Namaz Vakitleri

24 Safer 1448
07 August 2026
İmsak
04:17
Güneş
05:59
Öğle
13:15
İkindi
17:07
Akşam
20:21
Yatsı
21:56
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîn,

el-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîn,
hamden kesîran tayyiben mübâraken fîhhamden kesîran tayyiben mübâraken fîh alâ külli hâlin ve fî küllihîn kemâalâ külli hâlin ve fî küllihîn kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânihi. yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânihi. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ evvelîne ve’l-ahirînVe's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ evvelîne ve’l-ahirîn ve şerifî’l müslimînve şerifî’l müslimîn ve imami’l- müttakîn ve eşrafi’l- mürselîn ve imami’l- müttakîn ve eşrafi’l- mürselîn Muhammedini’l Mustafa ve alâ âlihî ve sahbihî Muhammedini’l Mustafa ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi ihsanin ilâ yevmi’l ceza.ve men tebi’ahû bi ihsanin ilâ yevmi’l ceza. Emmâ ba’d:Emmâ ba’d: Allah’a hamd-u senalar,

Allah’a hamd-u senalar,
şükürler olsun ki kendi binamızda, diyar-ı gurbette,şükürler olsun ki kendi binamızda, diyar-ı gurbette, Allah'ın bize ihsan ettiği binada,Allah'ın bize ihsan ettiği binada, gayrimüslim ülkesinde İslami bir toplulukta yapıyoruz. gayrimüslim ülkesinde İslami bir toplulukta yapıyoruz. Allah-u Teala Hazretleri, sebep olanlardan razı olsun.Allah-u Teala Hazretleri, sebep olanlardan razı olsun. Ve burada güzel çalışmalar yapmaya kardeşlerimizi muvaffak eylesin.Ve burada güzel çalışmalar yapmaya kardeşlerimizi muvaffak eylesin. Hepimizi dünya ve ahirette aziz, mutlu ve bahtiyar eylesin.Hepimizi dünya ve ahirette aziz, mutlu ve bahtiyar eylesin. Peygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerini okuyarak, açıklayarakPeygamber Efendimiz'in hadis-i şeriflerini okuyarak, açıklayarak bu konuşmamı tamamlamak istiyorum.bu konuşmamı tamamlamak istiyorum. Birinci hadis-i şerif, Enes radiyallahu anh'ten. Efendimiz buyuruyor ki:

Birinci hadis-i şerif, Enes radiyallahu anh'ten. Efendimiz buyuruyor ki:
“İnne'r-racüle lâ yekûnü mü'minen hattâ yekûne kalbühû mea lisânihî

“İnne'r-racüle lâ yekûnü mü'minen hattâ yekûne kalbühû mea lisânihî
sevâen ve yekûne lisânühû mea kalbihî sevâensevâen ve yekûne lisânühû mea kalbihî sevâen ve lâ yuhâlife kavlühû amelehû ve ye'mene câruhû bevâikahû” ve lâ yuhâlife kavlühû amelehû ve ye'mene câruhû bevâikahû” Sadaka Rasulullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Sadaka Rasulullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.
Adam mümin olamaz.

Adam mümin olamaz.
Kalbi, dili ile müsavi, aynı, eşit olmadıkça.Kalbi, dili ile müsavi, aynı, eşit olmadıkça. Ve dili, kalbi ile eşit, aynı, müsavi olmadıkça.Ve dili, kalbi ile eşit, aynı, müsavi olmadıkça. Ve sözü icraatına muhalif düşmemek şartıyla. Ve sözü icraatına muhalif düşmemek şartıyla. Ve komşusu onun şerrinden ve gailesinden emin olmadıkça.Ve komşusu onun şerrinden ve gailesinden emin olmadıkça. Şimdi kelimelerini açıklayalım. Kalp ve dil. Şimdi kelimelerini açıklayalım. Kalp ve dil. Kalp deyince hepimizin aklına gelen göğsümüzün sol tarafında,Kalp deyince hepimizin aklına gelen göğsümüzün sol tarafında, çam kozalağına benzeyen yumruk büyüklüğünde bir et parçasıdır.çam kozalağına benzeyen yumruk büyüklüğünde bir et parçasıdır. Hatırımıza bu gelir.Hatırımıza bu gelir. Fakat ayet ve hadislerde kalp bu et parçası demek değildir.Fakat ayet ve hadislerde kalp bu et parçası demek değildir. İnsanın akletme kabiliyetidir, gönlüdür, iç halindedir.İnsanın akletme kabiliyetidir, gönlüdür, iç halindedir. Et parçası değildir.Et parçası değildir. Yani insanın iç alemiyle, görünümüyle, sözü birbiriyle aynı olacak.Yani insanın iç alemiyle, görünümüyle, sözü birbiriyle aynı olacak. İçi dışı bir olacak. İçi dışı bir olacak. İçi başka, gizli, konuştuğu kimsenin anlayamadığı başka bir şekilde, sözü başka. İçi başka, gizli, konuştuğu kimsenin anlayamadığı başka bir şekilde, sözü başka. Veya sözü ile kalbi birbirine aykırı istikametlerde.

Veya sözü ile kalbi birbirine aykırı istikametlerde.
Sözünün söylediğinin aksi var gönlünde. Sözünün söylediğinin aksi var gönlünde. Böyle olursa bir insan hakiki bir mümin olamaz.Böyle olursa bir insan hakiki bir mümin olamaz. İçi dışı bir olacak. İnsanlar sözü icraatına aykırı olmayacak. İçi dışı bir olacak. İnsanlar sözü icraatına aykırı olmayacak. Sözü ile icraatı aynı olacak.Sözü ile icraatı aynı olacak. Söz verdiyse, güzel şeyler söylediyse, güzel şeyler yapacak.Söz verdiyse, güzel şeyler söylediyse, güzel şeyler yapacak. Güzel şeyler söyleyip de aksini yapmayacak.Güzel şeyler söyleyip de aksini yapmayacak. Ve komşusu, onunla irtibat halinde, ilgi halinde, alakalı olan kimse, Ve komşusu, onunla irtibat halinde, ilgi halinde, alakalı olan kimse, ona karşı emniyet duyacak, güvenecek ona.ona karşı emniyet duyacak, güvenecek ona. Bu bana zarar vermez. Bu iyi bir komşudur.Bu bana zarar vermez. Bu iyi bir komşudur. Ben hapse girsem bile evime, aileme, çoluk çocuğuma, bahçeme Ben hapse girsem bile evime, aileme, çoluk çocuğuma, bahçeme bundan bir hasar, zarar, şer gelmez, diyecek.bundan bir hasar, zarar, şer gelmez, diyecek. Emin olacak komşusu kendisine, ölçü o.Emin olacak komşusu kendisine, ölçü o. Komşusu kendisine güvenecek ve emin olacak. Mutmain olacak.Komşusu kendisine güvenecek ve emin olacak. Mutmain olacak. Şimdi, ben de sevgili kardeşlerim insanoğlu halet-i ruhiyesi

Şimdi, ben de sevgili kardeşlerim insanoğlu halet-i ruhiyesi
beğenilmek üzerine yürür. Her insan beğenilmek ister.beğenilmek üzerine yürür. Her insan beğenilmek ister. Süslenmek ondandır. Giyinmek ondandır. Tıraş ondandır.Süslenmek ondandır. Giyinmek ondandır. Tıraş ondandır. Allık, pudra, rastık, oje ondandır.Allık, pudra, rastık, oje ondandır. Bilezik, yüzük, gerdanlık, kolye, küpe ondandır. Bilezik, yüzük, gerdanlık, kolye, küpe ondandır. Ayakkabıyı boyatmamız, pantolonu ütületmemiz ondandır. Ayakkabıyı boyatmamız, pantolonu ütületmemiz ondandır. Yakışıklı elbise giyelim diye bu gömleği bununla giymem dememiz ondandır.Yakışıklı elbise giyelim diye bu gömleği bununla giymem dememiz ondandır. Beğenilmek isteriz.Beğenilmek isteriz. İnsanoğlunun içinde beğenilme arzusu vardır.İnsanoğlunun içinde beğenilme arzusu vardır. Beğenilmemek durumunda da üzülür.Beğenilmemek durumunda da üzülür. Eğer beğenilmiyorsa, sevilmiyorsa, hoş görünmüyorsa üzülür.Eğer beğenilmiyorsa, sevilmiyorsa, hoş görünmüyorsa üzülür. Ama dışını bunun için süsler insan. Ama dışını bunun için süsler insan. Ama demeden önce şey yapalım, yani beğenilmek için dışımı süslerim.Ama demeden önce şey yapalım, yani beğenilmek için dışımı süslerim. Ben de bugün konuşma yapacağım diye tıraş oldum, öyle geldim.Ben de bugün konuşma yapacağım diye tıraş oldum, öyle geldim. Yani ben birilerinden farklı veya sizlerinden farklı veya öbür insanlardan farklı değiliz. Yani ben birilerinden farklı veya sizlerinden farklı veya öbür insanlardan farklı değiliz. İşlerim uzun. Bir dakika. Elbisemi giyerken Hacı hanıma soruyorum.İşlerim uzun. Bir dakika. Elbisemi giyerken Hacı hanıma soruyorum. Ne giyeyim? Mavi pardösünü giy çünkü mavi kot giyeceksin, dedi.Ne giyeyim? Mavi pardösünü giy çünkü mavi kot giyeceksin, dedi. Beyaz ayakkabımı giymeyeyim siyah giyeyim. Çünkü siyahım ona daha çok yakışıyor.Beyaz ayakkabımı giymeyeyim siyah giyeyim. Çünkü siyahım ona daha çok yakışıyor. Bu bir bakıma da güzel bir şeydir. Güzellik duygusu güzeldir.Bu bir bakıma da güzel bir şeydir. Güzellik duygusu güzeldir. Müslümanda güzellik duygusu olması lazım.Müslümanda güzellik duygusu olması lazım. Güzellik duygusu ne demek? Yani güzeli yapmaya çalışmak, güzeli sevmek.Güzellik duygusu ne demek? Yani güzeli yapmaya çalışmak, güzeli sevmek. Ben biraz burada otururum. Şurada şimdi kalemi yontup incelttim. Ben biraz burada otururum. Şurada şimdi kalemi yontup incelttim. Böyle mimarların beğeneceği hale getirdim. Küttü biraz. Demek ki uğraştım.Böyle mimarların beğeneceği hale getirdim. Küttü biraz. Demek ki uğraştım. Şeyin üstünü sildim, biraz leke vardı, çöp kutusunun üstünü.Şeyin üstünü sildim, biraz leke vardı, çöp kutusunun üstünü. İnsanlar, müslümanlar, bir dürüstlük duygusu olması lazım, İnsanlar, müslümanlar, bir dürüstlük duygusu olması lazım, bir de güzellik duygusu olması lazım. Estetik diyorlar Batılılar. bir de güzellik duygusu olması lazım. Estetik diyorlar Batılılar. Estetik duygusu, güzellik duygusu, yani bir şeyi güzel yapmak arzusu. Estetik duygusu, güzellik duygusu, yani bir şeyi güzel yapmak arzusu. Bunu dinimiz de bize emrediyor ve bende bunu vurguluyorum bizim camiamıza.Bunu dinimiz de bize emrediyor ve bende bunu vurguluyorum bizim camiamıza. Yaptığım konuşmalarda bunu şiddetle vurguluyorum.Yaptığım konuşmalarda bunu şiddetle vurguluyorum. Ama yaptığınız işi sadece yapmış olmayın,Ama yaptığınız işi sadece yapmış olmayın, aynı zamanda güzel bir şekilde yapmaya çalışın.aynı zamanda güzel bir şekilde yapmaya çalışın. Bakın sabahleyin namazdan sonra oturup çorba içmeden önce ve cami de vardı.Bakın sabahleyin namazdan sonra oturup çorba içmeden önce ve cami de vardı. Bir ısıtma cihazı. Elektrikli bir ısıtma cihazı bu. Bir ısıtma cihazı. Elektrikli bir ısıtma cihazı bu. Fişe taktığınız zaman cereyandan hemen ısınıyor ve çevreyi ısıtıyor. Fişe taktığınız zaman cereyandan hemen ısınıyor ve çevreyi ısıtıyor. Hava soğuk olduğu için biz bunu kullanıyoruz.Hava soğuk olduğu için biz bunu kullanıyoruz. Ama bunun üzerine bir şey eklemiş adam.Ama bunun üzerine bir şey eklemiş adam. Bir güzellik bürümüş onun üstüne.Bir güzellik bürümüş onun üstüne. Elektrikli olduğu halde bir görünüm vermiş, sanki odunlar var,Elektrikli olduğu halde bir görünüm vermiş, sanki odunlar var, sanki odunlardan buram buram alevler dumanlan çıkıyormuş gibi,sanki odunlardan buram buram alevler dumanlan çıkıyormuş gibi, alevler böyle oynaşıyormuş gibi bir görünüm vermiş.alevler böyle oynaşıyormuş gibi bir görünüm vermiş. Bunu vermek için de arka tarafa ısınınca dönen bir çark koymuş, Bunu vermek için de arka tarafa ısınınca dönen bir çark koymuş, bir ışık koymuş, o ışık bir ekrana aksediyor.bir ışık koymuş, o ışık bir ekrana aksediyor. Güzel bir şey, baktığınız zaman hoşunuza gidiyor.Güzel bir şey, baktığınız zaman hoşunuza gidiyor. Hoş bir manzara, yani sadece üstü ısıtmayı düşünmemiş,Hoş bir manzara, yani sadece üstü ısıtmayı düşünmemiş, bir de görünümünün hoş olmasını düşünmüş. Bu yasak bir şey değil.bir de görünümünün hoş olmasını düşünmüş. Bu yasak bir şey değil. Yani hatta teşvik edilen bir şey.Yani hatta teşvik edilen bir şey. Hatta ben Avustralya'da arkadaşlarıma söylemiştim,Hatta ben Avustralya'da arkadaşlarıma söylemiştim, burada da sizin durumunuzda, aynısıyla da söylüyorum.burada da sizin durumunuzda, aynısıyla da söylüyorum. Allah rızası için, Allah için, nefis için değil, kibir için değil, ucub için değil,Allah rızası için, Allah için, nefis için değil, kibir için değil, ucub için değil, Allah için, Allah rızası için giyiminize, bütçenize bir pay ayırın.Allah için, Allah rızası için giyiminize, bütçenize bir pay ayırın. Ve biraz güzel giyinin, biraz süslenin.Ve biraz güzel giyinin, biraz süslenin. Erkeğin güzelliği tıraşlar, kadının güzelliği ilaçlar derler.

