Namaz Vakitleri
İstanbul
10 Safer 1448
24 July 2026
İmsak
03:56
Güneş
05:45
Öğle
13:16
İkindi
17:12
Akşam
20:36
Yatsı
22:17
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Doğmamış insanın eğitimi olur mu?” dedik.Doğmamış insanın eğitimi olur mu?” dedik. Muhterem kardeşlerim! Bakın, o izah etti, sonra inandık.

Muhterem kardeşlerim! Bakın, o izah etti, sonra inandık.
Ben onların hepsini şu anda size söyleyecek değilim amaBen onların hepsini şu anda size söyleyecek değilim ama eşler iyi seçilmezse, çocuk iyi yetişmez.eşler iyi seçilmezse, çocuk iyi yetişmez. Kötü bir kadın almış olan bir erkek düşünün!Kötü bir kadın almış olan bir erkek düşünün! Bu ailenin çocuğu ne olacak? Kötü olacak. Bu ailenin çocuğu ne olacak? Kötü olacak. Ana kötü, çocuğa tesir edecek. Eş seçmekten başlıyor.Ana kötü, çocuğa tesir edecek. Eş seçmekten başlıyor. Eşin seçilmesinde, kalıtımla çocuğa geçen hastalık olan

Eşin seçilmesinde, kalıtımla çocuğa geçen hastalık olan
bir eş alınırsa, çocuk ne olacak? Hastalıklı olacak, sakat doğacak.bir eş alınırsa, çocuk ne olacak? Hastalıklı olacak, sakat doğacak. Bak. İşte buyur.Bak. İşte buyur. Sen şimdi bir insana iyi biçim vermeğe çalışıyorsun, zaten biçimsiz doğdu,Sen şimdi bir insana iyi biçim vermeğe çalışıyorsun, zaten biçimsiz doğdu, yamuk doğdu.yamuk doğdu. Yamuk doğan bir insanı nasıl düzelteceksin? Yamuk doğan bir insanı nasıl düzelteceksin? Bazısı ameliyatla düzelir ama bazısı düzelmez.Bazısı ameliyatla düzelir ama bazısı düzelmez. Demek ki, o da bir önemli şey.Demek ki, o da bir önemli şey. Sonra eğitimciler diyorlar ki:

Sonra eğitimciler diyorlar ki:
Bir insan annesinin karnındayken,Bir insan annesinin karnındayken, annesinden bir takım alışkanlıkları alırmış.annesinden bir takım alışkanlıkları alırmış. Annesinin oturmasından, kalkmasından, uyumasından, uyanmasından;Annesinin oturmasından, kalkmasından, uyumasından, uyanmasından; farkına varmadan bebek etkilenirmiş.farkına varmadan bebek etkilenirmiş. Bir takım eğitimleri alırmış.Bir takım eğitimleri alırmış. Doğduktan sonra, o aldığı algılamaların, Doğduktan sonra, o aldığı algılamaların, eğitimlerin tesiriyle olmadık vakitte kalkıyor, olmadık vakitte uyuyor,eğitimlerin tesiriyle olmadık vakitte kalkıyor, olmadık vakitte uyuyor, filan… Neden? Annesinin karnındayken o eğitimleri aldı çocuk.filan… Neden? Annesinin karnındayken o eğitimleri aldı çocuk. O eğitimleri aldığı için, O eğitimleri aldığı için, doğduktan sonra o yaratılışının teşekkülünde kazanmış olduğu durumlar ona tesir ediyor.doğduktan sonra o yaratılışının teşekkülünde kazanmış olduğu durumlar ona tesir ediyor. Biz inandık sonunda…

Biz inandık sonunda…
Yani sekiz kademeli eğitimin çocuk ıngaaa dediği zaman,Yani sekiz kademeli eğitimin çocuk ıngaaa dediği zaman, beş tanesinin gittiğine inandık ve çok üzüldük. beş tanesinin gittiğine inandık ve çok üzüldük. Yahu dedik, biz sanıyorduk ki, eğitim ilkokulda başlar.Yahu dedik, biz sanıyorduk ki, eğitim ilkokulda başlar. Haydi, bazıları diyorlar ki: Aile eğitimi önemlidir, küçükten başlar. Haydi, bazıları diyorlar ki: Aile eğitimi önemlidir, küçükten başlar. Haydi onu alalım ama demek ki iş daha çocuk doğmadan başlıyormuş diye çok üzüldük.Haydi onu alalım ama demek ki iş daha çocuk doğmadan başlıyormuş diye çok üzüldük. Çünkü, biz onların beş tanesini zaten kaybetmişiz.Çünkü, biz onların beş tanesini zaten kaybetmişiz. Ya Allah tarafından nasib olmuş, iyi bir es almışız filan.Ya Allah tarafından nasib olmuş, iyi bir es almışız filan. Onları farkına varmadan Allah bize lütfetmiş.Onları farkına varmadan Allah bize lütfetmiş. Ya da kaybetmişiz, bitmiş iş.Ya da kaybetmişiz, bitmiş iş. Ama doğmuş olan normal sıhhatli bir insanın,

Ama doğmuş olan normal sıhhatli bir insanın,
mutlaka ailesinden bir eğitimi vardır.mutlaka ailesinden bir eğitimi vardır. Bu eğitim, çok affedersiniz.Bu eğitim, çok affedersiniz. Yüznumaraya gitme zamanları hakkında bile bir eğitim vardır,Yüznumaraya gitme zamanları hakkında bile bir eğitim vardır, bir takım alışkanlıklar vardır. bir takım alışkanlıklar vardır. Nasıl alıştıysa, öyle gider çocuk.Nasıl alıştıysa, öyle gider çocuk. Geçen gün bir kardeşimizin bebesi, küçük bebesi donunu indirdi,Geçen gün bir kardeşimizin bebesi, küçük bebesi donunu indirdi, herkesin gözü önünde küçük abdestini şır şır yaptı. Herkes güldü. herkesin gözü önünde küçük abdestini şır şır yaptı. Herkes güldü. Yanlış, bu çocuk bunu yapmamalıydı.Yanlış, bu çocuk bunu yapmamalıydı. Bunu yapmaması için, üzerine eğilmek lâzım. Bunu yapmaması için, üzerine eğilmek lâzım. Bu yanlışlığı yapmış, bir daha yapmaması için eğitilmesi lâzımdı.Bu yanlışlığı yapmış, bir daha yapmaması için eğitilmesi lâzımdı. Ben öyle çocuklar hatırlıyorum ki,

Ben öyle çocuklar hatırlıyorum ki,
annesi küçükten onları baş örtmeye alıştırmış.annesi küçükten onları baş örtmeye alıştırmış. Çocuk kaza geçirdi, bayıldı, uyandı, başı açık.Çocuk kaza geçirdi, bayıldı, uyandı, başı açık. İlk işi hemen başını örtmeğe çalışıyor. Neden? Başörtüsüne alıştı çocuk. İlk işi hemen başını örtmeğe çalışıyor. Neden? Başörtüsüne alıştı çocuk. Başörtülü eğitildi, çocuk hemen başörtüsünü arıyor.Başörtülü eğitildi, çocuk hemen başörtüsünü arıyor. Çocuğun oturma eğitimi vardır.

