Namaz Vakitleri
İstanbul
18 Cemâziye'l-Evvel 1448
29 October 2026
İmsak
05:58
Güneş
07:24
Öğle
12:53
İkindi
15:44
Akşam
18:11
Yatsı
19:31
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Hamden kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn.Hamden kesîren tayyiben mübâreken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn ve şefîi’l-müznibîn,

Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn ve şefîi’l-müznibîn,
tac-i ruûsinâ ve tabîb-i kulûbinâ Muhammedini’l-Mustafâtac-i ruûsinâ ve tabîb-i kulûbinâ Muhammedini’l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba’d:

Emmâ ba’d:
Fekâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.

Fekâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem.
İnne’llâhe ‘azze ve celle yeğfiru li-‘abdihî mâ lem yeka‘i’l-hicâb.

İnne’llâhe ‘azze ve celle yeğfiru li-‘abdihî mâ lem yeka‘i’l-hicâb.
Kîle: Ve mâ vükû‘u’l-hicâb? Kâle: Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün.Kîle: Ve mâ vükû‘u’l-hicâb? Kâle: Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün. Sadaka Resûlullah fîma kâl ev kemâ kâl.

Sadaka Resûlullah fîma kâl ev kemâ kâl.
Ahmed b. Hanbel, Buhârî, İbn Abdulber, İbn Hibbân ve Hâkim,Ebû Zer el-Gıfârî Hazretlerinden rivayet etmişler ki,

Ahmed b. Hanbel, Buhârî, İbn Abdulber, İbn Hibbân ve Hâkim,Ebû Zer el-Gıfârî Hazretlerinden rivayet etmişler ki,
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle buyurmuş;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri şöyle buyurmuş; İnne’llâhe ‘azze ve celle.

İnne’llâhe ‘azze ve celle.
Çok, son derecede aziz ve çok celil olan, izzet ve celal sahibi olan Allah-u Teala Hazretleri hiç şüphe yok ki;Çok, son derecede aziz ve çok celil olan, izzet ve celal sahibi olan Allah-u Teala Hazretleri hiç şüphe yok ki; Yağfiru li-‘abdihî.Yağfiru li-‘abdihî. Kulunu mağfiret eder. Kulunun günahlarını bağışlar. Affeder.Kulunu mağfiret eder. Kulunun günahlarını bağışlar. Affeder. Mâ lem yeka‘i’l-hicâb.Mâ lem yeka‘i’l-hicâb. Hicâb perde öne düşmedikçe perde düşmedikçe perde girilmedikçeHicâb perde öne düşmedikçe perde düşmedikçe perde girilmedikçe Allah kulunun günahlarını afv u mağfiret eyler.Allah kulunun günahlarını afv u mağfiret eyler. Kîle: Denildi ki: Yâ Resulallah! Ve mâ vükû‘u’l-hicâb?

Kîle: Denildi ki: Yâ Resulallah! Ve mâ vükû‘u’l-hicâb?
Bu perdenin düşmesi, perdenin çekilmesinden murad ne?Bu perdenin düşmesi, perdenin çekilmesinden murad ne? Yani ne olursa olmuyor da, o olmadan evvel olursa oluyor bu tevbe?Yani ne olursa olmuyor da, o olmadan evvel olursa oluyor bu tevbe? Allah afv u mağfiret ediyor.Allah afv u mağfiret ediyor. Kâle: Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün.

Kâle: Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün.
Canı insanın müşrik olarak çıkarsa bedeninden, o işte perde düştü demektir.Canı insanın müşrik olarak çıkarsa bedeninden, o işte perde düştü demektir. Araya artık imkan kalmadı demektir. İş bitti demektir.Araya artık imkan kalmadı demektir. İş bitti demektir. Ölmeden önce, can çıkmadan önce Allah'ın affetmesi, mağfiret eylemesi imkanı var.

Ölmeden önce, can çıkmadan önce Allah'ın affetmesi, mağfiret eylemesi imkanı var.
Son nefesine kadar. Tevbe etse, imana gelse efendim günahlarını Cenâb-ı Hak afv u mağfiret eder, kulunu bağışlar.Son nefesine kadar. Tevbe etse, imana gelse efendim günahlarını Cenâb-ı Hak afv u mağfiret eder, kulunu bağışlar. Amma can çıktı mı, perde düştü demektir.Amma can çıktı mı, perde düştü demektir. Perde kapandı diyelim biz.Perde kapandı diyelim biz. Perde kapandı demektir.Perde kapandı demektir. İş, imkan kalmaz.İş, imkan kalmaz. Buradan ben bir şeyi seziniyorum ki, Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün.

Buradan ben bir şeyi seziniyorum ki, Tehrucü’n-nefsü ve hiye müşriketün.
Nefis, müşrik olarak çıkar.Nefis, müşrik olarak çıkar. Can, müşrik olarak çıkardan maksat, buradaki mağfiret,Can, müşrik olarak çıkardan maksat, buradaki mağfiret, yani galiba kâfir olarak ölenleri anlatıyor.yani galiba kâfir olarak ölenleri anlatıyor. Kâfir olarak ölürse, ölüm olduktan sonra artık afv u mağfiret olmaz diye anlatıyor.Kâfir olarak ölürse, ölüm olduktan sonra artık afv u mağfiret olmaz diye anlatıyor. Yani eğer kâfir olarak ölmezse başka hadis-i şeriflerden biliyoruz ki,Yani eğer kâfir olarak ölmezse başka hadis-i şeriflerden biliyoruz ki, dünyadaki hayırlı evlatlarının yaptıklarından günahlar mağfiret oluyor.dünyadaki hayırlı evlatlarının yaptıklarından günahlar mağfiret oluyor. Yani ufak tefek teferruat günahlar var,Yani ufak tefek teferruat günahlar var, bir de ana en büyük günahlar var.bir de ana en büyük günahlar var. En büyük günahların da en başta geleni şirk.En büyük günahların da en başta geleni şirk. Mümin olamamış, imana gelememiş, Allah'ın varlığını kabul edememiş, müşrik.Mümin olamamış, imana gelememiş, Allah'ın varlığını kabul edememiş, müşrik. Ha müşrik olarak ölürse en büyük mağfiretHa müşrik olarak ölürse en büyük mağfiret yani Allah'ın sonuç itibariyle cennete sokması, o olmuyor, bitti,yani Allah'ın sonuç itibariyle cennete sokması, o olmuyor, bitti, perde kapandı efendim engel konuldu.perde kapandı efendim engel konuldu. Ama son nefese yakın bile Eşhedü en lâ ilâhe illallâh

Ama son nefese yakın bile Eşhedü en lâ ilâhe illallâh
ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü deyiverseydi,ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü deyiverseydi, mümin olsaydı, mümin olarak ölseydi,mümin olsaydı, mümin olarak ölseydi, öbür günahları Cenâb-ı Hak çeşitli vesilelerle gene affediyor.öbür günahları Cenâb-ı Hak çeşitli vesilelerle gene affediyor. Bir kere, sadaka-i cariyesi olanların sevapları devam ediyor, günahları siliniyor.

