Namaz Vakitleri
İstanbul
3 Rebîü'l-Âhir 1448
14 September 2026
İmsak
05:08
Güneş
06:35
Öğle
13:05
İkindi
16:37
Akşam
19:25
Yatsı
20:46
Detaylı Arama

İmanın Günahlara Engel Oluşu

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

İmanın Günahlara Engel Oluşu

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
el-Hamdülillahi Rabbi’l âlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.

el-Hamdülillahi Rabbi’l âlemin ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.
Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah

İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah
ve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri.ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâle:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâle: اَلْإِيمَانُ عَفيفٌ عَنِ الْمَحَارِمِ عَفِيفٌ عَنِ الْمَطَامِعِ El-îmânu afîfun ani'l-mehârimi,
اَلْإِيمَانُ عَفيفٌ عَنِ الْمَحَارِمِ عَفِيفٌ عَنِ الْمَطَامِعِ El-îmânu afîfun ani'l-mehârimi,
afîfun ani'l-metâmii.afîfun ani'l-metâmii. Revâhü Ebu Nuaym fi’l-Hilye an Muhammed bin Nazr el-Harraniyyi mürselen.

Revâhü Ebu Nuaym fi’l-Hilye an Muhammed bin Nazr el-Harraniyyi mürselen.
Sadaka Rasûlullah, fîmâ kâl.

Sadaka Rasûlullah, fîmâ kâl.
Bu hadis-i şerifi geçen derste anlatmak istediysek de

Bu hadis-i şerifi geçen derste anlatmak istediysek de
bugün yine biraz ondan bahsetmek isteyeceğiz.bugün yine biraz ondan bahsetmek isteyeceğiz. Bizim ibadetlerimiz içerisinde bizi aldatan bazı şeyler oluyor.Bizim ibadetlerimiz içerisinde bizi aldatan bazı şeyler oluyor. Nefsimize uygun hoş olarak.Nefsimize uygun hoş olarak. Mesela biz camiye girerken günahlarımız dökülüyor.Mesela biz camiye girerken günahlarımız dökülüyor. Abdest aldığımız vakitte günahlarımız dökülüyor.Abdest aldığımız vakitte günahlarımız dökülüyor. Namazlarımızı kılınca günahlarımız dökülüyor.Namazlarımızı kılınca günahlarımız dökülüyor. Camiye gelirken attığımız adımlar dolayısıyla günahlarımız dökülüyor.Camiye gelirken attığımız adımlar dolayısıyla günahlarımız dökülüyor. Cumaları kılarken günahlarımız dökülüyor,Cumaları kılarken günahlarımız dökülüyor, cumadan cumaya.cumadan cumaya. Ramazanlarımız keza böyle ramazandan ramazana günahlarımız dökülüyor.Ramazanlarımız keza böyle ramazandan ramazana günahlarımız dökülüyor. Hac edersek günahlarımız öyle oluyor.Hac edersek günahlarımız öyle oluyor. Bilmem bu mağfiretler bizi biraz şımartıyor gibi geliyor.Bilmem bu mağfiretler bizi biraz şımartıyor gibi geliyor. Bu mağfiretlere aldanıyoruz ve şımararaktanBu mağfiretlere aldanıyoruz ve şımararaktan bazı hatalara insan bilerek veya bilmeyerek düşüyor.bazı hatalara insan bilerek veya bilmeyerek düşüyor. Eh abdest alacağım mağfiret olur,Eh abdest alacağım mağfiret olur, namaz kılacağım mağfiret olur,namaz kılacağım mağfiret olur, işte Kur'an okuyacağım mağfiret olur,işte Kur'an okuyacağım mağfiret olur, sadaka vereceğim mağfiret olur diyerektensadaka vereceğim mağfiret olur diyerekten insanı bazen böyle şeytanın ifsadatına da kaptıraraktaninsanı bazen böyle şeytanın ifsadatına da kaptıraraktan hatalarımıza sebep bulunuyorsa,hatalarımıza sebep bulunuyorsa, bu sebepler muhakkak imanın zafiyetinden nâşidir.bu sebepler muhakkak imanın zafiyetinden nâşidir. İmanı kavi olan insan, evet günahlarımızı affeder.