Çocuğun oturma eğitimi vardır.
Çocuğun oturmasını iyi sağlamazsanız, çocuk bacaklarını açar, öyle oturur; avret yerleri görünür.Çocuğun oturmasını iyi sağlamazsanız, çocuk bacaklarını açar, öyle oturur; avret yerleri görünür. “—Canım görünsün…”

“—Canım görünsün…”
Hayır! O avret yerlerinin korunmasına çocuk küçükken alışmadığı zaman, ileride kötü işler yapabilir.

Hayır! O avret yerlerinin korunmasına çocuk küçükken alışmadığı zaman, ileride kötü işler yapabilir.
Peygamber Efendimiz’in bir sözünü bu arada söylemek zorundayım.Peygamber Efendimiz’in bir sözünü bu arada söylemek zorundayım. Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki:Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki: “—Çocukların avreti de, büyüklerin avreti gibidir.”

“—Çocukların avreti de, büyüklerin avreti gibidir.”
Kimisi önemsemiyor.

Kimisi önemsemiyor.
Çocuk hoşuna gidiyor tombul tombul, böyle yumuk yumuk, Çocuk hoşuna gidiyor tombul tombul, böyle yumuk yumuk, pembe pembe etleri dolma gibi çıplak salıveriyor, hoşuna da gidiyor.pembe pembe etleri dolma gibi çıplak salıveriyor, hoşuna da gidiyor. Cibil cibil çocukcağız güneşin altında, deniz kenarında... Cibil cibil çocukcağız güneşin altında, deniz kenarında... Ah, masum yavrucak, aman bir lokma dolma gibi, hemen al ağzına yut.Ah, masum yavrucak, aman bir lokma dolma gibi, hemen al ağzına yut. Aman ne kadar tatlı bilmem ne…Aman ne kadar tatlı bilmem ne… Öyle çocuğun cibil cibil gezmesi;

Öyle çocuğun cibil cibil gezmesi;
pipisi meydanda ve sâiresi meydanda gezmesi hoşuna gidiyor.pipisi meydanda ve sâiresi meydanda gezmesi hoşuna gidiyor. Bu nedir? Bir eğitimsizliktir veya negatif bir eğitimdir. Bu da bir eğitim.

Bu nedir? Bir eğitimsizliktir veya negatif bir eğitimdir. Bu da bir eğitim.
Yani, o çocuk kapanmayı sevmeyecek.Yani, o çocuk kapanmayı sevmeyecek. Ondan sonra don giydirilince, donu sıyırıp atacak. Ondan sonra don giydirilince, donu sıyırıp atacak. Öyle gezdiği zaman da, etrafından hayret edildikçe; Öyle gezdiği zaman da, etrafından hayret edildikçe; “Hay, ulan yapma, etme!” filan dedikçe, o da gülecek.“Hay, ulan yapma, etme!” filan dedikçe, o da gülecek. Gülmesi ne demek? Yani alt şuuruna o yerleşecek,Gülmesi ne demek? Yani alt şuuruna o yerleşecek, büyüdüğü zaman da onu yapmak isteyecek. büyüdüğü zaman da onu yapmak isteyecek. Uçakta gelirken bize bir filim gösterdiler, komik bir filim,

Uçakta gelirken bize bir filim gösterdiler, komik bir filim,
herkes gülsün diye hazırlamışlar.herkes gülsün diye hazırlamışlar. Adamın eline bir kartondan kutu veriyorlar,Adamın eline bir kartondan kutu veriyorlar, Kartondan kutusu var ama kutu boş. Sanki yük taşıyormuş gibi,Kartondan kutusu var ama kutu boş. Sanki yük taşıyormuş gibi, yürürken yürürken pantolonu düşüyor. Elinde kutu var. yürürken yürürken pantolonu düşüyor. Elinde kutu var. Kutuyu taşırken pantolonu düşen bir insana, Kutuyu taşırken pantolonu düşen bir insana, öteki insanların reaksiyonu ne olacak, bakışı ne olacak? Filan diye. Tabi onun bir 10 -15 şekli var. öteki insanların reaksiyonu ne olacak, bakışı ne olacak? Filan diye. Tabi onun bir 10 -15 şekli var. Birisi geliyor, dur diyor, yardım ediyor, pantolonunu çekiveriyor yukarıya…Birisi geliyor, dur diyor, yardım ediyor, pantolonunu çekiveriyor yukarıya… Zaten adamlar mahsustan hazırlamışlar.

Zaten adamlar mahsustan hazırlamışlar.
Yani iki adım daha atıyor, pantolonu gene düşüyor.Yani iki adım daha atıyor, pantolonu gene düşüyor. İşte kadının birisi geliyor, donunu çekmeğe çalışıyor.İşte kadının birisi geliyor, donunu çekmeğe çalışıyor. Ötekisi geliyor, başka bir şey yapmağa çalışıyor.Ötekisi geliyor, başka bir şey yapmağa çalışıyor. Bir tanesi kendisi pantolonunu düzeltsin diyeBir tanesi kendisi pantolonunu düzeltsin diye elinden yükünü almağa çalışıyor. Ben tutayım, sen donunu düzelt gibilerden... elinden yükünü almağa çalışıyor. Ben tutayım, sen donunu düzelt gibilerden... Bir tanesi de, pantolonu düşmüş, alt donunu da çekiyor.

Bir tanesi de, pantolonu düşmüş, alt donunu da çekiyor.
Tabii, gülsünler diye yapıyor bunu ama;Tabii, gülsünler diye yapıyor bunu ama; yani bu adamların eğitim sistemi bu... Bakın, kültür dediğimiz şey yani bu adamların eğitim sistemi bu... Bakın, kültür dediğimiz şey insanların bir eğitim meselesi, çok önemlidir.insanların bir eğitim meselesi, çok önemlidir. Rabia-i Adeviye veya evliyaullahtan bir hanım,

Rabia-i Adeviye veya evliyaullahtan bir hanım,
düşman çevirdiği zaman şehirlerini; saçlarını seccadeye dökmüş, demiş ki:düşman çevirdiği zaman şehirlerini; saçlarını seccadeye dökmüş, demiş ki: “—Yâ Rabbi, şu saçlarımı senin emrinle

“—Yâ Rabbi, şu saçlarımı senin emrinle
hiç şimdiye kadar namahreme göstermedim,hiç şimdiye kadar namahreme göstermedim, bundan sonra da göstertme! Namusumu düşmana pay-imalbundan sonra da göstertme! Namusumu düşmana pay-imal ettirme yâ Rabbi!” diye öyle yalvarmış.ettirme yâ Rabbi!” diye öyle yalvarmış. Saçının telini göstermemek bizde bir eğitimdir.

Saçının telini göstermemek bizde bir eğitimdir.
Ama başka ülkelerde eğitim, saçının telini göstermek,Ama başka ülkelerde eğitim, saçının telini göstermek, vücudunun güzelliğini göstermek; avret mahallerini açmaktır.vücudunun güzelliğini göstermek; avret mahallerini açmaktır. Hatta eski reisicumhur Kenan Evren,Hatta eski reisicumhur Kenan Evren, çıplak kadın tabloları yapıyormuş boş zamanlarında…çıplak kadın tabloları yapıyormuş boş zamanlarında… İhtiyar delikanlı, eski kurt, çıplak kadın resimleri yapıyormuş.İhtiyar delikanlı, eski kurt, çıplak kadın resimleri yapıyormuş. Bir artist de diyor ki:Bir artist de diyor ki: “—Sayın reisicumhurum,

“—Sayın reisicumhurum,
ben sizin için seve seve bedava çıplak modellik yaparım!” diyor. ben sizin için seve seve bedava çıplak modellik yaparım!” diyor. Gazeteler öyle yazdı. Bu da bir dünya görüşü...

