Namaz Vakitleri

28 Safer 1448
11 August 2026
İmsak
04:23
Güneş
06:03
Öğle
13:14
İkindi
17:05
Akşam
20:16
Yatsı
21:49
Detaylı Arama

Sünnet İbadet Rehberi

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Sünnet İbadet Rehberi

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.Eûzubillahimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.

El-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn.
es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâhİ’lemû eyyühe’l-ihvân nne efdale’l-kitâbi kitâbullâh fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr ve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:ve bi’s-senedil muttasil ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: İze salleytümü’s-subha.

İze salleytümü’s-subha.
Sabah namazlarını kıldıktan sonra, kıldığınız vakitte.Sabah namazlarını kıldıktan sonra, kıldığınız vakitte. Fevzeu ile’d-duâ. Duaya ilca etmek. Fevzeu ile’d-duâ. Duaya ilca etmek. Yapışınız, yalvarınız haddinizin en son noktasına kadar.Yapışınız, yalvarınız haddinizin en son noktasına kadar. İsteyiniz, sürat ediniz yalvarmada.İsteyiniz, sürat ediniz yalvarmada. Ve bâkirû fî talebil havâic.Ve bâkirû fî talebil havâic. Hacetlerinizin talebinde de erkenden böyle yalvarmalar yapınız.Hacetlerinizin talebinde de erkenden böyle yalvarmalar yapınız. Ne deyiniz Efendimiz'e? Allahümme bârik li ümmetî fî bükûrihâ.Ne deyiniz Efendimiz'e? Allahümme bârik li ümmetî fî bükûrihâ. Ya Rabbi, benim ümmetimin bu sabah vaktini mübarek et onlara.Ya Rabbi, benim ümmetimin bu sabah vaktini mübarek et onlara. Sen namazını kıl, arkasından da ya Rabbi, beni namerde muhtaç etme de.Sen namazını kıl, arkasından da ya Rabbi, beni namerde muhtaç etme de. Çoluk çocuğumun nafakasını, rızkını bol ver, de.Çoluk çocuğumun nafakasını, rızkını bol ver, de. Beni de muhtaç etme de. Dediğin kadar de.Beni de muhtaç etme de. Dediğin kadar de. Neler geliyorsa içinden, ne ihtiyaçların varsa söyle. Hepsini Cenab-ı Hak ihsan eder.Neler geliyorsa içinden, ne ihtiyaçların varsa söyle. Hepsini Cenab-ı Hak ihsan eder. İzâ salleytümâ fî rihâlikumâ sümme eteytumâ mescide cemaatin fesalliyâ

İzâ salleytümâ fî rihâlikumâ sümme eteytumâ mescide cemaatin fesalliyâ
meahum fe innâha lekumâ nâfile.meahum fe innâha lekumâ nâfile. Demin geçen bir hadisin ikinci kısmı ki, sallallahu aleyhi ve sellem,Demin geçen bir hadisin ikinci kısmı ki, sallallahu aleyhi ve sellem, Hacc-ı Tülveda'da, Mina'daki Mescid-i Hayf’de namaz kılmışlar. Hacc-ı Tülveda'da, Mina'daki Mescid-i Hayf’de namaz kılmışlar. İki kişi geride duruyormuş. Demişler:İki kişi geride duruyormuş. Demişler: “Siz niçin cemaate iltihak etmediniz?” Demişler:

“Siz niçin cemaate iltihak etmediniz?” Demişler:
“Biz namazı evde kıldıydık. Yahut çadırımızda kıldık.”

“Biz namazı evde kıldıydık. Yahut çadırımızda kıldık.”
“Hı, öyleyse namaz kıldıktan sonra geldiğiniz vakitte uyunuz cemaate,

“Hı, öyleyse namaz kıldıktan sonra geldiğiniz vakitte uyunuz cemaate,
fesalliyâ meahum.fesalliyâ meahum. Onlarla beraber bir daha kılın.Onlarla beraber bir daha kılın. Fe innâha lekumâ nâfileh. Onlar sizin için nafile olsun.” demiş. Fe innâha lekumâ nâfileh. Onlar sizin için nafile olsun.” demiş. Nafile bir ibadet. Yani nafile ibadetlerini kaçırmamak.Nafile bir ibadet. Yani nafile ibadetlerini kaçırmamak. İzâ sumte mineş-şehri selase.

İzâ sumte mineş-şehri selase.
Her aydan üç gün oruç tuttuğunuz takdirde fesum, tut.Her aydan üç gün oruç tuttuğunuz takdirde fesum, tut. Selase aşera ve erbaa aşera ve hamse aşera.Selase aşera ve erbaa aşera ve hamse aşera. 13, 14, 15. günlerde tut.13, 14, 15. günlerde tut. Bunlar eyyam-ı bid diye tabir olunur.Bunlar eyyam-ı bid diye tabir olunur. Eyyam-ı bid tabir olunur.Eyyam-ı bid tabir olunur. Bu günlerde tutulan orucun sevabı diğerlerinden üstündür.Bu günlerde tutulan orucun sevabı diğerlerinden üstündür. İzâ sumtüm, yine oruç tuttuğunuz vakitte,

İzâ sumtüm, yine oruç tuttuğunuz vakitte,
festakü bi’l-ğadati sabahleyin misvak kullanınız.festakü bi’l-ğadati sabahleyin misvak kullanınız. Sabahleyin misvak kullanınız.Sabahleyin misvak kullanınız. Vela testakü bi’l-aşiyyi. Öğlenden sonra kullanmayınız.Vela testakü bi’l-aşiyyi. Öğlenden sonra kullanmayınız. İkinci namazını abdest alırken, oruçlu olduğunuz için ağzınıza misvakı sokmayınız.İkinci namazını abdest alırken, oruçlu olduğunuz için ağzınıza misvakı sokmayınız. Fe innehu leyse min sâimin teybesu şefetahu bi’l-aşiyyiFe innehu leyse min sâimin teybesu şefetahu bi’l-aşiyyi illâ kâne nuran beyne ayneyhi yevme’l- kıyâmeh.illâ kâne nuran beyne ayneyhi yevme’l- kıyâmeh. Hiçbir oruçlu yoktur ki ağzı böyle kurur, Hiçbir oruçlu yoktur ki ağzı böyle kurur, onun o ağzının kuruması kıyamet gününde bunun gözleri önünde nur olacaktır.onun o ağzının kuruması kıyamet gününde bunun gözleri önünde nur olacaktır. Bunun için misvak kullanmak suretiyle bunu izale etmeye kalkmayın.Bunun için misvak kullanmak suretiyle bunu izale etmeye kalkmayın. İzâ dâfe ahâdiküm bi kavmîn.

İzâ dâfe ahâdiküm bi kavmîn.
Siz bir kavime misafir oldunuz. Felâ yesûmenne illâ biiznihim.Siz bir kavime misafir oldunuz. Felâ yesûmenne illâ biiznihim. Ertesi gün kalkacaksınız da mesela sabahleyin, Ertesi gün kalkacaksınız da mesela sabahleyin, diyeceksiniz ki ben oruç tutmaya niyet ettim.diyeceksiniz ki ben oruç tutmaya niyet ettim. Onlardan izin almadan, ertesi gün orucuna, nafile orucuna niyet etmeyiniz.Onlardan izin almadan, ertesi gün orucuna, nafile orucuna niyet etmeyiniz. Misafir olduğunuz evin sahibinden, yarın ben oruç tutacağım, müsaade eder misin, diyeceksin.Misafir olduğunuz evin sahibinden, yarın ben oruç tutacağım, müsaade eder misin, diyeceksin. O da hay hay derse, tutarsın.O da hay hay derse, tutarsın. Yoo, benim misafirimsin, sabahleyin ben kahvaltı çıkaracağım,Yoo, benim misafirimsin, sabahleyin ben kahvaltı çıkaracağım, şunu yiyeceğiz, bunu yiyeceğiz, olmaz derse, o orucu da tutamaz.şunu yiyeceğiz, bunu yiyeceğiz, olmaz derse, o orucu da tutamaz. Tatavvu oruç yani nafile oruç.Tatavvu oruç yani nafile oruç. İzâ darabe ehadukum fe’l-yectenibi’l veche vela yekûl: Kabbehallahu vechek.

İzâ darabe ehadukum fe’l-yectenibi’l veche vela yekûl: Kabbehallahu vechek.
Birisini dövüyorsunuz, çocuğunuz, şu bu.Birisini dövüyorsunuz, çocuğunuz, şu bu. O dövdüğünüz adamın tatlı yiyen yüzüne vurmayın.O dövdüğünüz adamın tatlı yiyen yüzüne vurmayın. Yüzüne vurmayın. Fe’l-yectenibi’l vech, yüze vurmaktan sakınınız.Yüzüne vurmayın. Fe’l-yectenibi’l vech, yüze vurmaktan sakınınız. Vela yekûl: Kabbehallahu vechek. Vela yekûl: Kabbehallahu vechek. Allah senin yüzünü de karartsın da demeyiniz. Sözü de söyleyin.Allah senin yüzünü de karartsın da demeyiniz. Sözü de söyleyin. Elinle de yapma, dilinle de yapma.Elinle de yapma, dilinle de yapma. Ve veche men eşbehe vecheke fe innallâhe haleka âdeme alâ sûretihi.Ve veche men eşbehe vecheke fe innallâhe haleka âdeme alâ sûretihi. Cenab-ı Hak insanı, tecelli ilâhiyyesini böyle yaratmıştır.Cenab-ı Hak insanı, tecelli ilâhiyyesini böyle yaratmıştır. Onun tecelli ilâhiyyesine, bir şey olaraktan yüze vurmak.Onun tecelli ilâhiyyesine, bir şey olaraktan yüze vurmak. Yüz, bir yerde şey yaptın mı, yüz, bütün vücudun şeylerini yüzde toplarmış damarlar.Yüz, bir yerde şey yaptın mı, yüz, bütün vücudun şeylerini yüzde toplarmış damarlar. Bu damarlar onlara boğulur. İyi bir şey olmuyor.Bu damarlar onlara boğulur. İyi bir şey olmuyor. Çocukta bazı arızalar, hastalıkların gelmesine de sebep olurmuş.Çocukta bazı arızalar, hastalıkların gelmesine de sebep olurmuş. İzâ zannen nâsu bi’d-dinâri ve’d-dirhemi

İzâ zannen nâsu bi’d-dinâri ve’d-dirhemi
ve tebâyeû bi’l-îneti ve’t-tebeû eznâbel bakarive tebâyeû bi’l-îneti ve’t-tebeû eznâbel bakari ve terakul cihâde fi sebilillah.ve terakul cihâde fi sebilillah. İnsanlar, izâ zannen nâs sıkılaştığı vakitte, bahilleştiği vakitte,

İnsanlar, izâ zannen nâs sıkılaştığı vakitte, bahilleştiği vakitte,
bahilleştiği vakitte, bi’d dinâr, Allah rızası için parasını vermiyor.bahilleştiği vakitte, bi’d dinâr, Allah rızası için parasını vermiyor. Para vermiyor. Bi’d-dinâri ve’d-dirhem.Para vermiyor. Bi’d-dinâri ve’d-dirhem. Buraya bugün aklıma geldi de tabi bir muhabbet şeysiyle.

