Namaz Vakitleri
İstanbul
19 Zilhicce 1447
05 June 2026
İmsak
03:29
Güneş
05:26
Öğle
13:08
İkindi
17:07
Akşam
20:39
Yatsı
22:28
Detaylı Arama

Peygamber Efendimiz'in Dilinden Hayat Ölçüleri

Mehmed Zahid KOTKU

4 Rebîü'l-Evvel 1395 / 16.03.1975
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Peygamber Efendimiz'in Dilinden Hayat Ölçüleri

Mehmed Zahid KOTKU

4 Rebîü'l-Evvel 1395 / 16.03.1975
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.

Eûzubillahimineşşeytânirracîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bismillâhirrahmânirrahîm.
el-Hamdülillahi rabbilâlemin ve'l-âkibetü li'l-müttekîn.

el-Hamdülillahi rabbilâlemin ve'l-âkibetü li'l-müttekîn.
Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ'lemû eyyühe'l-ihvân

İ'lemû eyyühe'l-ihvân
enne efdale'l-kitâbi kitâbullahenne efdale'l-kitâbi kitâbullah ve enne efdale'l-hedyi hedyü muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve enne efdale'l-hedyi hedyü muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid'ahve şerra'l-umûri muhdesâtühâ ve külle muhdesin bid'ah ve külle bid'atin dalâleh ve külle dalâletin fi'n-nâri.ve külle bid'atin dalâleh ve külle dalâletin fi'n-nâri. Ve bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellemVe bi's-senedi'l-muttasıli ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem ennehû kâl;ennehû kâl; Lâ ted'û alâ enfüsiküm

Lâ ted'û alâ enfüsiküm
illâ bi-hayrinillâ bi-hayrin fe-inne'l-melâikete yü-emminûne alâ mâ tekûlûne.fe-inne'l-melâikete yü-emminûne alâ mâ tekûlûne. Sadaka Resûlullah fîmâ kâl.

Sadaka Resûlullah fîmâ kâl.
Ravâhu Ahmed b. Hanbel, Müslim, Ebû Dâvûd an Ümmi Seleme.

Ravâhu Ahmed b. Hanbel, Müslim, Ebû Dâvûd an Ümmi Seleme.
Derse başlamadan evvel ilk dersimizi tekrar edelim.

Derse başlamadan evvel ilk dersimizi tekrar edelim.
Cenab-ı Vâcibü'l-vicûd hazretleri Kur'an-ı azimüşşan olan kitabımızda;

Cenab-ı Vâcibü'l-vicûd hazretleri Kur'an-ı azimüşşan olan kitabımızda;
"İnneme'l-mü'minûne ihvetün" buyurmuştur.

"İnneme'l-mü'minûne ihvetün" buyurmuştur.
Bütün müminler, ehl-i iman,Bütün müminler, ehl-i iman, "Lâ ilahe illallah Muhammedun Resulullah" diyen;"Lâ ilahe illallah Muhammedun Resulullah" diyen; Allah'ın birliğini,Allah'ın birliğini, Peygamberimizin risaletini tasdik eden herkes kardeştir. Peygamberimizin risaletini tasdik eden herkes kardeştir. Bitti mi..?

Bitti mi..?
Bu kardeşliği kim bozarsa İslam'ın dışına çıkmış olur.

Bu kardeşliği kim bozarsa İslam'ın dışına çıkmış olur.
İslam, kardeşlerimizi bildiriyor.İslam, kardeşlerimizi bildiriyor. Bunun hakkında çok hadisler de geçti demin. Bunun hakkında çok hadisler de geçti demin. Şimdi bunları tekrarlarsak ders uzar.Şimdi bunları tekrarlarsak ders uzar. Bu ayet-i kerime'nin meali kâfi. Bu ayet-i kerime'nin meali kâfi. Müminler, "La ilahe illallah" diyenler kardeştirler.

Müminler, "La ilahe illallah" diyenler kardeştirler.
Kardeşlerin nasıl birbirlerine muamele etmesi lazımsa,Kardeşlerin nasıl birbirlerine muamele etmesi lazımsa, aynı muameleyi ifa etmekte mükelleftirler. aynı muameleyi ifa etmekte mükelleftirler. Ben şunu da tekrar edeyim:

Ben şunu da tekrar edeyim:
Dün bir tıp talebesi geldi.

Dün bir tıp talebesi geldi.
Tıp talebesi, bu sene mezun olacak, son derslerinde.Tıp talebesi, bu sene mezun olacak, son derslerinde. Söz açıldı da, çocuk diyor ki:Söz açıldı da, çocuk diyor ki: Hocaefendi, bu hareketçiler haklılar.

Hocaefendi, bu hareketçiler haklılar.
Çünkü zenginlerin; aynen onun tarzında diyorum:Çünkü zenginlerin; aynen onun tarzında diyorum: Zenginlerin aşırı sefahatlerine göz yummak artık mümkün değildir.

Zenginlerin aşırı sefahatlerine göz yummak artık mümkün değildir.
Bu tarafta fakirler zaruret içerisinde kıvransınlar,Bu tarafta fakirler zaruret içerisinde kıvransınlar, öteki de hiçbir sorgu tanımayaraktanöteki de hiçbir sorgu tanımayaraktan istediği gibi artık nasıl yaşıyorsa yaşıyor...istediği gibi artık nasıl yaşıyorsa yaşıyor... Bu olur mu diye bana soruyor. Allah kusurumu affetsin...

Bu olur mu diye bana soruyor. Allah kusurumu affetsin...
Çünkü kardeşlik hiçbir zaman böyle şey istemez.

Çünkü kardeşlik hiçbir zaman böyle şey istemez.
Birisi yaşasın da birisi ölsün.Birisi yaşasın da birisi ölsün. Hiç kardeş kardeşin zorluğunu ister mi?Hiç kardeş kardeşin zorluğunu ister mi? Bazı kardeşler ne yaptılarsa geçinemezler birbirleriyle,Bazı kardeşler ne yaptılarsa geçinemezler birbirleriyle, ama onlar artık nefislerine esir olmuş, zavallılardır.ama onlar artık nefislerine esir olmuş, zavallılardır. Yoksa kardeşin kardeşiyle geçinmemesi mümkün değildir.Yoksa kardeşin kardeşiyle geçinmemesi mümkün değildir. Bugünkü dersimizde,

Bugünkü dersimizde,
yine geçen ki dersimizden bir taneyi daha söyleyeyim:yine geçen ki dersimizden bir taneyi daha söyleyeyim: Hiçbir kimse evinde bir resim saklamasın.

Hiçbir kimse evinde bir resim saklamasın.
İkincisi, hiçbir mezarlığı yükseltmeyin öyle.

İkincisi, hiçbir mezarlığı yükseltmeyin öyle.
İlla düzeltin. İlla düzeltin. Resimleri kaldırın, kabirleri de düzeltin.Resimleri kaldırın, kabirleri de düzeltin. Ne diyelim? Allah kusurlarımızı affetesin...Ne diyelim? Allah kusurlarımızı affetesin... Kabristanlardaki mermerler bana kalırsa bir memleket yapar.

Kabristanlardaki mermerler bana kalırsa bir memleket yapar.
Kabristanlardaki mermerler bir memleket daha yapar.Kabristanlardaki mermerler bir memleket daha yapar. Ne kadar bu insan hayatındayken yaptığı sefahat yetmiyormuş gibiNe kadar bu insan hayatındayken yaptığı sefahat yetmiyormuş gibi öldükten sonra da yine o şerefi bırakamıyor.öldükten sonra da yine o şerefi bırakamıyor. Şimdi Arabistan'a gidince Arapları ayıplıyoruz.

Şimdi Arabistan'a gidince Arapları ayıplıyoruz.
"Yazık ettiler şu mezarlıklarını, bak ne hale getirmişler"

"Yazık ettiler şu mezarlıklarını, bak ne hale getirmişler"
diyerekten ama; bak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in emri,diyerekten ama; bak Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in emri, Müslüm'ün de hadisi. Hadisi rivayet eden de Müslüm.Müslüm'ün de hadisi. Hadisi rivayet eden de Müslüm. Duanız hayırdan ibaret olsun.

Duanız hayırdan ibaret olsun.
İyilikler isteyiniz Allah'tan.İyilikler isteyiniz Allah'tan. Çünkü melekler sizin dualarınıza "Amin" derler.Çünkü melekler sizin dualarınıza "Amin" derler. İyilik isterseniz iyilik olur, kötülük isterseniz Allah esirgeye kötülük olur. İyilik isterseniz iyilik olur, kötülük isterseniz Allah esirgeye kötülük olur. Bu da Ahmed b. Hanbel, Müslim'in ve Ebû Dâvud'un rivayeti.

Bu da Ahmed b. Hanbel, Müslim'in ve Ebû Dâvud'un rivayeti.
Yine bunu ilaveten bir tane daha buyuruyor ki:

Yine bunu ilaveten bir tane daha buyuruyor ki:
Lâ ted’û alâ enfüsihim, ve lâ ted’û alâ evlâdiküm,

Lâ ted’û alâ enfüsihim, ve lâ ted’û alâ evlâdiküm,
ve lâ ted’û alâ hademiküm, ve lâ ted’û alâ emvâliküm.ve lâ ted’û alâ hademiküm, ve lâ ted’û alâ emvâliküm. Şimdi insan kızıyor ya, işte çocuğuna, “Allah belasını versin”;

Şimdi insan kızıyor ya, işte çocuğuna, “Allah belasını versin”;
hizmetçisine “Allah belanı versin”; malına,hizmetçisine “Allah belanı versin”; malına, “Allah bu malın belasını versin” gibi,“Allah bu malın belasını versin” gibi, buna benzer çirkin sözler konuşuyor ve beddualar ediyoruz.buna benzer çirkin sözler konuşuyor ve beddualar ediyoruz. Efendimiz diyor ki:Efendimiz diyor ki: “Sakın bunu böyle yapmayın.

“Sakın bunu böyle yapmayın.
Ne kendinize, ne çocuklarınıza, ne de hizmetkarlarınıza,Ne kendinize, ne çocuklarınıza, ne de hizmetkarlarınıza, ne de mallarınıza karşı böyle dua etmeyiniz. ne de mallarınıza karşı böyle dua etmeyiniz. Çünkü bir saat vardır ki, duanızda icabet olunuverir,Çünkü bir saat vardır ki, duanızda icabet olunuverir, sonra nâdim olursunuz, pişman olursunuz. Ama olmuş olan.”sonra nâdim olursunuz, pişman olursunuz. Ama olmuş olan.” Yine bakınız.

Yine bakınız.
Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.

Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.
Siz imamlarınıza da, reis, hükümet reislerine de,

Siz imamlarınıza da, reis, hükümet reislerine de,
buradaki imamdan murad cami imamı değil, devlet imamı.buradaki imamdan murad cami imamı değil, devlet imamı. Onlara da beddua etmeyiniz. Görüyorsunuz, hepsini diyoruz…Onlara da beddua etmeyiniz. Görüyorsunuz, hepsini diyoruz… Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.

Lâ ted’û alâ eimmetiküm bi’l-fesâdi.
Onların da fesâdı için dua etmeyiniz.Onların da fesâdı için dua etmeyiniz. Çünkü, fe inne salâhahüm, onların salâhı,

Çünkü, fe inne salâhahüm, onların salâhı,
salâhuküm sizin salâhınıza bağlıdır.salâhuküm sizin salâhınıza bağlıdır. Ve fesâdühüm, onların fesâdı da, fesâdüküm,Ve fesâdühüm, onların fesâdı da, fesâdüküm, sizin fesâdınıza müncer olur.sizin fesâdınıza müncer olur. Onun için onların ıslahlarına, iyiliklerine dua edin ki iyilik size gelsin.Onun için onların ıslahlarına, iyiliklerine dua edin ki iyilik size gelsin. Yoksa onların mahvı, sizin de mahvınızdır.Yoksa onların mahvı, sizin de mahvınızdır. Onun için dualarınızı hesaplayarak yapın.Onun için dualarınızı hesaplayarak yapın. Lâ tüdîmü’n-nezara ile’l-meczûmîne.

Lâ tüdîmü’n-nezara ile’l-meczûmîne.
Geçen derslerde geçmişti bu.Geçen derslerde geçmişti bu. Cüzzam hastalıklarına dikkatle bakmayınız. Anlatmıştım onu. Cüzzam hastalıklarına dikkatle bakmayınız. Anlatmıştım onu. Ve izâ kellemtümûhüm. Bak bu zaman.

Ve izâ kellemtümûhüm. Bak bu zaman.
Diyor ki eğer konuşmanız icap ediyorsa o cüzzamlı ile.Diyor ki eğer konuşmanız icap ediyorsa o cüzzamlı ile. Fe’l-yekün beyneküm ve beynehüm kaderu rumhin.

Fe’l-yekün beyneküm ve beynehüm kaderu rumhin.
Aranızda hiç olması şöyle bir mızrak boyu mesafe olsun.Aranızda hiç olması şöyle bir mızrak boyu mesafe olsun. 2-3 metrelik bir mesafe olsun. Yaklaşmayın birbirinize.2-3 metrelik bir mesafe olsun. Yaklaşmayın birbirinize. Yakından konuşmayın cüzzamlılarla diyen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemYakından konuşmayın cüzzamlılarla diyen Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hadîsinde de,bir hadîsinde de, cüzzamın mikrobunu arslana benzediğini beyan etmiş de cüzzamın mikrobunu arslana benzediğini beyan etmiş de bugün de keşfediciler,bugün de keşfediciler, hakikaten mikrobun arslan şeklinde olduğunu söylemişler.hakikaten mikrobun arslan şeklinde olduğunu söylemişler. Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.

Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.
Benim ashâbımın aleyhinde de konuşmayın.Benim ashâbımın aleyhinde de konuşmayın. Bak ne güzeldir bu.Bak ne güzeldir bu. Bazı insanlar hâlâ bu iddiada dururlar. Bazı insanlar hâlâ bu iddiada dururlar. Ne hikmettir?

Ne hikmettir?
İnsanlarda bazı şeyler vardır, boş kafalar.

İnsanlarda bazı şeyler vardır, boş kafalar.
Bu boş kafalar dolayısıyla bundan bin üç yüz sene, Bu boş kafalar dolayısıyla bundan bin üç yüz sene, bin dört yüz sene evvelki ashâb-ı kirâmın lehinde, aleyhinde konuşma yaparlar.bin dört yüz sene evvelki ashâb-ı kirâmın lehinde, aleyhinde konuşma yaparlar. Lehindekileri hoş da, aleyhinde konuşmalar hiç caiz olmaz.Lehindekileri hoş da, aleyhinde konuşmalar hiç caiz olmaz. Kitaplar böyle yazıyor. Sen ne kitaba bakıyorsun canım.

