Namaz Vakitleri
İstanbul
18 Cemâziye'l-Evvel 1448
29 October 2026
İmsak
05:58
Güneş
07:24
Öğle
12:53
İkindi
15:44
Akşam
18:11
Yatsı
19:31
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn.Ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-dîn. Emmâ ba’d:

Emmâ ba’d:
Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Kur'an-ı Kerim'in 28. cüz'ünde Tahrîm sûresinde Cenâb-ı Hak Teâlâ Tebareke Hazretleri buyuruyor ki;Kur'an-ı Kerim'in 28. cüz'ünde Tahrîm sûresinde Cenâb-ı Hak Teâlâ Tebareke Hazretleri buyuruyor ki; Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Yâ eyyühellezîne âmenû kû enfüseküm ve ehlîküm nâran ve kûdühen nâsü vel hicâratü

Yâ eyyühellezîne âmenû kû enfüseküm ve ehlîküm nâran ve kûdühen nâsü vel hicâratü
aleyhâ melâiketün gılâzun şidâdün lâ ya‘sûnallâhe mâ emerahüm ve yef‘alûne mâ yü’merûn.aleyhâ melâiketün gılâzun şidâdün lâ ya‘sûnallâhe mâ emerahüm ve yef‘alûne mâ yü’merûn. Yâ eyyühellezîne keferû lâ ta‘tezirûl yevme innemâ tüczevne mâ küntüm ta‘melûn.Yâ eyyühellezîne keferû lâ ta‘tezirûl yevme innemâ tüczevne mâ küntüm ta‘melûn. Yâ eyyühellezîne âmenû tûbû ilallâhi tevbeten nasûhanYâ eyyühellezîne âmenû tûbû ilallâhi tevbeten nasûhan asâ rabbüküm en yükeffira anküm seyyiâtiküm ve yüdhileküm cennâtin tecrî min tahtihel enhâruasâ rabbüküm en yükeffira anküm seyyiâtiküm ve yüdhileküm cennâtin tecrî min tahtihel enhâru yevme lâ yuhzillâhün nebiyye vellezîne âmenû meahû nûruhüm yes‘â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûneyevme lâ yuhzillâhün nebiyye vellezîne âmenû meahû nûruhüm yes‘â beyne eydîhim ve bi eymânihim yekûlûne rabbenâ etmim lenâ nûranâ vağfir lenâ inneke alâ külli şey’in kadîr.rabbenâ etmim lenâ nûranâ vağfir lenâ inneke alâ külli şey’in kadîr. Yâ eyyühen nebiyyü câhidil küffâra vel münâfikîne vağluz aleyhim ve me’vâhüm cehennemü ve bi’sel masîr. (Tahrîm Suresi 6-9. Ayet)Yâ eyyühen nebiyyü câhidil küffâra vel münâfikîne vağluz aleyhim ve me’vâhüm cehennemü ve bi’sel masîr. (Tahrîm Suresi 6-9. Ayet) Sadakallâhü’l-azîm.

Sadakallâhü’l-azîm.
Kıldığımız namazın birinci rekatında okumuş olduğumuz âyet-i kerîmeler bunlar.

Kıldığımız namazın birinci rekatında okumuş olduğumuz âyet-i kerîmeler bunlar.
Bugün Arabî aylardan Rebîü'l-âhir'in yirmi sekizi olduğundan yirmi sekizinci cüz üzerinde çalışıyoruz.Bugün Arabî aylardan Rebîü'l-âhir'in yirmi sekizi olduğundan yirmi sekizinci cüz üzerinde çalışıyoruz. 28. cüz'ün ayetleri üzerinde izahat oluyor.28. cüz'ün ayetleri üzerinde izahat oluyor. Okuduğum birinci âyet-i kerîme bu surenin altıncı âyet-i kerîmesidir.Okuduğum birinci âyet-i kerîme bu surenin altıncı âyet-i kerîmesidir. Cenâb-ı Hak müminlere hitap ediyor, bizlere, muhatap mümin olanlar.Cenâb-ı Hak müminlere hitap ediyor, bizlere, muhatap mümin olanlar. Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû.

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû.
Ey o iman eden insanlar! Yani bizler.Ey o iman eden insanlar! Yani bizler. Biz Allah'a, Resulüne, kitaplarına, peygamberlerine, kadere, ahirete,Biz Allah'a, Resulüne, kitaplarına, peygamberlerine, kadere, ahirete, öldükten sonra dirilmeye inanmış Allah'ın mümin Müslüman kulları.öldükten sonra dirilmeye inanmış Allah'ın mümin Müslüman kulları. Bizlere hitaben buyuruyor ki Cenâb-ı Hak;Bizlere hitaben buyuruyor ki Cenâb-ı Hak; Kû. Koruyun. Enfusekum ve ehlîkum.

Kû. Koruyun. Enfusekum ve ehlîkum.
Kendilerinizi de, ailenizin efradını da, çoluk çocuğunuzu da kendinizle koruyunuz.Kendilerinizi de, ailenizin efradını da, çoluk çocuğunuzu da kendinizle koruyunuz. Nâran. Öyle bir ateşten ki, öyle bir ateşten koruyunuz ki,Nâran. Öyle bir ateşten ki, öyle bir ateşten koruyunuz ki, o ateşin ve kûduhâ-nnâsu velhicârah, yakıtı insanlardır ve taştır.o ateşin ve kûduhâ-nnâsu velhicârah, yakıtı insanlardır ve taştır. Yani insanlar taşların bile yandığı bir cehennemde onlarla beraber yanacak, taşların bile yandığı.Yani insanlar taşların bile yandığı bir cehennemde onlarla beraber yanacak, taşların bile yandığı. Biliyorsunuz ocağın, kazanın üstüne, kazanı üstüne koymak için iki tarafa taş koyarlar.Biliyorsunuz ocağın, kazanın üstüne, kazanı üstüne koymak için iki tarafa taş koyarlar. Altına ateşi çakarlar, yakarlar.Altına ateşi çakarlar, yakarlar. Demek ki her ateşte taşlar yanmıyor. Kazan, tencere taşın üstünde duruyor.Demek ki her ateşte taşlar yanmıyor. Kazan, tencere taşın üstünde duruyor. İki tarafına dengeli taşları koyarlar, kazanın üstüne koyarlar, altına attıkları kütükleri atarlar, cayır cayır yanar,İki tarafına dengeli taşları koyarlar, kazanın üstüne koyarlar, altına attıkları kütükleri atarlar, cayır cayır yanar, kazandaki su ısınır ama taşlar yanmaz. Fakat öyle bir ateşten koruyunuz ki kendinizi ve aile efradınızı,kazandaki su ısınır ama taşlar yanmaz. Fakat öyle bir ateşten koruyunuz ki kendinizi ve aile efradınızı, çoluk çocuğunuzu, hanım ve çocuklarınızı, bakımıyla sorumlu olduğunuz kimler varsa onları,çoluk çocuğunuzu, hanım ve çocuklarınızı, bakımıyla sorumlu olduğunuz kimler varsa onları, orada yakıt, o ateşin yakıtı insanlardır ve taşlardır.orada yakıt, o ateşin yakıtı insanlardır ve taşlardır. Taş. Taşlar bile yanacak.Taş. Taşlar bile yanacak. Demek ki çok muazzam bir harareti var ki taşlar bile yanıyor.

