Namaz Vakitleri

7 Rebîü'l-Evvel 1448
20 August 2026
İmsak
04:37
Güneş
06:12
Öğle
13:13
İkindi
16:59
Akşam
20:04
Yatsı
21:32
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Hamden kesiran tayyiben mübareken fih ala külli halin ve fi küllihin.Hamden kesiran tayyiben mübareken fih ala külli halin ve fi küllihin. Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ-seyyidinâVe’s-salâtü ve’s-selâmu alâ-seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaînMuhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din…ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din… Emmâ ba'd:

Emmâ ba'd:
Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem.Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem. Ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atünVe şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasılı ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:Ve bi’s-senedi’l-muttasılı ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: “İnne ra’se’l-akli’t-tehabbübü ile’n-nâsi

“İnne ra’se’l-akli’t-tehabbübü ile’n-nâsi
ve inne min seâdete’l-mer’i hiffete lihyetihî.”ve inne min seâdete’l-mer’i hiffete lihyetihî.” Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem kardeşlerim.

Aziz ve muhterem kardeşlerim.
AllahTeâlâ cümlenizden razı olsun.

AllahTeâlâ cümlenizden razı olsun.
Dünyanın ve ahiretin bildiğimiz bilmediğimiz her çeşit hayırlarınaDünyanın ve ahiretin bildiğimiz bilmediğimiz her çeşit hayırlarına cümlenizi, cümlemizi nail eylesin.cümlenizi, cümlemizi nail eylesin. Şu mübarek cuma akşamında Peygamber

Şu mübarek cuma akşamında Peygamber
sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin şefaatini umarak,sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin şefaatini umarak, hadîs-i şerîflerinden bir demet okumak üzerehadîs-i şerîflerinden bir demet okumak üzere şurada toplanmış bulunuyoruz.şurada toplanmış bulunuyoruz. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmazdan önce buyrun önceBu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmazdan önce buyrun önce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ruhunaPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin ruhuna bir hediye-i Kur'an’iye olsun diyebir hediye-i Kur'an’iye olsun diye ve onun cümle âl'inin, ashâbının,ve onun cümle âl'inin, ashâbının, etbâının, vesâir enbiyâ ve mürselînin,etbâının, vesâir enbiyâ ve mürselînin, cümle evliyâullâhın ve hasseten Ümmet-i Muhammed'incümle evliyâullâhın ve hasseten Ümmet-i Muhammed'in mürşidleri olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin cümlesini,mürşidleri olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin cümlesini, sahâbe-i kirâmdan hocamız Muhammed Zâhid Kotkusahâbe-i kirâmdan hocamız Muhammed Zâhid Kotku hazretlerine kadar silsilelerimizden güzerân eylemiş olanhazretlerine kadar silsilelerimizden güzerân eylemiş olan zevât-ı muhterem sâdâtımızın, meşâyihimizin ruhlarına,zevât-ı muhterem sâdâtımızın, meşâyihimizin ruhlarına, bu okuduğumuz eseri telif eylemiş olan Gümüşhanelibu okuduğumuz eseri telif eylemiş olan Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Hoca Efendi Hazretlerinin ruhuna,Ahmed Ziyâeddîn Hoca Efendi Hazretlerinin ruhuna, bu hadîs-i şerîflerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olanbu hadîs-i şerîflerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan hadîs âlimlerinin, ravilerin,hadîs âlimlerinin, ravilerin, eserleri basanların, yazanların,eserleri basanların, yazanların, bize kadar nakledenlerin ruhlarına hediye olması içinbize kadar nakledenlerin ruhlarına hediye olması için bu beldeleri fethetmiş olan fatihlerin,bu beldeleri fethetmiş olan fatihlerin, şehitlerin, gazilerin, mücahidlerin ruhlarına,şehitlerin, gazilerin, mücahidlerin ruhlarına, içinde şu ibadeti yapabildiğimiziçinde şu ibadeti yapabildiğimiz rahatlıkla oturarak safa içinde hadîsleri dinleyebildiğimiz mekanın,rahatlıkla oturarak safa içinde hadîsleri dinleyebildiğimiz mekanın, mescidin yapılmasına emek sarf etmiş,mescidin yapılmasına emek sarf etmiş, maddeten ve manen yardım etmiş olanların ruhlarınamaddeten ve manen yardım etmiş olanların ruhlarına ve uzaktan ve yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzereve uzaktan ve yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şu mübarek akşamda buraya gelmiş,şu mübarek akşamda buraya gelmiş, toplanmış olan siz kardeşlerimizin de ahirete göçmüştoplanmış olan siz kardeşlerimizin de ahirete göçmüş bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhlarına hediye olsun,bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhlarına hediye olsun, ve bizlere de Rabbimiz dünya ve ahiret saadetini ve selametinive bizlere de Rabbimiz dünya ve ahiret saadetini ve selametini ihsan eylesin diye buyurun bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf.ihsan eylesin diye buyurun bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden
rivayet edilmiş ki:rivayet edilmiş ki: Aklın başı, re’s baş demek.

Aklın başı, re’s baş demek.
Akıl da işte şu bizim Allah'ın vermiş olduğu işlerimizi,Akıl da işte şu bizim Allah'ın vermiş olduğu işlerimizi, dünya işlerimizi düşündüğümüz, taşındığımız melekemiz, kabiliyetimiz.dünya işlerimizi düşündüğümüz, taşındığımız melekemiz, kabiliyetimiz. Düşünüyoruz, taşınıyoruz.Düşünüyoruz, taşınıyoruz. Doğruyu bulmaya çalışıp ona göre hayatımızı sürdürmeye gayret ediyoruz.Doğruyu bulmaya çalışıp ona göre hayatımızı sürdürmeye gayret ediyoruz. Bu aklın başı yani en önde gelen cinsi,Bu aklın başı yani en önde gelen cinsi, akla en uygun olan iş,akla en uygun olan iş, bu akıllıca hareket etmeninbu akıllıca hareket etmenin en başta gelen mümeyyiz vasfı demek oluyor.en başta gelen mümeyyiz vasfı demek oluyor. et-tehabbübü ile’n-nâsi.

et-tehabbübü ile’n-nâsi.
İnsanlara kendisini sevdirmek içinİnsanlara kendisini sevdirmek için gayret sarf etmesidir insanın.gayret sarf etmesidir insanın. Yani insan etrafındaki kimselerinYani insan etrafındaki kimselerin kendisine sevgi duyması için,kendisine sevgi duyması için, kendisinden nefret etmemesi için,kendisinden nefret etmemesi için, kendisine kızmaması için, küsmemesi için, darılmaması içinkendisine kızmaması için, küsmemesi için, darılmaması için bir müstesna dikkat sarf etmeli.bir müstesna dikkat sarf etmeli. İtina etmeli yani.İtina etmeli yani. Kimse bana küsmesin, kimsenin kalbini kırmayayım, kimseyi darıltmayayım.Kimse bana küsmesin, kimsenin kalbini kırmayayım, kimseyi darıltmayayım. Herkesin sevgisini kazanayım Allah'ın izniyle.Herkesin sevgisini kazanayım Allah'ın izniyle. Bir tane hasmım düşmanım olmasın.Bir tane hasmım düşmanım olmasın. Ahirette yakama kimse yapışmasın,Ahirette yakama kimse yapışmasın, ver bakalım benim hakkımı, sen benim kalbimi kırmıştın,ver bakalım benim hakkımı, sen benim kalbimi kırmıştın, hadi bakalım davacıyım senden demesin diyehadi bakalım davacıyım senden demesin diye insanın tedbir alması lazım.insanın tedbir alması lazım. Çünkü biliyoruz ki bu insanlarÇünkü biliyoruz ki bu insanlar burada haklarını alamasalar da ahirette birbirlerinin yakasına yapışacaklar.burada haklarını alamasalar da ahirette birbirlerinin yakasına yapışacaklar. Onun için kardeş kardeşten kaçacak.

Onun için kardeş kardeşten kaçacak.
Anne baba evlatlarından kaçacak, karı koca birbirinden kaçacak.Anne baba evlatlarından kaçacak, karı koca birbirinden kaçacak. Herkesin işi başından aşkın olacak o zaman.Herkesin işi başından aşkın olacak o zaman. Zor bir gün.Zor bir gün. En iyisi başkasının ahını almamaya çalışmak,En iyisi başkasının ahını almamaya çalışmak, günahını yüklenmemeye çalışmak,günahını yüklenmemeye çalışmak, nefretini çekmemeye çalışmaktır.nefretini çekmemeye çalışmaktır. İnsan hem böyle yapınca Rabbimizin rızasını kazanıyor,İnsan hem böyle yapınca Rabbimizin rızasını kazanıyor, hem de başı dinç olur.hem de başı dinç olur. Yani oh ne kadar iyi.Yani oh ne kadar iyi. Hiçbir hasmı yok.Hiçbir hasmı yok. Herkes seviyor.Herkes seviyor. Gayet güzel bir şey.Gayet güzel bir şey. Fakat yani buna gayret sarf edeceğiz.Fakat yani buna gayret sarf edeceğiz. Kalp kırmamaya dikkat edeceğiz.Kalp kırmamaya dikkat edeceğiz. Büyüklerimizden de öyle gördük.Büyüklerimizden de öyle gördük. Maraş'ta ne olmuştu?

Maraş'ta ne olmuştu?
Acaba çarpma şey filan hadîsesi miydi?Acaba çarpma şey filan hadîsesi miydi? Bir hadîse, çarpışmalar oldu da birbirine girdi ahali Maraş'ta.

Bir hadîse, çarpışmalar oldu da birbirine girdi ahali Maraş'ta.
Hocamız derhal, rahmetullahi aleyh hocamız,Hocamız derhal, rahmetullahi aleyh hocamız, İstanbul'dan Ankara'yı bizi aradı, derhal Maraş'a gidinİstanbul'dan Ankara'yı bizi aradı, derhal Maraş'a gidin arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin durumu nasıl onu tahkik edin,arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin durumu nasıl onu tahkik edin, teselli edin, yardıma ihtiyaçları varsa koşun dedi.teselli edin, yardıma ihtiyaçları varsa koşun dedi. Yani bu kadar şey.Yani bu kadar şey. Yine bir kere hatırlıyorum.Yine bir kere hatırlıyorum. Filancanın bilmem babası vefat etmiş veya hastalanmış,Filancanın bilmem babası vefat etmiş veya hastalanmış, benim namıma onu ziyaret edin.benim namıma onu ziyaret edin. Bu kadar.Bu kadar. Yani bizim hayretimizi çekecek kadarYani bizim hayretimizi çekecek kadar şehirler arası mesafelerdenşehirler arası mesafelerden uzaktan böyle talimat vererek dikkat ederdi.uzaktan böyle talimat vererek dikkat ederdi. Halbuki kendisinin yaniHalbuki kendisinin yani hiç öyle yapmasa da sevgisi gönüllere yerleşmişti yani.hiç öyle yapmasa da sevgisi gönüllere yerleşmişti yani. O kadar şey bir kimseydi.O kadar şey bir kimseydi. Ben küçücük aklımla onun o hareketlerini çok böyle şey yapardım yani.Ben küçücük aklımla onun o hareketlerini çok böyle şey yapardım yani. Hayret ve hayranlıkla.Hayret ve hayranlıkla. Şaşırır kalırdım. Allah Allah.Şaşırır kalırdım. Allah Allah. Biz buradan ne yapacağımızı düşünemiyoruz da o ta nerelerdenBiz buradan ne yapacağımızı düşünemiyoruz da o ta nerelerden filancanın babası vefat etmiş diye duydum.filancanın babası vefat etmiş diye duydum. Hemen ona git bir baş sağlığı dile.Hemen ona git bir baş sağlığı dile. Hiç ihmal etmezdi yani.Hiç ihmal etmezdi yani. Onun için Allah kusurlarımızı affetsin.Onun için Allah kusurlarımızı affetsin. Şimdiye kadar yaptıklarımız bir tarafaŞimdiye kadar yaptıklarımız bir tarafa ama bu hadîs-i şerîfi duyduktan sonra,ama bu hadîs-i şerîfi duyduktan sonra, bundan sonra hasta kardeşlerimizi ziyarete gidelim.bundan sonra hasta kardeşlerimizi ziyarete gidelim. Bilseniz hastanede insan bir çocuklaşıyor, bir garip hale düşüyor.Bilseniz hastanede insan bir çocuklaşıyor, bir garip hale düşüyor. Şimdi ben bir keresinde ameliyat olacağım,

Şimdi ben bir keresinde ameliyat olacağım,
rahmetli anam üzülmesin diye eve hiç söylemeden çıktım.rahmetli anam üzülmesin diye eve hiç söylemeden çıktım. Bir yere gideceğim dedim, söylemeden çıktım.Bir yere gideceğim dedim, söylemeden çıktım. Habersiz ameliyat olduğum için kimse bilmiyor.Habersiz ameliyat olduğum için kimse bilmiyor. Şimdi hastanede pişman oldum.Şimdi hastanede pişman oldum. Kimse gelmiyor ziyaretime.Kimse gelmiyor ziyaretime. Öteki yatak arkadaşlarının hepsinin ziyaretine geliyorlar filan.Öteki yatak arkadaşlarının hepsinin ziyaretine geliyorlar filan. Fısfıs fısfıs konuşuyorlar, bana acıyarak bakıyorlar.Fısfıs fısfıs konuşuyorlar, bana acıyarak bakıyorlar. Bak bu çocukcağızın, o zaman lise talebesiydim, hiç ziyaretçisi de yok, öksüz müdür,Bak bu çocukcağızın, o zaman lise talebesiydim, hiç ziyaretçisi de yok, öksüz müdür, ne zavallıdır filan diye.ne zavallıdır filan diye. Yani sonradan pişman oldum.Yani sonradan pişman oldum. İnsanın canı çekiyor yani.İnsanın canı çekiyor yani. Bir ziyaret fevkalade güzel oluyor.Bir ziyaret fevkalade güzel oluyor. Allah razı olsun bir kardeşimiz vardı.Allah razı olsun bir kardeşimiz vardı. Ben askerlik yaparken babasıyla beraber,Ben askerlik yaparken babasıyla beraber, şehirleri, mesafeleri aşmış,şehirleri, mesafeleri aşmış, Ağrı'da yapıyorum askerliği.Ağrı'da yapıyorum askerliği. Ağrı'nın Patnos ilçesinde.Ağrı'nın Patnos ilçesinde. Oraya ziyarete gelmiş.Oraya ziyarete gelmiş. Yani dünyalar bizim oldu.Yani dünyalar bizim oldu. Tuzla Piyade Okulu'nda oturuyoruz.Tuzla Piyade Okulu'nda oturuyoruz. Pazar günü olduğumuz ziyaretçi zamanı geldi mi,Pazar günü olduğumuz ziyaretçi zamanı geldi mi, kapının önünde çimenlere oturuyorduk.kapının önünde çimenlere oturuyorduk. Bakalım kim ziyarete gelecek.Bakalım kim ziyarete gelecek. Yani adeta övünüyor insan.Yani adeta övünüyor insan. Böyle seviniyor, övünüyor.Böyle seviniyor, övünüyor. Çocuklar gibi.Çocuklar gibi. Yani halbuki yaşlı başlı kimseydik o zaman.Yani halbuki yaşlı başlı kimseydik o zaman. Bakalım ziyaretçi gelecek mi diye ziyaretçi bekliyorduk.Bakalım ziyaretçi gelecek mi diye ziyaretçi bekliyorduk. Tabii bunun hapishanesi vardır.Tabii bunun hapishanesi vardır. Hastanesi vardır.Hastanesi vardır. İşte böyle çeşitli şeyleri vardır.İşte böyle çeşitli şeyleri vardır. Sonra ölen kimselerin geride kalanSonra ölen kimselerin geride kalan aileleri vardır.aileleri vardır. Öksüz çocukları vardır.Öksüz çocukları vardır. Hanımları nasıl yapıyor?

