Namaz Vakitleri
İstanbul
13 Rebîü'l-Âhir 1448
24 September 2026
Detaylı Arama

Nefsin Arzularından Ümmetin Menfaatine

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Nefsin Arzularından Ümmetin Menfaatine

Mehmed Zahid KOTKU


İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullahİ’lemû eyyühe’l-ihvân enne efdale’l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale’l-hedyi hedyü Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârive külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nâri ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehu kâl:ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehu kâl: Men terake mevdi'a şa'ratin min cesedihî min cenâbetin lem yağsilhâ,

Men terake mevdi'a şa'ratin min cesedihî min cenâbetin lem yağsilhâ,
fu'ile bihâ kezâ ve kezâ mine'n-nâri.fu'ile bihâ kezâ ve kezâ mine'n-nâri. Ravaihu İbn Ebî Şeybe, Ahmed b. Hanbel, İbn Mâce, Davud ve İbn Cerir an Ali radiyallahu anh.

Ravaihu İbn Ebî Şeybe, Ahmed b. Hanbel, İbn Mâce, Davud ve İbn Cerir an Ali radiyallahu anh.
Mefhar-i mevcudât Muhammed Mustafâ râ salavât. Seyyidü's-sâdât

Mefhar-i mevcudât Muhammed Mustafâ râ salavât. Seyyidü's-sâdât
Muhammed Mustafâ râ salavât.Muhammed Mustafâ râ salavât. Habîb-i Hüdâ Muhammed Mustafâ râ salavât.Habîb-i Hüdâ Muhammed Mustafâ râ salavât. Allahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmenAllahümme salli salâten kâmileten ve sellim selâmen tâmmen alâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihi’l-ukad ve tenfericü bihi’l-kürabalâ seyyidinâ Muhammedinillezî tenhallü bihi’l-ukad ve tenfericü bihi’l-kürab ve tukdâ bihi’l-havâic ve tünâlü bihi'r-rağâib ve hüsnü’l-havâtimive tukdâ bihi’l-havâic ve tünâlü bihi'r-rağâib ve hüsnü’l-havâtimi ve yüsteska’l-ğamâmü bi-vechihi’l-kerîm ve alâ âlihî ve sahbihî fîve yüsteska’l-ğamâmü bi-vechihi’l-kerîm ve alâ âlihî ve sahbihî fî külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma'lûmin lek.külli lemhatin ve nefesin bi-adedi külli ma'lûmin lek. Bu okuduğumuz ders geçen haftadan kalma.

Bu okuduğumuz ders geçen haftadan kalma.
Fakat tekrarında fayda olduğu için bugün tekrar ediyorum.Fakat tekrarında fayda olduğu için bugün tekrar ediyorum. Gusül denilen bir abdestimiz var ya, gusül etmek, boy abdesti deriz.

Gusül denilen bir abdestimiz var ya, gusül etmek, boy abdesti deriz.
Bu boy abdesti alınırken bütün vücudun her tarafının güzelce yıkanması ve kuru yerin kalmamasınaBu boy abdesti alınırken bütün vücudun her tarafının güzelce yıkanması ve kuru yerin kalmamasına dikkat edilmesi hususunda buyrulmuştur.dikkat edilmesi hususunda buyrulmuştur. Her kim dikkatsizlik yapar da vücudunun bazı yerlerinde kuruluk, ıslanmadık yer bırakırsa,Her kim dikkatsizlik yapar da vücudunun bazı yerlerinde kuruluk, ıslanmadık yer bırakırsa, bunun cehennem ateşiyle dağlanacağı yahut cezalandırılacağı.bunun cehennem ateşiyle dağlanacağı yahut cezalandırılacağı. Onun için gusül abdestlerimize çok dikkat etmek lazım.Onun için gusül abdestlerimize çok dikkat etmek lazım. Belki bugün yetişemeyiz. Bir hadîs daha var gusül hakkında.

Belki bugün yetişemeyiz. Bir hadîs daha var gusül hakkında.
Gusül edip de gusül ettikten sonra tekrar abdest almak caiz değildir.Gusül edip de gusül ettikten sonra tekrar abdest almak caiz değildir. Abdest evvela alınır, göbekten aşağısı yıkanır, sonra abdest alınır.Abdest evvela alınır, göbekten aşağısı yıkanır, sonra abdest alınır. Abdest alındıktan sonra gusül niyetiyle vücudunu yıkar.Abdest alındıktan sonra gusül niyetiyle vücudunu yıkar. Her tarafından, başından, sağından, solundan, önünden, arkasından, her tarafını yıkar. SonraHer tarafından, başından, sağından, solundan, önünden, arkasından, her tarafını yıkar. Sonra gusül ettikten sonra tekrar abdest almaya lüzum yoktur.gusül ettikten sonra tekrar abdest almaya lüzum yoktur. Her kim, çünkü gusülde abdest dahildir.Her kim, çünkü gusülde abdest dahildir. Her kim gusül ettikten sonra tekrar abdest alırsa feleyse minna olurmuş.Her kim gusül ettikten sonra tekrar abdest alırsa feleyse minna olurmuş. Onun için ona dikkat etmeli. Bazı insanlar onu yapmaktadırlar.Onun için ona dikkat etmeli. Bazı insanlar onu yapmaktadırlar. Hem gusleder, arkadan da tekrar bir abdest alır.Hem gusleder, arkadan da tekrar bir abdest alır. Zaten gusülde abdest dahildir.Zaten gusülde abdest dahildir. Şimdi ikinci bir abdeste lüzum yok, su israf olmuş oluyor.Şimdi ikinci bir abdeste lüzum yok, su israf olmuş oluyor. Cumayı da yine geçenki dersten, cumayı da her kim

Cumayı da yine geçenki dersten, cumayı da her kim
özürsüz olarak terk ederse o gün bir işi çıktı da gidiverdi bir tarafa cumaya gelemedi.özürsüz olarak terk ederse o gün bir işi çıktı da gidiverdi bir tarafa cumaya gelemedi. Onun için bir dinar tasadduk etmelidir, diyor.Onun için bir dinar tasadduk etmelidir, diyor. Cumayı terk ederse başka o aşağıda gelecek.Cumayı terk ederse başka o aşağıda gelecek. Bu cumaya nasılsa gelemedi, yetişemedi, kılamadı.Bu cumaya nasılsa gelemedi, yetişemedi, kılamadı. Bundan dolayı bir dinar tasadduk etmesi lazım.Bundan dolayı bir dinar tasadduk etmesi lazım. Eğer dinarı bulamazsa yarım dinar.Eğer dinarı bulamazsa yarım dinar. Yani bir dinar bugün elli, elli beş lira galiba.Yani bir dinar bugün elli, elli beş lira galiba. Elli lira tasadduk etmesi lazım ki günahından kurtulamaz.Elli lira tasadduk etmesi lazım ki günahından kurtulamaz. Günahını kurtarmaz.Günahını kurtarmaz. Cumayı kılamadığının günahı bakidir yine üzerinde.Cumayı kılamadığının günahı bakidir yine üzerinde. Biraz tahfif eder o kadar.Biraz tahfif eder o kadar. Yine geçenki dersten bir tane daha. Men terake'l-libâse.

Yine geçenki dersten bir tane daha.