Erkeğin güzelliği tıraşlar, kadının güzelliği ilaçlar derler.
Anadolu'da böyle bir söz söylenir.Anadolu'da böyle bir söz söylenir. Yani ilaç sürmek makbul değil de yani böyle şeyler.Yani ilaç sürmek makbul değil de yani böyle şeyler. Tabii olarak efendim, çirkinlikleri izale etmek sünnet.Tabii olarak efendim, çirkinlikleri izale etmek sünnet. Mesela Peygamber Efendimiz, benim yanıma sapsarı dişlerleMesela Peygamber Efendimiz, benim yanıma sapsarı dişlerle ağzınız kokarak gelmeyin, diyor.ağzınız kokarak gelmeyin, diyor. Çirkin kokusunun izalesini istiyor.Çirkin kokusunun izalesini istiyor. Dişteki sarılığın giderek gitmesini istiyor.Dişteki sarılığın giderek gitmesini istiyor. Düşünün yemek yiyecek halleri yok.Düşünün yemek yiyecek halleri yok. Yemek yiyecek imkanları yok.Yemek yiyecek imkanları yok. Fukara, fukarayı sabirin mübarekler.Fukara, fukarayı sabirin mübarekler. Ama dişlerini fırçalamak için dal kullanmışlar.Ama dişlerini fırçalamak için dal kullanmışlar. Misvak bilgimiz tabiattan alınma.Misvak bilgimiz tabiattan alınma. Bir şey kullanmışlar ve dişleri inci gibi.Bir şey kullanmışlar ve dişleri inci gibi. Ve Efendimiz teşvik ediyor.Ve Efendimiz teşvik ediyor. Ağzınız diyor, zikir ve Kur'an okuma halindedir.Ağzınız diyor, zikir ve Kur'an okuma halindedir. Orada melekler vardır.Orada melekler vardır. Ağzınız temiz olsun, melekler rahatsız olmasın, diyor.Ağzınız temiz olsun, melekler rahatsız olmasın, diyor. Yani ağzın güzelliğinden 1400 yıl önceleri dinimiz çok büyük önemle eğilmiş. Yani ağzın güzelliğinden 1400 yıl önceleri dinimiz çok büyük önemle eğilmiş. Küçük gibi görünebilir. Küçük değil.Küçük gibi görünebilir. Küçük değil. Ben bir yerde konuşmamda, dergide de yazdım,Ben bir yerde konuşmamda, dergide de yazdım, İslam şekle de önem verir, dedim.İslam şekle de önem verir, dedim. Yani mühim olan kastedildiği diye diyeYani mühim olan kastedildiği diye diye şekli de adamakıllı ihmal ettik, gittik gittik, Viraneye döndük. şekli de adamakıllı ihmal ettik, gittik gittik, Viraneye döndük. İslam şekle de önem verir.İslam şekle de önem verir. Nereden biliyoruz? Misvaktan.Nereden biliyoruz? Misvaktan. Tıraş olmaktan, tırnak kesmekten.Tıraş olmaktan, tırnak kesmekten. Nereden biliyoruz? Safların düzeltilmesinden.Nereden biliyoruz? Safların düzeltilmesinden. Peygamber Efendimiz namaza durmadan önce, dönerdi geriye.Peygamber Efendimiz namaza durmadan önce, dönerdi geriye. İnsanlar kimisinin yakasından çekerdi, kimisinin göğsünden geriye iterdi.İnsanlar kimisinin yakasından çekerdi, kimisinin göğsünden geriye iterdi. Safın muntazam olmasını sağlardı.Safın muntazam olmasını sağlardı. Ne olacak yani?Ne olacak yani? Muntazam olsa ne olacak mutazam olmasa ne olacak, demezdi. Muntazam olsa ne olacak mutazam olmasa ne olacak, demezdi. Ve buyruldu ki:Ve buyruldu ki: Sevvû sufûfeküm. Saflarınızı düzenleyiniz.

Sevvû sufûfeküm. Saflarınızı düzenleyiniz.
Çünkü safın düzenlenmesi namazın güzel kılınmasının bir parçasıdır.Çünkü safın düzenlenmesi namazın güzel kılınmasının bir parçasıdır. Neden böyle şekle önem veriyorum?Neden böyle şekle önem veriyorum? Niye ben de şekle önem verilmesini istiyorum?Niye ben de şekle önem verilmesini istiyorum? Şeklin öze doğru bir etkisi vardır.Şeklin öze doğru bir etkisi vardır. Şekil, öze doğru insanı etkiler. Yani içe doğru.Şekil, öze doğru insanı etkiler. Yani içe doğru. Dış görünüm, iç görünüme doğru tesir eder.Dış görünüm, iç görünüme doğru tesir eder. Ve bir takım şekilde şeklen yapa yapa insan içini de düzeltir, etkileşim vardır.Ve bir takım şekilde şeklen yapa yapa insan içini de düzeltir, etkileşim vardır. İçin güzelliği dışa doğru, dışın güzelliği de geriye doğru içi güzelleştirir.İçin güzelliği dışa doğru, dışın güzelliği de geriye doğru içi güzelleştirir. Böyle bir etkisi vardır. Böyle bir etkisi vardır. Ve insanın onun için tırnakları kesmesi lazım, sakalını da düzeltmesi lazım, Ve insanın onun için tırnakları kesmesi lazım, sakalını da düzeltmesi lazım, saçını da düzeltmesi lazım, aynası olması lazım, saçını da düzeltmesi lazım, aynası olması lazım, misvakı olması lazım, tarağı olması lazım, benim var. misvakı olması lazım, tarağı olması lazım, benim var. İşte tarağımı gösteriyorum, efendim vesaire.İşte tarağımı gösteriyorum, efendim vesaire. Şekilde de önem veriyoruz.Şekilde de önem veriyoruz. Ben arkadaşıma diyorum ki, Allah rızası için bütçemizden bir fasıl ayırın diye.Ben arkadaşıma diyorum ki, Allah rızası için bütçemizden bir fasıl ayırın diye. Güzelleştirme faslı diye.Güzelleştirme faslı diye. Lütfen ayakkabınız çamurlu olmasın.Lütfen ayakkabınız çamurlu olmasın. Lütfen giyiminiz güzel olsun.Lütfen giyiminiz güzel olsun. Ben askerlikte kendim yüz numaraya giderdim,Ben askerlikte kendim yüz numaraya giderdim, postallarımı gıcır gıcır yıkardım, üstünü. Pırıl pırıl.postallarımı gıcır gıcır yıkardım, üstünü. Pırıl pırıl. Çünkü eğitim alanında çamur yere yatardık, kalkardık.Çünkü eğitim alanında çamur yere yatardık, kalkardık. Askerlikte yat dedi mi, öyle çamurlu demek yok.Askerlikte yat dedi mi, öyle çamurlu demek yok. Su birikintisi de olsa, yatacaksın.Su birikintisi de olsa, yatacaksın. Yer verip yat, çamur olsun, sel olsun, fark etmez.Yer verip yat, çamur olsun, sel olsun, fark etmez. Yat deyince yat. Üstün başın batar, postalların kirlenir.Yat deyince yat. Üstün başın batar, postalların kirlenir. Hepsini gıcır gıcır yıka.Hepsini gıcır gıcır yıka. Pantolonu geceleyin, ütüsüne uygun olarak koyarsanız pantolonu şeyin üstüne, Pantolonu geceleyin, ütüsüne uygun olarak koyarsanız pantolonu şeyin üstüne, sandalyenin üstüne, sabahleyin ütülü gibi olur.sandalyenin üstüne, sabahleyin ütülü gibi olur. Buruşuk atarsanız, sabahleyin bohçadan çıkmış gibi çamaşır buruşuk giyersiniz.Buruşuk atarsanız, sabahleyin bohçadan çıkmış gibi çamaşır buruşuk giyersiniz. Şimdi, biz insanlar, insan olarak hepimiz,

Şimdi, biz insanlar, insan olarak hepimiz,
beğenilmek duygusuna sahip olduğumuz da dışımızı süsleriz, dışımızı süslüyoruz. beğenilmek duygusuna sahip olduğumuz da dışımızı süsleriz, dışımızı süslüyoruz. Ben de süslüyorum.Ben de süslüyorum. Süslemek sanayi olmuştur.Süslemek sanayi olmuştur. Kadınların süslemesine harcadıkları paralar çok büyük boyutlarda. Kadınların süslemesine harcadıkları paralar çok büyük boyutlarda. Çalışır bir kadın, çalıştıktan sonra aldığı maaşın Çalışır bir kadın, çalıştıktan sonra aldığı maaşın büyük bir kısmını kozmetik sanayiye harcar.büyük bir kısmını kozmetik sanayiye harcar. Güzelleştirme sanayisine harcar. Büyük bir şey. Güzelleştirme sanayisine harcar. Büyük bir şey. Öyle güzel kokular sürer ki, geçtiği sokaktan yarım saat sonra siz geçsenizÖyle güzel kokular sürer ki, geçtiği sokaktan yarım saat sonra siz geçseniz kokladığınız zaman yine kokuyu duyarsınız.kokladığınız zaman yine kokuyu duyarsınız. Çok güzel kokuyor. Çok pahalı kokuyor.Çok güzel kokuyor. Çok pahalı kokuyor. Şimdi, dışımızı süsleyip de kalbimizin kirlerini arıtmazsak, olmaz.Şimdi, dışımızı süsleyip de kalbimizin kirlerini arıtmazsak, olmaz. Çünkü Allah, insanın dış süsünü büyük bir önem vermiş.Çünkü Allah, insanın dış süsünü büyük bir önem vermiş. Kalbinin temiz olması, içinin temiz olması.Kalbinin temiz olması, içinin temiz olması. Onun için insanın içinin, kalbinin, kafasının içinin, düşüncelerinin,Onun için insanın içinin, kalbinin, kafasının içinin, düşüncelerinin, niyetlerinin, -anlaşılır kelimelerle açayım yani iç deyince neyi kastediyoruz-niyetlerinin, -anlaşılır kelimelerle açayım yani iç deyince neyi kastediyoruz- arzularının, fikirlerinin nasıl olması lazım, güzel olması lazım.arzularının, fikirlerinin nasıl olması lazım, güzel olması lazım. Sanki dışarıya bahşedilse, açıklansa, duyulsa,Sanki dışarıya bahşedilse, açıklansa, duyulsa, aksettirilse mümkün olsa bu dışarıdan görülüyormuş gibiaksettirilse mümkün olsa bu dışarıdan görülüyormuş gibi onları da güzelleştirmeye çalışması lazım.onları da güzelleştirmeye çalışması lazım. Ve bizim yolumuz yani müslümanlığınVe bizim yolumuz yani müslümanlığın tasavvuf ilmine değer veren yolu.tasavvuf ilmine değer veren yolu. Bizim seçtiğimiz yol, takva yolu. Bizim seçtiğimiz yol, takva yolu. Fetva yolu değil, takva yolu. Bura çok önemli. Fetva yolu değil, takva yolu. Bura çok önemli. İranlı şairin birisi diyor ki, keşke en günah

İranlı şairin birisi diyor ki, keşke en günah
içkinin içildiği zaman insana sarhoşluk verdiği gibi,içkinin içildiği zaman insana sarhoşluk verdiği gibi, insana keşke sarhoşluk verseydi her günah. insana keşke sarhoşluk verseydi her günah. Yalan söyleyince insan sarhoş olsaydı,Yalan söyleyince insan sarhoş olsaydı, hırsızlık yapınca sarhoş olsaydı her günah. hırsızlık yapınca sarhoş olsaydı her günah. O zaman kimin ayık kimin ayyaş olduğunu anlardık, diyor.O zaman kimin ayık kimin ayyaş olduğunu anlardık, diyor. Ama içki günahı sarhoşluk veriyor da yalan günahı sarhoşluk vermiyor.Ama içki günahı sarhoşluk veriyor da yalan günahı sarhoşluk vermiyor. Daha başka günahlar dışa aksetmiyor yani.Daha başka günahlar dışa aksetmiyor yani. Allah koca, yiğide, haram yemek, efendim çeşit çeşit başka günahlar vesaireAllah koca, yiğide, haram yemek, efendim çeşit çeşit başka günahlar vesaire onlar şey yapmıyor.onlar şey yapmıyor. Yani bir günah mesela, işlenilen günah dışa vurmayabiliyor Yani bir günah mesela, işlenilen günah dışa vurmayabiliyor ve adamlar da insanlar da günahlarını saklamaya özen gösteriyor.ve adamlar da insanlar da günahlarını saklamaya özen gösteriyor. İnsan kabahatini saklamaya çalışıyor.İnsan kabahatini saklamaya çalışıyor. Aman birisi görüp de beni ayıplamasın. Ayıplanmaktan korkarım.Aman birisi görüp de beni ayıplamasın. Ayıplanmaktan korkarım. Fakat Allah insanın dış görünüşüne çok büyük önem vermiyor.Fakat Allah insanın dış görünüşüne çok büyük önem vermiyor. Asıl içinin temiz olmasına önem veriyor.Asıl içinin temiz olmasına önem veriyor. Çünkü bütün hayatımızı, hareketlerimizi içimizden doğan arzularla yönlendiriyoruz.Çünkü bütün hayatımızı, hareketlerimizi içimizden doğan arzularla yönlendiriyoruz. Yani bir yere gitmek, gitmemek, bir işi yapmak, yapmamak,Yani bir yere gitmek, gitmemek, bir işi yapmak, yapmamak, kızmak, kızmamak, her şey içimizden doğan arzularla oluyor.kızmak, kızmamak, her şey içimizden doğan arzularla oluyor. Bir şeyleri arzu ediyoruz, arzu edersek yapıyoruz,Bir şeyleri arzu ediyoruz, arzu edersek yapıyoruz, arzu etmezsek kimse bize yaptıramıyor. arzu etmezsek kimse bize yaptıramıyor. Baskı yapıyor vesaire yapıyor ama biz gene yan çiziyoruz, vazgeçiyoruz. Baskı yapıyor vesaire yapıyor ama biz gene yan çiziyoruz, vazgeçiyoruz. Demek ki insanın içi kötü oldu mu içi kötü oldu ama dışındaki bütünDemek ki insanın içi kötü oldu mu içi kötü oldu ama dışındaki bütün onun dışa aksedilmesi şeklindeki olaylar, tavırlar, huylar, konuşmalar,onun dışa aksedilmesi şeklindeki olaylar, tavırlar, huylar, konuşmalar, davranışlar hepsi kötü olduğundan bir köşenin güzel olması gerekiyor.davranışlar hepsi kötü olduğundan bir köşenin güzel olması gerekiyor. Onun için Peygamber Efendimiz buyuruyor ki bir insan,Onun için Peygamber Efendimiz buyuruyor ki bir insan, bir adam diyor, tabi adamdan maksat kişi demek burada, racül,bir adam diyor, tabi adamdan maksat kişi demek burada, racül, erkek adam demek aslında amaerkek adam demek aslında ama burada erkekler böyle olur da kadınlar böyle olmaz manasında değil, burada erkekler böyle olur da kadınlar böyle olmaz manasında değil, insanoğlu demek, her kişi demek.insanoğlu demek, her kişi demek. Kadın da olsa erkek de olsa her kişinin kalbi ile yani gönlü ile dili eşit olacak. Kadın da olsa erkek de olsa her kişinin kalbi ile yani gönlü ile dili eşit olacak. Dili ile gönlü eşit oluyor.Dili ile gönlü eşit oluyor. Yani gönülden çıkan şeyler ağızda söylenecek.Yani gönülden çıkan şeyler ağızda söylenecek. Dil olarak sözlü olarak çıkacak.Dil olarak sözlü olarak çıkacak. Söz olarak söylenmiş şeyler de gönlüne uygun olacak.Söz olarak söylenmiş şeyler de gönlüne uygun olacak. Aklından başka şey geçirip, gönlünde başka şey düşünüp deAklından başka şey geçirip, gönlünde başka şey düşünüp de karşı tarafa kandırmak için dilinde başka şey söylemeyecek. karşı tarafa kandırmak için dilinde başka şey söylemeyecek. Yalan, dolan, aldatmaca olmayacak, yani.Yalan, dolan, aldatmaca olmayacak, yani. Ve sözü işine aykırı olmayacak.Ve sözü işine aykırı olmayacak. Adam müttaki insan gibi laflar söylüyor ama hareketleri müttakiyane değil, Adam müttaki insan gibi laflar söylüyor ama hareketleri müttakiyane değil, ahlâklı değil. Buna dikkat etmiyor. ahlâklı değil. Buna dikkat etmiyor. Müslümanların çoğu bu noktaya dikkat etmiyor.Müslümanların çoğu bu noktaya dikkat etmiyor. Halbuki en önemli nokta bu. Halbuki en önemli nokta bu. Çünkü Allah insanın gönlüne bakıyor.Çünkü Allah insanın gönlüne bakıyor. Gönlü iyi değilse dış şeklinin iyi olmasını sıfırlıyor onu.Gönlü iyi değilse dış şeklinin iyi olmasını sıfırlıyor onu. Yani temel sıfır olduğu için.Yani temel sıfır olduğu için. Yani bir insan kötü niyetle iyi bir iş yapsa sonuç ne olur hocam?Yani bir insan kötü niyetle iyi bir iş yapsa sonuç ne olur hocam? Ondan da bir not alır mı? Hayır. Ondan da bir not alır mı? Hayır. Niyet kötü olunca, ameller niyetlere göre olduğundan yapılan iş iyi bile olsa,Niyet kötü olunca, ameller niyetlere göre olduğundan yapılan iş iyi bile olsa, kötü maksatla yapılan iyi işe Allah bir iyi iş sevabı vermiyor. kötü maksatla yapılan iyi işe Allah bir iyi iş sevabı vermiyor. Ameller niyetlere göre.Ameller niyetlere göre. Çok meşhur bir kaide bu.Çok meşhur bir kaide bu. En önemli kaidelerden birisi dinimizin.En önemli kaidelerden birisi dinimizin. Peygamber Efendimiz herkesin anlayacağı bir misal veriyor. Peygamber Efendimiz herkesin anlayacağı bir misal veriyor. Bir insan hicret etmişse benim şu Medine-i Münevverime, Bir insan hicret etmişse benim şu Medine-i Münevverime, Allah için, benim rızam için,Allah için, benim rızam için, ben gelin dedim diye hicret etmişse bunun mükafatını alır mıyım?ben gelin dedim diye hicret etmişse bunun mükafatını alır mıyım? Ama dünyalık bir sebeple hicret etmişse, yani menfaat için.Ama dünyalık bir sebeple hicret etmişse, yani menfaat için. Veyahut Mekke'den tanıdığı ama Medine’ye hicret etmiş bir kadınla evleneceğim diye,Veyahut Mekke'den tanıdığı ama Medine’ye hicret etmiş bir kadınla evleneceğim diye, gönül bağları dolayısıyla bir kadın için hicret etmişse diyor,gönül bağları dolayısıyla bir kadın için hicret etmişse diyor, İlâ dünyâ yusîbühâ evi'mraetin yenkihuhâ fe-hicretühû ilâ mâ hâcera ileyhî.