Demek ki çok muazzam bir harareti var ki taşlar bile yanıyor.
Evet, dünyadaki maddeleri fizikten biliyoruz ki ısıtıldığı zaman erir.Evet, dünyadaki maddeleri fizikten biliyoruz ki ısıtıldığı zaman erir. Eridikten sonra da daha da ısıtırsan buharlaşır. Demir bile erir.Eridikten sonra da daha da ısıtırsan buharlaşır. Demir bile erir. Isıtırsın, ısıtırsın, ısıtırsın erir. Kazandan, yüksek fırından potaya şar diye akar.Isıtırsın, ısıtırsın, ısıtırsın erir. Kazandan, yüksek fırından potaya şar diye akar. Kıpkırmızı bir şekilde akar.Kıpkırmızı bir şekilde akar. Ben İskenderun Demir Çelik'te orada özel bir demir çelik fabrikasında çokBen İskenderun Demir Çelik'te orada özel bir demir çelik fabrikasında çok gelişmiş yeni güzel bir fabrikada bir yüksek fırını gördüm.gelişmiş yeni güzel bir fabrikada bir yüksek fırını gördüm. Uzağından geçtim yani böyle yakınında çalışma değil de sadece şöyle yürüdüm geçtim.Uzağından geçtim yani böyle yakınında çalışma değil de sadece şöyle yürüdüm geçtim. Dedim ki bunu videoya almak lazım,Dedim ki bunu videoya almak lazım, insanlara cehennemi anlatırken işte dünyadaki ateş bu,insanlara cehennemi anlatırken işte dünyadaki ateş bu, artık cehennemin nasıl olduğunu buradan anlayın demek lazım.artık cehennemin nasıl olduğunu buradan anlayın demek lazım. O kadar müthiş.O kadar müthiş. Kapağı bir açılıveriyor, çok uzak sana.Kapağı bir açılıveriyor, çok uzak sana. Yani belki bu arsanın sokak tarafı kadar uzakta amaYani belki bu arsanın sokak tarafı kadar uzakta ama kapağı otomatik olarak açılıp da dökülürken muazzam bir manzara oluyor.kapağı otomatik olarak açılıp da dökülürken muazzam bir manzara oluyor. Çok müthiş bir manzara oluyor. Dehşet verici bir manzara oluyor yani.Çok müthiş bir manzara oluyor. Dehşet verici bir manzara oluyor yani. Öyle bir ateşten kendinizi koruyun.Öyle bir ateşten kendinizi koruyun. Aleyhâ melâ-iketun.

Aleyhâ melâ-iketun.
O ateşin vazifeli melekleri vardır burada görevlendirilmiş ki,O ateşin vazifeli melekleri vardır burada görevlendirilmiş ki, ġilâzun, çok katıdırlar, kabadırlar.ġilâzun, çok katıdırlar, kabadırlar. Ve şidâdun. Çok kuvvetli ve şiddetlidirler.Ve şidâdun. Çok kuvvetli ve şiddetlidirler. Lâ ya’sûnallâhe mâ emerahum.

Lâ ya’sûnallâhe mâ emerahum.
Allah'ın emrettiği şeyi yapmakta hiç Allah'a karşı gelmezler, âsî olmazlar, hemen yaparlar.Allah'ın emrettiği şeyi yapmakta hiç Allah'a karşı gelmezler, âsî olmazlar, hemen yaparlar. Ve yef’alûne mâ yu’merûn.

Ve yef’alûne mâ yu’merûn.
Allah kendilerine ne emrediyorsa emrolunan şeyleri yaparlar.Allah kendilerine ne emrediyorsa emrolunan şeyleri yaparlar. Öyle Allah'a hiç âsî olmayan, hemen Allah'ın buyruğunu ne denilirse hemen yapanÖyle Allah'a hiç âsî olmayan, hemen Allah'ın buyruğunu ne denilirse hemen yapan sert kalın kaba böyle meleklerin yani zebanilerin cehennemin meleklerine zebani deniyor, özel adı var.sert kalın kaba böyle meleklerin yani zebanilerin cehennemin meleklerine zebani deniyor, özel adı var. Yani melek deyince kanatlı sevimli şeyler hatıra geliyor, bunlar korkunç.Yani melek deyince kanatlı sevimli şeyler hatıra geliyor, bunlar korkunç. Bunlar cehennemin görevlileri.Bunlar cehennemin görevlileri. Bunlar da Allah'ın melekleri ama, Azrail de melek ama o da canları alıyor.Bunlar da Allah'ın melekleri ama, Azrail de melek ama o da canları alıyor. Gördüğü zaman insanın iflahı kesiliyor.Gördüğü zaman insanın iflahı kesiliyor. Azrail'in çehresini gördüğü zaman insanın dizlerinin bağı çözülür.Azrail'in çehresini gördüğü zaman insanın dizlerinin bağı çözülür. O da melek.O da melek. Büyük meleklerden biri hem de.Büyük meleklerden biri hem de. Bunlar da melek ama bunlar da cehennem meleği olduğu için zebani.Bunlar da melek ama bunlar da cehennem meleği olduğu için zebani. Yani çok kaba, böyle güçlü, kuvvetli, acımasız, vazifeli melekler var,Yani çok kaba, böyle güçlü, kuvvetli, acımasız, vazifeli melekler var, onlar azabı yürütüyorlar, gördürüyorlar işlemleri.onlar azabı yürütüyorlar, gördürüyorlar işlemleri. Orada taş ve insanlar cayır cayır yanıyor.Orada taş ve insanlar cayır cayır yanıyor. Bu ateşten, böyle bir ateşten kendinizi koruyun.Bu ateşten, böyle bir ateşten kendinizi koruyun. Tabii böyle bir ateşten insanlar kendisini nasıl koruyacak?

