Namaz Vakitleri

16 Muharrem 1448
01 July 2026
İmsak
03:29
Güneş
05:29
Öğle
13:13
İkindi
17:13
Akşam
20:47
Yatsı
22:38
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillahirrahmanirrahim.Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillâhi rabbil âlemîn, ahmedühû cemîa mehâmidihî,

Elhamdülillâhi rabbil âlemîn, ahmedühû cemîa mehâmidihî,
vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihîvessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi‘ahum bi ihsânin ecmaîn, et-tayyibînet-tâhirîn.ve men tebi‘ahum bi ihsânin ecmaîn, et-tayyibînet-tâhirîn. Emmâ ba‘d, fekâle Rasûlullâhi sallallâhu aleyhi ve sellem.Emmâ ba‘d, fekâle Rasûlullâhi sallallâhu aleyhi ve sellem. Mürû bi’l-ma’rûfi ve in lem te’melû bihî

Mürû bi’l-ma’rûfi ve in lem te’melû bihî
ve tenâhev ani’l-münkeri ve in lem tentehû anhü.ve tenâhev ani’l-münkeri ve in lem tentehû anhü. Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim.

Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim.
Allahu Teâlâ Hazretlerinin selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.Allahu Teâlâ Hazretlerinin selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Dinimizin mühim mevzularından

Dinimizin mühim mevzularından
bir hususu bu hafta konuşmamızın mevzuu yapacağız.bir hususu bu hafta konuşmamızın mevzuu yapacağız. Asıl konuya geçmeden önce,

Asıl konuya geçmeden önce,
evvelen ve hassaten Efendimiz, numune-i imtisalimiz,evvelen ve hassaten Efendimiz, numune-i imtisalimiz, rehberimiz, imamımız, Peygamberimiz Muhammed-i Mustafarehberimiz, imamımız, Peygamberimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek ruhu saadeti için, sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin mübarek ruhu saadeti için, sonra sair enbiya, mürselin, evliyâullah,sonra sair enbiya, mürselin, evliyâullah, saadat ü meşayihimizin ruhları için,saadat ü meşayihimizin ruhları için, ve bu okuduğumuz hadîs-i şerîflerin ve bu okuduğumuz hadîs-i şerîflerin ve bilgilerin bize kadar ulaşmasına yardım etmiş,ve bilgilerin bize kadar ulaşmasına yardım etmiş, emek sarf etmiş olan ulemâ-i dinin,emek sarf etmiş olan ulemâ-i dinin, ravilerin ruhları için,ravilerin ruhları için, uzaktan yakından bu dini malumatı dinlemek üzereuzaktan yakından bu dini malumatı dinlemek üzere şu ilim meclisine cem olmuş olan siz kardeşlerimizinşu ilim meclisine cem olmuş olan siz kardeşlerimizin cümlesinin ahirete intikal ve irtihal eylemiş olancümlesinin ahirete intikal ve irtihal eylemiş olan ana, baba vs. akraba u taallukatlarının ruhları içinana, baba vs. akraba u taallukatlarının ruhları için ve hayatta olanlarımızın da sıhhat, afiyet, saadet ve selametteve hayatta olanlarımızın da sıhhat, afiyet, saadet ve selamette berdavam olmamız için bir Fâtiha-i Şerîf,berdavam olmamız için bir Fâtiha-i Şerîf, üç İhlâs-ı şerîf kıraat edip öyle başlayalım.üç İhlâs-ı şerîf kıraat edip öyle başlayalım. Mühim olan, ehemmiyetli olan hususları anlatmaya gayret ediyoruz.

Mühim olan, ehemmiyetli olan hususları anlatmaya gayret ediyoruz.
En mühim şeyleri anlatıp, teferruatı daha sonraki zamanlara bırakmayı,En mühim şeyleri anlatıp, teferruatı daha sonraki zamanlara bırakmayı, evvela ilk anda söylenmesi gereken hususlarıevvela ilk anda söylenmesi gereken hususları zikrederek mühim noktalara teşvik etmeyi düşünüyoruz. zikrederek mühim noktalara teşvik etmeyi düşünüyoruz. Onun için bir hafta ihlas mevzuunda konuşmalar yaptık.Onun için bir hafta ihlas mevzuunda konuşmalar yaptık. Geçtiğimiz hafta müslümanların birbirlerini sevmesi,Geçtiğimiz hafta müslümanların birbirlerini sevmesi, birbirlerine ziyaretlerde bulunması,birbirlerine ziyaretlerde bulunması, birbirlerine karşı açık temiz bir kalp ile muamele eylemesi,birbirlerine karşı açık temiz bir kalp ile muamele eylemesi, ziyaret etmesi,ziyaret etmesi, birbirlerine bezli ihsan yolunu seçmesiyle ilgili bilgileri nakletmiştik.birbirlerine bezli ihsan yolunu seçmesiyle ilgili bilgileri nakletmiştik. Bugünkü mevzumuz Emr-i mâ'ruf nehy-i münker mevzu.

Bugünkü mevzumuz Emr-i mâ'ruf nehy-i münker mevzu.
Emri mâ'ruf nehyi münker aklın ve dini mübini İslâm'ın

Emri mâ'ruf nehyi münker aklın ve dini mübini İslâm'ın
doğru gördüğü şeyleri yaptırmak hususunda söylemek,doğru gördüğü şeyleri yaptırmak hususunda söylemek, gayret sarf etmek, uğraşmak.gayret sarf etmek, uğraşmak. Nehy-i münker aklın ve dini mübini İslâm'ın beğenmediği,Nehy-i münker aklın ve dini mübini İslâm'ın beğenmediği, hoş görmediği hususları yaptırmamak, men etmek,hoş görmediği hususları yaptırmamak, men etmek, kötülükleri ortadan kaldırmak hususunda sözle,kötülükleri ortadan kaldırmak hususunda sözle, fiil ile çalışma yapmak manasına geliyor. fiil ile çalışma yapmak manasına geliyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinden

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretlerinden
rivayet edilmiş ki;rivayet edilmiş ki; Mürû bi’l-ma’rûfi ve in lem te’melû bihî.

Mürû bi’l-ma’rûfi ve in lem te’melû bihî.
İyi olan şeyi, mâ'rufu emrediniz.İyi olan şeyi, mâ'rufu emrediniz. Ve in lem te’melû bihî.

Ve in lem te’melû bihî.
Onunla amel işlememiş bile olsanız,Onunla amel işlememiş bile olsanız, yapmamakta bile olsanız yine iyiyi söyleyin. yapmamakta bile olsanız yine iyiyi söyleyin. Tenâhev ani’l-münkeri.

Tenâhev ani’l-münkeri.
Kötülükleri de nehy etmeye, yasaklamaya, ortadan kaldırmayaKötülükleri de nehy etmeye, yasaklamaya, ortadan kaldırmaya yaptırmama gayret ediniz.yaptırmama gayret ediniz. Ve in lem tentehû anhü.

Ve in lem tentehû anhü.
Her ne kadar kendiniz tam ondan vazgeçemediyseniz bile.Her ne kadar kendiniz tam ondan vazgeçemediyseniz bile. Şimdi emri mâ'ruf nehyi münker mevzuunda bu kaideŞimdi emri mâ'ruf nehyi münker mevzuunda bu kaide hakkında bir kaç söz söyleyelim. hakkında bir kaç söz söyleyelim. Umumiyetle yaygın bir kanaat olarak denir ki Umumiyetle yaygın bir kanaat olarak denir ki efendim ben kendim daha tatbik edemiyorumefendim ben kendim daha tatbik edemiyorum başkasına nasıl söylerim kendim daha yetişmedim,başkasına nasıl söylerim kendim daha yetişmedim, kendim olgunluğa ermedim, başkasına bu hususu nasıl anlatayım?kendim olgunluğa ermedim, başkasına bu hususu nasıl anlatayım? Kısmen doğrudur bu soru.

Kısmen doğrudur bu soru.
Bu tarz da düşünmek,Bu tarz da düşünmek, bu tarz da itiraz edip de önce ben kendimi yetiştireyim,bu tarz da itiraz edip de önce ben kendimi yetiştireyim, bilgi sahibi olayım, kendimi düzelteyim,bilgi sahibi olayım, kendimi düzelteyim, başkalarına ondan sonra bu sözleri söylemeye hakkım da olsun diyebaşkalarına ondan sonra bu sözleri söylemeye hakkım da olsun diye düşünmek doğru.düşünmek doğru. Doğru ama sonu yok. Doğru ama sonu yok. Yani hangi insan ben tam kemâle erdim, hiç kusurum kalmadı,Yani hangi insan ben tam kemâle erdim, hiç kusurum kalmadı, artık söz söyleyebilirim diyebilir.artık söz söyleyebilirim diyebilir. Herkes hele el elden üstün olduğuna göre,Herkes hele el elden üstün olduğuna göre, akıl akıldan üstün olduğuna göre,akıl akıldan üstün olduğuna göre, takva takvadan üstün olduğuna göre, herkes diyecek ki ben kimim?takva takvadan üstün olduğuna göre, herkes diyecek ki ben kimim? Ben Allah'ın aciz, naçiz, biçare, miskin bir kuluyum.

Ben Allah'ın aciz, naçiz, biçare, miskin bir kuluyum.
Olamadım bir türlü diyecek.Olamadım bir türlü diyecek. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bile ne buyuruyor?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bile ne buyuruyor?
Sübhaneke mâ abednâke hakka ibâdetike yâ ma’bûdü.

Sübhaneke mâ abednâke hakka ibâdetike yâ ma’bûdü.
Ey mâbudumuz olan, Mevlamız olan,

Ey mâbudumuz olan, Mevlamız olan,
Rabbimiz olan Allâhu Teâlâ Hazretleri Rabbimiz olan Allâhu Teâlâ Hazretleri biz sana lâyıkıyla amel edemedik, sana lâyıkıyla ibadet edemedik diyor.biz sana lâyıkıyla amel edemedik, sana lâyıkıyla ibadet edemedik diyor. Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike.

Sübhaneke mâ zekernâke hakka zikrike.
Seni lâyıkıyla zikredemedik.

Seni lâyıkıyla zikredemedik.
Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike.

Sübhaneke mâ şekernâke hakka şükrike.
Seni lâyıkıyla şükür edip nimetlerini nimetlerine karşı şükrederek

Seni lâyıkıyla şükür edip nimetlerini nimetlerine karşı şükrederek
hamdü sena edemedik sana diye.hamdü sena edemedik sana diye. Peygamber Efendimiz böyle söylediğine göre herkes tabi netice itibariylePeygamber Efendimiz böyle söylediğine göre herkes tabi netice itibariyle benim eksiğim kusurum çok diyecek.benim eksiğim kusurum çok diyecek. Kendisini öyle görecek ve çekinecek bu işten.Kendisini öyle görecek ve çekinecek bu işten. Bunun aksine tamam ben bilgiliyim, ben oldum, Bunun aksine tamam ben bilgiliyim, ben oldum, ben kâmilim dese böyle diyen bir insan aslında kâmil değil.ben kâmilim dese böyle diyen bir insan aslında kâmil değil. Çünkü nice kusurlar vardır insanların.Çünkü nice kusurlar vardır insanların. Ben dedi mi bir insan bir kere Allahu Teâlâ Hazretleri'ni sevmez.Ben dedi mi bir insan bir kere Allahu Teâlâ Hazretleri'ni sevmez. Kendisini beğenmek diyoruz ya hani ben oldum, ben tamamım,Kendisini beğenmek diyoruz ya hani ben oldum, ben tamamım, ben eksiksizim, ben bu işi yapabilirim. E bu da doğru değil.ben eksiksizim, ben bu işi yapabilirim. E bu da doğru değil. Demek ki bu düşünceler göz önünde tutulursa o zaman

Demek ki bu düşünceler göz önünde tutulursa o zaman
kimse kötülüğü men etmeyecek, iyiliği emretmeyecek.kimse kötülüğü men etmeyecek, iyiliği emretmeyecek. Bu mantık ile hareket edersek.Bu mantık ile hareket edersek. Tevazuundan dolayı kendisini olgun kabul etmeyecek, konuşmayacak.Tevazuundan dolayı kendisini olgun kabul etmeyecek, konuşmayacak. E öteki türlü ben oldum diyen bir insan zaten nakıs bir insan.E öteki türlü ben oldum diyen bir insan zaten nakıs bir insan. O taraftan da iş ters görünüyor. İşte bu bir tehlike. Bu bir tehlike.O taraftan da iş ters görünüyor. İşte bu bir tehlike. Bu bir tehlike. Emri mâ'ruf nehyi münker yapılması gereken bir iş. Farz.Emri mâ'ruf nehyi münker yapılması gereken bir iş. Farz. Allah'ın farzlarından birisi. Allah'ın farzlarından birisi. Biz gözümüzün önünde bir kötülük,Biz gözümüzün önünde bir kötülük, bir günah işlenirken bigâne kalamayız. bir günah işlenirken bigâne kalamayız. Bir hayrı yapmaya, yaptırmayaBir hayrı yapmaya, yaptırmaya onu desteklemeye imkanımız varken kenarda duramayız.onu desteklemeye imkanımız varken kenarda duramayız. Geçenlerde bir hadîs-i şerîf okumuştuk ki,

Geçenlerde bir hadîs-i şerîf okumuştuk ki,
bir kimse kabre konulduğu zaman iki melek gelecek ve diyecekler ki, bir kimse kabre konulduğu zaman iki melek gelecek ve diyecekler ki, hadîs-i şerîfin metnini okumuyorum, manasını naklediyorum.hadîs-i şerîfin metnini okumuyorum, manasını naklediyorum. Biz sana bir vuracağız.Biz sana bir vuracağız. Müsaade almak için söylemiyorlar. Müsaade almak için söylemiyorlar. Önceden bildiriyorlar, sana bir vuracağız.Önceden bildiriyorlar, sana bir vuracağız. Ve bir vuracaklar, kabrin içi o vuruşun,Ve bir vuracaklar, kabrin içi o vuruşun, o darbenin şiddetinden ateş dolacak. Adam perişan olacak. o darbenin şiddetinden ateş dolacak. Adam perişan olacak. Neden?

Neden?
Sonra kendini toparladığı zaman,

Sonra kendini toparladığı zaman,
söz söylemeye tekrar soru sormaya hale müsaitleştiği zaman diyecek ki,söz söylemeye tekrar soru sormaya hale müsaitleştiği zaman diyecek ki, bana neden vurdunuz?bana neden vurdunuz? Kabahatim ne?

Kabahatim ne?
Denilecek ki sen abdestsiz namaz kılıyordun.

