Namazı Huşu ve Huzurla İkame Etmek

Mehmed Zahid KOTKU

24 Cemâziye'l-Evvel 1393 / 24.06.1973
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Namazı Huşu ve Huzurla İkame Etmek

Mehmed Zahid KOTKU

24 Cemâziye'l-Evvel 1393 / 24.06.1973
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillâhimineşşeytânirracîm.Eûzubillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin

el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin
ve’l-âkibetü li’l-muttakînve’l-âkibetü li’l-muttakîn es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedines-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-kitâbi kitâbullâhİ’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-kitâbi kitâbullâh fe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedinfe-enne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallAllah-u aleyhi ve sellemsallAllah-u aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâr fe bi’s-senedili muttasili ile’n-nebiyyife bi’s-senedili muttasili ile’n-nebiyyi sallAllah-u aleyhi ve selleme ennehû kâl:sallAllah-u aleyhi ve selleme ennehû kâl: Rak’atâni min racülin vera’in

Rak’atâni min racülin vera’in
efdalü min elfi rak’atin min muhallitin.efdalü min elfi rak’atin min muhallitin. Verâ, Allah'tan korkunun son derecesi.

Verâ, Allah'tan korkunun son derecesi.
Allah’tan son derece korkan,Allah’tan son derece korkan, korkup kaçınan insanın kıldığı iki rekât,korkup kaçınan insanın kıldığı iki rekât, iki rekât namaz.iki rekât namaz. O dünya işleriyle meşgul, gönlü çeşitliO dünya işleriyle meşgul, gönlü çeşitli şeylerle dolu onun kıldığı bin rekât.şeylerle dolu onun kıldığı bin rekât. O'nun kıldığı bin rekâttan, meşgul.O'nun kıldığı bin rekâttan, meşgul. Sorsan kaç rekât kıldın? Ne okudun?

Sorsan kaç rekât kıldın? Ne okudun?
Düşünür.Düşünür. Namaza durduğu vakitteNamaza durduğu vakitte huzuru İlahi’de olduğunun farkında değil,huzuru İlahi’de olduğunun farkında değil, işleriyle meşgul.işleriyle meşgul. Başka şeylerle meşgul.Başka şeylerle meşgul. Yalnız okuma bitince Allah-u Ekber deyip rükûa gidiyor,Yalnız okuma bitince Allah-u Ekber deyip rükûa gidiyor, Allah-u Ekber deyip ayağa kalkıyor.Allah-u Ekber deyip ayağa kalkıyor. Bunu biliyor, yapıyor amaBunu biliyor, yapıyor ama gönlü Allah'la meşgul değil.gönlü Allah'la meşgul değil. Allah'a verememiş kendisini.Allah'a verememiş kendisini. Dünyada tabi çeşit insanlar var.

Dünyada tabi çeşit insanlar var.
Dün bir efendi geldi bize.Dün bir efendi geldi bize. Kendisi öğretmen olduğunu söyledi.Kendisi öğretmen olduğunu söyledi. Tasavvuf hakkında da bir eser yazmakta olduğunuTasavvuf hakkında da bir eser yazmakta olduğunu ve binâenaleyh işte bizden de bir malumat almak için gelmiş.ve binâenaleyh işte bizden de bir malumat almak için gelmiş. Kendisi işte o Hint kitaplarından ne olsa gerek kiKendisi işte o Hint kitaplarından ne olsa gerek ki onlar çok mühim şeylerle uğraşırlar,onlar çok mühim şeylerle uğraşırlar, bazı şeyler öğrenmiş, o öğrendiklerininbazı şeyler öğrenmiş, o öğrendiklerinin tatbiki üzerinde uğraşıyor.tatbiki üzerinde uğraşıyor. Sordum kendisine, namaz kılar mısın sen, dedim.Sordum kendisine, namaz kılar mısın sen, dedim. Kılmam dedi.Kılmam dedi. Şimdi namaz kılmayan bir adamınŞimdi namaz kılmayan bir adamın tasavvuf hakkındaki eser yazısı yani şaşılacak.tasavvuf hakkındaki eser yazısı yani şaşılacak. Şaşılacak hadiselerdendir.Şaşılacak hadiselerdendir. Daha namazı belki kılmayıncaDaha namazı belki kılmayınca namazın nasıl kılınacağını da bildiği yok.namazın nasıl kılınacağını da bildiği yok. Dedi ki, ben bu kılınan namazları beğenmiyorum ki dedi.Dedi ki, ben bu kılınan namazları beğenmiyorum ki dedi. Ha, niçin kılmıyorsunuz?Ha, niçin kılmıyorsunuz? Ben bu kılınan namazları beğenmiyorum ki dedi.Ben bu kılınan namazları beğenmiyorum ki dedi. Namaz boğulmuş, namaza giren adam Allah dedi mi,Namaz boğulmuş, namaza giren adam Allah dedi mi, Allah'ın karşısında erimeli dedi.Allah'ın karşısında erimeli dedi. Dedim, sen böyle adamı nerede bulacaksın ya?

Dedim, sen böyle adamı nerede bulacaksın ya?
Büyük evliyâlar var,Büyük evliyâlar var, peygamberlere mahsus bu hadise.peygamberlere mahsus bu hadise. Ondan gayrı hepimizin içerisinde bin bir türlü hadiselerle,Ondan gayrı hepimizin içerisinde bin bir türlü hadiselerle, öylece camileri de kapayalım, imamları da yollayalım.öylece camileri de kapayalım, imamları da yollayalım. Niye lazım?Niye lazım? Herkesin kıldığı namazda, içimizde her çeşit şey var.Herkesin kıldığı namazda, içimizde her çeşit şey var. Fakat maksat, emre İlahi’ye uymaktır.Fakat maksat, emre İlahi’ye uymaktır. Ne yapalım, içimize biz hâkim değiliz.Ne yapalım, içimize biz hâkim değiliz. İçimizin hâkimi değiliz ama dışımıza hâkimiz.İçimizin hâkimi değiliz ama dışımıza hâkimiz. Yatarız, kalkarız. Allah kabul ederse eder.Yatarız, kalkarız. Allah kabul ederse eder. Edeceğini de düşüneceğiz şüphesiz.Edeceğini de düşüneceğiz şüphesiz. Onun için, burada efdaliyyet bahsi var.Onun için, burada efdaliyyet bahsi var. Evet, Allah'a kendisini vererekEvet, Allah'a kendisini vererek namaz kılmış bir insanın,namaz kılmış bir insanın, öteki meşgalelerle dolu bir adamınöteki meşgalelerle dolu bir adamın kıldığı namaz arasında bin fark var.kıldığı namaz arasında bin fark var. Bin fark var.Bin fark var. Ama bu müteverri olabilmekAma bu müteverri olabilmek büyük dereceler bunlar.büyük dereceler bunlar. Allah hepimize nasip etsin.Allah hepimize nasip etsin. Ehl-i takvâ olacaksın.

Ehl-i takvâ olacaksın.
Ehl-i takvâ olduktan sonra şübühattan da içtinap edeceksin.Ehl-i takvâ olduktan sonra şübühattan da içtinap edeceksin. Bunda şüphe var mı, kaç oradan.Bunda şüphe var mı, kaç oradan. Şimdi yine buyuruyor:Şimdi yine buyuruyor: Rak’atâni yerkeuhuma ibnü Âdeme fî cevfi’l-leyli’l-ehîri.

Rak’atâni yerkeuhuma ibnü Âdeme fî cevfi’l-leyli’l-ehîri.
Gecenin yarısı var ya, gecenin yarısından sonrası.Gecenin yarısı var ya, gecenin yarısından sonrası. Yarısının arkası.Yarısının arkası. Hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ.Hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ. Ne büyük devlet o.Ne büyük devlet o. Hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ.

Hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ.
Gecenin yarısından sonra kalkacaksın,Gecenin yarısından sonra kalkacaksın, Allah-u Ekber diyeceksin, abdestini alıp tabi.Allah-u Ekber diyeceksin, abdestini alıp tabi. Allah-u Ekber diyeceksin.Allah-u Ekber diyeceksin. Huzur-u Rabbul Alemin'e duracaksın ki kimse yok, herkes uykuda tabii.Huzur-u Rabbul Alemin'e duracaksın ki kimse yok, herkes uykuda tabii. Ses seda da kesilmiş.Ses seda da kesilmiş. O aralık içerisinde iki rekât namaz kılacak.O aralık içerisinde iki rekât namaz kılacak. İki rekât, iki çok değil.İki rekât, iki çok değil. Belki beş dakika, belki on dakika.Belki beş dakika, belki on dakika. Herkesin kabiliyetini göre.Herkesin kabiliyetini göre. Bu, hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ.

Bu, hayrun lehû mine’d-dünyâ ve mâ fîhâ.
Dünyada ve dünyanın içinde neler varsa,Dünyada ve dünyanın içinde neler varsa, onların hepsinden hayırlıdır.onların hepsinden hayırlıdır. Onun için şimdi bizim gibi meşgale sahibi olan insanlarOnun için şimdi bizim gibi meşgale sahibi olan insanlar gündüzlerinde birçok hadiselerle yoruluyor, üzülüyor.gündüzlerinde birçok hadiselerle yoruluyor, üzülüyor. Gecelerimiz de kısa şimdi.Gecelerimiz de kısa şimdi. Nereden kalkacak da gece kalkıp da bu namazı kılacak?Nereden kalkacak da gece kalkıp da bu namazı kılacak? Uzun gecelerde belki olur daUzun gecelerde belki olur da ama bu kısa gecelerde pek bahtiyarlara,ama bu kısa gecelerde pek bahtiyarlara, bahtiyar insanlara mahsus.bahtiyar insanlara mahsus. Hâlbuki her şeyden de hayırlı.Hâlbuki her şeyden de hayırlı. Biz dünyanın ufak tefek meşgalelerine önem veriyoruz.Biz dünyanın ufak tefek meşgalelerine önem veriyoruz. Bu gece namazını kılabilmek için biraz kendimize kaylule denilen,Bu gece namazını kılabilmek için biraz kendimize kaylule denilen, öğlenden evvel ve sonra da olur belki.öğlenden evvel ve sonra da olur belki. Biraz istirahat edip kendini dinlendirmek,Biraz istirahat edip kendini dinlendirmek, gece namazlarına hazırlıktır.gece namazlarına hazırlıktır. Böyle gündüzün kendisini biraz dinlendirenBöyle gündüzün kendisini biraz dinlendiren ve kendisinin vücudunu fazla yormamış olan insanlarve kendisinin vücudunu fazla yormamış olan insanlar kalkıp gelir ve bu namazı da kılabilirler kikalkıp gelir ve bu namazı da kılabilirler ki dünyâ ve ma fîhâ.dünyâ ve ma fîhâ. Ve lev lâ en eşükka alâ ümmetî.

Ve lev lâ en eşükka alâ ümmetî.
Eğer bu benim ümmetime meşakkat verecek olmasaydı,Eğer bu benim ümmetime meşakkat verecek olmasaydı, leferadtühüma aleyhim,leferadtühüma aleyhim, bu gece namazını ümmetime farz kılardım.bu gece namazını ümmetime farz kılardım. Fakat tabi beşeriyet iktizasıyla bunu yapamayacağımızı biliyor daFakat tabi beşeriyet iktizasıyla bunu yapamayacağımızı biliyor da onun için sünnet olarak kalmıştır.onun için sünnet olarak kalmıştır. Yakut denilen bir şey var ya,

Yakut denilen bir şey var ya,
adını duyuyoruz da kendisini görmedik bilmiyoruz.adını duyuyoruz da kendisini görmedik bilmiyoruz. Bugün öğrendim ki yakut denilen o cevher,Bugün öğrendim ki yakut denilen o cevher, bu televizyonlardaki, radyolardakibu televizyonlardaki, radyolardaki seslerin gelip gitmesine en büyük vasıta olan o parçacıkmış.seslerin gelip gitmesine en büyük vasıta olan o parçacıkmış. Bu, bu parçacıkların hepsinden daha hayırlı olanBu, bu parçacıkların hepsinden daha hayırlı olan bu gecenin iki rekât namazı.bu gecenin iki rekât namazı. Bugün hünerlerimizde çeşitlilik var.Bugün hünerlerimizde çeşitlilik var. Bazıları her şeyler elimizde elhamdülillah.Bazıları her şeyler elimizde elhamdülillah. Büyük büyük nimetleri Allah-u Teâlâ bize bugün mazhar kılmış.