Men terake'l-libâse.
El-libase hasene, demek.El-libase hasene, demek. Güzel elbise giymeyi terk eden insan.Güzel elbise giymeyi terk eden insan. Tevâdu'an lillâh.Tevâdu'an lillâh. Tevâdu'an lillâhi, ve hüve yakdiru aleyh.Tevâdu'an lillâhi, ve hüve yakdiru aleyh. Halbuki vakti var güzel elbiseleri giymeye.Halbuki vakti var güzel elbiseleri giymeye. Fakat tevazuan onu terk ediyor.Fakat tevazuan onu terk ediyor. De'âhullâhu yevme'l-kıyâmeti 'alâ ruûsi'l-halâikı,De'âhullâhu yevme'l-kıyâmeti 'alâ ruûsi'l-halâikı, hattâ yuhayyirahu min eyyi huleli'l-îmân şâe yelbesuhâ.hattâ yuhayyirahu min eyyi huleli'l-îmân şâe yelbesuhâ. Kıyamet gününde o bütün mahlukatın arasının çağrılacak gelKıyamet gününde o bütün mahlukatın arasının çağrılacak gel cennet elbiselerinden istediğini giy. Beğen beğendiğini giy.cennet elbiselerinden istediğini giy. Beğen beğendiğini giy. Çünkü sen dünyada o gün bu tevazu gösterdin.Çünkü sen dünyada o gün bu tevazu gösterdin. Bu iyi kumaşlara, iyi elbiselere verilecek paradan,Bu iyi kumaşlara, iyi elbiselere verilecek paradan, kısaraktan fukaralara, hayırlara harcadın paranı.kısaraktan fukaralara, hayırlara harcadın paranı. Bugün işte cennetin en iyi istediğin güzel elbiselerinden hangisini istersen giy, tabiri.Bugün işte cennetin en iyi istediğin güzel elbiselerinden hangisini istersen giy, tabiri. Ki bugün bu bizim için bir derstir.Ki bugün bu bizim için bir derstir. Bugün hepimiz güzel giyinmeyi, güzel kuşanmayı,

Bugün hepimiz güzel giyinmeyi, güzel kuşanmayı,
güzel yiyip içip, güzel yerlerde oturmayı hep severiz.güzel yiyip içip, güzel yerlerde oturmayı hep severiz. Severiz ama insan biraz da boyuna bakmak lazım.Severiz ama insan biraz da boyuna bakmak lazım. Benim buna şeyim nasıl takatım nasıl?Benim buna şeyim nasıl takatım nasıl? Gücüm var işte orada.Gücüm var işte orada. Gücüm var, gücüm var ama yalnız insan kendi için yaşamaz ki.Gücüm var, gücüm var ama yalnız insan kendi için yaşamaz ki. İnsanın yaşayışı memleketi içindir.İnsanın yaşayışı memleketi içindir. Memleketi için, memleketimiz ne durumdadır?Memleketi için, memleketimiz ne durumdadır? Memleketimizin ne kadar yardıma ihtiyacı vardır?Memleketimizin ne kadar yardıma ihtiyacı vardır? Bunu düşünüp memlekete en büyük lazım olan hürriyet denilen nimet-i uzmadır.Bunu düşünüp memlekete en büyük lazım olan hürriyet denilen nimet-i uzmadır. O nimet-i uzmayı ele geçirebilmek de kolaycacık bir şey değildir.O nimet-i uzmayı ele geçirebilmek de kolaycacık bir şey değildir. Onun bugün ihtiyacı olan dünya ihtiyaçlarını karşımıza tutarsak,Onun bugün ihtiyacı olan dünya ihtiyaçlarını karşımıza tutarsak, ne kadar ihtiyaçlarımız var bunlarne kadar ihtiyaçlarımız var bunlar hepsi, dış memleketlerden temin olunuyor dahepsi, dış memleketlerden temin olunuyor da dünya kadar paralarımız oraya gidiyor.dünya kadar paralarımız oraya gidiyor. Fakat yine elde bir şey olmuyor.Fakat yine elde bir şey olmuyor. Tayyaremiz, tayyaremiz olmazsa, tankımız, topumuz olmazsa,

Tayyaremiz, tayyaremiz olmazsa, tankımız, topumuz olmazsa,
gemilerimiz olmazsa, bunları hep dışarıdan almakla başa mı çıkar bu?gemilerimiz olmazsa, bunları hep dışarıdan almakla başa mı çıkar bu? Yarın birisi, ikisi battığı vakitte ne yaparız?Yarın birisi, ikisi battığı vakitte ne yaparız? Tayyaremiz düştüğü vakitte arkasını nereden getiririz?Tayyaremiz düştüğü vakitte arkasını nereden getiririz? Vermeyeceğim diyor herif şimdi. Ne yapacaksınız ona, onu alabilir misin elinden?Vermeyeceğim diyor herif şimdi. Ne yapacaksınız ona, onu alabilir misin elinden? Bunların hepsinin memlekette yapılabilmesi içinBunların hepsinin memlekette yapılabilmesi için el birliğiyle gayret lazım.el birliğiyle gayret lazım. Bu da bir şeyinden keseceksin, kesenden keseceksin,Bu da bir şeyinden keseceksin, kesenden keseceksin, memleketin menfaati namına harcamanın usulünümemleketin menfaati namına harcamanın usulünü Cenâb-ı Peygamber ta bin üç yüz küsur sene evvel bize göstermiş.Cenâb-ı Peygamber ta bin üç yüz küsur sene evvel bize göstermiş. Göstermiş de bir de numune söyleyeceğim size,Göstermiş de bir de numune söyleyeceğim size, o günün devrinde bir efendi güzel bir elbise yapılmış.o günün devrinde bir efendi güzel bir elbise yapılmış. Evine gelmiş, babası mı yahut kimse evindeki büyük,Evine gelmiş, babası mı yahut kimse evindeki büyük, görmüş onu, demiş: “Evladım bu bize yakışır mı şimdi?görmüş onu, demiş:

“Evladım bu bize yakışır mı şimdi?
Bak ne haldeyiz şimdi, ne durumdayız?Bak ne haldeyiz şimdi, ne durumdayız? Götür bunu sat” demiş.Götür bunu sat” demiş. “Peki babacığım.”

“Peki babacığım.”
Götürmüş satmış, parasıyla beş tane köle almış,

Götürmüş satmış, parasıyla beş tane köle almış,
azat etmiş onları.azat etmiş onları. Memlekete bak, insanlığa hizmet yani.Memlekete bak, insanlığa hizmet yani. Ben giyinirim tabii onu ama, bu beş tane köleBen giyinirim tabii onu ama, bu beş tane köle alemin esareti altında inleyecek,alemin esareti altında inleyecek, ben de giyineceğim, şeref satacağım.ben de giyineceğim, şeref satacağım. Buna karşılık onu satarım da eskiyeni yamarım,Buna karşılık onu satarım da eskiyeni yamarım, giyerim, temizler giyerim.giyerim, temizler giyerim. Ama beş tane insanı hürriyete kavuşturuyorum.Ama beş tane insanı hürriyete kavuşturuyorum. Bunun sevabı ne kadar büyük.Bunun sevabı ne kadar büyük. Söz dinlemiş derhal bunu yapmış.Söz dinlemiş derhal bunu yapmış. Ashâb-ı kirâmın hali hep böyleydi.Ashâb-ı kirâmın hali hep böyleydi. Müslümanlık demek ad ile olmaz.Müslümanlık demek ad ile olmaz. Resûl-i Ekrem zamanındaki sallallahu aleyhi ve sellem'in emirlerine itaatResûl-i Ekrem zamanındaki sallallahu aleyhi ve sellem'in emirlerine itaat ve onun harekâtına ittiba ile olur.ve onun harekâtına ittiba ile olur. Binaenaleyh tevazuan, gücü yettiği halde, böyle gerek elbisede,Binaenaleyh tevazuan, gücü yettiği halde, böyle gerek elbisede, bu şimdi bu esvabı söyledi ya, her şeydi bu böyle.bu şimdi bu esvabı söyledi ya, her şeydi bu böyle. Evimizin tezyinatında.Evimizin tezyinatında. Bazı evlere gidip de görüyoruz ki insanın gözü kamaşıyor.Bazı evlere gidip de görüyoruz ki insanın gözü kamaşıyor. O kadar süs, saltanat bize yakışmaz ki bunlar.O kadar süs, saltanat bize yakışmaz ki bunlar. Bak, her şeyimiz dışarıdan gelecek bizim.Bak, her şeyimiz dışarıdan gelecek bizim. Bunları hep birlik yapsak da muhtaç olmasak onlara olmaz mı?Bunları hep birlik yapsak da muhtaç olmasak onlara olmaz mı? Pekâlâ olur.Pekâlâ olur. Şimdi, bugünkü dersimizde.

