Namaz Vakitleri
İstanbul
17 Cemâziye'l-Evvel 1448
28 October 2026
İmsak
05:57
Güneş
07:23
Öğle
12:53
İkindi
15:45
Akşam
18:12
Yatsı
19:32
Detaylı Arama

İslam’ın Gelecek Nesillere Aktarılması

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

İslam’ın Gelecek Nesillere Aktarılması

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillahi rabbilâlemin ve'l-âkibetü li'l-müttekîn.

el-Hamdülillahi rabbilâlemin ve'l-âkibetü li'l-müttekîn.
Vessalâtü vesselâmü alâ seyyi-dinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Vessalâtü vesselâmü alâ seyyi-dinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullah

İ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullah
ve enne efdale'l-hedyi hedyü mu-hammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale'l-hedyi hedyü mu-hammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şer-ra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid'ahve şer-ra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid'ah ve külle bid'atin dalâleh ve külle dalâle-tin fi'n-nâri.ve külle bid'atin dalâleh ve külle dalâle-tin fi'n-nâri. Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehu kâl.Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehu kâl. Geçenki dersten bir hadise tekrar edeyim.Geçenki dersten bir hadise tekrar edeyim. Men ehabbe en yuhibbehü'llâhü ve-Rasûlühû,

Men ehabbe en yuhibbehü'llâhü ve-Rasûlühû,
fe'l-yasduki'l-hadîse, ve'l-yu'eddi'l-emânete, ve-lâ yu'di cârahû.fe'l-yasduki'l-hadîse, ve'l-yu'eddi'l-emânete, ve-lâ yu'di cârahû. Sadaka Rasulullah fimâ kâl.

Sadaka Rasulullah fimâ kâl.
Cenab-ı Hak cümlemizi affetsin.

Cenab-ı Hak cümlemizi affetsin.
Yarın Berât gecemiz.

Yarın Berât gecemiz.
Bu gecenin hürmetine Cenab-ı Hak, rahmeti İlahi için çok affu şamil,Bu gecenin hürmetine Cenab-ı Hak, rahmeti İlahi için çok affu şamil, her şeye bir defa ondan kullanılırsa kabul ederim inşallah.her şeye bir defa ondan kullanılırsa kabul ederim inşallah. Yalnız şunu anlatmak, anlamamız lazım gelir ki,Yalnız şunu anlatmak, anlamamız lazım gelir ki, Cenab-ı Hakk kulundan vazgeçmiyor.Cenab-ı Hakk kulundan vazgeçmiyor. Ne kadar kabahat ediyoruz, ne kadar kusur ediyoruz, ne kadar günahlar işliyoruz.Ne kadar kabahat ediyoruz, ne kadar kusur ediyoruz, ne kadar günahlar işliyoruz. Biliyoruz bunun Allah'ın gördüğünü ve bildiğini de.Biliyoruz bunun Allah'ın gördüğünü ve bildiğini de. Onun gördüğünü ve bildiğini bildiğimiz halde yine çeşitli çeşitli hatalardan,Onun gördüğünü ve bildiğini bildiğimiz halde yine çeşitli çeşitli hatalardan, kusurlardan kendimizi kurtarmanın imkanını da bulamıyoruz.kusurlardan kendimizi kurtarmanın imkanını da bulamıyoruz. Allah-u Teala'nın istediği ve razı olduğu iyi bir kulun arasına girmeye yüzümüz yok.Allah-u Teala'nın istediği ve razı olduğu iyi bir kulun arasına girmeye yüzümüz yok. Çok yüzü onların arasına değecek, yüzümüz yok yani, görüyoruz halimizi.Çok yüzü onların arasına değecek, yüzümüz yok yani, görüyoruz halimizi. Bu haliyle onların arasına girmek mümkün olmaz.Bu haliyle onların arasına girmek mümkün olmaz. Fakat Allah celle ve alâ her fırsatta bizim hep günahlarımızı affediyor.Fakat Allah celle ve alâ her fırsatta bizim hep günahlarımızı affediyor. Abdest alırken affediyor, namaz kılarken affediyor, camiye gelirken affediyor,Abdest alırken affediyor, namaz kılarken affediyor, camiye gelirken affediyor, giderken affediyor, ediyor da ediyor.giderken affediyor, ediyor da ediyor. Şimdi yarın akşam da aff-ı umumi, umumi af yani.Şimdi yarın akşam da aff-ı umumi, umumi af yani. İlahi hepimizi affediyor.İlahi hepimizi affediyor. Yalnız birkaç istisnaları varsa da tövbe ederlerse onları da affediyor.Yalnız birkaç istisnaları varsa da tövbe ederlerse onları da affediyor. Şimdi buradan güzel bir ders çıkıyor bize.Şimdi buradan güzel bir ders çıkıyor bize. Allah celle ve alâ kulunu böyle affediyor da bu kadar günahlarımızı bildiği halde

Allah celle ve alâ kulunu böyle affediyor da bu kadar günahlarımızı bildiği halde
biz birbirimize karşı niçin afcı olamıyoruz?biz birbirimize karşı niçin afcı olamıyoruz? Niçin afcı olamıyoruz?Niçin afcı olamıyoruz? Birbirimizde ufak bir kusur, ufak bir kabahat gördük mü, onun dilini de doluyoruz.Birbirimizde ufak bir kusur, ufak bir kabahat gördük mü, onun dilini de doluyoruz. Ondan sonra artık o kardeşin yüzüne bile bakmaya şeyi kendimize bırakmıyoruz.Ondan sonra artık o kardeşin yüzüne bile bakmaya şeyi kendimize bırakmıyoruz. Envaiçeşit iftiralar, sözler, ne dersen de artık yani ağzı alınmaya imkanı olmayacak.Envaiçeşit iftiralar, sözler, ne dersen de artık yani ağzı alınmaya imkanı olmayacak. Bunu biz nasıl insan olarak yapıyoruz, ona şaşırıyorum ben yani.Bunu biz nasıl insan olarak yapıyoruz, ona şaşırıyorum ben yani. Şimdi burada Cenab-ı Peygamber Efendimiz diyor ki,

