Namaz Vakitleri

22 Safer 1448
05 August 2026
İmsak
04:14
Güneş
05:57
Öğle
13:15
İkindi
17:08
Akşam
20:24
Yatsı
21:59
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn.

el-Hamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn.
Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîne.Ve’s-salâtü ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîne. Seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ MuhammedinSeyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaînve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din.ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din. Emmâ ba’dü:Emmâ ba’dü: Fa’lemû eyyühe’l-ihvân,

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân,
fe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedinfe inne efdale’l-hadîsi kitâbullah ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemsallallahu aleyhi ve sellem ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atünve şerre’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle:Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâle: Ekmelü’l-mü’minîne îmânen ahsenühüm hulükan,

Ekmelü’l-mü’minîne îmânen ahsenühüm hulükan,
el-müvattaûne eknâfen, ellezîne ye’lefûne ve yü’lefûne.el-müvattaûne eknâfen, ellezîne ye’lefûne ve yü’lefûne. Ve lâ hayra fî-men lâ ye’lefü ve lâ yü’lefü.Ve lâ hayra fî-men lâ ye’lefü ve lâ yü’lefü. Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allah Teâlâ’nın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.

Allah Teâlâ’nın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.
Efendimiz, rehberimiz, peygamberimizEfendimiz, rehberimiz, peygamberimiz Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin mübarek hadîs-i şerîflerindenMuhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin mübarek hadîs-i şerîflerinden bir miktar, Râmûzü'l-Ehâdîs isimli hadîs kitabından okuyacağız.bir miktar, Râmûzü'l-Ehâdîs isimli hadîs kitabından okuyacağız. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlamazdan önce

Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlamazdan önce
ilk başta Peygamber Efendimiz’in ruh-u pâki için,ilk başta Peygamber Efendimiz’in ruh-u pâki için, sonra onun cümle âlinin, ashâbının, etbâının ve bilhassasonra onun cümle âlinin, ashâbının, etbâının ve bilhassa Ümmeti Muhammed’in mürşitleri, ve mürebbiyeleri olanÜmmeti Muhammed’in mürşitleri, ve mürebbiyeleri olan sâdât ve meşâyih-i turuk-u âliyemizin ruhları için,sâdât ve meşâyih-i turuk-u âliyemizin ruhları için, evliyâlullahın, sair enbiyâ ve mürselinin ervâhı için,evliyâlullahın, sair enbiyâ ve mürselinin ervâhı için, ahirete göçmüş olan analarımızın, babalarımızın,ahirete göçmüş olan analarımızın, babalarımızın, akrabalarımızın, sevdiklerimizin, dostlarımızın ruhları için,akrabalarımızın, sevdiklerimizin, dostlarımızın ruhları için, bu beldeleri fethetmiş olan fâtihlerin, gazilerin, mücahit askerlerin ruhları için,bu beldeleri fethetmiş olan fâtihlerin, gazilerin, mücahit askerlerin ruhları için, cümle ashâb-ı hayratı ve hasenatıncümle ashâb-ı hayratı ve hasenatın ve bilhassa şu caminin yapılmasına emeği geçmiş olanların geçmişlerinin ruhları için,ve bilhassa şu caminin yapılmasına emeği geçmiş olanların geçmişlerinin ruhları için, okuduğumuz eseri telif eylemiş olan Gümüşhanevî Hocamız’ınokuduğumuz eseri telif eylemiş olan Gümüşhanevî Hocamız’ın ve onun talebelerinin ve hocalarının ruhları için,ve onun talebelerinin ve hocalarının ruhları için, bu bilgilerin hadislerin, bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerin,bu bilgilerin hadislerin, bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerin, âlimlerin ruhları için,âlimlerin ruhları için, biz yaşayan Müslümanların da mevlâmızın rızasınabiz yaşayan Müslümanların da mevlâmızın rızasına uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğu,uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğu, alnı açık, yüzü ak kullar olarak varmamıza vesile olması içinalnı açık, yüzü ak kullar olarak varmamıza vesile olması için buyurun bir Fâtiha üç ihlâs-ı şerîf okuyalım,buyurun bir Fâtiha üç ihlâs-ı şerîf okuyalım, ruhlarına hediye edelim öyle başlayalım…ruhlarına hediye edelim öyle başlayalım… Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Mukaddimede metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf

Mukaddimede metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîf
güzel ahlâkla ilgilidir.güzel ahlâkla ilgilidir. Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edilmişEbû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edilmiş meşhur bir hadîs-i şerîftir, kitaplarda çokça okunmuşmeşhur bir hadîs-i şerîftir, kitaplarda çokça okunmuş yazılmıştır, sizler de karşılaşmış ve kulağınızla duymuş,yazılmıştır, sizler de karşılaşmış ve kulağınızla duymuş, hatırınıza yerleştirmişsinizdir.hatırınıza yerleştirmişsinizdir. Ekmelü’l-mü’minîne îmânen.

Ekmelü’l-mü’minîne îmânen.
“İman bakımından müminlerin“İman bakımından müminlerin imanı en kâmil olanları,imanı en kâmil olanları, en olgun imanlı olanları”en olgun imanlı olanları” ahsenühüm hulükan,ahsenühüm hulükan, “Ahlâk cihetiyle en güzel olanlarıdır.”“Ahlâk cihetiyle en güzel olanlarıdır.” Nasıldır güzel ahlâk diye düşünecek olursak onun da şeyi şöyle:Nasıldır güzel ahlâk diye düşünecek olursak onun da şeyi şöyle: el-müvettaûne eknâfen,el-müvettaûne eknâfen, “başları yumuşak, yani mülayim,“başları yumuşak, yani mülayim, sertlik şeylik yapmayan,”sertlik şeylik yapmayan,” ellezîne ye’lefûne;ellezîne ye’lefûne; “O kimseler ki başkalarına ülfet ederler,“O kimseler ki başkalarına ülfet ederler, geçim sağlarlar, ve yü’lefûne,geçim sağlarlar, ve yü’lefûne, kendileri de ülfet olunabilir,kendileri de ülfet olunabilir, geçim sağlanabilir kimseler.”geçim sağlanabilir kimseler.” Lâ hayra, “Hiç bir hayır yoktur”

Lâ hayra, “Hiç bir hayır yoktur”
Fî-men lâ ye’lefü ve lâ yü’lefü.Fî-men lâ ye’lefü ve lâ yü’lefü. “Kendisi başkasıyla ülfet etmeyen,“Kendisi başkasıyla ülfet etmeyen, kendisiyle ülfet olunmayan kimsede hiçbir hayır yoktur.”kendisiyle ülfet olunmayan kimsede hiçbir hayır yoktur.” Şimdi bu hadîs-i şerîfiŞimdi bu hadîs-i şerîfi ne kadar iyi öğrenirsek o kadar bize gerekli olan bir hadîs-i şeriftir ki,ne kadar iyi öğrenirsek o kadar bize gerekli olan bir hadîs-i şeriftir ki, Peygamber Efendimiz; “Ben güzel ahlâkıPeygamber Efendimiz; “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için peygamber gönderildim.” buyurmuş.tamamlamak için peygamber gönderildim.” buyurmuş. “Ee, biz müminiz!”“Ee, biz müminiz!” “Nereden belli?”“Nereden belli?” Ahlâkımızdan belli olacak, tavrımızdan belli olacak.

Ahlâkımızdan belli olacak, tavrımızdan belli olacak.
Ahlâk; sosyal bünye içinde,Ahlâk; sosyal bünye içinde, topluluk içinde, cemiyet içinde insanıntopluluk içinde, cemiyet içinde insanın başka insanlarla münasebetlerinin tarzıdır.başka insanlarla münasebetlerinin tarzıdır. Ona damgasını vuracak imanın.Ona damgasını vuracak imanın. Mümin bir insanın hanımıyla geçimi güzel olacak.

Mümin bir insanın hanımıyla geçimi güzel olacak.
Anasıyla, babasıyla, evlatlarıyla, çocuklarıyla durumuAnasıyla, babasıyla, evlatlarıyla, çocuklarıyla durumu güzel olacak;güzel olacak; çevresiyle, arkadaşlarıyla, komşularıyla durumu güzel olacak.çevresiyle, arkadaşlarıyla, komşularıyla durumu güzel olacak. Şehriyle, cemiyetiyle, cemaatiyleŞehriyle, cemiyetiyle, cemaatiyle durumu uygun olacak.durumu uygun olacak. Öteki Müslümanlarla bağlantısı sağlam olacak.Öteki Müslümanlarla bağlantısı sağlam olacak. Bu hallere intikal edecek, lafta kalmayacak.Bu hallere intikal edecek, lafta kalmayacak. Çünkü lafın doğrudan doğruya sözün kıymeti yoktur.Çünkü lafın doğrudan doğruya sözün kıymeti yoktur. Avrupalı da biliyor bu hadisleri okuyor,

Avrupalı da biliyor bu hadisleri okuyor,
Avrupalı da bu hadisleri biliyorlar,Avrupalı da bu hadisleri biliyorlar, kitaplar yazıyorlar, kitaplarda hadisleri, ayetleri zikrediyorlar, ezberliyorlar.kitaplar yazıyorlar, kitaplarda hadisleri, ayetleri zikrediyorlar, ezberliyorlar. Ama Müslümanları yıkmak için.Ama Müslümanları yıkmak için. Bu bilmek bir şey değil.Bu bilmek bir şey değil. Bildiği şey insanın içine yerleşecekBildiği şey insanın içine yerleşecek ve etrafına ışık saçmaya başlayacak.ve etrafına ışık saçmaya başlayacak. İyi bir Müslüman, ahlâkıyla belli olur.

İyi bir Müslüman, ahlâkıyla belli olur.
Bakarsınız dış haliyle,Bakarsınız dış haliyle, geçimiyle, uyumuylageçimiyle, uyumuyla öteki Müslümanlara karşı davranışıyla belli olur.öteki Müslümanlara karşı davranışıyla belli olur. Yumuşacık, tatlı dilli, güleç yüzlü olur.Yumuşacık, tatlı dilli, güleç yüzlü olur. Burada Peygamber Efendimiz iman bakımından en kâmil insanlarınBurada Peygamber Efendimiz iman bakımından en kâmil insanların güzel huylu olacaklarını belirtiyor.güzel huylu olacaklarını belirtiyor. Yani imanın güzel huylu olmaya götüreceği,Yani imanın güzel huylu olmaya götüreceği, güzel huyluluğu da ne kadar tahakkuk ettirebilmişse insan,güzel huyluluğu da ne kadar tahakkuk ettirebilmişse insan, o zaman iyi Müslüman olacak.o zaman iyi Müslüman olacak. “Hocam ben biraz sinirliyim.”

“Hocam ben biraz sinirliyim.”
O zaman biraz demek ki eksikliğiniz var.O zaman biraz demek ki eksikliğiniz var. “Hocam ben tembelim.”“Hocam ben tembelim.” Demek ki bir eksikliğin var.Demek ki bir eksikliğin var. “Hocam ben hasetçiyim.”“Hocam ben hasetçiyim.” Eksikliğin var demek ki.Eksikliğin var demek ki. Onları attığı zaman,Onları attığı zaman, birer ikişer attığı zamanbirer ikişer attığı zaman insan mümin kimse olacak.insan mümin kimse olacak. İşte tarikat dediğimiz şey bunun mektebi oluyor.İşte tarikat dediğimiz şey bunun mektebi oluyor. Burada insan güzel huyu tatbîkî olarak görüyor.

Burada insan güzel huyu tatbîkî olarak görüyor.
Peygamber Efendimiz’in zamanında,Peygamber Efendimiz’in zamanında, Peygamber Efendimiz dağın başına çekilseydi,Peygamber Efendimiz dağın başına çekilseydi, hiç kimseyle konuşmasaydı,hiç kimseyle konuşmasaydı, gelen vahiyleri bir kâğıda yazdırsaydı,gelen vahiyleri bir kâğıda yazdırsaydı, işte bu kitap bana indi diye her tarafa gönderseydi,işte bu kitap bana indi diye her tarafa gönderseydi, bir şey diyemezdik, ne yapalım öyle göndermiş Allah derdik;bir şey diyemezdik, ne yapalım öyle göndermiş Allah derdik; ama öyle yapmamış insanların arasında yaşamış,ama öyle yapmamış insanların arasında yaşamış, şöyle etrafına sahâbe-i kirâmı toplatmış.şöyle etrafına sahâbe-i kirâmı toplatmış. Sahâbe ne demek?

