Namaz Vakitleri
İstanbul
2 Cemâziye'l-Evvel 1448
13 October 2026
İmsak
05:42
Güneş
07:06
Öğle
12:55
İkindi
16:02
Akşam
18:34
Yatsı
19:53
Detaylı Arama

Nefisle Mücadele ve Kötü Ahlak

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Nefisle Mücadele ve Kötü Ahlak

Mehmed Zahid KOTKU

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Ve'l âkıbetü lil müttekîn.

El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn. Ve'l âkıbetü lil müttekîn.
Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmain.Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmain. İ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullahİ'lemû eyyühe'l-ihvân enne efdale'l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale'l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale'l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalaletün ve külle dalaletin fi'n-nârve şerra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalaletün ve külle dalaletin fi'n-nâr ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâl:.ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-Nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâl:. İzâ ehabbellahu abden hamehu’d-dünya, kema yehmi ehadüküm sekimehu’l-mae.

İzâ ehabbellahu abden hamehu’d-dünya, kema yehmi ehadüküm sekimehu’l-mae.
Yine Cenab-ı Peygamber buyuruyor ki sallallahu aleyhi ve sellem:

Yine Cenab-ı Peygamber buyuruyor ki sallallahu aleyhi ve sellem:
Cenab-ı Hak bir kulunu sevdi miydi, onu ehl-i dünya yapmaz, dünya ile meşgul etmez.

Cenab-ı Hak bir kulunu sevdi miydi, onu ehl-i dünya yapmaz, dünya ile meşgul etmez.
Nitekimsizin biriniz hastanızı severseniz, onu korursunuz,Nitekimsizin biriniz hastanızı severseniz, onu korursunuz, onun istedikleri yemekleri ona vermezseniz, su istediği vakitte vermezseniz, niçin?onun istedikleri yemekleri ona vermezseniz, su istediği vakitte vermezseniz, niçin? Zarar verir ona da. Bir an evvel iyi olsun diyerekten suyu vermezsiniz, ekmeği vermezsiniz ki iyi olsun diyerekten.Zarar verir ona da. Bir an evvel iyi olsun diyerekten suyu vermezsiniz, ekmeği vermezsiniz ki iyi olsun diyerekten. Cenab-ı Hak da kuluna vermeyişi sevdiğinden dolayıdır, diyor.Cenab-ı Hak da kuluna vermeyişi sevdiğinden dolayıdır, diyor. İzâ ehabbe’llahu abden ağleka aleyhi ûmura’d-dünya.

İzâ ehabbe’llahu abden ağleka aleyhi ûmura’d-dünya.
Cenab-ı Hak bir kulunu sevdi miydi, onunla dünya kapılarını kapar, diyor.Cenab-ı Hak bir kulunu sevdi miydi, onunla dünya kapılarını kapar, diyor. Ağleka aleyhi ûmura’d-dünya. Dünya işlerini beceremez, bilemez. Allah kapamış, diyor.Ağleka aleyhi ûmura’d-dünya. Dünya işlerini beceremez, bilemez. Allah kapamış, diyor. Ve feteha lehu ûmura’l-ahirah. Ona, ahiret kapılarını açmıştır.Ve feteha lehu ûmura’l-ahirah. Ona, ahiret kapılarını açmıştır. Dünya kapılarını kapamış, fakat ahiret kapılarını açmıştır.Dünya kapılarını kapamış, fakat ahiret kapılarını açmıştır. Yani gönlü basireti açılmış, gönlü açılmış, daima Allah ile meşgul.Yani gönlü basireti açılmış, gönlü açılmış, daima Allah ile meşgul. Tabi bu Peygamber Efendimiz'in buyrukları müstesna da

Tabi bu Peygamber Efendimiz'in buyrukları müstesna da
şimdi insan der ki çalışmadan olduğu kadar.şimdi insan der ki çalışmadan olduğu kadar. Çalışalım, para kazanalım da işte şöyle hayırlara sebep olalım, böyle olalım.Çalışalım, para kazanalım da işte şöyle hayırlara sebep olalım, böyle olalım. Hep bunlar doğrudur da fakat bu devirde mesela helal parayı kazanabilmekHep bunlar doğrudur da fakat bu devirde mesela helal parayı kazanabilmek aslanın ağzından ekmeği kapmak kadar zordur.aslanın ağzından ekmeği kapmak kadar zordur. Faize gitmeden, yalanı söylemeden, hile yapmadan bu pek az bahtiyarlara nasip olur.Faize gitmeden, yalanı söylemeden, hile yapmadan bu pek az bahtiyarlara nasip olur. Sonra olsa dahi bu mesela dünya hakikaten zor şey.Sonra olsa dahi bu mesela dünya hakikaten zor şey. Uğraşırken uğraşırken gönül, gönül böyle hani iğnenin üzerine bir kağıt taksanız,Uğraşırken uğraşırken gönül, gönül böyle hani iğnenin üzerine bir kağıt taksanız, onu da böyle rüzgara tutsanız, rüzgarını böyle fıldırak gibi döndürür, değil mi?onu da böyle rüzgara tutsanız, rüzgarını böyle fıldırak gibi döndürür, değil mi? Fırıldaklar vardır. Rüzgara karşı döner, durur. Rüzgar nereden gelse döner.Fırıldaklar vardır. Rüzgara karşı döner, durur. Rüzgar nereden gelse döner. Kendisini tutacak kudreti yoktur. Bir yere bağlı değildir. Onun için döner.Kendisini tutacak kudreti yoktur. Bir yere bağlı değildir. Onun için döner. Gönül de böyledir. Tıpkı bir ibrenin üzerindeki kağıt gibi her taraftan dünyanın fitneleri üfürüyor oraya.

Gönül de böyledir. Tıpkı bir ibrenin üzerindeki kağıt gibi her taraftan dünyanın fitneleri üfürüyor oraya.
Bu üfürüklere karşı gönül kendisini zapt etmesi çok müşkül bir şeydir.Bu üfürüklere karşı gönül kendisini zapt etmesi çok müşkül bir şeydir. Dünya kazanırken o nuru ahireti kaybeder.Dünya kazanırken o nuru ahireti kaybeder. Onun için dünyada kazanılacak bir şey varmış, o da hocalıkmış.Onun için dünyada kazanılacak bir şey varmış, o da hocalıkmış. Onun için ilmin kıymeti ne kadar yüksek ki. Geçen dersi geçti.Onun için ilmin kıymeti ne kadar yüksek ki. Geçen dersi geçti. Allah celle ve ala kıyamette köprünün üzerinde böyle durun diyor.Allah celle ve ala kıyamette köprünün üzerinde böyle durun diyor. Şefaat edin istediklerinizi de öyle geçin diyor.Şefaat edin istediklerinizi de öyle geçin diyor. Doğrudan doğruya cennete gitmeyin.Doğrudan doğruya cennete gitmeyin. Dünyada nasıl faydalı oldunuz insanlara, bugün de faydalı olacaksınız diyor.Dünyada nasıl faydalı oldunuz insanlara, bugün de faydalı olacaksınız diyor. Onun için ilimle meşgul olursun, Allah hem rızkını verir ayağına,Onun için ilimle meşgul olursun, Allah hem rızkını verir ayağına, hem de gönlünü Allah'la meşgul eder,hem de gönlünü Allah'la meşgul eder, yalandan da korur seni, faizlerden de korur seni, her şeyden de korur seni.yalandan da korur seni, faizlerden de korur seni, her şeyden de korur seni. Ama şimdi çocuklarımızı bir türlü imam hatip mektebine veremiyoruz, niçin? İşte o da ayrı bir ders.Ama şimdi çocuklarımızı bir türlü imam hatip mektebine veremiyoruz, niçin? İşte o da ayrı bir ders. O da istiyor ki, kolejde okusun.O da istiyor ki, kolejde okusun. İzâ ehabbellahu abden kazefe hubbehu fi kulubi’l-melâikeh.

İzâ ehabbellahu abden kazefe hubbehu fi kulubi’l-melâikeh.
Bak, şimdi bir Allah celle ve ala bir kulunu sevdi miydi, diyor. Habbellah.Bak, şimdi bir Allah celle ve ala bir kulunu sevdi miydi, diyor. Habbellah. Kazefe hubbehu fi kulubi’l-melâikeh.Kazefe hubbehu fi kulubi’l-melâikeh. Evvela meleklerinin kalbine ilka ediyor, bu kulumu sevin diyerekten.Evvela meleklerinin kalbine ilka ediyor, bu kulumu sevin diyerekten. Meleklerden de sonra tabi aşağı doğru böyle iniyor.Meleklerden de sonra tabi aşağı doğru böyle iniyor. Ve izâ ebğada’llahu abden. Bir de sevmediği kulu var.

Ve izâ ebğada’llahu abden. Bir de sevmediği kulu var.
Sevmediği, buğz ettiği kula karşı da kazefe buğdahu fi kulubi’l-melâikeh.Sevmediği, buğz ettiği kula karşı da kazefe buğdahu fi kulubi’l-melâikeh. O zaman meleklerin kalbine bunu sevmeyin diyor.O zaman meleklerin kalbine bunu sevmeyin diyor. Melekler onu sevmeyince, Benî Âdem'e de oradan sirayet ediyor.Melekler onu sevmeyince, Benî Âdem'e de oradan sirayet ediyor. Artık onun için sevilme imkanı kalmıyor.Artık onun için sevilme imkanı kalmıyor. Sümme yekzufuhu fi kulubi’l-ademiyyin.Sümme yekzufuhu fi kulubi’l-ademiyyin. O gerek sevmek gerek bu meleklerden sonra insanlara intikal ediyor.O gerek sevmek gerek bu meleklerden sonra insanlara intikal ediyor. Bundan sonra insanlar ya seviyorlar ya sevmiyorlar.Bundan sonra insanlar ya seviyorlar ya sevmiyorlar. Fakat insanlar bugün çeşitlidir.

Fakat insanlar bugün çeşitlidir.
Bazı sevilmeyen insanları, seven insanlar da var.Bazı sevilmeyen insanları, seven insanlar da var. Bunlar matlub değil.Bunlar matlub değil. Matlub bunlar değil. Matlub, ehl-i îmânın müttakîlerinin sevdiği insan sevilir, sevmedikleri insan sevilmez.Matlub bunlar değil. Matlub, ehl-i îmânın müttakîlerinin sevdiği insan sevilir, sevmedikleri insan sevilmez. Yani umumun sevdiği insan değil.Yani umumun sevdiği insan değil. Onun için estaîzübillâh, ve lekad kerramnâ Benî Âdeme'de, sual etmişler de,Onun için estaîzübillâh, ve lekad kerramnâ Benî Âdeme'de, sual etmişler de, Benî Âdem mükerrem kılmış Cenab-ı Hak.Benî Âdem mükerrem kılmış Cenab-ı Hak. Yok, aptallığın lüzumu yok.Yok, aptallığın lüzumu yok. Benî Âdem'in öylesi var ki şeytandan da beter.Benî Âdem'in öylesi var ki şeytandan da beter. Beni Adem'in iki ayaklı hayvan gibi gezenleri olamazlar/edilemezler..Beni Adem'in iki ayaklı hayvan gibi gezenleri olamazlar/edilemezler.. Allah'ını tanımış, peygamberini tanımış, onun yolunda yürüyen insandır mükerrem olan Benî Âdem.Allah'ını tanımış, peygamberini tanımış, onun yolunda yürüyen insandır mükerrem olan Benî Âdem. Yoksa Allah'ına arkasını çevirmiş, kitabına arkasını çevirmiş,Yoksa Allah'ına arkasını çevirmiş, kitabına arkasını çevirmiş, peygamberine taban tabana zıt. O artık insanların mükerremi,peygamberine taban tabana zıt. O artık insanların mükerremi, mahlukatın mükerremi öyle şey mi olur hiç?mahlukatın mükerremi öyle şey mi olur hiç? Onun için sevgi dedi mi bu edna olan tabakanın sevdiği matlub değil.Onun için sevgi dedi mi bu edna olan tabakanın sevdiği matlub değil. Âlâ olan tabakanın sevdiği sevgidir.Âlâ olan tabakanın sevdiği sevgidir. Onun için, İzâ ehebballahu kavmen ibtelâhum.

