Namaz Vakitleri
İstanbul
25 Şevvâl 1447
13 April 2026
Detaylı Arama

Mü’minleri Sevindirmenin Fazileti

Mehmed Zahid KOTKU

21 Şa'bân 1394 / 08.09.1974
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Mü’minleri Sevindirmenin Fazileti

Mehmed Zahid KOTKU

21 Şa'bân 1394 / 08.09.1974
İskenderpaşa Camii/ İstanbul

Açıklama

Gönül dostu, âlim Mehmed Zahid KOTKU Hocamızın sohbetleri, kendi seslerinden konulara yaklaşımı, açıklamaları, değerlendirmeleri ve tavsiyeleri, sizlerin istifadesine sunulmuştur.
Mehmed Zâhid KOTKU, geçtiğimiz asırda yaşamış (1897-1980) bir mürşid-i kâmil, bir sâlih insan, bir Allah dostudur. Ömrü boyunca tebliğ ve irşad çalışmaları içinde bulunmuş, milletimize ve ülkemize hizmet eden nice kıymetli kadrolar, devlet adamları yetiştirmiştir.

Gümüşhaneli Hazretleri tarafından başlatılan Ramûzü’l-Ehâdîs dersleri, takipçileri tarafından devam ettirilmiştir. İskenderpaşa Camii’nde Mehmed Zâhid KOTKU (Rh.A) Hocamız bu dersleri 1958’den 1977 yılına kadar sürdürmüş; 1977’den sonra ise, Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamız devam ettirmiştir.

İlk zamanlar düzenli olarak pazar günleri ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika hadis dersleri yaparlarken, son yıllarında hadis derslerini Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN hocamıza bırakmışlar, kendileri cuma namazından sonra 10-15 dakikalık kısa konuşmalar yapmaya başlamışlardır.

Bu konuşmalar irticalen yapılmış, bazen bir sahabeden bahsetmişler, bazen güncel bir olayı konu edinmişlerdir. Bu konuşmalar 1978 yılında başlamış, vefatına kadar devam etmiştir. Son konuşmaları vefatından bir hafta önce, 6 Kasım 1980’de Medine’de kaydedilmiştir.

Konuşma Metni

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm.Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin

el-Hamdülillâhi rabbi’l-âlemin
ve’l-âkibetü li’l-muttakînve’l-âkibetü li’l-muttakîn es-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâes-salâtu ve’s-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn.Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecmaîn. İ’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-kitâbi kitâbullâhİ’lemû eyyühe’l-ihvân fe-inne efdale’l-kitâbi kitâbullâh feenne efdale’l-hedyifeenne efdale’l-hedyi hedyu Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellemhedyu Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem ve şerra’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ahve şerra’l-umûri muhdesâtuhâ ve külle muhdesin bid’ah ve külle bid’atin dalâlehve külle bid’atin dalâleh ve külle dalâletin fi’n-nârve külle dalâletin fi’n-nâr fe bi’s-senedili muttasili ile’n-nebiyyife bi’s-senedili muttasili ile’n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl:sallallahu aleyhi ve selleme ennehû kâl: Men edhale alâ ehli beytin sürûran,

Men edhale alâ ehli beytin sürûran,
halekallâhü min zâlike’s-sürûrihalekallâhü min zâlike’s-sürûri halkan testeğfiru lehû ilâ yevmi’l-kiyâmeti.halkan testeğfiru lehû ilâ yevmi’l-kiyâmeti. Cuma günkü derste okuduysak da bugün tekrarı efdal.

Cuma günkü derste okuduysak da bugün tekrarı efdal.
Onun için tekrar ediyorum.Onun için tekrar ediyorum. Cenâb-ı Hak müminlerin birbirleriyle sevişmeleri,Cenâb-ı Hak müminlerin birbirleriyle sevişmeleri, kaynaşmaları, kardeş gibi geçinmeleri içinkaynaşmaları, kardeş gibi geçinmeleri için çeşit vasıtalarla ikaza çalışıyor.çeşit vasıtalarla ikaza çalışıyor. Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem de bu hadisîndePeygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem de bu hadisînde yukarıdaki geçen gibi yine diyor ki,yukarıdaki geçen gibi yine diyor ki, her kim ki bir eve, bir ev ehline, bir haneyeher kim ki bir eve, bir ev ehline, bir haneye sevinç verici bir şey ithal ederse,sevinç verici bir şey ithal ederse, gerek yiyecekten, gerek giyecekten, gerekgerek yiyecekten, gerek giyecekten, gerek tatlı sözlerden, muhabbetlerden,tatlı sözlerden, muhabbetlerden, ne gibi sevindirici bir şey varsa yani,ne gibi sevindirici bir şey varsa yani, çeşidi varsa bir sevindirici şeylerin,çeşidi varsa bir sevindirici şeylerin, bunlardan birisini o eve verir debunlardan birisini o eve verir de o ev böyle sevince gark olursa,o ev böyle sevince gark olursa, sevinirlerse yani,sevinirlerse yani, Cenâb-ı Hak bu sevinçten bir melek hâlk eder.Cenâb-ı Hak bu sevinçten bir melek hâlk eder. O melek kıyamete kadar o sevinci ilka eden adamınO melek kıyamete kadar o sevinci ilka eden adamın üzerine dua eder.üzerine dua eder. Testeğfiru lehû ilâ yevmi’l-kiyâmeh.Testeğfiru lehû ilâ yevmi’l-kiyâmeh. Bu büyük, yani bedava nimet bunlar.Bu büyük, yani bedava nimet bunlar. Bir de zor nimetler var.

Bir de zor nimetler var.
Mesela gece kalkacaksın, teheccüd kılacaksın.Mesela gece kalkacaksın, teheccüd kılacaksın. İşte şu kadar gün oruç tutacaksın.İşte şu kadar gün oruç tutacaksın. Bunlar zor tabi.Bunlar zor tabi. Sıcak günlerde bazı uzun günlerde.Sıcak günlerde bazı uzun günlerde. Fakat bu sürur, tatlı bir söz,Fakat bu sürur, tatlı bir söz, güler yüz, tatlı dil,güler yüz, tatlı dil, tatlı sohbet, bu da sürurdür.tatlı sohbet, bu da sürurdür. Adamın sevincesi, ah kardeşim maşallah, bârekâllah,Adamın sevincesi, ah kardeşim maşallah, bârekâllah, nasıl nur gibi olmuşsun filan diyerekten meselanasıl nur gibi olmuşsun filan diyerekten mesela bir şeyler söylersin.bir şeyler söylersin. O ondan sevinir tabi.O ondan sevinir tabi. İnsanı zemmederseniz yerinir.İnsanı zemmederseniz yerinir. Methederseniz sevinir.Methederseniz sevinir. Ama zem de fenadır, meth de fenadır.Ama zem de fenadır, meth de fenadır. Ama icabına göre insanların sevineceği şeyleri,Ama icabına göre insanların sevineceği şeyleri, bed surat, fena bir surat, fena bir dil elbette insanların içini,bed surat, fena bir surat, fena bir dil elbette insanların içini, gönlünü kırar.gönlünü kırar. Bunu yapmak kimseye de yakışmaz.Bunu yapmak kimseye de yakışmaz. Onun için Cenâb-ı Peygamber ne güzel buyuruyor.Onun için Cenâb-ı Peygamber ne güzel buyuruyor. Hazreti Câbir vasıtasıyla,Hazreti Câbir vasıtasıyla, daima siz birbirlerinize karşı güler yüz ve tatlıdaima siz birbirlerinize karşı güler yüz ve tatlı dillerle muamele ediniz.dillerle muamele ediniz. Ve birbirlerini sevindirebilmek için elinizden geleni de yapınız.Ve birbirlerini sevindirebilmek için elinizden geleni de yapınız. Maaşını mesela senin kapında hizmetçiyse,

Maaşını mesela senin kapında hizmetçiyse,
maaşını biraz zam yapıverirsin.maaşını biraz zam yapıverirsin. İşte ayda bir bahşiş veriverirsin.İşte ayda bir bahşiş veriverirsin. Bir şey yaparsın.Bir şey yaparsın. Bunlarda da insan elbette bir sevinç olur onlara da.Bunlarda da insan elbette bir sevinç olur onlara da. Teşekkür ederler.Teşekkür ederler. Envai çeşit.Envai çeşit. Allah affetsin kusurlarımızı.

Allah affetsin kusurlarımızı.
Bunlar laflarla olmuyor yani.Bunlar laflarla olmuyor yani. Bu insanın içerisinden gelecek bir kaynaktır.Bu insanın içerisinden gelecek bir kaynaktır. O kaynak içeriden gelirse bunu insan yapar.O kaynak içeriden gelirse bunu insan yapar. Yoksa değirmene su döküp de çarkı çevirteceğim dersen o zor olur.Yoksa değirmene su döküp de çarkı çevirteceğim dersen o zor olur. Fakat şimdi ileride bir ders gelecek.Fakat şimdi ileride bir ders gelecek. O derste bu değirmene dökülen suların da fedâilinden anlaşılacak, iyi olduğu.O derste bu değirmene dökülen suların da fedâilinden anlaşılacak, iyi olduğu. Men edrakehü’l-ezânü fi’l-mescidi.

