Namaz Vakitleri

8 Rebîü'l-Evvel 1448
21 August 2026
İmsak
04:37
Güneş
06:12
Öğle
13:13
İkindi
16:59
Akşam
20:04
Yatsı
21:32
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytàni’r-racîm.Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytàni’r-racîm. Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm. El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn.

El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn.
Nahmeduhû bi-cemîi mehâmidih.Nahmeduhû bi-cemîi mehâmidih. Lehü’l-hamdü kemâ yenbaği li-celâli vechihî ve li- azîmi sultânih.Lehü’l-hamdü kemâ yenbaği li-celâli vechihî ve li- azîmi sultânih. Ve’s-salâtu ve’s-selâmü alâ seyyidina hayri halkıhîVe’s-salâtu ve’s-selâmü alâ seyyidina hayri halkıhî muhammedin ve âlihî, ve sahbihîmuhammedin ve âlihî, ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn.ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn. Emmâ ba’d:

Emmâ ba’d:
Fa’lemû eyyühe’l-ihvân,Fa’lemû eyyühe’l-ihvân, feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh,feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh, ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu aleyhi ve sellem,ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu aleyhi ve sellem, ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ,ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ, ve külle muhdesetin bid’ah,ve külle muhdesetin bid’ah, ve külle bid’atin dalâleh,ve külle bid’atin dalâleh, ve külle dalâletin ve sàhibehâ fî’nnâr.ve külle dalâletin ve sàhibehâ fî’nnâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’nnebiyyi salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’nnebiyyi salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl: Lâ ilâhe illa’llàhu’l-hakîmü’l-kerîm,

Lâ ilâhe illa’llàhu’l-hakîmü’l-kerîm,
subhàna’llàhi, ve tebâreke’llàhu rabbü’l-arşi’lazîm,subhàna’llàhi, ve tebâreke’llàhu rabbü’l-arşi’lazîm, ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l alemîn.ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l alemîn. An aliyyin, kàle: Allemenî rasûlü’llàhi SAS,

An aliyyin, kàle: Allemenî rasûlü’llàhi SAS,
izâ nezele bî kerbün en ekule fezekere hâze’lhadîs.izâ nezele bî kerbün en ekule fezekere hâze’lhadîs. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allah’ın selâmı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.

Allah’ın selâmı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.
Güzel bir ibadet ayı Ramazan’ı geçirdik.

Güzel bir ibadet ayı Ramazan’ı geçirdik.
Rabbimiz nice Ramazanlara erdirsin.Rabbimiz nice Ramazanlara erdirsin. Güzel ibadetler, taatler yapmak nasib eylesin.Güzel ibadetler, taatler yapmak nasib eylesin. Bayrama erdik, Allah nice bayramlar göstersin.

Bayrama erdik, Allah nice bayramlar göstersin.
Sevdiklerimizle beraber sizlere ve bizlereSevdiklerimizle beraber sizlere ve bizlere asıl büyük bayram olan, cehennemden kurtuluş ve cennete girişi,asıl büyük bayram olan, cehennemden kurtuluş ve cennete girişi, ilk girenlerle beraber duhulü bizlere nasib eylesin.ilk girenlerle beraber duhulü bizlere nasib eylesin. Şurada Peygamber SAS Efendimizin

Şurada Peygamber SAS Efendimizin
mübarek hadislerinden bir demet okuyup izah etmek adetindeyiz.mübarek hadislerinden bir demet okuyup izah etmek adetindeyiz. Sıra Râmuz el-Ehadis isimli hadis kitabınınSıra Râmuz el-Ehadis isimli hadis kitabının 462. sayfasına ulaştı.462. sayfasına ulaştı. Buradaki hadis-i şeriflerdenBuradaki hadis-i şeriflerden şöyle sizi üzmeyecek, yormayacak bir miktardaşöyle sizi üzmeyecek, yormayacak bir miktarda okuyup izahını yapmak istiyoruz.okuyup izahını yapmak istiyoruz. Rabbimiz hayırlara muvaffak eylesin.Rabbimiz hayırlara muvaffak eylesin. Cümlemize hayırlı ilimler ihsan eylesin.Cümlemize hayırlı ilimler ihsan eylesin. Öğrendiklerimizi tatbik etmeyi, ilmiyle amil olmayı nasib eylesin.Öğrendiklerimizi tatbik etmeyi, ilmiyle amil olmayı nasib eylesin. Böylece dünya ve ahiretimiziBöylece dünya ve ahiretimizi rızasına uygun olarak yaşayıprızasına uygun olarak yaşayıp dünya ve ahirette mes’ud, bahtiyar olmayı cümlemize nasib eylesin.dünya ve ahirette mes’ud, bahtiyar olmayı cümlemize nasib eylesin. Hz. Ali Efendimiz RA’dan Ahmed İbni Hanbel

Hz. Ali Efendimiz RA’dan Ahmed İbni Hanbel
vs. kaynaklarda kaydedildiğine göre,vs. kaynaklarda kaydedildiğine göre, bir hadis-i şerif şöylece nakledilmiş kibir hadis-i şerif şöylece nakledilmiş ki Peygamber SAS Efendimiz;Peygamber SAS Efendimiz; gençlerin ilk Müslüman olanı, amcazadesi,gençlerin ilk Müslüman olanı, amcazadesi, damadı, Allah’ın arslanı diye lakaplanmış olan,damadı, Allah’ın arslanı diye lakaplanmış olan, Hayber fatihi Hz. Ali Efendimiz’e;Hayber fatihi Hz. Ali Efendimiz’e; kendisine bir sıkıntı geldiği, bir üzücü hadisekendisine bir sıkıntı geldiği, bir üzücü hadise ulaştığı zaman söylesin diye şu sözleri ezberletmiş, öğretmiş.ulaştığı zaman söylesin diye şu sözleri ezberletmiş, öğretmiş. Yani başına bir dert gelirse,Yani başına bir dert gelirse, bir üzüntüye sıkıntıya düşersen bunları söyle yâ Ali diyebir üzüntüye sıkıntıya düşersen bunları söyle yâ Ali diye tavsiye etmiş Hazreti Ali Efendimiz'e.tavsiye etmiş Hazreti Ali Efendimiz'e. O da bu hadis-i şerifi bize nakletmiş ki:O da bu hadis-i şerifi bize nakletmiş ki: "Şu sözleri bana Resûlullah öyle"Şu sözleri bana Resûlullah öyle dertlere, belalara uğradığım zaman söyleyeyim dedertlere, belalara uğradığım zaman söyleyeyim de kurtulmama vesile olsun diye öğretti." diyor.kurtulmama vesile olsun diye öğretti." diyor. Nedir o sözler:

Nedir o sözler:
Lâ ilâhe illa’llàhu’l-hakîmü’l-kerîm,

Lâ ilâhe illa’llàhu’l-hakîmü’l-kerîm,
subhàna’llàhi, ve tebâreke’llàhu rabbü’l-arşi’lazîm,subhàna’llàhi, ve tebâreke’llàhu rabbü’l-arşi’lazîm, ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l alemînve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l alemîn Üç cümle.

Üç cümle.
Başka rivayetlerden belki kulağınızda biraz değişik şekilleri de kalmış olabilir.Başka rivayetlerden belki kulağınızda biraz değişik şekilleri de kalmış olabilir. Yani ilk karşılaştığınız bir hadis değildir,Yani ilk karşılaştığınız bir hadis değildir, belki daha önce de duymuşsunuzdur.belki daha önce de duymuşsunuzdur. Bu sözler bir şifa, manevi çare ve deva olarakBu sözler bir şifa, manevi çare ve deva olarak Hz. Ali Efendimiz’e Rasûlüllah Efendimiz tarafından öğretilmiş.Hz. Ali Efendimiz’e Rasûlüllah Efendimiz tarafından öğretilmiş. Mânâsına gelelim.

Mânâsına gelelim.
Bu sözleri yazarız, ezberleriz amaBu sözleri yazarız, ezberleriz ama mânâsını bilerek söylemekte daha büyük fayda var.mânâsını bilerek söylemekte daha büyük fayda var. Mânâsı:Mânâsı: Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm.

Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm.
Hakîm ve Kerîm olan Allah’tan gayrı ilah yoktur.Hakîm ve Kerîm olan Allah’tan gayrı ilah yoktur. Hakîm ve Kerîm olan Allah’tan gayrı bir ilah yoktur,Hakîm ve Kerîm olan Allah’tan gayrı bir ilah yoktur, hiçbir ilah yoktur ondan gayrı demek.hiçbir ilah yoktur ondan gayrı demek. Bir cümlesi bu.Bir cümlesi bu. Şimdi ilah; insanların

Şimdi ilah; insanların
kendisini yarattı diye düşünerek ibadet ettiğikendisini yarattı diye düşünerek ibadet ettiği varlıklara deniliyor.varlıklara deniliyor. İnsanlar doğruyu bulmuşlarsa Allah’a ibadet etmişler.İnsanlar doğruyu bulmuşlarsa Allah’a ibadet etmişler. Şaşırmış, sapıtmışlarsa, şirke düşmüşlerseŞaşırmış, sapıtmışlarsa, şirke düşmüşlerse putlara tapmışlar, ağaçlara tapmışlar, yıldızlara, aya, güneşe tapmışlar.putlara tapmışlar, ağaçlara tapmışlar, yıldızlara, aya, güneşe tapmışlar. Tarih boyunca şaşıran pek çok insan cemiyetleri yanlış şeyleriTarih boyunca şaşıran pek çok insan cemiyetleri yanlış şeyleri ilah edinmiş pek çok şeyler biliyoruz.ilah edinmiş pek çok şeyler biliyoruz. 20. yüzyılda şimdi artık bizler

20. yüzyılda şimdi artık bizler
Türkiye’nin Müslümanları olarak Allah’tan gayrı bir şeye tapıldığı zamanTürkiye’nin Müslümanları olarak Allah’tan gayrı bir şeye tapıldığı zaman acıyoruz insanlara.acıyoruz insanlara. Yani ağaca da tapılır mı?Yani ağaca da tapılır mı? İneğe de tapılır mı?İneğe de tapılır mı? Öküze tapılır mı?Öküze tapılır mı? Yıldıza, aya, güneşe tapılır mı?Yıldıza, aya, güneşe tapılır mı? Şu Japonların aklı nedir?Şu Japonların aklı nedir? Güneşe tapıyorlar, imparatorlarına Güneş'in oğlu diyorlar.Güneşe tapıyorlar, imparatorlarına Güneş'in oğlu diyorlar. Bu Hintlilerin zavallıların hali nedir?Bu Hintlilerin zavallıların hali nedir? Öküze tapıyorlar.Öküze tapıyorlar. Bu hayvancağızın ne şeyi var?Bu hayvancağızın ne şeyi var? İşte yatırırsan kesiyorsun, boğazlıyorsun.İşte yatırırsan kesiyorsun, boğazlıyorsun. Ne oldu şimdi?Ne oldu şimdi? Yani acıyoruz.Yani acıyoruz. Amma bir de Kur’an-ı Kerim’de var ki

Amma bir de Kur’an-ı Kerim’de var ki
bunlar görülen şeyler, bunları ayıplıyoruz biz.bunlar görülen şeyler, bunları ayıplıyoruz biz. Ama ayıplamadan bizim içimizdeki bazı kardeşlerin de taptığı bazı şeyler var.Ama ayıplamadan bizim içimizdeki bazı kardeşlerin de taptığı bazı şeyler var. Farkına varmadan taptığı bazı şeyler var, işte o bizim için önemli.Farkına varmadan taptığı bazı şeyler var, işte o bizim için önemli. Başkasının kusuru onu helak eder ama biz kendi kusurumuzu bilelim.Başkasının kusuru onu helak eder ama biz kendi kusurumuzu bilelim. Ayet-i kerimede buyuruyor ki:Ayet-i kerimede buyuruyor ki: Eferaeyte meni’ttehaze ilâhehû hevâhu.

Eferaeyte meni’ttehaze ilâhehû hevâhu.
Görmedin mi kendi hevâ-yı nefsini put edineni?Görmedin mi kendi hevâ-yı nefsini put edineni? Haa demek ki nefsin arzuları, hevesleri,

Haa demek ki nefsin arzuları, hevesleri,
nefsi, insanın kendi nefsinefsi, insanın kendi nefsi demek ki bazen bir put gibi, bir ilah gibidemek ki bazen bir put gibi, bir ilah gibi tapınılan bir varlık oluyor demek ki.tapınılan bir varlık oluyor demek ki. Türkiye’de var mı?Türkiye’de var mı? Ne kadar çok hem de!Ne kadar çok hem de! Hem de ne kadar çok!Hem de ne kadar çok! Bu plaja gidenler niye gidiyor?

Bu plaja gidenler niye gidiyor?
Kur’an-ı Kerim’de mi yazıyor, hadis-i şeriften mi bildiriliyor?Kur’an-ı Kerim’de mi yazıyor, hadis-i şeriften mi bildiriliyor? Bu sinemaya gidenler niye gidiyor?Bu sinemaya gidenler niye gidiyor? Bu tiyatroya gidenler niye gidiyor?Bu tiyatroya gidenler niye gidiyor? Bu kumarhaneye giden niye gidiyor?Bu kumarhaneye giden niye gidiyor? Bu kötü yere giden niye gidiyor?Bu kötü yere giden niye gidiyor? Şu kötü işin yapıldığı falanca yere giden niye gidiyor?Şu kötü işin yapıldığı falanca yere giden niye gidiyor? Kimisi kötülüğünü bilip gidiyor,Kimisi kötülüğünü bilip gidiyor, kimisi daha da ukala; yani gitme desen bir de onu müdafaa edecek.kimisi daha da ukala; yani gitme desen bir de onu müdafaa edecek. Kimisi de ukala:Kimisi de ukala: “Efendim Almanlar ne güzel yapıyormuş faşinglerde,“Efendim Almanlar ne güzel yapıyormuş faşinglerde, eee işte deşarj oluyormuş.eee işte deşarj oluyormuş. O kadar rezalet yapıyorlar kiO kadar rezalet yapıyorlar ki tamam işte senede bir defa böyle rezalet yaptı mı deşarj oluyor, ne iyi.” diyor.tamam işte senede bir defa böyle rezalet yaptı mı deşarj oluyor, ne iyi.” diyor. Yani boşalıyor diyor.Yani boşalıyor diyor. Yani rezalet müdafaa edilir mi? Ediyor.Yani rezalet müdafaa edilir mi? Ediyor. Ukala, yani daha da berbat olmuş,Ukala, yani daha da berbat olmuş, kafası daha da bozulmuş.kafası daha da bozulmuş. Ama kimisi de kötülüğünü biliyor:

Ama kimisi de kötülüğünü biliyor:
“Hocam ben bu işin kötülüğünün farkındayım senin gibi ama“Hocam ben bu işin kötülüğünün farkındayım senin gibi ama yakayı bırakamıyorum.yakayı bırakamıyorum. Yakama yapışmış, bırakamıyorum.Yakama yapışmış, bırakamıyorum. Alıştığım bir kötülük, bırakamıyorum.” diyor.Alıştığım bir kötülük, bırakamıyorum.” diyor. Şimdi size belki böyle mektuplar gelmez ama

Şimdi size belki böyle mektuplar gelmez ama
biz böyle kürsüde herkesten yüksekte oturduğumuzdan,biz böyle kürsüde herkesten yüksekte oturduğumuzdan, herkes bizi gördüğünden bize mektup çok yazıyorlar.herkes bizi gördüğünden bize mektup çok yazıyorlar. Çeşitli dertlerini bize anlatıyorlar:Çeşitli dertlerini bize anlatıyorlar: “Hocam diyor, ben şöyle bir derde yakalandım diyor.“Hocam diyor, ben şöyle bir derde yakalandım diyor. Pişmanım diyor, kurtulamıyorum, çare söyle.” diyor.Pişmanım diyor, kurtulamıyorum, çare söyle.” diyor. Yani öyle dertlerden bahsediyorlar ki buradaYani öyle dertlerden bahsediyorlar ki burada isim söylemeden de söyleyemem o dertleri.isim söylemeden de söyleyemem o dertleri. “Şu kötü alışkanlığa düştüm diyor, kötü olduğunu biliyorum hocam.” diyor.“Şu kötü alışkanlığa düştüm diyor, kötü olduğunu biliyorum hocam.” diyor. Yani mektupları şey diye saklıyorum, lazım olur bir gün diye saklıyorum.Yani mektupları şey diye saklıyorum, lazım olur bir gün diye saklıyorum. Neler neler!Neler neler! Bu insanoğlunun içinde ne dertler var!Bu insanoğlunun içinde ne dertler var! Bu nefis insanı yakaladı mı nasıl perişan ediyor!Bu nefis insanı yakaladı mı nasıl perişan ediyor! Yani burnuna halka takıp oynatıyor adeta insanı.Yani burnuna halka takıp oynatıyor adeta insanı. Adeta burnuna halkayı takıp oynatıyor kötü olduğunu bile bile.Adeta burnuna halkayı takıp oynatıyor kötü olduğunu bile bile. Onun için muhterem kardeşlerim, nefsimizi put edinmeyelim.

