Namaz Vakitleri

13 Muharrem 1446
19 Temmuz 2024
İmsak
03:48
Güneş
05:40
Öğle
13:15
İkindi
17:13
Akşam
20:40
Yatsı
22:24
Detaylı Arama

İyiliği Emretme, Kötülüğü Engelleme

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

3 Cemâziye'l-Âhir 1421 / 01.09.2000
AKRA- Mekke

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Ak-Radyo’da cuma günleri düzenli olarak konuşmalar yapmıştır. 31 Mart 1993’te başlayıp, vefatından önceki son cuma günü olan, 2 Şubat 2001’e kadar devam eden bu sohbetlerde, hocamız genellikle Râmûzül-Ehâdis’ten, bazen de Muhtârü’l-Ehâdis’ten veya Riyâzu’s-Sâlihîn’den bir miktar hadis-i şerif okuyup, izah etmiştir.

İçinde bulunulan zamanın, ayın, günlerin ihyâ edilmesiyle ilgili bilgiler vermiş ve hatırlatmalarda bulunmuştur. Ayrıca ülkemizi ve insanımızı ilgilendiren güncel konulara temas ettiği de görülmüştür.

Genellikle yurtdışında seyahatte olduğu için çoğu zaman bulunduğu yerden de bahsetmiştir.

Sekiz yıl içerisinde toplam 313 adet sohbet yapmışlardır.
Kötülüğü Engelleme Görevi, Yöneticinin Sorumluluğu, Ölen Herkesin Pişman Olması, | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Konuşma Metni

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh

Cumanız mübarek olsun.Cumanız mübarek olsun. Allahu Teâlâ hazretleri nice cumalara, mübarek günlere sağlıkla, âfiyetle eriştirsin.Allahu Teâlâ hazretleri nice cumalara, mübarek günlere sağlıkla, âfiyetle eriştirsin. İslâm'ı ve müslümanları aziz kılsın; kötü insanları, zalimleri, fâsıkları, fâcirleri ıslah etsin.İslâm'ı ve müslümanları aziz kılsın; kötü insanları, zalimleri, fâsıkları, fâcirleri ıslah etsin. Islahı mümkün olmayanlara Kendisi ne muamele edeceğini bilir; bizi şerlilerin şerrinden korusun… Islahı mümkün olmayanlara Kendisi ne muamele edeceğini bilir; bizi şerlilerin şerrinden korusun…

İbnün-Neccar'ın Cerîr radıyallahu anh'ten rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfle sohbetime başlamak istiyorum. İbnün-Neccar'ın Cerîr radıyallahu anh'ten rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfle sohbetime başlamak istiyorum.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

Mâ min ehadin yekûnü fî kavmin ya'melü fîhim bil-meâsî yakdirûneMâ min ehadin yekûnü fî kavmin ya'melü fîhim bil-meâsî yakdirûne alâ en yugayyirû aleyh, illâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû. alâ en yugayyirû aleyh, illâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû.

Sadaka rasûlullâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl. Sadaka rasûlullâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Bu hadîs-i şerîf kişi ve toplumla ilgili; kişinin toplumla ilişkileriyle, davranışlarıyla ilgili. Bu hadîs-i şerîf kişi ve toplumla ilgili; kişinin toplumla ilişkileriyle, davranışlarıyla ilgili.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar: Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyorlar:

Mâ min ehadin; "Hiç bir kişi yoktur ki",Mâ min ehadin; "Hiç bir kişi yoktur ki", yekûnü fî kavmi; "bir kavmin içinde, bir insan topluluğunun içinde de yer alan hiç bir kişi yoktur ki",yekûnü fî kavmi; "bir kavmin içinde, bir insan topluluğunun içinde de yer alan hiç bir kişi yoktur ki", ya'melü fîhim bil-meâsî; "o topluluğun içinde Allah'ın yasakladığı isyanlar, günahlar işleniyor.ya'melü fîhim bil-meâsî; "o topluluğun içinde Allah'ın yasakladığı isyanlar, günahlar işleniyor. Meâsî, ma'sıyet kelimesinin çoğulu; ma'sıyet de isyan kelimesiyle aynı kökten…Meâsî, ma'sıyet kelimesinin çoğulu; ma'sıyet de isyan kelimesiyle aynı kökten… İsyan, fî'lan vezninde masdar; ma'siyet de masdar-ı mîmisi.İsyan, fî'lan vezninde masdar; ma'siyet de masdar-ı mîmisi. İkisi de, netice itibariyle Allah'ın emrine karşı gelmek, dolayısıyla günah demek oluyor.İkisi de, netice itibariyle Allah'ın emrine karşı gelmek, dolayısıyla günah demek oluyor. Ama birtakım bölgelerin, birtakım toplulukların genel yönetime isyan etmesi değil deAma birtakım bölgelerin, birtakım toplulukların genel yönetime isyan etmesi değil de kulun Allah'ın emrini tutmayıp Allah'a karşı gelmesi,kulun Allah'ın emrini tutmayıp Allah'a karşı gelmesi, ona isyan etmesi; dolayısıyla günah mânasına geliyor. ona isyan etmesi; dolayısıyla günah mânasına geliyor.

Bir kavmin içinde bir insan ve onların arasında günahları işliyor.Bir kavmin içinde bir insan ve onların arasında günahları işliyor. Kavmin içinde, kavmin gördüğü anladığı,Kavmin içinde, kavmin gördüğü anladığı, bildiği şekilde, onların arasında aldırmadan, pervasızca günahları işliyor. bildiği şekilde, onların arasında aldırmadan, pervasızca günahları işliyor.

Yakdirûne alâ en yugayyirû aleyhi;Yakdirûne alâ en yugayyirû aleyhi; "Bu günahı işleyen kişiyi de kavim değiştirmeye muktedir,"Bu günahı işleyen kişiyi de kavim değiştirmeye muktedir, yani engellemeye muktedir, men edebilirler ama men etmiyorlar.yani engellemeye muktedir, men edebilirler ama men etmiyorlar. Kişinin günah işlemesine aldırış etmiyorlar ve durdurmuyorlar.Kişinin günah işlemesine aldırış etmiyorlar ve durdurmuyorlar. Günah işlemesini engellemiyorlar."Günah işlemesini engellemiyorlar." İllâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû; "O toplum âhirete göçmeden evvel, ölmeden evvel,İllâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû; "O toplum âhirete göçmeden evvel, ölmeden evvel, o toplumun fertlerinin hepsi Allah'ın bir kahrına, ikâbına, cezasına dünyada da mâruz kalırlar. o toplumun fertlerinin hepsi Allah'ın bir kahrına, ikâbına, cezasına dünyada da mâruz kalırlar. Allah onlara dünyada da bir ceza verir." Allah onlara dünyada da bir ceza verir."