İlâ dünyâ yusîbühâ evi'mraetin yenkihuhâ fe-hicretühû ilâ mâ hâcera ileyhî.
O zaman o, ondan sevap almaz.

O zaman o, ondan sevap almaz.
Halbuki Mekke'yi bıraktı, Medine'ye geldi, zahmet çekti, masraf etti. Halbuki Mekke'yi bıraktı, Medine'ye geldi, zahmet çekti, masraf etti. Öteki Allah rızası için hicret edenlerin yaptığı her şeyi yaptı ama sevap alamadı.Öteki Allah rızası için hicret edenlerin yaptığı her şeyi yaptı ama sevap alamadı. Yani temel olmadığı için, niyet bozuk olduğu için.Yani temel olmadığı için, niyet bozuk olduğu için. Onun için bizim yani bütün müslümanların özellikle de bizOnun için bizim yani bütün müslümanların özellikle de biz bu işin önemini bilenlerin tasavvufun İslami ilimlerin en önemlisi olduğunubu işin önemini bilenlerin tasavvufun İslami ilimlerin en önemlisi olduğunu bilen insanların bu için güzelliğine çok dikkat etmesi lazım.bilen insanların bu için güzelliğine çok dikkat etmesi lazım. Kendi kendimizi kollamalıyız.

Kendi kendimizi kollamalıyız.
Kendi içimize bakmalıyız. İçimizi seyretmeliyiz.Kendi içimize bakmalıyız. İçimizi seyretmeliyiz. İçimizin ekranına daima dikkat etmeliyiz.İçimizin ekranına daima dikkat etmeliyiz. Araba süren insanın önünü seyrettiği gibi.Araba süren insanın önünü seyrettiği gibi. Dikiz aynasından arkasını seyrettiği gibi.Dikiz aynasından arkasını seyrettiği gibi. Ortadaki aynadan arkaya daima göz önünde bulundurduğu gibiOrtadaki aynadan arkaya daima göz önünde bulundurduğu gibi daima içimizi kollamalıyız.daima içimizi kollamalıyız. Çünkü içimizdeki niyetimiz bazen bizim bile anlayamayacağımız kadarÇünkü içimizdeki niyetimiz bazen bizim bile anlayamayacağımız kadar gizli ve kötü olabilir.gizli ve kötü olabilir. Biz iyi sanırız ama aslında içimiz iyi değildir. Biz iyi sanırız ama aslında içimiz iyi değildir. Misal, Evliyaullahtan birisiMisal, Evliyaullahtan birisi namaza müdavim ibadetlerini mutlaka yapan alim fazıl bir kimse.namaza müdavim ibadetlerini mutlaka yapan alim fazıl bir kimse. Her gün namazı imamın arkasına kılarmış.Her gün namazı imamın arkasına kılarmış. Her beş vakit namazda evvelce gelirmiş,Her beş vakit namazda evvelce gelirmiş, namazın arkasındaki yeri kaparmış, camiye erken gelmek sevap,namazın arkasındaki yeri kaparmış, camiye erken gelmek sevap, ön safta olmak sevap, imamın arkasına yakın yerde durmak,ön safta olmak sevap, imamın arkasına yakın yerde durmak, uzak yerden daha sevap vs. bunları bildiği için en arkada kılarmış, güzel, tamam.uzak yerden daha sevap vs. bunları bildiği için en arkada kılarmış, güzel, tamam. Biz de öyleyiz.Biz de öyleyiz. Mesela camiye geldiğimiz zaman bakıyoruz, boşluk varsa ön safa gidiyoruz.Mesela camiye geldiğimiz zaman bakıyoruz, boşluk varsa ön safa gidiyoruz. Niye arkaya oturmuyoruz? Çünkü ön safın sevabı fazladır.Niye arkaya oturmuyoruz? Çünkü ön safın sevabı fazladır. Kimseyi yormadan öne doğru gidersin, gidiyoruz, bir de seviniyoruz.Kimseyi yormadan öne doğru gidersin, gidiyoruz, bir de seviniyoruz. O bir buçuk saattir önemli.O bir buçuk saattir önemli. Sevabı daha çok olsun diye içimizden bir hesap da yapıyoruz. Sevabı daha çok olsun diye içimizden bir hesap da yapıyoruz. İmama yakın oturayım.İmama yakın oturayım. Sevabımız daha çok olsun diyoruz. Sevabımız daha çok olsun diyoruz. Evliyadan bir zatı anlatıyorduk.Evliyadan bir zatı anlatıyorduk. Bir gün geç kalmış.Bir gün geç kalmış. Ben mesela bazen abdest alırken bazen müşkilat oluyor uzun sürüyor abdest almak. Ben mesela bazen abdest alırken bazen müşkilat oluyor uzun sürüyor abdest almak. Geç kalmış. Ezan okunmuş.Geç kalmış. Ezan okunmuş. Camiye ezandan sonra gitmiş, tabi ön saflar dolduğu için,Camiye ezandan sonra gitmiş, tabi ön saflar dolduğu için, bu da en arkalarda kalmış, namaz kılmış ama bir utanmış,bu da en arkalarda kalmış, namaz kılmış ama bir utanmış, öyle bir utanmış ki, ya demiş böyle en arka saflara namaz kıldın,öyle bir utanmış ki, ya demiş böyle en arka saflara namaz kıldın, ya birisi beni görse şimdi böyle diye görülmekten utanmış.ya birisi beni görse şimdi böyle diye görülmekten utanmış. Ya en arka saflara, çoluk çocuğun safında kaldı.Ya en arka saflara, çoluk çocuğun safında kaldı. Hay Allah ya böyle, en önde kılarken filan diye.Hay Allah ya böyle, en önde kılarken filan diye. Üzülmüş ve utanmış. Kimse görmesin beni.Üzülmüş ve utanmış. Kimse görmesin beni. Hemen çabucak kılayım gibi bir duygu.Hemen çabucak kılayım gibi bir duygu. Sonradan o duyguyu yakalamış. O duygu dikkatini çekmiş. Sonradan o duyguyu yakalamış. O duygu dikkatini çekmiş. Ben demiş insanlardan korkuyorum.Ben demiş insanlardan korkuyorum. Neden korkuyorum? İnsanlar beni arka saflarda görürse diye.Neden korkuyorum? İnsanlar beni arka saflarda görürse diye. Haa bunun Müslümanlığı tam değil.Haa bunun Müslümanlığı tam değil. Baksana en arka safa düşmüş.Baksana en arka safa düşmüş. En salih insanlar, abid salih insanlar önlerine kalarkenEn salih insanlar, abid salih insanlar önlerine kalarken bu arkalara düşmüş filan diye ayıplayacaklar.bu arkalara düşmüş filan diye ayıplayacaklar. Demek ki ben insanların beğenmesini düşünüyormuşum.Demek ki ben insanların beğenmesini düşünüyormuşum. Demek ki benim ön safta bulumaktan maksadım biraz buymuş. Demek ki benim ön safta bulumaktan maksadım biraz buymuş. İnsanlar tarafından beğenilmekmiş ha diye,İnsanlar tarafından beğenilmekmiş ha diye, bilmem kaç yıllık namazını ödemeye kalkmış.bilmem kaç yıllık namazını ödemeye kalkmış. Ebû Yezîd. Bâyezîd-i Bistâmî yani.

Ebû Yezîd. Bâyezîd-i Bistâmî yani.
Ebû Yezîd Bâyezîd.Ebû Yezîd Bâyezîd. Ebû Yezîd demek. Ebû Yezîd demek. Ebû Yezîdi Bistâmî Hazretleri haccetmiş.Ebû Yezîdi Bistâmî Hazretleri haccetmiş. Bilmem otuz küsur yıl hac yapmış peş peşe. Bilmem otuz küsur yıl hac yapmış peş peşe. O devirlerde haccetmek şimdiki gibi değil, çok zor. Çok zor.O devirlerde haccetmek şimdiki gibi değil, çok zor. Çok zor. Otuz yıl da böyle yaya haç etmişler.Otuz yıl da böyle yaya haç etmişler. Yaya haccetmenin sevabı da çok yüksek.Yaya haccetmenin sevabı da çok yüksek. Arafat’ta aklına gelmiş.Arafat’ta aklına gelmiş. Çok hoşuma gidiyor.Çok hoşuma gidiyor. Şahane bir kısım.Şahane bir kısım. İçinden içinden gelmiş bir fikir aklına.İçinden içinden gelmiş bir fikir aklına. Kendi kendisine.Kendi kendisine. Ne mutlu sana ya.Ne mutlu sana ya. Sen otuz küsur yıl bu mübarek yerlere, müşkilat demedin, zahmet demedin,Sen otuz küsur yıl bu mübarek yerlere, müşkilat demedin, zahmet demedin, yorgunluk demedin, masraf demedin, her sene geldin. Bir de yaya haccettin.yorgunluk demedin, masraf demedin, her sene geldin. Bir de yaya haccettin. Bir de yaya haccettiği zaman insan bir adımdan 700 Mekke hasenesi veriliyor.Bir de yaya haccettiği zaman insan bir adımdan 700 Mekke hasenesi veriliyor. Mekke hasenesi başka yerlerin hasenesinden 100.000 misli fazla.Mekke hasenesi başka yerlerin hasenesinden 100.000 misli fazla. 100.000 x 700... 70 milyar.100.000 x 700... 70 milyar. Bir adımına 70 milyar hasene, 70 milyar hasene, 70 milyar hasene.Bir adımına 70 milyar hasene, 70 milyar hasene, 70 milyar hasene. Böyle sevap kazanır. Ne mutlu sana demiş. Böyle sevap kazanır. Ne mutlu sana demiş. Her gün ne? Kur'an-ı Kerim'i hatmedermiş.Her gün ne? Kur'an-ı Kerim'i hatmedermiş. Günde bir hatim çıkartırmış, Beyazid-I Bistami.Günde bir hatim çıkartırmış, Beyazid-I Bistami. Büyük insanlar neden büyük oluyor anlayalım da.Büyük insanlar neden büyük oluyor anlayalım da. 30 küsur yıl geriye haccetmiş, her günde bir hatim çıkartırmış.30 küsur yıl geriye haccetmiş, her günde bir hatim çıkartırmış. Biz bir yılda çıkartamıyoruz, bazıları ömründe çıkartamıyor.Biz bir yılda çıkartamıyoruz, bazıları ömründe çıkartamıyor. Çünkü kem küm tek tük okuyor şeyi. O, günde bir hatim.Çünkü kem küm tek tük okuyor şeyi. O, günde bir hatim. Peygamber Efendimiz buyurmamış mı

Peygamber Efendimiz buyurmamış mı
her hatim indirildiği zaman yapılan dualar makbul olur vs. her hatim indirildiği zaman yapılan dualar makbul olur vs. Sonra makbul bir hac yaptı mı onun mükafatı cennetten başka bir şey değildir diye buyurmamış mı.Sonra makbul bir hac yaptı mı onun mükafatı cennetten başka bir şey değildir diye buyurmamış mı. Eee Bâyezîd ne mutlu sana.Eee Bâyezîd ne mutlu sana. 30 küsur sene haccetmişsin. 30 küsur sene haccetmişsin. Hem de her gün hatim indirmişsin. Ne mutlu sana demiş, içinden bir ses.Hem de her gün hatim indirmişsin. Ne mutlu sana demiş, içinden bir ses. Siz ne yaparsınız? Sizin hakkınızda böyle bir fikir gelse.Siz ne yaparsınız? Sizin hakkınızda böyle bir fikir gelse. Ben hep kendimi soruyorum böyle şeylere.Ben hep kendimi soruyorum böyle şeylere. Hep bunları yerine koyuyorum. Seviyorum. O kadar.Hep bunları yerine koyuyorum. Seviyorum. O kadar. Bu demiş ki vay be. Ben amelimi beğeniyorum.Bu demiş ki vay be. Ben amelimi beğeniyorum. Amelime mağrur oluyorum.Amelime mağrur oluyorum. Amelimi, icraatımı, ibadetimi bir şey sanıyorum ben ya. Vay.Amelimi, icraatımı, ibadetimi bir şey sanıyorum ben ya. Vay. Bu makbul bir şey değil. Bu makbul bir şey değil. İnsanın ameline güvenmesi makbul değil.İnsanın ameline güvenmesi makbul değil. Hadis-i şerif var.Hadis-i şerif var. Peygamber Efendimiz buyurmamış mı.Peygamber Efendimiz buyurmamış mı. Bir insan cennete ne ile girecek? Allah'ın rızkıyla girecek.Bir insan cennete ne ile girecek? Allah'ın rızkıyla girecek. Hiçbir kimse ameliyle cennete girmeyecek, diyor Peygamber Efendimiz.Hiçbir kimse ameliyle cennete girmeyecek, diyor Peygamber Efendimiz. Sen de mi ya Resulallah? Ben de diyor.Sen de mi ya Resulallah? Ben de diyor. Ancak Allah'ın rızkıyla girecek herkes.Ancak Allah'ın rızkıyla girecek herkes. Yani bu ne demek değerli kardeşlerim, açıklayalım.Yani bu ne demek değerli kardeşlerim, açıklayalım. Eksik kaldı mı sonra şey oluyor.Eksik kaldı mı sonra şey oluyor. Yanlış anlamalar oluyor.Yanlış anlamalar oluyor. Yani amellerimizin fiyatını, kıymetini toplarsa cennete satın alman yetmiyor. Yani amellerimizin fiyatını, kıymetini toplarsa cennete satın alman yetmiyor. Az demek. Cennet pahalı demek.Az demek. Cennet pahalı demek. Yani bunca yıl burada kaldınız.Yani bunca yıl burada kaldınız. Kaç tanemizin evi var?Kaç tanemizin evi var? Burada bile bir ev almanın zorluğunu çekiyoruz.Burada bile bir ev almanın zorluğunu çekiyoruz. Cennette, cennete en son giren insanın, en sonuncu cenneti yeri yurdu ne kadar.Cennette, cennete en son giren insanın, en sonuncu cenneti yeri yurdu ne kadar. Bu semavat ve bu arz kadar.Bu semavat ve bu arz kadar. En sonuncunun, birincinin değil, en sonuncunun cennetteki yeri bu semavat,En sonuncunun, birincinin değil, en sonuncunun cennetteki yeri bu semavat, yedi kat sema ve arz kadar. Yedi kat sema ne demek?yedi kat sema ve arz kadar. Yedi kat sema ne demek? Ve lekad zeyyenne's-semâe'd-dünyâ bimesâbîha. (Mülk Suresi 5. Ayet)