Kitaplar böyle yazıyor. Sen ne kitaba bakıyorsun canım.
Onlar peygamberlerin ashâbı.Onlar peygamberlerin ashâbı. Tarihlere bakıyorsun, peygambere hizmet etmişler.Tarihlere bakıyorsun, peygambere hizmet etmişler. Onun zamanında yaşamışlar, imanıyla, İslâm'la müşerref olmuşlar.Onun zamanında yaşamışlar, imanıyla, İslâm'la müşerref olmuşlar. Bize de bu dini nakletmişler, getirebilmişler. Bize de bu dini nakletmişler, getirebilmişler. Sen kalkıyorsun, şu haklıydı, bu haksızdı diyerekten.Sen kalkıyorsun, şu haklıydı, bu haksızdı diyerekten. Hakim misin sen yahu?Hakim misin sen yahu? Bırak işi Allah'a.

Bırak işi Allah'a.
Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.

Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.
Beşeriyet itibariyle herkeste bir kusur olur.Beşeriyet itibariyle herkeste bir kusur olur. Senin vazifen şimdi o kusurları meydana çıkarmak mı yahu?Senin vazifen şimdi o kusurları meydana çıkarmak mı yahu? Kardeşin vazifesi neydi?

Kardeşin vazifesi neydi?
Kardeşin vazifesi hataları kapayıp örtmek, iyilikleri söylemek idi.

Kardeşin vazifesi hataları kapayıp örtmek, iyilikleri söylemek idi.
Halbuki sen tersini yapıyorsun şimdi. Halbuki sen tersini yapıyorsun şimdi. Onun için “Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.”Onun için “Lâ tezkürû mesâviye eshâbî.” Fe tehtelife kulûbüküm.

Fe tehtelife kulûbüküm.
Sonra ne olur?

Sonra ne olur?
Kalpleriniz bozulur.

Kalpleriniz bozulur.
Kalplerin bir araya gelmemesinin sebebi,Kalplerin bir araya gelmemesinin sebebi, onların aleyhindeki konuşmalarımızın neticesi oluyor demek.onların aleyhindeki konuşmalarımızın neticesi oluyor demek. Ve üzkürû mehâsine eshâbî.

Ve üzkürû mehâsine eshâbî.
Hem ashâbın mesela böyle iyiliklerini zikretmekle beraber,Hem ashâbın mesela böyle iyiliklerini zikretmekle beraber, bizim de kendilerimizin de birbirlerimizin iyiliklerini zikretmekle mükellefiz yine.bizim de kendilerimizin de birbirlerimizin iyiliklerini zikretmekle mükellefiz yine. Ve şeriât itibariyle hatasız insanı bulmak bugün mümkün değildir.Ve şeriât itibariyle hatasız insanı bulmak bugün mümkün değildir. Peygamber değiliz.

Peygamber değiliz.
Peygamber müstesna.Peygamber müstesna. Büyük velilerde de hatalar olur. Onlar da müstesna. Büyük velilerde de hatalar olur. Onlar da müstesna. Fakat bizim hepsimizde sürü ile günah var.Fakat bizim hepsimizde sürü ile günah var. Kendimizdekini görmeyip de başkalarının günahlarıyla,

Kendimizdekini görmeyip de başkalarının günahlarıyla,
kusurlarıyla, ayıplarıyla meşgul olmak doğrusu akıllı bir insanın işi değildir. kusurlarıyla, ayıplarıyla meşgul olmak doğrusu akıllı bir insanın işi değildir. Onun için, ve üzkürû mehâsine eshâbî.Onun için, ve üzkürû mehâsine eshâbî. Benim ashâbımın iyiliklerinden bahsedin.Benim ashâbımın iyiliklerinden bahsedin. Tarihi oku da bak, burada.Tarihi oku da bak, burada. Bunlara ne kadar hizmet etmişler bu dine.Bunlara ne kadar hizmet etmişler bu dine. Onların o iyiliklerini söyle. Sonraki vakıaları bırak.

Onların o iyiliklerini söyle. Sonraki vakıaları bırak.
Ki hattâ te’telife kulûbüküm. Ki hattâ te’telife kulûbüküm. O zaman kalplerinize de ülfet meydana gelir.O zaman kalplerinize de ülfet meydana gelir. Cenâb-ı Peygamber, ülfeti deyince, Cenâb-ı Peygamber, ülfeti deyince, Cenâb-ı Peygamber geldiği zaman da ashâb-ı kirâmın arasında,Cenâb-ı Peygamber geldiği zaman da ashâb-ı kirâmın arasında, ashâb-ı kirâm dediği yere Arapların arasında bir geçimsizlik vardı.ashâb-ı kirâm dediği yere Arapların arasında bir geçimsizlik vardı. Cenâb-ı Peygamber bunları te’lif etti, barıştırdı. Birleştiler.

Cenâb-ı Peygamber bunları te’lif etti, barıştırdı. Birleştiler.
Bunları barıştırabilmen, bunları barıştırabilmen,Bunları barıştırabilmen, bunları barıştırabilmen, t’elif-i gulübetlen senin elinde değil. Sen bunu yapamazdın. t’elif-i gulübetlen senin elinde değil. Sen bunu yapamazdın. Bütün dağlar altın olsaydı da bunları dağıtsaydın da bunlara,Bütün dağlar altın olsaydı da bunları dağıtsaydın da bunlara, şu kadar paralar verseydin yine beceremezdin. şu kadar paralar verseydin yine beceremezdin. Velâkinna’llâhe ellefe beynehüm.

Velâkinna’llâhe ellefe beynehüm.
Cenâb-ı Hak onların kalplerine biraz yumuşaklık verdi,

Cenâb-ı Hak onların kalplerine biraz yumuşaklık verdi,
ötekine de verdi, barıştılar gittiler.ötekine de verdi, barıştılar gittiler. Bize şimdi vermiyor o te’lifi.Bize şimdi vermiyor o te’lifi. Sen diyorsun ki filan kimse amma inatkarmış. Sen diyorsun ki filan kimse amma inatkarmış. Ne inatkârı yahu?

Ne inatkârı yahu?
Allah vermeyince ne yapsın,

Allah vermeyince ne yapsın,
mabud vermeyince ne yapsın mahluk demiş.mabud vermeyince ne yapsın mahluk demiş. Biz Allah'ın yolundan çıktıktan sonra onu beşere istinad etmek doğru olmaz.Biz Allah'ın yolundan çıktıktan sonra onu beşere istinad etmek doğru olmaz. Ne güzel söylemiş oldunuz.

Ne güzel söylemiş oldunuz.
Ashâb, ef’alleri, ahlâkları Kur'an'a muvaffıktır diyor.Ashâb, ef’alleri, ahlâkları Kur'an'a muvaffıktır diyor. Lehüm ehlil verâ. Bunlar ehl-i verâdır.Lehüm ehlil verâ. Bunlar ehl-i verâdır. Ve şuhud, ehl-i şuhud'dur.

Ve şuhud, ehl-i şuhud'dur.
Lehüm deva'un ve milhül ümme.

Lehüm deva'un ve milhül ümme.
Ümmetin tuzu mesafesindedir.Ümmetin tuzu mesafesindedir. Tuzsuz nasıl yemek olmuyorsa,Tuzsuz nasıl yemek olmuyorsa, ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar yüksektir öyle.ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar yüksektir öyle. Onun için onların aleyhinde kattiyen konuşmak caiz olmaz.Onun için onların aleyhinde kattiyen konuşmak caiz olmaz. Ama şöyle yapmışlar, böyle yapmışlar... Senin neyine lazım onlar.

Ama şöyle yapmışlar, böyle yapmışlar... Senin neyine lazım onlar.
Şimdi gene buyuruyor.Şimdi gene buyuruyor. Lâ tezkürûnî inde selâsin.

Lâ tezkürûnî inde selâsin.
Üç yerde beni anmayın diyor. Üç yerde beni anmayın diyor. Üç yerde beni anmayın.

Üç yerde beni anmayın.
Birisi. İnde tesmiyeti’t-taâmi.

Birisi. İnde tesmiyeti’t-taâmi.
Yemek yerken Bismillâhirrahmânirrahîm…Yemek yerken Bismillâhirrahmânirrahîm… Ve sallallahu aleyhi ve sellem mesela. Öyle olmaz.Ve sallallahu aleyhi ve sellem mesela. Öyle olmaz. Bismillâhirrahmânirrahîm kâfi.

Bismillâhirrahmânirrahîm kâfi.
Ee, salât-u selâm getirirsek olmaz mı hocaefendi?

Ee, salât-u selâm getirirsek olmaz mı hocaefendi?
Salât-u selâm getirirsin olur ama Bismillah'tan sonra dediğin kadar de.

Salât-u selâm getirirsin olur ama Bismillah'tan sonra dediğin kadar de.
Fakat Bismillah diyince yemeğini ye,Fakat Bismillah diyince yemeğini ye, ondan sonra getir istediğin kadar salâvat.ondan sonra getir istediğin kadar salâvat. Ama Bismillah ile karıştırma. Bir.

Ama Bismillah ile karıştırma. Bir.
İkincisi. İnde’z-zebhi. Hayvanı kesiyoruz, koyun kesiyoruz mesela.

İkincisi. İnde’z-zebhi. Hayvanı kesiyoruz, koyun kesiyoruz mesela.
Kurbanda vesair zamanında.Kurbanda vesair zamanında. Bismillahi Allah-u Ekber. Bismillah ve bi Muhammed. Olmaz.

Bismillahi Allah-u Ekber. Bismillah ve bi Muhammed. Olmaz.
Bismillah ve bi sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz.Bismillah ve bi sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz. Ve inde’l-utâsi. Hapşuu.

Ve inde’l-utâsi. Hapşuu.
Yerhamukallah, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz.Yerhamukallah, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem. Olmaz. Üç yerde beni anmayın. Peki. Üç yerde beni anmayın. Peki. Men gâle Bismillah ve'n Nebiyyü. Aldandı.

Men gâle Bismillah ve'n Nebiyyü. Aldandı.
Bismillah ve'n Nebiyyü dedi. Fe huve haramün.Bismillah ve'n Nebiyyü dedi. Fe huve haramün. Onu konuşmak haramdır.Onu konuşmak haramdır. "Vela yehullü eklü tilke zebiha"

"Vela yehullü eklü tilke zebiha"
O hayvanı yemekte caiz olmaz Onun eti de haramdır.O hayvanı yemekte caiz olmaz Onun eti de haramdır. "Vela yehullü eklü tilke zebîha vema yükseru kâilühü"

"Vela yehullü eklü tilke zebîha vema yükseru kâilühü"
Ekseriyetle de bu, kailinin küfrüne kadar hüküm olunur. Ekseriyetle de bu, kailinin küfrüne kadar hüküm olunur. Peygamberin yeri ayrı, Allah'ın yeri ayrı. Allah, Allah'tır.Peygamberin yeri ayrı, Allah'ın yeri ayrı. Allah, Allah'tır. Peygamber, peygamberdir. Peygamber de kuldur yani.

Peygamber, peygamberdir. Peygamber de kuldur yani.
Allah kulluktan müstesna.Allah kulluktan müstesna. Kulları yaratandır Allah.Kulları yaratandır Allah. Peygamber ise kuldur, abiddir yani.Peygamber ise kuldur, abiddir yani. Abde olunca Allah'la iştirak edemez.

Abde olunca Allah'la iştirak edemez.
Allah'ın yerine kaim olamaz yani. Buna dikkat etmek lazım.Allah'ın yerine kaim olamaz yani. Buna dikkat etmek lazım. Bak şimdi.

Bak şimdi.
Lâ tezhebü’l-eyyâmü ve’l-leyâlî hattâ yemlike muâviyetü.

Lâ tezhebü’l-eyyâmü ve’l-leyâlî hattâ yemlike muâviyetü.
Cenâb-ı Peygamber daha hayatında iken diyor ki:Cenâb-ı Peygamber daha hayatında iken diyor ki: Bu günler gelip geçecek, geçecek de;

Bu günler gelip geçecek, geçecek de;
Muaviye bir gün bu mülke melik olacak.Muaviye bir gün bu mülke melik olacak. Zaten bu hadis için demiş Muaviye’den…

Zaten bu hadis için demiş Muaviye’den…
Ben bu davaya, bu hadisin sırrına mazhar olmak için çıktım, demiş.Ben bu davaya, bu hadisin sırrına mazhar olmak için çıktım, demiş. Ama Peygamber'in sözüde yerini bulacak.Ama Peygamber'in sözüde yerini bulacak. Niçin Hz. Ali ile dövüştü diyorsun?Niçin Hz. Ali ile dövüştü diyorsun? Ne yapalım?

Ne yapalım?
Allah'ın işi.

Allah'ın işi.
Lâ türsilü’l-ibile nehlen, ve sarrûhâ sarran,

Lâ türsilü’l-ibile nehlen, ve sarrûhâ sarran,
fe inne’ş-şeyâtîne türdıuhâ. fe inne’ş-şeyâtîne türdıuhâ. Develeri satmak için yedirirmiş otu, yemi;Develeri satmak için yedirirmiş otu, yemi; içirirmiş suyu, karnı şişiyor, memesini de almıyor, şişiriyor.içirirmiş suyu, karnı şişiyor, memesini de almıyor, şişiriyor. Pazara çıkardığı vakitte semiz görünüyor hayvan. Karnı büyük.Pazara çıkardığı vakitte semiz görünüyor hayvan. Karnı büyük. Bunu böyle yapmayın, diyor Cenâb-ı Peygamber.

Bunu böyle yapmayın, diyor Cenâb-ı Peygamber.
Hıyanetliğe gitmeyin yani. Hıyanetliğe gitmeyin yani. Sonra bu memelerdeki sütleri şeytanlar emer.Sonra bu memelerdeki sütleri şeytanlar emer. Haberiniz bile olmaz.Haberiniz bile olmaz. Nasıl besmelesiz yemekleri şeytanlar da ortak olur yerler de, Nasıl besmelesiz yemekleri şeytanlar da ortak olur yerler de, evin bereketi olmaz.evin bereketi olmaz. Dersin ki hâlâ yetmiyor bu paralar.

Dersin ki hâlâ yetmiyor bu paralar.
Bunlar aklımızın ermediği şeylerdir.Bunlar aklımızın ermediği şeylerdir. Lâ türsilû mevâşiyeküm ve sıbyâneküm izâ ğâbeti’ş-şemsü.

Lâ türsilû mevâşiyeküm ve sıbyâneküm izâ ğâbeti’ş-şemsü.
Akşam güneş batarken hayvanlarınızı daAkşam güneş batarken hayvanlarınızı da çocuklarınızı da sokağa salmayın.çocuklarınızı da sokağa salmayın. Aklımız ermez.

Aklımız ermez.
Hatta tezhebe fehmetü’l-işâi.

Hatta tezhebe fehmetü’l-işâi.
Bu akşamın karanlığı gider, gece gelir, ondan sonra çıkabilir artık.Bu akşamın karanlığı gider, gece gelir, ondan sonra çıkabilir artık. Fe inne’ş-şeyâtîne tenbeasü izâ ğâbeti’ş-şemsü hattâ tezhebe fehmetğ’l-işâi.

Fe inne’ş-şeyâtîne tenbeasü izâ ğâbeti’ş-şemsü hattâ tezhebe fehmetğ’l-işâi.
Yine şuna da dikkat edin:

Yine şuna da dikkat edin:
Lâ teffe’ûnî fevka hakkî.