Onun için muhterem kardeşlerim, nefsimizi put edinmeyelim.
Bak bunu Hintlilerin öküze taptığını ayıplıyoruz,Bak bunu Hintlilerin öküze taptığını ayıplıyoruz, biz de nefsimize tapmayalım.biz de nefsimize tapmayalım. Peki ne yapacağız?Peki ne yapacağız? Allah’ın emrini tutacağız, nefsin emrini değil.Allah’ın emrini tutacağız, nefsin emrini değil. Nefis ne diyor?

Nefis ne diyor?
“İç şu içkiyi, bak Boğaziçi'nde, ne manzaralı bir yer,“İç şu içkiyi, bak Boğaziçi'nde, ne manzaralı bir yer, önünden şırıl şırıl su akıyor, karşı tarafta ışıklar yanıyor,önünden şırıl şırıl su akıyor, karşı tarafta ışıklar yanıyor, havada mehtap var, getirsin garson içkileri,havada mehtap var, getirsin garson içkileri, mezeler gelsin, iç.”mezeler gelsin, iç.” Yani tadını hiç bilmiyoruz ama herhalde tatlı bir şey kiYani tadını hiç bilmiyoruz ama herhalde tatlı bir şey ki pek çok insan bunun peşinden gidiyor.pek çok insan bunun peşinden gidiyor. Kim söylüyor buna?Kim söylüyor buna? Nefsi söylüyor.Nefsi söylüyor. Nefsi söylüyor, o hocanın içki içmeyin dediğini bilir,Nefsi söylüyor, o hocanın içki içmeyin dediğini bilir, kitapların yazdığını bilir,kitapların yazdığını bilir, hatta yakınlarından büyüklerindenhatta yakınlarından büyüklerinden sağ olsalar babası, dedesi kızacağını da bilir ama orada onu yapıyor.sağ olsalar babası, dedesi kızacağını da bilir ama orada onu yapıyor. Nefsi alıştırmış bir şeye, bırakamıyor.Nefsi alıştırmış bir şeye, bırakamıyor. Kumar da böyle.

Kumar da böyle.
Bak bu kumardan evin mahvoldu, işin mahvoldu,Bak bu kumardan evin mahvoldu, işin mahvoldu, insanların arasında itibarın kalmadı, bırak şu kumarı; bırakamıyor.insanların arasında itibarın kalmadı, bırak şu kumarı; bırakamıyor. Alışmış, kudurmuştan beter derler;Alışmış, kudurmuştan beter derler; doğru, alıştı mı çok fena oluyor.doğru, alıştı mı çok fena oluyor. Kötü bir başka alışkanlığa alışmışsa zikretmeyeyim,Kötü bir başka alışkanlığa alışmışsa zikretmeyeyim, siz kendinizden, çevrenizden bilirsiniz; bırakamıyor.siz kendinizden, çevrenizden bilirsiniz; bırakamıyor. İşte o nefis putunu yenmeyi öğrenecek insan.

İşte o nefis putunu yenmeyi öğrenecek insan.
Allah’a, Allah’a ibadet etmeyi öğrenecek.Allah’a, Allah’a ibadet etmeyi öğrenecek. Allah’a ibadet etmeyi bırakıp da nefse ibadete kalkışmayacak.Allah’a ibadet etmeyi bırakıp da nefse ibadete kalkışmayacak. Kimisi paraya tapar, kimisi kadına tapar,Kimisi paraya tapar, kimisi kadına tapar, kimisi kadına tapar, kimisi paraya tapar,kimisi kadına tapar, kimisi paraya tapar, kimisi dünyaya tapar, kimisi mevkiye tapar;kimisi dünyaya tapar, kimisi mevkiye tapar; herkes bir tarafa sapmış.herkes bir tarafa sapmış. Allah’a kulluk eden az.Allah’a kulluk eden az. Halisane, merdane, kahramanca,Halisane, merdane, kahramanca, fedakârca Allah’a kulluk eden insan az,fedakârca Allah’a kulluk eden insan az, işin doğrusu bu.işin doğrusu bu. Herkes nefsinin arzusu peşinde koşuyor.Herkes nefsinin arzusu peşinde koşuyor. Hayır yap; paraya kıyamıyor.

Hayır yap; paraya kıyamıyor.
Hayra koş; nefsine kıyamıyor, rahatına kıyamıyor.Hayra koş; nefsine kıyamıyor, rahatına kıyamıyor. Amma yaz geldi mi ta Antalyalara, AlanyalaraAmma yaz geldi mi ta Antalyalara, Alanyalara bilmem adını duymadığım yerlere eğlenceye gidiyor.bilmem adını duymadığım yerlere eğlenceye gidiyor. Bir ay, iki ay tatile gidiyor.Bir ay, iki ay tatile gidiyor. “Ah şu mektepler tatil olsa, şu Ramazan bir geçse,“Ah şu mektepler tatil olsa, şu Ramazan bir geçse, bir bayramdan sonra ben yapacağımı bilirim.”bir bayramdan sonra ben yapacağımı bilirim.” E peki Ramazan’da o duyduğun vaazlar ne oldu?E peki Ramazan’da o duyduğun vaazlar ne oldu? Ramazan’da hocalar bir sürü şeyler söyledi.Ramazan’da hocalar bir sürü şeyler söyledi. Sen de geldin ağladın, sızladın gözyaşı döktün, ibadet ettin.Sen de geldin ağladın, sızladın gözyaşı döktün, ibadet ettin. Kimisi de diyor ki:

Kimisi de diyor ki:
“Canım ibadet zamanında ibadet edeceksin, günah zamanında günah.”“Canım ibadet zamanında ibadet edeceksin, günah zamanında günah.” Bak ne kadar yanlış!Bak ne kadar yanlış! Ne felsefede insanlar var.Ne felsefede insanlar var. Yani ibadet zamanında öyle; olmaz ki!Yani ibadet zamanında öyle; olmaz ki! Yani önüne yemek geldiği zaman yemek yiyeceksin,Yani önüne yemek geldiği zaman yemek yiyeceksin, zehir geldiği zaman zehir iç diyor musun?zehir geldiği zaman zehir iç diyor musun? “Demem hocam, çünkü ölürüm.”“Demem hocam, çünkü ölürüm.” Ha işte bu da maneviyatı öldürür,Ha işte bu da maneviyatı öldürür, ötekisi de maneviyatı öldürür.ötekisi de maneviyatı öldürür. Sevap zamanında sevap yaparım, günah zamanında da günahtan kaçınmam dedin miSevap zamanında sevap yaparım, günah zamanında da günahtan kaçınmam dedin mi o sevaplar da gider, maneviyat da gider.o sevaplar da gider, maneviyat da gider. “Hocam gençtir, bırak yapsınlar.”

“Hocam gençtir, bırak yapsınlar.”
Yok, öyle şey yok!Yok, öyle şey yok! “Gençtir, yaparlar. Biz de yaptık gençliğinde.”“Gençtir, yaparlar. Biz de yaptık gençliğinde.” Sen kendi yaptığını sakla, onları da teşvik etme.Sen kendi yaptığını sakla, onları da teşvik etme. Sen bir kabahat işlemişsin, halt işlemişsin;Sen bir kabahat işlemişsin, halt işlemişsin; Allah ya affeder ya affetmez.Allah ya affeder ya affetmez. Bari çocuklar sağlam yetişsinler,Bari çocuklar sağlam yetişsinler, Müslüman olarak gençliklerinde yaşasınlar daMüslüman olarak gençliklerinde yaşasınlar da onlar senin gibi alınlarına kara leke sürülmeden şey yapsınlar.onlar senin gibi alınlarına kara leke sürülmeden şey yapsınlar. Çok çeşitli felsefeler var.Çok çeşitli felsefeler var. Aman dikkat edin,Aman dikkat edin, bir yer var sözü dinlenilecek:bir yer var sözü dinlenilecek: Allah’ın dergâhı.Allah’ın dergâhı. Allah’ın sözünü, emrini tutacağız;Allah’ın sözünü, emrini tutacağız; dinin buyruğu yolunda yürüyeceğiz.dinin buyruğu yolunda yürüyeceğiz. Onun dışında nefis konuşur, şeytan konuşur,Onun dışında nefis konuşur, şeytan konuşur, cahil konuşur, kâfir konuşur, müşrik konuşur;cahil konuşur, kâfir konuşur, müşrik konuşur; onları ayırt edeceksin.onları ayırt edeceksin. İnsanın içinden de konuşur bazen.İnsanın içinden de konuşur bazen. Nefis: “Şunu şöyle yap.” der.Nefis: “Şunu şöyle yap.” der. Canı çok istediği zaman bastırır, bastırır;Canı çok istediği zaman bastırır, bastırır; adeta bir çocuk gibi ağladığını, sızladığını hissedersin içinde.adeta bir çocuk gibi ağladığını, sızladığını hissedersin içinde. Uymayacaksın!Uymayacaksın! İşte Allah’tan gayrı ilah yok sözünün hakiki manası o.

İşte Allah’tan gayrı ilah yok sözünün hakiki manası o.
Allah’a ibadet edeceksin, Allah’tan gayrıya etmeyeceksin.Allah’a ibadet edeceksin, Allah’tan gayrıya etmeyeceksin. Allah’ın buyruğunu tutacaksın, Allah’a asi gelmeyeceksin.Allah’ın buyruğunu tutacaksın, Allah’a asi gelmeyeceksin. Allah’ın emirlerine uyacaksın, şeytanın, nefsin emrine uymayacaksın.Allah’ın emirlerine uyacaksın, şeytanın, nefsin emrine uymayacaksın. Şimdi, Allah’tan gayrı ilah yok.Şimdi, Allah’tan gayrı ilah yok. Bunu, nasıl Allah?Bunu, nasıl Allah? El-Hakîm, el-Kerîm.El-Hakîm, el-Kerîm. İki sıfatını zikretmiş.İki sıfatını zikretmiş. Hakîm ve Kerîm Allah.Hakîm ve Kerîm Allah. Hakîm demek her şeyi yerli yerinde, hikmetli yapan demek.Hakîm demek her şeyi yerli yerinde, hikmetli yapan demek. Hikmetle, ölçüyle, akla mantığa uygun,Hikmetle, ölçüyle, akla mantığa uygun, dengeli, mükemmel tarzda yapan demek Hakîm.dengeli, mükemmel tarzda yapan demek Hakîm. Her işi yerli yerindedir.Her işi yerli yerindedir. Bak şu kâinatın yazına, kışına, güneşin durumuna,Bak şu kâinatın yazına, kışına, güneşin durumuna, ayın durumuna, yıldızların haline, mevsimlere, yağmurlara,ayın durumuna, yıldızların haline, mevsimlere, yağmurlara, ağaçlara, çiçeklere, arılara, balıklara,ağaçlara, çiçeklere, arılara, balıklara, kelebeklere, süslere, çiçeklere, kokulara, ziynetlere;kelebeklere, süslere, çiçeklere, kokulara, ziynetlere; yani her şeyde Allah’ın sanatını ve hikmetini görürsün.yani her şeyde Allah’ın sanatını ve hikmetini görürsün. Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm.

Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm.
Kerîm ne demek?Kerîm ne demek? Kerîm de cömert demek.Kerîm de cömert demek. Cömert Rabbimiz hazinelerinden,Cömert Rabbimiz hazinelerinden, gayb hazinelerinden kullarına saçıyor.gayb hazinelerinden kullarına saçıyor. Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm,

Lâ ilâhe illa’llâhu’l-hakîmü’l-kerîm,
subhânallâhi ve tebârekallâhu rabbu’l-arşi’l-azîm.subhânallâhi ve tebârekallâhu rabbu’l-arşi’l-azîm. Sübhânallâh; Allah her türlü noksandan münezzehtir,Sübhânallâh; Allah her türlü noksandan münezzehtir, her türlü kemâlât ile muttasıftır, her türlüher türlü kemâlât ile muttasıftır, her türlü kudrete, kuvvete, güzelliğe, imkâna,kudrete, kuvvete, güzelliğe, imkâna, iyi sıfata sahiptir demek.iyi sıfata sahiptir demek. Her türlü kötü sıfattan müberradır,Her türlü kötü sıfattan müberradır, cahillerin söylediği, isnat ettiği yanlış şeylerden yücedir demek.cahillerin söylediği, isnat ettiği yanlış şeylerden yücedir demek. Tebârekallâhu rabbu’l-arşi’l-azîm;

Tebârekallâhu rabbu’l-arşi’l-azîm;
Arş-ı Azîm’in sahibi olan AllahArş-ı Azîm’in sahibi olan Allah her türlü noksandan münezzehtir.her türlü noksandan münezzehtir. Ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l-âlemîn;

Ve’l-hamdü li’llâhi rabbi’l-âlemîn;
övgü, medih, senâ Allahu Teâlâ Hazretlerinedir.övgü, medih, senâ Allahu Teâlâ Hazretlerinedir. Çünkü o bize hayat vermiş, nimet vermiş,Çünkü o bize hayat vermiş, nimet vermiş, akıl vermiş, imkân vermiş, gençlik vermiş, dinçlik vermiş.akıl vermiş, imkân vermiş, gençlik vermiş, dinçlik vermiş. Şimdi yaşlılara bakın, gençliğin kıymetini anlayın; hastalara bakın,Şimdi yaşlılara bakın, gençliğin kıymetini anlayın; hastalara bakın, sıhhatin kıymetini anlayın; imana bakın,sıhhatin kıymetini anlayın; imana bakın, kâfirliğin ne kadar acı, kötü olduğunu anlayın;kâfirliğin ne kadar acı, kötü olduğunu anlayın; azaları noksan olanlara bakın, azasızazaları noksan olanlara bakın, azasız azanın tam olmasının ne kadar nimet olduğunu;azanın tam olmasının ne kadar nimet olduğunu; kışa bakın, yazın ne kadar güzel olduğunu; meyvelere bakın,kışa bakın, yazın ne kadar güzel olduğunu; meyvelere bakın, açlığın kıtlığın ne kadar zor olduğunu övsek ödeyemeyiz.açlığın kıtlığın ne kadar zor olduğunu övsek ödeyemeyiz. İşte bu şuuru ifade eden bu sözleri söylemeyi tavsiye etmiş.

