Namaz Vakitleri

13 Recep 1447
02 January 2026
İmsak
06:50
Güneş
08:22
Öğle
13:13
İkindi
15:34
Akşam
17:54
Yatsı
19:21
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Bismillahirrrahmanirrahim.Bismillahirrrahmanirrahim. "Zikrullâhi alâmetün ale’l-îmâni ve berâetün mine’n-nifâki

"Zikrullâhi alâmetün ale’l-îmâni ve berâetün mine’n-nifâki
ve hisnün mine’ş-şeytâni ve hirzün mine’n-nâr."ve hisnün mine’ş-şeytâni ve hirzün mine’n-nâr." Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Sadaka rasûlü’llâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.
Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim.

Aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim.
Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'inPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden salih kimselerinhadîs-i şerîflerinden salih kimselerin mübarek sözlerinden bir kısmınımübarek sözlerinden bir kısmını sizlere nakledeceğim.sizlere nakledeceğim. Bu hadîs-i şerîflerin ve sözlerininBu hadîs-i şerîflerin ve sözlerinin izahına geçmeden evvel,izahına geçmeden evvel, hassaten ve evvelenhassaten ve evvelen Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahuPeygamberimiz Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin.aleyhi ve sellem hazretlerinin. Sair enbiya ve evliyâullahın ruhları için,Sair enbiya ve evliyâullahın ruhları için, bu hadîs-i şerîflerin, bu ilimlerin bize kadar gelmesindebu hadîs-i şerîflerin, bu ilimlerin bize kadar gelmesinde emeği geçmiş olan âlimlerin, ravilerin ruhları için,emeği geçmiş olan âlimlerin, ravilerin ruhları için, okuduğumuz kitapların müelliflerinin ruhları içinokuduğumuz kitapların müelliflerinin ruhları için ve uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzereve uzaktan yakından bu hadîs-i şerîfleri dinlemek üzere buraya gelmiş olan siz kardeşlerimizinburaya gelmiş olan siz kardeşlerimizin ahirete intikal ve irtihal eylemiş olanahirete intikal ve irtihal eylemiş olan cümle sevdiklerinin, yakınlarının ruhları içincümle sevdiklerinin, yakınlarının ruhları için ve hayatta olanlarımızın da cümletenve hayatta olanlarımızın da cümleten sıhhat, afiyet ve selamet, saadet üzere olmamız içinsıhhat, afiyet ve selamet, saadet üzere olmamız için bir Fâtiha-i Şerîf, üç İhlâs-ı Şerîf kıraat edelim.bir Fâtiha-i Şerîf, üç İhlâs-ı Şerîf kıraat edelim. Başta metnini okumuş olduğum hadîs-i şerîfinde

Başta metnini okumuş olduğum hadîs-i şerîfinde
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlar ki;buyurmuşlar ki; "Zikrullâhi alemü’l-îmâni".

"Zikrullâhi alemü’l-îmâni".
Allahu Teâlâ Hazretlerini zikreylemek,Allahu Teâlâ Hazretlerini zikreylemek, anmak, yâd etmek imanın alametidir, bayrağıdır.anmak, yâd etmek imanın alametidir, bayrağıdır. "Ve berâetün mine’n-nifâki".

"Ve berâetün mine’n-nifâki".
Nifaktan, münafıklıktan beraatıdır.Nifaktan, münafıklıktan beraatıdır. Yani münafık olmamanın alametidir.Yani münafık olmamanın alametidir. "Ve hisnün mine’ş-şeytâni"."Ve hisnün mine’ş-şeytâni". Şeytandan hıfz-i himaye ve korumaŞeytandan hıfz-i himaye ve koruma içine alan bir kale gibidir.içine alan bir kale gibidir. "Ve hirzün mine’n-nâr".

"Ve hirzün mine’n-nâr".
Ve insanı cehennem azabından kurtaranVe insanı cehennem azabından kurtaran bir tedbir ve çaredir.bir tedbir ve çaredir. Allahu Teâlâ Hazretlerine zikretmek.Allahu Teâlâ Hazretlerine zikretmek. Çeşitli şekillerle olur.Çeşitli şekillerle olur. Manası anmak demek.Manası anmak demek. Anmak dille olur, kalpten olur,Anmak dille olur, kalpten olur, düşünmek suretiyle olur.düşünmek suretiyle olur. Sonra çeşitli tarzlarda insan anar.Sonra çeşitli tarzlarda insan anar. Mesela nimet zamanında şükrederek anar.Mesela nimet zamanında şükrederek anar. Musibet zamanında sabrederek anar.Musibet zamanında sabrederek anar. Sadece dil ile söylemek de bir çeşit zikirdir.Sadece dil ile söylemek de bir çeşit zikirdir. İnsanın hatırasında, hafızasındaİnsanın hatırasında, hafızasında Allahu Teâlâ Hazretlerinin fikri, düşüncesi,Allahu Teâlâ Hazretlerinin fikri, düşüncesi, O'nun bizi gördüğüne dair,O'nun bizi gördüğüne dair, amellerimizi kontrol ettiğine dair,amellerimizi kontrol ettiğine dair, bize bizden yakın olduğuna dair duygusu da,bize bizden yakın olduğuna dair duygusu da, o da bir çeşit zikirdir.o da bir çeşit zikirdir. Hasılı bunların hepsi, ama burada zikredilen bilhassaHasılı bunların hepsi, ama burada zikredilen bilhassa dil ile Allah Allah demek,dil ile Allah Allah demek, Lâ İlâhe İllallâh demek, Sübhanallah, Elhamdülillah,Lâ İlâhe İllallâh demek, Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber demek.Allahu Ekber demek. Bilhassa bu imanın alametidir.Bilhassa bu imanın alametidir. Yani mümin olan Allahu Teâlâ HazretleriniYani mümin olan Allahu Teâlâ Hazretlerini çok zikreder, imanın alameti odur.çok zikreder, imanın alameti odur. "Ve berâetün mine’n-nifâki".

"Ve berâetün mine’n-nifâki".
Münafıklık, münafıklıkta Allah'ı zikretmemekMünafıklık, münafıklıkta Allah'ı zikretmemek şeklinde insanı öyle bir duruma düşürür.şeklinde insanı öyle bir duruma düşürür. İnsan Allah'ı zikrediyorsa münafıklıktan da beraat etmiş olur.İnsan Allah'ı zikrediyorsa münafıklıktan da beraat etmiş olur. Yani bu adam münafık değil diye hükmedilir,Yani bu adam münafık değil diye hükmedilir, belli olur.belli olur. O bakımdan insanın böyle AllahuO bakımdan insanın böyle Allahu Teâlâ Hazretleri'ni zikretmesi onunTeâlâ Hazretleri'ni zikretmesi onun münafıklıktan uzak olduğunun bir alametidir.münafıklıktan uzak olduğunun bir alametidir. "Ve hisnün mine’ş-şeytâni".

"Ve hisnün mine’ş-şeytâni".
Ve şeytan insanı çeşitli şekillerde aldatmak ister.Ve şeytan insanı çeşitli şekillerde aldatmak ister. İçinden, dışından, çevresinden,İçinden, dışından, çevresinden, sağından, solundan, önünden, ardından gelir.sağından, solundan, önünden, ardından gelir. Ona karşı bir kaledir.Ona karşı bir kaledir. İnsan zikrullaha sığındığı zamanİnsan zikrullaha sığındığı zaman şeytanın şerrinden hıfzu himayede olur.şeytanın şerrinden hıfzu himayede olur. Şeytanın insana doğrudan doğruya gelmesiŞeytanın insana doğrudan doğruya gelmesi Kur'an-ı Kerîm'de buyuruluyor ki,Kur'an-ı Kerîm'de buyuruluyor ki, şeytan insanın önünden gelecek,şeytan insanın önünden gelecek, ardından gelecek, sağından gelecek,ardından gelecek, sağından gelecek, solundan gelecek, onu aldatacak,solundan gelecek, onu aldatacak, şükretmekten, zikretmekten alıkoyacak.şükretmekten, zikretmekten alıkoyacak. Önünden gelmesi nedir şeytanın?

Önünden gelmesi nedir şeytanın?
Dobra dobra, aşikare gelip günahı yap demesidir.Dobra dobra, aşikare gelip günahı yap demesidir. Şu içkiyi iç, şu günahı işle, şu hırsızlığı yap,Şu içkiyi iç, şu günahı işle, şu hırsızlığı yap, tarzında doğrudan doğruya insanatarzında doğrudan doğruya insana şerre, kötülüğe, günaha teşvik etmesişerre, kötülüğe, günaha teşvik etmesi önünden gelmesi.önünden gelmesi. Ardından gelmesi hiç sezdirmeden,Ardından gelmesi hiç sezdirmeden, anlatmadan, belli etmedenanlatmadan, belli etmeden gizli teşvik etmesidir.gizli teşvik etmesidir. Farkına varmadan.Farkına varmadan. İnsan şeytanın şeyi olur fakat sezmez onu.İnsan şeytanın şeyi olur fakat sezmez onu. Sağından gelmesi suret-i haktan görünmesidir.Sağından gelmesi suret-i haktan görünmesidir. Yani sanki teklif edilen şeyYani sanki teklif edilen şey müslümanlığa uygunmuş,müslümanlığa uygunmuş, müslümanlığın aslından, esasındanmış gibimüslümanlığın aslından, esasındanmış gibi bir duygu ile öyle aldatır bazen insanları.bir duygu ile öyle aldatır bazen insanları. İşte mesela, canım camiye gitme.İşte mesela, canım camiye gitme. Niye?Niye? E camiye gidersen herkes görür ibadet yaptığını.E camiye gidersen herkes görür ibadet yaptığını. Gösteriş olur, riya olur.Gösteriş olur, riya olur. Evinde kıl namazı.Evinde kıl namazı. Riya olmaz.Riya olmaz. Daha iyi olur evinde kılman.Daha iyi olur evinde kılman. Evinde kılarsan kimse sana bir şey demez.

Evinde kılarsan kimse sana bir şey demez.
İhlâsa daha uygundur.İhlâsa daha uygundur. Hem boynunu bükersin, yalvarırsın, yakarırsın filan.Hem boynunu bükersin, yalvarırsın, yakarırsın filan. Ha böyle mantıklı gibi görünüyor amaHa böyle mantıklı gibi görünüyor ama aslında seni cemaatten koparmak istiyor.aslında seni cemaatten koparmak istiyor. Biz kendi aklımızla, mantığımızla hareket etmiyoruz.Biz kendi aklımızla, mantığımızla hareket etmiyoruz. Resûlullah'ın bize tavsiyelerine göre hareket ediyoruz.Resûlullah'ın bize tavsiyelerine göre hareket ediyoruz. Resûlullah bize camiye gelmeyi tembih etmiş mi, etmemiş mi?Resûlullah bize camiye gelmeyi tembih etmiş mi, etmemiş mi? Cemaatten ayrılmamayı tembih etmiş mi, etmemiş mi?Cemaatten ayrılmamayı tembih etmiş mi, etmemiş mi? Cemaatten kopmamayı söylemiş mi, söylememiş mi?Cemaatten kopmamayı söylemiş mi, söylememiş mi? Mühim olan odur.

Mühim olan odur.
Biz ona göre hareket ederiz.Biz ona göre hareket ederiz. Yani kendimiz başka başka mantıklarlaYani kendimiz başka başka mantıklarla yürürsek insanlar çeşit çeşit şeyleri,yürürsek insanlar çeşit çeşit şeyleri, yasakları, mantıklarıyla meşrulaştırırlar.yasakları, mantıklarıyla meşrulaştırırlar. Çeşit çeşit farzları da mantıklarıylaÇeşit çeşit farzları da mantıklarıyla yok hale getirebilirler.yok hale getirebilirler. Mesela bugünümüzde hep duyuyoruz gençlerimiz arasındaMesela bugünümüzde hep duyuyoruz gençlerimiz arasında bazı müslümanlar arasında bir şey var kibazı müslümanlar arasında bir şey var ki efendim işte cuma namazı kılınmaz.efendim işte cuma namazı kılınmaz. Canım Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de;Canım Allahu Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de; Ey iman edenler!

Ey iman edenler!
Cuma için namazaCuma için namaza davet olunduğu zaman,davet olunduğu zaman, seslenildiği zaman, ezan okunulduğu zamanseslenildiği zaman, ezan okunulduğu zaman Allah'ın zikrine koşun,Allah'ın zikrine koşun, alışverişi bırakın demedi mi?alışverişi bırakın demedi mi? Yâ eyyühe’llezîne âmenû izâ nûdiye li’s-salâti

Yâ eyyühe’llezîne âmenû izâ nûdiye li’s-salâti
min yevmi’l-cümü’ati fe’s’av ilâ zikrillâhi vezerül bey. (Cum’a Suresi 9. Ayet)min yevmi’l-cümü’ati fe’s’av ilâ zikrillâhi vezerül bey. (Cum’a Suresi 9. Ayet) Alışverişi bırakın, Allah'ı zikretmeye, namaz kılmaya koşun

Alışverişi bırakın, Allah'ı zikretmeye, namaz kılmaya koşun
diye söylemedi mi? Söyledi.diye söylemedi mi? Söyledi. Bu âyet-i kerîme Kur'an-ı Kerîm'de var mı?Bu âyet-i kerîme Kur'an-ı Kerîm'de var mı? Var. Cuma suresinin sonlarında bu âyet-i kerîme var.Var. Cuma suresinin sonlarında bu âyet-i kerîme var. Bu âyetin hükmü kalktı mı?Bu âyetin hükmü kalktı mı? Bu âyet şimdi hükümden kalktı mı?Bu âyet şimdi hükümden kalktı mı? Var mı Kur'an-ı Kerîm'de böyle şey?Var mı Kur'an-ı Kerîm'de böyle şey? Yani hükmü bir ara olup da şimdi artıkYani hükmü bir ara olup da şimdi artık zaman değişti, olmaz diyebileceğimiz bir şey var mı? Yok.zaman değişti, olmaz diyebileceğimiz bir şey var mı? Yok. Kur'an-ı Kerîm'in ahkâmı kıyamete kadar bâkidir.