Şimdi, bugünkü dersimizde.
Men terake's-salâte sukran. İçmiş, sarhoş olmuş.

Men terake's-salâte sukran. İçmiş, sarhoş olmuş.
O sarhoşla, namaz kılıyor adam.O sarhoşla, namaz kılıyor adam. Namaz kılanlardan böyle olanlar var. Namaz kıldığı halde içki de içiyor.Namaz kılanlardan böyle olanlar var. Namaz kıldığı halde içki de içiyor. O içkisi esnasında bir vakit namazı kaçırdı, sarhoşluğu dolayısıyla.O içkisi esnasında bir vakit namazı kaçırdı, sarhoşluğu dolayısıyla. Fekeennemâ kânet lehu'd-dunyâ ve mâ aleyhâ fesulibehâ.

Fekeennemâ kânet lehu'd-dunyâ ve mâ aleyhâ fesulibehâ.
Bakın, bir vakit namazı kaçırmanın şeysi nasıl oluyor.Bakın, bir vakit namazı kaçırmanın şeysi nasıl oluyor. Fekeennemâ kânet lehu'd-dunyâ.Fekeennemâ kânet lehu'd-dunyâ. Sanki dünya o adamın.Sanki dünya o adamın. Ve mâ aleyhâ.Ve mâ aleyhâ. Dünyanın içinde altın, gümüş neleri varsaDünyanın içinde altın, gümüş neleri varsa o adamın idi de fesulibehâ,o adamın idi de fesulibehâ, o elinden gitti.o elinden gitti. Bir vakit namazın kaçırılması,Bir vakit namazın kaçırılması, dünya ve dünyanın içindeki her şeyin elden gitmesine muadil aziz kardeş!dünya ve dünyanın içindeki her şeyin elden gitmesine muadil aziz kardeş! Ödemez bile.Ödemez bile. Ve men terake's-salâte erbea merrât sukran.

Ve men terake's-salâte erbea merrât sukran.
O da sarhoşluk dolayısıyla yine dört vakit namazı da kaçırırsa.O da sarhoşluk dolayısıyla yine dört vakit namazı da kaçırırsa. Kâne hakkan alellâhi en yeskıyehü min tîneti'l-habâl.Kâne hakkan alellâhi en yeskıyehü min tîneti'l-habâl. Allah celle ve alâ, ona tîneti'l-habâl denilen cehennemin irinleri,Allah celle ve alâ, ona tîneti'l-habâl denilen cehennemin irinleri, ehl-i cehennemin vücutlarından çıkan irinlerle onu sulayacak.ehl-i cehennemin vücutlarından çıkan irinlerle onu sulayacak. Namazın terki, benim hiç günahım yok.

Namazın terki, benim hiç günahım yok.
Ne kadar? Hiç kabahat yapmadım. Kimseyi incitmedim.Ne kadar? Hiç kabahat yapmadım. Kimseyi incitmedim. Kılmadığın namaz kâfi. Kılmadığımız namaz kâfi.Kılmadığın namaz kâfi. Kılmadığımız namaz kâfi. Çocukluğumuzdan beri kim bilir ne kadar namazlarımız var üzerimizde.Çocukluğumuzdan beri kim bilir ne kadar namazlarımız var üzerimizde. Büluğa eriştikten sonra.Büluğa eriştikten sonra. Gençliğin devirleri, o nefsin, şehvetin galip kaldığıGençliğin devirleri, o nefsin, şehvetin galip kaldığı devirlerde, kim bilir ne kadar namazlarımız kaçmıştır,devirlerde, kim bilir ne kadar namazlarımız kaçmıştır, o namazların vebali yeter bize. Başka vebal istemez yani.o namazların vebali yeter bize. Başka vebal istemez yani. Bak dört vakit kaçırırsa, ona cehennemin irinleri kâfi, diyor. Hak olur, diyor.Bak dört vakit kaçırırsa, ona cehennemin irinleri kâfi, diyor. Hak olur, diyor. Men terake erba'îne hadîsen ba'de mevtihî.

Men terake erba'îne hadîsen ba'de mevtihî.
İlme teşvik ederekten, her kim, kendi öldükten sonra yani çalışmış,İlme teşvik ederekten, her kim, kendi öldükten sonra yani çalışmış, kırk tane hadîs toplamış, yazmış, bırakmış geriye.kırk tane hadîs toplamış, yazmış, bırakmış geriye. Fehüve refîkī fi'l-cenneh.Fehüve refîkī fi'l-cenneh. O cennette benim refikim olacak, diyor.O cennette benim refikim olacak, diyor. İleride daha gelecek çok şeyler. İlmin kıymeti çok yüksektir. Bahusus

İleride daha gelecek çok şeyler. İlmin kıymeti çok yüksektir. Bahusus
hadîs ve Kur'an ilimleri çok kıymetli bir ilimlerdir.hadîs ve Kur'an ilimleri çok kıymetli bir ilimlerdir. Binaenaleyh onları böyle gelecek nesle bırakabilmek için çalışır,Binaenaleyh onları böyle gelecek nesle bırakabilmek için çalışır, kırk tanesini beller, yazarsın bir kağıda.kırk tanesini beller, yazarsın bir kağıda. Onları da kardeşlerimize,Onları da kardeşlerimize, gelecek insanlara miras olarak bırakırsan,gelecek insanlara miras olarak bırakırsan, maldan iyi, mülkten iyi, her şeyden iyi. Ki onlardan insanlar istifade ederler.maldan iyi, mülkten iyi, her şeyden iyi. Ki onlardan insanlar istifade ederler. Men terake ma'siyeten mehâfeten minellâhi, erdāhüllâhu.

Men terake ma'siyeten mehâfeten minellâhi, erdāhüllâhu.
Hazreti Ali Efendimiz tarafından buyurulmuş ki:

Hazreti Ali Efendimiz tarafından buyurulmuş ki:
“Kim Allah korkusundan nâşi yapacağı bir günahı terk ediyor.

“Kim Allah korkusundan nâşi yapacağı bir günahı terk ediyor.
Ufak bir günah.Ufak bir günah. O günahı Allah korkusu için terk etmek.O günahı Allah korkusu için terk etmek. Kim terk edebilirse Allah ondan razı olur.”Kim terk edebilirse Allah ondan razı olur.” En kısası gözün baktığı bakışlar,

En kısası gözün baktığı bakışlar,
gözün baktığı bakışlargözün baktığı bakışlar ki İsa aleyhisselam yağmur duasına çıktılar. Yağmıyor yağmur. Dedi:ki İsa aleyhisselam yağmur duasına çıktılar. Yağmıyor yağmur. Dedi: “Cenâb-ı Hak'tan vahy geldi.

“Cenâb-ı Hak'tan vahy geldi.
Günahkârlar içinizde oldukça bu dua kabul olmaz” diyerekten.Günahkârlar içinizde oldukça bu dua kabul olmaz” diyerekten. İsa aleyhisselâm dedi ki: “Gelin günahkârlar ayrılsınlar.İsa aleyhisselâm dedi ki: “Gelin günahkârlar ayrılsınlar. Bak Cenâb-ı Hak duayı kabul etmiyor, yağmur gelmiyor, kuraklık var, felaket arkası.”Bak Cenâb-ı Hak duayı kabul etmiyor, yağmur gelmiyor, kuraklık var, felaket arkası.” Herkes çekildi. Hepimiz günahkâr. Kalmadı kimse. Bir adam kalmış.

Herkes çekildi. Hepimiz günahkâr. Kalmadı kimse. Bir adam kalmış.
“Senin günahın yok mu” demiş.

“Senin günahın yok mu” demiş.
“ Yok.