İşte bu şuuru ifade eden bu sözleri söylemeyi tavsiye etmiş.
Ne olur bunları söylediği zaman insan?Ne olur bunları söylediği zaman insan? Bu sözlerin içinde Allah’ı iyi tanımak ve Allah’aBu sözlerin içinde Allah’ı iyi tanımak ve Allah’a dayanmak, güvenmek, tevekkül etmek var.dayanmak, güvenmek, tevekkül etmek var. İnnallâhe yuhibbu’l-mutevekkilîn.İnnallâhe yuhibbu’l-mutevekkilîn. Allah kendisine dayanan, güveneni sever.Allah kendisine dayanan, güveneni sever. Sevdi mi de korur, kurtarır.Sevdi mi de korur, kurtarır. Bir kulu sevdi mi Allah, başka kulların hepsiBir kulu sevdi mi Allah, başka kulların hepsi üstüne çullansalar çullanamazlar,üstüne çullansalar çullanamazlar, sırtını da yere getiremezler.sırtını da yere getiremezler. Zaten çullandırtmaz Allah.Zaten çullandırtmaz Allah. Çullanmak isterler ama Allah çullandırtmaz.Çullanmak isterler ama Allah çullandırtmaz. Firavun Musa aleyhisselâmı yakalamak istemedi mi?

Firavun Musa aleyhisselâmı yakalamak istemedi mi?
İstedi.İstedi. Peşine düşmedi mi? Düştü.Peşine düşmedi mi? Düştü. Yakalayabildi mi? Yakalayamadı.Yakalayabildi mi? Yakalayamadı. Musa aleyhisselâm yanındaki mazlum sahabesiyle geçti,Musa aleyhisselâm yanındaki mazlum sahabesiyle geçti, Firavun gark oldu.Firavun gark oldu. Hazreti İbrahim aleyhisselâmı yakmak istediler mi? İstediler.Hazreti İbrahim aleyhisselâmı yakmak istediler mi? İstediler. Ateşi yaktılar mı? Yaktılar.Ateşi yaktılar mı? Yaktılar. Dağlar gibi odunları yığdılar mı? Yığdılar.Dağlar gibi odunları yığdılar mı? Yığdılar. Ortasına Hazreti İbrahim aleyhisselâmı attılar mı? Attılar. Ateş yaktı mı?Ortasına Hazreti İbrahim aleyhisselâmı attılar mı? Attılar. Ateş yaktı mı? Yakmadı. E o insanlar onu öldürmek istediler, öldürebildiler mi?Yakmadı. E o insanlar onu öldürmek istediler, öldürebildiler mi? Hayır, hepsi öldü; Hazreti İbrahim aleyhisselâmın şânı ve nâmı hâlâ yürüyor.Hayır, hepsi öldü; Hazreti İbrahim aleyhisselâmın şânı ve nâmı hâlâ yürüyor. Vetteba‘tü millete İbrâhîme hanîfâ.

Vetteba‘tü millete İbrâhîme hanîfâ.
Hanîf ve Müslüman olarak İbrahim aleyhisselâmın yoluna girmişiz, onun yolundayız.Hanîf ve Müslüman olarak İbrahim aleyhisselâmın yoluna girmişiz, onun yolundayız. Allah’tan gayrıya tapınmayan, kimseye boyun eğmeyen,Allah’tan gayrıya tapınmayan, kimseye boyun eğmeyen, hiç kimseye eyvallahı olmayan, hakkı dobra dobra söyleyenhiç kimseye eyvallahı olmayan, hakkı dobra dobra söyleyen o yiğitler yiğidi Peygamber, Halîlullah Peygambero yiğitler yiğidi Peygamber, Halîlullah Peygamber İbrahim aleyhisselâmın yolundanız hepimiz, iftiharla söylüyoruz:İbrahim aleyhisselâmın yolundanız hepimiz, iftiharla söylüyoruz: Millete İbrâhîme hanîfâ.Millete İbrâhîme hanîfâ. Demek ki insan Allah’a dost oldu mu,

Demek ki insan Allah’a dost oldu mu,
Allah’ın sevdiği kul oldu mu tamam,Allah’ın sevdiği kul oldu mu tamam, sırtı yere gelmez.sırtı yere gelmez. Mümkün değil.Mümkün değil. İşte onu ifade ediyor bu kelimeler.İşte onu ifade ediyor bu kelimeler. Muhterem kardeşlerim, imanınızı sağlamlaştırın,

Muhterem kardeşlerim, imanınızı sağlamlaştırın,
imanlarımızı sağlamlaştıralım.imanlarımızı sağlamlaştıralım. Diyor ki Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde:Diyor ki Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde: “İnsanoğlunun içinde imanı, elbisesinin yıprandığı gibi yıpranır, eskir.”“İnsanoğlunun içinde imanı, elbisesinin yıprandığı gibi yıpranır, eskir.” Elbisen eskimiyor mu?Elbisen eskimiyor mu? Rengi soluyor, paçası yırtılıyor, dizi yıpranıyor,Rengi soluyor, paçası yırtılıyor, dizi yıpranıyor, yama yapmak icap ediyor vesaire.yama yapmak icap ediyor vesaire. Yırtılıyor, nihayet artık atıyorsun; yama da kabul etmiyor, atıyorsun.Yırtılıyor, nihayet artık atıyorsun; yama da kabul etmiyor, atıyorsun. Elbisesinin yıprandığı gibi insanın imanı da yıpranır, tazelemek lazım.Elbisesinin yıprandığı gibi insanın imanı da yıpranır, tazelemek lazım. Onu nasıl tazeleyeceğiz?Onu nasıl tazeleyeceğiz? Peygamber Efendimiz diyor ki: Lâ ilâhe illallâh’ı çok söyleyin.Peygamber Efendimiz diyor ki: Lâ ilâhe illallâh’ı çok söyleyin. Tekrar tekrar söyleyin, tabii manasını düşüne düşüne söyleyeceksin.Tekrar tekrar söyleyin, tabii manasını düşüne düşüne söyleyeceksin. Gelelim ikinci hadis-i şerife.

Gelelim ikinci hadis-i şerife.
Bu söylediğimiz merhalede tam uygun düştü.Bu söylediğimiz merhalede tam uygun düştü. İbn-i Abbas radıyallâhu anhümâdanİbn-i Abbas radıyallâhu anhümâdan Deylemî Müsnedü’l-Firdevs isimli kitabında kaydetmiş:Deylemî Müsnedü’l-Firdevs isimli kitabında kaydetmiş: Lâ ilâhe illallâhu tedfeu an kàilihâ tis‘aten

Lâ ilâhe illallâhu tedfeu an kàilihâ tis‘aten
ve tis‘îne bâben mine’l-belâi ednâhe’l-hemmü.ve tis‘îne bâben mine’l-belâi ednâhe’l-hemmü. Lâ ilâhe illallâh sözü, onu söyleyen kimsenin üzerinden

Lâ ilâhe illallâh sözü, onu söyleyen kimsenin üzerinden
doksan dokuz çeşit belayı defeder.doksan dokuz çeşit belayı defeder. En aşağısı tasalanmak,En aşağısı tasalanmak, kederlenmek, gamlanmak, üzülmek manasına gelenkederlenmek, gamlanmak, üzülmek manasına gelen hemdir, humum.hemdir, humum. Yani içinde bir kasvet, bir sıkıntı, bir üzüntü belirdi;Yani içinde bir kasvet, bir sıkıntı, bir üzüntü belirdi; ha onu, en aşağısı o.ha onu, en aşağısı o. Onun gibi daha doksan sekiz çeşit derdi, belayıOnun gibi daha doksan sekiz çeşit derdi, belayı kulun üzerinden defeder Lâ ilâhe illallâh dedi mi.kulun üzerinden defeder Lâ ilâhe illallâh dedi mi. Nasıl olacak? Ben ağzımdan bir söz söyleyeceğim,

Nasıl olacak? Ben ağzımdan bir söz söyleyeceğim,
üstümden bela gidiyor.üstümden bela gidiyor. Nasıl gider?Nasıl gider? Allah giderir, sen gidermiyorsun.Allah giderir, sen gidermiyorsun. Sen Allah’ın sevdiği sözü söylüyorsun, sevdiği insan oluyorsun;Sen Allah’ın sevdiği sözü söylüyorsun, sevdiği insan oluyorsun; Allah gideriyor.Allah gideriyor. Başına bir dert geldiği zaman kime el açıp da yalvarıyorsun?Başına bir dert geldiği zaman kime el açıp da yalvarıyorsun? Allah’a.Allah’a. Bir zelzele olsa kime sığınacaksın?Bir zelzele olsa kime sığınacaksın? Allah’a.Allah’a. Bir hastalansan kimden şifa isteyeceksin?Bir hastalansan kimden şifa isteyeceksin? Allah’tan.Allah’tan. Ölüm hali gelse kime döneceksin, yöneleceksin?Ölüm hali gelse kime döneceksin, yöneleceksin? Allah’a, başka çare yok.Allah’a, başka çare yok. Onun için Lâ ilâhe illallâh ilticanın,Onun için Lâ ilâhe illallâh ilticanın, onun rahmetinin cûşa gelmesinin,onun rahmetinin cûşa gelmesinin, galeyana gelmesinin en kestirme çaresi.galeyana gelmesinin en kestirme çaresi. Onun için muhterem kardeşlerim,

Onun için muhterem kardeşlerim,
bu hadisleri okuyan, İslam’ı iyi anlamış,bu hadisleri okuyan, İslam’ı iyi anlamış, hazmetmiş olan ulemamıza saygı gösterelim.hazmetmiş olan ulemamıza saygı gösterelim. O Lâ ilâhe illallâh diyen boşuna demedi.O Lâ ilâhe illallâh diyen boşuna demedi. Lâ ilâhe illallâh deyin diye bize tavsiye eden boşuna söylemedi.Lâ ilâhe illallâh deyin diye bize tavsiye eden boşuna söylemedi. Bu hadisi duydu, ondan söyledi.Bu hadisi duydu, ondan söyledi. Onun manevi faydası var.Onun manevi faydası var. Hayatlarımızda da müşahede ediyoruz.Hayatlarımızda da müşahede ediyoruz. Siz de deneyin, ben misal vermeyeyim,Siz de deneyin, ben misal vermeyeyim, siz de başınıza bir sıkıntı geldiği zaman söyleyin;siz de başınıza bir sıkıntı geldiği zaman söyleyin; siz de yarın başkasına nasıl anlatırsınız:siz de yarın başkasına nasıl anlatırsınız: “Bak ben bir hocamdan bir hadis dinlemiştim ki“Bak ben bir hocamdan bir hadis dinlemiştim ki sıkıntıya uğradığın zaman Lâ ilâhe illallâh dersen geçer buyuruyordu.sıkıntıya uğradığın zaman Lâ ilâhe illallâh dersen geçer buyuruyordu. Dedim, ben de şöyle şöyle oldum.”Dedim, ben de şöyle şöyle oldum.” diye siz de başkasına başınızdan geçen hatıraları anlatırsınız.diye siz de başkasına başınızdan geçen hatıraları anlatırsınız. Lâ âmiru ehaden en yescüde li-ehadin velev emertü ehaden

Lâ âmiru ehaden en yescüde li-ehadin velev emertü ehaden
en yescüde li-ehadin le-emertü’l-mer’ete en tescüde li-zevcihâ.en yescüde li-ehadin le-emertü’l-mer’ete en tescüde li-zevcihâ. Taberânî an İbni Abbas radıyallâhu anhümâ.Taberânî an İbni Abbas radıyallâhu anhümâ. Taberânî İbn-i Abbas’tan (radıyallâhu anhümâ) rivayet etmiş,Taberânî İbn-i Abbas’tan (radıyallâhu anhümâ) rivayet etmiş, üçüncü hadis-i şerif.üçüncü hadis-i şerif. Okuduklarımız hadislerden üçüncüsü.Okuduklarımız hadislerden üçüncüsü. Bu kadınlara bir nasihat.Bu kadınlara bir nasihat. Kadınlar şimdi bizim vaazlarımızı dinliyorlar elhamdülillâh.

Kadınlar şimdi bizim vaazlarımızı dinliyorlar elhamdülillâh.
Siz burada dinliyorsunuz,Siz burada dinliyorsunuz, şu caminin arka tarafındaki o çatının altındaki yerlerişu caminin arka tarafındaki o çatının altındaki yerleri alt kata kadar çeşit çeşit salonlar yaptık.alt kata kadar çeşit çeşit salonlar yaptık. Yani sabahleyin gittim, Allah razı olsunYani sabahleyin gittim, Allah razı olsun yardım edenlerden, fiilen onu yapanlardan.yardım edenlerden, fiilen onu yapanlardan. Çiçek gibi olmuş içerisi; yani giren çıkmak istemeyecek, geniş salonlar.Çiçek gibi olmuş içerisi; yani giren çıkmak istemeyecek, geniş salonlar. Oradan da kadınlar dinliyorlar bu hadisleri.Oradan da kadınlar dinliyorlar bu hadisleri. Sebep olanlar sevap kazanıyor,Sebep olanlar sevap kazanıyor, sevap kazanıp duracak.sevap kazanıp duracak. Dünya durdukça efendim bu binalar durdukça,Dünya durdukça efendim bu binalar durdukça, bu iş yürüdükçe sevap kazanacaklar.bu iş yürüdükçe sevap kazanacaklar. Kadınlara nasihat bu hadis-i şerif.Kadınlara nasihat bu hadis-i şerif. Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz: “Ben hiçbir kimseye,

Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz: “Ben hiçbir kimseye,
hiçbir kul ve şahsa secde etmesini söylemem,hiçbir kul ve şahsa secde etmesini söylemem, emretmem.emretmem. Ben Allah’ın peygamberiyim, Allah’a ibadet edin derim;Ben Allah’ın peygamberiyim, Allah’a ibadet edin derim; başka bir kula git de şuna secde et demem.başka bir kula git de şuna secde et demem. Velev diyecek olsaydım,Velev diyecek olsaydım, eğer yani bir kimseye git de falancaya çok saygı göstermekeğer yani bir kimseye git de falancaya çok saygı göstermek için secde et de huzurundaiçin secde et de huzurunda saygını öyle belirt diye söylemek icap etseydi bir kimseye,saygını öyle belirt diye söylemek icap etseydi bir kimseye, kadına kocasına secde etmesini söylerdim.kadına kocasına secde etmesini söylerdim. Kocanın kadın üzerinde hakkı var.”Kocanın kadın üzerinde hakkı var.” “E hocam yaşadık, tamam sen bizi hanımlarımıza karşı

“E hocam yaşadık, tamam sen bizi hanımlarımıza karşı
kuvvetli mevkiye getirdin, iyi.kuvvetli mevkiye getirdin, iyi. Demek ki biz neymişiz meğerse!Demek ki biz neymişiz meğerse! Meğerse vay ne itibarımız varmış, neymişiz!”Meğerse vay ne itibarımız varmış, neymişiz!” Amma İslam’ı iyi tanıyın.

