Namaz Vakitleri
İstanbul
5 Cemâziye'l-Evvel 1448
16 October 2026
İmsak
05:45
Güneş
07:09
Öğle
12:55
İkindi
15:59
Akşam
18:29
Yatsı
19:48
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Ve’s-salâtu ve’s-selâmu alâ hayra halkihî seyyidinâ ve senedinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaînVe’s-salâtu ve’s-selâmu alâ hayra halkihî seyyidinâ ve senedinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din.ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi’d-din. Emmâ ba’d:

Emmâ ba’d:
Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah

Fa’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-hadîsi kitâbullah
ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallAllah aleyhi ve sellem.ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallAllah aleyhi ve sellem. Ve şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atünVe şerre’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesetin bid’atün ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr.ve külle bid’atin dalâletün ve külle dalâletin ve sâhibehâ fi’n-nâr. Ve bi’s-senedi’l-muttasılı ile’n-nebiyyi sallAllah aleyhi ve selleme ennehû kâl:Ve bi’s-senedi’l-muttasılı ile’n-nebiyyi sallAllah aleyhi ve selleme ennehû kâl: Ekseru cünûdillâhi fi’l-erdi’l-cerâdü. Lâ âkülühû ve lâ üharrimühû.

Ekseru cünûdillâhi fi’l-erdi’l-cerâdü. Lâ âkülühû ve lâ üharrimühû.
Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl.Sadaka rasûlü’llâh fî mâ kâl ev kemâ kâl. Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
Allah Teâlâ Hazretleri'nin selamı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.

Allah Teâlâ Hazretleri'nin selamı, rahmeti, bereketi cümlenizin üzerine olsun.
Allah Teâlâ Hazretleri kıldığınız namazları, ibadet ve taatlerinizi kabul eylesin.Allah Teâlâ Hazretleri kıldığınız namazları, ibadet ve taatlerinizi kabul eylesin. Dileklerinizi, hacetlerinizi reva eylesin. İki cihanın hayrını cümleten nail eylesin.Dileklerinizi, hacetlerinizi reva eylesin. İki cihanın hayrını cümleten nail eylesin. Peygamberimiz Efendimiz Muhammed-i Mustafa aleyhi efdalü's-salavât ekmelü'l- teslîmât ve't-tahiyyât

Peygamberimiz Efendimiz Muhammed-i Mustafa aleyhi efdalü's-salavât ekmelü'l- teslîmât ve't-tahiyyât
Hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden bir miktar okuyacağız.Hazretlerinin hadîs-i şerîflerinden bir miktar okuyacağız. Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmadan önce

Bu hadîs-i şerîflerin okunmasına başlanmadan önce
evvelen ve hasseten Peygamber Efendimiz'in rûh-i pâki içinevvelen ve hasseten Peygamber Efendimiz'in rûh-i pâki için sonra onun cümle âl'inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhları için,sonra onun cümle âl'inin, ashâbının, etbâının, ahbâbının ruhları için, cümle enbiyâ, mürselin ve evliyâullahın ruhları içincümle enbiyâ, mürselin ve evliyâullahın ruhları için ve hasseten Ümmet-i Muhammed'in mürşid ve mürebbileri olanve hasseten Ümmet-i Muhammed'in mürşid ve mürebbileri olan sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin, sahâbe-i kirâmdan rıdvanullah aleyhim ecmaîn,sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin, sahâbe-i kirâmdan rıdvanullah aleyhim ecmaîn, müteselsilen hocamız Muhammed Zâhid-i Bursevî'ye kadar güzeran eylemiş olan din büyüklerimizin ruhları için,müteselsilen hocamız Muhammed Zâhid-i Bursevî'ye kadar güzeran eylemiş olan din büyüklerimizin ruhları için, onlara bağlı halifelerinin, müritlerinin, muhiplerinin ruhları için,onlara bağlı halifelerinin, müritlerinin, muhiplerinin ruhları için, eseri te'lif eylemiş Gümüşhaneli hocamızın ruhu için,eseri te'lif eylemiş Gümüşhaneli hocamızın ruhu için, bu eserdeki ilimlerin, hadîslerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerin, âlimlerin ruhları için,bu eserdeki ilimlerin, hadîslerin bize kadar gelmesine emek sarf etmiş olan bütün ravilerin, âlimlerin ruhları için, içinde şu ibadet edebildiğimiz mescidi inşa etmişlerin geçmişlerinin ruhları için,içinde şu ibadet edebildiğimiz mescidi inşa etmişlerin geçmişlerinin ruhları için, bu beldeleri fethetmiş olan fatihlerin, şehitlerin, gazilerin, mücahidlerin ruhları için,bu beldeleri fethetmiş olan fatihlerin, şehitlerin, gazilerin, mücahidlerin ruhları için, beldemizin medâr-ı iftiharı evliyâullahın ruhları içinbeldemizin medâr-ı iftiharı evliyâullahın ruhları için ve hasseten uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzereve hasseten uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere şu mescide cem olmuş olan siz kardeşlerimizinşu mescide cem olmuş olan siz kardeşlerimizin ahirete göçmüş olan bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhlarının şâd olması için,ahirete göçmüş olan bütün sevdiklerinin ve yakınlarının ruhlarının şâd olması için, biz yaşayan müslümanların da Mevlamızın rızasına uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğubiz yaşayan müslümanların da Mevlamızın rızasına uygun ömür sürüp huzuruna sevdiği, razı olduğu bir kul olarak varmanıza vesile olması için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım, öyle başlayalım. Buyurun.bir kul olarak varmanıza vesile olması için bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerîf okuyalım, öyle başlayalım. Buyurun. Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.

Bismillâhirrahmânirrahîm. El-Hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
İlk hadîs-i şerîf, çekirge ile ilgili.

İlk hadîs-i şerîf, çekirge ile ilgili.
Çekirge, bizim memlekette çok büyüklü küçüklü, çeşitleri olan, renkli kanatlı, zıplayıp uçan, meşhur herkesin bildiği bir mahluk.Çekirge, bizim memlekette çok büyüklü küçüklü, çeşitleri olan, renkli kanatlı, zıplayıp uçan, meşhur herkesin bildiği bir mahluk. Arabistan'da bunun bizim alışkın olmadığımız büyükleri oluyor.Arabistan'da bunun bizim alışkın olmadığımız büyükleri oluyor. Yani böyle bir parmak boyunda irileri oluyor ve sürüler halinde geziyorlarmış.Yani böyle bir parmak boyunda irileri oluyor ve sürüler halinde geziyorlarmış. Hatta bu sürülerin bizim memleketlere de bazen uçarak geldikleri oralardanHatta bu sürülerin bizim memleketlere de bazen uçarak geldikleri oralardan o sıcak yerlerden görenler tarafından naklediliyor.o sıcak yerlerden görenler tarafından naklediliyor. Böyle bir bulut gibi gelip yemyeşil bir tarlanın üstüne kondukları,Böyle bir bulut gibi gelip yemyeşil bir tarlanın üstüne kondukları, hemen birkaç dakika içinde onun yeşilliğini tamamen yiyip kemirip tüketip, sonra oradan uçtuklarıhemen birkaç dakika içinde onun yeşilliğini tamamen yiyip kemirip tüketip, sonra oradan uçtukları ama uçarken de efendim arkalarında harap bir yer bıraktıkları,ama uçarken de efendim arkalarında harap bir yer bıraktıkları, yani yeşillik namına bir şey bırakmadıkları filan söyleniliyor.yani yeşillik namına bir şey bırakmadıkları filan söyleniliyor. O, Arabistan'da da böyle sürüler halinde gezerlermiş.O, Arabistan'da da böyle sürüler halinde gezerlermiş. Bunun Suudi Arabistan'da yenmesi mutat.Bunun Suudi Arabistan'da yenmesi mutat. Yani oralarda, o diyarlarda yenilebiliyor.Yani oralarda, o diyarlarda yenilebiliyor. Yani bir takım böyle şeylerin yenildiği gibi bu da yenilen kısmı var, yeniliyor demek ki.Yani bir takım böyle şeylerin yenildiği gibi bu da yenilen kısmı var, yeniliyor demek ki. Peygamber Efendimiz bunlar hakkında buyurmuş ki:

Peygamber Efendimiz bunlar hakkında buyurmuş ki:
Ekseru cünûdillâhi fi’l-erdi’l-cerâdü.

Ekseru cünûdillâhi fi’l-erdi’l-cerâdü.
Bu yeryüzündeki Allah'ın ordularından en kalabalığı çekirgelerdir.

Bu yeryüzündeki Allah'ın ordularından en kalabalığı çekirgelerdir.
Yani kalabalık bir mahluk grubudur bunlar böyle.Yani kalabalık bir mahluk grubudur bunlar böyle. Lâ âkülühû. Ben onu yemem. Ve lâ üharrimühû. Haram da etmem.

Lâ âkülühû. Ben onu yemem. Ve lâ üharrimühû. Haram da etmem.
Yemem de, haram da etmem. Demek ki yenilirse bir mahsuru yok.Yemem de, haram da etmem. Demek ki yenilirse bir mahsuru yok. Yenilebiliyor, yasak değil, haram bir şey değil, madde değil, malzeme değil.Yenilebiliyor, yasak değil, haram bir şey değil, madde değil, malzeme değil. Ama Peygamber Efendimiz de tab'an sevmemiş, ben onu yemem diye buyurmuş.Ama Peygamber Efendimiz de tab'an sevmemiş, ben onu yemem diye buyurmuş. Bizim memlekette pek olan bir şey değil yani. Oralara mahsus bir şey.Bizim memlekette pek olan bir şey değil yani. Oralara mahsus bir şey. Onun için öbür hadîs-i şerîfe geçerim.

Onun için öbür hadîs-i şerîfe geçerim.
Ekseru’n-nâsi hatâyâ ibn âdeme fî lisânihî.

Ekseru’n-nâsi hatâyâ ibn âdeme fî lisânihî.
İbn Mes'ûd radıyAllah anh'tan rivayet edilmiş ikinci hadîs-i şerîf.

İbn Mes'ûd radıyAllah anh'tan rivayet edilmiş ikinci hadîs-i şerîf.
Bu dilin zararı, afetleri hakkında bir hadîs-i şerîf.Bu dilin zararı, afetleri hakkında bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki, Âdemoğlunun hataları içinde insanların en çok hataya düştükleri yer,Peygamber Efendimiz buyurmuş ki, Âdemoğlunun hataları içinde insanların en çok hataya düştükleri yer, en çok hata ettikleri fî lisânihî, dillerindedir.en çok hata ettikleri fî lisânihî, dillerindedir. Malum, insanın azaları Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerdir.Malum, insanın azaları Allah'ın bahşetmiş olduğu nimetlerdir. Bunlar hayra kullanılır, şerre kullanılır.Bunlar hayra kullanılır, şerre kullanılır. Gözle Kur'an okur insan ama harama da bakabilir.Gözle Kur'an okur insan ama harama da bakabilir. Kulakla hayır, ilim öğrenir, dinler ama şer de dinleyebilir. Diliyle konuşur, meramını anlatır.Kulakla hayır, ilim öğrenir, dinler ama şer de dinleyebilir. Diliyle konuşur, meramını anlatır. Allah Teâlâ Hazretleri öğretmiştir insanoğluna konuşmayı.Allah Teâlâ Hazretleri öğretmiştir insanoğluna konuşmayı. Çok yüksek bir kabiliyettir konuşmak.Çok yüksek bir kabiliyettir konuşmak. Başka mahlukatta görülmüyor.Başka mahlukatta görülmüyor. Başka böyle dünya üzerinde böyle dil gibi çok gelişmiş bir sistemi kullanıp daBaşka böyle dünya üzerinde böyle dil gibi çok gelişmiş bir sistemi kullanıp da anlaşan başka mahluk görülmüyor.anlaşan başka mahluk görülmüyor. Çok ileri bir sistem.Çok ileri bir sistem. Allah Teâlâ Hazretleri: “Allemehu’l- beyân”

Allah Teâlâ Hazretleri: “Allemehu’l- beyân”
İnsanoğluna kendi maksadını beyân etme kabiliyetini,

İnsanoğluna kendi maksadını beyân etme kabiliyetini,
konuşma melekesini ihsan etmiş.konuşma melekesini ihsan etmiş. Çok büyük bir nimet.Çok büyük bir nimet. "Elhamdülillahi âlâ ni'emehi zahirati ve’l- batınihi"

"Elhamdülillahi âlâ ni'emehi zahirati ve’l- batınihi"
Bu nimeti tabii hayra da kullanabilir insan, şerre de kullanabilir.

Bu nimeti tabii hayra da kullanabilir insan, şerre de kullanabilir.
Dikkat etmezsek günaha da girebilir.Dikkat etmezsek günaha da girebilir. Buradan çok günaha giriyor insanoğlu.Buradan çok günaha giriyor insanoğlu. İmâm Gazzâlî'nin bu dilin afetleriyle ilgili kısmını kitabındaki, İhya'daki veyahutİmâm Gazzâlî'nin bu dilin afetleriyle ilgili kısmını kitabındaki, İhya'daki veyahut efendim Kimya-ı Saadetteki dilin afetleriyle ilgili kısmını okumanızı tavsiye ederim.efendim Kimya-ı Saadetteki dilin afetleriyle ilgili kısmını okumanızı tavsiye ederim. Çünkü çok geniş bir tarza, çok makul bir şekilde İmâm Gazzâlî' rahmetullahi aleyhÇünkü çok geniş bir tarza, çok makul bir şekilde İmâm Gazzâlî' rahmetullahi aleyh güzelce anlatmış dilin afetleri nedir?güzelce anlatmış dilin afetleri nedir? Kısaca söylemek gerekirse, yalan söylerse insan işte zarara girer.