Onun için, İzâ ehebballahu kavmen ibtelâhum.
Allah bir kavmi sevdi miydi ona çeşitli ibtilalar verir. Rahatsızlıklar.Allah bir kavmi sevdi miydi ona çeşitli ibtilalar verir. Rahatsızlıklar. Femen sabera, imtihandır ibtilalar. İbtilalar aynı zamanda imtihandır.Femen sabera, imtihandır ibtilalar. İbtilalar aynı zamanda imtihandır. Yarınlarabakalım kulum ne halde olacak.Yarınlarabakalım kulum ne halde olacak. Femen sabera, kim ki o ibtilaları sabrıyla karşılarsa felehu’s-sabr.Femen sabera, kim ki o ibtilaları sabrıyla karşılarsa felehu’s-sabr. Ona sabrın cezası vardır. Sabrın cezası nedir? Bî-gayri hisab.Ona sabrın cezası vardır. Sabrın cezası nedir? Bî-gayri hisab. Her şeyin mükafatı var. Mesela 1'e 10.Her şeyin mükafatı var. Mesela 1'e 10. 1'e artık olur 50, 100, 700'e kadar artar. Belki daha çok artar.1'e artık olur 50, 100, 700'e kadar artar. Belki daha çok artar. Artış da olur, ramazanda yapılanlar, kadirde yapılan ibadetler var.Artış da olur, ramazanda yapılanlar, kadirde yapılan ibadetler var. Fakat sabra gelince ölçü yok. Bî-gayri hisab.Fakat sabra gelince ölçü yok. Bî-gayri hisab. Yani adet mevzubahis değil, miktar mevzubahis değil.Yani adet mevzubahis değil, miktar mevzubahis değil. Allah bir kere bol olarak verdi mi onun ölçüsü olmaz.Allah bir kere bol olarak verdi mi onun ölçüsü olmaz. Onun için sabredenlere sabır mükafatı verilir.Onun için sabredenlere sabır mükafatı verilir. Ve men cezia felehu’l-cezeu.Ve men cezia felehu’l-cezeu. Kim sabretmezse ona da yaptığı sabırsızlığın günahı o kulun üzerindedir.Kim sabretmezse ona da yaptığı sabırsızlığın günahı o kulun üzerindedir. İza ehebballâhu abden nâdâ Cibrile. Allah celle ve ala izah, Efendimiz buyuruyor.

İza ehebballâhu abden nâdâ Cibrile. Allah celle ve ala izah, Efendimiz buyuruyor.
Bir kulunu sevdiği vakitte, bakın nasıl oluyor.Bir kulunu sevdiği vakitte, bakın nasıl oluyor. Nâdâ Cibrile. Hazreti Allah celle ve ala Cebrail'e sesleniyor.Nâdâ Cibrile. Hazreti Allah celle ve ala Cebrail'e sesleniyor. İnni kad ehbebtu fulanen fe ehibbehu.İnni kad ehbebtu fulanen fe ehibbehu. Ben filan adamı hoşuma gitti, sevdim onu.Ben filan adamı hoşuma gitti, sevdim onu. Namazını kılar, doğrudur, dürüsttür, günah işlemez,Namazını kılar, doğrudur, dürüsttür, günah işlemez, günahlardan korkar, kaçar, iyilikleri yapmaya çalışıyor.günahlardan korkar, kaçar, iyilikleri yapmaya çalışıyor. Onun için sevdim o kulumu,Onun için sevdim o kulumu, gönlü de benimle meşgul.gönlü de benimle meşgul. Çünkü Allah'ın celle ve ala, mütemadiyen kulunun güzelliğine bakmıyor.

Çünkü Allah'ın celle ve ala, mütemadiyen kulunun güzelliğine bakmıyor.
Üstünün başındaki gülü, kıyafete bakmıyor.Üstünün başındaki gülü, kıyafete bakmıyor. cebindeki parasına bakmıyor.cebindeki parasına bakmıyor. Ancak kulunun gönlüne bakıyor.Ancak kulunun gönlüne bakıyor. Kulunun gönlü üstü başı perişandır. Yaralı yuralıdır.Kulunun gönlü üstü başı perişandır. Yaralı yuralıdır. Fakat gönlü Allah'ladır.Fakat gönlü Allah'ladır. İşte o gönlü Allah'la olan, bahtiyarın gönlüne Allah baktı mı.İşte o gönlü Allah'la olan, bahtiyarın gönlüne Allah baktı mı. Ah bu kulum ne mutlu, bu kuluma.Ah bu kulum ne mutlu, bu kuluma. Şimdi bu biraz da şeydir ha.Şimdi bu biraz da şeydir ha. İnsan böyle iyi bir zamanda Allah Allah deyip durur. Gönlü de Allah'ladır.İnsan böyle iyi bir zamanda Allah Allah deyip durur. Gönlü de Allah'ladır. Fakat imtihan devri gelir de bir insan bir günaha müptela kalır.Fakat imtihan devri gelir de bir insan bir günaha müptela kalır. Mesela genç bir adam, genç bir kızla karşı karşıya kalır.Mesela genç bir adam, genç bir kızla karşı karşıya kalır. İki taraftan şehvetler kaynar.İki taraftan şehvetler kaynar. İşte o sırada ne Allah kalır hatırda ne Peygamber kalır hatırda.İşte o sırada ne Allah kalır hatırda ne Peygamber kalır hatırda. İşte o zamandır imtihan sırası ki, bu yasaktır, benim dinimde yakışmaz, bunun yeri yokİşte o zamandır imtihan sırası ki, bu yasaktır, benim dinimde yakışmaz, bunun yeri yok diyerekten kendini korudu mu o genç, bahtiyar o işte. Allah öylesini sever.diyerekten kendini korudu mu o genç, bahtiyar o işte. Allah öylesini sever. Cibril aleyhisselam diyor ki, inni kad ehbebtu fulanen.

Cibril aleyhisselam diyor ki, inni kad ehbebtu fulanen.
'Ben filanı sevdim. fe ehibbehu.'Ben filanı sevdim. fe ehibbehu. Sen de sev onu diyor Cibril aleyhisselama.Sen de sev onu diyor Cibril aleyhisselama. Sen de sev benim sevdiğimi. Feyunadi fi’s-sema.Sen de sev benim sevdiğimi. Feyunadi fi’s-sema. Cibril aleyhisselam sesleniyor şimdi semada. Bütün meleklere,Cibril aleyhisselam sesleniyor şimdi semada. Bütün meleklere, Allah-u Teala filanı seviyor, bana sev diye emretti,Allah-u Teala filanı seviyor, bana sev diye emretti, ben sevdim, size de ben söylüyorum, siz de seviniz bu kulu.ben sevdim, size de ben söylüyorum, siz de seviniz bu kulu. Sümme tenzilu lehu’l-mehabbetu fi ehli’l-erd. Bundan sonra muhabbet, yeryüzündeki bahtiyar insanların gönlüne düşer.Sümme tenzilu lehu’l-mehabbetu fi ehli’l-erd. Bundan sonra muhabbet, yeryüzündeki bahtiyar insanların gönlüne düşer. Şimdi siz Hz. Ali'yi gördünüz mü? Hiçbirimiz görmedik.Şimdi siz Hz. Ali'yi gördünüz mü? Hiçbirimiz görmedik. Hz. Ömer'i, Ebû Bekir'i? Hiçbirimiz görmedik. Sever miyiz?Hz. Ömer'i, Ebû Bekir'i? Hiçbirimiz görmedik. Sever miyiz? Severiz. Neden severiz?Severiz. Neden severiz? Bunun o Allah tarafından sevilen sevgi, bugün bizim gönlümüze de düşmüş, biz de seviyoruz onu.Bunun o Allah tarafından sevilen sevgi, bugün bizim gönlümüze de düşmüş, biz de seviyoruz onu. Niçin? Allah seviyor. Asârına bakıyoruz, imana, İslam'a ne kadar hizmet etmişler. Bu hizmetlerine aşık oluyoruz.Niçin? Allah seviyor. Asârına bakıyoruz, imana, İslam'a ne kadar hizmet etmişler. Bu hizmetlerine aşık oluyoruz. Gönlümüze Allah, o muhabbeti veriyor. Çünkü kendi seviyor.Gönlümüze Allah, o muhabbeti veriyor. Çünkü kendi seviyor. Şimdi Firavun’u seven var mı? Kimse sevmez.Şimdi Firavun’u seven var mı? Kimse sevmez. Ebû Cehil'i seven var mı? Kimse sevmez.Ebû Cehil'i seven var mı? Kimse sevmez. Ebû Cehil'in taifesinden sevenler sever, o başka. İslam sevmez.Ebû Cehil'in taifesinden sevenler sever, o başka. İslam sevmez. Sen iyice demek Allah sevmiyor da bize de o sevgiyi vermemiştir ona.Sen iyice demek Allah sevmiyor da bize de o sevgiyi vermemiştir ona. Fezâlike kavlu’llahi Teala.

Fezâlike kavlu’llahi Teala.
Kur'an'da sure-i Meryem var ya, burada estaizubillah. Son sayfasında, Taha'nın üst tarafı.Kur'an'da sure-i Meryem var ya, burada estaizubillah. Son sayfasında, Taha'nın üst tarafı. “İnne’llezine a’menu ve amilu’s-salihati seyecalu lehumu’r-rahmenu vudden”. Vudd, muhabbet.

“İnne’llezine a’menu ve amilu’s-salihati seyecalu lehumu’r-rahmenu vudden”. Vudd, muhabbet.
Allah-u Teala iman etmiş ve amel-i sâlih işlemiş olanların gönlünü muhabbetle dolduruyor.Allah-u Teala iman etmiş ve amel-i sâlih işlemiş olanların gönlünü muhabbetle dolduruyor. Birbirlerini seviyorlar, bağlanıyorlar.Birbirlerini seviyorlar, bağlanıyorlar. O muhabbet devri de, ah o eski adamlarla beraber gitti.O muhabbet devri de, ah o eski adamlarla beraber gitti. Burada şimdi belki kırıntısının kırıntısı kalmıştı artık insanlarda.Burada şimdi belki kırıntısının kırıntısı kalmıştı artık insanlarda. O muhabbet devri eski zamanın insanlarıyla, her şey onlardan gitti zaten.O muhabbet devri eski zamanın insanlarıyla, her şey onlardan gitti zaten. Size bir misalini söyleyeyim.Size bir misalini söyleyeyim. Bugünün insanlarından. Misafir gelmişler, kardeşlerine ziyarete.

