Namaz Vakitleri

9 Cemâziye'l-Evvel 1448
20 October 2026
İmsak
05:49
Güneş
07:14
Öğle
12:54
İkindi
15:54
Akşam
18:23
Yatsı
19:43
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Buyurmuş ki:

Buyurmuş ki:
Her kimin ki niyeti ahiret olursa,

Her kimin ki niyeti ahiret olursa,
Men kânet niyyetühü’l-âhireh.

Men kânet niyyetühü’l-âhireh.
Kimin niyeti ahiret olursa,Kimin niyeti ahiret olursa, Ceme‘allâhu şemlehu.

Ceme‘allâhu şemlehu.
Allah onun iki yakasını bir araya getirir.Allah onun iki yakasını bir araya getirir. Yardımcısı olur, işlerini düzeltir, rast getirir.Yardımcısı olur, işlerini düzeltir, rast getirir. Ve ceale ğınâhu fî kalbihî.

Ve ceale ğınâhu fî kalbihî.
Gönlüne bir müstağnîlik, bir gınâ, bir zenginlik, gönül zenginliği ihsan eder.Gönlüne bir müstağnîlik, bir gınâ, bir zenginlik, gönül zenginliği ihsan eder. İşleri de rast gider, gönlü de hoş olur.İşleri de rast gider, gönlü de hoş olur. Ve etethü’d-dünyâ ve hiye râğımetün.

Ve etethü’d-dünyâ ve hiye râğımetün.
Dünyalıktan nasibi, parası, pulu, maaşı, rızkı da yineDünyalıktan nasibi, parası, pulu, maaşı, rızkı da yine Allah yazdığı için burnu sürte sürte gelir.Allah yazdığı için burnu sürte sürte gelir. Onun arkasından gene nasibi neyse gelir.Onun arkasından gene nasibi neyse gelir. Kaçsa nasibi ona gene isabet eder.Kaçsa nasibi ona gene isabet eder. Kaderin oku gibi şaşmaz, nasibi de gelir onu bulur, hedefi şaşmaz.Kaderin oku gibi şaşmaz, nasibi de gelir onu bulur, hedefi şaşmaz. Sen rızkını aradığın gibi rızkın da seni aramakla meşgul, sana doğru gelmekle meşgul diyor Peygamber Efendimiz.Sen rızkını aradığın gibi rızkın da seni aramakla meşgul, sana doğru gelmekle meşgul diyor Peygamber Efendimiz. Buna mukabil kimin hevesi, arzusu, muradı, gayesi, amacı dünya olursa,Buna mukabil kimin hevesi, arzusu, muradı, gayesi, amacı dünya olursa, Ferrakallâhu aleyhi emrahu.

Ferrakallâhu aleyhi emrahu.
Allah onun işlerini darmaduman eder, dağıtır,Allah onun işlerini darmaduman eder, dağıtır, alakalarını muhtelif yerlere bağlantılarını çoğaltır, telaşını arttırır,alakalarını muhtelif yerlere bağlantılarını çoğaltır, telaşını arttırır, kafasını karmakarışık eder, işlerine yetişemez,kafasını karmakarışık eder, işlerine yetişemez, günü çalışmayla akşama kadar geçtiği halde yine bir şey olmaz.günü çalışmayla akşama kadar geçtiği halde yine bir şey olmaz. Ve ceale fakrahu beyne ayneyhi.

Ve ceale fakrahu beyne ayneyhi.
İki gözünün arasında fakirlik, fakir olmak korkusu, böyle bir, iki gözünün önünde,İki gözünün arasında fakirlik, fakir olmak korkusu, böyle bir, iki gözünün önünde, iki kaşının arasında durur.iki kaşının arasında durur. Böyle Demokles'in kılıcının hani tehdit olarak insanın kafasında sallandığını söyledikleri gibi,Böyle Demokles'in kılıcının hani tehdit olarak insanın kafasında sallandığını söyledikleri gibi, Yunanlıların atasözü olarak.Yunanlıların atasözü olarak. Fakirlik gözünün önünden gitmez. Fakirlik korkusu kalbinden gitmez.Fakirlik gözünün önünden gitmez. Fakirlik korkusu kalbinden gitmez. İçi huzursuz, böyle telaşlı.İçi huzursuz, böyle telaşlı. Ve lem ye’tihi mine’d-dünyâ illâ mâ kutibe lehû.

Ve lem ye’tihi mine’d-dünyâ illâ mâ kutibe lehû.
Bütün bu telaşına rağmen de ahireti isteyen insandan farklı bir şey olmaz.Bütün bu telaşına rağmen de ahireti isteyen insandan farklı bir şey olmaz. Ne yazıldıysa kaderde o gelir, fazlası gelmez. Gene o gelir.Ne yazıldıysa kaderde o gelir, fazlası gelmez. Gene o gelir. O halde biz Müslümanların ana niyetimiz, hedefimiz, bu hadîs-i şerîfte de çok net olarak belirtiliyor ki ahirettir.

O halde biz Müslümanların ana niyetimiz, hedefimiz, bu hadîs-i şerîfte de çok net olarak belirtiliyor ki ahirettir.
Biz bu dünyanın geçici bir alem olduğunu biliyoruz.Biz bu dünyanın geçici bir alem olduğunu biliyoruz. Asıl yerin, asıl yurdun ahiret olduğunu biliyoruz.Asıl yerin, asıl yurdun ahiret olduğunu biliyoruz. Asıl kazancın ahiret kazancı olduğunu biliyoruz.Asıl kazancın ahiret kazancı olduğunu biliyoruz. Asıl saadetin ahiret saadeti olduğunu biliyoruz.Asıl saadetin ahiret saadeti olduğunu biliyoruz. Ve hedefimiz ahiret.Ve hedefimiz ahiret. Ahireti kurtarmak, ahireti kazanmak, Allah'ın ahirette sevdiği bir kul olarak cennetine dahil ettiği bir kimse olabilmek.Ahireti kurtarmak, ahireti kazanmak, Allah'ın ahirette sevdiği bir kul olarak cennetine dahil ettiği bir kimse olabilmek. Ana felsefemiz, bizi başka insanlardan ayıran felsefe, kafa yapısı, düşünce, yani felsefe dediğimiz zihniyet bu.Ana felsefemiz, bizi başka insanlardan ayıran felsefe, kafa yapısı, düşünce, yani felsefe dediğimiz zihniyet bu. Bazısı da ehl-i dünyadır. Paradan başka, menfaatten başka, gözü başka bir şey görmüyorBazısı da ehl-i dünyadır. Paradan başka, menfaatten başka, gözü başka bir şey görmüyor ve menfaat için de yapmadığı bir şey olmuyor, her şeyi yapıyor.ve menfaat için de yapmadığı bir şey olmuyor, her şeyi yapıyor. Onlar da ehl-i dünya dediğimiz insanlar, karşımızdaki insanlar.Onlar da ehl-i dünya dediğimiz insanlar, karşımızdaki insanlar. Materyalist diyoruz.Materyalist diyoruz. Materyalist de materyalisttir, komünist de materyalisttir.Materyalist de materyalisttir, komünist de materyalisttir. Ötekisi de berikisi de hepsi materyalisttir.Ötekisi de berikisi de hepsi materyalisttir. Yani ahiret gayesi, Allah rızası olmayan her insan sıfırdır, boştur yaptığı şey.Yani ahiret gayesi, Allah rızası olmayan her insan sıfırdır, boştur yaptığı şey. Her şeyi hebâen mensûrâ olacak.Her şeyi hebâen mensûrâ olacak. O bakımdan bizim bu dünyadaki çalışmalardan maksadımız dünya değildir, ahirettir.

O bakımdan bizim bu dünyadaki çalışmalardan maksadımız dünya değildir, ahirettir.
Parada, pulda, malda, mülkte, mevkide, makamda esas itibariyle şöhrette, alkışta gözümüz yoktur.Parada, pulda, malda, mülkte, mevkide, makamda esas itibariyle şöhrette, alkışta gözümüz yoktur. Amma gözümüz yoktur, gönlümüz yoktur amma biz dünya işlerini terk ettiğimiz zaman daAmma gözümüz yoktur, gönlümüz yoktur amma biz dünya işlerini terk ettiğimiz zaman da ahiret kazanmak da mümkün olmuyor.ahiret kazanmak da mümkün olmuyor. Ve biz dünya işlerini bıraktığımız zaman dünyanın yönetimi ehl-i dünyanın eline geçiyor.Ve biz dünya işlerini bıraktığımız zaman dünyanın yönetimi ehl-i dünyanın eline geçiyor. Dinsiz, materyalist, menfaatperest, gaddar, hain, zalim, kendisinden başka hiçbir kimseyi düşünmeyen,Dinsiz, materyalist, menfaatperest, gaddar, hain, zalim, kendisinden başka hiçbir kimseyi düşünmeyen, başkalarının zararına her türlü vicdansız işi, vicdansızca tutacak işi vicdanı sızlamadan yapacak insan haline geliveriyor.başkalarının zararına her türlü vicdansız işi, vicdansızca tutacak işi vicdanı sızlamadan yapacak insan haline geliveriyor. Ee şimdi sürümüzü kurttan korumak için kangal köpekleri, çoban köpekleri tutarken,Ee şimdi sürümüzü kurttan korumak için kangal köpekleri, çoban köpekleri tutarken, sürümüzü kurda emanet etmek gibi yani en mühim işleri ehl-i dünyaya böyle kurttan beter,sürümüzü kurda emanet etmek gibi yani en mühim işleri ehl-i dünyaya böyle kurttan beter, gaddar, haris, insafsız kimselere terk edersek dünyanın nizamı altüst oluyor.gaddar, haris, insafsız kimselere terk edersek dünyanın nizamı altüst oluyor. Altüst olan dünyanın nizamının altında da biz kalıyoruz,Altüst olan dünyanın nizamının altında da biz kalıyoruz, enkazının altında da biz kalıyoruz.enkazının altında da biz kalıyoruz. Müslümanlığımız da güzel yapılamama durumuna geliyor.Müslümanlığımız da güzel yapılamama durumuna geliyor. Toplumda İslâmî hizmetler de yapılmaz duruma geliyor.Toplumda İslâmî hizmetler de yapılmaz duruma geliyor. Ve sonunda Müslümanlığımız da zarar ediyor.Ve sonunda Müslümanlığımız da zarar ediyor. Yani biz öyle bir topluluğuz ki, dünyayı hiç sevmeyeceğiz ama,Yani biz öyle bir topluluğuz ki, dünyayı hiç sevmeyeceğiz ama, sevmeye sevmeye ahiret için dünyaya nizam vermeye de çalışacağız.sevmeye sevmeye ahiret için dünyaya nizam vermeye de çalışacağız. Dünyadan elimizi, eteğimizi, ilgimizi çektiğimiz zaman boş kalmadığı için mekân,Dünyadan elimizi, eteğimizi, ilgimizi çektiğimiz zaman boş kalmadığı için mekân, yerini başka insanlar doldurduğu için nizâm-ı âlem altüst olduğundan,yerini başka insanlar doldurduğu için nizâm-ı âlem altüst olduğundan, halbuki nizâm-ı âlemi tesis için gönderilen ümmet biz olduğumuzdan,halbuki nizâm-ı âlemi tesis için gönderilen ümmet biz olduğumuzdan, o zaman zulmün ve haksızlıkların, cinayet ve fecaatlerin bir bakıma sebebi biz olmuş oluyoruz.o zaman zulmün ve haksızlıkların, cinayet ve fecaatlerin bir bakıma sebebi biz olmuş oluyoruz. İhmalimiz olmuş oluyor.İhmalimiz olmuş oluyor. Onun için Ebu'l-Hasen Ali en-Nedvî'nin güzel bir kitabı var.

