Namaz Vakitleri

18 Muharrem 1448
03 July 2026
İmsak
03:31
Güneş
05:30
Öğle
13:13
İkindi
17:13
Akşam
20:47
Yatsı
22:37
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm. Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm. El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn...

El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn...
Ve’s-salâtü ve’sselâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn…Ve’s-salâtü ve’sselâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn… Seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ muhammedini’l-mustafâSeyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ muhammedini’l-mustafâ ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’l-cezâ…ve âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’l-cezâ… Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân...

Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân...
Feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh...Feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh... Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu teàlâ aleyhi ve sellem...Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu teàlâ aleyhi ve sellem... Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ...Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ... Ve külle muhdesetin bid’ah...Ve külle muhdesetin bid’ah... Ve külle bid’atin dalâleh... Ve külle bid’atin dalâleh... Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr...Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr... Ve bi’s-senedi’s-sahîhi’lmuttasıli ile’n-nebiyyi salla’llàhu aleyhi ve sellemeVe bi’s-senedi’s-sahîhi’lmuttasıli ile’n-nebiyyi salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl: ennehû kàl: Uğdu àlimen, ev müteallimen, ev müstemian,

Uğdu àlimen, ev müteallimen, ev müstemian,
ev muhibben, velâ teküni’lhàmisete, fetehlek.ev muhibben, velâ teküni’lhàmisete, fetehlek. Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.

Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.
Aziz ve sevgili kardeşlerim!

Aziz ve sevgili kardeşlerim!
Allah-u Teàlâ Hazretleri dünyanın ve ahiretin her türlü hayırlarına,

Allah-u Teàlâ Hazretleri dünyanın ve ahiretin her türlü hayırlarına,
sizleri sevdiklerinizle beraber nâil eylesin…sizleri sevdiklerinizle beraber nâil eylesin… Peygamber-i Zişanımız Muhammed-i Mustafa (salla’llahu aleyhi ve alihi ve selleme teslimen kesirâ) Hazretleri’ninPeygamber-i Zişanımız Muhammed-i Mustafa (salla’llahu aleyhi ve alihi ve selleme teslimen kesirâ) Hazretleri’nin mübarek hadis-i şeriflerini okuyarak ders yapacağız.mübarek hadis-i şeriflerini okuyarak ders yapacağız. İstifade ve istifaza eyleyeceğiz.İstifade ve istifaza eyleyeceğiz. Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimiz’in Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimiz’in sevgisine, şefaatine, iltifatına, teveccühüne, rızasına nail eylesin… sevgisine, şefaatine, iltifatına, teveccühüne, rızasına nail eylesin… Bu hadis-i şerifleri okumaya ve izah etmeye başlamadan önce,

Bu hadis-i şerifleri okumaya ve izah etmeye başlamadan önce,
başta Peygamber SAS Efendimizin ruh-u pakine hediye olsun diye,başta Peygamber SAS Efendimizin ruh-u pakine hediye olsun diye, sonra onun cümle âlinin, ezvacının, ashabının, etbâının,sonra onun cümle âlinin, ezvacının, ashabının, etbâının, evladının, zürriyet-i tayyibesinin,evladının, zürriyet-i tayyibesinin, hulefasının, sâdât ve meşayih-ı turuk-u aliyyemizin, evliyaullah hulefasının, sâdât ve meşayih-ı turuk-u aliyyemizin, evliyaullah büyüklerimizin, Ebû Bekr-i Sıddîk ve Aliyy-i Murtaza RA’dan silsilelerimiz tarikıylabüyüklerimizin, Ebû Bekr-i Sıddîk ve Aliyy-i Murtaza RA’dan silsilelerimiz tarikıyla Hocamız Muhammed Zâhid-i Bursevi Hazretleri’ne kadar gelmiş geçmiş,Hocamız Muhammed Zâhid-i Bursevi Hazretleri’ne kadar gelmiş geçmiş, yaşamış göçmüş bütün sâdât ve meşâyih-ı turuk-u aliyyelerimizin ruhları için;yaşamış göçmüş bütün sâdât ve meşâyih-ı turuk-u aliyyelerimizin ruhları için; Bu beldeleri fetheden fatihlerin, şehidlerin, mücahidlerin, gazilerin,

Bu beldeleri fetheden fatihlerin, şehidlerin, mücahidlerin, gazilerin,
başta Fatih Sultan Muhammed Hanbaşta Fatih Sultan Muhammed Han (Aleyhi’r-rahmeti ve’l-gufrân) Hazretleri olmak üzere cümlesinin ruhları için;(Aleyhi’r-rahmeti ve’l-gufrân) Hazretleri olmak üzere cümlesinin ruhları için; Uzaktan yakından, bu dersleri, bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere

Uzaktan yakından, bu dersleri, bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere
tatillerini feda ederek,tatillerini feda ederek, uzun mesafeler kat ederek gelmiş olan siz sevgili,uzun mesafeler kat ederek gelmiş olan siz sevgili, değerli, kıymetli kardeşlerimizin de ahirete göçmüş olan değerli, kıymetli kardeşlerimizin de ahirete göçmüş olan bütün sevdiklerinin, yakınlarının ruhlarına hediye olsun diye;bütün sevdiklerinin, yakınlarının ruhlarına hediye olsun diye; Bu hadis-i şerifleri bize yazan Gümüşhaneli Hocamızın,

Bu hadis-i şerifleri bize yazan Gümüşhaneli Hocamızın,
nakil ve rivayet eden ravilerin, alimlerin ruhlarına hediye olsun diyenakil ve rivayet eden ravilerin, alimlerin ruhlarına hediye olsun diye ve bizim de saadet ve selâmet üzere hayırlı bir ömür sürüp,ve bizim de saadet ve selâmet üzere hayırlı bir ömür sürüp, Rabbimizin huzuruna sevdiği,Rabbimizin huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olsun diye bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okuyalım,razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olsun diye bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okuyalım, onlara hediye edelim, öyle başlayalım. Buyurun!onlara hediye edelim, öyle başlayalım. Buyurun! Okuyacağımız hadis-i şerifler Râmûzü’l- Ehàdis isimli hadis kitabımızın

Okuyacağımız hadis-i şerifler Râmûzü’l- Ehàdis isimli hadis kitabımızın
75. sayfasının 9. hadisi ve okuyabildiğimiz kadar devamı olacak.75. sayfasının 9. hadisi ve okuyabildiğimiz kadar devamı olacak. Kaynak orası. Hadis-i şerifin nereden alındığını,Kaynak orası. Hadis-i şerifin nereden alındığını, sıhhatini, ravilerini merak edenler oradan bakarlarsasıhhatini, ravilerini merak edenler oradan bakarlarsa teferruatlı mâlumata oradan ulaşabilirler.teferruatlı mâlumata oradan ulaşabilirler. Ayrıca bu Râmûzü’l-Ehàdis kitabımızın şöyle beş ciltlik şerhi de var, Levâmiü’l-Ukùl…

Ayrıca bu Râmûzü’l-Ehàdis kitabımızın şöyle beş ciltlik şerhi de var, Levâmiü’l-Ukùl…
Gümüşhaneli Hocamız tarafından yazılmış açıklaması...Gümüşhaneli Hocamız tarafından yazılmış açıklaması... Oralara da bakılabilir. Başka kaynaklara da bakılabilir.Oralara da bakılabilir. Başka kaynaklara da bakılabilir. Kaynakları incelemek iyi şeydir,Kaynakları incelemek iyi şeydir, insan dininin nereden geldiğini,insan dininin nereden geldiğini, bilgilerin sıhhat derecesinin ne olduğunu iyi bilmeli.bilgilerin sıhhat derecesinin ne olduğunu iyi bilmeli. O bakımda sayfasını da söylüyoruz.O bakımda sayfasını da söylüyoruz. 75. sayfanın dokuzuncu hadis-i şerif'i ki;75. sayfanın dokuzuncu hadis-i şerif'i ki; Ebû Bekre RA’dan İmam Tayalisi, İbn-i Abdilber

Ebû Bekre RA’dan İmam Tayalisi, İbn-i Abdilber
ve Beyhakî Şuabü’l-İman’ında zikretmişler.ve Beyhakî Şuabü’l-İman’ında zikretmişler. Bu manayı teyid eden yığınla hadis-i şerif de vardır ayrıca.Bu manayı teyid eden yığınla hadis-i şerif de vardır ayrıca. Efendimiz bu hadis-i şerifte, bu rivayette buyuruyor ki:Efendimiz bu hadis-i şerifte, bu rivayette buyuruyor ki: (Uğdu àlimen) “Alim ol!” E, alim olamadı?

(Uğdu àlimen) “Alim ol!” E, alim olamadı?
(Ev müteallimen) “Veya talebe ol!”(Ev müteallimen) “Veya talebe ol!” Ya öğreten ol, ya öğrenen bir kimse ol!Ya öğreten ol, ya öğrenen bir kimse ol! (Ev müstemian)

(Ev müstemian)
“—Hocam ne talebelik yapacak halim var ne alim olacak kabiliyetim var.”

“—Hocam ne talebelik yapacak halim var ne alim olacak kabiliyetim var.”
“O zaman dinleyici ol!”“O zaman dinleyici ol!” Hiç olmazsa dinle! İlim sohbetinde sohbete katıl, dinle.

Hiç olmazsa dinle! İlim sohbetinde sohbete katıl, dinle.
Yani ne kadar girerse gönlüne, aklına, hafızana; o kadar girsin.Yani ne kadar girerse gönlüne, aklına, hafızana; o kadar girsin. Hiç olmazsa o mecliste bulun, dinle. Dinleyici ol.Hiç olmazsa o mecliste bulun, dinle. Dinleyici ol. (Ev muhibben) “Yahut da bunları seven bir kimse ol!”

(Ev muhibben) “Yahut da bunları seven bir kimse ol!”
Muhib, seven demek, aşık demek.

Muhib, seven demek, aşık demek.
Bunun aşıklısı ol.Bunun aşıklısı ol. Bunun demiyor ama bunları sırayla saydığı için alim ol Bunun demiyor ama bunları sırayla saydığı için alim ol ya da talebe ol ya da dinleyici ol ya da aşık ol demesi,ya da talebe ol ya da dinleyici ol ya da aşık ol demesi, yani git de başka bir yere aşık ol demek değil, ilme aşık ol demek,yani git de başka bir yere aşık ol demek değil, ilme aşık ol demek, talebeliğe aşık ol demek, ilim yoluna aşık ol demek tabii.talebeliğe aşık ol demek, ilim yoluna aşık ol demek tabii. (Ve lâ teküni’l-hàmisete)

(Ve lâ teküni’l-hàmisete)
“Sakın, bu sayılan dört tane ediyor, alim, talebe,“Sakın, bu sayılan dört tane ediyor, alim, talebe, dinleyici ve onları seven,dinleyici ve onları seven, onlara muhabbet eden, o yolu seven.onlara muhabbet eden, o yolu seven. Hiçbir şey yapamıyor ama seviyor. Hiçbir şey yapamıyor ama seviyor. Tamam, bu dört.

Tamam, bu dört.
Bunların beşincisi olma!” Yâni bu değil, bu değil, bu değil, bu değil; beşinci.Bunların beşincisi olma!” Yâni bu değil, bu değil, bu değil, bu değil; beşinci. Sakın beşincisi olma, (fetehlek) mahvolursun!Sakın beşincisi olma, (fetehlek) mahvolursun! Helâk olursun sonra. Helâk olursun sonra. Helak olmak istemiyorsan beşincisi olma. Bu dörtten birisi ol.Helak olmak istemiyorsan beşincisi olma. Bu dörtten birisi ol. Evvela neyi sıralıyor? Alim ol diyor.

Evvela neyi sıralıyor? Alim ol diyor.
Bilgin insan olacak Müslüman, bilecek.Bilgin insan olacak Müslüman, bilecek. Neyi bilecek?Neyi bilecek? Önce Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini, hikmetini, esmasını,Önce Allah’ın varlığını, birliğini, kudretini, hikmetini, esmasını, sıfatını şöyle Kur’an-ı Kerim’in anlattığı şekilde bilecek. sıfatını şöyle Kur’an-ı Kerim’in anlattığı şekilde bilecek. Akaid kitaplarımızın yazdığı şekilde önce onu bilecek.Akaid kitaplarımızın yazdığı şekilde önce onu bilecek. Önce Allah’ı bilecek. Sonra başka neyi bilecek? Dinimizin malumatını…Önce Allah’ı bilecek. Sonra başka neyi bilecek? Dinimizin malumatını… Peygamber Efendimiz ne diye geldi yani bu dünyaya?

Peygamber Efendimiz ne diye geldi yani bu dünyaya?
Peygamber Efendimiz 63 yıl yaşadı, 23 yıl peygamberlik yaptı,Peygamber Efendimiz 63 yıl yaşadı, 23 yıl peygamberlik yaptı, ne öğretti insanlara 23 yılda? Onları öğrenmek lazım.ne öğretti insanlara 23 yılda? Onları öğrenmek lazım. Rasûlüllah ne söylemiş, ne öğretmiş onu öğrenmek lazım!Rasûlüllah ne söylemiş, ne öğretmiş onu öğrenmek lazım! Sonra? Sonra neyi öğrenirsen öğren ama dindar bir insan olarak,

Sonra? Sonra neyi öğrenirsen öğren ama dindar bir insan olarak,
mümin bir insan olarak öğren ki, temelin iman olsun ki,mümin bir insan olarak öğren ki, temelin iman olsun ki, İslâm olsun ki bilgin fayda versin.İslâm olsun ki bilgin fayda versin. Çünkü haydutun birisine bilgi öğretirsen,Çünkü haydutun birisine bilgi öğretirsen, eşkıyanın birisine bilgi öğretirsen, eşkıyanın birisine bilgi öğretirsen, anarşistin birisine bilgi öğretirsen, hırsızın, mafyaanarşistin birisine bilgi öğretirsen, hırsızın, mafya mensubu bir şahsın birisine ilim öğretirsen ne yapar?mensubu bir şahsın birisine ilim öğretirsen ne yapar? O bilgiyi şerde kullanır, kötülükte kullanır.O bilgiyi şerde kullanır, kötülükte kullanır. Bunun için hadis-i şerifler vardır ehil olmayana ilim öğretmeyin.Bunun için hadis-i şerifler vardır ehil olmayana ilim öğretmeyin. İlme yazık etmiş olursunuz. Gider kötü yolda kullanır.İlme yazık etmiş olursunuz. Gider kötü yolda kullanır. Onun için, neden şeyh efendi gelen her şahsı

Onun için, neden şeyh efendi gelen her şahsı
mürid kabul etmezmiş eskiden?mürid kabul etmezmiş eskiden? Bak benim akrabamla dedem gitmişBak benim akrabamla dedem gitmiş Gümüşhaneli Hocamız’a… Gümüşhaneli Hocamız’a… Çanakkale’den İstanbul’a gelmişler, ziyaret etmişler:Çanakkale’den İstanbul’a gelmişler, ziyaret etmişler: “—Efendim tarikata intisab etmek istiyoruz, ders almak istiyoruz.” demişler.

“—Efendim tarikata intisab etmek istiyoruz, ders almak istiyoruz.” demişler.
Birisine vermiş, ötekisine vermemiş.

Birisine vermiş, ötekisine vermemiş.
Dedeme vermiş, ötekisine vermemiş. Neden?Dedeme vermiş, ötekisine vermemiş. Neden? Bu bir emanettir, ilim bir emanettir.Bu bir emanettir, ilim bir emanettir. Çocuğun eline tabancayı verir misin? Vermezsin.Çocuğun eline tabancayı verir misin? Vermezsin. Neden? Çocuktur, aklı ermez, bir patlatır olmadık yerde,Neden? Çocuktur, aklı ermez, bir patlatır olmadık yerde, ya kendisini yaralar, ya annebabasını yaralar ya bir şey kırar.ya kendisini yaralar, ya annebabasını yaralar ya bir şey kırar. Bıçak verir misin, jilet verir misin, ustura verir misin? Aman,

Bıçak verir misin, jilet verir misin, ustura verir misin? Aman,
ah, çocuk eline jilet geçirmiş, bilmemah, çocuk eline jilet geçirmiş, bilmem telaşından tüm ev halkı ayağa kalkar.telaşından tüm ev halkı ayağa kalkar. Aman şunu telaşa düşürmeden elinden şu jileti alalım, bir yerini kesmesin filan derler.Aman şunu telaşa düşürmeden elinden şu jileti alalım, bir yerini kesmesin filan derler. Yani tehlikeli bir şey verilmez. Yani tehlikeli bir şey verilmez. İlmi de kötü yolda kullanacak insana ilim verilmez, çünkü şerre kullanır.

