Namaz Vakitleri
İstanbul
17 Cemâziye'l-Evvel 1448
28 October 2026
İmsak
05:57
Güneş
07:23
Öğle
12:53
İkindi
15:45
Akşam
18:12
Yatsı
19:32
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn.Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben mubâreken fîh. Alâ kulli hâlin fî kulli hîn.Hamden kesîran tayyiben mubâreken fîh. Alâ kulli hâlin fî kulli hîn. Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn ve eşrefu’l-murselîn ve imâmu’l-muttekîn

Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn ve eşrefu’l-murselîn ve imâmu’l-muttekîn
seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ ve usvetinâ’l-haseneti muhammedini’l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihîseyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ ve usvetinâ’l-haseneti muhammedini’l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi ihsânin ecma’îne’t-tayyibîne’t-tâhirîn.ve men tebi’ahû bi ihsânin ecma’îne’t-tayyibîne’t-tâhirîn. Emmâ ba’d.

Emmâ ba’d.
Çok değerli kardeşlerim!

Çok değerli kardeşlerim!
Allah’a, Rabbimize, âlemlerin Rabbine sonsuz hamd ü senalar olsun.

Allah’a, Rabbimize, âlemlerin Rabbine sonsuz hamd ü senalar olsun.
Sayılamayacak kadar çok nimetleriyle bizleri taltif ediyor, nimetlendiriyor.Sayılamayacak kadar çok nimetleriyle bizleri taltif ediyor, nimetlendiriyor. Bu mübarek beldeyi ziyaretimiz de o nimetlerin en büyüklerinden birisi.Bu mübarek beldeyi ziyaretimiz de o nimetlerin en büyüklerinden birisi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin şehri Medînetü'r-Resûl,Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin şehri Medînetü'r-Resûl, Resûlullah Efendimizin şehri,Resûlullah Efendimizin şehri, onun gezdiği yerlerde gezmek, onun namaz kıldığı yerlerde namaz kılmak,onun gezdiği yerlerde gezmek, onun namaz kıldığı yerlerde namaz kılmak, onun mescidinde bulunmak çok büyük bir devlet, nimet, şeref, izzet, çok da sevap.onun mescidinde bulunmak çok büyük bir devlet, nimet, şeref, izzet, çok da sevap. Burada kılınan bir namaz dünyanın başka bir yerindeki namazdan bin kat daha sevaplı.Burada kılınan bir namaz dünyanın başka bir yerindeki namazdan bin kat daha sevaplı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hadîs-i şerîflerindePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin hadîs-i şerîflerinde cennet bahçelerinden bir bahçe dediği yerlerde geziyoruz.cennet bahçelerinden bir bahçe dediği yerlerde geziyoruz. Cennet bahçelerinin içinde geziyoruz yani ama farkına varamıyoruz.Cennet bahçelerinin içinde geziyoruz yani ama farkına varamıyoruz. Göremiyoruz ama cennet bahçesi olan yerlerde geziyoruz.Göremiyoruz ama cennet bahçesi olan yerlerde geziyoruz. Çok şükürler olsun, sayısız hamd ü senalar olsun.Çok şükürler olsun, sayısız hamd ü senalar olsun. Sizlere de ayrıca içten, samimi teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

Sizlere de ayrıca içten, samimi teşekkürlerimi sunmak istiyorum.
Hakikaten bu sene çok daha farklı, tatlı ve lezzetli bir buluşma oldu burada.Hakikaten bu sene çok daha farklı, tatlı ve lezzetli bir buluşma oldu burada. Çok sevindim, çok neşelendim, çok mutlu oldum.Çok sevindim, çok neşelendim, çok mutlu oldum. Allah Teâlâ hazretleri böyle güzel yerlerde, güzel zamanlarda, güzel vesilelerle

Allah Teâlâ hazretleri böyle güzel yerlerde, güzel zamanlarda, güzel vesilelerle
tekrar tekrar buluşmalar nasip etsin.tekrar tekrar buluşmalar nasip etsin. Buluşulan yerlerin en güzelleri.Buluşulan yerlerin en güzelleri. Bu güzel yerlerde, sözlerin en güzeli olan, insanoğlu sözleri arasında en güzeli olan,Bu güzel yerlerde, sözlerin en güzeli olan, insanoğlu sözleri arasında en güzeli olan, Allah’ın kelamından sonra en çok okumamız, izzetle hürmet göstermemiz gereken hadîs-i şerîflerden bir demet,Allah’ın kelamından sonra en çok okumamız, izzetle hürmet göstermemiz gereken hadîs-i şerîflerden bir demet, bir miktar okuyup size izah etmek istiyorum.bir miktar okuyup size izah etmek istiyorum. Sözümüz onun sözüyle şereflensin, sohbetimiz onun hadîs-i şerîfleriyle kıymetlensin diyeSözümüz onun sözüyle şereflensin, sohbetimiz onun hadîs-i şerîfleriyle kıymetlensin diye Allah Teâlâ hazretleri büyük sevaplar ihsan eylesin.Allah Teâlâ hazretleri büyük sevaplar ihsan eylesin. Valide hanıma açtırdım hadîs-i şerîfin sayfasını.

Valide hanıma açtırdım hadîs-i şerîfin sayfasını.
Onun büyük dedesi, Cansız Mehmet Efendi’ymiş adı, Edremit’e Havran’a asker gelmiş geçerken,Onun büyük dedesi, Cansız Mehmet Efendi’ymiş adı, Edremit’e Havran’a asker gelmiş geçerken, herkes su falan ikram ediyormuş.herkes su falan ikram ediyormuş. O da iki tarafa adam dikmiş, her askere birer gümüş mecidiye vermiş.O da iki tarafa adam dikmiş, her askere birer gümüş mecidiye vermiş. Demiş ki, “Şimdi bunlara su versek terlidir delikanlılar, aslanlar. Olmaz.”Demiş ki, “Şimdi bunlara su versek terlidir delikanlılar, aslanlar. Olmaz.” İki taraftaki adamlarına, bütün geçen birliğin askerlerine birer gümüş mecidiye vermiş.İki taraftaki adamlarına, bütün geçen birliğin askerlerine birer gümüş mecidiye vermiş. Artık o mecidiyeyle o gün neler alınırsa alsınlar diye demek ki.Artık o mecidiyeyle o gün neler alınırsa alsınlar diye demek ki. Dedim, “Hadi onun hatırasına olsun bir sayfa aç” dedim.Dedim, “Hadi onun hatırasına olsun bir sayfa aç” dedim. Bu sayfa çıktı. Yani o dedenin de halini biraz işaret etsin diye.Bu sayfa çıktı. Yani o dedenin de halini biraz işaret etsin diye. Çok cömertmiş mübarek.Çok cömertmiş mübarek. Hatta buralara, Arafat’a o zaman su falan yokken, mermer küpler yaptırmış.Hatta buralara, Arafat’a o zaman su falan yokken, mermer küpler yaptırmış. Her sene altın tahsisat gönderirmişHer sene altın tahsisat gönderirmiş hacılar su içsin diye o mermer küplerden, üstü de yazılıymış kendi ismiyle.hacılar su içsin diye o mermer küplerden, üstü de yazılıymış kendi ismiyle. Bakın onun adına çektiğimiz sayfadan çıkan bir hadîs-i şerîf:

Bakın onun adına çektiğimiz sayfadan çıkan bir hadîs-i şerîf:
Enes radıyallahu anh’dan, İbnü'n-Neccâr rivayet eylemiş rahmetullah aleyh,

Enes radıyallahu anh’dan, İbnü'n-Neccâr rivayet eylemiş rahmetullah aleyh,
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki: “İnne li’llâhiazze ve celle ibâden yüdannü bihim ani’l-belâyâ,

“İnne li’llâhiazze ve celle ibâden yüdannü bihim ani’l-belâyâ,
yühyîhhim fî âfiyetin, ve yümîtühüm fî âfiyetin, ve yüdhilühümü’l-cennete fî âfiyetin”yühyîhhim fî âfiyetin, ve yümîtühüm fî âfiyetin, ve yüdhilühümü’l-cennete fî âfiyetin” Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl. Daha önce hadîs-i şerîflerin bir kısmını bilip bir kısmını bilmemek manzarayı tamamlamıyor.

