Namaz Vakitleri
İstanbul
28 Şevvâl 1447
16 April 2026
Detaylı Arama

Mümin Kimsenin Ahlakı ve İhlas

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Mümin Kimsenin Ahlakı ve İhlas

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn

El-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin ve’l-âkibetü li’l-muttakîn
es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullâhİ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullâh fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellemfe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr ve bi’s-senedi’l-muttasili ile’n-nebiyyive bi’s-senedi’l-muttasili ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: Ve hüve ibn İşrîne ve mieti senetin

Ve hüve ibn İşrîne ve mieti senetin
sümme âşe ba‘de zâlike semânîne seneten.sümme âşe ba‘de zâlike semânîne seneten. Revaihu Meyseratu'bnü Aliyyin, [Ker] ve'r-Râfiî an Ebû Hüreyre.

Revaihu Meyseratu'bnü Aliyyin, [Ker] ve'r-Râfiî an Ebû Hüreyre.
Sadaka Rasûlullah.

Sadaka Rasûlullah.
Mefhari mevcudât Muhammed Mustafa râ salavât.

Mefhari mevcudât Muhammed Mustafa râ salavât.
Seyyidü's-sâdât Muhammed Mustafa râ salavât.Seyyidü's-sâdât Muhammed Mustafa râ salavât. Habib-i Hüdâ Muhammed Mustafa râ salavât.Habib-i Hüdâ Muhammed Mustafa râ salavât. Bu hadis-i şerîfte İbrahim aleyhisselatü ve’s-selam hazretlerinin

Bu hadis-i şerîfte İbrahim aleyhisselatü ve’s-selam hazretlerinin
beş vakit namazdabeş vakit namazda Allahumme salli a'lâ Muhammedin ve a'lâ âli MuhammedAllahumme salli a'lâ Muhammedin ve a'lâ âli Muhammed kemâ salleyte a'lâ İbrâhimkemâ salleyte a'lâ İbrâhim diyerekten andığımız İbrahim aleyhisselam.diyerekten andığımız İbrahim aleyhisselam. İbrahim aleyhisselam'dan o sünnet kalmıştır bize.İbrahim aleyhisselam'dan o sünnet kalmıştır bize. Sünnetlerden birisi de sünnet olduğumuzSünnetlerden birisi de sünnet olduğumuz İbrahim aleyhisselam'dandır onun sünneti.İbrahim aleyhisselam'dandır onun sünneti. Bu ilk evvel seksen yaşındayken, buradaBu ilk evvel seksen yaşındayken, burada yüz yirmi yaşındayken diyor.yüz yirmi yaşındayken diyor. Buhârî'deki rivayete göre de seksen yaşındayken denmiş.Buhârî'deki rivayete göre de seksen yaşındayken denmiş. Hangisi olursa olsun.

Hangisi olursa olsun.
İlk sünneti İbrahim aleyhisselam kendisi kendi kendine yapmış.İlk sünneti İbrahim aleyhisselam kendisi kendi kendine yapmış. Ve yaptığı şeyde keserle bir kadun diyor.Ve yaptığı şeyde keserle bir kadun diyor. Keser yani, onun gibi bir şey.Keser yani, onun gibi bir şey. Evet. Onunla sünnet etmiş.Evet. Onunla sünnet etmiş. Bu sünnet İbrahim aleyhisselam'dan kalmıştır bize.Bu sünnet İbrahim aleyhisselam'dan kalmıştır bize. Elhamdülillah Allah ayırmasın.Elhamdülillah Allah ayırmasın. Sünnetten sonra da sümme âşe be‘de zâlike semânîne seneh diyor.Sünnetten sonra da sümme âşe be‘de zâlike semânîne seneh diyor. 120'de sünnet olduğuna göre120'de sünnet olduğuna göre seksen daha yaşamış, demek iki yüz.seksen daha yaşamış, demek iki yüz. İhtesame indiye'l cinnü'l müslümûn ve'l cinnü'l müşrikûn

İhtesame indiye'l cinnü'l müslümûn ve'l cinnü'l müşrikûn
ve seelûnî en üskinehümve seelûnî en üskinehüm fe-eskentü’l müslimîne’ celsfe-eskentü’l müslimîne’ cels ve eskentü’l müşrikûne'l ğavr.ve eskentü’l müşrikûne'l ğavr. Resûli Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemResûli Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem hem insanların Peygamberidir hem de cinnilerin peygamberidir.hem insanların Peygamberidir hem de cinnilerin peygamberidir. Başka bir peygamberi Cenâb-ı Hak böyle iki devleti vermemiş.Başka bir peygamberi Cenâb-ı Hak böyle iki devleti vermemiş. Hem insin, hem cinnin peygamberidir.Hem insin, hem cinnin peygamberidir. Şimdi bu ins ile bu cinnîlerde iki kısımdır:

Şimdi bu ins ile bu cinnîlerde iki kısımdır:
Bir kısmı MüslümandırBir kısmı Müslümandır -bizim gibi ben-i Adem gibi- bir kısmı da-bizim gibi ben-i Adem gibi- bir kısmı da dinsiz güruhtur.dinsiz güruhtur. Allah muhafaza etsin şerlerinden…Allah muhafaza etsin şerlerinden… Bunların kendileri fail-i muhtar olaraktan,Bunların kendileri fail-i muhtar olaraktan, kendi başlarına bir iş beceremezler.kendi başlarına bir iş beceremezler. Bunu Müslümanlar iyi bilmelidir.Bunu Müslümanlar iyi bilmelidir. Cin çarptı, şu oldu, bu olduCin çarptı, şu oldu, bu oldu hep bunlar Allah Teâlâ’nın izninin neticesidir.hep bunlar Allah Teâlâ’nın izninin neticesidir. Allah Teâlâ izin vermedikçeAllah Teâlâ izin vermedikçe bunların hiçbirisi bir iş yapamaz.bunların hiçbirisi bir iş yapamaz. Hatta bugünkü dersimizi bir yerde okurken,Hatta bugünkü dersimizi bir yerde okurken, Deccal gelecek ya,Deccal gelecek ya, o Deccal'ın da kendi başına hareketi yoktur diyor.o Deccal'ın da kendi başına hareketi yoktur diyor. Kendi başına fail-i muhtar deyip,Kendi başına fail-i muhtar deyip, ancak izni ilahiyleancak izni ilahiyle nerelere musallat olunacaksa oralara musallat olur.nerelere musallat olunacaksa oralara musallat olur. Binâenlaeyh bu cinliler evamir-i ilahiyeyi infaza memur

Binâenlaeyh bu cinliler evamir-i ilahiyeyi infaza memur
birtakım mahluk demek.birtakım mahluk demek. İki kısım: Cinni müslim, cinni müşrik.İki kısım: Cinni müslim, cinni müşrik. Bunlar Peygamber Efendimiz'e gelmişler, bize yer göster demişler.Bunlar Peygamber Efendimiz'e gelmişler, bize yer göster demişler. Aralarında kavga oluyorlar birbirlerinin.Aralarında kavga oluyorlar birbirlerinin. Burası senin, burası benim gibi.Burası senin, burası benim gibi. Efendimiz'e hakem tayin etmişler.Efendimiz'e hakem tayin etmişler. Efendimiz de Müslümanlara mamur yerleri,Efendimiz de Müslümanlara mamur yerleri, müşriklere de dağlık, harap yerleri vermiş.müşriklere de dağlık, harap yerleri vermiş. Oralarda da siz durun, demiş.Oralarda da siz durun, demiş. İhtedabû bi’l hannâ

İhtedabû bi’l hannâ
fe-innehû yezîdü fî cemâlikümfe-innehû yezîdü fî cemâliküm ve şebâbiküm ve nikâhiküm.ve şebâbiküm ve nikâhiküm. Bu kına dediğimiz kına.Bu kına dediğimiz kına. Bu kınâ ile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki:Bu kınâ ile Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki: Kınalayın saçlarınızı ki, bu sizin güzelliğinizi artırır,Kınalayın saçlarınızı ki, bu sizin güzelliğinizi artırır, gençliğin (artırır) ve bir de nikaha olan kudretinizi artırır.gençliğin (artırır) ve bir de nikaha olan kudretinizi artırır. Ahzü’l emîri’l hediyyete sühtun

Ahzü’l emîri’l hediyyete sühtun
ve kabûlü’l kâdı’r-rüşvete küfrün.ve kabûlü’l kâdı’r-rüşvete küfrün. Allah şimdi bu beladan memleketimizi,Allah şimdi bu beladan memleketimizi, bütün İslâm memleketlerini kurtarsın yani.bütün İslâm memleketlerini kurtarsın yani. Bugün rüşvetsiz bir iş görülmüyor deniliyor.Bugün rüşvetsiz bir iş görülmüyor deniliyor. Rüşvet, haddi zatında alana da, verene deRüşvet, haddi zatında alana da, verene de haram bir şeydir.haram bir şeydir. er-râşî ve’l-mürteşî diyerekten alanı, vereni haramdır.er-râşî ve’l-mürteşî diyerekten alanı, vereni haramdır. Haksız bir para alınıyor yani.Haksız bir para alınıyor yani. Haksız bir para alındığından dolayıHaksız bir para alındığından dolayı o haksız olarak aldığı parayla gıdalanacak.o haksız olarak aldığı parayla gıdalanacak. Çoluk çocuk besleyecektir.Çoluk çocuk besleyecektir. Haram ile beslenen çoluk çocukta hayır olmaz,Haram ile beslenen çoluk çocukta hayır olmaz, kökü bozulur.kökü bozulur. Kökü harama bağlanıyor.Kökü harama bağlanıyor. Onun için bunu emir, amir ve amirin etrafındaki adamlar alırsa;Onun için bunu emir, amir ve amirin etrafındaki adamlar alırsa; Sühtun harâmün. “Haramdır.” demiş.Sühtun harâmün. “Haramdır.” demiş. Ve kabûlu’l-kâdî,

Ve kabûlu’l-kâdî,
eğer kadı kabul edecek olursa…eğer kadı kabul edecek olursa… Eskiden kadılar vardı da, yani hakimler gibi,Eskiden kadılar vardı da, yani hakimler gibi, onunki de eğer helal addederse amir kendisine,onunki de eğer helal addederse amir kendisine, o zaman küfrüne puk edilmiş.o zaman küfrüne puk edilmiş. Onun için esbab-ı küfrü bilmek lazım.Onun için esbab-ı küfrü bilmek lazım. Bir Müslüman'ın nikahına zarar veren kelime-i küfürler vardır.Bir Müslüman'ın nikahına zarar veren kelime-i küfürler vardır. Bu kelime-i küfürleri yüz elliye kadar çıkarmış bazı kitapçılar.Bu kelime-i küfürleri yüz elliye kadar çıkarmış bazı kitapçılar. Bu 150 tane kelimeyi bir gün sayalım inşaallah burada.Bu 150 tane kelimeyi bir gün sayalım inşaallah burada. Bu kelime-i küfürü insan ağzından çıkardı mıBu kelime-i küfürü insan ağzından çıkardı mı nikah da gider, hacılık yani ibadet de gider.nikah da gider, hacılık yani ibadet de gider. Hem ibadetleri süpürür, hem tecrid-i iman,Hem ibadetleri süpürür, hem tecrid-i iman, tecrid-i nikah lazımdır derler.tecrid-i nikah lazımdır derler. Onun için müslümanların bunları bilmeleriOnun için müslümanların bunları bilmeleri farz-ı ayındır yani.farz-ı ayındır yani. Zararı bilmek farz-ı ayındır.Zararı bilmek farz-ı ayındır. Bilmezsen bu tehlikeye sen de düşersin.Bilmezsen bu tehlikeye sen de düşersin. İşte rüşvet; “Ne olacak canım ben geçinemiyorum bu parayla.