Büyük büyük nimetleri Allah-u Teâlâ bize bugün mazhar kılmış.
Mazhar kılmış ama bunlar hepsi gözünüzü kapayıncaya kadar.Mazhar kılmış ama bunlar hepsi gözünüzü kapayıncaya kadar. Gözlerini kapadıktan sonra bir şey yok.Gözlerini kapadıktan sonra bir şey yok. Hayalden ibaret.Hayalden ibaret. Ama dünyada mâ fîhâdan daha hayırlı olan iki rekât namaz ebedi.Ama dünyada mâ fîhâdan daha hayırlı olan iki rekât namaz ebedi. O öldükten sonra asıl sana fayda verecek,O öldükten sonra asıl sana fayda verecek, asıl senin işine yarayacak budur işte.asıl senin işine yarayacak budur işte. Onun için Allah Celle ve Alâ hepimize şeylikler versin de

Onun için Allah Celle ve Alâ hepimize şeylikler versin de
bu gece namazlarını, "mehme emkan".bu gece namazlarını, "mehme emkan". Hiç olmazsa diyor ki, yatsı namazıylaHiç olmazsa diyor ki, yatsı namazıyla sabah namazına devam edebilirse bir insan,sabah namazına devam edebilirse bir insan, gece namazlarını da kılmış sayılabilir demiş Hz. İbn Abbâs'dan bir rivayette.gece namazlarını da kılmış sayılabilir demiş Hz. İbn Abbâs'dan bir rivayette. Mesela böyle günlerde kalkamıyor, 3 saatMesela böyle günlerde kalkamıyor, 3 saat arayla var.arayla var. 3 saat içerisinde insanın böyle kalkıp da3 saat içerisinde insanın böyle kalkıp da tekrar bir namaz kılması kolay bir şey değildir.tekrar bir namaz kılması kolay bir şey değildir. Binâenaleyh, yatsı namazına devam ederseBinâenaleyh, yatsı namazına devam ederse cemaate, sabah namazını cemaate devam edersencemaate, sabah namazını cemaate devam edersen buna da gece kalkıp namaz kılmış sevabı verilir buyurmuş.buna da gece kalkıp namaz kılmış sevabı verilir buyurmuş. Onun için bunda iki farklı rivayet var.

Onun için bunda iki farklı rivayet var.
Bir kere sabah namazına gelemeyenlerBir kere sabah namazına gelemeyenler bir gün Resûl-i Ekrem sallAllah-u aleyhi ve sellem bakmış,bir gün Resûl-i Ekrem sallAllah-u aleyhi ve sellem bakmış, filan nerede demiş.filan nerede demiş. Yok, sabah namazında.Yok, sabah namazında. Filan nerede? Yok.Filan nerede? Yok. Demiş ki münafık olanlarDemiş ki münafık olanlar yatsı namazıyla sabah namazına gelemezler demiş.yatsı namazıyla sabah namazına gelemezler demiş. Onları ayırıvermiş yani.Onları ayırıvermiş yani. Yatsı namazıyla, bunu her zaman işitmişsinizdir tabi amaYatsı namazıyla, bunu her zaman işitmişsinizdir tabi ama ne yapalım ki bunu bize sürükleyemiyor işimiz buna.ne yapalım ki bunu bize sürükleyemiyor işimiz buna. Biliyoruz, duyuyoruz fakat evde kılmak yahutBiliyoruz, duyuyoruz fakat evde kılmak yahut başka türlü şeylerle bunu kaçırıyoruz, bu fevaîdi.başka türlü şeylerle bunu kaçırıyoruz, bu fevaîdi. Allah affetsin kusurlarımızı.

Allah affetsin kusurlarımızı.
Dünya bizim olsa,

Dünya bizim olsa,
dünyanın içindekilerin hepsi de bizim olsa,dünyanın içindekilerin hepsi de bizim olsa, ayları yıldızlar da bizim olsa,ayları yıldızlar da bizim olsa, göz yumduktan sonra gene bir şey yok.göz yumduktan sonra gene bir şey yok. İş, hayat gözü yumduktan sonra başlayacak.İş, hayat gözü yumduktan sonra başlayacak. Bu öncüsü, hayatın öncüsü bu.Bu öncüsü, hayatın öncüsü bu. Bu muvakkat bir işte bir gün.Bu muvakkat bir işte bir gün. Asıl bu hayat içerisinde ahiret hayatının kazancı var.Asıl bu hayat içerisinde ahiret hayatının kazancı var. Buna göre çalışmamız lazım.Buna göre çalışmamız lazım. Şimdi bugünkü aletlerŞimdi bugünkü aletler bunların hepsini bize pek açık söylüyor.bunların hepsini bize pek açık söylüyor. Pek açık söylüyor.Pek açık söylüyor. İşte televizyonu, nasıl bir icatsa yapmış adam,İşte televizyonu, nasıl bir icatsa yapmış adam, onları gözümüzün önünde gösteriyor ya,onları gözümüzün önünde gösteriyor ya, yarın bizim her harekâtımız burada,yarın bizim her harekâtımız burada, mündemi kitaplanıyor burada.mündemi kitaplanıyor burada. Yarın biz toprağın altına gittikten sonra bunlarYarın biz toprağın altına gittikten sonra bunlar karşımızda böyle istediğimiz gibi bütün hayatın fasılası,karşımızda böyle istediğimiz gibi bütün hayatın fasılası, bulüğa erdiğin günden, son gününe kadar yaptığın her şeyibulüğa erdiğin günden, son gününe kadar yaptığın her şeyi gözünün önünde, o televizyonda seyrettiğin gibi seyredeceksin.gözünün önünde, o televizyonda seyrettiğin gibi seyredeceksin. Kendi hayatını.Kendi hayatını. Seyrederken tabi o çirkin haller karşına çıkınca,Seyrederken tabi o çirkin haller karşına çıkınca, eyvah, ne yaptım ben ya?eyvah, ne yaptım ben ya? Eyvah, eyvahın vakti geçti.Eyvah, eyvahın vakti geçti. Ne kadar eyvah etsen boş.Ne kadar eyvah etsen boş. O perde göz, onun için cenazeler bu son devirde

O perde göz, onun için cenazeler bu son devirde
gözlerini yumarlarken bir ekşi suratla,gözlerini yumarlarken bir ekşi suratla, bir abuş suratla, bir çirkin suratla,bir abuş suratla, bir çirkin suratla, ay keşke görmeseydim gibi böyle bir hallerleay keşke görmeseydim gibi böyle bir hallerle karşılaşırlar.karşılaşırlar. Ama artık söylemeye güçleri yok.Ama artık söylemeye güçleri yok. Güçleri yoktur.Güçleri yoktur. Onun için Allah bizi uyandırsın, affetsin.Onun için Allah bizi uyandırsın, affetsin. Bu gece namazlarını ve tal-i ibadat-u taaatı,Bu gece namazlarını ve tal-i ibadat-u taaatı, mesela yatsı namazına niçin gelemeyelim canım.mesela yatsı namazına niçin gelemeyelim canım. Tabi yorgunuz ama biraz da gayret gösterirsekTabi yorgunuz ama biraz da gayret gösterirsek pekâlâ yatsı namazını bekleyebiliriz.pekâlâ yatsı namazını bekleyebiliriz. Çünkü şey var, sevap var.Çünkü şey var, sevap var. Sabah namazına ona da biraz gayret edersekSabah namazına ona da biraz gayret edersek kalkıp gelebiliriz.kalkıp gelebiliriz. Evde kıldığımız namaz başka.Evde kıldığımız namaz başka. Şimdi bakınız, bunlar:Şimdi bakınız, bunlar: Rak’atâni mine’d-duhâ.

Rak’atâni mine’d-duhâ.
Duha demek güneşin çıkıp da ortalığın aydınlandığı vakitteDuha demek güneşin çıkıp da ortalığın aydınlandığı vakitte biz ona işrak diyoruz.biz ona işrak diyoruz. Bu iki rekât, işrak namazını kılmak.

Bu iki rekât, işrak namazını kılmak.
Ta’dilâni indellâhi hacceten ve umraten mütekabbeleteyni.Ta’dilâni indellâhi hacceten ve umraten mütekabbeleteyni. Kabul olunmuş bir hac ve umrenin sevabı ne ise,Kabul olunmuş bir hac ve umrenin sevabı ne ise, sabah namazını kıldıktan sonrasabah namazını kıldıktan sonra işrak namazını kılarak, iki rekâttır.işrak namazını kılarak, iki rekâttır. İki rekâtı kılarak camiden ayrılmak,İki rekâtı kılarak camiden ayrılmak, bu hac ve umre sevabının kazanılmasınabu hac ve umre sevabının kazanılmasına sebep olur hem de kabul olunmuş.sebep olur hem de kabul olunmuş. Belki bizim yaptığımız hacda kabul de değildir.Belki bizim yaptığımız hacda kabul de değildir. Paramızda bozukluk vardır.Paramızda bozukluk vardır. Oradaki yaptığımız hareketlerde eksiklikler yaparız,Oradaki yaptığımız hareketlerde eksiklikler yaparız, far’aziyi yapamayız, bir şeyler yaparız.far’aziyi yapamayız, bir şeyler yaparız. Kabul olmaz.Kabul olmaz. Kavgalar, gürültüler yaparız.Kavgalar, gürültüler yaparız. Haccın çok şeysi var ama hac da:Haccın çok şeysi var ama hac da: Felâ rafeśe velâ fusûka velâ cidâle diye üç tane

Felâ rafeśe velâ fusûka velâ cidâle diye üç tane
esas koymuş Cenâb-ı Hak.esas koymuş Cenâb-ı Hak. Hacca gidiyor musun?Hacca gidiyor musun? Kimseyle kavga etmeyeceksin.Kimseyle kavga etmeyeceksin. Kimseye kötü söz ağzından kaçırmayacaksın.Kimseye kötü söz ağzından kaçırmayacaksın. Kimseyle mücadele etmeyeceksin.Kimseyle mücadele etmeyeceksin. Döverlerse dövsünler, söverlerse sövsünler. Eyvallah.Döverlerse dövsünler, söverlerse sövsünler. Eyvallah. Bunu öğreniyorsun hacta.Bunu öğreniyorsun hacta. Eyvallah demesini öğreneceksin.Eyvallah demesini öğreneceksin. Kimseye vay sen bana bunu dediydin, vur yumruk.Kimseye vay sen bana bunu dediydin, vur yumruk. İki misli ona söylemek, bu olur şey değil tabi.İki misli ona söylemek, bu olur şey değil tabi. Hac, böyle zor bir şey.Hac, böyle zor bir şey. Hâlbuki orada insan ateşten kafası da kaynıyor,Hâlbuki orada insan ateşten kafası da kaynıyor, sinirleri de bozuluyor.sinirleri de bozuluyor. Kavga hazır yani.Kavga hazır yani. Birçok yerlerde.Birçok yerlerde. Biraz parası da eksikse, parasını da çok seviyorsa,

Biraz parası da eksikse, parasını da çok seviyorsa,
o hacı delilerle olan kavgalar,o hacı delilerle olan kavgalar, hizmetçilerle olan kavgalar, artık onların sayısı yok.hizmetçilerle olan kavgalar, artık onların sayısı yok. Hâlbuki sabah namazından sonraHâlbuki sabah namazından sonra bekleyeceğiz, ne olacak?bekleyeceğiz, ne olacak? Yarım saat veya az, kırk beş dakika bekleyeceğiz.Yarım saat veya az, kırk beş dakika bekleyeceğiz. İki rekât namaz kılacağız. Çok mu?İki rekât namaz kılacağız. Çok mu? Bir hac sevabını veriyor Allah buna.Bir hac sevabını veriyor Allah buna. Şimdi Elhamdülillah.

