Namaz Vakitleri
İstanbul
7 Rebîü'l-Âhir 1448
18 September 2026
İmsak
05:14
Güneş
06:40
Öğle
13:03
İkindi
16:32
Akşam
19:17
Yatsı
20:37
Detaylı Arama

Kul Olma Bilinci

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Kul Olma Bilinci

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Geçenki dersten bazı cümleleri tekrar ediyorum.

Geçenki dersten bazı cümleleri tekrar ediyorum.
İmanın şartlarından birisi Allah korkusunun gönüllere yerleşmesidir.İmanın şartlarından birisi Allah korkusunun gönüllere yerleşmesidir. Onun için Cenab-ı Peygamber'in ve Cenab-ı Hakk'ın birçok surelerde, hadislerdeOnun için Cenab-ı Peygamber'in ve Cenab-ı Hakk'ın birçok surelerde, hadislerde ettekullah, ettekullah, ettekullah deyip tekrar tekrar öyle gelir kiettekullah, ettekullah, ettekullah deyip tekrar tekrar öyle gelir ki Allah korkusunu, gönüllere yerleştirmeye çalışıyor.Allah korkusunu, gönüllere yerleştirmeye çalışıyor. Bu, geçenki dersimizde

Bu, geçenki dersimizde
Allah-u Teala nerede olursan ol, nerede olursan ol,Allah-u Teala nerede olursan ol, nerede olursan ol, denizde, karada, tenhada, kalabalıktadenizde, karada, tenhada, kalabalıkta Allah-u Teala'dan korkun.Allah-u Teala'dan korkun. Çünkü Allah-u Teala her şeyi görür ve her şeyi bilir.Çünkü Allah-u Teala her şeyi görür ve her şeyi bilir. Görür, bilir.Görür, bilir. Onun gördüğünü gönlündeOnun gördüğünü gönlünde yer etmiş adamın O'nunyer etmiş adamın O'nun bildiğini gönlünde yer etmiş adamın,bildiğini gönlünde yer etmiş adamın, O'nun emrinin kılavuzunda iş yapması adeta muhaldir.O'nun emrinin kılavuzunda iş yapması adeta muhaldir. Mutlaka o zaman aklına bir halal geldiğinde deMutlaka o zaman aklına bir halal geldiğinde de bu düşünce kendisine kaybolmuştur.bu düşünce kendisine kaybolmuştur. O hatayı işlemiştir.O hatayı işlemiştir. Yoksa aklı yerindeyken bu hatayı yapmasına imkân yoktur.Yoksa aklı yerindeyken bu hatayı yapmasına imkân yoktur. Onun için nerede olursan ol, Allah'tan korkacaksın.Onun için nerede olursan ol, Allah'tan korkacaksın. Bir kabahat, bir kusur edersen derhal arkasından iyilik yap ki onu silesin.Bir kabahat, bir kusur edersen derhal arkasından iyilik yap ki onu silesin. Ve insanlarla daima hüsnü muaşeret denilen iyi geçinmen için.Ve insanlarla daima hüsnü muaşeret denilen iyi geçinmen için. İkinci tekrar, Allah'tan kork,

İkinci tekrar, Allah'tan kork,
namazını kıl, zekatını ver,namazını kıl, zekatını ver, haccını yap, umreni yap,haccını yap, umreni yap, validenine ikram ihsanda bulun,validenine ikram ihsanda bulun, akraba-i taallukatına,akraba-i taallukatına, misafirlerini konakla,misafirlerini konakla, Allah'ın emirlerini ve yasaklarını bildir.Allah'ın emirlerini ve yasaklarını bildir. Ve daima Hak üzerinde ol.Ve daima Hak üzerinde ol. Üçüncü bir emir, eğer Allah'ın abid kulu olmak istiyorsan haramlardan kaç.

Üçüncü bir emir, eğer Allah'ın abid kulu olmak istiyorsan haramlardan kaç.
Sakın.Sakın. Haramların envai çoktur.Haramların envai çoktur. Bunun için günah kitabını okumak lazım.Bunun için günah kitabını okumak lazım. Günahlardan kaçınmak, haramlardan kaçınmak, günahlardan kaçınmaktır.Günahlardan kaçınmak, haramlardan kaçınmak, günahlardan kaçınmaktır. Günahlardan kaçınmadıkça insan Allah'ın abid kulu olamaz.Günahlardan kaçınmadıkça insan Allah'ın abid kulu olamaz. Ne kadar secdede olursa olsun.Ne kadar secdede olursa olsun. Zengin olmak istiyorsan en zengin olmak istiyorsan,

Zengin olmak istiyorsan en zengin olmak istiyorsan,
Allah-u Teala'nın taksimine razı ol.Allah-u Teala'nın taksimine razı ol. Taksim ilahide sana düşen ne ise razı olduğun gün en zengin insandır.Taksim ilahide sana düşen ne ise razı olduğun gün en zengin insandır. Bu taksime razı olamadığın gün daimaBu taksime razı olamadığın gün daima zahmet, meşakkat içerisinde olur.zahmet, meşakkat içerisinde olur. Komşuna ikram et ki mümin-i kamil olasın.Komşuna ikram et ki mümin-i kamil olasın. Nefsin içerisindekilerin iyilikleri de,Nefsin içerisindekilerin iyilikleri de, bütün Müslümanlar için iste de kamil müslüman ol.bütün Müslümanlar için iste de kamil müslüman ol. Bugünkü dersimiz,

Bugünkü dersimiz,
Esbetüküm ale's-sırâti eşeddüküm hubben li-ehli beytî ve li-ashâbî.

Esbetüküm ale's-sırâti eşeddüküm hubben li-ehli beytî ve li-ashâbî.
Sırattan, sırat köprüsüne imanımız var.

Sırattan, sırat köprüsüne imanımız var.
Cennete gitmek için bu köprüden geçmek lazım.Cennete gitmek için bu köprüden geçmek lazım. Burada yediği yerde sual.Burada yediği yerde sual. Burada ayakların kayıp düşmesi var.Burada ayakların kayıp düşmesi var. Düşmeyecek olan ayaklar,Düşmeyecek olan ayaklar, sabit olacak olan ayaklar,sabit olacak olan ayaklar, Cenabı Peygamber’in ehl-i beytine sevgisi olanlar.Cenabı Peygamber’in ehl-i beytine sevgisi olanlar. Ve ashab-ı kirama sevgisi olanlar,Ve ashab-ı kirama sevgisi olanlar, buradan selamet ve rahatlıkla geçecekler.buradan selamet ve rahatlıkla geçecekler. Allah cümlemizi Rasulullah'a ve ehl-i beytine ve ashabınaAllah cümlemizi Rasulullah'a ve ehl-i beytine ve ashabına can-ı gönülden sevgiyle bağlanan kullarından eylesin.can-ı gönülden sevgiyle bağlanan kullarından eylesin. Bir gün Hira denilen dağ üzerinde bulunuyorlar, dağ sallanıyor.

Bir gün Hira denilen dağ üzerinde bulunuyorlar, dağ sallanıyor.
Ey dağ dur kımıldama, sallanma.Ey dağ dur kımıldama, sallanma. Fe-innemâ aleyke nebiyyün ev sıddîkun ev şehîd.Fe-innemâ aleyke nebiyyün ev sıddîkun ev şehîd. Çünkü senin üzerinde bir peygamber var.Çünkü senin üzerinde bir peygamber var. Eskalu şey’in fî mîzâni’l-mü’mini.

Eskalu şey’in fî mîzâni’l-mü’mini.
Teraziye imanımız var...Teraziye imanımız var... Bak kaç çeşit tartı var.Bak kaç çeşit tartı var. Çok çeşit tartılar değil mi?Çok çeşit tartılar değil mi? Nasıl tartırdık bilmeyin.Nasıl tartırdık bilmeyin. Vapurun tartısı ayrı.Vapurun tartısı ayrı. Trenin tartısı ayrı.Trenin tartısı ayrı. Otomobillerin tartısı ayrı.Otomobillerin tartısı ayrı. İnsanların tartıları ayrı, eşyaların tartıları ayrı.İnsanların tartıları ayrı, eşyaların tartıları ayrı. Tonlarla tartan kantarlar var.Tonlarla tartan kantarlar var. Bir de eczacıların kantarları var.Bir de eczacıların kantarları var. İlaç tartarlar...İlaç tartarlar... Bir de kuyumcuların tartısı var, altın tartarlar.Bir de kuyumcuların tartısı var, altın tartarlar. Hepsi ayrı ayrıdır.Hepsi ayrı ayrıdır. Bir de insanların kantarı var.

Bir de insanların kantarı var.
Tansiyon ölçüyoruz ya, o da bir kantardır.Tansiyon ölçüyoruz ya, o da bir kantardır. Senin tansiyonun bu kadar değil, o da bir ölçü.Senin tansiyonun bu kadar değil, o da bir ölçü. Cenab-ı Hakk'ın mizanındaki tartıya ımanımız var o tartı olacaktır herkeste.Cenab-ı Hakk'ın mizanındaki tartıya ımanımız var o tartı olacaktır herkeste. Burada en ağır gelecek mizanda eşya, en ağır gelecek eşya.Burada en ağır gelecek mizanda eşya, en ağır gelecek eşya. Çünkü pamuk var, kocaman bir yığın,Çünkü pamuk var, kocaman bir yığın, azıcık ufacık bezeye karsılık olsun.azıcık ufacık bezeye karsılık olsun. Onun %1'i kadar bundan ağır gelir.Onun %1'i kadar bundan ağır gelir. Şimdi eskalü şey'in fi mizani’l-mü'mini.Şimdi eskalü şey'in fi mizani’l-mü'mini. Müminin mizanında en ağır şey, hulkun hasen.Müminin mizanında en ağır şey, hulkun hasen. Güzel ahlak.Güzel ahlak. Biliyorsunuz ki çoğunlukla derslerimizde tekrar tekrar geliyor.

Biliyorsunuz ki çoğunlukla derslerimizde tekrar tekrar geliyor.
Hep ahlak-ı haseneyi Cenab-ı Peygamber teşvik ediyor bize.Hep ahlak-ı haseneyi Cenab-ı Peygamber teşvik ediyor bize. Ahlak ne kadar güzel bir şey.Ahlak ne kadar güzel bir şey. Bu yüzden bir insanda en ağır gelecek de hulkun hasen.Bu yüzden bir insanda en ağır gelecek de hulkun hasen. Güzel ahlak.Güzel ahlak. Bu güzel ahlak çarşıda bulunmaz, pazarda bulunmaz.Bu güzel ahlak çarşıda bulunmaz, pazarda bulunmaz. Çocuk iki doğuştan itibaren bu ana baba denilenÇocuk iki doğuştan itibaren bu ana baba denilen hamilerin himayesi altında yetiştirilir.hamilerin himayesi altında yetiştirilir. Kimin anası babası daha güzel yetiştirdiyse evladını o mesuddur.Kimin anası babası daha güzel yetiştirdiyse evladını o mesuddur. Sonradan sonraya ahlak değiştirmeler çok zordur.Sonradan sonraya ahlak değiştirmeler çok zordur. Onun için Hz. Abbas'a, -İbn Abbas-.Onun için Hz. Abbas'a, -İbn Abbas-. “Şu dağ buradan kalkmış da filan yere gittik derlerse inan

“Şu dağ buradan kalkmış da filan yere gittik derlerse inan
fakat ahlakın değiştiğini söylerlersefakat ahlakın değiştiğini söylerlerse filan adam çok fenaydı amafilan adam çok fenaydı ama şimdi çok iyi adamım filan derse, inanma der.”şimdi çok iyi adamım filan derse, inanma der.” İnanmayacaksın ona.