İmanı kavi olan insan, evet günahlarımızı affeder.
Affeder ama günahı işlememektir hüner.Affeder ama günahı işlememektir hüner. Günahı işleyip de eh namaz kılarız, oruç tutarız, şunu yaparız, bunu yaparız,Günahı işleyip de eh namaz kılarız, oruç tutarız, şunu yaparız, bunu yaparız, Cenâb-ı Hakk'ın rahmeti bol, mağfireti de bol diyerektenCenâb-ı Hakk'ın rahmeti bol, mağfireti de bol diyerekten şeytan bizi o tarafa doğru sürüklerseşeytan bizi o tarafa doğru sürüklerse bu bizim için çok tehlike olur.bu bizim için çok tehlike olur. Mesela bir insan hastalığa tutulur, eh ilacı alır, iyi olur.Mesela bir insan hastalığa tutulur, eh ilacı alır, iyi olur. Hastalığı tuttu fakat hastalıklar böyle tekrar tekrar tekrar adamıHastalığı tuttu fakat hastalıklar böyle tekrar tekrar tekrar adamı yakalayınca vücudu yıpratır.yakalayınca vücudu yıpratır. Bu sefer ilaçlar da tedavi edemez insanı.Bu sefer ilaçlar da tedavi edemez insanı. Doktor da aciz kalır.Doktor da aciz kalır. Bakarsın ki o hastalıklar bir gün alır gider adamı.Bakarsın ki o hastalıklar bir gün alır gider adamı. Hastalıklar nasıl vücudu böyle yıpratıyorsaHastalıklar nasıl vücudu böyle yıpratıyorsa günahlar da aynı şekildedir.günahlar da aynı şekildedir. Günahlar da imanı yıpratır, günahlar imanı yıpratır.Günahlar da imanı yıpratır, günahlar imanı yıpratır. Onun için mümkün olduğu kadar günah denilen şeyden son derece uzaklaşmanın çaresini aramak,Onun için mümkün olduğu kadar günah denilen şeyden son derece uzaklaşmanın çaresini aramak, bulmak, boynumuzun borçlarından birisi.bulmak, boynumuzun borçlarından birisi. Onun için burada diyoruz ki, meharim, haramlar.

Onun için burada diyoruz ki, meharim, haramlar.
Haramlarda iman, haramları işlemesine insanın manidir.Haramlarda iman, haramları işlemesine insanın manidir. Haram bir kelimedir ama mâba'di uzun.Haram bir kelimedir ama mâba'di uzun. Bu haram olan şeylerden iman insanı korur, işletmez, mani olur.Bu haram olan şeylerden iman insanı korur, işletmez, mani olur. İçinden sana der ki, sen nasıl Müslümansın,İçinden sana der ki, sen nasıl Müslümansın, sen nasıl müminsin ki Allah'ın yasak ettiği bu şeyi yapıyorsun.sen nasıl müminsin ki Allah'ın yasak ettiği bu şeyi yapıyorsun. İç söyler bunu adama.İç söyler bunu adama. Ve bu kulak bunu işitir. BuVe bu kulak bunu işitir. Bu kulak, bu iç bunu söyleyemiyorsa, kulak da bu sözü dinliyorsa,kulak, bu iç bunu söyleyemiyorsa, kulak da bu sözü dinliyorsa, onun içi de kör, dışı da kör demektir.onun içi de kör, dışı da kör demektir. İman varsa mutlaka iman ona hitap edecektir.İman varsa mutlaka iman ona hitap edecektir. Sen bunu niçin yapıyorsun?Sen bunu niçin yapıyorsun? Bu Allah'ın rızasına muhalif ve mugayirdir. Niçin yapıyorsun? DeyipBu Allah'ın rızasına muhalif ve mugayirdir. Niçin yapıyorsun? Deyip insana hitap eder. O hitap eden imandır.insana hitap eder. O hitap eden imandır. İman bu hitabı yapamayacak dereceye düştü mü zayıfİman bu hitabı yapamayacak dereceye düştü mü zayıf bir insanın konuşması da olmaz.bir insanın konuşması da olmaz. Konuşamaz da. Çünkü can kalmamış ki konuşsun artık.Konuşamaz da. Çünkü can kalmamış ki konuşsun artık. İşte can kalmamış, konuşamayacak bir derecedeki iman,İşte can kalmamış, konuşamayacak bir derecedeki iman, günahları işledikçe, sesgünahları işledikçe, ses çıkartmaz ve onları birbirine ekletir durur.çıkartmaz ve onları birbirine ekletir durur. İşte ilerde Allah'a tövbe edersin,İşte ilerde Allah'a tövbe edersin, şu edersin, bu edersin diyerekten,şu edersin, bu edersin diyerekten, metâmi, ikinci olarak,metâmi, ikinci olarak, afîfun ani'l-metâmi, ummak,afîfun ani'l-metâmi, ummak, tamah, bir cihetten de da ummadır yani.tamah, bir cihetten de da ummadır yani. Allah'ın rahmeti geniştir.Allah'ın rahmeti geniştir. Allah'ın rahmeti büyüktür.Allah'ın rahmeti büyüktür. Allah Gafur Rahimdir.Allah Gafur Rahimdir. Allah şudur, böyle şeyleri önüne şeytan insanı sürükler,Allah şudur, böyle şeyleri önüne şeytan insanı sürükler, sevk eder ve bu suretle de bakarsın kisevk eder ve bu suretle de bakarsın ki şu ufak günah, ufaktan başlar.şu ufak günah, ufaktan başlar. Ufak ufak günahlar damlaya damlaya ne oluyor? Göl oluyor.Ufak ufak günahlar damlaya damlaya ne oluyor? Göl oluyor. Günahlar damlaya damlaya göl oluyor.Günahlar damlaya damlaya göl oluyor. Göl olunca bundan sonra hakkından da gelemezsin artık.Göl olunca bundan sonra hakkından da gelemezsin artık. Onun için en ufağından bile, günah mı? En ufağından bile kaçmak lazım.Onun için en ufağından bile, günah mı? En ufağından bile kaçmak lazım. O kaçış dolayısıyla iman kesb-i kuvvet eder.O kaçış dolayısıyla iman kesb-i kuvvet eder. İmanın kesb-i kuvvet edişi nispetindeİmanın kesb-i kuvvet edişi nispetinde âmâl-i salihaya insan gayret gösterir.âmâl-i salihaya insan gayret gösterir. Geceleri kaç tanemiz acaba kalkıp da teheccüd namazı kılabiliyor?