Hanımları nasıl yapıyor?
Acaba o çocukları nasıl idare ediyor?Acaba o çocukları nasıl idare ediyor? Yani ahbaplık o vefat edince bitti mi? Hayır.Yani ahbaplık o vefat edince bitti mi? Hayır. Onların çoluk çocuğuna bakmak bizim boynumuzun borcu olacak.Onların çoluk çocuğuna bakmak bizim boynumuzun borcu olacak. Halini soracağız.Halini soracağız. İhtiyacı var mı diyeceğiz.İhtiyacı var mı diyeceğiz. Koşturacağız yani.Koşturacağız yani. Böylece aradaki muhabbetin ihyasına çalışacağız.Böylece aradaki muhabbetin ihyasına çalışacağız. Hepimizin, yani mühim işlerimizden birisi bu olacak.Hepimizin, yani mühim işlerimizden birisi bu olacak. Haftanın bir gününü, iki gününü Allah rızası için ziyarete ayırın.Haftanın bir gününü, iki gününü Allah rızası için ziyarete ayırın. Allah rızası için.Allah rızası için. Yani onu üstüne bastıra bastıra söylüyorum.Yani onu üstüne bastıra bastıra söylüyorum. Allah rızası için.Allah rızası için. Nereye gidiyorsun?

Nereye gidiyorsun?
Allah rızası için filanca kardeşimi ziyarete gidiyorum.Allah rızası için filanca kardeşimi ziyarete gidiyorum. Bir maddi menfaat mi var? Hayır.Bir maddi menfaat mi var? Hayır. Bir işim mi var? Hayır.Bir işim mi var? Hayır. Bir fayda mı sağlayacaksın? Hayır.Bir fayda mı sağlayacaksın? Hayır. Para mı alacaksın? Hayır. Hayır, hayır, hayır. Ne?Para mı alacaksın? Hayır. Hayır, hayır, hayır. Ne? Hiçbir sebep yok ama düşündüm, taşındım, ziyaret sırasıHiçbir sebep yok ama düşündüm, taşındım, ziyaret sırası şimdi ona fırsat buldum, gideyim.şimdi ona fırsat buldum, gideyim. Yani muhakkak birisine ziyarete gideceğim.Yani muhakkak birisine ziyarete gideceğim. Çünkü çok sevap.Çünkü çok sevap. Bu sıra, bu sefer bulunmuş, buna gidiyorum diyecek insan.Bu sıra, bu sefer bulunmuş, buna gidiyorum diyecek insan. Hasta ziyareti, mesela cuma günü, yarın cuma değil mi?Hasta ziyareti, mesela cuma günü, yarın cuma değil mi? Cuma günü hasta ziyareti çok kıymetlidir.

Cuma günü hasta ziyareti çok kıymetlidir.
Cuma günü hasta ziyaretine gayret edin.Cuma günü hasta ziyaretine gayret edin. Kabir ziyareti, o kabirdeki insanlar boyunlarını bükerler, beklerler.Kabir ziyareti, o kabirdeki insanlar boyunlarını bükerler, beklerler. Ziyaretçiyi tanırlar, bilirler, memnun olurlar, hediyelerini alırlar.Ziyaretçiyi tanırlar, bilirler, memnun olurlar, hediyelerini alırlar. O bakımdan bu insani vazifelerimize dikkat edeceğiz.O bakımdan bu insani vazifelerimize dikkat edeceğiz. İnsani vazifelerimize dikkat edeceğiz, ihmalkar olmayacağız.İnsani vazifelerimize dikkat edeceğiz, ihmalkar olmayacağız. Evet ben o kardeşimi çok severim amaEvet ben o kardeşimi çok severim ama dokuz aydır semtine uğrayamadım. Olmaz.dokuz aydır semtine uğrayamadım. Olmaz. Sıkıştıracaksın kendini, bir şey bulacaksın,Sıkıştıracaksın kendini, bir şey bulacaksın, bir şey yapacaksın, işle bilmem ev arasında bir ara uğrayacaksın,bir şey yapacaksın, işle bilmem ev arasında bir ara uğrayacaksın, yapamadın,yapamadın, Araplar güzel bir şey demişler,Araplar güzel bir şey demişler, el-müraseletü nisful… muayene mi?el-müraseletü nisful… muayene mi? Yani bir şey, unuttum kelimeyi.

Yani bir şey, unuttum kelimeyi.
Mektup yazmak da yarım ziyaret gibidir diyor yani.Mektup yazmak da yarım ziyaret gibidir diyor yani. Mektup yazar.Mektup yazar. Mektuplara bir cevap verme gününüz olsun.Mektuplara bir cevap verme gününüz olsun. Ben veremiyorum, benim kusurumu affedin.Ben veremiyorum, benim kusurumu affedin. Böyle dağlar gibi yığılıyor mektuplar.Böyle dağlar gibi yığılıyor mektuplar. Hangi birine cevap vereceğim?

Hangi birine cevap vereceğim?
Otursam bir hafta mektup yazmam lazım.Otursam bir hafta mektup yazmam lazım. Zaten bir dahaki hafta yine aynı şekilde birikiyor.Zaten bir dahaki hafta yine aynı şekilde birikiyor. Ama yani cevap verilebilecek durumda olunca mutlakaAma yani cevap verilebilecek durumda olunca mutlaka cevapları vermek lazım.cevapları vermek lazım. O da öyle.O da öyle. O bakımdan bu insanlara kendimizi sevdirme çalışmasınıO bakımdan bu insanlara kendimizi sevdirme çalışmasını Efendimiz istiyor bizden, neden?Efendimiz istiyor bizden, neden? Çünkü cemiyet böyle tamir olur.Çünkü cemiyet böyle tamir olur. Şimdi biz birbirimize hiç ilgi duymuyoruz.Şimdi biz birbirimize hiç ilgi duymuyoruz. Hiç birbirimize gidip gelmiyoruz.Hiç birbirimize gidip gelmiyoruz. Herkes kendi başının derdine düşmüş.Herkes kendi başının derdine düşmüş. Bizim cemiyetimiz çöküyor.Bizim cemiyetimiz çöküyor. Eğer bu betonun içindeki çakıllar,Eğer bu betonun içindeki çakıllar, kumlar, o çimento ile birbirine yapışmasa bu bina sağlam durur mu?kumlar, o çimento ile birbirine yapışmasa bu bina sağlam durur mu? Bak bu duvarla bu duvarın arası ne kadar mesafe, üstüne

Bak bu duvarla bu duvarın arası ne kadar mesafe, üstüne
sizin kalabalığınızın üç misli kalabalık gelse bir şey olmuyor.sizin kalabalığınızın üç misli kalabalık gelse bir şey olmuyor. Beton, ama bunlar neydi?Beton, ama bunlar neydi? Şöyle, kimisi ceviz gibi, kimisi fındık gibi, kimisi daha küçük,Şöyle, kimisi ceviz gibi, kimisi fındık gibi, kimisi daha küçük, irili ufaklı taş-toprak parçalarıydı.irili ufaklı taş-toprak parçalarıydı. Bunları şey birleştirdi.Bunları şey birleştirdi. Çimento birleştirdi,Çimento birleştirdi, suyla dondu bunlar, donduğu zamansuyla dondu bunlar, donduğu zaman kaya gibi oldu.kaya gibi oldu. Biz de öyle olacağız.Biz de öyle olacağız. Biz böyle tek tek olmayacağız, bizim muhabbetBiz böyle tek tek olmayacağız, bizim muhabbet çimentosu, birbirimize şey yapacak, bağlayacak,çimentosu, birbirimize şey yapacak, bağlayacak, kale gibi olacağız.kale gibi olacağız. Düşmanın hücum dalgaları gelse böyleDüşmanın hücum dalgaları gelse böyle dalga kırana vurup da parçalanıp suların gittiği gibi çekilip gidecek.dalga kırana vurup da parçalanıp suların gittiği gibi çekilip gidecek. Cesaret edemeyecek, edememesi lazım düşmanın.Cesaret edemeyecek, edememesi lazım düşmanın. 1 milyar müslüman var, bilmem şu kadar milyon bilmem ne var.1 milyar müslüman var, bilmem şu kadar milyon bilmem ne var. Memleketimizin %99'u Müslüman.Memleketimizin %99'u Müslüman. Nereden belli olacak?

Nereden belli olacak?
Tesiri müşterek oldukları zaman.Tesiri müşterek oldukları zaman. Beraber çalıştıkları zaman olacak.Beraber çalıştıkları zaman olacak. Onun için bu muhabbette çok büyük kâr var.Onun için bu muhabbette çok büyük kâr var. Hem dünyevi kâr var, hem uhrevi kâr var.Hem dünyevi kâr var, hem uhrevi kâr var. Keban senetlerinden de kârlı, Boğaziçi Köprüsü'nden de kârlı,Keban senetlerinden de kârlı, Boğaziçi Köprüsü'nden de kârlı, en kârlı yatırım bu.en kârlı yatırım bu. Müslüman, müslümanı ziyaret ettiği zaman Allah'ın sevgisi vacip oluyor üstüne.Müslüman, müslümanı ziyaret ettiği zaman Allah'ın sevgisi vacip oluyor üstüne. Allah'ın sevgisi vacip oluyor yani Allah onu muhakkak seviyor.Allah'ın sevgisi vacip oluyor yani Allah onu muhakkak seviyor. Onun için o para vermeye değer.

Onun için o para vermeye değer.
Şu kadar para verdim, şu şeyden bindim geldim.Şu kadar para verdim, şu şeyden bindim geldim. Değer bu çünkü Allah seni sevecek.Değer bu çünkü Allah seni sevecek. Sevgi benim üstüme, boynuma borç olur, hak olur, tahakkuk eder, vacip olur diye hadîs-i şerîfte o manaya gelen sözler geçiyor yani. O bakımdan bu ziyarete, bu muhabbete itina edeceğiz. Bilakis bunun karşılığında da muhabbeti zedeleyecek şeylerden kaçınacağız. Muhabbeti zedeleyen şeylerin başında gıybet geliyor. Çok seviyoruz gıybeti. Böyle bir açıldı mı baldan kaymaktan tatlı geliyor. Her birimiz bir laf yetiştirip arkasına ekleyip gıybet, gıybet, gıybet, dedikodu, dedikodu, dedikodu gidiyor işler. Hiç kimseyi beğenmiyoruz onun için. Çünkü hep kusurlarını konuşuyoruz herkesin. Kimseyi beğenmiyoruz. Kimse kimseyi beğenmiyor. Armudun sapı var. Fena. Ayır. Üzümün çöpü var. Fena. Ayır. Bilmem neyin kabuğu var. Fena. Ayır. Ortada yiyecek bir şey kalmaz.Sevgi benim üstüme, boynuma borç olur, hak olur, tahakkuk eder, vacip olur diye hadîs-i şerîfte o manaya gelen sözler geçiyor yani. O bakımdan bu ziyarete, bu muhabbete itina edeceğiz. Bilakis bunun karşılığında da muhabbeti zedeleyecek şeylerden kaçınacağız. Muhabbeti zedeleyen şeylerin başında gıybet geliyor. Çok seviyoruz gıybeti. Böyle bir açıldı mı baldan kaymaktan tatlı geliyor. Her birimiz bir laf yetiştirip arkasına ekleyip gıybet, gıybet, gıybet, dedikodu, dedikodu, dedikodu gidiyor işler. Hiç kimseyi beğenmiyoruz onun için. Çünkü hep kusurlarını konuşuyoruz herkesin. Kimseyi beğenmiyoruz. Kimse kimseyi beğenmiyor. Armudun sapı var. Fena. Ayır. Üzümün çöpü var. Fena. Ayır. Bilmem neyin kabuğu var. Fena. Ayır. Ortada yiyecek bir şey kalmaz. hak olur, tahakkuk eder, vacip olur diyehak olur, tahakkuk eder, vacip olur diye hadîs-i şerîfte o manaya gelen sözler geçiyor yani.hadîs-i şerîfte o manaya gelen sözler geçiyor yani. O bakımdan bu ziyarete, bu muhabbete itina edeceğiz.O bakımdan bu ziyarete, bu muhabbete itina edeceğiz. Bilakis bunun karşılığında daBilakis bunun karşılığında da muhabbeti zedeleyecek şeylerden kaçınacağız.muhabbeti zedeleyecek şeylerden kaçınacağız. Muhabbeti zedeleyen şeylerin başında gıybet geliyor.Muhabbeti zedeleyen şeylerin başında gıybet geliyor. Seviyoruz gıybeti.Seviyoruz gıybeti. Böyle bir açıldı mı baldan kaymaktan tatlı geliyor.Böyle bir açıldı mı baldan kaymaktan tatlı geliyor. Her birimiz bir laf yetiştirip arkasına ekleyipHer birimiz bir laf yetiştirip arkasına ekleyip gıybet, gıybet, gıybet, dedikodu, dedikodu, dedikodu gidiyor işler.gıybet, gıybet, gıybet, dedikodu, dedikodu, dedikodu gidiyor işler. Hiç kimseyi beğenmiyoruz onun için.Hiç kimseyi beğenmiyoruz onun için. Çünkü hep kusurlarını konuşuyoruz herkesin.Çünkü hep kusurlarını konuşuyoruz herkesin. Kimseyi beğenmiyoruz.Kimseyi beğenmiyoruz. Kimse kimseyi beğenmiyor.Kimse kimseyi beğenmiyor. Armudun sapı var, fena ayır.Armudun sapı var, fena ayır. Üzümün çöpü var, fena ayır.Üzümün çöpü var, fena ayır. Bilmem neyin kabuğu var, fena ayır.Bilmem neyin kabuğu var, fena ayır. Ortada yiyecek bir şey kalmaz.Ortada yiyecek bir şey kalmaz. Ne yapalım?Ne yapalım? Gülün de dikeni var ama yine ne kadar güzel çiçek.