Denilecek ki sen abdestsiz namaz kılıyordun.
Bir de bir keresinde bir yerden geçiyordun,Bir de bir keresinde bir yerden geçiyordun, yan tarafta bir mazluma başkaları zulüm yapıyorlardı,yan tarafta bir mazluma başkaları zulüm yapıyorlardı, sen ses çıkartmadın. Geçtin yanlarından. sen ses çıkartmadın. Geçtin yanlarından. Abdestsiz namaz kılmayı biraz izah etmiştik, bak yanından,Abdestsiz namaz kılmayı biraz izah etmiştik, bak yanından, zalimin yanından geçiyorsun, mazlumu kurtarmıyorsun onun elinden,zalimin yanından geçiyorsun, mazlumu kurtarmıyorsun onun elinden, yani bir zulüm var ortada, bir kötülük var,yani bir zulüm var ortada, bir kötülük var, ona mani olmadın diye o kimseye böyle bir ceza kabirde başlıyor.ona mani olmadın diye o kimseye böyle bir ceza kabirde başlıyor. Tabi ahirette de hesabı var.Tabi ahirette de hesabı var. Ondan sonra daha arkası var bu işin.Ondan sonra daha arkası var bu işin. Demek ki emri mâ'ruf farz yapılacak cemiyetin ayakta durması,

Demek ki emri mâ'ruf farz yapılacak cemiyetin ayakta durması,
ilerlemesi ancak bu kaideye bağlı.ilerlemesi ancak bu kaideye bağlı. Galiba İtalyan başvekillerinden birisine sormuşlar. Galiba İtalyan başvekillerinden birisine sormuşlar. İtalya niye böyle perişan duruma düştü?İtalya niye böyle perişan duruma düştü? Neme lazım demiş.

Neme lazım demiş.
Demek istemiş ki yani lastikli bir söz söylüyor.Demek istemiş ki yani lastikli bir söz söylüyor. Neme lazım yani bana sorma beni ilgilendirmez Neme lazım yani bana sorma beni ilgilendirmez demiş gibi oluyor ama arkasındademiş gibi oluyor ama arkasında asıl mana neme lazımcılık zihniyetini güttüler deasıl mana neme lazımcılık zihniyetini güttüler de kötüler ortaya çıktığı zaman iyiler mani olmadılar.kötüler ortaya çıktığı zaman iyiler mani olmadılar. İyiler birer kenara çekilirse ahlâklılar, edepliler,İyiler birer kenara çekilirse ahlâklılar, edepliler, terbiyeliler bir kenara çekilirse ortayı eşkıya alır. Hırsız alır, arsız alır.terbiyeliler bir kenara çekilirse ortayı eşkıya alır. Hırsız alır, arsız alır. Halbuki bu cemiyet bizim Allahu Teâlâ Hazretleri bize emanet eylemiş.

Halbuki bu cemiyet bizim Allahu Teâlâ Hazretleri bize emanet eylemiş.
Cemiyete karşı vazifelerimiz var.Cemiyete karşı vazifelerimiz var. Dağın başında oturmak iş değil.Dağın başında oturmak iş değil. Asıl cemiyetin içinde yaşayıp insanlara faydalı olacağız.Asıl cemiyetin içinde yaşayıp insanlara faydalı olacağız. İnsanlara ne kadar faydalı olursak o kadar büyük ecir alırız.İnsanlara ne kadar faydalı olursak o kadar büyük ecir alırız. İnsanların ecir bakımından en yükseğiİnsanların ecir bakımından en yükseği başka insanlara faydası daha çok olandır.başka insanlara faydası daha çok olandır. En çok olan en büyük ecir alır. Derece derece öyle.En çok olan en büyük ecir alır. Derece derece öyle. Tabi faydanın en önde geleni de onların imanını,Tabi faydanın en önde geleni de onların imanını, itikadını teyit takviye edici çalışmalar yapmak. itikadını teyit takviye edici çalışmalar yapmak. İşte emri mâ'ruf farz olduğundan ki biraz sonra

İşte emri mâ'ruf farz olduğundan ki biraz sonra
yeri geldikçe âyetleri okuyacağız ve icap ederse bu mevzuyuyeri geldikçe âyetleri okuyacağız ve icap ederse bu mevzuyu bitiremediğimiz zaman daha başka yerlerde başka zamanlarda devam edeceğiz.bitiremediğimiz zaman daha başka yerlerde başka zamanlarda devam edeceğiz. Bir insan ben daha olmadım, ben daha yetişmedim diye geri durmayacak.Bir insan ben daha olmadım, ben daha yetişmedim diye geri durmayacak. Bildiği hak bildiği şeyi yapmaya çalışacak.Bildiği hak bildiği şeyi yapmaya çalışacak. Çünkü bu hadîs-i şerîf işte o ölçüyü veriyor bize.

Çünkü bu hadîs-i şerîf işte o ölçüyü veriyor bize.
Müslüman evet olmadım der ama yine birçok kimseden üstündür.Müslüman evet olmadım der ama yine birçok kimseden üstündür. Her ne kadar onunla amel etmiyorsanız bile iyiliği emredin.Her ne kadar onunla amel etmiyorsanız bile iyiliği emredin. Yani ben yapamıyorum, söylemeyeyim falan gibi bir şeyleYani ben yapamıyorum, söylemeyeyim falan gibi bir şeyle zihniyetle hareket etmeyeceğiz.zihniyetle hareket etmeyeceğiz. Yani hepimize az çok bir vazife düşüyor.Yani hepimize az çok bir vazife düşüyor. Kötülükten men etmek, iyiliği emretmek.Kötülükten men etmek, iyiliği emretmek. Enes İbn Mâlik radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre yine

Enes İbn Mâlik radıyallahu anh'ten rivayet edildiğine göre yine
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki; İnne mine’n-nâsi nâsen mefâtîha li’l-hayri ve meğâlîka li’ş-şerri.

İnne mine’n-nâsi nâsen mefâtîha li’l-hayri ve meğâlîka li’ş-şerri.
Ve inne mine’n-nâsi nâsen mefâtîha li’ş-şerri meğâlika li’l-hayri. Ve inne mine’n-nâsi nâsen mefâtîha li’ş-şerri meğâlika li’l-hayri. Fe tûbâ li men cealellâhü teâla mefâtîha’l-hayri alâ yedeyhi.Fe tûbâ li men cealellâhü teâla mefâtîha’l-hayri alâ yedeyhi. Ve veylün limen cealellâhü teâla mefâtîha’ş-şerri alâ yedeyhi.Ve veylün limen cealellâhü teâla mefâtîha’ş-şerri alâ yedeyhi. Yani ellezi ye’muru bil maruf ve yenha anil münker ila ahiril ibareh.Yani ellezi ye’muru bil maruf ve yenha anil münker ila ahiril ibareh. Peygamber Efendimiz buyurmuşlar ki;

Peygamber Efendimiz buyurmuşlar ki;
İnsanların bir grubu vardır ki hayırların anahtarlarıdır onlar.İnsanların bir grubu vardır ki hayırların anahtarlarıdır onlar. Ve şerlerin seddidir.Ve şerlerin seddidir. Şer kapılarını kapattırırlar varlıklarıyla, hayır kapılarını açarlar.Şer kapılarını kapattırırlar varlıklarıyla, hayır kapılarını açarlar. Hayır kapısıdır kendileri, şerlerin de önünde seddir, manidir.Hayır kapısıdır kendileri, şerlerin de önünde seddir, manidir. Bazı kimseler vardır ki şerrin anahtarıdır, kapısıdır.Bazı kimseler vardır ki şerrin anahtarıdır, kapısıdır. Hayırın önüne dururlar.Hayırın önüne dururlar. Allahu Teâlâ Hazretleri birincilerden eylesin cümlemizi.Allahu Teâlâ Hazretleri birincilerden eylesin cümlemizi. Çünkü buyuruyor ki Peygamber EfendimizÇünkü buyuruyor ki Peygamber Efendimiz Allahu Teâlâ Hazretlerinin kendi eliyle hayrı yaptırttığıAllahu Teâlâ Hazretlerinin kendi eliyle hayrı yaptırttığı hayra anahtar olmuş olan kimselere ne mutlu,hayra anahtar olmuş olan kimselere ne mutlu, şerre anahtar olan onların elleriyle şerri yaptırdığı kimselere deşerre anahtar olan onların elleriyle şerri yaptırdığı kimselere de veyz olsun, yazıklar olsun.veyz olsun, yazıklar olsun. Demek ki hepimiz bakacağız kendimiz acaba hayra mı yarıyoruzDemek ki hepimiz bakacağız kendimiz acaba hayra mı yarıyoruz şerre mi yarıyoruz şimdi çeşit çeşit toplantılar oluyor kısmen katılıyoruz bakıyorumşerre mi yarıyoruz şimdi çeşit çeşit toplantılar oluyor kısmen katılıyoruz bakıyorum koca koca ünvanlı adamlar bir sürü ıvır zıvır iş yapıyorlar,koca koca ünvanlı adamlar bir sürü ıvır zıvır iş yapıyorlar, yaptığı işin faydası mı var zararı mı var farkında değil.yaptığı işin faydası mı var zararı mı var farkında değil. Yani şöyle derli toplu bir düşün, aklını orta yere başına devşir,Yani şöyle derli toplu bir düşün, aklını orta yere başına devşir, şöyle bir meseleyi derinlemesine düşün yaptığın işşöyle bir meseleyi derinlemesine düşün yaptığın iş insanlığa faydalı mı, zararlı mı diye ölç ondan sonra yap.insanlığa faydalı mı, zararlı mı diye ölç ondan sonra yap. Yok. Nefis peşinde, efendim gurur peşinde,Yok. Nefis peşinde, efendim gurur peşinde, alkış peşinde öyle Allah cümlemizi böyle hayırların vasıtaları eylesin,alkış peşinde öyle Allah cümlemizi böyle hayırların vasıtaları eylesin, şerlerin vasıtaları olmak durumuna düşürmesin.şerlerin vasıtaları olmak durumuna düşürmesin. Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de buyurmuş ki;

Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de buyurmuş ki;
Ve’l-mü'minûne ve’l-mü'minâtü ba'duhüm evliyâu ba'd. (Tevbe Suresi 71. Ayet)

Ve’l-mü'minûne ve’l-mü'minâtü ba'duhüm evliyâu ba'd. (Tevbe Suresi 71. Ayet)
Müminler, mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.

Müminler, mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır.
Ye/murûne bilma’rûfi veyenhevne ‘ani-lmunkeri.

Ye/murûne bilma’rûfi veyenhevne ‘ani-lmunkeri.
İyiliği emrederler, kötülüğü yasaklamaya, ortadan kaldırmaya, yaptırmamaya gayret ederler.İyiliği emrederler, kötülüğü yasaklamaya, ortadan kaldırmaya, yaptırmamaya gayret ederler. Fe emmellezî ye’müru bi’l-münkeri

Fe emmellezî ye’müru bi’l-münkeri
ve yenhâ ani’l-ma’rûfi fe hüve min alâmâti’l-münâfikîn.ve yenhâ ani’l-ma’rûfi fe hüve min alâmâti’l-münâfikîn. Aksini yapanlar yani şerri emredip de

Aksini yapanlar yani şerri emredip de
hayrı engellemeye çalışanlar onlar da münafıklardır.hayrı engellemeye çalışanlar onlar da münafıklardır. Bu durum münafıklık alametidir.Bu durum münafıklık alametidir. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'de o âyet-i kerîmin devamında da buyuruluyor ki;

Çünkü Kur'an-ı Kerîm'de o âyet-i kerîmin devamında da buyuruluyor ki;
El-münâfikûne ve’l-münâfikâtü ba’duhüm min ba’d. (Tevbe Suresi 67. Ayet)

El-münâfikûne ve’l-münâfikâtü ba’duhüm min ba’d. (Tevbe Suresi 67. Ayet)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerine denktir onlar.

Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerine denktir onlar.
Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş. Ye’mürûne bi’l-ma’rûfi ve yenhevne ani’l-münker.

Ye’mürûne bi’l-ma’rûfi ve yenhevne ani’l-münker.
Kötülüğü emrederler. İyiliği de engellemeye çalışırlar.

Kötülüğü emrederler. İyiliği de engellemeye çalışırlar.
Şimdi bu ibarede, bu âyeti kerîmede bizim ibret alacağımız bir şey var.Şimdi bu ibarede, bu âyeti kerîmede bizim ibret alacağımız bir şey var. E’l-mü'minûne ve’l-mü'minâtü deniliyor.

E’l-mü'minûne ve’l-mü'minâtü deniliyor.
Mümin erkekler ve mümin kadınlar deniliyor.Mümin erkekler ve mümin kadınlar deniliyor. Bak bu ibarenin bizim karşımıza gelmesinde bir tevafuk var.Bak bu ibarenin bizim karşımıza gelmesinde bir tevafuk var. Burada bizim dinleyicilerimizin bir kısmı erkek, bir kısmı kadın.

Burada bizim dinleyicilerimizin bir kısmı erkek, bir kısmı kadın.
Allahu Teâlâ Hazretleri diyor ki, Allahu Teâlâ Hazretleri diyor ki, bu âyet-i kerîmenin manasıyla bize o mana geliyor ki,bu âyet-i kerîmenin manasıyla bize o mana geliyor ki, Erkekler de emri ma'rûf yapacaklar.Erkekler de emri ma'rûf yapacaklar. Kadınlar da emri ma'rûf yapacaklar. Kadınlar da emri ma'rûf yapacaklar. Erkekler de nehyi münker de çalışacaklar.Erkekler de nehyi münker de çalışacaklar. Kadınlar da nehyi münker de çalışacaklar.Kadınlar da nehyi münker de çalışacaklar. Yalnız erkeklere düşen bir şey değil.Yalnız erkeklere düşen bir şey değil. Kadınlar kadınları islah etmeye çalışacak.Kadınlar kadınları islah etmeye çalışacak. Doğru yola çağırmaya çalışacak. Doğru yola çağırmaya çalışacak. Onları öğretmeye, eğitmeye çalışacak.Onları öğretmeye, eğitmeye çalışacak. Ve iyi işlerin yerleşmesini, cemiyete yerleşmesini sağlamaya çalışacak.Ve iyi işlerin yerleşmesini, cemiyete yerleşmesini sağlamaya çalışacak. Erkekler de öyle. Erkekler arasında çalışma yapacak.Erkekler de öyle. Erkekler arasında çalışma yapacak. Bunun aksine yaparsa bir insan.Bunun aksine yaparsa bir insan. Diyelim ki bir yerde bir topluluğa ders veriliyor, Diyelim ki bir yerde bir topluluğa ders veriliyor, dini bilgiler öğretiliyor, bir başkası da bir başka sebepten dolayıdini bilgiler öğretiliyor, bir başkası da bir başka sebepten dolayı ona kızmış, buna kızmış, ders veren şahsa gitmiş,ona kızmış, buna kızmış, ders veren şahsa gitmiş, o toplantıyı şikayetle, şunuyla, bunuyla engelliyor. o toplantıyı şikayetle, şunuyla, bunuyla engelliyor. Bak o zaman o da ne alameti oluyor?Bak o zaman o da ne alameti oluyor? Münafıklık alameti oluyor.