Tabii böyle bir ateşten insanlar kendisini nasıl koruyacak?
Müminlere hitap ediyor.

Müminlere hitap ediyor.
Kâfirler zaten iman etmedikleri için o ateşten korunamayacak, onlar gidecekler.Kâfirler zaten iman etmedikleri için o ateşten korunamayacak, onlar gidecekler. Ama buradan anlıyoruz ki, müminler de cehenneme gidebilir.Ama buradan anlıyoruz ki, müminler de cehenneme gidebilir. Kâfirler zaten cehenneme gidecek.Kâfirler zaten cehenneme gidecek. Kâfirin çaresi mümin olmak, imana gelmek, Müslüman olmak.Kâfirin çaresi mümin olmak, imana gelmek, Müslüman olmak. O zaten gitmiş, hapı yutmuş ama Cenâb-ı HakO zaten gitmiş, hapı yutmuş ama Cenâb-ı Hak müminlere de emrediyor burada. İhtar ediyor, ikaz ediyor.müminlere de emrediyor burada. İhtar ediyor, ikaz ediyor. Hem vazife hem ikaz.Hem vazife hem ikaz. Yani Allah emrediyor, tutmam lazım.Yani Allah emrediyor, tutmam lazım. Yani benim kendimi ve çoluk çocuğumu cehennem ateşine düşmekten korumak Allah'ın emri bana.Yani benim kendimi ve çoluk çocuğumu cehennem ateşine düşmekten korumak Allah'ın emri bana. Vazife. Korumam lazım.Vazife. Korumam lazım. Canım aldırma, boş ver, olmaz. Görev vermiş Allah. Koruyacaksın, onu da koruyacaksın.Canım aldırma, boş ver, olmaz. Görev vermiş Allah. Koruyacaksın, onu da koruyacaksın. Onun da cehenneme düşmesini engelleyeceksin.Onun da cehenneme düşmesini engelleyeceksin. Müminin cehenneme düşmesi neyle olur?

Müminin cehenneme düşmesi neyle olur?
Allah'ın emirlerine karşı geldiği için olur.

Allah'ın emirlerine karşı geldiği için olur.
Mü'min olduğu halde cehenneme girecek, işte belli,Mü'min olduğu halde cehenneme girecek, işte belli, ey iman edenler kendinizi ve çoluk çocuğunuzu koruyun diyor, girebilir.ey iman edenler kendinizi ve çoluk çocuğunuzu koruyun diyor, girebilir. Girmemesi için ne yapacak?

Girmemesi için ne yapacak?
Allah'ın emirlerine itaat edecek. İtaat etmek için de bilgi lazım.

Allah'ın emirlerine itaat edecek. İtaat etmek için de bilgi lazım.
Adam bir şeyden haberi yok ki. Tövbekâr olmuş İstanbul'da birisi,Adam bir şeyden haberi yok ki. Tövbekâr olmuş İstanbul'da birisi, ondan sonra yani kumarbaz, ayyaş, serseri, can yakıcı, kabadayı bir kimseymiş falan.ondan sonra yani kumarbaz, ayyaş, serseri, can yakıcı, kabadayı bir kimseymiş falan. Sonra bir kandil gününde insafa gelmiş, tövbekâr olmak istemiş.Sonra bir kandil gününde insafa gelmiş, tövbekâr olmak istemiş. Nereye gitmiş dosdoğru?

Nereye gitmiş dosdoğru?
Kumkapı kilisesine gitmiş.

Kumkapı kilisesine gitmiş.
Papazın karşısına çıkmış. Demiş ki ben çok suç işledim, kusur işledim, günah işledim.Papazın karşısına çıkmış. Demiş ki ben çok suç işledim, kusur işledim, günah işledim. Pişman oldum, tövbekâr olmak istiyorumPişman oldum, tövbekâr olmak istiyorum mübarek kandil gününde. Yani artık bundan sonra ıslah olacağım, iyi insan olacağım.mübarek kandil gününde. Yani artık bundan sonra ıslah olacağım, iyi insan olacağım. Papaz gülmüş, evladım demiş sen yanlış yere geldin demiş. Sen demiş bir Müslümansın demiş,Papaz gülmüş, evladım demiş sen yanlış yere geldin demiş. Sen demiş bir Müslümansın demiş, söylediklerinden anlaşıldığına göre. Sen demiş müftülüğe gideceksin. Bir imamın yanına gideceksin.söylediklerinden anlaşıldığına göre. Sen demiş müftülüğe gideceksin. Bir imamın yanına gideceksin. Yani o kadar cahil ki, Papazla imam arasında ne fark var?

Yani o kadar cahil ki, Papazla imam arasında ne fark var?
Camiyle, kilise arasında ne fark var?

Camiyle, kilise arasında ne fark var?
Bir şeyden haberi yok zavallının.

