Namaz Vakitleri
İstanbul
15 Muharrem 1448
30 June 2026
İmsak
03:28
Güneş
05:28
Öğle
13:13
İkindi
17:12
Akşam
20:47
Yatsı
22:38
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillahirrahmanirrahim.Bismillahirrahmanirrahim. el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne

el-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîne
hamden kesîran tayyiben müberaken fîh.hamden kesîran tayyiben müberaken fîh. Alâ külli hâlin ve fî külli hîn.Alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve’s-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn,Ve’s-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, Senedinâ ve mededinâ Muhammedini’l-Mustafâ Mahmudu'l emin.Senedinâ ve mededinâ Muhammedini’l-Mustafâ Mahmudu'l emin. Ve âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi ihsânin ilâ yevmi'd-dîn.Ve âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'dü:

Emmâ ba'dü:
Fe’lemû eyyühe’l-ihvân

Fe’lemû eyyühe’l-ihvân
feinne efdale’l-hadîsi kitâbullahfeinne efdale’l-hadîsi kitâbullah ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemmuhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’ah ve külle bid’atin dalâlehve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin ve sahibeha fi’n-nâri.ve külle dalâletin ve sahibeha fi’n-nâri. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyiVe bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehu kâle:sallallahu aleyhi ve selleme ennehu kâle: "Tamamu’l-birri

"Tamamu’l-birri
en ta'mele fi’s- sirri amele’l- alâniye."en ta'mele fi’s- sirri amele’l- alâniye." Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.
Çok aziz ve muhterem kardeşlerim.

Çok aziz ve muhterem kardeşlerim.
Allah'a hamd ü senalar olsun.

Allah'a hamd ü senalar olsun.
Sayılamayacak kadar çok nimetine sahip ve mazhar bulunuyoruz.Sayılamayacak kadar çok nimetine sahip ve mazhar bulunuyoruz. Bu nimetlerin en büyüğü İslâm nimeti.Bu nimetlerin en büyüğü İslâm nimeti. Bu nimetlerin en güzellerinden birisi de kardeşlik.Bu nimetlerin en güzellerinden birisi de kardeşlik. Müminlerin kardeş olması nimeti.Müminlerin kardeş olması nimeti. Hamd ü senalar olsun hadsiz, hesapsız, sayısız nimetlerine.Hamd ü senalar olsun hadsiz, hesapsız, sayısız nimetlerine. Perşembe akşamları, perşembeyi cumaya bağlayan akşamlarPerşembe akşamları, perşembeyi cumaya bağlayan akşamlar burada zaman zamanburada zaman zaman Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerininPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden bir demethadîs-i şerîflerinden bir demet bir miktar okuyup izah ediyorduk.bir miktar okuyup izah ediyorduk. Aradan uzun zamanlar geçebiliyor.Aradan uzun zamanlar geçebiliyor. Yine Allah'a hamd ü senalar olsun karşı karşıya geldik.Yine Allah'a hamd ü senalar olsun karşı karşıya geldik. Bu akşam da şu mübarek gecede

Bu akşam da şu mübarek gecede
Efendimiz'in hadîs-i şerîflerindenEfendimiz'in hadîs-i şerîflerinden bir miktar okumak niyetiyle toplandık.bir miktar okumak niyetiyle toplandık. Haber olmamasına rağmen sizler de koşup gelmişsiniz.Haber olmamasına rağmen sizler de koşup gelmişsiniz. Teşekkür ederiz.Teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah ecrinizi çok eylesin.Allah razı olsun. Allah ecrinizi çok eylesin. Bu hadîsleri okumadan, konuşmaları yapmadan önce

Bu hadîsleri okumadan, konuşmaları yapmadan önce
bu akşam özel bir akşamdır, mübarek bir akşamdır.bu akşam özel bir akşamdır, mübarek bir akşamdır. Cümle geçmişlerimizin bizden beklentileri vardır.Cümle geçmişlerimizin bizden beklentileri vardır. Onların ruhları için dualar okumamızOnların ruhları için dualar okumamız onların ruhlarını şad eder, bizim için de dünya ve ahiret faydaları sağlar.onların ruhlarını şad eder, bizim için de dünya ve ahiret faydaları sağlar. Başta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ruh-i pâkineBaşta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ruh-i pâkine hediye olsun diye, onun mübarek ashabının,hediye olsun diye, onun mübarek ashabının, âl’inin, ona hüsn ü ittiba eylemiş olanâl’inin, ona hüsn ü ittiba eylemiş olan cümle salihîn ve salihât ve müminîn ve müminâtıncümle salihîn ve salihât ve müminîn ve müminâtın ruhları için ve hassetenruhları için ve hasseten sizlerin ve bizlerin ahirete göçmüş olansizlerin ve bizlerin ahirete göçmüş olan analarımızın, babalarımızın,analarımızın, babalarımızın, Müslüman ecdadımızın, ceddatımızın, akrabamızın, ahbabımızınMüslüman ecdadımızın, ceddatımızın, akrabamızın, ahbabımızın ruhlarına hediye olsun diye, bu ilimleri bizeruhlarına hediye olsun diye, bu ilimleri bize hazırlayıp nakil ve rivayet etmiş,hazırlayıp nakil ve rivayet etmiş, bırakmış olan âlimlerin, fazılların, kâmillerin,bırakmış olan âlimlerin, fazılların, kâmillerin, kendilerinden feyiz aldığımızkendilerinden feyiz aldığımız Peygamber Efendimiz'in varisleri, ulema-i muhakikin,Peygamber Efendimiz'in varisleri, ulema-i muhakikin, meşayih-i vasılin, sâdât-ı turuk-u aliyyemizin ruhları için,meşayih-i vasılin, sâdât-ı turuk-u aliyyemizin ruhları için, biz yaşayan müminlerin de sıhhat, afiyet, saadet ve selameti için,biz yaşayan müminlerin de sıhhat, afiyet, saadet ve selameti için, dünya ve ahirette bahtiyar olması içindünya ve ahirette bahtiyar olması için bir Fâtiha, üç İhlâs şerif okuyalım ve öyle başlayalım buyrun bismillahirrahmanirrahim.bir Fâtiha, üç İhlâs şerif okuyalım ve öyle başlayalım buyrun bismillahirrahmanirrahim. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem
demin metnini okumuş olduğum hadîs-i şerîfinde,demin metnini okumuş olduğum hadîs-i şerîfinde, birinci hadîs-i şerîf oluyor bu.birinci hadîs-i şerîf oluyor bu. Buyuruyor ki;Buyuruyor ki; “Tamamu’l- birri en ta'mele fi’s- sirri amele’l- alâniye”

“Tamamu’l- birri en ta'mele fi’s- sirri amele’l- alâniye”
el-birr, iyilik demek.el-birr, iyilik demek. İyi olmak, iyilik yapmak manasına geliyor.İyi olmak, iyilik yapmak manasına geliyor. Bilhassa anne ve babaya iyilik yapanBilhassa anne ve babaya iyilik yapan ve iyi evlatlık yapan kimseye “Birran bi vâlideyhi" diye geçer.ve iyi evlatlık yapan kimseye “Birran bi vâlideyhi" diye geçer. “Leyse’l-birra en tüvellû vücûheküm kibele’l-meşriki ve’l-mağribi

“Leyse’l-birra en tüvellû vücûheküm kibele’l-meşriki ve’l-mağribi
velâkinne’l-birra.”velâkinne’l-birra.” Âyet-i kerîmesinden anlaşıldığı gibi

Âyet-i kerîmesinden anlaşıldığı gibi
takvaya yakın bir manası da var.takvaya yakın bir manası da var. Biz o sayfaları açmıştık birden, iyilikten bahsedelim derken,Biz o sayfaları açmıştık birden, iyilikten bahsedelim derken, müftü efendimiz Allah razı olsun teşrif etmişler camimize,müftü efendimiz Allah razı olsun teşrif etmişler camimize, imamet eylediler, bize yatsı namazını kıldırdılar.imamet eylediler, bize yatsı namazını kıldırdılar. Bir aşr-ı şerîf bir miktar âyet-i kerîme okundu namaz esnasında.Bir aşr-ı şerîf bir miktar âyet-i kerîme okundu namaz esnasında. Benim de o namaz içinde okunan ayetlerinBenim de o namaz içinde okunan ayetlerin manası cemaat tarafından bilinsin diye içimde bir arzu doğdu.manası cemaat tarafından bilinsin diye içimde bir arzu doğdu. Zaten çok okunup halka çok anlatılan âyet-i kerîmeler.Zaten çok okunup halka çok anlatılan âyet-i kerîmeler. Yani aşağı yukarı sanıyorum ki bilirsiniz,Yani aşağı yukarı sanıyorum ki bilirsiniz, amma dinimizde bazı şeylerin tekrar tekrar söylenmesindeamma dinimizde bazı şeylerin tekrar tekrar söylenmesinde fayda var ki çeşitli hikmetler var kifayda var ki çeşitli hikmetler var ki namazın her rekatinde Fâtiha'yı okuyoruz.namazın her rekatinde Fâtiha'yı okuyoruz. Sonra tesbih çektiğimiz zaman müteaddit defalar çekiyoruz.Sonra tesbih çektiğimiz zaman müteaddit defalar çekiyoruz. 33 Subhanallah.33 Subhanallah. Bir tane çeksek manasını derin düşünsek olmaz mı?

Bir tane çeksek manasını derin düşünsek olmaz mı?
33 defa çekiyoruz.33 defa çekiyoruz. Hatta bazen elimize tesbih aldığımız zamanHatta bazen elimize tesbih aldığımız zaman Lâ İlâhe İllallah'ı yüz defa çekiyoruz,Lâ İlâhe İllallah'ı yüz defa çekiyoruz, beş yüz defa çekiyoruz, bin defa çekiyoruz.beş yüz defa çekiyoruz, bin defa çekiyoruz. Salavât-ı Şerîfe'yi tekrar tekrar böyle yüksek adetlerde çekiyoruz. Neden?Salavât-ı Şerîfe'yi tekrar tekrar böyle yüksek adetlerde çekiyoruz. Neden? Bunların da aslı var.

Bunların da aslı var.
Dinimizde temeli var.Dinimizde temeli var. Peygamber Efendimiz mesela buyurmuş ki;Peygamber Efendimiz mesela buyurmuş ki; "Ceddidû îmaneküm."

"Ceddidû îmaneküm."
İmanınızı kuvvetlendirin, yenileyin.İmanınızı kuvvetlendirin, yenileyin. Tazeleyin imanınızı.Tazeleyin imanınızı. "Eksirû min kavli lâ ilâhe illallâh."

"Eksirû min kavli lâ ilâhe illallâh."
Lâ ilâhe illallah sözünü çok söyleyin.Lâ ilâhe illallah sözünü çok söyleyin. Yani böyle yaparsanız imanınız kuvvetlenir demek.Yani böyle yaparsanız imanınız kuvvetlenir demek. İnsanın içine lâ ilâhe illallah,İnsanın içine lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illallah demek kilâ ilâhe illallah demek ki yani demircinin öyle küt küt vura vura şeyiyani demircinin öyle küt küt vura vura şeyi kılığa soktuğu gibi ham parçayıkılığa soktuğu gibi ham parçayı istenilen şekle soktuğu gibi,istenilen şekle soktuğu gibi, tekrar tekrar söylemesinde fayda var.tekrar tekrar söylemesinde fayda var. Onun için bizim de bu ayetleri tekrar tekrar okumamızda fayda var.

Onun için bizim de bu ayetleri tekrar tekrar okumamızda fayda var.
Yalnız hatırıma şu da geliyor kiYalnız hatırıma şu da geliyor ki tekrarda bir tehlike var, kanıksama tehlikesi.tekrarda bir tehlike var, kanıksama tehlikesi. Ha ha canım, biliyoruz ya işte oHa ha canım, biliyoruz ya işte o filan gibi kanıksama.filan gibi kanıksama. Bu kanıksama, önemsememe, yani önemli bir şey bileBu kanıksama, önemsememe, yani önemli bir şey bile çok tekrar edilince önemini hissedememe.çok tekrar edilince önemini hissedememe. Bu bir kusur, büyük bir kusur.Bu bir kusur, büyük bir kusur. Böyle olmaması lazım.Böyle olmaması lazım. Günde beş defa namaz kılınıyor.Günde beş defa namaz kılınıyor. Namaz önemsiz mi?Namaz önemsiz mi? Ramazan'da otuz gün oruç tutuluyor.Ramazan'da otuz gün oruç tutuluyor. Oruç önemsiz mi?Oruç önemsiz mi? Günde kaç rekat kılıyorsak her rekatta Fâtiha okuyoruz.

Günde kaç rekat kılıyorsak her rekatta Fâtiha okuyoruz.
Fâtiha önemsiz mi? Değil.Fâtiha önemsiz mi? Değil. Müslüman tekrarı sevecek bir halet-i ruhiyeye gelmeli.Müslüman tekrarı sevecek bir halet-i ruhiyeye gelmeli. Bildiği şeyi bile tekrardan kaçınmamalı.Bildiği şeyi bile tekrardan kaçınmamalı. Çünkü her anlatımda kendisinden farklı bazı şeyler olabilir.Çünkü her anlatımda kendisinden farklı bazı şeyler olabilir. Veyahut o anlatım esnasında sevap kazanır.Veyahut o anlatım esnasında sevap kazanır. Ya da o anlatım esnasında kendisine AllahYa da o anlatım esnasında kendisine Allah yeni ufuklar açar.yeni ufuklar açar. O bakımdan tekrarı da önemli bir şey görüyoruz.O bakımdan tekrarı da önemli bir şey görüyoruz. Şimdi birr iyilik demek, takva,Şimdi birr iyilik demek, takva, takvaya yakın manası var.takvaya yakın manası var. Takvayı da o makamlarda kullanıyoruz.Takvayı da o makamlarda kullanıyoruz. Ama iki kelime nasıl aynı manaya geliyor?Ama iki kelime nasıl aynı manaya geliyor? Takva aslında sakınmak demek.Takva aslında sakınmak demek. Ama insan sakındığı için iyi işler yaptığından dolayıAma insan sakındığı için iyi işler yaptığından dolayı takvada birr de aşağı yukarı aynı kapıya çıkıyor.takvada birr de aşağı yukarı aynı kapıya çıkıyor. Birr sahibi takva sahibi insanBirr sahibi takva sahibi insan yani böyle Allah'tan korkan,yani böyle Allah'tan korkan, sakınan, çekinen, iyilik yapan insan demek oluyor.sakınan, çekinen, iyilik yapan insan demek oluyor. Kur'an-ı Kerim'de biliyorsunuz ki Rabbul Alemin bizeKur'an-ı Kerim'de biliyorsunuz ki Rabbul Alemin bize sayısını şu anda bilemeyeceğim ama bulabilirim, arasam.sayısını şu anda bilemeyeceğim ama bulabilirim, arasam. Yani istatistiki rakamlar da verebilirim.Yani istatistiki rakamlar da verebilirim. Çok yerde ittekullah, Allah'tan korkun diye emrediyor.Çok yerde ittekullah, Allah'tan korkun diye emrediyor. Sabahları namaza gelenler bilirler ki mihraptaSabahları namaza gelenler bilirler ki mihrapta Hoca Efendiler Haşr Suresinin sonunu biraz evvelden alabilirler.Hoca Efendiler Haşr Suresinin sonunu biraz evvelden alabilirler. “Yâ eyyühellezîne âmenûttekûllâhe ve’l- tenzur

“Yâ eyyühellezîne âmenûttekûllâhe ve’l- tenzur
nefsün mâ kaddemet liğadin vettekûllâhenefsün mâ kaddemet liğadin vettekûllâhe innallâhe habîrun bimâ ta’melûn.”innallâhe habîrun bimâ ta’melûn.” Mesela bu âyet-i kerîmeyi hepiniz duymuşsunuzdur.Mesela bu âyet-i kerîmeyi hepiniz duymuşsunuzdur. Yâ eyyühellezîne âmenû!

Yâ eyyühellezîne âmenû!
Ey iman sahipleri!Ey iman sahipleri! Ey Allah'a inanmış Peygamberini kabul etmiş,Ey Allah'a inanmış Peygamberini kabul etmiş, Kur'an-ı Kerîm'i baş tacı etmiş,Kur'an-ı Kerîm'i baş tacı etmiş, ömrünü Allah'ın rızasını geçirmeye azmetmiş,ömrünü Allah'ın rızasını geçirmeye azmetmiş, tamam ben Allah'ın kuluyum, kabul ettim, anladım, biliyorum,tamam ben Allah'ın kuluyum, kabul ettim, anladım, biliyorum, Rabbul Alemin'i buldum,Rabbul Alemin'i buldum, ikrar ettim, bildim, anladım, sezdim, gafil değilim,ikrar ettim, bildim, anladım, sezdim, gafil değilim, cahil değilim, emrine mutiyim diyen insanlara hitap.cahil değilim, emrine mutiyim diyen insanlara hitap. Hani bir de kâfirler var, hiç kabul etmiyor,Hani bir de kâfirler var, hiç kabul etmiyor, her şeyi reddediyor, onların tedavisi başka.her şeyi reddediyor, onların tedavisi başka. Onların ilaçları başka ama ey müminler diyor Rabbül Alemin,Onların ilaçları başka ama ey müminler diyor Rabbül Alemin, ey o iman eden kullarım,ey o iman eden kullarım, ey siz iman eden kullarım diye bizlere hitap oluyor.ey siz iman eden kullarım diye bizlere hitap oluyor. İttekullah.İttekullah. Allah'tan sakının.Allah'tan sakının. İttika, sakınmak demek.İttika, sakınmak demek. Yani korkmak, hâvfullah.Yani korkmak, hâvfullah. Korkmak ayrı kelime.Korkmak ayrı kelime. İttekullah, Allah'tan sakınmak.İttekullah, Allah'tan sakınmak. Nesinden sakınır insan?Nesinden sakınır insan? İki sakınma var.İki sakınma var. Bir, cezasından, belasından, azabından,Bir, cezasından, belasından, azabından, ikabından sakınır insan.ikabından sakınır insan. Çünkü insan yüksek bir makama itaat etmediği zamanÇünkü insan yüksek bir makama itaat etmediği zaman arkasından bir ceza gelir, bir sille gelir.arkasından bir ceza gelir, bir sille gelir. Allah'a asi olduğu zaman bir şamar yer,Allah'a asi olduğu zaman bir şamar yer, bir belaya uğrar.bir belaya uğrar. Bir hastalığa düçar olur, kafasına bir yıldırım düşer,Bir hastalığa düçar olur, kafasına bir yıldırım düşer, bir felaket gelir.bir felaket gelir. Bundan korkar insan.Bundan korkar insan. Yani Allah sakılasın, estağfurullah, tir tir titrer yani insan Allah'ınYani Allah sakılasın, estağfurullah, tir tir titrer yani insan Allah'ın hoşuna gitmeyecek bir şey yapmayayım,hoşuna gitmeyecek bir şey yapmayayım, hoşnutluğunu, rızasını kazanayım diyehoşnutluğunu, rızasını kazanayım diye bir bundan dolayı şey yapar.bir bundan dolayı şey yapar. İnsan korkar, Allah'tan sakınır.İnsan korkar, Allah'tan sakınır. Çünkü Allah'ın azabı, elimi vardır.Çünkü Allah'ın azabı, elimi vardır. Asi kullarını cezalandırmak için cehennemAsi kullarını cezalandırmak için cehennem denilen bir yer yaratmıştır.denilen bir yer yaratmıştır. Cezası vardır.Cezası vardır. Adli ilahi vardır.Adli ilahi vardır. Yani kişi ettiğini bulacaktır.Yani kişi ettiğini bulacaktır. Kim kime ne ettiyseKim kime ne ettiyse onun cezasını bulsa bile o zaman bile fena.onun cezasını bulsa bile o zaman bile fena. Onun için Fuzuli diyor ki;

Onun için Fuzuli diyor ki;
Yok bende bir amel sana şâyeste âh eger,

Yok bende bir amel sana şâyeste âh eger,
A'mâlime göre vere adlin cezâ bana.A'mâlime göre vere adlin cezâ bana. Allah'ın adaletinden bile korkuyor Fuzuli.Allah'ın adaletinden bile korkuyor Fuzuli. Diyor ki bende sana layık bir amel yok,Diyor ki bende sana layık bir amel yok, adaletinle bana muamele edersen yandım.adaletinle bana muamele edersen yandım. Ben kusurlar işledim, adaletin icabı, kusurların ceza yemektir.Ben kusurlar işledim, adaletin icabı, kusurların ceza yemektir. O gelirse yandım.O gelirse yandım. Yani istiyor ki bana lütfunla muamele et Ya Rabbi!Yani istiyor ki bana lütfunla muamele et Ya Rabbi! Aman, adaletten bile korkuyor.Aman, adaletten bile korkuyor. Adaletten geç Ya Rabbi!Adaletten geç Ya Rabbi! Af ile, lütf ile,Af ile, lütf ile, ihsan ile, ikram ile muamele et.ihsan ile, ikram ile muamele et. Yani ben isyan ettim, Sen ihsan eyle demek istiyor.Yani ben isyan ettim, Sen ihsan eyle demek istiyor. Ben kötülük ettim, Sen etme, Sen iyilik et demek istiyor Fuzuli.Ben kötülük ettim, Sen etme, Sen iyilik et demek istiyor Fuzuli. İttekullah.İttekullah. İnsan Allah'ın bir azabından korkar.İnsan Allah'ın bir azabından korkar. Bir de sevgisini kazanmaktan korkar.Bir de sevgisini kazanmaktan korkar. Daha kâmil insanlar, daha ârif insanlar,Daha kâmil insanlar, daha ârif insanlar, daha zarif insanlar,daha zarif insanlar, Ey kulum yakıştı mı şimdi böyle diye bir şey olsa,Ey kulum yakıştı mı şimdi böyle diye bir şey olsa, küçücük bir sitem olsa,küçücük bir sitem olsa, küçücük bir işaret olsa ondan bile korkarlar.küçücük bir işaret olsa ondan bile korkarlar. Ondan bile çekinirler.Ondan bile çekinirler. Nasıl olmuş?