Şimdi burada Cenab-ı Peygamber Efendimiz diyor ki,
sizi eğer Allah-u Teala'nın sevmesi ve Rasulü'nün sizi sevmesi sizi sevindirirse,sizi eğer Allah-u Teala'nın sevmesi ve Rasulü'nün sizi sevmesi sizi sevindirirse, istiyorsanız ki Allah beni sevsin, Rasulü de beni sevsin.istiyorsanız ki Allah beni sevsin, Rasulü de beni sevsin. Bunu istiyorsanız büyük şey var.Bunu istiyorsanız büyük şey var. Birisi doğru söz. Doğruluktan kaçmayın.Birisi doğru söz. Doğruluktan kaçmayın. Doğruluktan ayrılmayın.Doğruluktan ayrılmayın. Sözünüz de doğru olsun, özünüz de doğru olsun, içiniz de doğru olsun.Sözünüz de doğru olsun, özünüz de doğru olsun, içiniz de doğru olsun. Doğruluktan ayrılmayın.Doğruluktan ayrılmayın. Menfaatiniz için katiyyen yalana irtikap etmeyin. Katiyyen.Menfaatiniz için katiyyen yalana irtikap etmeyin. Katiyyen. Yalan kadar büyük günah yok, iftira kadar da büyük günah yok.Yalan kadar büyük günah yok, iftira kadar da büyük günah yok. Gözünle görmediğin hatta bir imamımızın şeysi vardır.Gözünle görmediğin hatta bir imamımızın şeysi vardır. Bir insanı kötülük üzerinde görsen bile, kötülük üzerinde gördü.Bir insanı kötülük üzerinde görsen bile, kötülük üzerinde gördü. Adam meyhaneye girdi. Artık çıkmıyor oradan.Adam meyhaneye girdi. Artık çıkmıyor oradan. Ayyaş ne olacak işte. Deme sakın öyle.Ayyaş ne olacak işte. Deme sakın öyle. Orada ya bir alacağı vardı de, ya birisini görmek istiyordu de, te’vil et, geç.Orada ya bir alacağı vardı de, ya birisini görmek istiyordu de, te’vil et, geç. Gözünle gördüğün halde,Gözünle gördüğün halde, biz gözümüzle de görmediğimiz halde, kulağımızla da işitmediğimiz halde, envaiçeşit,biz gözümüzle de görmediğimiz halde, kulağımızla da işitmediğimiz halde, envaiçeşit, iftiraları, yalanları birbirimizin aleyhine batarız.iftiraları, yalanları birbirimizin aleyhine batarız. Allah affetsin. Halbuki sözün çoğu yalandan ibaret.Allah affetsin. Halbuki sözün çoğu yalandan ibaret. Çok söz, çok para, şeysiz olmaz derler, haramsız.Çok söz, çok para, şeysiz olmaz derler, haramsız. Çok söz de yalansız olmaz derler.Çok söz de yalansız olmaz derler. Bu dedelerimizden kalan bir söz bize.Bu dedelerimizden kalan bir söz bize. Onun için Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Nasihatname’sindeOnun için Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Nasihatname’sinde büyükleri nasihatinde. Altı şeye dikkat et, diyor.büyükleri nasihatinde. Altı şeye dikkat et, diyor. Az ye, az uyu, az konuş. Özlü konuş, lüzumu varsa konuş.Az ye, az uyu, az konuş. Özlü konuş, lüzumu varsa konuş. Ne diye kendini yoruyorsun, boş yere.Ne diye kendini yoruyorsun, boş yere. Onun için, fe'l-yasduki'l-hadîs, söylediğin sözü doğru söyle.Onun için, fe'l-yasduki'l-hadîs, söylediğin sözü doğru söyle. İkincisi, tabi bu uzun. İkincisi, ve'l-yu'eddi'l-emânete.

İkincisi, tabi bu uzun. İkincisi, ve'l-yu'eddi'l-emânete.
Emaneti eda et. Emaneti yerine ver.Emaneti eda et. Emaneti yerine ver. Emanet çok. Ahmet'ten aldığımız beş kuruş, on kuruş emanettir.Emanet çok. Ahmet'ten aldığımız beş kuruş, on kuruş emanettir. Ahmet'ten aldığımız bir söz olarak söylemiştir, emanettir.Ahmet'ten aldığımız bir söz olarak söylemiştir, emanettir. Efendim, bir yerde bir konuşma olmuştur, emanettir. Hiç öyle söylenmez.Efendim, bir yerde bir konuşma olmuştur, emanettir. Hiç öyle söylenmez. Kur'an emanet, din emanet, kitap emanet, memleket emanet, ana, baba, evlat,Kur'an emanet, din emanet, kitap emanet, memleket emanet, ana, baba, evlat, çoluk çocuk, karı, kızan hep emanet bunlar.çoluk çocuk, karı, kızan hep emanet bunlar. Kendimiz de emanet.Kendimiz de emanet. Biz emanetçiyiz burada işte, biz nefes gitti mi bittik.Biz emanetçiyiz burada işte, biz nefes gitti mi bittik. Binaenaleyh sana nasıl ki dedelerin, anaların, babaların bu dini öğrettiyse,Binaenaleyh sana nasıl ki dedelerin, anaların, babaların bu dini öğrettiyse, sen de bu emaneti evlatlarına aktar.sen de bu emaneti evlatlarına aktar. Eğer bu aldığın din emanetini evladına aktaramıyorsanEğer bu aldığın din emanetini evladına aktaramıyorsan emanete hıyanetlik ediyorsun, demektir.emanete hıyanetlik ediyorsun, demektir. Emanete hıyanet, İslam'ı nasıl aldıysak öylece aktaracaksın.Emanete hıyanet, İslam'ı nasıl aldıysak öylece aktaracaksın. Şimdi bizim İmam Efendi öğlen namazını kıldım ki

Şimdi bizim İmam Efendi öğlen namazını kıldım ki
bugün dersi yaptım diye bir kendisine rica ettim. Başka yere gidecekmiş.bugün dersi yaptım diye bir kendisine rica ettim. Başka yere gidecekmiş. İçeride o Kur'an hocası olan, Hafız-ı Kur'an'da senedir, ona çaktı.İçeride o Kur'an hocası olan, Hafız-ı Kur'an'da senedir, ona çaktı. “Sen namazı ağır kılıyorsun,” dedi.

“Sen namazı ağır kılıyorsun,” dedi.
“Cemaat kalabalık. Ben de ihtiyarım hani,” dedi.“Cemaat kalabalık. Ben de ihtiyarım hani,” dedi. “Pek dayanamıyorum öyle. Biraz hafif yap” dedim de o da celallendi.“Pek dayanamıyorum öyle. Biraz hafif yap” dedim de o da celallendi. “Yok dedi, ben Peygamber nasıl kıldıysa öyle kılmak isterim.

“Yok dedi, ben Peygamber nasıl kıldıysa öyle kılmak isterim.
Sallu kema raeytumuni.Sallu kema raeytumuni. Nasıl ben söylüyorsunuz kılıyorum namazı,Nasıl ben söylüyorsunuz kılıyorum namazı, benim kıldığım namaz gibi siz de kılın,” dedi. Bu bir emanet.benim kıldığım namaz gibi siz de kılın,” dedi. Bu bir emanet. Peygamberden nasıl aldıysak bu emanetiPeygamberden nasıl aldıysak bu emaneti aynı şekilde dini hareketler temayüz ettiğimiz için çalışacağız.aynı şekilde dini hareketler temayüz ettiğimiz için çalışacağız. Her şeyimiz de böyle.Her şeyimiz de böyle. Bütün hareketlerimiz İslam'ın istediği şekilde olmasına.Bütün hareketlerimiz İslam'ın istediği şekilde olmasına. Dünya şöyle istiyormuş. Nasıl isterse istesin dünya.Dünya şöyle istiyormuş. Nasıl isterse istesin dünya. Dünyanın bizim alakamız yok.Dünyanın bizim alakamız yok. Dünyanın alakamız yok deyince,Dünyanın alakamız yok deyince, Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hasır üzerinde yatıyor.Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir gün hasır üzerinde yatıyor. Yatağı hasır yani. Hasırın üzerinde yatmış.,Yatağı hasır yani. Hasırın üzerinde yatmış., Hazreti Ömer gördü de, acıdı, dedi ki:Hazreti Ömer gördü de, acıdı, dedi ki: “Ya Resulallah, bak şu saltanatlılara da müsaade et de

“Ya Resulallah, bak şu saltanatlılara da müsaade et de
biz de sana bir istirahat edeceğin bir şeyler yapalım.”biz de sana bir istirahat edeceğin bir şeyler yapalım.” “Benim dünyayla ne ilgim var ya Ömer” dedi. “Benim dünyayla ne ilgim var” dedi.