Yok.
Yalnız bir gün namaz kılıyordum.Yalnız bir gün namaz kılıyordum. Namaz kılarken önümden bir kadın geçti, şöyle gözüm kadına ilişti.Namaz kılarken önümden bir kadın geçti, şöyle gözüm kadına ilişti. Derhal gözümü çıkardım, kadının arkasına attım, al senin olsun diyerekten.” demiş.Derhal gözümü çıkardım, kadının arkasına attım, al senin olsun diyerekten.” demiş. “Sen gel demiş öyleyse. Sen dua et, ben amin diyeceğim” demiş.

“Sen gel demiş öyleyse. Sen dua et, ben amin diyeceğim” demiş.
O dua etmiş. İsa aleyhisselam da amin demiş. Allah da güzel bir yağmur vermiş.

O dua etmiş. İsa aleyhisselam da amin demiş. Allah da güzel bir yağmur vermiş.
Şimdi bize de diyorlar hoca efendi dua et de yağmur yağsın, diyorlar.Şimdi bize de diyorlar hoca efendi dua et de yağmur yağsın, diyorlar. Yağmur yok, ekinleri ekemiyor. E ne yapalım?Yağmur yok, ekinleri ekemiyor. E ne yapalım? Gerek Musa aleyhisselam zamanında birçok numuneler,

Gerek Musa aleyhisselam zamanında birçok numuneler,
gerek diğer peygamberler zamanında birçok numuneler,gerek diğer peygamberler zamanında birçok numuneler, tövbe edilmedikçe olmuyor bunlar.tövbe edilmedikçe olmuyor bunlar. İsyan vadilerinde yüründükçe tövbe,İsyan vadilerinde yüründükçe tövbe, ne kadar yalvarsan yalvar, olmaz.ne kadar yalvarsan yalvar, olmaz. İsyandan vazgeçmek lazım.İsyandan vazgeçmek lazım. Onun için ufak bir isyanı terk edersen Allah korkusundan, Allah korkusundan.Onun için ufak bir isyanı terk edersen Allah korkusundan, Allah korkusundan. Şimdi biz cehennemden korkarız. Cehennem mahluktur. Bizim gibi sonradan yaratılmış yani.Şimdi biz cehennemden korkarız. Cehennem mahluktur. Bizim gibi sonradan yaratılmış yani. Allah değildir. Mahluk bir azap evidir.Allah değildir. Mahluk bir azap evidir. Ondan korkacağına, O'nu yaratan Allah'tan korkmak lazım.Ondan korkacağına, O'nu yaratan Allah'tan korkmak lazım. Cehenneme atarsa ne lazım? Yanarsın orada. Başka. Fakat ölmek yok mu?Cehenneme atarsa ne lazım? Yanarsın orada. Başka. Fakat ölmek yok mu? Yanmakla ölünmüyor orada.Yanmakla ölünmüyor orada. Azap yeri orası.Azap yeri orası. Fakat asıl korkulacak, onu yaratan Allah'tandır.Fakat asıl korkulacak, onu yaratan Allah'tandır. Cenneti severiz, bayılırız hepimiz.Cenneti severiz, bayılırız hepimiz. Fakat o da mahkûktur.Fakat o da mahkûktur. Onu seveceğine, onu yaratan Allah'ı sev.Onu seveceğine, onu yaratan Allah'ı sev. Onu da yaratan Allah.Onu da yaratan Allah. Bütün varlıkları yaratan, bütün nimetleri veren Allah'tır.Bütün varlıkları yaratan, bütün nimetleri veren Allah'tır. Sevilmeye layık O'dur.Sevilmeye layık O'dur. Onu sevmek lazım.Onu sevmek lazım. Onun için her kim bir masiyeti Allah'tan korkaraktan terk ederse,

Onun için her kim bir masiyeti Allah'tan korkaraktan terk ederse,
Allah-u Teâlâ da ondan razı olur kulundan.Allah-u Teâlâ da ondan razı olur kulundan. Allah cümlemizi masiyetlerden tövbe edip kendisinden korkan kullarından eylesin.Allah cümlemizi masiyetlerden tövbe edip kendisinden korkan kullarından eylesin. T harflerinin sırası olduğu için, hep terklerden bahsediyor.T harflerinin sırası olduğu için, hep terklerden bahsediyor. Men terake ba'dehü kenzan. Öldükten sonra bir hazine bırakıyor,

Men terake ba'dehü kenzan. Öldükten sonra bir hazine bırakıyor,
kenz, hazine. Para, toplanmış paralar,kenz, hazine. Para, toplanmış paralar, gömmüş bir tarafa yahut kasasında,gömmüş bir tarafa yahut kasasında, evinde, şurada, orada bırakıyor.evinde, şurada, orada bırakıyor. Bu paralar, bu kenzler, bu hazineler.Bu paralar, bu kenzler, bu hazineler. Müssile lehü yevme'l-kıyâmeh.Müssile lehü yevme'l-kıyâmeh. Kıyamet gününde bunlar çevrilir, temsil olunur.Kıyamet gününde bunlar çevrilir, temsil olunur. Şücâun akra.Şücâun akra. Koca bir yılan. Kel.Koca bir yılan. Kel. Lehü zebîbetâni.Lehü zebîbetâni. İki tane böyle fena gözleri var.İki tane böyle fena gözleri var. Yetbeu fâhü.Yetbeu fâhü. Ağzını açar böyle.Ağzını açar böyle. Fe-yekūlü lehü: Veyleke.Fe-yekūlü lehü: Veyleke. O adam der ki, bu paraları bırakan adam der ki;O adam der ki, bu paraları bırakan adam der ki; Veyleke mâ leke? Ne oluyor sana, sen kimsin, nereden geldin başıma böyle?Veyleke mâ leke? Ne oluyor sana, sen kimsin, nereden geldin başıma böyle? Fe-yekūlü:

Fe-yekūlü:
O yılan der ki: Enâ kenzük.O yılan der ki: Enâ kenzük. Ben senin bıraktığın hazineyim işte, hani bunu yemedin, içmedin,Ben senin bıraktığın hazineyim işte, hani bunu yemedin, içmedin, vermedin, millet, devlet,vermedin, millet, devlet, fakir fukarayı harcamadın, sakladın, sakladın, işte o sakladıkların benim işte.fakir fukarayı harcamadın, sakladın, sakladın, işte o sakladıkların benim işte. Şimdi seni cezalandırmaya geldim, diyecek orada.Şimdi seni cezalandırmaya geldim, diyecek orada. Onun için para bırakmak hiç akıl işi değildir.

Onun için para bırakmak hiç akıl işi değildir.
İki cihetten zararı var. Parayı mirasçıya vermek.İki cihetten zararı var. Parayı mirasçıya vermek. Mirasçının tembel olup hazıra konar,Mirasçının tembel olup hazıra konar, hazırı yer içer, altından girer, üstünden çıkar. Pekhazırı yer içer, altından girer, üstünden çıkar. Pek nadirdir mirastan istifade eden insanlar.nadirdir mirastan istifade eden insanlar. Ekseriyetlisi hazırcıdır.Ekseriyetlisi hazırcıdır. Kumarda, şurada, burada yer içer bitirir.Kumarda, şurada, burada yer içer bitirir. Ben nasıl çalıştıysam, nasıl biriktirdiysem, o da çalışsın, kazansın, o da yapsın.Ben nasıl çalıştıysam, nasıl biriktirdiysem, o da çalışsın, kazansın, o da yapsın. Niçin onu hazıra bırakacağım, bir.Niçin onu hazıra bırakacağım, bir. İkincisi, memleketin ihtiyacı dururken, bin bir çeşit ihtiyacı dururken,İkincisi, memleketin ihtiyacı dururken, bin bir çeşit ihtiyacı dururken, ben onları saklıyorum.ben onları saklıyorum. Ha ben yememişim, ha memleket yememiş onu. İkisi de birdir.Ha ben yememişim, ha memleket yememiş onu. İkisi de birdir. Memleketin bir sürü ihtiyacı var bugün.

