Namaz Vakitleri
İstanbul
9 Rebîü'l-Âhir 1448
20 September 2026
İmsak
05:17
Güneş
06:42
Öğle
13:03
İkindi
16:29
Akşam
19:13
Yatsı
20:33
Detaylı Arama

Konuşma Metni

BismillâhirrahmânirrahîmBismillâhirrahmânirrahîm el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemîn.

el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemîn.
Ve’s-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, seyyidinâVe’s-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini’l-Mustafâ veve senedinâ ve mededinâ Muhammedini’l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin zevi’s-sıdkı ve’l-vefâ.alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin zevi’s-sıdkı ve’l-vefâ. Emmâ ba’dü:

Emmâ ba’dü:
Fa'lemû eyyühe'l-ihvân, fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah

Fa'lemû eyyühe'l-ihvân, fe-inne efdale'l-hadîsi kitâbullah
ve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemve efdale'l-hedyi hedyu seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerre'l-umûri muhdesâtuhâve şerre'l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid'atün ve külleve külle muhdesetin bid'atün ve külle bid'atin dalâletün ve külle dalâletin vebid'atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fî'n-nâr.sâhibehâ fî'n-nâr. Ve bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellemeVe bi's-senedi'l-muttasılı ile'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:ennehû kâl: Elâ edüllüküm alâ dâiküm ve devâiküm?

Elâ edüllüküm alâ dâiküm ve devâiküm?
Elâ inne dâekümü’z-zünûbü ve devâükümü’l-istiğfâru.Elâ inne dâekümü’z-zünûbü ve devâükümü’l-istiğfâru. Sadaka Rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.Sadaka Rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allah Teâlâ Hazretleri cümlenizden razı olsun.

Allah Teâlâ Hazretleri cümlenizden razı olsun.
Cümlenizi İki cihanda aziz eylesin.Cümlenizi İki cihanda aziz eylesin. Peygamberimiz, Efendimiz, rehberimiz, numune-i imtisalimiz Muhammed-iPeygamberimiz, Efendimiz, rehberimiz, numune-i imtisalimiz Muhammed-i Mustafa aleyhi efdalü's-salavât ekmelü'l-tahiyyât ve't-teslîmât hazretlerininMustafa aleyhi efdalü's-salavât ekmelü'l-tahiyyât ve't-teslîmât hazretlerinin mübarek hadîs-i şerîflerinden bir demetmübarek hadîs-i şerîflerinden bir demet şu mübarek cuma akşamında, şu mübarek şabanşu mübarek cuma akşamında, şu mübarek şaban ayının ilk perşembe akşamında okuyup izahayının ilk perşembe akşamında okuyup izah etmek suretiyle bu mübarek vakitleri hayırlıetmek suretiyle bu mübarek vakitleri hayırlı çalışmalarla feyizlendirmek arzusuyla toplandık.çalışmalarla feyizlendirmek arzusuyla toplandık. Allah Teâlâ hazretleri dünya ve ahiretinAllah Teâlâ hazretleri dünya ve ahiretin hayırlarına cümlemizi nail eylesin.hayırlarına cümlemizi nail eylesin. Bu hadîs-i şeriflerin okunmasına ve izahına

Bu hadîs-i şeriflerin okunmasına ve izahına
geçmeden önce, başta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemgeçmeden önce, başta Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e sevgimizin, saygımızın, bağlılığımızınEfendimiz'e sevgimizin, saygımızın, bağlılığımızın ve ümmetliğimizin bir nişanesi olmak üzereve ümmetliğimizin bir nişanesi olmak üzere ona olan bağlılığımızın nişanesi olsun, ruh-uona olan bağlılığımızın nişanesi olsun, ruh-u pâkine hediye olsun diye ve onunpâkine hediye olsun diye ve onun cümle âl'inin ve ashâbının, etbâının, ahbâbınıncümle âl'inin ve ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhlarına hediye olsun diye, sair enbiyâruhlarına hediye olsun diye, sair enbiyâ ve mürselin ve cümle evliyâullah veve mürselin ve cümle evliyâullah ve mukarrabinin ruhlarına hediye olsun diye, hassetenmukarrabinin ruhlarına hediye olsun diye, hasseten Peygamber Efendimiz’den sonra ümmeti Muhammed'in irşadıylaPeygamber Efendimiz’den sonra ümmeti Muhammed'in irşadıyla meşgul olmuş olan veresi enbiyâ,meşgul olmuş olan veresi enbiyâ, ulema-i muhakkıkin, sâdâtulema-i muhakkıkin, sâdât ve meşayıh-i turuku aliyyemizin ervâhına hediye olsun diyeve meşayıh-i turuku aliyyemizin ervâhına hediye olsun diye bu hadîs kitabını cem ve telif eylemiş olanbu hadîs kitabını cem ve telif eylemiş olan Gümüşhanevi Ahmed Ziyâeddîn Efendi hocamızın ruhuna hediye olsun diye,Gümüşhanevi Ahmed Ziyâeddîn Efendi hocamızın ruhuna hediye olsun diye, bu hadîs-i şerîfleri bize nakil ve rivayet eylemiş olanbu hadîs-i şerîfleri bize nakil ve rivayet eylemiş olan cümle hadis âlimlerinin ve ravilerinin ruhlarına hediye olsun diye,cümle hadis âlimlerinin ve ravilerinin ruhlarına hediye olsun diye, kendisinden feyz aldığımız üstadlarımızın,kendisinden feyz aldığımız üstadlarımızın, hocalarımızın hasseten Muhammed Zâhid Kotku Hocamız’ınhocalarımızın hasseten Muhammed Zâhid Kotku Hocamız’ın ruhuna hediye olsun diye, bu beldeleriruhuna hediye olsun diye, bu beldeleri Allah Allah diye diye mallarını, canlarınıAllah Allah diye diye mallarını, canlarını ortaya koyarak fethetmiş, sonra bize mirasortaya koyarak fethetmiş, sonra bize miras bırakmış, siz hıfz edin diye emanetbırakmış, siz hıfz edin diye emanet eylemiş olan fâtih ecdadımızın, şehitlerin, gazilerin,eylemiş olan fâtih ecdadımızın, şehitlerin, gazilerin, mücahidlerin ruhlarına hediye olsun diye,mücahidlerin ruhlarına hediye olsun diye, şu caminin yapılmasında emeği geçenlerin;şu caminin yapılmasında emeği geçenlerin; yaşatanların, imar edenlerin, cemaat olarak ecriyaşatanların, imar edenlerin, cemaat olarak ecri cezir edenlerin kendilerinin ve geçmişlerinin ruhlarınacezir edenlerin kendilerinin ve geçmişlerinin ruhlarına hediye olsun diye, ve uzaktan yakındanhediye olsun diye, ve uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzerebu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere Türkiye'nin muhtelif şehirlerinden şuraya cem olupTürkiye'nin muhtelif şehirlerinden şuraya cem olup gelmiş olan siz kardeşlerimizin ahirete göçmüşgelmiş olan siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş bütün sevdiklerinin, yakınlarının, akrabalarının, büyüklerinin ruhlarınabütün sevdiklerinin, yakınlarının, akrabalarının, büyüklerinin ruhlarına hediye olsun diye,hediye olsun diye, Rabbimizin rızasına uygun yaşayıp,Rabbimizin rızasına uygun yaşayıp, Peygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesini şuPeygamber Efendimizin sünnet-i seniyyesini şu insanların şaşırdığı, sapıttığı asırdainsanların şaşırdığı, sapıttığı asırda tatbik eyleyip, ona ittiba eyleyip,tatbik eyleyip, ona ittiba eyleyip, onu ihyâ eyleyip şehit sevaplarına erelim diye,onu ihyâ eyleyip şehit sevaplarına erelim diye, Peygamber Efendimiz'in yolunda yürüyelim, Kur'an-ı Kerîm'inPeygamber Efendimiz'in yolunda yürüyelim, Kur'an-ı Kerîm'in yolunda yürümemize vesile olsun diye, dünyayolunda yürümemize vesile olsun diye, dünya ve ahiret saadetine ermemize vesile olsunve ahiret saadetine ermemize vesile olsun diye bir Fâtiha, üç İhlâsı şerîfdiye bir Fâtiha, üç İhlâsı şerîf okuyup öyle başlayalım buyurun…okuyup öyle başlayalım buyurun… Metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîfi Enes

Metnini okumuş olduğumuz hadîs-i şerîfi Enes
İbn Mâlik radıyallahu anhİbn Mâlik radıyallahu anh Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden rivayet eylemiş,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden rivayet eylemiş, Deylemî rahmetullahi aleyh kitabına kaydetmiş.Deylemî rahmetullahi aleyh kitabına kaydetmiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: Elâ edüllüküm alâ dâiküm ve devâiküm?

Elâ edüllüküm alâ dâiküm ve devâiküm?
Size hastalıklarınızı ve hastalıklarınızın şifasını, devasını

Size hastalıklarınızı ve hastalıklarınızın şifasını, devasını
bildireyim mi?bildireyim mi? Elâ inne devâekümü’z-zünûbü.

Elâ inne devâekümü’z-zünûbü.
Mütenebbih olun, âgâh olun, gözünüzü açın,Mütenebbih olun, âgâh olun, gözünüzü açın, iyi kavrayın, anlayın ki asıl hastalıklarınıziyi kavrayın, anlayın ki asıl hastalıklarınız günahlarınızdır!günahlarınızdır! Ve devâüküm.

Ve devâüküm.
Şifânız, ilacınız da, el-istiğfâru, tevbe veŞifânız, ilacınız da, el-istiğfâru, tevbe ve istiğfar eylemektir.istiğfar eylemektir. Muhterem kardeşlerimiz hepimiz sıhhat isteriz Allah Teâlâ Hazretlerinden.Muhterem kardeşlerimiz hepimiz sıhhat isteriz Allah Teâlâ Hazretlerinden. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de tavsiye etmiş,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de tavsiye etmiş, Allah Teâlâ Hazretleri'ndenAllah Teâlâ Hazretleri'nden bir şey isteyeceğiniz zaman afiyet isteyin.bir şey isteyeceğiniz zaman afiyet isteyin. Çünkü afiyet, hem bedeni sıhhati hem de ruhenÇünkü afiyet, hem bedeni sıhhati hem de ruhen huzur ve sıhhati ihtiva eder,huzur ve sıhhati ihtiva eder, hem dünyaya hem ahirete aithem dünyaya hem ahirete ait hayırları cem eden bir kelimedir.hayırları cem eden bir kelimedir. Allah'tan afiyeti isteyin buyurmuş.Allah'tan afiyeti isteyin buyurmuş. Tabi sıhhati isteriz, ama sanılmasın ki

Tabi sıhhati isteriz, ama sanılmasın ki
hastalık kötüdür.hastalık kötüdür. Çünkü insan hastalanırsa Allah Teâlâ HazretleriÇünkü insan hastalanırsa Allah Teâlâ Hazretleri hastanın günahlarını afv-u mağfiret ediyor.hastanın günahlarını afv-u mağfiret ediyor. Hastanın iniltisini tespihe sayıyor.Hastanın iniltisini tespihe sayıyor. Hastanın uykusunu ibadete sayıyor.Hastanın uykusunu ibadete sayıyor. Hastanın duasını makbul tutuyor.Hastanın duasını makbul tutuyor. Hastanın yapamadığı ibadetlerini yapmış gibiHastanın yapamadığı ibadetlerini yapmış gibi defterine, meleklerine emredip yazdırıyor.defterine, meleklerine emredip yazdırıyor. Eğer insanlar hasta iken kendilerine sağlananEğer insanlar hasta iken kendilerine sağlanan manevi mükâfatları, faydaları bilseler, hastalanmayı isterler yani.manevi mükâfatları, faydaları bilseler, hastalanmayı isterler yani. Tabi biz istiyoruz ki Allah bizeTabi biz istiyoruz ki Allah bize sıhhat, afiyet versin.sıhhat, afiyet versin. Gene de ötekileri de versin.Gene de ötekileri de versin. Vücutlarımızı afiyet vermekle beraber dualarımızı kabulVücutlarımızı afiyet vermekle beraber dualarımızı kabul etsin, iki cihanın hayrına erdirsin, tamam.etsin, iki cihanın hayrına erdirsin, tamam. Demek ki aslında hastalık Allah'ın takdiridir.

Demek ki aslında hastalık Allah'ın takdiridir.
Bu dünyaya gelen insanlar çeşitli imtihanlarlaBu dünyaya gelen insanlar çeşitli imtihanlarla imtihan ediliyorlar, bazen sıhhatle imtihan olurimtihan ediliyorlar, bazen sıhhatle imtihan olur insan, bazen hastalıkla.insan, bazen hastalıkla. Sıhhatla imtihan nasıl olur?

Sıhhatla imtihan nasıl olur?
Allah insana sıhhat verir, afiyet verir,

Allah insana sıhhat verir, afiyet verir,
güç verir, kuvvet verir.güç verir, kuvvet verir. Bakalım bu gücünde, kuvvetinde, sıhhatinde banaBakalım bu gücünde, kuvvetinde, sıhhatinde bana ibadet edecek mi?ibadet edecek mi? Benim yolumda çalışacak mı?Benim yolumda çalışacak mı? Benim dinime hizmet edecek mi?Benim dinime hizmet edecek mi? Efendim koşuşturacak mı?Efendim koşuşturacak mı? Gayret sarf edecek mi diye.Gayret sarf edecek mi diye. Hastalık verir, bakalım sabredecek mi?

Hastalık verir, bakalım sabredecek mi?
Benim takdirime rızası var mı?Benim takdirime rızası var mı? Bakalım her zaman nimet olmaz ya,

Bakalım her zaman nimet olmaz ya,
arada böyle sıkıntı olduğu zaman daarada böyle sıkıntı olduğu zaman da kulluğunu sağlam tutabilecek mi diye imtihan eder.kulluğunu sağlam tutabilecek mi diye imtihan eder. Zenginlikle imtihan eder, fakirlikle imtihan eder.

