Namaz Vakitleri
İstanbul
20 Cemâziye'l-Evvel 1448
31 October 2026
İmsak
06:01
Güneş
07:27
Öğle
12:53
İkindi
15:42
Akşam
18:08
Yatsı
19:29
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerinePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerine uymak için hadîs-i şerîflerini bilmek lazım.uymak için hadîs-i şerîflerini bilmek lazım. Biz burada Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini üstadımızın üstadı

Biz burada Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini üstadımızın üstadı
Gümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Hazretleri’nin te'lif eylemiş olduğu Râmûzü'l-ehâdîs isimliGümüşhaneli Ahmed Ziyâeddîn Hazretleri’nin te'lif eylemiş olduğu Râmûzü'l-ehâdîs isimli hadis mecmuasından naklen size bir demet takdim edeceğiz.hadis mecmuasından naklen size bir demet takdim edeceğiz. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmadan önce evvelen Efendimiz Muhammed-i Mustafa Hazretleri için,

Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmadan önce evvelen Efendimiz Muhammed-i Mustafa Hazretleri için,
sonra onun cümle âlinin, ashâb, etbâına ve ahbâbının ruhları için, sair enbiyâsonra onun cümle âlinin, ashâb, etbâına ve ahbâbının ruhları için, sair enbiyâ ve mürselinin ve cümle evliyâların ruhları ile birlikte hasseten Ebû Bekr-i Sıddîkve mürselinin ve cümle evliyâların ruhları ile birlikte hasseten Ebû Bekr-i Sıddîk ve Aliyy-i Mürtezâ'dan müteselsilen bize kadar güzerân eylemiş olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizinve Aliyy-i Mürtezâ'dan müteselsilen bize kadar güzerân eylemiş olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ve hulefasının müridinin, muhibbinin ruhları için, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîflerive hulefasının müridinin, muhibbinin ruhları için, uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemeye gelen siz kardeşlerimizin ahirete intikal eylemiş olan bütün yakınlarının ve sevdiklerinin ruhları için,dinlemeye gelen siz kardeşlerimizin ahirete intikal eylemiş olan bütün yakınlarının ve sevdiklerinin ruhları için, biz yaşayan Müslümanların da Cenâb-ı Mevlâ'nın rızasına uygun ömür sürüpbiz yaşayan Müslümanların da Cenâb-ı Mevlâ'nın rızasına uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması için buyurun.huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmamıza vesile olması için buyurun. Ve hasseten bu eseri yazan Gümüşhanevî hocamızın ve onun talebelerinin, hocalarınınVe hasseten bu eseri yazan Gümüşhanevî hocamızın ve onun talebelerinin, hocalarının ruhları için, hocamız Muhammed Zahid-i Bursevî'nin ruhu için ve bu okuduğumuz ilimlerin,ruhları için, hocamız Muhammed Zahid-i Bursevî'nin ruhu için ve bu okuduğumuz ilimlerin, hadislerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerinhadislerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerin ve âlimlerin ruhları için de olmak üzere buyurun.ve âlimlerin ruhları için de olmak üzere buyurun. Bir Fâtiha, üç ihlâs-ı şerîf okuyalım, ruhlarına hediye eyleyelim.

Bir Fâtiha, üç ihlâs-ı şerîf okuyalım, ruhlarına hediye eyleyelim.
Ondan sonra hadîs-i şerîflerin izahına geçelim.Ondan sonra hadîs-i şerîflerin izahına geçelim. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
Mukaddime'de metnini okumuş olduğumuz ilk hadîs-i şerîf,

Mukaddime'de metnini okumuş olduğumuz ilk hadîs-i şerîf,
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan rivayet edilmiş olan sahih bir hadîs-i şerîf.Ebû Hüreyre radıyallahu anh'tan rivayet edilmiş olan sahih bir hadîs-i şerîf. Buhârî'de, Müslim'de, Tirmizî'de, Ebû Dâvud'da Nesâî’de zikredilmiş bir hadîs-i şerîftir.Buhârî'de, Müslim'de, Tirmizî'de, Ebû Dâvud'da Nesâî’de zikredilmiş bir hadîs-i şerîftir. Peygamber aleyhi’s-salâtü ve’s-selam hazretleri bu hadîs-i şerîflerinde bizi irşaden buyuruyorlar ki:Peygamber aleyhi’s-salâtü ve’s-selam hazretleri bu hadîs-i şerîflerinde bizi irşaden buyuruyorlar ki: İzâ mâte’l-insânü inkata’a amelühû.İzâ mâte’l-insânü inkata’a amelühû. İnsan öldüğü zaman ameli kesilir, kopar.İnsan öldüğü zaman ameli kesilir, kopar. İllâ min selâsin. Üç kişi müstesna.

İllâ min selâsin. Üç kişi müstesna.
Üçü müstesna, öteki insanların amelleri kesilir.Üçü müstesna, öteki insanların amelleri kesilir. Birincisi: Sadekatin câriyetin.

Birincisi: Sadekatin câriyetin.
Hayrı, bereketi, faydası devam eden bir sadaka.Hayrı, bereketi, faydası devam eden bir sadaka. İkincisi: Ev ilmin yüntefe’u bihî.

İkincisi: Ev ilmin yüntefe’u bihî.
Kendisinden istifade olunan bir ilim.Kendisinden istifade olunan bir ilim. Ev veledin sâlihin yed’û lehû.

Ev veledin sâlihin yed’û lehû.
Ölene dua eden salih bir evlat.Ölene dua eden salih bir evlat. Bu üç kişinin, bu üç şey dolayısıyla insanın amel defteri kapanmıyor.Bu üç kişinin, bu üç şey dolayısıyla insanın amel defteri kapanmıyor. Muhterem Kardeşlerim!

Muhterem Kardeşlerim!
Çok açık hakikatler vardır ki biz onlara dikkat etmeyiz.

Çok açık hakikatler vardır ki biz onlara dikkat etmeyiz.
Bu hayatın böyle sabahı, akşamı, gündüz hâdiseleri,Bu hayatın böyle sabahı, akşamı, gündüz hâdiseleri, o hâdiselerin heyecanı içinde dikkat etmediğimiz bazı hakikatler var.o hâdiselerin heyecanı içinde dikkat etmediğimiz bazı hakikatler var. O hakikatlerden en önemlisi hiçbir zaman hatırımızdan çıkartmamamız gereken hakikat,O hakikatlerden en önemlisi hiçbir zaman hatırımızdan çıkartmamamız gereken hakikat, bu hayatın çok büyük bir nimet olduğudur.bu hayatın çok büyük bir nimet olduğudur. Şu yaşıyoruz ya, bu hayatımız, yaşamımız çok büyük

Şu yaşıyoruz ya, bu hayatımız, yaşamımız çok büyük
bir nimet ve çok büyük bir sermaye, çok büyük bir fırsattır, çok kıymetli bir cevherdir.bir nimet ve çok büyük bir sermaye, çok büyük bir fırsattır, çok kıymetli bir cevherdir. Biz bunu bir mücevher gibi düşünmeliyiz.Biz bunu bir mücevher gibi düşünmeliyiz. Bu fırsat elden kaçtığı zaman çok diz dövecek insanlar.Bu fırsat elden kaçtığı zaman çok diz dövecek insanlar. Çok saç baş yolacaklar.Çok saç baş yolacaklar. Eski devirde, meşayıhtan bir zat-ı muhterem yolda giderkenEski devirde, meşayıhtan bir zat-ı muhterem yolda giderken bir buzcuya yaklaşmışlar, sıcak memleket buz satıyor adam.bir buzcuya yaklaşmışlar, sıcak memleket buz satıyor adam. Şöyle bağırıyordu; İrahmî men yenûbü ra’sü mâlihî yâ müslimûn.

Şöyle bağırıyordu; İrahmî men yenûbü ra’sü mâlihî yâ müslimûn.
Ey Müslümanlar!

Ey Müslümanlar!
Sermayesi eriyip giden şu adama acıyın.

Sermayesi eriyip giden şu adama acıyın.
Acıyın da buzu alın.Acıyın da buzu alın. Böyle bağırarak şey yapıyormuş, şaka yollu.Böyle bağırarak şey yapıyormuş, şaka yollu. Sermayesi eriyen şu adama acıyın ey Müslümanlar diye buzu öyle bağıra bağıra satıyor.Sermayesi eriyen şu adama acıyın ey Müslümanlar diye buzu öyle bağıra bağıra satıyor. O şeyh efendi bunu duyunca şöyle bir düşünmüş ki,

O şeyh efendi bunu duyunca şöyle bir düşünmüş ki,
bir feryat etmiş hemen yığılmış kalmış yere.bir feryat etmiş hemen yığılmış kalmış yere. Hemen buzcudan buz almışlar, sokaklarda ovmuşlar, yüzüne su serpmişler.Hemen buzcudan buz almışlar, sokaklarda ovmuşlar, yüzüne su serpmişler. Biraz sonra kendine gelmiş, size ne oldu? Güneş mi çarptı?Biraz sonra kendine gelmiş, size ne oldu? Güneş mi çarptı? Niye böyle sıhhatle, afiyetle gidip dururken birden feryat ettiniz, yere yığıldınız?Niye böyle sıhhatle, afiyetle gidip dururken birden feryat ettiniz, yere yığıldınız? Demiş ki: Duymadınız mı buzcunun dediğini? Duyduk. Latife yapıyor.

Demiş ki: Duymadınız mı buzcunun dediğini? Duyduk. Latife yapıyor.
Sermayesi eriyip duran insana acıyın, şu buzları çabuk alın daSermayesi eriyip duran insana acıyın, şu buzları çabuk alın da ben kâr edeyim ziyan etmeyeyim diye böyle bağırıyor.ben kâr edeyim ziyan etmeyeyim diye böyle bağırıyor. Demiş ki: Ey gafiller! Sermayesi eriyen sadece buzcu mu?

Demiş ki: Ey gafiller! Sermayesi eriyen sadece buzcu mu?
Bizim ömür sermayemiz de öyle eriyor işte.

Bizim ömür sermayemiz de öyle eriyor işte.
Güneşin altında, sıcak bir günde, buz gibi bizim ömür sermayemiz eriyip gidiyor.Güneşin altında, sıcak bir günde, buz gibi bizim ömür sermayemiz eriyip gidiyor. Saatler, günler, geceler, aylar, yıllar bu sermayeyi eritip gidiyor.Saatler, günler, geceler, aylar, yıllar bu sermayeyi eritip gidiyor. Çok büyük bir fırsat.Çok büyük bir fırsat. İnsan ahireti bu dünyadan kazanıyor.İnsan ahireti bu dünyadan kazanıyor. Onun için; ed-dünyâ mezra‘atü’l-âhira demişler.

Onun için; ed-dünyâ mezra‘atü’l-âhira demişler.
Dünya ahiretin tarlasıdır.Dünya ahiretin tarlasıdır. Burada insan ne ekerse mahsulünü ahirette görecek.Burada insan ne ekerse mahsulünü ahirette görecek. Onun için bu sermayeye çok kıymet vermemiz lazım.Onun için bu sermayeye çok kıymet vermemiz lazım. Bütün başka dünya edebiyatı literatüründe de onlarda da bu böyle bildiriliyor.Bütün başka dünya edebiyatı literatüründe de onlarda da bu böyle bildiriliyor. Mesela Almanlarda bir atasözü var.Mesela Almanlarda bir atasözü var. Zeit ist Geld. Vakit, nakittir diyoruz ya biz de.

Zeit ist Geld. Vakit, nakittir diyoruz ya biz de.
Yani zaman bir sermayedir, para gibidir, kıymetlidir diye söylüyorlar.Yani zaman bir sermayedir, para gibidir, kıymetlidir diye söylüyorlar. Ama biz de bunu biliriz. Hatta söyleriz.Ama biz de bunu biliriz. Hatta söyleriz. İstediğimiz kadar söyleriz.İstediğimiz kadar söyleriz. Fakat günlerimizi, saatlerimizi iyi değerlendirmeyiz. Boş geçiririz.Fakat günlerimizi, saatlerimizi iyi değerlendirmeyiz. Boş geçiririz. Halbuki ömrümüzün her dakikasının, her gününün, gecesinin, saatinin kıymeti vardır.

Halbuki ömrümüzün her dakikasının, her gününün, gecesinin, saatinin kıymeti vardır.
Giden vakit bir daha geri gelmez.Giden vakit bir daha geri gelmez. Onun için şu vakitlerin kıymetini bileceğiz.Onun için şu vakitlerin kıymetini bileceğiz. Bunun için bir zihniyeti daha kafamıza iyice âşikâren yerleşsinBunun için bir zihniyeti daha kafamıza iyice âşikâren yerleşsin diye bir kere daha söyleyeyim âşikâr olarak.diye bir kere daha söyleyeyim âşikâr olarak. Mazi geçti. Kimimiz 40 yıl yaşadık, kimimiz 60 yıl.

Mazi geçti. Kimimiz 40 yıl yaşadık, kimimiz 60 yıl.
O mazide yapacağımız bir şey yok.O mazide yapacağımız bir şey yok. O günler geçti gitti.O günler geçti gitti. Ancak günah işlemişsek, (tevbeyi) tavsiye ederiz ki:Ancak günah işlemişsek, (tevbeyi) tavsiye ederiz ki: Yâ Rabbi! Çok günah işledim, suçum çok, beni affeyle diye.

Yâ Rabbi! Çok günah işledim, suçum çok, beni affeyle diye.
O günahları affettirmek için şimdi çok hayra koşarız.O günahları affettirmek için şimdi çok hayra koşarız. Mazi geçti, bir şey yok elimizde.Mazi geçti, bir şey yok elimizde. Gelecek, istikbal…Gelecek, istikbal… O da belli değil.O da belli değil. Ölümümüz ne zaman olacağını bilmediğimiz için ne zaman ahirete göçeceğimizi bilemiyoruz.Ölümümüz ne zaman olacağını bilmediğimiz için ne zaman ahirete göçeceğimizi bilemiyoruz. Belki yarın, belki bu gece, belki bir dakika sonra,Belki yarın, belki bu gece, belki bir dakika sonra, belki üç sene sonra, beş sene sonra.belki üç sene sonra, beş sene sonra. Ben kısa bir müddet buradan ayrıldım, döndüm geldim.Ben kısa bir müddet buradan ayrıldım, döndüm geldim. Gençlerden, yaşlılardan birçok yakınımı ecel almış.Gençlerden, yaşlılardan birçok yakınımı ecel almış. Allah'ın takdiri.Allah'ın takdiri. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun.

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi raciun.
Burada benden yaşça küçük kimseler vardı.

Burada benden yaşça küçük kimseler vardı.
Allah rahmet eylesin.Allah rahmet eylesin. İstanbul’da bacanağımız vardı, eniştemiz vardı Allah rahmet eylesin.İstanbul’da bacanağımız vardı, eniştemiz vardı Allah rahmet eylesin. Derslerimize gelen ak sakallı ihvanımız, kardeşlerimiz, amcalarımız vardı.

Derslerimize gelen ak sakallı ihvanımız, kardeşlerimiz, amcalarımız vardı.
Allah rahmet eylesin.Allah rahmet eylesin. Yani insanın ne zaman göçeceği belli olmuyor.

Yani insanın ne zaman göçeceği belli olmuyor.
İstikbal de belli değil.İstikbal de belli değil. Sizin elinde, senin elinde şu an var.