Gazeteler öyle yazdı. Bu da bir dünya görüşü...
Dünya görüşleri farklıdır amma,Dünya görüşleri farklıdır amma, herkes bir yol tutturmuş gidiyor ama hangisi doğru?herkes bir yol tutturmuş gidiyor ama hangisi doğru? Biz hangisine bağlıyız? Biz İslâm’a bağlıyız, biz ahlâka bağlıyız, Biz hangisine bağlıyız? Biz İslâm’a bağlıyız, biz ahlâka bağlıyız, biz İslâm ahlâkına bağlıyız. biz İslâm ahlâkına bağlıyız. Bizde örtünmek, tesettür çok önemli bir husustur.Bizde örtünmek, tesettür çok önemli bir husustur. Avret mahallerini kapatmak farzdır.Avret mahallerini kapatmak farzdır. Namazın farzlarından birisi, avret mahallerinin kapatılmasıdır.

Namazın farzlarından birisi, avret mahallerinin kapatılmasıdır.
Çıplakken bir insan, bir odada kendi başına namaz kılabilir mi? Kılamaz. Çıplakken bir insan, bir odada kendi başına namaz kılabilir mi? Kılamaz. Avret mahallerini kapatması lâzım! Hamamda namaz kılabilir mi,Avret mahallerini kapatması lâzım! Hamamda namaz kılabilir mi, hamamın hücresinde kendisi? Kılamaz.hamamın hücresinde kendisi? Kılamaz. Avret mahalli, setr-i avret farzlardan birisidir. Bizde bu örtünme vardır. Avret mahalli, setr-i avret farzlardan birisidir. Bizde bu örtünme vardır. Bizde namus dediğimiz bir kavram vardır.

Bizde namus dediğimiz bir kavram vardır.
Evet, evlilik vardır, İslâm’da kadın- erkek ilişkisi vardır ama nikâhladır.Evet, evlilik vardır, İslâm’da kadın- erkek ilişkisi vardır ama nikâhladır. Nikâhın dışında kadın-erkek ilişkisi İslâm’da haramdır.Nikâhın dışında kadın-erkek ilişkisi İslâm’da haramdır. İslâm’da kadın ve erkek hilkatin, tabiatın, yaratılışın icabı olarak,İslâm’da kadın ve erkek hilkatin, tabiatın, yaratılışın icabı olarak, erkek olarak yaratılmışsa, erkekliğini yapar.erkek olarak yaratılmışsa, erkekliğini yapar. Kadın olarak yaratılmışsa, hanımlığını yapar, çocuk dünyaya gelir.Kadın olarak yaratılmışsa, hanımlığını yapar, çocuk dünyaya gelir. Ama bu nikâhla olur. Nikâh yolu helâldir. Ama bu nikâhla olur. Nikâh yolu helâldir. Nikâhın dışında bu ihtiyaçları görmek veya bunu zevk edinmek haramdır.Nikâhın dışında bu ihtiyaçları görmek veya bunu zevk edinmek haramdır. İslâm böyle diyor. Bu bir dünya görüşüdür,İslâm böyle diyor. Bu bir dünya görüşüdür, bunları lüzumsuz gören insanlar vardır dünyada…bunları lüzumsuz gören insanlar vardır dünyada… Çoluğuyla-çocuğuyla çıplak gezen insanlar vardır,Çoluğuyla-çocuğuyla çıplak gezen insanlar vardır, çıplaklar kampı kuran insanlar vardır.çıplaklar kampı kuran insanlar vardır. Alenî, herkesin karşısında cinsel ilişki yapmaktan utanmayan insanlar vardır.Alenî, herkesin karşısında cinsel ilişki yapmaktan utanmayan insanlar vardır. Biz müslümanız.

Biz müslümanız.
Biz Kur’an-ı Kerim’in ahlâkına bağlıyız,Biz Kur’an-ı Kerim’in ahlâkına bağlıyız, biz çocuğumuzu ona göre yetiştiririz.biz çocuğumuzu ona göre yetiştiririz. Küçüğün tesettürü de, büyüğün tesettürü gibi önemli olduğundan; Küçüğün tesettürü de, büyüğün tesettürü gibi önemli olduğundan; küçük çocuğumuzun da avretini korumağa,küçük çocuğumuzun da avretini korumağa, kendi avretimizi korumak kadar dikkat ederiz.kendi avretimizi korumak kadar dikkat ederiz. Avreti korumakta, örtünmede prensip nedir?

Avreti korumakta, örtünmede prensip nedir?
Bir, altının görünmemesidir.

Bir, altının görünmemesidir.
Yani, bir insan şeffaf bir kumaş giyinse üşümüyor.Yani, bir insan şeffaf bir kumaş giyinse üşümüyor. Birinci kademeyi tabiat şartlarına karşı korunmaktır diyelim. Birinci kademeyi tabiat şartlarına karşı korunmaktır diyelim. Meselâ sıcak veya soğuğa karşı korunmak için insan giyiniyor.Meselâ sıcak veya soğuğa karşı korunmak için insan giyiniyor. Bak, güneş var, perdeyi çekmeğe çalışıyoruz değil mi?Bak, güneş var, perdeyi çekmeğe çalışıyoruz değil mi? Yani korunmak, tamam. Yani korunmak, tamam. Korunma tamam ama kumaş şeffaf, altı görünüyor; bu haramdır.Korunma tamam ama kumaş şeffaf, altı görünüyor; bu haramdır. Dedeman Oteli’nin sahibinin kızı Amerika’da tahsil görmüş, düğünü yapılacakmış.

Dedeman Oteli’nin sahibinin kızı Amerika’da tahsil görmüş, düğünü yapılacakmış.
Onun için, gelinlik elbisesi ile kızın resmini çekmiş gazeteler.Onun için, gelinlik elbisesi ile kızın resmini çekmiş gazeteler. Ben de orada gördüm. Maalesef gazeteleri alıyoruz, okuyoruz,Ben de orada gördüm. Maalesef gazeteleri alıyoruz, okuyoruz, gözümüz de bazı şeyleri görüyor. gözümüz de bazı şeyleri görüyor. Kadının göğüsleri gelinliğin altından belli… Kadının göğüsleri gelinliğin altından belli… Yani bu böyle evlenecek de, bu bu haliyle evlenecek, yuva kuracak.?Yani bu böyle evlenecek de, bu bu haliyle evlenecek, yuva kuracak.? Altının şeffaf olmaması lâzım, altının görünmemesi lâzım; bu bir…

Altının şeffaf olmaması lâzım, altının görünmemesi lâzım; bu bir…
“—Tamam Hocam, mat yaptık, buzlu cam gibi yaptık,

“—Tamam Hocam, mat yaptık, buzlu cam gibi yaptık,
altı görünmüyor ama, sımsıkı tayt giydi.altı görünmüyor ama, sımsıkı tayt giydi. Bacakları belli, dizi belli, beli belli, kalçası belli, karnı belli… Bacakları belli, dizi belli, beli belli, kalçası belli, karnı belli… Üstüne de dar bir buluz giydi; göğsü belli ve sâiresi belli…”Üstüne de dar bir buluz giydi; göğsü belli ve sâiresi belli…” Bu da haramdır. Neden? Vücudun şekli aynen belli oluyor.