Memleketin bir sürü ihtiyacı var bugün.
Tayyare, bir tayyare kaç milyon lira diyorlar.Tayyare, bir tayyare kaç milyon lira diyorlar. Bedavaya alınmıyor ki.Bedavaya alınmıyor ki. Bir tanesi düşerse yerine koyacak bu kadar milyon lira lazım.Bir tanesi düşerse yerine koyacak bu kadar milyon lira lazım. Bunları yapmaya kuvvet lazım, kudret lazım.Bunları yapmaya kuvvet lazım, kudret lazım. E bunları ben saklarsam, sen saklarsanE bunları ben saklarsam, sen saklarsan ne ile alınır bunlar? Ne ile yapılır bunlar?ne ile alınır bunlar? Ne ile yapılır bunlar? Ben bir baktım ne büyük şeyler çıkar, masraflar çıkardı başımıza.Ben bir baktım ne büyük şeyler çıkar, masraflar çıkardı başımıza. Ufacık bir şey ne olacak.Ufacık bir şey ne olacak. Eğer karşımızda toplu tüfekli, tayyareli birisi olsaydı ne olurdu halimiz bilmem.Eğer karşımızda toplu tüfekli, tayyareli birisi olsaydı ne olurdu halimiz bilmem. Fe-yekūlü: Enâ kenzüke'llezî teraktehü ba'deke.

Fe-yekūlü: Enâ kenzüke'llezî teraktehü ba'deke.
Hani sen biriktirdin, sakladın da senden sonrakilerden,Hani sen biriktirdin, sakladın da senden sonrakilerden, mirasçılarına bıraktıydın, işte o benim diyecek.mirasçılarına bıraktıydın, işte o benim diyecek. Fe-lâ yezâlü yetbeuhü hattâ yülkımehü yedehü,Fe-lâ yezâlü yetbeuhü hattâ yülkımehü yedehü, fe-yakdımehâ, sümme yetbeuhü sâira cesedihî.fe-yakdımehâ, sümme yetbeuhü sâira cesedihî. Parmaklarından başlar, ısıraraktan böyle yan dişlerinin arasına,Parmaklarından başlar, ısıraraktan böyle yan dişlerinin arasına, hani affederseniz hayvanlar nasıl böyle kafalarını çevire çevire kemire kemire yiyorlar,hani affederseniz hayvanlar nasıl böyle kafalarını çevire çevire kemire kemire yiyorlar, onun gibi böyle kemire kemire parmaklarından başlayaraktan vücudunu yiyip bitirecek.onun gibi böyle kemire kemire parmaklarından başlayaraktan vücudunu yiyip bitirecek. Revâhü Ebu Ya’la, İbn Hibbân, Taberânî, Ebu Nuaym fi’l-Hilye, Hakim, Ziyâ el-Makdisî an Sevbân.

Revâhü Ebu Ya’la, İbn Hibbân, Taberânî, Ebu Nuaym fi’l-Hilye, Hakim, Ziyâ el-Makdisî an Sevbân.
Fakat burada bu kenz mutlaka paraların saklanması demekte değildir.

Fakat burada bu kenz mutlaka paraların saklanması demekte değildir.
Bir, en büyük şeysi zekâtı verilmeyen paralardır.Bir, en büyük şeysi zekâtı verilmeyen paralardır. Zekâtı verilmeyen paraların hepsi kenzden sayılır.Zekâtı verilmeyen paraların hepsi kenzden sayılır. İkincisi, zekâtını versen de bile, onu bugün memleketin muhtaç olduğu anda harcamadığının cezası vardır.İkincisi, zekâtını versen de bile, onu bugün memleketin muhtaç olduğu anda harcamadığının cezası vardır. Bakınız, bugün bir hac, hem Müslümanın üzerine hem borç, hem çok sevap, hepsinin arzusu yani.Bakınız, bugün bir hac, hem Müslümanın üzerine hem borç, hem çok sevap, hepsinin arzusu yani. Gidelim bir kere orada Peygamberimizi ziyaret edelim,Gidelim bir kere orada Peygamberimizi ziyaret edelim, sonra bir de Allah'ın beytini tavaf edelim diye can atarız.sonra bir de Allah'ın beytini tavaf edelim diye can atarız. Farz haccını yapmış.Farz haccını yapmış. Sonradan böyle özenerekten gidenler, nafile olaraktan.Sonradan böyle özenerekten gidenler, nafile olaraktan. Nafile ibadetler var ya,Nafile ibadetler var ya, nafile olarak giden insanların, nafile haclarının yerinenafile olarak giden insanların, nafile haclarının yerine o hac paralarını gaza ve askerlik hizmetlerineo hac paralarını gaza ve askerlik hizmetlerine yahut maarif hizmetine, devletin ihtiyacı olduğu yerlere harcasan, kırk hac sevabı alıyor.yahut maarif hizmetine, devletin ihtiyacı olduğu yerlere harcasan, kırk hac sevabı alıyor. Kırk hac sevabı alıyorlar. Sen bu sona sakla, üstüne de otur.Kırk hac sevabı alıyorlar. Sen bu sona sakla, üstüne de otur. Hani bazı kıraat kitaplarında okuduğumuz vardır.

Hani bazı kıraat kitaplarında okuduğumuz vardır.
Oturmuş herif hazinesinin üzerine, kapı da kilitlenmiş, para yenmez ki.Oturmuş herif hazinesinin üzerine, kapı da kilitlenmiş, para yenmez ki. Açlıktan gebermiş, gitmiş oradan.Açlıktan gebermiş, gitmiş oradan. Tıpkı ona benzer halimiz.Tıpkı ona benzer halimiz. Bu paraları biriktirmek iyi bir hüner değildir, Allah affetsin. BakınızBu paraları biriktirmek iyi bir hüner değildir, Allah affetsin. Bakınız ne büyük cezaya düşüyor insan.ne büyük cezaya düşüyor insan. Bak, demin dedi ki, men tereke erbe'ine hadîsen.Bak, demin dedi ki, men tereke erbe'ine hadîsen. Kırk hadîs kim bırakırsa öldükten sonra,Kırk hadîs kim bırakırsa öldükten sonra, o yani kıyamet gününde benimle beraber olacak, dedi.o yani kıyamet gününde benimle beraber olacak, dedi. Şimdi burada daha ucu şey yaptı.Şimdi burada daha ucu şey yaptı. Men te'alleme hadîseyn.

Men te'alleme hadîseyn.
İki hadîs öğrenmek için çalışıyor.İki hadîs öğrenmek için çalışıyor. İki hadîs.İki hadîs. Bir, iki. isneyniBir, iki. isneyni yenfeu bihimâ nefsehû.yenfeu bihimâ nefsehû. Ama onunla kendisi faydalanacak.Ama onunla kendisi faydalanacak. Ve yu'allimuhumâ ğayrahû.Ve yu'allimuhumâ ğayrahû. Başkasını da öğretirse o da faydalanır. Ve yentefiu bihî,Başkasını da öğretirse o da faydalanır. Ve yentefiu bihî, kâne hayran lehu.kâne hayran lehu. Bu iki hadîsi öğrenip öğretmek, o kadar faydalıdır ki,Bu iki hadîsi öğrenip öğretmek, o kadar faydalıdır ki, min ibâdeti sittîne seneh.min ibâdeti sittîne seneh. Altmış senelik ibadet etmekten daha hayırlıdır nafile ibadet ama.Altmış senelik ibadet etmekten daha hayırlıdır nafile ibadet ama. Nafile olarak altmış senelik ibadet etmekten bu iki hadîsi öğrenip amel etmekNafile olarak altmış senelik ibadet etmekten bu iki hadîsi öğrenip amel etmek ve onu başka Müslüman kardeşlerine öğretebilmek daha hayırlıdır.ve onu başka Müslüman kardeşlerine öğretebilmek daha hayırlıdır. İlme ne büyük teşvik var bak burada kardeşim.İlme ne büyük teşvik var bak burada kardeşim. İlme ne büyük teşvik var.İlme ne büyük teşvik var. Onun için sen her şeyini bırak da ilmi öğrenmeye çalış.

