Konuşma Metni

Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem hadîs-i şerîflerine,

Peygamber Efendimiz'in sallallahu aleyhi ve sellem hadîs-i şerîflerine,
büyüklerimizin hikmetânî sözlerinden bir miktarınıbüyüklerimizin hikmetânî sözlerinden bir miktarını sohbete mevzu yapacağım.sohbete mevzu yapacağım. Bu sözlerin izahına geçmeden önce,

Bu sözlerin izahına geçmeden önce,
evvelen ve hâsseten Efendimiz,evvelen ve hâsseten Efendimiz, başımızın tacı Muhammed-i Mustafabaşımızın tacı Muhammed-i Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'ninsallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri'nin mübarek mutafakâr rûh-i pâki içinmübarek mutafakâr rûh-i pâki için ve sâir evliyâ ve mürselinin ervâhı için,ve sâir evliyâ ve mürselinin ervâhı için, Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellemPeygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem Efendimiz'den bize kadar güzerân eylemiş olanEfendimiz'den bize kadar güzerân eylemiş olan cümle sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ruhları için,cümle sâdât-ı meşâyih-i turuk-u aliyyemizin ruhları için, okuduğumuz bilgilerin bize kadarokuduğumuz bilgilerin bize kadar sıhhatle erişmesine emek sarfetmiş olansıhhatle erişmesine emek sarfetmiş olan ulemânın, ravilerin ruhları içinulemânın, ravilerin ruhları için ve uzaktan yakından dini ilimlereve uzaktan yakından dini ilimlere muhabbetinden dolayı bumuhabbetinden dolayı bu meclise teşvik etmiş olan siz muhterem kardeşlerimizinmeclise teşvik etmiş olan siz muhterem kardeşlerimizin evvelen ahirete irtihal ve intikal eylemiş olan bütünevvelen ahirete irtihal ve intikal eylemiş olan bütün akrabalarının, yakınlarının ve sevdiklerinin ruhları içinakrabalarının, yakınlarının ve sevdiklerinin ruhları için ve hasseten hayatta olan bizlerinve hasseten hayatta olan bizlerin Allah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun ömür sürüpAllah Teâlâ Hazretlerinin rızasına uygun ömür sürüp huzur-u â’lisine sevdiği, razı olduğu kullar olarakhuzur-u â’lisine sevdiği, razı olduğu kullar olarak çıkmamızı, bu husustaki niyazımızı kabul için bir fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf okuyalım.çıkmamızı, bu husustaki niyazımızı kabul için bir fâtiha, üç İhlâs-ı şerîf okuyalım. Sufilerden, tasavvuf yolunun meşhur simalarından

Sufilerden, tasavvuf yolunun meşhur simalarından
Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh.Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh. Bir güzel söz söylemiş.Bir güzel söz söylemiş. Onun izahını yapmakla konuşmamıza başlayalım.Onun izahını yapmakla konuşmamıza başlayalım. Demiş ki: Şu dört şeye dikkat edin bu hususlara.Demiş ki: Şu dört şeye dikkat edin bu hususlara. Şu beş hususu size tavsiye ederim.Şu beş hususu size tavsiye ederim. Bunları gönlünüzde tutun.Bunları gönlünüzde tutun. Dikkatiniz bunun üzerine toplansın.Dikkatiniz bunun üzerine toplansın. Yabana atmayın bu sözleri.Yabana atmayın bu sözleri. Tabi bu zat-ı muhterem uzun senelerTabi bu zat-ı muhterem uzun seneler müslümanların irşadıyla meşgul olmuş bir kimse.müslümanların irşadıyla meşgul olmuş bir kimse. Tecrübesi var.Tecrübesi var. Sözü yabana atılır mı?Sözü yabana atılır mı? Şakīk-ı Belhî Bağdadi, Allah şefaatlerine nail eylesin cümlelerin.Şakīk-ı Belhî Bağdadi, Allah şefaatlerine nail eylesin cümlelerin. Diyor ki; "Fa'melûhâ."

Diyor ki; "Fa'melûhâ."
Hem bu sözleri dinleyin,Hem bu sözleri dinleyin, hem de ondan sonra gereğince amel edin.hem de ondan sonra gereğince amel edin. Yoksa lafı dinleyip bıraktıktan sonra ne kıymeti var sözlerin?Yoksa lafı dinleyip bıraktıktan sonra ne kıymeti var sözlerin? Eğlenceli değil ki.Eğlenceli değil ki. Hayat bir imtihan.

Hayat bir imtihan.
Burada bunları öğreneceğiz, tatbik edeceğiz,Burada bunları öğreneceğiz, tatbik edeceğiz, ahiretimize hazırlığımızı yapacağız,ahiretimize hazırlığımızı yapacağız, Allah'ın rızasını kazanacağız.Allah'ın rızasını kazanacağız. Yoksa fayda vermeyen ilimden,Yoksa fayda vermeyen ilimden, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Allah'a sığınmış.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Allah'a sığınmış. Biz de sığınırız.Biz de sığınırız. Bir ilim ki insanın kafasında var, gönlüne inmemiş.Bir ilim ki insanın kafasında var, gönlüne inmemiş. Hareketlerine müessir olmuyor.Hareketlerine müessir olmuyor. Kafasında bir bilgi var, fakat o bilgiyiKafasında bir bilgi var, fakat o bilgiyi hayatında tatbik etmiyor.hayatında tatbik etmiyor. Böyle ilimden Allah'a sığınırız.Böyle ilimden Allah'a sığınırız. "el-‘ilmü bilâ ‘amelin vebâlin."

"el-‘ilmü bilâ ‘amelin vebâlin."
Böyle bir ilim insanın vebalini artırır,Böyle bir ilim insanın vebalini artırır, başka bir işe yaramaz.başka bir işe yaramaz. Allah Teâlâ Hazretleri sorar.Allah Teâlâ Hazretleri sorar. Bu ilim ile ne işledin?Bu ilim ile ne işledin? Falan insana, ulemâyaFalan insana, ulemâya bildiği hususu işleyip işlemediğini soracak Allah Teâlâ Hazretleri.bildiği hususu işleyip işlemediğini soracak Allah Teâlâ Hazretleri. Onun için Allah Teâlâ HazretleriOnun için Allah Teâlâ Hazretleri sözlerin güzellerini dinleyipsözlerin güzellerini dinleyip en güzeline tabi olmak nimetine cümlemizi erdirsin.en güzeline tabi olmak nimetine cümlemizi erdirsin. Allah Teâlâ Hazretleri'ne isyandaAllah Teâlâ Hazretleri'ne isyanda hiçbir hayır yok.hiçbir hayır yok. İzzet ve şeref Allah Teâlâ Hazretlerine has hâlis kulluk etmektedir.İzzet ve şeref Allah Teâlâ Hazretlerine has hâlis kulluk etmektedir. Allah Teâlâ Hazretleri bizi isyanın, günahın,Allah Teâlâ Hazretleri bizi isyanın, günahın, hataların pisliğinden, zilletinden kurtarsın.hataların pisliğinden, zilletinden kurtarsın. Kendisine ibadetinKendisine ibadetin izzetini, şerefini lütfüyle, keremiyle bizlere ihsan eylesin.izzetini, şerefini lütfüyle, keremiyle bizlere ihsan eylesin. Diyor ki bu muhterem zat:

Diyor ki bu muhterem zat:
"U'büdu’llâhe bi-kadri hâcetiküm ileyhi."

"U'büdu’llâhe bi-kadri hâcetiküm ileyhi."
Allah Teâlâ Hazretleri'neAllah Teâlâ Hazretleri'ne ona ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet edin.ona ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet edin. Allah'a ibadet edin.Allah'a ibadet edin. Ne miktarda ibadet edelim hocam?Ne miktarda ibadet edelim hocam? Ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar.

Ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar.
İhtiyacınız yoksa etmeyebilirsiniz.İhtiyacınız yoksa etmeyebilirsiniz. Eğer ihtiyacınız yoksa Allah Teâlâ Hazretleri'neEğer ihtiyacınız yoksa Allah Teâlâ Hazretleri'ne o zaman buyurun dünya sizin, dolaşın.o zaman buyurun dünya sizin, dolaşın. Nasıl yaşayacaksanız, nasıl zevk-ü sefa süreceksenizNasıl yaşayacaksanız, nasıl zevk-ü sefa sürecekseniz işte meydan sizin.işte meydan sizin. Hiçte Allah Teâlâ Hazretleri taş yağdırmıyor insanlara.Hiçte Allah Teâlâ Hazretleri taş yağdırmıyor insanlara. İsyan ettiği zaman yakasından yakalayıp daİsyan ettiği zaman yakasından yakalayıp da hemen hapse atmıyor Allah Teâlâ Hazretleri.hemen hapse atmıyor Allah Teâlâ Hazretleri. Hemen cezasını vermiyor.Hemen cezasını vermiyor. Hatta bir garip kanunu var kiHatta bir garip kanunu var ki ilahi kanun, hikmetinden sual olmaz.ilahi kanun, hikmetinden sual olmaz. Müslüman bir hata işledi miMüslüman bir hata işledi mi anın da yakın zamanda hemen cezasını verirmiş de Allah Teâlâ Hazretleri.anın da yakın zamanda hemen cezasını verirmiş de Allah Teâlâ Hazretleri. Kâfire vermiyor.Kâfire vermiyor. Firavun'un başı bile ağrımamış,Firavun'un başı bile ağrımamış, bir büyük sıkıntı bile duymamış diye böylebir büyük sıkıntı bile duymamış diye böyle kitaplarımızda yazılmıştır.kitaplarımızda yazılmıştır. Azılı kâfir, hem de o kadar kâfir kiAzılı kâfir, hem de o kadar kâfir ki Allah'ı inkar etmekle kalmıyor, ben sizin Rabbinizim diyor.Allah'ı inkar etmekle kalmıyor, ben sizin Rabbinizim diyor. Ene rabbikümül âlâ.

Ene rabbikümül âlâ.
Ben sizin en büyük Rabbinizim diyor.Ben sizin en büyük Rabbinizim diyor. Sanki birkaç taneymiş gibi ben hepsinin en büyüğüm diyor terbiyesiz, edepsiz.Sanki birkaç taneymiş gibi ben hepsinin en büyüğüm diyor terbiyesiz, edepsiz. Ama hiçbir sıkıntı çekmemiş en son zamana kadar.Ama hiçbir sıkıntı çekmemiş en son zamana kadar. Neden? Hadîs-i şerîf'te bunun esrarı açıklanmış.Neden? Hadîs-i şerîf'te bunun esrarı açıklanmış. Bir gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin huzurunaBir gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin huzuruna yüzü kanayarak ashâb-ı kirâm'dan bir zat geliyor.yüzü kanayarak ashâb-ı kirâm'dan bir zat geliyor. Yüzü kanıyor. Neden olmuş?Yüzü kanıyor. Neden olmuş? Yolda giderken gözüne sahip olamamış.Yolda giderken gözüne sahip olamamış. Bakmaması gereken bir yere bakmış.Bakmaması gereken bir yere bakmış. Namahrem'e bakmış gözüyle.Namahrem'e bakmış gözüyle. E bakmış, müslüman'a yakışır mı?E bakmış, müslüman'a yakışır mı? İnne’s-sem’a ve’l- basara ve’l-füâde küllü ülâike kâne ‘anhü mes’ûlâ. (İsrâ Suresi 36. Ayet)

İnne’s-sem’a ve’l- basara ve’l-füâde küllü ülâike kâne ‘anhü mes’ûlâ. (İsrâ Suresi 36. Ayet)
İnsanın gözü, kulağı, gönlü hepsinin hesabı var.İnsanın gözü, kulağı, gönlü hepsinin hesabı var. Nereye baktın, ne dinledin, ne söyledin diyeNereye baktın, ne dinledin, ne söyledin diye hepsinin hesabı var.hepsinin hesabı var. Yakışır mı müslümana?Yakışır mı müslümana? Hesap olacak şeyi yalan yanlış yere kullanmak bakmış.Hesap olacak şeyi yalan yanlış yere kullanmak bakmış. Bakınca hata etmiş oluyor.Bakınca hata etmiş oluyor. O hatayı nasıl ödemiş?O hatayı nasıl ödemiş? Biraz sonra yüzünü duvara çarpmış.