Bu da haramdır. Neden? Vücudun şekli aynen belli oluyor.
Şeffaf olmayacak, mat olacak. Bol olacak, altındaki şekil görünmeyecek.Şeffaf olmayacak, mat olacak. Bol olacak, altındaki şekil görünmeyecek. Allah’ın emrettiği yerler örtülecek, kapatılacak.

Allah’ın emrettiği yerler örtülecek, kapatılacak.
Bol bir kıyafetle kapatılacak. Bu nedir İslâm’da?Bol bir kıyafetle kapatılacak. Bu nedir İslâm’da? Erkek için örtünmesi gerekli olan kısım, göbek ile diz altı arasıdır.

Erkek için örtünmesi gerekli olan kısım, göbek ile diz altı arasıdır.
Kısa şort giyerse, göstermemesi gereken bir kısmı göstermiş oluyor.Kısa şort giyerse, göstermemesi gereken bir kısmı göstermiş oluyor. Üçgen bir mayo giyerse, slip giyerse haramdır.Üçgen bir mayo giyerse, slip giyerse haramdır. Güreşçiler şuradan askılı, buradan şeyli giyiyorlar.Güreşçiler şuradan askılı, buradan şeyli giyiyorlar. Veya Japon güreşçilerini görüyoruz, önünde bir örtü var. Veya Japon güreşçilerini görüyoruz, önünde bir örtü var. Arkasından ip gibi iki budunun arasından yukarıya bağlanıyor,Arkasından ip gibi iki budunun arasından yukarıya bağlanıyor, iki poposunun kanadı meydana geliyor. iki poposunun kanadı meydana geliyor. Böyle bir örtünme olur mu? Olmaz! Bu da haramdır.Böyle bir örtünme olur mu? Olmaz! Bu da haramdır. Erkeğin dizinin altından göbeğine kadar örtülü olacak.

Erkeğin dizinin altından göbeğine kadar örtülü olacak.
Kadının nasıl örtülü olacak? İslâm’da kadının eli, ayağı, yüzü hariç, her tarafının örtünmesi farzdır. Kadının nasıl örtülü olacak? İslâm’da kadının eli, ayağı, yüzü hariç, her tarafının örtünmesi farzdır. Kadının yüzü örtünmeyebilir, eli örtünmeyebilir, ayakları örtünmeyebilir;Kadının yüzü örtünmeyebilir, eli örtünmeyebilir, ayakları örtünmeyebilir; öbür taraflarını bol bir kıyafetle örtmesi lâzımdır.öbür taraflarını bol bir kıyafetle örtmesi lâzımdır. İslâm bir hayat nizamidir, bir ahlâk nizamıdır, bir iman nizamıdır;İslâm bir hayat nizamidir, bir ahlâk nizamıdır, bir iman nizamıdır; her konuda kendisinin özel bir görüşü vardır.her konuda kendisinin özel bir görüşü vardır. Giyim konuşunda İslâm’ın kadın hakkındaki görüşü budur.Giyim konuşunda İslâm’ın kadın hakkındaki görüşü budur. Efendim. Ben böyle giyinirsem patlarım.

Efendim. Ben böyle giyinirsem patlarım.
Patlarsan patla, çatlarsan çatla, Allah’ın emri böyle...

Patlarsan patla, çatlarsan çatla, Allah’ın emri böyle...
Bunu değiştirirsek sıcağa göre? Sıcağa göre bol yap!Bunu değiştirirsek sıcağa göre? Sıcağa göre bol yap! Ayaktan bilezikli yap, koldan bilezikli yap, şalvar giy…Ayaktan bilezikli yap, koldan bilezikli yap, şalvar giy… Püfür püfür eşsin, hiç bir yerine değmesin kumaş; ipekli giy, bilmem ne giy...Püfür püfür eşsin, hiç bir yerine değmesin kumaş; ipekli giy, bilmem ne giy... Ne yaparsan yap ki, dedelerimiz yapmıştır bunu.Ne yaparsan yap ki, dedelerimiz yapmıştır bunu. Ecdadımız, ninelerimiz yapmıştır. Ecdadımız, ninelerimiz yapmıştır. Öyle bol şalvar giymişlerdir ki, tarlada da çalışır, ata da biner, hiç bir şeyi belli olmaz.Öyle bol şalvar giymişlerdir ki, tarlada da çalışır, ata da biner, hiç bir şeyi belli olmaz. Bizim sistemimiz, bizim görüşümüz böyledir.Bizim sistemimiz, bizim görüşümüz böyledir. Bizim hanımlarımız Avrupa’ya gittiği zaman, orada şaşırıyorlar.

Bizim hanımlarımız Avrupa’ya gittiği zaman, orada şaşırıyorlar.
Aaa... Yaz gününde bu niye böyle sımsıkı örtünmüş? Bu ne biçim kıyafet?Aaa... Yaz gününde bu niye böyle sımsıkı örtünmüş? Bu ne biçim kıyafet? Patlamıyor musun kardeşim sıcaktan diye soruyorlar.Patlamıyor musun kardeşim sıcaktan diye soruyorlar. Bir arkadaş onlarınkine cevap verdi, Almanca dedi ki:Bir arkadaş onlarınkine cevap verdi, Almanca dedi ki: “—Rahibeler niye örtünüyor? İşte biz ondan örtünüyoruz.” dedi.

“—Rahibeler niye örtünüyor? İşte biz ondan örtünüyoruz.” dedi.
Yani, sresterler, hemşireler, rahibeler nasıl örtünüyor? Yani, sresterler, hemşireler, rahibeler nasıl örtünüyor? Haa, şimdi anladım dedi. Rahibe deyince, rahibeden gözü alışmış;

Haa, şimdi anladım dedi. Rahibe deyince, rahibeden gözü alışmış;
o zaman yadırganmıyor. Ama beni uçaktan görünce, bir müslüman hanımı yadırgıyor.o zaman yadırganmıyor. Ama beni uçaktan görünce, bir müslüman hanımı yadırgıyor. Rahibeleri yadırgamıyorsun deyince, (Haa, ahzo) diyor. Rahibeleri yadırgamıyorsun deyince, (Haa, ahzo) diyor. Almancada ahzo, tamam anladım demek. Yani,Almancada ahzo, tamam anladım demek. Yani, “Ahzoo, tamam, şimdi kafama dank etti, şimdi anladım!” demek.“Ahzoo, tamam, şimdi kafama dank etti, şimdi anladım!” demek. Bizim sistemimiz böyledir.Bizim sistemimiz böyledir. Bizim sistemimizde cinsel faaliyet yok mudur?

Bizim sistemimizde cinsel faaliyet yok mudur?
Cinsel bir takım rahatlıklar yok mudur? Yani zindan mıdır, cehennem midir,Cinsel bir takım rahatlıklar yok mudur? Yani zindan mıdır, cehennem midir, zor mudur, fenâ mıdır? Hayır, İslâm sisteminin kendine göre bu konudazor mudur, fenâ mıdır? Hayır, İslâm sisteminin kendine göre bu konuda çok rahat, çok büyük kolaylıkları vardır, o tarzda gider.çok rahat, çok büyük kolaylıkları vardır, o tarzda gider. Bir ayrı sistemdir yani. Bir ayrı sistemdir yani. Şimdi bu eğitimlerin hepsi önemlidir.