Kur'an-ı Kerîm'in ahkâmı kıyamete kadar bâkidir.
O halde sen bu namazı kılmayacaksın amaO halde sen bu namazı kılmayacaksın ama Allahu Teâlâ Hazretlerine nasıl cevap vereceksin?Allahu Teâlâ Hazretlerine nasıl cevap vereceksin? Yani yarın mahkeme-i kübra kurulacak.Yani yarın mahkeme-i kübra kurulacak. İnsana ilk önce namazdan sorgu suali açılacakmış.İnsana ilk önce namazdan sorgu suali açılacakmış. Namazları ne yaptın, kıldın mı, kılmadın mı diye.Namazları ne yaptın, kıldın mı, kılmadın mı diye. E tabi cuma namazı mühim namazlardan birisi.E tabi cuma namazı mühim namazlardan birisi. Nasıl cevap vereceksin?Nasıl cevap vereceksin? Cuma'yı kılma, efendim işte

Cuma'yı kılma, efendim işte
imam maaşlı olduğundan,imam maaşlı olduğundan, işte takvaya uygun olmadığından veyahut işteişte takvaya uygun olmadığından veyahut işte imame beyat meselesinden,imame beyat meselesinden, büyük imamet meselesinden şuradan buradanbüyük imamet meselesinden şuradan buradan bir şeyler söyleyecek ama bak sağlam bir mantık değil.bir şeyler söyleyecek ama bak sağlam bir mantık değil. Çünkü ortada bir farz var,Çünkü ortada bir farz var, senin söylediğin hep ıvır zıvır laf geveleme tarzında oluyor.senin söylediğin hep ıvır zıvır laf geveleme tarzında oluyor. İşte böyle aldatır şeytan.İşte böyle aldatır şeytan. Efendim burası dar-ı harptir, BinâenaleyhEfendim burası dar-ı harptir, Binâenaleyh şu haramı yiyebilirsin.şu haramı yiyebilirsin. Başkasının malını alabilirsin, böyle diyenler var.Başkasının malını alabilirsin, böyle diyenler var. Yani burası Dârü'l-İslâm mıdır, Dârü'l-harb midir falan?

Yani burası Dârü'l-İslâm mıdır, Dârü'l-harb midir falan?
E o zaman başkasının malını al, aldat,E o zaman başkasının malını al, aldat, faiz ye, namaz kılma, şey yapma.faiz ye, namaz kılma, şey yapma. Yani müslümanlığın farzları birer ikişer gidiyor, nasıl gidiyor?Yani müslümanlığın farzları birer ikişer gidiyor, nasıl gidiyor? Şeytan sağdan geliyor.

Şeytan sağdan geliyor.
Yani sureti haktan görünerek aldatıyor.Yani sureti haktan görünerek aldatıyor. Soldan gelişi de işte şerriSoldan gelişi de işte şerri şer olarak söylemek suretiyle.şer olarak söylemek suretiyle. Demek ki şeytandan korunmanınDemek ki şeytandan korunmanın manevi çarelerinden birisi demanevi çarelerinden birisi de Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmekmiş.Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmekmiş. Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretti miAllahu Teâlâ Hazretlerini zikretti mi şeytan ondanşeytan ondan uzaklaşıyor veyahut ona tesir yapamıyor.uzaklaşıyor veyahut ona tesir yapamıyor. Hadîs-i şerîflerde okuduk,Hadîs-i şerîflerde okuduk, daha önceden duyduk ki ezan okunduğu zaman şeytandaha önceden duyduk ki ezan okunduğu zaman şeytan ezanın duyulmadığı yere kadar kaçarmış.ezanın duyulmadığı yere kadar kaçarmış. Bitince gene gelirmiş.Bitince gene gelirmiş. Kamet getirilince tekrar kametin duyulmadığı yere kadar kaçarmış,Kamet getirilince tekrar kametin duyulmadığı yere kadar kaçarmış, tekrar gelirmiş.tekrar gelirmiş. Hadîs-i şerîflerde, sahih hadîs-i şerîflerde böyle buyuruluyor.Hadîs-i şerîflerde, sahih hadîs-i şerîflerde böyle buyuruluyor. Demek ki Lâ İlâhe İllallâh demeye,Demek ki Lâ İlâhe İllallâh demeye, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh demeye,Eşhedü en lâ ilâhe illallâh demeye, Eşhedü Enne Muhammeden Resûlullah demeye falan tahammülü yok.Eşhedü Enne Muhammeden Resûlullah demeye falan tahammülü yok. Kaçıp gidiyor uzaklara.Kaçıp gidiyor uzaklara. İnsan bunu daima kalbinde derse demek kiİnsan bunu daima kalbinde derse demek ki şeytan musallat olamıyor.şeytan musallat olamıyor. "Ve hirzün mine’n-nâr."

"Ve hirzün mine’n-nâr."
Ve cehennemden de koruyucu bir tedbirdir.Ve cehennemden de koruyucu bir tedbirdir. İnsan neden Allah dediği zamanİnsan neden Allah dediği zaman Allahu Teâlâ Hazretlerinin sevgisine nail olur.Allahu Teâlâ Hazretlerinin sevgisine nail olur. İnsan Allahu Teâlâ Hazretlerini zikredinceİnsan Allahu Teâlâ Hazretlerini zikredince Allahu Teâlâ da onu zikredermiş.Allahu Teâlâ da onu zikredermiş. Hadîs-i şerîf'te öyle buyuruluyor.Hadîs-i şerîf'te öyle buyuruluyor. Yani bir kul Allahu Teâlâ Hazretlerini andığı zamanYani bir kul Allahu Teâlâ Hazretlerini andığı zaman eğer yalnız başına kendi kendineeğer yalnız başına kendi kendine anıyorsa ben de onu kendim anarım.anıyorsa ben de onu kendim anarım. Eğer kulum topluluk içinde beni anıyorsa,Eğer kulum topluluk içinde beni anıyorsa, toplulukla beraber anıyorsatoplulukla beraber anıyorsa ben de onu bir daha hayırlı topluluğun önünde anarım.ben de onu bir daha hayırlı topluluğun önünde anarım. Bak, herhalde o hayırlı toplulukBak, herhalde o hayırlı topluluk yakın melekleri, mukarret melekleri oluyor.yakın melekleri, mukarret melekleri oluyor. Bak, benim dünyada şu kulumBak, benim dünyada şu kulum beni topluluğa karşı zikretti, andı.beni topluluğa karşı zikretti, andı. O kulum şöyle meziyetli, böyle iyi, böyle yüksek,O kulum şöyle meziyetli, böyle iyi, böyle yüksek, salih kuldur diye meleklere methedecek Allahu Teâlâ Hazretleri.salih kuldur diye meleklere methedecek Allahu Teâlâ Hazretleri. Böyle olunca tabi Allahu Teâlâ HazretlerininBöyle olunca tabi Allahu Teâlâ Hazretlerinin zikretmesi, sevmesi meydana geliyor.zikretmesi, sevmesi meydana geliyor. Rahmetine vesile oluyor.Rahmetine vesile oluyor. İnsan bu bakımdan cehennemden kurtulmasınaİnsan bu bakımdan cehennemden kurtulmasına sebep ve vesile bulmuş oluyor, zikir etmek suretiyle.sebep ve vesile bulmuş oluyor, zikir etmek suretiyle. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den
yine rivayet olunmuş ki,yine rivayet olunmuş ki, Kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem;Kâle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; "Elâ ünebbiüküm bi hayri e’mâliküm."

"Elâ ünebbiüküm bi hayri e’mâliküm."
Size amellerinizin en hayırlısını haber vereceğim.Size amellerinizin en hayırlısını haber vereceğim. Dikkat edin.Dikkat edin. Gözünüzü açın, âgâh olun, mütenebbih olun.Gözünüzü açın, âgâh olun, mütenebbih olun. Size amellerinizin en hayırlısını bildireceğim buyurmuş.Size amellerinizin en hayırlısını bildireceğim buyurmuş. "Ve ezkâhâ ‘ınde melîkiküm."

"Ve ezkâhâ ‘ınde melîkiküm."
Melik-i Muktedir olan Allâhu Teâlâ HazretlerininMelik-i Muktedir olan Allâhu Teâlâ Hazretlerinin huzurunda en pak olan ameli size haber vereceğim.huzurunda en pak olan ameli size haber vereceğim. "Ve erfe’uhâ fî deracâtiküm."

"Ve erfe’uhâ fî deracâtiküm."
Sizin derecenizi en çok arttıracak ameli size haber vereceğim.Sizin derecenizi en çok arttıracak ameli size haber vereceğim. "Ve hayrun leküm min infâki’z-zehebi ve’l-fiddati.""Ve hayrun leküm min infâki’z-zehebi ve’l-fiddati." Altın, gümüş harcamakAltın, gümüş harcamak suretiyle, sadaka vermek, hayır yapmak suretiylesuretiyle, sadaka vermek, hayır yapmak suretiyle kazanacağınız sevaplardan daha hayırlı olankazanacağınız sevaplardan daha hayırlı olan bir ameli haber vereceğim.bir ameli haber vereceğim. "Ve hayrun leküm min en telkav adüvveküm

"Ve hayrun leküm min en telkav adüvveküm
fe tedribû e’nâkahüm ve yedribû e’nâkaküm?"fe tedribû e’nâkahüm ve yedribû e’nâkaküm?" Ve sizin düşman ile karşılaşmanızdan,Ve sizin düşman ile karşılaşmanızdan, savaşmanızdan, sizin onların boynunu vurmanızdan,savaşmanızdan, sizin onların boynunu vurmanızdan, onların da sizin boynunu vurmanızdan da hayırlı olanonların da sizin boynunu vurmanızdan da hayırlı olan ameli size haber vereceğim.ameli size haber vereceğim. Nedir? ZikrullahiNedir? Zikrullahi Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmektir.Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmektir. Neden? Allahu Teâlâ Hazretlerini insan zikretti mi,Neden? Allahu Teâlâ Hazretlerini insan zikretti mi, işte demin söylediğimiz usulişte demin söylediğimiz usul ve yol ile insanın gönlünde mağrifetullah meydana geliyor.ve yol ile insanın gönlünde mağrifetullah meydana geliyor. Muhabbetullah meydana geliyor.Muhabbetullah meydana geliyor. Ve Allahu Teâlâ Hazretleri o kulu seviyor.Ve Allahu Teâlâ Hazretleri o kulu seviyor. O kulun günahlarını afv u mağfiretine sebep oluyor.O kulun günahlarını afv u mağfiretine sebep oluyor. O bakımdan bütün bunların hepsinden önde geliyor.O bakımdan bütün bunların hepsinden önde geliyor. Yine Ebû Cafer

Yine Ebû Cafer
radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş ki;radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş ki; Enne Rasûlüllâhi sallallahü aleyhi ve selleme kâle:Enne Rasûlüllâhi sallallahü aleyhi ve selleme kâle: “Eşeddü’l-e’mâli selâsetün."

“Eşeddü’l-e’mâli selâsetün."
Amellerin en kuvvetlileri üç tanedir.Amellerin en kuvvetlileri üç tanedir. Amel dediğimiz yani kulların yaptığı ibadetler,Amel dediğimiz yani kulların yaptığı ibadetler, işler, fiiller.işler, fiiller. Bunların en kuvvetlisi üç tanedir.Bunların en kuvvetlisi üç tanedir. "El-insâfü’r-racüli min nefsihî.""El-insâfü’r-racüli min nefsihî." Adamın, kişinin kendi içinde adaletli olması.Adamın, kişinin kendi içinde adaletli olması. Yani kalbinden gelme, içinden doğma bir adalet duygusu.Yani kalbinden gelme, içinden doğma bir adalet duygusu. Hiç kimseye haksızlık etmiyor.Hiç kimseye haksızlık etmiyor. Kendi lehine de olsa, aleyhine de olsa,Kendi lehine de olsa, aleyhine de olsa, yakınlarının lehine de olsa, aleyhine de olsa,yakınlarının lehine de olsa, aleyhine de olsa, terazi elinde adaletle hareket ediyor,terazi elinde adaletle hareket ediyor, ölçülü hareket ediyor.ölçülü hareket ediyor. Kimseye haksızlık etmiyor.Kimseye haksızlık etmiyor. Bu amellerin en kuvvetlilerindendir.Bu amellerin en kuvvetlilerindendir. Allah adil kulları sever.Allah adil kulları sever. Adalet, güzel huyların en önde gelenlerinden birisidir.Adalet, güzel huyların en önde gelenlerinden birisidir. Bu dünyanın ayakta durması adalet iledir.Bu dünyanın ayakta durması adalet iledir. Şu cemiyet hayatının muntazam çalışması adalet iledir.Şu cemiyet hayatının muntazam çalışması adalet iledir. İnsanlar adalet duygusunu kaybettiler mi?İnsanlar adalet duygusunu kaybettiler mi? O zaman işin önünü sonunu bulmak mümkün değildir.