Bir kere, sadaka-i cariyesi olanların sevapları devam ediyor, günahları siliniyor.
Yani mektep yaptırmış, cami yaptırmış, boyuna istifade edildikçe çeşme yaptırmış, yol yaptırmış,Yani mektep yaptırmış, cami yaptırmış, boyuna istifade edildikçe çeşme yaptırmış, yol yaptırmış, kalıcı hayır müessesesi yaptırmış,kalıcı hayır müessesesi yaptırmış, o müessese kaldığı müddetçe sevap kazanmaya devam ediyor.o müessese kaldığı müddetçe sevap kazanmaya devam ediyor. Hayırlı evlat yetiştirilmiş,

Hayırlı evlat yetiştirilmiş,
o evlat hayırları işledikçe, namaz kıldıkça, ibadet ettikçe, Kur'an okudukça, hatim indirdikçe,o evlat hayırları işledikçe, namaz kıldıkça, ibadet ettikçe, Kur'an okudukça, hatim indirdikçe, sadaka verdikçe, hac ettikçe, kurban kestikçe, anne baba mağfiret oluyor.sadaka verdikçe, hac ettikçe, kurban kestikçe, anne baba mağfiret oluyor. Kitap yazmış, talebe yetiştirmiş,

Kitap yazmış, talebe yetiştirmiş,
kitap okundukça, talebe efendim hayırlı faaliyette bulundukça, hoca, müellif, yazar, afv u mağfiret oluyor.kitap okundukça, talebe efendim hayırlı faaliyette bulundukça, hoca, müellif, yazar, afv u mağfiret oluyor. Ve Peygamber Efendimiz müjdeliyor ki; Mü'min kul kabre günahkâr olarak konulur bazen, amma

Ve Peygamber Efendimiz müjdeliyor ki; Mü'min kul kabre günahkâr olarak konulur bazen, amma
kabirden ba'sü ba'de'l-mevte günahsız kalkar.kabirden ba'sü ba'de'l-mevte günahsız kalkar. Halbuki günahlı olarak yatırılmıştı kabre bu, günahsız kalkar.Halbuki günahlı olarak yatırılmıştı kabre bu, günahsız kalkar. Bu dünyadaki evlad-ı iyalinin, yakınlarının, sevenlerinin onun için yaptığı dualar, hayırlar vs. sebebiyle.Bu dünyadaki evlad-ı iyalinin, yakınlarının, sevenlerinin onun için yaptığı dualar, hayırlar vs. sebebiyle. Yani vefat eden için geride kalanlar bir hayır yapsa ona faydası olur mu?

Yani vefat eden için geride kalanlar bir hayır yapsa ona faydası olur mu?
Olur. Evet, olur. Peygamber Efendimiz olur buyuruyor.Olur. Evet, olur. Peygamber Efendimiz olur buyuruyor. Anne babası namına haccetse, kurban kesse olur mu?Anne babası namına haccetse, kurban kesse olur mu? Evet, olur hatta tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz.Evet, olur hatta tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz. Çeşme yaptırsa o vasiyet etmemiş filan ama, gelen geçen su içse hayvanlar, ahar mı dersiniz siz?

Çeşme yaptırsa o vasiyet etmemiş filan ama, gelen geçen su içse hayvanlar, ahar mı dersiniz siz?
Çeşmenin aharından efendim vüp vüp vüp su içse ona sevap yazılır.Çeşmenin aharından efendim vüp vüp vüp su içse ona sevap yazılır. Kuşlar kenara konsa, gagacıyla biraz alsa gık gık gık efendim su içse sevap yazılır.Kuşlar kenara konsa, gagacıyla biraz alsa gık gık gık efendim su içse sevap yazılır. Ağaç dikse, çeşmenin başına ağaç dikti, dut ağacı büyüdü.

Ağaç dikse, çeşmenin başına ağaç dikti, dut ağacı büyüdü.
Çoluk çocuk dalına çıktı, dutları yedi.Çoluk çocuk dalına çıktı, dutları yedi. Ne teşekkür ediyorlar, ne bunu dikeni düşünüyorlar.Ne teşekkür ediyorlar, ne bunu dikeni düşünüyorlar. Olsun Allah biliyor. Sen iyilik yap denize at da balık bilmezse hâlik bilir demişler.Olsun Allah biliyor. Sen iyilik yap denize at da balık bilmezse hâlik bilir demişler. O taneleri, dutları yedikçe çocuklar sevap yazılıyor.O taneleri, dutları yedikçe çocuklar sevap yazılıyor. Kuşlar gelip gagaladıkça sevap yazılıyor.Kuşlar gelip gagaladıkça sevap yazılıyor. Onun için ağaç dikmemiz lazım.Onun için ağaç dikmemiz lazım. Keşke çıplak araziyi alsak, ağaçlar diksek.Keşke çıplak araziyi alsak, ağaçlar diksek. Ağaç dikmek, Keşke her birimiz ayrı cami yapsak.Ağaç dikmek, Keşke her birimiz ayrı cami yapsak. Şimdi Eagleby'deki kilise inşallah nasip olur, alırız.

Şimdi Eagleby'deki kilise inşallah nasip olur, alırız.
Bir kişinin kıvırtabileceği bir şey.Bir kişinin kıvırtabileceği bir şey. 160 bin istiyorlar. Bu istenen fiyat, bir de pazarlık payı var.160 bin istiyorlar. Bu istenen fiyat, bir de pazarlık payı var. Kiliseyi al, ben bunu cami yaptım de, işte bitti.Kiliseyi al, ben bunu cami yaptım de, işte bitti. Çünkü Allah rızası için bir mescit yapan için Allah-u Teala Hazretleri cennette bir köşk vaad ediyor.Çünkü Allah rızası için bir mescit yapan için Allah-u Teala Hazretleri cennette bir köşk vaad ediyor. Vaadi haktır. Vaadinden hulfü, dönmesi, vazgeçmesi yoktur.Vaadi haktır. Vaadinden hulfü, dönmesi, vazgeçmesi yoktur. Yap bir cami, gir cennete, otur köşke, o kadar kolay.Yap bir cami, gir cennete, otur köşke, o kadar kolay. Benim niyetim bir sürü cami yapmak. İnşallah. Çeşitli maniler var.

Benim niyetim bir sürü cami yapmak. İnşallah. Çeşitli maniler var.
İnsan bir hayrı yapmak için 70 tane şeytanın çalımını atlatıp geçmesi lazımmış.İnsan bir hayrı yapmak için 70 tane şeytanın çalımını atlatıp geçmesi lazımmış. Kolay değil. 70 tane bek olsa, onları geçip de Erol o golü atabilir misin?

Kolay değil. 70 tane bek olsa, onları geçip de Erol o golü atabilir misin?
Hepsi birden önüne dizilmişler.Hepsi birden önüne dizilmişler. Onu kıvır, bunu kıvır, onu kıvır, bunu kıvır derken bir tanesi bir ayak koyar, topu ayağından alır seni.Onu kıvır, bunu kıvır, onu kıvır, bunu kıvır derken bir tanesi bir ayak koyar, topu ayağından alır seni. Yani bir hayrı yapıncaya kadar bir para pul sahibi yetmiş tane şeytanınYani bir hayrı yapıncaya kadar bir para pul sahibi yetmiş tane şeytanın kandırmasından, vesvesesinden, vazgeç ya demesinden yakayı kurtarması gerekiyor.kandırmasından, vesvesesinden, vazgeç ya demesinden yakayı kurtarması gerekiyor. Ama yaparsa kazanıyor.Ama yaparsa kazanıyor. Allah-u Teala Hazretleri nice fırsatlar ihsan eylesin, nice camiler yapmayı nasip eylesin.Allah-u Teala Hazretleri nice fırsatlar ihsan eylesin, nice camiler yapmayı nasip eylesin. Bir de cami güzel çalıştı mı, yeni cami, tam köprünün karşısında arı kovanı gibi çalışır.

Bir de cami güzel çalıştı mı, yeni cami, tam köprünün karşısında arı kovanı gibi çalışır.
Her zaman, bilmem Beyoğlu'ndaki Ağa cami, İstiklal Caddesi'ndeki küçük kubbeli bir cami, öyle kubbesiz, çatılı bir cami.Her zaman, bilmem Beyoğlu'ndaki Ağa cami, İstiklal Caddesi'ndeki küçük kubbeli bir cami, öyle kubbesiz, çatılı bir cami. Yani sultan camiler gibi büyük değil.Yani sultan camiler gibi büyük değil. Böyle çalışır, arı kovanı gibi.Böyle çalışır, arı kovanı gibi. Hacı Bayram camisi vızır vızır çalışır her zaman.Hacı Bayram camisi vızır vızır çalışır her zaman. Yani yerine yaptın mı camiyi hiç boş kalmaz.Yani yerine yaptın mı camiyi hiç boş kalmaz. O piyasadaki camiler aşağıdaki efendim tam böyle ticarethanelerin olduğu yerdeki camiler, vızır vızır çalışır.O piyasadaki camiler aşağıdaki efendim tam böyle ticarethanelerin olduğu yerdeki camiler, vızır vızır çalışır. Her çalışandan sevap geliyor yapana. Çok sevaplar kazanıyor.Her çalışandan sevap geliyor yapana. Çok sevaplar kazanıyor. Bizim İskenderpaşa işte bir kubbe küçük bir cami, gelen sıkışık oturuyor, terliyor,

Bizim İskenderpaşa işte bir kubbe küçük bir cami, gelen sıkışık oturuyor, terliyor,
havalandırması yok, camlar kapalı,havalandırması yok, camlar kapalı, ya şu camiyi büyütelim, yandaki evleri alalım, etmeyin eylemeyin çok sevabı var vesaire filanya şu camiyi büyütelim, yandaki evleri alalım, etmeyin eylemeyin çok sevabı var vesaire filan artık ben bıktım söylemekten cemaate de kızmaya başladım içimdenartık ben bıktım söylemekten cemaate de kızmaya başladım içimden ya bu ne biçim cemaat bu kadar kalabalık, kıpırtı bir hareket yok.ya bu ne biçim cemaat bu kadar kalabalık, kıpırtı bir hareket yok. Ama sabırlı olmak lazımmış.Ama sabırlı olmak lazımmış. Caminin yanında 10 tane ev vardı belki.