Ve lekad zeyyenne's-semâe'd-dünyâ bimesâbîha. (Mülk Suresi 5. Ayet)
Birinci semada yıldızlar var.Birinci semada yıldızlar var. Ondan sonra yıldızsız altı kat sema var demek.Ondan sonra yıldızsız altı kat sema var demek. Yıldızların olmadığı fezanın öte taraflarında altı sema daha var.Yıldızların olmadığı fezanın öte taraflarında altı sema daha var. Çünkü ve lekad zeyyenne’s-semae’d-dünya bi mesabiha.Çünkü ve lekad zeyyenne’s-semae’d-dünya bi mesabiha. En yakın semayı yıldızlarla donattık, buyuruyor Allah.En yakın semayı yıldızlarla donattık, buyuruyor Allah. es-semae’d-dünya en yakın sema demek.es-semae’d-dünya en yakın sema demek. En sonuncu insana, bu dünya kadar değil, Newcastle kadar değil,En sonuncu insana, bu dünya kadar değil, Newcastle kadar değil, şu bina kadar değil, İngiltere, Büyük Britanya kadar değil,şu bina kadar değil, İngiltere, Büyük Britanya kadar değil, yedi kat sema ve yeryüzü kadar mülk verilecek.yedi kat sema ve yeryüzü kadar mülk verilecek. Bunu satın almaya hiçbir şekilde güç yetiremeyiz.Bunu satın almaya hiçbir şekilde güç yetiremeyiz. Zaten bize verilen şeyleri de Allah vermiyor mu? Sıhhati Allah vermiyor mu?Zaten bize verilen şeyleri de Allah vermiyor mu? Sıhhati Allah vermiyor mu? Aklı Allah vermiyor mu? Deli olsak, ibadetler sıfırlandırılıyor.Aklı Allah vermiyor mu? Deli olsak, ibadetler sıfırlandırılıyor. Aklı Allah veriyor.Aklı Allah veriyor. Felçli olsak o ibadetleri yapamayacağız, Hatim edemeyeceğiz vs. vs.Felçli olsak o ibadetleri yapamayacağız, Hatim edemeyeceğiz vs. vs. Yani anladık mı cenneti hiç kimsenin ameliyle alamayacağını.Yani anladık mı cenneti hiç kimsenin ameliyle alamayacağını. O halde insanın ameline mağrur olmaması lazım. O halde insanın ameline mağrur olmaması lazım. Ben şöyle yaptım, böyle ettim, vesaire vesaire, sen benim rütbeni,Ben şöyle yaptım, böyle ettim, vesaire vesaire, sen benim rütbeni, mertebemi, efendimin şanımı, şerefimi biliyor musun? Yol ver.mertebemi, efendimin şanımı, şerefimi biliyor musun? Yol ver. Yol ver ki ben geçeyim. Onlar benim. Kibir.Yol ver ki ben geçeyim. Onlar benim. Kibir. Kendi ameline mağrur olsa yani.Kendi ameline mağrur olsa yani. Şimdi, ameline mağrur olmamak gerektiğini bildiği için Beyazid-i Bistami bakmışŞimdi, ameline mağrur olmamak gerektiğini bildiği için Beyazid-i Bistami bakmış ki amelini, içi seviyor.ki amelini, içi seviyor. Şu kadar sene haccetmiş, bu kadar her gün hatim indirmiş.Şu kadar sene haccetmiş, bu kadar her gün hatim indirmiş. Eh artık yaşadın, ya Eba Yezid. Yaşadın Eba Yezid. Ne oldu sana? Eh artık yaşadın, ya Eba Yezid. Yaşadın Eba Yezid. Ne oldu sana? Artık sana karada ölüm yok.Artık sana karada ölüm yok. Sen mutlaka cennetlik olursun, filan gibi bir laf.Sen mutlaka cennetlik olursun, filan gibi bir laf. Anlamış ki bu nefisten veya şeytandan geliyor bu duygu.Anlamış ki bu nefisten veya şeytandan geliyor bu duygu. Bu güzel bir duygu değil, rahmani bir duygu değil. Bu güzel bir duygu değil, rahmani bir duygu değil. Ondan sonra hemen o anda ne yapmış? Ben kaybettim.Ondan sonra hemen o anda ne yapmış? Ben kaybettim. Arafat'ta hacılar var.Arafat'ta hacılar var. Hacca devam ediyorlar yani.Hacca devam ediyorlar yani. Arafat'ta bu duygu kafasına gelince ne yapmış?Arafat'ta bu duygu kafasına gelince ne yapmış? Demiş ki, ey cemaat! Herkes zaten gözleri ondadır herhalde mübarek bir insan diye.Demiş ki, ey cemaat! Herkes zaten gözleri ondadır herhalde mübarek bir insan diye. Ey cemaat demiş. Otuz küsür sene haccettim.Ey cemaat demiş. Otuz küsür sene haccettim. Her gün hatmettim. Bunların sevabını satıyorum demiş.Her gün hatmettim. Bunların sevabını satıyorum demiş. Herkes birbirine bakışmış. Bir de onun yüzüne bakmışlar.Herkes birbirine bakışmış. Bir de onun yüzüne bakmışlar. Sıcak bunun başına vurdu diye düşünmüşler. Demiş satıyorum. Sıcak bunun başına vurdu diye düşünmüşler. Demiş satıyorum. Yine herkes duraklamış. Yok mu alan? Oradan bir börekçi, çörekçi. Yine herkes duraklamış. Yok mu alan? Oradan bir börekçi, çörekçi. Ben alırım hocam, demiş. Ne kadar? Ne fiyatı istiyorsun?Ben alırım hocam, demiş. Ne kadar? Ne fiyatı istiyorsun? Şaka yapıp durduğunu düşünmüş. Ne kadar ne fiyatı istiyorsun?Şaka yapıp durduğunu düşünmüş. Ne kadar ne fiyatı istiyorsun? Üç çöreğini alırım demiş. Al hocam, üç çöreği.Üç çöreğini alırım demiş. Al hocam, üç çöreği. Yani hocaya çörek vermek hoş bir şey. Alırım zaten, seversin.Yani hocaya çörek vermek hoş bir şey. Alırım zaten, seversin. Al hocam üç çöreği.Al hocam üç çöreği. Tamam, sevaptan sana veririm. Memnunum, tamam. Alışveriş tamam.Tamam, sevaptan sana veririm. Memnunum, tamam. Alışveriş tamam. Üç tane çöreğe bütün ibadetleri, sevabını satmış.Üç tane çöreğe bütün ibadetleri, sevabını satmış. Orada bir zayıf köpek varmış.Orada bir zayıf köpek varmış. Çörekleri de bir tane atmış köpeğe.Çörekleri de bir tane atmış köpeğe. Bir tane hayvan aç, hop yutmuş onu.Bir tane hayvan aç, hop yutmuş onu. İçin peynirini bildi, peynirini alıp yuttu.İçin peynirini bildi, peynirini alıp yuttu. Bir tanesi de atmış, hop onu da yutmuş. Bir tanesi de atmış, onu da yutmuş. Tamam.Bir tanesi de atmış, hop onu da yutmuş. Bir tanesi de atmış, onu da yutmuş. Tamam. Malları sattı, semenini, gelirini de köpeğe yedirdi.Malları sattı, semenini, gelirini de köpeğe yedirdi. Ne oldu şimdi? Sıfır. Dönmüş içine. Ey zalim nefsim demiş.Ne oldu şimdi? Sıfır. Dönmüş içine. Ey zalim nefsim demiş. Söyle bakalım şimdi demiş.Söyle bakalım şimdi demiş. Allah'ın rahmetinden başka değerli bir şey kaldı mı?Allah'ın rahmetinden başka değerli bir şey kaldı mı? Devam edin kaldı demiş. İşte ihlas. Sıfır sıfır.Devam edin kaldı demiş. İşte ihlas. Sıfır sıfır. Hadi bakalım şimdi Allah'ın rahmetinden başka bir değerden kaldı mı?Hadi bakalım şimdi Allah'ın rahmetinden başka bir değerden kaldı mı? Mübareklerin muhteşemliğine bakın. Mübareklerin muhteşemliğine bakın. İşte davranışlarına bakın ve düşüncelerine bakın.İşte davranışlarına bakın ve düşüncelerine bakın. İçlerini gözleyicilerine ve içlerinden gelen seslere göre davranışlarına bakın. İçlerini gözleyicilerine ve içlerinden gelen seslere göre davranışlarına bakın. Hadisleri anlayışlarına, ayetlere uyuşlarına bakın.Hadisleri anlayışlarına, ayetlere uyuşlarına bakın. Biz Müslümancılık oynuyoruz.Biz Müslümancılık oynuyoruz. Küçük çocukların bebekle, tahtayla,Küçük çocukların bebekle, tahtayla, logoyla ev yapıp evcilik oynadığı gibi biz müslümanlığı oynuyoruz. logoyla ev yapıp evcilik oynadığı gibi biz müslümanlığı oynuyoruz. Kalbi diniyle bir olacak. İcraatı sözüne uyacak. Kalbi diniyle bir olacak. İcraatı sözüne uyacak. Dışının süsü gibi içi de temiz olacak. Kalbi temiz olmuyor. Dışının süsü gibi içi de temiz olacak. Kalbi temiz olmuyor. İnsan odur ki ayinesi ve kalbi saf olan.İnsan odur ki ayinesi ve kalbi saf olan. İnsanoğlu nasıldır? İnsanoğlu nasıldır? Ayna gibi kalbi terk ediyor, pırıl pırıl, ayna gibi.Ayna gibi kalbi terk ediyor, pırıl pırıl, ayna gibi. Sinemde neler var demişler, Adem isen? Baki söylüyor.Sinemde neler var demişler, Adem isen? Baki söylüyor. Sen ademoğluysan kalbinde kaplan kini ne arıyor.Sen ademoğluysan kalbinde kaplan kini ne arıyor. İnsansan Kaplan kini ne arıyor içinde senin.İnsansan Kaplan kini ne arıyor içinde senin. Kininz yok mudur? Vardır.Kininz yok mudur? Vardır. Kibrimiz yok mudur? Vardır.Kibrimiz yok mudur? Vardır. Kötü huylarımız yok mudur? Vardır.Kötü huylarımız yok mudur? Vardır. Hanıma sor, söylesin. Komşuya sor, söylesin.Hanıma sor, söylesin. Komşuya sor, söylesin. Arkadaşına sor, söylesin. Hiç kimse söyleyemez.Arkadaşına sor, söylesin. Hiç kimse söyleyemez. Çünkü söylendiği zaman darılacağını bilir.Çünkü söylendiği zaman darılacağını bilir. Sen gittiği zaman oraya teyp koy arkadan neler konuştuklarını dinle.Sen gittiği zaman oraya teyp koy arkadan neler konuştuklarını dinle. Sen bir gittikten sonra arkandan neler dediklerini gör.Sen bir gittikten sonra arkandan neler dediklerini gör. Çok kötü bir huylarımız var. Allah insanın gönlüne etmiyor.Çok kötü bir huylarımız var. Allah insanın gönlüne etmiyor. Gönül, çalabı, tahtı.Gönül, çalabı, tahtı. Yani insanın gönlü Cenab-ı Mevla’nın tahtıdır.Yani insanın gönlü Cenab-ı Mevla’nın tahtıdır. Yani gönlüne yerleşiyor Allah. Gönül tahtını kurdu.Yani gönlüne yerleşiyor Allah. Gönül tahtını kurdu. Gönül, çalabı, tahtı çalan, gönüle baktı.Gönül, çalabı, tahtı çalan, gönüle baktı. Baktı demeye, bağhtı diyor.Baktı demeye, bağhtı diyor. Yok, yeme yoğh dedikleri gibi, yoğh su dedikleri gibi.Yok, yeme yoğh dedikleri gibi, yoğh su dedikleri gibi. Gönül çalabın tahtı, çalab gönüle baktı.Gönül çalabın tahtı, çalab gönüle baktı. İki cihan bekvaktır, kim gönül yıktıysa. İki cihan bekvaktır, kim gönül yıktıysa. Gönül yıktıysa iki cihanlar mahrum olur.Gönül yıktıysa iki cihanlar mahrum olur. Yani bu sözü söylemek durumunda olan insanlar nasıl insanlarmış? Yani bu sözü söylemek durumunda olan insanlar nasıl insanlarmış? Gönlün önemini bilen, gönlün kırmamaya dikkat eden, Gönlün önemini bilen, gönlün kırmamaya dikkat eden, gönlünü süslemeye dikkat eden insanlarmış.gönlünü süslemeye dikkat eden insanlarmış. Çok hoşuma giden bir başka beyit var, Niyazi Mısri’den.Çok hoşuma giden bir başka beyit var, Niyazi Mısri’den. O neydi? Efendim, yok belki başka bir şair var, dur bakalım, bir hatırlayayım.O neydi? Efendim, yok belki başka bir şair var, dur bakalım, bir hatırlayayım. Efendim, kalbini hem çeşit kirlerden paslalarından temizle ki,Efendim, kalbini hem çeşit kirlerden paslalarından temizle ki, padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan.padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan. Yani buraya padişah gelecek.Yani buraya padişah gelecek. Cenab-ı Mevla gece diyecek, gönül pis olursa gelmez, pis yere gelmez.Cenab-ı Mevla gece diyecek, gönül pis olursa gelmez, pis yere gelmez. Nasıldı baş tarafını hatırlayamadım. Heyecandan.Nasıldı baş tarafını hatırlayamadım. Heyecandan. “Sür çıkart ağyarı dilden. Ta tecelli ede Hak.”“Sür çıkart ağyarı dilden. Ta tecelli ede Hak.” Ağyar, yabancılar.Ağyar, yabancılar. Yabancıları, pislikleri, kirleri, kötü huyları, kötü halleri, kötü düşünceleriYabancıları, pislikleri, kirleri, kötü huyları, kötü halleri, kötü düşünceleri gönlünden sür çıkart. Temizle. Dezenfekte et. gönlünden sür çıkart. Temizle. Dezenfekte et. Tepeden kadar yıka, şarşar, süpür, sür, çıkar ayarın dilden,Tepeden kadar yıka, şarşar, süpür, sür, çıkar ayarın dilden, “ta tecelli ede Hak, padişah konmaz saraya, alem mamur olmadan”.“ta tecelli ede Hak, padişah konmaz saraya, alem mamur olmadan”. Duvara yazılacak beyit. Çok güzel.Duvara yazılacak beyit. Çok güzel. Kalbin temizle. Çünkü Allah neşet etmez pis olursa.Kalbin temizle. Çünkü Allah neşet etmez pis olursa. Temiz olursa tecelli eder.Temiz olursa tecelli eder. Mübarek adamlar, dev insanlar bunlar, bunları düşünmüşler.Mübarek adamlar, dev insanlar bunlar, bunları düşünmüşler. Bizim düşünmediğimiz şeyler. Bizim düşünmediğimiz şeyler. Biz maaşı düşünürüz, bütçeyi düşünürüz, ay sonraya yetiştirmeyi düşünürüz, Biz maaşı düşünürüz, bütçeyi düşünürüz, ay sonraya yetiştirmeyi düşünürüz, gelirin daha çok artmasını düşünürüz, menfaatimizi düşünürüz,gelirin daha çok artmasını düşünürüz, menfaatimizi düşünürüz, dış süsümüzü düşünürüz, evi düşünürüz, otomobilin markasını düşünürüz,dış süsümüzü düşünürüz, evi düşünürüz, otomobilin markasını düşünürüz, modellerin daha iyi olmasını düşünürüz.modellerin daha iyi olmasını düşünürüz. Herkes ne düşündüğüne baksın. Herkes ne düşündüğüne baksın. Hanımlar yüzük düşünür, bilezik düşünür, gerdanlık düşünür, zümrüt düşünür,Hanımlar yüzük düşünür, bilezik düşünür, gerdanlık düşünür, zümrüt düşünür, yakut düşünür, elmas düşünür, altın düşünür, platin düşünür.yakut düşünür, elmas düşünür, altın düşünür, platin düşünür. Herkes bir şey düşünüyor ama güzel şeyler düşünmemiz lazım.Herkes bir şey düşünüyor ama güzel şeyler düşünmemiz lazım. Bir de ölçü komşumuz.Bir de ölçü komşumuz. Komşu benden eminse ben iyi bir müminim.Komşu benden eminse ben iyi bir müminim. Komşu benden güvensizlik duygusu içindeyse ben hep kusurum. Komşu benden güvensizlik duygusu içindeyse ben hep kusurum. Komşuyla hiç iyi geçinememişim, komşuya itimad telkin edememişim.Komşuyla hiç iyi geçinememişim, komşuya itimad telkin edememişim. Tasavvuf bu işte, bunu sağlamaya çalışıyor tasavvuf.Tasavvuf bu işte, bunu sağlamaya çalışıyor tasavvuf. Yani insanın kalbini temizlemeye çalışıyor.Yani insanın kalbini temizlemeye çalışıyor. İnsanın gönlündeki ağyarı sürüp çıkarmaya çalışıyor. İnsanın gönlündeki ağyarı sürüp çıkarmaya çalışıyor. Pis şeyleri, yabancı şeyleri, Pis şeyleri, yabancı şeyleri, padişahın tecelli etmesine gelip de otağ kurmasına padişahın tecelli etmesine gelip de otağ kurmasına mani olan şeyleri çıkartmak çalışıyor tasavvuf.mani olan şeyleri çıkartmak çalışıyor tasavvuf. Yani tasavvuf, kalbi temizlendirmesi. Yani tasavvuf, kalbi temizlendirmesi. Tezkiyeyi, kalbi. Tasfiyeyi bakım. Tehzibi ahlak.Tezkiyeyi, kalbi. Tasfiyeyi bakım. Tehzibi ahlak. Ne demek kalbi temizlemek, ahlakı güzelleştirmek, içi safileştirmek.Ne demek kalbi temizlemek, ahlakı güzelleştirmek, içi safileştirmek. Millet buna itiraz ediyor. Millet buna itiraz ediyor. Buna itiraz edilir mi ya? Deli misin divane misin aklını mı oynattın.Buna itiraz edilir mi ya? Deli misin divane misin aklını mı oynattın. Başına güneş mi vurdu, saksı mı düştü? Buna itiraz edilir mi.Başına güneş mi vurdu, saksı mı düştü? Buna itiraz edilir mi. İçini temizleyeceksin. Allah sevecek. Allah insanın gönlüne bakacak.İçini temizleyeceksin. Allah sevecek. Allah insanın gönlüne bakacak. İkinci hadis-i şerif. Üç hadis okuyacağım. Herhalde bir saat doldu ama.

