Namaz Vakitleri

3 Safer 1448
17 July 2026
İmsak
03:46
Güneş
05:39
Öğle
13:15
İkindi
17:13
Akşam
20:41
Yatsı
22:26
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Merhaba sevgili ve değerli AKRAdaşlarım!Merhaba sevgili ve değerli AKRAdaşlarım! Telaffuzumu yanlış duymadınız AKRAdaşlarım.

Telaffuzumu yanlış duymadınız AKRAdaşlarım.
Yani Ak Radyo’da gönüllerimizin beraber olduğuYani Ak Radyo’da gönüllerimizin beraber olduğu sevgili dinleyenlerim, AKRA dinleyenleri.sevgili dinleyenlerim, AKRA dinleyenleri. Cumanız mübarek olsun.Cumanız mübarek olsun. Yine bir mübarek cuma gününde sizinle karşı karşıya olmaktan mutluluk duyuyorum.

Yine bir mübarek cuma gününde sizinle karşı karşıya olmaktan mutluluk duyuyorum.
Hepinize bu güzel günün, bereketli günün, hayırlı, mübarek,Hepinize bu güzel günün, bereketli günün, hayırlı, mübarek, kutlu günün hayrından ve bereketindenkutlu günün hayrından ve bereketinden azami istifade etmenizi Cenâb-ı Hak'tan dilerim.azami istifade etmenizi Cenâb-ı Hak'tan dilerim. Sevgili dinleyenlerim!

Sevgili dinleyenlerim!
Bugünkü sohbetimde hatırıma hemen

Bugünkü sohbetimde hatırıma hemen
pazartesi günü, salı günü,pazartesi günü, salı günü, 14 Aralık Salı günü mübarek üç aylar geldiği için14 Aralık Salı günü mübarek üç aylar geldiği için üç aylarla ilgili bazı hatırlatmaları size yapma fikri geldi.üç aylarla ilgili bazı hatırlatmaları size yapma fikri geldi. Çünkü biliyorsunuz bu üç ayların ilki mübarek Receb ayıdır.Çünkü biliyorsunuz bu üç ayların ilki mübarek Receb ayıdır. Ve Receb ayının ilk günü hangi gün olursa olsun,Ve Receb ayının ilk günü hangi gün olursa olsun, ilk haftasının perşembesini cumaya bağlayan geceilk haftasının perşembesini cumaya bağlayan gece Regaib kandilidir.Regaib kandilidir. Mübarek Regaib kandili geldi.Mübarek Regaib kandili geldi. Yani önümüzdeki perşembe günüYani önümüzdeki perşembe günü cumaya bağlayan gece Regaib kandilinecumaya bağlayan gece Regaib kandiline Allah'ın izniyle hepimiz kavuşmuş oluruz.Allah'ın izniyle hepimiz kavuşmuş oluruz. Onu temenni ediyorum.Onu temenni ediyorum. Tabi bugün cuma olduğu için bir daha Regaib Kandili ile ilgiliTabi bugün cuma olduğu için bir daha Regaib Kandili ile ilgili malumat verme hakkına ve imkanına sahip olamam diye size şimdidenmalumat verme hakkına ve imkanına sahip olamam diye size şimdiden bu Recep ayı ile ve Regaib Kandili ile ilgili bu cuma günündenbu Recep ayı ile ve Regaib Kandili ile ilgili bu cuma gününden müjdeli bazı haberler vermek istiyorummüjdeli bazı haberler vermek istiyorum sevgili AKRAdaşlarım.sevgili AKRAdaşlarım. Biliyorsunuz 3 aylar mübarek aylar,

Biliyorsunuz 3 aylar mübarek aylar,
hepimizin tanıdığı aylardır.hepimizin tanıdığı aylardır. Recep ayı ile başlıyor.Recep ayı ile başlıyor. Araplar ay kelimesini kullanmıyorlar, onun yerine “şehr” kelimesini kullanıyorlar.Araplar ay kelimesini kullanmıyorlar, onun yerine “şehr” kelimesini kullanıyorlar. Üç aylara “şuhûr-u selâse” diyorlar.Üç aylara “şuhûr-u selâse” diyorlar. Bunlar da kültürümüzden hatırımızda kalsın.Bunlar da kültürümüzden hatırımızda kalsın. Dedelerimizin kitaplarında veyahut mektuplarındaDedelerimizin kitaplarında veyahut mektuplarında karşılaşırsak veya eski metinlerde onları hatırlayalım diyekarşılaşırsak veya eski metinlerde onları hatırlayalım diye şöyle bir çeşni kabilinden açıklayayım.şöyle bir çeşni kabilinden açıklayayım. “Şuhûr-u selâse”, üç aylar demek.

“Şuhûr-u selâse”, üç aylar demek.
“Şehr-i Receb”, Receb ayı demek.“Şehr-i Receb”, Receb ayı demek. Farsça'da şehir, belde manasına geliyor.Farsça'da şehir, belde manasına geliyor. İnsanların oturduğu, evlerin bulunduğuİnsanların oturduğu, evlerin bulunduğu toplu oturma yeri manasına geliyor.toplu oturma yeri manasına geliyor. Arapçada böyle değil.Arapçada böyle değil. Arapçada ay demek.Arapçada ay demek. O 29 veya 30 gün olan zaman dilimi demek.O 29 veya 30 gün olan zaman dilimi demek. Şehr-i Recep salı günü geliyor.Şehr-i Recep salı günü geliyor. Hoş gelir, sefa gelir inşallah.Hoş gelir, sefa gelir inşallah. Şehr-i Receb'ten sonra şehr-i şaban geliyor.

Şehr-i Receb'ten sonra şehr-i şaban geliyor.
Tabi biz ay deyince, Recep ayı filan deyince o birazTabi biz ay deyince, Recep ayı filan deyince o biraz ay kelimesini kullanmak başka manalara daay kelimesini kullanmak başka manalara da kaymasın diye hoş olmuyor.kaymasın diye hoş olmuyor. Şehr kelimesini kullanalım, hiç şey olmasın karışıklık olmasın.Şehr kelimesini kullanalım, hiç şey olmasın karışıklık olmasın. Farsçada da ay “mâh” diye geçer.Farsçada da ay “mâh” diye geçer. Hani mâh yüzlüm, meh yüzlüm diyoruz ya,Hani mâh yüzlüm, meh yüzlüm diyoruz ya, hani ay gibi yüzü parlak olan bir kimseye.hani ay gibi yüzü parlak olan bir kimseye. Mâh da ay demek.Mâh da ay demek. Mâh-ı receb veya şehr-i recep diyelim.Mâh-ı receb veya şehr-i recep diyelim. Mâh-ı şâban, mâh-ı ramazan diyelim.Mâh-ı şâban, mâh-ı ramazan diyelim. Şimdi bu üç ay kutsal, mübarek bir mevsim.

Şimdi bu üç ay kutsal, mübarek bir mevsim.
Çok önemli bizim dini hayatımızda sene içindeÇok önemli bizim dini hayatımızda sene içinde karşımıza gelen bir yeni mevsim.karşımıza gelen bir yeni mevsim. Nasıl yaz ayını severiz birkaç bakımdanNasıl yaz ayını severiz birkaç bakımdan hem meyveler çok olur hem havalar ısınır,hem meyveler çok olur hem havalar ısınır, hem okullar tatil olur çocuklar tatile giderler.hem okullar tatil olur çocuklar tatile giderler. Güzel tatil geçireceğiz, bisiklete bineceğiz,Güzel tatil geçireceğiz, bisiklete bineceğiz, yüzeceğiz diye herkeste bir sevinç başlar çocuklarda.yüzeceğiz diye herkeste bir sevinç başlar çocuklarda. Ondan sonra mümkünse yaylalaraOndan sonra mümkünse yaylalara veyahut yazlıklara gidildiği için orada daveyahut yazlıklara gidildiği için orada da kışın böyle kapalı kalmış olmaktan, eve kapalı kalmış olmaktankışın böyle kapalı kalmış olmaktan, eve kapalı kalmış olmaktan biriken enerjiler rahat bir şekilde tabi koşarak,biriken enerjiler rahat bir şekilde tabi koşarak, gezerek çiçeklerle, çimenlerle,gezerek çiçeklerle, çimenlerle, çayırlarla, çamlarla, ağaçlarla,çayırlarla, çamlarla, ağaçlarla, akarsularla, kuşlarla, kelebeklerleakarsularla, kuşlarla, kelebeklerle inşallah yaza da erişelim.inşallah yaza da erişelim. Hani nasıl o mevsimi seviyoruzHani nasıl o mevsimi seviyoruz sevgili Akra dinleyenlerim.sevgili Akra dinleyenlerim. Böyle manevi bir mevsim de var dinimizde: Üç aylar.Böyle manevi bir mevsim de var dinimizde: Üç aylar. Bu Allah celle celaluhu Hazretleri