Caminin yanında 10 tane ev vardı belki.
Hepsi birer ikişer, birer ikişer, birer ikişer, birer ikişer alındı, alındı, alındı, alındı, alındı, alındı.Hepsi birer ikişer, birer ikişer, birer ikişer, birer ikişer alındı, alındı, alındı, alındı, alındı, alındı. Ondan sonra da yıkıldı.Ondan sonra da yıkıldı. Kökten caminin inşaatını yapacağız derken greyder getirdiler, kepçe getirdiler derkenKökten caminin inşaatını yapacağız derken greyder getirdiler, kepçe getirdiler derken mahallenin elektrikleri çatır çutur kesildi, kablolar koptu, bilmem ne şikayet mikayet oldu bittimahallenin elektrikleri çatır çutur kesildi, kablolar koptu, bilmem ne şikayet mikayet oldu bitti şimdi cami 5 misli 10 misli büyüdü alt katları, orta katları, üst katları, bodrum altlarışimdi cami 5 misli 10 misli büyüdü alt katları, orta katları, üst katları, bodrum altları hocam diyor ben diyor falanca televizyon kanalından geldim, sizinle röportaj yapacağım.hocam diyor ben diyor falanca televizyon kanalından geldim, sizinle röportaj yapacağım. Üç gündür burada bekliyorum sizi, diyor. Vaaza gidiyorum. Beklerim diyor.Üç gündür burada bekliyorum sizi, diyor. Vaaza gidiyorum. Beklerim diyor. Vaazdan çıktıktan sonra düz yoldan gitsem, adam üç gündür bekliyor, azmetmiş, benimle konuşma yapacak.Vaazdan çıktıktan sonra düz yoldan gitsem, adam üç gündür bekliyor, azmetmiş, benimle konuşma yapacak. Çeşitli yollar var.Çeşitli yollar var. Alt kata iniyorsun, Oradan bilmem nereden, bilmem nereden. Hop eve geçiyorsun, şeyin haberi bile olmuyor.Alt kata iniyorsun, Oradan bilmem nereden, bilmem nereden. Hop eve geçiyorsun, şeyin haberi bile olmuyor. Dışarıdakilerin haberi bile olmuyor.Dışarıdakilerin haberi bile olmuyor. Beklesin bakalım. Sevmediğimiz kanallar.Beklesin bakalım. Sevmediğimiz kanallar. Şimdi bizi konuşturuyorlar. Bizden yazı istiyorlar.

Şimdi bizi konuşturuyorlar. Bizden yazı istiyorlar.
Mesela CNN benden röportaj istiyor.Mesela CNN benden röportaj istiyor. Verir miyim?Verir miyim? Böyle yaparlar değil mi?Böyle yaparlar değil mi? Aptal mıyım ben? Vermem. Niye vermem?Aptal mıyım ben? Vermem. Niye vermem? Doğru aktaracağız. Bilmem, hakikati saklamayacağız. Sansür, makaslama yapmayacağız.Doğru aktaracağız. Bilmem, hakikati saklamayacağız. Sansür, makaslama yapmayacağız. İyi ama herkes Es'ad Hoca konuşacakmış diye uykuyu durağa bırakacak şey yapacak.İyi ama herkes Es'ad Hoca konuşacakmış diye uykuyu durağa bırakacak şey yapacak. Seni dinleyecek, senin reklamın olacak.Seni dinleyecek, senin reklamın olacak. E sen de makbul bir kanal değilsin.E sen de makbul bir kanal değilsin. Kanalların kimisi çok berbat.Kanalların kimisi çok berbat. En pis kanal, lağım kanalı mı yoksa bilmiyoruz.En pis kanal, lağım kanalı mı yoksa bilmiyoruz. Çok pis kanallar var.Çok pis kanallar var. Evet hayır hasenat yani sonunda cami yapıldı yapanlar kazandı, hayır edenler verenler kazandı.

Evet hayır hasenat yani sonunda cami yapıldı yapanlar kazandı, hayır edenler verenler kazandı.
İkinci hadis-i şerif.

İkinci hadis-i şerif.
İnne’llâhe ‘azze ve celle yekbelü’s-sadakate ve ye’huzühâ bi-yemînihî fe-yürabbîhâ li-ehadiküm kemâ yürabbî ehadüküm mührahû

İnne’llâhe ‘azze ve celle yekbelü’s-sadakate ve ye’huzühâ bi-yemînihî fe-yürabbîhâ li-ehadiküm kemâ yürabbî ehadüküm mührahû
hattâ inne’l-lükmete le-tesîru misle Uhud.hattâ inne’l-lükmete le-tesîru misle Uhud. Tirmizî sahih hadis-i şerif buyurmuş İmâm Tirmizî. Dârekutnî kaydetmiş

Tirmizî sahih hadis-i şerif buyurmuş İmâm Tirmizî. Dârekutnî kaydetmiş
Ebû Hureyre radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş olan bu hadis-i şerifteEbû Hureyre radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş olan bu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Pek aziz ve pek celil olan, sonsuz izzet ve celal sahibi olan Allah-u Teala Hazretleri;

Pek aziz ve pek celil olan, sonsuz izzet ve celal sahibi olan Allah-u Teala Hazretleri;
Yekbelü’s-sadakate.Yekbelü’s-sadakate. Sadakayı kabul buyurur.Sadakayı kabul buyurur. Kulun verdiği sadakayı kabul buyurur.Kulun verdiği sadakayı kabul buyurur. Sadaka Peygamber Efendimiz'in zamanında hem zekâtı hem de zekâtın dışındaki hayırları ifade ediyordu.Sadaka Peygamber Efendimiz'in zamanında hem zekâtı hem de zekâtın dışındaki hayırları ifade ediyordu. Kur'an-ı Kerim'de de öyle geçer.Kur'an-ı Kerim'de de öyle geçer. İnnemâ-ssadekâtu lilfukarâ-i velmesâkîni. (Tevbe Suresi 60. Ayet) muhacirine diye.

İnnemâ-ssadekâtu lilfukarâ-i velmesâkîni. (Tevbe Suresi 60. Ayet) muhacirine diye.
Mesela orada zekât demek o.

Mesela orada zekât demek o.
Sadaka, efendim, şey manasına geçer,Sadaka, efendim, şey manasına geçer, zekât manasına da geçer.zekât manasına da geçer. Cenâb-ı Hak kulun verdiği zekâtı, hayrı, sadakayı kabul eder. Sonra.Cenâb-ı Hak kulun verdiği zekâtı, hayrı, sadakayı kabul eder. Sonra. Ve ye’huzühâ bi-yemînihî.

Ve ye’huzühâ bi-yemînihî.
Ve onu Cenâb-ı Hak Teala eliyle alır.Ve onu Cenâb-ı Hak Teala eliyle alır. Fe-yürabbîhâ li-ehadiküm .Fe-yürabbîhâ li-ehadiküm . Sizden birisi için onu büyütür, yetiştirir, geliştirir, sizin için geliştirir, nasıl?Sizden birisi için onu büyütür, yetiştirir, geliştirir, sizin için geliştirir, nasıl? Kemâ yürabbî ehadüküm mührahû.Kemâ yürabbî ehadüküm mührahû. Sizden biriniz küçücük bir tayı ihtimamla, dikkatle yetiştirip büyüttüğü gibi.Sizden biriniz küçücük bir tayı ihtimamla, dikkatle yetiştirip büyüttüğü gibi. Aman bu büyüyecek de bir Arap atı olacak da, ben bunun üstüne bineceğim de,Aman bu büyüyecek de bir Arap atı olacak da, ben bunun üstüne bineceğim de, dıgıdık dıgıdık dıgıdık dıgıdık efendim kıymetli küheylan şahane bir at olacak diyedıgıdık dıgıdık dıgıdık dıgıdık efendim kıymetli küheylan şahane bir at olacak diye ihtimamla büyüttüğü gibi, küçük tay sonradan da at olur tamam kullanılır.ihtimamla büyüttüğü gibi, küçük tay sonradan da at olur tamam kullanılır. O kadar ki; hattâ inne’l-lükmate.

