Namaz Vakitleri

26 Rebîü'l-Âhir 1448
07 October 2026
İmsak
05:35
Güneş
07:00
Öğle
12:57
İkindi
16:09
Akşam
18:43
Yatsı
20:02
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtüh!Es-selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtüh! Aziz ve sevgili kardeşlerim!

Aziz ve sevgili kardeşlerim!
Muhterem Suudi Arabistan Elçiliği Genel Sekreteri, sevgili kardeşimiz Yusuf İbrahim ve diğer misafirlerimizeMuhterem Suudi Arabistan Elçiliği Genel Sekreteri, sevgili kardeşimiz Yusuf İbrahim ve diğer misafirlerimize sevgilerimizi, selâmlarımızı ve Cenâb-ı Hak'tan hayır dileklerimizi sunuyoruz.sevgilerimizi, selâmlarımızı ve Cenâb-ı Hak'tan hayır dileklerimizi sunuyoruz. Allahu Teâlâ Hazretleri dünya ve ahiretin

Allahu Teâlâ Hazretleri dünya ve ahiretin
bildiğimiz bilmediğimiz her türlü hayırlarına cümlenizi, cümlemizi nail eylesin.bildiğimiz bilmediğimiz her türlü hayırlarına cümlenizi, cümlemizi nail eylesin. Muhterem kardeşlerim!

Muhterem kardeşlerim!
Tabii ben burada uzun bir konuşma yapacaktım.

Tabii ben burada uzun bir konuşma yapacaktım.
Her gün bir konuşma yapmamız gerekiyorHer gün bir konuşma yapmamız gerekiyor günlerimizi değerlendirmiş olmak bakımından.günlerimizi değerlendirmiş olmak bakımından. Fakat bugün böyle misafirlerimizle bir protokol açılış konuşması toplantısı mahiyetinde olduğu için bugün detaya girmeyelim.Fakat bugün böyle misafirlerimizle bir protokol açılış konuşması toplantısı mahiyetinde olduğu için bugün detaya girmeyelim. Avustralya'daki kardeşlerimize ve bu toplantıları

Avustralya'daki kardeşlerimize ve bu toplantıları
tertip eden, düşünen organizatörtertip eden, düşünen organizatör kardeşlerimize çok teşekkür ederiz.kardeşlerimize çok teşekkür ederiz. Belki şaşıracaksınız ama biz kardeşlerimizin buradaki bu atılımlarından ders aldık.

Belki şaşıracaksınız ama biz kardeşlerimizin buradaki bu atılımlarından ders aldık.
Bunlar bir sünnet-i hasene ortaya koydular.Bunlar bir sünnet-i hasene ortaya koydular. Ve biz bu güzel âdetiVe biz bu güzel âdeti Türkiye'de bunlardan cesaret alarak yaptık.Türkiye'de bunlardan cesaret alarak yaptık. Ondan sonra Avrupa'da; İsveç'te, Hollanda'da, Almanya'da, İngiltere'de ve Amerika'da buradan ilham alınarak,Ondan sonra Avrupa'da; İsveç'te, Hollanda'da, Almanya'da, İngiltere'de ve Amerika'da buradan ilham alınarak, yani burası örnek alınarak Aile Eğitim Toplantıları yapıldı.yani burası örnek alınarak Aile Eğitim Toplantıları yapıldı. Şimdi tabii buradaki yenilik nedir, güzel yenilik nedir?

Şimdi tabii buradaki yenilik nedir, güzel yenilik nedir?
Buradaki güzel yenilik kardeşlerimizin cesaretle çok geniş bir yer tutmaları.Buradaki güzel yenilik kardeşlerimizin cesaretle çok geniş bir yer tutmaları. Mesela bir üniversiteyi tuttular;Mesela bir üniversiteyi tuttular; Monash Üniversitesi veya Warnambool Üniversitesi gibi bir yeri tuttular.Monash Üniversitesi veya Warnambool Üniversitesi gibi bir yeri tuttular. Biz böyle bu kadar büyük konferans salonlarıyla, spor tesisleriyle, arazileriyle, lojmanlarıyla geniş yer tutmaya o kadar...Biz böyle bu kadar büyük konferans salonlarıyla, spor tesisleriyle, arazileriyle, lojmanlarıyla geniş yer tutmaya o kadar... daha önce yapmamıştık yani.daha önce yapmamıştık yani. Bir.Bir. İkincisi: Yılbaşı eğlencelerinin, toplantılarının, günahlı merasimlerinin yapıldığı zamanda kardeşlerimizi şehrin çirkefinden,

İkincisi: Yılbaşı eğlencelerinin, toplantılarının, günahlı merasimlerinin yapıldığı zamanda kardeşlerimizi şehrin çirkefinden,
günahlarından aldılar; bu uzun tatilde onları günahlardan uzaklaştırdılar.günahlarından aldılar; bu uzun tatilde onları günahlardan uzaklaştırdılar. Yangından çok kıymetli malzemeyi kaçırmak gibi bir şey bu.Yangından çok kıymetli malzemeyi kaçırmak gibi bir şey bu. Yani orada yangın var, günah var çünkü; o günahtan kardeşlerimizi kaçırmış oluyorlar.Yani orada yangın var, günah var çünkü; o günahtan kardeşlerimizi kaçırmış oluyorlar. Bu güzel bir şeydi.Bu güzel bir şeydi. Bir de üç tabakaya hitap eden kompleks bir eğitim, tam bir eğitim var:Bir de üç tabakaya hitap eden kompleks bir eğitim, tam bir eğitim var: Yetişkin beylere eğitim, bir...Yetişkin beylere eğitim, bir... Hanımefendilere eğitim, iki...Hanımefendilere eğitim, iki... Çocuklara eğitim, üç...Çocuklara eğitim, üç... Yani ailenin hepsini hedef alan bir eğitim çalışması.