Onun için Ebu'l-Hasen Ali en-Nedvî'nin güzel bir kitabı var.
Bu meseleyi yakalamış fikren ve Müslümanların geri kalmasıyla dünya neler neler kaybetti diye bir kitap yazmış.Bu meseleyi yakalamış fikren ve Müslümanların geri kalmasıyla dünya neler neler kaybetti diye bir kitap yazmış. Birkaç defa da baskısı yapıldı bu kitabın.Birkaç defa da baskısı yapıldı bu kitabın. Yani bir zamanlar dünyada söz sahibi kuvvet Müslümanlardı.Yani bir zamanlar dünyada söz sahibi kuvvet Müslümanlardı. Yani Fransa'daki hapse bile atılmış insanı çıkart deyince çıkartıyordu.Yani Fransa'daki hapse bile atılmış insanı çıkart deyince çıkartıyordu. Dans etmeyin dediği zaman dans etmemek zorunda kalıyorlardı.Dans etmeyin dediği zaman dans etmemek zorunda kalıyorlardı. Yani korkuyorlardı.Yani korkuyorlardı. Gerçi o zaman da tam Müslümanlar tam görevlerini yapmışlar mı, yapmamışlar mıGerçi o zaman da tam Müslümanlar tam görevlerini yapmışlar mı, yapmamışlar mı onu da Allah onlara soracak tabi. Her devrin insanı kendi görevini yaptığındanonu da Allah onlara soracak tabi. Her devrin insanı kendi görevini yaptığından ve yapması gerektiği halde yapmadığı görevlerden sorgu suale mâni olacak amave yapması gerektiği halde yapmadığı görevlerden sorgu suale mâni olacak ama dünyanın süper devletlerinden birisi ve sözü geçen bir ülkesi durumundaymış bir zamanlar.dünyanın süper devletlerinden birisi ve sözü geçen bir ülkesi durumundaymış bir zamanlar. Müslümanların bu durumdan gerilemesiyle tarifsiz zulümler olmuş dünya üzerinde.Müslümanların bu durumdan gerilemesiyle tarifsiz zulümler olmuş dünya üzerinde. Biz bunları tarih okumadığımız için bilmiyoruz veya kitaplara kaydedilmediği için bilmiyoruz.Biz bunları tarih okumadığımız için bilmiyoruz veya kitaplara kaydedilmediği için bilmiyoruz. Amma şimdi Sırp mezaliminden, şimdi canlı misali tanıdı bizim neslimiz.Amma şimdi Sırp mezaliminden, şimdi canlı misali tanıdı bizim neslimiz. Bu ilk zulüm değil. İlk defa tarihte olan bir zulüm değil,Bu ilk zulüm değil. İlk defa tarihte olan bir zulüm değil, binlerce defa olmuş olan bir zulüm bu, Müslümanlara yapılan bu zulüm.binlerce defa olmuş olan bir zulüm bu, Müslümanlara yapılan bu zulüm. Bulgaristan'da yapılmış, Romanya'da yapılmış, Yunanistan'da yapılmış, Girit'te yapılmış,Bulgaristan'da yapılmış, Romanya'da yapılmış, Yunanistan'da yapılmış, Girit'te yapılmış, Girit katliamı vesaire filan meşhurdur.Girit katliamı vesaire filan meşhurdur. Kafkaslar'da yapılmış, dünyanın her yerinde, Afrika'nın muhtelif yerlerinde ve Afrika köylerini Avrupalılar basmışlar,Kafkaslar'da yapılmış, dünyanın her yerinde, Afrika'nın muhtelif yerlerinde ve Afrika köylerini Avrupalılar basmışlar, Müslüman ahaliyi köle etmişler, Amerika'ya götürmüşler, yaniMüslüman ahaliyi köle etmişler, Amerika'ya götürmüşler, yani tarlalarda çalıştırmışlar, ee korkunç böyle ee şekilde istismar etmişler.tarlalarda çalıştırmışlar, ee korkunç böyle ee şekilde istismar etmişler. Şimdi biz bugün de bu geri kalmışlığın her ne kadar bir derece,

Şimdi biz bugün de bu geri kalmışlığın her ne kadar bir derece,
bir dizyem üstüne çıkmış gibi görünüyorsak dabir dizyem üstüne çıkmış gibi görünüyorsak da yani derece olarak bir derece yükselmiş gibi görünüyorsak da teknik,yani derece olarak bir derece yükselmiş gibi görünüyorsak da teknik, teknolojik, sosyal, politik, askeri güçlerimizteknolojik, sosyal, politik, askeri güçlerimiz rantabl bir şekilde çalışmadığı için kâfir bizim canımıza okuyor.rantabl bir şekilde çalışmadığı için kâfir bizim canımıza okuyor. Yani biz dediğimiz zaman Müslümanlar bir vücut gibidir diye düşünüyoruz.Yani biz dediğimiz zaman Müslümanlar bir vücut gibidir diye düşünüyoruz. Yani Bosna'daki insanı başka insan olarak görmüyoruz.Yani Bosna'daki insanı başka insan olarak görmüyoruz. Kafkasya'daki insanı başka insan olarak görmüyoruz.Kafkasya'daki insanı başka insan olarak görmüyoruz. Hindistan'daki, Bombay Limanı'ndaki öldürülen kardeşleri,Hindistan'daki, Bombay Limanı'ndaki öldürülen kardeşleri, bilmem Seylan'da katledilenleri veya dünyanın başka yerindeki insanları bizim vücudumuzun bir parçası olarak görüyoruz.bilmem Seylan'da katledilenleri veya dünyanın başka yerindeki insanları bizim vücudumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Onun için ayrı görmediğimizden her yerde bu mağduriyetin acısını çekiyoruz.

Onun için ayrı görmediğimizden her yerde bu mağduriyetin acısını çekiyoruz.
Ve birlik ve beraberlik içinde hareket edemememizin faturasınıVe birlik ve beraberlik içinde hareket edemememizin faturasını dünyanın her yerindeki Müslüman kardeşlerimiz tariflere sığmayan acılar çekerek ödüyorlar.dünyanın her yerindeki Müslüman kardeşlerimiz tariflere sığmayan acılar çekerek ödüyorlar. Tabi biz bu acıların kan olarak fışkırdığı zaman, toprağı kıpkırmızı yaptığı zaman farkına varıyoruz amaTabi biz bu acıların kan olarak fışkırdığı zaman, toprağı kıpkırmızı yaptığı zaman farkına varıyoruz ama aslında bu acıların en acısı o kardeşlerimiz, o kâfir rejimlerin altında İslâm'dan koptukları zaman manevi olarak olmuştu zaten.aslında bu acıların en acısı o kardeşlerimiz, o kâfir rejimlerin altında İslâm'dan koptukları zaman manevi olarak olmuştu zaten. Yani o Fatihlerin evlatları fikren komünist olduğu zaman manevi kanları yerlere akmıştı zaten.Yani o Fatihlerin evlatları fikren komünist olduğu zaman manevi kanları yerlere akmıştı zaten. İslâm'dan koparıldıkları zaman zaten canları çıkmıştı. Belki onların cezası.İslâm'dan koparıldıkları zaman zaten canları çıkmıştı. Belki onların cezası. Belki bu çocuklar, öldürülen çocuklar, bizim acıdığımız çocuklar, belki besmelesiz,Belki bu çocuklar, öldürülen çocuklar, bizim acıdığımız çocuklar, belki besmelesiz, belki nikahsız, belki meşru nikahlama işlemi yapılmamış çocuklar belki.belki nikahsız, belki meşru nikahlama işlemi yapılmamış çocuklar belki. Yani belki bu öldürülen kimseler, şunlar bunlar, Hani İslâm'ı unutmuş belki iyi günlerindeYani belki bu öldürülen kimseler, şunlar bunlar, Hani İslâm'ı unutmuş belki iyi günlerinde elinde kadeh, içki içen belki kim bilir ne sözler söylemiş mesela kimselerdir de belki ondan ceza çekiyorlardır.elinde kadeh, içki içen belki kim bilir ne sözler söylemiş mesela kimselerdir de belki ondan ceza çekiyorlardır. Onu da bilmiyoruz yani, ne olduğunu bilmiyoruz.Onu da bilmiyoruz yani, ne olduğunu bilmiyoruz. Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz ki, Müslüman milletler İslâm'dan uzaklaştırıldığı zaman

Ama şunu çok rahat söyleyebiliriz ki, Müslüman milletler İslâm'dan uzaklaştırıldığı zaman
şu görülen kan dökme hadîsesinden daha kötü manevi bir durum meydana geliyor.şu görülen kan dökme hadîsesinden daha kötü manevi bir durum meydana geliyor. Çünkü bir insan Müslümanken kanı dökülürse cennete gider.Çünkü bir insan Müslümanken kanı dökülürse cennete gider. Asıl hedefimiz ahiret olduğuna göre bu bir ziyan değil.Asıl hedefimiz ahiret olduğuna göre bu bir ziyan değil. Kâfirin elinde şehit olmuştur. Zulmen öldürülmüştür.Kâfirin elinde şehit olmuştur. Zulmen öldürülmüştür. Ashâb-ı Uhdûd'un menkıbesinde anlatıldığı üzere,Ashâb-ı Uhdûd'un menkıbesinde anlatıldığı üzere, kadıncağız kucağındaki çocukla itile kakıla, ateş yakılmış,kadıncağız kucağındaki çocukla itile kakıla, ateş yakılmış, hendeğin başına getirilip itilecek, yanacak olduğu sıradahendeğin başına getirilip itilecek, yanacak olduğu sırada diyorlar ki, yani bizim tanrımıza inan, kendi inancından vazgeç, ölme.diyorlar ki, yani bizim tanrımıza inan, kendi inancından vazgeç, ölme. O kendi inancından vazgeçmeyecek ama şu zavallı küçücük yavru bari ölmesin,O kendi inancından vazgeçmeyecek ama şu zavallı küçücük yavru bari ölmesin, acaba söyleyiversem mi, şu çocuk kurtulsun diye şey yaparken,acaba söyleyiversem mi, şu çocuk kurtulsun diye şey yaparken, Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîfiyle sabit ki, çocuk konuşuyor, anneciğim,Peygamber Efendimizin hadîs-i şerîfiyle sabit ki, çocuk konuşuyor, anneciğim, anneciğim bana acıyarak imanından vazgeçme, diyor yani.anneciğim bana acıyarak imanından vazgeçme, diyor yani. Üç çocuk beşikteyken konuştu, kucaktayken, yani konuşamayacak çağdayken Hazreti İsa aleyhisselam:

Üç çocuk beşikteyken konuştu, kucaktayken, yani konuşamayacak çağdayken Hazreti İsa aleyhisselam:
Kâle innî abdullâhi âtâniyel kitâbe ve cealeni nebiyyâ. (Meryem Suresi, 30. Ayet)

Kâle innî abdullâhi âtâniyel kitâbe ve cealeni nebiyyâ. (Meryem Suresi, 30. Ayet)
Diye annesi itham olunduğu zaman ben Allah'ın kuluyum, peygamberiyim, bana Allah kitap verecek,Diye annesi itham olunduğu zaman ben Allah'ın kuluyum, peygamberiyim, bana Allah kitap verecek, beni peygamber yapacak diye bebekken söylediği Kur'an-ı Kerîm'de ayetle sabit.beni peygamber yapacak diye bebekken söylediği Kur'an-ı Kerîm'de ayetle sabit. Bir bu Ashâb-ı Uhdûd'dan, kadıncağızı atılacağı zamanBir bu Ashâb-ı Uhdûd'dan, kadıncağızı atılacağı zaman acaba söyleyiversem de atılmaktan, ateşin içinde cayır cayır yanmaktan,acaba söyleyiversem de atılmaktan, ateşin içinde cayır cayır yanmaktan, işkenceyle öldürülmekten kurtulsam mı dediği zaman,işkenceyle öldürülmekten kurtulsam mı dediği zaman, hayır öyle yapma anne diyen bebek,hayır öyle yapma anne diyen bebek, bir de bir başka menkıbe var şeyde,bir de bir başka menkıbe var şeyde, yine Kur'an-ı Kerîm'de şey olan iftiraya uğramış bir âbidin masum olduğunu göstermek üzereyine Kur'an-ı Kerîm'de şey olan iftiraya uğramış bir âbidin masum olduğunu göstermek üzere bu çocuk bu rahiptendir diyor bir kötü kadın.bu çocuk bu rahiptendir diyor bir kötü kadın. Çocuk konuşuyor ki ben filancanın çocuğuyum.Çocuk konuşuyor ki ben filancanın çocuğuyum. Böylece o Allah'a ibadet eden kimsenin, âbidin, zâhidin suçsuz olduğu anlaşılıyor.Böylece o Allah'a ibadet eden kimsenin, âbidin, zâhidin suçsuz olduğu anlaşılıyor. Şimdi demek ki bu hadîs-i şerîften anladığımıza göre ölmek tercih edilecek.