Biraz sonra yüzünü duvara çarpmış.
Yürürken çarp diye çarpmış yüzünü duvara, başlamış kanamaya.Yürürken çarp diye çarpmış yüzünü duvara, başlamış kanamaya. O yüzü kanar haliyle Resûlullah'ın huzuruna gelmiş.O yüzü kanar haliyle Resûlullah'ın huzuruna gelmiş. Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam Hazretleri buyuruyor ki;Peygamberimiz aleyhisselatü vesselam Hazretleri buyuruyor ki; Allah Teâlâ HazretleriAllah Teâlâ Hazretleri müslümanların cezasını bu dünyada çabuk verir.müslümanların cezasını bu dünyada çabuk verir. Kâfirin cezasını da tehir eder ve biriktirir.Kâfirin cezasını da tehir eder ve biriktirir. Ahirette bir kervan gibi birden karşısına çıkar.Ahirette bir kervan gibi birden karşısına çıkar. Neden dünyada Allah biz müslümanlara ceza veriyor?Neden dünyada Allah biz müslümanlara ceza veriyor? O cezalara şefkat tokadı derler.O cezalara şefkat tokadı derler. Babanın çocuğunu dövmesi.Babanın çocuğunu dövmesi. Niçin dövüyor baba çocuğunu?Niçin dövüyor baba çocuğunu? Sevmez mi? Sever.Sevmez mi? Sever. Mahallesinde bir başkası dövse yüreği parçalanır.Mahallesinde bir başkası dövse yüreği parçalanır. Hatta çocuğunu elinden tutar gider.Hatta çocuğunu elinden tutar gider. Kim dövdü? Göster bakayım bana.Kim dövdü? Göster bakayım bana. Ben şunun bir hesabını sorayım.Ben şunun bir hesabını sorayım. Niye dövmüş benim çocuğumu?Niye dövmüş benim çocuğumu? Neymiş şey? Ben başında neymişim bunun?Neymiş şey? Ben başında neymişim bunun? Niye gelip bana söylememiş kusurunu filan gibilerdenNiye gelip bana söylememiş kusurunu filan gibilerden dolaşır o döveni bulmak, yakalamak için.dolaşır o döveni bulmak, yakalamak için. Neden kendisi dövüyor?Neden kendisi dövüyor? Terbiye etmek için.

Terbiye etmek için.
Allah Teâlâ Hazretleri de kul yolu bulsun diyeAllah Teâlâ Hazretleri de kul yolu bulsun diye yanlıştan dönsün diye böyle hatayı hemen cezalandırır kiyanlıştan dönsün diye böyle hatayı hemen cezalandırır ki bak ben böyle bir hata işledim.bak ben böyle bir hata işledim. Hemen arkasından başıma çat, şu ceza geldi.Hemen arkasından başıma çat, şu ceza geldi. Demek ki bundan sonra bir daha böyle yapmayayım.Demek ki bundan sonra bir daha böyle yapmayayım. Gidersin faizli para alırsın.Gidersin faizli para alırsın. Bakarsın cüzdanından beş bin lira düşmüş.Bakarsın cüzdanından beş bin lira düşmüş. Allah Allah ben bu faizli parayı biraz param artsın daAllah Allah ben bu faizli parayı biraz param artsın da parayı bir yerde kullanayım diye almıştım.parayı bir yerde kullanayım diye almıştım. Bu para neden düştü şimdi?Bu para neden düştü şimdi? Neden düşecek? Allah faizi sevmediğindenNeden düşecek? Allah faizi sevmediğinden sen oradan aldın diye ceza olarak burdan cüzdanımdan düşüttürdü.sen oradan aldın diye ceza olarak burdan cüzdanımdan düşüttürdü. Hiç kimse para düşürmeyi istemez ama düşüttürdü.Hiç kimse para düşürmeyi istemez ama düşüttürdü. Bir hatayı hemen şey yapmak için.Bir hatayı hemen şey yapmak için. İşte Allah Teâlâ Hazretlerine

İşte Allah Teâlâ Hazretlerine
ne kadar ihtiyacın varsa o kadar ona ibadet et.ne kadar ihtiyacın varsa o kadar ona ibadet et. İhtiyacın yoksa etme,İhtiyacın yoksa etme, ihtiyacın varsa ihtiyacımız olmaz olur mu?ihtiyacın varsa ihtiyacımız olmaz olur mu? Her şeyimiz Allah'tan.Her şeyimiz Allah'tan. Varlığımız Allah'tan.Varlığımız Allah'tan. Yaşamamız Allah'tan.Yaşamamız Allah'tan. Bir an, bir an varlığımızı sürdürmemiz mümkün değil.Bir an, bir an varlığımızı sürdürmemiz mümkün değil. Allah Teâlâ Hazretleri'nin lütfu keremiAllah Teâlâ Hazretleri'nin lütfu keremi temadi etmese, devam etmese Allah Teâlâ Hazretleritemadi etmese, devam etmese Allah Teâlâ Hazretleri sana evvelce vermiştim amasana evvelce vermiştim ama varlık verdim, sıhhat verdim, afiyet verdim amavarlık verdim, sıhhat verdim, afiyet verdim ama şu anda kesiyorum dese,şu anda kesiyorum dese, kestiği anda biz mahfuz, tamam bittik.kestiği anda biz mahfuz, tamam bittik. Buhar oluruz, yok oluruz, mahvoluruz.Buhar oluruz, yok oluruz, mahvoluruz. Yaşayamayız.Yaşayamayız. Her anımız O'nun lütfuylaHer anımız O'nun lütfuyla hem de sayıya hesaba gelmez lütfuyla.hem de sayıya hesaba gelmez lütfuyla. Kalbimiz atıyor, damarlarımız çalışıyor,Kalbimiz atıyor, damarlarımız çalışıyor, sinirlerimiz muntazam, gözümüz görüyor,sinirlerimiz muntazam, gözümüz görüyor, kulağımız görüyor da adımımızı atabiliyoruz.kulağımız görüyor da adımımızı atabiliyoruz. İnsanın şöyle bir anını sürdürmesi kolay bir şey.İnsanın şöyle bir anını sürdürmesi kolay bir şey. Bahâeddin Nakşibend rahmetullahi aleyhi hazretlerinden

Bahâeddin Nakşibend rahmetullahi aleyhi hazretlerinden
bize keramet göster demişler.bize keramet göster demişler. Üç adım yürümüş.Üç adım yürümüş. İşte demiş keramet.İşte demiş keramet. Kolay mı?Kolay mı? Üç adım hadi bakalım yürü, yürüyebilir misin?Üç adım hadi bakalım yürü, yürüyebilir misin? Allah şey yapmasa.Allah şey yapmasa. O yürümek nelerle oluyor?O yürümek nelerle oluyor? Adamın kolu, bacağı her şey yerli yerli oluyor da

Adamın kolu, bacağı her şey yerli yerli oluyor da
felç geldimi tutmayınca hiçbir işe yapmıyor.felç geldimi tutmayınca hiçbir işe yapmıyor. Her anımız onun sayısız lütuflarıylaHer anımız onun sayısız lütuflarıyla devam ediyor.devam ediyor. Varlığımız ondan, sıhhatimiz ondan, aklımız ondan,Varlığımız ondan, sıhhatimiz ondan, aklımız ondan, korunmamız ondan.korunmamız ondan. Şeytanlar var, nefis var,Şeytanlar var, nefis var, bildiğimiz bilmediğimiz düşmanlar etrafımızda dolaşıp duruyor.bildiğimiz bilmediğimiz düşmanlar etrafımızda dolaşıp duruyor. Bu kadar gürültünün, patırtının, mikrobun arasında.Bu kadar gürültünün, patırtının, mikrobun arasında. Bir insanın çevresinde şu aldığı, nefes aldığı havanınBir insanın çevresinde şu aldığı, nefes aldığı havanın bir santimetreküp kadar,bir santimetreküp kadar, yani bir parmak ucu kadar havanın içindeyani bir parmak ucu kadar havanın içinde 5 milyon mikrop saymış doktorlar.5 milyon mikrop saymış doktorlar. Mikroskobun altına koymuşlar, 5 milyon tane mikrop.Mikroskobun altına koymuşlar, 5 milyon tane mikrop. Kaynıyor etrafımız.Kaynıyor etrafımız. Bu kadar kaynayan şeyin arasındaBu kadar kaynayan şeyin arasında biz nasıl oluyor da böyle sapasağlam ayakta duruyoruz?biz nasıl oluyor da böyle sapasağlam ayakta duruyoruz? Allah'ın lütfu.

Allah'ın lütfu.
Muhtacız. Muhtacı olmaz olur muyuz?Muhtacız. Muhtacı olmaz olur muyuz? Her şeyimizle ona muhtacız.Her şeyimizle ona muhtacız. O halde ne kadar güzel söylemiş, zarif söylemiş.O halde ne kadar güzel söylemiş, zarif söylemiş. Büyük insanların sözleri zarif olur.Büyük insanların sözleri zarif olur. Ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet ediniz diyor.Ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet ediniz diyor. Ne güzel düşündürüyor insanı da.Ne güzel düşündürüyor insanı da. İhtiyacım olmaz olur mu?İhtiyacım olmaz olur mu? Gecem, gündüzüm, her şeyim, her hacetimGecem, gündüzüm, her şeyim, her hacetim Ondan bitiyor, Allah Teâlâ Hazretleri'nin dergahından bitiyor her hacetim.Ondan bitiyor, Allah Teâlâ Hazretleri'nin dergahından bitiyor her hacetim. Elbette ona muhtacım dediğiniz de İbadete nasıl sarılır o zaman?Elbette ona muhtacım dediğiniz de İbadete nasıl sarılır o zaman? Nasıl şevk ile sarılır?Nasıl şevk ile sarılır? Ne güzel söylemiş. Allah Teâlâ Hazretleri bizi

