Namaz Vakitleri

28 Rebîü'l-Evvel 1448
10 September 2026
İmsak
05:03
Güneş
06:31
Öğle
13:07
İkindi
16:42
Akşam
19:32
Yatsı
20:54
Detaylı Arama

Aile Eğitim Toplantılarının Önemi

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

7 Cemâziye'l-Âhir 1420 / 17.09.1999
Hollanda

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbimiz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın, yurt içinde veya yurt dışında gerçekleştirilen Aile Eğitim Kamplarındaki konuşmalarından oluşmaktadır.
Aile Kampları, Aile Kamplarının Önemi, İki Müslümanın Bir Araya Gelmesinin Bereketi, Zekâ ve Toplum Zekâsı Tanımı | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Aile Eğitim Toplantılarının Önemi

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

7 Cemâziye'l-Âhir 1420 / 17.09.1999
Hollanda

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbimiz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın, yurt içinde veya yurt dışında gerçekleştirilen Aile Eğitim Kamplarındaki konuşmalarından oluşmaktadır.
Aile Kampları, Aile Kamplarının Önemi, İki Müslümanın Bir Araya Gelmesinin Bereketi, Zekâ ve Toplum Zekâsı Tanımı | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Konuşma Metni

Bismillâhirrahmânirrahîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.

Bizi yaratan, yaşatan, nimetlerine gark eden, lütuflarına mazhar eyleyen, bize iman nasip eden,Bizi yaratan, yaşatan, nimetlerine gark eden, lütuflarına mazhar eyleyen, bize iman nasip eden, sevdiği, razı olduğu hak yolu öğreten, o yolda yürümeyi nasip eden sevdiği, razı olduğu hak yolu öğreten, o yolda yürümeyi nasip eden Rabbimize sonsuz hamd ü senâlar ederim. Rabbimize sonsuz hamd ü senâlar ederim. Onun Habîb-i Edîb'i, mübarek elçisi, serverimiz, rehberimiz, önderimiz, başımızın tacı Onun Habîb-i Edîb'i, mübarek elçisi, serverimiz, rehberimiz, önderimiz, başımızın tacı Muhammed-i Mustafâ'sına salât u selâmlarımı, tahiyyat ve ihtiramlarımı arz ederim. Muhammed-i Mustafâ'sına salât u selâmlarımı, tahiyyat ve ihtiramlarımı arz ederim. Şefâatini niyaz eylerim. Allahu Teâlâ hazretleri bizi sevdiği yolda yürütsün. Şefâatini niyaz eylerim.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi sevdiği yolda yürütsün.
Habîb-i Edîb'ine bağışlasın. Huzuruna yüzü ak, alnı açık olarak varmayı,Habîb-i Edîb'ine bağışlasın. Huzuruna yüzü ak, alnı açık olarak varmayı, rızâsına ermeyi, cennetine girmeyi, cemâlini görmeyi nasip eylesin. rızâsına ermeyi, cennetine girmeyi, cemâlini görmeyi nasip eylesin.

Böyle, aileleri parçalamadan, bütün olarak, hanımefendilerle, beyefendilerle,Böyle, aileleri parçalamadan, bütün olarak, hanımefendilerle, beyefendilerle, sevgili çocuklarla beraber bir araya getirme güzel âdetinisevgili çocuklarla beraber bir araya getirme güzel âdetini Avustralya'daki kardeşlerimiz ilk defa uyguladılar. Avustralya'daki kardeşlerimiz ilk defa uyguladılar. Ve bu toplantıda da Avustralya gibi, İngilizlerin kendi tabirleriyle, "under down",Ve bu toplantıda da Avustralya gibi, İngilizlerin kendi tabirleriyle, "under down", "down" dünyanın alt tarafı, aşağı tarafı olan bir ülkeden,"down" dünyanın alt tarafı, aşağı tarafı olan bir ülkeden, buraya kadar da gelmiş Avustralyalı kardeşlerimiz var.buraya kadar da gelmiş Avustralyalı kardeşlerimiz var. Orada sayısını unuttuğum miktarda, her yıl, aileleri böyle toplayıp Orada sayısını unuttuğum miktarda, her yıl, aileleri böyle toplayıp en büyük müesseseleri tutup hayal edemeyeceğiniz, tahmin edemeyeceğiniz müesseseleri tutup en büyük müesseseleri tutup hayal edemeyeceğiniz, tahmin edemeyeceğiniz müesseseleri tutup bu toplantıları onlar başlatmışlardı. Üniversiteleri tutuyorlardı.bu toplantıları onlar başlatmışlardı.