İşte rüşvet; “Ne olacak canım ben geçinemiyorum bu parayla.
Bundan da işte bunu almadan bu işini yapmazsam,Bundan da işte bunu almadan bu işini yapmazsam, buradan da aldığımdan geçineceğim” diyerekten böyleburadan da aldığımdan geçineceğim” diyerekten böyle kendi kendine yol bulursa küfre kadar korkulur ondan artık.kendi kendine yol bulursa küfre kadar korkulur ondan artık. Çünkü haramı helal demek küfür.Çünkü haramı helal demek küfür. Mesela rakıyı insan içer.Mesela rakıyı insan içer. “Eh ne yapayım ben buna alışmışım bir kere.“Eh ne yapayım ben buna alışmışım bir kere. Allah kurtarsın beni.Allah kurtarsın beni. Biliyorum yasak olduğunu, haram olduğunu.”Biliyorum yasak olduğunu, haram olduğunu.” Bu bir günahkâr olur.Bu bir günahkâr olur. Öteki de derse ki eğer: “Ee, ne olur bundan canım.Öteki de derse ki eğer: “Ee, ne olur bundan canım. Bu üzümün suyu işte bu da.”Bu üzümün suyu işte bu da.” Helal olan şeyi haram,Helal olan şeyi haram, haramı da helal yaptığı için onun küfründen korkulur Allah esirgeye...haramı da helal yaptığı için onun küfründen korkulur Allah esirgeye... Ühhira’l-kelâmü fi’l-kaderi

Ühhira’l-kelâmü fi’l-kaderi
li-şirâri hâzihi’l-ümmeti fî âhiri’z-zamâni.li-şirâri hâzihi’l-ümmeti fî âhiri’z-zamâni. Kader hakkında çok akıllılar var,Kader hakkında çok akıllılar var, kader hakkında çok çeşit söz söylüyorlar.kader hakkında çok çeşit söz söylüyorlar. Halbuki kader hakkındaki umuru bırakmalı.Halbuki kader hakkındaki umuru bırakmalı. Amentü'yü okumalı, “Takdir Allah'ındır” demeli, geçmeli öteki tarafa.Amentü'yü okumalı, “Takdir Allah'ındır” demeli, geçmeli öteki tarafa. Onu incelemeye bizim kafamız yetmez.Onu incelemeye bizim kafamız yetmez. Kudretimiz de yoktur.Kudretimiz de yoktur. Bu da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'inBu da Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in mucizelerindenmiş ki, hakikaten bu devirde öyle olmaya başladı.mucizelerindenmiş ki, hakikaten bu devirde öyle olmaya başladı. Ehaze’llâhü azze va celle

Ehaze’llâhü azze va celle
minni’l-mîsâka kemâ ehaze mine’n-nebiyyîne mîsâkahümminni’l-mîsâka kemâ ehaze mine’n-nebiyyîne mîsâkahüm ve beşşera bi’l-Mesîhu İsâ ibnü Meryemeve beşşera bi’l-Mesîhu İsâ ibnü Meryeme ve raet ümme Rasûlüllâhive raet ümme Rasûlüllâhi sallallâhü alayhi ve sellem fî menâmihâsallallâhü alayhi ve sellem fî menâmihâ ennehû harace min beyni ricleyhâ sirâcünennehû harace min beyni ricleyhâ sirâcün adâet lehû kusûr’ş-Şâmi.adâet lehû kusûr’ş-Şâmi. Cenâb-ı Allah celle celaluhu HazretleriCenâb-ı Allah celle celaluhu Hazretleri benden söz aldı diyor Hz. Peygamber Hazretleri.benden söz aldı diyor Hz. Peygamber Hazretleri. Benden evvel geçen peygamberlerden nasılBenden evvel geçen peygamberlerden nasıl söz aldıysa ki, ahir zaman peygamberimizin devrinesöz aldıysa ki, ahir zaman peygamberimizin devrine eriştiğiniz vakitte ona iman edeceksiniz,eriştiğiniz vakitte ona iman edeceksiniz, biz de ederiz dedik de,biz de ederiz dedik de, onun üzerine bizi Peygamber olarak gönderdi.onun üzerine bizi Peygamber olarak gönderdi. O şeyi nasıl aldıysaO şeyi nasıl aldıysa benden de aldı diyor Cenâb-ı Peygamber Efendimiz misakını.benden de aldı diyor Cenâb-ı Peygamber Efendimiz misakını. Ve beni İsa aleyhisselam ile tebşir eyledi.

Ve beni İsa aleyhisselam ile tebşir eyledi.
Ahir zamanda işte mezarı da hacılar görürler.Ahir zamanda işte mezarı da hacılar görürler. Hazırdır Efendimizin türbe-i saadetinin yanında.Hazırdır Efendimizin türbe-i saadetinin yanında. İnşallah Şam'da temizlenecek.İnşallah Şam'da temizlenecek. Zuhur-u Mehdi ile birleşecek,Zuhur-u Mehdi ile birleşecek, deccalı öldürecekler.deccalı öldürecekler. İslâm bir müddet için onların sayesinde rahat edecek, evlenecek.İslâm bir müddet için onların sayesinde rahat edecek, evlenecek. En nihayet 40 sene sonra da ahirete teşrifEn nihayet 40 sene sonra da ahirete teşrif edecekler ve Efendimiz’in yanı başına defnolunacaklar.edecekler ve Efendimiz’in yanı başına defnolunacaklar. Ahricü’l-müşrikîne

Ahricü’l-müşrikîne
min cezîrati’l-arabi ve ecîzü’l-vefdemin cezîrati’l-arabi ve ecîzü’l-vefde bi-nahvin mimmâ küntü ücîzühüm.bi-nahvin mimmâ küntü ücîzühüm. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sözleri ne kadar önemlidir.Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sözleri ne kadar önemlidir. Bu cezîre-i arap’dan müşrikleri ihraç ediliyor.Bu cezîre-i arap’dan müşrikleri ihraç ediliyor. Kendisi çıkardığı kadar çıkardı,Kendisi çıkardığı kadar çıkardı, geri kalanı da siz çıkarın diyegeri kalanı da siz çıkarın diye ümmetine vasiyet eyledi.ümmetine vasiyet eyledi. Niçin? Onlar doğru durmazlar, ümmetimi ifsad ederler.Niçin? Onlar doğru durmazlar, ümmetimi ifsad ederler. Binâenlaeyh ümmetimin olduğu yerde onlar olmasın.Binâenlaeyh ümmetimin olduğu yerde onlar olmasın. İkinci olaraktan da.İkinci olaraktan da. Sefirler geliyor ya, bir devletten bir devlete elçiler.Sefirler geliyor ya, bir devletten bir devlete elçiler. Bu elçilere benim ikram ettiğim gibi siz de ikram ediniz.Bu elçilere benim ikram ettiğim gibi siz de ikram ediniz. Onlara Efendimiz ikram ederlerdi.Onlara Efendimiz ikram ederlerdi. Siz de elçilere ziyafet ediniz.Siz de elçilere ziyafet ediniz. Belki onların imana gelmelerine vesile olur, şu olur, bu olur.Belki onların imana gelmelerine vesile olur, şu olur, bu olur. Aşağıda;Aşağıda; Ahricû Yehûde’l-Hicâzi

Ahricû Yehûde’l-Hicâzi
ve ehle Necrân min cezîrati’l-arabi.ve ehle Necrân min cezîrati’l-arabi. Burada da yukarıda müşrikine,Burada da yukarıda müşrikine, burada da Yahudilere hitaben,burada da Yahudilere hitaben, “Bunları Hicaz ülkesinden ve necran…”“Bunları Hicaz ülkesinden ve necran…” Necran da Vahabi'ymiş.Necran da Vahabi'ymiş. Ehle Necran’ı, Necran’ı da Vahabilere çıkarınız.Ehle Necran’ı, Necran’ı da Vahabilere çıkarınız. Min cezîrati’l-arabi.Min cezîrati’l-arabi. Cezîrati’l-arab'tan onları da çıkarın.Cezîrati’l-arab'tan onları da çıkarın. Şimdi Vahhabiler bunu bilir de,Şimdi Vahhabiler bunu bilir de, onun için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'eonun için Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e hürmet ve saygıyı yapmazlar.hürmet ve saygıyı yapmazlar. Ve Müslümanların oraya gitmesini istemezler.Ve Müslümanların oraya gitmesini istemezler. Ve orada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in tezyinatınıVe orada Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in tezyinatını hiç daha bizim zamanımızda nasılsa öyle kalmıştır.hiç daha bizim zamanımızda nasılsa öyle kalmıştır. Bir oraya çivi çakmaz.Bir oraya çivi çakmaz. Ve Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e

Ve Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e
huzurunda salât-u selâm okuyanlar dahuzurunda salât-u selâm okuyanlar da tehdit ederler.tehdit ederler. Elinden kitaplarını alıp, bu artık gitti dünyadan ahirete,Elinden kitaplarını alıp, bu artık gitti dünyadan ahirete, bunun sünnetleri kendisine mahsusudur, diyerektenbunun sünnetleri kendisine mahsusudur, diyerekten aşılamıştır insanlarını.aşılamıştır insanlarını. Geçen bir Arap geldi de, Mekkeli.

Geçen bir Arap geldi de, Mekkeli.
Tam bu şeyi benimsemiş Vahhabi mezhebini.Tam bu şeyi benimsemiş Vahhabi mezhebini. Diyor ki: “Resûlullah da ne var canım, o gitti artık diyor.Diyor ki: “Resûlullah da ne var canım, o gitti artık diyor. Allahumme salli ala dedin mi kâfi diyor.“Allahumme salli ala dedin mi kâfi diyor.“ Hepimiz biliyoruz ki insandan bir şey beklenmez.Hepimiz biliyoruz ki insandan bir şey beklenmez. Hep Allah'tandır ama o da orda vesiledir.Hep Allah'tandır ama o da orda vesiledir. O vesileyi sen ortadan kaldırıp daO vesileyi sen ortadan kaldırıp da kendin vasıtasız olarak Allah ile mı konuşacaksın budala?kendin vasıtasız olarak Allah ile mı konuşacaksın budala? Sakallarını falan görüyor musunuz?Sakallarını falan görüyor musunuz? Şeytan sakalına benziyor.Şeytan sakalına benziyor. Va’lemû enne şerra’n-nâsi’llezîne’ttehazû kubura enbiyâihim mesâcide.

Va’lemû enne şerra’n-nâsi’llezîne’ttehazû kubura enbiyâihim mesâcide.
Ehl-i Necran o zaman İsevîymiş.Ehl-i Necran o zaman İsevîymiş. İsevî diyor herhalde.İsevî diyor herhalde. İsevîyyûn.İsevîyyûn. Bu biliniz ki nâsın en kötüsü de,Bu biliniz ki nâsın en kötüsü de, nâsın en kötüsü de, şerlisinâsın en kötüsü de, şerlisi Peygamberlerin kabirleriniPeygamberlerin kabirlerini mesâcid ittihaz edinen insanlar...mesâcid ittihaz edinen insanlar... Kabirlerde namaz kılıyor,Kabirlerde namaz kılıyor, Peygamber kabirlerinde.Peygamber kabirlerinde. Yahut kalkıp mesela şeyden gelen bir takım insanları görüyoruz,Yahut kalkıp mesela şeyden gelen bir takım insanları görüyoruz, kıbleyi bırakıyor da Efendimiz’in türbesine dönüp namaz kılıyor.kıbleyi bırakıyor da Efendimiz’in türbesine dönüp namaz kılıyor. Görmüşsünüzdür.Görmüşsünüzdür. Resûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem’inResûlullah sallâllâhu aleyhi ve sellem’in son söylediği sözlerden birisiymiş bu.son söylediği sözlerden birisiymiş bu. “Yahudileri ve Ehl-i Necran'ı çıkartın bu diyardan” diyerekten.“Yahudileri ve Ehl-i Necran'ı çıkartın bu diyardan” diyerekten. Ahserû’n-nâsi.