Buraya bugün aklıma geldi de tabi bir muhabbet şeysiyle.
Şimdi camilerde çok para toplanıyor. Bu kadar İstanbul'un camisi var.Şimdi camilerde çok para toplanıyor. Bu kadar İstanbul'un camisi var. Bu toplanan paralar hep zorlukla toplanıyor.Bu toplanan paralar hep zorlukla toplanıyor. Bağıra bağıra çocuklar yalvara yalvara güneşte.Bağıra bağıra çocuklar yalvara yalvara güneşte. Herkes vereceğine bir şey veriyor.Herkes vereceğine bir şey veriyor. O yüzden İstanbul'da bilmem ki ne kadar zengin vardır yani.O yüzden İstanbul'da bilmem ki ne kadar zengin vardır yani. İstanbul'un zenginin adetini bilmem. Müslüman zengin ama.İstanbul'un zenginin adetini bilmem. Müslüman zengin ama. Parada birkaç bin zengin yok mudur? Herhalde vardır değil mi? Büyükçe zenginlerden.Parada birkaç bin zengin yok mudur? Herhalde vardır değil mi? Büyükçe zenginlerden. Büyükçe zenginlerden birkaç bin zengin vardır.Büyükçe zenginlerden birkaç bin zengin vardır. Bunlar hiç ne olur, böyle memleketinin hayrı için toplu bir yere on milyon, yirmi milyon, otuz milyon,Bunlar hiç ne olur, böyle memleketinin hayrı için toplu bir yere on milyon, yirmi milyon, otuz milyon, kırk milyon bir parayı koyamazlar mı?kırk milyon bir parayı koyamazlar mı? Bugün işte geçen şeyde de anlattım.Bugün işte geçen şeyde de anlattım. Şeylere gidiyor insanlar bugün, sayfiyelere.Şeylere gidiyor insanlar bugün, sayfiyelere. Bu sayfiyelerin eğer bir insan olsa da şimdi bir liste tutsa daBu sayfiyelerin eğer bir insan olsa da şimdi bir liste tutsa da kaç kişi sayfiyeye gidiyor bunu öğrense.kaç kişi sayfiyeye gidiyor bunu öğrense. Bu sayfiyeye giden insanların laakal beş bin lira sayfiye masrafı var. Bu sayfiyeye giden insanların laakal beş bin lira sayfiye masrafı var. Başka masrafları başka. O masrafı da her zaman yapacak.Başka masrafları başka. O masrafı da her zaman yapacak. Bu beş bin lira bin kişi de beş milyon yapıyor daBu beş bin lira bin kişi de beş milyon yapıyor da bu on bin kişi olursa bu gezici elli milyon lira yapıyor. bu on bin kişi olursa bu gezici elli milyon lira yapıyor. Ki sayfiye nedir bugün? Günah.Ki sayfiye nedir bugün? Günah. Baştan aşağı günaha batmaktan ibaret.Baştan aşağı günaha batmaktan ibaret. Baştan aşağı günaha batmak için nefes alacağım diyor azıcık diyor, çoluk çocuk hava alalım diyor.Baştan aşağı günaha batmak için nefes alacağım diyor azıcık diyor, çoluk çocuk hava alalım diyor. Şöyle bir yalıda bir yer bulduk diyor.Şöyle bir yalıda bir yer bulduk diyor. Hangi bir yalı var ki boş olsun? Hangi bir aile var ki o denize girmesin?Hangi bir yalı var ki boş olsun? Hangi bir aile var ki o denize girmesin? Denize girmese bile o denize girenleri görmek kâfi değil mi ki ne?Denize girmese bile o denize girenleri görmek kâfi değil mi ki ne? Kadın erkek onları görmek kâfi günah cihetinden.Kadın erkek onları görmek kâfi günah cihetinden. Bu kadar günahı insan irtikap ediyor, bu kadar para boşuna gidiyor daBu kadar günahı insan irtikap ediyor, bu kadar para boşuna gidiyor da Allah'ın yukarıda da dedi ya, siz paralarınızı vermediğiniz vakitte, Allah'ın yukarıda da dedi ya, siz paralarınızı vermediğiniz vakitte, işte bugün bu insanlar sıkışmış,işte bugün bu insanlar sıkışmış, hayratı bu paralarını vermeye ödleri kopuyor.hayratı bu paralarını vermeye ödleri kopuyor. Bu elli milyon, hatta en iyi yirmi beş milyon İstanbul'un bir parası olsa,Bu elli milyon, hatta en iyi yirmi beş milyon İstanbul'un bir parası olsa, hangi hayratına yetişmez? Hangi hayratına yetişmez? hangi hayratına yetişmez? Hangi hayratına yetişmez? Bizim ne kadar ihtiyacımız var?Bizim ne kadar ihtiyacımız var? Memlekette İmam Hatip okulu okuyacak, Kur'an kurslarının çocukları okuyacak.Memlekette İmam Hatip okulu okuyacak, Kur'an kurslarının çocukları okuyacak. Bir kere ne olur, gidin de o Kur'an kurslarındaki okuyan çocuklarınBir kere ne olur, gidin de o Kur'an kurslarındaki okuyan çocukların durumuna şöyle bir göz atın bakalım.durumuna şöyle bir göz atın bakalım. Senin oğlun filan kolejde şu kadar parayla ne rafah bir şekilde yiyip içiyor.Senin oğlun filan kolejde şu kadar parayla ne rafah bir şekilde yiyip içiyor. Bir de o Kur'an kursunda senin dinini,Bir de o Kur'an kursunda senin dinini, kitabını öğrenmek için çalışan çocukların durumuna da bir göz at.kitabını öğrenmek için çalışan çocukların durumuna da bir göz at. Bakalım insanlığa yakışır bir şekilde mi? Buna vicdanlarımız tahammül ediyor.Bakalım insanlığa yakışır bir şekilde mi? Buna vicdanlarımız tahammül ediyor. Biz günaha olaraktan bu paraları oralara veriyor daBiz günaha olaraktan bu paraları oralara veriyor da müslümanların şeysine yarayacak şekilde vermekten kaçınıyoruz.müslümanların şeysine yarayacak şekilde vermekten kaçınıyoruz. İşte izâ zanna, siz böyle bahilleştiğiniz vakitte, dikkat et şimdi bak.İşte izâ zanna, siz böyle bahilleştiğiniz vakitte, dikkat et şimdi bak. Bi’d-dinâri ve’d-dirhem.Bi’d-dinâri ve’d-dirhem. Dinar altın, bir dinar, yirmi beş, otuz lira bizim paramızın kıymetiyle.Dinar altın, bir dinar, yirmi beş, otuz lira bizim paramızın kıymetiyle. Dirhem de daha işte ucuz para. Dirhem de daha işte ucuz para. Ve tebâyeû bi’l-îne.

Ve tebâyeû bi’l-îne.
İne, hile ile alışveriş. Faizin hileli kısmı.İne, hile ile alışveriş. Faizin hileli kısmı. Diyorum ki ben sana bunu satarım. Bunu yüz lira.Diyorum ki ben sana bunu satarım. Bunu yüz lira. Yüz liraya bunu satarım. Senden bunu elli liraya alırım ama.Yüz liraya bunu satarım. Senden bunu elli liraya alırım ama. Bunu sen bana yine satacaksın.Bunu sen bana yine satacaksın. Ama elli lira, yahut yetmiş beş lira veririm pek versem.Ama elli lira, yahut yetmiş beş lira veririm pek versem. Yüz liraya sattın ya, evet yüz lirayı sen aldın.Yüz liraya sattın ya, evet yüz lirayı sen aldın. Senin yüz lira bana borcun var.Senin yüz lira bana borcun var. Yetmiş beş liraya bana iade ettin, kabul ettin, yirmi beş lira borcun kaldı bana.Yetmiş beş liraya bana iade ettin, kabul ettin, yirmi beş lira borcun kaldı bana. Öyle değil mi? Yirmi beş lira borcun kaldı. Bunu bana öde.Öyle değil mi? Yirmi beş lira borcun kaldı. Bunu bana öde. Bu hileli, hileli bir oyun. Bu hileli, hileli bir oyun. İnsanlar da böyle hileye kaçtılar mı tuzağa,İnsanlar da böyle hileye kaçtılar mı tuzağa, ve’t-tebeû eznâbel bakari Öküzün de kuyruğuna yapışmış.ve’t-tebeû eznâbel bakari Öküzün de kuyruğuna yapışmış. Yani çiftçilikler hayatını ekip bitmekle geçiriyor.Yani çiftçilikler hayatını ekip bitmekle geçiriyor. Ve terakul cihâde fi sebilillah. Allah yolunda cihadı da terk ediyor.Ve terakul cihâde fi sebilillah. Allah yolunda cihadı da terk ediyor. Dün bir komşumuz geldi.

Dün bir komşumuz geldi.
Kendisi fabrikatör bir adam. Kapı bekçisi olan işçisi demiş ki:Kendisi fabrikatör bir adam. Kapı bekçisi olan işçisi demiş ki: “Bana bir hafta izin ver.”

“Bana bir hafta izin ver.”
“Ne yapacaksın çocuğum izini sen?”

“Ne yapacaksın çocuğum izini sen?”
“Memlekete gideceğim efendim.”

“Memlekete gideceğim efendim.”
“Ne var? Bir zorun mu var?”

“Ne var? Bir zorun mu var?”
“Yok, gideceğim.”

“Yok, gideceğim.”
“Niçin? Yüz lira giderken harcayacaksın. Yüzde gelirken iki yüz.

“Niçin? Yüz lira giderken harcayacaksın. Yüzde gelirken iki yüz.
Yüz lira da orada harcarsan, üç yüz. Zaten dört yüz lira alıyorsun. Yüz lira da orada harcarsan, üç yüz. Zaten dört yüz lira alıyorsun. Yazık deme bunu, gitme” demiş.Yazık deme bunu, gitme” demiş. “Yok gideceğim efendim. Seçim var.

“Yok gideceğim efendim. Seçim var.
Bu seçimde reyimi kullanmak için bu üç yüz lira feda ediyorum. Bu seçimde reyimi kullanmak için bu üç yüz lira feda ediyorum. Bıktık bu zenginlerin elinden.Bıktık bu zenginlerin elinden. İdareyi alacağız onların elinden.İdareyi alacağız onların elinden. Onun için reyimi kullanmak için gidiyorum oraya.Onun için reyimi kullanmak için gidiyorum oraya. Sen karışma, ver benim iznimi gideyim ben.” Demiş.Sen karışma, ver benim iznimi gideyim ben.” Demiş. Ve terakul cihâde fi sebilillah. Bu adamınki cihattır yani.

Ve terakul cihâde fi sebilillah. Bu adamınki cihattır yani.
Bu adam da cihatta şimdi. Ama batıl cihat başka.Bu adam da cihatta şimdi. Ama batıl cihat başka. O batıla cihat yapıyor. Sen de hakikaten bir cihat yap bakalım.O batıla cihat yapıyor. Sen de hakikaten bir cihat yap bakalım. Müslümana elleşme. Ne parasına elleş, ne rahatına elleş.Müslümana elleşme. Ne parasına elleş, ne rahatına elleş. Ama sonra ne olur Allah bilir galiba. Bak şimdi altına oluyor.Ama sonra ne olur Allah bilir galiba. Bak şimdi altına oluyor. Edhale’llahu aleyhim Allah bunların bu şeysinden dolayı onlara bir idhal eder.

