Namaz Vakitleri
İstanbul
3 Cemâziye'l-Evvel 1448
14 October 2026
İmsak
05:43
Güneş
07:07
Öğle
12:55
İkindi
16:01
Akşam
18:32
Yatsı
19:51
Detaylı Arama

Konuşma Metni

...mübâreken fîh alâ külli hâlin ve fî külli hîn, kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih....mübâreken fîh alâ külli hâlin ve fî külli hîn, kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih. Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, ve şefî’i’l-müznibîne,Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, ve şefî’i’l-müznibîne, tâc-i ruûsinâ ve tabibi kulûbinâ Muhammedeni’l-Mustafâ,tâc-i ruûsinâ ve tabibi kulûbinâ Muhammedeni’l-Mustafâ, ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ecmaîne't-tayyibîne't-tâhirîn.ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ecmaîne't-tayyibîne't-tâhirîn. Emmâ ba'dü:

Emmâ ba'dü:
Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Aziz ve muhterem kardeşlerim!
İlk gün olması dolayısıyla

İlk gün olması dolayısıyla
hareketlerimizin sebebini ve dinî mesnedini açıklamak uygun olur.hareketlerimizin sebebini ve dinî mesnedini açıklamak uygun olur. Daha önce aramızda bulunmamış olanlar,Daha önce aramızda bulunmamış olanlar, bizim başka insanlardan farklı olarak yaptığımız şeylerin sebebini anlamış olurlar.bizim başka insanlardan farklı olarak yaptığımız şeylerin sebebini anlamış olurlar. Evvela şunu belirtelim ki

Evvela şunu belirtelim ki
hepimiz Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanmak istiyoruz!hepimiz Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanmak istiyoruz! Amacımız Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği, razı olduğu işleri yapmak,Amacımız Cenâb-ı Hakk’ın sevdiği, razı olduğu işleri yapmak, sevdiği razı olduğu bir kul olmak!sevdiği razı olduğu bir kul olmak! Sevdiği, razı olduğu kul olmanın şartı,Sevdiği, razı olduğu kul olmanın şartı, tek yolu Peygamber Efendimiz’e uymaktır!tek yolu Peygamber Efendimiz’e uymaktır! Bismillâhirrahmânirrahîm

Bismillâhirrahmânirrahîm
Kul in küntüm tühibbûna’llâhe fe’t-tebiûnî yuhbibkümu’llâhü ve yağfir leküm zünûbeküm, vallâhü ğafûru’r-rahîm.

Kul in küntüm tühibbûna’llâhe fe’t-tebiûnî yuhbibkümu’llâhü ve yağfir leküm zünûbeküm, vallâhü ğafûru’r-rahîm.
Sadaka’llâhü’l-azîm.

Sadaka’llâhü’l-azîm.
Bu âyet-i kerîmede Allah Teâlâ hazretleri; “Biz Allah’ı seviyoruz.” diyen insanlara

Bu âyet-i kerîmede Allah Teâlâ hazretleri; “Biz Allah’ı seviyoruz.” diyen insanlara
Peygamber Efendimiz’in şu nasihati vermesini tavsiye buyuruyor:Peygamber Efendimiz’in şu nasihati vermesini tavsiye buyuruyor: O iddiacılara benim tarafımdan söyle: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız,O iddiacılara benim tarafımdan söyle: Eğer siz Allah’ı seviyorsanız, sevginizde gerçekseniz, sözleriniz yalan değilsesevginizde gerçekseniz, sözleriniz yalan değilse hakikaten Allah’ı seven kullar iseniz bana tâbi olun!hakikaten Allah’ı seven kullar iseniz bana tâbi olun! Ben Allah’ın Resûlü’yüm.Ben Allah’ın Resûlü’yüm. Allah’ın kendisine tâbi olunsun diye gönderdiği peygamberiyim.Allah’ın kendisine tâbi olunsun diye gönderdiği peygamberiyim. Bana tâbi olun! De onlara.Bana tâbi olun! De onlara. O zaman Allah da sizi sever, aksi takdirde sevmez!”O zaman Allah da sizi sever, aksi takdirde sevmez!” Resûlullah’a uymayan, Peygamber Efendimiz’in sünneti

Resûlullah’a uymayan, Peygamber Efendimiz’in sünneti
yolunda yürümeyen Peygamber Efendimiz’e tâbi olmayan insanları Allah sevmez!yolunda yürümeyen Peygamber Efendimiz’e tâbi olmayan insanları Allah sevmez! “Yürüyorum.” deyip de kendi kafasına göre yaşayan insanları da sevmez!“Yürüyorum.” deyip de kendi kafasına göre yaşayan insanları da sevmez! Kendi keyfine, kendi seçmesine göreKendi keyfine, kendi seçmesine göre kendi bildiği gibi ortaya usuller koyupkendi bildiği gibi ortaya usuller koyup kendi başına buyruk hareket edeni de sevmez.kendi başına buyruk hareket edeni de sevmez. Çünkü onlara da dinde bidatçi adı veriliyor.Çünkü onlara da dinde bidatçi adı veriliyor. Bidat: Resûlullah’ın tavsiye etmediği,

Bidat: Resûlullah’ın tavsiye etmediği,
emretmediği, yapmadığı şeyleri bazı insanların sonradan; “Bu iyidir, ben bunu yapacağım…” diye yapmaya kalkışması.emretmediği, yapmadığı şeyleri bazı insanların sonradan; “Bu iyidir, ben bunu yapacağım…” diye yapmaya kalkışması. Sonradan ortaya çıkmış olan şey.Sonradan ortaya çıkmış olan şey. Beda’a: Bir şeyi ortaya ilk defa ortaya koymak, demek.

Beda’a: Bir şeyi ortaya ilk defa ortaya koymak, demek.
Bidatta dinde yeni bir şeyi ilk defa ortaya koymak.

Bidatta dinde yeni bir şeyi ilk defa ortaya koymak.
Sen Resûlullah’tan daha mı iyi biliyorsun, sen kim oluyorsun?

Sen Resûlullah’tan daha mı iyi biliyorsun, sen kim oluyorsun?
Sen Allah’ın emrini, Resûlullah’tan Habîbullah’tan,

Sen Allah’ın emrini, Resûlullah’tan Habîbullah’tan,
Nebiyyullah’tan Allah’ın insanlara dini öğretsin diye vazifelendirdiği, gönderdiğiNebiyyullah’tan Allah’ın insanlara dini öğretsin diye vazifelendirdiği, gönderdiği sevgili Peygamberinden daha mı iyi biliyorsun?sevgili Peygamberinden daha mı iyi biliyorsun? Nedir senin şeyin?Nedir senin şeyin? Elbette kendi aklına göre hareket eden yanılır!