Üniversiteleri tutuyorlardı.
Konferans salonlarıyla, lojmanlarıyla, mükemmel tesisleriyle, cihazlarıyla,Konferans salonlarıyla, lojmanlarıyla, mükemmel tesisleriyle, cihazlarıyla, kademeli amfileriyle, böyle binalarıyla... Ve on gün kadar süren toplantılar yapılıyordu. kademeli amfileriyle, böyle binalarıyla... Ve on gün kadar süren toplantılar yapılıyordu. Bu güzel âdet çok hayırlı sonuçlar veriyordu. Bu güzel âdet çok hayırlı sonuçlar veriyordu.

Bir kere, senenin sonuna rastladığı için başkalarının içki içerek, vur patlasın çal oynasın, Bir kere, senenin sonuna rastladığı için başkalarının içki içerek, vur patlasın çal oynasın, diye şuursuzca, çılgınca eğlendiği zamanlarda, bizim arkadaşlarımız dinî bir vecd içinde,diye şuursuzca, çılgınca eğlendiği zamanlarda, bizim arkadaşlarımız dinî bir vecd içinde, o toplantıya geliyorlardı. O işlerden uzak, mübarek işlerin içinde oluyorlardı.o toplantıya geliyorlardı. O işlerden uzak, mübarek işlerin içinde oluyorlardı. Bir… Bir kazanç, şerden uzak olmak, hayrın içinde olmak. Bir… Bir kazanç, şerden uzak olmak, hayrın içinde olmak.

Sonra orada cemaatle namazlar kılınıyordu. Hadîs-i şerîfler okunuyordu. Sonra orada cemaatle namazlar kılınıyordu. Hadîs-i şerîfler okunuyordu. Ve böylece gerçekten dinî yönden bir bilgilenme, bir birikim, bir kazanma, kazanç oluyordu.Ve böylece gerçekten dinî yönden bir bilgilenme, bir birikim, bir kazanma, kazanç oluyordu. Gelenler çok memnun ve çok kazançlı ayrılıyorlardı. Gelenler çok memnun ve çok kazançlı ayrılıyorlardı. Mânevî bakımdan çok sevaplara mazhar olarak ayrılıyorlardı. Mânevî bakımdan çok sevaplara mazhar olarak ayrılıyorlardı. Ayrılmadan önce de ikişer ikişer bir kardeşlik kurası çekiliyordu. Ayrılmadan önce de ikişer ikişer bir kardeşlik kurası çekiliyordu.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Medine-i Münevvere'ye Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Medine-i Münevvere'ye Allah rızası için hicret etmiş muhâcir ashâbı ile Medine-i Münevvere'de onlara kucak açmış,Allah rızası için hicret etmiş muhâcir ashâbı ile Medine-i Münevvere'de onlara kucak açmış, yer göstermiş, bağrına basmış olan ensar ashâbını birer birer kardeş etmiş diye,yer göstermiş, bağrına basmış olan ensar ashâbını birer birer kardeş etmiş diye, böyle kura ile çift çift kardeşleme oluyordu. Onun da çok tadı oluyordu ve çok hikmetli çıkıyordu.böyle kura ile çift çift kardeşleme oluyordu. Onun da çok tadı oluyordu ve çok hikmetli çıkıyordu. Böyle, birbirine denk, eş insanlar kardeş olunca, salondan alkışlar kopuyordu.Böyle, birbirine denk, eş insanlar kardeş olunca, salondan alkışlar kopuyordu. Hayretler, sevgiler, efendim, böyle hayranlıklar görülüyordu. Bir kardeşlik oluyordu. Hayretler, sevgiler, efendim, böyle hayranlıklar görülüyordu. Bir kardeşlik oluyordu.

