Namaz Vakitleri
İstanbul
28 Cemâziye'l-Evvel 1448
08 November 2026
İmsak
06:09
Güneş
07:36
Öğle
12:53
İkindi
15:35
Akşam
17:59
Yatsı
19:21
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı dünyada ve ahirette üzerinize olsun.Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi, ihsanı ve ikramı dünyada ve ahirette üzerinize olsun. Şu mübarek cuma gecesinde beraberce eda eylediğimiz namazımızı

Şu mübarek cuma gecesinde beraberce eda eylediğimiz namazımızı
arkasından yaptığımız dualarımızı, taleplerimizi, dileklerimizi, niyazlarımızıarkasından yaptığımız dualarımızı, taleplerimizi, dileklerimizi, niyazlarımızı Rabbimiz kabul eylesin, ihsan eylesin, ikram eylesin.Rabbimiz kabul eylesin, ihsan eylesin, ikram eylesin. Bir insan yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki geceyi yarısına kadar ihya etmiş gibi olur.Bir insan yatsı namazını cemaatle kılarsa sanki geceyi yarısına kadar ihya etmiş gibi olur. Sabah namazını da cemaatle kılarsa sanki öbür yarısını da tamamlamış gibi olur.Sabah namazını da cemaatle kılarsa sanki öbür yarısını da tamamlamış gibi olur. Bütün gecesini ibadetle ihya etmiş gibi sevap alır.Bütün gecesini ibadetle ihya etmiş gibi sevap alır. Yatsı namazını Rabbimiz'in ibadethanesinde beraberce eda eyledik.

Yatsı namazını Rabbimiz'in ibadethanesinde beraberce eda eyledik.
Sabah namazını da eda etmeyi Allahu Teâlâ Hazretleri nasip eylesin.Sabah namazını da eda etmeyi Allahu Teâlâ Hazretleri nasip eylesin. Cuma gününde müminlerin ahirete göçmüş olanları hayatta olanlarından dua beklerler.

Cuma gününde müminlerin ahirete göçmüş olanları hayatta olanlarından dua beklerler.
Rabbimiz ahirete göçmüş olan babalarımızı, dedelerimizi, analarımızı, ninelerimizi,Rabbimiz ahirete göçmüş olan babalarımızı, dedelerimizi, analarımızı, ninelerimizi, ecdadımızı, kardeşlerimizi, yakınlarımızı, evlatlarımızı, dostlarımızı bu geceye mahsusecdadımızı, kardeşlerimizi, yakınlarımızı, evlatlarımızı, dostlarımızı bu geceye mahsus hususi ikramlarıyla taltif eylesin.hususi ikramlarıyla taltif eylesin. Kabirlerini pür nur eylesin.Kabirlerini pür nur eylesin. Ruhlarını mesrur eylesin.Ruhlarını mesrur eylesin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki bir hadîs-i şerîfinde;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki bir hadîs-i şerîfinde; Kulların işlemiş oldukları ameller pazartesi ve perşembe günleriKulların işlemiş oldukları ameller pazartesi ve perşembe günleri Rabbü'l-âlemîn'in dergâh-ı izzetine arz olunur. Çıkarılır, sunulur.Rabbü'l-âlemîn'in dergâh-ı izzetine arz olunur. Çıkarılır, sunulur. Ben de amelim Rabbime arz olunurken oruçlu olmayı severim.Ben de amelim Rabbime arz olunurken oruçlu olmayı severim. Onun için pazartesi, perşembe günleri mümkün oldukça oruç tutardı Peygamber Efendimiz.

Onun için pazartesi, perşembe günleri mümkün oldukça oruç tutardı Peygamber Efendimiz.
Biz de tutalım.Biz de tutalım. Pazartesi ve perşembe günleri dergâh-ı izzete ameller arz olunuyor.Pazartesi ve perşembe günleri dergâh-ı izzete ameller arz olunuyor. Halbuki Rabbimiz her gün, her an, her yerde ne işlemişsek hepsine aşina, hepsine,Halbuki Rabbimiz her gün, her an, her yerde ne işlemişsek hepsine aşina, hepsine, hepsine vakıf, hepsinden haberdar, hepsini görüyor, hepsini duyuyor, hepsini biliyor, her zaman;hepsine vakıf, hepsinden haberdar, hepsini görüyor, hepsini duyuyor, hepsini biliyor, her zaman; Ve huve me’akum eyne mâ kuntum. (Hadîd Suresi 4. Ayet)

Ve huve me’akum eyne mâ kuntum. (Hadîd Suresi 4. Ayet)
Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir

Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir
âyet-i kerîmesinden anladığımıza göre her zaman bizimledir.âyet-i kerîmesinden anladığımıza göre her zaman bizimledir. Niye pazartesi ve perşembe günleri amellerimiz arz olunuyor?

Niye pazartesi ve perşembe günleri amellerimiz arz olunuyor?
Kullar bu arada tövbe ederler de amellerinin

Kullar bu arada tövbe ederler de amellerinin
kötülerinin dergâh-ı izzete arz olunmasını silmek suretiyle kurtarmış olurlar diye.kötülerinin dergâh-ı izzete arz olunmasını silmek suretiyle kurtarmış olurlar diye. Onun için Rabbimiz cümlemize hatalarını anlayıp hatalarından çabuk dönmeyi nasip eylesin.

Onun için Rabbimiz cümlemize hatalarını anlayıp hatalarından çabuk dönmeyi nasip eylesin.
Sahife-i a'mâlimizde Lâ ilâhe illallah’ı ve istiğfarı çok eylesin.Sahife-i a'mâlimizde Lâ ilâhe illallah’ı ve istiğfarı çok eylesin. Yani dilimizden Rabbimiz'in kelime-i tevhidi,Yani dilimizden Rabbimiz'in kelime-i tevhidi, Lâ ilâhe illallah sözü ve tevbe ve istiğfarımızı,Lâ ilâhe illallah sözü ve tevbe ve istiğfarımızı, mağfiret talebimizi ifade eden Estağfirullah sözü eksik olmasın.mağfiret talebimizi ifade eden Estağfirullah sözü eksik olmasın. Kulların amelleri bir de cuma günleri ahirete göçmüş olan büyüklerine arz olunur.Kulların amelleri bir de cuma günleri ahirete göçmüş olan büyüklerine arz olunur. Mesela babalara, analara, dedelere arz olunur.

Mesela babalara, analara, dedelere arz olunur.
Evlatların yaptıkları büyüklerine arz olunur.Evlatların yaptıkları büyüklerine arz olunur. Peygamber Efendimiz'in bildirmesi böyle.Peygamber Efendimiz'in bildirmesi böyle. O büyükler kabirlerinde dünyadaki evlatlarının, yakınlarının,O büyükler kabirlerinde dünyadaki evlatlarının, yakınlarının, küçüklerinin yapmış oldukları ameller kendilerine arz olununcaküçüklerinin yapmış oldukları ameller kendilerine arz olununca eğer gösterilen, bildirilen, verilen malumat, bildirilen ameller,eğer gösterilen, bildirilen, verilen malumat, bildirilen ameller, güzel ameller ise şad olurlar, mesrur olurlar, nurları ziyadeleşir.güzel ameller ise şad olurlar, mesrur olurlar, nurları ziyadeleşir. Bazen voltaj düşüp de elektriklerin feri azaldığı,Bazen voltaj düşüp de elektriklerin feri azaldığı, sonra voltaj artıp da pırıl pırıl pırıldadığı gibi,sonra voltaj artıp da pırıl pırıl pırıldadığı gibi, onlar da evlatlarının güzel amellerinden memnun olurlar, nurları ziyadeleşir, kabirleri nurlanır.onlar da evlatlarının güzel amellerinden memnun olurlar, nurları ziyadeleşir, kabirleri nurlanır. Onun için ahirete göçmüş büyüklerine iyilik yapmak isteyen kardeşlerimiz, evlatlar,

Onun için ahirete göçmüş büyüklerine iyilik yapmak isteyen kardeşlerimiz, evlatlar,
Analarına, babalarına, büyüklerine iyilik yapmak istiyorlarsa kendileri iyi kul olsunlar.Analarına, babalarına, büyüklerine iyilik yapmak istiyorlarsa kendileri iyi kul olsunlar. Salih amel işlesinler de sevindirsinler.Salih amel işlesinler de sevindirsinler. Eğer ameller kötü olursa, o zaman o kabirdeki büyüklerEğer ameller kötü olursa, o zaman o kabirdeki büyükler o dünyadaki küçüklerinin yapmış oldukları günahlardan müteezzi olurlar,o dünyadaki küçüklerinin yapmış oldukları günahlardan müteezzi olurlar, üzülürler, kederlere gark olurlar.üzülürler, kederlere gark olurlar. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onun için buyuruyor ki,

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri onun için buyuruyor ki,
"Vettekullah vela tuhzu mevtaküm."

"Vettekullah vela tuhzu mevtaküm."
Allah'tan korkun da mevtanıza, ahirete göçmüş olan büyüklerinize eza vermeyin.

Allah'tan korkun da mevtanıza, ahirete göçmüş olan büyüklerinize eza vermeyin.
Kabirde kemiklerini sızlatmayın.Kabirde kemiklerini sızlatmayın. Onları üzmeyin buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.Onları üzmeyin buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. İnşallah bundan sonra azmedelim, söz verelim.

İnşallah bundan sonra azmedelim, söz verelim.
Her daim salih ameller işleyip hem ahiret için sevap kazanalım hem de mevtamızı kabirlerinde sevindirelim.Her daim salih ameller işleyip hem ahiret için sevap kazanalım hem de mevtamızı kabirlerinde sevindirelim. Hem de onlar için Kur'an-ı Kerîmler okuyalım, dualar eyleyelim.Hem de onlar için Kur'an-ı Kerîmler okuyalım, dualar eyleyelim. Bilhassa cuma gününde salât u selâmı Peygamber Efendimiz'e çok eyleyelim ve büyüklerimize duaları çokça yapalım.Bilhassa cuma gününde salât u selâmı Peygamber Efendimiz'e çok eyleyelim ve büyüklerimize duaları çokça yapalım. Sabah namazında camide olursunuz.Sabah namazında camide olursunuz. Sabah namazından sonra gusül abdesti alırsınız.Sabah namazından sonra gusül abdesti alırsınız. Çünkü kim cuma gününde Allah'a inanarak, sevabını Allahu Teâlâ Hazretleri'nden bekleyerekÇünkü kim cuma gününde Allah'a inanarak, sevabını Allahu Teâlâ Hazretleri'nden bekleyerek gusül abdesti alıp tertemiz temizlenirse onun on günlük günahı silinip afv u mağfiret olur.gusül abdesti alıp tertemiz temizlenirse onun on günlük günahı silinip afv u mağfiret olur. Bunu kaçırmayalım.Bunu kaçırmayalım. Hem de camiye kokulu, tertemiz, pırıl pırıl, içimiz dışımız nurlu bir şekilde gelelim.

Hem de camiye kokulu, tertemiz, pırıl pırıl, içimiz dışımız nurlu bir şekilde gelelim.
Namaza erken gelmek sevap bakımından daha kazançlıdır.Namaza erken gelmek sevap bakımından daha kazançlıdır. Mümkün olduğu kadar camiye erken gelelim.Mümkün olduğu kadar camiye erken gelelim. mümkün olduğu kadar imama yakın oturmaya gayret edelim,mümkün olduğu kadar imama yakın oturmaya gayret edelim, ön safların sevabı çok olduğu için.ön safların sevabı çok olduğu için. Cuma gününde Kehf suresini okumak,Cuma gününde Kehf suresini okumak, 18. surede bulunan Kehf suresini okumak,18. surede bulunan Kehf suresini okumak, o da on günlük günahların affına sebep olur.o da on günlük günahların affına sebep olur. Onları da unutmayalım.Onları da unutmayalım. Şu mübarek gecemizi, önümüzdeki şu mübarek gündüzümüzüŞu mübarek gecemizi, önümüzdeki şu mübarek gündüzümüzü ki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor kiki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki günlerin en hayırlısı cuma günüdür.günlerin en hayırlısı cuma günüdür. Bugünü hayırlı bir tarzda geçirelim.Bugünü hayırlı bir tarzda geçirelim. Cumanın arkasından da cumartesi günü geliyor.Cumanın arkasından da cumartesi günü geliyor. Bir de cumartesinin pazara bağlanan gecesi varBir de cumartesinin pazara bağlanan gecesi var aziz ve muhterem kardeşlerim.aziz ve muhterem kardeşlerim. O zaman da kim bilir neler olacak.O zaman da kim bilir neler olacak. Allah her türlü günahtan, her türlü kötülükten cümlemizi mahfuz eylesin.Allah her türlü günahtan, her türlü kötülükten cümlemizi mahfuz eylesin. Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden bir iki tanesini size okumak istiyorum.Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden bir iki tanesini size okumak istiyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz İbn Abbas radıyallahu anhümâdan rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuş;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz İbn Abbas radıyallahu anhümâdan rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuş; Ve’llezî nefsi Muhammedin bi-yedihî le-yebîtenne ünâsün min ümmetî alâ eşerin ve betarin

Ve’llezî nefsi Muhammedin bi-yedihî le-yebîtenne ünâsün min ümmetî alâ eşerin ve betarin
ve lu’bin ve lehvin fe-yüsbihûne kiradeten ve hanâzîrave lu’bin ve lehvin fe-yüsbihûne kiradeten ve hanâzîra bi-istihlâlihimü’l-mehârime ve ittihâzihimü’l-kaynâti ve şürbihimü’l-hamrabi-istihlâlihimü’l-mehârime ve ittihâzihimü’l-kaynâti ve şürbihimü’l-hamra ve bi-eklihimü’r-ribâ ve lübsihimü’l-harîri.ve bi-eklihimü’r-ribâ ve lübsihimü’l-harîri. Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin âdet-i seniyyesi idi ki, şöyle yemin ederdi.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin âdet-i seniyyesi idi ki, şöyle yemin ederdi.
Ve’llezî nefsî bi-yedihî. Veyahut Ve’llezî nefsi Muhammedin bi-yedihî.