Sizin elinde, senin elinde şu an var.
İçinde bulunduğunuz an...İçinde bulunduğunuz an... Zihnimize bu terbiyeyi yerleştirirsek, şu içinde bulunduğum anıZihnimize bu terbiyeyi yerleştirirsek, şu içinde bulunduğum anı Allah Teâlâ Hazretleri’nin rızasına uygun geçiririz diye.Allah Teâlâ Hazretleri’nin rızasına uygun geçiririz diye. Çok kârlı iş ederiz.Çok kârlı iş ederiz. En kârlı işi yapmış oluruz.En kârlı işi yapmış oluruz. Tasavvufun da aslı bu, dinimizin de özü bu.Tasavvufun da aslı bu, dinimizin de özü bu. Yaşamın da temeli bu.Yaşamın da temeli bu. Ve icabı, gereği bu.Ve icabı, gereği bu. Ne gibi insan?

Ne gibi insan?
Aklını başına devşirir.

Aklını başına devşirir.
Ölümden önce ahirete hazırlanır.Ölümden önce ahirete hazırlanır. Aptal insan, ahmak insan da Allah ğafuru’r-rahim’dir, beni affedecek diye düşünür.Aptal insan, ahmak insan da Allah ğafuru’r-rahim’dir, beni affedecek diye düşünür. Akıllı insanlar tedbir alır.Akıllı insanlar tedbir alır. Şimdi insan öldü mü ne oluyor?Şimdi insan öldü mü ne oluyor? Biliyorsunuz insanın bu dünyada yapmış olduğu her şey tespit ediliyor kardeşlerim.

Biliyorsunuz insanın bu dünyada yapmış olduğu her şey tespit ediliyor kardeşlerim.
Bu tespit Kur'an-ı Kerîm'de bildirilmiş.Bu tespit Kur'an-ı Kerîm'de bildirilmiş. Kur'an-ı Kerîm'in ayetlerinde var.Kur'an-ı Kerîm'in ayetlerinde var. Nasıl yazılıyormuş?

Nasıl yazılıyormuş?
Hangi kalemle yazılıyormuş?

Hangi kalemle yazılıyormuş?
Nasıl deftere yazılıyormuş?

Nasıl deftere yazılıyormuş?
Bilmeyiz ama, video teypleri gördük, kaset bantları gördük, sinema şeritlerini gördük.

Bilmeyiz ama, video teypleri gördük, kaset bantları gördük, sinema şeritlerini gördük.
Demek ki insanlar bile eskiden olmuş şeyleri veyahut olmaktaDemek ki insanlar bile eskiden olmuş şeyleri veyahut olmakta olan hâdiseleri fotoğrafla, sinemayla, bantla, video ile tespit edebiliyorlar.olan hâdiseleri fotoğrafla, sinemayla, bantla, video ile tespit edebiliyorlar. Şu âciz nâçiz yaratık olan, hastalığına çare bulamayan, ölümüneŞu âciz nâçiz yaratık olan, hastalığına çare bulamayan, ölümüne çare bulamayan, şu âciz insanoğlu bile tespit edebiliyor daçare bulamayan, şu âciz insanoğlu bile tespit edebiliyor da şu kainatın sahibi, Allah Teâlâ Hazretleri aciz mi kalır?şu kainatın sahibi, Allah Teâlâ Hazretleri aciz mi kalır? İnnâ künnâ nestensihu mâ küntüm ta’melûn. (Câsiye Suresi 29. Ayet)

İnnâ künnâ nestensihu mâ küntüm ta’melûn. (Câsiye Suresi 29. Ayet)
Ne işlemişse hepsi;

Ne işlemişse hepsi;
Kirâmen kâtibîne. Ya’lemûne mâ tef’alûne. (İnfitâr Suresi 11-12. Ayet)

Kirâmen kâtibîne. Ya’lemûne mâ tef’alûne. (İnfitâr Suresi 11-12. Ayet)
Hepsi Allah'ın melekleri tarafından kaydediliyor.Hepsi Allah'ın melekleri tarafından kaydediliyor. Hiçbir şey zayi olmuyor.Hiçbir şey zayi olmuyor. Yâ veyletenâ mâ li hâzâ’l-kitâbi lâ yüğâdiru sağîraten velâ kebîraten illâ ahsâhâ. (Kehf Suresi 49. Ayet)

Yâ veyletenâ mâ li hâzâ’l-kitâbi lâ yüğâdiru sağîraten velâ kebîraten illâ ahsâhâ. (Kehf Suresi 49. Ayet)
Hep bunlar âyet-i kerîme.

Hep bunlar âyet-i kerîme.
Hepsi bu amellerimizin kaydedildiğini bildiriyor.Hepsi bu amellerimizin kaydedildiğini bildiriyor. İnsan öldüğü zaman bu iş bitecek.İnsan öldüğü zaman bu iş bitecek. Tamam öldü artık, mesuliyet bitti, mükellefiyeti sona erdi.Tamam öldü artık, mesuliyet bitti, mükellefiyeti sona erdi. Kazandıysa kazandı, kaybettiyse kaybetti diye kesecekler.Kazandıysa kazandı, kaybettiyse kaybetti diye kesecekler. Üç kişi, üç cins amel devam edecek.Üç kişi, üç cins amel devam edecek. Üç kişi demeyelim, üç cins amel devam edecek.Üç kişi demeyelim, üç cins amel devam edecek. Ne devam edecek?

Ne devam edecek?
Sadekatin câriyetin.

Sadekatin câriyetin.
Sanki hayır işlemişsin, o yaptığın hayır sendenSanki hayır işlemişsin, o yaptığın hayır senden sonraya kalmış ve istifade devam ediyor ondan.sonraya kalmış ve istifade devam ediyor ondan. Çeşme yaptırmışsın, ağaç dikmişsin, bina yapmışsın, yol yaptırmışsın,Çeşme yaptırmışsın, ağaç dikmişsin, bina yapmışsın, yol yaptırmışsın, köprü yaptırmışsın, han hamam yaptırmışsın, yurt yaptırmışsın, hastane yaptırmışsın…köprü yaptırmışsın, han hamam yaptırmışsın, yurt yaptırmışsın, hastane yaptırmışsın… Onun içinde insanlar oturuyorlar, kalkıyorlar, ağaçsa meyvesini yiyorlar,

Onun içinde insanlar oturuyorlar, kalkıyorlar, ağaçsa meyvesini yiyorlar,
gölgesinde oturuyorlar, yaprağından istifade ediyorlar, odunundan istifade ediyorlar.gölgesinde oturuyorlar, yaprağından istifade ediyorlar, odunundan istifade ediyorlar. Senin sebebinle.Senin sebebinle. Senin sayende istifade edildiği müddetçe senin defterin sen öldüğün halde devam edecek.Senin sayende istifade edildiği müddetçe senin defterin sen öldüğün halde devam edecek. Onun için sadaka-i cariye yapalım.Onun için sadaka-i cariye yapalım. Bak şuraya gelirken gördüm hoşuma gitti.

Bak şuraya gelirken gördüm hoşuma gitti.
...... İçimden geldi, her kardeşimiz buraya bir ağaç dikse;İçimden geldi, her kardeşimiz buraya bir ağaç dikse; işte meydan, koru yaparız burasını, yemyeşil olur burası.işte meydan, koru yaparız burasını, yemyeşil olur burası. Şu benim ağacım diye dikkat etse, yanında bir kova su alıp gelse sulasa...Şu benim ağacım diye dikkat etse, yanında bir kova su alıp gelse sulasa... Burası olur, köyü olur, başka yerler olur.Burası olur, köyü olur, başka yerler olur. Böyle sadaka-i cariye yapalım.Böyle sadaka-i cariye yapalım. Yani bizden sonra devam edecek hayır.Yani bizden sonra devam edecek hayır. Çünkü o bizim defterimize sevap getirecek boyuna.Çünkü o bizim defterimize sevap getirecek boyuna. İkincisi. Ev ilmin yüntefe’u bihî.

İkincisi. Ev ilmin yüntefe’u bihî.
Kendisinden faydalanılan, ilim bırakan kimsenin bu ilmi de ona boyuna sevap getirecek.Kendisinden faydalanılan, ilim bırakan kimsenin bu ilmi de ona boyuna sevap getirecek. Mesela ben şimdi kitap açmışım, okuyorum.

Mesela ben şimdi kitap açmışım, okuyorum.
Bu kitabı Gümüşhaneli Ahmet Ziyâeddin Efendi rahmetullahi aleyh yazmış.Bu kitabı Gümüşhaneli Ahmet Ziyâeddin Efendi rahmetullahi aleyh yazmış. Vefat etmiş hocamız.Vefat etmiş hocamız. Allah mekanını cennet eylesin, bizi şefaatine erdirsin.Allah mekanını cennet eylesin, bizi şefaatine erdirsin. Ee, ben onun kitabını okuyorum.

Ee, ben onun kitabını okuyorum.
Siz dinliyorsunuz.Siz dinliyorsunuz. Şimdi onun defterine boyuna sevap yazılır.Şimdi onun defterine boyuna sevap yazılır. Sonra bu hadis-i şerîfleri Peygamber Efendimiz'den nakleden ulemâ var,Sonra bu hadis-i şerîfleri Peygamber Efendimiz'den nakleden ulemâ var, o ravilerin, o âlimlerin, her birinin defterine boyuna sevap veriliyor.o ravilerin, o âlimlerin, her birinin defterine boyuna sevap veriliyor. Siz de bunu başkasına naklettiğiniz zaman, siz de mesela duydum kiSiz de bunu başkasına naklettiğiniz zaman, siz de mesela duydum ki Peygamber Efendimiz hadis-i şerîfinde şöyle buyurmuş diye bunu evladınıza, hanımınıza, dayızadenize, bacanağınızaPeygamber Efendimiz hadis-i şerîfinde şöyle buyurmuş diye bunu evladınıza, hanımınıza, dayızadenize, bacanağınıza naklettiğiniz zaman, o da ondan istifade ettiği müddetçe size de sevap verilecek.naklettiğiniz zaman, o da ondan istifade ettiği müddetçe size de sevap verilecek. İlim böyle yayılır.İlim böyle yayılır. Yani böyle yapacağız.Yani böyle yapacağız. İlmi yayacağız ve ilim ile amel edeceğiz.İlmi yayacağız ve ilim ile amel edeceğiz. O ilimle amel edildiği müddetçe ilmin sahibine Allah sevabı gönderir.O ilimle amel edildiği müddetçe ilmin sahibine Allah sevabı gönderir. Bunun çaresi nedir?

Bunun çaresi nedir?
Yani bu fırsattan istifade etmenin yolu nedir?

Yani bu fırsattan istifade etmenin yolu nedir?
İlim öğrenmek, kitap yazmak veya kitap yazdırmak.

İlim öğrenmek, kitap yazmak veya kitap yazdırmak.
Mesela Almanya'da kardeşlerim dediler ki:Mesela Almanya'da kardeşlerim dediler ki: Hocam biz parasını verelim şu Evrâd, Evrâd-ı şerîfeyi basın.

Hocam biz parasını verelim şu Evrâd, Evrâd-ı şerîfeyi basın.
Parası bizden olsun. Neden?Parası bizden olsun. Neden? O kimse sabahları herkes dua edecek, kendisine fayda gelecek diye.

O kimse sabahları herkes dua edecek, kendisine fayda gelecek diye.
Yani parasız, bedava halka dağıtalım, parası bizden çıksın dediler.Yani parasız, bedava halka dağıtalım, parası bizden çıksın dediler. Bu yolla da olur.Bu yolla da olur. İlim öğrenme suretiyle olur.İlim öğrenme suretiyle olur. Kitap yazmak suretiyle olur.Kitap yazmak suretiyle olur. Ben kendim okuyamadım, kaportacıyım, bakkalım, esnafım, tüccarım.

Ben kendim okuyamadım, kaportacıyım, bakkalım, esnafım, tüccarım.
Kendim okuyamadım derseniz mesela, tutarsınız bir yetim çocuğunu alırsınız.Kendim okuyamadım derseniz mesela, tutarsınız bir yetim çocuğunu alırsınız. Veyahut akrabanızdan birisini alırsınız.Veyahut akrabanızdan birisini alırsınız. Veyahut kendi çocuğunuza “Evladım sen para pul peşinde koşma, ben ömrümü buna zayi ettim.Veyahut kendi çocuğunuza “Evladım sen para pul peşinde koşma, ben ömrümü buna zayi ettim. Gel bakalım sen âlim ol” diye gönderirsiniz, o da ilim öğrenir.Gel bakalım sen âlim ol” diye gönderirsiniz, o da ilim öğrenir. Hoca olur. Cemaatin eline bakmaz.Hoca olur. Cemaatin eline bakmaz. Benim için paraya ihtiyacım yok.Benim için paraya ihtiyacım yok. Hem de dobra dobra söylerim; yoksulluk çekmez.Hem de dobra dobra söylerim; yoksulluk çekmez. Yani aldığı kıt kanaat maaşla, kiraya mı vereyim,

Yani aldığı kıt kanaat maaşla, kiraya mı vereyim,
şöyle mi yapayım, böyle mi yapayım demez.şöyle mi yapayım, böyle mi yapayım demez. Babası zengindir, altında arabası vardır,Babası zengindir, altında arabası vardır, hayr-u hasenât yapar da başkasına da faydası olur.hayr-u hasenât yapar da başkasına da faydası olur. Bir tanesi var benim bütün bu kitapları, beş cilttir bu eserim,Bir tanesi var benim bütün bu kitapları, beş cilttir bu eserim, bütün bu kitaplarını, öteki kitaplarını bedava bastırmış, dağıtmış.bütün bu kitaplarını, öteki kitaplarını bedava bastırmış, dağıtmış. Bakın, her yere kütüphaneler kurmuş, herkese dağıtmış.Bakın, her yere kütüphaneler kurmuş, herkese dağıtmış. Böyle yapmak da olabilir.Böyle yapmak da olabilir. Yani bir hayırlı kimse yetiştirirsiniz.

Yani bir hayırlı kimse yetiştirirsiniz.
O âlim olur, büyür, yetişir.O âlim olur, büyür, yetişir. Siz ahirete geçersiniz, mezara girersiniz, ama o âlim,Siz ahirete geçersiniz, mezara girersiniz, ama o âlim, o ilmi etrafa yaydıkça, talebe yetiştirdikçe, öğrettikçe size sevap veriyor.o ilmi etrafa yaydıkça, talebe yetiştirdikçe, öğrettikçe size sevap veriyor. Onun için ilmi böyle tutalım, hatırlayalım, kitap yazalım, yazdıralım, öğrenelim, öğretelim, yayalım.

Onun için ilmi böyle tutalım, hatırlayalım, kitap yazalım, yazdıralım, öğrenelim, öğretelim, yayalım.
Ve İslâm yayılsın. Kimse bilmiyor Müslümanlığı.Ve İslâm yayılsın. Kimse bilmiyor Müslümanlığı. Şu bilgin denilen adamlar var ya; tahsilli, mühendis, doktor,Şu bilgin denilen adamlar var ya; tahsilli, mühendis, doktor, hakim vs. meraklı olanları var, Allah razı olsun okuyanları var.hakim vs. meraklı olanları var, Allah razı olsun okuyanları var. Ekseriyet bilmiyor.Ekseriyet bilmiyor. İnsanların ekseriyeti yanlış yollarda koşturup duruyorlar.İnsanların ekseriyeti yanlış yollarda koşturup duruyorlar. Ondan sonra hakyoldan sapıyorlar.Ondan sonra hakyoldan sapıyorlar. Bizim tebliğ etmemiz lazım.