Ne güzel söylemiş. Allah Teâlâ Hazretleri bizi
kendisine has, halis,kendisine has, halis, güzel kuluk etmeyi nasip etsin.güzel kuluk etmeyi nasip etsin. Yalnız burada bir şey var ki,Yalnız burada bir şey var ki, tabii bizim kadrimiz, kıymetimiz yoktur.tabii bizim kadrimiz, kıymetimiz yoktur. Her şeyimiz hata doludur.Her şeyimiz hata doludur. İbadetimiz de hatalıdır da.İbadetimiz de hatalıdır da. İhtiyacından dolayıİhtiyacından dolayı insanın Allah'a kulluk etmesiinsanın Allah'a kulluk etmesi eh, kulluk etmemenin yanında bir derecedir.eh, kulluk etmemenin yanında bir derecedir. Gene kulluk ediyor yaGene kulluk ediyor ya ihtiyacını düşünse de, azaptan kurtulmayı düşünse de,ihtiyacını düşünse de, azaptan kurtulmayı düşünse de, cennetini talep etse de eh, gene ibadet ediyor.cennetini talep etse de eh, gene ibadet ediyor. Onun yolunda güzel.Onun yolunda güzel. Fakat daha güzeliFakat daha güzeli Allah Teâlâ Hazretleri'nin üzerimizdeki lütuflarını,Allah Teâlâ Hazretleri'nin üzerimizdeki lütuflarını, keremlerini, nimetlerini düşünüp,keremlerini, nimetlerini düşünüp, utanıp da Allah'a kulluk etmek.utanıp da Allah'a kulluk etmek. Yakışır mı bana?Yakışır mı bana? Bunca nimet vermiş olan Kerem sahibi Allah Teâlâ hazretlerineBunca nimet vermiş olan Kerem sahibi Allah Teâlâ hazretlerine isyan etmek bana yakışır mı?isyan etmek bana yakışır mı? Sıhhat verdi, evlat verdi, oğul verdi, para verdi,

Sıhhat verdi, evlat verdi, oğul verdi, para verdi,
akıl verdi, İslâm verdi,akıl verdi, İslâm verdi, itibar verdi, izzet verdi, şan verdi, şöhret verdi,itibar verdi, izzet verdi, şan verdi, şöhret verdi, her şeyi ihsan etti.her şeyi ihsan etti. Elhamdülillah, çok şükür.Elhamdülillah, çok şükür. Bu kadar nimetin sahibine küfran-i nimet yakışır mı?Bu kadar nimetin sahibine küfran-i nimet yakışır mı? Bir insanın, bir başka insana yaptığı bir iyilik üzerine

Bir insanın, bir başka insana yaptığı bir iyilik üzerine
o insan ona kötülük yapamaz artık.o insan ona kötülük yapamaz artık. Falanca insan bana şu kadar iyilik yapmıştı,Falanca insan bana şu kadar iyilik yapmıştı, utanırım der ya o adam bana iyilik etmişti,utanırım der ya o adam bana iyilik etmişti, ben ona o kötülüğü yapamam der.ben ona o kötülüğü yapamam der. E Allah Teâlâ Hazretlerinin hesaba gelmez nimetleri var.E Allah Teâlâ Hazretlerinin hesaba gelmez nimetleri var. Yani böyle bu tarz ile ibadet etmek daha güzel.Yani böyle bu tarz ile ibadet etmek daha güzel. Güzeli bu.Güzeli bu. Yani bir bezirganlık havası,Yani bir bezirganlık havası, alışveriş havası içinde değil de ben ibadet edeyim, şu kadar sevap,alışveriş havası içinde değil de ben ibadet edeyim, şu kadar sevap, şöyle yapayım, şundan kurtulayım, böyle yapayım, bunu elde edeyim.şöyle yapayım, şundan kurtulayım, böyle yapayım, bunu elde edeyim. Eh bu da yasak değil ama güzel olanıEh bu da yasak değil ama güzel olanı Allah Teâlâ Hazretlerinin lütuflarını düşünüpAllah Teâlâ Hazretlerinin lütuflarını düşünüp ne olursa olsun benim ona iyi kulluk etmem lazım.ne olursa olsun benim ona iyi kulluk etmem lazım. Birisine demişler ki ya biz seni rüyada gördük,Birisine demişler ki ya biz seni rüyada gördük, sen cehennemlikmişsin.sen cehennemlikmişsin. Olur demiş, Mevla ne dilerse öyle yapar yani.Olur demiş, Mevla ne dilerse öyle yapar yani. Dilediğini cennete sokuyor, dilediğini cehenneme sokuyor.Dilediğini cennete sokuyor, dilediğini cehenneme sokuyor. Kulluğundan hiç şey yapmamış, hiç vazgeçmemiş.Kulluğundan hiç şey yapmamış, hiç vazgeçmemiş. Allah'a has halis kulluğunu hiç döndürmemiş.Allah'a has halis kulluğunu hiç döndürmemiş. Bak yani cehenneme gideceğim nasıl olsa bırak,Bak yani cehenneme gideceğim nasıl olsa bırak, öyle şey olur mu?öyle şey olur mu? İyi kul, hiç bırakmamış.

İyi kul, hiç bırakmamış.
Ne yapalım demiş.Ne yapalım demiş. İsterse cehenneme sokar zaten layıkım.İsterse cehenneme sokar zaten layıkım. Bir bir türlü hatam vardır.Bir bir türlü hatam vardır. Sokarsa sokar demiş.Sokarsa sokar demiş. Hiç yolunu değiştirmemiş.Hiç yolunu değiştirmemiş. Bir zaman sonra gelmişler demişler ki öteki o veliler,Bir zaman sonra gelmişler demişler ki öteki o veliler, keşfi kerameti olan kimseler,keşfi kerameti olan kimseler, demişler ki yav senin durumunu değişik görmeye başladık.demişler ki yav senin durumunu değişik görmeye başladık. Senin cennet ehlinden görmeye başladık demişler.Senin cennet ehlinden görmeye başladık demişler. Gördüğümüz şeyler. Neden?Gördüğümüz şeyler. Neden? Edepli kul tabi.

Edepli kul tabi.
Cehenneme atacağım diye, atılacağım diye ibadeti bırakmadı.Cehenneme atacağım diye, atılacağım diye ibadeti bırakmadı. Ben kul olduğumdan Allah'a ibadet etmem lazım diye devam ediyor.Ben kul olduğumdan Allah'a ibadet etmem lazım diye devam ediyor. Ne güzel bir duygu.Ne güzel bir duygu. Allah bize zarafet versin.Allah bize zarafet versin. Zarafetin en güzeli Allah'a kullukta olan zarafettir.Zarafetin en güzeli Allah'a kullukta olan zarafettir. Dışarıda süsleniyoruz, güzel elbiseler giyiyoruz,Dışarıda süsleniyoruz, güzel elbiseler giyiyoruz, temiz pâk, bir giydiğimizi bir daha giymiyoruz.temiz pâk, bir giydiğimizi bir daha giymiyoruz. Falanca toplantıda bunu giymiştim, falanca toplantıda onu giyersem olmaz,Falanca toplantıda bunu giymiştim, falanca toplantıda onu giyersem olmaz, ikinci giyinmiş oluyor.ikinci giyinmiş oluyor. Ayakkabımın biraz rengi bozulmaya başladı,Ayakkabımın biraz rengi bozulmaya başladı, hemen yenisini alayım.hemen yenisini alayım. Bu dışa ait şeyler.Bu dışa ait şeyler. Asıl insanın ibadetindeAsıl insanın ibadetinde zarafeti, nezaketi düşünmesi güzel bir şeydir.zarafeti, nezaketi düşünmesi güzel bir şeydir. Allah bize o güzel şuurları nasip eylesin.Allah bize o güzel şuurları nasip eylesin. “Ve hüzû mine’d-dünyâ bi kadri ‘umriküm fîhâ”

“Ve hüzû mine’d-dünyâ bi kadri ‘umriküm fîhâ”
Dünyadan da orada ne kadar yaşayacaksanız o kadarını alın.Dünyadan da orada ne kadar yaşayacaksanız o kadarını alın. Dünyalığı orada yaşayacağınız miktarda buyrun toplayın.Dünyalığı orada yaşayacağınız miktarda buyrun toplayın. Lazım çünkü yaşadığınız müddet içinde dünyalık lazım.Lazım çünkü yaşadığınız müddet içinde dünyalık lazım. Ne kadar yaşayacaksanız,Ne kadar yaşayacaksanız, dünyadaki ömrünüz miktarınca dünyalık toplayın. Alın buyrun.dünyadaki ömrünüz miktarınca dünyalık toplayın. Alın buyrun. Burada da yine bir nükteli söz var.Burada da yine bir nükteli söz var. Bu şeyh efendi yine bizi yaktı.Bu şeyh efendi yine bizi yaktı. Ne diyor?Ne diyor? Demek istiyor ki zarafetle bize,

Demek istiyor ki zarafetle bize,
dünyada nasıl olsa 30-40 yıl, 50 yıl, 80 yıl yaşayacaksın, 90 yıl yaşayacaksın.dünyada nasıl olsa 30-40 yıl, 50 yıl, 80 yıl yaşayacaksın, 90 yıl yaşayacaksın. Burası böyle demir atılıp da uzun boylu kalınacak bir yer değil.Burası böyle demir atılıp da uzun boylu kalınacak bir yer değil. Gelip geçme yeri.Gelip geçme yeri. Buraya pek aldırma da Allah Teâlâ Hazretlerine kulluğa bak demek istiyor.Buraya pek aldırma da Allah Teâlâ Hazretlerine kulluğa bak demek istiyor. Ömrünün faniliğini düşün demek istiyor yani bu sözün altında.Ömrünün faniliğini düşün demek istiyor yani bu sözün altında. Ey kul ömrünün faniliğini düşün,Ey kul ömrünün faniliğini düşün, bu dünyada kalmayacaksın ki.bu dünyada kalmayacaksın ki. Hani nerede şu köşklerin, şu sarayların sahipleri,Hani nerede şu köşklerin, şu sarayların sahipleri, hani şu varlıkların sahipleri, hepsi bıraktılar gittiler.hani şu varlıkların sahipleri, hepsi bıraktılar gittiler. Torunlara kaldı, torunlarından torunlarına kaldı, yandı, şöyle oldu, böyle oldu, gidiyor yani.Torunlara kaldı, torunlarından torunlarına kaldı, yandı, şöyle oldu, böyle oldu, gidiyor yani. Onu ikaz ediyor ama kibar bir şekilde ifade ediyor.Onu ikaz ediyor ama kibar bir şekilde ifade ediyor. Mal edinmeyin dese, olmaz.Mal edinmeyin dese, olmaz. Gayet güzel söylüyor.Gayet güzel söylüyor. Hakikaten dünyalıkta lazım.Hakikaten dünyalıkta lazım. Hatta bir hadîs-i şerîfte okudum ki,Hatta bir hadîs-i şerîfte okudum ki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ahir zamanda müslüman'a biraz mal da lazım olacak buyurmuş. Neden?ahir zamanda müslüman'a biraz mal da lazım olacak buyurmuş. Neden? Etrafın, muhitin onu gerektiriyor artık.

Etrafın, muhitin onu gerektiriyor artık.
Sen müslümanlığı öğrenmek için bile gidip kitabı parayla alacaksın.Sen müslümanlığı öğrenmek için bile gidip kitabı parayla alacaksın. Eskiden hoca bedava okuturmuş,Eskiden hoca bedava okuturmuş, kitap bedava sağlanırmış.kitap bedava sağlanırmış. Her şey her şey Allah rızası için olurmuş.Her şey her şey Allah rızası için olurmuş. Şimdi her şey maddiye bininceŞimdi her şey maddiye binince müslümanlığı yapabilmek, öğrenebilmek için bilemüslümanlığı yapabilmek, öğrenebilmek için bile mektebe kaydolursun, harç parası isterler.mektebe kaydolursun, harç parası isterler. İmtihana gireceksin, harç parası isterler.İmtihana gireceksin, harç parası isterler. Dilekçe vereceksin, pul parası isterler.Dilekçe vereceksin, pul parası isterler. Mümkün değil yaşamak yani, parasız pulsuz.Mümkün değil yaşamak yani, parasız pulsuz. Peygamber Efendimizin o hali,Peygamber Efendimizin o hali, Allah bildirmiş kendisine önceden de,Allah bildirmiş kendisine önceden de, ahir zamanda biraz lazım diyor müslümana.ahir zamanda biraz lazım diyor müslümana. Eski devirde öyle biraz dünyaya meyletti mi daha da ayıplarlarmış.Eski devirde öyle biraz dünyaya meyletti mi daha da ayıplarlarmış. Biz birazcık mazuruz.Biz birazcık mazuruz. İhtiyacımız kadarını şey yapabiliriz.İhtiyacımız kadarını şey yapabiliriz. "Ve eznibu’llâhe bi-kadri tâkatiküm alâ azâbihî."