Geceleri kaç tanemiz acaba kalkıp da teheccüd namazı kılabiliyor?
Bunu kılamamızın sebebi nedir acaba?Bunu kılamamızın sebebi nedir acaba? Evlerimiz çok rahat. Adeta cennete müsavi. Sıcacık,Evlerimiz çok rahat. Adeta cennete müsavi. Sıcacık, kapalı, mahfuz. E böyleyken geceleri gece yarısına kadarkapalı, mahfuz. E böyleyken geceleri gece yarısına kadar oturmaya bizi ne sevk ediyor?oturmaya bizi ne sevk ediyor? Gece yarıları olmuş belki geçmiş, halaGece yarıları olmuş belki geçmiş, hala çene çalmaktan lezzet alıyoruz.çene çalmaktan lezzet alıyoruz. Ama sonra yatıp uyuyacağız,Ama sonra yatıp uyuyacağız, sabah namazı bile tehlikeye gidecek, onu hiç hesaba katamıyoruz.sabah namazı bile tehlikeye gidecek, onu hiç hesaba katamıyoruz. Bunun hesaba kattırmayan şeytan.Bunun hesaba kattırmayan şeytan. Şimdi bu fırsat ele geçmez, konuş bakalım diyor.Şimdi bu fırsat ele geçmez, konuş bakalım diyor. Sonra sabahleyin ben seni kaldırırım, diyor.Sonra sabahleyin ben seni kaldırırım, diyor. Ne sabaha kalkacağın var, ne bir şekilceNe sabaha kalkacağın var, ne bir şekilce gece de kalkıp Allah'a yalvaracağın var.gece de kalkıp Allah'a yalvaracağın var. Asıl ibadet gece kalkışında, herkes uykuda,Asıl ibadet gece kalkışında, herkes uykuda, sen kalkıp da o zaman elini kaldırıp abdestini almışsın, namazcağızınısen kalkıp da o zaman elini kaldırıp abdestini almışsın, namazcağızını kılmışsın, borç namazını kılmışsın biraz,kılmışsın, borç namazını kılmışsın biraz, tazarru ve niyaz edersin.tazarru ve niyaz edersin. Ya Rab! Ya Rab! Bir şey bilme.Ya Rab! Ya Rab! Bir şey bilme. Ya Rab! Ya Rab! Yâ Rabbi! deyişin kâfi.Ya Rab! Ya Rab! Yâ Rabbi! deyişin kâfi. Deyişin kâfidir.Deyişin kâfidir. Halbuki ondan da mahrumsun.Halbuki ondan da mahrumsun. Matamiye demiş ki:

Matamiye demiş ki:
Ve hüve'l-hırsu alâ'd-dünyâ ve metâihâ.