Bu Allah celle celaluhu Hazretleri
Arap aylarını mevsimlere göre değişen şekilde yaratmış.Arap aylarını mevsimlere göre değişen şekilde yaratmış. Yani bir ayın doğmasını, tekrar doğmasına kadarYani bir ayın doğmasını, tekrar doğmasına kadar geçen zamanı bir şehr, bir mâh,geçen zamanı bir şehr, bir mâh, bir ay olarak düşündüğümüz içinbir ay olarak düşündüğümüz için bu da 29 veya 30 gün olduğundan yani hiç 31 gün olmadığındanbu da 29 veya 30 gün olduğundan yani hiç 31 gün olmadığından her gün güneş takviminden her yılher gün güneş takviminden her yıl 11 gün kadar eksik olduğundan11 gün kadar eksik olduğundan geri kalarak geri kalarak şeylergeri kalarak geri kalarak şeyler Arap ayları, mesela Ramazan'ı esas alalım,Arap ayları, mesela Ramazan'ı esas alalım, senenin bütün mevsimlerini dolaşır.senenin bütün mevsimlerini dolaşır. 10 gün 10 gün geriye gele gele, bazen kışta Ramazan tutulur,10 gün 10 gün geriye gele gele, bazen kışta Ramazan tutulur, bazen baharda, sonbaharda, yazda.bazen baharda, sonbaharda, yazda. Bu da güzel bir şey.Bu da güzel bir şey. Yani o mübarek ayın insan ömrü içindeYani o mübarek ayın insan ömrü içinde çeşitli mevsimlerde olması da tatlı bir şey.çeşitli mevsimlerde olması da tatlı bir şey. İşte bu, böyle her senenin zaman dilimini,

İşte bu, böyle her senenin zaman dilimini,
bizim bildiğimiz dört mevsimini şereflendirenbizim bildiğimiz dört mevsimini şereflendiren üç aylar, biraz böyle on gün on gün her seneüç aylar, biraz böyle on gün on gün her sene yerini oynatarak senenin bütün içinde gezen bu mübarek aylar çok önemli.yerini oynatarak senenin bütün içinde gezen bu mübarek aylar çok önemli. Niçin çok önemli?Niçin çok önemli? Çünkü biz bu üç aylarda büyük bir lütfa mazhar oluyoruz.Çünkü biz bu üç aylarda büyük bir lütfa mazhar oluyoruz. Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin özel ikramiyeleri, hediyeleri var,Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin özel ikramiyeleri, hediyeleri var, özel mükâfatlar var, özel fırsatlar var.özel mükâfatlar var, özel fırsatlar var. Onun için bu üç aylar bize çok önemli.Onun için bu üç aylar bize çok önemli. Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
“Receb ayı şehrullah'tır.”“Receb ayı şehrullah'tır.” Yani Allah'ın ayıdır.Yani Allah'ın ayıdır. “Şaban benim ayımdır.”“Şaban benim ayımdır.” “Şehrî”, benim ayım demek.“Şehrî”, benim ayım demek. “İ”, benim manasına geliyor Arapçada.“İ”, benim manasına geliyor Arapçada. Ve Ramazan, Ramazan ayı şehr-ü ümmetî.Ve Ramazan, Ramazan ayı şehr-ü ümmetî. “Ramazan ayı da ümmetimin ayı” buyuruyor.“Ramazan ayı da ümmetimin ayı” buyuruyor. Şimdi ayların hepsi, dünyanın, ahiretin, yerlerin, göklerin

Şimdi ayların hepsi, dünyanın, ahiretin, yerlerin, göklerin
bütün varlıkları Allah'ın olduğu halde acababütün varlıkları Allah'ın olduğu halde acaba Peygamber Efendimiz Receb ayınaPeygamber Efendimiz Receb ayına niçin “şehrullah” buyurmuş?niçin “şehrullah” buyurmuş? “Receb ayı Allah'ın ayıdır, Şehrullah'tır”“Receb ayı Allah'ın ayıdır, Şehrullah'tır” demesinin sebebi ne?demesinin sebebi ne? Onun sebebi, Receb ayında Allah-u Teâlâ HazretlerininOnun sebebi, Receb ayında Allah-u Teâlâ Hazretlerinin tevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi sevdiği ve butevbe edenlerin tevbesini kabul etmeyi sevdiği ve bu tevbeleri kabul etmenin çok olduğu,tevbeleri kabul etmenin çok olduğu, nice nice günahkârların bağışlandığı bir ay olması.nice nice günahkârların bağışlandığı bir ay olması. Şimdi kendi kendimizi de düşünüyoruz,

Şimdi kendi kendimizi de düşünüyoruz,
muhterem dinleyenlerim.muhterem dinleyenlerim. Sizleri de düşünüyoruz.Sizleri de düşünüyoruz. Okuyucularımı, dinleyenlerimin, tanıdığım tanımadığımOkuyucularımı, dinleyenlerimin, tanıdığım tanımadığım sevgili kardeşlerimin çeşitlerini düşünüyorum.sevgili kardeşlerimin çeşitlerini düşünüyorum. Tabi beşer olduğumuz için hatalarımız vardır,Tabi beşer olduğumuz için hatalarımız vardır, günahlarımız vardır, tevbe edilecekgünahlarımız vardır, tevbe edilecek hallerimiz vardır ve hepimiz Allah'ın affetmesine muhtacız.hallerimiz vardır ve hepimiz Allah'ın affetmesine muhtacız. Önümüze bir fırsat geliyor.Önümüze bir fırsat geliyor. Üç aylar geliyor.Üç aylar geliyor. Tevbelerimizin kabul olacağı, Allah'ın rahmetininTevbelerimizin kabul olacağı, Allah'ın rahmetinin cûşa geldiği, rahmet deryasının taştığıcûşa geldiği, rahmet deryasının taştığı bir mevsim geliyor.bir mevsim geliyor. Ne mutlu! Hepinize mübarek olsun.

Ne mutlu! Hepinize mübarek olsun.
Allah bu güzel mübarek mevsimlereAllah bu güzel mübarek mevsimlere nice nice yıllar sevdiklerinizle beraber hepinizi kavuştursun.nice nice yıllar sevdiklerinizle beraber hepinizi kavuştursun. Şimdi bu Recep ayı salı günü girecek.Şimdi bu Recep ayı salı günü girecek. Recep'in biri, çarşamba ikisi, perşembe üçü.Recep'in biri, çarşamba ikisi, perşembe üçü. Perşembe’nin akşamı da Regaip Kandili.Perşembe’nin akşamı da Regaip Kandili. Regaip ne demek?

Regaip ne demek?
Çok rağbet edilen, çok izdihamlı bir şekilde herkesinÇok rağbet edilen, çok izdihamlı bir şekilde herkesin böyle itibar ettiği, istediği,böyle itibar ettiği, istediği, elde etmeye çalıştığı hediyelerin,elde etmeye çalıştığı hediyelerin, güzel şeylerin çok olduğu, rağbet edilen şeyleringüzel şeylerin çok olduğu, rağbet edilen şeylerin çok olduğu bir gece demek.çok olduğu bir gece demek. Melekler bu geceye rağbet ediyorlar.Melekler bu geceye rağbet ediyorlar. Çünkü Receb ayı girmiştir ve Receb ayının ilk cumasıdır.Çünkü Receb ayı girmiştir ve Receb ayının ilk cumasıdır. İki mübareklik bir araya geliyor.İki mübareklik bir araya geliyor. Receb ayının mübarek oluşuylaReceb ayının mübarek oluşuyla cuma gecesinin mübarek oluşu bir araya geliyor.cuma gecesinin mübarek oluşu bir araya geliyor. Böylece meleklerin de rağbet ettikleri,Böylece meleklerin de rağbet ettikleri, heyecanlandıkları ve ihyasına çalıştıklarıheyecanlandıkları ve ihyasına çalıştıkları Regaib kandili perşembe günü olacak.Regaib kandili perşembe günü olacak. Mübarek olsun!

Mübarek olsun!
Çünkü bir dahaki cumayaÇünkü bir dahaki cumaya inşallah sizlerle görüşebilirsek görüşürüz.inşallah sizlerle görüşebilirsek görüşürüz. Şimdiden sizin o kandilinizi tebrik ediyorum.Şimdiden sizin o kandilinizi tebrik ediyorum. Dualarınızda ben kardeşinizi de unutmamanızı diliyorum.Dualarınızda ben kardeşinizi de unutmamanızı diliyorum. Receb ayı için başka tabirler de vardır.Receb ayı için başka tabirler de vardır. Âlimlerimiz ve çok büyük sûfîlerimiz,Âlimlerimiz ve çok büyük sûfîlerimiz, mürşitlerimiz diyorlar ki:mürşitlerimiz diyorlar ki: “Receb ayı, ekim ayıdır.”“Receb ayı, ekim ayıdır.” Yani nasıl çiftçi tarlayı hazırlar,Yani nasıl çiftçi tarlayı hazırlar, tohumları ekerse, ekim ayı Receb.tohumları ekerse, ekim ayı Receb. Şaban ayı, bakım ayıdır.Şaban ayı, bakım ayıdır. Yani insan çiftçi ise ektiği şeyi bırakmaz kendi halinde, bakar.Yani insan çiftçi ise ektiği şeyi bırakmaz kendi halinde, bakar. Yabancı otlarını ayıklar, sular, çapalar,Yabancı otlarını ayıklar, sular, çapalar, ayıklar ve korur kollar, o mahsul büyüsün diye.ayıklar ve korur kollar, o mahsul büyüsün diye. Ramazan da biçim ayıdır, hasat ayıdır,Ramazan da biçim ayıdır, hasat ayıdır, mahsulün alındığı aydır.mahsulün alındığı aydır. Demek ki, biz Receb ayı olduğu zamanDemek ki, biz Receb ayı olduğu zaman bir güzel mevsimin içine giriyoruz.bir güzel mevsimin içine giriyoruz. Mis gibi manevi bir mevsim, hoş duygular içinde ve tevbe ediyoruz.Mis gibi manevi bir mevsim, hoş duygular içinde ve tevbe ediyoruz. Yâ Rabbi!