Gülün de dikeni var ama yine ne kadar güzel çiçek.
O bakımdan kusurlarımızı görmeyeceğiz.O bakımdan kusurlarımızı görmeyeceğiz. Gördüklerimizi örteceğiz.Gördüklerimizi örteceğiz. Siz bir müslüman kardeşinizin bir kusurunu örtersenizSiz bir müslüman kardeşinizin bir kusurunu örterseniz buyuruyor Peygamber Efendimiz, Allah da sizin mahşerde kusurlarınızı örter.buyuruyor Peygamber Efendimiz, Allah da sizin mahşerde kusurlarınızı örter. Daha iyi değil mi?Daha iyi değil mi? Ne kadar güzel.Ne kadar güzel. Yani aman Yâ Rabbi!Yani aman Yâ Rabbi! Beni affeyle, mağfiret eyle diyoruz ama mağfiret olmanın bir çaresi,Beni affeyle, mağfiret eyle diyoruz ama mağfiret olmanın bir çaresi, bu dünyada senin elinde olan şeylerde karşı tarafınbu dünyada senin elinde olan şeylerde karşı tarafın kusurlarını örtmek suretiyle ona liyakat kesbetmen.kusurlarını örtmek suretiyle ona liyakat kesbetmen. O bakımdan bunu yazalım yani.O bakımdan bunu yazalım yani. Altın yaldızla mı yazacağız?Altın yaldızla mı yazacağız? Kocaman harflerle mi yazacağız?

Kocaman harflerle mi yazacağız?
Aklımıza mı yazacağız?Aklımıza mı yazacağız? Dilimizde her zaman söyleye söyleye ezberleyecek miyiz?Dilimizde her zaman söyleye söyleye ezberleyecek miyiz? İnne ra’se’l-akli’t-tehabbübü ile’n-nâsi.İnne ra’se’l-akli’t-tehabbübü ile’n-nâsi. Aklın başı, insanlara, insanın kendisini sevdirmek için uğraşması.Aklın başı, insanlara, insanın kendisini sevdirmek için uğraşması. Tehabbüb, tefa’ul babında yani zorlamayla demek.Tehabbüb, tefa’ul babında yani zorlamayla demek. Tehabbüb, yani insanlara kendisini sevdirmek demiyor da,Tehabbüb, yani insanlara kendisini sevdirmek demiyor da, sevdirmek için zorlanmak manası var yani.sevdirmek için zorlanmak manası var yani. Uğraşacaksın yani, ter dökeceksin.Uğraşacaksın yani, ter dökeceksin. Çareler arayacaksın, biraz gayret sarf edeceksin.Çareler arayacaksın, biraz gayret sarf edeceksin. Nasıl ilim teallüm ile oluyorsa, teallüm ne demek?Nasıl ilim teallüm ile oluyorsa, teallüm ne demek? İlmi meşakkatle tahsil etmek için

İlmi meşakkatle tahsil etmek için
işte uyku uyumamak, gitmek, gelmek,işte uyku uyumamak, gitmek, gelmek, hocanın kahrını çekmek,hocanın kahrını çekmek, hoca bazen döver, bazen bağırır, bazen kızar filan.hoca bazen döver, bazen bağırır, bazen kızar filan. Talebe onun hepsini sineye çeker.Talebe onun hepsini sineye çeker. Teallüm.Teallüm. Yani ilmi meşakkatle tahsil için uğraşıyor.Yani ilmi meşakkatle tahsil için uğraşıyor. Onun gibi.Onun gibi. Tehabbüb da muhabbeti tahsil içinTehabbüb da muhabbeti tahsil için biraz böyle meşakkati göze alacak.biraz böyle meşakkati göze alacak. Hadîs-i şerîfin öteki tarafı enteresan.

Hadîs-i şerîfin öteki tarafı enteresan.
Yani birkaç bakımdan enteresan.Yani birkaç bakımdan enteresan. İlk yazıldığı gibi okuyacak olursak diyor ki:İlk yazıldığı gibi okuyacak olursak diyor ki: Ve inne min seâdeti’l-mer’i hiffete lihyetihî.Ve inne min seâdeti’l-mer’i hiffete lihyetihî. Yazılış şekli böyle.Yazılış şekli böyle. Yani demek ki manası şu ki,Yani demek ki manası şu ki, insanın mutluluğundandır.insanın mutluluğundandır. Mutluluğunun bir tezahürü de sakalının hafif olmasıdır.Mutluluğunun bir tezahürü de sakalının hafif olmasıdır. Yani çok uzun olmayacak.Yani çok uzun olmayacak. Hani böyle göbeğine kadar bilmem ne falan.Hani böyle göbeğine kadar bilmem ne falan. Böyle her tarafta şey yapmış, fazla olmamak.Böyle her tarafta şey yapmış, fazla olmamak. Sakalın şöyle bir ölçülü olması lazım diye kitaplarımızda şey yapıyorlar.Sakalın şöyle bir ölçülü olması lazım diye kitaplarımızda şey yapıyorlar. Sakal olacak.Sakal olacak. Sakal yani bırakabilecek insanın mutlaka sakalı bırakması lazım.Sakal yani bırakabilecek insanın mutlaka sakalı bırakması lazım. Çünkü kesmek her mezhebe göre haram.Çünkü kesmek her mezhebe göre haram. Yani uygun değil.Yani uygun değil. Mutlaka sakal sünnettir.Mutlaka sakal sünnettir. Şimdi acayip acayip sözler söyleyenler çıkıyor.Şimdi acayip acayip sözler söyleyenler çıkıyor. Ebû Cehil'in de sakalı vardı.Ebû Cehil'in de sakalı vardı. Canım Ebû Cehil'in sakalı da vardır, gözü de var, kaşı da var.Canım Ebû Cehil'in sakalı da vardır, gözü de var, kaşı da var. Yani benim gibi eli de var, ayağı da var.Yani benim gibi eli de var, ayağı da var. Yani ne demek istiyorsun sen?

Yani ne demek istiyorsun sen?
Biz Ebû Cehil'e bakarak reaksiyonel olarak bırakmıyoruz ki sakalları.Biz Ebû Cehil'e bakarak reaksiyonel olarak bırakmıyoruz ki sakalları. Veyahut onu taklit ederek Peygamber EfendimizVeyahut onu taklit ederek Peygamber Efendimiz sakallarınızı uzatın, bıyıklarınızı kısaltın buyurmuş.sakallarınızı uzatın, bıyıklarınızı kısaltın buyurmuş. Baş üstüne diyoruz.Baş üstüne diyoruz. Biz söz dinlemeye çalışıyoruz.Biz söz dinlemeye çalışıyoruz. Yani şu hadîsleri niye okuyoruz?Yani şu hadîsleri niye okuyoruz? Efendimizin mübarek sözlerinden üç tanesini, beş tanesiniEfendimizin mübarek sözlerinden üç tanesini, beş tanesini gönlümüze yerleştirelim.gönlümüze yerleştirelim. Şefaatini kazanmaya vesile olsun.Şefaatini kazanmaya vesile olsun. Yolunca yürümeye çalışalım.Yolunca yürümeye çalışalım. Karıncaya sormuşlar, hayır bana bak nereye gidiyorsun sen böyle?Karıncaya sormuşlar, hayır bana bak nereye gidiyorsun sen böyle? Hacca gidiyorum demiş.Hacca gidiyorum demiş. Karınca konuşur mu?Karınca konuşur mu? Konuşurmuş.

Konuşurmuş.
Süleyman aleyhisselam duyarmış.Süleyman aleyhisselam duyarmış. Biz duyamıyoruz ama.Biz duyamıyoruz ama. Hacca gidiyorum.Hacca gidiyorum. Demişler ki ya bu küçücük küçücük adımlarla tıpış tıpışDemişler ki ya bu küçücük küçücük adımlarla tıpış tıpış tık tık tık tık sen ve kim hacca gitmek kim yani o mesafeler biter mi?tık tık tık tık sen ve kim hacca gitmek kim yani o mesafeler biter mi? Bir karınca buradan hacca gidecek o zaman.Bir karınca buradan hacca gidecek o zaman. Biter mi?Biter mi? Demiş ki biter bitmez bilmem.

Demiş ki biter bitmez bilmem.
Ben yolunda olayım da ölse bile yolunda öldü mü, tamam.Ben yolunda olayım da ölse bile yolunda öldü mü, tamam. Yani o önemli bir şey.Yani o önemli bir şey. Hakikaten insan hacca giderken yolda ölse,Hakikaten insan hacca giderken yolda ölse, o sevapları alıyor, hem kıyamete kadar devam ediyor sevabın.o sevapları alıyor, hem kıyamete kadar devam ediyor sevabın. Kıyamete kadar devam ediyor.Kıyamete kadar devam ediyor. Bir insan namazı beklediği müddetçe diyorBir insan namazı beklediği müddetçe diyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem camiye geldin, bağdaş kurdun,Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem camiye geldin, bağdaş kurdun, diz çöktün, namazı bekliyorsun.diz çöktün, namazı bekliyorsun. Daha ezan okunmamıştı.Daha ezan okunmamıştı. Namazı beklediği müddetçe namazdadır diyor Peygamber Efendimiz.Namazı beklediği müddetçe namazdadır diyor Peygamber Efendimiz. Sevaba.Sevaba. Bir şeyin başlangıcı da şey oluyor, ondan sayılıyor.Bir şeyin başlangıcı da şey oluyor, ondan sayılıyor. O bakımdan biz karınca kararınca…O bakımdan biz karınca kararınca… Ha o karınca ha biz, bizim ne farkımız var?Ha o karınca ha biz, bizim ne farkımız var? Biz karıncadan büyüğüz amaBiz karıncadan büyüğüz ama dünyanın içinde küçücük bir mahlukuz biz de.dünyanın içinde küçücük bir mahlukuz biz de. Bize de melekler yukarıdan baksalar,Bize de melekler yukarıdan baksalar, o hani arşı yüklenen melekler varmış,o hani arşı yüklenen melekler varmış, büyük melekler, azim melekler, hepsinin şeylerini okuyoruz, menkıbelerini.büyük melekler, azim melekler, hepsinin şeylerini okuyoruz, menkıbelerini. Biz de onların yanında karıncadan küçük kalıyoruz.Biz de onların yanında karıncadan küçük kalıyoruz. Biz neyiz ki yani?Biz neyiz ki yani? Biz de yürüsek tıpış tıpış oralara zor varız ama

Biz de yürüsek tıpış tıpış oralara zor varız ama
karınca gibi, karınca kararıncakarınca gibi, karınca kararınca biz de tıpış tıpış yolunda olmaya çalışıyoruz.biz de tıpış tıpış yolunda olmaya çalışıyoruz. Onun için tabi Resûlullah Efendimiz emretti diye sakalı bırakıyoruz.

Onun için tabi Resûlullah Efendimiz emretti diye sakalı bırakıyoruz.
Bıyığı azaltacağız.Bıyığı azaltacağız. Öyle emretmiş.Öyle emretmiş. Bazısı da bıyığı maşallah oh pala bıyık böyle koçBazısı da bıyığı maşallah oh pala bıyık böyle koç boynuzu gibi, bir de ucunu buruyor falanboynuzu gibi, bir de ucunu buruyor falan onunla övünüyor, hayır.onunla övünüyor, hayır. Yani emir neyse onu öyle yapacağız.Yani emir neyse onu öyle yapacağız. Efendimiz bıyığı kısaltın buyurmuş.Efendimiz bıyığı kısaltın buyurmuş. Kendisi de kısaltmış hatta derisinin böyle şeyleri izi belli olacak.Kendisi de kısaltmış hatta derisinin böyle şeyleri izi belli olacak. Yani böyle fazla kabarık da yapmamış.Yani böyle fazla kabarık da yapmamış. Sakalı uzattın, bıyığı hem de akla mantığa da uygun.Sakalı uzattın, bıyığı hem de akla mantığa da uygun. Çünkü bıyık insanın burnunun altında.Çünkü bıyık insanın burnunun altında. Hani kısa olması lazım ki temizlenmesi kolay olsun.Hani kısa olması lazım ki temizlenmesi kolay olsun. Yani akıl mantık bunu da şey yapıyor.Yani akıl mantık bunu da şey yapıyor. Sonra uzun olursa ağzına hop girer.Sonra uzun olursa ağzına hop girer. Su içerken girer.Su içerken girer. Senin bardağın içinde ne işin var? E uzun tabi.

Senin bardağın içinde ne işin var? E uzun tabi.
Uzun olunca girecek.Uzun olunca girecek. Yani meşrubatın içine girecek, şeyin içine girecek.Yani meşrubatın içine girecek, şeyin içine girecek. Onun için kesilmesi gerekiyor.Onun için kesilmesi gerekiyor. Yani sözü aynen dinlemek lazım.Yani sözü aynen dinlemek lazım. Eski paşalardan birisi bir yere vali olmuş.Eski paşalardan birisi bir yere vali olmuş. Demiş ki şu yolun iki tarafını ağaçlandırın, şu türbenin yanına kadar.Demiş ki şu yolun iki tarafını ağaçlandırın, şu türbenin yanına kadar. Ondan sonra da atlamış faytonuna,Ondan sonra da atlamış faytonuna, elinde bastonu, başında fesi, Paşa Efendi Hazretleri, vali.elinde bastonu, başında fesi, Paşa Efendi Hazretleri, vali. Birkaç zaman sonra,Birkaç zaman sonra, bakalım benim şu emrimi dinledi mi bu adamlarım diye, dolaşmış,bakalım benim şu emrimi dinledi mi bu adamlarım diye, dolaşmış, caddeye gitmiş böyle, bakmış, iki tarafına ağaçlar dikmişler.caddeye gitmiş böyle, bakmış, iki tarafına ağaçlar dikmişler. Türbenin yanına kadar gitmiş, tamam, iki tarafında ağaçlar dikili,Türbenin yanına kadar gitmiş, tamam, iki tarafında ağaçlar dikili, bakmış, öbür tarafta da ağaçlar var.bakmış, öbür tarafta da ağaçlar var. İleriye doğru da dikmişler, tamam.İleriye doğru da dikmişler, tamam. Türbeyi de geçmişler yani.Türbeyi de geçmişler yani. O türbeye kadar demiş, ötekiler türbeye de geçmişler,O türbeye kadar demiş, ötekiler türbeye de geçmişler, demiş ki bu ağaçları sökün.demiş ki bu ağaçları sökün. Aman efendim demişler işte ağaç sevaptır da işte istediğinizi yaptık, fazlasını yaptık.Aman efendim demişler işte ağaç sevaptır da işte istediğinizi yaptık, fazlasını yaptık. Yok demiş.Yok demiş. Siz demiş Nasrettin Hoca'nın hesabı gibi hani kazan doğurdu, kazan öldü.Siz demiş Nasrettin Hoca'nın hesabı gibi hani kazan doğurdu, kazan öldü. Siz şimdi demiş bir bahane bulup fazla yapıyorsunuz, yarın eksik yaparsınız.Siz şimdi demiş bir bahane bulup fazla yapıyorsunuz, yarın eksik yaparsınız. Efendim işte bilmem ne yetmedi de şöyle oldu böyle kaldı daEfendim işte bilmem ne yetmedi de şöyle oldu böyle kaldı da benim dediğimi tam yapmaya alışın demiş.benim dediğimi tam yapmaya alışın demiş. Bu işte bir prensiptir yani.Bu işte bir prensiptir yani. İşleri güzel yapmak da bir prensiptir.İşleri güzel yapmak da bir prensiptir. Dediği tarzda yapacaksın.Dediği tarzda yapacaksın. Doktor diyor ki bu ilacı al, ee?Doktor diyor ki bu ilacı al, ee? Bardağın içine yarım bardak su koy, on beş damla damlat.