Yani ailenin hepsini hedef alan bir eğitim çalışması.
Bu da orijinal bir şey oldu.Bu da orijinal bir şey oldu. Çünkü bu zamana kadar biz yaptığımız toplantılarda ya erkeklere konferans tertipliyorduk,Çünkü bu zamana kadar biz yaptığımız toplantılarda ya erkeklere konferans tertipliyorduk, ya hanımlara konferans tertipliyordukya hanımlara konferans tertipliyorduk ya da çocuklar Gençlik Kampı yapıyorlardı.ya da çocuklar Gençlik Kampı yapıyorlardı. Ama hepsini birden böyle beraber düşünmek, bir arada; hanımları rahat ettirmek, dinlendirmek, beyleri dinlendirmek,Ama hepsini birden böyle beraber düşünmek, bir arada; hanımları rahat ettirmek, dinlendirmek, beyleri dinlendirmek, çocukları eğlendirmek, ondan sonra da eğitmek...çocukları eğlendirmek, ondan sonra da eğitmek... Güzel şeyler öğretmek, dini bakımdan sevaplı olan şeyleri eğitmek...Güzel şeyler öğretmek, dini bakımdan sevaplı olan şeyleri eğitmek... Bu bir güzel âdet oldu, âdet-i seniyye oldu, sünnet-i hasene oldu.Bu bir güzel âdet oldu, âdet-i seniyye oldu, sünnet-i hasene oldu. Kim güzel bir âdeti ortaya koyarsa

Kim güzel bir âdeti ortaya koyarsa
o âdet ondan sonraki insanlar tarafındano âdet ondan sonraki insanlar tarafından beğenilir, taklit edilirse onu ilk çıkartanlara sevap verilir.beğenilir, taklit edilirse onu ilk çıkartanlara sevap verilir. Sonradan yapanların kazandıkları sevaplarSonradan yapanların kazandıkları sevaplar aynen ilk yapan insana verilir ama onlardan bir şey eksilmeden.aynen ilk yapan insana verilir ama onlardan bir şey eksilmeden. Şimdi ben Allah'ın lütfuyla görüyorum ki AvustralyalılarŞimdi ben Allah'ın lütfuyla görüyorum ki Avustralyalılar Türkiye'deki kardeşlerimizin küçük bir bölümünü teşkil ediyorlar.Türkiye'deki kardeşlerimizin küçük bir bölümünü teşkil ediyorlar. Yani biz Türkiye'de milyonun üstünde bir grubuz,Yani biz Türkiye'de milyonun üstünde bir grubuz, kuvvetli bir grubuz; radyolarımız var,kuvvetli bir grubuz; radyolarımız var, dergilerimiz var, müesseselerimiz var.dergilerimiz var, müesseselerimiz var. Büyük bir grubuz ama Avustralya'da böyle küçük bir şube gibi görünen bir kısım bizi geçti.Büyük bir grubuz ama Avustralya'da böyle küçük bir şube gibi görünen bir kısım bizi geçti. Tebrik ediyoruz!Tebrik ediyoruz! Bizi geçtiler ve her yerde yaptığımız çalışmalardan bu kardeşlerimiz, yani sizler sevap alıyorsunuz.Bizi geçtiler ve her yerde yaptığımız çalışmalardan bu kardeşlerimiz, yani sizler sevap alıyorsunuz. Neden?Neden? Güzel bir âdeti başlattınız.Güzel bir âdeti başlattınız. Bu güzel âdet nedir?Bu güzel âdet nedir? Ailenin bütün fertlerine İslam'ın öğretilmesi.Ailenin bütün fertlerine İslam'ın öğretilmesi. Ne hanımlar mahrum kalıyor, ne beyler, ne yaşlılar, ne çocuklar; herkes istifade ediyor.Ne hanımlar mahrum kalıyor, ne beyler, ne yaşlılar, ne çocuklar; herkes istifade ediyor. Bu bakımdan bunu düşünen kardeşlerime hayranlık duyuyorum,

Bu bakımdan bunu düşünen kardeşlerime hayranlık duyuyorum,
dua ediyorum, Allah büyük mükafatlar versin.dua ediyorum, Allah büyük mükafatlar versin. Zaten büyük sevaplar veriyor diye tahmin ediyorum ve kendilerini tebrik ediyorum.Zaten büyük sevaplar veriyor diye tahmin ediyorum ve kendilerini tebrik ediyorum. Ayrıca tabii biliyorsunuz ki:

Ayrıca tabii biliyorsunuz ki:
Mârifet iltifâta tâbidir diye bir güzel atasözümüz var, bizim dedelerimiz söylemişler:Mârifet iltifâta tâbidir diye bir güzel atasözümüz var, bizim dedelerimiz söylemişler: Müşterisiz metâ zâyidir demişler.Müşterisiz metâ zâyidir demişler. Yani sen ne kadar güzel bir şey yaparsan yapYani sen ne kadar güzel bir şey yaparsan yap onu anlayan, takdir eden,onu anlayan, takdir eden, alan, onu kabul eden müşteri,alan, onu kabul eden müşteri, talep eden talip, istekli olmazsa onun kıymeti olmaz.talep eden talip, istekli olmazsa onun kıymeti olmaz. Şimdi güzel bir program ortaya koyuluyor.

Şimdi güzel bir program ortaya koyuluyor.
Bu güzel programa sizler deBu güzel programa sizler de takdir ediyorsunuz, takdir buyuruyorsunuz, katılıyorsunuz.takdir ediyorsunuz, takdir buyuruyorsunuz, katılıyorsunuz. Siz katılmasanız biz burada ne yapacağız?Siz katılmasanız biz burada ne yapacağız? Yani sizin de katılmanız çok önemli bir şey.Yani sizin de katılmanız çok önemli bir şey. Hani dükkanlarda eskiden yazılırdı,

Hani dükkanlarda eskiden yazılırdı,
bilmiyorum şimdiki insanlar onun manasını biliyor mu:bilmiyorum şimdiki insanlar onun manasını biliyor mu: "Müşteri velinimetimdir." Ne demek?"Müşteri velinimetimdir." Ne demek? Müşteri olmazsa ben bu dükkanda ekmek kazanamam demek yani.Müşteri olmazsa ben bu dükkanda ekmek kazanamam demek yani. Şimdi burada siz katılımcıların da çok büyük ecriniz, sevabınız var.Şimdi burada siz katılımcıların da çok büyük ecriniz, sevabınız var. Bir hayrın oluşmasında sevap kazanıyorsunuz.Bir hayrın oluşmasında sevap kazanıyorsunuz. İnşallah ben anlatacağım önümüzdeki günlerde...

İnşallah ben anlatacağım önümüzdeki günlerde...
Yani İslam'da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz diyor ki: "Müslüman ya alimdir, ya müteallimdir."

Yani İslam'da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz diyor ki: "Müslüman ya alimdir, ya müteallimdir."
Yani ya kendisi biliyor, öğrenmiş; alim.Yani ya kendisi biliyor, öğrenmiş; alim. Ya da öğrenecek, öğrenmek yolunda.Ya da öğrenecek, öğrenmek yolunda. Bunun dışında üçüncüsü yoktur diyor.Bunun dışında üçüncüsü yoktur diyor. Tabii başka hadis-i şeriflerde mesela dinleyen de öğrenciye katılıyor,Tabii başka hadis-i şeriflerde mesela dinleyen de öğrenciye katılıyor, dinleyen de öğrenci sayılıyor.dinleyen de öğrenci sayılıyor. Onları seven, destekleyen de onlardan sayılıyor ama kısa söylemek gerekirse: İslam'a göre bir alim var,Onları seven, destekleyen de onlardan sayılıyor ama kısa söylemek gerekirse: İslam'a göre bir alim var, bir de öğrenci var, müteallim var; üçüncüsü yok.bir de öğrenci var, müteallim var; üçüncüsü yok. Yani Müslüman ya alimdir, ya bilmiştir, öğrenmiştir ya da öğrenecektir.Yani Müslüman ya alimdir, ya bilmiştir, öğrenmiştir ya da öğrenecektir. Devamlı bir ilmi çalışma...Devamlı bir ilmi çalışma... İlim, alim, müteallim cennettedir.

İlim, alim, müteallim cennettedir.
Üçü de cennettedir!Üçü de cennettedir! İlmi de Allah cennete sokacak,İlmi de Allah cennete sokacak, alimi de cennete sokacak, müteallimi, öğrenciyi de cennete sokacaktır Allahu Teâlâ Hazretleri.alimi de cennete sokacak, müteallimi, öğrenciyi de cennete sokacaktır Allahu Teâlâ Hazretleri. Bu bir ilmi çalışma olduğu için, hem deBu bir ilmi çalışma olduğu için, hem de öyle bir yerde bir ilmi çalışma ki gayrimüslim bir ülke,öyle bir yerde bir ilmi çalışma ki gayrimüslim bir ülke, Müslümanların hakim olmadığı bir ülke,Müslümanların hakim olmadığı bir ülke, Müslümanca yaşanılmayan bir ülke...Müslümanca yaşanılmayan bir ülke... Müslüman adetlerine aykırı adetlerin,Müslüman adetlerine aykırı adetlerin, ahlakın, huyların, davranışların yaygın olduğu bir ülke; açık gezerler,ahlakın, huyların, davranışların yaygın olduğu bir ülke; açık gezerler, içki içerler, günah işlerler,içki içerler, günah işlerler, kumar oynarlar, zina ederler,kumar oynarlar, zina ederler, çeşit çeşit şeyler yaygın ve revaçta.çeşit çeşit şeyler yaygın ve revaçta. Gizli de değil, utanmak da yok; aşikâre ve yaygın.Gizli de değil, utanmak da yok; aşikâre ve yaygın. Şimdi böyle bir yerde insanın İslam'a bağlı olması, Müslüman olması, İslam'ı öğrenmeye çalışmasıŞimdi böyle bir yerde insanın İslam'a bağlı olması, Müslüman olması, İslam'ı öğrenmeye çalışması savaş meydanında cihat eden mücahit gibidir!savaş meydanında cihat eden mücahit gibidir! Çok büyük sevabı vardır bunun.Çok büyük sevabı vardır bunun. Bunu neye kıyasen söylüyorum?