Edhale’llahu aleyhim Allah bunların bu şeysinden dolayı onlara bir idhal eder.
Ne? Züllen. Bir zillet ithal eder ki, bir zillet sokar ki onlara da, onlara.Ne? Züllen. Bir zillet ithal eder ki, bir zillet sokar ki onlara da, onlara. La yerfeuhu anhum.La yerfeuhu anhum. Onu kendileri katiyyen ondan kurtaramazlar. Onu kendileri katiyyen ondan kurtaramazlar. Kendilerini o zilletten katiyyen kurtaramazlar. Kendilerini o zilletten katiyyen kurtaramazlar. Allah'ın verdiği o zilletten kendilerini katiyyen kurtaramazlar. Allah almaz.Allah'ın verdiği o zilletten kendilerini katiyyen kurtaramazlar. Allah almaz. Hattâ yurâciû dînehûm. Dinlerine dönmedikçe.Hattâ yurâciû dînehûm. Dinlerine dönmedikçe. Dinlerine dönmedikçe, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanındaki ashab-ı kiramınDinlerine dönmedikçe, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin zamanındaki ashab-ı kiramın dine olanı hizmeti gibi hizmet yapmadıkça, cihad etmedikçe, dine olanı hizmeti gibi hizmet yapmadıkça, cihad etmedikçe, İslam'a karşı müdafaa da bulunmadıkça,İslam'a karşı müdafaa da bulunmadıkça, bu zilletten kendilerini kurtarmaya imkan yoktur.bu zilletten kendilerini kurtarmaya imkan yoktur. Ravahu Ahmed ibn Hanbel, Taberani, Ebu Nuaym fi’l-Hilye,

Ravahu Ahmed ibn Hanbel, Taberani, Ebu Nuaym fi’l-Hilye,
İmam ibn Cerir an İbn Ömer, raviler… İmam ibn Cerir an İbn Ömer, raviler… İza züyyi'atil emâneh, fe’n-taziri’s sâ'a.

İza züyyi'atil emâneh, fe’n-taziri’s sâ'a.
Emanet denilen vazife.Emanet denilen vazife. Ehlinin zayi olduğu vakitte, kıyameti bekle.Ehlinin zayi olduğu vakitte, kıyameti bekle. Kıyameti beklemek için emanetlerin zayi olması kâfi.Kıyameti beklemek için emanetlerin zayi olması kâfi. Kale: keyfe ida'etuhâ. Ya Rasulallah nasıl zayi olur bir emanet?Kale: keyfe ida'etuhâ. Ya Rasulallah nasıl zayi olur bir emanet? Kâle: izâ usnidel emru ilâ gayri ehlihi.Kâle: izâ usnidel emru ilâ gayri ehlihi. İşler ehlinin gayrisinin eline verildiği vakitte kıyameti bekle. Fe’n-tezir ilâ sâah. İşler ehlinin gayrisinin eline verildiği vakitte kıyameti bekle. Fe’n-tezir ilâ sâah. İzâ tabahtumü’l-lehmâ.

İzâ tabahtumü’l-lehmâ.
Et pişirdiğiniz vakitte, bak bunlar hep dikkat edilecek şeyler.Et pişirdiğiniz vakitte, bak bunlar hep dikkat edilecek şeyler. İzâ tabahtumü’l-lehmâ, et pişirdiğiniz vakitlerde,İzâ tabahtumü’l-lehmâ, et pişirdiğiniz vakitlerde, fe eksürül merak, suyunu çok koyun.fe eksürül merak, suyunu çok koyun. Fe innuhu evseu ve ebleğu fi’l-ciran.Fe innuhu evseu ve ebleğu fi’l-ciran. Bu sizin komşularınıza da yeter artık.Bu sizin komşularınıza da yeter artık. Yalnız az olursa, kendinize yetmez bile.Yalnız az olursa, kendinize yetmez bile. Çok koyarsanız suyunu, suyundan siz de istifade edersiniz,Çok koyarsanız suyunu, suyundan siz de istifade edersiniz, komşularınız da istifade eder. Onlara da ikram edebilirsiniz. Allah ya Rabbi. komşularınız da istifade eder. Onlara da ikram edebilirsiniz. Allah ya Rabbi. İzâ tafa’s-semeku ale’l mâi felâ te’külhü.

İzâ tafa’s-semeku ale’l mâi felâ te’külhü.
Balık suda ölmüş ve ters dönmüş. Bu balığı yemeyiniz. Ölmüştür. Ölü balıktır.Balık suda ölmüş ve ters dönmüş. Bu balığı yemeyiniz. Ölmüştür. Ölü balıktır. Ve izâ hazerâ anhul bahru. Bir de var deniz. Ve izâ hazerâ anhul bahru. Bir de var deniz. Bazı lodos dolayısıyla sersem ediyor balığı. Dalga ile atıyor.Bazı lodos dolayısıyla sersem ediyor balığı. Dalga ile atıyor. Tutulduğu çok vakidir öyle. Bunu deniz atıyorsa, fekülhu, onu yiyiniz.Tutulduğu çok vakidir öyle. Bunu deniz atıyorsa, fekülhu, onu yiyiniz. Ve mâ kane ha’fitihi Yan duruyor şöyle. Daha ters dönmemiş.Ve mâ kane ha’fitihi Yan duruyor şöyle. Daha ters dönmemiş. Fekülhu.Onu da yiyiniz.Fekülhu.Onu da yiyiniz. İzâ talebe ehadüküm min ehihi haceten

İzâ talebe ehadüküm min ehihi haceten
fe la yebdeuhu bi’l- midhati fe yekda’a zahrahu.fe la yebdeuhu bi’l- midhati fe yekda’a zahrahu. Siz kardeşinizden bir dileğiniz var, istediğiniz.

Siz kardeşinizden bir dileğiniz var, istediğiniz.
Bunu ben filan kişiden istersem o bana bunu verir.Bunu ben filan kişiden istersem o bana bunu verir. Gidiyorsunuz kapısına.Gidiyorsunuz kapısına. Aman sen ne kadar muhterem bir efendisiniz.Aman sen ne kadar muhterem bir efendisiniz. Sayenizde işte bu kadar insan geçiniyor. Allah ömrünüzü çok etsin.Sayenizde işte bu kadar insan geçiniyor. Allah ömrünüzü çok etsin. Sayeniz şöyle olsun, böyle olsun diye adamı şişiriyor.Sayeniz şöyle olsun, böyle olsun diye adamı şişiriyor. Şişiriyor, ama diyor, kusura bakma ama bugün çoluk çocuklukta biraz aç kaldık, şu işimde var.Şişiriyor, ama diyor, kusura bakma ama bugün çoluk çocuklukta biraz aç kaldık, şu işimde var. Bana elli lira, yüz liraya verir misiniz falan diyor. Sakın bunu yapmayın, diyor.Bana elli lira, yüz liraya verir misiniz falan diyor. Sakın bunu yapmayın, diyor. Dün bir kitap okuyorduk da hoşuma gitti.

Dün bir kitap okuyorduk da hoşuma gitti.
Burada aklımda kılan bir kısmı var.Burada aklımda kılan bir kısmı var. Dün gazap dersi okuyorduk.Dün gazap dersi okuyorduk. Bağdat emirlerinden Ma'an ibni Zaide isminde bir emir varmış.Bağdat emirlerinden Ma'an ibni Zaide isminde bir emir varmış. Gayet halim selim bir adammış.Gayet halim selim bir adammış. Bu gayet halim selim olan adama bir şair gelmiş.Bu gayet halim selim olan adama bir şair gelmiş. Demiş ki emir olmuş adam galiba, hükümdar yani.Demiş ki emir olmuş adam galiba, hükümdar yani. Hükümdar olduğu bir yerde gitmiş huzuruna çıkmış. Demiş:Hükümdar olduğu bir yerde gitmiş huzuruna çıkmış. Demiş: “Yahu ben seni biliyorum.

“Yahu ben seni biliyorum.
Eskiden üstünün esvabı deridendi.Eskiden üstünün esvabı deridendi. Hayvan derisi giyen bir adamdın.Hayvan derisi giyen bir adamdın. Ayağında da deve derisinden çarığın vardı.Ayağında da deve derisinden çarığın vardı. Şimdi böyle bir yere kondum diyerekten kim bilir ne kadar gururluyorsun.”Şimdi böyle bir yere kondum diyerekten kim bilir ne kadar gururluyorsun.” diyerek ona zem suretiyle böyle acı bir tabir kullanmış.diyerek ona zem suretiyle böyle acı bir tabir kullanmış. Bu hükümdara karşı biraz zor söylenir yani herkes söyleyemez.Bu hükümdara karşı biraz zor söylenir yani herkes söyleyemez. “Hakkın var. Biliyorum unutmadım o günlerimi,” demiş.

“Hakkın var. Biliyorum unutmadım o günlerimi,” demiş.
Çobanlıktan yetişmiş bir adam demiş. Nasılsa bir emir olmuş. Neydi arkası ya?

Çobanlıktan yetişmiş bir adam demiş. Nasılsa bir emir olmuş. Neydi arkası ya?
Bir tane daha vardı. Bir tane daha söyledi de.Bir tane daha vardı. Bir tane daha söyledi de. Ona bin lira bahşiş verdiler. Dedi ki:Ona bin lira bahşiş verdiler. Dedi ki: “İstersen memleketimde otur. İstersen serbestsin.

“İstersen memleketimde otur. İstersen serbestsin.
İstediğin yere git, al şu bin lirayı da.” Dedi ki:İstediğin yere git, al şu bin lirayı da.” Dedi ki: “Senin bulunduğun memlekette ben oturmam.”

“Senin bulunduğun memlekette ben oturmam.”
Tabir böyle. “Senin oturduğun memlekette ben oturmam. Bırak beni ben gideyim.”Tabir böyle. “Senin oturduğun memlekette ben oturmam. Bırak beni ben gideyim.” Yeriyor adamı. “Sen iyi bir adam değilsin ki senin memleketinde ben oturayım.”Yeriyor adamı. “Sen iyi bir adam değilsin ki senin memleketinde ben oturayım.” Acı bir söz.Acı bir söz. “Verin bin lira gitsin,” dedi. Dedi:

“Verin bin lira gitsin,” dedi. Dedi:
“Ben senden az bu kadar bin lira istemeye gelmedim mi?

“Ben senden az bu kadar bin lira istemeye gelmedim mi?
Sen madem büyük bir adamsın burada, çok ver,” dedi.Sen madem büyük bir adamsın burada, çok ver,” dedi. O zaman iki bin yaptı. Sonra üç bin yaptı, altı bini aldı gitti.