Amma İslam’ı iyi tanıyın.
İslam hiçbir kimseye ötekisine zulmetme hakkı vermiyor.İslam hiçbir kimseye ötekisine zulmetme hakkı vermiyor. Haksız baskı yapmak imkânı tanımıyor.Haksız baskı yapmak imkânı tanımıyor. Kimsenin hakkını çiğneme salahiyeti vermiyor.Kimsenin hakkını çiğneme salahiyeti vermiyor. İster büyük olsun, ister küçük olsun karınca bile olsaİster büyük olsun, ister küçük olsun karınca bile olsa ezmeye hak ve salahiyet vermiyor.ezmeye hak ve salahiyet vermiyor. Yani senin gücün yeter ama yaparsan sorar Allah.Yani senin gücün yeter ama yaparsan sorar Allah. “Niye bunu ezdin?” diye onu dahi sorar.“Niye bunu ezdin?” diye onu dahi sorar. Kimsenin hakkını çiğnemek yok.Kimsenin hakkını çiğnemek yok. Ve İslam’ın güzel olan taraflarından bir tanesi;

Ve İslam’ın güzel olan taraflarından bir tanesi;
birisine bir salahiyet verirse ötekisine bir başka salahiyet veriyor.birisine bir salahiyet verirse ötekisine bir başka salahiyet veriyor. Birisine bir hak verirse ötekisine de bir başka hak veriyor;Birisine bir hak verirse ötekisine de bir başka hak veriyor; denge var.denge var. İslam gayet güzel, terazinin bu tarafına malı koyupİslam gayet güzel, terazinin bu tarafına malı koyup öbür tarafına dirhemi koyup dengelediğin gibiöbür tarafına dirhemi koyup dengelediğin gibi her şeyi dengelemiş.her şeyi dengelemiş. Nizam dini İslamiyet.Nizam dini İslamiyet. İntizam dini, ölçü dini.İntizam dini, ölçü dini. O ölçünün bir tarafını alır öbür tarafını bırakırsan olmaz.O ölçünün bir tarafını alır öbür tarafını bırakırsan olmaz. “Hocam bu arabaya dört tane tekerlek fazladır,

“Hocam bu arabaya dört tane tekerlek fazladır,
bir tanesini sökeceğim tasarruf edeyim,bir tanesini sökeceğim tasarruf edeyim, bodruma koyacağım.bodruma koyacağım. Öteki tekerlekler eskidiği zaman takarım bunu.”Öteki tekerlekler eskidiği zaman takarım bunu.” Araba gitmez.Araba gitmez. Gitmez! “E hocam dört tane, üç taneyle gitsin.”Gitmez! “E hocam dört tane, üç taneyle gitsin.” Gitmez!Gitmez! Arabayı mahvedersin, çarptırırsın bir yere.Arabayı mahvedersin, çarptırırsın bir yere. Neden? Dengesi böyle bunun.Neden? Dengesi böyle bunun. Dört tane tekerlekle dengesi var.Dört tane tekerlekle dengesi var. Ölçülü, iyi düşünülmüş.Ölçülü, iyi düşünülmüş. O koltukların konulduğu yerin hesabı var.O koltukların konulduğu yerin hesabı var. Öne alsan, arkaya alsan bozulur.Öne alsan, arkaya alsan bozulur. Arka tarafı bagajı fazla yüklesen farlar havayı göstermeye başlar.Arka tarafı bagajı fazla yüklesen farlar havayı göstermeye başlar. Farların ölçüsü var, dengesi bozulur.Farların ölçüsü var, dengesi bozulur. İslam’ın da dengesi var.

İslam’ın da dengesi var.
Evet sana kadın secde edecek kadarEvet sana kadın secde edecek kadar hürmet göstermesi lazım, yani secde etmek yok dahürmet göstermesi lazım, yani secde etmek yok da kadının kocasına secde etmesi lazım;kadının kocasına secde etmesi lazım; kocanın da kadına hizmet etmesi lazım.kocanın da kadına hizmet etmesi lazım. Dengeli.Dengeli. Yani zulmetmemesi lazım, pataklamaması lazım,Yani zulmetmemesi lazım, pataklamaması lazım, dövmemesi lazım, sövmemesi lazım,dövmemesi lazım, sövmemesi lazım, hakkını çiğnememesi lazım, yediğinden yedirmesi lazım,hakkını çiğnememesi lazım, yediğinden yedirmesi lazım, giydiğinden giydirmesi lazım,giydiğinden giydirmesi lazım, hor muamele etmemesi lazım,hor muamele etmemesi lazım, onun kendisine emanet olduğunu bilmesi lazım.onun kendisine emanet olduğunu bilmesi lazım. Geçenlerde bir hadis-i şerifte okumuştuk burada galiba.

Geçenlerde bir hadis-i şerifte okumuştuk burada galiba.
Sizlere de İslam’ın güzelliğini anlatan ne güzelSizlere de İslam’ın güzelliğini anlatan ne güzel bir hadis-i şeriftir diye nakletmiştim.bir hadis-i şeriftir diye nakletmiştim. Diyor ki: “Kendisinden ilim öğrendiğinizDiyor ki: “Kendisinden ilim öğrendiğiniz hocalarınıza, alimlerinize hürmet ediniz.”hocalarınıza, alimlerinize hürmet ediniz.” Tamam, cemaat hocaya hürmet edecek, hoca kendisineTamam, cemaat hocaya hürmet edecek, hoca kendisine nüfuz topluyor diye düşünür ama arkasında Peygamber Efendimiz dengelemiş işi:nüfuz topluyor diye düşünür ama arkasında Peygamber Efendimiz dengelemiş işi: “Kendisine ilim öğrettiğiniz talebelerinize de hürmet ediniz!”“Kendisine ilim öğrettiğiniz talebelerinize de hürmet ediniz!” Peygamber Efendimiz öyle de diyor.Peygamber Efendimiz öyle de diyor. Yani siz bana hürmet edeceksiniz, ben size hürmet edeceğim;Yani siz bana hürmet edeceksiniz, ben size hürmet edeceğim; kadın kocasına hürmet edecek, koca karısına hürmet edecek;kadın kocasına hürmet edecek, koca karısına hürmet edecek; İslami cemiyet sapasağlam olacak.İslami cemiyet sapasağlam olacak. Her şeyde ölçü var.

Her şeyde ölçü var.
Yani bir tarafı alabildiğine olmuş, öbür tarafı kalmış;Yani bir tarafı alabildiğine olmuş, öbür tarafı kalmış; bir tarafta alabildiğine zengin, öbür tarafta alabildiğine fakir...bir tarafta alabildiğine zengin, öbür tarafta alabildiğine fakir... O nizam, kapitalist nizam.O nizam, kapitalist nizam. Öyle öyle dengesizlik yok.Öyle öyle dengesizlik yok. Bir tarafta alabildiğine zorbalık, salahiyet; öbür taraftaBir tarafta alabildiğine zorbalık, salahiyet; öbür tarafta kırbaç altında inleyen insan...kırbaç altında inleyen insan... O senin dediğin komünist nizamı,O senin dediğin komünist nizamı, öyle İslam’da öyle şey yok.öyle İslam’da öyle şey yok. E İslam’da ne var?

E İslam’da ne var?
İşçinin, işçinin teri kurumadanİşçinin, işçinin teri kurumadan ücretini önceden bildirin, verin.ücretini önceden bildirin, verin. Önceden bildirip teri kurumadan verin diyor Peygamber Efendimiz.Önceden bildirip teri kurumadan verin diyor Peygamber Efendimiz. Şimdi Müslüman çalıştıracağı işçiye diyecek ki:Şimdi Müslüman çalıştıracağı işçiye diyecek ki: “Kardeşim, bak şu bahçenin şu kadar yeri bellenecek, kaça bellersin?”“Kardeşim, bak şu bahçenin şu kadar yeri bellenecek, kaça bellersin?” Konuşacak, “Tamam ben sana burayı bellediğin takdirdeKonuşacak, “Tamam ben sana burayı bellediğin takdirde iki bin lira para veririm.iki bin lira para veririm. Hadi bakalım başla.” diyecek.Hadi bakalım başla.” diyecek. Bitirdiği zaman: “Bitirdim efendim,Bitirdiği zaman: “Bitirdim efendim, işte bahçen bellendi.” dediği zaman, “Al iki bin lirayı.” diyecek.işte bahçen bellendi.” dediği zaman, “Al iki bin lirayı.” diyecek. Şimdi herkes birbirinin sırtından geçinmeye çalışıyor.

Şimdi herkes birbirinin sırtından geçinmeye çalışıyor.
İşçiyi çalıştırıyor, parasını vermiyor; takıyor.İşçiyi çalıştırıyor, parasını vermiyor; takıyor. “Sekiz aydır patrondan para alamadım.”“Sekiz aydır patrondan para alamadım.” Olmaz ki! Müslümanlıkta böyle şey yok ki!Olmaz ki! Müslümanlıkta böyle şey yok ki! Mesela Suudi Arabistan’da kardeşlerimiz çalışıyor, benim tanıdığım kardeşler var;Mesela Suudi Arabistan’da kardeşlerimiz çalışıyor, benim tanıdığım kardeşler var; soruyorum: “Altı aydır paramı alamadım.soruyorum: “Altı aydır paramı alamadım. İşi yaptın mı? Yaptım, parayı alamadım.” Olmaz!İşi yaptın mı? Yaptım, parayı alamadım.” Olmaz! Veyahut aksi oluyor.

Veyahut aksi oluyor.
Adam benim gibi yüzü yumuşak:Adam benim gibi yüzü yumuşak: “Hadi bakalım ustam, şu evi tepeden tırnağa temiz bir badana yap,“Hadi bakalım ustam, şu evi tepeden tırnağa temiz bir badana yap, bir de kapıları ondan sonra yağlı boyayla şu renkle boya.bir de kapıları ondan sonra yağlı boyayla şu renkle boya. Doksan bin lira, anlaştık mı?Doksan bin lira, anlaştık mı? Anlaştık.Anlaştık. Al sana parayı.”Al sana parayı.” Adam bakıyorsun, yok ortada. Ne oldu?Adam bakıyorsun, yok ortada. Ne oldu? “İşte geleceğim de hocam da bilmem nede filanca“İşte geleceğim de hocam da bilmem nede filanca işim vardı da bitmedi de bilmem ne...”işim vardı da bitmedi de bilmem ne...” Senden parayı aldı ya, artık seni arkasından dolaştırıyor.Senden parayı aldı ya, artık seni arkasından dolaştırıyor. Kukla gibi oynatıyor seni, yalvartıyor.Kukla gibi oynatıyor seni, yalvartıyor. Bekle de senin badanayı yapsın.Bekle de senin badanayı yapsın. Senin eşyaların ortada toplu, çocuklar ağlar,Senin eşyaların ortada toplu, çocuklar ağlar, hanım sıkılır, çamaşırlar birikti...hanım sıkılır, çamaşırlar birikti... E ne oldu? Söz vermiştik, parayı da peşin verdim!E ne oldu? Söz vermiştik, parayı da peşin verdim! Bu sefer işçi işverene gadrediyor.Bu sefer işçi işverene gadrediyor. Yani yumuşak buldu yüzünü, aptal buldu biraz affedersiniz, saf buldu;Yani yumuşak buldu yüzünü, aptal buldu biraz affedersiniz, saf buldu; aldı ya parayı, tamam.aldı ya parayı, tamam. Paranın tamamını versen işi bırakıp kaçar.Paranın tamamını versen işi bırakıp kaçar. Zaten biraz parayı fazla aldığını anladı mı kaybolup gidiyor.Zaten biraz parayı fazla aldığını anladı mı kaybolup gidiyor. İslam olmadığından oluyor.İslam olmadığından oluyor. Müslümanlık olsa her taraf...Müslümanlık olsa her taraf... İşçi alın teri kurumadanİşçi alın teri kurumadan ücretini alacak ama işi güzel yapacak.ücretini alacak ama işi güzel yapacak. Adam işçi, ohoo bakıyorsun:

Adam işçi, ohoo bakıyorsun:
Bak bunların başında patron yok belli,Bak bunların başında patron yok belli, işi veren adam yok, neden?işi veren adam yok, neden? Bak ağacın gölgesine geçmiş, yan gelip yatıyor. Güya işçi!Bak ağacın gölgesine geçmiş, yan gelip yatıyor. Güya işçi! İş orada duruyor.İş orada duruyor. On tane işçi bir araya gelmişler,On tane işçi bir araya gelmişler, bir kabloyu bir taraftan öbür tarafa çekecekler bilmem ne...bir kabloyu bir taraftan öbür tarafa çekecekler bilmem ne... Neden? Başlarında adam yok.Neden? Başlarında adam yok. Bulmuşlar bir aptal zengin, işi almışlar;Bulmuşlar bir aptal zengin, işi almışlar; kontrol eden de olmadığı içinkontrol eden de olmadığı için ağacın altında gölgeleniyor.ağacın altında gölgeleniyor. Yahu sen bunun ücretini almadın mı?Yahu sen bunun ücretini almadın mı? Almıyor musun akşamları? Alıyor.Almıyor musun akşamları? Alıyor. O da öteki türlü zulüm.O da öteki türlü zulüm. İslam ölçü dinidir,

İslam ölçü dinidir,
İslam her şeyi dengelemiştir elhamdülillâh.İslam her şeyi dengelemiştir elhamdülillâh. Biz de o ölçüye sahip olacağız her şeyimizde.Biz de o ölçüye sahip olacağız her şeyimizde. Hoca talebesine hürmet edecek,Hoca talebesine hürmet edecek, talebe hocasına hürmet edecek.talebe hocasına hürmet edecek. Karı kocasına saygı gösterecek, koca karısınaKarı kocasına saygı gösterecek, koca karısına himaye kanatlarını gerecek,himaye kanatlarını gerecek, helal lokma götürecek, ihtiyacını karşılayacak;helal lokma götürecek, ihtiyacını karşılayacak; evde bir muhabbet, bir bereket, bir güzellik olacak.evde bir muhabbet, bir bereket, bir güzellik olacak. Kadının ağzına kocasının götürüpKadının ağzına kocasının götürüp “Al hanım bakalım şu lokmayı.”“Al hanım bakalım şu lokmayı.” diye ağzına lokma tutuvermesi sadakadır diyor Peygamber Efendimiz.diye ağzına lokma tutuvermesi sadakadır diyor Peygamber Efendimiz. “Sen bugün çamaşır yıkadın, yoruldun, dur bakalım aç ağzını.” filan.“Sen bugün çamaşır yıkadın, yoruldun, dur bakalım aç ağzını.” filan. E bir bir tatlı latife, güzel söz söylemek sadakadır diyor.E bir bir tatlı latife, güzel söz söylemek sadakadır diyor. Ölçüyü kaçırmayalım.