Sahâbe ne demek?
Sohbet eden kimseler demek.Sohbet eden kimseler demek. Peygamber Efendimiz’in sohbetinde bulunmuşlar,Peygamber Efendimiz’in sohbetinde bulunmuşlar, sözünü dinlemişler, hareketini görmüşler.sözünü dinlemişler, hareketini görmüşler. Yani iyi Müslüman nasıl olur?Yani iyi Müslüman nasıl olur? İşte numene.İşte numene. Nasıl davranır?Nasıl davranır? Evde değil; çarşıda, pazarda gezmesi, alışverişi,Evde değil; çarşıda, pazarda gezmesi, alışverişi, öteki Müslümanlara karşı durumu,öteki Müslümanlara karşı durumu, kâfirlere karşı şiddeti, savaşı.kâfirlere karşı şiddeti, savaşı. Peygamber ama, kılıç kullanan bir Peygamber neden?Peygamber ama, kılıç kullanan bir Peygamber neden? Sen kılıcı kullanmazsan kâfirler canını okuyor,

Sen kılıcı kullanmazsan kâfirler canını okuyor,
mazlum zavallı insanların.mazlum zavallı insanların. Ne yapmışlar?Ne yapmışlar? Kaç tanesini şehit etmişler, kaç tanesine işkenceler etmişler,Kaç tanesini şehit etmişler, kaç tanesine işkenceler etmişler, fırsatını buldu mu ateşi yakıyor,fırsatını buldu mu ateşi yakıyor, sırtını bastırıyor ateşe.sırtını bastırıyor ateşe. Sığır derisini soymuş, taze deriyi ıslak,Sığır derisini soymuş, taze deriyi ıslak, sarıyor sığır derisine Müslümanı,sarıyor sığır derisine Müslümanı, koyuyor 50 60 derece güneşin altına,koyuyor 50 60 derece güneşin altına, zaten hiçbir şey yapmadan koysa bile güneş çarpar insanı,zaten hiçbir şey yapmadan koysa bile güneş çarpar insanı, sığır derisi böyle sımsıkı kuruyuverince;sığır derisi böyle sımsıkı kuruyuverince; nasıl kösele, nasıl sıkar,nasıl kösele, nasıl sıkar, işte onlar öyle işkence ediyor ki dininden dönsün diye.işte onlar öyle işkence ediyor ki dininden dönsün diye. Dön dininden, diyorlar; dönmüyorlar.Dön dininden, diyorlar; dönmüyorlar. İşte o zulümler başka türlü engellenmez.İşte o zulümler başka türlü engellenmez. İnsanların zulümden kurtulması için,İnsanların zulümden kurtulması için, Allah ile kul arasına giren engelleri kaldırmak içinAllah ile kul arasına giren engelleri kaldırmak için Müslümanın yaptığı çalışmalara cihat derler.Müslümanın yaptığı çalışmalara cihat derler. Cihat şart, çünkü kulluğu engelliyor,

Cihat şart, çünkü kulluğu engelliyor,
yaşamayı engelliyor, başka şeyleri engelliyor.yaşamayı engelliyor, başka şeyleri engelliyor. Sen kuzu gibi durursan, cihadı terk edersenSen kuzu gibi durursan, cihadı terk edersen etrafındaki kurtlar seni parçalar.etrafındaki kurtlar seni parçalar. Zayıf gördükleri yerde nasıl parçalıyorlar?Zayıf gördükleri yerde nasıl parçalıyorlar? Bir arada olmadığı zaman,Bir arada olmadığı zaman, derli toplu olmadığı zaman,derli toplu olmadığı zaman, çalışmadığı zaman, usulüne erkanınaçalışmadığı zaman, usulüne erkanına yolunu yöntemini bilmediğin zaman nasıl parçalıyorlar,yolunu yöntemini bilmediğin zaman nasıl parçalıyorlar, nasıl Müslümanları parça parça parçalamışlar,nasıl Müslümanları parça parça parçalamışlar, nasıl hâlâ parçalıyorlar,nasıl hâlâ parçalıyorlar, nasıl hâlâ böyle birbirlerine düşürmüşler,nasıl hâlâ böyle birbirlerine düşürmüşler, ne şeyler cereyan ediyor.ne şeyler cereyan ediyor. Çünkü şu İran’ın, Irak’ın idarecileri güzel huylu kimseler olsalardı,Çünkü şu İran’ın, Irak’ın idarecileri güzel huylu kimseler olsalardı, şu Müslümanların şu halişu Müslümanların şu hali tahakkuk etseydi Müslümanların üzerindetahakkuk etseydi Müslümanların üzerinde bu işler olmazdı böyle.bu işler olmazdı böyle. Şimdi birbirlerinin şehirlerini bombalıyorlar.Şimdi birbirlerinin şehirlerini bombalıyorlar. Peygamber Efendimiz ne buyuruyor?

Peygamber Efendimiz ne buyuruyor?
“Müslümanların imanca en kâmil olanı“Müslümanların imanca en kâmil olanı huyca en güzel olanıdır.”huyca en güzel olanıdır.” Canları yumuşak kimselerdir.Canları yumuşak kimselerdir. Yani geçimlidir.Yani geçimlidir. Yumuşak başlıdır, sevimli sempatiktir, sokulgandır,Yumuşak başlıdır, sevimli sempatiktir, sokulgandır, kaşları çatık değil, inatçı, kavgacı, huysuz, arsız değildir Müslüman.kaşları çatık değil, inatçı, kavgacı, huysuz, arsız değildir Müslüman. Ellezîne ye’lefûne ve yü’lefûne.Ellezîne ye’lefûne ve yü’lefûne. “Kendileri başkalarıyla sohbet ederler,“Kendileri başkalarıyla sohbet ederler, sokulurlar, giderler, giderler, gelirler, merhaba ederler, arkadaşlık ederler,sokulurlar, giderler, giderler, gelirler, merhaba ederler, arkadaşlık ederler, başkaları da onların yanına gelir sohbet eder,başkaları da onların yanına gelir sohbet eder, sohbetinden memnun olur, ülfeti devam eder.sohbetinden memnun olur, ülfeti devam eder. Böylece Müslüman Müslümana bir muhabbet bir kaynaşma olur, kale gibi olur.”Böylece Müslüman Müslümana bir muhabbet bir kaynaşma olur, kale gibi olur.” Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.
Önce tefrika girer milletin içine,Önce tefrika girer milletin içine, millet parça parça parçalanır, birbirine hasım olur,millet parça parça parçalanır, birbirine hasım olur, düşman ondan sonra gelir.düşman ondan sonra gelir. Tefrika girmeden bir millete düşman giremez.Tefrika girmeden bir millete düşman giremez. Gelirse defolur gider,Gelirse defolur gider, atılır, birlik olunca atılır.atılır, birlik olunca atılır. Ama önce tefrika girerse,Ama önce tefrika girerse, o tefrikadan faydalanarak düşman gelir çöreklenir, yerleşir,o tefrikadan faydalanarak düşman gelir çöreklenir, yerleşir, birisini ötekisine kırdırır.birisini ötekisine kırdırır. Geçimli olacağız!

Geçimli olacağız!
Kendisi başkasıyla geçinemeyen,Kendisi başkasıyla geçinemeyen, kendisiyle geçinilemeyen bir insandan hiç fayda da yoktur.kendisiyle geçinilemeyen bir insandan hiç fayda da yoktur. Falanca adam çok iyi Müslüman.Falanca adam çok iyi Müslüman. Suratını asmış burnunu havaya kaldırmış,Suratını asmış burnunu havaya kaldırmış, bir camiye geliyor bir evine gidiyor kimseyebir camiye geliyor bir evine gidiyor kimseye selam verdiği yok, yanına yanaşılamaz,selam verdiği yok, yanına yanaşılamaz, sözü dinlenmez, laf anlamaz, bir şey söylesen;sözü dinlenmez, laf anlamaz, bir şey söylesen; bu iyi bir Müslüman değil, ne bu hal!bu iyi bir Müslüman değil, ne bu hal! Peygamber Efendimiz böyle değildi ki.Peygamber Efendimiz böyle değildi ki. Peygamber Efendimiz yolda Mescid-i Nebevi’ye giderken

Peygamber Efendimiz yolda Mescid-i Nebevi’ye giderken
çarşıda çocuklar özenmiş.çarşıda çocuklar özenmiş. Dediler ki; sen torununu, Hazreti Hasan mı, Hüseyin miDediler ki; sen torununu, Hazreti Hasan mı, Hüseyin mi radıyallahu anhümâ, bir tanesini omzuna alıvermiş,radıyallahu anhümâ, bir tanesini omzuna alıvermiş, “Sen torununu omzuna almışsın bizi de omzuna al.”“Sen torununu omzuna almışsın bizi de omzuna al.” Çocuk…Çocuk… Yanındaki sahabeye “Git, eve dön, ne varsa şunlarınYanındaki sahabeye “Git, eve dön, ne varsa şunların gönlünü alacak bir şey bul, getir” dedi.gönlünü alacak bir şey bul, getir” dedi. O da gitmiş, biraz ceviz, biraz yiyecekler getirmişlerO da gitmiş, biraz ceviz, biraz yiyecekler getirmişler çocuklara vermiş, hadi siz bunları alın dedi camiye öyle gitti.çocuklara vermiş, hadi siz bunları alın dedi camiye öyle gitti. Hayır demedi yani.Hayır demedi yani. Öyle… Gören hayran kalırdı Resûlullah’a.Öyle… Gören hayran kalırdı Resûlullah’a. Men hâletahû ma’rifeten ehabbehû.

Men hâletahû ma’rifeten ehabbehû.
“Birazcık kendisiyle oturup kalkan kimse“Birazcık kendisiyle oturup kalkan kimse ancak şöyle tarif edebilirlerdi.”ancak şöyle tarif edebilirlerdi.” Lem era kablehû ve lâ ba'dehû mislehû.Lem era kablehû ve lâ ba'dehû mislehû. Ne ondan önce ne ondan sonra başka onun gibisini görmedim,Ne ondan önce ne ondan sonra başka onun gibisini görmedim, o kadar hoş insan görmedim derler.o kadar hoş insan görmedim derler. Buna hasımların şehadetleri de delil.Buna hasımların şehadetleri de delil. Diyor ki Kureyş’in müşrikleri, uluları:Diyor ki Kureyş’in müşrikleri, uluları: “Biz Muhammed’in etrafındaki insanlar kadar

“Biz Muhammed’in etrafındaki insanlar kadar
ona bağlı insan grubu görmedik.ona bağlı insan grubu görmedik. Kayser’ler gördük, Kisra’lar gördük, Bizans hükümdarının sarayına gittik,Kayser’ler gördük, Kisra’lar gördük, Bizans hükümdarının sarayına gittik, İran sarayına gittik.İran sarayına gittik. Oradaki bütün hükümdarları, etrafındaki insanları gördükOradaki bütün hükümdarları, etrafındaki insanları gördük amma Hazreti Muhammed’in etrafındakiamma Hazreti Muhammed’in etrafındaki o sahabesinin hali gibi bir hal görmedik, onlar çok seviyordu.”o sahabesinin hali gibi bir hal görmedik, onlar çok seviyordu.” Kâfirler, müşrikler bile şehadet etti.Kâfirler, müşrikler bile şehadet etti. Bu neden olur?Bu neden olur? Güzel huydan olur.Güzel huydan olur. Tatlı dilden, güzel huydan olur.Tatlı dilden, güzel huydan olur. Kur’an-ı Kerîm de buyuruyor ki Allah Teâlâ Hazretleri:Kur’an-ı Kerîm de buyuruyor ki Allah Teâlâ Hazretleri: Velev künte fazzan ğalîza’l-kalbi lenfaddû min havlik. (Âl-i İmrân Suresi 159. Ayet)

Velev künte fazzan ğalîza’l-kalbi lenfaddû min havlik. (Âl-i İmrân Suresi 159. Ayet)
Allah’ın rahmetiyle sen onlara yumuşak davrandın,

Allah’ın rahmetiyle sen onlara yumuşak davrandın,
kabahat işledikleri zaman.kabahat işledikleri zaman. Eğer katı olsaydın, haşin olsaydın,Eğer katı olsaydın, haşin olsaydın, sert sözler söyleseydin, azarlasaydın etrafından dağılır giderlerdi.sert sözler söyleseydin, azarlasaydın etrafından dağılır giderlerdi. Yumuşaklık, tatlı dillilik, güzel huylulukYumuşaklık, tatlı dillilik, güzel huyluluk İslâm’ın önemli bir şeyi.İslâm’ın önemli bir şeyi. Kime karşı?Kime karşı? Eşiddâü ‘alâ’l-küffâri ruhamâü beynehüm. (Fetih Suresi 29. Ayet)Eşiddâü ‘alâ’l-küffâri ruhamâü beynehüm. (Fetih Suresi 29. Ayet) “Kâfirlere karşı şiddetli, kuvvetli,

“Kâfirlere karşı şiddetli, kuvvetli,
kendi aralarında şefkatli merhametli olacak.”kendi aralarında şefkatli merhametli olacak.” Ne benim yakama yapışıp benimle uğraşıp duruyorsun?Ne benim yakama yapışıp benimle uğraşıp duruyorsun? Git kâfirlerle uğraş, hadi gücün yetiyorsaGit kâfirlerle uğraş, hadi gücün yetiyorsa onlarla uğraş.onlarla uğraş. Bana gelmiş, bulmuş benim gibi zayıfı bana çatıyor.Bana gelmiş, bulmuş benim gibi zayıfı bana çatıyor. Aralarında muhabbetli, kâfirlere karşı şiddetli olacak.Aralarında muhabbetli, kâfirlere karşı şiddetli olacak. Müslümanlar yerine göre....Müslümanlar yerine göre.... Kardeşime ses çıkartmam.

Kardeşime ses çıkartmam.
Tamam o Müslüman kardeşimdir, ziyanı yok,Tamam o Müslüman kardeşimdir, ziyanı yok, öyle dese de böyle dese de aldırmam.öyle dese de böyle dese de aldırmam. Ama kâfire göz açtırmam,Ama kâfire göz açtırmam, hudut da beklerim, içeri girmesine fırsat vermem;hudut da beklerim, içeri girmesine fırsat vermem; şöyle yaparım, böyle yaparım diyecek Müslüman.şöyle yaparım, böyle yaparım diyecek Müslüman. Tersine döndürürsen bu işi.