Elbette kendi aklına göre hareket eden yanılır!
Vahye dayanmayan, Allah’ın rızasınıVahye dayanmayan, Allah’ın rızasını tayin için elinde mesnedi olmayan insan aklına dayandı mı mutlaka şaşırır, sapıtır, yanılır.tayin için elinde mesnedi olmayan insan aklına dayandı mı mutlaka şaşırır, sapıtır, yanılır. Elbette Resûlullah’a tâbi olan kurtulur.Elbette Resûlullah’a tâbi olan kurtulur. Onun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e tâbi olmak, onun sünnetine uymak, Allah’ı seviyorum diyenOnun için Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e tâbi olmak, onun sünnetine uymak, Allah’ı seviyorum diyen insanların ana esası olmalıdır.insanların ana esası olmalıdır. Resûlullah’a uymak, Resûlullah gibi yaşamak,

Resûlullah’a uymak, Resûlullah gibi yaşamak,
Resûlullah gibi yapmak, Resûlullah’ın tavsiyelerini tutmak, sallallahu aleyhi ve sellemResûlullah gibi yapmak, Resûlullah’ın tavsiyelerini tutmak, sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in öğrettiği şekilde İslâm’ı uygulamak; amaç bu olmalıdır!Efendimiz’in öğrettiği şekilde İslâm’ı uygulamak; amaç bu olmalıdır! Allah Teâlâ hazretleri her peygamberi kendisine tâbi olunsun diye göndermiştir.

Allah Teâlâ hazretleri her peygamberi kendisine tâbi olunsun diye göndermiştir.
Başka bir sebeple değil!Başka bir sebeple değil! Bu böyle olunca biz Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiğiBu böyle olunca biz Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği hadis kitaplarında okuduğumuz, sahihhadis kitaplarında okuduğumuz, sahih gördüğümüz, âlimlerimizin “sahih, doğru,gördüğümüz, âlimlerimizin “sahih, doğru, sağlam rivayet” diye tasvip ettikleri bilgilere göre hayatımızı uyguluyoruz:sağlam rivayet” diye tasvip ettikleri bilgilere göre hayatımızı uyguluyoruz: Efendimiz sakal bırakmayı tavsiye etmiş, sakal bırakıyoruz.Efendimiz sakal bırakmayı tavsiye etmiş, sakal bırakıyoruz. Efendimiz namazların evvelinde şu kadar sünnet kılmış.Efendimiz namazların evvelinde şu kadar sünnet kılmış. Bazı namazların arkasında şöyle namaz kılmış, öyle yapıyoruz.Bazı namazların arkasında şöyle namaz kılmış, öyle yapıyoruz. Efendimiz yemek yerken sağ eliyle başlamış,Efendimiz yemek yerken sağ eliyle başlamış, besmele çekerek başlamış; öyle yapıyoruz…besmele çekerek başlamış; öyle yapıyoruz… Her işimizi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bize öğrettiği şekilde yapmaya dedelerimiz başlamış.Her işimizi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in bize öğrettiği şekilde yapmaya dedelerimiz başlamış. Allah Müslüman ecdadımızdan razı olsun.Allah Müslüman ecdadımızdan razı olsun. Öyle başlamışlar, öyle devam etmişler.Öyle başlamışlar, öyle devam etmişler. Biz de onların torunları olarak birçok şeyi dedelerimizden öğrendik, elhamdülillah.

Biz de onların torunları olarak birçok şeyi dedelerimizden öğrendik, elhamdülillah.
Ona göre büyük âlimlerimizden, şeyhlerimizden,Ona göre büyük âlimlerimizden, şeyhlerimizden, öğrendik ve ona göre uygulamasını yapıyoruz.öğrendik ve ona göre uygulamasını yapıyoruz. Mâlum; günde beş vakit farz namaz var: Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı.Mâlum; günde beş vakit farz namaz var: Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı. Ehl-i sünnet böyle diyor.Ehl-i sünnet böyle diyor. Ehl-i Şiâ, biraz İran’a gittiğiniz zamanEhl-i Şiâ, biraz İran’a gittiğiniz zaman başka türlü uygulamalar yapıyor.başka türlü uygulamalar yapıyor. Öğlenle ikindiyi birleştiriyor, akşamla yatsıyı birleştiriyor; üçe indiriyor.Öğlenle ikindiyi birleştiriyor, akşamla yatsıyı birleştiriyor; üçe indiriyor. Sorduğun zaman, “Beş vakit namaz!” demiyor.Sorduğun zaman, “Beş vakit namaz!” demiyor. Ama kıldığı beş vakit namaz!Ama kıldığı beş vakit namaz! Ona bir şey demiyoruz, ama ehl-i sünnet,Ona bir şey demiyoruz, ama ehl-i sünnet, kâhir ekseriyet, büyük çoğunlukkâhir ekseriyet, büyük çoğunluk Peygamber Efendimiz’in yaptığı şekilde hareket ederken; “Namaz kılın!”Peygamber Efendimiz’in yaptığı şekilde hareket ederken; “Namaz kılın!” emrini Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği gibi yapıyor.emrini Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği gibi yapıyor. Farzların yanında Peygamber Efendimiz’in sünnet olarak kıldıklarını da kılıyoruz.Farzların yanında Peygamber Efendimiz’in sünnet olarak kıldıklarını da kılıyoruz. Sabah namazından evvel iki rekât sünnet var; hakkında hadisler var.

Sabah namazından evvel iki rekât sünnet var; hakkında hadisler var.
Öğle namazından evvel ve sonra sünnetler var.Öğle namazından evvel ve sonra sünnetler var. Hakkında hadîs-i şerîfler var.Hakkında hadîs-i şerîfler var. İkindi namazından önce sünnet var.İkindi namazından önce sünnet var. Akşamdan önce ve sonra Efendimiz namazları kılmış, hadîs-i şerîfler var.Akşamdan önce ve sonra Efendimiz namazları kılmış, hadîs-i şerîfler var. Yatsı var.Yatsı var. Vitir namazını çok tavsiye etmiş.Vitir namazını çok tavsiye etmiş. Vitir namazını kılmadan yatmamasını söylemiş.Vitir namazını kılmadan yatmamasını söylemiş. Bir de teheccüt var; geceleyin kalkıp namaz kılmak!Bir de teheccüt var; geceleyin kalkıp namaz kılmak! O farz değil ama çok sevap olduğu için Efendimiz tavsiye ettiğindenO farz değil ama çok sevap olduğu için Efendimiz tavsiye ettiğinden mümin olanlar onu da yapmaya çalışıyor.mümin olanlar onu da yapmaya çalışıyor. Gayretli olanlar, imkân bulanlarGayretli olanlar, imkân bulanlar geceleyin uykusunu bölüp kalkıp abdest alıpgeceleyin uykusunu bölüp kalkıp abdest alıp teheccüt namazını da kılıyorlar.teheccüt namazını da kılıyorlar. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem büyük hadis âlimi Ebû Dâvûd es-Sicistânî’ninPeygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem büyük hadis âlimi Ebû Dâvûd es-Sicistânî’nin kitabında kaydettiğine göre sabah namazından sonrakitabında kaydettiğine göre sabah namazından sonra camide oturup bir müddet daha ibadet etmeyi severdi, güneş doğuncaya ve bir müddet yükselinceye kadar.camide oturup bir müddet daha ibadet etmeyi severdi, güneş doğuncaya ve bir müddet yükselinceye kadar. Bu hususta İmam Tirmizî'nin rivayet ettiğiBu hususta İmam Tirmizî'nin rivayet ettiği ve “hasen hadistir” diye Enes radıyallahu anh’ten naklettiği bir hadîs-i şerîf de var.ve “hasen hadistir” diye Enes radıyallahu anh’ten naklettiği bir hadîs-i şerîf de var. Bunu yeni kardeşlerimiz için bir daha okuyayım ben.