Zenginlikle imtihan eder, fakirlikle imtihan eder.
Hepsi, her çeşit hal, her çeşitHepsi, her çeşit hal, her çeşit durum, her çeşit olay, başa gelendurum, her çeşit olay, başa gelen her havadis, Allah'ın bir çeşit imtihanıdır.her havadis, Allah'ın bir çeşit imtihanıdır. Biz bu imtihana takındığımız tavırla, verdiğimizBiz bu imtihana takındığımız tavırla, verdiğimiz cevapla sevap kazanırız veya imtihanı kaybederiz,cevapla sevap kazanırız veya imtihanı kaybederiz, günaha gireriz, âsî oluruz; Allah etmesin.günaha gireriz, âsî oluruz; Allah etmesin. Çeşitli durumlara düşebiliriz.Çeşitli durumlara düşebiliriz. Gözümüzü açmamız lazım, daima Rabb'imize sabırla,Gözümüzü açmamız lazım, daima Rabb'imize sabırla, şükürle, güzel ibadet etmeye gayret etmemiz lazım.şükürle, güzel ibadet etmeye gayret etmemiz lazım. Evet, hastalıklar insanların böyle korktuğu şeylerdir.

Evet, hastalıklar insanların böyle korktuğu şeylerdir.
Gerçekten de insanın bir ağrısı, sancısıGerçekten de insanın bir ağrısı, sancısı tuttuğu zaman, bir dişi ağrısa gecesituttuğu zaman, bir dişi ağrısa gecesi başına, evi başına yıkılır, gecesi zindanbaşına, evi başına yıkılır, gecesi zindan olur, gündüzü de zindan olur.olur, gündüzü de zindan olur. Yani güneş olsa bile dışarıda, dünyaYani güneş olsa bile dışarıda, dünya başına yıkılacak gibi olur.başına yıkılacak gibi olur. Artık o küçücük diş ağrısından kıvranır.Artık o küçücük diş ağrısından kıvranır. Midesine bir ağrı girse, safra kesesiMidesine bir ağrı girse, safra kesesi ağrısa, böbrek ağrısa, böbrek taşlarınınağrısa, böbrek ağrısa, böbrek taşlarının sancısı olsa bilirler ki bunlar nesancısı olsa bilirler ki bunlar ne kadar insanı zor durumlara düşürüyor.kadar insanı zor durumlara düşürüyor. Evet, bu hastalıklar istenmez ama,

Evet, bu hastalıklar istenmez ama,
asıl büyük hastalık insanların günahlarıdır.asıl büyük hastalık insanların günahlarıdır. Asıl hastalık günahlardır.Asıl hastalık günahlardır. Çünkü bu günahları insanlar gafletlerinden işliyorlar.Çünkü bu günahları insanlar gafletlerinden işliyorlar. Hakikaten ruhlarında bir hastalık var da,Hakikaten ruhlarında bir hastalık var da, imanlarında bir zaaf var da onunimanlarında bir zaaf var da onun için o günaha düşüyor.için o günaha düşüyor. İçki içen bir insan o içkiyiİçki içen bir insan o içkiyi içtiği esnasında imanı nerede?içtiği esnasında imanı nerede? Başından bir iki kaş yukarıda.

Başından bir iki kaş yukarıda.
Gitmiş.Gitmiş. Çünkü o imanı ona o içkiyiÇünkü o imanı ona o içkiyi içitmeyecekti.içitmeyecekti. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki: “Allah'a itaat eden kimse, Allah'ı zikretmiş olur.”“Allah'a itaat eden kimse, Allah'ı zikretmiş olur.” İstersen namazı, orucu, Kur'an-ı Kerîm okuması

İstersen namazı, orucu, Kur'an-ı Kerîm okuması
azıcık bile olsa, pek böyle şaşalıazıcık bile olsa, pek böyle şaşalı göz doldurduğu şekilde olmasa bile itaatgöz doldurduğu şekilde olmasa bile itaat ettiğinde Allah'ı daim zikrediyor gibi olur.ettiğinde Allah'ı daim zikrediyor gibi olur. Elinde tespih, Allah, Allah, Allah, Allah,Elinde tespih, Allah, Allah, Allah, Allah, Lâ İlâhe İllallah falan diyor insanlar,Lâ İlâhe İllallah falan diyor insanlar, tamam.tamam. İtaat ediyorsa zikrediyor demektir. Neden?İtaat ediyorsa zikrediyor demektir. Neden? İtaat, Allah'ı bilmenin, inanmanın, O'na karşıİtaat, Allah'ı bilmenin, inanmanın, O'na karşı ayıp olur, günah olur, yapmayayım diyeayıp olur, günah olur, yapmayayım diye uyanık durmanın alametidir.uyanık durmanın alametidir. Bir insan günah işlediği zaman daBir insan günah işlediği zaman da Allah'ı zikretmemiş olur.Allah'ı zikretmemiş olur. İsterse namazı, orucu, Kur'an-ı Kerîm tilavetiİsterse namazı, orucu, Kur'an-ı Kerîm tilaveti çok olsun diyor Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde.çok olsun diyor Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde. Demek ki esas olan insanın imanının

Demek ki esas olan insanın imanının
onu günahlardan alıkoymasıdır.onu günahlardan alıkoymasıdır. İmanı insanı günahlardan alıkoyamıyor.İmanı insanı günahlardan alıkoyamıyor. Gözü yan yan bakıyor harama.Gözü yan yan bakıyor harama. Midesinde yasak haram lokma var, eliMidesinde yasak haram lokma var, eli harama uzanıyor, dili durmuyor, onu bunuharama uzanıyor, dili durmuyor, onu bunu incitip duruyor.incitip duruyor. Tamam, bu insanınTamam, bu insanın imanında, vücudunda, kalbinde sıkıntısı ve hastalığı var demek.imanında, vücudunda, kalbinde sıkıntısı ve hastalığı var demek. Asıl hastalık bu!Asıl hastalık bu! Peki ne olacak?

Peki ne olacak?
İnsan yanıldı, şaşırdı, bir günah işledi,

İnsan yanıldı, şaşırdı, bir günah işledi,
ne olacak şimdi?ne olacak şimdi? İlle cehennemde yanacak mı? Hayır.İlle cehennemde yanacak mı? Hayır. Eğer kul hatasını bilirse, boynunu bükerse,

Eğer kul hatasını bilirse, boynunu bükerse,
gözyaşı dökerse, pişmanlık duyarsa,gözyaşı dökerse, pişmanlık duyarsa, Rabbına rücû ederse, dergâhına el açarsa, tevbe veRabbına rücû ederse, dergâhına el açarsa, tevbe ve istiğfar ederse, Allah Teâlâ Hazretleri onunistiğfar ederse, Allah Teâlâ Hazretleri onun günahını affediyor.günahını affediyor. Hatta daha ileri, eğer kul yaptığıHatta daha ileri, eğer kul yaptığı günahtan hakiki bir pişmanlık duyuyorsa kalbinde,günahtan hakiki bir pişmanlık duyuyorsa kalbinde, o pişmanlık kalbinde belirdiği anda,o pişmanlık kalbinde belirdiği anda, daha diline tevbe-i istiğfarı getirmeden Allah affediyor günahı.daha diline tevbe-i istiğfarı getirmeden Allah affediyor günahı. O kadar Rabbimizin rahmeti geniş, rahmetO kadar Rabbimizin rahmeti geniş, rahmet deryası okyanuslarla kıyas edilmeyecek kadar engin.deryası okyanuslarla kıyas edilmeyecek kadar engin. Allah Teâlâ Hazretleri bilerek bilmeyerek, cahillikle

Allah Teâlâ Hazretleri bilerek bilmeyerek, cahillikle
yapmış olduğumuz cümle günahlarımızı, hatalarımızı, isyanlarımızıyapmış olduğumuz cümle günahlarımızı, hatalarımızı, isyanlarımızı şu mübarek Şaban ayının ilk haftasışu mübarek Şaban ayının ilk haftası günlerinde şu mübarek cuma akşamındagünlerinde şu mübarek cuma akşamında şu mübarek mescitte, ki mescitlerinin hepsi Allah'aşu mübarek mescitte, ki mescitlerinin hepsi Allah'a ibadet yerleri olduğu için mübarektir elbette.ibadet yerleri olduğu için mübarektir elbette. Lütfuyla, keremiyle affeylesin...Lütfuyla, keremiyle affeylesin... Bundan sonraki ömrümüzde de bizi günahlardanBundan sonraki ömrümüzde de bizi günahlardan uzak durup, kendisine muti olarak yaşamayıuzak durup, kendisine muti olarak yaşamayı ihsan ve ikram eylesin...ihsan ve ikram eylesin... Demek ki dilimizden tevbe-i istiğfarı düşürmeyelim.

Demek ki dilimizden tevbe-i istiğfarı düşürmeyelim.
Rabbimizin rahmeti çoktur.Rabbimizin rahmeti çoktur. Eğer tevbe ve istiğfar edersek RabbimizEğer tevbe ve istiğfar edersek Rabbimiz günahlarımızı afv-u mağfiret eyleyecek.günahlarımızı afv-u mağfiret eyleyecek. Bu arada bazı şeyleri hatırlatmak da

Bu arada bazı şeyleri hatırlatmak da
uygun olur muhterem kardeşlerim.uygun olur muhterem kardeşlerim. Şimdi Allah Teâlâ Hazretleri günahları affeder

Şimdi Allah Teâlâ Hazretleri günahları affeder
diye hadîs-i şerîflerde geçiyor.diye hadîs-i şerîflerde geçiyor. Nitekim bu hadîs-i şerîfte de geçmiş,Nitekim bu hadîs-i şerîfte de geçmiş, devası istiğfardır.devası istiğfardır. Fakat Allah Teâlâ Hazretleri bazı kimselerinFakat Allah Teâlâ Hazretleri bazı kimselerin duasını kabul etmez bir müddet.duasını kabul etmez bir müddet. Mesela, haram lokma yiyenin 40 gün

Mesela, haram lokma yiyenin 40 gün
ibadeti kabul olmaz.ibadeti kabul olmaz. Haram lokma yemişse 40 gün kabul olmaz.Haram lokma yemişse 40 gün kabul olmaz. O 40 gün geçecek.O 40 gün geçecek. Onun için neden (halvete) sokuyorlar?

Onun için neden (halvete) sokuyorlar?
Efendim, gir bakalım şu halvete,

Efendim, gir bakalım şu halvete,
şu helal lokmayı ye, haramlardan kesil,şu helal lokmayı ye, haramlardan kesil, ibadete yönel, insanlara karışma, kırk gün geçiyor…ibadete yönel, insanlara karışma, kırk gün geçiyor… O kırk gün geçtiği zaman

O kırk gün geçtiği zaman
insanın vücudundaki haram lokmalar izale olmuş oluyor.insanın vücudundaki haram lokmalar izale olmuş oluyor. O haram lokma yemekten doğanO haram lokma yemekten doğan ceza, ibadetin kabul olmaması; tövbenin, istiğfarınınceza, ibadetin kabul olmaması; tövbenin, istiğfarının kabul olmaması cezasının sona ermesi vuku buluyor.kabul olmaması cezasının sona ermesi vuku buluyor. O bakımdan muhterem kardeşlerim, daha

O bakımdan muhterem kardeşlerim, daha
başka sebepler de vardır.başka sebepler de vardır. Tövbe edelim amma asıl haram yememeye dikkat edelim.Tövbe edelim amma asıl haram yememeye dikkat edelim. Asıl helal lokma yemeye dikkat edelim.Asıl helal lokma yemeye dikkat edelim. Elimizin emeği ile, helal minallah şöyle

Elimizin emeği ile, helal minallah şöyle
temiz, pâk rızıklarla Rabbimiz cümlemizi merzuk eylesin.temiz, pâk rızıklarla Rabbimiz cümlemizi merzuk eylesin. Elâ edüllüküm alâ hiyâri hâzihi’l-ümmeti?

Elâ edüllüküm alâ hiyâri hâzihi’l-ümmeti?
Ellezîne izâ raâhümü’n-nâsü zekeru’llâhe ve izâEllezîne izâ raâhümü’n-nâsü zekeru’llâhe ve izâ zükira’llâhü indehüm e’ânû alâ zikrihî.zükira’llâhü indehüm e’ânû alâ zikrihî. İbn Şahin rahmetullahi aleyh,

İbn Şahin rahmetullahi aleyh,
Abdullah İbn Abbas radıyallahu anhüma’dan rivayet etmiş buAbdullah İbn Abbas radıyallahu anhüma’dan rivayet etmiş bu ikinci hadîs-i şerîfi.ikinci hadîs-i şerîfi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki: “Size bu ümmetin, yani ümmet-i Muhammed'in

“Size bu ümmetin, yani ümmet-i Muhammed'in
en hayırlılarını bildireyim mi?en hayırlılarını bildireyim mi? Kılavuzluk edeyim, göstereyim.Kılavuzluk edeyim, göstereyim. Kendinizi belki anlayamazsınız, bilemezsiniz,Kendinizi belki anlayamazsınız, bilemezsiniz, teşhis edemezsiniz,teşhis edemezsiniz, tefrik edemezsiniz, fark edemezsiniz; şaşırırsınız, dıştefrik edemezsiniz, fark edemezsiniz; şaşırırsınız, dış görünüşe bakarsınız, aldanırsınız.görünüşe bakarsınız, aldanırsınız. Ben size işin özünü, doğrusunu öğreteyim mi,Ben size işin özünü, doğrusunu öğreteyim mi, bildireyim mi, delalet edeyim mi?” diye söyledi.bildireyim mi, delalet edeyim mi?” diye söyledi. Ve arkasından kendisi izah buyurdu.Ve arkasından kendisi izah buyurdu. Bu ümmetin en hayırlıları kimler imiş?Bu ümmetin en hayırlıları kimler imiş? Ellezîne, o kimseler imiş ki,

