Namaz Vakitleri

7 Ramazan 1447
25 February 2026
İmsak
06:13
Güneş
07:38
Öğle
13:22
İkindi
16:26
Akşam
18:57
Yatsı
20:17
Detaylı Arama

Müslümanın Ahlakı ve Hayat Düzeni

Mehmed Zahid KOTKU

4 Rebîü'l-Evvel 1395 / 16.03.1975
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Müslümanın Ahlakı ve Hayat Düzeni

Mehmed Zahid KOTKU

4 Rebîü'l-Evvel 1395 / 16.03.1975
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-hamdu lillâhi rabbi’l-âlemîn ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.

El-hamdu lillâhi rabbi’l-âlemîn ve’l-âkibetü li’l-müttekîn.
Vessalâtü vesselâmü alâ seyyi-dinâ MuhammedinVessalâtü vesselâmü alâ seyyi-dinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah

İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah
ve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri.ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyiVe bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme en-nehû kâle:sallallahu aleyhi ve selleme en-nehû kâle: Lâ ted’û alâ enfüsihim, ve lâ ted’û alâ evlâdiküm,

Lâ ted’û alâ enfüsihim, ve lâ ted’û alâ evlâdiküm,
ve lâ ted’û alâ hademiküm, ve lâ ted’û alâ emvâliküm. ve lâ ted’û alâ hademiküm, ve lâ ted’û alâ emvâliküm. Şimdi insan kızıyor ya, işte çocuğuna.Şimdi insan kızıyor ya, işte çocuğuna. Allah belasını versin. Allah belasını versin. Hizmetçisine Allah belanı versin.Hizmetçisine Allah belanı versin. Efendim malına, Allah bu malın belasını versin gibi,Efendim malına, Allah bu malın belasını versin gibi, buna benzer çirkin sözler konuşuyor, beddualar diyoruz.buna benzer çirkin sözler konuşuyor, beddualar diyoruz. Efendimiz diyor ki sakın bunu böyle yapmayın.

Efendimiz diyor ki sakın bunu böyle yapmayın.
Ne kendinize ne çocuklarınıza ne de hizmetkârlarınızaNe kendinize ne çocuklarınıza ne de hizmetkârlarınıza ne de mallarınıza karşı böyle dua etmeyiniz.ne de mallarınıza karşı böyle dua etmeyiniz. Çünkü bir saat vardır ki, duanızda icabet olunuverir,Çünkü bir saat vardır ki, duanızda icabet olunuverir, sonra nadim olursunuz, pişman olursunuz. Ama olmuş olan.sonra nadim olursunuz, pişman olursunuz. Ama olmuş olan. Yine bakınız.

Yine bakınız.
Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.

Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.
Siz imamlarınıza da, reis, hükümet reislerine de,Siz imamlarınıza da, reis, hükümet reislerine de, buradaki imamdan murad cami imamı değil, devlet imamı.buradaki imamdan murad cami imamı değil, devlet imamı. Onlara da beddua etmeyiniz. Biz, görüyorsunuz, hepsini diyoruz.Onlara da beddua etmeyiniz. Biz, görüyorsunuz, hepsini diyoruz. Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.

Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.
Onların da fesâdı için dua etmeyiniz.Onların da fesâdı için dua etmeyiniz. Çünkü fe inne salâhahüm, onların salâhı,Çünkü fe inne salâhahüm, onların salâhı, salâhuküm sizin salâhınıza bağlıdır.salâhuküm sizin salâhınıza bağlıdır. Fesâdehüm, onların fesâdı da, fesâdüküm,

Fesâdehüm, onların fesâdı da, fesâdüküm,
sizin fesâdınıza müncer olur.sizin fesâdınıza müncer olur. Onun için onların ıslahlarına, iyiliklerine dua edin ki iyilik size gelsin.Onun için onların ıslahlarına, iyiliklerine dua edin ki iyilik size gelsin. Yoksa onların mahvı, sizin de mahvınızdır.Yoksa onların mahvı, sizin de mahvınızdır. Onun için dualarınızı hesaplayarak yapın.Onun için dualarınızı hesaplayarak yapın. Lâ tüdîmü’n-nezara ile’l-meczûmîne.

Lâ tüdîmü’n-nezara ile’l-meczûmîne.
Geçen derslerde geçmişti bu.Geçen derslerde geçmişti bu. Cüzzam hastalıklarına dikkatle bakmayınız. Anlatmıştım onu.Cüzzam hastalıklarına dikkatle bakmayınız. Anlatmıştım onu. Ve izâ kellemtümûhüm. Bak bu zaman.

Ve izâ kellemtümûhüm. Bak bu zaman.
Diyor ki eğer konuşmanız icap ediyorsa o cüzzamlı ile.Diyor ki eğer konuşmanız icap ediyorsa o cüzzamlı ile. Fe’l-yekün beyneküm ve beynehüm kadru rumhin.Fe’l-yekün beyneküm ve beynehüm kadru rumhin. Aranızda hiç olması şöyle bir mızrak boyu, mesafe olsun.Aranızda hiç olması şöyle bir mızrak boyu, mesafe olsun. 2-3 metrelik bir mesafe olsun. Yaklaşmayın birbirinize. 2-3 metrelik bir mesafe olsun. Yaklaşmayın birbirinize. Yakından konuşmayın cüzzamlılarla diyenYakından konuşmayın cüzzamlılarla diyen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadîsinde de,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadîsinde de, cüzzamın mikrobun aslana benzediğini beyan etmiştecüzzamın mikrobun aslana benzediğini beyan etmişte bugün de keşfediciler,bugün de keşfediciler, hakikaten mikrobun aslan şeklinde olduğunu söylemişler.hakikaten mikrobun aslan şeklinde olduğunu söylemişler. Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.

Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.
Benim ashâbımın aleyhinde de konuşmayın.Benim ashâbımın aleyhinde de konuşmayın. Bak ne güzeldir bu. Bak ne güzeldir bu. Bazı insanlar hâlâ bu iddiada dururlar.Bazı insanlar hâlâ bu iddiada dururlar. Ne hikmettir insanlarda bazı şeyler vardır, boş kafalar.Ne hikmettir insanlarda bazı şeyler vardır, boş kafalar. Bu boş kafalar dolayısıyla bundan bin üç yüz sene,Bu boş kafalar dolayısıyla bundan bin üç yüz sene, bin dört yüz sene evvelki ashâb-ı kirâmın lehinde, aleyhinde konuşma yaparlar.bin dört yüz sene evvelki ashâb-ı kirâmın lehinde, aleyhinde konuşma yaparlar. Lehindekileri hoş da aleyhinde konuşmalar hiç caiz olmaz.Lehindekileri hoş da aleyhinde konuşmalar hiç caiz olmaz. Sen ne zaman gelmişsin? Kitaplar böyle yazıyor.Sen ne zaman gelmişsin? Kitaplar böyle yazıyor. Sen ne kitaba bakıyorsun canım. Onlar peygamberlerin ashâbı.Sen ne kitaba bakıyorsun canım. Onlar peygamberlerin ashâbı. Tarihlere ne bakıyorsun. Peygambere hizmet etmişler.Tarihlere ne bakıyorsun. Peygambere hizmet etmişler. Onun zamanında yaşamışlar, imanıyla, İslâm'la müşerref olmuşlar.Onun zamanında yaşamışlar, imanıyla, İslâm'la müşerref olmuşlar. Bize de bu dini nakletmişler, getirebilmişler.Bize de bu dini nakletmişler, getirebilmişler. Sen kalkıyorsun, şu haklıydı, bu haksızdı diyerekten.Sen kalkıyorsun, şu haklıydı, bu haksızdı diyerekten. Hâkim misin sen yahu? Bırak işi Allah'a. Hâkim misin sen yahu? Bırak işi Allah'a. Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.

Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.
Beşeriyet itibariyle herkeste bir kusur olur.Beşeriyet itibariyle herkeste bir kusur olur. Senin vazifen şimdi o kusurları meydana çıkarmak mı yahu?Senin vazifen şimdi o kusurları meydana çıkarmak mı yahu? Kardeşin vazifesi neydi?Kardeşin vazifesi neydi? Kardeşin vazifesi hataları kapayıp örtmek, iyilikleri söylemek idi.Kardeşin vazifesi hataları kapayıp örtmek, iyilikleri söylemek idi. Hâlbuki sen tersini yapıyorsun şimdi.Hâlbuki sen tersini yapıyorsun şimdi. Onun için lâ tezkürû mesâviye eshâbî.Onun için lâ tezkürû mesâviye eshâbî. Fe tehtelife kulûbüküm.

Fe tehtelife kulûbüküm.
Sonra ne olur? Kalpleriniz bozulur.Sonra ne olur? Kalpleriniz bozulur. Kalplerin bir araya gelmemesinin sebebi,Kalplerin bir araya gelmemesinin sebebi, onların aleyhindeki konuşmalarımızın neticesi oluyor demek.onların aleyhindeki konuşmalarımızın neticesi oluyor demek. Ve’zkürû mehâsine eshâbî.

Ve’zkürû mehâsine eshâbî.
Hem ashâbın mesela böyle iyiliklerini zikretmekle beraber Hem ashâbın mesela böyle iyiliklerini zikretmekle beraber bizim de kendilerimizin de birbirlerimizin iyiliklerini zikretmekle mükellefiz yine. bizim de kendilerimizin de birbirlerimizin iyiliklerini zikretmekle mükellefiz yine. Ve şeriât itibariyle hatasız insanı bulmak bugün mümkün değildir. Ve şeriât itibariyle hatasız insanı bulmak bugün mümkün değildir. Peygamber değiliz, elhamdülillah. Peygamber müstesna.Peygamber değiliz, elhamdülillah. Peygamber müstesna. Büyük velilerde de hatmaler, hatalar olur. Onlar da müstesna.Büyük velilerde de hatmaler, hatalar olur. Onlar da müstesna. Fakat bizim hepimizde sürü ile günah var.Fakat bizim hepimizde sürü ile günah var. Kendimizdekini görmeyip de başkalarının günahlarıyla, Kendimizdekini görmeyip de başkalarının günahlarıyla, kusurlarıyla, ayıplarıyla meşgul olmak doğrusu akıllı bir insanın işi değildir.kusurlarıyla, ayıplarıyla meşgul olmak doğrusu akıllı bir insanın işi değildir. Onun için, ve’zkürû mehâsine eshâbî.Onun için, ve’zkürû mehâsine eshâbî. Benim ashâbımın iyiliklerinden bahsedin.Benim ashâbımın iyiliklerinden bahsedin. Tarihi oku da bak, burada. Tarihi oku da bak, burada. Bunlara ne kadar hizmet etmişler bu dine.Bunlara ne kadar hizmet etmişler bu dine. Onların o iyiliklerini söyle. Sonraki vakıaları bırak.Onların o iyiliklerini söyle. Sonraki vakıaları bırak. Ki hattâ te’telife kulûbüküm.