İnanmayacaksın ona.
Çünkü bu cibilliyet içeriye yerleşiyor.Çünkü bu cibilliyet içeriye yerleşiyor. Bu yerleşen cibilliyeti dışarıya atmak kadar zor şey yok.Bu yerleşen cibilliyeti dışarıya atmak kadar zor şey yok. Bugün hal etmiş gibi görünür.Bugün hal etmiş gibi görünür. Bir dertleri vardır bir şeyden korkmuştur.Bir dertleri vardır bir şeyden korkmuştur. Fakat bakarsın ki o içindeki kabaran kim?Fakat bakarsın ki o içindeki kabaran kim? Kabardı mıydı bütün hepsini aldı götürdü.Kabardı mıydı bütün hepsini aldı götürdü. Ne azdan çıkanı bize ne fiyatına.Ne azdan çıkanı bize ne fiyatına. İkinci olarak da innallahe yubğidu’l-fâhişe’l-beziyye.

İkinci olarak da innallahe yubğidu’l-fâhişe’l-beziyye.
Şimdi ahlakı hasene nimet olduğu gibi, kötü ahlakları daŞimdi ahlakı hasene nimet olduğu gibi, kötü ahlakları da Allah Teala'nın sevmediği kimselerAllah Teala'nın sevmediği kimseler fahiş, fazla olarakdan kötü söz söylüyor.fahiş, fazla olarakdan kötü söz söylüyor. Çirkin söz söylüyor.Çirkin söz söylüyor. Edebe, hayaya uygun olmayan sözleri söylüyor.Edebe, hayaya uygun olmayan sözleri söylüyor. Bu gibi sözleri kullananları Allah Teala sevmez.Bu gibi sözleri kullananları Allah Teala sevmez. Onun için lisanını daima insan iyiye alıştırmalı.Onun için lisanını daima insan iyiye alıştırmalı. Kibarlığa alıştırmalı..Kibarlığa alıştırmalı.. Kimsenin haktırını gönlünü yıkmamaya çalışmalı...Kimsenin haktırını gönlünü yıkmamaya çalışmalı... Çünkü diyor kötü ahlak, kötü ahlakÇünkü diyor kötü ahlak, kötü ahlak şeytanın elinde bir gem, gem.şeytanın elinde bir gem, gem. Şeytan, ucuza şeytanın elindedir o gemin.Şeytan, ucuza şeytanın elindedir o gemin. İnsanın ağzına yahut burnuna da taksa nasıl hayvanlar da kullanıyorlar.İnsanın ağzına yahut burnuna da taksa nasıl hayvanlar da kullanıyorlar. Bu surette şeytan onu kötülüklere götürür,Bu surette şeytan onu kötülüklere götürür, kötülükler de en nihayet onu cehenneme götürür.kötülükler de en nihayet onu cehenneme götürür. Şimdikine bakınız.

Şimdikine bakınız.
Hz. Enes'in rivayetinden bir tanesi daha.Hz. Enes'in rivayetinden bir tanesi daha. İsnâni lâ yenzuru'llâhu ileyhimâ yevme'l-kiyâmeti.

İsnâni lâ yenzuru'llâhu ileyhimâ yevme'l-kiyâmeti.
Kıyamet gününde Cenab-ı Hak iki kimsenin yüzüne bakmayacak.Kıyamet gününde Cenab-ı Hak iki kimsenin yüzüne bakmayacak. Yani merhamet, rahmet, şefkat etmeyecektir onlara.Yani merhamet, rahmet, şefkat etmeyecektir onlara. Kimmiş bunlar?Kimmiş bunlar? Kâtıu'r-rahımi.Kâtıu'r-rahımi. Akraba-i taallukatı ile ilgisini kesen.Akraba-i taallukatı ile ilgisini kesen. Akraba-i taallukat, anası, babası, amcası, teyzesi, dayısı.Akraba-i taallukat, anası, babası, amcası, teyzesi, dayısı. Bunlarla alakasını kesmiş, ilgisini kesmiş,Bunlarla alakasını kesmiş, ilgisini kesmiş, ne yardım ediyor bunlara, ne de gidip hatırlarını soruyor, ziyaretlerini yapıyor.ne yardım ediyor bunlara, ne de gidip hatırlarını soruyor, ziyaretlerini yapıyor. İkincisi, câru's-sûi, kötü komşu.

İkincisi, câru's-sûi, kötü komşu.
Allah, kötü komşuylaAllah, kötü komşuyla bir de akraba-i taallukatı ile ilgisini kesen adamların yüzüne bakmayacak.bir de akraba-i taallukatı ile ilgisini kesen adamların yüzüne bakmayacak. Bu, kötü komşu hakkında mütemadiyen bir sürü hadisler işitmişsinizdir ki,Bu, kötü komşu hakkında mütemadiyen bir sürü hadisler işitmişsinizdir ki, komşunun kötüsü ile kötü olmam.komşunun kötüsü ile kötü olmam. Onun kötülüğünü sen iyiliklerinle tasfiye etmeye, yola getirmeye bak.Onun kötülüğünü sen iyiliklerinle tasfiye etmeye, yola getirmeye bak. Yoksa ona uyarsan sen de kötü komşu olursun Allah muhafaza.Yoksa ona uyarsan sen de kötü komşu olursun Allah muhafaza. Bunun hakkında birçok şeyler söylemiştim.Bunun hakkında birçok şeyler söylemiştim. İsnâni hayrun min vâhidin.

İsnâni hayrun min vâhidin.
İki, birden iyidir.İki, birden iyidir. Mesela yola giderken iki kişinin gitmesi, tek kişinin gitmesinden hayırlıdır.Mesela yola giderken iki kişinin gitmesi, tek kişinin gitmesinden hayırlıdır. Oturmalı da kalkmalı da gelmeli de gitmeli de her yerdeOturmalı da kalkmalı da gelmeli de gitmeli de her yerde yani ikide murat, yalnızlıkta değil deyani ikide murat, yalnızlıkta değil de yanına arkadaş olarak bir adam olur.yanına arkadaş olarak bir adam olur. Ve selâsetün hayrun min isneyni, üç olursa ikiden iyidir.Ve selâsetün hayrun min isneyni, üç olursa ikiden iyidir. Ve erbaatün dört olursan, hayrun min selâsetin, bu da üçten iyidir.Ve erbaatün dört olursan, hayrun min selâsetin, bu da üçten iyidir. Yani çoğaldıkça siz bu çoğaldığınız sizin için hayırdır.Yani çoğaldıkça siz bu çoğaldığınız sizin için hayırdır. Öyleyse fe-aleyküm bi'l-cemâati.Öyleyse fe-aleyküm bi'l-cemâati. Cemaate devam edin.Cemaate devam edin. İmam efendi Allahuekber der, bir kişi gelir, onunla da kılarsın.İmam efendi Allahuekber der, bir kişi gelir, onunla da kılarsın. İki kişi gelir, onunla da kılarsın.İki kişi gelir, onunla da kılarsın. Üç gelir, dört gelir, ne kadar çok olursan o kadar hayırlı olur.Üç gelir, dört gelir, ne kadar çok olursan o kadar hayırlı olur. Fe-aleyküm bi'l-cemâati.Fe-aleyküm bi'l-cemâati. Siz cemaate devam ediniz.Siz cemaate devam ediniz. Fe-inne yede'llâhi ale'l-cemâati.Fe-inne yede'llâhi ale'l-cemâati. Çünkü Allah'ın kudret eli, cemaat üzerindedir.Çünkü Allah'ın kudret eli, cemaat üzerindedir. Cemaatten ayrıldın mı, rahat edemez.Cemaatten ayrıldın mı, rahat edemez. Ve lem yecme'i'llâhu azze ve celle ümmetî illâ alâ hüden.

Ve lem yecme'i'llâhu azze ve celle ümmetî illâ alâ hüden.
Bu ümmet-i Muhammed, sallallahu aleyhi ve sellem,Bu ümmet-i Muhammed, sallallahu aleyhi ve sellem, delalet üzerine toplanmazlar.delalet üzerine toplanmazlar. Ümmet-i Muhammed bir yere toplanıyorsa,Ümmet-i Muhammed bir yere toplanıyorsa, o toplantıda bir hayır vardır.o toplantıda bir hayır vardır. Ama dikkat edin.Ama dikkat edin. Ümmet-i Muhammed, Ümmet-i Muhammed'in gayrısının toplantıları faydasızdır.Ümmet-i Muhammed, Ümmet-i Muhammed'in gayrısının toplantıları faydasızdır. Ümmet-i Muhammed'in imanların toplantısı faydasına hale olur.Ümmet-i Muhammed'in imanların toplantısı faydasına hale olur. Valemû enne li-külli şâtınin.

Valemû enne li-külli şâtınin.
Her ayrılan, cemaatten ayrılan herkes için vardır.Her ayrılan, cemaatten ayrılan herkes için vardır. Hüve fi’n-nâri cehenneme.Hüve fi’n-nâri cehenneme. Cehennemde çukur vardır.Cehennemde çukur vardır. Cemaatleri bölmenin cezası olaraktan.Cemaatleri bölmenin cezası olaraktan. İsnâni yümekkenâni'l-cennete.

İsnâni yümekkenâni'l-cennete.
İki şey insana cenneti getirir.İki şey insana cenneti getirir. Birisi, men hafıza mâ beyne lehyeyhi.Birisi, men hafıza mâ beyne lehyeyhi. Şu iki çenesinin arasının kendiliğini muhafaza eder.Şu iki çenesinin arasının kendiliğini muhafaza eder. Birisi de ve ricleyhi.Birisi de ve ricleyhi. İffetini, diliyle iffetini muhafaza eder,İffetini, diliyle iffetini muhafaza eder, namussuzluk yapmaz, kimsenin ırzına tasarruf etmez.namussuzluk yapmaz, kimsenin ırzına tasarruf etmez. Bunlar nedir?Bunlar nedir? Yerleri cennettir.Yerleri cennettir. İki şeyin muhabbeti.İki şeyin muhabbeti. Esîbû ahâküm.

Esîbû ahâküm.
Kardeşiniz size bir ikramda bulunduysa, muazzam ikramlar.Kardeşiniz size bir ikramda bulunduysa, muazzam ikramlar. Davet etti.Davet etti. Yahut başka bir ikramlarda bulunduysa, üd'û lehû bi'l-beraketi.Yahut başka bir ikramlarda bulunduysa, üd'û lehû bi'l-beraketi. Buna yemeğini gidenlere bereketle dua edin.Buna yemeğini gidenlere bereketle dua edin. Allah arttırsın, ziyade etsin.Allah arttırsın, ziyade etsin. Sağlık afiyet versin gibi şeyleri söyleyiniz diye.Sağlık afiyet versin gibi şeyleri söyleyiniz diye. Fe-inne'r-racüle izâ ükile taâmuhû.

Fe-inne'r-racüle izâ ükile taâmuhû.
Bir adam davet yapmış, misafir daveti, yemeği yeniyor.Bir adam davet yapmış, misafir daveti, yemeği yeniyor. Ve şuribe şerâbühû, getirdikleri meyveler, sular da içiliyor.Ve şuribe şerâbühû, getirdikleri meyveler, sular da içiliyor. Sümme du'ıye lehû bi'l-beraketi.Sümme du'ıye lehû bi'l-beraketi. Ondan sonra buna el kaldırıp Allah afiyetler versin,Ondan sonra buna el kaldırıp Allah afiyetler versin, sağ ol, eksik olmayın diye dualar ediliyor.sağ ol, eksik olmayın diye dualar ediliyor. Fe-zâke sevâbühû minhüm.Fe-zâke sevâbühû minhüm. İşte bu yuva, bu yapılan ikramların mükafatı olsun, karşılığı olsun.İşte bu yuva, bu yapılan ikramların mükafatı olsun, karşılığı olsun. Ecib ahâke.