İkinci hadis-i şerif. Üç hadis okuyacağım. Herhalde bir saat doldu ama.
Gördüm. Beş dakika.Gördüm. Beş dakika. İnne'r-racüle yesûmü

İnne'r-racüle yesûmü
ve yusallî ve yahüccü ve ya'temiru fe-izâ kâne yevmü'l-kiyâmeti u'tiye bikadri aklihî.ve yusallî ve yahüccü ve ya'temiru fe-izâ kâne yevmü'l-kiyâmeti u'tiye bikadri aklihî. Sadaka Rasûlü'llâhi fîmâ kâle ev kemâ kâle.

Sadaka Rasûlü'llâhi fîmâ kâle ev kemâ kâle.
Adam oruç tutar, namaz kılar, hacca gider, umre yapar.

Adam oruç tutar, namaz kılar, hacca gider, umre yapar.
Bunların hepsi ibadet. Sevaplı şeyler.Bunların hepsi ibadet. Sevaplı şeyler. Sevaplı olduğunu biliyorum, bildiriliyor dinimizin kaynaklarında, ayetlerde, hadislerde.Sevaplı olduğunu biliyorum, bildiriliyor dinimizin kaynaklarında, ayetlerde, hadislerde. Kişi, adam oruç tutar, namaz kılar, hacca gider, umre yapar.Kişi, adam oruç tutar, namaz kılar, hacca gider, umre yapar. Ama kıyamet günü olduğu zamanAma kıyamet günü olduğu zaman bu amellerinin sevabı hangi ölçüde verilir?bu amellerinin sevabı hangi ölçüde verilir? Fe-izâ kâne yevmü'l-kiyâmeti u'tiye bikadri aklihî,Fe-izâ kâne yevmü'l-kiyâmeti u'tiye bikadri aklihî, aklı, şuuru nispetinde bu amellerin mükafatı verilir.aklı, şuuru nispetinde bu amellerin mükafatı verilir. Duygularının sahici ve derinliği nispetinde verilir.Duygularının sahici ve derinliği nispetinde verilir. Namaz kılıyoruz.Namaz kılıyoruz. Abdest sıkışık, şu namazı da çıkartayım da, yeniden abdest almak zor geliyor da,Abdest sıkışık, şu namazı da çıkartayım da, yeniden abdest almak zor geliyor da, şu namaz da çıksın.şu namaz da çıksın. Hemen gitse de hoca namazına selam verse de ben yüz numaraya gitsem.Hemen gitse de hoca namazına selam verse de ben yüz numaraya gitsem. Bu duygunun baskısı altında namaz olur mu? Yahu tren kaçacak.Bu duygunun baskısı altında namaz olur mu? Yahu tren kaçacak. Çabucak şu namazı kılsam gitsem şeytan acele ettirir.Çabucak şu namazı kılsam gitsem şeytan acele ettirir. Yani el aceletü mine’ş-şeytan. Yani el aceletü mine’ş-şeytan. Namazın içinde çeşitli şeyler aklına gelir.Namazın içinde çeşitli şeyler aklına gelir. Ben de şimdi namaz kılarken neler düşündüm? Kendi kendimi ayıpladım.Ben de şimdi namaz kılarken neler düşündüm? Kendi kendimi ayıpladım. Söyledim. Söyledim. Namazın içinde şeytan bir sürü cazip fitne insanların önüne sergiliyor.Namazın içinde şeytan bir sürü cazip fitne insanların önüne sergiliyor. Bunu düşün, bunu düşün, bunu istemesen şunu düşün, bunu beğenmezsen bunu al.Bunu düşün, bunu düşün, bunu istemesen şunu düşün, bunu beğenmezsen bunu al. Çeşit çeşit duyguları insanların önüne seriyor.Çeşit çeşit duyguları insanların önüne seriyor. Halbuki Cenab-ı Mevla'nın divanına dönmüşüz, huzuruna girmişiz.Halbuki Cenab-ı Mevla'nın divanına dönmüşüz, huzuruna girmişiz. Allah'tan ben Cenab-ı Mevla'nın huzurundayım.Allah'tan ben Cenab-ı Mevla'nın huzurundayım. Çok güzel olmuş. E, kulum hoş geldin benim huzuruma. Söyle bakalım.Çok güzel olmuş. E, kulum hoş geldin benim huzuruma. Söyle bakalım. Benim aklım sarı üründe, deli dana da, vesaire burda şurda.Benim aklım sarı üründe, deli dana da, vesaire burda şurda. Sen buraya niye geldin? Mısır'da bir imam, yaşlı bir imam.Sen buraya niye geldin? Mısır'da bir imam, yaşlı bir imam. Hakkı Efendi'nin de bahsettiği gibi hesaplara muntazam yapın.Hakkı Efendi'nin de bahsettiği gibi hesaplara muntazam yapın. Çünkü hesapların muntazam olması namazın tamamlılığından ve mükemmelliğinden bir parçadır, dedi.Çünkü hesapların muntazam olması namazın tamamlılığından ve mükemmelliğinden bir parçadır, dedi. Çok duyduğumuz şey. Hani sanırız ikaz yani.Çok duyduğumuz şey. Hani sanırız ikaz yani. Çok etkilemiyor cevabı bu gibi şeyler. Biraz etkiliyor.Çok etkilemiyor cevabı bu gibi şeyler. Biraz etkiliyor. Arkasından bir laf daha söylüyorum.Arkasından bir laf daha söylüyorum. Yönünüzü kabeye döndüğünüz gibi gönlünüzü de Allah’a dönün. İkaz etti. Yönünüzü kabeye döndüğünüz gibi gönlünüzü de Allah’a dönün. İkaz etti. Yönünüzü kabeye dönüyorsunuz, gönlünüzü de Allah’a döndürün.Yönünüzü kabeye dönüyorsunuz, gönlünüzü de Allah’a döndürün. Namaz böyle kılınırsa evliyalık oluruz.Namaz böyle kılınırsa evliyalık oluruz. Böyle olmadığı zamanda namaz tesir etmez kişiye.Böyle olmadığı zamanda namaz tesir etmez kişiye. İnne’s-salâte tenhâ ani’l-fahşâi ve’l-münker. (Ankebût Suresi, 45. Ayet)

İnne’s-salâte tenhâ ani’l-fahşâi ve’l-münker. (Ankebût Suresi, 45. Ayet)
Namaz hiç şüphe yok ki fuhşiyattan, büyük günahtan insanlar nehyeder, yaptırtmaz.Namaz hiç şüphe yok ki fuhşiyattan, büyük günahtan insanlar nehyeder, yaptırtmaz. E yaptırıyor. Namazdan çıkıyor, bir sürü fuhşiyat ve büyük günah.E yaptırıyor. Namazdan çıkıyor, bir sürü fuhşiyat ve büyük günah. Devam ediyor, hemen camiden çıkar çıkmaz. Neden?Devam ediyor, hemen camiden çıkar çıkmaz. Neden? Demek ki namazı namaz değil.Demek ki namazı namaz değil. Diyorlar ki arkadaşlar, bayıltmak için iğne yapıyoruz ameliyathanede hastaya. Diyorlar ki arkadaşlar, bayıltmak için iğne yapıyoruz ameliyathanede hastaya. Bir tane iğne kâbili yapmıyor, iki tane kâbili yapmıyor, üç tane kâbili yapmıyor. Bir tane iğne kâbili yapmıyor, iki tane kâbili yapmıyor, üç tane kâbili yapmıyor. Çünkü diyor etkili maddesi az koymuşlar diyor.Çünkü diyor etkili maddesi az koymuşlar diyor. Halbuki bir tanesinin de bayıltması lazım.Halbuki bir tanesinin de bayıltması lazım. Yani etkili madde pahalı olduğundan koymuyorlar.Yani etkili madde pahalı olduğundan koymuyorlar. Koymuyorlar, yarım koyuyorlar, eksik koyuyorlar filan diyor yani.Koymuyorlar, yarım koyuyorlar, eksik koyuyorlar filan diyor yani. Demek ki namaz namaz değil ki etki etmiyor, öbür tarafa tesir etmiyor. Demek ki namaz namaz değil ki etki etmiyor, öbür tarafa tesir etmiyor. Demek ki kıyamet gününde bu işlerin mükafatının neye göre verildiğini anlayacağız.Demek ki kıyamet gününde bu işlerin mükafatının neye göre verildiğini anlayacağız. Akledişimize göre namazda ne kadar aklettin, ne duygulara düştün,Akledişimize göre namazda ne kadar aklettin, ne duygulara düştün, nasıl düşüncelere gark oldun.nasıl düşüncelere gark oldun. Mesela Hatemi Esam Hazretleri namaz kılarken ne yaparmış? Çok önemli.Mesela Hatemi Esam Hazretleri namaz kılarken ne yaparmış? Çok önemli. Hatemi Esam çok büyük bir zattı. Allah şefaatine nail eylesin.Hatemi Esam çok büyük bir zattı. Allah şefaatine nail eylesin. Cennette buluştursun.Cennette buluştursun. Çok muhteşem bir zattı. Çok muhterem bir zat.Çok muhteşem bir zattı. Çok muhterem bir zat. Namaza giderken abdesti çok güzel almaya dikkat edermiş.Namaza giderken abdesti çok güzel almaya dikkat edermiş. Çünkü abdest bozuk olursa namazı tesir eder. Namazın keyfi kaçar, zevki kaçar.Çünkü abdest bozuk olursa namazı tesir eder. Namazın keyfi kaçar, zevki kaçar. Abdest güzel olmalı.Abdest güzel olmalı. Hatta abdest bozmada dikkatli olacak insan.Hatta abdest bozmada dikkatli olacak insan. Çünkü vücudun hadesten, necasetten tahareti namazın farzlarındandır.Çünkü vücudun hadesten, necasetten tahareti namazın farzlarındandır. Pantolonunda, donunda, üstünde, başında, pislik olunca tesir ediyor yani.Pantolonunda, donunda, üstünde, başında, pislik olunca tesir ediyor yani. Abdest almaya dikkat edecek, abdest almaya dikkat edecek.Abdest almaya dikkat edecek, abdest almaya dikkat edecek. Sonra namazı geldiği zaman bu kıldığı namazın en son namaz olduğunu düşünürmüş.Sonra namazı geldiği zaman bu kıldığı namazın en son namaz olduğunu düşünürmüş. Bu namazım sonuncu namazım dermiş kendisi öyle şey verirmiş, duygu verirmiş,Bu namazım sonuncu namazım dermiş kendisi öyle şey verirmiş, duygu verirmiş, sonuncu namazım.sonuncu namazım. Azrail arkamda bekliyor, dermiş.Azrail arkamda bekliyor, dermiş. Yani cellat diyelim biz, Azrail'i anlamayız da.Yani cellat diyelim biz, Azrail'i anlamayız da. Cellat kafamı kesiyor. Son namaz diyelim. Cellat kafamı kesiyor. Son namaz diyelim. Azrail'in arkada beklediğini düşünüyor. Azrail'in arkada beklediğini düşünüyor. Ayağının altında sırat köprüsünün olduğunu düşünürmüş. Ayağının altında sırat köprüsünün olduğunu düşünürmüş. Sağ yanında cennet, sol yanında cehennem olduğunu düşünürmüş.Sağ yanında cennet, sol yanında cehennem olduğunu düşünürmüş. Cenab-ı Mevla'nın huzuruna geldiğini düşünürmüş vs. Cenab-ı Mevla'nın huzuruna geldiğini düşünürmüş vs. İnsan Allahuekber dediği zaman Cenab-ı Mevla'nın huzuruna giriyor. İnsan Allahuekber dediği zaman Cenab-ı Mevla'nın huzuruna giriyor. İki tarafta huyru kızların sıralı olurmuş.İki tarafta huyru kızların sıralı olurmuş. Yani merasim tamam oldu iki tarafta huri kızları sıralanmıştır.Yani merasim tamam oldu iki tarafta huri kızları sıralanmıştır. E insan onu aklederse, Cenab-ı Mevla'nın huzurunda olduğunu idrak ederse, E insan onu aklederse, Cenab-ı Mevla'nın huzurunda olduğunu idrak ederse, o şuur ile namaz kılarsa, Allahuekber derken Allah'ın sonsuz derecede büyük olduğunu düşünürse, o şuur ile namaz kılarsa, Allahuekber derken Allah'ın sonsuz derecede büyük olduğunu düşünürse, Elhamdüllillah derken Allah’ın kendisine verdiği sonsuz nimetleri düşünürse, Elhamdüllillah derken Allah’ın kendisine verdiği sonsuz nimetleri düşünürse, Sübhanallah derken Allah'ın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu düşünürse,Sübhanallah derken Allah'ın her türlü noksanlıktan münezzeh olduğunu düşünürse, okuduğu ayetlerin anlamını anlarsa,okuduğu ayetlerin anlamını anlarsa, çektiği zikirlerin anlamını anlarsa, o namaz insanı evliya eder,çektiği zikirlerin anlamını anlarsa, o namaz insanı evliya eder, kötülüklerden alıkoyar ve yakınlaştırır.kötülüklerden alıkoyar ve yakınlaştırır. Bir namaz iki şey vardır. İki şey olur bir namazın. Bir namaz iki şey vardır. İki şey olur bir namazın. Ya kulu Allah'a yaklaştırır ya da uzaklaştırır.Ya kulu Allah'a yaklaştırır ya da uzaklaştırır. Bir namaz ki, onu Allah'a yaklaştırmıyor, ne yapar?Bir namaz ki, onu Allah'a yaklaştırmıyor, ne yapar? Allah'tan uzaklaştırır muhterem kardeşlerim.Allah'tan uzaklaştırır muhterem kardeşlerim. Hadis-i şeriflerde bu. Peygamber Efendimiz buyurdu. Durması yok.Hadis-i şeriflerde bu. Peygamber Efendimiz buyurdu. Durması yok. Allah'a yaklaştırmıyor mu, yerinde durmak yok. Allah'a yaklaştırmıyor mu, yerinde durmak yok. Bir namaz ki, insanı Allah'a yaklaştırmıyor, Allah'tan uzaklaştırır.Bir namaz ki, insanı Allah'a yaklaştırmıyor, Allah'tan uzaklaştırır. Bu da güzel. Bunu da nazar-ı dikkate alalım her işimizde. Bu da güzel. Bunu da nazar-ı dikkate alalım her işimizde. Bunun tamamlayıcısı bir başka hadis-i şerif. Bunun tamamlayıcısı bir başka hadis-i şerif. İnne’r-racüle le yentaligu ile’l mescidi fe-yüsallî

İnne’r-racüle le yentaligu ile’l mescidi fe-yüsallî
ve salâtühû lâ ta’dilü cenâha be’âdatinve salâtühû lâ ta’dilü cenâha be’âdatin ve inne’r-racüle le-ye’ti’l-mescide fe-yüsallîve inne’r-racüle le-ye’ti’l-mescide fe-yüsallî ve salâtühû ta’dilü cebele Uhud.ve salâtühû ta’dilü cebele Uhud. İzâ kâne ahsenehüma aklen kîleİzâ kâne ahsenehüma aklen kîle ve keyfe yekûnü ahsenehüma aklenve keyfe yekûnü ahsenehüma aklen kâle evra’uhüma an meharimi’llâhi ve ahrasahüma alâ esbabi’l-hayrkâle evra’uhüma an meharimi’llâhi ve ahrasahüma alâ esbabi’l-hayr ve in kâne dûnehû fi’l-ameli ve’t-tatavu’i.ve in kâne dûnehû fi’l-ameli ve’t-tatavu’i. Bu hadis-i şerif, konumuzun çeşitli yönlerini daha güzel açıklayacak bir hadis-i şerif.