Men edrakehü’l-ezânü fi’l-mescidi.
Bir adam camiye geldi, oturuyor.Bir adam camiye geldi, oturuyor. Müezzin de çıktı.Müezzin de çıktı. Allahu Ekber diyerekten ezanını okumaya başladı.Allahu Ekber diyerekten ezanını okumaya başladı. Sümme harace.Sümme harace. O adam da bir işi var elinde.O adam da bir işi var elinde. Bıraktı gitti gidiyor.Bıraktı gitti gidiyor. Lem yehruc li hâcetin.Lem yehruc li hâcetin. Ama bir haceti var da onun için değil.Ama bir haceti var da onun için değil. Mesela insan sıkılır, daralır, abdesti bozulur.Mesela insan sıkılır, daralır, abdesti bozulur. Yahut geleni olmuştur, bir şey olmuştur.Yahut geleni olmuştur, bir şey olmuştur. Bir haceti çıkabilir de çıktı gitti.Bir haceti çıkabilir de çıktı gitti. Yani çıkarsa.Yani çıkarsa. Ve hüve lâ yürîdü’r-rac’ate.

Ve hüve lâ yürîdü’r-rac’ate.
Camide tekrar ben yetişir gelirimCamide tekrar ben yetişir gelirim namaza yetişirim niyeti de yoksa fe hüve münâfikun.namaza yetişirim niyeti de yoksa fe hüve münâfikun. Ezan okunduktan sonra camiden çıkmakEzan okunduktan sonra camiden çıkmak münafıklık alameti olduğunu beyan ediyor.münafıklık alameti olduğunu beyan ediyor. Ezan okunduktan sonra mühim bir işi yoksaEzan okunduktan sonra mühim bir işi yoksa mesela daralır, insan abdest almak ihtiyacı hissedermesela daralır, insan abdest almak ihtiyacı hisseder yahut başka bir mühim bir iş olur evinde,yahut başka bir mühim bir iş olur evinde, o zaman giderse bir şey olmaz.o zaman giderse bir şey olmaz. Fakat böyle bir iş yokken ve dönmeye de kastetmeyerekten çıkarsa,Fakat böyle bir iş yokken ve dönmeye de kastetmeyerekten çıkarsa, fe hüve münâfikun.fe hüve münâfikun. Ona münafık demişler.Ona münafık demişler. Allah Allah.Allah Allah. Men edrake vâlideyhi ev ehadehümâ,

Men edrake vâlideyhi ev ehadehümâ,
sümme dehale’n-nâra min ba’di zâlike,sümme dehale’n-nâra min ba’di zâlike, fe eb’adehüllâhü ve eshakahû.fe eb’adehüllâhü ve eshakahû. Bir insan anası babası hayatta.

Bir insan anası babası hayatta.
Onlara yetişmiş.Onlara yetişmiş. Onların hayatında iken, kendisi cehenneme girdi.Onların hayatında iken, kendisi cehenneme girdi. Bir insanın anası, babası hayattaykenBir insanın anası, babası hayattayken cehenneme girmesi kadar tuhaf bir şey yok, acı bir şey yok.cehenneme girmesi kadar tuhaf bir şey yok, acı bir şey yok. Sebebi?Sebebi? Ana babasının duasını alamamış,Ana babasının duasını alamamış, ona beddua etmişler.ona beddua etmişler. O süretle de cehenneme girmiş.O süretle de cehenneme girmiş. Allah onları bizden uzak etsin, buyurmuşlar.Allah onları bizden uzak etsin, buyurmuşlar. Fe eb’adehüllâhü.

Fe eb’adehüllâhü.
Allah bu gibi anasının, babasının kadri kıymetini bilmeyen insanlarıAllah bu gibi anasının, babasının kadri kıymetini bilmeyen insanları bizden uzak etsin, buyurmuşlar.bizden uzak etsin, buyurmuşlar. Büyük bir derstir yani.Büyük bir derstir yani. Gençler, bu hususta çok gaflet içerisindedirler.Gençler, bu hususta çok gaflet içerisindedirler. Ana ve babaların kıymetini bilmek,Ana ve babaların kıymetini bilmek, onların icabında ellerine değil ayaklarına da öperektenonların icabında ellerine değil ayaklarına da öperekten onların rızalarını almaya çalışmak,onların rızalarını almaya çalışmak, hüsnü teveccühlerini kazanmaya çalışmak,hüsnü teveccühlerini kazanmaya çalışmak, eğer muhtaç durumdalar iseeğer muhtaç durumdalar ise onlara elden gelen yardımı yapmakonlara elden gelen yardımı yapmak vazife-i insaniye ve İslâmiyedendir.vazife-i insaniye ve İslâmiyedendir. Bunu yapmayıp da bir de onları ters muamele yapanlar,Bunu yapmayıp da bir de onları ters muamele yapanlar, bazı para almak için onları sıkıştıranlar,bazı para almak için onları sıkıştıranlar, onları işte yakışmayan bazı sözleri söylemekonları işte yakışmayan bazı sözleri söylemek insanına yakışmaz ki.insanına yakışmaz ki. Bu sözler bir insanın cennette değil,Bu sözler bir insanın cennette değil, cehenneme girmesine vesile olur dacehenneme girmesine vesile olur da onun için Cenâb-ı Peygamber, fe eb’adehüllâhü,onun için Cenâb-ı Peygamber, fe eb’adehüllâhü, o gibi insanları Allah bizden uzak etsin.o gibi insanları Allah bizden uzak etsin. Ve eshakahû. O hakarete müstahak bir insandır.Ve eshakahû. O hakarete müstahak bir insandır. Şimdi bir yere gitmiştim de

Şimdi bir yere gitmiştim de
baktım orada Buhârî Hazretleri'nin kitabı duruyor.baktım orada Buhârî Hazretleri'nin kitabı duruyor. Lalettayin açtık kitabı.Lalettayin açtık kitabı. Bir yer rast geldi.Bir yer rast geldi. Çocuğa dedim ki oku bakalım yavrum burası ne diyor?Çocuğa dedim ki oku bakalım yavrum burası ne diyor? Okudu.

Okudu.
Orası rast gelmiş ki kendisiniOrası rast gelmiş ki kendisini kadınlara benzeten erkekler ve kendisinikadınlara benzeten erkekler ve kendisini erkeklere benzeten kadınlar.erkeklere benzeten kadınlar. Bu eshakahû kelimesine rast geldim deBu eshakahû kelimesine rast geldim de Allah onları hakir eder, zelil eder.Allah onları hakir eder, zelil eder. İnsanlara yakışmaz.İnsanlara yakışmaz. Erkeği Allah erkek gibi yaratmıştır,Erkeği Allah erkek gibi yaratmıştır, kadını da kadın gibi yaratmıştır.kadını da kadın gibi yaratmıştır. Kadının vazifesi annelik, evinin hizmeti,Kadının vazifesi annelik, evinin hizmeti, babanın vazifesi de çarşıdan evinin hizmetini yapmak,babanın vazifesi de çarşıdan evinin hizmetini yapmak, maişetini temin etmektir.maişetini temin etmektir. Binâenaleyh onların böyle yanlış yollara sapışları.Binâenaleyh onların böyle yanlış yollara sapışları. Mesela gavurlar yapıyor, bize gavurlar lazım değil ki bize dinimiz lazım,Mesela gavurlar yapıyor, bize gavurlar lazım değil ki bize dinimiz lazım, dinimizin icapları lazımdır.dinimizin icapları lazımdır. Cenâb-ı Peygamber bunlardan iki tanesi hanei,Cenâb-ı Peygamber bunlardan iki tanesi hanei, bir tanesi Hazreti Peygamber'in Taif seferinde ikenbir tanesi Hazreti Peygamber'in Taif seferinde iken hane-i saadete gelmiş.hane-i saadete gelmiş. Kendisini kadına benzeten erkek.Kendisini kadına benzeten erkek. Rasûl-i Ekrem kovmuşlar evden.Rasûl-i Ekrem kovmuşlar evden. Defol buradan! Git!Defol buradan! Git! Bizim evimize girme!Bizim evimize girme! Giremezsin gibi.Giremezsin gibi. Birisi de Hazreti Ömer'in zamanında onun hane-i saadetine girmek istemiş.