Ecib ahâke.
Kardeşin seni davet ederken ne daveti olursa olsun.Kardeşin seni davet ederken ne daveti olursa olsun. Davet ederse, yemek davetine, düğün davetine.Davet ederse, yemek davetine, düğün davetine. Fe-inneke minhü ala's-neteyni.Fe-inneke minhü ala's-neteyni. Bu davete gitmekte iki, iki yol vardır.Bu davete gitmekte iki, iki yol vardır. İmma hayrun.İmma hayrun. Ya hayırdır, gidersin, yersin, içersin.Ya hayırdır, gidersin, yersin, içersin. Güzel.Güzel. Dualar edersin, gelirsin.Dualar edersin, gelirsin. O zaman orada bulunmanın sevabına da nâil olur.O zaman orada bulunmanın sevabına da nâil olur. Kardeşinin hatrına yaptığı davete gittin.Kardeşinin hatrına yaptığı davete gittin. Yahut şimdi baksın ki orada fenalıklar var, çalgılar, düğünler, içkiler var.Yahut şimdi baksın ki orada fenalıklar var, çalgılar, düğünler, içkiler var. Yok, bu olmaz.Yok, bu olmaz. Böyle bir kaldırın bunları.Böyle bir kaldırın bunları. Kuvvetin varsa, gücün varsa, sizin güçlülükleKuvvetin varsa, gücün varsa, sizin güçlülükle bunları oradan kurtarabilirsen, kaldırtırabilirsen,bunları oradan kurtarabilirsen, kaldırtırabilirsen, bu da senin için yine hayır olmuştur ki bu fenalıklara oradan mani olabilir.bu da senin için yine hayır olmuştur ki bu fenalıklara oradan mani olabilir. İctemiû alâ taâmiküm.

İctemiû alâ taâmiküm.
Bugün bu mümkün değil de, o zaman bunlara gitmemek daha evla.

Bugün bu mümkün değil de, o zaman bunlara gitmemek daha evla.
İctemiû alâ taâmiküm.

İctemiû alâ taâmiküm.
Yine Peygamber'e gelmişler, şikayette bulunmuşlar.Yine Peygamber'e gelmişler, şikayette bulunmuşlar. “Ya Rasulallah, bizim karnımız doymuyor.“Ya Rasulallah, bizim karnımız doymuyor. Bizler yiyoruz ama karnımız doymuyor.”Bizler yiyoruz ama karnımız doymuyor.” İctemiû alâ taâmiküm.İctemiû alâ taâmiküm. Siz sokağınızda toplanın da öğle yemeği yiyin.Siz sokağınızda toplanın da öğle yemeği yiyin. Aile aile perakende perakende yemeyin.Aile aile perakende perakende yemeyin. Yerken de ve’z-kürü’s-me’llâhi,Yerken de ve’z-kürü’s-me’llâhi, Allah-u Teala'nın ismini anaraktan yiyin.Allah-u Teala'nın ismini anaraktan yiyin. O zaman yübârak leküm fîhi, o taam size mübarek olur.O zaman yübârak leküm fîhi, o taam size mübarek olur. Hem de doyarsınız.Hem de doyarsınız. İctemiû ale’l-kur’âni me’teleftüm aleyhi.

İctemiû ale’l-kur’âni me’teleftüm aleyhi.
Siz Kur'an-ı Kerim okunurken,Siz Kur'an-ı Kerim okunurken, buradan aldığınız hazlar, muhabbetleriniz miktarıncaburadan aldığınız hazlar, muhabbetleriniz miktarınca devam edin, toplu olasınız.devam edin, toplu olasınız. Baktınız ki fe-ize’hteleftüm fe-kûmû, içiniz bozuldu.Baktınız ki fe-ize’hteleftüm fe-kûmû, içiniz bozuldu. Vesveseler, kuruntular, ihtiraslar o zaman kalkın o zaman.Vesveseler, kuruntular, ihtiraslar o zaman kalkın o zaman. Onun için sizin için hayırlı olur.Onun için sizin için hayırlı olur. İctenibü’s-seb’al-mûbikâti.

İctenibü’s-seb’al-mûbikâti.
Siz yedi tehlikeden, yedi tehlikeden sakınınız.Siz yedi tehlikeden, yedi tehlikeden sakınınız. Yedi tehlikenin birisi eş-şirke bi’llâhi,Yedi tehlikenin birisi eş-şirke bi’llâhi, Allah'a şirktir.Allah'a şirktir. Ve’s-sihra, ikincisi sihirdir.Ve’s-sihra, ikincisi sihirdir. Ve katle’n-nefsi.Ve katle’n-nefsi. Üçüncüsü haksız yere adam öldürmektir.Üçüncüsü haksız yere adam öldürmektir. Ve eklü’r-ribâ, faiz yemek.Ve eklü’r-ribâ, faiz yemek. Ve eklü mâli’l-yetîmi.Ve eklü mâli’l-yetîmi. Yetimin malını yemek.Yetimin malını yemek. Ve’t-tevelliye yevme’z-zehf.Ve’t-tevelliye yevme’z-zehf. Düşman karşısında dövüşürken kaçmak...Düşman karşısında dövüşürken kaçmak... Ve kazfe’l-muhsanâti’l-mü’minâti’l-ğâfilâti.Ve kazfe’l-muhsanâti’l-mü’minâti’l-ğâfilâti. Namuslu iffetlı hanımların aleyhinde iftiralarda bulunmak.Namuslu iffetlı hanımların aleyhinde iftiralarda bulunmak. Bunlar yedi tehlikedir.Bunlar yedi tehlikedir. Yine bunu bir başka ifade eder Peygamber Efendimiz:Yine bunu bir başka ifade eder Peygamber Efendimiz: İctenibü’l-kebâira’s-seb’a.İctenibü’l-kebâira’s-seb’a. Orada mübikat dedi, burada ye di büyük günah dedi.Orada mübikat dedi, burada ye di büyük günah dedi. Yedi büyük günahdan sakının.Yedi büyük günahdan sakının. Birisi, eş-şirke bi’llâhi.Birisi, eş-şirke bi’llâhi. Şirk, estaizu billah:Şirk, estaizu billah: Fa’sda’ bîmâ tü’meru ve a’rıd ani’l-müşrikîn. (Hicr Suresi, 94. Ayet)

Fa’sda’ bîmâ tü’meru ve a’rıd ani’l-müşrikîn. (Hicr Suresi, 94. Ayet)
Bir tarafın diyor ki sen vahyolunana ittiba et.Bir tarafın diyor ki sen vahyolunana ittiba et. Fakat müşriklerden uzak dur.Fakat müşriklerden uzak dur. Hem müşriklere hem de vahye ittiba mümkün değildir.Hem müşriklere hem de vahye ittiba mümkün değildir. Bir insan ya müslümandır ya gavur.Bir insan ya müslümandır ya gavur. İki halden birindedir, ya müslümandır ya gavurdur.İki halden birindedir, ya müslümandır ya gavurdur. Müslümanlıksa müslümanlığa riayet edecektir.Müslümanlıksa müslümanlığa riayet edecektir. Müslüman değilse o da başka.Müslüman değilse o da başka. Onu da kimse bir şey diyemez.Onu da kimse bir şey diyemez. Binaenaleyh şirk, Muaz (ra. Şam'a gelmiş.Binaenaleyh şirk, Muaz (ra. Şam'a gelmiş. Şam'da, ondan sormuşlar,Şam'da, ondan sormuşlar, Resulullah'tan bize bir haber ver diyerekten,Resulullah'tan bize bir haber ver diyerekten, söylediklerinden.söylediklerinden. Söze başlamış, tutamamış kendisini, hüngür hüngür ağlıyor.Söze başlamış, tutamamış kendisini, hüngür hüngür ağlıyor. Tekrar söze başlıyor söylemek için,Tekrar söze başlıyor söylemek için, yine tutamıyor kendisini, hakim olamıyor, ağlıyor.yine tutamıyor kendisini, hakim olamıyor, ağlıyor. En nihayet demiş ki,En nihayet demiş ki, ben bu kabrin sahibi sallallahu aleyhi ve sellemdenben bu kabrin sahibi sallallahu aleyhi ve sellemden işittim ki, riya, riya şirk gecesidir.işittim ki, riya, riya şirk gecesidir. Riyakarlık, riyalarını gösterir şirk gecesidir.Riyakarlık, riyalarını gösterir şirk gecesidir. Bunun izahını yapmayacağız.Bunun izahını yapmayacağız. Bunu siz düşünün.Bunu siz düşünün. Allah kusurlarımızı affetsin.Allah kusurlarımızı affetsin. Bu çok böyle camilere girip de

Bu çok böyle camilere girip de
kendileri sofi gösterirken, rey toplamak hedefinde olankendileri sofi gösterirken, rey toplamak hedefinde olan kimseler vardır ki, bu tam şirktir kendisi.kimseler vardır ki, bu tam şirktir kendisi. Her zaman böyledir.Her zaman böyledir. Öyle gösterişle arada sırada camilerde boy gösterirse,Öyle gösterişle arada sırada camilerde boy gösterirse, ben de Müslümanım demek olmaz o iş.ben de Müslümanım demek olmaz o iş. Onun için Cenab-ı Peygamber, eş-şirkü billah.Onun için Cenab-ı Peygamber, eş-şirkü billah. Allah hem görüyor, hem biliyor değil mi?Allah hem görüyor, hem biliyor değil mi? Görüp bildiği şeyi saklayıp da kendisini başka göstermesi caiz değildir.Görüp bildiği şeyi saklayıp da kendisini başka göstermesi caiz değildir. İnsan da bir delikten bir kere sokulurderler.

İnsan da bir delikten bir kere sokulurderler.
Müslüman bir yılan deliğine bir kere tutar.Müslüman bir yılan deliğine bir kere tutar. Akrep deliğine bir kere tutar.Akrep deliğine bir kere tutar. İkinci defa ısırılmaz oradan bir daha Bir kere aldatılır yani.İkinci defa ısırılmaz oradan bir daha Bir kere aldatılır yani. İkinci defaya aldanırsa o kafasız bir adam demektir.İkinci defaya aldanırsa o kafasız bir adam demektir. Müslümanın ikinci defada aldanmaması lazım.Müslümanın ikinci defada aldanmaması lazım. Onun için eş-şirkü billah deyin.Onun için eş-şirkü billah deyin. Ve katlu’n-nefsi.

Ve katlu’n-nefsi.
İkincisi adam öldürmek.İkincisi adam öldürmek. Burada yalnız ve katlu’n-nefs, dedi.Burada yalnız ve katlu’n-nefs, dedi. Ötekinde haksız yere öldürmek tabiri vardı.Ötekinde haksız yere öldürmek tabiri vardı. Ve katlu’n-nefsten murad kat’ı malum ya..Ve katlu’n-nefsten murad kat’ı malum ya.. Eskiden, fakirlik galib imiş, cahillik de var orada tabiatıyla.