O zaman işin önünü sonunu bulmak mümkün değildir.
Karma karışık olur.Karma karışık olur. Herkes kendisi için çalışır.Herkes kendisi için çalışır. Herkes kendi kesesini doldurmaya kalkar.Herkes kendi kesesini doldurmaya kalkar. Herkes başkasını ezer.Herkes başkasını ezer. Kendi rahatına bakar.Kendi rahatına bakar. Başkasının kemiği üzerine, eti üzerineBaşkasının kemiği üzerine, eti üzerine feryad-ı figanı üzerine kendi rahatını,feryad-ı figanı üzerine kendi rahatını, saadetini bina etmeye kalkar.saadetini bina etmeye kalkar. Birisi, adaletli olması insanın.Birisi, adaletli olması insanın. Ama bu adalet nereden gelecek?Ama bu adalet nereden gelecek? Baskıyla olmayacak.Baskıyla olmayacak. Yani kanun kuvvetiyle,Yani kanun kuvvetiyle, bir kırbaç zoruyla, kılıç korkusuyla, hapis korkusuyla filanbir kırbaç zoruyla, kılıç korkusuyla, hapis korkusuyla filan olursa bu zorlama olur.olursa bu zorlama olur. Öyle olmadığını beyan etmek için Allah-u alem,Öyle olmadığını beyan etmek için Allah-u alem, min nefsihi diyor içinden gelecek.min nefsihi diyor içinden gelecek. Yani kanun adamı da olmasa,

Yani kanun adamı da olmasa,
kırbaçlı bir kimse de olmasa,kırbaçlı bir kimse de olmasa, yakalanma korkusu, tehlikesi de olmasa o gene adaletli davranacak.yakalanma korkusu, tehlikesi de olmasa o gene adaletli davranacak. Müslüman böyle davranırsa böyle yaptığı adaletMüslüman böyle davranırsa böyle yaptığı adalet sırf Allah rızası için olmuş oluyor.sırf Allah rızası için olmuş oluyor. Kimsenin olmadığı yerde insan niçin günah işlemez,Kimsenin olmadığı yerde insan niçin günah işlemez, niçin haksızlık yapmaz, niye başkasının malını almaz,niçin haksızlık yapmaz, niye başkasının malını almaz, niçin başkasına zulmetmez,niçin başkasına zulmetmez, niye öldürmez, asmaz, kesmez?niye öldürmez, asmaz, kesmez? İmandan.

İmandan.
İmansızların neler yaptığını gördük.İmansızların neler yaptığını gördük. Yani iman olmadı mıYani iman olmadı mı iman olmadı mı mahvoluyor cemiyet.iman olmadı mı mahvoluyor cemiyet. Birazcık Allahu Teâlâ HazretleriBirazcık Allahu Teâlâ Hazretleri kıyısından, köşesinden gösterdi.kıyısından, köşesinden gösterdi. Yani, ey Müslümanlar,Yani, ey Müslümanlar, siz çok şaşırdınız, dedelerinizi unuttunuz,siz çok şaşırdınız, dedelerinizi unuttunuz, dedeleriniz şurada ne kadar güzel, mükemmel bir cemiyet hayatı kurmuştu,dedeleriniz şurada ne kadar güzel, mükemmel bir cemiyet hayatı kurmuştu, ne kadar mutlu mesut yaşamaktaydınız,ne kadar mutlu mesut yaşamaktaydınız, siz saadetin nerede olduğunu şaşırmaya başladınız.siz saadetin nerede olduğunu şaşırmaya başladınız. İmanı bir tarafa koyup da sandınız ki

İmanı bir tarafa koyup da sandınız ki
teknolojik gelişmeyle, modern hayatla vesaireyleteknolojik gelişmeyle, modern hayatla vesaireyle mes'ud olacaksınız?mes'ud olacaksınız? İş sandığınız gibi değil.İş sandığınız gibi değil. Her şeyin temeli, hatta teknolojinin bile temeli.Her şeyin temeli, hatta teknolojinin bile temeli. Teknoloji bile gelmez.Teknoloji bile gelmez. Adam fabrikayı doğru düzgün çalışmaz ki, çalıştırmaz ki,Adam fabrikayı doğru düzgün çalışmaz ki, çalıştırmaz ki, fabrikada doğru düzgün çalışmaz ki,fabrikada doğru düzgün çalışmaz ki, mühendis vazifesini doğru düzgün yapmaz kimühendis vazifesini doğru düzgün yapmaz ki iman olmazsa, insaf olmazsa, adalet duygusu olmazsa.iman olmazsa, insaf olmazsa, adalet duygusu olmazsa. Siz onu unuttunuz, sandınız kiSiz onu unuttunuz, sandınız ki şeklinize, şemalinize biraz şekil düzen vermekle,şeklinize, şemalinize biraz şekil düzen vermekle, saçınızı başınızı taramakla, kılık kıyafetle, dış görünüşle iş düzelecek.saçınızı başınızı taramakla, kılık kıyafetle, dış görünüşle iş düzelecek. Bak imanı bırakırsanız başınıza neler gelir, görün.Bak imanı bırakırsanız başınıza neler gelir, görün. O eskiye ait bir şey değildir.O eskiye ait bir şey değildir. Eskidenmiş o anarşi manarşi.Eskidenmiş o anarşi manarşi. Her şey düzelirmiş bak.Her şey düzelirmiş bak. Öyle değil.Öyle değil. İman gitti mi, inanç gitti mi, ahlâk terbiye gitti mi,İman gitti mi, inanç gitti mi, ahlâk terbiye gitti mi, o zaman insanların önünüo zaman insanların önünü hiçbir şeyle alamıyorsun.hiçbir şeyle alamıyorsun. İnsanlar birbirlerini aç kurtlardan daha beterİnsanlar birbirlerini aç kurtlardan daha beter yiyip parçalama durumuna geliyorlar.yiyip parçalama durumuna geliyorlar. Onun için kanun kuvveti

Onun için kanun kuvveti
bir noktada insana hakim olur.bir noktada insana hakim olur. Etrafa iki tarafa bakar adam,Etrafa iki tarafa bakar adam, polis yok, yapacağını gene yapar.polis yok, yapacağını gene yapar. İki tarafa bakar, polis yok, çalacağını gene çalar.İki tarafa bakar, polis yok, çalacağını gene çalar. Adamın gözünü açar, başka şeyle meşgul eder, cebinden parasını alır.Adamın gözünü açar, başka şeyle meşgul eder, cebinden parasını alır. Geçen gün anlatıyor birisi,Geçen gün anlatıyor birisi, cebime külliyetli miktarda para koydum diyor.cebime külliyetli miktarda para koydum diyor. Eve getireceğim ama külliyetli para olduğundan çaldırmayayım diye diyor.Eve getireceğim ama külliyetli para olduğundan çaldırmayayım diye diyor. Otobüse girdim şöyle diyor,Otobüse girdim şöyle diyor, paranın üstüne kolumu büküp şöyle yaptım diyor,paranın üstüne kolumu büküp şöyle yaptım diyor, şöyle de tuttum şeyi diyor.şöyle de tuttum şeyi diyor. Para diyor, pazımın altında.Para diyor, pazımın altında. Yani mümkün değil o durumdayken şey yapmak.

Yani mümkün değil o durumdayken şey yapmak.
Çok da dikkat ediyorum etrafımdaki şahıslara falan diyor.Çok da dikkat ediyorum etrafımdaki şahıslara falan diyor. Bir tane önüme bir şüpheli adam geldi diyor.Bir tane önüme bir şüpheli adam geldi diyor. Ondan biraz şüphelendim ama diyorOndan biraz şüphelendim ama diyor hiç yüzüme bakmıyor diyor, daima başka tarafa bakıyor diyor.hiç yüzüme bakmıyor diyor, daima başka tarafa bakıyor diyor. Nihayet bir durağa geldik, dur, bin,Nihayet bir durağa geldik, dur, bin, in filan derken bir çalkanma oldu, bir şey oldu diyor.in filan derken bir çalkanma oldu, bir şey oldu diyor. İndi diyor.İndi diyor. Nihayet bir iki durak sonra da ben indim diyor.Nihayet bir iki durak sonra da ben indim diyor. Ama buradan da hep bastırıyorum parayı diyor.Ama buradan da hep bastırıyorum parayı diyor. Parayı çaldırmadım derken diyor, bir de baktımParayı çaldırmadım derken diyor, bir de baktım pantolon cebimde 650 küsür lira vardı diyor, o gitmiş diyor.pantolon cebimde 650 küsür lira vardı diyor, o gitmiş diyor. Kaşla göz arasında hırsızlık olmasın diyeKaşla göz arasında hırsızlık olmasın diye düşünüp durduğu halde insan yani öne alınmaz.düşünüp durduğu halde insan yani öne alınmaz. İnsanların en iyisi vicdanına bir polis koymak.İnsanların en iyisi vicdanına bir polis koymak. Onun için burada diyor ki;

Onun için burada diyor ki;
İnsâfü’r-racüli min nefsihî.İnsâfü’r-racüli min nefsihî. Nefsinden gelecek, kendi içinden gelecek insafı,Nefsinden gelecek, kendi içinden gelecek insafı, adalet duygusu.adalet duygusu. O içeriden gelmedi mi tavsiye etmekle olmuyor.O içeriden gelmedi mi tavsiye etmekle olmuyor. Birincisi buymuş, en kuvvetli amellerdenBirincisi buymuş, en kuvvetli amellerden yani en faydalı sevaplı amellerden.yani en faydalı sevaplı amellerden. “Ve’l-müvâsâtü fi’l-mâli"

“Ve’l-müvâsâtü fi’l-mâli"
Müslüman kardeşini malından faydalandırmak.Müslüman kardeşini malından faydalandırmak. Yani ona senin paran var, pulun var, zenginsin.Yani ona senin paran var, pulun var, zenginsin. O da fakir fukara aç, açık, yiyeceği yok,O da fakir fukara aç, açık, yiyeceği yok, yiyecek vermek, giyeceği yok, giyecek sağlamak,yiyecek vermek, giyeceği yok, giyecek sağlamak, aç, açık, kapatmak, soğukta donuyor,aç, açık, kapatmak, soğukta donuyor, ihtiyacını gidermek, hasta, tedavi etmek gibiihtiyacını gidermek, hasta, tedavi etmek gibi senin maddi imkanından onu kollayıp gözetmen.senin maddi imkanından onu kollayıp gözetmen. Şimdi bu malŞimdi bu mal canın yongası olduğundan kolay olmuyor.canın yongası olduğundan kolay olmuyor. Yani adama bin rekat namaz kıl dersen kılıyor.Yani adama bin rekat namaz kıl dersen kılıyor. Bin rekat namaz kıl diyorsun kılıyor.Bin rekat namaz kıl diyorsun kılıyor. Ama bin lira para ver dediğin zaman vermiyor.Ama bin lira para ver dediğin zaman vermiyor. Şuradama bir hayır işi var, parayı ver dedin miŞuradama bir hayır işi var, parayı ver dedin mi para vermek zor geliyor insanlara.para vermek zor geliyor insanlara. Bu zikirle ilgili hadîs-i şerîf geçti ya,Bu zikirle ilgili hadîs-i şerîf geçti ya, şimdi İstanbul'da meşhur bir hoca efendi var, Ali Yakup Hoca derler.şimdi İstanbul'da meşhur bir hoca efendi var, Ali Yakup Hoca derler. Çok nüktedan bir adamdır yani.Çok nüktedan bir adamdır yani. Edebiyatı şeyi kuvvetli bir kimse, Allah selamet versin.Edebiyatı şeyi kuvvetli bir kimse, Allah selamet versin. Bağdat'taymış, Bağdat'ta zenginin birisi gelmiş, hocam demiş.Bağdat'taymış, Bağdat'ta zenginin birisi gelmiş, hocam demiş. Zikri nasıl yapayım demiş.

Zikri nasıl yapayım demiş.
Allah Allah mı diyeyim,Allah Allah mı diyeyim, her Allah dedikten sonra arkasından celle celaluhu da diyeyim mi?her Allah dedikten sonra arkasından celle celaluhu da diyeyim mi? Allah Allah Allah Allah mı diyeyim,Allah Allah Allah Allah mı diyeyim, celle celaluhu da mı diyeyim falan.celle celaluhu da mı diyeyim falan. Başını sallamış, sen demişBaşını sallamış, sen demiş Allah da desen kabul olmaz, celle celaluhu desen de kabul olmaz demiş.Allah da desen kabul olmaz, celle celaluhu desen de kabul olmaz demiş. Tabi şaşırmış.Tabi şaşırmış. Sen demiş böyle zikredeceksin demiş.Sen demiş böyle zikredeceksin demiş. Para vermeyi gösteriyor eliyle.Para vermeyi gösteriyor eliyle. Yani para sayacaksın.Yani para sayacaksın. Çünkü zenginmiş adam.Çünkü zenginmiş adam. Yani sen öyle Allah Allah deyip deYani sen öyle Allah Allah deyip de ibadet yapıyorum duygusu içinde rahatlayacaksın.ibadet yapıyorum duygusu içinde rahatlayacaksın. Ondan sonra asıl mal ile yapman gerekliOndan sonra asıl mal ile yapman gerekli vazifeleri ihmal edeceksin.vazifeleri ihmal edeceksin. Nasıl olsa ben zikir ettim, tesbih çektim falan diyeNasıl olsa ben zikir ettim, tesbih çektim falan diye ona işaret etmek istemiş.ona işaret etmek istemiş. Yoksa tabi kim Allah derse kabul olur daYoksa tabi kim Allah derse kabul olur da şaka yapmış yani hoca efendi.şaka yapmış yani hoca efendi. Senin diyor, senin zikrin diyor kesenin ağzını açıpSenin diyor, senin zikrin diyor kesenin ağzını açıp parayı böyle saymandır diye böyle yapmış.parayı böyle saymandır diye böyle yapmış. Hoşuma gitti şey işaret ettiği nokta.Hoşuma gitti şey işaret ettiği nokta. Para vermek zor geliyor.Para vermek zor geliyor. Mal vermek zor geliyor.Mal vermek zor geliyor. Dün akşam bir evdeydik.