Şimdi demek ki bu hadîs-i şerîften anladığımıza göre ölmek tercih edilecek.
İman gitmesinden ölüm tercih edilecek.İman gitmesinden ölüm tercih edilecek. Yeter ki iman kalsın.Yeter ki iman kalsın. Ama biz sanıyoruz ki, insanlar yaşadığı zaman ister komünist olsun bilmem ister dinsiz olsun mühim değil yaniAma biz sanıyoruz ki, insanlar yaşadığı zaman ister komünist olsun bilmem ister dinsiz olsun mühim değil yani yaşasınlar yani Balkanlar'da bizim bizden saydığımız…yaşasınlar yani Balkanlar'da bizim bizden saydığımız… Halbuki demek ki ölecek, imanından vazgeçmeyecek.Halbuki demek ki ölecek, imanından vazgeçmeyecek. Çünkü iman, ahireti kurtarıyor.Çünkü iman, ahireti kurtarıyor. İman olmadığı zaman ahiret mahvoluyor.İman olmadığı zaman ahiret mahvoluyor. Asıl büyük felaket o zaman oluyor.Asıl büyük felaket o zaman oluyor. Biz, biz Sırp, Sırp zulmüne bundan 50 yıl önceden beri ağlamaya başlamalıydık.Biz, biz Sırp, Sırp zulmüne bundan 50 yıl önceden beri ağlamaya başlamalıydık. Türkiye'deki zulme, Orta Asya'daki zulmeTürkiye'deki zulme, Orta Asya'daki zulme 1920'lerden itibaren, Bolşevik ihtilalinden itibaren ağlamaya başlamalıydık ki,1920'lerden itibaren, Bolşevik ihtilalinden itibaren ağlamaya başlamalıydık ki, küçük çocukları alıp onları gayrimüslim yetiştirdiler, komünist yetiştirdiler.küçük çocukları alıp onları gayrimüslim yetiştirdiler, komünist yetiştirdiler. Şimdi Türk Cumhuriyetleri dediğimiz cumhuriyetlerin içlerinde öyle şahıslar var ki, adı çok güzel.Şimdi Türk Cumhuriyetleri dediğimiz cumhuriyetlerin içlerinde öyle şahıslar var ki, adı çok güzel. Rahman, Nebiyyef, Nursultan vesaire bilmem. Nurlu, Nebili, Rahmanlı, Rahimli isimler filan.Rahman, Nebiyyef, Nursultan vesaire bilmem. Nurlu, Nebili, Rahmanlı, Rahimli isimler filan. Ama kafalar, kalpler mümin değil.Ama kafalar, kalpler mümin değil. O daha büyük bir felaket ama onu maneviyat gözü olacak ki insan görecek.O daha büyük bir felaket ama onu maneviyat gözü olacak ki insan görecek. Şimdi ben sözü şuraya getirmek istiyorum,

Şimdi ben sözü şuraya getirmek istiyorum,
yani biz bu dünyada yaşıyoruz,yani biz bu dünyada yaşıyoruz, hedefimiz ahiret ama bu dünyanın meselelerini göz ardı ederek ahiret de kazanılmıyor.hedefimiz ahiret ama bu dünyanın meselelerini göz ardı ederek ahiret de kazanılmıyor. Vazifeleri yapmamış oluyor insan.Vazifeleri yapmamış oluyor insan. O zaman biz ister istemez bize hayret ederek sordukları gibi bu devrimbaz heriflerin:

O zaman biz ister istemez bize hayret ederek sordukları gibi bu devrimbaz heriflerin:
“Yahu siz dindar bir grupsunuz, tarikat grubusunuz. Zikrinizi yapın, namazınızı kılın.

“Yahu siz dindar bir grupsunuz, tarikat grubusunuz. Zikrinizi yapın, namazınızı kılın.
Ne diye şu işle bu işle uğraşıyorsunuz?Ne diye şu işle bu işle uğraşıyorsunuz? Ne diye dergilerinizde şu konulara, bu konulara, politikaya, ekonomiye bilmem her şeye niye giriyorsunuz?”Ne diye dergilerinizde şu konulara, bu konulara, politikaya, ekonomiye bilmem her şeye niye giriyorsunuz?” Şaşırıyorlar. Girmek zorundayız. Çünkü İslâm âlemin nizamıdır, Nizâm-ı Âlemdir.

Şaşırıyorlar. Girmek zorundayız. Çünkü İslâm âlemin nizamıdır, Nizâm-ı Âlemdir.
Bu nizamın bazı yerlerini makaslatamayız, sansür edemeyiz, kesemeyiz.Bu nizamın bazı yerlerini makaslatamayız, sansür edemeyiz, kesemeyiz. İslâm her şeyiyle İslâm'dır. Her sahada İslâm'dır.İslâm her şeyiyle İslâm'dır. Her sahada İslâm'dır. Biz onu, İslâm'ı, yaşatmakla vazifeli insanlarız.Biz onu, İslâm'ı, yaşatmakla vazifeli insanlarız. Vazifemiz, kazancımızın kaynağı İslâm'a hizmet, İslâm'ı yaşatmaya çalışmak.Vazifemiz, kazancımızın kaynağı İslâm'a hizmet, İslâm'ı yaşatmaya çalışmak. Onun için biz her şeyle ilgilenmek zorundayız.Onun için biz her şeyle ilgilenmek zorundayız. Onun için ben biraz da yani bu duyguların altında heyecanlanarak dedim ki,

Onun için ben biraz da yani bu duyguların altında heyecanlanarak dedim ki,
yani bulunduğu şehirde bizim derneğimiz, bize ait bir derneği kuramamışsa bir arkadaş,yani bulunduğu şehirde bizim derneğimiz, bize ait bir derneği kuramamışsa bir arkadaş, bulunduğu kasabada, köyde, şehirde, mahallede bize ait bir derneğibulunduğu kasabada, köyde, şehirde, mahallede bize ait bir derneği teşkil edememişlerse yazıklar olsun." dedim.teşkil edememişlerse yazıklar olsun." dedim. Neden?Neden? Çünkü sosyal mekanizmalar maddi mekanizmalardan daha önemlidir.

Çünkü sosyal mekanizmalar maddi mekanizmalardan daha önemlidir.
Sosyal silahlar maddi silahlardan daha önemlidir.Sosyal silahlar maddi silahlardan daha önemlidir. Bir tabanca veya bir top veya bir havan veya bir roketten bir insanın, Müslüman yetiştirilmesi daha önemlidir.Bir tabanca veya bir top veya bir havan veya bir roketten bir insanın, Müslüman yetiştirilmesi daha önemlidir. Çünkü bir Müslüman bir beldeyi İslâm'a getirebilir.Çünkü bir Müslüman bir beldeyi İslâm'a getirebilir. Şuurlu bir insan gittiği bir yerde İslâm'ın ateşini yakar, İslâm'ı yayabilir.Şuurlu bir insan gittiği bir yerde İslâm'ın ateşini yakar, İslâm'ı yayabilir. Yani kat kat daha üstündür.Yani kat kat daha üstündür. Sosyal ve psikolojik ve manevi değerlere sahip insanlar.Sosyal ve psikolojik ve manevi değerlere sahip insanlar. O bakımdan ben bunu tabi kendim edebiyat fakültesinden mezunum. Her zaman söylüyorum.

O bakımdan ben bunu tabi kendim edebiyat fakültesinden mezunum. Her zaman söylüyorum.
Yani ilimleri tasnif ederken doktorluk makbul çünkü maaşı şu kadar.Yani ilimleri tasnif ederken doktorluk makbul çünkü maaşı şu kadar. Mühendislik makbul çünkü maaşı bu kadar filan diye ölçmemek lazım.Mühendislik makbul çünkü maaşı bu kadar filan diye ölçmemek lazım. Elektronik mühendisliği makbul çünkü şu kadar gelir getiriyor diye ölçmemek lazım.Elektronik mühendisliği makbul çünkü şu kadar gelir getiriyor diye ölçmemek lazım. İlimlerin kıymeti, konularının öneminden ve sağladığı faydanın büyüklüğünden kaynaklanır.İlimlerin kıymeti, konularının öneminden ve sağladığı faydanın büyüklüğünden kaynaklanır. Onun için sosyal ilimler, ee sosyal psikoloji, antropoloji,

Onun için sosyal ilimler, ee sosyal psikoloji, antropoloji,
insanı yetiştirmeye, terbiye etmeye, yönlendirmeye,insanı yetiştirmeye, terbiye etmeye, yönlendirmeye, idare etmeye, mutlu etmeye yarayan ilimler çok daha önemli oluyor.idare etmeye, mutlu etmeye yarayan ilimler çok daha önemli oluyor. Biz onun mekanizmasını kurmaya çalışıyoruz.Biz onun mekanizmasını kurmaya çalışıyoruz. Yani bizim tekke, tekkemiz olarak biz sosyal müesseseleri, mekanizmaları kurmaya çalışıyoruz ki,Yani bizim tekke, tekkemiz olarak biz sosyal müesseseleri, mekanizmaları kurmaya çalışıyoruz ki, en kuvvetli silah bu olduğundan, en büyük hizmet buradan olacağından,en kuvvetli silah bu olduğundan, en büyük hizmet buradan olacağından, en şumüllü, en köklü, kârlı iş böyle olacağından bunu yapmaya çalışıyoruz.en şumüllü, en köklü, kârlı iş böyle olacağından bunu yapmaya çalışıyoruz. Şimdi bizim bu kalbimizdeki yangın, meşale, acı, ızdırap, dert, üzüntü, gam, keder

Şimdi bizim bu kalbimizdeki yangın, meşale, acı, ızdırap, dert, üzüntü, gam, keder
yani bütün arkadaşlarımıza intikal etmiş değil. Herkes aynı şeyi hissetmiyor.yani bütün arkadaşlarımıza intikal etmiş değil. Herkes aynı şeyi hissetmiyor. Yani bir yerde, bir şehirde bir konferans tertiplediğiniz zaman vali geliyor, salonlar doluyor, taşıyor.Yani bir yerde, bir şehirde bir konferans tertiplediğiniz zaman vali geliyor, salonlar doluyor, taşıyor. Ve siz orada iyi bir şey, mesaj verdiğiniz zaman birtakım insanlar bazı şeyleri öğrenip hayattaki yönünü değiştiriyor.Ve siz orada iyi bir şey, mesaj verdiğiniz zaman birtakım insanlar bazı şeyleri öğrenip hayattaki yönünü değiştiriyor. İnanmayan insan, inançlı insan haline gelebiliyor.İnanmayan insan, inançlı insan haline gelebiliyor. İnançlı insan pasif halinden aktif insan haline geliyor.İnançlı insan pasif halinden aktif insan haline geliyor. Bunlar çok önemli şeyler.Bunlar çok önemli şeyler. Ve hakikaten Türkiye'de bu çalışmalar yapıla yapıla Türkiye'de bir İslâmî kalkınma,Ve hakikaten Türkiye'de bu çalışmalar yapıla yapıla Türkiye'de bir İslâmî kalkınma, manevi kalkınma, bir sosyal kalkınma meydana geldi.manevi kalkınma, bir sosyal kalkınma meydana geldi. Ama bu kâfi değil. Görünmeyen, görünmeyen bir silah olduğu için bu,Ama bu kâfi değil. Görünmeyen, görünmeyen bir silah olduğu için bu, görünmeyen bir mekanizma olduğu için kârını da bir cihaza bağlayıp dagörünmeyen bir mekanizma olduğu için kârını da bir cihaza bağlayıp da ibre ile şu kadar kârlı diye veya bütçe ile şu kadar kârlı diye göstermek kolay olmadığından gözeibre ile şu kadar kârlı diye veya bütçe ile şu kadar kârlı diye göstermek kolay olmadığından göze elle tutulur, müşahhas bir şekilde sonucu getirmek mümkün olmadığındanelle tutulur, müşahhas bir şekilde sonucu getirmek mümkün olmadığından birçok kimse bunun kıymetini anlamıyor.birçok kimse bunun kıymetini anlamıyor. Ama ben geçen gün bizim, bize ziyarete gelen arkadaşlara dedim ki,

Ama ben geçen gün bizim, bize ziyarete gelen arkadaşlara dedim ki,
en kıymetli meslek imamlık mesleğidir. Şaşırdılar biraz, şoke oldular.en kıymetli meslek imamlık mesleğidir. Şaşırdılar biraz, şoke oldular. En kıymetli meslek imamlık mesleğidir, neden?En kıymetli meslek imamlık mesleğidir, neden? Tebliğ etmek için en uygun meslek.