Bizim tebliğ etmemiz lazım.
Dünyanın her yerine tebliğ etmemiz lazım.Dünyanın her yerine tebliğ etmemiz lazım. Peygamber Efendimiz'in ashâb-ı kirâmı dağılmışlar dünyanın her bir tarafına İslâm'ı öğretmişler.Peygamber Efendimiz'in ashâb-ı kirâmı dağılmışlar dünyanın her bir tarafına İslâm'ı öğretmişler. Ebû Eyyub el Ensârî Hazretleri'nin İstanbul'da işi ne?Ebû Eyyub el Ensârî Hazretleri'nin İstanbul'da işi ne? Bizim Anadolumuzun her yerinde bir sahabe vardır.Bizim Anadolumuzun her yerinde bir sahabe vardır. Adapazarı'na gittik, filanca yerde sahabe mezarlığı.

Adapazarı'na gittik, filanca yerde sahabe mezarlığı.
İstanbul'a gittik 27-30 tane sahabenin ismi biliniyor, daha bilinmeyen neler var.İstanbul'a gittik 27-30 tane sahabenin ismi biliniyor, daha bilinmeyen neler var. Ahlat'a gittik, orada bir sahabeden bahsettiler kabrini ziyaret ettik.Ahlat'a gittik, orada bir sahabeden bahsettiler kabrini ziyaret ettik. Her taraf sahabe yatağı.Her taraf sahabe yatağı. Peki onların memleketi tâ Hicaz iken niye gelmişler buralara?

Peki onların memleketi tâ Hicaz iken niye gelmişler buralara?
Aylar, 3 ay süren mesafeye.

Aylar, 3 ay süren mesafeye.
Allah rızası için, İslâm'ı yaymak için. İslâm öyle yayılmış.Allah rızası için, İslâm'ı yaymak için. İslâm öyle yayılmış. Her zaman söylediğim bir şey var, cemaat içinde belki duymayan kardeşlerim vardır:Her zaman söylediğim bir şey var, cemaat içinde belki duymayan kardeşlerim vardır: Ukbe b. Nafi bütün Mısır'ı, Libya'yı, Tunus'u,Ukbe b. Nafi bütün Mısır'ı, Libya'yı, Tunus'u, Cezayir'i, Fas'ı geçmiş her tarafa İslâm'ı tebliğ etmiş.Cezayir'i, Fas'ı geçmiş her tarafa İslâm'ı tebliğ etmiş. İslâm'ın ahkâmı oralara yerleşmiş, gelmiş karşısına okyanus çıkmış.İslâm'ın ahkâmı oralara yerleşmiş, gelmiş karşısına okyanus çıkmış. Atlas okyanusu.Atlas okyanusu. Afrika ile Amerika arasında uçsuz bucaksız bir deniz.Afrika ile Amerika arasında uçsuz bucaksız bir deniz. Bizim tarif edemeyeceğimiz kadar, buradan anlayamayacağımız kadar büyük bir derya.Bizim tarif edemeyeceğimiz kadar, buradan anlayamayacağımız kadar büyük bir derya. Devesini sürmüş deryanın içine, devenin yürüyebildiği yereDevesini sürmüş deryanın içine, devenin yürüyebildiği yere kadar yürümüş suyun içinde, daha derine gidemeyecek.kadar yürümüş suyun içinde, daha derine gidemeyecek. Orada ellerini açmış, demiş ki;Orada ellerini açmış, demiş ki; Yâ Rabbi! Senin dinini yaymak için buraya kadar gayret ettim, geldim.

Yâ Rabbi! Senin dinini yaymak için buraya kadar gayret ettim, geldim.
Önüme bu uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı daha da öteye gidecektim.Önüme bu uçsuz bucaksız derya çıkmasaydı daha da öteye gidecektim. Beni affet. Benim hizmetteki kusuruma bakma.Beni affet. Benim hizmetteki kusuruma bakma. Ne insanlar var.Ne insanlar var. Tarık b. Ziyâd, Cebel-i Tarık diye boğazın adını bile ona vermişler.Tarık b. Ziyâd, Cebel-i Tarık diye boğazın adını bile ona vermişler. Onun adıyla isimlendirmişler izafeten.Onun adıyla isimlendirmişler izafeten. Cebel-i Tarık'tan geçince, İspanya'ya askerleri geçirmiş.Cebel-i Tarık'tan geçince, İspanya'ya askerleri geçirmiş. Hepimizin bildiği hadise.Hepimizin bildiği hadise. Tutuşturmuş gemilerin hepsini yakmış.Tutuşturmuş gemilerin hepsini yakmış. Ne yapıyorsun demişler!

Ne yapıyorsun demişler!
Demiş ki: Ey askerlerim!

Demiş ki: Ey askerlerim!
Artık gemiler işlemiyor.Artık gemiler işlemiyor. Önümüz düşman.Önümüz düşman. Nasıl çarpışırsanız öyle çarpışın.Nasıl çarpışırsanız öyle çarpışın. Koca İspanya'yı fethetmişler.Koca İspanya'yı fethetmişler. Dün akşam anlattılar.Dün akşam anlattılar. Suudi Arabistan'da İspanya Büyük Elçisi bir konferans vermiş, Riyad’da.Suudi Arabistan'da İspanya Büyük Elçisi bir konferans vermiş, Riyad’da. Öyle mükemmel bir konferans vermiş ki, dinleyen arkadaş hayran kaldım diyor.Öyle mükemmel bir konferans vermiş ki, dinleyen arkadaş hayran kaldım diyor. Ne kadar güzel bir konferans.Ne kadar güzel bir konferans. Müslümanların oraya gelmesini, orada yaptıkları hizmetleri, bıraktıkları medeniyet eserlerini çok güzel anlattı.Müslümanların oraya gelmesini, orada yaptıkları hizmetleri, bıraktıkları medeniyet eserlerini çok güzel anlattı. Tabi Suudi Arabistan'la ticareti var.Tabi Suudi Arabistan'la ticareti var. Onun için gerçekleri söylüyor.Onun için gerçekleri söylüyor. Belki de bilmiyoruz adam ne sebeple (anlatıyor bunları).Belki de bilmiyoruz adam ne sebeple (anlatıyor bunları). Ama hakikaten öyle söylemiş.Ama hakikaten öyle söylemiş. Ta Fransa'ya kadar gitmişler.Ta Fransa'ya kadar gitmişler. Orada asırlarca devlet kurmuşlar, yaşamışlar müslümanlar.Orada asırlarca devlet kurmuşlar, yaşamışlar müslümanlar. Ezanlar okumuşlar o diyarlarda.Ezanlar okumuşlar o diyarlarda. Hicaz neresi, koca Afrika neresi, Avrupa neresi, İspanya neresi!?

Hicaz neresi, koca Afrika neresi, Avrupa neresi, İspanya neresi!?
Biz bugün modern vasıtalarla yurt dışına çıkıp da Allah rızası için Allah'ın dinini yaymaya gittik mi?Biz bugün modern vasıtalarla yurt dışına çıkıp da Allah rızası için Allah'ın dinini yaymaya gittik mi? Uçaklarımız var, otobüsler var, otomobiller var, trenler var.Uçaklarımız var, otobüsler var, otomobiller var, trenler var. Çeşit çeşit kesene göre.Çeşit çeşit kesene göre. Ver otobüse üç bin, beş bin lira taa nereye kadar götürüyorlar.Ver otobüse üç bin, beş bin lira taa nereye kadar götürüyorlar. Hiç Allah rızası için Allah'ın dinini tebliğ ettik, tebliğ edebildik mi?

Hiç Allah rızası için Allah'ın dinini tebliğ ettik, tebliğ edebildik mi?
Adamlar develerin sırtında, sallana sallana o koca mesafeleri aşmışlar, Allah'ın dinini yaymışlar.

Adamlar develerin sırtında, sallana sallana o koca mesafeleri aşmışlar, Allah'ın dinini yaymışlar.
Allah cümlesinden razı olsun.Allah cümlesinden razı olsun. Çin'e kadar gitmişler.

Çin'e kadar gitmişler.
Fas'a kadar gitmişler, İspanya'ya kadar gitmişler, Afrika'nın da aşağılarındaFas'a kadar gitmişler, İspanya'ya kadar gitmişler, Afrika'nın da aşağılarında nereye kadar gidildiğini Allah'tan gayrı kimse bilmiyor şimdi.nereye kadar gidildiğini Allah'tan gayrı kimse bilmiyor şimdi. Ne kadar aşağılara kadar gidip vazifelerini yapmışlar.Ne kadar aşağılara kadar gidip vazifelerini yapmışlar. Onlar da vazifelerini yaptı.Onlar da vazifelerini yaptı. Bu vazife durmaz arkadaşlar.Bu vazife durmaz arkadaşlar. Bu vazife şimdi bizim omuzumuzda.Bu vazife şimdi bizim omuzumuzda. Siz kendinizi öyle laletayni, mesuliyetsiz insanlar saymayın.Siz kendinizi öyle laletayni, mesuliyetsiz insanlar saymayın. Hepiniz mesulsünüz.Hepiniz mesulsünüz. Nasıl o sahabe-i kiram kendisini mesul hissedip çalışmışlar,Nasıl o sahabe-i kiram kendisini mesul hissedip çalışmışlar, siz de mesulsünüz, ben de mesulsüm.siz de mesulsünüz, ben de mesulsüm. Ebû Eyyub el-Ensarî Hazretleri Medine'de oturuyormuş, Medine-i Münevvere'de.

Ebû Eyyub el-Ensarî Hazretleri Medine'de oturuyormuş, Medine-i Münevvere'de.
Okurken Kur'an-ı Kerîm'in âyetini, karşısına cihâd âyeti gelmiş.Okurken Kur'an-ı Kerîm'in âyetini, karşısına cihâd âyeti gelmiş. Allah'ın dinini yaymak için çalışmayı emreden ayet...Allah'ın dinini yaymak için çalışmayı emreden ayet... Demiş bana zırhımı getirin, tahtamı getirin, kılıcımı getirin, mızrağımı getirin.Demiş bana zırhımı getirin, tahtamı getirin, kılıcımı getirin, mızrağımı getirin. Dede demişler, sen ihtiyarladın değil mi?

Dede demişler, sen ihtiyarladın değil mi?
Artık sen otur, biz senin yerine gideriz, yapalım cihadı.Artık sen otur, biz senin yerine gideriz, yapalım cihadı. (Demiş ki:) Burada (bu ayette) ihtiyarları istisna ediyor mu?

(Demiş ki:) Burada (bu ayette) ihtiyarları istisna ediyor mu?
İhtiyarlar cihad etmeyecek diyor mu burada? Demiyor.

İhtiyarlar cihad etmeyecek diyor mu burada? Demiyor.
Kıbrıs’ta Peygamber Efendimiz’in halası var.

Kıbrıs’ta Peygamber Efendimiz’in halası var.
Gemiye binmiş.Gemiye binmiş. Gemiyle cihadın ecri iki misli fazla.Gemiyle cihadın ecri iki misli fazla. Gemiye binmiş, Kıbrıs'ı fethetmeye gelmişler. Ta o zamanlar geliyor.Gemiye binmiş, Kıbrıs'ı fethetmeye gelmişler. Ta o zamanlar geliyor. Türbesi var orada. Hala Hatun.Türbesi var orada. Hala Hatun. Ebû Eyyub Ensârî hazretleri gelmiş İstanbul'da.Ebû Eyyub Ensârî hazretleri gelmiş İstanbul'da. Orada hastalanmış, ihtiyar tabi, o kadar yol çekilir mi?Orada hastalanmış, ihtiyar tabi, o kadar yol çekilir mi? Kolay mı?

Kolay mı?
Bir sıhhatli insan, yorgunluktan hali kalmıyor.

Bir sıhhatli insan, yorgunluktan hali kalmıyor.
O mübarek hastalanmış. Demiş ki:O mübarek hastalanmış. Demiş ki: Ben vefat ettikten sonra bana bir iyilik yapın.

Ben vefat ettikten sonra bana bir iyilik yapın.
Düşmana bir hücum edin.Düşmana bir hücum edin. Surlara ne kadar yaklaşabilirseniz o kadar yaklaşın, beni o kadar yakına gömün.Surlara ne kadar yaklaşabilirseniz o kadar yaklaşın, beni o kadar yakına gömün. Bana bir Arap profesörü anlattı, ben onu gezdirdim.Bana bir Arap profesörü anlattı, ben onu gezdirdim. Suudi Arabistan'dan gelmiş.Suudi Arabistan'dan gelmiş. Gezdirdim,Gezdirdim, “Bura Eyyub el Ensari hazretlerinin kabrinin olduğu camidir” falan diye.

“Bura Eyyub el Ensari hazretlerinin kabrinin olduğu camidir” falan diye.
“Biliyor musunuz?” dedi; “Bu hayatta iken de mücahitti, vefatından sonra da mücahitti.”“Biliyor musunuz?” dedi; “Bu hayatta iken de mücahitti, vefatından sonra da mücahitti.” Nasıl dedim vefatından sonra mücahid oluyor?

Nasıl dedim vefatından sonra mücahid oluyor?
Böyle vasiyet etmiş dedi, kitapta okudum.

Böyle vasiyet etmiş dedi, kitapta okudum.
Ben öldükten sonra benim tabutumu alın, saldırın düşmana.Ben öldükten sonra benim tabutumu alın, saldırın düşmana. Varabildiğiniz kadar ileriye varın, sur yakınına, orada gömün beni.Varabildiğiniz kadar ileriye varın, sur yakınına, orada gömün beni. Böyle yapmışlar.Böyle yapmışlar. Vefatından sonra bir hücum düşmanlar çarpışırken oraya defnetmişler.Vefatından sonra bir hücum düşmanlar çarpışırken oraya defnetmişler. ...... Düşmana en yakın mesafede.Düşmana en yakın mesafede. Şu cihad şuuruna bak.Şu cihad şuuruna bak. Bu şuur karşısında kim durabilir?Bu şuur karşısında kim durabilir? Sen İslâm'ı yaymak istersen diyar diyar yayarsın.

Sen İslâm'ı yaymak istersen diyar diyar yayarsın.
Pakistan'dan bir grup arkadaş var, kardeş var.Pakistan'dan bir grup arkadaş var, kardeş var. ...... Kimisi Amerika'ya gidiyor. Kimisi Japonya'ya gidiyor.Kimisi Amerika'ya gidiyor. Kimisi Japonya'ya gidiyor. Kimisi Afrika'ya gidiyor.Kimisi Afrika'ya gidiyor. Evvelince sen Afrika'ya gittin mi? Gitmedin.

Evvelince sen Afrika'ya gittin mi? Gitmedin.
Kim Müslümanlığı öğretti onlara?