Eskiden, fakirlik galib imiş, cahillik de var orada tabiatıyla.
Birçok insanlar, kabile sahipleri,Birçok insanlar, kabile sahipleri, çocukları da kız çocuklarına bağlıdır, diri diri mezara atar,çocukları da kız çocuklarına bağlıdır, diri diri mezara atar, üzerlerine toprak örter Öldürürlermiş.üzerlerine toprak örter Öldürürlermiş. Damat Olmak çirkin bir şeymiş.Damat Olmak çirkin bir şeymiş. Kaynası olmak çirkin birşeeymiş.Kaynası olmak çirkin birşeeymiş. Kaynanası olmamak için kız çocuğunu öldürüyor.Kaynanası olmamak için kız çocuğunu öldürüyor. Veyahut yemek yetiştiremiyoruz, ekmek yetiştiremiyoruz.Veyahut yemek yetiştiremiyoruz, ekmek yetiştiremiyoruz. Onun için, onlar bir getirici olmadığı için, onları böyle öldürme suretiyle.Onun için, onlar bir getirici olmadığı için, onları böyle öldürme suretiyle. Bu katillik olmakla beraber bir de analar rahimlerindeki çocukları aldırıyorlar.Bu katillik olmakla beraber bir de analar rahimlerindeki çocukları aldırıyorlar. Bir kitapta okumuştum.

Bir kitapta okumuştum.
Doğmamış çocukları diyerekten tabir etmişler.Doğmamış çocukları diyerekten tabir etmişler. Buhari'nin içerisinde.Buhari'nin içerisinde. Kim bunların sayısının çokluğunu korkutacak şekilde insanları.Kim bunların sayısının çokluğunu korkutacak şekilde insanları. Bunlar çocuk doğup veBunlar çocuk doğup ve kendilerinin her ne şekilde olsa,kendilerinin her ne şekilde olsa, gerek ayıplarının meydana çıkmaması veyahut dagerek ayıplarının meydana çıkmaması veyahut da bunları bakmak zahmetinden kurtulması için,bunları bakmak zahmetinden kurtulması için, yahut ufak tefek vecibelerle yaşayamam,yahut ufak tefek vecibelerle yaşayamam, hasta olurum kendilerine karşı,hasta olurum kendilerine karşı, bunları ruh gelip aldırmaları çok vehim katl’dir.bunları ruh gelip aldırmaları çok vehim katl’dir. Geçenlerde bir hadise dinledim.

Geçenlerde bir hadise dinledim.
Hepimizi kıskandıracak bir şekilde.Hepimizi kıskandıracak bir şekilde. Hanımefendinin birisi kalp hastasıymış.Hanımefendinin birisi kalp hastasıymış. İki çocuk getirmiş.İki çocuk getirmiş. Üçüncü çocuğun da gelme sırasında kalbi çıkmış, rahatsız olmuş.Üçüncü çocuğun da gelme sırasında kalbi çıkmış, rahatsız olmuş. Doktora gitmiş.Doktora gitmiş. Doktor demiş ki: “Eğer bu çocuğu aldırmazsan sen gidersin.”Doktor demiş ki: “Eğer bu çocuğu aldırmazsan sen gidersin.” Demiş ki: “Ben katil olmaktansa şehit olmayı tercih ederim.”Demiş ki: “Ben katil olmaktansa şehit olmayı tercih ederim.” Böyle annelerden.Böyle annelerden. Ve nihayet şehit olmuş, gitmiş.Ve nihayet şehit olmuş, gitmiş. Ama tabir güzel.Ama tabir güzel. Bu çocuk aldırmak kolay bir şey değil.

Bu çocuk aldırmak kolay bir şey değil.
Katlu’n-nefs oluyor.Katlu’n-nefs oluyor. Çocuk meydana gelir, büyür, imansız o vakit.Çocuk meydana gelir, büyür, imansız o vakit. Bu katl öteki katilerden çok çok fena.Bu katl öteki katilerden çok çok fena. Çünkü öteki öldü, cennete gitti. öldü kabahati yok.Çünkü öteki öldü, cennete gitti. öldü kabahati yok. Onu yeri Cennet.Onu yeri Cennet. Öteki yeri cehennem olur.Öteki yeri cehennem olur. Çok acı.Çok acı. Onun için evlatların yetiştirmesinden daha büyük onların imanlı yetiştirmesi.Onun için evlatların yetiştirmesinden daha büyük onların imanlı yetiştirmesi. Şimdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ben sizin çokluğunuzla iftihar ederim,

Şimdi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ben sizin çokluğunuzla iftihar ederim,
evlenin, çokluğunuzla iftihar ederim.evlenin, çokluğunuzla iftihar ederim. Ama o çok yetişen çocuk imanla olursa.Ama o çok yetişen çocuk imanla olursa. Yoksa kafir olsanız Peygamber hangisine iftihar edecek?Yoksa kafir olsanız Peygamber hangisine iftihar edecek? Allah hepimizi lütuflarına hayırlara tebdil eylesin.Allah hepimizi lütuflarına hayırlara tebdil eylesin. Ve’l-firara mine’z-zehf.

Ve’l-firara mine’z-zehf.
Zehf, iki ordu karşılaşmış.Zehf, iki ordu karşılaşmış. O sırada gözü korkup kaçmak.O sırada gözü korkup kaçmak. İki kaçış var.İki kaçış var. Birincisi dövüşmeden evvel gerilerde, düşamnın gözünden kaçıyor.Birincisi dövüşmeden evvel gerilerde, düşamnın gözünden kaçıyor. O kaçış, günah ama öbür kaçış iki ordu karşı karşıya gelmiş.O kaçış, günah ama öbür kaçış iki ordu karşı karşıya gelmiş. Silahlar birbirine uc uca süngüler uç uca korkak adam kaçmış.Silahlar birbirine uc uca süngüler uç uca korkak adam kaçmış. Bu kaçış kebair günahlardandır.Bu kaçış kebair günahlardandır. Ekle mali’l-yetim.

Ekle mali’l-yetim.
Yetimin malını yemek, bu malum.Yetimin malını yemek, bu malum. Bir de ekle’r-riba.Bir de ekle’r-riba. Şu faiz yemek.Şu faiz yemek. Allah cümle Muhammedi bunun şerrinden korusun.Allah cümle Muhammedi bunun şerrinden korusun. Çok acı bir şey bu.Çok acı bir şey bu. Bugün tabi insanlar bu yüzden çok para da kazanabiliyorlar.Bugün tabi insanlar bu yüzden çok para da kazanabiliyorlar. Fakat bu kazanılan para, emin olunuz ki çok haram.Fakat bu kazanılan para, emin olunuz ki çok haram. Bir parlar, ateş yanar hani, bir alev verir, parlar parlar amaBir parlar, ateş yanar hani, bir alev verir, parlar parlar ama arkası gelince, işte bu böyledir.arkası gelince, işte bu böyledir. Bir parlar karşı ama parlamasını çok düşünmez, derhal söner, gider.Bir parlar karşı ama parlamasını çok düşünmez, derhal söner, gider. Birçok evlerin de tarumar olmasına sebep olur.Birçok evlerin de tarumar olmasına sebep olur. Faizciler malı, parayı verirken karşısında bir rehin alır.Faizciler malı, parayı verirken karşısında bir rehin alır. evini ipotek ediyorsun, başka şeyi ipotek ediyorsun, veriyorsun.evini ipotek ediyorsun, başka şeyi ipotek ediyorsun, veriyorsun. Derken faiz mütemadien ilerliyor, yürüyor.Derken faiz mütemadien ilerliyor, yürüyor. Bakıyorsun ki borç ödeyecek durum kalmıyor.Bakıyorsun ki borç ödeyecek durum kalmıyor. Hadi piyasaya, mizana çıkıyor mal, topluyor, giriyor elinden herhalde.Hadi piyasaya, mizana çıkıyor mal, topluyor, giriyor elinden herhalde. Bu tam perişanlıktır.Bu tam perişanlıktır. Ve kazfu’l-muhsanat.

Ve kazfu’l-muhsanat.
Bu çok acı bir şeydir.Bu çok acı bir şeydir. Namuslu hanımlara iftirada bulunur.Namuslu hanımlara iftirada bulunur. Gözüyle görmediği halde iftirada bulunur.Gözüyle görmediği halde iftirada bulunur. Birisi de vettearrube ba’de’l-hicreh, yani MekkeBirisi de vettearrube ba’de’l-hicreh, yani Mekke yahut neredeyse kendisi gelmiş,yahut neredeyse kendisi gelmiş, hicret etmiş, iman etmiş.hicret etmiş, iman etmiş. İman ettikten sonra yine bedeviyet haline dönüşmek günahı kebairden.İman ettikten sonra yine bedeviyet haline dönüşmek günahı kebairden. Çünkü iman eden kimselerinÇünkü iman eden kimselerin Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin etrafındaPeygamber sallallahu aleyhi ve sellemin etrafında toplanmaları şarttır ki icabındatoplanmaları şarttır ki icabında hal olunduğu vakitte hazır asker olunur...hal olunduğu vakitte hazır asker olunur... Herkes köyüne kasabasına giderseHerkes köyüne kasabasına giderse insanların birbirlerine haberdar etsinler toplansınlar uzun iş olur.insanların birbirlerine haberdar etsinler toplansınlar uzun iş olur. Onun için hicretten sonra, Arabi, memleketlerine dönmek, bu da haram.Onun için hicretten sonra, Arabi, memleketlerine dönmek, bu da haram. Günah-ı kebairidir.Günah-ı kebairidir. Bu imanlı olduğu haldedirler.Bu imanlı olduğu haldedirler. Bir de imanını bozarak dönerse imanından çıkıyor.Bir de imanını bozarak dönerse imanından çıkıyor. İctenibü’l-hamra fe-innehâ miftâhu külli şerrin.

İctenibü’l-hamra fe-innehâ miftâhu külli şerrin.
İçkiden sakının, içkiden.

İçkiden sakının, içkiden.
Bütün şerlerin anahtarı.Bütün şerlerin anahtarı. Şöyle bir rivayet yapmışlar.Şöyle bir rivayet yapmışlar. Bütün kötülükler, yüz tane bin tane toplamışlar, bir evin içerisinde toplamışlar.Bütün kötülükler, yüz tane bin tane toplamışlar, bir evin içerisinde toplamışlar. Kapısının anahtarına da içki koymuşlar.Kapısının anahtarına da içki koymuşlar. Bu kapının anahtarını açtığınız gibi bütün ne kadar şer varsa hepsi içeriye dolar koyulur.Bu kapının anahtarını açtığınız gibi bütün ne kadar şer varsa hepsi içeriye dolar koyulur. İşte içki bu kadar luzumsuz.İşte içki bu kadar luzumsuz. o faizle parayı yiyenin parladığı gibi bir müddet eğlenir gidersin fakat arkasından yıkım gelir.o faizle parayı yiyenin parladığı gibi bir müddet eğlenir gidersin fakat arkasından yıkım gelir. Akıl büyük bir cevher.