Bugünün insanlarından. Misafir gelmişler, kardeşlerine ziyarete.
Kardeşi de bir işteymiş yani din kardeşi.Kardeşi de bir işteymiş yani din kardeşi. Din kardeşi, ana baba kardeşi değil. din kardeşi,Din kardeşi, ana baba kardeşi değil. din kardeşi, gidelim bizim filan kardeşi ziyaret edelim deyip gelmişler.gidelim bizim filan kardeşi ziyaret edelim deyip gelmişler. Kapıyı çalmışlar. Evde yok. Aç kapıyı biz geldik.Kapıyı çalmışlar. Evde yok. Aç kapıyı biz geldik. Gidiyorlar. Mutfak nerede? İşte burada.Gidiyorlar. Mutfak nerede? İşte burada. Getir bak alıyorlar, hiç sorumluluk teklif yok. Ne varsa orada yiyorlar, içiyorlar.Getir bak alıyorlar, hiç sorumluluk teklif yok. Ne varsa orada yiyorlar, içiyorlar. Bazen paraya ihtiyaçları olanlar da olurmuş.Bazen paraya ihtiyaçları olanlar da olurmuş. Derlermiş ki paraları nerede efendinin? İşte filan yerde.Derlermiş ki paraları nerede efendinin? İşte filan yerde. Ordan lazım olan miktarda alırlarmış. Selam söylerler giderlermiş.Ordan lazım olan miktarda alırlarmış. Selam söylerler giderlermiş. Adam gelince, efendim bir misafirler geldi, karınları açmış, mutfağı sordular,Adam gelince, efendim bir misafirler geldi, karınları açmış, mutfağı sordular, sarfını sordular, gösterdim, yediler.sarfını sordular, gösterdim, yediler. Para da istediler, paranın da yerini gösterdim.Para da istediler, paranın da yerini gösterdim. Allah benden razı olsun diye köleyi de azat ettiler,Allah benden razı olsun diye köleyi de azat ettiler, sevincinden, Müslüman bağlılığı var birbirlerine.sevincinden, Müslüman bağlılığı var birbirlerine. Bu Allahu Teâlâ'nın verdiği bir sevgi muhabbetidir ki, o devrin insanları aldı götürdü onlarla.Bu Allahu Teâlâ'nın verdiği bir sevgi muhabbetidir ki, o devrin insanları aldı götürdü onlarla. Bize işte şimdi böyle lafı kaldı.Bize işte şimdi böyle lafı kaldı. Ve izâ ebğada’llahu abden nâdâ Cibrile:

Ve izâ ebğada’llahu abden nâdâ Cibrile:
“İnni kad ebğadtu fulanen” feyünadi fi’s-semai sümme tenzilu lehu’l-beğdau fi’l-erdi.“İnni kad ebğadtu fulanen” feyünadi fi’s-semai sümme tenzilu lehu’l-beğdau fi’l-erdi. Tirmizi hadisi. Hasenun sahihun demiş. Hz. Ebu Hüreyre’den nakletmiş.Tirmizi hadisi. Hasenun sahihun demiş. Hz. Ebu Hüreyre’den nakletmiş. Sevmedikleri de bu da aynı şekilde oluyor yine.Sevmedikleri de bu da aynı şekilde oluyor yine. Allah, cümlemizi sevdiği bahtiyar kullarının arasına ilhak eylesin.

Allah, cümlemizi sevdiği bahtiyar kullarının arasına ilhak eylesin.
Bu duayı da bellesini bize yollayalım.Bu duayı da bellesini bize yollayalım. Allahümme inni es’elüke hübbeke ve hübbe men yühebbüke vel amelellezi yübelliğuni hübbeke, diye küçüklükten öğrenmiştik.Allahümme inni es’elüke hübbeke ve hübbe men yühebbüke vel amelellezi yübelliğuni hübbeke, diye küçüklükten öğrenmiştik. İzâ ehabbellahu abden esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’l-hayri lem ya’melhu ve izâ sehita alâ abdin esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’ş-şerri lem ya’melhu.

İzâ ehabbellahu abden esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’l-hayri lem ya’melhu ve izâ sehita alâ abdin esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’ş-şerri lem ya’melhu.
İzâ ehabbellahu abden esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’l-hayr. Allah sevdiği için yapıyor. Sevmenin sebepleri de var tabi.

İzâ ehabbellahu abden esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’l-hayr. Allah sevdiği için yapıyor. Sevmenin sebepleri de var tabi.
Onun için seviyor Allah onu.Onun için seviyor Allah onu. Yani kendisine layık bir kul. Seviyor, sevdikten sonra da yedi sınıf esnafa,Yani kendisine layık bir kul. Seviyor, sevdikten sonra da yedi sınıf esnafa, yedi sınıf esnafa onun yapmadığı amelleri yaptı diyerek methettiriyor.yedi sınıf esnafa onun yapmadığı amelleri yaptı diyerek methettiriyor. Yapmadı. İleride mesela İmam-ı Âzam bir gecede geçiyormuş bir yerden deYapmadı. İleride mesela İmam-ı Âzam bir gecede geçiyormuş bir yerden de çocuklar birbirlerine derler ki bu gece sabahlara kadar uyumuyor, diye.çocuklar birbirlerine derler ki bu gece sabahlara kadar uyumuyor, diye. Halbuki uyuyormuş ama çocukların o sözlerinin tesirine bir daha uyumayı da kaldırmış ortadan.Halbuki uyuyormuş ama çocukların o sözlerinin tesirine bir daha uyumayı da kaldırmış ortadan. İzâ sehita alâ abdin esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’ş-şerri lem ya’melhu.

İzâ sehita alâ abdin esnâ aleyhi seb'ate esnafin mine’ş-şerri lem ya’melhu.
İşlemediği yedi şerri de ona izafe ederler.İşlemediği yedi şerri de ona izafe ederler. Şunu da yaptı, bunu da yaptı, şöyle de yaptı, böyle de yaptı.Şunu da yaptı, bunu da yaptı, şöyle de yaptı, böyle de yaptı. Artık menhus bir adam olur. Herkesin gözünden düşer yani.Artık menhus bir adam olur. Herkesin gözünden düşer yani. Gözünden düşürülmek için böyle şeyler, rivayetler çoğalır.Gözünden düşürülmek için böyle şeyler, rivayetler çoğalır. İyiye karşı medihler çoğalır. Kötüye karşı da zemler çoğalır.İyiye karşı medihler çoğalır. Kötüye karşı da zemler çoğalır. Herkesin gözünden düşürülür. Öteki sevdirilir, beriki düşürülür.Herkesin gözünden düşürülür. Öteki sevdirilir, beriki düşürülür. İzâ ehabbellâhu ehadüküm ehâhu. Felyu’limhu ennehu yuhibbuhu.

İzâ ehabbellâhu ehadüküm ehâhu. Felyu’limhu ennehu yuhibbuhu.
Tabi hep bir cemiyet insanları birbirlerinin bazısı gözü tutar da sever birisi de.

Tabi hep bir cemiyet insanları birbirlerinin bazısı gözü tutar da sever birisi de.
Şu adamı ben seviyorum. Neden? İşte bakıyorum daha müslümanlığa iyice bir adam,Şu adamı ben seviyorum. Neden? İşte bakıyorum daha müslümanlığa iyice bir adam, takvalı bir adam, hoşuma da gidiyor. Geveze değil, incitir değil,takvalı bir adam, hoşuma da gidiyor. Geveze değil, incitir değil, hoş bir hali var, tabiatı var.hoş bir hali var, tabiatı var. Ondan dolayı bir sevgi gelmiştir içerisine. Severim.Ondan dolayı bir sevgi gelmiştir içerisine. Severim. Sevdiyse, siz böyle birisini sevdiyseniz, ona bildirsin ki, desin ki,Sevdiyse, siz böyle birisini sevdiyseniz, ona bildirsin ki, desin ki, arkadaşım ben seni seviyorum ama sen bil bunu.arkadaşım ben seni seviyorum ama sen bil bunu. Benim sana karşı bir sevgim olduğunu ona duyur. Bu bilse senin o sevdiğini.Benim sana karşı bir sevgim olduğunu ona duyur. Bu bilse senin o sevdiğini. Saklama içinde yani. İçini dışını dök.Saklama içinde yani. İçini dışını dök. Buhârî'nin de bu hadiste şeysi var.Buhârî'nin de bu hadiste şeysi var. İki yerde rivayet var. Bir Edeb’te, bir başka yerde.İki yerde rivayet var. Bir Edeb’te, bir başka yerde. İzâ ehabbe ehâdüküm ehâhu fillâhi felyu’limhu feinnehu ebkâ fi’l-ülfeti ve esbetu fi’l-meveddeti.

İzâ ehabbe ehâdüküm ehâhu fillâhi felyu’limhu feinnehu ebkâ fi’l-ülfeti ve esbetu fi’l-meveddeti.
Yine bu da ilave olaraktan aynı hadis.

Yine bu da ilave olaraktan aynı hadis.
Sevdiniz mi birisini, ona deyiniz ki ben seni seviyorum.Sevdiniz mi birisini, ona deyiniz ki ben seni seviyorum. Bildir en azından.Bildir en azından. Çünkü bu sevginin uzamasına, daim olmasına, baki olmasına ve sabit olmasına vesile olur.Çünkü bu sevginin uzamasına, daim olmasına, baki olmasına ve sabit olmasına vesile olur. O da seni sever, sonra.O da seni sever, sonra. Bu beni seviyormuş diye, o da seni sever.Bu beni seviyormuş diye, o da seni sever. Bak birer, bunlar güzel ders. Bunları hep ezberlemek lazım.Bak birer, bunlar güzel ders. Bunları hep ezberlemek lazım. İzâ ehbebte. Hep sevişiyoruz ama masal, yalan bizim sevişmeler.

İzâ ehbebte. Hep sevişiyoruz ama masal, yalan bizim sevişmeler.
Bak, sevişmenin şartları.Bak, sevişmenin şartları. İzâ ehbebte. Sen birisini sevdin miydi.İzâ ehbebte. Sen birisini sevdin miydi. Fela tümârih. Katiyyen mücadeleye yol aç ona.Fela tümârih. Katiyyen mücadeleye yol aç ona. Bir şey de bir meseleden. Haa haksızsın. Bu böyle değildi, şöyleydi deyip bir mücadeleye giriştir.Bir şey de bir meseleden. Haa haksızsın. Bu böyle değildi, şöyleydi deyip bir mücadeleye giriştir. 40 senelik dostluktu ama bu mücadele ikimizi de kırabilir birbirimizden.40 senelik dostluktu ama bu mücadele ikimizi de kırabilir birbirimizden. Binaenaleyh mücadeleye yol açma sevdiğin adamdan.Binaenaleyh mücadeleye yol açma sevdiğin adamdan. Sevdiğin adamdan. Fela tümârihi. Sakın ona zulmedecek bir şey yapma.Sevdiğin adamdan. Fela tümârihi. Sakın ona zulmedecek bir şey yapma. Senden zulme olacak bir hadise olmasın sana. Vela tüşarrihi.Senden zulme olacak bir hadise olmasın sana. Vela tüşarrihi. Sakın onunla muhâsama da etme.Sakın onunla muhâsama da etme. Bazı çekişmeler yaparak insan haklı haksız.Bazı çekişmeler yaparak insan haklı haksız. Bu çekişmeyi de yapma.Bu çekişmeyi de yapma. Çünkü seviyorsun, sevgiyi kaybeder o çekişmeler.Çünkü seviyorsun, sevgiyi kaybeder o çekişmeler. Onu da yapma. Vela tes’el anhu ehaden.Onu da yapma. Vela tes’el anhu ehaden. Sakın kimseye de deme ki, filan adamı nasıl tanıyorsun sen?Sakın kimseye de deme ki, filan adamı nasıl tanıyorsun sen? Sevdin bir kere o adamı.Sevdin bir kere o adamı. Bir de soracaksın onu başkasına da, komşusuna, dostuna. Nasıl tanıyorsun o adamı yahu?Bir de soracaksın onu başkasına da, komşusuna, dostuna. Nasıl tanıyorsun o adamı yahu? Sakın bunu da sorma.Sakın bunu da sorma. Çünkü haset birisi gelir, bıraktı sevilecek adam mı buldun der, kırar senin neşeni.Çünkü haset birisi gelir, bıraktı sevilecek adam mı buldun der, kırar senin neşeni. Senin sevgin sana kâfi.Senin sevgin sana kâfi. Onun başkasına sorup da kesme sevgiyi.Onun başkasına sorup da kesme sevgiyi. Vela tes’el anhu fease en tüvefiye lehu adüvven feyuhbirake bimâ leyse fihi, feyüferrika beyneke ve beynehu.