O kadar ki; hattâ inne’l-lükmate.
Bir lokma hayır, le-tesîru, muhakkak ki olur.Bir lokma hayır, le-tesîru, muhakkak ki olur. Misle Uhudin. Uhud dağı kadar olur.Misle Uhudin. Uhud dağı kadar olur. Cenâb-ı Hak büyütür, büyütür, büyütür, geliştirir, geliştirir, geliştirir bir lokmalık hayır,Cenâb-ı Hak büyütür, büyütür, büyütür, geliştirir, geliştirir, geliştirir bir lokmalık hayır, al şu lokmayı diye verdiğim bir lokmalık hayır Uhud Dağı gibi olur buyuruyor Peygamber Efendimiz.al şu lokmayı diye verdiğim bir lokmalık hayır Uhud Dağı gibi olur buyuruyor Peygamber Efendimiz. Demek ki yaptığımız bütün hayırları fiilleri, ibadetleri Cenâb-ı Hak olduğu gibi büyütmüyor,

Demek ki yaptığımız bütün hayırları fiilleri, ibadetleri Cenâb-ı Hak olduğu gibi büyütmüyor,
kat kat kat kat, olduğu gibi bırakmıyor, kat kat büyütüyor.kat kat kat kat, olduğu gibi bırakmıyor, kat kat büyütüyor. Yani bir hacca gidiyoruz, evet yani masraflı bir şey filan ama nihayet bir ay içinde dönüyoruz.

Yani bir hacca gidiyoruz, evet yani masraflı bir şey filan ama nihayet bir ay içinde dönüyoruz.
İstersek 15 gün içinde de döneriz ayarlayabilirsek.İstersek 15 gün içinde de döneriz ayarlayabilirsek. E masraf da işte 3000-4000 dolar. Tamam.E masraf da işte 3000-4000 dolar. Tamam. Yani çok bir şey değil aslında.Yani çok bir şey değil aslında. 3000-4000 dolarları nerelere harcıyoruz, nerelerde kaybediyoruz ve gene istediğimiz gibi3000-4000 dolarları nerelere harcıyoruz, nerelerde kaybediyoruz ve gene istediğimiz gibi kazanç elde edemiyoruz. Ama Cenâb-ı Hak bir hac için bütün günahları afvümağfiret ediyor.kazanç elde edemiyoruz. Ama Cenâb-ı Hak bir hac için bütün günahları afvümağfiret ediyor. Ve makbul bir haccın mükâfatı cennetten başka değil buyuruyor Peygamber Efendimiz;Ve makbul bir haccın mükâfatı cennetten başka değil buyuruyor Peygamber Efendimiz; "El haccül mebrûru leyse lehu cezâun illel cennet.""El haccül mebrûru leyse lehu cezâun illel cennet." Cennetten başka bir mükâfatı yok. Mutlaka cennetlik olacak hacı.Cennetten başka bir mükâfatı yok. Mutlaka cennetlik olacak hacı. Mebrur, güzel bir hac yaptı mı. Kavgasız, gürültüsüz, küfürsüz, itişmesiz,Mebrur, güzel bir hac yaptı mı. Kavgasız, gürültüsüz, küfürsüz, itişmesiz, inatsız, bilmem nesiz, cennetlik oluyor yani büyütüyor.inatsız, bilmem nesiz, cennetlik oluyor yani büyütüyor. Bir Lâ ilâhe illallah diyor, onu çok seviyor ve o Lâ ilâhe illallah diyeni cennetlik yapıyor.

Bir Lâ ilâhe illallah diyor, onu çok seviyor ve o Lâ ilâhe illallah diyeni cennetlik yapıyor.
Bir lokmalık bir hayır yapıyor, Uhud Dağı kadar büyütüyor.Bir lokmalık bir hayır yapıyor, Uhud Dağı kadar büyütüyor. Uhud Dağı muazzam bir dağ, Medine'nin kuzeydoğusunda.Uhud Dağı muazzam bir dağ, Medine'nin kuzeydoğusunda. Elhamdülillah. Yani misli misline, tamı tamına yaptığın iyiliğin karşılığını verse hava alırız biz.Elhamdülillah. Yani misli misline, tamı tamına yaptığın iyiliğin karşılığını verse hava alırız biz. Hava alırız.Hava alırız. Bütün ömrümüzü Cenâb-ı Hakk'a amelelikle geçirsek bir amelenin gündeliği ne kadardır?

Bütün ömrümüzü Cenâb-ı Hakk'a amelelikle geçirsek bir amelenin gündeliği ne kadardır?
Elli, yetmiş beş, yüz, bir şey söyle, yüz de,Elli, yetmiş beş, yüz, bir şey söyle, yüz de, yani amele yüz almaz ya, yüz de, iki yüz deyani amele yüz almaz ya, yüz de, iki yüz de yani bütün ömrünü amelelikle geçirsen cennetteki bir köşkünyani bütün ömrünü amelelikle geçirsen cennetteki bir köşkün köşe taşındaki mücevherin parasını veremez, parasını ödeyemez,köşe taşındaki mücevherin parasını veremez, parasını ödeyemez, cennetteki bir cennet taamının parasını ödeyemezsin.cennetteki bir cennet taamının parasını ödeyemezsin. Senin arazinden cennet ırmakları akacak.Senin arazinden cennet ırmakları akacak. Süzme baldan, bozulmayan sütten, efendim tatlı cennet meşrubatındanSüzme baldan, bozulmayan sütten, efendim tatlı cennet meşrubatından ve cennet sularından ırmaklar akacak. şeyden, bahçeden. Şaldır şaldır.ve cennet sularından ırmaklar akacak. şeyden, bahçeden. Şaldır şaldır. Tecrî min tahtihâ-l-enhâr. (Muhammed Suresi 12. Ayet)

Tecrî min tahtihâ-l-enhâr. (Muhammed Suresi 12. Ayet)
Hem bahçen olacak, cennet bahçeleri, hem de içinde ırmaklar olacak.

Hem bahçen olacak, cennet bahçeleri, hem de içinde ırmaklar olacak.
İçtiğin zaman bayıldığın, tadına mest olduğun güzel meşrubat.İçtiğin zaman bayıldığın, tadına mest olduğun güzel meşrubat. Lâ ilâhe illallah diyen cennetlik olur.

Lâ ilâhe illallah diyen cennetlik olur.
Günah işlemeyen cehenneme düşmez, cennete gider.Günah işlemeyen cehenneme düşmez, cennete gider. Adamın birisi geldi bir savaş sırasında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e;