Kısaca söylemek gerekirse, yalan söylerse insan işte zarara girer.
Gıybet ederse zarara girer.Gıybet ederse zarara girer. İftira ederse diliyle günaha zarara girer.İftira ederse diliyle günaha zarara girer. Dedikodu ederse zarara girer.Dedikodu ederse zarara girer. Malayani konuşursa zarara girer.Malayani konuşursa zarara girer. Küfür kelâmı, kaba saba sözler söyler, kalp kırar, incitirse büyük zarara girer.Küfür kelâmı, kaba saba sözler söyler, kalp kırar, incitirse büyük zarara girer. Karşı tarafı üzdü diye.Karşı tarafı üzdü diye. Yalancı şahitlik ederse zarara girer.Yalancı şahitlik ederse zarara girer. Hasılı bu dilden insan çok günahları iktisap eder, cezasını çeker.Hasılı bu dilden insan çok günahları iktisap eder, cezasını çeker. Başına çok büyük felaketler getirir dil.Başına çok büyük felaketler getirir dil. Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfindePeygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde dil denilen bu Allah vergisi melekemizi, uzvumuzu dikkatli kullanmamızı bize emir buyurmuş.dil denilen bu Allah vergisi melekemizi, uzvumuzu dikkatli kullanmamızı bize emir buyurmuş. Biz de söyleyeceğimiz söze dikkat edelim.Biz de söyleyeceğimiz söze dikkat edelim. Dikkat ederseniz söz söylenmediği zaman bizim içimizdedir, bizim esirimizdir.Dikkat ederseniz söz söylenmediği zaman bizim içimizdedir, bizim esirimizdir. Ağzımızda kapalı, tutuklu yani. İstemezsek söylemeyiz, salıvermeyiz, tamam.Ağzımızda kapalı, tutuklu yani. İstemezsek söylemeyiz, salıvermeyiz, tamam. Ama söylediğimiz zaman biz sözümüzün esiri oluruz.Ama söylediğimiz zaman biz sözümüzün esiri oluruz. Yarın saat 11'de sana geleceğim. Dedin mi? Gitmen lazım.Yarın saat 11'de sana geleceğim. Dedin mi? Gitmen lazım. Ahdetmişsin, söz vermişsin, sözünde durman lazım.Ahdetmişsin, söz vermişsin, sözünde durman lazım. Tamam bunu sattım dedin mi?Tamam bunu sattım dedin mi? Tamam mal satılmış oluyor.

Tamam mal satılmış oluyor.
Tamam şu işi kabul ettim dedim mi?

Tamam şu işi kabul ettim dedim mi?
Kabul etmiş oluyor insan.

Kabul etmiş oluyor insan.
Yani söylediği sözün insan, esiri oluyor, ona bağlanıyor ağzından çıkardığı zaman.Yani söylediği sözün insan, esiri oluyor, ona bağlanıyor ağzından çıkardığı zaman. Onun için sözümüze dikkat edeceğiz.Onun için sözümüze dikkat edeceğiz. Peygamber Efendimiz bu söz doğruluğuna, dürüstlüğüne pek çok hadîs-i şerîfleriyle işaret buyurmuştur.Peygamber Efendimiz bu söz doğruluğuna, dürüstlüğüne pek çok hadîs-i şerîfleriyle işaret buyurmuştur. Müslümanın hatası olur. Şu hatası olabilir mi? Olur.Müslümanın hatası olur. Şu hatası olabilir mi? Olur. Öteki büyük hatası olabilir mi? O da olur. Bu olur mu?Öteki büyük hatası olabilir mi? O da olur. Bu olur mu? Bu da olur. Amma müslüman yalan söylemez buyurmuş.

Bu da olur. Amma müslüman yalan söylemez buyurmuş.
Esaslı vazifelerimizden birisi bu dilimizi hakkı söylemekte kullanmak.Esaslı vazifelerimizden birisi bu dilimizi hakkı söylemekte kullanmak. Emr-i ma'rufta, nehy-i münkerde kullanmak, talimde, teallümde kullanmak,Emr-i ma'rufta, nehy-i münkerde kullanmak, talimde, teallümde kullanmak, hayırları öğrenmekte, öğretmekte, nasihatte kullanmak, Kur'an-ı Kerîm'in okunmasında kullanmak, zikirde kullanmak, şerde kullanmamak.hayırları öğrenmekte, öğretmekte, nasihatte kullanmak, Kur'an-ı Kerîm'in okunmasında kullanmak, zikirde kullanmak, şerde kullanmamak. Buna dikkat edeceğiz. Ağzımızda bir dil var. Bu dil bizim düşmanımız olabilir.Buna dikkat edeceğiz. Ağzımızda bir dil var. Bu dil bizim düşmanımız olabilir. Bize çok zarar açabilir. Dikkat edeceğiz bu işe.Bize çok zarar açabilir. Dikkat edeceğiz bu işe. Bu da malum bir şey. Yani fazla izah etmeye lüzum yok. Çok hadîs-i şerîfler var bu hususta.Bu da malum bir şey. Yani fazla izah etmeye lüzum yok. Çok hadîs-i şerîfler var bu hususta. Bunu da geçelim.Bunu da geçelim. Ekseru mâ etehavvefü alâ ümmetî min ba’dî racülün yeteevvelü’l-Kur’âne,

Ekseru mâ etehavvefü alâ ümmetî min ba’dî racülün yeteevvelü’l-Kur’âne,
yeda’uhû alâ ğayri mevâdi’ıhî ve racülün yerâ ennehû ehakku bi hâze’l-emri min ğayrihî.yeda’uhû alâ ğayri mevâdi’ıhî ve racülün yerâ ennehû ehakku bi hâze’l-emri min ğayrihî. Hz. Ömer radıyAllah anh'dan üçüncü hadîs-i şerîf.

Hz. Ömer radıyAllah anh'dan üçüncü hadîs-i şerîf.
Peygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuş kiPeygamber Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem buyurmuş ki “Ekseru mâ etehavvefü alâ ümmetî”.“Ekseru mâ etehavvefü alâ ümmetî”. ümmetim hakkında korkup endişe ettiğim şeyler içinde en çok korktuğum,ümmetim hakkında korkup endişe ettiğim şeyler içinde en çok korktuğum, en endişe ettiğim şey nedir?en endişe ettiğim şey nedir? Min ba’dî. Benden sonra, tabii kendisi hayattayken asr-ı saadeti kendisi talim eder, telkin eder, tahfif eder, tedip eder, öğretir.

Min ba’dî. Benden sonra, tabii kendisi hayattayken asr-ı saadeti kendisi talim eder, telkin eder, tahfif eder, tedip eder, öğretir.
Ama Peygamber Efendimiz'den sonra en çok ümmeti hakkında Peygamber Efendimiz'in korktuğu kimmiş, neymiş,Ama Peygamber Efendimiz'den sonra en çok ümmeti hakkında Peygamber Efendimiz'in korktuğu kimmiş, neymiş, bakın ne diyor Peygamber Efendimiz?bakın ne diyor Peygamber Efendimiz? Racülün yeteevvelü’l-Kur’âne, yeda’uhû alâ ğayri mevâdi’ıhî.

Racülün yeteevvelü’l-Kur’âne, yeda’uhû alâ ğayri mevâdi’ıhî.
Bir adamdır ki Kur'an-ı Kerîm hakkında konuşup tevil ediyor onu. Bir mana vermeye sevk ediyor.Bir adamdır ki Kur'an-ı Kerîm hakkında konuşup tevil ediyor onu. Bir mana vermeye sevk ediyor. İzah ediyor Kur'an-ı Kerîm'i ama yeda’uhû, o manayı koyuyor,İzah ediyor Kur'an-ı Kerîm'i ama yeda’uhû, o manayı koyuyor, alâ ğayri mevâdi’ıhî,alâ ğayri mevâdi’ıhî, yerli yerine olmayan bir tarafa koyuyor.yerli yerine olmayan bir tarafa koyuyor. Yani âyet-i kerîmenin manası o değil.Yani âyet-i kerîmenin manası o değil. murad o değil, maksat o değil. Ters anlatıyor.murad o değil, maksat o değil. Ters anlatıyor. İşte en çok korkulan kimse. Neden?İşte en çok korkulan kimse. Neden? Çünkü bu şahıs ben din düşmanıyım demiyor.

Çünkü bu şahıs ben din düşmanıyım demiyor.
Ben sizi aldatacağım demiyor. Ondan nefret eder müslümanlar.Ben sizi aldatacağım demiyor. Ondan nefret eder müslümanlar. Onun kötülüğünü bilir, geri çekilir. Amma bir insan kalkıp da ben size Kuran'ı öğretiyorum,Onun kötülüğünü bilir, geri çekilir. Amma bir insan kalkıp da ben size Kuran'ı öğretiyorum, işin aslını faslını söylüyorum der de Kuran'ın muradından,işin aslını faslını söylüyorum der de Kuran'ın muradından, ayet-i kerimenin mefadından gayri şeyi insanlara bu Kuran'dır,ayet-i kerimenin mefadından gayri şeyi insanlara bu Kuran'dır, bu Kuran-ı Kerîm böyle diyor diye öğretmeye kalkarsa işte o tehlikeli oluyor.bu Kuran-ı Kerîm böyle diyor diye öğretmeye kalkarsa işte o tehlikeli oluyor. O çok tehlikeli oluyor. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'in hatrına öteki insanlar onun sözünü dinleyecek.O çok tehlikeli oluyor. Çünkü Kur'an-ı Kerîm'in hatrına öteki insanlar onun sözünü dinleyecek. Kur'an'ı söylüyor canım diyecek. En büyük tehlike o oluyor.Kur'an'ı söylüyor canım diyecek. En büyük tehlike o oluyor. En çok ondan korkmuş Peygamber Efendimiz.En çok ondan korkmuş Peygamber Efendimiz. Sonra. Ve racülün. Diğeri de bir başka adamdır ki

Sonra. Ve racülün. Diğeri de bir başka adamdır ki
yerâ ennehû ehakku bi hâze’l-emri min ğayrihî.yerâ ennehû ehakku bi hâze’l-emri min ğayrihî. Bu işe kendisini başkasından daha layık görüyor.Bu işe kendisini başkasından daha layık görüyor. Yerâ, vehmetmek, zannetmek, görmek manasına, öyle hesaplamak manasına.Yerâ, vehmetmek, zannetmek, görmek manasına, öyle hesaplamak manasına. Bu bi hâze’l-emr dediği nedir? Emr-i hilâfet.

Bu bi hâze’l-emr dediği nedir? Emr-i hilâfet.
Yani insanların başına geçmek, halife olmak, başkan olmak, emîrü'l-mü'minîn olmak,Yani insanların başına geçmek, halife olmak, başkan olmak, emîrü'l-mü'minîn olmak, insanları idare etmek, tamam bu iş benim işim, bu işi yapsam yapsam ben yaparım,insanları idare etmek, tamam bu iş benim işim, bu işi yapsam yapsam ben yaparım, başka gayrısı yapamaz, en kâmili benim, en üstünü benim falan diye iddia ile kendiliğinden ortaya atılmaz.başka gayrısı yapamaz, en kâmili benim, en üstünü benim falan diye iddia ile kendiliğinden ortaya atılmaz. Bu da çok tehlikeli.Bu da çok tehlikeli. Çünkü İslâm'da insanların intizam içinde olması lazım, tamam.Çünkü İslâm'da insanların intizam içinde olması lazım, tamam. Başlarına bir başkan seçmesi lazım, tamam.Başlarına bir başkan seçmesi lazım, tamam. Çok gelişmiş sosyal sistemi var Müslümanlığın.Çok gelişmiş sosyal sistemi var Müslümanlığın. Şimdi mesela bir dernek toplantısı olsa, kanunlar da öyle söylüyor,Şimdi mesela bir dernek toplantısı olsa, kanunlar da öyle söylüyor, 20. yüzyılda, dünyanın her yerinde hemen derhal bir tanesini başkan seçecekler.20. yüzyılda, dünyanın her yerinde hemen derhal bir tanesini başkan seçecekler. Hemen oracıkta. Sen kongre başkanı ol, buyur.Hemen oracıkta. Sen kongre başkanı ol, buyur. Yanına katiplerle, şeylerle takviye edecekler. Birinci katip, ikinci katip, bilmem divan heyeti.Yanına katiplerle, şeylerle takviye edecekler. Birinci katip, ikinci katip, bilmem divan heyeti. Divan heyeti teşekkül etti, hadi bakalım toplantıyı yapalım diyecekler arkasından.Divan heyeti teşekkül etti, hadi bakalım toplantıyı yapalım diyecekler arkasından. Yani gelişi güzel şey yapmak yok. Ondan sonra o başkan, o toplantının başkanıdır,Yani gelişi güzel şey yapmak yok. Ondan sonra o başkan, o toplantının başkanıdır, o adamların hepsine hakimdir. Ondan söz isteyecekler.o adamların hepsine hakimdir. Ondan söz isteyecekler. Efendim müsaade ederseniz ben de fikrimi söyleyeyim mi?

Efendim müsaade ederseniz ben de fikrimi söyleyeyim mi?
Hadi ettim, konuş. Hayır etmiyorum, sus.

Hadi ettim, konuş. Hayır etmiyorum, sus.
Yani sözü söz oluyor. İşte İslâm bunu 1400 yıl önce intizama bağlamış, her şeyin usulünü koymuş,Yani sözü söz oluyor. İşte İslâm bunu 1400 yıl önce intizama bağlamış, her şeyin usulünü koymuş, 3 kişi yola gitse bir tanesi emir olacak. Kim emir olacak?3 kişi yola gitse bir tanesi emir olacak. Kim emir olacak? "Fe’l- yeümmehüm akrauhum"

"Fe’l- yeümmehüm akrauhum"
Kur'an-ı Kerîm'i en iyi bileni emir olsun. Allah'ın emirlerini, yasaklarını en iyi bileni emir olsun. Neden?

Kur'an-ı Kerîm'i en iyi bileni emir olsun. Allah'ın emirlerini, yasaklarını en iyi bileni emir olsun. Neden?
Allah'ın emirlerine göre idare edilmek zorunda insanlar.

Allah'ın emirlerine göre idare edilmek zorunda insanlar.
Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun hareket etmek zorunda. Yanlış iş yapmamak zorunda.Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun hareket etmek zorunda. Yanlış iş yapmamak zorunda. Bilemezse yanlış şey söyler.Bilemezse yanlış şey söyler. Peki, yanlış şey söylerse ne olacak?

Peki, yanlış şey söylerse ne olacak?
Sahâbe-i Kirâm'dan bir grup bir yolculuğa çıktılar, bir tanesi emir oldu.