Ve’llezî nefsî bi-yedihî. Veyahut Ve’llezî nefsi Muhammedin bi-yedihî.
Bunun manası şudur; Şu kendisinin adını söylüyor.

Bunun manası şudur; Şu kendisinin adını söylüyor.
Şu Muhammed'in canı elinde olan Allah'a and olsun ki.Şu Muhammed'in canı elinde olan Allah'a and olsun ki. Neden canı Allah'ın elindedir insanların?

Neden canı Allah'ın elindedir insanların?
Çünkü dilerse yaşatır, dilerse öldürür.

Çünkü dilerse yaşatır, dilerse öldürür.
Vallahu yuhyî ve yumit.

Vallahu yuhyî ve yumit.
Eğer bir insana Allah yaşamayı murad etmişse, cümle cihanın halkı başına üşüşüp desiseler düşünseler,Eğer bir insana Allah yaşamayı murad etmişse, cümle cihanın halkı başına üşüşüp desiseler düşünseler, hileler yapsalar, tuzaklar kursalar, Allah onu öldürmeyecek olduktan sonra kurtarır.hileler yapsalar, tuzaklar kursalar, Allah onu öldürmeyecek olduktan sonra kurtarır. Denize düşer, kurtarır.Denize düşer, kurtarır. Uçurumdan yuvarlanır, kurtarır.Uçurumdan yuvarlanır, kurtarır. Bursa Uludağ'da bir otobüs uçuruma yuvarlanmış, bütün yolcuları ölmüş,Bursa Uludağ'da bir otobüs uçuruma yuvarlanmış, bütün yolcuları ölmüş, içinden bir tane bebek kundakta sarılı, anasının kucağından fırlamış,içinden bir tane bebek kundakta sarılı, anasının kucağından fırlamış, pencereden dışarıya çıkmış, karların üzerinde ağlarken bulmuşlar, neden?pencereden dışarıya çıkmış, karların üzerinde ağlarken bulmuşlar, neden? Allah onun yaşamasını murad etti.

Allah onun yaşamasını murad etti.
Benim bir yeğenim vardır. Allah ömür versin şimdi hafızlığını bitirdi.Benim bir yeğenim vardır. Allah ömür versin şimdi hafızlığını bitirdi. Allah'a güzel ibadet etsin, güzel kulluklar eylesin.Allah'a güzel ibadet etsin, güzel kulluklar eylesin. Bir apartmanın altıncı katından beton üzerine düşmüştü.Bir apartmanın altıncı katından beton üzerine düşmüştü. Ertesi gün odanın içinde hızlı koşturmasından anasıErtesi gün odanın içinde hızlı koşturmasından anası ''yapma evladım başına bir hal gelecek'' diyordu.''yapma evladım başına bir hal gelecek'' diyordu. Altıncı kattan bir insan düşer de parçası kalır mı diye düşünür insan.Altıncı kattan bir insan düşer de parçası kalır mı diye düşünür insan. Ertesi gün odanın içinde yaramazlığından yerinde durmuyordu da annesiErtesi gün odanın içinde yaramazlığından yerinde durmuyordu da annesi aman evladım, koşma evladım diyordu, neden?aman evladım, koşma evladım diyordu, neden? Allah koruyunca korur da onun için.

Allah koruyunca korur da onun için.
Öldüreceği zaman da kırk tane kapının arkasına saklansa melekü'l-mevt onu bulur ve canını alır.Öldüreceği zaman da kırk tane kapının arkasına saklansa melekü'l-mevt onu bulur ve canını alır. Onun için Peygamber Efendimiz bu nükteyi bildiğinden diyor ki,Onun için Peygamber Efendimiz bu nükteyi bildiğinden diyor ki, şu canım şu nefsim, şu hayatım elinde olan Allah'a yemin ederim ki.şu canım şu nefsim, şu hayatım elinde olan Allah'a yemin ederim ki. Yani ne demek?

Yani ne demek?
Ben bu sözleri çok mühim olduğu için söylüyorum.

Ben bu sözleri çok mühim olduğu için söylüyorum.
Boşuna söylemiyorum.Boşuna söylemiyorum. İdrak ediyorum, biliyorum ki bu hayat bitecek.İdrak ediyorum, biliyorum ki bu hayat bitecek. Bu hayat fani.Bu hayat fani. Ahirete gideceğiz.Ahirete gideceğiz. Allahu Teâlâ Hazretlerinin huzurunda duracağız.Allahu Teâlâ Hazretlerinin huzurunda duracağız. Diz çöküp kalacağız.Diz çöküp kalacağız. Korkudan kimse başını kaldıramayacak.Korkudan kimse başını kaldıramayacak. Herkes terlerden sırılsıklam olacak.Herkes terlerden sırılsıklam olacak. Terler 7 kat yerin içine 70 arşın işleyecek.Terler 7 kat yerin içine 70 arşın işleyecek. Kimisinin kulakları kimisinin çenesi hizasına gelecek.Kimisinin kulakları kimisinin çenesi hizasına gelecek. 50 bin yıl Rabb'in huzurunda bekleme olacak.50 bin yıl Rabb'in huzurunda bekleme olacak. Hesap olacak, cennet var, cehennem var.Hesap olacak, cennet var, cehennem var. Ben bunları bilen bir insan olarak ant içiyorum ki,Ben bunları bilen bir insan olarak ant içiyorum ki, şu hayatım elinde olan Allah'a ant içiyorum ki;şu hayatım elinde olan Allah'a ant içiyorum ki; Le-yebîtenne ünâsün min ümmetî alâ eşerin ve betarin.

Le-yebîtenne ünâsün min ümmetî alâ eşerin ve betarin.
Ümmetimden bir cemaat, aşırı keyif ve kibir üzerine.Ümmetimden bir cemaat, aşırı keyif ve kibir üzerine. Ve lu’bin ve lehvin. Ve oyun ve eğlence üzerine geceleyecekler.

Ve lu’bin ve lehvin. Ve oyun ve eğlence üzerine geceleyecekler.
Aşırı, aşırı neşe, aşırı keyif, aşırı kibir, oyun ve eğlence üzerine geceleyecekler.Aşırı, aşırı neşe, aşırı keyif, aşırı kibir, oyun ve eğlence üzerine geceleyecekler. Fe-yüsbihûn.

Fe-yüsbihûn.
Evet böyle geceleyecekler, sabaha nasıl çıkacaklar?Evet böyle geceleyecekler, sabaha nasıl çıkacaklar? Fe-yüsbihûne kiradeten ve hanâzîra.

Fe-yüsbihûne kiradeten ve hanâzîra.
Maymunlar ve domuzlar olarak kalkacaklar.Maymunlar ve domuzlar olarak kalkacaklar. Bi-istihlâlihimü’l-mehârime.

Bi-istihlâlihimü’l-mehârime.
Haramları aldırmayıp çiğnedikleri, helal saydıkları işledikleri için.Haramları aldırmayıp çiğnedikleri, helal saydıkları işledikleri için. Ve ittihâzihimü’l-kaynâti.

Ve ittihâzihimü’l-kaynâti.
Ve şarkıcılar edindikleri için.Ve şarkıcılar edindikleri için. Ve şürbihimü’l-hamra.

Ve şürbihimü’l-hamra.
Ve içki içtikleri için.Ve içki içtikleri için. Ve bi-eklihimü’r-ribâ.

Ve bi-eklihimü’r-ribâ.
Faiz yedikleri için.Faiz yedikleri için. Ve lübsihimü’l-harîri.

Ve lübsihimü’l-harîri.
Ve ipekli elbiseler giyindikleri için.Ve ipekli elbiseler giyindikleri için. Demek ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleriDemek ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri yemin ederek söylüyor ki insanlar böyle olacak.yemin ederek söylüyor ki insanlar böyle olacak. Bu manayı ifade eden bir hadîs-i şerîf daha okuyuvereyim. O onu açıklar diye.Bu manayı ifade eden bir hadîs-i şerîf daha okuyuvereyim. O onu açıklar diye. Ve’llezî nefsî bi-yedihî le-yahrucenne min ümmetî min kubûrihim

Ve’llezî nefsî bi-yedihî le-yahrucenne min ümmetî min kubûrihim
fî sûrati’l-kıradeti ve’l-hanâzîri bi-müdâhenetihim fi’l-me’âsîfî sûrati’l-kıradeti ve’l-hanâzîri bi-müdâhenetihim fi’l-me’âsî ve keffihim ani’n-nehyi ve hüm yestetî’ûne.ve keffihim ani’n-nehyi ve hüm yestetî’ûne. Canım elinde olan Zât-ı Kibriyâ'ya hamdolsun ki, benim ümmetimden bazı kimseler

Canım elinde olan Zât-ı Kibriyâ'ya hamdolsun ki, benim ümmetimden bazı kimseler
kabirlerinden maymunlar ve hınzırlar suretinde kalkacaklar.kabirlerinden maymunlar ve hınzırlar suretinde kalkacaklar. Maymun şeklinde, domuz şeklinde kalkacaklar.Maymun şeklinde, domuz şeklinde kalkacaklar. Bi-müdâhenetihim fi’l-me’âsî.

Bi-müdâhenetihim fi’l-me’âsî.
Günahlardaki gevşeklikleri, günahları işlemeye aldırmamaları dolayısıyla.Günahlardaki gevşeklikleri, günahları işlemeye aldırmamaları dolayısıyla. Ve keffihim ani’n-nehyi.

Ve keffihim ani’n-nehyi.
Engellemeye kudretleri yettiği halde engellemedikleri için.Engellemeye kudretleri yettiği halde engellemedikleri için. Ve keffihim ani’n-nehyi ve hüm yestetî’ûn.

Ve keffihim ani’n-nehyi ve hüm yestetî’ûn.
Güçleri yettiği halde engellemedikleri için.Güçleri yettiği halde engellemedikleri için. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allah-u Teâlâ Hazretleri içkiyi haram kılmıştır.

Allah-u Teâlâ Hazretleri içkiyi haram kılmıştır.
İçkiyi haram kılması bizim için faydalı olduğundandır.İçkiyi haram kılması bizim için faydalı olduğundandır. İçilmemesi uygun olduğundandır.İçilmemesi uygun olduğundandır. İçilmediği zaman sıhhatli olacağımızdandır.İçilmediği zaman sıhhatli olacağımızdandır. İçilmediği zaman huzurlu olacağımızdandır.İçilmediği zaman huzurlu olacağımızdandır. İçildiği zaman aklın gittiğinden dolayıdır.İçildiği zaman aklın gittiğinden dolayıdır. İslâm'ın emirlerinin incelenmesinde çok net olarak görülür veİslâm'ın emirlerinin incelenmesinde çok net olarak görülür ve bundan dolayı da fıkıh kitaplarında yazılmıştır ki,bundan dolayı da fıkıh kitaplarında yazılmıştır ki, İslâm dini aklı korumayı ana hedeflerinden birisi edinmiştir.İslâm dini aklı korumayı ana hedeflerinden birisi edinmiştir. Aklı korumak İslâm'ın vazifesidir.Aklı korumak İslâm'ın vazifesidir. Aklın bekçiliği İslâm'ındır.Aklın bekçiliği İslâm'ındır. İslâm aklı korumakla ilgili birçok hüküm koymuştur.İslâm aklı korumakla ilgili birçok hüküm koymuştur. Ta ki insanların aklı başında olsun.Ta ki insanların aklı başında olsun. Hangi şey insanın aklını başından alıp götürüyorsa,Hangi şey insanın aklını başından alıp götürüyorsa, hangi şey akıl dışıysa, mantık dışıysa İslâm onun karşısındadır.hangi şey akıl dışıysa, mantık dışıysa İslâm onun karşısındadır. İçki insanın aklını örttüğü için, gölgelediği için,İçki insanın aklını örttüğü için, gölgelediği için, akıl ve mantık bırakmadığı için Allah içkiyi haram etmiştir.akıl ve mantık bırakmadığı için Allah içkiyi haram etmiştir. Allah içkiyi haram ettiğinden dolayı,Allah içkiyi haram ettiğinden dolayı, içkinin içilmemesinin insanlara faydalı olmasından dolayıiçkinin içilmemesinin insanlara faydalı olmasından dolayı içkiyi haram ettiği gibi imalini de haram etmiştir.içkiyi haram ettiği gibi imalini de haram etmiştir. İmalini haram ettiği gibi taşımasını da haram etmiştir.İmalini haram ettiği gibi taşımasını da haram etmiştir. Taşımasını haram ettiği gibi sunulmasını da haram etmiştir.Taşımasını haram ettiği gibi sunulmasını da haram etmiştir. Satışını da haram etmiştir, neden?Satışını da haram etmiştir, neden? Allah bir şeyin kötü olduğunu bilip bildirdikten sonra onun yapılmaması için

Allah bir şeyin kötü olduğunu bilip bildirdikten sonra onun yapılmaması için
her türlü tedbiri alıp, her türlü kaçamak noktasını tıkar da onun için.her türlü tedbiri alıp, her türlü kaçamak noktasını tıkar da onun için. Onun için bir kimsenin ben kendim içki içmiyorum sadece sunuyorum demesi kurtarmaz.

Onun için bir kimsenin ben kendim içki içmiyorum sadece sunuyorum demesi kurtarmaz.
Ben kendim içki içmiyorum, sadece satıyorum demesi kurtarmaz.Ben kendim içki içmiyorum, sadece satıyorum demesi kurtarmaz. Ben içki içmiyorum, sadece sunduruyorum.Ben içki içmiyorum, sadece sunduruyorum. Emrediyorum, sunuyorlar demesi kurtarmaz.Emrediyorum, sunuyorlar demesi kurtarmaz. Allah içkiyi haram kılmıştır.Allah içkiyi haram kılmıştır. Biz de haram bileceğiz ve içmeyeceğiz.Biz de haram bileceğiz ve içmeyeceğiz. Ve içilmemesini söyleyeceğiz.Ve içilmemesini söyleyeceğiz. Ve içilmemesini sağlamaya çalışacağız.Ve içilmemesini sağlamaya çalışacağız. Gücümüz yettiği zaman içtirtmemeye gayret edeceğiz.Gücümüz yettiği zaman içtirtmemeye gayret edeceğiz. Çoluğumuza, çocuğumuza, yakınlarımıza,Çoluğumuza, çocuğumuza, yakınlarımıza, gücümüzün yettiği her yerde içtirtmeyeceğiz.gücümüzün yettiği her yerde içtirtmeyeceğiz. Doğu Anadolu'da bir kasabaya gitmiştim askerlik yapmaya.