İlmi de kötü yolda kullanacak insana ilim verilmez, çünkü şerre kullanır.
Konfüçyüs demiş ki:Konfüçyüs demiş ki: “—İyi ki kaplanın kanatları yok.

“—İyi ki kaplanın kanatları yok.
Bir de kanatları olsaydı kurtuluş olmazdı elinden hayvanın.Bir de kanatları olsaydı kurtuluş olmazdı elinden hayvanın. Koşarak yakalayamadığını uçarak yakalardı, yerdi. Parçalardı.”Koşarak yakalayamadığını uçarak yakalardı, yerdi. Parçalardı.” Nereye kaçacaksın?

Nereye kaçacaksın?
Balkona uçsan balkona geliyor uçarak.Balkona uçsan balkona geliyor uçarak. Evin içine girsen kapıyı, pencereyi zorlayıp geliyor, gene parçalıyor.Evin içine girsen kapıyı, pencereyi zorlayıp geliyor, gene parçalıyor. Senden hızlı uçuyor, senden hızlı geliyor, zararı büyük olur.Senden hızlı uçuyor, senden hızlı geliyor, zararı büyük olur. Onun için tabii hayırlı ilimler hayırlı kimselere öğretilir.Onun için tabii hayırlı ilimler hayırlı kimselere öğretilir. Ama şerli kimselere ilim öğretilmez.Ama şerli kimselere ilim öğretilmez. Şerre kullanacak kimselere ilim öğretilmez.Şerre kullanacak kimselere ilim öğretilmez. Evliyaullahtan birisine, gelmiş birisi, bir sene, iki sene hizmet etmiş

Evliyaullahtan birisine, gelmiş birisi, bir sene, iki sene hizmet etmiş
Mısır’da, Zünnûn-i Mısrî Hazretleri’ne. Demiş ki:Mısır’da, Zünnûn-i Mısrî Hazretleri’ne. Demiş ki: “—Aman efendim, ne olur efendim, elinizi öperim efendim,

“—Aman efendim, ne olur efendim, elinizi öperim efendim,
ayağınızı öperim efendim, lütfedin efendim, himmet eyleyin efendim.ayağınızı öperim efendim, lütfedin efendim, himmet eyleyin efendim. Bana İsm-i A’zam’ı öğretin efendim.” demiş.Bana İsm-i A’zam’ı öğretin efendim.” demiş. Ne yapacak İsm-i A’zam’ı öğrenip? İsm-i A’zam ne?

Ne yapacak İsm-i A’zam’ı öğrenip? İsm-i A’zam ne?
İsm-i A’zam, onu söyleyip de dua ettiğin zaman,İsm-i A’zam, onu söyleyip de dua ettiğin zaman, Allah’ın duanı kabul ettiği ismi Allah’ın… Önemli bir şey.Allah’ın duanı kabul ettiği ismi Allah’ın… Önemli bir şey. Neden öğrenecek İsm-i A’zam’ı?

Neden öğrenecek İsm-i A’zam’ı?
İsm-i A’zam’ı öğrenecek, öğrendikten sonra dua edecek, duası kabul olacak.İsm-i A’zam’ı öğrenecek, öğrendikten sonra dua edecek, duası kabul olacak. Uçayım efendim, uçacak.Uçayım efendim, uçacak. Koşayım efendim, koşacak filan… Yani eline bir imkân almak istiyor.Koşayım efendim, koşacak filan… Yani eline bir imkân almak istiyor. “—Pekiyi, olur. Ben sana bir kutu vereceğim Kahire’den.

“—Pekiyi, olur. Ben sana bir kutu vereceğim Kahire’den.
Küçük bir kutu, ağır değil. Küçük bir kutu vereceğim,Küçük bir kutu, ağır değil. Küçük bir kutu vereceğim, sen bunu İskenderiye’de falanca tanıdığım şeyh efendi var, ona götür.sen bunu İskenderiye’de falanca tanıdığım şeyh efendi var, ona götür. Ama sakın açma içini demiş.Ama sakın açma içini demiş. Sakın açmayasın ha! Paketi açma, kutusunun içine bakma, içini açmak yok.Sakın açmayasın ha! Paketi açma, kutusunun içine bakma, içini açmak yok. Tamam mı?” “—Tamam efendim.” demiş.Tamam mı?” “—Tamam efendim.” demiş. Kutuyu almış, yola çıkmış.

Kutuyu almış, yola çıkmış.
Uzak değil Kahire’yle İskenderiye arası,Uzak değil Kahire’yle İskenderiye arası, İstanbul’la İzmit veya Adapazarı arası gibi diyelim mesela.İstanbul’la İzmit veya Adapazarı arası gibi diyelim mesela. Veya daha az… Yolda içinden bir merak: Veya daha az… Yolda içinden bir merak: “—Acaba bu kutunun içinde ne var da, niye açma dedi şeyh efendi?”

“—Acaba bu kutunun içinde ne var da, niye açma dedi şeyh efendi?”
Bir merak, bir telaş.

Bir merak, bir telaş.
Biraz ta kulağını dayamış, içeriden tıkır tıkır sesler de gelmiş. Biraz ta kulağını dayamış, içeriden tıkır tıkır sesler de gelmiş. Dayanamamış, açmış kutuyu.Dayanamamış, açmış kutuyu. Kutuyu açar açmaz içinden bir fare —delikli bir kutuymuş, Kutuyu açar açmaz içinden bir fare —delikli bir kutuymuş, sarılı bir kutuymuş— zıplamış, kaçmış gitmiş. Fare…sarılı bir kutuymuş— zıplamış, kaçmış gitmiş. Fare… Kızmış bu sefer:

Kızmış bu sefer:
“—Ya ben buradan, Kahire’den kalkacağım, İskenderiye’ye gideceğim

“—Ya ben buradan, Kahire’den kalkacağım, İskenderiye’ye gideceğim
sıcakta o kadar uzak yolculuğu, fare taşıyıcılığı mı yapacağım?” demiş.sıcakta o kadar uzak yolculuğu, fare taşıyıcılığı mı yapacağım?” demiş. Gelmiş:

Gelmiş:
“—Efendim, fare mi taşıttıracaktınız bana?” demiş.

“—Efendim, fare mi taşıttıracaktınız bana?” demiş.
“Fare koymuşsun kutunun içine, İskenderiye’ye Kahire’den fare gönderiyorsun?” “Fare koymuşsun kutunun içine, İskenderiye’ye Kahire’den fare gönderiyorsun?” “—Sen onu açtın mı?” demiş.

“—Sen onu açtın mı?” demiş.
“—Açtım tabii…”

“—Açtım tabii…”
“—Bak evladım, demiş sen bir kutunun sırrını saklayamadın.

“—Bak evladım, demiş sen bir kutunun sırrını saklayamadın.
Bir kutu hakkında sana verdiğim tavsiyeyi tutamadın sen daha.Bir kutu hakkında sana verdiğim tavsiyeyi tutamadın sen daha. Açma dedim, açma götür.Açma dedim, açma götür. Belki başka bir şeyi var bu işin. Fare ama farenin bir özelliği var belki?Belki başka bir şeyi var bu işin. Fare ama farenin bir özelliği var belki? Senin bilmediğin bir tarafı var? Ama sen ne yaptın?Senin bilmediğin bir tarafı var? Ama sen ne yaptın? Açma denilen şeyi açtın. Tavsiyemi tutamadın. Nasihati tutamadın. İmtihanı kaybettin.Açma denilen şeyi açtın. Tavsiyemi tutamadın. Nasihati tutamadın. İmtihanı kaybettin. Ben sana şimdi İsm-i A’zam’ı öğretsem,

Ben sana şimdi İsm-i A’zam’ı öğretsem,
diyeceğim ki İsm-i A’zam şerre kullanılmaz.diyeceğim ki İsm-i A’zam şerre kullanılmaz. Kendi menfaatine kullanılmaz.Kendi menfaatine kullanılmaz. Bunun sırrı vardır, sonra Allah’ın kahrına uğrarsın, azabına uğrarsın,Bunun sırrı vardır, sonra Allah’ın kahrına uğrarsın, azabına uğrarsın, bir şamar gelir, bir sille yersin diyeceğim ama,bir şamar gelir, bir sille yersin diyeceğim ama, sen bir farenin sırrını saklayamadın,sen bir farenin sırrını saklayamadın, o konuda bir nasihate riayet edemedin.o konuda bir nasihate riayet edemedin. Ben sana bu sırrı veremem!” demiş.Ben sana bu sırrı veremem!” demiş. İşte böyle mâneviyatın esrarınıİşte böyle mâneviyatın esrarını menfaatine kullanacak insanlara vermemek için herkese vermezler.menfaatine kullanacak insanlara vermemek için herkese vermezler. İlmi nâehil insana vermek ilme zulmetmek gibidir.İlmi nâehil insana vermek ilme zulmetmek gibidir. Nazlı nazenin güzeller güzeli,

Nazlı nazenin güzeller güzeli,
terbiyeliler terbiyelisi bir kızı hayduta verir mi anası babası?terbiyeliler terbiyelisi bir kızı hayduta verir mi anası babası? Bir eşkıyaya verir mi?Bir eşkıyaya verir mi? Kızına zulmedecek birine verir mi? Vermez. Ehline verir.Kızına zulmedecek birine verir mi? Vermez. Ehline verir. Ehlinden de ilim esirgenmez.

Ehlinden de ilim esirgenmez.
İstiyor, hakikaten iyi insan, tamam, ona da ilmi öğretecek.İstiyor, hakikaten iyi insan, tamam, ona da ilmi öğretecek. Yok öğretmeyim de o da bana rakip çıkmasın. Öyle şey yok.Yok öğretmeyim de o da bana rakip çıkmasın. Öyle şey yok. Bildiği bilgiyiBildiği bilgiyi istekli, sàlih,istekli, sàlih, iyi talebelere öğretmeyen bilgili insanları ne yapacak Allah CC?iyi talebelere öğretmeyen bilgili insanları ne yapacak Allah CC? Kıyamet gününde nasıl cezalandıracak?Kıyamet gününde nasıl cezalandıracak? Ağızlarına ateşten gem takacak.Ağızlarına ateşten gem takacak. Atın ağzına gem takılıyor ya? Ama ateşten gem takacak,Atın ağzına gem takılıyor ya? Ama ateşten gem takacak, öyle cezalandıracak. öyle cezalandıracak. Sen bu ağzınla mı ilmi kapattın, öğretmedin diye ağzına gem takacak.Sen bu ağzınla mı ilmi kapattın, öğretmedin diye ağzına gem takacak. Yani ilim önemlidir.

Yani ilim önemlidir.
Önce neyi öğreneceğimiz önemlidir.Önce neyi öğreneceğimiz önemlidir. Kime öğreteceğimiz de önemlidir, kimden öğreneceğimiz de önemlidir. Kime öğreteceğimiz de önemlidir, kimden öğreneceğimiz de önemlidir. Herkes çıkıyor, herkes bir şeyler söylüyor.Herkes çıkıyor, herkes bir şeyler söylüyor. Herkesin sözüne kulak verilir mi?Herkesin sözüne kulak verilir mi? Alimini aramaz mı insan, bilgilisini aramaz mı, mütehassısını aramaz mı?Alimini aramaz mı insan, bilgilisini aramaz mı, mütehassısını aramaz mı? Hasta olduğu zaman doktorun iyisini aramıyor mu?

Hasta olduğu zaman doktorun iyisini aramıyor mu?
Çarşıdan, pazardan bir mal alacağı zaman sağlamını aramıyor musun?Çarşıdan, pazardan bir mal alacağı zaman sağlamını aramıyor musun? Çürük elmaları mı alıyorsun parayı verip, çok çok parayı verip?Çürük elmaları mı alıyorsun parayı verip, çok çok parayı verip? Kötüsünü mü alıyorsun malın? İyisini alıyorsun.Kötüsünü mü alıyorsun malın? İyisini alıyorsun. O halde kimden öğrendiğine de dikkat edecek Müslüman…O halde kimden öğrendiğine de dikkat edecek Müslüman… Hangi ilmi öncelikle öğreneceğine de dikkat edecek. Hangi ilmi öncelikle öğreneceğine de dikkat edecek. Kendisi bilgiliyse kime öğreteceğine de dikkat edecek.Kendisi bilgiliyse kime öğreteceğine de dikkat edecek. İlimlerin sıralanması yapılması gerekirse

İlimlerin sıralanması yapılması gerekirse
en başta gelen en şerefli ilim hangisidir?en başta gelen en şerefli ilim hangisidir? Allah CC hakkındaki ilim, bilgi en önemlidir.Allah CC hakkındaki ilim, bilgi en önemlidir. Nedir o ilimin adı? Ma’rifetullah’tır.Nedir o ilimin adı? Ma’rifetullah’tır. İrfan diyoruz, Ma’rifetullah diyoruz. Ne demek yani?İrfan diyoruz, Ma’rifetullah diyoruz. Ne demek yani? Allah’ı bilme ilmi, Allah’ı tanıma ilmi.Allah’ı bilme ilmi, Allah’ı tanıma ilmi. Sen Allah’ı biliyor, tanıyor musun?

Sen Allah’ı biliyor, tanıyor musun?
Allah’ın neye kızdığını biliyor musun? Neye gazap ettiğini,Allah’ın neye kızdığını biliyor musun? Neye gazap ettiğini, niye kuluna ceza verdiğini, neyi sevdiğini biliyor musun?niye kuluna ceza verdiğini, neyi sevdiğini biliyor musun? Allah’ın senin nasıl bir kul olmanı istediğini biliyor musun?Allah’ın senin nasıl bir kul olmanı istediğini biliyor musun? Senden ne istediğini, sana ne emrettiğini, Senden ne istediğini, sana ne emrettiğini, senden kulluk olarak nelerin yapılmasını istediğini biliyor musun?senden kulluk olarak nelerin yapılmasını istediğini biliyor musun? Neleri yaptığın zaman cezaya uğrayacağını biliyor musun? Bilmiyorsun.Neleri yaptığın zaman cezaya uğrayacağını biliyor musun? Bilmiyorsun. Demek ki sen Ma’rifetullah ehli değilsin. E senin halin harap.

Demek ki sen Ma’rifetullah ehli değilsin. E senin halin harap.
Neden? Bilmediğin için Allah’ın sevmediği bir işi yaparsın, belânı bulursun

Neden? Bilmediğin için Allah’ın sevmediği bir işi yaparsın, belânı bulursun
veyahut Allah’ın yapmanı istediği bir şeyi ihmal eder, yapmazsın,veyahut Allah’ın yapmanı istediği bir şeyi ihmal eder, yapmazsın, cezanı çekersin.cezanı çekersin. Önce Allah’ı bilecek, tanıyacak ve sevecek insan.

Önce Allah’ı bilecek, tanıyacak ve sevecek insan.
Allah aşığı diyoruz. Allah’ı sevmek… Neden?Allah aşığı diyoruz. Allah’ı sevmek… Neden? Çünkü her güzel, en güzel sıfat Allah’ındır. Çünkü her güzel, en güzel sıfat Allah’ındır. Sen neyi seversin mesela? Kuvvetli olmayı seversin.Sen neyi seversin mesela? Kuvvetli olmayı seversin. Tamam, en kuvvetli Allah’tır.Tamam, en kuvvetli Allah’tır. Neyi seversin? En muazzam olmayı seversin, bir tane…Neyi seversin? En muazzam olmayı seversin, bir tane… En muazzam olan, en büyük olan Allah’tır. En muazzam olan, en büyük olan Allah’tır. Neyi seversin? En bilgili olanı seversin. En bilgili olan Allah’tır.Neyi seversin? En bilgili olanı seversin. En bilgili olan Allah’tır. E neyi seversin? Her yaptığı şeyi en dengeli, en güzel, en hikmetli yapan kimseyi seversin.