Vela tes’el anhu fease en tüvefiye lehu adüvven feyuhbirake bimâ leyse fihi, feyüferrika beyneke ve beynehu.
Aranızın açılmasına sebep olur.Aranızın açılmasına sebep olur. Onun için bu hasetlik de insanlardan kolayca giden bir şey değildir.Onun için bu hasetlik de insanlardan kolayca giden bir şey değildir. Herkeste bir hasetlik damarı vardır.Herkeste bir hasetlik damarı vardır. Bu damarı kırmak, herkesin harcı değil, babayiğit işi o.Bu damarı kırmak, herkesin harcı değil, babayiğit işi o. Nefisle mücadele edeceksin uzun boylu da muvaffak olabilirsen ne âlâ,Nefisle mücadele edeceksin uzun boylu da muvaffak olabilirsen ne âlâ, ona da pek az vaktiye muvaffak olur.ona da pek az vaktiye muvaffak olur. O haset, kibir. Bir sigarayı bir insan bir içkiyi, biliyor bu bana zarardır.O haset, kibir. Bir sigarayı bir insan bir içkiyi, biliyor bu bana zarardır. Sigarayı biliyor, bu bana zarardır. Fakat bırakamıyor bir türlü.Sigarayı biliyor, bu bana zarardır. Fakat bırakamıyor bir türlü. Onu nasıl bırakamıyorsa ahlakları da böyle kolayca yıkatamaz.Onu nasıl bırakamıyorsa ahlakları da böyle kolayca yıkatamaz. Mağrur bir adam, ne gurur, neyine gururlarınızı.Mağrur bir adam, ne gurur, neyine gururlarınızı. Sen dün yoktun, zaten meteliğin de yoktu dün. Bugün beş on para sahibi oldu da neye gururlanıyorsun sen?Sen dün yoktun, zaten meteliğin de yoktu dün. Bugün beş on para sahibi oldu da neye gururlanıyorsun sen? Sana kafa tutar. Bende gurur yok der. Ama gururdan da yanına varılmaz mesela.Sana kafa tutar. Bende gurur yok der. Ama gururdan da yanına varılmaz mesela. Bunun için bu kötü huyların atılması, şeyi diyorlar bazen,Bunun için bu kötü huyların atılması, şeyi diyorlar bazen, nasıl oldu bu ahlak?nasıl oldu bu ahlak? Dağı diyor, değiştirirlerse, deseler ki de sana,

Dağı diyor, değiştirirlerse, deseler ki de sana,
filan dağ kalkmış, filan yere gitmiş derlerse, inan demiş.filan dağ kalkmış, filan yere gitmiş derlerse, inan demiş. Ama filan adam, filan ahlakını attı da şimdi iyi adam oldu derlerse, inanma demiş.Ama filan adam, filan ahlakını attı da şimdi iyi adam oldu derlerse, inanma demiş. Ahlak. Çok zordur.Ahlak. Çok zordur. Şimdi mesela elma, elmadır.Şimdi mesela elma, elmadır. Elmanın armut olduğunu size birisi söylese inanır mısınız?Elmanın armut olduğunu size birisi söylese inanır mısınız? Elma daima elma verir.Elma daima elma verir. Cibilliyeti bozuk mu? Bunun bozukluk cibilliyeti damarındadır.Cibilliyeti bozuk mu? Bunun bozukluk cibilliyeti damarındadır. Söküp atamazsın.Söküp atamazsın. Meğer iyi bir aşıcının eline geçecek, bunu kökünden kesecek,Meğer iyi bir aşıcının eline geçecek, bunu kökünden kesecek, oraya iyi bir elma, iyi bir armut koyacak, o da tutacak.oraya iyi bir elma, iyi bir armut koyacak, o da tutacak. Bunun koruması da var ya, korumadan gelen biri koparır gider,Bunun koruması da var ya, korumadan gelen biri koparır gider, yahut bir çocuk koparır gider, emeklerine havaya gider, ağaç da kurur.yahut bir çocuk koparır gider, emeklerine havaya gider, ağaç da kurur. İzâ ehdeste zenben fe ehdis indehu tevbeten. Hatadan insanlar salim değildir ya, beşeriz.

İzâ ehdeste zenben fe ehdis indehu tevbeten. Hatadan insanlar salim değildir ya, beşeriz.
Salim olmadığımızdan dolayı, eğer siz bir hata ettiniz mi,Salim olmadığımızdan dolayı, eğer siz bir hata ettiniz mi, günah işlediniz yani, işlediniz mi derhal akabinden tevbeyi yapıştırın.günah işlediniz yani, işlediniz mi derhal akabinden tevbeyi yapıştırın. Vakit bırakmayın durmasına.Vakit bırakmayın durmasına. İn sirran fesirran, ve in aleniyeten fealeniyeten.

İn sirran fesirran, ve in aleniyeten fealeniyeten.
Eğer yaptığın günah gizli bir günahsa, gizlice tövbe et.Eğer yaptığın günah gizli bir günahsa, gizlice tövbe et. Aşikar bir günah yaptıysan, onu da ilan ederekten,Aşikar bir günah yaptıysan, onu da ilan ederekten, ben bu işe tövbe ettim diye herkese de ilan et. Tövbe edin.ben bu işe tövbe ettim diye herkese de ilan et. Tövbe edin. İzâ ahsene ehadüküm İslâmehu fe küllü hasenetin ya’meluhâ tüktebu lehu bi-aşri emsaliha.

İzâ ahsene ehadüküm İslâmehu fe küllü hasenetin ya’meluhâ tüktebu lehu bi-aşri emsaliha.
Bir insan güzel İslam olmuş, İslam için de güzel icra ediyor.Bir insan güzel İslam olmuş, İslam için de güzel icra ediyor. Bunun her işlediği amel,Bunun her işlediği amel, tüktebu lehu bi-aşri emsaliha.tüktebu lehu bi-aşri emsaliha. Ondan ilâ seb’i mieti di’fin, 700'e kadar.Ondan ilâ seb’i mieti di’fin, 700'e kadar. Yani, insandaki ihlas nispetinde sevaplar artıyor.Yani, insandaki ihlas nispetinde sevaplar artıyor. Aynı sevabı mesela, iki rekat namazı ayrı iki insan kılıyor.Aynı sevabı mesela, iki rekat namazı ayrı iki insan kılıyor. Birisi 10 oluyor, birisi 700 oluyor.Birisi 10 oluyor, birisi 700 oluyor. İkisi de elham okudu, ikisi de Kul hüvellah okudu.İkisi de elham okudu, ikisi de Kul hüvellah okudu. İkisi de aynı namaz kıldılar. Fakat birinin sevabı on, birininki yedi yüz. Aradaki fark ihlasla.İkisi de aynı namaz kıldılar. Fakat birinin sevabı on, birininki yedi yüz. Aradaki fark ihlasla. Gönlün Allah'a bağlanış şekillerine hangisinin daha kuvvetliyse o sevabı çok olur.Gönlün Allah'a bağlanış şekillerine hangisinin daha kuvvetliyse o sevabı çok olur. Ve küllü seyyietin ye’meluha tüktebü lehu bi misluha, hattâ yelkallahe.

Ve küllü seyyietin ye’meluha tüktebü lehu bi misluha, hattâ yelkallahe.
Yalnız Cenab-ı Hakk'ın yine bir lütfudur ki günahı aynı derecede bırakıyor.Yalnız Cenab-ı Hakk'ın yine bir lütfudur ki günahı aynı derecede bırakıyor. Günahı bir. Yok öyle on, yüz.Günahı bir. Yok öyle on, yüz. Yalnız Mekke müstesna. Burada bir de bin saf, yüz bin saf nasılsa günahı da bire bin, yüz bin gider.Yalnız Mekke müstesna. Burada bir de bin saf, yüz bin saf nasılsa günahı da bire bin, yüz bin gider. Onun için orada insanın kendisini çok edepli, terbiyeli, kâmil, olgun olaraktanOnun için orada insanın kendisini çok edepli, terbiyeli, kâmil, olgun olaraktan yani hacca gitmek için evvela burada silindirden geçmek lazım.yani hacca gitmek için evvela burada silindirden geçmek lazım. Buradan silindirden geçip terbiye olmadan hacca giden adam, adını hacı eder geldi buraya.Buradan silindirden geçip terbiye olmadan hacca giden adam, adını hacı eder geldi buraya. Hacı olmak için burada bir insan mektebe mi girecek, medrese mi girecek, nereye girecek?

Hacı olmak için burada bir insan mektebe mi girecek, medrese mi girecek, nereye girecek?
Kendini ıslah etmenin yolunu bul.Kendini ıslah etmenin yolunu bul. Orada herkesle kuzu gibi, kardeş gibi geçin.Orada herkesle kuzu gibi, kardeş gibi geçin. Kimseyi incitme.Kimseyi incitme. Günahlardadır. Çok bugünkü hacılıkla eski hacılık arasında da çok fark var.Günahlardadır. Çok bugünkü hacılıkla eski hacılık arasında da çok fark var. Eskiden hacılar erkeklerin tavafı ayrı.Eskiden hacılar erkeklerin tavafı ayrı. Kadınların tavafları ayrıymış bizim hükümetin devrinde.Kadınların tavafları ayrıymış bizim hükümetin devrinde. Ama bugün kadınla erkek karmakarışık tavaf yapıyor.Ama bugün kadınla erkek karmakarışık tavaf yapıyor. Hatta söylemesi ayıp.Hatta söylemesi ayıp. Nereli olduğunu bilmem. Kadının birisi yapışmış koluma.Nereli olduğunu bilmem. Kadının birisi yapışmış koluma. Baktım, ne yapıyorsun sen dedim, karı.Baktım, ne yapıyorsun sen dedim, karı. Abdesti bozulanlar da var orada.Abdesti bozulanlar da var orada. Fitne, şeytanın girmediği yer o fitne.Fitne, şeytanın girmediği yer o fitne. Onun için o kocasız giden kadınlar, İmam-ı Âzam güzel güzel konuşuyor. Kocasız giden kadınlar,Onun için o kocasız giden kadınlar, İmam-ı Âzam güzel güzel konuşuyor. Kocasız giden kadınlar, yani şeytanları buradan oraya götürüyorlar.yani şeytanları buradan oraya götürüyorlar. Topla bir sürü şeytanı da buraya getiriyorlar.Topla bir sürü şeytanı da buraya getiriyorlar. Hacı olup geliyorlar sonra.Hacı olup geliyorlar sonra. Kadın efendisine gider, tavafını da efendisiyle yapar.

Kadın efendisine gider, tavafını da efendisiyle yapar.
Orada efendisinin tavafında bulunur.Orada efendisinin tavafında bulunur. Ne kendisi günahına girer, ne başkasının günahına.Ne kendisi günahına girer, ne başkasının günahına. Şimdi diyorlar, tayyare bindin mi kolayca gidiliyor.Şimdi diyorlar, tayyare bindin mi kolayca gidiliyor. Selamet de var diyorlar. Canım, selamet başka. Gönül kolay bir iş mi ya?Selamet de var diyorlar. Canım, selamet başka. Gönül kolay bir iş mi ya? İze’htelefet aleyke’l-eşyau, ve kesurati’l-ehadisu, feinne’l-hüda en tedea mâ yeribuke ilâ mâ la yeribuke.