Birisi de Hazreti Ömer'in zamanında onun hane-i saadetine girmek istemiş.
Onu da Hazreti Ömer kovmuş.Onu da Hazreti Ömer kovmuş. İkisi de fena.İkisi de fena. Allah muhafaza etsin.Allah muhafaza etsin. Şimdi bazen arabalarda gidiyoruz,

Şimdi bazen arabalarda gidiyoruz,
önümüzdeki şoförün kadın mı erkek mi olduğunu insan şaşırıyor.önümüzdeki şoförün kadın mı erkek mi olduğunu insan şaşırıyor. Saçları çünkü buraya kadar dökülmüş.Saçları çünkü buraya kadar dökülmüş. Gözünü çevirince, bıyıklarını görünce, aaGözünü çevirince, bıyıklarını görünce, aa erkekmiş diyoruz ama böyle şey olmaz.erkekmiş diyoruz ama böyle şey olmaz. Şimdi bir de yanlış bir şey var.Şimdi bir de yanlış bir şey var. Peygamberin de saçları uzunmuş diyorlar.Peygamberin de saçları uzunmuş diyorlar. Eğer peygambere benzeterek yapıyorsan elini de öper, ayağını da öperim.Eğer peygambere benzeterek yapıyorsan elini de öper, ayağını da öperim. Peygamber'e benzeterek yapıyorsan gel,Peygamber'e benzeterek yapıyorsan gel, peygamber camiye de geliyordu, camide de namazını kılıyordu.peygamber camiye de geliyordu, camide de namazını kılıyordu. İslâm'ın icaplarını da yapıyordu.İslâm'ın icaplarını da yapıyordu. Dün bir efendi geldi, affedersiniz,

Dün bir efendi geldi, affedersiniz,
çocuğunu da kucağına almış.çocuğunu da kucağına almış. Hoca efendi dedi, çocuğuma, ufak çocuklara bir şey hastalığı gelmiş.Hoca efendi dedi, çocuğuma, ufak çocuklara bir şey hastalığı gelmiş. Bayılırlar çocuklar.Bayılırlar çocuklar. Sara mı?Sara mı? Sara değil de.Sara değil de. Havale geliyor dedi çocuğuma, bir nefes eder misin dedi.Havale geliyor dedi çocuğuma, bir nefes eder misin dedi. E sen okusana dedim.E sen okusana dedim. Bilmiyorum dedi.Bilmiyorum dedi. Elhamı da bilmiyor musun dedim.Elhamı da bilmiyor musun dedim. Bilmiyormuş herhalde.Bilmiyormuş herhalde. Bilmiyorum dedi.Bilmiyorum dedi. Ne kadar acı şeydir yani.Ne kadar acı şeydir yani. Bir Müslüman Kur'an surelerinden 5-10 tanesini bilememesi,Bir Müslüman Kur'an surelerinden 5-10 tanesini bilememesi, hayret olunacak bir şeydir.hayret olunacak bir şeydir. Ve deli olması lazım.Ve deli olması lazım. Men edrake mine’l-cümüati rak’aten.

Men edrake mine’l-cümüati rak’aten.
Cuma namazına geldi.Cuma namazına geldi. Fakat bir hutbe okunmuş, birinci rekât da kılınmış.Fakat bir hutbe okunmuş, birinci rekât da kılınmış. Birinci rekâtta kılınmış.Birinci rekâtta kılınmış. İkinci rekâta yetişti geldi.İkinci rekâta yetişti geldi. Edâfe ileyhâ ührâ.Edâfe ileyhâ ührâ. İmam selam verdikten sonraİmam selam verdikten sonra bir rekât daha kılar cuması tamam olur.bir rekât daha kılar cuması tamam olur. Ve men edrakehüm fi’t-teşehhüdi.

Ve men edrakehüm fi’t-teşehhüdi.
Teşehhüde geldi.Teşehhüde geldi. Tahiyyatta oturuyorduk.Tahiyyatta oturuyorduk. Yani iki rekâttı kaçırdı.Yani iki rekâttı kaçırdı. Tahiyyata ancak yetişti.Tahiyyata ancak yetişti. Sallâ erbean.Sallâ erbean. Bunun dört kılması lazımdır diyeBunun dört kılması lazımdır diye böyle bir hadîsi Ebû Hüreyre'denböyle bir hadîsi Ebû Hüreyre'den rivayet etmişlerse derivayet etmişlerse de bizim fıkıh kitaplarımıza görebizim fıkıh kitaplarımıza göre her nasıl olursa olsunher nasıl olursa olsun cuma namazına nerede yetişirse yetişsin,cuma namazına nerede yetişirse yetişsin, cuma namazına diye eda ediyor, imama uyuyor.cuma namazına diye eda ediyor, imama uyuyor. Onun için namazı iki rekât olarak kılar.Onun için namazı iki rekât olarak kılar. Bu İmâm Muhammed'in kavlinedir kiBu İmâm Muhammed'in kavlinedir ki buna lüzum görülmemiş.buna lüzum görülmemiş. Men edrake rak’aten mine’s-subhi

Men edrake rak’aten mine’s-subhi
kable en tetlüa’ş-şemsü.kable en tetlüa’ş-şemsü. Uyuya kaldık sabahleyin.Uyuya kaldık sabahleyin. Kalkamadık erkenden.Kalkamadık erkenden. Sabah namazını erken kılınması iyidir, efdaldir.Sabah namazını erken kılınması iyidir, efdaldir. Karanlık bir zamanda kılmalı.Karanlık bir zamanda kılmalı. Arapların kıldığı gibi efdal olan odur.Arapların kıldığı gibi efdal olan odur. Bizim imamımız her ne kadar cemaatin çokluğu için geç kılınsın,Bizim imamımız her ne kadar cemaatin çokluğu için geç kılınsın, geç kılınması efdaldir demişse degeç kılınması efdaldir demişse de biz güneş doğuncaya kadar da otursak yine o cemaat.biz güneş doğuncaya kadar da otursak yine o cemaat. Fazla bir şey yok.Fazla bir şey yok. Onun için erken vakitte kılmak efdal.Onun için erken vakitte kılmak efdal. Bir adam geldi, yetişemedi, uyuyakalmış.

Bir adam geldi, yetişemedi, uyuyakalmış.
Güneş de hemen neredeyse doğacak.Güneş de hemen neredeyse doğacak. Fakat doğmadan Allahu Ekber dedi.Fakat doğmadan Allahu Ekber dedi. Birinci rekât kılarken güneş doğdu.Birinci rekât kılarken güneş doğdu. Birinci rekâtı kılarken doğdu işte bak.Birinci rekâtı kılarken doğdu işte bak. Men edrake rak’aten mine’s-subhi kable en tetlüa’ş-şemsüMen edrake rak’aten mine’s-subhi kable en tetlüa’ş-şemsü fekad edrake’s-subh.fekad edrake’s-subh. Bu sabah namazını kılmış olur.Bu sabah namazını kılmış olur. Kılmış sayılır bu adam.Kılmış sayılır bu adam. Bir rekâtında güneş doğduysa da,Bir rekâtında güneş doğduysa da, evvelkinde yetiştiği için namazı sahihtir.evvelkinde yetiştiği için namazı sahihtir. Ve men edrake rak’aten mine’l-asri.

Ve men edrake rak’aten mine’l-asri.
İkindiye geldi.İkindiye geldi. O da geç kalmış, işi var.O da geç kalmış, işi var. Şunu bunu derken, tam güneş batacağı sırada gelmiş,Şunu bunu derken, tam güneş batacağı sırada gelmiş, Allahu Ekber dedi, namaza durdu.Allahu Ekber dedi, namaza durdu. Kable en tağrube’ş-şemsü.Kable en tağrube’ş-şemsü. Güneş batmadan evvel.Güneş batmadan evvel. Fekad edrake’l-asra.Fekad edrake’l-asra. O da ikindiye yetişmiş olur.O da ikindiye yetişmiş olur. Bir rekâtına güneş varken durdu, güneş battı,Bir rekâtına güneş varken durdu, güneş battı, üçünü de arkasından kıldı.üçünü de arkasından kıldı. Namazı kılmış olur.Namazı kılmış olur. Ravîleri de mühim.Ravîleri de mühim. Ravahu Malik, Abdürrezzak,

Ravahu Malik, Abdürrezzak,
Ahmed b. Hanbel, Buhari, Müslim,Ahmed b. Hanbel, Buhari, Müslim, Davud, Nesai, Tirmizi, İbn Mace, Hz. Ebu Hüreyre’den.Davud, Nesai, Tirmizi, İbn Mace, Hz. Ebu Hüreyre’den. Müslim, Ahmed b. Hanbel, Nesai, İbn Mace, Hz. Aişe’den.Müslim, Ahmed b. Hanbel, Nesai, İbn Mace, Hz. Aişe’den. Müslim tekrar İbn Abbas’tan böyle üç büyük rivayetleMüslim tekrar İbn Abbas’tan böyle üç büyük rivayetle bu hadis-i şerif gelmiştir.bu hadis-i şerif gelmiştir. Men edrake mâlekû bi aynihî inde racülin kad eflese,

Men edrake mâlekû bi aynihî inde racülin kad eflese,
fe hüve ehakku bihî min ğayrihî.fe hüve ehakku bihî min ğayrihî. Para verdik adama.Para verdik adama. Mal verdik yahut.Mal verdik yahut. Adam da iflas etti.Adam da iflas etti. Dükkânda mallar duruyor.Dükkânda mallar duruyor. Bu mallar benimdir diyor.Bu mallar benimdir diyor. O mallar onu benim dediği içinO mallar onu benim dediği için o malların hepsine sahip oluyor.o malların hepsine sahip oluyor. Camiye geldik.

Camiye geldik.
İmam Efendi namazı durmuş.İmam Efendi namazı durmuş. Ve kılmışlar namazı.Ve kılmışlar namazı. Neredeyse esselamu aleyküm diyecekler.Neredeyse esselamu aleyküm diyecekler. Tahiyattalar.Tahiyattalar. Selam vermeden evvel hemen biz de beklemeyelim artık.Selam vermeden evvel hemen biz de beklemeyelim artık. Oturmuş, ister üçe kalksın, ister kalkmasın.Oturmuş, ister üçe kalksın, ister kalkmasın. Hemen Allahu Ekber ekber der biz de tahiyyata otururuz.Hemen Allahu Ekber ekber der biz de tahiyyata otururuz. Oturduk muydu, fe kad edrake’s-salâte fe efdalehâ.Oturduk muydu, fe kad edrake’s-salâte fe efdalehâ. Bu namaza yetişmiş ve faziletini kazanmıştır.Bu namaza yetişmiş ve faziletini kazanmıştır. Mühim şeyler.Mühim şeyler. Men edrake’t-tekbîrate’l-ûlâ mea’l-imâm.