Akıl büyük bir cevher.
Şimdi tımarhanelerde görüyorsunuz çok kişiler var.Şimdi tımarhanelerde görüyorsunuz çok kişiler var. Akılları olmadıkları için.Akılları olmadıkları için. Orada mahpus duruyorlar hepsi bizden de kuvvetlidir,Orada mahpus duruyorlar hepsi bizden de kuvvetlidir, şöyledir, böyledir ama akılları olmadığı içinşöyledir, böyledir ama akılları olmadığı için orada eziyet içerisinde kalırlar.orada eziyet içerisinde kalırlar. En büyük cevher olan bu aklı milyonlar versek kimse vermez yani.En büyük cevher olan bu aklı milyonlar versek kimse vermez yani. milyonları olsa bir ınsanın sana şu kadar milyon vereceğim,milyonları olsa bir ınsanın sana şu kadar milyon vereceğim, milyar vereyim, şu aklını bana ver demilyar vereyim, şu aklını bana ver de hiçbir akıllı al, diyemez.hiçbir akıllı al, diyemez. O kadar kıymetli paha biçilmez yanı akla.O kadar kıymetli paha biçilmez yanı akla. Bu paha biçilmez aklı sen üç kadeh, beş kadehe değişiyorsun daBu paha biçilmez aklı sen üç kadeh, beş kadehe değişiyorsun da o aklı kendin götürüyorsun aklından.o aklı kendin götürüyorsun aklından. Ne kadar akılsızsın.Ne kadar akılsızsın. En güzel Allah'ın verdiği akıl, elinden gidiyor,En güzel Allah'ın verdiği akıl, elinden gidiyor, Artık deli misin divane misin bilinmez bir hal, Allah esirgesin.Artık deli misin divane misin bilinmez bir hal, Allah esirgesin. Bazı ayetlerde vardır.Bazı ayetlerde vardır. Uuu, çoluk çocuğa rezil olurlar.Uuu, çoluk çocuğa rezil olurlar. Gitmez yani.

Gitmez yani.
Bugün de kanserin başı diyorlar.Bugün de kanserin başı diyorlar. Fakat demin dedi ya, alışılan kötü, huydan kurtulmak çok zordur.Fakat demin dedi ya, alışılan kötü, huydan kurtulmak çok zordur. Dağlar değişir, kumlar değişmez.Dağlar değişir, kumlar değişmez. Bu içkiyi alacağın müptela olan doğal olan,Bu içkiyi alacağın müptela olan doğal olan, doktor demiş, şu demiş, bu demiş,doktor demiş, şu demiş, bu demiş, bir kulağından girer, öteki kulağından çıkartır, o yapacağını yapar.bir kulağından girer, öteki kulağından çıkartır, o yapacağını yapar. Eğer ki yatağa duser çaresiz kalır bırakır fakat iyi olsun yine başlar.Eğer ki yatağa duser çaresiz kalır bırakır fakat iyi olsun yine başlar. Allah muhafaza.Allah muhafaza. Bunun için bakın en güzel nimet akıldır.Bunun için bakın en güzel nimet akıldır. Bu aklın pahası yoktur, paha biçilmez.Bu aklın pahası yoktur, paha biçilmez. Bunun üçü beş kadehe değiştikçe insan böyleBunun üçü beş kadehe değiştikçe insan böyle insanlıktan çıkar derecede kendisini şey yapar.insanlıktan çıkar derecede kendisini şey yapar. İctenibü't-tekebbüra.

İctenibü't-tekebbüra.
Büyüklenmekten de sakınınız.Büyüklenmekten de sakınınız. Büyüklük Allah'ın.Büyüklük Allah'ın. Ne kadar zengin olursan ol, ne kadar gücün olursan ol,Ne kadar zengin olursan ol, ne kadar gücün olursan ol, ne kadar kuvvetli olursan ol.ne kadar kuvvetli olursan ol. Hepsi bundan Allah-u Teala'nın verdiği birer varlık.Hepsi bundan Allah-u Teala'nın verdiği birer varlık. Bunlarla bir böbürlenmek insana hiçbir zaman yakışmaz.Bunlarla bir böbürlenmek insana hiçbir zaman yakışmaz. Fe-inne'l-abde lâ yezâlü yetekebberu.Fe-inne'l-abde lâ yezâlü yetekebberu. Böyle insan başladı mı büyüklenmeye,Böyle insan başladı mı büyüklenmeye, hattâ yekûle'llâhu teâlâ,hattâ yekûle'llâhu teâlâ, Cenab-ı Hak buyurur ki meliklerine,Cenab-ı Hak buyurur ki meliklerine, ektübû abdî hâzâ fi'l-cebbârîn.ektübû abdî hâzâ fi'l-cebbârîn. ey meleklerim, bu kulumu benim cebbarimden yıldırın.ey meleklerim, bu kulumu benim cebbarimden yıldırın. Cebbarimdir bu işte.Cebbarimdir bu işte. Hayırsız bir adam.Hayırsız bir adam. Allah'la, Allah'ınla dövüşmeye çıkamadan git.Allah'la, Allah'ınla dövüşmeye çıkamadan git. İctenibû mecâlise'l-aşîrati.

İctenibû mecâlise'l-aşîrati.
Sonra aşiret, aşiretler yani, biliyorsunuz ki bunların oturuşları gizli oturuştur.

Sonra aşiret, aşiretler yani, biliyorsunuz ki bunların oturuşları gizli oturuştur.
Aşiret sahipleri otururlar, beş, on kişi top, top boş laflarla ömürlerini tüketirler.Aşiret sahipleri otururlar, beş, on kişi top, top boş laflarla ömürlerini tüketirler. Boş laflarla, dedikodularla ömürlerini tüketirler.Boş laflarla, dedikodularla ömürlerini tüketirler. Cenab-ı Peygamber bize îkaz ederek, sakın siz onlar gibi olmayın.Cenab-ı Peygamber bize îkaz ederek, sakın siz onlar gibi olmayın. Çünkü insanın en, en aziz şeysi ömrüdür değil mi?Çünkü insanın en, en aziz şeysi ömrüdür değil mi? Ömür, nefeslerden ibaret.

Ömür, nefeslerden ibaret.
Bu nefeslerin topuna ömür deniyor.Bu nefeslerin topuna ömür deniyor. Bu nefeslerin bir tanesini almaya kimsenin gücü yetmez.Bu nefeslerin bir tanesini almaya kimsenin gücü yetmez. Gidenin yerine de bir daha gelmez.Gidenin yerine de bir daha gelmez. bu nefeslerimizi boş şeylerle zayi etmeyin bunun için kahvehaneler,bu nefeslerimizi boş şeylerle zayi etmeyin bunun için kahvehaneler, dedikodu yerleri herhangi toplantı olursadedikodu yerleri herhangi toplantı olursa bunların hiçbirisine şayan-ı itibar edilmez.bunların hiçbirisine şayan-ı itibar edilmez. Bir insan böyle dedikodu yerlerine,Bir insan böyle dedikodu yerlerine, kahvehanelere, şuralara,kahvehanelere, şuralara, buralara alıştığında ömrünü zayi ediyor.buralara alıştığında ömrünü zayi ediyor. Mesela camide otursak, saatlerce Allah'ı zikretseniz ya senin işin gücün yok mu?Mesela camide otursak, saatlerce Allah'ı zikretseniz ya senin işin gücün yok mu? Sabahtan beri burada oturuyorsun da Allah diyorsun.Sabahtan beri burada oturuyorsun da Allah diyorsun. Hani dükkanın yok mu, işin yok mu, der insan.Hani dükkanın yok mu, işin yok mu, der insan. Fakat burada Allah diyor, buna insan razı olamıyor.Fakat burada Allah diyor, buna insan razı olamıyor. İşin yok mu, ne bu kadar oturuyorsun diyor.İşin yok mu, ne bu kadar oturuyorsun diyor. Öteki taraftaki kahvehanedeki havası pis,Öteki taraftaki kahvehanedeki havası pis, mikrop yuvası, ahlaksızlık yuvası bir yer.mikrop yuvası, ahlaksızlık yuvası bir yer. Orada akşamlara kadar böyle, sabahlara kadar oturuyor.Orada akşamlara kadar böyle, sabahlara kadar oturuyor. Gece sabahın karanlığında giden, akşamın karanlığında evine gelir.Gece sabahın karanlığında giden, akşamın karanlığında evine gelir. Allah muhafaza etsin.Allah muhafaza etsin. Bu aşiret meclisleri ki bunlardır.Bu aşiret meclisleri ki bunlardır. Gerek çoluk çocuk olsun, gerek büyüklerin olsun.

Gerek çoluk çocuk olsun, gerek büyüklerin olsun.
Bu kahvehaneler ömürlerini zayi eden yuvalardır.Bu kahvehaneler ömürlerini zayi eden yuvalardır. Ömürlerin mahvına sebep olan yuvalardır.Ömürlerin mahvına sebep olan yuvalardır. İnsanların cehenneme sürüklenmesine sebep olan yerlerdir.İnsanların cehenneme sürüklenmesine sebep olan yerlerdir. Oturulacak yer ehabbü’l-bilâdiOturulacak yer ehabbü’l-bilâdi ilallâhi mesâciduhâ.ilallâhi mesâciduhâ. Yerlerin en iyi sevgilisi Allah'a meclislerdir.Yerlerin en iyi sevgilisi Allah'a meclislerdir. Meclisleri bırakıp da kahvehanelerde toplanıp burada oyunlar oynamak,Meclisleri bırakıp da kahvehanelerde toplanıp burada oyunlar oynamak, hele o bir de oyuna alışırsa, o da bir kumardır yani.hele o bir de oyuna alışırsa, o da bir kumardır yani. Ondan sonra yakayı kurtarmanın imkanı olmaz o zaman.Ondan sonra yakayı kurtarmanın imkanı olmaz o zaman. Onun için kahvehanelere ve böyle lüzumsuz toplantılara alışmak kadar tehlikeli bir şeydir,Onun için kahvehanelere ve böyle lüzumsuz toplantılara alışmak kadar tehlikeli bir şeydir, Cenab-ı Peygamber ondan dolayı ictenibu mecalise’l-aşirah,Cenab-ı Peygamber ondan dolayı ictenibu mecalise’l-aşirah, öyle eski zamanın aşiret adamlarının,öyle eski zamanın aşiret adamlarının, aptal adamlarının boş laflarla vakit geçirdiği gibi meclislerdeaptal adamlarının boş laflarla vakit geçirdiği gibi meclislerde bulunmayın, siz de yapmayın.bulunmayın, siz de yapmayın. Ellezîne yeksirune’l-kelam.

Ellezîne yeksirune’l-kelam.
Çok kelam çok hatadır.Çok kelam çok hatadır. Çok hatalı insan, çok konuşan adamda çok hata vardır.Çok hatalı insan, çok konuşan adamda çok hata vardır. Çok para kazanan da haram olduğu gibi, çok konuşan laflarda da yalansız olmaz.Çok para kazanan da haram olduğu gibi, çok konuşan laflarda da yalansız olmaz. Çok laf yalansız çok para haramsız olmaz dedikleri gibi,Çok laf yalansız çok para haramsız olmaz dedikleri gibi, çok lafların arasında çok da yalan vardır.çok lafların arasında çok da yalan vardır. Burada Allah Teala'nın zikrini kaybetmek var.Burada Allah Teala'nın zikrini kaybetmek var. Kalbinde kasavete uğramak var.Kalbinde kasavete uğramak var. Kalbi taati Allah'tan en uzak olan insan vardır.Kalbi taati Allah'tan en uzak olan insan vardır. Kalbin taatli olması bir şey değil.Kalbin taatli olması bir şey değil. Yani kara kalp, kalp kararması.Yani kara kalp, kalp kararması. Ama Allah'tan en uzak olan insan kalbi kara olan insandır.Ama Allah'tan en uzak olan insan kalbi kara olan insandır. İc'alû eimmeteküm hiyâraküm.