Sahâbe-i Kirâm'dan bir grup bir yolculuğa çıktılar, bir tanesi emir oldu.
Sinirlenmişler birbirlerine, kızmışlar.Sinirlenmişler birbirlerine, kızmışlar. Başkan demiş ki, yakın ateş. Yakmışlar başkan ya, kafilenin başkanı.Başkan demiş ki, yakın ateş. Yakmışlar başkan ya, kafilenin başkanı. Yakmışlar ateşi, girin şimdi içine demiş. Allah Allah!Yakmışlar ateşi, girin şimdi içine demiş. Allah Allah! Resûlullah'ın hatırı için o başkanın sözünü dinliyorlardı amaResûlullah'ın hatırı için o başkanın sözünü dinliyorlardı ama ateşi yak dediler, yaktılar ama bu sefer de içine girin diyor.ateşi yak dediler, yaktılar ama bu sefer de içine girin diyor. Ben başkan değil miyim girin içine demiş.Ben başkan değil miyim girin içine demiş. O zaman demişler ki biz ne bu ateşin içine gireriz ne de dururuz,O zaman demişler ki biz ne bu ateşin içine gireriz ne de dururuz, biz bunu Resûlullah'a soracağız diye gelmişler, sormuşlar sonra seyahatten dönünce.biz bunu Resûlullah'a soracağız diye gelmişler, sormuşlar sonra seyahatten dönünce. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki:Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş ki: Eğer girseydiniz cehenneme giderdiniz.

Eğer girseydiniz cehenneme giderdiniz.
Girseydiniz cehenneme giderdiniz. Neden?Girseydiniz cehenneme giderdiniz. Neden? Bu can bize emanet.

Bu can bize emanet.
Biz intihar edemeyiz. Canımıza kast edemeyiz.Biz intihar edemeyiz. Canımıza kast edemeyiz. Bunu korumakla vazifeliyiz.Bunu korumakla vazifeliyiz. Emanet. Allah'ın bize emaneti.Emanet. Allah'ın bize emaneti. Onu yapamayız.Onu yapamayız. Ötekisi öyle bir emir verdi ki o aslî emre aykırı.Ötekisi öyle bir emir verdi ki o aslî emre aykırı. İslâm'ın beş gayesi var.İslâm'ın beş gayesi var. Beş gayesinden birisi canı korumak.Beş gayesinden birisi canı korumak. Canı muhafaza etmek,Canı muhafaza etmek, canı korumak için böyle bir civcivleri üzerine tavuğun, ana tavuğun civcivleri üzerine titrediği gibi titriyor İslâm.canı korumak için böyle bir civcivleri üzerine tavuğun, ana tavuğun civcivleri üzerine titrediği gibi titriyor İslâm. Can korumaya ehemmiyet veriyor.Can korumaya ehemmiyet veriyor. İnsan kendi canım, istediğimi yaparım diyemez.İnsan kendi canım, istediğimi yaparım diyemez. Can? Hayır. Sen ne alırsın ne verirsin.Can? Hayır. Sen ne alırsın ne verirsin. Hepsinin ölçüsü var.Hepsinin ölçüsü var. Demek ki haksız yere şey yaptığın zaman olmuyor.

Demek ki haksız yere şey yaptığın zaman olmuyor.
Bu da fıkıhta bir umumi kaide haline konulmuştur.Bu da fıkıhta bir umumi kaide haline konulmuştur. Herkesin kulağına da gelmiştir.Herkesin kulağına da gelmiştir. Lâ tâate li-mahlûkın fî ma'sıyeti'l-hâlik.

Lâ tâate li-mahlûkın fî ma'sıyeti'l-hâlik.
Allah'a isyan yolunda mahluka itaat olmaz.Allah'a isyan yolunda mahluka itaat olmaz. Ben senin babanım. Baba, babaya evladın uyması lazım değil mi?Ben senin babanım. Baba, babaya evladın uyması lazım değil mi? Lazım. Otur bakalım iç şu içkiyi.

Lazım. Otur bakalım iç şu içkiyi.
Şimdi ben bu babamın sözünü dinleyecek miyim dinlemeyecek miyim?Şimdi ben bu babamın sözünü dinleyecek miyim dinlemeyecek miyim? Dinlemeyeceksin. Çünkü içki yasak.

Dinlemeyeceksin. Çünkü içki yasak.
Baban ne derse desin deme hakkı yok.Baban ne derse desin deme hakkı yok. Ben ana değil miyim?Ben ana değil miyim? Sana ak sütümü helal etmiyorum. Namaz kılma.

Sana ak sütümü helal etmiyorum. Namaz kılma.
Kalkma sabahleyin üşüyeceksin. Öyle şey yok.Kalkma sabahleyin üşüyeceksin. Öyle şey yok. Sen o anasın amma senin Allah'ın emrettiği namazı engellemeye hakkın yok.Sen o anasın amma senin Allah'ın emrettiği namazı engellemeye hakkın yok. Ben emirim şu şöyle olacak. Yapamazsın ki.Ben emirim şu şöyle olacak. Yapamazsın ki. Sen de Allah'ın benim gibi aciz bir kulusun ama bir vazife yüklenmiş omuzuna,Sen de Allah'ın benim gibi aciz bir kulusun ama bir vazife yüklenmiş omuzuna, senin halin daha acı.senin halin daha acı. Sana ben çok acıyorum, omuzunda çok büyük yük var.Sana ben çok acıyorum, omuzunda çok büyük yük var. Çok büyük mes'uliyet yüklenmişsin,Çok büyük mes'uliyet yüklenmişsin, sen onu Allah'ın rızasına uygun yapmak zorundasın.sen onu Allah'ın rızasına uygun yapmak zorundasın. Demek ki Peygamber Efendimiz böyle bir kimseden korkmuş.

Demek ki Peygamber Efendimiz böyle bir kimseden korkmuş.
Bunu nereden başladık?Bunu nereden başladık? Yani bir imam seçilecek, bir önder seçilecek, bir toplulukta bir başkan olacak.

Yani bir imam seçilecek, bir önder seçilecek, bir toplulukta bir başkan olacak.
İslâm'ın şeyi, töresi, terbiyesi, âdâbı bu. Seçilecek amma bunun usulü var.İslâm'ın şeyi, töresi, terbiyesi, âdâbı bu. Seçilecek amma bunun usulü var. Önce Kur'an-ı Kerîm'i, Allah'ın emirlerini, yasaklarını en iyi bileni seçilecek.Önce Kur'an-ı Kerîm'i, Allah'ın emirlerini, yasaklarını en iyi bileni seçilecek. Orada müsavi olurlarsa şu, orada müsavi olurlarsa şu, orada müsavi olurlarsa şu şartı var. Seçecekler.Orada müsavi olurlarsa şu, orada müsavi olurlarsa şu, orada müsavi olurlarsa şu şartı var. Seçecekler. Bu seçmede hallüakd sahibi kimseler seçecek.Bu seçmede hallüakd sahibi kimseler seçecek. Yani şahitliği geçerli, aklı başında doğru düzgün insan seçecek.Yani şahitliği geçerli, aklı başında doğru düzgün insan seçecek. Çünkü bizim oraların bir sözü vardır,Çünkü bizim oraların bir sözü vardır, kızı kendi haline bıraksan ya davulcuya varır ya zurnacıya derler.kızı kendi haline bıraksan ya davulcuya varır ya zurnacıya derler. Yani keyif zevk tarafına varır.Yani keyif zevk tarafına varır. Kendi bildiğine bırakırsan küçük çocuğu namazı bırakır eğlenceye gider.Kendi bildiğine bırakırsan küçük çocuğu namazı bırakır eğlenceye gider. Yani bayram yerine gider.Yani bayram yerine gider. Çoluk çocuk, aklı kıt, eksik insanlar söz sahibi değil,Çoluk çocuk, aklı kıt, eksik insanlar söz sahibi değil, ama hallüakd sahibi insanlar kendileri seçerler.ama hallüakd sahibi insanlar kendileri seçerler. Efendim seçmişler de ötekisi beğenmiyor, bir başkasını seçmek istiyor. Öyle şey yok.Efendim seçmişler de ötekisi beğenmiyor, bir başkasını seçmek istiyor. Öyle şey yok. Yani ben daha üstünüm, daha iyiyim. Öyle şey yok.Yani ben daha üstünüm, daha iyiyim. Öyle şey yok. İşte burada o büyük karışıklıklar meydana getireceği için Peygamber Efendimiz buyurmuş ki,İşte burada o büyük karışıklıklar meydana getireceği için Peygamber Efendimiz buyurmuş ki, bir adam ben bu işe herkesten daha özel, layıkım diye kendini öyle üstün görür şey yaparsa işte ondan korkarım. Neden?bir adam ben bu işe herkesten daha özel, layıkım diye kendini öyle üstün görür şey yaparsa işte ondan korkarım. Neden? O şahıs çıkar, ben halifeyim der.

O şahıs çıkar, ben halifeyim der.
Beri tarafta da bir meşru halife var, ayıkla pirincin taşını.Beri tarafta da bir meşru halife var, ayıkla pirincin taşını. Hemen zaten Peygamber Efendimiz'in bu sözünün altında istikbale ait şeyleri Allah'ın bildirmesi üzerine nasihat etmek var.Hemen zaten Peygamber Efendimiz'in bu sözünün altında istikbale ait şeyleri Allah'ın bildirmesi üzerine nasihat etmek var. Bak Hz. Ali Efendimiz halife oldu, arkasından efendim başka ihtilaflar şeyler çıktı.Bak Hz. Ali Efendimiz halife oldu, arkasından efendim başka ihtilaflar şeyler çıktı. Onun için bundan çok korkarım diye Peygamber Efendimiz irşad eylemiş.Onun için bundan çok korkarım diye Peygamber Efendimiz irşad eylemiş. Eh o zaman o geçti, bundan sonra biz bu işe dikkat edeceğiz.Eh o zaman o geçti, bundan sonra biz bu işe dikkat edeceğiz. Demek ki iki büyük tehlike var Peygamber Efendimiz'in korktuğu.

Demek ki iki büyük tehlike var Peygamber Efendimiz'in korktuğu.
Bir adam Kur'an-ı Kerîm üzerinde konuşuyor, kendi başına tevil ediyor kendi aklıylaBir adam Kur'an-ı Kerîm üzerinde konuşuyor, kendi başına tevil ediyor kendi aklıyla ve Kur'an-ı Kerîm'in mefadının, muradının, asıl manasının tersine manalar vererek yapıyor.ve Kur'an-ı Kerîm'in mefadının, muradının, asıl manasının tersine manalar vererek yapıyor. Bu çok tehlikeli. Yani din adamı gibi, Kur'an ehli gibi ama ters şeyler öğretiyor halka.Bu çok tehlikeli. Yani din adamı gibi, Kur'an ehli gibi ama ters şeyler öğretiyor halka. Bu tehlikeli. Bunu bilmemiz lazım.Bu tehlikeli. Bunu bilmemiz lazım. Yani şöyle söz söyleyene bakmamız ve söylediği sözünün nereye vardığını düşünmemiz, ölçmemiz gerekiyor.Yani şöyle söz söyleyene bakmamız ve söylediği sözünün nereye vardığını düşünmemiz, ölçmemiz gerekiyor. Bir. İkincisi, ben bu işe daha layıkım diye insanların başına baş olma sevdasına çıkanlara dikkat etmemiz gerekiyor.Bir. İkincisi, ben bu işe daha layıkım diye insanların başına baş olma sevdasına çıkanlara dikkat etmemiz gerekiyor. Ne kendimiz öyle yapmalıyız ne de öyle yapanlara yüz vermeliyiz.Ne kendimiz öyle yapmalıyız ne de öyle yapanlara yüz vermeliyiz. Bu da ince bir iş oluyor. Çünkü müslümanların disiplini tarumar olur, berbat olur.Bu da ince bir iş oluyor. Çünkü müslümanların disiplini tarumar olur, berbat olur. Biliyorsunuz bizim hasımlarımız, bizim din, iman hususundaki titizliğimizi, gücümüzü, kuvvetimizi bilirler.Biliyorsunuz bizim hasımlarımız, bizim din, iman hususundaki titizliğimizi, gücümüzü, kuvvetimizi bilirler. Dinimize bağlılığımızı bilirler, canımızı vermekten çekinmediğimizi, sakınmadığımızı bilirler de, biziDinimize bağlılığımızı bilirler, canımızı vermekten çekinmediğimizi, sakınmadığımızı bilirler de, bizi doğrudan doğruya kâfirliğe çekemedikleri için, bizi doğrudan doğruya küfre çekemedikleri içindoğrudan doğruya kâfirliğe çekemedikleri için, bizi doğrudan doğruya küfre çekemedikleri için içimize öyle dış kılığı itibariyle Kur'an'dan filan bahseden insanlar sokarlar, dinden imandan öyle saptırırlar.içimize öyle dış kılığı itibariyle Kur'an'dan filan bahseden insanlar sokarlar, dinden imandan öyle saptırırlar. Onun için çok dikkat edeceğiz.Onun için çok dikkat edeceğiz. Tabi burada ne yapmak gerekiyor?

Tabi burada ne yapmak gerekiyor?
Burada büyük âlimlerin değerlendirmesine bakmak lazım.

Burada büyük âlimlerin değerlendirmesine bakmak lazım.
Sen belki anlayamazsın.Sen belki anlayamazsın. Filanca adam iyi mi kötü mü?Filanca adam iyi mi kötü mü? Sana iyi görünür ama çok saçmalıyor. Onu öteki âlim bilir.