“Benim dünyayla ne ilgim var ya Ömer” dedi. “Benim dünyayla ne ilgim var” dedi.
Bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem.Bizim Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Dün bir mesele dinledik. İşte bir yerde konuşuluyormuş,

Dün bir mesele dinledik. İşte bir yerde konuşuluyormuş,
bu başlar bir yerde konuşurken,bu başlar bir yerde konuşurken, Rus polisi demiş ki:Rus polisi demiş ki: “En düzgün idare bizi idare eden.”

“En düzgün idare bizi idare eden.”
“Neden?”

“Neden?”
“Bizim demiş şef o demiş ne alıyorsa, o ne yiyorsa, ne alıyorsa,

“Bizim demiş şef o demiş ne alıyorsa, o ne yiyorsa, ne alıyorsa,
en aşağıdaki nefer de onu alıp yiyor, aramıza fark etmiyor.en aşağıdaki nefer de onu alıp yiyor, aramıza fark etmiyor. En iyi idare bizi idare edenler.”En iyi idare bizi idare edenler.” Buradan bir müslüman: “Hiçbir şey yok demiş. Yanlış söyledin.Buradan bir müslüman: “Hiçbir şey yok demiş. Yanlış söyledin. En iyi idare İslam idaresidir.”En iyi idare İslam idaresidir.” İslam idaresini biz okuduk. Hazreti Ömer radıyallahu anh vefat ediyor.

İslam idaresini biz okuduk. Hazreti Ömer radıyallahu anh vefat ediyor.
Hazreti Ömer radıyallahu anh vefat ederken seksen altı binHazreti Ömer radıyallahu anh vefat ederken seksen altı bin o zamanın parası ile borç kalmış üzerinde.o zamanın parası ile borç kalmış üzerinde. Ölmezden evvel çocuğunu çağırıyor:Ölmezden evvel çocuğunu çağırıyor: “Oğlum diyor, benim borcumu hesap et.”

“Oğlum diyor, benim borcumu hesap et.”
“İşte bu kadar,” diyorlar.

“İşte bu kadar,” diyorlar.
“Bunu diyor, sen ödeyemezsin,

“Bunu diyor, sen ödeyemezsin,
kavime söyle, tebaatimize söyle, akraba-i taallukatımıza, kabilemize,kavime söyle, tebaatimize söyle, akraba-i taallukatımıza, kabilemize, kabilemize iştirak etsin, bu parayı ödemeye çalışın.kabilemize iştirak etsin, bu parayı ödemeye çalışın. Ödeyemezseniz, filan kabileye de söyleyin, o da size iştirak etsin, ödeyin bu borcumu.Ödeyemezseniz, filan kabileye de söyleyin, o da size iştirak etsin, ödeyin bu borcumu. Onlar yetmezse Kureyş’e söyleyin,Onlar yetmezse Kureyş’e söyleyin, Kureyş'ten de yardım talep edin de benim bu borcumu ödeyin,” diyor.Kureyş'ten de yardım talep edin de benim bu borcumu ödeyin,” diyor. Şimdi Halife-i Mü'minin Hazreti Ömer,

Şimdi Halife-i Mü'minin Hazreti Ömer,
Hazreti Ömer Halife-i Mü'minin olduğu vakitte,Hazreti Ömer Halife-i Mü'minin olduğu vakitte, o gönderdiği olduğu Acemistan'ı yendik.o gönderdiği olduğu Acemistan'ı yendik. Mağlup olmuş Acemistan. Bir sürü ganimet kalmışlar.Mağlup olmuş Acemistan. Bir sürü ganimet kalmışlar. Ne kadar ganimet kalmış. Ordu, koca ordu yenilmiş, bütün Acemistan'ın şeyleriNe kadar ganimet kalmış. Ordu, koca ordu yenilmiş, bütün Acemistan'ın şeyleri bizim ganimet şeyler diyerekten debizim ganimet şeyler diyerekten de Hazreti Ömer'in sofrasına da oradan getirilen konservelerden,Hazreti Ömer'in sofrasına da oradan getirilen konservelerden, kumaşlardan bir parça vermişler.kumaşlardan bir parça vermişler. Bu da oranın hediyesidir, diyerekten.Bu da oranın hediyesidir, diyerekten. Hazreti Ömer darılmış demiş ki,Hazreti Ömer darılmış demiş ki, “Bunun benim soframda ne işi var?

“Bunun benim soframda ne işi var?
Bu memlekette fakir mi yok? Bunu onlara vermediniz de benim soframa getirdiniz.Bu memlekette fakir mi yok? Bunu onlara vermediniz de benim soframa getirdiniz. Kaldırın bunu buradan çabuk. Benim her zaman yediğim, onu getirin,” demiş.Kaldırın bunu buradan çabuk. Benim her zaman yediğim, onu getirin,” demiş. Tabi herkes onun sesine korku halinde.

Tabi herkes onun sesine korku halinde.
Bugünkü parayla harcadık çok milyon ediyor.Bugünkü parayla harcadık çok milyon ediyor. Bu borç, seksen altı bin dirhem denilen borç, bugünkü parayla çok para ediyor.Bu borç, seksen altı bin dirhem denilen borç, bugünkü parayla çok para ediyor. Bir dirhem, üç akçe ediyor.Bir dirhem, üç akçe ediyor. Bir akçe, üç pul ediyor.Bir akçe, üç pul ediyor. Bir pul, bir evin idaresine kâfi geliyor.Bir pul, bir evin idaresine kâfi geliyor. O zamanki geçim alemi.O zamanki geçim alemi. Şimdi o pul ile hesaplanınca, bugünkü geçimi ona vurunca çok milyon para tutuyor.Şimdi o pul ile hesaplanınca, bugünkü geçimi ona vurunca çok milyon para tutuyor. Şimdi bu kadar kabilelere taksim olunca o paranın ödenmesi için,Şimdi bu kadar kabilelere taksim olunca o paranın ödenmesi için, demek ki az bir şey olsa kendileri öderdi.demek ki az bir şey olsa kendileri öderdi. Şimdi İslam'ın, İslam'ın davasına hizmet eden insanların hareketine bakın,