Dün akşam bir evdeydik.
Küçük çocuk var.Küçük çocuk var. Maşallah dedesiMaşallah dedesi İslam'ın şartını öğretmiş. 2 yaşında mıdır? 2,5 yaşında mıdır?İslam'ın şartını öğretmiş. 2 yaşında mıdır? 2,5 yaşında mıdır? Sureleri öğretmiş, Fâtiha'yı öğretmiş.Sureleri öğretmiş, Fâtiha'yı öğretmiş. Hepsini okuyor, şey yapıyor falan.Hepsini okuyor, şey yapıyor falan. Elini öp diyor, öpüyor geliyor insanın.Elini öp diyor, öpüyor geliyor insanın. Şöyle yap diyor, yapıyor.Şöyle yap diyor, yapıyor. Hepsi gayet serbest.Hepsi gayet serbest. Güzel yetişmiş yani torun.Güzel yetişmiş yani torun. Gayet güzel yapıyor.Gayet güzel yapıyor. Elinde şeker vardı.Elinde şeker vardı. Birkaç tane şeker çokça yedi.Birkaç tane şeker çokça yedi. Bir şeker ağzında var.Bir şeker ağzında var. Bir tanesi elinde duruyor,Bir tanesi elinde duruyor, şu şekeride ben alayım dedim, baktım kaşları çatıldı.şu şekeride ben alayım dedim, baktım kaşları çatıldı. Ver bakalım şu şekeri dedim,Ver bakalım şu şekeri dedim, hemen oo başladı bağırmahemen oo başladı bağırma ve kaşların çatmaya.ve kaşların çatmaya. İnsanoğlu böyle işte yani.İnsanoğlu böyle işte yani. Mala geldi mi, lafa geldi mi oluyor daMala geldi mi, lafa geldi mi oluyor da maddi fedakârlık kolay yapılamıyor.maddi fedakârlık kolay yapılamıyor. Burada da onun için insanın adaletli olması bir.Burada da onun için insanın adaletli olması bir. Malından müslüman kardeşine yardım etmesi iki,Malından müslüman kardeşine yardım etmesi iki, mühim amellerden,mühim amellerden, kuvvetli, kıymetli amellerden birisi olarakkuvvetli, kıymetli amellerden birisi olarak bu da zikredilmiş.bu da zikredilmiş. Onun için elimizden geldiği kadarOnun için elimizden geldiği kadar bu tarafa da dikkat edeceğiz.bu tarafa da dikkat edeceğiz. Bir tüccar vardı evimize misafir gelmişti.Bir tüccar vardı evimize misafir gelmişti. Arap memleketlerinin birinden ama çokArap memleketlerinin birinden ama çok böyle görgülü, tecrübeli, bilgili o söylemişti.böyle görgülü, tecrübeli, bilgili o söylemişti. Rivayete göre İbrahim aleyhisselam Kâbe'yi bina etmiş.

Rivayete göre İbrahim aleyhisselam Kâbe'yi bina etmiş.
Ben kitaplarda okumadım, ondan duydum.Ben kitaplarda okumadım, ondan duydum. Bina ettikten sonra da her köşesindeBina ettikten sonra da her köşesinde bin rekat namaz kılmış.bin rekat namaz kılmış. Bin rekat, bin rekat, bin rekat, bin rekat,Bin rekat, bin rekat, bin rekat, bin rekat, dört bin rekat namaz kılmış.dört bin rekat namaz kılmış. Tabi Kâbe'de, o mübarek mahalde,Tabi Kâbe'de, o mübarek mahalde, sonra kılan İbrahim Halilullah aleyhisselam,sonra kılan İbrahim Halilullah aleyhisselam, Allah'ın sevgili peygamberi,Allah'ın sevgili peygamberi, kılınan namaz, en güzel,kılınan namaz, en güzel, kıymetli ibadetlerden birisi,kıymetli ibadetlerden birisi, elini kaldırmış, demiş ki Ya Rabbi,elini kaldırmış, demiş ki Ya Rabbi, ben bu ameli yaptım, sen kabul eyle, acaba bundanben bu ameli yaptım, sen kabul eyle, acaba bundan senin indinde daha sevimli,senin indinde daha sevimli, daha kıymetli bir amel var mıdır?daha kıymetli bir amel var mıdır? Bundan daha çok hoşuna giden bir amel var mıdır?Bundan daha çok hoşuna giden bir amel var mıdır? Vahiy gelmiş ki; Ey İbrahim! Evet vardır.Vahiy gelmiş ki; Ey İbrahim! Evet vardır. Nedir Yâ Rabbi?Nedir Yâ Rabbi? Bir aç, fakir, yoksulun kursağında bir lokma yemek, neden?Bir aç, fakir, yoksulun kursağında bir lokma yemek, neden? Çünkü sen namaz kıldığın zaman kendin için kılıyorsun.

Çünkü sen namaz kıldığın zaman kendin için kılıyorsun.
Yemek yedirdiğin zaman bir başkasına faydan oluyor.Yemek yedirdiğin zaman bir başkasına faydan oluyor. Yani namazda sırf kendine fayda var.Yani namazda sırf kendine fayda var. Ama ötekisinde başkasına yönelik bir fayda var.Ama ötekisinde başkasına yönelik bir fayda var. Müslümanlıkta başkalarına yönelmiş olanMüslümanlıkta başkalarına yönelmiş olan faydalar daha üstün tutulmuştur.faydalar daha üstün tutulmuştur. Yani bir insanın kendisi için yaptığı işlerdenYani bir insanın kendisi için yaptığı işlerden başkalarına faydaya yönelik olan işler daha kıymetlidir.başkalarına faydaya yönelik olan işler daha kıymetlidir. Hadîs-i Şerîf'te geçmiştir ve okumuşuzdur kiHadîs-i Şerîf'te geçmiştir ve okumuşuzdur ki buradaki daha önceki derslerden.buradaki daha önceki derslerden. "Hayru’n-nâsi enfe’uhüm li’n-nâsi."

"Hayru’n-nâsi enfe’uhüm li’n-nâsi."
İnsanların daha hayırlıları,

İnsanların daha hayırlıları,
insanlara nispeten faydası daha çok olanlardır.insanlara nispeten faydası daha çok olanlardır. E hepsi iyi insan olsalar bileE hepsi iyi insan olsalar bile bunların dereceleri nasıl ölçülecek?bunların dereceleri nasıl ölçülecek? Hangisi insanlara daha faydalı olabiliyorsa,

Hangisi insanlara daha faydalı olabiliyorsa,
o ötekisinden biraz daha yüksek mertebe bakımından.

o ötekisinden biraz daha yüksek mertebe bakımından.
Az faydası olan derece bakımından aşağı,Az faydası olan derece bakımından aşağı, çok faydası olan daha yukarıdadır.çok faydası olan daha yukarıdadır. Onun için biz yaptığımız işleri biraz daOnun için biz yaptığımız işleri biraz da müslüman kardeşlerimizi, cemiyetimizi,müslüman kardeşlerimizi, cemiyetimizi, cemaatimizi düşünerek yapacağız.cemaatimizi düşünerek yapacağız. Yani başkalarına zarar vermek şöyle dursun,Yani başkalarına zarar vermek şöyle dursun, mümkün olduğu kadar fayda verecek birmümkün olduğu kadar fayda verecek bir mekanizma kurmaya çalışacağız.mekanizma kurmaya çalışacağız. O tarzda çalışacağız.O tarzda çalışacağız. E bu fayda vermenin çeşitleri vardır.E bu fayda vermenin çeşitleri vardır. Bir çeşidi mesela işteBir çeşidi mesela işte acıkmış ise lokma yedirmektir.acıkmış ise lokma yedirmektir. Bu devirde bunun kıymeti biraz azaldı.Bu devirde bunun kıymeti biraz azaldı. Çünkü elhamdülillah bizim memleketimiz içinÇünkü elhamdülillah bizim memleketimiz için bol yani herkesin evindebol yani herkesin evinde az çok hiçbir şey olmasa bir ekmeği vardır.az çok hiçbir şey olmasa bir ekmeği vardır. Bizim ekmeğimizde elhamdülillah içinde her çeşitBizim ekmeğimizde elhamdülillah içinde her çeşit besleyici madde olduğundan sırf ekmek yese insanbesleyici madde olduğundan sırf ekmek yese insan tuzu bile vardır yani.tuzu bile vardır yani. Tuzu bile içine konulmuştur.Tuzu bile içine konulmuştur. Sadece ekmeği yese insan beslenir.Sadece ekmeği yese insan beslenir. İçine bilmemİçine bilmem belediyenin mecbur koyduğu çeşitli maddeler,belediyenin mecbur koyduğu çeşitli maddeler, ilaveler, şunlar bunlarilaveler, şunlar bunlar pamuk gibi bir ekmek, yumuşacık, mis gibi kızarmış falan yeter.pamuk gibi bir ekmek, yumuşacık, mis gibi kızarmış falan yeter. O bakımdan yani insanların aç kalıp da böyle kıvranması gibi durumO bakımdan yani insanların aç kalıp da böyle kıvranması gibi durum başka memleketlerde var.başka memleketlerde var. Hindistan'da mesela ahalinin %30'u açmış.Hindistan'da mesela ahalinin %30'u açmış. Afrika'da büyük ölçüde açlıklar oluyor.Afrika'da büyük ölçüde açlıklar oluyor. İnsanlar, hayvanlar kırılıyor.İnsanlar, hayvanlar kırılıyor. Her zaman resimlerini görüyoruz.Her zaman resimlerini görüyoruz. Böyle bir deri bir kemik kalmış insanların.Böyle bir deri bir kemik kalmış insanların. Şeyde anlattılar, İstanbul'da anlattılar.Şeyde anlattılar, İstanbul'da anlattılar. Bir zat, ben dedi Bulgaristan'dan gelmiş zavallı.Bir zat, ben dedi Bulgaristan'dan gelmiş zavallı. Yunanlılar beni esir aldılar dedi.Yunanlılar beni esir aldılar dedi. Esir kamplarında dedi çok sıkıntılar çektik hocam dedi.Esir kamplarında dedi çok sıkıntılar çektik hocam dedi. 10 gün hiç yemek yemeden durdum dedi.10 gün hiç yemek yemeden durdum dedi. 10 gün.10 gün. Nasıl oluyor dedim.Nasıl oluyor dedim. Hocam dedi insan ilk önce dedi bir açlıkHocam dedi insan ilk önce dedi bir açlık duyuyor dedi ondan sonra açlığı unutuyor dedi.duyuyor dedi ondan sonra açlığı unutuyor dedi. Her şey her şey donuklaşıyor dedi.Her şey her şey donuklaşıyor dedi. Tatsızlaşıyor dedi.Tatsızlaşıyor dedi. Hiçbir his duymuyor insan dedi.