Tersine döndürürsen bu işi.
Kâfirlerle dostuz, Müslümanlara hasım.Kâfirlerle dostuz, Müslümanlara hasım. Öyle şey olur mu?Öyle şey olur mu? Kâfirlerle dost;Kâfirlerle dost; İngiltere'den, Rusya’dan, Amerika’dan, Fransa’dan, Almanya’dan dostu var.İngiltere'den, Rusya’dan, Amerika’dan, Fransa’dan, Almanya’dan dostu var. Onlarla beraber oturur, kalkar, içer, eğlenir.Onlarla beraber oturur, kalkar, içer, eğlenir. Memleketimizde halimizi beğenmez, örfümüzü, âdetimizi beğenmez,Memleketimizde halimizi beğenmez, örfümüzü, âdetimizi beğenmez, kendi vatandaşını beğenmez.kendi vatandaşını beğenmez. Kopmuş, öbür tarafa bağlanmış.Kopmuş, öbür tarafa bağlanmış. Onlarla birlik olup bize çatar,Onlarla birlik olup bize çatar, onların maşası olur, bize kötülük yapar,onların maşası olur, bize kötülük yapar, onların yardakçılığını yapar.onların yardakçılığını yapar. Tersine dönmüş cahillikten,Tersine dönmüş cahillikten, yani İslâm’ı bilmediğinden,yani İslâm’ı bilmediğinden, imanı bilmediğinden mesuliyet duygusunun zayıflığından.imanı bilmediğinden mesuliyet duygusunun zayıflığından. Allah bizi güzel huylu kimseler eylesin...

Allah bizi güzel huylu kimseler eylesin...
Huyu güzel olmayınca olmaz.Huyu güzel olmayınca olmaz. Kardeşlerimizi duyuyoruz onu da şey yapayım.Kardeşlerimizi duyuyoruz onu da şey yapayım. Hanımın beyinden şikâyeti var,Hanımın beyinden şikâyeti var, geliyor şikâyet ediyor, dinliyoruz.geliyor şikâyet ediyor, dinliyoruz. “Hocam şöyle huysuz, şöyle zalim, şöyle dövüyor, böyle şey yapıyor.”“Hocam şöyle huysuz, şöyle zalim, şöyle dövüyor, böyle şey yapıyor.” Allah Allah, bu kardeş bizim dışarıdanAllah Allah, bu kardeş bizim dışarıdan iyi gördüğümüz bir kardeş.iyi gördüğümüz bir kardeş. Hanımı nasıl şikâyet ediyor bak?Hanımı nasıl şikâyet ediyor bak? Kadın, hanımı…Kadın, hanımı… Hakkı yok mu insanın üzerinde? Var.Hakkı yok mu insanın üzerinde? Var. Hanımın üzerinde beyin hakkı yok mu? O da var.Hanımın üzerinde beyin hakkı yok mu? O da var. Birisi de geliyor: “Hanımından şikâyet ediyor, bizim hatun laf dinlemez,Birisi de geliyor: “Hanımından şikâyet ediyor, bizim hatun laf dinlemez, böyle anlamaz, Allah’ın emrini tutmaz,böyle anlamaz, Allah’ın emrini tutmaz, abdest alıyor gibi yapar abdest almaz,abdest alıyor gibi yapar abdest almaz, namaz kılıyor gibi yapar namaz kılmaz.namaz kılıyor gibi yapar namaz kılmaz. Hacı dede gidiyormuş çocukların evlerine geldiği zaman,

Hacı dede gidiyormuş çocukların evlerine geldiği zaman,
tak tak kapıyı çalıyormuş. “Hadi namaza, çocuklar kalkın,tak tak kapıyı çalıyormuş. “Hadi namaza, çocuklar kalkın, gelin şeytan.gelin şeytan. Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytàni’r-racîm yok.Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytàni’r-racîm yok. es-selâmü aleyküm ve rahmetullah, es-selâmü aleyküm ve rahmetullah…es-selâmü aleyküm ve rahmetullah, es-selâmü aleyküm ve rahmetullah… “Babam tamam…”“Babam tamam…” İçeride sanki namaz kılıyormuş da selam verdi deİçeride sanki namaz kılıyormuş da selam verdi de namazı bitmiş gibi tamam tamam diyormuşnamazı bitmiş gibi tamam tamam diyormuş içerdeki babasını kandırıyor. Allah’ı kandırabilir mi?içerdeki babasını kandırıyor. Allah’ı kandırabilir mi? Yatağın içinden kalkmak zor geliyor,Yatağın içinden kalkmak zor geliyor, yatağın içinden öyle duyuruyor kayınpederine.yatağın içinden öyle duyuruyor kayınpederine. “es-selâmü aleyküm ve rahmetullah, es-selâmü aleyküm ve rahmetullah…

“es-selâmü aleyküm ve rahmetullah, es-selâmü aleyküm ve rahmetullah…
Baba tamam tamam kıldık.”Baba tamam tamam kıldık.” Böyle olmayacak.Böyle olmayacak. Yani iman, Müslümanın içine yerleşecek.Yani iman, Müslümanın içine yerleşecek. Müslüman kardeşimiz kızına demiş:Müslüman kardeşimiz kızına demiş: “Başını ört.”“Başını ört.” Kız ayılıyor, bayılıyor, hastanelik oluyor, örtmüyor başını.Kız ayılıyor, bayılıyor, hastanelik oluyor, örtmüyor başını. “Ne var yani, Allah’ın emri ne ne olmuş yani,“Ne var yani, Allah’ın emri ne ne olmuş yani, ayılıyor, bayılıyor, babasının sözünü, anasının sözünü dinlemiyor,ayılıyor, bayılıyor, babasının sözünü, anasının sözünü dinlemiyor, illa açacak gösterecek.illa açacak gösterecek. Ya anan öyle giyindi, nenen öyle giyindi,Ya anan öyle giyindi, nenen öyle giyindi, dinimizin emri ortada.dinimizin emri ortada. Nereden öyle yapıyorsun?”Nereden öyle yapıyorsun?” Veyahut erkek...

Veyahut erkek...
Hasılı dinimizde, mahallemizde,Hasılı dinimizde, mahallemizde, çarşımızda, pazarımızda,çarşımızda, pazarımızda, münasebette bulunduğumuz, alışveriş ettiğimiz,münasebette bulunduğumuz, alışveriş ettiğimiz, merhaba ettiğimiz insanlara karşı vazifelerimiz var.merhaba ettiğimiz insanlara karşı vazifelerimiz var. Bunları İslâm belirtmiş,Bunları İslâm belirtmiş, İslâm’ın ölçüsü belli.İslâm’ın ölçüsü belli. Müslüman Müslümanı gördüğü zaman selam verecek,Müslüman Müslümanı gördüğü zaman selam verecek, halini hatırını soracak, hastalandığı zaman ziyarete gidecek,halini hatırını soracak, hastalandığı zaman ziyarete gidecek, ölse son vazifesini yapacak,ölse son vazifesini yapacak, hayır temenni edecek,hayır temenni edecek, kendisinin yüzüne karşı veya arkasından onu koruyacak kollayacak filan gibi vazifeler.kendisinin yüzüne karşı veya arkasından onu koruyacak kollayacak filan gibi vazifeler. Tayin edilmiş, kadının kocasının vazifeleri belirtilmiş,Tayin edilmiş, kadının kocasının vazifeleri belirtilmiş, şunu yapacak, şunu yapacak, şunu yapacak.şunu yapacak, şunu yapacak, şunu yapacak. Beyin hanımına karşı vazifeleri belirtilmiş,Beyin hanımına karşı vazifeleri belirtilmiş, şunu yapacak, şunu yapacak, şunu yapacak.şunu yapacak, şunu yapacak, şunu yapacak. Herkesin haddini bilsin, vazifesini bilsin,Herkesin haddini bilsin, vazifesini bilsin, muntazam gitsin.muntazam gitsin. Talebenin hocaya karşı vazifeleri var.

Talebenin hocaya karşı vazifeleri var.
Hocanın talebeye karşı vazifeleri var.Hocanın talebeye karşı vazifeleri var. Her şey intizama girmiş.Her şey intizama girmiş. Allah böyle huyu güzel olan, her türlü vazifesiniAllah böyle huyu güzel olan, her türlü vazifesini dört başı mamur yapan insan eylesin...dört başı mamur yapan insan eylesin... Bir taraftan iyi öbür taraftan kötü olmaz.Bir taraftan iyi öbür taraftan kötü olmaz. Bizim o tarafların bir sözü vardır:Bizim o tarafların bir sözü vardır: .......... Başkasına karşı iyi, evde zehir zemberekBaşkasına karşı iyi, evde zehir zemberek manasında bir tabir vardır.manasında bir tabir vardır. Müslümanlık her yerde belli olacak.

Müslümanlık her yerde belli olacak.
Birisi Müslüman olmuş İstanbul’da bizimBirisi Müslüman olmuş İstanbul’da bizim üniversitede vazifeliydi.üniversitede vazifeliydi. Müslüman olmuş.Müslüman olmuş. Yani Müslümandı evvelce, tövbe etmiş,Yani Müslümandı evvelce, tövbe etmiş, derviş olmuş, iyi bir Müslüman olmuş,derviş olmuş, iyi bir Müslüman olmuş, ilk zaman geçmiş öyle bir kaç hafta.ilk zaman geçmiş öyle bir kaç hafta. Hanımı demiş ki: “Ya Efendi, sende bir değişiklik var.Hanımı demiş ki: “Ya Efendi, sende bir değişiklik var. Ne oldu?” demiş.Ne oldu?” demiş. “Vallahi bilmem ama, sen önceki insan değilsin.” demiş.“Vallahi bilmem ama, sen önceki insan değilsin.” demiş. Müslüman böyle değişir işte.

Müslüman böyle değişir işte.
Yani iyi Müslüman oluncaYani iyi Müslüman olunca o zaman hali güzelleşir, etrafındakiler fark eder yani,o zaman hali güzelleşir, etrafındakiler fark eder yani, yumuşaklığını tatlılığını fark eder.yumuşaklığını tatlılığını fark eder. Buna dikkat edelim.Buna dikkat edelim. Müslümanlık, tek tük emirler demek değil.Müslümanlık, tek tük emirler demek değil. “Namaz kılacaksın, eh güzel.”“Namaz kılacaksın, eh güzel.” Allah’ın emirlerinden, vazifelerinden bir vazifeyi yaptın şimdi.Allah’ın emirlerinden, vazifelerinden bir vazifeyi yaptın şimdi. Namaz bir vazife, güzel huylu olmak bir başka vazife,

Namaz bir vazife, güzel huylu olmak bir başka vazife,
şeytana uymamak bir başka vazife,şeytana uymamak bir başka vazife, Allah yolunda cihat etmek bir başka vazife,Allah yolunda cihat etmek bir başka vazife, kâfirlere karşıkâfirlere karşı gücü yettiğince silahla savaşmak bir başka vazife, hepsi lazım.gücü yettiğince silahla savaşmak bir başka vazife, hepsi lazım. Hepsi birden yapılacak,Hepsi birden yapılacak, birisini yapıp ötekisini yapmamak olmaz.birisini yapıp ötekisini yapmamak olmaz. Geçinilmeyen insanda hayır yoktur geçimli olacak.

Geçinilmeyen insanda hayır yoktur geçimli olacak.
Müslüman öteki Müslümanlarla hoşça geçinecek.Müslüman öteki Müslümanlarla hoşça geçinecek. Bu hadis bu kadar.Bu hadis bu kadar. Allah bizi bu hadisiAllah bizi bu hadisi tam böyle manasını hazmetmiş,tam böyle manasını hazmetmiş, iman-ı en kâmil olan, ahlâkı en güzel kullar eylesin...iman-ı en kâmil olan, ahlâkı en güzel kullar eylesin... Yalnız ahlâk hususunda bir şeyi tekrar etmem gerekir.Yalnız ahlâk hususunda bir şeyi tekrar etmem gerekir. Bir kere daha dönerek ihtar edeyim.Bir kere daha dönerek ihtar edeyim. Güzel huyluluk…

Güzel huyluluk…
Güzel huyluluk böyle kuzu gibi boynunu büküp durmak demek değildir.Güzel huyluluk böyle kuzu gibi boynunu büküp durmak demek değildir. Güzel huyluluk, Allah’ın Kur’an-ı Kerîm deGüzel huyluluk, Allah’ın Kur’an-ı Kerîm de emrettiği ahlâk ile ahlaklanmak demektir.emrettiği ahlâk ile ahlaklanmak demektir. Resûlullah’ın bize hayatında numune olarakResûlullah’ın bize hayatında numune olarak gösterdiği ahlâk ile ahlaklanmak demektir.gösterdiği ahlâk ile ahlaklanmak demektir. Kızılacak yerde kızacaksın,Kızılacak yerde kızacaksın, susulacak yerde susacaksın, konuşacak yerde konuşacaksın.susulacak yerde susacaksın, konuşacak yerde konuşacaksın. Şeyh Sâdi güzel bir söz söylemiş:Şeyh Sâdi güzel bir söz söylemiş: İki şey diyor insanı çileden çıkartır.

