Namaz Vakitleri
İstanbul
26 Cemâziye'l-Evvel 1448
06 November 2026
İmsak
06:07
Güneş
07:34
Öğle
12:53
İkindi
15:37
Akşam
18:01
Yatsı
19:23
Detaylı Arama

Mü’min Kimsenin Şahsiyetinin İnşası (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

22 Safer 1410 / 23.09.1989

Mü’min Kimsenin Şahsiyetinin İnşası (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

22 Safer 1410 / 23.09.1989

Konuşma Metni

Soru sormuş bir kardeşimiz, diyor ki: "İntisap ve biat ne demektir? Aynı anlamda kullanılabilir mi?Soru sormuş bir kardeşimiz, diyor ki:

"İntisap ve biat ne demektir? Aynı anlamda kullanılabilir mi?
Bir kişiye biat, başka bir kişiye intisap edilebilir mi?"Bir kişiye biat, başka bir kişiye intisap edilebilir mi?" Aziz ve muhterem kardeşlerim! Mühim bir sorudur.Aziz ve muhterem kardeşlerim! Mühim bir sorudur. Cevabını vereyim; durumu müsait olanlar can kulağıyla dinlesinler.Cevabını vereyim; durumu müsait olanlar can kulağıyla dinlesinler. İntisap demek, bir kimseye nispet olunmak, bağlanmak demektir.

İntisap demek, bir kimseye nispet olunmak, bağlanmak demektir.
Biat da alışveriş yapar gibi el tutup söz vermek demektir.Biat da alışveriş yapar gibi el tutup söz vermek demektir. Bu ikisi aynıdır.Bu ikisi aynıdır. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'e ashâb-ı kirâmın kadınları ve erkekleri hepsi biat etmişlerdir.

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'e ashâb-ı kirâmın kadınları ve erkekleri hepsi biat etmişlerdir.
Zaten Peygamber Efendimiz'e bağlanmayan, O'nun hükmüne bile razı olmayan imanda olmaz.

Zaten Peygamber Efendimiz'e bağlanmayan, O'nun hükmüne bile razı olmayan imanda olmaz.
Yani muhakkak öyle olacak.Yani muhakkak öyle olacak. Peygamber Efendimiz'e biat etmişlerdir.Peygamber Efendimiz'e biat etmişlerdir. Peygamber Efendimiz'den sonra Ebubekir Sıddık Efendimiz'e biat etmişlerdir.Peygamber Efendimiz'den sonra Ebubekir Sıddık Efendimiz'e biat etmişlerdir. İhtilaf olmamıştır; bazı kırılmalar vesaireler, çeşitli sözler olmuşsa da herkes kabul etmiştirİhtilaf olmamıştır; bazı kırılmalar vesaireler, çeşitli sözler olmuşsa da herkes kabul etmiştir Ebubekir Sıddık Efendimiz'in Peygamber Efendimiz'in halifesi olduğunu, makamına kaim olduğunu kabul etmiştir.Ebubekir Sıddık Efendimiz'in Peygamber Efendimiz'in halifesi olduğunu, makamına kaim olduğunu kabul etmiştir. Ondan sonra Hulefâ-yi Râşidîn'e biat etmişlerdir sırasıyla.Ondan sonra Hulefâ-yi Râşidîn'e biat etmişlerdir sırasıyla. Fakat Hazret-i Hüseyin Efendimiz'e biat edilmek bahis konusu olduğu zaman,

Fakat Hazret-i Hüseyin Efendimiz'e biat edilmek bahis konusu olduğu zaman,
zaten Hazret-i Ali Efendimiz'e biat edildiği zaman bazı kimseler razı gelmeyip de ayrılık gayrılık çıkarttıklarından büyük facialar meydana gelmişti.zaten Hazret-i Ali Efendimiz'e biat edildiği zaman bazı kimseler razı gelmeyip de ayrılık gayrılık çıkarttıklarından büyük facialar meydana gelmişti. O mübarek Peygamber Efendimiz'in torununu ailesiyle, çocuklarıyla, kadınlarıyla, bebekleriyle katletmişlerdir,

