İslam Ahlaki Ve Hayat Rehberi

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

İslam Ahlaki Ve Hayat Rehberi

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.

el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.
es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.

es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.
İ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâh

İ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâh
fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâlehve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr ve külle dalâletin fi’n-nâr ve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellemeve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:ennehû kâl: Ene Muhammedü’b-nü abdi’l-Muttalibi

Ene Muhammedü’b-nü abdi’l-Muttalibi
innellâhe teâlâ haleka’l-halka fe-ce’alenî fî hayrihim innellâhe teâlâ haleka’l-halka fe-ce’alenî fî hayrihim sümme ce’alehüm firkateyni fe-ce’alenî fî hayrihimsümme ce’alehüm firkateyni fe-ce’alenî fî hayrihim fırkaten sümme ce’alehüm kabâile fe-ce’alenî fî hayrihim kabîletenfırkaten sümme ce’alehüm kabâile fe-ce’alenî fî hayrihim kabîleten sümme ce’alehüm büyûten fe-ce’alenî fî hayrihim beytensümme ce’alehüm büyûten fe-ce’alenî fî hayrihim beyten fe-ene hayruküm beyten ve ene hayruküm nefsen. fe-ene hayruküm beyten ve ene hayruküm nefsen. Ahmed b. Hanbel ve Tirmizî rivayet etmiştir.

Ahmed b. Hanbel ve Tirmizî rivayet etmiştir.
Sadaka Rasûlullah fî-mâ kâle ev ke-mâ kâle.

Sadaka Rasûlullah fî-mâ kâle ev ke-mâ kâle.
Cenâb-ı Peygamber Efendimiz kendisi kulluğunu beyan buyurmak üzere:

Cenâb-ı Peygamber Efendimiz kendisi kulluğunu beyan buyurmak üzere:
Ene Muhammedü’b-nü abdi’l-muttalib.

Ene Muhammedü’b-nü abdi’l-muttalib.
Yani beni kulluktan dışarıya çıkarmayın. Ben kulum.

Yani beni kulluktan dışarıya çıkarmayın. Ben kulum.
Babam Abdullah, babamın babası Abdülmuttalib'tir.Babam Abdullah, babamın babası Abdülmuttalib'tir. Ben bunların evladıyım.Ben bunların evladıyım. Peygamberim ama, bunların da evladıyım. Yani nesl-i Âdem'denim.Peygamberim ama, bunların da evladıyım. Yani nesl-i Âdem'denim. Ben de Âdem'im, âdemoğluyum.Ben de Âdem'im, âdemoğluyum. Binaenaleyh beni benî Âdem'likten dışarıya çıkarmayın.Binaenaleyh beni benî Âdem'likten dışarıya çıkarmayın. Ulûhiyet, yani insanların İsa aleyhisselam’a yaptıkları gibiUlûhiyet, yani insanların İsa aleyhisselam’a yaptıkları gibi bana da öyle bir şeye isnat etmeyin.bana da öyle bir şeye isnat etmeyin. Biliniz ki ben filanın oğluyum.Biliniz ki ben filanın oğluyum. İnne’llâhe teâlâ haleka’l-halka fe-ce’alenî fî hayrihim.

İnne’llâhe teâlâ haleka’l-halka fe-ce’alenî fî hayrihim.
Cenâb-ı Hak bu mahluku halk ederken Cenâb-ı Hak bu mahluku halk ederken beni en hayırlılarınız olarak halk etmiştir.beni en hayırlılarınız olarak halk etmiştir. İlk evvel benim ruhumu yaratmıştır. İlk evvel benim ruhumu yaratmıştır. Sonra nesil itibariyle de Abdullah'ın neslinden dünyaya geldim.Sonra nesil itibariyle de Abdullah'ın neslinden dünyaya geldim. Fakat hepsinin hayırlısı olaraktan.Fakat hepsinin hayırlısı olaraktan. Sümme ce’alehüm firkateyni.

Sümme ce’alehüm firkateyni.
Bu mahlûkâtı Cenâb-ı Hak demek Bu mahlûkâtı Cenâb-ı Hak demek iki iki kısım olaraktaniki iki kısım olaraktan Arap ve Acem. Arap ve Acem. Yani Arab'ın gayrı olaraktan bir de Arab'ın kendisi olaraktan Yani Arab'ın gayrı olaraktan bir de Arab'ın kendisi olaraktan iki fırka yaptı. iki fırka yaptı. Bu fırkaların da en hayırlısından beni kıldı.Bu fırkaların da en hayırlısından beni kıldı. Bir Arap neslinden yaratmıştır.Bir Arap neslinden yaratmıştır. Sümme ce’alehüm kabâileten.

Sümme ce’alehüm kabâileten.
Bu Arap nesli de birçok kabilelere ayrılır. Bu Arap nesli de birçok kabilelere ayrılır. Fe-ce’alenî fî hayrihim kabîleten.

Fe-ce’alenî fî hayrihim kabîleten.
Beni de en hayırlı bir kabileden dünyaya getirmiştir kiBeni de en hayırlı bir kabileden dünyaya getirmiştir ki Kureyş kabilesindendir Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.Kureyş kabilesindendir Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Sümme ce’alehüm büyûten.

Sümme ce’alehüm büyûten.
Bu kabileler içinde de bir ev olaraktanBu kabileler içinde de bir ev olaraktan en hayırlı bir evden beni dünyaya getirmiştir ki Abdullah'ın evinde.en hayırlı bir evden beni dünyaya getirmiştir ki Abdullah'ın evinde. Fe-ene hayruküm beyten.

Fe-ene hayruküm beyten.
Ben sizin ev cihetinden, yani nesil cihetinden en hayırlınızım.Ben sizin ev cihetinden, yani nesil cihetinden en hayırlınızım. Benî Haşim neslinin en hayırlısı.Benî Haşim neslinin en hayırlısı. Ve ene hayruküm nefsen.

Ve ene hayruküm nefsen.
Hilkat itibariyle yine sizin en hayırlınızım.Hilkat itibariyle yine sizin en hayırlınızım. Kıyamete kadar gelecek bütün insanların en hayırlısı benim.Kıyamete kadar gelecek bütün insanların en hayırlısı benim. Ene seyyidü veledi Âdeme.

Ene seyyidü veledi Âdeme.
Ben Âdem olan insanların seyyidiyim. Ben Âdem olan insanların seyyidiyim. Ama yevme’l-kıyâmeti.

Ama yevme’l-kıyâmeti.
Kıyamet gününde bütün cins-i âdeme karşı bu benim seyyidliğim tezahür edecek.Kıyamet gününde bütün cins-i âdeme karşı bu benim seyyidliğim tezahür edecek. Ve lâ fahra.

Ve lâ fahra.
Bununla da iftihar etmem.Bununla da iftihar etmem. Çünkü bu seyyitliği bana veren Allah'tır.Çünkü bu seyyitliği bana veren Allah'tır. Ve bi-yedî livâü’l-hamdi.

Ve bi-yedî livâü’l-hamdi.
Elimde bir livâü’l-hamd sancağı olacak ki Adem aleyhisselam dahiElimde bir livâü’l-hamd sancağı olacak ki Adem aleyhisselam dahi ondan sonra kim ne varsa hepsi benim o livâü’l-hamd sancağımın altınaondan sonra kim ne varsa hepsi benim o livâü’l-hamd sancağımın altına girmek şerefini kazanıp girecekler.girmek şerefini kazanıp girecekler. Ve lâ fahra.

Ve lâ fahra.
Bununla da iftihar edemem. Yani bütün beşerin seyyidi olduğum,Bununla da iftihar edemem. Yani bütün beşerin seyyidi olduğum, beni herkes benim sancağımın altına toplanacağı birbeni herkes benim sancağımın altına toplanacağı bir büyüklüğü Cenâb-ı Hak bana vermiştir.büyüklüğü Cenâb-ı Hak bana vermiştir. Bu büyüklükle de yine bunu bir iftihar, bir gurur vesilesi saymam.Bu büyüklükle de yine bunu bir iftihar, bir gurur vesilesi saymam. Bu çok güzel bir derstir yani.Bu çok güzel bir derstir yani. Cenâb-ı Hak bize şu kadarcık bir şey veriyor;Cenâb-ı Hak bize şu kadarcık bir şey veriyor; gerek bilgi, gerek servet, gerek şeref, neyse.gerek bilgi, gerek servet, gerek şeref, neyse. Fakat onunla kendimizi dağların üstüne kadar çıkarmaya,

Fakat onunla kendimizi dağların üstüne kadar çıkarmaya,
elimizden gelse göklere kadar çıkaracağız. elimizden gelse göklere kadar çıkaracağız. Ha onun için bak iki cihan serveri,Ha onun için bak iki cihan serveri, Cenâb-ı Hak beni en mümtazınız, en hayırlınızCenâb-ı Hak beni en mümtazınız, en hayırlınız yarattığı halde, âhirette de herkes benim şefaatimi umacağı haldeyarattığı halde, âhirette de herkes benim şefaatimi umacağı halde ben bunlarla yine iftihar etmem. Çünkü veren Allah.ben bunlarla yine iftihar etmem. Çünkü veren Allah. Ve mâ min nebiyyin yevmeizin Âdemi fe-men sivâhü illâ tahte livâî.

Ve mâ min nebiyyin yevmeizin Âdemi fe-men sivâhü illâ tahte livâî.
Gerek Âdem aleyhisselamGerek Âdem aleyhisselam gerek ondan maâda ne kadar peygamber varsa ve bütün insanlar… gerek ondan maâda ne kadar peygamber varsa ve bütün insanlar… İllâ tahte livâî, ancak benim sancağımın altına toplanacaklar.İllâ tahte livâî, ancak benim sancağımın altına toplanacaklar. Bundan başka kurtuluş yerleri yok yani.Bundan başka kurtuluş yerleri yok yani. Herkes onun için benim şefaatimi umacak.Herkes onun için benim şefaatimi umacak. Benim şefaatime iltica edecek, sığınacak.Benim şefaatime iltica edecek, sığınacak. Ve ene evvelü men tenşakku anhü’l-ardu.

Ve ene evvelü men tenşakku anhü’l-ardu.
Şu yer sizi yutuyor şimdi. Bu, yutuşla kalmıyor.Şu yer sizi yutuyor şimdi. Bu, yutuşla kalmıyor. Bir gün gelecek ki bu yer bizim hepimizi dışarıya atacak.Bir gün gelecek ki bu yer bizim hepimizi dışarıya atacak. Nasıl atacak?

Nasıl atacak?
Ana rahminde nasıl yaptıysa orda da öyle yapacak.

Ana rahminde nasıl yaptıysa orda da öyle yapacak.
Bunun daha kısası olmaz. Bunun daha kısası olmaz. Ana rahminde Allah bizi nasıl icat ettiyse,Ana rahminde Allah bizi nasıl icat ettiyse, bu toprağın içi bir ana rahmi olaraktan bizim hepimizi yinebu toprağın içi bir ana rahmi olaraktan bizim hepimizi yine şu şekillerimizde dışarı atacaktır.şu şekillerimizde dışarı atacaktır. Evvelü men tenşakku anhü’l-ardu.

Evvelü men tenşakku anhü’l-ardu.
İlk önce yer dışarıya beni çıkaracak. Yarılacak ben çıkacağım.İlk önce yer dışarıya beni çıkaracak. Yarılacak ben çıkacağım. Ve lâ fahra. Bununla da iftihar etmem. Çünkü yaradan Allah'tır.

Ve lâ fahra. Bununla da iftihar etmem. Çünkü yaradan Allah'tır.
Ve ene evvelü şâfi’in ve evvelü müşeffa’in ve lâ fahra.

Ve ene evvelü şâfi’in ve evvelü müşeffa’in ve lâ fahra.
İlk önce şefaat edecek benim ve şefaati kabul olunan da yine benim.İlk önce şefaat edecek benim ve şefaati kabul olunan da yine benim. Ama bununla da iftihar etmem. Çünkü bu nimeti yine bana veren Allah.Ama bununla da iftihar etmem. Çünkü bu nimeti yine bana veren Allah. Binaenaleyh; insana yakışan,Binaenaleyh; insana yakışan, nimeti kendisine vereni bilip ona boyun bükmesidir. nimeti kendisine vereni bilip ona boyun bükmesidir. Buna boyun bükemiyor mu, yazıktır o zaman.Buna boyun bükemiyor mu, yazıktır o zaman. Ene ze’îmün li-men âmeme bî ve esleme ve hâcera.

Ene ze’îmün li-men âmeme bî ve esleme ve hâcera.
Ben tekeffül ettim. Kefiliyim onun, dâminiyim.Ben tekeffül ettim. Kefiliyim onun, dâminiyim. Kim için?

Kim için?
Kim iman etti?

Kim iman etti?
Allah'ın gönderdiği kitaba ve benim haber verdiklerime iman etti. Allah'ın gönderdiği kitaba ve benim haber verdiklerime iman etti. Ve esleme.

Ve esleme.
İmanıyla beraber bir de İslâmiyet...İmanıyla beraber bir de İslâmiyet... Tatbikini de işledi, tatbikatını da yaptı.Tatbikini de işledi, tatbikatını da yaptı. Yani inanmak var, bir de inandığını îfâ etmek var.Yani inanmak var, bir de inandığını îfâ etmek var. Hem inandı, hem de îfâ ediyor. Emre inkıyad ediyor.Hem inandı, hem de îfâ ediyor. Emre inkıyad ediyor. Ve hêcera.

Ve hêcera.
Bununla beraber bir de muhâcerat yapıyor.Bununla beraber bir de muhâcerat yapıyor. Mekke'den mesela Medine-i Münevvere’ye vatanını bırakıyor,Mekke'den mesela Medine-i Münevvere’ye vatanını bırakıyor, çoluğunu çocuğunu bırakıyor;çoluğunu çocuğunu bırakıyor; malı, mülkü varsa onları bırakıyor. malı, mülkü varsa onları bırakıyor. Bana itaat etmek mecburiyetindedir.Bana itaat etmek mecburiyetindedir. Ben onun için tekeffül ederim, bi-beytin fî rabadı’l-cenneti

Ben onun için tekeffül ederim, bi-beytin fî rabadı’l-cenneti
ve bi-beytin fî vesetı’l-cenneti ve bi-beytin fî a’lâ ğurafi’l-cenneti.ve bi-beytin fî vesetı’l-cenneti ve bi-beytin fî a’lâ ğurafi’l-cenneti. Üç yerde, cennetin bahçelerinde, cennetin ortasında,Üç yerde, cennetin bahçelerinde, cennetin ortasında, cennetin en üst yerlerinde bunun için ben, cennetin en üst yerlerinde bunun için ben, ehl-i cennet olacağından dolayı, birer köşke tekeffül ediyorum.ehl-i cennet olacağından dolayı, birer köşke tekeffül ediyorum. Ve ene zaîmün. Yine ben onun kefiliyim.