Lâ teffe’ûnî fevka hakkî.
Beni kulluk hakkımdan daha yukarıya çıkarmayın.Beni kulluk hakkımdan daha yukarıya çıkarmayın. Ben kulum.Ben kulum. Beni kulluk hakkımdan daha üstüne çıkarmayın.Beni kulluk hakkımdan daha üstüne çıkarmayın. Yükseltmeyin.Yükseltmeyin. Lâ teffe’ûnî fevka hakkî fe inna’llâhe teâlâ ittehazenî abden

Lâ teffe’ûnî fevka hakkî fe inna’llâhe teâlâ ittehazenî abden
kable en yettehizenî rasûlen.kable en yettehizenî rasûlen. Beni Resûl etmeden Cenâb-ı Hak evvela kulu edendi.Beni Resûl etmeden Cenâb-ı Hak evvela kulu edendi. Ondan sonra da Resûl yaptı beni, kırkımdan sonra. Ondan sonra da Resûl yaptı beni, kırkımdan sonra. Kırk yaşına kadar kuluydum. Kırk yaşına kadar kuluydum. Kırk yıldan sonra Resûllük geldi bana. Fakat kulum yine.Kırk yıldan sonra Resûllük geldi bana. Fakat kulum yine. Resûl olmakla kulluktan da çıkmış değilim.Resûl olmakla kulluktan da çıkmış değilim. Binâenaleyh benim kulluk hakkımı bırakıp da Binâenaleyh benim kulluk hakkımı bırakıp da Yahudilerin yaptıkları gibi Hz. İsa aleyhisselam’a Allah'ın oğlu ,Yahudilerin yaptıkları gibi Hz. İsa aleyhisselam’a Allah'ın oğlu , en nihayet Allah'tır dediler.en nihayet Allah'tır dediler. Siz sakın böyle bir şey yapmayın.

Siz sakın böyle bir şey yapmayın.
Lâ terkebü’l-bahra illâ hâccen ev mu’temiran ev ğâziyen fî sebîlillâhi.

Lâ terkebü’l-bahra illâ hâccen ev mu’temiran ev ğâziyen fî sebîlillâhi.
Olur olmaz yerde vapurlara binmeyin.Olur olmaz yerde vapurlara binmeyin. Şimdi ben de desem ki tayyarelere de binmeyin.

Şimdi ben de desem ki tayyarelere de binmeyin.
O zaman o tayyare yok, vapur vardı.O zaman o tayyare yok, vapur vardı. Vapur da yoktu da, kayıklar işte; o mavona gibi, yahut filika gibi kayıklar.

Vapur da yoktu da, kayıklar işte; o mavona gibi, yahut filika gibi kayıklar.
Böyle bizimki bugünkü gibi büyük vapurlarımız da yok.Böyle bizimki bugünkü gibi büyük vapurlarımız da yok. Onun için Lâ terkebü’l-bahra. Gemiye binme.

Onun için Lâ terkebü’l-bahra. Gemiye binme.
Bahre binme demekten murad gemiye binme. Bahre binme demekten murad gemiye binme. İllâ hâccen. Hacca gideceksen bin. ev mu’temiran.

İllâ hâccen. Hacca gideceksen bin. ev mu’temiran.
Umre'ye gideceksen bin. Ev ğâziyen fî sebîlillâhi,Umre'ye gideceksen bin. Ev ğâziyen fî sebîlillâhi, harbe gideceksen bin.harbe gideceksen bin. Keyif için binme.

Keyif için binme.
Ee batarsa, o zaman tekneler ufak.

Ee batarsa, o zaman tekneler ufak.
Bugünkü vapurlar bile o şiddetli , onlar bile dayanamıyor.Bugünkü vapurlar bile o şiddetli , onlar bile dayanamıyor. Bunlar da karaya oturuyor, bilmem ne oluyor.Bunlar da karaya oturuyor, bilmem ne oluyor. Bundan dolayı bazı büyükler, fıkıh kitaplarımızda, Bundan dolayı bazı büyükler, fıkıh kitaplarımızda, memleketleri bizim gibi uzakta olan kimseler,memleketleri bizim gibi uzakta olan kimseler, hacıya gitmelerinde arada deniz varsa, hac ondan muaftır demişler. hacıya gitmelerinde arada deniz varsa, hac ondan muaftır demişler. Çünkü tehlike var, vapura binip de gitmekten uzak mesafe.

Çünkü tehlike var, vapura binip de gitmekten uzak mesafe.
Fakat ittifakla gemiye binilir.Fakat ittifakla gemiye binilir. Hele bugünlerde mesela kolay.Hele bugünlerde mesela kolay. Umre için de gemiye binilir, gaza için de binilir.Umre için de gemiye binilir, gaza için de binilir. Bu vapur hadisinde denizin altında ateş vardır,

Bu vapur hadisinde denizin altında ateş vardır,
o ateşin altında yine deniz vardır. o ateşin altında yine deniz vardır. Aklımız ermez.

Aklımız ermez.
Siz sıkıştığınız vakitte sultanlara da iltica etmeyin,

Siz sıkıştığınız vakitte sultanlara da iltica etmeyin,
onlara dayamayın ardınızı. onlara dayamayın ardınızı. Cehennem, giren girecek. Cennete giren girecek.

Cehennem, giren girecek. Cennete giren girecek.
Fakat cennetin bir kısmı yine boş kalacak.Fakat cennetin bir kısmı yine boş kalacak. Cennet dolmayacak yani. Boş kalacak. Büyük bir yer.Cennet dolmayacak yani. Boş kalacak. Büyük bir yer. Cenâb-ı Hak orası için hususi mahluk yaratacak,Cenâb-ı Hak orası için hususi mahluk yaratacak, o cenneti onlarla da dolduracaktır yani.o cenneti onlarla da dolduracaktır yani. Yine buyurur ki:

Yine buyurur ki:
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî yükâtilûne ale’l-hakki.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî yükâtilûne ale’l-hakki.
Benim ümmetimden bir grup, bir tabaka, bir kısım taif edildikleri...Benim ümmetimden bir grup, bir tabaka, bir kısım taif edildikleri... Yükâtilûne ale’l-hakki.

Yükâtilûne ale’l-hakki.
Hak için mukatile edilecekler, dövüşecekler. Hak için dövüşecekler.Hak için mukatile edilecekler, dövüşecekler. Hak için dövüşecekler. Kıyamete kadar bu benim ümmetim içinden bir taifeKıyamete kadar bu benim ümmetim içinden bir taife hakkın müdafi olacak, hakkın muhafıza olacak.hakkın müdafi olacak, hakkın muhafıza olacak. Hakk'ın hâmişi olacak. Hakçı olacak.Hakk'ın hâmişi olacak. Hakçı olacak. Bunu tekid eden bir diğer hadis yine:

Bunu tekid eden bir diğer hadis yine:
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî kâimeten bi emrillâhi.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî kâimeten bi emrillâhi.
Benim ümmetimden bir taife.Benim ümmetimden bir taife. Yani bozulan bozulacak.

Yani bozulan bozulacak.
Bozulanların bozulması benim ümmetimin ümmetliğine zarar vermez.Bozulanların bozulması benim ümmetimin ümmetliğine zarar vermez. Bozulan bozulur.Bozulan bozulur. Ama ümmetimin içinde öyle bir taife mevcut olacak ki,Ama ümmetimin içinde öyle bir taife mevcut olacak ki, kâimeten bi emrillâhi.kâimeten bi emrillâhi. Allah Teâlâ'nın emrini ifâ ederler.Allah Teâlâ'nın emrini ifâ ederler. Lâ yedurruhüm men hazelehüm.

Lâ yedurruhüm men hazelehüm.
O'na karşı çıkanlar olur ama hiçbir zarar vermezler.O'na karşı çıkanlar olur ama hiçbir zarar vermezler. Lâ yedurruhüm men hazelehümü ve men hâlefehüm.

Lâ yedurruhüm men hazelehümü ve men hâlefehüm.
Ne kadar bu muhalifler olursa olsun bu hak ile hakkın müdafisi olanlar,Ne kadar bu muhalifler olursa olsun bu hak ile hakkın müdafisi olanlar, hakkın muhafızı olanların Allah hafızı ve muhafızıdır.hakkın muhafızı olanların Allah hafızı ve muhafızıdır. Onları ayakta tutacaktır yani.Onları ayakta tutacaktır yani. Dünya bir araya gelir.

Dünya bir araya gelir.
Ama bunlar meydana gelmesin, şunları yok edelim, imha edelim.Ama bunlar meydana gelmesin, şunları yok edelim, imha edelim. Yine başımıza bunlar bizim çeşitli şeyler çıkaracaklar,Yine başımıza bunlar bizim çeşitli şeyler çıkaracaklar, diyerekten dünya toplansın bir araya hakından gelemezler.diyerekten dünya toplansın bir araya hakından gelemezler. Allah onları koruyacak ve bunlar

Allah onları koruyacak ve bunlar
din üzerinde kâye olaraktan yaşayacaklar.din üzerinde kâye olaraktan yaşayacaklar. İlâ yevmi’l-kıyâmeh. Kıyamete kadar.İlâ yevmi’l-kıyâmeh. Kıyamete kadar. Bunu önleyen kimse çıkamaz.Bunu önleyen kimse çıkamaz. Hattâ ye’tiye emrullâhi ve hüm zâhirûne ale’n-nâsi.Hattâ ye’tiye emrullâhi ve hüm zâhirûne ale’n-nâsi. Yani emri ilahi gelinceye kadarki kıyamet kopacak,Yani emri ilahi gelinceye kadarki kıyamet kopacak, o kıyametin kopacağına kadar bunlar hak üzerinde duracaklar.o kıyametin kopacağına kadar bunlar hak üzerinde duracaklar. Raviler, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Müslim, Hazreti Muaviye’den.

Raviler, Ahmed b. Hanbel, Buhârî, Müslim, Hazreti Muaviye’den.
Bunu diyor ki Cenâb-ı Peygamber, hutbe okuyordu.

Bunu diyor ki Cenâb-ı Peygamber, hutbe okuyordu.
Hutbe okurken ben bunu Resûlullah'tan işittim diyor Hz. Muaviye.Hutbe okurken ben bunu Resûlullah'tan işittim diyor Hz. Muaviye. Resûlullah hutbesinde böyle buyurmuşlar:Resûlullah hutbesinde böyle buyurmuşlar: Bir ümmet, ümmetinden bir tabaka hak üzerine sabit olacaklar.

Bir ümmet, ümmetinden bir tabaka hak üzerine sabit olacaklar.
Kim ne derse desin onlar haktan dönmeyecekler.Kim ne derse desin onlar haktan dönmeyecekler. Hakkın muhafızı, müdafisi olacaklar. Hakkın muhafızı, müdafisi olacaklar. Dünyada bir araya toplansa onları hak yolundan ayıramayacaklar.Dünyada bir araya toplansa onları hak yolundan ayıramayacaklar. Yine üçüncü bir hadis:

Yine üçüncü bir hadis:
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.
Ümmetinden bir taife duracak ayakta.Ümmetinden bir taife duracak ayakta. Yükâtilûne ale’l-hakki.

Yükâtilûne ale’l-hakki.
Hak için dövüşecekler.Hak için dövüşecekler. Zâhirîne. Zâhir.Zâhirîne. Zâhir. Alâ men nâvâhümü hattâ yükâtile âhiruhümü’l-mesîha’d-deccâle.Alâ men nâvâhümü hattâ yükâtile âhiruhümü’l-mesîha’d-deccâle. Bu mesih-i deccal denilen bir şer, mahluk var.Bu mesih-i deccal denilen bir şer, mahluk var. Onun gelmesinde hiç şüphemiz yok. Gelecektir bu şer.

Onun gelmesinde hiç şüphemiz yok. Gelecektir bu şer.
Bu şer ile de dövüşünceye kadar onlar ümmetinden bir taife bulunacak.Bu şer ile de dövüşünceye kadar onlar ümmetinden bir taife bulunacak. Yani hak üzerine bu ümmet.Yani hak üzerine bu ümmet. Ama burada olmaz da dünyada müslümanlık burası değil ya.Ama burada olmaz da dünyada müslümanlık burası değil ya. Dünyanın her tarafında Müslümanlar mevcut.Dünyanın her tarafında Müslümanlar mevcut. Pakistan'ın da var.Pakistan'ın da var. Cezayir'in de var, şurasıda var, burasıda var.Cezayir'in de var, şurasıda var, burasıda var. Yayılıdır Müslümanlar dünya üzerinde.Yayılıdır Müslümanlar dünya üzerinde. Bunlardan bir grup, bir taife, İslâm'ın müdafisi ve muhafızı olacak.

Bunlardan bir grup, bir taife, İslâm'ın müdafisi ve muhafızı olacak.
Onun için hak üzerine olan İslâm'ın muhafız ve müdafalarını,Onun için hak üzerine olan İslâm'ın muhafız ve müdafalarını, müslümanların da desteklemelerinin lüzumunu apaçık söyler.müslümanların da desteklemelerinin lüzumunu apaçık söyler. Daha bir açığı bu hadisin.Daha bir açığı bu hadisin. Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî.
Ümmetimden bir taife sabit olur.Ümmetimden bir taife sabit olur. Mensûrîne. Yardım olunmuşlar kendilerine.

Mensûrîne. Yardım olunmuşlar kendilerine.
Nusret-i İlâhiye mazhar olmuş bir kavim bulunur.Nusret-i İlâhiye mazhar olmuş bir kavim bulunur. Lâ yedurruhüm. Hiç zarar vermez bunlara.

Lâ yedurruhüm. Hiç zarar vermez bunlara.
Huzlânü men hazelehüm.Huzlânü men hazelehüm. Onları yok etmek isteyenlerin gayretleri hiç para etmez. Onları yok etmek isteyenlerin gayretleri hiç para etmez. Hattâ tekûme’s-sâatü. Hattâ tekûme’s-sâatü. Kıyamet kopuncaya kadar bu ehl-i İslâm'ın içerisindekiKıyamet kopuncaya kadar bu ehl-i İslâm'ın içerisindeki hakkın muhafızı ve müdafii taifi olunacak.hakkın muhafızı ve müdafii taifi olunacak. Allah'ın da nusretine nâil oldukları halde.

Allah'ın da nusretine nâil oldukları halde.
İbn Mâce'nin, Taberânî'nin, Hatîb’in Muâviye b. Kurra an ebîhi.

İbn Mâce'nin, Taberânî'nin, Hatîb’in Muâviye b. Kurra an ebîhi.
Lâ tezâlü ümmetî fî meskenetin min dînihâ.

Lâ tezâlü ümmetî fî meskenetin min dînihâ.
Ümmetim, benim ümmetim, dinlerindeki basîrat üzerine sabit olurlar.Ümmetim, benim ümmetim, dinlerindeki basîrat üzerine sabit olurlar. Dinlerinde basîret sahibidirler. Bu çok mühimdir ha.Dinlerinde basîret sahibidirler. Bu çok mühimdir ha. Dininizde basîret sahibi olmak.Dininizde basîret sahibi olmak. Basîret, basâr değil.