Daha önce hadîs-i şerîflerin bir kısmını bilip bir kısmını bilmemek manzarayı tamamlamıyor.
Yani çok okumak lazım, çok her yönüyle bilmek lazım.Yani çok okumak lazım, çok her yönüyle bilmek lazım. Belaların, musibetlerin Allah’ın sevgili kullarına çok geldiğini biliyoruz.Belaların, musibetlerin Allah’ın sevgili kullarına çok geldiğini biliyoruz. En çok şiddetli belalar peygamberlere gelmiş diye,En çok şiddetli belalar peygamberlere gelmiş diye, Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerifte bunun istisnasını da buyurmuş. Diyor ki:Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerifte bunun istisnasını da buyurmuş. Diyor ki: Aziz ve pek celil olan Cenâb-ı Mevlâ’nın öyle kulları vardır ki,

Aziz ve pek celil olan Cenâb-ı Mevlâ’nın öyle kulları vardır ki,
inne li’llâhi azze ve celle ibâden, öyle kulları da vardır ki,inne li’llâhi azze ve celle ibâden, öyle kulları da vardır ki, yüdannü bihim ani’l-belâyâ,yüdannü bihim ani’l-belâyâ, Allah onları beladan korur, esirger, belayı onlara uğratmaz.Allah onları beladan korur, esirger, belayı onlara uğratmaz. Böyle kulları da vardır Allah’ın.Böyle kulları da vardır Allah’ın. Yümîtühüm fî âfiyetin. Afiyet içinde yaşatır.Yümîtühüm fî âfiyetin. Afiyet içinde yaşatır. Ve yümîtühüm fî âfiyetin.Ve yümîtühüm fî âfiyetin. Afiyet içinde canını alır, öldürür.Afiyet içinde canını alır, öldürür. Ve yüdhilühümü’l-cennete fî âfiyetin.Ve yüdhilühümü’l-cennete fî âfiyetin. Afiyet içinde de cennetine dahil eder.Afiyet içinde de cennetine dahil eder. Demek ki belki biz onlardan mıyız?

Demek ki belki biz onlardan mıyız?
Böyle bu kadar izzetler, nimetler, koltuklar, salonlar, yemekler, tatlılar…Böyle bu kadar izzetler, nimetler, koltuklar, salonlar, yemekler, tatlılar… Korkuyordum yani onları yedikçe, bu güzel yerlerde oturdukça korkuyordum.Korkuyordum yani onları yedikçe, bu güzel yerlerde oturdukça korkuyordum. Bu bana bir teselli gibi geldi yani.Bu bana bir teselli gibi geldi yani. Cenâb-ı Hakk’ın lütfu demek ki bazı kulları zayıf olduğundanCenâb-ı Hakk’ın lütfu demek ki bazı kulları zayıf olduğundan onları da öyle afiyetle yaşatıp, afiyetle cennete sokuyor.onları da öyle afiyetle yaşatıp, afiyetle cennete sokuyor. Biz de onu istiyoruz zaten,Biz de onu istiyoruz zaten, “Yâ Rabbi! Bize hem dünyada hem ahirette, her konuda hem dünyevi konularda hem dini konularda“Yâ Rabbi! Bize hem dünyada hem ahirette, her konuda hem dünyevi konularda hem dini konularda afiyet ihsan eyle.” diye dua ederiz.afiyet ihsan eyle.” diye dua ederiz. “Allâhumme innâ nes’eluke’l-afve ve’l-âfiyete fî’d-dîni ve’d-dunyâ ve’l-âhire” diye,“Allâhumme innâ nes’eluke’l-afve ve’l-âfiyete fî’d-dîni ve’d-dunyâ ve’l-âhire” diye, o duayı da öğreten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz.o duayı da öğreten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Elhamdülillah, şimdiki içinde bulunduğumuz nimetler de Rabbimizin ikramı bir afiyet.

Elhamdülillah, şimdiki içinde bulunduğumuz nimetler de Rabbimizin ikramı bir afiyet.
Allah Teâlâ Hazretleri afiyetinizi daim etsin.Allah Teâlâ Hazretleri afiyetinizi daim etsin. Nice nice seneler buralara böyle hac için, umre için gelmenizi nasip etsin.Nice nice seneler buralara böyle hac için, umre için gelmenizi nasip etsin. Güzel ibadetler yapmayı nasip etsin.Güzel ibadetler yapmayı nasip etsin. Afiyet içinde de cennetine dahil eylesin.Afiyet içinde de cennetine dahil eylesin. Diğer bir hadîs-i şerîf:

Diğer bir hadîs-i şerîf:
İnne illâhi teâlâ melâiketen seyyâhîne fi’l-erdi, yübelliğûnî min ümmeti’s-selâme.

İnne illâhi teâlâ melâiketen seyyâhîne fi’l-erdi, yübelliğûnî min ümmeti’s-selâme.
Abdurrezzak, Ahmed b. Hanbel, Neseî, Taberânî, Hâkim, İbn Hibbân, Hulvânî gibi kaynaklar

Abdurrezzak, Ahmed b. Hanbel, Neseî, Taberânî, Hâkim, İbn Hibbân, Hulvânî gibi kaynaklar
Abdullah İbn Mesûd radıyallahu anh’dan rivayet etmişler.Abdullah İbn Mesûd radıyallahu anh’dan rivayet etmişler. Bu da bizim halimize, şanımıza, icraatımıza bir müjde.Bu da bizim halimize, şanımıza, icraatımıza bir müjde. Sizlere de bir müjde yaniSizlere de bir müjde yani elhamdülillah bu açılan sayfada.elhamdülillah bu açılan sayfada. Cansız Hacı Dede’ye de bir müjde tabii elhamdülillah.Cansız Hacı Dede’ye de bir müjde tabii elhamdülillah. Allah Teâlâ Hazretlerinin bazı melekleri vardır.

Allah Teâlâ Hazretlerinin bazı melekleri vardır.
İnne lillâhi teâlâ melâiketen.İnne lillâhi teâlâ melâiketen. Yüce Allah’ın, müteâl Allah’ın bazı melekleri vardır.Yüce Allah’ın, müteâl Allah’ın bazı melekleri vardır. Seyyâhîn. Hareket halinde, seyahat halindedirler, gezerler,Seyyâhîn. Hareket halinde, seyahat halindedirler, gezerler, gezgin melekleri vardır.gezgin melekleri vardır. Fi’l-erdi. Yeryüzünde, şu bizim dünyamızda gezen, gezgin, oradan oraya hemen giden melekleri vardır.Fi’l-erdi. Yeryüzünde, şu bizim dünyamızda gezen, gezgin, oradan oraya hemen giden melekleri vardır. Yübelliğûnî. Bunlar bana tebliğ ederler, bildirirler, iletirler, getirirler.Yübelliğûnî. Bunlar bana tebliğ ederler, bildirirler, iletirler, getirirler. Min ümmeti. Benim ümmetimden Es-selâm. Selâmı getirirler.Min ümmeti. Benim ümmetimden Es-selâm. Selâmı getirirler. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize bir kimse salât u selam getirirse,

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize bir kimse salât u selam getirirse,
Allah’ın işte böyle melekleri o selamları alırlar Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize getirirler tebliğ ederler.Allah’ın işte böyle melekleri o selamları alırlar Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimize getirirler tebliğ ederler. “Falancanın evladı falanca, falanca yerden Yâ Resûlullah sana selam söyledi. Buyur!” diye getirirler“Falancanın evladı falanca, falanca yerden Yâ Resûlullah sana selam söyledi. Buyur!” diye getirirler ve Peygamber Efendimiz salât u selamı alır.ve Peygamber Efendimiz salât u selamı alır. Ben ziyaret ederken, önünden geçerken, şebeke-i saâdetin önünden,Ben ziyaret ederken, önünden geçerken, şebeke-i saâdetin önünden, türbe-i saâdetinin önünden geçerken, huzuruna çok çıkmaya yüzüm yok amatürbe-i saâdetinin önünden geçerken, huzuruna çok çıkmaya yüzüm yok ama “Yâ Rabbi!” diyorum, “Askerler böyle resmîgeçitte geçerler ben de nefer olarak öyle geçmiş olayım.” diyorum.“Yâ Rabbi!” diyorum, “Askerler böyle resmîgeçitte geçerler ben de nefer olarak öyle geçmiş olayım.” diyorum. İçimden de şöyle geçiyor ki:

İçimden de şöyle geçiyor ki:
“Yâ Resûlullah! Biz seni ziyaret ediyoruz,

“Yâ Resûlullah! Biz seni ziyaret ediyoruz,
sen ziyaret edilensin, biz de ziyaretçileriz.”sen ziyaret edilensin, biz de ziyaretçileriz.” Her ziyaret edilenin, ziyaret edene malum ikramı vardır.