Bardağın içine yarım bardak su koy, on beş damla damlat.
E ben çabuk iyi olayım, elli damla damlatayım.E ben çabuk iyi olayım, elli damla damlatayım. O zaman mezarı boylarsın.O zaman mezarı boylarsın. Daha iyi olursun yani.Daha iyi olursun yani. Çok çabuk iyi olursun.Çok çabuk iyi olursun. Kabristana gidersin hemen.Kabristana gidersin hemen. Yani on beş damlaysa on beş damla.Yani on beş damlaysa on beş damla. On beş damla bana acı geliyor, beş damla damlatayım.On beş damla bana acı geliyor, beş damla damlatayım. O zaman da olmaz.O zaman da olmaz. Yani ölçüye riayet etmek.Yani ölçüye riayet etmek. Bunlar bizim bugünkü hayatımızdan misaller.Bunlar bizim bugünkü hayatımızdan misaller. Bunu şeyi anlatmak için söyledik.Bunu şeyi anlatmak için söyledik. Efendimiz ne buyurmuşsa başımızın üstünde yeri var.Efendimiz ne buyurmuşsa başımızın üstünde yeri var. Başımızın tacı yani.Başımızın tacı yani. Tacı koyuyoruz başımızın üstüne.Tacı koyuyoruz başımızın üstüne. Efendimiz'in emirleri, buyrukları başımızın tacıdır.Efendimiz'in emirleri, buyrukları başımızın tacıdır. Ne dediyse aynen yaparız.Ne dediyse aynen yaparız. Yapma dediğinide yapmayız.Yapma dediğinide yapmayız. Şu gün yemek ye, baş üstüne.Şu gün yemek ye, baş üstüne. Şu günde oruç tut, baş üstüne.Şu günde oruç tut, baş üstüne. Ben bayramda da oruç tutayım.Ben bayramda da oruç tutayım. Hayır bayramda oruç tutmak haram.Hayır bayramda oruç tutmak haram. Ramazanda tuttun ya, bayramda oruç tutmak haram, bak dikkat edin.Ramazanda tuttun ya, bayramda oruç tutmak haram, bak dikkat edin. Haram, içki de haram, Ramazan bayramında da oruç tutmak haram, neden?Haram, içki de haram, Ramazan bayramında da oruç tutmak haram, neden? O zaman bayram edin demiş,

O zaman bayram edin demiş,
bütün Ramazan tuttunuz, bugün böyle olacak demiş.bütün Ramazan tuttunuz, bugün böyle olacak demiş. Yani bilmem anlatabildim mi, sözü tam tutmaya alışacağız.Yani bilmem anlatabildim mi, sözü tam tutmaya alışacağız. İntizama alışacağız.İntizama alışacağız. Randevuya zamanında gitmeye alışacağız,Randevuya zamanında gitmeye alışacağız, verdiğimiz sözü tam yapmaya alıştıracağız.verdiğimiz sözü tam yapmaya alıştıracağız. Öyle olmazsa bu kâfirlere yetişemeyiz de zaten.Öyle olmazsa bu kâfirlere yetişemeyiz de zaten. Bu kâfirleri görmüyor musun?Bu kâfirleri görmüyor musun? Eskiden Akdeniz bizim barbarosların dolaştığıEskiden Akdeniz bizim barbarosların dolaştığı bize ait bir gölmüş.bize ait bir gölmüş. Karadeniz o da öyleymiş.Karadeniz o da öyleymiş. Şimdi Karadeniz'in hamsisini, kalkanını bize yedirmiyor Ruslar.Şimdi Karadeniz'in hamsisini, kalkanını bize yedirmiyor Ruslar. Yedirmiyor.Yedirmiyor. Şu alamayın bu balıkları diyor.Şu alamayın bu balıkları diyor. Allah Allah.Allah Allah. Beynelminel sularda.Beynelminel sularda. Hayır alamazsın diyor.Hayır alamazsın diyor. Teknemiz oraya yaklaşacak olsa zaten tahtadan bir tekne.Teknemiz oraya yaklaşacak olsa zaten tahtadan bir tekne. Getiriyor hucum botunu, sokmuyor yani oraya.Getiriyor hucum botunu, sokmuyor yani oraya. Zorba.Zorba. Beri tarafta, burası benim kıyılarım diyor Libya.Beri tarafta, burası benim kıyılarım diyor Libya. Amerika, hayır ben burada manevra yapacağım.Amerika, hayır ben burada manevra yapacağım. Peki sen Amerikan, bu Akdeniz'den ötede, Cebelitarık'a çıkacaksın.Peki sen Amerikan, bu Akdeniz'den ötede, Cebelitarık'a çıkacaksın. Atlas Okyanusu'nu geçeceksin, öbür tarafta senin kıtan.Atlas Okyanusu'nu geçeceksin, öbür tarafta senin kıtan. İşin ne senin burada?

İşin ne senin burada?
Zorba.Zorba. Kuvveti yerinde ya, uçak gemisi var, Saratoga uçak gemisi jetleri var,Kuvveti yerinde ya, uçak gemisi var, Saratoga uçak gemisi jetleri var, parası var, pulu var, her türlü imkanı var,parası var, pulu var, her türlü imkanı var, efeleniyor yani buralarda.efeleniyor yani buralarda. Biz ne yapmışız?Biz ne yapmışız? Bizden efelik gitmiş.Bizden efelik gitmiş. Bir zamanlar bizim oralarda dolaştığımız yerde,Bir zamanlar bizim oralarda dolaştığımız yerde, bir zamanlar arslanların kükrediği yerlerde,bir zamanlar arslanların kükrediği yerlerde, şimdi topal tilkiler cevlan ediyor, neden?şimdi topal tilkiler cevlan ediyor, neden? Huyumuzdan.

Huyumuzdan.
Huyumuzun İslâm ahlâkının bizden gitmesinden, bozulmasından dolayı.Huyumuzun İslâm ahlâkının bizden gitmesinden, bozulmasından dolayı. Bizim onlardan aşağı kalıp yanımızın mı var?Bizim onlardan aşağı kalıp yanımızın mı var? Bizim dedelerimiz onlardan ne kadar şerefli insanlardı ama,

Bizim dedelerimiz onlardan ne kadar şerefli insanlardı ama,
gel torunlarının haline bak.gel torunlarının haline bak. Yani çamurdan kurtaramıyoruz kendimizi.Yani çamurdan kurtaramıyoruz kendimizi. Şu yeni mahallenin çamurundan kendimizi kurtaramamışız.Şu yeni mahallenin çamurundan kendimizi kurtaramamışız. Evimize bir düzen getirememişiz.Evimize bir düzen getirememişiz. Yani başta ben.Yani başta ben. Ben kendime söyleyeyim en iyisi.Ben kendime söyleyeyim en iyisi. Siz böyle bana bakarak ibret alın.Siz böyle bana bakarak ibret alın. Evime bir düzen getirememişim,Evime bir düzen getirememişim, işime bir düzen getirememişim.işime bir düzen getirememişim. Kendi halime bir düzen getirememişim.Kendi halime bir düzen getirememişim. Verimli çalışmaya kendimi alıştıramamışım.Verimli çalışmaya kendimi alıştıramamışım. Al birisini vur ötekisine.Al birisini vur ötekisine. Hiçbirimizden bir iş çıkmıyor.Hiçbirimizden bir iş çıkmıyor. Bir şey meydana gelmiyor.Bir şey meydana gelmiyor. Adamlar aya gittiler.Adamlar aya gittiler. Denizlerin dibine indiler.Denizlerin dibine indiler. Dağların tepelerine tırmandılar.Dağların tepelerine tırmandılar. Akla hayale gelmedik aletler buldular.Akla hayale gelmedik aletler buldular. Akıllı bombalar yaptılar.Akıllı bombalar yaptılar. Bombaya koordinatlarını veriyor.Bombaya koordinatlarını veriyor. Hedefi tarif ediyor.Hedefi tarif ediyor. Hadi git burada patla.Hadi git burada patla. Başüstüne.Başüstüne. Dönüyor, dolaşıyor bomba, küt gidiyor orada patlıyor.Dönüyor, dolaşıyor bomba, küt gidiyor orada patlıyor. Olur mu?Olur mu? Yaptılar.

Yaptılar.
Akıllı bomba diyor.Akıllı bomba diyor. Yani o kadar şey ki başka yere atsan bile dönüp dolaşıp gidiyor,Yani o kadar şey ki başka yere atsan bile dönüp dolaşıp gidiyor, orada onu buluyor.orada onu buluyor. Uçağın peşine takılıyor, onun bilmem manyetik tesirinden,Uçağın peşine takılıyor, onun bilmem manyetik tesirinden, çıkardığı egzoz gazından, bilmem neredençıkardığı egzoz gazından, bilmem nereden izini buluyor, kokusunu alıyor yani zagar gibi,izini buluyor, kokusunu alıyor yani zagar gibi, av tazısı gibi.av tazısı gibi. Hadi şeyin peşinden, uçağın peşinden patlıyor, şey yapıyor.Hadi şeyin peşinden, uçağın peşinden patlıyor, şey yapıyor. Adamlar bak akıllarını ortaya koydular,Adamlar bak akıllarını ortaya koydular, prensipleri ortaya koydular,prensipleri ortaya koydular, ilimlerin inceliklerini buldular, hayatın şeylerini buldular.ilimlerin inceliklerini buldular, hayatın şeylerini buldular. Çalıştılar, çabaladılar.Çalıştılar, çabaladılar. Bize çok zararlar oldu, bizim haberimiz yok.Bize çok zararlar oldu, bizim haberimiz yok. Bizim haberimiz yok.Bizim haberimiz yok. Bizim Afrika'daki müslüman kardeşlerimizi aldılar, köle yaptılar.Bizim Afrika'daki müslüman kardeşlerimizi aldılar, köle yaptılar. Müslümanların diyarlarını istila ettiler, sömürge yaptılar.Müslümanların diyarlarını istila ettiler, sömürge yaptılar. Bizim gemicilerimizBizim gemicilerimiz Hollandalılarla çarpışmak için bu şimdiki seçim yapılan yer Filipinlere,Hollandalılarla çarpışmak için bu şimdiki seçim yapılan yer Filipinlere, Endonezyalara vesairelere gidiyordu bizim gemiciler.Endonezyalara vesairelere gidiyordu bizim gemiciler. Hint denizlerine falan gidiyorlardı.Hint denizlerine falan gidiyorlardı. Oralarda bizleri yendiler bu adamlar.Oralarda bizleri yendiler bu adamlar. Bizim oradaki müslümanları alt ettiler.Bizim oradaki müslümanları alt ettiler. Oralara hakim oldular.Oralara hakim oldular. Oraları sömürüyorlar.Oraları sömürüyorlar. Yani o bakımdan muhterem kardeşlerimYani o bakımdan muhterem kardeşlerim dini sadece namaz kılmak diye anlamayın.dini sadece namaz kılmak diye anlamayın. Din sadece namaz kılmaktan, oruç tutmaktan ibaret değil.Din sadece namaz kılmaktan, oruç tutmaktan ibaret değil. Peygamber Efendimiz'in her çeşit emri hepsi kıymetlidir.Peygamber Efendimiz'in her çeşit emri hepsi kıymetlidir. İntizam da dindendir, çalışmak da dindendir.İntizam da dindendir, çalışmak da dindendir. Hep iyi niyetle Allah rızası için,Hep iyi niyetle Allah rızası için, bunların hepsi yapılacak olduğu için,bunların hepsi yapılacak olduğu için, Allah rızası için insanın geceAllah rızası için insanın gece askerde nöbet tutması ibadettir.askerde nöbet tutması ibadettir. Sınırda beklemesi ibadettir.Sınırda beklemesi ibadettir. Canını dişine takıp düşmanla çarpışması ibadettir.Canını dişine takıp düşmanla çarpışması ibadettir. Ölürse şehit olacak, kalırsa gazi olacak.Ölürse şehit olacak, kalırsa gazi olacak. Bir başkasının ihtiyacını gidermek için çalışması ibadettir,Bir başkasının ihtiyacını gidermek için çalışması ibadettir, bir doktorun hastayı tedavi etmek için uykusuz kalması,bir doktorun hastayı tedavi etmek için uykusuz kalması, gece nöbet tutması ibadettir amagece nöbet tutması ibadettir ama imanla ve iyi niyetle olmak şartıyla Allah bizi İslâm'ın o hakikatine erdirsin.imanla ve iyi niyetle olmak şartıyla Allah bizi İslâm'ın o hakikatine erdirsin. Yani takliden bir müslümanlık yapıyoruz,Yani takliden bir müslümanlık yapıyoruz, adam bize bakıyor, müslümanlık buysa ben gelmem oraya diyor.adam bize bakıyor, müslümanlık buysa ben gelmem oraya diyor. Avustralya'ya gittim ben, Avustralya'da bir adamdan bahsetti, oradaki kardeşlerim.

Avustralya'ya gittim ben, Avustralya'da bir adamdan bahsetti, oradaki kardeşlerim.
Çok zeki bir adammış.Çok zeki bir adammış. Hatta evini gelen müslümanlara falan misafirHatta evini gelen müslümanlara falan misafir olsunlar diye tahsis ediyormuş.olsunlar diye tahsis ediyormuş. Buyurun kalın falan diye.Buyurun kalın falan diye. Bizimkiler de yani müslümanlar diyorum, belki Türkler değil de belkiBizimkiler de yani müslümanlar diyorum, belki Türkler değil de belki başka Afganlı Mafganlıdır veya Hintlidir, Pakistanlıdır bilmiyorum ama,başka Afganlı Mafganlıdır veya Hintlidir, Pakistanlıdır bilmiyorum ama, evini harabeye çevirip, icabında çalıp çırpıp öyle gidiyorlarmış yani.evini harabeye çevirip, icabında çalıp çırpıp öyle gidiyorlarmış yani. Diyormuş ki: iyi ki ben sizden önce müslüman oldum.