"Ve eznibu’llâhe bi-kadri tâkatiküm alâ azâbihî."
Buyurun serbestBuyurun serbest Allah Teâlâ Hazretlerine karşı günah da işleyin diyorAllah Teâlâ Hazretlerine karşı günah da işleyin diyor Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh.Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh. Ne kadar işleyin günahı?Ne kadar işleyin günahı? “Bi kadri tâkatiküm alâ azâbihî."“Bi kadri tâkatiküm alâ azâbihî." Azabına ne kadar takat getirebilecekseniz,

Azabına ne kadar takat getirebilecekseniz,
gücünüzün yeteceği miktarda azabı göze alıpgücünüzün yeteceği miktarda azabı göze alıp o zaman buyurun istediğiniz günahı işleyin diyor.o zaman buyurun istediğiniz günahı işleyin diyor. Allah Teâlâ HazretlerininAllah Teâlâ Hazretlerinin azabına takat getirilir mi?azabına takat getirilir mi? Allah Teâlâ HazretleriAllah Teâlâ Hazretleri kudreti külliye sahibikudreti külliye sahibi Mevla Teâlâ Hazretleri kudreti sonsuz.Mevla Teâlâ Hazretleri kudreti sonsuz. Şimdi bu dünyada suç işlemiş, günah işlemiş olanŞimdi bu dünyada suç işlemiş, günah işlemiş olan kimseleri ahirette cezalandıracak.kimseleri ahirette cezalandıracak. Gazabıyla tecelli edecek onlaraGazabıyla tecelli edecek onlara ve bu gazabı da cehennemde tecelli edecek.ve bu gazabı da cehennemde tecelli edecek. Yani o kudret-i külliye sahibi Mevla'nınYani o kudret-i külliye sahibi Mevla'nın bu gazab yerinde insanın pişman olmaması mümkün mü?bu gazab yerinde insanın pişman olmaması mümkün mü? Bir kere mahşer yerinde zaten yakalayacaklar zebaniler.Bir kere mahşer yerinde zaten yakalayacaklar zebaniler. "Fe-yü’hazü bi’n-nevâsî ve’l-akdâm."

"Fe-yü’hazü bi’n-nevâsî ve’l-akdâm."
Saçlarının perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacak,Saçlarının perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacak, yüzü üstü sürükleyerek cehenneme öyle götürecek.yüzü üstü sürükleyerek cehenneme öyle götürecek. Hormutla, hakaretle götürecekler.Hormutla, hakaretle götürecekler. Atacaklar cehennemin içinde çeşit çeşit azaplar.Atacaklar cehennemin içinde çeşit çeşit azaplar. Yani insanın şöyle uzun boylu tasvirineYani insanın şöyle uzun boylu tasvirine içinin takat getiremeyeceği çeşit çeşit azaplar.içinin takat getiremeyeceği çeşit çeşit azaplar. Onlara tahammül edilir mi?Onlara tahammül edilir mi? Yalvaracak oraya düşenler.Yalvaracak oraya düşenler. Rabbenâ ehricnâ minhâ fe-in ‘udnâ fe-innâ zâlimûn. (Mü’minûn Suresi 107. Ayet)

Rabbenâ ehricnâ minhâ fe-in ‘udnâ fe-innâ zâlimûn. (Mü’minûn Suresi 107. Ayet)
Aman Ya Rabbi! Sen bizi buradan çıkart.

Aman Ya Rabbi! Sen bizi buradan çıkart.
İyi kul olacağız.İyi kul olacağız. Bir daha bu kötü kulluk yapmaya yönelirsekBir daha bu kötü kulluk yapmaya yönelirsek o zaman ne yaparsan yap, o zaman zalim kimselero zaman ne yaparsan yap, o zaman zalim kimseler demek oluruz diye yalvaracaklar.demek oluruz diye yalvaracaklar. Ama azapları hafiflenmeyecek.Ama azapları hafiflenmeyecek. Azapları, azaplarıAzapları, azapları hatta öyle olacak ki yanacaklar.hatta öyle olacak ki yanacaklar. Derileri yanacak, parça parça olacak,Derileri yanacak, parça parça olacak, etleri yanacak.etleri yanacak. Küllemâ nadicet cülûdühüm

Küllemâ nadicet cülûdühüm
beddelnâhüm cülûden ğayrahâbeddelnâhüm cülûden ğayrahâ li-yezûku’l-’azâb. (Nisâ Suresi 56. Ayet)li-yezûku’l-’azâb. (Nisâ Suresi 56. Ayet) Yeniden Allah etlerini, derilerini tazeleyecek,

Yeniden Allah etlerini, derilerini tazeleyecek,
azabı tekrar çeksinler diye.azabı tekrar çeksinler diye. Lâ yükdâ ‘aleyhim fe-yemûtû. (Fâtır Suresi 36. Ayet)

Lâ yükdâ ‘aleyhim fe-yemûtû. (Fâtır Suresi 36. Ayet)
Ölüm takdir edilmeyecek,

Ölüm takdir edilmeyecek,
ölüm yok orada ki ölsünler de kurtulsunlar.ölüm yok orada ki ölsünler de kurtulsunlar. Yani dünyada insanYani dünyada insan duyarsın bir fakire bir teneke kulübede ölüvermiş,duyarsın bir fakire bir teneke kulübede ölüvermiş, kurtuldu zavallı dersin. Neden?kurtuldu zavallı dersin. Neden? Eh felç vardı, bakacak kimsesi yoktu, ihtiyardı, zavallıydı,Eh felç vardı, bakacak kimsesi yoktu, ihtiyardı, zavallıydı, perişanlık çekiyordu, hastaydı.perişanlık çekiyordu, hastaydı. Eh emanetini teslim etmiş, kurtulmuş dersin.Eh emanetini teslim etmiş, kurtulmuş dersin. Ölüm bazen kurtuluş olur.Ölüm bazen kurtuluş olur. Lâ yükdâ ‘aleyhim fe-yemûtû.Lâ yükdâ ‘aleyhim fe-yemûtû. Ölmeyecekler. Allah ölümü hükmetmediği içinÖlmeyecekler. Allah ölümü hükmetmediği için orada ölmek de yok.orada ölmek de yok. Ve lâ yühaffefü ‘anhüm min ‘azâbihâ. (Fâtır Suresi 36. Ayet)

Ve lâ yühaffefü ‘anhüm min ‘azâbihâ. (Fâtır Suresi 36. Ayet)
Azap da azaltılmayacak.

Azap da azaltılmayacak.
Hasılı o azaba tahammül mümkün değil.Hasılı o azaba tahammül mümkün değil. Mahbu perişan olacak insanlar.Mahbu perişan olacak insanlar. Hatta cehennemin uzaktan manzarasınaHatta cehennemin uzaktan manzarasına bakmaya dahi tahammülü olmayacak insanın.bakmaya dahi tahammülü olmayacak insanın. Cehennemden en son çıkartılıp, cennete en geç,Cehennemden en son çıkartılıp, cennete en geç, sonuncu olarak girecek şahsı anlatır bir hadîs-i şerîf.sonuncu olarak girecek şahsı anlatır bir hadîs-i şerîf. Diyecekmiş ki: Ya Rabbi! Beni bu cehennem azabından çıkart,Diyecekmiş ki: Ya Rabbi! Beni bu cehennem azabından çıkart, başka hiçbir şey istemem senden.başka hiçbir şey istemem senden. Tabi Allah zaten cezasını çekmiş.Tabi Allah zaten cezasını çekmiş. Çıkartacak cehennemden.Çıkartacak cehennemden. Hani bir şey istemeyecek diye diyecekmiş ki:Hani bir şey istemeyecek diye diyecekmiş ki: Ya Rabbi! Yüzümü şu cehennem tarafından döndür

Ya Rabbi! Yüzümü şu cehennem tarafından döndür
şunu görmeyeyim de başka bir şey istemem.şunu görmeyeyim de başka bir şey istemem. Çıktığı halde bakışına bile tahammül edemeyecekmiş.Çıktığı halde bakışına bile tahammül edemeyecekmiş. Allah Teâlâ Hazretleri yönünü çevirecekmiş.Allah Teâlâ Hazretleri yönünü çevirecekmiş. Cennetin tarafını görünceCennetin tarafını görünce o zaman tabi içi canı çekmeye başlayacakmış.o zaman tabi içi canı çekmeye başlayacakmış. Diyecekmiş ki:Diyecekmiş ki: Ya Rabbi!

Ya Rabbi!
İşte şuraya gireyim başka bir şey istemem diyecekmiş.İşte şuraya gireyim başka bir şey istemem diyecekmiş. Neticede Allah Teâlâ Hazretleri o asiye,Neticede Allah Teâlâ Hazretleri o asiye, imanı var da, kusuru çok olduğu için cehenneme girmişti, sonunda çıktı.imanı var da, kusuru çok olduğu için cehenneme girmişti, sonunda çıktı. Cennette o kadar çok nimetler verecekmiş ki,Cennette o kadar çok nimetler verecekmiş ki, o bahtiyar mı diyelim, o biçare mi diyelim artık,o bahtiyar mı diyelim, o biçare mi diyelim artık, sanacakmış ki cennette en büyük nimet bana verildi.sanacakmış ki cennette en büyük nimet bana verildi. Halbuki sonuncu.Halbuki sonuncu. Ama hiç az verildiği kanaatinde değil,Ama hiç az verildiği kanaatinde değil, yerler gökler kadar ne nimet verildiyse,yerler gökler kadar ne nimet verildiyse, diyecekmiş ki en çok bana verildi galiba.diyecekmiş ki en çok bana verildi galiba. Allah Teâlâ Hazretleri lütfu kerîm ile bizi cehenneminden,

Allah Teâlâ Hazretleri lütfu kerîm ile bizi cehenneminden,
azabından, ikabından, gazabından, sakatından,azabından, ikabından, gazabından, sakatından, meklinden emniyette eylesin, azad eylesin,meklinden emniyette eylesin, azad eylesin, sevdiği kullarla beraber cennetine nail eylesin.sevdiği kullarla beraber cennetine nail eylesin. Bizden değil.Bizden değil. Yani biz sanki bir şey yapıp daYani biz sanki bir şey yapıp da cenneti hak edebilir miyiz?cenneti hak edebilir miyiz? Mümkün değil.Mümkün değil. Oranın metası o kadar pahalı kiOranın metası o kadar pahalı ki bizim bütün varımızı satsakbizim bütün varımızı satsak kendimizi satsak alamayız.kendimizi satsak alamayız. Lütfuyla keremiyle Allah Teâlâ HazretleriLütfuyla keremiyle Allah Teâlâ Hazretleri zaten lütfuyla sokuyor cennete,zaten lütfuyla sokuyor cennete, lütfuyla bizi cehennemden azad eylesin,lütfuyla bizi cehennemden azad eylesin, lütfuyla cennetine dahil eylesin.lütfuyla cennetine dahil eylesin. Demek ki azabına ne kadar tahammül edebilirsen,Demek ki azabına ne kadar tahammül edebilirsen, Allah'a o kadar günah işleyebilirsin demesininAllah'a o kadar günah işleyebilirsin demesinin altında ne mana yatıyor?altında ne mana yatıyor? Ey kardeşim!