Şimdi Elhamdülillah.
Vahdettin, burada mı Vahdettin?Vahdettin, burada mı Vahdettin? Bu dua kitaplarını getir deBu dua kitaplarını getir de kardeşlerim buradan okumak, Arapça okumasını bilen kardeşler,kardeşlerim buradan okumak, Arapça okumasını bilen kardeşler, bu kitaplardan birer tane alsınlar.bu kitaplardan birer tane alsınlar. Alsınlar ve okusunlar.Alsınlar ve okusunlar. Bunlar bizim üst üstadımızınBunlar bizim üst üstadımızın tertip etmiş olduğu dualardantertip etmiş olduğu dualardan seçilip kısaltılmış.seçilip kısaltılmış. Azaltarak herkes okuyabilsin diye biraz da büyükçe yazılarla yazdırdık.Azaltarak herkes okuyabilsin diye biraz da büyükçe yazılarla yazdırdık. Okuyabilsin kardeşlerim.Okuyabilsin kardeşlerim. Bununla bir parça okurken işrak vakti gelir zaten.Bununla bir parça okurken işrak vakti gelir zaten. Gelir, iki rekât da namaz kılarsın, AllahGelir, iki rekât da namaz kılarsın, Allah selamet versin, gidersin işine.selamet versin, gidersin işine. Büyük fadaili var.Büyük fadaili var. Nasip olur inşallah.Nasip olur inşallah. İstedim ki, birkaç kardeşlere sordum,

İstedim ki, birkaç kardeşlere sordum,
sabah namazından sonra caminizde oturamaz mısınız?sabah namazından sonra caminizde oturamaz mısınız? Hayır dediler, cemaat namazı kıldı, selamı verdi, duasını yaptı, çekilir.Hayır dediler, cemaat namazı kıldı, selamı verdi, duasını yaptı, çekilir. Hâlbuki imam efendilerin vazifesi,Hâlbuki imam efendilerin vazifesi, evvela kendisinin bu işi yapmasıevvela kendisinin bu işi yapması ve cemaate de telkin etmesi lazım.ve cemaate de telkin etmesi lazım. Bugün bir kişi oturur, ertesi gün iki kişi oturur,Bugün bir kişi oturur, ertesi gün iki kişi oturur, derken bakarsın üç beş kişi oturur,derken bakarsın üç beş kişi oturur, derken cemaat hep bu sevgi,derken cemaat hep bu sevgi, sevgi var bunda, sevap var.sevgi var bunda, sevap var. Bu sevaba şey yapar, gayret gösterirler.Bu sevaba şey yapar, gayret gösterirler. Ama şimdi düşünüyorum ki o hoca efendileri nasıl ikna edeceğiz deAma şimdi düşünüyorum ki o hoca efendileri nasıl ikna edeceğiz de onların camisine gittiği vakitte,onların camisine gittiği vakitte, müsaade et hocaefendi de bugün bakalım şey yapalım damüsaade et hocaefendi de bugün bakalım şey yapalım da bu duaları okuyalım.bu duaları okuyalım. Evvela hoca efendi kaçacak korkuyorum.Evvela hoca efendi kaçacak korkuyorum. Ya müezzin efendiler, hoca efendiler bu işe gayret gösterseler,

Ya müezzin efendiler, hoca efendiler bu işe gayret gösterseler,
bunlar olur gider.bunlar olur gider. Şimdi yine bir tane daha var:Şimdi yine bir tane daha var: Rak’atâni bi imâmetin

Rak’atâni bi imâmetin
efdalü min seb’îne rak’aten bilâ imâmetin.efdalü min seb’îne rak’aten bilâ imâmetin. İmâme diye şuna diyorlar? Sarık.İmâme diye şuna diyorlar? Sarık. Bu sarık tabi bu böyle şeyle sarılmış.Bu sarık tabi bu böyle şeyle sarılmış. Hâlbuki bunu böyle başınıza doladığınız mıHâlbuki bunu böyle başınıza doladığınız mı Arapların yaptıkları gibi işte o da sarıktır.Arapların yaptıkları gibi işte o da sarıktır. Mutlaka böyle düzgün olarak sarılması şart değil yani.Mutlaka böyle düzgün olarak sarılması şart değil yani. Başınıza, çıplak başınıza da böyle dolasanız beziniziBaşınıza, çıplak başınıza da böyle dolasanız bezinizi yani bu benim kefenim demektir.yani bu benim kefenim demektir. Ben kefenimi başımda taşıyorum.Ben kefenimi başımda taşıyorum. Ölüm mölüm bana vız gelir.Ölüm mölüm bana vız gelir. Ölüm mölüm bunu süs için taşımak değil ama.Ölüm mölüm bunu süs için taşımak değil ama. O süsmüş, o değil.O süsmüş, o değil. Asıl o, ölüme hazır,Asıl o, ölüme hazır, amade bir insanın halini andırıyor.amade bir insanın halini andırıyor. Onun için onunla kılınan namaz,Onun için onunla kılınan namaz, onunla kılınan namaz,onunla kılınan namaz, onsuz kılınan namazın yetmiş tanesindenonsuz kılınan namazın yetmiş tanesinden seb’îne.seb’îne. Yetmiş rekât namazdan efdaldir diyor.Yetmiş rekât namazdan efdaldir diyor. Bunu camimizde bana kalsa kimse bir şey demez.Bunu camimizde bana kalsa kimse bir şey demez. Bizim Vahdettin yapar bir onun başında var bir şey.Bizim Vahdettin yapar bir onun başında var bir şey. Efdaliyet vardır.Efdaliyet vardır. Yine bir efdaliyet.Yine bir efdaliyet. Rak’atâni mine’l-müteehhili

Rak’atâni mine’l-müteehhili
hayrun min isneyni ve semânîne rak’aten mine’l-azebi.hayrun min isneyni ve semânîne rak’aten mine’l-azebi. Azeb diye bekâra diyorlar.Azeb diye bekâra diyorlar. Evlenmemiş insan.Evlenmemiş insan. Evlenmek istemiyor, bekâr.Evlenmek istemiyor, bekâr. Bu bekârın kıldığı namazınınBu bekârın kıldığı namazının 82 tane, 82 rekât namaz kılacak.82 tane, 82 rekât namaz kılacak. Evli olanın 2 rekât namazı,Evli olanın 2 rekât namazı, onun 82 rekât namazından hayırlı oluyor,onun 82 rekât namazından hayırlı oluyor, hayırlı oluyor. Sebebi?hayırlı oluyor. Sebebi? Şeyi Ümmet-i Muhammed'e nesil yetiştirecek,

Şeyi Ümmet-i Muhammed'e nesil yetiştirecek,
evlat yetiştirecek, onların maişetleriyle meşgul olacak,evlat yetiştirecek, onların maişetleriyle meşgul olacak, onların terbiyeleriyle meşgul olacak.onların terbiyeleriyle meşgul olacak. Ötekinde bu dert yok.Ötekinde bu dert yok. İşte bu meşguliyetlerdekiİşte bu meşguliyetlerdeki bir insan fakr-u zaruret halindebir insan fakr-u zaruret halinde akşama ekmek parasını kazanmak ve çocuklarına iaşe etmek,akşama ekmek parasını kazanmak ve çocuklarına iaşe etmek, bir şeyler götürmek, derdiyle meşgul olması,bir şeyler götürmek, derdiyle meşgul olması, onun affolunmayan en büyük günahlarından affına sebep oluyor.onun affolunmayan en büyük günahlarından affına sebep oluyor. Ya o çok, maişeti tahmin etmek büyük bir meseledir.Ya o çok, maişeti tahmin etmek büyük bir meseledir. Herkes onu temin edemiyor kolaylıkla.Herkes onu temin edemiyor kolaylıkla. Onun temini için uğraşmasıOnun temini için uğraşması ve o düşünceler içerisinde çalışması,ve o düşünceler içerisinde çalışması, en büyük günahların,en büyük günahların, en büyük günahların dökülmesine sebep oluyor.en büyük günahların dökülmesine sebep oluyor. Büyük günahlar kolaylıkla dökülmez.Büyük günahlar kolaylıkla dökülmez. Hâlbuki bu maişet der.Hâlbuki bu maişet der. Binâenaleyh, müteehhil olan insan,Binâenaleyh, müteehhil olan insan, çoluk çocuğuna bakacak, efrad-ı iyaline bakacak,çoluk çocuğuna bakacak, efrad-ı iyaline bakacak, onları yetiştirecek, terbiyesine uğraşacak.onları yetiştirecek, terbiyesine uğraşacak. Müslüman bir aile, ama her şey için değil ha,Müslüman bir aile, ama her şey için değil ha, Müslüman bir ailenin yetişmesine sebep olacak.Müslüman bir ailenin yetişmesine sebep olacak. Bunun kıldığı namazla, öteki bekâr adam,Bunun kıldığı namazla, öteki bekâr adam, hiç umurunda değil dünya,hiç umurunda değil dünya, nasıl akşam bulur sabah yer,nasıl akşam bulur sabah yer, hayır onun seksen iki rekâtından hayırlıdır demiş.hayır onun seksen iki rekâtından hayırlıdır demiş. Sonra azb denilen şey hakkında da bir duygum var, bekâr.Sonra azb denilen şey hakkında da bir duygum var, bekâr. Ve in kâne, ve in kâne sâlihan diyor.

Ve in kâne, ve in kâne sâlihan diyor.
Bekâr adam ne kadar sâlih olursa da olsun,Bekâr adam ne kadar sâlih olursa da olsun, insanların en aşağısıdır yani.insanların en aşağısıdır yani. Aşağı tabiri değil de, tabiri bulamadım ben onu.Aşağı tabiri değil de, tabiri bulamadım ben onu. Yani makbul bir kimse değil.Yani makbul bir kimse değil. Bekârlık, makbul bir kimse değil.Bekârlık, makbul bir kimse değil. Çünkü Allah-u Teâlâ'nın ona verdiği kuvveti saklıyor.Çünkü Allah-u Teâlâ'nın ona verdiği kuvveti saklıyor. Onun meydana gelen,Onun meydana gelen, tohumunu ekmeyip saklayan insan ne kadar bahîlse,tohumunu ekmeyip saklayan insan ne kadar bahîlse, onu ekeceksin ki çoğalacak, ümmet-i Muhammed de yiyecek.onu ekeceksin ki çoğalacak, ümmet-i Muhammed de yiyecek. O tohumu saklıyor, ekmiyor, o adamın hali neyse,O tohumu saklıyor, ekmiyor, o adamın hali neyse, bekârın da hali budur.bekârın da hali budur. Onun için bekârlık iyi bir şey değil diyor.Onun için bekârlık iyi bir şey değil diyor. Ve in kane salihan tabirinde işaretler koymuş ki bekâr:Ve in kane salihan tabirinde işaretler koymuş ki bekâr: “iyi ben güzel ibadette ediyorum artık işte bak“iyi ben güzel ibadette ediyorum artık işte bak hiç kaygım yok, telaşım yok, vera sahibininhiç kaygım yok, telaşım yok, vera sahibinin bin rekâtına muadil.bin rekâtına muadil. Bende hiç öyle efendim günahlar yok, mesuliyetler yok, iyi.”Bende hiç öyle efendim günahlar yok, mesuliyetler yok, iyi.” İyi ama ne kadar salih olursa olsun,İyi ama ne kadar salih olursa olsun, iyi, makbul bir şey değil.iyi, makbul bir şey değil. Bir tane daha.Bir tane daha. Rak’atâni bi sivâkin

Rak’atâni bi sivâkin
efdalü min seb’îne rak’aten bi ğayri sivâk.efdalü min seb’îne rak’aten bi ğayri sivâk. Sivâk diye misvaka ediyorlar.Sivâk diye misvaka ediyorlar. Diş fırçası değil ama.Diş fırçası değil ama. O ağaç kökünden yapılmış.O ağaç kökünden yapılmış. Diş fırçası başkalarının yaptığıDiş fırçası başkalarının yaptığı ne oldukları belli olmayan şeyler.ne oldukları belli olmayan şeyler. Onlar hâlbuki o tüylerOnlar hâlbuki o tüyler içeriye kaçarsa kanser hastalığında getiriyormuş.içeriye kaçarsa kanser hastalığında getiriyormuş. O fırçaların tüyleri dişler arasında ağza kaçarsa koptuğu vakitteO fırçaların tüyleri dişler arasında ağza kaçarsa koptuğu vakitte kanserleri tebriz ediyormuş.kanserleri tebriz ediyormuş. Hâlbuki misvağın parçası kaçarsa hastalıkları tedavi ediyor.Hâlbuki misvağın parçası kaçarsa hastalıkları tedavi ediyor. Mikropları öldürüyormuş o ağacın suyu.Mikropları öldürüyormuş o ağacın suyu. Cenâb-ı Hakk'ın bir hikmeti bu, yaratmış.Cenâb-ı Hakk'ın bir hikmeti bu, yaratmış. Binâenaleyh onunla abdest alırken

Binâenaleyh onunla abdest alırken
ağzınızı çalkarsanız,ağzınızı çalkarsanız, hacı efendiler görmüşler ki Arapların ceplerinin şurası asılıdır.hacı efendiler görmüşler ki Arapların ceplerinin şurası asılıdır. Hemen namaza dururken bir yapar,Hemen namaza dururken bir yapar, namazdan çıktıkça yine yapar,namazdan çıktıkça yine yapar, yatarken yapar, kalkarken yapar, daima ağzınıyatarken yapar, kalkarken yapar, daima ağzını temizler, dişleri parıl parıl eder.temizler, dişleri parıl parıl eder. Diş hastalığı da olmaz insanda.Diş hastalığı da olmaz insanda. Onunla yetmiş rekât üstünlük var.Onunla yetmiş rekât üstünlük var. 70 rekât üstünlük efdaliyet var.70 rekât üstünlük efdaliyet var. İkincisi ve da’vetün fi’s-sirri.

