kur'an-ı Kerîm'den misali Yusuf aleyhisselam'dır.Bunun Kur'an-ı Kerîm'den misali Yusuf aleyhisselam'dır. Malum Yusuf aleyhisselam'ı kardeşleri oyun ettiler,

Malum Yusuf aleyhisselam'ı kardeşleri oyun ettiler,
satıldı köle diye, Mısır'a getirildi.satıldı köle diye, Mısır'a getirildi. Çok güzel bir insan olduğu için dikkati çekti.Çok güzel bir insan olduğu için dikkati çekti. Hükümette görevli, bakan mevkiinde bir zat,Hükümette görevli, bakan mevkiinde bir zat, bunu köle olarak mülkiyetine aldı.bunu köle olarak mülkiyetine aldı. Karısı da bu işten memnun, aman buna iyi bakalım,Karısı da bu işten memnun, aman buna iyi bakalım, belki bize bir faydası dokunur,belki bize bir faydası dokunur, yetiştiririz bilmem ne falan dediler.yetiştiririz bilmem ne falan dediler. Sonra yetiştiği delikanlı olunca,Sonra yetiştiği delikanlı olunca, dayanamadı onun güzelliği karşısında,dayanamadı onun güzelliği karşısında, boylu pozlu bir delikanlı yani gönlünü ona kaptırdıboylu pozlu bir delikanlı yani gönlünü ona kaptırdı ama Yusuf aleyhisselam zindana girmeye razı olduama Yusuf aleyhisselam zindana girmeye razı oldu tekliflere evet demedi.tekliflere evet demedi. Dedikodular şehri tutmuşDedikodular şehri tutmuş filanca yöneticinin filanca bakanın hanımıfilanca yöneticinin filanca bakanın hanımı evindeki kölesi hizmetçiye gönlünü kaptırmış filan diyeevindeki kölesi hizmetçiye gönlünü kaptırmış filan diye dillere düşmüş, demek ki aleniyete çıkmış işdillere düşmüş, demek ki aleniyete çıkmış iş ama Yusuf aleyhisselam;ama Yusuf aleyhisselam; Kâle rabbi’s-sicnü ehabbü ileyye mimmâ yed’ûnenî ileyh.( Yûsuf Suresi 33. Ayet)

Kâle rabbi’s-sicnü ehabbü ileyye mimmâ yed’ûnenî ileyh.( Yûsuf Suresi 33. Ayet)
Ya Rabbi!

Ya Rabbi!
Beni hapse soktur.Beni hapse soktur. Bunların bana teklif ettiği şeyi yapmaktansaBunların bana teklif ettiği şeyi yapmaktansa hapse girmeyi tercih ederim dedihapse girmeyi tercih ederim dedi yani namussuzca bir iş yapmaya girişmedi.yani namussuzca bir iş yapmaya girişmedi. Kadın saldırdı gömleğini yırttı,Kadın saldırdı gömleğini yırttı, o kaçtı, kapıda karşılaştılar.o kaçtı, kapıda karşılaştılar. Kadın bu sefer döndü dedi ki;

Kadın bu sefer döndü dedi ki;
O bana saldırdı.O bana saldırdı. Senin eşine kötülük isteyen bir insanınSenin eşine kötülük isteyen bir insanın cezası nedir falan deyince dedi ki;cezası nedir falan deyince dedi ki; hayır ben saldırmadım.hayır ben saldırmadım. O teklif etti ama ben reddettim.O teklif etti ama ben reddettim. Kaçıyorken gömleğimi yırtıldı.Kaçıyorken gömleğimi yırtıldı. Bir taraf insanlar diyorlar ki;Bir taraf insanlar diyorlar ki; Acaba Yusuf aleyhisselam mı doğru söylüyor,