Yâ Rabbi!
Bu geçtiğim aylarda sana bilerek veya bilmeyerekBu geçtiğim aylarda sana bilerek veya bilmeyerek asi olduysam, birisinin kalbini kırdıysam,asi olduysam, birisinin kalbini kırdıysam, yapmam gereken görevlerden, vazifelerden,yapmam gereken görevlerden, vazifelerden, ibadetlerden eksiklerim olduysa,ibadetlerden eksiklerim olduysa, hatalarım olduysa, bilerek bilmeyerek yaptıklarımahatalarım olduysa, bilerek bilmeyerek yaptıklarıma pişman oldum yâ Rabbi!pişman oldum yâ Rabbi! Ben senin yolunu seviyorum, seni seviyorum.Ben senin yolunu seviyorum, seni seviyorum. Senin razı olacağın işleri yapmak istiyorum yâ Rabbi!Senin razı olacağın işleri yapmak istiyorum yâ Rabbi! Benim hatalarımı affet diye tevbe ediyoruzBenim hatalarımı affet diye tevbe ediyoruz Receb ayında.Receb ayında. Büyük tevbe ayı bu.Büyük tevbe ayı bu. Efendim, tevbe ne demek?

Efendim, tevbe ne demek?
Tevbe, Arapçada “dönüş” demek,Tevbe, Arapçada “dönüş” demek, “dönmek” demek.“dönmek” demek. Gittiği istikametten dönmesi insanın.Gittiği istikametten dönmesi insanın. Tevbe o halde bu lügat manasından,Tevbe o halde bu lügat manasından, ıstılahî bizim bildiğimiz manasına nasıl gelmiş?ıstılahî bizim bildiğimiz manasına nasıl gelmiş? Kul yanlış bir istikamete doğru giderken,

Kul yanlış bir istikamete doğru giderken,
günahlı bir yolda giderkengünahlı bir yolda giderken bu yolun hatasını, çirkinliğini,bu yolun hatasını, çirkinliğini, tehlikeli olduğunu, sonunda Allah'ın gazabına uğramak,tehlikeli olduğunu, sonunda Allah'ın gazabına uğramak, belki Allah korusun cehenneme düşmekbelki Allah korusun cehenneme düşmek olduğunu anladığı içinolduğunu anladığı için aman bu yol yanlış diye dönüyor.aman bu yol yanlış diye dönüyor. İşte bu dönüşe tevbe deniliyor.İşte bu dönüşe tevbe deniliyor. Şimdi Allah-u Teâlâ Hazretleri

Şimdi Allah-u Teâlâ Hazretleri
kulunun kendisine ibadetine görekulunun kendisine ibadetine göre ona muamele eder sevgili dinleyenlerim.ona muamele eder sevgili dinleyenlerim. Yani kul Allah'ı severse Allah da kulu sever.Yani kul Allah'ı severse Allah da kulu sever. Kul, Allah'a dönerse yani tevbe ederse, teveccüh ederse Allah ne yapar?Kul, Allah'a dönerse yani tevbe ederse, teveccüh ederse Allah ne yapar? Allah da kuluna çok daha fazla teveccüh eder.Allah da kuluna çok daha fazla teveccüh eder. Onun için tevbe etmek fiilinden ism-i fail diyoruz biz Arapçada.Onun için tevbe etmek fiilinden ism-i fail diyoruz biz Arapçada. Yani tevbe eden kimseye “tâib” derler.Yani tevbe eden kimseye “tâib” derler. “Tevbekâr” demek.“Tevbekâr” demek. Tevbe ediyor.Tevbe ediyor. Tâib. Kul tâib.Tâib. Kul tâib. Kul, tâib olduğu zaman, tevbe ettiği zaman

Kul, tâib olduğu zaman, tevbe ettiği zaman
Allah nedir?Allah nedir? Tevvâb'dır.Tevvâb'dır. Tevvâb da mübalağa sigasıdır.Tevvâb da mübalağa sigasıdır. Mübalağa-i ism-i fail derler.Mübalağa-i ism-i fail derler. Galiba biz size bir taraftan vaaz verirkenGaliba biz size bir taraftan vaaz verirken bir taraftan da kelime kelimebir taraftan da kelime kelime sizin haberiniz olmadan Arapça öğretiyor gibi oluyoruz.sizin haberiniz olmadan Arapça öğretiyor gibi oluyoruz. Herhalde o da faydalı.Herhalde o da faydalı. Çünkü Arapça bizim analarımızın lisanı.Çünkü Arapça bizim analarımızın lisanı. Çünkü Peygamber Efendimizin hanımları,Çünkü Peygamber Efendimizin hanımları, müminlerin anneleri olduğundanmüminlerin anneleri olduğundan annemizin lisanını da bilmemiz lazım.annemizin lisanını da bilmemiz lazım. Tevvâb, “çok tevbe eden” demek.

Tevvâb, “çok tevbe eden” demek.
Yani “çok dönen, çok teveccüh eden” demek.Yani “çok dönen, çok teveccüh eden” demek. Demek ki kul, Cenâb-ı MevlâsınaDemek ki kul, Cenâb-ı Mevlâsına gönlüyle döndüğü zaman, “Yâ Rabbi!gönlüyle döndüğü zaman, “Yâ Rabbi! Ben hatamı anladım, döndüm sana”Ben hatamı anladım, döndüm sana” dediği zaman Allah ona çok daha fazla teveccüh ediyor.dediği zaman Allah ona çok daha fazla teveccüh ediyor. Kuluna daha büyük lütuflarla yöneliyor.Kuluna daha büyük lütuflarla yöneliyor. Ne güzel!Ne güzel! O halde hepimiz bilerek bilmeyerek yaptığımız hatalardan

O halde hepimiz bilerek bilmeyerek yaptığımız hatalardan
tevbe etmeliyiz.tevbe etmeliyiz. Ama bu arada ben size hatırınıza bir sahne olarak kalsın diyeAma bu arada ben size hatırınıza bir sahne olarak kalsın diye şöyle tasvir ederek bir tarihi olayı anlatmak istiyorum:şöyle tasvir ederek bir tarihi olayı anlatmak istiyorum: Hazreti Ali Efendimiz radiyallahu anh ve kerremallahu vecheh.Hazreti Ali Efendimiz radiyallahu anh ve kerremallahu vecheh. “Allah'ın Arslanı” lakabını almış olan“Allah'ın Arslanı” lakabını almış olan Peygamber Efendimiz’in o mübarek kahraman,Peygamber Efendimiz’in o mübarek kahraman, fedakâr, cengâver damadıfedakâr, cengâver damadı Hz. Ali Efendimiz biliyorsunuz halife de oldu.Hz. Ali Efendimiz biliyorsunuz halife de oldu. Hz. Osman Zinnureyn Efendimiz’den sonra dördüncü halifemiz oldu.Hz. Osman Zinnureyn Efendimiz’den sonra dördüncü halifemiz oldu. Radıyallahu anhüm ecmaîn.Radıyallahu anhüm ecmaîn. Hz. Ali Efendimiz, tabi İslam devleti büyüdüğü için,

Hz. Ali Efendimiz, tabi İslam devleti büyüdüğü için,
Kûfe'de halife olarak vazife görüyor.Kûfe'de halife olarak vazife görüyor. Kûfe'de, Kûfe'nin mescidine girmiş.Kûfe'de, Kûfe'nin mescidine girmiş. Yanında yardımcıları var, muhafızıYanında yardımcıları var, muhafızı veya danışmanı durumunda olan birisi de var.veya danışmanı durumunda olan birisi de var. Kûfe'nin mescidine girmiş.Kûfe'nin mescidine girmiş. Bakmış orada direğin dibinde adamın birisi oturmuş,Bakmış orada direğin dibinde adamın birisi oturmuş, Tevbe yâ Rabbi! Tevbe yâ Rabbi! Tevbe yâ Rabbi! diyor.Tevbe yâ Rabbi! Tevbe yâ Rabbi! Tevbe yâ Rabbi! diyor. Hepimiz deriz ya, “estağfurullah” demek.Hepimiz deriz ya, “estağfurullah” demek. Yani yâ Rabbi! Senden afv ü mağfiret istiyorum.Yani yâ Rabbi! Senden afv ü mağfiret istiyorum. Estağfirullah el-Azim ve etûbü ileyh” deriz ya sözle.Estağfirullah el-Azim ve etûbü ileyh” deriz ya sözle. Perşembe akşamları tevbe ederiz ya topluca camide.Perşembe akşamları tevbe ederiz ya topluca camide. İmam efendiler önder olurlar bize.İmam efendiler önder olurlar bize. Tevbe ettirirler ya.Tevbe ettirirler ya. O da “estağfirullah el-Azim ve etûbü ileyh” diyormuş.O da “estağfirullah el-Azim ve etûbü ileyh” diyormuş. Tevbe ediyormuş yani.Tevbe ediyormuş yani. Hz. Ali Efendimizin özelliği hatırınızda kalsın,