Ahserû’n-nâsi.
Ahsen, hüsrandan (gelir).Ahsen, hüsrandan (gelir). Vel 'asr. İnne-l-insâne lefî husr.Vel 'asr. İnne-l-insâne lefî husr. Bu husrdaki o husran bu husran.Bu husrdaki o husran bu husran. Ahserû’n-nâs.Ahserû’n-nâs. Nâs'ın en zararlısı.Nâs'ın en zararlısı. Safkaten.Safkaten. Hüsran cihetinde, en ziyanlısı,Hüsran cihetinde, en ziyanlısı, racülün, bir adamdır ki,racülün, bir adamdır ki, ahleka yedeyhi fî âmâlihî, eliflendir,ahleka yedeyhi fî âmâlihî, eliflendir, âmâlihî, yani kendi emelleri hususunda yoruyor kendisini,âmâlihî, yani kendi emelleri hususunda yoruyor kendisini, et'ap manasında.et'ap manasında. Et'ap manasında ahlâka demek,Et'ap manasında ahlâka demek, kendisini yoruyor dünya menfaatleri, işleri için,kendisini yoruyor dünya menfaatleri, işleri için, çalışıyor, bir maksada ve bir gayeye ulaşmak için.çalışıyor, bir maksada ve bir gayeye ulaşmak için. Hangisinden olursa olsun.Hangisinden olursa olsun. En zararlı insan.En zararlı insan. Ve lem tüsâ’i’dhü’l-eyyâmü alâ ümniyetihî.

Ve lem tüsâ’i’dhü’l-eyyâmü alâ ümniyetihî.
Halbuki günler onun maksadına ilişmesine müsaade etmiyor.Halbuki günler onun maksadına ilişmesine müsaade etmiyor. Yani ecel.Yani ecel. Ecel, onun maksadına ulaşmasına müsaade etmiyor.Ecel, onun maksadına ulaşmasına müsaade etmiyor. Ve bir gün gelip, fe-harace mine’d-dünyâVe bir gün gelip, fe-harace mine’d-dünyâ bi-ğayri zâd, dünyadan boşu boşuna çıkıyor.bi-ğayri zâd, dünyadan boşu boşuna çıkıyor. Tûl-u emel oluyor.Tûl-u emel oluyor. Yani daha ben gencim, şu işleri bitireyim de,Yani daha ben gencim, şu işleri bitireyim de, ondan sonra hacca da giderim,ondan sonra hacca da giderim, tövbe de ederim, namaz falan da başlarım kılmaya.tövbe de ederim, namaz falan da başlarım kılmaya. Fakat bakıyorsunuz ne tövbe edebiliyor,Fakat bakıyorsunuz ne tövbe edebiliyor, ne hacca gidebiliyor, ne namazı devam edebiliyor.ne hacca gidebiliyor, ne namazı devam edebiliyor. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn diyorlar.İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn diyorlar. Bu kadar. Fe-harace mine’d-dünyâ.Bu kadar. Fe-harace mine’d-dünyâ. Bilmiyoruz ki bizim ömrümüz ne kadardır yani?

Bilmiyoruz ki bizim ömrümüz ne kadardır yani?
Hangi günün hangi saatine denk geleceğini bilmeyiz.Hangi günün hangi saatine denk geleceğini bilmeyiz. Bilmediğimiz için daima hazırlı olmak bize yakışırken,Bilmediğimiz için daima hazırlı olmak bize yakışırken, o dedesi gibi yüz sene, iki yüz sene yaşayacağını ümitlenerekten,o dedesi gibi yüz sene, iki yüz sene yaşayacağını ümitlenerekten, bakıyorsun bir trafik kazasına uğramış,bakıyorsun bir trafik kazasına uğramış, çekilmiş gitmiş.çekilmiş gitmiş. Yahut ansızın bir ecel gelmiş, almış gitmiş.Yahut ansızın bir ecel gelmiş, almış gitmiş. Fe-harace mine’d-dünyâ bi-ğayri zâd.

Fe-harace mine’d-dünyâ bi-ğayri zâd.
Hiçbir hazırlıksız dünyadan çekilmiş gitmiş.Hiçbir hazırlıksız dünyadan çekilmiş gitmiş. Ve kadime ala’llâhi te’âlâ bi-ğayri hucce.Ve kadime ala’llâhi te’âlâ bi-ğayri hucce. Hiç de hücceti yok.Hiç de hücceti yok. Özür beyan edecek bir hâli yok.Özür beyan edecek bir hâli yok. Sağlam, afiyette,Sağlam, afiyette, görür, bilir, aklı yerinde, her şeysi yerinde.görür, bilir, aklı yerinde, her şeysi yerinde. Fakat Allah'a olan kulluk vazifesini ihmal etmiş.Fakat Allah'a olan kulluk vazifesini ihmal etmiş. Şu işimde olsun, bu işimde olsun,Şu işimde olsun, bu işimde olsun, sonra sonra, sonra sonra derkensonra sonra, sonra sonra derken bir günde ecel gelmiş, almış gitmiş,bir günde ecel gelmiş, almış gitmiş, eli boş olaraktan.eli boş olaraktan. Ne büyük felaket.Ne büyük felaket. Onun için bize bir müsaade vermişler.Onun için bize bir müsaade vermişler. Kız çocuğu 9 yaşına demişler.Kız çocuğu 9 yaşına demişler. Oğlan çocuğuna da 12 yaşına kadar müsaade ederiz.Oğlan çocuğuna da 12 yaşına kadar müsaade ederiz. O zamana kadar çocukluk devresidir insanların.O zamana kadar çocukluk devresidir insanların. Fakat ekseriyetle insanlar o devirde büluğa erişirler.Fakat ekseriyetle insanlar o devirde büluğa erişirler. Büluğ, kemal devresi oluyor insanın.

Büluğ, kemal devresi oluyor insanın.
Aklı iyiyle kötüyü seçecek bir hale geliyor insan.Aklı iyiyle kötüyü seçecek bir hale geliyor insan. Ondan sonra bıraktığı namazlar,Ondan sonra bıraktığı namazlar, bıraktığı oruçlar, her ibadet-u taatı onun üzerine vebal.bıraktığı oruçlar, her ibadet-u taatı onun üzerine vebal. Dün bir Medineli misafirimiz vardı da, diyor ki:Dün bir Medineli misafirimiz vardı da, diyor ki: “Bir evlat babasının sözünü dinlemez de Allah'ın emrini yapmazsa;“Bir evlat babasının sözünü dinlemez de Allah'ın emrini yapmazsa; namazını kılmazsa, Efendim orucunu tutmazsanamazını kılmazsa, Efendim orucunu tutmazsa babanın o evlada ekmek vermeye hakkı yoktur” diyor.babanın o evlada ekmek vermeye hakkı yoktur” diyor. Mesul değildir bu baba ondan artık.Mesul değildir bu baba ondan artık. Birkaç defa söyler yaparsa yapar, yapmazsaBirkaç defa söyler yaparsa yapar, yapmazsa başının çaresine bak kardeş.başının çaresine bak kardeş. “Aklın başında geldi.“Aklın başında geldi. Kendini idare et. Nerde karnını doyursan doyur.Kendini idare et. Nerde karnını doyursan doyur. Ben seni doyurmakla mükellef değilim”Ben seni doyurmakla mükellef değilim” diye söylüyordu o ehl-i Medineli olan zat.diye söylüyordu o ehl-i Medineli olan zat. Allah cümlemizi bu gaflet uykusundan uyandırsın da

Allah cümlemizi bu gaflet uykusundan uyandırsın da
bu önümüzde olan ölümebu önümüzde olan ölüme hazırlanıp ahirete boş gitmemek üzere cümlemizi bahtiyar etsin...hazırlanıp ahirete boş gitmemek üzere cümlemizi bahtiyar etsin... İhfidî ve lâ tenhekî,

İhfidî ve lâ tenhekî,
fe-innehû endaru li’l-vechife-innehû endaru li’l-vechi ve ahzâ inde’z-zevci.ve ahzâ inde’z-zevci. Bu kadınlara mahsus bir sünneti,Bu kadınlara mahsus bir sünneti, biz erkekler nasıl sünnet oluyorsak,biz erkekler nasıl sünnet oluyorsak, kadınların da böyle bir sünnetlik yerleri varmış,kadınların da böyle bir sünnetlik yerleri varmış, bunlar da sünnet olurlarmış.bunlar da sünnet olurlarmış. Onun için Cenâb-ı Peygamber oradaOnun için Cenâb-ı Peygamber orada Ümmü Atiyye'ye bunu beyan ediyor.Ümmü Atiyye'ye bunu beyan ediyor. “Siz de olunuz” diyor.“Siz de olunuz” diyor. Ahlis dîneke yekfike’l-kalîlü mine’l-ameli.

Ahlis dîneke yekfike’l-kalîlü mine’l-ameli.
Şimdi amel tabi çok.Şimdi amel tabi çok. Efendimiz buyuruyor ki: “Sen ihlâs ile hareket et.Efendimiz buyuruyor ki: “Sen ihlâs ile hareket et. Az da olsa amelin sana yeter” diyor.Az da olsa amelin sana yeter” diyor. Mesela sabaha kadar namaz kılmak var.Mesela sabaha kadar namaz kılmak var. Bütün gün oruç tutmak da var.Bütün gün oruç tutmak da var. Birçok diğer hayırlarda da insan kendiniBirçok diğer hayırlarda da insan kendini yorabilir, bulundurabilir.yorabilir, bulundurabilir. “Fakat bu kadar çoğa lüzum yok” diyor Efendimiz.“Fakat bu kadar çoğa lüzum yok” diyor Efendimiz. “Az yap, temiz yap” dediğin gibi ihlas ile…“Az yap, temiz yap” dediğin gibi ihlas ile… Yani sırf Allah için.

Yani sırf Allah için.
İçine başka bir riyakârlık, gösterişlik,İçine başka bir riyakârlık, gösterişlik, benlik gibi bir hareketler gelmemek şartıyla.benlik gibi bir hareketler gelmemek şartıyla. Çünkü gösteriş gelirse,Çünkü gösteriş gelirse, benlik gelirse, kibir, riya gibi haller gelirse,benlik gelirse, kibir, riya gibi haller gelirse, bunlar ibadetleri manen harap eden tehlikelerdendir.bunlar ibadetleri manen harap eden tehlikelerdendir. Onun için Efendimiz buradaOnun için Efendimiz burada “Bir taatını ihlas ile yap ki,“Bir taatını ihlas ile yap ki, sana amelin az da olsa fayda verir.”sana amelin az da olsa fayda verir.” Yine altında:Yine altında: Ahlisû a’mâleküm lillâhi,

Ahlisû a’mâleküm lillâhi,
fe-innehû lâ yakbelü illâ mâ halesa lehû.fe-innehû lâ yakbelü illâ mâ halesa lehû. Kur'an'da yedi yerdeKur'an'da yedi yerde cennet müttakilere vaat olmuştur.cennet müttakilere vaat olmuştur. Cennetin müttakilere vaat olunduğu yedi yerde zikrolmuştur.Cennetin müttakilere vaat olunduğu yedi yerde zikrolmuştur. Uiddet lil müttakîn diyerekten.Uiddet lil müttakîn diyerekten. Burada da Cenâb-ı Peygamber buyuruyor ki:Burada da Cenâb-ı Peygamber buyuruyor ki: “Siz amellerinizi ihlas ile yapınız.”“Siz amellerinizi ihlas ile yapınız.” Çünkü Allahu Teala; Lâ yekbelu illâ mâ halaka.Çünkü Allahu Teala; Lâ yekbelu illâ mâ halaka. “Allah celle ve alâ ancak“Allah celle ve alâ ancak ihlas ile olanları kabul buyurur,ihlas ile olanları kabul buyurur, ihlassız olan amelleri kabul etmez.” buyurmuşlar.ihlassız olan amelleri kabul etmez.” buyurmuşlar. Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmeti’l-eimmetü’l-müdillûne.

Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmeti’l-eimmetü’l-müdillûne.
Benim ümmetim için korktuğum en korkulardan birisi,Benim ümmetim için korktuğum en korkulardan birisi, eimmetü’l-müdillûn.eimmetü’l-müdillûn. Dalalette olan imamlardan çok korkarız demiş.Dalalette olan imamlardan çok korkarız demiş. Çünkü onlar baş menzilesindedir.Çünkü onlar baş menzilesindedir. Baş bozuk olunca diğer taraf tabiatıylaBaş bozuk olunca diğer taraf tabiatıyla bozuk olacaktır.bozuk olacaktır. Baş olmayınca vücutta hareket olur mu?Baş olmayınca vücutta hareket olur mu? Bunlar baş menzilesinde olduğu için,Bunlar baş menzilesinde olduğu için, bunların fesadı, ümmetin fesadıdır.bunların fesadı, ümmetin fesadıdır. Bunların salahı, ümmetin de salahıdır.Bunların salahı, ümmetin de salahıdır. “Li-enne li-fesâdihim yefsüdü'l-âlem.”

“Li-enne li-fesâdihim yefsüdü'l-âlem.”
Bütün alem fesada uğrar, onların fesadlarından naşi.Bütün alem fesada uğrar, onların fesadlarından naşi. Bizim bir misafirimiz var, Bağdatlı.Bizim bir misafirimiz var, Bağdatlı. Onun bir hikayesini nakledeyim şimdi size, mevzuya uygun:Onun bir hikayesini nakledeyim şimdi size, mevzuya uygun: Yahudiler Mısır'a hücum edecekleri sırada,Yahudiler Mısır'a hücum edecekleri sırada, o Mısır'ın tayyarelerinin kumandanı olan Paşa'yı avlamışlar.o Mısır'ın tayyarelerinin kumandanı olan Paşa'yı avlamışlar. Paşa o gün ne kadar tayyareci varsa akşam ziyafete çağırmış.Paşa o gün ne kadar tayyareci varsa akşam ziyafete çağırmış. Yemiş, yedirmiş, içirmiş onları.Yemiş, yedirmiş, içirmiş onları. Zil zurna sarhoş yapmış.Zil zurna sarhoş yapmış. “Hadi 24 saatte mezunsunuz” demiş, salıvermiş.“Hadi 24 saatte mezunsunuz” demiş, salıvermiş. Sabahleyin de tayyareler binmiş tepelerine,Sabahleyin de tayyareler binmiş tepelerine, ne kadar tayyare varsa harap etmiş.ne kadar tayyare varsa harap etmiş. Niçin? Fesadı ondan.Niçin? Fesadı ondan. İşte fesat, baştaki fesat bütün memleketi ne yaptı?İşte fesat, baştaki fesat bütün memleketi ne yaptı? Yola çevirdi. Para... Din-iman para!Yola çevirdi. Para... Din-iman para! Paraya taptı mıydı insan hepsini yapar.Paraya taptı mıydı insan hepsini yapar. Memleketi de satar, hepsini yapar.Memleketi de satar, hepsini yapar. Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (buyuruyor ki:)Onun için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem (buyuruyor ki:) Bu önderlerin mudullerinden, yani dinsizlerindenBu önderlerin mudullerinden, yani dinsizlerinden Allah'tan korktuğum şey.Allah'tan korktuğum şey. En çok korktuğum bunlardır demiş.En çok korktuğum bunlardır demiş. Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî selâsetün:

Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî selâsetün:
el-istiskâü bi’l-envâiel-istiskâü bi’l-envâi ve hayfü’s-sültânive hayfü’s-sültâni ve’t-tekzîbü bi’l-kaderi.ve’t-tekzîbü bi’l-kaderi. Yine üç korktuğum şeylerden,Yine üç korktuğum şeylerden, üç şey vardır ki en çok bunlardan korkarım ümmetimde.üç şey vardır ki en çok bunlardan korkarım ümmetimde. Ümmetim bu gibi şeylere düşerlerseÜmmetim bu gibi şeylere düşerlerse benim için çok korkulu olur.benim için çok korkulu olur. Birisi, yıldızlardan medet bekleme.Birisi, yıldızlardan medet bekleme. Filan yıldız doğdu yağmur yağacak diye ona hükmetmek.Filan yıldız doğdu yağmur yağacak diye ona hükmetmek. Ve hayfü’s-sültân.Ve hayfü’s-sültân. Birisi de sultanların zulmünden korkarım ümmetim için,Birisi de sultanların zulmünden korkarım ümmetim için, ümmetime karşı zulmette başladılar mı işte o da benim için çokümmetime karşı zulmette başladılar mı işte o da benim için çok korkunç bir şeydir ki, ümmetim onların eli altındakorkunç bir şeydir ki, ümmetim onların eli altında çırpınır durdular.çırpınır durdular. Rahat edemezler.Rahat edemezler. Üçüncüsü de, ve’t-tekzîbü bi’l-kaderi.Üçüncüsü de, ve’t-tekzîbü bi’l-kaderi. Kaderi tekzip ederler.Kaderi tekzip ederler. Yani derler ki:Yani derler ki: Bi-isnâdi ef’âlül ıbâd ilâ kudretihim ve-yünkirûne’t-takdîr.

Bi-isnâdi ef’âlül ıbâd ilâ kudretihim ve-yünkirûne’t-takdîr.
Takdir böyleymiş derler.Takdir böyleymiş derler. Yani kulların fiillerini kudretlerine,Yani kulların fiillerini kudretlerine, kendi kudretlerine hamlediyorlar.kendi kudretlerine hamlediyorlar. “Biz bunu yaptık” diyorlar.“Biz bunu yaptık” diyorlar. Ve yünkirûne’t-takdîr.Ve yünkirûne’t-takdîr. Takdiri inkâr ediyor.Takdiri inkâr ediyor. Yaptım da oldu diyor.Yaptım da oldu diyor. Yapmasaydın bu olmazdı diyor.Yapmasaydın bu olmazdı diyor. Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî selâsetün:

Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî selâsetün:
Benim ümmetim için en korktuğum şeylerden bir korku vardır ki…Benim ümmetim için en korktuğum şeylerden bir korku vardır ki… Dalâletü’l-ehvâi ve ittibâ’û’ş-şehevâtiDalâletü’l-ehvâi ve ittibâ’û’ş-şehevâti fi’l-batni ve’l-verci ve’l-ucbi.fi’l-batni ve’l-verci ve’l-ucbi. Üç şey…Üç şey… Birisi; nefs-i hevasına ittiba,Birisi; nefs-i hevasına ittiba, batında ve ferçte şehvetine ittiba, birisi de ucub.batında ve ferçte şehvetine ittiba, birisi de ucub. Bu ittiba-ul hevâ da demiş ki:Bu ittiba-ul hevâ da demiş ki: İnsan bir emeli vardır da, bir makca, mertebe,İnsan bir emeli vardır da, bir makca, mertebe, menzil, menzile almak içinmenzil, menzile almak için nefsinin arzusuna cehd eder,nefsinin arzusuna cehd eder, şuna nail olayım diyerekten.şuna nail olayım diyerekten. İttiba'ul hevâ.İttiba'ul hevâ. Bu benim şeriatıma uygun mudur,Bu benim şeriatıma uygun mudur, benim dinime uygun mudur, demez.benim dinime uygun mudur, demez. Şehvetlerine tabi olurlar.

Şehvetlerine tabi olurlar.
Canları ne isterse yemede, içmede veCanları ne isterse yemede, içmede ve nefislerini tatmin etmede.nefislerini tatmin etmede. Şehval nefislerini tatmin etme deŞehval nefislerini tatmin etme de helal haram ayırmazlar yani.helal haram ayırmazlar yani. Helal haram ayırmazlar.Helal haram ayırmazlar. Nasıl isterse öyle yaşamaya çalışırlar.Nasıl isterse öyle yaşamaya çalışırlar. Bu, çok okuduk biz bu kitabı ama,Bu, çok okuduk biz bu kitabı ama, insan et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen derler.insan et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen derler. Daima çok okumada, çok tekrarlamada,Daima çok okumada, çok tekrarlamada, mesela Kur'an'ı da her zaman tekrarlıyoruz.mesela Kur'an'ı da her zaman tekrarlıyoruz. Elham’ı mütemadiyen tekrarlıyoruz.Elham’ı mütemadiyen tekrarlıyoruz. Fakat bu tekrarların hepsinde ayrı aynı fevaid, faydalar vardır.Fakat bu tekrarların hepsinde ayrı aynı fevaid, faydalar vardır. Okudum fakat bazı okunuşlarOkudum fakat bazı okunuşlar geçiveriyor insan üzerinden, duramıyor üzerinde.geçiveriyor insan üzerinden, duramıyor üzerinde. O hiç kafaya nakşetmiyor.O hiç kafaya nakşetmiyor. Bazen de insan üzerinde duruyor onun.Bazen de insan üzerinde duruyor onun. Dün ben karıştırırken bir şeye rast geldim ki:Dün ben karıştırırken bir şeye rast geldim ki: ''İnnehû yükrahü'' Kadınların erkeklere bakmaları mekruhtur diyor.