Nasıl olmuş?
Mesela Abdullah İbn Mübarek Hazretleri,Mesela Abdullah İbn Mübarek Hazretleri, çıkmış karşısına bir düşman.çıkmış karşısına bir düşman. Bizim bu Anadolu diyarında cihada gelmiş,Bizim bu Anadolu diyarında cihada gelmiş, Horasan'dan.Horasan'dan. Ama azılı bir düşman.Ama azılı bir düşman. Güçlü, kuvvetli, yenememiş.Güçlü, kuvvetli, yenememiş. Kendisi çok silahşör, çok kahraman, çok kuvvetli.Kendisi çok silahşör, çok kahraman, çok kuvvetli. Çarpışmışlar, yenememiş.Çarpışmışlar, yenememiş. Uğraşmışlar, terlemişler,Uğraşmışlar, terlemişler, zaman ilerlemiş, vuruşmuşlar.zaman ilerlemiş, vuruşmuşlar. Alt edememişler birbirlerini.Alt edememişler birbirlerini. Bizim Abdullah İbni'l-MübarekBizim Abdullah İbni'l-Mübarek büyük kahraman, büyük silahşör, büyükbüyük kahraman, büyük silahşör, büyük sofi, büyük hadîsçi, büyük âlim.sofi, büyük hadîsçi, büyük âlim. Her şey büyük ama yendirtmemiş Allah karşı tarafı.Her şey büyük ama yendirtmemiş Allah karşı tarafı. Nedense karşı tarafta çok baba yiğit, bahadır bir kimse.Nedense karşı tarafta çok baba yiğit, bahadır bir kimse. Nihayet bakmış ki namazın vakti geçecek,Nihayet bakmış ki namazın vakti geçecek, öğlen olmuş, ikindi yaklaşıyor, korkmuş.öğlen olmuş, ikindi yaklaşıyor, korkmuş. Demiş ki ben müslümanım, benim ibadetim var, biraz mütareke yapalım.Demiş ki ben müslümanım, benim ibadetim var, biraz mütareke yapalım. Sen git bir tarafa, ben gideyim bir tarafa.Sen git bir tarafa, ben gideyim bir tarafa. İbadet edeceğim ben, ondan sonra yine çarpışırız.İbadet edeceğim ben, ondan sonra yine çarpışırız. Yani senden, korkumdan falan değil.Yani senden, korkumdan falan değil. Allah'tan yani şey olmasın, ibadeti kaçırıp da bir şey olmasın diye,Allah'tan yani şey olmasın, ibadeti kaçırıp da bir şey olmasın diye, ibadetimi yapmak istiyorum deyince,ibadetimi yapmak istiyorum deyince, öteki adam da demiş ki senin ibadetin varsa benim de var.öteki adam da demiş ki senin ibadetin varsa benim de var. Pekala demiş o da.Pekala demiş o da. Hiç yüz vermemiş.Hiç yüz vermemiş. O bir tarafta, bu bir tarafta.O bir tarafta, bu bir tarafta. Bu gitmiş Irmağın kenarından abdestini almış,Bu gitmiş Irmağın kenarından abdestini almış, huşu içinde namazı kılmış bizim Abdullah ibn-i Mübarek Efendimiz, büyük zat.huşu içinde namazı kılmış bizim Abdullah ibn-i Mübarek Efendimiz, büyük zat. Ondan sonra ötekisi başlamış kendi usulünce ibadete.Ondan sonra ötekisi başlamış kendi usulünce ibadete. Bizim Abdullah ibn Mübarek'in hatırına gelmiş kiBizim Abdullah ibn Mübarek'in hatırına gelmiş ki şimdi bu adam ibadetteyken atından inmişkenşimdi bu adam ibadetteyken atından inmişken ben buna bir saldırırsam,ben buna bir saldırırsam, ben bunu kılıçsız, kalkansız, silahsız, atsızben bunu kılıçsız, kalkansız, silahsız, atsız yakalarsam haklarım.yakalarsam haklarım. Bu da kâfirdir.Bu da kâfirdir. Öldürürüm.Öldürürüm. İşini bitiririm, çok uğraştırdı beni.İşini bitiririm, çok uğraştırdı beni. Şunu yapsam mı deyince içine;Şunu yapsam mı deyince içine; “İnne’l- ’ahde kâne mes’ûlâ”

“İnne’l- ’ahde kâne mes’ûlâ”
diye âyet-i kerîme şıp hatırına gelivermiş.diye âyet-i kerîme şıp hatırına gelivermiş. İnne’l- ’ahde kâne mes’ûlâ.İnne’l- ’ahde kâne mes’ûlâ. Ahdinden sorgu ve sual var.Ahdinden sorgu ve sual var. Ahdini soracak insana Allah.Ahdini soracak insana Allah. Ahdettin mi?Ahdettin mi? Vadettin mi?Vadettin mi? Söz verdin mi?Söz verdin mi? Anlaşma yaptın mı?Anlaşma yaptın mı? Yaptın, tamam.Yaptın, tamam. Niye uymadın diye soracak Allah.Niye uymadın diye soracak Allah. Yapılan ahitlerin ifa edilmemesine,Yapılan ahitlerin ifa edilmemesine, sözde durulmamasına Allah razı değil.sözde durulmamasına Allah razı değil. Bir anlaşma yapılmışsa uyulmasını seviyor.Bir anlaşma yapılmışsa uyulmasını seviyor. "el-va’dü ke’d- deyn."

"el-va’dü ke’d- deyn."
Vadetmek de bir borç gibidir.Vadetmek de bir borç gibidir. Ben sana şunu yapacağım, tamam yap.Ben sana şunu yapacağım, tamam yap. Anlaşma yapmış, tamam anlaşmanın şartlarına riayet et.Anlaşma yapmış, tamam anlaşmanın şartlarına riayet et. Yazıyorsun, çiziyorsun, iki taraf birer kopyasını alıyor yanına.Yazıyorsun, çiziyorsun, iki taraf birer kopyasını alıyor yanına. Ondan sonra karşı taraf mızıkçılık yaptı diyoruz, hoşumuza gitmiyor.Ondan sonra karşı taraf mızıkçılık yaptı diyoruz, hoşumuza gitmiyor. Allah Allah, döndü filan diyoruz.Allah Allah, döndü filan diyoruz. Allah sevmiyor.Allah sevmiyor. Şimdi bu âyet-i kerîme hatırına gelivermiş.Şimdi bu âyet-i kerîme hatırına gelivermiş. İnne-l’ahde kâne mes-ûlâ.

İnne-l’ahde kâne mes-ûlâ.
Ahitten soracak Allah.Ahitten soracak Allah. Ahdini yaptın, yaptıktan sonra niye bozmaya kalktın diye soracak.Ahdini yaptın, yaptıktan sonra niye bozmaya kalktın diye soracak. Bu âyet hatırına gelince bir düşünmüş kiBu âyet hatırına gelince bir düşünmüş ki insana bir şeyi hatırlatan kim?insana bir şeyi hatırlatan kim? Allah celle celaluhu.

Allah celle celaluhu.
İçine o duyguyu getiren Allah.İçine o duyguyu getiren Allah. Düşündüren Allah.Düşündüren Allah. Yani durup dururkenYani durup dururken ben onu öldüreyim, Allah rızası için öldüreyim derkenben onu öldüreyim, Allah rızası için öldüreyim derken bu sefer içinden ahdine sadık olmazsan sorgu sual var diyebu sefer içinden ahdine sadık olmazsan sorgu sual var diye âyet-i kerîme hatırlatılıverince kendisineâyet-i kerîme hatırlatılıverince kendisine başlamış ağlamaya.başlamış ağlamaya. Çünkü evliyâullah'tan bir kimse,Çünkü evliyâullah'tan bir kimse, küçücük bir işaret bileküçücük bir işaret bile onun için çok büyük bir şey.onun için çok büyük bir şey. Yani tokada lüzum yok,Yani tokada lüzum yok, ufacık bir işaret.ufacık bir işaret. Ey Abdullah!

Ey Abdullah!
Ahdine riayet etsene.Ahdine riayet etsene. Dürüst insanlar ahdine sadık olur,Dürüst insanlar ahdine sadık olur, ahdine riayet eder.ahdine riayet eder. Niye etmedin gibi bir işareti alıncaNiye etmedin gibi bir işareti alınca ağlamaya başlamış böyle gözlerinden yaşlar dökülmüş.ağlamaya başlamış böyle gözlerinden yaşlar dökülmüş. Adam da onu tabii göz ucuyla kolluyor yaniAdam da onu tabii göz ucuyla kolluyor yani düşmanı ne de olsa saldırır falan diye o da düşünüyordur bir şey.düşmanı ne de olsa saldırır falan diye o da düşünüyordur bir şey. Onun ağladığını görünce o da merak etmiş.Onun ağladığını görünce o da merak etmiş. Ne diye ağlıyorsun yahu diye sormuş.Ne diye ağlıyorsun yahu diye sormuş. Git ya işine demiş.Git ya işine demiş. Senin yüzünden Rabbul AleminSenin yüzünden Rabbul Alemin beni azarladı demiş.beni azarladı demiş. Nasıl azarladı?

Nasıl azarladı?
İşte ben seni haklıyım diye hatırımdan geçirdim.İşte ben seni haklıyım diye hatırımdan geçirdim. Yine hatırıma Allah, ahdimeYine hatırıma Allah, ahdime riayet etmeyenlerin riayetsizliğindenriayet etmeyenlerin riayetsizliğinden mesuliyetleri sorgusu suali vardır diyemesuliyetleri sorgusu suali vardır diye ayet geliverdi, bu Allah'tan bana bir azardır.ayet geliverdi, bu Allah'tan bana bir azardır. Bir azarlamadır.Bir azarlamadır. Bu senin yüzünden oldu.Bu senin yüzünden oldu. İşte ondan ağlıyorum.İşte ondan ağlıyorum. Yani ben buraya cihad edipYani ben buraya cihad edip sevap kazanmaya gelmiş bir Allah'ın kulu ikensevap kazanmaya gelmiş bir Allah'ın kulu iken bu sefer azar işittim.bu sefer azar işittim. Yani niye böyle düşündün diye,Yani niye böyle düşündün diye, iyi olmadı falan diye.iyi olmadı falan diye. Adamcağız bakmış ki karşısındaki adamınAdamcağız bakmış ki karşısındaki adamın alemi, düşüncesi, kafa yapısı,alemi, düşüncesi, kafa yapısı, kalp yapısı ne kadar güzel.kalp yapısı ne kadar güzel. Karşısındaki insanın inancı ne kadar şey.Karşısındaki insanın inancı ne kadar şey. Sonra Allah'ın lütfu ne kadar güzel.Sonra Allah'ın lütfu ne kadar güzel. Yani insan kâfire karşı bileYani insan kâfire karşı bile bir müslüman'ın izzeti var, şerefi var,bir müslüman'ın izzeti var, şerefi var, ahlâkı var, onu göstermesi gerekiyor.ahlâkı var, onu göstermesi gerekiyor. Tabi harbin içinde çarpışıyorsun ama anlaşma yapmışsanTabi harbin içinde çarpışıyorsun ama anlaşma yapmışsan anlaşmaya da riayet etmek gerekiyor.anlaşmaya da riayet etmek gerekiyor. İslâm'ın güzelliğini adam görmüş,İslâm'ın güzelliğini adam görmüş, o da size böyle bir ahlâk veren dino da size böyle bir ahlâk veren din ve seni böyle bir durumdave seni böyle bir durumda ahdine riayete zorlayan ayetlerahdine riayete zorlayan ayetler ve Rabbul Alemin'e ben de inandım demiş.ve Rabbul Alemin'e ben de inandım demiş. Kelime-i şehâdet getirmiş, Müslüman olmuş.Kelime-i şehâdet getirmiş, Müslüman olmuş. Yani insan sevgi kaybetmekten de korkar,Yani insan sevgi kaybetmekten de korkar, ceza yemekten de korkar.ceza yemekten de korkar. Ama korkmak var yani.Ama korkmak var yani. Şimdi korkunca insan daŞimdi korkunca insan da sevgiyi kaybetmemek için, cezaya uğramamak için hareket eder.sevgiyi kaybetmemek için, cezaya uğramamak için hareket eder. Ama diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri;Ama diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri; "Tamamü’l-birri en ta'mele fi’s- sirri amele’l-alaniye."

"Tamamü’l-birri en ta'mele fi’s- sirri amele’l-alaniye."
Bu birri takva sahibi olmanın tamamı,Bu birri takva sahibi olmanın tamamı, kemâli, tam takva sahibi, tam iyilik sahibi,kemâli, tam takva sahibi, tam iyilik sahibi, tam olgun Müslüman olmanın şiarı nedir?tam olgun Müslüman olmanın şiarı nedir? Şiarı yalnızken, gizliyken,

Şiarı yalnızken, gizliyken,
aşikâre olduğun zamanki gibiaşikâre olduğun zamanki gibi dürüst ve güzel hareket edebilmendir.dürüst ve güzel hareket edebilmendir. Eğer sen birri takva sahibi bir insansan,Eğer sen birri takva sahibi bir insansan, yalnızken de güzel olacaksın.yalnızken de güzel olacaksın. Kimse görmüyor, şimdi her haltı karıştırayım demeyecek Müslüman.Kimse görmüyor, şimdi her haltı karıştırayım demeyecek Müslüman. Nasıl olsa kimse yok, şunu alıvereyim demeyecek.Nasıl olsa kimse yok, şunu alıvereyim demeyecek. Nasıl olsa kimse görmüyor, şu gizli günahı işleyeyim.Nasıl olsa kimse görmüyor, şu gizli günahı işleyeyim. Nasıl olsa kimse görmüyor, şuradan şuraya bakıvereyim.Nasıl olsa kimse görmüyor, şuradan şuraya bakıvereyim. Öyle şey yok.Öyle şey yok. Gizlide de aşikârede olduğu gibi olacak.Gizlide de aşikârede olduğu gibi olacak. İşte İslâm'ın özü bu.İşte İslâm'ın özü bu. Bu manada saklı, bu ahlâkta saklı.Bu manada saklı, bu ahlâkta saklı. Çünkü biz yaptığımız işi Allah rızası için yapan,Çünkü biz yaptığımız işi Allah rızası için yapan, yapması gereken insanlarız.yapması gereken insanlarız. Biz gösteriş için hareketBiz gösteriş için hareket etmemekle emrolunmuş insanlarız.etmemekle emrolunmuş insanlarız. Gösteriş, riya, süm'a, başkasınaGösteriş, riya, süm'a, başkasına çalım satmak, başkasına kendisini beğendirmeye çalışmak içinçalım satmak, başkasına kendisini beğendirmeye çalışmak için yapacağı işleri gösteriş için yapmak büyük günah.yapacağı işleri gösteriş için yapmak büyük günah. Amellerin kabul olmamasına sebep, onun içinAmellerin kabul olmamasına sebep, onun için biz nasıl hareket etmemiz gerekiyor,biz nasıl hareket etmemiz gerekiyor, nasıl ahlâka sahip olmamız gerekiyor,nasıl ahlâka sahip olmamız gerekiyor, yalnızken de etrafımızdayalnızken de etrafımızda kalabalık varmış gibi, toplumun huzurundaymışız gibi,kalabalık varmış gibi, toplumun huzurundaymışız gibi, sanki televizyonun gizli kamerası üzerimizdeymiş gibi davranmamız gerek.sanki televizyonun gizli kamerası üzerimizdeymiş gibi davranmamız gerek. Televizyonun gizli kamerasınıTelevizyonun gizli kamerasını üzerinizde bilseniz muhterem kardeşlerim,üzerinizde bilseniz muhterem kardeşlerim, televizyonun gizli kamerası üzerinizde,televizyonun gizli kamerası üzerinizde, akşam televizyonda sizin yaptığınız hareketlerakşam televizyonda sizin yaptığınız hareketler tüm halka gösterilecek.tüm halka gösterilecek. Ne yaparsınız?

Ne yaparsınız?
Ne yaparız?Ne yaparız? Çok dikkat ederiz.Çok dikkat ederiz. E gizli kameradan daha önemli şeylerE gizli kameradan daha önemli şeyler bizim üzerimizde değil mi muhterem kardeşler?bizim üzerimizde değil mi muhterem kardeşler? Allah görmüyor mu?Allah görmüyor mu? Allah her yerde hazır ve nazır.Allah her yerde hazır ve nazır. “Ve hüve me’aküm eyne mâ küntüm.”