Şimdi bu eğitimlerin hepsi önemlidir.
Bu eğitimlerin öğretilmesi, yapılması lâzım. Bu eğitimlerin öğretilmesi, yapılması lâzım. Ben şahsen bir evlilik okulu açmayı bile telaffuz ettim, teklif ettim, konuştum.Ben şahsen bir evlilik okulu açmayı bile telaffuz ettim, teklif ettim, konuştum. Hatta bir psikolojik danışmanlık, Ruh-Sağ Merkezi kurduk.Hatta bir psikolojik danışmanlık, Ruh-Sağ Merkezi kurduk. Yani ailevi problemleri olanlar gelsin, meselelerini açsın diye.Yani ailevi problemleri olanlar gelsin, meselelerini açsın diye. Hanımın birisi geliyor, diyor ki:

Hanımın birisi geliyor, diyor ki:
“—Benim kocam, maalesef benden yaratılışımın

“—Benim kocam, maalesef benden yaratılışımın
gayrı bir şekilde istifade etmek istiyor, arkadan faydalanmak istiyor.” diyor.gayrı bir şekilde istifade etmek istiyor, arkadan faydalanmak istiyor.” diyor. Bu bir haramdır, günahtır, lûtilik derler buna; Lût kavminin amelidir.

Bu bir haramdır, günahtır, lûtilik derler buna; Lût kavminin amelidir.
Lût kavminin ameli insanı cehenneme götürür.Lût kavminin ameli insanı cehenneme götürür. Yani bunların bilinmesi lâzım, bunların öğretilmesi lâzım,Yani bunların bilinmesi lâzım, bunların öğretilmesi lâzım, olması gerekenle, olmaması gerekeni bilmek lâzım.olması gerekenle, olmaması gerekeni bilmek lâzım. İslâm’da öğrenmekte ayıp yoktur.

İslâm’da öğrenmekte ayıp yoktur.
Hazret-i Aişe Validemiz kadın olduğu halde,Hazret-i Aişe Validemiz kadın olduğu halde, sahabeden erkek kimseler gelip dini meseleleri sormuşlardır.sahabeden erkek kimseler gelip dini meseleleri sormuşlardır. “Ne zaman insanın gusül etmesi gerekir?” diye bir soru sorabilmişlerdir. “Ne zaman insanın gusül etmesi gerekir?” diye bir soru sorabilmişlerdir. Bunlar sorulmadan, söylenmeden öğrenilmediği için öğretilmesi lâzımdır,

Bunlar sorulmadan, söylenmeden öğrenilmediği için öğretilmesi lâzımdır,
bilinmesi lâzımdır ve riayet edilmesi lâzımdır.bilinmesi lâzımdır ve riayet edilmesi lâzımdır. Biz evliliği ibadet diye yapıyoruz.

Biz evliliği ibadet diye yapıyoruz.
İslâm’da evlilik ibadettir, (Bir).İslâm’da evlilik ibadettir, (Bir). Hanımefendi bir beyefendi arasındaki evlilik münasebetleri sevaptır.Hanımefendi bir beyefendi arasındaki evlilik münasebetleri sevaptır. (İki). Bunu belki birçok kimse bilmez.(İki). Bunu belki birçok kimse bilmez. Çocuk yetiştirmek, cihad gibi sevaptır. (Üç).Çocuk yetiştirmek, cihad gibi sevaptır. (Üç). Annelik çok şerefli bir mertebedir. (Dört).Annelik çok şerefli bir mertebedir. (Dört). Babalık, evin reisliği son derece büyük bir makamdır. (Beş).Babalık, evin reisliği son derece büyük bir makamdır. (Beş). Hani, İslâm’ın aile yuvasına, ailenin fertlerine verdiği önem çok büyüktür.Hani, İslâm’ın aile yuvasına, ailenin fertlerine verdiği önem çok büyüktür. Ama tabii her sistem kendi içinde geçerlidir.Ama tabii her sistem kendi içinde geçerlidir. O sistemin burasını al, bu sistemin burasını al. Olmaz.O sistemin burasını al, bu sistemin burasını al. Olmaz. Müslümansan, müslümanca yaşarsın.

Müslümansan, müslümanca yaşarsın.
Kardeşim ben müslümanım, ben böyle yaşayacağım dersin. Kardeşim ben müslümanım, ben böyle yaşayacağım dersin. Gayrimüslimsen, kendin bilirsin; istersen gayrimüslim olursun,Gayrimüslimsen, kendin bilirsin; istersen gayrimüslim olursun, ondan sonra ahirette Allah’a hesabını verirsin.ondan sonra ahirette Allah’a hesabını verirsin. Verebilirsen, ahirette hesabını verirsin. Verebilirsen, ahirette hesabını verirsin. İslâm’ın Ahlâk sistemi, evlilik sistemi, temizlik sistemi vardır.

İslâm’ın Ahlâk sistemi, evlilik sistemi, temizlik sistemi vardır.
İslâm’da temizliğin nasıl olacağı vardır, İslâm’da temizliğin nasıl olacağı vardır, nerelerde olması gerektiği vardır.nerelerde olması gerektiği vardır. Meselâ gusül önemli bir temizliktir İslâm’da, bunu başkaları bilmez. Meselâ gusül önemli bir temizliktir İslâm’da, bunu başkaları bilmez. Başka milletlerde yoktur bu gusül denilen bir şey, çok güzel bir şeydir.Başka milletlerde yoktur bu gusül denilen bir şey, çok güzel bir şeydir. Ve suyun en az olduğu Suudi Arabistan da çıktığını düşünürsek, Ve suyun en az olduğu Suudi Arabistan da çıktığını düşünürsek, İslâm dininin çıkıp yayıldığını,İslâm dininin çıkıp yayıldığını, Peygamber Efendimiz’in orada bunu emrettiğini düşünürsek; Peygamber Efendimiz’in orada bunu emrettiğini düşünürsek; ne kadar güzel bir temizlik emrettiğini anlamış oluruz.ne kadar güzel bir temizlik emrettiğini anlamış oluruz. İnsan temizliğinin nasıl doğal bir olaya bağlandığını anlamış oluruz.İnsan temizliğinin nasıl doğal bir olaya bağlandığını anlamış oluruz. Günde beş defa abdest almanın, temizlikte ne kadar önemli olduğunu anlamış oluruz.Günde beş defa abdest almanın, temizlikte ne kadar önemli olduğunu anlamış oluruz. Bu eğitimlerden bir tanesi de muhterem kardeşlerim.