''İnnehû yükrahü'' Kadınların erkeklere bakmaları mekruhtur diyor.
''Bilâ şehvetin'' Kardeş gözüyle bakıyor.''Bilâ şehvetin'' Kardeş gözüyle bakıyor. “Kardeşimdir bu” diyor.“Kardeşimdir bu” diyor. Ona bakıyor şöyle.Ona bakıyor şöyle. ''Bilâ şehvetin''''Bilâ şehvetin'' Bu kerâhet-i tahrîmiyye ile mekruhtur diyor.Bu kerâhet-i tahrîmiyye ile mekruhtur diyor. Tahrîmiyeyi de koyuyor.Tahrîmiyeyi de koyuyor. Bir insanın kardeşi mesafesinde olan bir kadınaBir insanın kardeşi mesafesinde olan bir kadına yalnız bakışı, kardeş gözüyle bakışıyalnız bakışı, kardeş gözüyle bakışı kerâhet-i tahrîmiyye ile mekruhtur diyor.kerâhet-i tahrîmiyye ile mekruhtur diyor. Eğer şehvet ile bakarsaEğer şehvet ile bakarsa haram-ı kat'î’dir diyor.haram-ı kat'î’dir diyor. Şehvet ile baktı…Şehvet ile baktı… Şimdi karşımızda bütün emdamını böyle arz ediyor.Şimdi karşımızda bütün emdamını böyle arz ediyor. O 18-20 yaşında, öteki de 20-25 yaşında.O 18-20 yaşında, öteki de 20-25 yaşında. Bu iki ateşin yan yana gelişiyle,Bu iki ateşin yan yana gelişiyle, bu gözlerin bakışında; gözler diyorlar ki birbirine bakınca cazibe vardır,bu gözlerin bakışında; gözler diyorlar ki birbirine bakınca cazibe vardır, birbirlerine akar.birbirlerine akar. Bir akımda yapar.Bir akımda yapar. Eğer insan her tarafını kapasa da,Eğer insan her tarafını kapasa da, gözleriyle kalsa kâfîdir gözlerinin bakışıgözleriyle kalsa kâfîdir gözlerinin bakışı birbirlerinin alışverişine.birbirlerinin alışverişine. El de var bu usta, dil de var bu hususta.El de var bu usta, dil de var bu hususta. Kadınların erkeklere bakması nasıl haramsa,

Kadınların erkeklere bakması nasıl haramsa,
erkeklerin kadınlara bakması da aynı şekildedir.erkeklerin kadınlara bakması da aynı şekildedir. Dün okuduğumuz bir derste bir rahip,Dün okuduğumuz bir derste bir rahip, sâvma altına girmiş, manastırına.sâvma altına girmiş, manastırına. 60 sene ibadetle meşgul olmuş orada.60 sene ibadetle meşgul olmuş orada. Bir gün havanın güzelliğine aldanmış;Bir gün havanın güzelliğine aldanmış; “Çıkayım da şöyle bir nefes alayım,“Çıkayım da şöyle bir nefes alayım, bir gezineyim” diyerekten.bir gezineyim” diyerekten. Oradan bir hanımefendiyle karşılaşmış.Oradan bir hanımefendiyle karşılaşmış. İşte 3-5 nasılsın, iyi misin, ne var ne yok filan muhabbetler,İşte 3-5 nasılsın, iyi misin, ne var ne yok filan muhabbetler, gözlerin birbirine cazibeleriyle beraber,gözlerin birbirine cazibeleriyle beraber, iş zinaya kadar dayanmış.iş zinaya kadar dayanmış. 60 senelik ibadet bir anda gidiyor.

60 senelik ibadet bir anda gidiyor.
Ateş sardı mıydı bir kere binayı,Ateş sardı mıydı bir kere binayı, kurtaramazsın onu.kurtaramazsın onu. O şehvet kudretini Allah Teala vermiş,O şehvet kudretini Allah Teala vermiş, o hayvanlar nasıl birbirlerini gırtlaklıyorlar.o hayvanlar nasıl birbirlerini gırtlaklıyorlar. Başka zaman yapmıyorlar ama o şehvetin geldiği zaman daBaşka zaman yapmıyorlar ama o şehvetin geldiği zaman da birbirlerini öldürmeye kast ediyorlar.birbirlerini öldürmeye kast ediyorlar. İnsanlarda da bu Allah'ın ezeli verdiği bir kudret.İnsanlarda da bu Allah'ın ezeli verdiği bir kudret. Bunun önüne ancak Allah'ın hudutlarıyla geçiyoruz.Bunun önüne ancak Allah'ın hudutlarıyla geçiyoruz. Onun için Allah celle ve ala,Onun için Allah celle ve ala, peygamberimizin hanımlarına, “Siz evinizde oturun.”peygamberimizin hanımlarına, “Siz evinizde oturun.” Vekarne fî büyûtikünne

Vekarne fî büyûtikünne
ve-lâ teberracne teberruce’l-câhiliyyeti’l-ûlâ. (Ahzâb Suresi 33. Ayet)ve-lâ teberracne teberruce’l-câhiliyyeti’l-ûlâ. (Ahzâb Suresi 33. Ayet) “O eski zamanın çıplak karıları gibi“O eski zamanın çıplak karıları gibi sokakları çıkıp kendilerinizi göstermeyin, evinizde outrun” dedi.sokakları çıkıp kendilerinizi göstermeyin, evinizde outrun” dedi. Kime? Bizim analarımız.Kime? Bizim analarımız. Efendimiz'in hanımlarına diyor Hz. Allah celle ve ala.Efendimiz'in hanımlarına diyor Hz. Allah celle ve ala. Bize de diyor ki: “Siz de onlarla görüşeceğiniz vakitte,Bize de diyor ki: “Siz de onlarla görüşeceğiniz vakitte, hicab arkasından, perde arkasından görüşünüz” diyor.hicab arkasından, perde arkasından görüşünüz” diyor. Fes-elûhunne min verâ-i hicâb. (Ahzâb Suresi 53. Ayet)

Fes-elûhunne min verâ-i hicâb. (Ahzâb Suresi 53. Ayet)
Bu, Resûlullah'ın hanımlarına karşıBu, Resûlullah'ın hanımlarına karşı bize bir terbiyedir, bir edeptir.bize bir terbiyedir, bir edeptir. Bunu verirken biz hanımlarımızı açmışız,Bunu verirken biz hanımlarımızı açmışız, kendimizi de ondan sonra bir de diyoruz ki:kendimizi de ondan sonra bir de diyoruz ki: “Feyz bereket yok yahu bizde” diyoruz.“Feyz bereket yok yahu bizde” diyoruz. Feyz bereket olur mu yahu,Feyz bereket olur mu yahu, Allah yolundan çıktıktan sonra insanlarda?Allah yolundan çıktıktan sonra insanlarda? Onun için şimdi bu adam zinayı işlemiş.Onun için şimdi bu adam zinayı işlemiş. 60 sene ilk ibadetten sonra.60 sene ilk ibadetten sonra. Zinayı işledikten sonra pişman olmuş şöyle.Zinayı işledikten sonra pişman olmuş şöyle. Bir yıkanayım bari demiş.Bir yıkanayım bari demiş. Orada bir su bulmuş.Orada bir su bulmuş. Yıkanırken eceli de gelmiş ölmüş.Yıkanırken eceli de gelmiş ölmüş. Teraziye koymuşlar 60 senelik ibadetini,

Teraziye koymuşlar 60 senelik ibadetini,
zinayı da koymuşlar teraziye.zinayı da koymuşlar teraziye. Bunlar ahiret alemleri, bizim ölçümüzde değil.Bunlar ahiret alemleri, bizim ölçümüzde değil. 60 senelik ibadet, o bir zinayı; bir zina, 60 senelik ibadeti mahvetmiş.60 senelik ibadet, o bir zinayı; bir zina, 60 senelik ibadeti mahvetmiş. Asıl insana lazım olan korunmayı öğrenmek.Asıl insana lazım olan korunmayı öğrenmek. Günahlardan kaçınmayı öğrenmek.Günahlardan kaçınmayı öğrenmek. Sen gece gündüz ibadet et.Sen gece gündüz ibadet et. Böyle bir günaha karşı kendisini zapt edemeyince ne olur?Böyle bir günaha karşı kendisini zapt edemeyince ne olur? Bir anda yorgunluk kalır onda.Bir anda yorgunluk kalır onda. Binâenaleyh insanın tekemmülüBinâenaleyh insanın tekemmülü Allah Teala'nın emrinin içindedir.Allah Teala'nın emrinin içindedir. Resûlullah'ın gittiği yoldadır.Resûlullah'ın gittiği yoldadır. Resûlullah'ın yolundan çıktın mı,Resûlullah'ın yolundan çıktın mı, kendi haline geldin mi!kendi haline geldin mi! Canım kurtlan koyun geçiniyor.Canım kurtlan koyun geçiniyor. Geçinsin varsın, bana ne.Geçinsin varsın, bana ne. Fakat insan Allah'ın şeysiyle bu ülkeye geldik,Fakat insan Allah'ın şeysiyle bu ülkeye geldik, bu sanayi ilahiyi göreceğiz,bu sanayi ilahiyi göreceğiz, marifet-i ilahiyi göreceğiz.marifet-i ilahiyi göreceğiz. Buradan iman ile göçmek için.Buradan iman ile göçmek için. İman ele göçtük mü ne mutlu bize?

İman ele göçtük mü ne mutlu bize?
İmansız gittik mi de ne yazık bize?İmansız gittik mi de ne yazık bize? Paraların senin olsun,Paraların senin olsun, dünya da senin olsun, hepsi senin olsun.dünya da senin olsun, hepsi senin olsun. Ne yarar?Ne yarar? Onun için en çok insana yarayan günahtan (korunmak).

Onun için en çok insana yarayan günahtan (korunmak).
Onun için bir perde lazım.Onun için bir perde lazım. Temasa girdin mi arkası fena gelir ona.Temasa girdin mi arkası fena gelir ona. Doksan yaşında olsan yine fena.Doksan yaşında olsan yine fena. Teması kaldırmak lazım.Teması kaldırmak lazım. Ama şimdi bizim medeniyet devri geçti.Ama şimdi bizim medeniyet devri geçti. Aileler toplanacağız birbirimize.Aileler toplanacağız birbirimize. Masa başına geçeceğiz, yiyeceğiz, içeceğiz,Masa başına geçeceğiz, yiyeceğiz, içeceğiz, oynayacağız filan.oynayacağız filan. Ne o? Medeniyet devri.Ne o? Medeniyet devri. Ya böyle medeniyet yıkar insanı.Ya böyle medeniyet yıkar insanı. Cemiyet sana yıkılır.Cemiyet sana yıkılır. Şimdi bir kız vereceğiz.Şimdi bir kız vereceğiz. Birisi istiyor. “Ne biliyor” dedik?Birisi istiyor. “Ne biliyor” dedik? “Bir Elemtere bilir, bir Elham bilir, bir de Sübhaneke bilir” dediler.“Bir Elemtere bilir, bir Elham bilir, bir de Sübhaneke bilir” dediler. Otuz iki farzı? Bilmez.Otuz iki farzı? Bilmez. Eskiden 32 farzı bilmeyeneEskiden 32 farzı bilmeyene evvela nikahı sahih olmaz derlerdi.evvela nikahı sahih olmaz derlerdi. Şimdi ne olacak halimiz böyle?Şimdi ne olacak halimiz böyle? Allah affeylesin...Allah affeylesin... Onun için bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in koktuğum 3 şey ki…

Onun için bu Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in koktuğum 3 şey ki…
Efendi kardeş, bugün Yahudi dünyaya hakimiyetiEfendi kardeş, bugün Yahudi dünyaya hakimiyeti iktisattaki hakimiyetindendir.iktisattaki hakimiyetindendir. Zevk ve sefaya ne yaparsa yapsın.Zevk ve sefaya ne yaparsa yapsın. Bir balıktan bir ev geçinir onlarda.Bir balıktan bir ev geçinir onlarda. Bir balığın başına alırlar.Bir balığın başına alırlar. O bir balık başından geçinirler hepsi.O bir balık başından geçinirler hepsi. İktisatçıdırlar.İktisatçıdırlar. Fakat paraların sahibi olmuşlar.Fakat paraların sahibi olmuşlar. Bugün dünyaya, hükmedecek durumdadırlar.Bugün dünyaya, hükmedecek durumdadırlar. Onun için elbezâzetü mine-l iman,

Onun için elbezâzetü mine-l iman,
elbezâzü mine-l iman,elbezâzü mine-l iman, elbezâzü mine-l iman diye Efendimiz üç defa buyurdu.elbezâzü mine-l iman diye Efendimiz üç defa buyurdu. Yani “İnsan, şöhrete ve süseYani “İnsan, şöhrete ve süse kıymet vermezse, o imandandır” diyor.kıymet vermezse, o imandandır” diyor. “Şöhrete ve süse kıymet vermemek, ziynete kıymet vermemek,“Şöhrete ve süse kıymet vermemek, ziynete kıymet vermemek, imanın kuvvetindendir.”imanın kuvvetindendir.” Niçin? Canım bu artık, mesela ben elli liraya da giyinirim,Niçin? Canım bu artık, mesela ben elli liraya da giyinirim, beş yüz liraya da giyinirim.beş yüz liraya da giyinirim. Elli liraya, ortası yüz liraya hesap yaptı mıydı?Elli liraya, ortası yüz liraya hesap yaptı mıydı? Dört yüz lirasını memleketimin hayrına harcarsam,Dört yüz lirasını memleketimin hayrına harcarsam, memleket kalknıdır.memleket kalknıdır. Demin bir kardeş gelmiş de,Demin bir kardeş gelmiş de, sigarayı bırakırım, bıraksam ben diyor, oruç tutacağım.sigarayı bırakırım, bıraksam ben diyor, oruç tutacağım. Sigaraya dayanamıyorum yalnız.Sigaraya dayanamıyorum yalnız. Ey aziz kardeş, kahve.