“Ve hüve me’aküm eyne mâ küntüm.”
“Fe innekünte tarahu fe innehu yerake.”“Fe innekünte tarahu fe innehu yerake.” Sen onu görmüyorsun ama göremezsin amaSen onu görmüyorsun ama göremezsin ama bu gözleriyle görülmez ama o seni görmüyor mu?bu gözleriyle görülmez ama o seni görmüyor mu? Görüyor.Görüyor. E o zaman kameradan daha önemli bir şey. Sonra.E o zaman kameradan daha önemli bir şey. Sonra. "Melekeyni âdileyni kâtibeyn"

"Melekeyni âdileyni kâtibeyn"
Omuzlarındaki hafaza melekleri senin her yaptığını görmüyor mu? Yazmıyor mu?Omuzlarındaki hafaza melekleri senin her yaptığını görmüyor mu? Yazmıyor mu? Yazıyor. Hem görüyor hem de kayda geçiyor.Yazıyor. Hem görüyor hem de kayda geçiyor. Teypler, videolar, manevi bakımdanTeypler, videolar, manevi bakımdan onlardan daha önemli, daha sıhhatli, daha dikkatli şeyler olup duruyor.onlardan daha önemli, daha sıhhatli, daha dikkatli şeyler olup duruyor. O halde Müslüman'ın gizlisiyle aşikarı aynıdır.

O halde Müslüman'ın gizlisiyle aşikarı aynıdır.
İşte tasavvuf bu, işte İslâm'ın özü bu,İşte tasavvuf bu, işte İslâm'ın özü bu, işte İslâm ahlâkı bu.işte İslâm ahlâkı bu. Yalnızken başka, dışarıdayken başka.Yalnızken başka, dışarıdayken başka. O münafığın alameti.O münafığın alameti. İçi başka,İçi başka, dışı başka olmak, münafıklığın alametidir.dışı başka olmak, münafıklığın alametidir. İçi aynı, dışı aynı olmak,İçi aynı, dışı aynı olmak, kalbi de temiz olmak, dışı da temiz olmak,kalbi de temiz olmak, dışı da temiz olmak, yaptığı şeyi Allah rızası için yapmak,yaptığı şeyi Allah rızası için yapmak, aşikârede yaptığı şeyi gizlide de aynen yürütmek,aşikârede yaptığı şeyi gizlide de aynen yürütmek, gizliye, tenhaya, kimsenin görmediği yere geldiği zamangizliye, tenhaya, kimsenin görmediği yere geldiği zaman her şeyi savurup atmamak,her şeyi savurup atmamak, haramları işlememek,haramları işlememek, emirleri çiğnememek İslâm'ın ana şiarıdır.emirleri çiğnememek İslâm'ın ana şiarıdır. İşte bu ahlâkı elde edersek iyi müslüman oluruz.İşte bu ahlâkı elde edersek iyi müslüman oluruz. İyi müslüman olmak bu kadar kolay.İyi müslüman olmak bu kadar kolay. Yani ciltler dolusu kitaplar,Yani ciltler dolusu kitaplar, günlerce süren vaazlar,günlerce süren vaazlar, senelerce süren tahsiller, hiç lüzum yok.senelerce süren tahsiller, hiç lüzum yok. Hiç lüzum yok.Hiç lüzum yok. İşte bu ahlâka Müslüman sahip olsa kurtulur.İşte bu ahlâka Müslüman sahip olsa kurtulur. O kadar basit, o kadar herkesin anlayabileceği gibi kolay.O kadar basit, o kadar herkesin anlayabileceği gibi kolay. O kadar herkes uyguladığı zaman cennetiO kadar herkes uyguladığı zaman cenneti yakalayabilir, cennete girebilir,yakalayabilir, cennete girebilir, Allah'ın rızası erebilir.Allah'ın rızası erebilir. Yaptığı her şeyi temiz bir kalple

Yaptığı her şeyi temiz bir kalple
Allah'ın kendisini gördüğünü bilerek yaparsaAllah'ın kendisini gördüğünü bilerek yaparsa o zaman ona ne deniliyor?o zaman ona ne deniliyor? Makamı ihsana ermiş bu adam deniliyor.Makamı ihsana ermiş bu adam deniliyor. Makamı ihsana ermek ne demek?Makamı ihsana ermek ne demek? Yani müslümanlığı güzel derecede,

Yani müslümanlığı güzel derecede,
Allah'ın seveceği bir derecede şekildeAllah'ın seveceği bir derecede şekilde yapacak dereceye yükselmiş insan demek oluyor.yapacak dereceye yükselmiş insan demek oluyor. O bakımdan aziz ve muhterem kardeşlerim,O bakımdan aziz ve muhterem kardeşlerim, şimdi bu hadîs-i şerîfi okudum,şimdi bu hadîs-i şerîfi okudum, öbür hadîslere geçmeden önceöbür hadîslere geçmeden önce hocamızın namazda okuduğuhocamızın namazda okuduğu ayetleri biraz izahına geçeceğim.ayetleri biraz izahına geçeceğim. Çünkü biz bunları.Çünkü biz bunları. Bizim büyük kusurumuz var.Bizim büyük kusurumuz var. Her zaman söylüyorum sizlerin ve bizlerin büyük kusurumuz var.Her zaman söylüyorum sizlerin ve bizlerin büyük kusurumuz var. İngilizce öğreniyoruz, Fransızca öğreniyoruz,İngilizce öğreniyoruz, Fransızca öğreniyoruz, Almanca öğreniyoruz.Almanca öğreniyoruz. Çocuklar hevesle futbol takımlarının bütün fertlerinin isimlerini öğreniyor.Çocuklar hevesle futbol takımlarının bütün fertlerinin isimlerini öğreniyor. Hangi seneki hangi şeyde kim kaç tane gol attı her şeyi biliyor.Hangi seneki hangi şeyde kim kaç tane gol attı her şeyi biliyor. Hafızalar her şeye yoruluyor.Hafızalar her şeye yoruluyor. Her şeye yoruluyor amaHer şeye yoruluyor ama Allah'ın kitabı bana inmiş, gelmiş,Allah'ın kitabı bana inmiş, gelmiş, Peygamber getirmiş, tebliğ eylemiş.Peygamber getirmiş, tebliğ eylemiş. Benim bunu okumam lazım diyeBenim bunu okumam lazım diye bir çalışma, bir heves, bir gayret gösterilmiyor.bir çalışma, bir heves, bir gayret gösterilmiyor. Arapça öğrenilmiyor,Arapça öğrenilmiyor, Kur'an-ı Kerîm çalışılmıyor,Kur'an-ı Kerîm çalışılmıyor, manası üzerinde durulmuyor.manası üzerinde durulmuyor. Hazreti Ömer radıyallâhu anh muhterem kardeşlerim,Hazreti Ömer radıyallâhu anh muhterem kardeşlerim, Ben demiş, Kur'an-ı Kerîm'i tabii hızlı da okuduğu var da,Ben demiş, Kur'an-ı Kerîm'i tabii hızlı da okuduğu var da, hızlı hızlı okuyor.hızlı hızlı okuyor. İnsan Kur'an-ı Kerîm'i hızlı okur,İnsan Kur'an-ı Kerîm'i hızlı okur, ezberi tazelensin diye.ezberi tazelensin diye. Ama bir de bir Kur'an-ı Kerîm okuyuşu var ki,Ama bir de bir Kur'an-ı Kerîm okuyuşu var ki, 14 senedir daha filanca suredeyim demiş.14 senedir daha filanca suredeyim demiş. 14 senedir Kur'an-ı Kerîm'i okuyorum,14 senedir Kur'an-ı Kerîm'i okuyorum, daha yani az bir şey okumuş yani.daha yani az bir şey okumuş yani. Demek ki her ayetin üzerinde eğiyor başını,Demek ki her ayetin üzerinde eğiyor başını, düşünüyor da düşünüyor, ne manalar çıkartıyor.düşünüyor da düşünüyor, ne manalar çıkartıyor. Yani mübarek.Yani mübarek. Demek ki Kur'an-ı Kerîm'i düşüne düşüne, tedebbür ile

Demek ki Kur'an-ı Kerîm'i düşüne düşüne, tedebbür ile
manasını derinlemesine kavramaya çalışarak,manasını derinlemesine kavramaya çalışarak, anlamadığını gidip Müftü Efendi'ye sorarak,anlamadığını gidip Müftü Efendi'ye sorarak, Hoca Efendi'ye sorarak, Vâiz Efendi'ye sorarakHoca Efendi'ye sorarak, Vâiz Efendi'ye sorarak derinleştirmesi lazım.derinleştirmesi lazım. Bu kitabın hitabını anlaması lazım.Bu kitabın hitabını anlaması lazım. Rabbül Alemin buyurmuş.Rabbül Alemin buyurmuş. Buyurmuş, bize buyurmuş.Buyurmuş, bize buyurmuş. Yani sizlere buyurmuş ve bizlere buyurmuş.Yani sizlere buyurmuş ve bizlere buyurmuş. Alemlerin Rabbi, mülkün sahibi,Alemlerin Rabbi, mülkün sahibi, Malikül Mülk, Rabbul Alemin hitap etmiş.Malikül Mülk, Rabbul Alemin hitap etmiş. Şimdi o dili biz bilmiyoruz,Şimdi o dili biz bilmiyoruz, birbirimize bakınıyoruz.birbirimize bakınıyoruz. Ne söyleniyor, ne inmiş.Ne söyleniyor, ne inmiş. Merak da etmiyoruz.Merak da etmiyoruz. Yani bir toplantıda olsa,Yani bir toplantıda olsa, dünyanın muhtelif yerlerinden büyük âlimler geldi, çok kıymetli şahıslar geldi,dünyanın muhtelif yerlerinden büyük âlimler geldi, çok kıymetli şahıslar geldi, İngiliz geldi, Amerikalı geldi, Fransız geldi,İngiliz geldi, Amerikalı geldi, Fransız geldi, işte Müslüman da olmuşlar,işte Müslüman da olmuşlar, falanca meşhur şahıs da geldi filan deseler,falanca meşhur şahıs da geldi filan deseler, en büyük toplantı salonları tıklım tıklım dolar,en büyük toplantı salonları tıklım tıklım dolar, o adam ne söylediyse birileri tercüme eder, herkes de anlamaya çalışır.o adam ne söylediyse birileri tercüme eder, herkes de anlamaya çalışır. Alemlerin Rabbı hitap etmiş, kitap göndermiş,Alemlerin Rabbı hitap etmiş, kitap göndermiş, kitabı yazılı anlamıyoruz.kitabı yazılı anlamıyoruz. Onun için bir kere buradan büyük kusurumuz var.

Onun için bir kere buradan büyük kusurumuz var.
Anlamak hevesini de kaybetmişiz.Anlamak hevesini de kaybetmişiz. Yani kanıksama derdine, hastalığına tutulmuşuz.Yani kanıksama derdine, hastalığına tutulmuşuz. Kur'an-ı Kerîm. Tamam tamam.Kur'an-ı Kerîm. Tamam tamam. Okusun Hafız Efendi.Okusun Hafız Efendi. Fâtiha desin, kalkalım gidelim.Fâtiha desin, kalkalım gidelim. Ramazan gelince bir hatim de ben indiririm,Ramazan gelince bir hatim de ben indiririm, bir de kurban kestiririm, bir de fakirlere sadaka veririm.bir de kurban kestiririm, bir de fakirlere sadaka veririm. Dini basitleştirmişiz.Dini basitleştirmişiz. Yani özünü, ruhunu anlayıp daYani özünü, ruhunu anlayıp da onu yaşayıp ona göre hayatımızı tanzim etmek yok.onu yaşayıp ona göre hayatımızı tanzim etmek yok. Hoca efendi cuma günü hutbeye çıkar,Hoca efendi cuma günü hutbeye çıkar, cemaat bir güzel kurulur, oturur, ayaklarını diker,cemaat bir güzel kurulur, oturur, ayaklarını diker, şöyle bir ayaklarına sarılır, şöyle dizlerine.şöyle bir ayaklarına sarılır, şöyle dizlerine. Ondan sonra yanındaki dürtmese horul horul uyur.Ondan sonra yanındaki dürtmese horul horul uyur. Ne yapıyorsun?Ne yapıyorsun? Cuma günü horultun başkasını rahatsız ediyor diye.

Cuma günü horultun başkasını rahatsız ediyor diye.
İkaz etmese, tamam bu rahatı buldu ya uyur.İkaz etmese, tamam bu rahatı buldu ya uyur. E mübarek sen buraya hutbeyi dinlemeye geldin.E mübarek sen buraya hutbeyi dinlemeye geldin. Hutbede konuşmak haram.Hutbede konuşmak haram. Ses çıkartmak haram.Ses çıkartmak haram. Dinleyeceksin, anlayacaksın, uygulayacaksın.Dinleyeceksin, anlayacaksın, uygulayacaksın. Dinlemek yok, anlamak yok, uygulamak yok.Dinlemek yok, anlamak yok, uygulamak yok. Oraya hoca efendi çıktı diye, bu da buraya bir rahatOraya hoca efendi çıktı diye, bu da buraya bir rahat kuruldu mu ondan sonra uyumaya geçiyor.kuruldu mu ondan sonra uyumaya geçiyor. Bizim bunlar büyük yanlışlarımız.Bizim bunlar büyük yanlışlarımız. Yaygın yanlışlarımız, devam eden kronik hastalıklarımız.Yaygın yanlışlarımız, devam eden kronik hastalıklarımız. Kronik, yani müzmin.Kronik, yani müzmin. Aynı hastalık.Aynı hastalık. Kaç yaşında tutuldun bu hastalığa yavrum sen?

Kaç yaşında tutuldun bu hastalığa yavrum sen?
İşte küçükten uyurdum zatenİşte küçükten uyurdum zaten camiye geldiğim zaman babamın yanında.camiye geldiğim zaman babamın yanında. Büyüdüm, büluğa geldim, gene uyuyorum.Büyüdüm, büluğa geldim, gene uyuyorum. Evlendim, gene uyuyorum.Evlendim, gene uyuyorum. İhtiyarladım elhamdülillah, gene uyuyorum.İhtiyarladım elhamdülillah, gene uyuyorum. Oooh Küçüklükten bir hastalığa tutulmuş,Oooh Küçüklükten bir hastalığa tutulmuş, hastalık müzmin mi müzmin, her tarafını sarmış,hastalık müzmin mi müzmin, her tarafını sarmış, adam böyle gelmiş böyle gidecek.adam böyle gelmiş böyle gidecek. Gafil gelmiş gafil gidecek. Olmaz.Gafil gelmiş gafil gidecek. Olmaz. Olmaması lazım.Olmaması lazım. Tüylerimizin diken diken olması lazım.Tüylerimizin diken diken olması lazım. Allah'ın ayetleri okunduğu zamanAllah'ın ayetleri okunduğu zaman insanın derisinin ürpermesi lazıminsanın derisinin ürpermesi lazım ve tüylerinin diken diken olması lazım.ve tüylerinin diken diken olması lazım. E nasıl diken diken olacak?E nasıl diken diken olacak? Manasını anlayacak.

Manasını anlayacak.
İşin derinliğine kavrayacak,İşin derinliğine kavrayacak, o zaman aklı başından gider.o zaman aklı başından gider. Yani birisi sana dese ki,Yani birisi sana dese ki, şimdi buradan çıktıktan sonra seni alacağız,şimdi buradan çıktıktan sonra seni alacağız, karakola götüreceğiz, oradan da hapse gideceksin.karakola götüreceğiz, oradan da hapse gideceksin. Sen şimdi benim artık ne söylediğimi duymaz hale gelirsin.Sen şimdi benim artık ne söylediğimi duymaz hale gelirsin. Çünkü söz sana bir tesir eder.Çünkü söz sana bir tesir eder. Ya ben ne yaptım? Niye beni alacaklar?Ya ben ne yaptım? Niye beni alacaklar? Nasıl olcak nasıl kurtulurum?Nasıl olcak nasıl kurtulurum? Kime haber vereyim? Hangi avukatı çağırayım?Kime haber vereyim? Hangi avukatı çağırayım? Hangi eşten, dosttan, akrabadan, bakandan,Hangi eşten, dosttan, akrabadan, bakandan, milletvekilinden bana kim yardım edebilir?milletvekilinden bana kim yardım edebilir? Aklı insan oraya çalışır.

Aklı insan oraya çalışır.
Allah'ın kelâmını kanıksamış müslümanlar.Allah'ın kelâmını kanıksamış müslümanlar. Anlamamaya alışmış.Anlamamaya alışmış. Ama manasını takip etmemeAma manasını takip etmeme hastalığı yaygınlaşmış,hastalığı yaygınlaşmış, hiç böyle bir arzu belirmiyor yani.hiç böyle bir arzu belirmiyor yani. Şimdi sen kaç yaşındasın, ben kaç yaşındayım?Şimdi sen kaç yaşındasın, ben kaç yaşındayım? 50 yaşına gelmişiz, 55 yaşına gelmişiz,50 yaşına gelmişiz, 55 yaşına gelmişiz, 60 yaşına gelmişiz, bu kadar sene geçmiş,60 yaşına gelmişiz, bu kadar sene geçmiş, Arapça öğrenememişiz,Arapça öğrenememişiz, Kur'an'ı okuyamamışız, ayetleri ezberleyememişiz, öyle gidiyor.Kur'an'ı okuyamamışız, ayetleri ezberleyememişiz, öyle gidiyor. Onun için muhterem kardeşlerim, bu kanıksama belasından,Onun için muhterem kardeşlerim, bu kanıksama belasından, hastalığından Allah cümlemizi şifayab eylesin, kurtarsın.hastalığından Allah cümlemizi şifayab eylesin, kurtarsın. Allah içimize bir merak versin.Allah içimize bir merak versin. Yani Allah'ın kelâmı nedir? Ne söylüyor?