Bunu yeni kardeşlerimiz için bir daha okuyayım ben.
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem EfendimizPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Enes radıyallahu anh’ten rivayet olunduğuna göre hasen bir hadîs-i şerîf, buyurmuş ki:Enes radıyallahu anh’ten rivayet olunduğuna göre hasen bir hadîs-i şerîf, buyurmuş ki: Men salle’l-fecre fî cemâatin sümme kaade yezkürullâhe hattâ tatlua’ş-şemsü

Men salle’l-fecre fî cemâatin sümme kaade yezkürullâhe hattâ tatlua’ş-şemsü
sümme sallâ rek’ateyni kânet lehû ke-ecri haccetin ve umretin tâmmetin tâmmetin tâmmetin.sümme sallâ rek’ateyni kânet lehû ke-ecri haccetin ve umretin tâmmetin tâmmetin tâmmetin. Sadaka Resûlullah ve nataka Habîbullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Sadaka Resûlullah ve nataka Habîbullah fî mâ kâl ev kemâ kâl.
Bu hadîs-i şerîf ne demek?

Bu hadîs-i şerîf ne demek?
Anlamı, mânası, mâna-yı şerîfi ne?Anlamı, mânası, mâna-yı şerîfi ne? Men salle’l-fecre fî cemâatin.

Men salle’l-fecre fî cemâatin.
“Kim sabah namazını cemaatle kılarsa…”“Kim sabah namazını cemaatle kılarsa…” İşte biz kıldık elhamdülillah, Allah’a hamd-ü senâlar olsun.

İşte biz kıldık elhamdülillah, Allah’a hamd-ü senâlar olsun.
Allah Teâlâ hazretleri bizi gafillerden ve cahillerden eylemesin.Allah Teâlâ hazretleri bizi gafillerden ve cahillerden eylemesin. Yirmi birinci yüzyıl çok tehlikeli bir yüzyıl!

Yirmi birinci yüzyıl çok tehlikeli bir yüzyıl!
Küfür deryasında denize düşmüş, kurtulmak için bir tahtaya sarılmış kazazedeler gibiyiz!

Küfür deryasında denize düşmüş, kurtulmak için bir tahtaya sarılmış kazazedeler gibiyiz!
Küfür, şirk, inançsızlık, edepsizlik, Allah’a karşı gelmek, şeytana tapmak,Küfür, şirk, inançsızlık, edepsizlik, Allah’a karşı gelmek, şeytana tapmak, şeytanı dinlemek o kadar yaygın, o kadar aleni, o kadar kuvvetli!şeytanı dinlemek o kadar yaygın, o kadar aleni, o kadar kuvvetli! Allah’ın yasakladığı işler aşikâre yapılıyor, haramlar işleniyor!Allah’ın yasakladığı işler aşikâre yapılıyor, haramlar işleniyor! Bazı insanlar korkmadan, göğsünü gere gere, kaşını çata çata Allah’ın emirlerini tutmuyor ve tutmayacağını da söylüyor!Bazı insanlar korkmadan, göğsünü gere gere, kaşını çata çata Allah’ın emirlerini tutmuyor ve tutmayacağını da söylüyor! Birçok kimse de din vs. tanımıyor!Birçok kimse de din vs. tanımıyor! Böyle bir asırda yaşıyoruz.Böyle bir asırda yaşıyoruz. Allah bizi cahillerden, gafillerden, kâfirlerden uzak eylesin.

Allah bizi cahillerden, gafillerden, kâfirlerden uzak eylesin.
Sevdiği kul eylesin, sevdiği yolda yürümeyi nasip eylesin.Sevdiği kul eylesin, sevdiği yolda yürümeyi nasip eylesin. Her an tehlikedeyiz.Her an tehlikedeyiz. Her an kendimiz, hanımlarımız, çocuklarımız ve zürriyetimiz tehlikede!Her an kendimiz, hanımlarımız, çocuklarımız ve zürriyetimiz tehlikede! Her an!Her an! Bir anda her şey değişebilir!

Bir anda her şey değişebilir!
Sandal devrilebilir!Sandal devrilebilir! Köpek balıkları kazazedeleri, denize düşenleri yiyorlar ya insanın başına öyle hâller gelebilir.Köpek balıkları kazazedeleri, denize düşenleri yiyorlar ya insanın başına öyle hâller gelebilir. Bir anda bir gazeteden okuduğu birBir anda bir gazeteden okuduğu bir yanlış yazıdan, bir televizyonda açık oturumdaki bir sapık fikirden,yanlış yazıdan, bir televizyonda açık oturumdaki bir sapık fikirden, karşılaştığı bir kâfirin söylediği zehirli birkaç fikirden bir anda zehirlenebilir!karşılaştığı bir kâfirin söylediği zehirli birkaç fikirden bir anda zehirlenebilir! Her an!Her an! Onun için Cenâb-ı Hakk’a dayanmak tevekkül etmek ve yalvarmak zorundayız, yalvarmak mecburiyetindeyiz!Onun için Cenâb-ı Hakk’a dayanmak tevekkül etmek ve yalvarmak zorundayız, yalvarmak mecburiyetindeyiz! Yalvarmaktan başka çare yok!Yalvarmaktan başka çare yok! “Yâ Rabbi!

“Yâ Rabbi!
Ben çok zayıfım, çok güçsüzüm, çok biçareyim, çok yalnızım.Ben çok zayıfım, çok güçsüzüm, çok biçareyim, çok yalnızım. Bu yirmibirinci yüzyılda bu küfür ummanlarında korkuyorum yâ Rabbi!Bu yirmibirinci yüzyılda bu küfür ummanlarında korkuyorum yâ Rabbi! Aman beni sevdiğin kul eyle!Aman beni sevdiğin kul eyle! Aman beni imanından, İslâm’dan ayırma!Aman beni imanından, İslâm’dan ayırma! Aman beni şeytana kananlardan eyleme!Aman beni şeytana kananlardan eyleme! Nefsine uyanlardan eyleme yâ Rabbi!Nefsine uyanlardan eyleme yâ Rabbi! Bana yardım eyle!..” diye daima Allah’tan istememiz lazım.Bana yardım eyle!..” diye daima Allah’tan istememiz lazım. Sabah namazını cemaatle kıldık.