Şimdi İslam'ın, İslam'ın davasına hizmet eden insanların hareketine bakın,
bir de bugün bizimkilerin idaresine bakın.bir de bugün bizimkilerin idaresine bakın. Kalınca, dünyadan çekilince, dünyaya kadar servet bırakıyorlar.Kalınca, dünyadan çekilince, dünyaya kadar servet bırakıyorlar. Bağlar, bahçeler, köşkler, konaklar, sayıyla düşüyor.Bağlar, bahçeler, köşkler, konaklar, sayıyla düşüyor. Bu kimin, filanın. Bu kimin, filanın. Nereden aldı?Bu kimin, filanın. Bu kimin, filanın. Nereden aldı? Saltanat zamanında. Nerede? Kimse düşünmez.Saltanat zamanında. Nerede? Kimse düşünmez. Şimdi nasıl? O Habeşistan'ın idaresini değiştirdiler.Şimdi nasıl? O Habeşistan'ın idaresini değiştirdiler. Habeşistan'ın dünyanın malını ödeyecek. Ne sayesinde?Habeşistan'ın dünyanın malını ödeyecek. Ne sayesinde? O sayede. Hadis bizim gibi borç bırakıyor.O sayede. Hadis bizim gibi borç bırakıyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i de dünyadan intikal ederken onun halinde ödeyecek.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i de dünyadan intikal ederken onun halinde ödeyecek. Onun için Müslümanlık kadar büyük bir nimet devlet burada.Onun için Müslümanlık kadar büyük bir nimet devlet burada. Allah onun yolundan ayırmasın bizleri.Allah onun yolundan ayırmasın bizleri. Şimdi o aldığımız İslam nimetini evlatlarımıza aynı şekilde lazım gelirken,Şimdi o aldığımız İslam nimetini evlatlarımıza aynı şekilde lazım gelirken, dikkat ediniz, bugünkü evlatlarımızın durumuna bakarsak, onlar bizden değil,dikkat ediniz, bugünkü evlatlarımızın durumuna bakarsak, onlar bizden değil, biz de onlardan değiliz.biz de onlardan değiliz. Çünkü bize hiç benzemiyorlar, biz de onlara hiç benzemiyoruz.Çünkü bize hiç benzemiyorlar, biz de onlara hiç benzemiyoruz. Ne onlar bizi beğeniyor, ne biz de onları beğeniyoruz.Ne onlar bizi beğeniyor, ne biz de onları beğeniyoruz. Nedir? Bir moda.Nedir? Bir moda. Bu moda denilen şey, İslam'ın yıkımına yegane alem.Bu moda denilen şey, İslam'ın yıkımına yegane alem. İslam'ın yıkımına yegane alet.İslam'ın yıkımına yegane alet. Top, tüfek istemez efendim. Ne var?Top, tüfek istemez efendim. Ne var? Top, tüfenge ne lüzum var? İşte bu da bugün tamamıyle bizi yıkmıştır.Top, tüfenge ne lüzum var? İşte bu da bugün tamamıyle bizi yıkmıştır. Öte tarafı laftan ibaret artık.Öte tarafı laftan ibaret artık. Daha dün babamızın giydiği esbabı, bugün biz evlatları giymiyoruz.Daha dün babamızın giydiği esbabı, bugün biz evlatları giymiyoruz. Babamızın güzel bir şalvarı vardı.Babamızın güzel bir şalvarı vardı. Birinin kuşağı vardı. Kuşağı beğenmedik, şalvarı da beğenmedik,Birinin kuşağı vardı. Kuşağı beğenmedik, şalvarı da beğenmedik, babacığını da beğenmedik, hiçbirisini de beğenmedik.babacığını da beğenmedik, hiçbirisini de beğenmedik. Bugün o kıyafeti şehirlerde kaç kişi görebilir? Hiç göremez.Bugün o kıyafeti şehirlerde kaç kişi görebilir? Hiç göremez. Belki Anadolu'da elhamdülillah daha o tip insanlar görülmekte bulur.Belki Anadolu'da elhamdülillah daha o tip insanlar görülmekte bulur. Geçen Ankara'dayken arkadaşımın birisi hastalanmış romatizmadan.

Geçen Ankara'dayken arkadaşımın birisi hastalanmış romatizmadan.
Doktora gitmiş. Demiş:Doktora gitmiş. Demiş: “Ne o?”“Ne o?” “Tutuldum.”“Tutuldum.” “Belinde kuşak var mı?”

“Belinde kuşak var mı?”
“Yok” dedim.

“Yok” dedim.
“E sen dedi babandan hiç sormadın mı bu kuşak bağlanışını?

“E sen dedi babandan hiç sormadın mı bu kuşak bağlanışını?
Git çabuk bir kuşak al gel.Git çabuk bir kuşak al gel. Ben bağlayacağım sana.” demiş.Ben bağlayacağım sana.” demiş. O adamın ifadesini hatırlıyorum.

O adamın ifadesini hatırlıyorum.
Kuşağı getirdim diyor, tenime sardı, diyor.Kuşağı getirdim diyor, tenime sardı, diyor. Gömleği filan onları kaldırdı.Gömleği filan onları kaldırdı. Tenime sardı. Bak bu surattayız diyor.Tenime sardı. Bak bu surattayız diyor. Al diyor ondan sonra elhamdülillah.Al diyor ondan sonra elhamdülillah. Verdiği haftalığı da. Kurtuldun hastalıktan diyor.Verdiği haftalığı da. Kurtuldun hastalıktan diyor. Ondan öğrenerek biz de sardık.Ondan öğrenerek biz de sardık. Ama bizden geçti zaten o zaman.Ama bizden geçti zaten o zaman. Onun için emanet çok mühim.Onun için emanet çok mühim. Aldığımızı vermek, aldığını vermek değil mi emanet?Aldığımızı vermek, aldığını vermek değil mi emanet? Aldığını vermek, İslam nimetinde nasıl aldıysan öyle vereceksin.Aldığını vermek, İslam nimetinde nasıl aldıysan öyle vereceksin. İslam dini değişmez. Zamana uymaz.İslam dini değişmez. Zamana uymaz. Emanete riayet edilmesi

Emanete riayet edilmesi
Kur’an-ı Kerim’de çok güzel ayet-i kerime:Kur’an-ı Kerim’de çok güzel ayet-i kerime: İnnâ 'aradna'l-emânete 'ale's-semâvâti ve'l-ardı ve'l-cibâli fe-ebeyne

İnnâ 'aradna'l-emânete 'ale's-semâvâti ve'l-ardı ve'l-cibâli fe-ebeyne
en yahmilnehâ ve-eşfakne minhâ ve-hamelehe'l-insânü innehû kâne zalûmen cehûlen.en yahmilnehâ ve-eşfakne minhâ ve-hamelehe'l-insânü innehû kâne zalûmen cehûlen. Demek ne gök almış, ne yer almış, ne dağlar almış, insan almış.

Demek ne gök almış, ne yer almış, ne dağlar almış, insan almış.
Neden?Neden? Zalûmen cehûle. Zalûm, cehûl, cehinden.Zalûmen cehûle. Zalûm, cehûl, cehinden. Neye aldandı?Neye aldandı? Cennet var dediler. Eh! Söyledi, yaparım dedi.Cennet var dediler. Eh! Söyledi, yaparım dedi. Yapabiliyor muyuz şimdi bu emaneti? Yapabildiğimiz de yok.Yapabiliyor muyuz şimdi bu emaneti? Yapabildiğimiz de yok. Onun için Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem'in,Onun için Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem'in, men lâ emanete lâ dîne, lâ dîne men lâ emanete leh.men lâ emanete lâ dîne, lâ dîne men lâ emanete leh. Emanete riayet etmeyenin dini,Emanete riayet etmeyenin dini, tabiri yoktur ama hani noksandır, demek. Zayıflıyor, demek.tabiri yoktur ama hani noksandır, demek. Zayıflıyor, demek. İnşallah celle ve alâ hepimizi affetsin. Emanete riayet eden kullarından eylesin.İnşallah celle ve alâ hepimizi affetsin. Emanete riayet eden kullarından eylesin. Emanetin başında almış olduğumuz İslam dinini aynı şekildeEmanetin başında almış olduğumuz İslam dinini aynı şekilde Hoca Efendi'nin dediği gibi “ben Peygamberimden nasıl gördümse öyle kılarım.”Hoca Efendi'nin dediği gibi “ben Peygamberimden nasıl gördümse öyle kılarım.” Yani bize de nasıl geldiyse öylece evlatlarımıza devretmenin çaresini arayıp bulmak lazım.Yani bize de nasıl geldiyse öylece evlatlarımıza devretmenin çaresini arayıp bulmak lazım. Ve-lâ. Bu üçüncüsü de çok mühim.