Burada mesele şu: Kavim aslında kötülüğü işlemiyor.Burada mesele şu: Kavim aslında kötülüğü işlemiyor. Diyelim ki kavim İslâmî bir toplum.Diyelim ki kavim İslâmî bir toplum. İçlerinde bir adam var; aralarından çıkmış, beriden veya uzaktan gelmiş bir kimse…İçlerinde bir adam var; aralarından çıkmış, beriden veya uzaktan gelmiş bir kimse… Bu birtakım günahlar işliyor.Bu birtakım günahlar işliyor. Topluluk istese ona, "Yapma, ayıptır, günahtır, yanlış yapıyorsun!.." diyebilecekTopluluk istese ona, "Yapma, ayıptır, günahtır, yanlış yapıyorsun!.." diyebilecek ama demiyor, aldırmıyorlar.ama demiyor, aldırmıyorlar. Belki "bir kişidir" diye önemsemiyorlar veyahut da günah işlenmesindenBelki "bir kişidir" diye önemsemiyorlar veyahut da günah işlenmesinden herhangi bir tedirginlik duymadıkları için karışmıyorlar, müsamaha ediyorlar.herhangi bir tedirginlik duymadıkları için karışmıyorlar, müsamaha ediyorlar. Hangi sebeple ise engellemiyorlar.Hangi sebeple ise engellemiyorlar. Ama engellemek isteseler, "Yapma!" deseler yaptırmayacaklar. Engelleyebilecekler ama engellemiyorlar… Ama engellemek isteseler, "Yapma!" deseler yaptırmayacaklar. Engelleyebilecekler ama engellemiyorlar…

O zaman Allah bu engellemeyen kavme, insanlara, günahı işlemedikleri haldeO zaman Allah bu engellemeyen kavme, insanlara, günahı işlemedikleri halde günahı engellemedikleri, günah işleyeni alıkoymadıkları, men etmedikleri içingünahı engellemedikleri, günah işleyeni alıkoymadıkları, men etmedikleri için onlara ölmeden evvel bir ilâhî cezayı gönderir. onlara ölmeden evvel bir ilâhî cezayı gönderir.

Buradan şunu görüyoruz; bu konuda pek çok hadîs-i şerîf var:Buradan şunu görüyoruz; bu konuda pek çok hadîs-i şerîf var: bir müslüman, toplumuyla ilgilenir, toplumun düzeniyle, temizliğiyle, yönetimiyle ilgilenir… bir müslüman, toplumuyla ilgilenir, toplumun düzeniyle, temizliğiyle, yönetimiyle ilgilenir…

Biz dergiler çıkarttığımız zaman -tabii dergilerimizin dinî bilgileri vermek konusunuBiz dergiler çıkarttığımız zaman -tabii dergilerimizin dinî bilgileri vermek konusunu en önemli konu olarak öne aldığı muhakkak- ama tabii ülkenin çeşitli meseleleriyle karşılaştığımızdaen önemli konu olarak öne aldığı muhakkak- ama tabii ülkenin çeşitli meseleleriyle karşılaştığımızda onlara ait "İslâm'ın hükmü nedir, Kur'an'ın emri nedir?onlara ait "İslâm'ın hükmü nedir, Kur'an'ın emri nedir? Peygamber Efendimiz'in bu konuda hadîs-i şerîfleri var mıdır, tavsiyesi nasıldır?.." diyePeygamber Efendimiz'in bu konuda hadîs-i şerîfleri var mıdır, tavsiyesi nasıldır?.." diye fikir yürütüyor ve konuşuyorduk.fikir yürütüyor ve konuşuyorduk. Bize hasım dergilerden; haftalık, aylık siyâsî dergilerden itiraz geliyordu.Bize hasım dergilerden; haftalık, aylık siyâsî dergilerden itiraz geliyordu. Sözlü ve yazılı tarizler geliyordu: Sözlü ve yazılı tarizler geliyordu:

"Siz madem dindarsınız, dindar kişilersiniz, dinî dergiler çıkartıyorsunuz;"Siz madem dindarsınız, dindar kişilersiniz, dinî dergiler çıkartıyorsunuz; dünya işlerine ne karışıyorsunuz?!." diyorlardı. dünya işlerine ne karışıyorsunuz?!." diyorlardı.

Bu, İslâm'ı bilmediklerinden kaynaklanan bir yanlış itiraz…Bu, İslâm'ı bilmediklerinden kaynaklanan bir yanlış itiraz… Çünkü İslâm, insanın sadece bir yönüyle, sadece ibadetiyle ilgilenen bir din değil!Çünkü İslâm, insanın sadece bir yönüyle, sadece ibadetiyle ilgilenen bir din değil! Yani ibadet dediğimiz fiilleri, işleri yapsın; sadece namaz kılsın, sadece oruç tutsun, hacca gitsin...Yani ibadet dediğimiz fiilleri, işleri yapsın; sadece namaz kılsın, sadece oruç tutsun, hacca gitsin... Sadece bununla ilgilenen bir din değil.Sadece bununla ilgilenen bir din değil. İslâm hayata yeni bir görüş, yeni bir yorum getiriyor, insana yeni bir hayat tarzı teklif ediyor. İslâm hayata yeni bir görüş, yeni bir yorum getiriyor, insana yeni bir hayat tarzı teklif ediyor.

Diyor ki: "İnsanların hepsi tarağın dişleri gibi Allah katında eşittir.Diyor ki: "İnsanların hepsi tarağın dişleri gibi Allah katında eşittir. Ne siyahın beyaza üstünlüğü vardır, ne beyazın siyaha üstünlüğü vardır. Ne siyahın beyaza üstünlüğü vardır, ne beyazın siyaha üstünlüğü vardır. Ne Arab'ın Acem'e üstünlüğü vardır, ne Acem'in Arab'a üstünlüğü vardır. İnsanlar eşittir.Ne Arab'ın Acem'e üstünlüğü vardır, ne Acem'in Arab'a üstünlüğü vardır. İnsanlar eşittir. Hz. Âdem'in evlatlarıdır. Hz. Âdem de topraktandır.Hz. Âdem'in evlatlarıdır. Hz. Âdem de topraktandır. Asılları topraktan, yani hepsi eşittir.Asılları topraktan, yani hepsi eşittir. Birisi ötekisine zulüm etmemeli, baskı yapmamalı, hakkını çiğnememeli!.." Birisi ötekisine zulüm etmemeli, baskı yapmamalı, hakkını çiğnememeli!.."

İslâm'ın en önde durduğu hususlardan birisi zulmü engellemektir.İslâm'ın en önde durduğu hususlardan birisi zulmü engellemektir. İnsana en çok, "Zulüm yapmayın!" diye zulmü yapmamayı tavsiye eder. İnsana en çok, "Zulüm yapmayın!" diye zulmü yapmamayı tavsiye eder.

Zulüm insanın her türlü haksızlığıdır. Her türlü haksızlığa zulüm denir.Zulüm insanın her türlü haksızlığıdır. Her türlü haksızlığa zulüm denir. Yani odanın içinde, kendi başına hiç kimse yokken hatalı bir iş yapsa bile; ikinci bir şahıs yok,Yani odanın içinde, kendi başına hiç kimse yokken hatalı bir iş yapsa bile; ikinci bir şahıs yok, ezilen, baskı altında kalan, canı yanan ikinci bir şahıs yok;ezilen, baskı altında kalan, canı yanan ikinci bir şahıs yok; tek başına odada bir günah işlese bile o yine zalimdir, kendi nefsine zulmetmiştir. Neden? tek başına odada bir günah işlese bile o yine zalimdir, kendi nefsine zulmetmiştir.

Neden?

Kötü kul olduğundan! Âhirette cezasını çekecektir, kendisini mahvediyordur.Kötü kul olduğundan! Âhirette cezasını çekecektir, kendisini mahvediyordur. Onun için zâlimün li-nefsihî oluyor.Onun için zâlimün li-nefsihî oluyor. Kendisine karşı zulmeden ikinci bir şahıs olmadığı halde, dağ başında çoban olsa bileKendisine karşı zulmeden ikinci bir şahıs olmadığı halde, dağ başında çoban olsa bile kendisine karşı bir günah işlediği zaman o da zalim olmuş oluyor. kendisine karşı bir günah işlediği zaman o da zalim olmuş oluyor.