Ey aziz kardeş, kahve.
Brezilya'dan gelen bir madde, gavurdan geliyor.Brezilya'dan gelen bir madde, gavurdan geliyor. İşte Ebû Suud Efendi'nin de fetvasını dinlemişsinizdir.İşte Ebû Suud Efendi'nin de fetvasını dinlemişsinizdir. Kahvenin içimine razı olmuyor.Kahvenin içimine razı olmuyor. Ebû Suud Efendi fetvasındaEbû Suud Efendi fetvasında “Ehl-i takvâya hiç yakışmaz” (diye söyler).“Ehl-i takvâya hiç yakışmaz” (diye söyler). Fetva müsaade etmeyinceFetva müsaade etmeyince ehl-i takvânın onu hiç kullanmaması lazım.ehl-i takvânın onu hiç kullanmaması lazım. Öyleyken kahve için kim bilir ne kadar paramız, dövizimiz gidiyor gavura.Öyleyken kahve için kim bilir ne kadar paramız, dövizimiz gidiyor gavura. Sigara için bir hesapladık, bir senedeSigara için bir hesapladık, bir senede bir liradan hesapladık.bir liradan hesapladık. Adama sordum, kaç para veriyorsun dedim.Adama sordum, kaç para veriyorsun dedim. İki yüz altmış kuruş veriyorum dedi, bir yevmiye.İki yüz altmış kuruş veriyorum dedi, bir yevmiye. Sigara parası.Sigara parası. Ben bir liradan hesap ettim.Ben bir liradan hesap ettim. Tam bir buçuk milyar tutuyor tütün parası.Tam bir buçuk milyar tutuyor tütün parası. Biz diyoruz ki Amerika ver bize para diyoruz.Biz diyoruz ki Amerika ver bize para diyoruz. Ne lüzumu var ya?Ne lüzumu var ya? Biz kendimiz iktisat etsek,

Biz kendimiz iktisat etsek,
bu haram yollardaki fena paralarıbu haram yollardaki fena paraları devletimizin, memleketimizin hayrına harcasak,devletimizin, memleketimizin hayrına harcasak, millet birden kalkınıp gidecek.millet birden kalkınıp gidecek. On yıl içerisinde 15 milyar eder, yalnız sigaranınki.On yıl içerisinde 15 milyar eder, yalnız sigaranınki. Ee, bunun içinde içkisi var, kumarı var vesaireEe, bunun içinde içkisi var, kumarı var vesaire bir sürü günah yerlerine harcanan paralar var.bir sürü günah yerlerine harcanan paralar var. Bunlar kim bilir ne kadar milyar tutulacak yani.Bunlar kim bilir ne kadar milyar tutulacak yani. Bu heva-i heves…Bu heva-i heves… Sallallahu aleyhi ve sellem,Sallallahu aleyhi ve sellem, ben ümmetimin karınına ve fercineben ümmetimin karınına ve fercine hakim olamamalarından korkarım dedi.hakim olamamalarından korkarım dedi. İşte o zaman bütün israfa gider paralar,İşte o zaman bütün israfa gider paralar, memlekette ondan sonra acaba nereden gelecek diye bağırır yardıma.memlekette ondan sonra acaba nereden gelecek diye bağırır yardıma. Bunlardan birisi de ucub.

Bunlardan birisi de ucub.
Ucubta insan kendini beğenir de başkasını hakir görür.Ucubta insan kendini beğenir de başkasını hakir görür. Kendisini beğenir, başkasını hakir görür.Kendisini beğenir, başkasını hakir görür. Bu, insanlarda bir servet,Bu, insanlarda bir servet, bir de bilgi buna insanı kaydırır.bir de bilgi buna insanı kaydırır. Servetin varsa başkasını beğenmezsin, hakir görürsün.Servetin varsa başkasını beğenmezsin, hakir görürsün. Çünkü paran çok.Çünkü paran çok. Bilgi de kuvvetli olursa,Bilgi de kuvvetli olursa, din desteklemezse bilgiyidin desteklemezse bilgiyi o da bilgisine mağrur olur.o da bilgisine mağrur olur. “Benden başka daha kim var” der.“Benden başka daha kim var” der. Başkalarına hiç kıymet vermez saymaz.Başkalarına hiç kıymet vermez saymaz. Onun için yine Efendimiz buyuruyor:

Onun için yine Efendimiz buyuruyor:
Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî

Ahvefü mâ ehâfü alâ ümmetî
şuhhun mütâ’un ve heven müttebe’unşuhhun mütâ’un ve heven müttebe’un ve i’câbü külli zî ra’yin bi-ra’yihî.ve i’câbü külli zî ra’yin bi-ra’yihî. Herkes kendi kafasına göreHerkes kendi kafasına göre hareket etmesini istiyor.hareket etmesini istiyor. Aklı nasıl eserse öylece yaşamasını istiyor.Aklı nasıl eserse öylece yaşamasını istiyor. “Ben soyunacağım, öyle gideceğim” diyor.“Ben soyunacağım, öyle gideceğim” diyor. “Peki nasıl istersen git kimse bir şey demez.”“Peki nasıl istersen git kimse bir şey demez.” Bundan Efendimiz korkarım diyor.Bundan Efendimiz korkarım diyor. İkincisi, herkesin kendi hevasına ittiba...

İkincisi, herkesin kendi hevasına ittiba...
İnsan hevasına, ancak dinin gösterdiği yol ile ittiba eder.İnsan hevasına, ancak dinin gösterdiği yol ile ittiba eder. Dinin yolunu, peygamberin önderliğini bıraktın da kendi keyfineDinin yolunu, peygamberin önderliğini bıraktın da kendi keyfine hareket etmeye başladın mıydı tehlikeye gitti demektir.hareket etmeye başladın mıydı tehlikeye gitti demektir. Üçüncüsü de, şuhhun mütâ, sıkılık.

Üçüncüsü de, şuhhun mütâ, sıkılık.
Hukuku, yani hukuk, paranın hakkı var ya, zekât.Hukuku, yani hukuk, paranın hakkı var ya, zekât. İşte bu zekâtını bile vermiyor.İşte bu zekâtını bile vermiyor. Halbuki zekâtta kalmaz Müslüman'da.Halbuki zekâtta kalmaz Müslüman'da. Müslüman daha çeşitli hayırlar yapacak.Müslüman daha çeşitli hayırlar yapacak. Bu, farz olanı bile yapmıyor yani.Bu, farz olanı bile yapmıyor yani. Onun için bunlardan çok korkarım dyor.Onun için bunlardan çok korkarım dyor. Ehûke fi’l-İslâmi lâ tükellifhü

Ehûke fi’l-İslâmi lâ tükellifhü
mine’l-ameli illâ mâ etâkamine’l-ameli illâ mâ etâka ve at’ımhü min ta’âmike ve elbishü min libâsike,ve at’ımhü min ta’âmike ve elbishü min libâsike, fe-in kerihtehû fe-bi’hü ya’ni’l-amelü.fe-in kerihtehû fe-bi’hü ya’ni’l-amelü. Bak ne güzel.Bak ne güzel. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki:Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki: “Köleler sizin kardeşlerinizdir.”“Köleler sizin kardeşlerinizdir.” Köle, uşak.Köle, uşak. Hizmetkârlar Arabistan'da bulunuyor.Hizmetkârlar Arabistan'da bulunuyor. “Onlar sizin kardeşlerinizdir.“Onlar sizin kardeşlerinizdir. Ona takat getiremeyeceği amelleri yüklemeyin.Ona takat getiremeyeceği amelleri yüklemeyin. Gücü yetmeyeceği amelleri onlara yüklemeyin.Gücü yetmeyeceği amelleri onlara yüklemeyin. Ona yediğinden yedir, artıkları verme.Ona yediğinden yedir, artıkları verme. Yediğinden yedir.Yediğinden yedir. Giydiğinden de giydir.Giydiğinden de giydir. Eskilerini verme.Eskilerini verme. Eğer beğenmiyorsan sat.”Eğer beğenmiyorsan sat.” Fe-bi’hü.Fe-bi’hü. Bu Buhârî'nin de, Müslim'in de aldıklarına göre;Bu Buhârî'nin de, Müslim'in de aldıklarına göre; Ma'rûr bin Süveyd isminde birisi,

Ma'rûr bin Süveyd isminde birisi,
Reyyid Eba Zer radıyallahu anh'ınReyyid Eba Zer radıyallahu anh'ın üzerine bir hulle,üzerine bir hulle, kıymetli bir elbise ile gidiyor.kıymetli bir elbise ile gidiyor. Bakmış ki uşağında da aynı şekilde,Bakmış ki uşağında da aynı şekilde, kölesinde de aynı şekilde güzel bir,kölesinde de aynı şekilde güzel bir, onunki gibi aynı...onunki gibi aynı... Demiş ki: “Yâ Eba Zer ne bu böyle?Demiş ki: “Yâ Eba Zer ne bu böyle? Sen efendisisin, o da senin kölen.Sen efendisisin, o da senin kölen. Arada bir fark olmak lazım” demiş.Arada bir fark olmak lazım” demiş. Halbuki Eba Zer ona sövmüş, kölesine.Halbuki Eba Zer ona sövmüş, kölesine. O da gitmiş Resûlullah'a şikayet etmiş.O da gitmiş Resûlullah'a şikayet etmiş. O şikayet üzerine Efendimiz bu emri veriyor.O şikayet üzerine Efendimiz bu emri veriyor. Bundan sonra onun da aklı başına gelmiş,Bundan sonra onun da aklı başına gelmiş, artık kölesine böyle itibar ediyor.artık kölesine böyle itibar ediyor. Özür dilemiş.Özür dilemiş. Eddi mâ ifterada’llâhü aleyke