Sana iyi görünür ama çok saçmalıyor. Onu öteki âlim bilir.
Yani ilim erbabı insan, kimin âlim kimin cahil olduğunu bilir.Yani ilim erbabı insan, kimin âlim kimin cahil olduğunu bilir. Ben şahsen bir kere Ramazan'da bir camiye gittim.Ben şahsen bir kere Ramazan'da bir camiye gittim. Çıkmış birisi kürsüde konuşuyor.Çıkmış birisi kürsüde konuşuyor. Önünde de bir kitap var,Önünde de bir kitap var, kitabı okuyor Arapça ama çok yanlış okuyor.kitabı okuyor Arapça ama çok yanlış okuyor. Sonra o yani ne kadar saçma, ne kadar yanlış okuyor tarif edilmez, banta almak lazımdı.Sonra o yani ne kadar saçma, ne kadar yanlış okuyor tarif edilmez, banta almak lazımdı. Sonra o okuduğunu da çok yanlış bir tarza anlatıyor. Yanlış anlatıyor.Sonra o okuduğunu da çok yanlış bir tarza anlatıyor. Yanlış anlatıyor. Amma öyle bir kesintisiz anlatıyor ki, hiç duraklamadan, hiç sektelemeden öyle bir kesintisiz tarzı anlatıyor ki,Amma öyle bir kesintisiz anlatıyor ki, hiç duraklamadan, hiç sektelemeden öyle bir kesintisiz tarzı anlatıyor ki, yani oradaki şey başka bir şeymiş, anlattığı şey başka bir şeymiş, hiç belli ettirtmeden anlatıyor.yani oradaki şey başka bir şeymiş, anlattığı şey başka bir şeymiş, hiç belli ettirtmeden anlatıyor. Artık üst katta kadınlardan sesler geliyor,Artık üst katta kadınlardan sesler geliyor, ah, vah, billahi, aman ya Rabbim, billahi lâ ilâhe illallah.ah, vah, billahi, aman ya Rabbim, billahi lâ ilâhe illallah. Ya yanlış şey söylüyor, ne oluyorsun?

Ya yanlış şey söylüyor, ne oluyorsun?
Ama anlayamıyor yani. Onun için erbabı bilir, erbabına aslında işte âlimlerin eteğine tutulmak lazım,

Ama anlayamıyor yani. Onun için erbabı bilir, erbabına aslında işte âlimlerin eteğine tutulmak lazım,
başka çare yok. Çünkü değerlendirmeyi insan kolay kendisi yapamayabilir.başka çare yok. Çünkü değerlendirmeyi insan kolay kendisi yapamayabilir. Aramıza sokarlar. Ben biliyorum, şeyde de kitaplarda da yerini de gösterebilirim.Aramıza sokarlar. Ben biliyorum, şeyde de kitaplarda da yerini de gösterebilirim. Bu İngiliz protestan misyonerlerinden, Avrupalılardan, şunlardan bunlardanBu İngiliz protestan misyonerlerinden, Avrupalılardan, şunlardan bunlardan aramıza kendisi hristiyan olduğu halde sokup da böyle şey yaptığı insanlar var.aramıza kendisi hristiyan olduğu halde sokup da böyle şey yaptığı insanlar var. Meşhur, bilirsiniz, Suudi Arabistan'da casusluk faaliyetleri yapmış olan Lawrence,Meşhur, bilirsiniz, Suudi Arabistan'da casusluk faaliyetleri yapmış olan Lawrence, bir ara sakal bırakmış da epeyce hoca gibi dolaşmış ortalıkta.bir ara sakal bırakmış da epeyce hoca gibi dolaşmış ortalıkta. Oralarda yani bizim aleyhimizde Arapları kışkırtmak için.Oralarda yani bizim aleyhimizde Arapları kışkırtmak için. Onun için dikkat etmek lazım.Onun için dikkat etmek lazım. Yani kim, ne konuşuyor?

Yani kim, ne konuşuyor?
Sonra bazen insan bir ara senin gönlünü çelmek için güzel davranır.

Sonra bazen insan bir ara senin gönlünü çelmek için güzel davranır.
Ama biraz sonra saçmalayacak.Ama biraz sonra saçmalayacak. Deliyle bile oturursun, ziyarete gitmişsin tımarhaneye, biraz Allah Allah,Deliyle bile oturursun, ziyarete gitmişsin tımarhaneye, biraz Allah Allah, bunu ne diye tıkmışlar buraya der insan.bunu ne diye tıkmışlar buraya der insan. Güzel konuşuyor bak, normal konuşuyor.Güzel konuşuyor bak, normal konuşuyor. Sen sabret biraz daha.Sen sabret biraz daha. O şimdi 45 dakika geçti mi zihni yorulmaya başlayacak.O şimdi 45 dakika geçti mi zihni yorulmaya başlayacak. Zihni yorulduğu zaman bak neler söyleyecek.Zihni yorulduğu zaman bak neler söyleyecek. İlk başta normalken, dinçken zihni, normal konuşur konuşur, yarım saat, kırk beş dakika geçti mi,İlk başta normalken, dinçken zihni, normal konuşur konuşur, yarım saat, kırk beş dakika geçti mi, ondan sonra başlar saçmalamaya, ondan sonra artık bakarsın,ondan sonra başlar saçmalamaya, ondan sonra artık bakarsın, tamam tamam kardeşim, iyisin, ağasın, paşasın dersin,tamam tamam kardeşim, iyisin, ağasın, paşasın dersin, yanından ayrılasın, deli, zavallı, aklını oynatmış diye aklın keser.yanından ayrılasın, deli, zavallı, aklını oynatmış diye aklın keser. Onun için aslını, neslini, faslını tanıdığınız, efendim kendisini bildiğiniz,Onun için aslını, neslini, faslını tanıdığınız, efendim kendisini bildiğiniz, oraya buraya casus olmayacak, hain olmayacak insan olduğuna dikkat edin.oraya buraya casus olmayacak, hain olmayacak insan olduğuna dikkat edin. Bir adam gelmiş konuşuyor.Bir adam gelmiş konuşuyor. Kim? Neyin nesi, nereden? Nerede okumuş? Ne biliyor?

Kim? Neyin nesi, nereden? Nerede okumuş? Ne biliyor?
Ailevi durumu ne? Hayatı ne? Parayı nereden kazanıyor?Ailevi durumu ne? Hayatı ne? Parayı nereden kazanıyor? Nereye harcıyor? Filan, biraz böyle Müslüman uyanık olacak. Geçelim öbür hadîs-i şerîfe.Nereye harcıyor? Filan, biraz böyle Müslüman uyanık olacak. Geçelim öbür hadîs-i şerîfe. “Eksir min en tekûle: Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti”

“Eksir min en tekûle: Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti”
Bu hadîs-i şerîf bir tesbih. Allah Teâlâ Hazretlerini hamd ve tesbih ibaresini anlatan hadîs-i şerîftir.

Bu hadîs-i şerîf bir tesbih. Allah Teâlâ Hazretlerini hamd ve tesbih ibaresini anlatan hadîs-i şerîftir.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine bir şahıs gelmiş.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine bir şahıs gelmiş. Demiş ki, Yâ Resûlallah, içimde bir gariplik, yalnızlık hissediyorum, vahşet hissediyorum.Demiş ki, Yâ Resûlallah, içimde bir gariplik, yalnızlık hissediyorum, vahşet hissediyorum. Ne yapayım? Yani ruhi bir bunalım, ruhi bir yalnızlık, bir korku, bir tehlike hali seziyormuş.Ne yapayım? Yani ruhi bir bunalım, ruhi bir yalnızlık, bir korku, bir tehlike hali seziyormuş. Peygamber Efendimiz de böyle bir şikayette bulunmuş, gelmiş.Peygamber Efendimiz de böyle bir şikayette bulunmuş, gelmiş. Onun üzerine Peygamber Efendimiz, bu duayı, bu tesbihi çekmesini söylemiş o gelen şahsa.Onun üzerine Peygamber Efendimiz, bu duayı, bu tesbihi çekmesini söylemiş o gelen şahsa. Rivayete göre: "Fezehebe’t- anhu’l- vahşetü"Rivayete göre: "Fezehebe’t- anhu’l- vahşetü" O şikayet eden şahıstan o ruhi bunalım, o şey hali, yalnızlık korku hali gitmiş üzerinden.

O şikayet eden şahıstan o ruhi bunalım, o şey hali, yalnızlık korku hali gitmiş üzerinden.
Şimdi bu hadîs-i şerîfin manasını söyleyelim,Şimdi bu hadîs-i şerîfin manasını söyleyelim, bir de o tesbihin manasını dilimizin döndüğünce anlatalım.bir de o tesbihin manasını dilimizin döndüğünce anlatalım. Peygamber Efendimiz bir kere buyuruyor ki eksir, çok eyle, çoğalt,Peygamber Efendimiz bir kere buyuruyor ki eksir, çok eyle, çoğalt, min en tekûle, şu sözü söylemeyi çok eyle.min en tekûle, şu sözü söylemeyi çok eyle. Söz nedir?

Söz nedir?
Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.

Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.
Bu sözü söylemeyi çok eyle demiş Peygamber Efendimiz

Bu sözü söylemeyi çok eyle demiş Peygamber Efendimiz
o rahatsız kimseye kendi iç rahatsızlığından, bunalımından bahseden kimseye böyle demiş.o rahatsız kimseye kendi iç rahatsızlığından, bunalımından bahseden kimseye böyle demiş. Şimdi bu sözün manasını dilimiz döndüğünce ifade ediverelim.Şimdi bu sözün manasını dilimiz döndüğünce ifade ediverelim. Tabi yazmak isteyenler de sözün aslını Resûlullah Efendimiz'in talim ettiği tarzda yazarlarsaTabi yazmak isteyenler de sözün aslını Resûlullah Efendimiz'in talim ettiği tarzda yazarlarsa kendisine birisi böyle bir sıkıntı, şikayet için geldiği zaman veya kendisi böyle bir duruma düşerse,kendisine birisi böyle bir sıkıntı, şikayet için geldiği zaman veya kendisi böyle bir duruma düşerse, Allah etmesin, bunu söylesin diye yazmak isteyen de yazsın.Allah etmesin, bunu söylesin diye yazmak isteyen de yazsın. Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.

Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.
Berâ b. Âzib radıyallâhu anh'ten rivayet edilmiş hadîs-i şerîf.

Berâ b. Âzib radıyallâhu anh'ten rivayet edilmiş hadîs-i şerîf.
Bir kere daha okuyorum.Bir kere daha okuyorum. Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti. Manasına gelelim.Manasına gelelim. Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs.

Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs.
Melik ve kuddûs olan Allah her türlü noksandan münezzehtir.Melik ve kuddûs olan Allah her türlü noksandan münezzehtir. Kusursuz, tam, mükemmeller mükemmeli, hiç eksiği yok demek.Kusursuz, tam, mükemmeller mükemmeli, hiç eksiği yok demek. Sübhane sözü eksiksiz, tam, her bakımdan mükemmel manasını ifade ediyor.Sübhane sözü eksiksiz, tam, her bakımdan mükemmel manasını ifade ediyor. Allah her türlü noksandan münezzehtir, her türlü kemâlat ile muttasıftır,Allah her türlü noksandan münezzehtir, her türlü kemâlat ile muttasıftır, her şeyi güzeldir, her şeyi hoştur, hiç eksikliği yoktur, hiç acizliği yoktur, hiç cahilliği, güç yetmezliği, iktidarsızlığı yoktur.her şeyi güzeldir, her şeyi hoştur, hiç eksikliği yoktur, hiç acizliği yoktur, hiç cahilliği, güç yetmezliği, iktidarsızlığı yoktur. Her bakımdan mükemmeldir demek.Her bakımdan mükemmeldir demek. Ama Allah dememiş de Allah Teâlâ Hazretlerinin sıfatlarını söylemiş.Ama Allah dememiş de Allah Teâlâ Hazretlerinin sıfatlarını söylemiş. Sübhâne’l-melik, Melik olan Allah.Sübhâne’l-melik, Melik olan Allah. Yani hükümdar olan, hüküm elinde olan, hükümran olan.Yani hükümdar olan, hüküm elinde olan, hükümran olan. Her şey O'nun elinde.Her şey O'nun elinde. Hükümdar, Melik ne yapar?

Hükümdar, Melik ne yapar?
Oturur tahtta, emir eder, ferman eder, her şey O'nun istediği gibi olur.

Oturur tahtta, emir eder, ferman eder, her şey O'nun istediği gibi olur.
Allah da kainatın yerlerin göklerin hükümranıdır.Allah da kainatın yerlerin göklerin hükümranıdır. O'nun hükmü yürür yeryüzünde, semâlarda, kainatta, her yerde.O'nun hükmü yürür yeryüzünde, semâlarda, kainatta, her yerde. Ne dilerse o olur. Neyi istemezse o olmaz.Ne dilerse o olur. Neyi istemezse o olmaz. İstediğini yaşatır, istediğini öldürür, istediğini yükseltir, istediğini alçaltır,İstediğini yaşatır, istediğini öldürür, istediğini yükseltir, istediğini alçaltır, istediğini ileri götürür, istediğini geri bırakır, istediğini hidayete erdirir,istediğini ileri götürür, istediğini geri bırakır, istediğini hidayete erdirir, istediğini de cezasını çeksin diye dalalete düşürür.istediğini de cezasını çeksin diye dalalete düşürür. Edepsizliğinden dolayı. Her şeye kadirdir.Edepsizliğinden dolayı. Her şeye kadirdir. Hiç kimse ona bir şey diyecek halde değildir.Hiç kimse ona bir şey diyecek halde değildir. Lâ yus’elu ‘ammâ yef’alu ve hüm yus’elûn.

Lâ yus’elu ‘ammâ yef’alu ve hüm yus’elûn.
Allah-u Teâlâ Hazretleri herkese sorgu sual eder.

Allah-u Teâlâ Hazretleri herkese sorgu sual eder.
Kendisine sorgu sual açacak bir başka merci yoktur.Kendisine sorgu sual açacak bir başka merci yoktur. Makamı yüceler yücesidir.Makamı yüceler yücesidir. Sübhâne’l-melik diyoruz.Sübhâne’l-melik diyoruz. El Kuddüs ne demek?

El Kuddüs ne demek?
Kuddüs de pâk, tertemiz demek.

Kuddüs de pâk, tertemiz demek.
Hani müşrikler neler söylüyorlar hakkında, cahiller neler söylüyorlar hakkında,Hani müşrikler neler söylüyorlar hakkında, cahiller neler söylüyorlar hakkında, onların hepsinden münezzeh. Her türlü yönden tertemiz, pâk sıfatlarıonların hepsinden münezzeh. Her türlü yönden tertemiz, pâk sıfatları sıfatları her türlü noksandan müberrâ, temiz, pâk demek.sıfatları her türlü noksandan müberrâ, temiz, pâk demek. Yani hükümdar olan, her türlü nakîsadan pâk olan Allah Teâlâ Hazretleri'ni tesbih ederim demiş oluyor insan.Yani hükümdar olan, her türlü nakîsadan pâk olan Allah Teâlâ Hazretleri'ni tesbih ederim demiş oluyor insan. Sonra rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi.