Ölçüyü kaçırmayalım.
Yani sözü tek taraflı anlamayalım.Yani sözü tek taraflı anlamayalım. İşi Bektaşi’nin işine döndürmeyelim.İşi Bektaşi’nin işine döndürmeyelim. Bektaşi’ye sormuşlar: “Niye namaz kılmıyorsun?” diye fıkrada.Bektaşi’ye sormuşlar: “Niye namaz kılmıyorsun?” diye fıkrada. “E Kur’an-ı Kerim namaz kılma diyor.” demiş.“E Kur’an-ı Kerim namaz kılma diyor.” demiş. “Göster bakalım.”“Göster bakalım.” Kur’an-ı Kerim’i açmış, göstermiş:Kur’an-ı Kerim’i açmış, göstermiş: İşte bak, Lâ takrabu’s-salâte;İşte bak, Lâ takrabu’s-salâte; namaza sakın yaklaşma diyor.namaza sakın yaklaşma diyor. Eli, elini bu tarafa koymuş, öyle gösteriyor.Eli, elini bu tarafa koymuş, öyle gösteriyor. Çek bakalım elini oradan!Çek bakalım elini oradan! Çek elini oradan bakalım, orada daha cümlenin gerisi var.Çek elini oradan bakalım, orada daha cümlenin gerisi var. Namaza yaklaşma diyor ama parmağını çek bakalım oradan.Namaza yaklaşma diyor ama parmağını çek bakalım oradan. Parmağını çekiyor; haa: Lâ takrabu’s-salâte ve entüm sükârâ;Parmağını çekiyor; haa: Lâ takrabu’s-salâte ve entüm sükârâ; sarhoş iken namaza yaklaşmayın.sarhoş iken namaza yaklaşmayın. Sarhoş iken namaza yaklaşmayın.Sarhoş iken namaza yaklaşmayın. Namaza yaklaşmayın dediğinde namaza gitmiyorNamaza yaklaşmayın dediğinde namaza gitmiyor ama sarhoşluğu bırakmıyor.ama sarhoşluğu bırakmıyor. O o ayetin manası ne?O o ayetin manası ne? İçki içme demek!İçki içme demek! İçkiyi bırakın demek!İçkiyi bırakın demek! Yani içki yasağının ayetlerinden birisi o ayet-i kerime.Yani içki yasağının ayetlerinden birisi o ayet-i kerime. Onun için lafı kuyruğundan anlamamak lazım.

Onun için lafı kuyruğundan anlamamak lazım.
Doğru anlamak lazım, doğru yapmak lazım, neden?Doğru anlamak lazım, doğru yapmak lazım, neden? Din oyuncak değildir.Din oyuncak değildir. Din oyuncak değildir, Allah intikam alır!Din oyuncak değildir, Allah intikam alır! Diniyle oynayandan intikam alır.Diniyle oynayandan intikam alır. Mahv u perişan eder.Mahv u perişan eder. Sen şimdi anlamazsın;Sen şimdi anlamazsın; şu anda elin tutuyor, kolun tutuyor,şu anda elin tutuyor, kolun tutuyor, efendim gücün kuvvetin yerinde, sanırsın ki dağları devirirsin;efendim gücün kuvvetin yerinde, sanırsın ki dağları devirirsin; öyle gelir sana.öyle gelir sana. Allah bir bela verir, inim inim inlersin.Allah bir bela verir, inim inim inlersin. Perişan olursun.Perişan olursun. Allahu Teâlâ Hazretleri ihmal etmez,

Allahu Teâlâ Hazretleri ihmal etmez,
müddet verir.müddet verir. Belki düzelir diye biraz salıverir.Belki düzelir diye biraz salıverir. Bakalım bu edepsizlik yapıyor bu kul amma galiba belki düzelir,Bakalım bu edepsizlik yapıyor bu kul amma galiba belki düzelir, bir nasihat dinler de bir yerden bir nasihat kulağına girer de belki düzelir diyebir nasihat dinler de bir yerden bir nasihat kulağına girer de belki düzelir diye mühlet verir Allah.mühlet verir Allah. Onun cezasının birden başına yumruğun inmemesindenOnun cezasının birden başına yumruğun inmemesinden sen aldanma!sen aldanma! Allah görmedi sanma!Allah görmedi sanma! Ceza vermeyecek sanma!Ceza vermeyecek sanma! Allah’ın diniyle alay olmaz, ahkâmıyla alay olmaz.Allah’ın diniyle alay olmaz, ahkâmıyla alay olmaz. Allah Azîzün Züntikàm’dır, intikamı çok fena olur, mahveder.Allah Azîzün Züntikàm’dır, intikamı çok fena olur, mahveder. Geçenlerde okudunuz; bir yanardağ patladı,

Geçenlerde okudunuz; bir yanardağ patladı,
elli bin kişi lavların arasında, suların arasında ne ızdıraplar...elli bin kişi lavların arasında, suların arasında ne ızdıraplar... Gazetelerde resimlerini gördünüz, duydunuz.Gazetelerde resimlerini gördünüz, duydunuz. Bir zelzele olur, bir yangın olur.Bir zelzele olur, bir yangın olur. Şu Çernobil atom santralı patlaması faciası devam etseydi ne yapacaktınız?Şu Çernobil atom santralı patlaması faciası devam etseydi ne yapacaktınız? Nereye kaçacaktınız?Nereye kaçacaktınız? Türkiye’nin tam üstüne gelseydi, devam edip dursaydı,Türkiye’nin tam üstüne gelseydi, devam edip dursaydı, patlama arkasına patlama, patlama arkasına patlama olsaydıpatlama arkasına patlama, patlama arkasına patlama olsaydı insanın derisini cılk yara yapan,insanın derisini cılk yara yapan, kanser haline getiren, hasta eden, öldürenkanser haline getiren, hasta eden, öldüren radyasyon, kuvvetli radyasyon,radyasyon, kuvvetli radyasyon, gözleri kör eden, insanları mahveden radyasyongözleri kör eden, insanları mahveden radyasyon gelse çökseydi bir memleketin üstüne nereye kaçacaktı?gelse çökseydi bir memleketin üstüne nereye kaçacaktı? Allah durdurdu daAllah durdurdu da yani “Bak istersem böyle yaparım ha!” diye Ruslara,yani “Bak istersem böyle yaparım ha!” diye Ruslara, edepsizlikleri çok olduğundan;edepsizlikleri çok olduğundan; “Bak isterseniz böyle yaparım!” diye“Bak isterseniz böyle yaparım!” diye bir ibretli hadise gönderdi anlasınlar diye.bir ibretli hadise gönderdi anlasınlar diye. Anlarsa anlayacak, anlamazsa daha beterini yapacak.Anlarsa anlayacak, anlamazsa daha beterini yapacak. “Bak benim ne azaplarım var!

“Bak benim ne azaplarım var!
Dünyada nasıl sizin başınıza canınıza okurum,Dünyada nasıl sizin başınıza canınıza okurum, başınıza ne belalar açarım!” diyebaşınıza ne belalar açarım!” diye oradan bir küçük numune, bir perdeninoradan bir küçük numune, bir perdenin şöyle aralanması Allah’ın azabından,şöyle aralanması Allah’ın azabından, çeşitlerinden bir çeşidin görünmesidir o.çeşitlerinden bir çeşidin görünmesidir o. Hâlâ bizim meyvelerde radyasyonun miktarı şu kadar mı bu kadar mıHâlâ bizim meyvelerde radyasyonun miktarı şu kadar mı bu kadar mı diye millet süt içmekten vazgeçti,diye millet süt içmekten vazgeçti, yoğurt yemekten vazgeçti.yoğurt yemekten vazgeçti. Öbür hadise geçelim.

Öbür hadise geçelim.
Yani ailede, ailede reis erkektir.Yani ailede, ailede reis erkektir. “E onun da iki tane eli var, ayağı var;“E onun da iki tane eli var, ayağı var; benim de iki tane elim, ayağım var.benim de iki tane elim, ayağım var. Ben de çalışırsam kazanırım.Ben de çalışırsam kazanırım. Erkeğin üstünlüğüne ne oluyormuş?Erkeğin üstünlüğüne ne oluyormuş? Biz eşitiz, bilmem ne...”Biz eşitiz, bilmem ne...” Sen Allah’ın yaratılışını mı değiştireceksin?Sen Allah’ın yaratılışını mı değiştireceksin? Değiştirebilir misin?Değiştirebilir misin? Var, bugün Avrupa’da var.

Var, bugün Avrupa’da var.
Kadınlar birleşiriz, dernek kurarız,Kadınlar birleşiriz, dernek kurarız, erkeklerden çatır çatır hakkımızı alırız,erkeklerden çatır çatır hakkımızı alırız, onların canlarına okuruz, bizim onlardan bir eksikonların canlarına okuruz, bizim onlardan bir eksik tarafımız yok, her şeyi yaparız diyentarafımız yok, her şeyi yaparız diyen bir zibidi grup var.bir zibidi grup var. Feminist bir cereyan yani orada.Feminist bir cereyan yani orada. Neden? Avrupa tezatlar ülkesidir, ondan.Neden? Avrupa tezatlar ülkesidir, ondan. Avrupa’da kadının ticaret hakkı yoktu,

Avrupa’da kadının ticaret hakkı yoktu,
kadının söz hakkı yoktu,kadının söz hakkı yoktu, kadın şeytanın bir parçası sayılıyordu,kadın şeytanın bir parçası sayılıyordu, kadının hiç itibarı yoktu, mirasta hakkı yoktu,kadının hiç itibarı yoktu, mirasta hakkı yoktu, iş yapma salahiyeti yoktu, mülk edinme salahiyeti yoktu;iş yapma salahiyeti yoktu, mülk edinme salahiyeti yoktu; delirttiler kadınları.delirttiler kadınları. Denge yok.Denge yok. Kadını delirttiler; şimdi deliler çıktı ortaya,Kadını delirttiler; şimdi deliler çıktı ortaya, bu sefer erkeklere şey yapıyor.bu sefer erkeklere şey yapıyor. Çünkü bir zulüm bir başka zulmü meydana getirir.Çünkü bir zulüm bir başka zulmü meydana getirir. O onların nizamları, onların başlarının belası o.O onların nizamları, onların başlarının belası o. İslam her şeyi dengeliyor.

İslam her şeyi dengeliyor.
Ailede huzur ve saadet,Ailede huzur ve saadet, erkek ailenin reisidir;erkek ailenin reisidir; güçlü kuvvetlidir, dışarıda çalışsın.güçlü kuvvetlidir, dışarıda çalışsın. Hanım, hanım erkek gibi dışarı çıkamaz.Hanım, hanım erkek gibi dışarı çıkamaz. “Çıkarım!” Yahu hamile olduğun zaman nereye gideceksin koca karnınla?“Çıkarım!” Yahu hamile olduğun zaman nereye gideceksin koca karnınla? Yaratılışın senin yani evde durmayı gerektiriyor.Yaratılışın senin yani evde durmayı gerektiriyor. Nereye gideceksin? Yani mümkün değil.Nereye gideceksin? Yani mümkün değil. Yaratılışın seni ev hanımı olmaya teşvik ediyor.Yaratılışın seni ev hanımı olmaya teşvik ediyor. Onun için hilkate karşı çarpışırlar onlar.Onun için hilkate karşı çarpışırlar onlar. Aklı yok, dini yok,Aklı yok, dini yok, bu bilgilerden haberdar değil.bu bilgilerden haberdar değil. İslam en güzel nizamı getirmiştir.İslam en güzel nizamı getirmiştir. Biz bu nizamın kıymetini bilelim.Biz bu nizamın kıymetini bilelim. Aile yuvamızda bu dengeyi kuralım,Aile yuvamızda bu dengeyi kuralım, mektebimizde bu dengeyi kuralım,mektebimizde bu dengeyi kuralım, cemiyetimizde bu dengeyi kuralım,cemiyetimizde bu dengeyi kuralım, ticari hayatımızda, fabrikamızda, sanayimizde bu dengeyi kuralım;ticari hayatımızda, fabrikamızda, sanayimizde bu dengeyi kuralım; çok mutlu olacağız.çok mutlu olacağız. Müslüman olsak çok mutlu olacağız.Müslüman olsak çok mutlu olacağız. Bütün dünya bize hayran kalacak.Bütün dünya bize hayran kalacak. Elimizdeki imkânın farkında değiliz.Elimizdeki imkânın farkında değiliz. Başkası böyle bakıyor, hayran kalıyor.Başkası böyle bakıyor, hayran kalıyor. Bu sabah İsveçli,

Bu sabah İsveçli,
İsveçli bir genel müdürle konuştuk, oturduk.İsveçli bir genel müdürle konuştuk, oturduk. Müslüman olmuş, Müslüman adı almış; İsveçli.Müslüman olmuş, Müslüman adı almış; İsveçli. İsveçli. “Avrupalı diyor, buhran içinde diyor,İsveçli. “Avrupalı diyor, buhran içinde diyor, kendisini kurtaracak çare arıyor, nereye sarılacağını bilemiyor.” diyor.kendisini kurtaracak çare arıyor, nereye sarılacağını bilemiyor.” diyor. Genel müdür.Genel müdür. Avrupalı Müslüman oluyor,Avrupalı Müslüman oluyor, bizim Müslümanlarımızın evlatları İslam’ın farkında değil,bizim Müslümanlarımızın evlatları İslam’ın farkında değil, kıymetini anlamıyor, neden?kıymetini anlamıyor, neden? Avrupa’yı bilmediği için bir şey sanıyor Avrupa’yı.Avrupa’yı bilmediği için bir şey sanıyor Avrupa’yı. Halbuki Avrupalı, Avrupa’nın içinden yetiştiğinden onun ne dertleri olduğu:Halbuki Avrupalı, Avrupa’nın içinden yetiştiğinden onun ne dertleri olduğu: “Ha dışı seni yakar, içi beni yakar; ben onun ne olduğunu biliyorum.” diyor.“Ha dışı seni yakar, içi beni yakar; ben onun ne olduğunu biliyorum.” diyor. O İslam’ın güzelliğini daha iyi anlıyor muhterem kardeşler.O İslam’ın güzelliğini daha iyi anlıyor muhterem kardeşler. İslam’ın kıymetini bilin,