Basîret, basâr değil.
Basîret, işin iç yüzünü görebilmek, işin iç yüzünü görebilmek…Basîret, işin iç yüzünü görebilmek, işin iç yüzünü görebilmek… Gittiği yolun hangisinin hak olup olmadığını görebilmek bir basirettir o.Gittiği yolun hangisinin hak olup olmadığını görebilmek bir basirettir o. Onu Allah mümtaz kullarına verir.

Onu Allah mümtaz kullarına verir.
Mümtaz kullarında bulunur bu basiret. Mümtaz kullarında bulunur bu basiret. Mümtaz olmazsan göremezsin.Mümtaz olmazsan göremezsin. İlerisinde ne olduğunu bilemediğin için hayvanlar görür de önünü görür,İlerisinde ne olduğunu bilemediğin için hayvanlar görür de önünü görür, arkasını görmez. Onun gibi görürüz.arkasını görmez. Onun gibi görürüz. Önümüzü görürüz de arkamızı görmeyiz.

Önümüzü görürüz de arkamızı görmeyiz.
Arkasını görmek basiret sahibine aittir.Arkasını görmek basiret sahibine aittir. Duvarın içini biz görebilir miyiz?Duvarın içini biz görebilir miyiz? Göremeyiz duvarın içinde kim var.

Göremeyiz duvarın içinde kim var.
Fakat ehl-i basiret duvarın içerisinide görür.Fakat ehl-i basiret duvarın içerisinide görür. Onun için ümmetimden bu basiret sahipleri bulunur.

Onun için ümmetimden bu basiret sahipleri bulunur.
Dinlerinde sabit oldukları halde. Yalnız iki şartla.Dinlerinde sabit oldukları halde. Yalnız iki şartla. Mâ lem yentezirû bi’l-meğribi iştibâke’n-nücûmi.Mâ lem yentezirû bi’l-meğribi iştibâke’n-nücûmi. “Akşam olmuş iftar edeceğiz.“Akşam olmuş iftar edeceğiz. Dur dur daha yıldızlar doğmadı ki” diyor.Dur dur daha yıldızlar doğmadı ki” diyor. “Canım akşam oldu. Güneş battı. Akşam oldu.

“Canım akşam oldu. Güneş battı. Akşam oldu.
Karanlık geliyor. Artık yıldızı beklemeye lüzum yok.”Karanlık geliyor. Artık yıldızı beklemeye lüzum yok.” Bunu yaptıkları takdirde o artık, o nusret, basiret ellerinden gider.

Bunu yaptıkları takdirde o artık, o nusret, basiret ellerinden gider.
Bir, bu daha Yahudilerin yaptığı gibi.Bir, bu daha Yahudilerin yaptığı gibi. İkincisi, mâ lem yüehhiru’l-fecra ilâ immihâki’n-nücûmi.

İkincisi, mâ lem yüehhiru’l-fecra ilâ immihâki’n-nücûmi.
Burada biz aldanılırız burada.Burada biz aldanılırız burada. Burada sabah namazını o kadar geriye bırakıyorlar ki,

Burada sabah namazını o kadar geriye bırakıyorlar ki,
ilâ immihâki’n-nücûmi, yıldızlar kayboluyor artık.ilâ immihâki’n-nücûmi, yıldızlar kayboluyor artık. Yıldızlar kayboluyor, yani sabahın ışığı vuruyor,Yıldızlar kayboluyor, yani sabahın ışığı vuruyor, yıldızın kıymeti kalmıyor artık.yıldızın kıymeti kalmıyor artık. O zamana kadar da sabahı tehir ediyor, daha güneş doğmadı diyor.O zamana kadar da sabahı tehir ediyor, daha güneş doğmadı diyor. Güneşin doğmasına vakit var diyor, 5 dakika var, 10 dakika var, 20 dakika var.Güneşin doğmasına vakit var diyor, 5 dakika var, 10 dakika var, 20 dakika var. Ee, biz de ancak o zaman kılıyoruz namazı.Ee, biz de ancak o zaman kılıyoruz namazı. Onun için Arapların bu cihette hakları var ki

Onun için Arapların bu cihette hakları var ki
sabah ezanını okur okumaz arkasından kameti getiriyorlar.sabah ezanını okur okumaz arkasından kameti getiriyorlar. Yani imsak vakti biter bitmez 15 dakika sonra namazı kılıyorlar.Yani imsak vakti biter bitmez 15 dakika sonra namazı kılıyorlar. Biz ise işte cemaat toplansın derken işi buraya düşürüyoruz yani.Biz ise işte cemaat toplansın derken işi buraya düşürüyoruz yani. Bu da Nasrâniyelerin işidir.Bu da Nasrâniyelerin işidir. Ve üçüncüsü.Ve üçüncüsü. Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ. Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ. Cenazeleri ehline, yani ehline dediğim; sahibinde bırakmak...Cenazeleri ehline, yani ehline dediğim; sahibinde bırakmak... “Ölen adam işte akraba-u taallukatı, eşi, dostu kaldırsın bana ne?”

“Ölen adam işte akraba-u taallukatı, eşi, dostu kaldırsın bana ne?”
“Eşi, dostu kaldırsın cenazeyi. Bana ne” demeyin. Cenazelere iştirak edin.

“Eşi, dostu kaldırsın cenazeyi. Bana ne” demeyin. Cenazelere iştirak edin.
Eh benim param var, şanım da var. Çok gelir bana cemaat.

Eh benim param var, şanım da var. Çok gelir bana cemaat.
Senin cemaatinin gelmesi de para etmez yani.Senin cemaatinin gelmesi de para etmez yani. Sen başkasına gitmiyorsun, sana da gelenlerin kıymeti olmaz.Sen başkasına gitmiyorsun, sana da gelenlerin kıymeti olmaz. Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ.

Ve mâ lem yekilü’l-cenâize ilâ ehlihâ.
Cenazeyi cenaze sahiplerine bırakırsın,Cenazeyi cenaze sahiplerine bırakırsın, “bana ne” dersen, o zaman o basireti elden gitmiş olur. “bana ne” dersen, o zaman o basireti elden gitmiş olur. Kıymetli adamlar gördün mü sen?

Kıymetli adamlar gördün mü sen?
Neden?

Neden?
Şerefi var onun canım.

Şerefi var onun canım.
Ondan dolayı toplanmış bütün insanlar.Ondan dolayı toplanmış bütün insanlar. Garibin cenazesi ortada kalıyor.

Garibin cenazesi ortada kalıyor.
Eğer cenaze arabaları olmasa kim götürecek bunu?Eğer cenaze arabaları olmasa kim götürecek bunu? Burada bir hadis var.

Burada bir hadis var.
Söylemesi belki pek doğru olmayacak ama,Söylemesi belki pek doğru olmayacak ama, teberrüken yine onu da atlamayalım.teberrüken yine onu da atlamayalım. Lâ tezâlü’l-hilâfetü fî benî ümeyyete

Lâ tezâlü’l-hilâfetü fî benî ümeyyete
Hilafet, hani şimdi var mı bir hilafet?

Hilafet, hani şimdi var mı bir hilafet?
Bu hilafet bizim bildiğimiz hilafet değil.

Bu hilafet bizim bildiğimiz hilafet değil.
Bizim halifelerin adına biz hilafet demişiz ama biz demişiz.Bizim halifelerin adına biz hilafet demişiz ama biz demişiz. 33 sene sonra hilafet bitti.33 sene sonra hilafet bitti. Hilafet 33 seneydi.Hilafet 33 seneydi. Peygamberden Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali tamam oldu.Peygamberden Hz. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali tamam oldu. Bundan sonra pazularının kuvvetiyle, cebâbir; Bundan sonra pazularının kuvvetiyle, cebâbir; cabbarlık suretiyle idareciler bunu kendileri kullanmışlardır. cabbarlık suretiyle idareciler bunu kendileri kullanmışlardır. Onun için, Lâ tezâlü’l-hilâfetü fî benî ümeyyete.

Onun için, Lâ tezâlü’l-hilâfetü fî benî ümeyyete.
Hilafet, beni ümmiyye’de oldukça rahat edilir.Hilafet, beni ümmiyye’de oldukça rahat edilir. Fakat bunlar da topun, çocuklar nasıl ayaklarında oynuyor,Fakat bunlar da topun, çocuklar nasıl ayaklarında oynuyor, o onu atıyor, o onu atıyor.o onu atıyor, o onu atıyor. Hilafet senden bana, benden sana, geçecek diyerektenHilafet senden bana, benden sana, geçecek diyerekten arada bir sürü kavgalar, gürültüler olur.arada bir sürü kavgalar, gürültüler olur. “Sen alacaksın, ben alacağım” diyerekten.

“Sen alacaksın, ben alacağım” diyerekten.
Ondan sonra, fe izâ nüziat minhüm fe lâ hayra fî ayşin.Ondan sonra, fe izâ nüziat minhüm fe lâ hayra fî ayşin. Ben-i ümmiyeden hilafet alındıktan sonra, Ben-i ümmiyeden hilafet alındıktan sonra, yaşayışta hayır yoktur demiş.yaşayışta hayır yoktur demiş. Hayatta hayır yoktur. Kavgayla, görültüyle geçer işler.Hayatta hayır yoktur. Kavgayla, görültüyle geçer işler. Baş bozulmuş.

Baş bozulmuş.
Ümmiye’den Abbaslar’a geçti, Abbasilerden Mısırlılara geçti.Ümmiye’den Abbaslar’a geçti, Abbasilerden Mısırlılara geçti. Mısırlılardan da bize geçti. Biz şimdi de kaybolduk gitti. Mısırlılardan da bize geçti. Biz şimdi de kaybolduk gitti. Lâ tezâlü lâ ilâhe illallâhü tehcübe ğadabe’-rabbi ani’n-nâsi.

Lâ tezâlü lâ ilâhe illallâhü tehcübe ğadabe’-rabbi ani’n-nâsi.
Bak ne güzel. Geçen bunun bir diğeri de geçmişti.

Bak ne güzel. Geçen bunun bir diğeri de geçmişti.
Lâ tezâlü lâ ilâhe illallâhü tahcübe ğadabe’-rabbi ani’n-nâsi.Lâ tezâlü lâ ilâhe illallâhü tahcübe ğadabe’-rabbi ani’n-nâsi. Bu kelime-i tayyibeyiBu kelime-i tayyibeyi her kim söylerse Allah Teâlâ'nın gadabını söndürür. Perde olur.her kim söylerse Allah Teâlâ'nın gadabını söndürür. Perde olur. Gazâb-ı ilahiye'ye, lâ ilâhe illallâh denildiği müddetçe…

Gazâb-ı ilahiye'ye, lâ ilâhe illallâh denildiği müddetçe…
Ama mâ lem yübâlû mâ zehebe min dînihim.

Ama mâ lem yübâlû mâ zehebe min dînihim.
Dinlerinden kaybettiklerine kıymet vermedikleri zaman,Dinlerinden kaybettiklerine kıymet vermedikleri zaman, izâ salahat lehüm dünyâhüm, dünyaları hoş,izâ salahat lehüm dünyâhüm, dünyaları hoş, rahatları yerinde, kazançları yerinde, rahatları yerinde, seviniyorlar.rahatları yerinde, kazançları yerinde, rahatları yerinde, seviniyorlar. Ama dinden şu gitmiş, bu gitmiş, hiç onunla alakadar olmuyorlar.Ama dinden şu gitmiş, bu gitmiş, hiç onunla alakadar olmuyorlar. Bu zamanda da kâlûhâ lâ ilâhe illallâh yine diyorlar. Bu zamanda da kâlûhâ lâ ilâhe illallâh yine diyorlar. Kîle, onlara deniyor ki:

Kîle, onlara deniyor ki:
Kezebtüm, yalan söylüyor.

Kezebtüm, yalan söylüyor.
Lestüm min ehlihâ.Lestüm min ehlihâ. Siz bu Lâ İlâhe illallâh diyecek ehil değilsiniz, tabakadan değilsiniz. Siz bu Lâ İlâhe illallâh diyecek ehil değilsiniz, tabakadan değilsiniz. Çünkü dinlerinizden şu kadar gider zayiatlarınız var daÇünkü dinlerinizden şu kadar gider zayiatlarınız var da hiç onunla meşgul olmuyorsunuz.hiç onunla meşgul olmuyorsunuz. “Bana ne” diyorsunuz?

“Bana ne” diyorsunuz?
Bananecilik, içinize geçmiş;

Bananecilik, içinize geçmiş;
dininizden, kaybettiklerinizden dolayı hiç müteessir olmuyorsunuz,dininizden, kaybettiklerinizden dolayı hiç müteessir olmuyorsunuz, üzülmüyorsunuz, çalışmıyorsunuz onun telafisine,üzülmüyorsunuz, çalışmıyorsunuz onun telafisine, oturmuşsunuz, Lâ İlâhe illallâh diyorsunuz.oturmuşsunuz, Lâ İlâhe illallâh diyorsunuz. Diyor ki:

Diyor ki:
“Hayır, yanlış, yalan söylüyorsunuz. Böyle olmaz.

“Hayır, yanlış, yalan söylüyorsunuz. Böyle olmaz.
Lâ İlâhe illallâh diyen,Lâ İlâhe illallâh diyen, Lâ İlâhe illallâh'ın müdafiği olur ve muhafızı olur.” Lâ İlâhe illallâh'ın müdafiği olur ve muhafızı olur.” Lâ İlâhe illallâh'ın müdafiği ve muhafızı olmayan

Lâ İlâhe illallâh'ın müdafiği ve muhafızı olmayan
bunu söylemeye hakkı yok.bunu söylemeye hakkı yok. Demek gelecek, Allah muhafaza… Allah korusun... Demek gelecek, Allah muhafaza… Allah korusun... Lâ tezâlü’l-ümmetü alâ şerîatin hasenetin.

Lâ tezâlü’l-ümmetü alâ şerîatin hasenetin.
Bu ümmet, şeriât-i hasene üzerinde daim olur.Bu ümmet, şeriât-i hasene üzerinde daim olur. Mâ lem yezher fîhim selâsün.

Mâ lem yezher fîhim selâsün.
Üç şey onlarda zuhur etmedikçe.Üç şey onlarda zuhur etmedikçe. Birisi. Mâ lem yükbed minhümü’l-ilmü.

Birisi. Mâ lem yükbed minhümü’l-ilmü.
İlim bunlardan kabzolunmadıkça…İlim bunlardan kabzolunmadıkça… İlim sahipleri mevcut aralarında var yani.

İlim sahipleri mevcut aralarında var yani.
Ve yeksür fîhim veledü’l-habesi.Ve yeksür fîhim veledü’l-habesi. Zina çocukları çok olmadıkça.Zina çocukları çok olmadıkça. Ve yezher fîhimü’s-sekkârûne.Ve yezher fîhimü’s-sekkârûne. Sekkârûn çok olmadıkça bunlar rahattırlar.Sekkârûn çok olmadıkça bunlar rahattırlar. Şeriât-ı ahsen üzeridedir bunlar.

Şeriât-ı ahsen üzeridedir bunlar.
Ne zaman ki ilim sahipleri ortadan çekilir, Ne zaman ki ilim sahipleri ortadan çekilir, veled-i zinalar çoğalır, sekkârûnlar da meydana çıkar,veled-i zinalar çoğalır, sekkârûnlar da meydana çıkar, o zaman iş işinden çıkar.o zaman iş işinden çıkar. Ve kûnûne fî âhiri’z-zamân. Bu âhir zamanda olacaktır.