İslâm zulmü istemiyor.İslâm zulmü istemiyor. En tabii sıralama; bölen sırasına göre sıralamamız gerekirse İslâm ilk önce doğru inancı istiyor.En tabii sıralama; bölen sırasına göre sıralamamız gerekirse İslâm ilk önce doğru inancı istiyor. Şirki, yani putlara vesaireye tapıp Allah'a şerik koşmayı şiddetle reddediyor.Şirki, yani putlara vesaireye tapıp Allah'a şerik koşmayı şiddetle reddediyor. Kur'ân-ı Kerîm buyuruyor ki; İnneş-şirke lezulmün azîm. "Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür." Kur'ân-ı Kerîm buyuruyor ki;

İnneş-şirke lezulmün azîm. "Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür."

İslâm, itikattaki bir yanlışlığı da zulüm olarak tarif ediyor.İslâm, itikattaki bir yanlışlığı da zulüm olarak tarif ediyor. Çünkü gerçekten ondan bir sürü başka zulümler çıkıyor.Çünkü gerçekten ondan bir sürü başka zulümler çıkıyor. Adam sapıttığı için yanlış kurallardan dolayı karısını götürüyor mâbedde yakıyor,Adam sapıttığı için yanlış kurallardan dolayı karısını götürüyor mâbedde yakıyor, "Tanrıya kurban ediyorum!" diyor. "Tanrıya kurban ediyorum!" diyor. Kavmin içinden seçilmiş en güzel kızı Nil nehrine atıyorlar,Kavmin içinden seçilmiş en güzel kızı Nil nehrine atıyorlar, "Nil nehri bize kızma, al sana bir kız veriyoruz!" diyorlar vs."Nil nehri bize kızma, al sana bir kız veriyoruz!" diyorlar vs. Yani batıl bir inançtan bir sürü toplumsal suçlar, günahlar, haksızlıklar çıktığı içinYani batıl bir inançtan bir sürü toplumsal suçlar, günahlar, haksızlıklar çıktığı için puta tapmak, yanlış inanç, çok büyük bir zulüm oluyor. puta tapmak, yanlış inanç, çok büyük bir zulüm oluyor.

Cenâb-ı Hak erhamür-rahimîn olduğundan kullara rahmetiyle muamele ediyor.Cenâb-ı Hak erhamür-rahimîn olduğundan kullara rahmetiyle muamele ediyor. Ve rahmetine aykırı işlerin yapılmasına rıza göstermiyor. Ve rahmetine aykırı işlerin yapılmasına rıza göstermiyor.

Onun için önce itikad doğru olacak!Onun için önce itikad doğru olacak! Ondan sonra kişilere zulmedilmeyecek, kimse kimseye zulmetmeyecek.Ondan sonra kişilere zulmedilmeyecek, kimse kimseye zulmetmeyecek. Hakkaniyet olacak, adalet olacak; zulüm olmayacak!.. Bunu emrediyor.Hakkaniyet olacak, adalet olacak; zulüm olmayacak!.. Bunu emrediyor. Ondan sonra, kişilerin birbirleriyle muamelesinde dürüstlük olacak; sözü, özü doğru olacak.Ondan sonra, kişilerin birbirleriyle muamelesinde dürüstlük olacak; sözü, özü doğru olacak. Allah'ın kendisini gördüğünü, bir gün mahkeme-i kübrâda hesap vereceğini düşünerek hareket edecek.Allah'ın kendisini gördüğünü, bir gün mahkeme-i kübrâda hesap vereceğini düşünerek hareket edecek. Her şeyi vicdanına danışarak, elini vicdanına koyarak insafla, adaletle halledecek. Bunu emrediyor. Her şeyi vicdanına danışarak, elini vicdanına koyarak insafla, adaletle halledecek. Bunu emrediyor.

Kuvvetli ve çok yönlü temizliği emrediyor.Kuvvetli ve çok yönlü temizliği emrediyor. İtikadın temizliği, gönlün temizliği, bedenin temizliği, çevrenin temizliği... Çeşit çeşit... İtikadın temizliği, gönlün temizliği, bedenin temizliği, çevrenin temizliği... Çeşit çeşit... İslâm'ın o kadar güzel prensipleri, esasları, tavsiye ettiği öğütleri var ki saysak, İslâm'ın o kadar güzel prensipleri, esasları, tavsiye ettiği öğütleri var ki saysak, ulaştırabilsek, anlatabilsek bütün cihan halkı müslüman olur!ulaştırabilsek, anlatabilsek bütün cihan halkı müslüman olur! Ama biz müslümanlar bu cevheri güzel anlatamadığımız için "Müşteri yok!" diyoruzAma biz müslümanlar bu cevheri güzel anlatamadığımız için "Müşteri yok!" diyoruz ve insanlar maalesef yanlış yanlış inançlara kapılıyorlar.ve insanlar maalesef yanlış yanlış inançlara kapılıyorlar. Bazen bir sapık insan bunları derliyor, topluyor; üç yüzünü, beş yüzünü bir ormana götürüyor.Bazen bir sapık insan bunları derliyor, topluyor; üç yüzünü, beş yüzünü bir ormana götürüyor. Kendilerini yakıyorlar; hepsi intihar ediyor. Kendilerini yakıyorlar; hepsi intihar ediyor. İşte buyurun; batıl bir inancınİşte buyurun; batıl bir inancın ne kadar büyük bir zulüm meydana getirdiğinin yirminci yüzyıldaki misali... ne kadar büyük bir zulüm meydana getirdiğinin yirminci yüzyıldaki misali...

Bir: Müslüman kendisine zulmetmeyecek! Bir: Müslüman kendisine zulmetmeyecek!

İkincisi: Toplumda başkasının zulüm etmesine de meydan vermeyecek.İkincisi: Toplumda başkasının zulüm etmesine de meydan vermeyecek. Zulmün de karşısına çıkacak.Zulmün de karşısına çıkacak. Müslüman günahın, haramın, haksızlığın, zulmün yapıldığı yerde, onu engellemeye çalışacak. Müslüman günahın, haramın, haksızlığın, zulmün yapıldığı yerde, onu engellemeye çalışacak.

"Hocam, bu böyle senin fantezin midir?"Hocam, bu böyle senin fantezin midir? İslâm'ı güzel göstermek için söylediğin övücü sözler midir? Yokta gerçek mi?" İslâm'ı güzel göstermek için söylediğin övücü sözler midir? Yokta gerçek mi?"

Evet, gerçek! Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'in mealini okusanız,Evet, gerçek! Çünkü Kur'ân-ı Kerîm'in mealini okusanız, "Müslümanın yapması gereken farzlar nelerdir?" diye anlatan kitapların hangisine baksanız,"Müslümanın yapması gereken farzlar nelerdir?" diye anlatan kitapların hangisine baksanız, el-emrü bi'l-ma'ruf ve'nnehyü ani'l-münkerel-emrü bi'l-ma'ruf ve'nnehyü ani'l-münker müslümanların boynunun borcudur, farzdır." diye orada görürsünüz. müslümanların boynunun borcudur, farzdır." diye orada görürsünüz.

el-Emru bi'l-ma'ruf ve'nnehyu ani'l-münker ne demek? el-Emru bi'l-ma'ruf ve'nnehyu ani'l-münker ne demek?