İkincisi ve da’vetün fi’s-sirri.
Dua ediyor gizlice amma.Dua ediyor gizlice amma. İçinden.İçinden. Kimse duymuyor.Kimse duymuyor. Efdalü min seb’îne da’veten fi’l-alâniyeti.Efdalü min seb’îne da’veten fi’l-alâniyeti. 70 yerde, Ya Rabbi, Ya Rabbi,70 yerde, Ya Rabbi, Ya Rabbi, Sen bizim kabul et duamızı, işte şöyle yap da, böyle yap da, açık açık.Sen bizim kabul et duamızı, işte şöyle yap da, böyle yap da, açık açık. Böyle yetmiş yerde dua edeceğine, yetmiş defa dua edeceğine,Böyle yetmiş yerde dua edeceğine, yetmiş defa dua edeceğine, bir kere saklıca içinden,bir kere saklıca içinden, biliyorsun ya Rabbi beni, ben de senin aciz günahkâr kullarındanım beni affet.biliyorsun ya Rabbi beni, ben de senin aciz günahkâr kullarındanım beni affet. Şu kardeşimi de affet.Şu kardeşimi de affet. Şunu da affet.Şunu da affet. Şunu da şöyle ver, buna da böyle ver diyerekten bunu arkadan eklemek.Şunu da şöyle ver, buna da böyle ver diyerekten bunu arkadan eklemek. Hem gizlinin ayrı sevabı var,Hem gizlinin ayrı sevabı var, bir de arkadan istemenin sevabı var.bir de arkadan istemenin sevabı var. Onun haberi yok.Onun haberi yok. Bilmiyor bir şeyler.Bilmiyor bir şeyler. Ama sen onun haline muttalisin kiAma sen onun haline muttalisin ki onun zaruretleri var.onun zaruretleri var. Onun zaruretlerinden dolayı,Onun zaruretlerinden dolayı, sen onun için dua ediveriyorsun.sen onun için dua ediveriyorsun. Ya Rabbi, bunun zaruretlerini gideriver.Ya Rabbi, bunun zaruretlerini gideriver. Hastalıklarını gideriver.Hastalıklarını gideriver. Şuna bir evde veriver.Şuna bir evde veriver. Falan gibilerde böyle dualar edilmesi.Falan gibilerde böyle dualar edilmesi. Duanın bir kere makbuliyeti ne?Duanın bir kere makbuliyeti ne? Bu dua makbul.Bu dua makbul. Onun yüzüne karşı yaptığın duadan,Onun yüzüne karşı yaptığın duadan, arkasından yaptığın bu dua makbul.arkasından yaptığın bu dua makbul. Geri çevrilmez.Geri çevrilmez. İkincisi de efdaliyet var.İkincisi de efdaliyet var. Ve sadekatün fi’s-sirri.

Ve sadekatün fi’s-sirri.
Bir de sadaka verecek, gizlice.Bir de sadaka verecek, gizlice. Gizlice verdiğimiz sadaka,Gizlice verdiğimiz sadaka, efdalü min seb’îne sadekaten fi’l-alâniyeti.efdalü min seb’îne sadekaten fi’l-alâniyeti. Yetmiş defa göstererek verdiğimiz sadakadan,Yetmiş defa göstererek verdiğimiz sadakadan, gizlice verdiğimiz bir sadaka, efdaldir.gizlice verdiğimiz bir sadaka, efdaldir. Fakat bu nafilelerde, faraizdeFakat bu nafilelerde, faraizde nasıl farz namazları alaniyeten kılıyorsak,nasıl farz namazları alaniyeten kılıyorsak, farz olan sadaka hakkı, zekât tabir ediyoruz onlara,farz olan sadaka hakkı, zekât tabir ediyoruz onlara, onların aşikâra verilmesi efdal.onların aşikâra verilmesi efdal. Çünkü şimdi ben namazı evde de kılarım, olmaz.Çünkü şimdi ben namazı evde de kılarım, olmaz. Cemaatle kılacak.Cemaatle kılacak. E görürler canım, görsünler varsınlar ya.E görürler canım, görsünler varsınlar ya. Sadakada böyle.Sadakada böyle. Rak’atün min âlimin billâh.

Rak’atün min âlimin billâh.
Şimdi buraya dikkat edin ama.Şimdi buraya dikkat edin ama. Rak’atün min âlimin billâh.Rak’atün min âlimin billâh. Âlim-i billâh, âlim değil.Âlim-i billâh, âlim değil. Âlim, biliciye diyorlar.Âlim, biliciye diyorlar. Âlim-i billâh olursa, Allah'ın bilicisi.Âlim-i billâh olursa, Allah'ın bilicisi. Allah'ı bilme hususundaAllah'ı bilme hususunda daha müstahid kabiliyetli şeyleri var arkasında.daha müstahid kabiliyetli şeyleri var arkasında. Binâenaleyh bu Allah'ı bilme hususundaBinâenaleyh bu Allah'ı bilme hususunda tefekkürler, tedebbürler,tefekkürler, tedebbürler, çeşitli vasıtalarlaçeşitli vasıtalarla Allah-u Teâlâ'nın bilme hususlarıyla,Allah-u Teâlâ'nın bilme hususlarıyla, şimdi bak Yahudi de biliyor Allah'ı,şimdi bak Yahudi de biliyor Allah'ı, Nasara da biliyor Allah'ı,Nasara da biliyor Allah'ı, Ermeni de biliyor, Yahudi de biliyor, Rum da biliyor,Ermeni de biliyor, Yahudi de biliyor, Rum da biliyor, herkes Allah var diyor onlar.herkes Allah var diyor onlar. Ama kimisi bir diyor, kimisi iki diyor,Ama kimisi bir diyor, kimisi iki diyor, kimisi yerde diyor, kimisi gökte diyor,kimisi yerde diyor, kimisi gökte diyor, kimisi oğlu var diyor, kimisi kızı var diyor.kimisi oğlu var diyor, kimisi kızı var diyor. Kimisi gecenin Allah'a ayrıdır diyor,Kimisi gecenin Allah'a ayrıdır diyor, kimisi gündüzün Allah'ı ayrıdır diyor.kimisi gündüzün Allah'ı ayrıdır diyor. Böyle saçma değil ama.Böyle saçma değil ama. Müslüman itikadında Allah-u Teâlâ nasıl bildirildiyseMüslüman itikadında Allah-u Teâlâ nasıl bildirildiyse öylece bilmek suretiyle.öylece bilmek suretiyle. Budalaların, şaşkınların dedikleri gibi değil.Budalaların, şaşkınların dedikleri gibi değil. Böyle Allah'ı biliyor ki sıfatı zatiye,Böyle Allah'ı biliyor ki sıfatı zatiye, sıfat-ı sübutiye diyorlar.sıfat-ı sübutiye diyorlar. İbrahim Hakkı hazretleri güzel birİbrahim Hakkı hazretleri güzel bir manzume ile bunları beyan etmiş.manzume ile bunları beyan etmiş. Şu kardeşin de onları pek güzel ezberlemiş vaktiyleŞu kardeşin de onları pek güzel ezberlemiş vaktiyle okuyuverdiydi de ben de kendisine hayran olmuştum.okuyuverdiydi de ben de kendisine hayran olmuştum. Onları güzel belleyip Müslüman,Onları güzel belleyip Müslüman, onların gösterdiği yol üzerinde Allah'ı bilmek.onların gösterdiği yol üzerinde Allah'ı bilmek. Onun için şöyle bir şey aklıma geldi.

Onun için şöyle bir şey aklıma geldi.
Abdullah Tüsterî Hazretleri var. Çocuk.Abdullah Tüsterî Hazretleri var. Çocuk. Dayısı gece kalkar, namaz kılarmış.Dayısı gece kalkar, namaz kılarmış. Gece namazlarını.Gece namazlarını. Gece namazlarını kılarken çocuk da onu seyredermiş.Gece namazlarını kılarken çocuk da onu seyredermiş. Dayı demiş, ne yapıyorsun sen böyle geceleri kalkıyorsun da?Dayı demiş, ne yapıyorsun sen böyle geceleri kalkıyorsun da? İşte Allah'a ibadet ediyorum.İşte Allah'a ibadet ediyorum. E bana da öğretsene demiş.E bana da öğretsene demiş. Çocuk o zaten, mükellef değil, üç yaşında bir şeymiş.Çocuk o zaten, mükellef değil, üç yaşında bir şeymiş. Demiş sana ben öğreteyim üç şeyi deDemiş sana ben öğreteyim üç şeyi de sen onları söyle. Ne söyleyeyim?sen onları söyle. Ne söyleyeyim? Allah-u Rabbi, Allah-u Rabbi.

Allah-u Rabbi, Allah-u Rabbi.
Allah-u şahidi, Allah-u şahidi.Allah-u şahidi, Allah-u şahidi. Allah-umme ma’iye , Allah-umme ma’iye.Allah-umme ma’iye , Allah-umme ma’iye. İşte bu yeter sana demiş.İşte bu yeter sana demiş. Ne güzel ya. Mürebbi.Ne güzel ya. Mürebbi. Beni yaradan, yetiştiren,Beni yaradan, yetiştiren, bütün varlıkları yetiştiren Allah'tır bir Allah'tır.bütün varlıkları yetiştiren Allah'tır bir Allah'tır. Şimdi bir Fransız, papazların tabi

Şimdi bir Fransız, papazların tabi
Allah'ı tarif edişlerindeki tarifiAllah'ı tarif edişlerindeki tarifi dinlemiş dinlemiş, aklı bir türlü yatmamış.dinlemiş dinlemiş, aklı bir türlü yatmamış. Buraya gelmiş bakmış ki Elhamdülillahi Rabbül âlemin.Buraya gelmiş bakmış ki Elhamdülillahi Rabbül âlemin. Doğrusu bu demiş bunun.Doğrusu bu demiş bunun. Doğrusu bu demiş.Doğrusu bu demiş. Ben bu Müslümanlığı kabul ettim demiş.Ben bu Müslümanlığı kabul ettim demiş. Gitmiş Müslümanlığı kabul etmiş.Gitmiş Müslümanlığı kabul etmiş. Şimdi sonunda muallimlik yapıyormuş.Şimdi sonunda muallimlik yapıyormuş. Rabbül Âlemin dir.Rabbül Âlemin dir. O da bizim Rabbimiz.O da bizim Rabbimiz. Bizim hiçbir şeyimiz yok.Bizim hiçbir şeyimiz yok. Hiçbir şeyimiz yok.Hiçbir şeyimiz yok. Biz kuru bir şeyiz ortada.Biz kuru bir şeyiz ortada. Bizi terbiye eden, yetiştiren,Bizi terbiye eden, yetiştiren, bütün kuvveti, kudreti, her şeyi veren Allah'tır.bütün kuvveti, kudreti, her şeyi veren Allah'tır. O, işte O vermediği dakika biz ölüyoruz artık.O, işte O vermediği dakika biz ölüyoruz artık. Hayattan kesiliyoruz.Hayattan kesiliyoruz. O hayat, O'nun verdiği hayatladır.O hayat, O'nun verdiği hayatladır. Bilgiler, her şey de Ondandır.Bilgiler, her şey de Ondandır. Şimdi bunu biz de desek, Allah-u Rabbi.

Şimdi bunu biz de desek, Allah-u Rabbi.
Evet, benim Rabbim Allah.Evet, benim Rabbim Allah. Yetiştiren Allah.Yetiştiren Allah. Şahidi, bütün hareketlerimi görende şahit de O.Şahidi, bütün hareketlerimi görende şahit de O. Şahit demek, gören demek değil mi?Şahit demek, gören demek değil mi? Sen bunun şahidisin, gördün mü diyor hâkim?Sen bunun şahidisin, gördün mü diyor hâkim? Yok, işittim ki olmaz, işittimle olmaz. Gördün mü?Yok, işittim ki olmaz, işittimle olmaz. Gördün mü? Gördüm efendim, bu bunu dövüyorken gördüm.Gördüm efendim, bu bunu dövüyorken gördüm. Şahitsin. Demek ki Allah da böyle şahit.Şahitsin. Demek ki Allah da böyle şahit. Bütün hareketlerimizin görücüsü yani.Bütün hareketlerimizin görücüsü yani. Bütün hareketlerimizi görüyor. Şahidim.Bütün hareketlerimizi görüyor. Şahidim. Allahümme ma’iye.

Allahümme ma’iye.
Allah da her zaman benimle diyor.Allah da her zaman benimle diyor. Kuvvetli. Yani Allah benimle deyince,Kuvvetli. Yani Allah benimle deyince, haşa burada bir de yanlış bir fikir olup da,haşa burada bir de yanlış bir fikir olup da, yani içimize girmiş de,yani içimize girmiş de, biz de Allah'tan bir parçaymışız gibi değil ha.biz de Allah'tan bir parçaymışız gibi değil ha. Allah bizimle, bizim ne demek?Allah bizimle, bizim ne demek? Bizim muhit, her şeyimiz O'nun taht-ı idaresinde.