Yani Allah'ın kelâmı nedir? Ne söylüyor?
Ben Allah'ın kelamını duyunca ne yapmak zorundayım?Ben Allah'ın kelamını duyunca ne yapmak zorundayım? Ne yapmalıyım?Ne yapmalıyım? Nasıl yaparsam iyi olur?Nasıl yaparsam iyi olur? Böyle bir durumu mutlaka hissetmemiz lazım.Böyle bir durumu mutlaka hissetmemiz lazım. Bugünden itibaren.Bugünden itibaren. Yarından itibaren hocaefendiler burada Arapça kursunu açsınlar,Yarından itibaren hocaefendiler burada Arapça kursunu açsınlar, bütün cemaat gelsin, aynı kalabalıkla Arapçayı öğrensin.bütün cemaat gelsin, aynı kalabalıkla Arapçayı öğrensin. Arapça cümle nasıl kurulur, mana nasıldır?Arapça cümle nasıl kurulur, mana nasıldır? Âyetlerden misal versinler, hadîslerden misal versinler,

Âyetlerden misal versinler, hadîslerden misal versinler,
deftere yazdırsınlar, ezberletsinler,deftere yazdırsınlar, ezberletsinler, hem ayet ezberlemiş olur dinleyici,hem ayet ezberlemiş olur dinleyici, hem hadîs ezberlemiş olur,hem hadîs ezberlemiş olur, hem de Arapçanın manasını öğrenmiş olur.hem de Arapçanın manasını öğrenmiş olur. Ha min şu demek, bilmem müpteda şu demek,Ha min şu demek, bilmem müpteda şu demek, haber şu demek öğrenir.haber şu demek öğrenir. Her gün bir tane öğrense, iki tane öğrense,Her gün bir tane öğrense, iki tane öğrense, Arapçayı öğrenir gider.Arapçayı öğrenir gider. Şimdi şuraya bir turist gelse,Şimdi şuraya bir turist gelse, meşin pantolonlu, yağlı pantolonlu, sırtında ceket,meşin pantolonlu, yağlı pantolonlu, sırtında ceket, saçları omuzunda, kıllı bacaklarıyla,saçları omuzunda, kıllı bacaklarıyla, kısa şeyleriyle, şuraya gelse herkes başına toplaşır ve sorar,kısa şeyleriyle, şuraya gelse herkes başına toplaşır ve sorar, ne istiyorsun diye İngilizce.ne istiyorsun diye İngilizce. Do you speak English? Yes.Do you speak English? Yes. Bilmem ne falan derken,Bilmem ne falan derken, ona herkes İngilizce bildiğini göstermek için uğraşır.ona herkes İngilizce bildiğini göstermek için uğraşır. İngilizce biliyorum falan diye. Bir moda olmuş.İngilizce biliyorum falan diye. Bir moda olmuş. İngilizce bilmeyen, yabancı dil bilmeyen işe alınmıyor, yabancı dil bilmeyenİngilizce bilmeyen, yabancı dil bilmeyen işe alınmıyor, yabancı dil bilmeyen mesleğinde ilerlemiyor, yabancı dil bilmeyenmesleğinde ilerlemiyor, yabancı dil bilmeyen politikada başarı sağlayamıyor, bakan olamıyor, bilmem ne olamıyor.politikada başarı sağlayamıyor, bakan olamıyor, bilmem ne olamıyor. Herkes yabancı dil bilmek büyük bir hüner diye herkes onun peşinde amaHerkes yabancı dil bilmek büyük bir hüner diye herkes onun peşinde ama Allah'ın dilini bilmek konusundaAllah'ın dilini bilmek konusunda hiçbir merak yok.hiçbir merak yok. İngilizler kadar Kuran-ı Kerim'in şeyi yok mu?İngilizler kadar Kuran-ı Kerim'in şeyi yok mu? O bakımdan bugünden, bugünden başlayalım.O bakımdan bugünden, bugünden başlayalım. Arapçaya ben şimdiden başlayayın.Arapçaya ben şimdiden başlayayın. Ayetlerin izahındanAyetlerin izahından ezberlemeye bugünden başlayın.ezberlemeye bugünden başlayın. Ayet ezberleyin, hadîs ezberleyin.Ayet ezberleyin, hadîs ezberleyin. Bu işi yani zararın neresinden dönülse kârdır.Bu işi yani zararın neresinden dönülse kârdır. Bu akşamdan artık mübarek cuma akşamında bitirelim.Bu akşamdan artık mübarek cuma akşamında bitirelim. Bu hastalık burada kesilsin.Bu hastalık burada kesilsin. Ondan sonrası devam etmesin.Ondan sonrası devam etmesin. Bundan sonrası Allah'ın rızasına uygun güzel olsun.Bundan sonrası Allah'ın rızasına uygun güzel olsun. “Yâ eyyühellezîne âmenû.”

“Yâ eyyühellezîne âmenû.”
Ey iman edenler buyuruyor Rabbül Alemin.Ey iman edenler buyuruyor Rabbül Alemin. Yâ, ey demek Arapçada.Yâ, ey demek Arapçada. Ellezîne, o kimseler ki,Ellezîne, o kimseler ki, Âmenû, İman ettiler.Âmenû, İman ettiler. Ey o kimseler ki iman etmişlerdir.Ey o kimseler ki iman etmişlerdir. Böyle diyor yani.Böyle diyor yani. Ey iman edenler diye biz tercüme ediyoruz.Ey iman edenler diye biz tercüme ediyoruz. Ey o kimseler ki iman etmişlerdir.Ey o kimseler ki iman etmişlerdir. Yani ey iman edenler demek.Yani ey iman edenler demek. İttekûllâhe hakka tukâtihi.

İttekûllâhe hakka tukâtihi.
Allah'tan sakının hem de hakka tukâtihi.Allah'tan sakının hem de hakka tukâtihi. Nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının.Nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının. Hakkıyla.Hakkıyla. Hakkıyla sakının Allah'tan.Hakkıyla sakının Allah'tan. Allah'tan hakkıyla sakının.Allah'tan hakkıyla sakının. Nasıl takva sahibi olmanız gerekiyorsaNasıl takva sahibi olmanız gerekiyorsa öyle takva sahibi olun.öyle takva sahibi olun. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleminPeygamber sallallahu aleyhi ve sellemin bir hadîs-i şerîfi vardı, onu aradım hadîs kitabında.bir hadîs-i şerîfi vardı, onu aradım hadîs kitabında. Şu anda yerini bulamadım.Şu anda yerini bulamadım. Peygamber Efendimiz bu âyet-i kerîmedeki hakka tukâtihi'yiPeygamber Efendimiz bu âyet-i kerîmedeki hakka tukâtihi'yi bir hadîs-i şerîfinde izah ediyor.bir hadîs-i şerîfinde izah ediyor. Allah'tan hakkıyla korkmak nasıl olur diye Efendimiz izah ediyor.Allah'tan hakkıyla korkmak nasıl olur diye Efendimiz izah ediyor. Dosdoğru olacaksın, haram yemeyeceksin,Dosdoğru olacaksın, haram yemeyeceksin, farzları tutacaksın diye tarif ediyordu.farzları tutacaksın diye tarif ediyordu. Hakkıyla korkmak nasıl olur?Hakkıyla korkmak nasıl olur? Çünkü peki baş üstüneÇünkü peki baş üstüne diyen bir insanın ne yapması gerektiğini de pratik olarak söylemek lazım.diyen bir insanın ne yapması gerektiğini de pratik olarak söylemek lazım. O hadîs-i şerîfi şu anda teferruatıyla hatırlayamadım amaO hadîs-i şerîfi şu anda teferruatıyla hatırlayamadım ama emirlerini tutacak, yasaklarına, haramlarına hiç dalmayacak.emirlerini tutacak, yasaklarına, haramlarına hiç dalmayacak. Ahlâkını güzelleştirecek.Ahlâkını güzelleştirecek. Her yaptığı işi Allah rızası için yapacak.Her yaptığı işi Allah rızası için yapacak. Her zaman hatırındaHer zaman hatırında bir çekinme, bir korku olacak.bir çekinme, bir korku olacak. Yaptığım iş Allah'ın rızasına aykırı olmasın, cezaya uğramayayım.Yaptığım iş Allah'ın rızasına aykırı olmasın, cezaya uğramayayım. Allah'ın rızasına aykırı olmasın, sevgisinden, rızasından düşmeyeyim,Allah'ın rızasına aykırı olmasın, sevgisinden, rızasından düşmeyeyim, mahrum kalmayayım diye çalışacak.mahrum kalmayayım diye çalışacak. Bu ciddi bir tavsiye yani bu tavsiyeBu ciddi bir tavsiye yani bu tavsiye insanın omuzlarını ezer, kara saçlarını ağartır bu.insanın omuzlarını ezer, kara saçlarını ağartır bu. Kara sakallarını ak sakal haline getirir insanın.Kara sakallarını ak sakal haline getirir insanın. Yani genci ihtiyarlatır bu.Yani genci ihtiyarlatır bu. Hakka tukâtihi.Hakka tukâtihi. Yani Allah'tan hakkıyla nasıl korkmak lazımsa öyle korkun.Yani Allah'tan hakkıyla nasıl korkmak lazımsa öyle korkun. Zaten sahabe-i kiram da bu âyet-i kerîme indiği zamanZaten sahabe-i kiram da bu âyet-i kerîme indiği zaman hakkıyla korkmak hususunda öyle zorlanmışlar,hakkıyla korkmak hususunda öyle zorlanmışlar, öyle telaşlanmışlar kiöyle telaşlanmışlar ki deniliyor ki, bir âyet-i kerîme daha indi. mesteda’tü buyuruldu.deniliyor ki, bir âyet-i kerîme daha indi. mesteda’tü buyuruldu. Allah'tan gücünüz yettiğince korkun.Allah'tan gücünüz yettiğince korkun. Nitekim Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bize

Nitekim Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem bize
Seyyidü’l İstiğfar diye bir tevbe duası öğretmiş.Seyyidü’l İstiğfar diye bir tevbe duası öğretmiş. Allâhümme ente RabbîAllâhümme ente Rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî…lâ ilâhe illâ ente halaktenî… Bu Seyyidü’l İstiğfar duası.Bu Seyyidü’l İstiğfar duası. Orada ne diyor?Orada ne diyor? Halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike.

Halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve vâ’dike.
Ben alâ ahdike ve vâ’dike, sana nasıl ahdetmişsem,Ben alâ ahdike ve vâ’dike, sana nasıl ahdetmişsem, nasıl sana vadetmişsem güzel kulluk yapacağım diyenasıl sana vadetmişsem güzel kulluk yapacağım diye onun üzerinde olacağım.onun üzerinde olacağım. O yolda yürüyeceğim.O yolda yürüyeceğim. Yani sana asi gelmeyeceğim.Yani sana asi gelmeyeceğim. Sözünün arkasından EfendimizSözünün arkasından Efendimiz mesteda’tü ekletirmiş.mesteda’tü ekletirmiş. Yani gücüm yettiğince deyin.Yani gücüm yettiğince deyin. Çünkü Allah'a layıkıyla ibadeti yapmaya kimse güç yetiremez.Çünkü Allah'a layıkıyla ibadeti yapmaya kimse güç yetiremez. O'nun şanına layık, O'nun dergahına layıkO'nun şanına layık, O'nun dergahına layık güzel ameli yapmaya kimse güç yetiremez.güzel ameli yapmaya kimse güç yetiremez. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de tevazuundanEfendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de tevazuundan ama bir taraftan da hakikatin ifadesi olarak ne buyuruyor?ama bir taraftan da hakikatin ifadesi olarak ne buyuruyor? “Sübhâneke mâ abednâke hakka ibâdetik”

“Sübhâneke mâ abednâke hakka ibâdetik”
Yâ Mabud! Yâ Rabbi!Yâ Mabud! Yâ Rabbi! Sana hakkıyla ibadet edemedikSana hakkıyla ibadet edemedik diye özür beyan ediyor.diye özür beyan ediyor. Yani Allah'a layıkıyla kulluk etmeye herkes,Yani Allah'a layıkıyla kulluk etmeye herkes, hiç kimse gücü yetiremez.hiç kimse gücü yetiremez. Peygamber Efendimiz de sana layıkıyla ibadet edemedik,Peygamber Efendimiz de sana layıkıyla ibadet edemedik, seni layıkıyla zikredemedik,seni layıkıyla zikredemedik, senin nimetlerine layıkıyla şükredemedik,senin nimetlerine layıkıyla şükredemedik, senin şanını layıkıyla anlayamadıksenin şanını layıkıyla anlayamadık diye hadîs-i şerîfinde böyle tevazudiye hadîs-i şerîfinde böyle tevazu yollu durumu beyan etmiş.yollu durumu beyan etmiş. Yani Peygamberimiz kim bilir ne kadar güzel ibadet etmiştirYani Peygamberimiz kim bilir ne kadar güzel ibadet etmiştir diye düşünürüz ama o bile böyle buyuruyor.diye düşünürüz ama o bile böyle buyuruyor. Hakikaten güzel ibadet etmiş Peygamber Efendimiz.Hakikaten güzel ibadet etmiş Peygamber Efendimiz. Ömrünü boş geçirmemiş.Ömrünü boş geçirmemiş. Daima İslâm'ın ve Müslümanların selameti için çalışmış.Daima İslâm'ın ve Müslümanların selameti için çalışmış. Müslümanlara bir sıkıntı gelecek diye yüreği titremiş daima.Müslümanlara bir sıkıntı gelecek diye yüreği titremiş daima. “Azîzun ‘aleyhi mâ ‘anittüm harîsun ‘aleyküm.”

“Azîzun ‘aleyhi mâ ‘anittüm harîsun ‘aleyküm.”
Âyet-i kerîmesinde bildirdiği gibi.Âyet-i kerîmesinde bildirdiği gibi. Bize karşı titiz, bizi korumakta çok titizleniyor,Bize karşı titiz, bizi korumakta çok titizleniyor, çok endişeleniyor.çok endişeleniyor. Uzaktan bir sarı bulut görse eyvah azap mı gelecek kavmime diyeUzaktan bir sarı bulut görse eyvah azap mı gelecek kavmime diye Allah'a sığınmaya başlamış.Allah'a sığınmaya başlamış. Böyle sabahlara kadarBöyle sabahlara kadar ayakları şişinceye kadar uyku uyumamış,ayakları şişinceye kadar uyku uyumamış, ibadet etmiş.ibadet etmiş. Bir secde etmiş birkaç saat.Bir secde etmiş birkaç saat. Secdeden kalkmış ikinci bir secdeye gitmiş birkaç saat.Secdeden kalkmış ikinci bir secdeye gitmiş birkaç saat. Hatta Âişe anamız ayağını şey yapmış,Hatta Âişe anamız ayağını şey yapmış, tutmuş ki yani bu secdeye kapandı kaldı.tutmuş ki yani bu secdeye kapandı kaldı. Acaba ruhunu mu teslim etti?Acaba ruhunu mu teslim etti? O ibadet ediyor.

O ibadet ediyor.
Peygamber Efendimiz secdede,Peygamber Efendimiz secdede, kul secdede Rabbul Alemine en yakın olduğundankul secdede Rabbul Alemine en yakın olduğundan secdede Allahu Teâlâ hazretlerine senalar,secdede Allahu Teâlâ hazretlerine senalar, dualar ile meşgul.dualar ile meşgul. Ama ya şu kadar önce secde etti,Ama ya şu kadar önce secde etti, hala başını kaldırmadı diye ayağını tutmuşhala başını kaldırmadı diye ayağını tutmuş Peygamber Efendimizin ki karanlıkta ne oldu buna diye.Peygamber Efendimizin ki karanlıkta ne oldu buna diye. Ayağını kıpırdatınca canlı olduğunu anlamış.Ayağını kıpırdatınca canlı olduğunu anlamış. Böyle ibadet ettiği halde Peygamber Efendimiz,Böyle ibadet ettiği halde Peygamber Efendimiz, hiç vaktini boş geçirmediği halde,hiç vaktini boş geçirmediği halde, Yahudilere gidip İslâm'ı tebliğ ettiği halde,Yahudilere gidip İslâm'ı tebliğ ettiği halde, münafıkların reisine gidip İslâm'ı tebliğ ettiği halde,münafıkların reisine gidip İslâm'ı tebliğ ettiği halde, hristiyanlara İslâm'ı tebliğ ettiği halde,hristiyanlara İslâm'ı tebliğ ettiği halde, Necran'dan gelmiş rahiplerin kabilelerini kabul edipNecran'dan gelmiş rahiplerin kabilelerini kabul edip onlarla günlerce böyleonlarla günlerce böyle Hz. İsa hakkındaki yanlış inançlarını düzeltmeye çalıştığı,Hz. İsa hakkındaki yanlış inançlarını düzeltmeye çalıştığı, Allah'ın emirlerini bildirdiği halde,Allah'ın emirlerini bildirdiği halde, harpte ellerini kaldırıp sırtındanharpte ellerini kaldırıp sırtından örtüsü düşecek kadar böyleörtüsü düşecek kadar böyle dualar ettiği halde,dualar ettiği halde, veda hutbesinde tebliğ ettim mi Ya Rabbi,veda hutbesinde tebliğ ettim mi Ya Rabbi, şahit ol Ya Rabbi diyeşahit ol Ya Rabbi diye ömrünü hep bu şuurda geçirdiği haldeömrünü hep bu şuurda geçirdiği halde sana layık kulluk edemedim diyor.sana layık kulluk edemedim diyor. Tabi Allah'a layık kulluk kolay değil amaTabi Allah'a layık kulluk kolay değil ama karınca kararınca insan o yolda olursa Allah affeder diyekarınca kararınca insan o yolda olursa Allah affeder diye ümit ediyoruz.ümit ediyoruz. Allah affeder.Allah affeder. Azımızı çoğa sayar diye ümit ediyoruz amaAzımızı çoğa sayar diye ümit ediyoruz ama o telaşı taşımak lazım.o telaşı taşımak lazım. O Peygamber Efendimizin oO Peygamber Efendimizin o kulluk telaşının bize de aşılanması lazım.kulluk telaşının bize de aşılanması lazım. O ciddiyetin bizde de olması lazım.O ciddiyetin bizde de olması lazım. O çalışma aşkının, o çalışma şevkinin muhterem kardeşlerimO çalışma aşkının, o çalışma şevkinin muhterem kardeşlerim bizde de bulunması lazım.bizde de bulunması lazım. Bu gevşek Müslümanlık Sahabe Müslümanlığı değil.Bu gevşek Müslümanlık Sahabe Müslümanlığı değil. Bu gevşek Müslümanlık, gerçek Müslümanlık değil.Bu gevşek Müslümanlık, gerçek Müslümanlık değil. Gevşemiş, unutmuş, cahil,Gevşemiş, unutmuş, cahil, yani bizim Müslümanlığımız nasıl Müslümanlık?yani bizim Müslümanlığımız nasıl Müslümanlık? Sahabe Müslümanlığı değil,

Sahabe Müslümanlığı değil,
zamane Müslümanlığı.zamane Müslümanlığı. Özünü, aslını duya duya yaşayarak yapılan Müslümanlık değil,Özünü, aslını duya duya yaşayarak yapılan Müslümanlık değil, folklorik Müslümanlık.folklorik Müslümanlık. Folklor gibi.Folklor gibi. Bir beldenin kendine göre giyimi var,Bir beldenin kendine göre giyimi var, aşı var, yemeği var, örfü var, âdeti var.aşı var, yemeği var, örfü var, âdeti var. O örfün, o âdetin arasında da bunlar Müslümandır.O örfün, o âdetin arasında da bunlar Müslümandır. O kadar.O kadar. Yani yaptığı şey İslâm'a uygun mu, değil mi anlatamazsın.Yani yaptığı şey İslâm'a uygun mu, değil mi anlatamazsın. Babasından, dedesinden öyle görmüş, öyle yapar.Babasından, dedesinden öyle görmüş, öyle yapar. Ya bu İslâm'a aykırı desen de gene o öyle yapmaya devam eder.Ya bu İslâm'a aykırı desen de gene o öyle yapmaya devam eder. Neden?Neden? İslâm özünü kaybetmiş, hızını kaybetmiş,

İslâm özünü kaybetmiş, hızını kaybetmiş,
enerjisi feri bitmiş, bir folklor gibi olmuş.enerjisi feri bitmiş, bir folklor gibi olmuş. Örf ve âdet gibi olmuş.Örf ve âdet gibi olmuş. Onun için bu durumdan kurtulmamız lazım.Onun için bu durumdan kurtulmamız lazım. Bu durumdan kurtulmazsak Hakka tukâtihi,Bu durumdan kurtulmazsak Hakka tukâtihi, gücümüz yettiğince, takatimiz yettiğincegücümüz yettiğince, takatimiz yettiğince Allah'tan korkup çalışmazsakAllah'tan korkup çalışmazsak sonunda biz zarar ederiz.sonunda biz zarar ederiz. Sonunda, sonunda şuurlu olmayan,Sonunda, sonunda şuurlu olmayan, ömrünü gafletle geçiren çok pişman olur.ömrünü gafletle geçiren çok pişman olur. Allah'tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun.Allah'tan nasıl korkmak gerekirse öyle korkun. Velâ temûtunne illâ veentum muslimûn.