O zaman iki bin yaptı. Sonra üç bin yaptı, altı bini aldı gitti.
Ama o adam da ona karşı hiçbir ağır söz söylemedi.Ama o adam da ona karşı hiçbir ağır söz söylemedi. Söylemeyince dedi ki ben senin gibi böyle halim, selim,Söylemeyince dedi ki ben senin gibi böyle halim, selim, kibar bir insan görmedim.kibar bir insan görmedim. Sendeki bu ahlak dünyaya taksim olsa hepsine yeter.Sendeki bu ahlak dünyaya taksim olsa hepsine yeter. Diye bu sefer methe başladı.Diye bu sefer methe başladı. Onun için insanlar da sevdikleri adamları öyle methetmek suretiyle değil deOnun için insanlar da sevdikleri adamları öyle methetmek suretiyle değil de hakikati söylemeli.hakikati söylemeli. Onun için bu şairlerin, şairleri Kur'an yermiştir diyor.Onun için bu şairlerin, şairleri Kur'an yermiştir diyor. Şair haddi zatında iyi bir şeydir ama onun dili her tarafa döner.Şair haddi zatında iyi bir şeydir ama onun dili her tarafa döner. Yıkmak istedi mi yıkar insanı.Yıkmak istedi mi yıkar insanı. Çıkarmak istedi mi çıkarır göklere insanı.Çıkarmak istedi mi çıkarır göklere insanı. Ama bu layık mıdır, değil midir, orasını düşünmez.Ama bu layık mıdır, değil midir, orasını düşünmez. İnnehum fi külli va’din yehimune ve ennehum yekûlune mâ lâ yef’alune. (Şuara Suresi 225.-226. Ayetler)

İnnehum fi külli va’din yehimune ve ennehum yekûlune mâ lâ yef’alune. (Şuara Suresi 225.-226. Ayetler)
Yapmadıklarını hep böyle insanları şişirirler.

Yapmadıklarını hep böyle insanları şişirirler.
Bunların diline düşmek tehlikeli bir şey.Bunların diline düşmek tehlikeli bir şey. Ama bunu böyle duyunca,Ama bunu böyle duyunca, şimdi demin yukarıda söylediğim bir sözün de bugün insanlar paranın kölesidir.şimdi demin yukarıda söylediğim bir sözün de bugün insanlar paranın kölesidir. Bugün insanlar da ziynet itibariyle, hilkat itibariyle mala karşı bir kölelikleri vardır.Bugün insanlar da ziynet itibariyle, hilkat itibariyle mala karşı bir kölelikleri vardır. Daima insan çok paraya sahip, çok mala sahip olmaya Daima insan çok paraya sahip, çok mala sahip olmaya hevesli bir mahluktur böyle. hevesli bir mahluktur böyle. Uhibbu’l-mal. Malı çok sever. Uhibbu’l-mal. Malı çok sever. Şimdi bu önden böyle zemmeden adam parayı alınca başladı methetmeye adamı.Şimdi bu önden böyle zemmeden adam parayı alınca başladı methetmeye adamı. Parayı alınca senin gibi adam görmedim, dedi.Parayı alınca senin gibi adam görmedim, dedi. Dünyaya takdim olsun senin güzel ahlakın hepsine yeter, dedi.Dünyaya takdim olsun senin güzel ahlakın hepsine yeter, dedi. Parayı gördü. Para vermeden kim bilir senden daha aşağısı yok, diyecek.Parayı gördü. Para vermeden kim bilir senden daha aşağısı yok, diyecek. Dünya yüzünden. Binaenaleyh şimdi o elli milyon lira bizim cebimizde olsaDünya yüzünden. Binaenaleyh şimdi o elli milyon lira bizim cebimizde olsa Müslümanlar bu parayı bir yere toplasalar.Müslümanlar bu parayı bir yere toplasalar. Bütün alem, İslam'ın hizmetkarı olur. Bütün alem İslam'ın hizmetkarı olur.Bütün alem, İslam'ın hizmetkarı olur. Bütün alem İslam'ın hizmetkarı olur. Birisi baktığında çok acı bir yazı yazmış. Götür ona yüz bin lirayı ver.

Birisi baktığında çok acı bir yazı yazmış. Götür ona yüz bin lirayı ver.
Ertesi gün seninle bu İslamiyet'i göklere kadar çıkarır. Aldığı yüz bin liraya.Ertesi gün seninle bu İslamiyet'i göklere kadar çıkarır. Aldığı yüz bin liraya. Onun için Müslüman zenginlerinin kabahati affolunmayacak derecede çoktur yani.Onun için Müslüman zenginlerinin kabahati affolunmayacak derecede çoktur yani. Bugün bir zekatla yemekle, bir ufak tefek hayır yapmakla, hatta büyük yapılan hayırlarla bileBugün bir zekatla yemekle, bir ufak tefek hayır yapmakla, hatta büyük yapılan hayırlarla bile borcunu insan ödemiş sayılmaz. Zekat şahsının borcudur.borcunu insan ödemiş sayılmaz. Zekat şahsının borcudur. Fakat bugün cemiyetin borcu var. Fakat bugün cemiyetin borcu var. Bugün memleketin bir gidiş yolu var.Bugün memleketin bir gidiş yolu var. Bugün memleket elden gittikten sonra senin paraların senin olsun var. Kalır elinde.Bugün memleket elden gittikten sonra senin paraların senin olsun var. Kalır elinde. Onun için bak şimdi ne güzel.Onun için bak şimdi ne güzel. İzâ tâle'al fecru. Sabah, fecir doldu sabah.

İzâ tâle'al fecru. Sabah, fecir doldu sabah.
Fekad zehebe küllü salati'l-leyl, bütün namazlar artık bitmiştir. Fekad zehebe küllü salati'l-leyl, bütün namazlar artık bitmiştir. Mesela bazı insan, yatsıyı kılamaz, yorgundur,Mesela bazı insan, yatsıyı kılamaz, yorgundur, yatır aşağıya, sabahleyin kılayım der, gece kalkar kılayım der, yatır aşağıya, sabahleyin kılayım der, gece kalkar kılayım der, gece de kalkamaz, bakar ki sabahleyin kalkmış, şafak da sökmüş.gece de kalkamaz, bakar ki sabahleyin kalkmış, şafak da sökmüş. Artık o zaman yatsı kaza olur, o. Geçti vakti.Artık o zaman yatsı kaza olur, o. Geçti vakti. Ve’l-vitri, yahut farzı kıldı da, vitri kılmıyoruz bazen ya,Ve’l-vitri, yahut farzı kıldı da, vitri kılmıyoruz bazen ya, vitri evinde kılıyor, vitri kılarken, biraz kestireyim de sonra kılarım dedi,vitri evinde kılıyor, vitri kılarken, biraz kestireyim de sonra kılarım dedi, uyuyakaldı, bir de baktı ki sabahleyin, şafak sökmüş, vitir de kaçtı.uyuyakaldı, bir de baktı ki sabahleyin, şafak sökmüş, vitir de kaçtı. Fe evtiru kable tulûi’l-fecr. Fe evtiru kable tulûi’l-fecr. Onun için kendine güvencin varsa, gece kalkıp da kılabilirdikten, Onun için kendine güvencin varsa, gece kalkıp da kılabilirdikten, bunun kable tulûi’l-fecr.bunun kable tulûi’l-fecr. Yok, güvencin yoksa, akşamın yatsının arkasından kıl, öyle yat.Yok, güvencin yoksa, akşamın yatsının arkasından kıl, öyle yat. İzâ tannet üzünu ehadiküm fel yezkürnî vel yusalli aleyye.

İzâ tannet üzünu ehadiküm fel yezkürnî vel yusalli aleyye.
Bir kulak çınlaması olur ya, bu kulak çınlaması olduğu vakitte beni anın.Bir kulak çınlaması olur ya, bu kulak çınlaması olduğu vakitte beni anın. Vel yusalli aleyye. Bana salatu selam getirin.Vel yusalli aleyye. Bana salatu selam getirin. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ âli Muhammed, deyin.Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed ve alâ âli Muhammed, deyin. Ve’l-yekul zekerallâhu men zekeranî. Ve’l-yekul zekerallâhu men zekeranî. Beni ananı Allah da onu ansın.Beni ananı Allah da onu ansın. Rahmetle anıyorsa rahmetle anar. Allah’tan ona hayır lazım.Rahmetle anıyorsa rahmetle anar. Allah’tan ona hayır lazım. İzâ zulime ehl-ü zimmeti,

İzâ zulime ehl-ü zimmeti,
kâneti’d-devletü devlete’l-adûvvi, ve izâ kesura’z-zinâ, kesura’s-sibâu,kâneti’d-devletü devlete’l-adûvvi, ve izâ kesura’z-zinâ, kesura’s-sibâu, ve izâ kesurati’l lutiyyetu rafeallahu yedehu ani’l-halki fela yubali fi eyyi va’din helekû.ve izâ kesurati’l lutiyyetu rafeallahu yedehu ani’l-halki fela yubali fi eyyi va’din helekû. İzâ taleka’r-raculu imraetehu selâse.

İzâ taleka’r-raculu imraetehu selâse.
Adam karısını boşadı. Talakı selâseyle. Ben seni boşadım, dedi.Adam karısını boşadı. Talakı selâseyle. Ben seni boşadım, dedi. inde’l-ekrâi, taharat halinde. inde’l-ekrâi, taharat halinde. Ev tallekahâ selase mübhemeten.Ev tallekahâ selase mübhemeten. Yahut mübhem olaraktan üç talakla boşadı.Yahut mübhem olaraktan üç talakla boşadı. Lem tehîlle lehû hattâ tenkihâ zevcen gayrâhu artık buna,Lem tehîlle lehû hattâ tenkihâ zevcen gayrâhu artık buna, o kocası helal olmaz, başka bir kocaya varmadıkça.o kocası helal olmaz, başka bir kocaya varmadıkça. Eskiden böyle boşama olduğu vakitte adamın birbirinize gözü var,

Eskiden böyle boşama olduğu vakitte adamın birbirinize gözü var,
yine barışmak istiyorlar, talak-ı selase de boşandığı için bir daha alamıyor.yine barışmak istiyorlar, talak-ı selase de boşandığı için bir daha alamıyor. Onun için bir çocuğa, bir ihtiyara, e sen bunu, nikahlayalım sana daOnun için bir çocuğa, bir ihtiyara, e sen bunu, nikahlayalım sana da bu akşam seninle kalsın.bu akşam seninle kalsın. Yarın da boşayıverirsin bunu, demek suretiyle yapılan nikahlar,Yarın da boşayıverirsin bunu, demek suretiyle yapılan nikahlar, Acemlerin nikahına benzer, caiz değildir. Laanellah var onların üzerinde. Acemlerin nikahına benzer, caiz değildir. Laanellah var onların üzerinde. İzâ zanentum felâ tuhakkaku ve izâ hasedtum felâ tebğû

İzâ zanentum felâ tuhakkaku ve izâ hasedtum felâ tebğû
ve izâ tatayyertum femdû ve alellâhi tevekkelû.ve izâ tatayyertum femdû ve alellâhi tevekkelû. Ve izâ vazîntum fe ercihu.

Ve izâ vazîntum fe ercihu.
İzâ zehera’z-zinâ ve’r-ribâ fî karyetin fekad ehallû bi enfusihim kitâballâh. İzâ zehera’z-zinâ ve’r-ribâ fî karyetin fekad ehallû bi enfusihim kitâballâh. Ve lafzu azâballâh.Ve lafzu azâballâh. Bizim avukat Ali Bey var ya, bir yere gidiyormuş, otobüse bindik diyor, gidiyoruz.