Tebliğ etmek için en uygun meslek.
Yani bütün öbür mesleklerde kıyıdan köşeden yüzde on, yüzde on beş, yüzde yirmi anlatacaksınız.Yani bütün öbür mesleklerde kıyıdan köşeden yüzde on, yüzde on beş, yüzde yirmi anlatacaksınız. Ama burada yüzde yüz İslâm'ı anlatacaksınız.Ama burada yüzde yüz İslâm'ı anlatacaksınız. Sonra muhatabınız var, mekânınız var, davetiniz var, davet saatleriniz var, minarelere çıkıp bağırıyorsunuz.Sonra muhatabınız var, mekânınız var, davetiniz var, davet saatleriniz var, minarelere çıkıp bağırıyorsunuz. Gece gündüz sizin davetinize gelenler var, kadınlar var, çocuklar var, delikanlılar var, esnaf var.Gece gündüz sizin davetinize gelenler var, kadınlar var, çocuklar var, delikanlılar var, esnaf var. Yani bu kadar çeşitli öğrenci zümresi hiçbir şeyde yok.Yani bu kadar çeşitli öğrenci zümresi hiçbir şeyde yok. Üniversitede de yok böyle bir şey.Üniversitede de yok böyle bir şey. Ve iyi bir imam, yani çok büyük işler başarabilir.Ve iyi bir imam, yani çok büyük işler başarabilir. Tabi bunun kıymetini gençler bilmiyor.Tabi bunun kıymetini gençler bilmiyor. Hocamız öyle demişti.Hocamız öyle demişti. Gençler diyordu, imamlığın kıymetini bilmiyor, mebus olmaya heves ediyordu.Gençler diyordu, imamlığın kıymetini bilmiyor, mebus olmaya heves ediyordu. Yani mebusluktan üstün görüyordu.Yani mebusluktan üstün görüyordu. O sırada Yüksek İslâm Enstitüsünden mezun birtakım kimseler mebus olmuşlardı şurada şurada.O sırada Yüksek İslâm Enstitüsünden mezun birtakım kimseler mebus olmuşlardı şurada şurada. Sanıyor ki diyor, yani o çok büyük hizmettir. Ama imamlığın kıymeti daha fazladır diyor.Sanıyor ki diyor, yani o çok büyük hizmettir. Ama imamlığın kıymeti daha fazladır diyor. Yani sosyal çalışmaların kıymeti daha çoktur demek istiyoruz.Yani sosyal çalışmaların kıymeti daha çoktur demek istiyoruz. Şimdi bunu en iyi anlayan zümre bizim arkadaş grubumuz.Şimdi bunu en iyi anlayan zümre bizim arkadaş grubumuz. Yani oldukça iyi anlamış.Yani oldukça iyi anlamış. Belki en iyi dememiz doğru değil,Belki en iyi dememiz doğru değil, Allah'ın nice kulları vardır.Allah'ın nice kulları vardır. Ama bunun üzerinde duran bir zümreyiz biz.Ama bunun üzerinde duran bir zümreyiz biz. Biz istiyoruz ki, her birinizin bu espriyi kavramasını, kavrasınBiz istiyoruz ki, her birinizin bu espriyi kavramasını, kavrasın ve bu espriye göre aktif bir eleman olsun, bulunduğu yerde çalışsın.ve bu espriye göre aktif bir eleman olsun, bulunduğu yerde çalışsın. Yaptığımız muhtelif toplantılarda, araştırmalarda, incelemelerde, gazete haberlerinde,

Yaptığımız muhtelif toplantılarda, araştırmalarda, incelemelerde, gazete haberlerinde,
iç ve dış politika dikkatle takip edildiği zaman görüyoruz ki çok ciddi günlerde yaşıyoruz.iç ve dış politika dikkatle takip edildiği zaman görüyoruz ki çok ciddi günlerde yaşıyoruz. Net çok yani böyle ütopya değil, fantazi değil, vehim değil, korku değil.Net çok yani böyle ütopya değil, fantazi değil, vehim değil, korku değil. Yani en sakin insanın bile şöyle akıllı, sakin bir şekilde düşünmesi gereken olaylar,Yani en sakin insanın bile şöyle akıllı, sakin bir şekilde düşünmesi gereken olaylar, ciddi boyutlarda iç ve dış olaylar, komplolar, çeşitli hainlikler, ihmaller, suistimaller, sömürüler,ciddi boyutlarda iç ve dış olaylar, komplolar, çeşitli hainlikler, ihmaller, suistimaller, sömürüler, bunların hepsini çok iyi görüyoruz.bunların hepsini çok iyi görüyoruz. Onun için benim siz kardeşlerimden temennim, beklediğim niyazım;

Onun için benim siz kardeşlerimden temennim, beklediğim niyazım;
her birinizin, yani çalışmalarınızın çok önemli olduğunu bilerek,her birinizin, yani çalışmalarınızın çok önemli olduğunu bilerek, bulunduğunuz yerde çok aktif hizmetler yüklenmeniz.bulunduğunuz yerde çok aktif hizmetler yüklenmeniz. Şimdi ben mesela Mekke'de bir arkadaşa gidiyorum, misafir oluyoruz orada filan, evinde filan.

Şimdi ben mesela Mekke'de bir arkadaşa gidiyorum, misafir oluyoruz orada filan, evinde filan.
Ben ona latife olarak diyorum ki,Ben ona latife olarak diyorum ki, sen benim nazarımda bizim Mekke valimizsin diyorum. Suudlu vali duymasın tabi.sen benim nazarımda bizim Mekke valimizsin diyorum. Suudlu vali duymasın tabi. Sen bizim nazarımızda Mekke valimizsin filan diyorum.Sen bizim nazarımızda Mekke valimizsin filan diyorum. Ama yani tabi bir şaka bu netice itibariyle.Ama yani tabi bir şaka bu netice itibariyle. Bir şaka fakat esas itibariyle yani şöyle söyleyebilirim ki,Bir şaka fakat esas itibariyle yani şöyle söyleyebilirim ki, her kardeşimiz bulunduğu şehirde ya vali olsun ya kaymakam olsun ya muhtar olsunher kardeşimiz bulunduğu şehirde ya vali olsun ya kaymakam olsun ya muhtar olsun ya bucak müdürü olsun ya emniyet müdürü olsun ya hâkim olsun ama manevi bakımdan,ya bucak müdürü olsun ya emniyet müdürü olsun ya hâkim olsun ama manevi bakımdan, yani mesleği ne olursa olsun böyle birinci derecede kendisini oradan sorumlu olarak görsün ve orası için çalışsınyani mesleği ne olursa olsun böyle birinci derecede kendisini oradan sorumlu olarak görsün ve orası için çalışsın kesenin ağzını açsın vekesenin ağzını açsın ve dergilerimizde birtakım mesajlar vermeye çalışıyoruz.dergilerimizde birtakım mesajlar vermeye çalışıyoruz. Toplantılarımızla, aile toplantıları, eğitim toplantıları diyoruz.Toplantılarımızla, aile toplantıları, eğitim toplantıları diyoruz. Birtakım şeyleri, gerçekleri. Belki biz söylüyoruz diye,Birtakım şeyleri, gerçekleri. Belki biz söylüyoruz diye, önem derecesi anlaşılmaz diye muhtelif gruplardan entelektüel, meşhur kimseleri çağırıyoruz.önem derecesi anlaşılmaz diye muhtelif gruplardan entelektüel, meşhur kimseleri çağırıyoruz. Bakalım onlar ne diyecek? Bekliyoruz. Onların sözlerini görüyorsunuz, duyuyorsunuz.Bakalım onlar ne diyecek? Bekliyoruz. Onların sözlerini görüyorsunuz, duyuyorsunuz. Sonra biz onların sonuçlarını dergilerde filan da yazıyoruz.Sonra biz onların sonuçlarını dergilerde filan da yazıyoruz. Olmuş olaylar insanın üzerinde çok etki yapar.Olmuş olaylar insanın üzerinde çok etki yapar. Yani insanın koluna bir şey çarpıp da kolunun kemiğini kırdığı zaman sızım sızım sızlar.Yani insanın koluna bir şey çarpıp da kolunun kemiğini kırdığı zaman sızım sızım sızlar. Ama kolunun sızlayacağını kolu kırılmadan anlamak, o sızıyı önceden duyup da kolu kırmamak daha önemli.Ama kolunun sızlayacağını kolu kırılmadan anlamak, o sızıyı önceden duyup da kolu kırmamak daha önemli. Daha önemli bir şey oluyor.Daha önemli bir şey oluyor. Onun için ben şahsen kolu kırılmadan, kolu sızlayanlardan biriyim kendim şahsen.

Onun için ben şahsen kolu kırılmadan, kolu sızlayanlardan biriyim kendim şahsen.
Yani yüreği sızlayan, kolu sızlayan, kafası sızlayan insanlardan biriyim.Yani yüreği sızlayan, kolu sızlayan, kafası sızlayan insanlardan biriyim. Çok ee önemli görevler yüklenecek şekilde kardeşlerimizin iyi yetişmesi lazım.Çok ee önemli görevler yüklenecek şekilde kardeşlerimizin iyi yetişmesi lazım. Şimdi birisi bu sabah bana söyledi ki, yani gayrimüslimler konuşuyormuş, kendi aralarında.Şimdi birisi bu sabah bana söyledi ki, yani gayrimüslimler konuşuyormuş, kendi aralarında. Yani bizde on dilden anlamazsa bir kimse onu adam olmuş saymayız.Yani bizde on dilden anlamazsa bir kimse onu adam olmuş saymayız. Az çok bilecek yani.Az çok bilecek yani. İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Arapça, Farsça, Türkçe, ona bir sayı, sayı olarak bile çıkartamıyoruz

İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, Arapça, Farsça, Türkçe, ona bir sayı, sayı olarak bile çıkartamıyoruz
ama yani ben şahsen diyorum ki, şu bizim Türkiye'nin etrafındaki komşular kimler?ama yani ben şahsen diyorum ki, şu bizim Türkiye'nin etrafındaki komşular kimler? Rusya. Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan,

Rusya. Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Rusya, Romanya, Yunanistan, Bulgaristan,
Arap ülkeleri, Suriye, Irak, Fars, İran, ondan sonra Ermenistan, Gürcistan, Kafkas ülkeleri ve Türk vilayetleri.Arap ülkeleri, Suriye, Irak, Fars, İran, ondan sonra Ermenistan, Gürcistan, Kafkas ülkeleri ve Türk vilayetleri. Bunların hepsiyle az çok ilgilenmemiz lazım.Bunların hepsiyle az çok ilgilenmemiz lazım. Aşağı yukarı bir seyahat kitabı kadar yanımızda şey olması lazım.Aşağı yukarı bir seyahat kitabı kadar yanımızda şey olması lazım. Şöyle bir ee bir şey olması lazım.Şöyle bir ee bir şey olması lazım. Her birinde az çok maksadımızı anlatacak kadar dilini, yazısını vesairesini filan öğrenmemiz lazım.Her birinde az çok maksadımızı anlatacak kadar dilini, yazısını vesairesini filan öğrenmemiz lazım. Çevremize dikkat etmemiz gerekir.Çevremize dikkat etmemiz gerekir. Yumurta kapıya geldikten sonra nerede yumurtlayacağım diye folluk arayan tavuk gibi olmamak lazım.Yumurta kapıya geldikten sonra nerede yumurtlayacağım diye folluk arayan tavuk gibi olmamak lazım. Her şeyi önceden hazırlamalı.Her şeyi önceden hazırlamalı. Sonra ben şeyi çok önemli bir ders olarak görüyorum.Sonra ben şeyi çok önemli bir ders olarak görüyorum. Bu Bosna'daki, Hersek'teki kardeşlerimiz biliyorlar artık.Bu Bosna'daki, Hersek'teki kardeşlerimiz biliyorlar artık. Biliyor yani. Orada bir İslâm kültürü, İspanya'da Endülüs'ün yıkılışı gibiBiliyor yani. Orada bir İslâm kültürü, İspanya'da Endülüs'ün yıkılışı gibi gözümüzün önünde gümbür gümbür yıkılıyor şu anda.gözümüzün önünde gümbür gümbür yıkılıyor şu anda. Çepeçevre her tarafı kuşatılmış olduğunda kimsenin de bir şey yaptığı yapacağı yok.Çepeçevre her tarafı kuşatılmış olduğunda kimsenin de bir şey yaptığı yapacağı yok. Bizimle alay ediyorlar.Bizimle alay ediyorlar. Gıda yardımı yapıyoruz derken Sırplara gidiyor yine yardımlar filan. Hepsi bir oyun ve hile.Gıda yardımı yapıyoruz derken Sırplara gidiyor yine yardımlar filan. Hepsi bir oyun ve hile. Hepsi bir oyun ve hile ve alay ve istihza gibi görünüyor.

Hepsi bir oyun ve hile ve alay ve istihza gibi görünüyor.
Ama yani biz bundan bir ders çıkartmalıyız ki bu ucuz bir şey olmasın yani.Ama yani biz bundan bir ders çıkartmalıyız ki bu ucuz bir şey olmasın yani. Bundan çıkarttığımız ders bize yetsin.Bundan çıkarttığımız ders bize yetsin. Şimdi orada 5 milyon Bosnalı olduğunu kabul edelim.Şimdi orada 5 milyon Bosnalı olduğunu kabul edelim. Yani biz dişimizi sıkarsak 5 milyon Bosnalı kadar bir Müslümanı yetiştiririz.Yani biz dişimizi sıkarsak 5 milyon Bosnalı kadar bir Müslümanı yetiştiririz. Nasıl yetiştiririz?

Nasıl yetiştiririz?
Türkiye'nin nüfusu 55 milyon.