Her ziyaret edilenin, ziyaret edene malum ikramı vardır.
Bu da ziyaret edilen kimsenin cömertliğiyle mütenasiptir.Bu da ziyaret edilen kimsenin cömertliğiyle mütenasiptir. Yani çok zenginse ikramı da misafire şanlı olur, o kadar olur. O kadar fazla olur.Yani çok zenginse ikramı da misafire şanlı olur, o kadar olur. O kadar fazla olur. Resûlullah Efendimiz de “Ekramü’l-halk”, halkın en cömerdidir.Resûlullah Efendimiz de “Ekramü’l-halk”, halkın en cömerdidir. Her sıfatı en yücedir, en güzeldir.Her sıfatı en yücedir, en güzeldir. Peygamber Efendimiz’in cömertliği de en büyük cömertliktir.Peygamber Efendimiz’in cömertliği de en büyük cömertliktir. Öyle cömertlik ki hudut tanımayan, deniz gibi, derya gibi, güneş gibi, rüzgar gibi öyle cömertliği vardır.Öyle cömertlik ki hudut tanımayan, deniz gibi, derya gibi, güneş gibi, rüzgar gibi öyle cömertliği vardır. İsteyene verir, isteyeni boş çevirmez, istemeyene de verir.İsteyene verir, isteyeni boş çevirmez, istemeyene de verir. Hatta verdiği zamanHatta verdiği zaman “Yâ Resûlullah! İhtiyacım yok.” diyene dahi, başka muhtaçlara verseniz,“Yâ Resûlullah! İhtiyacım yok.” diyene dahi, başka muhtaçlara verseniz, muhtaç kardeşlerimize verseniz diye böyle söyleyenlere de demiş ki:muhtaç kardeşlerimize verseniz diye böyle söyleyenlere de demiş ki: “Ey delikanlı! Sen istemeden Allah sana bir şey verirse al onu.“Ey delikanlı! Sen istemeden Allah sana bir şey verirse al onu. İstemeyene de veriyor. Verdiği zaman da doyurucu şekilde veriyor.”İstemeyene de veriyor. Verdiği zaman da doyurucu şekilde veriyor.” Bedevinin birisi Peygamber Efendimizin yanına gelirken, zekât koyunlarının yanından geçiyormuş,

Bedevinin birisi Peygamber Efendimizin yanına gelirken, zekât koyunlarının yanından geçiyormuş,
güzel bir sürü, kalabalık koyunlar, o da bu işin mütehassısı yanigüzel bir sürü, kalabalık koyunlar, o da bu işin mütehassısı yani bedevi koyun, deve, hayvan besler otlatır çölde, bilir bir bakışta bilir,bedevi koyun, deve, hayvan besler otlatır çölde, bilir bir bakışta bilir, sürünün içinde en güzelini seçer.sürünün içinde en güzelini seçer. Rahmetli bir komşumuz vardı Ankara’da ihvanımızdan,

Rahmetli bir komşumuz vardı Ankara’da ihvanımızdan,
bir sürüye gittik Kurban Bayramı’nda, işte “Kaça?” dedi sordu falan,bir sürüye gittik Kurban Bayramı’nda, işte “Kaça?” dedi sordu falan, “Seç bakalım.” dedi.“Seç bakalım.” dedi. Adam tabii sürüdeki seçmeye göre fiyatı ona göre söyleyecek.Adam tabii sürüdeki seçmeye göre fiyatı ona göre söyleyecek. Şöyle sürünün içini gezdi gözünü gezdirdi, gitti bir tanesini sırtından bir yakaladı,Şöyle sürünün içini gezdi gözünü gezdirdi, gitti bir tanesini sırtından bir yakaladı, adamın sanki can damarını tutmuş gibi,adamın sanki can damarını tutmuş gibi, adam dedi ki, “Ya en güzelini seçtin,adam dedi ki, “Ya en güzelini seçtin, yani uzman olan bilir tabii.yani uzman olan bilir tabii. Ben de bir koyun almıştım bir keresinde kasaba kestirdim.”Ben de bir koyun almıştım bir keresinde kasaba kestirdim.” Dedi, “Hocam bu zayıf hayvanı nerden buldun?” dedi.Dedi, “Hocam bu zayıf hayvanı nerden buldun?” dedi. Aramakla kolay bulunmazmış meğerse ben de onu bulmuşumAramakla kolay bulunmazmış meğerse ben de onu bulmuşum ama ben de baktım, böyle boynuzluydu, boylu posluydu,ama ben de baktım, böyle boynuzluydu, boylu posluydu, ben de anlamadığım için, güzel diye aldım ama kasap öyle dediben de anlamadığım için, güzel diye aldım ama kasap öyle dedi “Bu kadar zayıfını nereden buldun, aramakla bulunmaz.” dedi.“Bu kadar zayıfını nereden buldun, aramakla bulunmaz.” dedi. Şimdi bedevi bakmış sürü çok güzel.

Şimdi bedevi bakmış sürü çok güzel.
“Aman Yâ Resûlullah! Ne kadar güzel sürü.” demiş.“Aman Yâ Resûlullah! Ne kadar güzel sürü.” demiş. Peygamber Efendimiz de “Çok mu beğendin?” demiş.Peygamber Efendimiz de “Çok mu beğendin?” demiş. “Çok beğendim Yâ Resûlullah!”,“Çok beğendim Yâ Resûlullah!”, “Peki!” demiş “Al öyleyse.” demiş. “Hepsini mi Yâ Resûlullah?”“Peki!” demiş “Al öyleyse.” demiş. “Hepsini mi Yâ Resûlullah?” “Hepsini al.” Hepsini birden almış.

“Hepsini al.” Hepsini birden almış.
Koyun sürüsünün hepsini birden vermiş Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.Koyun sürüsünün hepsini birden vermiş Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Hepsini birden almış.Hepsini birden almış. Sabah fakir çıktığı kabilesine akşam koyun sürüsü ile dönmüş, zengin olarak dönmüş.Sabah fakir çıktığı kabilesine akşam koyun sürüsü ile dönmüş, zengin olarak dönmüş. Tabii herkes şaşırmış. Bu ne böyle diye.Tabii herkes şaşırmış. Bu ne böyle diye. Demiş ki, “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem fakirlikten korkmayan bir insanın cömertliğiyle veriyor, öyle veriyor.”

Demiş ki, “Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem fakirlikten korkmayan bir insanın cömertliğiyle veriyor, öyle veriyor.”
Resûlullah Efendimiz böyle cömert olduğuna göre, biz de ziyaretçisi olduğumuza göre artık varın kıyas edin,Resûlullah Efendimiz böyle cömert olduğuna göre, biz de ziyaretçisi olduğumuza göre artık varın kıyas edin, burayı ziyaret etmenin şanını, güzelliğini, şerefini, kıymetini.burayı ziyaret etmenin şanını, güzelliğini, şerefini, kıymetini. Allah Teâlâ hazretleri edebe riayet edip, rızasını, sevgisini kazanmayı nasip etsin.

Allah Teâlâ hazretleri edebe riayet edip, rızasını, sevgisini kazanmayı nasip etsin.
Yoksa buraya gelmenin kazançları sabahlara kadar saymakla bitmez.Yoksa buraya gelmenin kazançları sabahlara kadar saymakla bitmez. Evet salât-u selâmı Peygamber Efendimize çok edelim,

Evet salât-u selâmı Peygamber Efendimize çok edelim,
burası salât u selâmın yeridir, Efendimize sevgi, saygıyı arz etme yeridir amaburası salât u selâmın yeridir, Efendimize sevgi, saygıyı arz etme yeridir ama buradan döndükten sonra da bu devam edecek tabii,buradan döndükten sonra da bu devam edecek tabii, bu sevgi bu bağlılık ve melekler de sizin salât u selâmlarınızı getirecekler.bu sevgi bu bağlılık ve melekler de sizin salât u selâmlarınızı getirecekler. O gözünüzün önünden gitmesin.O gözünüzün önünden gitmesin. Bu hadîs-i şerîf kulağınızda kalsın, zihninizde kalsın.

Bu hadîs-i şerîf kulağınızda kalsın, zihninizde kalsın.
Salât u selâmı çok eyleyin Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme.Salât u selâmı çok eyleyin Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme. Günde 100 salât u selâm getirenin Allah Teâlâ Hazretleri yüz ihtiyacını giderir,Günde 100 salât u selâm getirenin Allah Teâlâ Hazretleri yüz ihtiyacını giderir, yüz hacetini reva eder, yüz hacetini görür. Yetmiş tanesi ahirete ait ihtiyaçlardır onları giderir,yüz hacetini reva eder, yüz hacetini görür. Yetmiş tanesi ahirete ait ihtiyaçlardır onları giderir, otuz tanesi de dünyaya, dünyalık hacetlerini de görür.otuz tanesi de dünyaya, dünyalık hacetlerini de görür. Dünyası da ahreti de kârlı ve çok hoş olur.Dünyası da ahreti de kârlı ve çok hoş olur. Üsâme b. Zeyd radıyallahu anh’den yine kıymetli hadîs âlimlerinin rivayet ettiği,

Üsâme b. Zeyd radıyallahu anh’den yine kıymetli hadîs âlimlerinin rivayet ettiği,
Buhârî’nin Müslim’in, Ebû Davûd’un, Neseî’inin, İbnî Mâce’nin, Ahmed b. Hanbel’in ki bunlar hepBuhârî’nin Müslim’in, Ebû Davûd’un, Neseî’inin, İbnî Mâce’nin, Ahmed b. Hanbel’in ki bunlar hep sahih hadîs kitaplarının isimleri, yazarlarının isimleridir.sahih hadîs kitaplarının isimleri, yazarlarının isimleridir. Efendimiz buyurmuş ki:

Efendimiz buyurmuş ki:
İnne lillâhi mâ ehaze, ve lehû mâ e’tâ, ve küllü şey’in ‘indehû bi-ecelin müsemmâ,

İnne lillâhi mâ ehaze, ve lehû mâ e’tâ, ve küllü şey’in ‘indehû bi-ecelin müsemmâ,
fe-murhâ fe’l-tesbir ve’l-tehtesib.fe-murhâ fe’l-tesbir ve’l-tehtesib. Buyuruyor ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

Buyuruyor ki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:
“Aldığı şey de Allah’ındır, verdiği şey de Allah’ındır.”“Aldığı şey de Allah’ındır, verdiği şey de Allah’ındır.” Kuluna bir şey veriyorsa Allah veriyor, Allah’tandır.Kuluna bir şey veriyorsa Allah veriyor, Allah’tandır. Kulundan bir şey alıyorsa Allah alıyor, kendisinindir alır.Kulundan bir şey alıyorsa Allah alıyor, kendisinindir alır. Verir alır, kendisinindir alır.Verir alır, kendisinindir alır. Ve küllü şey’in ‘indehû bi-ecelin müsemmâ.