Müslüman iyiliği emredecek, yaptırmaya çalışacak, iyiliği yaymaya çalışacak.Müslüman iyiliği emredecek, yaptırmaya çalışacak, iyiliği yaymaya çalışacak. Kötülüğü de engellemeye, önlemeye çalışacak.Kötülüğü de engellemeye, önlemeye çalışacak. Ya fiilen yaptırtmayacak, ya nasihat olarak söyleyecek ya da gönlüyle buğz edecek kiYa fiilen yaptırtmayacak, ya nasihat olarak söyleyecek ya da gönlüyle buğz edecek ki bu da imanın en aşağı derecesi! Çünkü imanını bile ortaya koyamıyor… bu da imanın en aşağı derecesi! Çünkü imanını bile ortaya koyamıyor…

Kendisi zulmetmeyecek ama başkası zulmederse ona da müsaade etmeyecek.Kendisi zulmetmeyecek ama başkası zulmederse ona da müsaade etmeyecek. Kendisi günah işlemeyecek ama başkasının da günah işlemesine izin vermeyecek.Kendisi günah işlemeyecek ama başkasının da günah işlemesine izin vermeyecek. Bir şefkatli baba, çocuğunun sigaraya alışmasını nasıl istemiyorsa, içkiye alışmasını istemiyorsa,Bir şefkatli baba, çocuğunun sigaraya alışmasını nasıl istemiyorsa, içkiye alışmasını istemiyorsa, daha kötüsü; uyuşturucuya alışmasını hiç istemiyorsa; daha kötüsü; uyuşturucuya alışmasını hiç istemiyorsa; bir anne, kızının kötü yollara düşmesini hiç istemiyorsa bunun gibi… bir anne, kızının kötü yollara düşmesini hiç istemiyorsa bunun gibi…

Toplumda bulunan öteki insanlar da bizim Hz. Âdem'den kardeşlerimiz, bütün insanlar kardeş.Toplumda bulunan öteki insanlar da bizim Hz. Âdem'den kardeşlerimiz, bütün insanlar kardeş. Ne kadar güzel, İslâm ne kadar güzel anlatıyor. Kardeşimizin kötülüğünü istemememiz lâzım! Ne kadar güzel, İslâm ne kadar güzel anlatıyor. Kardeşimizin kötülüğünü istemememiz lâzım!

Karşımızda bir kadın varsa ya annedir; annelere hürmet edilir.Karşımızda bir kadın varsa ya annedir; annelere hürmet edilir. Ya birisinin eşidir; eşlere, evlilere saygı gösterilir, hürmet edilir.Ya birisinin eşidir; eşlere, evlilere saygı gösterilir, hürmet edilir. Ya da birisinin kızıdır; kendi kızımızı nasıl korumak isteriz, kız da korunacak, saygı duyulacak bir şey...Ya da birisinin kızıdır; kendi kızımızı nasıl korumak isteriz, kız da korunacak, saygı duyulacak bir şey... Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem böyle anlatıyor.Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem böyle anlatıyor. Yani bütün imkânlarını, kötülük yollarını kapatarak anlatıyor.Yani bütün imkânlarını, kötülük yollarını kapatarak anlatıyor. Kötülük yapamazsın; çünkü ya annedir, ya birisinin eşidir, ya birisinin kızıdır.Kötülük yapamazsın; çünkü ya annedir, ya birisinin eşidir, ya birisinin kızıdır. Sen böyle bir şeyin kendine yapılmasını ister misin? Sen böyle bir şeyin kendine yapılmasını ister misin?

Toplumdaki kardeşlerimizin de kötülük yapmamasına dikkat edeceğiz.Toplumdaki kardeşlerimizin de kötülük yapmamasına dikkat edeceğiz. Peygamber Efendimiz'in nükteli bir hadîs-i şerîfini hatırlayın.Peygamber Efendimiz'in nükteli bir hadîs-i şerîfini hatırlayın. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

"Kardeşinize, yani din kardeşinize zalim de olsa yardım edin, mazlum da olsa yardım edin!" "Kardeşinize, yani din kardeşinize zalim de olsa yardım edin, mazlum da olsa yardım edin!"

Sahâbe-i kirâm derhal öğrenmek maksadıyla soruyorlar: Sahâbe-i kirâm derhal öğrenmek maksadıyla soruyorlar:

"Yâ Resûlallah! Mazlum kardeşimize yardım etmeyi anladık;"Yâ Resûlallah! Mazlum kardeşimize yardım etmeyi anladık; çünkü zulme uğruyor, tabii ona yardım edeceğiz.çünkü zulme uğruyor, tabii ona yardım edeceğiz. Peki zalim kardeşimize nasıl yardım edelim? Yani zulüm kötü değil mi?" Peki zalim kardeşimize nasıl yardım edelim? Yani zulüm kötü değil mi?"

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; hem ifade ne kadar tatlı,Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; hem ifade ne kadar tatlı, hem ne kadar dikkat çekici hem de ne kadar önemli bir kural: hem ne kadar dikkat çekici hem de ne kadar önemli bir kural:

"O kardeşinin zulüm yapmasını engellersin. O da ona yardımdır!" "O kardeşinin zulüm yapmasını engellersin. O da ona yardımdır!"

Çünkü zulmü işlediği zaman hakikaten belasını bulacak.Çünkü zulmü işlediği zaman hakikaten belasını bulacak. Allah dünyada âhirette zalimi kahreder, mahveder. Ona yaptırmamak; o ona yardım, ona iyilik. Allah dünyada âhirette zalimi kahreder, mahveder. Ona yaptırmamak; o ona yardım, ona iyilik.

Afyona alışmış, esrara alışmış bir insana Emniyet'in,Afyona alışmış, esrara alışmış bir insana Emniyet'in, bütün uluslar arası teşkilatların, esrar kaçakçılarını engellemek için koşuşturması neden? bütün uluslar arası teşkilatların, esrar kaçakçılarını engellemek için koşuşturması neden?

Toplumlar sonunda helak olmasın diye.Toplumlar sonunda helak olmasın diye. Çünkü uyuşturucu müptelasının sonunun ne kadar acı,Çünkü uyuşturucu müptelasının sonunun ne kadar acı, ne kadar feci olduğunu bildikleri için engellemeye çalışıyorlar. ne kadar feci olduğunu bildikleri için engellemeye çalışıyorlar.

İşte bunun gibi, müslüman kendi toplumunda kötülüğün yapılmasına da izin vermez,İşte bunun gibi, müslüman kendi toplumunda kötülüğün yapılmasına da izin vermez, müsamaha etmez, müsaade etmez. Yardım etmez.müsamaha etmez, müsaade etmez. Yardım etmez. O zaman böyle bir toplum meleklerden müteşekkil bir toplum olur.O zaman böyle bir toplum meleklerden müteşekkil bir toplum olur. Ne kadar güzel! Bütün toplum iyiliği emrediyor, iyiliğin yapılmasına yardımcı oluyor.Ne kadar güzel! Bütün toplum iyiliği emrediyor, iyiliğin yapılmasına yardımcı oluyor. Kötülüğü engelliyor, yapmıyor ve yaptırtmıyor. Kötülüğü engelliyor, yapmıyor ve yaptırtmıyor.

Eğer yaparsa?.. Tabii kendi suçu işlediği için cezayı çekecek.Eğer yaparsa?.. Tabii kendi suçu işlediği için cezayı çekecek. Yok, kendisi yapmıyor, karışmıyor; "Öbür tarafta başkası yapıyormuş, bana ne?" diyor. Yok, kendisi yapmıyor, karışmıyor; "Öbür tarafta başkası yapıyormuş, bana ne?" diyor.

O da suç! O kötülüğü de yaptırmayacak.O da suç! O kötülüğü de yaptırmayacak. Kendisi yapmadığı gibi başkasına da o kötülüğü yaptırtmayacak. İşte bu hadîs-i şerîf onu anlatıyor. Kendisi yapmadığı gibi başkasına da o kötülüğü yaptırtmayacak. İşte bu hadîs-i şerîf onu anlatıyor.