Hiçbir his duymuyor insan dedi.
Yani böyle hani karnının zil çalması falan gibi bir şey yok.Yani böyle hani karnının zil çalması falan gibi bir şey yok. Bir hissizlik, bir duygusuzluk, bir alakasızlık.Bir hissizlik, bir duygusuzluk, bir alakasızlık. Yani mumun yavaş yavaş zayıflaması gibi zayıflıyor dedi.Yani mumun yavaş yavaş zayıflaması gibi zayıflıyor dedi. Böyle dedi, bir sahneyi hiç unutmuyorum dedi.Böyle dedi, bir sahneyi hiç unutmuyorum dedi. Esir kampındaki köşede dedi,Esir kampındaki köşede dedi, baktık Yunan askerleri yemek yiyorlar.baktık Yunan askerleri yemek yiyorlar. Orada masa kurmuşlar,Orada masa kurmuşlar, karpuz falan kesmişler, yiyorlar dedi.karpuz falan kesmişler, yiyorlar dedi. Biz de köşeye saklandık dedi,Biz de köşeye saklandık dedi, gözetliyoruz onları uzaktan.gözetliyoruz onları uzaktan. Yediler, içtiler dedi.Yediler, içtiler dedi. Ondan sonra gittiler dedi.Ondan sonra gittiler dedi. Kendisinin tabiri yani

Kendisinin tabiri yani
durumun ne kadar acı olduğunu anlatmak bakımından ben söylüyorum.durumun ne kadar acı olduğunu anlatmak bakımından ben söylüyorum. Hani hocam dedi böyle kırda bayırda insanHani hocam dedi böyle kırda bayırda insan pikniğe gittiği zaman bazen bir köpek gelir.pikniğe gittiği zaman bazen bir köpek gelir. Sen böyle lokmayı yerken eline bakar,Sen böyle lokmayı yerken eline bakar, ağzına götürüşüne bakar böyle takip eder falan dedi.ağzına götürüşüne bakar böyle takip eder falan dedi. Öyle takip ediyorduk dedi onların lokmalarını dedi uzaktan dedi.Öyle takip ediyorduk dedi onların lokmalarını dedi uzaktan dedi. Onlar gittiler dedi.Onlar gittiler dedi. Ondan sonra hadi onların yerleri arttıklarıOndan sonra hadi onların yerleri arttıkları karpuz kabuklarını vesairelerini yemek üzere.karpuz kabuklarını vesairelerini yemek üzere. Yani bunları şu bakımdan anlatıyorum.Yani bunları şu bakımdan anlatıyorum. Olunca bilmiyor insan kadrinin kıymetiniOlunca bilmiyor insan kadrinin kıymetini ama olmayınca çok acı şey.ama olmayınca çok acı şey. Olmayan yerler için çok zor.Olmayan yerler için çok zor. Bizim memleket için hasılıBizim memleket için hasılı çok büyük bir mesele değil açlık.çok büyük bir mesele değil açlık. Giyimin de çeşidi bol.Giyimin de çeşidi bol. Eskiden anlattılar bana burada

Eskiden anlattılar bana burada
bir âlim tanıdığımız var 2-3 durak ileride oturur.bir âlim tanıdığımız var 2-3 durak ileride oturur. Bir diyor bayram gününde diyor çocukken,Bir diyor bayram gününde diyor çocukken, hiç unutmuyorum diyor,hiç unutmuyorum diyor, babamlar nereden bulmuşlarsa bir şeker çuvalı bulmuşlar diyor,babamlar nereden bulmuşlarsa bir şeker çuvalı bulmuşlar diyor, şeker çuvalı,şeker çuvalı, şeker çuvalından benim dizimin altına kadarşeker çuvalından benim dizimin altına kadar bir don yapmışlar ayağıma diyor,bir don yapmışlar ayağıma diyor, evden diyor, bayramlık şeker çuvalının bezindenevden diyor, bayramlık şeker çuvalının bezinden kesmişler aşağı kadar değilkesmişler aşağı kadar değil dizinin biraz altına kadar gelecekdizinin biraz altına kadar gelecek bir yarım don yapmışlar.bir yarım don yapmışlar. Ben onu giydim, sokağa çıktım.Ben onu giydim, sokağa çıktım. Cakamdan kimse yanıma yanaşamıyordu diyor.Cakamdan kimse yanıma yanaşamıyordu diyor. O kadar böyle kendimi lüks fiyakalı,O kadar böyle kendimi lüks fiyakalı, iyi giyinmiş gibi görüyordum diyor öteki çocukların yanında.iyi giyinmiş gibi görüyordum diyor öteki çocukların yanında. Çünkü şey yok diyor, dokuma yok, bez yok vesaire yok diyor.Çünkü şey yok diyor, dokuma yok, bez yok vesaire yok diyor. Yani demek ki biz o durumu da atlatmışız.

Yani demek ki biz o durumu da atlatmışız.
Şimdi elhamdülillah dokuma tezgahları harıl harıl çalışıyor.Şimdi elhamdülillah dokuma tezgahları harıl harıl çalışıyor. Beğendiğin beğenmediğin çeşit çeşit kumaşlarBeğendiğin beğenmediğin çeşit çeşit kumaşlar 50 liradan 50 bin liraya kadar efendim yünler,50 liradan 50 bin liraya kadar efendim yünler, orlonlar, perlonlar çeşit çeşit şeyler var.orlonlar, perlonlar çeşit çeşit şeyler var. Bu da mühim değil.Bu da mühim değil. Şimdi bu devirde bilmiyorum yani yerine göreŞimdi bu devirde bilmiyorum yani yerine göre bana geliyor ki en mühim hizmet insanlarabana geliyor ki en mühim hizmet insanlara hakkı söylemek.hakkı söylemek. Hakkı tavsiye etmek.Hakkı tavsiye etmek. Bu devirde en muhtaç oldukları şey insanlarınBu devirde en muhtaç oldukları şey insanların Allah'ın azabından, gazabından hiç haberi yok.Allah'ın azabından, gazabından hiç haberi yok. Hiç haberi yok.Hiç haberi yok. Vur patlasın, çal oynasın,Vur patlasın, çal oynasın, paldır küldür yuvarlanıp gidiyorlar.paldır küldür yuvarlanıp gidiyorlar. Allah'tan korkmak, Allah'ın efendimAllah'tan korkmak, Allah'ın efendim ahirette insanları hesaba çekeceği,ahirette insanları hesaba çekeceği, zerre kadar hayrı varsazerre kadar hayrı varsa onun hesaba gireceği, zerre kadar şerri varsaonun hesaba gireceği, zerre kadar şerri varsa onun muhakkak hesap edileceği,onun muhakkak hesap edileceği, bu gibi şeylerden hiç haberi yok.bu gibi şeylerden hiç haberi yok. Unutmuş şeyi.Unutmuş şeyi. Öyle insanlar var kiÖyle insanlar var ki yıkanması gerektiğini unutmuş.yıkanması gerektiğini unutmuş. Öyle insan var ki haram, helal neymiş,Öyle insan var ki haram, helal neymiş, Kur'an-ı Kerîm neymiş onu unutmuş.Kur'an-ı Kerîm neymiş onu unutmuş. Öyle insanlar var ki peygamberinin adını soruyorsun bilmiyor.Öyle insanlar var ki peygamberinin adını soruyorsun bilmiyor. Peygamberin kim senin diyorsun?Peygamberin kim senin diyorsun? Soruyorsun söyleyemiyor.Soruyorsun söyleyemiyor. Benim peygamberim falanca şahıstır diyemiyor.

Benim peygamberim falanca şahıstır diyemiyor.
Onun için bu devirde herhaldeOnun için bu devirde herhalde en iyi çare insanları hak yola çekmek içinen iyi çare insanları hak yola çekmek için gayret etmek, o gayretlere yardımcı olmak,gayret etmek, o gayretlere yardımcı olmak, o çeşit şeyleri, faaliyetleri desteklemek, o müesseselereo çeşit şeyleri, faaliyetleri desteklemek, o müesseselere yardım etmek, çocuklarımızı o hususta yetiştirmek içinyardım etmek, çocuklarımızı o hususta yetiştirmek için azami gayret sarfetmek, neden?azami gayret sarfetmek, neden? İmanlı değil miyiz, mümin değil miyiz?

İmanlı değil miyiz, mümin değil miyiz?
Şimdi bu kâfir olarak yetişirse,Şimdi bu kâfir olarak yetişirse, dininden habersiz olarak yetişirse,dininden habersiz olarak yetişirse, ahirette cehenneme gitmeyecek mi?ahirette cehenneme gitmeyecek mi? Cehenneme gidecek.Cehenneme gidecek. Sen bunu cayır cayır yandığını düşün.Sen bunu cayır cayır yandığını düşün. Ateşlerin içinde, gönlün yüreğin nasıl dayanacak?Ateşlerin içinde, gönlün yüreğin nasıl dayanacak? Yani buna bir lokma vermek mi iyi,Yani buna bir lokma vermek mi iyi, yoksa onu o cehennem ateşinden korumak,yoksa onu o cehennem ateşinden korumak, kurtarmak mı daha iyi?kurtarmak mı daha iyi? Binâenaleyh hepimizin elimizden geldiği kadar

Binâenaleyh hepimizin elimizden geldiği kadar
insanların bu hidayete gelmesi hususunda,insanların bu hidayete gelmesi hususunda, hak yolu bulması hususundahak yolu bulması hususunda kendi yakınlarımızdan başlayarakkendi yakınlarımızdan başlayarak bir irşat çalışması, bir öğretme çalışması,bir irşat çalışması, bir öğretme çalışması, bir hakkı tavsiye etme,bir hakkı tavsiye etme, sabrı tavsiye etme çalışması,sabrı tavsiye etme çalışması, emri ma'ruf nehyi münker çalışması yapmamız lazım.emri ma'ruf nehyi münker çalışması yapmamız lazım. Geçtiğimiz haftalarda hatırlarsınız ne kadar şiddetli

Geçtiğimiz haftalarda hatırlarsınız ne kadar şiddetli
âyet-i kerîmeler, hadîs-i şerîfler geçti.âyet-i kerîmeler, hadîs-i şerîfler geçti. Emr-i ma'ruf, nehyi münker,Emr-i ma'ruf, nehyi münker, müslüman'ın asli vazifelerinden biri diyemüslüman'ın asli vazifelerinden biri diye geçtiğimiz derslerde ne kadar zikreyledik onları.geçtiğimiz derslerde ne kadar zikreyledik onları. Şimdi bu hadîs-i şerîfin üçüncü bölümüne geliyoruz.

Şimdi bu hadîs-i şerîfin üçüncü bölümüne geliyoruz.
Buyurmuştu ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizBuyurmuştu ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz amellerin en güçlü, kuvvetlisi üç tanesidir.amellerin en güçlü, kuvvetlisi üç tanesidir. Birisi insanın kendi içindenBirisi insanın kendi içinden doğma gelme bir adalet duygusu.doğma gelme bir adalet duygusu. İkincisi müslüman kardeşinin malındanİkincisi müslüman kardeşinin malından istifade ettirmesi, ona yardım eylemesi.istifade ettirmesi, ona yardım eylemesi. Üçüncüsü de zikrullahi Teâlâ,Üçüncüsü de zikrullahi Teâlâ, Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmesi.Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmesi. Muaz ibn Cebel radıyallahu anh'den

Muaz ibn Cebel radıyallahu anh'den
yine rivayet edilmiş ki;yine rivayet edilmiş ki; Kale "Mâ amille’bnü âdeme amelen encâ lehûKale "Mâ amille’bnü âdeme amelen encâ lehû min azâbillâhi min zikrillâhi azze ve celle."min azâbillâhi min zikrillâhi azze ve celle." Âdemoğlu yani insanlarÂdemoğlu yani insanlar kendisini Allah'ın azabından kurtaracak,kendisini Allah'ın azabından kurtaracak, Allah'ı zikretme ibadetinden dahaAllah'ı zikretme ibadetinden daha kıymetli, kuvvetli bir ibadet yapmadı.kıymetli, kuvvetli bir ibadet yapmadı. Yani insanı Allah'ın azabından koruyacakYani insanı Allah'ın azabından koruyacak ibadetlerin, faaliyetlerin başındaibadetlerin, faaliyetlerin başında en çok kurtarıcı mahiyette,en çok kurtarıcı mahiyette, kurtarıcılık vasfı en yüksek olan Allah'ı zikretmektir.kurtarıcılık vasfı en yüksek olan Allah'ı zikretmektir. Bunun üzerine sordular ona, dediler ki;Bunun üzerine sordular ona, dediler ki; “Kîle: Ve le’l-cihâdü fî sebîlillâhi"

“Kîle: Ve le’l-cihâdü fî sebîlillâhi"
Allah yolunda cihad etmektenAllah yolunda cihad etmekten daha üstün değil mi bundan?daha üstün değil mi bundan? Zikirullah mı daha üstün?Zikirullah mı daha üstün? Allah yolunda cihad etmek bundan üstün değil mi?Allah yolunda cihad etmek bundan üstün değil mi? "Kâle: Ve le’l-cihâdü fî sebîlillâhi."

"Kâle: Ve le’l-cihâdü fî sebîlillâhi."
Allah yolunda cihad etmekte bundan aşağı mertebede kalır.Allah yolunda cihad etmekte bundan aşağı mertebede kalır. Allah'ı zikretmek cihattan da üstündür.Allah'ı zikretmek cihattan da üstündür. “Lienne’llâhe Teâlâ yekûlü:"“Lienne’llâhe Teâlâ yekûlü:" Çünkü Allahü Teâlâ HazretleriÇünkü Allahü Teâlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerîm'de buyuruyor ki;Kur'an-ı Kerîm'de buyuruyor ki; Velezikrullâhi ekber. (Ankebût Suresi 45. Ayet)

Velezikrullâhi ekber. (Ankebût Suresi 45. Ayet)
Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmek

Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmek
en büyük ibadettir diyeen büyük ibadettir diye buyuruyor diye âyet-i kerîmeden işaret eylemiş.buyuruyor diye âyet-i kerîmeden işaret eylemiş. Hasan-ı Basri'den rivayet edildiğine göre

Hasan-ı Basri'den rivayet edildiğine göre
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e sormuşlar;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e sormuşlar; "Yâ Rasûlüllâh, eyyü’l-e’mâli efdalü?"

"Yâ Rasûlüllâh, eyyü’l-e’mâli efdalü?"
Amellerin en hayırlısı hangisidirAmellerin en hayırlısı hangisidir Ya Resûlallah diye sormuşlar.Ya Resûlallah diye sormuşlar. "Kâle: En temûte, ve lisânüke ratbün bi zikrillâhi."