İslam’ın kıymetini bilin,
imanın kıymetini bilin, Allah’a kul olmanın kıymetini bilin,imanın kıymetini bilin, Allah’a kul olmanın kıymetini bilin, Allah’ın yolunda gitmenin kıymetini bilin.Allah’ın yolunda gitmenin kıymetini bilin. Allah yolunda can vermenin bile ne kadar iyi olduğunun kıymetini bilin.Allah yolunda can vermenin bile ne kadar iyi olduğunun kıymetini bilin. Mal vermenin ne kadar güzel olduğunun kıymetini bilin.Mal vermenin ne kadar güzel olduğunun kıymetini bilin. Yorulmanın ne kadar dinlendirici olduğunun kıymetini bilin.Yorulmanın ne kadar dinlendirici olduğunun kıymetini bilin. Acayiptir bu iş!Acayiptir bu iş! Allah yolunda yorulursun,Allah yolunda yorulursun, dinlenmekten daha dinlendiricidir.dinlenmekten daha dinlendiricidir. Allah yolunda mal verirsin,Allah yolunda mal verirsin, çarşıda pazarda para kazanmaktan daha çok rızık kazandırıcı olur.çarşıda pazarda para kazanmaktan daha çok rızık kazandırıcı olur. Evin içi bolluk dolar.Evin içi bolluk dolar. “Yahu ben bu paraları veriyorum, bacadan mı yağıyor ne oluyor,“Yahu ben bu paraları veriyorum, bacadan mı yağıyor ne oluyor, evin içi bolluk dolu?” Neden?evin içi bolluk dolu?” Neden? Sen Allah yolunda gidince Allah kat kat veriyor.Sen Allah yolunda gidince Allah kat kat veriyor. Bire on veriyor, bire yedi yüz veriyor, bi-gayri hisâb veriyorBire on veriyor, bire yedi yüz veriyor, bi-gayri hisâb veriyor Allah yolunda yürüdüğün zaman.Allah yolunda yürüdüğün zaman. Allah yolunda ölürsün,Allah yolunda ölürsün, Allah sana en yüksek dereceyi verir; şehitlik.Allah sana en yüksek dereceyi verir; şehitlik. Şehitler ölmemiştir, onlara öldü demeyin diyor Kur’an-ı Kerim’de Allahu Teâlâ Hazretleri.Şehitler ölmemiştir, onlara öldü demeyin diyor Kur’an-ı Kerim’de Allahu Teâlâ Hazretleri. Onun için Allah yolunun ölümü de güzeldir,Onun için Allah yolunun ölümü de güzeldir, yaşamı da güzeldir;yaşamı da güzeldir; vermesi de güzeldir, alması da güzeldir;vermesi de güzeldir, alması da güzeldir; her şeyi güzeldir.her şeyi güzeldir. Allah bu nimetin kadrini bilenlerden eylesin cümlemizi.Allah bu nimetin kadrini bilenlerden eylesin cümlemizi. Lâ ehâfu alâ ümmetî illâ selâse hilâlin:

Lâ ehâfu alâ ümmetî illâ selâse hilâlin:
En yeksura lehüm mine’l-mâli feyetehâsedûEn yeksura lehüm mine’l-mâli feyetehâsedû ve yaktetilû, ve en yüfteha lehüm el-kitâbuve yaktetilû, ve en yüfteha lehüm el-kitâbu feye’huzü’l-mü’minu ve ye’huzu bi-te’vîlihîfeye’huzü’l-mü’minu ve ye’huzu bi-te’vîlihî ve leyse ya‘lemu te’vîlehû illa’llâh,ve leyse ya‘lemu te’vîlehû illa’llâh, ve en yerav lâ ilmihim feyudayyi‘ûhu velâ yeteevvelûne aleyh.ve en yerav lâ ilmihim feyudayyi‘ûhu velâ yeteevvelûne aleyh. Bu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz,

Bu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz,
Ebû Mâlik el-Eş‘arî rivayet etmiş;Ebû Mâlik el-Eş‘arî rivayet etmiş; Taberânî’de ve İbn-i Cerîr’de var bu hadis-i şerif.Taberânî’de ve İbn-i Cerîr’de var bu hadis-i şerif. Buyurmuş ki:Buyurmuş ki: “Ümmetim için şu üç durumdan“Ümmetim için şu üç durumdan başka bir şeyden korkmam.başka bir şeyden korkmam. Şu üç durum tehlikeli, onlardan korkarım.Şu üç durum tehlikeli, onlardan korkarım. Ümmetimin başına bunlar gelirseÜmmetimin başına bunlar gelirse onlara zarar verir diye endişe ederim,onlara zarar verir diye endişe ederim, başka şeyden korkmam.” diyor.başka şeyden korkmam.” diyor. Bu üç şey neymiş?Bu üç şey neymiş? Bir. En yeksura lehüm mine’l-mâli feyetehâsedû feyaktetilû.

Bir. En yeksura lehüm mine’l-mâli feyetehâsedû feyaktetilû.
Korkarım ki şimdi fukaracık hepsi muhtaç,Korkarım ki şimdi fukaracık hepsi muhtaç, bir hurma yiyecek durumda Peygamber Efendimizin ashabı.bir hurma yiyecek durumda Peygamber Efendimizin ashabı. Sıkıntılı; mal yok, mülk yok, sıkıntı...Sıkıntılı; mal yok, mülk yok, sıkıntı... Kimisi koyun postuna bürünmüş, kimisininKimisi koyun postuna bürünmüş, kimisinin üstündeki giyecek burasını örtse dizi açılıyor,üstündeki giyecek burasını örtse dizi açılıyor, dizini örtse burası açılıyor.dizini örtse burası açılıyor. Kimisinin kocası örtü örtündüğü zaman karısıKimisinin kocası örtü örtündüğü zaman karısı evde bekliyor ki gelsin de filan diye;evde bekliyor ki gelsin de filan diye; öyle sıkıntılı devre çekmişler.öyle sıkıntılı devre çekmişler. Bir adamcağız Peygamber Efendimizin ashabından,

Bir adamcağız Peygamber Efendimizin ashabından,
sabah namazını kıldı mı selam verilir verilmez çıkar acele gidermiş mescitten.sabah namazını kıldı mı selam verilir verilmez çıkar acele gidermiş mescitten. Ötekiler de ayıplarlarmış:Ötekiler de ayıplarlarmış: “Yahu Peygamber Efendimizin arkasından namaz kıldın mübarek adam,“Yahu Peygamber Efendimizin arkasından namaz kıldın mübarek adam, otursan biraz tesbih çeksen, biraz İşrak vaktine kadarotursan biraz tesbih çeksen, biraz İşrak vaktine kadar sevap kazansan ya.sevap kazansan ya. Ne bu acele hemen selam verince gidiyorsun?”Ne bu acele hemen selam verince gidiyorsun?” diye bir tanesi de bu hatasını şey yaptığı için,diye bir tanesi de bu hatasını şey yaptığı için, hatalı gördüğü için Allah rızası için nasihat etmek üzere söylemiş, demiş ki:hatalı gördüğü için Allah rızası için nasihat etmek üzere söylemiş, demiş ki: “Ey filanca niye böyle yapıyorsun?“Ey filanca niye böyle yapıyorsun? Otursan da biraz şey yapsana.”Otursan da biraz şey yapsana.” O da utana sıkıla demiş ki:O da utana sıkıla demiş ki: “Evimizde namaz kılmak şartlarından birisi“Evimizde namaz kılmak şartlarından birisi setr-i avret ya, örtünmek ya;setr-i avret ya, örtünmek ya; örtünecek bir tek elbise var, örtü var.örtünecek bir tek elbise var, örtü var. Ben örtünüyorum, camiye geliyorum,Ben örtünüyorum, camiye geliyorum, sabah namazını kılıyorum,sabah namazını kılıyorum, süratle eve gidiyorum ki namaz vakti çıkmadansüratle eve gidiyorum ki namaz vakti çıkmadan yetişeyim de hanım da onu örtünsün deyetişeyim de hanım da onu örtünsün de namazı kılabilsin.namazı kılabilsin. Bir örtücük var, ikinci örtü yok ki o orada namaz kılsın bu burada namaz kılsın.”Bir örtücük var, ikinci örtü yok ki o orada namaz kılsın bu burada namaz kılsın.” Böyle yoksulluk çekmişler, böyle mahrumiyetlere uğramışlar kardeşlerim.

Böyle yoksulluk çekmişler, böyle mahrumiyetlere uğramışlar kardeşlerim.
Bizim ne kadar nimetler içinde olduğumuzu oradan anlayıverin.Bizim ne kadar nimetler içinde olduğumuzu oradan anlayıverin. Bir hurmayı bir birisi emmiş, yutmamış;Bir hurmayı bir birisi emmiş, yutmamış; ötekisine vermiş.ötekisine vermiş. O yutmamış, emmiş biraz; o ötekisine vermiş, emmiş biraz;O yutmamış, emmiş biraz; o ötekisine vermiş, emmiş biraz; öyle öyle idare etmişler.öyle öyle idare etmişler. Su yok, hurma yok, gıda yok, giyim yok,Su yok, hurma yok, gıda yok, giyim yok, böyle insanlar.böyle insanlar. Ondan demiyor Peygamber Efendimiz de diyor ki:Ondan demiyor Peygamber Efendimiz de diyor ki: “Malınızın çoğalmasından endişe ederim.“Malınızın çoğalmasından endişe ederim. Malınız çoğalır da birbirinize haset edersiniz de çarpışırsınız,Malınız çoğalır da birbirinize haset edersiniz de çarpışırsınız, mal kavgası yaparsınız diye korkarım.” diyor.mal kavgası yaparsınız diye korkarım.” diyor. Muhterem kardeşlerim, mal kavgası yapmayın,

Muhterem kardeşlerim, mal kavgası yapmayın,
miras kavgası yapmayın.miras kavgası yapmayın. Başka insanlarla şu dünya metaı için çekişip çatışıpBaşka insanlarla şu dünya metaı için çekişip çatışıp zulmetmeyin, gadretmeyin, haksızlık etmeyin, hırsızlık etmeyin.zulmetmeyin, gadretmeyin, haksızlık etmeyin, hırsızlık etmeyin. Yapılıyor bu işler, maalesef yapılıyor.Yapılıyor bu işler, maalesef yapılıyor. Hele mirasta nice kardeşler düşman oluyor; biliyorum, çok iyi biliyorum.Hele mirasta nice kardeşler düşman oluyor; biliyorum, çok iyi biliyorum. Hele hele bir ticarette nice ortaklar birbirlerini aldatıyor; biliyorum.Hele hele bir ticarette nice ortaklar birbirlerini aldatıyor; biliyorum. Aldatmaması lazım ama işte Peygamber Efendimiz bu mal sevgisininAldatmaması lazım ama işte Peygamber Efendimiz bu mal sevgisinin insanları ne hale düşürdüğüne,insanları ne hale düşürdüğüne, ne kadar tehlikeli olduğuna işaret ediyor.ne kadar tehlikeli olduğuna işaret ediyor. Malı sevip ahireti helak etmeyin!

Malı sevip ahireti helak etmeyin!
Mala yapışıp ahiretimizi mahvetmeyelim!Mala yapışıp ahiretimizi mahvetmeyelim! Bu dünyada ev yapıp da ahireti berbat etmeyelim!Bu dünyada ev yapıp da ahireti berbat etmeyelim! Bu dünyada sefa sürüp de cehennemde yanmayalım!Bu dünyada sefa sürüp de cehennemde yanmayalım! Tok gözlü olalım, helalinden isteyelim, haram bana gerekmez diyelim.Tok gözlü olalım, helalinden isteyelim, haram bana gerekmez diyelim. Kendimizin olmayan mala elimizi sürmeyelim.Kendimizin olmayan mala elimizi sürmeyelim. Şu sokağa bir cüzdan düşseŞu sokağa bir cüzdan düşse sahibi dönüp gelip alıncaya kadar orada durabilmeli.sahibi dönüp gelip alıncaya kadar orada durabilmeli. O kadar tok gözlü olmalı Müslümanlar.O kadar tok gözlü olmalı Müslümanlar. Eskiden öyleymiş, ezilmesin diye kenara koyuverirlermiş.Eskiden öyleymiş, ezilmesin diye kenara koyuverirlermiş. Kenara koyuverirlermiş, dönüp gelen alabilirmiş yani.Kenara koyuverirlermiş, dönüp gelen alabilirmiş yani. Kapılar açıkmış.Kapılar açıkmış. Bizim köylerimizde ben bilirim, hiç kapıların

Bizim köylerimizde ben bilirim, hiç kapıların
kilitlenmesi yoktur; kapı açıktır.kilitlenmesi yoktur; kapı açıktır. Yalnız evde olmadığını belirtmek içinYalnız evde olmadığını belirtmek için kapının iki halkası arasına örme dediğimiz ipikapının iki halkası arasına örme dediğimiz ipi şöyle bir iki dolandırıverirler; yani ben evde değilim demek.şöyle bir iki dolandırıverirler; yani ben evde değilim demek. İçeri girdiğin zaman boşuna seslenipİçeri girdiğin zaman boşuna seslenip zaman kaybetme, evde yokum demek.zaman kaybetme, evde yokum demek. Yoksa o kapıyı çeker, açar, içeri girebilir insan;Yoksa o kapıyı çeker, açar, içeri girebilir insan; kilitli değildir yani.kilitli değildir yani. Kapılar açıktır, açıktı.Kapılar açıktır, açıktı. Eskiden böyleydi.Eskiden böyleydi. Kimse kimsenin malına malına göz dikmezdi,Kimse kimsenin malına malına göz dikmezdi, herkes helalini düşünürdü.herkes helalini düşünürdü. Çünkü İslam öğretiliyordu ve İslam’a göre herkesÇünkü İslam öğretiliyordu ve İslam’a göre herkes kimsenin malına göz dikmeden öyle yaşıyordu.kimsenin malına göz dikmeden öyle yaşıyordu. Şimdi bozuldu.