Bu hadis-i şerif, konumuzun çeşitli yönlerini daha güzel açıklayacak bir hadis-i şerif.
Kişi, adam diyor yani, racül adam ama erkek kadın neyse,Kişi, adam diyor yani, racül adam ama erkek kadın neyse, erkek de gider mescide kadın da gider. erkek de gider mescide kadın da gider. Peygamber Efendimiz'in zamanında da gidiyor.Peygamber Efendimiz'in zamanında da gidiyor. İskender Hoca'nın kadın kısmı yapınca bazıları mırın kırın ettiler.İskender Hoca'nın kadın kısmı yapınca bazıları mırın kırın ettiler. Beni tenkit ettiler. Hocamızın zamanında yoktu kadın kısmı.Beni tenkit ettiler. Hocamızın zamanında yoktu kadın kısmı. Dedim ki, hocamız ayrıca kadınlara ayrı vaaz verirdi.Dedim ki, hocamız ayrıca kadınlara ayrı vaaz verirdi. Ben kadınlara ayrı yer sağlıyorum.Ben kadınlara ayrı yer sağlıyorum. Kadınlar abdest almaya yer yoktu eskiden. Hocamızın evinin kapısını çalarlar.Kadınlar abdest almaya yer yoktu eskiden. Hocamızın evinin kapısını çalarlar. Abdest almak istiyordu, müsait mi bilmem ne.Abdest almak istiyordu, müsait mi bilmem ne. Kadınlara abdest almaya geliyordu ve bazı dinlemeye geliyordu.Kadınlara abdest almaya geliyordu ve bazı dinlemeye geliyordu. Çünkü Peygamber Efendimiz'in mescidine kadınlar gelip de Peygamber Efendimiz'e namaz kılarlar.Çünkü Peygamber Efendimiz'in mescidine kadınlar gelip de Peygamber Efendimiz'e namaz kılarlar. Ölçü orasıydı.Ölçü orasıydı. Ben sigarayı tenkit ettim. Yazı yazdım dergide.Ben sigarayı tenkit ettim. Yazı yazdım dergide. Bana bir sürü mektup geldi.Bana bir sürü mektup geldi. Ama evliyaullahtan falanca sigara içiyor filan diye. Ben evliyaullaha söz söylemek zorunda değilim.Ama evliyaullahtan falanca sigara içiyor filan diye. Ben evliyaullaha söz söylemek zorunda değilim. Allah Teala Hazretleri makamlarını alâ eylesin, dereceleri yüksek olsun.Allah Teala Hazretleri makamlarını alâ eylesin, dereceleri yüksek olsun. Amma Peygamber Efendimiz’in sünnetine aykırı. Amma Peygamber Efendimiz’in sünnetine aykırı. Hatta alimlere göre haram.Hatta alimlere göre haram. İsraf olduğu için haram, sağlığa zararlı olduğu için haram.İsraf olduğu için haram, sağlığa zararlı olduğu için haram. Dört mezhebin kadısı haram olduğuna dair ilk zamanlarda fetva vermiş. Dört mezhebin kadısı haram olduğuna dair ilk zamanlarda fetva vermiş. Şimdi bazı tekkelerde sigara ikram ettirmiş. Hoşgeldin kardeşim.Şimdi bazı tekkelerde sigara ikram ettirmiş. Hoşgeldin kardeşim. Koca kasenin içinde çeşit çeşit sigara var. Buyrun kardeşim. Olmaz. Olmaz öyle şey.Koca kasenin içinde çeşit çeşit sigara var. Buyrun kardeşim. Olmaz. Olmaz öyle şey. Çıkıntılarımızda var. Ölçü neresidir? Ölçü evliyaullah değildir.Çıkıntılarımızda var. Ölçü neresidir? Ölçü evliyaullah değildir. Dinimizin, fıkhımızın kaynakları içinde yoktur böyle şey.Dinimizin, fıkhımızın kaynakları içinde yoktur böyle şey. Ölçü Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesidir, ayettir, hadistir, kıyastır,Ölçü Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesidir, ayettir, hadistir, kıyastır, icma-i ümmettir vs. Ama öyle falanca yaptı diye ölçü yoktur. icma-i ümmettir vs. Ama öyle falanca yaptı diye ölçü yoktur. Sahabe bir ölçüdür. Çünkü Peygamber Efendimiz'den iyi eğitim almışlardır.Sahabe bir ölçüdür. Çünkü Peygamber Efendimiz'den iyi eğitim almışlardır. Sahabe icraatı, sünneti bize nasıl kullandığını gösteren icraat olduğu için iyidir.Sahabe icraatı, sünneti bize nasıl kullandığını gösteren icraat olduğu için iyidir. Yoksa falanca adam şöyle yaptı diye bir haram şeyi helal diyemeyiz,Yoksa falanca adam şöyle yaptı diye bir haram şeyi helal diyemeyiz, bir mekruhu müstahsem göremeyiz.bir mekruhu müstahsem göremeyiz. Şey yapmış, ben ısrar ettim. Dedim ki hayır, doğru dedim içilmemesine.Şey yapmış, ben ısrar ettim. Dedim ki hayır, doğru dedim içilmemesine. İçinizde içen varsa içmeyin. Hem sıhhate zararlı. İçinizde içen varsa içmeyin. Hem sıhhate zararlı. Sigara yavaş yavaş öldürüyor insanı.Sigara yavaş yavaş öldürüyor insanı. Sigara yavaş yavaş öldürüyor. Nasıl öldürüyor? Kılcan damarları tıkıyor.Sigara yavaş yavaş öldürüyor. Nasıl öldürüyor? Kılcan damarları tıkıyor. Kılcan damarların tıkanması gözün iyi çalışmaması, sinirlerin iyi çalışmaması,Kılcan damarların tıkanması gözün iyi çalışmaması, sinirlerin iyi çalışmaması, derinin iyi çalışmaması vs. sağlıyor. derinin iyi çalışmaması vs. sağlıyor. Sonunda sonunda beynin kılcal damarlarını tıkadığı için felçliğe vesaireye yol açıyorSonunda sonunda beynin kılcal damarlarını tıkadığı için felçliğe vesaireye yol açıyor ve bunu içenler daha çok akciğer kanserine tutuluyorlar vs.ve bunu içenler daha çok akciğer kanserine tutuluyorlar vs. O halde vücut emanetini böyle bir dumanla, tütsüyle hakkımız yok, O halde vücut emanetini böyle bir dumanla, tütsüyle hakkımız yok, yasak, haram demiş bazıları.yasak, haram demiş bazıları. Bazıları içmiş, tutacak neyse alışkanlık, kötü bir alışkanlık edinmiş, onu bırakacak. Bazıları içmiş, tutacak neyse alışkanlık, kötü bir alışkanlık edinmiş, onu bırakacak. Hocam falanca şeyh efendi içmiş diye duyuyoruz, birazcık tenkite benziyor.Hocam falanca şeyh efendi içmiş diye duyuyoruz, birazcık tenkite benziyor. Hem senin sıhhatine aykırı, hem dinin esasına, özüne aykırı,Hem senin sıhhatine aykırı, hem dinin esasına, özüne aykırı, hem de aslında tasavvufu aykırı.hem de aslında tasavvufu aykırı. Çünkü tasavvuf, keyif ve zevke muhalefet mesleğidir.Çünkü tasavvuf, keyif ve zevke muhalefet mesleğidir. Nefse yüz vermemek mesleğidir.Nefse yüz vermemek mesleğidir. “Hadi bakalım otur oturduğun yerde, haddini bil. Küçül bakalım…”“Hadi bakalım otur oturduğun yerde, haddini bil. Küçül bakalım…” Ama hem kendisi ne diyorsa, “Pall Mall’i çok seviyorum, Parliament’i daha çok seviyorum...” (dememesi lazım.)

Ama hem kendisi ne diyorsa, “Pall Mall’i çok seviyorum, Parliament’i daha çok seviyorum...” (dememesi lazım.)
Yani içmemesi lazım.

Yani içmemesi lazım.
İçmemesi lazım, geliyorsa ben söyleyeyim. Kardeş de içmesin.İçmemesi lazım, geliyorsa ben söyleyeyim. Kardeş de içmesin. İçmeye devam ediyorsa, içmesin ne yapalım yani.İçmeye devam ediyorsa, içmesin ne yapalım yani. Şimdi, adam mescide gider, diyor peygamber ve namazı kılar. Ve yusalli.

Şimdi, adam mescide gider, diyor peygamber ve namazı kılar. Ve yusalli.
Namazı kılar, mescitte cemaat halinde. Namazı kılar. Namazı kılar, mescitte cemaat halinde. Namazı kılar. Ve salatühü la ta’dilu inne’llah cenaha beudah. Ve salatühü la ta’dilu inne’llah cenaha beudah. Kıldığı namaz Allah'ın indinde sinek kanadıyla bile denk olmaz. Kıldığı namaz Allah'ın indinde sinek kanadıyla bile denk olmaz. Sinek kanadı nedir? Çok değersizliği anlatan bir tabir.Sinek kanadı nedir? Çok değersizliği anlatan bir tabir. Sineğin kanadı kadar bile etmez. Sineğin kanadı kadar bile etmez. Sineğe değer veriyor muyuz? Parayla sinek alındığını, satıldığını duydunuz mu hiç?Sineğe değer veriyor muyuz? Parayla sinek alındığını, satıldığını duydunuz mu hiç? Hayır. Bir sprey fıslattık mı odada ne kadar sinek varsa hepsini öldürüyor.Hayır. Bir sprey fıslattık mı odada ne kadar sinek varsa hepsini öldürüyor. Polis gelip de bu kadar sineği niye öldürdün diyorlar mı? Polis gelip de bu kadar sineği niye öldürdün diyorlar mı? Mahkemeye çıkarttılar mı? Çalışma grubu takibat alıyor mu? Yok.Mahkemeye çıkarttılar mı? Çalışma grubu takibat alıyor mu? Yok. Emniyet Genel Müdürlüğü diyor efendim dış ülkelere böyle bir şey yapıyor mu?Emniyet Genel Müdürlüğü diyor efendim dış ülkelere böyle bir şey yapıyor mu? Şu kadar sinek öldürmüştü falan diyor. İstediğini yakalayın.Şu kadar sinek öldürmüştü falan diyor. İstediğini yakalayın. Hemen gönderiyorum filan diyor mu demiyor mu? Sineğin kıymeti yok.Hemen gönderiyorum filan diyor mu demiyor mu? Sineğin kıymeti yok. Sineğin kanadı kadar kıymeti yok kıldığı namazın.Sineğin kanadı kadar kıymeti yok kıldığı namazın. Sineğin kanadı kadar kıymeti yok. Sineğin kanadı kadar kıymeti yok. Sineğin kimisi yağını hesap eder ama kanadı bir şey yapmadığı için kanadı kadar bile kıymeti yok.Sineğin kimisi yağını hesap eder ama kanadı bir şey yapmadığı için kanadı kadar bile kıymeti yok. Sonra, ve inne’r-racüle leye’ti’l-mescide.Sonra, ve inne’r-racüle leye’ti’l-mescide. Bir başka adam da vardır ki o da mescide gider, fe yusalli.Bir başka adam da vardır ki o da mescide gider, fe yusalli. O da namaz kılar.O da namaz kılar. Ve salatuhu ta’dilu cebele uhud.Ve salatuhu ta’dilu cebele uhud. Namazı Uhud Dağı kadar ona muadil olur.Namazı Uhud Dağı kadar ona muadil olur. Uhud Dağı, Peygamber Efendimiz’in Uhud Dağı, Peygamber Efendimiz’in bir şeyin büyüklüğünü göstermek için sık sık ismini zikrettiği güzel bir dağdır.bir şeyin büyüklüğünü göstermek için sık sık ismini zikrettiği güzel bir dağdır. Cennetik bir dağdır. Uhud Dağı cennetik bir dağdır.Cennetik bir dağdır. Uhud Dağı cennetik bir dağdır. Medine Ovası'nda hurmalıkların arasında kocaman bir dağdır.Medine Ovası'nda hurmalıkların arasında kocaman bir dağdır. Uzunlamasına sanıyorum, doğudan batıya doğru uzanıyor,Uzunlamasına sanıyorum, doğudan batıya doğru uzanıyor, biraz güneydoğudan güneybatıya doğru şöyle kayık tabak gibi, biraz güneydoğudan güneybatıya doğru şöyle kayık tabak gibi, biraz uzunca bir dağdır. Ama yekparedir.biraz uzunca bir dağdır. Ama yekparedir. Zaten “ehad” kelimesiyle ilgili Uhud.Zaten “ehad” kelimesiyle ilgili Uhud. Tek, silsile değil, başka yerlere devam etmiyor. Tek, silsile değil, başka yerlere devam etmiyor. Arkası da ova, her tarafı ova, bu tarafı da Medine, mescid,Arkası da ova, her tarafı ova, bu tarafı da Medine, mescid, zaten Uhud’da ama büyüktür.zaten Uhud’da ama büyüktür. Şöyle her yerden görünüp, hemen bir şeyin büyüklüğünüŞöyle her yerden görünüp, hemen bir şeyin büyüklüğünü gözleriyle anlasınlar diye bu eğitim metodudur.gözleriyle anlasınlar diye bu eğitim metodudur. Anlatım metodudur yani. Anlatım metodudur yani. Mesel ile anlatmak herkes anlar.Mesel ile anlatmak herkes anlar. Böyle göze hitap eden, görsel meseleyi. Böyle göze hitap eden, görsel meseleyi. Uhud Dağı kadar eder diyor. Yani çok eder.Uhud Dağı kadar eder diyor. Yani çok eder. Birisinin sinek kanadı kadar etmiyor namazı,Birisinin sinek kanadı kadar etmiyor namazı, ötekisinin ki Uhud Dağı kadar. ötekisinin ki Uhud Dağı kadar. Bir de Uhud Dağı'nın altınla dolu olduğu söyleniyor.Bir de Uhud Dağı'nın altınla dolu olduğu söyleniyor. İşletilmiyormuş ama işlettirmiyorlarmış, kazma vurdurmuyorlarmış.İşletilmiyormuş ama işlettirmiyorlarmış, kazma vurdurmuyorlarmış. Altın madeni olduğu söyleniyor. Altın madeni olduğu söyleniyor. Belki onları da kastediyor yani o kadar kıymetli olur demek ki, onları da verir.Belki onları da kastediyor yani o kadar kıymetli olur demek ki, onları da verir. Peygamber Efendimiz'e Allah-u Teala HazretleriPeygamber Efendimiz'e Allah-u Teala Hazretleri Cebrail aleyhisselam'ı göndermiş. Cebrail aleyhisselam'ı göndermiş. Dilersen şu karşındaki dağları altın yapayım ey Resulüm?Dilersen şu karşındaki dağları altın yapayım ey Resulüm? Yani dağlar altın olursa zenginliği düşkün.Yani dağlar altın olursa zenginliği düşkün. Efendim istememiş, istememiş. Biz istiyoruz.Efendim istememiş, istememiş. Biz istiyoruz. Bizde bir farklılık var. Eksiklik vardır.Bizde bir farklılık var. Eksiklik vardır. Peygamber Efendimiz istemememiş, dünyaya meyletmemiş.Peygamber Efendimiz istemememiş, dünyaya meyletmemiş. İza kane ahsenehümâ akle.