Bir şeyden haberi yok zavallının.
Çünkü o tarakta bezi yok ki. Hiç ilgilenmemiş ki o zamana kadar, cahil.Çünkü o tarakta bezi yok ki. Hiç ilgilenmemiş ki o zamana kadar, cahil. Bir kere Allah'ın emrini, yasağını bilecek, emrini tutacak, yasağından kaçacak.Bir kere Allah'ın emrini, yasağını bilecek, emrini tutacak, yasağından kaçacak. İçki içmek günah. Tamam içmeyecek. İçki içmek günah, yalan söylemek de günah.İçki içmek günah. Tamam içmeyecek. İçki içmek günah, yalan söylemek de günah. Millet içki içmekten kaçıyor, domuz etinden kaçıyor. Çok iyi kaçıyor.Millet içki içmekten kaçıyor, domuz etinden kaçıyor. Çok iyi kaçıyor. Yani iyi Müslümanlar domuz etinden kaçınıyor.Yani iyi Müslümanlar domuz etinden kaçınıyor. Kebapçılara soruyorlar.Kebapçılara soruyorlar. Yolda giderken McDonald's'a filan veyahut bir böyle kebapçıya filan gittiğimiz zaman diyoruz kiYolda giderken McDonald's'a filan veyahut bir böyle kebapçıya filan gittiğimiz zaman diyoruz ki biz şu cins yiyecekler istiyoruz, o maşaları kullanma, o bıçakları bile kullanma diyoruz.biz şu cins yiyecekler istiyoruz, o maşaları kullanma, o bıçakları bile kullanma diyoruz. Sebzeden bize, peynirden şunu yap filan diyoruz mesela.Sebzeden bize, peynirden şunu yap filan diyoruz mesela. Yani şeyden Domuz etinden fena halde bir ürküntü var, kaçıyor millet.Yani şeyden Domuz etinden fena halde bir ürküntü var, kaçıyor millet. İçkiden de kaçıyor.İçkiden de kaçıyor. Ama yalan da günah, yalandan kaçmıyor.Ama yalan da günah, yalandan kaçmıyor. O da günah. Dargın durmak da haram.O da günah. Dargın durmak da haram. Müslümanın Müslümana dargın durması haram.Müslümanın Müslümana dargın durması haram. Kendisini yenip de, kinini veyahut inadını yenip de barışmıyor Müslüman kardeşiyle.Kendisini yenip de, kinini veyahut inadını yenip de barışmıyor Müslüman kardeşiyle. Burada birisine kızıyor. Camiye gelmiyor. Cumaya gelmiyor. İçimizden birine kızdı diye.Burada birisine kızıyor. Camiye gelmiyor. Cumaya gelmiyor. İçimizden birine kızdı diye. E mübarek yani burası Allah'ın evi. Ben de misafirim, sen de misafirsin.E mübarek yani burası Allah'ın evi. Ben de misafirim, sen de misafirsin. Niye gelmiyorsun buraya?

Niye gelmiyorsun buraya?
E benim kızdığım o adam var.E benim kızdığım o adam var. O Müslüman değil mi? Müslüman. Sen de Müslümansın. Ne yaptı sana?O Müslüman değil mi? Müslüman. Sen de Müslümansın. Ne yaptı sana? Pek de bir şey yapmadı yani. Niye gelmiyorsun camiye?Pek de bir şey yapmadı yani. Niye gelmiyorsun camiye? Çok yani böyle hatalı, kusurlu işler oluyor.

Çok yani böyle hatalı, kusurlu işler oluyor.
İlk önce neyin günah olduğunu, neyin sevap olduğunu bilecek,İlk önce neyin günah olduğunu, neyin sevap olduğunu bilecek, günahlardan kaçınacak, sevapları işleyecek, korunması lazım.günahlardan kaçınacak, sevapları işleyecek, korunması lazım. Öyle emrediyor Allah.Öyle emrediyor Allah. Yâ eyyuhâ-lleżîne keferû.

Yâ eyyuhâ-lleżîne keferû.
Ey kâfirler! Ey küfre girenler! Ey inkâr edenler! Ey imana gelmeyenler!Ey kâfirler! Ey küfre girenler! Ey inkâr edenler! Ey imana gelmeyenler! Ey küfürde ısrar edenler!Ey küfürde ısrar edenler! Lâ ta’teżirû-lyevm.

Lâ ta’teżirû-lyevm.
Bugün siz özür dilemeye kalkışmayın.Bugün siz özür dilemeye kalkışmayın. O gün yani Allah kâfirlere;

O gün yani Allah kâfirlere;
Lâ ta’teżirû-lyevm.

Lâ ta’teżirû-lyevm.
Bugün benim karşıma geçip de mazeret uydurmaya, özür dilemeye kalkışmayın.Bugün benim karşıma geçip de mazeret uydurmaya, özür dilemeye kalkışmayın. İnnemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn.

İnnemâ tuczevne mâ kuntum ta’melûn.
Dünyada neler yaptıysanız onların cezasını çekeceksiniz.Dünyada neler yaptıysanız onların cezasını çekeceksiniz. Kâfirlik yaptığınız için kâfirliğinizin cezasını çekeceksiniz.Kâfirlik yaptığınız için kâfirliğinizin cezasını çekeceksiniz. Ahirette mazeretin faydası var mı? Yok.Ahirette mazeretin faydası var mı? Yok. Yâ Rabbi! İşte benim babam bana İslâm'ı öğretmedi.Yâ Rabbi! İşte benim babam bana İslâm'ı öğretmedi. Tamam senin babanın da ben cezasını vereceğim ama sen de cezadan kurtulamazsın.Tamam senin babanın da ben cezasını vereceğim ama sen de cezadan kurtulamazsın. Yâ Rabbi! İşte benim arkadaşım beni kandırdı da bu yol doğru dedi de beni o tarafa götürdü, tamam.Yâ Rabbi! İşte benim arkadaşım beni kandırdı da bu yol doğru dedi de beni o tarafa götürdü, tamam. O seni aldatan da cehenneme girecek, sen de aldandığın için gireceksin.O seni aldatan da cehenneme girecek, sen de aldandığın için gireceksin. Hatta onlar cehenneme girdikten sonra birbirleriyle de sen beni aldattın,Hatta onlar cehenneme girdikten sonra birbirleriyle de sen beni aldattın, aklın olsaydı aldanmasaydın birbirleriyle de çekişecekler cehennemde.aklın olsaydı aldanmasaydın birbirleriyle de çekişecekler cehennemde. Yani atışacaklar ama ahirette fayda vermeyen şeylerden birisi ne?

Yani atışacaklar ama ahirette fayda vermeyen şeylerden birisi ne?
Mazeret. Özür. Allah özür kabul etmeyecek, mazeret kabul etmeyecek.