Ki hattâ te’telife kulûbüküm.
O zaman kalplerinize de ülfet meydana gelir.O zaman kalplerinize de ülfet meydana gelir. Cenâb-ı Peygamber, ülfeti deyince, Cenâb-ı Peygamber, ülfeti deyince, Cenâb-ı Peygamber geldiği zaman da ashâb-ı kirâmın arasında,Cenâb-ı Peygamber geldiği zaman da ashâb-ı kirâmın arasında, ashâb-ı kirâm dediği yere Arapların arasında bir geçimsizlik vardı.ashâb-ı kirâm dediği yere Arapların arasında bir geçimsizlik vardı. Cenâb-ı Peygamber bunları te’lif etti, barıştırdı. Birleştiler. Cenâb-ı Peygamber bunları te’lif etti, barıştırdı. Birleştiler. Bunları barıştırabilmen, telif-i gulübetlen senin elinde değil.Bunları barıştırabilmen, telif-i gulübetlen senin elinde değil. Sen bunu yapamazdın. Sen bunu yapamazdın. Bütün dağlar altın olsaydı da bunları dağıtsaydın da bunlara,Bütün dağlar altın olsaydı da bunları dağıtsaydın da bunlara, şu kadar paralar verseydin yine beceremezdin. şu kadar paralar verseydin yine beceremezdin. Velâkinnallâhe ellefe beynehum.

Velâkinnallâhe ellefe beynehum.
Cenâb-ı Hak, yalnız bu te’lifi Allah yapmıştır.Cenâb-ı Hak, yalnız bu te’lifi Allah yapmıştır. Onların kalplerine biraz yumuşaklık verdi, ötekine de verdi,Onların kalplerine biraz yumuşaklık verdi, ötekine de verdi, barıştılar gittiler. Bize şimdi vermiyor o te’lifi. barıştılar gittiler. Bize şimdi vermiyor o te’lifi. Sen diyorsun ki filan kimse amma inatkarmış.Sen diyorsun ki filan kimse amma inatkarmış. Ne inatkârı yahu? Allah vermeyince ne yapsın,Ne inatkârı yahu? Allah vermeyince ne yapsın, Mabut vermeyince ne yapsın Mahmut demiş.Mabut vermeyince ne yapsın Mahmut demiş. Biz Allah'ın yolundan çıktıktan sonra onu beşere istinad etmek doğru olmaz.Biz Allah'ın yolundan çıktıktan sonra onu beşere istinad etmek doğru olmaz. Ne güzel söylemiş oldunuz. Eshâb, eshâb, ef’alleri,

Ne güzel söylemiş oldunuz. Eshâb, eshâb, ef’alleri,
ahlâkları Kur'an'a muvaffıktır diyor.ahlâkları Kur'an'a muvaffıktır diyor. Lehüm ehlul verâ. Bunlar ehl-i verâdır.Lehüm ehlul verâ. Bunlar ehl-i verâdır. Ve şuhud, ehl-i şuhud'dur.Ve şuhud, ehl-i şuhud'dur. Ve hüm deva'un ve milhül ümme.Ve hüm deva'un ve milhül ümme. Ümmetin tuzu mesafesindedir.Ümmetin tuzu mesafesindedir. Tuzsuz nasıl yemek olmuyorsa, ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar yüksektir öyle.Tuzsuz nasıl yemek olmuyorsa, ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar yüksektir öyle. Onun için onların aleyhinde katiyen konuşmak caiz olmaz.Onun için onların aleyhinde katiyen konuşmak caiz olmaz. Ama şöyle yapmışlar, böyle yapmışlar. Senin neyine lazım onlar. Ama şöyle yapmışlar, böyle yapmışlar. Senin neyine lazım onlar. Şimdi gene buyuruyor.Şimdi gene buyuruyor. Lâ tezkürûnî inde selâsin.

Lâ tezkürûnî inde selâsin.
Üç yerde beni anmayın diyor. Üç yerde beni anmayın.Üç yerde beni anmayın diyor. Üç yerde beni anmayın. Birisi, inde tesmiyeti’t-taâmi.

Birisi, inde tesmiyeti’t-taâmi.
Yemek yerken Bismillâhirrahmânirrahîm.Yemek yerken Bismillâhirrahmânirrahîm. Ve sallallahu aleyhi ve sellem mesela. Öyle olmaz.Ve sallallahu aleyhi ve sellem mesela. Öyle olmaz. Bismillâhirrahmânirrahîm kâfi.

Bismillâhirrahmânirrahîm kâfi.
Ee, salât-u selâm getirirsek olmaz mı Hocaefendi?Ee, salât-u selâm getirirsek olmaz mı Hocaefendi? Salât-u selâm getirirsin olur ama Bismillah'tan sonra dediğin kadar de. Salât-u selâm getirirsin olur ama Bismillah'tan sonra dediğin kadar de. Fakat Bismillah deyince yemeğini ye, ondan sonra getir istediğin kadar salâvat.Fakat Bismillah deyince yemeğini ye, ondan sonra getir istediğin kadar salâvat. Ama Bismillah ile karıştırma. Bir.Ama Bismillah ile karıştırma. Bir. İkincisi. İnde’z-zebhi. Hayvanı kesiyoruz, koyun kesiyoruz mesela.

İkincisi. İnde’z-zebhi. Hayvanı kesiyoruz, koyun kesiyoruz mesela.
Kurbanda vesaire zamanında. Bismillahi Allahu Ekber.Kurbanda vesaire zamanında. Bismillahi Allahu Ekber. Bismillah ve bi Muhammed. Olmaz.Bismillah ve bi Muhammed. Olmaz. Bismillah ve bi sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz. Bismillah ve bi sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz. Ve inde’l-utâsi. Hapşuu, dedik.