Men edrake’t-tekbîrate’l-ûlâ mea’l-imâm.
Bu şimdi öteki kolaylık tarafını gösterdi,Bu şimdi öteki kolaylık tarafını gösterdi, bu da şimdi güzel tarafı.bu da şimdi güzel tarafı. Kim ki imam ile beraberKim ki imam ile beraber Allahu ekber dediğimiz vakitte,Allahu ekber dediğimiz vakitte, erbe’îne sabâhan, kırk sabah böyleerbe’îne sabâhan, kırk sabah böyle imama ilk tekbirde uyabilirsek bi salâtin,imama ilk tekbirde uyabilirsek bi salâtin, kütibe lehû berâetâni.kütibe lehû berâetâni. Ona iki tane berat verilir.Ona iki tane berat verilir. Yani berat gecesi geçti ya, bu beraat verilir.Yani berat gecesi geçti ya, bu beraat verilir. Şimdi bu iki, kırk gün böyle imamın arkasında kaçırmadan namazı,Şimdi bu iki, kırk gün böyle imamın arkasında kaçırmadan namazı, ilişmişiz onunla da beraber, Allahu Ekber demişiz.ilişmişiz onunla da beraber, Allahu Ekber demişiz. Bu adıma iki tane beraat verilir.Bu adıma iki tane beraat verilir. Birisi, Berâetün mine’n-nâri,Birisi, Berâetün mine’n-nâri, ve berâetün mine’n-nifâki.ve berâetün mine’n-nifâki. Birisi münafıklıktan beraat, birisi de ateşten beraat.Birisi münafıklıktan beraat, birisi de ateşten beraat. Cehenneme atmazlar onu.Cehenneme atmazlar onu. Hazreti Enes'ten geliyor rivayet.Hazreti Enes'ten geliyor rivayet. Meniddeâ ilâ ğayri ebîhi

Meniddeâ ilâ ğayri ebîhi
ve hüve ya’lemü ennehû ğayru ebîhi,ve hüve ya’lemü ennehû ğayru ebîhi, fe’l-cennetü aleyhi harâmün.fe’l-cennetü aleyhi harâmün. İslâm'dan evvel bu vâki oluyormuş, insanİslâm'dan evvel bu vâki oluyormuş, insan bir insanı gözüne kestirdi miydi,bir insanı gözüne kestirdi miydi, zengin bir adam, çoluğu çocuğu da yok,zengin bir adam, çoluğu çocuğu da yok, bu benim babamdır diyor.bu benim babamdır diyor. Dava ediyor.Dava ediyor. Bu adam benim babamdır.Bu adam benim babamdır. İddia ediyor böyle.İddia ediyor böyle. Biliyor ki babası da değil ama.Biliyor ki babası da değil ama. Bu iddiasından sonra, fe’l-cennetü aleyhi harâmün.Bu iddiasından sonra, fe’l-cennetü aleyhi harâmün. Cennet ona haramdır.Cennet ona haramdır. Ne olursa olsun.Ne olursa olsun. Bu boş iddiasından,Bu boş iddiasından, babası olmayan bir adamın babamdır dediğinden dolayıbabası olmayan bir adamın babamdır dediğinden dolayı cennet ona haram oluyor.cennet ona haram oluyor. Bunun da ravileri uzun.Bunun da ravileri uzun. Men edmene’l-ihtilâfe ile’l-mescidi.

Men edmene’l-ihtilâfe ile’l-mescidi.
Edmen, devamdan.Edmen, devamdan. Her kim mescide devam ederse.Her kim mescide devam ederse. Esâbe ehan müstefâden.Esâbe ehan müstefâden. Böyle faydaları var birisi,Böyle faydaları var birisi, bir kardeş olur oradaki ehanın.bir kardeş olur oradaki ehanın. Müstefâden fillâhi.Müstefâden fillâhi. Ondan istifade eder.Ondan istifade eder. Nesinden istifade eder?Nesinden istifade eder? Bilgisinden, malumatından,Bilgisinden, malumatından, yardımından, vesairesinden istifade eder.yardımından, vesairesinden istifade eder. Ev ilmen yahut ondan bir ilim istifade eder.Ev ilmen yahut ondan bir ilim istifade eder. Müstetrafen.Müstetrafen. Gayet belli bir ilim.Gayet belli bir ilim. Ev kelimeten tedüllühû ale’l-hüdâ.Ev kelimeten tedüllühû ale’l-hüdâ. Yahut onu hidayete eriştiren bir söz yetiştirir.Yahut onu hidayete eriştiren bir söz yetiştirir. Bir söz yetişir ki ona,Bir söz yetişir ki ona, onun tövbe etmesine, hakka yönelmesine vesile olur.onun tövbe etmesine, hakka yönelmesine vesile olur. Kardeş ne yapıyorsun sen?

Kardeş ne yapıyorsun sen?
Bu varlığın sahibi Allah.Bu varlığın sahibi Allah. Bu kudreti, bu kuvveti veren sana yine Allah.Bu kudreti, bu kuvveti veren sana yine Allah. Sen niçin bu Allah'a yönelmiyorsun diye meselaSen niçin bu Allah'a yönelmiyorsun diye mesela güzel güzel bir şeyler söylerken,güzel güzel bir şeyler söylerken, adamın içine şeylik geldi, acı geldi,adamın içine şeylik geldi, acı geldi, sızıntılar geldi.sızıntılar geldi. Hakikaten ben neyim diyerekten tövbekâr oldu.Hakikaten ben neyim diyerekten tövbekâr oldu. Ev ührâ tesuddühû ani’r-radâ.Ev ührâ tesuddühû ani’r-radâ. Veyahut kendisiniVeyahut kendisini tehlikelerden koruyacak bir şeye vesile olmalı.tehlikelerden koruyacak bir şeye vesile olmalı. Sen bu işi yapıyorsun amaSen bu işi yapıyorsun ama bu işin sonu senin için felakettir ha.bu işin sonu senin için felakettir ha. Bak bu bu gibi deBak bu bu gibi de sebepler var bunun diyerekten kardeşini ikaz ediyor.sebepler var bunun diyerekten kardeşini ikaz ediyor. Ev rahmeten müntezaraten.

Ev rahmeten müntezaraten.
Bir şey yok da camide oturanlaraBir şey yok da camide oturanlara rahmet-i İlâhi ilişir.rahmet-i İlâhi ilişir. Bu rahmete naîl olur.Bu rahmete naîl olur. Ev yetrukü’z-zünûbe hayâen ev haşyeten.Ev yetrukü’z-zünûbe hayâen ev haşyeten. Veyahut günah işleyemezsin.Veyahut günah işleyemezsin. Utanır ve korkarsın.Utanır ve korkarsın. Camide ne günah işleyecek?Camide ne günah işleyecek? Onun için camide oturmanınOnun için camide oturmanın bu kadar fedaili var demiş.bu kadar fedaili var demiş. Kim camiye devam eder,Kim camiye devam eder, fazlaca camide oturursa işte günah işleyemezfazlaca camide oturursa işte günah işleyemez yahut kendisini ikaz eden bir arkadaş olur,yahut kendisini ikaz eden bir arkadaş olur, ilimden bir şey öğrenir,ilimden bir şey öğrenir, kötülüklerden kurtulmuş olur yahut hidayete erişmesinekötülüklerden kurtulmuş olur yahut hidayete erişmesine vesile olur gibi birçok şeyler.vesile olur gibi birçok şeyler. Onun için kahvelerde oturacağınızaOnun için kahvelerde oturacağınıza veyahut boş yerlerde oturacağınızaveyahut boş yerlerde oturacağınıza Allah evlerinde oturmak hepsinden daha alâdır.Allah evlerinde oturmak hepsinden daha alâdır. Men’iddehene ve lem yüsemmi’ddehene meahû sittûne şeytânen.

Men’iddehene ve lem yüsemmi’ddehene meahû sittûne şeytânen.
Şimdi yağlanıyoruz ya,Şimdi yağlanıyoruz ya, gerek Arapların sıcak havada zeytinyağı sürerlermiş başlarına,gerek Arapların sıcak havada zeytinyağı sürerlermiş başlarına, sıcak geçmesin ve o zaman bit devri.sıcak geçmesin ve o zaman bit devri. Başka bitten kurtulmanın da böyle bugünkü gibi bir çareleri yok.Başka bitten kurtulmanın da böyle bugünkü gibi bir çareleri yok. O yağ sürüldü mü bit gelmiyor vücuda.O yağ sürüldü mü bit gelmiyor vücuda. Bit gelmeyince onu bitten kurtulmak için, pireden kurtulmak için sürüyor.Bit gelmeyince onu bitten kurtulmak için, pireden kurtulmak için sürüyor. Veyahut güneşlerden muhafaza etmek için de yağlanıyor.Veyahut güneşlerden muhafaza etmek için de yağlanıyor. Veyahut başka sebeplerden de yağlansa.Veyahut başka sebeplerden de yağlansa. Ama bu yağlanırken hem güneşten korunacak,Ama bu yağlanırken hem güneşten korunacak, hem bitten pireden korunacak,hem bitten pireden korunacak, hem de aynı zamanda faydaları olacak.hem de aynı zamanda faydaları olacak. Mesela pehlivanlar da yağlandığı gibi.Mesela pehlivanlar da yağlandığı gibi. Men’iddehene ve lem yüsemmi, fakat Bismillâhirrahmânirrahîm demiyor.