Ellezîne, o kimseler imiş ki,
izâ raâhümü’n-nâsü zekeru’llâhe.izâ raâhümü’n-nâsü zekeru’llâhe. İnsanlar, halk… O kimseyi gördüğü zamanİnsanlar, halk… O kimseyi gördüğü zaman Allah'ı anıyorlar.Allah'ı anıyorlar. Allah akıllarına geliyor.Allah akıllarına geliyor. Bu insanların en hayırlısı.Bu insanların en hayırlısı. Çünkü hakikaten biz mesela hayatımızda bununÇünkü hakikaten biz mesela hayatımızda bunun misalini çok görürüz.misalini çok görürüz. Herkes adamına göre konuşur.Herkes adamına göre konuşur. Sarhoş gelir, karşısında hocayı gördüğü zamanSarhoş gelir, karşısında hocayı gördüğü zaman ağlamaya başlar, özür diler.ağlamaya başlar, özür diler. “Hocam, ben bu günahlara düşecek adam mıydım da,“Hocam, ben bu günahlara düşecek adam mıydım da, şöyle oldu da, böyle dertliyim de…”şöyle oldu da, böyle dertliyim de…” Adamına göre konuşuyor.Adamına göre konuşuyor. Halbuki karşında kendisi gibi bir başka

Halbuki karşında kendisi gibi bir başka
edepsiz görse, ikisi kafa kafaya verirler,edepsiz görse, ikisi kafa kafaya verirler, daha kötü şeyler yapabilirler.daha kötü şeyler yapabilirler. Yani adamına göre konuşma oluyor.Yani adamına göre konuşma oluyor. Demek ki bir insan görüldüğündeDemek ki bir insan görüldüğünde karşısındaki kimseye Allah'ı hatırlatıyorsa o kimsekarşısındaki kimseye Allah'ı hatırlatıyorsa o kimse bu ümmetin hayırlısıdır.bu ümmetin hayırlısıdır. Gördüğü zaman kişi Allah'ı hatırlıyor,Gördüğü zaman kişi Allah'ı hatırlıyor, günahlarını düşünüyor, ahireti düşünüyor.günahlarını düşünüyor, ahireti düşünüyor. Sevap iş yapma aşkı, şevki, muhabbetiSevap iş yapma aşkı, şevki, muhabbeti artıyor, günahlardan kesilmeye içinde bir rağbetartıyor, günahlardan kesilmeye içinde bir rağbet belirliyor, tamamdır.belirliyor, tamamdır. Bu insanın manyetik sahası böyle görünüşü

Bu insanın manyetik sahası böyle görünüşü
karşısındakine müspet tesir yapıyor.karşısındakine müspet tesir yapıyor. İşte bu adam hayırlı adamdır.İşte bu adam hayırlı adamdır. Kimi insanda görüldüğü zaman, insanın aklınaKimi insanda görüldüğü zaman, insanın aklına fitne, fesat, kötülük gelir.fitne, fesat, kötülük gelir. Diyelim ki gördüler mesela, hadi bakalımDiyelim ki gördüler mesela, hadi bakalım kalk bir fıkra anlat, bir hoppabazlıkkalk bir fıkra anlat, bir hoppabazlık et, hadi bakalım bir şarkı söyle,et, hadi bakalım bir şarkı söyle, hadi bir gazel at.hadi bir gazel at. Yani neyden meşhur olmuşsa o meşhurYani neyden meşhur olmuşsa o meşhur olduğu şeyi isterler ondan.olduğu şeyi isterler ondan. Demek ki insanın göründüğü zamanDemek ki insanın göründüğü zaman Allah'ı hatırlatması lazım.Allah'ı hatırlatması lazım. Bu da nasıl olacak?

Bu da nasıl olacak?
Yani biz Allah'ın ümmetinin hayırlı fertleri

Yani biz Allah'ın ümmetinin hayırlı fertleri
olmak istiyorsak kendimize çekidüzen vereceğiz.olmak istiyorsak kendimize çekidüzen vereceğiz. Kılığımız, kıyafetimiz İslam kıyafeti olacak bir kere.Kılığımız, kıyafetimiz İslam kıyafeti olacak bir kere. Dış görünüşünden baktığı zaman; bu İngiliz,Dış görünüşünden baktığı zaman; bu İngiliz, bu Alman, bu İtalyan, şu İspanyol,bu Alman, bu İtalyan, şu İspanyol, şu zenci.şu zenci. Ama Müslüman ile Hristiyan arasında fark ne?

Ama Müslüman ile Hristiyan arasında fark ne?
Müslüman'ın kıyafeti başkadır, yüzü başkadır, yüzündeki

Müslüman'ın kıyafeti başkadır, yüzü başkadır, yüzündeki
nuru başkadır.nuru başkadır. Sîmâhüm fî vücûhihim min eseri’s-sücûd.

Sîmâhüm fî vücûhihim min eseri’s-sücûd.
Yüzlerinde secde etmekten dolayı Allah bir nuraniyetYüzlerinde secde etmekten dolayı Allah bir nuraniyet vermiştir, alameti vardır.vermiştir, alameti vardır. Erbâbı anlar.Erbâbı anlar. Ama bir de dış görüşü itibariyle tamam.Ama bir de dış görüşü itibariyle tamam. Hafız efendi derler.Hafız efendi derler. Nereden bildin benim hafız olduğumu, yaniNereden bildin benim hafız olduğumu, yani benim medreseye gittiğimi, medreseye gittiğimi mi gördün?benim medreseye gittiğimi, medreseye gittiğimi mi gördün? Hayır.

Hayır.
Tipinden anlarlar.Tipinden anlarlar. Hemen filanca partiden misin diye soruyorlar bazen.Hemen filanca partiden misin diye soruyorlar bazen. Yakıştırıyorlar yani, hemen belli yere yakıştırıyorlar.Yakıştırıyorlar yani, hemen belli yere yakıştırıyorlar. Yani belli bir tipi oluyor insanın.Yani belli bir tipi oluyor insanın. Demek ki dış görünüşümüze dikkat edeceğiz,

Demek ki dış görünüşümüze dikkat edeceğiz,
ama dış görünüş kalıptır, çok önemli değil.ama dış görünüş kalıptır, çok önemli değil. Asıl içimize dikkat edeceğiz, kalbimize dikkat edeceğiz.Asıl içimize dikkat edeceğiz, kalbimize dikkat edeceğiz. Allah Teâlâ Hazretleri kalbi pâk olan,Allah Teâlâ Hazretleri kalbi pâk olan, niyeti hâlis olan, duyguları temiz olan,niyeti hâlis olan, duyguları temiz olan, kulluğu iyi olan, içi dışı müzeyyenkulluğu iyi olan, içi dışı müzeyyen olan kullarından eylesin cümlemizi...olan kullarından eylesin cümlemizi... Ve izâ zükira’llâhü indehüm e’ânû alâ zikrihî.

Ve izâ zükira’llâhü indehüm e’ânû alâ zikrihî.
Bu ümmetin hayırlılarının bir vasfı,Bu ümmetin hayırlılarının bir vasfı, görüldükleri zaman Allah'ı hatıra getirtmeleri.görüldükleri zaman Allah'ı hatıra getirtmeleri. Bir vasfı bu.Bir vasfı bu. İkinci vasıfları da; yanlarında Allahİkinci vasıfları da; yanlarında Allah anıldığı, hatırlanıldığı zaman o zaman daanıldığı, hatırlanıldığı zaman o zaman da Allah'ın zikrine yardımcı olmaları.Allah'ın zikrine yardımcı olmaları. Yani kişi, Allah'ı onların yanında hatırlamış.Yani kişi, Allah'ı onların yanında hatırlamış. Ee, Allah'ı hatırlayınca insan ne yapar?

Ee, Allah'ı hatırlayınca insan ne yapar?
Tespih çeker, namaz kılar, hayırlı işle

Tespih çeker, namaz kılar, hayırlı işle
meşgul olur, kötü işten çekilir falan.meşgul olur, kötü işten çekilir falan. İyi işlere girişir, işte o iyiİyi işlere girişir, işte o iyi işlere de yardımcı olacak.işlere de yardımcı olacak. Demek ki dış görünüş itibariyle hiçDemek ki dış görünüş itibariyle hiç söz söylemesek de insanlara Allah'ısöz söylemesek de insanlara Allah'ı hatırlatacak bir tavırda olacağız, bir.hatırlatacak bir tavırda olacağız, bir. Eğer Allah'ı hatırlıyorsa çevremizdeki insanlar;

Eğer Allah'ı hatırlıyorsa çevremizdeki insanlar;
tamam biz Allah'ın kuluyuz, Allah'ın yolundatamam biz Allah'ın kuluyuz, Allah'ın yolunda yürümemiz lazım,yürümemiz lazım, onların yapmak istedikleri hayırlarda da yardımcı olacağız.onların yapmak istedikleri hayırlarda da yardımcı olacağız. Kolaylığı vereceğiz, destekleyivereceğiz, onların bu hayrıKolaylığı vereceğiz, destekleyivereceğiz, onların bu hayrı yapmasına yardımcı olacağız.yapmasına yardımcı olacağız. Bu, başkasının hayır işlemesine, Allah yolunda

Bu, başkasının hayır işlemesine, Allah yolunda
yürümesine yardımcı olmak da ikinci vasfıdır.yürümesine yardımcı olmak da ikinci vasfıdır. Bu ümmetin en hayırlılarının ikinci vasfı da odur.Bu ümmetin en hayırlılarının ikinci vasfı da odur. Onun için muhterem kardeşlerim ben diyorum ki âcizane, fakirane:Onun için muhterem kardeşlerim ben diyorum ki âcizane, fakirane: Nerede bir hayır derneği, cemiyeti varsa girin.

Nerede bir hayır derneği, cemiyeti varsa girin.
Boş durmayın.Boş durmayın. Kendi kabuğunuza çekilmeyin, evinize büzülmeyin, odanıza kapanmayın.Kendi kabuğunuza çekilmeyin, evinize büzülmeyin, odanıza kapanmayın. Etrafınıza bakın, hayır yapma imkanlarını araştırın.Etrafınıza bakın, hayır yapma imkanlarını araştırın. Nerede bir hayır müessesesi varsa, birNerede bir hayır müessesesi varsa, bir hayır çalışması varsa orada dikilin.hayır çalışması varsa orada dikilin. Yapabileceğiniz hayrı yapmaya çalışın.Yapabileceğiniz hayrı yapmaya çalışın. Çünkü meydanı kötüler bulursa, meydanda kötü işler yaparlar.Çünkü meydanı kötüler bulursa, meydanda kötü işler yaparlar. Siz meydanları doldurursanız, kötülere yer mi kalacak?

Siz meydanları doldurursanız, kötülere yer mi kalacak?
Onlar da yola gelirler.

Onlar da yola gelirler.
Onlar da sizi görürler, onlar da yola gelirler.Onlar da sizi görürler, onlar da yola gelirler. Çünkü sizi gördükleri zaman Allah hatırlarına gelir.Çünkü sizi gördükleri zaman Allah hatırlarına gelir. Onun için hayır derneklerine koşun.Onun için hayır derneklerine koşun. Yoksa hayır derneği kurun.Yoksa hayır derneği kurun. “Hocam kim uğraşacak” demeyin.

“Hocam kim uğraşacak” demeyin.
Haftanın bir iki gününü Allah rızası için o işlere sarf edin.Haftanın bir iki gününü Allah rızası için o işlere sarf edin. Çevrenizde cami mi yapılacak?

Çevrenizde cami mi yapılacak?
Caminin çevresi mi güzelleştirecek?Caminin çevresi mi güzelleştirecek? Dullara mı bakılacak?

Dullara mı bakılacak?
Yetimlere mi bakılacak?Yetimlere mi bakılacak? Öksüz çocuklar mı evlendirilecek?Öksüz çocuklar mı evlendirilecek? Yuvası yıkılanlar mı yapılacak?

Yuvası yıkılanlar mı yapılacak?
Dargınlar mı barıştırılacak?Dargınlar mı barıştırılacak? Mahallenin çamurlu yolu mu döşenecek, tamir edilecek?Mahallenin çamurlu yolu mu döşenecek, tamir edilecek? Mahallenin filanca ihtiyacı mı yapılacak?Mahallenin filanca ihtiyacı mı yapılacak? Çeşmesi mi yok?Çeşmesi mi yok? Köprüsü mü eksik?Köprüsü mü eksik? İşte bu hayırlara Müslümanların koşması lazım.

İşte bu hayırlara Müslümanların koşması lazım.
Çünkü Müslüman tepeden tırnağa fayda demektir.Çünkü Müslüman tepeden tırnağa fayda demektir. Susarsa faydadır, konuşursa faydadır, yürürse faydadır,Susarsa faydadır, konuşursa faydadır, yürürse faydadır, durursa faydadır.durursa faydadır. Faydalı işlere koşacağız.Faydalı işlere koşacağız. Bu ömür rüzgâr gibi gelip geçiverir.Bu ömür rüzgâr gibi gelip geçiverir. Bir zaman gelir insanın dizi ağrımayaBir zaman gelir insanın dizi ağrımaya başlar, bir zaman gelir beli ağrımayabaşlar, bir zaman gelir beli ağrımaya başlar, bir zaman gelir eli;başlar, bir zaman gelir eli; Ah gidi gençlik der.Ah gidi gençlik der. Ama gençlikte de yapmıyor insanlar.Ama gençlikte de yapmıyor insanlar. Gençlik de geçiyor, o zaman daGençlik de geçiyor, o zaman da şeytan şöyle aldatıyor.şeytan şöyle aldatıyor. Hadi şimdi keyfine bak, ihtiyarlık da yaparsın.

Hadi şimdi keyfine bak, ihtiyarlık da yaparsın.
Gençleri şeytan nasıl aldatıyor?

Gençleri şeytan nasıl aldatıyor?
Gidiyor onların yanına diyor ki:

Gidiyor onların yanına diyor ki:
“Daha senin ömründe nice yıllar var.