İze’htelefet aleyke’l-eşyau, ve kesurati’l-ehadisu, feinne’l-hüda en tedea mâ yeribuke ilâ mâ la yeribuke.
Şimdi sözler, mesela yine alalım sigarayı. Kimisi diyor, mubahtır canım. Kimisi diyor, mekruhtur. Kimisi de diyor, haramdır. Çoğaldı laflar.

Şimdi sözler, mesela yine alalım sigarayı. Kimisi diyor, mubahtır canım. Kimisi diyor, mekruhtur. Kimisi de diyor, haramdır. Çoğaldı laflar.
Helal diyen de mubah deyince helal olur o vakitte.Helal diyen de mubah deyince helal olur o vakitte. Böyle bir sözde müteaddit kaviller olduğu vakit deBöyle bir sözde müteaddit kaviller olduğu vakit de sen şüpheliden, şüphesize kaç.sen şüpheliden, şüphesize kaç. Şüpheli olanı bırak, şüphesize.Şüpheli olanı bırak, şüphesize. Ne olur? Günah işleyip ötede helaldir diyorum, öteki de haramdır diyorum.Ne olur? Günah işleyip ötede helaldir diyorum, öteki de haramdır diyorum. E, öyleyse ondan ne yapmak lazım? Kaçmak lazım.E, öyleyse ondan ne yapmak lazım? Kaçmak lazım. Ya haramsa? Ya mekruhsa? Öyleyse bundan uzak kalmak daha iyidir, demiş Efendimiz.Ya haramsa? Ya mekruhsa? Öyleyse bundan uzak kalmak daha iyidir, demiş Efendimiz. Bunu bir şeyde de görmüştüm, bir kitapta da.Bunu bir şeyde de görmüştüm, bir kitapta da. Tabi sigaranın vukuu yakın. Peygamberin zamanında olmadığı için.

Tabi sigaranın vukuu yakın. Peygamberin zamanında olmadığı için.
İşte Kur'an'da da bunun açıkça şeysi yok diyorlar.İşte Kur'an'da da bunun açıkça şeysi yok diyorlar. Halbuki habis diye Kur'an'da kabahatinden bahseden bir şey var.Halbuki habis diye Kur'an'da kabahatinden bahseden bir şey var. Ama bugünkü eşyada habisi de var, tayyibi de var.Ama bugünkü eşyada habisi de var, tayyibi de var. Ama bazı insan habise de tayyib diye der mi acaba?Ama bazı insan habise de tayyib diye der mi acaba? Habis, habistir.Habis, habistir. Şimdi sigaraya tayyib diyen insan çıkmaz. Habistir.Şimdi sigaraya tayyib diyen insan çıkmaz. Habistir. Habis de Kur'an'da zem olunuyor.Habis de Kur'an'da zem olunuyor. Bugün gâvurlar da diyorlar ki, bunun zararı çok insana.Bugün gâvurlar da diyorlar ki, bunun zararı çok insana. Memlekette konferans veriyor.Memlekette konferans veriyor. Sinemalarda gösteriyor, bakın şöyle içmeyin bak içerleriniz neye dönüyor diyor.Sinemalarda gösteriyor, bakın şöyle içmeyin bak içerleriniz neye dönüyor diyor. Yine bugün insanları oradan kurtarmanın imkanı yoktur.Yine bugün insanları oradan kurtarmanın imkanı yoktur. Ancak müttakî olur Allah'tan korkusu fazlaysa,Ancak müttakî olur Allah'tan korkusu fazlaysa, çünkü bir kere koku, pis kokunun yanına melek sokulmaz.çünkü bir kere koku, pis kokunun yanına melek sokulmaz. Allah esirgeye, ecel geldiği vakitte o pis kokuyla meleklerden hâli olarak insan can verirse çok tehlikeli bir durumdur.Allah esirgeye, ecel geldiği vakitte o pis kokuyla meleklerden hâli olarak insan can verirse çok tehlikeli bir durumdur. Sonra insana işte filan veli de içiyormuş.Sonra insana işte filan veli de içiyormuş. O seni kurtarmaz artık.O seni kurtarmaz artık. O filan veli içer içer.O filan veli içer içer. Onun kendine ait.Onun kendine ait. Şeriatta Resulullah'ın kavli bir. Evvela Allah-ı celle ve âlâ'nın, ikincisi de Resulullah'ın kavlidir.Şeriatta Resulullah'ın kavli bir. Evvela Allah-ı celle ve âlâ'nın, ikincisi de Resulullah'ın kavlidir. İze’h teleftüm fi’t-tariki fec’alu ardahu seb’ate ezruin.

İze’h teleftüm fi’t-tariki fec’alu ardahu seb’ate ezruin.
Bu da o zaman için yollar yapılacağı vakitte yedi arşından eksik yapılmamasını Efendimiz tavsiye buyurmuştur.

Bu da o zaman için yollar yapılacağı vakitte yedi arşından eksik yapılmamasını Efendimiz tavsiye buyurmuştur.
Her şeyin yerine göre icabı vardır.Her şeyin yerine göre icabı vardır. İza ehaze’l müezzinu fi’l ezani, vedaa’r-Rabbu yedehu alâ ra'sihi.

İza ehaze’l müezzinu fi’l ezani, vedaa’r-Rabbu yedehu alâ ra'sihi.
Fela yezalu kezalika hattâ yefruğa mine’l ezani ve innehu le yuğferu lehu medde savtihiFela yezalu kezalika hattâ yefruğa mine’l ezani ve innehu le yuğferu lehu medde savtihi feiza ferağa kale Rabbu: Sadaka abdi ve şehidte şehadeti’l- hakki fe ebşir.feiza ferağa kale Rabbu: Sadaka abdi ve şehidte şehadeti’l- hakki fe ebşir. Müezzinlik büyük bir nimet.

Müezzinlik büyük bir nimet.
Eskiden başka kitaplardaki yazıldığına göre eski insanlar bile bu ezanı okuyabilmek içinEskiden başka kitaplardaki yazıldığına göre eski insanlar bile bu ezanı okuyabilmek için imamlık için kavga olmamış. Ezan için kavga olmuş.imamlık için kavga olmamış. Ezan için kavga olmuş. Sen okuyacaktın, ben okuyacağım, diye.Sen okuyacaktın, ben okuyacağım, diye. Çünkü sevap büyük. Fazilet çok, paraya da iltifat yok.Çünkü sevap büyük. Fazilet çok, paraya da iltifat yok. Bunun için aralarında kur'a çekmek mecburiyeti hâsıl olurmuş.Bunun için aralarında kur'a çekmek mecburiyeti hâsıl olurmuş. E bugün de vazifedarları koymuşlar ki başkası müdahale etmesin diyerekten.E bugün de vazifedarları koymuşlar ki başkası müdahale etmesin diyerekten. Ama okursan günaha girmezsin tabi. O da bedava sevap olur.Ama okursan günaha girmezsin tabi. O da bedava sevap olur. Bu müezzinin söylediği kelimeler kadar güzel sözü söyleyen kimse yoktur.Bu müezzinin söylediği kelimeler kadar güzel sözü söyleyen kimse yoktur. Kimse yoktur. Ne güzel.Kimse yoktur. Ne güzel. Allahu Ekber ile başlıyor. Kelime-i şehadet getirir.

Allahu Ekber ile başlıyor. Kelime-i şehadet getirir.
Kelime-i şehadet Rasulullah'ı getirir.Kelime-i şehadet Rasulullah'ı getirir. Namaza davet eder. Felahın namazda olduğunu ilan eder.Namaza davet eder. Felahın namazda olduğunu ilan eder. Tekrar Allahu Ekber diyerekten tevhid ile sözü bitirirTekrar Allahu Ekber diyerekten tevhid ile sözü bitirir ve bu ilanı dünyada yapan hiç kimse yoktur.ve bu ilanı dünyada yapan hiç kimse yoktur. Ancak bu müezzinlere, bahtiyarlara nasip olmuştur.Ancak bu müezzinlere, bahtiyarlara nasip olmuştur. Onun için kıyamet günü en yüksek, başı yukarıda olan insan müezzinler olacak.Onun için kıyamet günü en yüksek, başı yukarıda olan insan müezzinler olacak. Yani boyu itibarda herkes dünyada nasıl ilan ediyordu, onu yüksekten görüyorlardı.Yani boyu itibarda herkes dünyada nasıl ilan ediyordu, onu yüksekten görüyorlardı. Kıyamette de herkes bunları görmek üzere. Hz. Allah boylarını yüksekten yapacak.Kıyamette de herkes bunları görmek üzere. Hz. Allah boylarını yüksekten yapacak. İzâ ehaze ehadüküm medcaahû li yerkude felyakra’ bi ümmi’l-kitabi ve suratin

İzâ ehaze ehadüküm medcaahû li yerkude felyakra’ bi ümmi’l-kitabi ve suratin
fe-innellâhe yüvekkilü bihî meleken yehübbü meahû izâ hebbe.fe-innellâhe yüvekkilü bihî meleken yehübbü meahû izâ hebbe. Yatacağınız vakitte, bizim usulümüzde, Müslüman abdestsiz gezmez bir kere.

Yatacağınız vakitte, bizim usulümüzde, Müslüman abdestsiz gezmez bir kere.
Daima bozuldu mu abdesti, taze abdest alır.Daima bozuldu mu abdesti, taze abdest alır. Niçin? Belki o vakitlere kadar bir ecel geliverir bir yerde, abdestli olaraktan Hazreti Allah'a mülaki olur.Niçin? Belki o vakitlere kadar bir ecel geliverir bir yerde, abdestli olaraktan Hazreti Allah'a mülaki olur. Onun için abdesti namaza bırakmaz. Namaz vakti gelsin de abdest falan diye durmaz.Onun için abdesti namaza bırakmaz. Namaz vakti gelsin de abdest falan diye durmaz. Derhal abdestini tazeler.Derhal abdestini tazeler. Yatacağı vakitte de abdestli yatmakla abdestsiz yatmanın arasında da dağlar kadar fark var.