İza kane ahsenehümâ akle.
Bu fark neredendir? Öteki ikinci şahıs, akılca daha güzel ise,Bu fark neredendir? Öteki ikinci şahıs, akılca daha güzel ise, onunla bağı Uhud Dağı kadardır.onunla bağı Uhud Dağı kadardır. Akılca daha güzel ise.Akılca daha güzel ise. Ahsenehümâ, daha güzel. Aklen, akılca.Ahsenehümâ, daha güzel. Aklen, akılca. Eğer ikinci, akıl ne demek? Akletmek demek. Eğer ikinci, akıl ne demek? Akletmek demek. Yani mastar, şuur, anlayış.Yani mastar, şuur, anlayış. Eğer akletmesi daha güzelse, Uhud Dağı kadar.Eğer akletmesi daha güzelse, Uhud Dağı kadar. Akletmesi eksikse, o zaman sinek kanadı bile kadar etmez. Akletmek.Akletmesi eksikse, o zaman sinek kanadı bile kadar etmez. Akletmek. Demek ki namazları, niyazları, ibadetleri, taatleri akledilecek.Demek ki namazları, niyazları, ibadetleri, taatleri akledilecek. Yani algılaya algılaya, duya duya, yaşaya yaşaya yapmalıyız.Yani algılaya algılaya, duya duya, yaşaya yaşaya yapmalıyız. Bunun en büyük manilerinden birisi nedir? Bunun en büyük manilerinden birisi nedir? Bu ibadetlerin her gün tekerrür etmesi dolayısıyla insanın alışması Bu ibadetlerin her gün tekerrür etmesi dolayısıyla insanın alışması ve alıştığından dolayı kanıksamasıdır. ve alıştığından dolayı kanıksamasıdır. Alışma bir beladır. Alışma bir beladır. Alışma belası, alışkanlık belası güzel bir şeyi bile insana değersiz gibi gösterir, aldırmaz duruma getirir insanı.Alışma belası, alışkanlık belası güzel bir şeyi bile insana değersiz gibi gösterir, aldırmaz duruma getirir insanı. Alışkanlık belasından da kendimizi kurtarmalıyız.Alışkanlık belasından da kendimizi kurtarmalıyız. Her seferinde yeniden namaza aşık olmalıyız.Her seferinde yeniden namaza aşık olmalıyız. Yeniden namazı zevkli kılmalıyız.Yeniden namazı zevkli kılmalıyız. Hatta zevk zevkli. Bu da mümkün olmayan bir şey değil.Hatta zevk zevkli. Bu da mümkün olmayan bir şey değil. Peygamber Efendimiz diyor ki:Peygamber Efendimiz diyor ki: Kurrate aynî fi’s-salâh.

Kurrate aynî fi’s-salâh.
Ben bu dünyanın herhangi bir şeyleri sevmiyorum.

Ben bu dünyanın herhangi bir şeyleri sevmiyorum.
Hiçbir şey, kıymeti yok. Üç şeyi seviyorumHiçbir şey, kıymeti yok. Üç şeyi seviyorum . Güzel koku, aile, ezvac-ı tahirat ve efendim gözümün şenliği namazda diyor.. Güzel koku, aile, ezvac-ı tahirat ve efendim gözümün şenliği namazda diyor. Tabi ezvac-ı tahirat, ailesini sevmesi Peygamber Efendimiz'in,Tabi ezvac-ı tahirat, ailesini sevmesi Peygamber Efendimiz'in, Allah koyduğu için insanın içine o duyguyu, Allah Teala Hazretleri,Allah koyduğu için insanın içine o duyguyu, Allah Teala Hazretleri, o duyguyu koyduğundan dolayı.o duyguyu koyduğundan dolayı. Herkes hesaplıyor. Herkes hesaplıyor. Şimdi aklediş yönünden daha güzeli ise onun kıldığı namaz Uhud Dağı,Şimdi aklediş yönünden daha güzeli ise onun kıldığı namaz Uhud Dağı, ötekisi sineğin kanadı kadar bile etmez. ötekisi sineğin kanadı kadar bile etmez. Şimdi kile, denildi ki Peygamber Efendimiz’in bu sözü üzerineŞimdi kile, denildi ki Peygamber Efendimiz’in bu sözü üzerine denildi ki Peygamber efendimize,denildi ki Peygamber efendimize, ve keyfe yekûnü ahsenehümâ aklen. ve keyfe yekûnü ahsenehümâ aklen. Ya Resulallah, bu iki kişiden ikincisinin aklediş yönünden daha güzel olması nasıl olur?Ya Resulallah, bu iki kişiden ikincisinin aklediş yönünden daha güzel olması nasıl olur? Açıklama istediler biraz açsın diye.Açıklama istediler biraz açsın diye. Buyurdu ki Efendimiz kale evra’uhümâ an meharimi’llah.Buyurdu ki Efendimiz kale evra’uhümâ an meharimi’llah. Allah’ın haramlarından kaçınmakta en titiz davrananAllah’ın haramlarından kaçınmakta en titiz davranan gözünü harama bakmayan, dili haram söylemeyen, eli harama uzanmayangözünü harama bakmayan, dili haram söylemeyen, eli harama uzanmayan ve Allah’ın haramlarından en iyi sakındığı zaman ve ahrasahümâ alâ esbabi’l-hayr. ve Allah’ın haramlarından en iyi sakındığı zaman ve ahrasahümâ alâ esbabi’l-hayr. Çeşitli hayır vesilelerden, çeşitli hayır işlemlerden karşı en çok istekli ise,Çeşitli hayır vesilelerden, çeşitli hayır işlemlerden karşı en çok istekli ise, istekli olduğu zaman. istekli olduğu zaman. Hayırları işlemeye çok istekli, Hayırları işlemeye çok istekli, haramlardan kaçınmaya çok titiz ve çok dikkatli ise, o aklıca en üstündür.haramlardan kaçınmaya çok titiz ve çok dikkatli ise, o aklıca en üstündür. Burada aklın tarifini görmüş oluyoruz, Hamza. Burada aklın tarifini görmüş oluyoruz, Hamza. Senin dersinin devamı oluyor burada. İkinci bölüm.Senin dersinin devamı oluyor burada. İkinci bölüm. Aklı nasıl tarif ediyor Peygamber Efendimiz?

Aklı nasıl tarif ediyor Peygamber Efendimiz?
Bakın, Allah'ın haramlarından en titiz şekilde sakındığı veBakın, Allah'ın haramlarından en titiz şekilde sakındığı ve çeşitli hayırlarını işlemeye en arzulu olduğu takdirde.çeşitli hayırlarını işlemeye en arzulu olduğu takdirde. Demek ki biz nasıl olacağız? Hayır ise, işleme arzusuyla dolu olacağız.Demek ki biz nasıl olacağız? Hayır ise, işleme arzusuyla dolu olacağız. Haramlardan kaçmak hususunda da müteyakız ve titiz olacağız.Haramlardan kaçmak hususunda da müteyakız ve titiz olacağız. Televizyona bakıyoruz, haram. Dışarıya bakıyoruz, haram.Televizyona bakıyoruz, haram. Dışarıya bakıyoruz, haram. Konuşuyoruz, haram. Konuşuyoruz, haram. Yalan, dolan, kalp kırmak vs. vs.Yalan, dolan, kalp kırmak vs. vs. Her azanın günahı var, çeşitli günahlar var.Her azanın günahı var, çeşitli günahlar var. Onun için hocamız rahmetullahi cennet mekan.Onun için hocamız rahmetullahi cennet mekan. Yazdığı kitapların arasında bir de neler haramdır? Yazdığı kitapların arasında bir de neler haramdır? Haramları tespit etmeye ve onları yazmaya epeyce bir zaman ayırdı,Haramları tespit etmeye ve onları yazmaya epeyce bir zaman ayırdı, epeyce bir dikkat sarfetti. Kitapları yazdı.epeyce bir dikkat sarfetti. Kitapları yazdı. Haramların çeşidini beş yüz küsur kadar sıraladı, çıkarttı yani.Haramların çeşidini beş yüz küsur kadar sıraladı, çıkarttı yani. Büyük binalar var, büyük haramlar var, küçükleri var. Büyük binalar var, büyük haramlar var, küçükleri var. Ve in kane dunehu fi’l-ameli ve’t-tatavu’i.Ve in kane dunehu fi’l-ameli ve’t-tatavu’i. Bu iki kişiden, bu, Uhud Dağı kadar çok sevap alan,Bu iki kişiden, bu, Uhud Dağı kadar çok sevap alan, haramdan kaçınıyorsa iyice, sevapları işlemeye de çok iştiyaklıysa, haramdan kaçınıyorsa iyice, sevapları işlemeye de çok iştiyaklıysa, amel, ibadet bakımından ötekisinden, tatavvû dediğimiz nâfile ibadetleri yapan,amel, ibadet bakımından ötekisinden, tatavvû dediğimiz nâfile ibadetleri yapan, ötekisinden aşağı olsa bile o daha çok sevap alıyor.ötekisinden aşağı olsa bile o daha çok sevap alıyor. Demek ki burada bir şey daha öğreniyoruz.Demek ki burada bir şey daha öğreniyoruz. İbadetlerde vasıf önemli, sayı değil. İbadetlerde vasıf önemli, sayı değil. İbadetin yüksek vasıflı olması, güzel olması önemli.İbadetin yüksek vasıflı olması, güzel olması önemli. Yani şimdiki adamların kullandığı tabirle anlayasınız diye söylüyorum.Yani şimdiki adamların kullandığı tabirle anlayasınız diye söylüyorum. Efendim, quality, quality, önemli. Kalite önemli. Kantite yani.Efendim, quality, quality, önemli. Kalite önemli. Kantite yani. Sayı, quantity önemli değil.Sayı, quantity önemli değil. Quantity, İngilizce'de yapıldığı Fransızcası, qualité, quantité diyorlar. Quantity, İngilizce'de yapıldığı Fransızcası, qualité, quantité diyorlar. İlk Batıcılar Fransa'da okumuş olduklarından bütün tabirler, İlk Batıcılar Fransa'da okumuş olduklarından bütün tabirler, Batı'dan gelen ve benim savaştığım tabirler Fransız telaffuzuyla da istasyon. Batı'dan gelen ve benim savaştığım tabirler Fransız telaffuzuyla da istasyon. Demek ki sayı değil, güzel vasıflı olması önemli. Sözde de böyle.Demek ki sayı değil, güzel vasıflı olması önemli. Sözde de böyle. Sözün çokluğu önemli değil.Sözün çokluğu önemli değil. Sözün güzel söylenmesi, tam anlatılması önemli. Sözün güzel söylenmesi, tam anlatılması önemli. Biliyorsunuz söz ne demiş, dünkü evvelki günkü şeylerden öğrendik. Biliyorsunuz söz ne demiş, dünkü evvelki günkü şeylerden öğrendik. Sizin söylediğiniz değil, karşı tarafın anladığı.Sizin söylediğiniz değil, karşı tarafın anladığı. Siz çok şey söylüyorsunuz ama karşı taraf ne kadar tanıdık.Siz çok şey söylüyorsunuz ama karşı taraf ne kadar tanıdık. Adam hutbeye çıkıyor, konuşuyor, konuşuyor, ne anladın.Adam hutbeye çıkıyor, konuşuyor, konuşuyor, ne anladın. Beni bir kere bir Kur'an kursundan konuşmaya çağırdı.

Beni bir kere bir Kur'an kursundan konuşmaya çağırdı.
Çünkü yöneticileri talebem. Kızım da oradaydı.Çünkü yöneticileri talebem. Kızım da oradaydı. Orada bir konuşma yapmaya çağırdılar beni. Olur dedim.Orada bir konuşma yapmaya çağırdılar beni. Olur dedim. Kur'an kursunun altındaki mescitte bir perde yapın.Kur'an kursunun altındaki mescitte bir perde yapın. Kızlar arkada, bütün kursun kızları toplansın. Kızlar arkada, bütün kursun kızları toplansın. Ben onları görmeyeyim, onlar beni görmesin. Öncelikle hacı babalar olsun.Ben onları görmeyeyim, onlar beni görmesin. Öncelikle hacı babalar olsun. Ben onlara konuşma yaparken kızlar da duymuş olsun.Ben onlara konuşma yaparken kızlar da duymuş olsun. Böylece konuşma yapmış olalım.Böylece konuşma yapmış olalım. Şimdi benim İstanbul'da ve başka yerlerde böyle Kur'an kursum vesaire var.Şimdi benim İstanbul'da ve başka yerlerde böyle Kur'an kursum vesaire var. Bazı hocalar oraya gidiyor, ders veriyorlardı.Bazı hocalar oraya gidiyor, ders veriyorlardı. Sordular ki, hocam işte böyle her taraftan, dükkanlardan olmuyor, yüz yüze olsun.Sordular ki, hocam işte böyle her taraftan, dükkanlardan olmuyor, yüz yüze olsun. Olmaz. Yani olur ama tehlikeli olur, zarardan çıkar.Olmaz. Yani olur ama tehlikeli olur, zarardan çıkar. Şimdi iş çok güzel.Şimdi iş çok güzel. Yani kapalı devre televizyon kurmuyor. Karşıda hiç şey yok.Yani kapalı devre televizyon kurmuyor. Karşıda hiç şey yok. Ama dinlenebiliyor, görülebiliyor. Görüntüde, görüntü nakledilebiliyor.Ama dinlenebiliyor, görülebiliyor. Görüntüde, görüntü nakledilebiliyor. Ben itiraz ettim. Hocalar böyle hoşlanmadılar bu şeylerdenBen itiraz ettim. Hocalar böyle hoşlanmadılar bu şeylerden benim ayrı olsun dememden. benim ayrı olsun dememden. Olmuyor güzellikler. Çünkü soru-cevap, soru-cevap doldu.Olmuyor güzellikler. Çünkü soru-cevap, soru-cevap doldu. Kapanı devre televizyon, o da büyük bir şey.Kapanı devre televizyon, o da büyük bir şey. Evet, aziz ve muhterem kardeşlerim. Demek ki sayı,Evet, aziz ve muhterem kardeşlerim. Demek ki sayı, her şeyin anlayış meselesi, sözün de çokluğu önemli değil.her şeyin anlayış meselesi, sözün de çokluğu önemli değil. Anlaşılırlığı karşı tarafın anladığı kadar söylediğin, yoksa senin söylediğin hepsini Anlaşılırlığı karşı tarafın anladığı kadar söylediğin, yoksa senin söylediğin hepsini karşı taraf algılayamayan, dinliyorum.karşı taraf algılayamayan, dinliyorum. Şimdi ben bir konuşma yaptım.