Türkiye'nin nüfusu 55 milyon.
5 Kişinin bir aile teşkil ettiğini düşünelim.5 Kişinin bir aile teşkil ettiğini düşünelim. 55'i 5'e bölersek 11 eder. Yani demek ki aşağı yukarı on bin tane,55'i 5'e bölersek 11 eder. Yani demek ki aşağı yukarı on bin tane, on bin, on bir, on milyon, on bir milyon aile var Türkiye'de.on bin, on bir, on milyon, on bir milyon aile var Türkiye'de. Şimdi sen misin oradaki Boşnak çocukları öldüren,Şimdi sen misin oradaki Boşnak çocukları öldüren, ben de sırf senin öldürdüklerine bedel olsun diye bir evlat daha edineceğim dese insan,ben de sırf senin öldürdüklerine bedel olsun diye bir evlat daha edineceğim dese insan, her aile bir evlat daha şey zammı, Saraybosna harbi zammı çocuklarınaher aile bir evlat daha şey zammı, Saraybosna harbi zammı çocuklarına bir Saraybosna zammı evlat daha eklese biz bu nüfusu kapatırız.bir Saraybosna zammı evlat daha eklese biz bu nüfusu kapatırız. Yani o kadar ölen yerine şu kadar evlat yetiştiririz.Yani o kadar ölen yerine şu kadar evlat yetiştiririz. İslâm alemi bu şuurla hareket etse birçok yerdeki zayiatı kapatırız.İslâm alemi bu şuurla hareket etse birçok yerdeki zayiatı kapatırız. Ama bizim zayiatımız sadece öldürülmekle olmuyor.Ama bizim zayiatımız sadece öldürülmekle olmuyor. Bizim zayiatımız, bizim yetiştirdiğimiz elemanın bizim elimizden çıkmasıyla oluyor.Bizim zayiatımız, bizim yetiştirdiğimiz elemanın bizim elimizden çıkmasıyla oluyor. Gayrimüslim kafasıyla yetişmesiyle oluyor. Gayrimüslim ee yani iman bakımından onun durumuna düşmesiyle,Gayrimüslim kafasıyla yetişmesiyle oluyor. Gayrimüslim ee yani iman bakımından onun durumuna düşmesiyle, gayrimüslimden fark edilmeyecek bir insan durumuna gelmesiyle oluyor.gayrimüslimden fark edilmeyecek bir insan durumuna gelmesiyle oluyor. O halde yani yeni bir çocuk sahibi olamasak bile,

O halde yani yeni bir çocuk sahibi olamasak bile,
kafası bozuk, kalbi bozuk, sakat, ölmüş veya imanını kaybetmiş insandan bir insan kaybetsekkafası bozuk, kalbi bozuk, sakat, ölmüş veya imanını kaybetmiş insandan bir insan kaybetsek bir kişiyi kazanmış oluruz. Yani onu ihya etmiş oluruz.bir kişiyi kazanmış oluruz. Yani onu ihya etmiş oluruz. Kâfirken ölü gibiydi, müminken ihya olmuş gibi olur.Kâfirken ölü gibiydi, müminken ihya olmuş gibi olur. Onlar madem yeryüzünden İslâm'ı kaldırmaya çalışıyorlar, o halde biz deOnlar madem yeryüzünden İslâm'ı kaldırmaya çalışıyorlar, o halde biz de İslâm'ı çoğaltmaya, yaymaya çalışacağız.İslâm'ı çoğaltmaya, yaymaya çalışacağız. Hem nüfus politikasıyla hem irşad politikasıyla, hem talim politikasıyla,Hem nüfus politikasıyla hem irşad politikasıyla, hem talim politikasıyla, eğitim politikasıyla buna var gücümüzle çalışacağız.eğitim politikasıyla buna var gücümüzle çalışacağız. Tabii bunları yapmak için de her birimizinTabii bunları yapmak için de her birimizin şu anda olduğumuzdan çok daha farklı,şu anda olduğumuzdan çok daha farklı, çok daha ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor.çok daha ciddi çalışmalar yapmamız gerekiyor. Çok daha büyük masraflar yapmamız gerekiyor.Çok daha büyük masraflar yapmamız gerekiyor. Kesenin ağzını açmak gerekiyor.Kesenin ağzını açmak gerekiyor. Yani Bosna Hersek’in %70'i bugün Sırpların eline geçmiş diyor gazeteler.Yani Bosna Hersek’in %70'i bugün Sırpların eline geçmiş diyor gazeteler. %70, düşünün ki malıyla, mülküyle, eviyle, barkıyla, sandığıyla, çeyiziyle, çimeniyle,%70, düşünün ki malıyla, mülküyle, eviyle, barkıyla, sandığıyla, çeyiziyle, çimeniyle, altınıyla, gümüşüyle, takısıyla, arazisiyle, tarlasıyla, bağıyla, bahçesiyle başkasının eline gitmiş bütün mallar.altınıyla, gümüşüyle, takısıyla, arazisiyle, tarlasıyla, bağıyla, bahçesiyle başkasının eline gitmiş bütün mallar. Ya Türkiye üzerindeki insanlar, varlıklarının %70'ini değil %10'unu İslâm'a kısa bir müddet için tahsis etselerYa Türkiye üzerindeki insanlar, varlıklarının %70'ini değil %10'unu İslâm'a kısa bir müddet için tahsis etseler dünyanın en modern ordusunu kurarız biz. En kalabalık ordusunu kurarız.dünyanın en modern ordusunu kurarız biz. En kalabalık ordusunu kurarız. Ama bunu yani düşman gelip Müslüman'ın elinden zorla alıncaya kadar Müslüman, İslâm'ın yoluna seve seve kendiliğinden vermiyor.Ama bunu yani düşman gelip Müslüman'ın elinden zorla alıncaya kadar Müslüman, İslâm'ın yoluna seve seve kendiliğinden vermiyor. Belki vermediğinin cezası olarak Allah düşman vasıtasıyla zorla ondan onu kopartıp alıyor.Belki vermediğinin cezası olarak Allah düşman vasıtasıyla zorla ondan onu kopartıp alıyor. Belki diyorum. Yani bu belki bende bayağı kuvvetli bir kanaat aslında daBelki diyorum. Yani bu belki bende bayağı kuvvetli bir kanaat aslında da gaybı Allah bilir diye onun için fazla kesin konuşmuyorum.gaybı Allah bilir diye onun için fazla kesin konuşmuyorum. Şimdi şeyi düşünelim, Afganistan'ı düşünelim. Afganistan'da eskiden şeriat idareye, hâkim imiş ki,

Şimdi şeyi düşünelim, Afganistan'ı düşünelim. Afganistan'da eskiden şeriat idareye, hâkim imiş ki,
Hocamız cennetmekân bir keresinde bana demişti ki, “Es'ad, gidelim şu Afganistan'daki kardeşlerimizeHocamız cennetmekân bir keresinde bana demişti ki, “Es'ad, gidelim şu Afganistan'daki kardeşlerimize çünkü nizam Kur'an idaresiymiş” demişti.çünkü nizam Kur'an idaresiymiş” demişti. ...... Yani çok seneler önce şu Afganistan'a yerleşelim Es'ad oğlum demişti bana yani.Yani çok seneler önce şu Afganistan'a yerleşelim Es'ad oğlum demişti bana yani. Kur'an nizamı var diye. Ama o Kur'an nizamından sonra iktidar değişiklikleriyle kademe kademeKur'an nizamı var diye. Ama o Kur'an nizamından sonra iktidar değişiklikleriyle kademe kademe derece derece saptırıldı saptırıldı, komünist bir rejim geldi.derece derece saptırıldı saptırıldı, komünist bir rejim geldi. Komünist rejimin arkasından Afgan Savaşı başladı. Afgan Savaşı da şu kadar sene devam etti,Komünist rejimin arkasından Afgan Savaşı başladı. Afgan Savaşı da şu kadar sene devam etti, şu kadar mal gitti. Bu kadar can gitti. 2 Milyon can gitti.şu kadar mal gitti. Bu kadar can gitti. 2 Milyon can gitti. Zaten Afganistan'ın nüfusu ne kadar ki yani 2 milyon çok büyük bir şey.Zaten Afganistan'ın nüfusu ne kadar ki yani 2 milyon çok büyük bir şey. 2 milyon can gitti. Evler, köyler yıkıldı, şehirler yıkıldı.2 milyon can gitti. Evler, köyler yıkıldı, şehirler yıkıldı. Ve düşmanla mücadele edeceğiz diye oluk gibi paralar silaha verildi.Ve düşmanla mücadele edeceğiz diye oluk gibi paralar silaha verildi. Şimdi bu paralar daha önceden harcansaydı,

Şimdi bu paralar daha önceden harcansaydı,
Afganistan'ın Müslüman çizgide ve çağdaş seviyede kalması için harcansaydı,Afganistan'ın Müslüman çizgide ve çağdaş seviyede kalması için harcansaydı, Afganistan belki Orta Asya'nın İsviçre'si olabilirdiAfganistan belki Orta Asya'nın İsviçre'si olabilirdi o kadar parayla, yatırımlarıyla vesaireyle.o kadar parayla, yatırımlarıyla vesaireyle. Yani biz ne kadar şuursuz insan topluluklarıyız ki, parayı sulh zamanındaYani biz ne kadar şuursuz insan topluluklarıyız ki, parayı sulh zamanında bizi daha mutlu edecek bir istikamette harcamıyoruz, harcamıyoruz dabizi daha mutlu edecek bir istikamette harcamıyoruz, harcamıyoruz da Ondan sonra Allah ceza olarak bizi hor, hakir, zelil, mazlum ve mağdur duruma düşecek kadarOndan sonra Allah ceza olarak bizi hor, hakir, zelil, mazlum ve mağdur duruma düşecek kadar ezdirterek elimizden ceza olarak alıyor.ezdirterek elimizden ceza olarak alıyor. Niye bu duruma düşelim?

Niye bu duruma düşelim?
Suriye, bir ara o kadar güzel idareler vardı ki şu Suriye'de,

Suriye, bir ara o kadar güzel idareler vardı ki şu Suriye'de,
o Suriye idareleri Türkiye'de hacca gitmek yasak ikeno Suriye idareleri Türkiye'de hacca gitmek yasak iken huduttan geçen insanlara muvakkat pasaport veriyordu, hac yapıyorlardı, geliyorlardı, müsaade ediyordu.huduttan geçen insanlara muvakkat pasaport veriyordu, hac yapıyorlardı, geliyorlardı, müsaade ediyordu. Huduttan tekrar gizlice Türkiye'ye girmesine izin veriyorlar, dindar insanlar.Huduttan tekrar gizlice Türkiye'ye girmesine izin veriyorlar, dindar insanlar. Gelenler şey yapıyorlardı, şimdi komünist idare var,Gelenler şey yapıyorlardı, şimdi komünist idare var, azılı komünist kadınlar var, çarşaflı kadının başörtüsünü çekiyor, aç bunu diye.azılı komünist kadınlar var, çarşaflı kadının başörtüsünü çekiyor, aç bunu diye. Ee şimdi bu komşumuz Suriye'nin bu haline gelmesinden önce biz onaEe şimdi bu komşumuz Suriye'nin bu haline gelmesinden önce biz ona kıyıdan köşeden yavaş yavaş ilgi gösterseydik, yardım etseydik.kıyıdan köşeden yavaş yavaş ilgi gösterseydik, yardım etseydik. Müslümanlar orada sonradan bir mücadeleye başladılar, İhvan-ı Müslimin.Müslümanlar orada sonradan bir mücadeleye başladılar, İhvan-ı Müslimin. Halep'i elde ettiler, Hama'yı, Humus'u elde ettiler, Şam'a dayandılar.Halep'i elde ettiler, Hama'yı, Humus'u elde ettiler, Şam'a dayandılar. Bizimkiler o zaman orada İhvan-ı Müslimin hâkim olacak Suriye'de diye istemediler,Bizimkiler o zaman orada İhvan-ı Müslimin hâkim olacak Suriye'de diye istemediler, desteklemediler, ilaç yardımı bile yapmadılar.desteklemediler, ilaç yardımı bile yapmadılar. Bizim Türkiye'ye gelip ilaç filan istedi zavallılar, yaralılarımıza ilaç lazım diye.Bizim Türkiye'ye gelip ilaç filan istedi zavallılar, yaralılarımıza ilaç lazım diye. Onu bile vermediler. Sonra Hâfız Esed rejimi geldi. PKK'yı besliyor, bize de zararı oluyor.Onu bile vermediler. Sonra Hâfız Esed rejimi geldi. PKK'yı besliyor, bize de zararı oluyor. Su meselesinden dolayı büyük tehdit oluşturuyor. Tankları, füzeleri vesairesi ileSu meselesinden dolayı büyük tehdit oluşturuyor. Tankları, füzeleri vesairesi ile Orta Doğu'nun önemli bir askeri gücü olduğu için Güneydoğu'muzda büyük bir tehdit oluşturuyor.Orta Doğu'nun önemli bir askeri gücü olduğu için Güneydoğu'muzda büyük bir tehdit oluşturuyor. Ruslarla da anlaşma yapmış olduğu için, yani birisi bize saldırırsa müttefik olacak diye,Ruslarla da anlaşma yapmış olduğu için, yani birisi bize saldırırsa müttefik olacak diye, yani biz Suriye ile doğrudan böyle çatışmaya giremiyoruz,yani biz Suriye ile doğrudan böyle çatışmaya giremiyoruz, girersek isterse Rusya da bize saldırır diye korkumuzdan.girersek isterse Rusya da bize saldırır diye korkumuzdan. Demek ki basiretli insanların basiretle önceden görüp de tedbirler alması mümkün iken,