Yatacağı vakitte de abdestli yatmakla abdestsiz yatmanın arasında da dağlar kadar fark var.
Abdestli yatarken seninle melekle beraber yatar, yanında.Abdestli yatarken seninle melekle beraber yatar, yanında. Senin nefeslerin tesbih olur. Zikir olur, sevap olur.Senin nefeslerin tesbih olur. Zikir olur, sevap olur. Onun için en kolayı, yatacağımız vakitte taze bir abdest alır,Onun için en kolayı, yatacağımız vakitte taze bir abdest alır, dört rekat namaz da kılar, yatarsak.dört rekat namaz da kılar, yatarsak. Ee biz gafil insanlarız. Geceleri rahatı bırakıp da kalkıpEe biz gafil insanlarız. Geceleri rahatı bırakıp da kalkıp teheccüd namazını herkes kolay kolay kılamıyor. Bahusus soğuk mevsimlerdeteheccüd namazını herkes kolay kolay kılamıyor. Bahusus soğuk mevsimlerde ihtiyaçlarda biraz gelinceihtiyaçlarda biraz gelince insanlar, bu aciz bir duruma düşüyor.insanlar, bu aciz bir duruma düşüyor. Binaenaleyh yatmadan evvel kılarsan namazı.Binaenaleyh yatmadan evvel kılarsan namazı. Sonra Allah-u Teala bize de çok kolaylıklar vermiş. Amenerrasulü'yü okuyarak namaz kılınca,Sonra Allah-u Teala bize de çok kolaylıklar vermiş. Amenerrasulü'yü okuyarak namaz kılınca, teheccüd namazının yerine de sayı veriyor Allah ona.teheccüd namazının yerine de sayı veriyor Allah ona. Tabi bir olmaz ama işte ona yakın bir sevap veriyorlar.Tabi bir olmaz ama işte ona yakın bir sevap veriyorlar. Onun için birinci rekatta Âyetü'l-Kürsî'yi,

Onun için birinci rekatta Âyetü'l-Kürsî'yi,
-Allahu la ilahe illa hüve’l-hayyu’l-kayyum- herkes biliyor.-Allahu la ilahe illa hüve’l-hayyu’l-kayyum- herkes biliyor. Arkadan iki ayet ilavesiyle halidine kadar.Arkadan iki ayet ilavesiyle halidine kadar. İkinci rekatta amenerrasulü’yü ayet başı olan v elillahi ma fi’s-semavattan başlar, bitirinceye kadar okur, iki.İkinci rekatta amenerrasulü’yü ayet başı olan v elillahi ma fi’s-semavattan başlar, bitirinceye kadar okur, iki. Üçüncü rekatta Sûre-i Hadîd'in başından altı ayet sayarak okur, sudûra kadar üç.Üçüncü rekatta Sûre-i Hadîd'in başından altı ayet sayarak okur, sudûra kadar üç. Dördüncü rekatta daDördüncü rekatta da Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû / Âlimü'l-ğaybi ve'ş-şehâdeh.Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû / Âlimü'l-ğaybi ve'ş-şehâdeh. Bunu okuyarak yatanlara,Bunu okuyarak yatanlara, Bursa'da cami kebirimizin bir imamı vardı da,Bursa'da cami kebirimizin bir imamı vardı da, rahmetli Hacı Ali Efendi,rahmetli Hacı Ali Efendi, Hasan Hilmi Hazretleri'nin de damadıydı. Onun birHasan Hilmi Hazretleri'nin de damadıydı. Onun bir bana kitap vermişti de,bana kitap vermişti de, o kitaptan benim hatırımda kalmış, onu başka yerlerde de sonra gördüm.o kitaptan benim hatırımda kalmış, onu başka yerlerde de sonra gördüm. Bununla daimi namaz kılan insan,Bununla daimi namaz kılan insan, evliya olmadan gitmez ahirette diyor.evliya olmadan gitmez ahirette diyor. Allah'ın sevgisi ona da denk geliyor diyor işte yani.Allah'ın sevgisi ona da denk geliyor diyor işte yani. Onun için yatacağınız vakitte gafletle yatmayın, abdest alın,Onun için yatacağınız vakitte gafletle yatmayın, abdest alın, dört rekat namaz kılın, böyle.dört rekat namaz kılın, böyle. Abdestinizle yatın, yatarken sağ tarafınıza yatın.

Abdestinizle yatın, yatarken sağ tarafınıza yatın.
Sonra ayaklarınızı böyle istediğiniz gibi rahat uzatmayın.Sonra ayaklarınızı böyle istediğiniz gibi rahat uzatmayın. Biraz ayaklarınızı kıraraktan.Biraz ayaklarınızı kıraraktan. Edep. Çünkü bu edep denilen şey, biz her an için Allah celle ve âlâ’nın gözü önündeyiz yani.Edep. Çünkü bu edep denilen şey, biz her an için Allah celle ve âlâ’nın gözü önündeyiz yani. Her an için yani. Evde, gezmede, sokakta, gecede, gündüzde, karanlıkta, aydınlıktaHer an için yani. Evde, gezmede, sokakta, gecede, gündüzde, karanlıkta, aydınlıkta hep Allah-u Teala'nın mürakabası altındayız. Binaenaleyh bunu hiçbir zaman unutmamak lazım.hep Allah-u Teala'nın mürakabası altındayız. Binaenaleyh bunu hiçbir zaman unutmamak lazım. Asıl dervişlik burada yani.Asıl dervişlik burada yani. Kendin Hakk'ın huzurunda olduğunu böyle erir erir şekilde tutabilmesi insanın.Kendin Hakk'ın huzurunda olduğunu böyle erir erir şekilde tutabilmesi insanın. Kolay değildir.Kolay değildir. Ama ikide bir kendini yoklarsın bakayım ben neredeyim diye,Ama ikide bir kendini yoklarsın bakayım ben neredeyim diye, tövbe edersin, yine Hakk'a dönersin, aman yarabbim dersin, Hakk'ı gönlünden çıkartmazsın.tövbe edersin, yine Hakk'a dönersin, aman yarabbim dersin, Hakk'ı gönlünden çıkartmazsın. Kolayı, kendini bir nur dairesinin içerisine koy,Kolayı, kendini bir nur dairesinin içerisine koy, karşında da böyle nurdan Allah ismi gözünün önünde canla nur durur, nurdan.karşında da böyle nurdan Allah ismi gözünün önünde canla nur durur, nurdan. Sen de nurun içerisinde görülmüş başka şeyi unutursun artık.Sen de nurun içerisinde görülmüş başka şeyi unutursun artık. Dünya taraflarını unutursun.Dünya taraflarını unutursun. Alemin içerisinde, Hz. Allah'ın İsm-i Celâl'inin karşısında eriyerek durursun. Dikkat edersin, ne yaparsan yap.Alemin içerisinde, Hz. Allah'ın İsm-i Celâl'inin karşısında eriyerek durursun. Dikkat edersin, ne yaparsan yap. Burada şimdi yatacağımız vakitte bu felyakra’, Efendimiz'i okusun, bi ümmi’l-kitab.

Burada şimdi yatacağımız vakitte bu felyakra’, Efendimiz'i okusun, bi ümmi’l-kitab.
Bütün Kur'an, malumunuzdur,Bütün Kur'an, malumunuzdur, Fatiha'nın içerisinde derc olunmuştur.Fatiha'nın içerisinde derc olunmuştur. Bütün Kur'an, nasıl atom bombası denilen ufacık bir şey,Bütün Kur'an, nasıl atom bombası denilen ufacık bir şey, bütün şeyleri yapıyor. Bu da Kur'an'ın topunu içine alıyor.bütün şeyleri yapıyor. Bu da Kur'an'ın topunu içine alıyor. Elhamı okudun mu, bunun manasına, bu hâsıl oldu muydu,Elhamı okudun mu, bunun manasına, bu hâsıl oldu muydu, bütün Kur'an'a vakıf olmuş sayılırsın. Çok incedir.bütün Kur'an'a vakıf olmuş sayılırsın. Çok incedir. Onun için Hazreti Ali kerremallah demiş ki,Onun için Hazreti Ali kerremallah demiş ki, kırk deve yükü kitap yazarım elham hakkında, demiş.kırk deve yükü kitap yazarım elham hakkında, demiş. Elham hakkında yazı yazmak lazım gelirseElham hakkında yazı yazmak lazım gelirse kırk deve yükü bir kitap yazarım, demiş. Bu kadar derindir öyle bu malumat, bitmez. Kitabullah.kırk deve yükü bir kitap yazarım, demiş. Bu kadar derindir öyle bu malumat, bitmez. Kitabullah. Onun için Fatiha kitabı oku, çok değil, kısa sure.Onun için Fatiha kitabı oku, çok değil, kısa sure. Hepsini okuyun demiyor Resulullah. Onu oku.Hepsini okuyun demiyor Resulullah. Onu oku. Daha ve suratin. Bir de istediğin bir sureyi oku. Kulhüvallahu mu okursun, kul euzü mü okursun.

Daha ve suratin. Bir de istediğin bir sureyi oku. Kulhüvallahu mu okursun, kul euzü mü okursun.
Bildiğin herhangi bir sureyi okusan olur.Bildiğin herhangi bir sureyi okusan olur. Allah-u Teala bunu okuduğundan dolayı fe innellahe yüvekkilu bihi melek, sana bir melek müvekkel kılıyor.Allah-u Teala bunu okuduğundan dolayı fe innellahe yüvekkilu bihi melek, sana bir melek müvekkel kılıyor. Git benim şu kulumun emrine amade ol yatağında, diyor.Git benim şu kulumun emrine amade ol yatağında, diyor. Yehubbu meahu izâ hebbe.Yehubbu meahu izâ hebbe. Onunla beraber daima seyrediyor.Onunla beraber daima seyrediyor. Sağa döner, sola döner, kalkar, oturur, ne yaparsa.Sağa döner, sola döner, kalkar, oturur, ne yaparsa. Melek de onunla, onun şeysi, vazifedarı, koruyucusu yani aynı zamanda.Melek de onunla, onun şeysi, vazifedarı, koruyucusu yani aynı zamanda. İzâ ehazte med’ceake fekul: Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti

İzâ ehazte med’ceake fekul: Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmâti
min ğadabihî ve ıkàbihî ve şerri ıbâdihî,min ğadabihî ve ıkàbihî ve şerri ıbâdihî, ve min hemezâti'ş-şeyâtîni ve en yahdurûn fe innehu lâ yedurruke ve bi’l-hariyyi en lâ yedurrake.ve min hemezâti'ş-şeyâtîni ve en yahdurûn fe innehu lâ yedurruke ve bi’l-hariyyi en lâ yedurrake. İşte bu da Efendimiz’in dediği bir dua.

İşte bu da Efendimiz’in dediği bir dua.
Bu da yatağa girerken okunur.Bu da yatağa girerken okunur. Allah'ın rahmetlerini istemek nasıl vazifemizse, sağlık ver, afiyet ver,Allah'ın rahmetlerini istemek nasıl vazifemizse, sağlık ver, afiyet ver, nimet ver, şunu ver, bunu ver, nur ver istemek lazım da,nimet ver, şunu ver, bunu ver, nur ver istemek lazım da, bir de Allah-u Teala'nın korkuttuğu şeylerden sığınmak.bir de Allah-u Teala'nın korkuttuğu şeylerden sığınmak. Mesela cinlisi var, perisi var, hırsızı var, akrebi var, çok zararlı mahlukatı var, Allah’ın.Mesela cinlisi var, perisi var, hırsızı var, akrebi var, çok zararlı mahlukatı var, Allah’ın. Bunlardan birisinin musallatına uğrarsa insan, mesela bir yılan soksa, çok perişan olur insan.Bunlardan birisinin musallatına uğrarsa insan, mesela bir yılan soksa, çok perişan olur insan. Akrep soksa, öyle. O bazı böcekler vardır zehirli, onlar sokar, öyle.Akrep soksa, öyle. O bazı böcekler vardır zehirli, onlar sokar, öyle. Öyleyse bu duayı okursan, bunlardan korunursun.Öyleyse bu duayı okursan, bunlardan korunursun. Ne şeytan sokulur yanına, ne muzır bir mahluk. Ne diyeceksin?Ne şeytan sokulur yanına, ne muzır bir mahluk. Ne diyeceksin? Euzü bi kelimâtillahi tammeti min ğadabihi ve ikâbihi ve şerri ibadihi.