İki şey diyor insanı çileden çıkartır.
Kızdırır yani.Kızdırır yani. Bir, konuşulacak yerde susmak.Bir, konuşulacak yerde susmak. İki, susulacak yerde konuşmak.İki, susulacak yerde konuşmak. Ya dur ya şimdi konuşma zamanı değil,Ya dur ya şimdi konuşma zamanı değil, dır dır vır vır konuşuyor,dır dır vır vır konuşuyor, e öbür tarafta dine bir hücum olmuş,e öbür tarafta dine bir hücum olmuş, bir haksızlık var, bir zulüm var.bir haksızlık var, bir zulüm var. Hadi konuşsana!Hadi konuşsana! O zaman da susuyor olmaz.O zaman da susuyor olmaz. Her şeyin yerini bileceksin.Her şeyin yerini bileceksin. Şu adam etliye sütlüye karışmaz,Şu adam etliye sütlüye karışmaz, mahallede kuzu gibidir,mahallede kuzu gibidir, hiç kimseyi incitmemiştir.hiç kimseyi incitmemiştir. Yoo, dur bakalım dur,Yoo, dur bakalım dur, biraz etliye sütlüye karışacak Müslüman,biraz etliye sütlüye karışacak Müslüman, biraz etlisine sütlüsüne karışacak.biraz etlisine sütlüsüne karışacak. Kötü bir şey geldiği zaman karışmamak olur mu?

Kötü bir şey geldiği zaman karışmamak olur mu?
Bir kötülüğü gördüğünüz zaman onu düzeltirsenizBir kötülüğü gördüğünüz zaman onu düzeltirseniz elinizle düzeltiniz,elinizle düzeltiniz, ona gücünüz yetmezse dilinizle söyleyeniz,ona gücünüz yetmezse dilinizle söyleyeniz, ona da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin hadîs-i şerîfİ var.ona da gücünüz yetmezse kalbinizle buğz edin hadîs-i şerîfİ var. Kötülük gördü mü düzeltecek.Kötülük gördü mü düzeltecek. Şu tarafta iki kişi gırtlak gırtlağa kavga ediyor,Şu tarafta iki kişi gırtlak gırtlağa kavga ediyor, yanından geçiyor, neme lazım ben herkesle iyi geçinirim; karışmam,yanından geçiyor, neme lazım ben herkesle iyi geçinirim; karışmam, öyle şey yok.öyle şey yok. Ayır bakalım onları.Ayır bakalım onları. Hele bir tarafta haksızlık ediyorsa şöyle ona biraz kaşını çat,Hele bir tarafta haksızlık ediyorsa şöyle ona biraz kaşını çat, bir iki tane sen vur, çekil bakalım falan.bir iki tane sen vur, çekil bakalım falan. “Terbiyesiz, sen niye aldın bunun malını?

“Terbiyesiz, sen niye aldın bunun malını?
Gel bakalım yürü karakola.”Gel bakalım yürü karakola.” “Affet abi.” “Yook, hırsızlığın affı şeye ait hadi bakalım.”“Affet abi.” “Yook, hırsızlığın affı şeye ait hadi bakalım.” Yani neyse müslüman böyle yerine göre sert yerine göre yumuşak olandır.Yani neyse müslüman böyle yerine göre sert yerine göre yumuşak olandır. Peygamber Efendimiz’in sahâbe-i kirâmı

Peygamber Efendimiz’in sahâbe-i kirâmı
sefere çıktılar harp,sefere çıktılar harp, düşmana doğru gidiyorlar, harp hali.düşmana doğru gidiyorlar, harp hali. Ramazan… Hava çok sıcak, güneş,Ramazan… Hava çok sıcak, güneş, kum, çöl, su yok, sıkıntı var,kum, çöl, su yok, sıkıntı var, oruç tutmayın diyor Peygamber Efendimiz.oruç tutmayın diyor Peygamber Efendimiz. Seferde oruç tutmak farz değil, mecburi değil.Seferde oruç tutmak farz değil, mecburi değil. Oruç tutmayın, dedi.Oruç tutmayın, dedi. Bazısı dinledi sözü,Bazısı dinledi sözü, bazısı dinlemedi oruç tuttu.bazısı dinlemedi oruç tuttu. Oruç tutanlar bayıldılar, halsiz düştüler, öteki arkadaşları onlara yardım etti,Oruç tutanlar bayıldılar, halsiz düştüler, öteki arkadaşları onlara yardım etti, suları taşıyıverdiler, yemekleri pişiriverdiler, hizmetleri yapıverdiler.suları taşıyıverdiler, yemekleri pişiriverdiler, hizmetleri yapıverdiler. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
“Bugün oruç tutmayanlar ecirleri sevapları aldı, götürdü, kazandı.”“Bugün oruç tutmayanlar ecirleri sevapları aldı, götürdü, kazandı.” Oruç tutanlar değil.Oruç tutanlar değil. Her şeyin yerine göre…Her şeyin yerine göre… Müslüman aklını kullanacak, ona göre yapacak.Müslüman aklını kullanacak, ona göre yapacak. Müslümanlık kuzu kuzu olmak değildir,Müslümanlık kuzu kuzu olmak değildir, kuzu kuzu olacaksan bak, yerler bitirirler.kuzu kuzu olacaksan bak, yerler bitirirler. Hakkını koruyacaksın!Hakkını koruyacaksın! Ne sen aldan, ne aldat.Ne sen aldan, ne aldat. Bunda vardır iki tat.Bunda vardır iki tat. Yani kendin aldanıyorsun daima ona doğru git.

Yani kendin aldanıyorsun daima ona doğru git.
Daima senin cebinden alıyorlar, aşırıyorlar.Daima senin cebinden alıyorlar, aşırıyorlar. Ya aklını başına toplasana Müslüman akıllı olacak.Ya aklını başına toplasana Müslüman akıllı olacak. Aldanmayacaksın da aldatmayacaksın da.Aldanmayacaksın da aldatmayacaksın da. Bileceksin.Bileceksin. “Ben bunun daha beterini yapmasını bilirim ama,“Ben bunun daha beterini yapmasını bilirim ama, ben Müslümanım Allah’tan korkarım yapmıyorum” diyeceksin.ben Müslümanım Allah’tan korkarım yapmıyorum” diyeceksin. Kötülüğü de bileceksin, iyiliği de bileceksin,Kötülüğü de bileceksin, iyiliği de bileceksin, kötünün kötülük yaptığını da anlayacaksın dakötünün kötülük yaptığını da anlayacaksın da engelleyeceksin ve uymayacaksın ona.engelleyeceksin ve uymayacaksın ona. Müslümanlık, güzel huyluluk bu…Müslümanlık, güzel huyluluk bu… Yoksa Müslümanlık her zaman böyle gülmek falan demek değil.Yoksa Müslümanlık her zaman böyle gülmek falan demek değil. Yeri gelir kaş çatmak, güzel Müslümanlık olur.Yeri gelir kaş çatmak, güzel Müslümanlık olur. “Eeh, yapma öyle!

“Eeh, yapma öyle!
Yaparsan kafanı patlatırım.”Yaparsan kafanı patlatırım.” Böyle yapmak bazen güzel Müslümanlık olur.Böyle yapmak bazen güzel Müslümanlık olur. Neden?Neden? Öteki herif berikisine yan bakıyor;Öteki herif berikisine yan bakıyor; malında, namusunda, ırzında, parasında pulunda gözü var,malında, namusunda, ırzında, parasında pulunda gözü var, öyle yaparsan ensene şamarı yersin,öyle yaparsan ensene şamarı yersin, diye mesela ona kaş çatmak orda şey oluyor.diye mesela ona kaş çatmak orda şey oluyor. Müslümanlığın güzel huyluluğunu böyle bilesiniz.Müslümanlığın güzel huyluluğunu böyle bilesiniz. Müslümanın güzel huyluluğu sabırlılıktır,Müslümanın güzel huyluluğu sabırlılıktır, mütevazılıktır, kahramanlıktır,mütevazılıktır, kahramanlıktır, cesarettir bak cesarette var şecaattir.cesarettir bak cesarette var şecaattir. Yerine göre tek taraflı düşünmeyin.Yerine göre tek taraflı düşünmeyin. Müslümanlık ölçü, akıl, mantık dinidir.Müslümanlık ölçü, akıl, mantık dinidir. Geldik öbür hadîs-i şerîfe:

Geldik öbür hadîs-i şerîfe:
el-bânü’l-bekari şifâün, ve semnühâ devâün,

el-bânü’l-bekari şifâün, ve semnühâ devâün,
ve lahmühâ dâün.ve lahmühâ dâün. Bu hadîs-i şerîf, Beyhâki ve Taberânî’den rivayet edilmiş.Bu hadîs-i şerîf, Beyhâki ve Taberânî’den rivayet edilmiş. Müleyke binti Amr .... buyurmuş ki Peygamber Efendimiz:Müleyke binti Amr .... buyurmuş ki Peygamber Efendimiz: “Sığırların sütleri şifadır.”“Sığırların sütleri şifadır.” İnek olsun, manda olsun neyse yani sığırİnek olsun, manda olsun neyse yani sığır cinsinin sütü şifadır.cinsinin sütü şifadır. Ve semnühâ devâün.

Ve semnühâ devâün.
“Yağları, tereyağları, sütten çıkartılan yağları devadır,“Yağları, tereyağları, sütten çıkartılan yağları devadır, şifalıdır, hastalığı iyi eder, içinde çok kıymetlişifalıdır, hastalığı iyi eder, içinde çok kıymetli besleyici, vücuda faydalı maddeler vardır”besleyici, vücuda faydalı maddeler vardır” Ve lahmühâ dâün.Ve lahmühâ dâün. “Eti de hastalıktır, eti ağırdır.”“Eti de hastalıktır, eti ağırdır.” Yani hazmı güçtür, bilhassaYani hazmı güçtür, bilhassa Arabistan gibi sıcak yerlerdeArabistan gibi sıcak yerlerde etli ağır yemekleri,etli ağır yemekleri, yağları falan kolay kolayda hazmı olmaz, içindeki yağları şeyleri.yağları falan kolay kolayda hazmı olmaz, içindeki yağları şeyleri. Çeşitli hastalıklara yol açar.Çeşitli hastalıklara yol açar. Onun için bu tıbbi bir şey olarak Efendimiz böyle tavsiye buyurmuş.Onun için bu tıbbi bir şey olarak Efendimiz böyle tavsiye buyurmuş. Diğer hadîs-i şerîf.

Diğer hadîs-i şerîf.
İlbes cedîden, ve ‘iş hamîden,

İlbes cedîden, ve ‘iş hamîden,
ve müt şehîden, ve yerzükuke’llâhü kurrete ‘ayninve müt şehîden, ve yerzükuke’llâhü kurrete ‘aynin fi’d-dünyâ ve’l-âhirati.fi’d-dünyâ ve’l-âhirati. Kâlehû Ömer radıyallahu anh.Kâlehû Ömer radıyallahu anh. Abdullah b. Ömer radıyallahu anhümâ

Abdullah b. Ömer radıyallahu anhümâ
rivayet etmiş:rivayet etmiş: Peygamber Efendimiz Hazreti Ömer EfendimizPeygamber Efendimiz Hazreti Ömer Efendimiz böyle söylemiş.böyle söylemiş. İlbes cedîden.İlbes cedîden. Üzerinde bir elbise görmüşÜzerinde bir elbise görmüş Peygamber Efendimiz Hazreti Ömer radıyallahu anh’ın üzerinde bir elbise görmüş.Peygamber Efendimiz Hazreti Ömer radıyallahu anh’ın üzerinde bir elbise görmüş. Onun üzerine böyle buyurmuş ilbes cedîden.Onun üzerine böyle buyurmuş ilbes cedîden. “Yeni elbise giy.”“Yeni elbise giy.” Ve ‘iş hamiden.Ve ‘iş hamiden. “Methedilen, makbul insan olarak yaşa.”“Methedilen, makbul insan olarak yaşa.” Ve müt şehîden. “Şehit olarak öl.”Ve müt şehîden. “Şehit olarak öl.” Ve yerzükuke’llâhü.Ve yerzükuke’llâhü. “Allah sana ihsan etsin.” Kurrete ‘aynin.“Allah sana ihsan etsin.” Kurrete ‘aynin. “Göz serinliği, yani saadet ihsan etsin.“Göz serinliği, yani saadet ihsan etsin. Gözüne, gönlüne şenlik ihsan etsin.Gözüne, gönlüne şenlik ihsan etsin. Fi’d-dünyâ ve’l-âhireh.

Fi’d-dünyâ ve’l-âhireh.
Dünyada ve ahirette seni mesûr etsin.” diyeDünyada ve ahirette seni mesûr etsin.” diye böyle dua etmiş Peygamber Efendimiz duası da tutmuş yani.böyle dua etmiş Peygamber Efendimiz duası da tutmuş yani. Peygamber Efendimiz bir şeye dua etti miPeygamber Efendimiz bir şeye dua etti mi anında tutar.anında tutar. Allah Teâlâ Hazretleri’nin sevgili kulu…Allah Teâlâ Hazretleri’nin sevgili kulu… Ne dediyse olmuş şehit olarak vefat etmiş.Ne dediyse olmuş şehit olarak vefat etmiş. İran’lı bir köleİran’lı bir köle Hz. Ömer radıyallahu anh’ı mescitte hançerledi,Hz. Ömer radıyallahu anh’ı mescitte hançerledi, hançerledi yaralı getirdiler evindehançerledi yaralı getirdiler evinde o yaradan kurtuluş yoktu, ağır durumu.o yaradan kurtuluş yoktu, ağır durumu. İlk sorusu şu oldu: “Beni kim vurdu?”