Hz. Ali Efendimizin özelliği hatırınızda kalsın,
Hz. Ali Efendimiz latifeci bir insanmış aynı zamanda.Hz. Ali Efendimiz latifeci bir insanmış aynı zamanda. Böyle kırmızı yüzlü, sevimli, latifeci ve çok güzel sözler söyleyen,Böyle kırmızı yüzlü, sevimli, latifeci ve çok güzel sözler söyleyen, özdeyiş dediğimiz, atasözü dediğimiz, vecize dediğimiz güzel sözleri var.özdeyiş dediğimiz, atasözü dediğimiz, vecize dediğimiz güzel sözleri var. Hatta onları ben keşke bir de başka program yapsak daHatta onları ben keşke bir de başka program yapsak da Hz. Ali Efendimizin o güzel sözlerindenHz. Ali Efendimizin o güzel sözlerinden ayrı programlar sizlere anlatsam.ayrı programlar sizlere anlatsam. Onu da isterim ama o ayrı.Onu da isterim ama o ayrı. Hz. Ali Efendimiz o, “Tevbe yâ Rabbi!” diyen kula demiş ki güzelHz. Ali Efendimiz o, “Tevbe yâ Rabbi!” diyen kula demiş ki güzel tevbe ediyorsun ey filanca,tevbe ediyorsun ey filanca, amma böyle sadece diliyle “Tevbe yâ Rabbi!” demekamma böyle sadece diliyle “Tevbe yâ Rabbi!” demek yalancıların tevbesidir demiş.yalancıların tevbesidir demiş. Çünkü söz yetmiyor İslam’da.

Çünkü söz yetmiyor İslam’da.
Eylem lazım, hareket lazım, fiil lazım, icraat lazım.Eylem lazım, hareket lazım, fiil lazım, icraat lazım. Kuru kuruya, kuru laf diyoruz ya biz Türkçede.Kuru kuruya, kuru laf diyoruz ya biz Türkçede. Güzel tabirleri var dedelerimizin,Güzel tabirleri var dedelerimizin, büyüklerimizin bizim dilimizi bıraktıkları güzel tabirler var.büyüklerimizin bizim dilimizi bıraktıkları güzel tabirler var. Kuru laf yani kuru ekmek nasıl çatır çutur yenmediği gibi,Kuru laf yani kuru ekmek nasıl çatır çutur yenmediği gibi, yanına katık istediğimiz gibi, kuru laf da tabi olmuyor.yanına katık istediğimiz gibi, kuru laf da tabi olmuyor. Hazreti Ali Efendimiz demiş ki:Hazreti Ali Efendimiz demiş ki: “Bak ey filanca!“Bak ey filanca! Ya sadece tevbe yâ Rabbi! demek,Ya sadece tevbe yâ Rabbi! demek, yalancıların tevbesidir.”yalancıların tevbesidir.” Ya tevbe nasıl olacak?

Ya tevbe nasıl olacak?
Kul, “Yâ Rabbi! Ben döndüm sana” diye diliyle söylerken,Kul, “Yâ Rabbi! Ben döndüm sana” diye diliyle söylerken, haliyle de dönecek.haliyle de dönecek. Yani hayatı değişecek, hali değişecek.Yani hayatı değişecek, hali değişecek. Kavgacıyken sakin bir insan olacak.Kavgacıyken sakin bir insan olacak. Sinirliyken, efendim, kızmayan bir insan olacak.Sinirliyken, efendim, kızmayan bir insan olacak. Halim selim bir insan olacak.Halim selim bir insan olacak. Cimriyken cömert olacak,Cimriyken cömert olacak, tembelken çalışkan olacak, yardımsever olacak.tembelken çalışkan olacak, yardımsever olacak. Merhametsiz, gaddarken merhametli bir kimse olacak.Merhametsiz, gaddarken merhametli bir kimse olacak. Bu arada tabi buraya bir noktalı virgül koyayım.Bu arada tabi buraya bir noktalı virgül koyayım. Bir hatıramı anlatayım.Bir hatıramı anlatayım. Cleveland'da idik.

Cleveland'da idik.
Amerika'nın bir şehri,Amerika'nın bir şehri, Detroit'ten geliyoruz.Detroit'ten geliyoruz. Cuma vakti oldu yine böyle bir cuma günü.Cuma vakti oldu yine böyle bir cuma günü. Detroit'ten çıkarken bize dediler ki:Detroit'ten çıkarken bize dediler ki: “Cleveland'da bir cami var,“Cleveland'da bir cami var, orada cuma namazını kılabilirsiniz.”orada cuma namazını kılabilirsiniz.” Bulduk camiyi, köşe başında çok güzel bir villa bahçesi, mamur,Bulduk camiyi, köşe başında çok güzel bir villa bahçesi, mamur, 3-4 katlı bir köşk yani güzel bir köşk,3-4 katlı bir köşk yani güzel bir köşk, cami yapmışlar.cami yapmışlar. Biz de orada gittik cuma namazını kılmaya.Biz de orada gittik cuma namazını kılmaya. Onlar bizi çok hoş karşıladılar, iltifat eyledilerOnlar bizi çok hoş karşıladılar, iltifat eylediler ve cuma hutbesini okumak bana nasip oldu.ve cuma hutbesini okumak bana nasip oldu. Cuma’dan sonra da bırakmadılar, buyurun dediler.

Cuma’dan sonra da bırakmadılar, buyurun dediler.
Bize bir sofra hazırlamışlar, bizim bildiğimiz Anadolu usulü,Bize bir sofra hazırlamışlar, bizim bildiğimiz Anadolu usulü, bir yer sofrası uzun, iki tarafında cemaat, cuma namazını kılanlar.bir yer sofrası uzun, iki tarafında cemaat, cuma namazını kılanlar. Güzel yemeğimizi yedik ama, bir esmer vatandaş var,Güzel yemeğimizi yedik ama, bir esmer vatandaş var, yani yüzü derisi esmer.yani yüzü derisi esmer. Onlara ben yani siyah Müslüman demiyorum, kızıyorlar.Onlara ben yani siyah Müslüman demiyorum, kızıyorlar. Black Müslüman deyince, siyah Müslüman deyince kızıyorlar.Black Müslüman deyince, siyah Müslüman deyince kızıyorlar. Ne demek siyah! Yani insanın gönlü nurlu,Ne demek siyah! Yani insanın gönlü nurlu, ak pâk olunca niye siyah Müslüman densin?ak pâk olunca niye siyah Müslüman densin? Hakaret gibi oluyor.Hakaret gibi oluyor. Onlar kendilerine “Bilâlî” diyorlar.Onlar kendilerine “Bilâlî” diyorlar. Yani Hz. Bilâl'in ülkesindeniz,Yani Hz. Bilâl'in ülkesindeniz, Afrikalı olarak bizler.Afrikalı olarak bizler. Bilâl gibiyiz, ona mensup insanlarız diyorlar.Bilâl gibiyiz, ona mensup insanlarız diyorlar. Biz bunu da yerleştirelim kendi aramızda söylerken.

Biz bunu da yerleştirelim kendi aramızda söylerken.
Siyah Müslümanlar demeyelim, sevgili dinleyenlerim.Siyah Müslümanlar demeyelim, sevgili dinleyenlerim. Bilâlîler diyelim.Bilâlîler diyelim. Bilâlîlerden, yani Amerikan zencilerinden,Bilâlîlerden, yani Amerikan zencilerinden, uzun boylu bir insan, böyle dağ gibi ceketinin omuzları genişuzun boylu bir insan, böyle dağ gibi ceketinin omuzları geniş ve kapıdan zor sığıyor.ve kapıdan zor sığıyor. Herhalde iki metreye yakın boyu var, yaşlı.Herhalde iki metreye yakın boyu var, yaşlı. Ama nasıl hizmet ediyor bize.Ama nasıl hizmet ediyor bize. Yani bir delikanlı gibi oturup kalkıp hemenYani bir delikanlı gibi oturup kalkıp hemen su getirmek, ekmek getirmek, aşları,su getirmek, ekmek getirmek, aşları, yemekleri getirmek tarzında çok güzel hizmet ediyor.yemekleri getirmek tarzında çok güzel hizmet ediyor. Dışarı çıktı, arkasından birisi dedi ki yanıma