O mübarek Peygamber Efendimiz'in torununu ailesiyle, çocuklarıyla, kadınlarıyla, bebekleriyle katletmişlerdir,
büyük cinayetler işlenmiştir Kerbela faciasını biliyorsunuz.büyük cinayetler işlenmiştir Kerbela faciasını biliyorsunuz. Halbuki Kûfe ahalisi, "Gel bizim başımıza, seni başımıza (geçirmek) istiyoruz, sana bağlanmak istiyoruz" filan demişlerdi.Halbuki Kûfe ahalisi,

"Gel bizim başımıza, seni başımıza (geçirmek) istiyoruz, sana bağlanmak istiyoruz" filan demişlerdi.
Ondan sonra onları öldüren kimseler kahren ve gadren ve zulmen Müslümanların başına geçmişlerdir.Ondan sonra onları öldüren kimseler kahren ve gadren ve zulmen Müslümanların başına geçmişlerdir. Müslümanların itiraz edenlerini şehit etmişlerdir.Müslümanların itiraz edenlerini şehit etmişlerdir. Hatta onların valileri Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in mescidinin kapılarını tutup:Hatta onların valileri Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem'in mescidinin kapılarını tutup: "Ya böyle bizim istediğimiz herife bağlanırsınız ya da şu kapıdan sağ çıkamazsınız, hepinizi keseriz" filan demişlerdir.

"Ya böyle bizim istediğimiz herife bağlanırsınız ya da şu kapıdan sağ çıkamazsınız, hepinizi keseriz" filan demişlerdir.
Tabii bu zoraki bağlılığın dindeki Peygamber Efendimiz'e bağlanmakla, halifelerine bağlanmakla hiçbir ilgisi yoktur; bu zulümdür.

Tabii bu zoraki bağlılığın dindeki Peygamber Efendimiz'e bağlanmakla, halifelerine bağlanmakla hiçbir ilgisi yoktur; bu zulümdür.
Yani onlara bağlanmak da gerekmez.Yani onlara bağlanmak da gerekmez. Peygamber Efendimiz'in makamına kaim olanlar, O'nun yerine geçenler ulema olduğu için;Peygamber Efendimiz'in makamına kaim olanlar, O'nun yerine geçenler ulema olduğu için; "el-ulemâü veresetü'l-enbiyâ" dendiğinden, "Âlimler peygamberlerin varisleridir" dendiğinden;

"el-ulemâü veresetü'l-enbiyâ" dendiğinden, "Âlimler peygamberlerin varisleridir" dendiğinden;
ondan sonra Peygamber Efendimiz'den sonraki bu karışıklıkların arkasından âlimlere biat edilegelmiştir.ondan sonra Peygamber Efendimiz'den sonraki bu karışıklıkların arkasından âlimlere biat edilegelmiştir. O âlimlere biatın bir adı da intisap olmuştur.O âlimlere biatın bir adı da intisap olmuştur. Ve: "Senin emrindeyiz, senin sözünü dinliyoruz" demişlerdir.Ve: "Senin emrindeyiz, senin sözünü dinliyoruz" demişlerdir. Hatta onlara "Sultan" lakabını vermişlerdir:Hatta onlara "Sultan" lakabını vermişlerdir: Hacı Bayram Sultan, bilmem Mevlânâ Sultan veyahut bilmem ne diye böyle bu isimlerleHacı Bayram Sultan, bilmem Mevlânâ Sultan veyahut bilmem ne diye böyle bu isimlerle öyle şey yaparak; bunlar manevi hayatın sultanlarıdır diye (anmışlardır).öyle şey yaparak; bunlar manevi hayatın sultanlarıdır diye (anmışlardır). Dünya hayatındaki o zalim, gâsıp yöneticilere de güçleri yetmediği için mazlum

Dünya hayatındaki o zalim, gâsıp yöneticilere de güçleri yetmediği için mazlum
boyunlarını bükmüşlerdir; başka bir çareleri olmamıştır.boyunlarını bükmüşlerdir; başka bir çareleri olmamıştır. Demek ki Müslümanların aslında bağlanmaları bir tek yereydi Peygamber Efendimiz'in zamanında.