Ey kardeşim!
Sakın Allah Teâlâ Hazretlerine günah işleme,Sakın Allah Teâlâ Hazretlerine günah işleme, onun azabı tahammül edilir bir azap değildir.onun azabı tahammül edilir bir azap değildir. Gel etme eyleme, sonu azap olan yolu bırak daGel etme eyleme, sonu azap olan yolu bırak da Allah Teâlâ Hazretleri'nin istediği has kul olma yoluna girdi.Allah Teâlâ Hazretleri'nin istediği has kul olma yoluna girdi. Ne inat ediyorsun?Ne inat ediyorsun? Yani şu insanoğlunun hakikatenYani şu insanoğlunun hakikaten akıl mantık almaz işi.akıl mantık almaz işi. Ne inat ediyoruz?Ne inat ediyoruz? Cennete girmemekte inat ediyoruz.Cennete girmemekte inat ediyoruz. Yani akıl almaz ki.Yani akıl almaz ki. Azaba çağırıyor Allah Teâlâ Hazretleri.Azaba çağırıyor Allah Teâlâ Hazretleri. Cennetine, mağfiretine, lütfuna, keremine çağırıyor.Cennetine, mağfiretine, lütfuna, keremine çağırıyor. Bizde inatçı hayvanlar vardır, affedersiniz,Bizde inatçı hayvanlar vardır, affedersiniz, keçiler, meçiler.keçiler, meçiler. Çekersin gelmez.Çekersin gelmez. Onun gibi cennete girmekte inat ediyoruz yani, girmeyeceğiz diye.Onun gibi cennete girmekte inat ediyoruz yani, girmeyeceğiz diye. Allah bizlere şuur versin, akıl versin.Allah bizlere şuur versin, akıl versin. Demek ki günah işlememeyi böyle bir zarif şekilde

Demek ki günah işlememeyi böyle bir zarif şekilde
söylemiş Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh.söylemiş Şakīk-ı Belhî rahmetullahi aleyh. "Ve tezevvedû fî’d-dünyâ bi-kadri meksiküm fî’l-kabr."

"Ve tezevvedû fî’d-dünyâ bi-kadri meksiküm fî’l-kabr."
Kabirde ne kadar kalacaksanızKabirde ne kadar kalacaksanız dünyadan oraya o kadar hazırlık yapın.dünyadan oraya o kadar hazırlık yapın. Bunun da altında ne manalar yatıyor.Bunun da altında ne manalar yatıyor. Demek ki bir kere şu manaya yatıyor ki,Demek ki bir kere şu manaya yatıyor ki, kabrin azığı, hazırlığı buradan yapılıyormuş.kabrin azığı, hazırlığı buradan yapılıyormuş. Kabirde kenardaki bakkaldan bir şey mi alacak insan?Kabirde kenardaki bakkaldan bir şey mi alacak insan? Kalkıp çıkıp dışarıdan bir şey alması mı mümkün?Kalkıp çıkıp dışarıdan bir şey alması mı mümkün? Hiç elektrik sönmedi mi evde?Hiç elektrik sönmedi mi evde? Karanlıkta çocuk çocuk bağırışmadı mı?Karanlıkta çocuk çocuk bağırışmadı mı? Ay mumu getirin çabuk, aman kimse yerinden kıpırdamasın,

Ay mumu getirin çabuk, aman kimse yerinden kıpırdamasın,
eşyalara, sehpalara çarparsınız, vazolar devrilireşyalara, sehpalara çarparsınız, vazolar devrilir falan diye elektrik kesildiği zaman nasıl mum arar insan?falan diye elektrik kesildiği zaman nasıl mum arar insan? Nasıl karanlıklarda kalmak zor oluyor dünya hayatında,Nasıl karanlıklarda kalmak zor oluyor dünya hayatında, oradan kıyas edin.oradan kıyas edin. Kabir karanlık 2 metre boyunda,Kabir karanlık 2 metre boyunda, 60-70 santim eninde,60-70 santim eninde, işte bir o kadar yüksekliğinde bir yer.işte bir o kadar yüksekliğinde bir yer. Üstü kapalı.Üstü kapalı. Toprağın altı soğuk, karanlık bir yer.Toprağın altı soğuk, karanlık bir yer. Oraya hazırlık buradan gidiyormuş.Oraya hazırlık buradan gidiyormuş. İnsan ona çalışmaz mı biraz?İnsan ona çalışmaz mı biraz? Üstelik ne zaman gideceğimiz de belli değil.Üstelik ne zaman gideceğimiz de belli değil. Yani bugün mü gideceğiz?Yani bugün mü gideceğiz? 10 sene sonra mı? 100 sene sonra mı?10 sene sonra mı? 100 sene sonra mı? Allah hayırlı uzun ömür versin ama

Allah hayırlı uzun ömür versin ama
ne zaman gideceğimiz de belli değil.ne zaman gideceğimiz de belli değil. O halde benim aslında aklım varsaO halde benim aslında aklım varsa şuradan çıkar çıkmaz gidipşuradan çıkar çıkmaz gidip kabir için bir hazırlık yapmaya girişmem lazım.kabir için bir hazırlık yapmaya girişmem lazım. Akıllıysam eğer benim aklım varsaAkıllıysam eğer benim aklım varsa neme lazım şu karanlık yeri bir donatayım.neme lazım şu karanlık yeri bir donatayım. İlk önce bir ışık, ondan sonra bir sıcaklık, ondan sonra birİlk önce bir ışık, ondan sonra bir sıcaklık, ondan sonra bir neyle döşenir, süslenirse ona girişeyim diyeneyle döşenir, süslenirse ona girişeyim diye hemen ikindi namazının arkasından, konuşmanın arkasındanhemen ikindi namazının arkasından, konuşmanın arkasından kabir için hazırlık tedarikine gitmesi lazım.kabir için hazırlık tedarikine gitmesi lazım. Çünkü ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz.Çünkü ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Hep bizi şey aldatıyor, tûl-i emel.Hep bizi şey aldatıyor, tûl-i emel. Yaşayacağız biz.Yaşayacağız biz. Yani 60 yıl yaşayacağız, 70 yıl yaşayacağız.Yani 60 yıl yaşayacağız, 70 yıl yaşayacağız. Hiçbirimize ölüm yakışmaz yani.Hiçbirimize ölüm yakışmaz yani. Hiçbirimiz yakıştırmayız ölümü kendimize.Hiçbirimiz yakıştırmayız ölümü kendimize. Ben niye öleyim daha 40 yaşındayım.Ben niye öleyim daha 40 yaşındayım. 80 yıl daha yaşayalım, 120 yıl.80 yıl daha yaşayalım, 120 yıl. 120 yılın sonunda da yine ölmek istemez insan.120 yılın sonunda da yine ölmek istemez insan. Kâfirin arzusu daha da fazlaymış.Kâfirin arzusu daha da fazlaymış. İstermiş ki keşke bin yıl yaşasam.İstermiş ki keşke bin yıl yaşasam. Kâfir tabi. Mümin de hepsi toprağa girecek.Kâfir tabi. Mümin de hepsi toprağa girecek. O halde demek ki orada kalışımız içinO halde demek ki orada kalışımız için buradan bir hazırlık gerekiyor, bir.buradan bir hazırlık gerekiyor, bir. İkincisi, kabirde insan ne kadar kalacak?İkincisi, kabirde insan ne kadar kalacak? Kabirde insan

Kabirde insan
bu dünya hayatının nizamı bozulup dabu dünya hayatının nizamı bozulup da sur üfürülüp de insanlar mahşer yerinde toplanması içinsur üfürülüp de insanlar mahşer yerinde toplanması için çağırıldığı zamana kadar kabirlerde kalacak.çağırıldığı zamana kadar kabirlerde kalacak. Uzun bir kalış var.Uzun bir kalış var. Çok uzun bir kalış var.Çok uzun bir kalış var. O kadar uzun kalışa o zaman uzun bir hazırlık lazım.O kadar uzun kalışa o zaman uzun bir hazırlık lazım. Yani orada kalışınız kadar buradanYani orada kalışınız kadar buradan yol azığı, hazırlığı yapın denmesinden anlaşılıyor kiyol azığı, hazırlığı yapın denmesinden anlaşılıyor ki akıllı bir insan isek,akıllı bir insan isek, kabir için, ahiret için burada hazırlık yapacağız.kabir için, ahiret için burada hazırlık yapacağız. E ahirette kabireE ahirette kabire eski kavimler işte saf kavimlermiş demek ki.eski kavimler işte saf kavimlermiş demek ki. Mesela Firavun koca piramit yaptırmış.Mesela Firavun koca piramit yaptırmış. Taşları yığmış, duvar üstüne duvar, duvar üstüne duvar.Taşları yığmış, duvar üstüne duvar, duvar üstüne duvar. 147 metre, 150 metre yüksekliğinde147 metre, 150 metre yüksekliğinde mezar yaptırmış kendisine, piramit yaptırmış.mezar yaptırmış kendisine, piramit yaptırmış. 150 metre ne kadardır biliyor musunuz?150 metre ne kadardır biliyor musunuz? 150 metre 6 katlı bir apartmanın

150 metre 6 katlı bir apartmanın
3 metre olsa 3 kere 6, 18.3 metre olsa 3 kere 6, 18. 20 metre eder yüksekliği.20 metre eder yüksekliği. 6 katlı bir apartmandan 5 kere 66 katlı bir apartmandan 5 kere 6 7 defa, 20 metre ediyor çünkü, 7 buçuk defa7 defa, 20 metre ediyor çünkü, 7 buçuk defa 6 katlı apartmanlardan,6 katlı apartmanlardan, o Kızılay'daki, şuradaki, buradakio Kızılay'daki, şuradaki, buradaki yüksek apartmanlardan, asansörlü apartmanlardanyüksek apartmanlardan, asansörlü apartmanlardan 7 tanesini üst üste koyacaksınız.7 tanesini üst üste koyacaksınız. Ne kadar yüksek bina olursa,Ne kadar yüksek bina olursa, kâfir o kadar şeyi yapmış kendisine, mezar yapmış.kâfir o kadar şeyi yapmış kendisine, mezar yapmış. Ne yapacak? İçinde duracak.

Ne yapacak? İçinde duracak.
Taşları yığdırmış, esirleri kırbaç altında çalıştırmış,Taşları yığdırmış, esirleri kırbaç altında çalıştırmış, 150 metre yüksekliğinde150 metre yüksekliğinde mezar yapmış kendisine, içine de yiyecekler, içecekler koymuş.mezar yapmış kendisine, içine de yiyecekler, içecekler koymuş. Oranın hazırlığı yiyecek, içecekle değil ki,Oranın hazırlığı yiyecek, içecekle değil ki, altın, gümüş kaplarını koymuş.altın, gümüş kaplarını koymuş. Hayatta kullandığı kapları koymuş.Hayatta kullandığı kapları koymuş. Kabrin hazırlığı iyiliklerdir,Kabrin hazırlığı iyiliklerdir, takvâdır, salih amellerdir, okuduğun Kur'an-ı Kerîmlerdir,takvâdır, salih amellerdir, okuduğun Kur'an-ı Kerîmlerdir, yaptığın gönüllerdir.yaptığın gönüllerdir. Kimin gönlünü yaptın?