Ve-lâ. Bu üçüncüsü de çok mühim.
Ve-lâ yu'di cârah. Katiyyen komşularınıza da eza etmeyin. Eza heydir.Ve-lâ yu'di cârah. Katiyyen komşularınıza da eza etmeyin. Eza heydir. Yalan ezadır. İftira ezadır.Yalan ezadır. İftira ezadır. Aleyhinde konuşmak ezadır.Aleyhinde konuşmak ezadır. Hatta bu ezalar o kadardır ki görseniz, görseniz gidersiniz, affet kardeşimHatta bu ezalar o kadardır ki görseniz, görseniz gidersiniz, affet kardeşim ben sana bu hatayı yaptım. Kusur ettim. Sana seni incittim.ben sana bu hatayı yaptım. Kusur ettim. Sana seni incittim. Ama ne olur affet beni. Pekala.Ama ne olur affet beni. Pekala. Fakat bu ezadan dolayı ki,Fakat bu ezadan dolayı ki, ben senin aleyhinde şöyle konuştum, böyle konuştum,ben senin aleyhinde şöyle konuştum, böyle konuştum, seni şöyle yerdim, böyle yerdim, affet beni demesi kimsenin yapacağı şey değil.seni şöyle yerdim, böyle yerdim, affet beni demesi kimsenin yapacağı şey değil. Şimdi hadisin sonu,Şimdi hadisin sonu, Men ahrame bi-haccin ev 'umretin mine'l-mescidi'l-aksâ

Men ahrame bi-haccin ev 'umretin mine'l-mescidi'l-aksâ
kâne ke-yevmi veledethü ümmühû.kâne ke-yevmi veledethü ümmühû. O zaman Mescid-i Aksa, Müslümanların elinde değil.

O zaman Mescid-i Aksa, Müslümanların elinde değil.
Hristiyanlar var orada.Hristiyanlar var orada. Hazreti Ömer'in zamanında alındı değil mi Mescid-i Aksa?Hazreti Ömer'in zamanında alındı değil mi Mescid-i Aksa? O zamana kadar Hıristiyan aleminin kıblesi, kıblegâhı.O zamana kadar Hıristiyan aleminin kıblesi, kıblegâhı. Her kim hac veya umre niyetine, Kudüs-i Şerif'ten ihrama girerse,Her kim hac veya umre niyetine, Kudüs-i Şerif'ten ihrama girerse, anasından doğmuş olduğu gün gibi günahlardan kurtulur.anasından doğmuş olduğu gün gibi günahlardan kurtulur. Günah kalmaz derler.Günah kalmaz derler. Zaten hacet de kalmıyor ama bir şekilde mübarek oluyor.Zaten hacet de kalmıyor ama bir şekilde mübarek oluyor. Vakit müsaade olursa, bu havalarda, ihrama girer, tayyarelerVakit müsaade olursa, bu havalarda, ihrama girer, tayyareler şimdi üç saatlik, zahmetsizce gidebilir.şimdi üç saatlik, zahmetsizce gidebilir. Fakat bu öyle değil.Fakat bu öyle değil. Mescidi Aksa'nın ziyaretine, vesile olunsun diyerekten,Mescidi Aksa'nın ziyaretine, vesile olunsun diyerekten, Mescid-i Aksa'dan geçeyim diyerekten,Mescid-i Aksa'dan geçeyim diyerekten, Mescid-i Aksa'da görülsün, bilinsin diyerekten bunu desek olur.Mescid-i Aksa'da görülsün, bilinsin diyerekten bunu desek olur. Evinizden gidin deseydi o da olurdu.Evinizden gidin deseydi o da olurdu. Fakat Mescid-i Aksa'dan diyor, ihrama gireceğim. Ne için?Fakat Mescid-i Aksa'dan diyor, ihrama gireceğim. Ne için? Mescid-i Aksa, müslümanlar için ileride zapt olunacak mukaddes bir memlekettir.Mescid-i Aksa, müslümanlar için ileride zapt olunacak mukaddes bir memlekettir. Burasını görün de burasını bir an evvel ele geçirip elinizde tutun.Burasını görün de burasını bir an evvel ele geçirip elinizde tutun. Şimdi dedelerimiz onu bize aldı, verdi de biz onun sahibi olamadık.

Şimdi dedelerimiz onu bize aldı, verdi de biz onun sahibi olamadık.
Emaneti yerine getiremedik yani, veremedik onu.Emaneti yerine getiremedik yani, veremedik onu. Kıbrıs öyle. Kıbrıs, Hazreti Osman'ın zamanında top, ayrıcaKıbrıs öyle. Kıbrıs, Hazreti Osman'ın zamanında top, ayrıca sopalarla alınmış memleketlerine.sopalarla alınmış memleketlerine. Bugün tayyare çok az geliyor oraya.Bugün tayyare çok az geliyor oraya. O vakit bugün kıyametler kopuyor her seferinde.O vakit bugün kıyametler kopuyor her seferinde. Şimdi yani hac için ve umre için Mescidi Aksa'dan ihramlanmak,