Ve inde’l-utâsi. Hapşuu, dedik.
Yerhamukallah Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz.Yerhamukallah Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz. Üç yerde beni anmayın. Peki. Üç yerde beni anmayın. Peki. Men kâle Bismillah ve'n Nebiyyü. Aldandı.

Men kâle Bismillah ve'n Nebiyyü. Aldandı.
Bismillah ve'n Nebiyyü dedi.Bismillah ve'n Nebiyyü dedi. Fe hüve haramün. Onu konuşmak haramdır.Fe hüve haramün. Onu konuşmak haramdır. "Vela yehillü eklü tilke zebiha"

"Vela yehillü eklü tilke zebiha"
O hayvanı yemek de caiz olmaz Onun eti de haramdır.O hayvanı yemek de caiz olmaz Onun eti de haramdır. "Vela yehillü eklü tilke zebiha ve rubbema yükseru kailuhu"

"Vela yehillü eklü tilke zebiha ve rubbema yükseru kailuhu"
Ekseriyetle de bu, kailinin küfrüne kadar hüküm olunur.Ekseriyetle de bu, kailinin küfrüne kadar hüküm olunur. Peygamberin yeri ayrı, Allah'ın yeri ayrı.Peygamberin yeri ayrı, Allah'ın yeri ayrı. Allah, Allah'tır. Peygamber, peygamberdir.Allah, Allah'tır. Peygamber, peygamberdir. Peygamber de kuldur yani. Allah, kulluktan müstesna.Peygamber de kuldur yani. Allah, kulluktan müstesna. Kulları yaratandır Allah.Kulları yaratandır Allah. Peygamber ise kuldur, âbiddir yani.Peygamber ise kuldur, âbiddir yani. Âbde olunca Allah'la iştirak edemez.Âbde olunca Allah'la iştirak edemez. Allah'ın yerine kaim olamaz yani. Buna dikkat etmek lazım.Allah'ın yerine kaim olamaz yani. Buna dikkat etmek lazım. Bak şimdi.

Bak şimdi.
Lâ tezhebü’l-eyyâmü ve’l-leyâlî hattâ yemlike muâviyetü.

Lâ tezhebü’l-eyyâmü ve’l-leyâlî hattâ yemlike muâviyetü.
Cenâb-ı Peygamber daha hayatında iken diyor ki,Cenâb-ı Peygamber daha hayatında iken diyor ki, bu günler gelip geçecek, geçecek de, Muaviye bir gün bu mülke,bu günler gelip geçecek, geçecek de, Muaviye bir gün bu mülke, melik alacak.melik alacak. Zaten bu hadîs için demiş Muaviye de ben bu davaya,Zaten bu hadîs için demiş Muaviye de ben bu davaya, bu hadîsin sırrına mazhar olmak için çıktım demiş.bu hadîsin sırrına mazhar olmak için çıktım demiş. Ama Peygamber'in sözü de yerini bulacak.Ama Peygamber'in sözü de yerini bulacak. Niçin sen Hazreti Ali'yle dövüştü diyorsun? Ne yapalım? Allah'ın hükmü.Niçin sen Hazreti Ali'yle dövüştü diyorsun? Ne yapalım? Allah'ın hükmü. Lâ tezhebü’d-dünyâ hattâ yesteğniye’n-nisâü bi’n-nisâi, ve’r-ricâlü bi’r-ricâli.

Lâ tezhebü’d-dünyâ hattâ yesteğniye’n-nisâü bi’n-nisâi, ve’r-ricâlü bi’r-ricâli.
Ve’s-sihâku zinâ’n-nisâi fîmâ beynehünne.Ve’s-sihâku zinâ’n-nisâi fîmâ beynehünne. Lâ türsilü’l-ibile behlen, ve sarrûhâ sarran,

Lâ türsilü’l-ibile behlen, ve sarrûhâ sarran,
fe inne’ş-şeyâtîne terdauhâ. fe inne’ş-şeyâtîne terdauhâ. Develeri satmak için yedirirmiş otu, yemi,Develeri satmak için yedirirmiş otu, yemi, içirirmiş suyu, karnı şişiyor, memesini de almıyor, şişiriyor.içirirmiş suyu, karnı şişiyor, memesini de almıyor, şişiriyor. Pazara çıkardığı vakitte semiz görünüyor hayvan. Karnı büyük.Pazara çıkardığı vakitte semiz görünüyor hayvan. Karnı büyük. Bunu böyle yapmayın diyor Cenâb-ı Peygamber.Bunu böyle yapmayın diyor Cenâb-ı Peygamber. Hıyanetliğe gitmeyin yani.Hıyanetliğe gitmeyin yani. Sonra bu memelerdeki sütleri şeytanlar emer.Sonra bu memelerdeki sütleri şeytanlar emer. Haberiniz bile olmaz.Haberiniz bile olmaz. Nasıl besmelesiz yemekleri şeytanlarda ortak olur yerler de,Nasıl besmelesiz yemekleri şeytanlarda ortak olur yerler de, evin bereketi olmaz.evin bereketi olmaz. Dersin ki hâlâ yetmiyor bu paralar.Dersin ki hâlâ yetmiyor bu paralar. Bunlar aklımızın ermediği şeylerdir.Bunlar aklımızın ermediği şeylerdir. Lâ türsilû mevâşiyeküm ve sıbyâneküm izâ ğâbeti’ş-şemsü.