“Daha senin ömründe nice yıllar var.
Önünde nice uzun zamanlar var.Önünde nice uzun zamanlar var. Sen şimdi keyfine bak.Sen şimdi keyfine bak. Felekten kâmunu al.Felekten kâmunu al. Biraz efendim keyfine bak.Biraz efendim keyfine bak. Gençsin, delikanlısın.Gençsin, delikanlısın. Oyna, gez, dolaş falan.”Oyna, gez, dolaş falan.” İbadet..?

İbadet..?
İhtiyarlayınca yaparsın.

İhtiyarlayınca yaparsın.
Sakal bırakırsın.Sakal bırakırsın. Hacca gidersin.Hacca gidersin. Emekli olduktan sonra hayırlı işlere o zaman geçersin.Emekli olduktan sonra hayırlı işlere o zaman geçersin. Eh doğru diyor.

Eh doğru diyor.
Onunda arkadaşlar da sinemaya gidiyor.Onunda arkadaşlar da sinemaya gidiyor. Tiyatroya gidiyor.Tiyatroya gidiyor. Futbola gidiyor.Futbola gidiyor. Deniz kenarındaysa plaja gidiyor.Deniz kenarındaysa plaja gidiyor. Yüzmeye gidiyor filan.Yüzmeye gidiyor filan. Şeytanın hünerleri çok, herkesi bir türlü aldatıyor.Şeytanın hünerleri çok, herkesi bir türlü aldatıyor. Gençler nasıl aldanıyor?

Gençler nasıl aldanıyor?
İhtiyarlıkta hayır yaparım diye aldanıyor.

İhtiyarlıkta hayır yaparım diye aldanıyor.
Halbuki ihtiyarlık gelince de bu sefer diyor ki:Halbuki ihtiyarlık gelince de bu sefer diyor ki: Ah vakit geçti, yani nasıl yapayım,

Ah vakit geçti, yani nasıl yapayım,
belim ağrıyor.belim ağrıyor. Hadi şu hayra gel diyorsun, belim ağrıyor,Hadi şu hayra gel diyorsun, belim ağrıyor, dizim tutmuyor, şuram rahatsız, buram bilmem ne diyor.dizim tutmuyor, şuram rahatsız, buram bilmem ne diyor. Veyahut çoluk çocuk derdi diyor, geçimVeyahut çoluk çocuk derdi diyor, geçim derdi diyor.derdi diyor. Onun için bunların hepsi birer aldatmacadır,Onun için bunların hepsi birer aldatmacadır, şeytanın bir tuzağıdır, hilesidir.şeytanın bir tuzağıdır, hilesidir. Hayrı nerede yakalarsan yap.Hayrı nerede yakalarsan yap. Hangi çağda yakalarsan yap.Hangi çağda yakalarsan yap. Ne kadara gücün yeterse hemen oNe kadara gücün yeterse hemen o anda yapmaya çalış.anda yapmaya çalış. Dün bana bir şey anlattı bir hacı kardeşim:Dün bana bir şey anlattı bir hacı kardeşim: “Ben küçüktüm, rahmetli çok cömertti,

“Ben küçüktüm, rahmetli çok cömertti,
yanına giderdim el öpmeye, yastığının altınayanına giderdim el öpmeye, yastığının altına elini sokardı” diyor.elini sokardı” diyor. Bin lira çıkarsa o zamanın parasıBin lira çıkarsa o zamanın parası yani kırk sene, elli sene öncenin (parası).yani kırk sene, elli sene öncenin (parası). Bin lira çıkarsa; “Al evladım şuBin lira çıkarsa; “Al evladım şu bin lirayı, bununla şu kadar simit alınır.bin lirayı, bununla şu kadar simit alınır. O kadar simidi al, götür filancaO kadar simidi al, götür filanca öksüzler yurdumda hepsine dağıt.” On binöksüzler yurdumda hepsine dağıt.” On bin lira çıkardı yastığın altından bazen diyor.lira çıkardı yastığın altından bazen diyor. “Al evladım bu on bin lirayı,“Al evladım bu on bin lirayı, filanca bakkala git, orada bir kavanoz,filanca bakkala git, orada bir kavanoz, üç kavanoz reçel al, falancaüç kavanoz reçel al, falanca yere git, oraya onları ver, onlar yesinler.”yere git, oraya onları ver, onlar yesinler.” Daima böyle hayırda görürdüm diyor.Daima böyle hayırda görürdüm diyor. Onun gibi eli açık insan görmedim diyor.Onun gibi eli açık insan görmedim diyor. Allah da çocuklarına öyle varlık vermiş kiAllah da çocuklarına öyle varlık vermiş ki o hacı amcanın, Ankara'nın eno hacı amcanın, Ankara'nın en güzel yerlerinde, en büyük binalar onun çocuklarına nasip olmuş.güzel yerlerinde, en büyük binalar onun çocuklarına nasip olmuş. Demek ki hayırlı ananın babanın

Demek ki hayırlı ananın babanın
bereketiyle evlatları da rahat ediyor.bereketiyle evlatları da rahat ediyor. Allah bizleri hayırlara koşucu eylesin,Allah bizleri hayırlara koşucu eylesin, hayırları işleyici eylesin...hayırları işleyici eylesin... Elâ edüllüküm ale’l-hulefâi minnî ve min

Elâ edüllüküm ale’l-hulefâi minnî ve min
eshâbî ve mine’l-enbiyâi kablî?eshâbî ve mine’l-enbiyâi kablî? Hüm hameletü’l-Kur’âni ve’l-ehâdîsi ‘annî ve anhümHüm hameletü’l-Kur’âni ve’l-ehâdîsi ‘annî ve anhüm fi’llâhi ve billâhi.fi’llâhi ve billâhi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'den
bu hadîs-i şerîfi Hatîb el-Bağdâdî, Şeref-ibu hadîs-i şerîfi Hatîb el-Bağdâdî, Şeref-i Ashabi'l-Hadîs isimlinin kitabındanAshabi'l-Hadîs isimlinin kitabından Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs'inde EnesDeylemî, Müsnedü’l-Firdevs'inde Enes radiyallahu anh'ten rivayet eylemiş.radiyallahu anh'ten rivayet eylemiş. Daha başka kaynaklarda da geçiyor.Daha başka kaynaklarda da geçiyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemPeygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:buyuruyor ki: Ben size benim arkamdaki halifelerimi, yerime

Ben size benim arkamdaki halifelerimi, yerime
makamıma geçecek olanları, halefim olacakları,makamıma geçecek olanları, halefim olacakları, benim ashâbımın halifelerini yani ashâbımın yerinebenim ashâbımın halifelerini yani ashâbımın yerine geçecek olanları ve benden önceki peygamberleringeçecek olanları ve benden önceki peygamberlerin makamına kaim olacak olanları, o mertebeleri,makamına kaim olacak olanları, o mertebeleri, o makamları işgal edecek olan kimselerio makamları işgal edecek olan kimseleri bildireyim mi?bildireyim mi? Hüm hameletü’l-Kur’âni ve’l-ehâdîsi annî ve anhüm

Hüm hameletü’l-Kur’âni ve’l-ehâdîsi annî ve anhüm
fi’llâhi ve lillâhi.fi’llâhi ve lillâhi. Bunlar Kur'an-ı Kerîm'i ilmine âgâh olupBunlar Kur'an-ı Kerîm'i ilmine âgâh olup sahip olup temsil eden, öğrenmiş olan,sahip olup temsil eden, öğrenmiş olan, başkalarına anlatan, taşıyan hamele-i Kur'andır.başkalarına anlatan, taşıyan hamele-i Kur'andır. Ve’l-ehâdîsi annî ve anhüm.

Ve’l-ehâdîsi annî ve anhüm.
Benden ve benim o zikrettiğim ashâbımdan,Benden ve benim o zikrettiğim ashâbımdan, benden önceki peygamberlerden nakledilen Allah Teâlâbenden önceki peygamberlerden nakledilen Allah Teâlâ Hazretleri'nin dininin öğrenilmesine müteallik sözlerimiHazretleri'nin dininin öğrenilmesine müteallik sözlerimi nakledenler, fillah Allah yolunda ve lillahnakledenler, fillah Allah yolunda ve lillah Allah için bunları nakledenlerdir diye buyurdu.Allah için bunları nakledenlerdir diye buyurdu. Demek ki bir insan Kur'an-ı Kerîm'in

Demek ki bir insan Kur'an-ı Kerîm'in
ilmini öğrenirse, bunu başka insanlarailmini öğrenirse, bunu başka insanlara anlatırsa, Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini dinler,anlatırsa, Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini dinler, öğrenirse, bunu başkalarına Allah rızası içinöğrenirse, bunu başkalarına Allah rızası için Allah yolunda naklederse, bunlar ne makamda oluyorlar?Allah yolunda naklederse, bunlar ne makamda oluyorlar? Peygamber Efendimiz'in halifeleri makamında,

Peygamber Efendimiz'in halifeleri makamında,
ashâbının halifeleriashâbının halifeleri makamında oluyorlar.makamında oluyorlar. Daha önceki peygamberlerin halifeleri makamında oluyorlar,Daha önceki peygamberlerin halifeleri makamında oluyorlar, halefleri makamında oluyorlar.halefleri makamında oluyorlar. Çünkü Kur'an-ı Kerîm Allah'ın emirlerini bildiriyor.

Çünkü Kur'an-ı Kerîm Allah'ın emirlerini bildiriyor.
Hadîs-i Şerîfler, Allah Teâlâ Hazretlerinin yolunuHadîs-i Şerîfler, Allah Teâlâ Hazretlerinin yolunu bize öğretiyor.bize öğretiyor. Onun için bizim de, bizim grubumuz

Onun için bizim de, bizim grubumuz
olarak yaptığımız da Elhamdülillah budur.olarak yaptığımız da Elhamdülillah budur. Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerini okuyoruz, naklediyoruz,

Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîflerini okuyoruz, naklediyoruz,
dinliyoruz, defterlere kaydediyoruz, bantlara alıyoruz, teypleredinliyoruz, defterlere kaydediyoruz, bantlara alıyoruz, teyplere çekiyoruz, ondan sonra onları başka kardeşlerimizeçekiyoruz, ondan sonra onları başka kardeşlerimize çoğaltıp veriyoruz, onlar dinliyorlar.çoğaltıp veriyoruz, onlar dinliyorlar. Demek ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşDemek ki Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuş diyorlar, hallerini düzeltiyorlar, hayra vesile olmuş oluyoruz.diyorlar, hallerini düzeltiyorlar, hayra vesile olmuş oluyoruz. Bir insan, bir kimsenin yanlış yolunu

Bir insan, bir kimsenin yanlış yolunu
düzeltmesine vesile olsa, sevaba girmesine vesiledüzeltmesine vesile olsa, sevaba girmesine vesile olsa, sevaplı bir iş yapmasına vesileolsa, sevaplı bir iş yapmasına vesile olsa, o yaptığı sevabın bir nüshası,olsa, o yaptığı sevabın bir nüshası, bir misli, aynısı ona sebep olanbir misli, aynısı ona sebep olan kimseye de verilir.kimseye de verilir. Demek ki ben günahkâr, âciz, nâçiz

Demek ki ben günahkâr, âciz, nâçiz
kardeşiniz, buradan bu hadîs-i şerîfi size naklediyorum.kardeşiniz, buradan bu hadîs-i şerîfi size naklediyorum. Bu hadîs-i şerîfi de hocamız

Bu hadîs-i şerîfi de hocamız
kitaplardan almış, buraya yazmış.kitaplardan almış, buraya yazmış. Hocamız bir kere o hayrı yapmaktanHocamız bir kere o hayrı yapmaktan aynen bir sevap alacak.aynen bir sevap alacak. Ben günahkâr, aynen bir sevap alacağım.Ben günahkâr, aynen bir sevap alacağım. Siz dinleyip de naklediciler, aynen oSiz dinleyip de naklediciler, aynen o sevabı alacaksınız.sevabı alacaksınız. Bunu dinleyip de yapan kimseler,Bunu dinleyip de yapan kimseler, o yaptıklarından dolayı o sevabı alacaklar.o yaptıklarından dolayı o sevabı alacaklar. Yani bizim işi, gücü, memuriyeti,Yani bizim işi, gücü, memuriyeti, ticareti bırakıp Allah'ın dinini yaymaya koşmamız lazım.ticareti bırakıp Allah'ın dinini yaymaya koşmamız lazım. Ee, hocam o zaman nereden geçineceğiz?

Ee, hocam o zaman nereden geçineceğiz?
Sahâbe-i kirâm nereden geçindi kardeşler?

Sahâbe-i kirâm nereden geçindi kardeşler?
Bizim Allah'a tevekkülümüz asıl.

Bizim Allah'a tevekkülümüz asıl.
Eğer Allah Teâlâ Hazretlerine tevekkülümüz tamEğer Allah Teâlâ Hazretlerine tevekkülümüz tam olsaydı, kuşlar gibi Allah bizi beslerdi.olsaydı, kuşlar gibi Allah bizi beslerdi. Nasıl kuşlar böyle cik cik ağızlarınıNasıl kuşlar böyle cik cik ağızlarını açıyorlar da böyle gıdalar geliyor, nasılaçıyorlar da böyle gıdalar geliyor, nasıl örümcek bodrumun dibine yuvasını kuruyor ağınıörümcek bodrumun dibine yuvasını kuruyor ağını geriyor da kanatları pır pır pırgeriyor da kanatları pır pır pır uçup oraya geliyorsa, Allah rızkını yineuçup oraya geliyorsa, Allah rızkını yine insana verir.insana verir. Ama ben dahil tahsilin içinde;Ama ben dahil tahsilin içinde; sizlerde de öyledir, hepimiz korkuyoruz:sizlerde de öyledir, hepimiz korkuyoruz: Acaba mesleğimiz olmazsa aç mı kalırız?