Bu izahtan sonra metnini bir kere daha okuyalım ki buradaki harekelerin kazınması,Bu izahtan sonra metnini bir kere daha okuyalım ki buradaki harekelerin kazınması, değişmesinden dolayı yanlış okuyuştan dolayı bir hata olmasın, çünkü hadîs-i şerîftir, çok önemli:değişmesinden dolayı yanlış okuyuştan dolayı bir hata olmasın, çünkü hadîs-i şerîftir, çok önemli: Mâ min ehadin yekûnü fî kavmin ya'melü fîhim bil-meâsî yakdirûne alâ en yugayyirû aleyh,Mâ min ehadin yekûnü fî kavmin ya'melü fîhim bil-meâsî yakdirûne alâ en yugayyirû aleyh, illâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû. illâ esâbehümüllâhu bi-ikâbin kable en yemûtû.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz "Hiçbir kişi yoktur ki bir kavmin içindePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz "Hiçbir kişi yoktur ki bir kavmin içinde günahları işliyor; kavim, o kişinin günahları işlemesinigünahları işliyor; kavim, o kişinin günahları işlemesini engellemeye muktedir olduğu halde engellemiyor…engellemeye muktedir olduğu halde engellemiyor… O zaman, böyle yaptıkları için ölmeden evvelO zaman, böyle yaptıkları için ölmeden evvel Allah onları bir cezaya çaptırır, bir ilâhî cezaya uğratır." buyuruyor. Ne kadar güzel! Allah onları bir cezaya çaptırır, bir ilâhî cezaya uğratır." buyuruyor.

Ne kadar güzel!

Bu hadîs-i şerîfi iyice hafızanızda tutarsanız;Bu hadîs-i şerîfi iyice hafızanızda tutarsanız; yakınlarınıza, arkadaşlarınıza, dostlarınıza anlatırsanız.yakınlarınıza, arkadaşlarınıza, dostlarınıza anlatırsanız. Bu hadîs-i şerîf yaygınlaşır ise toplumun güzelleşmesine ne kadar faydalı olacak, değil mi? Bu hadîs-i şerîf yaygınlaşır ise toplumun güzelleşmesine ne kadar faydalı olacak, değil mi?

Yani bir kimsenin kötülük yapmasına müsamaha yok!Yani bir kimsenin kötülük yapmasına müsamaha yok! Sigarayı atmayacak, ormanı yakmayacak, yere tükürmeyecek,Sigarayı atmayacak, ormanı yakmayacak, yere tükürmeyecek, zulüm yapmayacak, yol kesmeyecek, hırsızlık yapmayacak...zulüm yapmayacak, yol kesmeyecek, hırsızlık yapmayacak... Çünkü bütün insanlar engelliyor, yaptırtmıyorlar, "Öyle şey olmaz!" diyorlar.Çünkü bütün insanlar engelliyor, yaptırtmıyorlar, "Öyle şey olmaz!" diyorlar. İdeal toplum, arzu edilen, hayal edilen, temenni edilen bir toplum...İdeal toplum, arzu edilen, hayal edilen, temenni edilen bir toplum... Bu hadîs-i şerîf İslâm'ın güzelliğini, ne kadar güzel bir din olduğunuBu hadîs-i şerîf İslâm'ın güzelliğini, ne kadar güzel bir din olduğunu çok güzel belgeleyen bir hadîs-i şerîftir. Bunu ezberleyin ve lütfen her yerde her zaman anlatın! çok güzel belgeleyen bir hadîs-i şerîftir. Bunu ezberleyin ve lütfen her yerde her zaman anlatın!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; Mâ min ehadin yelî emra aşeratinPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

Mâ min ehadin yelî emra aşeratin
femâ fevka zâlike illâ ye'tî yevmel-kıyâmeti mağlûleten yeduhû ilâ unukıhî,femâ fevka zâlike illâ ye'tî yevmel-kıyâmeti mağlûleten yeduhû ilâ unukıhî, yefukkuhû adluhû ev yûsikuhû ismuhû.yefukkuhû adluhû ev yûsikuhû ismuhû. Ebû Ümâme radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş olan bu hadîs-i şerîfi deEbû Ümâme radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş olan bu hadîs-i şerîfi de iyice bellemenizi tavsiye edeceğim. iyice bellemenizi tavsiye edeceğim. Bu da aynı şâheser kurallardan birisini gösteren deminki gibi aynı değerde,Bu da aynı şâheser kurallardan birisini gösteren deminki gibi aynı değerde, güzel bir konuyu işleyen hadîs-i şerîf.güzel bir konuyu işleyen hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

Mâ min ehadin; "Hiçbir kişi yoktur", yelî emra aşeretin femâ fevka zâlike;Mâ min ehadin; "Hiçbir kişi yoktur", yelî emra aşeretin femâ fevka zâlike; "on kişinin veyahut ondan daha fazla insanın başında, onların bir işinin âmiri olmuş,"on kişinin veyahut ondan daha fazla insanın başında, onların bir işinin âmiri olmuş, onların başına geçmiş, idarecisi olmuş, yöneticisi olmuş, toplumun işini yapan bir kişi olmuş..."onların başına geçmiş, idarecisi olmuş, yöneticisi olmuş, toplumun işini yapan bir kişi olmuş..." Veliye-yelî-velâyeten; "Bir işi yapmak." Veliye-yelî-velâyeten; "Bir işi yapmak."

Mesela şehrin işini yönetene de vali deniliyor, bu kökten ism-i fâil sîgası oluyor.Mesela şehrin işini yönetene de vali deniliyor, bu kökten ism-i fâil sîgası oluyor. Mesela biz, şehrin yöneticisine vali deriz de kasabanın yöneticisine kaymakam deriz.Mesela biz, şehrin yöneticisine vali deriz de kasabanın yöneticisine kaymakam deriz. Aslında o da valinin makamına kâim, vekil demektir, orda işleri valinin namına yürüten kimse demektir.Aslında o da valinin makamına kâim, vekil demektir, orda işleri valinin namına yürüten kimse demektir. Köyde olunca muhtar diyoruz, seçilmiş insan mânasına.Köyde olunca muhtar diyoruz, seçilmiş insan mânasına. Bu Arapça'da ise bir işin başına geçmiş, o işi götüren kişi demek. Bu Arapça'da ise bir işin başına geçmiş, o işi götüren kişi demek.

"Hiç bir kişi yoktur ki on veya daha fazla kişinin başına geçmiş, onların işlerini görüyor…""Hiç bir kişi yoktur ki on veya daha fazla kişinin başına geçmiş, onların işlerini görüyor…" İllâ ye'tî yevme'l-kıyâmeti mağlûleten yeduhû ilâ unukıhî;İllâ ye'tî yevme'l-kıyâmeti mağlûleten yeduhû ilâ unukıhî; "Kıyamet günü eli omuzuna, boynuna bağlanmış, kelepçelenmiş, zincirlenmiş olarak gelir." "Kıyamet günü eli omuzuna, boynuna bağlanmış, kelepçelenmiş, zincirlenmiş olarak gelir."

Demek ki o zamanın usulüne göre, esirleri öyle götürüyorlarmış.Demek ki o zamanın usulüne göre, esirleri öyle götürüyorlarmış. Zaman zaman usuller değişiyor.Zaman zaman usuller değişiyor. Belki ülkelerde ve devirlerde, bölgelerde de âdetler değiştiği için öyle oluyor. Belki ülkelerde ve devirlerde, bölgelerde de âdetler değiştiği için öyle oluyor.

Suçlu yakalandığı zaman nasıl götürülür? Suçlu yakalandığı zaman nasıl götürülür?