Doğu Anadolu'da bir kasabaya gitmiştim askerlik yapmaya.
Müftüsü dedi ki hocam şu zatı size tanıştırayım.Müftüsü dedi ki hocam şu zatı size tanıştırayım. Merhaba dedik, tanıştık.Merhaba dedik, tanıştık. Bir lokantanın sahibiymiş,Bir lokantanın sahibiymiş, bu yakın zamana kadar içki satardı dedi,bu yakın zamana kadar içki satardı dedi, nasihat ettik, Allah'ın emirlerini söyledik,nasihat ettik, Allah'ın emirlerini söyledik, yasak bu dedik, günah bu dedik, sen içmesen bile veya içmesen bileyasak bu dedik, günah bu dedik, sen içmesen bile veya içmesen bile başkası içtiği zaman sen bundan zarar görürsün,başkası içtiği zaman sen bundan zarar görürsün, sunduğun zaman, sattığın zaman zarar görürsün dedik.sunduğun zaman, sattığın zaman zarar görürsün dedik. Şimdi bu da satmıyor, falanca bakkal da satmıyor, filanca kişi de satmıyor,Şimdi bu da satmıyor, falanca bakkal da satmıyor, filanca kişi de satmıyor, bizim şu kasabamızda içki satılan tek yer yok dedi. Bir tek yer yok dedi.bizim şu kasabamızda içki satılan tek yer yok dedi. Bir tek yer yok dedi. Bir tek yer varmış, o belki bilmiyor,Bir tek yer varmış, o belki bilmiyor, ben orada askerlik yapmaya gitmiştim, askerlik yaptığınız kıtanın şeyinde,ben orada askerlik yapmaya gitmiştim, askerlik yaptığınız kıtanın şeyinde, onun bir yeri oluyor askerlere mahsus bir yerionun bir yeri oluyor askerlere mahsus bir yeri orası hariç, öbür taraflara söz geçirmişler.orası hariç, öbür taraflara söz geçirmişler. Demek ki söz geçirince engelleyecek, engellemesi lazım.

Demek ki söz geçirince engelleyecek, engellemesi lazım.
Engellemesi lazım ki Allah'ın emri yerine gelsin ve insanlar mutlu olsun, bahtiyar olsun.Engellemesi lazım ki Allah'ın emri yerine gelsin ve insanlar mutlu olsun, bahtiyar olsun. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir başka hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki, değerli kardeşlerim,

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri bir başka hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki, değerli kardeşlerim,
havanın biraz soğuk olduğunu biliyorum.havanın biraz soğuk olduğunu biliyorum. Oturunca üşüyebilirsiniz. İnşallah fazla sözü uzatmam.Oturunca üşüyebilirsiniz. İnşallah fazla sözü uzatmam. Ama hadîs-i şerîflerin okunması ilimdir, müzakere ilimdir.Ama hadîs-i şerîflerin okunması ilimdir, müzakere ilimdir. Allah-u Teâlâ Hazretleri âlimi sever, öğreneni sever, dinleyeni sever. Bu en sevaplı iştir.Allah-u Teâlâ Hazretleri âlimi sever, öğreneni sever, dinleyeni sever. Bu en sevaplı iştir. Bir yerde okudum da çok beni etkiledi.Bir yerde okudum da çok beni etkiledi. Size de nakledeyim, başka arkadaşlarıma da nakletmiştim.Size de nakledeyim, başka arkadaşlarıma da nakletmiştim. Bir âlim, fazıl, kâmil, kitaplar yazmış, meşhur kimseye soruyorlar.Bir âlim, fazıl, kâmil, kitaplar yazmış, meşhur kimseye soruyorlar. Diyorlar ki, yarın öleceğin malum olsa, bildirseler yarın ecelin geldiği,

Diyorlar ki, yarın öleceğin malum olsa, bildirseler yarın ecelin geldiği,
öleceksin diye bildirseler, o yarına kadar geçen zamanını ne ile değerlendirirdin? diye soruyorlar.öleceksin diye bildirseler, o yarına kadar geçen zamanını ne ile değerlendirirdin? diye soruyorlar. O şahıs diyor ki, ilimle meşgul olurdum.

O şahıs diyor ki, ilimle meşgul olurdum.
Mübarek, öğreneceksin, kabre gideceksin.Mübarek, öğreneceksin, kabre gideceksin. Yani niye ilimle meşgul oluyor?

Yani niye ilimle meşgul oluyor?
İlimle meşgul olmak sevap olduğu için muhterem kardeşlerim.

İlimle meşgul olmak sevap olduğu için muhterem kardeşlerim.
Bir şeyi daha çok duyduğum zaman sevinmiştim, gülmüştüm, memnun olmuştum, etkilenmiştim.Bir şeyi daha çok duyduğum zaman sevinmiştim, gülmüştüm, memnun olmuştum, etkilenmiştim. İhtiyar bir cemaatten, ihtiyar, aksakallı, mübarek kişi, sakin, halim selim, bir kimseİhtiyar bir cemaatten, ihtiyar, aksakallı, mübarek kişi, sakin, halim selim, bir kimse caminin hocasına gelmiş, hoca efendi demiş, bana demiş, Kur'an-ı Kerîm'in talimini yap,caminin hocasına gelmiş, hoca efendi demiş, bana demiş, Kur'an-ı Kerîm'in talimini yap, tecvidini öğret, mehâric-i hurûfu talim eyle, demiş.tecvidini öğret, mehâric-i hurûfu talim eyle, demiş. İhtiyar, çok ihtiyar, emeklinin emeklisi bir kimse.İhtiyar, çok ihtiyar, emeklinin emeklisi bir kimse. Cemaatten onunla samimi olan bir arkadaşı da latife eylemiş.Cemaatten onunla samimi olan bir arkadaşı da latife eylemiş. Ya demiş, filanca amca, Hasan amca, Hüseyin amca neyse ismi, senin bir ayağın çukurda zaten demiş,Ya demiş, filanca amca, Hasan amca, Hüseyin amca neyse ismi, senin bir ayağın çukurda zaten demiş, sen demiş mehâric-i hurûfu öğrensen ne olacak, tecvidi öğrensen ne olacak, öğrenmesen ne olacak?sen demiş mehâric-i hurûfu öğrensen ne olacak, tecvidi öğrensen ne olacak, öğrenmesen ne olacak? O da şöyle mahzun mahzun dönmüş, şöyle bakmış ona,

O da şöyle mahzun mahzun dönmüş, şöyle bakmış ona,
demiş ki evlat ben de biliyorum, bir ayağımın kabirde olduğunu, çukurda olduğunun ben de farkındayım.demiş ki evlat ben de biliyorum, bir ayağımın kabirde olduğunu, çukurda olduğunun ben de farkındayım. İstiyorum ki Allah ben ilim yolundayken canımı alsın.İstiyorum ki Allah ben ilim yolundayken canımı alsın. Evet, ben mehâric-i hurûfu öğreneceğim, ne olacak ama istiyorum ki ben bu camiye gelirken,Evet, ben mehâric-i hurûfu öğreneceğim, ne olacak ama istiyorum ki ben bu camiye gelirken, giderken bastonu var dayana dayana,giderken bastonu var dayana dayana, bir gün öleceğim, bir kenara yıkılacağım veya yatağımda öleceğim ammabir gün öleceğim, bir kenara yıkılacağım veya yatağımda öleceğim amma Allah ilim yolunda canımı alsın diye ondan böyle yapıyorum demiş.Allah ilim yolunda canımı alsın diye ondan böyle yapıyorum demiş. Biz de ilme kıymet verelim.Biz de ilme kıymet verelim. Kur'an'ı öğrenelim, hadisi öğrenelim, dinimizi öğrenelim.Kur'an'ı öğrenelim, hadisi öğrenelim, dinimizi öğrenelim. Öğrendikten sonra da uygulayalım.Öğrendikten sonra da uygulayalım. Öğrenip de çiğnemek için öğrenmeyelim.Öğrenip de çiğnemek için öğrenmeyelim. İmam Hatip Okulu'nda kızını okutan bir kimse vardı.İmam Hatip Okulu'nda kızını okutan bir kimse vardı. Daha doğrusu hikaye biraz daha uzun ya, ben kısa kesmek için söylüyorum.Daha doğrusu hikaye biraz daha uzun ya, ben kısa kesmek için söylüyorum. İşte kızı şöyle yapsa da olur, böyle yapsa da olur falan diye bir noktaya getiriyor işi.İşte kızı şöyle yapsa da olur, böyle yapsa da olur falan diye bir noktaya getiriyor işi. Ben de söz istedim, sordum ona,

Ben de söz istedim, sordum ona,
dedim ki sen kızını İmam Hatip'te ne diye okutuyorsun?dedim ki sen kızını İmam Hatip'te ne diye okutuyorsun? Dinini öğrensin diye, Allah'ın emirlerini, yasaklarını öğrensin diye okutuyorum dedi.

Dinini öğrensin diye, Allah'ın emirlerini, yasaklarını öğrensin diye okutuyorum dedi.
Ben de cevabı yapıştırdım.Ben de cevabı yapıştırdım. Şap diye yüzüne yapıştırdım cevabı. Tokadı değil, cevabı yapıştırdım.Şap diye yüzüne yapıştırdım cevabı. Tokadı değil, cevabı yapıştırdım. Dedim ki, sen evladına Allah'ın emirlerini, yasaklarını sonradan çiğnesin diye mi öğretiyorsun?

Dedim ki, sen evladına Allah'ın emirlerini, yasaklarını sonradan çiğnesin diye mi öğretiyorsun?
Öğretiyor, öğretiyor, aksini yapıyor.Öğretiyor, öğretiyor, aksini yapıyor. Öğretiyor, aksini yapmasına müsaade ediyor.Öğretiyor, aksini yapmasına müsaade ediyor. Yani sen Allah'ın emirleriyle alay mı ediyorsun?

Yani sen Allah'ın emirleriyle alay mı ediyorsun?
Öğreteceksin, tatbik ettirmemek için mi?

Öğreteceksin, tatbik ettirmemek için mi?
Bildiğinle amel etmeyen çok büyük vebal altındadır.

Bildiğinle amel etmeyen çok büyük vebal altındadır.
İlmi bile ona vebal olur.İlmi bile ona vebal olur. Allah-u Teâlâ Hazretleri ona hesabını sorar.Allah-u Teâlâ Hazretleri ona hesabını sorar. Bileceğiz, öğreneceğiz, tatbik etmek için öğreneceğiz.Bileceğiz, öğreneceğiz, tatbik etmek için öğreneceğiz. Uygulamak için öğreneceğiz.Uygulamak için öğreneceğiz. Daima öğrendiğimizi tatbik edeceğiz.Daima öğrendiğimizi tatbik edeceğiz. Çok hoşuma giden bir başka şey.Çok hoşuma giden bir başka şey. Mecmuada yazdım, sohbetlerde söyledim.Mecmuada yazdım, sohbetlerde söyledim. Eskilerden büyüklerden bir tanesi diyor ki,Eskilerden büyüklerden bir tanesi diyor ki, biz Kur'an'ı sizin okuduğunuz gibi okumazdık.biz Kur'an'ı sizin okuduğunuz gibi okumazdık. Nasıl okurdunuz?

Nasıl okurdunuz?
Biz Kur'an-ı Kerim'i bir aşr okurduk, bellerdik, bellediğimizi uygulardık, tatbik ederdik.

Biz Kur'an-ı Kerim'i bir aşr okurduk, bellerdik, bellediğimizi uygulardık, tatbik ederdik.
Tatbik ederdik, uygulardık, hazmederdik, iyice içimize sindirirdik, ikinci aşrı öyle okurduk.Tatbik ederdik, uygulardık, hazmederdik, iyice içimize sindirirdik, ikinci aşrı öyle okurduk. Biz hızlı hızlı okuyoruz ama ahkâmına uymuyoruz.Biz hızlı hızlı okuyoruz ama ahkâmına uymuyoruz. Halbuki Kur'an-ı Kerîm ahkâmına uymak için indi.Halbuki Kur'an-ı Kerîm ahkâmına uymak için indi. Büyüklerden bir tanesine soruyorlar.

Büyüklerden bir tanesine soruyorlar.
Kur'an-ı Kerîm'i ne kadar zamanda bir hatmediyorsun?

Kur'an-ı Kerîm'i ne kadar zamanda bir hatmediyorsun?
Eskiden diyor haftada şu kadar kere hatmederdim diyor eskiden.

Eskiden diyor haftada şu kadar kere hatmederdim diyor eskiden.
Şimdi diyor bir okumaya başladım diyor, daha Kur'an'ın bilmem başında bilmem kaç sene oldu diyor okuyalı başlayalı diyor,Şimdi diyor bir okumaya başladım diyor, daha Kur'an'ın bilmem başında bilmem kaç sene oldu diyor okuyalı başlayalı diyor, daha Kur'an'ın başında bilmem kaçıncı cüzdeyim diyor, neden?daha Kur'an'ın başında bilmem kaçıncı cüzdeyim diyor, neden? Dikkatli okuyor da ondan, manasını düşüne düşüne okuyor da ondan,

Dikkatli okuyor da ondan, manasını düşüne düşüne okuyor da ondan,
derin derin tefekkür ediyor da ondan, ayetleri üzerinde zihnini yoruyor da ondan.derin derin tefekkür ediyor da ondan, ayetleri üzerinde zihnini yoruyor da ondan. İnsan öyle okuyacak, öğrenecek ve öğrendiğini uygulayacak.İnsan öyle okuyacak, öğrenecek ve öğrendiğini uygulayacak. Ve’llezî nefsî bi-yedihî le-te’mürunne bi’l-ma’rûfi ve le-tenhevünne ani’l-münkeri

Ve’llezî nefsî bi-yedihî le-te’mürunne bi’l-ma’rûfi ve le-tenhevünne ani’l-münkeri
ev le-yûşikenna’llâhü en yeb’ase aleyküm ‘ikâben min indehihî sümme le-ted’û anhü fe-lâ yestecîbü leküm.ev le-yûşikenna’llâhü en yeb’ase aleyküm ‘ikâben min indehihî sümme le-ted’û anhü fe-lâ yestecîbü leküm. Bu hadîs, Tirmizî'den Ahmed b. Hanbel'den hasen bir hadîs-i şerîftir aziz kardeşlerim.