Bizim avukat Ali Bey var ya, bir yere gidiyormuş, otobüse bindik diyor, gidiyoruz.
Yanıma oturan adam da diyor, pangacı bir adammış diyor, bilmem ki dedi. Yanıma oturan adam da diyor, pangacı bir adammış diyor, bilmem ki dedi. Bununla münakaşa etmişler, demişler ki yahu bu pangı paraları şöyledir, böyledir derken,Bununla münakaşa etmişler, demişler ki yahu bu pangı paraları şöyledir, böyledir derken, Bütün otomobilin halkı başıma çöktü diyor, beni az daha döveceklerdi, dar kurtuldum.Bütün otomobilin halkı başıma çöktü diyor, beni az daha döveceklerdi, dar kurtuldum. Faiz maiz, bu parayı almak olur mu, ne yapıyorsun sen filan diyerekten,Faiz maiz, bu parayı almak olur mu, ne yapıyorsun sen filan diyerekten, Allah'ın yasağını kimse dinlemedi diyor.Allah'ın yasağını kimse dinlemedi diyor. Allah kusurumuzu affetsin…

Allah kusurumuzu affetsin…
İzâ zahara fî ümmetî hamsun, halle aleyhim tebâr.

İzâ zahara fî ümmetî hamsun, halle aleyhim tebâr.
Ümmetimin içinde beş şey zuhur ederse, helak onların üzerine muhakkak olur.Ümmetimin içinde beş şey zuhur ederse, helak onların üzerine muhakkak olur. Mefharû mevcudat Muhammed Mustafa ra salavat.

Mefharû mevcudat Muhammed Mustafa ra salavat.
Seyyidü'l saadat Muhammed Mustafa ra salavat.

Seyyidü'l saadat Muhammed Mustafa ra salavat.
Habibü hüda Muhammed Mustafa ra salavat.

Habibü hüda Muhammed Mustafa ra salavat.
İzâ sallâ ehadüküm fel yusalli ilâ sütratin ve’l yednü minhâ

İzâ sallâ ehadüküm fel yusalli ilâ sütratin ve’l yednü minhâ
velâ yede’ ehadan yemurru beyni yedeyhi.velâ yede’ ehadan yemurru beyni yedeyhi. Fe in câe ehadün yemurru fel yukatilhü fe innuhu şeytânun.Fe in câe ehadün yemurru fel yukatilhü fe innuhu şeytânun. Ravahu İbn Hibban ve İbn Şeybe

Ravahu İbn Hibban ve İbn Şeybe
ve Ebu Davud ve Beyhaki ve İbn Mace an Ebî Sa'idun radıyallâhu teâlâ anhum.ve Ebu Davud ve Beyhaki ve İbn Mace an Ebî Sa'idun radıyallâhu teâlâ anhum. Namaz kılarken, bahusus meydanlarda, kırlarda, açık yerlerde namaz kılmak icap ettiği vakitte

Namaz kılarken, bahusus meydanlarda, kırlarda, açık yerlerde namaz kılmak icap ettiği vakitte
namaz kılan insan önüne bir sütre diksin. namaz kılan insan önüne bir sütre diksin. Bir parmak kalınlığında, bir arşın uzunluğunda bir çubuk diker.Bir parmak kalınlığında, bir arşın uzunluğunda bir çubuk diker. Şemsiyesi varsa, şemsiyesini dikse o da olur. Ve buna yakın dursun. Uzakta durmasın.Şemsiyesi varsa, şemsiyesini dikse o da olur. Ve buna yakın dursun. Uzakta durmasın. Velâ yede’ ehadan yemurru beyni yedeyhi.

Velâ yede’ ehadan yemurru beyni yedeyhi.
Önünden kimseyi geçmeye meydan vermesin.Önünden kimseyi geçmeye meydan vermesin. Mesafe uzak olursa geçerler.Mesafe uzak olursa geçerler. Yakın durursa geçecek yer bulamaz. Onun için gayet yakın dursun.Yakın durursa geçecek yer bulamaz. Onun için gayet yakın dursun. Ve şayet o aralığında geçmek isteyen olursa fe in câe ehadün yemurru.Ve şayet o aralığında geçmek isteyen olursa fe in câe ehadün yemurru. İstiyor ki bir adam oradan geçmek. Fel yukatilhü. Bunu önden geçirmesin.İstiyor ki bir adam oradan geçmek. Fel yukatilhü. Bunu önden geçirmesin. Bununla mukatil etsin. Elini uzatır. Yasak gibi yerde.Bununla mukatil etsin. Elini uzatır. Yasak gibi yerde. Adam daha zorlanırsa gökyüzüne kalkar, gücü yeterse. Adam daha zorlanırsa gökyüzüne kalkar, gücü yeterse. Bunu oradan ittirmez. Namazı olduğu halde. Bu fiili de namazı bozmaz.Bunu oradan ittirmez. Namazı olduğu halde. Bu fiili de namazı bozmaz. Bu fiili namazı da bozmaz.Bu fiili namazı da bozmaz. Fe innehu şeytanun.

Fe innehu şeytanun.
Bu namaz önünden geçmek isteyen insan şeytan kılıklı bir adamdır.Bu namaz önünden geçmek isteyen insan şeytan kılıklı bir adamdır. Şeytandır, dedi. Şeytana, şeytan huylu.Şeytandır, dedi. Şeytana, şeytan huylu. Hiç namaz kılanın önünden geçilir mi? Bu adam onu istiyor demek geçsin.Hiç namaz kılanın önünden geçilir mi? Bu adam onu istiyor demek geçsin. Şeytan huylu bir adam bu.Şeytan huylu bir adam bu. Bu, tabii çok ince manaları ifade eden nükteler var içerisinde.Bu, tabii çok ince manaları ifade eden nükteler var içerisinde. Tabii biz bunları aklımızla idrak etmiyoruz.Tabii biz bunları aklımızla idrak etmiyoruz. Adam geçerse geçsin, varsın değil mi ya bize ne? Biz Allah'ın huzurundayız.Adam geçerse geçsin, varsın değil mi ya bize ne? Biz Allah'ın huzurundayız. Fakat bu önümüzden geçen insan hiç olmazsa bir an bizi meşgul eder ya.Fakat bu önümüzden geçen insan hiç olmazsa bir an bizi meşgul eder ya. Bakınız, bu bir an içimizin meşguliyetine Cenab-ı Peygamber razı olmuyor da.Bakınız, bu bir an içimizin meşguliyetine Cenab-ı Peygamber razı olmuyor da. Razı olmuyor.Razı olmuyor. Onun o fiilini, hatta şimdi o geçerse geçsin, senin onu kakma, Onun o fiilini, hatta şimdi o geçerse geçsin, senin onu kakma, elini uzatman daha çok meşgale insana.elini uzatman daha çok meşgale insana. Onun gitseydi, sen de kulak asmazdın, geçer giderdin.Onun gitseydi, sen de kulak asmazdın, geçer giderdin. Demek ki insan yalnız böyle pasif kalmamalı da.Demek ki insan yalnız böyle pasif kalmamalı da. O geçer, öteki de geçer. O da geçer. Bir yol olur orası mesela.O geçer, öteki de geçer. O da geçer. Bir yol olur orası mesela. Bunlara katiyyen izin verilmemesini Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem açıklamış burada.Bunlara katiyyen izin verilmemesini Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem açıklamış burada. İzâ sallâ ehadüküm, sizden biriniz namaz kıldığı vakitte,

İzâ sallâ ehadüküm, sizden biriniz namaz kıldığı vakitte,
li’n-nas kıldırdığı vakitte insanlara.li’n-nas kıldırdığı vakitte insanlara. İzâ sallâ ehadüküm li’n-nas kendi kıldığı değil de,İzâ sallâ ehadüküm li’n-nas kendi kıldığı değil de, insanlara namaz kıldırdığı vakitte fel yuhaffif, hafif kıldırsın. insanlara namaz kıldırdığı vakitte fel yuhaffif, hafif kıldırsın. Ne kadar bir iktifâ-i ednel meraci mine’s-sünnet.Ne kadar bir iktifâ-i ednel meraci mine’s-sünnet. Sünnetin en kısa tarafından. Sünnetin en kısa tarafından.Sünnetin en kısa tarafından. Sünnetin en kısa tarafından. Ben bu sene Ramazan'da biraz bu Şamlı yahut Mısırlılar’ın namazlarını dinledim de, sabahleyin.

Ben bu sene Ramazan'da biraz bu Şamlı yahut Mısırlılar’ın namazlarını dinledim de, sabahleyin.
Baktım kul euzü’lerden namaz kılıyorlar sabahleyin.Baktım kul euzü’lerden namaz kılıyorlar sabahleyin. Ne var şimdi? Ramazan erkenden de kılıyorsun. Vakit çok.Ne var şimdi? Ramazan erkenden de kılıyorsun. Vakit çok. Fakat kul euzülerle kılıyor. Tek okuyan baktım yarım sayfa okuyor.Fakat kul euzülerle kılıyor. Tek okuyan baktım yarım sayfa okuyor. Her gün çeşitli. Çok acayibime gitti.Her gün çeşitli. Çok acayibime gitti. Fakat burada, şimdi bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hafif kıldırın deyişini,Fakat burada, şimdi bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin hafif kıldırın deyişini, şimdi bu sefer hacdan gelince de biraz dermanımız zayıfladı galiba.şimdi bu sefer hacdan gelince de biraz dermanımız zayıfladı galiba. Şimdi namaz azıcık uzayınca başlıyor ayakları titreme adamın.Şimdi namaz azıcık uzayınca başlıyor ayakları titreme adamın. Bazen oturmak istediğim zamanlar bile oldu.Bazen oturmak istediğim zamanlar bile oldu. Yalnız insan kendini düşünmemeli. Kendi gençtir, kuvvetlidir.Yalnız insan kendini düşünmemeli. Kendi gençtir, kuvvetlidir. Yarım saat de durur, bir saat de durur.Yarım saat de durur, bir saat de durur. Fakat arkasında duran zavallılardan hastası var.Fakat arkasında duran zavallılardan hastası var. Şimdi bak ne diyor. Feinne minhum daife. Zayıf var. Şimdi bak ne diyor. Feinne minhum daife. Zayıf var. Ve sekime, hastada vardır cemaatin içerisinde.Ve sekime, hastada vardır cemaatin içerisinde. Ve’l-kebira. Yaşlı insanlar da vardır. Bunlar tahammül edemez.Ve’l-kebira. Yaşlı insanlar da vardır. Bunlar tahammül edemez. Binaenaleyh sen namazı kendine göre değil, arkanda olan cemaate göre kıldır.Binaenaleyh sen namazı kendine göre değil, arkanda olan cemaate göre kıldır. Ve izâ sallâ ehadüküm li nefsihi.Ve izâ sallâ ehadüküm li nefsihi. Kendi kendine kılıyorsun sünnetlerden veyahut başka namazlardan.Kendi kendine kılıyorsun sünnetlerden veyahut başka namazlardan. Fe’l yutavvil mâ şâe. İstersen hatimle kıl. Bir rekatta hepsini kıl. Fe’l yutavvil mâ şâe. İstersen hatimle kıl. Bir rekatta hepsini kıl. Ravahu’l Malik, Buhari, Müslim, Davud, Nesai ve İbn-i Hibban an Ebu Hüreyre.

Ravahu’l Malik, Buhari, Müslim, Davud, Nesai ve İbn-i Hibban an Ebu Hüreyre.
Raviler çok kuvvetli.Raviler çok kuvvetli. Bunun sebebi, vekad kâne Muaz ibn Cebel yüsalli bi kavmihi’l-işâe.