Mazeret. Özür. Allah özür kabul etmeyecek, mazeret kabul etmeyecek.
Başka fayda vermeyen şey pişmanlık.Başka fayda vermeyen şey pişmanlık. Ahirette pişmanlığın da faydası yok.Ahirette pişmanlığın da faydası yok. Eğer pişman olacaksan Ey Kâfir! Bu dünyadayken pişman ol, imana gel.Eğer pişman olacaksan Ey Kâfir! Bu dünyadayken pişman ol, imana gel. Bu dünyadayken ıslah ol, Allah'ın sevdiği yola gir.Bu dünyadayken ıslah ol, Allah'ın sevdiği yola gir. Lâ ta’teżirû-lyevm.

Lâ ta’teżirû-lyevm.
Bugün karşımda özür dilemeye kalkışmayın, işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz.Bugün karşımda özür dilemeye kalkışmayın, işlediklerinizin cezasını çekeceksiniz. Sırf o öldürdüğü mazlumların hesabının cezasının ne kadar acı olduğunu görecek.Sırf o öldürdüğü mazlumların hesabının cezasının ne kadar acı olduğunu görecek. Rus görecek, Bulgar görecek.Rus görecek, Bulgar görecek. Kim zulmetmişse, yani bizim şu devirde gazetelerden okuduğumuz zalimleri hatırlayalım,Kim zulmetmişse, yani bizim şu devirde gazetelerden okuduğumuz zalimleri hatırlayalım, hepsi cezasını çekecek.hepsi cezasını çekecek. Zaten küfrün kendisi de büyük bir zulümdür.Zaten küfrün kendisi de büyük bir zulümdür. Yani adam ben kimseyi öldürmedim, ben Sırp gibi değilim, Bulgar gibi değilim,Yani adam ben kimseyi öldürmedim, ben Sırp gibi değilim, Bulgar gibi değilim, ben oturduğum yerde kâfir oldum.ben oturduğum yerde kâfir oldum. Zaten kâfir olmak, kâfir kalmak başlı başına bir zulümdür.Zaten kâfir olmak, kâfir kalmak başlı başına bir zulümdür. O da çok büyük bir zulüm.O da çok büyük bir zulüm. Ne buyuruyor Allah Kur'an-ı Kerim'de?Ne buyuruyor Allah Kur'an-ı Kerim'de? İnne-şşirke lezulmun ‘azîm.( Lokman Suresi 13. Ayet)

İnne-şşirke lezulmun ‘azîm.( Lokman Suresi 13. Ayet)
Muhakkak ki şirk çok büyük bir zulümdür buyuruyor.

Muhakkak ki şirk çok büyük bir zulümdür buyuruyor.
O da bir zulüm.O da bir zulüm. Kim kime zulmediyor ya, bu adam kendi evinde duruyor, kendisi rakısını içiyor,Kim kime zulmediyor ya, bu adam kendi evinde duruyor, kendisi rakısını içiyor, votkasını içiyor, içkisini içiyor, evinde bahçesiyle uğraşıyor, çimen biçiyor,votkasını içiyor, içkisini içiyor, evinde bahçesiyle uğraşıyor, çimen biçiyor, ikindide atletle, ayağı atletsiz, kotla çıkıyor bahçeye, çimenleri biçiyor,ikindide atletle, ayağı atletsiz, kotla çıkıyor bahçeye, çimenleri biçiyor, akşamları kafayı buluyor, komşuluğu iyi, kimseye bir şey yapmıyor.akşamları kafayı buluyor, komşuluğu iyi, kimseye bir şey yapmıyor. Allah'ın varlığını, birliğini bilemedi ya, Allah'ı bulamadı ya,Allah'ın varlığını, birliğini bilemedi ya, Allah'ı bulamadı ya, kendisine bu sıhhati, bu aklı, bu fikri, bu evi, bu bahçeyi, bu çimeni, bukendisine bu sıhhati, bu aklı, bu fikri, bu evi, bu bahçeyi, bu çimeni, bu rahatı veren Allah'ı bilemedi, ona şükredemedi ya,rahatı veren Allah'ı bilemedi, ona şükredemedi ya, ondan en büyük zulümlerden birisi şirk, küfür olduğu için o da oradan hapı yutacak.ondan en büyük zulümlerden birisi şirk, küfür olduğu için o da oradan hapı yutacak. Mazeret de yok, pişmanlık da yok, faydası yok.Mazeret de yok, pişmanlık da yok, faydası yok. Dünyadayken var.Dünyadayken var. Bu dünyadayken bir insan 70 yıl kâfir yaşasa, 71. yıl bir Müslümanın bir uyarısı üzerine

Bu dünyadayken bir insan 70 yıl kâfir yaşasa, 71. yıl bir Müslümanın bir uyarısı üzerine
insafa gelse, mümin olsa, kısa zaman sonra da vefat etse.insafa gelse, mümin olsa, kısa zaman sonra da vefat etse. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciûn.İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciûn. Ölse nereye gider?

Ölse nereye gider?
Cennete gider.

Cennete gider.
Evvelce işlediği günahlar.Evvelce işlediği günahlar. Kâfir mümin oldu mu bütün ekrandaki suçlar silinir, sıfırlanır, tertemiz olur.Kâfir mümin oldu mu bütün ekrandaki suçlar silinir, sıfırlanır, tertemiz olur. Hatta öteki Müslümandan daha da temiz olur, o günahkâr Müslümandan.Hatta öteki Müslümandan daha da temiz olur, o günahkâr Müslümandan. Çünkü mümin oldu. İmana geldi mi eskiler siliniyor, tertemiz oluyor.Çünkü mümin oldu. İmana geldi mi eskiler siliniyor, tertemiz oluyor. Yani kâfirlerin elinde öyle büyük bir fırsat var ki, o kadar büyük bir fırsat var ki,Yani kâfirlerin elinde öyle büyük bir fırsat var ki, o kadar büyük bir fırsat var ki, yani biz tevbe ediyoruz ya, Allah tevbemizi kabul eder mi, etmez mi, aman Yâ Rabbi falan diyoruz.yani biz tevbe ediyoruz ya, Allah tevbemizi kabul eder mi, etmez mi, aman Yâ Rabbi falan diyoruz. Ama o mümin olur olmaz, imana gelir gelmez silinecek.Ama o mümin olur olmaz, imana gelir gelmez silinecek. Bütün suçları silinecek.Bütün suçları silinecek. Adam öldürmüş olsa da mı, falanca da mı? Hepsi. Her şeyi silinecek.Adam öldürmüş olsa da mı, falanca da mı? Hepsi. Her şeyi silinecek. İmana geldi mi şey yapacak.