Bu hadîs, Tirmizî'den Ahmed b. Hanbel'den hasen bir hadîs-i şerîftir aziz kardeşlerim.
Erbabı olan hoca kardeşlerim duymuşlardır.Erbabı olan hoca kardeşlerim duymuşlardır. Yeri olduğu için duyulmuş olsa da duymayanlar da duysun diye veya duyanlar tekrar etsin diye söylüyorum.Yeri olduğu için duyulmuş olsa da duymayanlar da duysun diye veya duyanlar tekrar etsin diye söylüyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem nefsine yemin ederek diyor ki,

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem nefsine yemin ederek diyor ki,
nefsi elinde olan zata yani Allah'a yemin ederek diyor ki;nefsi elinde olan zata yani Allah'a yemin ederek diyor ki; Ve’llezî nefsî bi-yedihî.

Ve’llezî nefsî bi-yedihî.
Nefsim canım elinde olan Allah'a and olsun ki, yemin olsun ki,Nefsim canım elinde olan Allah'a and olsun ki, yemin olsun ki, vallâhi Siz ya emr-i ma'rûf yaparsınız, nehy-i ani’l münker yaparsınız,vallâhi Siz ya emr-i ma'rûf yaparsınız, nehy-i ani’l münker yaparsınız, veyahut da umulur ki Allah başınıza bir bela, bir ceza gönderir,veyahut da umulur ki Allah başınıza bir bela, bir ceza gönderir, kendi indinden, kendi tarafı ilahisinden bir cezaya sizi çarptırır,kendi indinden, kendi tarafı ilahisinden bir cezaya sizi çarptırır, sonra ona dua edersiniz belaya uğrayınca, belaya uğradığın zaman yanık yanık bağıra çağıra dua edersiniz de.sonra ona dua edersiniz belaya uğrayınca, belaya uğradığın zaman yanık yanık bağıra çağıra dua edersiniz de. Sonra. Fe-lâ yestecîbü leküm.

Sonra. Fe-lâ yestecîbü leküm.
Allah size icabet etmez, dualarınızı kabul etmez.Allah size icabet etmez, dualarınızı kabul etmez. Ama hocam Kur'an-ı Kerîm'de Allah-u Teâlâ Hazretleri buyurmamış mıydı?Ama hocam Kur'an-ı Kerîm'de Allah-u Teâlâ Hazretleri buyurmamış mıydı? Vekâle rabbukumu-d’ûnî estecib lekum.

Vekâle rabbukumu-d’ûnî estecib lekum.
Allah-u Teâlâ Hazretleri dua edin, duanıza karşılık veririm, duanızı kabul ederim,Allah-u Teâlâ Hazretleri dua edin, duanıza karşılık veririm, duanızı kabul ederim, istediğinizi ihsan ederim demedi mi?istediğinizi ihsan ederim demedi mi? Dedi ama istisnası var.

Dedi ama istisnası var.
İstisnası senin Allah'ın yolunda olman, emr-i ma'rûfu nehy-i münkeri yapmak.İstisnası senin Allah'ın yolunda olman, emr-i ma'rûfu nehy-i münkeri yapmak. Ne biçim Müslümansın sen?

Ne biçim Müslümansın sen?
Vallahi benim biçimim, şeklim hiçbir asırda,

Vallahi benim biçimim, şeklim hiçbir asırda,
İslâm'ın 14 asrı içinde benim tipimde bir Müslüman görülmemiştir hocam.İslâm'ın 14 asrı içinde benim tipimde bir Müslüman görülmemiştir hocam. Hilkat garibesi bir Müslüman tipiyim ben.Hilkat garibesi bir Müslüman tipiyim ben. Ne emr-i ma'rûf yaparım, ne nehy-i münker yaparım, ne haramlardan kaçarım,Ne emr-i ma'rûf yaparım, ne nehy-i münker yaparım, ne haramlardan kaçarım, ne helalleri, haramları incelerim, kâfirler gibi yaşarım, müminler gibi Allah'tan sevap beklerim.ne helalleri, haramları incelerim, kâfirler gibi yaşarım, müminler gibi Allah'tan sevap beklerim. Ya sen ne biçim mahluksun?

Ya sen ne biçim mahluksun?
Deve misin, kuzu musun, kurt musun, ne biçim mahluksun?

Deve misin, kuzu musun, kurt musun, ne biçim mahluksun?
Mümin misin, kâfir misin, akıllı mısın, deli misin, bu ne biçim iştir?

Mümin misin, kâfir misin, akıllı mısın, deli misin, bu ne biçim iştir?
Ya mümin olursun, Allah'a teslim olmuş bir Müslüman olursun,

Ya mümin olursun, Allah'a teslim olmuş bir Müslüman olursun,
ya Allah'ın emirlerini, yasaklarını kabul edersin, ya da bu din pazarlık kabul etmez.ya Allah'ın emirlerini, yasaklarını kabul edersin, ya da bu din pazarlık kabul etmez. İnsan Allah'ın yüzlerce farzından tüm farzları kabul etse, bir tek farzı inkar etse kâfir olur.İnsan Allah'ın yüzlerce farzından tüm farzları kabul etse, bir tek farzı inkar etse kâfir olur. Allah'ın kullarına ihtiyacı yoktur.Allah'ın kullarına ihtiyacı yoktur. Kulların Rablerine ihtiyacı vardır.Kulların Rablerine ihtiyacı vardır. Entumul-fukarâu ilallâh vallâhu huvel-ġaniyyul-hamîd. (Fâtır Suresi 15. Ayet)

Entumul-fukarâu ilallâh vallâhu huvel-ġaniyyul-hamîd. (Fâtır Suresi 15. Ayet)
Sizsiniz Allah'a muhtaç olan, fakir olan.

Sizsiniz Allah'a muhtaç olan, fakir olan.
Hepiniz muhtaç kullarsınız.Hepiniz muhtaç kullarsınız. Elinizi kaldırmaya gücünüz yetmez.Elinizi kaldırmaya gücünüz yetmez. Havada bir ozon tabakası delinse,Havada bir ozon tabakası delinse, başınıza bir çekirge belası musallat olsa,başınıza bir çekirge belası musallat olsa, altınızda toprak bir zelzeleyle sarsılsa,altınızda toprak bir zelzeleyle sarsılsa, çok şiddetli bir soğuk gelse, müthiş bir kavurucu sıcak gelse ne yapacaksınız?çok şiddetli bir soğuk gelse, müthiş bir kavurucu sıcak gelse ne yapacaksınız? Hiçbir şey yapamazsınız.

Hiçbir şey yapamazsınız.
Olduğunuz yerde kalırsınız, başlarsınız ağlamaya.Olduğunuz yerde kalırsınız, başlarsınız ağlamaya. Hepiniz Allah'a muhtaçsınız.Hepiniz Allah'a muhtaçsınız. Allah'ın size ihtiyacı yok.Allah'ın size ihtiyacı yok. Alemleri O yarattı.Alemleri O yarattı. Sizin ihtiyaçlarınızı da O ihsan ediyor.Sizin ihtiyaçlarınızı da O ihsan ediyor. O'na siz muhtaçsınız, siz yalvaracaksınız, siz Allah'tan isteyeceksiniz.O'na siz muhtaçsınız, siz yalvaracaksınız, siz Allah'tan isteyeceksiniz. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allahu Teâlâ Hazretlerinin mübarek Resulü, Peygamberimiz, Efendimiz, muallimimiz, mürebbimiz,

Allahu Teâlâ Hazretlerinin mübarek Resulü, Peygamberimiz, Efendimiz, muallimimiz, mürebbimiz,
başımızın tacı, seyyidimiz, önderimiz Muhammed Mustafa diyor ki,başımızın tacı, seyyidimiz, önderimiz Muhammed Mustafa diyor ki, mutlaka ve mutlaka emr-i ma'rûf yapmalısınız. Mutlaka.mutlaka ve mutlaka emr-i ma'rûf yapmalısınız. Mutlaka. Le-te’mürunne bi’l-ma’rûf.Le-te’mürunne bi’l-ma’rûf. Biliyorsunuz bu te’mürunne sigası Arapça'da başına bir kere le gelmiş, her zaman gelmez.Biliyorsunuz bu te’mürunne sigası Arapça'da başına bir kere le gelmiş, her zaman gelmez. Le geldi mi muhakkak manasına gelir.Le geldi mi muhakkak manasına gelir. Sonrasında, Le-te’mürunne diye nûn harfi şeddeli gelmiş, nûn-i te'kid ile gelmiş.

Sonrasında, Le-te’mürunne diye nûn harfi şeddeli gelmiş, nûn-i te'kid ile gelmiş.
Yani mutlaka ve muhakkak, kaçınılmaz bir surette, elbette ve elbette emr-i ma'ruf yaparsınız,Yani mutlaka ve muhakkak, kaçınılmaz bir surette, elbette ve elbette emr-i ma'ruf yaparsınız, nehy-i münker yaparsınız ya da belaya uğrarsınız diyor.nehy-i münker yaparsınız ya da belaya uğrarsınız diyor. Yani mutlaka emr-i ma'rûf yapın diyor.Yani mutlaka emr-i ma'rûf yapın diyor. Mutlaka emr-i ma'rûf yapın diyor.Mutlaka emr-i ma'rûf yapın diyor. Ben de şu mübarek cuma gecesinde size önümüzdeki cumartesi günü içinBen de şu mübarek cuma gecesinde size önümüzdeki cumartesi günü için emr-i ma'rûf yapıyorum, nehy-i münker yapıyorum.emr-i ma'rûf yapıyorum, nehy-i münker yapıyorum. Allah'tan korkun.Allah'tan korkun. Hocam biz zaten seninle aynı fikirdeyiz.

Hocam biz zaten seninle aynı fikirdeyiz.
Seninle camide omuz omuza namaz kılmışız.Seninle camide omuz omuza namaz kılmışız. Sen bize ne söylüyorsun?

Sen bize ne söylüyorsun?
Allah'tan korkun, emr-i ma'rûf yapın.

Allah'tan korkun, emr-i ma'rûf yapın.
Siz de başkalarına söyleyin.Siz de başkalarına söyleyin. Bu memleketin %99'u Müslümansa bu memlekette Müslüman âdetleri görülsün.Bu memleketin %99'u Müslümansa bu memlekette Müslüman âdetleri görülsün. Bu memleketin Müslümanlığı nereden belli olacak?

Bu memleketin Müslümanlığı nereden belli olacak?
Kirli bir bez gibi kenarda mı saklayacağız?

Kirli bir bez gibi kenarda mı saklayacağız?
Bu memleketin Müslümanlığı bir turist gemisi İzmir'in limanına yanaşıp da

Bu memleketin Müslümanlığı bir turist gemisi İzmir'in limanına yanaşıp da
adımını attığı zamandan onun burnuna böyle burcu burcu kokmalı.adımını attığı zamandan onun burnuna böyle burcu burcu kokmalı. Burası bizim diyarlarımıza benzemiyor.Burası bizim diyarlarımıza benzemiyor. Burası bir başka diyar demeli.Burası bir başka diyar demeli. Etkilenmeli adam, etkilenmeli kadın, ürpermeli.Etkilenmeli adam, etkilenmeli kadın, ürpermeli. Yav ben bir taraftan da duymuştum yanlış bir itikad üzerindeydik falan diyeYav ben bir taraftan da duymuştum yanlış bir itikad üzerindeydik falan diye galiba bir şeyler sezinlemeye başlıyorum.galiba bir şeyler sezinlemeye başlıyorum. Dur bakalım, biraz daha şu Müslümanları bir inceleyeyim, bir hallerini göreyim,Dur bakalım, biraz daha şu Müslümanları bir inceleyeyim, bir hallerini göreyim, bir camilerine gideyim, bir muamelelerine muttali olayım, bir konuşmalarını dinleyeyim.bir camilerine gideyim, bir muamelelerine muttali olayım, bir konuşmalarını dinleyeyim. Hah, tamam işte benim aradığım idealimdeki insanlık, kardeşlik, fazilet, ahlâk, töre, güzellik bu, tamam.Hah, tamam işte benim aradığım idealimdeki insanlık, kardeşlik, fazilet, ahlâk, töre, güzellik bu, tamam. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu desin.Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu desin. Sizi görüp de, Müslüman olmaya gelmiştim amma Müslümanlar böyleyse ben Müslüman olmaktan vazgeçtim demesin.Sizi görüp de, Müslüman olmaya gelmiştim amma Müslümanlar böyleyse ben Müslüman olmaktan vazgeçtim demesin. Yâ Rabbi! Sen bizi kâfirlere fitne etme ayet-i kerimesi hakkında

Yâ Rabbi! Sen bizi kâfirlere fitne etme ayet-i kerimesi hakkında
ulemanın bazısı diyor ki, yani kâfirler ve imansızlar seni görürler, senin yüzünden İslâm'ı sevemezler.ulemanın bazısı diyor ki, yani kâfirler ve imansızlar seni görürler, senin yüzünden İslâm'ı sevemezler. Uğraşıp duruyorlar.Uğraşıp duruyorlar. Böyle bira içe içe bira fıçısına dönmüş insanları görüyordum ben orada.Böyle bira içe içe bira fıçısına dönmüş insanları görüyordum ben orada. Kilisenin hayır müessesesinin kaldırımlarında yanlarında biralar böyle bekleşiyorlardı.Kilisenin hayır müessesesinin kaldırımlarında yanlarında biralar böyle bekleşiyorlardı. Kilise kendilerine belli bir miktarda geçimlerini temin edecek kadar yevmiye parayı versin,Kilise kendilerine belli bir miktarda geçimlerini temin edecek kadar yevmiye parayı versin, onları alır almaz yine birahaneye gitsin, yine içsin, yine rezil olsun diye.onları alır almaz yine birahaneye gitsin, yine içsin, yine rezil olsun diye. Bir tanesini gördüm, yüreğim parçalandı, işlek bir yerde, Kassel şehrinde gördüm.Bir tanesini gördüm, yüreğim parçalandı, işlek bir yerde, Kassel şehrinde gördüm. Bu yaya caddeleri oluyor, yani vasıta giremiyor oraya, alışveriş merkezi oluyor.Bu yaya caddeleri oluyor, yani vasıta giremiyor oraya, alışveriş merkezi oluyor. Orada gördüm muhterem kardeşlerim, çöp kutusunun başına dikildi, çöp kutusunun başına dikildi,Orada gördüm muhterem kardeşlerim, çöp kutusunun başına dikildi, çöp kutusunun başına dikildi, ellerini çöp kutusuna soktu, çıkarttı, yarım kalmış meşrubatı içti, atılmışellerini çöp kutusuna soktu, çıkarttı, yarım kalmış meşrubatı içti, atılmış oradan yiyeceği yedi, bilmem neyi yedi, neden? İçkinin rezaletinden.oradan yiyeceği yedi, bilmem neyi yedi, neden? İçkinin rezaletinden. İnsan içki içti mi sokak direklerine sarılır, çamurların üstüne yatar.İnsan içki içti mi sokak direklerine sarılır, çamurların üstüne yatar. İnsan içki içti mi arabasını duvara çarpar.İnsan içki içti mi arabasını duvara çarpar. İnsan içki içti mi ekmek bıçağını kapar, en sevdiği çocukluk arkadaşını ahirete gönderir, karnını deşer.İnsan içki içti mi ekmek bıçağını kapar, en sevdiği çocukluk arkadaşını ahirete gönderir, karnını deşer. İçkinin güzelliğini kim müdafaa edebilir?