Bunun sebebi, vekad kâne Muaz ibn Cebel yüsalli bi kavmihi’l-işâe.
Muaz ibn Cebel, bir kavme imam olmuş. Muaz ibn Cebel, bir kavme imam olmuş. Yatsı namazını kıldırmış. Kıldırmış.Yatsı namazını kıldırmış. Kıldırmış. Fekarae surate’l bakara. Sureyi bakarayı okumuş. 48 sayfa eder.Fekarae surate’l bakara. Sureyi bakarayı okumuş. 48 sayfa eder. Feharace raculün mine’s-salah.Feharace raculün mine’s-salah. Namaz kılanların birisi bozmuş namazı. Çıkmış.Namaz kılanların birisi bozmuş namazı. Çıkmış. Ve etemme li nefsihi fekalu ne’feka’r-raculü.Ve etemme li nefsihi fekalu ne’feka’r-raculü. Herkes demişler ki bu adam münafık. Namazdan kaçıyor. Böyle namazdan kaçılır mı hiç?Herkes demişler ki bu adam münafık. Namazdan kaçıyor. Böyle namazdan kaçılır mı hiç? Geldiler. Feteşekeyâ ilâ Rasulillah sallallahu aleyhi ve selleme.Geldiler. Feteşekeyâ ilâ Rasulillah sallallahu aleyhi ve selleme. Şikayet ettiler.Şikayet ettiler. Fezecera Rasulullah sallalahu aleyhi ve selleme muazen.Fezecera Rasulullah sallalahu aleyhi ve selleme muazen. Hazreti Muaz'ı sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zecr etti. Darıldı ona.Hazreti Muaz'ı sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri zecr etti. Darıldı ona. Fekale efettanun ente ya Muaz?

Fekale efettanun ente ya Muaz?
Sen fitne çıkarmak mı istiyorsun? Fitneye sebep mi oluyorsun?Sen fitne çıkarmak mı istiyorsun? Fitneye sebep mi oluyorsun? Ente ya Muaz ikra surate sebbihisme rabbike e’ale. Yetmez mi?Ente ya Muaz ikra surate sebbihisme rabbike e’ale. Yetmez mi? Ve’s-semai ve’t-tarik. Bunlar yetmez mi?Ve’s-semai ve’t-tarik. Bunlar yetmez mi? Ve’ş-şemsi ve’d-duhaha. Bunlar var.Ve’ş-şemsi ve’d-duhaha. Bunlar var. Koca bir sure baştan aşağı okuyorsun böyle.Koca bir sure baştan aşağı okuyorsun böyle. Efendimiz orada bunu, bu hadiste böyle,

Efendimiz orada bunu, bu hadiste böyle,
izahen bize beyan buyurdular ki halkın haline, diye rivayet ediyor.izahen bize beyan buyurdular ki halkın haline, diye rivayet ediyor. Bu şimdi namazda.Bu şimdi namazda. Namazın dışında da birçok hallerimiz var tabi. Namaz dışında da hallerimiz var. Namazın dışında da birçok hallerimiz var tabi. Namaz dışında da hallerimiz var. Halkın haline uygun olarak, mutlaka benim dediğim olsun diyerekten değil.Halkın haline uygun olarak, mutlaka benim dediğim olsun diyerekten değil. Halkı düşün. Buna göre hareket et.Halkı düşün. Buna göre hareket et. İzâ salle ehadüküm fi sevbin fe’l yuhalif bi tarafeyhi alâ atikayhi.

İzâ salle ehadüküm fi sevbin fe’l yuhalif bi tarafeyhi alâ atikayhi.
Yok esvap. Fakir adam. Bir peştemal bulmuş. Bununla namaz kılacak.

Yok esvap. Fakir adam. Bir peştemal bulmuş. Bununla namaz kılacak.
Bunu şöyle omuzlarında, göğsünde bağlasın da. Edep yerleride örtülür.Bunu şöyle omuzlarında, göğsünde bağlasın da. Edep yerleride örtülür. Hem göğsün örtsün hem arkasını örtsün. Öyle kılsın bir tek namazı. Hem göğsün örtsün hem arkasını örtsün. Öyle kılsın bir tek namazı. Tek olan namazı. Tek olan namazı. Allah'a çok şükür yani bizim bugünümüze.Allah'a çok şükür yani bizim bugünümüze. Bu İslamiyet ilk devirlerinde ne kadar sıkıntılar, ne kadar zorluklar çektiler böyle.Bu İslamiyet ilk devirlerinde ne kadar sıkıntılar, ne kadar zorluklar çektiler böyle. İzâ salle’l abdu fi’l-aleyniyeh.

İzâ salle’l abdu fi’l-aleyniyeh.
Cemaatte namaz kıldığı vakitte bir adam. Cemaatte namaz kıldığı vakitte bir adam. Cemaatin arasında kılıyor namazı. Fe ahsene.Cemaatin arasında kılıyor namazı. Fe ahsene. Gayet güzel kılıyor, ağır ağır.Gayet güzel kılıyor, ağır ağır. İmreniyor herkes bunun kıldığı namaza. Ne güzel bir örnek.İmreniyor herkes bunun kıldığı namaza. Ne güzel bir örnek. Ve sallâ fi’s-sir, evde gece karanlıkta kılıyor.Ve sallâ fi’s-sir, evde gece karanlıkta kılıyor. Onu da öyle herkesin imreneceği şekilde kılıyor.Onu da öyle herkesin imreneceği şekilde kılıyor. Kâlellâhu teâlâ, ahsenâ abdî,Kâlellâhu teâlâ, ahsenâ abdî, benim bu güzel kulum ne güzel namaz kılıyor diye meleklerine onu gösterirmiş.benim bu güzel kulum ne güzel namaz kılıyor diye meleklerine onu gösterirmiş. İzâ sallâ ehadikum fî rahlihi,

İzâ sallâ ehadikum fî rahlihi,
sümme edrake’l-imâme ve lem yüsalli fel yüsalli meahu sümme edrake’l-imâme ve lem yüsalli fel yüsalli meahu feinnehu lehu nafiletun.feinnehu lehu nafiletun. Evinde namazını kıldı. Dükkanında, çarşıda.

Evinde namazını kıldı. Dükkanında, çarşıda.
Geldi baktı ki camisinde daha namaz kılınmamış.Geldi baktı ki camisinde daha namaz kılınmamış. Kendi kıldı ama namazı.Kendi kıldı ama namazı. Baktı geldi camiye, namaz kılınmamış.Baktı geldi camiye, namaz kılınmamış. O adam kılınacak namaza iktida etsin. Ona da uysun.O adam kılınacak namaza iktida etsin. Ona da uysun. Bu yalnız öğlen namazında olur.Bu yalnız öğlen namazında olur. Sabahleyin de olur.Sabahleyin de olur. O kıldığı namaz, imamla beraber kıldığı namaz yine nafile olur.O kıldığı namaz, imamla beraber kıldığı namaz yine nafile olur. Çünkü nafile kılanın, farz kılana iktidası sahihtir.Çünkü nafile kılanın, farz kılana iktidası sahihtir. Nafile namaz kılan insan imama uyar, kılınmış namazı bird aha kılar.Nafile namaz kılan insan imama uyar, kılınmış namazı bird aha kılar. Bu kıldığı namaz nafile olur, sahihtir de namazı.Bu kıldığı namaz nafile olur, sahihtir de namazı. Ve kendi başına kıldığı nafileden de efdaldir.Ve kendi başına kıldığı nafileden de efdaldir. İzâ sallâ racülü, ve leyse beyne yedeyhi keahirati’r-rahli

İzâ sallâ racülü, ve leyse beyne yedeyhi keahirati’r-rahli
ev kevasitati’r-rahli, kata’a salâtehu’l-kelbu’l-esvedu ve’l-himeru. ev kevasitati’r-rahli, kata’a salâtehu’l-kelbu’l-esvedu ve’l-himeru. Şimdi namaz kılıyor.Şimdi namaz kılıyor. O namazı kılarken de önüne sütre koymamış. Sütre koymamış kılıyor.O namazı kılarken de önüne sütre koymamış. Sütre koymamış kılıyor. Öyleyse oradan bir köpek veya bir merkep geçerse,Öyleyse oradan bir köpek veya bir merkep geçerse, kata’a salâtehu, onun namazını bozar, diyor.kata’a salâtehu, onun namazını bozar, diyor. Yani sevabını noksan eder.Yani sevabını noksan eder. Bozar da batıl olmaz namaz. Fakat sevabı noksan olur. Bozar da batıl olmaz namaz. Fakat sevabı noksan olur. Kile: dediler ki. Mâ balü’l-kelbi’l-esved.

Kile: dediler ki. Mâ balü’l-kelbi’l-esved.
E bu kara köpek gitmesiyle, beyaz köpeğin gitmesiyle ne fark var ki? O da köpek, o da köpek.E bu kara köpek gitmesiyle, beyaz köpeğin gitmesiyle ne fark var ki? O da köpek, o da köpek. Buyururlar ki, kale: el-kelbu’l-esvedu şeytan.Buyururlar ki, kale: el-kelbu’l-esvedu şeytan. Siyah köpek şeytandır.Siyah köpek şeytandır. Hatta siyah köpeğin tuttuğu av da doğru değildir, diyor.Hatta siyah köpeğin tuttuğu av da doğru değildir, diyor. Bunları tabi bizim aklımız idrak etmez.Bunları tabi bizim aklımız idrak etmez. Yalarlar işte, o da köpek, o da. Kimisini beyaz yapmış, kimisini kara yaratmış.Yalarlar işte, o da köpek, o da. Kimisini beyaz yapmış, kimisini kara yaratmış. Bu neden şeytan olsun da beriki olmasın.Bu neden şeytan olsun da beriki olmasın. Demek ki Resulullah'ın bizim bilmediğimizi, bildiği bir şey var.Demek ki Resulullah'ın bizim bilmediğimizi, bildiği bir şey var. Onun bildiğine kanaat getirelim.Onun bildiğine kanaat getirelim. Kelbü’l-esved şeytanen.

Kelbü’l-esved şeytanen.
Siyah köpeğe şeytan denmesinin sebebi, kevnihi a’kara’l kelbi.Siyah köpeğe şeytan denmesinin sebebi, kevnihi a’kara’l kelbi. Köpeklerin en ısırganı imiş. Isırgan köpek, fazla saldıran.Köpeklerin en ısırganı imiş. Isırgan köpek, fazla saldıran. Ve ehbasuhâ ve ekalluhâ nef’an.Ve ehbasuhâ ve ekalluhâ nef’an. Faydası çok az, zararı çok olan bir köpekmiş.Faydası çok az, zararı çok olan bir köpekmiş. Bundan dolayı bazıları la yehillu’s saydune.Bundan dolayı bazıları la yehillu’s saydune. Bir, o köpekle av avlamak da helal olmaz, demiş.Bir, o köpekle av avlamak da helal olmaz, demiş. İzâ sallâ ehadüküm fel yelbes sevbeyh.