Ve küllü şey’in ‘indehû bi-ecelin müsemmâ.
Her şey onun huzurunda, Allah Teâlâ Hazretlerinin katındaHer şey onun huzurunda, Allah Teâlâ Hazretlerinin katında her şey belirli bir tayin edilmiş zamanlıdır, fanidir. Bir kısa müddetlidir, ecellidir.her şey belirli bir tayin edilmiş zamanlıdır, fanidir. Bir kısa müddetlidir, ecellidir. Onun için her yaşayan da ölecek demek istiyor.Onun için her yaşayan da ölecek demek istiyor. Çünkü bunu bir vefat üzerine söylemiş.Çünkü bunu bir vefat üzerine söylemiş. Fe-murhâ. Ona emret, o kadına emret.

Fe-murhâ. Ona emret, o kadına emret.
Fe’l-tesbir. Çocuğunun vefatına sabretsin.Fe’l-tesbir. Çocuğunun vefatına sabretsin. Ve’l-tehtesib. Sevabını Allah’tan beklesin.Ve’l-tehtesib. Sevabını Allah’tan beklesin. Kerîme-i muhteremesi, kendi öz kızı Zeynep radıyallahu anhâ’nınKerîme-i muhteremesi, kendi öz kızı Zeynep radıyallahu anhâ’nın çocuğu çok hastalanmış, ağırlaşmış,çocuğu çok hastalanmış, ağırlaşmış, dedesi olduğu için, Peygamberimiz olduğu için, her şeyimiz olduğundan haber göndermiş,dedesi olduğu için, Peygamberimiz olduğu için, her şeyimiz olduğundan haber göndermiş, çocuk çok rahatsız ölmek üzere diye, Efendimiz torunu için böyle buyurmuş.çocuk çok rahatsız ölmek üzere diye, Efendimiz torunu için böyle buyurmuş. Veren Allah, bu çocuğu veren Allah, alan da Allah.Veren Allah, bu çocuğu veren Allah, alan da Allah. Genç yaşta bazen küçük çocuklar ölür,Genç yaşta bazen küçük çocuklar ölür, ölen çocuklar ahirette, mahşer yerinde annelerine şerbet ikram edecekler.ölen çocuklar ahirette, mahşer yerinde annelerine şerbet ikram edecekler. O susuz yerde, herkesin dudaklarının çatladığı, kuruduğu yerde yalnız anne babalarına verecekler.O susuz yerde, herkesin dudaklarının çatladığı, kuruduğu yerde yalnız anne babalarına verecekler. Başkası istediği zaman biz annemize vermekle vazifeliyiz diyecekler, ona verecekler.Başkası istediği zaman biz annemize vermekle vazifeliyiz diyecekler, ona verecekler. Veren de Allah’tır, alan da Allah’tır.Veren de Allah’tır, alan da Allah’tır. Ve her şeyin bir müddeti vardır, ömrü vardır,Ve her şeyin bir müddeti vardır, ömrü vardır, her şey böyle tayin edilmiş müddet içindedir.her şey böyle tayin edilmiş müddet içindedir. Emredin ona söyleyin ona yani benim emrimi ona tebliğ edin, kızıma söyleyin yaniEmredin ona söyleyin ona yani benim emrimi ona tebliğ edin, kızıma söyleyin yani sabretsin, kaderin bu yazgısına, yazısına sabretsin.sabretsin, kaderin bu yazgısına, yazısına sabretsin. Ve’l-tehtesib. Ecrini, sevabını da Allah’tan beklesin.Ve’l-tehtesib. Ecrini, sevabını da Allah’tan beklesin. Evet bir padişah bir zamanlar bir rüya görmüş de meraklanmış.

Evet bir padişah bir zamanlar bir rüya görmüş de meraklanmış.
Demiş ki, “Bu rüyanın acaba tabiri ne?”Demiş ki, “Bu rüyanın acaba tabiri ne?” Bir insan çağırmışlar, rüyayı anlatmışlar,

Bir insan çağırmışlar, rüyayı anlatmışlar,
-rüyanın ne olduğu yazmıyor benim okuduğum kitapta- rüyayı anlatmışlar.-rüyanın ne olduğu yazmıyor benim okuduğum kitapta- rüyayı anlatmışlar. Dinleyenin yüzü kıpkırmızı olmuş.Dinleyenin yüzü kıpkırmızı olmuş. “Ne oldu?” demiş, bozarmış, kızarmış ne oldu?“Ne oldu?” demiş, bozarmış, kızarmış ne oldu? Demiş “Sultanım, maalesef rüya gösteriyor ki işaret ediyor ki

Demiş “Sultanım, maalesef rüya gösteriyor ki işaret ediyor ki
sen…” demiş “Annenin vefatını göreceksin, babanın vefatını göreceksin, hanımının vefatını göreceksin,sen…” demiş “Annenin vefatını göreceksin, babanın vefatını göreceksin, hanımının vefatını göreceksin, çocuğunun vefatını göreceksin, torununun vefatını göreceksin.” deyinceçocuğunun vefatını göreceksin, torununun vefatını göreceksin.” deyince celallenmiş hükümdar bağırmışcelallenmiş hükümdar bağırmış demiş: “Bu adamı, uğursuz ağızlı adamı,demiş: “Bu adamı, uğursuz ağızlı adamı, kötü tevil eden, yoran adamı atın benim huzurumdan.” kovalamış.kötü tevil eden, yoran adamı atın benim huzurumdan.” kovalamış. Demiş “Bana doğru düzgün şöyle bir âlim, arîf bir zat getirin.”Demiş “Bana doğru düzgün şöyle bir âlim, arîf bir zat getirin.” Aramışlar böyle hakikaten böyle arîf, gün görmüş, ehli dil, ehli hal bir kimse,Aramışlar böyle hakikaten böyle arîf, gün görmüş, ehli dil, ehli hal bir kimse, bulmuşlar şehirden getirmişler.bulmuşlar şehirden getirmişler. Demişler ki, “Sultanımız böyle bir rüya görmüş tabir et bakalım rüyayı.”

Demişler ki, “Sultanımız böyle bir rüya görmüş tabir et bakalım rüyayı.”
Gülmüş, o ârif olan zat gülmüş,Gülmüş, o ârif olan zat gülmüş, Demiş “Padişahım müjdeler olsun.” demiş. -Aynı rüya, aynı rüyaya-Demiş “Padişahım müjdeler olsun.” demiş. -Aynı rüya, aynı rüyaya- “Padişahım” demiş “Müjdeler olsun, siz…” demiş “Annenizden, babanızdan da çok yaşayacaksınız.“Padişahım” demiş “Müjdeler olsun, siz…” demiş “Annenizden, babanızdan da çok yaşayacaksınız. Bu tabii…” demiş “Hanımınızdan da çok yaşayacaksınız,Bu tabii…” demiş “Hanımınızdan da çok yaşayacaksınız, oğlunuzdan, çocuğunuzdan da çok yaşayacaksınız, hatta torununuzdan da çok yaşayacaksınız.”oğlunuzdan, çocuğunuzdan da çok yaşayacaksınız, hatta torununuzdan da çok yaşayacaksınız.” Ee aynı şey, birincisi de aynı şeyi söyledi.Ee aynı şey, birincisi de aynı şeyi söyledi. Yani hayat bu, ne yapsak, gülerek de söylesek, ağlayarak da söylesek bir gün olacak bir şey.Yani hayat bu, ne yapsak, gülerek de söylesek, ağlayarak da söylesek bir gün olacak bir şey. Bunların hepsi Cenâb-ı Hakk’ın yazgısı olduğundan kadere rıza da âriflerin işi.Bunların hepsi Cenâb-ı Hakk’ın yazgısı olduğundan kadere rıza da âriflerin işi. Yani imanı kuvvetli insanların işi olduğundan, güzel şeylerde herkes gülmesini bilir deYani imanı kuvvetli insanların işi olduğundan, güzel şeylerde herkes gülmesini bilir de böyle bir şey de olduğu zaman sabredecek.böyle bir şey de olduğu zaman sabredecek. Ve’l-tehtesib. Ecrini, sevabını Allah’tan gelecek diye öyle hesap etsin, sevabını Allah’tan beklesin.Ve’l-tehtesib. Ecrini, sevabını Allah’tan gelecek diye öyle hesap etsin, sevabını Allah’tan beklesin. İhtisab ne demek?