İçkinin güzelliğini kim müdafaa edebilir?
Kumarın güzelliğini kim müdafaa edebilir?

Kumarın güzelliğini kim müdafaa edebilir?
Kaç tane yuva yıkılıyor?

Kaç tane yuva yıkılıyor?
Belki sana gelmiyorlar ama ben hoca olduğum için herkes pabucunu kaptı mı benim kapıma geliyor.

Belki sana gelmiyorlar ama ben hoca olduğum için herkes pabucunu kaptı mı benim kapıma geliyor.
Hocam, benim oğlum kumara alıştı.Hocam, benim oğlum kumara alıştı. Bunu nasıl geçiririz? Bir dua buyur.Bunu nasıl geçiririz? Bir dua buyur. Amin. Allah kurtarsın. Allah kurtarsın ama kumar felaket.Amin. Allah kurtarsın. Allah kurtarsın ama kumar felaket. Benim oğlumu evlendirdim, eve gelmiyor.Benim oğlumu evlendirdim, eve gelmiyor. Kumar masasından kalkmıyor.Kumar masasından kalkmıyor. Yuvası yıkılacak diyor.Yuvası yıkılacak diyor. Kumarı kim müdafaa edebilir?

Kumarı kim müdafaa edebilir?
Kumarı kimse müdafaa edemez amma,

Kumarı kimse müdafaa edemez amma,
tutarlı bir sosyal yapı olmadığı zaman yine de kumarhaneler açılır.tutarlı bir sosyal yapı olmadığı zaman yine de kumarhaneler açılır. Yine de kumarhaneler çalışır, neden?Yine de kumarhaneler çalışır, neden? İslâm gibi beşeri sistemler samimi olmadığı için muhterem kardeşim, beşeri sistemler sahtekardır.

İslâm gibi beşeri sistemler samimi olmadığı için muhterem kardeşim, beşeri sistemler sahtekardır.
Bir taraftan bir şeyin yanlış olduğunu söyler, bir taraftan bu doğru değildir der,Bir taraftan bir şeyin yanlış olduğunu söyler, bir taraftan bu doğru değildir der, bir taraftan doktorlar kurtarmaya çalışırlar, öbür taraftan serbest bırakırlar.bir taraftan doktorlar kurtarmaya çalışırlar, öbür taraftan serbest bırakırlar. Benim aklım ermiyor.Benim aklım ermiyor. Kilis'e de gidiyor insan.Kilis'e de gidiyor insan. Bilmiyorum şimdi nasıldır, inşallah düzelmiştir.Bilmiyorum şimdi nasıldır, inşallah düzelmiştir. Memur kardeşlerim biraz daha fazla bilgi sahibidirler, onlara sorulabilir.Memur kardeşlerim biraz daha fazla bilgi sahibidirler, onlara sorulabilir. Kilis'e gidiyormuş, ben yapmadım hiç ama dükkandan alışveriş yapıyormuş,Kilis'e gidiyormuş, ben yapmadım hiç ama dükkandan alışveriş yapıyormuş, yolda jandarma çeviriyormuş, üzerine kaçak eşya bulundu diye müsadere ediyormuş, ceza yazıyormuş.yolda jandarma çeviriyormuş, üzerine kaçak eşya bulundu diye müsadere ediyormuş, ceza yazıyormuş. E bu kaçaksa senin öbür tarafta o pasajı bilmiyor musun?

E bu kaçaksa senin öbür tarafta o pasajı bilmiyor musun?
Bu kaçak eşyanın satıldığı pasajı bilmiyor musun?

Bu kaçak eşyanın satıldığı pasajı bilmiyor musun?
Biliyorsun.

Biliyorsun.
Ona baskın yap, beni de yakma.Ona baskın yap, beni de yakma. Yani oraya giden insanı da yakma.Yani oraya giden insanı da yakma. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. İslâm böyle değildir.İslâm böyle değildir. İslâm samimidir, erkektir, merttir.İslâm samimidir, erkektir, merttir. İslâm bir şeyi beğenmedi mi, uygun görmedi mi İslâm bir şeyi ne yapar?İslâm bir şeyi beğenmedi mi, uygun görmedi mi İslâm bir şeyi ne yapar? Tıkar. Öyle bir tıkar ki içkiyi sunamazsın bile.Tıkar. Öyle bir tıkar ki içkiyi sunamazsın bile. İçkinin kasasını alıp da buradan öbür tarafa koyamazsın bile, neden?İçkinin kasasını alıp da buradan öbür tarafa koyamazsın bile, neden? İslâm'ın tutarlı olduğundandır. İslâm'ın güzelliğinden dolayıdır.İslâm'ın tutarlı olduğundandır. İslâm'ın güzelliğinden dolayıdır. Emr-i ma'rûf yapacaksın diyor.Emr-i ma'rûf yapacaksın diyor. Aklın ve şeriatın güzel gördüğü şeyi mutlaka ve mutlaka emredeceksin.Aklın ve şeriatın güzel gördüğü şeyi mutlaka ve mutlaka emredeceksin. Hocam, Hiç şimdiye kadar böyle düşünmedik.Hocam, Hiç şimdiye kadar böyle düşünmedik. Düşüneceksin. Ailene emr-i ma'rûf yapacaksın.Düşüneceksin. Ailene emr-i ma'rûf yapacaksın. Çocuğuna emr-i ma'rûf yapacaksın.Çocuğuna emr-i ma'rûf yapacaksın. Komşuna emr-i ma'rûf yapacaksın.Komşuna emr-i ma'rûf yapacaksın. Gördüğün bir kötülüğün karşısında,Gördüğün bir kötülüğün karşısında, o kötülüğün karşısında durmayacaksın, susmayacaksın,o kötülüğün karşısında durmayacaksın, susmayacaksın, yapmayın bunu diyeceksin, engellemeye çalışacaksın.yapmayın bunu diyeceksin, engellemeye çalışacaksın. Emr-i ma'rûf, nehy-i münker.Emr-i ma'rûf, nehy-i münker. Münker ne demek?

Münker ne demek?
Münker de aklın ve şeriatın inkar ettiği, kabul etmediği, beğenmediği, sevmediği nahoş şey demek.

Münker de aklın ve şeriatın inkar ettiği, kabul etmediği, beğenmediği, sevmediği nahoş şey demek.
Ma'rûf güzel şey, münker nahoş şey, kötü şey demek.Ma'rûf güzel şey, münker nahoş şey, kötü şey demek. Müslüman iyiyi destekleyecek, yaptıracak, yapılmasını söyleyecek,Müslüman iyiyi destekleyecek, yaptıracak, yapılmasını söyleyecek, uygulamada yardımcı olacak, kötüyü engellemeye çalışacak.uygulamada yardımcı olacak, kötüyü engellemeye çalışacak. Bizim arkadaşlardan bir tanesi, bakın yani hepimiz bu şuurda olmalıyız.Bizim arkadaşlardan bir tanesi, bakın yani hepimiz bu şuurda olmalıyız. Lokantaya girdim diyor, masaya oturdum, yemek yiyeceğim.Lokantaya girdim diyor, masaya oturdum, yemek yiyeceğim. Üç tane delikanlı üniversiteli geldi diyor,Üç tane delikanlı üniversiteli geldi diyor, yanlarında bir tane de kız var diyor, oturabilir miyiz hacı amca dediler diyor,yanlarında bir tane de kız var diyor, oturabilir miyiz hacı amca dediler diyor, masamdan başka yer yok, oturma diyemem diyor, oturun dedim diyor, oturdular diyor.masamdan başka yer yok, oturma diyemem diyor, oturun dedim diyor, oturdular diyor. Başladılar dır dır dır vur vur vur yüksek sesle konuşmaya, gülüşmeye.Başladılar dır dır dır vur vur vur yüksek sesle konuşmaya, gülüşmeye. Demiş ki, değerli gençler, kıymetli kardeşlerim,Demiş ki, değerli gençler, kıymetli kardeşlerim, Bakın siz okumuş insanlarsınız. Burası bir lokanta.Bakın siz okumuş insanlarsınız. Burası bir lokanta. Şimdi siz bu kadar yüksek sesle konuşursanız, bağrışıp çağrışırsanız,Şimdi siz bu kadar yüksek sesle konuşursanız, bağrışıp çağrışırsanız, her masadan bu kadar bir gürültü çıkarsa bizim kulaklarımız patlar.her masadan bu kadar bir gürültü çıkarsa bizim kulaklarımız patlar. İki gözüm etme eyleme, bu kadar yüksek sesle konuşma, yavaş konuşun demiş.İki gözüm etme eyleme, bu kadar yüksek sesle konuşma, yavaş konuşun demiş. Biraz bakmışlar, peki amca demişler.Biraz bakmışlar, peki amca demişler. Biraz yavaş konuşmaya başladılar diyor.Biraz yavaş konuşmaya başladılar diyor. Ondan sonra yemekler geldi diyor.Ondan sonra yemekler geldi diyor. Bizimki şahin gibi onları gözlüyor böyle.Bizimki şahin gibi onları gözlüyor böyle. Yemekler geldi diyor.Yemekler geldi diyor. Baktım kaşığa davrandılar, çorbaya kaşığı daldıracaklar, yiyecekler, durun demiş.Baktım kaşığa davrandılar, çorbaya kaşığı daldıracaklar, yiyecekler, durun demiş. Durmuşlar yine bakmışlar ne oluyor bu adama diye.Durmuşlar yine bakmışlar ne oluyor bu adama diye. Besmele çekin demiş.Besmele çekin demiş. Besmele çekin de öyle yiyin.Besmele çekin de öyle yiyin. Demişler biz içimizden çektik, olmaz demiş.Demişler biz içimizden çektik, olmaz demiş. İçimizden çektik olmaz.İçimizden çektik olmaz. Yüksek sesle çekin ki, siz üniversiteli gençler, münevver çocuklar, münevver delikanlılar besmeleYüksek sesle çekin ki, siz üniversiteli gençler, münevver çocuklar, münevver delikanlılar besmele çekiyor diye ben utanayım, halk utansın, basit insanlar utansın,çekiyor diye ben utanayım, halk utansın, basit insanlar utansın, ya okumuşlarının şu güzel şeyine bak desin.ya okumuşlarının şu güzel şeyine bak desin. Veyahut karşısındaki unutmuşsa o da hatırlasın.Veyahut karşısındaki unutmuşsa o da hatırlasın. Peki demişler, Bismillâhirrahmânirrahîm demişler, yemeğe başlamışlar filan.Peki demişler, Bismillâhirrahmânirrahîm demişler, yemeğe başlamışlar filan. Sonra baktım diyor tabakları yarım bıraktılar diyor, geri gönderecekler.Sonra baktım diyor tabakları yarım bıraktılar diyor, geri gönderecekler. Durun demiş gene. Gene durmuş.

Durun demiş gene. Gene durmuş.
Demiş ki bunları sıyıracaksınız.Demiş ki bunları sıyıracaksınız. Doyduk amca demişler. Doyduk yok.Doyduk amca demişler. Doyduk yok. Bunu gönderdiğiniz zaman bunu adam fırçayla şöyle sıyırır, atar.Bunu gönderdiğiniz zaman bunu adam fırçayla şöyle sıyırır, atar. Bu ziyan olur.Bu ziyan olur. Bu millî servettir, yazıktır, günahtır.Bu millî servettir, yazıktır, günahtır. Bunu sıyıracaksınız demiş.Bunu sıyıracaksınız demiş. Sizin enerjiye ihtiyacınız var.Sizin enerjiye ihtiyacınız var. Yiyin bakalım, ondan sonra hayırlı işlere koşturun bakalım demiş.Yiyin bakalım, ondan sonra hayırlı işlere koşturun bakalım demiş. Hepsine tabaklarını sıyırttırdım diyor.