Diyormuş ki: iyi ki ben sizden önce müslüman oldum.
Yoksa sizi gördükten sonra müslüman olmazdım diyormuş.Yoksa sizi gördükten sonra müslüman olmazdım diyormuş. İyi ki önceden müslüman olmuşum diyor.İyi ki önceden müslüman olmuşum diyor. Böyle olmaz ki.Böyle olmaz ki. Yani müslümanların evlatlarınınYani müslümanların evlatlarının huyunun bozuk olması çok büyük şey.huyunun bozuk olması çok büyük şey. İslâm'a çok menfi propaganda oluyor.İslâm'a çok menfi propaganda oluyor. Bizim gittiğimiz yerde, çalıştığımız yerde,Bizim gittiğimiz yerde, çalıştığımız yerde, oturduğumuz mahallede herkesin bizdenoturduğumuz mahallede herkesin bizden sitayişle bahsetmesi lazım, hayran olması lazım.sitayişle bahsetmesi lazım, hayran olması lazım. Öyle olamıyoruz, eksik.Öyle olamıyoruz, eksik. Bak Efendimiz ne buyuruyor?

Bak Efendimiz ne buyuruyor?
İnsanlara kendimizi sevdirememişiz.İnsanlara kendimizi sevdirememişiz. Komşuluğumuzu güzel yapamamışız.Komşuluğumuzu güzel yapamamışız. İşimizde münasebetlerimizi güzel tesis edememişiz.İşimizde münasebetlerimizi güzel tesis edememişiz. Tabi Nasreddin hocanın şeyi de gene haklı.Tabi Nasreddin hocanın şeyi de gene haklı. Hani yani hep kabahatler bende mi demiş.Hani yani hep kabahatler bende mi demiş. Aşağıda bakmış iki tane madrabaz kavga ediyor.Aşağıda bakmış iki tane madrabaz kavga ediyor. Yorganla bürünmüş kapıyı açmış, niye kavga ediyorsunuzYorganla bürünmüş kapıyı açmış, niye kavga ediyorsunuz filan derken, o iki madrabaz gelmişler,filan derken, o iki madrabaz gelmişler, hop yorganını çekmişler, kaçmışlar, gitmişler.hop yorganını çekmişler, kaçmışlar, gitmişler. Ertesi gün ne oldu hoca efendi?Ertesi gün ne oldu hoca efendi? Sormayın evinin önünde kavga ediyorlardı da.

Sormayın evinin önünde kavga ediyorlardı da.
Yorganıma sarıldım da bilmem ne deyince.Yorganıma sarıldım da bilmem ne deyince. E hoca sen de camdan baksaydın.E hoca sen de camdan baksaydın. Ya hoca sen de aşağı indin.Ya hoca sen de aşağı indin. E hoca ya onlar yakına geldiği zaman aklın neredeydi.E hoca ya onlar yakına geldiği zaman aklın neredeydi. E hoca ya bilmem onlar yorganın bir tarafındanE hoca ya bilmem onlar yorganın bir tarafından tutunca sen de bu tarafından çekseydin.tutunca sen de bu tarafından çekseydin. Herkes hocaya kabahat ediyor.Herkes hocaya kabahat ediyor. Boynunu bükmüş demiş ya hep haklısınız kardeşler de.Boynunu bükmüş demiş ya hep haklısınız kardeşler de. Acaba demiş şu yorganı alıp gidenin hiç kabahati yok mu?Acaba demiş şu yorganı alıp gidenin hiç kabahati yok mu? Bütün kabahati bana yüklüyorsunuz.Bütün kabahati bana yüklüyorsunuz. Hiç bunun kabahati yok mu?Hiç bunun kabahati yok mu? O tarafta var yani.

O tarafta var yani.
Bizim de etrafımızda bazen şeyler oluyor ama,Bizim de etrafımızda bazen şeyler oluyor ama, bizim de müslümanlığımızı umumiyetlebizim de müslümanlığımızı umumiyetle yani kendi aramızda dertleşiyoruz.yani kendi aramızda dertleşiyoruz. Bir kusur olduğu muhakkak.Bir kusur olduğu muhakkak. Yani bizim kendimizi düzeltmemiz lazım.Yani bizim kendimizi düzeltmemiz lazım. Allah'a imanımızı içimizde sağlamlaştırmamız lazım.Allah'a imanımızı içimizde sağlamlaştırmamız lazım. O imanın şevkiyle aşk ile çalışmamız lazım.O imanın şevkiyle aşk ile çalışmamız lazım. Her şeyimizi o zaman daha güzel yapabiliriz.Her şeyimizi o zaman daha güzel yapabiliriz. Boş oturmamamız lazım.Boş oturmamamız lazım. İhtiyarımız caminin önüne geliyor,İhtiyarımız caminin önüne geliyor, bacağını öteki bacağının üstüne atıyor, böyle sallıyor.bacağını öteki bacağının üstüne atıyor, böyle sallıyor. Bastonuyla yeri böyle kazıyor.Bastonuyla yeri böyle kazıyor. Bir işe yara.Bir işe yara. Gencimiz kahveye gitmiş, o iskambille meşgul.Gencimiz kahveye gitmiş, o iskambille meşgul. Falanca oturmuş, bir boş şeyde.Falanca oturmuş, bir boş şeyde. Adamlar, geçenlerde de söyledim,Adamlar, geçenlerde de söyledim, yüz numaraya kitap rafı koymuşlar Japonlar.yüz numaraya kitap rafı koymuşlar Japonlar. Yüz numaraya kitap rafı koymuşlar.Yüz numaraya kitap rafı koymuşlar. Orada, affedersiniz, küçük abdestini yapacak,Orada, affedersiniz, küçük abdestini yapacak, o müddet içinde bir kitap okuyayım diye.o müddet içinde bir kitap okuyayım diye. Biz yapmayız tabi.Biz yapmayız tabi. Olmaz ama yani adamların nasıl çalıştığını göreceğiz.Olmaz ama yani adamların nasıl çalıştığını göreceğiz. Biz bunları nasıl geçeriz?

Biz bunları nasıl geçeriz?
Bizim dedelerimiz nasıl geçmişler?Bizim dedelerimiz nasıl geçmişler? Onlardan daha güzel kılıç yapmış.Onlardan daha güzel kılıç yapmış. Bizim kılıcımızı şöyle havaya tülü attığın zaman,Bizim kılıcımızı şöyle havaya tülü attığın zaman, altına kılıcı tutuverdi mi,altına kılıcı tutuverdi mi, tül bunun üstüne düşünce böyle ikiye ayrılmış öyle gitmiş.tül bunun üstüne düşünce böyle ikiye ayrılmış öyle gitmiş. Yani jiletten keskin.Yani jiletten keskin. Bir top yapmışız.Bir top yapmışız. Kendi kıymetlerimizi anlayıp kendimize dönmek,Kendi kıymetlerimizi anlayıp kendimize dönmek, imanımıza avdet etmek nasip eylesin.imanımıza avdet etmek nasip eylesin. Bu şaşkınlıktan bizi kurtarsın.Bu şaşkınlıktan bizi kurtarsın. Şimdi sakalın, sakalın şeyinden açıldı söz.Şimdi sakalın, sakalın şeyinden açıldı söz. Sakalın hafifliği de insanın mutluluğundandır demiş Peygamber Efendimiz.Sakalın hafifliği de insanın mutluluğundandır demiş Peygamber Efendimiz. Fakat kitaplarda bir rivayet daha var.Fakat kitaplarda bir rivayet daha var. Belki yazılışı birbirine benziyor kelimelerin de bir yanlış okuma olmuştur diye.Belki yazılışı birbirine benziyor kelimelerin de bir yanlış okuma olmuştur diye. O daha doğru gibi.O daha doğru gibi. "Hiffetü lahyeyhi" diyor.

"Hiffetü lahyeyhi" diyor.
Yani "Lahyeyhi" şu iki dudak demek.Yani "Lahyeyhi" şu iki dudak demek. Yani iki dudağının hafifliğidir.Yani iki dudağının hafifliğidir. İnsanın mutluluğunun bir sebebi de,İnsanın mutluluğunun bir sebebi de, iki dudağının hafifliğidir.iki dudağının hafifliğidir. Ha o zaman hadîs-i şerîfin başınıHa o zaman hadîs-i şerîfin başını sonundaki manada biraz daha uygun düştü.sonundaki manada biraz daha uygun düştü. Yani insan aklın başı,Yani insan aklın başı, insanlara insanın kendisini sevdirmek için çalışıp çabalamasıdır.insanlara insanın kendisini sevdirmek için çalışıp çabalamasıdır. Bir de iki dudağını hafif tutmasıdır.Bir de iki dudağını hafif tutmasıdır. Yani dili pabuç gibi uzun olmayacak.Yani dili pabuç gibi uzun olmayacak. Dudakları çen çen çen,Dudakları çen çen çen, alt çenesi, üst çenesi boyuna gevezelik yapıp durmayacak.alt çenesi, üst çenesi boyuna gevezelik yapıp durmayacak. Yani ağzını tutacak biraz.Yani ağzını tutacak biraz. Sabredecek.Sabredecek. Kötü söz söylemeyecek.Kötü söz söylemeyecek. Kendisinin kredisini, derecesini düşürecek işler yapmayacak.Kendisinin kredisini, derecesini düşürecek işler yapmayacak. Yani diline sahip olacak.Yani diline sahip olacak. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:Peygamber Efendimiz buyurdu ki: İnsanlar ekseriyetle işte bu dili cehenneme sokuyor.

İnsanlar ekseriyetle işte bu dili cehenneme sokuyor.
Dilinden söylediği sözlerden, bülbülün bile çektiğiDilinden söylediği sözlerden, bülbülün bile çektiği o kafeslerde şey yaptığıo kafeslerde şey yaptığı dilinin belasıdır demişler.dilinin belasıdır demişler. O mana daha uygun gibi oluyor o rivayet.O mana daha uygun gibi oluyor o rivayet. Allah Teâlâ Hazretleri bizi akıllı kullar eylesin.

Allah Teâlâ Hazretleri bizi akıllı kullar eylesin.
Çünkü İslâm akıl ile güzel yapılır.Çünkü İslâm akıl ile güzel yapılır. İslâm akıllı insanlar tarafından daha güzel yaşanır.İslâm akıllı insanlar tarafından daha güzel yaşanır. Aptal insanlar hangi zümreye mensup olurlarsa o zümreye ar getirirler.Aptal insanlar hangi zümreye mensup olurlarsa o zümreye ar getirirler. Utanç getirirler yani.Utanç getirirler yani. Akıllı olacak.Akıllı olacak. Akıllı insan günahı bilir, sevabı bilir.Akıllı insan günahı bilir, sevabı bilir. Rabbimizin rızası nerede diye onu isabetle tespit eder, o yolda yürür.Rabbimizin rızası nerede diye onu isabetle tespit eder, o yolda yürür. Kanmaz.Kanmaz. Şimdi ekseriyet kanıyor.Şimdi ekseriyet kanıyor. ''Aaa Hacı Efendi, nedir bu senin evindeki şey?''''Aaa Hacı Efendi, nedir bu senin evindeki şey?'' ''Bu çam ağacı ne arıyor, böyle üstünü de süslemişsin.''''Bu çam ağacı ne arıyor, böyle üstünü de süslemişsin.'' ''Bir de köşeye bir put yerleştirmişsin,''Bir de köşeye bir put yerleştirmişsin, sakallı kırmızı şeyde filan.''sakallı kırmızı şeyde filan.'' ''Noel Baba mıdır nedir?''''Noel Baba mıdır nedir?'' ''Hacı Efendi sen hacca gitmedin mi?'' ''Gittim.''''Hacı Efendi sen hacca gitmedin mi?'' ''Gittim.'' ''E bu ne?'' ''Hihihi.''''E bu ne?'' ''Hihihi.'' Ne gülüyorsun? Gülünecek bir şey yok ki.Ne gülüyorsun? Gülünecek bir şey yok ki. Nedir bu böyle yaptığın şey?Nedir bu böyle yaptığın şey? Zaman sana uymazsa sen zamana uy.Zaman sana uymazsa sen zamana uy. Tüh sana!Tüh sana! Bu zamana uymaz böyle mi olacak?Bu zamana uymaz böyle mi olacak? Yani sen gidip de başkasının, başka dinlerinYani sen gidip de başkasının, başka dinlerin putperest âdetlerinden alacak adam mıydın yani sen?putperest âdetlerinden alacak adam mıydın yani sen? Çoluk çocuğuna onu öğretecek adam mıydın?Çoluk çocuğuna onu öğretecek adam mıydın? İstanbul'da birisinin evine gittik.

İstanbul'da birisinin evine gittik.
Evin hanımı Hacı teyze.Evin hanımı Hacı teyze. Evine başka kadınları topluyor da hatimler indiriyorlar,Evine başka kadınları topluyor da hatimler indiriyorlar, ibadetler ediyorlar, bilmem neler.ibadetler ediyorlar, bilmem neler. Bir kandil gecesi, hadi gidelim şuraya.Bir kandil gecesi, hadi gidelim şuraya. Hocamızı çağırmış, hocamız ben rahatsızım,Hocamızı çağırmış, hocamız ben rahatsızım, gidemeyeceğim, siz gidin.gidemeyeceğim, siz gidin. 20 kişi biz gittik,20 kişi biz gittik, köşeye noel ağacını yerleştirmiş.köşeye noel ağacını yerleştirmiş. Ne anladım ben yani, şuur nerede?Ne anladım ben yani, şuur nerede? Sen başkasını taklit edecek bir şey misin? Olur mu?Sen başkasını taklit edecek bir şey misin? Olur mu? Âyetten, hadîsten şey yapabilirsin,

Âyetten, hadîsten şey yapabilirsin,
feyz alabilirsin, başkasına uymazsın.feyz alabilirsin, başkasına uymazsın. Bir şaşkınlık var yani müslümanlarda.Bir şaşkınlık var yani müslümanlarda. Yani dininin manasını,Yani dininin manasını, emirlerini, yasaklarını bilememe durumu var.emirlerini, yasaklarını bilememe durumu var. Akıl işi yani.Akıl işi yani. Doğruyu eğriden ayırt etmesi lazım, ayırt edemiyor.Doğruyu eğriden ayırt etmesi lazım, ayırt edemiyor. Bir hacı efendi hocamızı çağırdı.Bir hacı efendi hocamızı çağırdı. Ben de gittim istemeye istemeye.Ben de gittim istemeye istemeye. Boğazın güzel bir yerinde bir yemyeşil yer.Boğazın güzel bir yerinde bir yemyeşil yer. Çağırdı. Suyu da var içinde.Çağırdı. Suyu da var içinde. Oh! Çamlar var, su var.Oh! Çamlar var, su var. Adamın kendi mülkü.Adamın kendi mülkü. Güzel yer değil mi hocam? dedi.Güzel yer değil mi hocam? dedi. E güzeldi.E güzeldi. İşte bizim torunlar da, delikanlılar, üniversiteler deİşte bizim torunlar da, delikanlılar, üniversiteler de kız arkadaşları gelirler, onlar da burada şey yaparlar.kız arkadaşları gelirler, onlar da burada şey yaparlar. Eh gençlik filan dedi. Ne yapacağız?Eh gençlik filan dedi. Ne yapacağız? Allah Allah.Allah Allah. Benim başımdan aşağıdaki kaynar su döküldü.