Acaba mesleğimiz olmazsa aç mı kalırız?
Acaba açık mı kalırız?Acaba açık mı kalırız? Halbuki Allah yolunda yürürse insan,

Halbuki Allah yolunda yürürse insan,
Allah Teâlâ Hazretleri hem dünyasına hemAllah Teâlâ Hazretleri hem dünyasına hem ahiretine yardımcı olur.ahiretine yardımcı olur. Madem ki tam manasıyla kendimizi Allah

Madem ki tam manasıyla kendimizi Allah
Teâlâ Hazretlerinin dinini yaymaya veremiyoruz, madem kiTeâlâ Hazretlerinin dinini yaymaya veremiyoruz, madem ki Peygamber Efendimiz de “İnsanın ihtiyacınıPeygamber Efendimiz de “İnsanın ihtiyacını gidermek için çalışmaya hakkı vardır” diyegidermek için çalışmaya hakkı vardır” diye müsaade etmiş; o da meşru,müsaade etmiş; o da meşru, ticaret yasak değil, sanat yasak değil.ticaret yasak değil, sanat yasak değil. Çalışabilir insan, ailesini kimseye muhtaç etmemekÇalışabilir insan, ailesini kimseye muhtaç etmemek için, kendisi el açmamak için, bilakisiçin, kendisi el açmamak için, bilakis para kazanıp hayır yapmak için çalışabilir, tamam.para kazanıp hayır yapmak için çalışabilir, tamam. Madem bu müsaade de var, bariMadem bu müsaade de var, bari boş zamanlarımızı verelim Allah yoluna.boş zamanlarımızı verelim Allah yoluna. Yani hiç olmazsa akşamlarımızı verelim,Yani hiç olmazsa akşamlarımızı verelim, hiç olmazsa cumartesilerimizi, pazarlarımızı verelim.hiç olmazsa cumartesilerimizi, pazarlarımızı verelim. Ama biz zalim insanlarız, insafsızız,

Ama biz zalim insanlarız, insafsızız,
haftanın altı günü dünyahaftanın altı günü dünya için çalışıyoruz, yedinci günü deiçin çalışıyoruz, yedinci günü de biraz dinleneyimbiraz dinleneyim diyoruz, yine dünya için yan gelip yatıyoruz.diyoruz, yine dünya için yan gelip yatıyoruz. On bir ay dünya için çalışıyoruz,On bir ay dünya için çalışıyoruz, on iki ay da çok yoruldumon iki ay da çok yoruldum diyoruz, yine dünya için plaja, yazlığa,diyoruz, yine dünya için plaja, yazlığa, gezmeye, tozmaya gidiyoruz.gezmeye, tozmaya gidiyoruz. Yani sizler değil de, halkımızın umumiYani sizler değil de, halkımızın umumi yapısı bu tarzda oluyor.yapısı bu tarzda oluyor. Bunu yapmayalım.Bunu yapmayalım. Biz ne yapalım?Biz ne yapalım? Hiç olmazsa rızkımızı kazanmak için harcadığımız

Hiç olmazsa rızkımızı kazanmak için harcadığımız
zamanın dışını Allah'ın yoluna, hizmete tahsis edelim.zamanın dışını Allah'ın yoluna, hizmete tahsis edelim. İkili çalışmamız olsun.İkili çalışmamız olsun. Bir: Dünya kazancı kazanmak için.Bir: Dünya kazancı kazanmak için. Daireye gidiyorsak ona, dükkana gidiyorsak buna,Daireye gidiyorsak ona, dükkana gidiyorsak buna, bu çalışmamızı yapalım.bu çalışmamızı yapalım. İki, oradan kalan vakitlerimizi televizyonun karşısında,İki, oradan kalan vakitlerimizi televizyonun karşısında, radyonun karşısında, gazinoda, eğlence yerinde, gezmede,radyonun karşısında, gazinoda, eğlence yerinde, gezmede, tozmada helâk etmeyelim, telef etmeyelim,tozmada helâk etmeyelim, telef etmeyelim, Allah yolunda çalışalım.Allah yolunda çalışalım. Bir kimseye bir hadis söylesek, yazdırsak,Bir kimseye bir hadis söylesek, yazdırsak, öğretsek kâfi.öğretsek kâfi. Ben küçüklerle şöyle oturdum, baktım aburBen küçüklerle şöyle oturdum, baktım abur cubur konuşuyorlar.cubur konuşuyorlar. Çocuk değil mi?

Çocuk değil mi?
Yani küçük daha, okula gitmiyor çocuklar.

Yani küçük daha, okula gitmiyor çocuklar.
Dikkat ettim, tekerlemeleri din dışı tekerlemeler,Dikkat ettim, tekerlemeleri din dışı tekerlemeler, yani duydukları şeyler, abur cubur şeyler.yani duydukları şeyler, abur cubur şeyler. Hiç ses çıkartmadım, kendim başladım.Hiç ses çıkartmadım, kendim başladım. Hasbi rabbi cella’llâh.

Hasbi rabbi cella’llâh.
Mâ-fi kalbi ğayru’llâh.Mâ-fi kalbi ğayru’llâh. Nur Muhammed sallallâh.Nur Muhammed sallallâh. Lâ ilâhe illâ’llah.Lâ ilâhe illâ’llah. Bir, iki, üç, beş böyle.

Bir, iki, üç, beş böyle.
Şimdi ben mahsustan böyle makamlar söylüyorum,Şimdi ben mahsustan böyle makamlar söylüyorum, bekliyorum.bekliyorum. Biraz sonra baktım, çocuk o oyununBiraz sonra baktım, çocuk o oyunun içinde eski manasız tekerlemesini unuttu.içinde eski manasız tekerlemesini unuttu. Baktım;Baktım; “Hasbi rabbi cella’llâh.” diyor.

“Hasbi rabbi cella’llâh.” diyor.
Yani oyunun içinde, ben ona gelYani oyunun içinde, ben ona gel şunu öğret desem, öğren desem belki zorlanacak.şunu öğret desem, öğren desem belki zorlanacak. Bir kardeşimizi duydum, çok beğendim.

Bir kardeşimizi duydum, çok beğendim.
Zengin çocuklarını minibüsle koleje götürüyormuş.Zengin çocuklarını minibüsle koleje götürüyormuş. Koleje götürüyormuş, getiriyormuş, koleje götürüyormuş, getiriyormuş.Koleje götürüyormuş, getiriyormuş, koleje götürüyormuş, getiriyormuş. Şimdi çocuklarını koleje götürüyorlar ama giderken,Şimdi çocuklarını koleje götürüyorlar ama giderken, gelirken, o yolda geçen zaman içindegelirken, o yolda geçen zaman içinde bütün sureleri öğrenmişler.bütün sureleri öğrenmişler. Demek ki kardeşlerim; istersek, yere düşsek,

Demek ki kardeşlerim; istersek, yere düşsek,
düştüğümüz yerden bir avuç toprakla kalkar,düştüğümüz yerden bir avuç toprakla kalkar, yine bir fayda sağlarız.yine bir fayda sağlarız. Çalışmıyoruz.Çalışmıyoruz. Yani çalışmadığımız, az çalıştığımız için memleketinYani çalışmadığımız, az çalıştığımız için memleketin durumu bozuluyor.durumu bozuluyor. Demek ki çocuğu koleji götürürken bile,

Demek ki çocuğu koleji götürürken bile,
servis minibüsünde bile din öğretilebilirmiş.servis minibüsünde bile din öğretilebilirmiş. Demek ki çocuk oyun oynarken radyoyuDemek ki çocuk oyun oynarken radyoyu açarsan, bir de ters misalini söyleyeyim…açarsan, bir de ters misalini söyleyeyim… Bir yerde ben çalışıyordum, tez yazıyorum,

Bir yerde ben çalışıyordum, tez yazıyorum,
başım (çok yoğun), perdeyi kapattım dışarıdanbaşım (çok yoğun), perdeyi kapattım dışarıdan gürültü gelmesin diye.gürültü gelmesin diye. Dışarıdan mahallenin küçük çocuklarının oyunu kulağımaDışarıdan mahallenin küçük çocuklarının oyunu kulağıma geldi, tüylerim diken diken oldu.geldi, tüylerim diken diken oldu. Ne diyorlar?

Ne diyorlar?
“Çadırımın üstüne şıp dedi damladı, Allah

“Çadırımın üstüne şıp dedi damladı, Allah
canımı almadı, almadı.”canımı almadı, almadı.” Şöyle perdeyi açtım baktım, köçek gibi de oynuyorlar.Şöyle perdeyi açtım baktım, köçek gibi de oynuyorlar. Bacak kadar, benim bacağım kadar, kırkBacak kadar, benim bacağım kadar, kırk santim, elli santim çocuklar.santim, elli santim çocuklar. Allah'ım Yâ Rabbim, sen bunların günahlardan sakla.Allah'ım Yâ Rabbim, sen bunların günahlardan sakla. Bunu nereden öğrendiler?Bunu nereden öğrendiler? Ya televizyonlar öğrendi ya da annesi

Ya televizyonlar öğrendi ya da annesi
babası aldı onu bir gazinoyababası aldı onu bir gazinoya götürdü, orada gördü çocuk.götürdü, orada gördü çocuk. Tam böyle çingenelerin köçeklerin oyunu gibiTam böyle çingenelerin köçeklerin oyunu gibi oyun oynuyor orada.oyun oynuyor orada. Çocuk orada onu oynuyor.Çocuk orada onu oynuyor. Bir iki gün sonra da bizimBir iki gün sonra da bizim bu mahalleye geldim, bu Özelif Sitesi’ne geldim.bu mahalleye geldim, bu Özelif Sitesi’ne geldim. Burada da baktım çocuklar oynuyor.Burada da baktım çocuklar oynuyor. Bakalım bunlar nasıl oynuyor diye baktım.Bakalım bunlar nasıl oynuyor diye baktım. Bunlar da bir tanesi taşın üstüne çıkmış:Bunlar da bir tanesi taşın üstüne çıkmış: Allahu Ekber, Allahu Ekber!

Allahu Ekber, Allahu Ekber!
Namaz vakti falan değil, ezan okuyarakNamaz vakti falan değil, ezan okuyarak oyun oynuyor.oyun oynuyor. Neden?

Neden?
Burası Müslüman mahalle… Burası Müslüman mahalle

Burası Müslüman mahalle… Burası Müslüman mahalle
olduğu için buradaki çocuk Allahu Ekberolduğu için buradaki çocuk Allahu Ekber diye oynuyor.diye oynuyor. Öbür taraftaki çocukların anneleri, babalarıÖbür taraftaki çocukların anneleri, babaları çocuklarının eğitimine dikkat etmedikleri için çingeneçocuklarının eğitimine dikkat etmedikleri için çingene terbiyesiyle yetişiyor.terbiyesiyle yetişiyor. Beri tarafta bir servis şoförü mesuliyetBeri tarafta bir servis şoförü mesuliyet duygusu taşıdığı için bütün çocuklara Kur'anduygusu taşıdığı için bütün çocuklara Kur'an surelerini zahmet çektirmeden, yük yapmadan öğretiyorsurelerini zahmet çektirmeden, yük yapmadan öğretiyor ve ömür boyunca o çocuklar ove ömür boyunca o çocuklar o sureleri okudukça o kimsenin defterine sevap yazılacak.sureleri okudukça o kimsenin defterine sevap yazılacak. Öldükten sonra da yazılacak.Öldükten sonra da yazılacak. Ölecek o şahıs, o adamlar büyükÖlecek o şahıs, o adamlar büyük adam olacaklar, o sureleri okudukça hâlâadam olacaklar, o sureleri okudukça hâlâ ona sevap yazılacak.ona sevap yazılacak. Onun için vaktimizi ikiye ayıralım.

Onun için vaktimizi ikiye ayıralım.
Daha birkaç bölüme ayrılabilir de, birDaha birkaç bölüme ayrılabilir de, bir bölümü dünya içinse geriye kalan hiçbölümü dünya içinse geriye kalan hiç olmazsa serbest vakitlerde Allah'ın dinine yardımcı olalım.olmazsa serbest vakitlerde Allah'ın dinine yardımcı olalım. Geçenlerde bir mecmuada yazmış dinsiz birisi,

Geçenlerde bir mecmuada yazmış dinsiz birisi,
münkir, dinsiz.münkir, dinsiz. Diyorlar ki: Allah'sız.Diyorlar ki: Allah'sız. İnsan, Allah'sız olamaz.

İnsan, Allah'sız olamaz.
İnsan imansız olur.İnsan imansız olur. Allah'sız olmak mümkün değil, çünkü Allah var.Allah'sız olmak mümkün değil, çünkü Allah var. Allah var olduğu için Allah'sız sözü yanlış.Allah var olduğu için Allah'sız sözü yanlış. İmansız, münkir birisi.İmansız, münkir birisi. Diyor ki: “Müslümanların adedi ne kadar ki?”Diyor ki: “Müslümanların adedi ne kadar ki?” Yüzde yedi bile değil.

Yüzde yedi bile değil.
Saldır yenersin bunları diyor.Saldır yenersin bunları diyor. Mecmuasında öyle yazmış.Mecmuasında öyle yazmış. Yani bu en iyi savunma hücumdur.Yani bu en iyi savunma hücumdur. Binaenaleyh “Saldırın ey dinsizler, imansızlar!

Binaenaleyh “Saldırın ey dinsizler, imansızlar!
Müslümanların adedi çok değildir, yenersiniz onları” diyor.Müslümanların adedi çok değildir, yenersiniz onları” diyor. Yani ses çıkartmadığımız için, şuursuz olduğumuz

Yani ses çıkartmadığımız için, şuursuz olduğumuz
için, parça parça olduğumuz için,için, parça parça olduğumuz için, bölük bölük olduğumuz için adamcağız fukaracıkbölük bölük olduğumuz için adamcağız fukaracık cesaretlenmiş de zavallı biçare az sanıyor,cesaretlenmiş de zavallı biçare az sanıyor, Müslümanları az sanıyor.Müslümanları az sanıyor. Onun için çalışacaksınız, Allah yolunda dininizeOnun için çalışacaksınız, Allah yolunda dininize hizmet edeceksiniz, edin inşallah, edelim.hizmet edeceksiniz, edin inşallah, edelim. Öbür hadîs-i şerîf.

Öbür hadîs-i şerîf.
Elâ erkîke bi-rukyetin rakânî bihâ Cibrîlü?