E neyi seversin? Her yaptığı şeyi en dengeli, en güzel, en hikmetli yapan kimseyi seversin.
En hikmetli işi yapan Allah’tır. En hikmetli işi yapan Allah’tır. Her türlü güzelliği yaratan Allah’tır.Her türlü güzelliği yaratan Allah’tır. Her türlü güzeli yaratan Allah’tır.Her türlü güzeli yaratan Allah’tır. Şu gülü yaratan Allah’tır, sümbülü yaratan Allah’tır; Güneş’i, Ay’ı, yıldızı, rüzgârı, suyu, havayı yaratan Allah’tır.Şu gülü yaratan Allah’tır, sümbülü yaratan Allah’tır; Güneş’i, Ay’ı, yıldızı, rüzgârı, suyu, havayı yaratan Allah’tır. Güzel insanları yaratan Allah’tır.Güzel insanları yaratan Allah’tır. O güzel insanların o güzel ahlâklarını onlara öğreten Allah’tır. O güzel insanların o güzel ahlâklarını onlara öğreten Allah’tır. Yani her türlü güzelliğin sahibi, maliki ve halikı Allah’tır.Yani her türlü güzelliğin sahibi, maliki ve halikı Allah’tır. O zaman Allah’ı seveceksin.

O zaman Allah’ı seveceksin.
Nasıl seveceğim yani, sev demekle olmuyor bu? Nasıl seveceğim yani, sev demekle olmuyor bu? Gözünü açarsan, etrafına dikkatle bakarsan seversin.Gözünü açarsan, etrafına dikkatle bakarsan seversin. Ne diyor Yunus Emre:Ne diyor Yunus Emre: “—Sordum sarı çiçeğe, neden benzin sarıdır?

“—Sordum sarı çiçeğe, neden benzin sarıdır?
Neden boynun eğridir? Size ölüm var mıdır?” Neden boynun eğridir? Size ölüm var mıdır?” E çiçekle konuşur mu bir insan?

E çiçekle konuşur mu bir insan?
İbret gözüyle bakıyor, konuşurmuş gibi sorular soruyor,İbret gözüyle bakıyor, konuşurmuş gibi sorular soruyor, cevaplar buluyor kendi kendine. Oradan bir pay çıkartıyor.cevaplar buluyor kendi kendine. Oradan bir pay çıkartıyor. Dolap dönüyor, beygir dolabın koluna bağlanmış, çeviriyor,

Dolap dönüyor, beygir dolabın koluna bağlanmış, çeviriyor,
gıcır gıcır ses çıkıyor.gıcır gıcır ses çıkıyor. “Dertli dolap niçin inlersin?” diye soruyor mesela.“Dertli dolap niçin inlersin?” diye soruyor mesela. Dağlar ile, taşlar ile, seherlerde kuşlar ile çağırayım Mevlam seni diyor.Dağlar ile, taşlar ile, seherlerde kuşlar ile çağırayım Mevlam seni diyor. Yani etrafındaki kuşun cıvıldamasındaYani etrafındaki kuşun cıvıldamasında Allah’a bir tesbit ve ibadet seziyor. Dağlarda, rüzgarlarda… Allah’a bir tesbit ve ibadet seziyor. Dağlarda, rüzgarlarda… İnsan etrafına dikkatli baktı mı, bunların hepsi kendiliğinden mi oluyor?

İnsan etrafına dikkatli baktı mı, bunların hepsi kendiliğinden mi oluyor?
Hayır, bunları olduran var. Bunları yapan var.Hayır, bunları olduran var. Bunları yapan var. Hiçbir şey kendi kendine olmuyor.Hiçbir şey kendi kendine olmuyor. Yani sen şöyle duydun mu ki, hani böyle rüzgâr esmiş, Yani sen şöyle duydun mu ki, hani böyle rüzgâr esmiş, taşlar üst üste yığılmış, kumlar arasına sıkışmış, yağmur yağmış,taşlar üst üste yığılmış, kumlar arasına sıkışmış, yağmur yağmış, kumları çimento haline getirmiş.kumları çimento haline getirmiş. Ondan sonra evin içinde odalar olmuş, ağaçlar savrulmuş,Ondan sonra evin içinde odalar olmuş, ağaçlar savrulmuş, yerlerde sürtülmüş, düzleşmiş, gelmiş kapı olmuş, demirler menteşe olmuş… yerlerde sürtülmüş, düzleşmiş, gelmiş kapı olmuş, demirler menteşe olmuş… Mümkün mü öyle bir şey? Olmaz.

Mümkün mü öyle bir şey? Olmaz.
Bir evi mutlaka birisi yaptı, ev ondan oldu, köşk bundan oldu.Bir evi mutlaka birisi yaptı, ev ondan oldu, köşk bundan oldu. Peki ev, köşk ondan oldu da şu çiçek kendi kendine mi oldu?Peki ev, köşk ondan oldu da şu çiçek kendi kendine mi oldu? Şu Ay, şu Güneş, şu kâinat, şu Dünya, şu ağaç,Şu Ay, şu Güneş, şu kâinat, şu Dünya, şu ağaç, şu nizam, şu maddeler;şu nizam, şu maddeler; şu Fizik’teki, Kimya’daki, Coğrafya’daki, Tarih’teki okuduğun şeyler…şu Fizik’teki, Kimya’daki, Coğrafya’daki, Tarih’teki okuduğun şeyler… Mümkün mü? Aklın yok mu senin?Mümkün mü? Aklın yok mu senin? Kendi kendine olur mu? Düzenli şey, muntazam şey kendin kendine olur mu? Kendi kendine olur mu? Düzenli şey, muntazam şey kendin kendine olur mu? Mutlaka o intizamı ona veren yaratıcı var,Mutlaka o intizamı ona veren yaratıcı var, onu bileceksin ve onun kudretini sezeceksin, hikmetini anlayacaksın.onu bileceksin ve onun kudretini sezeceksin, hikmetini anlayacaksın. Şimdi bir profesörle konuştuk buraya gelmeden önce, profesör.

Şimdi bir profesörle konuştuk buraya gelmeden önce, profesör.
Güzel sanatlar konusunda üniversitede profesör.Güzel sanatlar konusunda üniversitede profesör. E diyor ki yani bizim ecdadımız her şeyi gayet güzel ölçmüş, biçmiş; her şeyi güzel.E diyor ki yani bizim ecdadımız her şeyi gayet güzel ölçmüş, biçmiş; her şeyi güzel. Evin şekli de güzel, cumbası da güzel, kafesi de güzel,Evin şekli de güzel, cumbası da güzel, kafesi de güzel, malzemesi de güzel, bölümü de güzel filan…malzemesi de güzel, bölümü de güzel filan… İnceledi mi insan görüyor ve seviyor ve ecdadına hayran oluyor.İnceledi mi insan görüyor ve seviyor ve ecdadına hayran oluyor. Aferin ya, bu kadar asırlar önce demek bu gerçekleri bulmuşlar, bilmişler ve uygulamışlar.Aferin ya, bu kadar asırlar önce demek bu gerçekleri bulmuşlar, bilmişler ve uygulamışlar. “Bak sen, ne kadar da bilgiliymiş!” filan diye“Bak sen, ne kadar da bilgiliymiş!” filan diye insan bir de hayret de ediyor. insan bir de hayret de ediyor. Güzelliği, toprağın altında da olsa millet anlıyor, kazıyor,

Güzelliği, toprağın altında da olsa millet anlıyor, kazıyor,
kazmayla çıkartıyor,kazmayla çıkartıyor, senin bir tekme vurduğun çömlek parçasına Avrupalı milyonlar veriyor.senin bir tekme vurduğun çömlek parçasına Avrupalı milyonlar veriyor. Neden? Arkeolojik eser diye.Neden? Arkeolojik eser diye. Arkeolojik eser diye milyonlar veriyor.Arkeolojik eser diye milyonlar veriyor. Senin kapının önüne çamurlu pabuçlarını silmek için koyduğun kilimi

Senin kapının önüne çamurlu pabuçlarını silmek için koyduğun kilimi
Avrupalı gördüğü zaman milyonlar veriyor.Avrupalı gördüğü zaman milyonlar veriyor. Ay, bu tarihi bir kilim, bu kök boyayla boyanmış, şunun desenine bak.Ay, bu tarihi bir kilim, bu kök boyayla boyanmış, şunun desenine bak. Bu yegâne, eşsiz, emsalsiz bir şey diye senin kıymet vermediğin şeylere o kıymet veriyor.Bu yegâne, eşsiz, emsalsiz bir şey diye senin kıymet vermediğin şeylere o kıymet veriyor. Sen pantolon meraklısısın, o şalvar meraklısı.

Sen pantolon meraklısısın, o şalvar meraklısı.
Avrupalı şalvar giyiyor, sen onun daracık pantolonunu giyiyorsun,Avrupalı şalvar giyiyor, sen onun daracık pantolonunu giyiyorsun, patates gibi her tarafın meydana çıkıyor.patates gibi her tarafın meydana çıkıyor. Avrupalı diyor ki şalvar daha iyi çünkü içinde rahat hareket ediyorum,Avrupalı diyor ki şalvar daha iyi çünkü içinde rahat hareket ediyorum, daha sıhhi, damarları bastırmıyor, varis yapmıyor,daha sıhhi, damarları bastırmıyor, varis yapmıyor, bilmem şöyle yapmıyor, böyle yapmıyor, neyse yani bilmem şöyle yapmıyor, böyle yapmıyor, neyse yani sebebini söyleyerek güzel olan şeyi buluyor.sebebini söyleyerek güzel olan şeyi buluyor. Sen de güzel olanı bulacaksın, bileceksin, o zaman seveceksin.

Sen de güzel olanı bulacaksın, bileceksin, o zaman seveceksin.
Güzelleri takip etmeye başla, anlamaya çalış, Güzelleri takip etmeye başla, anlamaya çalış, o güzeli kimin yaptığını kendine sor.o güzeli kimin yaptığını kendine sor. Bu gülün bu güzel pembe rengini kim yaptı? Araştır bakalım.Bu gülün bu güzel pembe rengini kim yaptı? Araştır bakalım. Toprağı kaz bakalım, altından kim yapmış çıkar bakalım.Toprağı kaz bakalım, altından kim yapmış çıkar bakalım. O güzel kokuyu o güle kim verdi? O güzel kokuyu o güle kim verdi? O yaprağa bu karpuzdaki, bu kavundaki bu şekeri yapma kabiliyetini

O yaprağa bu karpuzdaki, bu kavundaki bu şekeri yapma kabiliyetini
kim verdi? Nereden geliyor?kim verdi? Nereden geliyor? Burdur şeker fabrikasından mı geliyor karpuzun şekeri? Hayır.Burdur şeker fabrikasından mı geliyor karpuzun şekeri? Hayır. Nereden geliyor? Kara topraktan bu şekeri kim yaptı?

Nereden geliyor? Kara topraktan bu şekeri kim yaptı?
Üç karış boyunda üç yapraklı, beş yapraklı bir ot yerde sürünüyor,Üç karış boyunda üç yapraklı, beş yapraklı bir ot yerde sürünüyor, o tarafa bu tarafa dal vermiş bir ot, içinde şeker yapmış.o tarafa bu tarafa dal vermiş bir ot, içinde şeker yapmış. Bak sen bacaksıza. Bacağı bile yok.Bak sen bacaksıza. Bacağı bile yok. Bacaksız gördün mü bak nasıl şeker yapmış?Bacaksız gördün mü bak nasıl şeker yapmış? Bir de tohum var içinde.Bir de tohum var içinde. Onu da ektiğin zaman bir dahaki sene gene oluyor.Onu da ektiğin zaman bir dahaki sene gene oluyor. Deli olur insan ya. Hayran olur.

Deli olur insan ya. Hayran olur.
Mecnun olur, yani deli olur dediğim aşık olur, Mecnun olur, yani deli olur dediğim aşık olur, Mecnun’un Leyla’ya aşık olduğu gibi.Mecnun’un Leyla’ya aşık olduğu gibi. Aman ya Rab, kara topraktan şeker yaptırtıyorsun şu basit bitkiye.Aman ya Rab, kara topraktan şeker yaptırtıyorsun şu basit bitkiye. Ya rabbi, bir yapraktan ya Rabbi bir ağaç çıkartıyorsun.Ya rabbi, bir yapraktan ya Rabbi bir ağaç çıkartıyorsun. İncirin çekirdeği ne kadar? Toplu iğne başı kadar.İncirin çekirdeği ne kadar? Toplu iğne başı kadar. Boyu ne kadar? On beş metre, yirmi metre. Her sene meyve veriyor.Boyu ne kadar? On beş metre, yirmi metre. Her sene meyve veriyor. Bizim Sapanca’daki eve bu sefer gittik, bir küfe üzüm çıkacak.

Bizim Sapanca’daki eve bu sefer gittik, bir küfe üzüm çıkacak.
Yav ben buna hiçbir şey yapmadım, hiç bakmadım,Yav ben buna hiçbir şey yapmadım, hiç bakmadım, hiçbir zahmetim yok, hiçbir masrafım yok… hiçbir zahmetim yok, hiçbir masrafım yok… Kendisi çıkmış balkonlara, tırmanmış teraslara, oralara sarkmış,Kendisi çıkmış balkonlara, tırmanmış teraslara, oralara sarkmış, buralara yayılmış, üstünde böyle kiloluk kiloluk çekirdeksiz üzümler.buralara yayılmış, üstünde böyle kiloluk kiloluk çekirdeksiz üzümler. Kehribar gibi…Kehribar gibi… E bu güzel değil mi?

E bu güzel değil mi?
Hiç emek sarf etmeden böyle tonlarca üzümler.Hiç emek sarf etmeden böyle tonlarca üzümler. Güzel bir şey değil mi? Kim yaptı bunu?Güzel bir şey değil mi? Kim yaptı bunu? Kaz bakalım şeyin altında ne var?Kaz bakalım şeyin altında ne var? Esrarengiz bir laboratuvar mı var bakalım asmanın kökünde? Yok.Esrarengiz bir laboratuvar mı var bakalım asmanın kökünde? Yok. Bunları bir tanzim eden, yaratan var. Bunlara kudreti veren, onu yaratan…Bunları bir tanzim eden, yaratan var. Bunlara kudreti veren, onu yaratan… Onu yaratanın büyüklüğüne bak. Nelere neler yaptırtıyor.

Onu yaratanın büyüklüğüne bak. Nelere neler yaptırtıyor.
Toplu iğne başı kadar bir şeyi ağaç haline getirtiyor.Toplu iğne başı kadar bir şeyi ağaç haline getirtiyor. Şu kudrete bak. Hepsini inceliyoruz.Şu kudrete bak. Hepsini inceliyoruz. Moleküller, atomlar, hücreler mücreler…Moleküller, atomlar, hücreler mücreler… Tamam, onlar manzarayı görmek demek ama bunları bulmak ve yapmak kimin şeyi?Tamam, onlar manzarayı görmek demek ama bunları bulmak ve yapmak kimin şeyi? On beş metreden, yirmi metreden yukarıya suyu çekemiyorsun. Neden?On beş metreden, yirmi metreden yukarıya suyu çekemiyorsun. Neden? Tulumba buradan fazlasını çekmez diyor değil mi? Çekmiyor.Tulumba buradan fazlasını çekmez diyor değil mi? Çekmiyor. Kademeli tulumba falan kullanmak gerekiyor. Yukarıya su basmak kolay bir şey değil. Kademeli tulumba falan kullanmak gerekiyor. Yukarıya su basmak kolay bir şey değil. Bizim köyde su yok, derede su var, deredeki suyu köye basamıyorlar.