Demek ki Müslümanların aslında bağlanmaları bir tek yereydi Peygamber Efendimiz'in zamanında.
Ondan sonra da bunun böyle ikileşmesi, üçleşmesi diye bir şey bahis konusu değildir; sadeceOndan sonra da bunun böyle ikileşmesi, üçleşmesi diye bir şey bahis konusu değildir; sadece ortada bir zulüm ve haksızlık bahis konusudur.ortada bir zulüm ve haksızlık bahis konusudur. Zaten Kur'an-ı Kerim'de buyruluyor ki:

Zaten Kur'an-ı Kerim'de buyruluyor ki:
"Lev kâne fîhimâ âlihetün illa'llâhu le-fesedetâ."

"Lev kâne fîhimâ âlihetün illa'llâhu le-fesedetâ."
Yani eğer kainatın yönetiminde başka başka ilahlar olsaydı,Yani eğer kainatın yönetiminde başka başka ilahlar olsaydı, o zaman kainatın nizamı fesada uğrardı, karmakarışık olurdu; birçok yerden emir alınmaz.o zaman kainatın nizamı fesada uğrardı, karmakarışık olurdu; birçok yerden emir alınmaz. İnsan bir yere bağlandı mı ne diye bağlanıyor:İnsan bir yere bağlandı mı ne diye bağlanıyor: "Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'in vekilidir" diye bağlanıyor.

"Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'in vekilidir" diye bağlanıyor.
O sevgiyle, o saygıyla onun buyruğuna giriyor; sözü,O sevgiyle, o saygıyla onun buyruğuna giriyor; sözü, onun sözünü dinlemeye razı oluyor.onun sözünü dinlemeye razı oluyor. Zaten de: "Zamanının imamını bilmeyen cahiliye ölümüyle ölür" dendiğindenZaten de: "Zamanının imamını bilmeyen cahiliye ölümüyle ölür" dendiğinden Müslümanların da böyle bir başıboş halde olmamaları tavsiye edilmiş oluyor.Müslümanların da böyle bir başıboş halde olmamaları tavsiye edilmiş oluyor. O bakımdan peygamberlik makamına varis olan yerlere biat edilir; işin aslı odur.

O bakımdan peygamberlik makamına varis olan yerlere biat edilir; işin aslı odur.
Ötekiler birtakım siyasi gadirlerdir, haksızlıklardır, savaşlardır.Ötekiler birtakım siyasi gadirlerdir, haksızlıklardır, savaşlardır. Bir sultanın birçok oğlu çıkmıştır; birbirleriyle saltanat kavgaları yapmışlardır.Bir sultanın birçok oğlu çıkmıştır; birbirleriyle saltanat kavgaları yapmışlardır. O öyle olmuştur, bu böyle olmuştur.O öyle olmuştur, bu böyle olmuştur. Müslüman Müslümanla, Müslüman devlet Müslüman devletle çarpışa çarpışa tarihin içi cinayetlerle dolmuştur,Müslüman Müslümanla, Müslüman devlet Müslüman devletle çarpışa çarpışa tarihin içi cinayetlerle dolmuştur, kardeş öldürmelerle dolmuştur; kardeş katilleriyle dolmuştur.kardeş öldürmelerle dolmuştur; kardeş katilleriyle dolmuştur. O bakımdan onların dinle, imanla hiçbir ilgisi alakası yoktur.O bakımdan onların dinle, imanla hiçbir ilgisi alakası yoktur. Bir Müslümanın öbür yandan meseleye bakacak olursak, itaat edeceği bir tek yer vardır:

Bir Müslümanın öbür yandan meseleye bakacak olursak, itaat edeceği bir tek yer vardır:
Allahu Teâlâ Hazretleri ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir kesin buyruğu vardır:Allahu Teâlâ Hazretleri ve Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir kesin buyruğu vardır: "Lâ tâ‘ate li-mahlûkın fî ma‘siyeti'l-hâlık."