Demek ki basiretli insanların basiretle önceden görüp de tedbirler alması mümkün iken,
İslâmî şuur ile tedbirler alması mümkünken, masraflar yapması mümkünkenİslâmî şuur ile tedbirler alması mümkünken, masraflar yapması mümkünken ve bu masraflar onun canına, malına,ve bu masraflar onun canına, malına, rahatına, keyfine, mutluluğuna çok büyük bir zarar vermeyecek iken,rahatına, keyfine, mutluluğuna çok büyük bir zarar vermeyecek iken, bu ihmaller birikiyor, adam zekâtını vermiyor, adam hayrını yapmıyor,bu ihmaller birikiyor, adam zekâtını vermiyor, adam hayrını yapmıyor, adam cihadını yapmıyor, adam gayretini göstermiyor,adam cihadını yapmıyor, adam gayretini göstermiyor, ondan sonra da diyor ki ben bu gayreti göstermedim, hem de Allah bana bir ceza vermedi.ondan sonra da diyor ki ben bu gayreti göstermedim, hem de Allah bana bir ceza vermedi. Birikiyor ceza öbür tarafta.Birikiyor ceza öbür tarafta. Sosyal, sosyal depoda birikiyor ceza, zehir, zemberek, kimyevi madde,Sosyal, sosyal depoda birikiyor ceza, zehir, zemberek, kimyevi madde, belli bir seviyeye gelince patlıyor, helâk ediyor,belli bir seviyeye gelince patlıyor, helâk ediyor, o zaman el açıyoruz, aman yâ Rabbi Müslümanlara acı!o zaman el açıyoruz, aman yâ Rabbi Müslümanlara acı! Aman yâ Rabbi Müslümanları koru, aman Yâ Rabbi Müslümanları kurtar diyoruz.Aman yâ Rabbi Müslümanları koru, aman Yâ Rabbi Müslümanları kurtar diyoruz. Bunca dua ediyoruz, niye?Bunca dua ediyoruz, niye? Hâlâ öldürülüyor binlerce Bosnalı, Hersekli.

Hâlâ öldürülüyor binlerce Bosnalı, Hersekli.
Belki eski cezaların tahakkuk zamanı olduğundan,Belki eski cezaların tahakkuk zamanı olduğundan, geçmiş olsun, gözünüz aydın,geçmiş olsun, gözünüz aydın, yani iş işten geçtikten sonra dua ediyorsunuz.yani iş işten geçtikten sonra dua ediyorsunuz. Bunlar eski ihmallerin tahakkuk etmiş cezalarıydı demek belki bu.Bunlar eski ihmallerin tahakkuk etmiş cezalarıydı demek belki bu. Fiili durum, bu gördüğümüz durum.Fiili durum, bu gördüğümüz durum. Ben öyle yorumluyorum.Ben öyle yorumluyorum. Allah duaları kabul ederim buyurduğu halde niye böyle oldu diye düşündüğüm zaman.Allah duaları kabul ederim buyurduğu halde niye böyle oldu diye düşündüğüm zaman. Tabi bundan şu dersi çıkartıyorum ben.Tabi bundan şu dersi çıkartıyorum ben. Aynı durumlar bizim başımıza gelebilir.Aynı durumlar bizim başımıza gelebilir. Aynı durumlar bizim başımıza gelmeden evvel biz onların düştüğü hatalara düşmeyelim.Aynı durumlar bizim başımıza gelmeden evvel biz onların düştüğü hatalara düşmeyelim. Allah'ın sevdiği çizgide ve sevdiği yolda çalışalım.Allah'ın sevdiği çizgide ve sevdiği yolda çalışalım. Hatta bize Bosnalılar kendileri haber gönderiyorlarmış.Hatta bize Bosnalılar kendileri haber gönderiyorlarmış. Biz sizden mücahit filan istemiyoruz diyorlarmış. Siz kendinize bakın diyorlar.Biz sizden mücahit filan istemiyoruz diyorlarmış. Siz kendinize bakın diyorlar. Siz bizden daha acınacak durumdasınız diyenler varmış içlerinde.Siz bizden daha acınacak durumdasınız diyenler varmış içlerinde. Yani sizin baksana yöneticileriniz bize ne dedi? Yardım yapamıyor, palavra, her şey bilmemYani sizin baksana yöneticileriniz bize ne dedi? Yardım yapamıyor, palavra, her şey bilmem Azerbaycan'la kardeşiz filan dedi. Ermenistan'a yardım yapıyor vesaire.Azerbaycan'la kardeşiz filan dedi. Ermenistan'a yardım yapıyor vesaire. Yani acıyorlar bize. Bakıyorlar ki durum hiç de öyle iç açıcı değil.Yani acıyorlar bize. Bakıyorlar ki durum hiç de öyle iç açıcı değil. Siz kendi memleketinizde hizmet yapın. Kendinize faydanız yok.Siz kendi memleketinizde hizmet yapın. Kendinize faydanız yok. Yani kelin merhemi olsa başına sürer demişler.Yani kelin merhemi olsa başına sürer demişler. Yani böyle dediklerini söyledi bir arkadaş.Yani böyle dediklerini söyledi bir arkadaş. Onun için ben siz kardeşlerime diyorum ki şu mübarek Ramazan gününde,

Onun için ben siz kardeşlerime diyorum ki şu mübarek Ramazan gününde,
lütfen sorumsuz, rehavet içinde, böyle gayesiz, amaçsız istikbal endişesi olmadan,lütfen sorumsuz, rehavet içinde, böyle gayesiz, amaçsız istikbal endişesi olmadan, tesadüfen ve suyun, selin akışı gibi bir yaşam tarzı sürmekten vazgeçelim.tesadüfen ve suyun, selin akışı gibi bir yaşam tarzı sürmekten vazgeçelim. Tedbir alalım, uğraşalım, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışalım.Tedbir alalım, uğraşalım, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışalım. Yani “Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez.”

Yani “Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez.”
Allah bir şeyi takdir ettiyse, pazu gücüyle vesaireyle onu “Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez.” Dönmez ama:Allah bir şeyi takdir ettiyse, pazu gücüyle vesaireyle onu “Takdir-i Hüda kuvve-i bâzû ile dönmez.” Dönmez ama: Ed-duâü yeruddü’l-kadâe ba‘de en yübrame.

Ed-duâü yeruddü’l-kadâe ba‘de en yübrame.
Kesinleşmiş hükm-i ilahiyi dua değiştirir diyor Peygamber Efendimiz.Kesinleşmiş hükm-i ilahiyi dua değiştirir diyor Peygamber Efendimiz. Kuvve-i bâzû ile dönmez ama dua ile döner.Kuvve-i bâzû ile dönmez ama dua ile döner. Duanın bir çeşidi de fiili duadır yani teşebbüstür, tedbirdir.Duanın bir çeşidi de fiili duadır yani teşebbüstür, tedbirdir. Hayra; hayra girişmektir, yapmaya çalışmaktır.Hayra; hayra girişmektir, yapmaya çalışmaktır. Onun sonucunda Allah insanın duasını kabul eder.Onun sonucunda Allah insanın duasını kabul eder. Genişlik zamanında Allah'ı unutmayan kimseleriGenişlik zamanında Allah'ı unutmayan kimseleri Allah darlık zamanında yardımsız bırakmaz.Allah darlık zamanında yardımsız bırakmaz. Ama rehavet ve genişlik zamanında önünde iftar sofraları, evinde sahur sofraları, kaloriferli evlerde,Ama rehavet ve genişlik zamanında önünde iftar sofraları, evinde sahur sofraları, kaloriferli evlerde, cebinde banknotlar, paralar, marklar, bilmem vesaireler,cebinde banknotlar, paralar, marklar, bilmem vesaireler, her türlü imkân altında araba, yazlıklar, kışlıklar, hepimizin durumu bu. Rahatız elhamdülillah.her türlü imkân altında araba, yazlıklar, kışlıklar, hepimizin durumu bu. Rahatız elhamdülillah. Yani bu rahatlığın içinde elhamdülillah ekmek buluyoruz. Elhamdülillah barınacak bir şey buluyoruz.Yani bu rahatlığın içinde elhamdülillah ekmek buluyoruz. Elhamdülillah barınacak bir şey buluyoruz. Şimdi Bosnalı kardeşimizin yakacağı yok, yiyeceği yok, emniyeti yok, kocası yok.

Şimdi Bosnalı kardeşimizin yakacağı yok, yiyeceği yok, emniyeti yok, kocası yok.
Kadın çoluk çocuğuyla kalmış, kocası gitmiş. Nerede olduğundan haberi yok.Kadın çoluk çocuğuyla kalmış, kocası gitmiş. Nerede olduğundan haberi yok. Dışarı çıkamıyor. Çıksa bir türlü, çıkmasa bir türlü, ölse bir türlü.Dışarı çıkamıyor. Çıksa bir türlü, çıkmasa bir türlü, ölse bir türlü. Ölü arkadaşlarının etini yiyorlar.Ölü arkadaşlarının etini yiyorlar. Anlatılıyor bunlar. Öyle olur.Anlatılıyor bunlar. Öyle olur. O durumda kalır insan mecburen.O durumda kalır insan mecburen. Yani yarın öbür gün Rusya’yla bir harp çıksa, Balkanlarla bir harp çıksa, bu iş patlasa,Yani yarın öbür gün Rusya’yla bir harp çıksa, Balkanlarla bir harp çıksa, bu iş patlasa, Yunanistan'la kapışsak, Bulgaristan'la, şeyle Yugoslavya'yla kapışsak,Yunanistan'la kapışsak, Bulgaristan'la, şeyle Yugoslavya'yla kapışsak, bu Balkan ülkeleri birleşiverir.bu Balkan ülkeleri birleşiverir. Çünkü Bulgaristan Rusya'nın kuklası, Sırbistan Rusya'nın kuklası.Çünkü Bulgaristan Rusya'nın kuklası, Sırbistan Rusya'nın kuklası. Netice itibariyle hepsi aynı yerden emir alan insanlar, birleşir.Netice itibariyle hepsi aynı yerden emir alan insanlar, birleşir. Arkasından Rus teknolojisi ve imkanları ve Avrupa'dan çekmiş olduğu çekirge sürüsü gibi ordular.Arkasından Rus teknolojisi ve imkanları ve Avrupa'dan çekmiş olduğu çekirge sürüsü gibi ordular. Ee biz şimdi Trakya'da bunlarla mücadele edeceğiz.

Ee biz şimdi Trakya'da bunlarla mücadele edeceğiz.
Balkanlar’da da mücadele edeceğiz.Balkanlar’da da mücadele edeceğiz. Kafkasya'da da mücadele edeceğiz.Kafkasya'da da mücadele edeceğiz. Ondan sonra aşağıda anlayışsız komşularımızdan daOndan sonra aşağıda anlayışsız komşularımızdan da vay Fırat'ın sularıydı bilmem neydi, şunuydu, bunuydu diye, onlarla da bir çıngar çıkınca,vay Fırat'ın sularıydı bilmem neydi, şunuydu, bunuydu diye, onlarla da bir çıngar çıkınca, Kıbrıs'la da bir çıngar çıkarsa, Yunanistan'la da Ege Denizi'nde kapıştığımız zaman,Kıbrıs'la da bir çıngar çıkarsa, Yunanistan'la da Ege Denizi'nde kapıştığımız zaman, o zaman ne olacak?o zaman ne olacak? Yani böyle bir şey olduğu takdirde ne olacak?Yani böyle bir şey olduğu takdirde ne olacak? İstiklal Harbi'nde böyle olmuş işte.

İstiklal Harbi'nde böyle olmuş işte.
Yani İtalyanlar; Güneydoğu Ege'yi, Antalya'yı, Fransızlar; Doğu Akdeniz'i, Antakya'yı, Adana'yı, Antep'i.Yani İtalyanlar; Güneydoğu Ege'yi, Antalya'yı, Fransızlar; Doğu Akdeniz'i, Antakya'yı, Adana'yı, Antep'i. Bilmem Bulgarlar, Yunanlar; İzmir'i ee vesaireyi İstanbul'u.Bilmem Bulgarlar, Yunanlar; İzmir'i ee vesaireyi İstanbul'u. Öbür tarafta Doğu’da Ermeniler şurayı burayı.Öbür tarafta Doğu’da Ermeniler şurayı burayı. Yani her yerden saldırmadılar mı bize?Yani her yerden saldırmadılar mı bize? İstiklal Harbi'ni yaşamadı mı bu millet?İstiklal Harbi'ni yaşamadı mı bu millet? Dedelerimiz bilmiyor mu bunu yani?

Dedelerimiz bilmiyor mu bunu yani?
Olmayacak şey mi?