Benim başımdan aşağıdaki kaynar su döküldü.
Ya Hacı Efendi kaç yaşında?Ya Hacı Efendi kaç yaşında? Yetmiş küsur yaşında.Yetmiş küsur yaşında. Torunumun kızlarla oraya eğlenmeye geldiğini biliyor daTorunumun kızlarla oraya eğlenmeye geldiğini biliyor da kılı kıpırdamıyor, gençlik diyor.kılı kıpırdamıyor, gençlik diyor. Oldu mu?Oldu mu? Haram.Haram. Haramsa haram, helalse helal yani.Haramsa haram, helalse helal yani. Helale helal diyeceğiz, harama haram diyeceğiz, yapmayacağız.Helale helal diyeceğiz, harama haram diyeceğiz, yapmayacağız. Helali de yapmaya çalışacağız.Helali de yapmaya çalışacağız. Şimdi uymadı yani.Şimdi uymadı yani. Tezatlar.Tezatlar. Yani tezatların içinde, birbirinin zıt işlerinin içindeYani tezatların içinde, birbirinin zıt işlerinin içinde müslümancıklar bocalıyor, neden?müslümancıklar bocalıyor, neden? İlim yok.

İlim yok.
İrfan yok.İrfan yok. Kitap okumazlar, okuduklarını anlamazlar, anladıklarını tatbik etmezler.Kitap okumazlar, okuduklarını anlamazlar, anladıklarını tatbik etmezler. Bir şaşkınlık var.Bir şaşkınlık var. Allah bize akıl versin.Allah bize akıl versin. Şuur versin.Şuur versin. Hakkı hak olarak görmek nasip etsin.Hakkı hak olarak görmek nasip etsin. Batılı batılı olarak görmek nasip etsin.Batılı batılı olarak görmek nasip etsin. Hakkı tutup hak yolda yürümek nasip etsin.Hakkı tutup hak yolda yürümek nasip etsin. Peygamber Efendimiz bilmez miydi zevkin sefanın nerede olduğunu?Peygamber Efendimiz bilmez miydi zevkin sefanın nerede olduğunu? İsteseydi paraları yığamaz mıydı?İsteseydi paraları yığamaz mıydı? İsteseydi saraylar yaptıramaz mıydı?İsteseydi saraylar yaptıramaz mıydı? İsteseydi daha güzel diyarlara göç edemez miydi?İsteseydi daha güzel diyarlara göç edemez miydi? Havası suyu manzarası latif hoş şeyler.

Havası suyu manzarası latif hoş şeyler.
Peygamber Efendimiz'e Cebrail aleyhisselam geldi,Peygamber Efendimiz'e Cebrail aleyhisselam geldi, kendisine daha önceden Kureyş'in müşrikleri bile teklif ettikleri zaman reddetmişti de,kendisine daha önceden Kureyş'in müşrikleri bile teklif ettikleri zaman reddetmişti de, Cebrail aleyhisselam da geldi, Yâ Resûlallah istersenCebrail aleyhisselam da geldi, Yâ Resûlallah istersen Allahu Teâlâ Hazretleri sana şu şehrin etrafındakiAllahu Teâlâ Hazretleri sana şu şehrin etrafındaki şu dağları altından yapacak.şu dağları altından yapacak. İstemem dedi.İstemem dedi. İstemedi Peygamber Efendimiz.İstemedi Peygamber Efendimiz. Bu dünyaya meyletmedi.Bu dünyaya meyletmedi. Bu dünyanın keyfine, zevkine, sefasına dalmadı.Bu dünyanın keyfine, zevkine, sefasına dalmadı. Vazifeye baktı.Vazifeye baktı. İnsanları hak yola çekmeye baktı.İnsanları hak yola çekmeye baktı. Biz şimdi hak yola çekmeyi bir tarafa bırakmışız.Biz şimdi hak yola çekmeyi bir tarafa bırakmışız. Doğruyu öğrenmeyi, doğruyu öğretmeyi bir tarafa bırakmışız.Doğruyu öğrenmeyi, doğruyu öğretmeyi bir tarafa bırakmışız. Hepimiz ehli dünya olmuşuz.Hepimiz ehli dünya olmuşuz. İşin doğrusu bu.İşin doğrusu bu. Hepimiz ya tüccarız, ya bilmem neyiz.Hepimiz ya tüccarız, ya bilmem neyiz. Yani ömrümüz ona tahsis edilmiş.Yani ömrümüz ona tahsis edilmiş. Müslümanlık işte bayramdan bayrama.Müslümanlık işte bayramdan bayrama. Veya cumadan cumaya veyaVeya cumadan cumaya veya akşamdan akşama.akşamdan akşama. Gündüz namazları kılamıyorum hocam olur mu? Olmaz.Gündüz namazları kılamıyorum hocam olur mu? Olmaz. “İnne’s- salâte kânet ‘alâ-l- mü’minîne kitâben mevkûtâ.”

“İnne’s- salâte kânet ‘alâ-l- mü’minîne kitâben mevkûtâ.”
İş yerinde müsaade, bilmem şöyle böyle.İş yerinde müsaade, bilmem şöyle böyle. Yav sen de müsaade edilen yerde çalış.Yav sen de müsaade edilen yerde çalış. Dünyada illa şurada çalışmak diye birDünyada illa şurada çalışmak diye bir senin boynunda bir mecburiyet yok ki.senin boynunda bir mecburiyet yok ki. Ben dini vazifemi yapamadığım yerde duramayacağım.Ben dini vazifemi yapamadığım yerde duramayacağım. Dersin gidersin bir başka yerde çalışırsın.Dersin gidersin bir başka yerde çalışırsın. İbadetini de yaparsın.İbadetini de yaparsın. İbadetini yapamıyor, orucunu tutamıyor, namazını kılamıyor,İbadetini yapamıyor, orucunu tutamıyor, namazını kılamıyor, gönlünce hareket edemiyor.gönlünce hareket edemiyor. Razı gelmiş yani her türlü şeye.Razı gelmiş yani her türlü şeye. Bu şekilde imtina ederdi.Bu şekilde imtina ederdi. Güzel kokuyu severdi, sürerdi.Güzel kokuyu severdi, sürerdi. Saçını sakalını intizamlı tutardı.Saçını sakalını intizamlı tutardı. Dişlerini misvaklardı.Dişlerini misvaklardı. Benim karşıma böyle dişleri sararmış, ağzı pis pisBenim karşıma böyle dişleri sararmış, ağzı pis pis kokar vaziyette gelmeyin buyururdu.kokar vaziyette gelmeyin buyururdu. Temizliğin daha başka bilmediğimiz tırnak kesmek,Temizliğin daha başka bilmediğimiz tırnak kesmek, kılları, fazla kılları izale etmek şekillerine dikkat ederdi.kılları, fazla kılları izale etmek şekillerine dikkat ederdi. Maddi bakımdan temiz pâk olmaya dikkat ederdi.Maddi bakımdan temiz pâk olmaya dikkat ederdi. Ondan sonra manevi güzelliğe dikkat ederdi.Ondan sonra manevi güzelliğe dikkat ederdi. Davranışının güzel olmasına dikkat ederdi.Davranışının güzel olmasına dikkat ederdi. Münafıkların oğlu iyi müslüman.Münafıkların oğlu iyi müslüman. Geldi Peygamber Efendimiz'e:Geldi Peygamber Efendimiz'e: Yâ Resâlallah! Duydum ki babam şöyle şöyle şöyle

Yâ Resâlallah! Duydum ki babam şöyle şöyle şöyle
edepsizlikler etmiş, münafık babası,edepsizlikler etmiş, münafık babası, seferden döndükleri zaman,seferden döndükleri zaman, böyle böyle edepsizlikler etmiş, müsaade buyur kafasını ben keseyim dedi.böyle böyle edepsizlikler etmiş, müsaade buyur kafasını ben keseyim dedi. Razı gelmedi Peygamber Efendimiz.Razı gelmedi Peygamber Efendimiz. Münafıkların ismini Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh'e bildirdi de,Münafıkların ismini Huzeyfe b. Yemân radıyallahu anh'e bildirdi de, Hazreti Ömer gibi sırdaşı yakınına bildirmedi, neden?Hazreti Ömer gibi sırdaşı yakınına bildirmedi, neden? Hazreti Ömer babayı, kabadayı, güçlü kuvvetli

Hazreti Ömer babayı, kabadayı, güçlü kuvvetli
münafığı bildi mi ikisinin kafasını tokuşturur, yumurta kırar gibi kırar.münafığı bildi mi ikisinin kafasını tokuşturur, yumurta kırar gibi kırar. Onun için ona söylemedi.Onun için ona söylemedi. Yani isteseydi şey yapardı.Yani isteseydi şey yapardı. Ama şöyle idare etti.Ama şöyle idare etti. Yani cemiyet güzel olsun,Yani cemiyet güzel olsun, Muhammed ashâbını öldürtüyor dedirtmem dedi.Muhammed ashâbını öldürtüyor dedirtmem dedi. Öldürüyor dedirtmem dedi.Öldürüyor dedirtmem dedi. Onun için biz de böyle bu şeye,Onun için biz de böyle bu şeye, cemiyet âdâbına, sevgiye, muhabbete,cemiyet âdâbına, sevgiye, muhabbete, dosta düşmana kendimizi takdir ettirmeye itina edeceğiz.dosta düşmana kendimizi takdir ettirmeye itina edeceğiz. Bu bir vazifemiz oluyor.Bu bir vazifemiz oluyor. İslâm'ı da böylece güzel telkin edebiliriz.İslâm'ı da böylece güzel telkin edebiliriz. Sen güzel müslüman olursan,Sen güzel müslüman olursan, etrafındakiler de İslâm'a özenirler.etrafındakiler de İslâm'a özenirler. Amerika'ya bir kardeşimiz gitmiş doktor,Amerika'ya bir kardeşimiz gitmiş doktor, ihtisas yaparken.ihtisas yaparken. Dönmüş gelmiş, kendisi söylüyor kiDönmüş gelmiş, kendisi söylüyor ki yani benim Amerikalı profesörümyani benim Amerikalı profesörüm beni gördü müslüman olayazdı.beni gördü müslüman olayazdı. Neredeyse müslüman olacaktı, neden?Neredeyse müslüman olacaktı, neden? Çok beğenmiş.

Çok beğenmiş.
Çalışmasına hayran kalmış.Çalışmasına hayran kalmış. Ciddiyetine hayran kalmış.Ciddiyetine hayran kalmış. Bakmış kendi etrafındaki züppe Amerikalı şeylerBakmış kendi etrafındaki züppe Amerikalı şeyler hiç onun gibi değil.hiç onun gibi değil. Bu gayet güzel.Bu gayet güzel. Müslüman belki de olmuştur yani.Müslüman belki de olmuştur yani. O bakımdan kendimizin böyle bir temsil vazifesi olduğunu da unutmayalım.O bakımdan kendimizin böyle bir temsil vazifesi olduğunu da unutmayalım. “İnne rabbeke teâlâ leyü’cibü

“İnne rabbeke teâlâ leyü’cibü
min abdihî izâ kâle fî duâihî:min abdihî izâ kâle fî duâihî: Rabbi’ğfir lî zünûbî.Rabbi’ğfir lî zünûbî. Geçen hafta birisini atlamışız da bunu okumuştuk galiba.Geçen hafta birisini atlamışız da bunu okumuştuk galiba. Neyse bir daha okuyalım.Neyse bir daha okuyalım. Şöyle. Zünûbî.Şöyle. Zünûbî. Ye’lemü ennehû lâ yeğfiru’z-zünûbe ğayrî.Ye’lemü ennehû lâ yeğfiru’z-zünûbe ğayrî. Bu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz şunu bildiriyor kiBu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz şunu bildiriyor ki Hz. Ali Efendimiz ravisiHz. Ali Efendimiz ravisi radiyallahu anhu ve kerremallahu vechehu.radiyallahu anhu ve kerremallahu vechehu. Allah şefaatine nail etsin.Allah şefaatine nail etsin. Tirmizî de var, Ebû Davûd da var.Tirmizî de var, Ebû Davûd da var. Ve hadîsun hasenun sahihun demiş Tirmizî.Ve hadîsun hasenun sahihun demiş Tirmizî. Şöyle buyuruyor.Şöyle buyuruyor. İnne rabbeke teâlâ.

İnne rabbeke teâlâ.
Senin Rabbin diyor muhatabına Peygamber Efendimiz,Senin Rabbin diyor muhatabına Peygamber Efendimiz, Hazreti Ali Efendimiz tabi ravisi belki ona söylüyor.Hazreti Ali Efendimiz tabi ravisi belki ona söylüyor. Le yü’cibü.Le yü’cibü. Hayran kalır, sever, beğenir.Hayran kalır, sever, beğenir. Min abdihî.Min abdihî. Kulundan.Kulundan. İzâ kâle.İzâ kâle. Kul dediği zaman Rabbi’ğfir lî zünûbî. Yâ Rabbi!Kul dediği zaman Rabbi’ğfir lî zünûbî. Yâ Rabbi! Sen benim günahlarımı mağfiret eyle dediği zaman,Sen benim günahlarımı mağfiret eyle dediği zaman, Allah Teâlâ Hazretleri sever kulunu, niçin?Allah Teâlâ Hazretleri sever kulunu, niçin? Ye’lemü ennehû lâ yeğfiru’z-zünûbe ğayrî.

Ye’lemü ennehû lâ yeğfiru’z-zünûbe ğayrî.
Çünkü kulun günahı benden gayrının affetmeyeceğini,Çünkü kulun günahı benden gayrının affetmeyeceğini, benim affedeceğimi anladı, idrak etti.benim affedeceğimi anladı, idrak etti. Tamam, bunu idrak etti diyeTamam, bunu idrak etti diye Allahu Teâlâ Hazretleri o kulunu sever buyuruyor.Allahu Teâlâ Hazretleri o kulunu sever buyuruyor. Muhterem Kardeşlerim, biz beşeriz,

Muhterem Kardeşlerim, biz beşeriz,
yani insanoğluyuz.yani insanoğluyuz. Bizim şaşkınlık içimizde vardır.Bizim şaşkınlık içimizde vardır. Yani beşer, şaşar demişler.Yani beşer, şaşar demişler. Böyle nükteli bir söz olarak söylemişler.Böyle nükteli bir söz olarak söylemişler. Beşer ne yapar?