Şimdi ben bir konuşma yaptım.
Karşımdaki kızların da genç olduğunu,Karşımdaki kızların da genç olduğunu, ortaokul talebesinin çağında olduğunu düşündüm, ortaokul talebesinin çağında olduğunu düşündüm, kelimelerini seçtim vs. Onlara nasihat olsun, Kur'an kursuna devam ediyorlar,kelimelerini seçtim vs. Onlara nasihat olsun, Kur'an kursuna devam ediyorlar, dindar olsunlar diye bir konuşma yaptım. Görmedim.dindar olsunlar diye bir konuşma yaptım. Görmedim. Duygularını takip edemedim. Şimdi takip ediyorum. Duygularını takip edemedim. Şimdi takip ediyorum. Mesela sizin benim sözüme iştirak edip etmediğinizi anlamadığınızı,Mesela sizin benim sözüme iştirak edip etmediğinizi anlamadığınızı, gözünüzden uykunuzun gelip gelmediğinigözünüzden uykunuzun gelip gelmediğini hoca bitti dese de artık kalksak gitsek deyip demediğinizi filan anlayamadım, anlayamadım.hoca bitti dese de artık kalksak gitsek deyip demediğinizi filan anlayamadım, anlayamadım. Şeyden... Ertesi gün kızımdan sordum.Şeyden... Ertesi gün kızımdan sordum. Nasıl dedim, konuşmamı ne kadar anlamışlar, nasıl bulmuşlar dedim.Nasıl dedim, konuşmamı ne kadar anlamışlar, nasıl bulmuşlar dedim. Hiçbir şey anlayamamışlar baba, dedi. Yalnız bir kıssa anlatmıştım.Hiçbir şey anlayamamışlar baba, dedi. Yalnız bir kıssa anlatmıştım. Olay, olayı anlamışlar.Olay, olayı anlamışlar. Ama kıssa olduğu için.Ama kıssa olduğu için. İşte onların anlatılma şeyi fazla.İşte onların anlatılma şeyi fazla. Olayın anlaşılma durumu fazla. Olayın anlaşılma durumu fazla. Anlamışlar böyle ki konuşmanın ana fikrini vs. anlamamışlar.Anlamışlar böyle ki konuşmanın ana fikrini vs. anlamamışlar. Bakın şimdi ben bir konuşma yaptım. Bu konuşmanın ana fikri var. Erkeği var.Bakın şimdi ben bir konuşma yaptım. Bu konuşmanın ana fikri var. Erkeği var. Yani biz burada neyi vurgulamaya çalışıyoruz?Yani biz burada neyi vurgulamaya çalışıyoruz? Şuurun önemini, kalbin önemini yapılan tüm ibadetlerimiz, müslümanlığımızınŞuurun önemini, kalbin önemini yapılan tüm ibadetlerimiz, müslümanlığımızın bu temellere dayanmasını anlatmaya çalışıyoruz. bu temellere dayanmasını anlatmaya çalışıyoruz. Yani işi öyle gelişigüzel yapmamak, özene bezene yapmak, güzel yapmakYani işi öyle gelişigüzel yapmamak, özene bezene yapmak, güzel yapmak ve iç güzelliğini ihmal etmemek gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. ve iç güzelliğini ihmal etmemek gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz. Sözün de ağız, göz, anlaşılır olmasına çok dikkat etmesi lazım.

Sözün de ağız, göz, anlaşılır olmasına çok dikkat etmesi lazım.
Tane tane.Tane tane. Ve dinleyenin gözüne bakacaksınız, anladın mı, anlamadın mı. Ve dinleyenin gözüne bakacaksınız, anladın mı, anlamadın mı. Gözü kırpıştırıyorsa anlamamıştır. Bir daha söyle. Ne dedin hocam?Gözü kırpıştırıyorsa anlamamıştır. Bir daha söyle. Ne dedin hocam? Anladın mı? Anladın mı? Gözü kırpıştırıyorsa anlamamıştır.Anladın mı? Anladın mı? Gözü kırpıştırıyorsa anlamamıştır. Anlamadığın söylemeye utanıyor ama evirip çevirip bir daha söyleyeceksin.Anlamadığın söylemeye utanıyor ama evirip çevirip bir daha söyleyeceksin. Misal vereceksin. Misal anlattırır. Kıssa anlattırır. Yani çeşitli şeyler anlattırır.Misal vereceksin. Misal anlattırır. Kıssa anlattırır. Yani çeşitli şeyler anlattırır. Aşağıda işaretlediğim iki hadis-i şerifi de okuyacağım, müsaade ederseniz. Birer satır.

Aşağıda işaretlediğim iki hadis-i şerifi de okuyacağım, müsaade ederseniz. Birer satır.
İnne’r-racüle le-yüdrikü bi-hüsni hulükihî deracâti kâimi’l-leyli sâimi’n-nehâr.

İnne’r-racüle le-yüdrikü bi-hüsni hulükihî deracâti kâimi’l-leyli sâimi’n-nehâr.
Ayşe anamızdan bu rivayet. Peygamber Efendimiz'in hadis-i şerifi.

Ayşe anamızdan bu rivayet. Peygamber Efendimiz'in hadis-i şerifi.
Adam güzel huylu sayesinde geceliyin namaz kılmaya kalkıp teheccüd kılan insanın,Adam güzel huylu sayesinde geceliyin namaz kılmaya kalkıp teheccüd kılan insanın, gündüzü oruçla geçiren insanın derecesine güzel huyuyla erişir.gündüzü oruçla geçiren insanın derecesine güzel huyuyla erişir. O halde güzel huylu olmaya çok önem verirler.O halde güzel huylu olmaya çok önem verirler. Çünkü bizim konumuzu tamamlayalım, bunu da okumak istiyorum.Çünkü bizim konumuzu tamamlayalım, bunu da okumak istiyorum. Güzel huylu olmadan ibadetler heba olabiliyor.Güzel huylu olmadan ibadetler heba olabiliyor. Güzel huylu olduğu zaman insan çok ibadet etmiş insan gibi sevap kazanabiliyor. Güzel huylu olduğu zaman insan çok ibadet etmiş insan gibi sevap kazanabiliyor. Huylarımızın güzelleşmesine dikkat edeceğiz. Bu da tasavvuf.Huylarımızın güzelleşmesine dikkat edeceğiz. Bu da tasavvuf. Ve beşinci hadis-i şerif. Bu da bir müjde. Ve bize de bir ikaz.

Ve beşinci hadis-i şerif. Bu da bir müjde. Ve bize de bir ikaz.
İnne’r-racüle le-türfâ’u deracetühû fi’l-cenneti fe-yekûlü:

İnne’r-racüle le-türfâ’u deracetühû fi’l-cenneti fe-yekûlü:
Ya Rabbi enne lî hâzâ? Fe-yekûlü: Bi-istiğfâri veledike leke.Ya Rabbi enne lî hâzâ? Fe-yekûlü: Bi-istiğfâri veledike leke. Ebu Hüreyre radıyallahu anh’ten İbn-i Mace belirli bir kaynaklarda var.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh’ten İbn-i Mace belirli bir kaynaklarda var.
Çünkü bu önemli bir konudur.Çünkü bu önemli bir konudur. Hiç kimsenin hiç yapacağı yoktur diye bazısı inkar ederler.Hiç kimsenin hiç yapacağı yoktur diye bazısı inkar ederler. Ama hadis-i şerifte var. Cennette adamın derecesi yükseltilir.Ama hadis-i şerifte var. Cennette adamın derecesi yükseltilir. Bir üstte ve ikiye çıkarsın, bir üst kata çıkar, üst mertebeye çıkar.Bir üstte ve ikiye çıkarsın, bir üst kata çıkar, üst mertebeye çıkar. Derecesi cennette yükseltilir adamın. Kadın veya adam, yani kişi.Derecesi cennette yükseltilir adamın. Kadın veya adam, yani kişi. Fe-yekûlü: Ya Rabbi enne lî hâzâ?

Fe-yekûlü: Ya Rabbi enne lî hâzâ?
Ya Rabbi bu yükselme bana nereden geldi?Ya Rabbi bu yükselme bana nereden geldi? Nasıl oldu da ben cennette böyle bir derece daha, bir kat daha yukarıya çıktım,Nasıl oldu da ben cennette böyle bir derece daha, bir kat daha yukarıya çıktım, bir kat daha büyüklükte erdim, mertebem yükseldi. Binbaşıyken albay oldum.bir kat daha büyüklükte erdim, mertebem yükseldi. Binbaşıyken albay oldum. Albayken paşa oldum mesela.Albayken paşa oldum mesela. Hani bir derece daha yükselince sevinir ya insan. Hani bir derece daha yükselince sevinir ya insan. Nereden bu ya Rabbi? Kaynağın nedir? Ne oldu da böyle oldum, der. Nereden bu ya Rabbi? Kaynağın nedir? Ne oldu da böyle oldum, der. Cennete girmiş. Ömrü bitmiş. Ölmüş adam, cennetlik. Cennete girmiş. Ömrü bitmiş. Ölmüş adam, cennetlik. Cennetin derecesi yükseltiliyor. Fe-yekûlü.Cennetin derecesi yükseltiliyor. Fe-yekûlü. Ona denilir ki, Bi-istiğfâri veledike leke.Ona denilir ki, Bi-istiğfâri veledike leke. Oğlunun, çocuğunun sana tevbe, istiğfar etmesi sebebiyle.Oğlunun, çocuğunun sana tevbe, istiğfar etmesi sebebiyle. Demek ki evlatlar annelerine, babalarına dua ederse onların derecesi yükseliyor.Demek ki evlatlar annelerine, babalarına dua ederse onların derecesi yükseliyor. Demek ki biz de annemize, babamıza, annemize, göçmüş dedemize, ninemizeDemek ki biz de annemize, babamıza, annemize, göçmüş dedemize, ninemize tövbe istiğfar edelim, hayır hasenat yapalım, sevapları olabilelim.tövbe istiğfar edelim, hayır hasenat yapalım, sevapları olabilelim. Onun derecesi yükseliyor.Onun derecesi yükseliyor. Şimdi biz mesela, ben hocamın kadrini bilemedim, hayatında.

Şimdi biz mesela, ben hocamın kadrini bilemedim, hayatında.
Birçok arkadaşım bunu söylüyor, kadrini bilemedik diyorlar,Birçok arkadaşım bunu söylüyor, kadrini bilemedik diyorlar, kitaplarını da hocamızın hayatında anlatan kitaplarda da.kitaplarını da hocamızın hayatında anlatan kitaplarda da. Çok güzel sakladı kendisini. Çok güzel sakladı kendisini. Çok güzel, müsaade edersen kullanayım, kamufle etti. Çok güzel, müsaade edersen kullanayım, kamufle etti. Kendisini çok güzel gizledi hocamız.Kendisini çok güzel gizledi hocamız. Öldükten sonra anladım kıymetini. Kıymetini bilemedim.Öldükten sonra anladım kıymetini. Kıymetini bilemedim. Şimdi hizmet de edemedim. Güzel hizmet de edemedim. Ankara'daydım. Şimdi hizmet de edemedim. Güzel hizmet de edemedim. Ankara'daydım. O İstanbul'daydı. Birazdan gidiyordum. Hizmet etmiyordum, zahmet ediyordum. O İstanbul'daydı. Birazdan gidiyordum. Hizmet etmiyordum, zahmet ediyordum. Çoluk çocuğumuza gidiyorum. Çağırıyordu. Ardından geliyordu.Çoluk çocuğumuza gidiyorum. Çağırıyordu. Ardından geliyordu. Ben gelmeyeyim baba diyordum. Yok diyordu. Alıyordu bizi.Ben gelmeyeyim baba diyordum. Yok diyordu. Alıyordu bizi. Konya'ya götürüyordu filan. Yetiştirmek için.Konya'ya götürüyordu filan. Yetiştirmek için. Çok güzel sakladı kendisini. Kıymetini bilemedik.Çok güzel sakladı kendisini. Kıymetini bilemedik. İşte tam bir hoca dedi herkes. Öyle geldik, öyle gitti.İşte tam bir hoca dedi herkes. Öyle geldik, öyle gitti. Ama sonra anladık ki kutbü’l-aktâbmış. Evliyaullahın çok yüksek mertebesiymiş.Ama sonra anladık ki kutbü’l-aktâbmış. Evliyaullahın çok yüksek mertebesiymiş. Bir tanesiymiş. Bütün evliyaullah ona bağlıymış filan sonradan anladık. Bir tanesiymiş. Bütün evliyaullah ona bağlıymış filan sonradan anladık. Ee, şimdi ben bu fırsatlar kaçtıktan sonra ona ne yapabilirim? Ee, şimdi ben bu fırsatlar kaçtıktan sonra ona ne yapabilirim? Elbette Kotku müesseseleri kuruluyor.Elbette Kotku müesseseleri kuruluyor. Her yerde Avustralya'da dergâh var, Kotku dergâhı.Her yerde Avustralya'da dergâh var, Kotku dergâhı. İstanbul'da şey var, anaokulu öğretmenleri mektebimiz var, Kotku mektebi.İstanbul'da şey var, anaokulu öğretmenleri mektebimiz var, Kotku mektebi. Kotku, Kotku, Kotku diye gidiyoruz.Kotku, Kotku, Kotku diye gidiyoruz. Ne yapalım, derecesi yükseliyor.Ne yapalım, derecesi yükseliyor. Milletimizin şeyhsiz farkına varamamış, evlatlarınız çalışıyorlar. Derecesi yükseliyor.Milletimizin şeyhsiz farkına varamamış, evlatlarınız çalışıyorlar. Derecesi yükseliyor. Onun için çocuklarınıza da kendinize dua etmesini öneririm.Onun için çocuklarınıza da kendinize dua etmesini öneririm. Size dua etmesini öneririm. Kendi rahmetliğine hesap verdim.Size dua etmesini öneririm. Kendi rahmetliğine hesap verdim. Bana çok dua ettiniz. Köyümüzün evleri üstü topraktı, dam üstü derdik oraya.Bana çok dua ettiniz. Köyümüzün evleri üstü topraktı, dam üstü derdik oraya. Dam üstüne kuzu postunu, sererdik otururduk yaz geceleri.Dam üstüne kuzu postunu, sererdik otururduk yaz geceleri. Minder filan yok, kuzu postuna otururduk.Minder filan yok, kuzu postuna otururduk. Yıldızların altında ağustos böceklerinin cızır cızır böyle, Yıldızların altında ağustos böceklerinin cızır cızır böyle, ılık yaz gecelerinde Ege'nin, duygulanırdı rahmetli anneannem.ılık yaz gecelerinde Ege'nin, duygulanırdı rahmetli anneannem. Esad derdi ben ölürsem beni dualarında unutma emi Hep hatırıma geliyor şeyi, dua ediyorduk.Esad derdi ben ölürsem beni dualarında unutma emi Hep hatırıma geliyor şeyi, dua ediyorduk. Efendim, Allah ruhlarını şâd etsin, kabirleri cennet bahçesi olsun, makamları âlâ olsun, diye.Efendim, Allah ruhlarını şâd etsin, kabirleri cennet bahçesi olsun, makamları âlâ olsun, diye. Size çocuklarımıza böyle öğretin ki, sizi dualarında unutmasınlar.Size çocuklarımıza böyle öğretin ki, sizi dualarında unutmasınlar. Ve bilsinler ki onlar iyi insan olduğu zaman, siz faydalanacaksınız, size sevap gelecek.Ve bilsinler ki onlar iyi insan olduğu zaman, siz faydalanacaksınız, size sevap gelecek. Ve onlar kötü insan olduğu zaman, sizin kemikleriniz sızlayacak.Ve onlar kötü insan olduğu zaman, sizin kemikleriniz sızlayacak. Aman evladım.Aman evladım. Mezarda benim kemiklerimi sızlatma, beni üzme, dedikten sonra iyi insan,Mezarda benim kemiklerimi sızlatma, beni üzme, dedikten sonra iyi insan, ibadet et, haram yeme, günaha dalma.ibadet et, haram yeme, günaha dalma. Fani dünyanın bu metaı hiç böyle tenezzüle değmez.Fani dünyanın bu metaı hiç böyle tenezzüle değmez. Allah'ın rızasını kazanmaya gayret et, namuslu ol, helalinden ye bunları öğretin. Allah'ın rızasını kazanmaya gayret et, namuslu ol, helalinden ye bunları öğretin. Allah evlatlarımızı güzel yetiştirmeyi nasip etsin.Allah evlatlarımızı güzel yetiştirmeyi nasip etsin. Allah hepinizden razı olsun.Allah hepinizden razı olsun. Rızasına uygun işler yaparak güzel ömür sürmeyi nasip etsin.Rızasına uygun işler yaparak güzel ömür sürmeyi nasip etsin. Huzuruna alnı açık varmayı nasip etsin. Huzuruna alnı açık varmayı nasip etsin. Rıdvan-ı Ekber'ine erenlerden eylesin.Rıdvan-ı Ekber'ine erenlerden eylesin. Cemalini görenlerden eylesin.Cemalini görenlerden eylesin. Peygamber Efendimiz'e komşu olmayı birbirimize nasip eylesin.Peygamber Efendimiz'e komşu olmayı birbirimize nasip eylesin. Bi-ismihî ve keremihî ve mennihî.

Bi-ismihî ve keremihî ve mennihî.
Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente's-semîu'l-hakîm.

Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente's-semîu'l-hakîm.
Sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti amme yasifûn ve selâmün ale'l-mürselîne ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn.

Sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti amme yasifûn ve selâmün ale'l-mürselîne ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn.
el-Fâtiha

el-Fâtiha
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2