Şimdi bozuldu.
Şimdi kilit üstüne kilit vuruyorsun,Şimdi kilit üstüne kilit vuruyorsun, gene camından bacadan giriyor.gene camından bacadan giriyor. Su borusundan yedinci kata tırmanıp hırsızlık yapıyor.Su borusundan yedinci kata tırmanıp hırsızlık yapıyor. Camiyi soyuyor, parmaklıkları kesiyor,Camiyi soyuyor, parmaklıkları kesiyor, kurşununu çalıyor.kurşununu çalıyor. Mezarı soyuyor!Mezarı soyuyor! Mezarı soyuyor, sandukayı soyuyor adam.Mezarı soyuyor, sandukayı soyuyor adam. Yani gözü dönmüş, ne yapacağını şaşırmış bir topluluk, neden?Yani gözü dönmüş, ne yapacağını şaşırmış bir topluluk, neden? İslam olmadı mı böyle olur.İslam olmadı mı böyle olur. Hâlâ da İslam’a çatıyor millet sağda solda.Hâlâ da İslam’a çatıyor millet sağda solda. Hâlâ bilmem Kur'an kursu açılacağına bilmemHâlâ bilmem Kur'an kursu açılacağına bilmem İngilizce kursu açılsaymış da, şuymuş da, buymuş da...İngilizce kursu açılsaymış da, şuymuş da, buymuş da... Yahu sen ne anlarsın cemiyete neyin fayda vereceğini!Yahu sen ne anlarsın cemiyete neyin fayda vereceğini! Sen ne anlarsın!Sen ne anlarsın! Sen oturmuşsun orada efendim şeye,Sen oturmuşsun orada efendim şeye, dünyadan habersiz...dünyadan habersiz... Senin şu cemiyetten haberin yok.Senin şu cemiyetten haberin yok. Bu insanların Müslüman olmadıkları zaman,Bu insanların Müslüman olmadıkları zaman, İslam terbiyesi almadıkları zamanİslam terbiyesi almadıkları zaman ne kadar canavarlaştıklarını bilmiyorsun ki sen!ne kadar canavarlaştıklarını bilmiyorsun ki sen! Sen git bakalım şu kenar mahallelere

Sen git bakalım şu kenar mahallelere
bir İslam terbiyesi almayan insanlarınbir İslam terbiyesi almayan insanların özel hayatlarına bir kurcala:özel hayatlarına bir kurcala: Cinsi bakımdan durumları nasıl?Cinsi bakımdan durumları nasıl? Ticari bakımdan durumları nasıl?Ticari bakımdan durumları nasıl? Namus bakımından durumları nasıl?Namus bakımından durumları nasıl? Birbirlerine bakışları nasıl?Birbirlerine bakışları nasıl? Kardeş kardeşin karısına göz dikiyor!Kardeş kardeşin karısına göz dikiyor! Allah korusun yani İslam olmadı mı mahvoluyor,Allah korusun yani İslam olmadı mı mahvoluyor, cemiyet yıkılıyor, milletin haberi yok.cemiyet yıkılıyor, milletin haberi yok. Bindiği dalı kesmekle meşgul.Bindiği dalı kesmekle meşgul. Birisi demek ki bu mal sevgisiymiş

Birisi demek ki bu mal sevgisiymiş
insanları perişan duruma düşüren.insanları perişan duruma düşüren. Mal sevip Allah sevgisinden mahrum kalmayın.Mal sevip Allah sevgisinden mahrum kalmayın. Haksızlık etmeyin, etmeyelim.Haksızlık etmeyin, etmeyelim. Allah verir, Allah tok gözlü olana gene verir,Allah verir, Allah tok gözlü olana gene verir, daha çok verir.daha çok verir. Onun için başkasının malına haset edip de mal kavgası yapmayın.Onun için başkasının malına haset edip de mal kavgası yapmayın. Ve kitabı açarlar diyor Peygamber Efendimiz,Ve kitabı açarlar diyor Peygamber Efendimiz, Müslüman başlar kitabı kendine göre tevil etmeye.Müslüman başlar kitabı kendine göre tevil etmeye. Kur’an-ı Kerim’i kendine göre tevil ediyor, herkes bir şey okuyor.Kur’an-ı Kerim’i kendine göre tevil ediyor, herkes bir şey okuyor. Şimdi bir hocaya demişler ki:Şimdi bir hocaya demişler ki: “Yahu sen kadınlara el öptürüyormuşsun,“Yahu sen kadınlara el öptürüyormuşsun, ellerini tutuyormuşsun kadınların, yapma böyle.”ellerini tutuyormuşsun kadınların, yapma böyle.” Kur'an'dan ayet okumuş.Kur'an'dan ayet okumuş. Yahu Kur'an'da kadına erkeğin el öptürür diye ayet yok!Yahu Kur'an'da kadına erkeğin el öptürür diye ayet yok! Ne okudu?Ne okudu? Ne okuduğunu bilmiyoruz ama yani bir şey tevil etti oradan, onu şey yapıyor.Ne okuduğunu bilmiyoruz ama yani bir şey tevil etti oradan, onu şey yapıyor. Peygamber Efendimiz kendisine biat için

Peygamber Efendimiz kendisine biat için
gelen kadınların elini sıkmadı.gelen kadınların elini sıkmadı. El öpmek, el sıkmak yok İslam’da.El öpmek, el sıkmak yok İslam’da. Kadının elini şey yapmak yok.Kadının elini şey yapmak yok. Peygamber Efendimiz erkeklerle musafaha etti amaPeygamber Efendimiz erkeklerle musafaha etti ama kadınlarla musafaha yapmadı biat ederken bile;kadınlarla musafaha yapmadı biat ederken bile; uzaktan yani tabii kadınlara vaaz verdiği oldu, söz söylediği oldu dauzaktan yani tabii kadınlara vaaz verdiği oldu, söz söylediği oldu da yani o şey değil.yani o şey değil. Mesela yaşlı bir kadın kızıyor:Mesela yaşlı bir kadın kızıyor: “Öp bakalım elimi!”“Öp bakalım elimi!” Yahu ben el öperim, el öpmekten benim dudaklarım aşınmaz amaYahu ben el öperim, el öpmekten benim dudaklarım aşınmaz ama yani İslam’da yok bu, onun için yapmıyorum.yani İslam’da yok bu, onun için yapmıyorum. Onun için el sıkmıyorum, onun için yapmıyorum.Onun için el sıkmıyorum, onun için yapmıyorum. Millet hakaret sayıyor.Millet hakaret sayıyor. Yahu hakaret değil teyze, ben sana kızmıyorum.Yahu hakaret değil teyze, ben sana kızmıyorum. Sana karşı bir hürmetsizlik manasına değil;Sana karşı bir hürmetsizlik manasına değil; sana hürmetim tamam, bayramın mübarek olsun ama müsaade et de elini öpmeyeyim,sana hürmetim tamam, bayramın mübarek olsun ama müsaade et de elini öpmeyeyim, kenarda durayım, anlamıyor.kenarda durayım, anlamıyor. Aksine bu sefer hoca da —hangi hocaysa bilmem—

Aksine bu sefer hoca da —hangi hocaysa bilmem—
el öptürüyor kadınlarla, düşüyor kalkıyor:el öptürüyor kadınlarla, düşüyor kalkıyor: “Efendim bana dokunmaz, bana zarar olmaz.”“Efendim bana dokunmaz, bana zarar olmaz.” Sana zararı olsa da olmasa da senSana zararı olsa da olmasa da sen hatalı iş yapıyorsun!hatalı iş yapıyorsun! Peygamber Efendimizin sünnetine aykırı iş yapıyorsun!Peygamber Efendimizin sünnetine aykırı iş yapıyorsun! O aykırı işi yapmayacaksın, isterse zararı dokunmasın.O aykırı işi yapmayacaksın, isterse zararı dokunmasın. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde buyurdu ki:

Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde buyurdu ki:
Bir insan kendi mantığından, aklındanBir insan kendi mantığından, aklından Kur’an-ı Kerim ayetlerini yorumlarsa,Kur’an-ı Kerim ayetlerini yorumlarsa, kendi aklı mantığından yorumlarsakendi aklı mantığından yorumlarsa isabet etse bile hata eder.isabet etse bile hata eder. E isabet etse bile hata eder ne demek?E isabet etse bile hata eder ne demek? Usul yanlış, usul!Usul yanlış, usul! Öyle şey yok.Öyle şey yok. Yani kendi bildiğine tevil etmek yok.Yani kendi bildiğine tevil etmek yok. Bu kitabı rayından çıkartırsınız;Bu kitabı rayından çıkartırsınız; haramı helal gösterirsiniz, helali haram gösterirsiniz,haramı helal gösterirsiniz, helali haram gösterirsiniz, dinin temellerini sarsarsınız.dinin temellerini sarsarsınız. Duy, Peygamber Efendimiz nasıl anlatmışsa onu anlat!

Duy, Peygamber Efendimiz nasıl anlatmışsa onu anlat!
Ulemamız, bu işi bilenUlemamız, bu işi bilen müçtehitlerimiz, büyüklerimiz ne demişse ona göre yap!müçtehitlerimiz, büyüklerimiz ne demişse ona göre yap! Sen kendin kendine göre şey yapamazsın ki.Sen kendin kendine göre şey yapamazsın ki. Aklın az, bilgin az, İslam’ı iyi tanımıyorsun,Aklın az, bilgin az, İslam’ı iyi tanımıyorsun, İslam’ın nizamının inceliklerine vakıf değilsin; onun içinİslam’ın nizamının inceliklerine vakıf değilsin; onun için büyük mütehassısın sözünü dinle.büyük mütehassısın sözünü dinle. Yani doktor sana ne diyorsa dinliyorsun.

Yani doktor sana ne diyorsa dinliyorsun.
Doktor ne derse dinliyor:Doktor ne derse dinliyor: “Yemek yeme.”“Yemek yeme.” Yemekten kesiliyor. “Tuzlu yeme.” Tuzu bırakıyor.Yemekten kesiliyor. “Tuzlu yeme.” Tuzu bırakıyor. “Tatlı yeme.” Bu kadar güzel tatlı yemekler, baklavalar,“Tatlı yeme.” Bu kadar güzel tatlı yemekler, baklavalar, kaymaklar bırakılır mı? Bırakıyor, doktor dedi diye. Niye?kaymaklar bırakılır mı? Bırakıyor, doktor dedi diye. Niye? “Efendim işte kolesterolü artar, bilmem“Efendim işte kolesterolü artar, bilmem kalbine şöyle zararı olur, damar sertleşir.”kalbine şöyle zararı olur, damar sertleşir.” Yani ona itimat ediyor, şey yapıyor.Yani ona itimat ediyor, şey yapıyor. Peki din alimine niye uymuyorsun?Peki din alimine niye uymuyorsun? Niye kendi bildiğine böyle seni mahvedecek şeylerin peşine gidiyorsun?Niye kendi bildiğine böyle seni mahvedecek şeylerin peşine gidiyorsun? Saygısızlık.Saygısızlık. Gelelim üçüncü korktuğu şeye Peygamber Efendimizin.

Gelelim üçüncü korktuğu şeye Peygamber Efendimizin.
Yani Allah’ın kitabını kendi bildiğine tevil etmek yok!Yani Allah’ın kitabını kendi bildiğine tevil etmek yok! Peygamber Efendimiz nasıl anlatmışsa öyle anlayacaksın Kur'an'ı.Peygamber Efendimiz nasıl anlatmışsa öyle anlayacaksın Kur'an'ı. Tefsir kitaplarında hakiki alimler nasıl bildirmişse öyle şey yapacaksın,Tefsir kitaplarında hakiki alimler nasıl bildirmişse öyle şey yapacaksın, senin bildiğin gibi değildir iş.senin bildiğin gibi değildir iş. Mesela bir yanlış tevilden anlatayım:

Mesela bir yanlış tevilden anlatayım:
Va‘büd rabbeke hattâ ye’tiyeke’l-yakîn.Va‘büd rabbeke hattâ ye’tiyeke’l-yakîn. Sana yakîn gelinceye kadar Rabbine ibadet et.Sana yakîn gelinceye kadar Rabbine ibadet et. Şimdi zındıklar almışlar bu ayet-i kerimeyi,Şimdi zındıklar almışlar bu ayet-i kerimeyi, diyorlar ki: “İnsanda yakîn hasıl oldu mu, yani kuvvetli sağlam iman hasıl oldu mudiyorlar ki: “İnsanda yakîn hasıl oldu mu, yani kuvvetli sağlam iman hasıl oldu mu ibadet etmeye ihtiyaç kalmaz.ibadet etmeye ihtiyaç kalmaz. O zaman namaz kılmayabilir, oruç tutmayabilir,O zaman namaz kılmayabilir, oruç tutmayabilir, hacca gitmeyebilir, hayr u hasenat yapmayabilir.” Neden?hacca gitmeyebilir, hayr u hasenat yapmayabilir.” Neden? “Yakîn geldi kalbine, ayette de böyle...”“Yakîn geldi kalbine, ayette de böyle...” Hayır! Oradaki yakîn ölüm demek!Hayır! Oradaki yakîn ölüm demek! Adam Arapçayı bilmiyor, Arapçanın inceliğini bilmiyor.Adam Arapçayı bilmiyor, Arapçanın inceliğini bilmiyor. Buradaki yakîn, el-yakîn el-mevt.Buradaki yakîn, el-yakîn el-mevt. Başka ayet-i kerimede kâfirlerin niye cehenneme girdiği sorulduğu zaman

Başka ayet-i kerimede kâfirlerin niye cehenneme girdiği sorulduğu zaman
kendilerine diyorlar ki:kendilerine diyorlar ki: Lem nekü mine’l-musallîn.Lem nekü mine’l-musallîn. Namaz kılıcılar değildik biz dünyadayken.Namaz kılıcılar değildik biz dünyadayken. Cehenneme düşüşünü anlatıyor soranlara.Cehenneme düşüşünü anlatıyor soranlara. Lem nekü mine’l-musallîn;Lem nekü mine’l-musallîn; namaz kılıcılardan olmadık dünyada, aklımız başımızda değildi.namaz kılıcılardan olmadık dünyada, aklımız başımızda değildi. Velem nekü nut‘ımü’l-miskîn;Velem nekü nut‘ımü’l-miskîn; miskine, fakire gıda, ikram, yardım da yapmıyorduk.miskine, fakire gıda, ikram, yardım da yapmıyorduk. Fakire acıyıp da hani ona doyurma işini de yapmıyorduk.Fakire acıyıp da hani ona doyurma işini de yapmıyorduk. Ve künnâ nehûdu mea’l-hâidîn;Ve künnâ nehûdu mea’l-hâidîn; eğlenenler, keyif zevk peşinde koşanlarla berabereğlenenler, keyif zevk peşinde koşanlarla beraber biz de keyfimizin, zevkimizin başında İslam’la alay ederekbiz de keyfimizin, zevkimizin başında İslam’la alay ederek öyle alayla vakit geçiriyorduk.öyle alayla vakit geçiriyorduk. Hattâ etâne’l-yakîn;Hattâ etâne’l-yakîn; nihayet bize yakîn geldi.nihayet bize yakîn geldi. Ne gelmiş?Ne gelmiş? Ölüm demek işte bu ayet-i kerimede kâfirin,Ölüm demek işte bu ayet-i kerimede kâfirin, cehenneme düşen şeyincehenneme düşen şeyin başına ne geldiğini bildiriyor; ölüm manasına geldiğini.başına ne geldiğini bildiriyor; ölüm manasına geldiğini. Öbür taraftaki adamın

Öbür taraftaki adamın
yakîni kuvvetli iman manasına alması bir yanlış tevildir,yakîni kuvvetli iman manasına alması bir yanlış tevildir, dinden çıkmaktır, zındıkça bir şeydir yani.dinden çıkmaktır, zındıkça bir şeydir yani. E bunu erbabı bilir ama o bilmeyenE bunu erbabı bilir ama o bilmeyen ona yanlış mana verip yoldan çıkar:ona yanlış mana verip yoldan çıkar: “Namazı bırakıvereyim artık.”“Namazı bırakıvereyim artık.” Niye? “Olgunlaştım.”Niye? “Olgunlaştım.” Sen çok ham kalmışsın, hatta için bozulmuş senin!Sen çok ham kalmışsın, hatta için bozulmuş senin! Senin için bozulmuş tamamen!Senin için bozulmuş tamamen! Hani karpuzun bazen karpuzu alıyorsun:Hani karpuzun bazen karpuzu alıyorsun: “Yoo bu karpuzu alma.” Niye? Güzel, dışı güzel;“Yoo bu karpuzu alma.” Niye? Güzel, dışı güzel; kenara bir atıveriyor, pof patlıyor, içi ekşimiş, sirke olmuş.kenara bir atıveriyor, pof patlıyor, içi ekşimiş, sirke olmuş. Karpuzun karpuzluğu kalmamış, sen ondan beter olmuşsun.Karpuzun karpuzluğu kalmamış, sen ondan beter olmuşsun. Onun için kendi re’yine tevil etmek yok.Onun için kendi re’yine tevil etmek yok. Esaslı rivayete, şeye dayanı, mesnedi olmalı.Esaslı rivayete, şeye dayanı, mesnedi olmalı. Üçüncü tehlike nedir?