Ve ene zaîmün. Yine ben onun kefiliyim.
Li-men âmeme bî ve esleme ve câhede fî sebîllâhi.

Li-men âmeme bî ve esleme ve câhede fî sebîllâhi.
Yani üç vazife var. İman, İslâmiyet, mücahede.

Yani üç vazife var. İman, İslâmiyet, mücahede.
Üçü birbirinden ayrılmıyor.

Üçü birbirinden ayrılmıyor.
İman etmekle beraber İslâmiyete inkiyad, sonra birde mücahede.İman etmekle beraber İslâmiyete inkiyad, sonra birde mücahede. Evvelkisinde muhacirlik idi, burada mücahede.Evvelkisinde muhacirlik idi, burada mücahede. Mücahede, ölünceye kadar kimseden ayrılmaz.

Mücahede, ölünceye kadar kimseden ayrılmaz.
Hepimiz için mücahede şart. Ölünceye kadar. Hepimiz için mücahede şart. Ölünceye kadar. Nefsimizle mücahede edeceğiz. Nefsimizle mücahede edeceğiz. İcap ederse düşmanlarla da mücahede edeceğiz.İcap ederse düşmanlarla da mücahede edeceğiz. Düşmanlarla mücahede yoksa nefsimizle mücahede edeceğiz.Düşmanlarla mücahede yoksa nefsimizle mücahede edeceğiz. Ve ce’alnâ fî sebillâh.

Ve ce’alnâ fî sebillâh.
Ama bunu hiçbir menfaat için yapmayacağız.Ama bunu hiçbir menfaat için yapmayacağız. Ya Allah için yapacağız. Buna da ben tekeffül ediyorum.Ya Allah için yapacağız. Buna da ben tekeffül ediyorum. Bi-beytin fî rabadı’l-cenneti ve bi-beytin fî vesetı’l-cenneti

Bi-beytin fî rabadı’l-cenneti ve bi-beytin fî vesetı’l-cenneti
ve bi-beytin fî a’lâ ğurafi’l-cenneti.ve bi-beytin fî a’lâ ğurafi’l-cenneti. Yine bu üç yerde ona en güzel köşklere, y erlere tekeffül ediyorum.Yine bu üç yerde ona en güzel köşklere, y erlere tekeffül ediyorum. Yani ehl-i cennet olacağına demek. Yani ehl-i cennet olacağına demek. Ve cennette en güzel yerler olacağına demek.Ve cennette en güzel yerler olacağına demek. Fe-men fe’ale zâlike lem yeda’ li-l-hayri matlaben.

Fe-men fe’ale zâlike lem yeda’ li-l-hayri matlaben.
Kim ki böyle iman etti, İslâmiyet ile müşerref oldu, Kim ki böyle iman etti, İslâmiyet ile müşerref oldu, bir de mücahede ve muhaceret etti. bir de mücahede ve muhaceret etti. Diğerine göre ama.Diğerine göre ama. Bununla beraber bu insan için hiçbir hayır yoktur ki bıraksın.Bununla beraber bu insan için hiçbir hayır yoktur ki bıraksın. Bu hayırların hepsini bu üç şeyin altında toplamış oluyor:Bu hayırların hepsini bu üç şeyin altında toplamış oluyor: İman, İslâmiyet, mücahede.

İman, İslâmiyet, mücahede.
Ve lâ mine’ş-şerri mehraben.

Ve lâ mine’ş-şerri mehraben.
Ve bütün şerlerden de bu üç şeyi yapmak dolayısıyla kaçmış ve kurtulmuş oluyor.Ve bütün şerlerden de bu üç şeyi yapmak dolayısıyla kaçmış ve kurtulmuş oluyor. Yemûtü haysü şâe en yemûte.

Yemûtü haysü şâe en yemûte.
Onun yani bu kinaye olaraktan selamet-i iman kendisine nasip olacak. Onun yani bu kinaye olaraktan selamet-i iman kendisine nasip olacak. Nerede isterse orada ölür. Yani selametle ölür.Nerede isterse orada ölür. Yani selametle ölür. Bu ameller kimde olursa bunlar nerede ölürse ölsünBu ameller kimde olursa bunlar nerede ölürse ölsün kemâl-i İslâmiyetle ölür.kemâl-i İslâmiyetle ölür. Ene seyyidi’l-mürselîn izâ bu‘isû.

Ene seyyidi’l-mürselîn izâ bu‘isû.
Yine buyuruyor Efendimiz: Yine buyuruyor Efendimiz: İnsanlar ölecekler.

İnsanlar ölecekler.
Öldükten sonra mutlaka ikinci bir hayata çıkarılacak.Öldükten sonra mutlaka ikinci bir hayata çıkarılacak. Bu ikinci bir hayata çıkarılmaya inanamayan insan Müslüman sayılmaz.Bu ikinci bir hayata çıkarılmaya inanamayan insan Müslüman sayılmaz. Müslümanlığın şartlarının birisi,Müslümanlığın şartlarının birisi, bu hayat bittikten sonra ikinci bir hayata çıkarılışa.bu hayat bittikten sonra ikinci bir hayata çıkarılışa. Ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt diyoruz işte.

Ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt diyoruz işte.
Âmentü’nün içindeki Ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt'e inanamayan insanÂmentü’nün içindeki Ve’l-ba’sü ba’de’l-mevt'e inanamayan insan Müslüman sayılmaz. İslâm'ın şartlarına birisidir.Müslüman sayılmaz. İslâm'ın şartlarına birisidir. Meşayihten Rahmetlik Abdülhakim Efendi vardı ya.

Meşayihten Rahmetlik Abdülhakim Efendi vardı ya.
Onun dersini dinlemiştim vaktinde. O öyle demişti:Onun dersini dinlemiştim vaktinde. O öyle demişti: Kur'an'ın yüzde doksan dokuzu hep âhiretten haber verir derdi.

Kur'an'ın yüzde doksan dokuzu hep âhiretten haber verir derdi.
Diğerleri malum.Diğerleri malum. Bunların altında, âyetlerin altında âhiret hep saklıdır.Bunların altında, âyetlerin altında âhiret hep saklıdır. Zahiren dünyaya ait zannedersin. Zahiren dünyaya ait zannedersin. Fakat ahiret de onun altında gizlidir.Fakat ahiret de onun altında gizlidir. Yüzde doksan dokuzunda hep âhiret haberi vardır.Yüzde doksan dokuzunda hep âhiret haberi vardır. Turceûn, masîr, bunlar hep oraya delalet eder.m.

Turceûn, masîr, bunlar hep oraya delalet eder.m.
Binalenaleyh ben mürselînin, mürselînin ama, Binalenaleyh ben mürselînin, mürselînin ama, mürsel olan bütün peygamberlerin seyyidi mürsel olan bütün peygamberlerin seyyidi İzâ bu’isû. Onlar da haşr olacaklar.

İzâ bu’isû. Onlar da haşr olacaklar.
Kabirlerinden kalktıkları vakitte onların seyidi olarak kalkacağım.Kabirlerinden kalktıkları vakitte onların seyidi olarak kalkacağım. Ve sâbikuhüm izâ veradû.

Ve sâbikuhüm izâ veradû.
Huzûr-u Rabbi’l-âlemîne varıldığı vakitte hepsinin öncüsü olarak.Huzûr-u Rabbi’l-âlemîne varıldığı vakitte hepsinin öncüsü olarak. Ve mübeşşiruhüm izâ üblisû. Ee, hepsi tabi orası kıyamet günü.

Ve mübeşşiruhüm izâ üblisû. Ee, hepsi tabi orası kıyamet günü.
Herkes “nefsî nefsî” diyerekten kendi başının çaresini,Herkes “nefsî nefsî” diyerekten kendi başının çaresini, derdinin dermanını aradığı vakitte, ve mübeşşiruhüm.derdinin dermanını aradığı vakitte, ve mübeşşiruhüm. Onları o yeisten kurtaracak, tebşir edecek yine benim.Onları o yeisten kurtaracak, tebşir edecek yine benim. Ve imâmühüm izâ secedû.

Ve imâmühüm izâ secedû.
Yevme’l-kıyâmette bunlar herkes secde-i Rahmâna kapanacak.Yevme’l-kıyâmette bunlar herkes secde-i Rahmâna kapanacak. Kapandığı vakitte ben onların imamı olacağım. O ayrı bir âlem yani.Kapandığı vakitte ben onların imamı olacağım. O ayrı bir âlem yani. Allah o gün de hepimize yardımcı olsun...

Allah o gün de hepimize yardımcı olsun...
Hepimizi o âhiretin korkularından lâ havfun aleyhim ve lâ yahzenûnHepimizi o âhiretin korkularından lâ havfun aleyhim ve lâ yahzenûn sırrına mazhar eylesin de o korkuları bize göstermesin...sırrına mazhar eylesin de o korkuları bize göstermesin... Yani dünya korkuları onun yanında hiçtir.

Yani dünya korkuları onun yanında hiçtir.
Yani sıfır var ya bizde, o sıfır bile değildir.Yani sıfır var ya bizde, o sıfır bile değildir. Onun için Allah Teâlâ'dan korkmakOnun için Allah Teâlâ'dan korkmak ve onun emrine imtisal etmekten başka çaremiz yoktur.ve onun emrine imtisal etmekten başka çaremiz yoktur. Allah Teâlâ'nın emrine imtisal ederken deAllah Teâlâ'nın emrine imtisal ederken de Resûlullah'ın da emirlerine imtisal vazifemizdir.Resûlullah'ın da emirlerine imtisal vazifemizdir. Çünkü ve atî’ullâhe ve atî’ur-rasûle.

Çünkü ve atî’ullâhe ve atî’ur-rasûle.
Allah'ın Resûlüne itaat olmadıkçaAllah'ın Resûlüne itaat olmadıkça Allah'a olan itaati Cenâb-ı Hak kabul etmiyor.Allah'a olan itaati Cenâb-ı Hak kabul etmiyor. Çünkü bir insan lâ ilâhe illallah dese, Çünkü bir insan lâ ilâhe illallah dese, Muhammedün Resûlüllah demedikçe Müslüman olmaz.Muhammedün Resûlüllah demedikçe Müslüman olmaz. Madem ki Muhammedün Resûlullah da diyorsun,Madem ki Muhammedün Resûlullah da diyorsun, onun da yolundan gitmek lazım.onun da yolundan gitmek lazım. Ve akrabühüm meclisen. Meclis cihetinden.

Ve akrabühüm meclisen. Meclis cihetinden.
O kıyamet gününde insanlar toplanacak ya.

O kıyamet gününde insanlar toplanacak ya.
Onların o zaman içlerinde Cenâb-ı Hakk'a en yakını olan ben olacağım.Onların o zaman içlerinde Cenâb-ı Hakk'a en yakını olan ben olacağım. Etekellemü. Konuşacağım.

Etekellemü. Konuşacağım.
Fe-yüsaddikunî.

Fe-yüsaddikunî.
Allah Teâlâ beni, sözlerimi tasdik edecek.Allah Teâlâ beni, sözlerimi tasdik edecek. Ve eşfe’u fe-yüşeffi’unî.

Ve eşfe’u fe-yüşeffi’unî.
Ben isteyeceğim, “Yâ Rabbi bunu affet” diyeceğim, Cenâb-ı Hak daBen isteyeceğim, “Yâ Rabbi bunu affet” diyeceğim, Cenâb-ı Hak da benim şefaatimi kabul edecektir.benim şefaatimi kabul edecektir. Ve es’elü. Bir şey isteyeceğim.

Ve es’elü. Bir şey isteyeceğim.
Fe-yu’tınî. İstediğimi de Allah verecek.

Fe-yu’tınî. İstediğimi de Allah verecek.
Bizi Allah celle ve alâ böyle bir peygambereBizi Allah celle ve alâ böyle bir peygambere ümmet etmiştir de bu ümmetliğin kıymeti bilinmez deümmet etmiştir de bu ümmetliğin kıymeti bilinmez de o Resûlullah’ın yolundan gitmezsek vay halimize bizim! o Resûlullah’ın yolundan gitmezsek vay halimize bizim! Onun için Resûlullah'ın sünnet-i seniyyesine,

Onun için Resûlullah'ın sünnet-i seniyyesine,
Resûlullah'ın sünnet-i seniyyesine uyulmadıkçaResûlullah'ın sünnet-i seniyyesine uyulmadıkça Resûlullah Efendimiz sevilmiş sayılmaz.Resûlullah Efendimiz sevilmiş sayılmaz. Resûlullah'ın sevilmesi için muhakkak ve muhakkakResûlullah'ın sevilmesi için muhakkak ve muhakkak sünnet-i seniyyesine uyulması lazımdır.sünnet-i seniyyesine uyulması lazımdır. Sünnetleri çeşitlidir.

Sünnetleri çeşitlidir.
Bir şahsına ait sünneti var, bir de emrettiği sünnetler var.Bir şahsına ait sünneti var, bir de emrettiği sünnetler var. Mesela namazdaki sünnetlerimiz ve şahsındaki lıhye-i saadeti,Mesela namazdaki sünnetlerimiz ve şahsındaki lıhye-i saadeti, yiyişi, giyişi, oturuşu, kalkışı, gezişi…yiyişi, giyişi, oturuşu, kalkışı, gezişi… Bunların hepsini tatbik birer sünnettir.Bunların hepsini tatbik birer sünnettir. Bu hilye-i Saadet; hilye, sakal, sünnet-i hüdâdır. Bu hilye-i Saadet; hilye, sakal, sünnet-i hüdâdır. Bunu Allah vermiştir.Bunu Allah vermiştir. Kadında yok bak.Kadında yok bak. Çocukken de yoktu bizde.Çocukken de yoktu bizde. Ama yaşlandıktan sonra Cenâb-ı Hak bunaAma yaşlandıktan sonra Cenâb-ı Hak buna bizim güzelliğimiz ve bize lüzumundan dolayı bunu bize yaratmıştır.bizim güzelliğimiz ve bize lüzumundan dolayı bunu bize yaratmıştır. Bunun kesilmesi sünnet-i seneye muhaldir. O kadarcık kâfi.Bunun kesilmesi sünnet-i seneye muhaldir. O kadarcık kâfi. Ene hâtemü’l-enbiyâ.

