Namaz Vakitleri

24 Şa'bân 1446
23 February 2025
İmsak
06:16
Güneş
07:41
Öğle
13:22
İkindi
16:23
Akşam
18:54
Yatsı
20:14
Detaylı Arama

Her Hak Sahibine Hakkını Ver! (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

4 Safer 1408 / 27.09.1987
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Hadis sohbetlerini 5 aşamada özetleyebiliriz.

a. İskenderpaşa Camii Sohbetleri (1977-1997)

Mehmed Zâhid KOTKU Hz. görevli oldukları İskenderpaşa Camii’nde, her pazar günü ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika Râmûzü’l-Ehàdis’ten hadis okuyup izah ederdi. 1977 yılının ilkbaharından itibaren bu dersler Mahmud Es’ad COŞAN tarafından yapılır oldu.

COŞAN, o yıllarda Ankara’da oturuyordu. Her hafta sonu İstanbul’a geliyor, pazar günkü hadis dersini yapıp geri dönüyordu. Tatillerde ve müsait zamanlarında cuma namazından önce de sohbet ettiği olurdu. Önemli bir engel olmadıkça, bu böyle devam etti.

13 Kasım 1980’de Mehmed Zâhid KOTKU Hazretleri’nin vefatından sonra da İskenderpaşa’daki dersler aynen devam etti. Hac veya başka bir seyahat nedeniyle yurtdışında olduğu zamanların dışında önemli bir aksama olmadı. 1997 Mayısında yurtdışına çıkıncaya kadar bu böyle devam etti. İskenderpaşa’daki son sohbeti 4 Mayıs 1997 pazar günü oldu.
COŞAN, derse besmele ve hamdele ile başlardı. Arkasından, “Kitapların en efdali Allah’ın kitabıdır, yolların en faziletlisi Peygamber (s.a.s.)’in yoludur. Sonradan uydurulan şeyler bid’attir. Her bid’at dalâlettir. Her dalâlet ve dalâlet sahibi cehenneme gider.” anlamındaki Arapça giriş cümlelerini söylerdi. Sonra, sıradaki ilk hadisin Arapça metnini okurdu.

Ondan sonra okunan kitap hakkında kısa bilgi verir; hadislerin okunmasına ve izahına geçmeden önce, başta Peygamber (s.a.s.) Efendimiz olmak üzere cümle enbiyânın, evliyânın, sülehànın; sâdât ve meşâyih-i kiramın ruhları için; kitabın müellifinin ve bu kitabın içindeki hadis-i şeriflerin bizlere kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan ulemânın, râvilerin ruhları için; caminin bânisi İskender Paşa’nın ruhu için; bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere oraya gelmiş olan kimselerin ahirete irtihal etmiş olan cümle yakınlarının ruhları için ve Mehmed Zahid KOTKU Hazretleri’nin ruhu için, bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okunmasını isterdi.

Daha sonra, sıradaki hadis-i şerifin Arapça metnini okuyup, kelime kelime izahına geçerdi. Konuyla ilgili ayet-i kerimeler ve diğer hadis-i şeriflerle meseleyi bir güzel açıklardı. Sade ve anlaşılır bir Türkçe kullanırdı. Konunun iyi anlaşılması için misaller, hatıralar anlatır; şiirlere, Farsça ve Arapça beyitlere yer verirdi.

COŞAN, ilk yıllarda her sohbette 8-10 hadis-i şerif okuyup izah ederdi, sohbet süresi bir saati geçmezdi. Son yıllarda bu sayı 3’e kadar düşmüş, izah için daha çok vakit ayrılmış, sohbet süresi bir saati biraz aşmaya başlamıştı.

Sohbetin sonunda mutlaka Hatm-i Hàcegân yaptırırdı. Bazen, intisab etmek isteyenler için zikir dersi tarifi yapardı. Eğer vakit müsaitse, küçük notlarla soru gönderenlerin sorularına cevap verirdi.