Eddi mâ ifterada’llâhü aleyke
tekün min a’bedi’n-nâsitekün min a’bedi’n-nâsi ve ictenib mâ harrama’llâhü aleykeve ictenib mâ harrama’llâhü aleyke tekün min evra’a’nnâsitekün min evra’a’nnâsi ve irda bi-mâ kasema’llâhü lekeve irda bi-mâ kasema’llâhü leke tekün min eğne’n-nâsi.tekün min eğne’n-nâsi. Kısa kısa üç tane Efendimiz’in vecizi.Kısa kısa üç tane Efendimiz’in vecizi. “Farzları yap.”“Farzları yap.” Allah'ın emrettiği farzları ifa et.Allah'ın emrettiği farzları ifa et. O zaman sen nâsın en ziyade âbidi olursun.O zaman sen nâsın en ziyade âbidi olursun. A’bedi’n-nâs.A’bedi’n-nâs. En ziyade âbid, farzları ifa ettin mi kâfi.En ziyade âbid, farzları ifa ettin mi kâfi. Öyle diyor.Öyle diyor. Ve haramlardan da ictinap et ama.Ve haramlardan da ictinap et ama. Haramlardan da ictinap et.Haramlardan da ictinap et. Sakın ki o zaman sen de nâsın en evra’i olursun.Sakın ki o zaman sen de nâsın en evra’i olursun. Vera sahibi.Vera sahibi. Allah Teala'nın taksimine de razı ol ki,Allah Teala'nın taksimine de razı ol ki, insanların en zengini olursun o zaman.insanların en zengini olursun o zaman. Zengin olmak için milyonları olmak lazım değil,Zengin olmak için milyonları olmak lazım değil, Allah'ın taksimine razı oldun muAllah'ın taksimine razı oldun mu senden daha zengini yok.senden daha zengini yok. Eddi’z-zekâte’l-mefrûdate fe-innehâ

Eddi’z-zekâte’l-mefrûdate fe-innehâ
tuhratün tütahhiruketuhratün tütahhiruke ve âti sılete’r-rahimive âti sılete’r-rahimi ve a’rif hakka’s-sâilive a’rif hakka’s-sâili ve’l-câri ve’l-miskîni.ve’l-câri ve’l-miskîni. Yine buyuruyor Efendimiz.Yine buyuruyor Efendimiz. Zekâte’l-mefrûdayı eda et.Zekâte’l-mefrûdayı eda et. Kırk da bir.Kırk da bir. O senin için hem senin için temizliktir,O senin için hem senin için temizliktir, hem paran için temizliktir.hem paran için temizliktir. Paran da temiz olur, sen de temiz olursun.Paran da temiz olur, sen de temiz olursun. Sıla-i rahimi yap ve nâsın hukuklarını da bil ki;Sıla-i rahimi yap ve nâsın hukuklarını da bil ki; komşu hakkı, sâil hakkı, miskin hakkı.komşu hakkı, sâil hakkı, miskin hakkı. Dilencinin hakkı var, komşunun hakkı var,Dilencinin hakkı var, komşunun hakkı var, miskinin hakkı var.miskinin hakkı var. Bunları da ifa et yani, bunları da bil.Bunları da ifa et yani, bunları da bil. Eddû sâ’an min bürrin

Eddû sâ’an min bürrin
ev kamhin beyne isneyni ev sâ’an min temrinev kamhin beyne isneyni ev sâ’an min temrin ev sâ’an min şe’îrin alâ külli hurrin ve abdin ve sağîrin ve kebîrin.ev sâ’an min şe’îrin alâ külli hurrin ve abdin ve sağîrin ve kebîrin. İşte bayramda vermiş olduğumuz fıtraların emri bunun altında.İşte bayramda vermiş olduğumuz fıtraların emri bunun altında. Siz bunları, biz tabi şimdi buğday vermiyoruz,Siz bunları, biz tabi şimdi buğday vermiyoruz, fukaraya asla olan neyse, bugün paradır,fukaraya asla olan neyse, bugün paradır, parasını veriyoruz.parasını veriyoruz. Elhamdülillah vazifeyi de yapmış oluyoruz.Elhamdülillah vazifeyi de yapmış oluyoruz. Şimdi dinleyiniz bunu:

Şimdi dinleyiniz bunu:
Üdhile racülün kabrahû.

Üdhile racülün kabrahû.
Bir adamı mezara koymuşlar.Bir adamı mezara koymuşlar. Üdhile racülün kabrahûÜdhile racülün kabrahû fe-etâhü melekâni.fe-etâhü melekâni. Muhakkak yani biz öldükten sonraMuhakkak yani biz öldükten sonra bizi sorguya iki melek gelecek.bizi sorguya iki melek gelecek. İşte bu iki melek geldi.İşte bu iki melek geldi. Fe-kâlâ lehû.Fe-kâlâ lehû. Bu adama dediler ki bu iki melek;Bu adama dediler ki bu iki melek; “İnnâ dâribûke darbeten.”“İnnâ dâribûke darbeten.” Biz seni bir döveceğiz dediler.Biz seni bir döveceğiz dediler. Fe-darabehû darbeten.Fe-darabehû darbeten. Bir de akabinde sopayı yapıştırdılar.Bir de akabinde sopayı yapıştırdılar. Ama İmtelee kanrahû minhâ nâran.Ama İmtelee kanrahû minhâ nâran. O sopalı dayaktan kabir ateşle doldu.O sopalı dayaktan kabir ateşle doldu. Bu dünya sopası değil yani, ahiret sopası.Bu dünya sopası değil yani, ahiret sopası. Kabir ateşle doldu.Kabir ateşle doldu. Fe-terakâhü.Fe-terakâhü. Bıraktılar.Bıraktılar. Hattâ efâka.Hattâ efâka. Ayıldı, kendine geldi adam.Ayıldı, kendine geldi adam. Kendine geldi.Kendine geldi. Ve zehebe anhü’r-ru’bü.

Ve zehebe anhü’r-ru’bü.
Korkusu gitti.Korkusu gitti. Fe-kâle lehümâ.Fe-kâle lehümâ. İki meleğe dedi ki:İki meleğe dedi ki: Alâme darabtümânî?Alâme darabtümânî? Niçin beni dövdünüz?Niçin beni dövdünüz? Dikkat edin! Fe-kâlâ:Dikkat edin! Fe-kâlâ: İki melek diyor ki ona:İki melek diyor ki ona: İnneke salleyte salâten ve ente alâ ğayri tuhûrin.İnneke salleyte salâten ve ente alâ ğayri tuhûrin. Namaz kılıyordun ama taharetin taharet değildi.Namaz kılıyordun ama taharetin taharet değildi. Taharetsiz namaz kılıyordun.Taharetsiz namaz kılıyordun. Temizliğe riayet etmiyordun.Temizliğe riayet etmiyordun. Donun kirli, üstün kirli, kıldığın yer kirli,Donun kirli, üstün kirli, kıldığın yer kirli, bunlara riayetin yoktu.bunlara riayetin yoktu. Dikkat etmiyordun.Dikkat etmiyordun. Gidiyordun, çişini yapıyordun,Gidiyordun, çişini yapıyordun, yarısı içinde, yarısı dışında donuna akıyordu.yarısı içinde, yarısı dışında donuna akıyordu. Namaz vakti gelince de Allah-u Ekber deyip namaza duruyordun.Namaz vakti gelince de Allah-u Ekber deyip namaza duruyordun. Olmaz.Olmaz. Taharet ediyordun, taharetini iyi yapmıyordun,Taharet ediyordun, taharetini iyi yapmıyordun, donuna pisliklerin bulaşıyordu.donuna pisliklerin bulaşıyordu. O pislikli donunla yine namaza duruyordun.O pislikli donunla yine namaza duruyordun. Yahut pislikli yerlerde işlerle meşgul oluyordun,

Yahut pislikli yerlerde işlerle meşgul oluyordun,
o pislikli elbiselerle hak divanına duruyordun.o pislikli elbiselerle hak divanına duruyordun. İnsanın üç esbabı olması lazım.İnsanın üç esbabı olması lazım. Birisi iş esvabı, birisi namaz esbabı,Birisi iş esvabı, birisi namaz esbabı, birisi de cuma bayramı esbabı.birisi de cuma bayramı esbabı. Namaza gelirken insan daima güzel, temiz esvabını giyer.Namaza gelirken insan daima güzel, temiz esvabını giyer. Çünkü hak divanına duruluyor.Çünkü hak divanına duruluyor. Onun huzurunda öyle durur.Onun huzurunda öyle durur. Mesela gündelik iş esbabını dışarıda bırakıyordur.Mesela gündelik iş esbabını dışarıda bırakıyordur. Cuma için ayrı esbabıyla, daha güzeliyle...Cuma için ayrı esbabıyla, daha güzeliyle... “Şimdi sen taharetsiz olarak da namaz kıldın” diyor.

“Şimdi sen taharetsiz olarak da namaz kıldın” diyor.
Yahut abdestini alırken farzlar var ya,Yahut abdestini alırken farzlar var ya, yüzü şöyle, saçın burasından,yüzü şöyle, saçın burasından, kulakların şu arasından,kulakların şu arasından, çenenin şöyle tam hizasından yıkayacaksınn.çenenin şöyle tam hizasından yıkayacaksınn. Sakalın varsa, hafif sakallıysa sakalın altı da.Sakalın varsa, hafif sakallıysa sakalın altı da. Sık sakallıysa altı istemez.Sık sakallıysa altı istemez. Hafif sakalların altını da ıslatması lazım.Hafif sakalların altını da ıslatması lazım. Kolları gelirken dirsekleri de beraber,Kolları gelirken dirsekleri de beraber, şu fazlalara doğru şöyle yıkamak lazım.şu fazlalara doğru şöyle yıkamak lazım. Dirsek aşağıdan yıkanırsa, mesela kış günü,Dirsek aşağıdan yıkanırsa, mesela kış günü, hele fanilerin pek sıvanmaz dahele fanilerin pek sıvanmaz da şöyle kısa sıvanırsa, dirsek kısmı yıkanmaz.şöyle kısa sıvanırsa, dirsek kısmı yıkanmaz. Dirsek kısmı yıkanmayınca da abdest tamam olmaz.Dirsek kısmı yıkanmayınca da abdest tamam olmaz. Ayak yıkanırken ayak topuğunun yanında

Ayak yıkanırken ayak topuğunun yanında
bir oyuk yer vardır, çukur yer.bir oyuk yer vardır, çukur yer. O çukur yere ekseriyetle el böyle orayı ıslatmazsaO çukur yere ekseriyetle el böyle orayı ıslatmazsa orası su üzerinden akar, o çukur kuru kalır.orası su üzerinden akar, o çukur kuru kalır. Bu suretle de abdeste dikkat etmemekle,Bu suretle de abdeste dikkat etmemekle, oraları da cehennem ateşinin yakacağını binaen,oraları da cehennem ateşinin yakacağını binaen, bu adam demek bu da riayetsiz bir namaz kılıyormuş.bu adam demek bu da riayetsiz bir namaz kılıyormuş. Bundan dolayı, bir…Bundan dolayı, bir… İkinci sopayı yiyişinin sebebi:

İkinci sopayı yiyişinin sebebi:
Ve merarte bi-racülin mazlûmin.Ve merarte bi-racülin mazlûmin. Sen bir mazlum adama uğradın da,Sen bir mazlum adama uğradın da, o adam zulüm olunuyordu,o adam zulüm olunuyordu, dövülüyordu, haksız yere muameleler yapılıyordu.dövülüyordu, haksız yere muameleler yapılıyordu. Ve görüyordun ve gücün de yetecek gibi kudretin de vardı.Ve görüyordun ve gücün de yetecek gibi kudretin de vardı. Onu oradan kurtarmaya daOnu oradan kurtarmaya da başını şöyle çevirdin, geçtin oradan.başını şöyle çevirdin, geçtin oradan. Fe-lem tensurhü.