İmana geldi mi şey yapacak.
Ee olur mu? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e birisi geldi savaş esnasında.Ee olur mu? Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'e birisi geldi savaş esnasında. Dedi ki; Yâ Resûlallah! Ben dedi henüz daha Müslüman değilim.

Dedi ki; Yâ Resûlallah! Ben dedi henüz daha Müslüman değilim.
Müslüman olsam şimdi, şimdi Müslüman olsam, Savaş da oluyor.Müslüman olsam şimdi, şimdi Müslüman olsam, Savaş da oluyor. Savaşa girsem, çarpışsam bu savaşta. Ölsem cennete gider miyim dedi.Savaşa girsem, çarpışsam bu savaşta. Ölsem cennete gider miyim dedi. Gidersin dedi Peygamber Efendimiz. O da iyi o zaman dedi.Gidersin dedi Peygamber Efendimiz. O da iyi o zaman dedi. Oturdu torbasından hurmaları çıkarttı. Biraz kuvvetleneyim diyeOturdu torbasından hurmaları çıkarttı. Biraz kuvvetleneyim diye hurmaları ağzına atmaya başladı. Çiğniyor. Yani kuvvetlensin diye.hurmaları ağzına atmaya başladı. Çiğniyor. Yani kuvvetlensin diye. Hurmaları ağzına atmaya başladı. Sonra dedi ki;Hurmaları ağzına atmaya başladı. Sonra dedi ki; Ya öbür tarafta cennet var dedi, ben burada hurmaları yemekle uğraşıyorum dedi.Ya öbür tarafta cennet var dedi, ben burada hurmaları yemekle uğraşıyorum dedi. Torbayı kenara bıraktı. Savaşa girdi ve şehit oldu. Cennetlik oldu.Torbayı kenara bıraktı. Savaşa girdi ve şehit oldu. Cennetlik oldu. Daha bir namaz bile kılmadı. Çünkü namaz kılacak vakit olmadı.Daha bir namaz bile kılmadı. Çünkü namaz kılacak vakit olmadı. Daha gusül abdesti bile almadı. Çünkü gusül abdesti alacak vakit olmadı.Daha gusül abdesti bile almadı. Çünkü gusül abdesti alacak vakit olmadı. Savaş vardı. Sükun zamanı değildi. Geniş vakit yoktu.Savaş vardı. Sükun zamanı değildi. Geniş vakit yoktu. O haliyle küfürden imana girdi, kurtuldu. Öldü, cennetlik oldu. O kadar güzel.O haliyle küfürden imana girdi, kurtuldu. Öldü, cennetlik oldu. O kadar güzel. Dünyada pişmanlığın faydası var, ıslah olmanın faydası var, ahirette faydası yok.Dünyada pişmanlığın faydası var, ıslah olmanın faydası var, ahirette faydası yok. Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû.

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû.
Ey iman edenler!Ey iman edenler! Tûbû ilallâhi tevbeten nasûha.

Tûbû ilallâhi tevbeten nasûha.
Allah'a samimi bir dönüşle dönün.Allah'a samimi bir dönüşle dönün. Öyle uyduruk, kaydırık, yalan, yanlış, eğri büğrü, yamuk, çarık, çürük, tövbe değil.Öyle uyduruk, kaydırık, yalan, yanlış, eğri büğrü, yamuk, çarık, çürük, tövbe değil. Tövbe Yâ Rabbi!Tövbe Yâ Rabbi! Ee nerede bizim dün akşam tövbe eden arkadaş?Ee nerede bizim dün akşam tövbe eden arkadaş? Yine bu akşam meyhanede.

Yine bu akşam meyhanede.
E hani tövbe demiştin.E hani tövbe demiştin. Tövbe Yâ Rabbi demişti.Tövbe Yâ Rabbi demişti. Hocam işte öyle yapar böyle.Hocam işte öyle yapar böyle. Öyle der de ondan sonra gene bildiğini okur da bilmem ne.Öyle der de ondan sonra gene bildiğini okur da bilmem ne. Öyle değil.Öyle değil. Tevbeten nasûha.Tevbeten nasûha. İçten samimi bir dönüş ile Allah'a dönün diyor Allah.İçten samimi bir dönüş ile Allah'a dönün diyor Allah. Sağlam bir dönüşle Allah'a dönün.Sağlam bir dönüşle Allah'a dönün. Asâ rabbukum.

Asâ rabbukum.
Böyle yaparsanız muhtemeldir ki Rabbiniz.Böyle yaparsanız muhtemeldir ki Rabbiniz. En yukeffira ‘ankum seyyi-âtikum.

En yukeffira ‘ankum seyyi-âtikum.
Günahlarınızı, kötülüklerinizi afv u mağfiret eder, bağışlar.Günahlarınızı, kötülüklerinizi afv u mağfiret eder, bağışlar. Ve yudḣilekum cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru.

Ve yudḣilekum cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru.
Aşağılarından şırıl şırıl cennet ırmaklarının aktığı cennet bahçelerine sizi sahip kılar, oralara sokar.Aşağılarından şırıl şırıl cennet ırmaklarının aktığı cennet bahçelerine sizi sahip kılar, oralara sokar. Yevme lâ yuhzillâhu-nnebiyye vellezîne âmenû me’ah.

Yevme lâ yuhzillâhu-nnebiyye vellezîne âmenû me’ah.
Peygamberini ve O'nun yanında iman edenleri mahzun etmeyeceği,Peygamberini ve O'nun yanında iman edenleri mahzun etmeyeceği, mahcup düşürmeyeceği o günde sizi de o cennetlere sokar.mahcup düşürmeyeceği o günde sizi de o cennetlere sokar. Muazzam cennet bahçeleri, muazzam cennet ırmakları.Muazzam cennet bahçeleri, muazzam cennet ırmakları. Cennet ırmakları nelerdir?