Sohbetlere öncelikle gençler, öğrenciler, okumuş kimseler gelirlerdi. Fakat her yaştan ve her kesimden insana rastlamak mümkündü. Zamanla ilgi arttığı için, caminin etrafındaki evler satın alınarak cami genişletilmiş; hanımların ve erkeklerin sohbetleri takip edebilmesi için mekânlar yapılmıştır.

İskenderpaşa Camii’ndeki sohbetler, ilk yıllardan beri teyp kasetlerine kayıt edilmiştir. 1987’den sonra görüntülü video kayıtları yapılmıştır.

b. Ankara Özelif Camii Sohbetleri (1982-1996)

COŞAN, Mehmed Zâhid KOTKU Hz. vefat edip, irşad görevi kendisine intikal ettikten sonra, Ankara’da da hadis dersleri başlattı (1982). İlk önce çarşamba günleri evinin yanındaki Muradiye Camii’nde, daha sonra perşembe akşamları Özelif Camii’nde hadis dersi yapmaya başladı. Bir ara cumartesi günleri yapıldı. Emekli olup da Ankara’dan ayrıldıkları 1987 yılına kadar bu dersler devam etti. 1987’den sonra ise, her ayın ilk perşembe akşamı Ankara’ya gelip, bu hadis derslerini ayda bir yapmaya devam etti.

c. Sapanca Sohbetleri (1987-1989)

COŞAN emekli olduktan sonra Sapanca’ya yerleşmiştir. Orada oturdukları yıllarda (1987-1989), evinin yakınındaki Yüzevler Camii’nde cumartesi günleri, ikindiden sonra Muhtâru’l-Ehàdîs isimli kitaptan hadis dersleri yapmıştır.

Muhtâru’l-Ehâdîs kitabı muteber hadis kitaplarından seçilmiş ve ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmış bin dört yüz kadar hadis ihtivâ etmektedir. Mısırlı alim Seyyid Ahmed el-Hâşimî (1878-1943) tarafından hazırlanmıştır. Türkçe’ye muhtelif tercümeleri yapılmıştır.

d. Anadolu’da Sohbetler

COŞAN, Türkiye’de bulunduğu 1980-1997 yılları arasında sık sık Anadolu’da seyahatler yaparlardı. Gittikleri illerde, uygun camilerde, halka açık hadis dersleri yapmıştır. Eskişehir, Bursa, İzmir, Antalya, Adapazarı, Konya, Edirne gibi illerde sohbetler yapılmış hadis sohbetleri mevcuttur.

e. Ev Sohbetleri
Doğum, ölüm, düğün, sünnet vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği evlerde; kahvaltı vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği öğrenci evlerinde mutlaka yarım saat - 45 dakika civarında bir hadis sohbeti yaparlardı.

Râbıta-ı Mürşid Şirk Midir?, Bir İnsanın Nişanlısıyla Telefonla Konuşmasında Bir Mahsur Var Mıdır?, Müridin | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Her Hak Sahibine Hakkını Ver! (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

4 Safer 1408 / 27.09.1987
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Hadis sohbetlerini 5 aşamada özetleyebiliriz.

a. İskenderpaşa Camii Sohbetleri (1977-1997)

Mehmed Zâhid KOTKU Hz. görevli oldukları İskenderpaşa Camii’nde, her pazar günü ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika Râmûzü’l-Ehàdis’ten hadis okuyup izah ederdi. 1977 yılının ilkbaharından itibaren bu dersler Mahmud Es’ad COŞAN tarafından yapılır oldu.

COŞAN, o yıllarda Ankara’da oturuyordu. Her hafta sonu İstanbul’a geliyor, pazar günkü hadis dersini yapıp geri dönüyordu. Tatillerde ve müsait zamanlarında cuma namazından önce de sohbet ettiği olurdu. Önemli bir engel olmadıkça, bu böyle devam etti.