Kimin gönlünü yaptın?
Kime Allah razı olsun dedirttin?Kime Allah razı olsun dedirttin? Bu dünyada kimleri sevindirdin?Bu dünyada kimleri sevindirdin? Kimlere ne yaptın?Kimlere ne yaptın? Etrafa ne hayrın oldu, ne faydan oldu?Etrafa ne hayrın oldu, ne faydan oldu? Memleketine çeşme mi yaptırdın, han mı yaptırdın,Memleketine çeşme mi yaptırdın, han mı yaptırdın, yol mu yaptırdın,yol mu yaptırdın, efendim mektep mi yaptırdın, cami mi yaptırdın,efendim mektep mi yaptırdın, cami mi yaptırdın, fakir talebe mi okuttun?fakir talebe mi okuttun? Şey budur bak, arkadaşlarımız geliyor falanca şehirden,

Şey budur bak, arkadaşlarımız geliyor falanca şehirden,
dert yanıyorlar, çok kabiliyetli talebeler vardert yanıyorlar, çok kabiliyetli talebeler var fakat okuyacak paramız yok diyorlar.fakat okuyacak paramız yok diyorlar. Ama duyuyoruz falanca adamAma duyuyoruz falanca adam çocuğunu evlendirmek için nişan yapmış,çocuğunu evlendirmek için nişan yapmış, şu kadar milyon harcamış.şu kadar milyon harcamış. Filanca adam iş adamı filanca geceyi,Filanca adam iş adamı filanca geceyi, yılbaşını geçirmek için bu kadar para harcamış.yılbaşını geçirmek için bu kadar para harcamış. Bunlar işte bir fayda sağlamaz ama,Bunlar işte bir fayda sağlamaz ama, bu fakir çocuğu okutursan,bu fakir çocuğu okutursan, hayırlı bir evlat olursa,hayırlı bir evlat olursa, hayırlı bir insan olursa, onun yaptığı bütün hayırlardan sana hisse gelir.hayırlı bir insan olursa, onun yaptığı bütün hayırlardan sana hisse gelir. Akıllı işlerin, yatırımlarınAkıllı işlerin, yatırımların en akıllıcası insan yetiştirmektir.en akıllıcası insan yetiştirmektir. En akıllı yatırım nereyedir?

En akıllı yatırım nereyedir?
En akıllı yatırım hem devlet çapında

En akıllı yatırım hem devlet çapında
hem fert çapında, hem ana baba için,hem fert çapında, hem ana baba için, hem başkası içinhem başkası için en akıllı yatırım insan yetiştirmektir.en akıllı yatırım insan yetiştirmektir. Çünkü insan yetişti mi bu dünyayıÇünkü insan yetişti mi bu dünyayı insanlar imar ediyor görüyorsunuz.insanlar imar ediyor görüyorsunuz. Yolları yapan insan, evleri yapan, köyleri yapan,Yolları yapan insan, evleri yapan, köyleri yapan, makineleri yapan, her şeyi yapan insan.makineleri yapan, her şeyi yapan insan. O insanı iyi yetiştirdiğiniz zaman her şey iyi olur.O insanı iyi yetiştirdiğiniz zaman her şey iyi olur. En büyük hayrı yapmış olursunuzEn büyük hayrı yapmış olursunuz ve en büyük hayrı yapan insanları yetiştirdiğiniz için deve en büyük hayrı yapan insanları yetiştirdiğiniz için de amel defterinize boyuna hayırlar yazılır.amel defterinize boyuna hayırlar yazılır. Taşa toprağa yatırıyoruz.Taşa toprağa yatırıyoruz. Adam geliyor minareyiAdam geliyor minareyi görüyor bir camiyi, bir minaresi var.görüyor bir camiyi, bir minaresi var. Ben diyor buraya bir minare daha yaptıracağım.Ben diyor buraya bir minare daha yaptıracağım. Yahu bu ikinci minarenin parası israf.Yahu bu ikinci minarenin parası israf. Zaten minareye çok yere çıkılmıyor.Zaten minareye çok yere çıkılmıyor. Aşağıdan hoparlör de okunuyor.Aşağıdan hoparlör de okunuyor. Hadi diyelim ki ışığı görünsün diye kandillerde bir minare yapıyoruz.Hadi diyelim ki ışığı görünsün diye kandillerde bir minare yapıyoruz. Bir tanesi yeter.Bir tanesi yeter. Sen gel bu 500 bin lira paranı minare yaptıracağın yerdeSen gel bu 500 bin lira paranı minare yaptıracağın yerde şuradan 3 tane fakir talebe yetiştirelim.şuradan 3 tane fakir talebe yetiştirelim. Olmaz!Olmaz! Hayır, minare yaptıracağım, altına mermerden yazacağımHayır, minare yaptıracağım, altına mermerden yazacağım Hacı falanca oğlu filanca.Hacı falanca oğlu filanca. Bu minareyi filanca senede yaptırmıştır.Bu minareyi filanca senede yaptırmıştır. Ruhi için fâtiha.Ruhi için fâtiha. İlle böyle yazdıracağım.İlle böyle yazdıracağım. Ya ruhi için fâtiha dese de demese deYa ruhi için fâtiha dese de demese de sen bu çocuğu yetiştirdiğin zamansen bu çocuğu yetiştirdiğin zaman o sana zaten gelecek.o sana zaten gelecek. Yani aklımız varsa, eğer akıllıca yatırım istiyor isek, insan yetiştirelim.

Yani aklımız varsa, eğer akıllıca yatırım istiyor isek, insan yetiştirelim.
Hayırlı insan yetiştirelim.Hayırlı insan yetiştirelim. Dinini, imanını bilen,Dinini, imanını bilen, Allah'a has, halis kulluk eden insan yetiştirelim.Allah'a has, halis kulluk eden insan yetiştirelim. Nice cevherler var.Nice cevherler var. Bizim mühiterimden, yakınlarımdan biliyorum,Bizim mühiterimden, yakınlarımdan biliyorum, dedesi müderris, yani profesör imiş.dedesi müderris, yani profesör imiş. İnsanlara faydalı şeyler yaptırırken,İnsanlara faydalı şeyler yaptırırken, ötekisi farklı düşünmüş.ötekisi farklı düşünmüş. Değişiyor şeyler.Değişiyor şeyler. En hayırlısı, hayırlı insan yetiştirmektir.En hayırlısı, hayırlı insan yetiştirmektir. Bu çalışmaların en güzeli, kabre hazırlıklarının en güzeli.Bu çalışmaların en güzeli, kabre hazırlıklarının en güzeli. Bir güzel müjdeli haber okudum ki onu da size nakledeyim de içiniz sevinsin.

Bir güzel müjdeli haber okudum ki onu da size nakledeyim de içiniz sevinsin.
Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz,Diyor ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, benim ümmetim, kabire günahkâr girecek,benim ümmetim, kabire günahkâr girecek, kıyamet koptuğu zaman kabirinden günahsız kalkacak.kıyamet koptuğu zaman kabirinden günahsız kalkacak. Nasıl olacak?

Nasıl olacak?
Arkadaki müslümanlar hep dua ediyorlar ya,Arkadaki müslümanlar hep dua ediyorlar ya, Ya Rabbi! Geçmişlerimize rahmet eyle, kabirleriniYa Rabbi! Geçmişlerimize rahmet eyle, kabirlerini pürnur eyle, makamlarına âlî eyle,pürnur eyle, makamlarına âlî eyle, efendim kusurlarını affeyleefendim kusurlarını affeyle diye yalvarıyor yakarıyor ya,diye yalvarıyor yakarıyor ya, e duaların bazısı kabul oluyor.e duaların bazısı kabul oluyor. Kabul oldukça onlardan günah silinirmiş.Kabul oldukça onlardan günah silinirmiş. Kabul oldukça siliniyor, tertemiz kalkıyorlar.Kabul oldukça siliniyor, tertemiz kalkıyorlar. Öyle arkadan hayır dua edecek insanlar olur mu?Öyle arkadan hayır dua edecek insanlar olur mu? Kabirde insan suçlu bile girse suçsuz çıkıyor.Kabirde insan suçlu bile girse suçsuz çıkıyor. Onun için dua ehli insan yetiştirmek lazım.Onun için dua ehli insan yetiştirmek lazım. Dua edecek, ağzı dualı, hayırlı insan yetiştirmeye çalışmak lazım.Dua edecek, ağzı dualı, hayırlı insan yetiştirmeye çalışmak lazım. Taş, toprak yıkılır.Taş, toprak yıkılır. İnsan önemli.İnsan önemli. İnsanı yetiştirmek.İnsanı yetiştirmek. En önemli şey insan yetiştirmek.En önemli şey insan yetiştirmek. "Va’melû li’l-cenneti

"Va’melû li’l-cenneti
bi-kadri mâ türîdûne fîhe’l-mükâm."bi-kadri mâ türîdûne fîhe’l-mükâm." Cennet içinde çalışın, amel işleyin,

Cennet içinde çalışın, amel işleyin,
salih amelleri işleyin.salih amelleri işleyin. Orada ne kadar kalmak istiyorsanız o kadar.Orada ne kadar kalmak istiyorsanız o kadar. Cennette ne kadar uzun müddet kalmak istiyorsanızCennette ne kadar uzun müddet kalmak istiyorsanız o kadar cennet için gayret sarf edin diyor.o kadar cennet için gayret sarf edin diyor. Allah razı olsun.Allah razı olsun. Mekanı cennet olsun, derecesini Allah âli eylesin.Mekanı cennet olsun, derecesini Allah âli eylesin. Çok hoşuma gitti nasihatleri.Çok hoşuma gitti nasihatleri. Bir kere daha tekrarlayalım ki hatırda biraz daha iyi kalır.Bir kere daha tekrarlayalım ki hatırda biraz daha iyi kalır. Allah'a ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet edin.Allah'a ne kadar ihtiyacınız varsa o kadar ibadet edin. Allah'a ihtiyacınız nispetinde ona ibadet edin.Allah'a ihtiyacınız nispetinde ona ibadet edin. Dünyada ne kadar kalacaksanız, ne kadar ömür süreceksenizDünyada ne kadar kalacaksanız, ne kadar ömür sürecekseniz o kadar dünyalık toplayın, biriktirin.o kadar dünyalık toplayın, biriktirin. Allah'ın azabına tahammülünüz ne dereceyse o kadar günah işleyin.Allah'ın azabına tahammülünüz ne dereceyse o kadar günah işleyin. Kabirde ne kadar kalacaksanızKabirde ne kadar kalacaksanız dünyada o kadar kabir için,dünyada o kadar kabir için, ahiret için hazırlık yapın, biriktirme yapınahiret için hazırlık yapın, biriktirme yapın kabir için gerekli şeyleri.kabir için gerekli şeyleri. Cennette ne kadar kalacaksanız cennet için o kadar uğraşın.Cennette ne kadar kalacaksanız cennet için o kadar uğraşın. Cennette ebedi kalacak.Cennette ebedi kalacak. İnsan cennete girdikten sonra bir daha çıkmak var mı? Yok.