Lâ türsilû mevâşiyeküm ve sıbyâneküm izâ ğâbeti’ş-şemsü.
Akşam güneş batarken hayvanlarınızı daAkşam güneş batarken hayvanlarınızı da çocuklarınızı da sokağa salmayın. Aklımız ermez.çocuklarınızı da sokağa salmayın. Aklımız ermez. Hatta tezhebe fehmetü’l-işâi.Hatta tezhebe fehmetü’l-işâi. Bu akşamın karanlığı gider, gece gelir,Bu akşamın karanlığı gider, gece gelir, ondan sonra çıkabilir o başka.ondan sonra çıkabilir o başka. Fe inne’ş-şeyâtîneFe inne’ş-şeyâtîne tenbeasü izâ ğâbeti’ş-şemsü hattâ tezhebe fehmetü’l-işâi.tenbeasü izâ ğâbeti’ş-şemsü hattâ tezhebe fehmetü’l-işâi. Yine şuna da dikkat edin.

Yine şuna da dikkat edin.
Lâ terfe’ûnî fevka hakkî.

Lâ terfe’ûnî fevka hakkî.
Beni kulluk hakkımdan daha yukarıya çıkarmayın.Beni kulluk hakkımdan daha yukarıya çıkarmayın. Ben kulum.Ben kulum. Beni kulluk hakkımdan daha üstüne çıkarmayın.Beni kulluk hakkımdan daha üstüne çıkarmayın. Yükseltmeyin.Yükseltmeyin. Lâ terfe’ûnî fevka hakkîLâ terfe’ûnî fevka hakkî fe innellâhe teâlâ’ttehazenî abdenfe innellâhe teâlâ’ttehazenî abden kable en yettehizenî Rasûlen.kable en yettehizenî Rasûlen. Beni Resûl etmeden Cenâb-ı Hak evvela kul edindi. Kulum dedi. Beni Resûl etmeden Cenâb-ı Hak evvela kul edindi. Kulum dedi. Ondan sonra da Resûl yaptı beni. Kırkımdan sonra.Ondan sonra da Resûl yaptı beni. Kırkımdan sonra. Kırk yaşına kadar kuluydum.Kırk yaşına kadar kuluydum. Kırk günden sonra Resûllük geldi bana. Fakat kulum yine.Kırk günden sonra Resûllük geldi bana. Fakat kulum yine. Resûl olmakla kulluktan da çıkmış değilim.Resûl olmakla kulluktan da çıkmış değilim. Binâenaleyh benim kulluk hakkımı bırakıp da Binâenaleyh benim kulluk hakkımı bırakıp da Yahudilerin yaptıkları gibi Hz. İsa aleyhisselam’a Allah'ın oğludur,Yahudilerin yaptıkları gibi Hz. İsa aleyhisselam’a Allah'ın oğludur, en nihayet Allah'tır dediler.en nihayet Allah'tır dediler. Siz sakın böyle bir şey yapmayın. Siz sakın böyle bir şey yapmayın. Lâ terkebü’l-behra illâ hâccen

Lâ terkebü’l-behra illâ hâccen
ev mu’temiran ev ğâziyen fî sebîlillâhi.ev mu’temiran ev ğâziyen fî sebîlillâhi. Olur olmaz yerde vapurlara binmeyin. Olur olmaz yerde vapurlara binmeyin. Şimdi ben de desem ki, tayyarelere de binmeyin.Şimdi ben de desem ki, tayyarelere de binmeyin. O zaman o tayyare yok, vapur vardı.O zaman o tayyare yok, vapur vardı. Vapur da yoktu da, kayıklar işte o mavona gibi kayıklar.Vapur da yoktu da, kayıklar işte o mavona gibi kayıklar. Böyle bizimki bugünkü gibi büyük vapurlarımız da yoktu dünyada.Böyle bizimki bugünkü gibi büyük vapurlarımız da yoktu dünyada. Onun için Lâ terkebü’l-behra. Gemiye binme.Onun için Lâ terkebü’l-behra. Gemiye binme. Bahre binme demekten murad gemiye binme.Bahre binme demekten murad gemiye binme. İllâ hâccen.

İllâ hâccen.
Hacca gideceksen bin.Hacca gideceksen bin. Ev mu’temiran.Ev mu’temiran. Umre'ye gideceksen bin.Umre'ye gideceksen bin. Ev ğâziyen fî sebîlillâhi, harbe gideceksen bin. Ev ğâziyen fî sebîlillâhi, harbe gideceksen bin. Keyif için binme.Keyif için binme. E batarsa, o zaman tekneler ufak.E batarsa, o zaman tekneler ufak. Bugünkü vapurlar bile o şiddetli şeylere, onlar bile dayanamıyor.Bugünkü vapurlar bile o şiddetli şeylere, onlar bile dayanamıyor. Bunlar da karaya oturuyor, bilmem ne oluyor.Bunlar da karaya oturuyor, bilmem ne oluyor. Bundan dolayı bazı büyükler, fıkıh kitaplarımızda,Bundan dolayı bazı büyükler, fıkıh kitaplarımızda, memleketleri bizim gibi uzakta olan kimseler,memleketleri bizim gibi uzakta olan kimseler, hacıya gitmelerinde arada deniz varsa, hac ondan muaftır demişler. hacıya gitmelerinde arada deniz varsa, hac ondan muaftır demişler. Çünkü tehlike var, vapura binip de gitmekte.Çünkü tehlike var, vapura binip de gitmekte. Uzak mesafe. Uzak mesafe. Fakat ittifakla gemiye binilir. Hele bugünlerde mesela kolay. Fakat ittifakla gemiye binilir. Hele bugünlerde mesela kolay. Umre için de gemiye binilir, gaza için de binilir.Umre için de gemiye binilir, gaza için de binilir. Bir hadîsin mabadin de , bu vapur hadîsinde,