Beşer ne yapar?
Şaşar.Şaşar. Şaşırır yani, yolu şaşırır.Şaşırır yani, yolu şaşırır. Ayağa kayar, hatalı işler yapar.Ayağa kayar, hatalı işler yapar. Yapar, amaYapar, ama Allahu Teâlâ Hazretleri yapıncaAllahu Teâlâ Hazretleri yapınca bir çare de bize, bir ilaç da bizebir çare de bize, bir ilaç da bize talim buyurmuş, tevbe edersin.talim buyurmuş, tevbe edersin. Tevbe Yâ Rabbi! Bir kabahat işledim,Tevbe Yâ Rabbi! Bir kabahat işledim, gene tutamadım kendimi Yâ Rabbi!gene tutamadım kendimi Yâ Rabbi! Gene şeytana uydum, gene nefsimi yenemedim,Gene şeytana uydum, gene nefsimi yenemedim, şu günaha daldım, bu günaha daldım.şu günaha daldım, bu günaha daldım. Tevbe edersin, Allah tevbeyi affeder.Tevbe edersin, Allah tevbeyi affeder. “İnnallâhe yağfiru’z-zunûbe cemî’â.”

“İnnallâhe yağfiru’z-zunûbe cemî’â.”
Allah Teâlâ Hazretleri günahları topluca hepsini birden mağfiret eder.Allah Teâlâ Hazretleri günahları topluca hepsini birden mağfiret eder. Âyet-i kerîme'de böyle buyuruyor.Âyet-i kerîme'de böyle buyuruyor. “İnnehü hüve’l-ğafûru’r-rahîm”“İnnehü hüve’l-ğafûru’r-rahîm” O çok mağfiret edicidir, çok mağfiretiO çok mağfiret edicidir, çok mağfireti geniş olandır buyuruyor ayet-i kerime'de.geniş olandır buyuruyor ayet-i kerime'de. Rabbimiz bize günaha karşı ilaç olarak tevbeyi,Rabbimiz bize günaha karşı ilaç olarak tevbeyi, istiğfarı talim buyurmuştur.istiğfarı talim buyurmuştur. Şimdi Hazreti Âdem AtamızŞimdi Hazreti Âdem Atamız cennette bir kabahat işlemiş.cennette bir kabahat işlemiş. Atamız, dedemiz Hazreti Âdem, büyüğümüz,Atamız, dedemiz Hazreti Âdem, büyüğümüz, ilk peygamber, ilk insan Hazreti Âdem atamız.ilk peygamber, ilk insan Hazreti Âdem atamız. “Velâ takrabâ hâzihi’ş-şecerate fetekûnâ mine’z- zâlimîn.”

“Velâ takrabâ hâzihi’ş-şecerate fetekûnâ mine’z- zâlimîn.”
Bu ağaca yaklaşmayın.Bu ağaca yaklaşmayın. Sonra zalimlerden, günahkârlardan olursunuz buyurdu,Sonra zalimlerden, günahkârlardan olursunuz buyurdu, emir buyurdu Allah Teâlâ Hazretleri.emir buyurdu Allah Teâlâ Hazretleri. Oradan uzak durun, yaklaşmayın diye.Oradan uzak durun, yaklaşmayın diye. Şeytan vesvese verdi.Şeytan vesvese verdi. Hazreti Âdem atamızaHazreti Âdem atamıza Hz. Havva anamıza,Hz. Havva anamıza, nenemize, dedemize,nenemize, dedemize, aleyhime’s-selâm vesvese verdi.aleyhime’s-selâm vesvese verdi. “Hel edüllüke ‘alâ şecerati’l-huldi ve mülkin lâ yeblâ.”

“Hel edüllüke ‘alâ şecerati’l-huldi ve mülkin lâ yeblâ.”
Yâ Âdem! Ben sana ebediyet ağacınıYâ Âdem! Ben sana ebediyet ağacını kılavuzlayayım mı, söyleyeyim mi, öğreteyim mi, göstereyim mi?kılavuzlayayım mı, söyleyeyim mi, öğreteyim mi, göstereyim mi? Hiç tahrip olmayacak, elden kaçmayacak,Hiç tahrip olmayacak, elden kaçmayacak, devamlı bir saadet, mutlulukdevamlı bir saadet, mutluluk elde etmenin yolunu göstereyim mi diye vesvese verdi ona.elde etmenin yolunu göstereyim mi diye vesvese verdi ona. Ne olacak o?Ne olacak o? O ağaca gideceksin, ondan yiyeceksin dedi.

O ağaca gideceksin, ondan yiyeceksin dedi.
Yani onu yediğin zaman ebedi mutluluğa erersin, cennettenYani onu yediğin zaman ebedi mutluluğa erersin, cennetten çıkmazsın falan diyeçıkmazsın falan diye vesvese verdi o Hazreti Âdem atamıza.vesvese verdi o Hazreti Âdem atamıza. Halbuki oraya yaklaşmayın buyurdu Allah Teâlâ Hazretleri.Halbuki oraya yaklaşmayın buyurdu Allah Teâlâ Hazretleri. Söz dinlemesi lazım, yaklaşmaması lazım, yaklaştı.Söz dinlemesi lazım, yaklaşmaması lazım, yaklaştı. Onun meyvesinden yiyince tabi cezalandılar.Onun meyvesinden yiyince tabi cezalandılar. Dünyaya Hazreti Âdem atamız yıllarca,Dünyaya Hazreti Âdem atamız yıllarca, yıllarca ağladı.yıllarca ağladı. Ağladı, tövbe etti, Allah Teâlâ Hazretleri mağfiret eyledi.Ağladı, tövbe etti, Allah Teâlâ Hazretleri mağfiret eyledi. Yani, hata olur, hatasız kul olmaz.Yani, hata olur, hatasız kul olmaz. Yapmamaya çalışacağız da,Yapmamaya çalışacağız da, söyler misiniz bana, araba kullananlardansöyler misiniz bana, araba kullananlardan kim arabasını hurdalığa şey etmek ister?kim arabasını hurdalığa şey etmek ister? Kim kaza yapmak ister?

Kim kaza yapmak ister?
İster mi yani ben şu kamyonu devireyim,İster mi yani ben şu kamyonu devireyim, ben şu arabayı götüreyim çarpayım,ben şu arabayı götüreyim çarpayım, tam böyle hastanelik oluncaya kadar böyle adam akıllı ezilsin,tam böyle hastanelik oluncaya kadar böyle adam akıllı ezilsin, hurda haş olsun, ön tekeri arka tekerinin yerine.hurda haş olsun, ön tekeri arka tekerinin yerine. İster mi kimse? İstemez.İster mi kimse? İstemez. Ama bu gibi hadîseler her gün görüyoruz.Ama bu gibi hadîseler her gün görüyoruz. Her zaman görüyoruz, neden?Her zaman görüyoruz, neden? Çünkü insan istemediği halde hatalı işler yapıyor.Çünkü insan istemediği halde hatalı işler yapıyor. Ya hatalı solladı, ya fazla sürat yaptı,Ya hatalı solladı, ya fazla sürat yaptı, ya ötekisi bilen hatalı çıktı filan pat bir kaza oluveriyor.ya ötekisi bilen hatalı çıktı filan pat bir kaza oluveriyor. İşte kazaen, istemeye istemeye, şeytana uyarak,İşte kazaen, istemeye istemeye, şeytana uyarak, nefse uyarak, gaflete düşereknefse uyarak, gaflete düşerek insan bir hata etti ne yapacak?insan bir hata etti ne yapacak? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: "Ve etbi’i’s-seyyiete’l-hasenete temhuhâ."

"Ve etbi’i’s-seyyiete’l-hasenete temhuhâ."
Başka hadîs-i şerîfteBaşka hadîs-i şerîfte bir kötülük yaptın mı, elinden bir hata çıktı mıbir kötülük yaptın mı, elinden bir hata çıktı mı arkasından bir iyilik yap, o onu siler buyuruyor.arkasından bir iyilik yap, o onu siler buyuruyor. O onu siler.O onu siler. Yani bir kabahat işledin.Yani bir kabahat işledin. Perşembe gününe oruç tutuver.Perşembe gününe oruç tutuver. Cuma günü sadaka veriver.Cuma günü sadaka veriver. Şu kadar namaz kılıver.Şu kadar namaz kılıver. Şu kadar tesbih çekiver.Şu kadar tesbih çekiver. Şöyle bir hayır yapıver.Şöyle bir hayır yapıver. Benim İstanbul'da bir tanıdığım var.Benim İstanbul'da bir tanıdığım var. Buyur şundan al.Buyur şundan al. Yok oruçluyum bugün. Niye?Yok oruçluyum bugün. Niye? Bir kabahatim var diye ceza olarak nefse diyorum kiBir kabahatim var diye ceza olarak nefse diyorum ki bugün oruç tutacaksın dedim diye.bugün oruç tutacaksın dedim diye. Hem sevap hem ceza.Hem sevap hem ceza. Öyle şey yapıyor.Öyle şey yapıyor. İyilik yapıvereceğiz.İyilik yapıvereceğiz. Tevbe edivereceğiz.Tevbe edivereceğiz. Allah onu silsin diye.Allah onu silsin diye. Rabbimiz bizi çok temenni ediyorum,Rabbimiz bizi çok temenni ediyorum, çok istiyorum, çok utanıyorum.çok istiyorum, çok utanıyorum. Günahlara düşürmesin.Günahlara düşürmesin. Bu kadar nimetleri veriyor.Bu kadar nimetleri veriyor. Bu kadar nimetleri vermiş saysak, sayamayız.Bu kadar nimetleri vermiş saysak, sayamayız. Yani dünyanın en mutlu insanlarındanız.Yani dünyanın en mutlu insanlarındanız. Bu kadar nimetleri vermiş,

Bu kadar nimetleri vermiş,
küçüklüğümüzden beri her günküçüklüğümüzden beri her gün verdiği nimetlerin parasını ödemeye kalksakverdiği nimetlerin parasını ödemeye kalksak veya bir deftere hesabı yazılacak olsa,veya bir deftere hesabı yazılacak olsa, bittik, battık demek yani.bittik, battık demek yani. Borca battık demek, ödememiz mümkün değil.Borca battık demek, ödememiz mümkün değil. Bu kadar nimetin karşısındaBu kadar nimetin karşısında biz ona çalışmamız gerekirken,biz ona çalışmamız gerekirken, Rabb'imize güzel kulluk etmemiz gerekirken yine günah yapıyoruz.Rabb'imize güzel kulluk etmemiz gerekirken yine günah yapıyoruz. Onun nimetini yiyoruz, karnımız doyunca ondan sonra günaha dalıyoruz.Onun nimetini yiyoruz, karnımız doyunca ondan sonra günaha dalıyoruz. Çok utanılacak bir şey yani, çok kusurluyuz.Çok utanılacak bir şey yani, çok kusurluyuz. Allah bizi bu günahın belasından,Allah bizi bu günahın belasından, utancından uzak eylesin.utancından uzak eylesin. Günahlara düşürmesin.Günahlara düşürmesin. Bizi o sevdiği ârif kullarından, edip kullarından,Bizi o sevdiği ârif kullarından, edip kullarından, zarif kullarından, kâmil kullarından eylesin.zarif kullarından, kâmil kullarından eylesin. Kendisine rızasına uygun, güzel kulluk yapmayı nasip eylesin.Kendisine rızasına uygun, güzel kulluk yapmayı nasip eylesin. Ama bir kabahat yapmışsak daAma bir kabahat yapmışsak da tevbe ve istiğfar edeceğiz.tevbe ve istiğfar edeceğiz. “İnnallâhe yühibbü’t-tevvâbîne ve yühibbü’l-mütetahhirîn.”

“İnnallâhe yühibbü’t-tevvâbîne ve yühibbü’l-mütetahhirîn.”
Allah Teâlâ Hazretleri tevbe eden kulları sever.Allah Teâlâ Hazretleri tevbe eden kulları sever. Tevbekâr kulları sever.Tevbekâr kulları sever. Onun için çok tevbe edici olacağız.Onun için çok tevbe edici olacağız. Bir de bilerek bilmeyerek yapmış olabiliriz.Bir de bilerek bilmeyerek yapmış olabiliriz. Bazı insan vardır ki kabahat yaptığının farkında değildir.Bazı insan vardır ki kabahat yaptığının farkında değildir. Ben hatırlıyorum, fizik imtihanına girdikBen hatırlıyorum, fizik imtihanına girdik ortaokuldayken yaptım, yaptım, yaptım, bütün soruları çıktım dışarı.ortaokuldayken yaptım, yaptım, yaptım, bütün soruları çıktım dışarı. İlk önce ben verdim.İlk önce ben verdim. Çıktım şöyle bir dolaştım, elimi yüzümü yıkadım falan.Çıktım şöyle bir dolaştım, elimi yüzümü yıkadım falan. İmtihanın heyecanından sonra.İmtihanın heyecanından sonra. Zil çaldı.Zil çaldı. İçeri girdim.İçeri girdim. Fizik öğretmeni sordu.Fizik öğretmeni sordu. Es'ad dedi, ne yaptın?

Es'ad dedi, ne yaptın?
Yaptın mı soruları?Yaptın mı soruları? Yaptım, bitirdim dedim.Yaptım, bitirdim dedim. Aceleyle yanlış yapmışım.Aceleyle yanlış yapmışım. Yani bir tanesini.Yani bir tanesini. Hepsini doğru yaptım sanıyorum amaHepsini doğru yaptım sanıyorum ama gösterdi hatamı bak şurada.gösterdi hatamı bak şurada. Şunu şöyle hatalı etmişsin.Şunu şöyle hatalı etmişsin. İşte insan bazen hata yapar.İşte insan bazen hata yapar. Bazen bilerek, bazen bilmeyerek.Bazen bilerek, bazen bilmeyerek. O zaman da tövbeyi hiç elden bırakmayacağız.O zaman da tövbeyi hiç elden bırakmayacağız. İstiğfarı elden bırakmayacağız.İstiğfarı elden bırakmayacağız. Bize zaten o yakışır.Bize zaten o yakışır. Çünkü her dem işimiz hatadır.Çünkü her dem işimiz hatadır. Her dem dilimizde istiğfar olmalı.Her dem dilimizde istiğfar olmalı. Estağfirullah el azim, Estağfirullah el azim.Estağfirullah el azim, Estağfirullah el azim. Peygamber Efendimiz bile ben günde 70 defaPeygamber Efendimiz bile ben günde 70 defa tövbe ve istiğfar ederim.tövbe ve istiğfar ederim. Siz de edin buyuruyor bize.Siz de edin buyuruyor bize. Tavsiyesi öyle.Tavsiyesi öyle. Gelelim bundan sonraki hadîs-i şerîfe.

Gelelim bundan sonraki hadîs-i şerîfe.
Bir hadîs-i şerîf kaldı, onu tamamlamış oluverelim.