Kim Müslümanlığı öğretti onlara?
Pakistanlı kardeşlerimiz.Pakistanlı kardeşlerimiz. Oralara gittiler ticaret diye, şu diye bu diye. Güzel huylulukla İslâm'ı tebliğ ettiler. Oralara gittiler, Müslüman oldu.Oralara gittiler ticaret diye, şu diye bu diye. Güzel huylulukla İslâm'ı tebliğ ettiler. Oralara gittiler, Müslüman oldu. Aa, Afrika da Müslümanmış. Allah Allah.

Aa, Afrika da Müslümanmış. Allah Allah.
Endonezya da Müslümanmış. ... devleti kurulmuş şimdi.Endonezya da Müslümanmış. ... devleti kurulmuş şimdi. Tamamen Müslümanlardan müteşekkil diye.Tamamen Müslümanlardan müteşekkil diye. Gazetelerde okuyoruz. Haberimiz yok.Gazetelerde okuyoruz. Haberimiz yok. Çalışmışlar, Allah'ın çalışan kulları var.Çalışmışlar, Allah'ın çalışan kulları var. Allah Teâlâ hazretlerinin yoluna insanları çağırmaktan daha güzel bir meslek yoktur arkadaşlar.

Allah Teâlâ hazretlerinin yoluna insanları çağırmaktan daha güzel bir meslek yoktur arkadaşlar.
Mesleklerin, faaliyetlerin, işlerin en güzeli Allah'ın dinini öğretmek, insanları hak yola çağırmaktır.Mesleklerin, faaliyetlerin, işlerin en güzeli Allah'ın dinini öğretmek, insanları hak yola çağırmaktır. Onun için, ev ilmin yüntefe’u bihî,

Onun için, ev ilmin yüntefe’u bihî,
Böyle yaparsanız siz ölürsünüz, defterinizde melekler sevabı yazar dururlar.Böyle yaparsanız siz ölürsünüz, defterinizde melekler sevabı yazar dururlar. Bundan faydalanalım.Bundan faydalanalım. Hepimizin boynuna Allah'ın dinine hizmet bir vazife olarak yüklendi.Hepimizin boynuna Allah'ın dinine hizmet bir vazife olarak yüklendi. Karınca kararınca neye gücün yetiyorsa yap. Yapalım…Karınca kararınca neye gücün yetiyorsa yap. Yapalım… Üçüncüsü. Ev veledin sâlihin yed’û lehû. Veyahut adam arkasında kendisine dua edecek salih bir evlat bırakmıştır.

Üçüncüsü. Ev veledin sâlihin yed’û lehû. Veyahut adam arkasında kendisine dua edecek salih bir evlat bırakmıştır.
O evlat namaz kıldıkça, dua ettikçe, Kur'an okudukça,O evlat namaz kıldıkça, dua ettikçe, Kur'an okudukça, hayrat-u hasenat yaptıkça, onu yetiştiren ananın-babanın ruhu şad oluyor.hayrat-u hasenat yaptıkça, onu yetiştiren ananın-babanın ruhu şad oluyor. O anne, o babaya Allah Teâlâ Hazretleri böyle bir evlat yetiştirdin diye sevap ihsan ediyor.O anne, o babaya Allah Teâlâ Hazretleri böyle bir evlat yetiştirdin diye sevap ihsan ediyor. Onun defterine de yazılıp duruyor.Onun defterine de yazılıp duruyor. Allah Teâlâ Hazretleri çalışanların ecrini boş bırakmaz.Allah Teâlâ Hazretleri çalışanların ecrini boş bırakmaz. Ücretsiz koymaz Allah Teâlâ Hazretleri.Ücretsiz koymaz Allah Teâlâ Hazretleri. Kendi yolunda bir kimse çalışsın da,Kendi yolunda bir kimse çalışsın da, sonra eli boş kalsın, mahrum kalsın. Olur mu?sonra eli boş kalsın, mahrum kalsın. Olur mu? Cömertler cömerdi, gayb hazinelerinin, dünyanın ahiretin sahibi

Cömertler cömerdi, gayb hazinelerinin, dünyanın ahiretin sahibi
Allah Teâlâ Hazretleri kulundan hiçbir şeyi boş bırakır mı?Allah Teâlâ Hazretleri kulundan hiçbir şeyi boş bırakır mı? Rahmetli anamız anlatırdı.

Rahmetli anamız anlatırdı.
Adamın birisi fakir, sabah çıkarmış iş ararmış kendisine.Adamın birisi fakir, sabah çıkarmış iş ararmış kendisine. O kapı, bu kapı; o zaman insanlar yok.O kapı, bu kapı; o zaman insanlar yok. Şimdi de bazen arıyor insan bulamıyor.Şimdi de bazen arıyor insan bulamıyor. İş bulamazmış.İş bulamazmış. Abdest alırmış girermiş camiye ibadet edermiş.Abdest alırmış girermiş camiye ibadet edermiş. İlk önce araştırıyor, yok iş.İlk önce araştırıyor, yok iş. Akşama kadar ibadet edermiş.Akşama kadar ibadet edermiş. Akşamları varır, ekmek...Akşamları varır, ekmek... İş bulamadım mı?

İş bulamadım mı?
Korkusundan yok.

Korkusundan yok.
Çalıştım bugün dermiş.Çalıştım bugün dermiş. Yani iş bulamadım, boş geldim, aylak gezdim demiyor.Yani iş bulamadım, boş geldim, aylak gezdim demiyor. Çalıştım. Ee, hani ekmek, nerede ekmek, çocuklar aç?

Çalıştım. Ee, hani ekmek, nerede ekmek, çocuklar aç?
Bugün ücretimi vermedi.

Bugün ücretimi vermedi.
Patron bugün ücretimi vermedi.Patron bugün ücretimi vermedi. Herhalde önümüzdeki günlerde verecek dermiş.Herhalde önümüzdeki günlerde verecek dermiş. Ertesi gün yine çıkarmış.Ertesi gün yine çıkarmış. Yine birkaç yere başvururmuş, bakarmış, iş yok.Yine birkaç yere başvururmuş, bakarmış, iş yok. Yine abdest alır camiye girermiş.Yine abdest alır camiye girermiş. İbadet, Kur'an, namaz, tesbih…İbadet, Kur'an, namaz, tesbih… Ondan sonra akşam yine eve korka korka eve gelirmiş.Ondan sonra akşam yine eve korka korka eve gelirmiş. Hanım: Ee, hani ekmek?

Hanım: Ee, hani ekmek?
Çocuklar ağlıyor. Tencere boş. Hepimizin karnı aç. İş bulamadın mı?Çocuklar ağlıyor. Tencere boş. Hepimizin karnı aç. İş bulamadın mı? Çalıştım çalıştım ama yine bugün de vermedi ücretimi falan derken.Çalıştım çalıştım ama yine bugün de vermedi ücretimi falan derken. Üçüncü günü yine aramış, iş yok.Üçüncü günü yine aramış, iş yok. Yine gitmiş camide ibadet etmiş.Yine gitmiş camide ibadet etmiş. Akşam korka korka eve gelmiş.Akşam korka korka eve gelmiş. Kapıyı açmış.Kapıyı açmış. Hanım yine kim bilir nasıl bağıracak.Hanım yine kim bilir nasıl bağıracak. Dünkü açlıktan sonra falan diye.Dünkü açlıktan sonra falan diye. Ondan sonra bakmış ses seda yok.Ondan sonra bakmış ses seda yok. Evin içinde ekmek kokuyor.Evin içinde ekmek kokuyor. Yemek şunu bunu.Yemek şunu bunu. Sen çalıştığın adam bir hizmetçi ile göndermiş...Sen çalıştığın adam bir hizmetçi ile göndermiş... Senin patron, bir tabak altın göndermiş, ben de aldım her şeyi sen gelinceye kadar demiş.Senin patron, bir tabak altın göndermiş, ben de aldım her şeyi sen gelinceye kadar demiş. Ama cömert patronun varmış demiş.Ama cömert patronun varmış demiş. Bilmiyor onun ibadet ettiğini.Bilmiyor onun ibadet ettiğini. Allah mahrum bırakmaz.

Allah mahrum bırakmaz.
Biz onun yolunda çalışır, Ona kul olursak iki cihanda hayra ereriz.Biz onun yolunda çalışır, Ona kul olursak iki cihanda hayra ereriz. Evlatlarımızı iyi yetiştirelim.Evlatlarımızı iyi yetiştirelim. Ev veledin sâlihin yed’û lehû.

Ev veledin sâlihin yed’û lehû.
Evlat iyi oldu mu anne-babanın ruhu şad olur.Evlat iyi oldu mu anne-babanın ruhu şad olur. İnsanın yaptığı ameller pazartesi perşembe günleri dergah-ı izzete arz olunurmuş.İnsanın yaptığı ameller pazartesi perşembe günleri dergah-ı izzete arz olunurmuş. Hadîs-i şerîfte böyle buyuruluyor.Hadîs-i şerîfte böyle buyuruluyor. Yani sen ne namaz kıldın, oruç tuttun, ne tesbih çektiysen, ne hayırYani sen ne namaz kıldın, oruç tuttun, ne tesbih çektiysen, ne hayır şer işlediysen, iyi veya kötü, onlar pazartesi ve perşembe günüşer işlediysen, iyi veya kötü, onlar pazartesi ve perşembe günü AllahTeâlâ Hazretleri'nin dergahına, “Bak kulların böyle yaptı” diye arz olunur.AllahTeâlâ Hazretleri'nin dergahına, “Bak kulların böyle yaptı” diye arz olunur. Neden her şeyi bilen Allah Teâlâ Hazretleri'ne pazartesi perşembe arz olunuyor?Neden her şeyi bilen Allah Teâlâ Hazretleri'ne pazartesi perşembe arz olunuyor? Allah-u alem, pazartesinden perşembeye kadar kul kusur yaptıysa bu arada tevbe etsin diye.Allah-u alem, pazartesinden perşembeye kadar kul kusur yaptıysa bu arada tevbe etsin diye. Tevbe etmesi için bir ara.Tevbe etmesi için bir ara. Perşembe gününden pazartesiye kadar tevbe etsin diye.Perşembe gününden pazartesiye kadar tevbe etsin diye. Cuma günü de eskilere, dedelere, analara-babalara arz olunur.Cuma günü de eskilere, dedelere, analara-babalara arz olunur. Hatta Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Hatta Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: “Pazartesi, Perşembe böyle insanın ameli, dergâh-ı izzete arz olunduğu için o günlerde ben oruç tutayım.“Pazartesi, Perşembe böyle insanın ameli, dergâh-ı izzete arz olunduğu için o günlerde ben oruç tutayım. Amelim arz olunurken oruçlu olmayı severim” diyor.Amelim arz olunurken oruçlu olmayı severim” diyor. Pazartesi, Perşembe oruç tutmanın sebebini böyle anlatıyor Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.Pazartesi, Perşembe oruç tutmanın sebebini böyle anlatıyor Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Cuma günü de ana babaları arıyorlar.Cuma günü de ana babaları arıyorlar. Bak senin evlat, senin torun şunu yaptı, bunu yaptı diye.Bak senin evlat, senin torun şunu yaptı, bunu yaptı diye. O torunların evlatları neyse, yaptığında iyi şeylerden dolayı sevinçleri ve nurları artarmış.O torunların evlatları neyse, yaptığında iyi şeylerden dolayı sevinçleri ve nurları artarmış. Nurlanırlarmış, daha böyle pırıl pırıl ışıklanırlarmış, nurlanırlarmış, sevinirlermiş.Nurlanırlarmış, daha böyle pırıl pırıl ışıklanırlarmış, nurlanırlarmış, sevinirlermiş. Yaptıkları kötülüklerden dolayı da boyunları bükülür, üzülürlermiş.Yaptıkları kötülüklerden dolayı da boyunları bükülür, üzülürlermiş. Onun için Peygamber Efendimiz'in bu hadîs-i şerîfin sonunda buyuruyor ki:

Onun için Peygamber Efendimiz'in bu hadîs-i şerîfin sonunda buyuruyor ki:
Fe’tteku’llâhe, lâ tü’zû emvâteküm.

Fe’tteku’llâhe, lâ tü’zû emvâteküm.
Allah'tan korkun, ölülerinizi ezalandırmayın.

Allah'tan korkun, ölülerinizi ezalandırmayın.
Günah işlediğim zaman geçmişlerimin de kemikleri sızlıyor.Günah işlediğim zaman geçmişlerimin de kemikleri sızlıyor. Ben günah işleyince, “Tüh bizim evlat yine şaşırdı.Ben günah işleyince, “Tüh bizim evlat yine şaşırdı. Yine berbat etti ortalığı” diye orada onun kemikleri sızlıyor.Yine berbat etti ortalığı” diye orada onun kemikleri sızlıyor. Anan baban öldüğü zaman, ona iyi evlatlık yapamadım diye üzülüyorsan, salih bir insan ol.Anan baban öldüğü zaman, ona iyi evlatlık yapamadım diye üzülüyorsan, salih bir insan ol. Kendi iyi insan ol, dua et ona.Kendi iyi insan ol, dua et ona. Onun namına hayır hasenat yap, ona faydası olsun.Onun namına hayır hasenat yap, ona faydası olsun. Birisi geldi Peygamber Efendimiz'e sordu. Yâ Resûlallah! Benim anam öldü.Birisi geldi Peygamber Efendimiz'e sordu. Yâ Resûlallah! Benim anam öldü. Bir şey de vasiyet etmedi.Bir şey de vasiyet etmedi. Ben onun namına bir hayır yapsam ona sevabı gider mi?Ben onun namına bir hayır yapsam ona sevabı gider mi? “Gider” dedi.

“Gider” dedi.
Gitti o da annesinin namına bir yerde çeşme yaptırdı.Gitti o da annesinin namına bir yerde çeşme yaptırdı. Üstüne de “Bu falancanın, Sa'd'ın annesinin çeşmesidir” diye yazdı.Üstüne de “Bu falancanın, Sa'd'ın annesinin çeşmesidir” diye yazdı. Sevabı annesine gitti Peygamber Efendimiz'in bildirdiğine göre.Sevabı annesine gitti Peygamber Efendimiz'in bildirdiğine göre. Onun için analarınıza, babalarınıza, para pul gönderilmez.Onun için analarınıza, babalarınıza, para pul gönderilmez. Gıda gönderilmez.Gıda gönderilmez. İşte böyle hayırlı evlat olursunuz, hayır işlersiniz gider.İşte böyle hayırlı evlat olursunuz, hayır işlersiniz gider. Bir daha özetleyelim.

Bir daha özetleyelim.
İnsanın defteri kapanıyor, kapanıyor ölünce; üç şey devam ediyor.İnsanın defteri kapanıyor, kapanıyor ölünce; üç şey devam ediyor. Bir, yapılmış olan hayırlar…

Bir, yapılmış olan hayırlar…
Ondan istifade edildiği müddetçe insana sevap kazandırmaya devam ediyor.Ondan istifade edildiği müddetçe insana sevap kazandırmaya devam ediyor. İki, faydalanılan ilim, bilgi.

İki, faydalanılan ilim, bilgi.
O ilim faydalanıldığı müddetçe ölen kimseye sevap yazılıyor.O ilim faydalanıldığı müddetçe ölen kimseye sevap yazılıyor. Üçüncüsü, salih bir evlat. O salih evlat salih işler yaptıkça,Üçüncüsü, salih bir evlat. O salih evlat salih işler yaptıkça, hayırlar hasenat işledikçe anası babası fayda görüyor.hayırlar hasenat işledikçe anası babası fayda görüyor. Ananızı babanızı, dedenizi severseniz onlara istifade ettirin, kendiniz de istifade edin.