Ene hâtemü’l-enbiyâ.
Ben yine öyle bir peygamberim ki, bütün enbiyaların da hâtemiyim.Ben yine öyle bir peygamberim ki, bütün enbiyaların da hâtemiyim. Benimle bütün enbiyalık bitmişmiştir artık.Benimle bütün enbiyalık bitmişmiştir artık. Benden sonra hiçbir nebi gelmeyecek. Benden sonra hiçbir nebi gelmeyecek. Mesela Kur'an-ı Kerîm'de bildiğimiz yirmi beş tane isim var. Mesela Kur'an-ı Kerîm'de bildiğimiz yirmi beş tane isim var. Peygamber Efendimiz geldikten sonra artık bir daha yok.Peygamber Efendimiz geldikten sonra artık bir daha yok. Ve mescidî hâtemü mesâcidi’l-enbiyâ.

Ve mescidî hâtemü mesâcidi’l-enbiyâ.
Benim mescidim de bütün enbiyaların mescitlerinin de hâtemidir.Benim mescidim de bütün enbiyaların mescitlerinin de hâtemidir. Ben nasıl nebilerin hâtemiysemBen nasıl nebilerin hâtemiysem mescidim de nebi mescitlerinin sonuncusudur.mescidim de nebi mescitlerinin sonuncusudur. Ve ehakku’l-mesâcidi en yüzâra.

Ve ehakku’l-mesâcidi en yüzâra.
Siz şimdi bir yerde güzel bir evliya,Siz şimdi bir yerde güzel bir evliya, cami, büyükler duyduk muydu onun ziyareti arzu ediyoruz.cami, büyükler duyduk muydu onun ziyareti arzu ediyoruz. En çok arzu olunacak ziyaret benim mescidimdir. En çok arzu olunacak ziyaret benim mescidimdir. Ve tüşedde ileyhi’r-ravâhilü mescidü’l-harâmu ve mescidî.

Ve tüşedde ileyhi’r-ravâhilü mescidü’l-harâmu ve mescidî.
Bu üç yerden, üç yerden başka bir yer için zahmet edip gidilmek caiz değildir.Bu üç yerden, üç yerden başka bir yer için zahmet edip gidilmek caiz değildir. Mesela Konya'da var, Erzurum'da var, Kastamonu'da var, Bursa'da var…Mesela Konya'da var, Erzurum'da var, Kastamonu'da var, Bursa'da var… Var var ama, bunların hiçbirisine gitmek içinVar var ama, bunların hiçbirisine gitmek için insan bir masraf edip de gitmesi değmez.insan bir masraf edip de gitmesi değmez. Gider başka, ziyaret için gidilir. Ama onu kasten gitmesi doğru olmaz. Gider başka, ziyaret için gidilir. Ama onu kasten gitmesi doğru olmaz. Ancak üç yer: Mekke bir, Medine iki, Kudüs üç.

Ancak üç yer: Mekke bir, Medine iki, Kudüs üç.
Demek ki biz Kudüs'ün kıymetini bilmedik, Allah onu elimizden aldı şimdi.

Demek ki biz Kudüs'ün kıymetini bilmedik, Allah onu elimizden aldı şimdi.
Tövbe istiğfar ederiz inşallah, yine bize iade eder.Tövbe istiğfar ederiz inşallah, yine bize iade eder. Bilirsiniz ki Kudüs, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in

Bilirsiniz ki Kudüs, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in
miraca çıktığı bir yerdir.miraca çıktığı bir yerdir. Mukaddes yerdir, muhterem yerdir.Mukaddes yerdir, muhterem yerdir. Onun Müslümanların elinde kalması lazımdır.Onun Müslümanların elinde kalması lazımdır. Mescid-i Haram ve mescidî.

Mescid-i Haram ve mescidî.
Birisi mescidi haramdır ve mescidi, ikincisi benim mescidimdir.Birisi mescidi haramdır ve mescidi, ikincisi benim mescidimdir. Ve salâtün fî mescidî efdalü min elfi salâtin fî-mâ sivâhün.

Ve salâtün fî mescidî efdalü min elfi salâtin fî-mâ sivâhün.
Benim mescidimde kılınan bir namaz,Benim mescidimde kılınan bir namaz, başka mescitlerde kılınan bin namaza denktir. başka mescitlerde kılınan bin namaza denktir. Burada bin rekat namaz kılacağına orada, yani Medine-i Münevvere’de bir rekât.Burada bin rekat namaz kılacağına orada, yani Medine-i Münevvere’de bir rekât. İllâ el-mescide’l-harâme.

İllâ el-mescide’l-harâme.
Yalnız Mescid-i Harâm müstesna. Orada yüz bin.Yalnız Mescid-i Harâm müstesna. Orada yüz bin. Mekke'de kıldığın namaz yüz bin misli fazla.Mekke'de kıldığın namaz yüz bin misli fazla. Oradaki iki rekât namaz, yüz bin defa iki rekât namaz gibi efdaldir.Oradaki iki rekât namaz, yüz bin defa iki rekât namaz gibi efdaldir. Onun için bunlar Cenâb-ı Hakk'ın lütuflarıdır.Onun için bunlar Cenâb-ı Hakk'ın lütuflarıdır. O’nun lütuflarında kimsenin söz söyleme hakkı yoktur.O’nun lütuflarında kimsenin söz söyleme hakkı yoktur. İnsanlarda da böyledir bak.

İnsanlarda da böyledir bak.
Bazı insanlar mesela reisi cumhur yapıyor, bazısı başvekil yapıyor,Bazı insanlar mesela reisi cumhur yapıyor, bazısı başvekil yapıyor, bazısını vekil yapıyor.bazısını vekil yapıyor. Bazısını çok zengin yapıyor, bazısını da fakir yapıyor.Bazısını çok zengin yapıyor, bazısını da fakir yapıyor. Günler de böyle, aylara da öyle değil mi?Günler de böyle, aylara da öyle değil mi? Mesela Recep, büyük bir ay.

Mesela Recep, büyük bir ay.
Şaban, o da büyük bir aydır. Ramazan, hepsinden büyük.Şaban, o da büyük bir aydır. Ramazan, hepsinden büyük. Aylarda bu olduğu gibi mekanlarda da vardır. Aylarda bu olduğu gibi mekanlarda da vardır. En güzel mekan, Mekke. Burası Merkez.

En güzel mekan, Mekke. Burası Merkez.
Sonra Medine-i Münevvere. Sonra da Kudüs-ü Şerîf.Sonra Medine-i Münevvere. Sonra da Kudüs-ü Şerîf. Bunlar da mümtâz olmuş.Bunlar da mümtâz olmuş. İnsanların nasıl mümtâzı varsa yerlerin de böyle mümtâzı var,İnsanların nasıl mümtâzı varsa yerlerin de böyle mümtâzı var, ayların da böyle mümtâzı var, günlerin de var.ayların da böyle mümtâzı var, günlerin de var. Mesela Cuma gününe diğer günler denk olamaz.

Mesela Cuma gününe diğer günler denk olamaz.
Hepsi bir gündür, aynı gündür ama,Hepsi bir gündür, aynı gündür ama, bu Cuma olması dolayısıyla Müslümanların en efdal günüdür.bu Cuma olması dolayısıyla Müslümanların en efdal günüdür. Onun için cuma namazına gelirken,

Onun için cuma namazına gelirken,
hasseten rica ederim genç kardeşlerimizden,hasseten rica ederim genç kardeşlerimizden, muhakkak evlerinde temiz yıkanmalı, gusletmeli, muhakkak evlerinde temiz yıkanmalı, gusletmeli, temiz çamaşır giymeli, kokular sürünmeli, misvaklanmalı,temiz çamaşır giymeli, kokular sürünmeli, misvaklanmalı, temiz bayramlık almış elbisesini giymeli, cumaya öyle gelmeli. temiz bayramlık almış elbisesini giymeli, cumaya öyle gelmeli. Gömlekle, kısa kolla Cuma'ya gelmek abestir, vahim.Gömlekle, kısa kolla Cuma'ya gelmek abestir, vahim. Çıplak namaz kılamaz mıyız Hoca Efendi?

Çıplak namaz kılamaz mıyız Hoca Efendi?
Kılarız. Donsuz bile kılarız. Ama yerinde.

Kılarız. Donsuz bile kılarız. Ama yerinde.
Soymuş eşkiya, namaz vakti gelmiş.Soymuş eşkiya, namaz vakti gelmiş. Ee, yok giyinecek, ben çıplağım, kılamam mı? Yok.

Ee, yok giyinecek, ben çıplağım, kılamam mı? Yok.
Çıplak olduğun halde namazı kılacaksın. Namaz kaçırılmaz.Çıplak olduğun halde namazı kılacaksın. Namaz kaçırılmaz. Nasıl kılacağım?

Nasıl kılacağım?
Oturduğun yerde kıl, nasıl kılarsan kıl. Edebini ört.

Oturduğun yerde kıl, nasıl kılarsan kıl. Edebini ört.
Örtecek bir şey bulamadın. Bacaklarını kaparsın yine kılarsın. Örtecek bir şey bulamadın. Bacaklarını kaparsın yine kılarsın. Olur ama, şimdi biz Allah Teâlâ'nın nimetlerine gark olmuş insanlarız.Olur ama, şimdi biz Allah Teâlâ'nın nimetlerine gark olmuş insanlarız. Kaç çeşit esbablarımız var.Kaç çeşit esbablarımız var. Onlar evde atılı dursun, biz camiye gelirken kolu açık,Onlar evde atılı dursun, biz camiye gelirken kolu açık, bacağı açık, başı açık, perişan bir halde gelelim de sonrabacağı açık, başı açık, perişan bir halde gelelim de sonra “Yâ Rabbi bize de şunu ver, bunu ver” diyelim, bu olmaz. “Yâ Rabbi bize de şunu ver, bunu ver” diyelim, bu olmaz. Bu hatalı bir iştir.Bu hatalı bir iştir. Onun için Cuma'ya gayet temiz,Onun için Cuma'ya gayet temiz, hatta mümkün olursa o gün mesela işinden,hatta mümkün olursa o gün mesela işinden, memur tabi vazifesinden ayrılamaz amamemur tabi vazifesinden ayrılamaz ama işçi adam işinden o gün bir saat, iki saat fedakârlık yapmalıdır.işçi adam işinden o gün bir saat, iki saat fedakârlık yapmalıdır. Rızık Allah'ındır.

Rızık Allah'ındır.
Çok çalışmakla olmaz bu iş.Çok çalışmakla olmaz bu iş. Allah ne kadar takdir etse o sana gelecektir.Allah ne kadar takdir etse o sana gelecektir. Onun için erken vakitte camiye girmek.Onun için erken vakitte camiye girmek. Cuma günü vazifeleri çoktur.Cuma günü vazifeleri çoktur. Cumayı kıldıktan sonra Allah celle ve alâ hemen dağılın diyor amaCumayı kıldıktan sonra Allah celle ve alâ hemen dağılın diyor ama hemen işe sarılma.hemen işe sarılma. Eğer imkanı varsa, bir hasta ziyaretine git,Eğer imkanı varsa, bir hasta ziyaretine git, bir dost ziyaretine git, bir vaaz-u nasihat dinlemeye git, bir dost ziyaretine git, bir vaaz-u nasihat dinlemeye git, bir mukabele dinlemeye git.bir mukabele dinlemeye git. O gün ruhunu gıdalandıracak bir gündür.O gün ruhunu gıdalandıracak bir gündür. İşe gitmeye müsaade var ama o gün yani cuma günü asıl yapılacak vazife bunlardır.İşe gitmeye müsaade var ama o gün yani cuma günü asıl yapılacak vazife bunlardır. Ene’z-ze’îmü bi-beytin fî riyâdı’l-cenneti

Ene’z-ze’îmü bi-beytin fî riyâdı’l-cenneti
ve bi-beytin fî a’lâhâ ve bi-beytin fî esfelihâ ve bi-beytin fî a’lâhâ ve bi-beytin fî esfelihâ li-men terake’l-cedele ve hüve muhikkunli-men terake’l-cedele ve hüve muhikkun Yine Cenâb-ı Peygamber demin dedi ki:

Yine Cenâb-ı Peygamber demin dedi ki:
İman edersen, İslâm olursan, mücahede edersen,İman edersen, İslâm olursan, mücahede edersen, ben senin için tekeffül ediyorum ben senin için tekeffül ediyorum Cennetin istediğin yerlerinden sana köşler, yerler.Cennetin istediğin yerlerinden sana köşler, yerler. Bugün şimdi de diyor ki,

Bugün şimdi de diyor ki,
yine ben tekeffül ediyorum senin içinyine ben tekeffül ediyorum senin için cennetin en iyi yerlerinden, en güzel yerlerinden en âlâ yerindencennetin en iyi yerlerinden, en güzel yerlerinden en âlâ yerinden yerler tekeffül ediyorum.yerler tekeffül ediyorum. Niçin?

Niçin?
Li-men terake’l-cedele.

Li-men terake’l-cedele.
Cedel, mücadeleyi terk eden insan.Cedel, mücadeleyi terk eden insan. Ve hüve muhikkun. Haklısın ama.

Ve hüve muhikkun. Haklısın ama.
Haklısın, haklı olduğun halde mücadeleyi terk edeceksin.Haklısın, haklı olduğun halde mücadeleyi terk edeceksin. “Senin dediğin doğru değil efendi benim dediğim doğru.”

“Senin dediğin doğru değil efendi benim dediğim doğru.”
En nihayetinde ne olur bu?