Ve kûnûne fî âhiri’z-zamân. Bu âhir zamanda olacaktır.
Tahiyyetühüm beynehüm izâ telâku’t-tellâ’un.

Tahiyyetühüm beynehüm izâ telâku’t-tellâ’un.
Birbirlerine karşılaştıkları vakitte, Birbirlerine karşılaştıkları vakitte, es-selamu aleyküm diyecekleri yerdees-selamu aleyküm diyecekleri yerde “Allah belasını versin şunların yahu.“Allah belasını versin şunların yahu. Allah belasını versin bunların yahu.”Allah belasını versin bunların yahu.” Birbirlerine lanetle ömürlerinin vakitlerini geçiriyorlar. Birbirlerine lanetle ömürlerinin vakitlerini geçiriyorlar. Kusurları kendilerine katiyen aramıyorlar.Kusurları kendilerine katiyen aramıyorlar. İlmin kabzı, kitaplar ortadan kalkacak değil.

İlmin kabzı, kitaplar ortadan kalkacak değil.
İlmin sahibi kalmayacak, ilim sahibi kalmayacak. Kitap çok.İlmin sahibi kalmayacak, ilim sahibi kalmayacak. Kitap çok. Sarıklı da çok. Fakat ilmiyle âmil olan, ehl-i ilim yok.Sarıklı da çok. Fakat ilmiyle âmil olan, ehl-i ilim yok. Onun için bugün ilim denince,

Onun için bugün ilim denince,
her şey vardı da, burada şeriat-ı İslâmiye ile âmil olacak insanlar demek.her şey vardı da, burada şeriat-ı İslâmiye ile âmil olacak insanlar demek. Yine bakınız:Yine bakınız: Lâ tezûlü kademâ ibn âdeme yevme’l-kiyâmeh.

Lâ tezûlü kademâ ibn âdeme yevme’l-kiyâmeh.
Kıyamet gününde insanoğlunun ayağı yere saplanıp kalacak.Kıyamet gününde insanoğlunun ayağı yere saplanıp kalacak. Kımıldayamayacak yani.Kımıldayamayacak yani. İnsan orada kıyamet günü kımıldayamadan duracak.İnsan orada kıyamet günü kımıldayamadan duracak. Hattâ yüsele an hamsin.

Hattâ yüsele an hamsin.
Beş sorgunun cevabını vermedikçe bulunduğu yerden kımıldayamayacak.Beş sorgunun cevabını vermedikçe bulunduğu yerden kımıldayamayacak. Birisi. An umrihî fîmâ efnâhü.

Birisi. An umrihî fîmâ efnâhü.
“Ey Ahmet! Şu ömrünü söyle bakalım.

“Ey Ahmet! Şu ömrünü söyle bakalım.
60, 70, 80, 90 yaşında ömrünü geçirdim diyorsun.60, 70, 80, 90 yaşında ömrünü geçirdim diyorsun. Nerede geçirdin bu ömrünü bakalım? Nerede geçirdin bu ömrünü bakalım? Büluğ devresinden bugüne kadar geçirdiğinBüluğ devresinden bugüne kadar geçirdiğin ömrünün hesabını ver de ondan sonra buradan kalk.”ömrünün hesabını ver de ondan sonra buradan kalk.” An umrihî…

An umrihî…
İbadette mi geçirdin? Sarhoşlukla mı geçirdin?

İbadette mi geçirdin? Sarhoşlukla mı geçirdin?
Dine düşman olarak mı geçirdin?Dine düşman olarak mı geçirdin? Dinin hâdimi olarak mı geçirdin? Nasıl cevap vereceğiz?Dinin hâdimi olarak mı geçirdin? Nasıl cevap vereceğiz? Allah yardımcımız olsun…

Allah yardımcımız olsun…
Ve şebâbihî fîmâ eblâhu.

Ve şebâbihî fîmâ eblâhu.
O gençlikteki vaktini söyle bakalım. Nasıl geçirdin? O gençlikteki vaktini söyle bakalım. Nasıl geçirdin? Zevk-i sefâ ile mi?

Zevk-i sefâ ile mi?
Yoksa ibadet taatla mı? Hayırda mı? Yoksa şerde mi?Yoksa ibadet taatla mı? Hayırda mı? Yoksa şerde mi? Ve an mâlihî.

Ve an mâlihî.
Söyle bakalım. Min eyne iktesebehû.Söyle bakalım. Min eyne iktesebehû. Nereden kazandın bu parayı? Söyle bunun cevabını.

Nereden kazandın bu parayı? Söyle bunun cevabını.
Ve fîmâ enfekahû. Nereye de harcadın?

Ve fîmâ enfekahû. Nereye de harcadın?
İki sorgu var burada. İki sorgu var burada. Birisi nereden kazandın, ikincisi nereye harcadın?

Birisi nereden kazandın, ikincisi nereye harcadın?
Kazanmak da ayrı bir dert, harcamak da ayrı bir dert.

Kazanmak da ayrı bir dert, harcamak da ayrı bir dert.
Kazanır insan çok güzel ama.Kazanır insan çok güzel ama. Kötü yerlere harcadıysa o parayı,Kötü yerlere harcadıysa o parayı, kötülüklerin muhafazası için yolladıysa, Allah muhafaza... kötülüklerin muhafazası için yolladıysa, Allah muhafaza... Ve mâzâ amile fîmâ alime.

Ve mâzâ amile fîmâ alime.
Söyle bakalım, bildiklerinle ne yaptın?

Söyle bakalım, bildiklerinle ne yaptın?
O bildiğin bilgileri yerinde kullandın mı, kullanmadın mı?

O bildiğin bilgileri yerinde kullandın mı, kullanmadın mı?
Bilgine hakim miydin, sahip miydin, yoksa bilginin aksisini mi yapıyordun?

Bilgine hakim miydin, sahip miydin, yoksa bilginin aksisini mi yapıyordun?
Herkes karşıdan görüyordu,

Herkes karşıdan görüyordu,
“Muhterem efendim verin elinizi öpeyim” diyor.“Muhterem efendim verin elinizi öpeyim” diyor. Ama işin iç yüzünü Allah biliyor.Ama işin iç yüzünü Allah biliyor. Yine o hadisin bir diğeri:

Yine o hadisin bir diğeri:
Lâ tezûlü kademâ abdin hattâ yüs’ele an erba’in.

Lâ tezûlü kademâ abdin hattâ yüs’ele an erba’in.
Burada beşten dedi,

Burada beşten dedi,
burada da dört sorgudan cevap vermedikçe insanburada da dört sorgudan cevap vermedikçe insan yerinden kımıldayamayacak. yerinden kımıldayamayacak. Birisi An umrihî, yukarıdaki gibi,

Birisi An umrihî, yukarıdaki gibi,
“Ömrünün cevabını ver bakalım.” İşliyor bunlar teyplere.“Ömrünün cevabını ver bakalım.” İşliyor bunlar teyplere. Fîmâ efnâhu. Ömrün nerede de harcadın?

Fîmâ efnâhu. Ömrün nerede de harcadın?
Bir nefes de bir ömürdür.

Bir nefes de bir ömürdür.
Bir nefesin bile boşa gidişinin cevabını vermekle mükellefiz. Bir nefesin bile boşa gidişinin cevabını vermekle mükellefiz. Boşa giden zayiattır çünkü. Beş kuruş kaybolunca acıyoruz.Boşa giden zayiattır çünkü. Beş kuruş kaybolunca acıyoruz. Beş lira kaybolursa daha çok acırız.

Beş lira kaybolursa daha çok acırız.
Beş yüz, beş bin lira kaybolursa daha çok acırız. Beş yüz, beş bin lira kaybolursa daha çok acırız. Bir ömrün beş bin ile beş yüz binde ödenmesinin karşılığı yok.Bir ömrün beş bin ile beş yüz binde ödenmesinin karşılığı yok. Dünyayı versen bir nefes gelmez ona geri.Dünyayı versen bir nefes gelmez ona geri. Binâenaleyh bu kadar kıymetli bir cevheriBinâenaleyh bu kadar kıymetli bir cevheri sen nasıl harcadın bakalım boş yerlere?sen nasıl harcadın bakalım boş yerlere? Zevk yerlerinde, sefa yerlerinde, günah yerlerinde.

Zevk yerlerinde, sefa yerlerinde, günah yerlerinde.
Mütemadiyen bu ömrün boşa gitti de söyle bakalım şimdi cevabını.Mütemadiyen bu ömrün boşa gitti de söyle bakalım şimdi cevabını. Bir. Ve an ilmihî mâ feale fîhi.

Bir. Ve an ilmihî mâ feale fîhi.
Çok okudun, sürülerle kitapların vardı,Çok okudun, sürülerle kitapların vardı, sürülerle senelerce okudun mekteplerde de.sürülerle senelerce okudun mekteplerde de. Bakayım şu ilminden ne yaptın bakalım?Bakayım şu ilminden ne yaptın bakalım? Altına caizdir dedin, faize olur dedin, işte şu da caizdir dedin.

Altına caizdir dedin, faize olur dedin, işte şu da caizdir dedin.
Bu da olur dedin, şöyle de olur dedin, böyle de olur dedin.Bu da olur dedin, şöyle de olur dedin, böyle de olur dedin. Söyle bakalım bunların hesabını şimdi ver bakalım.Söyle bakalım bunların hesabını şimdi ver bakalım. İlminle nasıl amel ettin?İlminle nasıl amel ettin? İlmi öğrenmek kolay da, amel etmesi kadar zor şey yok.

İlmi öğrenmek kolay da, amel etmesi kadar zor şey yok.
Onun için Bâyezîd-ı Bistâmî hazretlerine demişler ki,

Onun için Bâyezîd-ı Bistâmî hazretlerine demişler ki,
sofuların reisi idi ya.sofuların reisi idi ya. “En çok zor gelen insana nedir?” demişler.

“En çok zor gelen insana nedir?” demişler.
Çünkü otuz sene su içmeden yaşamış adam.

Çünkü otuz sene su içmeden yaşamış adam.
Soğuk suyun içine gidermiş, suyu içmeden döndürürmüş kendisini.Soğuk suyun içine gidermiş, suyu içmeden döndürürmüş kendisini. İçmezdi soğuk suyu içmesine.İçmezdi soğuk suyu içmesine. Yemesi de öyle.

Yemesi de öyle.
Gayet riyâzet sahibi bir insan.Gayet riyâzet sahibi bir insan. En çok zor olan neydi sana demişler bu demsiz tasavvufta.En çok zor olan neydi sana demişler bu demsiz tasavvufta. “İlme uymak” demiş.

“İlme uymak” demiş.
İlme uymak, ilmiyle amel edebilmek,İlme uymak, ilmiyle amel edebilmek, ilmin dediği gibi olmak,ilmin dediği gibi olmak, kitabın dediği gibi yaşayabilmek en zor şey budur.kitabın dediği gibi yaşayabilmek en zor şey budur. Yoksa aç kalmaya insan alışınca, riyâzet.

Yoksa aç kalmaya insan alışınca, riyâzet.
Senelerce, aylarca, senelerce insan işte üç hurmayla, beş hurmayla yaşayabilir.Senelerce, aylarca, senelerce insan işte üç hurmayla, beş hurmayla yaşayabilir. Uykusuzluk, alıştırdın mı o da olur.Uykusuzluk, alıştırdın mı o da olur. “Ben gece bir saat uykuyla devam ediyorum, maşaallah iyi sofuyum.”

“Ben gece bir saat uykuyla devam ediyorum, maşaallah iyi sofuyum.”
Olur, mümkündür, alıştırırsın.Olur, mümkündür, alıştırırsın. Açlığa da alışır, uykusuzluğa da alışır.

Açlığa da alışır, uykusuzluğa da alışır.
İşte kuvvet, pehlivanlarımız da alışır, her şeye alışır. İşte kuvvet, pehlivanlarımız da alışır, her şeye alışır. Ama kitaba uymak meselesi…Ama kitaba uymak meselesi… Geçenki dersimizde geçmişti ama açmayalım orasını şimdi.

Geçenki dersimizde geçmişti ama açmayalım orasını şimdi.
İkincisi. Ve an ilmihî mâ fe’ale fîhi.

İkincisi. Ve an ilmihî mâ fe’ale fîhi.
Şu ilminden neler yaptığımı bakalım, ?Şu ilminden neler yaptığımı bakalım, ? söyle ilminle nasıl amel ettinsöyle ilminle nasıl amel ettin Ve an mâlihî min eyne iktesebehû ve fîmâ enfekahû.

Ve an mâlihî min eyne iktesebehû ve fîmâ enfekahû.
Bu parayı nereden kazandın? Söyle bakalım.Bu parayı nereden kazandın? Söyle bakalım. Faizlerle mi kazandın? Hilekarlıkla mı kazandın?

Faizlerle mi kazandın? Hilekarlıkla mı kazandın?
Sonra harcadığın yerleride söyle bakalım.Sonra harcadığın yerleride söyle bakalım. Sen yanlış da söyleyemeyeceksin ki hepsi tespitli.

Sen yanlış da söyleyemeyeceksin ki hepsi tespitli.
Sen ne kadar yalan söylersen söyle.Sen ne kadar yalan söylersen söyle. Burada yalancı şahitler bulursun, Burada yalancı şahitler bulursun, işini çevirirsin ama orada ne yalancı şahit var işini çevirirsin ama orada ne yalancı şahit var ne de saklamanın imkanı var.ne de saklamanın imkanı var. Azaların dil olacak, ağzalar dil olacak, söyletecek.Azaların dil olacak, ağzalar dil olacak, söyletecek. Hoca, âzâlar dil olur mu?Hoca, âzâlar dil olur mu? Senin sahtan dil oluyor da, hopörle dediğin,

Senin sahtan dil oluyor da, hopörle dediğin,
teyp dediğin şeyler, tahtadan, demirden,teyp dediğin şeyler, tahtadan, demirden, taştan, topraktan yapılan şey,taştan, topraktan yapılan şey, dil olmuş da bugün karşımızda konuşurken,dil olmuş da bugün karşımızda konuşurken, Allah Teâlâ'nın kudretine ne güçlük var ki Allah Teâlâ'nın kudretine ne güçlük var ki senin âzâlarını konuşturamazsın?senin âzâlarını konuşturamazsın? Hiç öyle şey olur mu?

Hiç öyle şey olur mu?
Yahut seni her gün okuyorsun.

Yahut seni her gün okuyorsun.
Estâizubillâh:

Estâizubillâh:
el-yevme nahtimü ‘alâ efvâhihim ve tükellimünâ eydîhim.

el-yevme nahtimü ‘alâ efvâhihim ve tükellimünâ eydîhim.
Ağzını kapatırız da, ellerine söyletiriz diyor Allah celle ve âlâ.

Ağzını kapatırız da, ellerine söyletiriz diyor Allah celle ve âlâ.
El söyler mi?

El söyler mi?
Bak işte senin tahtan söylüyor işte burada. Getir teybi şimdi söylesin sana.