İhtisab ne demek?
Sevabını Allah’tan ummak, beklemek, hesaplamak;

Sevabını Allah’tan ummak, beklemek, hesaplamak;
Allah bana sevabını verir diye şey yapmak.Allah bana sevabını verir diye şey yapmak. Mesela, “Cuma günü” diyor Peygamber Efendimiz

Mesela, “Cuma günü” diyor Peygamber Efendimiz
“Kim inanarak, imanen ve hesabını, sevabını Allah’tan bekleyerek, ihtisaben yıkanırsa,“Kim inanarak, imanen ve hesabını, sevabını Allah’tan bekleyerek, ihtisaben yıkanırsa, yedi günlük günahı af olur. Geriye doğru, üç gün de ziyadesiyle, on günlük günahı af olur.”yedi günlük günahı af olur. Geriye doğru, üç gün de ziyadesiyle, on günlük günahı af olur.” “Men iğtesele yevme'l-cumu’ati îmânen ve'htisâben”

“Men iğtesele yevme'l-cumu’ati îmânen ve'htisâben”
İnanarak, sevabını Allah’tan bekleyerek, bak ihtisaben orada da geçiyor. On günlük günahı af olur.

İnanarak, sevabını Allah’tan bekleyerek, bak ihtisaben orada da geçiyor. On günlük günahı af olur.
Hatta kendisi de ailesi de hatta su çok pahalı olsa bile,Hatta kendisi de ailesi de hatta su çok pahalı olsa bile, bir çömlek su, bir maşraba su bilmem kaç altın olsa bilebir çömlek su, bir maşraba su bilmem kaç altın olsa bile eskiden bu sevapları kaçırmazlarmış.eskiden bu sevapları kaçırmazlarmış. Burada maşallah sabah akşam sular şırıl şırıl akıyor, her gün havlular değişiyor.Burada maşallah sabah akşam sular şırıl şırıl akıyor, her gün havlular değişiyor. Ben söyleyeceğim, değiştirmeyin bunu diyeceğim amma yani elhamdülillah, çok şükür.Ben söyleyeceğim, değiştirmeyin bunu diyeceğim amma yani elhamdülillah, çok şükür. Ve diğer bir hadîs-i şerîfe geçiyorum:

Ve diğer bir hadîs-i şerîfe geçiyorum:
İnne illâhi Teâlâ meleken yünâdî ‘inde külli salâtin:

İnne illâhi Teâlâ meleken yünâdî ‘inde külli salâtin:
Yâ benî Âdem, kûmû ilâ nîranikümü’lleti evkadtümûhâ alâ enfüsiküm, fe-etfiûhâ bi’s-salâti.Yâ benî Âdem, kûmû ilâ nîranikümü’lleti evkadtümûhâ alâ enfüsiküm, fe-etfiûhâ bi’s-salâti. Bu da Tayâlisî ve diğer kaynaklarca yazılmış. Enes radıyallahu anh’dan bir hadîs-i şerîf.

Bu da Tayâlisî ve diğer kaynaklarca yazılmış. Enes radıyallahu anh’dan bir hadîs-i şerîf.
İnne illâhi Teâlâ meleken.

İnne illâhi Teâlâ meleken.
Allah Teâlâ Hazretlerinin, ulu, yüce Allah Teâlâ HazretlerininAllah Teâlâ Hazretlerinin, ulu, yüce Allah Teâlâ Hazretlerinin bir meleği vardır ki, vazifesi neymiş bu meleğin?bir meleği vardır ki, vazifesi neymiş bu meleğin? Yünâdî ‘inde külli salâtin.Yünâdî ‘inde külli salâtin. Her namaz vakti geldiği zaman, her farz namaz vakit geldiği zamanHer namaz vakti geldiği zaman, her farz namaz vakit geldiği zaman Allah’ın bu vazifeli meleği seslenir, nida eder. Yünâdî.Allah’ın bu vazifeli meleği seslenir, nida eder. Yünâdî. Nida eder yani tellal gibi yüksek sesle bağırır ama biz duymuyoruz.Nida eder yani tellal gibi yüksek sesle bağırır ama biz duymuyoruz. Bağırır ki, Peygamber Efendimiz bildiriyor, belki duyan duyuyordur da.Bağırır ki, Peygamber Efendimiz bildiriyor, belki duyan duyuyordur da. Ne der? “Yâ Benî Âdem! Ey Âdem’in Oğulları!Ne der? “Yâ Benî Âdem! Ey Âdem’in Oğulları! Âdem aleyhisselâm’dan türeyen insanlar!Âdem aleyhisselâm’dan türeyen insanlar! Ey Âdem’in Oğulları!Ey Âdem’in Oğulları! Kûmû ilâ nîraniküm.Kûmû ilâ nîraniküm. Ateşlerinize kalkın bakalım, cehennemlerinize, ateşlerinize,Ateşlerinize kalkın bakalım, cehennemlerinize, ateşlerinize, tutuşturduğunuz ateşlerinize kalkın bakalım.tutuşturduğunuz ateşlerinize kalkın bakalım. Evkadtümûhâ alâ enfüsiküm.Evkadtümûhâ alâ enfüsiküm. Kendi aleyhinize, kendinizi yakmak için tutuşturduğunuz ateşlere kalkın bakalım.Kendi aleyhinize, kendinizi yakmak için tutuşturduğunuz ateşlere kalkın bakalım. Fe-etfiûhâ bi’s-salâti.Fe-etfiûhâ bi’s-salâti. Namaz kılıp da onları söndürün bakalım.” dermiş o melek.Namaz kılıp da onları söndürün bakalım.” dermiş o melek. Her namaz vaktinde o melek böyle seslenirmiş, bütün müminlere.Her namaz vaktinde o melek böyle seslenirmiş, bütün müminlere. Demek ki insanlar dünya hayatındaki sözlerinde, hareketlerinde, alışverişlerinde, ticaretlerinde

Demek ki insanlar dünya hayatındaki sözlerinde, hareketlerinde, alışverişlerinde, ticaretlerinde
neler yapıyorlarsa, kendilerini yakacak ateşler tutuşturuyorlar demek.neler yapıyorlarsa, kendilerini yakacak ateşler tutuşturuyorlar demek. İlâniraki ülleti ev kuttemuha ala enfisiküm.

İlâniraki ülleti ev kuttemuha ala enfisiküm.
Kendi nefislerinizi yakmak için, kendinizin tutuşturduğunuz ateşlerinin başınaKendi nefislerinizi yakmak için, kendinizin tutuşturduğunuz ateşlerinin başına koşun gidin bakalım, namaz kılıp onu söndürün dermiş.koşun gidin bakalım, namaz kılıp onu söndürün dermiş. Demek ki biz insanoğulları, Âdem atamızın evlatları,

Demek ki biz insanoğulları, Âdem atamızın evlatları,
eğer kötü işler yaparsak Allah’ın yasakladığı işleri yaparsakeğer kötü işler yaparsak Allah’ın yasakladığı işleri yaparsak kendimizi yakacak ateşleri kendimiz yakmış oluyoruz,kendimizi yakacak ateşleri kendimiz yakmış oluyoruz, kendimiz tutuşturmuş oluyoruz.kendimiz tutuşturmuş oluyoruz. Ee onda yanacak.Ee onda yanacak. Bunun sönmesi nasıl oluyor?

Bunun sönmesi nasıl oluyor?
Namaz kılmakla oluyor.

Namaz kılmakla oluyor.
Her namaz vaktinde bu vazifeli melek böyle seslenirmiş:Her namaz vaktinde bu vazifeli melek böyle seslenirmiş: “Şimdiye kadar duymamıştınız ama ben de melek de değilim amma şimdi hepiniz duydunuz.”“Şimdiye kadar duymamıştınız ama ben de melek de değilim amma şimdi hepiniz duydunuz.” Demek ki ezan okunduğu zaman, namaz vakti girdiğinde ezan duyulmayan yerde bile olsak,

Demek ki ezan okunduğu zaman, namaz vakti girdiğinde ezan duyulmayan yerde bile olsak,
kırda, bayırda, yaylada, tarlada, bağda bahçede, nerede olursak olalım bunu hatırlayacağız.kırda, bayırda, yaylada, tarlada, bağda bahçede, nerede olursak olalım bunu hatırlayacağız. Kendi kendimize, kendimizi yakacak ateşleri, işlediğimiz suçlarla kendimiz tutuşturuyoruz,Kendi kendimize, kendimizi yakacak ateşleri, işlediğimiz suçlarla kendimiz tutuşturuyoruz, odunları kendimiz topluyoruz, ateşi kendimiz yakıyoruz,odunları kendimiz topluyoruz, ateşi kendimiz yakıyoruz, bu ateş yanarsa kendimiz yanacağız.bu ateş yanarsa kendimiz yanacağız. Yanmaya devam ederse bu ateşe kendimiz atılacağız, kendimiz yanacağız.Yanmaya devam ederse bu ateşe kendimiz atılacağız, kendimiz yanacağız. Namaz kılınca bu ateş sönüyor.Namaz kılınca bu ateş sönüyor. Evet, namaz dinin direğidir. İslâm namazla kaimdir.