Sonra rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi.
O Allah ki meleklerin ve ruhun Rabbı'dır.O Allah ki meleklerin ve ruhun Rabbı'dır. Melekler malum Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin âsî olmayan, hep itaat üzere bulunan varlıklarıdır, yaratıklarıdır.Melekler malum Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin âsî olmayan, hep itaat üzere bulunan varlıklarıdır, yaratıklarıdır. Daima Mevla'ya itaat üzere bulunurlar,Daima Mevla'ya itaat üzere bulunurlar, günahtan uzak. Daima itaat üzere bulunurlar.günahtan uzak. Daima itaat üzere bulunurlar. El-Rûh, elif lam ile Rûh, Cebrail aleyhisselam’ın sıfatıdır.El-Rûh, elif lam ile Rûh, Cebrail aleyhisselam’ın sıfatıdır. Veyahut Rûh adlı Cebrail'den ayrı bir ulu melek daha vardır.Veyahut Rûh adlı Cebrail'den ayrı bir ulu melek daha vardır. Tenezzelu’l- melâiketü ve’r- rûhu fîhâ bi izni rabbihim.

Tenezzelu’l- melâiketü ve’r- rûhu fîhâ bi izni rabbihim.
Şeyde de geçiyor, Kadir suresinde de geçiyor. Ya

Şeyde de geçiyor, Kadir suresinde de geçiyor. Ya
Cebrail aleyhisselam'ın sıfatıdır,Cebrail aleyhisselam'ın sıfatıdır, Cebrail aleyhisselam'a malum el-rûhu'l emîn derler.Cebrail aleyhisselam'a malum el-rûhu'l emîn derler. Yani çünkü vahyi getiriyor peygamberlere.Yani çünkü vahyi getiriyor peygamberlere. Veyahut ondan ayrı hilkâtı çok büyük bir büyük melektir. İşte o büyük, o azametli meleğinVeyahut ondan ayrı hilkâtı çok büyük bir büyük melektir. İşte o büyük, o azametli meleğin veyahut Cebrail aleyhisselam'ın ve diğer melaikenin Rabbı'dırveyahut Cebrail aleyhisselam'ın ve diğer melaikenin Rabbı'dır Allah-u Teâlâ Hazretleri denilmiş oluyor.Allah-u Teâlâ Hazretleri denilmiş oluyor. Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti.

Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti.
Semâvat ve arz yani gökler ve yer, izzet ve ceberût ile teclil olunmuştur.Semâvat ve arz yani gökler ve yer, izzet ve ceberût ile teclil olunmuştur. Şimdi tabi bu kelimelerin biraz izahını yapmak gerekiyor.Şimdi tabi bu kelimelerin biraz izahını yapmak gerekiyor. Cüllilet ne demek?

Cüllilet ne demek?
Bir uzlumet manasına geliyor yani ululanmıştır, yüce kılınmıştır.Bir uzlumet manasına geliyor yani ululanmıştır, yüce kılınmıştır. Semâlara bakıyoruz yücelerin yücesi.Semâlara bakıyoruz yücelerin yücesi. Dipsiz semâlar.Dipsiz semâlar. Yere bakıyoruz koskocaman bir yaratık.Yere bakıyoruz koskocaman bir yaratık. Eh işte böyle azametli kılınmıştır. Ne ile?Eh işte böyle azametli kılınmıştır. Ne ile? Allah Teâlâ Hazretleri'nin izzetiyle, ceberûtuyla manasına.

Allah Teâlâ Hazretleri'nin izzetiyle, ceberûtuyla manasına.
Cüllilet'in bir başka manası da kuddiyet yani örtülmüştür manasına, bürünmüştür manasına,Cüllilet'in bir başka manası da kuddiyet yani örtülmüştür manasına, bürünmüştür manasına, yani semâlar ve arz yani gökler ve yer Allah Teâlâ Hazretleri'nin izzeti ve ceberûtuyla kaplanmıştır.yani semâlar ve arz yani gökler ve yer Allah Teâlâ Hazretleri'nin izzeti ve ceberûtuyla kaplanmıştır. Yani her yerde Allah Teâlâ Hazretleri'nin hükmü, hüküm sürer.Yani her yerde Allah Teâlâ Hazretleri'nin hükmü, hüküm sürer. Efendim o cebr-u kahr sahibidir. Ne dilerse onu yapar.Efendim o cebr-u kahr sahibidir. Ne dilerse onu yapar. Bir şey olamaz, dilediğine kahreder.Bir şey olamaz, dilediğine kahreder. Her işini mutlak azizdir, galiptir.Her işini mutlak azizdir, galiptir. Her işini dilediği gibi yapar. Hasımlarını da kahreder manasına geliyor.Her işini dilediği gibi yapar. Hasımlarını da kahreder manasına geliyor. Bu sözleri böyle söylediği zaman o şahsın içindeki ruhi bunalım gitmiş.Bu sözleri böyle söylediği zaman o şahsın içindeki ruhi bunalım gitmiş. Manası bu.Manası bu. Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi.

Sübhâne’l-meliki’l-kuddûs, rabbü’l-melâiketi ve’r-rûhi.
Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti.Cüllileti’s-semâvâtü ve’l-erdu bi’l-izzeti ve’l-ceberûti. Şimdi bu duayı da öğrenmiş olduk.

Şimdi bu duayı da öğrenmiş olduk.
Demek ki insan Allah Teâlâ Hazretlerine iltica edince,Demek ki insan Allah Teâlâ Hazretlerine iltica edince, O'nun azametini, sıfatı, kemâliyesini bilince,O'nun azametini, sıfatı, kemâliyesini bilince, Esmâ-i hüsnâsıyla O'na dua edince,Esmâ-i hüsnâsıyla O'na dua edince, ruhi, bedeni, maddi, manevi, dünyevi, uhrevi dertlerine ilaç oluyor. Neden?ruhi, bedeni, maddi, manevi, dünyevi, uhrevi dertlerine ilaç oluyor. Neden? Nasıl olur bu iş?

Nasıl olur bu iş?
Bu sözlerle öteki ruhi bunalımın ne ilgisi var?

Bu sözlerle öteki ruhi bunalımın ne ilgisi var?
Şu ilgisi var ki, o sözler Allah biliyor, işim benim elimde olduğunu biliyor diye lütfediyor, affediyor, şifa veriyor, iyilikler ihsan ediyor.

Şu ilgisi var ki, o sözler Allah biliyor, işim benim elimde olduğunu biliyor diye lütfediyor, affediyor, şifa veriyor, iyilikler ihsan ediyor.
İnsan bir eve gittiği zaman ev sahibine izzet ediyor.İnsan bir eve gittiği zaman ev sahibine izzet ediyor. Bir beldeye gittiği zaman o beldenin en büyükleriyle dost olmaya çalışıyor.Bir beldeye gittiği zaman o beldenin en büyükleriyle dost olmaya çalışıyor. E bu kainatın sahibi Allah Teâlâ Hazretleri.E bu kainatın sahibi Allah Teâlâ Hazretleri. Yani biz çok şaşkın insanlarız, Allah bizim şaşkınlığımızı izale etsin.Yani biz çok şaşkın insanlarız, Allah bizim şaşkınlığımızı izale etsin. Kainatın sahibiyle dost olmaktan daha güzel şey var mı?Kainatın sahibiyle dost olmaktan daha güzel şey var mı? İnsan Allah Teâlâ Hazretlerinin dostluğunu, sevgisini kazanırsa önünde kim durabilir?

İnsan Allah Teâlâ Hazretlerinin dostluğunu, sevgisini kazanırsa önünde kim durabilir?
Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz:

Diğer hadîs-i şerîfe geçiyoruz:
Ekseruhum li’llâhi zikran.

Ekseruhum li’llâhi zikran.
Buyurmuş Peygamber Efendimiz.

Buyurmuş Peygamber Efendimiz.
Bu uzun bir hadîs-i şerîftir.Bu uzun bir hadîs-i şerîftir. Aslında öteki kısımları şey yapılmış da kısa söylenmiş.Aslında öteki kısımları şey yapılmış da kısa söylenmiş. Şöyle ki Peygamber Efendimiz'e sormuşlar, demişler ki,Şöyle ki Peygamber Efendimiz'e sormuşlar, demişler ki, mücahidlerin hangisi daha ecir bakımından yüksektir?mücahidlerin hangisi daha ecir bakımından yüksektir? Peygamber Efendimiz'e sormuşlar, demişler ki,

Peygamber Efendimiz'e sormuşlar, demişler ki,
mücahidlerin hangisi daha ecir bakımından yüksektir?mücahidlerin hangisi daha ecir bakımından yüksektir? Bu cevabı vermiş.

Bu cevabı vermiş.
Sonra sormuşlar ki, oruçluların hangisi daha üstündür sevap bakımından?Sonra sormuşlar ki, oruçluların hangisi daha üstündür sevap bakımından? Bu cevabı vermiş.

Bu cevabı vermiş.
Ondan sonra namaz kılanların, zekât verenlerin, hac edenlerin, sadaka verenlerin hangisi daha üstündür?Ondan sonra namaz kılanların, zekât verenlerin, hac edenlerin, sadaka verenlerin hangisi daha üstündür? Yine bu cevabı vermiş.

Yine bu cevabı vermiş.
Yani ne kadar güzel şeyler varsa, onların hangisi daha iyi durumdur diye sorduğu zaman bu cevabı vermiş.Yani ne kadar güzel şeyler varsa, onların hangisi daha iyi durumdur diye sorduğu zaman bu cevabı vermiş. Neymiş o cevap?

Neymiş o cevap?
Ona gelelim şimdi.

Ona gelelim şimdi.
Ekseruhüm lillâhi zikran.

Ekseruhüm lillâhi zikran.
Onların Allah'ı zikir bakımından en çok zikir yapanları en üstündür.Onların Allah'ı zikir bakımından en çok zikir yapanları en üstündür. Ekseruhüm lillâhi zikran buyurmuş.

Ekseruhüm lillâhi zikran buyurmuş.
Şimdi soruyu tekrar hatırlayalım.Şimdi soruyu tekrar hatırlayalım. Geliyor bizzat, soruyor Peygamber Efendimiz'e,Geliyor bizzat, soruyor Peygamber Efendimiz'e, Yâ Resûlallah! Mücahitlerin hangisi daha üstün?Yâ Resûlallah! Mücahitlerin hangisi daha üstün? Ekseruhüm lillâhi zikran buyuruyor.

Ekseruhüm lillâhi zikran buyuruyor.
Yani Allah'a en çok zikredeni en üstündür.Yani Allah'a en çok zikredeni en üstündür. Buradan anlaşılıyor ki Allah'ın zikri, efendim, ibadetlerin, taatlerin, hizmetlerin, kullukların en üstünü oluyor.Buradan anlaşılıyor ki Allah'ın zikri, efendim, ibadetlerin, taatlerin, hizmetlerin, kullukların en üstünü oluyor. Ve onunla beraber yapılan kulluk en üstünü oluyor.Ve onunla beraber yapılan kulluk en üstünü oluyor. Dedelerimiz ne kadar güzel müslüman insanlarmış.Dedelerimiz ne kadar güzel müslüman insanlarmış. Düşmanla harp ediyorlar, düşmana saldırıyorlar. Ne diyor?Düşmanla harp ediyorlar, düşmana saldırıyorlar. Ne diyor? Allah Allah Allah Allah Allah diye gidiyor. Neden gidiyor?Allah Allah Allah Allah Allah diye gidiyor. Neden gidiyor? Aynı zamanda zikrederek gideyim de, ecrim çok olsun diye.

Aynı zamanda zikrederek gideyim de, ecrim çok olsun diye.
Bak savaşları bile, sulhları bile her şey Allah rızası için.Bak savaşları bile, sulhları bile her şey Allah rızası için. Allah bize de o babaların, o dedelerin, o ecdadın güzel hallerini nasip eylesin.Allah bize de o babaların, o dedelerin, o ecdadın güzel hallerini nasip eylesin. Biz de her yaptığımız işi böyle hadîse uygun, âyete uygun, rıza-i ilahiye muvafık yapalım inşallah.Biz de her yaptığımız işi böyle hadîse uygun, âyete uygun, rıza-i ilahiye muvafık yapalım inşallah. Demek ki her işimizde, her ibadet ve taatimizde Allah'ı anacağız, Allah'ı zikredeceğiz.Demek ki her işimizde, her ibadet ve taatimizde Allah'ı anacağız, Allah'ı zikredeceğiz. Namaz kılarken Allah yâdımızda, hatırımızda olacak.Namaz kılarken Allah yâdımızda, hatırımızda olacak. Aklımız dağınık olmayacak. Dünya işlerinde darmadağın gezmeyecek.Aklımız dağınık olmayacak. Dünya işlerinde darmadağın gezmeyecek. Zekât verirken Allah rızası için vereceğiz. Haccederken Allah için yapacağız.Zekât verirken Allah rızası için vereceğiz. Haccederken Allah için yapacağız. Şimdi birkaç müslüman hacca gidiyorlar. Aralarında benim tanıdıklarım, yakınlarım da var.