Şimdi yani hac için ve umre için Mescidi Aksa'dan ihramlanmak,
anasından doğduğu gibi insanları günahsız yapıyorsa da şimdianasından doğduğu gibi insanları günahsız yapıyorsa da şimdi hacın fezailinden bir şey,hacın fezailinden bir şey, bir insan hak eder.bir insan hak eder. Vakti var, hacca çekilmiş.Vakti var, hacca çekilmiş. Hac vakti gelmiş, bu adamın hacca gitmesi efdal.Hac vakti gelmiş, bu adamın hacca gitmesi efdal. Ama hacca gitmiş. Evet.Ama hacca gitmiş. Evet. Vakti var, yine gitmek istiyor.Vakti var, yine gitmek istiyor. Şimdi bu adamınŞimdi bu adamın vakti geldiği vakitte hacca gitmesinden daha efdalvakti geldiği vakitte hacca gitmesinden daha efdal hem de kırk hacca gitmesinden daha efdal.hem de kırk hacca gitmesinden daha efdal. Cihada iştirak edebilen insan,Cihada iştirak edebilen insan, kırk hac sevabı olur.kırk hac sevabı olur. Şimdi bugün tatilere gidiyor.Şimdi bugün tatilere gidiyor. Bunların birçoğu da bir sürü defalar gitmişlerdir. Bir sürü defalar gittik.Bunların birçoğu da bir sürü defalar gitmişlerdir. Bir sürü defalar gittik. Ramazan'da yine orada geçirelim, haccı da yapalım diyerekten özentiler gidiyorlardı.Ramazan'da yine orada geçirelim, haccı da yapalım diyerekten özentiler gidiyorlardı. Fakat gaza denilen, cihad denilen şey mutlaka buraya gitmesi olmuyor.Fakat gaza denilen, cihad denilen şey mutlaka buraya gitmesi olmuyor. Mesela Kıbrıs'a hepimiz gidelim de orada cihad gidelim.Mesela Kıbrıs'a hepimiz gidelim de orada cihad gidelim. Olmaz ya tabi. Bizim gençlerimiz gidecek şimdi. Onlar yapacak artık.Olmaz ya tabi. Bizim gençlerimiz gidecek şimdi. Onlar yapacak artık. Onlar yapacak ama geçen gün şey çok korkunç bir rakam.Onlar yapacak ama geçen gün şey çok korkunç bir rakam. İki günde beş milyar masraf oldu.İki günde beş milyar masraf oldu. İki gündeki masraf, çıkartma masrafı beş milyar para olmuş.İki gündeki masraf, çıkartma masrafı beş milyar para olmuş. Sonraki günün masrafı da daha belli değil.Sonraki günün masrafı da daha belli değil. Beş milyar dolarsa dokuz milyar para yapıyor.Beş milyar dolarsa dokuz milyar para yapıyor. Bu para, arkası gelirse dayanılır mı bu paraya?Bu para, arkası gelirse dayanılır mı bu paraya? Kaynamalı ki yerden su gelir, bunu temin edebilelim.Kaynamalı ki yerden su gelir, bunu temin edebilelim. Hazıra hazine dayanmaz, derler.Hazıra hazine dayanmaz, derler. E o zaman cihada iştirak hepimizin borcu oluyor.E o zaman cihada iştirak hepimizin borcu oluyor. Binaenaleyh haccını yapmış bir adamın oraya harcayacağı parayıBinaenaleyh haccını yapmış bir adamın oraya harcayacağı parayı bugün hazretlerine diyorlar: İhtiyacımız var, denize ihtiyacımız var,bugün hazretlerine diyorlar: İhtiyacımız var, denize ihtiyacımız var, karamıza ihtiyacımız var.karamıza ihtiyacımız var. Bunlar için vakıflar için paralar ziyan edildiği için bar bar bağırıyorlar.Bunlar için vakıflar için paralar ziyan edildiği için bar bar bağırıyorlar. Çok kendi kendimize üzülüyoruz.Çok kendi kendimize üzülüyoruz. Fatih, rahmetullahi aleyh.Fatih, rahmetullahi aleyh. İstanbul'un Taksim’de, toplarda bir yoldur daha hala müzelerde,İstanbul'un Taksim’de, toplarda bir yoldur daha hala müzelerde, bu koca topları döktürmüş, kaleleri döverekten içeriye girmiş.bu koca topları döktürmüş, kaleleri döverekten içeriye girmiş. Hiç dünyada görülmemiş şey, gemilerini karadan yürütmüş,Hiç dünyada görülmemiş şey, gemilerini karadan yürütmüş, muhasara yapmış Bizans'ı denizden de kuvvet gelmesin, yardım gelmesin diyerekten.muhasara yapmış Bizans'ı denizden de kuvvet gelmesin, yardım gelmesin diyerekten. Bu ecdadımız bunları yaparken memleketten Fransa'ya boyun bükmemiş,Bu ecdadımız bunları yaparken memleketten Fransa'ya boyun bükmemiş, Amerika'ya boyun bükmemiş,Amerika'ya boyun bükmemiş, Rusya'ya boyun bükmemiş, kendi kuvvetiyle yapmış bunları,Rusya'ya boyun bükmemiş, kendi kuvvetiyle yapmış bunları, öyle kendi kuvvetiyle yapmış. Dünyanın malını harcamış.öyle kendi kuvvetiyle yapmış. Dünyanın malını harcamış. Biz bugün çok çok uyumuşuz yani. Bu uyumak bize de ait, idarecilere de ait.

Biz bugün çok çok uyumuşuz yani. Bu uyumak bize de ait, idarecilere de ait.
Bizim canım dedelerimizin bir şeyi var, lafı var,Bizim canım dedelerimizin bir şeyi var, lafı var, ayıdan post, gavurdan dost olmaz demişler.ayıdan post, gavurdan dost olmaz demişler. Bu kadar itimat olunur mu yani gavura?Bu kadar itimat olunur mu yani gavura? Bu kadar bir itimat olunur mu? İşte bak, ne mal olduklarını gösteriyor her seferinde.Bu kadar bir itimat olunur mu? İşte bak, ne mal olduklarını gösteriyor her seferinde. Ne mal olduklarını gösteriverdiler.Ne mal olduklarını gösteriverdiler. E iş? Para da öyledir.E iş? Para da öyledir. Para yani kuvvette.Para yani kuvvette. Tayyareni kendin yapamazsan,Tayyareni kendin yapamazsan, topunu kendin yapamazsan,topunu kendin yapamazsan, tankını kendin yapamazsan,tankını kendin yapamazsan, gemini kendin yapamazsan,gemini kendin yapamazsan, bu hürriyet tehlikede yani.bu hürriyet tehlikede yani. Hürriyet o zaman senin içindekilerin elinde. O ne derse öyle yapacak.Hürriyet o zaman senin içindekilerin elinde. O ne derse öyle yapacak. Bu emanetin altında olan laf.Bu emanetin altında olan laf. Emanet dedelerimizde böyle mi? Emaneti kullanmak için.Emanet dedelerimizde böyle mi? Emaneti kullanmak için. Eğer ki sabah bakarsak, taa Viyana kapılarında,Eğer ki sabah bakarsak, taa Viyana kapılarında, bir taraftan da taa ne boğazlarıydı onlar?bir taraftan da taa ne boğazlarıydı onlar? Cebel-i Tarık boğazları, bir taraftan Kafkasyalar'ın bilmem nerelerine kadar gidenCebel-i Tarık boğazları, bir taraftan Kafkasyalar'ın bilmem nerelerine kadar giden bu İslam İmparatorluğu, nasıl gitti buralara?bu İslam İmparatorluğu, nasıl gitti buralara? İçeride yalnız iman olmak kâfi de gelmiyor. İman olmakla beraber gayret de lazım.İçeride yalnız iman olmak kâfi de gelmiyor. İman olmakla beraber gayret de lazım. Onun için gayret denilince aklıma yine geldi.Onun için gayret denilince aklıma yine geldi. Şimdi bu kadar evimizde televizyon var.