Bunu neye kıyasen söylüyorum?
Gafillerin çok olduğu çarşı pazara Müslüman giderse, salat ü selam getirerek tesbih çekerek giderseGafillerin çok olduğu çarşı pazara Müslüman giderse, salat ü selam getirerek tesbih çekerek giderse sanki mücahit gibi oluyor, sevap kazanıyor.sanki mücahit gibi oluyor, sevap kazanıyor. Çünkü orada yalan yere yemin edilir, yanlış ölçülür tartılır, adamlar kandırılabilir filan ya...Çünkü orada yalan yere yemin edilir, yanlış ölçülür tartılır, adamlar kandırılabilir filan ya... İşte bozuk bir muhitte insan iyi olarak kaldı mı, iyi olarak kalma çalışması yaptı mı çok büyük sevap kazanıyor.İşte bozuk bir muhitte insan iyi olarak kaldı mı, iyi olarak kalma çalışması yaptı mı çok büyük sevap kazanıyor. Siz bir de bunu kazanıyorsunuz muhterem kardeşlerim!Siz bir de bunu kazanıyorsunuz muhterem kardeşlerim! Yani direniyorsunuz ya Müslüman kalacağım diye,

Yani direniyorsunuz ya Müslüman kalacağım diye,
İslam'dan ayrılmayacağım diye sarılıyorsunuz ya sımsıkı İslam'a;İslam'dan ayrılmayacağım diye sarılıyorsunuz ya sımsıkı İslam'a; ben Müslüman'ım diyorsunuz ya,ben Müslüman'ım diyorsunuz ya, ben Müslüman kalacağım diyorsunuz ya...ben Müslüman kalacağım diyorsunuz ya... Bu adamlar tıraş oluyor, siz sakal bırakıyorsunuz.Bu adamlar tıraş oluyor, siz sakal bırakıyorsunuz. Bu adamlar şortla geziyor, bizim kardeşlerimiz cübbeyle geziyor.Bu adamlar şortla geziyor, bizim kardeşlerimiz cübbeyle geziyor. Hanımlarımız tepeden tırnağa başörtüyle geziyor ya...Hanımlarımız tepeden tırnağa başörtüyle geziyor ya... Bu bir cihattır işte, bir mücadeledir.Bu bir cihattır işte, bir mücadeledir. Şimdi biz bu mücadelenin sonunda Allah'ın lütfundan ümit ediyoruz ki bu diyarlara İslam'ı tanıtacağız,Şimdi biz bu mücadelenin sonunda Allah'ın lütfundan ümit ediyoruz ki bu diyarlara İslam'ı tanıtacağız, İslam'ı anlatacağız, İslam'ı yayacağız!İslam'ı anlatacağız, İslam'ı yayacağız! Şeyimiz bu, esas amacımız bu.Şeyimiz bu, esas amacımız bu. Nasıl sahabe-i kiram rıdvanullahi aleyhim ecmaîn Hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'denNasıl sahabe-i kiram rıdvanullahi aleyhim ecmaîn Hazretleri Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'den İslam'ı öğrendikten sonra yerlerinde durmadılar,İslam'ı öğrendikten sonra yerlerinde durmadılar, rahatlarına bakmadılar, uzak diyarlara gittiler;rahatlarına bakmadılar, uzak diyarlara gittiler; oralarda şehit oldular, oralarda vefat ettiler...oralarda şehit oldular, oralarda vefat ettiler... İstanbul'da kabirleri var, Semerkant'ta kabirleri var, Diyarbakır'da kabirleri var,İstanbul'da kabirleri var, Semerkant'ta kabirleri var, Diyarbakır'da kabirleri var, hiç ummadığınız yerlerde sahabe kabirleri var!hiç ummadığınız yerlerde sahabe kabirleri var! Oralara gittiler İslam'ı anlatmak için.Oralara gittiler İslam'ı anlatmak için. Çünkü bütün insanlar kardeştir.