Evet, namaz dinin direğidir. İslâm namazla kaimdir.
Namazı muntazam kılan dinini ayakta tutmuş olur,Namazı muntazam kılan dinini ayakta tutmuş olur, namazı ihmal eden, terk eden dinini yerlere sermiş olur.namazı ihmal eden, terk eden dinini yerlere sermiş olur. Çadırın direğini kırmış olur, çadırı yere sermiş olur.Çadırın direğini kırmış olur, çadırı yere sermiş olur. Namaz çok önemlidir.Namaz çok önemlidir. Onun için bu namazları böyle kılmak lazım,Onun için bu namazları böyle kılmak lazım, günde beş vakit namaz kılmak, evinin önünden pırıl pırıl, billur gibigünde beş vakit namaz kılmak, evinin önünden pırıl pırıl, billur gibi suyu şırıl şırıl akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan insan gibi olur.suyu şırıl şırıl akan bir ırmak içinde günde beş defa yıkanan insan gibi olur. Yani namaz günahları siler.Yani namaz günahları siler. Yani namaz insanı yakacak ateşleri söndürür.Yani namaz insanı yakacak ateşleri söndürür. Onun için namazın kadrini kıymetini bilelim. Elhamdülillah burada görüyorsunuzOnun için namazın kadrini kıymetini bilelim. Elhamdülillah burada görüyorsunuz Allah’ın ne kadar âşık kulları var ne kadar gayretli kulları var.Allah’ın ne kadar âşık kulları var ne kadar gayretli kulları var. Nasıl halkın hepsi, ne güzel bir belde ki,Nasıl halkın hepsi, ne güzel bir belde ki, hepsi geliyorlar namazlara ezan vakti oldu mu dükkanlar kapanıyor, herkes camilere geliyor.hepsi geliyorlar namazlara ezan vakti oldu mu dükkanlar kapanıyor, herkes camilere geliyor. Namazı aceleye getirmeden kılıyorlar ondan sonra işlerine gidiyorlar.Namazı aceleye getirmeden kılıyorlar ondan sonra işlerine gidiyorlar. Bizim Müslüman olarak hayatımızın, günlük hayatımızın en önemli çalışmalarından birisi bu namazdır.

Bizim Müslüman olarak hayatımızın, günlük hayatımızın en önemli çalışmalarından birisi bu namazdır.
Bu namaz kılındığı zaman ne mutlu bize, kılınmadığı zaman çok büyük tehlike,Bu namaz kılındığı zaman ne mutlu bize, kılınmadığı zaman çok büyük tehlike, ateş bacayı sarar, yangın konağı yakar kül eder.ateş bacayı sarar, yangın konağı yakar kül eder. Onun için Allah gafil kardeşlerimizi gaflet uykusundan uyandırsın.

Onun için Allah gafil kardeşlerimizi gaflet uykusundan uyandırsın.
O gafil kardeşlerimizin kimisi bizim kardeşlerimizdir, kimisi çocuklarımızdır,O gafil kardeşlerimizin kimisi bizim kardeşlerimizdir, kimisi çocuklarımızdır, kimisi dayılar amcalardır, kimisi mahalleden komşulardır,kimisi dayılar amcalardır, kimisi mahalleden komşulardır, nice -aslında bi-namazdır ama biz beynamaz diyoruz- nice namazsız Müslümanım diyen,nice -aslında bi-namazdır ama biz beynamaz diyoruz- nice namazsız Müslümanım diyen, ben de Müslümanım diyen ama namazı kılmayan insan vardır.ben de Müslümanım diyen ama namazı kılmayan insan vardır. Onlar ateşlerini söndürmüyorlar.Onlar ateşlerini söndürmüyorlar. Ateşleri günden güne, her vakit ateşleri kendi aleyhlerine, kendilerini yakmak için tutuşturulmuş olan ateşlerAteşleri günden güne, her vakit ateşleri kendi aleyhlerine, kendilerini yakmak için tutuşturulmuş olan ateşler cayır cayır, harıl harıl, İbrahim aleyhisselam’ı içine attıkları ateşi düşünün,cayır cayır, harıl harıl, İbrahim aleyhisselam’ı içine attıkları ateşi düşünün, yanına yanaşamamışlar da mancınıkla savurmuşlar İbrahim aleyhisselam’ı ateşin ortasına,yanına yanaşamamışlar da mancınıkla savurmuşlar İbrahim aleyhisselam’ı ateşin ortasına, cayır cayır ateşler yanıyor.cayır cayır ateşler yanıyor. Bu sahneyi de gözünüzün önünden ayırmayın.Bu sahneyi de gözünüzün önünden ayırmayın. Çoluk çocuğunuzu namazlı yetiştirin.Çoluk çocuğunuzu namazlı yetiştirin. Çocuğunuzun bazı şeyleri çok sevmesi lazım. Kuran’ı çok sevmesi lazım.Çocuğunuzun bazı şeyleri çok sevmesi lazım. Kuran’ı çok sevmesi lazım. Küçükten bunu nasıl yapacaksanız?

Küçükten bunu nasıl yapacaksanız?
Şekerle mi, çikolatayla mı, çikletle mi, sakızla mı, parayla mı, nasıl yapacaksınız?

Şekerle mi, çikolatayla mı, çikletle mi, sakızla mı, parayla mı, nasıl yapacaksınız?
Allah rahmet eylesin bir ihvanımızdan bir hoca vardı. “Ben” dedi, “Kur’an-ı Kerîm’i ezberledim, hafız oldum,

Allah rahmet eylesin bir ihvanımızdan bir hoca vardı. “Ben” dedi, “Kur’an-ı Kerîm’i ezberledim, hafız oldum,
her sayfası için babam bana bir lira verirdi.” dedi.her sayfası için babam bana bir lira verirdi.” dedi. O zaman bir lira artık şimdinin ne kadar parasıysa bilmiyorum.O zaman bir lira artık şimdinin ne kadar parasıysa bilmiyorum. Bir liraya sayfasını bir liradan ezberledim öyle şey yaptım.Bir liraya sayfasını bir liradan ezberledim öyle şey yaptım. Aşk olsun o babaya, parayı vermiş çocuğunu hafız yetiştirmiş.Aşk olsun o babaya, parayı vermiş çocuğunu hafız yetiştirmiş. Allah nur içinde yatsın, ruhunu şad eylesin, mekanını cennet eylesin, çocuğunu hafız yapmış.Allah nur içinde yatsın, ruhunu şad eylesin, mekanını cennet eylesin, çocuğunu hafız yapmış. Kur’an’ı sevdireceksiniz, Resûlullah Efendimizi sevdireceksiniz.

Kur’an’ı sevdireceksiniz, Resûlullah Efendimizi sevdireceksiniz.
Resûlullah sallalahu aleyhi vessellem Efendimizi çocuk sevecek.Resûlullah sallalahu aleyhi vessellem Efendimizi çocuk sevecek. Nasıl sevdirirseniz?

Nasıl sevdirirseniz?
Tabii kuru lafla olmaz, önce siz seveceksiniz ki, çocuğa Resûlullah sevgisini aşılayabilesiniz.

Tabii kuru lafla olmaz, önce siz seveceksiniz ki, çocuğa Resûlullah sevgisini aşılayabilesiniz.
Burada eski kitapları okudum da şu bizim namaz kıldığımız Peygamber Efendimizin mescidinde

Burada eski kitapları okudum da şu bizim namaz kıldığımız Peygamber Efendimizin mescidinde
yatsı namazından sonra cami kapanacağı zaman oturanlara, ağalar gelirmiş, vazifeli görevliler gelirlermişyatsı namazından sonra cami kapanacağı zaman oturanlara, ağalar gelirmiş, vazifeli görevliler gelirlermiş yanına, hadi efendi kalk artık kapıları kapatacağız falan diye bağırmak yok,yanına, hadi efendi kalk artık kapıları kapatacağız falan diye bağırmak yok, gelirlermiş; Lâ ilâhe illallah derlermiş.gelirlermiş; Lâ ilâhe illallah derlermiş. O da Lâ ilâhe illallah dermiş, anlarmış kalkarmış.O da Lâ ilâhe illallah dermiş, anlarmış kalkarmış. Yavaş konuşurlarmış.Yavaş konuşurlarmış. “Lâ terfe’û asvâtekum fevka savti-nnebiyyi.” (Hucurât Suresi 2. Ayet) diye