Onun için sen her şeyini bırak da ilmi öğrenmeye çalış.
İlmi öğrenmeye çalış.İlmi öğrenmeye çalış. Çünkü dünyanın da saadeti, ahiretin de saadeti o ilmin altındadır.Çünkü dünyanın da saadeti, ahiretin de saadeti o ilmin altındadır. Herif bugün aya gidiyor, füzeler yapıyor, işte birçok bilgileri var.Herif bugün aya gidiyor, füzeler yapıyor, işte birçok bilgileri var. Biz onun karşısında hâlâ uykudayız yani.Biz onun karşısında hâlâ uykudayız yani. Bak şimdi, ilim denince öğren.Bak şimdi, ilim denince öğren. Men tealleme sarfe'l-kelâmi li-yesbiye bihî kulûbe'n-nâs.

Men tealleme sarfe'l-kelâmi li-yesbiye bihî kulûbe'n-nâs.
Okuyoruz biz de niçin okuyoruz?Okuyoruz biz de niçin okuyoruz? Herkes bayılsın bizim konuştuğumuza, cemaat dolsun böyle,Herkes bayılsın bizim konuştuğumuza, cemaat dolsun böyle, herkes de elimi ayağımı öpsün, yanağımı öpsün, işte bana karşı da bir teveccühleri olsun.herkes de elimi ayağımı öpsün, yanağımı öpsün, işte bana karşı da bir teveccühleri olsun. Bunun için çalışıyorum.Bunun için çalışıyorum. Bunu çalıştığından dolayı. Lem yakbelallâh. Böyle bir fikirle çalışanların.Bunu çalıştığından dolayı. Lem yakbelallâh. Böyle bir fikirle çalışanların. Lem yakbelallâhü minhü yevme'l-kıyâmeti sarfan ve lâ adlen.Lem yakbelallâhü minhü yevme'l-kıyâmeti sarfan ve lâ adlen. Ne farz namazlarını, ne nafile namazlarını Allah kabul etmez onların.Ne farz namazlarını, ne nafile namazlarını Allah kabul etmez onların. Niçin? Olduğun gibi görün ya.Niçin? Olduğun gibi görün ya. Olduğun gibi görün. Âlemi kendini celb edeceğine, Allah'ın rızasını celbe çalış.Olduğun gibi görün. Âlemi kendini celb edeceğine, Allah'ın rızasını celbe çalış. Mesela edebiyat denilen, fesahat, belagat denilen şeyler ilimle olur elbette amaMesela edebiyat denilen, fesahat, belagat denilen şeyler ilimle olur elbette ama onları böyle şerre alet olarak değil de Hakk'ın rızası için yapmak lazım.onları böyle şerre alet olarak değil de Hakk'ın rızası için yapmak lazım. Yoksa bana halk teveccüh etsin de dünyalığım dünyalık olsun,Yoksa bana halk teveccüh etsin de dünyalığım dünyalık olsun, bunun için yaparsan, o zaman Allah-u Teâlâ hiçbir farzını da kabul etmiyor,bunun için yaparsan, o zaman Allah-u Teâlâ hiçbir farzını da kabul etmiyor, nafilesini de kabul etmiyor.nafilesini de kabul etmiyor. Onun için dikkatli olmak lazım ilimde.Onun için dikkatli olmak lazım ilimde. Yine bakınız.

Yine bakınız.
Men tealleme ilmen.

Men tealleme ilmen.
Yine ilim edip talep ediyor çocuklar.Yine ilim edip talep ediyor çocuklar. Dediler ki dün, ayıp söylemesi belki, haya edecek insan.Dediler ki dün, ayıp söylemesi belki, haya edecek insan. İmam Hatip talebelerinden, okuyan talebelerimizin yüzde bilmem nesi namaz kılmıyormuş canımİmam Hatip talebelerinden, okuyan talebelerimizin yüzde bilmem nesi namaz kılmıyormuş canım böyle şey mi olur ya?böyle şey mi olur ya? Sonra o bizim başımıza gelecek de bize ders öğretecek, iman talim edecek.Sonra o bizim başımıza gelecek de bize ders öğretecek, iman talim edecek. Allah affetsin bizi.Allah affetsin bizi. Onun için, men tealleme ilmen li-ğayrillâh.

Onun için, men tealleme ilmen li-ğayrillâh.
İlmi öğreniyor ama satmak için öğreniyor.İlmi öğreniyor ama satmak için öğreniyor. Satsın da dünyalığını temin etsin.Satsın da dünyalığını temin etsin. Men tealleme ilmen li-ğayrillâh erâde bihî ğayrallâh.Men tealleme ilmen li-ğayrillâh erâde bihî ğayrallâh. Yani Allah'tan gayrısını murad ediyor.Yani Allah'tan gayrısını murad ediyor. Fe’l-yetebevve' mak'adehü mine'n-nâr.Fe’l-yetebevve' mak'adehü mine'n-nâr. O cehennemdeki yerini hazırlasın, hazırlasın.O cehennemdeki yerini hazırlasın, hazırlasın. Onun yeri başka yer değil. Yeri cehennemdir onun.Onun yeri başka yer değil. Yeri cehennemdir onun. Niçin? Öğreneceğin ilmi Allah için öğren de sana da faydası olsun, başkasına da faydası olsun.Niçin? Öğreneceğin ilmi Allah için öğren de sana da faydası olsun, başkasına da faydası olsun. Yoksa başkasına fayda vermek için, menfaat için öğrendiğin ilimler hiç kimseye fayda vermez.Yoksa başkasına fayda vermek için, menfaat için öğrendiğin ilimler hiç kimseye fayda vermez. İşte ondan dolayıdır kiİşte ondan dolayıdır ki senelerce bize vaizler vaaz ederler, şunu söylerler, bunu söylerler,senelerce bize vaizler vaaz ederler, şunu söylerler, bunu söylerler, papazlar kadar faydamız olmuyor,papazlar kadar faydamız olmuyor, papaz kadar faydamız olmuyor.papaz kadar faydamız olmuyor. Niçin dinleyen olmuyor bizi?Niçin dinleyen olmuyor bizi? Neden dinlesin? Amelimiz yok. Maksatlar başka.Neden dinlesin? Amelimiz yok. Maksatlar başka. Bak, papaz gibi dedim de, arkadaşlardan birisinin hikayesine göre,

Bak, papaz gibi dedim de, arkadaşlardan birisinin hikayesine göre,
çocuklarımızdan birisi Avrupa memleketinde bir gavur mektebine gitmiş.çocuklarımızdan birisi Avrupa memleketinde bir gavur mektebine gitmiş. Daha çocuk ufak.Daha çocuk ufak. İlk önce papaz onlara dua etmesini öğretmiş, tapılmasını öğretmiş yani.İlk önce papaz onlara dua etmesini öğretmiş, tapılmasını öğretmiş yani. Allah bu nimetleri veriyor.Allah bu nimetleri veriyor. Buna karşı böyle böyle yapacağız diyerekten bir şeyler öğretmiş.Buna karşı böyle böyle yapacağız diyerekten bir şeyler öğretmiş. Çocuk evde onu yapınca utanmışlar hepsi.Çocuk evde onu yapınca utanmışlar hepsi. Gavur bunu talim ediyor, öğretiyor daha küçük yaşında milletine.Gavur bunu talim ediyor, öğretiyor daha küçük yaşında milletine. Onun için duasını etmeden yemeğe oturmuyor gavur.Onun için duasını etmeden yemeğe oturmuyor gavur. Yemeğini yerken evvela Allah'a dua ediyor.Yemeğini yerken evvela Allah'a dua ediyor. Müslüman yemek duasını bilmiyor. Ne yapalım şimdi?Müslüman yemek duasını bilmiyor. Ne yapalım şimdi? Ya hemen elini ağzını yıkayıp Allah ısmarladık gidiyor. Öyle şey mi olur?Ya hemen elini ağzını yıkayıp Allah ısmarladık gidiyor. Öyle şey mi olur? Müslüman güzelce oturur beraber, Bismillah ile başlar.Müslüman güzelce oturur beraber, Bismillah ile başlar. Elhamdülillah, dua edilerekten sofradan öyle kalkılır. Onda da bereket olur elbette.Elhamdülillah, dua edilerekten sofradan öyle kalkılır. Onda da bereket olur elbette. Bakınız yine.