Hepsine tabaklarını sıyırttırdım diyor.
Ne ekmeklerini ziyan ettirdim diyor, ne tabaklarını ziyan ettirdim diyor.Ne ekmeklerini ziyan ettirdim diyor, ne tabaklarını ziyan ettirdim diyor. Ama çok tatlı bir kardeşimiz. Harem-i Şerîf'te sofra kurduk. Yemek yeniliyor,Ama çok tatlı bir kardeşimiz. Harem-i Şerîf'te sofra kurduk. Yemek yeniliyor, Sudanlının birisi gelen pidelerin kenarlarını böyle kıvırıyor, kıvırıyor, kıvırıyor,Sudanlının birisi gelen pidelerin kenarlarını böyle kıvırıyor, kıvırıyor, kıvırıyor, çıkartıyor eliyle, ortasının kıymalı yerini yutuyor, kenardan kıymasız yerini yutmuyor.çıkartıyor eliyle, ortasının kıymalı yerini yutuyor, kenardan kıymasız yerini yutmuyor. Diyor ki, bizim arkadaş yarım yamalak Arapça, hale haram, kül.Diyor ki, bizim arkadaş yarım yamalak Arapça, hale haram, kül. Ye diyor yani bu haramdır böyleYe diyor yani bu haramdır böyle kenarını ayırmak, bir tarafını ayırmak, atmak yakışık almaz.kenarını ayırmak, bir tarafını ayırmak, atmak yakışık almaz. Ye bunu diyor.

Ye bunu diyor.
Sudanlı pişkin, külente diyor, sen ye diyor.

Sudanlı pişkin, külente diyor, sen ye diyor.
Olur ben yerim diyor.

Olur ben yerim diyor.
Alıyor, onu yiyor.

Alıyor, onu yiyor.
Yani haram bir şey olmasın, israf olmasın, israf haramdır diye şöyle, öyle yapıyor.Yani haram bir şey olmasın, israf olmasın, israf haramdır diye şöyle, öyle yapıyor. Bizim Okuduğumuz yıllarda, 60'lar önceki yıllarda üniversitenin bir yemekhanesi vardı.Bizim Okuduğumuz yıllarda, 60'lar önceki yıllarda üniversitenin bir yemekhanesi vardı. Biz de zaman zaman gider yemek yerdik.Biz de zaman zaman gider yemek yerdik. Herkes self-service. Kendisi yemeğini kendisi alır.Herkes self-service. Kendisi yemeğini kendisi alır. Ekmeğini, yemeğini alır tepside şöyle turnikeden çıkar bir masaya oturur.Ekmeğini, yemeğini alır tepside şöyle turnikeden çıkar bir masaya oturur. Şimdi bizim arkadaşlardan bir tanesi oturmuş masaya.Şimdi bizim arkadaşlardan bir tanesi oturmuş masaya. Biraz sonra masaya bir başka genç gelmiş.Biraz sonra masaya bir başka genç gelmiş. O da karşı tarafa oturmuş.O da karşı tarafa oturmuş. Tepsiyi tanzim etmiş.Tepsiyi tanzim etmiş. Kaşığı eline almış, şöyle bakmış.Kaşığı eline almış, şöyle bakmış. Ondan sonra ekmeği eline almış.Ondan sonra ekmeği eline almış. Bizim arkadaş da ona dikkatli bakıyor.Bizim arkadaş da ona dikkatli bakıyor. Ne yapacak bakalım diye.Ne yapacak bakalım diye. Ekmeğin içinden böyle bir yumuşak kısmından çıkartmış.Ekmeğin içinden böyle bir yumuşak kısmından çıkartmış. Bizim arkadaş biraz daha dikkatli bakıyor.Bizim arkadaş biraz daha dikkatli bakıyor. Ondan sonra o ekmeğin yumuşak kısmıyla şeyi, kaşığı sildirmiş.Ondan sonra o ekmeğin yumuşak kısmıyla şeyi, kaşığı sildirmiş. Biraz daha dikkatli bakıyor.

Biraz daha dikkatli bakıyor.
Tam o sildiği ekmeği şey yapacakken kalkmış. Bir tane patlatmış.Tam o sildiği ekmeği şey yapacakken kalkmış. Bir tane patlatmış. Demiş bu kağıt mı?Demiş bu kağıt mı? Bu nimet demiş. Bu ekmek bu demiş.

Bu nimet demiş. Bu ekmek bu demiş.
Biz bunu bir zaman bulamadık demiş.Biz bunu bir zaman bulamadık demiş. Harp oldu, darp oldu, karneyle yedik biz bunu demiş.Harp oldu, darp oldu, karneyle yedik biz bunu demiş. Sen bunu demiş böyle kaşığını sileceksin, sonra şey yapacaksın.Sen bunu demiş böyle kaşığını sileceksin, sonra şey yapacaksın. İşte emr-i ma'rûf, işte nehy-i münker.İşte emr-i ma'rûf, işte nehy-i münker. Aşırısı olabilir, ölçülüsü olabilir, onu bilmiyorum.Aşırısı olabilir, ölçülüsü olabilir, onu bilmiyorum. Ama hepiniz çevrenizle ilgileneceksiniz.Ama hepiniz çevrenizle ilgileneceksiniz. Çevrenizdeki güzellikleri uygulattıracaksınız.Çevrenizdeki güzellikleri uygulattıracaksınız. Çevrenizi güzelleştireceksiniz.Çevrenizi güzelleştireceksiniz. Çevrenizdeki çirkinlikleri sileceksiniz.Çevrenizdeki çirkinlikleri sileceksiniz. İzale edeceksiniz. Kaldıracaksınız.İzale edeceksiniz. Kaldıracaksınız. Emr-i ma'rûf yapacaksınız, nehy-i münker yapacaksınız.Emr-i ma'rûf yapacaksınız, nehy-i münker yapacaksınız. Kötüye müdahale edeceksiniz, bağırana müdahale edeceksiniz.Kötüye müdahale edeceksiniz, bağırana müdahale edeceksiniz. Sarhoşa müdahale edeceksiniz.Sarhoşa müdahale edeceksiniz. Hırsıza müdahale edeceksiniz.

Hırsıza müdahale edeceksiniz.
Beyazıt'ta ağabeyim otururdu bir apartmanda.

Beyazıt'ta ağabeyim otururdu bir apartmanda.
O bizzat kendisi anlattı.O bizzat kendisi anlattı. Hırsızın birisi gelmiş otomobilin kapılarını kurcalamaya başlamış.Hırsızın birisi gelmiş otomobilin kapılarını kurcalamaya başlamış. Apartmanın üst katından da otomobilin sahibi camı açmış,Apartmanın üst katından da otomobilin sahibi camı açmış, hey ne kurcalıyorsun arabayı diye bağırmış yukarıdan.hey ne kurcalıyorsun arabayı diye bağırmış yukarıdan. Hırsız ceketi bir omuzuna atmış böyle kabadayı,Hırsız ceketi bir omuzuna atmış böyle kabadayı, yukarıdan ne bağırıyorsun in aşağı da öyle konuşalım demiş.yukarıdan ne bağırıyorsun in aşağı da öyle konuşalım demiş. Adam da hemen paldır küldür, paldır küldür merdivenlerden aşağı inmiş.Adam da hemen paldır küldür, paldır küldür merdivenlerden aşağı inmiş. Ne bilsin?

Ne bilsin?
O aşağı inmiş, hırsızın karşısına gelince hırsız bıçağı çekmiş,

O aşağı inmiş, hırsızın karşısına gelince hırsız bıçağı çekmiş,
bıçağın ucunu şöyle ölçülü bir tarzda tutmuş,bıçağın ucunu şöyle ölçülü bir tarzda tutmuş, bir oradan saplamış, bir oradan saplamış, bir oradan saplamış,bir oradan saplamış, bir oradan saplamış, bir oradan saplamış, bütün komşular da bakmış camdan.bütün komşular da bakmış camdan. Böyle şey olur mu?

Böyle şey olur mu?
Böyle komşuluk olur mu?

Böyle komşuluk olur mu?
Böyle Müslümanlık olur mu?

Böyle Müslümanlık olur mu?
Yani bir komşu, bir hırsız tarafından böyle bir duruma düşürülüyor, ötekiler de bakıyor.

Yani bir komşu, bir hırsız tarafından böyle bir duruma düşürülüyor, ötekiler de bakıyor.
Böyle şey olmaz. Böyle Müslümanlık olmaz.Böyle şey olmaz. Böyle Müslümanlık olmaz. Bizim Müslümanlığımız acayip bir şeydir.Bizim Müslümanlığımız acayip bir şeydir. Söyle bakalım demiş, üç tane kafalı olan, iki kuyruklu olan, sekiz bacaklı olan, fil kadar büyük olan hayvan nedir?

Söyle bakalım demiş, üç tane kafalı olan, iki kuyruklu olan, sekiz bacaklı olan, fil kadar büyük olan hayvan nedir?
Yok öyle bir şey. Yok ama işte bizim Müslümanlığımız ona benziyor.

Yok öyle bir şey. Yok ama işte bizim Müslümanlığımız ona benziyor.
Öyle bir şey.

Öyle bir şey.
Allah bizi ıslah eylesin. Ya emr-i ma'rûf yaparız, nehy-i münker yaparız.

Allah bizi ıslah eylesin. Ya emr-i ma'rûf yaparız, nehy-i münker yaparız.
E yapmadık, yapmıyoruz. Keyfimize bakıyoruz.E yapmadık, yapmıyoruz. Keyfimize bakıyoruz. Bana ne?

Bana ne?
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın.
Yaşarsa yaşasın. Başkasını sokarsa soksun.Yaşarsa yaşasın. Başkasını sokarsa soksun. Gerçi o seni de sokar sonunda.Gerçi o seni de sokar sonunda. Zararı sana da dokunur amma sen onunla ilgilenmezsen o zaman ne olur?

Zararı sana da dokunur amma sen onunla ilgilenmezsen o zaman ne olur?
Muhakkak ki Allah başına bir ikâb.

Muhakkak ki Allah başına bir ikâb.
İkâb ne demek? Ceza demek.

İkâb ne demek? Ceza demek.
Yani Allah'ın cezası.

Yani Allah'ın cezası.
Nasıl trafiğe aykırı hareket ediyorsun, bir ceza yiyorsun.Nasıl trafiğe aykırı hareket ediyorsun, bir ceza yiyorsun. Nasıl kanunlara aykırı hareket ediyorsun,Nasıl kanunlara aykırı hareket ediyorsun, bir hapis cezası oluyor veya şunu oluyor, bunu oluyor.bir hapis cezası oluyor veya şunu oluyor, bunu oluyor. Allah bir ikab gönderir. Bir ikab gönderir, bir ceza gönderir.Allah bir ikab gönderir. Bir ikab gönderir, bir ceza gönderir. O zaman ne olur?

O zaman ne olur?
İçinizden salih bir kimse dua eder, sizler dua edersiniz.

İçinizden salih bir kimse dua eder, sizler dua edersiniz.
Biliyorsunuz ki Allahu Teâlâ Hazretleri duaları kabul edicidir.Biliyorsunuz ki Allahu Teâlâ Hazretleri duaları kabul edicidir. Ediyorum, ediyorum, duam bir türlü kabul olmuyor.

Ediyorum, ediyorum, duam bir türlü kabul olmuyor.
Olmaz tabii, emr-i ma'rûf yapmadın, nehy-i münker etmedin. O da onun şartıydı.

Olmaz tabii, emr-i ma'rûf yapmadın, nehy-i münker etmedin. O da onun şartıydı.
Arabayı çalıştırıyorum, çalıştırıyorum, çalıştırıyorum, çalıştırıyorum,Arabayı çalıştırıyorum, çalıştırıyorum, çalıştırıyorum, çalıştırıyorum, basıyorum, basıyorum, cırt cırt cırt cırt yapıyor, bir türlü çalışmıyor.basıyorum, basıyorum, cırt cırt cırt cırt yapıyor, bir türlü çalışmıyor. E benzin koymadın ki içine. Benzin olmayınca bu çalışmaz.E benzin koymadın ki içine. Benzin olmayınca bu çalışmaz. Benzini de koydum basıyorum basıyorum basıyorum çalışmıyor.Benzini de koydum basıyorum basıyorum basıyorum çalışmıyor. E aküsü yok ki çalışmaz. Yani onun gibi bir şey.E aküsü yok ki çalışmaz. Yani onun gibi bir şey. Bu duanın kabul olması için hepimizin emr-i ma'ruf'çu, nehy-i münkerci olmamız lazım.

Bu duanın kabul olması için hepimizin emr-i ma'ruf'çu, nehy-i münkerci olmamız lazım.
Hepimizin elimizden geldiği kadar hakkı hakikati etrafa anlatmamız lazım.Hepimizin elimizden geldiği kadar hakkı hakikati etrafa anlatmamız lazım. Tabii emr-i ma'rûf kolay bir şey değil.Tabii emr-i ma'rûf kolay bir şey değil. İslâm'ı bilmek lazım, bir başkasına söylesin.İslâm'ı bilmek lazım, bir başkasına söylesin. Biz de yan gelip yatmışız, İslâm'ı öğrenmemişiz, Kur'an'ı öğrenmemişiz, yaşlar ilerlemiş, kafalar almıyor.Biz de yan gelip yatmışız, İslâm'ı öğrenmemişiz, Kur'an'ı öğrenmemişiz, yaşlar ilerlemiş, kafalar almıyor. Bizim arkadaşlardan bir tanesi, Elemneşrahleke Sûresi'ni bilmiyormuş.Bizim arkadaşlardan bir tanesi, Elemneşrahleke Sûresi'ni bilmiyormuş. Bana bak demiş öbür arkadaşlar, bir haftaya kadar bu Elemneşrahleke Sûresi'ni ya ezberlersin ya da ceza var.Bana bak demiş öbür arkadaşlar, bir haftaya kadar bu Elemneşrahleke Sûresi'ni ya ezberlersin ya da ceza var. 10.000 liraya çıkmış cezası hâlâ ezberleyememiş, neden?

10.000 liraya çıkmış cezası hâlâ ezberleyememiş, neden?
Yaş ilerleyince kafa almaz.