Bak işte senin tahtan söylüyor işte burada. Getir teybi şimdi söylesin sana.
Ve an cismihî fîme eblâhü.

Ve an cismihî fîme eblâhü.
Bu cismi nerede çürüttün, onu da söyle bakalım. Cismini nerede harap ettin?Bu cismi nerede çürüttün, onu da söyle bakalım. Cismini nerede harap ettin? Bu gençliği, bu gençliği, kuvveti, kudreti ben sana verdim de sen bunları hayırda mı harcadın, şer yollarda mı harcadın?

Bu gençliği, bu gençliği, kuvveti, kudreti ben sana verdim de sen bunları hayırda mı harcadın, şer yollarda mı harcadın?
Dedin ki: “Bunun parası çok, malı da çok.

Dedin ki: “Bunun parası çok, malı da çok.
Ne yapacağız bu adamın bu kadar yaşasın yaşasın da, biz böyle zarureten yıkalım, evini de alt üst edelim,Ne yapacağız bu adamın bu kadar yaşasın yaşasın da, biz böyle zarureten yıkalım, evini de alt üst edelim, malını da alalım, yaşayalım biz de yaşayalım.”malını da alalım, yaşayalım biz de yaşayalım.” Buna mı kuvvet harcadın?

Buna mı kuvvet harcadın?
Fikrini buraya mı harcadın?

Fikrini buraya mı harcadın?
Yoksa Allah'ın taksimidir ne yapalım ona çok vermiş, bana da bu kadar vermiş,Yoksa Allah'ın taksimidir ne yapalım ona çok vermiş, bana da bu kadar vermiş, razı olayım mı dedin?razı olayım mı dedin? Hakkına razı oldun mu?

Hakkına razı oldun mu?
Yoksa hakkını şer yollardan mı kullandın?

Yoksa hakkını şer yollardan mı kullandın?
Şer yolda kullananlara destekçi mi oldun yoksa?

Şer yolda kullananlara destekçi mi oldun yoksa?
Mahlukatın şerlisi de var, şersizi de var.Mahlukatın şerlisi de var, şersizi de var. Şerliğe mi yardım ettin, hayırlıya mı yardımcıydın?

Şerliğe mi yardım ettin, hayırlıya mı yardımcıydın?
Bunun hesabını ver bakalım.Bunun hesabını ver bakalım. Lâ teseli’n-nâse şey’en.

Lâ teseli’n-nâse şey’en.
Bu hadisi atlamıştın amaBu hadisi atlamıştın ama “Kimseye sen karını neye dövdün diye sormayın.”“Kimseye sen karını neye dövdün diye sormayın.” Adam kızmış da karısını dövmüş.Adam kızmış da karısını dövmüş. Sen deme ki o adama “Sen neye dövdün karıyı?” diye sorma.

Sen deme ki o adama “Sen neye dövdün karıyı?” diye sorma.
Senin vazifen değil o. Mesulü o. Karışma.Senin vazifen değil o. Mesulü o. Karışma. İhvanından, itimat ettiğin kimselerden de sorma bunu.

İhvanından, itimat ettiğin kimselerden de sorma bunu.
Ve akşam yatarken tek namaz kılmadan da yatma.Ve akşam yatarken tek namaz kılmadan da yatma. Vitir namazı... Tek namaz kılmadan da yatma.

Vitir namazı... Tek namaz kılmadan da yatma.
Vitir namazını hemen yatsının arkasından da kılmayın.

Vitir namazını hemen yatsının arkasından da kılmayın.
Biz de onu yanlış bellemişiz; körün sopasını bellediği gibi.Biz de onu yanlış bellemişiz; körün sopasını bellediği gibi. Yatsının arkasından vitir namazını kılımak kolayımıza geliyor.Yatsının arkasından vitir namazını kılımak kolayımıza geliyor. Halbuki yatacaksan, yatsını bitirdikten sonra yat, uyu.

Halbuki yatacaksan, yatsını bitirdikten sonra yat, uyu.
Gece kalkacaksın. Gece kılacaksın, vitrini, (bu namazın) hakkı gece kılınmak.Gece kalkacaksın. Gece kılacaksın, vitrini, (bu namazın) hakkı gece kılınmak. Ama demişler ki:Ama demişler ki: Uykusuna güvenemeyen kılsın da öyle yatsın.

Uykusuna güvenemeyen kılsın da öyle yatsın.
Yüklü, borçlu kalmaktansa.Yüklü, borçlu kalmaktansa. Fakat Medine-i Münevvere'de, oradaki vaiz Hoca Efendisi'nin vaazında,

Fakat Medine-i Münevvere'de, oradaki vaiz Hoca Efendisi'nin vaazında,
bu tek namaz hakkında çok gün uzun boylu izahat verdi.bu tek namaz hakkında çok gün uzun boylu izahat verdi. Tek namaz… Biz şimdi üç kılıyoruz ya, bizimkisi tek ama,Tek namaz… Biz şimdi üç kılıyoruz ya, bizimkisi tek ama, bizim tekliğimize Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri de itiraz ediyor.bizim tekliğimize Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri de itiraz ediyor. Çünkü Cenâb-ı Peygamber yine demiş ki:Çünkü Cenâb-ı Peygamber yine demiş ki: Tek namaz kılın ama akşam namazına benzetmeyin, demiş.Tek namaz kılın ama akşam namazına benzetmeyin, demiş. Akşam namazı o da üç, tek namaz.Akşam namazı o da üç, tek namaz. Fakat bizim vitir namazı da ona benzemesin. Üç rekat kılıyoruz.

Fakat bizim vitir namazı da ona benzemesin. Üç rekat kılıyoruz.
Ya ikide otur, selam ver.Ya ikide otur, selam ver. Şafiîler öyle yapıyorlar ya. Veyahut ikide oturma.Şafiîler öyle yapıyorlar ya. Veyahut ikide oturma. Üçü birden kılmış Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri.

Üçü birden kılmış Muhyiddin İbnü'l-Arabî Hazretleri.
Bunu da biz yapamıyoruz tabi.Bunu da biz yapamıyoruz tabi. Çünkü imamımızdan böyle gelmiş, böyle gidiyor.Çünkü imamımızdan böyle gelmiş, böyle gidiyor. Yani tek namazı muhakkak tek olaraktan kılınmalı.

Yani tek namazı muhakkak tek olaraktan kılınmalı.
Lâ teseli’n-nâse şey’en ve leke’l-cenneh.

Lâ teseli’n-nâse şey’en ve leke’l-cenneh.
Buna dikkat edin. Bakın, ne kadar müslümanlık güzel bir şeydir.Buna dikkat edin. Bakın, ne kadar müslümanlık güzel bir şeydir. Cenâb-ı Peygamber diyor ki:

Cenâb-ı Peygamber diyor ki:
“Kimseden bir şey isteme.

“Kimseden bir şey isteme.
Kimseden bir şey isteme. İsteyeceğini Allah'tan iste, senin için cennet hazır.”Kimseden bir şey isteme. İsteyeceğini Allah'tan iste, senin için cennet hazır.” Ve leke’l-cenneh. Cennete girmek istiyorsan, kimseye müdahane etme.Ve leke’l-cenneh. Cennete girmek istiyorsan, kimseye müdahane etme. Boyun bükme. Kimseden bir şey isteme.Boyun bükme. Kimseden bir şey isteme. Ama “Canım, benim şöyle zaruretim de var, böyle zaruretimde var,Ama “Canım, benim şöyle zaruretim de var, böyle zaruretimde var, böyle ihtiyacımız da var, şöyle ihtiyacımız da var.”böyle ihtiyacımız da var, şöyle ihtiyacımız da var.” O ihtiyaç bitmez ki, kimse de bitmez.O ihtiyaç bitmez ki, kimse de bitmez. Milyoner adam, milyarder adam, onunda bitmiyor ihtiyaç.

Milyoner adam, milyarder adam, onunda bitmiyor ihtiyaç.
Sen bırak işi Allah'a, kanaat et haline, isteme kimseden bir şey.Sen bırak işi Allah'a, kanaat et haline, isteme kimseden bir şey. Ve leke’l-cenneh. Cennetin hazır senin.

Ve leke’l-cenneh. Cennetin hazır senin.
Bu hadîs-i şerif, varid olduktan sonra,

Bu hadîs-i şerif, varid olduktan sonra,
ashâb-ı kirâm, öyle kimselerdir ki bakın o ashâb-ı kirâm, atında giderkenashâb-ı kirâm, öyle kimselerdir ki bakın o ashâb-ı kirâm, atında giderken elinden nasılsa uyku haliyle kamçısı düşüyor elinden.elinden nasılsa uyku haliyle kamçısı düşüyor elinden. Deveden inip binmek de kolay bir şey değil yani.Deveden inip binmek de kolay bir şey değil yani. Yüksek hayvan. Herkes beceremez.Yüksek hayvan. Herkes beceremez. Deveyi çöktüreceksin, ineceksin, tekrar bineceksin.

Deveyi çöktüreceksin, ineceksin, tekrar bineceksin.
Zor iş. Oradan geçen birisine, “Ya şu benim kamçım düştü,Zor iş. Oradan geçen birisine, “Ya şu benim kamçım düştü, alıverin lütfen kardeşim” demezlermiş.alıverin lütfen kardeşim” demezlermiş. İsteme kimseden bir şey yani.İsteme kimseden bir şey yani. Kimseden bir şey istememek için elinden düşürdüğü kamçısını,Kimseden bir şey istememek için elinden düşürdüğü kamçısını, hayvanı kullanmak için kullandığı sopasını şuna buna demiyor, alıverin şunu demiyor.hayvanı kullanmak için kullandığı sopasını şuna buna demiyor, alıverin şunu demiyor. Çünkü Peygamber kimseden bir şey isteme dedi, diyor.

Çünkü Peygamber kimseden bir şey isteme dedi, diyor.
O da bir istemektir, diyor.O da bir istemektir, diyor. Şimdi dikkat eder misiniz?Şimdi dikkat eder misiniz? Ee, şimdi biz zenginlerin malını elinden zorla almak istiyoruz beyefendi.

Ee, şimdi biz zenginlerin malını elinden zorla almak istiyoruz beyefendi.
Sopayı bırak sen şimdi.Sopayı bırak sen şimdi. Alıyoruz, onu da vermiyoruz.

Alıyoruz, onu da vermiyoruz.
İkincisi. Lâ teğdab. Kızma.

İkincisi. Lâ teğdab. Kızma.
İkincisi de, kızgınlık hali… Ona da kızma.İkincisi de, kızgınlık hali… Ona da kızma. Velekel cennet. Senin için cennet hazır.

Velekel cennet. Senin için cennet hazır.
Adamın birisi gelmiş:

Adamın birisi gelmiş:
“Ya Resûlallah, bana bir nasihat et bakalım, bir şey söyle.” Demiş ki:

“Ya Resûlallah, bana bir nasihat et bakalım, bir şey söyle.” Demiş ki:
“Lâ teğdab. Kızma.” Adam kanaat etmemiş.

“Lâ teğdab. Kızma.” Adam kanaat etmemiş.
Yanıbaşına geçmiş şöyle otururken. Yine bir sırası gelmiş:

Yanıbaşına geçmiş şöyle otururken. Yine bir sırası gelmiş:
“Bir nasihat ya Resûlallah!”

“Bir nasihat ya Resûlallah!”
“Lâ teğdab” demiş. Adam yine kenara atılmış, bir fırsat bu tarafa geçmiş, demiş:

“Lâ teğdab” demiş. Adam yine kenara atılmış, bir fırsat bu tarafa geçmiş, demiş:
“Ya Resûlallah, bir nasihat…”

“Ya Resûlallah, bir nasihat…”
“Lâ teğdab.” Sonra arkasından galiba biraz da daralıyor o adama,

“Lâ teğdab.” Sonra arkasından galiba biraz da daralıyor o adama,
“Ne kafasız adamısın” gibi yani,“Ne kafasız adamısın” gibi yani, Lâ teğdab dedik ya, gadab etme, kızma.Lâ teğdab dedik ya, gadab etme, kızma. Gadab, yani kızmak. Kızdın mı?Gadab, yani kızmak. Kızdın mı? Çocuklar ellerinde topu nasıl oynuyorlar ayaklarıyla?

Çocuklar ellerinde topu nasıl oynuyorlar ayaklarıyla?
Pat, pat, pat, pat. Şeytan da kızanlarla böyle oynar diyor.

Pat, pat, pat, pat. Şeytan da kızanlarla böyle oynar diyor.
Bir topa vurur, bir tekmeye vurur, bir tekmede öteki şeytan vurur.Bir topa vurur, bir tekmeye vurur, bir tekmede öteki şeytan vurur. İki şeytanın arasında yuvalanır dururuz. Gazab bu kadar kötü şey.İki şeytanın arasında yuvalanır dururuz. Gazab bu kadar kötü şey. Onun için gadabı bırak.

Onun için gadabı bırak.
Kızacaksan Allah için kız.Kızacaksan Allah için kız. Hiç kızmıyorsun Allah için. Allah için hiç kızdığın yok.Hiç kızmıyorsun Allah için. Allah için hiç kızdığın yok. Kızdığın dünya menfaatine.

Kızdığın dünya menfaatine.
İstağfirillâhe fi’l-yevmi seb’îne merraten kable en teğîbe’ş-şemsü.

İstağfirillâhe fi’l-yevmi seb’îne merraten kable en teğîbe’ş-şemsü.
Güneş batmadan evvelden yetmiş kere istiğfar eder.Güneş batmadan evvelden yetmiş kere istiğfar eder. Güneş batmazdan evvel yetmiş kere de istiğfar eder, akşamları.Güneş batmazdan evvel yetmiş kere de istiğfar eder, akşamları. Ki, yağfir leke seb’îne âmen. Kâle: Leyse lî zenbü seb’îne âmen.

Ki, yağfir leke seb’îne âmen. Kâle: Leyse lî zenbü seb’îne âmen.
Kâle: Fe li ebîke. Kâle: Leyse li ebî zenbü seb’îne âmen. İlâ âhiri’l-hadîs…Kâle: Fe li ebîke. Kâle: Leyse li ebî zenbü seb’îne âmen. İlâ âhiri’l-hadîs… Bu akşamdan sonraki yetmiş kere istiğfarın fadâili çok büyüktür.

Bu akşamdan sonraki yetmiş kere istiğfarın fadâili çok büyüktür.
Lâ tesübbü’d-dünyâ, fe-ni’me’l-metiyyetü li’l-miü’mini.

Lâ tesübbü’d-dünyâ, fe-ni’me’l-metiyyetü li’l-miü’mini.
Siz bu dünyaya da kızmayın yani.Siz bu dünyaya da kızmayın yani. “Onun Allah belasını versin, şu dünyanın başımıza ne dertler çıkardı,“Onun Allah belasını versin, şu dünyanın başımıza ne dertler çıkardı, bir rahat huzur da göremiyoruz” diye dünyaya kızmayın, küfretmeyin, sövmeyin dünyaya.bir rahat huzur da göremiyoruz” diye dünyaya kızmayın, küfretmeyin, sövmeyin dünyaya. Fe ni’me’l-masiyyeh. Halbuki dünya ne güzel bir masiyyedir, binektir.Fe ni’me’l-masiyyeh. Halbuki dünya ne güzel bir masiyyedir, binektir. O bizi âhirete götürecek.