Velâ temûtunne illâ veentum muslimûn.
Ancak Müslümanlar olarak kendisini Rabbul Alemin'eAncak Müslümanlar olarak kendisini Rabbul Alemin'e tam teslimiyetle teslim eylemiş,tam teslimiyetle teslim eylemiş, mümin-i kâmiller olarak ruhunuzu teslim edin.mümin-i kâmiller olarak ruhunuzu teslim edin. Başka türlü ölmeyin.Başka türlü ölmeyin. Çalışın, çabalayın, bu hali kazanın diyorÇalışın, çabalayın, bu hali kazanın diyor ayet-i kerimede Allahu Teâlâ Hazretleri.ayet-i kerimede Allahu Teâlâ Hazretleri. Onun için Müslüman ölmeye çalışmak çok önemli.Onun için Müslüman ölmeye çalışmak çok önemli. Müslüman olarak ölmeye çalışmak çok önemli.Müslüman olarak ölmeye çalışmak çok önemli. Dedelerimiz bunun telaşına düşmüşler.Dedelerimiz bunun telaşına düşmüşler. Müslüman olarak nasıl ölürüm?

Müslüman olarak nasıl ölürüm?
Son nefeste nasıl Lâ ilâhe illallah diyebilirim?Son nefeste nasıl Lâ ilâhe illallah diyebilirim? Hiç düşündünüz mü siz, hatırınıza geldi mi?Hiç düşündünüz mü siz, hatırınıza geldi mi? Canım son nefeste etraftakiler söyler,Canım son nefeste etraftakiler söyler, Eşhedü en lâ ilâhe illallah.Eşhedü en lâ ilâhe illallah. Ben de söylerim, Eşhedü en lâ ilâhe illallah.Ben de söylerim, Eşhedü en lâ ilâhe illallah. O son nefesin, o ölüm anının,O son nefesin, o ölüm anının, o ruh teslim etmenin ızdırabı, sıkıntısı biliyor musun?o ruh teslim etmenin ızdırabı, sıkıntısı biliyor musun? Ne kadar zor.

Ne kadar zor.
Sahâbe-i Kirâm'danSahâbe-i Kirâm'dan bir grup bir yerde bir kabrin kenarındabir grup bir yerde bir kabrin kenarında Evliyâullah'tan bir grup durmuşlar da,Evliyâullah'tan bir grup durmuşlar da, şu kabirdekilerden birisi çıksa da,şu kabirdekilerden birisi çıksa da, şu öldükten sonra neler başa geliyorşu öldükten sonra neler başa geliyor bize anlatsa diye dua ederkenbize anlatsa diye dua ederken kabirden birini başını kaldırmışkabirden birini başını kaldırmış ben demiş salihlerden bir kimseydimben demiş salihlerden bir kimseydim vefat edeli şu kadar yüz yıl geçtivefat edeli şu kadar yüz yıl geçti hâlâ ölümün elemi üzerimde demiş ızdırabıhâlâ ölümün elemi üzerimde demiş ızdırabı dua edin de beni Allah eski halime döndürsündua edin de beni Allah eski halime döndürsün size cevap vereyim diye beni böyle aranıza çıkarttı,size cevap vereyim diye beni böyle aranıza çıkarttı, dua edin de eski halime döneyim demiş.dua edin de eski halime döneyim demiş. Ölüm yani bin tane kılıç darbesi yemektenÖlüm yani bin tane kılıç darbesi yemekten çatır çutur her taraftan daha zor bir şey.çatır çutur her taraftan daha zor bir şey. Sen o anda nasıl Lâ ilâhe illallah diyeceksin?Sen o anda nasıl Lâ ilâhe illallah diyeceksin? Bunu düşünmek lazım.

Bunu düşünmek lazım.
Ne yapmış büyüklerimiz?Ne yapmış büyüklerimiz? Âyet-i kerîmelere, hadîs-i şerîflere sarılmış.Âyet-i kerîmelere, hadîs-i şerîflere sarılmış. "Temutûne kemâ teîşûn"

"Temutûne kemâ teîşûn"
Nasıl yaşadıysanız öyle ölürsünüz diye.Nasıl yaşadıysanız öyle ölürsünüz diye. En iyisi ben öleceğim zaman la ilahe illallah demek yerineEn iyisi ben öleceğim zaman la ilahe illallah demek yerine hayattayken Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah,hayattayken Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah diyeyim de ölme anındaLâ ilâhe illallah diyeyim de ölme anında yaşadığım gibi öleceğimden Lâ ilâhe illallah diyeyaşadığım gibi öleceğimden Lâ ilâhe illallah diye öleyim diye zikre ondan sarılmışlar muhterem kardeşlerim.öleyim diye zikre ondan sarılmışlar muhterem kardeşlerim. İmanlarını tazelemek için sarılmışlar.İmanlarını tazelemek için sarılmışlar. Kalplerine Lâ ilâhe illallah'ı nakşetmek için çalışmışlar.Kalplerine Lâ ilâhe illallah'ı nakşetmek için çalışmışlar. İmanları kuvvetli olsun diye çalışmışlar.İmanları kuvvetli olsun diye çalışmışlar. Son nefese hazırlanmak için,Son nefese hazırlanmak için, geniş bir hazırlıkla hazırlanmak için çalışmışlar.geniş bir hazırlıkla hazırlanmak için çalışmışlar. E zamane insanları bu incelikleri bilmiyor,E zamane insanları bu incelikleri bilmiyor, nasihatleri de tutmuyor.nasihatleri de tutmuyor. Allah'ın ayetlerinden, hadîslerinden haberi yok.Allah'ın ayetlerinden, hadîslerinden haberi yok. Velâ temûtunne illâ ve entum muslimûn.

Velâ temûtunne illâ ve entum muslimûn.
Sakın başka türlü ölmeyin.Sakın başka türlü ölmeyin. Benim karşıma kâfir olarak, müşrik olarak,Benim karşıma kâfir olarak, müşrik olarak, gafil olarak, cahil olarak, suçlu olarak,gafil olarak, cahil olarak, suçlu olarak, mücrim olarak gelmeyin.mücrim olarak gelmeyin. Böyle tam Müslüman olarak gelin diye.Böyle tam Müslüman olarak gelin diye. Allah'ın emri böyle.Allah'ın emri böyle. Ağır bir emir.Ağır bir emir. Yani hocamızın namazda okuduğu ayet insanı fırttırır yani.Yani hocamızın namazda okuduğu ayet insanı fırttırır yani. İdraki tam olsa insanın,İdraki tam olsa insanın, yani şöyle bir Arapça bilen bir şey olsaydı,yani şöyle bir Arapça bilen bir şey olsaydı, arkasında Suud'dan gelmiş bir âlim kimse olsaydı,arkasında Suud'dan gelmiş bir âlim kimse olsaydı, şöyle takva ehli bir insan olsaydı,şöyle takva ehli bir insan olsaydı, hocamız orada, o namazda, o ayetleri okurkenhocamız orada, o namazda, o ayetleri okurken ağladığını duyardık.ağladığını duyardık. Bizim kalplerimiz ölmüş de bize şey yapmıyor.Bizim kalplerimiz ölmüş de bize şey yapmıyor. Kur'an-ı Kerîm'de Yasin Suresi'nde ne buyuruluyor?Kur'an-ı Kerîm'de Yasin Suresi'nde ne buyuruluyor? Sondan bir önceki sayfandaSondan bir önceki sayfanda “İn huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn(un).“İn huve illâ zikrun ve kur’ânun mubîn(un). Liyünzira men kâne hayyen ve yahikka’l- kavlü ‘alâ’l- kâfirîn.”Liyünzira men kâne hayyen ve yahikka’l- kavlü ‘alâ’l- kâfirîn.” Kur'ân-ı Kerîm geliyor ama kime?Kur'ân-ı Kerîm geliyor ama kime? Liyunzira men kâne hayyen.

Liyunzira men kâne hayyen.
Diri olana ihtarda bulunmak için.Diri olana ihtarda bulunmak için. Diri olana tesir etmek için.Diri olana tesir etmek için. Ölmüş kalpler.Ölmüş kalpler. Hoca onu okumuş, başka şey okumuş,Hoca onu okumuş, başka şey okumuş, hiç aldırmıyor.hiç aldırmıyor. Hendekli Abdurrahman HocaHendekli Abdurrahman Hoca geçti Beyazıt Camii'nin mihrabında bize bir namazı kıldırdı.geçti Beyazıt Camii'nin mihrabında bize bir namazı kıldırdı. Beyazıt Camiisi de turistlerin falan çok geldiği İstanbul'da.Beyazıt Camiisi de turistlerin falan çok geldiği İstanbul'da. Böyle çok kalabalık bir cami.Böyle çok kalabalık bir cami. Abdurrahman Hoca da çok şahane Kur'an okuyan kurra hafızlardan,Abdurrahman Hoca da çok şahane Kur'an okuyan kurra hafızlardan, kurra hafızlarının üstadlarından, hocalarından bir kimse.kurra hafızlarının üstadlarından, hocalarından bir kimse. O mübarek ciddiyetle mihraba oturdu.O mübarek ciddiyetle mihraba oturdu. Euzu besmele çekti.Euzu besmele çekti. Ayetleri okumaya başladı.Ayetleri okumaya başladı. Benim önümde bir zenci var.Benim önümde bir zenci var. Saçları kıvır kıvır, yüzü simsiyah.

Saçları kıvır kıvır, yüzü simsiyah.
Efendim gelmiş oraya turist olarak birisi var.Efendim gelmiş oraya turist olarak birisi var. O âyet okuyor, bu böyle başını böyle sallıyor,O âyet okuyor, bu böyle başını böyle sallıyor, inliyor, şıpır şıpır göz yaşı döküyor.inliyor, şıpır şıpır göz yaşı döküyor. Neden?Neden? Manasını anlıyor.

Manasını anlıyor.
Hayy, Liyunzira men kâne hayyen, diri.Hayy, Liyunzira men kâne hayyen, diri. Kalbi diri oldu mu öyle oluyor.Kalbi diri oldu mu öyle oluyor. Kalbi ölü oldu mu, hangi ayeti okursa okursun.Kalbi ölü oldu mu, hangi ayeti okursa okursun. Anlat.Anlat. Onun için bu ayet-i kerîme çok önemli.Onun için bu ayet-i kerîme çok önemli. Biraz anlatmaya çalıştım amaBiraz anlatmaya çalıştım ama hissetmeyen de anlatamaz.hissetmeyen de anlatamaz. İlk önce insan kendisini hissedecek kiİlk önce insan kendisini hissedecek ki hisseden anlatabilsin.hisseden anlatabilsin. Kendisi titreyecek ki titredebilsin.Kendisi titreyecek ki titredebilsin. Kendisi ürperecek ki ürpertebilsin.Kendisi ürperecek ki ürpertebilsin. Allah hepimizin kalbine yumuşaklık versin muhterem kardeşlerim.Allah hepimizin kalbine yumuşaklık versin muhterem kardeşlerim. “Va’tesimû bihablillâhi cemî’an velâ teferrakû.”

“Va’tesimû bihablillâhi cemî’an velâ teferrakû.”
Allahu Teâlâ hazretlerinin hamdi methinde,Allahu Teâlâ hazretlerinin hamdi methinde, ipine sımsıkı sarılın.ipine sımsıkı sarılın. Sımsıkı yapışın.Sımsıkı yapışın. Allah'ın ipine sımsıkı yapışın.Allah'ın ipine sımsıkı yapışın. Nedir bu Allah'ın ipi diye?Nedir bu Allah'ın ipi diye? Tefsir kitaplarında geniş bilgiler verilmiş, izahlar verilmiş.Tefsir kitaplarında geniş bilgiler verilmiş, izahlar verilmiş. Kur'an-ı Kerim hakkında Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîfte.Kur'an-ı Kerim hakkında Peygamber Efendimiz hadîs-i şerîfte. "Ve hüve hablullahil metin” buyuruyor.

"Ve hüve hablullahil metin” buyuruyor.
Allah'ın bu sağlam ipidir Kur'an-ı Kerîm.Allah'ın bu sağlam ipidir Kur'an-ı Kerîm. Kur'an-ı Kerîm yassı bir kitap. Nasıl ip oluyor?Kur'an-ı Kerîm yassı bir kitap. Nasıl ip oluyor? Manevi.

Manevi.
Teşbih yoluyla, benzetme yoluyla,Teşbih yoluyla, benzetme yoluyla, temsil yoluyla söylüyor sana ayet-i kerime.temsil yoluyla söylüyor sana ayet-i kerime. Yani nasıl kuyuya düşsen, uçuruma düşsen,Yani nasıl kuyuya düşsen, uçuruma düşsen, çukura düşsen, bir ip sarkıtırlar, oradan seni çıkartırlarsa,çukura düşsen, bir ip sarkıtırlar, oradan seni çıkartırlarsa, Kur'an-ı Kerîm de seni felaketten kurtarır,Kur'an-ı Kerîm de seni felaketten kurtarır, saadete erdirir.saadete erdirir. Cehennem çukurundan çıkartıp cennete sokar seni.Cehennem çukurundan çıkartıp cennete sokar seni. Allah'ın sağlam ipi Kur'an-ı Kerîm.Allah'ın sağlam ipi Kur'an-ı Kerîm. İp gibi.İp gibi. Kur'an'a sarılırsan uçurumdan kurtulursun.Kur'an'a sarılırsan uçurumdan kurtulursun. Kur'an'a sarılarsan felaketten kurtulursun demek yani.Kur'an'a sarılarsan felaketten kurtulursun demek yani. Şeriat demişler, o da doğru.Şeriat demişler, o da doğru. Çünkü şeriat Kur'an-ı Kerîm'in içinde zaten.Çünkü şeriat Kur'an-ı Kerîm'in içinde zaten. Peygamber Efendimiz ömrü boyunca ne yaptı?Peygamber Efendimiz ömrü boyunca ne yaptı? Kur'an-ı Kerîm'i anlattı.Kur'an-ı Kerîm'i anlattı. Kur'an-ı Kerim'in ilk müfessiri Peygamber Efendimiz.Kur'an-ı Kerim'in ilk müfessiri Peygamber Efendimiz. İlk uygulayıcısı.İlk uygulayıcısı. Onun için Allah'ın ipine sımsıkı sarılın,

Onun için Allah'ın ipine sımsıkı sarılın,
Velâ teferrakû.Velâ teferrakû. Fırka fırka olmayın. Tefrikaya düşmeyin.Fırka fırka olmayın. Tefrikaya düşmeyin. Şimdi bunu herkes söylüyor.Şimdi bunu herkes söylüyor. Tefrikaya düşmeyelim, birleşelim.Tefrikaya düşmeyelim, birleşelim. Gelin birleşelim.Gelin birleşelim. Gelin bir olalım, birlik olalım.Gelin bir olalım, birlik olalım. Herkes söylüyor.Herkes söylüyor. Yunus'tan başlamış.Yunus'tan başlamış. Herkes söylüyor.Herkes söylüyor. Bu arada geleneksel olarak ben de söylüyorum.Bu arada geleneksel olarak ben de söylüyorum. Ben de söylemişim, dergilerde yazmışım.Ben de söylemişim, dergilerde yazmışım. Birlik olalım, gelin birleşelim.Birlik olalım, gelin birleşelim. Herkes söylüyor ama muhterem kardeşlerim,Herkes söylüyor ama muhterem kardeşlerim, herkes birleşelim diyor ama nasıl birleşelim diyor biliyor musun?herkes birleşelim diyor ama nasıl birleşelim diyor biliyor musun? Sanki birleşmeyin der gibi birleşelim diyor.Sanki birleşmeyin der gibi birleşelim diyor. Hoppala, nasıl olur bu?Hoppala, nasıl olur bu? Gelin bana, bana tabi olun öyle birleşelim deyince tabii iş bozuluyor.Gelin bana, bana tabi olun öyle birleşelim deyince tabii iş bozuluyor. Yani birleşelim, birleşelim ama nasıl birleşelim?Yani birleşelim, birleşelim ama nasıl birleşelim? E gel bana birleşelim.

E gel bana birleşelim.
Buyurun.Buyurun. Bana kul ol, bana köle ol, bana tabi ol, bana er ol,Bana kul ol, bana köle ol, bana tabi ol, bana er ol, bana asker ol, benim emrime gir, bana hizmetçi ol,bana asker ol, benim emrime gir, bana hizmetçi ol, birleşelim, beraber hareket edelim, ben ne dersen öyle yap.birleşelim, beraber hareket edelim, ben ne dersen öyle yap. Tamam, ben bir hizmetçi daha kazanayım.Tamam, ben bir hizmetçi daha kazanayım. O zaman adam diyor ki, git işine yav diyor.O zaman adam diyor ki, git işine yav diyor. Ben sana ne diye tabi olacağım?Ben sana ne diye tabi olacağım? Sen bana tabi ol diyor bu sefer.Sen bana tabi ol diyor bu sefer. Ötekisi de sen bana tabi ol diyor.Ötekisi de sen bana tabi ol diyor. Bu sefer başlıyor allamalar pullamalar.Bu sefer başlıyor allamalar pullamalar. Ya bizim büyüğümüz işte şöyledir.Ya bizim büyüğümüz işte şöyledir. Şöyle ağadır, böyle paşadır, şöyle tatlıdır,Şöyle ağadır, böyle paşadır, şöyle tatlıdır, böyle güzeldir, şöyle kıymetlidir.böyle güzeldir, şöyle kıymetlidir. Öteki diyor ki, benimki şöyle güzeldir.Öteki diyor ki, benimki şöyle güzeldir. Bitmiyor bu iş, bunun çözümü ne?Bitmiyor bu iş, bunun çözümü ne? Herkes Allah'ın emrinde birleşecek.

Herkes Allah'ın emrinde birleşecek.
Hak'ta, hakikatte, İslâm'da birleşecek.Hak'ta, hakikatte, İslâm'da birleşecek. Herkes oraya boynunu verecek,Herkes oraya boynunu verecek, boynunu bağlayacak, herkes oraya tabi olacak.boynunu bağlayacak, herkes oraya tabi olacak. Onun için velâ teferraku, tefrikaya düşmeyin, fırka fırka olmayın.Onun için velâ teferraku, tefrikaya düşmeyin, fırka fırka olmayın. Tefrika nedir?

Tefrika nedir?
Haktan ayrılmaktır.Haktan ayrılmaktır. Tefrika, muhterem kardeşlerim, iyi dinleyin,Tefrika, muhterem kardeşlerim, iyi dinleyin, tefrika haktan ayrılmaktır, kalabalıktan ayrılmak değil.tefrika haktan ayrılmaktır, kalabalıktan ayrılmak değil. Bazen kalabalığın hepsi yanlış yolda olur.Bazen kalabalığın hepsi yanlış yolda olur. Koca bir güruh, koca bir kalabalık,Koca bir güruh, koca bir kalabalık, sürü ile insan, greyderle sürüsen, vadiler dolusu insan,sürü ile insan, greyderle sürüsen, vadiler dolusu insan, hepsi yanlış yolda olur.hepsi yanlış yolda olur. Kalabalıktan ayrılmak değil tefrika,Kalabalıktan ayrılmak değil tefrika, Hak'tan ayrılmak tefrikadır.Hak'tan ayrılmak tefrikadır. Bak bunu tekrar tekrar söylüyorum, altını çizin.Bak bunu tekrar tekrar söylüyorum, altını çizin. Eğer böyle olmasaydı İbrahim aleyhisselam'ı yanlış yolda saymak lazımdı.Eğer böyle olmasaydı İbrahim aleyhisselam'ı yanlış yolda saymak lazımdı. Neden? İbrahim aleyhisselam koca bir şehir ahalisininNeden? İbrahim aleyhisselam koca bir şehir ahalisinin hepsinin karşısına çıktı,hepsinin karşısına çıktı, yanlış yoldasınız dedi, bu yol doğru dedi,yanlış yoldasınız dedi, bu yol doğru dedi, Hakk'a çağırdı insanları.Hakk'a çağırdı insanları. İbrahim aleyhisselam;İbrahim aleyhisselam; “Kâne ümmeten kâniten lillâhi hanîfen.”