Yaş ilerleyince kafa almaz.
Çocukluktan olursa daha iyi olur.Çocukluktan olursa daha iyi olur. Gerçi azmedince her şey olur amma çocukluktan olunca daha güzel olur.Gerçi azmedince her şey olur amma çocukluktan olunca daha güzel olur. Hepimiz Müslümansak İslâm'a göre bir hayat tarzı kuracağız.Hepimiz Müslümansak İslâm'a göre bir hayat tarzı kuracağız. Bakın, diyor ki ümmetimden bazı kimseler kabirden kalktığı zaman maymun suretinde,Bakın, diyor ki ümmetimden bazı kimseler kabirden kalktığı zaman maymun suretinde, domuz suretinde şeklinde kalkacak.domuz suretinde şeklinde kalkacak. Niye maymuna benzetiyor?

Niye maymuna benzetiyor?
Maymun taklitçi bir hayvandır.

Maymun taklitçi bir hayvandır.
Allahu a'lem ondan yani başkalarını başka ümmetleri taklit etti.Allahu a'lem ondan yani başkalarını başka ümmetleri taklit etti. Allah'ın haramlarından kaçınmadı, Allah'ın emirlerini tutmadı.Allah'ın haramlarından kaçınmadı, Allah'ın emirlerini tutmadı. Domuz, domuz da haris bir mahluktur.Domuz, domuz da haris bir mahluktur. Öyle haris bir mahluktur, öyle yer ki,Öyle haris bir mahluktur, öyle yer ki, affedersiniz bizim coğrafya hocası söylemişti ilk defa o zaman duymuştum, dönüp kendi pisliğini bir de yermiş.affedersiniz bizim coğrafya hocası söylemişti ilk defa o zaman duymuştum, dönüp kendi pisliğini bir de yermiş. Yani İslâm domuz etini yasakladı.Yani İslâm domuz etini yasakladı. Neden yasakladı?

Neden yasakladı?
Sebebi var. Ondan yasakladı. İçindeki melanetten dolayı.

Sebebi var. Ondan yasakladı. İçindeki melanetten dolayı.
Bizim dedelerimiz tavuk kesecekleri zaman tavuğu bir hafta hapsederlerdi.Bizim dedelerimiz tavuk kesecekleri zaman tavuğu bir hafta hapsederlerdi. Etrafta dolaştırmazlardı, küllükte dolaştırmazlardı ki eti temizlensin, tamam, güzel olsun diye.Etrafta dolaştırmazlardı, küllükte dolaştırmazlardı ki eti temizlensin, tamam, güzel olsun diye. Ondan sonra keserlerdi.Ondan sonra keserlerdi. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
İslâm'ı öğrenelim.

İslâm'ı öğrenelim.
Allah'ın dinini öğrenelim. O'nun huzuruna varacağız.Allah'ın dinini öğrenelim. O'nun huzuruna varacağız. Bu dünyada yaptıklarımızdan O'na hesap vereceğiz.Bu dünyada yaptıklarımızdan O'na hesap vereceğiz. İnnâ kunnâ nestensiḣu mâ kuntum ta’melûn. (Câsiye Suresi 29. Ayet)

İnnâ kunnâ nestensiḣu mâ kuntum ta’melûn. (Câsiye Suresi 29. Ayet)
Ya sen ne sanıyordun?

Ya sen ne sanıyordun?
Hepsi boşa mı gitti?

Hepsi boşa mı gitti?
Biz senin ne yaptıysan bütün amellerini, sözlerini, fiillerini, işlerini kayda geçiriyorduk,

Biz senin ne yaptıysan bütün amellerini, sözlerini, fiillerini, işlerini kayda geçiriyorduk,
diyor Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de.diyor Allah-u Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de. Mücrimler ahirette amel defterleri ellerine verilip de açıldığı zaman,Mücrimler ahirette amel defterleri ellerine verilip de açıldığı zaman, sayfaları karıştırdıkları zaman hayretler içinde kalacaklar ve diyecekler ki;sayfaları karıştırdıkları zaman hayretler içinde kalacaklar ve diyecekler ki; Mâ li hâżâ-lkitâbi. (Kehf Suresi 49. Ayet)

Mâ li hâżâ-lkitâbi. (Kehf Suresi 49. Ayet)
Allah Allah.

Allah Allah.
Bu ne biçim defter? Bu ne biçim tespit? Bu ne biçim yazı ki?Bu ne biçim defter? Bu ne biçim tespit? Bu ne biçim yazı ki? Lâ yuġâdiru saġîraten velâ kebîraten illâ ahsâhâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)

Lâ yuġâdiru saġîraten velâ kebîraten illâ ahsâhâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)
Küçük, büyük, hiçbir şey dememiş, her şey buraya yazılmış.

Küçük, büyük, hiçbir şey dememiş, her şey buraya yazılmış.
Ve vecedû mâ ‘amilû hâdirâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)

Ve vecedû mâ ‘amilû hâdirâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)
Bu insanlar dünyada işledikleri her şeyi karşılarında hazır gördüler, buldular.

Bu insanlar dünyada işledikleri her şeyi karşılarında hazır gördüler, buldular.
Allah Allah.Allah Allah. Ne yapmışsak hepsi yazılmış diye.Ne yapmışsak hepsi yazılmış diye. Velâ yazlimu rabbuke ehadâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)

Velâ yazlimu rabbuke ehadâ.(Kehf Suresi 49. Ayet)
Allah hiç kimseye zulmetmiyor.

Allah hiç kimseye zulmetmiyor.
Allah-u Teâlâ Hazretleri kulunun tevbesinden öyle memnun olur ki, öyle sevinir ki, öyle razı gelir kiAllah-u Teâlâ Hazretleri kulunun tevbesinden öyle memnun olur ki, öyle sevinir ki, öyle razı gelir ki kul tevbe ettiği zaman, doğru yola girdiği zaman tariflere sığmaz. Tariflere sığmaz.kul tevbe ettiği zaman, doğru yola girdiği zaman tariflere sığmaz. Tariflere sığmaz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Bedevî kavme bunu anlatmak için demiş ki,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Bedevî kavme bunu anlatmak için demiş ki, bir insan çölde giderken devesi veya hayvanı ürkse, kaçsa.bir insan çölde giderken devesi veya hayvanı ürkse, kaçsa. Hani ihtiyacı oluyor, iniyor insan filan.

Hani ihtiyacı oluyor, iniyor insan filan.
Namaz kılacak filan diyelim.Namaz kılacak filan diyelim. Devesi kaçtı. Çölde kaldı.Devesi kaçtı. Çölde kaldı. Su kırbası deveye asılıydı. Yiyecek torbası deveye asılıydı.

Su kırbası deveye asılıydı. Yiyecek torbası deveye asılıydı.
Nesi varsa hepsi devedeydi.Nesi varsa hepsi devedeydi. Deve kalktı gitti. Kovaladı, yakalayamadı.

Deve kalktı gitti. Kovaladı, yakalayamadı.
O tepenin arkasından, beri tepenin ötesinden derken kayboldu gitti.O tepenin arkasından, beri tepenin ötesinden derken kayboldu gitti. Güneş tepesinde, beyni kaynıyor, altında kumlar şey gibi kızmış, yürümekten bitap düşmüş,

Güneş tepesinde, beyni kaynıyor, altında kumlar şey gibi kızmış, yürümekten bitap düşmüş,
tam böyle ölme raddesine, derecesine gelmişken, birden devesini karşısında görüverse,tam böyle ölme raddesine, derecesine gelmişken, birden devesini karşısında görüverse, deve kendiliğinden dönmüş gelmiş efendisinin yanına,deve kendiliğinden dönmüş gelmiş efendisinin yanına, adam ölmek üzere artık dizleri titremeye başlamış, ölecek duruma gelmişken,adam ölmek üzere artık dizleri titremeye başlamış, ölecek duruma gelmişken, birden devesini görse, su var, yiyecek var, her türlü malzeme var ve üstüne binip gidecek,birden devesini görse, su var, yiyecek var, her türlü malzeme var ve üstüne binip gidecek, birden devesini görse yularına bir sarılır.birden devesini görse yularına bir sarılır. Yâ Rabbi! Sen benim Rabbimsin. Ben senin kulunum falan diye sevincinden

Yâ Rabbi! Sen benim Rabbimsin. Ben senin kulunum falan diye sevincinden
çok şükür Yâ Rabbi falan diyecek yerde yanlışlıkla,çok şükür Yâ Rabbi falan diyecek yerde yanlışlıkla, sözleri şaşırır da Yâ Rabbi sen benim kulumsun, ben senin Rabbinim diye dili dolaşırsözleri şaşırır da Yâ Rabbi sen benim kulumsun, ben senin Rabbinim diye dili dolaşır böyle eğri büğrü sözler söyler, sevincinden ne yapacağını şaşırır.böyle eğri büğrü sözler söyler, sevincinden ne yapacağını şaşırır. İşte diyor, öyle sevinir Allah-u Teâlâ Hazretleri. O kadar memnun olur.İşte diyor, öyle sevinir Allah-u Teâlâ Hazretleri. O kadar memnun olur. Kulu doğru yolu bulsa, kulu hak yola girse, kulu iyi Müslüman olsa, kulu mümin insan olsa,Kulu doğru yolu bulsa, kulu hak yola girse, kulu iyi Müslüman olsa, kulu mümin insan olsa, Allah-u Teâlâ Hazretleri memnun olur.Allah-u Teâlâ Hazretleri memnun olur. Allah-u Teâlâ Hazretleri;

Allah-u Teâlâ Hazretleri;
Vallâhu yed’û ilâ dâri-sselâmi. (Yûnus Suresi 25. Ayet)

Vallâhu yed’û ilâ dâri-sselâmi. (Yûnus Suresi 25. Ayet)
Hepinizi, hepimizi cennet evine davet ediyor.

Hepinizi, hepimizi cennet evine davet ediyor.
Nimetleri yurduna hepimizi davet ediyor.

Nimetleri yurduna hepimizi davet ediyor.
Buyurun cennete gidin hep birlikte.Buyurun cennete gidin hep birlikte. Herkesi davet ediyor.Herkesi davet ediyor. Herkes cennete girecek buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.Herkes cennete girecek buyuruyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Ancak kabul etmeyenler müstesna diyor.Ancak kabul etmeyenler müstesna diyor. Aa Aa Ben cennete girmek istemiyorum diyenler müstesna.

Aa Aa Ben cennete girmek istemiyorum diyenler müstesna.
Diyorlar ki Yâ Resulallah kim istemez cennete girmeyi?

Diyorlar ki Yâ Resulallah kim istemez cennete girmeyi?
Ha işte orada birazcık incelik var.

Ha işte orada birazcık incelik var.
Benim getirdiğim dini emirleri, yasakları kabul eden cennete girer.

Benim getirdiğim dini emirleri, yasakları kabul eden cennete girer.
Onları uygulayan cennete girer.

Onları uygulayan cennete girer.
Onları dinlemeyen, uygulamayan da cennete girmeyi istemiyor demektir.

Onları dinlemeyen, uygulamayan da cennete girmeyi istemiyor demektir.
Cennetin yolu ne olduğu, elçiler göndermiş Allah seni muhatap kabul etmiş,

Cennetin yolu ne olduğu, elçiler göndermiş Allah seni muhatap kabul etmiş,
Allah sana elçi göndermiş, haberci göndermiş.Allah sana elçi göndermiş, haberci göndermiş. Beşîr ve Nezîr.

Beşîr ve Nezîr.
Ne demek?Ne demek? Beşîr, müjdeci demek.

Beşîr, müjdeci demek.
Beşîren ve Nezîra.Beşîren ve Nezîra. Allah-u Teâlâ Hazretleri Peygamber Efendimiz'i Beşîren, Nezîren. Beşîr ve Nezîr olarak göndermiş.Allah-u Teâlâ Hazretleri Peygamber Efendimiz'i Beşîren, Nezîren. Beşîr ve Nezîr olarak göndermiş. Beşîr ne demek?

Beşîr ne demek?
Müjdeci demek.Müjdeci demek. Ey insanlar!

Ey insanlar!
Eğer Allah'ın emrini tutarsanız, zulmetmezseniz, haksızlık etmezseniz, haram yemezseniz,Eğer Allah'ın emrini tutarsanız, zulmetmezseniz, haksızlık etmezseniz, haram yemezseniz, şunu yapmazsanız, bunu yapmazsanız, şu iyilikleri yaparsanız, böyle iyi insan olursanız,şunu yapmazsanız, bunu yapmazsanız, şu iyilikleri yaparsanız, böyle iyi insan olursanız, böyle temiz yaşarsanız, böyle pâk olursanız, cennete gidersiniz.böyle temiz yaşarsanız, böyle pâk olursanız, cennete gidersiniz. Çok güzel bir yerdir.

Çok güzel bir yerdir.
Tariflere sığmaz güzellikler vardır diye müjdeler.

Tariflere sığmaz güzellikler vardır diye müjdeler.
Nezîr ne demek?

Nezîr ne demek?
Eğer Allah'ın buyruklarını tutmazsanız başınıza çok dertler açılır.

Eğer Allah'ın buyruklarını tutmazsanız başınıza çok dertler açılır.
Çok sıkıntılara düşersiniz.Çok sıkıntılara düşersiniz. Mahkeme-i Kübra'da mahvolursunuz.Mahkeme-i Kübra'da mahvolursunuz. Cehenneme düşersiniz, cayır cayır yanarsınız demek.Cehenneme düşersiniz, cayır cayır yanarsınız demek. O da inzar tarafı yani tehlikeleri haber vermek.O da inzar tarafı yani tehlikeleri haber vermek. Önceden haber veriyor Allah-u Teâlâ Hazretleri uyalım diye.

Önceden haber veriyor Allah-u Teâlâ Hazretleri uyalım diye.
Rabbimiz cümlemizi cümlemizi gaflet uykusundan uyandırsın.

Rabbimiz cümlemizi cümlemizi gaflet uykusundan uyandırsın.
Rabbimiz cümlemizi basiretli Müslüman eylesin.Rabbimiz cümlemizi basiretli Müslüman eylesin. Rabbimiz cümlemizi akıllı, fikirli, mantıklı, muhakemeli, dengeli insan eylesin.Rabbimiz cümlemizi akıllı, fikirli, mantıklı, muhakemeli, dengeli insan eylesin. Ölmekten kurtulan var mı? Yok.