13 Kasım 1980’de Mehmed Zâhid KOTKU Hazretleri’nin vefatından sonra da İskenderpaşa’daki dersler aynen devam etti. Hac veya başka bir seyahat nedeniyle yurtdışında olduğu zamanların dışında önemli bir aksama olmadı. 1997 Mayısında yurtdışına çıkıncaya kadar bu böyle devam etti. İskenderpaşa’daki son sohbeti 4 Mayıs 1997 pazar günü oldu.
COŞAN, derse besmele ve hamdele ile başlardı. Arkasından, “Kitapların en efdali Allah’ın kitabıdır, yolların en faziletlisi Peygamber (s.a.s.)’in yoludur. Sonradan uydurulan şeyler bid’attir. Her bid’at dalâlettir. Her dalâlet ve dalâlet sahibi cehenneme gider.” anlamındaki Arapça giriş cümlelerini söylerdi. Sonra, sıradaki ilk hadisin Arapça metnini okurdu.

Ondan sonra okunan kitap hakkında kısa bilgi verir; hadislerin okunmasına ve izahına geçmeden önce, başta Peygamber (s.a.s.) Efendimiz olmak üzere cümle enbiyânın, evliyânın, sülehànın; sâdât ve meşâyih-i kiramın ruhları için; kitabın müellifinin ve bu kitabın içindeki hadis-i şeriflerin bizlere kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan ulemânın, râvilerin ruhları için; caminin bânisi İskender Paşa’nın ruhu için; bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere oraya gelmiş olan kimselerin ahirete irtihal etmiş olan cümle yakınlarının ruhları için ve Mehmed Zahid KOTKU Hazretleri’nin ruhu için, bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okunmasını isterdi.

Daha sonra, sıradaki hadis-i şerifin Arapça metnini okuyup, kelime kelime izahına geçerdi. Konuyla ilgili ayet-i kerimeler ve diğer hadis-i şeriflerle meseleyi bir güzel açıklardı. Sade ve anlaşılır bir Türkçe kullanırdı. Konunun iyi anlaşılması için misaller, hatıralar anlatır; şiirlere, Farsça ve Arapça beyitlere yer verirdi.

COŞAN, ilk yıllarda her sohbette 8-10 hadis-i şerif okuyup izah ederdi, sohbet süresi bir saati geçmezdi. Son yıllarda bu sayı 3’e kadar düşmüş, izah için daha çok vakit ayrılmış, sohbet süresi bir saati biraz aşmaya başlamıştı.

Sohbetin sonunda mutlaka Hatm-i Hàcegân yaptırırdı. Bazen, intisab etmek isteyenler için zikir dersi tarifi yapardı. Eğer vakit müsaitse, küçük notlarla soru gönderenlerin sorularına cevap verirdi.

Sohbetlere öncelikle gençler, öğrenciler, okumuş kimseler gelirlerdi. Fakat her yaştan ve her kesimden insana rastlamak mümkündü. Zamanla ilgi arttığı için, caminin etrafındaki evler satın alınarak cami genişletilmiş; hanımların ve erkeklerin sohbetleri takip edebilmesi için mekânlar yapılmıştır.

İskenderpaşa Camii’ndeki sohbetler, ilk yıllardan beri teyp kasetlerine kayıt edilmiştir. 1987’den sonra görüntülü video kayıtları yapılmıştır.

b. Ankara Özelif Camii Sohbetleri (1982-1996)

COŞAN, Mehmed Zâhid KOTKU Hz. vefat edip, irşad görevi kendisine intikal ettikten sonra, Ankara’da da hadis dersleri başlattı (1982). İlk önce çarşamba günleri evinin yanındaki Muradiye Camii’nde, daha sonra perşembe akşamları Özelif Camii’nde hadis dersi yapmaya başladı. Bir ara cumartesi günleri yapıldı. Emekli olup da Ankara’dan ayrıldıkları 1987 yılına kadar bu dersler devam etti. 1987’den sonra ise, her ayın ilk perşembe akşamı Ankara’ya gelip, bu hadis derslerini ayda bir yapmaya devam etti.

c. Sapanca Sohbetleri (1987-1989)

COŞAN emekli olduktan sonra Sapanca’ya yerleşmiştir. Orada oturdukları yıllarda (1987-1989), evinin yakınındaki Yüzevler Camii’nde cumartesi günleri, ikindiden sonra Muhtâru’l-Ehàdîs isimli kitaptan hadis dersleri yapmıştır.