Bir hadîsin mabadin de , bu vapur hadîsinde,
çünkü denizin altında ateş vardır,çünkü denizin altında ateş vardır, o ateşin altında yine deniz vardır.o ateşin altında yine deniz vardır. Aklımız ermez.Aklımız ermez. Siz, sıkıştığınız vakitte sultanlara da iltica etmeyin,Siz, sıkıştığınız vakitte sultanlara da iltica etmeyin, onlara dayamayın ardınızı.onlara dayamayın ardınızı. Cehennem, giren girecek. Cennete, giren girecek.Cehennem, giren girecek. Cennete, giren girecek. Fakat cennetin bir kısmı yine boş kalacak.Fakat cennetin bir kısmı yine boş kalacak. Cennet dolmayacak yani. Boş kalacak. Büyük bir yer.Cennet dolmayacak yani. Boş kalacak. Büyük bir yer. Cenâb-ı Hak orası için hususi mahlûk yaratacak,Cenâb-ı Hak orası için hususi mahlûk yaratacak, cenneti oraya dolduracak.cenneti oraya dolduracak. Yine buyurur ki:

Yine buyurur ki:
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî yükâtilûne ale’l-hakki.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî yükâtilûne ale’l-hakki.
Benim ümmetimden bir grup, bir tabaka, bir kısım taif edildikleri.Benim ümmetimden bir grup, bir tabaka, bir kısım taif edildikleri. Yükâtilûne ale’l-hakki.

Yükâtilûne ale’l-hakki.
Hak için mukatile edilecekler, dövüşecekler. Hak için mukatile edilecekler, dövüşecekler. Hak için dövüşecekler.Hak için dövüşecekler. Kıyamete kadar bu benim ümmetim içinden bir taifeKıyamete kadar bu benim ümmetim içinden bir taife hakk'ın müdafi olacak, hakk'ın muhafaza olacak.hakk'ın müdafi olacak, hakk'ın muhafaza olacak. Hakk'ın hâmişi olacak. Hakçı olacak yine, Hak.Hakk'ın hâmişi olacak. Hakçı olacak yine, Hak. Bunu takip eden bir hadîs yine.

Bunu takip eden bir hadîs yine.
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî kâimeten bi emrillâhi.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî kâimeten bi emrillâhi.
Benim ümmetimden bir taife.Benim ümmetimden bir taife. Yani bozulan bozulacak.Yani bozulan bozulacak. Bozulanların bozulması benim ümmetimin ümmetliğine zarar vermez.Bozulanların bozulması benim ümmetimin ümmetliğine zarar vermez. Bozulan bozulur.Bozulan bozulur. Ama ümmetimin içinde öyle bir taife mevcut olacak ki,Ama ümmetimin içinde öyle bir taife mevcut olacak ki, kâimeten bi emrillâhi.kâimeten bi emrillâhi. Allahu Teâlâ'nın emrini ifâ ederler.Allahu Teâlâ'nın emrini ifâ ederler. Lâ yedurruhüm men hazelehüm.

Lâ yedurruhüm men hazelehüm.
O'na karşı çıkanlar olur ama hiçbir zarar vermezler.O'na karşı çıkanlar olur ama hiçbir zarar vermezler. Lâ yedurruhüm men hazelehümü ve men hâlefehüm.Lâ yedurruhüm men hazelehümü ve men hâlefehüm. Ne kadar bu muhalifler olursa olsun bu hak ile hakkın müdafiği olanlar, Ne kadar bu muhalifler olursa olsun bu hak ile hakkın müdafiği olanlar, hakkın muhafızı olanların Allah hafızı ve muhafızıdır.hakkın muhafızı olanların Allah hafızı ve muhafızıdır. Onları ayakta tutacaktır yani. Dünya bir araya gelir.Onları ayakta tutacaktır yani. Dünya bir araya gelir. Ama bunlar meydana gelmesin, şunları yok edelim, imha edelim.Ama bunlar meydana gelmesin, şunları yok edelim, imha edelim. Yine başımıza bunlar bizim çeşitli şeyler çıkaracaklar diyerekten.Yine başımıza bunlar bizim çeşitli şeyler çıkaracaklar diyerekten. Dünya toplansın bir araya hakkından gelemezler.Dünya toplansın bir araya hakkından gelemezler. Allah onları koruyacak ve bunlar din üzerindeAllah onları koruyacak ve bunlar din üzerinde kâye olaraktan yaşayacaklar.kâye olaraktan yaşayacaklar. İlâ yevmil kıyâmeh. Kıyamete kadar. Bunu önleyen kimse çıkamaz.İlâ yevmil kıyâmeh. Kıyamete kadar. Bunu önleyen kimse çıkamaz. Hattâ ye’tiye emrullâhi ve hüm zâhirûne ale’n-nâsi. Hattâ ye’tiye emrullâhi ve hüm zâhirûne ale’n-nâsi. Yani emri İlahi gelinceye kadar ki kıyamet kopacak,Yani emri İlahi gelinceye kadar ki kıyamet kopacak, o kıyametin kopacağına kadar bunlar hak üzerinde duracaklar.o kıyametin kopacağına kadar bunlar hak üzerinde duracaklar. Raviler, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Müslim, Hazreti Muaviye’den.