Sabah namazını cemaatle kıldık.
Men salle’l-fecre fî cemâatin.Men salle’l-fecre fî cemâatin. “Kim sabah namazını cemaatle kılarsa…”“Kim sabah namazını cemaatle kılarsa…” Kıldık, Allah kabul etsin.Kıldık, Allah kabul etsin. Nasıl kıldık?Nasıl kıldık? Cenâb-ı Hakk’ın istediği vech ile kılabildik mi?

Cenâb-ı Hakk’ın istediği vech ile kılabildik mi?
Okuduğumuzu kulağımız duydu mu, gönlümüz anladı mı?Okuduğumuzu kulağımız duydu mu, gönlümüz anladı mı? Evliyâullahın, âriflerin, enbiyâullahın, salihlerin kıldığı gibi kılabildik mi?Evliyâullahın, âriflerin, enbiyâullahın, salihlerin kıldığı gibi kılabildik mi? Eksik, kusurlu, hatalı, gafil mi kıldık?..Eksik, kusurlu, hatalı, gafil mi kıldık?.. Allah affetsin.

Allah affetsin.
Allah bizi lütfuyla ıslah eylesin.Allah bizi lütfuyla ıslah eylesin. Namazı kıldık.Namazı kıldık. Men salle’l-fecre fî cemâ’atin sümme ka’ade.

Men salle’l-fecre fî cemâ’atin sümme ka’ade.
Kim sabah namazını cemaatle kılarsa, kıldık. Sümme ka’ade sonra oturursa, işte oturduk.Kim sabah namazını cemaatle kılarsa, kıldık. Sümme ka’ade sonra oturursa, işte oturduk. Hepimiz oturuyoruz.Hepimiz oturuyoruz. Ben sandalyeye oturmuşum, siz de karşıma oturmuşsunuz.Ben sandalyeye oturmuşum, siz de karşıma oturmuşsunuz. Sümme ka’ade yezküru’llâhe.

Sümme ka’ade yezküru’llâhe.
“Allah’ı zikreder hâlde [oturursa]!”“Allah’ı zikreder hâlde [oturursa]!” Hâl cümlesi derler.

Hâl cümlesi derler.
Cümlenin içinde küçük bir cümlecik, bu çeşit cümlelere “hâl cümlesi” derler.Cümlenin içinde küçük bir cümlecik, bu çeşit cümlelere “hâl cümlesi” derler. “Namazdan sonra Allah’ı zikreder vaziyette oturursa!..”

“Namazdan sonra Allah’ı zikreder vaziyette oturursa!..”
Tabii oturuşun çeşitleri var.

Tabii oturuşun çeşitleri var.
Uyuklamak var: Adam oturduğu yerden uyuklar.Uyuklamak var: Adam oturduğu yerden uyuklar. Allah’ın sevmediği başka işleri yapması mümkün.

Allah’ın sevmediği başka işleri yapması mümkün.
Masanın başına oturur; iskambil oynar kumar oynar.Masanın başına oturur; iskambil oynar kumar oynar. Oturmaktan oturmaya fark var.Oturmaktan oturmaya fark var. Oturur, karşısındaki adamla Allah’ın sevmediği konuşmalar yapar.Oturur, karşısındaki adamla Allah’ın sevmediği konuşmalar yapar. Günah, haram, müstehcen konuşma,Günah, haram, müstehcen konuşma, çirkin konuşma yapar veya kavga eder.çirkin konuşma yapar veya kavga eder. Oturur, karşı taraftakiyle kavga eder…Oturur, karşı taraftakiyle kavga eder… Öyle değil! Öyle değil! Öyle değil! Öyle değil!

Öyle değil! Öyle değil! Öyle değil! Öyle değil!
Sümme ka’ade yezküru’llâhe.

Sümme ka’ade yezküru’llâhe.
Oturuyor ama Allah’ı zikreder vaziyette oturuyor.

Oturuyor ama Allah’ı zikreder vaziyette oturuyor.
Biz şimdi Allah’ı zikrediyor muyuz?

Biz şimdi Allah’ı zikrediyor muyuz?
Şu anda biz oturuyoruz da onu da yapıyor muyuz?Şu anda biz oturuyoruz da onu da yapıyor muyuz? Evet, yapıyoruz.Evet, yapıyoruz. Allah’ı zikretmek ne demek? Onu açıklıcamAllah’ı zikretmek ne demek? Onu açıklıcam Evet, Allah’ı zikreder durumdayız.Evet, Allah’ı zikreder durumdayız. Çünkü dikkat ederseniz “Allah” diyoruz celle celâlüh, “Peygamber Efendimiz” diyoruz sallallahu aleyhi ve sellem,Çünkü dikkat ederseniz “Allah” diyoruz celle celâlüh, “Peygamber Efendimiz” diyoruz sallallahu aleyhi ve sellem, âyet-i kerîme okuyoruz, hadîs-i şerîf okuyoruz,âyet-i kerîme okuyoruz, hadîs-i şerîf okuyoruz, Allah’a dua etmekten bahsediyoruz…Allah’a dua etmekten bahsediyoruz… Bunlar zikrullahın çeşitlerindendir, zikrediyoruz!

Bunlar zikrullahın çeşitlerindendir, zikrediyoruz!
Sümme ka’ade yezküru’llâhe.

Sümme ka’ade yezküru’llâhe.
Ne zamana kadar?

Ne zamana kadar?
Hattâ tatlua’ş-şemsü.

Hattâ tatlua’ş-şemsü.
“Güneş doğuncaya kadar!”“Güneş doğuncaya kadar!” Güneş de doğdu.

Güneş de doğdu.
Dağların arkasından doğdu, yüzüme vurmaya başladı.Dağların arkasından doğdu, yüzüme vurmaya başladı. Işıkları duvarlara aksetmeye başladı.Işıkları duvarlara aksetmeye başladı. Güneşin doğması esnasında müslümanın namaz kılması yoktur.

Güneşin doğması esnasında müslümanın namaz kılması yoktur.
Mekruh vakitlerden birisidir.Mekruh vakitlerden birisidir. Vakt-i kerahattir.Vakt-i kerahattir. Bu vakitte namaz kılınmaz.Bu vakitte namaz kılınmaz. Onun için şu anda namaz kılmıyoruz. Oturuyoruz.Onun için şu anda namaz kılmıyoruz. Oturuyoruz. Sonra biraz daha vakit geçecek, kerahat vakti biraz sonra çıkacak.Sonra biraz daha vakit geçecek, kerahat vakti biraz sonra çıkacak. Kerahat vakti güneşin ufuktan doğduğu zamandan itibaren 25-30-35 dakika geçince biter.

Kerahat vakti güneşin ufuktan doğduğu zamandan itibaren 25-30-35 dakika geçince biter.
Sümme sallâ rek’ateyni.

Sümme sallâ rek’ateyni.
“İki rekât namaz kılarsa.”“İki rekât namaz kılarsa.” Onun sabah namazından sonra oturup zikrullahla, ibadetle meşgul olup da iki rekât namazOnun sabah namazından sonra oturup zikrullahla, ibadetle meşgul olup da iki rekât namaz kılmasının mükâfatı, sevabı ne?kılmasının mükâfatı, sevabı ne? Kânet lehû ke-ecri haccetin ve umretin.