Cennet ırmakları nelerdir?
Cennet ırmakları, asel-i musaffâdan cennet ırmakları var. Safi baldan.Cennet ırmakları, asel-i musaffâdan cennet ırmakları var. Safi baldan. Min lebenin lem yeteġayyer ta’muhu. (Muhammed Suresi 15. Ayet)

Min lebenin lem yeteġayyer ta’muhu. (Muhammed Suresi 15. Ayet)
Kendisi ekşimeyen, bozulmayan sütten cennet ırmakları var

Kendisi ekşimeyen, bozulmayan sütten cennet ırmakları var
ve cennet meşrubatı, şarap diyelim ama yani kafayıve cennet meşrubatı, şarap diyelim ama yani kafayı bulup da insanı sarhoş eden şarap manasına değil, meşrubat manasına.bulup da insanı sarhoş eden şarap manasına değil, meşrubat manasına. Öyle sarhoşluk vermeyen cennet meşrubatları olarak akan nehirler var.Öyle sarhoşluk vermeyen cennet meşrubatları olarak akan nehirler var. Ve içenlere çok lezzet veren ve bir de sudan cennet ırmakları var.Ve içenlere çok lezzet veren ve bir de sudan cennet ırmakları var. O ırmaklar senin bahçende akacak.O ırmaklar senin bahçende akacak. Uçsuz bucaksız bahçeler yani bu ne kadar uçsuz bucaksız hocamUçsuz bucaksız bahçeler yani bu ne kadar uçsuz bucaksız hocam şöyle biraz birkaç kilometre kare filan bir rakam söyleyebilir misin?şöyle biraz birkaç kilometre kare filan bir rakam söyleyebilir misin? Evet Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Bu yeryüzü ve bu gökler kadar, bir kişiye.

Evet Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; Bu yeryüzü ve bu gökler kadar, bir kişiye.
Bu yedi katı semavat ve bu yeryüzü kadar.Bu yedi katı semavat ve bu yeryüzü kadar. Öyle ucu kenarı görünen, hududu belli olan, yan tarafta komşunun fensi var. Bilmem, öyle değil.Öyle ucu kenarı görünen, hududu belli olan, yan tarafta komşunun fensi var. Bilmem, öyle değil. Bu yeryüzü ve bu gökler kadar yerler verilecek.Bu yeryüzü ve bu gökler kadar yerler verilecek. En aşağı Müslüman'a.En aşağı Müslüman'a. Aşağı Müslüman yok da cennette, derecesi aşağıda olan.Aşağı Müslüman yok da cennette, derecesi aşağıda olan. Daha yukarıdakilerin artık Allah ikramlarını daha fazla edecek.Daha yukarıdakilerin artık Allah ikramlarını daha fazla edecek. Nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymanihim.

Nûruhum yes’â beyne eydîhim ve bi eymanihim.
Nurları önlerinden, sağlarından yollarını aydınlatır.Nurları önlerinden, sağlarından yollarını aydınlatır. İnsanların dünyada yaptığı ibadetlerin hepsinin nuru vardır.İnsanların dünyada yaptığı ibadetlerin hepsinin nuru vardır. Namazın, orucun, haccın, zekâtın.Namazın, orucun, haccın, zekâtın. O karanlık günde o ibadetlerin sevapları bunların önlerini, yanlarını aydınlatır, görürler.O karanlık günde o ibadetlerin sevapları bunların önlerini, yanlarını aydınlatır, görürler. Sıratı geçiyorlar. Tehlikeli bir geçidi geçiyorlar.Sıratı geçiyorlar. Tehlikeli bir geçidi geçiyorlar. Pırıl pırıl ışıklı aydınlık oradan geçerler.Pırıl pırıl ışıklı aydınlık oradan geçerler. Tabi bir taraftan da sıratı geçtikleri için, aşağısı cehennem olduğu için,

Tabi bir taraftan da sıratı geçtikleri için, aşağısı cehennem olduğu için,
gayya kuyusu olduğu için derler ki;gayya kuyusu olduğu için derler ki; Rabbenâ etmim lenâ nûranâ. (Tahrim Sûresi: 8. Âyet)

Rabbenâ etmim lenâ nûranâ. (Tahrim Sûresi: 8. Âyet)
Yâ Rabbi! Nurumuzu tamamla, yarıda kestirme. Karanlıkta koyma.

Yâ Rabbi! Nurumuzu tamamla, yarıda kestirme. Karanlıkta koyma.
Vagfir lenâ. Bizi mağfiret eyle.

Vagfir lenâ. Bizi mağfiret eyle.
Kusurlarımızdan dolayı ışığımızı kesip de, ayağımızı kaydırıp da cehenneme yuvarlanmayalım gibilerden dua ederler.Kusurlarımızdan dolayı ışığımızı kesip de, ayağımızı kaydırıp da cehenneme yuvarlanmayalım gibilerden dua ederler. İnneke alâ külli şeyin kadir.

İnneke alâ külli şeyin kadir.
Yâ Rabbi! Her şeye kadirsin, her şeyi pek âlâ dilediğin gibi yaparsın, kudret-i külliye sahibisin.Yâ Rabbi! Her şeye kadirsin, her şeyi pek âlâ dilediğin gibi yaparsın, kudret-i külliye sahibisin. Aman Yâ Rabbim nurumuzu tamamla, yarıda kesme, bırakmaAman Yâ Rabbim nurumuzu tamamla, yarıda kesme, bırakma ve bizi afv u mağfiretiyle, cezalandırmak için cehenneme atma derler.ve bizi afv u mağfiretiyle, cezalandırmak için cehenneme atma derler. Yâ eyyuhâ-nnebiyyu. Ey Peygamber! Ey Resulüm! Ey Muhammed-i Mustafa!

Yâ eyyuhâ-nnebiyyu. Ey Peygamber! Ey Resulüm! Ey Muhammed-i Mustafa!
Câhidi-lkuffâra velmunâfikîne.