Bizim muhit, her şeyimiz O'nun taht-ı idaresinde.
Biz kâinat adamıyız zaten.Biz kâinat adamıyız zaten. Binâenaleyh, bizim kaçacak tarafımız yok.Binâenaleyh, bizim kaçacak tarafımız yok. Ne yapsak gecede de, gündüzde de, gizlide de, aşikârda da,Ne yapsak gecede de, gündüzde de, gizlide de, aşikârda da, her halimize vâkıf.her halimize vâkıf. Görüyor da.Görüyor da. Binâenaleyh, kaçacak bir tarafımız yok.Binâenaleyh, kaçacak bir tarafımız yok. İşte tekrar gözümüzün önünde bak,İşte tekrar gözümüzün önünde bak, konuştuklarımızın hepsini almış, şuraya saklıyor.konuştuklarımızın hepsini almış, şuraya saklıyor. İstediği zaman söyleyecek.İstediği zaman söyleyecek. Burda, içimizde saklanıyor.Burda, içimizde saklanıyor. Yarın göz yumduğumuz vakitte hepsi meydana çıkar.Yarın göz yumduğumuz vakitte hepsi meydana çıkar. Hepsi meydana çıkar.Hepsi meydana çıkar. İster inan ister inama meydanda ortada.İster inan ister inama meydanda ortada. Onun için Allah-umme ma’iye dedin mi,Onun için Allah-umme ma’iye dedin mi, o inanca hâkim ve sahip olupo inanca hâkim ve sahip olup günahlarım demesi kolay canım,günahlarım demesi kolay canım, hepimiz deriz Allah-umme ma’iye.hepimiz deriz Allah-umme ma’iye. Fakat günahlarda nasılsın bakayım?Fakat günahlarda nasılsın bakayım? Yasaklarla nasılsın?Yasaklarla nasılsın? Allah-umme ma’iye dedin miydi benim bu günahı işlerken Allah görüyor da,

Allah-umme ma’iye dedin miydi benim bu günahı işlerken Allah görüyor da,
diyerekten sen terk edebiliyor musun?diyerekten sen terk edebiliyor musun? İşte o zaman Allah-umme ma’iye dediğinde doğrusun.İşte o zaman Allah-umme ma’iye dediğinde doğrusun. Yok, günahları işliyorsun, Allah da benimle beraber diyorsun, yalancısın bu.Yok, günahları işliyorsun, Allah da benimle beraber diyorsun, yalancısın bu. Allah bilir diyen insan,Allah bilir diyen insan, Allah benim hareketlerimi görüyor diyen insanAllah benim hareketlerimi görüyor diyen insan elbette Allah-u Teâlâ'nın yasaklarından korunur ve kaçınır.elbette Allah-u Teâlâ'nın yasaklarından korunur ve kaçınır. O zaman ne olur?O zaman ne olur? Melek gibi olur.

Melek gibi olur.
Yeryüzü melek gibi.Yeryüzü melek gibi. Ne kavga var, ne gürültü var,Ne kavga var, ne gürültü var, ne komünistlik var, ne bilmem nelik var.ne komünistlik var, ne bilmem nelik var. Hiçbir şey yok.Hiçbir şey yok. Herkes işinde, gücünde kanaat var.Herkes işinde, gücünde kanaat var. Allah'ın verdiğine de razı.Allah'ın verdiğine de razı. O çok zenginmiş, olsun bak.O çok zenginmiş, olsun bak. Bana da Allah'ın verdiği.Bana da Allah'ın verdiği. Çok şükür elhamdülillah.Çok şükür elhamdülillah. Vücudumda sağ.Vücudumda sağ. Dün şurada bir hadîs okudum.Dün şurada bir hadîs okudum. Hoşuma gitti.Hoşuma gitti. İbn Âdem, bize hitap ediyor.İbn Âdem, bize hitap ediyor. İbn Âdeme, ‘ındeke mâ yekfîke.

İbn Âdeme, ‘ındeke mâ yekfîke.
Sana kifayet edecek ekmeğin var, gündeliğin var.Sana kifayet edecek ekmeğin var, gündeliğin var. Ve ente tetlübü mâ yütğîke.Ve ente tetlübü mâ yütğîke. Sen istiyorsun daha çok olsun.Sen istiyorsun daha çok olsun. Hâlbuki o çokluk seni tuğyana sevk edecek.Hâlbuki o çokluk seni tuğyana sevk edecek. İnne-l-insâne leyatgâ en ra’âhu’stağnâ.

İnne-l-insâne leyatgâ en ra’âhu’stağnâ.
İnsan cibilliyetine çokluğu bulunca,İnsan cibilliyetine çokluğu bulunca, işte evi beğenmez, mahalleyi beğenmez,işte evi beğenmez, mahalleyi beğenmez, komşuyu beğenmez, anayı babayı beğenmez.komşuyu beğenmez, anayı babayı beğenmez. Beğenmez de beğenmez.Beğenmez de beğenmez. Yütğîke, tuğyane sevk ediyor.

Yütğîke, tuğyane sevk ediyor.
Artık isyan vadilerinde istediği gibi hareket eder.Artık isyan vadilerinde istediği gibi hareket eder. İsyan vadilerinde.İsyan vadilerinde. Hiç sıkılması da, utanması da yoktur.Hiç sıkılması da, utanması da yoktur. Sen hâlbuki elindekine razı olsan yeter.Sen hâlbuki elindekine razı olsan yeter. Hâlbuki razı olmuyorsun, çok istiyorsun.Hâlbuki razı olmuyorsun, çok istiyorsun. O da seni tuğyane sevk ediyor.O da seni tuğyane sevk ediyor. Yani bugün bizim MüslümanlığımızdanYani bugün bizim Müslümanlığımızdan şüphe edilmesi lazım.şüphe edilmesi lazım. Biz nasıl Müslümanız diyebileceğiz bilmem.Biz nasıl Müslümanız diyebileceğiz bilmem. Müslümanlığımızı ispat etmek içinMüslümanlığımızı ispat etmek için Müslümanın Müslümanlık dairesinde yaşamasıMüslümanın Müslümanlık dairesinde yaşaması lazım iken bugün o kadar feci hadiseler karşısındayız kilazım iken bugün o kadar feci hadiseler karşısındayız ki bunların hepsine göz yumuyoruz.bunların hepsine göz yumuyoruz. Bu Müslümanlığa hiç yakışan bir şey değil.Bu Müslümanlığa hiç yakışan bir şey değil. İbn Âdeme, lâ bi kalîlin tekne’u,

İbn Âdeme, lâ bi kalîlin tekne’u,
ve lâ min kesîrin teşbe’u.ve lâ min kesîrin teşbe’u. Ey insanoğlu, ne aza kanaat ediyorsun,Ey insanoğlu, ne aza kanaat ediyorsun, ne de çoktan doyuyorsun.ne de çoktan doyuyorsun. Çokla da doymuyor insan.Çokla da doymuyor insan. Karun gibi. "Karun gibi. " İbni ademe iza esbahte muafen fi cesedike"İbni ademe iza esbahte muafen fi cesedike" Ah sapasağlam, afiyetle sabaha dahil oldun.Ah sapasağlam, afiyetle sabaha dahil oldun. Ne büyük nimet o.Ne büyük nimet o. Sabaha afiyetle eriştin, ne büyük nimettir.Sabaha afiyetle eriştin, ne büyük nimettir. Âminen fî sirbike.

Âminen fî sirbike.
İşin de, ticaretin de var, ekmek parası kazanacak yolun da var.İşin de, ticaretin de var, ekmek parası kazanacak yolun da var. Maişetini temin edebiliyorsun.Maişetini temin edebiliyorsun. İndeke kûtü yevmike.İndeke kûtü yevmike. O gün yiyeceğin ekmeğin de var.O gün yiyeceğin ekmeğin de var. Bırak şu artık dünyanın o nur-u ruhsuzatını.Bırak şu artık dünyanın o nur-u ruhsuzatını. Bunlarla meşgul olmayı.Bunlarla meşgul olmayı. Sen kendini azab-ı cehennemden kurtarmanın yoluna bak.Sen kendini azab-ı cehennemden kurtarmanın yoluna bak. Onun için, rak’atün min âlimin billâhi.

Onun için, rak’atün min âlimin billâhi.
Allah'ı iyi bilen insanın kıldığı bir rekât namaz.Allah'ı iyi bilen insanın kıldığı bir rekât namaz. Rekâttan değil.Rekâttan değil. Rekâtın bir rekât namazı.Rekâtın bir rekât namazı. Hayrun min elfi rak’atin min mütecâhilin billâhi.Hayrun min elfi rak’atin min mütecâhilin billâhi. Allah'ı bilmeyenin,Allah'ı bilmeyenin, Allah'ı bilmeyenin kıldığı bin rekâttan.Allah'ı bilmeyenin kıldığı bin rekâttan. Hayrun, hayırlıdır.Hayrun, hayırlıdır. Onun için Allah-u Teâlâ'yı bilmeOnun için Allah-u Teâlâ'yı bilme kolay bir şey de değil canım.kolay bir şey de değil canım. Evet, görüyoruz işte bu varlığın sahibi var.Evet, görüyoruz işte bu varlığın sahibi var. Herkes diyor ki işte Yahud da diyor,

Herkes diyor ki işte Yahud da diyor,
Hristiyan da diyor, aya giden de diyor, gitmeyen de diyor.Hristiyan da diyor, aya giden de diyor, gitmeyen de diyor. Allah'ın varlığı ama tam manasıyla.Allah'ın varlığı ama tam manasıyla. Bu hepiniz bilirsiniz sıfat zatiyesi, sıfatı subutiyesi var.Bu hepiniz bilirsiniz sıfat zatiyesi, sıfatı subutiyesi var. Hayat, ilim, semî, basar, irade,Hayat, ilim, semî, basar, irade, kudret, kelâm, tekvîn dedikleri bu sıfatlarlakudret, kelâm, tekvîn dedikleri bu sıfatlarla kıdem, bekâ, vahdaniyet,kıdem, bekâ, vahdaniyet, muhâlefetün li'l-havâdis, kıyâm bi-nefsihî.muhâlefetün li'l-havâdis, kıyâm bi-nefsihî. İlk mekteplerde, eskiden okutulan ilmihal kitaplarındaİlk mekteplerde, eskiden okutulan ilmihal kitaplarında evvela bunlar bildirilirdi.evvela bunlar bildirilirdi. Bunlar amentü hülasasıdır.Bunlar amentü hülasasıdır. O daha derinliklerine gitmeye de lüzum yok zaten bize.O daha derinliklerine gitmeye de lüzum yok zaten bize. Amentü’ye iman ettin mi kâfi bizde.Amentü’ye iman ettin mi kâfi bizde. Fakat amentüyü bilmiyorsa bir insan.Fakat amentüyü bilmiyorsa bir insan. Onun için Men âmene bi'l-kaderi

Onun için Men âmene bi'l-kaderi
emine minel kederi.emine minel kederi. Bugünkü dertler, ıstıraplar,Bugünkü dertler, ıstıraplar, sıkıntılar, baş ağrıları,sıkıntılar, baş ağrıları, diş ağrıları, karın ağrıları, ne dersen,diş ağrıları, karın ağrıları, ne dersen, sinirler, hep imandaki zafiyetimizin eseridir.sinirler, hep imandaki zafiyetimizin eseridir. Allah'tan dedin mi bitti iş.Allah'tan dedin mi bitti iş. Allah'tan dedin mi bitti iş.Allah'tan dedin mi bitti iş. Ki Allah'tandır yani.Ki Allah'tandır yani. Ramazânü bi’l-medîneti.

Ramazânü bi’l-medîneti.
Şimdi geldi.Şimdi geldi. Allah cümlemize yine nasip etsin inşallah.Allah cümlemize yine nasip etsin inşallah. Bir ramazan hiç olmazsa.Bir ramazan hiç olmazsa. Biz o memleketin halkından değiliz amaBiz o memleketin halkından değiliz ama canımız ister ki biz de o memleketincanımız ister ki biz de o memleketin bir ramazanın orucunu tutalım.bir ramazanın orucunu tutalım. Çünkü bir ramazanın orucu Medine-i Münevvere'de.Çünkü bir ramazanın orucu Medine-i Münevvere'de. Min elfi ramazân.Min elfi ramazân. Bin ramazandan.Bin ramazandan. Yani bin ramazan ne demek?

Yani bin ramazan ne demek?
Yüz sene.Yüz sene. 80 küsur senede 80 küsur senelik oruç tutacaksan,80 küsur senede 80 küsur senelik oruç tutacaksan, Medine-i Münevver'deki bir senelik oruç, bunlara bedeldir.Medine-i Münevver'deki bir senelik oruç, bunlara bedeldir. Ömür boyunca yani.Ömür boyunca yani. Hâlbuki O Mekke'ninki daha büyük.Hâlbuki O Mekke'ninki daha büyük. Mekke'ninki daha büyük.Mekke'ninki daha büyük. O 100 bin.O 100 bin. Şimdi istemez mi insan, bu panayırlara herkes koşuyor,Şimdi istemez mi insan, bu panayırlara herkes koşuyor, bir hayvan satacak yahut bir hayvan alacakbir hayvan satacak yahut bir hayvan alacak yahut başka bir şey satacak, başka bir şey alacak.yahut başka bir şey satacak, başka bir şey alacak. Panayırlar doludur, para kazanç yerleri.Panayırlar doludur, para kazanç yerleri. Oralara herkes koşar.Oralara herkes koşar. Şimdi sergi mi diyorlar onlara, ne diyorlar?Şimdi sergi mi diyorlar onlara, ne diyorlar? İşte oralara herkes koşuyor.İşte oralara herkes koşuyor. Satsın da ucuz alsın.Satsın da ucuz alsın. O on güzeli işte, bunu Medine-i MünevvereO on güzeli işte, bunu Medine-i Münevvere ve Mekke-i Münevvere de bire bin, bire yüz.ve Mekke-i Münevvere de bire bin, bire yüz. Ve cümuatün bi’l-medîne.