Muhtâru’l-Ehâdîs kitabı muteber hadis kitaplarından seçilmiş ve ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmış bin dört yüz kadar hadis ihtivâ etmektedir. Mısırlı alim Seyyid Ahmed el-Hâşimî (1878-1943) tarafından hazırlanmıştır. Türkçe’ye muhtelif tercümeleri yapılmıştır.

d. Anadolu’da Sohbetler

COŞAN, Türkiye’de bulunduğu 1980-1997 yılları arasında sık sık Anadolu’da seyahatler yaparlardı. Gittikleri illerde, uygun camilerde, halka açık hadis dersleri yapmıştır. Eskişehir, Bursa, İzmir, Antalya, Adapazarı, Konya, Edirne gibi illerde sohbetler yapılmış hadis sohbetleri mevcuttur.

e. Ev Sohbetleri
Doğum, ölüm, düğün, sünnet vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği evlerde; kahvaltı vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği öğrenci evlerinde mutlaka yarım saat - 45 dakika civarında bir hadis sohbeti yaparlardı.

Râbıta-ı Mürşid Şirk Midir?, Bir İnsanın Nişanlısıyla Telefonla Konuşmasında Bir Mahsur Var Mıdır?, Müridin | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Konuşma Metni

Bazıları Râbıta-ı mürşide karşı çıkıyorlar bazıları da bunu şirk ve küfürle itham ediyorlar. Bazıları Râbıta-ı mürşide karşı çıkıyorlar bazıları da bunu şirk ve küfürle itham ediyorlar.

Doğru değildir. Doğru değildir. Hâlid-i Bağdâdî Efendimiz Râbıta-ı Şerîf Risâlesi diye bir müstakil risale bile yazmıştır.Hâlid-i Bağdâdî Efendimiz Râbıta-ı Şerîf Risâlesi diye bir müstakil risale bile yazmıştır. Bu tür fikirlerin yanlışlığını anlatmak için güzel güzel izahlarda bulunmuştur; orada bilgiler vardır.Bu tür fikirlerin yanlışlığını anlatmak için güzel güzel izahlarda bulunmuştur; orada bilgiler vardır. Arkadaşlar o Râbıta-ı Şerîf Risâlesi'ne bakabilirler.Arkadaşlar o Râbıta-ı Şerîf Risâlesi'ne bakabilirler. İnsanın gözlerini kapatıp da sevdiğini hayaline getirmesi yasak değildir,İnsanın gözlerini kapatıp da sevdiğini hayaline getirmesi yasak değildir, zararlı değildir, günah değildir; faydalıdır, sevaplıdır. zararlı değildir, günah değildir; faydalıdır, sevaplıdır. Peygamber Efendimiz'in hayali Ebû Bekir es-Sıddîk Efendimiz'in gözünden hiç gitmezmiş.Peygamber Efendimiz'in hayali Ebû Bekir es-Sıddîk Efendimiz'in gözünden hiç gitmezmiş. Hatta "Resûlullah Efendimiz'in hayali gözümün önünde." diye yatamazmış, kalkamazmış, ayak uzatamazmış; rahatsız olurmuş. Hatta "Resûlullah Efendimiz'in hayali gözümün önünde." diye yatamazmış, kalkamazmış, ayak uzatamazmış; rahatsız olurmuş. Onun için bu sözü söyleyen kardeşlerimiz o iddiacılara bunları söylesinler, Onun için bu sözü söyleyen kardeşlerimiz o iddiacılara bunları söylesinler, o eserden de yararlansınlar. o eserden de yararlansınlar. Bir de şimdi üniversitede hazırlanmış bir kitap var.Bir de şimdi üniversitede hazırlanmış bir kitap var. Bu iddiaların yersizliğini, bizim mezhebimize göre bu konudaki gerçekleri anlatan bir kitap.Bu iddiaların yersizliğini, bizim mezhebimize göre bu konudaki gerçekleri anlatan bir kitap. Onu da alırlar, okurlar inşaallah; orada delillerini de görürler. Onu da alırlar, okurlar inşaallah; orada delillerini de görürler.