Bakınız yine.
Men tealleme'l-ilme. Yine ilim öğrenmek istiyor ama, talim ediyor.

Men tealleme'l-ilme. Yine ilim öğrenmek istiyor ama, talim ediyor.
Li-yübâhiye bihi'l-ulemâe.Li-yübâhiye bihi'l-ulemâe. Ulemalara karşı böbürlenmek için yapıyor.Ulemalara karşı böbürlenmek için yapıyor. Ben de biliyorum, diyecek.Ben de biliyorum, diyecek. Ben de biliyorum, demek için talim ediyor. Ev yümâriye bihi's-süfehâe.Ben de biliyorum, demek için talim ediyor. Ev yümâriye bihi's-süfehâe. Yahut sefih adamlarla mücadele etmek için.Yahut sefih adamlarla mücadele etmek için. Geçen birisi geldi, işte bir mektep açıyorlar şimdi hanımlara,

Geçen birisi geldi, işte bir mektep açıyorlar şimdi hanımlara,
orada o mektepte hanım kızlar okuyacaklar güzel.orada o mektepte hanım kızlar okuyacaklar güzel. Bize birçok laflar söylerken. Dedi ki:Bize birçok laflar söylerken. Dedi ki: “Hoca efendi işte burada okusunlar, öğrensinler de kendilerini müdafaa edebilsinler.

“Hoca efendi işte burada okusunlar, öğrensinler de kendilerini müdafaa edebilsinler.
Süfehâ tabakası işte çıplak geziyor, bizim kızlarımız örtünüyor.Süfehâ tabakası işte çıplak geziyor, bizim kızlarımız örtünüyor. Örtündükleri için o bize karşı söylenenlereÖrtündükleri için o bize karşı söylenenlere mücadele yolunu öğreteceğiz onlara damücadele yolunu öğreteceğiz onlara da aa Müslümanlıkta bu vardır işte, Müslümanlık böyle giyinir diyebilsin,aa Müslümanlıkta bu vardır işte, Müslümanlık böyle giyinir diyebilsin, bunu öğreteceğiz onlara.”bunu öğreteceğiz onlara.” Bak ne diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

Bak ne diyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:
Ev yümâriye bihi's-süfehâe.

Ev yümâriye bihi's-süfehâe.
Sefihlerin karşısında mücadele edebilir.Sefihlerin karşısında mücadele edebilir. Sefihte akıl olsa taş at, taş at. Sen, pamuğu atarsan olur mu canım? PamuğaSefihte akıl olsa taş at, taş at. Sen, pamuğu atarsan olur mu canım? Pamuğa taş atarsan olur.taş atarsan olur. O süfahalar ile mücadele için ilim öğrenen insanlar.O süfahalar ile mücadele için ilim öğrenen insanlar. Ev yasrife bihî vücûhe'n-nâsi ileyhi.Ev yasrife bihî vücûhe'n-nâsi ileyhi. Yahut sözleriyle halkın veçhesini kendine çevirmeye çalışanlar.Yahut sözleriyle halkın veçhesini kendine çevirmeye çalışanlar. Edhalehüllâhu cehennem.Edhalehüllâhu cehennem. Allah onu cehenneme intikal eder.Allah onu cehenneme intikal eder. Niçin? Sen Allah için öğrenmedin ki işi.Niçin? Sen Allah için öğrenmedin ki işi. Allah için öğrenseydin cennete girerdin.Allah için öğrenseydin cennete girerdin. Ama sen bu maksatlarla öğrendin ilmi.Ama sen bu maksatlarla öğrendin ilmi. Allah kusurumuzu affetsin.Allah kusurumuzu affetsin. İbn Mâce'nin Hz. Ebû Hüreyre'den de rivayetidir.

İbn Mâce'nin Hz. Ebû Hüreyre'den de rivayetidir.
Yine bak, ilim hususunda.

Yine bak, ilim hususunda.
Men tealleme bâben mine'l-ilmi. Bir mesele yani.

Men tealleme bâben mine'l-ilmi. Bir mesele yani.
Bir mesele-i diniyeyi bir insan öğrenmek için çalışıyor, talim ediyor.Bir mesele-i diniyeyi bir insan öğrenmek için çalışıyor, talim ediyor. Amile bihî ev lem ya'mel.Amile bihî ev lem ya'mel. İsterse onunla amel etsin, isterse amel etmesin.İsterse onunla amel etsin, isterse amel etmesin. Yalnız öğrenmek.Yalnız öğrenmek. E birisine bir vakit lazım olursa, ben filan yerde okuduydum,E birisine bir vakit lazım olursa, ben filan yerde okuduydum, şu mesele şöyledir diyebilmek için. Öyle öğreniyor.şu mesele şöyledir diyebilmek için. Öyle öğreniyor. Kâne efdale min salâti elfi rek'atin.

Kâne efdale min salâti elfi rek'atin.
Bu, nafile olarak bin rekattan efdal.Bu, nafile olarak bin rekattan efdal. Mesail-i diniyeleri bilmek lazım.Mesail-i diniyeleri bilmek lazım. Şimdi ramazandır. Paralar her taraftan akıyor.Şimdi ramazandır. Paralar her taraftan akıyor. Zekât vereceğiz.Zekât vereceğiz. Hangi paralardan zekât vereceğiz?Hangi paralardan zekât vereceğiz? Haramdan kazanılan paradan zekât verirler mi, verilmez mi?Haramdan kazanılan paradan zekât verirler mi, verilmez mi? El cevab, la yecüz. Haram paradan zekâtı olmaz.

El cevab, la yecüz. Haram paradan zekâtı olmaz.
Eğer haram paradan zekât verirse,Eğer haram paradan zekât verirse, zekâtı alan da bilirse ki bu para haramdandır, ikisi de küfre gider.zekâtı alan da bilirse ki bu para haramdandır, ikisi de küfre gider. Öteki yanındaki Allah kabul etsin derse, o da gider gürültüye.Öteki yanındaki Allah kabul etsin derse, o da gider gürültüye. Niçin?Niçin? Helal haram olmaz. Haram da helal olmaz.

Helal haram olmaz. Haram da helal olmaz.
Bu para kumardan kazanılmış, içkiden kazanılmış, hırsızlıkla kazanılmış,Bu para kumardan kazanılmış, içkiden kazanılmış, hırsızlıkla kazanılmış, rüşvetle kazanılmış, şuradan buradan kazanılmış paralar.rüşvetle kazanılmış, şuradan buradan kazanılmış paralar. Bunlardan verilecek.Bunlardan verilecek. Al ki yavrum sen de, bundan ne cami yapılır, ne köprü yapılır, ne su getirilir.Al ki yavrum sen de, bundan ne cami yapılır, ne köprü yapılır, ne su getirilir. Hiç şey yaramaz bu para.Hiç şey yaramaz bu para. Kendine de yaramaz.Kendine de yaramaz. Hastanelerde, şuralarda, buralarda sürünür gider.Hastanelerde, şuralarda, buralarda sürünür gider. Ona da yaramaz.Ona da yaramaz. Onun için Allah helalından versin.Onun için Allah helalından versin. Binaenaleyh, bir mesele-i diniyeyi bellemek, bin rekattan efdal.Binaenaleyh, bir mesele-i diniyeyi bellemek, bin rekattan efdal. İşte bugün haramın ne kadar fena olduğunu bilmek lazım.İşte bugün haramın ne kadar fena olduğunu bilmek lazım. Fe-in hüve amile bihî.