Polisler eline kelepçe geçirirler, elleri iki bileğinden birbirine bağlanmış olur.Polisler eline kelepçe geçirirler, elleri iki bileğinden birbirine bağlanmış olur. İki eli bağlı olduğu için koşamaz, kaçamaz. Gitse bile, kaçsa bile yakalanır.İki eli bağlı olduğu için koşamaz, kaçamaz. Gitse bile, kaçsa bile yakalanır. Eliyle bir saldırıda bulunamaz... Tabii ellerin arkaya kelepçelenmesi de mümkün.Eliyle bir saldırıda bulunamaz... Tabii ellerin arkaya kelepçelenmesi de mümkün. Bu biraz daha işini zorlaştırır... Bu biraz daha işini zorlaştırır... Demek ki Peygamber efendimizin devrinde eller boyuna bağlanıyormuş.Demek ki Peygamber efendimizin devrinde eller boyuna bağlanıyormuş. Tabii o zaman boynuna bağlı olunca…Tabii o zaman boynuna bağlı olunca… Elleri ensesine, boynuna bağlanmış bir esir göz önüne getirin.Elleri ensesine, boynuna bağlanmış bir esir göz önüne getirin. On kişiye ve daha fazlasına yönetici olarak geçmiş hiçbir kimse yoktur ki kıyamet günüOn kişiye ve daha fazlasına yönetici olarak geçmiş hiçbir kimse yoktur ki kıyamet günü elleri boynuna bağlı olarak mahşer yerine gelmiş olmasın. Elleri bağlı getirilir. elleri boynuna bağlı olarak mahşer yerine gelmiş olmasın. Elleri bağlı getirilir.

"Aaa, bu valiydi! Aaa, bu kaymakamdı! Aaa, bu muhtardı, bu genel müdürdü, bu bilmem şuydu, buydu!.." "Aaa, bu valiydi! Aaa, bu kaymakamdı! Aaa, bu muhtardı, bu genel müdürdü, bu bilmem şuydu, buydu!.."

Her neyse... Yani mü'min.Her neyse... Yani mü'min. Mü'min olduğu halde mahşer yerine elleri boynunda bağlanmış esir gibi, suçlu gibi getirilir. Mü'min olduğu halde mahşer yerine elleri boynunda bağlanmış esir gibi, suçlu gibi getirilir.

Yefukkuhû adlühû; "Adaleti, boyna bağlı elleri çözdürtür." Ne demek? Yefukkuhû adlühû; "Adaleti, boyna bağlı elleri çözdürtür."

Ne demek?

Eğer bu yöneticiliğinde adaletle, insaflı, dürüst davranmışsa elleri çözülür.Eğer bu yöneticiliğinde adaletle, insaflı, dürüst davranmışsa elleri çözülür. Ama mahkeme-i kübrâya kadar gelirken elleri bağlı gelir. Yöneticilik zor; yani sorumlu. Ama mahkeme-i kübrâya kadar gelirken elleri bağlı gelir. Yöneticilik zor; yani sorumlu.

Yefukkuhû adlühû;Yefukkuhû adlühû; "Adaletli hareket etmiş ise adaletli hareket etmesi bu bağların çözülmesine sebep olur.""Adaletli hareket etmiş ise adaletli hareket etmesi bu bağların çözülmesine sebep olur." Ev yûsikuhû ismuhû; "Yahut da günah işlemişse, yani yöneticiliği kötü yapmışsa,Ev yûsikuhû ismuhû; "Yahut da günah işlemişse, yani yöneticiliği kötü yapmışsa, o zaman da bağları daha çok bağlandırır; sımsıkı sarılmasına, bağlanmasına yol açar." buyuruyoro zaman da bağları daha çok bağlandırır; sımsıkı sarılmasına, bağlanmasına yol açar." buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem.

Hadis alimleri de bunu kadılarla ilgili bölümde almışlar, kaydetmişler.Hadis alimleri de bunu kadılarla ilgili bölümde almışlar, kaydetmişler. Hâkim, kadı adaletle hareket edecek.Hâkim, kadı adaletle hareket edecek. Çünkü o da mahkeme işlerinin, insanların birbirleriyleÇünkü o da mahkeme işlerinin, insanların birbirleriyle ihtilâflarının çözülmesinde görevlendirilmiş oluyor.ihtilâflarının çözülmesinde görevlendirilmiş oluyor. Ama bu sadece adalette çalışan insanlarla ilgili bir hadis olduğunu göstermez.Ama bu sadece adalette çalışan insanlarla ilgili bir hadis olduğunu göstermez. Her dalda on kişi ve daha fazla insanın başına yönetici olarak geçirilmiş her kimsenin durumu budur. Her dalda on kişi ve daha fazla insanın başına yönetici olarak geçirilmiş her kimsenin durumu budur.

Allah yardımcı olsun, bütün idarecilere Hz. Ömer gibi adalet etmelerini nasip etsin;Allah yardımcı olsun, bütün idarecilere Hz. Ömer gibi adalet etmelerini nasip etsin; dürüst olmayı nasip etsin; tertemiz davranmayı nasip etsin,dürüst olmayı nasip etsin; tertemiz davranmayı nasip etsin, böylece Allah'ın rızasını kazanmayı nasip etsin... böylece Allah'ın rızasını kazanmayı nasip etsin...

Çünkü idareciler iyi olunca toplumları iyi yönetirler. Toplumlar ve dünya iyi olur.Çünkü idareciler iyi olunca toplumları iyi yönetirler. Toplumlar ve dünya iyi olur. İdareciler kötü olursa bir devleti, bir milleti batırabilirler, büyük belâları başına sarabilirler.İdareciler kötü olursa bir devleti, bir milleti batırabilirler, büyük belâları başına sarabilirler. Mesela, Mussolini'nin, Hitler'in davranışları... Mesela, Filipinler'de Markos'un durumu...Mesela, Mussolini'nin, Hitler'in davranışları... Mesela, Filipinler'de Markos'un durumu... Gazetelerden, dergilerden okuduğunuz bunun gibi şeyleri hatırlayın... Gazetelerden, dergilerden okuduğunuz bunun gibi şeyleri hatırlayın...

Üçüncü hadîs-i şerîf: Yine aynı sayfadan, Abdullah b. Mübârek'in, Tirmizî'nin, Hulvânî'nin,Üçüncü hadîs-i şerîf:

Yine aynı sayfadan, Abdullah b. Mübârek'in, Tirmizî'nin, Hulvânî'nin,
Beyhakî'nin Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet ettikleri üçüncü hadîs-i şerîf.Beyhakî'nin Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten rivayet ettikleri üçüncü hadîs-i şerîf. Bu da çok önemli, bunu da ezberleyin! Bu da çok önemli, bunu da ezberleyin!

Biliyorsunuz "Kırk hadisi ezberinde bilen kimseyi Allah alimler zümresinde olarak haşredecek,Biliyorsunuz "Kırk hadisi ezberinde bilen kimseyi Allah alimler zümresinde olarak haşredecek, mahşer gününde alimlerden sayılacak!" diye kırk hadis ezberlemekle ilgili rivayetler var.mahşer gününde alimlerden sayılacak!" diye kırk hadis ezberlemekle ilgili rivayetler var. Onun için çocuklarınıza hadîs-i şerîfleri öğretin! Onun için çocuklarınıza hadîs-i şerîfleri öğretin!

Benim Avustralya'daki cemaatimden, ihvanımızdan bazılarının çocuklarını bana anlattılar:Benim Avustralya'daki cemaatimden, ihvanımızdan bazılarının çocuklarını bana anlattılar: Annesi babası öğretmiş, küçücük çocuk; "Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk buyuruyor ki..." diye Annesi babası öğretmiş, küçücük çocuk; "Hz. Ebû Bekr-i Sıddîk buyuruyor ki..." diye hadîs-i şerîfi tıkır tıkır söylüyormuş.hadîs-i şerîfi tıkır tıkır söylüyormuş. Küçükler söylerse büyüklerin çok daha şuurlu bir şekilde öğrenmesi uygun olur. Küçükler söylerse büyüklerin çok daha şuurlu bir şekilde öğrenmesi uygun olur.