Kânet lehû ke-ecri haccetin ve umretin.
“Tam bir hac ve tam bir umre yapmış gibi ecir kazanır.”“Tam bir hac ve tam bir umre yapmış gibi ecir kazanır.” Böyle yapan bir kimse tam bir hac ve tam bir umre yapmış gibi ecir kazanır!

Böyle yapan bir kimse tam bir hac ve tam bir umre yapmış gibi ecir kazanır!
Tâmmetin tâmmetin tâmmetin. Üç defa da.

Tâmmetin tâmmetin tâmmetin. Üç defa da.
“Tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre; tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre;“Tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre; tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre; tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre!” diye üç defa buyurmuş.tereddüt etmeyin, tam bir hac ve umre!” diye üç defa buyurmuş. İmam Tirmizî hadis âlimi diyor ki: “Hasen hadîs-i şerîf.”

İmam Tirmizî hadis âlimi diyor ki: “Hasen hadîs-i şerîf.”
Râvilerini incelemiş, hadîs-i şerîfi incelemiş.

Râvilerini incelemiş, hadîs-i şerîfi incelemiş.
Peki, bu konuda başka hadîs-i şerîfler var mı?

Peki, bu konuda başka hadîs-i şerîfler var mı?
Ben âciz kardeşinizin bildiği altı - yedi hadîs-i şerîf daha var.

Ben âciz kardeşinizin bildiği altı - yedi hadîs-i şerîf daha var.
Aynı şekilde, aynı mânayı ifade ediyor.Aynı şekilde, aynı mânayı ifade ediyor. Onun için bu hadîs-i şerîflere

Onun için bu hadîs-i şerîflere
dayanarak ulemâmız, mürşitlerimiz, büyük âlimlerimizdayanarak ulemâmız, mürşitlerimiz, büyük âlimlerimiz sabah namazından [sonra] bir müddet camide oturup zikrullahla,sabah namazından [sonra] bir müddet camide oturup zikrullahla, ibadetle meşgul olduktan sonra bu namazı kılarlardı.ibadetle meşgul olduktan sonra bu namazı kılarlardı. Bu namaza güneş şarktan doğduktan sonra,Bu namaza güneş şarktan doğduktan sonra, kerahat vakti çıktıktan sonra kılındığı için şark kelimesiyle ilgili olarak “işrak namazı” derler.kerahat vakti çıktıktan sonra kılındığı için şark kelimesiyle ilgili olarak “işrak namazı” derler. Aşrakati’ş-şemsü.

Aşrakati’ş-şemsü.
Güneş şarktan doğdu, etrafı aydınlatmaya başladı.Güneş şarktan doğdu, etrafı aydınlatmaya başladı. İşrak vakti işte o vakit, demek.İşrak vakti işte o vakit, demek. İşrak vaktinde iki rekât namaz kılmak.

İşrak vaktinde iki rekât namaz kılmak.
Bu ne oluyor?

Bu ne oluyor?
Karanlık bitmiş, gece bitmiş; yeni bir gündüzün başlangıcında insanKaranlık bitmiş, gece bitmiş; yeni bir gündüzün başlangıcında insan güzelce zikir yapmış, iki rekât namazı kılmış olarak güne başlamış oluyor.güzelce zikir yapmış, iki rekât namazı kılmış olarak güne başlamış oluyor. Güzel başlandı, Allah günü güzel devam ettirmeyi nasip etsin.

Güzel başlandı, Allah günü güzel devam ettirmeyi nasip etsin.
Peygamber Efendimiz, Allah’ın böyle bir sevabı verdiğini bildiriyor.Peygamber Efendimiz, Allah’ın böyle bir sevabı verdiğini bildiriyor. Bu konuda başka bir hadîs-i şerîf daha söyleyeyim: Peygamber Efendimiz

Bu konuda başka bir hadîs-i şerîf daha söyleyeyim: Peygamber Efendimiz
bir seriyye, askerî birlik gönderdi düşman müşrik bir kabileyle çarpışmak üzere.bir seriyye, askerî birlik gönderdi düşman müşrik bir kabileyle çarpışmak üzere. Asker hazırladı, gönderdi.Asker hazırladı, gönderdi. O askerî birlik helalleşti, vedalaştı.O askerî birlik helalleşti, vedalaştı. Medine-i Münevvere’den ayrıldı, savaşmaya gitti.Medine-i Münevvere’den ayrıldı, savaşmaya gitti. Gazaları mübarek olsun.Gazaları mübarek olsun. Giden ya şehit olur ya da gazi olur, döner.

Giden ya şehit olur ya da gazi olur, döner.
Şehit olur, kalır; gazi olur, gelir.Şehit olur, kalır; gazi olur, gelir. Bu gidenler çok kısa bir zamanda geldiler.

Bu gidenler çok kısa bir zamanda geldiler.
Hem de düşmanı yenmişler,Hem de düşmanı yenmişler, esir almışlar, pek çok ganimetler de kazanmışlar; öyle geldiler.esir almışlar, pek çok ganimetler de kazanmışlar; öyle geldiler. Onların gelişi üzerine Peygamber Efendimiz ve ashâbı onları karşılamaya çıktı.Onların gelişi üzerine Peygamber Efendimiz ve ashâbı onları karşılamaya çıktı. Râvilerin söylediklerine göre -sanılıyor ki- Ebû Bekr-i Sıddîk radıyallahu anh askerlerinRâvilerin söylediklerine göre -sanılıyor ki- Ebû Bekr-i Sıddîk radıyallahu anh askerlerin ganimetlerle muzaffer gelişini seyrederken demiş ki: “Mâşallah mâşallah!ganimetlerle muzaffer gelişini seyrederken demiş ki: “Mâşallah mâşallah! Ne kadar kısa bir zamandaNe kadar kısa bir zamanda ne kadar çabuk, ne kadar büyük kazanç, ganimet!..”ne kadar çabuk, ne kadar büyük kazanç, ganimet!..” Tabi mübarekler Medine’de yoksulluk çekiyorlardı.

Tabi mübarekler Medine’de yoksulluk çekiyorlardı.
Mücahitler Mekke’den çıkartıldı. Yanlarında ne getirdi?Mücahitler Mekke’den çıkartıldı. Yanlarında ne getirdi? Tarlasını, evini getirebildi mi?

Tarlasını, evini getirebildi mi?
Malını mülkünü, davarını getirebildi mi?Malını mülkünü, davarını getirebildi mi? Getiremedi!