Bu eğitimlerden bir tanesi de muhterem kardeşlerim.
Ben, sözsözü açıyor da böyle çeşitli konuları konuşuyorum. Ben, sözsözü açıyor da böyle çeşitli konuları konuşuyorum. Çünkü Hocayım. Benim vazifem eğiticiliktir, elbette Çünkü Hocayım. Benim vazifem eğiticiliktir, elbette Bazı şeyleri söylemem gerekecek.Bazı şeyleri söylemem gerekecek. Evet. Bir eğitimde, önemli bir noktaya tekrar su anda dönmek istiyorum.Evet. Bir eğitimde, önemli bir noktaya tekrar su anda dönmek istiyorum. Söylediklerimin hepsi önemlidir, genel bilgilerdir.Söylediklerimin hepsi önemlidir, genel bilgilerdir. Bizim için su anda, siz zaten temizliği yapıyorsunuz; gusül biliyorsunuz, abdest almayı biliyorsunuz,Bizim için su anda, siz zaten temizliği yapıyorsunuz; gusül biliyorsunuz, abdest almayı biliyorsunuz, taharetlenmeyi biliyorsunuz;taharetlenmeyi biliyorsunuz; koltuk altlarının kıllarını izale etmeyi, kasıkları izale etmeyi biliyorsunuz;koltuk altlarının kıllarını izale etmeyi, kasıkları izale etmeyi biliyorsunuz; tırnakları kesmeyi biliyorsunuz, sakalı-bıyığı düzenlemeyi biliyorsunuz. Tamam.tırnakları kesmeyi biliyorsunuz, sakalı-bıyığı düzenlemeyi biliyorsunuz. Tamam. Bizim bilmemiz gereken bir husus da zamandır.

Bizim bilmemiz gereken bir husus da zamandır.
Zamana riayet etmek, verilen sözde durmak,Zamana riayet etmek, verilen sözde durmak, randevuya vaktinde gelmek, yaptığı işi belirli zamanında muntazam yapmak;randevuya vaktinde gelmek, yaptığı işi belirli zamanında muntazam yapmak; zamanı boşa harcamamak,zamanı boşa harcamamak, mümkünse yaptığı isi az zamana sığdırıp, zamandan tasarruf sağlamak.mümkünse yaptığı isi az zamana sığdırıp, zamandan tasarruf sağlamak. Bu çok önemli bir istir, İslâm’da çok önemlidir bu.Bu çok önemli bir istir, İslâm’da çok önemlidir bu. Dikkat ederseniz, İslâm’da ibadetler zamana bağlanmıştır,

Dikkat ederseniz, İslâm’da ibadetler zamana bağlanmıştır,
dakikaları sayılıdır.dakikaları sayılıdır. Güneş şu vakitte doğar, ondan önce namazı kılmak lâzım.Güneş şu vakitte doğar, ondan önce namazı kılmak lâzım. Şu vakitte akşam olur, yemek yeme zamanı gelir. Şu vakitte akşam olur, yemek yeme zamanı gelir. Yani biz vakte çok önemli bir şekilde kilitlenmiş bir milletiz, ümmetiz.Yani biz vakte çok önemli bir şekilde kilitlenmiş bir milletiz, ümmetiz. Vakitle, zamanla ilişkilerimiz çok kilitlenme derecesinde iç içedir.Vakitle, zamanla ilişkilerimiz çok kilitlenme derecesinde iç içedir. Peygamber SAS Efendimiz sözüne, verdiği söze,

Peygamber SAS Efendimiz sözüne, verdiği söze,
randevusuna çok riayet eden bir insandı. randevusuna çok riayet eden bir insandı. Kur’an-ı Kerim’de insanın ahdinden sorumlu olacağı bildiriliyor. Kur’an-ı Kerim’de insanın ahdinden sorumlu olacağı bildiriliyor. Ben falancayla şurada su saatte buluşacağım diye ahdetmişsem,Ben falancayla şurada su saatte buluşacağım diye ahdetmişsem, yani randevu vermişsem demek. yani randevu vermişsem demek. Randevu kelimesini kullanmak istemiyorum, Fransızca.Randevu kelimesini kullanmak istemiyorum, Fransızca. Söz vermişsem falanca yerde buluşacağız diye, o saatte orada olmak zorundayım.Söz vermişsem falanca yerde buluşacağız diye, o saatte orada olmak zorundayım. İnsan ahdine riayet etmediği zaman sorumlu olur.

İnsan ahdine riayet etmediği zaman sorumlu olur.
(İnne’l-ahde kâne mes’ûlâ)

(İnne’l-ahde kâne mes’ûlâ)
İnsanoğlu ahdinden sorumludur. Kur’an-ı Kerim söylüyor bunu.

İnsanoğlu ahdinden sorumludur. Kur’an-ı Kerim söylüyor bunu.
Ve tasavvufun kaynağı da Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifleridir.Ve tasavvufun kaynağı da Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifleridir. Zamana riayet çok önemlidir.Zamana riayet çok önemlidir. Sofi, yani derviş, yani mutasavvıf; Sofi, yani derviş, yani mutasavvıf; zamanının kıymetini çok iyi bilen ve o zamanın içinde ne yapması gerektiğini düşünüp yapan;zamanının kıymetini çok iyi bilen ve o zamanın içinde ne yapması gerektiğini düşünüp yapan; zamanının gerektirdiği faaliyeti yerine getiren insan demektir.zamanının gerektirdiği faaliyeti yerine getiren insan demektir. Onun için, tasavvufta buna bir zaman ayrılmış, bir bölüm ayrılmıştır;

Onun için, tasavvufta buna bir zaman ayrılmış, bir bölüm ayrılmıştır;
zamanın önemini bilmek diye bizim meselâ Nakşî tarikatımızda;zamanın önemini bilmek diye bizim meselâ Nakşî tarikatımızda; Nakşî tarikatının prensipleri arasında bir de: vukuf-i zamanı vardır.Nakşî tarikatının prensipleri arasında bir de: vukuf-i zamanı vardır. Vukuf-i zamanı:Vukuf-i zamanı: zamanına vakıf olmak, zamanını bilmek, zamanının önemini kavramak;zamanına vakıf olmak, zamanını bilmek, zamanının önemini kavramak; zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğine dair uyanık olmak, şuurlu olmak demektir.zamanını nasıl değerlendirmesi gerektiğine dair uyanık olmak, şuurlu olmak demektir. Vukuf-i zamanı: zamanına dikkat etmek, zamanına vakıf olmak demektir.Vukuf-i zamanı: zamanına dikkat etmek, zamanına vakıf olmak demektir. O da bir prensiptir, tasavvufun önemli bir prensibidir. O da bir prensiptir, tasavvufun önemli bir prensibidir. Onun için, iyi bir derviş, kâmil bir derviş, iyi yetişmiş bir derviş saat gibi çalışır.

Onun için, iyi bir derviş, kâmil bir derviş, iyi yetişmiş bir derviş saat gibi çalışır.
Yağlanmış mükemmel bir makine gibi çalışır. Tıkır, tıkır çok güzel, zamanına çok riayet eder.Yağlanmış mükemmel bir makine gibi çalışır. Tıkır, tıkır çok güzel, zamanına çok riayet eder. Onun için, bizim de zaman konuşunda bir eğitimimiz olması lâzım.Onun için, bizim de zaman konuşunda bir eğitimimiz olması lâzım. Bakın, hiç yarış yaptınız mı kendinizle ilgili?