İc'alû eimmeteküm hiyâraküm.
Siz gerek büyük imamlarınızı, gerek küçük imamlarınızı seçeceğiniz vakitteSiz gerek büyük imamlarınızı, gerek küçük imamlarınızı seçeceğiniz vakitte hayırlılarını seçin.hayırlılarını seçin. Fe-innehüm vefdüküm.Fe-innehüm vefdüküm. Çünkü onlar sizin önderlerinizdir.Çünkü onlar sizin önderlerinizdir. Önderlerinizi seçeceğiniz vakitteÖnderlerinizi seçeceğiniz vakitte aklınızı başınıza alın da hayırlısı kimse onu seçin.aklınızı başınıza alın da hayırlısı kimse onu seçin. Fîmâ beyneküm ve beyne rabbiküm.Fîmâ beyneküm ve beyne rabbiküm. Gerek namaz kıldıran imamız olsun gerek büyük imam olsunGerek namaz kıldıran imamız olsun gerek büyük imam olsun Allah ile kulu arasındaAllah ile kulu arasında vasıta oluyor bize.vasıta oluyor bize. İc'alû min salâtiküm fî büyûtiküm ve lâ tettehızûhâ kubûran.

İc'alû min salâtiküm fî büyûtiküm ve lâ tettehızûhâ kubûran.
Siz evlerinizde namaz kılın.

Siz evlerinizde namaz kılın.
Namazlarınızı sırf camilere hasretmeyiniz.Namazlarınızı sırf camilere hasretmeyiniz. Sünnetlerinizi evlerinizde kılın.Sünnetlerinizi evlerinizde kılın. Sonra gelin farzlarınızı camilerde kılın.Sonra gelin farzlarınızı camilerde kılın. Evlerinizi kuru mezarlıklara benzetmeyiniz.Evlerinizi kuru mezarlıklara benzetmeyiniz. Ev, namaz kılınmayan evler mezarlık gibi oluyor yani.Ev, namaz kılınmayan evler mezarlık gibi oluyor yani. Karanlık oluyor.Karanlık oluyor. Yani namaz ne kadar çok olursa evlerde, bu evin ışığı, nuru, ziyası o kadar çok olur.Yani namaz ne kadar çok olursa evlerde, bu evin ışığı, nuru, ziyası o kadar çok olur. Mesela camiden çıktıktan sonra eve gider nafileMesela camiden çıktıktan sonra eve gider nafile namazlar kılarız, gece namazları kılarız,namazlar kılarız, gece namazları kılarız, başka namazlar kılarız, kılarız da kılarız.başka namazlar kılarız, kılarız da kılarız. Yalnız şu kadar var ki, farz namazlar için muhakkak camiye gelmeye çalışın.Yalnız şu kadar var ki, farz namazlar için muhakkak camiye gelmeye çalışın. Farz namazları evlerde kılma..Farz namazları evlerde kılma.. Bunun için,Bunun için, Lâ salâte li-câri’l-mescidi illâ fi’l-mescidi.

Lâ salâte li-câri’l-mescidi illâ fi’l-mescidi.
Caminin komşusunun evinde namaz kılması caiz değildir.Caminin komşusunun evinde namaz kılması caiz değildir. Ramazan münasebetiyle bazı evlerde kardeşlerimiz imam tutuyorlar.

Ramazan münasebetiyle bazı evlerde kardeşlerimiz imam tutuyorlar.
Kendileri Ramazan imamları tutaraktanKendileri Ramazan imamları tutaraktan evlerine bazı komşularını toplayaraktanevlerine bazı komşularını toplayaraktan namaz kıldırıyorlar ki bu şehir içerisinde caiz değil.namaz kıldırıyorlar ki bu şehir içerisinde caiz değil. Bu ancak şehirden uzak, camisi olmayan yerlerde caizdir.Bu ancak şehirden uzak, camisi olmayan yerlerde caizdir. Şehir içerisinde camilerinŞehir içerisinde camilerin cemaatinin dağılmasına,cemaatinin dağılmasına, azalmasına vesile olur ki bir taraftan sevapazalmasına vesile olur ki bir taraftan sevap kazanırken diğer taraftan da günah kazanırlar.kazanırken diğer taraftan da günah kazanırlar. Demin dedi ki, ikiyseniz üç, üçseniz dört,Demin dedi ki, ikiyseniz üç, üçseniz dört, dörtseniz cemaat ne kadar çok olursa cemaatten ayrılmayın.dörtseniz cemaat ne kadar çok olursa cemaatten ayrılmayın. Binaenaleyh evlerde yapılan bu adeti anane, çok çirkin bir şeydir.Binaenaleyh evlerde yapılan bu adeti anane, çok çirkin bir şeydir. Belki bunların sahipleri, varlıklı insanlar oldukları için daralırlar.Belki bunların sahipleri, varlıklı insanlar oldukları için daralırlar. Bizim şeyimize ne var olsun diyerekten amaBizim şeyimize ne var olsun diyerekten ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: La salate licari’l-mescidiLa salate licari’l-mescidi illa fi’l-mescidi.illa fi’l-mescidi. Bu emre itaat var.Bu emre itaat var. Sen evinde imam tut, ne tutarsan tut,Sen evinde imam tut, ne tutarsan tut, nafile namazı istediğin kadar kıl ama farzınafile namazı istediğin kadar kıl ama farzı camide kıl ki cemaat dağılmasın.camide kıl ki cemaat dağılmasın. Ecel enâ akraühû li-batnın ve entüm takraûnehû li-zahrın.

Ecel enâ akraühû li-batnın ve entüm takraûnehû li-zahrın.
Cenab-ı Peygamber'e demişler ki Ya Rasulallah, sen Kur'an okuduğun vakitte biz kendimizden geçelim.Cenab-ı Peygamber'e demişler ki Ya Rasulallah, sen Kur'an okuduğun vakitte biz kendimizden geçelim. Aşk İlahi'ye kendimizi istila ediyoruz.Aşk İlahi'ye kendimizi istila ediyoruz. Efendim, zevk şevk üst üste.Efendim, zevk şevk üst üste. Değil mi?Değil mi? Evet.Evet. Çünkü ben iç ile okuyorum.Çünkü ben iç ile okuyorum. Siz ise dış ile okuyorsunuz.Siz ise dış ile okuyorsunuz. Dilinizle okuyorsunuz.Dilinizle okuyorsunuz. Manasını tefekkür etmiyorsunuz.Manasını tefekkür etmiyorsunuz. Okuduklarınızı anlama da etmiyorsunuz.Okuduklarınızı anlama da etmiyorsunuz. Kâlû: Yâ rasûle'llâhi me'l-batnu mine'z-zahri?

Kâlû: Yâ rasûle'llâhi me'l-batnu mine'z-zahri?
Ya Rasulallah bu iç ve dış nedir, demişler.Ya Rasulallah bu iç ve dış nedir, demişler. Kâle: Akraühû: Etedebberuhû.Kâle: Akraühû: Etedebberuhû. Okuyorum, okurken de tedebbür ediyor, düşünüyor, tefekkür ediyorum.Okuyorum, okurken de tedebbür ediyor, düşünüyor, tefekkür ediyorum. Ve a’melu mâ fihi.Ve a’melu mâ fihi. Neler dendiyse onlarla amel ediyorum.Neler dendiyse onlarla amel ediyorum. Onun için efdalül a’mal et tefekkür’dür.Onun için efdalül a’mal et tefekkür’dür. Amellerin en efdali tefekkürdür.Amellerin en efdali tefekkürdür. Tefekkür-ü saadetin hayrü min ibadet’in çeşitli rivayetleri vardır.Tefekkür-ü saadetin hayrü min ibadet’in çeşitli rivayetleri vardır. Bir ân tefekkür, bazı bir sene, bazı altmış seneye kadar böyle rivayetler var ki hayırlıdır.Bir ân tefekkür, bazı bir sene, bazı altmış seneye kadar böyle rivayetler var ki hayırlıdır. Tefekkür, mesela kolu çalıştırmak için idman yaparsın, kolların kuvvetli olur.Tefekkür, mesela kolu çalıştırmak için idman yaparsın, kolların kuvvetli olur. Ayaklarını çalıştırırsın, ayakların kuvvetli olur, pehlivanlarınAyaklarını çalıştırırsın, ayakların kuvvetli olur, pehlivanların çalıştığı gibi çeşitli idmanlar yaparsın, vücudun kuvvetli olur.çalıştığı gibi çeşitli idmanlar yaparsın, vücudun kuvvetli olur. Fakat gönlün kuvveti tefekküre bağlıdır.Fakat gönlün kuvveti tefekküre bağlıdır. Tefekkür olmayan gönüller, çalışmayan bedenler gibidir.Tefekkür olmayan gönüller, çalışmayan bedenler gibidir. Tefekkür olmayan, kafalarda tefekkür olmayan bedenler,Tefekkür olmayan, kafalarda tefekkür olmayan bedenler, çalışmayan muazzam bedenler gibidir ki bizim gibiçalışmayan muazzam bedenler gibidir ki bizim gibi çarçabuk yorulur, bir işe yaramaz, yani.çarçabuk yorulur, bir işe yaramaz, yani. Onun için tefekkür çok lazım.Onun için tefekkür çok lazım. Bu tefekkür içinde boş saatler vardır.Bu tefekkür içinde boş saatler vardır. Geceleri, karanlıkları, sessizlikleri, herkes yatmış.Geceleri, karanlıkları, sessizlikleri, herkes yatmış. O zaman da sen kalkarsın.O zaman da sen kalkarsın. Allahu Teala’nın azametini düşünürsün, verdiği nimetleri düşünürsün,Allahu Teala’nın azametini düşünürsün, verdiği nimetleri düşünürsün, mahlukatını düşünürsün.mahlukatını düşünürsün. Düşündükçe düşünürsün, bunlardan kendine hisseler ayırırsın, paylar ayırırsın.Düşündükçe düşünürsün, bunlardan kendine hisseler ayırırsın, paylar ayırırsın. Bakarsın ki yaptığın hareket Allah-u Teala'nın verdikleriBakarsın ki yaptığın hareket Allah-u Teala'nın verdikleri nimetlerle yaptığın hareketler böyle ölçününce,nimetlerle yaptığın hareketler böyle ölçününce, insana nedametler gelir pişmanlıklar gelir,insana nedametler gelir pişmanlıklar gelir, ben nasıl buyum yahu der.ben nasıl buyum yahu der. Bakıyorsunuz ki şu güzel cesetler,

Bakıyorsunuz ki şu güzel cesetler,
nur içerisinde hepsi bir gün geliyor ki bunlarınur içerisinde hepsi bir gün geliyor ki bunları aramızda tutamıyoruz, derhal götürüp mezara koyuyoruz.aramızda tutamıyoruz, derhal götürüp mezara koyuyoruz. Mezardaki o hali görseniz az zamanda taaffün eder, kokusundan yanına varılmaz.Mezardaki o hali görseniz az zamanda taaffün eder, kokusundan yanına varılmaz. Allah-u Teala'nın ne büyük hikmetleridir kiAllah-u Teala'nın ne büyük hikmetleridir ki vücut baştan aşağı bir mikrop, mikrop kaynağı, mikrop yuvası.vücut baştan aşağı bir mikrop, mikrop kaynağı, mikrop yuvası. Bu mikroplar birbirlerini yerken, derken vücut yıkılır gider.Bu mikroplar birbirlerini yerken, derken vücut yıkılır gider. Eğer yemeseler o zaman ikinci mezarı açamaz mezarcı.Eğer yemeseler o zaman ikinci mezarı açamaz mezarcı. İçerisinde çok yoğun.İçerisinde çok yoğun. Fakat Allah onları da birbirine musallat ediyor.Fakat Allah onları da birbirine musallat ediyor. Onlar da birbirini yiyor.Onlar da birbirini yiyor. En sona kalan, o da kalsın.En sona kalan, o da kalsın. Mezarcının küreğine gidiyor, onun için bu vücudu sen kıymet verme..Mezarcının küreğine gidiyor, onun için bu vücudu sen kıymet verme.. Bu vücudun en nihayet akıbeti işte bu mezara düşüp kuşlara kurtlara yem olmak.Bu vücudun en nihayet akıbeti işte bu mezara düşüp kuşlara kurtlara yem olmak. Çok fenadır Asıl insanın insanlığı ruhundadır.Çok fenadır Asıl insanın insanlığı ruhundadır. Binaenaleyh şimdi biz burada bu kıldığımız namazlar, bu tuttuğumuzBinaenaleyh şimdi biz burada bu kıldığımız namazlar, bu tuttuğumuz oruçlar, ibadetler, hayırlar, hep ruhumuzu da böyleoruçlar, ibadetler, hayırlar, hep ruhumuzu da böyle hani televizyon gibi geçirdi.hani televizyon gibi geçirdi. Şimdi televizyon deyince aklıma geldi, Allah hepimizi affetsin.