İnsan cennete girdikten sonra bir daha çıkmak var mı? Yok.
Girinceye kadar.Girinceye kadar. Fe-men zühziha ‘ani’n-nâri

Fe-men zühziha ‘ani’n-nâri
ve üdhile’l-cennete fe-kad fâze. (Âl-i İmrân Suresi 185. Ayet)ve üdhile’l-cennete fe-kad fâze. (Âl-i İmrân Suresi 185. Ayet) İnsan cehennemden kurtuldu da cennete adımını bastı mı

İnsan cehennemden kurtuldu da cennete adımını bastı mı
mübarek olsun, tamam.mübarek olsun, tamam. Cennete girdi mi artık şey yok.Cennete girdi mi artık şey yok. Başka dışarıya çıkmak yok.Başka dışarıya çıkmak yok. Halidine fiha.Halidine fiha. Ebediyyen cennette kalacak.Ebediyyen cennette kalacak. Cennete giren cennet ehli.Cennete giren cennet ehli. Ebedi kalacağım yeri ben niye talep etmeyeyim burada?Ebedi kalacağım yeri ben niye talep etmeyeyim burada? Ebediyyen kalacağım bir yer için niye yanıp yakılmayayım?Ebediyyen kalacağım bir yer için niye yanıp yakılmayayım? Niye uğraşıp didinmeyeyim?Niye uğraşıp didinmeyeyim? Uğraşırız, didiniriz ama unutturdular bize bunu.

Uğraşırız, didiniriz ama unutturdular bize bunu.
Ecdadımız onun için çalışmış.Ecdadımız onun için çalışmış. Her şeyini ona göre yapmış.Her şeyini ona göre yapmış. Allah cümlesinden razı olsun.Allah cümlesinden razı olsun. Şu topraklara gelmişler,Şu topraklara gelmişler, uğraşmışlar, çalışmışlar, çabalamışlar, almışlar.uğraşmışlar, çalışmışlar, çabalamışlar, almışlar. Bize camili, hanlı, hamamlı, yollu, yemyeşil güzel bir memleket bırakmışlar.Bize camili, hanlı, hamamlı, yollu, yemyeşil güzel bir memleket bırakmışlar. Vazifelerini yapmışlar, gitmişler Allah yolunda çalışıp şey yapıp.Vazifelerini yapmışlar, gitmişler Allah yolunda çalışıp şey yapıp. Her işlerini ona göre tanzim etmişler.Her işlerini ona göre tanzim etmişler. Geceleri, gündüzleri, akılları, fikirleri.Geceleri, gündüzleri, akılları, fikirleri. Hocam bunlar tarihte mi kaldı?Hocam bunlar tarihte mi kaldı? Hâlâ var.

Hâlâ var.
Hiç öyle insan kalmadı derse bir kimse hata eder.Hiç öyle insan kalmadı derse bir kimse hata eder. Çünkü Allah'ın nice nice uyanık has, halis kulları oluyor.Çünkü Allah'ın nice nice uyanık has, halis kulları oluyor. Geçen gün bir talebemizle bir yerde nişan münasebetiyleGeçen gün bir talebemizle bir yerde nişan münasebetiyle buluştuk da babasından bahsetti.buluştuk da babasından bahsetti. Mübarek teheccüd vaktinde kalkarmış, bir daha uyumazmış.Mübarek teheccüd vaktinde kalkarmış, bir daha uyumazmış. Saat 2'de kalkarmış, ibadet, zikir, tesbih, Kur'an-ı Kerîm,Saat 2'de kalkarmış, ibadet, zikir, tesbih, Kur'an-ı Kerîm, efendim şu hayırları yaparmış,efendim şu hayırları yaparmış, o hayırları yaparmış, imrendim yani.o hayırları yaparmış, imrendim yani. Demek ki Allah'ın uyanık kulları var da biz gafiliz.

Demek ki Allah'ın uyanık kulları var da biz gafiliz.
Allah bizlerin de gözümüzdeki gaflet perdesini kaldırsın daAllah bizlerin de gözümüzdeki gaflet perdesini kaldırsın da kendisine has, halis kulluk etmekkendisine has, halis kulluk etmek fırsatını elden kaçırmamayı nasip eylesin.fırsatını elden kaçırmamayı nasip eylesin. Bak, geçen pazar Beraat Gecesi'ydi.Bak, geçen pazar Beraat Gecesi'ydi. Berat Gecesi diyoruz ya,Berat Gecesi diyoruz ya, cehennemden azat olmak,cehennemden azat olmak, cennettekiler defterine kaydolmak için yalvardık yakardık.cennettekiler defterine kaydolmak için yalvardık yakardık. Dedik, boyun büktük.Dedik, boyun büktük. Ya Rabbi! Sen bu gecede Ben-i Kelb kabilesinin o çok çok sürülerininYa Rabbi! Sen bu gecede Ben-i Kelb kabilesinin o çok çok sürülerinin koyunlarının tüyleri adedince kulları bağışlıyormuşsun.koyunlarının tüyleri adedince kulları bağışlıyormuşsun. Peygamber Efendimiz bildiriyor.Peygamber Efendimiz bildiriyor. Beni de affet Ya Rabbi dedik yalvardık.Beni de affet Ya Rabbi dedik yalvardık. Ya Rabbi! Eğer benim adımı şakîler defterine yazdıysan,

Ya Rabbi! Eğer benim adımı şakîler defterine yazdıysan,
sil orada Lütfun'la, kereminle, saidler defterine yaz.sil orada Lütfun'la, kereminle, saidler defterine yaz. Eğer saidler defterinde yazdıysan orada tespih eyle.Eğer saidler defterinde yazdıysan orada tespih eyle. Aman oradan kaymasın ismim düşmesin Ya Rabbi.Aman oradan kaymasın ismim düşmesin Ya Rabbi. Beni dünyada, ahirette said olan, bahtiyar olanBeni dünyada, ahirette said olan, bahtiyar olan kullarının zümresine dahil eyle diye yalvardık yakardık.kullarının zümresine dahil eyle diye yalvardık yakardık. Allah Teâlâ HazretleriAllah Teâlâ Hazretleri o yalvarmamızın yakarmamızın arkasındano yalvarmamızın yakarmamızın arkasından ahdini bozmayanlardan eylesin.ahdini bozmayanlardan eylesin. Daha üç gün geçti.Daha üç gün geçti. Pazar, Pazar'ı çıkartalım o gece yalvardık.Pazar, Pazar'ı çıkartalım o gece yalvardık. Pazartesi, Salı, Çarşamba üçüncü gün.Pazartesi, Salı, Çarşamba üçüncü gün. O zaman yalvar yakar kandil gününde,O zaman yalvar yakar kandil gününde, ondan sonra bırak.ondan sonra bırak. Yakışmaz.Yakışmaz. Erkek adam, mert adam, tabi kadının da merti olur.Erkek adam, mert adam, tabi kadının da merti olur. İlle şey olma şartı yok.İlle şey olma şartı yok. Verdiği sözü tutar.Verdiği sözü tutar. "Enceze hurrun mâ ve’ade.”

"Enceze hurrun mâ ve’ade.”
İnsan hür ise sözünde durur.İnsan hür ise sözünde durur. Köle ise sözünde duramaz.Köle ise sözünde duramaz. Falanca zamanda, filanca saatte, falanca şeyde,Falanca zamanda, filanca saatte, falanca şeyde, köşede seninle buluşalım dedi amaköşede seninle buluşalım dedi ama efendisi çıkamazsın dışarı deyince,efendisi çıkamazsın dışarı deyince, hür olmadı mı şey yapamaz,hür olmadı mı şey yapamaz, o köşeye gelip seninle buluşamaz.o köşeye gelip seninle buluşamaz. Hür insan dediğini tutar.Hür insan dediğini tutar. Ben dediğimi tutamıyorum.Ben dediğimi tutamıyorum. O zaman sende bir kölelik var.O zaman sende bir kölelik var. Ya nefse kölesin, ya şeytana kölesin,Ya nefse kölesin, ya şeytana kölesin, ya dünyaya kölesin, ya paraya kölesin.ya dünyaya kölesin, ya paraya kölesin. Tutuyor seni, o işi yaptırmıyor.Tutuyor seni, o işi yaptırmıyor. Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi

Allah Teâlâ Hazretleri cümlemizi
hakiki hürlerden eylesin.hakiki hürlerden eylesin. Ahrardan eylesin.Ahrardan eylesin. Öyle şeytana kul etmesin, köle etmesin,Öyle şeytana kul etmesin, köle etmesin, nefse kul köle etmesin.nefse kul köle etmesin. Şu iki paralık dünyaya kul köle etmesin,Şu iki paralık dünyaya kul köle etmesin, ahiretin ebedi nimetleri, lezzetleri,ahiretin ebedi nimetleri, lezzetleri, yanında şu dünya bir sineğin kanadı kadar etmez,yanında şu dünya bir sineğin kanadı kadar etmez, bir sineğin kanadı kadar etmez şu dünya,bir sineğin kanadı kadar etmez şu dünya, biz bu dünya için koşup duruyoruz da ahireti bırakıyoruz.biz bu dünya için koşup duruyoruz da ahireti bırakıyoruz. Burada 70 yıl yaşayacağız vasati, 65-70 yıl yaşayacağız,Burada 70 yıl yaşayacağız vasati, 65-70 yıl yaşayacağız, bütün ömrümüzü bu dünya için harcıyoruz,bütün ömrümüzü bu dünya için harcıyoruz, öbür taraf ebedi, orası için hiçbir çalışma yok.öbür taraf ebedi, orası için hiçbir çalışma yok. Allah uyandırsın ne diyelim.Allah uyandırsın ne diyelim. İnsanın içine şu fikir düşerse,İnsanın içine şu fikir düşerse, duydunuzsa bu söz yeter insana.duydunuzsa bu söz yeter insana. Yani insan bir akleder.Yani insan bir akleder. Amerikalı'nın birisi şey yapmış,

Amerikalı'nın birisi şey yapmış,
Pakistanlı'nın vaazını dinliyormuş,Pakistanlı'nın vaazını dinliyormuş, dinlemiş, bakmış, güzel.dinlemiş, bakmış, güzel. Girmiş içeriye, tamam ben sözünüzü beğendim demiş, müslüman oluyorum demiş.Girmiş içeriye, tamam ben sözünüzü beğendim demiş, müslüman oluyorum demiş. Bak adama nasıl pratik.Bak adama nasıl pratik. Dinledi, beğendi, hata yok.Dinledi, beğendi, hata yok. Ama ben müslüman oluyorum, ne yapacağım demiş, Müslüman olmak.Ama ben müslüman oluyorum, ne yapacağım demiş, Müslüman olmak. Beğendim konuşmanızı demiş.Beğendim konuşmanızı demiş. Biz oo, dededen, babadan müslüman insana söylüyor, söylüyoruz da kılını kıpırdatmıyor.Biz oo, dededen, babadan müslüman insana söylüyor, söylüyoruz da kılını kıpırdatmıyor. Adam orada bir defa duyuyor, müslüman oluyor.Adam orada bir defa duyuyor, müslüman oluyor. Kur'an-ı Kerîm'de bir âyet-i kerîme var.Kur'an-ı Kerîm'de bir âyet-i kerîme var. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Allah affetsin. Bazen Besmele çekemiyor,Allah affetsin. Bazen Besmele çekemiyor, şey yapamıyoruz ayetlerde.şey yapamıyoruz ayetlerde. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Merace’l-behrayni yeltekiyân.