Bakın, hiç yarış yaptınız mı kendinizle ilgili?
Ben bir sayfalık bir kitabı, kitabın sayfasını yedi dakikada okuyorum.Ben bir sayfalık bir kitabı, kitabın sayfasını yedi dakikada okuyorum. Meselâ diyelim ki, yedi dakikada okuyorum dedik.Meselâ diyelim ki, yedi dakikada okuyorum dedik. Acaba Aynı sayfayı beş dakikada okumaya dikkat ettiniz mi, gayret ettiniz mi?Acaba Aynı sayfayı beş dakikada okumaya dikkat ettiniz mi, gayret ettiniz mi? Acaba kendinizle yarışarak bunu dört dakikaya indirmeye çalıştınız mı?Acaba kendinizle yarışarak bunu dört dakikaya indirmeye çalıştınız mı? Acaba üç dakikaya indirmeye çalıştınız mı? Ne olacak bundan?Acaba üç dakikaya indirmeye çalıştınız mı? Ne olacak bundan? Ben iki yüz sayfalık kitap okuyacaksam, Ben iki yüz sayfalık kitap okuyacaksam, her sayfasında bir dakika tasarruf etsem;her sayfasında bir dakika tasarruf etsem; iki yüz dakika tasarruf edeceğim. Önemli bir kazanç var burada. iki yüz dakika tasarruf edeceğim. Önemli bir kazanç var burada. Vakit nedir? Vakit nakittir. Nakit ne demek? Para demek,

Vakit nedir? Vakit nakittir. Nakit ne demek? Para demek,
Yani trak trak dolar ödemek demek...Yani trak trak dolar ödemek demek... Vakit nedir? Para gibidir, elde para gibidir. Onun kıymetini bileceğiz.Vakit nedir? Para gibidir, elde para gibidir. Onun kıymetini bileceğiz. Ben iki yüz dakika kazanacaksam; Ben iki yüz dakika kazanacaksam; iki yüz dakika ne demek? Altmış, yüz yirmi, yüz seksen;iki yüz dakika ne demek? Altmış, yüz yirmi, yüz seksen; üç saat yirmi dakika demektir.üç saat yirmi dakika demektir. Üç saat yirmi dakika bir kitapta kazanacaksam,Üç saat yirmi dakika bir kitapta kazanacaksam, daha hızlı çalışmak için, daha hızlı okumak için bir çalışma yapmam lâzım mi? Lâzım.daha hızlı çalışmak için, daha hızlı okumak için bir çalışma yapmam lâzım mi? Lâzım. Çünkü, üç saat yirmi dakika kazanacağım. Bu çok önemlidir.Çünkü, üç saat yirmi dakika kazanacağım. Bu çok önemlidir. Zamanın kıymetini bilmek,

Zamanın kıymetini bilmek,
zamandan tasarruf etmek, para kazanmak gibidir.zamandan tasarruf etmek, para kazanmak gibidir. Yani, size birisi dese ki: Bir saat seni çalıştıracağım.Yani, size birisi dese ki: Bir saat seni çalıştıracağım. sana elli dolar vereceğim.sana elli dolar vereceğim. Mildura’da üzüm toplayacaksın, saati elli dolar. Var mısın? Mildura’da üzüm toplayacaksın, saati elli dolar. Var mısın? Elli dolar fena değil bir saatte, varım, tamam.Elli dolar fena değil bir saatte, varım, tamam. Sepeti alırsın, üzüm toplamağa başlarsın; akşam da keyifli keyifli hesaplarsın:Sepeti alırsın, üzüm toplamağa başlarsın; akşam da keyifli keyifli hesaplarsın: Sekiz saat çalıştım, elli dolardan, beş kere sekiz kırk, dört yüz dolar.Sekiz saat çalıştım, elli dolardan, beş kere sekiz kırk, dört yüz dolar. Ver bakalım dört yüz doları. Oh, hoşuna gider.Ver bakalım dört yüz doları. Oh, hoşuna gider. İşte bak, zaman ne kadar önemli. Bir saatin senin elli dolar.

İşte bak, zaman ne kadar önemli. Bir saatin senin elli dolar.
Sıradan bir insansan… Ama daha yüksek bir elemansan,Sıradan bir insansan… Ama daha yüksek bir elemansan, bir şey operatörüysen, büyük bir cihazın operatörüysen;bir şey operatörüysen, büyük bir cihazın operatörüysen; senin saatin belki yüz dolardır, belki daha kıymetlidir.senin saatin belki yüz dolardır, belki daha kıymetlidir. Daha büyük bir uzmansan, daha fazladır.Daha büyük bir uzmansan, daha fazladır. Daha büyük bir alimsen, senin saatin daha kıymetlidir.Daha büyük bir alimsen, senin saatin daha kıymetlidir. Onun için, zamana riayet etmeyi öğrenmek lâzım.Onun için, zamana riayet etmeyi öğrenmek lâzım. Zamanı kazanmağa çalışmak lâzım. Zamanı kazanmağa çalışmak lâzım. Kazandığı zamanı da boşa harcamamak lâzım!Kazandığı zamanı da boşa harcamamak lâzım! Tabii parayı kazanıyorsun, götürüyorsun kumarda harcıyorsun.

Tabii parayı kazanıyorsun, götürüyorsun kumarda harcıyorsun.
Avustralya hükümeti büyük şehirlerde büyük kumarhaneler yapmış,Avustralya hükümeti büyük şehirlerde büyük kumarhaneler yapmış, götür orada harca...götür orada harca... “—Enayi miyim ben, el alemin aptalı ben miyim? Kazanacağım, kazanacağım;

“—Enayi miyim ben, el alemin aptalı ben miyim? Kazanacağım, kazanacağım;
eldekini, avuçtakini orada harcayacağım.”eldekini, avuçtakini orada harcayacağım.” Kumar haram İslâm’da…

Kumar haram İslâm’da…
Oynamak, kazanmak yoluyla bile olsa haram.Oynamak, kazanmak yoluyla bile olsa haram. Tabii sonunda kazanmak olmaz, ekseriyetle kaybedilir.Tabii sonunda kazanmak olmaz, ekseriyetle kaybedilir. Binaenaleyh, zamanı kazandıktan sonra ne yapacağız?Binaenaleyh, zamanı kazandıktan sonra ne yapacağız? Enayi gibi harcamayacağız, akıllı bir insan gibi değerlendireceğiz.

Enayi gibi harcamayacağız, akıllı bir insan gibi değerlendireceğiz.
Zaman nasıl değerlenir?

Zaman nasıl değerlenir?
Zamanın değerlenmesi için yapılacak o kadar güzel şeyler var ki,Zamanın değerlenmesi için yapılacak o kadar güzel şeyler var ki, o kadar çok şeyler var ki, sayılmakla bitmez. Ama bir tek şey söyleyeyim:o kadar çok şeyler var ki, sayılmakla bitmez. Ama bir tek şey söyleyeyim: Bir kez Allah dese aşk ile lisân, Dökülür cümle günah misli hazan.

Bir kez Allah dese aşk ile lisân, Dökülür cümle günah misli hazan.
Bir kere aşk ile Allah dese insan, günahları hazan yaprağı gibi dökülür.

Bir kere aşk ile Allah dese insan, günahları hazan yaprağı gibi dökülür.
Daha fazla dedikçe, daha büyük sevap alır.Daha fazla dedikçe, daha büyük sevap alır. Günde yüz defa Lâ ilahe illa’llah diyen bir insan, Günde yüz defa Lâ ilahe illa’llah diyen bir insan, ahirette mahşer yerinde, mizanın başına çok büyük sevapla gelir.ahirette mahşer yerinde, mizanın başına çok büyük sevapla gelir. Ondan daha büyük sevapla gelen bir insan bulunmaz; Ondan daha büyük sevapla gelen bir insan bulunmaz; ancak onun kadar zikretmiş ancak onun kadar zikretmiş veya ondan daha fazla zikretmişse, o ona rakip olabilir.veya ondan daha fazla zikretmişse, o ona rakip olabilir. Demek ki, zamanımı boşa geçirmem, hiç olmazsa zikir yaparım.