O bizi âhirete götürecek.
Cennete götürmek için bize verilmiş bir masiyye o.Cennete götürmek için bize verilmiş bir masiyye o. Binek yani. Onun üzerinden cennete gideceğiz binip de.Binek yani. Onun üzerinden cennete gideceğiz binip de. Sen dünyaya ne kabahat buluyorsun?

Sen dünyaya ne kabahat buluyorsun?
Li’l-miü’mini diyor ama bak. Müminin için ne güzel bir mekandır bu dünya.

Li’l-miü’mini diyor ama bak. Müminin için ne güzel bir mekandır bu dünya.
Allah'ın rızasını kazanır, cennetten en güzel yerlere erişir.Allah'ın rızasını kazanır, cennetten en güzel yerlere erişir. Yeblüğü’l-hayra, ve bihâ yencû mine’ş-şerri.

Yeblüğü’l-hayra, ve bihâ yencû mine’ş-şerri.
Hayırlara nâil olur, şerlerden de emin olur.Hayırlara nâil olur, şerlerden de emin olur. Bu dünyada en nihayet cennete girer, cehennemden de kurtarır yakayı.Bu dünyada en nihayet cennete girer, cehennemden de kurtarır yakayı. Lâ tesübbü’d-dehr. Zamanlara da sövmeyin.

Lâ tesübbü’d-dehr. Zamanlara da sövmeyin.
“Ama kötü zamanlara rast geldik yav.“Ama kötü zamanlara rast geldik yav. Allah belasını versin bu adamların da.” Sövme.Allah belasını versin bu adamların da.” Sövme. Zamanın kabahati yok. Zaman değil.

Zamanın kabahati yok. Zaman değil.
Fe innellâhe yekûlü: Ene’d-dehr.Fe innellâhe yekûlü: Ene’d-dehr. “Zamanların sahibi benim. Mülkün sahibi benim.“Zamanların sahibi benim. Mülkün sahibi benim. Varlıkların sahibi benim. Gecelerin sahibi benim, gündüzlerin sahibi de benim.Varlıkların sahibi benim. Gecelerin sahibi benim, gündüzlerin sahibi de benim. Kimisini eritirim, yok ederim.Kimisini eritirim, yok ederim. Bazı melikleri getiririm, bazılarını da yok ederim.Bazı melikleri getiririm, bazılarını da yok ederim. Onu alırım, başkasını korum.Onu alırım, başkasını korum. Hepsi benim idaremin altındadır.Hepsi benim idaremin altındadır. Ne zamana söv, kendine ıslaha bak, kendini düzeltmeye bak.”Ne zamana söv, kendine ıslaha bak, kendini düzeltmeye bak.” Yani bütün eşyada Hâlik, Allah-u Zü’l-Celâl'dir.

Yani bütün eşyada Hâlik, Allah-u Zü’l-Celâl'dir.
İyi olursak iyilerle ömrümüz geçer,İyi olursak iyilerle ömrümüz geçer, kötü olursak da kötülerdir başımıza gelecek olanlar.kötü olursak da kötülerdir başımıza gelecek olanlar. Altında yine:

Altında yine:
Lâ tesübbü’r-rîha. Rüzgara da sövmeyin ya; Allah esirgeye, “Kasırga geldi,

Lâ tesübbü’r-rîha. Rüzgara da sövmeyin ya; Allah esirgeye, “Kasırga geldi,
evlerimizi aldı götürdü, vapurlarımızı birbirine kattı.”evlerimizi aldı götürdü, vapurlarımızı birbirine kattı.” İşte oluyor bazı memleketlerde, bir sürü insanlar ölüyorlar.İşte oluyor bazı memleketlerde, bir sürü insanlar ölüyorlar. Allah belasını versin yav bu kasırganın da.Allah belasını versin yav bu kasırganın da. “Ona da deme sakın ha. Çünkü kasırgalar mahlukdurlar,“Ona da deme sakın ha. Çünkü kasırgalar mahlukdurlar, hâliki benim, benim emrimle hareket eder hepsi.hâliki benim, benim emrimle hareket eder hepsi. Benim emrimle hareke eder; yazlar, kışlar, yağmurlar, şunlar bunlar emrimin dışında hiçbir şey olmamıştır.Benim emrimle hareke eder; yazlar, kışlar, yağmurlar, şunlar bunlar emrimin dışında hiçbir şey olmamıştır. Hepsi benim emrime tabidirler.”Hepsi benim emrime tabidirler.” Binâenaleyh sen kendini düzeltmeye bak.

Binâenaleyh sen kendini düzeltmeye bak.
Onun için böyle hoş olmayan bir şey gördüğünüz vakitte diyiniz ki:Onun için böyle hoş olmayan bir şey gördüğünüz vakitte diyiniz ki: İnnâ neselüke min hâze’r-rîhi ve hayri mâ fîhâ.

İnnâ neselüke min hâze’r-rîhi ve hayri mâ fîhâ.
Ya Rabbi biz bu rüzgârdaki hayırları isteriz ve bu rüzgârın içerisindeki hayırlardan isteriz.Ya Rabbi biz bu rüzgârdaki hayırları isteriz ve bu rüzgârın içerisindeki hayırlardan isteriz. Onun içerisinde hayır da vardır. Bazılarını yıkar yıkar ama altında da bir hayırlar da vardır.

Onun içerisinde hayır da vardır. Bazılarını yıkar yıkar ama altında da bir hayırlar da vardır.
Ve hayri mâ ümirat bihî.Ve hayri mâ ümirat bihî. O nelerle yapmakla memursa onu yapacak.O nelerle yapmakla memursa onu yapacak. Binâenaleyh hayırını isteyin siz ondan.Binâenaleyh hayırını isteyin siz ondan. Ve neûzü bike min şerri hâzihi’r-rîhi ve şerri mâ fîhâ.

Ve neûzü bike min şerri hâzihi’r-rîhi ve şerri mâ fîhâ.
Ya Rabbi bu rüzgarın şerrinden sana sığınırız.Ya Rabbi bu rüzgarın şerrinden sana sığınırız. Bu rüzgarın şerri içinde ne şerler varsa onlardan da sana sağınırız.Bu rüzgarın şerri içinde ne şerler varsa onlardan da sana sağınırız. Yani hem hayırları ver, hem şerlerden de bizi muhafaza et.Yani hem hayırları ver, hem şerlerden de bizi muhafaza et. Sabah duası ne kadar güzeldirSabah duası ne kadar güzeldir Herkesin sabahleyin kalkarken yapmakla mükellef olduğu bir dua var.Herkesin sabahleyin kalkarken yapmakla mükellef olduğu bir dua var. Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr.

Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr.
Uykudan uyandık, kalktık sabah olmuş.

Uykudan uyandık, kalktık sabah olmuş.
“Elhamdülillah Ya Rabbi, bizim o ölü hayatımızı dirilttin, canımız geri geldi.“Elhamdülillah Ya Rabbi, bizim o ölü hayatımızı dirilttin, canımız geri geldi. Uyandık uykumuzdan. Uyku dediğin senin ölümün bir misaliydi.Uyandık uykumuzdan. Uyku dediğin senin ölümün bir misaliydi. İşte o misalden kalktık, şimdi yeni bir hayata kavuştuk.İşte o misalden kalktık, şimdi yeni bir hayata kavuştuk. Sana onun için hamd olsun Ya Rabbi. Uyanamasaydık, gittiydik. Yok olurduk.”Sana onun için hamd olsun Ya Rabbi. Uyanamasaydık, gittiydik. Yok olurduk.” Yani ölüm dediğin, uyanamamaktan ibaret.

Yani ölüm dediğin, uyanamamaktan ibaret.
Uyudun mu gittin. Uyuyordun, ölüyorsun.Uyudun mu gittin. Uyuyordun, ölüyorsun. Onun için uzun dua.

Onun için uzun dua.
Ya Rabbi, bugünün hayrını senden isterim, şerlerinden de sana sığınırım diyerektenYa Rabbi, bugünün hayrını senden isterim, şerlerinden de sana sığınırım diyerekten Cenâb-ı Hakk'a hamd edecek.Cenâb-ı Hakk'a hamd edecek. İnne fî halkıs semâvâti vel ard âyet-i kerîmesini baştan aşağıda oku diyor.İnne fî halkıs semâvâti vel ard âyet-i kerîmesini baştan aşağıda oku diyor. Çünkü Cenâb-ı Hakk'a diyeceksin ki, işte kulluğun iktizâsı.Çünkü Cenâb-ı Hakk'a diyeceksin ki, işte kulluğun iktizâsı. “Ya Rabbi, beni uyandırdın. Yeni bir hayata kavuşturdun.

“Ya Rabbi, beni uyandırdın. Yeni bir hayata kavuşturdun.
Sana hamd-ü senâlar olsun.”Sana hamd-ü senâlar olsun.” Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr.Elhamdülillâhillezî ahyânâ ba‘de mâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr. Esbahnâ ve esbahalmülkü lillâh. Biz sabaha dahil olduk.Esbahnâ ve esbahalmülkü lillâh. Biz sabaha dahil olduk. Sabah ve mülk senindir Ya Rabbi.Sabah ve mülk senindir Ya Rabbi. Vel azametü vel kibriyâü vel halkü vel emrü vel leylü vennehar

Vel azametü vel kibriyâü vel halkü vel emrü vel leylü vennehar
ve ma sekene fîhima lillâhi teâlâ Vahdehû lâ şerîke leh.ve ma sekene fîhima lillâhi teâlâ Vahdehû lâ şerîke leh. Bunların hepsi senin Ya Rabbi. Senin şerikin de yok.Bunların hepsi senin Ya Rabbi. Senin şerikin de yok. Uzun boylu dua et. Her sabah okuruz bunu.

Uzun boylu dua et. Her sabah okuruz bunu.
Yine buyuruyor ki:

Yine buyuruyor ki:
Lâ tesübbû ehle’ş-şâm.

Lâ tesübbû ehle’ş-şâm.
Ehl-i Şam'a da sövmeyin. Ulan Yahudiler bir Yahudinin hakkından gelemedin. Tuh.Ehl-i Şam'a da sövmeyin. Ulan Yahudiler bir Yahudinin hakkından gelemedin. Tuh. Allah sizi şöyle yapsın. Buna da karışma. Onu da sahibi biliyor.Allah sizi şöyle yapsın. Buna da karışma. Onu da sahibi biliyor. Lâ tesübbû ehle’ş-şâmi, fe inne fîhimü’l-ebdâle.

Lâ tesübbû ehle’ş-şâmi, fe inne fîhimü’l-ebdâle.
ünkü o ehl-i Şam da evliyâlar vardır, kırk tane.ünkü o ehl-i Şam da evliyâlar vardır, kırk tane. Ebdâl dediği veliler, kırk tane veli Şam'da bulunur bunlar.Ebdâl dediği veliler, kırk tane veli Şam'da bulunur bunlar. Şamlılar belki kötüdür, günahkârdırlar, şöyledirler, böyledirler amaŞamlılar belki kötüdür, günahkârdırlar, şöyledirler, böyledirler ama onların içinde bu veliler de vardır.onların içinde bu veliler de vardır. Siz onlara dediğiniz vakitte o veliler de onun içine girer.Siz onlara dediğiniz vakitte o veliler de onun içine girer. Onun için demeyin.

Onun için demeyin.
Lâ tesübbû eshâbî.

Lâ tesübbû eshâbî.
Benim ashâbıma da sakın kötü söz söylemeyin.Benim ashâbıma da sakın kötü söz söylemeyin. Kim olursa olsun.Kim olursa olsun. Ashâb-ı kirâmın en zuafâsı Habeşî, neydi onun adı?

Ashâb-ı kirâmın en zuafâsı Habeşî, neydi onun adı?
Vahşî, Vahşî. Vahşî, Hz. Hamza'yı şehit eden.

Vahşî, Vahşî. Vahşî, Hz. Hamza'yı şehit eden.
O ashâbın en, onun tabirini bulamayacağız yani.O ashâbın en, onun tabirini bulamayacağız yani. En geri tabakasından diyelim yani.En geri tabakasından diyelim yani. Olsa da, en büyük veliler gelir ya, Abdülkadir'ler, Muhyiddin Arabî'ler,Olsa da, en büyük veliler gelir ya, Abdülkadir'ler, Muhyiddin Arabî'ler, Şâh-ı Nakşibendi'ler, daha neler neler, ne kadar öyle, onun ayağının tozu olamaz, demişler.Şâh-ı Nakşibendi'ler, daha neler neler, ne kadar öyle, onun ayağının tozu olamaz, demişler. Ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar büyüktür.

Ashâb-ı kirâmın kıymeti o kadar büyüktür.
Hiçbir veli onların gademine erişemez.Hiçbir veli onların gademine erişemez. Hiçbir veli ne kadar büyük olursa olsun, bir ashâbın derecesine erişemez yani.Hiçbir veli ne kadar büyük olursa olsun, bir ashâbın derecesine erişemez yani. Onun için ağzınızı sakın ashâb-ı kirâmın hiçbirisi hakkında kötü söz kullanmayın.Onun için ağzınızı sakın ashâb-ı kirâmın hiçbirisi hakkında kötü söz kullanmayın. Men sebbe ashâbî, benim eshâbımdan birisine her kim sebb ederse,

Men sebbe ashâbî, benim eshâbımdan birisine her kim sebb ederse,
la’netüllâhi ve’l-melâiketi ve’n-nâsi ecme’în.la’netüllâhi ve’l-melâiketi ve’n-nâsi ecme’în. Bütün meleklerin, bütün insanların laneti onun üzerine olsun.Bütün meleklerin, bütün insanların laneti onun üzerine olsun. Allah'ın laneti, meleklerin laneti, bütün insanlarının laneti onun üzerine olsun.Allah'ın laneti, meleklerin laneti, bütün insanlarının laneti onun üzerine olsun. Lâ yükbelü minhü yevme’l-kiyâmeti sarfün ve lâ adlün.

Lâ yükbelü minhü yevme’l-kiyâmeti sarfün ve lâ adlün.
Ne nafilesi, ne de farzı Allah tarafından kabul olmaz.Ne nafilesi, ne de farzı Allah tarafından kabul olmaz. Yüz defa hacca gitmiş, bin defa gitse de olmaz.Yüz defa hacca gitmiş, bin defa gitse de olmaz. Geceleri şu kadar namaz kılmış, gündüzleri bu kadar (oruç tutmuş).Geceleri şu kadar namaz kılmış, gündüzleri bu kadar (oruç tutmuş). Olmaz, olmaz. Ashâb-ı kirâma dokundun mu yandın gitti.Olmaz, olmaz. Ashâb-ı kirâma dokundun mu yandın gitti. Yine bak:

Yine bak:
Lâ tesübbü’l-leyle ve’n-nehâra, ve le’ş-şemse, ve le’l-kamera,

Lâ tesübbü’l-leyle ve’n-nehâra, ve le’ş-şemse, ve le’l-kamera,
ve le’r-rîha, fe innehâ rahmetün li kavmin, ve azâbün li âhirîne. ve le’r-rîha, fe innehâ rahmetün li kavmin, ve azâbün li âhirîne. Siz ne geceye karışın, ne gündüze karışın, ne aya karışın, ne güneşe karışın,Siz ne geceye karışın, ne gündüze karışın, ne aya karışın, ne güneşe karışın, ne rüzgâlara karışın, sakın onların aleyhinde söz söylemeyin ağzınızdan.ne rüzgâlara karışın, sakın onların aleyhinde söz söylemeyin ağzınızdan. Yahu bu kış berbattı halimiz.