"Lâ tâ‘ate li-mahlûkın fî ma‘siyeti'l-hâlık."
Allah'a isyanda hiçbir kimseye itaat olunmaz!Allah'a isyanda hiçbir kimseye itaat olunmaz! Amiri olsa, babası olsa, kocası olsa, reisi olsa, başkanı olsa, daire başkanı olsa, bakanı olsa, reisicumhuru olsaAmiri olsa, babası olsa, kocası olsa, reisi olsa, başkanı olsa, daire başkanı olsa, bakanı olsa, reisicumhuru olsa ve bilmem nesi olsa; isyan konusunda, günah konusunda söz dinlenmez!ve bilmem nesi olsa; isyan konusunda, günah konusunda söz dinlenmez! Bugünkü kanunlarda da buna benzer şeyler vardır.

Bugünkü kanunlarda da buna benzer şeyler vardır.
Mesela bir amir bir memuruna gayrikanuni bir şey emredebilir mi? Edemez.

Mesela bir amir bir memuruna gayrikanuni bir şey emredebilir mi?

Edemez.
Ederse memur dinlemek zorunda mıdır? Hayır, dinlemeyecek derler.

Ederse memur dinlemek zorunda mıdır?

Hayır, dinlemeyecek derler.
Yani usul, mantıki usul bu düzene de, bu düzenlere de intikal etmiştir.

Yani usul, mantıki usul bu düzene de, bu düzenlere de intikal etmiştir.
Onun için esas itaat Allah'adır.Onun için esas itaat Allah'adır. Millet hiç başka şeye şaşırmasın, başka tarafa gitmesin; itaat Allah'adır.Millet hiç başka şeye şaşırmasın, başka tarafa gitmesin; itaat Allah'adır. Allah'a itaat etmenin yolu da şeriata bağlanmak, Kur'an-ı Kerim'e bağlanmak,

Allah'a itaat etmenin yolu da şeriata bağlanmak, Kur'an-ı Kerim'e bağlanmak,
Resûlullah'ın hadislerine bağlanmaktır.Resûlullah'ın hadislerine bağlanmaktır. Bu bağlanmak da tabii herkesin kolayca Kur'an'dan hüküm çıkarması,Bu bağlanmak da tabii herkesin kolayca Kur'an'dan hüküm çıkarması, hadisleri anlaması mümkün olmadığından; onları en güzel anlatabilecek insana bağlanmak şeklinde tecelli eder.hadisleri anlaması mümkün olmadığından; onları en güzel anlatabilecek insana bağlanmak şeklinde tecelli eder. Onun için, "Etîullâhe ve etîu'r-resûle ve üli'l-emri minküm" ayetinin tefsirinde ulema demişlerdir ki:Onun için,

"Etîullâhe ve etîu'r-resûle ve üli'l-emri minküm" ayetinin tefsirinde ulema demişlerdir ki:
"Ülü'l-emr, hakikatte âlimlerdir."

"Ülü'l-emr, hakikatte âlimlerdir."
Yani Allah'a itaat edeceğiz, tamam.

Yani Allah'a itaat edeceğiz, tamam.
Allah'a itaatın şekli Peygamber Efendimiz'in zamanında Peygamber Efendimiz'e ittiba şeklindeydi;Allah'a itaatın şekli Peygamber Efendimiz'in zamanında Peygamber Efendimiz'e ittiba şeklindeydi; ondan sonra da O'nun varislerine ve ülü'l-emre ittiba tarzında olacak.ondan sonra da O'nun varislerine ve ülü'l-emre ittiba tarzında olacak. Ülü'l-emr ise aslında gerçekte âlimlerdir. E başka kimselere ittiba?Ülü'l-emr ise aslında gerçekte âlimlerdir.

E başka kimselere ittiba?
Başka kimselere ittiba ikilik yaratır, ihtilaf çıkartır. Birisi bir şey söyler ötekisi

Başka kimselere ittiba ikilik yaratır, ihtilaf çıkartır. Birisi bir şey söyler ötekisi
başka bir şey söylerse nizam-ı alem fesada uğrar.başka bir şey söylerse nizam-ı alem fesada uğrar. O bakımdan bu ikisi arasında bir fark yoktur.O bakımdan bu ikisi arasında bir fark yoktur. İkisi aynı manayadır, aynı şeye delalet ederler, medlûlleri aynıdır.İkisi aynı manayadır, aynı şeye delalet ederler, medlûlleri aynıdır. Birisine biat, birisine intisap olmaz; o zaman aralarında ihtilaf olur, karmakarışık olur.Birisine biat, birisine intisap olmaz; o zaman aralarında ihtilaf olur, karmakarışık olur. İnsanın yani bağlandığı bir tek yerdir; başka şeylerin aslı esası yoktur.İnsanın yani bağlandığı bir tek yerdir; başka şeylerin aslı esası yoktur. Peki öyle derse ne olur?