İlk sorusu şu oldu: “Beni kim vurdu?”
Dediler ki: “Müslüman olmayan İran’lı bir köle vurdu.”Dediler ki: “Müslüman olmayan İran’lı bir köle vurdu.” “Elhamdülillah, çok şükür Yâ Rabbi!“Elhamdülillah, çok şükür Yâ Rabbi! Demek ki beni bir Müslüman vurmamış.” dedi.Demek ki beni bir Müslüman vurmamış.” dedi. Katilini bile düşünüyor.Katilini bile düşünüyor. Müslüman olsa acı veriyor.Müslüman olsa acı veriyor. Çünkü bir Müslüman bir MüslümanıÇünkü bir Müslüman bir Müslümanı kasten öldürürse ebedi cehennemde çeker cezasını.kasten öldürürse ebedi cehennemde çeker cezasını. Ve men yaktül müminen müte’ammiden fe-cezâühû cehennemü hâliden. (Nisâ Suresi 93. Ayet)

Ve men yaktül müminen müte’ammiden fe-cezâühû cehennemü hâliden. (Nisâ Suresi 93. Ayet)
Ebediyen cehennemde kalır.

Ebediyen cehennemde kalır.
Onu öyle bildiği için sordu hemen kimdi beni hançerleyen diye?Onu öyle bildiği için sordu hemen kimdi beni hançerleyen diye? Dediler ki, bir köle hançerledi.Dediler ki, bir köle hançerledi. Hamdetti haline şehit olarak, o yaradan şehit olarak vefat etti.Hamdetti haline şehit olarak, o yaradan şehit olarak vefat etti. Peygamber Efendimiz’in hücre-i saâdetine,Peygamber Efendimiz’in hücre-i saâdetine, yanına mezar komşusu olarak defnolundu.yanına mezar komşusu olarak defnolundu. Ne kadar büyük şeref.Ne kadar büyük şeref. Peygamber Efendimizin kabri…Peygamber Efendimizin kabri… .......... Şehit olarak öl ya Ömer diye.Şehit olarak öl ya Ömer diye. O da Resûllulah işte, bir baktığı zamanO da Resûllulah işte, bir baktığı zaman neleri gösteriyor Allah Teâlâ Hazretleri gözüne kineleri gösteriyor Allah Teâlâ Hazretleri gözüne ki yaşadığı, etrafındaki insanlarınyaşadığı, etrafındaki insanların sonlarının nasıl olacağını da biliyor.sonlarının nasıl olacağını da biliyor. Ebû Zer el-Gıfârî Hazretleri’ne ne dedi:

Ebû Zer el-Gıfârî Hazretleri’ne ne dedi:
“Yâ Ebû Zer! Sen öyle bir“Yâ Ebû Zer! Sen öyle bir gurbet diyarında orada tek başına vefat edersin.gurbet diyarında orada tek başına vefat edersin. Seni bir kavim kaldırır.” falan dedi, ona da öyle söyledi.Seni bir kavim kaldırır.” falan dedi, ona da öyle söyledi. Çok hasta olan bir kimse geldiÇok hasta olan bir kimse geldi Peygamber Efendimiz onun ziyaretinePeygamber Efendimiz onun ziyaretine sahâbe-i kirâmdan makbul bir zat…sahâbe-i kirâmdan makbul bir zat… “Öleceğim ya Resûlullah!“Öleceğim ya Resûlullah! Şurayı şuraya vasiyet etsem.”Şurayı şuraya vasiyet etsem.” Malımın şu kadarını çocuklarıma versem.Malımın şu kadarını çocuklarıma versem. “Sen daha ölmeyeceksin, sen çok yaşayacaksın,“Sen daha ölmeyeceksin, sen çok yaşayacaksın, şöyle olacak şöyle olacak.” dedi,şöyle olacak şöyle olacak.” dedi, Allah bildirince, Allah Teâlâ hazretleri her şeyi biliyor ya,Allah bildirince, Allah Teâlâ hazretleri her şeyi biliyor ya, bildirince bak neler, nasıl söylüyor, önceden nasıl söylüyordu Peygamber Efendimiz.bildirince bak neler, nasıl söylüyor, önceden nasıl söylüyordu Peygamber Efendimiz. Birisi harp meydanında çarpışıyordu.

Birisi harp meydanında çarpışıyordu.
Çarpışıyor elinde kılıç herkes diyor:Çarpışıyor elinde kılıç herkes diyor: “Ne kadar güzel çarpışıyor” cansiperane derler ya,“Ne kadar güzel çarpışıyor” cansiperane derler ya, yani canını ortaya koymuş öyle çarpışıyor.yani canını ortaya koymuş öyle çarpışıyor. Peygamber Efendimiz dedi ki: “O cehennemliktir.”Peygamber Efendimiz dedi ki: “O cehennemliktir.” Böyle insanlar şaşırıp kaldılar, sallandılar.Böyle insanlar şaşırıp kaldılar, sallandılar. Dediler ki: “Yâ Resûllulah çok güzel çarpışıyor.”Dediler ki: “Yâ Resûllulah çok güzel çarpışıyor.” “O cehennemlik” dedi.“O cehennemlik” dedi. “Çok güzel çarpışıyor Yâ Resûllulah!” “Cehennemlik” dedi.“Çok güzel çarpışıyor Yâ Resûllulah!” “Cehennemlik” dedi. Biraz sonra harbin bir arasında birisi geldi haber getirdi:Biraz sonra harbin bir arasında birisi geldi haber getirdi: “Yâ Resûllulah! Senin dediğin o şahıs yaralandı,“Yâ Resûllulah! Senin dediğin o şahıs yaralandı, yaralanınca yarasının acısana dayanamadı,yaralanınca yarasının acısana dayanamadı, kılıcının kabzasını yere koydu, kılıcının üstüne kendisini abandırdı,kılıcının kabzasını yere koydu, kılıcının üstüne kendisini abandırdı, intihar etti dedi.”intihar etti dedi.” İntihar edince cehenneme gidiyor insan.

İntihar edince cehenneme gidiyor insan.
Kâfirin kılıcıyla olsaydı, ölseydi şehit olacaktı, amaKâfirin kılıcıyla olsaydı, ölseydi şehit olacaktı, ama yaranın acısına dayanamadı, cehenneme gitti.yaranın acısına dayanamadı, cehenneme gitti. Bak o zaman bütün ordu çalkandı.Bak o zaman bütün ordu çalkandı. Sadaka Yâ Resûlullah dediler.Sadaka Yâ Resûlullah dediler. Resûllulah sadık, sözünde, kalbinde, her şeyi doğru Resûlullah’ın.Resûllulah sadık, sözünde, kalbinde, her şeyi doğru Resûlullah’ın. Ama orada çarpışırkenAma orada çarpışırken onun halinin öyle olacağını Allah bildiriyor demek ki.onun halinin öyle olacağını Allah bildiriyor demek ki. Hazreti Ömer’e de duası böyle olmuş ibret alın.Hazreti Ömer’e de duası böyle olmuş ibret alın. Birçok kimse dini yarım biliyor.

Birçok kimse dini yarım biliyor.
Dinini tam bilmiyor.Dinini tam bilmiyor. Hadisleri okumamış,Hadisleri okumamış, Peygamber Efendimiz’in hayatını okumamış,Peygamber Efendimiz’in hayatını okumamış, hadiseler arasındaki bağlantıları kuramıyor,hadiseler arasındaki bağlantıları kuramıyor, gaybı Allah’tan gayri kimse bilmez.gaybı Allah’tan gayri kimse bilmez. Amennâ ve saddaknâ.Amennâ ve saddaknâ. Gaybı Allah bilir.Gaybı Allah bilir. Allah’tan gayri kimse bilmez,Allah’tan gayri kimse bilmez, bildirdikleri müstesna.bildirdikleri müstesna. Bildirdiyse biliyor bak,Bildirdiyse biliyor bak, olmadan evvel, ölmeden evvel durumunu söyleyebiliyor.olmadan evvel, ölmeden evvel durumunu söyleyebiliyor. Bunları da zihnine yerleştirecek ki insanBunları da zihnine yerleştirecek ki insan dinin sağlam olsun.dinin sağlam olsun. Tek taraflı olmasın zihninde.Tek taraflı olmasın zihninde. Evet, insan gaybı bilmez.

Evet, insan gaybı bilmez.
“Evliyâlullah kerameti nereden biliyor nasıl biliyor?“Evliyâlullah kerameti nereden biliyor nasıl biliyor? “Allah bildirirse bildirir.“Allah bildirirse bildirir. Boşuna çırpınıp durma.Boşuna çırpınıp durma. Söylerse, öğretirse bilir.”Söylerse, öğretirse bilir.” İlbesû min siyâbikümü’l-bîda,

İlbesû min siyâbikümü’l-bîda,
fe-innehâ min hayri siyâbiküm,fe-innehâ min hayri siyâbiküm, ve keffinû fîhâ mevtâküm.ve keffinû fîhâ mevtâküm. Ve inne min hayri ekhâlikümü’l-ismide.Ve inne min hayri ekhâlikümü’l-ismide. İnnehû yeclü’l-besara ve yünbitü’ş-şa’ra.İnnehû yeclü’l-besara ve yünbitü’ş-şa’ra. Bu hadîs-i şerîf Tirmizî’de, Ahmed b. Hanbel’de,

Bu hadîs-i şerîf Tirmizî’de, Ahmed b. Hanbel’de,
İbn Hibbân’da var.İbn Hibbân’da var. Ravisi İbn Abbâs radıyallahu anhümâ.Ravisi İbn Abbâs radıyallahu anhümâ. Giyinme işi olan başka tavsiyeleri ihtiva eden bir hadîs-i şerîf.Giyinme işi olan başka tavsiyeleri ihtiva eden bir hadîs-i şerîf. Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz;Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz; İlbesû. Libas olarak üstünüze giyinin.

İlbesû. Libas olarak üstünüze giyinin.
Min siyâbiküm. Elbiselerinizden.Min siyâbiküm. Elbiselerinizden. Yani “Üzerinize beyaz elbiseler giyin.” buyurmuş Peygamber Efendimiz.Yani “Üzerinize beyaz elbiseler giyin.” buyurmuş Peygamber Efendimiz. Beyazlık tabi temizliğin sembolüdür.Beyazlık tabi temizliğin sembolüdür. Çünkü beyaz, üstündeki kiri şıp diye gösterir.Çünkü beyaz, üstündeki kiri şıp diye gösterir. Yakanın kirini, yağını şıp diye gösterir.Yakanın kirini, yağını şıp diye gösterir. İnsan onu yıkayacak, temizleyecek.İnsan onu yıkayacak, temizleyecek. Arabistan için ayrıca bir faydası var beyaz giyinmenin;Arabistan için ayrıca bir faydası var beyaz giyinmenin; güneşli yer, ne kadar beyaz giyerse ışığı yansıtır,güneşli yer, ne kadar beyaz giyerse ışığı yansıtır, giyene de o kadar sıhhatli olur, her bakımdan güzel tavsiye.giyene de o kadar sıhhatli olur, her bakımdan güzel tavsiye. Çiçek gibi insan, tertemiz, kar gibi böyle giyinmiş.Çiçek gibi insan, tertemiz, kar gibi böyle giyinmiş. Eskiler onun için beyaz giydirirlermiş.

Eskiler onun için beyaz giydirirlermiş.
Geçtiğimiz haftalarda da bir vesile ile söylemiştim.Geçtiğimiz haftalarda da bir vesile ile söylemiştim. Renkli elbiseyi giydirmeyi ayıplarmış,Renkli elbiseyi giydirmeyi ayıplarmış, temizliği güzel yapmaktan kaçıyor,temizliği güzel yapmaktan kaçıyor, kir kaldıracak elbiseler giyiyor da,kir kaldıracak elbiseler giyiyor da, öyle çıkıyor diye ayıplarlarmış.öyle çıkıyor diye ayıplarlarmış. Eskiden böyle bir töre varmış.Eskiden böyle bir töre varmış. Bunu bana eski yaşlı amcalar söylediler,Bunu bana eski yaşlı amcalar söylediler, ben de başka yerde duymuştum.ben de başka yerde duymuştum. Beyaz giydirilmediği zaman çocukları ayıplarlarmış annesini babasını.

Beyaz giydirilmediği zaman çocukları ayıplarlarmış annesini babasını.
Temiz giydirmekten gocunuyor, yüksünüyor daTemiz giydirmekten gocunuyor, yüksünüyor da renkli giydiriyor, biraz kir kaldırsın diye ayıplarlarmış.renkli giydiriyor, biraz kir kaldırsın diye ayıplarlarmış. Beyaz giyeceğiz, tertemiz, temiz pâk yani.Beyaz giyeceğiz, tertemiz, temiz pâk yani. Çünkü fe-innehâ min hayri siyâbiküm, elbiselerimizinÇünkü fe-innehâ min hayri siyâbiküm, elbiselerimizin en hayırlılarındandır beyaz giyinmek.en hayırlılarındandır beyaz giyinmek. Melekler harplerde böyle beyaz elbiseler giyer, gelirlerdi.Melekler harplerde böyle beyaz elbiseler giyer, gelirlerdi. Beyaz elbise temizlik alameti idi, güzellik alametidir.Beyaz elbise temizlik alameti idi, güzellik alametidir. Onun için öyle tavsiye edilmiş.Onun için öyle tavsiye edilmiş. Beyaz giymekte kibir sahibi olmamak,

Beyaz giymekte kibir sahibi olmamak,
huşûlu olmak gibi manalar bulmuş şârihlerimiz.huşûlu olmak gibi manalar bulmuş şârihlerimiz. O bakımdan bu tavsiyeye mümkün mertebe böyleO bakımdan bu tavsiyeye mümkün mertebe böyle riayet etmeye çalışalım bundan sonra inşallah.riayet etmeye çalışalım bundan sonra inşallah. Ve keffinû fîhâ mevtâküm.