Euzü bi kelimâtillahi tammeti min ğadabihi ve ikâbihi ve şerri ibadihi.
İbadında, kullarında şerlisi var bazı işte.İbadında, kullarında şerlisi var bazı işte. Daha, ve min hemeze’ti’ş-şeyetin.Daha, ve min hemeze’ti’ş-şeyetin. Hemeze, incitmek.Hemeze, incitmek. Mahmuz derler, şu askerlerin ayaklarına, şu varlığın ayaklarına, arkalarında bir demir parçası olur da,Mahmuz derler, şu askerlerin ayaklarına, şu varlığın ayaklarına, arkalarında bir demir parçası olur da, ata böyle tak tak vururlar, adına mahmuz derlerdi onun.ata böyle tak tak vururlar, adına mahmuz derlerdi onun. Niçin? Atı incittiği için. Veylün li-külli hümezetin lümeze de öyle mi? Hümeze, o da incitici.Niçin? Atı incittiği için. Veylün li-külli hümezetin lümeze de öyle mi? Hümeze, o da incitici. Niye? Ya dilinle, ya gözünle, ya sözünle, başkalarını inciteni, Allah celle ve alâ orada zemmediyor.Niye? Ya dilinle, ya gözünle, ya sözünle, başkalarını inciteni, Allah celle ve alâ orada zemmediyor. Binaenaleyh, böyle mahlukatından da insanlara musallat olur, incitenler olur.Binaenaleyh, böyle mahlukatından da insanlara musallat olur, incitenler olur. Bunu okudun muydu onlar da sana musallat olamazlar.Bunu okudun muydu onlar da sana musallat olamazlar. Bu şeydir, Cenab-ı Hakk'ın öyle bir himaye şeyi vardır.Bu şeydir, Cenab-ı Hakk'ın öyle bir himaye şeyi vardır. Kulun etrafını nuruyla çevirir, görür nasıl. Oraya yabancı bir şey artık sirayet etse,Kulun etrafını nuruyla çevirir, görür nasıl. Oraya yabancı bir şey artık sirayet etse, o kulu zararlandıramazlar.o kulu zararlandıramazlar. İzaddâhene ehadüküm felyebde' bi-hâcibeyhi, feinnehu yüzhibu bi’s-suda’i

İzaddâhene ehadüküm felyebde' bi-hâcibeyhi, feinnehu yüzhibu bi’s-suda’i
ve zâlike evvelü mâ yenbütü alâ ibni Âdeme mine'ş-şa'ri.ve zâlike evvelü mâ yenbütü alâ ibni Âdeme mine'ş-şa'ri. Yağlanırken, mis kokusu, mis kokusu öyle.

Yağlanırken, mis kokusu, mis kokusu öyle.
Evvela kaşlarınızı böyle yağlarsınız, fakat kokusuz.Evvela kaşlarınızı böyle yağlarsınız, fakat kokusuz. Ondan sonra başka taraflarınız da kokusuz.Ondan sonra başka taraflarınız da kokusuz. Bu baş ağrısını da giderirmiş insanda.Bu baş ağrısını da giderirmiş insanda. İzâ eddeyte zekate ma’like fekad ezhebte anke şerrahu.

İzâ eddeyte zekate ma’like fekad ezhebte anke şerrahu.
Bunu iki türlü okumuşlar. Birisi Ümmü Seleme'ye hitap olduğu için, hitap kelimelerini esreyle okuyorlar.

Bunu iki türlü okumuşlar. Birisi Ümmü Seleme'ye hitap olduğu için, hitap kelimelerini esreyle okuyorlar.
Bir de ammeye hitaptır diyerekten benim okuduğum gibi okumuşlar.Bir de ammeye hitaptır diyerekten benim okuduğum gibi okumuşlar. Hangisi olursa olsun, şimdi ammeninki daha lazım.Hangisi olursa olsun, şimdi ammeninki daha lazım. Yani sen malını, zekatını verdin mi, o malın şerrinden kendini korumuş olur.Yani sen malını, zekatını verdin mi, o malın şerrinden kendini korumuş olur. Zekatını vermek suretiyle malın şerrinden kendisini korumuş oluyor. Artık temizlik oluyor sana.Zekatını vermek suretiyle malın şerrinden kendisini korumuş oluyor. Artık temizlik oluyor sana. İzâ eddeyte’z-zekate fekad kadayte mâ aleyke. Hakkını ödemiş oluyor sana.

İzâ eddeyte’z-zekate fekad kadayte mâ aleyke. Hakkını ödemiş oluyor sana.
Ve men cemaa ma’len haramen.Ve men cemaa ma’len haramen. Bir de kazanırken haramdan mal cem etmişse,Bir de kazanırken haramdan mal cem etmişse, sümme tesaddeka bihi, ondan sonra da dağıtıyor paraları bakınız.sümme tesaddeka bihi, ondan sonra da dağıtıyor paraları bakınız. Men cemaa ma’len haramen,

Men cemaa ma’len haramen,
haramdan kazandığı paraları sümme tesaddeka,haramdan kazandığı paraları sümme tesaddeka, ondan sonra da Ahmet’e al sana yüz lira, Mehmet’e al sana beş yüz lira diye tasadduk ediyor.ondan sonra da Ahmet’e al sana yüz lira, Mehmet’e al sana beş yüz lira diye tasadduk ediyor. Lem yekün lehu fihi ecrun,Lem yekün lehu fihi ecrun, bu paranın hiçbir ecri yokturbu paranın hiçbir ecri yoktur ve kâne aleyhi isruhu.ve kâne aleyhi isruhu. Yani vebali o adamın üzerine.Yani vebali o adamın üzerine. Haramdan kazandığı paradan ecir talebiyle verirse vebali de ona göre.Haramdan kazandığı paradan ecir talebiyle verirse vebali de ona göre. Mesela bazen soruyorlar da şey diyorlar,Mesela bazen soruyorlar da şey diyorlar, faiz parasını alıyormuş da yememek için kendisi bunu ne yapayım diyor.faiz parasını alıyormuş da yememek için kendisi bunu ne yapayım diyor. Ama verirken sakın da bunun sevabı da benim olsun diye hayır yapıyorum ya,Ama verirken sakın da bunun sevabı da benim olsun diye hayır yapıyorum ya, bunun sevabı da benim olsun diye böyle ümit yapma.bunun sevabı da benim olsun diye böyle ümit yapma. Yalnız o atılacağına zayi olmasın diyerekten, bir muhtaca verirsen de öyle ver, işte.Yalnız o atılacağına zayi olmasın diyerekten, bir muhtaca verirsen de öyle ver, işte. İzâ ezzene’l-müezzinü fe-hüve amûdüllâh.İzâ ezzene’l-müezzinü fe-hüve amûdüllâh. Bu sakın altın demek değil ha.

Bu sakın altın demek değil ha.
Buranın yanından bile geçmemek lazım.Buranın yanından bile geçmemek lazım. Onun yanından bile geçmemek lazım.Onun yanından bile geçmemek lazım. Bizim bir, burada da tanıdığım komşu vardı da,Bizim bir, burada da tanıdığım komşu vardı da, bir vakit işini çok parlattı.bir vakit işini çok parlattı. Zannettik ki herkes ne becerikli adam, ne güzel iş görüyor.Zannettik ki herkes ne becerikli adam, ne güzel iş görüyor. Meğer bankadan paraları almış, sözünü arkasından da ödeyememiş. Hapse de attılar adamı sonra.Meğer bankadan paraları almış, sözünü arkasından da ödeyememiş. Hapse de attılar adamı sonra. Şimdi hapisten çıktıktan sonra hanımının üzerine yaptı dükkanı. Şimdi bankacılar gelirmiş:Şimdi hapisten çıktıktan sonra hanımının üzerine yaptı dükkanı. Şimdi bankacılar gelirmiş: “Sana biz para verelim ya.”

“Sana biz para verelim ya.”
Demiş, “benim ağzım sütten yandı, şimdi yoğurdu üfleyip yiyorum.

Demiş, “benim ağzım sütten yandı, şimdi yoğurdu üfleyip yiyorum.
Gidin nereye gidersiniz, aman sokulmayın yanıma.”Gidin nereye gidersiniz, aman sokulmayın yanıma.” Onun için onun mümkünse kapısının önünden bile geçmeyin.Onun için onun mümkünse kapısının önünden bile geçmeyin. İzâ ezzene’l-müezzinu fehüve amudullahi azze ve celle.

İzâ ezzene’l-müezzinu fehüve amudullahi azze ve celle.
Müezzinleri bak Cenab-ı Hak nasıl yükseltiyor.Müezzinleri bak Cenab-ı Hak nasıl yükseltiyor. Amudullah. Amud direktir.Amudullah. Amud direktir. Yani çadırın direği, direği, çadırı nasıl tutuyorsa İslamiyet'i tutan da müezzindir.Yani çadırın direği, direği, çadırı nasıl tutuyorsa İslamiyet'i tutan da müezzindir. Ezanlardır yani. O ezanların şerefi çadırın direği mesabesindedir.Ezanlardır yani. O ezanların şerefi çadırın direği mesabesindedir. Ezan gitti mi çadırı yıkılır. İslamiyet gider.Ezan gitti mi çadırı yıkılır. İslamiyet gider. Bu, ezanların sayesinde kulaklar çınlıyor, gönüllere iniyor,Bu, ezanların sayesinde kulaklar çınlıyor, gönüllere iniyor, çocuk onu duyuyor, bu nedir diyorsun, müezzin okuyor,çocuk onu duyuyor, bu nedir diyorsun, müezzin okuyor, bizi Allah'a davet ediyor. Ama bir insan Müslüman memleketinde olur dabizi Allah'a davet ediyor. Ama bir insan Müslüman memleketinde olur da bu ezanı duyar da icabet etmezse onun vebali, Gavuristanda yaşayandan daha ağır.bu ezanı duyar da icabet etmezse onun vebali, Gavuristanda yaşayandan daha ağır. O duymuyor çünkü, bilmiyor.O duymuyor çünkü, bilmiyor. Ve izâ tekaddeme’l-imamu fehüve nuru’llah.