Çünkü bütün insanlar kardeştir.
Hepimiz kardeşiz.Hepimiz kardeşiz. Hazret-i Adem bizim babamızdır, atamızdır.Hazret-i Adem bizim babamızdır, atamızdır. Hazret-i Havva bizim annemizdir aleyhisselam, hepimiz kardeşiz.Hazret-i Havva bizim annemizdir aleyhisselam, hepimiz kardeşiz. Biz bütün kardeşlerimizin iyiliğini istiyoruz.Biz bütün kardeşlerimizin iyiliğini istiyoruz. Hazret-i Adem'den, Hazret-i Havva'danHazret-i Adem'den, Hazret-i Havva'dan kardeşimiz olan bütün kardeşlerimizikardeşimiz olan bütün kardeşlerimizi nâr-ı cehenneme düşmekten kurtarmak istiyoruz!nâr-ı cehenneme düşmekten kurtarmak istiyoruz! Bütün kardeşlerimizin iki cihanda mutlu olmasını istiyoruz.Bütün kardeşlerimizin iki cihanda mutlu olmasını istiyoruz. Bütün kardeşlerimizin ahirette cennete girmesini istiyoruz, Allah'ın lütfuna mazhar olmasını istiyoruz.Bütün kardeşlerimizin ahirette cennete girmesini istiyoruz, Allah'ın lütfuna mazhar olmasını istiyoruz. Hiçbirisinin yanmasını istemiyoruz.Hiçbirisinin yanmasını istemiyoruz. Cennette bütün insanlara yetecek kadar yer var.Cennette bütün insanlara yetecek kadar yer var. Cehennemde de...Cehennemde de... Bütün insanlar mü'min olsa, cennete girse cennette insanların mülklerinde azalma olmayacak, parseller küçülmeyecek!Bütün insanlar mü'min olsa, cennete girse cennette insanların mülklerinde azalma olmayacak, parseller küçülmeyecek! Cennet o kadar geniş, o kadar büyük.Cennet o kadar geniş, o kadar büyük. Cennete en son girecek olan insan,Cennete en son girecek olan insan, kendisine o kadar çok ikramlar verilecek ki sanacak ki Allah bana en büyük ikramı verdi!kendisine o kadar çok ikramlar verilecek ki sanacak ki Allah bana en büyük ikramı verdi! Halbuki en sonuncu, derece olarak en sonuncu, farkında değil.Halbuki en sonuncu, derece olarak en sonuncu, farkında değil. Bu yeryüzü kadar, bu semavat kadar mülkler kendisine verilecek.Bu yeryüzü kadar, bu semavat kadar mülkler kendisine verilecek. Bu gökler ve yerler kadar yerler verilecek o insana, en sonuncu;Bu gökler ve yerler kadar yerler verilecek o insana, en sonuncu; yani artık cehennemden günahı kadar yanıp cezayı çekip çıkmış,yani artık cehennemden günahı kadar yanıp cezayı çekip çıkmış, cennete en son girmiş...cennete en son girmiş... Artık cehennemdekiler kafirler.

Artık cehennemdekiler kafirler.
Cehennemde mü'min kalmadı, kusurlu mü'min kalmadı, cezasını çekmeyen kalmadı,Cehennemde mü'min kalmadı, kusurlu mü'min kalmadı, cezasını çekmeyen kalmadı, hepsi bu tarafa geçti.hepsi bu tarafa geçti. Artık o zaman ölüm kaldırılacak.Artık o zaman ölüm kaldırılacak. Cennetle cehennem arasında bir kara koyun şeklinde kesilecek; yok, ölüm yok!Cennetle cehennem arasında bir kara koyun şeklinde kesilecek; yok, ölüm yok! Ve ehl-i cennete Allahu Teâlâ Hazretleri buyuracak ki: "Ey ehl-i cennet, buyrun nimetlerim sizinle.Ve ehl-i cennete Allahu Teâlâ Hazretleri buyuracak ki: "Ey ehl-i cennet, buyrun nimetlerim sizinle. Ölüm yok, ebedi kalacaksınız." Ehl-i cehenneme de diyecek ki: "Ey kafirler,Ölüm yok, ebedi kalacaksınız." Ehl-i cehenneme de diyecek ki: "Ey kafirler, size de ölüm yok, cehennemde ebedi yanacaksınız." Cehennemin kapıları kapatılacaksize de ölüm yok, cehennemde ebedi yanacaksınız." Cehennemin kapıları kapatılacak ve dayaklanacak, yani açılmayacak şekilde...ve dayaklanacak, yani açılmayacak şekilde... "Mu'sadeh" kelimesinin manası bu."Mu'sadeh" kelimesinin manası bu. "İnnehâ aleyhim mü'sadeh, fî amedin mümeddedeh.""İnnehâ aleyhim mü'sadeh, fî amedin mümeddedeh." Yani arkasından böyle kütükler kapatılıp da bir kapı hiç açılmayacak gibi olur ya,Yani arkasından böyle kütükler kapatılıp da bir kapı hiç açılmayacak gibi olur ya, öyle kapatılacak onlar orada yanacak.öyle kapatılacak onlar orada yanacak. En son girene bile bu dünya kadar ve bu gökler kadar yer verilecek.