Elâ erkîke bi-rukyetin rakânî bihâ Cibrîlü?
Tekûlü: Bismi’llâhi erkîke va’llâhü yeşfîke minTekûlü: Bismi’llâhi erkîke va’llâhü yeşfîke min külli dâin ye’tîke ve min şerri’n-neffâsâtikülli dâin ye’tîke ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-‘ukadi ve min şerri hâsidin izâfi’l-‘ukadi ve min şerri hâsidin izâ hasede, terkî bihâ selâse merrâtin.hasede, terkî bihâ selâse merrâtin. Müstedrek'te rahmetullahi aleyh müellif (Hâkim) yazmış,

Müstedrek'te rahmetullahi aleyh müellif (Hâkim) yazmış,
Ebû Hüreyre radıyallahu anh rivayet etmiş ki:Ebû Hüreyre radıyallahu anh rivayet etmiş ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor; muhatabı olan kimseye demiş ki:muhatabı olan kimseye demiş ki: Elâ erkîke bi-rukyetin rakânî bihâ Cibrîlü?

Elâ erkîke bi-rukyetin rakânî bihâ Cibrîlü?
“Cebrâil aleyhisselam'ın bana tedavi maksadıyla

“Cebrâil aleyhisselam'ın bana tedavi maksadıyla
okuduğu bir duayı ben sana okuyupokuduğu bir duayı ben sana okuyup seni tedavi edeyim mi?”seni tedavi edeyim mi?” Muhatabına böyle buyurmuş Peygamber Efendimiz.

Muhatabına böyle buyurmuş Peygamber Efendimiz.
Demek ki Peygamber Efendimiz rahatsızlandığı zaman

Demek ki Peygamber Efendimiz rahatsızlandığı zaman
Cebrâil aleyhisselam da gelmiş, Peygamber Efendimiz'eCebrâil aleyhisselam da gelmiş, Peygamber Efendimiz'e bu mübarek kelimeleri okumuş, Peygamber Efendimiz'in debu mübarek kelimeleri okumuş, Peygamber Efendimiz'in de rahatsızlığı şifa bulmuş.rahatsızlığı şifa bulmuş. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dePeygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem de o sahâbisine diyor ki:o sahâbisine diyor ki: “Cebrâil'in bana öğrettiği duayı ben sana

“Cebrâil'in bana öğrettiği duayı ben sana
edeyim de, edeyim deedeyim de, edeyim de sen de şifa bul” diye,sen de şifa bul” diye, şifa duası öğretmiş.şifa duası öğretmiş. Dua şu:Dua şu: Tekûlü, şöyle dersin diyor Peygamber Efendimiz,

Tekûlü, şöyle dersin diyor Peygamber Efendimiz,
öğretiyor yani.öğretiyor yani. Tabi bunu hafızası kuvvetli olanTabi bunu hafızası kuvvetli olan baba yiğitler bir dinleyişte hafızasına alırsa alır.baba yiğitler bir dinleyişte hafızasına alırsa alır. Hafızasında karıştıracaksa kalemini çıkartır, defterine yazar.Hafızasında karıştıracaksa kalemini çıkartır, defterine yazar. Şifa duası bu, Peygamber EfendimizinŞifa duası bu, Peygamber Efendimizin Cebrail'den öğrenip de ümmetine öğrettiği duadır.Cebrail'den öğrenip de ümmetine öğrettiği duadır. Hatırınızda tutun, hastanıza okuyun.Hatırınızda tutun, hastanıza okuyun. Bi-iznillah şifa bulur.Bi-iznillah şifa bulur. Çünkü şifa Allah'tandır, ilaçtan değildir, doktordan değildir.Çünkü şifa Allah'tandır, ilaçtan değildir, doktordan değildir. Şifa Allah'tandır!Şifa Allah'tandır! Bazen duayı vesile eder, bazen doktoru,

Bazen duayı vesile eder, bazen doktoru,
bazen ilacı vesile eder.bazen ilacı vesile eder. Birinci ciltte 167. sayfanın ilk hadîs-i şerîfi.Birinci ciltte 167. sayfanın ilk hadîs-i şerîfi. Bismi’llâhi erkîke.

Bismi’llâhi erkîke.
Ben seni Allah'ın adıyla okuyup tedaviBen seni Allah'ın adıyla okuyup tedavi ederim, şifa dilerim demek.ederim, şifa dilerim demek. Bismillah.Bismillah. Tabi her şeyi Besmele'yle yapacağız, Allah adıyla yapacağız.Tabi her şeyi Besmele'yle yapacağız, Allah adıyla yapacağız. Allah âdı olsa her işin önü,

Allah âdı olsa her işin önü,
Hergiz ebter olmaya ânın sonu.

Hergiz ebter olmaya ânın sonu.
Bir işin başı Allah oldu mu sonra güdük (eksik) olmaz.Bir işin başı Allah oldu mu sonra güdük (eksik) olmaz. Sonu da hayırlı gelir.Sonu da hayırlı gelir. Bismillah diyeceğiz önce.Bismillah diyeceğiz önce. Bismi’llâhi erkîke.

Bismi’llâhi erkîke.
Seni Allah'ın adıyla tedavi ediyorum.Seni Allah'ın adıyla tedavi ediyorum. Şifanı Allah'tan istiyorum demek.Şifanı Allah'tan istiyorum demek. Va’llâhü yeşfîke.

Va’llâhü yeşfîke.
Şifayı sana Allah celle celalühü verecek.Şifayı sana Allah celle celalühü verecek. Şifayı kim veriyor?Şifayı kim veriyor? Allah veriyor.Allah veriyor. Neye karşı şifa?Neye karşı şifa? Min külli dâin ye’tîke.

Min külli dâin ye’tîke.
Sana gelen her bir hastalığa karşıSana gelen her bir hastalığa karşı şifayı sana Allah verecek.şifayı sana Allah verecek. Min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukadi.

Min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukadi.
Bazıları büyü maksadıyla bir insanaBazıları büyü maksadıyla bir insana kötülük yapmak için okurlar, düğüm yaparlar,kötülük yapmak için okurlar, düğüm yaparlar, düğüme üflerlerdi, o devirde yapılan böyledüğüme üflerlerdi, o devirde yapılan böyle bir büyü çeşidi.bir büyü çeşidi. Bu düğümlere üfürenlerin, o üfürmelerinin büyücülerin,Bu düğümlere üfürenlerin, o üfürmelerinin büyücülerin, sihircilerin şerrinden (sana sığınırım).sihircilerin şerrinden (sana sığınırım). Ve min şerri hâsidin izâ hasede.

Ve min şerri hâsidin izâ hasede.
Haset edenin, haset ettiği zamanki şerrinden deHaset edenin, haset ettiği zamanki şerrinden de seni Allah'a korusun diyeseni Allah'a korusun diye havale edelim.havale edelim. Terkî bihâ selâse merrâtin.

Terkî bihâ selâse merrâtin.
Bu duayı üç defa oku diyeBu duayı üç defa oku diye tavsiye etmiş Peygamber Efendimiz.tavsiye etmiş Peygamber Efendimiz. O duayı bir daha söyleyeyim.O duayı bir daha söyleyeyim. Bismi’llâhi erkîke va’llâhü yeşfîke, min külli

Bismi’llâhi erkîke va’llâhü yeşfîke, min külli
dâin ye’tîke, min şerri’n-neffâsâti fi’l-‘ukadidâin ye’tîke, min şerri’n-neffâsâti fi’l-‘ukadi ve min şerri hâsidin izâ hasede.ve min şerri hâsidin izâ hasede. Muhteşem kardeşlerim!

Muhteşem kardeşlerim!
Şimdi duanın tesiri hakkında bilgi vereyim.Şimdi duanın tesiri hakkında bilgi vereyim. Dua, inen şeye tesir eder, inecekDua, inen şeye tesir eder, inecek şeye tesir eder buyuruyor Peygamber Efendimiz.şeye tesir eder buyuruyor Peygamber Efendimiz. Yani Allah Teâlâ Hazretleri'nin müsaadesi var,Yani Allah Teâlâ Hazretleri'nin müsaadesi var, duanın tesiri olur.duanın tesiri olur. Gelmiş bir belayı def eder,Gelmiş bir belayı def eder, gelecek olan gelmekte olan bir belayı dagelecek olan gelmekte olan bir belayı da getirtmez insanın başına.getirtmez insanın başına. Gelecek olanı döndürttür, gelmiş olanı kaldırtır.Gelecek olanı döndürttür, gelmiş olanı kaldırtır. Duanın böyle tesiri var.Duanın böyle tesiri var. ed-dü’âü yeruddü’l-kadâe ba'de en yübrame.

ed-dü’âü yeruddü’l-kadâe ba'de en yübrame.
Dua, Allah'ın lütfu kesinleştikten sonra onu

Dua, Allah'ın lütfu kesinleştikten sonra onu
yine Allah'ın lütfu keremiyle değişmesine veyine Allah'ın lütfu keremiyle değişmesine ve düzelmesine sebep olur.düzelmesine sebep olur. Yani kişinin istediğinin, muradının istikametinde değişmesineYani kişinin istediğinin, muradının istikametinde değişmesine sebep olur.sebep olur. Dua, sadece psikolojik tesiri olan bir

Dua, sadece psikolojik tesiri olan bir
şey değildir.şey değildir. “Ben ona dua ediyorum, o da

“Ben ona dua ediyorum, o da
hulusi kalp ile inanıyor, ondan düzeliyor.”hulusi kalp ile inanıyor, ondan düzeliyor.” Psikolojik böyle şey yok.Psikolojik böyle şey yok. O da var ama, duanın maddiO da var ama, duanın maddi tesiri de var.tesiri de var. Nasıl maddi tesiri var?

Nasıl maddi tesiri var?
Birisini yılan gelmiş sokmuş, zehirli yılan.

Birisini yılan gelmiş sokmuş, zehirli yılan.
Gülük yılan gelmiş sokmuş, vücudu şişmeyeGülük yılan gelmiş sokmuş, vücudu şişmeye başlamış, ölecek adam.başlamış, ölecek adam. Çünkü daha evvel o yılanı sokup daÇünkü daha evvel o yılanı sokup da o hale gelmiş olan insanlar ölür.o hale gelmiş olan insanlar ölür. Kabile reisini sokmuş yılan.Kabile reisini sokmuş yılan. Câriyesi geliyor, diyor ki Peygamber Efendimiz'inCâriyesi geliyor, diyor ki Peygamber Efendimiz'in sahabesinden bir grubu orada kenarda duransahabesinden bir grubu orada kenarda duran kimselere:kimselere: “Kavmin efendisi olan, başkanı olan, kabile

“Kavmin efendisi olan, başkanı olan, kabile
reisi olan kişiyi yılan soktu, sizinreisi olan kişiyi yılan soktu, sizin içinizde tedavi bilen bir kimse var mı?”içinizde tedavi bilen bir kimse var mı?” Sahabeden bir zât kalkıyor, gidiyor

Sahabeden bir zât kalkıyor, gidiyor
o hastanın yanına; yılan sokmuş, zehrio hastanın yanına; yılan sokmuş, zehri vücuduna akıtmış, vücudu şişmeye başlamış, adamvücuduna akıtmış, vücudu şişmeye başlamış, adam davul gibi olmuş, ölecek.davul gibi olmuş, ölecek. Yani maddi bir tesir var.Yani maddi bir tesir var. Oraya, o kimseye Fâtiha okuyorOraya, o kimseye Fâtiha okuyor o sahâbi.o sahâbi. Fâtiha okuyor; vücudunun şişi iniyor, hastalığıFâtiha okuyor; vücudunun şişi iniyor, hastalığı geçiyor ve kalkıyor.geçiyor ve kalkıyor. Tabi o şifayı bulduğu için oTabi o şifayı bulduğu için o dua bereketiyle ona bir sürü koyundua bereketiyle ona bir sürü koyun veriyor hediye olarak, onları almış gitmiş.veriyor hediye olarak, onları almış gitmiş. Hadîs-i Şerîf'te vardır bu.Hadîs-i Şerîf'te vardır bu. Yani Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerindeYani Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinde anlatılmış bir hâdisedir.anlatılmış bir hâdisedir. Duanın sadece psikolojik tesiri olmadığını,

Duanın sadece psikolojik tesiri olmadığını,
maddi tesiri de olduğunu gösteren bir şeydir bu hâdise.maddi tesiri de olduğunu gösteren bir şeydir bu hâdise. O bakımdan meseleyi böyle bu şeyle bilin.O bakımdan meseleyi böyle bu şeyle bilin. Allah Teâlâ Hazretleri müsebbibü'l-esbab’tır.Allah Teâlâ Hazretleri müsebbibü'l-esbab’tır. Yani sebepleri hâlk eder.Yani sebepleri hâlk eder. Mesela sen dersin ki Yâ RabbiMesela sen dersin ki Yâ Rabbi çok sıkıştım, yiyecek yiyeceğim kalmadı.çok sıkıştım, yiyecek yiyeceğim kalmadı. Veyahut çocuğumu evlendireceğim, yanımda hiç paramVeyahut çocuğumu evlendireceğim, yanımda hiç param yok, sen bana yardım eyle...yok, sen bana yardım eyle... Bir ay sonra kapı çalınır,

Bir ay sonra kapı çalınır,
birisi gelir, yahu al sanabirisi gelir, yahu al sana iki yüz bin lira, dün gece rüyamda gördüm,iki yüz bin lira, dün gece rüyamda gördüm, gönlümden koptu, çıkartır veririm.gönlümden koptu, çıkartır veririm. Allah ne yaptı?