Men’iddehene ve lem yüsemmi, fakat Bismillâhirrahmânirrahîm demiyor.
Canım ekmek yemiyoruz ya,Canım ekmek yemiyoruz ya, ekmek yemesek de her işimizin başındaekmek yemesek de her işimizin başında besmele-i şerîf lazım.besmele-i şerîf lazım. Besmele-i şerîfe yapılmadan yapılan her iş noksandır.Besmele-i şerîfe yapılmadan yapılan her iş noksandır. Kapını açarken Bismillâhirrahmânirrahîm.Kapını açarken Bismillâhirrahmânirrahîm. Kapıdan çıkarken Bismillâhirrahmânirrahîm.Kapıdan çıkarken Bismillâhirrahmânirrahîm. Dükkânına girerken Bismillâhirrahmânirrahîm,Dükkânına girerken Bismillâhirrahmânirrahîm, çıkarken Bismillâhirrahmânirrahîm.çıkarken Bismillâhirrahmânirrahîm. Evine girerken keza.Evine girerken keza. Bunlar Müslümanın başlıca vazifelerinden birisi.Bunlar Müslümanın başlıca vazifelerinden birisi. Öyle körü körüne dükkâna girmek,Öyle körü körüne dükkâna girmek, eve girmek, mescide girmek yakışmaz.eve girmek, mescide girmek yakışmaz. Onun için böyle Allâhu Teâlâ'nın ismini anmadan,Onun için böyle Allâhu Teâlâ'nın ismini anmadan, kokulanan insanın onunla beraber altmış tane de şeytankokulanan insanın onunla beraber altmış tane de şeytan ona musallat oluyor.ona musallat oluyor. Yani şeytanları topluyor kendini üzerine.Yani şeytanları topluyor kendini üzerine. Buradaki altmıştan murad da demiş,Buradaki altmıştan murad da demiş, çokluğuna kinayedir.çokluğuna kinayedir. Altmış mı, yüz mü, iki yüz mü, neyse artık.Altmış mı, yüz mü, iki yüz mü, neyse artık. Onun için daima esvaplarımızı giyerken de,Onun için daima esvaplarımızı giyerken de, Bismillâhirrahmânirrahîm diye giymek,Bismillâhirrahmânirrahîm diye giymek, eûzü besmeleyi de ilave edersek daha iyi olur.eûzü besmeleyi de ilave edersek daha iyi olur. Bunlar hep çıkarırken de öyle.Bunlar hep çıkarırken de öyle. Çıkarırken besmele-i şerîfe esvabımıza okursakÇıkarırken besmele-i şerîfe esvabımıza okursak buna şeytan elleşemez.buna şeytan elleşemez. Olduğu gibi yerinde kalır.Olduğu gibi yerinde kalır. Eğer onu öyle lalettayin atıverirsen,Eğer onu öyle lalettayin atıverirsen, onları gece senin görmediğin mahlûklar kullanırlar.onları gece senin görmediğin mahlûklar kullanırlar. Sen bunlara yabancı sözüyle bakma.Sen bunlara yabancı sözüyle bakma. Bugün doktorların mikrop diye bizlere

Bugün doktorların mikrop diye bizlere
tarif ettikleri mahlûku hiç gören yok.tarif ettikleri mahlûku hiç gören yok. Doktorlar kendilerini görüyorlarsa, işte o büyük,Doktorlar kendilerini görüyorlarsa, işte o büyük, elli bin defa, yüz bin defa büyüten makinelerde görülenelli bin defa, yüz bin defa büyüten makinelerde görülen mikroplar, onları bizim görmemize imkânı yok tabi.mikroplar, onları bizim görmemize imkânı yok tabi. Onun için ama diyoruz ki, bu doktor bey dedi ki,Onun için ama diyoruz ki, bu doktor bey dedi ki, şunun şu mikrobu var,şunun şu mikrobu var, bundan şöyle korunulur diyorsa,bundan şöyle korunulur diyorsa, biz ona kanaat ediyoruz dabiz ona kanaat ediyoruz da Allah'ın Resûlü'nün, Allah'ın kendisininAllah'ın Resûlü'nün, Allah'ın kendisinin dediğini şeytanlara, meleklere neden inanmıyoruz?dediğini şeytanlara, meleklere neden inanmıyoruz? Bunları görmüyorsak da, onları söyleyen bize haber veren, Allah ve Resûlü'dür.

Bunları görmüyorsak da, onları söyleyen bize haber veren, Allah ve Resûlü'dür.
Bir doktora inanıyorsun.Bir doktora inanıyorsun. Hatta o Doktor Yahudi de olsa.Hatta o Doktor Yahudi de olsa. Yahudi mahudi ama neyime lazım?Yahudi mahudi ama neyime lazım? Bu böyle diyor ya.Bu böyle diyor ya. Adamın bilgisi var, inanmak lazım ona diyorsun inanıyorsun da,Adamın bilgisi var, inanmak lazım ona diyorsun inanıyorsun da, bir Allah'ın ve Rasûl'ünün dediği sözdebir Allah'ın ve Rasûl'ünün dediği sözde acaba demeye kalkıyor.acaba demeye kalkıyor. O Müslümana elbette yakışmaz.O Müslümana elbette yakışmaz. Men ezzele nefsehû eazze dîneh.

Men ezzele nefsehû eazze dîneh.
Her kim nefsini zelil ederse,Her kim nefsini zelil ederse, hor, hakir, nefsine kıymet vermiyor.hor, hakir, nefsine kıymet vermiyor. Nefsine paye vermiyor.Nefsine paye vermiyor. Böbürlenmiyor.Böbürlenmiyor. Koltuklanmıyor.Koltuklanmıyor. Kendisini aleme satmaya çalışmıyor.Kendisini aleme satmaya çalışmıyor. Ezelle nefsehû.Ezelle nefsehû. Nefsini zelil kılıyor.Nefsini zelil kılıyor. Bu adam eazze dînehû dinini aziz eder.Bu adam eazze dînehû dinini aziz eder. Dini aciz olur bu adamın.Dini aciz olur bu adamın. Dinin âczi.Dinin âczi. Bunu bir kere daha söylemiştim zannedersen.Bunu bir kere daha söylemiştim zannedersen. Tekrarında fayda vardır.Tekrarında fayda vardır. Abdullah isminde bir kumandan,

Abdullah isminde bir kumandan,
Hazreti Ömer'in önüne düşmüş.Hazreti Ömer'in önüne düşmüş. Şam Fethi olunmuş.Şam Fethi olunmuş. Şam'a giriyorlar.Şam'a giriyorlar. Şam'ın yakınında bir dere varmış.Şam'ın yakınında bir dere varmış. O malum ya Hazreti Ömer'in de adaleti.O malum ya Hazreti Ömer'in de adaleti. O sırada da deveye kölenin binmesi lazım gelmiş.O sırada da deveye kölenin binmesi lazım gelmiş. İnmiş kendisi deveden, kölesine demiş bin.İnmiş kendisi deveden, kölesine demiş bin. O da insan ya.O da insan ya. Çok derstir yani.Çok derstir yani. O da insan, o da yorulur.O da insan, o da yorulur. Ben rahat edeyim de o yorulsun,Ben rahat edeyim de o yorulsun, ezilsin bu Müslümana, insana yakışmaz.ezilsin bu Müslümana, insana yakışmaz. Ya onun altına da bir at vereceksin,Ya onun altına da bir at vereceksin, ya sen de ona, ona münavebeyle bineceksin.ya sen de ona, ona münavebeyle bineceksin. İşte oraya gelinceye kadar tabi uzun yol,İşte oraya gelinceye kadar tabi uzun yol, Medine'den Şam'a kadar, kaç defa indiler, bindiler.Medine'den Şam'a kadar, kaç defa indiler, bindiler. Oradaki yol, deveciye rast gelmiş.Oradaki yol, deveciye rast gelmiş. İnmiş Hazreti Ömer, bin deveyi demiş.İnmiş Hazreti Ömer, bin deveyi demiş. O zaman o da binmiş deveye.O zaman o da binmiş deveye. Devenin ipini almış eline.Devenin ipini almış eline. Fakat sudan geçecekler.Fakat sudan geçecekler. Paçaları sıvamak lazım.Paçaları sıvamak lazım. Pabuçlarını almış Hazreti Ömer, omzuna atmış,Pabuçlarını almış Hazreti Ömer, omzuna atmış, paçalarını da sıvamış,paçalarını da sıvamış, sudan geçmek isterkensudan geçmek isterken kumandan önüne geçmiş Hazreti Ömer'in,kumandan önüne geçmiş Hazreti Ömer'in, kumandan, ordu kumandanı.kumandan, ordu kumandanı. Demiş ya Ömer!