“Kâne ümmeten kâniten lillâhi hanîfen.”
Tek başına bir ümmetti. Neden?Tek başına bir ümmetti. Neden? Ötekiler de koca yığınlarla, kalabalıklarla azınlıktı. Neden?Ötekiler de koca yığınlarla, kalabalıklarla azınlıktı. Neden? Bu haktaydı, ötekiler batıldaydı, onun için muhterem kardeşlerim.

Bu haktaydı, ötekiler batıldaydı, onun için muhterem kardeşlerim.
Bin tane batıl üzere olan insanın yanında bir hak sözü söyleyenBin tane batıl üzere olan insanın yanında bir hak sözü söyleyen aksakallı, nurani insan o şeydedir,aksakallı, nurani insan o şeydedir, doğru yoldadır, o bin kişi tefrikadadır.doğru yoldadır, o bin kişi tefrikadadır. Bunu unutmayın, buna dikkat edin.Bunu unutmayın, buna dikkat edin. Onun için hakkı öğrenin, hakka tabi olun.Onun için hakkı öğrenin, hakka tabi olun. Birleşmek, herkes bu birleşme edebiyatını yapıyor.Birleşmek, herkes bu birleşme edebiyatını yapıyor. Herkes yapıyor.Herkes yapıyor. Herkes birlik istiyor, beraberlik istiyor.Herkes birlik istiyor, beraberlik istiyor. Birleşmek Allah'ın emrinde olacak.Birleşmek Allah'ın emrinde olacak. Allah'ın buyruğunu tutmakla olacak.Allah'ın buyruğunu tutmakla olacak. Allah'ın buyruğunu söylüyoruz, uygulamıyor.Allah'ın buyruğunu söylüyoruz, uygulamıyor. Bir Müslümanın bir MüslümanaBir Müslümanın bir Müslümana üç günden fazla dargın olması haramdır diyor Peygamber Efendimiz.üç günden fazla dargın olması haramdır diyor Peygamber Efendimiz. Yok mu içimizde dargın?

Yok mu içimizde dargın?
Bir sürü.Bir sürü. Benimle hacca gelmiş adam,Benimle hacca gelmiş adam, aynı uçaktayız, selam vermeden haccı yaptı,aynı uçaktayız, selam vermeden haccı yaptı, hacdan döndü.hacdan döndü. Kızıyor bana.Kızıyor bana. Ya ben Allah'ın kusurlu bir kuluyum.Ya ben Allah'ın kusurlu bir kuluyum. Allah'ın kusursuz kulu olmaz da.Allah'ın kusursuz kulu olmaz da. Yani Allah'ın selamını ne çok görüyorsun.Yani Allah'ın selamını ne çok görüyorsun. Esselamu Aleyküm de.Esselamu Aleyküm de. Allah sana selamet versin de.Allah sana selamet versin de. Allah ıslah etsin de.Allah ıslah etsin de. Allah ıslah etsin de hiç olmazsa.Allah ıslah etsin de hiç olmazsa. Yani gene bir hayır dua et ya.Yani gene bir hayır dua et ya. Bir selam ver. Allah'ın selamı.Bir selam ver. Allah'ın selamı. Bildiğine bilmediğine selam verecek.Bildiğine bilmediğine selam verecek. Hukukumuz var. Talebem.Hukukumuz var. Talebem. Harem-i Şerîf'te benimle karşılaşıyor.Harem-i Şerîf'te benimle karşılaşıyor. Talebem. Dervişim.Talebem. Dervişim. Benden yüz çeviriyor, politik farklı düşündüğümüz için.Benden yüz çeviriyor, politik farklı düşündüğümüz için. Harem-i Şerîf'te ben kendisi göreceğim, selam vereceğim, karşılaşacağız diyeHarem-i Şerîf'te ben kendisi göreceğim, selam vereceğim, karşılaşacağız diye Peygamber Efendimiz'in huzurunda dargınlık yapıyor, yüzünü çeviriyor.Peygamber Efendimiz'in huzurunda dargınlık yapıyor, yüzünü çeviriyor. Olmaz.Olmaz. Hakka herkes gelecek, Hakka tabi olacak.Hakka herkes gelecek, Hakka tabi olacak. Hak'tan dönmeyecek.Hak'tan dönmeyecek. Herkes Peygamber Efendimiz ne buyurmuşsa,Herkes Peygamber Efendimiz ne buyurmuşsa, Kur'an-ı Kerîm ne buyurmuşsa onu tutacak muhterem kardeşlerim.Kur'an-ı Kerîm ne buyurmuşsa onu tutacak muhterem kardeşlerim. Yoksa gel sana tabi olsun herkes.Yoksa gel sana tabi olsun herkes. Sen kimsin niye tabi olsun?Sen kimsin niye tabi olsun? Kimsenin kimseye tabi olmak mecburiyeti yoktur.

Kimsenin kimseye tabi olmak mecburiyeti yoktur.
Ancak Allah'ın emrinde herkes birleşecek.Ancak Allah'ın emrinde herkes birleşecek. Herkes Allah'ın emrine şey yapacak.Herkes Allah'ın emrine şey yapacak. Bilmiyorum bu önemli nokta hatırınızda kalır mı?Bilmiyorum bu önemli nokta hatırınızda kalır mı? “Vezkürû ni’metallâhi ‘aleyküm.”

“Vezkürû ni’metallâhi ‘aleyküm.”
Bu Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın diyeBu Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın diye Ümmet-i Muhammed'e bu ayet-i kerimeninÜmmet-i Muhammed'e bu ayet-i kerimenin ilk hitap ettiği Peygamber Efendimiz'in ashabınailk hitap ettiği Peygamber Efendimiz'in ashabına bir hatırlatma başlıyor.bir hatırlatma başlıyor. Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın ki;Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini hatırlayın ki; “İz küntüm a’dâen fe ellefe beyne kulûbiküm.”

“İz küntüm a’dâen fe ellefe beyne kulûbiküm.”
Siz düşmandınız birbirinize, kabile kabileydiniz.Siz düşmandınız birbirinize, kabile kabileydiniz. Birbirinizle savaşıyordunuz.Birbirinizle savaşıyordunuz. Birbirinize hücum ediyordunuz,Birbirinize hücum ediyordunuz, çadırlarını yağmalıyordunuz, develerini çalıyordunuz,çadırlarını yağmalıyordunuz, develerini çalıyordunuz, öldürüyordunuz, asıyordunuz, kesiyordunuz,öldürüyordunuz, asıyordunuz, kesiyordunuz, böyle Arap yarımadası, çapulculuk yarımadasıydı.böyle Arap yarımadası, çapulculuk yarımadasıydı. Birbirinizin düşmanıydınız, Allah kalpleriniziBirbirinizin düşmanıydınız, Allah kalplerinizi birbirinizle dost etti, birleştirdi.birbirinizle dost etti, birleştirdi. Düşman idiniz, dost oldunuz.Düşman idiniz, dost oldunuz. Rakip idiniz, dost oldunuz.Rakip idiniz, dost oldunuz. Efendim hasım idiniz, dost oldunuz. Neden?Efendim hasım idiniz, dost oldunuz. Neden? Resûlullah'ın, Resûlullah'ın muhabbeti potasında hepsi eridi.

Resûlullah'ın, Resûlullah'ın muhabbeti potasında hepsi eridi.
Kalmadı kalplerinde gıllı gış kalmadı.Kalmadı kalplerinde gıllı gış kalmadı. Efendim tertemiz oldular.Efendim tertemiz oldular. Hepsi İslâm'ı en önemliHepsi İslâm'ı en önemli hedef olarak benimsediler.hedef olarak benimsediler. Habeşi, Acemi, Arap'ı, gayrı Arap'ı,Habeşi, Acemi, Arap'ı, gayrı Arap'ı, esiri, efendisi, kölesi, zengini, fakiri,esiri, efendisi, kölesi, zengini, fakiri, hepsi Allah'ın iyi kulları oldu.hepsi Allah'ın iyi kulları oldu. Peygamber Efendimiz'e beddua etmesi istendiği zaman,Peygamber Efendimiz'e beddua etmesi istendiği zaman, teklif edildiği zaman Peygamber Efendimiz beddua etmedi.teklif edildiği zaman Peygamber Efendimiz beddua etmedi. Kendisine kötülük edenlere de beddua etmedi.Kendisine kötülük edenlere de beddua etmedi. Onların zürriyetleri, babaları münafık olan insanlar,Onların zürriyetleri, babaları münafık olan insanlar, babası münafık, kendisi has Müslüman oldu.babası münafık, kendisi has Müslüman oldu. Arkalarından bir nesil geldi, yemyeşil bir sürgün,Arkalarından bir nesil geldi, yemyeşil bir sürgün, çimen gibi böyle tatlı bir yeni bir nesil,çimen gibi böyle tatlı bir yeni bir nesil, pırıl pırıl bir İslâm nesli çıktı, dünyaya yayıldı İslâm.pırıl pırıl bir İslâm nesli çıktı, dünyaya yayıldı İslâm. Onların hepsi gitti, yani o eski kabalıklar,Onların hepsi gitti, yani o eski kabalıklar, kötülükler, pislikler gitti.kötülükler, pislikler gitti. “İz küntüm a’dâen fe ellefe beyne kulûbiküm

“İz küntüm a’dâen fe ellefe beyne kulûbiküm
fe asbahtüm bi ni’metihi ihvâna.”fe asbahtüm bi ni’metihi ihvâna.” Allah'ın nimeti sayesinde ihvan oldunuz birbirinize, dost oldunuz.Allah'ın nimeti sayesinde ihvan oldunuz birbirinize, dost oldunuz. Düşmandınız, dost oldunuz.Düşmandınız, dost oldunuz. Kalpleriniz birbirinize kızıyordu, hınç duyuyordu.Kalpleriniz birbirinize kızıyordu, hınç duyuyordu. Şimdi kalpleriniz de yumuşadı, birbirlerineŞimdi kalpleriniz de yumuşadı, birbirlerine birleşti, dost oldular.birleşti, dost oldular. “Ve küntüm ‘alâ şefâhufratin mine’n- nâri fe enkazeküm minhâ.”

“Ve küntüm ‘alâ şefâhufratin mine’n- nâri fe enkazeküm minhâ.”
Ateşin içine düşecek gibi kenarına kadar gelmiştiniz,Ateşin içine düşecek gibi kenarına kadar gelmiştiniz, bir adım daha atsaydınız, yuvarlanacaktınız ateş çukuruna,bir adım daha atsaydınız, yuvarlanacaktınız ateş çukuruna, mahvolacaktınız, cayır cayır yanacaktınız, Allah sizi bu durumdan kurtardı.mahvolacaktınız, cayır cayır yanacaktınız, Allah sizi bu durumdan kurtardı. Mümin olmasalardı, imana gelmeselerdi, cehennemlik olacaklardı, ashab oldular.Mümin olmasalardı, imana gelmeselerdi, cehennemlik olacaklardı, ashab oldular. Mümin oldular, insanların en şerefli tabakası oldular.Mümin oldular, insanların en şerefli tabakası oldular. Evliyâların da üstünde bir tabakaya erdiler.Evliyâların da üstünde bir tabakaya erdiler. Cehenneme düşmelerine ramak kalmışkenCehenneme düşmelerine ramak kalmışken mümin oldular muhterem kardeşlerim.mümin oldular muhterem kardeşlerim. Büyük nimet, en büyük nimet zaten İslâm, en büyük nimet, neden?Büyük nimet, en büyük nimet zaten İslâm, en büyük nimet, neden? İslâm sayesinde cennete giriyor insan.

İslâm sayesinde cennete giriyor insan.
Cennetin ebedi nimetleri İslâm sayesindeCennetin ebedi nimetleri İslâm sayesinde elde edildiği için İslâm'dan büyük nimet olmaz.elde edildiği için İslâm'dan büyük nimet olmaz. En büyük nimet İslâm'dır.En büyük nimet İslâm'dır. Para, pul, mevki, makam, şeref, izzet, itibar,Para, pul, mevki, makam, şeref, izzet, itibar, hazineler, altınlar, gümüşlerhazineler, altınlar, gümüşler hepsi solda sıfır kalır.hepsi solda sıfır kalır. Çünkü dünyada dünyadaki hayat da mahdud ama cennet ebedi.Çünkü dünyada dünyadaki hayat da mahdud ama cennet ebedi. Cenneti kazandırdığı için İslâm'dan büyük nimet olmaz.Cenneti kazandırdığı için İslâm'dan büyük nimet olmaz. “Kezâlike yübeyyinullâhu leküm âyâtihi le’alleküm tehtedûn.”

“Kezâlike yübeyyinullâhu leküm âyâtihi le’alleküm tehtedûn.”
İşte doğru yolu bulasınız diye Allah size bu ayetleri beyan ediyor,İşte doğru yolu bulasınız diye Allah size bu ayetleri beyan ediyor, açıklıyor, gönderiyor, indiriyor, inzal ediyor,açıklıyor, gönderiyor, indiriyor, inzal ediyor, Resûlüne anlattırıyor, işte aklınızı başınıza toplayasınız diye.Resûlüne anlattırıyor, işte aklınızı başınıza toplayasınız diye. E bizim için de durum aynıdır muhterem kardeşlerim.E bizim için de durum aynıdır muhterem kardeşlerim. Allah rahmet eylesin, çok sevdiğim bir âlimAllah rahmet eylesin, çok sevdiğim bir âlim Ali Yakup Hoca Efendi,Ali Yakup Hoca Efendi, Allah Osmanlılardan razı olsun derdi.Allah Osmanlılardan razı olsun derdi. Her zaman sohbetlerinde kaç defa duydum.Her zaman sohbetlerinde kaç defa duydum. Arnavut asıllıydı kendisi.Arnavut asıllıydı kendisi. Arnavut asıllı.Arnavut asıllı. Allah Osmanlılardan razı olsun derdi.Allah Osmanlılardan razı olsun derdi. Niye hocam?Niye hocam? Osmanlılar Balkanlara gelip İslâm'ı yaymasalardı,

Osmanlılar Balkanlara gelip İslâm'ı yaymasalardı,
biz şimdi bir Hristiyan kavim olurduk.biz şimdi bir Hristiyan kavim olurduk. Ben de bir Hristiyan çocuğu olurdum derdi.Ben de bir Hristiyan çocuğu olurdum derdi. Onlar sayesinde, İslâm'ımız onlar sayesinde oldu.Onlar sayesinde, İslâm'ımız onlar sayesinde oldu. Allah onlardan razı olsun.Allah onlardan razı olsun. Nur içinde yatsınlar diye çok dualar ederdi.Nur içinde yatsınlar diye çok dualar ederdi. Kadir kıymet bilen insan tabi.Kadir kıymet bilen insan tabi. Bizim de öyle.Bizim de öyle. Biz de eğer şey yapmasaydık,

Biz de eğer şey yapmasaydık,
Allah'ın bu nimeti bize erişmeseydi,Allah'ın bu nimeti bize erişmeseydi, kim bilir neye tapacaktık?kim bilir neye tapacaktık? Toteme mi tapacaktık?Toteme mi tapacaktık? Puta mı tapacaktık?Puta mı tapacaktık? Budist mi olacaktık?Budist mi olacaktık? Brahmanist mi olacaktık?Brahmanist mi olacaktık? Tibetliler gibi mi olacaktık?Tibetliler gibi mi olacaktık? Şamanist mi olacaktık?Şamanist mi olacaktık? Dinsiz mi olacaktık?Dinsiz mi olacaktık? Yağmacı mı olacaktık?Yağmacı mı olacaktık? Ne olacaktık bilmiyoruz amaNe olacaktık bilmiyoruz ama İslâm geldi elhamdülillah, ala nimetil İslâm.İslâm geldi elhamdülillah, ala nimetil İslâm. Evliyâ oldu ecdadımız.Evliyâ oldu ecdadımız. Allah yolunda mücahit oldular, bu diyarlaraAllah yolunda mücahit oldular, bu diyarlara Allah'ın dinine hizmet etmeye geldiler, fethettiler.Allah'ın dinine hizmet etmeye geldiler, fethettiler. Biz de o mübarek insanların neslinden öyle geldik.Biz de o mübarek insanların neslinden öyle geldik. Elhamdülillah Müslüman olarak doğduk,Elhamdülillah Müslüman olarak doğduk, Müslüman olarak yaşıyoruz.Müslüman olarak yaşıyoruz. Allah Müslüman olarak huzuruna varmamızı nasip etsin.Allah Müslüman olarak huzuruna varmamızı nasip etsin. Şimdi.

Şimdi.
“Veltekün minküm ümmetün yed’ûne ile’l- hayri“Veltekün minküm ümmetün yed’ûne ile’l- hayri ve ye’murûne bi’l- ma’rûfi ve yenhevne ‘ani’l- münkeri.”ve ye’murûne bi’l- ma’rûfi ve yenhevne ‘ani’l- münkeri.” Kur'an-ı Kerîm'de bu ayet-i kerîme kiKur'an-ı Kerîm'de bu ayet-i kerîme ki 103. âyet-i kerîmesidir, Alî İmrân'ın.103. âyet-i kerîmesidir, Alî İmrân'ın. Arkasından âyet-i kerîmede buyuruluyor ki;Arkasından âyet-i kerîmede buyuruluyor ki; “Veltekün minküm ümmetün“Veltekün minküm ümmetün yed’ûne ile’l- hayri ve ye’murûne bi’l- ma’rûfi ve yenhevne ‘ani’l- münkeri.”yed’ûne ile’l- hayri ve ye’murûne bi’l- ma’rûfi ve yenhevne ‘ani’l- münkeri.” Sizden bir ümmet olsun ki hayra çağıran,Sizden bir ümmet olsun ki hayra çağıran, emr-i ma'ruf yapan, nehyi münker yapan bir ümmet.emr-i ma'ruf yapan, nehyi münker yapan bir ümmet. Öyle bir ümmet olsun.Öyle bir ümmet olsun. “Ve ülâike hümü’l- müflihûn.”