Ananızı babanızı, dedenizi severseniz onlara istifade ettirin, kendiniz de istifade edin.
Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz.

Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh'dan rivayet edilmiş.Ebû Hüreyre radıyallahu anh'dan rivayet edilmiş. İzâ mâte’l-meyyitü tekûlü’l-melâiketü: Mâ kaddeme?

İzâ mâte’l-meyyitü tekûlü’l-melâiketü: Mâ kaddeme?
Ve tekûlü’n-nâsü: Mâ ehhara?Ve tekûlü’n-nâsü: Mâ ehhara? İnsan öldüğü zaman melekler cenazenin peşine takılıp giderler.

İnsan öldüğü zaman melekler cenazenin peşine takılıp giderler.
Her yerde Allah'ın melekleri var.Her yerde Allah'ın melekleri var. Bizim de içimizde 360 melek vazifeli, amellerimizi yazan melekler var.Bizim de içimizde 360 melek vazifeli, amellerimizi yazan melekler var. Bizi hıfz eden melekler var.Bizi hıfz eden melekler var. O melekler derler ki:O melekler derler ki: “Birbirlerine ne takdim etti?

“Birbirlerine ne takdim etti?
İleriye ne gönderdi bu ölen?”İleriye ne gönderdi bu ölen?” Bu cenaze hayattayken ahirette neler yaptı da gönderdi peşin?

Bu cenaze hayattayken ahirette neler yaptı da gönderdi peşin?
Evvelden ahirette ne gönderdi diye sorarlar ona?Evvelden ahirette ne gönderdi diye sorarlar ona? Onu araştırmaya çalışırlar dua etmek için.

Onu araştırmaya çalışırlar dua etmek için.
Ona hayır dua etmek için.Ona hayır dua etmek için. Ve insanlar da derler ki:Ve insanlar da derler ki: Geriye ne bıraktı?

Geriye ne bıraktı?
Melekler ileriye ne gönderdi derler.Melekler ileriye ne gönderdi derler. İnsanlar da geriye ne bıraktı?İnsanlar da geriye ne bıraktı? Bize mirastan ne var?Bize mirastan ne var? Acaba ne kadarı düşer?Acaba ne kadarı düşer? Ev mi gelir? Tarla mı gelir? Para mı gelir?Ev mi gelir? Tarla mı gelir? Para mı gelir? Hisse senedi mi gelir diye insanlar onu düşünür.Hisse senedi mi gelir diye insanlar onu düşünür. Melekler ötekisini düşünür.Melekler ötekisini düşünür. Kardeşlerim, bir insan çalışıyor, çabalıyor, fakire mal veriyor, zengin olabiliyor.

Kardeşlerim, bir insan çalışıyor, çabalıyor, fakire mal veriyor, zengin olabiliyor.
Veyahut anadan babadan zengin geliyor, kendisi çalışıyor.Veyahut anadan babadan zengin geliyor, kendisi çalışıyor. Çeşitli şeyler oluyor.Çeşitli şeyler oluyor. İnsan bu parayı neden kazanıyor?İnsan bu parayı neden kazanıyor? Bir, kimseye muhtaç olmayayım diye kazanıyor.

Bir, kimseye muhtaç olmayayım diye kazanıyor.
El açmak doğru değil, dilencilik doğru değil.El açmak doğru değil, dilencilik doğru değil. Peygamber Efendimiz dilenene, demiş ki:

Peygamber Efendimiz dilenene, demiş ki:
Bir ip al, git dağdan odun topla, sat; onunla geçin, bu daha iyi.

Bir ip al, git dağdan odun topla, sat; onunla geçin, bu daha iyi.
Dilenmek yok.Dilenmek yok. Kimsenin sırtından geçinmek iyi bir şey değil.Kimsenin sırtından geçinmek iyi bir şey değil. Bedavadan yaşamak hoş değil.Bedavadan yaşamak hoş değil. Hazreti Ömer zamanında bir kısım insan yol kenarında oturuyorlar.Hazreti Ömer zamanında bir kısım insan yol kenarında oturuyorlar. O, mübarek celalli, dönmüş halife. Demiş ki:O, mübarek celalli, dönmüş halife. Demiş ki: Siz burada ne oturuyorsunuz?

Siz burada ne oturuyorsunuz?
Niye oturuyorsunuz burada? Biraz sert.Niye oturuyorsunuz burada? Biraz sert. Demişler ki: Biz mütevekkil insanlarız. Allah’a tevekkül ediyoruz.Demişler ki: Biz mütevekkil insanlarız. Allah’a tevekkül ediyoruz. Allah bizim rızkımızı gönderir.Allah bizim rızkımızı gönderir. Bir azarlamış onları.

Bir azarlamış onları.
Siz mütevekkil değil, müteekkilsiniz dermiş.Siz mütevekkil değil, müteekkilsiniz dermiş. Yani tevekkül ehli değil, yiyicisiniz demiş.Yani tevekkül ehli değil, yiyicisiniz demiş. Mütevekkil insan o kimsedir ki, tarlayı sürer,

Mütevekkil insan o kimsedir ki, tarlayı sürer,
tohumu atar, her türlü gayreti gösterir.tohumu atar, her türlü gayreti gösterir. Ondan sonra Allah'a tevekkül eder.Ondan sonra Allah'a tevekkül eder. Yâ Rabbi! Ben esbâba tevessül eyledim.

Yâ Rabbi! Ben esbâba tevessül eyledim.
Sen bana bol rızık ver, mahsulüm bol olsun.Sen bana bol rızık ver, mahsulüm bol olsun. ...... Hazreti Ömer bilir mi bilmez mi?

Hazreti Ömer bilir mi bilmez mi?
Peygamber Efendimizin has arkadaşı.Peygamber Efendimizin has arkadaşı. Aynı kabirde yoldaşı.Aynı kabirde yoldaşı. Kızlarını Peygamber Efendimiz'e vermiş.Kızlarını Peygamber Efendimiz'e vermiş. Kayınpeder durumuna gelmiş.Kayınpeder durumuna gelmiş. O kadar yakını.O kadar yakını. İkinci halife Hazreti Ömer.İkinci halife Hazreti Ömer. O bilmeyecek de kim bilecek.O bilmeyecek de kim bilecek. O halde çalışacağız.O halde çalışacağız. O halde kimsenin sırtından geçinmeyeceğiz, kazanacağız.O halde kimsenin sırtından geçinmeyeceğiz, kazanacağız. Kimseye yük olmayacağız, tamam. Sonra?Kimseye yük olmayacağız, tamam. Sonra? Bu kazandığımızla ahireti kazanacağız.

Bu kazandığımızla ahireti kazanacağız.
...... Hayır yapacağız, hasenat yapacağız.Hayır yapacağız, hasenat yapacağız. Sadaka-i câriye yapacağız; kitap alacağız, dağıtacağız, cihada para vereceğiz.Sadaka-i câriye yapacağız; kitap alacağız, dağıtacağız, cihada para vereceğiz. Allah yolunda para vereceğiz, haccımızı yapacağız.Allah yolunda para vereceğiz, haccımızı yapacağız. İnsan bir hac ettiği zaman bir adımınaİnsan bir hac ettiği zaman bir adımına 700 Mekke hasenesi verilir diye okumuştuk ya geçen gün.700 Mekke hasenesi verilir diye okumuştuk ya geçen gün. Bir adım attığı zaman 700 Mekke hasenesi veriliyor buyurmuş Peygamber Efendimiz.Bir adım attığı zaman 700 Mekke hasenesi veriliyor buyurmuş Peygamber Efendimiz. Demişler ki Mekke hasenesinin diğer hasenelerden farkı ne?

Demişler ki Mekke hasenesinin diğer hasenelerden farkı ne?
Nedir bu Mekke hasenesi?

Nedir bu Mekke hasenesi?
100.000 misli demiş, başka yerin hasenesinden.100.000 misli demiş, başka yerin hasenesinden. Şimdi siz burada bir hayır yaptığınız zaman bir hasene kazanıyoruz.

Şimdi siz burada bir hayır yaptığınız zaman bir hasene kazanıyoruz.
Mekke'nin 100.000 misli.Mekke'nin 100.000 misli. Burası mübarek belde olduğu sevabı fazla.Burası mübarek belde olduğu sevabı fazla. 700 ile 1000'i çarparsan 700.000 hasene yapıyor bir adımda.700 ile 1000'i çarparsan 700.000 hasene yapıyor bir adımda. Ee, insan bu haccı yapmaz mı?

Ee, insan bu haccı yapmaz mı?
Yapmaz mı insan bu haccı, umreyi yapmaz mı?

Yapmaz mı insan bu haccı, umreyi yapmaz mı?
Bu sevabı kazanmaz mı?

Bu sevabı kazanmaz mı?
Şimdi gitmeyelim, çocukları evlendirelim bakalım, daha genciz.

Şimdi gitmeyelim, çocukları evlendirelim bakalım, daha genciz.
Belki sigara içeriz daha.Belki sigara içeriz daha. Sigara içeceğiz diye haccı tehir ediyor, akıl mı bu?Sigara içeceğiz diye haccı tehir ediyor, akıl mı bu? Hem hacca git, hem sigarayı da bırak.

Hem hacca git, hem sigarayı da bırak.
Hac ettikten sonra sigara içmek doğru değilmiş, ben biraz daha tehir edeyim.Hac ettikten sonra sigara içmek doğru değilmiş, ben biraz daha tehir edeyim. Vay akıllı vay.Vay akıllı vay. Hayrı tehir edeceğine şerri bir an evvel bırak.

Hayrı tehir edeceğine şerri bir an evvel bırak.
Ve hayrı hasenatı yapacağız.Ve hayrı hasenatı yapacağız. Eğer hayrı hasenatı yapmazsan, sırf biriktirmeye, depo etmeye bakarsak,Eğer hayrı hasenatı yapmazsan, sırf biriktirmeye, depo etmeye bakarsak, her malın üzerinde Allah'ın farzları var biliyorsunuz.her malın üzerinde Allah'ın farzları var biliyorsunuz. Zekât var.Zekât var. Cihatlar var, daha başka şeyler var.Cihatlar var, daha başka şeyler var. Onların hesabı olur.Onların hesabı olur. Siz onları bırakıp gidersiniz mirasçılara.Siz onları bırakıp gidersiniz mirasçılara. Mirasçılar onlarla sefa sürer.Mirasçılar onlarla sefa sürer. Siz hesabını veremezsiniz. Terk edersiniz.Siz hesabını veremezsiniz. Terk edersiniz. Onun için bu kazandığınızdan bir miktarıyla da şöyle ahiretin sevaplarını kazanmak için gayret göstereceğiz.Onun için bu kazandığınızdan bir miktarıyla da şöyle ahiretin sevaplarını kazanmak için gayret göstereceğiz. Gayret gösterin. Biz de gösterelim.Gayret gösterin. Biz de gösterelim. Hepimiz gayretli olalım mali bakımdan da.Hepimiz gayretli olalım mali bakımdan da. Çünkü her şey parayla oluyor.

Çünkü her şey parayla oluyor.
Paramızı Allah yolunda sarf edelim.Paramızı Allah yolunda sarf edelim. Şimdi mesela paranız iyi olsa, çok olsa, bu camiyi genişletiriz, daha geniş yaparız,

Şimdi mesela paranız iyi olsa, çok olsa, bu camiyi genişletiriz, daha geniş yaparız,
...... mikrofon daha kaliteli mikrofon olur, söylediğimiz şeyi yaparız, hizmet ederiz mesela.mikrofon daha kaliteli mikrofon olur, söylediğimiz şeyi yaparız, hizmet ederiz mesela. Yani para çok oldu mu her türlü hayr ü hasenatı insan daha iyi yapar.Yani para çok oldu mu her türlü hayr ü hasenatı insan daha iyi yapar. Herkes parayı tuttu mu, camiler oluyor, halılar kirli oluyor...Herkes parayı tuttu mu, camiler oluyor, halılar kirli oluyor... Bir şeye üzülüyorum mesela ben.

Bir şeye üzülüyorum mesela ben.
Soba borusu, ortaya bir tane filan konservesi şeyi konmuş,Soba borusu, ortaya bir tane filan konservesi şeyi konmuş, oradan bağlıyor diye, yakışmamış.oradan bağlıyor diye, yakışmamış. Neden böyle oluyor? Kalorifer tesisinin boruları var ama... Neden?Neden böyle oluyor? Kalorifer tesisinin boruları var ama... Neden? Para az. Burası kaloriferli olsa, burada insan kış gününde Ankara da -20 derece soğuğunda

Para az. Burası kaloriferli olsa, burada insan kış gününde Ankara da -20 derece soğuğunda
cami sıcacık diye erken gelir, Kur'an öğrenir, faydası olur yani.cami sıcacık diye erken gelir, Kur'an öğrenir, faydası olur yani. Paraya kıyamıyoruz.

Paraya kıyamıyoruz.
Sonra pis pasaklı, müslümanlığa yakışmaz durumda devam ediyor işlerimiz.Sonra pis pasaklı, müslümanlığa yakışmaz durumda devam ediyor işlerimiz. Yollarımız çamurlu.Yollarımız çamurlu. Her tarafımız toz, toprak, çamur.Her tarafımız toz, toprak, çamur. Yani Allah yolunda sarf etmeye alışsak böyle olmaz.Yani Allah yolunda sarf etmeye alışsak böyle olmaz. İşte melekler ne önceden gönderdi diye sorarlar.İşte melekler ne önceden gönderdi diye sorarlar. İnsanın bu dünyada yaptığı hayırlar ahirete gönderdiğidir.İnsanın bu dünyada yaptığı hayırlar ahirete gönderdiğidir. İnsanlar geride ne bıraktı diye şey yaparlar.İnsanlar geride ne bıraktı diye şey yaparlar. Başlarlar mirasçılar....Başlarlar mirasçılar.... Onun için gözünüzü açın.Onun için gözünüzü açın. Ölmeden evvel ahirete hayırlar gönderin.Ölmeden evvel ahirete hayırlar gönderin. Hayr-u hasenat yapın.Hayr-u hasenat yapın. Ahiretinize sevaplar yaparak varmaya gayret edin.Ahiretinize sevaplar yaparak varmaya gayret edin. İzâ mâte ehadüküm urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.

İzâ mâte ehadüküm urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.
İn kâne min ehli’l-cenneti fe min ehli’l-cenneti, ve in kâne min ehli’n-nâri fe-min ehli’n-nâri .İn kâne min ehli’l-cenneti fe min ehli’l-cenneti, ve in kâne min ehli’n-nâri fe-min ehli’n-nâri . Yükâlü lehû: Hâzâ mek’adüke hattâ yeb’aseke’llâhü ileyhi yevme’l-kiyâmeti.Yükâlü lehû: Hâzâ mek’adüke hattâ yeb’aseke’llâhü ileyhi yevme’l-kiyâmeti. İbn Ömer radıyallahu anhüma’dan.

İbn Ömer radıyallahu anhüma’dan.
Sahih bir hadîs-i şerîf.Sahih bir hadîs-i şerîf. Buhârî de, Müslim de, Tirmizî de zikredilmiş.Buhârî de, Müslim de, Tirmizî de zikredilmiş. İnsan öldüğü zaman buyuruyor Peygamber Efendimiz.