Câhidi-lkuffâra velmunâfikîne.
Kâfirlerle, münafıklarla cihat eyle.Kâfirlerle, münafıklarla cihat eyle. Vaġluz ‘aleyhim.

Vaġluz ‘aleyhim.
Onlara karşı sağlam ve sert davran, sert davran.Onlara karşı sağlam ve sert davran, sert davran. Ve me’vâhüm cehennem.Ve me’vâhüm cehennem. Onların varacakları barınakları cehennemdir.Onların varacakları barınakları cehennemdir. Kâfirlerin barınakları girecekleri yer cehennemdir.Kâfirlerin barınakları girecekleri yer cehennemdir. Ve bi’sel masîr.

Ve bi’sel masîr.
Ne kötü bir yerdir o cehennem.Ne kötü bir yerdir o cehennem. Oraya gidecekler onlarla cihad et ve onlara sert davran, neden?Oraya gidecekler onlarla cihad et ve onlara sert davran, neden? O merhametli, rauf ve rahim olan, çok merhametli, çok yumuşak kalpli olan Peygamber Efendimiz'e

O merhametli, rauf ve rahim olan, çok merhametli, çok yumuşak kalpli olan Peygamber Efendimiz'e
Allahu Teâlâ Hazretleri kâfirlere karşı sert davranmayı emrediyor.Allahu Teâlâ Hazretleri kâfirlere karşı sert davranmayı emrediyor. Çünkü kâfirlerin şu dünyada zararlarının haddi hesabı yok.Çünkü kâfirlerin şu dünyada zararlarının haddi hesabı yok. Nerede bir faaliyet imkanı bulurlarsa kasıp kavuruyorlar ortalığı.Nerede bir faaliyet imkanı bulurlarsa kasıp kavuruyorlar ortalığı. Misal mi?

Misal mi?
İşte Arnavutluk, Makedonya, işte Çeçenistan, Dağıstan, işte Cezayir, işte Keşmir.

İşte Arnavutluk, Makedonya, işte Çeçenistan, Dağıstan, işte Cezayir, işte Keşmir.
Yani kâfir nerede varsa git bak, gör. Zulümlerin neler neler neler, ne kadar çeşitli, ne kadar üzücü, acı olduğunu gör.Yani kâfir nerede varsa git bak, gör. Zulümlerin neler neler neler, ne kadar çeşitli, ne kadar üzücü, acı olduğunu gör. Eğer mikroba, doktorlar, tıp merhamet etse ne olur?

Eğer mikroba, doktorlar, tıp merhamet etse ne olur?
Acıyor mikroplara. Çok acıyorum ben mikroplara.

Acıyor mikroplara. Çok acıyorum ben mikroplara.
Aman bunlara dokunmayalım hocam. Aman ilaçlama yapmayın.Aman bunlara dokunmayalım hocam. Aman ilaçlama yapmayın. Bırak, faaliyet göster.Bırak, faaliyet göster. Ya bu mikroplar her tarafı kaplar, insanları bitirir bunlar.Ya bu mikroplar her tarafı kaplar, insanları bitirir bunlar. Mikroba karşı bir savaş verilir.Mikroba karşı bir savaş verilir. Verem mikrobuna karşı savaş. Cüzzama karşı savaş. Bilmem, çocuk felcine karşı savaş.Verem mikrobuna karşı savaş. Cüzzama karşı savaş. Bilmem, çocuk felcine karşı savaş. Niye savaş diyorsunuz ya?

Niye savaş diyorsunuz ya?
Yani medeni insan savaşır mı?

Yani medeni insan savaşır mı?
Yumuşak davransana.

Yumuşak davransana.
Hocam bunlara yumuşak davranmaya gelmez.Hocam bunlara yumuşak davranmaya gelmez. Bunlara yumuşak davrandın mı sıhhat gider, can gider, mal gider, vatan gider.Bunlara yumuşak davrandın mı sıhhat gider, can gider, mal gider, vatan gider. Bunlara karşı tedbirli olacaksın.Bunlara karşı tedbirli olacaksın. Öyle vereme yumuşak davranmak. Kansere karşı savaşı terk etmek olmaz.Öyle vereme yumuşak davranmak. Kansere karşı savaşı terk etmek olmaz. Onun için kâfirler yaptıkları kötü olduğu için, zararları kendisinde kalmayıp daOnun için kâfirler yaptıkları kötü olduğu için, zararları kendisinde kalmayıp da bir de başkalarını da çok büyük zararlara uğrattıkları için onlarla uğraşmak gerekiyor.bir de başkalarını da çok büyük zararlara uğrattıkları için onlarla uğraşmak gerekiyor. Verem savaşı gibi, kanser savaşı gibi, daha başka bu devirde açlıkla savaş gibi,Verem savaşı gibi, kanser savaşı gibi, daha başka bu devirde açlıkla savaş gibi, yoksullukla savaş gibi savaşmak gerekiyor.yoksullukla savaş gibi savaşmak gerekiyor. Herkesin de vazifesi var yani.Herkesin de vazifesi var yani. Burada üzerine düşen görevi yapması lazım.Burada üzerine düşen görevi yapması lazım. Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemizi dinimizi öğrenen, görevini yapan kullarından eylesin.

Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemizi dinimizi öğrenen, görevini yapan kullarından eylesin.
Rızasını kazanmayı nasip etsin.Rızasını kazanmayı nasip etsin. Müminler zümresine dahil olmayı nasip etsin.Müminler zümresine dahil olmayı nasip etsin. Cennete götüren işleri yapmak nasip etsin.Cennete götüren işleri yapmak nasip etsin. Cennete gitmeyi kaçıranlardan, sıratı geçerken gayya kuyusuna düşenlerden etmesin.Cennete gitmeyi kaçıranlardan, sıratı geçerken gayya kuyusuna düşenlerden etmesin. Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente’l-alîmü’l-hakîm.

Sübhâneke lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ inneke ente’l-alîmü’l-hakîm.
Sübhâne rabbinâ rabbi’l-izzeti ammâ yasifûnSübhâne rabbinâ rabbi’l-izzeti ammâ yasifûn ve selâmün alel-mürselin ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn.ve selâmün alel-mürselin ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. el-Fâtiha.

el-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2