En son girene bile bu dünya kadar ve bu gökler kadar yer verilecek.
Onun için bizim kıskançlığımız yok, bizim güzel duygularımız var.Onun için bizim kıskançlığımız yok, bizim güzel duygularımız var. Biz bütün insanların Müslüman olmasını istiyoruz.Biz bütün insanların Müslüman olmasını istiyoruz. Burada size bir vazife yüklemek istiyoruz,Burada size bir vazife yüklemek istiyoruz, sizin vazifenizi hatırlatmak istiyoruz: Siz sahabe gibisiniz!sizin vazifenizi hatırlatmak istiyoruz: Siz sahabe gibisiniz! Yabancı bir diyara gitmiş olan Peygamber Efendimiz'in ashabı gibisiniz.Yabancı bir diyara gitmiş olan Peygamber Efendimiz'in ashabı gibisiniz. Hem burada Müslüman olarak yaşayacaksınız, hem de başkalarına İslam'ı öğreteceksiniz.Hem burada Müslüman olarak yaşayacaksınız, hem de başkalarına İslam'ı öğreteceksiniz. O insanlar da İslam'ın güzelliğini görecek, Allah'ın emrini kabul edecek.O insanlar da İslam'ın güzelliğini görecek, Allah'ın emrini kabul edecek. Haramları haram bilecek, vazgeçecek; helalleriHaramları haram bilecek, vazgeçecek; helalleri helal bilecek, afiyetle onlardan istifade edecek.helal bilecek, afiyetle onlardan istifade edecek. Onlar da bizim bu Yusuf İbrahim kardeşimiz gibi Allah'ın hak dinini kabul edecekler, onlar da doğru yola gelecekler.Onlar da bizim bu Yusuf İbrahim kardeşimiz gibi Allah'ın hak dinini kabul edecekler, onlar da doğru yola gelecekler. Onların doğru yola girmesine biz vesile olduğumuz için de bizler kat kat sevap alacağız.Onların doğru yola girmesine biz vesile olduğumuz için de bizler kat kat sevap alacağız. Tabii bu bizim geliş gayemiz.

Tabii bu bizim geliş gayemiz.
Ama asıl yakın gayemiz, yakın hedefimiz evlatlarımızı Müslüman yetiştirmektir.Ama asıl yakın gayemiz, yakın hedefimiz evlatlarımızı Müslüman yetiştirmektir. Almanya'da Alman hükümeti bir söz söylüyor, diyor ki:

Almanya'da Alman hükümeti bir söz söylüyor, diyor ki:
"Birinci nesil, Almanya'ya gelmiş çalışmakta olan birinci nesil düzelmiyor."Birinci nesil, Almanya'ya gelmiş çalışmakta olan birinci nesil düzelmiyor. Bu adamlar nasıl yetişmişlerse öyleler; sakallıysa sakallı,Bu adamlar nasıl yetişmişlerse öyleler; sakallıysa sakallı, namazlıysa namazlı, örtülüyse örtülü...namazlıysa namazlı, örtülüyse örtülü... Almanca da öğrenmiyorlar.Almanca da öğrenmiyorlar. Bu nesilde iş yok.Bu nesilde iş yok. İkinci nesil, bunların evlatları...İkinci nesil, bunların evlatları... Bunlar Almanya'da 20 sene, 30 sene çalışırken burada doğdular.Bunlar Almanya'da 20 sene, 30 sene çalışırken burada doğdular. Almancayı öğrendiler, Almanya'yı biliyorlarAlmancayı öğrendiler, Almanya'yı biliyorlar amma babalarından annelerinden İslam'ı da öğrendiler.amma babalarından annelerinden İslam'ı da öğrendiler. Bunlarda biraz İslam var,Bunlarda biraz İslam var, biraz da Alman kültürü var.biraz da Alman kültürü var. Bu da ikinci nesil, bu da bize yaramaz diyorlar.Bu da ikinci nesil, bu da bize yaramaz diyorlar. Üçüncü nesil bizim diyorlar!Üçüncü nesil bizim diyorlar! Bunların evlatları, bunlar artık İslam'ı bilmeyecek, biz bunları Alman olarak yetiştireceğiz.Bunların evlatları, bunlar artık İslam'ı bilmeyecek, biz bunları Alman olarak yetiştireceğiz. Adı Ahmet olacak, adı Hüseyin olacak,Adı Ahmet olacak, adı Hüseyin olacak, adı Türk isimlerinden herhangi birisi olacak, Tuncay olacak vesaire olacakadı Türk isimlerinden herhangi birisi olacak, Tuncay olacak vesaire olacak ama diyecek ki 'Benim dedem Müslüman'mış,ama diyecek ki 'Benim dedem Müslüman'mış, cami diye bir yere giderlermiş' diyecek, unutacak."cami diye bir yere giderlermiş' diyecek, unutacak." Tıpkı burada Broken Hill'de,