Ve hüve'l-hırsu alâ'd-dünyâ ve metâihâ.
Dünya ve dünyanın metaına hırstır.Dünya ve dünyanın metaına hırstır. Dünya ve dünyanın metaına hırsa da manidir iman.Dünya ve dünyanın metaına hırsa da manidir iman. Çünkü iman der ki, burası senin yerin değil.Çünkü iman der ki, burası senin yerin değil. Ne kadar düşkün oldum bu mala mülke.Ne kadar düşkün oldum bu mala mülke. Burası senin yerin değil.Burası senin yerin değil. Bak, sen ahiretini kazan.Bak, sen ahiretini kazan. Bunları böyle evine dolduracağına, yığacağına,Bunları böyle evine dolduracağına, yığacağına, bu binlerle evlerin üzerine oturacağına,bu binlerle evlerin üzerine oturacağına, bak etrafında fakir, fukara, mesakin,bak etrafında fakir, fukara, mesakin, yarının, efendim, ihtiyaçları olan günler için,yarının, efendim, ihtiyaçları olan günler için, hani ne tedariğin var senin için?hani ne tedariğin var senin için? Müslümanlıkta en büyük şey mücahededir.Müslümanlıkta en büyük şey mücahededir. Mücahede, İslam'ın en yüksek noktasıdır.

Mücahede, İslam'ın en yüksek noktasıdır.
O en yüksek noktaya, yetişebilmek herkese de nasip olmaz.O en yüksek noktaya, yetişebilmek herkese de nasip olmaz. Ama bu iki türlü.Ama bu iki türlü. Birisi hem malıyla gider hem canıyla da gider.Birisi hem malıyla gider hem canıyla da gider. Kimseye yük olmadan, parasını cebine koymuştur.Kimseye yük olmadan, parasını cebine koymuştur. Fisebilillah Allah yolunda şehit olmak için gider.Fisebilillah Allah yolunda şehit olmak için gider. Birisi de ben gidemiyorum ama,Birisi de ben gidemiyorum ama, eskiden bedel derlerdi bedel askerliği.eskiden bedel derlerdi bedel askerliği. Ben gidemiyorum amaBen gidemiyorum ama senin askerlik müddetince olan hizmet paranısenin askerlik müddetince olan hizmet paranı ben vereceğim diyor, veriyor şu kadar bin lirayı,ben vereceğim diyor, veriyor şu kadar bin lirayı, hadi sen benim yerime git diyor.hadi sen benim yerime git diyor. O da hiç olmazsa o parasıylaO da hiç olmazsa o parasıyla o cihadın sevabını alır,o cihadın sevabını alır, parası dolayısıyla.parası dolayısıyla. Cihad da yalnız düşmana karşı top atmakla,Cihad da yalnız düşmana karşı top atmakla, gülle atmakla olmuyor.gülle atmakla olmuyor. Ne kadar tayyarem bol olsa,Ne kadar tayyarem bol olsa, ne kadar topun, tüfeğin bol olsane kadar topun, tüfeğin bol olsa düşmana karşı top atmakla zafer kazanılmıyor.düşmana karşı top atmakla zafer kazanılmıyor. Düşman çünkü yalnız gâvur değil.Düşman çünkü yalnız gâvur değil. Gâvur olsa düşman yalnız kolay iş.Gâvur olsa düşman yalnız kolay iş. Fakat Müslümanın 5 çeşit düşmanı var.Fakat Müslümanın 5 çeşit düşmanı var. Birisi o, cephe dışındaki gâvur.Birisi o, cephe dışındaki gâvur. İkincisi, mârikin diyor.İkincisi, mârikin diyor. Dinden çıkmış, Müslüman kisvesi altında yaşayan,Dinden çıkmış, Müslüman kisvesi altında yaşayan, memleketimizde yaşayan mârikin,memleketimizde yaşayan mârikin, dinden çıkmış insanlar.dinden çıkmış insanlar. Dini kabul etmiyor. Mülhid. SûretenDini kabul etmiyor. Mülhid. Sûreten Müslüman görünüyor, fakatMüslüman görünüyor, fakat itikadı yok. İtikatsız. Ahirete inanmıyormuş.itikadı yok. İtikatsız. Ahirete inanmıyormuş. E bunlarla mücahede de vazifemiz.E bunlarla mücahede de vazifemiz. Nasıl bunları ikna etmek, ıslah etmektir.Nasıl bunları ikna etmek, ıslah etmektir. Memleketimizde işte Kızılbaş diye tanıdığımız