Fe-in hüve amile bihî.
Eğer öğrendiği meseleyle amel ediyorsa,Eğer öğrendiği meseleyle amel ediyorsa, amel ediyorsa.amel ediyorsa. Ve allemehü. Onun bir başkasına da öğretiyorsa.Ve allemehü. Onun bir başkasına da öğretiyorsa. Kâne lehü sevâbühü ve sevâbü men ya'melü bihî ilâ yevmi'l-kıyâmeh.Kâne lehü sevâbühü ve sevâbü men ya'melü bihî ilâ yevmi'l-kıyâmeh. Öğrenenlerle beraber kendisine kıyamete kadar deftere işler.Öğrenenlerle beraber kendisine kıyamete kadar deftere işler. İşler deftere.İşler deftere. Şu İskender Paşa'nın defteri işlediği gibi.Şu İskender Paşa'nın defteri işlediği gibi. Ama bir gün gelecek, yıkılacak burası.Ama bir gün gelecek, yıkılacak burası. Kıyamete kadar kalmaz bu.Kıyamete kadar kalmaz bu. Yıkılacak burası.Yıkılacak burası. Ama bu ilim gider, kıyamete kadar gider, sevâbı. Bakınız.Ama bu ilim gider, kıyamete kadar gider, sevâbı. Bakınız. Men tealleme'l-kur'âne fî şebîbetihî.

Men tealleme'l-kur'âne fî şebîbetihî.
Her kim, her kim Kur'an-ı Azimüşşan'ı gerekHer kim, her kim Kur'an-ı Azimüşşan'ı gerek lafzen okumasını, gerek manası itibarıyla okumasınılafzen okumasını, gerek manası itibarıyla okumasını gençlik yaşında yaparsa.gençlik yaşında yaparsa. İhtelata'l-kur'ânü bi-lahmihî ve demihî.İhtelata'l-kur'ânü bi-lahmihî ve demihî. Kur'an onun içine, dışına, her tarafına işler.Kur'an onun içine, dışına, her tarafına işler. Nasıl bak şimdi bizim hafız efendiler Allah'a emanet. Teyp olsa bozulur.Nasıl bak şimdi bizim hafız efendiler Allah'a emanet. Teyp olsa bozulur. Bir başlıyor. Selamün aleyküm diyor, bitiriyor.Bir başlıyor. Selamün aleyküm diyor, bitiriyor. Cüzünü bitiriyor. Hiç akıl durur yani, akıl durur.Cüzünü bitiriyor. Hiç akıl durur yani, akıl durur. Bu nerede saklanmış? Nerede muhafaza edilmiş?Bu nerede saklanmış? Nerede muhafaza edilmiş? Nasıl akıyor bu kelamlar böyle?Nasıl akıyor bu kelamlar böyle? Hani bir sayfa, iki sayfa değil ki, yirmi sayfaya birden, akıtıp gidiyor böyle.Hani bir sayfa, iki sayfa değil ki, yirmi sayfaya birden, akıtıp gidiyor böyle. Neden? Gençliğinde bellemiş güzelce, muhafaza da etmiş, akıtıp gidiyor.Neden? Gençliğinde bellemiş güzelce, muhafaza da etmiş, akıtıp gidiyor. Elbette hayran oluruz ona.Elbette hayran oluruz ona. Bundan dolayı onun içine işliyor artık. Bunu durduramazsın. Bu gider öyle.Bundan dolayı onun içine işliyor artık. Bunu durduramazsın. Bu gider öyle. Ve men teallemehü fî kiberihî.

Ve men teallemehü fî kiberihî.
Fakat yaşlandıktan sonra, kırktan sonra mesela, özenmiş, o da çalışıyor,Fakat yaşlandıktan sonra, kırktan sonra mesela, özenmiş, o da çalışıyor, ben de olayım diyerekten.ben de olayım diyerekten. Fe hüve yetefelletü minhü, ve hüve yeûdü fîhi.Fe hüve yetefelletü minhü, ve hüve yeûdü fîhi. Hem unutur, tekrar başlar. Unutur, tekrar başlar.Hem unutur, tekrar başlar. Unutur, tekrar başlar. Bunun küçük gençlikteki gibi olmaz.Bunun küçük gençlikteki gibi olmaz. Fakat,Fakat, fe-lehü ecruhü merrateyn.fe-lehü ecruhü merrateyn. Bu su gibi okuyanın iki misli ecir alır.Bu su gibi okuyanın iki misli ecir alır. Niçin? O küçüklükteyken o devlet ona nail oldu.Niçin? O küçüklükteyken o devlet ona nail oldu. Fakat böyle yaşlandıktan sonra gayret edip de çalışıp da ele geçirmek,Fakat böyle yaşlandıktan sonra gayret edip de çalışıp da ele geçirmek, sonra yine unutuyor, tekrar çalışıyor.sonra yine unutuyor, tekrar çalışıyor. Onun için ecri iki kat oluyor. Onun bir kat, bunun iki kat oluyor.Onun için ecri iki kat oluyor. Onun bir kat, bunun iki kat oluyor. Revâhü Buhârî, Hâkim, Nesâî, Ebû Nuaym,

Revâhü Buhârî, Hâkim, Nesâî, Ebû Nuaym,
Beyhâkî, İbn Neccâr, an Ebî Hüreyre ve an Hazreti Ali Efendimiz’den.Beyhâkî, İbn Neccâr, an Ebî Hüreyre ve an Hazreti Ali Efendimiz’den. Men tealleme erba'îne hadîsen.

Men tealleme erba'îne hadîsen.
Her kim kırk tane hadîs bellerse.Her kim kırk tane hadîs bellerse. Onun için büyüklerimiz kırk hadîs diye, çok hadîsler yazılmıştır.Onun için büyüklerimiz kırk hadîs diye, çok hadîsler yazılmıştır. Kırk hadîs, kırk hadîs, kırk hadîs diye.Kırk hadîs, kırk hadîs, kırk hadîs diye. Tanıdıklarımızdan, bildiklerimizden, eskilerden çok böyle kırkar hadîs,Tanıdıklarımızdan, bildiklerimizden, eskilerden çok böyle kırkar hadîs, sırf bu nimete nail olabilmek için böyle hediyeler etmişlerdir.sırf bu nimete nail olabilmek için böyle hediyeler etmişlerdir. Bursalı İsmail Hakkı Hazretleri'nde kırk hadîsi vardır böyle, bu hususta pek güzeldi bunlardan.Bursalı İsmail Hakkı Hazretleri'nde kırk hadîsi vardır böyle, bu hususta pek güzeldi bunlardan. Niçin?

Niçin?
İbtiğâe vechillâh. Allah-u Teâlâ'nın rızasını kazanmak için yazıyor kırk hadîsi.

İbtiğâe vechillâh. Allah-u Teâlâ'nın rızasını kazanmak için yazıyor kırk hadîsi.
Herkes okusun, öğrensin dinini diyerekten.Herkes okusun, öğrensin dinini diyerekten. Li-yüallime bihî ümmetî.Li-yüallime bihî ümmetî. Ümmetim öğrensin.Ümmetim öğrensin. Neyi?Neyi? Fi halâlihim ve harâmihim.

Fi halâlihim ve harâmihim.
Helal ve haramları öğrensin diye kırk tane hadîsi belliyor.Helal ve haramları öğrensin diye kırk tane hadîsi belliyor. Ve yazıyor, bırakıyor geriye.Ve yazıyor, bırakıyor geriye. Haşerahüllâhu yevme'l-kıyâmeti âlimen.Haşerahüllâhu yevme'l-kıyâmeti âlimen. Cenâb-ı Hak bunu kıyamet günden âlim olarak haşeredecek.Cenâb-ı Hak bunu kıyamet günden âlim olarak haşeredecek.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2