Tıpkı burada Broken Hill'de,
Broken Hill'de bizim oralara gitmiş olan kardeşlerimizin tanıştığı birtakımBroken Hill'de bizim oralara gitmiş olan kardeşlerimizin tanıştığı birtakım Afgan kökenli Avustralyalılar gibi...Afgan kökenli Avustralyalılar gibi... Ağlaşmışlar ezan sesini duyunca, demişler ki:Ağlaşmışlar ezan sesini duyunca, demişler ki: "Bizim dedelerimiz de böyle ezan okurlardı.""Bizim dedelerimiz de böyle ezan okurlardı." Ama şimdi İslam'dan hiçbir şey bilmiyorlar,Ama şimdi İslam'dan hiçbir şey bilmiyorlar, İslam'dan hiçbir şey icra etmiyorlar.İslam'dan hiçbir şey icra etmiyorlar. Tin Mosque'ları, teneke mescitleri çürümüş, yerle bir olmuş.Tin Mosque'ları, teneke mescitleri çürümüş, yerle bir olmuş. Ghan Town'lar, townlar yani Afgan köyleri dağılmış, İngilizleşmişler.Ghan Town'lar, townlar yani Afgan köyleri dağılmış, İngilizleşmişler. İslam'la ilgileri kalmamış. Ağlıyorlar, üzülüyorlar, bize geldiler Aborjinlerle evlenmişler bir kısmı, melezleşmişler.İslam'la ilgileri kalmamış. Ağlıyorlar, üzülüyorlar, bize geldiler Aborjinlerle evlenmişler bir kısmı, melezleşmişler. Bize geldiler, diyorlar ki: "Bize İslam'ı öğretin, biz Müslüman'ız, biz aslımıza dönmek istiyoruz" diyorlar.Bize geldiler, diyorlar ki: "Bize İslam'ı öğretin, biz Müslüman'ız, biz aslımıza dönmek istiyoruz" diyorlar. İşte birinci nesil, ikinci nesil, üçüncü nesil...

İşte birinci nesil, ikinci nesil, üçüncü nesil...
Üçüncü neslin İslam'dan uzaklaşacağını düşünüyor onlar.Üçüncü neslin İslam'dan uzaklaşacağını düşünüyor onlar. Biz de diyoruz ki:Biz de diyoruz ki: Bizim kıyamete kadar, kıyamete kadar neslimiz Allah'ın izniyle Müslüman olacak!Bizim kıyamete kadar, kıyamete kadar neslimiz Allah'ın izniyle Müslüman olacak! Allahu Teâlâ Hazretleri bizim neslimizden kafir,Allahu Teâlâ Hazretleri bizim neslimizden kafir, müşrik, fasık, facir, zalim getirmeyecek.müşrik, fasık, facir, zalim getirmeyecek. Öyle temenni ediyoruz, öyle istiyoruz.Öyle temenni ediyoruz, öyle istiyoruz. O aşk ile, o şevk ile bu çalışmaları yapıyoruz.O aşk ile, o şevk ile bu çalışmaları yapıyoruz. Evlatlarımıza oynarken İslam'ı sevdirmeyi,

Evlatlarımıza oynarken İslam'ı sevdirmeyi,
evlatlarımıza oynarken İslam'ı öğretmeyi,evlatlarımıza oynarken İslam'ı öğretmeyi, İslam'a bağlı olmayı aşılamak istiyoruz.İslam'a bağlı olmayı aşılamak istiyoruz. Yani bu aşıyla onları yetiştirmek istiyoruz.Yani bu aşıyla onları yetiştirmek istiyoruz. Diliyoruz ki biz öldüğümüz zaman, ahirete göçtüğümüz zaman bizim mescitlerimizde onlar namaz kılsın,Diliyoruz ki biz öldüğümüz zaman, ahirete göçtüğümüz zaman bizim mescitlerimizde onlar namaz kılsın, bizim minarelerimizde onlar ezan okusun,bizim minarelerimizde onlar ezan okusun, bizim cemiyetlerimizi onlar yürütsün,bizim cemiyetlerimizi onlar yürütsün, bizim yapamadığımız güzel çalışmaları onlar yapsın,bizim yapamadığımız güzel çalışmaları onlar yapsın, bizim lisan eksikliğimizden dolayıbizim lisan eksikliğimizden dolayı anlatamadığımız İslam'ın güzelliklerini onlar anlatsın!anlatamadığımız İslam'ın güzelliklerini onlar anlatsın! Ben mesela insanı yüzüne karşı medhetmek doğru değil ama Mahmud kardeşimizi çok seviyorum.

Ben mesela insanı yüzüne karşı medhetmek doğru değil ama Mahmud kardeşimizi çok seviyorum.
Çünkü İngilizcesi çok güzel, İslami terbiye de aldı, geziyor.Çünkü İngilizcesi çok güzel, İslami terbiye de aldı, geziyor. Gezdiği yerlerde, şeylerde beraber de gezdiğimiz oldu,Gezdiği yerlerde, şeylerde beraber de gezdiğimiz oldu, cuma hutbesi filan okuduğu zamanlar oldu: "Geç oku, hutbeye çık!" diye.cuma hutbesi filan okuduğu zamanlar oldu: "Geç oku, hutbeye çık!" diye. Eh, İslam'ı iyi bilen ve İslam'ı yaşayan ve bunların dilini de iyi bilen insanlar bunlara İslam'ı anlatabilir.Eh, İslam'ı iyi bilen ve İslam'ı yaşayan ve bunların dilini de iyi bilen insanlar bunlara İslam'ı anlatabilir. Çünkü İslam güzeldir!Çünkü İslam güzeldir! Güzelliği nerede olsa herkes fark eder.Güzelliği nerede olsa herkes fark eder. Baklavanın tadını dünyanın neresine gitsenizBaklavanın tadını dünyanın neresine gitseniz Hacı Baba'nın baklavasını herkes beğenir.Hacı Baba'nın baklavasını herkes beğenir. Yani güzel olan şey gizli kalmaz ve sevgi görür, hürmet görür, itibar görür.Yani güzel olan şey gizli kalmaz ve sevgi görür, hürmet görür, itibar görür. Evlatlarımızı da Müslüman yetiştirmek istiyoruz öncelikle.