Şimdi bu kadar evimizde televizyon var.
Saysak şimdi kaç tane televizyon vardır memlekette.Saysak şimdi kaç tane televizyon vardır memlekette. Her televizyonun içinde kaç para yazılır.Her televizyonun içinde kaç para yazılır. Şimdi bu adam, bugün yardım istiyoruz ya,Şimdi bu adam, bugün yardım istiyoruz ya, yardım parası verince kaç para veriyor acaba?yardım parası verince kaç para veriyor acaba? Şu evindeki fazla masraflarının hiç olmazsa yarısı kadar para versen bize ne mutlu.Şu evindeki fazla masraflarının hiç olmazsa yarısı kadar para versen bize ne mutlu. Böyle on tane donanma yaparız yani.Böyle on tane donanma yaparız yani. Televizyonu, akşam biz de seyrettik ya, ter içinde kaldı pehlivanları seyrederken. Ne için?Televizyonu, akşam biz de seyrettik ya, ter içinde kaldı pehlivanları seyrederken. Ne için? Onlar boğuşuyor. Bize de tesir ediyor onların boğuştukları.Onlar boğuşuyor. Bize de tesir ediyor onların boğuştukları. Neden terledin? Bak işte herkes terliyor. Allah Allah!Neden terledin? Bak işte herkes terliyor. Allah Allah! Ama bir büyük zararı var. Gözleri oraya verdi, dikkatleri oraya verdi.Ama bir büyük zararı var. Gözleri oraya verdi, dikkatleri oraya verdi. Her şey orada şimdi. Öyle insan sanki ne var bir şeymiş gibi.Her şey orada şimdi. Öyle insan sanki ne var bir şeymiş gibi. Şimdi hani Allah diyeceğiz ya, Peygamber'e salat getireceğiz, Kur'an'ı okuyacağız,Şimdi hani Allah diyeceğiz ya, Peygamber'e salat getireceğiz, Kur'an'ı okuyacağız, şeyler yapacağız ya, hepsi kayboldu.şeyler yapacağız ya, hepsi kayboldu. Bir gayret denilince de Cenab-ı Allah'ın yücelerinin kullarından bir kul,

Bir gayret denilince de Cenab-ı Allah'ın yücelerinin kullarından bir kul,
Hazreti Mûsâ'nın devrinde Allah'a çok yalvarıyormuş.Hazreti Mûsâ'nın devrinde Allah'a çok yalvarıyormuş. Yalvarıyor, yalvarıyor, istediği de olmuyor.Yalvarıyor, yalvarıyor, istediği de olmuyor. Mûsâ aleyhisselâm oradan geçerken bakmış ki adamın yalvarışına dayanamamış.Mûsâ aleyhisselâm oradan geçerken bakmış ki adamın yalvarışına dayanamamış. Adamın yalvarışına dayanamamış.Adamın yalvarışına dayanamamış. Demiş ki: “Ya Rabbim eğer bu adamın istediklerini benim elimde olsa ben veririm.Demiş ki: “Ya Rabbim eğer bu adamın istediklerini benim elimde olsa ben veririm. Ben veririm. Çok, çok yalvarıyor o adam, kim bilir nasıl.” Demiş:Ben veririm. Çok, çok yalvarıyor o adam, kim bilir nasıl.” Demiş: “Yağmurda bakma sen onun kimsesinin olmadığına.

“Yağmurda bakma sen onun kimsesinin olmadığına.
Bakma, bakma gözünün yaşarmasına bakma.Bakma, bakma gözünün yaşarmasına bakma. Gönlü onun koyunlarında.Gönlü onun koyunlarında. Gönlü bende değil.Gönlü bende değil. Gönül bende olmadıktan sonra yapılan duayı ben dinler miyim” demiş.Gönül bende olmadıktan sonra yapılan duayı ben dinler miyim” demiş. Allah affetsin kardeşim.

Allah affetsin kardeşim.
Demek ki gönlümüzden her şey sınanıyor.Demek ki gönlümüzden her şey sınanıyor. Bakalım hangisi yenecek?Bakalım hangisi yenecek? Tabi Türk olmak dolayısıyla kendi pehlivanımızın yenmesini istiyor canımız.Tabi Türk olmak dolayısıyla kendi pehlivanımızın yenmesini istiyor canımız. Hadi bakalım, hadi bakalım diyerekHadi bakalım, hadi bakalım diyerek biz de sıkışıyoruz orada.biz de sıkışıyoruz orada. Şimdi bu tabi televizyonun olup olmamasına göre ayrı bir mesele.

Şimdi bu tabi televizyonun olup olmamasına göre ayrı bir mesele.
Bu bir imkandır. İyi ellerde olursa iyidir. Kötü ellere geçerse kötüdür.Bu bir imkandır. İyi ellerde olursa iyidir. Kötü ellere geçerse kötüdür. Bunda insan iyi konuşursa iyidir, kötü konuşursa kötüdür.Bunda insan iyi konuşursa iyidir, kötü konuşursa kötüdür. Onun için, bak bir hacca gitmek çok sevap.Onun için, bak bir hacca gitmek çok sevap. Anamdan doğmuş gibi oluyor. Ama ikinci hacca giderken,Anamdan doğmuş gibi oluyor. Ama ikinci hacca giderken, ikinci haccın parasını eğer gazaya harcayabiliyorsa,ikinci haccın parasını eğer gazaya harcayabiliyorsa, kırk hac sevabı alacak. Bunu cennete verir miyiz, bir haccımıza?kırk hac sevabı alacak. Bunu cennete verir miyiz, bir haccımıza? Hocaefendi gel bu sefer, kaç lira harcıyorsun?Hocaefendi gel bu sefer, kaç lira harcıyorsun? Bugün en aşağı on beş bin lira yetmez yani.Bugün en aşağı on beş bin lira yetmez yani. On beş bin, yirmi bin lira olacak şimdi.On beş bin, yirmi bin lira olacak şimdi. Yetmiş bin, lira ile bir iki tane tayyare daha alalım.Yetmiş bin, lira ile bir iki tane tayyare daha alalım. Şimdi bir tayyarenin hesabını ben de bilmiyordum daŞimdi bir tayyarenin hesabını ben de bilmiyordum da geçen gün radyo söylerken elli- altmış milyon lira arasında dedi bir tayyare.geçen gün radyo söylerken elli- altmış milyon lira arasında dedi bir tayyare. O daha büyükleri vardır ya.O daha büyükleri vardır ya. Bu radyocunun verdiği haberdeBu radyocunun verdiği haberde elli- altmış milyon Yunan Fransa'dan alıyor ya,elli- altmış milyon Yunan Fransa'dan alıyor ya, bu aldığı tayyarelerin parasını hesaplayarak elli- altmış milyonbu aldığı tayyarelerin parasını hesaplayarak elli- altmış milyon itibariyle elli tayyare şu kadar para eder diye hesaplamış. İşimiz bu.itibariyle elli tayyare şu kadar para eder diye hesaplamış. İşimiz bu. Kolay bir şey değildir. Bak bu kadar dava alıyoruz.Kolay bir şey değildir. Bak bu kadar dava alıyoruz. Her gazeteye yazıyor işte para. üç yüz milyon oldu, iki yüz milyon oldu.Her gazeteye yazıyor işte para. üç yüz milyon oldu, iki yüz milyon oldu. İki yüz milyondan, üç yüz milyon milyondan istiyor musun?İki yüz milyondan, üç yüz milyon milyondan istiyor musun? Dünyada hiç bunların hesabı bile yok artık.Dünyada hiç bunların hesabı bile yok artık. Allah affetsin de, yalnız şimdi cihad böyle hacının parasını almakla da olmaz.Allah affetsin de, yalnız şimdi cihad böyle hacının parasını almakla da olmaz. Hacı diyorsa o zaman ben oraya da veriyorum parayı, diyor. Ona da veriyorum.Hacı diyorsa o zaman ben oraya da veriyorum parayı, diyor. Ona da veriyorum. Ben de bu hizmetimi, arzunu yapayım yerine. Peki ona karışmadım, veriyorum.Ben de bu hizmetimi, arzunu yapayım yerine. Peki ona karışmadım, veriyorum. Ama vermeyenleri ne yapalım? Çok servet var bizde.Ama vermeyenleri ne yapalım? Çok servet var bizde. Bu çok servet sahipleri bu paraları Allah yolundaBu çok servet sahipleri bu paraları Allah yolunda harcasalar, yani Amerika'da boş şeyde kalır, hepsi boşta kalır.harcasalar, yani Amerika'da boş şeyde kalır, hepsi boşta kalır. Neyse.Neyse. Emanetlere riayet edeceğiz, kimseye de eza etmeyeceğiz.