İzâ sallâ ehadüküm fel yelbes sevbeyh.
Biriniz namaz kılarken öyle gecelik esvabıyla, gecelik esvabıyla namaz kılmasın.Biriniz namaz kılarken öyle gecelik esvabıyla, gecelik esvabıyla namaz kılmasın. Fel yelbes sevbeyh. Üstünün esvablarını giyinsin.Fel yelbes sevbeyh. Üstünün esvablarını giyinsin. Yerini, memleketinin haline göre. Yerini, memleketinin haline göre. Mesela Arabistan'daki Antalya'yla kılar ama. Mesela Arabistan'daki Antalya'yla kılar ama. Burada bir gömlekten kılar ama burada olmaz.Burada bir gömlekten kılar ama burada olmaz. Niçin burada bir gömlekten sokağa çıkamazsın ki? Burada çıkıyor adam.Niçin burada bir gömlekten sokağa çıkamazsın ki? Burada çıkıyor adam. Bu memlekette ayıp değil.Bu memlekette ayıp değil. Ama bu memlekette gömlekten dışarıya çıktığında adamın arkasına teneke çalarlar.Ama bu memlekette gömlekten dışarıya çıktığında adamın arkasına teneke çalarlar. Bunun için halkın arasına çıkamadığın bir esbab ileBunun için halkın arasına çıkamadığın bir esbab ile Allah'ın huzuruna çıkmanın layık olmadığını beyan hususunda böyle buyurmuşlar. Allah'ın huzuruna çıkmanın layık olmadığını beyan hususunda böyle buyurmuşlar. Feinnellahe ehakku min tuzuyyine.

Feinnellahe ehakku min tuzuyyine.
Cenab-ı Hak herkesin huzuruna ziynetle çıkıyorsun daCenab-ı Hak herkesin huzuruna ziynetle çıkıyorsun da Allah'ın huzuruna daha ziynetli çıkmak, bunu terk etmek doğru olmuyor.Allah'ın huzuruna daha ziynetli çıkmak, bunu terk etmek doğru olmuyor. Fein lem yekun lehu illâ sevbun.Fein lem yekun lehu illâ sevbun. Yoksa başka esvabı? felye’tezir bihiYoksa başka esvabı? felye’tezir bihi izâ sallâ ve la yeştemil ehadüküm fi salatihi’ştimele’l-yehud. izâ sallâ ve la yeştemil ehadüküm fi salatihi’ştimele’l-yehud. Yahudilerin yaptığı gibi kılmasın.Yahudilerin yaptığı gibi kılmasın. Yani hacının ihramda sarındığı gibi, sarılmak suretiyle kılsın.Yani hacının ihramda sarındığı gibi, sarılmak suretiyle kılsın. İzâ sallâti’l mer'etü hamsehâ ve sâmet şehrehâ ve hafizat fercehâ

İzâ sallâti’l mer'etü hamsehâ ve sâmet şehrehâ ve hafizat fercehâ
ve etâ’at zevcehâ ve kîle lehâ:ve etâ’at zevcehâ ve kîle lehâ: udhuli’l-cenneh min eyyi ebvâbi’l cenneh şi’t.udhuli’l-cenneh min eyyi ebvâbi’l cenneh şi’t. Bir kadın beş vakit namazını kılarsa, ramazan orucunu tutarsa,Bir kadın beş vakit namazını kılarsa, ramazan orucunu tutarsa, iffetini de muhafaza ederse haramlardan, günahlardan,iffetini de muhafaza ederse haramlardan, günahlardan, ve etâ’at zevcehâ, efendisine de itaat ederse, kîle lehâ, o kadına denir ki:ve etâ’at zevcehâ, efendisine de itaat ederse, kîle lehâ, o kadına denir ki: Udhuli’l-cennete min eyyi ebvâbi’l cenneh.Udhuli’l-cennete min eyyi ebvâbi’l cenneh. Cennetin hangi kapısından istersen serbestsin.Cennetin hangi kapısından istersen serbestsin. O kapısından gir içeriye, derler.O kapısından gir içeriye, derler. Fakat Allah selamet versin bizim hanımefendilerimize.Fakat Allah selamet versin bizim hanımefendilerimize. Geçen bir hanımefendi geldi.

Geçen bir hanımefendi geldi.
Efendisinden o kadar şikayet etti ki ben utandım yani.Efendisinden o kadar şikayet etti ki ben utandım yani. Her gün ekmeğini yiyorsun.Her gün ekmeğini yiyorsun. Bu vakte kadar da yaşamışsın.Bu vakte kadar da yaşamışsın. Ona her türlü acı ve ağır sözleri söylemekten de çekinmiyor. Ona her türlü acı ve ağır sözleri söylemekten de çekinmiyor. Bu caiz olur mu? Etâ’at zevcehâ. Zevcine itaat et.Bu caiz olur mu? Etâ’at zevcehâ. Zevcine itaat et. Ama her gün sana zevcin baklava, börek getiremez ki. Ama her gün sana zevcin baklava, börek getiremez ki. Belki bugün kazanamamıştır da gayet basit bir şey getirmiştir. Belki bugün kazanamamıştır da gayet basit bir şey getirmiştir. Kuru ekmek getirmiştir mesela.Kuru ekmek getirmiştir mesela. İnsan olan, Allah'ıma çok şükür bunu bugün bulmuşuz diyerekten,İnsan olan, Allah'ıma çok şükür bunu bugün bulmuşuz diyerekten, onu bulamayanlara da bakıp şükretmek lazım.onu bulamayanlara da bakıp şükretmek lazım. İzâ sallâyte, namaz kıldığın vakitte felâ tebzukanne beyne yedeyk.

İzâ sallâyte, namaz kıldığın vakitte felâ tebzukanne beyne yedeyk.
Elhamdülillah, bizim camilerimiz halılarla mefruş bir camidir.Elhamdülillah, bizim camilerimiz halılarla mefruş bir camidir. Bu Arabistan'da camiler kum üzerindedir.Bu Arabistan'da camiler kum üzerindedir. Herkes kumların üzerinde namaz kılar.Herkes kumların üzerinde namaz kılar. Böyle bizim, hele eskiden bizimki gibi böyle halısı malısı yokmuş.Böyle bizim, hele eskiden bizimki gibi böyle halısı malısı yokmuş. Seccade meccade yok. Seccade meccade yok. Herkes kumun üzerine, toprağın üzerine namazını kılarmış.Herkes kumun üzerine, toprağın üzerine namazını kılarmış. Onun için şimdi bazı adamın öksürüğü geldiği vakitte, balgamı geldiği vakitte tükürüveriyor.Onun için şimdi bazı adamın öksürüğü geldiği vakitte, balgamı geldiği vakitte tükürüveriyor. Çok toprak altı. O zaman diyor ki Efendimiz:Çok toprak altı. O zaman diyor ki Efendimiz: Felâ tebzukanne beyne yedeyk, bir kere önüne tükürme, kıble tarafına.

Felâ tebzukanne beyne yedeyk, bir kere önüne tükürme, kıble tarafına.
Velâ an yeminike, sağına da tükürme.Velâ an yeminike, sağına da tükürme. Velakinibzuk tilka’e şima’lik. Sol tarafına doğru.Velakinibzuk tilka’e şima’lik. Sol tarafına doğru. İn kâne fe’riğan, eğer solunda kimse yoksa, o tarafa doğru tükürebilirsin.İn kâne fe’riğan, eğer solunda kimse yoksa, o tarafa doğru tükürebilirsin. Ve illa fetehte kademike’l-yüsra vedlukhu. Ve illa fetehte kademike’l-yüsra vedlukhu. Yoksa ayağının altına doğru tükür. Ayağınla da onu kapa.Yoksa ayağının altına doğru tükür. Ayağınla da onu kapa. Böyle ovalayıp da yani onu yere kaydırmak için.Böyle ovalayıp da yani onu yere kaydırmak için. İzâ salleyte felâ tebsut zira’ayke besta’s-sebui.

İzâ salleyte felâ tebsut zira’ayke besta’s-sebui.
Namaz kılarken ellerinizi böyle yere yayaraktan secdeye kapanmayın.Namaz kılarken ellerinizi böyle yere yayaraktan secdeye kapanmayın. Bu bizim hepimizin yaptığı şey yani.Bu bizim hepimizin yaptığı şey yani. Secdede bu ellerin böyle kalkması lazım.Secdede bu ellerin böyle kalkması lazım. Secde avuçlar üzerine olur.Secde avuçlar üzerine olur. Kollar yukarıya doğru ve yanlardan da uzak olaraktan dikilir.Kollar yukarıya doğru ve yanlardan da uzak olaraktan dikilir. Böyle kılan pek seyrek.Böyle kılan pek seyrek. Pek seyrek de rahatımıza geliyor. Böyle yapıştırıyoruz yere. Kolay oluyor.Pek seyrek de rahatımıza geliyor. Böyle yapıştırıyoruz yere. Kolay oluyor. Onun için bir Efendimiz diyor ki, böyle namaz kıldığın vakitte elini katiyyen böyle yayma.Onun için bir Efendimiz diyor ki, böyle namaz kıldığın vakitte elini katiyyen böyle yayma. Besta’s-seb, köpeklerin, hayvanların yaydığı gibi.Besta’s-seb, köpeklerin, hayvanların yaydığı gibi. Ve ed’im alâ ra’hateyke ve ce’fi mirfekayke an dab’ayke.

Ve ed’im alâ ra’hateyke ve ce’fi mirfekayke an dab’ayke.
Böyle hem dik, hem yanlarından da uzak olsun. Pehlivan gibi kıl namazı yani.Böyle hem dik, hem yanlarından da uzak olsun. Pehlivan gibi kıl namazı yani. Cemaatte zorluk bulunsa müstesna tabii.Cemaatte zorluk bulunsa müstesna tabii. Hiç olmazsa kendi kıldığın vakitte mesela. Hiç olmazsa kendi kıldığın vakitte mesela. İzâ sallâytüm. Bugün namaz bahisleri hep. İzâ sallâytüm.

İzâ sallâytüm. Bugün namaz bahisleri hep. İzâ sallâytüm.
Siz namaz kıldığınız vakitte, feselu’llahe ile’l vesilete,Siz namaz kıldığınız vakitte, feselu’llahe ile’l vesilete, benim için vesile isteyiniz.benim için vesile isteyiniz. Siz namaz kılınız, fakat benim için vesile isteyiniz namazınızın arkasından.Siz namaz kılınız, fakat benim için vesile isteyiniz namazınızın arkasından. Kile: dediler ki ashab-ı kiram:Kile: dediler ki ashab-ı kiram: Ve mâ vesiletu? Nedir bu senin için isteyeceğimiz vesile? Buyurdular ki:

Ve mâ vesiletu? Nedir bu senin için isteyeceğimiz vesile? Buyurdular ki:
E’ale deracetin fi’l-cenneh.

E’ale deracetin fi’l-cenneh.
Cennette çok yüksek bir derecedir o.Cennette çok yüksek bir derecedir o. Lâ yenâluhâ illâ racülün vahid.Lâ yenâluhâ illâ racülün vahid. Buraya ancak bir kişiye nasip olacak o.Buraya ancak bir kişiye nasip olacak o. Biri kişiye nasip olunacak bir yer var. Bunu benim için isteyin.Biri kişiye nasip olunacak bir yer var. Bunu benim için isteyin. Ve ercu en ekûne ene hüve. Ve ercu en ekûne ene hüve. Umarım ki Allah'tan öbür kişiye nasip olacak yer benim ola.Umarım ki Allah'tan öbür kişiye nasip olacak yer benim ola. İze sallâytüm ale’l-cenazeti.