Gelelim bu hadîs-i şerîfin metn-i mübârekine.Gelelim bu hadîs-i şerîfin metn-i mübârekine. Bakalım Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem nasıl buyurmuş: Bakalım Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem nasıl buyurmuş:

Mâ min ehadin yemûtu illâ nedime, in kâne muhsinen nedime en lâ yekûne izdâd,Mâ min ehadin yemûtu illâ nedime, in kâne muhsinen nedime en lâ yekûne izdâd, ve in kâne müsîen nedime en lâ yekûne nezea. ve in kâne müsîen nedime en lâ yekûne nezea.

Bu da kısa bir hadîs-i şerîf.Bu da kısa bir hadîs-i şerîf. Anlamı deryalar kadar geniş. Peygamber Efendimiz güzel bir konuyu bize hatırlatıyor, bizi uyarıyor: Anlamı deryalar kadar geniş. Peygamber Efendimiz güzel bir konuyu bize hatırlatıyor, bizi uyarıyor:

Mâ min ehadin yemûtu; "Ölen hiçbir kimse yoktur ki, illâ nedime; "pişman olmasın!"Mâ min ehadin yemûtu; "Ölen hiçbir kimse yoktur ki, illâ nedime; "pişman olmasın!" "Bütün ölenler, hepsi öldüğü zaman pişman olacak."Bütün ölenler, hepsi öldüğü zaman pişman olacak. Ölüp de pişman olmayan hiçbir kimse yoktur." buyuruyor. Nasıl olur? Ölüp de pişman olmayan hiçbir kimse yoktur." buyuruyor.

Nasıl olur?

İyiler var, kötüler var, mübarek insanlar var, evliyâullah var, peygamberler var?.. İyiler var, kötüler var, mübarek insanlar var, evliyâullah var, peygamberler var?..

İn kâne muhsinen; "Eğer hayatını güzel geçirmiş, iyilikler yapmış, muhsin kullardan ise",İn kâne muhsinen; "Eğer hayatını güzel geçirmiş, iyilikler yapmış, muhsin kullardan ise", nedime en lâ yekünnezdâde; "İyi insan, ‘Niye çok daha fazla iyilik yapmadım?' diye pişman olacak.nedime en lâ yekünnezdâde; "İyi insan, ‘Niye çok daha fazla iyilik yapmadım?' diye pişman olacak. ‘Niye hayatımın bazı dakikalarını, günlerini, zamanlarını biraz boş geçirdim,‘Niye hayatımın bazı dakikalarını, günlerini, zamanlarını biraz boş geçirdim, niye o zamanlar da ibadet etmedim?' diye,niye o zamanlar da ibadet etmedim?' diye, ömrünün boşuna geçmiş zamanlarına nedamet gösterecek!" ömrünün boşuna geçmiş zamanlarına nedamet gösterecek!" Ve in kâne müsîen; "Eğer günahkâr, kötülük yapan bir insan ise", nedime en lâ yekûne nezea;Ve in kâne müsîen; "Eğer günahkâr, kötülük yapan bir insan ise", nedime en lâ yekûne nezea; "‘Niye ben bu kötülükten elimi çekmemişim, niye yapmaya devam etmişim,"‘Niye ben bu kötülükten elimi çekmemişim, niye yapmaya devam etmişim, niye iyi kul olmamışım?' diye, pişman olacak!" Tabii asıl pişmanlığı onlar duyacak. niye iyi kul olmamışım?' diye, pişman olacak!"

Tabii asıl pişmanlığı onlar duyacak.

Burada bizi ilgilendiren nokta..Burada bizi ilgilendiren nokta.. Allah bizi böyle günahkârlardan etmesin...Allah bizi böyle günahkârlardan etmesin... İyi insanların da pişman olması meselesidir.İyi insanların da pişman olması meselesidir. İyi insanlar da pişman olacak. Neden? Hayatını tam verimli geçirmediği için. İyi insanlar da pişman olacak.

Neden?

Hayatını tam verimli geçirmediği için.

Deniliyor ki: "Falanca hastane %70 kapasiteyle çalışıyor." Deniliyor ki: "Falanca hastane %70 kapasiteyle çalışıyor."

Ne demek? %100 tam hizmetini vermiyor, %30 boşluk var. "Fabrika %50 kapasiteyle çalışıyor." Ne demek? %100 tam hizmetini vermiyor, %30 boşluk var.

"Fabrika %50 kapasiteyle çalışıyor."

Ne demek? Ne demek?

Fabrika tam çalışsa, malı satılsa; isterse şimdi üretiminin bir misli daha fazla yapabilirFabrika tam çalışsa, malı satılsa; isterse şimdi üretiminin bir misli daha fazla yapabilir ama satış olmadığından, şu bu sebepten az çalışıyor. ama satış olmadığından, şu bu sebepten az çalışıyor.

Müslümanlar da "Ben müslümanım!" diye kasılabilir. Kendisine rehavet, rahatlık gelebilir:Müslümanlar da "Ben müslümanım!" diye kasılabilir. Kendisine rehavet, rahatlık gelebilir: "Ne var yani?" diyebilir. Birileri vardı, bana böyle söylüyorlardı: "Ne var yani?" diyebilir. Birileri vardı, bana böyle söylüyorlardı:

"Ne var yani? Ne varsa yapıyoruz. Ne duyduysak yapıyoruz. Yani varsa bir şey, söyle onu da yapalım?!." "Ne var yani? Ne varsa yapıyoruz. Ne duyduysak yapıyoruz. Yani varsa bir şey, söyle onu da yapalım?!."

İyi ama insan bir anını bile boş geçirdiği zaman pişman olacak.İyi ama insan bir anını bile boş geçirdiği zaman pişman olacak. Hâlbuki bizim günlerimiz kahvelerde, stadyumlarda, yazlıklarda, kışlıklarda,Hâlbuki bizim günlerimiz kahvelerde, stadyumlarda, yazlıklarda, kışlıklarda, nerelerde nerelerde, nasıl boş geçiyor!.. nerelerde nerelerde, nasıl boş geçiyor!..

Kendini bilen, Allah'tan korkan insanlardan bazıları, yemekle vakit çok geçiyor diyeKendini bilen, Allah'tan korkan insanlardan bazıları, yemekle vakit çok geçiyor diye sıvı bir şeyi hemen öyle karıştırır içerlermiş.sıvı bir şeyi hemen öyle karıştırır içerlermiş. Çiğneyeceğim diye zaman harcayıp da zamanım heba olmasın diyeÇiğneyeceğim diye zaman harcayıp da zamanım heba olmasın diye hemen içer, ondan sonra çalışmasına devam ederlermiş. hemen içer, ondan sonra çalışmasına devam ederlermiş.

Ali Yakup Hoca'mızı da rahmetle analım.Ali Yakup Hoca'mızı da rahmetle analım. Çok mübarek, çok dürüst bir alim idi. Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin, ruhları şâd olsun... Çok mübarek, çok dürüst bir alim idi. Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin, ruhları şâd olsun...

Mübarek, Mısır'da kütüphane müdürlüğü yaptığı zamanlar arkadaşlara anlatmış:Mübarek, Mısır'da kütüphane müdürlüğü yaptığı zamanlar arkadaşlara anlatmış: Bardağın, suyun içine üç dört tane hurma koyuyormuş; daireye gidiyormuş.Bardağın, suyun içine üç dört tane hurma koyuyormuş; daireye gidiyormuş. Gelinceye kadar hurmalar suyun içinde iyice yumuşuyormuş ve suyu şerbet yapıyormuş.Gelinceye kadar hurmalar suyun içinde iyice yumuşuyormuş ve suyu şerbet yapıyormuş. Eve gelince onu içiyormuş, hurmaları yiyormuş. Yemek bu! Bir daha koyuyormuş, gene yemek bu... Eve gelince onu içiyormuş, hurmaları yiyormuş. Yemek bu! Bir daha koyuyormuş, gene yemek bu... Yani hurmayla, suyla idare ediyormuş. Yani hurmayla, suyla idare ediyormuş.