Münafıklık alameti oluyor.
Çünkü münafıklar hayrı engeller,Çünkü münafıklar hayrı engeller, şerri emreder deniliyor âyet-i kerîmede.şerri emreder deniliyor âyet-i kerîmede. Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemiziAllahu Teâlâ Hazretleri cümlemizi böyle üzerimize nifak şeyi bulaştırmasın.böyle üzerimize nifak şeyi bulaştırmasın. Nifak eseri, tozu konmasın üzerimize.Nifak eseri, tozu konmasın üzerimize. Münafıklıktan uzak eylesin.Münafıklıktan uzak eylesin. Hayrı emredici kimseler, hayrı icra edici kimseler olalım.Hayrı emredici kimseler, hayrı icra edici kimseler olalım. Hanımlar da öyle yani fevkalade dikkatli olmaları lazım kiHanımlar da öyle yani fevkalade dikkatli olmaları lazım ki kendilerine vazifeler düşüyor. kendilerine vazifeler düşüyor. Biz gidip de hanımların evlerine, hanımların karşısına anlatamayız.Biz gidip de hanımların evlerine, hanımların karşısına anlatamayız. Onlar da camiye her zaman gelemezler. Onlar da camiye her zaman gelemezler. Efendim evini bırakıp da yani böyle kalkıp camiye gelmek filanEfendim evini bırakıp da yani böyle kalkıp camiye gelmek filan herkes her zaman yapacak.herkes her zaman yapacak. Herkesin yapacağı bir şey değil. Her zaman olmuyor.Herkesin yapacağı bir şey değil. Her zaman olmuyor. O halde hanımlar hanımlara, erkekler erkeklere,

O halde hanımlar hanımlara, erkekler erkeklere,
herkes gücü yettiği kadar bu çalışmadan nasibini alacakherkes gücü yettiği kadar bu çalışmadan nasibini alacak ve bu hayrı yerleştirmek, şerri engellemek işinde vazife görecek.ve bu hayrı yerleştirmek, şerri engellemek işinde vazife görecek. Müftü var, vaiz var, imam var, sizler yapın.

Müftü var, vaiz var, imam var, sizler yapın.
Bu şeye benzetiyorum ben, bu gibi bir mantık ileri süren olursaBu şeye benzetiyorum ben, bu gibi bir mantık ileri süren olursa Musa aleyhisselam'ın kavmininMusa aleyhisselam'ın kavminin Musa aleyhisselam'a söylediği söze benzetiyorum.Musa aleyhisselam'a söylediği söze benzetiyorum. Musa aleyhisselam kavmini Firavun'un zulmünden kurtardı.Musa aleyhisselam kavmini Firavun'un zulmünden kurtardı. Denizden geçirdi.Denizden geçirdi. Deniz yarıldı Allahu Teâlâ Hazretleri'ni kurtarmak için, yakalanacakları sıradaDeniz yarıldı Allahu Teâlâ Hazretleri'ni kurtarmak için, yakalanacakları sırada denize açtı, oradan geçtiler.denize açtı, oradan geçtiler. Firavun ve ordusu boğuldu.Firavun ve ordusu boğuldu. Öbür taraftan Filistin'e doğru giderken çölde tabii yiyecek yok,Öbür taraftan Filistin'e doğru giderken çölde tabii yiyecek yok, içecek yok. içecek yok. Allahu Teâlâ Hazretleri bıldırcınları gönderdi onlara.Allahu Teâlâ Hazretleri bıldırcınları gönderdi onlara. Bıldırcınlarla besledi.Bıldırcınlarla besledi. Kudret helvaları rüzgarla geldi.Kudret helvaları rüzgarla geldi. Yani böyle oralarda teşekkül eden,Yani böyle oralarda teşekkül eden, bizim bu cihan harbi'nde askerlerimizin de yediği şeyler yani.bizim bu cihan harbi'nde askerlerimizin de yediği şeyler yani. Kudret helvasıyla, bıldırcın etiyle onları besledi.Kudret helvasıyla, bıldırcın etiyle onları besledi. Fakat Filistin'e geldikleri zaman içeride tabi bir hükümdar var,Fakat Filistin'e geldikleri zaman içeride tabi bir hükümdar var, bir zalim topluluk var.bir zalim topluluk var. Musa aleyhisselam hadi bunlarla uğraşalım,Musa aleyhisselam hadi bunlarla uğraşalım, kurtaralım falan dediği zaman biz burada duruyoruz,kurtaralım falan dediği zaman biz burada duruyoruz, sen git Rabbinle çarpış dediler yani şey yapmadılar. sen git Rabbinle çarpış dediler yani şey yapmadılar. Siz çarpışın, siz cihad edin, biz burada duruyoruz dediler, yan çizdiler.Siz çarpışın, siz cihad edin, biz burada duruyoruz dediler, yan çizdiler. Vazifeden kaçındılar.Vazifeden kaçındılar. Onun için hepimize vazife düştüğünün idraki içinde olacağız.Onun için hepimize vazife düştüğünün idraki içinde olacağız. Hepimiz çobanız. Hepimiz çobanız. Hepimizin bir sürüsü vardır.Hepimizin bir sürüsü vardır. Hepimizin bir arkadaş grubu vardır. Öğreneceğiz, öğreteceğiz.Hepimizin bir arkadaş grubu vardır. Öğreneceğiz, öğreteceğiz. Hz. Ali Efendimiz'den rivayet edildiğine göre radıyallahu anhu ve kerramallahu vechehû

Hz. Ali Efendimiz'den rivayet edildiğine göre radıyallahu anhu ve kerramallahu vechehû
buyurmuş ki;buyurmuş ki; Efdalü’l-e’mâli. Amellerin en yükseği, en üstünü,

Efdalü’l-e’mâli. Amellerin en yükseği, en üstünü,
el-emru bi’l-ma'rûfi ve’n-nehyü ani'l-münkerel-emru bi’l-ma'rûfi ve’n-nehyü ani'l-münker iyiliği yaptırmak için emretmek,iyiliği yaptırmak için emretmek, kötülüğü yaptırmamak için, mani olmak için çalışmaktır.kötülüğü yaptırmamak için, mani olmak için çalışmaktır. Ve şenânü’l-fâsiki.

Ve şenânü’l-fâsiki.
Yani bulduğunu, fasık kimseye deYani bulduğunu, fasık kimseye de yani günah işleyen, günahkâr, aparaşikâr, günah işleyen kimseye deyani günah işleyen, günahkâr, aparaşikâr, günah işleyen kimseye de kızgınlık duyacak insan.kızgınlık duyacak insan. Bu günahı neden yapıyor?

Bu günahı neden yapıyor?
Yapmasın diye ona muhabbet edemez yani.

Yapmasın diye ona muhabbet edemez yani.
Bir insan kalkıp da Allah'a âsî gelen, içki içen, kumar oynayan,Bir insan kalkıp da Allah'a âsî gelen, içki içen, kumar oynayan, hırsızlık yapan, arsızlık yapan, rüşvet yapan,hırsızlık yapan, arsızlık yapan, rüşvet yapan, alan daha bildiğimiz bilmediğimiz birçok şerler var malum. alan daha bildiğimiz bilmediğimiz birçok şerler var malum. Onları işleyen kimseyi sevemez.Onları işleyen kimseyi sevemez. O fasık kimseye yani fısk-ı fücurunu açıkça icra edenO fasık kimseye yani fısk-ı fücurunu açıkça icra eden bir kimseye muhabbet beslemek tehlikeli bir şeydir.bir kimseye muhabbet beslemek tehlikeli bir şeydir. Ona kızacak ki, ona kızgınlık etmek suretiyleOna kızacak ki, ona kızgınlık etmek suretiyle o fiilin yayılmasını engellemekte yerine alacak. Kim? o fiilin yayılmasını engellemekte yerine alacak. Kim? Fe men emera bi’l-ma’rûfi şedde zahra’l-mü’mini.

Fe men emera bi’l-ma’rûfi şedde zahra’l-mü’mini.
Kim iyiliği emrederse, iyiliği desteklerse

Kim iyiliği emrederse, iyiliği desteklerse
müminin sırtına sırtına destek olmuş olur,müminin sırtına sırtına destek olmuş olur, yani onun arkasında yer almış olur, müslüman'ı desteklemiş olur.yani onun arkasında yer almış olur, müslüman'ı desteklemiş olur. Ve men nehâ ani’l-münkeri, erğame enfe’l-münâfiki.

Ve men nehâ ani’l-münkeri, erğame enfe’l-münâfiki.
Kötülüğü men eden kimse de münafığın,

Kötülüğü men eden kimse de münafığın,
fasığın burnunu yere sürttürmüş olur. fasığın burnunu yere sürttürmüş olur. Nemelazımcılık bir cemiyeti çökertir.Nemelazımcılık bir cemiyeti çökertir. Biz bu cemiyetin sokağından da mesulüz,Biz bu cemiyetin sokağından da mesulüz, lambasından da mesulüz, çocuklarından da mesulüz,lambasından da mesulüz, çocuklarından da mesulüz, her şeyinden mesulüz.her şeyinden mesulüz. Çocuk bizim gözümüzün önünde komşunun eriğini çalamamalı.Çocuk bizim gözümüzün önünde komşunun eriğini çalamamalı. Çocuk bizim gözümüzün önünde kiracısı olmayanÇocuk bizim gözümüzün önünde kiracısı olmayan evin camına taş atıp şangır şungur kıramamalı. evin camına taş atıp şangır şungur kıramamalı. Filanca filancaya haksızlık edememeli.Filanca filancaya haksızlık edememeli. Şu yolun çamuru, kiri pası temizlenmeli, düzelmeli. Aktif insan olacağız.Şu yolun çamuru, kiri pası temizlenmeli, düzelmeli. Aktif insan olacağız. Ne güne yaşıyoruz, niçin yaşıyoruz?

Ne güne yaşıyoruz, niçin yaşıyoruz?
Allah'ın rızasını kazanalım diye.

Allah'ın rızasını kazanalım diye.
Bir köşede otur, al eline tesbihi, bacak bacak üstüne at,Bir köşede otur, al eline tesbihi, bacak bacak üstüne at, sabahtan akşama kadar kenarda vakit geçir, ne konuşacağını da bilme,sabahtan akşama kadar kenarda vakit geçir, ne konuşacağını da bilme, şey yapma falan.şey yapma falan. Köylerde umumiyetle olan budur.Köylerde umumiyetle olan budur. Köyün kahvesine gelir mesela adam,Köyün kahvesine gelir mesela adam, oturur, sabahtan akşama kadar oturur, sabahtan akşama kadar ya kağıt oynayacak, ya domino, tavla vs. oynayacakya kağıt oynayacak, ya domino, tavla vs. oynayacak veyahut da işte parti münakaşası,veyahut da işte parti münakaşası, bilmem şu konuşma, bu konuşma filan boş.bilmem şu konuşma, bu konuşma filan boş. Dolu işler yapmalıyız yani işe yarayacak bir hayat tarzımız olmalı.Dolu işler yapmalıyız yani işe yarayacak bir hayat tarzımız olmalı. Katâde' den rivayet edildiğine göre

Katâde' den rivayet edildiğine göre
bir şahıs Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e bir şahıs Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e gelmiş Mekke'deyken Peygamber Efendimizgelmiş Mekke'deyken Peygamber Efendimiz ve demiş ki Resûlullah olduğunu söyleyen kişi sen misin?ve demiş ki Resûlullah olduğunu söyleyen kişi sen misin? Mekke'de daha Peygamber Efendimiz böyle ben de Allah'ın

Mekke'de daha Peygamber Efendimiz böyle ben de Allah'ın
peygamberiyim diye ortaya çıkmış. Bir şahıs geliyor böyle diyor.peygamberiyim diye ortaya çıkmış. Bir şahıs geliyor böyle diyor. Kâle neam.Kâle neam. Peygamber Efendimiz onun üzerine evet o şahıs benim.Peygamber Efendimiz onun üzerine evet o şahıs benim. Kâle fehiyyul a‘mâlü ehabbu ilallâhi teâlâKâle fehiyyul a‘mâlü ehabbu ilallâhi teâlâ O halde söyle bakalım, madem Allah'ın Resûlü'yüm diyorsun,

O halde söyle bakalım, madem Allah'ın Resûlü'yüm diyorsun,
yapılan işlerin, amellerin, fiillerin Allah indindeyapılan işlerin, amellerin, fiillerin Allah indinde en sevgilisi, en sevimlisi hangisini bana bildir. Söyle.en sevgilisi, en sevimlisi hangisini bana bildir. Söyle. Kale el-imanü billah.

Kale el-imanü billah.
Evvela Allah'a iman etmiş olmak.

Evvela Allah'a iman etmiş olmak.
Allah'a iman etmedi mi hiç kıymeti yok. Hiç kıymeti yok. Allah'a iman etmedi mi hiç kıymeti yok. Hiç kıymeti yok. Evin temeli su içinde olunca, çamur içinde olunca üstüne bina yapmanın kıymeti olur mu?Evin temeli su içinde olunca, çamur içinde olunca üstüne bina yapmanın kıymeti olur mu? Kayar gider. Kayar gider. Veyahut zaten duvarı tutturamazsın.

Kayar gider. Kayar gider. Veyahut zaten duvarı tutturamazsın.
Duvarı çatlar, yıkılıverir. Duvarı çatlar, yıkılıverir. Temelin bir kere sağlam bir şeyde olması lazım.Temelin bir kere sağlam bir şeyde olması lazım. Evvela Allah'a iman edecek, mümin olacak.Evvela Allah'a iman edecek, mümin olacak. Efendim mümin olmayan kimse de acaba böyle vicdani kanaatiyle, Efendim mümin olmayan kimse de acaba böyle vicdani kanaatiyle, aklıyla iyi insan olamaz mı?aklıyla iyi insan olamaz mı? Ah o iyi insan olmak öyle zor bir şey ki. İnsanın nefsi var.