Şimdi birkaç müslüman hacca gidiyorlar. Aralarında benim tanıdıklarım, yakınlarım da var.
Babaları demiş ki daha Şam'a varmadan yani yolda daha karayoluyla gidiyorlar,Babaları demiş ki daha Şam'a varmadan yani yolda daha karayoluyla gidiyorlar, demiş ki bu yol hac yoludur, hac yoludur. Burada şeytan, bu hac yolunun sevabı çok olduğundandemiş ki bu yol hac yoludur, hac yoludur. Burada şeytan, bu hac yolunun sevabı çok olduğundan kulu bu sevaptan mahrum etmek için çok insanı aldatır.kulu bu sevaptan mahrum etmek için çok insanı aldatır. Aman çocuklarım, bu kafile içinde gidiyoruz, çok dikkat edin şeytana uymayın demiş.Aman çocuklarım, bu kafile içinde gidiyoruz, çok dikkat edin şeytana uymayın demiş. Peki baba demişler.Peki baba demişler. Gidiyorlar, daha Şam'a gelmeden hac kafilesi içinde kavga gürültü, ihtilaf başlamış.Gidiyorlar, daha Şam'a gelmeden hac kafilesi içinde kavga gürültü, ihtilaf başlamış. Bak şeytana nasıl hac yolcularını birbirlerine düşürüyor. Neden?Bak şeytana nasıl hac yolcularını birbirlerine düşürüyor. Neden? En iyi yolda olan insanı aldatmaya en çok heves eder.En iyi yolda olan insanı aldatmaya en çok heves eder. Sevap kazanmasın, kıskanıyor.Sevap kazanmasın, kıskanıyor. Sevap kazanmasın, yoldan çıkarsın, onu istiyor.Sevap kazanmasın, yoldan çıkarsın, onu istiyor. Onun için her anımızda zikredeceğiz Allah'ı. Hep Allah'ı anacağız.Onun için her anımızda zikredeceğiz Allah'ı. Hep Allah'ı anacağız. Hacca gidiyoruz, zekât veriyoruz, sadaka veriyoruz, namaz kılıyoruz, cihat ediyoruz,

Hacca gidiyoruz, zekât veriyoruz, sadaka veriyoruz, namaz kılıyoruz, cihat ediyoruz,
hep bunların şuursuz yapılmasının kıymeti yok.hep bunların şuursuz yapılmasının kıymeti yok. Hep şuurla yapılacak, hep Allah'ı anılarak yapılacak.Hep şuurla yapılacak, hep Allah'ı anılarak yapılacak. Veyahut şu manaya var, şu manaya geliyor,Veyahut şu manaya var, şu manaya geliyor, bu ibadetlerin hepsi güzeldir ama güzeller güzeli Allah'ı zikretmektir.bu ibadetlerin hepsi güzeldir ama güzeller güzeli Allah'ı zikretmektir. İbadetlerin en güzeli Allah'ı zikretmek ibadetidir.İbadetlerin en güzeli Allah'ı zikretmek ibadetidir. Ötekisinden, berikisinden, hepsinden daha üstündür demek.Ötekisinden, berikisinden, hepsinden daha üstündür demek. Hangi yoldan, hangi yönden baksak, Allah Teâlâ Hazretleri'ni:Hangi yoldan, hangi yönden baksak, Allah Teâlâ Hazretleri'ni: Ve’z- zâkirînallâhe kesîran ve’z- zâkirâti.

Ve’z- zâkirînallâhe kesîran ve’z- zâkirâti.
Çok zikredici olacağız.

Çok zikredici olacağız.
Her dilde anın adı. Her dilde anın yâdı. Her gönülde bir adı diye böyle şey yapmışlar.Her dilde anın adı. Her dilde anın yâdı. Her gönülde bir adı diye böyle şey yapmışlar. Yani gönlümüzde Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin yâdı, zikri, dilimizde zikri,Yani gönlümüzde Allah-u Teâlâ Hazretleri'nin yâdı, zikri, dilimizde zikri, öyle yaşayacağız, öyle ibadet edeceğiz, öyle hareket edeceğiz.öyle yaşayacağız, öyle ibadet edeceğiz, öyle hareket edeceğiz. Diğer hadîs-i şerîf, yine aynı mevzu ile ilgili geldi.Diğer hadîs-i şerîf, yine aynı mevzu ile ilgili geldi. Eksîrû zikrallâhi hattâ yekûlü: Mecnûnün.

Eksîrû zikrallâhi hattâ yekûlü: Mecnûnün.
Allah'ı öyle zikrediniz ki, öyle çok zikrediniz ki,Allah'ı öyle zikrediniz ki, öyle çok zikrediniz ki, ya bu adam mecnun desinler. Mecnun diyecek kadar yani.ya bu adam mecnun desinler. Mecnun diyecek kadar yani. Mecnun ne demek?

Mecnun ne demek?
Kendisine cinnet sarmış, hastalık sarmış, aklını kaybetmiş kimse.

Kendisine cinnet sarmış, hastalık sarmış, aklını kaybetmiş kimse.
Tabi insan çeşitli şekillerde mecnun olur. Bir kimseyi çok sever, mecnun olur.Tabi insan çeşitli şekillerde mecnun olur. Bir kimseyi çok sever, mecnun olur. Bir işe çok aklını takar, mecnun olur filan.Bir işe çok aklını takar, mecnun olur filan. Yani size ya bu adamın acaba aklı mı kaçtı filan diyecek kadar Allah'ı çok zikrediniz diye buyurmuşYani size ya bu adamın acaba aklı mı kaçtı filan diyecek kadar Allah'ı çok zikrediniz diye buyurmuş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Ahmed b. Hanbel'de var,Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz. Ahmed b. Hanbel'de var, daha başka hadîs kitaplarında İbn Hibbân'da, Müstedrek'te vs. de var.daha başka hadîs kitaplarında İbn Hibbân'da, Müstedrek'te vs. de var. Ebû Saîd el-Hudrî Hazretleri ravisi sahih hadîs-i şerîf diye de zikredilmiş.Ebû Saîd el-Hudrî Hazretleri ravisi sahih hadîs-i şerîf diye de zikredilmiş. Yani münafıklar, münafıklar, yani mürâî kimseler, İslâm'ın özüne inememiş ibadet tembelleri,Yani münafıklar, münafıklar, yani mürâî kimseler, İslâm'ın özüne inememiş ibadet tembelleri, ha bu adam deli desinler, deli diyecek kadar öyle şey yapın.ha bu adam deli desinler, deli diyecek kadar öyle şey yapın. Hakikaten de çok garip bir haldir. Bu zikrin karşısında çok çıkar o şeyler,Hakikaten de çok garip bir haldir. Bu zikrin karşısında çok çıkar o şeyler, namazdan bucak bucak kaçanlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkanlar.namazdan bucak bucak kaçanlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkanlar. Ve izâ kâmû ilâ’s- salâti kâmû kusâlâ yurâûnennâse ve lâ yezkurûnallâhe illâ kalîlâ.

Ve izâ kâmû ilâ’s- salâti kâmû kusâlâ yurâûnennâse ve lâ yezkurûnallâhe illâ kalîlâ.
Namaza tembel tembel kalkarlar, mürâîlik ederler ve Allah'a az zikrederler diyor Allah, Kur'an-ı Kerîm'de.

Namaza tembel tembel kalkarlar, mürâîlik ederler ve Allah'a az zikrederler diyor Allah, Kur'an-ı Kerîm'de.
Yani o kimseler mecnun desin, masum desin. Ne derse desin Allah'a çok zikredeceğiz.Yani o kimseler mecnun desin, masum desin. Ne derse desin Allah'a çok zikredeceğiz. Çünkü bu bir kere Allah dese insan bir büyük ecir kazanıyor. Bir daha dese daha kazanıyor.Çünkü bu bir kere Allah dese insan bir büyük ecir kazanıyor. Bir daha dese daha kazanıyor. Bir daha dese ne kadar çok derse o kadar çok sevap kazanıyor.Bir daha dese ne kadar çok derse o kadar çok sevap kazanıyor. Bu zikirde büyüklerimiz, tabi çok mütehassıs kimseler, bu işin inceliklerine vakıf kimseler, usüllerini öğretmişlerdir.Bu zikirde büyüklerimiz, tabi çok mütehassıs kimseler, bu işin inceliklerine vakıf kimseler, usüllerini öğretmişlerdir. Şu tarzda zikredeceksin, bu tarzda zikredeceksin diye.Şu tarzda zikredeceksin, bu tarzda zikredeceksin diye. Sonunda insanın zikir kalbine yerleşir. Ondan sonra daimi zikredici insan haline gelir.Sonunda insanın zikir kalbine yerleşir. Ondan sonra daimi zikredici insan haline gelir. Ona İbrahim Hakkı Erzurumî Hazretleri zikri müdam hali diyor. Zikr-i müdâm.Ona İbrahim Hakkı Erzurumî Hazretleri zikri müdam hali diyor. Zikr-i müdâm. Kalp daima Allah'ın zikriyle devam ediyor. Kalbi böyle şey gibi sanki, pırıldayıpKalp daima Allah'ın zikriyle devam ediyor. Kalbi böyle şey gibi sanki, pırıldayıp duran böyle bir şey gibi cihaz gibi, ışık saçan bir cihaz gibi daima nurlu, daima Allah'ın zikriyle meşgul oluyor, her anı ibadet oluyor.duran böyle bir şey gibi cihaz gibi, ışık saçan bir cihaz gibi daima nurlu, daima Allah'ın zikriyle meşgul oluyor, her anı ibadet oluyor. Allah bizi o zikr-i müdâm haline erenlerden, o lezzeti tadanlardan eylesin.Allah bizi o zikr-i müdâm haline erenlerden, o lezzeti tadanlardan eylesin. Eksirû min tilâveti’l-Kur’âni fî büyûtiküm fe inne’l-beyte lâ yükraü fîhi’l-Kur’ânü

Eksirû min tilâveti’l-Kur’âni fî büyûtiküm fe inne’l-beyte lâ yükraü fîhi’l-Kur’ânü
yekillü hayruhû ve yeksürü şerruhû ve yedîku alâ ehlihî.yekillü hayruhû ve yeksürü şerruhû ve yedîku alâ ehlihî. Bu hadîs-i şerîf de Enes ve Cabir radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir.

Bu hadîs-i şerîf de Enes ve Cabir radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir.
Kur'an-ı Kerim'in çok okunmasıyla ilgili bir tavsiye-i nebeviyyedir.Kur'an-ı Kerim'in çok okunmasıyla ilgili bir tavsiye-i nebeviyyedir. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:
Eksirû. Çoğaltınız.Eksirû. Çoğaltınız. Min tilâveti’l-Kur’ân.Min tilâveti’l-Kur’ân. Kur'an-ı Kerîm tilavetinden çalışmanızı, faaliyetinizi, çoğaltınız. Nerede?Kur'an-ı Kerîm tilavetinden çalışmanızı, faaliyetinizi, çoğaltınız. Nerede? Fî büyûtiküm. Evlerinizde.Fî büyûtiküm. Evlerinizde. Açın evlerinizde Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyun.Açın evlerinizde Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyun. Çocukları toplayın, hadi bakalım oku. Nasıl okuyorsun? Kırâatin iyi mi?Çocukları toplayın, hadi bakalım oku. Nasıl okuyorsun? Kırâatin iyi mi? Hadi bakalım hatun bir de sen oku.

Hadi bakalım hatun bir de sen oku.
Dur bir de ben okuyayım da siz de açın öteki Kur'an-ı Kerîmleri bir dinleyin falan gibi.Dur bir de ben okuyayım da siz de açın öteki Kur'an-ı Kerîmleri bir dinleyin falan gibi. Artık nasıl usulle olacaksa Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyun buyurmuş Peygamber Efendimiz evinizde.Artık nasıl usulle olacaksa Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyun buyurmuş Peygamber Efendimiz evinizde. Sonra da izah etmiş bu tavsiyenin faydaları nedir?

Sonra da izah etmiş bu tavsiyenin faydaları nedir?
Yapılmazsa zararlar neler olacak?

Yapılmazsa zararlar neler olacak?
Fe inne’l-beyte. Bir ev ki, lâ yükraü fîhi’l-Kur’ân,Fe inne’l-beyte. Bir ev ki, lâ yükraü fîhi’l-Kur’ân, içinde Kur'an-ı Kerîm okunmaz.içinde Kur'an-ı Kerîm okunmaz. Rafta duruyor Kur'an-ı Kerîm. Torbanın içinde çiviye asılmış duruyor Kur'an-ı Kerîm.Rafta duruyor Kur'an-ı Kerîm. Torbanın içinde çiviye asılmış duruyor Kur'an-ı Kerîm. Hiç açılmıyor, tozlanmış, hiç ellenmemiş.Hiç açılmıyor, tozlanmış, hiç ellenmemiş. Ne olur?

Ne olur?
Yekillü hayruhû. O evin hayrı az olur.Yekillü hayruhû. O evin hayrı az olur. Ve yeksürü şerruhû.

Ve yeksürü şerruhû.
Kötülüğü, şerri çok olur o evin.Kötülüğü, şerri çok olur o evin. Belalar, musibetler, dertler, gamlar, hastalıklar, üzüntüler, sıkıntılar. Neden?Belalar, musibetler, dertler, gamlar, hastalıklar, üzüntüler, sıkıntılar. Neden? Kur'an'ı açıp okumuyorsun ki mübarek.

Kur'an'ı açıp okumuyorsun ki mübarek.
Kur'an-ı Kerîm şifa. Maddi bakımdan şifa, manevi bakımdan şifa,Kur'an-ı Kerîm şifa. Maddi bakımdan şifa, manevi bakımdan şifa, evin içinde nur, okunsa her türlü maddi manevi rahatsızlıklara deva olacak, okumuyorsun.evin içinde nur, okunsa her türlü maddi manevi rahatsızlıklara deva olacak, okumuyorsun. Ve yedîku alâ ehlihi. Ev sahiplerine dar gelir. Sıkışamazlar, patlayacaklar,

Ve yedîku alâ ehlihi. Ev sahiplerine dar gelir. Sıkışamazlar, patlayacaklar,
dışarı çıkayım falan diye ev dar geliyor. Neden?dışarı çıkayım falan diye ev dar geliyor. Neden? Kur'an okunmuyor içinde. Onun için Kur'an-ı Kerim'i çok okuyacağız.

Kur'an okunmuyor içinde. Onun için Kur'an-ı Kerim'i çok okuyacağız.
Dün akşam konuştuk, hocalarımızla böyle sohbetteydik bir yerde.Dün akşam konuştuk, hocalarımızla böyle sohbetteydik bir yerde. Dedim ki ben, işte İslâm diyarları var, mesela Endülüs.Dedim ki ben, işte İslâm diyarları var, mesela Endülüs. 8 asır Müslümanlık orada yerleşmiş, yaşamış.8 asır Müslümanlık orada yerleşmiş, yaşamış. Mesela sırf Kurtuba şehrinde 1700 tane cami varmış.Mesela sırf Kurtuba şehrinde 1700 tane cami varmış. 800tane medrese varmış.800tane medrese varmış. Bugün bir tek kule kalmış orada.Bugün bir tek kule kalmış orada. O da kilise kulesi olmuş.O da kilise kulesi olmuş. 1700 tane camiden, 800 medreseden.1700 tane camiden, 800 medreseden. Ahalisi Kur'an-ı Kerîm'i ezbere biliyor, hadîs-i şerîfleri biliyor filan.Ahalisi Kur'an-ı Kerîm'i ezbere biliyor, hadîs-i şerîfleri biliyor filan. Dedim 8 asır böyle müslüman yaşamış bir belde nasıl olmuş da hristiyanların eline düşmüş gene?Dedim 8 asır böyle müslüman yaşamış bir belde nasıl olmuş da hristiyanların eline düşmüş gene? Damgalanmış artık müslüman diyarı diye.