Ve keffinû fîhâ mevtâküm.
Ve beyazlar içine mevtanızı kefenlendirin.Ve beyazlar içine mevtanızı kefenlendirin. Yani “Beyaz kefenlere sarın ölülerinizi” buyurmuş Peygamber Efendimiz.Yani “Beyaz kefenlere sarın ölülerinizi” buyurmuş Peygamber Efendimiz. Onu biz de öyle yaparız.Onu biz de öyle yaparız. Tabi bulunmazsa, beyaz bulunmazsa ne varsa onunlaTabi bulunmazsa, beyaz bulunmazsa ne varsa onunla kefenlenmesi olurda, beyaz yapılması daha uygundur.kefenlenmesi olurda, beyaz yapılması daha uygundur. Bu beyazla ilgili tavsiyesi bitti.Bu beyazla ilgili tavsiyesi bitti. Devamında buyurmuş:Devamında buyurmuş: Ve inne min hayri ekhâlikümü’l-ismide.

Ve inne min hayri ekhâlikümü’l-ismide.
Sürmelerinizin en hayırlılarındandır ismid.Sürmelerinizin en hayırlılarındandır ismid. İsmid adındaki sürme,İsmid adındaki sürme, o maddeden yapılan sürmeo maddeden yapılan sürme sizin için en hayırlı sürmelerdendir.sizin için en hayırlı sürmelerdendir. Çünkü o gözü parlatır ve kirpikleri büyütür.Çünkü o gözü parlatır ve kirpikleri büyütür. Suudi Arabistan’da Peygamber Efendimiz’in sünnetindeSuudi Arabistan’da Peygamber Efendimiz’in sünnetinde erkekler sürme çekerdi.erkekler sürme çekerdi. Garipseyecek şimdi bizim Anadolu’nun ahalisi,Garipseyecek şimdi bizim Anadolu’nun ahalisi, şimdi benim dinleyicilerim, yani sizler garipseyecek.şimdi benim dinleyicilerim, yani sizler garipseyecek. “Ya bizim bildiğimiz sürmeyi kadınlar çeker” dersiniz. Hayır.“Ya bizim bildiğimiz sürmeyi kadınlar çeker” dersiniz. Hayır. Yani kadın da çeksin de kendi evinde falan.Yani kadın da çeksin de kendi evinde falan. Kadının dışarıya karşı süslenmesi yoktur İslâm da.Kadının dışarıya karşı süslenmesi yoktur İslâm da. Sürme çekerse göstermeyecek kimseye.Sürme çekerse göstermeyecek kimseye. Yani evinde olacak.Yani evinde olacak. Erkek sürme çeker.

Erkek sürme çeker.
Erkeğin sürme çekmesi sünnettir.Erkeğin sürme çekmesi sünnettir. Onun için bazı sevdiğimiz kardeşlerimiz var,Onun için bazı sevdiğimiz kardeşlerimiz var, alem ne derse desin aldırmaz, çeker sürmeyi gelir camiye,alem ne derse desin aldırmaz, çeker sürmeyi gelir camiye, bakarsın gözleri böyle sürmeli, garipsiyor insan amabakarsın gözleri böyle sürmeli, garipsiyor insan ama sünnet ne yapalım.sünnet ne yapalım. Peygamber Efendimiz öyle tavsiye buyurmuş neden?Peygamber Efendimiz öyle tavsiye buyurmuş neden? Suudi Arabistan için ayrıca bir önemi var.

Suudi Arabistan için ayrıca bir önemi var.
Sürme, biliyorsunuz Suudi Arabistan da güneş fazla, ultraviyole fazla,Sürme, biliyorsunuz Suudi Arabistan da güneş fazla, ultraviyole fazla, gözler çabuk hastalanır.gözler çabuk hastalanır. Ekseriyetle göz hastalıkları olur.Ekseriyetle göz hastalıkları olur. Sürme, göz hastalıklarını engelliyor,Sürme, göz hastalıklarını engelliyor, gözü ve çevresini kirpiklerden kirpiklere takviye olarakgözü ve çevresini kirpiklerden kirpiklere takviye olarak daha koyulaştırıyor,daha koyulaştırıyor, böylece yansımayı engelleyipböylece yansımayı engelleyip gözünün sıhhatine faydası oluyor.gözünün sıhhatine faydası oluyor. Güneşli bir gün olması dolayısıylaGüneşli bir gün olması dolayısıyla özellikle orada sürme çekmenin faydası var.özellikle orada sürme çekmenin faydası var. Çeşitli sürmeler sürülebilir göze.

Çeşitli sürmeler sürülebilir göze.
Bu sürmelerin en iyisi diyor Peygamber Efendimiz,Bu sürmelerin en iyisi diyor Peygamber Efendimiz, en iyilerinden biri ismid sürmesidir,en iyilerinden biri ismid sürmesidir, peltek se ile ismid sürmesidir.peltek se ile ismid sürmesidir. Çünkü bu hem gözü cilalandırır,Çünkü bu hem gözü cilalandırır, yani iyi görmeyi sağlar,yani iyi görmeyi sağlar, tıbbi fayda sağlıyor hem de kirpikleri büyütür.tıbbi fayda sağlıyor hem de kirpikleri büyütür. Kirpikleri besleyici bir özelliği vardır, diyor.Kirpikleri besleyici bir özelliği vardır, diyor. Peygamber Efendimiz’in çok güzel kirpikleri vardı,

Peygamber Efendimiz’in çok güzel kirpikleri vardı,
uzun böyle gören dayanamayacak kadar güzel gözleri ve kirpikleri vardı.uzun böyle gören dayanamayacak kadar güzel gözleri ve kirpikleri vardı. Tabi gözler, kirpikler güzel olunca gözü korur daTabi gözler, kirpikler güzel olunca gözü korur da kirpikleri (uzatmak ve beslemek) için de sürme çekilmiş.kirpikleri (uzatmak ve beslemek) için de sürme çekilmiş. Diğer hadîs-i şerîfte Peygamber (S.A.S.) buyurmuş:

Diğer hadîs-i şerîfte Peygamber (S.A.S.) buyurmuş:
Ülhide li-Âdemü ve ğusile bi’l-mâi vitran,

Ülhide li-Âdemü ve ğusile bi’l-mâi vitran,
fe-kâleti’l-melâiketü: Hâzihî sünnetüfe-kâleti’l-melâiketü: Hâzihî sünnetü veledi Âdeme min ba’dihî.veledi Âdeme min ba’dihî. İbn Asâkir ve Deylemî’den gelmiş.İbn Asâkir ve Deylemî’den gelmiş. .......... Übey b. Kâ’b rivayet etmiş.Übey b. Kâ’b rivayet etmiş. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: Ülhide li-Âdemü.Ülhide li-Âdemü. “Âdem aleyhisselam için kabir kazıldı ve lahit yapıldı.”“Âdem aleyhisselam için kabir kazıldı ve lahit yapıldı.” Malum kabrin bir tarafı içe doğru toprağın altına doğru oyulacak,Malum kabrin bir tarafı içe doğru toprağın altına doğru oyulacak, o tarafa lahit derler.o tarafa lahit derler. Yani toprak eğer böyle kum cinsinden değilse, altıYani toprak eğer böyle kum cinsinden değilse, altı kazıldığı zaman küt diye çökecek gibi değilse,kazıldığı zaman küt diye çökecek gibi değilse, o zaman böyle düz kazılmaz da,o zaman böyle düz kazılmaz da, kabrin toprağın altına doğru oyularak kazılır.kabrin toprağın altına doğru oyularak kazılır. Mevta o tarafa doğru uzatılır.Mevta o tarafa doğru uzatılır. Bu tarafına da tahtalar dizilir,Bu tarafına da tahtalar dizilir, yani üstüne bir ağırlık gelmesin diye.yani üstüne bir ağırlık gelmesin diye. Kabirde lahit yapmak denir ona.Kabirde lahit yapmak denir ona. Lahit halinde yapmak.Lahit halinde yapmak. Şimdi Hazreti Âdem aleyhisselamaŞimdi Hazreti Âdem aleyhisselama kabrinde lahit yapıldı yani, o tarzda yapıldıkabrinde lahit yapıldı yani, o tarzda yapıldı ve suyla yıkandı Hazreti Âdem aleyhisselamve suyla yıkandı Hazreti Âdem aleyhisselam vefat ettiği zaman melekler tarafından.vefat ettiği zaman melekler tarafından. Ve tek olarak yıkandı, yani üç,Ve tek olarak yıkandı, yani üç, beş, yedi… İki dört, altı tarzında değil debeş, yedi… İki dört, altı tarzında değil de tek olarak yıkandı.tek olarak yıkandı. Ve melekler dediler ki: Fe-kâleti’l-melâiketü:

Ve melekler dediler ki: Fe-kâleti’l-melâiketü:
Hâzihî sünnetü veledi Âdeme min be’dihî.Hâzihî sünnetü veledi Âdeme min be’dihî. “Bu Âdem aleyhisselam’ın oğullarının“Bu Âdem aleyhisselam’ın oğullarının kendisinden sonra sünnetidir, yol, töre budur.kendisinden sonra sünnetidir, yol, töre budur. Ölüler böyle gömülecek, bu tarzda gömülecek, bu tarzda yıkanacak.” diyeÖlüler böyle gömülecek, bu tarzda gömülecek, bu tarzda yıkanacak.” diye o zaman da melekler tarafından öğretildi.o zaman da melekler tarafından öğretildi. Allah Teâlâ Hazretleri bize her şeyi öğretmiştir,Allah Teâlâ Hazretleri bize her şeyi öğretmiştir, ama peygamberiyle ama melekleriyle öğretmiştir.ama peygamberiyle ama melekleriyle öğretmiştir. Rahman süresi biliyorsunuz.Rahman süresi biliyorsunuz. er-rahmân.

er-rahmân.
Alleme’l-Kur’ân, Haleka’l-insân.Alleme’l-Kur’ân, Haleka’l-insân. Alemehü’l-beyân. (Rahmân Suresi 1-4. Ayet)Alemehü’l-beyân. (Rahmân Suresi 1-4. Ayet) “İnsanı yarattı da, beyan kabiliyetini, konuşma kabiliyetini ona öğretti.” diyor.

“İnsanı yarattı da, beyan kabiliyetini, konuşma kabiliyetini ona öğretti.” diyor.
Konuşmayı Allah Teâlâ öğretti,Konuşmayı Allah Teâlâ öğretti, peygamberle, meleklerle;peygamberle, meleklerle; Peygamberleri vasıtasıyla giyinmeyi, kuşanmayı öğrettirdi.Peygamberleri vasıtasıyla giyinmeyi, kuşanmayı öğrettirdi. Kabri nasıl kazacaklarını, ölüyü nasıl defnedeceklerini öğrettirdi.Kabri nasıl kazacaklarını, ölüyü nasıl defnedeceklerini öğrettirdi. Böyle her şey Allah Teâlâ HazretlerininBöyle her şey Allah Teâlâ Hazretlerinin bize tâlimiyle, Mevlâmız bizi yaratmışbize tâlimiyle, Mevlâmız bizi yaratmış daima hak yolu bulalım, hak yolda hareket edelim, doğru işler yapalım diyedaima hak yolu bulalım, hak yolda hareket edelim, doğru işler yapalım diye daima irşat edici,daima irşat edici, yol gösterici vesileleri bize öğretmeye devam etmiştir, göndermeye devam etmiştir.yol gösterici vesileleri bize öğretmeye devam etmiştir, göndermeye devam etmiştir. Allah Teâlâ Hazretleri

Allah Teâlâ Hazretleri
rızasına uygun yaşamayı, buyruklarını tutmayı cümlemize nasip eylesin…rızasına uygun yaşamayı, buyruklarını tutmayı cümlemize nasip eylesin… Şu duaya mulazemet edin,

Şu duaya mulazemet edin,
yapışın şu duaya, hep bu duayı yapın diyor Peygamber Efendimiz,yapışın şu duaya, hep bu duayı yapın diyor Peygamber Efendimiz, iyice dikkatle dinleyin neymiş bakalım o dua.iyice dikkatle dinleyin neymiş bakalım o dua. Allâhümme innî es’elüke bi-ismike’l-a’zamiAllâhümme innî es’elüke bi-ismike’l-a’zami ve ridvânike’l-ekber.ve ridvânike’l-ekber. “Yâ Rabbi! Ben seni cismi azamınla“Yâ Rabbi! Ben seni cismi azamınla senden dilerim, duamı isterim vesenden dilerim, duamı isterim ve en büyük olan rıdvaân-ı ekberin ile isterim.en büyük olan rıdvaân-ı ekberin ile isterim. Yani en büyük rızan ile gazabına galip gelen rıdvanınla ile,Yani en büyük rızan ile gazabına galip gelen rıdvanınla ile, ona dayanaraktan Senden isterim demiş oluyor insan”ona dayanaraktan Senden isterim demiş oluyor insan” Böyle derse, böyle dua ederse; Fe-innehû ismün min esmâi’llâhi.