Fe-lem tensurhü.
Ona lazım olan yardımı yapmadın.Ona lazım olan yardımı yapmadın. Bu yalnız sopa bir şeyden değil, aç yatan var,Bu yalnız sopa bir şeyden değil, aç yatan var, kışın soğukta kalıp titreyen var, yorganına büzülmüş,kışın soğukta kalıp titreyen var, yorganına büzülmüş, sarılmış yatan var, odunu yok, kömürü yok,sarılmış yatan var, odunu yok, kömürü yok, belki yiyecek lokması da yok.belki yiyecek lokması da yok. Binâenlaeyh Müslüman'ın vazife,Binâenlaeyh Müslüman'ın vazife, o senin kapına gelip de isteyecek değil,o senin kapına gelip de isteyecek değil, Müslüman onu arayıp da bulacak.Müslüman onu arayıp da bulacak. Müslüman, kimler zarurettedir onu bilecek,Müslüman, kimler zarurettedir onu bilecek, onu bulacak, o zaman verdiğin para makbul olacak senin.onu bulacak, o zaman verdiğin para makbul olacak senin. Yoksa o senin kapına gelmiş deYoksa o senin kapına gelmiş de ağlanıyor, sızlanıyor, sen de merhamete gelip deağlanıyor, sızlanıyor, sen de merhamete gelip de onun avcuna bir şey koyarsın, bu değil iş.onun avcuna bir şey koyarsın, bu değil iş. Senin bulman lazım onu.Senin bulman lazım onu. Onun için, ve merarte bi-racülin mazlûmin fe-lem tensurhü.

Onun için, ve merarte bi-racülin mazlûmin fe-lem tensurhü.
Sen ne o miskine, şuna buna yardım etmedin,Sen ne o miskine, şuna buna yardım etmedin, o mazluma da yardım etmedin.o mazluma da yardım etmedin. Bu sopa onun cezası diyecekler.Bu sopa onun cezası diyecekler. Hazreti İbn Ömer'den:Hazreti İbn Ömer'den: Edhil nefseke fî hümûmi’d-dünyâ

Edhil nefseke fî hümûmi’d-dünyâ
ve ahric minhâ bi’s-sabri ve’l-yeruddeke ani’n-nâsive ahric minhâ bi’s-sabri ve’l-yeruddeke ani’n-nâsi mâ te’lemü min nefsike.mâ te’lemü min nefsike. Bu, lâ tatlub râhaten fid dünyâ diyor.Bu, lâ tatlub râhaten fid dünyâ diyor. Dünyada rahat yok.Dünyada rahat yok. Lâ râhaten fid dünyâ var ya, dünyada rahat yok.Lâ râhaten fid dünyâ var ya, dünyada rahat yok. Binâenaleyh sen nefsini dünya işlerine,Binâenaleyh sen nefsini dünya işlerine, hemlerine sokarsan, rahatlık umarak yapma bu işi.hemlerine sokarsan, rahatlık umarak yapma bu işi. Vazifen olarak yap.Vazifen olarak yap. Çoluk çocuğun nafakasını temin edeceğim diyerekten.Çoluk çocuğun nafakasını temin edeceğim diyerekten. Ve ahric minhâ bi’s-sabri.

Ve ahric minhâ bi’s-sabri.
Nefsini o dünyadan, dünyanın meşakkatlarına karşıNefsini o dünyadan, dünyanın meşakkatlarına karşı sabırla karşı gelerekten kendini oradan kurtar.sabırla karşı gelerekten kendini oradan kurtar. Ve’l-yeruddeke ani’n-nâsi mâ te’lemü.Ve’l-yeruddeke ani’n-nâsi mâ te’lemü. Biliyorsun ki kendin birçok kusurların, kabahatlerin, günahların sahibisin.Biliyorsun ki kendin birçok kusurların, kabahatlerin, günahların sahibisin. Sen bunu kendinde bildiğin haldeSen bunu kendinde bildiğin halde bundan dolayı başkalarında kabahat, kusur aramaya kalkma.bundan dolayı başkalarında kabahat, kusur aramaya kalkma. Evvela kendini ıslah edebiliyor musun, bakalım.Evvela kendini ıslah edebiliyor musun, bakalım. Ne mutlu sana!Ne mutlu sana! Binâenlaeyh, kendinde birçok hatalar dururken,Binâenlaeyh, kendinde birçok hatalar dururken, onları görmeyip de başkalarının hatalarını görmeye çalışmakonları görmeyip de başkalarının hatalarını görmeye çalışmak senin için büyük kabahattir. Bak:senin için büyük kabahattir. Bak: Üdhiltü’l-cennete fe-vecedtü eksera ehlihâ

Üdhiltü’l-cennete fe-vecedtü eksera ehlihâ
zürriyyete’l-mü’minîne ve’l-fükarâe.zürriyyete’l-mü’minîne ve’l-fükarâe. Beni cennete koydular İsrâ gecesinde,Beni cennete koydular İsrâ gecesinde, görsün diyerekten de.görsün diyerekten de. Gördüm baktım ki orada ekseri ehliGördüm baktım ki orada ekseri ehli mü'minlerin çocuklarıydı.mü'minlerin çocuklarıydı. Mümin çocukları.Mümin çocukları. Dedik ki: “O zaman cesetler şeyDedik ki: “O zaman cesetler şey mezarda ama ruhlarının makamı yani.mezarda ama ruhlarının makamı yani. Ya makamlarını gördüm” demek.Ya makamlarını gördüm” demek. Ve’l-fükarâ.

Ve’l-fükarâ.
Fukaraların da makamlarını cennette gördüm.Fukaraların da makamlarını cennette gördüm. Ve vecedtü ekalle ehlihe’n-nisâe ve’l-eğniyâe.Ve vecedtü ekalle ehlihe’n-nisâe ve’l-eğniyâe. Cennette en az şey olan insan,Cennette en az şey olan insan, ekal olan kimse,ekal olan kimse, kadınlarla zenginleri diyor cennette pek azdı diyor.kadınlarla zenginleri diyor cennette pek azdı diyor. Çünkü hukuka tam manasında riayet edemezler.Çünkü hukuka tam manasında riayet edemezler. Hele bugünün kadını Allah selamet versin nasıl olacak, Allah bilir.Hele bugünün kadını Allah selamet versin nasıl olacak, Allah bilir. İdraü’l-hudûde ani’l-müslimîne

İdraü’l-hudûde ani’l-müslimîne
mâ isteta’tüm fe-in vecedtüm li’l-müslimi mahracenmâ isteta’tüm fe-in vecedtüm li’l-müslimi mahracen fe-hullû sebîlehû fe-inne’l-imâmefe-hullû sebîlehû fe-inne’l-imâme le-en yühtie fi’l-afvile-en yühtie fi’l-afvi hayrun min en yühtie fi’l-ukûbeti.hayrun min en yühtie fi’l-ukûbeti. Bu da ukubetleri mümkün mertebeBu da ukubetleri mümkün mertebe çıkar yolunu bulup kurtarmaya çalışmanın, cezalandırma noktasında.çıkar yolunu bulup kurtarmaya çalışmanın, cezalandırma noktasında. İdraü’l-hudûde bi’ş-şübühâti ve ekîlü’l-kirâme aserâtihim

İdraü’l-hudûde bi’ş-şübühâti ve ekîlü’l-kirâme aserâtihim
illâ fî haddin min hudûdi’llâhi.illâ fî haddin min hudûdi’llâhi. Yine şübuhatle, had yani dövme, idam etme,Yine şübuhatle, had yani dövme, idam etme, sürme, elini-ayağını kesme bunlara had derler.sürme, elini-ayağını kesme bunlara had derler. Bu hadlerden mümkün olduğu kadar insanları kurtarmaya çalışın.Bu hadlerden mümkün olduğu kadar insanları kurtarmaya çalışın. Şüphelerle bunlar olmaz.Şüphelerle bunlar olmaz. Binâenlaeyh sizin büyükleriniz,Binâenlaeyh sizin büyükleriniz, hafızınız, hocanız, âliminiz, kimler varsa.hafızınız, hocanız, âliminiz, kimler varsa. Büyükleriniz hatadan salim insan olamaz.Büyükleriniz hatadan salim insan olamaz. Melek değildir çünkü.Melek değildir çünkü. Hatadan salim olamaz.Hatadan salim olamaz. Bunlar bir hata ettikleri vakitte bunların hatasıyla meşgul olmayın.Bunlar bir hata ettikleri vakitte bunların hatasıyla meşgul olmayın. Affedici olun.Affedici olun. Ancak hudud-u ilahide müstesna.Ancak hudud-u ilahide müstesna. Eğer mesela bir şey çaldıysa,Eğer mesela bir şey çaldıysa, bu hudud, haddi ilahi tecavüz,bu hudud, haddi ilahi tecavüz, bunun eli kesilmesi lazım.bunun eli kesilmesi lazım. Veyahut başka bir şey yapsa ona göre muamelesi bulunur.Veyahut başka bir şey yapsa ona göre muamelesi bulunur. İdraü’l-hudûde ve lâ yenbeğî li-imâmi en yü’attile’l-hudûde.

İdraü’l-hudûde ve lâ yenbeğî li-imâmi en yü’attile’l-hudûde.
Şimdi Efendimizin zaman-ı saatlerindeŞimdi Efendimizin zaman-ı saatlerinde birisi zina yapmış.birisi zina yapmış. Bu haddi öğreteceğim, anlatacağım.Bu haddi öğreteceğim, anlatacağım. Zina yapınca onun Efendisi demiş ki:Zina yapınca onun Efendisi demiş ki: “Sen yaptın bu kabahati, git Resûlullah'a özür dile, af dile bir şey yap.”“Sen yaptın bu kabahati, git Resûlullah'a özür dile, af dile bir şey yap.” Gelmiş, demiş ki: “Yâ Resûlullah! Ben böyle bir hata ettim.Gelmiş, demiş ki: “Yâ Resûlullah! Ben böyle bir hata ettim. Oldu bu iş.”Oldu bu iş.” Efendimiz bir rivayette şöyle duymamak için yana dönmüş.

Efendimiz bir rivayette şöyle duymamak için yana dönmüş.
Tekrar etmiş kadın yine.Tekrar etmiş kadın yine. Efendimiz dört tarafa böyle bir dönüş yapmışlar,Efendimiz dört tarafa böyle bir dönüş yapmışlar, dört defa kadın tekrar etmiş.dört defa kadın tekrar etmiş. Demiş ki: “Keşke seni bana yollamasalardı.Demiş ki: “Keşke seni bana yollamasalardı. Şimdi seni bana yolladılar, bu sabit de oldu.Şimdi seni bana yolladılar, bu sabit de oldu. Sabit olduktan sonra buSabit olduktan sonra bu emri ilahiyi yapmamak mümkün değil.emri ilahiyi yapmamak mümkün değil. Bu emir icra olacak artık.”Bu emir icra olacak artık.” Ondan sonra teslim etmiş kadını memurlarına,

Ondan sonra teslim etmiş kadını memurlarına,
götürmüşler, recm muamelesini yapmışlar.götürmüşler, recm muamelesini yapmışlar. Ama demiş ki: “Keşke bana yollamasalardı.”Ama demiş ki: “Keşke bana yollamasalardı.” Yani hükümdar olan kimseye duyurulmadanYani hükümdar olan kimseye duyurulmadan Allah'a bırakılırsa, Allah isterse affeder...Allah'a bırakılırsa, Allah isterse affeder... Allah cümlemizi affetsin.

Allah cümlemizi affetsin.
Tevfîkat-ı samadaniyesine mazhar eylesin.Tevfîkat-ı samadaniyesine mazhar eylesin. Ve kendisinin de razı olduğuVe kendisinin de razı olduğu güzel halleri bizlere de hıfz-ü ihsan buyursun inşaallah.güzel halleri bizlere de hıfz-ü ihsan buyursun inşaallah. El-Fâtiha.

El-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2