Demek ki, zamanımı boşa geçirmem, hiç olmazsa zikir yaparım.
Kur’an okurum, Kur’an ezberlerim, bir is yaparım. Kur’an okurum, Kur’an ezberlerim, bir is yaparım. Muhterem kardeşlerim! Yıllar önce okumuştum, bir papaz çok dikkatimi çekmiştir.

Muhterem kardeşlerim! Yıllar önce okumuştum, bir papaz çok dikkatimi çekmiştir.
Tek başına niyet etmiş, azmetmiş:Tek başına niyet etmiş, azmetmiş: “—Ben tek başıma kilise yapacağım!” diye hiç kimseyi çalıştırmadan,

“—Ben tek başıma kilise yapacağım!” diye hiç kimseyi çalıştırmadan,
tek başına işe başlamış. tek başına işe başlamış. Temelini kendisi kazmış, taşını kendisi yontmuş, harcını kendisi karmış;Temelini kendisi kazmış, taşını kendisi yontmuş, harcını kendisi karmış; yavaş yavaş, yavaş yavaş kilisesini tamamlamış.yavaş yavaş, yavaş yavaş kilisesini tamamlamış. Yani o, “Tanrı için bir şey yaptım!” diyor. God için, İsâ için, (Jesus) için birYani o, “Tanrı için bir şey yaptım!” diyor. God için, İsâ için, (Jesus) için bir bina yaptı tek başına... Bu benim eserim diye. Bu ilginç bir şey…bina yaptı tek başına... Bu benim eserim diye. Bu ilginç bir şey… Aynı şeyi siz yapsanıza, siz bir cami yapsanıza!..

Aynı şeyi siz yapsanıza, siz bir cami yapsanıza!..
Tek başınıza bir arsa alın, “Ben buraya kendim, tek başıma Tek başınıza bir arsa alın, “Ben buraya kendim, tek başıma bir cami yapacağım! İşte bu benim eserim diyeceğim.” diye başlayın bakalım! bir cami yapacağım! İşte bu benim eserim diyeceğim.” diye başlayın bakalım! Bakın, yapılacak ne kadar iş var… Ağaç dikseniz sevaptır,

Bakın, yapılacak ne kadar iş var… Ağaç dikseniz sevaptır,
hayır yapsanız sevaptır, hayra koşsanız sevaptır,hayır yapsanız sevaptır, hayra koşsanız sevaptır, ilim öğretseniz sevaptır, ilim öğrenseniz sevaptır.ilim öğretseniz sevaptır, ilim öğrenseniz sevaptır. Zamana o kadar çok ihtiyacımız var ki, Zamana o kadar çok ihtiyacımız var ki, zamanın kıymetini çok iyi bilmek zorundayız. zamanın kıymetini çok iyi bilmek zorundayız. Onun için, zamandan tasarruf etmek zorundayız.

Onun için, zamandan tasarruf etmek zorundayız.
Tasarruf ettiğimiz zamanımızı iyi şeylere harcamak zorundayız.Tasarruf ettiğimiz zamanımızı iyi şeylere harcamak zorundayız. Onun için, vukuf-i zamani’yi sizlere tavsiye ediyorum.Onun için, vukuf-i zamani’yi sizlere tavsiye ediyorum. Zamanınıza vakıf olun, zamanınıza sahip olun, zamanınızı zâyi etmeyin,Zamanınıza vakıf olun, zamanınıza sahip olun, zamanınızı zâyi etmeyin, zamanınızın kıymetini bilin!zamanınızın kıymetini bilin! Vaad ettiğiniz zamanda, vaad ettiğiniz yerde bulunun!

Vaad ettiğiniz zamanda, vaad ettiğiniz yerde bulunun!
Saatinizi kolunuzda boşuna taşımayın! Saatinizi kolunuzda boşuna taşımayın! Saatin saniyeleri boşuna konulmamış oraya, dakikaları boşuna konulmamış.Saatin saniyeleri boşuna konulmamış oraya, dakikaları boşuna konulmamış. Ya saati atın, ya da zamana riayet edin!Ya saati atın, ya da zamana riayet edin! Ya yelkovanını çıkartın, akrebini çıkartın,Ya yelkovanını çıkartın, akrebini çıkartın, “Dakikalar bana lâzım değil, saatler yeter!” deyin. Tamam. “Dakikalar bana lâzım değil, saatler yeter!” deyin. Tamam. Bir saat önce gidersin, bir saat sonra gidersin... Sallanırsın, kıymeti yok;Bir saat önce gidersin, bir saat sonra gidersin... Sallanırsın, kıymeti yok; tamam o zaman yelkovanını çıkart saatin, sadece akrebi sana yeter.tamam o zaman yelkovanını çıkart saatin, sadece akrebi sana yeter. Akrep yeter sana o zaman.Akrep yeter sana o zaman. Ama saatin dakikası varsa, saniyesi varsa, saniyesini de kullanın. Ama saatin dakikası varsa, saniyesi varsa, saniyesini de kullanın. Saniyesini kaçırırsanız, bir dakika kaçırdığınız zaman tren kalkar.Saniyesini kaçırırsanız, bir dakika kaçırdığınız zaman tren kalkar. “—Yahu, bu mendebur herifler de ne biçim herifler yahu.? Tam saatinde kalktılar.

“—Yahu, bu mendebur herifler de ne biçim herifler yahu.? Tam saatinde kalktılar.
İki dakika geç kalksalardı, namaza yetişirdim.”İki dakika geç kalksalardı, namaza yetişirdim.” Kaçırmamak için sen iki dakika önce gelseydin ya…

Kaçırmamak için sen iki dakika önce gelseydin ya…
Adamlara ne kızıyorsun? Adamlar dakikasında kaldırdı.Adamlara ne kızıyorsun? Adamlar dakikasında kaldırdı. Onun için, vukuf-i zamanî’yi sizlere vasiyet ediyorum, nasihat ediyorum, tavsiye ediyorum.

Onun için, vukuf-i zamanî’yi sizlere vasiyet ediyorum, nasihat ediyorum, tavsiye ediyorum.
Dinimizin önemli bir hususudur, zamanımıza sahip olmak.Dinimizin önemli bir hususudur, zamanımıza sahip olmak. Hepimiz zamanımıza sahip olalım, ahdimize riayetkâr olalım;Hepimiz zamanımıza sahip olalım, ahdimize riayetkâr olalım; vaad edilen yere zamanında gelelim, saniyelere dikkat edelim, vaad edilen yere zamanında gelelim, saniyelere dikkat edelim, zamanımızı boşa harcamayalım!zamanımızı boşa harcamayalım! Allah-u Teàlâ Hazretleri bize yardımcı olsun...

Allah-u Teàlâ Hazretleri bize yardımcı olsun...
Allah-u Teàlâ Hazretleri sizi ve bizi iki cihanın hayırlarınıAllah-u Teàlâ Hazretleri sizi ve bizi iki cihanın hayırlarını elde etmeye muvaffak eylesin...elde etmeye muvaffak eylesin... Dünyada hayır yapıp, ahirette hayır bulmaya muvaffak eylesin…Dünyada hayır yapıp, ahirette hayır bulmaya muvaffak eylesin… Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin…Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin… Bi-hürmeti esrâri sûreti’l-fâtihah, mea’s-salevât!..

Bi-hürmeti esrâri sûreti’l-fâtihah, mea’s-salevât!..
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2