Hakîkaten, hanımların, beylerin kendi evlerinde, kendi mahallelerinde, kendi şehirlerinde,Hakîkaten, hanımların, beylerin kendi evlerinde, kendi mahallelerinde, kendi şehirlerinde, senede belki bir defa ancak birbirlerini görebilen dostların on gün kadar böyle bir arada bulunması senede belki bir defa ancak birbirlerini görebilen dostların on gün kadar böyle bir arada bulunması muhabbetin çok perçinlenmesine sebep oluyordu. muhabbetin çok perçinlenmesine sebep oluyordu. Böylece bilgilenme, muhabbetin artması, tanışmanın olması, kardeşliklerin kazanılması,Böylece bilgilenme, muhabbetin artması, tanışmanın olması, kardeşliklerin kazanılması, sevapların alınması ve İslâmî bir yaşantının, günlük yaşantının nasıl olduğununsevapların alınması ve İslâmî bir yaşantının, günlük yaşantının nasıl olduğunun fiilen görülmesi çok faydalı oluyordu. Bu toplantılar çok sevildi. Beğenildi ve yayıldı. fiilen görülmesi çok faydalı oluyordu. Bu toplantılar çok sevildi. Beğenildi ve yayıldı.

Bu güzel âdeti Avustralyalı kardeşlerimiz çıkardığı için,Bu güzel âdeti Avustralyalı kardeşlerimiz çıkardığı için, onların da mümessilleri burada üç beş tane mevcut olduğu için,onların da mümessilleri burada üç beş tane mevcut olduğu için, onlara huzurunuzda teşekkür ediyorum. Sonra bu toplantılar İsveç'te, Almanya'da,onlara huzurunuzda teşekkür ediyorum.

Sonra bu toplantılar İsveç'te, Almanya'da,
Hollanda'da, muhtelif Avrupa ülkelerinde, Amerika'da yapılmaya başlandı ve devam ediyor. Hollanda'da, muhtelif Avrupa ülkelerinde, Amerika'da yapılmaya başlandı ve devam ediyor.

Aileler toplanıyor. Hanımlar evin meşgalesinden ayrılmış ve dinlenmiş oluyorlar. Aileler toplanıyor. Hanımlar evin meşgalesinden ayrılmış ve dinlenmiş oluyorlar. Beyler rahat ediyorlar. Çocuklar için ayrı çalışmalar düzenleniyor.Beyler rahat ediyorlar. Çocuklar için ayrı çalışmalar düzenleniyor. Onlar da uzman eğiticilerin elinde bilgileniyorlar, öğreniyorlar. Onlar da fayda görüyorlar idi. Onlar da uzman eğiticilerin elinde bilgileniyorlar, öğreniyorlar. Onlar da fayda görüyorlar idi.

Sonra bu toplantılarda bazen üç aylık, altı aylık kurs görmek kadar yoğun bilgilenme oluyordu. Sonra bu toplantılarda bazen üç aylık, altı aylık kurs görmek kadar yoğun bilgilenme oluyordu. Türkiye'de yapılan toplantılara, Türkiye'nin en mümtaz, seçkin isimleri çağırılıyordu. Flaş isimler. Türkiye'de yapılan toplantılara, Türkiye'nin en mümtaz, seçkin isimleri çağırılıyordu. Flaş isimler. Böyle, gazetelerden hep duyduğunuz, tanıdığınız, muhterem zâtlar geliyordu. Böyle, gazetelerden hep duyduğunuz, tanıdığınız, muhterem zâtlar geliyordu. Siyasîlerden, fikir adamlarından, isim yapmış profesörlerden kimseler geliyordu. Siyasîlerden, fikir adamlarından, isim yapmış profesörlerden kimseler geliyordu.

Biz bu toplantıları bazen de, değişen dünya şartları karşısında, ülkemize nasıl hizmet ederiz, Biz bu toplantıları bazen de, değişen dünya şartları karşısında, ülkemize nasıl hizmet ederiz, dinimize bağlılığımızı nasıl arttırabiliriz, câmiamızı nasıl yükseltiriz diye, dinimize bağlılığımızı nasıl arttırabiliriz, câmiamızı nasıl yükseltiriz diye, istişâre toplantısı hâline getiriyorduk. Bunların üzerinde uzmanları konuşturuyorduk, istişâre toplantısı hâline getiriyorduk. Bunların üzerinde uzmanları konuşturuyorduk, tecrübeyi dile getiriyorduk. Ve o toplantılardan çok büyük sonuçlar aldık.tecrübeyi dile getiriyorduk. Ve o toplantılardan çok büyük sonuçlar aldık. Çok büyük müesseseler kurduk. Mesela ödüller kazanmış olan "Ak Radyo" Çok büyük müesseseler kurduk.