Ah o iyi insan olmak öyle zor bir şey ki. İnsanın nefsi var.
Hep kendi tarafına yontup, hep günahlara sevk eder insanı.Hep kendi tarafına yontup, hep günahlara sevk eder insanı. Yan gelip yatmayı ister, yemeyi içmeyi ister, bedavadan kazanmayı ister.Yan gelip yatmayı ister, yemeyi içmeyi ister, bedavadan kazanmayı ister. Başkaları ne yaparsa yapsın.Başkaları ne yaparsa yapsın. Onların parasını, pulunu gasp etmeyi ister, fırsat bulsa.Onların parasını, pulunu gasp etmeyi ister, fırsat bulsa. Şeytan var, dürter insanı, aldatır.Şeytan var, dürter insanı, aldatır. Öyle ahiret korkusu, hesap fikri olmasa insanın zikirle, namazla,Öyle ahiret korkusu, hesap fikri olmasa insanın zikirle, namazla, niyazla gönlü paklanmasa, temizlenmeseniyazla gönlü paklanmasa, temizlenmese bir insanın iyi insan olması o şeydir, o aldatmacadır, paravanadır. bir insanın iyi insan olması o şeydir, o aldatmacadır, paravanadır. İşte mesela hatırıma hemen gelivermiş bir misal Kissinger,

İşte mesela hatırıma hemen gelivermiş bir misal Kissinger,
Amerikan bilmem hariciye vekillerinden birisiydi bir ara.Amerikan bilmem hariciye vekillerinden birisiydi bir ara. Hariciye vekili ama her gittiği yerde şu kadar flört yapar,Hariciye vekili ama her gittiği yerde şu kadar flört yapar, bu kadar bilmem ne yapar diye gazeteler yazardı hep.bu kadar bilmem ne yapar diye gazeteler yazardı hep. Bu adamın karısı yok mu?Bu adamın karısı yok mu? Bu ne biçim aile reisi?

Bu ne biçim aile reisi?
Nasıl şey?

Nasıl şey?
E münevver işte, bak başbakan olmuş şey yapmış veya dışişleri bakanı olmuş ama olmaz.

E münevver işte, bak başbakan olmuş şey yapmış veya dışişleri bakanı olmuş ama olmaz.
İnsanoğlunun bir tabiatı var.İnsanoğlunun bir tabiatı var. İnsanoğlunu din ve iman zapturapt altına almazsa İnsanoğlunu din ve iman zapturapt altına almazsa ha sokaktaki kediler ha sokaktaki kediler başka hayvanlar neyse başka hayvanlar neyse ha insan başka yaradılışında bir farkı yok ki.ha insan başka yaradılışında bir farkı yok ki. O da aynı hareket eder, berikisi de aynı hareket eder.O da aynı hareket eder, berikisi de aynı hareket eder. İnsanı hayvanlardan farklı yapan insanın aklıdır. İmanıdır. İnsanı hayvanlardan farklı yapan insanın aklıdır. İmanıdır. İnsanı üstün yapan,İnsanı üstün yapan, bazı hayvanların yaptığı şeyleri yapmaktan alıkoyan,bazı hayvanların yaptığı şeyleri yapmaktan alıkoyan, insanca davranışa sevk eden insanın aklıdır.insanca davranışa sevk eden insanın aklıdır. Aklını sen bir tarafa koy, imanını bir tarafa koy.Aklını sen bir tarafa koy, imanını bir tarafa koy. Akıl da kendi kendine olmaz.Akıl da kendi kendine olmaz. Akıl da kendi kendine bırakıldı mı,Akıl da kendi kendine bırakıldı mı, yanlış şeyler telkin eder insana.yanlış şeyler telkin eder insana. Yani onun da bir, akılın da gözü kördür.Yani onun da bir, akılın da gözü kördür. Bir akıl vardır, bankayı soymakta kullanır insan o aklı.Bir akıl vardır, bankayı soymakta kullanır insan o aklı. Adamı nasıl öldüreceğini, soyacağını düşünmekte kullanır.Adamı nasıl öldüreceğini, soyacağını düşünmekte kullanır. Falancayı nasıl aldatacağını, dolandıracağını, çok kurnazdır adam,Falancayı nasıl aldatacağını, dolandıracağını, çok kurnazdır adam, çok akıllıdır, dolandırmakta kullanır.çok akıllıdır, dolandırmakta kullanır. Demek ki aklın da irşada ihtiyacı var.Demek ki aklın da irşada ihtiyacı var. İşte o aklın da irşadı iman.İşte o aklın da irşadı iman. Önce iman olacak insanda. Allahu Teâlâ hazretlerine imanı olacak.Önce iman olacak insanda. Allahu Teâlâ hazretlerine imanı olacak. Ondan sonra o iman ile kalbin nurlandı mıOndan sonra o iman ile kalbin nurlandı mı ondan sonra işler başlıyor yani. Hayırlı işler başlıyor.ondan sonra işler başlıyor yani. Hayırlı işler başlıyor. Onun için Peygamber Efendimiz buyurdu kiOnun için Peygamber Efendimiz buyurdu ki işlerin en hayırlısı önce imandır. İman etmeyen olmaz.işlerin en hayırlısı önce imandır. İman etmeyen olmaz. İman etmedi mi adam öyle bocalayıp yalpalayıp durur.İman etmedi mi adam öyle bocalayıp yalpalayıp durur. Sonra.

Sonra.
Sümme mâzâ.

Sümme mâzâ.
Sonra nedir?

Sonra nedir?
Anladık. Önce iman etmek lazım.

Anladık. Önce iman etmek lazım.
Zaten Kur'an-ı Kerîm'de hatırlarsınız ki buyuruluyor ki,Zaten Kur'an-ı Kerîm'de hatırlarsınız ki buyuruluyor ki, Allahu Teâlâ Hazretleri her günahı affeder, şirki affetmez. Allahu Teâlâ Hazretleri her günahı affeder, şirki affetmez. Müşrikliği affetmez Allahu Teâlâ Hazretleri.Müşrikliği affetmez Allahu Teâlâ Hazretleri. Garanti, aşikâr çok net olarak bize söylediği bir husus bu.Garanti, aşikâr çok net olarak bize söylediği bir husus bu. İnnellâhe lâ yağfiru en yüşrake bihî

İnnellâhe lâ yağfiru en yüşrake bihî
ve yağfiru mâ dûne zâlike li men yeşâü. (Nisâ Suresi 116. Ayet) ve yağfiru mâ dûne zâlike li men yeşâü. (Nisâ Suresi 116. Ayet) Allah'ı doğru bilemezsen yandın.

Allah'ı doğru bilemezsen yandın.
Allah'a şirk koşarsan yandın.Allah'a şirk koşarsan yandın. Yani Allah'ı tanıyorum demek de para etmez.Yani Allah'ı tanıyorum demek de para etmez. Çünkü Hristiyanlar da Allah diyor, Yahudiler de Allah diyor,Çünkü Hristiyanlar da Allah diyor, Yahudiler de Allah diyor, efendim bilmem Afrika kabileleri, bilmem putperest kabilelerefendim bilmem Afrika kabileleri, bilmem putperest kabileler onlar da Allah diyorlar ama mühim olan Allah'ı sadece Allah demek değil,onlar da Allah diyorlar ama mühim olan Allah'ı sadece Allah demek değil, doğru bilmek lazım.doğru bilmek lazım. Doğru bilmeyince Allahu Teâlâ hazretleri bir kere şirk,Doğru bilmeyince Allahu Teâlâ hazretleri bir kere şirk, şirk ile kendisini öyle yalan yanlış tanıyan kimselerin şirk ile kendisini öyle yalan yanlış tanıyan kimselerin o günahını affetmiyor bir kere. o günahını affetmiyor bir kere. Onun için ne yapıp yapıp, Onun için ne yapıp yapıp, hakiki imana sahip olmamız lazım bizim burada.hakiki imana sahip olmamız lazım bizim burada. Hakiki böyle, Allah dediğimiz zaman kalbimiz hoplamalı,Hakiki böyle, Allah dediğimiz zaman kalbimiz hoplamalı, tüylerimiz diken diken olmalı,tüylerimiz diken diken olmalı, içimize bir sevgi dalgası yayılmalı,içimize bir sevgi dalgası yayılmalı, Allah aşkına dediği zaman akar sular durmalı,Allah aşkına dediği zaman akar sular durmalı, Allah'ın rızası bahis konusu olduğu zamanAllah'ın rızası bahis konusu olduğu zaman hiç kimse bizi yolumuzdan döndürememeli. hiç kimse bizi yolumuzdan döndürememeli. Öyle olmadıktan sonra olmaz. Önce iman.Öyle olmadıktan sonra olmaz. Önce iman. Sonra.

Sonra.
Sümme mâzâ? Kâle: Siletü’r-rahimi.

Sümme mâzâ? Kâle: Siletü’r-rahimi.
Yakınlar, akrabalar ile bağlantıları devam ettirmek.Yakınlar, akrabalar ile bağlantıları devam ettirmek. Cemiyet hayatına teşvik ediyor dinimiz bak.Cemiyet hayatına teşvik ediyor dinimiz bak. Yapayalnız yaşamayı şey yapmıyor.Yapayalnız yaşamayı şey yapmıyor. Başkalarıyla iyi geçinmeye teşvik ediyor. Geçen hafta da onu söyledik.Başkalarıyla iyi geçinmeye teşvik ediyor. Geçen hafta da onu söyledik. Ne dedik?

Ne dedik?
Birbirini Allah rızası için seven, muhabbet eden kimselere benim sevgim,

Birbirini Allah rızası için seven, muhabbet eden kimselere benim sevgim,
muhabbetim şart olur, gerekli olur, vacip olur diyor hadîs-i şerîfi, metnini okuduk.muhabbetim şart olur, gerekli olur, vacip olur diyor hadîs-i şerîfi, metnini okuduk. Allahu Teâlâ Hazretleri Resûlü ile bize bildiriyor ki,Allahu Teâlâ Hazretleri Resûlü ile bize bildiriyor ki, bir müslüman, bir başka müslümana Allah rızası için muhabbet beslerse,bir müslüman, bir başka müslümana Allah rızası için muhabbet beslerse, muhabbetleri, ahbaplıkları olursa aralarında,muhabbetleri, ahbaplıkları olursa aralarında, onlara benim sevgim şart olur, gerekli olur,onlara benim sevgim şart olur, gerekli olur, vacip olur buyuruyor Allahu Teâlâ Hazretleri.vacip olur buyuruyor Allahu Teâlâ Hazretleri. Demek ki burada da imandan sonra dedi ki;

Demek ki burada da imandan sonra dedi ki;
Siletü’r-rahimi.

Siletü’r-rahimi.
Yani akrabalarınla seviş bakalım öyle kaş çatıp da darılma,Yani akrabalarınla seviş bakalım öyle kaş çatıp da darılma, şey yapma, ilgiyi kesme müminleri sev, başka insanları sev, sevgi.şey yapma, ilgiyi kesme müminleri sev, başka insanları sev, sevgi. Üçüncüsü.

Üçüncüsü.
Sümme mâzâ? Kâle:

Sümme mâzâ? Kâle:
El-emru bi’l-ma’rûfi ve’n-nehyü ani’l-münkeri. El-emru bi’l-ma’rûfi ve’n-nehyü ani’l-münkeri. İyiliği emretmektir, kötülükten men etmektir.İyiliği emretmektir, kötülükten men etmektir. İyi şeyi yapmaya, yaptırmaya çalışmaktır,İyi şeyi yapmaya, yaptırmaya çalışmaktır, kötü şeyi engellemeye çalışmaktır.kötü şeyi engellemeye çalışmaktır. Kâle: Fe eyyü’l-a’mâli ebğadu ilellâhi? Subhanallahi teâla.

Kâle: Fe eyyü’l-a’mâli ebğadu ilellâhi? Subhanallahi teâla.
Adamcağız demek ki konuşmaktan zevk mi aldı nasıl olduysaAdamcağız demek ki konuşmaktan zevk mi aldı nasıl olduysa Peygamber Efendimizin karşısında sorularını devam ettiriyor.Peygamber Efendimizin karşısında sorularını devam ettiriyor. Peki o halde Allah indinde en Allah'ın kızdığı, en mebguz,

Peki o halde Allah indinde en Allah'ın kızdığı, en mebguz,
en gazabını çekici olan amelleri hangileridir?en gazabını çekici olan amelleri hangileridir? Kâle: Eş-şirkü billâhi. Allah'a şirk koşmaktır.

Kâle: Eş-şirkü billâhi. Allah'a şirk koşmaktır.
Sümme mâzâ? Katîatü’r-rahimi.

Sümme mâzâ? Katîatü’r-rahimi.
İkincisi, akrabalarla en sevilmeyen amellerden birisi İkincisi, akrabalarla en sevilmeyen amellerden birisi emri ma'rûf nehyi anil münkeri terk etmektir diye hadîs-i şerîf bildiriyor.emri ma'rûf nehyi anil münkeri terk etmektir diye hadîs-i şerîf bildiriyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den
şu hadîs-i şerîf rivayet edilmiş.şu hadîs-i şerîf rivayet edilmiş. Mâ min kavmin yekûnü fîhim racülün ya’melü bi’l-meâsî

Mâ min kavmin yekûnü fîhim racülün ya’melü bi’l-meâsî
yekdirûne en yüğayyirû aleyhi ve şâ yüğayyirûne illâ âmmehümüllâhü yekdirûne en yüğayyirû aleyhi ve şâ yüğayyirûne illâ âmmehümüllâhü bi azâbin kable en yemûtû.bi azâbin kable en yemûtû. Çok dikkatli olarak dinleyin ve hatırınızda tutun ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş.

Çok dikkatli olarak dinleyin ve hatırınızda tutun ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş.
Bir kavim içlerinden bir adam measiyi işliyorsaBir kavim içlerinden bir adam measiyi işliyorsa yani Allah'a isyan, günah işliyorsa ve o kavim,yani Allah'a isyan, günah işliyorsa ve o kavim, o adamın o günah işlemesini engellemeye güçlü ise,o adamın o günah işlemesini engellemeye güçlü ise, yeterince güce sahipse, yeterince güce sahipse, o güce imkana sahip oldukları halde o günahın yapılmasını engellemiyorlarsa,o güce imkana sahip oldukları halde o günahın yapılmasını engellemiyorlarsa, Allahu Teâlâ Hazretleri böyle bir kavme azabı umumi indirir.Allahu Teâlâ Hazretleri böyle bir kavme azabı umumi indirir. İllâ âmmehümüllâhü bi azâbin.

İllâ âmmehümüllâhü bi azâbin.
Azabı Allah hepsine şâmil kılar.Azabı Allah hepsine şâmil kılar. Sonra. Kable en yemûtû.