Ölmekten kurtulan var mı? Yok.
Ölümden sonra ahiret var mı? Var.Ölümden sonra ahiret var mı? Var. Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve'l-yevmi'l-âhiri.Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve rusulihî ve'l-yevmi'l-âhiri. Ahirete inanmıyor muyuz? Var. Var mı? Cennet hak mı? Hak.Ahirete inanmıyor muyuz? Var. Var mı? Cennet hak mı? Hak. Cehennem hak mı? Hak. Mizan hak mı? Hak. Sorgu sual hak mı? Hak.Cehennem hak mı? Hak. Mizan hak mı? Hak. Sorgu sual hak mı? Hak. E gereğince niye hareket etmiyorsun?E gereğince niye hareket etmiyorsun? Niye onları düşünerek, o müthiş günü düşünerek şimdiden hazırlanmıyorsun?Niye onları düşünerek, o müthiş günü düşünerek şimdiden hazırlanmıyorsun? Hazreti Ömer radıyallahu anh diyor ki;Hazreti Ömer radıyallahu anh diyor ki; Amellerinizi ahiret günü gelip de Allah tartmadan evvel siz buradayken tartınız.

Amellerinizi ahiret günü gelip de Allah tartmadan evvel siz buradayken tartınız.
Şimdiden ölçünüz. Şimdiden ölçün ki orada hesap ters çektiğiniz zaman yapılacak bir şey kalmıyor.Şimdiden ölçünüz. Şimdiden ölçün ki orada hesap ters çektiğiniz zaman yapılacak bir şey kalmıyor. Şimdiden ölçün, eğer zarara gidiyorsanız tedbiri şimdiden alın.Şimdiden ölçün, eğer zarara gidiyorsanız tedbiri şimdiden alın. Ve tezeyyenü li'l-ardı'l-ekber diyor.

Ve tezeyyenü li'l-ardı'l-ekber diyor.
Yani Allah-u Teâlâ Hazretlerinin huzuruna çıkıp da arz olunacağınız o büyük arz sunulmaYani Allah-u Teâlâ Hazretlerinin huzuruna çıkıp da arz olunacağınız o büyük arz sunulma takdim edilme, sunulma gününe kendinizi hazırlayın, süsleyin, ziynetleyin, bezeyin,takdim edilme, sunulma gününe kendinizi hazırlayın, süsleyin, ziynetleyin, bezeyin, imkanlarınızı şimdiden gönderin diyor.imkanlarınızı şimdiden gönderin diyor. Bir insan bir hayır yaparsa, sevaplı bir şey yaparsa, bir sadaka verirse,Bir insan bir hayır yaparsa, sevaplı bir şey yaparsa, bir sadaka verirse, bir zekat verirse o ahirete gitmiş olur, önceden göndermiş olur.bir zekat verirse o ahirete gitmiş olur, önceden göndermiş olur. Bizler de ömrümüzü Allah'ın rızasına uygun geçirelim.Bizler de ömrümüzü Allah'ın rızasına uygun geçirelim. Bir gece sefa sürecek, içki içecek, zevk yapacak,Bir gece sefa sürecek, içki içecek, zevk yapacak, ondan sonra kim bilir başına ne belalar gelecek.ondan sonra kim bilir başına ne belalar gelecek. Dünya hayatı imtihandır.

Dünya hayatı imtihandır.
Şeytan insana zevkli şeyleri gösterir. Allah'ın yolu biraz zorcadır.Şeytan insana zevkli şeyleri gösterir. Allah'ın yolu biraz zorcadır. Allah'ın yoluna gitmek için insanın biraz kendine hakim olması lazımdır.Allah'ın yoluna gitmek için insanın biraz kendine hakim olması lazımdır. Biraz zevkten, sefadan kesilebilmesi lazımdır.Biraz zevkten, sefadan kesilebilmesi lazımdır. Rabbimiz hepimizi iradesi kuvvetli insan eylesin.Rabbimiz hepimizi iradesi kuvvetli insan eylesin. Günahlardan kendisini tutabilecek bir irade gücüne sahip eylesin.Günahlardan kendisini tutabilecek bir irade gücüne sahip eylesin. sonu felaket ve fena ve günah ve azap ve ikab olan şeylerden uzak durmayı nasip eylesin.sonu felaket ve fena ve günah ve azap ve ikab olan şeylerden uzak durmayı nasip eylesin. Sonu felah ve fevz ve necât ve nimet ve ihsan ve ikram olan güzel şeyleri yapmayı nasip eylesin.Sonu felah ve fevz ve necât ve nimet ve ihsan ve ikram olan güzel şeyleri yapmayı nasip eylesin. Fuzuli'nin güzel bir şiiri vardır, onunla bitireyim.Fuzuli'nin güzel bir şiiri vardır, onunla bitireyim. Diyor ki Fuzuli;

Diyor ki Fuzuli;
Râhat ister tab' u mihnettir ibadet serteser.

Râhat ister tab' u mihnettir ibadet serteser.
İnsanın canı rahatlığı çeker, rahatlığı ister ama Allah'a kullukta da hep meşakkat vardır.İnsanın canı rahatlığı çeker, rahatlığı ister ama Allah'a kullukta da hep meşakkat vardır. Terk-i râhat rağbet-i mihnet kılan mümtâz olur;

Terk-i râhat rağbet-i mihnet kılan mümtâz olur;
Rahatını terk edip de Allah yolunda biraz terleyen, fedakârlık eden mümtaz kul olur.Rahatını terk edip de Allah yolunda biraz terleyen, fedakârlık eden mümtaz kul olur. Onun için biraz böyle fedakârlık lazım.Onun için biraz böyle fedakârlık lazım. Malından vereceksin, canından vereceksin,Malından vereceksin, canından vereceksin, icabında şehid olacaksın, Rızâ-yı Bârî öyle kazanılır.icabında şehid olacaksın, Rızâ-yı Bârî öyle kazanılır. Ol sebeptendir ki, küfr âsân olur İslâm-sâ.

Ol sebeptendir ki, küfr âsân olur İslâm-sâ.
Küfür kolaydır, Müslümanlık zordur.Küfür kolaydır, Müslümanlık zordur. Arsa-yı âlemde mülhid çok muvahhid âz olur.

Arsa-yı âlemde mülhid çok muvahhid âz olur.
İnsanların çoğu keyfinde, zevkinde olur,İnsanların çoğu keyfinde, zevkinde olur, cümle cihan halkı kâfir doludur, müşrik doludur, zevkperest doludur.cümle cihan halkı kâfir doludur, müşrik doludur, zevkperest doludur. Ama mümin-i kâmiller azdır, neden?Ama mümin-i kâmiller azdır, neden? Allah'ın yolu zorcadır.

Allah'ın yolu zorcadır.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki, cennetin yolu, dağın yokuşlu, patikalı, taşlı, çakıllı, keçi yolu gibi,cennetin yolu, dağın yokuşlu, patikalı, taşlı, çakıllı, keçi yolu gibi, yukarıdaki yolları gibi zorcadır, uçurumludur, sıkıntılıdır,yukarıdaki yolları gibi zorcadır, uçurumludur, sıkıntılıdır, eli ayağı insanın takılır, acır filan.eli ayağı insanın takılır, acır filan. Cehennemin yolu da vadideki düz basılmış asfalt gibi yol gibidir.Cehennemin yolu da vadideki düz basılmış asfalt gibi yol gibidir. Cehennemin yolu kolaydır.

Cehennemin yolu kolaydır.
İnsanın cehenneme gitmesi için kendisine koyvermesi yeter.

İnsanın cehenneme gitmesi için kendisine koyvermesi yeter.
Koyverdin mi dosdoğru cehenneme gidersin.Koyverdin mi dosdoğru cehenneme gidersin. Cennete gitmek için insanın azmetmesi lazım.Cennete gitmek için insanın azmetmesi lazım. Gayret sarf etmesi lazım.Gayret sarf etmesi lazım. Tırmanması lazım. Terlemesi lazım.Tırmanması lazım. Terlemesi lazım. Fedakârlıkta bulunması lazım.Fedakârlıkta bulunması lazım. Malından, canından fedakârlık etmesi lazım.Malından, canından fedakârlık etmesi lazım. "İttekullah velev bişıkkı temre." diyor Peygamber Efendimiz.

"İttekullah velev bişıkkı temre." diyor Peygamber Efendimiz.
Yarım bir hurmayı bile vererek biraz Allah'tan korkun, cehennem ateşinden korkun,Yarım bir hurmayı bile vererek biraz Allah'tan korkun, cehennem ateşinden korkun, sakının, kendinizi koruyun, kollayın diyor.sakının, kendinizi koruyun, kollayın diyor. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Şu mübarek cuma gecesinde size Peygamber Efendimiz'in ve Kur'an-ı Kerîm'in hakikatlerinden

Şu mübarek cuma gecesinde size Peygamber Efendimiz'in ve Kur'an-ı Kerîm'in hakikatlerinden
bazılarını böylece hatırlatmayı vazife bildim.bazılarını böylece hatırlatmayı vazife bildim. Siz bunları bilin, belleyin, etrafınıza da söyleyin.Siz bunları bilin, belleyin, etrafınıza da söyleyin. Çam ağacı süslemekte, içkiyi lıkır lıkır içmekte, leblebileri arada atıştırmakta, fıstıkları çiğnemekte.Çam ağacı süslemekte, içkiyi lıkır lıkır içmekte, leblebileri arada atıştırmakta, fıstıkları çiğnemekte. Bir gecelik bir zevk vardır, ondan sonra ebedi sonsuz sıkıntılar vardır.Bir gecelik bir zevk vardır, ondan sonra ebedi sonsuz sıkıntılar vardır. Kendinizi tutun, Allah'ın yolunda yürüyün ki, Allah-u Teâlâ Hazretleri kendisinin aşkından, şevkinden,Kendinizi tutun, Allah'ın yolunda yürüyün ki, Allah-u Teâlâ Hazretleri kendisinin aşkından, şevkinden, Kendisinin rızasını kazanmak için nefsinin bir arzusuna set çeken insana imanın lezzetini,Kendisinin rızasını kazanmak için nefsinin bir arzusuna set çeken insana imanın lezzetini, zevkini bahşeder, o insan has Müslüman olur.zevkini bahşeder, o insan has Müslüman olur. Ruhu zevkten, sefadan nice nice makamlara, mertebelere erer.Ruhu zevkten, sefadan nice nice makamlara, mertebelere erer. Bir günahtan kesilin de, o günahtan kesildikten sonra Allah'ın insana verdiği zevkin ne kadar yüksek olduğunu görün.Bir günahtan kesilin de, o günahtan kesildikten sonra Allah'ın insana verdiği zevkin ne kadar yüksek olduğunu görün. Niye bazı insanlar sizin o zevk-i sefa dediğiniz şeylere hiç dalmıyorlar?

Niye bazı insanlar sizin o zevk-i sefa dediğiniz şeylere hiç dalmıyorlar?
Müslümanlar yaşamasını bilmez de ondan.

Müslümanlar yaşamasını bilmez de ondan.
Vallahi çok daha iyisini bilirler.Vallahi çok daha iyisini bilirler. Çok daha iyisini bilirler.Çok daha iyisini bilirler. Hatta daha rahat yaşama düşkün oldukları için o günahlara gitmiyorlar.Hatta daha rahat yaşama düşkün oldukları için o günahlara gitmiyorlar. Cenneti özledikleri için buranın fani lezzetlerine tenezzül etmiyorlar.Cenneti özledikleri için buranın fani lezzetlerine tenezzül etmiyorlar. Yoksa senden âlâ yaşamasını bilirler onlar.Yoksa senden âlâ yaşamasını bilirler onlar. Onların hepsini biliyor da nefislerini tutuyorlar.Onların hepsini biliyor da nefislerini tutuyorlar. Allahü Teâlâ Hazretleri hepimizi iradesi kuvvetli eylesin.

Allahü Teâlâ Hazretleri hepimizi iradesi kuvvetli eylesin.
Has Müslüman eylesin. Sevdiği kul eylesin.Has Müslüman eylesin. Sevdiği kul eylesin. Nefse uydurmasın. Şeytana uydurmasın.Nefse uydurmasın. Şeytana uydurmasın. Şeytanın maskarası etmesin. Şeytana bizi güldürtmesin.Şeytanın maskarası etmesin. Şeytana bizi güldürtmesin. Şeytan karşımıza geçip de, eh işte bunu da aldattım, cehennemin yoluna soktum,Şeytan karşımıza geçip de, eh işte bunu da aldattım, cehennemin yoluna soktum, benimle beraber yanacak hale getirdim,benimle beraber yanacak hale getirdim, Hazreti Âdem ile olan inadımı işte evlatları üzerinde böylece gösterdim dedirtmeyin,Hazreti Âdem ile olan inadımı işte evlatları üzerinde böylece gösterdim dedirtmeyin, o düşmanı bed-sûreti kendinize güldürtmeyin,o düşmanı bed-sûreti kendinize güldürtmeyin, şeytanı kendinize güldürtmeyin.şeytanı kendinize güldürtmeyin. Rahmân'ın yolunda yürüyün, melekleri ağlatmayın.Rahmân'ın yolunda yürüyün, melekleri ağlatmayın. Ecdadınızın kemiklerini mezarda sızlatmayın.Ecdadınızın kemiklerini mezarda sızlatmayın. Allah gayret kuvvet versin.

Allah gayret kuvvet versin.
Cezâkümüllahi bî külle hâyrın.

Cezâkümüllahi bî külle hâyrın.
Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente’l-alîmü’l-hakîm.

Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente’l-alîmü’l-hakîm.
Sübhanekellâhümme ve bihamdik, neşhedü enlâ ilahe illâ enteSübhanekellâhümme ve bihamdik, neşhedü enlâ ilahe illâ ente vahdeke lâ şerikelek nestağfiruke ve netûbi ileyk.vahdeke lâ şerikelek nestağfiruke ve netûbi ileyk. Sübhâne rabbike rabbi’l-izzeti ammâ yasifûn

Sübhâne rabbike rabbi’l-izzeti ammâ yasifûn
ve selâmün ale'l-mürselin ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn.ve selâmün ale'l-mürselin ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. El-Fâtiha.

El-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2