Raviler, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Müslim, Hazreti Muaviye’den.
Bunu diyor ki Cenâb-ı Peygamber hutbe okuyordu.Bunu diyor ki Cenâb-ı Peygamber hutbe okuyordu. Hutbe okurken ben bunu Resûlullah'tan işittim diyor Hz. Muaviye.Hutbe okurken ben bunu Resûlullah'tan işittim diyor Hz. Muaviye. Resûlullah hutbesinde böyle buyurmuşlar ki:

Resûlullah hutbesinde böyle buyurmuşlar ki:
Bir ümmet, ümmetinden bir tabaka hak üzerine sabit olacaklar.Bir ümmet, ümmetinden bir tabaka hak üzerine sabit olacaklar. Kim ne derse desin onlar haktan dönmeyecekler.Kim ne derse desin onlar haktan dönmeyecekler. Hakkın muhafızı, müdafiği olacaklar.Hakkın muhafızı, müdafiği olacaklar. Dünyada bir araya toplansa onları hak yolundan ayıramayacaklar.Dünyada bir araya toplansa onları hak yolundan ayıramayacaklar. Yine üçüncü bir hadîs ile.

Yine üçüncü bir hadîs ile.
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.
Ümmetinden bir taife duracak ayakta.Ümmetinden bir taife duracak ayakta. Yükâtilûne ale’l-hakki. Hak için dövüşecekler.

Yükâtilûne ale’l-hakki. Hak için dövüşecekler.
Zâhirîne. Zâhir.Zâhirîne. Zâhir. Alâ men nâvâehüm hattâ yükâtile âhiruhümü’l-mesîha’d-deccâle.Alâ men nâvâehüm hattâ yükâtile âhiruhümü’l-mesîha’d-deccâle. Bu mesih-i deccal denilen bir şer, mahluk var.Bu mesih-i deccal denilen bir şer, mahluk var. Onun gelmesinde hiç şüphemiz yok. Gelecektir bu şer. Onun gelmesinde hiç şüphemiz yok. Gelecektir bu şer. Bu şer ile de dövüşünceye kadar onlarBu şer ile de dövüşünceye kadar onlar ümmetinden bir taife bulunacak.ümmetinden bir taife bulunacak. Yani hak üzerine bu ümmet.Yani hak üzerine bu ümmet. Ama burada olmaz da dünyada müslümanlık burası değil ya.Ama burada olmaz da dünyada müslümanlık burası değil ya. Dünyanın her tarafında Müslümanlar mevcut. Pakistan'ın' da var.Dünyanın her tarafında Müslümanlar mevcut. Pakistan'ın' da var. Cezayir'inde var, şurası da var, burasıda var.Cezayir'inde var, şurası da var, burasıda var. Yayılıdır müslümanlar dünya üzerinde.Yayılıdır müslümanlar dünya üzerinde. Bunlardan bir grup, bir taife, İslâm'ın müdafiği ve muhafızı olacak.Bunlardan bir grup, bir taife, İslâm'ın müdafiği ve muhafızı olacak. Onun için hak üzerine olan İslâm'ın muhafız ve müdafaaları, Onun için hak üzerine olan İslâm'ın muhafız ve müdafaaları, müslümanların da desteklemelerinin lüzumunu apaçık söyler.müslümanların da desteklemelerinin lüzumunu apaçık söyler. Daha bir açığı bu hadîsin.Daha bir açığı bu hadîsin. Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.
Ümmetimden bir taife sabit olur. Mensûrîne.Ümmetimden bir taife sabit olur. Mensûrîne. Yardım olunmuşlar kendilerine.Yardım olunmuşlar kendilerine. Nusret-i İlâhiye mazhar olmuş bir kavim bulunur.Nusret-i İlâhiye mazhar olmuş bir kavim bulunur. Lâ yedurruhüm.Lâ yedurruhüm. Hiç zarar vermez bunlara. Hizlânü men hazelehüm.Hiç zarar vermez bunlara. Hizlânü men hazelehüm. Onları yok etmek isteyenlerin gayretleri hiç para etmez.Onları yok etmek isteyenlerin gayretleri hiç para etmez. Hattâ tekûme’s-sâatü.Hattâ tekûme’s-sâatü. Kıyamet kopuncaya kadar bu ehl-i İslâm'ın içerisindeki Kıyamet kopuncaya kadar bu ehl-i İslâm'ın içerisindeki hakkın muhafızı ve müdafii taif olunacak. hakkın muhafızı ve müdafii taif olunacak. Allah'ın da nusretine nâil oldukları halde.Allah'ın da nusretine nâil oldukları halde. İbn Mâce'nin, Taberânî’nin.

İbn Mâce'nin, Taberânî’nin.
Lâ tezâlü ümmetî fî mesketin min dînihâ.

Lâ tezâlü ümmetî fî mesketin min dînihâ.
Ümmetim, benim ümmetim,Ümmetim, benim ümmetim, dinlerindeki basîrat üzerine sabit olurlar.dinlerindeki basîrat üzerine sabit olurlar. Dinlerinde basîret sahibidirler. Dinlerinde basîret sahibidirler. Bu çok mühimdir ha.Bu çok mühimdir ha. Dininizde basîret sahibi olmak.Dininizde basîret sahibi olmak. Basîret, basâr değil.Basîret, basâr değil. Basîret, işin iç yüzünü görebilmek, işin iç yüzünü görebilmek,Basîret, işin iç yüzünü görebilmek, işin iç yüzünü görebilmek, gittiği yolun hangisinin hak olupgittiği yolun hangisinin hak olup olmadığını görebilmek bir basirettir o.olmadığını görebilmek bir basirettir o. Onu Allah mümtaz kullarına verir. Mümtaz kullarında bulunur bu basiret.Onu Allah mümtaz kullarına verir. Mümtaz kullarında bulunur bu basiret. Mümtaz olmazsan göremezsin.Mümtaz olmazsan göremezsin. İlerisinde ne olduğunu bilemediğin içinİlerisinde ne olduğunu bilemediğin için hayvanlar görür de önünü görür, arkasını görmez.hayvanlar görür de önünü görür, arkasını görmez. Onun gibi görürüz.Onun gibi görürüz. Önümüzü görürüz de arkamızı görmeyiz.Önümüzü görürüz de arkamızı görmeyiz. Arkasını görmek basiret sahibine aittir.Arkasını görmek basiret sahibine aittir. Duvarın içini biz görebilir miyiz?Duvarın içini biz görebilir miyiz? Göremeyiz duvarın içinde kim var. Göremeyiz duvarın içinde kim var. Fakat ehl-i basiret duvarın içerisini de görür. Fakat ehl-i basiret duvarın içerisini de görür. Onun için ümmetimden bu basiret sahipleri bulunur.Onun için ümmetimden bu basiret sahipleri bulunur. Dinlerinde sabit oldukları halde. Yalnız iki şartla.Dinlerinde sabit oldukları halde. Yalnız iki şartla. Mâ lem yentezirû bi’l-mağribi’ştibâke’n-nücûmi.