Bir hadîs-i şerîf kaldı, onu tamamlamış oluverelim.
Yukarıdaki mevzuyla da ilgiliymiş.Yukarıdaki mevzuyla da ilgiliymiş. Buyuruyor ki Peygamber EfendimizBuyuruyor ki Peygamber Efendimiz Abdullah İbn Abbas radıyallahu anhümâ’nın rivayet ettiğine göre:Abdullah İbn Abbas radıyallahu anhümâ’nın rivayet ettiğine göre: “İnne rabbeküm teâlâ rahîmün.

“İnne rabbeküm teâlâ rahîmün.
Men hemme bi hasenetin fe lem ye’melhâMen hemme bi hasenetin fe lem ye’melhâ kütibet lehû hasenetün,kütibet lehû hasenetün, fe in amilehâ kütibet lehîfe in amilehâ kütibet lehî aşaratü ed’âfin ilâ seb’i mieti dı’finaşaratü ed’âfin ilâ seb’i mieti dı’fin ilâ ed’âfin kesîratinilâ ed’âfin kesîratin ve men hemme bi seyyietinve men hemme bi seyyietin fe lem ye’melhâ kütibet lehû hasenetünfe lem ye’melhâ kütibet lehû hasenetün fe in amilehâ kütibet aleyhi seyyietün vâhidetünfe in amilehâ kütibet aleyhi seyyietün vâhidetün ev mehâhe’llâhü ve lâ yehlikü alellâhi ille’l-hâlikü.”ev mehâhe’llâhü ve lâ yehlikü alellâhi ille’l-hâlikü.” Öyle bir hadîs-i şerîf ki

Öyle bir hadîs-i şerîf ki
bunu da hepimizin ezbere bilmesi lazım,bunu da hepimizin ezbere bilmesi lazım, zihnine iyice yerleştirmesi lazım,zihnine iyice yerleştirmesi lazım, dinimizin güzelliklerini gösteren mühimdinimizin güzelliklerini gösteren mühim hadîs-i şerîflerdenhadîs-i şerîflerden ezberimizde olması gereken, ehemmiyetli bir noktayıezberimizde olması gereken, ehemmiyetli bir noktayı bize öğreten bir hadîs-i şerîftir.bize öğreten bir hadîs-i şerîftir. Onu şöyle kısaca ifade ediverelim.Onu şöyle kısaca ifade ediverelim. İnne rabbeküm teâlâ rahîmün.

İnne rabbeküm teâlâ rahîmün.
Böyle başlıyor Peygamber Efendimiz.Böyle başlıyor Peygamber Efendimiz. Sizin ulu, yüce Rabbiniz çok rahmetlidir,Sizin ulu, yüce Rabbiniz çok rahmetlidir, çok merhametlidir, çok şefkatlidir, rahmeti çok geniştir.çok merhametlidir, çok şefkatlidir, rahmeti çok geniştir. Yani lütufkârdır.Yani lütufkârdır. İsterse cezalandırsa kimse bir şey diyemez Rabbimiz'e.İsterse cezalandırsa kimse bir şey diyemez Rabbimiz'e. Kim ne diyebilir ki?Kim ne diyebilir ki? Kimin itiraza mecali olabilir ki?Kimin itiraza mecali olabilir ki? Ama öyle değil.Ama öyle değil. Merhameti şefkati çok olduğundanMerhameti şefkati çok olduğundan muamelesi şöyle oluyor bakın kullarına Rabbimiz'in.muamelesi şöyle oluyor bakın kullarına Rabbimiz'in. Men hemme bi hasenetin fe lem ye’melhâ.

Men hemme bi hasenetin fe lem ye’melhâ.
Bir kimse bir iyiliği yapmaya gayretlense,Bir kimse bir iyiliği yapmaya gayretlense, dur şu iyiliği yapayım falan diye heveslense,dur şu iyiliği yapayım falan diye heveslense, niyetlense, gayretlense.niyetlense, gayretlense. Fe lem ye’melhâ.Fe lem ye’melhâ. Ama bir sebep çıksa da onu yapamasa.Ama bir sebep çıksa da onu yapamasa. O iyiliği yapamadı.O iyiliği yapamadı. Niyet etmişti ama kalkışmıştı ama bir mani çıktı yapamadı.Niyet etmişti ama kalkışmıştı ama bir mani çıktı yapamadı. Yapamayınca, kütibet lehû hasenetün.Yapamayınca, kütibet lehû hasenetün. Yapamadığı halde niyeti iyi olduğundan, yapmaya kalkıştığı için,Yapamadığı halde niyeti iyi olduğundan, yapmaya kalkıştığı için, yapmış gibi sevap yazılır.yapmış gibi sevap yazılır. Diyelim ki hacca gitmeye niyet ettik.Diyelim ki hacca gitmeye niyet ettik. Diyelim ki birisine bir sadaka vermeye niyet ettik.Diyelim ki birisine bir sadaka vermeye niyet ettik. Diyelim ki bir cami yaptırmaya niyet ettik.Diyelim ki bir cami yaptırmaya niyet ettik. Başladı, girişti, bir şey oldu, yapamadı.Başladı, girişti, bir şey oldu, yapamadı. Yapmış gibi Allah ona onun sevabını verir.Yapmış gibi Allah ona onun sevabını verir. Her çeşit işte böyle yani niyetine göre bir sevap alıyor.Her çeşit işte böyle yani niyetine göre bir sevap alıyor. Bak yapamadığı halde.Bak yapamadığı halde. Fe in amilehâ.

Fe in amilehâ.
Eğer onu yapabilirse, işleyebilirse o niyet ettiği haseneyi, iyiliği,Eğer onu yapabilirse, işleyebilirse o niyet ettiği haseneyi, iyiliği, kütibet lehû aşeratü ed’âfin,kütibet lehû aşeratü ed’âfin, ona on misli sevap yazılır.ona on misli sevap yazılır. Yapamadığı zaman bir sevap yazılıyor,Yapamadığı zaman bir sevap yazılıyor, o yaptığı zaman on misli alır.o yaptığı zaman on misli alır. Yani on liralık hayır yapmışsa on misli ne oluyor?Yani on liralık hayır yapmışsa on misli ne oluyor? Yüz lira.Yüz lira. Bin liralık hayır yapmışsa on bin liralık gibi yani sevap kazanırBin liralık hayır yapmışsa on bin liralık gibi yani sevap kazanır veya ilâ seb’i mieti dı’fin.veya ilâ seb’i mieti dı’fin. Yedi yüz misli sevap yazar Allah.Yedi yüz misli sevap yazar Allah. Mesela bin lira harcadı,

Mesela bin lira harcadı,
yedi yüz misli ne olur?yedi yüz misli ne olur? 700 bin liralık bir iş yapmış gibi sevap veriyor ona.700 bin liralık bir iş yapmış gibi sevap veriyor ona. O kadar fazla.O kadar fazla. Veya bu da son sınır değil, ilâ ed’âfin kesîratin.Veya bu da son sınır değil, ilâ ed’âfin kesîratin. Daha fazla da olabilir.Daha fazla da olabilir. Neye göre değişiyor bu?

Neye göre değişiyor bu?
Kişinin ihlâsına, edebine, takvasına, verasına, niyetinin güzelliğine,Kişinin ihlâsına, edebine, takvasına, verasına, niyetinin güzelliğine, kulluğunun güzelliğine göre değişir.kulluğunun güzelliğine göre değişir. Aynı namazı iki kişi kılar burada,Aynı namazı iki kişi kılar burada, birisi bir sevap alır, birisi bin sevap alır.birisi bir sevap alır, birisi bin sevap alır. Kafası, şuuru, aklı, niyeti, edebi, takvasıKafası, şuuru, aklı, niyeti, edebi, takvası tesir eder yani kazandığı sevabın derecesine.tesir eder yani kazandığı sevabın derecesine. Onun için yaptığımız şeyi güzel yapmaya çalışacağız.Onun için yaptığımız şeyi güzel yapmaya çalışacağız. Düşüne taşına, özene bezene.Düşüne taşına, özene bezene. Edepli edepli, nazik nazik,Edepli edepli, nazik nazik, kibar güzel yapmamız lazım.kibar güzel yapmamız lazım. Demek ki 700 misli de olabiliyor, 700 de de.Demek ki 700 misli de olabiliyor, 700 de de. Ondan fazla da olabilir.Ondan fazla da olabilir. Ve men hemme bi seyyietin.

Ve men hemme bi seyyietin.
Bir kötü işi yapmaya niyet eden,Bir kötü işi yapmaya niyet eden, günahı yapmaya kalkışan bir kimse ne olur?günahı yapmaya kalkışan bir kimse ne olur? Fe lem ye’melhâ.Fe lem ye’melhâ. Niyet etmiş ama yapmamışsa, kütibet lehû hasenetün.Niyet etmiş ama yapmamışsa, kütibet lehû hasenetün. Ordan yine bir sevap yazılır.Ordan yine bir sevap yazılır. Kötülüğü yapmaya niyetlendi, kalkıştı,Kötülüğü yapmaya niyetlendi, kalkıştı, yapacakken yapmadı.yapacakken yapmadı. Vazgeçti diye sevap veriliyor yine.Vazgeçti diye sevap veriliyor yine. Ben işte buradan çıktıktan sonra bu akşamBen işte buradan çıktıktan sonra bu akşam gideyim şu günahı işleyeyim dedi.gideyim şu günahı işleyeyim dedi. Sonra dışarı çıktıktan sonra daSonra dışarı çıktıktan sonra da iş yerinden mesela dedi ki hadi yapmayayım, Allah sorar.iş yerinden mesela dedi ki hadi yapmayayım, Allah sorar. Ayıptır, günahtır, vazgeçti.Ayıptır, günahtır, vazgeçti. Bir sevap kazanır.Bir sevap kazanır. Bir hasene kazanır yani.Bir hasene kazanır yani. Hasene dediğimiz şey de nedir?Hasene dediğimiz şey de nedir? Bir hadîs-i şerîfte sormuşlar?

Bir hadîs-i şerîfte sormuşlar?
Bu nedir? Nasıldır Yâ Resûlallah?Bu nedir? Nasıldır Yâ Resûlallah? Medine-i Münevvere'nin biliyorsunuzMedine-i Münevvere'nin biliyorsunuz bir tarafında Uhud Dağı böyle ovanın ortasında koca bir dağ görünür yani.bir tarafında Uhud Dağı böyle ovanın ortasında koca bir dağ görünür yani. Hüseyin Gazi tepesi gibi böyle kocaman bir dağHüseyin Gazi tepesi gibi böyle kocaman bir dağ ama uzun böyle şey gibi böyle uzunlamasına yüksek bir dağdır.ama uzun böyle şey gibi böyle uzunlamasına yüksek bir dağdır. İşte bu Uhud Dağı kadar dedi Peygamber Efendimiz.İşte bu Uhud Dağı kadar dedi Peygamber Efendimiz. Yani hasene dediğimiz şey az buz, küçük bir şey değil.Yani hasene dediğimiz şey az buz, küçük bir şey değil. Kocaman dağ gibi bir şey yani.Kocaman dağ gibi bir şey yani. Sevap gene çoktur.Sevap gene çoktur. Bir kötülüğe niyet edip de günahı yapmazsa o kadar bir hasene kazanır.Bir kötülüğe niyet edip de günahı yapmazsa o kadar bir hasene kazanır. Fe in amilehâ.

Fe in amilehâ.
Eğer o kötülüğü yaparsaEğer o kötülüğü yaparsa niyet ettiği gibi, o edepsizliği daha o haltı da yaptı, karıştırdı.niyet ettiği gibi, o edepsizliği daha o haltı da yaptı, karıştırdı. İçkiyse içti, bilmemİçkiyse içti, bilmem kumarsa oynadı filan neyse Allah etmesin, düşürmesin.kumarsa oynadı filan neyse Allah etmesin, düşürmesin. O zaman kütibet aleyhi seyyietün vâhidetün.O zaman kütibet aleyhi seyyietün vâhidetün. Bir günah yazılır.Bir günah yazılır. Halbuki iyiliğe niyet edip yaptığı zaman kaç oluyordu?

Halbuki iyiliğe niyet edip yaptığı zaman kaç oluyordu?
Bire on oluyordu veya bire yedi yüz oluyorduBire on oluyordu veya bire yedi yüz oluyordu veya yedi yüzden de fazla artık Allah'ın bileceği bir miktar oluyordu.veya yedi yüzden de fazla artık Allah'ın bileceği bir miktar oluyordu. Bak bir günaha günah işlemişse,Bak bir günaha günah işlemişse, işlemekten vazgeçmişse bir hasene veriyor,işlemekten vazgeçmişse bir hasene veriyor, işlemişse bir günah yazıyor ama bitmedi bir dakika.işlemişse bir günah yazıyor ama bitmedi bir dakika. Ev mehâhe’llâhü veyahut Allah onu da siler gene.Ev mehâhe’llâhü veyahut Allah onu da siler gene. Onu da yazdırmaz.Onu da yazdırmaz. Tevbe eder kul, şey yapar,Tevbe eder kul, şey yapar, o günahı da yazdırmaz, sonra.o günahı da yazdırmaz, sonra. Ve lâ yehlikü alellâhi ille’l-hâlikü.

Ve lâ yehlikü alellâhi ille’l-hâlikü.
Allah'ın bunca lütfuna göre helâk olanAllah'ın bunca lütfuna göre helâk olan ancak işte helak olacak bir insanmış da ondan helâk olur diyor Peygamber Efendimiz.ancak işte helak olacak bir insanmış da ondan helâk olur diyor Peygamber Efendimiz. Yani kaşınmış demek istiyor, affedersinizYani kaşınmış demek istiyor, affedersiniz Efendimiz öyle demez de, yani ille ben helâk olacağım demiş deEfendimiz öyle demez de, yani ille ben helâk olacağım demiş de ondan helâk oluyor.ondan helâk oluyor. Rabbimiz bu kadar rahmeti çokken bu kadar lütufkârken insan cehenneme düşer mi?Rabbimiz bu kadar rahmeti çokken bu kadar lütufkârken insan cehenneme düşer mi? İnsan o cezalara uğrar mı?

İnsan o cezalara uğrar mı?
Kaşındı, kendisi istedi.Kaşındı, kendisi istedi. Bir türlü gelmedi, inançı keçi gibi ayağını dayadı.Bir türlü gelmedi, inançı keçi gibi ayağını dayadı. Öyle oluyor.Öyle oluyor. Allah Teâlâ Hazretleri biziAllah Teâlâ Hazretleri bizi lütfuna, rahmetine erenlerden eylesin.lütfuna, rahmetine erenlerden eylesin. Dünya ve ahiretin saadetine, şerefine nail eylesin.Dünya ve ahiretin saadetine, şerefine nail eylesin. Fâtiha-i şerîfe mea'l besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea'l besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2