Ve izâ tekaddeme’l-imamu fehüve nuru’llah.
İmam da namaza geçiyor. Bu da Allah'ın nuruydu.İmam da namaza geçiyor. Bu da Allah'ın nuruydu. Ve izâ’steveti’s-sufufu fe-hiye erkânüllâh.Ve izâ’steveti’s-sufufu fe-hiye erkânüllâh. Saflar da böyle sıralandı mıydı?Saflar da böyle sıralandı mıydı? Bazen insan teessüf de edilmez ya.Bazen insan teessüf de edilmez ya. Yani her gün beş vakit namazı böyle kaptırıyorlar.Yani her gün beş vakit namazı böyle kaptırıyorlar. Her Müslüman biliyor ki bu saf doğru olması lazım.Her Müslüman biliyor ki bu saf doğru olması lazım. Bazı camilerde bakıyorum ip çekiyorlar.Bazı camilerde bakıyorum ip çekiyorlar. Yani bu kadar da kör müyüz yani? Çok önemli.Yani bu kadar da kör müyüz yani? Çok önemli. Bir ip çekilmeye ne lüzum var yani?Bir ip çekilmeye ne lüzum var yani? Müslüman safının artık sağına bakmaktan, soluna bakıp da kendisine bir istikamet beğenmekten de aciz midir?Müslüman safının artık sağına bakmaktan, soluna bakıp da kendisine bir istikamet beğenmekten de aciz midir? Mutlaka imam ihtar etsin, yahu biraz ileriye gel, sen de biraz geriye git desin. Olur mu bu artık yani?Mutlaka imam ihtar etsin, yahu biraz ileriye gel, sen de biraz geriye git desin. Olur mu bu artık yani? Onun için o Efendimiz zamanında çok dikkat edilirmiş.Onun için o Efendimiz zamanında çok dikkat edilirmiş. Ama o zaman Müslümanlar yeni yeni geliyor. Her gün yeni yeni Müslüman geliyorsa bilmiyor.Ama o zaman Müslümanlar yeni yeni geliyor. Her gün yeni yeni Müslüman geliyorsa bilmiyor. Bilmediği için öğretilmek üzere Efendimiz ve Hazreti Ömer filan bunlar çok dikkat etmişler.Bilmediği için öğretilmek üzere Efendimiz ve Hazreti Ömer filan bunlar çok dikkat etmişler. Ama bugün artık elhamdülillah biz bunun mirasçısı olarak gelmişiz.Ama bugün artık elhamdülillah biz bunun mirasçısı olarak gelmişiz. Saflarımızı gayet sık. Öyle seyrek saf da makbul değil.Saflarımızı gayet sık. Öyle seyrek saf da makbul değil. Seyrek saf da makbul değil. Bir kere seyrek durmak makbul değil.Seyrek saf da makbul değil. Bir kere seyrek durmak makbul değil. Sıkışmak lazım insanlarla. Kaynaşır derecesinde.Sıkışmak lazım insanlarla. Kaynaşır derecesinde. Öyle apışıp da efendim, rahat rahat namazımı kılayım diyerekten o doğru bir şey değil yani.Öyle apışıp da efendim, rahat rahat namazımı kılayım diyerekten o doğru bir şey değil yani. Mısırlılar bunu ilk surette çok yaparlardı. Fakat bize göre öyle değil.Mısırlılar bunu ilk surette çok yaparlardı. Fakat bize göre öyle değil. Öyleyse febâdiru ilâ amudillah.Öyleyse febâdiru ilâ amudillah. Siz öyleyse bu direk mesabesinde olan ezan davetine müsaraat edin.Siz öyleyse bu direk mesabesinde olan ezan davetine müsaraat edin. Duydunuz mu? Koşunuz efendim. Ki o sizi belalardan muhafaza eder.Duydunuz mu? Koşunuz efendim. Ki o sizi belalardan muhafaza eder. Dün misafir bulunduğum yerde bir kitap getirdiler de okurken şöyle bir Efendimiz Hazreti Fatıma'yı gördüm de okuyayım dedim.

Dün misafir bulunduğum yerde bir kitap getirdiler de okurken şöyle bir Efendimiz Hazreti Fatıma'yı gördüm de okuyayım dedim.
Orada başkaları da dinlesinler dedim.Orada başkaları da dinlesinler dedim. İşte Efendimiz'in çocuklarını yazıyor. Yedi tane oğlu.İşte Efendimiz'in çocuklarını yazıyor. Yedi tane oğlu. Kızları da hepsinin evlatsız. Yalnız Hazreti Fatıma'nınKızları da hepsinin evlatsız. Yalnız Hazreti Fatıma'nın Hasan ve Hüseyin, bir de Muhsin olarak üç evladından silsile.Hasan ve Hüseyin, bir de Muhsin olarak üç evladından silsile. İnne ataynâ’ya taalluk ediyor.İnne ataynâ’ya taalluk ediyor. İnne ataynâ kel kevser.İnne ataynâ kel kevser. Ya Resulüm sana biz böyle bir nimet verdik.Ya Resulüm sana biz böyle bir nimet verdik. Kevser nimeti.Kevser nimeti. O Kevser'e çeşitli manalar vermiş.O Kevser'e çeşitli manalar vermiş. O da demiş ki, Kevser senin zürriyetindir, demiş.O da demiş ki, Kevser senin zürriyetindir, demiş. Kıyamete kadar tükenmeyecek.Kıyamete kadar tükenmeyecek. Hangimizin zürriyetini bir iki nesil sonraya kadar bulabiliriz?Hangimizin zürriyetini bir iki nesil sonraya kadar bulabiliriz? Hiç. Ama Peygamber'in nesli kıyamete kadar hep sayılır.Hiç. Ama Peygamber'in nesli kıyamete kadar hep sayılır. Bugün ellerde şecerelerle de geziyor onlar.Bugün ellerde şecerelerle de geziyor onlar. Bu filan filanın filan filanın. Daha bakıyorsunBu filan filanın filan filanın. Daha bakıyorsun Resulullah'ın kendisine ya Hz. Hasan'dan ya Hz. Hüseyin'denResulullah'ın kendisine ya Hz. Hasan'dan ya Hz. Hüseyin'den Resulullah'a dayanıyor.Resulullah'a dayanıyor. Diyor ki orada bir insan, bir beldedeDiyor ki orada bir insan, bir beldede bu, bunları biz eskiden sâdât derdik.bu, bunları biz eskiden sâdât derdik. Bunların başlarında da yeşil imamesi bulunur.Bunların başlarında da yeşil imamesi bulunur. Bunların işaretini tanırdı ki herkes, bu sâdâttandır bu adam.Bunların işaretini tanırdı ki herkes, bu sâdâttandır bu adam. Yeşil başındaki alamet, bunun işaretidir.Yeşil başındaki alamet, bunun işaretidir. Bir adam derken bakmış ki bu yeşil sarıklı adam içki içmiş.Bir adam derken bakmış ki bu yeşil sarıklı adam içki içmiş. Sarhoş olmuş, çamura düşmüş. Üstü başı perişan bir halde.Sarhoş olmuş, çamura düşmüş. Üstü başı perişan bir halde. Kalabalık insanlar varmış. Kendisi de büyük bir beymiş anlaşılan.Kalabalık insanlar varmış. Kendisi de büyük bir beymiş anlaşılan. Demiş ki şu adamı tutun, kaldırın.Demiş ki şu adamı tutun, kaldırın. Atından inmiş kendisi. Benim atıma bindirin. Götürün evime. Yıkayın, temizleyin.Atından inmiş kendisi. Benim atıma bindirin. Götürün evime. Yıkayın, temizleyin. Üst baş giydirin buna yeni. İşte şu kadar da bir harçlık da verin kendisine.Üst baş giydirin buna yeni. İşte şu kadar da bir harçlık da verin kendisine. Selametle yerine götürüp teslim edin. Akşam Resulullah'ı görmüş.Selametle yerine götürüp teslim edin. Akşam Resulullah'ı görmüş. Demiş: “Allah senden razı olsun.

Demiş: “Allah senden razı olsun.
Benim evladıma yaptığın hürmetten dolayı senden çok memnun oldum. Bahtiyar ol”,Benim evladıma yaptığın hürmetten dolayı senden çok memnun oldum. Bahtiyar ol”, filan diyerekten, adam sevinçlerle Resûlullah'ı gördüm diyerekten kalkmış böyle.filan diyerekten, adam sevinçlerle Resûlullah'ı gördüm diyerekten kalkmış böyle. Bir aksisi de yine böyle bakmışlar ki yeşil sarık başında. O da düşmüş, içmiş içmiş.

Bir aksisi de yine böyle bakmışlar ki yeşil sarık başında. O da düşmüş, içmiş içmiş.
Beşer değil miyiz canım? Beşer olduktan sonra sâdâttan olmuşsun.Beşer değil miyiz canım? Beşer olduktan sonra sâdâttan olmuşsun. Nefis, nefis sâdâttan olanları mı salar? Bana da musallat olur, ona da musallat olur.Nefis, nefis sâdâttan olanları mı salar? Bana da musallat olur, ona da musallat olur. Hepimizi aldatıyor işte ya. Hepimizi aldattığı gibi onu da aldatmış.Hepimizi aldatıyor işte ya. Hepimizi aldattığı gibi onu da aldatmış. Nefis, şeytan. O da çamurlara batmış. Şimdi o efendi de geçiyor oradan,Nefis, şeytan. O da çamurlara batmış. Şimdi o efendi de geçiyor oradan, onun da maiyeti var. Bunu o halde görünce başını çevirmiş şöyle,onun da maiyeti var. Bunu o halde görünce başını çevirmiş şöyle, nefret ederekten, sâdât olacak şu herif demiş,nefret ederekten, sâdât olacak şu herif demiş, şunun haline bak, utanmazlar falan diyerekten biraz ağırca konuşmuş.şunun haline bak, utanmazlar falan diyerekten biraz ağırca konuşmuş. Geçmişler. Rüyasında onu da görüyor.Geçmişler. Rüyasında onu da görüyor. Resulullah kürsüsüne oturmuş, etrafını meleklerle çevirmiş.Resulullah kürsüsüne oturmuş, etrafını meleklerle çevirmiş. Tabaka tabaka önünden İslam cemaati geçiyor.Tabaka tabaka önünden İslam cemaati geçiyor. Efendimiz boyuna şefaat ediyor. Bu adam gelmiş, Efendimiz'e başını çevirmiş.Efendimiz boyuna şefaat ediyor. Bu adam gelmiş, Efendimiz'e başını çevirmiş. “Aman yâ Resûlallah, senin ümmetinden demeyeyim ben, niçin bana geldi de başını çevirdin?” demiş.

“Aman yâ Resûlallah, senin ümmetinden demeyeyim ben, niçin bana geldi de başını çevirdin?” demiş.
“Sen benim evladıma tam başını çevirdin ya,” demiş. Başını çevirdin ya, tövbe etmiş bir daha yapmam filan diyerekten de. Affa uğramış.”

“Sen benim evladıma tam başını çevirdin ya,” demiş. Başını çevirdin ya, tövbe etmiş bir daha yapmam filan diyerekten de. Affa uğramış.”
Onun için kusur hepimize çok. Kusurlarla muâheze edeceksek birbirimizi,

Onun için kusur hepimize çok. Kusurlarla muâheze edeceksek birbirimizi,
bu dünyayı bırakıp ahirete. Kusursuz insan olmaz.bu dünyayı bırakıp ahirete. Kusursuz insan olmaz. Ben der ki kusur sende de var. Seninki var benimkinden çok. Gözündeki çöpü görmüyoruz demiş,Ben der ki kusur sende de var. Seninki var benimkinden çok. Gözündeki çöpü görmüyoruz demiş, ötekinin bilmem nesini görüyor demiş. İğneyi kendine dürt, çuvaldızı da başkasına.ötekinin bilmem nesini görüyor demiş. İğneyi kendine dürt, çuvaldızı da başkasına. Deminki hataları düşünün. Ama birisi bir hata yapar,

Deminki hataları düşünün. Ama birisi bir hata yapar,
içki içmem ben. İçki içmem ama başkasını yaparım.içki içmem ben. İçki içmem ama başkasını yaparım. Kumar oynamam, hırsızlık da yapmam. E başka çeşidi vardır.Kumar oynamam, hırsızlık da yapmam. E başka çeşidi vardır. Mesela hasedi sen, kibri, hırsı, günah saymayacak mısın yani?Mesela hasedi sen, kibri, hırsı, günah saymayacak mısın yani? Bunların günahı hırsızlığın günahından daha beter.Bunların günahı hırsızlığın günahından daha beter. Çünkü hırsızsın, bilirsin ki hırsızlık yapıyorum.Çünkü hırsızsın, bilirsin ki hırsızlık yapıyorum. Tövbe edersin veyahut başka bir şey.Tövbe edersin veyahut başka bir şey. Fakat kibirden atamazsın kendini ki kibri hiçe sayarsın.Fakat kibirden atamazsın kendini ki kibri hiçe sayarsın. Halbuki kibir, Allah-u Teala mağrur adamı lâ yedhulü'l-cennete demiş.Halbuki kibir, Allah-u Teala mağrur adamı lâ yedhulü'l-cennete demiş. Kibir adamın sahibi cennete girmeyecek.Kibir adamın sahibi cennete girmeyecek. Hatta o cehennemde yanacak.Hatta o cehennemde yanacak. Bi-hürmeti'l-Fâtiha!

Bi-hürmeti'l-Fâtiha!
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2