Demiş ya Ömer!
Ne yapıyorsun, yakışır mı bize bu?Ne yapıyorsun, yakışır mı bize bu? Bak, Şamlılar karşıda, istikbale hazırlanmışlar, bizi bekliyorlar.Bak, Şamlılar karşıda, istikbale hazırlanmışlar, bizi bekliyorlar. Sen deveden inmişsin, köle gibi gidiyorsun,Sen deveden inmişsin, köle gibi gidiyorsun, köleyi bindirmişsin deveye.köleyi bindirmişsin deveye. Bu yakışmaz demiş.Bu yakışmaz demiş. Bir de şimdi böyle suyun içinden paçaları sıvayıp gitmek hiç yakışmaz.Bir de şimdi böyle suyun içinden paçaları sıvayıp gitmek hiç yakışmaz. Binâenaleyh indir köleyi, bin sen.Binâenaleyh indir köleyi, bin sen. Köle çeksin seni, geçelim öbür tarafa.Köle çeksin seni, geçelim öbür tarafa. İstikbal yapsınlar, alkış yapsınlar, ne yaparsa yapsınlar.İstikbal yapsınlar, alkış yapsınlar, ne yaparsa yapsınlar. Onlar şimdi bizi bekliyorlar.Onlar şimdi bizi bekliyorlar. Hazreti Ömer geliyor, halife-i mümin geliyor diyerekten.Hazreti Ömer geliyor, halife-i mümin geliyor diyerekten. Bir tane patlattı tokadı amma âşk ile kumandanına.Bir tane patlattı tokadı amma âşk ile kumandanına. Eğer demiş, sen benim kumandanım olmasaydınEğer demiş, sen benim kumandanım olmasaydın ben sana yapacağımı biliyordum demiş.ben sana yapacağımı biliyordum demiş. Yapacağımı biliyordum.Yapacağımı biliyordum. Allah beni İslâmiyet'le, bizi İslâmiyet'le aziz etmiş.Allah beni İslâmiyet'le, bizi İslâmiyet'le aziz etmiş. Daha izzeti sen bu Şamlılarda mı arıyorsun dedi?Daha izzeti sen bu Şamlılarda mı arıyorsun dedi? Bu adamlar bize alkış yapacaklar,Bu adamlar bize alkış yapacaklar, bizi uçuracaklar, methedecekler debizi uçuracaklar, methedecekler de bunlardan biz de paye alacağız kendimize.bunlardan biz de paye alacağız kendimize. Hadi şuradan dedi.Hadi şuradan dedi. Onun için ve men ezelle nefsehû eazze dînehû.Onun için ve men ezelle nefsehû eazze dînehû. Nefsine gurur veren kimsenin hali başka,Nefsine gurur veren kimsenin hali başka, nefsini ufaltıyor.nefsini ufaltıyor. Ben Allah'ın aciz bir kuluyum diyor, ne olursan ol.Ben Allah'ın aciz bir kuluyum diyor, ne olursan ol. Aciz bir kuluyum diyor, nefsini zelil ediyor,Aciz bir kuluyum diyor, nefsini zelil ediyor, hor, hakir ediyor, böyle halktan kendini ayırmıyor.hor, hakir ediyor, böyle halktan kendini ayırmıyor. E’azze dînehû.E’azze dînehû. Bu adamın dini aziz olur.Bu adamın dini aziz olur. Ve men e’azze nefsehû.

Ve men e’azze nefsehû.
Nefsini azleti, ben buyum diyor.Nefsini azleti, ben buyum diyor. Getirin şunu, getirin bunu.Getirin şunu, getirin bunu. Şöyle olsun, böyle olsun diyerekten kumandan olmuş topluma.Şöyle olsun, böyle olsun diyerekten kumandan olmuş topluma. Eazze nefsehû.Eazze nefsehû. Nefsin çok kıymetli, çok aziz.Nefsin çok kıymetli, çok aziz. Ezelle dînehû.Ezelle dînehû. Onun da dini zelil olur.Onun da dini zelil olur. Dini hakir olur.Dini hakir olur. Dininin kıymeti olmaz.Dininin kıymeti olmaz. Adı olur.Adı olur. Müslümandır budur derler.Müslümandır budur derler. Ve’d-dînü lâ büdde minhü.Ve’d-dînü lâ büdde minhü. Onun dini zelil olamaz.Onun dini zelil olamaz. Din muhakkak herkese lazım.Din muhakkak herkese lazım. Dindar adam şefkatli olur, merhametli olur.Dindar adam şefkatli olur, merhametli olur. Herkesi acır.Herkesi acır. Ve men semmene nefsehû.

Ve men semmene nefsehû.
Kim nefsini beğeniyor, beğendirmeye çalışıyor.Kim nefsini beğeniyor, beğendirmeye çalışıyor. Semizlendiriyor.Semizlendiriyor. Hezele dînühû, onun dîni zayıflar.Hezele dînühû, onun dîni zayıflar. Onun dîni zayıflar.Onun dîni zayıflar. Nefsine kıymet veren adamın dîni zayıflar.Nefsine kıymet veren adamın dîni zayıflar. Nefis çünkü hadd-i zatında asi bir mahlûk.Nefis çünkü hadd-i zatında asi bir mahlûk. Ondan bütün peygamberler aman demişler.Ondan bütün peygamberler aman demişler. Yusuf aleyhisselam’ın inne’n-nefse le-emmâratun bi’s-sû-i.Yusuf aleyhisselam’ın inne’n-nefse le-emmâratun bi’s-sû-i. Kötülükle emreden bir mahlûk o.Kötülükle emreden bir mahlûk o. Eğer onun eline kalsak biz,Eğer onun eline kalsak biz, biz hiç eli tutulur tarafımız kalmaz.biz hiç eli tutulur tarafımız kalmaz. Elhamdülillah ki Allah-u Teâlâ muinimiz, yardımcımız,Elhamdülillah ki Allah-u Teâlâ muinimiz, yardımcımız, Peygamberimiz şefaatçimiz, melekler de yardımcımız yine,Peygamberimiz şefaatçimiz, melekler de yardımcımız yine, kitaplarımız da filan, onun elinden mümkün mertebe kendimizi koruyabiliyoruz.kitaplarımız da filan, onun elinden mümkün mertebe kendimizi koruyabiliyoruz. Eğer bunlar olmasa kendimizi korumanın imkânı yok.Eğer bunlar olmasa kendimizi korumanın imkânı yok. İşte bugünkü gençlerin hayatı gözümüzün önünde.İşte bugünkü gençlerin hayatı gözümüzün önünde. Ne kızında, ne oğlunda, nasıl bir hayat var, niçin?Ne kızında, ne oğlunda, nasıl bir hayat var, niçin? İşte onu korunamıyorlar.

İşte onu korunamıyorlar.
Korunamadıkları için de o hale düşmüşlerdir.Korunamadıkları için de o hale düşmüşlerdir. Ne yapalım Allah kurtarsın artık.Ne yapalım Allah kurtarsın artık. Ve men semmene dînehû.

Ve men semmene dînehû.
Allahu Teâlâya itaat ederekten,Allahu Teâlâya itaat ederekten, ibadet ve taatınla dinini besleyen insan,ibadet ve taatınla dinini besleyen insan, dinini besleyen insan ve seminet lehû nefsehû.dinini besleyen insan ve seminet lehû nefsehû. Onun dini de nefsi de temiz olur yani.Onun dini de nefsi de temiz olur yani. Ve men yetteki’llâhe yec’al lehû.Ve men yetteki’llâhe yec’al lehû. Allahtan korkanın her şeysi iyi olur.Allahtan korkanın her şeysi iyi olur. Onun için nefse hiç paye verme,Onun için nefse hiç paye verme, nefsin arkasından da çıkma,nefsin arkasından da çıkma, nefsinin de hâvisi olma.nefsinin de hâvisi olma. Nefis daima insanlığı kötülüklere sürükleyen bir şeydir.Nefis daima insanlığı kötülüklere sürükleyen bir şeydir. Aramızda kıyas var.Aramızda kıyas var. Kur'an ve Sünnet.Kur'an ve Sünnet. Kur'an ve Sünnet'in dışına çıkıldı mı,Kur'an ve Sünnet'in dışına çıkıldı mı, o nefse uygunluktur.o nefse uygunluktur. Allah muhafaza etsin.Allah muhafaza etsin. Helake götürür hepimizi.Helake götürür hepimizi. Yine buyuruyorlar ki:Yine buyuruyorlar ki: Men ezelle nefsehû fî tâ’atillâhi.

Men ezelle nefsehû fî tâ’atillâhi.
Allah'ın yolunda nefsini zelil ediyor.Allah'ın yolunda nefsini zelil ediyor. Namaz kılacak bir yer geldi.Namaz kılacak bir yer geldi. Orada namaz kılacak ama çekiniyor.Orada namaz kılacak ama çekiniyor. Allah'ın taatında.Allah'ın taatında. Tabi polis geliyor, şu geliyor, bu geliyor.Tabi polis geliyor, şu geliyor, bu geliyor. Kalkın, hadi çıkın.Kalkın, hadi çıkın. Böyle şey mi olur.Böyle şey mi olur. Burası ibadethane değil, burası müzedir, şudur, budur ama.Burası ibadethane değil, burası müzedir, şudur, budur ama. Kulak asmıyorlar tabi hiç birisi.Kulak asmıyorlar tabi hiç birisi. Men ezelle nefsehû.