İnsan öldüğü zaman buyuruyor Peygamber Efendimiz.
Sizden biriniz diyor.Sizden biriniz diyor. İzâ mâte ehadüküm.

İzâ mâte ehadüküm.
Sizden biriniz vefat ettiği, öldüğü zaman kabire girecektir.Sizden biriniz vefat ettiği, öldüğü zaman kabire girecektir. Urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.

Urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.
Sabahleyin, akşamleyin onun ahiretteki makamı, oturacağı yer arz olunur.Sabahleyin, akşamleyin onun ahiretteki makamı, oturacağı yer arz olunur. Bak senin yerin şurası diye.Bak senin yerin şurası diye. Ehl-i cennetten ise, ehl-i cennette gösterilmesi gereken şeyler gösterilir, o muamele yapılır.Ehl-i cennetten ise, ehl-i cennette gösterilmesi gereken şeyler gösterilir, o muamele yapılır. Ehl-i cehennemden ise, cehennemdeki yeri gösterilir, cehennem ehli muamelesi yapılır.Ehl-i cehennemden ise, cehennemdeki yeri gösterilir, cehennem ehli muamelesi yapılır. Ve kendisine denilir ki:Ve kendisine denilir ki: Hâzâ mak’adüke hattâ yeb’aseke’llâhü ileyhi yevme’l-kiyâmeti.

Hâzâ mak’adüke hattâ yeb’aseke’llâhü ileyhi yevme’l-kiyâmeti.
Kıyamet kopup da seni oraya gönderinceye kadar senin yerin burası.Kıyamet kopup da seni oraya gönderinceye kadar senin yerin burası. Senin yerin burası diye göstermiş olurlar.Senin yerin burası diye göstermiş olurlar. Düşünün bir kere kabre girmişsiniz.

Düşünün bir kere kabre girmişsiniz.
Kabirde sabah akşam size cennetteki yeriniz gösteriliyor.Kabirde sabah akşam size cennetteki yeriniz gösteriliyor. Köşkler, inciler, mercanlar, huriler, havuzlar, süsler, ziynetler, çeşit çeşit şeyler...Köşkler, inciler, mercanlar, huriler, havuzlar, süsler, ziynetler, çeşit çeşit şeyler... Kabir, ravdatün min riyâdi’l-cennet olur.Kabir, ravdatün min riyâdi’l-cennet olur. Cennet bahçelerinden bir bahçe olur.Cennet bahçelerinden bir bahçe olur. Zaten öyle buyuruyor Peygamber Efendimiz.Zaten öyle buyuruyor Peygamber Efendimiz. İnsan sabah akşam, ah işte sonunda kalacağım yer orası niye rahat eder?İnsan sabah akşam, ah işte sonunda kalacağım yer orası niye rahat eder? Huzur içinde olur.

Huzur içinde olur.
Bir de cehennem ehlini düşünün.Bir de cehennem ehlini düşünün. Ateşler, yılanlar, çıyanlar, akrepler, dumanlar, irinler, zakkumlar…Ateşler, yılanlar, çıyanlar, akrepler, dumanlar, irinler, zakkumlar… Her zaman önündeki o azap sahneleri gözünün önünde. Ne olur?Her zaman önündeki o azap sahneleri gözünün önünde. Ne olur? ...... Daha cehenneme gitmeden her gün sabah akşam azap görür.

Daha cehenneme gitmeden her gün sabah akşam azap görür.
Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçedir, ya da cehennem çukurlarından birKabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçedir, ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur diye biliyorum ki çok hadîs-i şerîf var.çukurdur diye biliyorum ki çok hadîs-i şerîf var. Sabah akşam insanın makamı gösterilir diye işte hadîs-i şerîf.Sabah akşam insanın makamı gösterilir diye işte hadîs-i şerîf. Urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.

Urida aleyhi mek’adühû bi’l-ğadâti ve’l-‘aşiyyi.
Allah rahmet eylesin dedelerimiz, hocalarımız her şeyi hadislerden alıp doğru doğru söylemişler.Allah rahmet eylesin dedelerimiz, hocalarımız her şeyi hadislerden alıp doğru doğru söylemişler. Allah şefaatlerine nail etsin.Allah şefaatlerine nail etsin. Bizi de doğruyu söyleyen, doğruya uyanlardan eylesin.Bizi de doğruyu söyleyen, doğruya uyanlardan eylesin. İzâ mâte sâhibü bid’atin fe-kad fütiha fi’l-İslâmi fethun.

İzâ mâte sâhibü bid’atin fe-kad fütiha fi’l-İslâmi fethun.
Bid'at sahibi bir insan ölüp gidince İslâm'da bir tepiş olmuş olur.

Bid'at sahibi bir insan ölüp gidince İslâm'da bir tepiş olmuş olur.
Bir şer kapısı kapanmış olur, bir hayır yolu açılmış olur.Bir şer kapısı kapanmış olur, bir hayır yolu açılmış olur. Biliyorsunuz, böyle bu hadîs-i şerîflerden zikredilen bid'at, dini yolda,Biliyorsunuz, böyle bu hadîs-i şerîflerden zikredilen bid'at, dini yolda, Müslümanları yanlış yollara gönderen, dinde aslı esası olmayan şeylerdir.Müslümanları yanlış yollara gönderen, dinde aslı esası olmayan şeylerdir. Bizim dinimizin makbul olması için hareketlerimizin nasıl olması lazım?Bizim dinimizin makbul olması için hareketlerimizin nasıl olması lazım? Sünnete uygun olması lazım.

Sünnete uygun olması lazım.
İşte şu kitabı oradan okuyoruz.İşte şu kitabı oradan okuyoruz. Seve seve okuyoruz.Seve seve okuyoruz. Seve seve dinliyorsunuz. Neden?Seve seve dinliyorsunuz. Neden? Ölçümüz sünnet-i seniyye!

Ölçümüz sünnet-i seniyye!
Numunemiz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem.Numunemiz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem. Çünkü Allah'ın en iyi kulu O.Çünkü Allah'ın en iyi kulu O. En sevdiği kulu O.En sevdiği kulu O. Her şeyimizi ona benzetmeye çalışırsak muhasebemiz sağlam.Her şeyimizi ona benzetmeye çalışırsak muhasebemiz sağlam. Biz böyle yapmaya çalışıyoruz.Biz böyle yapmaya çalışıyoruz. Ama kendi aklımızla bir şeyler yapmaya kalkarsak, kendi bir şey yapmaya kalkanlar…Ama kendi aklımızla bir şeyler yapmaya kalkarsak, kendi bir şey yapmaya kalkanlar… Kimisi gidiyor kabirlerde....Kimisi gidiyor kabirlerde.... Kimisi Telli Baba'nın kabrinin etrafında yedi defa dolaşıyor, helva dağıtıyor.Kimisi Telli Baba'nın kabrinin etrafında yedi defa dolaşıyor, helva dağıtıyor. Kimisi mumlar yakıyor.Kimisi mumlar yakıyor. Kimisi böyle yapıyor, şöyle yapıyor.Kimisi böyle yapıyor, şöyle yapıyor. Bunlar ne?

Bunlar ne?
Aslı esası olmayan, hurafe, bid'at.

Aslı esası olmayan, hurafe, bid'at.
Bir de insanları yanlış yollara sevk ederse din namına, İslâm'ın namına, o zaman mahvolur insan.Bir de insanları yanlış yollara sevk ederse din namına, İslâm'ın namına, o zaman mahvolur insan. Bir misal anlatayım.Bir misal anlatayım. Olmuş misaller var.Olmuş misaller var. Birisi namaz kılmaya gitmiş de böyle bir toplantıda.

Birisi namaz kılmaya gitmiş de böyle bir toplantıda.
Bir hoca varmış orada.Bir hoca varmış orada. Bir sürü cemaat toplanmış, hürmetle kendisini dinliyorlar.Bir sürü cemaat toplanmış, hürmetle kendisini dinliyorlar. “Namaz vakti geçiyor yav!” demiş.“Namaz vakti geçiyor yav!” demiş. Kimsenin kılı kıpırdamıyor.Kimsenin kılı kıpırdamıyor. Akşam ezan okunurken girdik buraya yatsı yaklaştı hiç kimse kıpırdamıyor yerinden.Akşam ezan okunurken girdik buraya yatsı yaklaştı hiç kimse kıpırdamıyor yerinden. Namaz vakti geçiyor.Namaz vakti geçiyor. Namaz insanın boyuna belirli vakitlerde Allah'ın farzı, yarın Mevlâ’nın huzuruna çıkacaksın.Namaz insanın boyuna belirli vakitlerde Allah'ın farzı, yarın Mevlâ’nın huzuruna çıkacaksın. O şerefi terk eder mi?

O şerefi terk eder mi?
Elbette çıkacak.

Elbette çıkacak.
Biraz geç kalmaya başladığında insanı bir telaş alır.Biraz geç kalmaya başladığında insanı bir telaş alır. Huzuru ilahiyeye çıkmazsam namaz kaçıverir diye.Huzuru ilahiyeye çıkmazsam namaz kaçıverir diye. Gitmiş abdest almış.Gitmiş abdest almış. Sormuş o hoca bozuntusu.Sormuş o hoca bozuntusu. Ne yaptın?

Ne yaptın?
Yanındaki arkadaşa sormuş. Ne yaptın?

Yanındaki arkadaşa sormuş. Ne yaptın?
Islandım. Ya ıslanmakla abdest almak bir mi?

Islandım. Ya ıslanmakla abdest almak bir mi?
Islandım.

Islandım.
Ee, oğlum ben sana suyla pek oynamaya gelmez demedim mi?Ee, oğlum ben sana suyla pek oynamaya gelmez demedim mi? Sen onu topraktan yarattın diye alay ediyor abdestle.Sen onu topraktan yarattın diye alay ediyor abdestle. İnsanoğlu topraktan yaratılmış, toprak suyla pek oynamaya gelmezmiş.İnsanoğlu topraktan yaratılmış, toprak suyla pek oynamaya gelmezmiş. Çamur olurmuş.Çamur olurmuş. Bak alaya bak alaya.Bak alaya bak alaya. Müslümanın abdestiyle nasıl alay ediyor.Müslümanın abdestiyle nasıl alay ediyor. İnsan topraktan yaratılmış, suyla oynarsa çamur olurmuş.İnsan topraktan yaratılmış, suyla oynarsa çamur olurmuş. Ben sana suyla oynama demedim mi evladım?

Ben sana suyla oynama demedim mi evladım?
Siz hem ne yapacaksınız bu abdesti?

Siz hem ne yapacaksınız bu abdesti?
Namaz kılacağız, kılın bakalım demiş.

Namaz kılacağız, kılın bakalım demiş.
...... Ben 27 senedir namaz kılmadım.Ben 27 senedir namaz kılmadım. 27 senedir namaz kılmadığını ihbar ediyor adam, etrafında bir sürü adam toplamış.27 senedir namaz kılmadığını ihbar ediyor adam, etrafında bir sürü adam toplamış. Yazıklar olsun onların müslümanlıklarına.Yazıklar olsun onların müslümanlıklarına. Kur'an okumadın mı?

Kur'an okumadın mı?
Namaz kılmayan insanın peşinden gidilir mi?

Namaz kılmayan insanın peşinden gidilir mi?
Hoca diye ona hürmet edilir mi?

Hoca diye ona hürmet edilir mi?
...... Biz demiş burada da muhabbetullah etmeye çalışıyoruz demiş.

Biz demiş burada da muhabbetullah etmeye çalışıyoruz demiş.
Siz namazdan bahsediyorsunuz demiş.Siz namazdan bahsediyorsunuz demiş. Aptal adam senin muhabbetin olsaydı namaza gelirdin.Aptal adam senin muhabbetin olsaydı namaza gelirdin. Namaz müminin miracıdır huzuru ilahiyeye çıkıyorsun.Namaz müminin miracıdır huzuru ilahiyeye çıkıyorsun. Allah muhabbet edildiği zaman evliyâlar kendilerinden geçerlerdi.Allah muhabbet edildiği zaman evliyâlar kendilerinden geçerlerdi. Miraç eylerlerdi.Miraç eylerlerdi. Muhabbetullah veriyormuş, senin muhabbetin başına çalınsın!

Muhabbetullah veriyormuş, senin muhabbetin başına çalınsın!
Sen dinden soğutuyorsun insanları?

Sen dinden soğutuyorsun insanları?
Dinin ibadetlerinden ayrılıyorsun.

Dinin ibadetlerinden ayrılıyorsun.
Ee, işte bu adamın işi ne?

Ee, işte bu adamın işi ne?
Bu adamın işi, hayatı, sözü dine zarar.

Bu adamın işi, hayatı, sözü dine zarar.
Peygamberimiz Efendimiz bir şey demiş.Peygamberimiz Efendimiz bir şey demiş. Kur'an-ı Kerîm bir emir buyurmuş.Kur'an-ı Kerîm bir emir buyurmuş. İnsanlar bir yolda yürüyorlar.İnsanlar bir yolda yürüyorlar. Bu herif din namına, din adamının namına çıkmış dinin ahkâmını yerle bir ediyor.Bu herif din namına, din adamının namına çıkmış dinin ahkâmını yerle bir ediyor. Olur mu? Olmaz.

Olur mu? Olmaz.
Ama insanlar bu kadar basit gerçekleri göremiyor.

Ama insanlar bu kadar basit gerçekleri göremiyor.
Bu kadar basit bir gerçeği göremiyor.Bu kadar basit bir gerçeği göremiyor. Böyle adamın peşinden gidilir mi?

Böyle adamın peşinden gidilir mi?
Böyle adama nasihat edeceksin.

Böyle adama nasihat edeceksin.
Böyle adama ancak nasihat edeceksin aklın başında değil diye.Böyle adama ancak nasihat edeceksin aklın başında değil diye. Böyle bid'at sahibi bir insan öldü mü,Böyle bid'at sahibi bir insan öldü mü, İslâm'da bir kesik yapılmış gibi olur.İslâm'da bir kesik yapılmış gibi olur. ...... Bir insanın öldüğü zaman kabirde kendisine, kabrin ucunda tertil yapılması hususunda bir hadîs-i şerîftir.Bir insanın öldüğü zaman kabirde kendisine, kabrin ucunda tertil yapılması hususunda bir hadîs-i şerîftir. Uzun bir hadîs-i şerîftir, cümle cümle okuyayım,Uzun bir hadîs-i şerîftir, cümle cümle okuyayım, manasını size dilimin döndüğünce nakletmeye çalışayım.manasını size dilimin döndüğünce nakletmeye çalışayım. Bu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz Muhammed-i Mustafa hazretleri buyurmuşlar ki:

Bu hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz Muhammed-i Mustafa hazretleri buyurmuşlar ki:
İzâ mâte ehadün min ihvâniküm, fe-nesertüm aleyhi’t-türâbe,

İzâ mâte ehadün min ihvâniküm, fe-nesertüm aleyhi’t-türâbe,
fe’l-yekum racülün minküm inde ra’sihî,fe’l-yekum racülün minküm inde ra’sihî, Sizin kardeşlerinizden bir kişi öldüğü zaman ve üzerine toprağı saçtığınızdaSizin kardeşlerinizden bir kişi öldüğü zaman ve üzerine toprağı saçtığınızda sizden biriniz onun başı ucunda dikilsin dursun.sizden biriniz onun başı ucunda dikilsin dursun. Gömdükten sonra, toprağı üstüne kapattıktan sonra sizden biriniz onun başı üstünde dursun.Gömdükten sonra, toprağı üstüne kapattıktan sonra sizden biriniz onun başı üstünde dursun. Şunları yapın.Şunları yapın. Yâ fülâne’nbü fülâne’bne fülânetin.