Acaba Yusuf aleyhisselam mı doğru söylüyor,
ötekisi mi doğru söylüyor?ötekisi mi doğru söylüyor? Gömleğine bakın, gömlek arkadan yırtılmışsaGömleğine bakın, gömlek arkadan yırtılmışsa Yusuf aleyhisselam doğru söylüyordur.Yusuf aleyhisselam doğru söylüyordur. Kadın yalan söylüyor, kıvırttırıyor.Kadın yalan söylüyor, kıvırttırıyor. Eğer gömlek önden yırtılmışsa demekEğer gömlek önden yırtılmışsa demek kadın doğru söylüyor.kadın doğru söylüyor. Üstüne saldırdığı zaman gömleğini yırttırtmış.Üstüne saldırdığı zaman gömleğini yırttırtmış. Bakıyorlar ki gömlek arkadan yırtılmış.Bakıyorlar ki gömlek arkadan yırtılmış. O zaman anlaşılıyor ki Yusuf aleyhisselam masum.O zaman anlaşılıyor ki Yusuf aleyhisselam masum. Ama işte çeşitli oyunlar hapse girdi.Ama işte çeşitli oyunlar hapse girdi. Hapisten çıktı, medreseyi YusufiyeHapisten çıktı, medreseyi Yusufiye ama namusunu şey yapmadı.ama namusunu şey yapmadı. Şimdi bu bizim bu devrimizde çok önemli.Şimdi bu bizim bu devrimizde çok önemli. Avustralya'da çok önemli.Avustralya'da çok önemli. Türkiye'de de önemli olmaya başladı.Türkiye'de de önemli olmaya başladı. Avrupa'da da önemli.Avrupa'da da önemli. Çünkü bu devrin insanı eski zamanın insanı gibi değil.Çünkü bu devrin insanı eski zamanın insanı gibi değil. Eski zamanın insanı kaçıyordu.Eski zamanın insanı kaçıyordu. Yani cemiyetimizin, bizimYani cemiyetimizin, bizim kendi öz cemiyetimizin sistemindekendi öz cemiyetimizin sisteminde kadın ayrıydı, erkek ayrıydı.kadın ayrıydı, erkek ayrıydı. Haremlik vardı, selamlık vardı.Haremlik vardı, selamlık vardı. Kadının örtüsü vardı.Kadının örtüsü vardı. Kadın ve erkek alakaları ayrılacak.Kadın ve erkek alakaları ayrılacak. Yani karışma olmayacak, ihtilat olmayacak.

Yani karışma olmayacak, ihtilat olmayacak.
İşte bunların karşısında Müslüman'ınİşte bunların karşısında Müslüman'ın sağlam durması lazım.sağlam durması lazım. Sağlam duracak ama sağlam durmayı daSağlam duracak ama sağlam durmayı da bir takım tabii yollarla desteklemek için İslambir takım tabii yollarla desteklemek için İslam erken evliliği teşvik ediyor.erken evliliği teşvik ediyor. Yani delikanlı çocuklar çabucak evlenecek,Yani delikanlı çocuklar çabucak evlenecek, delikanlı kızlar çabucak evlenecekdelikanlı kızlar çabucak evlenecek bu çeşit problemler asgariye insin diye yani.bu çeşit problemler asgariye insin diye yani. Bunu teşvik ediyor İslam.Bunu teşvik ediyor İslam. Gelelim sonuncu cümleye.Gelelim sonuncu cümleye. Ve racülün tesaddaka bi-sadakatin fe-ahfâhâ

Ve racülün tesaddaka bi-sadakatin fe-ahfâhâ
hattâ lâ ta’leme şimâlühû mâ tünfiku yemînühû.hattâ lâ ta’leme şimâlühû mâ tünfiku yemînühû. Bir adam ki bir hayır ve sadaka veriyor ama gizliyor.

Bir adam ki bir hayır ve sadaka veriyor ama gizliyor.
Gizli veriyor, gösteriş için vermiyor.Gizli veriyor, gösteriş için vermiyor. O kadar gizli veriyor kiO kadar gizli veriyor ki sağ elinin verdiği hayrı sol eli bilmiyor.sağ elinin verdiği hayrı sol eli bilmiyor. Ne kadar verdiğine haberi yok.Ne kadar verdiğine haberi yok. Yani o kadar gizli veriyor.Yani o kadar gizli veriyor. Eller zaten bilmez deriz ama yani bu el, bu ele yakındır.Eller zaten bilmez deriz ama yani bu el, bu ele yakındır. Bunun ne verdiğini bu bilmiyor, o kadar gizli,Bunun ne verdiğini bu bilmiyor, o kadar gizli, sessiz sedasız yapıyor hayrını ki Allah sevsin,sessiz sedasız yapıyor hayrını ki Allah sevsin, gösteriş olmasın, riya olmasın diye.gösteriş olmasın, riya olmasın diye. Amellerin, ibadetlerinAmellerin, ibadetlerin kabul olmama sebeplerinden birisi gösteriştir, riyadır.kabul olmama sebeplerinden birisi gösteriştir, riyadır. Yaptığı bir şey, iyi bir şey olabilir.Yaptığı bir şey, iyi bir şey olabilir. Sadaka veriyor, iyi bir şey.Sadaka veriyor, iyi bir şey. Ama gösteriş için yapıyorsa, o zaman günah oluyor.Ama gösteriş için yapıyorsa, o zaman günah oluyor. Kabul olmuyor.Kabul olmuyor. Gösteriş için yapmamaya alışacağız.Gösteriş için yapmamaya alışacağız. Allah rızası için yapmaya alışacağız.Allah rızası için yapmaya alışacağız. Her ibadetimizi Allah rızası için yapmaya alışacağız.Her ibadetimizi Allah rızası için yapmaya alışacağız. Allahu Teâlâ Hazretleri bizi yolunda daim zikrinde kaîm eylesin.

Allahu Teâlâ Hazretleri bizi yolunda daim zikrinde kaîm eylesin.
İki cihan da aziz eylesin.İki cihan da aziz eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. El-Fâtiha.

El-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2