Bizim köyde su yok, derede su var, deredeki suyu köye basamıyorlar.
Kolay değil ama Avustralya’da 180 metre,Kolay değil ama Avustralya’da 180 metre, Amerika’da 220 metre boyunda, altındaki delikten Amerika’da 220 metre boyunda, altındaki delikten otomobillerin geçtiği ağaçlar var,otomobillerin geçtiği ağaçlar var, buradan duvar kadar böyle büyük ağaçlar, 220 metre yüksekliğine. buradan duvar kadar böyle büyük ağaçlar, 220 metre yüksekliğine. 220 metre kaç kat eder? Üçe böl, yetmiş küsür kat eder.220 metre kaç kat eder? Üçe böl, yetmiş küsür kat eder. 220 metre yüksekliğe suyu nereden çıkartıyor ağaç?220 metre yüksekliğe suyu nereden çıkartıyor ağaç? Oradaki yaprağa su nereden gidiyor, nasıl gidiyor?Oradaki yaprağa su nereden gidiyor, nasıl gidiyor? Tulumbası mı var, elektriği mi var, jeneratörü mü var, kademeli teşkilatı mı var?Tulumbası mı var, elektriği mi var, jeneratörü mü var, kademeli teşkilatı mı var? Nedir bu? Şimdi bak, düşündün mü? Hah, şimdi kafan çalışmaya başladı.Nedir bu? Şimdi bak, düşündün mü? Hah, şimdi kafan çalışmaya başladı. Düşünmeye başladın mı?Düşünmeye başladın mı? Bak şöyle düşün:

Bak şöyle düşün:
Ben bu işi kendim yapmak istiyorum, cebimde param var, kesemde;Ben bu işi kendim yapmak istiyorum, cebimde param var, kesemde; kendim yapmak istiyorum de, yap bakalım, yapmak iste bir şeyi.kendim yapmak istiyorum de, yap bakalım, yapmak iste bir şeyi. Gör bakalım bir işin zorluğunu.Gör bakalım bir işin zorluğunu. En basit bir şeyi yapamıyoruz.En basit bir şeyi yapamıyoruz. Ağaçtan bir dal kopartıp da onu düzeltmeyi beceremiyoruz.Ağaçtan bir dal kopartıp da onu düzeltmeyi beceremiyoruz. Muntazam olmuyor, kazmanın sapı eğri, küreğin sapı bozuk, bilmem ne.Muntazam olmuyor, kazmanın sapı eğri, küreğin sapı bozuk, bilmem ne. Ama Allah-u Teàlâ Hazretleri her şeyi ne kadar dakik,Ama Allah-u Teàlâ Hazretleri her şeyi ne kadar dakik, ne kadar muntazam, ne kadar güzel yapmış.ne kadar muntazam, ne kadar güzel yapmış. İşte onların güzelliklerini gördüğün zaman

İşte onların güzelliklerini gördüğün zaman
o güzellikleri yaratan Allah’ın ne kadar güzel olduğunu anlarsın,o güzellikleri yaratan Allah’ın ne kadar güzel olduğunu anlarsın, yavaş yavaş içinde bir sevgi meydana gelir. Sevmeyi öğrenirsin.yavaş yavaş içinde bir sevgi meydana gelir. Sevmeyi öğrenirsin. Sevmeyi bilmiyor millet. Neyi seveceğini bilmiyor. Sevmeyi bilmiyor. Onları öğrenirsin.Sevmeyi bilmiyor millet. Neyi seveceğini bilmiyor. Sevmeyi bilmiyor. Onları öğrenirsin. Bütün bunların hepsi ve dünyadaki başarılar,

Bütün bunların hepsi ve dünyadaki başarılar,
muvaffakiyetler, üstünlükler, ilerilikler, gelişmeler,muvaffakiyetler, üstünlükler, ilerilikler, gelişmeler, süper devlet olmak neye bağlıdır? İlme bağlıdır. süper devlet olmak neye bağlıdır? İlme bağlıdır. Alim olmaya bağlıdır.Alim olmaya bağlıdır. Senin temelinde iman olursa, Allah korkusu olursa,Senin temelinde iman olursa, Allah korkusu olursa, çalışma aşkı, şevki olursa, kimseye haksızlık etmemek fikri olursa,çalışma aşkı, şevki olursa, kimseye haksızlık etmemek fikri olursa, herkese iyilik etme, hizmet etme duygusu olursa,herkese iyilik etme, hizmet etme duygusu olursa, o zaman çok güzel işler yaparsın. O zaman sen ileri gidersin.o zaman çok güzel işler yaparsın. O zaman sen ileri gidersin. O zaman Amerika’yı, Avrupa’yı, Fransa’yı sen geçersin.O zaman Amerika’yı, Avrupa’yı, Fransa’yı sen geçersin. Onların yaptığı alet edevat, cihazı sen yaparsın.Onların yaptığı alet edevat, cihazı sen yaparsın. Boş yere masraf yapmazsın.Boş yere masraf yapmazsın. İlmi sahalarda güzel çalışmalar yaparsın. Şöyle yaparsın, böyle yaparsın. İlmi sahalarda güzel çalışmalar yaparsın. Şöyle yaparsın, böyle yaparsın. Gelişmenin, yükselmenin nedeni nedir? İlimdir.

Gelişmenin, yükselmenin nedeni nedir? İlimdir.
Önce ilimdir, ondan sonra o ilme göre hareket etmektir.Önce ilimdir, ondan sonra o ilme göre hareket etmektir. İlme göre hareket etmezse olmaz.İlme göre hareket etmezse olmaz. Onun için bakın Peygamber Efendimiz’in bir hadisi şerifine bizOnun için bakın Peygamber Efendimiz’in bir hadisi şerifine biz Müslümanlar olarak adam gibi sarılsaydık ilimde böyle geri kalmazdık,Müslümanlar olarak adam gibi sarılsaydık ilimde böyle geri kalmazdık, üniversitelerimiz geri kalmazdı, alimlerimiz geri kalmazdı.üniversitelerimiz geri kalmazdı, alimlerimiz geri kalmazdı. Avrupalılardan, o bizden biraz ileri geçer geçmez niye ileri geçti diye düşünür, çaresini bulur,Avrupalılardan, o bizden biraz ileri geçer geçmez niye ileri geçti diye düşünür, çaresini bulur, bu kadar geri duruma düşmezdik.bu kadar geri duruma düşmezdik. Japonya da geriydi Avrupa’nın karşısında. Avrupa’da bir sanayi inkılabı oldu,

Japonya da geriydi Avrupa’nın karşısında. Avrupa’da bir sanayi inkılabı oldu,
bir bilimsel gelişme oldu, teknolojik ilerleme oldu.bir bilimsel gelişme oldu, teknolojik ilerleme oldu. Japonya da geriydi, arayı kapattı.Japonya da geriydi, arayı kapattı. Şimdi kendisi buluşlar yapıyor ve Avrupa’yı geçmiş durumda,Şimdi kendisi buluşlar yapıyor ve Avrupa’yı geçmiş durumda, Amerika’yı terletiyor Japonya.Amerika’yı terletiyor Japonya. Biz niye geri kaldık? Kusurumuz nerede? Neyin nesi?Biz niye geri kaldık? Kusurumuz nerede? Neyin nesi? E bu da bir bilgi işte, bu da bir ilim.E bu da bir bilgi işte, bu da bir ilim. Demek ki İslâm’ı tam uygulasaydık,Demek ki İslâm’ı tam uygulasaydık, tam iyi Müslümanlar olsaydık kim bilir ne iyi olacaktı halimiz.tam iyi Müslümanlar olsaydık kim bilir ne iyi olacaktı halimiz. Japonya’nın 19. Yüzyıl’ın sonunda sanayinin %90’ı yabancıların elindeymiş, bizdeki gibi.

Japonya’nın 19. Yüzyıl’ın sonunda sanayinin %90’ı yabancıların elindeymiş, bizdeki gibi.
Sanayinin %90’ı yabancıların eline geçmiş, Japonya hapı yutmuş. Sanayinin %90’ı yabancıların eline geçmiş, Japonya hapı yutmuş. Sanayi başkasının elinde, fabrikalar başkasının elinde.Sanayi başkasının elinde, fabrikalar başkasının elinde. Japonlar bir kızmışlar bu işe, kırk sene çalışmışlarJaponlar bir kızmışlar bu işe, kırk sene çalışmışlar biz bu işi yeneceğiz diye. Yüzde bir kâra razı olmuşlar.biz bu işi yeneceğiz diye. Yüzde bir kâra razı olmuşlar. Seminerler yapıyoruz, toplantılar yapıyoruz, oralarda öğreniyorum bunları.

Seminerler yapıyoruz, toplantılar yapıyoruz, oralarda öğreniyorum bunları.
Ben de profesörüm ama ben de yeni şeyler öğreniyorum.Ben de profesörüm ama ben de yeni şeyler öğreniyorum. Her gün yeni bir şey öğreniyorum. Kırk sene çalışmış.Her gün yeni bir şey öğreniyorum. Kırk sene çalışmış. Sen bir dükkânda yüzde kaç kâra razı olursun? Yüzde on kâr, kâr mı deriz.Sen bir dükkânda yüzde kaç kâra razı olursun? Yüzde on kâr, kâr mı deriz. Yüzde on beş kâr mı deriz. Yüzde yüz kazanıyor, yüzde iki yüz kazanıyor.Yüzde on beş kâr mı deriz. Yüzde yüz kazanıyor, yüzde iki yüz kazanıyor. Yüzde bire razı olmuşlar yani zararın bir adımcık ilerisinde,Yüzde bire razı olmuşlar yani zararın bir adımcık ilerisinde, senelerce yani boğaz tokluğuna çalışmışlar, sanayiyi yabancıların elinden almışlar.senelerce yani boğaz tokluğuna çalışmışlar, sanayiyi yabancıların elinden almışlar. Nasıl almışlar? Yabancı dayanamamış.

Nasıl almışlar? Yabancı dayanamamış.
O kadar az kârla, burada kâr yok, bilmem ne…O kadar az kârla, burada kâr yok, bilmem ne… Tası tarağı toplayıp gitmiş veya fabrikayı satmış, gitmiş.Tası tarağı toplayıp gitmiş veya fabrikayı satmış, gitmiş. Yüzde doksan sanayi Japonların eline geçmiş.Yüzde doksan sanayi Japonların eline geçmiş. Bak inada, bak azme, bak gayrete! Buna ne derler? Gayret derler.Bak inada, bak azme, bak gayrete! Buna ne derler? Gayret derler. Bak himmete! Bu da bir çeşit himmet işte. Bak himmete! Bu da bir çeşit himmet işte. Memleketini yabancının elinden kurtarmak için nasıl himmet sarf ediyor.Memleketini yabancının elinden kurtarmak için nasıl himmet sarf ediyor. Ya biz ne yapıyoruz? Ben şimdi buraya karşı taraftan, Çamlıca’dan geldim. Yollar tenha,

Ya biz ne yapıyoruz? Ben şimdi buraya karşı taraftan, Çamlıca’dan geldim. Yollar tenha,
in cin top atıyor. Nerede millet? Yazlıkta... in cin top atıyor. Nerede millet? Yazlıkta... Yani çok tatil yapacak, keyif sürecek kadar da kışın çok çalıştık da ondan mı yazlık yapıyoruz? Yok.Yani çok tatil yapacak, keyif sürecek kadar da kışın çok çalıştık da ondan mı yazlık yapıyoruz? Yok. Tembel bir milletiz. Keyfine düşkün bir milletiz.Tembel bir milletiz. Keyfine düşkün bir milletiz. Zevke düşkün bir milletiz.Zevke düşkün bir milletiz. Zevk ve keyif deyince alimallah en basit işçi bile kesenin ağzını açıyor, Zevk ve keyif deyince alimallah en basit işçi bile kesenin ağzını açıyor, dünyanın parasını harcıyor.dünyanın parasını harcıyor. Ben Hacı Bektaş kasabasında bir ay çalışma yaptım.

Ben Hacı Bektaş kasabasında bir ay çalışma yaptım.
Orada lokantasına indim. Yemek yedim bir defa.Orada lokantasına indim. Yemek yedim bir defa. O basit köylü dayılar masasının üstüne votka koyuyor, rakı koyuyor,O basit köylü dayılar masasının üstüne votka koyuyor, rakı koyuyor, şarap koyuyor, kırmızı şarap, beyaz şarap, meze, kebap bilmem ne…şarap koyuyor, kırmızı şarap, beyaz şarap, meze, kebap bilmem ne… Üniversitede hocayım, oraya girdim,Üniversitede hocayım, oraya girdim, ya şöyle onun masasını bir hesapladım, bir sofrada yediği benim bir aylık maaşım.ya şöyle onun masasını bir hesapladım, bir sofrada yediği benim bir aylık maaşım. İşçi… Çünkü zıkkımlanacak, keyif alacak.İşçi… Çünkü zıkkımlanacak, keyif alacak. İçki içecek, yanına meze lazım demişler, tamam… İçki içecek, yanına meze lazım demişler, tamam… Kuş sütü, bıldırcın eti, bilmem şunu bunu her şey…Kuş sütü, bıldırcın eti, bilmem şunu bunu her şey… Millet keyfine düşkün ama hizmete gelince yok.Millet keyfine düşkün ama hizmete gelince yok. Bu ormanların hepsini kasden yakıyorlar.

Bu ormanların hepsini kasden yakıyorlar.
Haberiniz olsun, söylüyorum. İsbatını da yapacağım sonra.Haberiniz olsun, söylüyorum. İsbatını da yapacağım sonra. Vesika bekliyorum, ilan edeceğim. Kasden yakıyorlar bizi.Vesika bekliyorum, ilan edeceğim. Kasden yakıyorlar bizi. Bizi ekonomik yönden çökertmek için yapıyorlar. Düşmanlar yapıyor.Bizi ekonomik yönden çökertmek için yapıyorlar. Düşmanlar yapıyor. Kırk tane.Kırk tane. Bir ormanın on yerinden birden yangın çıkar mı?Bir ormanın on yerinden birden yangın çıkar mı? Kazaen bir tarafından çıkar, söndürürüz. Hepsi kasıt.Kazaen bir tarafından çıkar, söndürürüz. Hepsi kasıt. Neden? Bizi batırmak istiyorlar.Neden? Bizi batırmak istiyorlar. Biz de batmaya hazırız zaten. Yan yatmış bir gemi gibiyiz.Biz de batmaya hazırız zaten. Yan yatmış bir gemi gibiyiz. Ne çalışmaktan yana, ne ilimden yana,Ne çalışmaktan yana, ne ilimden yana, ne öteki milletleri geçmekten yana bir büyük gayretimiz var.ne öteki milletleri geçmekten yana bir büyük gayretimiz var. “—Hocam, herkes senin dediğin gibi değil.

“—Hocam, herkes senin dediğin gibi değil.
Biz evelallah Allah’ın izniyle bak cami dolusu mümin insanlarız,Biz evelallah Allah’ın izniyle bak cami dolusu mümin insanlarız, Allah’a inanmış insanlarız.”Allah’a inanmış insanlarız.” Sizde de iş yok. Dost acı söyler.

Sizde de iş yok. Dost acı söyler.
Biz türlü türlü müesseseler kurmuşuz, çırpınıyoruz, şirketler kurmuşuz,Biz türlü türlü müesseseler kurmuşuz, çırpınıyoruz, şirketler kurmuşuz, tesisler kurmuşuz, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Zırnık desteğiniz yok.tesisler kurmuşuz, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Zırnık desteğiniz yok. Sizin menfaatinize, sizin kârınıza şartlar da koyuyoruz ortaya, yav buraya para yatırın,Sizin menfaatinize, sizin kârınıza şartlar da koyuyoruz ortaya, yav buraya para yatırın, kâr da edersiniz diyoruz, aldıran yok.kâr da edersiniz diyoruz, aldıran yok. Yani reçeteyi kabul edip de uygulayan yok.Yani reçeteyi kabul edip de uygulayan yok. Onun için bu hadis-i şerifi bile uygulama durumunda değiliz.