Şimdi televizyon deyince aklıma geldi, Allah hepimizi affetsin.
Şu televizyon olsun, radyo olsun bunları yapan dinli dinsiz,Şu televizyon olsun, radyo olsun bunları yapan dinli dinsiz, bizim gibi aciz insanlardır.bizim gibi aciz insanlardır. Aciz insanın yaptığı şu makine,Aciz insanın yaptığı şu makine, mesela adamın bir aya yolladığımesela adamın bir aya yolladığı gemisi var, gemisi yolluyor, tam teşkilat var üstündegemisi var, gemisi yolluyor, tam teşkilat var üstünde geminin önünde ne var ne yok,geminin önünde ne var ne yok, aletler gösteriyor, tehlike var mı yok mu diyerekten,aletler gösteriyor, tehlike var mı yok mu diyerekten, işte tayyare geliyor mu gelmiyor muişte tayyare geliyor mu gelmiyor mu gösteren aletler var, tam teşkilatı.gösteren aletler var, tam teşkilatı. Bu insanın yaptığı bir makine bu kadar mükemmel olunca,Bu insanın yaptığı bir makine bu kadar mükemmel olunca, Allah Teala'nın yaptığı bu makine,Allah Teala'nın yaptığı bu makine, bu vücut, bundan aşağı mıdır dersin?bu vücut, bundan aşağı mıdır dersin? Bunun televizyonu yok mu?Bunun televizyonu yok mu? Bunun radyosu yok mu?Bunun radyosu yok mu? Bunun teybi yok mu?Bunun teybi yok mu? Hepsi.Hepsi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemde ve bütün peygamberlerdePeygamber sallallahu aleyhi ve sellemde ve bütün peygamberlerde görüldüğü mucizeler nelerdir?görüldüğü mucizeler nelerdir? Nelerdir bu mucizeler?Nelerdir bu mucizeler? Bu mucizelerin sahipleri işte bizim gibi insanlardır.Bu mucizelerin sahipleri işte bizim gibi insanlardır. Fakat ruhları temiz olduğu için karşısındaki insanın birçok şeylere söz geçirebiliyor.Fakat ruhları temiz olduğu için karşısındaki insanın birçok şeylere söz geçirebiliyor. Hatta bak velilerden birisi aklıma gelemdi hutbe okuyor.

Hatta bak velilerden birisi aklıma gelemdi hutbe okuyor.
Aşra gelmiş başlamış cami sakinleri birbirine girişmeye.Aşra gelmiş başlamış cami sakinleri birbirine girişmeye. Kandiller birbirine girişiyor.Kandiller birbirine girişiyor. Çangır çungur derken dökülen dökülene.Çangır çungur derken dökülen dökülene. Yani Aşk-ı İlahi içten gelince onlara bile tesir edebiliyor.Yani Aşk-ı İlahi içten gelince onlara bile tesir edebiliyor. Taşların tesbihini Cenab-ı Peygamber eline alıncaTaşların tesbihini Cenab-ı Peygamber eline alınca Sübhanallah, Sübhanallah dediğini herkes dinledi.Sübhanallah, Sübhanallah dediğini herkes dinledi. Ebu Bekir'e verdi, ondan da dinlediler.Ebu Bekir'e verdi, ondan da dinlediler. Ömer'e verdi, Ömer'den de dinlediler.Ömer'e verdi, Ömer'den de dinlediler. Senin tesbihin sesi mi olur?Senin tesbihin sesi mi olur? Taşın sesi mi olur yahu?Taşın sesi mi olur yahu? Allah-u Teala'nın yarattığı bir şey var mı ki Allah’ı zikretmesin?Allah-u Teala'nın yarattığı bir şey var mı ki Allah’ı zikretmesin? İnsan kadar mükemmel bir mahluk yok.İnsan kadar mükemmel bir mahluk yok. Ve lekad kerremnâ beni ademe, diye Cenab-ı Hak boşuna methetmemiş.Ve lekad kerremnâ beni ademe, diye Cenab-ı Hak boşuna methetmemiş. Ben de halifem diye gönderdim sizi diye söylerken,Ben de halifem diye gönderdim sizi diye söylerken, bu halife bugün hiç işe yaramaz bir hale geldi.bu halife bugün hiç işe yaramaz bir hale geldi. Kahveden çıkmaz, kumarhaneden çıkmaz,Kahveden çıkmaz, kumarhaneden çıkmaz, meyhaneden çıkmaz, içkiyi elinden bırakmazmeyhaneden çıkmaz, içkiyi elinden bırakmaz cigarayı dudağından indirmez .cigarayı dudağından indirmez . Ne haldir bu hal, Allah muhafaza etsin.Ne haldir bu hal, Allah muhafaza etsin. Bundan evvelki dedelerimizin sigarası mı vardı, kahvesi mi vardı, nesi vardı?

Bundan evvelki dedelerimizin sigarası mı vardı, kahvesi mi vardı, nesi vardı?
Bunlar nasıl yaşıyorlardı elhamdülillah?Bunlar nasıl yaşıyorlardı elhamdülillah? Allah muhafaza etsin de.Allah muhafaza etsin de. Çoluk çocuklarımız da iman-ı İslam dairesindeÇoluk çocuklarımız da iman-ı İslam dairesinde eftal kullarından eylesıneftal kullarından eylesın Onun için ben okuyorum ama içimden okuyorum,Onun için ben okuyorum ama içimden okuyorum, tedebbür ile, tefekkür ile okuyoruz.tedebbür ile, tefekkür ile okuyoruz. Bu tedebbür ile okuduğumdan dolayı siz mest oluyorsunuz.Bu tedebbür ile okuduğumdan dolayı siz mest oluyorsunuz. Ve tekra’unehu entum hâkeza, ve eşe’ra bi yedihi fe emerrahâ.

Ve tekra’unehu entum hâkeza, ve eşe’ra bi yedihi fe emerrahâ.
Biz böyle okuveriyoruz işte, ağızlarımızla okuveriyoruz.Biz böyle okuveriyoruz işte, ağızlarımızla okuveriyoruz. Bir gün Ebu Bekir Sıddık Hazretleri'ne rast gelmiş.

Bir gün Ebu Bekir Sıddık Hazretleri'ne rast gelmiş.
Demiş ki: “Ya Ebu Bekir, ben münafık oldum,” demiş.Demiş ki: “Ya Ebu Bekir, ben münafık oldum,” demiş. “Yok demiş sen münafık olmazsın.”

“Yok demiş sen münafık olmazsın.”
“Neden?”

“Neden?”
“Neden olmayayım,” demiş.

“Neden olmayayım,” demiş.
“Ya ben Resulullah'ın önündeyken beni görsen melek zannederdin.“Ya ben Resulullah'ın önündeyken beni görsen melek zannederdin. Şimdi ayrıldık buradan, eve geldik.Şimdi ayrıldık buradan, eve geldik. Çoluk çocuklarım şundan bundan derken, bu hal benden kayboldu demiş.Çoluk çocuklarım şundan bundan derken, bu hal benden kayboldu demiş. O hal benden kayboldu.”O hal benden kayboldu.” Bu halde olursanız melek olursunuz tabiatıyla.

Bu halde olursanız melek olursunuz tabiatıyla.
gider gider haller insanlardan.gider gider haller insanlardan. Yalnız şimdi şunu da söyleyeyim.Yalnız şimdi şunu da söyleyeyim. Ama tam söyleyemeyeceğim de, tam manasından değil, kitap önümde yok.Ama tam söyleyemeyeceğim de, tam manasından değil, kitap önümde yok. Aklımda kaldığı kadar.Aklımda kaldığı kadar. Resulullah'ın zamanı saadetlerinde musab isminde bir adam varmış.Resulullah'ın zamanı saadetlerinde musab isminde bir adam varmış. Dinsiz.Dinsiz. 7 tane puta taparlarmış, 7 tane puta taparlarmış.7 tane puta taparlarmış, 7 tane puta taparlarmış. Rasulullah Efendimiz de putlara tapmayı zemmediyor.Rasulullah Efendimiz de putlara tapmayı zemmediyor. Demişler ki ya sen nasıl kabile reisisin, sen nasıl adamsın bak şu ResulullahDemişler ki ya sen nasıl kabile reisisin, sen nasıl adamsın bak şu Resulullah bizim putlarımıza neler diyor da sen gidip debizim putlarımıza neler diyor da sen gidip de ona bir kere bir şey demiyorsun, bir grup,ona bir kere bir şey demiyorsun, bir grup, bir cemaat kalkmışlar, Resulullah'ın huzuruna gelmişler.bir cemaat kalkmışlar, Resulullah'ın huzuruna gelmişler. Musab ın Oğlu da müslüman ama.Musab ın Oğlu da müslüman ama. Babası kafir, oğlu müslüman.Babası kafir, oğlu müslüman. Evvelden müslüman olmuş.Evvelden müslüman olmuş. Babasını görünce saklanmış.Babasını görünce saklanmış. Babasının karşısına çıkmamış.Babasının karşısına çıkmamış. Rasulullah sormuş: “Sen demiş kaç Allah'ın var,” demişRasulullah sormuş: “Sen demiş kaç Allah'ın var,” demiş “Yedi tane.”

“Yedi tane.”
“Kaçı yerde kaçı gökte?” demiş.

“Kaçı yerde kaçı gökte?” demiş.
“Altısı yerde birisi gökte,” demiş.

“Altısı yerde birisi gökte,” demiş.
“Başın sıkıştığı vakitte kime yalvarıyorsun,” demiş

“Başın sıkıştığı vakitte kime yalvarıyorsun,” demiş
“Göktekine,” demiş.