Yâ fülâne’nbü fülâne’bne fülânetin.
Ey falanca kadının falan oğlu diye ona hitap eylesin.Ey falanca kadının falan oğlu diye ona hitap eylesin. Kabre konulmuş kardeşine seslensin.Kabre konulmuş kardeşine seslensin. Ey falanca kadının oğlu falanca diye adını söyleyerek ona seslensin.Ey falanca kadının oğlu falanca diye adını söyleyerek ona seslensin. Fe-innehû yekûlü: Erşidnâ rahimeke’llâhü.

Fe-innehû yekûlü: Erşidnâ rahimeke’llâhü.
Çünkü o öldü deme.Çünkü o öldü deme. O kabre girdiği zaman,O kabre girdiği zaman, Erşidnâ. Bize doğru yolu göster, bizi irşad eyle.

Erşidnâ. Bize doğru yolu göster, bizi irşad eyle.
Rahimeke’llâh. Allah sana rahmet eylesin diye.Rahimeke’llâh. Allah sana rahmet eylesin diye. Telkini o söyleyen, harfleri veren kimseye böyle der.Telkini o söyleyen, harfleri veren kimseye böyle der. Erşidnâ. Beni irşad eyle, bizi irşad eyle,Erşidnâ. Beni irşad eyle, bizi irşad eyle, Allah sana merhamet eylesin, rahmet eylesin diye seslenir.Allah sana merhamet eylesin, rahmet eylesin diye seslenir. Ve lâkin lâ teş’urûne.

Ve lâkin lâ teş’urûne.
Fakat siz farkına varamazsınız, duymazsınız o vefat edenin o sözünü.Fakat siz farkına varamazsınız, duymazsınız o vefat edenin o sözünü. Sümme’l-yekul: Sonra başına dikilen kişi, o gömülen kimse için desin ki;

Sümme’l-yekul: Sonra başına dikilen kişi, o gömülen kimse için desin ki;
Üzkür mâ haracte aleyhi mine’d-dünyâ, şehâdete

Üzkür mâ haracte aleyhi mine’d-dünyâ, şehâdete
en lâ ilâhe illellâhü, ve enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû.en lâ ilâhe illellâhü, ve enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû. Hatırla!

Hatırla!
Dünyadayken hangi iman üzerindeydin, hangi imanla dünyadan çıktıysan,Dünyadayken hangi iman üzerindeydin, hangi imanla dünyadan çıktıysan, o imanı hatırla ey ölen kardeş!o imanı hatırla ey ölen kardeş! Hani ki Allah'tan başka bir ilah yok, Muhammed O'nun kulu veHani ki Allah'tan başka bir ilah yok, Muhammed O'nun kulu ve Resûludur diyordun ya, o imanını hatırla, hatırına getir.Resûludur diyordun ya, o imanını hatırla, hatırına getir. Ve inneke radîte bi’llâhi rabben.

Ve inneke radîte bi’llâhi rabben.
Yine hatırla!Yine hatırla! Aklını başına devşir ki, sen Allah'ın rabbın olmasına razıydın.Aklını başına devşir ki, sen Allah'ın rabbın olmasına razıydın. Rab olarak Allah'a razıydın.Rab olarak Allah'a razıydın. Ve bi-Muhammedin nebiyyen.

Ve bi-Muhammedin nebiyyen.
Muhammed'e de elçi olarak razıydın.Muhammed'e de elçi olarak razıydın. Peygamber olarak ona da razıydın.Peygamber olarak ona da razıydın. Kabul etmiştin Allah'ın rablığını, Muhammed'in peygamberliğini.Kabul etmiştin Allah'ın rablığını, Muhammed'in peygamberliğini. Ve bi’l-İslâmi dînen.

Ve bi’l-İslâmi dînen.
Din olarak da İslâm'a razıydın.Din olarak da İslâm'a razıydın. Ve bi’l-Kur’âni imâmen.

Ve bi’l-Kur’âni imâmen.
Kur'an'ın önder olmasına razıydın, rehber olmasına razıydın diye böyle ona söylesin.Kur'an'ın önder olmasına razıydın, rehber olmasına razıydın diye böyle ona söylesin. Telkin veren şahıs aşağıdaki ölüye hatırlatsın.Telkin veren şahıs aşağıdaki ölüye hatırlatsın. Fe-innehû izâ fe’ale zâlike Çünkü o telkin veren kişi böyle yaptığı zaman.

Fe-innehû izâ fe’ale zâlike Çünkü o telkin veren kişi böyle yaptığı zaman.
Ehaze Münkerun ve Nekîrun ehadühümâ yede sâhibihî,

Ehaze Münkerun ve Nekîrun ehadühümâ yede sâhibihî,
sümme yekûlü lehû: Ühruc binâ min indi hâzâ, mâ nesne’u bihî ve kad lükkine huccetehû?sümme yekûlü lehû: Ühruc binâ min indi hâzâ, mâ nesne’u bihî ve kad lükkine huccetehû? Ve lâkine’llâhe azze ve celle huccetühû dûnehüm.Ve lâkine’llâhe azze ve celle huccetühû dûnehüm. Münker ve Nekir adlı iki melek, birisi ötekisinin elinden tutar,

Münker ve Nekir adlı iki melek, birisi ötekisinin elinden tutar,
der ki: “Hadi bizi buradan çıkart, gidelim.”der ki: “Hadi bizi buradan çıkart, gidelim.” Çünkü biz ne yapacağız?

Çünkü biz ne yapacağız?
Kendisine hücceti, söyleyeceği söz, telkin edilen

Kendisine hücceti, söyleyeceği söz, telkin edilen
insanın sorgusunu ne yapacağız, hepsini hatırladı derler.insanın sorgusunu ne yapacağız, hepsini hatırladı derler. ...... Kâle racülün: Yâ Rasûlüllâhi.

Kâle racülün: Yâ Rasûlüllâhi.
Böyle deyince Peygamber Efendimizin zevcesi dedi ki:

Böyle deyince Peygamber Efendimizin zevcesi dedi ki:
Ey Allah'ın elçisi!

Ey Allah'ın elçisi!
Ve in lem e’rif ümmehû?

Ve in lem e’rif ümmehû?
Eğer anasını bilmiyorsa, anasının adını söyleyemeyeceğim.Eğer anasını bilmiyorsa, anasının adını söyleyemeyeceğim. Filanca kadının oğlu diyecektim ama anasının ismini bilmiyorsam ne yapayım?Filanca kadının oğlu diyecektim ama anasının ismini bilmiyorsam ne yapayım? Buyurdu ki: Kâle: Ünsübhü ilâ Havvâ fülânü’bnü Havvâe.Buyurdu ki: Kâle: Ünsübhü ilâ Havvâ fülânü’bnü Havvâe. Ey Havva'nın oğlu filanca diye, Havvâ anamıza bağla.

Ey Havva'nın oğlu filanca diye, Havvâ anamıza bağla.
Öyle söyle diye Peygamber Efendimiz o soruyu öyle cevaplandırdı.Öyle söyle diye Peygamber Efendimiz o soruyu öyle cevaplandırdı. Şimdi şöyle ana hatlarıyla okuduğumuz hadîs-i şerîfin cümlelerini birazcık düşünelim?Şimdi şöyle ana hatlarıyla okuduğumuz hadîs-i şerîfin cümlelerini birazcık düşünelim? Çünkü mühim olan düşünüp de üzerimize düşenleri anlayıp, ona göre hareket etmektir.

Çünkü mühim olan düşünüp de üzerimize düşenleri anlayıp, ona göre hareket etmektir.
Bir; Muhterem kardeşlerim insan ölünce yok olmuyor.

Bir; Muhterem kardeşlerim insan ölünce yok olmuyor.
Bir kapıdan öteki kapıya geçiyor.Bir kapıdan öteki kapıya geçiyor. Bir alemden öteki aleme geçiyor, o kadar.Bir alemden öteki aleme geçiyor, o kadar. Külliyen yok olmuyor.Külliyen yok olmuyor. Sonra, evet beden hareketsiz kalıyor, cansız kalıyor, göz görmüyor, kulak duymuyor,Sonra, evet beden hareketsiz kalıyor, cansız kalıyor, göz görmüyor, kulak duymuyor, dil söylemiyor amma o şahsın bir başka çeşit hali, canlılığı devam ediyor.dil söylemiyor amma o şahsın bir başka çeşit hali, canlılığı devam ediyor. Çünkü insan bedenle ruhtan ibarettir.Çünkü insan bedenle ruhtan ibarettir. Ruh var, beden çürüyor, beden toprak oluyor, beden çürüyor ama ruhu kalıyor.Ruh var, beden çürüyor, beden toprak oluyor, beden çürüyor ama ruhu kalıyor. Şimdi, insan öldüğü zaman arkasında kalanları görür, duyar ama bir şey diyemez.Şimdi, insan öldüğü zaman arkasında kalanları görür, duyar ama bir şey diyemez. Bak Peygamber Efendimiz ne diyor?Bak Peygamber Efendimiz ne diyor? Üstüne toprak koyduğunuz zaman gidin ona böyle böyle hatırlatın diyor.Üstüne toprak koyduğunuz zaman gidin ona böyle böyle hatırlatın diyor. Bilirsiniz bir başka hadîs-i şerîfte de, Bedir harbinde müşrikleri bir çukura doldurdular da, gitti onlara seslendi:Bilirsiniz bir başka hadîs-i şerîfte de, Bedir harbinde müşrikleri bir çukura doldurdular da, gitti onlara seslendi: Allah'ın var ettiği şeyleri gördünüz mü?Allah'ın var ettiği şeyleri gördünüz mü? Benim hak peygamber olduğumu anladınız mı? Dediler ki: Yâ Resûlullah, duyarlar mı?Benim hak peygamber olduğumu anladınız mı? Dediler ki: Yâ Resûlullah, duyarlar mı? Elbette duyarlar dedi.

Elbette duyarlar dedi.
Ama insanlar anlamaz.Ama insanlar anlamaz. Şimdi toprağı kapattıktan sonra baş ucunda telkin alınacak.

Şimdi toprağı kapattıktan sonra baş ucunda telkin alınacak.
Demek ki mezar başındaki telkin bu hadîs-i şerîften alınmış dinimizin ahkâmından bir hüküm.Demek ki mezar başındaki telkin bu hadîs-i şerîften alınmış dinimizin ahkâmından bir hüküm. Bizim vefat eden kardeşimize yapacağımız bir şey.Bizim vefat eden kardeşimize yapacağımız bir şey. Dikkat ederseniz!

Dikkat ederseniz!
İzâ mâte ehadün min ihvâniküm.İzâ mâte ehadün min ihvâniküm. Kardeşlerinizden birisi öldüğü zaman…Kardeşlerinizden birisi öldüğü zaman… Biz kardeşiz, biz Müslümanlar birbirimizin kardeşiyiz.Biz kardeşiz, biz Müslümanlar birbirimizin kardeşiyiz. Ee, zaten bilinen bir şey, hocam bunu niye söylüyorsun?Ee, zaten bilinen bir şey, hocam bunu niye söylüyorsun? Biz bazı şeyleri biliyoruz ama gereğince hareket etmiyoruz.

Biz bazı şeyleri biliyoruz ama gereğince hareket etmiyoruz.
Hani bakıyor ama görmüyor, işitiyor ama anlamıyor gibiyiz.Hani bakıyor ama görmüyor, işitiyor ama anlamıyor gibiyiz. Mesela bir insana desen ki: Sizin evin önündeki ağacın cinsi neydi, ağaç var mıydı?Mesela bir insana desen ki: Sizin evin önündeki ağacın cinsi neydi, ağaç var mıydı? Her zaman geçerken görmez misin?

Her zaman geçerken görmez misin?
Hatta geçen gün yaslanmadı mı?

Hatta geçen gün yaslanmadı mı?
Dikkat etmemiş yani. Dikkat etmiyoruz. Bunun gibi…

Dikkat etmemiş yani. Dikkat etmiyoruz. Bunun gibi…
Biz birbirimizin kardeşiyiz de hiç kardeşliğe uygun hareket etmiyoruz.Biz birbirimizin kardeşiyiz de hiç kardeşliğe uygun hareket etmiyoruz. Halbuki bizim birbirimize kardeşçe sımsıkı sarılmamız lazım.Halbuki bizim birbirimize kardeşçe sımsıkı sarılmamız lazım. Kale gibi birbirimize kenetlenmemiz lazım, kalenin taşları gibi.Kale gibi birbirimize kenetlenmemiz lazım, kalenin taşları gibi. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.
Biz bir arada olsak, düşmanlar bize saldırmaya bile cesaret edemez.Biz bir arada olsak, düşmanlar bize saldırmaya bile cesaret edemez. Bizim parça parça, darmadağınık olmamızdan dolayı saldırıyor bize.Bizim parça parça, darmadağınık olmamızdan dolayı saldırıyor bize. Önce parçaladı, ondan sonra saldırdı.Önce parçaladı, ondan sonra saldırdı. Ondan saldırıyor.Ondan saldırıyor. Hâlâ saldırıyor.Hâlâ saldırıyor. Bu kardeşliği hiç unutmayacağız.Bu kardeşliği hiç unutmayacağız. Bu kardeşlik, muhterem kardeşlerim, dünyaya devam ettiği gibi,Bu kardeşlik, muhterem kardeşlerim, dünyaya devam ettiği gibi, vefattan sonra da devam edecek.vefattan sonra da devam edecek. Tamam, öldü, bitti. O öldü, son nefesini verdi. Hayır.Tamam, öldü, bitti. O öldü, son nefesini verdi. Hayır. Öldükten sonra da vazifemiz var.Öldükten sonra da vazifemiz var. Bir kere ortada kalırsa cenazesi, bütün Müslümanlar mesuldür.

Bir kere ortada kalırsa cenazesi, bütün Müslümanlar mesuldür.
O beldedeki bütün Müslümanlar mesul.O beldedeki bütün Müslümanlar mesul. Cenaze namazı kılınacak, kefenleyecek, yıkayacak, son vazifelerini yapacak.Cenaze namazı kılınacak, kefenleyecek, yıkayacak, son vazifelerini yapacak. Kabre kadar götürmenin, taşımanın, bu vazifeleri yapmanın büyük sevapları var.Kabre kadar götürmenin, taşımanın, bu vazifeleri yapmanın büyük sevapları var. Önümüzdeki hadîs-i şerîflerde geleceği için teferruata girmiyorum.Önümüzdeki hadîs-i şerîflerde geleceği için teferruata girmiyorum. Yani insan böyle birkaç adım taşıdığı zaman ne kadar büyük ecirlere nail olur,

Yani insan böyle birkaç adım taşıdığı zaman ne kadar büyük ecirlere nail olur,
vazifesini sonuna kadar yaparsa çok büyük sevaplar alır.vazifesini sonuna kadar yaparsa çok büyük sevaplar alır. Bu kardeşliği unutmayalım!