Onun için bu hadis-i şerifi bile uygulama durumunda değiliz.
Cami cemaati olarak bile. Alim ol! Alim miyiz? Değiliz. Müteallim miyiz? Değiliz.Cami cemaati olarak bile. Alim ol! Alim miyiz? Değiliz. Müteallim miyiz? Değiliz. Düzenli bir tahsilimiz, düzenli bir okumamız, ilim öğrenmemiz yok.Düzenli bir tahsilimiz, düzenli bir okumamız, ilim öğrenmemiz yok. Her gün takvimin sayfasını ezberlesek evdeki çoluk çocukla bir sene içinde alim oluruz.Her gün takvimin sayfasını ezberlesek evdeki çoluk çocukla bir sene içinde alim oluruz. Takvimin yaprağını ezberlesek, o kadar iddialı söylüyorum.Takvimin yaprağını ezberlesek, o kadar iddialı söylüyorum. Her gün on sayfa kitap okuyamaz mıyız yani çoluk çocuğumuzla? Okumuyoruz.

Her gün on sayfa kitap okuyamaz mıyız yani çoluk çocuğumuzla? Okumuyoruz.
E hani nerede alim olmak, talebe olmak, dinleyici olmak? E hani nerede alim olmak, talebe olmak, dinleyici olmak? Bak, karın ve çocuğun alim mi? Değil. Talebe mi? Değil. Dinleyici mi? Değil. Bak, karın ve çocuğun alim mi? Değil. Talebe mi? Değil. Dinleyici mi? Değil. Seviyor mu bu işi? Sevmiyor. Bucak bucak kaçıyor.Seviyor mu bu işi? Sevmiyor. Bucak bucak kaçıyor. Çocuğa otur diyorsun, bir bahane buluyor, gidiyor.Çocuğa otur diyorsun, bir bahane buluyor, gidiyor. Hanıma otur diyorsun, bir bahane buluyor, gidiyor.Hanıma otur diyorsun, bir bahane buluyor, gidiyor. Ötekisine otur diyorsun, bir bahane… YaniÖtekisine otur diyorsun, bir bahane… Yani iş sevaplı bir şey yapmaya gelince herkesin dünya kadar işi çıkıyor, uykusu geliyor. iş sevaplı bir şey yapmaya gelince herkesin dünya kadar işi çıkıyor, uykusu geliyor. İmam hutbeye çıktı mı, bir şeyler, ayetler, hadisler okuyacak ya,

İmam hutbeye çıktı mı, bir şeyler, ayetler, hadisler okuyacak ya,
millet horlamaya başlıyor aşağıda. millet horlamaya başlıyor aşağıda. Şöyle bir rahat oturuyor,Şöyle bir rahat oturuyor, ondan sonra yanındaki dirsek vurmasa horultusundan cemaat rahatsız olacak.ondan sonra yanındaki dirsek vurmasa horultusundan cemaat rahatsız olacak. Kusurumuz bunlar bizim. Hepimiz böyleyiz.Kusurumuz bunlar bizim. Hepimiz böyleyiz. Hepimiz birbirimize benziyoruz ya, aynı marka, made in Turkey.Hepimiz birbirimize benziyoruz ya, aynı marka, made in Turkey. Onun için bu bir dertleşmedir yani kimseye bir şeyimiz yok, tencere ve kapak gibiyiz,Onun için bu bir dertleşmedir yani kimseye bir şeyimiz yok, tencere ve kapak gibiyiz, birbirimizi bulmuşuz, uygunuz, aynı tipteniz, böyle gidiyoruz.birbirimizi bulmuşuz, uygunuz, aynı tipteniz, böyle gidiyoruz. Böyle olmaması lazım.Böyle olmaması lazım. Peygamber Efendimiz emrediyor:

Peygamber Efendimiz emrediyor:
“—Alim ol!”

“—Alim ol!”
“—Olamıyorum hocam, aklıma girmiyor.”

“—Olamıyorum hocam, aklıma girmiyor.”
“—Tamam, talebe ol!”

“—Tamam, talebe ol!”
“—Yapamıyorum hocam, işim var, gücüm var.”

“—Yapamıyorum hocam, işim var, gücüm var.”
“—Dinleyici ol!”

“—Dinleyici ol!”
“—Hocam vaktim yok!”

“—Hocam vaktim yok!”
Olmaz. Vaktin var. Ben onu biliyorum.

Olmaz. Vaktin var. Ben onu biliyorum.
Televizyona vaktin var, gazeteye vaktin var, futbola vaktin var,Televizyona vaktin var, gazeteye vaktin var, futbola vaktin var, eğlenceye vaktin var, gezmeye vaktin var, pikniğe vaktin var,eğlenceye vaktin var, gezmeye vaktin var, pikniğe vaktin var, volta atmaya vaktin var, kaldırım arşınlamaya vaktin var, volta atmaya vaktin var, kaldırım arşınlamaya vaktin var, kahvede oturmaya vaktin var,kahvede oturmaya vaktin var, bacak bacak üstüne atmaya vaktin var, baston sallamaya vaktin var; bacak bacak üstüne atmaya vaktin var, baston sallamaya vaktin var; bilimsel bir şeye gelince vaktin yok. İnanmam. Bin tane şahit getirsen inanmam.bilimsel bir şeye gelince vaktin yok. İnanmam. Bin tane şahit getirsen inanmam. Vaktimiz çok. Tonla vakit var.Vaktimiz çok. Tonla vakit var. Öyle sabahtan akşama yirmi dört saat vaktimiz var,Öyle sabahtan akşama yirmi dört saat vaktimiz var, bir saatinde düzenli ilim okusak bir şeyler olur. Yapmıyoruz.bir saatinde düzenli ilim okusak bir şeyler olur. Yapmıyoruz. Söylüyorum, diyorum ki, gittiğimiz kasabalarda, ey cemaat, vaaz istiyorlar benden,Söylüyorum, diyorum ki, gittiğimiz kasabalarda, ey cemaat, vaaz istiyorlar benden, tamam, Esad Hoca güzel konuşur, çıkıyor, vaaz veriyor, tamam hocam, güzel söyledin. tamam, Esad Hoca güzel konuşur, çıkıyor, vaaz veriyor, tamam hocam, güzel söyledin. Ahdediyorum, söz alıyorum, anlaşma yapıyorum, diyorum ki bak sizinle anlaşmam var,Ahdediyorum, söz alıyorum, anlaşma yapıyorum, diyorum ki bak sizinle anlaşmam var, her gün üç sayfa bir şey öğrenin, üç ayet öğrenin, bir hadis öğrenin.her gün üç sayfa bir şey öğrenin, üç ayet öğrenin, bir hadis öğrenin. Tamam mı diyorum, tamam diyorlar. Git bakalım imtihan et, tamam değil.Tamam mı diyorum, tamam diyorlar. Git bakalım imtihan et, tamam değil. Üç sene önce bir semtine gittim İstanbul’un,

Üç sene önce bir semtine gittim İstanbul’un,
oradaki arkadaşlara dedim ki:oradaki arkadaşlara dedim ki: “—Bakın buraya ikinci gelişimde sizi

“—Bakın buraya ikinci gelişimde sizi
İnnâ fetahnâ leke Sûresi’nden imtihan edeceğim, ezberleyin!” dedim.İnnâ fetahnâ leke Sûresi’nden imtihan edeceğim, ezberleyin!” dedim. Aradan üç sene geçti.

Aradan üç sene geçti.
Şimdi onlara gitsem daha çoğu ezberlememiştir.Şimdi onlara gitsem daha çoğu ezberlememiştir. Çok mu zor İnna fetahnâ leke Sûresi? Değil.Çok mu zor İnna fetahnâ leke Sûresi? Değil. Ezberleyen Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberliyor. Çalışmıyoruz.Ezberleyen Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberliyor. Çalışmıyoruz. Metotlu çalışmıyoruz, prensipli çalışmıyoruz. Tuttuğumuz prensibi götürmüyoruz. Metotlu çalışmıyoruz, prensipli çalışmıyoruz. Tuttuğumuz prensibi götürmüyoruz. Peygamber Efendimiz’in sözünü bir daha hatırlatıyorum:

Peygamber Efendimiz’in sözünü bir daha hatırlatıyorum:
“—Ya alim ol, ya talebe ol, ya dinleyici ol ya da bunları sev!

“—Ya alim ol, ya talebe ol, ya dinleyici ol ya da bunları sev!
İlmi sev, alimi sev, talebeyi sev, destekle!İlmi sev, alimi sev, talebeyi sev, destekle! Kesenin ağzını aç hiç olmazsa, yardımcı ol. Bir talebe okut, bir kitap bastır.Kesenin ağzını aç hiç olmazsa, yardımcı ol. Bir talebe okut, bir kitap bastır. Şimdi büyük kitaplar var…

Şimdi büyük kitaplar var…
Bizim mesela şu Râmuz kitabının şu beş ciltlik şerhini, kırk defa bize sağdan soldan mektup gelmiştir,Bizim mesela şu Râmuz kitabının şu beş ciltlik şerhini, kırk defa bize sağdan soldan mektup gelmiştir, hocam bunu bastıralım. Bastıralım ama çuvalla para ister bu. Nasıl bastıracaksın? Bastır.hocam bunu bastıralım. Bastıralım ama çuvalla para ister bu. Nasıl bastıracaksın? Bastır. “—Süleymaniye Camii gibi bir cami yapabilir misiniz?” demiş turistin birisine.

“—Süleymaniye Camii gibi bir cami yapabilir misiniz?” demiş turistin birisine.
Turist gelmiş Süleymaniye Camisi’nde sırt üstü yatmış,

Turist gelmiş Süleymaniye Camisi’nde sırt üstü yatmış,
kubbeyi inceliyormuş. kubbeyi inceliyormuş. Herkes etrafında toplanmış, bu turist buraya niye yattı, yukarıya niye bakıyor filan,Herkes etrafında toplanmış, bu turist buraya niye yattı, yukarıya niye bakıyor filan, bir tanesi yarım yamalak İngilizceyle demiş:bir tanesi yarım yamalak İngilizceyle demiş: “—Nasıl, güzel mi? Güzel.

“—Nasıl, güzel mi? Güzel.
Siz böyle bir cami yapabilir misiniz?Siz böyle bir cami yapabilir misiniz? Biz bunu bin beş yüz ellili, atmışlı senelerde yapmışız.Biz bunu bin beş yüz ellili, atmışlı senelerde yapmışız. Siz böyle bir cami yapabilir misiniz?”Siz böyle bir cami yapabilir misiniz?” Turist demiş ki:

Turist demiş ki:
“—Şu kubbe var ya, Süleymaniye’nin kubbesi.

“—Şu kubbe var ya, Süleymaniye’nin kubbesi.
Onu ters çevir, içine altın lira doldur, silme…Onu ters çevir, içine altın lira doldur, silme… İşte o kadar para olursa yaparız.” demiş.İşte o kadar para olursa yaparız.” demiş. Her şey paraya dayanıyor. Süleymaniye Camii’ni yapamaz mıyız şimdi? Yaparız şimdi.

Her şey paraya dayanıyor. Süleymaniye Camii’ni yapamaz mıyız şimdi? Yaparız şimdi.
Paraya dayanıyor. Kocatepe Camii’ne başladık, Pakistan yardım etti, Suud yardım etti, filanca yardım etti.Paraya dayanıyor. Kocatepe Camii’ne başladık, Pakistan yardım etti, Suud yardım etti, filanca yardım etti. İlk kurucuları biziz orada derneğin,İlk kurucuları biziz orada derneğin, ilk şeylerinde bizim de payımız var Ankara’da. Kaç sene sonra bitti?ilk şeylerinde bizim de payımız var Ankara’da. Kaç sene sonra bitti? Benim ne dernek üyeliğim kaldı, ne hizmetim kaldı oralarda.Benim ne dernek üyeliğim kaldı, ne hizmetim kaldı oralarda. Neden sonra yeni yeni bitiyor daha. Kolay değil bu şey, para istiyor.Neden sonra yeni yeni bitiyor daha. Kolay değil bu şey, para istiyor. Her şey paraya dayanıyor ama parasız yapılacak şeyler de var,Her şey paraya dayanıyor ama parasız yapılacak şeyler de var, onları da yapmıyoruz.onları da yapmıyoruz. Kesenin ağzını aç; ilmi seviyorsan, alimi seviyorsan,Kesenin ağzını aç; ilmi seviyorsan, alimi seviyorsan, talebeyi seviyorsan sen de parasal yönden destekle.talebeyi seviyorsan sen de parasal yönden destekle. Para ver, mali bakımdan yardımcı ol sen de hiç olmazsa. Sev onları.Para ver, mali bakımdan yardımcı ol sen de hiç olmazsa. Sev onları. Ben talebeyi seviyorum, ben hocaları seviyorum. İlmi seviyorum.Ben talebeyi seviyorum, ben hocaları seviyorum. İlmi seviyorum. Din ilimlerinin yayılmasını seviyorum, istiyorum. Tamam, müessese kur.Din ilimlerinin yayılmasını seviyorum, istiyorum. Tamam, müessese kur. Bir müessese kurduk burada. E çalıştırmak için insanın canı çıkıyor.

Bir müessese kurduk burada. E çalıştırmak için insanın canı çıkıyor.
İlim müessesesi kuruyorsun, böyle kocaman ağzını açmış, İlim müessesesi kuruyorsun, böyle kocaman ağzını açmış, para para para yutuyor boyuna müessese.para para para yutuyor boyuna müessese. İçine boyuna para dökeceksin ki çalışsın müessese.İçine boyuna para dökeceksin ki çalışsın müessese. Talebe para ister, hoca para ister, bina para ister, kalorifer para ister,Talebe para ister, hoca para ister, bina para ister, kalorifer para ister, kitap para ister, basmak para ister, şunu para ister, bunu para ister.kitap para ister, basmak para ister, şunu para ister, bunu para ister. O zaman bunları seven bir insan olacak da kesenin ağzını açacak,O zaman bunları seven bir insan olacak da kesenin ağzını açacak, yardımcı olacak.yardımcı olacak. O da bir hizmet, tabii, bir insanın alim olarak yetişmesineO da bir hizmet, tabii, bir insanın alim olarak yetişmesine gayret etmek de, hayra delalet etmek de sevaplı bir şeydir.gayret etmek de, hayra delalet etmek de sevaplı bir şeydir. Sizden de söz alalım: Her gün birkaç ayet öğrenmeye söz veriyor musunuz?

Sizden de söz alalım: Her gün birkaç ayet öğrenmeye söz veriyor musunuz?
İnşallah. Allah yardım ederse…İnşallah. Allah yardım ederse… Her gün birkaç ayet öğrenin, birkaç hadis öğrenin,Her gün birkaç ayet öğrenin, birkaç hadis öğrenin, bir takvim yaprağını mutlaka evde çoluk çocuğunuzla okuyun, bir takvim yaprağını mutlaka evde çoluk çocuğunuzla okuyun, şöyle dini bir takvimin yaprağını, hiç olmazsa bir ayet, birkaç şey orada vardır.şöyle dini bir takvimin yaprağını, hiç olmazsa bir ayet, birkaç şey orada vardır. (Velâ teküni’l-hàmisete, fetehlek) “Beşinci olma, helâk olursun!” diyor.

(Velâ teküni’l-hàmisete, fetehlek) “Beşinci olma, helâk olursun!” diyor.
Alim olmayan, talebe olmayan, dinleyici olmayan,Alim olmayan, talebe olmayan, dinleyici olmayan, bunlarla ilgilenmeyen insan hem dünyada helak olur, neden? Geri kalır.bunlarla ilgilenmeyen insan hem dünyada helak olur, neden? Geri kalır. Geri kalmış ülkeler sıralamasına bak, süper ülkeler, ileri ülkeler,

Geri kalmış ülkeler sıralamasına bak, süper ülkeler, ileri ülkeler,
geri kalmış ülkeler.geri kalmış ülkeler. Bak bakalım kimler süper, ileri; kimler geri. Maalesef İslam ülkeleri geri kalmış.Bak bakalım kimler süper, ileri; kimler geri. Maalesef İslam ülkeleri geri kalmış. Gezdim diyar-ı küfrü, beldeler, kâşâneler gördüm.