Olmayacak şey mi?
Olmaya olabilirliği çok uzak olan bir şey mi yani?Olmaya olabilirliği çok uzak olan bir şey mi yani? Olmaz ya böyle şey diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Ne yapacağız?Olmaz ya böyle şey diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Ne yapacağız? Tedbir alacağız, çare üreteceğiz,

Tedbir alacağız, çare üreteceğiz,
ona karşı hazırlık yapacağız, ihtimallere karşı.ona karşı hazırlık yapacağız, ihtimallere karşı. Hem savaşa hazırlık yapacağız hem kuvvetli olmaya hazırlık yapacağızHem savaşa hazırlık yapacağız hem kuvvetli olmaya hazırlık yapacağız hem zararları telafi etmeye hazırlıklı olacağız,hem zararları telafi etmeye hazırlıklı olacağız, hem karşı tedbirlere hazırlıklı olacağız.hem karşı tedbirlere hazırlıklı olacağız. Bunların her birisi, her ihtisas sahibi kardeşimizin kendi kafasında düşüneceği bir şey.Bunların her birisi, her ihtisas sahibi kardeşimizin kendi kafasında düşüneceği bir şey. Mühendis, mühendislik yönünü düşünecek.Mühendis, mühendislik yönünü düşünecek. Siyasal bilgiler mezunu kardeşimiz, politik yönünü düşünecek.Siyasal bilgiler mezunu kardeşimiz, politik yönünü düşünecek. Hukukçu kardeşimiz, hukukî yönünü, kimyager kardeşimiz, kimyevî yönünü düşünecek.Hukukçu kardeşimiz, hukukî yönünü, kimyager kardeşimiz, kimyevî yönünü düşünecek. Yani dört bir yandan düşman etrafı çevirdiği zaman silahı neyle yapacağız?Yani dört bir yandan düşman etrafı çevirdiği zaman silahı neyle yapacağız? Silah neden yapılır? Tavuk pisliğinden mi yapılır, güvercin pisliğinden mi yapılır?

Silah neden yapılır? Tavuk pisliğinden mi yapılır, güvercin pisliğinden mi yapılır?
Kükürt denilen şey nereden çıkar, nereden bulunur? Barut denilen şey neden yapılır,Kükürt denilen şey nereden çıkar, nereden bulunur? Barut denilen şey neden yapılır, baruttan başka patlayıcı maddeler var mıdır, yok mudur?baruttan başka patlayıcı maddeler var mıdır, yok mudur? Nerede savaşılır, düşman nereden gelir, nereye gidilir?Nerede savaşılır, düşman nereden gelir, nereye gidilir? Veyahut bizim Türkiye'ye onlar saldıramazlar.Veyahut bizim Türkiye'ye onlar saldıramazlar. Biz bu Sırpları nereden tepeleyebiliriz?Biz bu Sırpları nereden tepeleyebiliriz? Arnavutluk'a mı gideceğiz, Kosova'ya mı sızacağız, Sancak Bölgesi'ne mi geçeceğiz?Arnavutluk'a mı gideceğiz, Kosova'ya mı sızacağız, Sancak Bölgesi'ne mi geçeceğiz? Hangi silahlarla geçebiliriz?Hangi silahlarla geçebiliriz? Ermenilere ne yapabiliriz, Gürcülere ne yapabiliriz filan,

Ermenilere ne yapabiliriz, Gürcülere ne yapabiliriz filan,
yani Azerilere nasıl faydamız olur?yani Azerilere nasıl faydamız olur? Orta Asya'daki kardeşlerimize, Afganistan'daki kardeşlerimize yararımız ne olur?

Orta Asya'daki kardeşlerimize, Afganistan'daki kardeşlerimize yararımız ne olur?
Yani bir sürü sorumluluğu olan bir ümmetiz biz.

Yani bir sürü sorumluluğu olan bir ümmetiz biz.
Her birinize bu sorumluluk, yani aklı ve bilgisi ve tahsili ve ihtisası nispetinde düşüyor.Her birinize bu sorumluluk, yani aklı ve bilgisi ve tahsili ve ihtisası nispetinde düşüyor. Ee siz ana işiniz olarak ahireti kazanmak gayeniz olduğu için bunlar üzerine kafa yoracaksınız.Ee siz ana işiniz olarak ahireti kazanmak gayeniz olduğu için bunlar üzerine kafa yoracaksınız. İşinizi, gücünüzü buna göre ayarlayıp bu konuda Ümmet-i Muhammed'e faydalı olmaya,İşinizi, gücünüzü buna göre ayarlayıp bu konuda Ümmet-i Muhammed'e faydalı olmaya, Allah'ın rızasını kazanmaya çalışacaksınız.Allah'ın rızasını kazanmaya çalışacaksınız. Bizim bu konuda hatırımıza gelen tedbirleri herkes duysun diye toplantılar yaptık.Bizim bu konuda hatırımıza gelen tedbirleri herkes duysun diye toplantılar yaptık. Nevşehir toplantısı böyle bir toplantıydı, alenen paldır küldür şey yaptık.Nevşehir toplantısı böyle bir toplantıydı, alenen paldır küldür şey yaptık. Eski Milli Birlik Komitesi üyesi Muzaffer Özdağ, bizim işte, gel biz, toplantımız var, konuşma yap.Eski Milli Birlik Komitesi üyesi Muzaffer Özdağ, bizim işte, gel biz, toplantımız var, konuşma yap. Çünkü adam ihtilalci, adam asker, adam birincilikle harp okulunu bitirmiş. Tecrübesi var, şeyi var.Çünkü adam ihtilalci, adam asker, adam birincilikle harp okulunu bitirmiş. Tecrübesi var, şeyi var. Gelsin bir konuşsun bakalım dedik.Gelsin bir konuşsun bakalım dedik. Demiş ki yani siz demiş, sizin hocanız demiş böyle Balkanlar'dan bir harp çıkmayı bu kadar ciddi,

Demiş ki yani siz demiş, sizin hocanız demiş böyle Balkanlar'dan bir harp çıkmayı bu kadar ciddi,
vahim olabilir bir şey olarak mı görüyor?vahim olabilir bir şey olarak mı görüyor? Galiba evet demişler, öyle görüyor.

Galiba evet demişler, öyle görüyor.
Kalkmış tebrik ederim demiş.Kalkmış tebrik ederim demiş. Elini uzatmış. Öyle dediler yani giden arkadaşlar. Tebrik ederim demiş.Elini uzatmış. Öyle dediler yani giden arkadaşlar. Tebrik ederim demiş. Demek ki asker olarak, demek ki Doğan Güreş boşuna söylememiş.

Demek ki asker olarak, demek ki Doğan Güreş boşuna söylememiş.
Çok endişeliyim, fevkalade üzüntülüyüm, çok karamsarım, üzüntülüyüm demesi askerin genel görünüşü bu demek.Çok endişeliyim, fevkalade üzüntülüyüm, çok karamsarım, üzüntülüyüm demesi askerin genel görünüşü bu demek. Ama halka bir şey diyemiyorlar.Ama halka bir şey diyemiyorlar. Hazırlanın ey ehl-i vatan diyemiyorlar. Panik olmasın filan diye veyahut başka sebeplerden.Hazırlanın ey ehl-i vatan diyemiyorlar. Panik olmasın filan diye veyahut başka sebeplerden. Bunu biz diyoruz işte.Bunu biz diyoruz işte. Madem Dışişleri Bakanı öyle dedi, madem ki Genelkurmay Başkanı böyle dedi,Madem Dışişleri Bakanı öyle dedi, madem ki Genelkurmay Başkanı böyle dedi, herkes ona göre hazırlansın diyoruz.herkes ona göre hazırlansın diyoruz. Onun için birtakım şeyler kurmayı planlıyoruz.

Onun için birtakım şeyler kurmayı planlıyoruz.
Bunlardan, bu teşebbüslerden üzerinize ne düşüyorsa yapmanız gerekeni yapmanızı istiyoruz.Bunlardan, bu teşebbüslerden üzerinize ne düşüyorsa yapmanız gerekeni yapmanızı istiyoruz. İstediğimiz şeylerden birisi şu, İSİAD adıyla,İstediğimiz şeylerden birisi şu, İSİAD adıyla, İskenderpaşa İdealist İslâmî İş Adamları Derneği kuracağız.İskenderpaşa İdealist İslâmî İş Adamları Derneği kuracağız. İş adamı olanlar buna üye olacak. Ve iş dünyasında kendi sözümüz olacak müstakil.İş adamı olanlar buna üye olacak. Ve iş dünyasında kendi sözümüz olacak müstakil. İSPA'mız var ya, onun gibi İSİAD. Buna üye olacaksınız.İSPA'mız var ya, onun gibi İSİAD. Buna üye olacaksınız. Sonra Hacegan Kulüp diye bir kulüp kuruyoruz. Hâcegân Kulüp,

Sonra Hacegan Kulüp diye bir kulüp kuruyoruz. Hâcegân Kulüp,
bu kulüp, kulüp üyeleri yani bu şeye üye olacaklar.bu kulüp, kulüp üyeleri yani bu şeye üye olacaklar. Ve bir kulüp kurmuş olmanın, spor kulübü değil bu, sosyal kulüp.Ve bir kulüp kurmuş olmanın, spor kulübü değil bu, sosyal kulüp. Ee bir kulüp kurmanın, toplu olmanın, beraber olmanın, yekvücut olmanın çeşitli avantajlarınıEe bir kulüp kurmanın, toplu olmanın, beraber olmanın, yekvücut olmanın çeşitli avantajlarını onlarla, bu organizasyonla götüreceğiz.onlarla, bu organizasyonla götüreceğiz. Lokalimiz olacak, oturacağımız, kalkacağımız yerler olacak. Nezih, güzel, temiz, manzaralı vesaire.Lokalimiz olacak, oturacağımız, kalkacağımız yerler olacak. Nezih, güzel, temiz, manzaralı vesaire. Ve meselelerimizi oralarda geliştireceğiz, konuşacağız.Ve meselelerimizi oralarda geliştireceğiz, konuşacağız. Sonra çeşitli şirketler kuracağız.Sonra çeşitli şirketler kuracağız. Bu şirketlerin kurulmuşları var. Kurulacak olanları var.Bu şirketlerin kurulmuşları var. Kurulacak olanları var. Bunların hepsinin şey yapmak için durumunu topluca göz önünde bulundurmak,Bunların hepsinin şey yapmak için durumunu topluca göz önünde bulundurmak, tepeden kontrol edip yönetmek için Server Holding'i kuruyoruz.tepeden kontrol edip yönetmek için Server Holding'i kuruyoruz. Server yani önder demek. Öteki şirketlerin hepsinin serveri olacak.Server yani önder demek. Öteki şirketlerin hepsinin serveri olacak. Ve onların şeylerini verimli bir tarzda götürmesini sağlayacak.Ve onların şeylerini verimli bir tarzda götürmesini sağlayacak. Daha başka çalışmalarımız var. Onları da yani siz Hâcegân Kulübün üyesi olursanız,Daha başka çalışmalarımız var. Onları da yani siz Hâcegân Kulübün üyesi olursanız, birer üye kartınız olursa mesleğinize göre,birer üye kartınız olursa mesleğinize göre, siz de şu şeyde şu görevi alın, şu işte şu görevi alın diye tabii şey olacak,siz de şu şeyde şu görevi alın, şu işte şu görevi alın diye tabii şey olacak, rozetimiz olacak, şeyimiz olacak, o çalışmaları beraberce öyle yapacağız.rozetimiz olacak, şeyimiz olacak, o çalışmaları beraberce öyle yapacağız. Bu çalışmalara var gücünüzle, bütün zekanızla, bütün müktesebatınızla,Bu çalışmalara var gücünüzle, bütün zekanızla, bütün müktesebatınızla, ihtisasınızla, uzmanlıklarınızla katılmanızı diliyoruz.ihtisasınızla, uzmanlıklarınızla katılmanızı diliyoruz. Allah bizi Ümmet-i Muhammed'e faydalı işler yapan hayırlı bir grup eylesin.Allah bizi Ümmet-i Muhammed'e faydalı işler yapan hayırlı bir grup eylesin. Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki:

Hadîs-i şerîfte buyuruluyor ki:
Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî zâhirîne ale’l-hakkı hattâ tekûmes-sâah.