En nihayetinde ne olur bu?
İki tarafın münâferetini, birbirine soğumasını, ayrılmasını,İki tarafın münâferetini, birbirine soğumasını, ayrılmasını, küsmesine kadar varır. Onu sen Allah'a havale et. küsmesine kadar varır. Onu sen Allah'a havale et. “Yâ Rabbi! Buna hidayet et de,

“Yâ Rabbi! Buna hidayet et de,
buna ihsan et de, bunun kalbine ilham et” de.buna ihsan et de, bunun kalbine ilham et” de. Cenâb-ı Hak'tan yalvar. Bu senin söylemenle olmaz o şey.

Cenâb-ı Hak'tan yalvar. Bu senin söylemenle olmaz o şey.
İmâm-ı Âzam diyor ki, biz mücadeleyi ederdik.

İmâm-ı Âzam diyor ki, biz mücadeleyi ederdik.
Biz mücadele ederdik ama, onu hakkı ispat için yapardık.Biz mücadele ederdik ama, onu hakkı ispat için yapardık. “Sizin bugün mücadeleniz ise nefsiniz içindir” diyor.“Sizin bugün mücadeleniz ise nefsiniz içindir” diyor. Kendinin büyüklüğünü göstermek için yapıyor bu mücadeleyi.Kendinin büyüklüğünü göstermek için yapıyor bu mücadeleyi. Onun için burada da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem;Onun için burada da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem; “Ben bunları tekeffül ediyorum.”

“Ben bunları tekeffül ediyorum.”
Li-men terake’l-cedele ve hüve muhikkun.

Li-men terake’l-cedele ve hüve muhikkun.
Bu birçok hadislerde de haklı olduğun halde mücadele terk böyledir.Bu birçok hadislerde de haklı olduğun halde mücadele terk böyledir. Söyle, kabul ediyorsa eder, etmiyorsa mücadeleye lüzum yok.Söyle, kabul ediyorsa eder, etmiyorsa mücadeleye lüzum yok. Ve terake’l-kezibe. İkincisi yalanı terk edene.

Ve terake’l-kezibe. İkincisi yalanı terk edene.
Müslüman her ahlâkta olabilir.

Müslüman her ahlâkta olabilir.
Hırsız da olabilir, kumarbazda olabilir, sarhoş da olabilir Hırsız da olabilir, kumarbazda olabilir, sarhoş da olabilir ama yalancı olmaz.ama yalancı olmaz. Müslümanın tiynetinde yalancılık yoktur.Müslümanın tiynetinde yalancılık yoktur. Onun için yalanın muhakkak terk edilmesi lazım.Onun için yalanın muhakkak terk edilmesi lazım. Ve hüve lâ’ibün.

Ve hüve lâ’ibün.
Yalanı söylüyor ama şaka, eğlenirken söylüyor.Yalanı söylüyor ama şaka, eğlenirken söylüyor. Onu bile istemiyor Efendimiz.Onu bile istemiyor Efendimiz. Şaka yerlerinde bile olacak yalanı istemiyor. Yalan yapma. Oyun...Şaka yerlerinde bile olacak yalanı istemiyor. Yalan yapma. Oyun... Ve hassene hulukahû li’n-nâsi.

Ve hassene hulukahû li’n-nâsi.
Bütün insanlara karşı ahlâkını güzel eden,Bütün insanlara karşı ahlâkını güzel eden, şaka yerinde olsa dahi yalanı terk eden,şaka yerinde olsa dahi yalanı terk eden, ve haklı yerine olsa dahi mücadeleyi terk eden insanlar içinve haklı yerine olsa dahi mücadeleyi terk eden insanlar için cennetteki istediği yerleri ben size tekeffül ediyorum.cennetteki istediği yerleri ben size tekeffül ediyorum. Onun için Cenâb-ı Hak cümlemizi affetsin, mağfiret etsin…

Onun için Cenâb-ı Hak cümlemizi affetsin, mağfiret etsin…
Bu mücadeleden maksat da tabi, görüyoruz bunları hep.

Bu mücadeleden maksat da tabi, görüyoruz bunları hep.
İki arkadaş birbiriyle mücadele etti miydi, darılıyor birbirlerine, küsüşüyorlar.İki arkadaş birbiriyle mücadele etti miydi, darılıyor birbirlerine, küsüşüyorlar. Ve bu mücadelenin arkasında hele cahil,Ve bu mücadelenin arkasında hele cahil, yani ilmen kâmil değilse kendisi,yani ilmen kâmil değilse kendisi, bu mücadelenin arkasından bir takım kötü sözlere debu mücadelenin arkasından bir takım kötü sözlere de müncer oluyor netice itibariyle. müncer oluyor netice itibariyle. Kötü kötü söylemeye kalkıyorlar birbirlerine.Kötü kötü söylemeye kalkıyorlar birbirlerine. Derken kavgaya dövüşe kadar gidiyor o iş. Allah esirgesin fena oluyor.Derken kavgaya dövüşe kadar gidiyor o iş. Allah esirgesin fena oluyor. Onun için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem

Onun için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem
onu kökten kaldıraraktan mücadeleyi terk etti.onu kökten kaldıraraktan mücadeleyi terk etti. Haklı olsan da öyle demiş.Haklı olsan da öyle demiş. İbn Abbas'tan bu rivayet:

İbn Abbas'tan bu rivayet:
Ene evvelü men yü’zenü lehû yevme’l-kiyâmeti bi’s-sücûdi

Ene evvelü men yü’zenü lehû yevme’l-kiyâmeti bi’s-sücûdi
Demek ki kıyamette de bizde secde edeceğiz.

Demek ki kıyamette de bizde secde edeceğiz.
Yine burada Cenâb-ı Peygamber Efendimiz diyor ki:Yine burada Cenâb-ı Peygamber Efendimiz diyor ki: Kıyamet gününde en evvel secde için bana izin verilecek.

Kıyamet gününde en evvel secde için bana izin verilecek.
Yalnız şu da var, Kur'an'ın bir ayetinde.Yalnız şu da var, Kur'an'ın bir ayetinde. Yarın orada bize secde edin diye emir olunduğu vakitte,

Yarın orada bize secde edin diye emir olunduğu vakitte,
bugünkü secde edenler secdeye kapanacaklar.bugünkü secde edenler secdeye kapanacaklar. Bugün secde-i Rahman'a gelmeyip de yalnız İslâmlık davasını güdenler,Bugün secde-i Rahman'a gelmeyip de yalnız İslâmlık davasını güdenler, bellerine birer kazık, ne kadar isteseler de yatmaya yatamayacaktır.bellerine birer kazık, ne kadar isteseler de yatmaya yatamayacaktır. Burada yatamayan, secde-i Rahman'a kapanamayanBurada yatamayan, secde-i Rahman'a kapanamayan kıyamet günde bu secdeyle emrolunduğumuz vakittekıyamet günde bu secdeyle emrolunduğumuz vakitte secdeye gidemeyecektir. secdeye gidemeyecektir. Yani orada aldatmaca yok.Yani orada aldatmaca yok. Sümme yü’zenü lî bi-raf’i ra’sî.

Sümme yü’zenü lî bi-raf’i ra’sî.
Sonra kaldırın başınızı diyecekler, ben başımı en evvela kaldıracağım.Sonra kaldırın başınızı diyecekler, ben başımı en evvela kaldıracağım. Fe-arfe’u ra’sî fe-a’rifü ümmetî an yemînî ve an şimâlî.

Fe-arfe’u ra’sî fe-a’rifü ümmetî an yemînî ve an şimâlî.
Sağımda, solumda olan ümmetimi tanıyacağım.Sağımda, solumda olan ümmetimi tanıyacağım. Kîle: Keyfe ta’rifühüm yâ Rasûlallâh.

Kîle: Keyfe ta’rifühüm yâ Rasûlallâh.
“O gün herkes çıplak.“O gün herkes çıplak. Herkes o kıyametin fevriyle kim bilir ne alem, Herkes o kıyametin fevriyle kim bilir ne alem, nasıl tanıyacaksın ümmetini Ya Resûlallah?”nasıl tanıyacaksın ümmetini Ya Resûlallah?” Kâle: Ğurrun muhaccelûne mine’l-vüdûi

Kâle: Ğurrun muhaccelûne mine’l-vüdûi
“O abdest azaları nur kesilecek.“O abdest azaları nur kesilecek. O nurlarından tanıyacağım onları. O nurlarından tanıyacağım onları. Abdest aldıkları azalar nur olacak. O nurlarıyla ümmetimi tanıyacağım.”Abdest aldıkları azalar nur olacak. O nurlarıyla ümmetimi tanıyacağım.” Ve zerârîhim nûruhüm beyne eydîhim.

Ve zerârîhim nûruhüm beyne eydîhim.
Çocuklar da önlerinde nur olarak bulunacak.Çocuklar da önlerinde nur olarak bulunacak. Ene ağyeru min sa’din. Sa'd İbn Mugayyir.

Ene ağyeru min sa’din. Sa'd İbn Mugayyir.
Ben bundan daha gayretliyim.Ben bundan daha gayretliyim. Sa'd ehlini hoş bir şey de görmezse, Sa'd ehlini hoş bir şey de görmezse, ona karşı erkekte olan kızgınlık, erkeklik hissi,ona karşı erkekte olan kızgınlık, erkeklik hissi, bu galebe çalaraktan, onu tertip etmek, şöyle yapmak, böyle yapmak.bu galebe çalaraktan, onu tertip etmek, şöyle yapmak, böyle yapmak. Erkeklik gayretinden dolayı Sa'd gayretli biriydi, gayretli biri deErkeklik gayretinden dolayı Sa'd gayretli biriydi, gayretli biri de ama ben ondan daha gayretliyim.ama ben ondan daha gayretliyim. İstemem de ben de, efrad-ı aileme başkalarının bakmasını, görüşmesini.İstemem de ben de, efrad-ı aileme başkalarının bakmasını, görüşmesini. Ama ne güzel ders ya. Ne güzel bir derstir.

Ama ne güzel ders ya. Ne güzel bir derstir.
“Ben peygamber olduğum halde hanımlarımı “Ben peygamber olduğum halde hanımlarımı saklamayı isterim.saklamayı isterim. Başkalarıyla hanımlarımın temasını istemem. Görüşmelerini istemem.”Başkalarıyla hanımlarımın temasını istemem. Görüşmelerini istemem.” Onun için Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem'in hanımlarıyla

Onun için Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem'in hanımlarıyla
görüşmek isteyenler perde arkasından gelsinler, görüşsünler diye emri ilahi.görüşmek isteyenler perde arkasından gelsinler, görüşsünler diye emri ilahi. Yüz yüze görüşmezlerdi tabi.Yüz yüze görüşmezlerdi tabi. Onların hepsi melekti yani.Onların hepsi melekti yani. O melek olan insanlara bileO melek olan insanlara bile Resûlullah Efendimiz'in hanımları ancak perde arkasından konuşurlardı.Resûlullah Efendimiz'in hanımları ancak perde arkasından konuşurlardı. Bir şey soracaklar mesela.

Bir şey soracaklar mesela.
“Yâ Âişe, Resûlullah nasıl yerdi mesela?”

“Yâ Âişe, Resûlullah nasıl yerdi mesela?”
Soracak bunu, öğrenmek istiyor.

Soracak bunu, öğrenmek istiyor.
Yahut “Ne zaman, nasıl yatar, bir gece nasıl ibadet edecek?” soracak.

Yahut “Ne zaman, nasıl yatar, bir gece nasıl ibadet edecek?” soracak.
Bunu yüzyüze sormayacak. Ancak perdenin arkasından soracak.Bunu yüzyüze sormayacak. Ancak perdenin arkasından soracak. Bu kadar gayret bizde var, erkeklik gayreti yani.

Bu kadar gayret bizde var, erkeklik gayreti yani.
Bilmem bugünkü erkeklerin gayreti nasıl oluyor bu size karşı.Bilmem bugünkü erkeklerin gayreti nasıl oluyor bu size karşı. Sa'd böyle gayretli olmakla beraber, hanımını kıskanmakla beraber, Sa'd böyle gayretli olmakla beraber, hanımını kıskanmakla beraber, bizde kıskançlık tabiri burada.bizde kıskançlık tabiri burada. Kıskanmakla beraber ben Sa'd'den daha kıskancım.Kıskanmakla beraber ben Sa'd'den daha kıskancım. Va’llâhü ağyeru minnî. Allah da benden daha kıskanç.

Va’llâhü ağyeru minnî. Allah da benden daha kıskanç.
Allah da benden daha kıskançtır.Allah da benden daha kıskançtır. Kendisinden başkasına ibadeti istemez.Kendisinden başkasına ibadeti istemez. “Yalnız bana ibadet olunur. İkilik kabul etmem” diyor.“Yalnız bana ibadet olunur. İkilik kabul etmem” diyor. Onun için Müslümanlıkta tevhid var ya,

Onun için Müslümanlıkta tevhid var ya,
Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah. Bu birlik. Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah. Bu birlik. “Sensin Yâ Rabbi.” Lâ ilâhe illallah'a üç mana veriyorlar:

“Sensin Yâ Rabbi.” Lâ ilâhe illallah'a üç mana veriyorlar:
Lâ mabudi illallah, Lâ maksudi illallah, Lâ mevcudu illallah.

Lâ mabudi illallah, Lâ maksudi illallah, Lâ mevcudu illallah.
Lâ mabudi illallah, ibadet edicilerin sözü.

Lâ mabudi illallah, ibadet edicilerin sözü.
Ben senden başkasına ibadet etmem.Ben senden başkasına ibadet etmem. Lâ maksud, senden başka maksudum yok.

Lâ maksud, senden başka maksudum yok.
İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî der.

İlâhî ente maksûdî ve rızâke matlûbî der.
“Maksadım sensin Yâ Rabbi. İbadetim de sana mahsus.”“Maksadım sensin Yâ Rabbi. İbadetim de sana mahsus.” Bir üstün tabaka: Bir üstün tabaka: Lâ mevcude illallah. Senden başka yok mevcut.

Lâ mevcude illallah. Senden başka yok mevcut.
Sen nesin?

Sen nesin?
Ben eyreti. Ben mevcut değilim ki.