Gezdim diyar-ı küfrü, beldeler, kâşâneler gördüm.
Dolaştım mülki islamı, bütün viraneler gördüm.Dolaştım mülki islamı, bütün viraneler gördüm. Ziya Paşa söylüyor işte bundan, bir asırdan fazla önce yaşamış insan.

Ziya Paşa söylüyor işte bundan, bir asırdan fazla önce yaşamış insan.
Dolaşmış Avrupa’yı, hani o zaman Osmanlı vardı, padişah vardı,Dolaşmış Avrupa’yı, hani o zaman Osmanlı vardı, padişah vardı, para vardı, pul vardı ama tabii Osmanlıya saldıran düşmanlar vardı, masraflar vardı filan. para vardı, pul vardı ama tabii Osmanlıya saldıran düşmanlar vardı, masraflar vardı filan. İslâm diyarını dolaşmış, ne görmüş? Viraneler görmüş, yıkık, dökük, harap…İslâm diyarını dolaşmış, ne görmüş? Viraneler görmüş, yıkık, dökük, harap… Avrupa’yı dolaşmış, küfür diyarını dolaşmış, neler görmüş?Avrupa’yı dolaşmış, küfür diyarını dolaşmış, neler görmüş? Beldeler, kâşâneler, mâmur yerler görmüş.Beldeler, kâşâneler, mâmur yerler görmüş. E onlar da insan, onlar da yiyorlar, içiyorlar. Niye?

E onlar da insan, onlar da yiyorlar, içiyorlar. Niye?
Çok çalışıyorlar, metodlu çalışıyorlar, ilme sarılıyorlar.

Çok çalışıyorlar, metodlu çalışıyorlar, ilme sarılıyorlar.
Bilimsel yönden bir şeyi iyi hesaplıyorlar, kâr-zarar hesabı yapıyorlar,Bilimsel yönden bir şeyi iyi hesaplıyorlar, kâr-zarar hesabı yapıyorlar, kârlı olan şeye yürüyorlar, kârsız olan işten geri duruyorlar,kârlı olan şeye yürüyorlar, kârsız olan işten geri duruyorlar, her şeyin ölçüsünü ilim gösteriyor, yolunu ilim gösteriyor.her şeyin ölçüsünü ilim gösteriyor, yolunu ilim gösteriyor. Bizde? Bizde öyle değil. Bizde her şey keyfe kalmış oluyor.

Bizde? Bizde öyle değil. Bizde her şey keyfe kalmış oluyor.
Onun için ilme sarılın! Şahsen ilme sarılın, yükselirsiniz.

Onun için ilme sarılın! Şahsen ilme sarılın, yükselirsiniz.
Ailece ilme sarılın, yükselirsiniz.Ailece ilme sarılın, yükselirsiniz. Dini bakımdan ilme sarılırsınız, Allah’ın sevgili kulu olursunuz,Dini bakımdan ilme sarılırsınız, Allah’ın sevgili kulu olursunuz, evliya olursunuz, dünyevi bakımdan ilme sarılın,evliya olursunuz, dünyevi bakımdan ilme sarılın, meşhur bir insan olursunuz, yüksek bir insan olursunuz, zengin bir insan olursunuz.meşhur bir insan olursunuz, yüksek bir insan olursunuz, zengin bir insan olursunuz. Hem dünyada hem ahirette yükselmenin, ilerlemenin şartı ilimdir aziz ve kıymetli kardeşlerim.Hem dünyada hem ahirette yükselmenin, ilerlemenin şartı ilimdir aziz ve kıymetli kardeşlerim. İkinci hadis-i şerife geçelim.

İkinci hadis-i şerife geçelim.
(Üğzû bi’smi’llâhi fî sebîli’llâh, lâ teğullû, ve lâ tağdirû, ve lâ tümessilû,

(Üğzû bi’smi’llâhi fî sebîli’llâh, lâ teğullû, ve lâ tağdirû, ve lâ tümessilû,
ve lâ taktülû velîden.ve lâ taktülû velîden. Ve li’l-müsâfiri selâsün meshun ale’l-huffeyni, ve li’l-mukîmi yevmün ve leyleh.) Ve li’l-müsâfiri selâsün meshun ale’l-huffeyni, ve li’l-mukîmi yevmün ve leyleh.) Ahmed ibn-i Hanbel’den gelen bir hadis-i şerif.

Ahmed ibn-i Hanbel’den gelen bir hadis-i şerif.
Peygamber SAS Efendimiz buyurmuş ki:

Peygamber SAS Efendimiz buyurmuş ki:
Üğzû bi’smi’llâhi fî sebîli’llâh,

Üğzû bi’smi’llâhi fî sebîli’llâh,
Ey ordu mensupları, herhalde orduyu uğurluyordu şöyle

Ey ordu mensupları, herhalde orduyu uğurluyordu şöyle
Medine’nin dışına kadar uğurlarmış,Medine’nin dışına kadar uğurlarmış, “Hadi bakalım, selametle gidin!” diye. Uğzû, ze ile, gazâ fiilinden.“Hadi bakalım, selametle gidin!” diye. Uğzû, ze ile, gazâ fiilinden. (Üğzû bi’smi’llâhi)

(Üğzû bi’smi’llâhi)
“Allah’ın adıyla başlayın şu gaza etmeye!“Allah’ın adıyla başlayın şu gaza etmeye! (Fî sebîli’llâh)(Fî sebîli’llâh) Allah yolunda cihad edin! Nefis için değil, kazanç için değil, dünya için değil,Allah yolunda cihad edin! Nefis için değil, kazanç için değil, dünya için değil, keyif için değil, zevk için değil, cihangirlik için değil, Allah yolunda,keyif için değil, zevk için değil, cihangirlik için değil, Allah yolunda, Allah için cihada besmeleyle başlayın bakalım!” diye uğurlamış.Allah için cihada besmeleyle başlayın bakalım!” diye uğurlamış. E niye Müslüman savaşıyor? Müslüman merhametlidir,

E niye Müslüman savaşıyor? Müslüman merhametlidir,
Allah merhametlilerin en merhametlisidir,Allah merhametlilerin en merhametlisidir, Peygamber Efendimiz ayet-i kerimede tarif edilmiş:Peygamber Efendimiz ayet-i kerimede tarif edilmiş: (Lekad câeküm rasûlün min enfüsiküm azîz, aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bi’l-mü’minîne raûfün rahîm).

(Lekad câeküm rasûlün min enfüsiküm azîz, aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bi’l-mü’minîne raûfün rahîm).
Peygamber Efendimiz de merhametli, re’fetli, rauf ve rahim bir insan...

Peygamber Efendimiz de merhametli, re’fetli, rauf ve rahim bir insan...
Allah-u Teàlâ Hazretleri de merhametli.Allah-u Teàlâ Hazretleri de merhametli. Niçin savaş oluyor? Savaş olmasın!Niçin savaş oluyor? Savaş olmasın! Tamam, tarihi belki bilemezsin, ben sana günümüzden misal söyleyeyim:

Tamam, tarihi belki bilemezsin, ben sana günümüzden misal söyleyeyim:
Yugoslavya’daki savaşı biz mi istedik?Yugoslavya’daki savaşı biz mi istedik? Yugoslavya’daki savaşı Müslümanlar mı istedi? Hayır. Sırplar saldırdı.Yugoslavya’daki savaşı Müslümanlar mı istedi? Hayır. Sırplar saldırdı. Komşularına saldırdılar.Komşularına saldırdılar. Beraber oturup kalktıkları aynı mahalledeki komşularına saldırdılar.Beraber oturup kalktıkları aynı mahalledeki komşularına saldırdılar. Neden? Hainlik, plan, çeşitli şeyler var, düşünceler var, hesaplar var,Neden? Hainlik, plan, çeşitli şeyler var, düşünceler var, hesaplar var, kâfirlikler var, hınzırlıklar var, domuzluklar var ondan saldırdı işte.kâfirlikler var, hınzırlıklar var, domuzluklar var ondan saldırdı işte. Ha, o zaman ne yapacaksın? Mecburen silaha sarılacaksın.

Ha, o zaman ne yapacaksın? Mecburen silaha sarılacaksın.
Ne yaptılar Boşnaklar? İki yüz elli bin tanesi öldü,Ne yaptılar Boşnaklar? İki yüz elli bin tanesi öldü, belki daha fazlası öldü, e silaha sarıldılar, belki daha fazlası öldü, e silaha sarıldılar, kendileri atölyelerde biraz silahlar yapmaya çalıştılar, ambargodan etkilenmemeye çalıştılar,kendileri atölyelerde biraz silahlar yapmaya çalıştılar, ambargodan etkilenmemeye çalıştılar, çoluk çocuğunu korumaya çalıştılar.çoluk çocuğunu korumaya çalıştılar. Ha, insanın sadece merhametli olması, iyi niyetli, tatlı dilli, güleç yüzlü,

Ha, insanın sadece merhametli olması, iyi niyetli, tatlı dilli, güleç yüzlü,
iyi ahlâklı olması ile hayat sürmüyor.iyi ahlâklı olması ile hayat sürmüyor. Ne gerekiyor? Bir de tehlikelere ve düşmanlara karşı kuvvetli olmak gerekiyor.Ne gerekiyor? Bir de tehlikelere ve düşmanlara karşı kuvvetli olmak gerekiyor. Onun için peygamber SAS emretmiş, tavsiye etmiş, buyurmuş, işaret eylemiş ki:Onun için peygamber SAS emretmiş, tavsiye etmiş, buyurmuş, işaret eylemiş ki: Kuvvetli müslüman

Kuvvetli müslüman
El-mü’minü’l-kaviyyü.El-mü’minü’l-kaviyyü. Kaviyy kuvvetli demek.Kaviyy kuvvetli demek. Kuvvetli müslümanKuvvetli müslüman hayrun ve ehabbu ila’llahi mine’l-mü’mini’d-daîfi,hayrun ve ehabbu ila’llahi mine’l-mü’mini’d-daîfi, zayıf müslümandan Allah yanında daha hayırlıdır.zayıf müslümandan Allah yanında daha hayırlıdır. Kuvvetli müslüman daha hayırlıdır ve Allah onu daha çok sever. Daha sevgilidir.Kuvvetli müslüman daha hayırlıdır ve Allah onu daha çok sever. Daha sevgilidir. Buyur… Görüyor musun?

Buyur… Görüyor musun?
Hem Allah daha çok seviyor hem de daha hayırlı.Hem Allah daha çok seviyor hem de daha hayırlı. E nasıl olacağız? Kuvvetli Müslüman olacağız.E nasıl olacağız? Kuvvetli Müslüman olacağız. Nasıl kuvvetli Müslüman olunur?Nasıl kuvvetli Müslüman olunur? Dün ben biraz hareket ettim, koşturdum, boğazım tıkanacaktı,

Dün ben biraz hareket ettim, koşturdum, boğazım tıkanacaktı,
neredeyse ciğerim sökülüp ağzıma gelecekti.neredeyse ciğerim sökülüp ağzıma gelecekti. Otura otura, harekete etmeye etmeye, idman yapmaya yapmayaOtura otura, harekete etmeye etmeye, idman yapmaya yapmaya ciğerimiz çalışmaz olmuş.ciğerimiz çalışmaz olmuş. Hani böyle oturuyoruz, mesleğimiz de biraz öyle.Hani böyle oturuyoruz, mesleğimiz de biraz öyle. Postacı olsak yürürüz, tarımda çalışsak çabalarız filan,Postacı olsak yürürüz, tarımda çalışsak çabalarız filan, işte böyle oturma mesleğinde olduğumuzdan öyle hamlamışız ki, küflenmişiz ki iki hareket ettim,işte böyle oturma mesleğinde olduğumuzdan öyle hamlamışız ki, küflenmişiz ki iki hareket ettim, sanki kalbim çatlayacak, ciğerim yırtılacak. sanki kalbim çatlayacak, ciğerim yırtılacak. Sevr dağına çıkalım dedik hani Mekke-i Mükerreme’de Peygamber Efendimiz hicret ederken

Sevr dağına çıkalım dedik hani Mekke-i Mükerreme’de Peygamber Efendimiz hicret ederken
orada bir mağarada saklanmış, görelim bakalım efendimizin şuorada bir mağarada saklanmış, görelim bakalım efendimizin şu saklandığı mağarayı diye Sevr dağına çıkalım dedik, böyle çadır gibi bir dağ,saklandığı mağarayı diye Sevr dağına çıkalım dedik, böyle çadır gibi bir dağ, yüksek, sivri… Kaya, sırf kaya, çatır çatır kaya…yüksek, sivri… Kaya, sırf kaya, çatır çatır kaya… Sevr dağına çıktık ama korktum,Sevr dağına çıktık ama korktum, ciğerim parçalanıp da parça parça ağzıma böyle kırmızı kırmızı ciğerim parçalanıp da parça parça ağzıma böyle kırmızı kırmızı ciğer parçaları gelecek diye korktum. O kadar hamlamışız,ciğer parçaları gelecek diye korktum. O kadar hamlamışız, bir dağa tırmanmak… bir dağa tırmanmak… E ben Osmanlı devrinde yaşasaydımE ben Osmanlı devrinde yaşasaydım Avusturya’ya kadar nasıl yürüyecektim, Viyana önünde nasıl çarpışacaktım?Avusturya’ya kadar nasıl yürüyecektim, Viyana önünde nasıl çarpışacaktım? Dedelerimiz ne yapmış? İdman yapmışlar, çalışmışlar.Dedelerimiz ne yapmış? İdman yapmışlar, çalışmışlar. Cirit oyunu var, atın üstüne cirit oyunu var.Cirit oyunu var, atın üstüne cirit oyunu var. Hâlâ Malazgirt’de, Doğu Anadolu’da filan oynuyorlar.Hâlâ Malazgirt’de, Doğu Anadolu’da filan oynuyorlar. Atın üstünde dıgıdık dıgıdık çeşitli oyunlar…Atın üstünde dıgıdık dıgıdık çeşitli oyunlar… Atın üstünde durmak bir hüner zaten.Atın üstünde durmak bir hüner zaten. Atın zaten üzerinde böyle hop hop hop yaptıkça insanın Atın zaten üzerinde böyle hop hop hop yaptıkça insanın oturduğu yerler yara oluyor.oturduğu yerler yara oluyor. Bir defa ata bindin mi bir hafta hasta yatıyorsun.Bir defa ata bindin mi bir hafta hasta yatıyorsun. Ama o ona alıştırmış kendisini.Ama o ona alıştırmış kendisini. Hem atını sürüyor, hem mızrağı, tahtadan bir mızrak ama,Hem atını sürüyor, hem mızrağı, tahtadan bir mızrak ama, mızrağı hazırlıyor, düşmanı kovalıyor, mızrağı hazırlıyor, düşmanı kovalıyor, mızrağı da savuruyor, öbür tarafı vurursa kazanacak, oyun böyle.mızrağı da savuruyor, öbür tarafı vurursa kazanacak, oyun böyle. Ötekisi de hem kaçıyor, hem o mızrağı takip ediyor,Ötekisi de hem kaçıyor, hem o mızrağı takip ediyor, havada yakalarsa puan alıyor.havada yakalarsa puan alıyor. Kaçıp kurtulursa puan alıyor. Nedir bu oyun? Kaçıp kurtulursa puan alıyor. Nedir bu oyun? Bu, savaş oyunudur işte. İdmanını yapıyor.Bu, savaş oyunudur işte. İdmanını yapıyor. E ne olması lazım Müslüman’ın? Kuvvetli olması lazım.