Ve cümuatün bi’l-medîne.
Bir cuma namazını Medine-i Münevverede kılabilmek.Bir cuma namazını Medine-i Münevverede kılabilmek. Hayrun min elfi cümuatin fîmâ sivâhâHayrun min elfi cümuatin fîmâ sivâhâ mine’l-büldâni.mine’l-büldâni. Başka şehirlerde kılınan,Başka şehirlerde kılınan, bin tane cumadan daha, hayrun.bin tane cumadan daha, hayrun. Rîhu’l-cenneti

Rîhu’l-cenneti
tûcedü min mesirati hamsimieti âmen.tûcedü min mesirati hamsimieti âmen. Şimdi cennette bir koku var.Şimdi cennette bir koku var. Akşam bir eve gittik.Akşam bir eve gittik. Şöyle bir güzel adını beceremedim.Şöyle bir güzel adını beceremedim. Bir şey diyorlar.Bir şey diyorlar. Gayet güzel kokuyor.Gayet güzel kokuyor. Burnunun insanın direği kırılacak.Burnunun insanın direği kırılacak. Şimdi cennetin kokusu daŞimdi cennetin kokusu da min mesirati hamsi mieti beş yüz sene.min mesirati hamsi mieti beş yüz sene. Tarifi bugün mümkün değil yani.Tarifi bugün mümkün değil yani. 500 senelik yoldan,500 senelik yoldan, onun kokusu insanın burnunun direğini kıracak.onun kokusu insanın burnunun direğini kıracak. O kadar dehşetli bir kokusu var.O kadar dehşetli bir kokusu var. Dünya kokularının hiçbirisine benzemez.Dünya kokularının hiçbirisine benzemez. Şimdi cennetin bu kokusu, böyle bir kokusu varken.Şimdi cennetin bu kokusu, böyle bir kokusu varken. Ve lâ yecidü rîha’l-cennet.

Ve lâ yecidü rîha’l-cennet.
Bu cennetin kokusunu kokamaz.Bu cennetin kokusunu kokamaz. Men talebe’d-dünyâ bi ameli’l-âhirati.Men talebe’d-dünyâ bi ameli’l-âhirati. Âhiret amelleriyle dünyayı talep edenlerÂhiret amelleriyle dünyayı talep edenler bu cennetin kokusunu kokamaz.bu cennetin kokusunu kokamaz. Allah kusurlarımızı affetsin.Allah kusurlarımızı affetsin. Şurada demiş ki,Şurada demiş ki, "keennehu efdalü taabbüd""keennehu efdalü taabbüd" kendisini âbid, sofu,kendisini âbid, sofu, âbid ve sofu kılığına sokmuş.âbid ve sofu kılığına sokmuş. Herkes beni âbid ve sofu bilsinler diyerekten

Herkes beni âbid ve sofu bilsinler diyerekten
ve herkes bana hürmet göstersin,ve herkes bana hürmet göstersin, beni gözetlesinbeni gözetlesin gibi bir haller, tavırlar takınaraktangibi bir haller, tavırlar takınaraktan böyle hareketlerde bulunmak,böyle hareketlerde bulunmak, o kokunun, o cennet kokusununo kokunun, o cennet kokusunun kokmasına mani olacak.kokmasına mani olacak. Şimdi bir tabir var.Şimdi bir tabir var. Birçok tarikatlar vardır.Birçok tarikatlar vardır. Her tarikatın kendisine göre bir tacı var, kisvesi var,Her tarikatın kendisine göre bir tacı var, kisvesi var, cübbesi var, kılığı var.cübbesi var, kılığı var. Nakşiler bunların hiçbirisine iltifat etmemişler.Nakşiler bunların hiçbirisine iltifat etmemişler. Halk nasıl giyinirse onlar da öyle giyinirler.Halk nasıl giyinirse onlar da öyle giyinirler. Halk neyse onlarda olur.Halk neyse onlarda olur. Halkın arasında bilinmezler.Halkın arasında bilinmezler. Bilinmemek lazım.Bilinmemek lazım. Bilinip de herkesin şöhretini kazanmaktansa,Bilinip de herkesin şöhretini kazanmaktansa, bilinmemek efdaldir.bilinmemek efdaldir. Bunlar işte cennetin kokusunu bile koklamayacaklar.Bunlar işte cennetin kokusunu bile koklamayacaklar. Şimdi bir tane daha okuyayım.Şimdi bir tane daha okuyayım. Rida’r-rabbi fî rida’l-vâlid.

Rida’r-rabbi fî rida’l-vâlid.
Çok, çok dikkat edilmesi lazım.Çok, çok dikkat edilmesi lazım. Çok dikkat edilmesi lazım.Çok dikkat edilmesi lazım. Hakk'ın rızası, Hakk yolunda nasıl razı olur?Hakk'ın rızası, Hakk yolunda nasıl razı olur? İşte namaz kılarız, oruç tutarız, hayru hasenat yaparız.İşte namaz kılarız, oruç tutarız, hayru hasenat yaparız. İşte çeşitli.İşte çeşitli. Hakk yollarında gideriz.Hakk yollarında gideriz. Yok.Yok. Bunlar da Hakk'ın rızasına vesiledir amaBunlar da Hakk'ın rızasına vesiledir ama asıl Hakk'ın rızası, fî rida’l-vâlid.asıl Hakk'ın rızası, fî rida’l-vâlid. Annenle babanAnnenle baban senden ne zaman memnun olur, hoşnut olurlarsa,senden ne zaman memnun olur, hoşnut olurlarsa, Allah senden o zaman memnundur.Allah senden o zaman memnundur. Onun için anne baba deyince hani,Onun için anne baba deyince hani, affedersin söylemesi belki çirkin olur, öyleaffedersin söylemesi belki çirkin olur, öyle çirkin laflarla terbiye edençirkin laflarla terbiye eden ari bir hal ile bunların karşısında terbiyesiz bir tavır ile oturma,ari bir hal ile bunların karşısında terbiyesiz bir tavır ile oturma, konuşma katiyen yakışmaz.konuşma katiyen yakışmaz. Valideynin rızasını talep eden insan,Valideynin rızasını talep eden insan, onların karşısında gayet edibane,onların karşısında gayet edibane, sakin, sorarlarsa söyler.sakin, sorarlarsa söyler. Bir ihtiyaçları varsa derhalBir ihtiyaçları varsa derhal söyletmeden yapmaya çalışır.söyletmeden yapmaya çalışır. Bir dediklerini iki dedirtmez.Bir dediklerini iki dedirtmez. Ama diyebilirsin ki cahil be.Ama diyebilirsin ki cahil be. Bir şey bilmiyor ki.Bir şey bilmiyor ki. Sen bırak onun cahilliğini.Sen bırak onun cahilliğini. Senin bildiğinin ne kıymeti var.Senin bildiğinin ne kıymeti var. Bize düşen vazife,

Bize düşen vazife,
bizi meydana getirmiş, bugün beşeriyetbizi meydana getirmiş, bugün beşeriyet içerisinde hayat sahibi olmuşuz,içerisinde hayat sahibi olmuşuz, onlar vesile olmuşlar, bizim onlaraonlar vesile olmuşlar, bizim onlara hürmet ve saygıda kusur göstermemiz lazım.hürmet ve saygıda kusur göstermemiz lazım. Bir misal olarak, üç kardeş,Bir misal olarak, üç kardeş, üç kimse yani kardeş dediysem, üç kimseüç kimse yani kardeş dediysem, üç kimse bir seyahate çıkmışlar,bir seyahate çıkmışlar, seyahat esnasında bir afet,seyahat esnasında bir afet, dolu afetine tutulmuşlar,dolu afetine tutulmuşlar, bir mağaraya sığınmışlar.bir mağaraya sığınmışlar. Bu dolunun tesiriyleBu dolunun tesiriyle kayalar yukarıdan yuvarlanarakkayalar yukarıdan yuvarlanarak bir tanesi gelmiş mağaranın kapısını kapatmış.bir tanesi gelmiş mağaranın kapısını kapatmış. Kalmışlar içeride mahpus.Kalmışlar içeride mahpus. Çıkacak başka yer yok.Çıkacak başka yer yok. Demişler ki ölüm artık bizim için burada mukadder.Demişler ki ölüm artık bizim için burada mukadder. Kazmamız yok, küreğimiz yok,Kazmamız yok, küreğimiz yok, bir şeyimiz yok ki bu kayayı buradan fırlatıp atalım.bir şeyimiz yok ki bu kayayı buradan fırlatıp atalım. Kaldı iş duaya demişler.Kaldı iş duaya demişler. Yalvaralım şu Cenâb-ı Hakk'aYalvaralım şu Cenâb-ı Hakk'a yaptığımız hayırlı bir ameller varsayaptığımız hayırlı bir ameller varsa biz buradan kurtulalım.biz buradan kurtulalım. Başka çare yok yoksa gideceğiz.Başka çare yok yoksa gideceğiz. İki tanesi başka da bir tanesini söyleyeceğim şimdi.İki tanesi başka da bir tanesini söyleyeceğim şimdi. Birisi demiş ki, ya Rab, biliyorsun ya,Birisi demiş ki, ya Rab, biliyorsun ya, ben anam babamın karnını doyurmadanben anam babamın karnını doyurmadan çocuklarıma yemek yedirmezdim.çocuklarıma yemek yedirmezdim. İhtiyarmış anası ve babası.İhtiyarmış anası ve babası. Süt sağmış koyunlarından getirmiş.Süt sağmış koyunlarından getirmiş. Onları içirirmiş, doyururmuş, yatırırmış.Onları içirirmiş, doyururmuş, yatırırmış. Ondan sonra çoluğunu çocuğunu.Ondan sonra çoluğunu çocuğunu. Bir gün geç kalmışım.Bir gün geç kalmışım. Geldim baktım ki anamla babam uyumuş.Geldim baktım ki anamla babam uyumuş. Çocuklar ayağımın altında koşuşuyorlar,Çocuklar ayağımın altında koşuşuyorlar, baba sütümüzü ver diyerektenbaba sütümüzü ver diyerekten ben hiç birisine iltifat etmiyordum.ben hiç birisine iltifat etmiyordum. Babama da kalk baba, bak sana süt getirdim dememiş.

Babama da kalk baba, bak sana süt getirdim dememiş.
Edep, bunu terbiye hali.Edep, bunu terbiye hali. Süt elinde sabaha kadar uyansınlar da içsinler diye beklemiş.Süt elinde sabaha kadar uyansınlar da içsinler diye beklemiş. Sabaha kadar.Sabaha kadar. Eğer sen benim bu amelimi kabul ettiysen bize buradanEğer sen benim bu amelimi kabul ettiysen bize buradan bir kurtuluş yolu aç ya Rabbi demiş.bir kurtuluş yolu aç ya Rabbi demiş. Derken taş şöyle bir ışık görecek kadar yuvarlanmış kenara.Derken taş şöyle bir ışık görecek kadar yuvarlanmış kenara. Sonra diğer ikisinin de dualarıylaSonra diğer ikisinin de dualarıyla taş yuvarlanmış, geldiği yerden gitmiş başka tarafa.taş yuvarlanmış, geldiği yerden gitmiş başka tarafa. Onlar da kurtulmuşlar.Onlar da kurtulmuşlar. Şimdi burada rida’l-vâlid,

Şimdi burada rida’l-vâlid,
bu anneye, babaya ikramın bir numunesi olarak.bu anneye, babaya ikramın bir numunesi olarak. Ana, baba ne olursa olsunAna, baba ne olursa olsun bizim hayat-ı dünyayı kavuşmamıza, bu âleme gelmemizebizim hayat-ı dünyayı kavuşmamıza, bu âleme gelmemize sebep onlar olmuştur.sebep onlar olmuştur. Onlar olmasaydı biz bu âleme gelemezdik.Onlar olmasaydı biz bu âleme gelemezdik. Allah'a şükür de Fransa'da, Londra'da, bilmem,