Damgalanmış artık müslüman diyarı diye.
Nasıl müslümanlar onu bırakmışlar?

Nasıl müslümanlar onu bırakmışlar?
Nasıl mağlup olmuşlar?

Nasıl mağlup olmuşlar?
Müslüman mağlup olur mu?

Müslüman mağlup olur mu?
Allah izzeti nusreti müslümana vaad etmiş. Nasıl olmuş bu iş?Allah izzeti nusreti müslümana vaad etmiş. Nasıl olmuş bu iş? Tabii konuştuk çeşitli sebeplerini de bu hadîs-i şerîfle ilgili kısmını söyleyeyim ben.

Tabii konuştuk çeşitli sebeplerini de bu hadîs-i şerîfle ilgili kısmını söyleyeyim ben.
Diyor ki sevdiğimiz, hürmet ettiğimiz hoca efendi, Kur'an-ı Kerîm'in tilavetine çok girişmek lazım, çok sarılmak lazım Kur'an-ı Kerîm'e.Diyor ki sevdiğimiz, hürmet ettiğimiz hoca efendi, Kur'an-ı Kerîm'in tilavetine çok girişmek lazım, çok sarılmak lazım Kur'an-ı Kerîm'e. Çünkü mesela fıkıh okuyoruz. Fıkıh, ulûm-i İslâmiyyeden bir bölümdür.Çünkü mesela fıkıh okuyoruz. Fıkıh, ulûm-i İslâmiyyeden bir bölümdür. Bilmem, kelâm okuyoruz, bir başka bölümdür. Şu bir başka bölümdür.Bilmem, kelâm okuyoruz, bir başka bölümdür. Şu bir başka bölümdür. Ama Kur'an-ı Kerîm'i okursa insan, hepsi Kur'an'da.Ama Kur'an-ı Kerîm'i okursa insan, hepsi Kur'an'da. Bütün o ilimlerin menbaı, menşeî, kaynağı, Kur'an-ı Kerîm'dir.Bütün o ilimlerin menbaı, menşeî, kaynağı, Kur'an-ı Kerîm'dir. Orada hepsi dengeli olarak karşımıza gelecek.Orada hepsi dengeli olarak karşımıza gelecek. Bir okuyacağız cihad ayetidir. Ya ben niye tembel duruyorum diyeceğiz.Bir okuyacağız cihad ayetidir. Ya ben niye tembel duruyorum diyeceğiz. Bir okuyacağız ahlâk ayeti. Ben niye böyle kötü huyluyum diyeceğiz.Bir okuyacağız ahlâk ayeti. Ben niye böyle kötü huyluyum diyeceğiz. Bir okuyacağız cömertlik ayeti. Ben niye cebimde bu paraları biriktiriyorum kasada.Bir okuyacağız cömertlik ayeti. Ben niye cebimde bu paraları biriktiriyorum kasada. Biraz da Allah yolunda sarf etsene diyeceğiz.Biraz da Allah yolunda sarf etsene diyeceğiz. Kur'an-ı Kerîm bizi terbiye edecek.Kur'an-ı Kerîm bizi terbiye edecek. Biz Müslümanlar Kur'an-ı Kerîm'e çok iyi bağlı değiliz.Biz Müslümanlar Kur'an-ı Kerîm'e çok iyi bağlı değiliz. Bak açıkça söylüyorum. İster kızın ister darılın. Kur'an-ı Kerîm'i bilmiyoruz.Bak açıkça söylüyorum. İster kızın ister darılın. Kur'an-ı Kerîm'i bilmiyoruz. Daha okumasını bilmiyoruz. Manasına hiç girişmemişiz.Daha okumasını bilmiyoruz. Manasına hiç girişmemişiz. Çok derin dalmaya lüzum yok. Al baştan sona bir oku bakalım Allah'ın kelâmını.Çok derin dalmaya lüzum yok. Al baştan sona bir oku bakalım Allah'ın kelâmını. Allah'ın kelâmı olarak bir dinle bakalım.Allah'ın kelâmı olarak bir dinle bakalım. Ne buyurmuş?

Ne buyurmuş?
Her âyetini yapıp yapmadığını bir sor bakalım. Bir ayet okundu, dur. Dur.

Her âyetini yapıp yapmadığını bir sor bakalım. Bir ayet okundu, dur. Dur.
Ben bir düşüneyim bakayım bu âyet-i kerîme hayatımda tatbik edilmiş mi?

Ben bir düşüneyim bakayım bu âyet-i kerîme hayatımda tatbik edilmiş mi?
Tuh! Hiç tatbik etmemişim.

Tuh! Hiç tatbik etmemişim.
Oku bakayım öteki âyet-i kerîmeyi.Oku bakayım öteki âyet-i kerîmeyi. Dur. Bir düşüneyim bakayım ben bu ayet-i kerimeyi hayatımda tatbik etmiş miyim?Dur. Bir düşüneyim bakayım ben bu ayet-i kerimeyi hayatımda tatbik etmiş miyim? Yani böyle bir kendimizi bir imtihana tabi tutup da ölçecek olursak, Kur'an nerede, biz nerede?

Yani böyle bir kendimizi bir imtihana tabi tutup da ölçecek olursak, Kur'an nerede, biz nerede?
Hiç ilgimiz yok.

Hiç ilgimiz yok.
Yani bizim müslümanlıkla ilgimiz sadece adımız müslüman, müslüman diye adlanmışız ammaYani bizim müslümanlıkla ilgimiz sadece adımız müslüman, müslüman diye adlanmışız amma el sıkışımız, tokalaşımız başka. Ev yaşayışımız başka, yemek yiyişimiz başka, yatışımız kalkışımız başka, para kazanmamız başka, harcamamız başka.el sıkışımız, tokalaşımız başka. Ev yaşayışımız başka, yemek yiyişimiz başka, yatışımız kalkışımız başka, para kazanmamız başka, harcamamız başka. Biz başka bir dinin, başka bir kültürün, başka bir sistemin içinde yaşıyoruz, fiilen.Biz başka bir dinin, başka bir kültürün, başka bir sistemin içinde yaşıyoruz, fiilen. Başka türlü gayrimüslim gibi yaşıyoruz amma kendimizi Müslüman sanıyoruz. Neden?Başka türlü gayrimüslim gibi yaşıyoruz amma kendimizi Müslüman sanıyoruz. Neden? Kur'an'dan haberimiz yok.

Kur'an'dan haberimiz yok.
Öteki kitapları okuyalım, şey yapalım, iyi güzel ama öteki kitapları okurken 20 sene geçiyor, 30 sene geçiyor, daha Kur'an-ı Kerîm'i öğrenemiyor insan.Öteki kitapları okuyalım, şey yapalım, iyi güzel ama öteki kitapları okurken 20 sene geçiyor, 30 sene geçiyor, daha Kur'an-ı Kerîm'i öğrenemiyor insan. Onun için Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyacağız.

Onun için Kur'an-ı Kerîm'i çok okuyacağız.
O Allah'ın kelâmıdır, kitabıdır. O yapacağını yapar o. Kendisi bilir.O Allah'ın kelâmıdır, kitabıdır. O yapacağını yapar o. Kendisi bilir. Allah, onun okuyanının kalbine bir yumuşaklık verir, müslüman eder.Allah, onun okuyanının kalbine bir yumuşaklık verir, müslüman eder. Bak ben kaç kişiyle görüştüysem müslüman olanlardan, Avrupalılardan, Amerikalılardan, soruyorum.Bak ben kaç kişiyle görüştüysem müslüman olanlardan, Avrupalılardan, Amerikalılardan, soruyorum. Mesela Kanadalı Yahya diye birisi geldi buraya, bizim bu siteye geldi,Mesela Kanadalı Yahya diye birisi geldi buraya, bizim bu siteye geldi, bir akşam biz oturup çay içerken, uzun boylu bir kimse.bir akşam biz oturup çay içerken, uzun boylu bir kimse. Nasıl Müslüman oldun?

Nasıl Müslüman oldun?
Ne sebeple Müslüman oldun?

Ne sebeple Müslüman oldun?
Kurcaladım, sordum, ailende müslüman var mı vesaire? Yok.

Kurcaladım, sordum, ailende müslüman var mı vesaire? Yok.
Nasıl Müslüman oldun?

Nasıl Müslüman oldun?
Beni Kur'an müslüman etti diyor. Kur'an okudum müslüman oldum diyor.

Beni Kur'an müslüman etti diyor. Kur'an okudum müslüman oldum diyor.
Yani bu kadar şey. Biz Kur'an eğitimini az yapıyoruz.Yani bu kadar şey. Biz Kur'an eğitimini az yapıyoruz. E hocam Kur'an kursları var vesaire var.E hocam Kur'an kursları var vesaire var. Ama Kur'an-ı Kerîm'in sırf lafzını ezberlemek değil ki hüner.Ama Kur'an-ı Kerîm'in sırf lafzını ezberlemek değil ki hüner. O Kur'an-ı Kerîm kurslarında Kur'an-ı Kerîm'in manasının öğretilmesi lazım.O Kur'an-ı Kerîm kurslarında Kur'an-ı Kerîm'in manasının öğretilmesi lazım. Ahkâmının öğretilmesi lazım.Ahkâmının öğretilmesi lazım. Emirlerinin, yasaklarının öğretilmesi lazım.Emirlerinin, yasaklarının öğretilmesi lazım. Bizim evlerimizin her birinin Kur'an kursu olması lazım, bilmiyoruz.Bizim evlerimizin her birinin Kur'an kursu olması lazım, bilmiyoruz. Şimdi bilmediğimizi tespit ettikten sonra çalışmamız gerekiyor.Şimdi bilmediğimizi tespit ettikten sonra çalışmamız gerekiyor. Hanımımız bilmez.Hanımımız bilmez. Biz bir tarafa çekeriz, hanım bir tarafa çeker.Biz bir tarafa çekeriz, hanım bir tarafa çeker. Hanımla ben bilsem, kızım oğlum bilmez.Hanımla ben bilsem, kızım oğlum bilmez. Biz bir tarafa gideriz, kızımız oğlumuz bir başka tarafa gider, olmaz.Biz bir tarafa gideriz, kızımız oğlumuz bir başka tarafa gider, olmaz. Onlara İslâm'ı öğreteceğiz, Allah'ın emrini öğreteceğiz.Onlara İslâm'ı öğreteceğiz, Allah'ın emrini öğreteceğiz. Müslümanlık nasıl yayıldı?

Müslümanlık nasıl yayıldı?
Böyle cilt cilt kitaplar mı vardı ellerinde o Müslümanlığı yayanların? Hayır.

Böyle cilt cilt kitaplar mı vardı ellerinde o Müslümanlığı yayanların? Hayır.
Kur'an-ı Kerîm'i öğretiyorlardı, okuyorlardı.Kur'an-ı Kerîm'i öğretiyorlardı, okuyorlardı. Hz. Ömer nasıl Müslüman oldu?

Hz. Ömer nasıl Müslüman oldu?
Getir bakalım şu âyet-i kerîmeleri bir de ben dinleyeyim dedi.

Getir bakalım şu âyet-i kerîmeleri bir de ben dinleyeyim dedi.
Dinledi, kalbi yumuşadı, yumuşadı, Müslüman oldu.Dinledi, kalbi yumuşadı, yumuşadı, Müslüman oldu. Onlar yani İlahiyat fakültesine git oradan mezun ol mu dediler o zaman.Onlar yani İlahiyat fakültesine git oradan mezun ol mu dediler o zaman. 4 sene oku da ondan sonra müslüman olursun dediler.4 sene oku da ondan sonra müslüman olursun dediler. Bir anlık bir şey, Kur'an-ı Kerîm bir yakaladı mı insanı böyle iman damarını açıverir ortaya.Bir anlık bir şey, Kur'an-ı Kerîm bir yakaladı mı insanı böyle iman damarını açıverir ortaya. Yarasını deşiverir, hastalığını geçiriverir.Yarasını deşiverir, hastalığını geçiriverir. Onun için Kur'an-ı Kerim'i bu manada iyi öğreneceğiz.

Onun için Kur'an-ı Kerim'i bu manada iyi öğreneceğiz.
Bu manada bugünden tezi yok açacağız Kur'an-ı Kerim'i birinci sayfadanBu manada bugünden tezi yok açacağız Kur'an-ı Kerim'i birinci sayfadan sonuncu sayfaya kadar kısa zamanda bitireceğiz ama öyle bir Fâtiha'da altı ay uğraşmak yok.sonuncu sayfaya kadar kısa zamanda bitireceğiz ama öyle bir Fâtiha'da altı ay uğraşmak yok. Çabuk bitireceğiz. İlk başta tam hepsini anlayamazsın. Bir defa oku bakalım.Çabuk bitireceğiz. İlk başta tam hepsini anlayamazsın. Bir defa oku bakalım. Ondan sonra öteki ikinci hatminde, üçüncü hatminde daha kuvvetlenir o.Ondan sonra öteki ikinci hatminde, üçüncü hatminde daha kuvvetlenir o. Biraz daha böyle bir külli bilgin olur. İkinciyi daha kolay.Biraz daha böyle bir külli bilgin olur. İkinciyi daha kolay. Sürülmüş tarla daha kolay sürülmez mi?Sürülmüş tarla daha kolay sürülmez mi? Daha önce kırizması yapılmış bir tarla. Birkaç sene otlu kalmış ama vallahi şeye bile lüzum yok.