"Kâle: En temûte, ve lisânüke ratbün bi zikrillâhi."
Senin dilin Allahu Teâlâ HazretleriniSenin dilin Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmekle terü taze iken o hal ile ölmen.zikretmekle terü taze iken o hal ile ölmen. Yani Allah Allah Allah Allah diyerek ölmen.Yani Allah Allah Allah Allah diyerek ölmen. Bu hususta pek çokBu hususta pek çok hadîs-i şerîfler, âyet-i kerîmeler var.hadîs-i şerîfler, âyet-i kerîmeler var. Geçen gün yanıma bir kitap aldım.Geçen gün yanıma bir kitap aldım. 111 tane hadîs-i şerîf okudum ki111 tane hadîs-i şerîf okudum ki hepsi Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmeninhepsi Allahu Teâlâ Hazretlerini zikretmenin insana sağladığı faydaları anlatıyor.insana sağladığı faydaları anlatıyor. Mesela sabahları insan buradaMesela sabahları insan burada namaz kılanlar bilirler kinamaz kılanlar bilirler ki Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh,Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh, lehu'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumitulehu'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumitu ve huve alâ kulli şey'in Kadîr on defa diyoruz.ve huve alâ kulli şey'in Kadîr on defa diyoruz. İnsana on hasene verilirmiş,İnsana on hasene verilirmiş, on seyyiesi silinirmiş,on seyyiesi silinirmiş, on derece yükseltilirmiş.on derece yükseltilirmiş. Yani haddi hesabı yok kazandığı ecirlerin insanın.Yani haddi hesabı yok kazandığı ecirlerin insanın. Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemizi

Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri cümlemizi
dilini zikirli eylesin,dilini zikirli eylesin, kalbini şükürlü eylesin.kalbini şükürlü eylesin. Allahu Teâlâ Hazretleri hatırındanAllahu Teâlâ Hazretleri hatırından çıkmayan, daima onunçıkmayan, daima onun kendisini gördüğünü bilen kimseler eylesin.kendisini gördüğünü bilen kimseler eylesin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz malum

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz malum
bir gün oturuyor idi ashabıyla.bir gün oturuyor idi ashabıyla. Beyaz elbiseli, tertemiz giyimli bir muhterem zat geldi.Beyaz elbiseli, tertemiz giyimli bir muhterem zat geldi. Ta Resûlullah'ın yanına kadar oturdu,Ta Resûlullah'ın yanına kadar oturdu, dizi dizine değecek gibi yakın oturdu.dizi dizine değecek gibi yakın oturdu. Herkes de şaşırdı bu ne samimiyet gibi haniHerkes de şaşırdı bu ne samimiyet gibi hani oraya kadar nasıl geldi böyle oturdu diye.oraya kadar nasıl geldi böyle oturdu diye. Çünkü Resûlullah'tan herkes heybet ile,Çünkü Resûlullah'tan herkes heybet ile, hürmet ile şey yaparlardı, çekinirlerdi yani öyle.hürmet ile şey yaparlardı, çekinirlerdi yani öyle. Hatta gözünü kaldırıp da yüzüne böyleHatta gözünü kaldırıp da yüzüne böyle çoğu ona olan ihtiramlarından bakamazlarmış yani.çoğu ona olan ihtiramlarından bakamazlarmış yani. Ebû Bekir Sıddık, Ömer'ül Faruk bakabilirmiş, başkaları bakamazmış.

Ebû Bekir Sıddık, Ömer'ül Faruk bakabilirmiş, başkaları bakamazmış.
O geldi öyle oturdu.O geldi öyle oturdu. Dizi dizine değecek gibi yakın bir şekilde oturdu.Dizi dizine değecek gibi yakın bir şekilde oturdu. Sordu, Ya Resûlallah banaSordu, Ya Resûlallah bana İslâm'ın ne olduğunu haber ver dedi.İslâm'ın ne olduğunu haber ver dedi. Peygamber Efendimiz de ona İslâm'ın şartlarını saydı.Peygamber Efendimiz de ona İslâm'ın şartlarını saydı. İslâm şudur, şudur, şudur, şudur, şudur.İslâm şudur, şudur, şudur, şudur, şudur. İmandan haber ver bana Ya Resûlallah dedi.İmandan haber ver bana Ya Resûlallah dedi. İmanın şartlarını da saydı Resûlullah Efendimiz.

İmanın şartlarını da saydı Resûlullah Efendimiz.
İman, Allah'a inanmaktır,İman, Allah'a inanmaktır, meleklere, kitaplara, şeylere inanmaktır diye onları da saydı.meleklere, kitaplara, şeylere inanmaktır diye onları da saydı. Şimdi saydıkça doğru söyledin diyordu şahıs.Şimdi saydıkça doğru söyledin diyordu şahıs. Dinliyor, dinliyor cevabı.Dinliyor, dinliyor cevabı. Doğru söyledin.Doğru söyledin. E imandan söyle, imana söyleyince doğru söyledin diyordu.E imandan söyle, imana söyleyince doğru söyledin diyordu. Ashâb-ı kirâm da şaşırıyorlardı.Ashâb-ı kirâm da şaşırıyorlardı. Bu ne samimiyet?Bu ne samimiyet? Geldi, oturdu.Geldi, oturdu. Bembeyaz elbisesi var, tanıdığımız bir kimse değil,Bembeyaz elbisesi var, tanıdığımız bir kimse değil, yabancı bir insan.yabancı bir insan. Ama beyaz elbiseli mi olur?Ama beyaz elbiseli mi olur? Uzaktan tozlu topraklı çölden gelen bir insanın

Uzaktan tozlu topraklı çölden gelen bir insanın
üstünde beyazlık kalır mı?üstünde beyazlık kalır mı? Yani muhakkak tozlanmış, topraklanmış olması lazım.Yani muhakkak tozlanmış, topraklanmış olması lazım. Tanımadıkları da bir kimse.Tanımadıkları da bir kimse. Cevapları da böyle tasdik ediyor.Cevapları da böyle tasdik ediyor. Evet, doğru söyledin falan diyor.Evet, doğru söyledin falan diyor. Sonunda son sorusunu sordu.Sonunda son sorusunu sordu. Peki ihsan nedir ya Resûlallah diye sordu?Peki ihsan nedir ya Resûlallah diye sordu? İhsan demek, Arapça'da güzel yapmak demek.İhsan demek, Arapça'da güzel yapmak demek. Yani ihsan çok çeşitli şeylerde olur daYani ihsan çok çeşitli şeylerde olur da buradaki muradı ibadetteki ihsan.buradaki muradı ibadetteki ihsan. Yani iyi kulluk, iyi ibadete taatteYani iyi kulluk, iyi ibadete taatte en güzel yapmak nasıl oluren güzel yapmak nasıl olur diye sordu Peygamber Efendimiz'e ihsanı.diye sordu Peygamber Efendimiz'e ihsanı. O zaman Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki;O zaman Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdu ki; "El-ihsânü en te’büdellâhe ke enneke terâhü,

"El-ihsânü en te’büdellâhe ke enneke terâhü,
fe in lem tekün terâhü fe innehû yerâke."fe in lem tekün terâhü fe innehû yerâke." İhsan, senin Allahu Teâlâ Hazretleriniİhsan, senin Allahu Teâlâ Hazretlerini görüyormuşça ona ibadet etmendir.görüyormuşça ona ibadet etmendir. Sanki karşındaymış da görüyormuşsun gibiSanki karşındaymış da görüyormuşsun gibi ona öyle ibadet etmendir.ona öyle ibadet etmendir. Fe in lem tekün terâhü fe innehû yerâke.Fe in lem tekün terâhü fe innehû yerâke. Çünkü sen onu göremiyorsun ama o senin yakınında ve seni görüyor.

Çünkü sen onu göremiyorsun ama o senin yakınında ve seni görüyor.
O seni görüyor.O seni görüyor. İşte bu ibadetin, Allah'a ibadet etmenin en yüksek mertebesi.İşte bu ibadetin, Allah'a ibadet etmenin en yüksek mertebesi. Yani bir insanınYani bir insanın böyle Allah'ı hatırlaması, hatırından çıkarmaması,böyle Allah'ı hatırlaması, hatırından çıkarmaması, dilini boş şeylerle meşgul etmeyipdilini boş şeylerle meşgul etmeyip Allah'ın zikriyle, Hakk'ın zikriyle meşgul etmesi.Allah'ın zikriyle, Hakk'ın zikriyle meşgul etmesi. Şimdi yolda yürüyorsun.Şimdi yolda yürüyorsun. Başka bir işin yok, dilin boş duruyor, Allah de.Başka bir işin yok, dilin boş duruyor, Allah de. Bir yerde oturuyorsun, bir şey bekliyorsun, başka bir işin yok, Allah de.Bir yerde oturuyorsun, bir şey bekliyorsun, başka bir işin yok, Allah de. Böyle Allah'ı zikretmek ve Allah'ı görüyormuşça ibadet etmek.Böyle Allah'ı zikretmek ve Allah'ı görüyormuşça ibadet etmek. İnsan bu mertebeye yükselebilirse,İnsan bu mertebeye yükselebilirse, Allah'ın her yerde hazır ve nazır olduğunu bilirseAllah'ın her yerde hazır ve nazır olduğunu bilirse ve ona göre hareketlerini tazim ederse,ve ona göre hareketlerini tazim ederse, konuşması ona göre olur,konuşması ona göre olur, dinlemesi ona göre olur, ibadeti ona göre olur.dinlemesi ona göre olur, ibadeti ona göre olur. Allahu Ekber dediği zaman, namaza durduğu zaman.Allahu Ekber dediği zaman, namaza durduğu zaman. Huzuru ilahide olan bir insan nasıl erimez yani?Huzuru ilahide olan bir insan nasıl erimez yani? Nasıl olur da kendinden geçmez?

Nasıl olur da kendinden geçmez?
İşte böyle tarif etti ihsanı da Peygamber Efendimiz.İşte böyle tarif etti ihsanı da Peygamber Efendimiz. Ondan sonra o şahıs doğru söyledin dedi, ayrıldı gitti.Ondan sonra o şahıs doğru söyledin dedi, ayrıldı gitti. Allah Allah! Kim bu?Allah Allah! Kim bu? Peygamber Efendimiz sordu, kim bu biliyor musunuz?Peygamber Efendimiz sordu, kim bu biliyor musunuz? Allah ve Resûlü daha iyi bilir dediler.Allah ve Resûlü daha iyi bilir dediler. Bu dedi Cebrail aleyhisselam'dı.Bu dedi Cebrail aleyhisselam'dı. Cebrail aleyhisselam'dı.Cebrail aleyhisselam'dı. Geldi, size dininizi öğretmekteGeldi, size dininizi öğretmekte bahane olsun diye bu soruları ondan sordu dedi.bahane olsun diye bu soruları ondan sordu dedi. Cebrail aleyhisselam.

Cebrail aleyhisselam.
Tabi başkası yanaşamaz.Tabi başkası yanaşamaz. Başkası öyle doğru söylediğini diyemez kolay kolay.Başkası öyle doğru söylediğini diyemez kolay kolay. Cebrail aleyhisselam insan suretinde gelmiş.Cebrail aleyhisselam insan suretinde gelmiş. Onun için bu hadîs-i şerîfe hadîs-i Cibril derler.Onun için bu hadîs-i şerîfe hadîs-i Cibril derler. Cebrail hadîsi derler.Cebrail hadîsi derler. Ve en son şeyi bilhassa cümlesiVe en son şeyi bilhassa cümlesi fevkalade böyle bizim için önemlidir.fevkalade böyle bizim için önemlidir. Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri

Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri
cümlemizi böyle bu bakımdancümlemizi böyle bu bakımdan vaktini iyi değerlendiren, uyanıkvaktini iyi değerlendiren, uyanık kimselerden eylesin.kimselerden eylesin. Mâlik ibni Dînâr rahmetullahi aleyh de demiş ki;Mâlik ibni Dînâr rahmetullahi aleyh de demiş ki; "Men lem ye’nes bi hadîsi’llâhi azze ve celle

"Men lem ye’nes bi hadîsi’llâhi azze ve celle
an hadîsi’l-mahlûkîne.an hadîsi’l-mahlûkîne. Bir kimse kiBir kimse ki Allahu Teâlâ Hazretleri ile söyleşmekten gafil,Allahu Teâlâ Hazretleri ile söyleşmekten gafil, insanlarla söyleşmek peşinde.insanlarla söyleşmek peşinde. Ne demek bu Allahu Teâlâ Hazretleri ile söyleşmek ne?Ne demek bu Allahu Teâlâ Hazretleri ile söyleşmek ne? Yani Allah'ı zikretmek.Yani Allah'ı zikretmek. Allah Allah Allah diyorsun,Allah Allah Allah diyorsun, sen Allah diyorsun, Allah da kulum kulum kulum diyorsen Allah diyorsun, Allah da kulum kulum kulum diyor sen Allah dedikçe.sen Allah dedikçe. Hadîs-i şerîf de öyle.Hadîs-i şerîf de öyle. Şimdi bu Allahu Teâlâ Hazretleri ile

Şimdi bu Allahu Teâlâ Hazretleri ile
böyle karşılıklı konuşmak, söyleşmek mi güzel?böyle karşılıklı konuşmak, söyleşmek mi güzel? Mahlukatla oturup da kahvedeMahlukatla oturup da kahvede laf yetiştirmek mi güzel mesela?laf yetiştirmek mi güzel mesela? Birisi mahlukun kelâmı, ötekisi Allahu Teâlâ Hazretleriyle söyleşmek.Birisi mahlukun kelâmı, ötekisi Allahu Teâlâ Hazretleriyle söyleşmek. Diyor ki bu mübarek zat,Diyor ki bu mübarek zat, bir kimse ki Allahu Teâlâ Hazretleriyle söyleşmektenbir kimse ki Allahu Teâlâ Hazretleriyle söyleşmekten mahlukatla söyleşmeyi tercih ediyor.mahlukatla söyleşmeyi tercih ediyor. Yani zikrullahı bir yana bırakıyor da,Yani zikrullahı bir yana bırakıyor da, boş boş lak lakıyatla vakit geçiriyor demek bu.boş boş lak lakıyatla vakit geçiriyor demek bu. Nedir o zaman o kimse?Nedir o zaman o kimse? “Fe kad kalle amelühû."