Yahu bu kış berbattı halimiz.
Şöyle oldu da böyle oldu. Sen karışma.Şöyle oldu da böyle oldu. Sen karışma. Birisine faydası vardır, diğerine de azap.Birisine faydası vardır, diğerine de azap. Ondan faydalananlar da olur.Ondan faydalananlar da olur. Ondan azap gören de olur.Ondan azap gören de olur. Lâ tetebtiü’r-rizka.

Lâ tetebtiü’r-rizka.
Siz rızkınızı tahsil etmekte, kazanmakta sakın tembellik yapmayın.Siz rızkınızı tahsil etmekte, kazanmakta sakın tembellik yapmayın. Rızkınızı kazanmak için çalışın.Rızkınızı kazanmak için çalışın. Fe innehû lem yekün abdün leyemûtü hattâ yeblüğahû âhiru rizkin hüve lehû.

Fe innehû lem yekün abdün leyemûtü hattâ yeblüğahû âhiru rizkin hüve lehû.
Hiçbir kimse yoktur ki onun son lokmasını yemedikçe ölmez.Hiçbir kimse yoktur ki onun son lokmasını yemedikçe ölmez. Rızıklar maksumdur. O maksum olan rızıklar her kişinin son lokmasına kadar geçecektir boğazından.Rızıklar maksumdur. O maksum olan rızıklar her kişinin son lokmasına kadar geçecektir boğazından. Boğazından geçecektir. Binâenaleyh rızıklarınızı kazanmak için çalışın.Boğazından geçecektir. Binâenaleyh rızıklarınızı kazanmak için çalışın. Fettekullâhe. Yalnız Allah'tan korkun ki,

Fettekullâhe. Yalnız Allah'tan korkun ki,
yalnız Allah'tan korkun ki haram lokmayı kazanmayın.yalnız Allah'tan korkun ki haram lokmayı kazanmayın. Haramdan para toplamayın.Haramdan para toplamayın. Fe ecmilû fî ehzi’l-halâli ve terki’l-harâmi.

Fe ecmilû fî ehzi’l-halâli ve terki’l-harâmi.
Haramları terk, helallardan kazanmak için gayret gösterin...Haramları terk, helallardan kazanmak için gayret gösterin... Cenâb-ı Peygamber'in çeşitli duaları vardır.

Cenâb-ı Peygamber'in çeşitli duaları vardır.
Ve çeşitli halleri vardır.Ve çeşitli halleri vardır. Bazen dua ederlerken, bazı arafattı bazı, kollarını böyle açarlarmış,Bazen dua ederlerken, bazı arafattı bazı, kollarını böyle açarlarmış, koltukların altındaki beyazlık görünürmüş.koltukların altındaki beyazlık görünürmüş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in koltuğunun altında tüy olmazdı.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in koltuğunun altında tüy olmazdı. Burada tüy olmamıştır.Burada tüy olmamıştır. Edeb yerinde de yok, burasında da yoktur.Edeb yerinde de yok, burasında da yoktur. Bu, mucize-i peygamberidir.Bu, mucize-i peygamberidir. Bizim hepimizin koltuklarının altında tüyler olur.Bizim hepimizin koltuklarının altında tüyler olur. Onda olmamıştır.Onda olmamıştır. Binâenaleyh açtığı vakitte, buraları görünürmüş koltuklarının altı.

Binâenaleyh açtığı vakitte, buraları görünürmüş koltuklarının altı.
“Aman ya Rabbi, aman ya Rabbi!” diye tadarru ve niyaz yaparmış.

“Aman ya Rabbi, aman ya Rabbi!” diye tadarru ve niyaz yaparmış.
Bazen böyle yaparlar.Bazen böyle yaparlar. Bazen de böyle yaptıkları olmuş.

Bazen de böyle yaptıkları olmuş.
Bazen de benim rahmetli Ömer Ziyâeddîn Hazretleri de böyle yapardı.Bazen de benim rahmetli Ömer Ziyâeddîn Hazretleri de böyle yapardı. Bu da yetiştirme şekillerinden bir şekildir.Bu da yetiştirme şekillerinden bir şekildir. Çeşitli dualar var. Mutlaka bu şekilde olacaktır diye bir şey yok.Çeşitli dualar var. Mutlaka bu şekilde olacaktır diye bir şey yok. Nasıl ki meseleler muhteliftir.

Nasıl ki meseleler muhteliftir.
Öyle de oluyor, böyle de olur. Duada böyle de olur. Böyle de olur, böyle de olur.Öyle de oluyor, böyle de olur. Duada böyle de olur. Böyle de olur, böyle de olur. Hangisini yaparsan, icabında böyle yaparsın. İcabında böyle yaparsın.Hangisini yaparsan, icabında böyle yaparsın. İcabında böyle yaparsın. Ama böyle yaptığın vakitte şöyle insan baktı mı ağzının içerisine yani Allah görülür gibi oluyor yahu.Ama böyle yaptığın vakitte şöyle insan baktı mı ağzının içerisine yani Allah görülür gibi oluyor yahu. Şunun kudretine bak. Şunları nasıl yaratmış.Şunun kudretine bak. Şunları nasıl yaratmış. Bunlar böyle kapanmasa, bunlar hareket etmese,

Bunlar böyle kapanmasa, bunlar hareket etmese,
yekpare olsaydı ne olurdu halimiz?yekpare olsaydı ne olurdu halimiz? Hayvanlar gibi olsaydı ne olurdu halimiz?

Hayvanlar gibi olsaydı ne olurdu halimiz?
Elhamdülillah bak, burada 81 yazmış.

Elhamdülillah bak, burada 81 yazmış.
Burada da 18 yazmış. 99 tane esmâm var benim diyor.Burada da 18 yazmış. 99 tane esmâm var benim diyor. Bak bu da bende diyor, ey kulum diyor.

Bak bu da bende diyor, ey kulum diyor.
Ben seni de esvam üzerine yarattım diyor.Ben seni de esvam üzerine yarattım diyor. Sen bahtiyar bir kulsun. Allah'ın da halifesisin.Sen bahtiyar bir kulsun. Allah'ın da halifesisin. Sana yakışır mı Allah'ın razı olmadığı kötü yollarda yaşamak?Sana yakışır mı Allah'ın razı olmadığı kötü yollarda yaşamak? Çirkin yollarda yaşamak?Çirkin yollarda yaşamak? Onun için kazanırken halalden kazan, sorulacaksın çünkü.

Onun için kazanırken halalden kazan, sorulacaksın çünkü.
Helallara da harc etti ki, ondan dolayı da şey olasın.Helallara da harc etti ki, ondan dolayı da şey olasın. Fe izâ ferağtüm. Bitirdiniz duanızı, yaptınız.

Fe izâ ferağtüm. Bitirdiniz duanızı, yaptınız.
O zaman, fe imsehû bihâ vücûheküm.

O zaman, fe imsehû bihâ vücûheküm.
(Baştan aşağı vücudunu) sıvazla. “Ne olacakmış bundan?” Ne olacakmış deme.(Baştan aşağı vücudunu) sıvazla. “Ne olacakmış bundan?” Ne olacakmış deme. Cenâb-ı Peygamber öyle diyor. Fe imsehû bihâ vücûheküm.

Cenâb-ı Peygamber öyle diyor. Fe imsehû bihâ vücûheküm.
Vücuh, yüz olmakla beraber bütün azalar da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e bi’l-fiil göstermiş.Vücuh, yüz olmakla beraber bütün azalar da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e bi’l-fiil göstermiş. Böyle yapmış, böyle vücudunu sıvazlamış.Böyle yapmış, böyle vücudunu sıvazlamış. Sen de yap ne olur, neden utanıyorsun?Sen de yap ne olur, neden utanıyorsun? Canım işte yaptım ya bu kadarcık. Bu kadarcık olmaz.

Canım işte yaptım ya bu kadarcık. Bu kadarcık olmaz.
Yap, onun yaptığı gibi yap.Yap, onun yaptığı gibi yap. İbn Mâce'nin Hazreti İbn Abbâs'dan (rivayeti).

İbn Mâce'nin Hazreti İbn Abbâs'dan (rivayeti).
Lâ tüsellimû teslîme’l-yehûdi ve’n-nesâra.

Lâ tüsellimû teslîme’l-yehûdi ve’n-nesâra.
Sende Yahudi ve Nesârâların verdiği selam gibi selam verme.Sende Yahudi ve Nesârâların verdiği selam gibi selam verme. Onlar şöyle el sallarlar, sakın böyle şey yapma.

Onlar şöyle el sallarlar, sakın böyle şey yapma.
Ya?

Ya?
“es-selamü aleyküm” de.

“es-selamü aleyküm” de.
Şimdi bir dua yazıyorum. O yazdığım duada Hz. Üsâme,

Şimdi bir dua yazıyorum. O yazdığım duada Hz. Üsâme,
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e uzun zaman hizmet etmiş, evlatlık yapmış.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e uzun zaman hizmet etmiş, evlatlık yapmış. Sonra ona kumandanı da olmuş ordularda.Sonra ona kumandanı da olmuş ordularda. Bu zat Resûlullah'ın hayatından sonra Acemistan'a gitmiş.Bu zat Resûlullah'ın hayatından sonra Acemistan'a gitmiş. Acemistan'da bir iftiraya uğramış, hapse düşmüş.

Acemistan'da bir iftiraya uğramış, hapse düşmüş.
O hapishanedeyken Resûlullah ona emretmiş:O hapishanedeyken Resûlullah ona emretmiş: “Şu evradları tertip et, ona devam et” demiş.

“Şu evradları tertip et, ona devam et” demiş.
O da onları tertip ederken selam âyetlerini toplamış.O da onları tertip ederken selam âyetlerini toplamış. Kur'an'da hemen bilmem saymadım ama çok selam âyetleri var.Kur'an'da hemen bilmem saymadım ama çok selam âyetleri var. O selam ayaklarından bir tanesi;O selam ayaklarından bir tanesi; Üdhulûhâ bi-selâmin (âminîn.) Allah'ın selamı ile cennete gireceksin.

Üdhulûhâ bi-selâmin (âminîn.) Allah'ın selamı ile cennete gireceksin.
Selamsız cennete girmek de yok yahu.Selamsız cennete girmek de yok yahu. Cennete girerken de Üdhulûhâ, bak.Cennete girerken de Üdhulûhâ, bak. Beyazıt'daki camide okurduk.

Beyazıt'daki camide okurduk.
Onun kapısının üzerinde kocaman levha var.Onun kapısının üzerinde kocaman levha var. Her camide de vardır, çok camide de vardır ya.

Her camide de vardır, çok camide de vardır ya.
Kocaman, yaldızlı yaldızlı yazılarla yazılmış.Kocaman, yaldızlı yaldızlı yazılarla yazılmış. “Üdhulûhâ bi-selâmin âminîn” diyerekten çeşitli şeyler vardır.“Üdhulûhâ bi-selâmin âminîn” diyerekten çeşitli şeyler vardır. Selam her şeyde lazımdır. Müslümanın daima selameti istemesi lazımdır.

Selam her şeyde lazımdır. Müslümanın daima selameti istemesi lazımdır.
Selameti istemeyen müslüman, müslüman sayılmaz.Selameti istemeyen müslüman, müslüman sayılmaz. Binâenaleyh, selam Allah'ın ismidir.

Binâenaleyh, selam Allah'ın ismidir.
Selam, Allah ismi nasılsa Allah'ın isimlerinden bir ismi de Selam'dır.Selam, Allah ismi nasılsa Allah'ın isimlerinden bir ismi de Selam'dır. Huva’llâhü’llezî lâ ilâhe illâ hû, er-Rahmân, er-Rahîm,

Huva’llâhü’llezî lâ ilâhe illâ hû, er-Rahmân, er-Rahîm,
el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm…el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm… Altıncı ismi Esmâ-ü hüsna'dan; Selâm ismidir.

Altıncı ismi Esmâ-ü hüsna'dan; Selâm ismidir.
O güzel Allah'ın ismini anmaktan kaçınma arkadaş.O güzel Allah'ın ismini anmaktan kaçınma arkadaş. Çoluğuna çocuğuna da güzelce öğret.

Çoluğuna çocuğuna da güzelce öğret.
Eve giderken selamün aleyküm desin çocuk.Eve giderken selamün aleyküm desin çocuk. Sen de de çocuğun da öğrensin. O da selamün aleyküm ile girsin eve.Sen de de çocuğun da öğrensin. O da selamün aleyküm ile girsin eve. Çıkarken selamün aleyküm desin öyle çıksın.Çıkarken selamün aleyküm desin öyle çıksın. Sen de öyle yap da çocuğun da öğrensin de o da öyle yapsın.

Sen de öyle yap da çocuğun da öğrensin de o da öyle yapsın.
Allah kusurlarınızı afv-u mağfiret eylesin.

Allah kusurlarınızı afv-u mağfiret eylesin.
Bu kadar yetsin inşaallah.

Bu kadar yetsin inşaallah.
Sübhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb.Sübhâne rabbiye'l-aliyyi'l-a'le'l-vehhâb. el-hamdü lilâhi hakka hamdihî,el-hamdü lilâhi hakka hamdihî, ve's-salâtü ve's-selâmü alâ hayra halkihî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecme'în.ve's-salâtü ve's-selâmü alâ hayra halkihî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecme'în. Allâhümme Rabbenâ yâ Rabbenâ tekabbel minnâ inneke ente's-semîu'l-alîm.Allâhümme Rabbenâ yâ Rabbenâ tekabbel minnâ inneke ente's-semîu'l-alîm. Ve tüb aleynâ yâ mevlânâ inneke ente't-tevvâbü'r-rahîm.Ve tüb aleynâ yâ mevlânâ inneke ente't-tevvâbü'r-rahîm. Vehdinâ ve veffiknâ ile'l-hakki ve ile'n-necâti ve ilâ tarîkin müstekîm.Vehdinâ ve veffiknâ ile'l-hakki ve ile'n-necâti ve ilâ tarîkin müstekîm. Bi-beraketi hatemâti'l-Kur'âni'l-Azîm.Bi-beraketi hatemâti'l-Kur'âni'l-Azîm. Ve bi-hurmeti men erseltehû rahmeten li'l-âlemîn.Ve bi-hurmeti men erseltehû rahmeten li'l-âlemîn. Allâhümme innâ neselüke temâmen ni'meh,Allâhümme innâ neselüke temâmen ni'meh, ve devâme'l-âfiyeh,ve devâme'l-âfiyeh, ve husne'l-hâtimeh.ve husne'l-hâtimeh. Bi-hurmeti'l-Fâtiha.Bi-hurmeti'l-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2