Allah'a şükür de Fransa'da, Londra'da, bilmem,
Washington 'da bir gavurun dölü olarak gelseydik ne yapardık?Washington 'da bir gavurun dölü olarak gelseydik ne yapardık? Nereden bulacaktık bu İslâm'ı biz?Nereden bulacaktık bu İslâm'ı biz? Onlar ne yapabiliyor işte.Onlar ne yapabiliyor işte. Biz Almanya'ya gittiğimizde yazdık,Biz Almanya'ya gittiğimizde yazdık, bir defter verdiler elimizde, yaz bakalım dediler.bir defter verdiler elimizde, yaz bakalım dediler. Dedik ki sizin Müslüman olmanızı isteriz biz de.Dedik ki sizin Müslüman olmanızı isteriz biz de. Dediler ki bu kadar Alman gavuru nereye giderse bizde oraya gideceğiz dediler.Dediler ki bu kadar Alman gavuru nereye giderse bizde oraya gideceğiz dediler. Bu kadar Alman gavuru nereye giderse bizde oraya gideceğiz dediler.Bu kadar Alman gavuru nereye giderse bizde oraya gideceğiz dediler. Onlar için ayrılıp da biz cennete gidemeyiz demek istediler.Onlar için ayrılıp da biz cennete gidemeyiz demek istediler. Gavurluk bu.Gavurluk bu. Kendini kurtarmasını da beceremiyorlar yani.Kendini kurtarmasını da beceremiyorlar yani. Allah muhafaza etsin.Allah muhafaza etsin. Onun için rida’l-vâlid,

Onun için rida’l-vâlid,
Rida’r-rabbi, Hak Teâlâ'nın rızası fî rida’l-vâlid.Rida’r-rabbi, Hak Teâlâ'nın rızası fî rida’l-vâlid. Onlar bizim Türkçe şeylerde de yazılıdır.Onlar bizim Türkçe şeylerde de yazılıdır. Allah'ın rızası, valideynin rızası.Allah'ın rızası, valideynin rızası. Ayakları altındadır.Ayakları altındadır. Cennet ananın babanın ayakları altında ya levhalarda yazılıdır.Cennet ananın babanın ayakları altında ya levhalarda yazılıdır. Ne demek bu?Ne demek bu? Allah-u Teâlâ'nın rızası,Allah-u Teâlâ'nın rızası, anne babanın rızasına bağlı.anne babanın rızasına bağlı. Anan baban senden hoşnut ise ne mutlu sana.Anan baban senden hoşnut ise ne mutlu sana. Dünyanda da mes'udsun, ahirette de mes'udsun.Dünyanda da mes'udsun, ahirette de mes'udsun. Yok, bunları kırıyor, incitiyorsan,Yok, bunları kırıyor, incitiyorsan, dünya şeylerine, hadiselerinden dolayı.dünya şeylerine, hadiselerinden dolayı. Dünyada ne kadar mes'udum desen yalan.Dünyada ne kadar mes'udum desen yalan. Ve sehatu’r-rabbi.

Ve sehatu’r-rabbi.
Allah Celle ve Alâ’nın gadabı.Allah Celle ve Alâ’nın gadabı. Fî sehati’l-vâlidi.Fî sehati’l-vâlidi. Ana babanın gadabına bağlı.Ana babanın gadabına bağlı. Ana baba kızıyorsa sana,Ana baba kızıyorsa sana, bil ki Allah senden razı değil.bil ki Allah senden razı değil. Raviyeleri Tirmizî, İbn Hibbân, Hâkim,Raviyeleri Tirmizî, İbn Hibbân, Hâkim, Buhârî an İbn Ömer'den.Buhârî an İbn Ömer'den. Binâenaleyh anne ve babaya karşıBinâenaleyh anne ve babaya karşı çocuklarımızın gayet saygılı olarak yetişimlerineçocuklarımızın gayet saygılı olarak yetişimlerine çok önem vermek lazımçok önem vermek lazım ve çok da dikkat etmek lazım.ve çok da dikkat etmek lazım. Çocuğu isyana sevk etmeyecekÇocuğu isyana sevk etmeyecek hadiselere de annenin babanın zekâsı lazım.hadiselere de annenin babanın zekâsı lazım. Çocuk, çocuktur ne kadar olsa.Çocuk, çocuktur ne kadar olsa. Onu döversen,Onu döversen, bazı hadiselerde üzerine yüklenirsen isyan eder.bazı hadiselerde üzerine yüklenirsen isyan eder. O isyanına da sebep olmamak lazım.O isyanına da sebep olmamak lazım. Allah kusurlarınızı afv u mağfiret etsin.

Allah kusurlarınızı afv u mağfiret etsin.
Havalar sıcak.Havalar sıcak. Şimdi şu toplantı büyük bir devlettir yani.Şimdi şu toplantı büyük bir devlettir yani. Şu toplantı büyük bir devlettir.Şu toplantı büyük bir devlettir. Şunu hatırlatayım size.Şunu hatırlatayım size. Cenâb-ı Peygamber bir hadîsinde buyuruyorlar ki,

Cenâb-ı Peygamber bir hadîsinde buyuruyorlar ki,
Lâ İlâhe İllallâhLâ İlâhe İllallâh Muhammedu’r Resûlullah diyeMuhammedu’r Resûlullah diye daire-i İslâm'a girmeden,daire-i İslâm'a girmeden, hiçbir kimse cennet'e giremez.hiçbir kimse cennet'e giremez. Evvela iman, sonra cennet.Evvela iman, sonra cennet. Fakat siz birbirinizi sevmedikçe,Fakat siz birbirinizi sevmedikçe, siz birbirinizi sevmedikçe,siz birbirinizi sevmedikçe, layık-ı vecihle ama birbirinizi sevmedikçe,layık-ı vecihle ama birbirinizi sevmedikçe, iman sahibi olamazsınız.iman sahibi olamazsınız. Daha birkaç ders evvel geçmişti bu.Daha birkaç ders evvel geçmişti bu. Buna hepinizin ezberlemesini rica ederim.Buna hepinizin ezberlemesini rica ederim. Siz birbirinize, birbirinizi sevmedikçe iman,Siz birbirinize, birbirinizi sevmedikçe iman, yani kâmil bir imana sahip olamazsınız.yani kâmil bir imana sahip olamazsınız. Birbirimizi sevdiğimiz veya sevmediğimizBirbirimizi sevdiğimiz veya sevmediğimiz amellerimizden, hareketlerimizden bellidir.amellerimizden, hareketlerimizden bellidir. Allah cümlemizi affetsin,

Allah cümlemizi affetsin,
tevfikat-ı samedâniyesini mazhar etsin,tevfikat-ı samedâniyesini mazhar etsin, birbirimizi layığı vecihle sevenlerden etsin,birbirimizi layığı vecihle sevenlerden etsin, bizi ve bütün ümmeti Muhammed'i.bizi ve bütün ümmeti Muhammed'i. Yalnız şunu söyleyeyim size,Yalnız şunu söyleyeyim size, bir büyük bana dedi ki,bir büyük bana dedi ki, bu seferki seyahatim esnasında,bu seferki seyahatim esnasında, haa unuturum, bunu saklayayım,haa unuturum, bunu saklayayım, şimdi iki tane bu seyahatte iki tane ders öğrendim.şimdi iki tane bu seyahatte iki tane ders öğrendim. Birisini evvelkisi günü birisini de bu akşamı öğrendim.Birisini evvelkisi günü birisini de bu akşamı öğrendim. Dediler ki, avcılar, bilmem amaDediler ki, avcılar, bilmem ama avcılar ayı avını çıktıkları vakitte,avcılar ayı avını çıktıkları vakitte, ayıyı ininden çıkarmak için,ayıyı ininden çıkarmak için, ayıyı ininden çıkarmak içinayıyı ininden çıkarmak için en güzel vasıta soyunurlarmış,en güzel vasıta soyunurlarmış, çıplacık ayının inine girerlermiş,çıplacık ayının inine girerlermiş, ayı onu görünce öyle çıplak yüzünü kapar çıkarmış dışarıya.ayı onu görünce öyle çıplak yüzünü kapar çıkarmış dışarıya. Allah'ını seversen.Allah'ını seversen. Söyleyenlerin şeysine bağlayacağım.Söyleyenlerin şeysine bağlayacağım. İkincisi, Emirgan'daydım dün akşam,

İkincisi, Emirgan'daydım dün akşam,
oradaki adam dedi ki, unuttum adamı, büyük bir zengin varmış orada.oradaki adam dedi ki, unuttum adamı, büyük bir zengin varmış orada. Zenginin evinde de iki tane azılı köpek varmış.Zenginin evinde de iki tane azılı köpek varmış. Azılı iki tane köpek.Azılı iki tane köpek. Ki eve yabancının girmesi mümkün değil.Ki eve yabancının girmesi mümkün değil. Derken, hırsızlar girmişler, evi soymuşlar.Derken, hırsızlar girmişler, evi soymuşlar. Fakat nüfuslu adam olduğu için hırsızlar yakalanmış.Fakat nüfuslu adam olduğu için hırsızlar yakalanmış. Adam demiş ki, bu hırsızlar,Adam demiş ki, bu hırsızlar, müsaade edin ben bir sorayım bakayım, nasıl girdiler bu eve?müsaade edin ben bir sorayım bakayım, nasıl girdiler bu eve? Bu köpekler onları bu eve sokmaz.Bu köpekler onları bu eve sokmaz. Hiç kimseyi sokmadı şu ana kadar.Hiç kimseyi sokmadı şu ana kadar. Koca iki tane ayı gibi köpek.Koca iki tane ayı gibi köpek. Sormuş demiş, oğlum nasıl girdiniz siz bu eve?Sormuş demiş, oğlum nasıl girdiniz siz bu eve? Bu köpekler size sokmaz?Bu köpekler size sokmaz? Soyunduk da öyle girdik demiş.Soyunduk da öyle girdik demiş. Allah affetsin hepimizi.Allah affetsin hepimizi. Şimdi böyle sarılıyor, kafasını da kafasına veriyor.

Şimdi böyle sarılıyor, kafasını da kafasına veriyor.
Elleriyle de okşayaraktan,Elleriyle de okşayaraktan, daha sonra bizi de görüyor, yüzümüze de bakıyor.daha sonra bizi de görüyor, yüzümüze de bakıyor. Nasıl beğeniyormuşsun gibilerden.Nasıl beğeniyormuşsun gibilerden. Allah affetsin kusurlarınızı.Allah affetsin kusurlarınızı. Bu insanlık, medeniyet,Bu insanlık, medeniyet, Allah tevfîkat-ı samedâniyesine mazhar eylesin.Allah tevfîkat-ı samedâniyesine mazhar eylesin. İslâmiyet çok güzel bir dindir.

İslâmiyet çok güzel bir dindir.
İslâm'dan başka ne hürriyet vardır,İslâm'dan başka ne hürriyet vardır, ne saâdet vardır, ne de selamet vardır.ne saâdet vardır, ne de selamet vardır. Bütün saâdet, selamet, rahatlık,Bütün saâdet, selamet, rahatlık, İslâm'ın içerisindedir.İslâm'ın içerisindedir. Güzel bir Müslüman oldun muydu senden daha rahatı yok.Güzel bir Müslüman oldun muydu senden daha rahatı yok. Ne büyük fakirler vardır İslâm'ın içerisinde geçmiş.Ne büyük fakirler vardır İslâm'ın içerisinde geçmiş. Mesela şey gibi, Veysel Karani.Mesela şey gibi, Veysel Karani. Dünyada bir şeyi yok adamın.Dünyada bir şeyi yok adamın. Bir şinik buğdayı yok.Bir şinik buğdayı yok. Fakat insanların en bahtiyarıdır Veysel Karani.Fakat insanların en bahtiyarıdır Veysel Karani. En bahtiyar bir insandır.En bahtiyar bir insandır. Buna benzer. Râbia el-Adeviyye.Buna benzer. Râbia el-Adeviyye. Hiçbir şeye malik değil.Hiçbir şeye malik değil. Fakat insanların, hatunların bahusus en bahtiyarıdır.Fakat insanların, hatunların bahusus en bahtiyarıdır. Bahtiyarlık paralarla, servetlerle olmaz.Bahtiyarlık paralarla, servetlerle olmaz. O içerideki imana bağlıdır.O içerideki imana bağlıdır. Allah'ın var daha ne istiyorsun?

Allah'ın var daha ne istiyorsun?
Allah'ın var dedikten sonra daha ne isteyebilirsin?Allah'ın var dedikten sonra daha ne isteyebilirsin? Allah gibi bir varlığının sahibineAllah gibi bir varlığının sahibine kul olmuşuz da ondan daha fazla bir bahtiyarlık aramakkul olmuşuz da ondan daha fazla bir bahtiyarlık aramak budalalıktan başka bir şey değildir.budalalıktan başka bir şey değildir. Allah cümlemizi affetsin.Allah cümlemizi affetsin. Ha o ikincisini söyleyeyim.