Memleketimizde işte Kızılbaş diye tanıdığımız
bir sürü insan var, sayısını Allah bilir.bir sürü insan var, sayısını Allah bilir. Bunlarla hiç uğraşan olmamış.Bunlarla hiç uğraşan olmamış. Onun için iman şimdi burada iki şeyi telkin ediyor bize.Onun için iman şimdi burada iki şeyi telkin ediyor bize. Birisi günahlara engel oluyor,Birisi günahlara engel oluyor, birisi de yetiştirme usulünde tamahı terk et diyor.birisi de yetiştirme usulünde tamahı terk et diyor. Bize bunları yaptırmayan şey tamah.Bize bunları yaptırmayan şey tamah. Dünya malına insanın gözü doymadığı,Dünya malına insanın gözü doymadığı, karnı doymadığı gibi de gözü de doymuyor yani.karnı doymadığı gibi de gözü de doymuyor yani. Karının doymaması, gözün doymamasıKarının doymaması, gözün doymaması insanı hayırlardan alıkoyuyor.insanı hayırlardan alıkoyuyor. Çünkü göz doymuyor, karın da doymuyor.Çünkü göz doymuyor, karın da doymuyor. Doymayınca hayırlara, hizmete meydan kalmıyor.Doymayınca hayırlara, hizmete meydan kalmıyor. Meydan kalmayınca da ne yapıyor?Meydan kalmayınca da ne yapıyor? İman olduğu gibi zayıf bir şekilde kalıyor.İman olduğu gibi zayıf bir şekilde kalıyor. Onun için iman maharime de mani,Onun için iman maharime de mani, tamaha da mani, hırsa mani.tamaha da mani, hırsa mani. Dünya metaına, malına, hırsa mani.Dünya metaına, malına, hırsa mani. E hoca efendi, zengin olmazsak bir şey olmaz ki.

E hoca efendi, zengin olmazsak bir şey olmaz ki.
Zengin olalım ki efendim, bu hayırlara yardım edelim, kalkındıralım.Zengin olalım ki efendim, bu hayırlara yardım edelim, kalkındıralım. Onun için Allah kusurumuzu affetsin.Onun için Allah kusurumuzu affetsin. Tevfîkât-ı samedâniyesine mazhar eylesin.Tevfîkât-ı samedâniyesine mazhar eylesin. Haramların en ufağından bile kaçmak lazım.

Haramların en ufağından bile kaçmak lazım.
Çünkü haramın en ufağı, gözün harama bakması.Çünkü haramın en ufağı, gözün harama bakması. Bu iç alemin iki tane öncüsü var.Bu iç alemin iki tane öncüsü var. Birisi göz, birisi de temas.Birisi göz, birisi de temas. Gözünle de aynı, temasla da aynı cazibe içeriye geçer.Gözünle de aynı, temasla da aynı cazibe içeriye geçer. İçerideki makineleri harekete geçirir.İçerideki makineleri harekete geçirir. Senin elinde olmayarak artık.Senin elinde olmayarak artık. Çünkü bir kere elektrik cereyanına dokundun mu,Çünkü bir kere elektrik cereyanına dokundun mu, o ceryan sana geçince, geçme diyemezsin ki, geçecek o.o ceryan sana geçince, geçme diyemezsin ki, geçecek o. Onun için Allahu Teâlâ cümle ehl-i imanı ve bizleri deOnun için Allahu Teâlâ cümle ehl-i imanı ve bizleri de haram olan her şeyden muhafaza buyursun.haram olan her şeyden muhafaza buyursun. Ufağından da büyüğünden de.Ufağından da büyüğünden de. Ufağı büyüğüne sürükler.Ufağı büyüğüne sürükler. Ufaktır dersin ama ufağı da insanı büyüklerine sürükler.Ufaktır dersin ama ufağı da insanı büyüklerine sürükler. Allah kusurlarınızı affetsin.

Allah kusurlarınızı affetsin.
Tevfîkât-ı samedâniyesine mazhar eylesin.Tevfîkât-ı samedâniyesine mazhar eylesin. Sevdiği ve razı olduğu kulların arasına cümlemizi kabul etsin inşallahSevdiği ve razı olduğu kulların arasına cümlemizi kabul etsin inşallah el-Fatiha.

el-Fatiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2