E ne olması lazım Müslüman’ın? Kuvvetli olması lazım.
Nerede şimdi kuvvetli Müslüman?Nerede şimdi kuvvetli Müslüman? En kuvvetli Müslüman merdivenlerden çıkamıyor.En kuvvetli Müslüman merdivenlerden çıkamıyor. Bir kat merdivenden çıkamıyor. Neden?Bir kat merdivenden çıkamıyor. Neden? Sigarayla kurum doldu ciğerleri, nefes alacak yerleri kalmadı.Sigarayla kurum doldu ciğerleri, nefes alacak yerleri kalmadı. Herkesin şurasında bir Marlboro sigarası vardır.Herkesin şurasında bir Marlboro sigarası vardır. Bir lüks çakmağı vardır, yak bir sigara, yak bir çakmak. Bir lüks çakmağı vardır, yak bir sigara, yak bir çakmak. Herkesin bir sigarası vardır ciğeri mahvetmek için. Herkesin bir sigarası vardır ciğeri mahvetmek için. Halbuki kuvvetli Müslüman daha sevgili ve daha iyi.

Halbuki kuvvetli Müslüman daha sevgili ve daha iyi.
Bunları anlatmaya çalışıyoruz, kardeşlerimizi kahvehaneden,Bunları anlatmaya çalışıyoruz, kardeşlerimizi kahvehaneden, pis havalı yerlerden çekmeye çalışıyoruz,pis havalı yerlerden çekmeye çalışıyoruz, temiz havayı öğretmeye çalışıyoruz.temiz havayı öğretmeye çalışıyoruz. Çok yıldızlı kamp dedik.Çok yıldızlı kamp dedik. Hani en lüks otel ne oluyor? Beş yıldızlı oluyor.Hani en lüks otel ne oluyor? Beş yıldızlı oluyor. Beş yıldızlıdan daha güzeli çok yıldızlı kamp dedik. Ne demek istedik?Beş yıldızlıdan daha güzeli çok yıldızlı kamp dedik. Ne demek istedik? Yani yaylaya çıkalım, çayıra, bayıra çıkalım;Yani yaylaya çıkalım, çayıra, bayıra çıkalım; gökyüzünde sayılamayacak kadar çok yıldız var,gökyüzünde sayılamayacak kadar çok yıldız var, tamam o beş yıldızlıdan daha güzel orası, çok yıldızlı yerde kamp yapalım dedik.tamam o beş yıldızlıdan daha güzel orası, çok yıldızlı yerde kamp yapalım dedik. Hasta oldu bizimkiler, ben de hasta oldum.Hasta oldu bizimkiler, ben de hasta oldum. Alışmamışız, ne çadıra, ne kampa, ne dışarda yatmaya,Alışmamışız, ne çadıra, ne kampa, ne dışarda yatmaya, ne havanın serinliğine, ne yaylanın havasına.ne havanın serinliğine, ne yaylanın havasına. Hiçbir şeye alışmamışız. Küflenmişiz. Olmaz.Hiçbir şeye alışmamışız. Küflenmişiz. Olmaz. Çocuklarımız kuvvetli yetişecek.

Çocuklarımız kuvvetli yetişecek.
Bak Avrupa’lı yüzme dersi veriyor çocuklarına ve mecburi, keyfi filan değil.Bak Avrupa’lı yüzme dersi veriyor çocuklarına ve mecburi, keyfi filan değil. 19 Mayıs mecburi değil ama yüzme mecburi. Neden?19 Mayıs mecburi değil ama yüzme mecburi. Neden? Denize düştü mü kurtulması lazım da ondan.Denize düştü mü kurtulması lazım da ondan. Denize düşebilir insan, gemi batabilir. Yüzecek.Denize düşebilir insan, gemi batabilir. Yüzecek. Bilmem dereyi geçmesi gerekebilir, düşmandan kaçması gerekebilir.Bilmem dereyi geçmesi gerekebilir, düşmandan kaçması gerekebilir. “—Ben yüzme bilmem.”

“—Ben yüzme bilmem.”
Karadenizli kardeşimiz yüzme bilmiyor.

Karadenizli kardeşimiz yüzme bilmiyor.
Balıkçı kardeşimiz yüzme bilmiyor. Hiç duydunuz mu? Ben duydum.Balıkçı kardeşimiz yüzme bilmiyor. Hiç duydunuz mu? Ben duydum. Balıkçı, ömrü denizde geçiyor, yüzme bilmiyor.Balıkçı, ömrü denizde geçiyor, yüzme bilmiyor. Peygamber Efendimiz söylemişti, çocuklarınıza yazı yazmayı, ok atmayı, yüzmeyi öğretin. Peygamber Efendimiz söylemişti, çocuklarınıza yazı yazmayı, ok atmayı, yüzmeyi öğretin. Arabistan’da deniz mi var ki Efendimiz yüzmeyi bu kadar ısrarla vurgulamış?Arabistan’da deniz mi var ki Efendimiz yüzmeyi bu kadar ısrarla vurgulamış? Sebebi var. Bizi iyi yetiştirmek istiyor da ondan.Sebebi var. Bizi iyi yetiştirmek istiyor da ondan. Biz de peygamber efendimiz yolunca yürüyen insanlar olarak size sıhhat kazandırmak istiyoruz.

Biz de peygamber efendimiz yolunca yürüyen insanlar olarak size sıhhat kazandırmak istiyoruz.
Çocuklarınızı sıhhatli yetiştirmek istiyoruz,Çocuklarınızı sıhhatli yetiştirmek istiyoruz, temiz havaya alıştırmak istiyoruz.temiz havaya alıştırmak istiyoruz. İdmanlı olsun, kuvvetli olsun, bilgili olsun, iyi yetişsin istiyoruz.İdmanlı olsun, kuvvetli olsun, bilgili olsun, iyi yetişsin istiyoruz. Gerekiyor çünkü.Gerekiyor çünkü. Sen uslu duruyorsun, düşman uslu durmuyor.

Sen uslu duruyorsun, düşman uslu durmuyor.
Su uyur, düşman uyumaz!

Su uyur, düşman uyumaz!
Ne demek? Millet suyu bizim lıkır lıkır içtiğimiz su sanıyor. Su da uyumaz.

Ne demek? Millet suyu bizim lıkır lıkır içtiğimiz su sanıyor. Su da uyumaz.
Suyun da dalgası vardır, fırtınası vardır, gemileri batırır filan.Suyun da dalgası vardır, fırtınası vardır, gemileri batırır filan. Su uyur düşman uyumaz ne demek? Bilmiyor millet, siz de bilmiyorsunuz.Su uyur düşman uyumaz ne demek? Bilmiyor millet, siz de bilmiyorsunuz. Hadi sakinlik kastediliyor filan diyelim, değil.Hadi sakinlik kastediliyor filan diyelim, değil. Eski Türkçede su veya sü asker demek. Subaşı ne demek?Eski Türkçede su veya sü asker demek. Subaşı ne demek? Askerbaşı demek, komutan demek yoksa pınarbaşı demek değil.Askerbaşı demek, komutan demek yoksa pınarbaşı demek değil. Ha, “Su uyur, düşman uyumaz!” sözünün manası ne?

Ha, “Su uyur, düşman uyumaz!” sözünün manası ne?
Senin askerin uyur ama düşman uyumaz.Senin askerin uyur ama düşman uyumaz. Senin askerinin uyuduğu sırada o etrafı çevirir,Senin askerinin uyuduğu sırada o etrafı çevirir, kampa bir baskın yapar, darmadağın eder ortalığı. Düşman uyumaz.kampa bir baskın yapar, darmadağın eder ortalığı. Düşman uyumaz. Senin askerin uyur, su, asker uyur ama düşman uyumaz.Senin askerin uyur, su, asker uyur ama düşman uyumaz. Ey komutan onun için sen de uyuma.Ey komutan onun için sen de uyuma. Hiç olmazsa uyumayan nöbetçiler koy, vs. filan yani kendini koru demek.Hiç olmazsa uyumayan nöbetçiler koy, vs. filan yani kendini koru demek. E, dedemiz “Su uyur, düşman uyumaz!” demiş, torunE, dedemiz “Su uyur, düşman uyumaz!” demiş, torun “Su uyur, düşman uyumaz!” sözünün manasını unutmuş.“Su uyur, düşman uyumaz!” sözünün manasını unutmuş. Ne demek bu? Tedbirli ol demek.Ne demek bu? Tedbirli ol demek. Almanya’da bir arkadaşı ziyaret ettik, bir şehirde çiftlik tutmuşlar.

Almanya’da bir arkadaşı ziyaret ettik, bir şehirde çiftlik tutmuşlar.
İşte on beş – yirmi kişi orada yaşıyor. Kapısında silahlı nöbetçi var.İşte on beş – yirmi kişi orada yaşıyor. Kapısında silahlı nöbetçi var. Neden? Sünnettir diyor.Neden? Sünnettir diyor. Silahlı nöbetçi olması sünnettir demiş, oraya silahlı bir nöbetçi koymuş.Silahlı nöbetçi olması sünnettir demiş, oraya silahlı bir nöbetçi koymuş. Neden? Düşman gelebilir, şey yapabilir. Bizim de hakikaten hazırlıklı olmamız lazım.Neden? Düşman gelebilir, şey yapabilir. Bizim de hakikaten hazırlıklı olmamız lazım. Gaza ve cihad onun için kıyamete kadar vardır.

Gaza ve cihad onun için kıyamete kadar vardır.
Biz ne kadar merhametli olursak olalım,Biz ne kadar merhametli olursak olalım, karınca bile ezmemeye çalışırsak çalışalım bizi yok etmek isteyen insanlar var.karınca bile ezmemeye çalışırsak çalışalım bizi yok etmek isteyen insanlar var. Balkanlardan gitsin diyor, peki gidelim, gittik Balkanlardan.Balkanlardan gitsin diyor, peki gidelim, gittik Balkanlardan. Anadolu’dan da gitsin diyor. Tamam oradan da… Nereye gideceğiz? Orta Asya’ya.Anadolu’dan da gitsin diyor. Tamam oradan da… Nereye gideceğiz? Orta Asya’ya. Orta Asya’dan da Ruslar siz buradan gidin diyor. Nereye gideceksin.

Orta Asya’dan da Ruslar siz buradan gidin diyor. Nereye gideceksin.
Yani siz gidin. Cehenneme gidin siz, biz niye gidelim, siz cehenneme gidinYani siz gidin. Cehenneme gidin siz, biz niye gidelim, siz cehenneme gidin dememiz lazım, bunun için de fiilen hazırlanmak gerekiyor, cihad da gerekli.dememiz lazım, bunun için de fiilen hazırlanmak gerekiyor, cihad da gerekli. (Uğzu bi’smi’llah) “Gaza edin Allah’ın adıyla, (fî sebili’llah)

(Uğzu bi’smi’llah) “Gaza edin Allah’ın adıyla, (fî sebili’llah)
keyif için değil, Allah rızası için; hak hakim olsun, adalet hakim olsun;keyif için değil, Allah rızası için; hak hakim olsun, adalet hakim olsun; iyilik, hoşluk olsun; dirlik, düzenlik olsun; rahatlık, mutluluk olsun;iyilik, hoşluk olsun; dirlik, düzenlik olsun; rahatlık, mutluluk olsun; kadınlarımız rahat etsin, çocuklarımız rahat etsin,kadınlarımız rahat etsin, çocuklarımız rahat etsin, beldelerimiz şen ve esen olsun diye, tabii Allah rızası için bu yapılacak. beldelerimiz şen ve esen olsun diye, tabii Allah rızası için bu yapılacak. (Lâ teğullû) “Hırsızlık yapmayın, ganimet malını çalmayın!”

(Lâ teğullû) “Hırsızlık yapmayın, ganimet malını çalmayın!”
Gaziler bir beldeyi fethederlerse mallar, ganimetler toplanılır.

Gaziler bir beldeyi fethederlerse mallar, ganimetler toplanılır.
Şahsen kimse alamaz, devletin başkanı dağıtır, devletin payını alır.Şahsen kimse alamaz, devletin başkanı dağıtır, devletin payını alır. Eğer dağıtımdan önce bir ayakkabı bağcığı bile almış olsa gazilerden birisi,Eğer dağıtımdan önce bir ayakkabı bağcığı bile almış olsa gazilerden birisi, evet Allah yolunda cihad etmişti filan amaevet Allah yolunda cihad etmişti filan ama bir ayakkabı bağcığı bile almış olsa, Peygamber Efendimiz diyor ki: bir ayakkabı bağcığı bile almış olsa, Peygamber Efendimiz diyor ki: “—Cehennemden ateşten bir bağ almıştır!”

“—Cehennemden ateşten bir bağ almıştır!”
Alamaz. Millet Kıbrıs’a gitti, cihad etti, evlere girdi çıktı;

Alamaz. Millet Kıbrıs’a gitti, cihad etti, evlere girdi çıktı;
altınlar, yüzükler, bilezikler, ganimetler, bilmemaltınlar, yüzükler, bilezikler, ganimetler, bilmem öldürdükleri askerin silahı, bilmem nesi, İslam’da böyle değil.öldürdükleri askerin silahı, bilmem nesi, İslam’da böyle değil. Her şey bir düzen içinde.Her şey bir düzen içinde. Gulül yok. Gulül ne demek? Ganimeti taksimden önce cebine indirmek.

Gulül yok. Gulül ne demek? Ganimeti taksimden önce cebine indirmek.
Böyle şey yok. Teslim edecek ne varsa.Böyle şey yok. Teslim edecek ne varsa. İşte ayakkabı bağı, işte kasatura, işte el bombası, işte zırh, işte bilmem şunu bunu filan, ganimet.İşte ayakkabı bağı, işte kasatura, işte el bombası, işte zırh, işte bilmem şunu bunu filan, ganimet. Ganimetin beşte biri devletindir. Ganimetin beşte biri devletindir. Beşte dördü de canını ortaya koymuş olan gaziler arasında taksim edilir.Beşte dördü de canını ortaya koymuş olan gaziler arasında taksim edilir. İslam’ın emri bu.İslam’ın emri bu. Gulül yapmayın, yani ganimeti cebinize indirmeyin keyfi olarak demektir, bir.Gulül yapmayın, yani ganimeti cebinize indirmeyin keyfi olarak demektir, bir. (Ve lâ tağdirû) “Zulüm de yapmayın, gadir de yapmayın.

(Ve lâ tağdirû) “Zulüm de yapmayın, gadir de yapmayın.
Harp ediyorsun ama harbin de bir usulü var. Zulüm yok.Harp ediyorsun ama harbin de bir usulü var. Zulüm yok. Seninle çarpışanla çarpışırsın, gadretmek, zulmetmek yoktur.Seninle çarpışanla çarpışırsın, gadretmek, zulmetmek yoktur. İslam’ın harbi bile asildir.İslam’ın harbi bile asildir. Sonra? (Ve lâ tümessilû)

Sonra? (Ve lâ tümessilû)
“Yakaladığınız esirin kolunu, burnunu, bacağını, bilmem nesini kesmeyin!”“Yakaladığınız esirin kolunu, burnunu, bacağını, bilmem nesini kesmeyin!” Müsle derler buna, mim, peltek se, lam, yani yaparlarmış düşmanlar bunu.

Müsle derler buna, mim, peltek se, lam, yani yaparlarmış düşmanlar bunu.
Kulağını kesiyor. Affedersiniz, tenasül uzvunu kesiyor,Kulağını kesiyor. Affedersiniz, tenasül uzvunu kesiyor, affedersiniz burnunun ucunu kesiyor, derisini yüzüyor, işkence yapıyor. affedersiniz burnunun ucunu kesiyor, derisini yüzüyor, işkence yapıyor. İslâm’da var mı? Yok. Müsle yapmak, bak Efendimiz yasaklamış.İslâm’da var mı? Yok. Müsle yapmak, bak Efendimiz yasaklamış. Eza, cefa vermek yok...Eza, cefa vermek yok... Sonra? (Ve lâ taktülû velîden) “Çocukları öldürmeyin!”

Sonra? (Ve lâ taktülû velîden) “Çocukları öldürmeyin!”
Zavallı çocuk, bir şeyden haberi yok ki.