“Lâ terfe’û asvâtekum fevka savti-nnebiyyi.” (Hucurât Suresi 2. Ayet) diye
hali hayatında yüksek sesle konuşmamak emrediliyor Kur’an-ı Kerîm’de ama onlarhali hayatında yüksek sesle konuşmamak emrediliyor Kur’an-ı Kerîm’de ama onlar Peygamber Efendimizin mescidinde o kadar edebe riayet ederlermiş.Peygamber Efendimizin mescidinde o kadar edebe riayet ederlermiş. Çocuğunuz sevecek,

Çocuğunuz sevecek,
Resûlullah Efendimiz çok sevecek,Resûlullah Efendimiz çok sevecek, nasıl sevdirirseniz, onun çarelerini arayacaksınız,nasıl sevdirirseniz, onun çarelerini arayacaksınız, hediyeye gark edeceksiniz,hediyeye gark edeceksiniz, öğreteceksiniz, anlatacaksınız, meziyetlerini bildireceksiniz.öğreteceksiniz, anlatacaksınız, meziyetlerini bildireceksiniz. Resûlullah Efendimiz canından çok sevecek.Resûlullah Efendimiz canından çok sevecek. Kur’an-ı Kerîm’i canından çok sevecek.Kur’an-ı Kerîm’i canından çok sevecek. Namazı sevecek. Namazı bir angarya görmeyecek.Namazı sevecek. Namazı bir angarya görmeyecek. Namazı Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkmak, müminin miracı olarak görecek.Namazı Cenâb-ı Hakk’ın huzuruna çıkmak, müminin miracı olarak görecek. Cemaati sevecek, cemaatten kaçmayacak.Cemaati sevecek, cemaatten kaçmayacak. Elhamdülillah seferiyiz burada ama namazları hep dört kılıyoruz,

Elhamdülillah seferiyiz burada ama namazları hep dört kılıyoruz,
halbuki Hanefi mezhebinde iki kılmak azimettir, iki kılmamız lazım.halbuki Hanefi mezhebinde iki kılmak azimettir, iki kılmamız lazım. Niye dört kılıyoruz biz burada?Niye dört kılıyoruz biz burada? Hep cemaate katılıyoruz da ondan elhamdülillah,Hep cemaate katılıyoruz da ondan elhamdülillah, burada hep cemaatle kılıyoruz. Ama bakalım Türkiye’ye gidince ne yapacağız?burada hep cemaatle kılıyoruz. Ama bakalım Türkiye’ye gidince ne yapacağız? İnşaallah orada da camileri mamur ederiz, imar ederiz, memlû, dopdolu ederiz inşallah.

İnşaallah orada da camileri mamur ederiz, imar ederiz, memlû, dopdolu ederiz inşallah.
İnşallah buradaki aşk ve şevk orada da artarak devam eder.İnşallah buradaki aşk ve şevk orada da artarak devam eder. Allah Teâlâ Hazretleri bize buralara gelmeyi nasip etti.

Allah Teâlâ Hazretleri bize buralara gelmeyi nasip etti.
Bu mübarek mescidi, Peygamber Efendimizin türbe-i saâdetini ziyaretini nasip etti,Bu mübarek mescidi, Peygamber Efendimizin türbe-i saâdetini ziyaretini nasip etti, salât ü selâmlar getirmeyi nasip etti,salât ü selâmlar getirmeyi nasip etti, burada namaz kılmalar nasip etti.burada namaz kılmalar nasip etti. Bu yerin kadrini kıymetini bilip, zamanımızı güzel değerlendirmeyi nasip etsin.Bu yerin kadrini kıymetini bilip, zamanımızı güzel değerlendirmeyi nasip etsin. Biliyorsunuz, bu şehrin eskiden adı Yesrib imiş peltek “s” ile “Yesrib”

Biliyorsunuz, bu şehrin eskiden adı Yesrib imiş peltek “s” ile “Yesrib”
ve bu şehrin ne zaman kurulduğuna dair tarih kitapları çeşitli şeyler söylüyorlar.ve bu şehrin ne zaman kurulduğuna dair tarih kitapları çeşitli şeyler söylüyorlar. Bazı rivayetlere göre Nuh aleyhisselam’ın bilmem kaç nesil sonra evlatlarından,Bazı rivayetlere göre Nuh aleyhisselam’ın bilmem kaç nesil sonra evlatlarından, torunlarından birileri kurmuş bu şehritorunlarından birileri kurmuş bu şehri ve şehri kuran kişinin adı Yesrib olduğundan öylece isimlendirilmiş şehir deniliyor.ve şehri kuran kişinin adı Yesrib olduğundan öylece isimlendirilmiş şehir deniliyor. Bu rivayetler arasında benim dikkatimi çeken bir rivayet var onu söylemek istiyorum.

Bu rivayetler arasında benim dikkatimi çeken bir rivayet var onu söylemek istiyorum.
Musa Aleyhisselam da ashabıyla hacca gelirken ki onlar da biliyorlardı Kâbe-i Müşerrefe’nin kıymetini,Musa Aleyhisselam da ashabıyla hacca gelirken ki onlar da biliyorlardı Kâbe-i Müşerrefe’nin kıymetini, o mevkiinin mukaddesliğini, çünkü çok öncelerden beri orasıo mevkiinin mukaddesliğini, çünkü çok öncelerden beri orası Cenâb-ı Hakk’ın mübarek kıldığı bir yer.Cenâb-ı Hakk’ın mübarek kıldığı bir yer. Bu diyara gelince, kendi kitaplarında, kendi peygamberleri tarafından evsafıBu diyara gelince, kendi kitaplarında, kendi peygamberleri tarafından evsafı hangi şehirde oturacağı, hangi şehre hicret edeceği, neler yapacağı bildirilenhangi şehirde oturacağı, hangi şehre hicret edeceği, neler yapacağı bildirilen ahir zaman peygamberinin hicret edeceği yer burası diye, alametleri benziyor diyeahir zaman peygamberinin hicret edeceği yer burası diye, alametleri benziyor diye bazıları buraya ondan yerleşmişler.bazıları buraya ondan yerleşmişler. Yahudi kabilelerinin olması burada ondan dolayı.Yahudi kabilelerinin olması burada ondan dolayı. Yani gelecek olan ahir zaman peygamberinin hicret edeceği şehir burası diye anladıklarından buraya yerleşmişler,Yani gelecek olan ahir zaman peygamberinin hicret edeceği şehir burası diye anladıklarından buraya yerleşmişler, mübarek yer diye ve Peygamber Efendimizin gelişini bekleyip durmuşlarmübarek yer diye ve Peygamber Efendimizin gelişini bekleyip durmuşlar ve etraftaki Arap kabilelerine bunu daima söylemişler.ve etraftaki Arap kabilelerine bunu daima söylemişler. Demişler ki, “Yakında, alametleri belirdi, zaman döndü dolaştı ahir zaman peygamberi gelecek,Demişler ki, “Yakında, alametleri belirdi, zaman döndü dolaştı ahir zaman peygamberi gelecek, biz o geldiği zaman putları kıracağız, şirki, küfrü imha edeceğiz.” demişler.biz o geldiği zaman putları kıracağız, şirki, küfrü imha edeceğiz.” demişler. O peygamberi beklemişlerO peygamberi beklemişler ama Cenâb-ı Hakk’ın hikmeti, cilve-i rabbanî, kaderin cilvesi, imtihanın cilvesi,ama Cenâb-ı Hakk’ın hikmeti, cilve-i rabbanî, kaderin cilvesi, imtihanın cilvesi, Cenâb-ı Hak, o müşrik dedikleri, küçümsedikleri insanlara imanı nasip etmiş deCenâb-ı Hak, o müşrik dedikleri, küçümsedikleri insanlara imanı nasip etmiş de kendi evlatlarını bilir gibi,kendi evlatlarını bilir gibi, Muhammed Mustafa’nın Hak peygamber olduğunu bilen insanlarMuhammed Mustafa’nın Hak peygamber olduğunu bilen insanlar imandan mahrum kalmışlar, mahrum yaşamışlar, kafir göçmüşler.imandan mahrum kalmışlar, mahrum yaşamışlar, kafir göçmüşler. Buradan anlıyoruz ki aziz ve muhterem kardeşlerim; her şeyimiz Cenâb-ı Hakk’ın lütfuna bağlıdır.

Buradan anlıyoruz ki aziz ve muhterem kardeşlerim; her şeyimiz Cenâb-ı Hakk’ın lütfuna bağlıdır.
Edebe riayet etmemiz lazım, edepli kul olmamız lazım,Edebe riayet etmemiz lazım, edepli kul olmamız lazım, edebe çok dikkat etmemiz lazım,edebe çok dikkat etmemiz lazım, sözümüze, hareketimize hatta niyetimize, düşüncemize çok dikkat etmemiz lazım kisözümüze, hareketimize hatta niyetimize, düşüncemize çok dikkat etmemiz lazım ki Cenâb-ı Hakk’a çok yalvarmamız lazım ki Cenâb-ı Hak bizi edepsizliklerimizden dolayı cezalandırmasın, mahrum etmesin.Cenâb-ı Hakk’a çok yalvarmamız lazım ki Cenâb-ı Hak bizi edepsizliklerimizden dolayı cezalandırmasın, mahrum etmesin. “Bî-edeb mahrûm geşt ez lutf-i Rab” diyor şair.“Bî-edeb mahrûm geşt ez lutf-i Rab” diyor şair. Edepsiz, Rabbinin lütfundan mahrum kalır.Edepsiz, Rabbinin lütfundan mahrum kalır. İnsanın Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinden, lütfundan mahrum kalmasının sebebi nedir?