Üçüncü tehlike nedir?
Üçüncü tehlike, bunu söyleyeceğim bitireceğim.Üçüncü tehlike, bunu söyleyeceğim bitireceğim. Terledik, kabul ediyorum; uzatmayacağım sözü.Terledik, kabul ediyorum; uzatmayacağım sözü. Çünkü Efendimiz sözü çok uzatmazdı.Çünkü Efendimiz sözü çok uzatmazdı. Üçüncü şey nedir?Üçüncü şey nedir? Benim ümmetimin fertleri

Benim ümmetimin fertleri
ilim sahibi olan kişileri görürler aralarında.ilim sahibi olan kişileri görürler aralarında. Ha bu alim, ilim sahibini görürler de feyudayyi‘ûnehû;Ha bu alim, ilim sahibini görürler de feyudayyi‘ûnehû; hürmet etmezler, harcarlar adamı.hürmet etmezler, harcarlar adamı. Dayya‘a harcamak demek,Dayya‘a harcamak demek, kaybetmek demek, yok ederler, kaybederler; yanikaybetmek demek, yok ederler, kaybederler; yani hürmet etmezler, ilim adamı yerine koymazlar.hürmet etmezler, ilim adamı yerine koymazlar. Kulağına vermez, lafını dinlemez;Kulağına vermez, lafını dinlemez; bir kulağından girer, bir kulağından...bir kulağından girer, bir kulağından... “Sen kimsin?” Alimmiş ha,“Sen kimsin?” Alimmiş ha, fukaracık kenarda oturuyor; parası yokmuş,fukaracık kenarda oturuyor; parası yokmuş, arabası yok, Mercedes'i yok, bir şeyi yok.arabası yok, Mercedes'i yok, bir şeyi yok. Kim dinler onun sözünü?Kim dinler onun sözünü? “Bu? Bu ağa, bu beldenin ağası, fabrikatör,“Bu? Bu ağa, bu beldenin ağası, fabrikatör, şu kadar parası var, bu kadar şeyi var.şu kadar parası var, bu kadar şeyi var. Ooo cebine elini soktu mu şu kadar para dağıtır.”Ooo cebine elini soktu mu şu kadar para dağıtır.” Hürmet buna!Hürmet buna! Ye kürküm ye,Ye kürküm ye, ye kürküm ye; hürmet buna!ye kürküm ye; hürmet buna! E bu alim? Fukaracık, hiç kimsesi yok;E bu alim? Fukaracık, hiç kimsesi yok; öksüz, yoksul, bir kulübede...öksüz, yoksul, bir kulübede... İlmi var derya gibi, harcıyorlar; kıymetini bilmiyor.İlmi var derya gibi, harcıyorlar; kıymetini bilmiyor. “Bundan korkarım!” diyor Peygamber Efendimiz.

“Bundan korkarım!” diyor Peygamber Efendimiz.
Alimlerini görürler, harcarlar; kıymetini bilmezler veAlimlerini görürler, harcarlar; kıymetini bilmezler ve ona gereken saygıyı, hürmeti göstermezler diyor.ona gereken saygıyı, hürmeti göstermezler diyor. Muhterem kardeşlerim,

Muhterem kardeşlerim,
Allah’a ibadet edin.Allah’a ibadet edin. Allah’a ibadet ilimle olur,Allah’a ibadet ilimle olur, ilmi öğrenmek için alime hürmet edin.ilmi öğrenmek için alime hürmet edin. Allah için ilmi sevin,Allah için ilmi sevin, ilim için alimi sevin,ilim için alimi sevin, alimden ilmi öğrenmek için alime hürmet edin.alimden ilmi öğrenmek için alime hürmet edin. Yani neticede Allah’a güzel kulluk yapmanıza vasıta bunlar,Yani neticede Allah’a güzel kulluk yapmanıza vasıta bunlar, yoksa başka bir şey için değil.yoksa başka bir şey için değil. Sonra Allah’ın sevgili kullarını sevmekte fayda var,

Sonra Allah’ın sevgili kullarını sevmekte fayda var,
hain kullarını da sevmemek lazım.hain kullarını da sevmemek lazım. Allah’ın kötü yolda giden hırsızını, arsızını, katilini,Allah’ın kötü yolda giden hırsızını, arsızını, katilini, edepsizini de sevmemek boynumuzun borcu.edepsizini de sevmemek boynumuzun borcu. Allah’ın sevmediği insanı sevmemek vazifemiz.Allah’ın sevmediği insanı sevmemek vazifemiz. Sevmediğini seversen ne olur?Sevmediğini seversen ne olur? Allah’a düşmanlık etmiş olursun.Allah’a düşmanlık etmiş olursun. Allah’ın sevmediğinin koluna giriyorsun, Allah’laAllah’ın sevmediğinin koluna giriyorsun, Allah’la harp eden insana destek oluyorsun; olmaz.harp eden insana destek oluyorsun; olmaz. Allah’ın sevdiği kulu seveceksin.Allah’ın sevdiği kulu seveceksin. Sevdiği kulu sevmezsen ne olur?Sevdiği kulu sevmezsen ne olur? O da Allah’a harp etmek gibi olur,O da Allah’a harp etmek gibi olur, harp ilan etmek gibi olur.harp ilan etmek gibi olur. Allah’ın sevdiği kulları, yolunca giden kulları seveceksin;Allah’ın sevdiği kulları, yolunca giden kulları seveceksin; Allah’ın yoluna aykırı giden muzır kulları sevmeyeceksin.Allah’ın yoluna aykırı giden muzır kulları sevmeyeceksin. Allah için sevmek, Allah için buğzetmek.Allah için sevmek, Allah için buğzetmek. Peki o muzır kul iyi insan olursa?

Peki o muzır kul iyi insan olursa?
Islah eder, o zaman seversin.Islah eder, o zaman seversin. Hapisten çıktı ama tövbekâr oldu,Hapisten çıktı ama tövbekâr oldu, iyi insan oldu, şimdi namuslu kazandı:iyi insan oldu, şimdi namuslu kazandı: “Allah razı olsun, ver elini öpeyim.”“Allah razı olsun, ver elini öpeyim.” Öpersin. Neden?Öpersin. Neden? Islah oldu, tövbe etti, ne güzel; Allah tövbesini kabul etmiştir.Islah oldu, tövbe etti, ne güzel; Allah tövbesini kabul etmiştir. O zaman hürmet ederiz.O zaman hürmet ederiz. Bizim kızgınlığımız günaha, günahı işleyen kimseye değil.

Bizim kızgınlığımız günaha, günahı işleyen kimseye değil.
Günaha kızıyoruz biz.Günaha kızıyoruz biz. O günahtan kurtuldu mu adam bizim adamımızdır yine, severiz, sayarız.O günahtan kurtuldu mu adam bizim adamımızdır yine, severiz, sayarız. Günahına kızarız, günahına prim vermeyiz, alkış tutmayız.Günahına kızarız, günahına prim vermeyiz, alkış tutmayız. Günah yaptığı zaman kaşımızı çatar söyleriz:Günah yaptığı zaman kaşımızı çatar söyleriz: “Kardeşim hata ettin, bu günahı bırak.”“Kardeşim hata ettin, bu günahı bırak.” Bırakırsan gene severim.Bırakırsan gene severim. Yani çocuğumuza ne diyoruz bazen:Yani çocuğumuza ne diyoruz bazen: “Iııh öyle yapma!“Iııh öyle yapma! Öyle yaparsan sevmem.”Öyle yaparsan sevmem.” Bırakıyor: “Gel bakalım kucağıma.”Bırakıyor: “Gel bakalım kucağıma.” Şap şup öpüyoruz yanağını, seviyoruz. Neden?Şap şup öpüyoruz yanağını, seviyoruz. Neden? Yapmadı, istemediğimiz şeyi yapmadı diye.Yapmadı, istemediğimiz şeyi yapmadı diye. Sayfayı tamamlayayım, bir hadis daha; sayfa bitmiş olsun.

Sayfayı tamamlayayım, bir hadis daha; sayfa bitmiş olsun.
Lâ ezâlü eşfe‘u ve üşeffa‘u hattâ ekûle yâ rabbi

Lâ ezâlü eşfe‘u ve üşeffa‘u hattâ ekûle yâ rabbi
şeffi‘nî fîmen kàle lâ ilâhe illallâh,şeffi‘nî fîmen kàle lâ ilâhe illallâh, feyukal leyset hâzihî lekefeyukal leyset hâzihî leke velâ li-ehadin kableke, hâzihî lî,velâ li-ehadin kableke, hâzihî lî, felâ yebkà ehadunfelâ yebkà ehadun kale lâ ilâhe illallâh illâ harace minhâ.kale lâ ilâhe illallâh illâ harace minhâ. Peygamber Efendimizin şefaatini anlatıyor bu hadis-i şerif.

Peygamber Efendimizin şefaatini anlatıyor bu hadis-i şerif.
Müjdeli olduğu için ekledim.Müjdeli olduğu için ekledim. Hani bu hadisi bitirince başka bir şey demeyeceğim dedim amaHani bu hadisi bitirince başka bir şey demeyeceğim dedim ama gözümün ucuyla baktım müjde var, terlediniz;gözümün ucuyla baktım müjde var, terlediniz; terin arkasından bir müjde olsun diye, son ikram olsun diye.terin arkasından bir müjde olsun diye, son ikram olsun diye. Diyor ki Peygamber Efendimiz:Diyor ki Peygamber Efendimiz: Lâ ezâlü eşfe‘u.

Lâ ezâlü eşfe‘u.
Şefaat edip dururum.Şefaat edip dururum. Şimdi hesap bitti; cennet ehli,Şimdi hesap bitti; cennet ehli, cehennem ehli ayrıldı,cehennem ehli ayrıldı, cehenneme atılmaya başladılar, cehenneme girdiler ehli cehennem,cehenneme atılmaya başladılar, cehenneme girdiler ehli cehennem, cennete gidenler cennete gitti;cennete gidenler cennete gitti; Peygamber Efendimiz ortaya çıkıyor, şefaat ediyor.Peygamber Efendimiz ortaya çıkıyor, şefaat ediyor. Şefaat eder dururum:Şefaat eder dururum: “Yâ Rabbi şunu bana bağışla, şunu cehenneme sokma,“Yâ Rabbi şunu bana bağışla, şunu cehenneme sokma, bunu cennetine sok yâ Rabbi.bunu cennetine sok yâ Rabbi. Peki şunu cennetine sok yâ Rabbi,Peki şunu cennetine sok yâ Rabbi, bunu affet yâ Rabbi.”bunu affet yâ Rabbi.” Şefaat eder dururum diyor.Şefaat eder dururum diyor. Lâ ezâlü eşfe‘u.

Lâ ezâlü eşfe‘u.
Şefaat eder dururum.Şefaat eder dururum. Ve üşeffa‘u; şefaatim de kabul olunur Allah indinde:Ve üşeffa‘u; şefaatim de kabul olunur Allah indinde: “Peki yâ Peygamberim, sevgilim, sevgili habibim;“Peki yâ Peygamberim, sevgilim, sevgili habibim; iste, senin dilediğini vereceğim.”iste, senin dilediğini vereceğim.” diye Allahu Teâlâ Hazretleri şefaatini de kabul ediyor.diye Allahu Teâlâ Hazretleri şefaatini de kabul ediyor. Yani şefaatini muteber sayıyor, şefaatine izin veriyor.Yani şefaatini muteber sayıyor, şefaatine izin veriyor. Nihayet diyecekmiş ki Peygamber Efendimiz:

Nihayet diyecekmiş ki Peygamber Efendimiz:
Hattâ ekûle yâ rabbi şeffi‘nî fîmen kàle lâ ilâhe illallâh.Hattâ ekûle yâ rabbi şeffi‘nî fîmen kàle lâ ilâhe illallâh. “Yâ Rabbi izin buyur, çok kimselere şefaat ettim, kabul ettin;“Yâ Rabbi izin buyur, çok kimselere şefaat ettim, kabul ettin; bir de Lâ ilâhe illallâh diyenlere şefaat edeyim,bir de Lâ ilâhe illallâh diyenlere şefaat edeyim, onları da cehennemden çıkar,onları da cehennemden çıkar, onları da çıkar yâ Rabbi.” diyeonları da çıkar yâ Rabbi.” diye öyle bir edeple isteröyle bir edeple ister Peygamber Efendimiz Allahu Teâlâ Hazretlerinden.Peygamber Efendimiz Allahu Teâlâ Hazretlerinden. Allahu Teâlâ Hazretleri buyurur ki,

Allahu Teâlâ Hazretleri buyurur ki,
Allah tarafından kendisine denir ki Peygamberimize:Allah tarafından kendisine denir ki Peygamberimize: Leyset hâzihî leke.Leyset hâzihî leke. “Ey Peygamberim bu senin işin değil.”“Ey Peygamberim bu senin işin değil.” Eyvah! “Bu senin işin değil.” diyor.Eyvah! “Bu senin işin değil.” diyor. Ve ne diyor: Ve lâ li-ehadin kableke.Ve ne diyor: Ve lâ li-ehadin kableke. “Ne senin işin ey Peygamberim,“Ne senin işin ey Peygamberim, ne de senden önce bir başkasının işi.ne de senden önce bir başkasının işi. Hiç kimsenin işi değil bu.Hiç kimsenin işi değil bu. Hâzihî lî; bu benim, benim işim ey Peygamberim.Hâzihî lî; bu benim, benim işim ey Peygamberim. Ben Lâ ilâhe illallâh diyeni cehenneme koymam, cehenneme bırakmam.”Ben Lâ ilâhe illallâh diyeni cehenneme koymam, cehenneme bırakmam.” Felâ yebkà ehadun kàle lâ ilâhe illallâh illâ harace minhâ.

Felâ yebkà ehadun kàle lâ ilâhe illallâh illâ harace minhâ.
Her kim ki Lâ ilâhe illallâh demiştir hiçbirisi kalmaz,Her kim ki Lâ ilâhe illallâh demiştir hiçbirisi kalmaz, hepsi cehennemden çıkar.hepsi cehennemden çıkar. Onun için Rabbimiz bizi

Onun için Rabbimiz bizi
şu kelime-i tevhidin ehli eylesin.şu kelime-i tevhidin ehli eylesin. Hakiki Lâ ilâhe illallâh diyen kimselerden eylesin.Hakiki Lâ ilâhe illallâh diyen kimselerden eylesin. Cennetine ilk girenlerle girenlerden eylesin.Cennetine ilk girenlerle girenlerden eylesin. Cehennemine hiç düşmeden,Cehennemine hiç düşmeden, cehennemine hiç düşmeden girenlerden eylesin.cehennemine hiç düşmeden girenlerden eylesin. Sevdiklerimizle cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.Sevdiklerimizle cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Fatiha-i şerife meal besmele.

Fatiha-i şerife meal besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2