Mâ lem yentezirû bi’l-mağribi’ştibâke’n-nücûmi.
Akşam olmuş iftar edeceğiz.Akşam olmuş iftar edeceğiz. Dur dur daha yıldızlar doğmadı ki diyor.Dur dur daha yıldızlar doğmadı ki diyor. Canım akşam oldu. Güneş battı.Canım akşam oldu. Güneş battı. Akşam oldu. Karanlık geliyor.Akşam oldu. Karanlık geliyor. Artık yıldızı beklemeye lüzum yok.Artık yıldızı beklemeye lüzum yok. Bunu yaptıkları takdirde o artık, o nusret,Bunu yaptıkları takdirde o artık, o nusret, basiret ellerinden gider. basiret ellerinden gider. Bir, bu daha Yahudilerin yaptığı gibi.Bir, bu daha Yahudilerin yaptığı gibi. İkincisi, mâ lem yüehhiru’l-fecra ilâl’imhâki’n-nücûmi.

İkincisi, mâ lem yüehhiru’l-fecra ilâl’imhâki’n-nücûmi.
Burada biz, biz aldanılırız burada.Burada biz, biz aldanılırız burada. Burada sabah namazını o kadar geriye bırakıyorlar ki, Burada sabah namazını o kadar geriye bırakıyorlar ki, ilâ imhâki’n-nücûmi, yıldızlar kayboluyor artık.ilâ imhâki’n-nücûmi, yıldızlar kayboluyor artık. Yıldızlar kayboluyor, yani sabahın şeysi, ışığı vuruyor,Yıldızlar kayboluyor, yani sabahın şeysi, ışığı vuruyor, yıldızın kıymeti kalmıyor artık. yıldızın kıymeti kalmıyor artık. O zamana kadar da sabahı tehir ediyor, daha güneş doğmadı diyor. O zamana kadar da sabahı tehir ediyor, daha güneş doğmadı diyor. Güneşin doğmasına vakit var diyor, 5 dakika var, 10 dakika var, 20 dakika var.Güneşin doğmasına vakit var diyor, 5 dakika var, 10 dakika var, 20 dakika var. E biz de ancak o zaman kılıyoruz namazı.E biz de ancak o zaman kılıyoruz namazı. Onun için Arapların bu cihette hakları var kiOnun için Arapların bu cihette hakları var ki sabah ezanını okur okumaz arkasından kameti getiriyorlar.sabah ezanını okur okumaz arkasından kameti getiriyorlar. Yani iş imsak vakti biter bitmez 15 dakika sonra namazı kılıyorlar.Yani iş imsak vakti biter bitmez 15 dakika sonra namazı kılıyorlar. Biz ise işte cemaat toplansın derkenBiz ise işte cemaat toplansın derken işi buraya düşürüyoruz yani.işi buraya düşürüyoruz yani. Bu da Nesrâniyelerin işidir.Bu da Nesrâniyelerin işidir. Ve üçüncüsü.

Ve üçüncüsü.
Ve mâ lem yek’ilü’l-cenâize ilâ ehlihâ.Ve mâ lem yek’ilü’l-cenâize ilâ ehlihâ. Cenazeleri ehline, ölen adam işte akraba-u taallukatı,Cenazeleri ehline, ölen adam işte akraba-u taallukatı, eşi, dostu kaldırsın banane.eşi, dostu kaldırsın banane. Eşi, dostu kaldırsın cenazeyi bana ne demeyin. Eşi, dostu kaldırsın cenazeyi bana ne demeyin. Cenazelere iştirak edin.Cenazelere iştirak edin. Cenazelere iştirak edilmemek bu da basiretin, yarın sen de gideceksin.Cenazelere iştirak edilmemek bu da basiretin, yarın sen de gideceksin. Eh benim param var, şanım da var. Eh benim param var, şanım da var. Çok gelir bana cemaat.Çok gelir bana cemaat. Senin cemaatinin gelmesi de para etmez yani.Senin cemaatinin gelmesi de para etmez yani. Sen başkasına gitmiyorsun, sana da gelenlerin kıymeti olmaz.Sen başkasına gitmiyorsun, sana da gelenlerin kıymeti olmaz. Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ.

Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ.
Cenazeyi cenaze sahiplerine bırakırsın, banane dersen, Cenazeyi cenaze sahiplerine bırakırsın, banane dersen, o zaman o basireti elden gitmiş olur.o zaman o basireti elden gitmiş olur. Allah cümlemizi affetsin.

Allah cümlemizi affetsin.
El-Fatiha.

El-Fatiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2