Efendim, bir insanın nişanlısıyla telefonla konuşmasında bir mahsur var mıdır? Efendim, bir insanın nişanlısıyla telefonla konuşmasında bir mahsur var mıdır?

Yoktur; konuşur, mektuplaşır. Mahsur yoktur. Yoktur; konuşur, mektuplaşır. Mahsur yoktur.

8 yaşındaki çocuğuma nazar değdiği kanaatindeyim. 8 yaşındaki çocuğuma nazar değdiği kanaatindeyim.

Kulhüvallah, Kul eûzu bi-rabbil-felak, Kul eûzu bi-rabbin-nâs ve Fâtihâ sûrelerini okusun. Kulhüvallah, Kul eûzu bi-rabbil-felak, Kul eûzu bi-rabbin-nâs ve Fâtihâ sûrelerini okusun. Allah korusun. Hiçbir şey olmaz, evelallah. Allah korusun. Hiçbir şey olmaz, evelallah.

Müridin mürşidinin muhabbetini sağlaması nasıl olur? Müridin mürşidinin muhabbetini sağlaması nasıl olur?

Bu iki türlü anlaşılacak bir cümle olmuş: "Acaba ne yaparsam mürşidim beni daha çok sever?" diyeBu iki türlü anlaşılacak bir cümle olmuş: "Acaba ne yaparsam mürşidim beni daha çok sever?" diye soruyorsa Peygamber Efendimiz'e en güzel tarzda uyduğu zaman en çok sevilir. soruyorsa Peygamber Efendimiz'e en güzel tarzda uyduğu zaman en çok sevilir. Kusurları çok yaptığı zaman sevilmez. Onun için Peygamber Efendimiz'in sünnetine uysun. Kusurları çok yaptığı zaman sevilmez. Onun için Peygamber Efendimiz'in sünnetine uysun. Kendisinde mürşidine karşı bir muhabbet hâsıl olmasını istiyorsa rabıtaya dikkat etmesi lazım. Kendisinde mürşidine karşı bir muhabbet hâsıl olmasını istiyorsa rabıtaya dikkat etmesi lazım.

"Allah, mü'minlerin canını cennet karşılığında satın almıştır." âyet-i kerîmesine göre "Allah, mü'minlerin canını cennet karşılığında satın almıştır." âyet-i kerîmesine göre nasıl hareket etmemiz gerekir? nasıl hareket etmemiz gerekir?

Biliyorsunuz Tevbe sûresinde Allahu Teâlâ hazretleri buyuyor ki: Biliyorsunuz Tevbe sûresinde Allahu Teâlâ hazretleri buyuyor ki:

İnna'l-lâhe'şterâ mine'l-mü'minîne enfusehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümü'l-cenneh. İnna'l-lâhe'şterâ mine'l-mü'minîne enfusehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümü'l-cenneh. "Allah; cennet mukabilinde, cenneti vermek üzere müslümanlardan mallarını, canlarını satın aldı.""Allah; cennet mukabilinde, cenneti vermek üzere müslümanlardan mallarını, canlarını satın aldı." "Verin canınızı malınızı; ben de size cenneti vereyim." diye bir alış veriş."Verin canınızı malınızı; ben de size cenneti vereyim." diye bir alış veriş. Bunun için ne yapmak lazım? Allah yolunda cihat etmek lazım. Bunun için ne yapmak lazım? Allah yolunda cihat etmek lazım.

Yükâtilûne fî-sebîli'l-lâhi fe-yaktulûne ve yuktelûn. "Öldürürler ölürler." Nasip artık…Yükâtilûne fî-sebîli'l-lâhi fe-yaktulûne ve yuktelûn. "Öldürürler ölürler." Nasip artık… Allah yolunda cihat etmek lazım.Allah yolunda cihat etmek lazım. Böyle olursa Allah cennetine dâhil eder, yolunda çalışanları hayra ulaştırır. Böyle olursa Allah cennetine dâhil eder, yolunda çalışanları hayra ulaştırır.

Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2