Mesela ödüller kazanmış olan "Ak Radyo"
böyle bir toplantı sonucunda kurulmuştu. Salonda alkışlar kopuyordu. böyle bir toplantı sonucunda kurulmuştu. Salonda alkışlar kopuyordu. Muazzam bir heyecan, aşk ve vecd içinde gözyaşları sel gibi akıyordu...Muazzam bir heyecan, aşk ve vecd içinde gözyaşları sel gibi akıyordu... Küçük çocuklar o ince, narin parmaklarından küçük bileziklerini getirip bağışlıyorlardı.Küçük çocuklar o ince, narin parmaklarından küçük bileziklerini getirip bağışlıyorlardı. Tarif edilmez bir heyecan vardı. Öyle kurulmuştu. Tarif edilmez bir heyecan vardı. Öyle kurulmuştu.

Akbük'te, Ege'de, Ege kıyısında, şimdi Jet-pa'nın aldığı, dokuz yüz kişilik bir otel tutmuştuk.Akbük'te, Ege'de, Ege kıyısında, şimdi Jet-pa'nın aldığı, dokuz yüz kişilik bir otel tutmuştuk. Binin üstünde… Yer kalmamıştı da, yandaki otellerde arkadaşlar yerler bulabilmişlerdi,Binin üstünde… Yer kalmamıştı da, yandaki otellerde arkadaşlar yerler bulabilmişlerdi, çok feyizli, bereketli olmuştu. Birçok atılımımızı, radyomuzu, televizyonumuzu, efendim,çok feyizli, bereketli olmuştu. Birçok atılımımızı, radyomuzu, televizyonumuzu, efendim, müesseselerimizi, şirketlerimizi böyle kurmuştuk. müesseselerimizi, şirketlerimizi böyle kurmuştuk. Cenâb-ı Hak, zaten iki müslüman bir araya gelirse birisinden ötekisini mutlaka faydalandırır. Cenâb-ı Hak, zaten iki müslüman bir araya gelirse birisinden ötekisini mutlaka faydalandırır.

Ve melteka mü'minâni kattu illâ efetallahu min ehadimâ lisâhibihî hayrâ. Ve melteka mü'minâni kattu illâ efetallahu min ehadimâ lisâhibihî hayrâ.

Hadîs-i şerîfi de, Peygamber Efendimiz "müslüman müslümanla buluşursa mutlaka oradan Hadîs-i şerîfi de, Peygamber Efendimiz "müslüman müslümanla buluşursa mutlaka oradan bir hayır olacağını" bildiriyor. Çok hayırlar çıkıyordu. Efendim, böylece güzel bir gelenek oldu. bir hayır olacağını" bildiriyor. Çok hayırlar çıkıyordu. Efendim, böylece güzel bir gelenek oldu. Buradaki toplantı o geleneğin devamıdır. Daha olgun, daha yerleşmiş bir şekilde bu sene hazırlanıldı.Buradaki toplantı o geleneğin devamıdır. Daha olgun, daha yerleşmiş bir şekilde bu sene hazırlanıldı. Hazırlayanlara, hazırlıkları yapanlara, emek sarfedenlere ben de teşekkür ediyorum. Hazırlayanlara, hazırlıkları yapanlara, emek sarfedenlere ben de teşekkür ediyorum.