Dışarı çıktı, arkasından birisi dedi ki yanıma
oturanlardan, eğildi kulağıma: “Bunu tanıyor musun?”oturanlardan, eğildi kulağıma: “Bunu tanıyor musun?” Ben nereden tanıyayım misafirim zaten, orayaBen nereden tanıyayım misafirim zaten, oraya bir cuma kılmaya gelmişim, ondan sonra da Allah'a ısmarladık deyip gideceğim.bir cuma kılmaya gelmişim, ondan sonra da Allah'a ısmarladık deyip gideceğim. “Tanımıyorum” dedim.“Tanımıyorum” dedim. “Bu” dediler, “Buranın en büyük gangsteriydi” dediler.“Bu” dediler, “Buranın en büyük gangsteriydi” dediler. “Eyvah!” “Ama” dediler, “Müslüman oldu, imana geldi”,“Eyvah!” “Ama” dediler, “Müslüman oldu, imana geldi”, “Müslüman oldu” dediler.“Müslüman oldu” dediler. Hayran kaldım o Bilalî kardeşimize,Hayran kaldım o Bilalî kardeşimize, amcamıza diyelim yaşlı.amcamıza diyelim yaşlı. Yani o halden, mafya reisliğinden, gangsterlikten,Yani o halden, mafya reisliğinden, gangsterlikten, İslam'a dönmüş, Müslüman olmuş, ondan sonra melek gibi insan olmuş.İslam'a dönmüş, Müslüman olmuş, ondan sonra melek gibi insan olmuş. Hah! İşte ben anlatmak istediğim misali bu

Hah! İşte ben anlatmak istediğim misali bu
Bilalî kardeşimle size vermek istiyorum.Bilalî kardeşimle size vermek istiyorum. Yani insan “Tevbe yâ Rabbi!” dediği zaman hali de dönmeli.Yani insan “Tevbe yâ Rabbi!” dediği zaman hali de dönmeli. Yani mafya reisi iken, camideYani mafya reisi iken, camide sofilerin şahı olmalı yani.sofilerin şahı olmalı yani. Böyle büyük bir evliya haline gelmeli insan.Böyle büyük bir evliya haline gelmeli insan. Asıl tevbe bu olmuş oluyor sevgili dinleyenlerim.Asıl tevbe bu olmuş oluyor sevgili dinleyenlerim. Âyet-i kerîme de okuyalım, sohbetimiz bereketlensin Allah'ın kelâmıyla.Âyet-i kerîme de okuyalım, sohbetimiz bereketlensin Allah'ın kelâmıyla. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. İnnallâhe yuhibbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn. (Bakara Suresi 222. Ayet)

İnnallâhe yuhibbut tevvâbîne ve yuhibbul mutetahhirîn. (Bakara Suresi 222. Ayet)
Allah celle celâluhu, kâinatın Hâlikı,

Allah celle celâluhu, kâinatın Hâlikı,
her şeyin Mâliki, Rabbimiz, Yaradanımızher şeyin Mâliki, Rabbimiz, Yaradanımız tevbe edenleri çok sevdiğini bildiriyor.tevbe edenleri çok sevdiğini bildiriyor. O halde tevbe edici kul olalım.O halde tevbe edici kul olalım. Hem sözle hem halimizle hem deHem sözle hem halimizle hem de gönlümüzle hazır tevbe ayı da geliyorken,gönlümüzle hazır tevbe ayı da geliyorken, tam da zaman, mevsim müsaitkentam da zaman, mevsim müsaitken “Tevbe yâ Rabbi” diyelim dilimizle.“Tevbe yâ Rabbi” diyelim dilimizle. Ondan sonra da halimizi düşünelim.Ondan sonra da halimizi düşünelim. Kendimizi muhasebemizi yapalım.Kendimizi muhasebemizi yapalım. Yani ahirette bir muhasebe olacak, mahkeme-i kübra olacak.Yani ahirette bir muhasebe olacak, mahkeme-i kübra olacak. Sevaplar, günahlar dökülecek, defterler açılacak,Sevaplar, günahlar dökülecek, defterler açılacak, kârlar, ziyanlar hesaba girecek,kârlar, ziyanlar hesaba girecek, sevaplar, günahlar tartılacak terazi de var.sevaplar, günahlar tartılacak terazi de var. Ama nasıl bir terazi, elektronik mi, dijital mi, iki kefeli mi?

Ama nasıl bir terazi, elektronik mi, dijital mi, iki kefeli mi?
Nasıl olduğunu bilmiyoruz amaNasıl olduğunu bilmiyoruz ama bir kefesinin diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,bir kefesinin diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, “içine semavatı ve arzı koysan“içine semavatı ve arzı koysan alacak kadar büyük bir mizan, terazi.”alacak kadar büyük bir mizan, terazi.” Yani yerleri gökleri içine alacak kadar bir terazideYani yerleri gökleri içine alacak kadar bir terazide büyük sevaplar, büyük günahlar hepsi tartılacak.büyük sevaplar, büyük günahlar hepsi tartılacak. Melekler kenarda, onların günahları olmadığı halde tir tir titreyecekler.Melekler kenarda, onların günahları olmadığı halde tir tir titreyecekler. Neden?Neden? Terazinin heybetinden titreyecekler, günün dehşetinden titreyecekler.

Terazinin heybetinden titreyecekler, günün dehşetinden titreyecekler.
Tabi, böyle bir muhasebe var,Tabi, böyle bir muhasebe var, bir hesap var, bir tartma var.bir hesap var, bir tartma var. Bu tartmanın şeklini bilmiyoruz ama var.Bu tartmanın şeklini bilmiyoruz ama var. Amennâ ve saddaknâ.Amennâ ve saddaknâ. Çünkü Kur'an-ı Kerîm bildiriyor, Allah bildiriyor.Çünkü Kur'an-ı Kerîm bildiriyor, Allah bildiriyor. Ahiretin yaradanı, dünyanın yaradanı,Ahiretin yaradanı, dünyanın yaradanı, bizim yaradanımız Rabbülâlemîn bildiriyor ki yarın bir hesap var.bizim yaradanımız Rabbülâlemîn bildiriyor ki yarın bir hesap var. O halde bizim ne yapmamız lazım?

O halde bizim ne yapmamız lazım?
Hesaba çekilmezden önce kendimizi hesaba çekmemiz lazım kiHesaba çekilmezden önce kendimizi hesaba çekmemiz lazım ki sene sonunda bakkalın hesabının fena gidip desene sonunda bakkalın hesabının fena gidip de saçının başını yolması durumuna düşmeyelim.saçının başını yolması durumuna düşmeyelim. Dünyadayken hesabımızı yapalım ki ahiretteDünyadayken hesabımızı yapalım ki ahirette hesabımız güzel çıksın.hesabımız güzel çıksın. Biz buradan zararları kapatalım, kâr hanesine geçmek içinBiz buradan zararları kapatalım, kâr hanesine geçmek için çalışalım ki ahirette hesabımız iyi gitsin.çalışalım ki ahirette hesabımız iyi gitsin. Tabi düşünüyorum, benim dinleyiciden,

Tabi düşünüyorum, benim dinleyiciden,
dinleyenlerim arasında şu anda,dinleyenlerim arasında şu anda, tabi umumi yerlerde de bu radyolar dinleniyor,tabi umumi yerlerde de bu radyolar dinleniyor, otolarda da dinleniyor, evlerde de dinleniyor.otolarda da dinleniyor, evlerde de dinleniyor. Belki namazını kılamayanBelki namazını kılamayan Müslüman kardeşlerim var, belki ibadetleri eksik insanlar var,Müslüman kardeşlerim var, belki ibadetleri eksik insanlar var, belki hakikaten suç işlemiş insanlar var.belki hakikaten suç işlemiş insanlar var. Çeşitli dini bakımdan günah olan işleriÇeşitli dini bakımdan günah olan işleri yapmış ve vicdanında bu böyle bir yara olarak kalmış, üzülüyor.yapmış ve vicdanında bu böyle bir yara olarak kalmış, üzülüyor. Üzülmesinler, Allah tevbe edenleri affediyor.Üzülmesinler, Allah tevbe edenleri affediyor. Allâh-u Teâlâ Hazretleri o kadar merhametli ki,

Allâh-u Teâlâ Hazretleri o kadar merhametli ki,
erhamü’r-râhimîn.erhamü’r-râhimîn. Erham ne demek?Erham ne demek? Yani en merhametli demek.Yani en merhametli demek. Buna da ism-i taftil sigası diyorlar Arapça'da.Buna da ism-i taftil sigası diyorlar Arapça'da. Yani bizim bir sıfatın başına en kelimesini getirerek yaptığımızYani bizim bir sıfatın başına en kelimesini getirerek yaptığımız manayı onlar bu şekilde yapıyorlar.manayı onlar bu şekilde yapıyorlar. En çok, en güzel, en büyük diye en ekliyoruz biz sıfatın başına.En çok, en güzel, en büyük diye en ekliyoruz biz sıfatın başına. Onlar da rahîm sıfatının başına,Onlar da rahîm sıfatının başına, râhim sıfatının başına bir şey getirmiyorlar,râhim sıfatının başına bir şey getirmiyorlar, kelimenin şeklini değiştiriyorlar.kelimenin şeklini değiştiriyorlar. Erham olunca “en merhametli” demek oluyor.Erham olunca “en merhametli” demek oluyor. Erhamü’r-râhimîn.Erhamü’r-râhimîn. Yani merhametlilerin, acıyanların, şefkatlilerinYani merhametlilerin, acıyanların, şefkatlilerin en şefkatlisi, en merhametlisien şefkatlisi, en merhametlisi Allah-u Teâlâ Hazretleri’dir.Allah-u Teâlâ Hazretleri’dir. Ve o kadar merhametlidir kiVe o kadar merhametlidir ki kulun gönlüne yaptığı hatalardan, günahlardan bir pişmanlık düşmüşse,kulun gönlüne yaptığı hatalardan, günahlardan bir pişmanlık düşmüşse, kul onu da diliyle, ''Yâ Rabbi ben pişman oldum, beni lütfen affet, affeder misin?''kul onu da diliyle, ''Yâ Rabbi ben pişman oldum, beni lütfen affet, affeder misin?'' demeden affeder diye Peygamber Efendimiz müjde veriyor.demeden affeder diye Peygamber Efendimiz müjde veriyor. O bakımdan bir çocukluk hatıramı da size