Ha o ikincisini söyleyeyim.
Yine bir büyüğü ziyaret ettim de ben.Yine bir büyüğü ziyaret ettim de ben. O büyüğü ziyaret ederken beniO büyüğü ziyaret ederken beni nereden tanıyorsa, kendisinereden tanıyorsa, kendisi yabancı milletten ama şimdi Bursa'da oturuyor.yabancı milletten ama şimdi Bursa'da oturuyor. Ziyaretine gittik.Ziyaretine gittik. Bu meseleye taalluk etti.Bu meseleye taalluk etti. Dedi ki Yahud diyor ki şimdi,Dedi ki Yahud diyor ki şimdi, hiç çabalamayın diyormuş Araplara.hiç çabalamayın diyormuş Araplara. Hiç çabalamayın.Hiç çabalamayın. Biz size galibiz bugün.Biz size galibiz bugün. Amerika'daki Yahudi bize para yolluyor diyormuş.Amerika'daki Yahudi bize para yolluyor diyormuş. Yardımcı, Amerika'daki, dünyanın her tarafındaki Yahudi,Yardımcı, Amerika'daki, dünyanın her tarafındaki Yahudi, bizi seviyor ve bize yardım ediyor.bizi seviyor ve bize yardım ediyor. Siz Araplar birbirinizi sevmiyorsunuz,Siz Araplar birbirinizi sevmiyorsunuz, yardım etmiyorsunuz, birleşemiyorsunuz da.yardım etmiyorsunuz, birleşemiyorsunuz da. Birleşemiyorsunuz da.Birleşemiyorsunuz da. Sevgisizlikten tabi bu.Sevgisizlikten tabi bu. Binâenaleyh, hiç uğraşmayın, galibiyet bizdedir diyorlarmış.Binâenaleyh, hiç uğraşmayın, galibiyet bizdedir diyorlarmış. Allah affetsin kusurlarımızı.Allah affetsin kusurlarımızı. Sevgi daima birliği icap ettirir.

Sevgi daima birliği icap ettirir.
Sevgi, birbirini elinden tutmak,Sevgi, birbirini elinden tutmak, birbirine yardım etmek, birbiriyle kaynaşmak,birbirine yardım etmek, birbiriyle kaynaşmak, birbirini müsamaha ilebirbirini müsamaha ile hatasını, kusurunu görmemekle.hatasını, kusurunu görmemekle. Kusursuz insan cennette.Kusursuz insan cennette. Yeryüzündeki insanlar peygamberlerden gayrıYeryüzündeki insanlar peygamberlerden gayrı herkeste kusur vardır.herkeste kusur vardır. Evliyalar da dâhil.Evliyalar da dâhil. Kusursuz insan olmaz.Kusursuz insan olmaz. O hemen akabinde Cenâb-ı Hakk'a iltica eder, yalvarır, affettirir.O hemen akabinde Cenâb-ı Hakk'a iltica eder, yalvarır, affettirir. Fakat biz insanlar ufacık birbirimizin kusuruylaFakat biz insanlar ufacık birbirimizin kusuruyla bizi birbirimizden soğutacak hadiselere meydan vermek kadarbizi birbirimizden soğutacak hadiselere meydan vermek kadar cahillik olmaz.cahillik olmaz. Kendi kusuru yok mu?Kendi kusuru yok mu? Dolu. Bunları göremiyorum.Dolu. Bunları göremiyorum. Göremiyorum ve bırakamıyorum.Göremiyorum ve bırakamıyorum. Bırakamıyorum, yapıyorum bunları da mütemadiyen.Bırakamıyorum, yapıyorum bunları da mütemadiyen. E o kardeşim de yapıyor.E o kardeşim de yapıyor. Onun için arkadan dua edeceğiz ki; Ya Rab!Onun için arkadan dua edeceğiz ki; Ya Rab! Beni de onu da kurtar.Beni de onu da kurtar. Beni de onu da kurtar.Beni de onu da kurtar. Birbirimizi, ana baba kardeşiymiş,Birbirimizi, ana baba kardeşiymiş, onlardan daha fazla sevmek,onlardan daha fazla sevmek, onlardan daha üstünü sevmek,onlardan daha üstünü sevmek, birbirimizin yardımına can başla koşmak.birbirimizin yardımına can başla koşmak. Ankara'da bir Sincan'da, Sincan değil, Sincan galiba,

Ankara'da bir Sincan'da, Sincan değil, Sincan galiba,
denilen bir yere gittik.denilen bir yere gittik. Orada bir efendi vaaz ediyor.Orada bir efendi vaaz ediyor. Vaazını dinledik.Vaazını dinledik. Uzun, selamdan bahsediyor.Uzun, selamdan bahsediyor. Dediler ki bu adam ne zamandan başlamış,Dediler ki bu adam ne zamandan başlamış, hâlâ selamdan bahsediyor dediler, selam.hâlâ selamdan bahsediyor dediler, selam. Dedi ki o gün sözüne de ömrümün sonuna kadar bitiremem bunu dedi.Dedi ki o gün sözüne de ömrümün sonuna kadar bitiremem bunu dedi. Ömrümün sonuna kadar bu selamın manasını bitiremem dedi.Ömrümün sonuna kadar bu selamın manasını bitiremem dedi. Şimdi siz iman sahibi olmak istiyorsanız birbirinizi seviniz.Şimdi siz iman sahibi olmak istiyorsanız birbirinizi seviniz. Birbirinizi sevmek istiyorsanız,Birbirinizi sevmek istiyorsanız, efşu's-selâme beynekum.efşu's-selâme beynekum. Aranızda selamı ifşa ediniz.Aranızda selamı ifşa ediniz. Ne diyeceğiz?Ne diyeceğiz? Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah.Es-Selamu Aleyküm ve Rahmetullah. Bunu katiyen unutmamışlar.Bunu katiyen unutmamışlar. Bunu Allah talim ediyor bize.Bunu Allah talim ediyor bize. Bu talim Allah'ındır.Bu talim Allah'ındır. Kimsenin değildir.Kimsenin değildir. Esselamu aleyküm, Allah-u Teâlâ'nınEsselamu aleyküm, Allah-u Teâlâ'nın kullarına talimidir.kullarına talimidir. Niçin kendi adıda selamdır?Niçin kendi adıda selamdır? Ne demek?Ne demek? Ya Rab!

Ya Rab!
Bu kulumuz noksan sıfatlardan,Bu kulumuz noksan sıfatlardan, noksanlıklarının hepsinden münezzeh.noksanlıklarının hepsinden münezzeh. Temiz kıl, âri kıl, temiz olsun bu adam.Temiz kıl, âri kıl, temiz olsun bu adam. Ayıptan, kusurdan hâli olsun,Ayıptan, kusurdan hâli olsun, ayıp kusur olmasın bunda.ayıp kusur olmasın bunda. İstiyoruz selamün aleyküm.İstiyoruz selamün aleyküm. Sizde kusur olmasın diyoruz.Sizde kusur olmasın diyoruz. Eksiklik olmasın.Eksiklik olmasın. Binâenaleyh eksiklik, kusurluk gördüğümüz noktadaBinâenaleyh eksiklik, kusurluk gördüğümüz noktada hemen eline yapışıyoruz.hemen eline yapışıyoruz. Mesela şimdi onu birkaç defa arz ettim ha,Mesela şimdi onu birkaç defa arz ettim ha, şeysinde tekrarında bir şey yok.şeysinde tekrarında bir şey yok. Bir adamı gördünüz ki çamura batmış.Bir adamı gördünüz ki çamura batmış. Arabasıyla yahut kendisi.Arabasıyla yahut kendisi. Çıkamıyor oradan.Çıkamıyor oradan. Oradan geçerken ''Selamun Aleyküm Ahmet Bey''

Oradan geçerken ''Selamun Aleyküm Ahmet Bey''
desek olur mu?desek olur mu? Olmaz.Olmaz. Ne yapmak lazım orada?Ne yapmak lazım orada? Onun elinden tutacak, ip mi atacaksın,Onun elinden tutacak, ip mi atacaksın, ağaç mı uzatacaksın,ağaç mı uzatacaksın, el ele tutuşup da onun elinden mi tutacaksın,el ele tutuşup da onun elinden mi tutacaksın, bir çare arayacaksın.bir çare arayacaksın. Ötede yangın olmuş, içeride yanıyor adam,Ötede yangın olmuş, içeride yanıyor adam, ev yanıyor.ev yanıyor. Selamun Aleyküm Efendi!Selamun Aleyküm Efendi! Olur, mu canım?Olur, mu canım? O selamın yeri, derhal merdiveni dayayacaksın,O selamın yeri, derhal merdiveni dayayacaksın, eşyayı mı getireceksin,eşyayı mı getireceksin, onu oradan kurtaracaksın ki selamın yerini bulsun.onu oradan kurtaracaksın ki selamın yerini bulsun. Binâenaleyh, selamün aleyküm dediğimiz vakitteBinâenaleyh, selamün aleyküm dediğimiz vakitte bütün noksan halleri göreceksin.bütün noksan halleri göreceksin. Mahallede aç, fakir, odun yok, kömürü yok,Mahallede aç, fakir, odun yok, kömürü yok, ekmeği yok, yiyeceği de yok.ekmeği yok, yiyeceği de yok. E bizim her şeyimiz mükemmel,

E bizim her şeyimiz mükemmel,
ona selamün aleyküm demek doğru bir şey değil.ona selamün aleyküm demek doğru bir şey değil. Onun ihtiyacını karşılayacak yardımlarınOnun ihtiyacını karşılayacak yardımların verilmesi lazım.verilmesi lazım. Elbirliği lazım.Elbirliği lazım. Kimse bunların birisine kâfi gelemez.Kimse bunların birisine kâfi gelemez. Ne kadar zengin olursan ol,Ne kadar zengin olursan ol, 3-5 kişiyi doyurursun, gerisini yapamazsın.3-5 kişiyi doyurursun, gerisini yapamazsın. Ama tane tane toplanan yığın, nasılAma tane tane toplanan yığın, nasıl damla damla göl olur derler ya.damla damla göl olur derler ya. Damla damla göl olduğu gibi,Damla damla göl olduğu gibi, bakıyorsun şimdi kadınlarımızın giydiği incecik bir çorap var,bakıyorsun şimdi kadınlarımızın giydiği incecik bir çorap var, görüyorsunuz ya, incecik.görüyorsunuz ya, incecik. İplik neredeyse görünmez bir halde.İplik neredeyse görünmez bir halde. Çeksen kopar.Çeksen kopar. Değil mi?Değil mi? Fakat onlar bir araya gelinceFakat onlar bir araya gelince koparamazsın, pehlivan bile koparamaz.koparamazsın, pehlivan bile koparamaz. Niçin? Bir araya gelmişler.Niçin? Bir araya gelmişler. İncecik ama bir araya gelince pehlivan bile koparamıyor.İncecik ama bir araya gelince pehlivan bile koparamıyor. Binâenaleyh, o ufacık damlalar bir araya gelince neler yapmaz?Binâenaleyh, o ufacık damlalar bir araya gelince neler yapmaz? Şu yapılan bina işte,

Şu yapılan bina işte,
hep ufak tefek yerlerin yardımlarıyla olmuştur.hep ufak tefek yerlerin yardımlarıyla olmuştur. Daha çok olursa, daha çok şeyler yapılır.Daha çok olursa, daha çok şeyler yapılır. Binâenaleyh, Müslüman'ın selamı,Binâenaleyh, Müslüman'ın selamı, selam demek, ihtiyaçları görerekselam demek, ihtiyaçları görerek onların emrine kendini vermek demek.onların emrine kendini vermek demek. Yoksa onlara kendini vermedenYoksa onlara kendini vermeden kuru selamlarla selam yerine geçmiş olmaz.kuru selamlarla selam yerine geçmiş olmaz. Selamın hikmeti üzerimize ihsan buyursun.

Selamın hikmeti üzerimize ihsan buyursun.
Dünya, ahiretin bütün çirkeflerinden de biziDünya, ahiretin bütün çirkeflerinden de bizi muhafaza ederekten bu beş yüz senelik yoldanmuhafaza ederekten bu beş yüz senelik yoldan duyulan kokusunu alacak, bu cennete girecekduyulan kokusunu alacak, bu cennete girecek ve hakkın rızasını kazanacak kullarının zümresineve hakkın rızasını kazanacak kullarının zümresine bizlerle ilhak etsin.bizlerle ilhak etsin. Tabi biz amelimizle oraya giremeyiz.Tabi biz amelimizle oraya giremeyiz. Amellerimizin ne olacak, hepimizin işte belli amellerimiz.Amellerimizin ne olacak, hepimizin işte belli amellerimiz. Onun için asıl hüner,Onun için asıl hüner, Allah-u Teâlâ'ya tam manasıyla teslimiyettir ki selamın içindedir.Allah-u Teâlâ'ya tam manasıyla teslimiyettir ki selamın içindedir. Allah cümlemizi affetsin.Allah cümlemizi affetsin. El-Fatiha!El-Fatiha!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2