Ben eyreti. Ben mevcut değilim ki.
Mevcut diye kalana derler. Mevcut, kalana derler. Mevcut diye kalana derler. Mevcut, kalana derler. Gelip de gidene mevcut demezler. Gelip de gidene mevcut demezler. Binaenaleyh biz hep eyreti.Binaenaleyh biz hep eyreti. Bugün var yarın yok.Bugün var yarın yok. Şimdi yolda geliyorduk da kaç tane araba takla atmış, devrilmiş, yuvarlanmış.Şimdi yolda geliyorduk da kaç tane araba takla atmış, devrilmiş, yuvarlanmış. Kim bilir içerisinde ne kadar insan ahirete göçtüler gittiler.Kim bilir içerisinde ne kadar insan ahirete göçtüler gittiler. Ani bir şey. Ani bir şey. Kimisi de oturduğu yerde evinde bir sekte-i kalp geliyor,Kimisi de oturduğu yerde evinde bir sekte-i kalp geliyor, ah akşam iyiydi be.ah akşam iyiydi be. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Ee, buna var denir mi canım?

Ee, buna var denir mi canım?
Böyle bir hayata varlık isnad olunur mu?Böyle bir hayata varlık isnad olunur mu? Ama bugün sağım, kuvvetliyim de…

Ama bugün sağım, kuvvetliyim de…
Ee ol.

Ee ol.
O kuvveti veren filan hepsi Allah.

O kuvveti veren filan hepsi Allah.
Bugün verdi, yarın alacak.Bugün verdi, yarın alacak. Binaenaleyh sen var olamazsın ki. Var, kalana derler.Binaenaleyh sen var olamazsın ki. Var, kalana derler. Var mı kalan? Yok. Demek ki Lâ mevcudu illallah.

Var mı kalan? Yok. Demek ki Lâ mevcudu illallah.
Öyleyse sen, ben de yok.

Öyleyse sen, ben de yok.
Kendini buna, bu da laftan olmaz ama.Kendini buna, bu da laftan olmaz ama. Bu laftan olmaz.Bu laftan olmaz. Bu hal olursa insana;Bu hal olursa insana; anlarsan, sezersen ki “ben hakikaten bir şey değilim.anlarsan, sezersen ki “ben hakikaten bir şey değilim. Ben o Allah'ın işte yarattığı bir mahlukum.Ben o Allah'ın işte yarattığı bir mahlukum. Bugün varım bira sonra da yokum.” Bugün varım bira sonra da yokum.” Bir arkadaştan dinlediydim de

Bir arkadaştan dinlediydim de
3 saniyelik mi, 5 saniyelik mi hayat sahibi insan var, mahluk var yani.3 saniyelik mi, 5 saniyelik mi hayat sahibi insan var, mahluk var yani. 5 saniyelik. Doğuyor, nesil yetiştiriyor, gidiyor. 5 saniyenin içerisinde.5 saniyelik. Doğuyor, nesil yetiştiriyor, gidiyor. 5 saniyenin içerisinde. Ömrü o kadar.Ömrü o kadar. Doğuyor, nesil yapıyor, gidiyor. Ee, o da hayat sahibi işte. Doğuyor, nesil yapıyor, gidiyor. Ee, o da hayat sahibi işte. Bizimki ona göre 60 sene, 70 sene, 100 sene.Bizimki ona göre 60 sene, 70 sene, 100 sene. Ne kıymeti var?

Ne kıymeti var?
Onun 5 saniyesiyle bizim 100 sene.

Onun 5 saniyesiyle bizim 100 sene.
Ke-nefsin vâhideh.

Ke-nefsin vâhideh.
Dünyanın ömrü bir nefesten ibaret zaten.

Dünyanın ömrü bir nefesten ibaret zaten.
Bunun içerisinde sen kendini ne paye ayırabileceksin ki?Bunun içerisinde sen kendini ne paye ayırabileceksin ki? Bunun içerisinde kendini...Bunun içerisinde kendini... Şimdi dünya dendiği vakitte şu alemimiz var ya, kocaman.

Şimdi dünya dendiği vakitte şu alemimiz var ya, kocaman.
Fakat şu dünyayı bir nispetle bu alemimiz nokta bile olamayacak kadar ufak.Fakat şu dünyayı bir nispetle bu alemimiz nokta bile olamayacak kadar ufak. Bir nokta kadar yeri yok.Bir nokta kadar yeri yok. Milyarlarla senelik mülkullah. Milyarlarla senelik mülkullah. Bu mülkullahın içerisinde biz de bir noktadan ibaretiz.Bu mülkullahın içerisinde biz de bir noktadan ibaretiz. Bu noktanın içerisinde bir de bizi kat. Ne oluruz?Bu noktanın içerisinde bir de bizi kat. Ne oluruz? Hani atom diyorlar şimdi de şaşıyoruz.Hani atom diyorlar şimdi de şaşıyoruz. Bir atomun içerisinde işte bilmem milyonlarca zerret varmış daBir atomun içerisinde işte bilmem milyonlarca zerret varmış da ya bunun içine sığar mı diyoruz?ya bunun içine sığar mı diyoruz? Bizi sığdırmış ya Allah bu dünyaya, biz de bir atomun parçasıyız işte.

Bizi sığdırmış ya Allah bu dünyaya, biz de bir atomun parçasıyız işte.
Onun için Allah cümlemizi affetsin de onun bize bıraktığı şu dine,

Onun için Allah cümlemizi affetsin de onun bize bıraktığı şu dine,
şimdi sünnet dendi ya…şimdi sünnet dendi ya… Peygamberi hanımları kapanmış mı?

Peygamberi hanımları kapanmış mı?
Peygamber hanımlarına kapanmış mı?

Peygamber hanımlarına kapanmış mı?
Hepsi kapalı. Hepsi kapalı.

Hepsi kapalı. Hepsi kapalı.
Ee, biz hanımlarımızı biz de kapayacağız.Ee, biz hanımlarımızı biz de kapayacağız. Sünnet değil, Allah'ın emri. Peygamber de yolunu gösterdi.Sünnet değil, Allah'ın emri. Peygamber de yolunu gösterdi. Hatta ve hatta Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile hanımları harbe de giderlerdi.

Hatta ve hatta Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ile hanımları harbe de giderlerdi.
Efendimize yardımcı olaraktan. Fakat kimse görmezdi. Efendimize yardımcı olaraktan. Fakat kimse görmezdi. Onun için hanımların muhafazası,Onun için hanımların muhafazası, hem erkekliğin iktizası hem de İslâmiyet'in iktizasıdır.hem erkekliğin iktizası hem de İslâmiyet'in iktizasıdır. Müslüman mısın? Hanımını koruyacaksın.

Müslüman mısın? Hanımını koruyacaksın.
Hatta geçen bir hanım bir makale yazmış da, hanımın makalesinde, Hatta geçen bir hanım bir makale yazmış da, hanımın makalesinde, erkeklere çatmış hanım, nasıl erkeksiniz siz diyor,erkeklere çatmış hanım, nasıl erkeksiniz siz diyor, hanımlarınızı gözetliyorsunuz diyor.hanımlarınızı gözetliyorsunuz diyor. Hanımlar hilkat itibariyle zayıf yaratılmıştır.

Hanımlar hilkat itibariyle zayıf yaratılmıştır.
Saçları uzun, akılları kısadır.Saçları uzun, akılları kısadır. Onu bırakırsan çıplakta gezer o.Onu bırakırsan çıplakta gezer o. Onu irşad edecek, onu himaye edecek erkek.Onu irşad edecek, onu himaye edecek erkek. Sen işe git, efendi geçinemiyoruz, hayat pahalı.Sen işe git, efendi geçinemiyoruz, hayat pahalı. Ben ekmek parası kazanmak için o da bir fabrikaya gitsin deBen ekmek parası kazanmak için o da bir fabrikaya gitsin de yahut bir yeri memur olsun da o da bir para kazansın.yahut bir yeri memur olsun da o da bir para kazansın. İkimizin parası ancak idare etsin.İkimizin parası ancak idare etsin. Sen öl o zaman yaşamada dünyada.Sen öl o zaman yaşamada dünyada. Sen de erkeklik denilen bir şey yok, ruh yok.Sen de erkeklik denilen bir şey yok, ruh yok. Ki kadının kazancını da tenezzül ediyorsun,Ki kadının kazancını da tenezzül ediyorsun, onun kazancınla beraber yaşarız diyorsun.onun kazancınla beraber yaşarız diyorsun. Ekseriyetle mesela hanımefendileri alırlarken tahsiline de,Ekseriyetle mesela hanımefendileri alırlarken tahsiline de, bizim hoca olursa eğer bir mektepte daha iftihar ediyoruz.bizim hoca olursa eğer bir mektepte daha iftihar ediyoruz. O bir mektebe gider, ben de bir mektebe giderim.O bir mektebe gider, ben de bir mektebe giderim. İkimizin aldığı aylıktan güzel geçiniriz diyor.İkimizin aldığı aylıktan güzel geçiniriz diyor. Bu erkeklik zihniyetine sığmaz yani, erkek bunu yapamaz.Bu erkeklik zihniyetine sığmaz yani, erkek bunu yapamaz. Bu Avrupa’da olsun.

Bu Avrupa’da olsun.
Onlar ne yaparlarsa onlara sözümüz yok.Onlar ne yaparlarsa onlara sözümüz yok. Bizim sözümüz Müslüman'a.Bizim sözümüz Müslüman'a. Müslüman mısın? Müslümanlık davasında mısın?Müslüman mısın? Müslümanlık davasında mısın? Peygamber hanımını nasıl sakladıysa, Allah nasıl emrediyorsa,Peygamber hanımını nasıl sakladıysa, Allah nasıl emrediyorsa, sen de ona öyle yapacaksın ki o zaman Müslüman sayılabilirsin.sen de ona öyle yapacaksın ki o zaman Müslüman sayılabilirsin. Vemâ min ehadin ehabbü ileyhi’l-uzru mina’llâhi

Vemâ min ehadin ehabbü ileyhi’l-uzru mina’llâhi
min ecli zâlike be’ase’l-murselîne. min ecli zâlike be’ase’l-murselîne. Özrü en çok seven Allah Teâlâ. Özür kabul eden yani.

Özrü en çok seven Allah Teâlâ. Özür kabul eden yani.
Bize yol göstersin diyerekten onun için Cenâb-ı Hak peygamberleri gönderdi.Bize yol göstersin diyerekten onun için Cenâb-ı Hak peygamberleri gönderdi. Ve mâ ehadün ehabbe ileyhi’l-medhu mina’llâh.

Ve mâ ehadün ehabbe ileyhi’l-medhu mina’llâh.
Meth olunmayı da Allah'tan çok daha kimse sevmez.Meth olunmayı da Allah'tan çok daha kimse sevmez. En çok methi seven Alla celle ve ala.En çok methi seven Alla celle ve ala. Onun için kitabın başındaOnun için kitabın başında Elhamdülillahi Rabbi’l-Âlemin diyerektenElhamdülillahi Rabbi’l-Âlemin diyerekten bize nasıl kendisini meth olunacağını beyan buyurmuştur.bize nasıl kendisini meth olunacağını beyan buyurmuştur. Ve cenneti de bize vaad etmiştir, ve’ade’l-cenneh.

Ve cenneti de bize vaad etmiştir, ve’ade’l-cenneh.
Niçin?

Niçin?
Kullarım bana hamd etsinler diyerekten.

Kullarım bana hamd etsinler diyerekten.
Ene evlâ bi-külli mü’minin min nefsihî

Ene evlâ bi-külli mü’minin min nefsihî
Ben her mümine, her mümine, nefsinden daha evlayım.

Ben her mümine, her mümine, nefsinden daha evlayım.
İnsanın nefsi var ya, nefsinden daha evla benim.İnsanın nefsi var ya, nefsinden daha evla benim. Fe-men terake deynen ev day’aten fe-ileyye

Fe-men terake deynen ev day’aten fe-ileyye
ve men terake mâlen fe li-verasetihî. Ölüyor.ve men terake mâlen fe li-verasetihî. Ölüyor. Borcu da var, malı da var. Mal da bırakmış, borç da bırakmış.Borcu da var, malı da var. Mal da bırakmış, borç da bırakmış. Borcunu ben öderim.Borcunu ben öderim. Malını da mirasçılarına bırakırım onun kimsesi yoksa.Malını da mirasçılarına bırakırım onun kimsesi yoksa. Ve men terake mâlen fe li-verasetihî. Ve ene mevlâ men lâ mevlâ lehû

Ve men terake mâlen fe li-verasetihî. Ve ene mevlâ men lâ mevlâ lehû
erisü mâlehû ve efükkü âniyehûerisü mâlehû ve efükkü âniyehû ve’l-hâlü mevlâ men lâ mevlâ lehû yerisü mâlehû ve ya’kilü anhü. ve’l-hâlü mevlâ men lâ mevlâ lehû yerisü mâlehû ve ya’kilü anhü. Anne kardeşi, teyze. Anne kardeşi, teyze. Bizde dediğimiz teyze. O da ana yarısıdır. Bizde dediğimiz teyze. O da ana yarısıdır. O da mevlası olmayanların yani velisidir.O da mevlası olmayanların yani velisidir. Ölmüş anası.Ölmüş anası. Bakacak kimsesi de yok, babası filan yok. Teyze bakacak ona.Bakacak kimsesi de yok, babası filan yok. Teyze bakacak ona. Yerisü mâlehû.

Yerisü mâlehû.
O malına da mirasçı olur. Veya borcunu da verir. O malına da mirasçı olur. Veya borcunu da verir. Ene evle’n-nâsi bi-Îsa ibn Meryem fi’d-dünyâ ve’l-âhirati leyse beynî ve beynehû

Ene evle’n-nâsi bi-Îsa ibn Meryem fi’d-dünyâ ve’l-âhirati leyse beynî ve beynehû
nebiyyün ve’l-enbiyâü evlâdü allâtinnebiyyün ve’l-enbiyâü evlâdü allâtin ümmehâtühüm şettâ ve dînühüm vâhidün.ümmehâtühüm şettâ ve dînühüm vâhidün. Bütün peygamberler dinde birdir.