“Fe kad kalle amelühû."
İşi yok, işi boş geçiyor, yani iş yapmıyor.İşi yok, işi boş geçiyor, yani iş yapmıyor. “Kalle amelühû." İşi az.“Kalle amelühû." İşi az. "Ve ‘amiye kalbühû." Ve kalbi kör."Ve ‘amiye kalbühû." Ve kalbi kör. Basiret gözü açık olsa böyle mi geçirir vakti?Basiret gözü açık olsa böyle mi geçirir vakti? "Ve dâ’a ‘umüruhû.""Ve dâ’a ‘umüruhû." Ve ömrünü boş yere ziyadına veriyor.Ve ömrünü boş yere ziyadına veriyor. Zayi ediyor ömrünü.Zayi ediyor ömrünü. Her insan pişmanlık duyacakmış bu ömürden.Her insan pişmanlık duyacakmış bu ömürden. Kâfirlerin pişmanlığı günah işlediklerinden dolayı,Kâfirlerin pişmanlığı günah işlediklerinden dolayı, cennetteki insanlar dacennetteki insanlar da cennette çeşitli nimetleri görecekler ve onlara pişmanlık yok.cennette çeşitli nimetleri görecekler ve onlara pişmanlık yok. Lâ havfun aleyhim ve lâ hüm yehzenûn. (Yûnus Suresi 62. Ayet)

Lâ havfun aleyhim ve lâ hüm yehzenûn. (Yûnus Suresi 62. Ayet)
Korku yok, mahzun olmak yok.

Korku yok, mahzun olmak yok.
Fakat cennette bir hafifFakat cennette bir hafif bir yürekleri yanacakmış, bir cızırtığı,bir yürekleri yanacakmış, bir cızırtığı, bir hasretlik olacakmış, neden?bir hasretlik olacakmış, neden? Dünyada keşke o boş vakitleri de

Dünyada keşke o boş vakitleri de
Allah'ı zikretmekle iyice geçirseydik diyeceklermiş.Allah'ı zikretmekle iyice geçirseydik diyeceklermiş. Cennet ehlinin bir şeyi, bir efendim böyleCennet ehlinin bir şeyi, bir efendim böyle hasretliği, iç yanması,hasretliği, iç yanması, dünyada boş geçirdiği vakitlerden dolayı olacak imiş.dünyada boş geçirdiği vakitlerden dolayı olacak imiş. Bir iki hadîs-i şerîf daha

Bir iki hadîs-i şerîf daha
veya haberlerden okuyalım.veya haberlerden okuyalım. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki. "Li külli şey’in sikâleten"

"Li külli şey’in sikâleten"
Her şeyin bir perdahı, cilası vardır.Her şeyin bir perdahı, cilası vardır. Her şey cila kabul eder.Her şey cila kabul eder. Her şeyin bir cilası vardır.Her şeyin bir cilası vardır. "Ve inne sikâlete’l-kalbi zikrullâhi teala""Ve inne sikâlete’l-kalbi zikrullâhi teala" Kalbin de cilası zikrullahtır.Kalbin de cilası zikrullahtır. Kalp nerde, neyin nesi?Kalp nerde, neyin nesi? Kalp Türkçe gönül dediğimiz şey.

Kalp Türkçe gönül dediğimiz şey.
İnsanın gönlü, hani gönlüm bugün sıkıntılı.İnsanın gönlü, hani gönlüm bugün sıkıntılı. Veyahut gönlüm sana kırgın.Veyahut gönlüm sana kırgın. İçim hiçbir şey istemiyor bugün falan deriz ya,İçim hiçbir şey istemiyor bugün falan deriz ya, yani insanın iç alemi gönül.yani insanın iç alemi gönül. Gönül bazen pırıl pırıl olur bazı kimselerde.Gönül bazen pırıl pırıl olur bazı kimselerde. Bazı kimselerde de kapkara olur.Bazı kimselerde de kapkara olur. Gönül neden kara olur?

Gönül neden kara olur?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki;Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki; Bir insan bir günah işlerse,Bir insan bir günah işlerse, gönlünde bir siyah nokta hasıl eder o günah.gönlünde bir siyah nokta hasıl eder o günah. Bir günah daha işlerseBir günah daha işlerse bir benek daha hasıl olur.bir benek daha hasıl olur. Böylece beneklerBöylece benekler çoğala çoğala o az az benekler,çoğala çoğala o az az benekler, nokta nokta nokta, kalbi karartır.nokta nokta nokta, kalbi karartır. Hatta öldürür yani çoğaldığı zaman katılaşır.Hatta öldürür yani çoğaldığı zaman katılaşır. Kafirin kalbini mesela Kur'an-ı Kerîm'de taşa benzetmiştir. Kafirin kalbini mesela Kur'an-ı Kerîm'de taşa benzetmiştir. Fe hiye ke’l-hicârati ev eşeddü kasveh. (Bakara Suresi 74. Ayet)

Fe hiye ke’l-hicârati ev eşeddü kasveh. (Bakara Suresi 74. Ayet)
O kâfirlerin kalpleri taş gibidir,

O kâfirlerin kalpleri taş gibidir,
hatta taştan da daha serttir diye,hatta taştan da daha serttir diye, taştan da aşağı diye bildiriyor âyet-i kerîmedetaştan da aşağı diye bildiriyor âyet-i kerîmede kâfirin kalbini.kâfirin kalbini. Onun da gafleti var, onun da hatası var,Onun da gafleti var, onun da hatası var, onun da gıybeti, dedikodusu, şusu busuonun da gıybeti, dedikodusu, şusu busu yapmaması gereken bir sürü işleri yapıyoryapmaması gereken bir sürü işleri yapıyor sabahtan akşama Allah affetsin.sabahtan akşama Allah affetsin. Uyanıklık versin, yapmasınlar ama yapıyorlar.Uyanıklık versin, yapmasınlar ama yapıyorlar. Kalp paslanıyor.Kalp paslanıyor. Kalp paslanıyor, işte onun cilası da zikrullah.Kalp paslanıyor, işte onun cilası da zikrullah. Yani o zikrullahla perdahlanıyor, temizleniyor.Yani o zikrullahla perdahlanıyor, temizleniyor. Kalbi cilalı, kalbi musaffa, kalbi pırıl pırıl,

Kalbi cilalı, kalbi musaffa, kalbi pırıl pırıl,
iç alemi aydınlık, nurlu bir insan oluyor.iç alemi aydınlık, nurlu bir insan oluyor. O zaman Allahu Teâlâ Hazretleri mesela insanın gönlüne tecelli ediyor.O zaman Allahu Teâlâ Hazretleri mesela insanın gönlüne tecelli ediyor. Nazargâh-ı İlahi, Allah insanın gönlüne nazar ediyor.Nazargâh-ı İlahi, Allah insanın gönlüne nazar ediyor. Pırıl pırıl olunca, padişah konmaz saraya,Pırıl pırıl olunca, padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan diye şair öyle şey yapmış.hane mamur olmadan diye şair öyle şey yapmış. Kalbini pak eyle diyor,

Kalbini pak eyle diyor,
masivallah'tan temizle,masivallah'tan temizle, kirleri pasları gider.kirleri pasları gider. Çünkü padişah sarayaÇünkü padişah saraya ev temiz olmadan girmez ki, gelmez ki,ev temiz olmadan girmez ki, gelmez ki, harap bir yere gelmez ki.harap bir yere gelmez ki. Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri'ninOnun için Allahu Teâlâ Hazretleri'nin sana teveccüh etmesini,sana teveccüh etmesini, tecelli etmesini gönlüne istiyorsantecelli etmesini gönlüne istiyorsan kalbini temizle manasında şey yapmış.kalbini temizle manasında şey yapmış. Burada da Peygamber EfendimizBurada da Peygamber Efendimiz kalbin zikrullah ile parıldayacağını belirtiyor.kalbin zikrullah ile parıldayacağını belirtiyor. Tabi kalp parıldayınca insanınTabi kalp parıldayınca insanın içi uyanık oluncaiçi uyanık olunca Allah neler verir o uzun izahı isteyen bir şey.Allah neler verir o uzun izahı isteyen bir şey. Bir hadîs-i şerîf daha okuyalım.

Bir hadîs-i şerîf daha okuyalım.
"An İbn Mes'ûd radiyallahu anhu ennehû kâl:

"An İbn Mes'ûd radiyallahu anhu ennehû kâl:
İbn Mes'ûd radiyallahu anh'te rivayet olunmuş ki,İbn Mes'ûd radiyallahu anh'te rivayet olunmuş ki, dedi ki, "İzâ ekele ehadüküm taâmen."dedi ki, "İzâ ekele ehadüküm taâmen." Sizden biriniz bir yemek yerse,Sizden biriniz bir yemek yerse, "Fe’l-yekul: Bismillâhi.""Fe’l-yekul: Bismillâhi." Allah'ın adıyla, Bismillâhirrahmânirrahîm diye başlasın, öyle yesin.Allah'ın adıyla, Bismillâhirrahmânirrahîm diye başlasın, öyle yesin. "Fe in nesiye fî evvelihî"Fe in nesiye fî evvelihî fe’l-yekul fî âhirihî:"fe’l-yekul fî âhirihî:" Başında söylemeyi unuttuysa sonunda söylesin,Başında söylemeyi unuttuysa sonunda söylesin, hatırına geldiği zaman söylesin.hatırına geldiği zaman söylesin. Bu ne oluyor?Bu ne oluyor? Bu da bir çeşit zikir oluyor.Bu da bir çeşit zikir oluyor. İşte bak sofrada Allah'ın adını anarak başlamış oluyorsun.İşte bak sofrada Allah'ın adını anarak başlamış oluyorsun. Eğer insan başındaEğer insan başında Bismillâhirrahmânirrahîm demezse;Bismillâhirrahmânirrahîm demezse; "Ekele’ş-şeytânü meahû.”

"Ekele’ş-şeytânü meahû.”
Şeytan da onunla beraber yer.Şeytan da onunla beraber yer. "Ve izâ zekerasmellâhi teâlâ.""Ve izâ zekerasmellâhi teâlâ." Allah'ın ismini zikrettiği zaman,Allah'ın ismini zikrettiği zaman, ”Mene’a’ş-şeytâne min bekiyyeti ta’âmihî."”Mene’a’ş-şeytâne min bekiyyeti ta’âmihî." Öteki yemeğinden şeytanınÖteki yemeğinden şeytanın geriye kalanından yemesine mâni olur.geriye kalanından yemesine mâni olur. Allahu Teâlâ Hazretleri'nin zikriAllahu Teâlâ Hazretleri'nin zikri en büyük ibadet oldu.en büyük ibadet oldu. Çünkü bütün öbür ibadetlerin bir vakti vardır,Çünkü bütün öbür ibadetlerin bir vakti vardır, belli bir miktar vardır.belli bir miktar vardır. Namaz günün 5 muayyen zamanında kılınır.Namaz günün 5 muayyen zamanında kılınır. Sabah namazı 4 rekattır,Sabah namazı 4 rekattır, öğle 10 rekattır falan diyeöğle 10 rekattır falan diye belli bir rekatı vesairesi var, fakat.belli bir rekatı vesairesi var, fakat. Zikir için belli bir miktar söylememiştir Allahu Teâlâ Hazretleri.

Zikir için belli bir miktar söylememiştir Allahu Teâlâ Hazretleri.
Belli bir zamanda söylememiştir.Belli bir zamanda söylememiştir. Yani şu zaman zikret, başka zaman zikretme.Yani şu zaman zikret, başka zaman zikretme. Şu kadar zikret, daha sonra zikretme dememiştir. Aksine;Şu kadar zikret, daha sonra zikretme dememiştir. Aksine; Üzkürullâhe zikran kesîrâ. (Ahzâb Suresi 41. Ayet) demiştir.

Üzkürullâhe zikran kesîrâ. (Ahzâb Suresi 41. Ayet) demiştir.
Allahu Teâlâ Hazretlerini çok zikredin, demiştir.