“Göktekine,” demiş.
Şunun yaptığı vakitte göktekine demiş.Şunun yaptığı vakitte göktekine demiş. “Öyleyse bu yerdekilerini bırak da demiş, gel bir Allah'a, İslam'a teslim ol” demiş.“Öyleyse bu yerdekilerini bırak da demiş, gel bir Allah'a, İslam'a teslim ol” demiş. “Ee bizim kabileyi ne yapacağız?” demiş.“Ee bizim kabileyi ne yapacağız?” demiş. “Bir dua buyurmuş Cenab-ı Hak.“Bir dua buyurmuş Cenab-ı Hak. Bu duayı sen oku, Allah sana zeka verir,Bu duayı sen oku, Allah sana zeka verir, kabileni de köylünü de kandırırsın.kabileni de köylünü de kandırırsın. Hakkı kabul ettirisin onlara da yani.”Hakkı kabul ettirisin onlara da yani.” “Peki” demiş. Müslüman olmuş.“Peki” demiş. Müslüman olmuş. Müslüman olunca, oğlu hemen fırlamış,Müslüman olunca, oğlu hemen fırlamış, babasının başını, elini, sonra da ayaklarını öpmüş.babasının başını, elini, sonra da ayaklarını öpmüş. Evvelce görür müydü oğlunu?Evvelce görür müydü oğlunu? İslam olur olmaz, gitti başını, elini, ayaklarını öptü.İslam olur olmaz, gitti başını, elini, ayaklarını öptü. Ve Resulullah da cemaate dedi, hadi bunu geçiriniz.Ve Resulullah da cemaate dedi, hadi bunu geçiriniz. Eşraf da dışarıda bekleşiyorlar, bakalım ne olacak, içerideki hadise derken,Eşraf da dışarıda bekleşiyorlar, bakalım ne olacak, içerideki hadise derken, bakmışlar ki müslüman olarak iniyor.bakmışlar ki müslüman olarak iniyor. Hepsi darmadağınık kaçışmışlar.Hepsi darmadağınık kaçışmışlar. Bunun için o ikazdan, şirkün billah'dan Cenab-ı Peygamber iman etti.Bunun için o ikazdan, şirkün billah'dan Cenab-ı Peygamber iman etti. İmam tarafından neşet ediyor öte tarafa.İmam tarafından neşet ediyor öte tarafa. Ebu Bekir baştan derken kırk oldular.Ebu Bekir baştan derken kırk oldular. Medine-i Münevver'de üç yüzü buldular.Medine-i Münevver'de üç yüzü buldular. Derken Bedir Muharebesi çıktı.Derken Bedir Muharebesi çıktı. Bedir Muharebesi çıkınca şimdi küffar tarafı da geldi.

Bedir Muharebesi çıkınca şimdi küffar tarafı da geldi.
Ebu Bekir, İslam tarafında, oğlu küffar tarafında.Ebu Bekir, İslam tarafında, oğlu küffar tarafında. Ömer, İslam tarafında, amcası öte tarafta.Ömer, İslam tarafında, amcası öte tarafta. Ali, bu tarafta.Ali, bu tarafta. Karşı karşıya çıkıyorlar.Karşı karşıya çıkıyorlar. O zaman dövüş karşılıklı oluyormuş.O zaman dövüş karşılıklı oluyormuş. Bu amcasının, dayısının neyse hepsinin kafalarına alıveriyorlar.Bu amcasının, dayısının neyse hepsinin kafalarına alıveriyorlar. Bu benim amcamdır, bu benim dayımdır, dursun demiyor.Bu benim amcamdır, bu benim dayımdır, dursun demiyor. Müslümanlıkta amcalık, dayılık olmaz.Müslümanlıkta amcalık, dayılık olmaz. Allah için Müslüman, ya Müslümanlığını kabul eder,Allah için Müslüman, ya Müslümanlığını kabul eder, Müslüman değilse kafası cehennemin sürüklüklenir, girer.Müslüman değilse kafası cehennemin sürüklüklenir, girer. Ebu Bekir'in oğlu da çıktı meydana.

Ebu Bekir'in oğlu da çıktı meydana.
Hz. Ebu Bekir'i onun karşısına çıkarken Cenab-ı Peygamber bunu tuttu.Hz. Ebu Bekir'i onun karşısına çıkarken Cenab-ı Peygamber bunu tuttu. Yok, sen gitme göze.Yok, sen gitme göze. Bu yakında Müslüman olacak.Bu yakında Müslüman olacak. Allah'a imanımızı daim eylesin.Allah'a imanımızı daim eylesin. Yani Müslümanlıkta Müslüman akrabayı gözetmek,Yani Müslümanlıkta Müslüman akrabayı gözetmek, kabileyi gözetmek, ahbablık dostluk düzeltmek yok.kabileyi gözetmek, ahbablık dostluk düzeltmek yok. Müslüman, Müslümandır.Müslüman, Müslümandır. Müslümanı sever.Müslümanı sever. Müslümanlar, Müslümanları sever.Müslümanlar, Müslümanları sever. Müslüman olmayan, kimi severmişler.Müslüman olmayan, kimi severmişler. Fakat Müslümanın, Müslüman olmayanı sevmesi kadar acı bir şey yok.Fakat Müslümanın, Müslüman olmayanı sevmesi kadar acı bir şey yok. Şimdi imanın tarifi var, fakat uzunca.

Şimdi imanın tarifi var, fakat uzunca.
İman tarifi uzunca.İman tarifi uzunca. İman, bir tanesini söyleyeyim.İman, bir tanesini söyleyeyim. İman, La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasululah demekle oluyor.İman, La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasululah demekle oluyor. Ama bu kapıdan içeriye giriştir.Ama bu kapıdan içeriye giriştir. Yani kapıdan içeriye girmek için La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasululah deriz.Yani kapıdan içeriye girmek için La İlahe İllallah Muhammedu’r Rasululah deriz. Atarlar bizi içeriye.Atarlar bizi içeriye. Şimdi, içeride imanımızı güzelleştireceğiz, kuvvetleştireceğiz.Şimdi, içeride imanımızı güzelleştireceğiz, kuvvetleştireceğiz. Evvela Allah korkusu.Evvela Allah korkusu. Allah korkusu olmayan iman, iman sayılmaz.Allah korkusu olmayan iman, iman sayılmaz. Allah korkusu da çarşıdan, pazardan olmaz.Allah korkusu da çarşıdan, pazardan olmaz. Bunu tefekkürlerle, kendimizi hesaplara çekmekle,Bunu tefekkürlerle, kendimizi hesaplara çekmekle, Allah Teala'nın verdiklerini hesaba katmakla,Allah Teala'nın verdiklerini hesaba katmakla, bir de bizim yaptıklarımızı hesaba katmakla,bir de bizim yaptıklarımızı hesaba katmakla, insanda tabiatidir bir utanç,insanda tabiatidir bir utanç, bir terbiye, bir edep gelecek insanlara.bir terbiye, bir edep gelecek insanlara. Vazgeçmek nasip olacak kötülüklerden.Vazgeçmek nasip olacak kötülüklerden. Şimdi bakınız ne kadar acıdır ki senelerden beri bu teravihi kılarız.

Şimdi bakınız ne kadar acıdır ki senelerden beri bu teravihi kılarız.
Senelerdir bu cemaat dolar camilerimize.Senelerdir bu cemaat dolar camilerimize. Bayram ertesi camide kimse kalmaz.Bayram ertesi camide kimse kalmaz. Yine eski cemaat kimse o kalır.Yine eski cemaat kimse o kalır. Neden oluyor canım?Neden oluyor canım? Ramazan geldi.Ramazan geldi. Allah ramazanın Allah'a mı yani?Allah ramazanın Allah'a mı yani? Namaz yalnız Ramazana mı mahsus?Namaz yalnız Ramazana mı mahsus? Oruç yalnız Ramazana mı mahsus?Oruç yalnız Ramazana mı mahsus? Beş vakit namaz, herkesin üzerinde bulunurlar.Beş vakit namaz, herkesin üzerinde bulunurlar. Hatta cuma, bunu tekrar edeyim yine.Hatta cuma, bunu tekrar edeyim yine. Cumasız Müslüman olmaz.Cumasız Müslüman olmaz. Cumasız Müslüman olmaz.Cumasız Müslüman olmaz. Üç Cumayı terk etti miydi, o defterden silinir.Üç Cumayı terk etti miydi, o defterden silinir. Mühürlenir demişler, defterden silinir, kapıdan atılır o.Mühürlenir demişler, defterden silinir, kapıdan atılır o. Tövbe derse ne mutlu.Tövbe derse ne mutlu. Tövbe etmemişse de, o atılmıştır dışarıya.Tövbe etmemişse de, o atılmıştır dışarıya. Üç Cumayı terk etmekle...Üç Cumayı terk etmekle... Binaenaleyh cumayı kılmayanın adamın ne namazı, namazdır.Binaenaleyh cumayı kılmayanın adamın ne namazı, namazdır. Ne orucu oruçtur, ne zekatı zekatıdır, ne de haccı hacdır.Ne orucu oruçtur, ne zekatı zekatıdır, ne de haccı hacdır. Onun için yaz, şimdi bak tatill devreleri bakıyoruz bu çocuklarımız yanlarımızda yok.Onun için yaz, şimdi bak tatill devreleri bakıyoruz bu çocuklarımız yanlarımızda yok. Halbuki geçenlerde dinlediğimde çok yüreğim sızladı.Halbuki geçenlerde dinlediğimde çok yüreğim sızladı. Amerika'nın reis-i cumhuru olan herif, pazar günü kilisesine girerken

Amerika'nın reis-i cumhuru olan herif, pazar günü kilisesine girerken
ailesini de çoluğunu çocuğuna da yanına katıyor, öyle gidiyormuş kilisesine.ailesini de çoluğunu çocuğuna da yanına katıyor, öyle gidiyormuş kilisesine. Bu gavur laikmiş.Bu gavur laikmiş. kilisesine gitmekle hiç kimseden çoluğunu, çocuğunu da yanında götürür.kilisesine gitmekle hiç kimseden çoluğunu, çocuğunu da yanında götürür. Biz ise çocuklarımız bugün tatildedir.Biz ise çocuklarımız bugün tatildedir. Tatilde olduğu halde, niçin onları yanımızda getiremiyoruz?Tatilde olduğu halde, niçin onları yanımızda getiremiyoruz? Bu top sahalarını da Allah onları da, bu çocuklarımızı da oradan kurtarsın.Bu top sahalarını da Allah onları da, bu çocuklarımızı da oradan kurtarsın. Bunların hepsi bir de felaket kaynağı.Bunların hepsi bir de felaket kaynağı. Bizim nasıl yoldan çıkmamız lazım, hepsinin yolunu bulmuşlar.Bizim nasıl yoldan çıkmamız lazım, hepsinin yolunu bulmuşlar. Gençliği nasıl aldatacağız?Gençliği nasıl aldatacağız? Nasıl İslam’dan ayıracağız, yollarını bulmuşlar.Nasıl İslam’dan ayıracağız, yollarını bulmuşlar. Gençlik de bunların peşine takılmış.Gençlik de bunların peşine takılmış. Müslümanlık dedin mi tüyleri ürperiyor.Müslümanlık dedin mi tüyleri ürperiyor. Ne olur, bak yarın mezara girdiğin vakitte halin ne olacak?Ne olur, bak yarın mezara girdiğin vakitte halin ne olacak? Bir kere düşünsene.Bir kere düşünsene. Topun mu seni kurtaracak orada seni, mezardan.Topun mu seni kurtaracak orada seni, mezardan. Yoksa oyunlarını mı kurtaracak?Yoksa oyunlarını mı kurtaracak? Burada senin imanı varsa kurtulacak.Burada senin imanı varsa kurtulacak. Ee, benim imanım var.Ee, benim imanım var. Öyle kurulmazsan iman olmaz.Öyle kurulmazsan iman olmaz. İman, Allah'a itaatle olur.İman, Allah'a itaatle olur. Allah'tan korkuyla olur, emrine itaat, yasaklarından kaçınmakla olur.Allah'tan korkuyla olur, emrine itaat, yasaklarından kaçınmakla olur. Allah cümlemizi günahlardan korunan,

Allah cümlemizi günahlardan korunan,
yasaklardan korunan veyasaklardan korunan ve razı olduğu amelleri işlemeye muvaffak kılanrazı olduğu amelleri işlemeye muvaffak kılan bahtiyar kullarından kabul etsin inşallah…bahtiyar kullarından kabul etsin inşallah… Bihürmeti’l-Fâtiha

Bihürmeti’l-Fâtiha
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2