Bütün peygamberler dinde birdir.
Adem aleyhisselam'dan,Adem aleyhisselam'dan, Peygamberimiz'e kadar gelinceye kadar bütün peygamberlerin davasının hepsi bir.Peygamberimiz'e kadar gelinceye kadar bütün peygamberlerin davasının hepsi bir. Hepsinin maksadı Lâ İlâhe İllallah. Hepsinin maksadı Lâ İlâhe İllallah. Cenâb-ı Hakk'ın tevhidinin kullarına beyandır.Cenâb-ı Hakk'ın tevhidinin kullarına beyandır. Ene eşrafü’n-nâsi haseben

Ene eşrafü’n-nâsi haseben
Hesap cihetiyle nâsın en eşrefi yine benim. Ve lâ fahra.

Hesap cihetiyle nâsın en eşrefi yine benim. Ve lâ fahra.
Bununla da iftihar etmem yani.Bununla da iftihar etmem yani. Ve ekramü’n-nâsi kadran.

Ve ekramü’n-nâsi kadran.
Kadir cihetinden nâs'ın en ekremi yine benim.Kadir cihetinden nâs'ın en ekremi yine benim. Ve lâ fahra.

Ve lâ fahra.
Bununla da iftihar etmem yani. Bununla da iftihar etmem yani. Bunlar hep ayet-i celilerle uzun uzundur diye izah edilir.Bunlar hep ayet-i celilerle uzun uzundur diye izah edilir. Eyyühe’n-nâsü! Ey insanlar!

Eyyühe’n-nâsü! Ey insanlar!
Men etânâ eteynâhü.

Men etânâ eteynâhü.
Kim bize doğru yaklaşırsa biz ona yaklaşırız.Kim bize doğru yaklaşırsa biz ona yaklaşırız. Ve men ekramenâ ekramnâhü.

Ve men ekramenâ ekramnâhü.
Kim bize ikram ederse biz de ona ikram ederiz.Kim bize ikram ederse biz de ona ikram ederiz. Ve men kâtebenâ.

Ve men kâtebenâ.
Kim bizim kölelerimizden birisini azat ederse, kâtebnâhü,Kim bizim kölelerimizden birisini azat ederse, kâtebnâhü, biz de onun kölelerini azat ederiz.biz de onun kölelerini azat ederiz. Ve men şeyye’a mevtânâ.

Ve men şeyye’a mevtânâ.
Kim bizim cenazelerimizi tezkiye eder götürürse,Kim bizim cenazelerimizi tezkiye eder götürürse, şeyye’a mevtânâ şeyya’nâ mevtâhü,şeyye’a mevtânâ şeyya’nâ mevtâhü, biz de onların ölülerini taşırız.biz de onların ölülerini taşırız. Bizim ölülerimizi taşıyanların, biz de ölülerini taşırız. Bizim ölülerimizi taşıyanların, biz de ölülerini taşırız. Allah cümlemizi affetsin...

Allah cümlemizi affetsin...
“Bizim cenazelerimizi taşıyanların, biz cenazelerini taşırız.”

“Bizim cenazelerimizi taşıyanların, biz cenazelerini taşırız.”
Manalı bir söz.Manalı bir söz. Yani iman sahibi olanların, ki bizim cenazelerimizi taşıyorlar.

Yani iman sahibi olanların, ki bizim cenazelerimizi taşıyorlar.
İman ehli... Onların cenazelerini biz de taşırız. Onlar bizdendir. İman ehli... Onların cenazelerini biz de taşırız. Onlar bizdendir. Fakat bizden olmayıp da Allah yoktur diyenin cenazesini biz taşıyamayız.

Fakat bizden olmayıp da Allah yoktur diyenin cenazesini biz taşıyamayız.
Ve men kâme bi-hakkinâ.

Ve men kâme bi-hakkinâ.
Kim bizim hakkımıza riayet ediyorsa, sözlerimizi dinliyorsa,Kim bizim hakkımıza riayet ediyorsa, sözlerimizi dinliyorsa, bizim yolumuzda gidiyorsa, kumnâ bi-hakkihî,bizim yolumuzda gidiyorsa, kumnâ bi-hakkihî, biz de O'nun hakkına ikame ederiz. O'nun hakkına ikame olalım.biz de O'nun hakkına ikame ederiz. O'nun hakkına ikame olalım. Şimdi bir Allah Teâlâ'nın emri var bize. Namaz kılıyoruz.

Şimdi bir Allah Teâlâ'nın emri var bize. Namaz kılıyoruz.
Ferâiz. Bir de arkasından sünnetleri ifa ediyoruz.Ferâiz. Bir de arkasından sünnetleri ifa ediyoruz. İki vazife yapıyoruz.İki vazife yapıyoruz. Bu iki vazife dolayısıyla Cenâb-ı Hakk'ın bize ikramları, ihsanları oluyor.Bu iki vazife dolayısıyla Cenâb-ı Hakk'ın bize ikramları, ihsanları oluyor. Hem dünyada hem de ahirette bu ikrama, bu ihsana liyakat kesbederizHem dünyada hem de ahirette bu ikrama, bu ihsana liyakat kesbederiz yaptığımız itaat dolayısıyla.yaptığımız itaat dolayısıyla. Yaptığımız itaat dolayısıyla Cenâb-ı Hakk'ın ikram ve ihsanlarınaYaptığımız itaat dolayısıyla Cenâb-ı Hakk'ın ikram ve ihsanlarına liyakat kesbederiz. liyakat kesbederiz. Kumnâ bi-hakkihî.

Kumnâ bi-hakkihî.
Siz bizim hakkımıza riayet ederseniz, Siz bizim hakkımıza riayet ederseniz, emirlerimizi, sözlerimizi dinlerseniz,emirlerimizi, sözlerimizi dinlerseniz, biz de sizin hukukunuzu riayet ederek sizi cennetlere koruz.biz de sizin hukukunuzu riayet ederek sizi cennetlere koruz. Ve dünyada istirahatleriniz nelerse,Ve dünyada istirahatleriniz nelerse, nelere ihtiyacınız varsa o ihtiyaçları da size ihsan ederiz, ikram ederiz.nelere ihtiyacınız varsa o ihtiyaçları da size ihsan ederiz, ikram ederiz. Niçin?

Niçin?
Siz bize karşı ikramınızı, vazifenizi yaptınız.

Siz bize karşı ikramınızı, vazifenizi yaptınız.
Ona karşılık biz de size yaparız.Ona karşılık biz de size yaparız. Yani sizi bırakmayız. Yani sizi bırakmayız. Siz bizim hakkımızı yapın da, sözümüzü dinleyin,Siz bizim hakkımızı yapın da, sözümüzü dinleyin, ibadet-i taat edin de, biz sizi kendi halimize bırakalım. Yok.ibadet-i taat edin de, biz sizi kendi halimize bırakalım. Yok. Koruruz sizi. Himaye ederiz. Muhafaza ederiz. Koruruz sizi. Himaye ederiz. Muhafaza ederiz. İhtiyaçlarınızı size bol bol ihsan ederiz. Şurada yazmış.İhtiyaçlarınızı size bol bol ihsan ederiz. Şurada yazmış. “Ta'si'l-ilâhe ve ente” Allah'a isyan ediyorsun.

“Ta'si'l-ilâhe ve ente” Allah'a isyan ediyorsun.
Allah'ı seviyorum iddiasıyla. Allah'ı seviyorum iddiasıyla. “Tuzhiru hubbehu” Onun için diyordu ki ben Allah'ı severim.

“Tuzhiru hubbehu” Onun için diyordu ki ben Allah'ı severim.
Allah'ı severim deyip de ona isyan etmek çok acayip bir iştir yani.Allah'ı severim deyip de ona isyan etmek çok acayip bir iştir yani. Akıl kabul etmez bunu.Akıl kabul etmez bunu. Çünkü Allah'ı seven sevdiğine itaat eder.Çünkü Allah'ı seven sevdiğine itaat eder. Seven, sevdiğine itaat etmek mecburiyetindedir.Seven, sevdiğine itaat etmek mecburiyetindedir. Binâenaleyh en sevgili insanın Allah'tır. Binâenaleyh en sevgili insanın Allah'tır. Ana baba sevilir. Peygamber sevilir. Memleket sevilir.

Ana baba sevilir. Peygamber sevilir. Memleket sevilir.
Her şey sevilir ama, bunların başı Allah'a dayanır.Her şey sevilir ama, bunların başı Allah'a dayanır. Allah sevgisi olmadıkça, öteki sevgilerin hepsi boşa gider.Allah sevgisi olmadıkça, öteki sevgilerin hepsi boşa gider. Binaenaleyh asıl sevgi Allah'a aittir ki,Binaenaleyh asıl sevgi Allah'a aittir ki, şu hayatı bize vermiştir en güzel bir şekilde.şu hayatı bize vermiştir en güzel bir şekilde. Aklımız, şuurumuz, gözümüz, kulağımız, her şeyimiz güzel güzel işliyor.Aklımız, şuurumuz, gözümüz, kulağımız, her şeyimiz güzel güzel işliyor. Bundan dolayı Allah'a teşekküren emirlerine imtisal etmekBundan dolayı Allah'a teşekküren emirlerine imtisal etmek vazifelerimizin başında geliyor.vazifelerimizin başında geliyor. Cenâb-ı Peygamber burada diyor ki: Cenâb-ı Peygamber burada diyor ki: “Değil hayatta,

“Değil hayatta,
öldükten sonra bile biz onların haklarına kaim oluruz, yaparız.”öldükten sonra bile biz onların haklarına kaim oluruz, yaparız.” Eyyühe’n-nâsü. Hepimize hitap ediyor.

Eyyühe’n-nâsü. Hepimize hitap ediyor.
Câlisü’n-nâse alâ kadri ahsâbihim.

Câlisü’n-nâse alâ kadri ahsâbihim.
İnsanlara ancak kendi şereflerine münasip bir şekilde onlarla olun. İnsanlara ancak kendi şereflerine münasip bir şekilde onlarla olun. İnsanlarla, âdâb-ı muaşeret denilen,İnsanlarla, âdâb-ı muaşeret denilen, bizim dediğimiz âdâb-ı muaşerette… bizim dediğimiz âdâb-ı muaşerette… Şimdi burada herkesin bir mevkii var, bu insanların arasında.

Şimdi burada herkesin bir mevkii var, bu insanların arasında.
Mevkine münasip bir şekilde onlarla oturunuz.Mevkine münasip bir şekilde onlarla oturunuz. Mesela, şimdi bakın ne güzel bir ders.

Mesela, şimdi bakın ne güzel bir ders.
Mesela sizi bir adını da beceremeyeğim, bir baloya diyeceğim geliyor.Mesela sizi bir adını da beceremeyeğim, bir baloya diyeceğim geliyor. Bir mevlide çağırıyorlar. Bir merasime çağırıyorlar. Bir mevlide çağırıyorlar. Bir merasime çağırıyorlar. O merasime layık bir şekilde gitmeniz lazım. O merasime layık bir şekilde gitmeniz lazım. Mesela düğün yapacak adam dostlarını davet ediyor.

Mesela düğün yapacak adam dostlarını davet ediyor.
O davette laletayn gidilmez.O davette laletayn gidilmez. O davetteki davetçinin şerefine uygun bir şekilde gideceksin.O davetteki davetçinin şerefine uygun bir şekilde gideceksin. Bu davetçinin mevkisine uygun bir şekilde gidebilmek Bu davetçinin mevkisine uygun bir şekilde gidebilmek vazifesini bize verirken,vazifesini bize verirken, en büyük nimet Allah Teâlâ'nın bu mabede en büyük nimet Allah Teâlâ'nın bu mabede gelirken bu mabede münasip bir kılıkla gelmek lazım. gelirken bu mabede münasip bir kılıkla gelmek lazım. Bir dostunun cemiyetine pecmürde bir kılıkla gidemezken,Bir dostunun cemiyetine pecmürde bir kılıkla gidemezken, Allah'ın evine laletaynAllah'ın evine laletayn gelivermek elbette yakışmayacağını her sahibi insan idrak eder.gelivermek elbette yakışmayacağını her sahibi insan idrak eder. Ve hâlitu’n-nâse alâ kadri edyânihim.

Ve hâlitu’n-nâse alâ kadri edyânihim.
İnsanlarla da şimdi yine temas halindeyiz.İnsanlarla da şimdi yine temas halindeyiz. İkimizde Yahudi var, Ermeni var, Rum var, Katolik var.İkimizde Yahudi var, Ermeni var, Rum var, Katolik var. Ama mutlaka sen benim dinimde olacaksın diyerektenAma mutlaka sen benim dinimde olacaksın diyerekten kimseye icbara hakkımız yok. Herkesin haline göre. kimseye icbara hakkımız yok. Herkesin haline göre. Ve hâlitu’n-nâse alâ kadri edyânihim.

Ve hâlitu’n-nâse alâ kadri edyânihim.
Onunla konuşmaktan bir selam verirsin ya.Onunla konuşmaktan bir selam verirsin ya. Mesela gavursa akşam-ı şeriflerin hayrolsun der geçersin.Mesela gavursa akşam-ı şeriflerin hayrolsun der geçersin. Buna muadil bir şey. Buna muadil bir şey. Ve enzilü’n-nâse alâ kadri müruvvâtihim ve dâru’n-nâse bi-ukûliküm.

Ve enzilü’n-nâse alâ kadri müruvvâtihim ve dâru’n-nâse bi-ukûliküm.
Bunlar çok ince şeyler. Allah hepimizi afv-u mağfiret eylesin...Bunlar çok ince şeyler. Allah hepimizi afv-u mağfiret eylesin... Ene Muhammed ve Ahmed .

Ene Muhammed ve Ahmed .
Akşam çocuklar, ufak kız çocukları var da bize geldiler,

Akşam çocuklar, ufak kız çocukları var da bize geldiler,
ilahiler okuyuverdiler. ilahiler okuyuverdiler. Oradan da iki kız çocuğu birbirine sorgu yaptı. Oradan da iki kız çocuğu birbirine sorgu yaptı. Sen kimsin?

Sen kimsin?
“Allah'ın kulusun.”

“Allah'ın kulusun.”
İman-ı İslâmiyeti sorguyla birbirlerine cevaplandırdılar da.

İman-ı İslâmiyeti sorguyla birbirlerine cevaplandırdılar da.
“Peygamberimizin kaç adı vardır” dedi.

“Peygamberimizin kaç adı vardır” dedi.
“Çok adları vardır ama dört tanesi meşhurdur” dedi.

“Çok adları vardır ama dört tanesi meşhurdur” dedi.
“Ahmed, Muhammed, Mustafa, Mahmut” dedi.