Bu kardeşliği unutmayalım!
Bu kardeşliğe göre hareket edelim.Bu kardeşliğe göre hareket edelim. Hayatta iken de, öldükten sonra da ölen kardeşimizle de ahbaplığımızı devam ettirelim.Hayatta iken de, öldükten sonra da ölen kardeşimizle de ahbaplığımızı devam ettirelim. Fâtihalar gönderelim, dualar edelim ruhlarına, hayırlar, sadakalar verelim.Fâtihalar gönderelim, dualar edelim ruhlarına, hayırlar, sadakalar verelim. O kardeşimize kardeşliğimizi devam ettirelim.O kardeşimize kardeşliğimizi devam ettirelim. Allah bizi kardeş eylesin.Allah bizi kardeş eylesin. İnneme’l-mü’minûne ihvetün.

İnneme’l-mü’minûne ihvetün.
Bu kardeşliği bizim bozmamız, elimizin tersiyle itmek gibi olur.Bu kardeşliği bizim bozmamız, elimizin tersiyle itmek gibi olur. Yakışık almaz. Ee, kusurlu. Kusursuz olmaz.Yakışık almaz. Ee, kusurlu. Kusursuz olmaz. Yani insan kusuruyla şeyiyle sevecek, kardeş olacak.Yani insan kusuruyla şeyiyle sevecek, kardeş olacak. Sen seversen düzelir.Sen seversen düzelir. Sevgiyle yaklaşırsan, sevgiyle söylersen düzelir.Sevgiyle yaklaşırsan, sevgiyle söylersen düzelir. Kızgınlıklar oluyor.Kızgınlıklar oluyor. Küsmekten oluyoruz.Küsmekten oluyoruz. Küsüyoruz, darılıyoruz, kızıyoruz, gazap ediyoruz, ondan birbirimize bağlanamıyoruz.Küsüyoruz, darılıyoruz, kızıyoruz, gazap ediyoruz, ondan birbirimize bağlanamıyoruz. Halbuki müslümanın bir müslüman ile alakayı kesmesi,Halbuki müslümanın bir müslüman ile alakayı kesmesi, onun kanını akıtması gibidir diye hadîs-i şerîf var.onun kanını akıtması gibidir diye hadîs-i şerîf var. ...... Müslümanın müslümana küsmesi, kanını akıtması gibidir diye.

Müslümanın müslümana küsmesi, kanını akıtması gibidir diye.
Birbirimize küsmeyeceğiz, darılmayacağız.Birbirimize küsmeyeceğiz, darılmayacağız. Hayrı söyleyeceğiz, hakkı söyleyeceğiz, sabrı tavsiye edeceğiz.Hayrı söyleyeceğiz, hakkı söyleyeceğiz, sabrı tavsiye edeceğiz. El birliğiyle bu dünya hayatını bitireceğiz. İmtihan burası.El birliğiyle bu dünya hayatını bitireceğiz. İmtihan burası. Bu imtihanı da el birliğiyle bu işleri yaptıktan sonraBu imtihanı da el birliğiyle bu işleri yaptıktan sonra Mevlamız’ın huzuruna sevdiği razı olduğu kullar olarak varırız.Mevlamız’ın huzuruna sevdiği razı olduğu kullar olarak varırız. Onun için bu kardeşliği unutmayalım.Onun için bu kardeşliği unutmayalım. Bak kardeşimizin kabrinin başına dikileceğiz birimiz ona yardım edeceğiz. Neden?Bak kardeşimizin kabrinin başına dikileceğiz birimiz ona yardım edeceğiz. Neden? Orada o kabirde onun bir sorgu suali var,

Orada o kabirde onun bir sorgu suali var,
çok hadis var, çok rivayetler var burada uzun boylu.çok hadis var, çok rivayetler var burada uzun boylu. O rivayetleri biraz düşünün ki; insan öldüğü zaman,O rivayetleri biraz düşünün ki; insan öldüğü zaman, kabrin içinde iki melek gelir ona.kabrin içinde iki melek gelir ona. Heybetli, gök görünümlü iki melek gelir.Heybetli, gök görünümlü iki melek gelir. Herhalde bunlar Münker ve Nekir’dir.Herhalde bunlar Münker ve Nekir’dir. Bizler Münkereyn deriz.Bizler Münkereyn deriz. Bu melekler, insanı kabrinde oturturlar.Bu melekler, insanı kabrinde oturturlar. Sorumuz var derler. Rabbin kim? Peygamberin kim?

Sorumuz var derler. Rabbin kim? Peygamberin kim?
Dinin ne? Kitabın ne? diye sorarlar imanıyla ilgili soruları.

Dinin ne? Kitabın ne? diye sorarlar imanıyla ilgili soruları.
Bu sorulara müminler doğru cevap verir.Bu sorulara müminler doğru cevap verir. Münafıklar şaşırır, kekeler, şaşkın şaşkın kalır, kâfirler tamamen (cevaplayamaz).Münafıklar şaşırır, kekeler, şaşkın şaşkın kalır, kâfirler tamamen (cevaplayamaz). İşte o öyle olacağı için, birimiz başında duruyoruz kabrin başında;

İşte o öyle olacağı için, birimiz başında duruyoruz kabrin başında;
Ey kardeşim!

Ey kardeşim!
Hani sen dünyadayken, daha dünyadan çıkmadan evvel hangi iman üzerindeydin?

Hani sen dünyadayken, daha dünyadan çıkmadan evvel hangi iman üzerindeydin?
Hatırla şu halini diye.Hatırla şu halini diye. Çünkü ölümün çok şiddetleri var.

Çünkü ölümün çok şiddetleri var.
Sancıları var, şaşkınlıkları var.Sancıları var, şaşkınlıkları var. Zor bir hadîse.Zor bir hadîse. Allah kolay eylesin.

Allah kolay eylesin.
Allah bize ölmeden evvel ölmeyi nasip eylesin Ölümü rahat eylesin, güzel eylesin.Allah bize ölmeden evvel ölmeyi nasip eylesin Ölümü rahat eylesin, güzel eylesin. Ölümden sonra da rahmetine, mağfiretine nail eylesin.Ölümden sonra da rahmetine, mağfiretine nail eylesin. Sonra ne diyecek?

Sonra ne diyecek?
Diyecek ki: O dünyada iken üzerinde bulunduğun imanı hatırla!

Diyecek ki: O dünyada iken üzerinde bulunduğun imanı hatırla!
O imanla çıkmıştın ya, o imanını hatırla ey kardeşim diye, orada bile yardım ediyor.O imanla çıkmıştın ya, o imanını hatırla ey kardeşim diye, orada bile yardım ediyor. O kabre girmiş kardeşimize yukarıdan yardım edeceğiz.O kabre girmiş kardeşimize yukarıdan yardım edeceğiz. Tabi bunda çok hikmetler var.Tabi bunda çok hikmetler var. Ona yardım bile bize ibrettir.Ona yardım bile bize ibrettir. Ya bir gün bizim de başımıza bu hal gelecek diye aklımızı başımıza almalıyız.Ya bir gün bizim de başımıza bu hal gelecek diye aklımızı başımıza almalıyız. Ölmeden evvel ölmeliyiz!

Ölmeden evvel ölmeliyiz!
Mutasavvıfların kitaplarında var ya!Mutasavvıfların kitaplarında var ya! Mûtû kable en temûtû.

Mûtû kable en temûtû.
Ölmeden evvel ölün.Ölmeden evvel ölün. Nasıl olacak ölmeden evvel ölmek?Nasıl olacak ölmeden evvel ölmek? Uzun izahları var ama kısaca söylemek gerekirse; ölmeden evvel ölümUzun izahları var ama kısaca söylemek gerekirse; ölmeden evvel ölüm meselesini idrak edeceksin, ölüme hazırlanacaksın, ölümden sonra pişmanlık duymayacak şekilde kendi halini düzelteceksin.meselesini idrak edeceksin, ölüme hazırlanacaksın, ölümden sonra pişmanlık duymayacak şekilde kendi halini düzelteceksin. Bu kadar.Bu kadar. Dünyada iken insanın, müminin üzerinde bulunduğu yer var.Dünyada iken insanın, müminin üzerinde bulunduğu yer var. Lâ ilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resûluh.

Lâ ilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resûluh.
Allah'tan başka ilah yok.Allah'tan başka ilah yok. Mabud yok. Yalnız O var.Mabud yok. Yalnız O var. Yalnız O'na ibadet ettim.Yalnız O'na ibadet ettim. Yalnız O'na bağlandım. Yalnız O'na uymuştum.Yalnız O'na bağlandım. Yalnız O'na uymuştum. Muhammed-i Mustafa O'nun elçisidir, kuludur.Muhammed-i Mustafa O'nun elçisidir, kuludur. Kuludur. Kulluğunu unutmuyorsun.Kuludur. Kulluğunu unutmuyorsun. Abduhu ve resûluh.

Abduhu ve resûluh.
Kuludur ve elçisidir.Kuludur ve elçisidir. Hristiyanların yazıp ve yaptığı gibi Allah'ın oğlu filan demeye lüzum yok.

Hristiyanların yazıp ve yaptığı gibi Allah'ın oğlu filan demeye lüzum yok.
Allah'ın sevdiği bir kul, beşer;, senin gibi, benim gibi, karnı acıkan,Allah'ın sevdiği bir kul, beşer;, senin gibi, benim gibi, karnı acıkan, çarşıda pazarda dolaşan, uykusu geldiği zaman uyuyan, uyanan; evlenmiş olan,çarşıda pazarda dolaşan, uykusu geldiği zaman uyuyan, uyanan; evlenmiş olan, borç almış, borcunu ödemiş, sıkıntıları olmuş, sıkıntılara sabır eylemiş, bu bizim dünyaborç almış, borcunu ödemiş, sıkıntıları olmuş, sıkıntılara sabır eylemiş, bu bizim dünya hayatında başımıza gelebilecek her şey onun da başına gelmiş,hayatında başımıza gelebilecek her şey onun da başına gelmiş, ama onlara en güzel kullukla mukabele etmiş.ama onlara en güzel kullukla mukabele etmiş. O hâdiselerin karşısında has, halis bir insanın,O hâdiselerin karşısında has, halis bir insanın, iyi bir kimsenin nasıl hareket etmesi gerektiğini Resûlullah'a bakıp anlayacağız.iyi bir kimsenin nasıl hareket etmesi gerektiğini Resûlullah'a bakıp anlayacağız. Bizim gibi beşer, ama beşer biri değil.

Bizim gibi beşer, ama beşer biri değil.
Bizim gibi ama, emsalsiz olgunlukta, sabırda, cesarette, cömertlikte,Bizim gibi ama, emsalsiz olgunlukta, sabırda, cesarette, cömertlikte, her güzel huyda, fazilette, emsalsiz bir numune.her güzel huyda, fazilette, emsalsiz bir numune. Allah Teâlâ Hazretleri seçmiş, seçmiş, yaratmış, en güzel huylarla bezemiş.Allah Teâlâ Hazretleri seçmiş, seçmiş, yaratmış, en güzel huylarla bezemiş. Allah Teâlâ Hazretleri onun mübarek cemaliyle gözümüz gönlümüzü şenlendirsin,

Allah Teâlâ Hazretleri onun mübarek cemaliyle gözümüz gönlümüzü şenlendirsin,
sohbetine erdirsin, âhirette livâü'l-hamd'i altında toplasın, cennette komşu eylesin.sohbetine erdirsin, âhirette livâü'l-hamd'i altında toplasın, cennette komşu eylesin. Abduhû ve Resûluhû.

Abduhû ve Resûluhû.
Melek değil.Melek değil. Başka bir şey değil.Başka bir şey değil. Kul fakat Allah'ın elçisi, seçkin kulu.Kul fakat Allah'ın elçisi, seçkin kulu. Kul olduğunu unutmayacağız; ama hürmeti, hürmeti elimizden geldiği kadar, yapabildiğimiz kadar yapacağız.Kul olduğunu unutmayacağız; ama hürmeti, hürmeti elimizden geldiği kadar, yapabildiğimiz kadar yapacağız. ...... Hristiyanların, Nasara'nın kendi peygamberlerine söylediği kitablarında

Hristiyanların, Nasara'nın kendi peygamberlerine söylediği kitablarında
Allah'ın oğlu falan diyerek hataya saptılar.Allah'ın oğlu falan diyerek hataya saptılar. ...... Ondan sonra Resûlullah hakkında ne söylersen söyle hepsi vebaldir.Ondan sonra Resûlullah hakkında ne söylersen söyle hepsi vebaldir. Ne kadar hoş bir söz söylesen hepsi güzeldir.Ne kadar hoş bir söz söylesen hepsi güzeldir. Hepsi uyar.Hepsi uyar. Çünkü o kadar mükemmel bir kimsedir.Çünkü o kadar mükemmel bir kimsedir. Allah'ın varlığına inanmak ne demek?

Allah'ın varlığına inanmak ne demek?
Resûlullah'ın peygamberliğine inanmak ne demek kardeşlerim?

Resûlullah'ın peygamberliğine inanmak ne demek kardeşlerim?
Allah'ın varlığına inanmak demek, “Yâ Rabbi! Ben sana teslim oldum, senin buyruğunu tutacağım, sana kul olacağım.Allah'ın varlığına inanmak demek, “Yâ Rabbi! Ben sana teslim oldum, senin buyruğunu tutacağım, sana kul olacağım. Sana kul olacağım, senin ahkâmını tutacağım, senin yolunda yürüyeceğim.Sana kul olacağım, senin ahkâmını tutacağım, senin yolunda yürüyeceğim. Bugün ben senin dediğini yapacağım.Bugün ben senin dediğini yapacağım. Sana asi gelmeyeceğim.Sana asi gelmeyeceğim. Senin elinden tutacağım ve sana koşacağım” demek.Senin elinden tutacağım ve sana koşacağım” demek. Resûlullah’ın Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu kabul etmek ne demek?

Resûlullah’ın Allah'ın kulu ve elçisi olduğunu kabul etmek ne demek?
Tamam Yâ Rabbi!

Tamam Yâ Rabbi!
Senin elçin Hz. Muhammed'tir.Senin elçin Hz. Muhammed'tir. O ne derse onu dinleyeceğim.O ne derse onu dinleyeceğim. Hadisini öğreneceğim.Hadisini öğreneceğim. Hayatını okuyacağım.Hayatını okuyacağım. O, senden emirleri bana o getirdi, ona göre hayatımı tanzim edeceğim.O, senden emirleri bana o getirdi, ona göre hayatımı tanzim edeceğim. Yoksa Lâ ilâhe illallâh Muhammeden Resûlüh deyip kendi bildiği yolda gitmeyecek insan.

Yoksa Lâ ilâhe illallâh Muhammeden Resûlüh deyip kendi bildiği yolda gitmeyecek insan.
İmanın gereği o.İmanın gereği o. Sonra ne diyor?

Sonra ne diyor?
Ve inneke radîte bi’llâhi rabben.

Ve inneke radîte bi’llâhi rabben.
Biz memnunuz Allah Teâlâ hazretlerinin kulu olduğumuza.Biz memnunuz Allah Teâlâ hazretlerinin kulu olduğumuza. Rabbimiz Allah Teâlâ hazretleridir.Rabbimiz Allah Teâlâ hazretleridir.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2