Sonra. Kable en yemûtû.
Ölmeden evvel o azabı tattırır onlara.Ölmeden evvel o azabı tattırır onlara. Yani dünyada da demek ki azap var.Yani dünyada da demek ki azap var. Burası da çok mühim.Burası da çok mühim. Yani emri ma'rûf nehyi münker yapılmadığı zaman bir farz terk ediliyor.Yani emri ma'rûf nehyi münker yapılmadığı zaman bir farz terk ediliyor. O farzın terkinin cezası o farzı terk ettin diye ahirete bırakılmıyor.O farzın terkinin cezası o farzı terk ettin diye ahirete bırakılmıyor. Dünyada da cezası var. Umumi bir azap geliyor.Dünyada da cezası var. Umumi bir azap geliyor. Neden?

Neden?
Çünkü emr-i ma'rûf nehy-i münker sosyal,

Çünkü emr-i ma'rûf nehy-i münker sosyal,
cemiyet hayatına ait bir hizmettir, bir vazifedir, bir farzdır.cemiyet hayatına ait bir hizmettir, bir vazifedir, bir farzdır. Onu yapmayınca bu dünyada da cemiyet hayatı içindeOnu yapmayınca bu dünyada da cemiyet hayatı içinde bir sıkıntı görülüyor.bir sıkıntı görülüyor. Şimdi gelde bu sözlerin, bu hadîs-i şerîflerinŞimdi gelde bu sözlerin, bu hadîs-i şerîflerin duyulmasından sonra bizim geçtiğimiz şu devreyi bir hatırlama.duyulmasından sonra bizim geçtiğimiz şu devreyi bir hatırlama. Nasıl azap umumileşti?

Nasıl azap umumileşti?
Kimse sokağa çıkamaz oldu, herkes hayatından korkar duruma geldi.

Kimse sokağa çıkamaz oldu, herkes hayatından korkar duruma geldi.
Neden?

Neden?
Yapmadın ki ondan önceki devrelerde emri ma'rûf nehyi münker.

Yapmadın ki ondan önceki devrelerde emri ma'rûf nehyi münker.
Çalışmadın ki, gayret sarf etmedin ki kötülüğü engellemekte,Çalışmadın ki, gayret sarf etmedin ki kötülüğü engellemekte, iyiliği icra etmekte bir vazifen olduğunu düşünüp deiyiliği icra etmekte bir vazifen olduğunu düşünüp de biraz onun için titremedin ki.biraz onun için titremedin ki. Allahu Teâlâ Hazretleri diyor ki iki korkuyu,Allahu Teâlâ Hazretleri diyor ki iki korkuyu, iki emniyeti aynı şahısta toplamam. iki emniyeti aynı şahısta toplamam. Nedir iki korku?

Nedir iki korku?
Eğer o şahıs bu dünyada benden korkup da tedbirli, dikkatli,

Eğer o şahıs bu dünyada benden korkup da tedbirli, dikkatli,
iyi kulluk yaptıysa korkuya dayanan onu ahirette korkutmam. iyi kulluk yaptıysa korkuya dayanan onu ahirette korkutmam. Bu dünyada korktu, korkarak hareket etti, ona ahirette korku yok.Bu dünyada korktu, korkarak hareket etti, ona ahirette korku yok. Lâ havfün aleyhim ve lâ hüm yehzenûne. (Yûnus Suresi 62. Ayet)

Lâ havfün aleyhim ve lâ hüm yehzenûne. (Yûnus Suresi 62. Ayet)
Korku yok, mahzun olmak yok. Orada sevinecek.

Korku yok, mahzun olmak yok. Orada sevinecek.
İki emniyeti de toplamam bir insanda, İki emniyeti de toplamam bir insanda, eğer o adam bu dünyada ferah, fahur, rahat, geniş yaşadıysa, eğer o adam bu dünyada ferah, fahur, rahat, geniş yaşadıysa, dünya yıkılsa umurunda değil. Hiç aldırmıyor. dünya yıkılsa umurunda değil. Hiç aldırmıyor. Ya sen bu cemiyet içinde yaşamıyor musun?Ya sen bu cemiyet içinde yaşamıyor musun? Bu Türkiye batarsa sen kurtulacak mısın?

Bu Türkiye batarsa sen kurtulacak mısın?
Batarsa kurtulacak mısın?

Batarsa kurtulacak mısın?
Sen de batacaksın ama hiç aldırmıyor.

Sen de batacaksın ama hiç aldırmıyor.
Yazlıklar, kışlıklar, seyahatler, akdeniz seyahatleri,Yazlıklar, kışlıklar, seyahatler, akdeniz seyahatleri, deniz kenarları, plajlar, kışın Uludağ'da kayaklar,deniz kenarları, plajlar, kışın Uludağ'da kayaklar, tabi herkes yapmaz bunu ama kimisi böyle tabitabi herkes yapmaz bunu ama kimisi böyle tabi kendi keyfinden başka bir şey düşünmüyor yani cemiyette böyle insanlar az değil.kendi keyfinden başka bir şey düşünmüyor yani cemiyette böyle insanlar az değil. Biz elhamdülillah gene Allah'ın az çok haramını helalini bilen kimseleriz deBiz elhamdülillah gene Allah'ın az çok haramını helalini bilen kimseleriz de şöyle kıyıda köşede halkın vasat insanları olarak Allah kusurlarımızı affetsin.şöyle kıyıda köşede halkın vasat insanları olarak Allah kusurlarımızı affetsin. Yolunca da gitmeye çalışıyoruz ama Yolunca da gitmeye çalışıyoruz ama öyle insan var ki sabahtan akşama işi nefsin önündeöyle insan var ki sabahtan akşama işi nefsin önünde emret ey nefsim ne istiyorsan yapacağım. emret ey nefsim ne istiyorsan yapacağım. İşi o.İşi o. Sabahtan akşama nefsin arzuları peşinde koşmak. Başka bir şey yok.Sabahtan akşama nefsin arzuları peşinde koşmak. Başka bir şey yok. Ömrünü onda geçiriyor. Geçirmek suretiyle tüketiyor kendisini.Ömrünü onda geçiriyor. Geçirmek suretiyle tüketiyor kendisini. Bunun misali var mı? Tabi cemiyetimizden misal oldu.Bunun misali var mı? Tabi cemiyetimizden misal oldu. Eski ümmetlerden de Lut kavmini hatırlayalım.Eski ümmetlerden de Lut kavmini hatırlayalım. Hani rivayetlerde söylemez mi ki, Lut kavmi yere göçürüldüğü,Hani rivayetlerde söylemez mi ki, Lut kavmi yere göçürüldüğü, yerin dibine batırıldığı zaman onun içinde şu kadar gece namazı kılan, yerin dibine batırıldığı zaman onun içinde şu kadar gece namazı kılan, bu kadar ibadet eden, bu kadar oruçlu insan varmış.bu kadar ibadet eden, bu kadar oruçlu insan varmış. Neden?

Neden?
İşte kaidesi burada çıktı.

İşte kaidesi burada çıktı.
Âmmehümüllâhü bi azâbin.

Âmmehümüllâhü bi azâbin.
Azabı Allah umumi getiriyor.Azabı Allah umumi getiriyor. Sadece suç işleyenlere, günahı işleyenlere gelmiyor azap,Sadece suç işleyenlere, günahı işleyenlere gelmiyor azap, topuna birden iniyor.topuna birden iniyor. Ben bir keresinde bir arkadaşları ziyarete gittim,Ben bir keresinde bir arkadaşları ziyarete gittim, daha doğrusu hocamız gitmiş, bizi de çağırmış,daha doğrusu hocamız gitmiş, bizi de çağırmış, arkasından bir arabayla biz de gittik,arkasından bir arabayla biz de gittik, deniz kenarındaymış evi, biraz oturduk,deniz kenarındaymış evi, biraz oturduk, sizi kayıkla gezdireyim isterseniz dedi, pekala.sizi kayıkla gezdireyim isterseniz dedi, pekala. Kayığa bindik, motoru var, şöyle bir şu tarafa doğru gidelim,Kayığa bindik, motoru var, şöyle bir şu tarafa doğru gidelim, bu tarafa doğru gelelim derken, deniz kenarını gördüm, ödüm patladı.bu tarafa doğru gelelim derken, deniz kenarını gördüm, ödüm patladı. Öyle pek korkak bir insan değilim amaÖyle pek korkak bir insan değilim ama yani sanki kayığın üstüne yukarıdan taşlar yağıverecekmiş gibi geldi bana.yani sanki kayığın üstüne yukarıdan taşlar yağıverecekmiş gibi geldi bana. İnsanlar da yani din, iman, edep, hayâ,İnsanlar da yani din, iman, edep, hayâ, utanma filan denilen şeyler hani biz biliyoruz yautanma filan denilen şeyler hani biz biliyoruz ya bazı insanlar arasında unutulmuş. bazı insanlar arasında unutulmuş. Artık uzun boyunu izah etmeyeceğim. Artık uzun boyunu izah etmeyeceğim. Oralarda ödüm patladı, kayığın üstüne taş düşecek sandım.Oralarda ödüm patladı, kayığın üstüne taş düşecek sandım. Taşlar böyle yağacak sandım.Taşlar böyle yağacak sandım. Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den

Yine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den
gelen haberlerden anlaşılıyor ki; gelen haberlerden anlaşılıyor ki; Bir kimsenin emri ma'rûf nehyi münker yapması şüphesizBir kimsenin emri ma'rûf nehyi münker yapması şüphesiz kör bir ortaya zıplama tarzında olmayacak. kör bir ortaya zıplama tarzında olmayacak. 20 kişi şurada bir kötülük yapıyorlar, sen de gidiyorsun,20 kişi şurada bir kötülük yapıyorlar, sen de gidiyorsun, adamlar belli ki hepsi eşkıya,adamlar belli ki hepsi eşkıya, sen onların yanına gittiğin zaman sana bir kast edecekler yani, sen onların yanına gittiğin zaman sana bir kast edecekler yani, sana bir zarar dokunacak, öyle değil. Şartı neymiş? sana bir zarar dokunacak, öyle değil. Şartı neymiş? El- kudrati iza kaneti’l-ğalabetü li ehli’s-salâhi

El- kudrati iza kaneti’l-ğalabetü li ehli’s-salâhi
fezvâcibu aleyhim en yemneu ehle’l-measî mine’l-ma’siyeti.fezvâcibu aleyhim en yemneu ehle’l-measî mine’l-ma’siyeti. Kudreti olacak insan.

Kudreti olacak insan.
Söylediğini yapmaya gücü kuvveti varsa yapacak.Söylediğini yapmaya gücü kuvveti varsa yapacak. Eğer iyi insanların elinde güç kuvvet olur da,Eğer iyi insanların elinde güç kuvvet olur da, günah işleyenleri engellemeye güçleri yetersegünah işleyenleri engellemeye güçleri yeterse o zaman günahı engelleyecekler.o zaman günahı engelleyecekler. Bizim ümmetimizi Allahu Teâlâ Hazretleri âyet-i kerîmede şöyle methetmiştir.

Bizim ümmetimizi Allahu Teâlâ Hazretleri âyet-i kerîmede şöyle methetmiştir.
Küntüm hayra ümmetin uhricet li’n-nâsi

Küntüm hayra ümmetin uhricet li’n-nâsi
te'mürûne bi’l-ma'rûfi ve tenhevne ani’l-münkerite'mürûne bi’l-ma'rûfi ve tenhevne ani’l-münkeri ve tü'minûne billâhi, ve lev âmene ehlü’l-kitâbi le kâne hayran lehum,ve tü'minûne billâhi, ve lev âmene ehlü’l-kitâbi le kâne hayran lehum, minhümü’l mü'minûne ve ekseruhümü’l-fâsikûn. (Âl-i İmrân Suresi 110. Ayet)minhümü’l mü'minûne ve ekseruhümü’l-fâsikûn. (Âl-i İmrân Suresi 110. Ayet) Bu âyet-i kerîmede bizi Allahu Teâlâ Hazretleri şöyle methediyor.

Bu âyet-i kerîmede bizi Allahu Teâlâ Hazretleri şöyle methediyor.
Kuntum ḣayra ummetin. Siz en hayırlı ümmetsiniz.Kuntum ḣayra ummetin. Siz en hayırlı ümmetsiniz. Biz ümmetlerin en hayırlısıyız elhamdülillah.Biz ümmetlerin en hayırlısıyız elhamdülillah. Bize bu şerefi bahşeder Allahu Teâlâ HazretlerineBize bu şerefi bahşeder Allahu Teâlâ Hazretlerine sonsuz hamdü sena ederiz kisonsuz hamdü sena ederiz ki cihan yaratıldığında insanoğlucihan yaratıldığında insanoğlu var edildiğinden şu zamana kadar geçen ümmetlerin en hayırlısı hangisidir?var edildiğinden şu zamana kadar geçen ümmetlerin en hayırlısı hangisidir? Ümmet-i Muhammed'dir.

Ümmet-i Muhammed'dir.
Neden?

Neden?
Resûlünün şerefinden dolayı ümmeti de en şerefli ümmet.

Resûlünün şerefinden dolayı ümmeti de en şerefli ümmet.
Resûlullah seyyidil evveline vel ahirin ümmeti de hayrül ümmet.Resûlullah seyyidil evveline vel ahirin ümmeti de hayrül ümmet. Kuntum ḣayra ummetin, âyet-i kerîme söylüyorKuntum ḣayra ummetin, âyet-i kerîme söylüyor yani şahsi bir iddia veya söz değil, siz en hayırlı ümmetsiniz.yani şahsi bir iddia veya söz değil, siz en hayırlı ümmetsiniz. Sonra bir husus daha belirtiliyor,Sonra bir husus daha belirtiliyor, uḣricet linnâs, siz insanlar için çıkartıldınız. Yani bir vazifeniz var.uḣricet linnâs, siz insanlar için çıkartıldınız. Yani bir vazifeniz var. Te'mürûne bi’l-ma'rûfi ve tenhevne ani’l-münkeri.

Te'mürûne bi’l-ma'rûfi ve tenhevne ani’l-münkeri.
İyiliği emredersiniz, kötülüğü men etmeye, engellemeye çalışırsınız. İyiliği emredersiniz, kötülüğü men etmeye, engellemeye çalışırsınız. Ve tü'minûne billâhi.

Ve tü'minûne billâhi.
Allah'a imanınız vardır, inanırsınız.Allah'a imanınız vardır, inanırsınız. Allah'a imanınıza dayanarak iyiliği emreder, kötülüğü men edersiniz.Allah'a imanınıza dayanarak iyiliği emreder, kötülüğü men edersiniz. Sizin ümmet bu iş için çıkarılmıştır.Sizin ümmet bu iş için çıkarılmıştır. Vazifeli bir ümmetiz biz. Vazifemiz bu.Vazifeli bir ümmetiz biz. Vazifemiz bu. Ve lev âmene ehlü’l-kitâbi.