Zavallı çocuk, bir şeyden haberi yok ki.
İslam’ın yayılmasında İslâm’a en büyük hizmeti kimler yapmışlardır?İslam’ın yayılmasında İslâm’a en büyük hizmeti kimler yapmışlardır? Oradan buradan gelen esirler, anlaşmalılar, köleler ve saireler.Oradan buradan gelen esirler, anlaşmalılar, köleler ve saireler. Almıştır Müslümanlar onları, adam etmiştir, terbiye etmiştir.Almıştır Müslümanlar onları, adam etmiştir, terbiye etmiştir. Her birisi ya alim olmuştur, ya sanatkar olmuştur,Her birisi ya alim olmuştur, ya sanatkar olmuştur, ya bir hizmete koşmuştur.ya bir hizmete koşmuştur. İnsan öldürmek hüner değil, insanı kazanmak hüner.İnsan öldürmek hüner değil, insanı kazanmak hüner. İslâm bu anlayışta... Öldürme çocuğu diyor.İslâm bu anlayışta... Öldürme çocuğu diyor. Kimi öldürecek? Silah çekeni öldür.Kimi öldürecek? Silah çekeni öldür. Çocuğu koru, al bir kenara, geç evladım, senin bir suçun yok.Çocuğu koru, al bir kenara, geç evladım, senin bir suçun yok. Ayır onu, kolla. Çocukları öldürmeyin.Ayır onu, kolla. Çocukları öldürmeyin. Sonra bu nasihatleri yapmış, göndermiş.

Sonra bu nasihatleri yapmış, göndermiş.
Birde diyor ki:Birde diyor ki: (Ve li’l-müsâfiri selâsün meshun ale’l-huffeyni)

(Ve li’l-müsâfiri selâsün meshun ale’l-huffeyni)
Ayağına giydiği mestlere böyle yola çıkmış,Ayağına giydiği mestlere böyle yola çıkmış, gazaya çıkmış olan bir insan üç gün pabucunu, mestini çıkarmadan mest üzerine mesh yapabilir.gazaya çıkmış olan bir insan üç gün pabucunu, mestini çıkarmadan mest üzerine mesh yapabilir. O meste Araplar huf diyorlar.O meste Araplar huf diyorlar. Huffeyn iki huf yani, ayağa giyilen iki şey.Huffeyn iki huf yani, ayağa giyilen iki şey. Onun üstüne üç gün çıkarmadan mesh yapabilir.Onun üstüne üç gün çıkarmadan mesh yapabilir. Askerin şimdi postalı var, dizine kadar bağcıklı.

Askerin şimdi postalı var, dizine kadar bağcıklı.
Neden? Öyle ufak tefek ayakkabılarla bu işler yürümüyor. Askerlik bu.Neden? Öyle ufak tefek ayakkabılarla bu işler yürümüyor. Askerlik bu. Dağa çıkıyorsun, taşa basıyorsun, suya giriyorsun bilmem ne.Dağa çıkıyorsun, taşa basıyorsun, suya giriyorsun bilmem ne. Pabucun sağlam olması lazım.Pabucun sağlam olması lazım. Dize kadar bağcıklı postal.Dize kadar bağcıklı postal. Giymesi bir dert, çıkarması bir dert. Biz de askerlik yaptık, biliyoruz, zor.Giymesi bir dert, çıkarması bir dert. Biz de askerlik yaptık, biliyoruz, zor. Hatta kenarına kaçak olarak fermuar yapmıştık biz. Önde bağcık var.Hatta kenarına kaçak olarak fermuar yapmıştık biz. Önde bağcık var. Fermuaru cırt çektin mi postal kolay çıkıyor, cart çektin mi postal çabuk giyiliyor amaFermuaru cırt çektin mi postal kolay çıkıyor, cart çektin mi postal çabuk giyiliyor ama komutan görürse onu alıyordu, cezalandırıyordu, iptal ettiriyordu yani şey yok, sağlam olacak.komutan görürse onu alıyordu, cezalandırıyordu, iptal ettiriyordu yani şey yok, sağlam olacak. Fermuara filan bırakmıyor işi yani. Fermuara filan bırakmıyor işi yani. Ne olacak şimdi? Bu asker giyemiyor, çıkartamıyor.

Ne olacak şimdi? Bu asker giyemiyor, çıkartamıyor.
Temizse, altında bir şey yoksa, üstüne şöyle mest verir, üstüne onu çıkarmadan,Temizse, altında bir şey yoksa, üstüne şöyle mest verir, üstüne onu çıkarmadan, ayaklarını yıkamaya lüzum olmadan olabilir.ayaklarını yıkamaya lüzum olmadan olabilir. Müsafirin, yani seferi durumda olan bir insanın, asker de seferidir,Müsafirin, yani seferi durumda olan bir insanın, asker de seferidir, seferi olan bir insanın ayağındaki böyle mesh durumunda olan şeyeseferi olan bir insanın ayağındaki böyle mesh durumunda olan şeye üç gün çıkarmadan şöyle eliyle işaret ederek, hafifçe dokunarak mesh etmesi vardır ama,üç gün çıkarmadan şöyle eliyle işaret ederek, hafifçe dokunarak mesh etmesi vardır ama, (veli’l-mukîmi yevmün ve leyletün) mukim olan, seferi olmayan insan için bir gün, bir gecedir.(veli’l-mukîmi yevmün ve leyletün) mukim olan, seferi olmayan insan için bir gün, bir gecedir. Yani bu sabah hava soğuk, şimdi yazdayız ama kış olduğunu düşünelim, hava soğuk.

Yani bu sabah hava soğuk, şimdi yazdayız ama kış olduğunu düşünelim, hava soğuk.
Sabahleyin kalktın evde, ayaklarını yıkadın, abdestini aldın güzelce, mestini giydin ayağına.Sabahleyin kalktın evde, ayaklarını yıkadın, abdestini aldın güzelce, mestini giydin ayağına. Camiye geldin, işine gittin, öğlene geldin. Camiye geldin, işine gittin, öğlene geldin. Abdest alacağın zaman ne yapacaksın ayağında? Elini yüzünü yıkayacaksın, ayağına mesh vereceksin, Abdest alacağın zaman ne yapacaksın ayağında? Elini yüzünü yıkayacaksın, ayağına mesh vereceksin, tamam çünkü şey var, abdestle giydiğin şey var. tamam çünkü şey var, abdestle giydiğin şey var. Sonra ikindi oldu, akşam oldu, yatsı oldu;Sonra ikindi oldu, akşam oldu, yatsı oldu; kalktın, misafirliğe gittin, vs. filan.kalktın, misafirliğe gittin, vs. filan. Hani diyelim ki yolda geçti vaktin, şöyle oldu, böyle oldu,Hani diyelim ki yolda geçti vaktin, şöyle oldu, böyle oldu, pabucu çıkartamadın, ayağındaki mesti çıkartamadın.pabucu çıkartamadın, ayağındaki mesti çıkartamadın. Sabah namazı vaktine kadar ayağında durdu diyelim yani.Sabah namazı vaktine kadar ayağında durdu diyelim yani. Kaçta bozulmuştu sabahleyin aldığın abdest, mesti giydikten sonra?

Kaçta bozulmuştu sabahleyin aldığın abdest, mesti giydikten sonra?
Sabahleyin altıda abdest almıştım, onda yüz numaraya gitmiştim,Sabahleyin altıda abdest almıştım, onda yüz numaraya gitmiştim, saat 10’da bozuldu hocam aldığım abdest.saat 10’da bozuldu hocam aldığım abdest. Ha, tamam, ona kadar namaz kılabilirsin o mestleHa, tamam, ona kadar namaz kılabilirsin o mestle ama onu bir gece daha kılamazsın, bitti.ama onu bir gece daha kılamazsın, bitti. Bir gün, bir gece, mestin müddeti bitti. Bir gün, bir gece, mestin müddeti bitti. Seferiysen, askersen, yolcuysan üç gündür bu mesafe.Seferiysen, askersen, yolcuysan üç gündür bu mesafe. Erzurum’a gidiyorsun, trenin içindesin, şöyle şeyde

Erzurum’a gidiyorsun, trenin içindesin, şöyle şeyde
tamam orada yatılmıyor değil mi, altı kişi ayaklarını uzatıyor.tamam orada yatılmıyor değil mi, altı kişi ayaklarını uzatıyor. Tamam, yolculuk halinde üç gün ayakkabını çıkarmadan mesh ederek işi idare edersin.Tamam, yolculuk halinde üç gün ayakkabını çıkarmadan mesh ederek işi idare edersin. Büyük kolaylıktır.Büyük kolaylıktır. Misafir için, misafir burada yolcu demek, yolcu için üç gün üç gecedir, Misafir için, misafir burada yolcu demek, yolcu için üç gün üç gecedir, mukim için yani seferi olmayan insan için bir gün bir gecedir diye onu da söylüyor. Niye söylüyor?mukim için yani seferi olmayan insan için bir gün bir gecedir diye onu da söylüyor. Niye söylüyor? Asker pabucunu çıkartmakla uğraşmasın, Asker pabucunu çıkartmakla uğraşmasın, üç gün onu çıkarmadan ayağına mesh ederek abdestli olabilir,üç gün onu çıkarmadan ayağına mesh ederek abdestli olabilir, bunu bilsin diye yolcuya onu da hatırlatmış Peygamber Efendimiz.bunu bilsin diye yolcuya onu da hatırlatmış Peygamber Efendimiz. Üçüncü hadis-i şerifi de okuyalım, bitirelim işi.

Üçüncü hadis-i şerifi de okuyalım, bitirelim işi.
Bu da bir kadınların cenaze yıkamasıyla ilgiliymiş.Bu da bir kadınların cenaze yıkamasıyla ilgiliymiş. Buhari’de, Müslim’de olan bir hadis-i şerif.Buhari’de, Müslim’de olan bir hadis-i şerif. (İğsilnehâ vitren, selâsen ev hamsen, ev seb’an, ev ekser min zâlike;

(İğsilnehâ vitren, selâsen ev hamsen, ev seb’an, ev ekser min zâlike;
in raeytünne zâlike bi-mâin ve sidrin, in raeytünne zâlike bi-mâin ve sidrin, ve’c’alne fi’l- âhireti kâfûren, ev şey’en min kâfûr.)ve’c’alne fi’l- âhireti kâfûren, ev şey’en min kâfûr.) Erkek öldüğü zaman cenazeyi erkek, kadın öldüğü zaman cenazeyi kadın yıkar.

Erkek öldüğü zaman cenazeyi erkek, kadın öldüğü zaman cenazeyi kadın yıkar.
Şimdi biz Münih’teyiz, kapı çaldı,

Şimdi biz Münih’teyiz, kapı çaldı,
Hürriyet gazetesinin oradaki muhabiriyle tanışmıştık.Hürriyet gazetesinin oradaki muhabiriyle tanışmıştık. Hocam, buyur, benim tanıdığım bir kadın vefat etti, gel yıka.Hocam, buyur, benim tanıdığım bir kadın vefat etti, gel yıka. Dedim ki kadını kadın yıkar, erkek yıkamaz.Dedim ki kadını kadın yıkar, erkek yıkamaz. Adamın bir şeyden haberi yok. Kadını kadının yıkayacağından haberi yok.Adamın bir şeyden haberi yok. Kadını kadının yıkayacağından haberi yok. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Ey kadınlar, bu cenazeyi kadın cenazeyi, Onlara talimat veriyo peygamber efendimiz.

“Ey kadınlar, bu cenazeyi kadın cenazeyi, Onlara talimat veriyo peygamber efendimiz.
Üç olarak yıkayın veya beş defa yıkayın, veya yedi defa yıkayın;Üç olarak yıkayın veya beş defa yıkayın, veya yedi defa yıkayın; gerekiryorsa, gerekliğine göre.gerekiryorsa, gerekliğine göre. Pisliği gitmedi, akıntısı geçmedi, temiz olmadı,

Pisliği gitmedi, akıntısı geçmedi, temiz olmadı,
üç defa veya beş defa veya yedi defa veya daha fazla yıkayabilirsiniz.üç defa veya beş defa veya yedi defa veya daha fazla yıkayabilirsiniz. Neyle? (Bimain ve sidrin) Suyla ve sedir ağacının sidr denilen malzemesiyle,Neyle? (Bimain ve sidrin) Suyla ve sedir ağacının sidr denilen malzemesiyle, biraz kokulu, güzel bir şey. biraz kokulu, güzel bir şey. Onunla şöyle üç defa beş defa yedi defa veyahutta ihtiyaç görülüyorsa Onunla şöyle üç defa beş defa yedi defa veyahutta ihtiyaç görülüyorsa daha fazla yıkayın temiz olsun cenaze, suyla ve sidrle yıkayın.daha fazla yıkayın temiz olsun cenaze, suyla ve sidrle yıkayın. “Sonra; (Ve’c’alne fi’l-âhireti kâfûren) en son yıkayışınızda kâfûr koyun suya…”

“Sonra; (Ve’c’alne fi’l-âhireti kâfûren) en son yıkayışınızda kâfûr koyun suya…”
O da güzel kokulu bir malzeme. O da güzel kokulu bir malzeme. Kimyevi bakımdan terkibinin ne olduğunu bilemiyorum amaKimyevi bakımdan terkibinin ne olduğunu bilemiyorum ama böyle keskin ve güzel kokar, hem de antiseptik galiba.böyle keskin ve güzel kokar, hem de antiseptik galiba. Viks gibi boğaz şeyleri var, onların içinde de olan bir maddedir bu.Viks gibi boğaz şeyleri var, onların içinde de olan bir maddedir bu. Cenazeye filan da koyuluyor, en son suyuna.Cenazeye filan da koyuluyor, en son suyuna. Yani tamamı varsa ondan koyarsınız, yoksa, (ev şey’en min kâfûr)Yani tamamı varsa ondan koyarsınız, yoksa, (ev şey’en min kâfûr) Kâfûrdan bir miktar koyarsınız.” O da antiseptik ve güzel kokulu bir şey.Kâfûrdan bir miktar koyarsınız.” O da antiseptik ve güzel kokulu bir şey. Yani biz ne yapıyoruz cenazemizi, Müslümanlar, biz cenazemizi yıkarız, tertemiz…

Yani biz ne yapıyoruz cenazemizi, Müslümanlar, biz cenazemizi yıkarız, tertemiz…
Üç defa, beş defa, yedi defa, sidr ile, böyle güzel kokularla…Üç defa, beş defa, yedi defa, sidr ile, böyle güzel kokularla… En sonunda suyun içine kâfûr koyarak güzelce yıkarız,En sonunda suyun içine kâfûr koyarak güzelce yıkarız, güzelce kefenleriz.güzelce kefenleriz. Güzelce tabuta koyarız, güzelce kabrini kazarız,Güzelce tabuta koyarız, güzelce kabrini kazarız, oraya güzelce yerleştiririz, dualar edip üstünü örteriz.oraya güzelce yerleştiririz, dualar edip üstünü örteriz. Bizim doğumumuz da güzeldir, cenazeyi gömüşümüz de güzeldir,

Bizim doğumumuz da güzeldir, cenazeyi gömüşümüz de güzeldir,
yaşayışımız da güzeldir, tertemizdir, ölümüz de temizdir, dirimiz de temizdir el-hamdü lillâh.yaşayışımız da güzeldir, tertemizdir, ölümüz de temizdir, dirimiz de temizdir el-hamdü lillâh. Ne mutlu ki Allah bizi Müslüman eylemiş.Ne mutlu ki Allah bizi Müslüman eylemiş. Allah bizi İslam’dan ayırmasın… Müslüman olarak yaşatsın…

Allah bizi İslam’dan ayırmasın… Müslüman olarak yaşatsın…
Ama has Müslüman eylesin…Ama has Müslüman eylesin… Yarım yamalak değil tam Müslüman olmayı Allah cümlemize nasib eylesin…Yarım yamalak değil tam Müslüman olmayı Allah cümlemize nasib eylesin… Evlatlarımızı da iyi Müslüman yetiştirmeyi nasib eylesin…Evlatlarımızı da iyi Müslüman yetiştirmeyi nasib eylesin… Fatiha-i şerife mea’l-besmele!

Fatiha-i şerife mea’l-besmele!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2