İnsanın Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinden, lütfundan mahrum kalmasının sebebi nedir?
Edepsizlik, tek kelime. Mahrumiyetin sebebi nedir? Edepsizlik.Edepsizlik, tek kelime. Mahrumiyetin sebebi nedir? Edepsizlik. Nailiyetin, nimete ermenin, lütfa ermenin sebebi nedir?Nailiyetin, nimete ermenin, lütfa ermenin sebebi nedir? Edebe riayet.Edebe riayet. Onun için hepimiz konuşmamızda, oturmamızda, her şeyimizde

Onun için hepimiz konuşmamızda, oturmamızda, her şeyimizde
son derece edebe riayet edelim.son derece edebe riayet edelim. Camide, bir yere otururken, dua ederken, insanlarla konuşurken,Camide, bir yere otururken, dua ederken, insanlarla konuşurken, alışveriş yaparken, şurada yatarken, kalkarken, şurada yemek yerken,alışveriş yaparken, şurada yatarken, kalkarken, şurada yemek yerken, bilelim ki, Cenâb-ı Hak her yerde hazır ve nazırdır, hepsini görüyor.bilelim ki, Cenâb-ı Hak her yerde hazır ve nazırdır, hepsini görüyor. Geçen gün oturdum, yanımdan birisi “Selamün aleyküm.” dedi genç,

Geçen gün oturdum, yanımdan birisi “Selamün aleyküm.” dedi genç,
“Aleyküm selam” dedim.“Aleyküm selam” dedim. Fe eynallah dedi. “Allah nerede?” dedi bana hemen,

Fe eynallah dedi. “Allah nerede?” dedi bana hemen,
yekten ben de şöyle bir düşündüm buna ne cevap vereyim diye, dedim ki:yekten ben de şöyle bir düşündüm buna ne cevap vereyim diye, dedim ki: Ve hüve me’aküm eyne mâ küntüm.

Ve hüve me’aküm eyne mâ küntüm.
“Nerede olursanız olun Allah sizin yanınızda.”

“Nerede olursanız olun Allah sizin yanınızda.”
Vallâhü bimâ ta’melûne basîr. (Hadîd Suresi 4. Ayet)

Vallâhü bimâ ta’melûne basîr. (Hadîd Suresi 4. Ayet)
“Ne yapıyorsanız görüyor.”

“Ne yapıyorsanız görüyor.”
Ve-izâ seeleke ‘ibâdî ‘annî fe-innî karîb. (Bakara Suresi 186. Ayet)

Ve-izâ seeleke ‘ibâdî ‘annî fe-innî karîb. (Bakara Suresi 186. Ayet)
“Kulum benden dua edip bir şey isterse ben ona yakınım.” diyor.

“Kulum benden dua edip bir şey isterse ben ona yakınım.” diyor.
Yakın, uzak değil, yakın, yanımızda her şeyi görüyor.Yakın, uzak değil, yakın, yanımızda her şeyi görüyor. İmanın en faziletlisi nedir?

İmanın en faziletlisi nedir?
Nerede olursan ol Allah’ın senin yanında olduğunun idrakini kafanda taşı.

Nerede olursan ol Allah’ın senin yanında olduğunun idrakini kafanda taşı.
Allah beni görüyor.Allah beni görüyor. O zaman Allah’ın huzurunda insan, huzurda bulunmanın edebini takınır.O zaman Allah’ın huzurunda insan, huzurda bulunmanın edebini takınır. Edebini takınırsa lütuflara nail olur. Edepsizlik yaparsa mahrum olur.Edebini takınırsa lütuflara nail olur. Edepsizlik yaparsa mahrum olur. Peygamber Efendimizin ashâbı, fütuhat için bir yere gitmişler, demişler ki, Müslüman olun!Peygamber Efendimizin ashâbı, fütuhat için bir yere gitmişler, demişler ki, Müslüman olun! Olmayacağız ne olacak?

Olmayacağız ne olacak?
O zaman İslâm’ın hakimiyetini kabul edin, cizye verin.

O zaman İslâm’ın hakimiyetini kabul edin, cizye verin.
Müslümanlar idareci olacak, siz de Müslümanların emrinde olacaksınız, vergi vereceksiniz.Müslümanlar idareci olacak, siz de Müslümanların emrinde olacaksınız, vergi vereceksiniz. Onu da yapmayacağız. Ne olacak?Onu da yapmayacağız. Ne olacak? “O zaman sizinle savaşırız.” demişler.

“O zaman sizinle savaşırız.” demişler.
Çünkü Peygamber Efendimiz cihatla emredildi, onlar da o emri yerine getiriyorlar.Çünkü Peygamber Efendimiz cihatla emredildi, onlar da o emri yerine getiriyorlar. Lâ ilâhe illallah’ı yayacaklar, herkes bilecek. Gidebildikleri yere kadar gittiler.

Lâ ilâhe illallah’ı yayacaklar, herkes bilecek. Gidebildikleri yere kadar gittiler.
Atlas Okyanusu’nda durdular.Atlas Okyanusu’nda durdular. Atlas Okyanusu’nun ötesine geçebilecek vasıtaları olsaydı Amerika’ya da giderlerdiAtlas Okyanusu’nun ötesine geçebilecek vasıtaları olsaydı Amerika’ya da giderlerdi ve Amerika’ya Kristof Kolomb’dan önce gitmişler zaten, tarih kitaplarında bulduk kayıtları var.ve Amerika’ya Kristof Kolomb’dan önce gitmişler zaten, tarih kitaplarında bulduk kayıtları var. Beş asır önce gitmişler. Beş asır önce oraya da gitmişler.Beş asır önce gitmişler. Beş asır önce oraya da gitmişler. Ama Atlas Okyanusu’na devesini sürmüş Ukbe b. Nâfi demiş ki:Ama Atlas Okyanusu’na devesini sürmüş Ukbe b. Nâfi demiş ki: “Ya Rabbi! Devem buraya kadar gidiyor, öteye gidemiyor, derin deniz öbür tarafı, beni affet!” demiş.

“Ya Rabbi! Devem buraya kadar gidiyor, öteye gidemiyor, derin deniz öbür tarafı, beni affet!” demiş.
“Senin dinini buraya kadar yaydım.”“Senin dinini buraya kadar yaydım.” Cebelitarık Boğazı’ndan geçmişler. Târık b. Ziyâd gemileri yaktırmış.Cebelitarık Boğazı’ndan geçmişler. Târık b. Ziyâd gemileri yaktırmış. Demiş “Bak geriye dönmeyi düşünmeyin, yaktırıyorum gemileri.”Demiş “Bak geriye dönmeyi düşünmeyin, yaktırıyorum gemileri.” Cayır cayır Müslümanlara kendi gemilerini emretmiş yakmışlar.Cayır cayır Müslümanlara kendi gemilerini emretmiş yakmışlar. Bak burada bir şey çıkıyor, komutan “Yakın!” diyor.Bak burada bir şey çıkıyor, komutan “Yakın!” diyor. Yakın deyince, canım niye yakacağız da bilmem ne deYakın deyince, canım niye yakacağız da bilmem ne de olur mu da o gemi bize lazım olmaz mı da bu ne biçim komutan da böyle emir verilir mi?olur mu da o gemi bize lazım olmaz mı da bu ne biçim komutan da böyle emir verilir mi? Böyle askerlik olmaz. İtaatsiz askerlik olmaz. Gemileri yakın demiş.Böyle askerlik olmaz. İtaatsiz askerlik olmaz. Gemileri yakın demiş. Cayır cayır Müslümanlar kendi gemilerini yakmışlar.Cayır cayır Müslümanlar kendi gemilerini yakmışlar. Ondan sonra da demiş ki, “Hadi bakalım düşmanla çarpışmaya,Ondan sonra da demiş ki, “Hadi bakalım düşmanla çarpışmaya, yani geriye gidip de kurtulacağım diye bir şey yok.yani geriye gidip de kurtulacağım diye bir şey yok. Düşmanı yeneceksiniz başka çare yok.” demiş.Düşmanı yeneceksiniz başka çare yok.” demiş. Onlar öyle çalışmışlar.Onlar öyle çalışmışlar. Allah hepimize İslâm'ı doğru anlamayı nasip etsin...

Allah hepimize İslâm'ı doğru anlamayı nasip etsin...
Peygamber Efendimiz'i tam tanımayı nasip etsin...Peygamber Efendimiz'i tam tanımayı nasip etsin... İmanımızı tam kâmil iman eylesin…İmanımızı tam kâmil iman eylesin… el-Fâtiha.

el-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2