Adamın birisi geldi bir savaş sırasında Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e;
Yâ Resulallah! Ben şimdi Müslüman olsam, savaşa girsem, savaşta ölsem, cennete girer miyim?Yâ Resulallah! Ben şimdi Müslüman olsam, savaşa girsem, savaşta ölsem, cennete girer miyim? Girersin buyurdu Peygamber Efendimiz. Girersin.Girersin buyurdu Peygamber Efendimiz. Girersin. E daha namaz kılmadım, oruç tutmadım, gusül abdestimi de almadım.E daha namaz kılmadım, oruç tutmadım, gusül abdestimi de almadım. Çünkü İslam'a girince bir gusül abdesti alacak. Namaz kılması lazım vs. filan.Çünkü İslam'a girince bir gusül abdesti alacak. Namaz kılması lazım vs. filan. Hiçbir şey yapmadım daha. Daha önceden müşrik olduğum için oruç da tutmamıştım.Hiçbir şey yapmadım daha. Daha önceden müşrik olduğum için oruç da tutmamıştım. Namaz da kılmamıştım. Hac da yapmamıştım. Hiçbir ibadet bir şey yok elde.Namaz da kılmamıştım. Hac da yapmamıştım. Hiçbir ibadet bir şey yok elde. Şimdi Müslüman olacağım. Şimdi Müslüman olsam, harbe girsem, şehit olsam cennete girer miyim?Şimdi Müslüman olacağım. Şimdi Müslüman olsam, harbe girsem, şehit olsam cennete girer miyim? Girersin dedi Peygamber Efendimiz.Girersin dedi Peygamber Efendimiz. İyi. Şahit ol.İyi. Şahit ol. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü dedi.Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü dedi. Müslüman oldu. Oturdu.Müslüman oldu. Oturdu. Dedi ki şimdi savaşacağım biraz gücüm kuvvetim olsun.Dedi ki şimdi savaşacağım biraz gücüm kuvvetim olsun. Torbasından hurmaları çıkarttı.Torbasından hurmaları çıkarttı. Böyle acele acele yiyor ki hurma insana kuvvet verir yani.Böyle acele acele yiyor ki hurma insana kuvvet verir yani. Bir hurmada 300 kalori var.Bir hurmada 300 kalori var. Büyüklüğüne göre en aşağı.Büyüklüğüne göre en aşağı. Beş tane hurma yedi mi, bir günlük kalorisini alıyor.Beş tane hurma yedi mi, bir günlük kalorisini alıyor. Ondan sonraki depoya, göbek, yağ sırtında, şeyinde efendim, kilo artıyor.Ondan sonraki depoya, göbek, yağ sırtında, şeyinde efendim, kilo artıyor. Onları yerken, dedi ki ya ben ne yapıyorum ya?Onları yerken, dedi ki ya ben ne yapıyorum ya? Bir tarafta cennet var, ben burada hurma yemekle meşgul oluyorum.Bir tarafta cennet var, ben burada hurma yemekle meşgul oluyorum. Torbayı savurdu, attı.Torbayı savurdu, attı. Vazgeçti şey yapmaktanVazgeçti şey yapmaktan hurma yemekten savaşa girdi, şehit oldu, cennetlik oldu.hurma yemekten savaşa girdi, şehit oldu, cennetlik oldu. Cenâb-ı Hakk'ın lütfu böyle çok yani.

Cenâb-ı Hakk'ın lütfu böyle çok yani.
Allah bizi o kadar lütfundan, o geniş lütfundan mahrum kalan ahmaklardan eylemesin.Allah bizi o kadar lütfundan, o geniş lütfundan mahrum kalan ahmaklardan eylemesin. O kadar lütfu geniş, önünde derya gibi Cenâb-ı Mevlâ'nın rahmeti deryası var.O kadar lütfu geniş, önünde derya gibi Cenâb-ı Mevlâ'nın rahmeti deryası var. deryalardan büyük, o rahmetten istifade edemiyor,deryalardan büyük, o rahmetten istifade edemiyor, işlediği suçlar, günahlar, akılsızlıklar, fikirsizlikler, aptallıklar, isyanlar vesaireden cehenneme gidiyor.işlediği suçlar, günahlar, akılsızlıklar, fikirsizlikler, aptallıklar, isyanlar vesaireden cehenneme gidiyor. Çok zavallı bizim halimiz,

Çok zavallı bizim halimiz,
çok yanlış işler yapıyoruz yani.çok yanlış işler yapıyoruz yani. Bu insanoğlu çok cahil. Allah bizi kurtarsın. Herkesi kurtarsın.Bu insanoğlu çok cahil. Allah bizi kurtarsın. Herkesi kurtarsın. Herkesin kurtulmasını istiyoruz da biz Müslüman olarakHerkesin kurtulmasını istiyoruz da biz Müslüman olarak dünyaya gelmişiz, namaz da kılıyoruz, bilmem ne de yapıyoruz.dünyaya gelmişiz, namaz da kılıyoruz, bilmem ne de yapıyoruz. Yanıltmasın, şaşırtmasın.Yanıltmasın, şaşırtmasın. Üçüncü hadis-i şerif.

Üçüncü hadis-i şerif.
İnne’llâhe teâlâ yekûlu: İnnî le-ühimmü bi-ehli’l-ardi azâben,

İnne’llâhe teâlâ yekûlu: İnnî le-ühimmü bi-ehli’l-ardi azâben,
fe-izâ nezartü ilâ ummâri büyûtî, ve’l-mütehâbbîne fiyyye, ve’l-müstağfirîne bi’l-eshâr, saraftü azâbî anhüm.fe-izâ nezartü ilâ ummâri büyûtî, ve’l-mütehâbbîne fiyyye, ve’l-müstağfirîne bi’l-eshâr, saraftü azâbî anhüm. Ebû eş-Şeyh Efendim ve İbn Neccâr Enes radıyallahu anh'ten diğer kaynaklar da var.

Ebû eş-Şeyh Efendim ve İbn Neccâr Enes radıyallahu anh'ten diğer kaynaklar da var.
Rivayet etmişler ki;Rivayet etmişler ki; İnne’llâhe teâlâ yekûlu:

İnne’llâhe teâlâ yekûlu:
Allah-u Teâlâ hazretleri buyurur ki;Allah-u Teâlâ hazretleri buyurur ki; İnnî le-ühimmü bi-ehli’l-ardi azâben.İnnî le-ühimmü bi-ehli’l-ardi azâben. Ben yeryüzü ahalisine azap etmeyi tasarlarım.Ben yeryüzü ahalisine azap etmeyi tasarlarım. Şunlara azap edeyim, şunlar günah işliyorlar, zulmediyorlar, şunlar isyan eyliyorlar diye azap etmeyi tasarlarım.Şunlara azap edeyim, şunlar günah işliyorlar, zulmediyorlar, şunlar isyan eyliyorlar diye azap etmeyi tasarlarım. Azap etmeye kalkışırım.Azap etmeye kalkışırım. Fe-izâ nezartü ilâ ummâri büyûtî.

Fe-izâ nezartü ilâ ummâri büyûtî.
Amma şöyle benim evlerimin imar edicilerine baktığım zamanAmma şöyle benim evlerimin imar edicilerine baktığım zaman ve benim uğrumda birbirleriyle dostluk edenlere baktığım zaman veve benim uğrumda birbirleriyle dostluk edenlere baktığım zaman ve seher vakitlerinde tövbe istiğfar edenlere baktığım zaman.seher vakitlerinde tövbe istiğfar edenlere baktığım zaman. Saraftü azâbî anhüm.

Saraftü azâbî anhüm.
Azabımı yapmaktan vazgeçerim, çekerim.Azabımı yapmaktan vazgeçerim, çekerim. Azabımı onlara tevcih etmekten döndürürüm.Azabımı onlara tevcih etmekten döndürürüm. Kimleri seviyor da kimlerin hürmetine azap etmiyor Cenab-ı Hak?Kimleri seviyor da kimlerin hürmetine azap etmiyor Cenab-ı Hak? Bir, Ummâri büyûtî.Bir, Ummâri büyûtî. Büyût, evler demek.Büyût, evler demek. Beyt, ev. Büyût, evler.Beyt, ev. Büyût, evler. Büyûtî, Benim evlerim.Büyûtî, Benim evlerim. Cenab-ı Hakk'ın evleri hangileridir?Cenab-ı Hakk'ın evleri hangileridir? Al sana bir Allah-u Teala'nın evi.Al sana bir Allah-u Teala'nın evi. İçinde Allah'a ibadet edilen her bina Allah'ın evidir.İçinde Allah'a ibadet edilen her bina Allah'ın evidir. Mescitler, namazgahlar, büyük camiler, kubbeliler, kubbesizler, çatılılar, efendim, hepsi Cenâb-ı Hakk'ın evleridir.Mescitler, namazgahlar, büyük camiler, kubbeliler, kubbesizler, çatılılar, efendim, hepsi Cenâb-ı Hakk'ın evleridir. Ummâr ne demek?

Ummâr ne demek?
İmar ediciler demek.İmar ediciler demek. Âmir ayın ile imar eden demek.Âmir ayın ile imar eden demek. Benim evlerimi imar edenlere baktığım zaman, evlerini yani şimdi bu binayı Avustralyalı ustalar yapmış imarını bunlar yapmış.