Getiremedi!
Medine’ye çok güç durumda geldiler.Medine’ye çok güç durumda geldiler. Allah razı olsun; Medineliler onlara yardım ettiler, ensar, yardımcı oldular ama yine de zorluk içinde çok sıkıntılar çektiler.Allah razı olsun; Medineliler onlara yardım ettiler, ensar, yardımcı oldular ama yine de zorluk içinde çok sıkıntılar çektiler. Başka kabilelerden Medine’ye gelenler de; “Peygamber Efendimiz’i dinleyelim,Başka kabilelerden Medine’ye gelenler de; “Peygamber Efendimiz’i dinleyelim, dini öğrenelim, Kur’an’ı ezberleyelim…”dini öğrenelim, Kur’an’ı ezberleyelim…” diye gelenler de çok sıkıntı çekti.diye gelenler de çok sıkıntı çekti. Yatacak yerleri yoktu.Yatacak yerleri yoktu. Mescidin bir sofasında, örtülü kısmında yatıp kalkıyorlardı.Mescidin bir sofasında, örtülü kısmında yatıp kalkıyorlardı. Onlara ashâb-ı suffe deniliyordu.Onlara ashâb-ı suffe deniliyordu. 70 kişi civarında oldukları gibi

70 kişi civarında oldukları gibi
bazen sayı kabarıyordu, 400’e kadar çıkıyordu.bazen sayı kabarıyordu, 400’e kadar çıkıyordu. Mescidin içinde kalabalığı düşünün, bakın şimdi buradaki kalabalığımızı düşünün.Mescidin içinde kalabalığı düşünün, bakın şimdi buradaki kalabalığımızı düşünün. O rakamı düşünün!O rakamı düşünün! Bunların hepsi birden Medine’ye gelivermiş insanlar.Bunların hepsi birden Medine’ye gelivermiş insanlar. Medine zaten küçük bir yer!Medine zaten küçük bir yer! Bakkalı yok, şimdiki imkânları yok!Bakkalı yok, şimdiki imkânları yok! İthalatı ihracatı az!İthalatı ihracatı az! O zaman malların tedavülü, nakli, bu beldede yetişmeyenO zaman malların tedavülü, nakli, bu beldede yetişmeyen meyvelerin gelmesi kolay değildi.meyvelerin gelmesi kolay değildi. İstanbul’daki [insan] muzu bilmezdi, Erzurum’daki sebzeyi bilmezdi.İstanbul’daki [insan] muzu bilmezdi, Erzurum’daki sebzeyi bilmezdi. Şimdi her şey kolay kolay naklediliyor.Şimdi her şey kolay kolay naklediliyor. Herkes alıyor, yiyor.Herkes alıyor, yiyor. Ganimet gelince tabii çok sevindiler.

Ganimet gelince tabii çok sevindiler.
Açlık çekiyorlar, bazen bir hurmayı bölüşüp yiyorlar.Açlık çekiyorlar, bazen bir hurmayı bölüşüp yiyorlar. Evde bir tek örtü var; biçilmiş değil, güzel değil.Evde bir tek örtü var; biçilmiş değil, güzel değil. Sadece çarşaf gibi bir şey.Sadece çarşaf gibi bir şey. Adam bürünüp camiye gelip namaz kılıyordu, hızlı eve dönüyordu; hanımına veriyordu.Adam bürünüp camiye gelip namaz kılıyordu, hızlı eve dönüyordu; hanımına veriyordu. Hanımı bürünüp sabah namazını kılıyordu.Hanımı bürünüp sabah namazını kılıyordu. Kumaş bulamadıkları için kestikleri hayvanların derilerine bürünüyorlardı.Kumaş bulamadıkları için kestikleri hayvanların derilerine bürünüyorlardı. Fakirlikten, taş devri gibi!

Fakirlikten, taş devri gibi!
“Oh, ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük ganimet!” diye sevindi.“Oh, ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük ganimet!” diye sevindi. Ebû Bekr-i Sıddîk, malını Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’eEbû Bekr-i Sıddîk, malını Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e feda etmiş olan, emrine vermiş olan cömert sahabi;feda etmiş olan, emrine vermiş olan cömert sahabi; Oh dedi sevindi, ne kadar güzel, kısa zamanda çok büyük ganimet.Oh dedi sevindi, ne kadar güzel, kısa zamanda çok büyük ganimet. Peygamber Efendimiz bu sözü üzerine ne dedi?

Peygamber Efendimiz bu sözü üzerine ne dedi?
Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

Peygamber Efendimiz buyurdu ki:
“Ben size bundan daha kolay ve daha kârlı,“Ben size bundan daha kolay ve daha kârlı, daha büyük bir ganimet haber vereyim mi?”daha büyük bir ganimet haber vereyim mi?” “Buyur ya Resûlullah, ver.” dediler.

“Buyur ya Resûlullah, ver.” dediler.
Dedi ki: “Bir insanın sabah namazından sonra camide oturupDedi ki: “Bir insanın sabah namazından sonra camide oturup zikirle, ibadetle meşgul olupzikirle, ibadetle meşgul olup kerahat vakti çıkınca iki rekât namaz kılması bundan daha kârlıdır!”kerahat vakti çıkınca iki rekât namaz kılması bundan daha kârlıdır!” Başka bir hadîs-i şerîf daha söyleyeyim:

Başka bir hadîs-i şerîf daha söyleyeyim:
“Bir insan sabah namazından sonra camide oturup kerahat vakti çıktıktan sonra“Bir insan sabah namazından sonra camide oturup kerahat vakti çıktıktan sonra iki rekât namaz kılarsaiki rekât namaz kılarsa Hz. İsmail aleyhisselam’ın evladındanHz. İsmail aleyhisselam’ın evladından kaç tane köleyi kölelikten kurtarmış,kaç tane köleyi kölelikten kurtarmış, fidye-yi necât verip alıpfidye-yi necât verip alıp azat etmiş kadar sevap kazanır!” diye de rivayetler var.azat etmiş kadar sevap kazanır!” diye de rivayetler var. Demek ki bu rivayetlerin hepsinin sonucu: Sabah namazından sonra oturup zikrullah ileDemek ki bu rivayetlerin hepsinin sonucu: Sabah namazından sonra oturup zikrullah ile meşgul olup bu namazı kılarsa çok sevap kazanacak!meşgul olup bu namazı kılarsa çok sevap kazanacak! Onun için biz bu sevabı kazanalım diye büyüklerimizOnun için biz bu sevabı kazanalım diye büyüklerimiz bu sevabı bize öğretmişler.bu sevabı bize öğretmişler. Bu âdeti yerine getirmişler.Bu âdeti yerine getirmişler. Kendileri yapmışlar.Kendileri yapmışlar. Biz de yapmaya çalışıyoruz.Biz de yapmaya çalışıyoruz. Sabah namazından sonra oturuyoruz,Sabah namazından sonra oturuyoruz, zikrullah ile meşgul oluyoruz.zikrullah ile meşgul oluyoruz. Sonra iki rekât namaz, işrak namazı kılıyoruz.Sonra iki rekât namaz, işrak namazı kılıyoruz. Bu bizim yapabildiğimizce yapabildiğimiz müddetçe yaptığımız bir şey.Bu bizim yapabildiğimizce yapabildiğimiz müddetçe yaptığımız bir şey. Burada da kaldığımız müddetçe elhamdülillah durumumuz müsait olduğundan bunu böyle yapacağız.Burada da kaldığımız müddetçe elhamdülillah durumumuz müsait olduğundan bunu böyle yapacağız. Bazen durum müsait olmuyor. Neden?Bazen durum müsait olmuyor. Neden? Çünkü adam evden karanlıkta çıkıyor.