“Ve ülâike hümü’l- müflihûn.”
İşte felaha erecek olan kimseler onlardır.İşte felaha erecek olan kimseler onlardır. Şimdi burada veltekün minküm.Şimdi burada veltekün minküm. Veltekün olsun demek.Veltekün olsun demek. Emri gaib. Olsun.Emri gaib. Olsun. Ne olsun? Minküm, sizden olsun.Ne olsun? Minküm, sizden olsun. Ümmetün, bir ümmet olsun.Ümmetün, bir ümmet olsun. Sizden bir ümmet olsun.Sizden bir ümmet olsun. Nasıl bir ümmet? Bu ümmetin vasfı ne?Nasıl bir ümmet? Bu ümmetin vasfı ne? Yed’ûne ilâ’l- hayri.Yed’ûne ilâ’l- hayri. Hayra çağıran bir ümmet olsun sizden.Hayra çağıran bir ümmet olsun sizden. Ve ye’murûne bi’l- ma’rûf.Ve ye’murûne bi’l- ma’rûf. Ma'rufu emreden bir ümmet olsun.Ma'rufu emreden bir ümmet olsun. Ve yenhevne ‘ani’l- münker.Ve yenhevne ‘ani’l- münker. Kötülükten, münkerden, nehyeden bir ümmet olsun.Kötülükten, münkerden, nehyeden bir ümmet olsun. Şimdi burada Kur'an-ı Kerîm'in esrarınıŞimdi burada Kur'an-ı Kerîm'in esrarını tam çözmek mümkün değil.tam çözmek mümkün değil. Böyle harflerinin içinde bile insanBöyle harflerinin içinde bile insan düşündükçe, derinleştikçe, derinleştikçedüşündükçe, derinleştikçe, derinleştikçe ne kadar incelikler sezer.ne kadar incelikler sezer. Âlimlerimiz diyorlar ki; Veltekün minküm.

Âlimlerimiz diyorlar ki; Veltekün minküm.
Sizden olsun.Sizden olsun. Den, den takısı min, den takısı.Den, den takısı min, den takısı. Sizden olsun.Sizden olsun. Şimdi min'in iki manası var.Şimdi min'in iki manası var. Bir, min el baՙdıyye.Bir, min el baՙdıyye. Yani sizden bir grup olsun.Yani sizden bir grup olsun. Yani sizden bir kısmınız ticaret yapsın,Yani sizden bir kısmınız ticaret yapsın, ziraat yapsın, iş yapsın, asker olsun, tüccar olsun, bilmem ne.ziraat yapsın, iş yapsın, asker olsun, tüccar olsun, bilmem ne. Ama içinizden bir grup da olsun.Ama içinizden bir grup da olsun. Hakk'a davet eden, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan ümmet olsun.Hakk'a davet eden, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan ümmet olsun. Baՙzıyye derler buna.Baՙzıyye derler buna. Yani bir grup demek.Yani bir grup demek. Mesela Türkçe'de de böyle söyleriz ya.Mesela Türkçe'de de böyle söyleriz ya. İçinizden bazıları benimle gelsin.İçinizden bazıları benimle gelsin. Yani hepiniz gelsin demek değil.Yani hepiniz gelsin demek değil. İçinizden sizden, bazıları benimle gelsin dediğimiz zamanİçinizden sizden, bazıları benimle gelsin dediğimiz zaman yani herkes demek olmuyor.yani herkes demek olmuyor. Burada da içinizden bazısı,Burada da içinizden bazısı, bazısı öyle bir grup teşkil etsin ki,bazısı öyle bir grup teşkil etsin ki, Hakka çağırsın insanları, emr-i ma'rufu yapsın, nehy-i münker yapsın.Hakka çağırsın insanları, emr-i ma'rufu yapsın, nehy-i münker yapsın. Bir mana bu.Bir mana bu. İkinci mana da velteküm minkümdeki min beyaniyedir.İkinci mana da velteküm minkümdeki min beyaniyedir. Yani siz öyle bir ümmet olun ki sizden öyle bir ümmet oluşsun kiYani siz öyle bir ümmet olun ki sizden öyle bir ümmet oluşsun ki sizin tamamınız öyle bir ümmet olun ki,sizin tamamınız öyle bir ümmet olun ki, bu ümmet Hakk'a davet eden, emr-i ma'ruf yapan,bu ümmet Hakk'a davet eden, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan ümmet olsun.nehy-i münker yapan ümmet olsun. Şimdi ikisi de mümkün ArapçanınŞimdi ikisi de mümkün Arapçanın ifade özelliklerine göre, nahvine göreifade özelliklerine göre, nahvine göre iki mana da olabilir.iki mana da olabilir. Hakikaten de tabi herkes şey yapamaz,Hakikaten de tabi herkes şey yapamaz, din ilminde derinleşemez, Arapçayı öğrenemez,din ilminde derinleşemez, Arapçayı öğrenemez, fıkhı öğrenemez, hadîsi tefsiri tam öğrenemez.fıkhı öğrenemez, hadîsi tefsiri tam öğrenemez. Bazıları öğrenecek, anlatacak, onlar dinleyecek.Bazıları öğrenecek, anlatacak, onlar dinleyecek. Bir grup öğrenirse o topluluktan oBir grup öğrenirse o topluluktan o farz düşmüş olur.farz düşmüş olur. Onlar o vazifeyi yaptığı için, ötekileri de anlattığı için kurtulmuş olurlar.Onlar o vazifeyi yaptığı için, ötekileri de anlattığı için kurtulmuş olurlar. Amma bazı hadîs-i şerîfleri vesaireydi,

Amma bazı hadîs-i şerîfleri vesaireydi,
düşündüğümüz zaman muhterem kardeşlerim hepimizindüşündüğümüz zaman muhterem kardeşlerim hepimizin Hakk'a davet edici olması lazım değil mi?Hakk'a davet edici olması lazım değil mi? Lazım. Hepimizin emr-i ma'ruf yapan insan olmamız gerekmiyor mu?Lazım. Hepimizin emr-i ma'ruf yapan insan olmamız gerekmiyor mu? Gerekiyor. Hepimizin nehy-i münker yapması gerekmiyor mu? Gerekiyor.Gerekiyor. Hepimizin nehy-i münker yapması gerekmiyor mu? Gerekiyor. O halde bu sizin ümmetiniz tamamen böyle bir ümmet olsun.O halde bu sizin ümmetiniz tamamen böyle bir ümmet olsun. “Küntüm hayra ümmetin uhricet linnâsi

“Küntüm hayra ümmetin uhricet linnâsi
te’murûne bi’l- ma’rûfi ve tenhevne ‘ani’l- münkeri”te’murûne bi’l- ma’rûfi ve tenhevne ‘ani’l- münkeri” Âyet-i kerîmesi de bu manayı biraz daha takviye ediyor.Âyet-i kerîmesi de bu manayı biraz daha takviye ediyor. Demek ki muhterem kardeşlerim işinDemek ki muhterem kardeşlerim işin özeti bu kadar kalabalık laftan sonra,özeti bu kadar kalabalık laftan sonra, sizin, hepinizin tek tek ne olması lazım?sizin, hepinizin tek tek ne olması lazım? Öyle bir insan olmanız lazım ki, yed'une ilel hayr.Öyle bir insan olmanız lazım ki, yed'une ilel hayr. Hayra çağıran insan olacaksınız.Hayra çağıran insan olacaksınız. Her biriniz hayra çağırıcı bir insan olacaksınız.Her biriniz hayra çağırıcı bir insan olacaksınız. Ben kimi hayra çağırayım ya?Ben kimi hayra çağırayım ya? Konuşma kabiliyetim yok.Konuşma kabiliyetim yok. Tahsilim mahdud.Tahsilim mahdud. Evindekini çağır.Evindekini çağır. Hanımını çağır.Hanımını çağır. Çocuğunu çağır.Çocuğunu çağır. Akrabanı çağır, komşunu çağır,Akrabanı çağır, komşunu çağır, gücün kime yetiyorsa, dilin kimi ikna edebiliyorsa onu çağır.gücün kime yetiyorsa, dilin kimi ikna edebiliyorsa onu çağır. Yed’ûne ilâ’l- hayr.

Yed’ûne ilâ’l- hayr.
Hayra çağıracaksın herkesi.Hayra çağıracaksın herkesi. Hepiniz çağıracaksınız.Hepiniz çağıracaksınız. Düşüneceksiniz, taşınacaksınız, hayır nerede?Düşüneceksiniz, taşınacaksınız, hayır nerede? Şurada. Hayra çağıracaksınız.Şurada. Hayra çağıracaksınız. Hakka çağıracaksınız.Hakka çağıracaksınız. Hayırlı olan işe çağıracaksınız.Hayırlı olan işe çağıracaksınız. Vazifeniz bu yani. Emir.Vazifeniz bu yani. Emir. Allah'ın emri. Size tebliğ ediyorum.Allah'ın emri. Size tebliğ ediyorum. Hocamız okuduğu namazda anlaşılmamıştır.Hocamız okuduğu namazda anlaşılmamıştır. Gürültüye gitmesin diye ben de size açıklayarak tebliğ ediyorum.Gürültüye gitmesin diye ben de size açıklayarak tebliğ ediyorum. Hepinizin vazifesi hayra çağırmak insanları.Hepinizin vazifesi hayra çağırmak insanları. Hepinizin. Gücünüz yettiği kadar,Hepinizin. Gücünüz yettiği kadar, tahsiliniz kadar, muhitiniz kadar,tahsiliniz kadar, muhitiniz kadar, mevkiiniz kadar, makamınız kadar hepiniz hayra çağıracaksınız.mevkiiniz kadar, makamınız kadar hepiniz hayra çağıracaksınız. Çocuğunuzu da çağıramaz mısınız?Çocuğunuzu da çağıramaz mısınız? Hanımızı da çağıramaz mısınız?Hanımızı da çağıramaz mısınız? Samimi asker arkadaşınızı çağıramaz mısınız?Samimi asker arkadaşınızı çağıramaz mısınız? Sizi seven komşuyu çağıramaz mısınız?Sizi seven komşuyu çağıramaz mısınız? Çağırırsınız.Çağırırsınız. Herkesin az çok bir dostu vardır, onu çağıracak.Herkesin az çok bir dostu vardır, onu çağıracak. Emr-i ma'ruf yapacak, nehy-imünker yapacak.Emr-i ma'ruf yapacak, nehy-imünker yapacak. Emr-i ma'ruf, nehy-i münker herkesin boynunun borcudur.Emr-i ma'ruf, nehy-i münker herkesin boynunun borcudur. Herkes yapacak.Herkes yapacak. Emr-i ma'ruf ne demek?

Emr-i ma'ruf ne demek?
Aklın, şeriatin güzel gördüğü şeyi yaptırmak.Aklın, şeriatin güzel gördüğü şeyi yaptırmak. Yapılmasını tavsiye etmek, emretmek.Yapılmasını tavsiye etmek, emretmek. Nehy-i münker ne demek?Nehy-i münker ne demek? Aklın, şeriatın güzel görmediği şeyi yaptırtmamak,Aklın, şeriatın güzel görmediği şeyi yaptırtmamak, engellemek, mani olmak.engellemek, mani olmak. Gücü yeterse güç kullanarak, yapma şunuGücü yeterse güç kullanarak, yapma şunu diyerek yaptırmamak,diyerek yaptırmamak, buna gücü yetmezse yapma diye söyler eğerbuna gücü yetmezse yapma diye söyler eğer diliyle engellemeye çalışmak,diliyle engellemeye çalışmak, buna da gücü yetmezse içinden buğz etmek.buna da gücü yetmezse içinden buğz etmek. Ama yaptırabilirse zor kullanarakAma yaptırabilirse zor kullanarak hayrı yaptıracak, şerri yaptırmayacak.hayrı yaptıracak, şerri yaptırmayacak. Hayrı teşvik edecek, şerri engelleyecek.Hayrı teşvik edecek, şerri engelleyecek. Hepinizin vazifesi bu.Hepinizin vazifesi bu. Hepinizin.Hepinizin. İmam Gazzâlî diyor ki;İmam Gazzâlî diyor ki; bir insanın elinde içki şişesini gördünüz mü içtirtmemek içinbir insanın elinde içki şişesini gördünüz mü içtirtmemek için alacaksınız onu elinden.alacaksınız onu elinden. Tabi o zamanlar alınıyordu.Tabi o zamanlar alınıyordu. Cübbesinin altında saklıyorsaCübbesinin altında saklıyorsa göstermiyorsa ayrı ama,göstermiyorsa ayrı ama, gördüğünüz zaman alacaksınızgördüğünüz zaman alacaksınız ve yaptırtmayacaksınız.ve yaptırtmayacaksınız. Alenen öyle şey yok.Alenen öyle şey yok. Şimdi Ankara-İstanbul yolunda Azeb deresi var.

Şimdi Ankara-İstanbul yolunda Azeb deresi var.
Azeb deresi ne demek?Azeb deresi ne demek? Eski Türkçe'de, eski lisanımızda azeb, bekar demek.Eski Türkçe'de, eski lisanımızda azeb, bekar demek. Bekar deresi.Bekar deresi. Niye o dereye, dar dereye bekar deresi demişler?Niye o dereye, dar dereye bekar deresi demişler? Demek ki zamanın bekarları,Demek ki zamanın bekarları, haylazları içkiyi miçkiyi, çalgıyı alıp,haylazları içkiyi miçkiyi, çalgıyı alıp, Kızılcahamam'dan uzak diye orası biraz,Kızılcahamam'dan uzak diye orası biraz, gidiyorlardı orada, bekarlar keyif yapıyorlardı demek ki.gidiyorlardı orada, bekarlar keyif yapıyorlardı demek ki. Bekar deresi adını almış.Bekar deresi adını almış. Vardır böyle yerler, bekar deresi diye.Vardır böyle yerler, bekar deresi diye. Demek ki şeyden kaçıyorlar, yani

Demek ki şeyden kaçıyorlar, yani
ana şehirden, kalabalıktan kaçıyorlar ki,ana şehirden, kalabalıktan kaçıyorlar ki, yaşlılar vardır, hocalar vardır, hacı amcalar vardır,yaşlılar vardır, hocalar vardır, hacı amcalar vardır, büyükler vardır, utanıyorlar, bir de döverler,büyükler vardır, utanıyorlar, bir de döverler, sopayla, bastonla yaptırtmazlar diyesopayla, bastonla yaptırtmazlar diye dereye kaçıyor, uzaklara kaçıyor.dereye kaçıyor, uzaklara kaçıyor. Yani onu hissediyor insan.Yani onu hissediyor insan. Demek ki mümin yanında günah işlettirtmeyecek.Demek ki mümin yanında günah işlettirtmeyecek. Mümin sevabı yaptırtmaya çalışacak.Mümin sevabı yaptırtmaya çalışacak. Her birimiz öyle olacağız.Her birimiz öyle olacağız. Düşünün muhterem kardeşlerim, her bir MüslümanDüşünün muhterem kardeşlerim, her bir Müslüman hayra davet eden, emr-i ma'ruf yapan,hayra davet eden, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan insan olsa,nehy-i münker yapan insan olsa, dünyada kötülük kalır mıydı?dünyada kötülük kalır mıydı? Dünyada küfür kalır mıydı?Dünyada küfür kalır mıydı? İslâm aleminde eksiklik kusur kalır mıydı?İslâm aleminde eksiklik kusur kalır mıydı? Çör çöp kalır mıydı?Çör çöp kalır mıydı? İntizamsızlık kalır mıydı?İntizamsızlık kalır mıydı? Haksızlık kalır mıydı?Haksızlık kalır mıydı? Demek ki derece derece hepimiz

Demek ki derece derece hepimiz
bu vazifeyi yapmadığımız için,bu vazifeyi yapmadığımız için, hayra çağırmadığımız için, dilimizi yuttuğumuz için,hayra çağırmadığımız için, dilimizi yuttuğumuz için, gözümüzü kapattığımız için, görmediğimiz içingözümüzü kapattığımız için, görmediğimiz için belalar, cezalar toplumlarımıza geliyor,belalar, cezalar toplumlarımıza geliyor, toplumlarımız geri kalıyor, perişan oluyoruz.toplumlarımız geri kalıyor, perişan oluyoruz. Onun için hepiniz hayra çağıracaksınız,

Onun için hepiniz hayra çağıracaksınız,
hepiniz emr-i ma'ruf yapacaksınız,hepiniz emr-i ma'ruf yapacaksınız, hepiniz nehy-i münker yapacaksınız.hepiniz nehy-i münker yapacaksınız. Kime dişiniz geçiyorsa ona.Kime dişiniz geçiyorsa ona. Kime sözünüz geçiyorsa ona.Kime sözünüz geçiyorsa ona. Ayet-i kerimeyi okumaya devam ediyorum.Ayet-i kerimeyi okumaya devam ediyorum. Efendim, felah bulmanın yolu bu.Efendim, felah bulmanın yolu bu. Bunlar felah bulacak.Bunlar felah bulacak. Böyle yapmayanlar helâk olacak demek yani.Böyle yapmayanlar helâk olacak demek yani. “Velâ tekûnû kellezîne teferrakû

“Velâ tekûnû kellezîne teferrakû
vahtelefû min ba’di mâ câehümü’l- beyyinât.”vahtelefû min ba’di mâ câehümü’l- beyyinât.” Sakın kendilerine Allah'ın beyyineleri,Sakın kendilerine Allah'ın beyyineleri, ayetleri, emirleri, yasakları geldikten sonraayetleri, emirleri, yasakları geldikten sonra ihtilafa düşen, fırka fırka ayrılanlar gibi olmayın.ihtilafa düşen, fırka fırka ayrılanlar gibi olmayın. Yani eski ümmetler gibi olmayın.Yani eski ümmetler gibi olmayın. Eski ümmetlere Allah peygamber gönderdi.Eski ümmetlere Allah peygamber gönderdi. Musa aleyhisselamı, İbrahim aleyhisselamı, İsa aleyhisselamıMusa aleyhisselamı, İbrahim aleyhisselamı, İsa aleyhisselamı hepsini gönderdi.hepsini gönderdi. Ama ondan sonra kendilerine kitap indikten sonra ihtilaf ettiler.Ama ondan sonra kendilerine kitap indikten sonra ihtilaf ettiler. Kavgalar, gürültüler çıkarttılar.Kavgalar, gürültüler çıkarttılar. Bazı peygamberleri şehit ettiler.Bazı peygamberleri şehit ettiler. Allah'ın kitabını bir tarafa attılar.Allah'ın kitabını bir tarafa attılar. Sırtlarının arka tarafına attılar.Sırtlarının arka tarafına attılar. Hatta Musa aleyhisselamın kavmi,Hatta Musa aleyhisselamın kavmi, Musa aleyhisselamın hayatı zamanındaMusa aleyhisselamın hayatı zamanında bileziklerden, yüzüklerdenbileziklerden, yüzüklerden öküz heykeli yaptılar da tapmaya kalktılar.öküz heykeli yaptılar da tapmaya kalktılar. Daha Peygamber efendilerinin zamanlarındaDaha Peygamber efendilerinin zamanlarında Kızıldeniz'i geçtikten sonra, Firavun'dan kurtulduktan sonra,Kızıldeniz'i geçtikten sonra, Firavun'dan kurtulduktan sonra, mucizeleri gördükten sonra başlarında bulutlar gölgelendirdiği halde Allah,mucizeleri gördükten sonra başlarında bulutlar gölgelendirdiği halde Allah, bıldırcın etleri kudret helvalarıyla beslediği haldebıldırcın etleri kudret helvalarıyla beslediği halde Tur Dağı’na çıkınca Musa aleyhisselamTur Dağı’na çıkınca Musa aleyhisselam onlar aşağıda buzağı heykeli yapıp tapınmaya kalktılar.onlar aşağıda buzağı heykeli yapıp tapınmaya kalktılar. İhtilafa düştüler.İhtilafa düştüler. Allah'ın emirlerini dinleyemediler.Allah'ın emirlerini dinleyemediler. Manalarını anlayamadılar.Manalarını anlayamadılar. İhtilafa düştüler.İhtilafa düştüler. Fırka fırka oldular.Fırka fırka oldular. Öyle olmayın diyor Allah.Öyle olmayın diyor Allah. Bizi eski ümmetler gibi olmayın diye Allah tembihliyor.Bizi eski ümmetler gibi olmayın diye Allah tembihliyor. Hristiyanlar gibi olmayın diye,Hristiyanlar gibi olmayın diye, Yahudiler gibi olmayın diye.Yahudiler gibi olmayın diye. Ama anlayan kim?Ama anlayan kim? Fâtiha'da da tembihlemiyor mu?