Allah ne yaptı?
Onun gönlüne ilham eyledi, onu getirdi,Onun gönlüne ilham eyledi, onu getirdi, parayı sana verdi.parayı sana verdi. Şimdi birisi gelmiş Peygamber Efendimiz'in türbe-i

Şimdi birisi gelmiş Peygamber Efendimiz'in türbe-i
saadetine; âriflerden, evliyâdan bir kimse,saadetine; âriflerden, evliyâdan bir kimse, kimse ona misafir etmemiş herhalde, üstükimse ona misafir etmemiş herhalde, üstü başı hırpani, cebinde de parası yok.başı hırpani, cebinde de parası yok. Para tutmaz ki o mübarekler, hayırPara tutmaz ki o mübarekler, hayır yaparlar, harcarlar.yaparlar, harcarlar. Aç biri mescidi nebeviye gelmiş,Aç biri mescidi nebeviye gelmiş, iltica etmiş Peygamber Efendimiz’in kabri başında,iltica etmiş Peygamber Efendimiz’in kabri başında, teveccüh etmiş, demiş ki:teveccüh etmiş, demiş ki: Yâ Resûlallah!

Yâ Resûlallah!
Senin kabrini ziyarete geldim, aç kaldım.Senin kabrini ziyarete geldim, aç kaldım. Kimseye de derdimi açıp söylemeyi istemiyorum, utanıyorum.Kimseye de derdimi açıp söylemeyi istemiyorum, utanıyorum. Sen bilirsin, senin misafirinim, senden deSen bilirsin, senin misafirinim, senden de istiyorum gibi böyle bir dua etmiş.istiyorum gibi böyle bir dua etmiş. Kabri başında Peygamber Efendimiz’in, ondan sonraKabri başında Peygamber Efendimiz’in, ondan sonra uykusu gelmiş, yatmış.uykusu gelmiş, yatmış. Karnı aç, hazin, bitap, hava sıcak,Karnı aç, hazin, bitap, hava sıcak, orası Medine-i Münevvere sıcak ülke,orası Medine-i Münevvere sıcak ülke, uzanmış kalmış.uzanmış kalmış. Biraz sonra -ne kadar zaman geçtiyse-Biraz sonra -ne kadar zaman geçtiyse- bir el omuzuna şöyle vurmuş, gözünübir el omuzuna şöyle vurmuş, gözünü açmış, demiş ki o gelen kişi kimse:açmış, demiş ki o gelen kişi kimse: “Dedemize bizi şikâyet eden sen misin?”

“Dedemize bizi şikâyet eden sen misin?”
Yani belde halkı bana yemek vermedi,

Yani belde halkı bana yemek vermedi,
Yâ Resûlallah ben sana geldim dedi ya…Yâ Resûlallah ben sana geldim dedi ya… Dedemize beni, bizi şikâyet eden sen misin?Dedemize beni, bizi şikâyet eden sen misin? Gel buyur, sininin başına otur demiş.

Gel buyur, sininin başına otur demiş.
Bir sini getirmiş, orada tabi oBir sini getirmiş, orada tabi o kalkmış, o yemeklerini yemiş.kalkmış, o yemeklerini yemiş. O getiren şahıs da Peygamber Efendimiz'inO getiren şahıs da Peygamber Efendimiz'in sülalesinden bir mübarek.sülalesinden bir mübarek. Demek ki Peygamber Efendimiz onaDemek ki Peygamber Efendimiz ona bildirtiyor manevi yoldan, o da siniyibildirtiyor manevi yoldan, o da siniyi hazırlayıp geliyor.hazırlayıp geliyor. Bunlar işte Allah Teâlâ Hazretlerinin,Bunlar işte Allah Teâlâ Hazretlerinin, hani kitaplarda okuduğumuz,hani kitaplarda okuduğumuz, kendi hayatımızda büyüklerimizden gördüğümüzkendi hayatımızda büyüklerimizden gördüğümüz misalleri çok olan şeylerdir.misalleri çok olan şeylerdir. Duanın maddi tesiri de vardır,Duanın maddi tesiri de vardır, manevi tesiri de vardır,manevi tesiri de vardır, psikolojik tesiri de vardır,psikolojik tesiri de vardır, bedeni tesiri de vardır.bedeni tesiri de vardır. Direği de yerinden oynatır, binayı daDireği de yerinden oynatır, binayı da yerinden yıkar.yerinden yıkar. Allah Teâlâ Hazretleri her şeye kadirdir.Allah Teâlâ Hazretleri her şeye kadirdir. Müsebbibü’l-esbab’tır.Müsebbibü’l-esbab’tır. Doğrudan doğruya da kudretiyle yapar.Doğrudan doğruya da kudretiyle yapar. Bir kulunu hizmetçi yapar, ona da yaptırtır.Bir kulunu hizmetçi yapar, ona da yaptırtır. Nasıl isterse, mülkünde hak tasarruf eder.Nasıl isterse, mülkünde hak tasarruf eder. Keyfe mâ yeşâ’.

Keyfe mâ yeşâ’.
Nasıl isterse öyle yapar.Nasıl isterse öyle yapar. Rabbimizin dilemesine karşı çıkacak bir başkaRabbimizin dilemesine karşı çıkacak bir başka merci mi var?merci mi var? Arkasından bir hadîs-i şerîf daha okuyalım.

Arkasından bir hadîs-i şerîf daha okuyalım.
Elâ ü’allimüke mimmâ allemenî Cibrîlü?

Elâ ü’allimüke mimmâ allemenî Cibrîlü?
Allâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî veAllâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî ve hezlî ve ciddî ve lâ tahrimnîhezlî ve ciddî ve lâ tahrimnî berakete mâ a’taytenî ve lâ teftinnîberakete mâ a’taytenî ve lâ teftinnî fî mâ haramtenî.fî mâ haramtenî. Übey b. Kâ'b radıyallahu anh'ten HulvânîÜbey b. Kâ'b radıyallahu anh'ten Hulvânî rivayet eylemiş rahmetullahi aleyh.rivayet eylemiş rahmetullahi aleyh. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki muhatabı olan sahabiye:buyurmuş ki muhatabı olan sahabiye: “Ben sana Cebrail'in bana öğrettiğinden

“Ben sana Cebrail'in bana öğrettiğinden
bir şey öğreteyim mi?bir şey öğreteyim mi? Öğrettiği bir duayı sana öğreteyim mi?”Öğrettiği bir duayı sana öğreteyim mi?” O dua nedir?

O dua nedir?
Şu… Cebrail öğretmiş Peygamber Efendimiz'e, o da

Şu… Cebrail öğretmiş Peygamber Efendimiz'e, o da
karşısındakine söylüyor.karşısındakine söylüyor. Şöyle duayı et demek istiyor yani.Şöyle duayı et demek istiyor yani. Allâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî.

Allâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî.
Yâ Rabbi!

Yâ Rabbi!
Sen benim hata olarak veya kastenSen benim hata olarak veya kasten yaptığım suçları, kabahatleri affet.yaptığım suçları, kabahatleri affet. Bazen insan bilmeyerek yapar, tüh hataBazen insan bilmeyerek yapar, tüh hata oldu, bilmedim der.oldu, bilmedim der. Bazen de nefse uyar, şeytana uyar,Bazen de nefse uyar, şeytana uyar, bilerek yapar, pişman olur sonra da.bilerek yapar, pişman olur sonra da. Hata olarak, kasıtlı olarak yapmış olduğumHata olarak, kasıtlı olarak yapmış olduğum günahlarımı Yâ Rabbi!günahlarımı Yâ Rabbi! Benim mağfiret eyle…Benim mağfiret eyle… Ve hezlî ve ciddî.

Ve hezlî ve ciddî.
Mizah yoluyla veya ciddi olarak şakaMizah yoluyla veya ciddi olarak şaka gibi yaparken veya ciddi gibi yaparkengibi yaparken veya ciddi gibi yaparken işlediğim günahlarımı affeyle.işlediğim günahlarımı affeyle. Bazen şakayı çok yapıyoruz, umumiyetle yapılıyor,

Bazen şakayı çok yapıyoruz, umumiyetle yapılıyor,
hatalı şeyler oluyor, günahlara giriyor insan.hatalı şeyler oluyor, günahlara giriyor insan. Hata olarak yapar, bazen de ciddiHata olarak yapar, bazen de ciddi olarak yapar günahı.olarak yapar günahı. İşte “Hata veya ciddi, kasıt veyaİşte “Hata veya ciddi, kasıt veya unutmak suretiyle yaptığım her çeşit günahımıunutmak suretiyle yaptığım her çeşit günahımı affet Yâ Rabbi!” demiş oluyor manası bu.affet Yâ Rabbi!” demiş oluyor manası bu. Ve lâ tahrimnî berakete mâ a’taytenî.

Ve lâ tahrimnî berakete mâ a’taytenî.
Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Bana verdiğin şeylerin bereketinden beni mahrum etme.Bana verdiğin şeylerin bereketinden beni mahrum etme. Çünkü bir şey bereketsiz oldu muÇünkü bir şey bereketsiz oldu mu insan onun hayrını görmez.insan onun hayrını görmez. Bana onu bereketiyle beraber ver.Bana onu bereketiyle beraber ver. Bereketinden beni mahrum etme, bereketsiz eyleme.Bereketinden beni mahrum etme, bereketsiz eyleme. Duanın bu kısmının manası bu.Duanın bu kısmının manası bu. Ve lâ teftinnî fî mâ haramtenî.

Ve lâ teftinnî fî mâ haramtenî.
Bana vermeyip mahrum ettiğin şeyden dolayı daBana vermeyip mahrum ettiğin şeyden dolayı da beni fitneye düşürme.beni fitneye düşürme. Çünkü insan, Allah'ın vermediği şeyden dolayıÇünkü insan, Allah'ın vermediği şeyden dolayı bazen ona karşı isteği olursa günahlıbazen ona karşı isteği olursa günahlı yollara sapar veyahut verilmemesinin acısına tahammülyollara sapar veyahut verilmemesinin acısına tahammül edemez de o zaman feryadı basar.edemez de o zaman feryadı basar. Yani biraz taşkınlık yapabilir.Yani biraz taşkınlık yapabilir. Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirine rıza göstermeyebilir.Allah Teâlâ Hazretleri'nin takdirine rıza göstermeyebilir. O zaman da sevabı elden gider.O zaman da sevabı elden gider. O bakımdan duanın bu kısmında da;

O bakımdan duanın bu kısmında da;
“Yâ Rabbi!“Yâ Rabbi! Bana vermediğin şeyde ben edebimi takınayım,Bana vermediğin şeyde ben edebimi takınayım, beni ondan dolayı fitneye uğratma,beni ondan dolayı fitneye uğratma, o vermediğin şeyi alacağım diye haramlarao vermediğin şeyi alacağım diye haramlara sapmayayım veyahut elime geçmedi diye sanasapmayayım veyahut elime geçmedi diye sana âsî gelmeyeyim” demiş oluyor.âsî gelmeyeyim” demiş oluyor. Bu duayı da belki yazarlar diyeBu duayı da belki yazarlar diye bir kere daha Cebrâil öğretmiş madem.bir kere daha Cebrâil öğretmiş madem. Bir kere daha tekrar edeyim.Bir kere daha tekrar edeyim. Allâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî

Allâhümme’ğfir lî hatâî ve amdî
ve hezlî ve ciddîve hezlî ve ciddî ve lâ tahrimnî berakete mâ a’taytenî veve lâ tahrimnî berakete mâ a’taytenî ve ve lâ teftinnî fî mâ haramtenî.ve lâ teftinnî fî mâ haramtenî. Bir de bundan sonraki üçüncü duayı

Bir de bundan sonraki üçüncü duayı
size okuyacağım.size okuyacağım. Bununla vaktimiz tamam olacak galiba.Bununla vaktimiz tamam olacak galiba. Bitireceğim ama bu dua şahane,Bitireceğim ama bu dua şahane, hepimizin ezberlemesi gereken bir dua olacak.hepimizin ezberlemesi gereken bir dua olacak. Peygamber Efendimiz bu üçüncü duada buyuruyor ki:Peygamber Efendimiz bu üçüncü duada buyuruyor ki: Elâ ü’allimüke kelimâtin men yüridi’llâhü bihî

Elâ ü’allimüke kelimâtin men yüridi’llâhü bihî
hayran yü’allimühünne iyyâhü sümme lâ yünsîhihayran yü’allimühünne iyyâhü sümme lâ yünsîhi iyyâhüm ebeden?iyyâhüm ebeden? Kul: Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâkeKul: Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâke da’fî ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetîda’fî ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetî ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye, Allâhümme innî da’îfünve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye, Allâhümme innî da’îfün fe-kavvinî ve innî zelîlün fe-e’ızzenîfe-kavvinî ve innî zelîlün fe-e’ızzenî ve innî fekîrun ve’rzuknî.ve innî fekîrun ve’rzuknî. Taberânî'de İbn Ömer, Abdullah İbn Amr

Taberânî'de İbn Ömer, Abdullah İbn Amr
radiyallahu anhümâ'dan ve daha başka kaynaklarda,radiyallahu anhümâ'dan ve daha başka kaynaklarda, başka ravilerden gelmiş bir hadîs-i şerîf.başka ravilerden gelmiş bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: “Dikkat et ki sana bazı kelimeler öğreteceğim.”“Dikkat et ki sana bazı kelimeler öğreteceğim.” Allah bir kimsenin hayrını istemişse

Allah bir kimsenin hayrını istemişse
bu kelimeleri ona öğrenmeyi nasip eder, öğretir.bu kelimeleri ona öğrenmeyi nasip eder, öğretir. Ve sonra da o kelimeleri onaVe sonra da o kelimeleri ona asla unutturmaz.asla unutturmaz. Yani Allah'ın hayrını murad ettiği kimseYani Allah'ın hayrını murad ettiği kimse bu kelimeleri beller ve unutmaz.bu kelimeleri beller ve unutmaz. Allah unutturmaz hayrını istediği zaman.Allah unutturmaz hayrını istediği zaman. Çünkü bu dua kıymetli.Çünkü bu dua kıymetli. Bu dua neymiş?

Bu dua neymiş?
Kul: Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâke da’fî.Kul: Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâke da’fî. Birinci cümlesi şu.

Birinci cümlesi şu.
“Yâ Rabbi!