Ve lev âmene ehlü’l-kitâbi.
Keşke, keşke o ehli kitaptan olan eski ümmetlere bakiyesi olan o Yahudiler,Keşke, keşke o ehli kitaptan olan eski ümmetlere bakiyesi olan o Yahudiler, Hristiyanlar da sizin bu halinizi anlasalardı da imana gelselerdi.Hristiyanlar da sizin bu halinizi anlasalardı da imana gelselerdi. Le kâne hayran lehum.

Le kâne hayran lehum.
Öyle yapmaları onlar için çok hayırlı olurdu.Öyle yapmaları onlar için çok hayırlı olurdu. Minhümü’l mü'minûne ve ekseruhümü’l-fâsikûn.

Minhümü’l mü'minûne ve ekseruhümü’l-fâsikûn.
Onların içinde Allah'a iman etmiş ibadet ehli kimseler vardır ama,Onların içinde Allah'a iman etmiş ibadet ehli kimseler vardır ama, ve ekseruhümü’l-fâsikûn, ekseriyeti fâsık. Allah fâsık diyor yani onlara.ve ekseruhümü’l-fâsikûn, ekseriyeti fâsık. Allah fâsık diyor yani onlara. Diğer bir âyet-i kerîme var. Emr-i ma'rûf nehyi münker mevzuunda.

Diğer bir âyet-i kerîme var. Emr-i ma'rûf nehyi münker mevzuunda.
Buyuruyor ki, Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîminde;

Buyuruyor ki, Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîminde;
Ve’l-tekün minküm ümmetün

Ve’l-tekün minküm ümmetün
yed'ûne ile’l-hayri ve ye'murûne bi’l-ma'rûfi ve yenhevne ani’l-münker,yed'ûne ile’l-hayri ve ye'murûne bi’l-ma'rûfi ve yenhevne ani’l-münker, ve ülâike hümü’l-müflihûn. (Âl-i İmrân Suresi 104. Ayet)ve ülâike hümü’l-müflihûn. (Âl-i İmrân Suresi 104. Ayet) Sizden bir ümmet olsun ki hayra çağırsın, iyiliği emretsin,

Sizden bir ümmet olsun ki hayra çağırsın, iyiliği emretsin,
kötülüğü men eylesin.kötülüğü men eylesin. İşte felah bulmuş insanlar onlardır.İşte felah bulmuş insanlar onlardır. Burada sizden bir ümmet olsun demekten murad,Burada sizden bir ümmet olsun demekten murad, siz böyle bir ümmet olun demek manasınadır diyorlar bazı âlimler.siz böyle bir ümmet olun demek manasınadır diyorlar bazı âlimler. Yani toptan bütün Ümmeti Muhammed nasıl olacak?

Yani toptan bütün Ümmeti Muhammed nasıl olacak?
Hayra davet eden, iyiliği yapmak hususunda elinden gelen yardımı,

Hayra davet eden, iyiliği yapmak hususunda elinden gelen yardımı,
sözü, fiili ortaya koyan,sözü, fiili ortaya koyan, kötülüğü engellemek hususunda da elinden gelen gücü,kötülüğü engellemek hususunda da elinden gelen gücü, kuvveti ortaya koyup şerri yaptırtmayan.kuvveti ortaya koyup şerri yaptırtmayan. Eğer Amerika gibi, Rusya gibi bizim gücümüz,Eğer Amerika gibi, Rusya gibi bizim gücümüz, kuvvetimiz olsaydı, yani ordumuz, silahımız, hazinemiz,kuvvetimiz olsaydı, yani ordumuz, silahımız, hazinemiz, imkanlarımız eski devirdeki gibi olsaydı biz yaptırır mıydık bu zulümleri? imkanlarımız eski devirdeki gibi olsaydı biz yaptırır mıydık bu zulümleri? Silah satılsın diye milletleri birbirlerine tutuşturur muyduk?

Silah satılsın diye milletleri birbirlerine tutuşturur muyduk?
İstismar ettirir miydik?

İstismar ettirir miydik?
Haksızlığı yaptırır mıydık?

Haksızlığı yaptırır mıydık?
Yaptırmazdık.

Yaptırmazdık.
Bizim zamanımızda bizim idaremiziBizim zamanımızda bizim idaremizi pek çok milletler şimdi şey yapıyorlar, aah diyorlar, pek çok milletler şimdi şey yapıyorlar, aah diyorlar, Müslümanların buralarda hakim olduğu zamanlar ne iyiydi halimiz diyorlar.Müslümanların buralarda hakim olduğu zamanlar ne iyiydi halimiz diyorlar. Bulgaristan'da bir arkadaş bir Ramazan'daBulgaristan'da bir arkadaş bir Ramazan'da trafik kazası yaptı diye çıkartmamışlar dışarıya.trafik kazası yaptı diye çıkartmamışlar dışarıya. Orada kalmış.Orada kalmış. Hocam diyor Bulgarlarla konuştum diyor.Hocam diyor Bulgarlarla konuştum diyor. Osmanlılar zamanında ne rahattık diyor diyor. Çok rahattık diyor. Osmanlılar zamanında ne rahattık diyor diyor. Çok rahattık diyor. Böyle nakletmiş Bulgarlar kendilerini.Böyle nakletmiş Bulgarlar kendilerini. Şimdi demişler bu Ruslar geldi.Şimdi demişler bu Ruslar geldi. Yani ne tadımız var, ne tuzumuz var, ne malımıza sahibiz,Yani ne tadımız var, ne tuzumuz var, ne malımıza sahibiz, ne evimizde bir huzur var.ne evimizde bir huzur var. Neymiş o meğer o günler?

Neymiş o meğer o günler?
Ya öyle olur işte, hayırın kıymeti bilinmezse

Ya öyle olur işte, hayırın kıymeti bilinmezse
Allah o zaman şerri insana musallat eder.Allah o zaman şerri insana musallat eder. Umumi kaidedir, nimetin şükrünü eda etmesini bilmeyenUmumi kaidedir, nimetin şükrünü eda etmesini bilmeyen insanların elinden nimet alınır. insanların elinden nimet alınır. Sen buldun öyle kaymak gibi idarecileri, senin malını almaz,Sen buldun öyle kaymak gibi idarecileri, senin malını almaz, kilisene karışmaz, ırzına namusuna tecavüz etmez,kilisene karışmaz, ırzına namusuna tecavüz etmez, haksızlık etmez, adaletle muamele eder.haksızlık etmez, adaletle muamele eder. Yine istiklal sevdasına düştü, uğraştı, didindi.Yine istiklal sevdasına düştü, uğraştı, didindi. Efendim çeşitli tahriklere uydu. Ama şimdi pişman. Efendim çeşitli tahriklere uydu. Ama şimdi pişman. Pişman ama işte iş işten geçti. Ama oradan bize ne şey yapıyor?Pişman ama işte iş işten geçti. Ama oradan bize ne şey yapıyor? İşte Ümmet-i Muhammed olarak biz güç güç kuvvet sahibi olsaydık

İşte Ümmet-i Muhammed olarak biz güç güç kuvvet sahibi olsaydık
böyle yapardık yani. Bir başka manada şudur. böyle yapardık yani. Bir başka manada şudur. Bazıları bu âyet-i kerîmedeki min kelimesinin Bazıları bu âyet-i kerîmedeki min kelimesinin manasından bunu çıkartıyorlar.manasından bunu çıkartıyorlar. Sizin bir kısmınız özellikle bu vazifeyi alsın.Sizin bir kısmınız özellikle bu vazifeyi alsın. Yani tabi kiminiz esnaf olacak, kiminiz ticaret yapacak,Yani tabi kiminiz esnaf olacak, kiminiz ticaret yapacak, kiminiz ziraat yapacak, ekecek, biçecek amakiminiz ziraat yapacak, ekecek, biçecek ama bir kısmınız şu işleri bıraksın da doğrudan doğruya emr-i ma'rûfbir kısmınız şu işleri bıraksın da doğrudan doğruya emr-i ma'rûf nehyi münker hizmetini kendisine iş edilsin. İşin ne senin?nehyi münker hizmetini kendisine iş edilsin. İşin ne senin? Ben emr-i ma'rûf nehyi münkerciyim, tüccarım,

Ben emr-i ma'rûf nehyi münkerciyim, tüccarım,
bilmem neyim, şunuyum, bunuyum değil, benim işim o desin.bilmem neyim, şunuyum, bunuyum değil, benim işim o desin. Yani sizden öyle bir grup, sınıf olsun, onlar dini iyice öğrensinler,Yani sizden öyle bir grup, sınıf olsun, onlar dini iyice öğrensinler, Kur'an-ı Kerîm'i, Hadîs-i Şerîf'i öğrensinler, Allah'ın ahkâmını öğrensinler,Kur'an-ı Kerîm'i, Hadîs-i Şerîf'i öğrensinler, Allah'ın ahkâmını öğrensinler, insanlar arasında çalışsınlar manasına gelir gibi izahlar yapanlar da var.insanlar arasında çalışsınlar manasına gelir gibi izahlar yapanlar da var. İkisi de güzel ama, ikisi de güzel ama,İkisi de güzel ama, ikisi de güzel ama, tabi aslında bütün Ümmet-i Muhammed'e elinden geldiği kadar bu vazife düşüyor. tabi aslında bütün Ümmet-i Muhammed'e elinden geldiği kadar bu vazife düşüyor. Ben söz söylemesini bilmem, herkese gücüm yetmez.Ben söz söylemesini bilmem, herkese gücüm yetmez. Sen de hanımına söylersin, çocuğuna söylersin.Sen de hanımına söylersin, çocuğuna söylersin. Akrabandan, evine gelen, çay içmeye gelen, kimseye söylersin.Akrabandan, evine gelen, çay içmeye gelen, kimseye söylersin. Herkese düşüyor. Ama ikinci manada çok güzel.Herkese düşüyor. Ama ikinci manada çok güzel. Herkes dünya gayesinin peşine düşmüş,Herkes dünya gayesinin peşine düşmüş, herkes kesemi doldurayım diyor.herkes kesemi doldurayım diyor. Herkes güzel bir rahat ev sahibi olayım, araba sahibi olayım, yaşayayım,Herkes güzel bir rahat ev sahibi olayım, araba sahibi olayım, yaşayayım, zevk-i sefa süreyim diyor.zevk-i sefa süreyim diyor. Peki nerede bu dinin yardımcıları?

Peki nerede bu dinin yardımcıları?
Nerede bu dinin hizmetlileri?

Nerede bu dinin hizmetlileri?
Amerikalılar ta Afrika'ya batıl Hristiyanlık dinini yaymaya misyoner gönderiyorlar.

Amerikalılar ta Afrika'ya batıl Hristiyanlık dinini yaymaya misyoner gönderiyorlar.
Türkiye'ye misyoner gönderiyorlar.Türkiye'ye misyoner gönderiyorlar. Uğraşıyorlar, didiniyorlar, para sarf ediyorlar.Uğraşıyorlar, didiniyorlar, para sarf ediyorlar. Gelip kapısını çalıyorlar insanın tak tak tak. Buyur. Gelip kapısını çalıyorlar insanın tak tak tak. Buyur. Biz Yehova şahitlerindeniz.Biz Yehova şahitlerindeniz. E sizinle dini hususta konuşmak istiyoruz. Kapına geliyor.E sizinle dini hususta konuşmak istiyoruz. Kapına geliyor. Kapısına geliyor insanın. Almanya'da benim kapıma geldiler.Kapısına geliyor insanın. Almanya'da benim kapıma geldiler. Peki konuşalım. Konuşuyorsun, Peki konuşalım. Konuşuyorsun, perişan ediyorsun, kıpırdayamayacak hale geliyor, mantıksız, şeysiz.perişan ediyorsun, kıpırdayamayacak hale geliyor, mantıksız, şeysiz. O gidiyor, bir başkası geliyor. Yani vazifeli, böyle çalışanların şeyleri var.O gidiyor, bir başkası geliyor. Yani vazifeli, böyle çalışanların şeyleri var. Onların işi gücü, dini yaymak, hizmeti o.Onların işi gücü, dini yaymak, hizmeti o. Ötekiler de mali bakımdan onu destekliyorlar. Ötekiler de mali bakımdan onu destekliyorlar. Amerika'dan kalkıyor adam, Afrika'nın sıcak balta girmemiş ormanlarına gidiyor,Amerika'dan kalkıyor adam, Afrika'nın sıcak balta girmemiş ormanlarına gidiyor, oradaki yerlilerin arasına giriyor, onları tedavi edeceğim falan diye, oradaki yerlilerin arasına giriyor, onları tedavi edeceğim falan diye, gönlünü kazanıyor.gönlünü kazanıyor. Ondan sonra da işte hak din, hristiyanlıktır, bilmem İsa şöyledir, öyledir diyeOndan sonra da işte hak din, hristiyanlıktır, bilmem İsa şöyledir, öyledir diye yanlış şeyler öğretiyor.yanlış şeyler öğretiyor. Ve o vazifeye giderkenVe o vazifeye giderken Valiler falan elini öperlermiş öyle uçağa veya vapura binerken.Valiler falan elini öperlermiş öyle uçağa veya vapura binerken. Şerefli bir hizmete gidiyor diye.Şerefli bir hizmete gidiyor diye. O halde efendim İslâm'da ruhban sınıfı yoktur denilir.O halde efendim İslâm'da ruhban sınıfı yoktur denilir. Yani hep duymuşuzdur değil mi bunu?Yani hep duymuşuzdur değil mi bunu? İslâm'da ruhbanlık yoktur, ruhban sınıfı yoktur.

İslâm'da ruhbanlık yoktur, ruhban sınıfı yoktur.
Belli böyle bir şey yoktur.Belli böyle bir şey yoktur. Yoktur ama işte bir çeşit var bak.Yoktur ama işte bir çeşit var bak. Bu âyeti kerîmeden anlaşıldığına göre olması lazım.Bu âyeti kerîmeden anlaşıldığına göre olması lazım. Herkesin böyle dünya işine dalması sonundaHerkesin böyle dünya işine dalması sonunda İslamiyet'i öğretecek, anlatacak kimse kalmıyor. İslamiyet'i öğretecek, anlatacak kimse kalmıyor. Kur'an'ı okuyacak, okutacak kimse kalmıyor.Kur'an'ı okuyacak, okutacak kimse kalmıyor. Doğru düzgün okuyan, anlayan kimse kalmıyor.Doğru düzgün okuyan, anlayan kimse kalmıyor. Dinin hangi işi asıl iştir, hangi işi teferruattır bilen kimse kalmıyor.Dinin hangi işi asıl iştir, hangi işi teferruattır bilen kimse kalmıyor. Sanıyor ki müslümanlık gidip bir mezara mum yakmaktan ibarettir.Sanıyor ki müslümanlık gidip bir mezara mum yakmaktan ibarettir. Müslümanlık bundan çok daha yüksek bir din.