Fâtiha'da da tembihlemiyor mu?
Fâtiha suresinde de tembihliyor.Fâtiha suresinde de tembihliyor. Gayril mağdubi aleyhim velad dâllin.Gayril mağdubi aleyhim velad dâllin. Kendilerine gazap edilmiş kavimler gibiKendilerine gazap edilmiş kavimler gibi onların yoluna sokma bizi Yâ Rabbi!onların yoluna sokma bizi Yâ Rabbi! Dalalete düşmüşlerin yoluna sokma.Dalalete düşmüşlerin yoluna sokma. Peygamber Efendimiz'e sormuşlar,Peygamber Efendimiz'e sormuşlar, mağdubi aleyhim kim?mağdubi aleyhim kim? Maksat Yahudilerdir buyurmuş.Maksat Yahudilerdir buyurmuş. Dâllin kim?

Dâllin kim?
Dalalete düşenler Hristiyanlardır buyurmuş.Dalalete düşenler Hristiyanlardır buyurmuş. Hristiyanlar gibi olmayın,Hristiyanlar gibi olmayın, Yahudiler gibi olmayın, eski ümmetler gibi olmayın,Yahudiler gibi olmayın, eski ümmetler gibi olmayın, kendilerine kitap indirildiği haldekendilerine kitap indirildiği halde sonra fırka fırka olup ihtilafa düşenler gibisonra fırka fırka olup ihtilafa düşenler gibi olmayın diye Allah emrediyor.olmayın diye Allah emrediyor. Niye ihtilafa düşüyorsunuz?Niye ihtilafa düşüyorsunuz? Niye ihtilafa düşmüş Müslümanlar?Niye ihtilafa düşmüş Müslümanlar? Niye parça parça olmuş?Niye parça parça olmuş? Niye Irak, Kuveyt'e saldırmış?Niye Irak, Kuveyt'e saldırmış? Niye grup grup gruplaşmışlar?Niye grup grup gruplaşmışlar? Niye birbirlerini çekemezler?Niye birbirlerini çekemezler? Mısır, Libya ile kavga eder.Mısır, Libya ile kavga eder. Çad bilmem kimle ihtilaftadır.Çad bilmem kimle ihtilaftadır. Mağrip, Moritanya ile ihtilaftadır.Mağrip, Moritanya ile ihtilaftadır. Allah'ın dininden ayrı olduğu için hepsini AllahAllah'ın dininden ayrı olduğu için hepsini Allah cezalandırıyor manevi bakımdan.cezalandırıyor manevi bakımdan. Allah'ın emrini tutmuyor diye müslüman toplulukların hepsi sıkıntıda.Allah'ın emrini tutmuyor diye müslüman toplulukların hepsi sıkıntıda. Bunun kurtuluşu nasıl olacak?

Bunun kurtuluşu nasıl olacak?
Allah'ın dinine dönmekle olacak.Allah'ın dinine dönmekle olacak. Emr-i ma'ruf nehy-i münkerEmr-i ma'ruf nehy-i münker yapmakla olacak muhterem kardeşlerim.yapmakla olacak muhterem kardeşlerim. İlaç ne? Tedavi ne? Bu âyet-i kerîme.İlaç ne? Tedavi ne? Bu âyet-i kerîme. İşte bu hocamızın okuduğu âyet-i kerîme.İşte bu hocamızın okuduğu âyet-i kerîme. Hayra çağıracaksınız, emr-i ma'ruf yapacaksınız,Hayra çağıracaksınız, emr-i ma'ruf yapacaksınız, nehy-i münker yapmaya başlayacaksınız,nehy-i münker yapmaya başlayacaksınız, o zaman kurtulacaksınız.o zaman kurtulacaksınız. Başka türlü bu bela,Başka türlü bu bela, Allah'ın başınıza musallat ettiği bela kalkmaz.Allah'ın başınıza musallat ettiği bela kalkmaz. Tüm ümmetten kalkmaz.Tüm ümmetten kalkmaz. Perişan, geri, fakir, aç, çıplak, esir, hasta, neden?Perişan, geri, fakir, aç, çıplak, esir, hasta, neden? Ceza, bela gelmiş.

Ceza, bela gelmiş.
İhtilafa düşmüşler.İhtilafa düşmüşler. Bir milyar insana kim zarar verebilir?Bir milyar insana kim zarar verebilir? Veremezler ama bir milyar insanın birbiriyle ilgisi yok kiVeremezler ama bir milyar insanın birbiriyle ilgisi yok ki ihtilafa düşmüşler.ihtilafa düşmüşler. Şu ayet-i kerimeye aykırı duruma düşmüşler.Şu ayet-i kerimeye aykırı duruma düşmüşler. “Velâ tekûnû kellezîne“Velâ tekûnû kellezîne teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehümü’l- beyyinât.”teferrakû vahtelefû min ba’di mâ câehümü’l- beyyinât.” Fırka fırka olupFırka fırka olup ihtilaflara düşüp de kendilerine beyineler geldikten sonraihtilaflara düşüp de kendilerine beyineler geldikten sonra dağılan, gücü kuvveti azalan kavimler gibi olmayın diyor Kur'an-ı Kerîm.dağılan, gücü kuvveti azalan kavimler gibi olmayın diyor Kur'an-ı Kerîm. “Ve ülâike lehüm ‘azâbün ‘azîm.”

“Ve ülâike lehüm ‘azâbün ‘azîm.”
Şimdi bunlara muazzam,Şimdi bunlara muazzam, feci azap vardır diye de tehdit ediyor.feci azap vardır diye de tehdit ediyor. Neden?Neden? Hem dünyada azap var, hem de ahirette azap var.Hem dünyada azap var, hem de ahirette azap var. Ahiretteki azap, kitaplarını uygulamadıkları için,Ahiretteki azap, kitaplarını uygulamadıkları için, tahrif ettikleri için, Allah'ın emrinitahrif ettikleri için, Allah'ın emrini sapıttıkları için.sapıttıkları için. Dünyadaki azap da Allah'a itaat etmediklerinden başlarına bela.Dünyadaki azap da Allah'a itaat etmediklerinden başlarına bela. “Yevme tebyaddu vücûhün ve tesveddü vücûh.”

“Yevme tebyaddu vücûhün ve tesveddü vücûh.”
O azabın ne zaman olacağını da,O azabın ne zaman olacağını da, zamanını da bildiriyor.zamanını da bildiriyor. O günde ki yevme tebyaddu vucûhun ve tesveddu vucûh.O günde ki yevme tebyaddu vucûhun ve tesveddu vucûh. Bazı yüzler ak olacak, bazı yüzler kara.Bazı yüzler ak olacak, bazı yüzler kara. Yani mahşer günü kastediliyor.Yani mahşer günü kastediliyor. Mahşer gününde bazı insanların yüzleri pak pak,Mahşer gününde bazı insanların yüzleri pak pak, pırıl pırıl, nurani olacak.pırıl pırıl, nurani olacak. Bazıların da yüzü simsiyah, kapkara olacak, katran gibi olacak.Bazıların da yüzü simsiyah, kapkara olacak, katran gibi olacak. “Feemmellezîne’s- veddet vücûhühüm.”

“Feemmellezîne’s- veddet vücûhühüm.”
O yüzleri kapkara olanlara, kararanlara,O yüzleri kapkara olanlara, kararanlara, evvelce kara değildi, isveddet dediğievvelce kara değildi, isveddet dediği yüzleri kara olan değil, kararan demek.yüzleri kara olan değil, kararan demek. Aktı dünyada ama ahirette yüzü kara oldu.Aktı dünyada ama ahirette yüzü kara oldu. Küfründen, günahından dolayı.Küfründen, günahından dolayı. Dünyada beyaz ırktan bile olsa ahirette yüzleri kara oldu.Dünyada beyaz ırktan bile olsa ahirette yüzleri kara oldu. Eğer dünyada simsiyah zenci bile olsa,Eğer dünyada simsiyah zenci bile olsa, takva ehliyse ahirette yüzü ak pak olacak.takva ehliyse ahirette yüzü ak pak olacak. Ahirette yüzleri kara olanlara gelince,Ahirette yüzleri kara olanlara gelince, onlara denilecek ki;onlara denilecek ki; “E kefertüm ba’de îmâniküm.”

“E kefertüm ba’de îmâniküm.”
İmandan sonra, imanı anladıktan sonra,İmandan sonra, imanı anladıktan sonra, imanı, peygamberi tanıdıktan sonraimanı, peygamberi tanıdıktan sonra küfre mi düştünüz?küfre mi düştünüz? “Fezûkû’l’- azâbe bimâ küntüm tekfurûn.”

“Fezûkû’l’- azâbe bimâ küntüm tekfurûn.”
Madem öyle yaptınız, o zaman azabı yiyin,Madem öyle yaptınız, o zaman azabı yiyin, tadın, çekin, kâfir olduğunuzdan dolayı denilecek.tadın, çekin, kâfir olduğunuzdan dolayı denilecek. “Ve emmellezîneb- yeddat vücûhühüm fe fî rahmetillâhi.”

“Ve emmellezîneb- yeddat vücûhühüm fe fî rahmetillâhi.”
Yüzleri ağarmış olanlara kıyamette,Yüzleri ağarmış olanlara kıyamette, hesabı geçip de ak yüzlülerhesabı geçip de ak yüzlüler olarak pırıl pırıl etrafa nur saçanlara gelinceolarak pırıl pırıl etrafa nur saçanlara gelince onlar da; Fe fî rahmetillâh.onlar da; Fe fî rahmetillâh. Onlar Allah'ın rahmetine gark olacaklar.Onlar Allah'ın rahmetine gark olacaklar. Allah bizi onlardan eylesin.Allah bizi onlardan eylesin. “Hüm fîhâ hâlidûn.”

“Hüm fîhâ hâlidûn.”
İşte onlar Allah'ın rahmetinde ebedi kalacaklar.İşte onlar Allah'ın rahmetinde ebedi kalacaklar. Yani rahmetine erecekler, cennete girecekler,Yani rahmetine erecekler, cennete girecekler, orada da ebedi kalacaklar.orada da ebedi kalacaklar. “Tilke âyâtullâhi netlûhâ ‘aleyke bi’l- hakk.”

“Tilke âyâtullâhi netlûhâ ‘aleyke bi’l- hakk.”
Ey Habibim! Ey Muhammed-i Mustafa'm!Ey Habibim! Ey Muhammed-i Mustafa'm! İşte bu ayetler ki biz sana okuyoruz hak olarak.İşte bu ayetler ki biz sana okuyoruz hak olarak. “Vemallâhu yurîdu zulmen li’l- ’âlemîn.”

“Vemallâhu yurîdu zulmen li’l- ’âlemîn.”
Allahu Teâlâ Hazretleri alemlereAllahu Teâlâ Hazretleri alemlere zulüm murad etmiyor.zulüm murad etmiyor. Alemleri rahmetine gark etmek istiyor.Alemleri rahmetine gark etmek istiyor. İnsanları hidayete çekmek istiyor.İnsanları hidayete çekmek istiyor. İnsanlar doğru yolu bulsunlar.İnsanlar doğru yolu bulsunlar. Dünyada da bahtiyar olsunlar.Dünyada da bahtiyar olsunlar. Ahirette de bahtiyar olsunlar diye bu ayetler indiriliyor.Ahirette de bahtiyar olsunlar diye bu ayetler indiriliyor. İkaz için, irşad için.İkaz için, irşad için. Aziz ve muhterem kardeşlerim bu söylediğim

Aziz ve muhterem kardeşlerim bu söylediğim
Âl-i İmrân suresinin 102, 103, 104 ve devamı ayetleridir.Âl-i İmrân suresinin 102, 103, 104 ve devamı ayetleridir. Âl-i İmrân suresi 3. suredir.Âl-i İmrân suresi 3. suredir. Fâtiha, Bakara, Âl-i İmrân Suresi.Fâtiha, Bakara, Âl-i İmrân Suresi. Âyet numarasından bakın, tefsirlerden bakın,Âyet numarasından bakın, tefsirlerden bakın, bu ayetleri ezberleyin, bu ayetlerinbu ayetleri ezberleyin, bu ayetlerin emrine göre hayatınızı tanzim edin.emrine göre hayatınızı tanzim edin. Yani âyeti duyup daYani âyeti duyup da duyduktan sonra âyet kendisine geldikten sonraduyduktan sonra âyet kendisine geldikten sonra ihtilafa düşenler, tefrikaya düşenlerden olmayın.ihtilafa düşenler, tefrikaya düşenlerden olmayın. Yani hoca efendimiz de müftü efendimiz deYani hoca efendimiz de müftü efendimiz de Allah razı olsun geldiği zamanAllah razı olsun geldiği zaman burada bunu okuması bu.burada bunu okuması bu. Bunları bilsinler, cemaat dağılmasın,Bunları bilsinler, cemaat dağılmasın, ayrılmasın, Müslümanlar muhabbet içinde olsunlar,ayrılmasın, Müslümanlar muhabbet içinde olsunlar, birlik beraberlik içinde olsunlar,birlik beraberlik içinde olsunlar, Allah'ın sevdiği kullar olsunlar diye onu hatırlattı.Allah'ın sevdiği kullar olsunlar diye onu hatırlattı. Ben de size naklettim.Ben de size naklettim. Tebliğ bizden, tebliğ bizden, tutmak sizden.Tebliğ bizden, tebliğ bizden, tutmak sizden. Peygamber Efendimiz diyor ki,Peygamber Efendimiz diyor ki, bana düşen bildirmektir.bana düşen bildirmektir. Benim hidayetten bir şeyim yok.Benim hidayetten bir şeyim yok. Yani insanları hidayete çekmekYani insanları hidayete çekmek benim vazifem değil, benim işim değil.benim vazifem değil, benim işim değil. “Leyse ‘aleyke hüdâhüm velâkinnallâhe yehdî men yeşâ.”

“Leyse ‘aleyke hüdâhüm velâkinnallâhe yehdî men yeşâ.”
Şeytanın işi de dalalete çağırmaktır.Şeytanın işi de dalalete çağırmaktır. Onun da insanları saptırmakta bir gücü yok.Onun da insanları saptırmakta bir gücü yok. Rol değil de gücü yok.Rol değil de gücü yok. Şeytanın insanları zorla saptırmaya gücü yok.Şeytanın insanları zorla saptırmaya gücü yok. Peygamber Efendimiz'in de insanları zorlaPeygamber Efendimiz'in de insanları zorla hidayete çekmeye selahiyeti yok.hidayete çekmeye selahiyeti yok. Hidayeti de, dalaleti deHidayeti de, dalaleti de Allah insanın kesbine, durumuna göreAllah insanın kesbine, durumuna göre başına veriyor.başına veriyor. Yani kulların durumuna göre Allah hidayetini ihsan ediyor.Yani kulların durumuna göre Allah hidayetini ihsan ediyor. Durumları müsait değilse, edepsiz,Durumları müsait değilse, edepsiz, terbiyesiz, küstahsa o zaman da dalalete düşürüyor.terbiyesiz, küstahsa o zaman da dalalete düşürüyor. Çünkü hidayet tüm saadetlerin anahtarı.Çünkü hidayet tüm saadetlerin anahtarı. Yani hidayete sahip oldu mu insan,Yani hidayete sahip oldu mu insan, her türlü hayır veher türlü hayır ve saadet ondan sonra geliyor,saadet ondan sonra geliyor, onu da istemediği sevmediği kuluna vermiyor.onu da istemediği sevmediği kuluna vermiyor. Sevmediği kulu edepsizken, küstahkenSevmediği kulu edepsizken, küstahken ona nasip etmiyor.ona nasip etmiyor. Allahu Teâlâ Hazretleri şu mübarek cuma gecesi hürmetine

Allahu Teâlâ Hazretleri şu mübarek cuma gecesi hürmetine
bizdeki manevi hastalıklardan bizi kurtarsın.bizdeki manevi hastalıklardan bizi kurtarsın. Manevi hastalıklarımız var muhterem kardeşlerim.Manevi hastalıklarımız var muhterem kardeşlerim. Şimdi ben sabahtan beri yatıyorum,Şimdi ben sabahtan beri yatıyorum, maddi hastalığım var benim, midemmaddi hastalığım var benim, midem gaz yapıyor, bağırsaklarım gaz yapıyor, doktorlar geldi, baktılar filan.gaz yapıyor, bağırsaklarım gaz yapıyor, doktorlar geldi, baktılar filan. Yani azıcık bir gaz yapınca,Yani azıcık bir gaz yapınca, gırt yapınca, ağrı olunca, sızı olunca, üç tane beş tane doktor geliyor mu başımıza?gırt yapınca, ağrı olunca, sızı olunca, üç tane beş tane doktor geliyor mu başımıza? Geliyor.Geliyor. Manevi hastalıklarımız var, kimse manevi hastalığının farkında değil.

Manevi hastalıklarımız var, kimse manevi hastalığının farkında değil.
Sözünde durmuyor,Sözünde durmuyor, bunun bir hastalık olduğunun farkında değil.bunun bir hastalık olduğunun farkında değil. Kur'an'dan etkilenmiyor,Kur'an'dan etkilenmiyor, bir hastalık olduğunun farkında değil.bir hastalık olduğunun farkında değil. Allah'ın yolunda koşmaya gayret etmiyor,Allah'ın yolunda koşmaya gayret etmiyor, çok kusurlarımız var.çok kusurlarımız var. Anlayamıyoruz da, bilemiyoruz da,Anlayamıyoruz da, bilemiyoruz da, dünyanın telaşına dalmışız.dünyanın telaşına dalmışız. Allah bizi maddi, manevi, her türlü kusurdan, hastalıktanAllah bizi maddi, manevi, her türlü kusurdan, hastalıktan şifayab eylesin, kurtarsın.şifayab eylesin, kurtarsın. Allah bize şuur ihsan eylesin.Allah bize şuur ihsan eylesin. Allah bizim kalplerimizi ölü kalp etmesin,Allah bizim kalplerimizi ölü kalp etmesin, kalplerimizi marifetiyle diriltsin,kalplerimizi marifetiyle diriltsin, nurlandırsın, hakkı gören,nurlandırsın, hakkı gören, hakkı işleyen, hayra davet eden,hakkı işleyen, hayra davet eden, emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan,emr-i ma'ruf yapan, nehy-i münker yapan, böyle cennetine, rahmetine,böyle cennetine, rahmetine, daldıracağı kullarından eylesin,daldıracağı kullarından eylesin, ömrümüzü gafletle geçirmemeyi nasip eylesin,ömrümüzü gafletle geçirmemeyi nasip eylesin, huzur-i izzetine, sevdiği, razı olduğu, yüzü ak,huzur-i izzetine, sevdiği, razı olduğu, yüzü ak, alnı açık olarak kullanarak varıpalnı açık olarak kullanarak varıp sevdiği kullarıyla beraber cennetiyle,sevdiği kullarıyla beraber cennetiyle, cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin.cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Bi hürmeti esrar-ı suretil Fâtiha.

Bi hürmeti esrar-ı suretil Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2