Çünkü adam evden karanlıkta çıkıyor.
İşine gitmesi gerekiyor.İşine gitmesi gerekiyor. Alelacele kalkıyor, giyiniyor, vasıtaya biniyor; daha karanlıkta işine gitmek zorunda kalıyor.Alelacele kalkıyor, giyiniyor, vasıtaya biniyor; daha karanlıkta işine gitmek zorunda kalıyor. Gece çalışıyor.Gece çalışıyor. Sabah o vakitte camiye gelemiyor filan.Sabah o vakitte camiye gelemiyor filan. Ne yapalım; herkesin hâli başka türlü!

Ne yapalım; herkesin hâli başka türlü!
Allah bize bu imkânı vermiş.

Allah bize bu imkânı vermiş.
Şimdi bu sevabı, hem bu sevaplı işi bir hafta on gün içinde yaparak öğrenelimŞimdi bu sevabı, hem bu sevaplı işi bir hafta on gün içinde yaparak öğrenelim hem de burada bulunduğumuz müddetçe bunu yapıp bu sevabı kazanalım,hem de burada bulunduğumuz müddetçe bunu yapıp bu sevabı kazanalım, diye sabah namazından sonra oturup zikrullahla meşgul olacağız.diye sabah namazından sonra oturup zikrullahla meşgul olacağız. Zikrullahın çeşitleri!

Zikrullahın çeşitleri!
Zikrullah demek; “Allah’ı anmak, hatırında tutmak” demek.

Zikrullah demek; “Allah’ı anmak, hatırında tutmak” demek.
Bunun zıddı nedir?

Bunun zıddı nedir?
Nesiye, Arapça’da nesiye-yensâ-nisyân; “unutmak” demek.

Nesiye, Arapça’da nesiye-yensâ-nisyân; “unutmak” demek.
Zikrin zıttı nesiye.

Zikrin zıttı nesiye.
Zekere’nin zıddı nesiye’dir.

Zekere’nin zıddı nesiye’dir.
Ve lâ tekûnû kellezîne nesullah.

Ve lâ tekûnû kellezîne nesullah.
Âyet-i kerîmede Allah Teâlâ hazretleri buyuruyor ki: “SakınÂyet-i kerîmede Allah Teâlâ hazretleri buyuruyor ki: “Sakın Allah’ı unutanlar gibi olmayın!”Allah’ı unutanlar gibi olmayın!” Ve lâ tekûnû. “Sakın siz olmayın!” Kellezîne nesullah. “Allah’ı unutanlar gibi!”Ve lâ tekûnû. “Sakın siz olmayın!” Kellezîne nesullah. “Allah’ı unutanlar gibi!” Bazı insanlar Allah’ı unutuyorlar.

Bazı insanlar Allah’ı unutuyorlar.
Allah hiç hatırlarında olmuyor.Allah hiç hatırlarında olmuyor. Allah’ı hiç düşünmüyorlar.Allah’ı hiç düşünmüyorlar. Dalmışlar dünyaya, zevke, keyfe, zulme, eğlenceye öyle vakit geçiriyorlar.Dalmışlar dünyaya, zevke, keyfe, zulme, eğlenceye öyle vakit geçiriyorlar. Hiç Allah’ı anmıyorlar.Hiç Allah’ı anmıyorlar. Ona işte Allah’ı unutmak.Ona işte Allah’ı unutmak. Onun tam aksine de “Allah’ı anmak, zikrullah” deniliyor.

Onun tam aksine de “Allah’ı anmak, zikrullah” deniliyor.
Zikrullahın çeşitleri!

Zikrullahın çeşitleri!
Zikrullahın bir çeşidi, eline tesbihi alarak veya tesbihsizZikrullahın bir çeşidi, eline tesbihi alarak veya tesbihsiz Allah Allah demektir, Lâ ilahe illalah, la ilahe illalah demektir,Allah Allah demektir, Lâ ilahe illalah, la ilahe illalah demektir, Subhanallah, Elhamdülillah, Allah-u ekber demektir,Subhanallah, Elhamdülillah, Allah-u ekber demektir, Allahümme salli alâ seyidinâ Muhammed demektir,Allahümme salli alâ seyidinâ Muhammed demektir, Hasbünallâh demektir yani mübarek kelimeleri,Hasbünallâh demektir yani mübarek kelimeleri, Esmâ-i Hüsnâ’yı zikretmektir, söylemektir.Esmâ-i Hüsnâ’yı zikretmektir, söylemektir. Çok çok, peş peşe söylemektir.Çok çok, peş peşe söylemektir. Bir çeşidi bu.Bir çeşidi bu. Zikrullahın bir başka çeşidi nedir?

Zikrullahın bir başka çeşidi nedir?
Dinin bilgilerini söylemek, dinlemek, anlamak, anlatmak, öğrenmek, öğretmektir.Dinin bilgilerini söylemek, dinlemek, anlamak, anlatmak, öğrenmek, öğretmektir. Ben burada dini bir konuyu anlattığım için zikrullahla meşgulüm.

Ben burada dini bir konuyu anlattığım için zikrullahla meşgulüm.
Siz de onu dinlediğiniz için zikrullah ile meşgulsünüz.Siz de onu dinlediğiniz için zikrullah ile meşgulsünüz. Biz burada fıkıh kitabını açsaydık, fıkıh ilmini anlatmaya, öğretmeye başlasaydık zikrullah olacaktı.Biz burada fıkıh kitabını açsaydık, fıkıh ilmini anlatmaya, öğretmeye başlasaydık zikrullah olacaktı. Fıkıh ama zikrullah!Fıkıh ama zikrullah! Çünkü Allah’ın dini öğreniliyor.Çünkü Allah’ın dini öğreniliyor. Kur’ân-ı Kerîm’i açsaydık okusaydık:Kur’ân-ı Kerîm’i açsaydık okusaydık: Eûzübillâhimineşşeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm. 11. cüzü okumaya başladık…11. cüzü okumaya başladık… Zikrullah!

Zikrullah!
Kur’ân-ı Kerîm’in hepsi zikrullah!Kur’ân-ı Kerîm’in hepsi zikrullah! İnsan Kur’ân-ı Kerîm’i okurken zikretmiş olur.İnsan Kur’ân-ı Kerîm’i okurken zikretmiş olur. Tefsir kitabı açsaydık okusaydık zikrullah olurdu.Tefsir kitabı açsaydık okusaydık zikrullah olurdu. Hadis kitabı açsaydık zikrullah olurdu.Hadis kitabı açsaydık zikrullah olurdu. Kelâm kitabı açsaydık okusaydık zikrullah olurdu…Kelâm kitabı açsaydık okusaydık zikrullah olurdu… Allah’ın diniyle ilgili bir konu anlatıldığı zaman zikrullah oluyor.