Benim evlerimi imar edenlere baktığım zaman, evlerini yani şimdi bu binayı Avustralyalı ustalar yapmış imarını bunlar yapmış.
Onlar mı kastediliyor? Hayır, bizler kastediliyoruz.Onlar mı kastediliyor? Hayır, bizler kastediliyoruz. İçine girip namaz kılmak mescidi imar etmektir.İçine girip namaz kılmak mescidi imar etmektir. Mescidin taşı toprağı, kubbesi, kurşunu olsa bile direği,Mescidin taşı toprağı, kubbesi, kurşunu olsa bile direği, nakışı olsa bile içinde kimse namaz kılmıyorsa o mescid haraptır.nakışı olsa bile içinde kimse namaz kılmıyorsa o mescid haraptır. Bir evde Kur'an-ı Kerim okunuyorsa o ev mamurdur.

Bir evde Kur'an-ı Kerim okunuyorsa o ev mamurdur.
Evinde namaz kılmıyorsa, Kur'an okumuyorsa, ibadet etmiyorsa insanın kendi evi de haraptır.Evinde namaz kılmıyorsa, Kur'an okumuyorsa, ibadet etmiyorsa insanın kendi evi de haraptır. İçinde Kur'an okunmayan ev harabedir.İçinde Kur'an okunmayan ev harabedir. Demek ki benim evlerimi imar edenler derken, camilerime gelip ibadet edenleri kastediyorDemek ki benim evlerimi imar edenler derken, camilerime gelip ibadet edenleri kastediyor Allah-u Teala Hazretleri. Onları sevdiğinden azabı yapmaktan vazgeçiyor.Allah-u Teala Hazretleri. Onları sevdiğinden azabı yapmaktan vazgeçiyor. Ondan sonra ikincisi, bunu yapıyoruz biz.

Ondan sonra ikincisi, bunu yapıyoruz biz.
Elhamdülillah. Şu anda yapmaktayız.Elhamdülillah. Şu anda yapmaktayız. Çok şükür. Cenâb-ı Hak nasip etti de, uykumuzu böldük de, kalktık burada namaz kılmaya geldik.Çok şükür. Cenâb-ı Hak nasip etti de, uykumuzu böldük de, kalktık burada namaz kılmaya geldik. Bazı kardeşlerimiz bunu yapamadı bu sabah.Bazı kardeşlerimiz bunu yapamadı bu sabah. Dün sabah gördüğümüz, akşam gördüğümüz kardeşlerimizin bazısı yapamadı.Dün sabah gördüğümüz, akşam gördüğümüz kardeşlerimizin bazısı yapamadı. Yapana ne mutlu, yapamayana vah, yazık.Yapana ne mutlu, yapamayana vah, yazık. Çünkü mahrum kaldı.Çünkü mahrum kaldı. Şimdi muhakkak bu buraya gelemeyenlerin bir kısmı evinde namaz kılmıştır.

Şimdi muhakkak bu buraya gelemeyenlerin bir kısmı evinde namaz kılmıştır.
Ama bir kısmı evinde de vaktinde namaz kılmadı, uyudu kaldı Müslümanların.Ama bir kısmı evinde de vaktinde namaz kılmadı, uyudu kaldı Müslümanların. O daha yazık.O daha yazık. Vah vah. Birisine vah, ötekisine vah vah.Vah vah. Birisine vah, ötekisine vah vah. Vah vah vah! Sabah namaza bile kalkamadı.Vah vah vah! Sabah namaza bile kalkamadı. Güneş üstüne doğdu.Güneş üstüne doğdu. Öyle olabiliyor.Öyle olabiliyor. Veya hiç ömründe alnı secde görmemiş. Hiç! Çok nasipsiz.

Veya hiç ömründe alnı secde görmemiş. Hiç! Çok nasipsiz.
Artık ona vah vah vah vah vah vah vah vah!Artık ona vah vah vah vah vah vah vah vah! Ne kadar vah dersen, o kadar vah de. Yazık! Yazıklar olsun!Ne kadar vah dersen, o kadar vah de. Yazık! Yazıklar olsun! Vah vah vah vah vah ki hiç alnı secde görmemiş, hiç camiye gelmemiş.Vah vah vah vah vah ki hiç alnı secde görmemiş, hiç camiye gelmemiş. Arada sırada komşularından bazıları, gel ya ayıp ediyorsun şu camiye gidelim derken yüreği ağzına geliyor.Arada sırada komşularından bazıları, gel ya ayıp ediyorsun şu camiye gidelim derken yüreği ağzına geliyor. Bizim bir komşu vardı Ankara'da, kalk camiye gidelim dedim.

Bizim bir komşu vardı Ankara'da, kalk camiye gidelim dedim.
Çok laf ebesi bir adam.Çok laf ebesi bir adam. Laf ebesi ne demek?Laf ebesi ne demek? Boyuna ağzından bir sürü laf.Boyuna ağzından bir sürü laf. Tonlarla laf.Tonlarla laf. Dedi ki hocam ben bir kere camiye gittim.Dedi ki hocam ben bir kere camiye gittim. Hacı babalar bana ayak öyle kıvrılmaz, böyle oturulmaz, şöyle uzatılmaz, şöyle döneceksin,Hacı babalar bana ayak öyle kıvrılmaz, böyle oturulmaz, şöyle uzatılmaz, şöyle döneceksin, öyle kıvırtacaksın bilmem ne dediler.öyle kıvırtacaksın bilmem ne dediler. Cıcığımı çıkarttılar bir daha camiye gitmem dedi.Cıcığımı çıkarttılar bir daha camiye gitmem dedi. Yani o da doğru.

Yani o da doğru.
Camiye gelenleri hacı babalar hepsini sanıyor ki mükemmel Müslüman.Camiye gelenleri hacı babalar hepsini sanıyor ki mükemmel Müslüman. Ya kimisi işte ilk defa geliyor, dur ürkütme.Ya kimisi işte ilk defa geliyor, dur ürkütme. Şu zavallıcık buraya höt desen zaten pır kaçacak, kapıdan zor giriyor,Şu zavallıcık buraya höt desen zaten pır kaçacak, kapıdan zor giriyor, höt öyle yapılmaz bırt öyle yapılmaz dırt öyle yapılmaz bilmem ne filan,höt öyle yapılmaz bırt öyle yapılmaz dırt öyle yapılmaz bilmem ne filan, çocuksun sen arkaya git, efendim hıt bağırma çağırma bilmem ne, hıt bırt bırtçocuksun sen arkaya git, efendim hıt bağırma çağırma bilmem ne, hıt bırt bırt yani çocuk cami deyince aklına hıt düt geliyor,yani çocuk cami deyince aklına hıt düt geliyor, başkası da camiye gelmek istemiyor.başkası da camiye gelmek istemiyor. Halbuki camiler böyle geleni sıcak bir şekilde karşılasa cemaatler,

Halbuki camiler böyle geleni sıcak bir şekilde karşılasa cemaatler,
geleni çekecek şekilde hazırlansa, imkanları olsa.geleni çekecek şekilde hazırlansa, imkanları olsa. Ben mesela Gerede'de bir köyün camisine gittim,Ben mesela Gerede'de bir köyün camisine gittim, caminin namaz kılacak yerinin dışında sedirleri koymuşlar, minderleri koymuşlar,caminin namaz kılacak yerinin dışında sedirleri koymuşlar, minderleri koymuşlar, ocağın orada, Gerede'nin soğuğunda, eve gitmek istemez insan.ocağın orada, Gerede'nin soğuğunda, eve gitmek istemez insan. Güzel yerler yapmışlar.Güzel yerler yapmışlar. Bursa'nın camilerine gidiyorsun, içeri giriyorsun.