Müslümanlık bundan çok daha yüksek bir din.
Müslümanlık hayat dini. Müslümanlık hayat dini. Müslümanlığın olduğu yer uzaktan ışıl ışıl ışıldaması lazım.Müslümanlığın olduğu yer uzaktan ışıl ışıl ışıldaması lazım. Hepimiz kusurluyuz, Allah affetsin.

Hepimiz kusurluyuz, Allah affetsin.
Evimizin ışıldaması lazım, sokağımızın ışıldaması lazım,

Evimizin ışıldaması lazım, sokağımızın ışıldaması lazım,
köyümüzün ışıldaması lazım. köyümüzün ışıldaması lazım. Gidiyorsun Avrupa'ya hiçbir şey yok, çamur yok, her taraf yapılmış.Gidiyorsun Avrupa'ya hiçbir şey yok, çamur yok, her taraf yapılmış. Bu Ankara'da hangi semtte gittiysem her semtte bir kazı kazınmış,Bu Ankara'da hangi semtte gittiysem her semtte bir kazı kazınmış, yollar berbat, şey yok.yollar berbat, şey yok. Belediye yetişemiyor demek ki.Belediye yetişemiyor demek ki. O zaman sen yap kendi evinin önünü. O zaman sen yap kendi evinin önünü. Yetişemiyorsa sen yap. Yani mesela canı durmaz insanın.Yetişemiyorsa sen yap. Yani mesela canı durmaz insanın. Eğer içinde şey olsa, öyle bir aktivite olsa,Eğer içinde şey olsa, öyle bir aktivite olsa, canlılık olsa o zaman kendisi yapar. Veyahut yaptırır.canlılık olsa o zaman kendisi yapar. Veyahut yaptırır. Ya sen nasıl belediyesin?

Ya sen nasıl belediyesin?
Ben sana para veriyorum, vergi veriyorum, yapsana şunu der.

Ben sana para veriyorum, vergi veriyorum, yapsana şunu der.
Para az geliyor.Para az geliyor. Daha fazla para vereyim yap ama der.Daha fazla para vereyim yap ama der. Mesela değil mi yani canı durmayan insan böyle bir çalışma içinde olması gerekiyor.Mesela değil mi yani canı durmayan insan böyle bir çalışma içinde olması gerekiyor. Yani illa kavgayla, gürültüyle yapmak şeyi yok ama iyilikle,Yani illa kavgayla, gürültüyle yapmak şeyi yok ama iyilikle, güzellikle de çalışmak kapısı her zaman açık.güzellikle de çalışmak kapısı her zaman açık. Gidersin yani mesela ben biraz bizi davet ettiler, Gidersin yani mesela ben biraz bizi davet ettiler, başka ülkelere gittim. başka ülkelere gittim. İran'a gönderdiler bizi.İran'a gönderdiler bizi. İran'da bir şey gördüm, gençler teşkilat kurmuşlar kendi aralarında.İran'da bir şey gördüm, gençler teşkilat kurmuşlar kendi aralarında. Devlet de desteklemiş.Devlet de desteklemiş. Maaşa falan baktıkları yok.Maaşa falan baktıkları yok. Gönüllü olarak hastane yapmak, yol yapmak,Gönüllü olarak hastane yapmak, yol yapmak, çorak arazileri ağaçlandırmak gibi işleri yapıyorlar. Güzel bir şey.çorak arazileri ağaçlandırmak gibi işleri yapıyorlar. Güzel bir şey. Yani kahvede duracağına, futbol oynayacağınaYani kahvede duracağına, futbol oynayacağına adam idmanlı şey yapıyor, yolda kazma sallayarak, kürek sallayarak yapıyor.adam idmanlı şey yapıyor, yolda kazma sallayarak, kürek sallayarak yapıyor. Bir yoldan götürdüler bizi, iki tarafı böyle gelişi gidişi üçer şerit, Bir yoldan götürdüler bizi, iki tarafı böyle gelişi gidişi üçer şerit, işte bunu dediler, bu teşkilat yaptı.işte bunu dediler, bu teşkilat yaptı. Uçsuz bucaksız arazileri gösterdiler ağaçlandırılmış,Uçsuz bucaksız arazileri gösterdiler ağaçlandırılmış, işte burayı onlar ağaçlandırdı.işte burayı onlar ağaçlandırdı. Bir hastaneye götürdüler, işte bu hastaneyi onlar yaptı dediler.Bir hastaneye götürdüler, işte bu hastaneyi onlar yaptı dediler. E bizimkiler ne güne duruyor?E bizimkiler ne güne duruyor? Hep meşin ceket giyip motorsikletle gezecek mi yani?

Hep meşin ceket giyip motorsikletle gezecek mi yani?
Birazdan işte çalışmak bu. Böyle olacak.

Birazdan işte çalışmak bu. Böyle olacak.
Memleketin işleri böyle düzelecek.Memleketin işleri böyle düzelecek. Dinle dünya işleriyle din işleri ayrı. Dinle dünya işleriyle din işleri ayrı. O ayrılığın manası başka.O ayrılığın manası başka. Bu dünyada yaşarken yani din, dünya işleri ayrı olur mu?Bu dünyada yaşarken yani din, dünya işleri ayrı olur mu? Din de her işte dinini düşünerek yapmak zorunda.

Din de her işte dinini düşünerek yapmak zorunda.
Dinle dünya işlerinin ayrı olması başka manaya.Dinle dünya işlerinin ayrı olması başka manaya. Yani insan ne bileyim çeşit çeşit belki izahları yapılabilir.Yani insan ne bileyim çeşit çeşit belki izahları yapılabilir. Ahireti için dünyası, dünyası için ahiretiniAhireti için dünyası, dünyası için ahiretini falan vasıta edip de hareket etmeyecek, falan vasıta edip de hareket etmeyecek, onun sahası ayrı, bunun sahası ayrı falan demek.onun sahası ayrı, bunun sahası ayrı falan demek. Onu ona karıştırmayacak manasına.Onu ona karıştırmayacak manasına. Hani hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış falan diyorlar.Hani hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış falan diyorlar. Herhalde başka türlü anlamak lazım yani.Herhalde başka türlü anlamak lazım yani. Bizim dinimiz elhamdülillah her şeyle ilgilenir.Bizim dinimiz elhamdülillah her şeyle ilgilenir. Cemiyetin her ihtiyacıyla, insanoğlunun her ihtiyacıyla ilgilenir, ilgileneceğiz.Cemiyetin her ihtiyacıyla, insanoğlunun her ihtiyacıyla ilgilenir, ilgileneceğiz. Burada tarifini yapmış sonra, diyor ki;

Burada tarifini yapmış sonra, diyor ki;
El-ma’rûfu mâ kâne müvâfikan li’l-kitabâbi ve’l-akli.

El-ma’rûfu mâ kâne müvâfikan li’l-kitabâbi ve’l-akli.
Ma'rûf denilen şey, Allah'ın Kur'an-ı Kerîm'ine ve akla uygun olan şeydir.Ma'rûf denilen şey, Allah'ın Kur'an-ı Kerîm'ine ve akla uygun olan şeydir. Münker olan şey nedir?

Münker olan şey nedir?
Ve’l-münkeru mâ kâne muhâlifen li’l-kitâbi ve’l-akli.

Ve’l-münkeru mâ kâne muhâlifen li’l-kitâbi ve’l-akli.
Akla ve kitaba aykırı olan şeydir.Akla ve kitaba aykırı olan şeydir. Bak bizim ahlâkımızın, değer hükümlerimizin ölçüsü Kur'an-ı Kerîm'dir. Bak bizim ahlâkımızın, değer hükümlerimizin ölçüsü Kur'an-ı Kerîm'dir. Bir şey iyi mi kötü mü?

Bir şey iyi mi kötü mü?
Hırsızlık iyi mi kötü mü?

Hırsızlık iyi mi kötü mü?
Nereden belli?

Nereden belli?
Kur'an-ı Kerîm'den belli.

Kur'an-ı Kerîm'den belli.
Efendim faiz iyi mi kötü mü?

Efendim faiz iyi mi kötü mü?
Nereden belli?

Nereden belli?
Kur'an-ı Kerîm'den belli.

Kur'an-ı Kerîm'den belli.
İçki iyi mi kötü mü?

İçki iyi mi kötü mü?
Nereden belli?

Nereden belli?
Efendim faydası da varmış, çok da tatlıymış.

Efendim faydası da varmış, çok da tatlıymış.
Efendim şişmanlatıyormuş.Efendim şişmanlatıyormuş. Bizim ölçümüz Kur'an-ı Kerîm. Kur'an-ı Kerîm'de diyor ki haram.Bizim ölçümüz Kur'an-ı Kerîm. Kur'an-ı Kerîm'de diyor ki haram. Müslümansan, Kur'an-ı Kerîm'de ametü billahi ve melaiketi ve kütübihi demedin mi sen?

Müslümansan, Kur'an-ı Kerîm'de ametü billahi ve melaiketi ve kütübihi demedin mi sen?
Dedin.

Dedin.
Allah'tan daha mı iyi bileceksin?

Allah'tan daha mı iyi bileceksin?
Faydaları var ama onu içtiği zaman adam gidiyor otobüsü deviriyor yolda.

Faydaları var ama onu içtiği zaman adam gidiyor otobüsü deviriyor yolda.
Ondan sonra nara atıp, bıçağı çekip ötekisini bıçaklıyor.Ondan sonra nara atıp, bıçağı çekip ötekisini bıçaklıyor. Eve gelip masayı deviriyor, kadını dövüyor. Eve gelip masayı deviriyor, kadını dövüyor. Hani faydaları sen bir tarafını niye gösterip öbür asıl zararlı taraflarını göstermiyorsun?Hani faydaları sen bir tarafını niye gösterip öbür asıl zararlı taraflarını göstermiyorsun? Maksadın adam kandırmak mı?

Maksadın adam kandırmak mı?
Kitaba ve akla uygun olacak.

Kitaba ve akla uygun olacak.
Ne güzel tarif. Kitaba ve akla. Ben aklıma danışırım.Ne güzel tarif. Kitaba ve akla. Ben aklıma danışırım. Sen aklına danışırsan kendi aklıyla giden ya davulcuya varırSen aklına danışırsan kendi aklıyla giden ya davulcuya varır ya zurnacıya derler. Bizim orada bir söz vardır böyle. Olmaz.ya zurnacıya derler. Bizim orada bir söz vardır böyle. Olmaz. Akıl dediği şey, her şeyi tam manasıyla gösterseydiAkıl dediği şey, her şeyi tam manasıyla gösterseydi bütün insanların bir noktada toplanması lazım gelirdi.bütün insanların bir noktada toplanması lazım gelirdi. Ama herkes benim aklım iyi dediği halde başka başka yollara gidiyor. Ama herkes benim aklım iyi dediği halde başka başka yollara gidiyor. Başka başka şeylere tapıyor. Başka başka işler yapıyor.Başka başka şeylere tapıyor. Başka başka işler yapıyor. Diğer bir iki âyet-i kerîmeyi de zikrederek

Diğer bir iki âyet-i kerîmeyi de zikrederek
bu haftalık konuşmamızı nihayetlendirelim. bu haftalık konuşmamızı nihayetlendirelim. Eski ümmetlerin neden helâk olduklarını,

Eski ümmetlerin neden helâk olduklarını,
niçin Allah'ın gazabına uğradıklarını,niçin Allah'ın gazabına uğradıklarını, niçin Allah'ın rızasından düştüklerininiçin Allah'ın rızasından düştüklerini anlatırken âyet-i kerîme de deniliyor ki;anlatırken âyet-i kerîme de deniliyor ki; Kânû lâ yetenâhevne an münkerin fealûhü (Mâide Suresi 79. Ayet)

Kânû lâ yetenâhevne an münkerin fealûhü (Mâide Suresi 79. Ayet)
Yapmış oldukları kötülükleri men etmezlerdi aralarında işlenen kötülükleri.

Yapmış oldukları kötülükleri men etmezlerdi aralarında işlenen kötülükleri.
Le bi'se mâ kânû yef'alûn. (Mâide Suresi 79. Ayet)

Le bi'se mâ kânû yef'alûn. (Mâide Suresi 79. Ayet)
Ne fenadır onların o davranışları, o hareketleri.

Ne fenadır onların o davranışları, o hareketleri.
Demek ki içerde bir kötülük yapılıp dururkenDemek ki içerde bir kötülük yapılıp dururken öyle aval aval bakmak böyle şey yapılmış.öyle aval aval bakmak böyle şey yapılmış. Ne kadar fenadır onların öyle o iyi kötülüğü men etmemeleri.Ne kadar fenadır onların öyle o iyi kötülüğü men etmemeleri. Lev lâ yenhâhümü’r-rabbâniyyûne ve’l-ahbâru

Lev lâ yenhâhümü’r-rabbâniyyûne ve’l-ahbâru
an kavlihimü’l-isme ve eklihimü’s- suht (Mâide Suresi 63. Ayet) an kavlihimü’l-isme ve eklihimü’s- suht (Mâide Suresi 63. Ayet) Keşke, keşke onların âlimleri, fazılları,

Keşke, keşke onların âlimleri, fazılları,
din büyükleri onları yapmış oldukları kötülüklerden,din büyükleri onları yapmış oldukları kötülüklerden, kötü sözler söylemelerinden, küfür etmelerinden,kötü sözler söylemelerinden, küfür etmelerinden, haram yemelerinden men etselerdi, men etmeli değil miydi?haram yemelerinden men etselerdi, men etmeli değil miydi? Onların vazifesi o değil miydi diye o devrin ulemâsını da

Onların vazifesi o değil miydi diye o devrin ulemâsını da
Kur'an-ı Kerîm ayıplıyor.Kur'an-ı Kerîm ayıplıyor. Onların din âlimlerini hahamları, hahamları, papazları ayıplıyor.Onların din âlimlerini hahamları, hahamları, papazları ayıplıyor. Niye onlar men etmediler, men etmeli değil miydi diye şey yapıyor. Niye onlar men etmediler, men etmeli değil miydi diye şey yapıyor. Onun için bilhassa bilen insanlara, âlimlere çok büyük mesuliyet düşüyor.Onun için bilhassa bilen insanlara, âlimlere çok büyük mesuliyet düşüyor. Fakihlere, din bilgilerine bildikleri şöyle söyleyecekler.Fakihlere, din bilgilerine bildikleri şöyle söyleyecekler. Bir cemiyet, bir cemiyet âlimleri müraileşince yıkılır.Bir cemiyet, bir cemiyet âlimleri müraileşince yıkılır. Bir cemiyet ne zaman yıkılır?