Lâ tezâlü tâifetün min ümmetî zâhirîne ale’l-hakkı hattâ tekûmes-sâah.
Kıyamet kopuncaya kadar ümmetimin içinden bir grup has Müslüman olacak.Kıyamet kopuncaya kadar ümmetimin içinden bir grup has Müslüman olacak. Bunlar Cenab-ı Hakk'ın dinine hizmet yolunda çalışacaklar.Bunlar Cenab-ı Hakk'ın dinine hizmet yolunda çalışacaklar. Lâ yadurruhum men hazelehum,

Lâ yadurruhum men hazelehum,
onları yardımsız bırakanlar, yardımına koşmayanlar onlara zarar veremeyecek.onları yardımsız bırakanlar, yardımına koşmayanlar onlara zarar veremeyecek. Onlar bildikleri yolda yılmadan yürüyecekler ve başarılı işler yapacaklar deniliyor.Onlar bildikleri yolda yılmadan yürüyecekler ve başarılı işler yapacaklar deniliyor. Biz onu istiyoruz.Biz onu istiyoruz. Yani o grubun içinde olmayı diliyoruz Rabbimiz'den.Yani o grubun içinde olmayı diliyoruz Rabbimiz'den. Allah bizi o methedilen gruptan, razı olduğu taife-i merziyeden, o Allah yolundaki,

Allah bizi o methedilen gruptan, razı olduğu taife-i merziyeden, o Allah yolundaki,
İslâm yolunda çalışan gruptan eylesin.İslâm yolunda çalışan gruptan eylesin. Ve yaptığımız teşebbüslerin de birer ikişer semeresini görüyoruz.

Ve yaptığımız teşebbüslerin de birer ikişer semeresini görüyoruz.
Akra Radyo, Ak Radyo diye radyo televizyon şirketi kurduk.Akra Radyo, Ak Radyo diye radyo televizyon şirketi kurduk. Direğini bugün diktik İstanbul'da elhamdülillah.Direğini bugün diktik İstanbul'da elhamdülillah. İzmir'de başka yerlerde elhamdülillah şeylerimiz var.İzmir'de başka yerlerde elhamdülillah şeylerimiz var. Onlar yayın yaptığı zaman kendi radyomuzu dinleyebileceğiz.Onlar yayın yaptığı zaman kendi radyomuzu dinleyebileceğiz. Muhtelif yerlerde, muhtelif illerde arkadaşlarımız var.Muhtelif yerlerde, muhtelif illerde arkadaşlarımız var. Kendiniz kendi ilinizde böyle bir şey yoksa Akra ile ilgi kurun.Kendiniz kendi ilinizde böyle bir şey yoksa Akra ile ilgi kurun. Birlik Radyo Televizyon diye bir şirket geldi bize,Birlik Radyo Televizyon diye bir şirket geldi bize, beraber çalışma teklif etti.beraber çalışma teklif etti. Biz birçok kimselerle beraber çalışmayı istiyoruz ama onlar kurmak istiyorlar, kuramıyorlar mesela.Biz birçok kimselerle beraber çalışmayı istiyoruz ama onlar kurmak istiyorlar, kuramıyorlar mesela. Daha önce de öyle bir şey ee vardı.Daha önce de öyle bir şey ee vardı. ...... İki sene uğraştı. Hilal 1 vardı mesela, iki sene şey yapmadı.İki sene uğraştı. Hilal 1 vardı mesela, iki sene şey yapmadı. Biz istiyoruz ki, kendi müesseselerimizi kuralım, gönüldaş müesseselerle yardımlaşalım kol kola.

Biz istiyoruz ki, kendi müesseselerimizi kuralım, gönüldaş müesseselerle yardımlaşalım kol kola.
Ama ilk önce kuralım. Yani kuruldu kurulacak diye başkasının dümen suyunda bekleyipAma ilk önce kuralım. Yani kuruldu kurulacak diye başkasının dümen suyunda bekleyip niye kurmadınız ya, hay Allah hani olacaktı olmayacaktı filan demeyelim.niye kurmadınız ya, hay Allah hani olacaktı olmayacaktı filan demeyelim. Kimseye düşmanlığımız şeyimiz yok.Kimseye düşmanlığımız şeyimiz yok. Sapasağlam organizasyonumuzu kurduğumuz zaman her iyi yeri desteklemek üzere yani.Sapasağlam organizasyonumuzu kurduğumuz zaman her iyi yeri desteklemek üzere yani. Ayrılık için değil, desteklemeyi topluca daha güzel yapmak için istiyoruz.Ayrılık için değil, desteklemeyi topluca daha güzel yapmak için istiyoruz. O bakımdan yani radyo çalışması olmayan kardeşlerimiz, illerinde radyo çalışması olmayan kardeşlerimiz,

O bakımdan yani radyo çalışması olmayan kardeşlerimiz, illerinde radyo çalışması olmayan kardeşlerimiz,
Hüseyin Öztürk kardeşimiz genel müdürümüzdür Ak radyomuzun,Hüseyin Öztürk kardeşimiz genel müdürümüzdür Ak radyomuzun, Ak Radyo televizyonun, Akra'nın, genel müdürüdür.Ak Radyo televizyonun, Akra'nın, genel müdürüdür. Onunla temasa geçsinler,Onunla temasa geçsinler, kendi illerinde yansıtıcıyla yayın mı alacaklar, müstakil direk dikerek müstakil yayın mı yapacaklar,kendi illerinde yansıtıcıyla yayın mı alacaklar, müstakil direk dikerek müstakil yayın mı yapacaklar, müzakeresini yapsınlar, o çalışmaya girsinler.müzakeresini yapsınlar, o çalışmaya girsinler. Bu bir haberleşme ve eğitim şeyidir çalışmasıdır, önemlidir.Bu bir haberleşme ve eğitim şeyidir çalışmasıdır, önemlidir. Çünkü evinin içinde insanın maalesef şeytanlar dolaşıyor.Çünkü evinin içinde insanın maalesef şeytanlar dolaşıyor. Ben geçen gün bir evde misafirdim, sahurda.

Ben geçen gün bir evde misafirdim, sahurda.
Bakalım sahur programları nedir diye televizyon kanallarına bastım.Bakalım sahur programları nedir diye televizyon kanallarına bastım. Bir, iki, üç, dört, beş, yirmi sekiz rakamı var böyle.Bir, iki, üç, dört, beş, yirmi sekiz rakamı var böyle. Hepsini geçirdim.Hepsini geçirdim. Kimisi bu Walt Disney'in şeyi gibi çizgi filmlerle, televizyon programları,Kimisi bu Walt Disney'in şeyi gibi çizgi filmlerle, televizyon programları, kimisi olmadık şeylerle.kimisi olmadık şeylerle. Bir tanesinde de bir yatak sahnesi.Bir tanesinde de bir yatak sahnesi. Çıplak kadınlar, çıplak erkek, yorganın yarısının dışındalar,Çıplak kadınlar, çıplak erkek, yorganın yarısının dışındalar, yukarıdan televizyon kamerası melanetlerini şey yapıyor tabi.yukarıdan televizyon kamerası melanetlerini şey yapıyor tabi. Sahurda oynatılan filme bakın.Sahurda oynatılan filme bakın. Sonra geçenlerde Ankara'ya gittiğim zaman orada görmüştüm bir televizyonda,Sonra geçenlerde Ankara'ya gittiğim zaman orada görmüştüm bir televizyonda, Yusuf İslam'ı mı anlatacaktı bir programın sonunda.Yusuf İslam'ı mı anlatacaktı bir programın sonunda. Yusuf İslam Müslüman olmuş bir İngilizdir, onu seyredelim filan derken,Yusuf İslam Müslüman olmuş bir İngilizdir, onu seyredelim filan derken, orada müstehcenlik yasasıyla alay etmek bahanesiyle eeorada müstehcenlik yasasıyla alay etmek bahanesiyle ee bir yasaklanmış filmin sahnelerini gösterdi ki, en müstehcen sahneler.bir yasaklanmış filmin sahnelerini gösterdi ki, en müstehcen sahneler. En müstehcen sahneleri gösterdi.En müstehcen sahneleri gösterdi. Yani millete diyor ki, bak sana şu yemi vereceğim, gel gel gel gel gel gel,Yani millete diyor ki, bak sana şu yemi vereceğim, gel gel gel gel gel gel, bak yem burada bak, şuraya astım diyor.bak yem burada bak, şuraya astım diyor. Ondan sonra da o yemi, millet heves edip de o yemi yiyecekken ona bir sürü zehir yediriyor.Ondan sonra da o yemi, millet heves edip de o yemi yiyecekken ona bir sürü zehir yediriyor. Yusuf İslâm'ı sana göstereceğim, bekle ki belki göstereceğim derken her türlü günaha sokacak şeyi gösteriyor,Yusuf İslâm'ı sana göstereceğim, bekle ki belki göstereceğim derken her türlü günaha sokacak şeyi gösteriyor, ondan sonra Yusuf İslâm'ı gösteriyor.ondan sonra Yusuf İslâm'ı gösteriyor. Onu da göstermesi ne türlü olacaksa.Onu da göstermesi ne türlü olacaksa. Şimdi evin içine meyhane girdi, evin içine umumhane girdi, evin içine kumarhane girdi,Şimdi evin içine meyhane girdi, evin içine umumhane girdi, evin içine kumarhane girdi, evin içine hanende girdi, evin içine sazende girdi,evin içine hanende girdi, evin içine sazende girdi, televizyon kutusunun içinde dedelerimizin tövbe estağfirullah, aman Yâ Rabbi dediği yasak,televizyon kutusunun içinde dedelerimizin tövbe estağfirullah, aman Yâ Rabbi dediği yasak, Fransa'da yasak ettiği şey evin içine televizyonla girdi.Fransa'da yasak ettiği şey evin içine televizyonla girdi. Bu korkunç bir şeydir.Bu korkunç bir şeydir. Ya televizyonu almayacaksınız ya açmayacaksınızYa televizyonu almayacaksınız ya açmayacaksınız ya İslâmî yayın yapan müesseseyi kuracaksınız, sadece onu dinleyeceksiniz, olmuyor.ya İslâmî yayın yapan müesseseyi kuracaksınız, sadece onu dinleyeceksiniz, olmuyor. İlle haber almamız lazım, eğitim vesaire.İlle haber almamız lazım, eğitim vesaire. O zaman müesseseyi kuracaksınız.O zaman müesseseyi kuracaksınız. Kurmadığınız zaman mesul olursunuz.Kurmadığınız zaman mesul olursunuz. Biz teşebbüs ettiğimiz için müdafaamızı yaparız Allah'ın huzurunda deriz ki;Biz teşebbüs ettiğimiz için müdafaamızı yaparız Allah'ın huzurunda deriz ki; yâ Rabbi biz kurulmasına teşebbüs ettik, arkadaşlara da söyledik, kimse kulak asmadı.yâ Rabbi biz kurulmasına teşebbüs ettik, arkadaşlara da söyledik, kimse kulak asmadı. Biz daha önceden üç sene, beş sene önceden çeşitli teşebbüsleri de teklif ettik,Biz daha önceden üç sene, beş sene önceden çeşitli teşebbüsleri de teklif ettik, Müslümanların şöyle yapması lazım dedik.Müslümanların şöyle yapması lazım dedik. Anlayan anladı, anlamayan anlamadı, itiraz eden itiraz etti.Anlayan anladı, anlamayan anlamadı, itiraz eden itiraz etti. Bizim bir savunma şeyimiz var, dosyamız var. Ama bakalım başkalarının, ona uymayanların savunması nasıl olacak!Bizim bir savunma şeyimiz var, dosyamız var. Ama bakalım başkalarının, ona uymayanların savunması nasıl olacak! Onun için çalışmalara çok ciddi olarak, yani sırf kapınıza gelmiş de kapıyı tıklatıyormuş gibi

Onun için çalışmalara çok ciddi olarak, yani sırf kapınıza gelmiş de kapıyı tıklatıyormuş gibi
bir ciddiyetle öyle katılmanızı rica ediyorum.bir ciddiyetle öyle katılmanızı rica ediyorum. İnşallah gelemez.İnşallah gelemez. İnşallah biz oralara gideriz ve heriflerin, niye sen falanca zaman şunu yaptın diyeİnşallah biz oralara gideriz ve heriflerin, niye sen falanca zaman şunu yaptın diye muhakemesini yapmak üzere yakasından tutar, boynuna ipi takar getiririz inşallah.muhakemesini yapmak üzere yakasından tutar, boynuna ipi takar getiririz inşallah. Yani ama o ciddiyetle çalışmamız lazım.Yani ama o ciddiyetle çalışmamız lazım. Dünya üzerinde bir milyardan fazla Müslüman var.Dünya üzerinde bir milyardan fazla Müslüman var. Her yerde mazlum, her yerde mağdur.Her yerde mazlum, her yerde mağdur. Bu zinciri kırması lazım.Bu zinciri kırması lazım. Yani proletaryanın, kapitalist patronlar tarafından ezilmesi filan hepsi palavradır.Yani proletaryanın, kapitalist patronlar tarafından ezilmesi filan hepsi palavradır. Dünya üzerinde ezilen, müstaz'af olan bir zümre var, Müslümanlardır.Dünya üzerinde ezilen, müstaz'af olan bir zümre var, Müslümanlardır. Ezenler de kâfirlerdir.Ezenler de kâfirlerdir. Bunun karşısında artık Müslümanların uyanması lazım.Bunun karşısında artık Müslümanların uyanması lazım. Allah hepinizden razı olsun.

Allah hepinizden razı olsun.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2