Böyle derse, böyle dua ederse; Fe-innehû ismün min esmâi’llâhi.
Allah’ın müessir isimlerinden bir isimdir bu dua.Allah’ın müessir isimlerinden bir isimdir bu dua. Bununla dua ettiği zaman duasını Allah Teâlâ Hazretleri verir,Bununla dua ettiği zaman duasını Allah Teâlâ Hazretleri verir, istediğine kavuşturur o kulun.istediğine kavuşturur o kulun. Onun için bu duayı güzel ezberleyin.Onun için bu duayı güzel ezberleyin. Şimdi hadîs-i şerîfin sonunda fe-innehû ismün min esmâi’llâhi.Şimdi hadîs-i şerîfin sonunda fe-innehû ismün min esmâi’llâhi. Bu Allah’ın isimlerinden bir isimdir demekBu Allah’ın isimlerinden bir isimdir demek bir şeyi daha hatıra getiriyor ki âyet-i kerîme de buyrulmuş;bir şeyi daha hatıra getiriyor ki âyet-i kerîme de buyrulmuş; Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Ve li’llâhi’l-esmâü’l-husnâ fed’ûhu bihâ. (A’râf Suresi 180. Ayet)Ve li’llâhi’l-esmâü’l-husnâ fed’ûhu bihâ. (A’râf Suresi 180. Ayet) “Allah’ın esmâü’l hüsnâsı vardır “

“Allah’ın esmâü’l hüsnâsı vardır “
Fed’ûhu bihâ.Fed’ûhu bihâ. “Onlarla ona dua edin.”“Onlarla ona dua edin.” Yâ Rabbi! Sen ekremü’l-ekremin’sin,Yâ Rabbi! Sen ekremü’l-ekremin’sin, Yâ Rabbi! Sen er-rahmânü’r-rahim’sin,Yâ Rabbi! Sen er-rahmânü’r-rahim’sin, Yâ Rabbi! Sen gaffarı’z-zünûb’sun, Ya Rabbi sen settâru’l-uyûb’sun.Yâ Rabbi! Sen gaffarı’z-zünûb’sun, Ya Rabbi sen settâru’l-uyûb’sun. Aman Yâ Rabbi! Afüvv’sun Yâ Rabbi!Aman Yâ Rabbi! Afüvv’sun Yâ Rabbi! Kerîm’sin Yâ Rabbi!Kerîm’sin Yâ Rabbi! İsimleriyle kendisine dua etmeyiİsimleriyle kendisine dua etmeyi âyet-i kerîme de bize emretmiş Allah.âyet-i kerîme de bize emretmiş Allah. Ve li’llâhi’l-esmâü’l-husnâ fed’ûhu bihâ. (A’râf Suresi 180. Ayet)

Ve li’llâhi’l-esmâü’l-husnâ fed’ûhu bihâ. (A’râf Suresi 180. Ayet)
Allah’ın esmâü’l hüsnâ’sı vardır,

Allah’ın esmâü’l hüsnâ’sı vardır,
onlarla ona dua edin.onlarla ona dua edin. Öğretiyor Allah Teâlâ Hazretleri bize Kur’an-ı Kerîm de.Öğretiyor Allah Teâlâ Hazretleri bize Kur’an-ı Kerîm de. İşte bu da esmâü’l hüsnâ’dandır buyurmuşİşte bu da esmâü’l hüsnâ’dandır buyurmuş hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz.hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz. Yani o emredilen ayette emredilen şeye uygundur böyle dua edin.Yani o emredilen ayette emredilen şeye uygundur böyle dua edin. Onun için duanızda bunu hatırınızda tutun, yazıverin bir kenara.Onun için duanızda bunu hatırınızda tutun, yazıverin bir kenara. Nasıl dua edeceksiniz?Nasıl dua edeceksiniz? Duanızın bir arasında böyle dersiniz.Duanızın bir arasında böyle dersiniz. Allâhümme innî es’elüke bi-ismike’l-a’zami

Allâhümme innî es’elüke bi-ismike’l-a’zami
ve ridvânike’l-ekber.ve ridvânike’l-ekber. “Yâ Rabbi! Ben senin ism-i a’zam’ınla senden isterim istediklerimi“Yâ Rabbi! Ben senin ism-i a’zam’ınla senden isterim istediklerimi ve Rıdvan-ı ekberinle isterim” demek oluyor.ve Rıdvan-ı ekberinle isterim” demek oluyor. Allah’ın ism-i a’zamı, en büyük ismi nedir?Allah’ın ism-i a’zamı, en büyük ismi nedir? Ülemanın çeşitli sözleri var, farklıdır.Ülemanın çeşitli sözleri var, farklıdır. Çünkü ism-i âzam öyle bir isimdir ki,Çünkü ism-i âzam öyle bir isimdir ki, onunla dua edildi mi Allah onu ihsan eder.onunla dua edildi mi Allah onu ihsan eder. Onun için onu gizlemiştir velî kullarına öğretmek için,Onun için onu gizlemiştir velî kullarına öğretmek için, ruhsat vermek için ama herkese öğretmemiştir.ruhsat vermek için ama herkese öğretmemiştir. Çünkü yanlış yerde sarf ederler diye saklamıştır kendini diyor.Çünkü yanlış yerde sarf ederler diye saklamıştır kendini diyor. Kitaplarda çeşitli isimler içinde durmuşlar.Kitaplarda çeşitli isimler içinde durmuşlar. Acaba bu mu esmâü’l hüsnâ’nınAcaba bu mu esmâü’l hüsnâ’nın içindeki ism-i a’zam acaba bu mudur diye.içindeki ism-i a’zam acaba bu mudur diye. Ülemanın bir büyük kısmı demiş ki;Ülemanın bir büyük kısmı demiş ki; “İsm-i Âzam, Allah lafza-i celaldir.

“İsm-i Âzam, Allah lafza-i celaldir.
Çünkü içinde her sıfata delalet eder, hepsi onun içindedir,Çünkü içinde her sıfata delalet eder, hepsi onun içindedir, Kerîm’liği de o ismin altındadır,Kerîm’liği de o ismin altındadır, Afuvv’luğu da, Latif’liği de, Hâkim’liği de,Afuvv’luğu da, Latif’liği de, Hâkim’liği de, Vedûd’luğu da, Raûf’luğu daVedûd’luğu da, Raûf’luğu da her şeyi Allah lafzının altındadır.” diyeher şeyi Allah lafzının altındadır.” diye bu bilgiyi hükmetmişler.bu bilgiyi hükmetmişler. Ama bu hadîs-i şerîfte de görüyoruz kiAma bu hadîs-i şerîfte de görüyoruz ki işte bu duanın içindeki tabirler esmâ-i hüsnâ’dan oluyor.işte bu duanın içindeki tabirler esmâ-i hüsnâ’dan oluyor. Gafil kalmayalım onu şey yapalım.Gafil kalmayalım onu şey yapalım. Birisi gelmiş Zünnûn el-Mısrî’nın yanına, o da mutasavvuf,

Birisi gelmiş Zünnûn el-Mısrî’nın yanına, o da mutasavvuf,
meşhur meşâyihten, velî kullardan birisi.meşhur meşâyihten, velî kullardan birisi. Bir sene hizmet etmiş, ondan sonra, demiş kiBir sene hizmet etmiş, ondan sonra, demiş ki yanına bir fırsat bulup yanaşmış tenhada:yanına bir fırsat bulup yanaşmış tenhada: “Efendim, size bu kadar hizmet ettim bana ne olur ism-i a’zam’ı öğretin,“Efendim, size bu kadar hizmet ettim bana ne olur ism-i a’zam’ı öğretin, İsm-i a’zam’ı bana öğretiverin.” diye.İsm-i a’zam’ı bana öğretiverin.” diye. “Peki demiş ben sana bir emanet vereceğim.“Peki demiş ben sana bir emanet vereceğim. Mısır'da, Kahire’de kendisi.Mısır'da, Kahire’de kendisi. Bir emanet vereceğim, o emanetiBir emanet vereceğim, o emaneti İskenderiye’de falanca şahıs var ona götür, ama hiç açma.”İskenderiye’de falanca şahıs var ona götür, ama hiç açma.” “Peki efendim” demiş.“Peki efendim” demiş. Bir paket vermiş şeyh efendi,

Bir paket vermiş şeyh efendi,
o da paketi almış gidecek ama içinden tıkırtılar geliyoro da paketi almış gidecek ama içinden tıkırtılar geliyor paketin içinden, sesler geliyor, tıkırtılar geliyor.paketin içinden, sesler geliyor, tıkırtılar geliyor. Açma da dedi amma açsam mı açmasam mı filan diyeAçma da dedi amma açsam mı açmasam mı filan diye uğraşırken, didinirken dayanamamış açmış.uğraşırken, didinirken dayanamamış açmış. Açınca içinden bir fare atlamış gitmişAçınca içinden bir fare atlamış gitmiş Dönmüş gelmiş. “Efendim, siz benimle alay mı ediyorsunuz?

Dönmüş gelmiş. “Efendim, siz benimle alay mı ediyorsunuz?
Bir fare için taa buradan,Bir fare için taa buradan, Kahire’den İskenderiye’ye götürtüyorsunuz.” diyeKahire’den İskenderiye’ye götürtüyorsunuz.” diye “Evladım sen onu açtın mı?”“Evladım sen onu açtın mı?” “Açtım” demiş. Açtığı belli zaten fare olduğunu anlamasından belli.“Açtım” demiş. Açtığı belli zaten fare olduğunu anlamasından belli. “Evladım, sen benden ism-i a’zam’ı öğrenmek istiyorsun.“Evladım, sen benden ism-i a’zam’ı öğrenmek istiyorsun. Bir emaneti, kutuyu bir yerden öbür tarafa götüremedin,Bir emaneti, kutuyu bir yerden öbür tarafa götüremedin, sana ne içinde bir fare olur, başka bir şey olur.sana ne içinde bir fare olur, başka bir şey olur. Belki o fare lazım o adama, belki tecrübe yapılıyor,Belki o fare lazım o adama, belki tecrübe yapılıyor, yani sen onu açma denildiği halde açtın,yani sen onu açma denildiği halde açtın, ben sana öteki büyük emaneti verir miyim?ben sana öteki büyük emaneti verir miyim? Bu küçük emanete riayet etmedin,Bu küçük emanete riayet etmedin, ben sana öteki büyük emaneti verir miyim?”ben sana öteki büyük emaneti verir miyim?” Söz dinlemeye alışması lazım.

Söz dinlemeye alışması lazım.
İşte böyle imtihan da ederler.İşte böyle imtihan da ederler. İmtihan da ederler ki bakalımİmtihan da ederler ki bakalım emaneti kazanmaya layık mı değil mi?emaneti kazanmaya layık mı değil mi? Emânü ümmetî mine’l-ihtilâfi’l-müvâlâtü li-Kurayşin.

Emânü ümmetî mine’l-ihtilâfi’l-müvâlâtü li-Kurayşin.
Kurayşün ehli’llâhi, Kurayşün ehli’llâhi, Kurayşün ehli’llâhi,Kurayşün ehli’llâhi, Kurayşün ehli’llâhi, Kurayşün ehli’llâhi, fe-izâ hâlefethâ kabîletün mine’l-‘arabi sârû hizbe İblîse.fe-izâ hâlefethâ kabîletün mine’l-‘arabi sârû hizbe İblîse. Bu hadîs-i şerîf İbn Abbâs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edilmiş bir hadîs-i şeriftir.

Bu hadîs-i şerîf İbn Abbâs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edilmiş bir hadîs-i şeriftir.
Buyurmuş ki Efendimiz hadisin metninde:Buyurmuş ki Efendimiz hadisin metninde: Benim ümmetimin ihtilaflar zamanındaBenim ümmetimin ihtilaflar zamanında emniyeti, garantisi Kureyş ile ahbaplıktır,emniyeti, garantisi Kureyş ile ahbaplıktır, Kureyş ile anlaşmış olmasıdır.Kureyş ile anlaşmış olmasıdır. Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir.Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir. Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir.Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir. Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir.Çünkü Kureyş, Allah’ın ehlidir. Kureyş kabilesi, üç defa söylemiş böyle.Kureyş kabilesi, üç defa söylemiş böyle. Araplardan bir kabile Kureyş’e muhalefet ederseAraplardan bir kabile Kureyş’e muhalefet ederse şeytanın kardeşinden olurlar, şeytanın grubundan olurlar.şeytanın kardeşinden olurlar, şeytanın grubundan olurlar. Peygamber Efendimiz’in kabilesidir Kureyş kabilesi.Peygamber Efendimiz’in kabilesidir Kureyş kabilesi. Kureyş’in çeşitli boyları vardı.