Men ezelle nefsehû.
Nefsini zelil ediyor.Nefsini zelil ediyor. Fî tâatillâhi.Fî tâatillâhi. Allah indinde.Allah indinde. Fe hüve e’azzü mimmen te’azzeze bi ma’siyetillâhi.Fe hüve e’azzü mimmen te’azzeze bi ma’siyetillâhi. Allah'ın günah yerlerine utanmadan gidip de günahları işleyenler.Allah'ın günah yerlerine utanmadan gidip de günahları işleyenler. Günahları işleyenlerGünahları işleyenler korkmuyorlar da sen Allah'ınkorkmuyorlar da sen Allah'ın taatını yapacağın yerde korkuyorsun.taatını yapacağın yerde korkuyorsun. Olur mu öyle şey demek istiyor.Olur mu öyle şey demek istiyor. Fe hüve eazzü mimmen teazzeze bi ma’siyetillâhi.

Fe hüve eazzü mimmen teazzeze bi ma’siyetillâhi.
Allah'a ma'siyetini işliyorAllah'a ma'siyetini işliyor ve ondan kendisinde bir iftihar duyuyor.ve ondan kendisinde bir iftihar duyuyor. Şunu da yapabildim, bunu da yapabildim diyerekten.Şunu da yapabildim, bunu da yapabildim diyerekten. Sen de Allah'a taat da yaptığını bununlaSen de Allah'a taat da yaptığını bununla övünmen de lazım.övünmen de lazım. Kendini beğenmen de lazım.Kendini beğenmen de lazım. Bundan da iftihar etmen lazım.Bundan da iftihar etmen lazım. Men eznebe zenben,

Men eznebe zenben,
fe alime enne lehû rabben.fe alime enne lehû rabben. Bir günah işledi, beşeriyet ya.Bir günah işledi, beşeriyet ya. Beşeriyet iktizası.Beşeriyet iktizası. Bir hata işledi, bir kusur işledi.Bir hata işledi, bir kusur işledi. Fakat biliyor ki, enne lehu rabben.Fakat biliyor ki, enne lehu rabben. Bunun bir Rabbi vardır ki, in şâe en yeğfira lehû ğafera lehû.Bunun bir Rabbi vardır ki, in şâe en yeğfira lehû ğafera lehû. İsterse affetsin.İsterse affetsin. İsterse affeder.İsterse affeder. Onun için ben sana sığınıyorum ya Rabbim.Onun için ben sana sığınıyorum ya Rabbim. Ben bu hatayı yaptım amaBen bu hatayı yaptım ama Sen bunu affetmeye elbette kâdirsin.Sen bunu affetmeye elbette kâdirsin. İstersen affedersin, dedi mi.İstersen affedersin, dedi mi. İn şâe en yüazzibehu.

İn şâe en yüazzibehu.
İsterse de azap eder.İsterse de azap eder. Azap da eder.Azap da eder. Kabahat etmeden de azap eder.Kabahat etmeden de azap eder. Kâne hakkan alellâhi en yeğfira lehû.Kâne hakkan alellâhi en yeğfira lehû. Hak, Allah Celle ve Alâ o kulunu mağfiret buyurur.Hak, Allah Celle ve Alâ o kulunu mağfiret buyurur. Yine buyuruyorlar ki:

Yine buyuruyorlar ki:
Men eznebe ve hüve yedhakü, dehale’n-nâra ve hüve yebkî.

Men eznebe ve hüve yedhakü, dehale’n-nâra ve hüve yebkî.
Günah işlerken güle güle yapıyor.Günah işlerken güle güle yapıyor. Sevinerekten, iftihar ederektenSevinerekten, iftihar ederekten ve başkalarına da yayaraktan şöyle yapabildim,ve başkalarına da yayaraktan şöyle yapabildim, böyle yapabildim diye yaptığı günahları sayıyor.böyle yapabildim diye yaptığı günahları sayıyor. Yaptığı günahları böyle güle güle sayan insanlar,Yaptığı günahları böyle güle güle sayan insanlar, bazı böyle aptallar vardır.bazı böyle aptallar vardır. Dehale’n-nâra ve hüve yebkî.Dehale’n-nâra ve hüve yebkî. Ağlayaraktan da cehenneme girer.Ağlayaraktan da cehenneme girer. Pişman olur.Pişman olur. Men eznebe zenben.

Men eznebe zenben.
Bir adam günah işler.Bir adam günah işler. Para çalmış, hırsızlık yapmış,Para çalmış, hırsızlık yapmış, yahut katillik yapmış yahut birisininyahut katillik yapmış yahut birisinin elini, kulağını kesmiş filan.elini, kulağını kesmiş filan. Kısas yapılmış buna ceza verilmiş.Kısas yapılmış buna ceza verilmiş. Onun da eli kesilmiş.Onun da eli kesilmiş. Veyahut işte hapse atmışlar.Veyahut işte hapse atmışlar. Veyahut şöyle bir kabahat neyse cezası yapılmış yani.Veyahut şöyle bir kabahat neyse cezası yapılmış yani. Fe ükîme aleyhi haddü zâlike’z-zenbi.Fe ükîme aleyhi haddü zâlike’z-zenbi. O günahın haddi O'na vurulmuş.O günahın haddi O'na vurulmuş. Fe hüve keffâratühû.Fe hüve keffâratühû. Artık bunun ahirette ikinci bir ceza görmesinden lüzum kalmıyor.Artık bunun ahirette ikinci bir ceza görmesinden lüzum kalmıyor. Dünyada gördüğü ceza,Dünyada gördüğü ceza, ahiretteki cezasına kâfi gelir.ahiretteki cezasına kâfi gelir. Ahirette ikinci bir had vurulmaz artık.Ahirette ikinci bir had vurulmaz artık. Allahu Teâlâ affetsin.Allahu Teâlâ affetsin. İkinci bir hadîs yine bu hususta.

İkinci bir hadîs yine bu hususta.
Men eznebe fi’d-dünyâ zenben.

Men eznebe fi’d-dünyâ zenben.
Dünyada bir günah işledi.Dünyada bir günah işledi. Fe ûkibe bihî.Fe ûkibe bihî. Cezalandırdılar bunu o kabahatinden dolayı.Cezalandırdılar bunu o kabahatinden dolayı. Fellâhü e’dalü min en yüsennî ukûbetehû alâ abdihî.Fellâhü e’dalü min en yüsennî ukûbetehû alâ abdihî. Artık ikinci bir ceza Cenâb-ı Hakk bu kuluna yapmaz.Artık ikinci bir ceza Cenâb-ı Hakk bu kuluna yapmaz. Ve men eznebe zenben fi’d-dünyâ.Ve men eznebe zenben fi’d-dünyâ. Yine bir kabahat yaptı.Yine bir kabahat yaptı. Fe seterallâhü.Fe seterallâhü. Kapalı kaldı.Kapalı kaldı. Bilmiyordu.Bilmiyordu. Allah bunu açıklattırmadı.Allah bunu açıklattırmadı. Örtülü kaldı.Örtülü kaldı. Ve afâ anhü.Ve afâ anhü. Allah onu affetti.Allah onu affetti. Fellâhü ekramü men en yeûde fî şey’in kad afâ anhü.

Fellâhü ekramü men en yeûde fî şey’in kad afâ anhü.
Cenâb-ı Hak onu madem ki dünyada örttürdü,Cenâb-ı Hak onu madem ki dünyada örttürdü, meydana çıkmadı o kabahat,meydana çıkmadı o kabahat, ahirette bir daha çıkarmaz o kabahati günahı.ahirette bir daha çıkarmaz o kabahati günahı. O kabahat bir daha ahirette meydana çıkarmaz.O kabahat bir daha ahirette meydana çıkarmaz. Sen bunu yalnız ifşa etmedikçe,Sen bunu yalnız ifşa etmedikçe, eğer ben böyle bir kabahat yaptım daeğer ben böyle bir kabahat yaptım da kapalı kaldı diye ifşa edersen cezasını bulursun.kapalı kaldı diye ifşa edersen cezasını bulursun. Sen de söylemezsin kimseye.Sen de söylemezsin kimseye. Allah da başkalarına duyurmadıysa bu kabahati,Allah da başkalarına duyurmadıysa bu kabahati, ahirette de mağfursun yani.ahirette de mağfursun yani. Şimdi müezzinlere geldi sıra.

Şimdi müezzinlere geldi sıra.
Men ezzene seneten.