O bakımdan bir çocukluk hatıramı da size
gene arada anlatmak istiyorum:gene arada anlatmak istiyorum: Erenköy'e gelmiştik, bir kayıkçıyla konuşuyoruz.Erenköy'e gelmiştik, bir kayıkçıyla konuşuyoruz. Kayıkçı filozof gibi bir şeydi.Kayıkçı filozof gibi bir şeydi. Efendim, diyor ki, ben tabi o zaman daha ortaokul talebesiyim.Efendim, diyor ki, ben tabi o zaman daha ortaokul talebesiyim. Kayıkçı diyor ki, “Ben biliyorum” diyor,Kayıkçı diyor ki, “Ben biliyorum” diyor, “İstikbalimi gördüm” diyor,“İstikbalimi gördüm” diyor, “Ben günahkârım” diyor, “Allah beni affetmeyecek” diyor.“Ben günahkârım” diyor, “Allah beni affetmeyecek” diyor. Hiç öyle şey olur mu?Hiç öyle şey olur mu? Ben o zaman tabi bu ayetleri bilseydim,

Ben o zaman tabi bu ayetleri bilseydim,
ona karşı derdim ki yanılıyorsun.ona karşı derdim ki yanılıyorsun. Allah erhamü’r-râhimîndir.Allah erhamü’r-râhimîndir. Tevbeleri, tevvâbü’r-râhimdir.Tevbeleri, tevvâbü’r-râhimdir. Tevbeleri kabul edicidir.Tevbeleri kabul edicidir. Yuhibbü’t-tevvâbîn.Yuhibbü’t-tevvâbîn. Tevbe edenleri sever diyeTevbe edenleri sever diye onun gönlünü hoş edecek sözler söylerdim.onun gönlünü hoş edecek sözler söylerdim. Belki bu şekilde düşünen, dinleyenlerim vardır aranızda.

Belki bu şekilde düşünen, dinleyenlerim vardır aranızda.
Sakın ümitsizliğe düşmeyin.Sakın ümitsizliğe düşmeyin. Çünkü ümitsizliğe düşmek İslâm'da günah ve haram.Çünkü ümitsizliğe düşmek İslâm'da günah ve haram. Allah yasaklamış.Allah yasaklamış. Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh. (Zümer Suresi 53. Ayet)

Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâh. (Zümer Suresi 53. Ayet)
Allah emrediyor!

Allah emrediyor!
Lâ taknetû min rahmetillâh.Lâ taknetû min rahmetillâh. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Yasak.Yasak. Kesmek yasak diye bir yasak var İslam'da, Kur'an-ı Kerîm'de.Kesmek yasak diye bir yasak var İslam'da, Kur'an-ı Kerîm'de. O halde ümit kesmeye takat getiremeyiz.O halde ümit kesmeye takat getiremeyiz. Ümit kesmek yolu kapalı.Ümit kesmek yolu kapalı. Ümit kesmek yok!Ümit kesmek yok! Yani ümitsiz değiliz.Yani ümitsiz değiliz. Ümit kapısı açık.Ümit kapısı açık. Allah affedebilir.Allah affedebilir. Sizi de başkalarını da daha büyük daha büyük daha büyük günahlarıSizi de başkalarını da daha büyük daha büyük daha büyük günahları işlemiş kimseleri de affedebilir çünküişlemiş kimseleri de affedebilir çünkü kendisi seviyor.kendisi seviyor. Tevbe edenleri seviyor.Tevbe edenleri seviyor. O bakımdan yani benim halim perişandır.

O bakımdan yani benim halim perişandır.
Beni Allah affetmez.Beni Allah affetmez. Ben bu erhamü’r-râhimînliğinden istifade edemem.Ben bu erhamü’r-râhimînliğinden istifade edemem. Allah beni cehenneme atacak.Allah beni cehenneme atacak. Çünkü namaz kılamadım, şimdiye kadar oruç tutamadım,Çünkü namaz kılamadım, şimdiye kadar oruç tutamadım, haram yedim, kusur işledim demeyin sakın.haram yedim, kusur işledim demeyin sakın. Sakın demeyin!Sakın demeyin! Eğer kahvede beni dinliyorsanız, sevgili dinleyenlerim!Eğer kahvede beni dinliyorsanız, sevgili dinleyenlerim! Evet ben hiç abdest alıp da namaz kılmadım,Evet ben hiç abdest alıp da namaz kılmadım, secde-i rahmana başım değmedi falan diyenler olabilir.secde-i rahmana başım değmedi falan diyenler olabilir. Ümitsizlik yok! Neden?Ümitsizlik yok! Neden? Allah yok diyor, yasak diyor.Allah yok diyor, yasak diyor. Ümitsizliğe düşemezsiniz.

Ümitsizliğe düşemezsiniz.
Allah onu men ediyor.Allah onu men ediyor. Ümit besleyeceksiniz.Ümit besleyeceksiniz. Allah seni de affeder, beni de affeder.Allah seni de affeder, beni de affeder. Bu bakımdan sözümün, sohbetimin şöyle sonuna yaklaşmışkenBu bakımdan sözümün, sohbetimin şöyle sonuna yaklaşmışken size ben bir müjdeli hadîs-i şerîfsize ben bir müjdeli hadîs-i şerîf okuyayım Arapçasıyla, anamızın diliyle. okuyayım Arapçasıyla, anamızın diliyle. Arapçasıyla bir hadîs-i şerîf okuyayım, kısaca bir anlatayım daArapçasıyla bir hadîs-i şerîf okuyayım, kısaca bir anlatayım da yüreğinizin yangınına sular serpilmiş olsun,yüreğinizin yangınına sular serpilmiş olsun, siz de rahatlayın.siz de rahatlayın. Pazar gününe kalmadan, belki bu cuma günündenPazar gününe kalmadan, belki bu cuma gününden tevbenizi yaparsınız.tevbenizi yaparsınız. Abdest alıp camiye gelmeye, namaz kılmaya başlarsınız.Abdest alıp camiye gelmeye, namaz kılmaya başlarsınız. Belki bu cuma namazını kaçırmazsınız.Belki bu cuma namazını kaçırmazsınız. Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:

Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz:
Lallâhu efrahu bi tevbetit tâibi

Lallâhu efrahu bi tevbetit tâibi
minez zam’âni’l vârid.minez zam’âni’l vârid. Muhakkak ki diyor, başında L harfi var.Muhakkak ki diyor, başında L harfi var. Lâm-ı tekittir bu Arapçada.Lâm-ı tekittir bu Arapçada. Yani bir işin gerçekten olacağını bildiren bir ifade bu.Yani bir işin gerçekten olacağını bildiren bir ifade bu. Allah tevbe eden kulunun tevbesindenAllah tevbe eden kulunun tevbesinden öyle ferah duyar ki.öyle ferah duyar ki. Ne kadar ferah duyar, mukayese.Ne kadar ferah duyar, mukayese. Minez zam’âni’l vârid.Minez zam’âni’l vârid. Susuz kalmış da su kaynağını bulmuş,Susuz kalmış da su kaynağını bulmuş, o kuyunun kaynağın, mağaranın, suyun olduğu mağaranın içine girmiş,o kuyunun kaynağın, mağaranın, suyun olduğu mağaranın içine girmiş, insanın o suyu bulunca, oh şimdi bakinsanın o suyu bulunca, oh şimdi bak susuzluktan ölecektim çölde amasusuzluktan ölecektim çölde ama şu deliği buldum, şuradan su içiyorum.şu deliği buldum, şuradan su içiyorum. Elhamdülillah susuzluğum gitti diye onun sevinmesinden.Elhamdülillah susuzluğum gitti diye onun sevinmesinden. Yani susuzluktan ölmek durumuna gelmiş bir susuzun,