Daha önce kırizması yapılmış bir tarla. Birkaç sene otlu kalmış ama vallahi şeye bile lüzum yok.
Beli aldın mı şöyle çeviri çeviri verirsin, toprağa hemen dönü dönü verir.Beli aldın mı şöyle çeviri çeviri verirsin, toprağa hemen dönü dönü verir. Ama hiç yapılmamış bir tarla, taşı toprağa sen küreği batırmak istersin, taş gelir önüne olmaz.Ama hiç yapılmamış bir tarla, taşı toprağa sen küreği batırmak istersin, taş gelir önüne olmaz. Onun için hemen hızlı hızlı okuyalım, Kur'an-ı Kerîm'in tamamına vakıf olalım

Onun için hemen hızlı hızlı okuyalım, Kur'an-ı Kerîm'in tamamına vakıf olalım
ve Kur'an-ı Kerîm'in her âyetini de bilelim ki biz hükmüyle mükellefiz ve onu tutacağız.ve Kur'an-ı Kerîm'in her âyetini de bilelim ki biz hükmüyle mükellefiz ve onu tutacağız. Başka çare yok.Başka çare yok. Yani öyle şey yapalım. Hepimiz itiraf edelim.Yani öyle şey yapalım. Hepimiz itiraf edelim. Çoluk çocuğumuza da diyelim ki çocuklar, hanım, evlatlarım,Çoluk çocuğumuza da diyelim ki çocuklar, hanım, evlatlarım, biz itiraf edelim ki, müslümanım diyoruz ama aslında müslümanlık durumumuz pek iyi değil.biz itiraf edelim ki, müslümanım diyoruz ama aslında müslümanlık durumumuz pek iyi değil. Yani Allah şu anda şu günde canımızı alsa bizim halimiz felaket olur.Yani Allah şu anda şu günde canımızı alsa bizim halimiz felaket olur. Gelin bakalım şu Kur'an-ı Kerîm'i bir beraberce okuyalım kardeşlerim, evlatlarım. Hadi bakalım diyelim.

Gelin bakalım şu Kur'an-ı Kerîm'i bir beraberce okuyalım kardeşlerim, evlatlarım. Hadi bakalım diyelim.
Yani siz de kusurlusunuz, ben de kusurluyum.Yani siz de kusurlusunuz, ben de kusurluyum. Bu kusuru ne kadar erken telafi edersek o kadar iyi olur diyelim.Bu kusuru ne kadar erken telafi edersek o kadar iyi olur diyelim. Şu Kur'an-ı Kerîm'i öğrenelim.Şu Kur'an-ı Kerîm'i öğrenelim. Böyle okuyalım.Böyle okuyalım. Bu tarzda Kur'an-ı Kerîm'i okuyalım.Bu tarzda Kur'an-ı Kerîm'i okuyalım. Sadece hatim indirdik vesaire tarzında olmasın.Sadece hatim indirdik vesaire tarzında olmasın. Gelelim öbür hadîs-i şerîfe.

Gelelim öbür hadîs-i şerîfe.
Eksirû min ğarsi’l-cenneti. Fe innehû azbün mâühâ, tayyibün türâbühâ.

Eksirû min ğarsi’l-cenneti. Fe innehû azbün mâühâ, tayyibün türâbühâ.
Fe eksirû min ğirâsihâ: Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhiFe eksirû min ğirâsihâ: Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi Bu hadîs-i şerîf de gene bir duaya bizi getiriyor.

Bu hadîs-i şerîf de gene bir duaya bizi getiriyor.
Ama birkaç bilgi de veriyor başında.Ama birkaç bilgi de veriyor başında. Abdullah İbn Ömer radıyallahu anhümâdan rivayet edilmiş.Abdullah İbn Ömer radıyallahu anhümâdan rivayet edilmiş. Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: Eksirû min ğarsi’l-cenneh.

Eksirû min ğarsi’l-cenneh.
Cennete ekim, dikim işine çok sarılın.Cennete ekim, dikim işine çok sarılın. Yani cenneti ekip biçmeye, ağaç dikmeye, ağaçlandırmaya dikkat edin.Yani cenneti ekip biçmeye, ağaç dikmeye, ağaçlandırmaya dikkat edin. Çok yapın buyurmuş.Çok yapın buyurmuş. Sonra da bizim dünyadan yani bir yere nasıl ağaç dikeriz düşünün.Sonra da bizim dünyadan yani bir yere nasıl ağaç dikeriz düşünün. Ona böyle zihnimizi şey yapacak tarzda buyuruyor ki:Ona böyle zihnimizi şey yapacak tarzda buyuruyor ki: Fe innehû azbün mâühâ. Çünkü cennetin suyu tatlıdır. Çorak değildir, acı su değildir.

Fe innehû azbün mâühâ. Çünkü cennetin suyu tatlıdır. Çorak değildir, acı su değildir.
Ağaca döktüğün zaman ağacı kurutmaz, tuzlu değildir, yaprağını buruşturmaz.Ağaca döktüğün zaman ağacı kurutmaz, tuzlu değildir, yaprağını buruşturmaz. Cennetin suyu tatlıdır.Cennetin suyu tatlıdır. Tayyibün türâbühâ.

Tayyibün türâbühâ.
Toprağı da kaliteli, güzel topraktır.Toprağı da kaliteli, güzel topraktır. Ektin mi biter yani, mümbit yer.Ektin mi biter yani, mümbit yer. Hani düşünün şöyle humuslu topraklı, kapkara topraklı bir vadiHani düşünün şöyle humuslu topraklı, kapkara topraklı bir vadi ama hiçbir şey ekilmemiş. Su da var. Suyu da tatlı, gayet güzel, latif bir suyu var.ama hiçbir şey ekilmemiş. Su da var. Suyu da tatlı, gayet güzel, latif bir suyu var. Toprağı da mükemmel. E hadi bakalım oraya dik şu ağacı dik, bu ağacı dik, bu ağacı dik.Toprağı da mükemmel. E hadi bakalım oraya dik şu ağacı dik, bu ağacı dik, bu ağacı dik. Eh bir iki sene sonra bir bakarsın yemyeşil, emsalsiz bir bostan olmuş, güzel bir bahçe olmuş.Eh bir iki sene sonra bir bakarsın yemyeşil, emsalsiz bir bostan olmuş, güzel bir bahçe olmuş. Git gölgesinde gölgelen gayet güzel. İşte bunu anlatıyor Peygamber Efendimiz bize.Git gölgesinde gölgelen gayet güzel. İşte bunu anlatıyor Peygamber Efendimiz bize. Cennetin fidanlarını dikmeyi çokça yapın diyor. Çünkü cennetin suyu hoştur, toprağı iyidir.Cennetin fidanlarını dikmeyi çokça yapın diyor. Çünkü cennetin suyu hoştur, toprağı iyidir. Fe eksirû min ğirâsihâ: Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi.

Fe eksirû min ğirâsihâ: Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi.
O halde oraya fidan dikme işini, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh demek suretiyle çok yapın.O halde oraya fidan dikme işini, Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh demek suretiyle çok yapın. Demek ki bu sözler cenneti ziynetlendiriyor.

Demek ki bu sözler cenneti ziynetlendiriyor.
Yani Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh sözü cennete bir ağaç dikmek oluyor.Yani Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh sözü cennete bir ağaç dikmek oluyor. Bu söz çok kıymetli bir sözdür.Bu söz çok kıymetli bir sözdür. Manasıyla, aslıyla, Arapçasıyla, Türkçesiyle hatrınıza tutun.Manasıyla, aslıyla, Arapçasıyla, Türkçesiyle hatrınıza tutun. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Bir hadîs-i şerîfte rivayet edilmiş ki:

Bir hadîs-i şerîfte rivayet edilmiş ki:
Lâ havle an masiyetillah.

Lâ havle an masiyetillah.
Yani Allah'ın isyanından yolunca gitmemekten, yanlış yollarda yürümekten dönüpYani Allah'ın isyanından yolunca gitmemekten, yanlış yollarda yürümekten dönüp hak yola gelmek mümkün olmaz.hak yola gelmek mümkün olmaz. Ve lâ kuvvete âlâ taatillah.

Ve lâ kuvvete âlâ taatillah.
Allah'a güzel ibadet etmeye insan güç getiremez.Allah'a güzel ibadet etmeye insan güç getiremez. İllâ billâh.İllâ billâh. Ancak Allah güç, kuvvet verirse yapabilir bunu.Ancak Allah güç, kuvvet verirse yapabilir bunu. Hepsi Allah'tandır.Hepsi Allah'tandır. Allah'a güzel kulluk da günahlardan dönmek de O'nun yardımıyla olur demek.Allah'a güzel kulluk da günahlardan dönmek de O'nun yardımıyla olur demek. Allah'a bağlanmanın, tevekkül etmenin, yardımı O'ndan istemenin güzel bir şeklidir.Allah'a bağlanmanın, tevekkül etmenin, yardımı O'ndan istemenin güzel bir şeklidir. Güzel bir ifadesidir bu.Güzel bir ifadesidir bu. Bunu dedikçe insanın cennetteki düz arazisi ağaçlanır, süslenir, güzelleşir.Bunu dedikçe insanın cennetteki düz arazisi ağaçlanır, süslenir, güzelleşir. Çeşit çeşit, boy boy böyle ağaçlar dikilmiş, güzel bir bahçe gibi olur, bostan gibi olur.Çeşit çeşit, boy boy böyle ağaçlar dikilmiş, güzel bir bahçe gibi olur, bostan gibi olur. Onun için bu sözü çok söyleyin.Onun için bu sözü çok söyleyin. Bu insanın yetmiş çeşit derdine de devadır ayrıca.Bu insanın yetmiş çeşit derdine de devadır ayrıca. Ruhi dertlerine, tasalarına, sıkıntılarına da devadır.Ruhi dertlerine, tasalarına, sıkıntılarına da devadır. İçinizde bir sıkıntı hissediyorsunuz, işinizde bir bozukluk hissediyorsunuz, bir derdiniz var.İçinizde bir sıkıntı hissediyorsunuz, işinizde bir bozukluk hissediyorsunuz, bir derdiniz var. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'a devam edin.Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'a devam edin. Bu hadîs-i şerîfte de o rivayet edilmiş.Bu hadîs-i şerîfte de o rivayet edilmiş. Diğer hadîs-i şerîf.

Diğer hadîs-i şerîf.
Eksiru’s-salâte aleyye fî yevmi’l-cümüati fe innehû leyse yüsallî aleyye ehadün

Eksiru’s-salâte aleyye fî yevmi’l-cümüati fe innehû leyse yüsallî aleyye ehadün
yevme’l-cümüati illâ ‘uridat aleyye salâtühû.yevme’l-cümüati illâ ‘uridat aleyye salâtühû. Bu da Peygamber Efendimiz'e salât u selâm getirmekle ilgili bir hadîs-i şerîftir.

Bu da Peygamber Efendimiz'e salât u selâm getirmekle ilgili bir hadîs-i şerîftir.
Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz: Eksiru’s-salâte aleyye.Buyurmuş ki Peygamber Efendimiz: Eksiru’s-salâte aleyye. Bana salât u selâmı çoğaltınız.Bana salât u selâmı çoğaltınız. Ne zaman?

Ne zaman?
Fî yevmi’l-cümüati. Cuma gününde.

Fî yevmi’l-cümüati. Cuma gününde.
Cuma gününde bana salât u selâm eylemeyi çoğaltınız.Cuma gününde bana salât u selâm eylemeyi çoğaltınız. Fe innehû leyse yüsallî aleyye ehadün.Fe innehû leyse yüsallî aleyye ehadün. Çünkü bana dua eden, hiçbir salât u selâm eden hiçbir kimse yoktur ki, yevmi’l-cümüati,Çünkü bana dua eden, hiçbir salât u selâm eden hiçbir kimse yoktur ki, yevmi’l-cümüati, cuma gününde, illâ ‘uridat aleyye salâtühû,cuma gününde, illâ ‘uridat aleyye salâtühû, muhakkak ki onun salât u selâmı bana ulaştırılır.muhakkak ki onun salât u selâmı bana ulaştırılır. Ulaştırılmamış olması mümkün değil.Ulaştırılmamış olması mümkün değil. Muhakkak onun salât u selâmı bana ulaştırılır.Muhakkak onun salât u selâmı bana ulaştırılır. Demek ki adıyla, sanıyla, memleketiyle insan Peygamber Efendimiz'e adının bildirilmesini istiyorsa

Demek ki adıyla, sanıyla, memleketiyle insan Peygamber Efendimiz'e adının bildirilmesini istiyorsa
salât u selâmı çokça edecek.salât u selâmı çokça edecek. Bu salât u selâm Peygamber Efendimiz'in şefaatine ermeye vesiledir.Bu salât u selâm Peygamber Efendimiz'in şefaatine ermeye vesiledir. Onun Peygamber Efendimiz'in şimdi biz ona diyoruz ki,Onun Peygamber Efendimiz'in şimdi biz ona diyoruz ki, Esselatu vesselamu aleyke Yâ Resûlallah veyahut Allahümme salli âlâ seyyidinâ Muhammedin diyoruz.

Esselatu vesselamu aleyke Yâ Resûlallah veyahut Allahümme salli âlâ seyyidinâ Muhammedin diyoruz.
Salât u selâm oraya gidiyor.Salât u selâm oraya gidiyor. Peygamber Efendimiz ne diyecek?

Peygamber Efendimiz ne diyecek?
Mukabele edecek. Selam verdik mi, selama mukabele edecek. Onun duası bize hayırlara erdirir.

Mukabele edecek. Selam verdik mi, selama mukabele edecek. Onun duası bize hayırlara erdirir.
O halde her zaman olduğu gibi salât-u selâmı çokça edelim,O halde her zaman olduğu gibi salât-u selâmı çokça edelim, cuma gününde daha da arttıralım bu hadîs-i şerîfe göre.cuma gününde daha da arttıralım bu hadîs-i şerîfe göre. Allah Teâlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimiz'in yolundan, sünnetinden ayırmasın.Allah Teâlâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimiz'in yolundan, sünnetinden ayırmasın. Şefaatine, iltifatına mazhar eylesin.Şefaatine, iltifatına mazhar eylesin. Allah cümlenizden hoşnut ve razı olsun.Allah cümlenizden hoşnut ve razı olsun. Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea'l-Besmele.
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2