Bursa'nın camilerine gidiyorsun, içeri giriyorsun.
Şaşırıyorsun, aa bir güzel fıskiyeli havuz. Şırıl şırıl şırıl şırıl. Yeşil Cami, Ulu Cami.Şaşırıyorsun, aa bir güzel fıskiyeli havuz. Şırıl şırıl şırıl şırıl. Yeşil Cami, Ulu Cami. Şey akıyor, şarıl şarıl suları akıyor.Şey akıyor, şarıl şarıl suları akıyor. E bakıyorsun yanda bir oda. Öbür tarafta bir oda.E bakıyorsun yanda bir oda. Öbür tarafta bir oda. Allah Allah.Allah Allah. Benim bildiğim öbür camilerde bu odalar yok.Benim bildiğim öbür camilerde bu odalar yok. Ocak. Kandiller, mandiller koymak için raflar.Ocak. Kandiller, mandiller koymak için raflar. Ya burası eve benziyor.Ya burası eve benziyor. Caminin bitişiği, caminin odası, şöyle açık kapısı bile yok.Caminin bitişiği, caminin odası, şöyle açık kapısı bile yok. Ama ocak var, raf var, bilmem ne var.Ama ocak var, raf var, bilmem ne var. Belli ki cami, cami yeri de merdivenle, 6-7 merdivenle çıkılıyor şöyle yüksekçe bir yer.Belli ki cami, cami yeri de merdivenle, 6-7 merdivenle çıkılıyor şöyle yüksekçe bir yer. Orada mihrap var, minber var, tamam orası cami.Orada mihrap var, minber var, tamam orası cami. Belli ki buraları başka işlerde kullanılmış.Belli ki buraları başka işlerde kullanılmış. Ocak falan var çünkü. Camide ocak falan yok. Üst tarafında.Ocak falan var çünkü. Camide ocak falan yok. Üst tarafında. Eee hoşuma gidiyor. Bir de bakıyorsun üst katlar.

Eee hoşuma gidiyor. Bir de bakıyorsun üst katlar.
Müezzine soruyorum buralara çıkabilir miyim?Müezzine soruyorum buralara çıkabilir miyim? Yok kapısı kapalı veya buyur çık.Yok kapısı kapalı veya buyur çık. Bakıyorsun balkonlar, kenarlar falan.Bakıyorsun balkonlar, kenarlar falan. Herhalde oraya da hanımlar çıksın diye yerler yapmışlar.Herhalde oraya da hanımlar çıksın diye yerler yapmışlar. Bir de bakıyorsun caminin dışında bir kapı.Bir de bakıyorsun caminin dışında bir kapı. Allah Allah.Allah Allah. Caminin ayakkabılığının yanında bir kapı var, oradan giriliyor, ayrı bir yer.Caminin ayakkabılığının yanında bir kapı var, oradan giriliyor, ayrı bir yer. Onu neden yaptı acaba?Onu neden yaptı acaba? İlginç ilginç şeyler amma Bursa'nın camileri çok hoş, çok tatlı, çok güzel.İlginç ilginç şeyler amma Bursa'nın camileri çok hoş, çok tatlı, çok güzel. Orhan Camisi. Yeşil Cami, çinileriyle, nakışlarıyla, manzarasıyla,Orhan Camisi. Yeşil Cami, çinileriyle, nakışlarıyla, manzarasıyla, ovanın tam böyle bütün manzarasını alan bir yere yapılmış, her şeyiyle şahane.ovanın tam böyle bütün manzarasını alan bir yere yapılmış, her şeyiyle şahane. Bir, benim evlerimi imar edenler.

Bir, benim evlerimi imar edenler.
İki. Ve’l-mütehâbbîne fiyyye.

İki. Ve’l-mütehâbbîne fiyyye.
Benim uğrumda, benim hatırım için, benim rızam için birbirleriyle muhabbet edenler.Benim uğrumda, benim hatırım için, benim rızam için birbirleriyle muhabbet edenler. Tamam, ben seni seviyor muyum? Seviyorum, neden?Tamam, ben seni seviyor muyum? Seviyorum, neden? Allah rızası için, Müslümansın diye.Allah rızası için, Müslümansın diye. Sen beni seviyor musun? Seviyorsun, niye?Sen beni seviyor musun? Seviyorsun, niye? Allah rızası için işte Müslüman diye.Allah rızası için işte Müslüman diye. Sen beni Türkiye'den ne diye çağırdın buraya?Sen beni Türkiye'den ne diye çağırdın buraya? İşte Allah rızası için, tamam.İşte Allah rızası için, tamam. Birbirleriyle Allah rızası için muhabbet edenler, dostluk kuranlar, ahbaplık edenleri de Allah seviyor.Birbirleriyle Allah rızası için muhabbet edenler, dostluk kuranlar, ahbaplık edenleri de Allah seviyor. Onların hatırı için de azabı çekiyor.Onların hatırı için de azabı çekiyor. Üçüncüsü.

Üçüncüsü.
Ve’l-müsteğfirîne bi’l-eshâr.Ve’l-müsteğfirîne bi’l-eshâr. Seher vakitlerindeSeher vakitlerinde Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah deyip Cenâb-ı Hak'tan afv u mağfiret isteyenler.Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah deyip Cenâb-ı Hak'tan afv u mağfiret isteyenler. Seher vakitleri ne zamandır?

Seher vakitleri ne zamandır?
İmsak kesilmeden önceki zamandır.İmsak kesilmeden önceki zamandır. Seher vaktinin sonu ne zamandır?Seher vaktinin sonu ne zamandır? Ne zaman biter seher vakti?Ne zaman biter seher vakti? İmsakta biter. Oruca başladığın zaman biter.İmsakta biter. Oruca başladığın zaman biter. Gecenin son bölümüne seher derler.Gecenin son bölümüne seher derler. Seherlerde tevbe ve istiğfar eylemek çok sevaplıdır.Seherlerde tevbe ve istiğfar eylemek çok sevaplıdır. Göğün kapıları açıktır. O vakitte tövbe ve istiğfar edenlerin, dua edenlerinGöğün kapıları açıktır. O vakitte tövbe ve istiğfar edenlerin, dua edenlerin Allah tövbesini, istiğfarını, duasını kabul eder.Allah tövbesini, istiğfarını, duasını kabul eder. Şimdi saat 4'ü bilmem kaç geçe?

Şimdi saat 4'ü bilmem kaç geçe?
4.35, 4 kaçsa efendim?4.35, 4 kaçsa efendim? 4.50'ye çıktı mı ne oldu ilerledi? Efendim?4.50'ye çıktı mı ne oldu ilerledi? Efendim? 4.46 şey oluyor.4.46 şey oluyor. 4.46'ya kadar seher vakti.4.46'ya kadar seher vakti. Gecenin sonuna doğru olan kısımlar.Gecenin sonuna doğru olan kısımlar. İşte o vakitte kalkacak, tevbe ve istiğfar edecek.İşte o vakitte kalkacak, tevbe ve istiğfar edecek. Ondan sonra biraz da Kur'an okur, bir şey yapar filan derken camiye gelir, ohoo birinci gelir.Ondan sonra biraz da Kur'an okur, bir şey yapar filan derken camiye gelir, ohoo birinci gelir. Herkesi geçer, cihanı da geçer,Herkesi geçer, cihanı da geçer, camiye gelenlerin birincisi olur. Ama bugün geçemedi cihanı.camiye gelenlerin birincisi olur. Ama bugün geçemedi cihanı. Kimse geçemedi, birinci oldu.Kimse geçemedi, birinci oldu. Evet, seher vakitlerinde tevbe, istiğfar edenleri de Allah sevdiğinden, onların hatırına azabı çekiyor, azap etmekten vazgeçiyor.

Evet, seher vakitlerinde tevbe, istiğfar edenleri de Allah sevdiğinden, onların hatırına azabı çekiyor, azap etmekten vazgeçiyor.
Bunların üçü de güzel şey olduğu için bu üçünü de yapmaya gayret edelim.Bunların üçü de güzel şey olduğu için bu üçünü de yapmaya gayret edelim. Camiye gelmek, yapmaya çalışıyoruz, daha gayretli olalım.Camiye gelmek, yapmaya çalışıyoruz, daha gayretli olalım. Bir de başkalarını getirmeye gayret edelim.Bir de başkalarını getirmeye gayret edelim. Arkadaşlarımızdan bazıları çeşitli sebeplerden camiye alışkın olmuyor.Arkadaşlarımızdan bazıları çeşitli sebeplerden camiye alışkın olmuyor. Cuma günü görüyoruz, başka zaman görmüyoruz mesela.Cuma günü görüyoruz, başka zaman görmüyoruz mesela. Camilere devam, cemaatlere devam.Camilere devam, cemaatlere devam. İkincisi, Allah için birbirimizi sevmek.