Allahu Teâlâ Hazretlerini çok zikredin, demiştir.
Yani her halinizde Allahu Teâlâ HazretleriniYani her halinizde Allahu Teâlâ Hazretlerini her zamanda zikredin buyurmuştur.her zamanda zikredin buyurmuştur. Burada deniliyor ki insan ya taatte olur,Burada deniliyor ki insan ya taatte olur, yani ibadet halinde oluryani ibadet halinde olur veya mahsiyette olur yani günah halinde olurveya mahsiyette olur yani günah halinde olur veya nimette olur yani şen şatır hoş hal olur,veya nimette olur yani şen şatır hoş hal olur, veyahut şiddette olur yani sıkıntıda, darda, üzüntüde,veyahut şiddette olur yani sıkıntıda, darda, üzüntüde, gamda, kederde olur.gamda, kederde olur. Eğer taatte iseEğer taatte ise Allahu Teâlâ hazretlerineAllahu Teâlâ hazretlerine tevfikini refik ettiği için o tarzda zikretmeli.tevfikini refik ettiği için o tarzda zikretmeli. Ve yaptığı ibadetleri kabul eylemesiniVe yaptığı ibadetleri kabul eylemesini niyaz ederek zikretmelidir.niyaz ederek zikretmelidir. Ya Rabbi sen beniYa Rabbi sen beni bu ameli işlemeye muvaffak eyledin,bu ameli işlemeye muvaffak eyledin, bunu kabul eyle, kusuruna bakma diyebunu kabul eyle, kusuruna bakma diye öyle niyaz etmeli, öyleöyle niyaz etmeli, öyle zikretmelidir Allahu Teâlâ Hazretlerinin taatta ise.zikretmelidir Allahu Teâlâ Hazretlerinin taatta ise. Bir yerde söz olarak okudum ki diyor ki;Bir yerde söz olarak okudum ki diyor ki; Allahu Teâlâ Hazretleri istemeyi vermeseydi,

Allahu Teâlâ Hazretleri istemeyi vermeseydi,
vermeyi istemeseydi, sana istemek hasretinivermeyi istemeseydi, sana istemek hasretini vermezdi, nasip etmezdi.vermezdi, nasip etmezdi. Allahu Teâlâ Hazretleri mademAllahu Teâlâ Hazretleri madem sana ibadet etme nimetini vermiş,sana ibadet etme nimetini vermiş, eh o bir büyük nimettir, o haline hamd eyleeh o bir büyük nimettir, o haline hamd eyle ve kusurumu bağışla ya Rabbi sana layıkve kusurumu bağışla ya Rabbi sana layık kulluk edemedim diyekulluk edemedim diye özrünü arz ederek onun kabulünü dile.özrünü arz ederek onun kabulünü dile. Çünkü onun dergahına layık ameli kimse yapamaz.Çünkü onun dergahına layık ameli kimse yapamaz. Yani hiçbir kulu yoktur ki Allahu Teâlâ hazretlerininYani hiçbir kulu yoktur ki Allahu Teâlâ hazretlerinin azametine, celaline, şanına layıkazametine, celaline, şanına layık bir güzel ibadet eylesin, mümkün değil.bir güzel ibadet eylesin, mümkün değil. Bizim ibadetlerimiz hep kusurlu, kesirlidir ama

Bizim ibadetlerimiz hep kusurlu, kesirlidir ama
ne yapalım?ne yapalım? Allah işte bizi bu halimize kabul eyle ya Rabbi,Allah işte bizi bu halimize kabul eyle ya Rabbi, kusurumuza bakma diye tevazulu bir tavır alacak insan.kusurumuza bakma diye tevazulu bir tavır alacak insan. Hocamız Rahmetullah Aleyh derdi ki,Hocamız Rahmetullah Aleyh derdi ki, Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh,Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh, Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh diyoruz.Esselâmü aleyküm ve rahmetullâh diyoruz. Ondan sonra Estağfirullah,Ondan sonra Estağfirullah, Estağfirullah, Estağfirullah,Estağfirullah, Estağfirullah, Allahümme entesselam ve min kesselamAllahümme entesselam ve min kesselam tebarekte yâ zelcelâl-i vel ikram diyoruz.tebarekte yâ zelcelâl-i vel ikram diyoruz. Niye hemen selam verir vermez istiğfar ediyoruz?Niye hemen selam verir vermez istiğfar ediyoruz? Allah'a ibadetteydik ki, günahta değildik ki,

Allah'a ibadetteydik ki, günahta değildik ki,
niye böyle hemen selam verir vermezniye böyle hemen selam verir vermez Estağfurullah çekiyoruz diye düşünürdüm diyor.Estağfurullah çekiyoruz diye düşünürdüm diyor. Böyle anlatırdı bize.Böyle anlatırdı bize. Sonradan aklıma geldi kiSonradan aklıma geldi ki bizim ibadetlerimiz bir de istiğfara muhtaç.bizim ibadetlerimiz bir de istiğfara muhtaç. Namaza dururuz, nice kusurlu şeyler düşünürüz,Namaza dururuz, nice kusurlu şeyler düşünürüz, yalan yanlış yaparız,yalan yanlış yaparız, secdemizde, rükûmüzde, kıraatimizde nice hatalar vardır,secdemizde, rükûmüzde, kıraatimizde nice hatalar vardır, diye söylemişti.diye söylemişti. Rahmetullahi aleyh.Rahmetullahi aleyh. Eğer ibadette ise insan, Ya RabbiEğer ibadette ise insan, Ya Rabbi kusuruma bakma, kabul eyle, sana hamd ü senalar olsun kikusuruma bakma, kabul eyle, sana hamd ü senalar olsun ki beni ibadetimde istiğman ediyorsun,beni ibadetimde istiğman ediyorsun, bak ya öteki günahlı kullar gibi günahta olsaydımbak ya öteki günahlı kullar gibi günahta olsaydım halim nice olurdu falan diye halinin, kadrinin kıymetini bil.halim nice olurdu falan diye halinin, kadrinin kıymetini bil. "Ve in kâne fî me’siyeti."

"Ve in kâne fî me’siyeti."
Eğer kişi günahkâr ise,

Eğer kişi günahkâr ise,
yani günah durumunda ise,yani günah durumunda ise, o zaman Allahu Teâlâ Hazretleri'neo zaman Allahu Teâlâ Hazretleri'ne bu günahtan kurtulması içinbu günahtan kurtulması için dua etmek, çırpınmak filan suretiyledua etmek, çırpınmak filan suretiyle zikrini o tarzda yapmalı,zikrini o tarzda yapmalı, tövbe nasip etmesini istemeli.tövbe nasip etmesini istemeli. Çünkü tövbeyi de insana nasip edenÇünkü tövbeyi de insana nasip eden Allahu Teâlâ Hazretleri'dir.Allahu Teâlâ Hazretleri'dir. Tövbe dönmek demek.Tövbe dönmek demek. Kul yanlış yolundan dönecek ama,Kul yanlış yolundan dönecek ama, döndürten Allah, Tevvab yani Allahu Teâlâ Hazretleridöndürten Allah, Tevvab yani Allahu Teâlâ Hazretleri kullarına tövbe etmezse, teveccüh etmezse yanikullarına tövbe etmezse, teveccüh etmezse yani kul kendisi o yoldan dönemez.kul kendisi o yoldan dönemez. Kulda bir edep olacak,Kulda bir edep olacak, bir güzel hal olacak, boyun büküklü olacak,bir güzel hal olacak, boyun büküklü olacak, yalvarma yakarma olacak,yalvarma yakarma olacak, bir gözyaşlı olacak,bir gözyaşlı olacak, bir pişmanlık olacak, Allah o zaman onabir pişmanlık olacak, Allah o zaman ona tevbeyi nasip eder.tevbeyi nasip eder. Yoksa burnunun doğrusuna gider,Yoksa burnunun doğrusuna gider, cehenneme yuvarlanır gider.cehenneme yuvarlanır gider. Nasip etmez Allah tevbeyi istemediği kula.Nasip etmez Allah tevbeyi istemediği kula. Sevdiği kula nasip eder, onun için tevbe isteyecek.Sevdiği kula nasip eder, onun için tevbe isteyecek. Bu kötü halden çıkmasını isteyecek.Bu kötü halden çıkmasını isteyecek. Anlattılar ki yani sarhoşun birisi.Anlattılar ki yani sarhoşun birisi. Gelmiş eski HocaefendilerdenGelmiş eski Hocaefendilerden birisine işte yolda böyle sallana sallana, elinde şişe yanibirisine işte yolda böyle sallana sallana, elinde şişe yani gelmiş biraz konuşmuşlar,gelmiş biraz konuşmuşlar, hocaefendi neler söylediyse o olmuş.hocaefendi neler söylediyse o olmuş. Bir tevbe, ondan sonra ertesi gündenBir tevbe, ondan sonra ertesi günden itibaren hocaefendininitibaren hocaefendinin halis muhlis bir talebesi olmuş,halis muhlis bir talebesi olmuş, peşinden ayrılmamaya başlamış.peşinden ayrılmamaya başlamış. Yani kendi kusurunu bilirse düzeltir insan.Yani kendi kusurunu bilirse düzeltir insan. Ama benim neyim var canım?Ama benim neyim var canım? Elbette filan gibi bir

Elbette filan gibi bir
terbiyesiz tavır içinde olursa Aterbiyesiz tavır içinde olursa A Allah o zaman tövbeyi nasip etmez.Allah o zaman tövbeyi nasip etmez. Çünkü Allah'ın tövbeye ihtiyacı yok,Çünkü Allah'ın tövbeye ihtiyacı yok, kulun tövbeye ihtiyacı var.kulun tövbeye ihtiyacı var. Allah'ın kula ihtiyacı yok,Allah'ın kula ihtiyacı yok, kulun Allah'a ihtiyacı var.kulun Allah'a ihtiyacı var. Allah'ın bir şeye muhtaçlığı yok,Allah'ın bir şeye muhtaçlığı yok, kulun cehennemden kurtulmaya ihtiyacı var,kulun cehennemden kurtulmaya ihtiyacı var, cennete girmeye ihtiyacı var.cennete girmeye ihtiyacı var. Onun için tedbir alması gerekiyor.Onun için tedbir alması gerekiyor. Günahtaysa böyle davranacak.Günahtaysa böyle davranacak. "Ve in kâne fi’n-ni’meti."

"Ve in kâne fi’n-ni’meti."
Eğer nimet içindeyse

Eğer nimet içindeyse
Ya Rabbi çok şükür diyerekYa Rabbi çok şükür diyerek şükürle anacak Allahu Teâlâ Hazretlerini.şükürle anacak Allahu Teâlâ Hazretlerini. Bir kimse Allahu Teâlâ HazretlerineBir kimse Allahu Teâlâ Hazretlerine verdiği nimetlerden dolayı şükretmezse,verdiği nimetlerden dolayı şükretmezse, o Allah'ı zikretmemiş demektir diye şey yapıyor.o Allah'ı zikretmemiş demektir diye şey yapıyor. Yani zikirle şükür arasında bir irtibat var.Yani zikirle şükür arasında bir irtibat var. Nimeti gördün mü şükredeceksin.Nimeti gördün mü şükredeceksin. Peygamber Efendimiz her vesileyle dua ederdi Allahu Teâlâ Hazretlerine.Peygamber Efendimiz her vesileyle dua ederdi Allahu Teâlâ Hazretlerine. Yeni bir elbise giysin üstüne.Yeni bir elbise giysin üstüne. Bana bu yeni elbiseyi nasip eden Allah'a hamdü senalar olsunBana bu yeni elbiseyi nasip eden Allah'a hamdü senalar olsun falan diye böyle bir dua ile.falan diye böyle bir dua ile. Yeni bir meyve getirsinler eline.Yeni bir meyve getirsinler eline. İlk defa mesela yeni çıkmış diyelim ki erikİlk defa mesela yeni çıkmış diyelim ki erik veyahut şeftali veyahut çilek,veyahut şeftali veyahut çilek, kiraz neyse önümüzdeki günlerde çıkacak bunlar.kiraz neyse önümüzdeki günlerde çıkacak bunlar. Böyle öpüp gözlerine sürerdi.

Böyle öpüp gözlerine sürerdi.
Rabbim bunu yeni yarattı,Rabbim bunu yeni yarattı, Rabbimin yaratmasına yakın daha bu diye böyle.Rabbimin yaratmasına yakın daha bu diye böyle. Hep Allah, yani her halde düşüncesi Allahu Teâlâ Hazretleri.Hep Allah, yani her halde düşüncesi Allahu Teâlâ Hazretleri. Ondan sonra yerdi besmele ile.Ondan sonra yerdi besmele ile. Şükrederek böyle nimet içinde böyle zikredecek.Şükrederek böyle nimet içinde böyle zikredecek. Eğer sıkıntıdaEğer sıkıntıda şeyde ise o zaman daşeyde ise o zaman da bunu bana gönderen Allahu Teâlâ Hazretleridir.bunu bana gönderen Allahu Teâlâ Hazretleridir. Ben burada imtihan olunuyorum.Ben burada imtihan olunuyorum. Allahu Teâlâ Hazretleri elbetteAllahu Teâlâ Hazretleri elbette beşere başka insanlara da çeşit çeşit sıkıntılar vermiş.beşere başka insanlara da çeşit çeşit sıkıntılar vermiş. Eh ne yapalım, bu dünya imtihan dünyası.Eh ne yapalım, bu dünya imtihan dünyası. Bunu bana takdir eden Allahu Teâlâ Hazretleridir.Bunu bana takdir eden Allahu Teâlâ Hazretleridir. Ben feveran edersem, isyan edersemBen feveran edersem, isyan edersem kulluğa yakışmaz diye sabır ile şey yapacak.kulluğa yakışmaz diye sabır ile şey yapacak. O zaman onun şükrü de öyle sabır ile.O zaman onun şükrü de öyle sabır ile. Allahu Teâlâ Hazretleri her halükarda kendisine,

Allahu Teâlâ Hazretleri her halükarda kendisine,
kendisinin rızasına uygun bir tarzda,kendisinin rızasına uygun bir tarzda, sevdiği bir tarzda kulluk etmeyi cümlemizesevdiği bir tarzda kulluk etmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin.nasip ve müyesser eylesin. Fâtiha-i Şerife maal besmele.Fâtiha-i Şerife maal besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2