Bir cemiyet ne zaman yıkılır?
Âlim müraileşir.

Âlim müraileşir.
Güç sahibinin önünde takla atar, yere yatar, eğilir, hakkı söylemez. Güç sahibinin önünde takla atar, yere yatar, eğilir, hakkı söylemez. O adamcağız da zaten gücü kuvveti yerinde diye sağa solaO adamcağız da zaten gücü kuvveti yerinde diye sağa sola pek dikkatli bakmaz, hak sözü de duymayınca yanlış iş yapar, zulmeder filan.pek dikkatli bakmaz, hak sözü de duymayınca yanlış iş yapar, zulmeder filan. Ondan sonra cemiyet yıkılır. Ondan sonra cemiyet yıkılır. Eski cemiyetlerin yıkılması hep bundan olmuştur.Eski cemiyetlerin yıkılması hep bundan olmuştur. Ulemânın sağlam olması lazım.Ulemânın sağlam olması lazım. Onun için biz ilk önce ulemayı, ulemâyı ıslah etmek zorundayız.Onun için biz ilk önce ulemayı, ulemâyı ıslah etmek zorundayız. Kendimizsek âlimler, kendimizi ıslah etmek zorundayız.Kendimizsek âlimler, kendimizi ıslah etmek zorundayız. Bir böyle ıslah olmuş, hakkı söyleyen, hakkı söyleyen,Bir böyle ıslah olmuş, hakkı söyleyen, hakkı söyleyen, dobra dobra ama yumuşaklıkla, sevgiyledobra dobra ama yumuşaklıkla, sevgiyle dobra dobra hakkı söylemekten çekinmeyen,dobra dobra hakkı söylemekten çekinmeyen, âlimler zümresine ihtiyacımız var.âlimler zümresine ihtiyacımız var. Efendim ben söyleyemem. Efendim ben söyleyemem. Neden?

Neden?
Genel müdür var karşımda. Olmadı.

Genel müdür var karşımda. Olmadı.
Genel müdürün üstünde Allahu Teâlâ yok mu?Genel müdürün üstünde Allahu Teâlâ yok mu? Sen Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna gitmeyecek misin?

Sen Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna gitmeyecek misin?
Müdür bey bunu böyle yapmayalım.

Müdür bey bunu böyle yapmayalım.
Bak burada haksızlık oluyor.Bak burada haksızlık oluyor. Burada dairemizin şöyle şöyle menfaatleri ziyane oluyor.Burada dairemizin şöyle şöyle menfaatleri ziyane oluyor. Bu işi ona verirsek günah olur.Bu işi ona verirsek günah olur. Bu devletin bütçesinde şu var, bu var.Bu devletin bütçesinde şu var, bu var. Gel etme, eyleme, işte oradan rüşvet alıp da şöyle yapma, böyle yapma, değil mi mesela?Gel etme, eyleme, işte oradan rüşvet alıp da şöyle yapma, böyle yapma, değil mi mesela? Efendim öyle dersen memuriyetimden ayağıma çelme takar.

Efendim öyle dersen memuriyetimden ayağıma çelme takar.
Şöyle yapar, böyle yapar. Peki Allah ne yapacak ahirette?Şöyle yapar, böyle yapar. Peki Allah ne yapacak ahirette? Sen hayrı işlemediğin zaman, söylemediğin zaman, yapmadığın zaman.

Sen hayrı işlemediğin zaman, söylemediğin zaman, yapmadığın zaman.
Bugünün insanından korkuyorsun da Allahu Azimüşşan'dan.Bugünün insanından korkuyorsun da Allahu Azimüşşan'dan. Kahhar olan Allahu Teâlâ Hazretlerinden korkmuyorsun.Kahhar olan Allahu Teâlâ Hazretlerinden korkmuyorsun. Hani sen Allah'a inanıyordun?Hani sen Allah'a inanıyordun? Yani mantık olarak ters oluyor değil mi?

Yani mantık olarak ters oluyor değil mi?
Demek ki her yerde hak bildiğimiz şeyi söyleyeceğiz.

Demek ki her yerde hak bildiğimiz şeyi söyleyeceğiz.
Elhamdülillah bir temyiz hakimi vardı tanıdığımız.Elhamdülillah bir temyiz hakimi vardı tanıdığımız. Şimdi herhalde yaşlandı, emekli oldu.Şimdi herhalde yaşlandı, emekli oldu. Diyordu ki, ömrümde hiçbir haksızlığın karşısında susmadım.Diyordu ki, ömrümde hiçbir haksızlığın karşısında susmadım. Haksızlığı söyledim, kim olursa olsun.Haksızlığı söyledim, kim olursa olsun. Bunun bir püf noktası var istifa etmeyeceksin diyor. Bunun bir püf noktası var istifa etmeyeceksin diyor. Çünkü biraz yukarıdaki bir kimseye biraz haksızlığını söyledin miÇünkü biraz yukarıdaki bir kimseye biraz haksızlığını söyledin mi O zaman gazaba gelir, seni oradan sürer öbür tarafa, oradan sürer daha öte tarafa, O zaman gazaba gelir, seni oradan sürer öbür tarafa, oradan sürer daha öte tarafa, kızıp istifa etmeyeceksin. kızıp istifa etmeyeceksin. Hakkari'ye gönderseler gittim diyor. Hakkari'ye gönderseler gittim diyor. Hiç şey yapmadım ama sonundaHiç şey yapmadım ama sonunda benim dürüstlüğüm anlaşıldı, benim tuttuğum şey yerini buldu diyor.benim dürüstlüğüm anlaşıldı, benim tuttuğum şey yerini buldu diyor. Allahu Teâlâ Hazretleri bize salih âlimler ihsan eylesin.

Allahu Teâlâ Hazretleri bize salih âlimler ihsan eylesin.
Takva ehli âlimler ihsan eylesin.Takva ehli âlimler ihsan eylesin. Yoksa bizim milletimiz iyidir. Yani ümmetimiz iyidir.Yoksa bizim milletimiz iyidir. Yani ümmetimiz iyidir. Elhamdülillah şey yapar, söz dinler.Elhamdülillah şey yapar, söz dinler. Yeter ki hakkı göstersinler. Yanlışı göstermesinler. Yeter ki hakkı göstersinler. Yanlışı göstermesinler. Yani karayı ak, akı kara göstermesinler. Yani karayı ak, akı kara göstermesinler. Bir meşhur hadîs-i şerîf vardır.

Bir meşhur hadîs-i şerîf vardır.
Böyle kötülüğü men etmeyenBöyle kötülüğü men etmeyen kimselerin durumu gemiye binmiş insanlara benzetilir.kimselerin durumu gemiye binmiş insanlara benzetilir. Bir gemide bölüşmüşler, sen güvertede dur,Bir gemide bölüşmüşler, sen güvertede dur, ben ambarda durayım falan diye insanlar.ben ambarda durayım falan diye insanlar. Su alacağı zaman yukarıya çıkıyor.Su alacağı zaman yukarıya çıkıyor. Efendim ihtiyacını görüyor, tekrar ambara giriyor falan.Efendim ihtiyacını görüyor, tekrar ambara giriyor falan. Bir, üç, beş aman ben şuradan bir delik deliyim,Bir, üç, beş aman ben şuradan bir delik deliyim, kestirmeden su gelsin falan dese olur mu?kestirmeden su gelsin falan dese olur mu? Olmaz.

Olmaz.
Neden?

Neden?
Gemi de hepsi birden var, hepsi birden batar.

Gemi de hepsi birden var, hepsi birden batar.
Ambar onun hissesine düştü diye orasını delemez o adam.Ambar onun hissesine düştü diye orasını delemez o adam. Çünkü gemi herkesin. Çünkü gemi herkesin. İşte emri ma'rûf yapmamak da İşte emri ma'rûf yapmamak da geminin delinmesine izin vermek gibi olur. geminin delinmesine izin vermek gibi olur. Gemi toptan batar. Yani sadece o delenler helâk olmaz.Gemi toptan batar. Yani sadece o delenler helâk olmaz. Hani demin de geçmişti hikayesi, azap umumi gelir.Hani demin de geçmişti hikayesi, azap umumi gelir. Ebû Derdâ radıyallâhu anh hazretlerinden bir hadis-i şerîf nakledeyim.

Ebû Derdâ radıyallâhu anh hazretlerinden bir hadis-i şerîf nakledeyim.
Bu haftalık konuşmamızı burada keselim.Bu haftalık konuşmamızı burada keselim. Allahu Teâlâ hazretleri duyduklarımızda faydalandırsın inşâallah.Allahu Teâlâ hazretleri duyduklarımızda faydalandırsın inşâallah. Diyor ki,

Diyor ki,
Lete'mürunne bi’l-ma’rûfi ve tenhevne ani’l-münker.

Lete'mürunne bi’l-ma’rûfi ve tenhevne ani’l-münker.
Ya emri ma'rûf nehyi münker yaparsınız.Ya emri ma'rûf nehyi münker yaparsınız. Hayrı destekler, şerri engellemek hususunda gayret gösterirsiniz.Hayrı destekler, şerri engellemek hususunda gayret gösterirsiniz. Le yüsellitannellâhü aleyküm sültânen zâlimâ.

Le yüsellitannellâhü aleyküm sültânen zâlimâ.
Aksi takdirde öyle yapmazsanız Allah başınıza bir zalimi musallat eder.Aksi takdirde öyle yapmazsanız Allah başınıza bir zalimi musallat eder. Lâ yücillü kebîraküm ve lâ yerhamü sağîraküm.

Lâ yücillü kebîraküm ve lâ yerhamü sağîraküm.
Büyüğünüze hürmet etmez, küçüğünüze merhamet etmez.Büyüğünüze hürmet etmez, küçüğünüze merhamet etmez. Asar keser, ezer geçer.Asar keser, ezer geçer. Fe yed’û hiyâruküm fe lâ yüstecâbe lehüm.

Fe yed’û hiyâruküm fe lâ yüstecâbe lehüm.
Bak burası çok mühim. Bak burası çok mühim. Emru ma'rûf nehyi münker yapmadığı zaman insanın başına geleceklerinEmru ma'rûf nehyi münker yapmadığı zaman insanın başına geleceklerin ne olduğuna dair çok mühim bir nokta.ne olduğuna dair çok mühim bir nokta. Yed’û hiyâruküm.

Yed’û hiyâruküm.
Sizin hayırlılarınız el açıp da Allah'a dua ederler. Aman Yâ Rabbi derler. Sizin hayırlılarınız el açıp da Allah'a dua ederler. Aman Yâ Rabbi derler. Fe lâ yüstecâbe lehüm.

Fe lâ yüstecâbe lehüm.
Allah onların dualarına icabet etmez.Allah onların dualarına icabet etmez. Hayırlı kimse, salih kimse, Allah'ın veli kulu, dost kulu kapı kapandı.Hayırlı kimse, salih kimse, Allah'ın veli kulu, dost kulu kapı kapandı. Azabı hak etti kavim.Azabı hak etti kavim. Emri ma'rûf nehyi münkeri yapmadı.Emri ma'rûf nehyi münkeri yapmadı. Artık o veli kulun o duasını Allah şey yapmaz.Artık o veli kulun o duasını Allah şey yapmaz. Ve yestensirûne, fe lâ yünsarûn.

Ve yestensirûne, fe lâ yünsarûn.
Yardım isterler Allah'tan.Yardım isterler Allah'tan. Aman Yâ Rabbi, biz mümin kullarını niye böyle yardımsız bırakıyorsun?Aman Yâ Rabbi, biz mümin kullarını niye böyle yardımsız bırakıyorsun? Bak ezildik, mahvolduk.

Bak ezildik, mahvolduk.
Düşman geldi, kahretti, tarlalarımızı aldı, evlerimizi yıktı,Düşman geldi, kahretti, tarlalarımızı aldı, evlerimizi yıktı, çoluk çocuğumuzu astı, kesti.çoluk çocuğumuzu astı, kesti. Bak zulme uğruyoruz, yardım etsene. Bak zulme uğruyoruz, yardım etsene. Biz senin namaz kılan, oruç tutan mümin kullarınız değil miyiz gibi hani? Biz senin namaz kılan, oruç tutan mümin kullarınız değil miyiz gibi hani? Yardım isterler Allah'tan.

Yardım isterler Allah'tan.
Allahu Teâlâ Hazretleri'nin de Kur'an-ı Kerim'de vaadi var.Allahu Teâlâ Hazretleri'nin de Kur'an-ı Kerim'de vaadi var. Ve kâne hakkan ‘aleynâ nasru’l-mü’minîn. (Rûm Suresi 47. Ayet)

Ve kâne hakkan ‘aleynâ nasru’l-mü’minîn. (Rûm Suresi 47. Ayet)
Müminlere yardım etmek bizim vazifemiz,

Müminlere yardım etmek bizim vazifemiz,
yani biz yardım ederiz buyuruyor Allahu Teâlâ Hazretleri.yani biz yardım ederiz buyuruyor Allahu Teâlâ Hazretleri. Ama şartları varmış demek ki.Ama şartları varmış demek ki. Yardım isterler de, fela yunsarun, yardım gönderilmez.Yardım isterler de, fela yunsarun, yardım gönderilmez. Neden?

Neden?
Cezayı hak ettiler de ondan.

Cezayı hak ettiler de ondan.
Hapishaneye giren insan, aa ben gezmek istiyordum, Hapishaneye giren insan, aa ben gezmek istiyordum, beni niye parka bahçeye getirmiyorsun diyebilir mi?beni niye parka bahçeye getirmiyorsun diyebilir mi? Diyemez.

Diyemez.
Neden?

Neden?
Cezayı çektiler de ondan. Onun hürriyeti bitti.

Cezayı çektiler de ondan. Onun hürriyeti bitti.
Cezayı haketti.Cezayı haketti. Hapishaneye girdikten sonra ben park isterim, bahçe isterim,Hapishaneye girdikten sonra ben park isterim, bahçe isterim, tiyatro isterim, gezmek isterim diyemez. Bitti, ceza çekiyor orada.tiyatro isterim, gezmek isterim diyemez. Bitti, ceza çekiyor orada. Onun için salihleri dua eder, duası kabul olmaz.Onun için salihleri dua eder, duası kabul olmaz. Yardım isterler Allah-u Teâla hazretlerinden, yardım olunmaz.Yardım isterler Allah-u Teâla hazretlerinden, yardım olunmaz. Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.

Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berakatühü.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2