Yani susuzluktan ölmek durumuna gelmiş bir susuzun,
su kaynağını bulduğu zaman sevinmesinden,su kaynağını bulduğu zaman sevinmesinden, Allah kulunun tevbe etmesineAllah kulunun tevbe etmesine daha çok ferahlık duyar, daha çok sevinir.daha çok ferahlık duyar, daha çok sevinir. Bu bir.Bu bir. Üç misal veriyor Peygamber Efendimiz.Üç misal veriyor Peygamber Efendimiz. Birinci misal bu.Birinci misal bu. Çölde olduğu bir insan düşünün,Çölde olduğu bir insan düşünün, güneş tepesinde, su yok,güneş tepesinde, su yok, yanında hazırlığı yok, kazazede,yanında hazırlığı yok, kazazede, yürüyor yürüyor, kumlara bata çıka, takati kesiliyor,yürüyor yürüyor, kumlara bata çıka, takati kesiliyor, su yok, ölecek.su yok, ölecek. Akbabalar üstünde dolaşmaya başlamış,Akbabalar üstünde dolaşmaya başlamış, etrafında sırtlanlar geceleyin gelecekler, kurtlar parçalayacaklar.etrafında sırtlanlar geceleyin gelecekler, kurtlar parçalayacaklar. Amma bir imkân görüyor, uzaktanAmma bir imkân görüyor, uzaktan bir çukur görüyor, suyu buluyor,bir çukur görüyor, suyu buluyor, atar kendisini böyle yüzünü gözünü yıkar.atar kendisini böyle yüzünü gözünü yıkar. Bazen filmlerde filan da görüyoruz böyle sahneleri.Bazen filmlerde filan da görüyoruz böyle sahneleri. Şapır şapır yüzünü yıkar, ondan sonra kana kana içer,Şapır şapır yüzünü yıkar, ondan sonra kana kana içer, oh kurtuldum diye sevinir.oh kurtuldum diye sevinir. İşte böyle susuzun suya kavuşmasındaki ferahından,

İşte böyle susuzun suya kavuşmasındaki ferahından,
sevincinden daha çok sevinir Allah kulunun tevbe etmesine bir.sevincinden daha çok sevinir Allah kulunun tevbe etmesine bir. Bir misal bu.Bir misal bu. Ve minel akîmil vâlid.Ve minel akîmil vâlid. Ve bazı kimseler bilirsiniz,Ve bazı kimseler bilirsiniz, çoluk çocuğu olmuyor.çoluk çocuğu olmuyor. Evlenmişler, zenginler, her türlü imkanları var.Evlenmişler, zenginler, her türlü imkanları var. Doktorlara gidiyorlar, ilaçlar alıyorlar.Doktorlara gidiyorlar, ilaçlar alıyorlar. Allah çoluk çocuk vermiyor, akîm yani kısır.Allah çoluk çocuk vermiyor, akîm yani kısır. Kısır, çoluk çocuğu yok ama çok istiyor.

Kısır, çoluk çocuğu yok ama çok istiyor.
“Vâlîd” yani kısırken, yıllarca evli durdukları halde“Vâlîd” yani kısırken, yıllarca evli durdukları halde çocuğu yokken birden bir müjde,çocuğu yokken birden bir müjde, çocuğumuz oluyor, çocuk doğuyor.çocuğumuz oluyor, çocuk doğuyor. Oh! Yani kısır gibiOh! Yani kısır gibi sanılan bir insanın birden bir çocuğu olmasının,sanılan bir insanın birden bir çocuğu olmasının, 15-20 sene sonra böyle 40-45'i bulduğu zaman15-20 sene sonra böyle 40-45'i bulduğu zaman bir çocuğu olduğunu düşünün, nasıl sevinir?bir çocuğu olduğunu düşünün, nasıl sevinir? İşte o kısırın çocuk sahibi olması zamanındaki sevincindenİşte o kısırın çocuk sahibi olması zamanındaki sevincinden Allah kulun tevbesine daha çok sevinir.Allah kulun tevbesine daha çok sevinir. İkinci misal bu.İkinci misal bu. Susuzun suya kavuşmasından, kısırınSusuzun suya kavuşmasından, kısırın evladı olmasından daha çok sevinir.evladı olmasından daha çok sevinir. Üçüncüsü; Ve mined dâllil vâcid.

Üçüncüsü; Ve mined dâllil vâcid.
Ve çölde, ormanda, kutupta,Ve çölde, ormanda, kutupta, Afrika'da, Asya'da neyse yolunu kaybetmiş bir insan.Afrika'da, Asya'da neyse yolunu kaybetmiş bir insan. Tehlikeli bir yerde, imkanları olmayan bir yerde ve ölecek.Tehlikeli bir yerde, imkanları olmayan bir yerde ve ölecek. Ama birden şeyi kaybettiği kafileyi buluyor, yeri buluyor,Ama birden şeyi kaybettiği kafileyi buluyor, yeri buluyor, kulübeyi buluyor, neyse aracını buluyor,kulübeyi buluyor, neyse aracını buluyor, arabasını buluyor, bineğini buluyor, kurtuluyor.arabasını buluyor, bineğini buluyor, kurtuluyor. Kaybolanın, şaşırmışınKaybolanın, şaşırmışın kaybolduğu şeyi bulduğu zamanki ölümden kurtulmasından doğan o sevinç.kaybolduğu şeyi bulduğu zamanki ölümden kurtulmasından doğan o sevinç. İşte Allah tevbe edenin

İşte Allah tevbe edenin
böyle tevbesinden, şaşırmış, yolunu şaşırmışınböyle tevbesinden, şaşırmış, yolunu şaşırmışın aradığını bulması zamanındakiaradığını bulması zamanındaki sevincinden daha çok sevinir diye üç misal veriyor Peygamber Efendimizsevincinden daha çok sevinir diye üç misal veriyor Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde ve devam ediyor.bu hadîs-i şerîfinde ve devam ediyor. Fe men tâbe ilallâhi tevbeten nasûha.Fe men tâbe ilallâhi tevbeten nasûha. Allah'a bir kul canı gönülden samimiyetle tevbe ederse.Allah'a bir kul canı gönülden samimiyetle tevbe ederse. Bu canı gönülden tevbe etmeye tevbe-i nasuh derler.Bu canı gönülden tevbe etmeye tevbe-i nasuh derler. Ama Türkçede nasuh ismi, şahıs ismi olarak da kullanıldığı içinAma Türkçede nasuh ismi, şahıs ismi olarak da kullanıldığı için bazıları da diyor ki; Nasuh efendinin tevbesi gibi.bazıları da diyor ki; Nasuh efendinin tevbesi gibi. Bir Nasûh Efendi varmış, çok tevbe etmiş, yok öyle.Bir Nasûh Efendi varmış, çok tevbe etmiş, yok öyle. O manaya değil.O manaya değil. Nasûh demek “çok samimi, içten” demek.Nasûh demek “çok samimi, içten” demek. Tevbe-i nasûh da içten, yapmacıksız, gerçek bir tevbe.Tevbe-i nasûh da içten, yapmacıksız, gerçek bir tevbe. Kim Allah'a böyle bir tevbe ile tevbe ederse buyuruyor Peygamber Efendimiz:

Kim Allah'a böyle bir tevbe ile tevbe ederse buyuruyor Peygamber Efendimiz:
Ensallâhu hâfizayhi ve cevârihahu ve bikâ’al ardı kullihâ,Ensallâhu hâfizayhi ve cevârihahu ve bikâ’al ardı kullihâ, hatâyâhu ve zunûbehu.hatâyâhu ve zunûbehu. Allah onun günahlarını siler.Allah onun günahlarını siler. Öyle siler ki hafaza melekleri,Öyle siler ki hafaza melekleri, defterlere yazıyorlar ya yaptıkları günahları, sevapları,defterlere yazıyorlar ya yaptıkları günahları, sevapları, o, o meleklere unutturur.o, o meleklere unutturur. İnsanın azaları aleyhinde ahirette şahitlik edecek ya,İnsanın azaları aleyhinde ahirette şahitlik edecek ya, ayaklar, eller, gözler, kulaklar, evet o günahı işledik diyeayaklar, eller, gözler, kulaklar, evet o günahı işledik diye söylettirecek ya Allah onları.söylettirecek ya Allah onları. Azalarına unutturur ve o günahı işlediği mıntıka, bölge, yerAzalarına unutturur ve o günahı işlediği mıntıka, bölge, yer şahitlik edecek ya, oda, ev neyse şahitlik edecek ya,şahitlik edecek ya, oda, ev neyse şahitlik edecek ya, evet bu günahı benim içimde benim üstümde işledi diye oralara unutturur.evet bu günahı benim içimde benim üstümde işledi diye oralara unutturur. Yani Allah hataları ve günahları her şeye unutturuyor.Yani Allah hataları ve günahları her şeye unutturuyor. Öyle bir silişle siliyor ki kimse bilmiyor.Öyle bir silişle siliyor ki kimse bilmiyor. Allah'tan başka kimse bilmez hale geliyor.Allah'tan başka kimse bilmez hale geliyor. Böylece kul mahşer halkı karşısında defteri açılıp da

Böylece kul mahşer halkı karşısında defteri açılıp da
o günahları işlemiş olmaktan dolayı muaheze edilmekteno günahları işlemiş olmaktan dolayı muaheze edilmekten ve o andaki muazzam mahcup duruma düşmektenve o andaki muazzam mahcup duruma düşmekten kurtulmuş oluyor tevbe ettiği zaman.kurtulmuş oluyor tevbe ettiği zaman. O bakımdan aziz ve sevgili AKRAdaşlarım,