“Ahmed, Muhammed, Mustafa, Mahmut” dedi.
Cenâb-ı Peygamber de burada güzel öğretmişler çocuklara,

Cenâb-ı Peygamber de burada güzel öğretmişler çocuklara,
ufak çocuklar ama becerdiler.ufak çocuklar ama becerdiler. Ene Muhammedün. “Ben Muhammed'im.”

Ene Muhammedün. “Ben Muhammed'im.”
Ve Ahmedün. “Aynı zamanda Ahmed'im de.”

Ve Ahmedün. “Aynı zamanda Ahmed'im de.”
Ene rasûlü’r-rahmeti. “Ben Rahmet Peygamberiyim, Resûlüm.”

Ene rasûlü’r-rahmeti. “Ben Rahmet Peygamberiyim, Resûlüm.”
Ene rasûlü’l-melhameh.

Ene rasûlü’l-melhameh.
“Kıyamet gününün şiddetinin de Resûluyüm ben.“Kıyamet gününün şiddetinin de Resûluyüm ben. Resûlu’l-Hak, Melhamete harbe diyor. Ben harpçilerin de Resûlüyüm.”Resûlu’l-Hak, Melhamete harbe diyor. Ben harpçilerin de Resûlüyüm.” Yani Cenâb-ı Peygamber cihadı çok haris idi.

Yani Cenâb-ı Peygamber cihadı çok haris idi.
Siz de benim ümmetimsiniz. Siz de cihadı haris olun.Siz de benim ümmetimsiniz. Siz de cihadı haris olun. Ben Resûl-ü Melhameh.Ben Resûl-ü Melhameh. Melhame-i Kübra, kıyamet.Melhame-i Kübra, kıyamet. Fakat dünya melhameleri, dünya harpleri. Ben onların da Resûlüyüm.Fakat dünya melhameleri, dünya harpleri. Ben onların da Resûlüyüm. Ene’l-mükaffî. “Ben sonuncuyum, arkacıyım. Bütün peygamberlerin nihayeti benim.”

Ene’l-mükaffî. “Ben sonuncuyum, arkacıyım. Bütün peygamberlerin nihayeti benim.”
Ve’l-hâşiru.

Ve’l-hâşiru.
“Bütün insanlar benim livaü’l-hamd’imin altında haşrolunacaklar.”“Bütün insanlar benim livaü’l-hamd’imin altında haşrolunacaklar.” Ama bü’istü bi’l-cihâdi.

Ama bü’istü bi’l-cihâdi.
“Ey insanlar! Biliniz, ben cihad ile baas olundum.“Ey insanlar! Biliniz, ben cihad ile baas olundum. Ben cihad ile baas olundum.Ben cihad ile baas olundum. Eğer siz de benim ümmetimseniz,Eğer siz de benim ümmetimseniz, siz de bu cihadı elinizden bırakmayacaksınız.”siz de bu cihadı elinizden bırakmayacaksınız.” Mesela zenginliğin en büyük felaketi,

Mesela zenginliğin en büyük felaketi,
insanları sefahate ve zevke alıştırır. insanları sefahate ve zevke alıştırır. Sefahat ve zevke alışan insan, cihattan kaçar.Sefahat ve zevke alışan insan, cihattan kaçar. Çünkü canı tatlı, malı da tatlı, cihad dedin mi ödü kopar. Çünkü canı tatlı, malı da tatlı, cihad dedin mi ödü kopar. Onun için daima zevk-ü sefaya servetini harcamaktan çekinmez. Onun için daima zevk-ü sefaya servetini harcamaktan çekinmez. En büyük felaket olaraktan da onlara uyar. En büyük felaket olaraktan da onlara uyar. Bü’istü bi’l-cihâdi.

Bü’istü bi’l-cihâdi.
“Ben cihad ile baas olundum.” Daima harp. “Ben cihad ile baas olundum.” Daima harp. Bunu hiçbir zaman bırakmayacağız Müslüman olan.Bunu hiçbir zaman bırakmayacağız Müslüman olan. Ve lem üb’as bi’z-zirâ’i.

Ve lem üb’as bi’z-zirâ’i.
“Ziraatçılık ile baas olunmadım.” O zaman tabi ziraatçılık var.“Ziraatçılık ile baas olunmadım.” O zaman tabi ziraatçılık var. Çiftçilik yani. “Ben o çiftçilikle baas olunmadım.Çiftçilik yani. “Ben o çiftçilikle baas olunmadım. Benim baasımın ilk sebebi cihattır.Benim baasımın ilk sebebi cihattır. İnsanları iman-ı İslâmiyet'e davet içindir.İnsanları iman-ı İslâmiyet'e davet içindir. İman-ı İslâmiyet'e girenler kurtulur.İman-ı İslâmiyet'e girenler kurtulur. İman-ı İslâmiyet'e girmeyenlerle kıyamete kadar cihat edeceğim.İman-ı İslâmiyet'e girmeyenlerle kıyamete kadar cihat edeceğim. Ümmetimde edecek bu cihadı.”Ümmetimde edecek bu cihadı.” Ne yazık bize, çok yazık.

Ne yazık bize, çok yazık.
İşte bu bakın en büyük felaket.İşte bu bakın en büyük felaket. Bu insanların bir kabiliyeti vardır başka.Bu insanların bir kabiliyeti vardır başka. Dövüş kabiliyetleri yani.Dövüş kabiliyetleri yani. Milliyet itibariyle filan millet, filan millet çok dövüşür, cesurdur,Milliyet itibariyle filan millet, filan millet çok dövüşür, cesurdur, işte atıcıdır, vurucudur, bilmem nedir.işte atıcıdır, vurucudur, bilmem nedir. Bu milletle biçimde olursa da ama İslâmiyetle ölçülecek bir millet tutamıyoruz. Bu milletle biçimde olursa da ama İslâmiyetle ölçülecek bir millet tutamıyoruz. Niçin?

Niçin?
İslâmiyet işte gördüğümüz, tarihen bildiğimiz parası yok, topu yok,

İslâmiyet işte gördüğümüz, tarihen bildiğimiz parası yok, topu yok,
silahı yok, esvabı yok, yiyeceği yok, bir şeysi yok.silahı yok, esvabı yok, yiyeceği yok, bir şeysi yok. Fakat bütün dünya devletlerine galebe çalıyor.Fakat bütün dünya devletlerine galebe çalıyor. En büyük devlet Kayser hükümeti.En büyük devlet Kayser hükümeti. En büyük devlet Acem hükümeti.En büyük devlet Acem hükümeti. Birisi Amerika, birisi de İngiliz farz et bugünün. Birisi Amerika, birisi de İngiliz farz et bugünün. Ama onlara karşı İslâmiyet zafer kazandı.Ama onlara karşı İslâmiyet zafer kazandı. Acem sokuldu köşesine ve Müslümanlığı kabul etti de kurtuldu.Acem sokuldu köşesine ve Müslümanlığı kabul etti de kurtuldu. Kayser, işte burası da Müslümanların memleketi oldu elhamdülillah.Kayser, işte burası da Müslümanların memleketi oldu elhamdülillah. Ne sayesinde?

Ne sayesinde?
Cihad sayesinde.

Cihad sayesinde.
Binaenaleyh Müslüman, ölünceye kadar bu cihadı bırakmayacak.Binaenaleyh Müslüman, ölünceye kadar bu cihadı bırakmayacak. Paranın peşine düştü mü,Paranın peşine düştü mü, yaşamanın zevkine düştü müydü o zaman bu cihad gevşer.yaşamanın zevkine düştü müydü o zaman bu cihad gevşer. Gevşedi miydi bu sefer düşman bundan istifade eder. Gevşedi miydi bu sefer düşman bundan istifade eder. İşte Rumeli elimizden gitti, şurası gitti, burası gitti, gitti gitti.İşte Rumeli elimizden gitti, şurası gitti, burası gitti, gitti gitti. Anadolunun içerisine sıkıştık kaldık.Anadolunun içerisine sıkıştık kaldık. Bu neden?

Bu neden?
Allah kusurlarımızı affetsin...

Allah kusurlarımızı affetsin...
Öteki gavur dövüşmesini biliyor da, ölmesini biliyor da,

Öteki gavur dövüşmesini biliyor da, ölmesini biliyor da,
pisi pisine ölecek o. Gavur ölürse pisi pisine ölecek. Ölüdür o.pisi pisine ölecek o. Gavur ölürse pisi pisine ölecek. Ölüdür o. Mürt derler ona. Hayvan öldüğü gibi ölür gider.Mürt derler ona. Hayvan öldüğü gibi ölür gider. Ama Müslümanın ölüsü öyle değil.Ama Müslümanın ölüsü öyle değil. Müslüman şehit olarak gider, cennetteki en iyi yerine gider.Müslüman şehit olarak gider, cennetteki en iyi yerine gider. Onun için canını bir an evvel o güzel yerine gönderebilmek için

Onun için canını bir an evvel o güzel yerine gönderebilmek için
atar kendini ileriye.atar kendini ileriye. Onun için düşman sinek kadar gelmez gözünün önüne.Onun için düşman sinek kadar gelmez gözünün önüne. Düşman sinek kadar olmaz onun gözünün önünde. Düşman sinek kadar olmaz onun gözünün önünde. Ama bugün biz bu dinimizde ne kadar gevşedik ki,Ama bugün biz bu dinimizde ne kadar gevşedik ki, ufacık bir Yahudi altı günde bizi de susturdu.ufacık bir Yahudi altı günde bizi de susturdu. Altı günde Müslüman susar mı? Sustu işte.Altı günde Müslüman susar mı? Sustu işte. Bugün yine hala da korkuyor Müslüman. Bugün yine hala da korkuyor Müslüman. Niçin?

Niçin?
Peygamberinin yolundan ayrıldı, Allah'ın kitabının yolundan da ayrıldı!

Peygamberinin yolundan ayrıldı, Allah'ın kitabının yolundan da ayrıldı!
Dün iki yerde namaz kıldık.

Dün iki yerde namaz kıldık.
Birisi Kırklareli'ne gittik.Birisi Kırklareli'ne gittik. Öğlen namazını orada kıldık.Öğlen namazını orada kıldık. İkindi namazını da Edirne'deki Sultan Selim'de kıldık. İkindi namazını da Edirne'deki Sultan Selim'de kıldık. Allah hepimizi affetsin…

Allah hepimizi affetsin…
Oraya gitmeye bir cesaret lazım insan da.

Oraya gitmeye bir cesaret lazım insan da.
Ben okumasını biliyorum. Ben de yaparım bu imamlığı. Ne olacak?Ben okumasını biliyorum. Ben de yaparım bu imamlığı. Ne olacak? Allah-u Ekber. Gelin arkama.

Allah-u Ekber. Gelin arkama.
Allah-u Ekber.

Allah-u Ekber.
İyi ama, efendi kardeşim, baksana sakalın yok senin.

İyi ama, efendi kardeşim, baksana sakalın yok senin.
Ee, olsun canım sakal mani mi imam olmaya.Ee, olsun canım sakal mani mi imam olmaya. Değil ama, Peygamber sakalsız yapmadı ki o işi.Değil ama, Peygamber sakalsız yapmadı ki o işi. İmamımız, İmâm-ı Âzam sakalsız olarak yapmadı bu işi.İmamımız, İmâm-ı Âzam sakalsız olarak yapmadı bu işi. Burası onların yeri.Burası onların yeri. Buraya geçerken onlara uymak, uyarak geçmek lazım.Buraya geçerken onlara uymak, uyarak geçmek lazım. İşte sünneti seniyedir ama ihmal edilince,İşte sünneti seniyedir ama ihmal edilince, Arap'ta bu gün sakallıyı hiç bulamazsın.Arap'ta bu gün sakallıyı hiç bulamazsın. Mısır'da hiçbir sakallı kimseyi bulamazsın. İmamı da öyle, hepsi de öyle.Mısır'da hiçbir sakallı kimseyi bulamazsın. İmamı da öyle, hepsi de öyle. Neden?

Neden?
Peygamberin sünnetini bırakmış durumdalar.

Peygamberin sünnetini bırakmış durumdalar.
Ceza, Allah içlerine bir korku verdi.Ceza, Allah içlerine bir korku verdi. Bir zaaf verdi.Bir zaaf verdi. Öleceğiz diyerekten ödleri kopuyor. Yahudiyi gördüğü zaman kaçıyor.Öleceğiz diyerekten ödleri kopuyor. Yahudiyi gördüğü zaman kaçıyor. Neden?

Neden?
İman yok işte. Adı var imanın.

İman yok işte. Adı var imanın.
İman içerisinde olsa, ölür de benim toprağıma gavur ayağı basmasın diyeİman içerisinde olsa, ölür de benim toprağıma gavur ayağı basmasın diye bizim ecdadımız nasıl öldüyse, o da öyle ölmeye çalışır.bizim ecdadımız nasıl öldüyse, o da öyle ölmeye çalışır. Şu Çanakkale'de bizim verdiğimiz şehidin sayısı mı var ya.

Şu Çanakkale'de bizim verdiğimiz şehidin sayısı mı var ya.
Kafkaslarda öyle, bilmem nerelerde öyle. Kafkaslarda öyle, bilmem nerelerde öyle. Ee, bu iman eseridir.Ee, bu iman eseridir. Kolay bir şey değil bu. Onun için Allah hepimizi affetsin... Kolay bir şey değil bu. Onun için Allah hepimizi affetsin... Bü’istü bi’l-cihâdi.

Bü’istü bi’l-cihâdi.
Ben cihad ile baas olduğum gibi,Ben cihad ile baas olduğum gibi, benim ümmetim de bununla baas olunmuştur.benim ümmetim de bununla baas olunmuştur. Benim ümmetim, eğer ümmetimse o da cihad edecek.Benim ümmetim, eğer ümmetimse o da cihad edecek. Ama icab-ı hak bazen mesela kaçılırdır düşmanın karşısındanAma icab-ı hak bazen mesela kaçılırdır düşmanın karşısından yerine göre. yerine göre. Kaçılır ama cihad terk edilmez. Kaçılır ama cihad terk edilmez. Yine dövüşecek, arkadan başka bir kuvvetten yine atılacak.Yine dövüşecek, arkadan başka bir kuvvetten yine atılacak. Başka bir kuvvet tekrar kaçmaz. Başka bir kuvvet tekrar kaçmaz. Bu sene yapamadık, gelecek sene yine atılacak.Bu sene yapamadık, gelecek sene yine atılacak. Ta ki onu vatanımızdan kovacak.Ta ki onu vatanımızdan kovacak. Çünkü ezanlarımız bizimle okunur.Çünkü ezanlarımız bizimle okunur. Biz olmazsak burası gavurun olursa, gavur der ki:Biz olmazsak burası gavurun olursa, gavur der ki: “Eee, bağırmayın artık der.”