Emanetlere riayet edeceğiz, kimseye de eza etmeyeceğiz.
Şimdi Berat Gecesi Cenab-ı Hak bizi nasıl affediyorsa,Şimdi Berat Gecesi Cenab-ı Hak bizi nasıl affediyorsa, biz de birbirimizi affederekten, bu affetmelerden istifade ederekbiz de birbirimizi affederekten, bu affetmelerden istifade ederek birbirimize sarılıp yekpare olalım. Birbirimize sarılıp yekpare olalım.birbirimize sarılıp yekpare olalım. Birbirimize sarılıp yekpare olalım. Ama Allah yardımcımız olsun daAma Allah yardımcımız olsun da bu millete de akıllar fikirler versin.bu millete de akıllar fikirler versin. Şimdi mesela on'a bölün,Şimdi mesela on'a bölün, on partinin insanı.on partinin insanı. Bu onu beğenmiyor, o da onu beğenmiyor. Olmaz öyle.Bu onu beğenmiyor, o da onu beğenmiyor. Olmaz öyle. Hep bir vücut olmak lazım. Evet, onun fikri olabilir ama vücut bir olmak lazım.Hep bir vücut olmak lazım. Evet, onun fikri olabilir ama vücut bir olmak lazım. Mesela kol var, ayak var, göz var, kulak var. Ayrı ayrıdır ama hep bir vücudun malıdır.Mesela kol var, ayak var, göz var, kulak var. Ayrı ayrıdır ama hep bir vücudun malıdır. Bir vücut için çalışır.Bir vücut için çalışır. Eğer bunun için de çalışılırsa, bunlar memlekete lüzumlu yapılır.Eğer bunun için de çalışılırsa, bunlar memlekete lüzumlu yapılır. Onun için Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem,Onun için Cenab-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Men ahsene fî-mâ beynehû ve-beyne'llâh.

Men ahsene fî-mâ beynehû ve-beyne'llâh.
Her kim kendisiyle Allah celle ve alâ arasında bir hareketlerini düzgün yapar.Her kim kendisiyle Allah celle ve alâ arasında bir hareketlerini düzgün yapar. Şimdi birbirimizi görünce birbirimizin yanından biz kabahat edemiyoruz.Şimdi birbirimizi görünce birbirimizin yanından biz kabahat edemiyoruz. Görür, ayıpla benziyoruz. Fakat kimse olmadığı vakitte o kabahati pekala güzelce yapıyoruz.Görür, ayıpla benziyoruz. Fakat kimse olmadığı vakitte o kabahati pekala güzelce yapıyoruz. Demiyoruz ki Allah bunu görüyor. Pekala biliyoruz Allah'ın gördüğünü de.Demiyoruz ki Allah bunu görüyor. Pekala biliyoruz Allah'ın gördüğünü de. Allah görmüyor diyen yok. Hepimiz biliyoruz ki Allah görüyor.Allah görmüyor diyen yok. Hepimiz biliyoruz ki Allah görüyor. Diyor ki Hz. Peygamber,Diyor ki Hz. Peygamber, o arada yapacağımız fenalıkları yapıyoruz.o arada yapacağımız fenalıkları yapıyoruz. İşte bunu ne zaman ıslah edebilirler? Aramızı böyle güzelleştirirsek,İşte bunu ne zaman ıslah edebilirler? Aramızı böyle güzelleştirirsek, günahları işlemezsek yani, günahlardan kurtarabilirsek,günahları işlemezsek yani, günahlardan kurtarabilirsek, o zaman kefâhü'llâhü mâ beynehû ve-beyne'n-nâs.o zaman kefâhü'llâhü mâ beynehû ve-beyne'n-nâs. Cenab-ı Hakk'ı bizim birbirimizin arasını düzeltir.Cenab-ı Hakk'ı bizim birbirimizin arasını düzeltir. Aramızın güzelliği de bizim Allah'la aramızın düzelmesine bağlı.Aramızın güzelliği de bizim Allah'la aramızın düzelmesine bağlı. Allah ile aramız düzeldi mi kullarla aramız düzelecek. Kefâhü'llâh.Allah ile aramız düzeldi mi kullarla aramız düzelecek. Kefâhü'llâh. O yüzden dersten kalmış bu kısım:O yüzden dersten kalmış bu kısım: Men ahsene minküm en yetekelleme bi'l-'arabiyye. Bu mühim bir ders.

Men ahsene minküm en yetekelleme bi'l-'arabiyye. Bu mühim bir ders.
Her kim Arapça konuşmasını becerebiliyorsa,

Her kim Arapça konuşmasını becerebiliyorsa,
güzel Arapça konuşmasını becerebiliyorsa,güzel Arapça konuşmasını becerebiliyorsa, Arapça diline vâkıf ise, Arapçayı konuşabiliyorsa,Arapça diline vâkıf ise, Arapçayı konuşabiliyorsa, fe-lâ yetekellemenne bi'l-fârisiyye.fe-lâ yetekellemenne bi'l-fârisiyye. Fars ki Acem, Acem diliyle konuşmak. Şimdi tabi çok millet var.Fars ki Acem, Acem diliyle konuşmak. Şimdi tabi çok millet var. Çok güzel, Fransızca konuşsun demedi. İngilizce konuşmasın demedi,Çok güzel, Fransızca konuşsun demedi. İngilizce konuşmasın demedi, Kürtçe konuşmasın demedi de, Farsça konuşmasını yapmadı.Kürtçe konuşmasın demedi de, Farsça konuşmasını yapmadı. Şimdi burada Fars, Acem tabiri, konuştuğumuz tabir, bütün dillere şamil.Şimdi burada Fars, Acem tabiri, konuştuğumuz tabir, bütün dillere şamil. Acem diyerekten, Arap'ın gayri milletleri hepsi Acemdir.Acem diyerekten, Arap'ın gayri milletleri hepsi Acemdir. Tabirde, lügat manasında. Acem dendi miydi Acemi.Tabirde, lügat manasında. Acem dendi miydi Acemi. Arabiyyun ev Acemiyyun, diyor. Acemi bizleri, Arap'ın gayri bütün insanlar. Binaenaleyh,Arabiyyun ev Acemiyyun, diyor. Acemi bizleri, Arap'ın gayri bütün insanlar. Binaenaleyh, Fars denilen diğer dillerin arasında da fark yok.Fars denilen diğer dillerin arasında da fark yok. Nasıl Fars lisanı?Nasıl Fars lisanı? Bunlarda tabi çok hikmetler var.Bunlarda tabi çok hikmetler var. El-Fatiha.

El-Fatiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2