Allah’ın diniyle ilgili bir konu anlatıldığı zaman zikrullah oluyor.
Kur’an okunduğu zaman zikrullah oluyor.Kur’an okunduğu zaman zikrullah oluyor. Zikrullahın başka çeşitleri başka?

Zikrullahın başka çeşitleri başka?
Namaz da zikrullahtır!

Namaz da zikrullahtır!
Namaz da başından sonuna Allah-u Ekber’inden,Namaz da başından sonuna Allah-u Ekber’inden, es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah’ına kadar zikrullahtır.es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah’ına kadar zikrullahtır. Hem de çeşitli sevaplı zikirleri içine alan mükemmel bir zikrullahtır!Hem de çeşitli sevaplı zikirleri içine alan mükemmel bir zikrullahtır! Ama bu zamanda namaz kılınmıyor.

Ama bu zamanda namaz kılınmıyor.
Kerahat vakti ya, sabah namazından sonraKerahat vakti ya, sabah namazından sonra kerahat vaktinde namaz kılınmıyor ya; onun içinkerahat vaktinde namaz kılınmıyor ya; onun için bu arada namaz kılmıyoruz.bu arada namaz kılmıyoruz. O zikri yapmıyoruz.O zikri yapmıyoruz. Kur’an okuyabiliriz.Kur’an okuyabiliriz. İlim öğretebiliriz, öğrenebiliriz.İlim öğretebiliriz, öğrenebiliriz. Elimize tesbihi alırız; lâ ilâhe illallah çekeriz.Elimize tesbihi alırız; lâ ilâhe illallah çekeriz. “70 bin kelime-i tevhîd çekelim! Haydi, var mısınız?” “Varız!”“70 bin kelime-i tevhîd çekelim! Haydi, var mısınız?” “Varız!” Lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illallah…

Lâ ilâhe illallah, lâ ilâhe illallah…
40 dakika lâ ilâhe illallah çekeriz, kalkar namaza dururuz; tamam.

40 dakika lâ ilâhe illallah çekeriz, kalkar namaza dururuz; tamam.
Zikrullahla vakit geçti.Zikrullahla vakit geçti. Bir de zikrullahın en geniş mânasi: Allah’a itaat, zikrullahtır!Bir de zikrullahın en geniş mânasi: Allah’a itaat, zikrullahtır! Allah’a isyan, Allah’ı unutmaktır!Allah’a isyan, Allah’ı unutmaktır! Günah işliyorsa Allah’ı unutmuş demektir.

Günah işliyorsa Allah’ı unutmuş demektir.
Allah’a itaat hâlindeyse itaat ediyorsa Allah’ı zikrediyor demektir.Allah’a itaat hâlindeyse itaat ediyorsa Allah’ı zikrediyor demektir. Hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Bir insan Allah’a itaat ediyorsa Allah’ı zikretmektedir.Bir insan Allah’a itaat ediyorsa Allah’ı zikretmektedir. Lisanen zikri az bile olsa Allah Allah demesi az bile olsa.Lisanen zikri az bile olsa Allah Allah demesi az bile olsa. Bir insan Allah’a karşıBir insan Allah’a karşı suç işliyorsa günah işliyorsasuç işliyorsa günah işliyorsa zikretmiyor demektir Allah’ı.zikretmiyor demektir Allah’ı. Elinde tesbih olsa dili Allah Allah dese bile.Elinde tesbih olsa dili Allah Allah dese bile. Demek ki zikrullahın en geniş mânası Allah’ı hatırınaDemek ki zikrullahın en geniş mânası Allah’ı hatırına getirip de Allah’a itaat etmek imiş.getirip de Allah’a itaat etmek imiş. Allah’a isyan etti mi zikrullah olmuyor.Allah’a isyan etti mi zikrullah olmuyor. İsyan ediyor.İsyan ediyor. Hatırlamaktan maksat, hatırlayıp itaat etmek!

Hatırlamaktan maksat, hatırlayıp itaat etmek!
İtaat etmiyor, isyan ediyor; demek ki zikretmiyor, zikretmiyor sayılıyor.İtaat etmiyor, isyan ediyor; demek ki zikretmiyor, zikretmiyor sayılıyor. Zikri hebâen mensûrâ oluyor, zikrinin kıymeti kalmıyor.Zikri hebâen mensûrâ oluyor, zikrinin kıymeti kalmıyor. En geniş anlamıyla zikrullah;

En geniş anlamıyla zikrullah;
“Allah’ı anmak anıp da itaat, yolunda olmak” demek.“Allah’ı anmak anıp da itaat, yolunda olmak” demek. Unutmak da Allah aklına gele gele günahı işliyorsa bile [zikretmiyor demektir].Unutmak da Allah aklına gele gele günahı işliyorsa bile [zikretmiyor demektir]. “Biliyorum, Allah bundan razı değildir ama yapacağım…”

“Biliyorum, Allah bundan razı değildir ama yapacağım…”
İşte o zikretmiyor.

İşte o zikretmiyor.
Güya Allah aklında, hatırına geliyor.Güya Allah aklında, hatırına geliyor. Çünkü ikaz olsun diye içinden vicdanı hatırlatıyor.Çünkü ikaz olsun diye içinden vicdanı hatırlatıyor. “Yapma böyle! Allah buna gazap eder, kızar.“Yapma böyle! Allah buna gazap eder, kızar. Allah’ın rızasına aykırı!..” Ama yine yapıyor.Allah’ın rızasına aykırı!..” Ama yine yapıyor. Bile bile yapıyor.Bile bile yapıyor. Kendisini tutamıyor, şeytana uyuyor, nefsine uyuyor; yapıyor.Kendisini tutamıyor, şeytana uyuyor, nefsine uyuyor; yapıyor. Demek ki zikretmiyor!Demek ki zikretmiyor! Allah Teâlâ hazretleri bizi

Allah Teâlâ hazretleri bizi
zikrinde, şükründe, hüsn-ü ibadetinde eylesin...zikrinde, şükründe, hüsn-ü ibadetinde eylesin... Yolundan ayırmasın, yanlış yollara saptırmasın...Yolundan ayırmasın, yanlış yollara saptırmasın... Ömrümüzü rızasına uygun geçirmeyi nasip etsin...Ömrümüzü rızasına uygun geçirmeyi nasip etsin... Şu imtihanı başarıp da huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip etsin...Şu imtihanı başarıp da huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip etsin... Amansız, zorlu ve çok önemli olan bir imtihan içindeyiz hepimiz...Amansız, zorlu ve çok önemli olan bir imtihan içindeyiz hepimiz... Muazzam bir imtihan içindeyiz.Muazzam bir imtihan içindeyiz. Allah bu imtihanı başarmayı hepimize nasip eylesin…Allah bu imtihanı başarmayı hepimize nasip eylesin… el-Fâtiha!

el-Fâtiha!
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2