Merace’l-behrayni yeltekiyân.
Beynehümâ berzehun lâ yebğiyân. (Rahmân Suresi 19-20. Ayet)Beynehümâ berzehun lâ yebğiyân. (Rahmân Suresi 19-20. Ayet) Hülaseten iki denizi

Hülaseten iki denizi
Allah Teâlâ Hazretleri arasına bir perde koymuş,Allah Teâlâ Hazretleri arasına bir perde koymuş, berzah koymuş, birisi ötekisine karışmıyorberzah koymuş, birisi ötekisine karışmıyor diye böyle bir âyet-i kerîme var.diye böyle bir âyet-i kerîme var. Esrarengiz bir âyet-i kerîme.Esrarengiz bir âyet-i kerîme. Şimdi şu televizyonlarda ahalinin seyrettiği kaptan Custou var ya,Şimdi şu televizyonlarda ahalinin seyrettiği kaptan Custou var ya, okyanuslar araştırma yapıyor, gemisi var,okyanuslar araştırma yapıyor, gemisi var, bilmem adamlar denizlerden elektronik cihazlarla sular alıyorlar,bilmem adamlar denizlerden elektronik cihazlarla sular alıyorlar, hayvanları inceliyorlar, televizyondan seyrettiriyorlar.hayvanları inceliyorlar, televizyondan seyrettiriyorlar. Şimdi bu adam muhtelif denizlerde tetkikler yapmış,Şimdi bu adam muhtelif denizlerde tetkikler yapmış, bakmış ki Cebelitarık'ta bir berzah var,bakmış ki Cebelitarık'ta bir berzah var, Akdeniz'in suyu Atlas Okyanusu'na karışmıyor.Akdeniz'in suyu Atlas Okyanusu'na karışmıyor. Yemen'e gelmiş,Yemen'e gelmiş, bakmış Kızıldeniz'in suyu Aden Körfezi'nin suyuna karışmıyor.bakmış Kızıldeniz'in suyu Aden Körfezi'nin suyuna karışmıyor. Öbür tarafa gitmiş, karışmıyor.Öbür tarafa gitmiş, karışmıyor. Bunu tutmuş bir konuşmasında,Bunu tutmuş bir konuşmasında, demiş ki denizlerde böyle acayip su duvarları var,demiş ki denizlerde böyle acayip su duvarları var, buradaki su, buradaki suya karışmıyor.buradaki su, buradaki suya karışmıyor. Tatlı burada, tuzlu burada, yan yana duruyorTatlı burada, tuzlu burada, yan yana duruyor diye anlatınca,diye anlatınca, tıp profesörü Maurice Bucaille" "Moris Bükey" diye birisi var Fransa'da.tıp profesörü Maurice Bucaille" "Moris Bükey" diye birisi var Fransa'da. Profesör adam.Profesör adam. Maurice Bucaille" "Moris Bükey" demiş ki senin bu söylediğin Kur'an-ı Kerîm'deMaurice Bucaille" "Moris Bükey" demiş ki senin bu söylediğin Kur'an-ı Kerîm'de 1400 yıl evvel söylenmiştir demiş.1400 yıl evvel söylenmiştir demiş. Deme. Açmışlar. İşte demiş.Deme. Açmışlar. İşte demiş. Rahman Suresi, Filanca âyet-i kerîme. Oku.Rahman Suresi, Filanca âyet-i kerîme. Oku. Okumuş.Okumuş. Kaptan Kusto (Cousteau) müslüman olmuş.Kaptan Kusto (Cousteau) müslüman olmuş. Siz derdinize yanın.Siz derdinize yanın. Bizim memleketin kâfirlerine hitap ediyorum.Bizim memleketin kâfirlerine hitap ediyorum. Kaptan Kusto (Cousteau), Kusto mu?

Kaptan Kusto (Cousteau), Kusto mu?
Neyse, Kaptan Kusto (Cousteau)Neyse, Kaptan Kusto (Cousteau) müslüman olmuş.müslüman olmuş. Ey benim memleketimin anası babası müslüman olan kafirleri,Ey benim memleketimin anası babası müslüman olan kafirleri, siz derdinize yanın, uğraşın bakalım dahasiz derdinize yanın, uğraşın bakalım daha 20. yüzyılda biz o şeylerin boşluğunu öğrendik diyeyim.20. yüzyılda biz o şeylerin boşluğunu öğrendik diyeyim. Bak Kaptan Kusto (Cousteau) inceliyor, inceliyor, o müslüman oluyor.Bak Kaptan Kusto (Cousteau) inceliyor, inceliyor, o müslüman oluyor. Profesör Maurice Bucaille" "Moris Bükey" müjdelemiş Kaptan Kusto (Cousteau) müslüman oldu diye.Profesör Maurice Bucaille" "Moris Bükey" müjdelemiş Kaptan Kusto (Cousteau) müslüman oldu diye. Öteki adam da müslüman.Öteki adam da müslüman. Fransız Bilimler Akademisi'nde konferans vermiş profesör.

Fransız Bilimler Akademisi'nde konferans vermiş profesör.
Tıp profesörü Kur'an-ı Kerim'den ayetler, şunlar bunlar okumuş, okumuş, okumuş.Tıp profesörü Kur'an-ı Kerim'den ayetler, şunlar bunlar okumuş, okumuş, okumuş. Diyor ki Kur'an-ı Kerîm 1400 yıl evvelDiyor ki Kur'an-ı Kerîm 1400 yıl evvel bu ilmi, gerçekleri böyle bildirmiş.bu ilmi, gerçekleri böyle bildirmiş. Doğru mu diyor? Doğru diyorlar.Doğru mu diyor? Doğru diyorlar. O halde diyor Kur'an-ı KerÎm hâk kitaptır diyor.O halde diyor Kur'an-ı KerÎm hâk kitaptır diyor. Var mı bir itirazınız diyor.Var mı bir itirazınız diyor. Hiç itiraz etmiyorlar.Hiç itiraz etmiyorlar. Müslüman olduğunu ilan etmiş.Müslüman olduğunu ilan etmiş. İncil'i incelemiş, Tevrat'ı incelemiş.İncil'i incelemiş, Tevrat'ı incelemiş. Körü körüne böyle müslüman olmuş bir insan değil.Körü körüne böyle müslüman olmuş bir insan değil. İncelemiş İncil'i, Tevrat'ı, Kur'an-ı Kerîm'i.İncelemiş İncil'i, Tevrat'ı, Kur'an-ı Kerîm'i. Bakmış ki İncil ve Tevrat da bozuk,Bakmış ki İncil ve Tevrat da bozuk, Kur'an-ı Kerîm de doğru.Kur'an-ı Kerîm de doğru. Diyor ki biz Kur'an-ı Kerîm'i 1400 yıl arkasından takip ediyoruz.Diyor ki biz Kur'an-ı Kerîm'i 1400 yıl arkasından takip ediyoruz. Kur'an-ı Kerîm bizden ileride diyor.Kur'an-ı Kerîm bizden ileride diyor. Yani öyle ilmi gerçekleri söylemiş kiYani öyle ilmi gerçekleri söylemiş ki ilim onun arkasından gidiyor.ilim onun arkasından gidiyor. İlme aykırılık ne kelime?

İlme aykırılık ne kelime?
İlmin o kadar üstünde ki ilim arkasından gidiyor diyor.

İlmin o kadar üstünde ki ilim arkasından gidiyor diyor.
Şimdi Fransız profesör Maurice Bucaille" "Moris Bükey” Müslüman olmuş, mübarek olsun.Şimdi Fransız profesör Maurice Bucaille" "Moris Bükey” Müslüman olmuş, mübarek olsun. Efendim, o geminin sahibi Kaptan Kusto müslüman olmuş, ilan etmişler.Efendim, o geminin sahibi Kaptan Kusto müslüman olmuş, ilan etmişler. Bizim kâfirlere gelmiş sıra, Allah uyanıklık nasip etsin.Bizim kâfirlere gelmiş sıra, Allah uyanıklık nasip etsin. Güneş bak batıdan doğuyor.Güneş bak batıdan doğuyor. Ahir zaman.Ahir zaman. Güneş batıdan doğuyor.Güneş batıdan doğuyor. Güneş hep doğudan doğardı amaGüneş hep doğudan doğardı ama güneş batıdan doğuyor bak.güneş batıdan doğuyor bak. Amerika'da da var nice müslümanlar,Amerika'da da var nice müslümanlar, birkaç tanesiyle tanıştık, birkaç tanesinin adını duyduk.birkaç tanesiyle tanıştık, birkaç tanesinin adını duyduk. Profesör adam, müslüman olmuş.Profesör adam, müslüman olmuş. Ömer Faruk, Abdullah adını almış.Ömer Faruk, Abdullah adını almış. Şimdi müslüman ya, içinde bir ateş yanmaya başladı, müslümanlığı öğrenecek.Şimdi müslüman ya, içinde bir ateş yanmaya başladı, müslümanlığı öğrenecek. Açmış telefon rehberini,Açmış telefon rehberini, müslüman ismi arıyor telefon rehberinde.müslüman ismi arıyor telefon rehberinde. Ararken ararken şöyle alfabetik sırada bakmış,Ararken ararken şöyle alfabetik sırada bakmış, Mehmet bilmem ne.Mehmet bilmem ne. Hah, Mehmet adı müslüman adıdır.Hah, Mehmet adı müslüman adıdır. Telefonu çevirmiş.Telefonu çevirmiş. Alo demiş.Alo demiş. Ben demiş, Amerikalı falancayım.Ben demiş, Amerikalı falancayım. Müslüman oldum demiş.Müslüman oldum demiş. Sizin de rehberler isminizi gördüm.Sizin de rehberler isminizi gördüm. Müslüman ismi olduğu için.Müslüman ismi olduğu için. Sizinle İslamiyet üzerinde konuşma yapmak istiyorum, müsait mi?Sizinle İslamiyet üzerinde konuşma yapmak istiyorum, müsait mi? Bizim şaşkınlardan birisiymiş o da meğerse.

Bizim şaşkınlardan birisiymiş o da meğerse.
Kardeşim demiş,Kardeşim demiş, 20. yüzyılda yaşıyoruz demiş, çat telefonu kapatmış.20. yüzyılda yaşıyoruz demiş, çat telefonu kapatmış. Cahil, o karşındaki 20. yüzyılda yaşadığını senden iyi biliyor,Cahil, o karşındaki 20. yüzyılda yaşadığını senden iyi biliyor, profesör, üniversite profesörü.profesör, üniversite profesörü. Ona sen 20. yüzyıl mı öğreteceksin, Amerikan profesörüne?Ona sen 20. yüzyıl mı öğreteceksin, Amerikan profesörüne? O müslüman olmuş da bizimkisiO müslüman olmuş da bizimkisi 20. yüzyılda müslüman olunmaz sanıyor.20. yüzyılda müslüman olunmaz sanıyor. Görüsün. Daha göreceksin,Görüsün. Daha göreceksin, Avrupa müslüman olacak, sen kâfir kalacaksın.Avrupa müslüman olacak, sen kâfir kalacaksın. O daha ileriye gidecek.O daha ileriye gidecek. Allah'ın bir de lütfu şey yapmaya başlarsa,Allah'ın bir de lütfu şey yapmaya başlarsa, o zaman artık kenardan böyleo zaman artık kenardan böyle mahzun mahzun bakarlar.mahzun mahzun bakarlar. Allah Teâlâ Hazretleri cümlemimzi

Allah Teâlâ Hazretleri cümlemimzi
nevm-i gafletten ikaz eylesin...nevm-i gafletten ikaz eylesin... Gözümüzden perdeyi kaldırsın.Gözümüzden perdeyi kaldırsın. Sevdiği, razı olduğu bir kul haline dönmeyiSevdiği, razı olduğu bir kul haline dönmeyi şu mübarek günler hürmetine nasip ve müyesser eylesin...şu mübarek günler hürmetine nasip ve müyesser eylesin... Fâtiha-i şerîfe mea’l-besmele.

Fâtiha-i şerîfe mea’l-besmele.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2