“Eee, bağırmayın artık der.”
Ne yaparız?

Ne yaparız?
Bir şey yapamayız. “Camilere de dolmayın” der.

Bir şey yapamayız. “Camilere de dolmayın” der.
Nasıl bak Yahudi sokmuyor şimdi Kudüs-ü şerifeye.

Nasıl bak Yahudi sokmuyor şimdi Kudüs-ü şerifeye.
Toplanımayın diyor.Toplanımayın diyor. Kılacaksan evinde kıl diyor.Kılacaksan evinde kıl diyor. Tabi yarın da kıldırmayacak.Tabi yarın da kıldırmayacak. Onun için bü’istü bi’l-cihâdi.Onun için bü’istü bi’l-cihâdi. Ben cihad ile baas olundum. Ben cihad ile baas olundum. Ziraatçilikle, çiftçilikle baas olunmadım.Ziraatçilikle, çiftçilikle baas olunmadım. Ama kendisi çiftçilik yapmadı mı Resûlullah?Ama kendisi çiftçilik yapmadı mı Resûlullah? Hayber Kalesi fetholunduğu vakitte ona da bir miktar arazi düştü.

Hayber Kalesi fetholunduğu vakitte ona da bir miktar arazi düştü.
O arazisini Resûlullah ektirdi. O arazisini Resûlullah ektirdi. Ektirdi, biçtirdi ve evine de bir senelik yiyeceğini içeceğini de ayırttırdı.Ektirdi, biçtirdi ve evine de bir senelik yiyeceğini içeceğini de ayırttırdı. Ama bu o değildir ki insanın hayatlar…Ama bu o değildir ki insanın hayatlar… Ekmeksiz insan yaşamaz.Ekmeksiz insan yaşamaz. Ekmek hayatımızın başı. Ziraatçılık olmazsa açlıktan ölürüz.Ekmek hayatımızın başı. Ziraatçılık olmazsa açlıktan ölürüz. Amerika mı verecek bize? Rusya mı verecek?

Amerika mı verecek bize? Rusya mı verecek?
Elbette kendimiz çalışacağız.

Elbette kendimiz çalışacağız.
Bu demek değildir ki kendi bütün varlıklarınızı, Bu demek değildir ki kendi bütün varlıklarınızı, saatlerinizin hepsini yemek, içmek,saatlerinizin hepsini yemek, içmek, zevk-i sefa tarafına harcayıp da cihadı bırakmayın demektir.zevk-i sefa tarafına harcayıp da cihadı bırakmayın demektir. Cihadı bırakmayın.Cihadı bırakmayın. Çalış.

Çalış.
Ama harp sırası geldiği vakitte hepsini bırakıp birisini gözün görmesin git cihada. Ama harp sırası geldiği vakitte hepsini bırakıp birisini gözün görmesin git cihada. Şehid ol ne yaparsan yap. Mücahade edilir.Şehid ol ne yaparsan yap. Mücahade edilir. İşte bu rahatlığın zararı.

İşte bu rahatlığın zararı.
Bunu söylerler. İçki, kumar, kadın.Bunu söylerler. İçki, kumar, kadın. Üçü bir yerde oldu mu diye felaket orada hazırdır.Üçü bir yerde oldu mu diye felaket orada hazırdır. İçki, kumar, kadın bir yerde bulundu mu, mesela eski alemlerinde, İçki, kumar, kadın bir yerde bulundu mu, mesela eski alemlerinde, orada vukuatlar olur, öldürürler, öldürürler, öldürürler, öldürürler, bir şeyler olur. orada vukuatlar olur, öldürürler, öldürürler, öldürürler, öldürürler, bir şeyler olur. Çünkü bunlar birleşti.Çünkü bunlar birleşti. Nasıl ateş ile barutun yan yana durması mümkün değil.Nasıl ateş ile barutun yan yana durması mümkün değil. Binaenaleyh, refah çok şeyler getiriyor, felaketler getiriyor başına.Binaenaleyh, refah çok şeyler getiriyor, felaketler getiriyor başına. Ama diyeceksin ki:Ama diyeceksin ki: “Bak, Amerika'dan daha refah millet yok bugün.

“Bak, Amerika'dan daha refah millet yok bugün.
En refah onlar.En refah onlar. Herşeyleri memleketlerinde bol, yaşıyorlar ne güzel.Herşeyleri memleketlerinde bol, yaşıyorlar ne güzel. Arabaları altlarında, hepsinin en fakirin altında güzel arabaları var.Arabaları altlarında, hepsinin en fakirin altında güzel arabaları var. Paraları da çok, evleri de ona göre muntazam, memleketleri de muntazam.Paraları da çok, evleri de ona göre muntazam, memleketleri de muntazam. Fakat o da ölüyor ya.” Fakat o da ölüyor ya.” Geliyor, ben de diyor bak işte bizimle muharebe ettiler harp olunca.

Geliyor, ben de diyor bak işte bizimle muharebe ettiler harp olunca.
Senelerce dövüştüler şuralarda.Senelerce dövüştüler şuralarda. Ta Amerika'dan gemileriyle asker getirdi Filistin tarafına.Ta Amerika'dan gemileriyle asker getirdi Filistin tarafına. Çanakkale tarafına bizimle dövüştüler burada senelerce.Çanakkale tarafına bizimle dövüştüler burada senelerce. O dövüştü ya.O dövüştü ya. O, onda da bak, yanlış olmasın. Gavur diye geçme.O, onda da bak, yanlış olmasın. Gavur diye geçme. Onun da papazı var.Onun da papazı var. Onun da papazı cennet vaat ediyor gavura.Onun da papazı cennet vaat ediyor gavura. Onun da papazı, o da cennet vaat ediyor gavuruna.Onun da papazı, o da cennet vaat ediyor gavuruna. O, o da ölürsem ben de cennete gideceğim gavurun sözüne inanarakO, o da ölürsem ben de cennete gideceğim gavurun sözüne inanarak o da ölüyor orada.o da ölüyor orada. Ee, Müslüman, burada eksik kalırsa elbette gavura boyun bükecek.Ee, Müslüman, burada eksik kalırsa elbette gavura boyun bükecek. Onun için dünyaya çalış ama cihadı da elden hiçbir zaman bırakma.Onun için dünyaya çalış ama cihadı da elden hiçbir zaman bırakma. Allah hepimizi affetsin...

Allah hepimizi affetsin...
Onun için şimdi bak dedi ki Allah kusurumuzu affetsin.

Onun için şimdi bak dedi ki Allah kusurumuzu affetsin.
Allah'ı seviyorsan, Allah'ı seviyorsan Resûlullah'ı seveceksin.Allah'ı seviyorsan, Allah'ı seviyorsan Resûlullah'ı seveceksin. Allah'ı seviyorsan O'nun kitabını seveceksin.Allah'ı seviyorsan O'nun kitabını seveceksin. Allah'ı seviyorsan O'nun mabedini seveceksin.Allah'ı seviyorsan O'nun mabedini seveceksin. Allah'ı seviyorsan O'nun bu mabedin imamını,Allah'ı seviyorsan O'nun bu mabedin imamını, müezzinini, hatibini yetiştirecek medreseleri de seveceksin.müezzinini, hatibini yetiştirecek medreseleri de seveceksin. Çünkü Allah'ı sevmek bu din adamlarının olmasıyla olur.Çünkü Allah'ı sevmek bu din adamlarının olmasıyla olur. Din adamları olmazsa millet çabucaktan dinini unutur.Din adamları olmazsa millet çabucaktan dinini unutur. Mesela eski insanların dinine bağlılıklarının yegane sebebi

Mesela eski insanların dinine bağlılıklarının yegane sebebi
o günün âlimleri onlara yetiyordu. o günün âlimleri onlara yetiyordu. Onları irşad ediyorlardı. Yetiyor. Onları irşad ediyorlardı. Yetiyor. Ee, bugünün âlimi onlara yetişemiyor.Ee, bugünün âlimi onlara yetişemiyor. İrşad edemiyor.İrşad edemiyor. İrşad edemeyince herkes bildiğini işlemeye gidiyor. İrşad edemeyince herkes bildiğini işlemeye gidiyor. Ve bu surette de Allah sevgisi yalnız sözde kalıyor.Ve bu surette de Allah sevgisi yalnız sözde kalıyor. Allah'ı seven, peygamberini sevecek, kitabını sevecek, dinini sevecek.

Allah'ı seven, peygamberini sevecek, kitabını sevecek, dinini sevecek.
Din, yalnız adıyla olmaz ki. Din beş şeyle olur:Din, yalnız adıyla olmaz ki. Din beş şeyle olur: İtikad. Olmazsa olmaz başta o.

İtikad. Olmazsa olmaz başta o.
İbadet. Arkasından gelir.

İbadet. Arkasından gelir.
Nikah, münakaat. Onun arkasından gelir. O da dindendir.

Nikah, münakaat. Onun arkasından gelir. O da dindendir.
Belediyenin, yahut şunun bunun aldımıyla, verdimiyle olmaz. Belediyenin, yahut şunun bunun aldımıyla, verdimiyle olmaz. O bir dini merasimdir.O bir dini merasimdir. İki imanlının birbirleriyle en güzeli de İslâmiyet'tedir.İki imanlının birbirleriyle en güzeli de İslâmiyet'tedir. Hiçbir şeysi yoktur. Merasimi yok.Hiçbir şeysi yoktur. Merasimi yok. Merasimi iki şahit, iki şahidin huzurunda ikisinin “Ben aldım” o da “Vardım” diyecek.Merasimi iki şahit, iki şahidin huzurunda ikisinin “Ben aldım” o da “Vardım” diyecek. Bu sözleri söylediler mi nikah akit olur.Bu sözleri söylediler mi nikah akit olur. Ama iman olmazsa, dünya şahidi olsa hükmü yok. Hükmü yok.Ama iman olmazsa, dünya şahidi olsa hükmü yok. Hükmü yok. Dine bağlıdır.Dine bağlıdır. Onun için münakaat denince o da dindendir.Onun için münakaat denince o da dindendir. Çünkü neslimizin bekasını isteyeceğiz.Çünkü neslimizin bekasını isteyeceğiz. İslâm neslinin bekası ibadettir. İslâm neslinin bekası ibadettir. Onun için evleniyoruz.

Onun için evleniyoruz.
Ki benim yerimi, zürriyetimi, benim yerimi tutacak bir evlat, kız, erkekKi benim yerimi, zürriyetimi, benim yerimi tutacak bir evlat, kız, erkek kim olursa gelsin de o da bu İslâm dininin hizmetkarı olsun.kim olursa gelsin de o da bu İslâm dininin hizmetkarı olsun. Muamelat; alışveriş, o da dindendir.

Muamelat; alışveriş, o da dindendir.
Dinine göre yapacaksın, dininin iktidasına göre ticaretini yapacaksın.Dinine göre yapacaksın, dininin iktidasına göre ticaretini yapacaksın. Bir de ukubat, cezalar, o da dinin icabatındadır.

Bir de ukubat, cezalar, o da dinin icabatındadır.
İtikat, ibadat, münakaat, muamelat, ukubat.

İtikat, ibadat, münakaat, muamelat, ukubat.
Bunların beşinin mecmuudur İslâmiyet.

Bunların beşinin mecmuudur İslâmiyet.
Buraya kadar yetsin.

Buraya kadar yetsin.
Allah kusurlarımıza affetsin…

Allah kusurlarımıza affetsin…
Şu altta çok güzel bir şey var.

Şu altta çok güzel bir şey var.
Bugün çok iyi bir gündesiniz de,Bugün çok iyi bir gündesiniz de, yarın öyle bir güne geleceksiniz kiyarın öyle bir güne geleceksiniz ki o gün emr-i ma'ruf nehy-i anil münker yapamayacaksınız.o gün emr-i ma'ruf nehy-i anil münker yapamayacaksınız. Ondan artık uzak kalacaksınız.Ondan artık uzak kalacaksınız. Ne zaman o?

Ne zaman o?
İnsanları iki sarhoşluk yakaladığı zaman.

İnsanları iki sarhoşluk yakaladığı zaman.
Sarhoşluğun birisi, cahillik sarhoşluğu cahillik.

Sarhoşluğun birisi, cahillik sarhoşluğu cahillik.
Bilmiyor dini.Bilmiyor dini. Her şeyi biliyor ama dininden haberi yok. O dinen sarhoş.Her şeyi biliyor ama dininden haberi yok. O dinen sarhoş. Cahillik sarhoşluğu. Cahillik sarhoşluğu. İkinci sarhoş da hayat sarhoşluğu.

İkinci sarhoş da hayat sarhoşluğu.
Yaşama sevdasına herkes kaptırmış kendi kendisini.Yaşama sevdasına herkes kaptırmış kendi kendisini. En müreffeh bir hayat nasıl yaşanacaksa gayesi o.En müreffeh bir hayat nasıl yaşanacaksa gayesi o. Öyle yaşayayım diyor.Öyle yaşayayım diyor. Bu iki sarhoşluk insanların istila etti miydi çekil kenara artık diyor. Bu iki sarhoşluk insanların istila etti miydi çekil kenara artık diyor. Ne vaaz et, ne nasihat et,Ne vaaz et, ne nasihat et, ne de senin niçin bunu böyle yapıyorsun de.ne de senin niçin bunu böyle yapıyorsun de. Çünkü faydası olmaz.Çünkü faydası olmaz. Allah Cümlemizi affetsin.

Allah Cümlemizi affetsin.
Rahmetine mazhar eylesinRahmetine mazhar eylesin Ve kendisininde razı olduğu güzel hâlleri bize nasip etsinVe kendisininde razı olduğu güzel hâlleri bize nasip etsin El-Fatiha.

El-Fatiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2