Kureyş’in çeşitli boyları vardı.
Kureyş kabilesi, Peygamber Efendimiz içinden yetişmiş eskiden beri böyleKureyş kabilesi, Peygamber Efendimiz içinden yetişmiş eskiden beri böyle soyu sopu belli Arapların hürmet ettiği bir kabileydi.soyu sopu belli Arapların hürmet ettiği bir kabileydi. Peygamber Efendimiz’in içinden yetişmiş olduğu bir kabile.Peygamber Efendimiz’in içinden yetişmiş olduğu bir kabile. Şimdi Müslümanlar Peygamber Efendimiz’den sonraŞimdi Müslümanlar Peygamber Efendimiz’den sonra ihtilafa düşüp de çekişmesinler diye böyle buyurmuş.ihtilafa düşüp de çekişmesinler diye böyle buyurmuş. “Kureyş ile anlaşmalı olun, Kureyş’e zıt gitmeyin,

“Kureyş ile anlaşmalı olun, Kureyş’e zıt gitmeyin,
çünkü Kureyş Allah’ın ehlidir.çünkü Kureyş Allah’ın ehlidir. Allah’ın dinini bilirler, o yolda giderler.Allah’ın dinini bilirler, o yolda giderler. Allah’ın rızasına uygun bir yol tutturmuşlardır,Allah’ın rızasına uygun bir yol tutturmuşlardır, ihtilaflarda Kureyş tarafında olun ki garantili olsun,ihtilaflarda Kureyş tarafında olun ki garantili olsun, fitneden kurtulmuş olasınız.”fitneden kurtulmuş olasınız.” “Eğer bir insan, bir kabile Kureyş’ten ayrı olursa Kureyş’e muhalefet eder,

“Eğer bir insan, bir kabile Kureyş’ten ayrı olursa Kureyş’e muhalefet eder,
isyan bayrağı açar, zıtlık çekerse, zıt başı çekerseisyan bayrağı açar, zıtlık çekerse, zıt başı çekerse o zaman şeytanın ordusu olur” diyor.o zaman şeytanın ordusu olur” diyor. Malum hizb parti demek, ordu demekMalum hizb parti demek, ordu demek neyse grup demek şeytanın grubundan olur.neyse grup demek şeytanın grubundan olur. Kureyş, Müslümanlığı temsil ediyor,

Kureyş, Müslümanlığı temsil ediyor,
onun etrafında toplaşacaklar, birlik beraberlik olacak İslâm’ı yayacaklar.onun etrafında toplaşacaklar, birlik beraberlik olacak İslâm’ı yayacaklar. Peygamber Efendimiz böyle buyurmuş.Peygamber Efendimiz böyle buyurmuş. Ama bazı kabileler çeşitliAma bazı kabileler çeşitli ihtilaflara, çekişmelere girdiler, İslam tarihinde malumihtilaflara, çekişmelere girdiler, İslam tarihinde malum olmuş bitmiş çeşitli sıkıntılar, ihtilaflar.olmuş bitmiş çeşitli sıkıntılar, ihtilaflar. Allah bize bu devirde ittifak nasip etsin...

Allah bize bu devirde ittifak nasip etsin...
Birlik, beraberlik nasip etsin...Birlik, beraberlik nasip etsin... Rabbimiz bir, Allah celle celalühü.

Rabbimiz bir, Allah celle celalühü.
Kitabımız bir, Kur’an-ı Kerîm.Kitabımız bir, Kur’an-ı Kerîm. Peygamberimiz bir, Hazreti Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem.Peygamberimiz bir, Hazreti Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem. Niye ihtilaf ediyoruz?Niye ihtilaf ediyoruz? Kavga, gürültü, çekişme, harp, darp.Kavga, gürültü, çekişme, harp, darp. Kıyasıya Müslüman birbirini öldürüyor.Kıyasıya Müslüman birbirini öldürüyor. Nasıl öldürüyor? Nasıl kıyıyor?Nasıl öldürüyor? Nasıl kıyıyor? Bu ihtilaflardan Allah bizi kurtarsın...

Bu ihtilaflardan Allah bizi kurtarsın...
Basiret versin... Akıl, fikir ihsan eylesin...Basiret versin... Akıl, fikir ihsan eylesin... Demek ki bir şeytanın hizbi var,

Demek ki bir şeytanın hizbi var,
bir Allah’ın hizbi var, bir hizbullah var,bir Allah’ın hizbi var, bir hizbullah var, bir hizbü’ş-şeytan var.bir hizbü’ş-şeytan var. Hizbullah, felah bulacak, hizbü’ş-şeytan cehenneme girecek.Hizbullah, felah bulacak, hizbü’ş-şeytan cehenneme girecek. Hangi hizibden olduğuna insan dikkat etsin.Hangi hizibden olduğuna insan dikkat etsin. Hangi partiden, hangi gruptan?Hangi partiden, hangi gruptan? Allah grubundan mı şeytan grubundan mı,Allah grubundan mı şeytan grubundan mı, iman grubundan mı, küfür grubundan mıiman grubundan mı, küfür grubundan mı yerine dikkat etsin.yerine dikkat etsin. Nerede kime karşı atış yapıyor,Nerede kime karşı atış yapıyor, girmiş kâfir grubun içine şeytan gurubunungirmiş kâfir grubun içine şeytan gurubunun içine imanlılara mı saldırıyor, ateş atıp duruyor;içine imanlılara mı saldırıyor, ateş atıp duruyor; yoksa Müslümanların safında yer almışta küfürle mi göğüs göğüse mi çarpışıyor?yoksa Müslümanların safında yer almışta küfürle mi göğüs göğüse mi çarpışıyor? Durumuna dikkat etsin.Durumuna dikkat etsin. Emânü ümmetî mine’l-ğaraki izâ rakibü’l-bahra

Emânü ümmetî mine’l-ğaraki izâ rakibü’l-bahra
en yekûle:en yekûle: “Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ,“Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ, inne rabbî le-ğafûrun rahîmün.”inne rabbî le-ğafûrun rahîmün.” “Ve mâ kaderu’llâhe hakka kadrihî.”“Ve mâ kaderu’llâhe hakka kadrihî.” Hazreti Hüseyin Efendimiz’denHazreti Hüseyin Efendimiz’den merfû’an zikredilmiş bir hadîs-i şeriftir ki,merfû’an zikredilmiş bir hadîs-i şeriftir ki, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş:Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş: Benim ümmetimin garantisi, emânı, kurtuluşu neden?Benim ümmetimin garantisi, emânı, kurtuluşu neden? Mine’l-ğaraki.

Mine’l-ğaraki.
Boğulmaktan, izâ rakibü’l-bahra.Boğulmaktan, izâ rakibü’l-bahra. Denize sefere çıktıkları zaman,Denize sefere çıktıkları zaman, gemiye bindikleri zaman gemi batabilir,gemiye bindikleri zaman gemi batabilir, boğulabilirler.boğulabilirler. Boğulmamak garantisi, emanları, emniyetleri nedir?Boğulmamak garantisi, emanları, emniyetleri nedir? Şu sözleri okumaktır, şu âyet-i kerîmeyi okumaktır:Şu sözleri okumaktır, şu âyet-i kerîmeyi okumaktır: “Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ,

“Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ,
inne rabbî le-ğafûrun rahîmün. (Hûd Suresi 41. Ayet)inne rabbî le-ğafûrun rahîmün. (Hûd Suresi 41. Ayet) Bu Kur’an-ı kerîm’den bir âyet-i kerîmeden alınmıştır ibaresi.

Bu Kur’an-ı kerîm’den bir âyet-i kerîmeden alınmıştır ibaresi.
Nuh aleyhisselam ve ona iman edip tabi olanlar gemiye binerken;Nuh aleyhisselam ve ona iman edip tabi olanlar gemiye binerken; “Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ diye âyet-i kerîmede“Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ diye âyet-i kerîmede Nuh aleyhisselam’ın kavmine böyle diyerek gemiye binin dediğiniNuh aleyhisselam’ın kavmine böyle diyerek gemiye binin dediğini anlatıyor Kur’an-ı Kerîm.anlatıyor Kur’an-ı Kerîm. Biz de bu dua ile gemiye binersek, uçağa binersek,Biz de bu dua ile gemiye binersek, uçağa binersek, bir vasıtaya binersek bu duayı unutmayalım.bir vasıtaya binersek bu duayı unutmayalım. “Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ, inne rabbî le-ğafûrun rahîmün.

“Bismi’llâhi mecrêhâ ve mürsâhâ, inne rabbî le-ğafûrun rahîmün.
“Allah’ın adıyla hareket etmesi bunun“Allah’ın adıyla hareket etmesi bunun ve menzili maksuduna varıp, erişmesi, kavuşması Allah’ın adıyladır.ve menzili maksuduna varıp, erişmesi, kavuşması Allah’ın adıyladır. Rabbim Ğafur’dur, Rahim’dir, merhameti çoktur, rahmeti boldur,Rabbim Ğafur’dur, Rahim’dir, merhameti çoktur, rahmeti boldur, afv-u mağfiret eder.” diye Ona iltica eder.afv-u mağfiret eder.” diye Ona iltica eder. Arkasından denilecek ki;Arkasından denilecek ki; Ve mâ kaderu’llâhe hakka kadrihî.Ve mâ kaderu’llâhe hakka kadrihî. “Kâfirler, müşrikler, zavallılar“Kâfirler, müşrikler, zavallılar Allah Teâlâ Hazretleri’ni hakkıyla takdir edemezler.”Allah Teâlâ Hazretleri’ni hakkıyla takdir edemezler.” Sığınacak kapı orası halbuki.Sığınacak kapı orası halbuki. Vemâ kaderu’llâhe hakka kadrihî

Vemâ kaderu’llâhe hakka kadrihî
ve’l-ardu cemî’an kabdatühû yevme’l-kıyâmetive’l-ardu cemî’an kabdatühû yevme’l-kıyâmeti ve’s-semâvâtü matviyyâtün biyemînih sübhânehû vete’âlâ ‘ammâ yüşrikûn. (Zümer Suresi 67. Ayet)ve’s-semâvâtü matviyyâtün biyemînih sübhânehû vete’âlâ ‘ammâ yüşrikûn. (Zümer Suresi 67. Ayet) Ayet-i kerîme uzundur.Ayet-i kerîme uzundur. “Allah Teâlâ Hazretlerinin azametini

“Allah Teâlâ Hazretlerinin azametini
kâfirler anlayamadılar, kıyamet gününde bütün dünyakâfirler anlayamadılar, kıyamet gününde bütün dünya yedi kudretindedir.yedi kudretindedir. Ve’s-semâvâtü yeminiyle dürülmüştür,Ve’s-semâvâtü yeminiyle dürülmüştür, yani gökler, yerleryani gökler, yerler onun yanında, onun azameti karşısında işte bu durumdadır.” diyeonun yanında, onun azameti karşısında işte bu durumdadır.” diye onu öyle azametini gösteren bir büyük âyet-i kerîmedir.onu öyle azametini gösteren bir büyük âyet-i kerîmedir. Bunu okuyarak böyle bineceği vasıtaya,Bunu okuyarak böyle bineceği vasıtaya, gemiye böyle binecek, böyle olduğu taktirde batmaya mahfuz kalır.gemiye böyle binecek, böyle olduğu taktirde batmaya mahfuz kalır. Eh, bu gemi için böyle o zaman uçak yoktu,

Eh, bu gemi için böyle o zaman uçak yoktu,
şimdi uçak gemisidir, işte o da havadaşimdi uçak gemisidir, işte o da havada yüzüyor aynı tarz da, uçakta da bunu okuyalım bir yere giderken,yüzüyor aynı tarz da, uçakta da bunu okuyalım bir yere giderken, otomobile binerken veyahut bir ata vesaireye binerkenotomobile binerken veyahut bir ata vesaireye binerken umumiyetle okunan;umumiyetle okunan; Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Sübhane’llezî sehhara lenâ hazâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn.

Sübhane’llezî sehhara lenâ hazâ ve mâ künnâ lehû mukrinîn.
Ve innâ ilâ Rabbinâ le-münkalibûn.” (Zuhrûf, 43/13-14)Ve innâ ilâ Rabbinâ le-münkalibûn.” (Zuhrûf, 43/13-14) Âyet-i kerîmeleridir.

Âyet-i kerîmeleridir.
Bu okunmuştur, bu da yine gemiye binmekle ilgilidir,Bu okunmuştur, bu da yine gemiye binmekle ilgilidir, ama öteki bineklere de teşmîl edilmiştir.ama öteki bineklere de teşmîl edilmiştir. Böyle bir bineğe binildiği zaman bu dua ile dua edilmesi tavsiye olunmuştur.Böyle bir bineğe binildiği zaman bu dua ile dua edilmesi tavsiye olunmuştur. Allahu Teâlâ Hazretleri her işimizi ona hakkıyla tevekkül etmeyi bizlere nasip eylesin…

Allahu Teâlâ Hazretleri her işimizi ona hakkıyla tevekkül etmeyi bizlere nasip eylesin…
Çünkü Ona tevekkül edenleri Allah sever ve mahrum koymaz.Çünkü Ona tevekkül edenleri Allah sever ve mahrum koymaz. Menzil-i maksuduna ulaştırır.Menzil-i maksuduna ulaştırır. İşini kollar.İşini kollar. Kendisine emanet olunana, kendisine sığınanaKendisine emanet olunana, kendisine sığınana Allah zarar getirtmez.Allah zarar getirtmez. Allah Teâlâ Hazretleri bizi kendisinin sevdiği, razı olduğu,

Allah Teâlâ Hazretleri bizi kendisinin sevdiği, razı olduğu,
hıfzında himayesinde tuttuğu,hıfzında himayesinde tuttuğu, koruduğu, kolladığı iyi kulların zümresine dahil eylesin…koruduğu, kolladığı iyi kulların zümresine dahil eylesin… Fâtiha-i şerîfe mea’l besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea’l besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2