Başka yemekleri yemeğe gücü yettiği halde, imkânı olduğu halde;Başka yemekleri yemeğe gücü yettiği halde, imkânı olduğu halde; "Ben oraya iki saat, bir saat harcayamam!" diye, sıvı yiyeceği yeyiverip"Ben oraya iki saat, bir saat harcayamam!" diye, sıvı yiyeceği yeyiverip çalışmasına devam etmek, zamanın kıymetini çok iyi anlamak demektir. çalışmasına devam etmek, zamanın kıymetini çok iyi anlamak demektir.

Hâlbuki bizler tenkit nazarlarımızı hem kendimize döndürelim, hem de başkalarına bakalım:Hâlbuki bizler tenkit nazarlarımızı hem kendimize döndürelim, hem de başkalarına bakalım: Ne kadar çok zamanlar harcıyoruz. Yapmamız gereken işleri yapmıyoruz.Ne kadar çok zamanlar harcıyoruz. Yapmamız gereken işleri yapmıyoruz. Değerlendirilecek vakitleri değerlendirmiyoruz. Değerlendirilecek vakitleri değerlendirmiyoruz.

"Haftanın iki günü tatil! Çalışma bitti, bundan sonra tamam!"Haftanın iki günü tatil! Çalışma bitti, bundan sonra tamam! Dairede çalıştım, yorgun geldim..." diyoruz, Ayaklarımızı uzatıyoruz. Dairede çalıştım, yorgun geldim..." diyoruz, Ayaklarımızı uzatıyoruz.

"Yazın bir ay, iki ay tatil!.." diyoruz vs... Hâlbuki ömür çok kıymetli, çok aziz."Yazın bir ay, iki ay tatil!.." diyoruz vs...

Hâlbuki ömür çok kıymetli, çok aziz.
Geçen zamanlar bir daha geri gelmiyor ve ondan dolayı insanlar pişman olacak. Geçen zamanlar bir daha geri gelmiyor ve ondan dolayı insanlar pişman olacak.

Bu hadîs-i şerîften aldığımız derse göre ne yapmamız lâzım? Bu hadîs-i şerîften aldığımız derse göre ne yapmamız lâzım?

Hiçbir zamanımızı boşuna geçirmememiz gerekir.Hiçbir zamanımızı boşuna geçirmememiz gerekir. Daima hayırlı, verimli, sevaplı bir çalışma içinde olmalıyız. Bu nedir? Daima hayırlı, verimli, sevaplı bir çalışma içinde olmalıyız.

Bu nedir?

İslâm'ı öğrenmek, İslâm'ın emirlerini, yasaklarını hayatında uygulamak, İslâm'ı başkalarına öğretmek,İslâm'ı öğrenmek, İslâm'ın emirlerini, yasaklarını hayatında uygulamak, İslâm'ı başkalarına öğretmek, başkalarına hayırlı işler yapıp hayır dualarını almak; millete, ümmete, Kur'ân-ı Kerîm'e,başkalarına hayırlı işler yapıp hayır dualarını almak; millete, ümmete, Kur'ân-ı Kerîm'e, dine hizmet etmek, Allah'ın rızasını kazanmak; huzuruna yüzü ak, alnı açık varmak... dine hizmet etmek, Allah'ın rızasını kazanmak; huzuruna yüzü ak, alnı açık varmak...

Allah bunu cümlemize nasip eylesin...Allah bunu cümlemize nasip eylesin... Çalışkan müslümanlar olalım; verimli müslümanlar olalım;Çalışkan müslümanlar olalım; verimli müslümanlar olalım; ümmetimize, dinimize en güzel tarzda hizmetler edelim! Şahsımıza, kendimize, ailemize hizmet edelim!.. ümmetimize, dinimize en güzel tarzda hizmetler edelim! Şahsımıza, kendimize, ailemize hizmet edelim!..

İslâm, kişinin ailesine yaptığı hizmetleri de güzel hizmetler olarak değerlendiriyor.İslâm, kişinin ailesine yaptığı hizmetleri de güzel hizmetler olarak değerlendiriyor. Çünkü aileni geçindirdiğin zaman çoluk çocuk harama bakmıyor, haram yemiyor, çalmıyor, çırpmıyor...Çünkü aileni geçindirdiğin zaman çoluk çocuk harama bakmıyor, haram yemiyor, çalmıyor, çırpmıyor... O da kıymetli bir şey! O da kıymetli bir şey!

Bunlar da yasak değil; alışveriş, geçimi sağlamak için faaliyet; hepsi meşru ve sevap.Bunlar da yasak değil; alışveriş, geçimi sağlamak için faaliyet; hepsi meşru ve sevap. Hatta Peygamber Efendimiz "Doğru sözlü, doğru özlü bir tüccarHatta Peygamber Efendimiz "Doğru sözlü, doğru özlü bir tüccar Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde gölgelenecek!" diye müjdeliyor. Çünkü doğru sözlü, doğru özlü…Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde gölgelenecek!" diye müjdeliyor. Çünkü doğru sözlü, doğru özlü… Çünkü o beldeye lâzım olacak malı, metaı uzaklardan alıyor, getiriyor;Çünkü o beldeye lâzım olacak malı, metaı uzaklardan alıyor, getiriyor; uygun bir fiyatla merhametli bir şekilde satıyor, sevap kazanıyor.uygun bir fiyatla merhametli bir şekilde satıyor, sevap kazanıyor. O faaliyetle para da kazanıyor ama Allah sevap da veriyor. O faaliyetle para da kazanıyor ama Allah sevap da veriyor.

Dinimizin güzelliklerini okudukça anlayacaksınız,Dinimizin güzelliklerini okudukça anlayacaksınız, ben de fırsat buldukça güzelliklerini ifade etmeye çalışacağım. ben de fırsat buldukça güzelliklerini ifade etmeye çalışacağım.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize İslâm'ın kıymetini bilmeyi nasip etsin.Allahu Teâlâ hazretleri cümlemize İslâm'ın kıymetini bilmeyi nasip etsin. Rızasını kazanmayı nasip eylesin. Hayatımızı İslâm'a göre geçirmeyi nasip eylesin;Rızasını kazanmayı nasip eylesin. Hayatımızı İslâm'a göre geçirmeyi nasip eylesin; Peygamber Efendimiz'in yolunda yürümeyi, Efendimiz'in sevgisine, şefaatine,Peygamber Efendimiz'in yolunda yürümeyi, Efendimiz'in sevgisine, şefaatine, iltifatına, teveccühüne ermeyi nasip eylesin. Âhirette de ona komşu olalım, sohbetine erelim…iltifatına, teveccühüne ermeyi nasip eylesin. Âhirette de ona komşu olalım, sohbetine erelim… Rabbimiz cemalini göstersin, rıdvân-ı ekberine cümlemizi vâsıl eylesin... Rabbimiz cemalini göstersin, rıdvân-ı ekberine cümlemizi vâsıl eylesin...

Bi-hürmeti ismihi'l-a'zâm ve bi-hürmeti nebiyyihi'l-Muhammedini'l-Mustafâ aleyhi's-salâtü ve's-selâm... Bi-hürmeti ismihi'l-a'zâm ve bi-hürmeti nebiyyihi'l-Muhammedini'l-Mustafâ aleyhi's-salâtü ve's-selâm...

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh Aziz ve muhterem kardeşlerim! es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâh

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2