Beni de çağırdıkları için mütehassis oldum, memnun oldum. "Mütehassis" demek, duygulu. Beni de çağırdıkları için mütehassis oldum, memnun oldum. "Mütehassis" demek, duygulu. Mütahassıs değil de... Çok duygulandım. Bir bahane bulsaydım belki gelemeyecektim amaMütahassıs değil de... Çok duygulandım. Bir bahane bulsaydım belki gelemeyecektim ama gelememenin çok üzücü olacağını düşündüğüm için kendimi zorladım.gelememenin çok üzücü olacağını düşündüğüm için kendimi zorladım. Yoksa gelmemek için bazı bahaneler de, sebepler de vardı.Yoksa gelmemek için bazı bahaneler de, sebepler de vardı. Bazı yerlerde bulunma mecburiyetlerim vardı.Bazı yerlerde bulunma mecburiyetlerim vardı. Ama onların arasına Cenâb-ı Hak bana buraya katılmayı nasip etti.Ama onların arasına Cenâb-ı Hak bana buraya katılmayı nasip etti. Hamd ü senâlar ederim. O da, benim için bir nimet ve devlet. Hamd ü senâlar ederim. O da, benim için bir nimet ve devlet.

Hepinize teşekkür ediyorum. Davetimize icabet edip…Hepinize teşekkür ediyorum. Davetimize icabet edip… Ülkeler arası bir toplantı bu vize almak kolay değil.Ülkeler arası bir toplantı bu vize almak kolay değil. Türkiye'den vize alıp gelenler var, Avustralya'dan gelenler var, Almanya'dan gelenler var,Türkiye'den vize alıp gelenler var, Avustralya'dan gelenler var, Almanya'dan gelenler var, İsveç'ten gelenler olacak. Uluslararası bir toplantı. Hayırlı mübarek olsun.İsveç'ten gelenler olacak. Uluslararası bir toplantı. Hayırlı mübarek olsun. Bu toplantılarımız da, bu seferki aile eğitim çalışmalarımız da güzel meyvalar versin diyeBu toplantılarımız da, bu seferki aile eğitim çalışmalarımız da güzel meyvalar versin diye temenni ediyorum. Bunlar aynı zamanda birer "şûrâ" mâhiyetinde, istişâre toplantısı mâhiyetindedir. temenni ediyorum.

Bunlar aynı zamanda birer "şûrâ" mâhiyetinde, istişâre toplantısı mâhiyetindedir.
Tabii ki, dünya hızla değişmektedir. Hızla değişen dünyamızda da,Tabii ki, dünya hızla değişmektedir. Hızla değişen dünyamızda da, bizim hızlı tedbirler almamız ve çalışmalarımızı çağın ve şartların icabına görebizim hızlı tedbirler almamız ve çalışmalarımızı çağın ve şartların icabına göre yeniden akort etmemiz, ayarlamamız gerekmektedir. Her an bu böyledir. yeniden akort etmemiz, ayarlamamız gerekmektedir. Her an bu böyledir.

Zekâyı "ortama uyma kâbiliyeti" diye tarif ediyorlar. Zekâyı "ortama uyma kâbiliyeti" diye tarif ediyorlar. Zeki insan, çevresine ve şartlarına çok çabuk intibak edebilen insandır.Zeki insan, çevresine ve şartlarına çok çabuk intibak edebilen insandır. Bir bakıma "zekâ odur." deniliyor. Toplumların da zekâsı yeni şartları kavrayabilmektir.Bir bakıma "zekâ odur." deniliyor. Toplumların da zekâsı yeni şartları kavrayabilmektir. Mesela ben bugünkü, bu seferki seyahatimde, Almanya'yı biraz yorgun ve köhne gördüm.Mesela ben bugünkü, bu seferki seyahatimde, Almanya'yı biraz yorgun ve köhne gördüm. Hollanda'yı biraz daha canlanıyor gibi gördüm.Hollanda'yı biraz daha canlanıyor gibi gördüm. Olabilir, bir an ileride olan bir ülke biraz çalışmasına fütur getirirse duraklayabilir. Olabilir, bir an ileride olan bir ülke biraz çalışmasına fütur getirirse duraklayabilir. Arkada olan, geride olan azimli bir ülke de, çalışarak öne geçebilir. Arkada olan, geride olan azimli bir ülke de, çalışarak öne geçebilir.