İkincisi, Allah için birbirimizi sevmek.
İhtilaf ararsan, yani sevmemek için bahane ararsan,İhtilaf ararsan, yani sevmemek için bahane ararsan, hepimizde tonlarla sebep vardır sevilmemek için. Nice kusurları vardır.hepimizde tonlarla sebep vardır sevilmemek için. Nice kusurları vardır. Kusurlara bakmayacaksın, iyi taraflarına bakacaksın, gözün kör olacak, kusurları görmeyeceksin.Kusurlara bakmayacaksın, iyi taraflarına bakacaksın, gözün kör olacak, kusurları görmeyeceksin. Kulağın sağır olacak, söylerlerse duymayacaksın. Her arkadaşın iyi taraflarını görüp iyiliğinden dolayı seveceksin.Kulağın sağır olacak, söylerlerse duymayacaksın. Her arkadaşın iyi taraflarını görüp iyiliğinden dolayı seveceksin. Bir kere mümin mi? Kâfir mi, mümin mi?

Bir kere mümin mi? Kâfir mi, mümin mi?
Bu gıybet ettiğin arkadaş kâfir mi mümin mi?Bu gıybet ettiğin arkadaş kâfir mi mümin mi? Söyle kâfir mi? Değil, mümin. Ondan bir kere seveceksin.Söyle kâfir mi? Değil, mümin. Ondan bir kere seveceksin. Çünkü mümin. Çünkü iman ehli.Çünkü mümin. Çünkü iman ehli. Müslüman, İnneme’l-mü’minûne ihvetün. (49/Hucûrât, 10. âyet)Müslüman, İnneme’l-mü’minûne ihvetün. (49/Hucûrât, 10. âyet) Müslümanlar kardeştir. Sadece ve sadece kardeştir. Başka bir şey değildir.Müslümanlar kardeştir. Sadece ve sadece kardeştir. Başka bir şey değildir. Ancak ve ancak kardeştir, ee sonra?Ancak ve ancak kardeştir, ee sonra? Müslüman, hem Müslüman hem de cumaya geliyor.

Müslüman, hem Müslüman hem de cumaya geliyor.
Aferin bak cumaya bayrama da geliyormuş.Aferin bak cumaya bayrama da geliyormuş. Daha çok seveceksin.Daha çok seveceksin. Hem Müslüman hem de beş vakit camiye geliyor.Hem Müslüman hem de beş vakit camiye geliyor. Aferin. Daha gayretli. Daha notu, derecesi yüksek.Aferin. Daha gayretli. Daha notu, derecesi yüksek. Hem de her türlü hayır işlerinde bize yardımcı olur.Hem de her türlü hayır işlerinde bize yardımcı olur. Allah razı olsun derneğimize destek verir, mali bakımdan şey yapar,Allah razı olsun derneğimize destek verir, mali bakımdan şey yapar, bölüşülecek bir şey olursa bölüşür.bölüşülecek bir şey olursa bölüşür. Şimdi biz burayı mescit eyledik.

Şimdi biz burayı mescit eyledik.
Elhamdülillah. Allah nasip etti çok şükür ama arkadaşlar nasıl aldılar burayı?Elhamdülillah. Allah nasip etti çok şükür ama arkadaşlar nasıl aldılar burayı? Bankadaki hesaplarına kayıt koydurdular.Bankadaki hesaplarına kayıt koydurdular. Herkesin yüzer doları buradan cız cız cız cız kesiliyorHerkesin yüzer doları buradan cız cız cız cız kesiliyor bankaya gidiyor buranın kirası, nasıl ödeniyor?bankaya gidiyor buranın kirası, nasıl ödeniyor? İlk evet diyenler eğer veririm diye banka hesabına bağlanmasaydı iş,İlk evet diyenler eğer veririm diye banka hesabına bağlanmasaydı iş, ararsan bul bulamazdın, çoğu vermez olurdu.ararsan bul bulamazdın, çoğu vermez olurdu. Bir zaman gelir hık derdi, mık derdi, elim dar derdi, maaşım yetmiyor derdi.Bir zaman gelir hık derdi, mık derdi, elim dar derdi, maaşım yetmiyor derdi. Bir bahane bulurdu, şey yapmazdı.Bir bahane bulurdu, şey yapmazdı. İşte oluyor, bitiyor. Elhamdülillah.İşte oluyor, bitiyor. Elhamdülillah. Ha bazısı da diyor ki, veririm ya ne olacak bilmem ne.

Ha bazısı da diyor ki, veririm ya ne olacak bilmem ne.
Hay Allah razı olsun. Derneğimiz de tam sıkışmıştı, iyi oldu bilmem ne falan.Hay Allah razı olsun. Derneğimiz de tam sıkışmıştı, iyi oldu bilmem ne falan. O zaman daha çok memnun oluyoruz. Ha bunun derecesi daha iyi.O zaman daha çok memnun oluyoruz. Ha bunun derecesi daha iyi. Çünkü cömert cennete yakındır. Bu İslam için para harcamasını da biliyor.Çünkü cömert cennete yakındır. Bu İslam için para harcamasını da biliyor. Çünkü İslam'da efendim iman sadece namaz kılmaktan ibaret değildir.Çünkü İslam'da efendim iman sadece namaz kılmaktan ibaret değildir. Mali bakımdan fedakârlık da ibadet olmuş İslam'da. Zekât veriliyor.Mali bakımdan fedakârlık da ibadet olmuş İslam'da. Zekât veriliyor. Ve ben şuradaki incelemelerimde şu kanaate vardım ki, gayrimüslimler dinleri için bizden

Ve ben şuradaki incelemelerimde şu kanaate vardım ki, gayrimüslimler dinleri için bizden
kat kat kat kat kat kat kat kat kat daha fazla kesenin ağzını açıp masrafı yapıyorlar.kat kat kat kat kat kat kat kat kat daha fazla kesenin ağzını açıp masrafı yapıyorlar. Her köşede bir kilise, her şehirde bir kilisenin mektebi, hastanesi, bilmem, daha başka tesisleri.Her köşede bir kilise, her şehirde bir kilisenin mektebi, hastanesi, bilmem, daha başka tesisleri. Sydney Road'da arabaya biniyorduk, gidiyorduk,Sydney Road'da arabaya biniyorduk, gidiyorduk, bir duvar boyunca gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun,bir duvar boyunca gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun, gidiyorsun, gına geliyor, bıkkınlık geliyor, hâlâ duvar bitmiyor.gına geliyor, bıkkınlık geliyor, hâlâ duvar bitmiyor. Ne bu? Filanca kilisenin arazisi ve içinde binalar.Ne bu? Filanca kilisenin arazisi ve içinde binalar. Burası ne? Don Castro mu? Don Bostro mu?Burası ne? Don Castro mu? Don Bostro mu? Onun binaları. Gençlik binası bilmem nesi, bilmem nesi, bilmem nesi.Onun binaları. Gençlik binası bilmem nesi, bilmem nesi, bilmem nesi. Bir tanesi bizim olsa şıkır şıkır sevincimizden oynayacağız, hop hop zıplayacağız.Bir tanesi bizim olsa şıkır şıkır sevincimizden oynayacağız, hop hop zıplayacağız. Onlar daha cömert. Avrupa'da da öyle.

Onlar daha cömert. Avrupa'da da öyle.
Mesela Münih şehri, Münih papazlar demek. Rahipler demek.Mesela Münih şehri, Münih papazlar demek. Rahipler demek. Rahipler şehriymiş.Rahipler şehriymiş. Her tarafı onların.Her tarafı onların. Üçte bir mülkiyeti şu anda Münih'in Onların.Üçte bir mülkiyeti şu anda Münih'in Onların. Bütün dünyada çok zengin mallara, mülkiyete sahipler.Bütün dünyada çok zengin mallara, mülkiyete sahipler. İhtiyarladığı zaman adamın yanına gidiyorlar, gönlünü alıyorlar,İhtiyarladığı zaman adamın yanına gidiyorlar, gönlünü alıyorlar, ondan sonra imzayı da alıyorlar gönlüyle beraber, parasını da alıyorlar. Kilise hop!ondan sonra imzayı da alıyorlar gönlüyle beraber, parasını da alıyorlar. Kilise hop! O adamın vefat ettiği zaman bütün malları kiliseye geçiveriyor.O adamın vefat ettiği zaman bütün malları kiliseye geçiveriyor. Allah bizi her yönden sağlam, derecesi yüksek Müslüman eylesin.

Allah bizi her yönden sağlam, derecesi yüksek Müslüman eylesin.
el-Fâtiha.

el-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2