“Yâ Rabbi!
Ben bir zayıf kulum.Ben bir zayıf kulum. Beni, senin rızan yolunda şu zaafımıBeni, senin rızan yolunda şu zaafımı giderip kuvvetlendir.giderip kuvvetlendir. Zayıfım, gücüm yetmez.Zayıfım, gücüm yetmez. İbadet yapmak istesem uykum gelir, yapamam.İbadet yapmak istesem uykum gelir, yapamam. Koşturmak istesem dermanım kesilir yapamam.Koşturmak istesem dermanım kesilir yapamam. Elimi kaldıramam.Elimi kaldıramam. Şeytana uyabilirim, nefse uyabilirim.Şeytana uyabilirim, nefse uyabilirim. Arkadaşlarım fikirlerimden dolayı, çeşitli böyle etrafımdakiArkadaşlarım fikirlerimden dolayı, çeşitli böyle etrafımdaki şeylere mukavemet edemeyebilirim.şeylere mukavemet edemeyebilirim. Zayıfım Yâ Rabbi!Zayıfım Yâ Rabbi! Sen beni rızan yolunda kuvvetlendir.Sen beni rızan yolunda kuvvetlendir. Zaafımı gider, bana dini bakımdan bir kuvvet ver.”Zaafımı gider, bana dini bakımdan bir kuvvet ver.” Çünkü gücü kuvveti insana Allah veriyor.

Çünkü gücü kuvveti insana Allah veriyor.
Lâ havle velâ kuvvete illa billahLâ havle velâ kuvvete illa billah olduğu için, verirse Allah veriyor, vermezse Allah vermiyor.olduğu için, verirse Allah veriyor, vermezse Allah vermiyor. Bir kimse şimdi camiye gelmişiz biz.

Bir kimse şimdi camiye gelmişiz biz.
Allah nasip etti de geldik.Allah nasip etti de geldik. Bu büyük bir lütuftur.Bu büyük bir lütuftur. Allah bizi evine misafir olarak kabul etti.Allah bizi evine misafir olarak kabul etti. Misafire nasıl ikram verilirse bu gelenlerinMisafire nasıl ikram verilirse bu gelenlerin hepsinde de bir ikramı var Allah'ın.hepsinde de bir ikramı var Allah'ın. Öteki adam gelmedi.Öteki adam gelmedi. Filanca adam evinde kaldı, televizyonun başında kaldı.Filanca adam evinde kaldı, televizyonun başında kaldı. Neden?

Neden?
Allah ona evine gelmeyi nasip etmedi de ondan.Allah ona evine gelmeyi nasip etmedi de ondan. Aklına geldi, nefsi karşı çıktı.Aklına geldi, nefsi karşı çıktı. Vicdanı bir kere daha dürttü,Vicdanı bir kere daha dürttü, tembelliği galip geldi.tembelliği galip geldi. “Aman işte her zaman gidiyorum bu“Aman işte her zaman gidiyorum bu sefer de gitmeyeyim” dedi bilmem ne falan.sefer de gitmeyeyim” dedi bilmem ne falan. Yaptırmayan Allah, muvaffak eden Allah'tır.Yaptırmayan Allah, muvaffak eden Allah'tır. Onun için dönüp dolaşıp ona yalvarmamız lazım. “Yâ Rabbi!Onun için dönüp dolaşıp ona yalvarmamız lazım. “Yâ Rabbi! Beni kuvvetlendir de senin yolunda kuvvetliBeni kuvvetlendir de senin yolunda kuvvetli olayım da ibadetler yapayım.olayım da ibadetler yapayım. Zayıf düşüp de sana günahlar işlemekZayıf düşüp de sana günahlar işlemek durumuna düşmeyeyim” demiş oluyor.durumuna düşmeyeyim” demiş oluyor. Bu dua çok önemli.Bu dua çok önemli. İkincisi, ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetî.

İkincisi, ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetî.
Nasıl böyle koyunun, keçinin, atın, perçemindenNasıl böyle koyunun, keçinin, atın, perçeminden tutarlar, çekerler, sahipleri ipi falan yoksa,tutarlar, çekerler, sahipleri ipi falan yoksa, yuları yoksa çekip götürürler;yuları yoksa çekip götürürler; kulağından, boynuzundan.kulağından, boynuzundan. Sen de benim şu perçemden beniSen de benim şu perçemden beni tut, beni hayra götür Yâ Rabbi!tut, beni hayra götür Yâ Rabbi! Yani ben istesem de, istemesem de…Yani ben istesem de, istemesem de… Çünkü bazen kuzuyu getirmek istersin diretir,

Çünkü bazen kuzuyu getirmek istersin diretir,
keçiyi getirmek istersin diretir ama kulağındankeçiyi getirmek istersin diretir ama kulağından çekip götürürsün.çekip götürürsün. Yani demiş oluyor ki duayı eden kimse:Yani demiş oluyor ki duayı eden kimse: “Yâ Rabbi!

“Yâ Rabbi!
Ben belki nefsime uyarım, şeytana uyarım daBen belki nefsime uyarım, şeytana uyarım da yapılması gereken şeye canım yanaşmaz,yapılması gereken şeye canım yanaşmaz, gelmek istemez.gelmek istemez. Sen beni istemesem de hayra getirt,Sen beni istemesem de hayra getirt, çek getirt Yâ Rabbi!”çek getirt Yâ Rabbi!” Yani keçinin diretmesine rağmen sahibinin çekip

Yani keçinin diretmesine rağmen sahibinin çekip
getirdiği gibi, ben istemesem bile benigetirdiği gibi, ben istemesem bile beni hayra getir Yâ Rabbi!hayra getir Yâ Rabbi! Peygamber Efendimiz’in öğrettiği güzel bir dua.Peygamber Efendimiz’in öğrettiği güzel bir dua. Ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye.

Ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye.
“Yâ Rabbi!“Yâ Rabbi! İslam'ı benim rızamın hedefi, müntehâsı eyle.”İslam'ı benim rızamın hedefi, müntehâsı eyle.” Yani ben İslam'ı isteyeyim, İslam'ı seveyim,Yani ben İslam'ı isteyeyim, İslam'ı seveyim, gayem Müslümanlık olsun, beni bu hale getir.gayem Müslümanlık olsun, beni bu hale getir. Yani herkesin dünyada bir muradı vardır.Yani herkesin dünyada bir muradı vardır. Kimisi para sahibi olmak ister, kimisiKimisi para sahibi olmak ister, kimisi mevki sahibi olmak ister, kimisi keyifmevki sahibi olmak ister, kimisi keyif çatmak ister, kimisi şunu yapmak ister.çatmak ister, kimisi şunu yapmak ister. Bizim gayemiz ne olacak?

Bizim gayemiz ne olacak?
Bizim gayemiz, Allah'ın rızasını kazanmak olacak

Bizim gayemiz, Allah'ın rızasını kazanmak olacak
ve Allah'ın dini olan İslam'ıve Allah'ın dini olan İslam'ı kusursuz yaşamak olacak.kusursuz yaşamak olacak. Bunu isteyeceğiz Allah'tan.Bunu isteyeceğiz Allah'tan. “Yâ Rabbi!

“Yâ Rabbi!
Benim gayem İslam olsun, başka bir şey olmasın.Benim gayem İslam olsun, başka bir şey olmasın. Çalışmalarımın hedefi, sonucu, gözümü diktiğim hedefÇalışmalarımın hedefi, sonucu, gözümü diktiğim hedef İslam olsun.İslam olsun. Beni bu hale getir Yâ Rabbi!”Beni bu hale getir Yâ Rabbi!” Arkasındaki yine duanın devamı… Allâhümme innî

Arkasındaki yine duanın devamı… Allâhümme innî
da’îfün fe-kavvinî .da’îfün fe-kavvinî . Tekrar ediyor.

Tekrar ediyor.
Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Ben zayıfım, beni kuvvetlendir.Ben zayıfım, beni kuvvetlendir. Ve innî zelîlün fe-e’ızzenî.

Ve innî zelîlün fe-e’ızzenî.
Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Ben hor, zelil bir kulunum.Ben hor, zelil bir kulunum. Beni aziz et.Beni aziz et. Çünkü insan günah işledi mi horÇünkü insan günah işledi mi hor oluyor, zelil oluyor.oluyor, zelil oluyor. Allah indinde kıymeti yoksa; “Git kulum,Allah indinde kıymeti yoksa; “Git kulum, istemedim seni kapımdan defol” derse,istemedim seni kapımdan defol” derse, Rabbimiz bizi kovarsa nereye gideriz?Rabbimiz bizi kovarsa nereye gideriz? “Ben zelilim Yâ Rabbi!

“Ben zelilim Yâ Rabbi!
Sen beni aziz eyle.” Yani kıymetsizim,Sen beni aziz eyle.” Yani kıymetsizim, horum, biçareyim, sen beni kıymetli, aziz,horum, biçareyim, sen beni kıymetli, aziz, itibarlı eyle.itibarlı eyle. Ve innî fekîrun ve’rzuknî.

Ve innî fekîrun ve’rzuknî.
Yâ Rabbi!Yâ Rabbi! Ben fakirim, sen rızıklandır.Ben fakirim, sen rızıklandır. Muhtacım, fakirim, ihtiyacım var, yoksulum;Muhtacım, fakirim, ihtiyacım var, yoksulum; sen beni rızıklandır demiş oluyor.sen beni rızıklandır demiş oluyor. Muhterem kardeşlerim!

Muhterem kardeşlerim!
Bu duayı iyi belleyin.Bu duayı iyi belleyin. Çünkü Allah bu duayı hayrını istediğiÇünkü Allah bu duayı hayrını istediği kimselere öğretir.kimselere öğretir. Bak, kiminiz Konya'dan geldiniz, kiminizBak, kiminiz Konya'dan geldiniz, kiminiz başka şehirlerden çıktınız, geldiniz.başka şehirlerden çıktınız, geldiniz. Bu seyahatin bedelini kat kat ödettirirBu seyahatin bedelini kat kat ödettirir yani bu dua.yani bu dua. Bunu yazın, hatırınızda tutun veBunu yazın, hatırınızda tutun ve bu duygulara sahip olarak bu duayıbu duygulara sahip olarak bu duayı Rabbinize yapın.Rabbinize yapın. Her türlü hayırlara erersiniz.Her türlü hayırlara erersiniz. Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâke da’fî

Allâhümme innî da’îfün fe-kavvi ridâke da’fî
ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetîve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetî ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye,ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye, Allâhümme innî da’îfün fe-kavvinî

Allâhümme innî da’îfün fe-kavvinî
ve innî zelîlün fe-e’ızzenîve innî zelîlün fe-e’ızzenî ve innî fekîrun ve’rzuknî.ve innî fekîrun ve’rzuknî. Bir kere daha hafifçe söyleyeyim.

Bir kere daha hafifçe söyleyeyim.
Allâhümme innî da’îfün

Allâhümme innî da’îfün
fe-kavvi ridâk e da’fîfe-kavvi ridâk e da’fî ve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetîve huz ile’l-hayri bi-nâsiyetî ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye,ve’c‘ali’l-İslâme mintehâ ridâye, Allâhümme innî da’îfünAllâhümme innî da’îfün fe-kavvinî ve innî zelîlünfe-kavvinî ve innî zelîlün fe-e’ızzenî ve innî fekîrun ve’rzuknî.fe-e’ızzenî ve innî fekîrun ve’rzuknî. Allah Teâlâ Hazretleri bizi fazl-u keremiyle

Allah Teâlâ Hazretleri bizi fazl-u keremiyle
güçlü, kuvvetli, has, halis müslümanlar eylesin...güçlü, kuvvetli, has, halis müslümanlar eylesin... Çünkü Müslümanın kuvvetlisi zayıfından daha hayırlıdır.

Çünkü Müslümanın kuvvetlisi zayıfından daha hayırlıdır.
Hayrı çok yapar.Hayrı çok yapar. Rabbimiz bizi kuvvetli Müslümanlar eylesin...Rabbimiz bizi kuvvetli Müslümanlar eylesin... Ve rızası yolunda efendimVe rızası yolunda efendim bizim bu eksikliklerimizi gideripbizim bu eksikliklerimizi giderip bizi pehlivan gibi sağlam,bizi pehlivan gibi sağlam, kale gibi kuvvetli eylesin...kale gibi kuvvetli eylesin... Biz istesek de istemesek de nefsimizBiz istesek de istemesek de nefsimiz bize oyun etse de çevremizde çeşitlibize oyun etse de çevremizde çeşitli maniler cirit atsa, oynasa da ayağımızamaniler cirit atsa, oynasa da ayağımıza çelmeler takılsa da Rabbımız bizi hayırlaraçelmeler takılsa da Rabbımız bizi hayırlara çekip götürsün, hayırlara vesile eylesin çalışmalarımızı.çekip götürsün, hayırlara vesile eylesin çalışmalarımızı. Ve bizim gayemiz daima İslâm olsun.

Ve bizim gayemiz daima İslâm olsun.
İslâm'ı has, halis, asli bir huviyetiyle yaşamak olsun.İslâm'ı has, halis, asli bir huviyetiyle yaşamak olsun. Rabbimiz bizi kuvvetlendirsin.Rabbimiz bizi kuvvetlendirsin. Bizim zelilliğimizi, horluğumuzu izale eyleyip bizleriBizim zelilliğimizi, horluğumuzu izale eyleyip bizleri iki cihanda dünyada ahirette aziz eylesin,iki cihanda dünyada ahirette aziz eylesin, galip eylesin, şerefli eylesin…galip eylesin, şerefli eylesin… Ve bizi kimseye muhtaç etmeyip,Ve bizi kimseye muhtaç etmeyip, kimsenin önünde boyun büktürmeyip,kimsenin önünde boyun büktürmeyip, el açtırmayıp, fazl-u keremiyle gani eylesin.el açtırmayıp, fazl-u keremiyle gani eylesin. Bi hürmeti şehri Şa’bân

Bi hürmeti şehri Şa’bân
ve bi hürmeti leyleti'l-Cumu'ave bi hürmeti leyleti'l-Cumu'a ve bi-hürmeti esrârı sûreti’l-Fâtiha.ve bi-hürmeti esrârı sûreti’l-Fâtiha.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2