Türkiye'mizin öyle olmasını temenni ederiz. Çünkü Türkiye'nin nüfusu canlıdır, gençtir.Türkiye'mizin öyle olmasını temenni ederiz. Çünkü Türkiye'nin nüfusu canlıdır, gençtir. Nüfus ortalaması bakımından Türkiye çok sevindirici durumdadır. İnsanımız genç insandır.Nüfus ortalaması bakımından Türkiye çok sevindirici durumdadır. İnsanımız genç insandır. Ve çok iyi yetişiyorlar. Güzel şeyleri çok iyi kavrıyorlar. Ve çok iyi yetişiyorlar. Güzel şeyleri çok iyi kavrıyorlar. Çok bilgisayar sevgisi var ve bilgisayara meyil var.Çok bilgisayar sevgisi var ve bilgisayara meyil var. Ben bizim torunlara bir çanta bilgisayar hediye ettim. Baktım gece uyku uyumayacaklar.Ben bizim torunlara bir çanta bilgisayar hediye ettim. Baktım gece uyku uyumayacaklar. Elektriklerini ben kapatmak zorunda kaldım. Bu da tabii önemli. Elektriklerini ben kapatmak zorunda kaldım. Bu da tabii önemli.

Amerika'ya bir Alman profesör gitmiş. Dönüşünde de arkadaşları sormuşlar: Amerika'ya bir Alman profesör gitmiş. Dönüşünde de arkadaşları sormuşlar:

"Nasıl Almanya ile Amerika'nın durumu?" Demiş: "Amerika daha ileride." "Nasıl Almanya ile Amerika'nın durumu?"

Demiş:

"Amerika daha ileride."

"Neden?" demişler. "Çünkü orada daha çok bilgisayar kullanılıyor." demiş. "Neden?" demişler.

"Çünkü orada daha çok bilgisayar kullanılıyor." demiş.

Çünkü hızlandırıyor. Bilgiyi saymak, düzenlemek, sıralamakÇünkü hızlandırıyor. Bilgiyi saymak, düzenlemek, sıralamak ve istendiği zaman hemen ortaya çıkarmak, kullanmak için artık vazgeçilmez bir vâsıta oldu.ve istendiği zaman hemen ortaya çıkarmak, kullanmak için artık vazgeçilmez bir vâsıta oldu. Halkımız, gençlerimiz, bakıyorum, soruyorum: Halkımız, gençlerimiz, bakıyorum, soruyorum:

"Hangi mesleği seçtin, üniversitede nereye gidiyorsun?" "Hangi mesleği seçtin, üniversitede nereye gidiyorsun?"

"Bilgisayar mühendisliği." diyor, hoşuma gidiyor. "Bilgisayar mühendisliği." diyor, hoşuma gidiyor.

Çağın icabı olan, geçerli olan konulara yönelmiş oluyorlar, kendilerini iyi hazırlıyorlar. Çağın icabı olan, geçerli olan konulara yönelmiş oluyorlar, kendilerini iyi hazırlıyorlar. Bir insanın iyi insan olması için, verimli insan olması için, yararlı insan olması için,Bir insanın iyi insan olması için, verimli insan olması için, yararlı insan olması için, bilginin yanında, bilginin önünde, bilginin temelinde, bilgiden önce ahlâk lazım. bilginin yanında, bilginin önünde, bilginin temelinde, bilgiden önce ahlâk lazım. Çünkü bilgi ahlaksızlıkla kötüye kullanılırsa, insanlığa en büyük zararı verebiliyor. Çünkü bilgi ahlaksızlıkla kötüye kullanılırsa, insanlığa en büyük zararı verebiliyor.

Nobel bile, Alfred Nobel bile, buluşunun insanlığın imhâsına kullanıldığını gördüğündenNobel bile, Alfred Nobel bile, buluşunun insanlığın imhâsına kullanıldığını gördüğünden pişman olduğu için "Bari böyle hizmet edeyim, olan oldu." diye Nobel mükâfatlarını koymuş.pişman olduğu için "Bari böyle hizmet edeyim, olan oldu." diye Nobel mükâfatlarını koymuş. Kazancını Nobel mükâfatlarına böyle tahsis etmiş diye duymuştum. Kazancını Nobel mükâfatlarına böyle tahsis etmiş diye duymuştum.