İze sallâytüm ale’l-cenazeti.
Cenaze namazını kıldığınız vakitte. Cenaze namazını kıldığınız vakitte. Fe ehlisu lehâ’dua’e. Fe ehlisu lehâ’dua’e. Bu cenaze için kıldığınız duada, namazda ihlas ile dua ediniz.Bu cenaze için kıldığınız duada, namazda ihlas ile dua ediniz. İhlas ile okuyunuz, ihlas ile namaz kılınız. İhlas ile okuyunuz, ihlas ile namaz kılınız. Bu hatır için olmasın o namazınız yani. Hatır için olmasın.Bu hatır için olmasın o namazınız yani. Hatır için olmasın. İzâ sallâytüm halfe eimmetiküm,

İzâ sallâytüm halfe eimmetiküm,
imamlarınızın arkasına durup da namaz kıldığınız vakitte feehsinu tuhuraküm,imamlarınızın arkasına durup da namaz kıldığınız vakitte feehsinu tuhuraküm, abdestlerinizi dikkatli alınız.abdestlerinizi dikkatli alınız. Güzel ediniz abdestlerinizi.Güzel ediniz abdestlerinizi. Feinnema çok kere vardır ki, yürtecu ale’l-kârii kiraetuhu,Feinnema çok kere vardır ki, yürtecu ale’l-kârii kiraetuhu, bu okuyanın çok defa kıraatinin tutulması,bu okuyanın çok defa kıraatinin tutulması, kıraatinde tutulması imamın,kıraatinde tutulması imamın, ekseriyetle arkasındaki abdesti temiz olmayanlardan ileri gelir.ekseriyetle arkasındaki abdesti temiz olmayanlardan ileri gelir. Çünkü kırk senedir, elli senedir okuduğu kıraati,Çünkü kırk senedir, elli senedir okuduğu kıraati, bakarsın oraya keşke duruverir yahu.bakarsın oraya keşke duruverir yahu. Her zaman okuyorsun sen bunu ya, ne oldu?Her zaman okuyorsun sen bunu ya, ne oldu? Bu öyle bir irtibat var ki buna akıllar ermez tabi. Bu öyle bir irtibat var ki buna akıllar ermez tabi. Ben, benim kıraatim, bana. Ne olacak arkamdaki abdestsiz adamın bana ne zararı olur yani?Ben, benim kıraatim, bana. Ne olacak arkamdaki abdestsiz adamın bana ne zararı olur yani? Aklımız ermez işte bu işlere.Aklımız ermez işte bu işlere. Ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki,Ama Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki, imamının arkasında namazınızı kılarken abdestlerinize dikkat edin.imamının arkasında namazınızı kılarken abdestlerinize dikkat edin. Geçen birisi de dedi, öyle diyor.

Geçen birisi de dedi, öyle diyor.
Bizim namaz kılanların çoğunun abdesti yok diyor. Neden?Bizim namaz kılanların çoğunun abdesti yok diyor. Neden? Ne ayaklarına doğru yıkıyorlar, ne yüzlerine, ne kollarına diyor.Ne ayaklarına doğru yıkıyorlar, ne yüzlerine, ne kollarına diyor. Hele yeni yetişen genç mesela, eğer öğrenmiyorsa, kendi bildiğini yapıyorsa,Hele yeni yetişen genç mesela, eğer öğrenmiyorsa, kendi bildiğini yapıyorsa, mesela şuralarının yıkanması lazım, buralarına dikkat etmez.mesela şuralarının yıkanması lazım, buralarına dikkat etmez. Alından aşağısının yıkanması lazım, oraya dikkat etmez.Alından aşağısının yıkanması lazım, oraya dikkat etmez. Pazuların yıkanması lazım, buralara dikkat etmez.Pazuların yıkanması lazım, buralara dikkat etmez. Ayak topuklarının çıkıntı kemikleri vardır ya, bu çıkıntı kemiğinin arası boşluk,Ayak topuklarının çıkıntı kemikleri vardır ya, bu çıkıntı kemiğinin arası boşluk, çukurdur orası.çukurdur orası. Bu çukurda elini sürmedikçe oraya su işlemez.Bu çukurda elini sürmedikçe oraya su işlemez. Su yukarıda böyle akar gider. Su yukarıda böyle akar gider. Çok defa vaki olmuştur.Çok defa vaki olmuştur. Orası kuru kalır. Halbuki bir iğne ucunun kalması abdestine noksanlık veriyor.Orası kuru kalır. Halbuki bir iğne ucunun kalması abdestine noksanlık veriyor. Parmaklar arası, el parmakları arası hep öyle.Parmaklar arası, el parmakları arası hep öyle. Bunlara dikkat etmek lazım tabi.Bunlara dikkat etmek lazım tabi. Niçin? İmamın kıraatini zorlandırır.Niçin? İmamın kıraatini zorlandırır. Bi su’i tuhri’l-musalli halfehu.Bi su’i tuhri’l-musalli halfehu. Arkasındaki musallinin, taharetinin kötülüğünden nâşi. Arkasındaki musallinin, taharetinin kötülüğünden nâşi. İzâ sallâytüm.

İzâ sallâytüm.
Yine siz namaz kıldığınız vakitte, ferfeu sebelekum, esvaplarınızı çekiniz.Yine siz namaz kıldığınız vakitte, ferfeu sebelekum, esvaplarınızı çekiniz. Esvaplarınızı çekininiz.Esvaplarınızı çekininiz. Şimdi Arap'ın esvapları topuklarından aşağı,

Şimdi Arap'ın esvapları topuklarından aşağı,
bazen yerleri sürüyen şekilde düz entariler.bazen yerleri sürüyen şekilde düz entariler. Hele onların bir meşrafları var mesela.Hele onların bir meşrafları var mesela. Yeri böyle süpürerekten gider mutlaka.Yeri böyle süpürerekten gider mutlaka. Kaldırılmaktan değer yerlere yani.Kaldırılmaktan değer yerlere yani. Çok uzun yapıyorlar fazlasıyla. Adetleri.Çok uzun yapıyorlar fazlasıyla. Adetleri. Şimdi namazı kılarken bunları çekiniz. Nereye kadar? Topuklarınıza kadar.Şimdi namazı kılarken bunları çekiniz. Nereye kadar? Topuklarınıza kadar. Feinne külle şey’in esabe’l-erda min sebeliküm fehüve fi’n-nâr.

Feinne külle şey’in esabe’l-erda min sebeliküm fehüve fi’n-nâr.
Bakınız, sizin esvaplarınızdan yere isabet eden her parçası, fehüve fi’n-nâr, Bakınız, sizin esvaplarınızdan yere isabet eden her parçası, fehüve fi’n-nâr, cehennemde olacak o.cehennemde olacak o. Binaenaleyh, uzun esvap mesela onlar yeri sürükleyecek derecede.Binaenaleyh, uzun esvap mesela onlar yeri sürükleyecek derecede. Bazı bizim eskiden gençlerde de pantolonlarını gayet geniş yaparlar, uzun yaparlar,Bazı bizim eskiden gençlerde de pantolonlarını gayet geniş yaparlar, uzun yaparlar, böyle çalımlı olur diyerekten. böyle çalımlı olur diyerekten. Bunlar o zamanın şeylerden uygun olmayan adetler.Bunlar o zamanın şeylerden uygun olmayan adetler. Yani sahibini cehenneme sevk eder demek. Yani sahibini cehenneme sevk eder demek. İzâ sallâytümü’l-fecra.

İzâ sallâytümü’l-fecra.
Sabah namazını kıldıktan sonra. İnsan kalkar namazını kılar sabahleyin.Sabah namazını kıldıktan sonra. İnsan kalkar namazını kılar sabahleyin. Fela tenamu. Uyumayınız. An talebi erzakiküm.Fela tenamu. Uyumayınız. An talebi erzakiküm. Rızıklarınızı talep etmeden uyumayınız.Rızıklarınızı talep etmeden uyumayınız. Bu namazını kıldınız. Bundan sonra rızkınızı da Allah'tan isteyiniz. Bu namazını kıldınız. Bundan sonra rızkınızı da Allah'tan isteyiniz. Çünkü sabahleyin rızıkların taksim olduğu bir devirdir.Çünkü sabahleyin rızıkların taksim olduğu bir devirdir. O taksim olunduğu zamanda gaflet edip de namazımı kıldım deyip yatma.O taksim olunduğu zamanda gaflet edip de namazımı kıldım deyip yatma. İste rızkını Allah'tan bolca bolca.İste rızkını Allah'tan bolca bolca. O diğer şeyde de mesela işrak vaktine kadar camide oturur da ibadetle meşgul olur.

O diğer şeyde de mesela işrak vaktine kadar camide oturur da ibadetle meşgul olur.
Herhangi bir ibadet olur.Herhangi bir ibadet olur. Salat getir, Kur'an oku, zikir yap.Salat getir, Kur'an oku, zikir yap. Hiçbir şey yapmasan dahi böyle huzurda durmak suretiyle işrak namazını kılıp çıkarsan,Hiçbir şey yapmasan dahi böyle huzurda durmak suretiyle işrak namazını kılıp çıkarsan, hiç eksiksiz bir hac ve umre sevabına muadildir, diyor.hiç eksiksiz bir hac ve umre sevabına muadildir, diyor. Bununla beraber rızık o adamın arkasından koşar.Bununla beraber rızık o adamın arkasından koşar. Sen evvelce sen koşuyordun, bu sefer rızık koşar senin arkandan.Sen evvelce sen koşuyordun, bu sefer rızık koşar senin arkandan. Onun için bu ümmetin sabahı onlara mübarek edilmiştir.Onun için bu ümmetin sabahı onlara mübarek edilmiştir. O mübarekliği kaybetmemiz lazım.O mübarekliği kaybetmemiz lazım. Lâkinnehu Lâkinnehu Lâ yezheb ilâ talebihi illâ ba'de tulûi’ş-şems.Lâkinnehu Lâkinnehu Lâ yezheb ilâ talebihi illâ ba'de tulûi’ş-şems. Öyle hemen namazı kılıp da erkenden çarşıya da çıkma.Öyle hemen namazı kılıp da erkenden çarşıya da çıkma. İllâ ba'de tulûi’ş-şems.İllâ ba'de tulûi’ş-şems. Şems doğsun, işrak vakti çıksın, ondan sonra sen de dükkanına, çarşına git.Şems doğsun, işrak vakti çıksın, ondan sonra sen de dükkanına, çarşına git. Ve kablehu. Güneşten doğmaktan evvel yemküsü zâkira. Ve kablehu. Güneşten doğmaktan evvel yemküsü zâkira. Zikrederken oturur ve müstağfiran, istiğfara ederek oturur.Zikrederken oturur ve müstağfiran, istiğfara ederek oturur. Hatta tatluaş’ş-şems, taa güneş doğuncaya kadar. Ki işrak vakti oluncaya kadar demek.Hatta tatluaş’ş-şems, taa güneş doğuncaya kadar. Ki işrak vakti oluncaya kadar demek. Bi hürmeti'l-Fâtiha.

Bi hürmeti'l-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2