Evlatlarımızı da Müslüman yetiştirmek istiyoruz öncelikle.
Ondan sonra da bu diyarların İslamlaşmasını,Ondan sonra da bu diyarların İslamlaşmasını, İslam'la tanışmasını, buralarda İslam'ın yerleşmesini, Allah'tan gayrıya tapılmamasını,İslam'la tanışmasını, buralarda İslam'ın yerleşmesini, Allah'tan gayrıya tapılmamasını, haça ve puta tapılmamasını,haça ve puta tapılmamasını, Allah'ın sevmediği inançlarda insanlarınAllah'ın sevmediği inançlarda insanların cehenneme doğru gitmemelerini temenni ediyoruz.cehenneme doğru gitmemelerini temenni ediyoruz. Çalışmalarımızın derin amaçları vardır,Çalışmalarımızın derin amaçları vardır, çok iyi hedefleri vardır.çok iyi hedefleri vardır. Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri

Onun için Allahu Teâlâ Hazretleri
hepinize gayret versin, hepinize şuur versin.hepinize gayret versin, hepinize şuur versin. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir hadisini söyleyerek sözümü kapatmak istiyorum.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir hadisini söyleyerek sözümü kapatmak istiyorum.
İkrama geçsinler, biraz şey olsun, toplantı yumuşasın diye.İkrama geçsinler, biraz şey olsun, toplantı yumuşasın diye. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:
Kuvvetli Müslüman zayıf Müslüman'dan daha hayırlıdır.Kuvvetli Müslüman zayıf Müslüman'dan daha hayırlıdır. Hepsi hayırlı olduğu halde kuvvetli Müslüman daha hayırlıdır.Hepsi hayırlı olduğu halde kuvvetli Müslüman daha hayırlıdır. Neden?

Neden?
Kuvvetli olduğu zaman nerede kuvvetli olacak?Kuvvetli olduğu zaman nerede kuvvetli olacak? Bedenen kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek.Bedenen kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek. Mali bakımdan kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek.Mali bakımdan kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek. Kültürel bakımdan kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek.Kültürel bakımdan kuvvetli olacak, İslam'a hizmet edecek. Ahlaken kuvvetli olacak, İslam'ı sevdirecek.Ahlaken kuvvetli olacak, İslam'ı sevdirecek. Kuvvetli insan gittiği yerde bir hareket meydana getirir, bir güzellik, bir hamle meydana getirir,Kuvvetli insan gittiği yerde bir hareket meydana getirir, bir güzellik, bir hamle meydana getirir, bir yenilik meydana getirir.bir yenilik meydana getirir. Hepinizin kuvvetli Müslüman olmasını istiyoruz.Hepinizin kuvvetli Müslüman olmasını istiyoruz. Kalben, ahlaken, bilgi yönünden,Kalben, ahlaken, bilgi yönünden, aklen, fikren, bedenen, zihnen her yönden kuvvetli olmanızı diliyoruz.aklen, fikren, bedenen, zihnen her yönden kuvvetli olmanızı diliyoruz. Allahu Teâlâ Hazretleri tevfikini cümlenize refik etsin.

Allahu Teâlâ Hazretleri tevfikini cümlenize refik etsin.
Cümlenizi nusretiyle teyit ve takviye eylesin.Cümlenizi nusretiyle teyit ve takviye eylesin. Çalışmalarınızda üstün başarılar nasip eylesin.Çalışmalarınızda üstün başarılar nasip eylesin. Güzel ve faydalı sonuçlar elde etmeyi nasip eylesin.Güzel ve faydalı sonuçlar elde etmeyi nasip eylesin. Bakın, kocaman bir tencerenin içine birazcık bir maya koyarsınız, yoğurt olur hepsi.

Bakın, kocaman bir tencerenin içine birazcık bir maya koyarsınız, yoğurt olur hepsi.
Sütün hepsi yoğurt olur.Sütün hepsi yoğurt olur. Kocaman bir tenekenin içine birazcık bir maya koyarsınız, tenekenin hepsi peynir olur.Kocaman bir tenekenin içine birazcık bir maya koyarsınız, tenekenin hepsi peynir olur. Yani az, iyi bir maya bir malzemeyi güzel bir malzeme haline getirir.Yani az, iyi bir maya bir malzemeyi güzel bir malzeme haline getirir. Siz böyle bir iman mayasısınız!Siz böyle bir iman mayasısınız! Allahu Teâlâ Hazretleri sizleri muvaffak eylesin.Allahu Teâlâ Hazretleri sizleri muvaffak eylesin. Hem dünyada aziz ve bahtiyar eylesin, hem ahirette aziz ve bahtiyar eylesin.Hem dünyada aziz ve bahtiyar eylesin, hem ahirette aziz ve bahtiyar eylesin. Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.Cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin. Es-selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtüh!

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtüh!
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2