Peki öyle derse ne olur?
Yani öyle de olsun, öyle de olsun derse o da bid‘at olur; uydurma bir şey olur.Yani öyle de olsun, öyle de olsun derse o da bid‘at olur; uydurma bir şey olur. Dini gerçeklere uygun olmayan bir şey olur.Dini gerçeklere uygun olmayan bir şey olur. Âlime ittiba etmeyip de başkasına ittibayı tavsiye eden kimse de laikçeÂlime ittiba etmeyip de başkasına ittibayı tavsiye eden kimse de laikçe bir düşünce tarzıyla dini nizama bir başka 20. yüzyılın yeni bir bid‘at nizamını getirmiş, sokmuş olur.bir düşünce tarzıyla dini nizama bir başka 20. yüzyılın yeni bir bid‘at nizamını getirmiş, sokmuş olur. Allah ıslah etsin.

Allah ıslah etsin.
Birisi bir başka soru getirdi:

Birisi bir başka soru getirdi:
Soru: "Fındık temel besin maddesi olmadığı için öşrü verilmez diyorlar.

Soru: "Fındık temel besin maddesi olmadığı için öşrü verilmez diyorlar.
Bir de öşrün onda yedisini yani devlet alıyor, üçü veriliyor deniliyor.Bir de öşrün onda yedisini yani devlet alıyor, üçü veriliyor deniliyor. Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?" diye sormuş kardeşimiz.Bu konuda bizi aydınlatır mısınız?" diye sormuş kardeşimiz. Cevap: Fındık temel besin maddesi olmak şartı yoktur öşürde.

Cevap: Fındık temel besin maddesi olmak şartı yoktur öşürde.
Temel besin maddesi olsun, hiç besin maddesi olmasın fark etmez.Temel besin maddesi olsun, hiç besin maddesi olmasın fark etmez. Yani mesela keten, kenevir ekse insan; bu yenmez, içilmez.Yani mesela keten, kenevir ekse insan; bu yenmez, içilmez. Daha başka bir endüstri bitkisi ekse —yani yenilmeyen içilmeyen—Daha başka bir endüstri bitkisi ekse —yani yenilmeyen içilmeyen— kazanç maksadıyla ekilip biçilen her şeyde öşür vardır.kazanç maksadıyla ekilip biçilen her şeyde öşür vardır. Onda bir, kendiliğinden bitiyorsa, yani bir zorlama yoksa; suyu özel çekerek zahmetli oluyorsa,Onda bir, kendiliğinden bitiyorsa, yani bir zorlama yoksa; suyu özel çekerek zahmetli oluyorsa, onun masrafı olduğu zaman yirmide birdir.onun masrafı olduğu zaman yirmide birdir. Arazi-i öşriyyeden —yani öşür alınması gereken araziden— çıkan mahsulün onda birini,Arazi-i öşriyyeden —yani öşür alınması gereken araziden— çıkan mahsulün onda birini, mahsulün cinsi ne olursa olsun: Buğday, arpa, fındık, pırasa, lahana, efendim keten, kenevir, susam, mercimekmahsulün cinsi ne olursa olsun:

Buğday, arpa, fındık, pırasa, lahana, efendim keten, kenevir, susam, mercimek
veyahut pamuk —mesela yenmeyen bir şey, pamuk— filan her ne olursa olsun bunların hepsinin öşrü vardır.veyahut pamuk —mesela yenmeyen bir şey, pamuk— filan her ne olursa olsun bunların hepsinin öşrü vardır. Yani öşür, zekatın arazi mahsulatından alınma şeklidir.Yani öşür, zekatın arazi mahsulatından alınma şeklidir. Öşür onda bir demektir kelime olarak manası, onda bir demektir.Öşür onda bir demektir kelime olarak manası, onda bir demektir. Demek ki arazi mahsulatının zekatı onda bir oluyormuş ve özel adı öşür oluyormuş.Demek ki arazi mahsulatının zekatı onda bir oluyormuş ve özel adı öşür oluyormuş. Arazi mahsulünün illa gıda maddesi olma mecburiyeti yoktur.Arazi mahsulünün illa gıda maddesi olma mecburiyeti yoktur. Binaenaleyh fındık da kazanç getiren bir ziraat (ürünü) ve bazı bölgelerimizin başlıca geçim (kaynağı) olması dolayısıylaBinaenaleyh fındık da kazanç getiren bir ziraat (ürünü) ve bazı bölgelerimizin başlıca geçim (kaynağı) olması dolayısıyla fındığın da öşrü vardır, onun da verilmesi gerekiyor.fındığın da öşrü vardır, onun da verilmesi gerekiyor. Ondan alınan vergilerin durumuna gelince: "Onda yedisini devlet alıyor..."

Ondan alınan vergilerin durumuna gelince: "Onda yedisini devlet alıyor..."
Parantez açmış: "Onda yedisini yani birin onda yedisi..."Parantez açmış: "Onda yedisini yani birin onda yedisi..." Birin onda yedisi; binde yedi mi demek istiyor? Evet...Birin onda yedisi; binde yedi mi demek istiyor?

Evet...
Yani onda dokuzu gene öşür olarak kalıyor da onun içinde birin de onda yedisini devlet alıyor.

Yani onda dokuzu gene öşür olarak kalıyor da onun içinde birin de onda yedisini devlet alıyor.
Şimdi devletin aldığının adı öşür değildir, devlet vergi alıyor.

Şimdi devletin aldığının adı öşür değildir, devlet vergi alıyor.
Devlet vergi aldıktan sonra da bunu öşrün ve zekatın sarf yerlerine sarf etmiyor.Devlet vergi aldıktan sonra da bunu öşrün ve zekatın sarf yerlerine sarf etmiyor. Yani devlet parayı aldığı zaman onunla isterse gidip mesela Müslüman'ın tasvip etmeyeceği bira fabrikası bile kurabiliyor,Yani devlet parayı aldığı zaman onunla isterse gidip mesela Müslüman'ın tasvip etmeyeceği bira fabrikası bile kurabiliyor, Tekel'i işletebiliyor, başka işler yapabiliyor; biz ona karışamayız.Tekel'i işletebiliyor, başka işler yapabiliyor; biz ona karışamayız. Yani zekatın kullanım şeyine de uymuyor. O verdiği ayrı bir vergidir,Yani zekatın kullanım şeyine de uymuyor. O verdiği ayrı bir vergidir, kişinin öşrünü vermesi lazım. Yani onda bir, mahsulatının onda birini vermesi lazım.kişinin öşrünü vermesi lazım. Yani onda bir, mahsulatının onda birini vermesi lazım. "Sen bu onda birin içinden de —yani öşrü şu kadarla ayırdın mahsulünün, bu öşür—

"Sen bu onda birin içinden de —yani öşrü şu kadarla ayırdın mahsulünün, bu öşür—
bu öşrün içinden de devlete verdiğimizden bu kadarını bir tarafa ayırırım, nasıl olsa veriliyor..."bu öşrün içinden de devlete verdiğimizden bu kadarını bir tarafa ayırırım, nasıl olsa veriliyor..." Veriliyor ama yani o, bu öşrün kullanım yerlerine sarf edilmediği için tehlikeli bir şey olur.Veriliyor ama yani o, bu öşrün kullanım yerlerine sarf edilmediği için tehlikeli bir şey olur. Artık onu da sineye çekecek, ötekisini de sineye çekecek; bunu da verecek, ihtiyatlı olan budur.Artık onu da sineye çekecek, ötekisini de sineye çekecek; bunu da verecek, ihtiyatlı olan budur. Allah kabul etsin, Allah hepinizden razı olsun. el-Fâtiha!

Allah kabul etsin, Allah hepinizden razı olsun.

el-Fâtiha!
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2