Önce ahlâk ve mâneviyat geliyor, iman geliyor. İman, insana sorumluluk duygusu yüklüyor.Önce ahlâk ve mâneviyat geliyor, iman geliyor. İman, insana sorumluluk duygusu yüklüyor. "Ben Allah'ın kuluyum. Allah beni âhirette bu dünyada yaptıklarımdan hesaba çekecek." diye"Ben Allah'ın kuluyum. Allah beni âhirette bu dünyada yaptıklarımdan hesaba çekecek." diye düşünen bir insan hiçbir polise, müfettişe, kanuna lüzum kalmadan kendisi doğru oluyor.düşünen bir insan hiçbir polise, müfettişe, kanuna lüzum kalmadan kendisi doğru oluyor. Kendisi en doğru olanı seçiyor. En vicdanına rahatlık veren şekilde hareket ediyor. Kendisi en doğru olanı seçiyor. En vicdanına rahatlık veren şekilde hareket ediyor.

O bakımdan insanımızın imanı, İslâm'ı bilmesi lazım, mü'min-i kâmil olması lazım.O bakımdan insanımızın imanı, İslâm'ı bilmesi lazım, mü'min-i kâmil olması lazım. Kurtuluşumuz, insanımızın mü'min-i kâmil olmasında, kâmil insanların yetişmesinde. Kurtuluşumuz, insanımızın mü'min-i kâmil olmasında, kâmil insanların yetişmesinde.

Bu toplantılar biraz da bunların tedbirlerini aramak, bulmakBu toplantılar biraz da bunların tedbirlerini aramak, bulmak ve aldığımız kararları uygulamak için bir ocak, bir başlangıç, bir vesîle oluyor. ve aldığımız kararları uygulamak için bir ocak, bir başlangıç, bir vesîle oluyor.

Sonra, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki: Sonra, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki:

"Birbirini Allah için sevenleri Allah'ın sevmesi muhakkaktır,"Birbirini Allah için sevenleri Allah'ın sevmesi muhakkaktır, haktır, Cenâb-ı Hakk'a vacip olur." haktır, Cenâb-ı Hakk'a vacip olur." "Muhakkak birbirini Allah için sevenleri, Allah sever." buyuruyor. "Muhakkak birbirini Allah için sevenleri, Allah sever." buyuruyor.

O bakımdan kardeşliklerin takviyesine ve bizlerin mütehâbbîne fillah,O bakımdan kardeşliklerin takviyesine ve bizlerin mütehâbbîne fillah, "birbirini Allah için sevenler, seven insanlar" durumuna gelmesine yardımcı olduğu için,"birbirini Allah için sevenler, seven insanlar" durumuna gelmesine yardımcı olduğu için, bu toplantılar aynı zamanda Allah'ın sevgisini, rızâsını kazanmaya da vesîle oluyor.bu toplantılar aynı zamanda Allah'ın sevgisini, rızâsını kazanmaya da vesîle oluyor. Bu bakımdan bu toplantıları çok önemli toplantılar olarak görüyorum ve imkân bulursam katılıyorum. Bu bakımdan bu toplantıları çok önemli toplantılar olarak görüyorum ve imkân bulursam katılıyorum.

Bu toplantımızın da, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına uygun tarzda devam etmesini,Bu toplantımızın da, Cenâb-ı Hakk'ın rızasına uygun tarzda devam etmesini, cereyan etmesini ve en güzel sonuçlara bizi ulaştırmasını,cereyan etmesini ve en güzel sonuçlara bizi ulaştırmasını, en faideli, en yararlı sonuçlara, güzel kararlara erdirmesini diliyorum.en faideli, en yararlı sonuçlara, güzel kararlara erdirmesini diliyorum. Hepinize tekrar tekrar, sevgiyle, saygıyla selamlarımı sunuyorum. Hepinize tekrar tekrar, sevgiyle, saygıyla selamlarımı sunuyorum.



Hepinize Cenâb-ı Hakk'tan dünya ve âhiretin hayırlarını temennî ve niyaz ediyorum.Hepinize Cenâb-ı Hakk'tan dünya ve âhiretin hayırlarını temennî ve niyaz ediyorum. Allah hepinizden râzı olsun. es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Allah hepinizden râzı olsun.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh.

Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2