O bakımdan aziz ve sevgili AKRAdaşlarım,
kıymetli Ak Radyo dinleyenleri!kıymetli Ak Radyo dinleyenleri! Bu fırsatı gelin beraberce değerlendirelim.Bu fırsatı gelin beraberce değerlendirelim. Bugün cuma günüdür, mübarek bir gündür.Bugün cuma günüdür, mübarek bir gündür. Allah-u Teâlâ hazretlerine bugünden başlayalım.Allah-u Teâlâ hazretlerine bugünden başlayalım. Abdestimiz yoksa abdest alalım, camiye gitmeye hazırlanalım.Abdestimiz yoksa abdest alalım, camiye gitmeye hazırlanalım. Hele boy abdesti alırsak tertemiz daha iyi olur.Hele boy abdesti alırsak tertemiz daha iyi olur. Temiz elbiselerimizi giyersek çok daha güzel olur.Temiz elbiselerimizi giyersek çok daha güzel olur. Temiz çoraplarla, güzel kokular sürünerek,Temiz çoraplarla, güzel kokular sürünerek, taranarak, donanarak Allah için tabi.taranarak, donanarak Allah için tabi. Yani yanında bulunduğumuz insanlar rahatsız olmasın diyeYani yanında bulunduğumuz insanlar rahatsız olmasın diye ve Allah sevsin, melekler sevsin diyeve Allah sevsin, melekler sevsin diye cuma namazımıza gidelim ve pazartesi, salı günücuma namazımıza gidelim ve pazartesi, salı günü 3 ayların geldiğini bilelim.3 ayların geldiğini bilelim. O heyecan içimize, kalbimize düşsün.O heyecan içimize, kalbimize düşsün. Kalbimiz heyecanla çarpmaya başlasınKalbimiz heyecanla çarpmaya başlasın ve bu Receb ayına artıkve bu Receb ayına artık tertemiz bir şekilde girelim.tertemiz bir şekilde girelim. Bakın önünüzde 2-3 günlük bir hazırlanma devresi de var.

Bakın önünüzde 2-3 günlük bir hazırlanma devresi de var.
O güne kadar her türlü hazırlıklarınızı yapın.O güne kadar her türlü hazırlıklarınızı yapın. Tabi tevbenin tamam olması için hazırlık ne olacak?Tabi tevbenin tamam olması için hazırlık ne olacak? Bir kere kendisi pişman olacak, içinden dönecek.Bir kere kendisi pişman olacak, içinden dönecek. Halini döndürecek. Başka?Halini döndürecek. Başka? Üzerinde kul hakları varsa götürecek sahiplerine verecek.Üzerinde kul hakları varsa götürecek sahiplerine verecek. Adamın malını, mülkünü tarlasına almış,Adamın malını, mülkünü tarlasına almış, parasını, pulunu gırtlağına yapışmış, almış,parasını, pulunu gırtlağına yapışmış, almış, burada tevbe ediyor.burada tevbe ediyor. Buna herkes güler.Buna herkes güler. Böyle tevbe olmaz.Böyle tevbe olmaz. Götürüp verecek hakları sahiplerine.Götürüp verecek hakları sahiplerine. Kul haklarından kurtulacak.Kul haklarından kurtulacak. Tevbekârın yapacağı işlerden birisi bu.Tevbekârın yapacağı işlerden birisi bu. Kimin üzerinizde hakkı varsa, sevgili AKRAdaşlarım,

Kimin üzerinizde hakkı varsa, sevgili AKRAdaşlarım,
o hakları düşünün sahiplerine verin.o hakları düşünün sahiplerine verin. Hiçbir kul size yakanıza yapışıp davacı olmasın, olamasın.Hiçbir kul size yakanıza yapışıp davacı olmasın, olamasın. Bitsin bu işler, ihtilaflar.Bitsin bu işler, ihtilaflar. Bu dünyadayken kul haklarını ödeyin bir.Bu dünyadayken kul haklarını ödeyin bir. İkincisi insanın ibadet borçları vardır.

İkincisi insanın ibadet borçları vardır.
Bulüğ çağına erdiği,Bulüğ çağına erdiği, âkil ve baliğ olduğu zamandan itibaren namazları kılacaktı,âkil ve baliğ olduğu zamandan itibaren namazları kılacaktı, oruçları tutacaktı.oruçları tutacaktı. Tabi onları yapmamışsa, ibadetleri,Tabi onları yapmamışsa, ibadetleri, zekâtları vermemişse, ibadetleri yapmamışsa onları da ödemeye girişmesi lazım.zekâtları vermemişse, ibadetleri yapmamışsa onları da ödemeye girişmesi lazım. İşte siz bugünden başlarsınız kul haklarını ödemeye,

İşte siz bugünden başlarsınız kul haklarını ödemeye,
ibadetleri vesaireleri düşünmeye.ibadetleri vesaireleri düşünmeye. Bu cuma gününü güzel bir şekildeBu cuma gününü güzel bir şekilde bir başlangıç yapın şu konuşmanın arkasından.bir başlangıç yapın şu konuşmanın arkasından. Çünkü siz bu konuşma üzerine halinizde bir düzelmeÇünkü siz bu konuşma üzerine halinizde bir düzelme olur da şey yaparsanız Allah'ın istediği yöne bir adım atarsanız,olur da şey yaparsanız Allah'ın istediği yöne bir adım atarsanız, ben de yol göstermiş olduğum için ben de sevap alacağım, siz de sevap alacaksınız.ben de yol göstermiş olduğum için ben de sevap alacağım, siz de sevap alacaksınız. Bu da güzel bir şey, ben de onu düşünüyorum.Bu da güzel bir şey, ben de onu düşünüyorum. Ama sizin sevabınızdan tabi hiçbir şey eksilmeden olacak bu.Ama sizin sevabınızdan tabi hiçbir şey eksilmeden olacak bu. Onun için bu tarzda gayet güzel bir şekilde

Onun için bu tarzda gayet güzel bir şekilde
hazırlık yaparak tevbe ayı olan Receb'e girelim.hazırlık yaparak tevbe ayı olan Receb'e girelim. Receb ayında ibadetlerle, Kur'an-ı Kerîm hatimleriyle,Receb ayında ibadetlerle, Kur'an-ı Kerîm hatimleriyle, zikirlerle, tesbihlerle, namazlara, cumalara muntazaman giderekzikirlerle, tesbihlerle, namazlara, cumalara muntazaman giderek şu ekme-biçme, tohum saçma ayınışu ekme-biçme, tohum saçma ayını güzel, verimli bir şekilde değerlendirelim.güzel, verimli bir şekilde değerlendirelim. Şaban ayında da ektiklerimizi koruyalım, geliştirelim.Şaban ayında da ektiklerimizi koruyalım, geliştirelim. Ramazan ayında da en güzel mahsulleri alalım.Ramazan ayında da en güzel mahsulleri alalım. O Kadir gecesine ulaştığımız zaman, o kandillerin yandığı o mübarek gecede

O Kadir gecesine ulaştığımız zaman, o kandillerin yandığı o mübarek gecede
çok büyük şeylere erelim, lütuflara erelim.çok büyük şeylere erelim, lütuflara erelim. Hani Kadir gecesi Ramazan'ın 27'sinde, 26'sınıHani Kadir gecesi Ramazan'ın 27'sinde, 26'sını 27'sine bağlayan kandil gecesi.27'sine bağlayan kandil gecesi. O gece bin aydan daha hayırlıdır diyeO gece bin aydan daha hayırlıdır diye Kur'an-ı Kerîm'de âyet-i kerîme var.Kur'an-ı Kerîm'de âyet-i kerîme var. İşte onları en güzel bir şekilde değerlendirelim.İşte onları en güzel bir şekilde değerlendirelim. Bayram olduğu zaman, Ramazan Bayramı olduğu zaman

Bayram olduğu zaman, Ramazan Bayramı olduğu zaman
hem dünya hem ahiret bayramı olsun,hem dünya hem ahiret bayramı olsun, hakiki bir bayram olsun sevgili AKRAdaşlarım!hakiki bir bayram olsun sevgili AKRAdaşlarım! Hepinize dünyanın ve ahiretin her türlü hayırlarını

Hepinize dünyanın ve ahiretin her türlü hayırlarını
tek tek sayamayacağım için böyle toptan söylüyorum.tek tek sayamayacağım için böyle toptan söylüyorum. Her türlü hayırlarını diliyorum.Her türlü hayırlarını diliyorum. Dünyanın ve ahiretin her türlü şerlerinden, tehlikelerindenDünyanın ve ahiretin her türlü şerlerinden, tehlikelerinden Mevla’m, Rabbim sizleri ve bizleri korusun.Mevla’m, Rabbim sizleri ve bizleri korusun. Her türlü şerlerden, kötülüklerden uzak,Her türlü şerlerden, kötülüklerden uzak, tatlı, mutlu, bahtiyar, sevaplı, ecirli ömür sürelim. tatlı, mutlu, bahtiyar, sevaplı, ecirli ömür sürelim. Ömrümüz güzel bir ömür olsun,Ömrümüz güzel bir ömür olsun, temiz ve pak bir ömür olsun.temiz ve pak bir ömür olsun. Rabbimizin huzuruna, ahirette sevdiği, razı olduğu bir kul olarakRabbimizin huzuruna, ahirette sevdiği, razı olduğu bir kul olarak yüzü ak, alnı açık olarak varalım.yüzü ak, alnı açık olarak varalım. Cennetiyle, cemaliyle şereflenelim.Cennetiyle, cemaliyle şereflenelim. İnşallah orada da beraber olalım.İnşallah orada da beraber olalım. Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû sevgili AKRAdaşlarım!

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtühû sevgili AKRAdaşlarım!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2