Men ezzene seneten.
Her kim bir sene ezan okursa.Her kim bir sene ezan okursa. Bir sene var burada.Bir sene var burada. Bir sene ezan okursa.Bir sene ezan okursa. Min niyyetin sâdikatin.Min niyyetin sâdikatin. Niyet-i sadıkası, Allah rızası için.Niyet-i sadıkası, Allah rızası için. Bir menfaat temini için değil.Bir menfaat temini için değil. Allah rızası için bir sene ezan okursa.Allah rızası için bir sene ezan okursa. Lâ yetlübü aleyhi ecran.Lâ yetlübü aleyhi ecran. Onun içinde ben her gün bak ezan okuyorum sabahleyin.Onun içinde ben her gün bak ezan okuyorum sabahleyin. Hadi bana bir yardım yapın filan.Hadi bana bir yardım yapın filan. Böyle şey yapmıyor.Böyle şey yapmıyor. Lâ yetlübü aleyhi ecran.Lâ yetlübü aleyhi ecran. Ecir istemiyorum.Ecir istemiyorum. Dü’iye yevme’l-kiyâmeti.Dü’iye yevme’l-kiyâmeti. Kıyamet gününde çağrılır bu adam.Kıyamet gününde çağrılır bu adam. Ve vükife alâ bâbi’l-cenneti.Ve vükife alâ bâbi’l-cenneti. Cennetin kapısında durdurulur.Cennetin kapısında durdurulur. Fekîle lehû: İşfe’ li men şi’te.Fekîle lehû: İşfe’ li men şi’te. Dilediklerine şefaat et Ya müezzin derler.Dilediklerine şefaat et Ya müezzin derler. Bu bir senede.Bu bir senede. Kimseye de yük olmuyor.Kimseye de yük olmuyor. Şimdi bu bir sene. Eğer;Şimdi bu bir sene. Eğer; Men ezzene seb’a sinîne.

Men ezzene seb’a sinîne.
Eğer 7 sene müezzinlik yapabilirse,Eğer 7 sene müezzinlik yapabilirse, karar verildi mi, kurtuluyor değil mi o adam?karar verildi mi, kurtuluyor değil mi o adam? İşte bu da Cenâb-ı Hak tarafından beraat verildi, kurtuldu cehennemden.İşte bu da Cenâb-ı Hak tarafından beraat verildi, kurtuldu cehennemden. Şimdi çıktı 12 sene yani.Şimdi çıktı 12 sene yani. Men ezzene sintey aşrate seneten.

Men ezzene sintey aşrate seneten.
Her kim 12 sene müezzinlik yapabilirseHer kim 12 sene müezzinlik yapabilirse ama para almadan.ama para almadan. Vecebet lehü’l-cennetü.Vecebet lehü’l-cennetü. Ona cennet vacip olur.Ona cennet vacip olur. Ve kütibe lehû bi te’zînihî fî külli yevminVe kütibe lehû bi te’zînihî fî külli yevmin sittüne haseneh.sittüne haseneh. Her gün ezanına altmış sevap verirler.Her gün ezanına altmış sevap verirler. Bir şeye on sevap veriyorlar ya buna altmış veriyorlar.Bir şeye on sevap veriyorlar ya buna altmış veriyorlar. Ve bi ikâmetihî selâsûne haseneten.Ve bi ikâmetihî selâsûne haseneten. İkamet getirdiği için de otuz veriyorlar.İkamet getirdiği için de otuz veriyorlar. Oldu doksan yüz yıl.Oldu doksan yüz yıl. Men ezzene hamse salavâtin.

Men ezzene hamse salavâtin.
Bugüne indi.Bugüne indi. Bir gün beş vakit ezanı okursa.Bir gün beş vakit ezanı okursa. Îmânen vehtisâben.Îmânen vehtisâben. Kolay bu.Kolay bu. Bir gün beş vakit namazın ezanını okuyor.Bir gün beş vakit namazın ezanını okuyor. Müezzin efendiyi kandırıp yapabilirsen ne alâ.Müezzin efendiyi kandırıp yapabilirsen ne alâ. Ğufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî.Ğufira lehû mâ tekaddeme min zenbihî. Geçmiş olan günahlarının hepsi mağfiret olunur.Geçmiş olan günahlarının hepsi mağfiret olunur. Yalnız burada diyor ki, günah-ı sağairleri diyor.Yalnız burada diyor ki, günah-ı sağairleri diyor. Küçük günahlar.Küçük günahlar. Küçük günahları her şeyiyle affolunur.Küçük günahları her şeyiyle affolunur. Abdest alırken affolur, camiye gelirken affolur,Abdest alırken affolur, camiye gelirken affolur, camiden içeriye gidip namaz kılarken affolur.camiden içeriye gidip namaz kılarken affolur. Çok meselelerle affolur.Çok meselelerle affolur. Yine buyuruluyor.Yine buyuruluyor. Bu dikkat edilecek bir şey.Bu dikkat edilecek bir şey. Men era’n-nâse fevka mâ indehû mine’l-haşyeti.

Men era’n-nâse fevka mâ indehû mine’l-haşyeti.
Bu gösterişçilik yani.Bu gösterişçilik yani. Her kim kendisiniHer kim kendisini indi ilâhide olan kıymetinin fevkında bir hal ileindi ilâhide olan kıymetinin fevkında bir hal ile kendisini halka takdim ediyor.kendisini halka takdim ediyor. Ben şeyh efendiyim diyor bak.Ben şeyh efendiyim diyor bak. Sakalı güzel, üstü başı güzel, sözü de güzel.Sakalı güzel, üstü başı güzel, sözü de güzel. Biraz da çalımı var öyle hali harekâtında.Biraz da çalımı var öyle hali harekâtında. Hâlbuki içi boş.Hâlbuki içi boş. İçeride bir şey yok.İçeride bir şey yok. Bu içeride boş olduğu haldeBu içeride boş olduğu halde yalnız çalımı ile kendisini halka takdim ediyor.yalnız çalımı ile kendisini halka takdim ediyor. Elini uzatıyor, öptürüyor.Elini uzatıyor, öptürüyor. İşte icabında her şeyi yapıyor.İşte icabında her şeyi yapıyor. Sözünü dinletmeye çalışıyor.Sözünü dinletmeye çalışıyor. Fe hüve münâfikun.Fe hüve münâfikun. Kendisine paye vererekten, hâlbuki indi İlâhiyede bir kıymeti de yok yani.Kendisine paye vererekten, hâlbuki indi İlâhiyede bir kıymeti de yok yani. Bu payesinden dolayıBu payesinden dolayı hâvf ve hâşyetin eseri yok üzerinde.hâvf ve hâşyetin eseri yok üzerinde. Olsa da şeyde pek eksik.Olsa da şeyde pek eksik. Bu münafık olduğunu Deylemî İbn Neccâr,Bu münafık olduğunu Deylemî İbn Neccâr, an Ebî Zer Hazretleri’nden rivayet etmiştir.an Ebî Zer Hazretleri’nden rivayet etmiştir. Allah bu gibi kötü huylardan, ahlâklardanAllah bu gibi kötü huylardan, ahlâklardan cümlemizi afvü mağfiretine nail eylesin inşallah.cümlemizi afvü mağfiretine nail eylesin inşallah. Buna gizli şey derler.

Buna gizli şey derler.
Gizli hayâ.Gizli hayâ. Kendin de bilmezsin yaptığını, başkası da bilmez.Kendin de bilmezsin yaptığını, başkası da bilmez. Sana kıymet verirler.Sana kıymet verirler. Efendim ne iyisin ama.Efendim ne iyisin ama. Herkes de seni seviyor yani.Herkes de seni seviyor yani. İnsanın eli öpülünce, yanakları öpülünce, hoşuna gidiyor amaİnsanın eli öpülünce, yanakları öpülünce, hoşuna gidiyor ama bu matlub olan bir şey değil.bu matlub olan bir şey değil. İçeride Allah korkusunun olması lazım.İçeride Allah korkusunun olması lazım. İçeride Allah korkusu oldu muydu hâvf,İçeride Allah korkusu oldu muydu hâvf, haşyetullah oldu muydu, o insan da insanlardan kaçar.haşyetullah oldu muydu, o insan da insanlardan kaçar. Kendisini insanlara böyle gösteriş yapmasınıKendisini insanlara böyle gösteriş yapmasını istemez insanlara karşı.istemez insanlara karşı. Benim bilin tanıyın diyerekten.Benim bilin tanıyın diyerekten. Men erâde’l-hicâmete.

Men erâde’l-hicâmete.
Bir adam hacamat olmak istiyor.Bir adam hacamat olmak istiyor. Fe’l yeteharra seb’ate aşera,Fe’l yeteharra seb’ate aşera, ve tis’ate aşera ve ihda’ işriin.ve tis’ate aşera ve ihda’ işriin. On yedinci, on dokuzuncu, yirmi birinci günleri seçsin.On yedinci, on dokuzuncu, yirmi birinci günleri seçsin. Hacamat ancak bu günlerde olursaHacamat ancak bu günlerde olursa vücuda menfaati olur.vücuda menfaati olur. Bunların gayrısı günler müsaade edilmemiş.Bunların gayrısı günler müsaade edilmemiş. Çünkü bazen insanlarda kanın feveran ettiği bir an oluyormuş.Çünkü bazen insanlarda kanın feveran ettiği bir an oluyormuş. O kanın feveran ettiği bir andaO kanın feveran ettiği bir anda hacamat yerlerinden akan kan durmuyor.hacamat yerlerinden akan kan durmuyor. Durmayınca insanın ölümüne kadar gidiyormuş.Durmayınca insanın ölümüne kadar gidiyormuş. Onun için bu günlerde o olmaz diyor.Onun için bu günlerde o olmaz diyor. Binâenaleyh o günlerde olursanız ne mutluBinâenaleyh o günlerde olursanız ne mutlu size diyerekten buna dair birçok hadîs ve rivayetler vardır.size diyerekten buna dair birçok hadîs ve rivayetler vardır. Men erâde’l-hacce.

Men erâde’l-hacce.
Hacılığı murad ediyor.Hacılığı murad ediyor. Bu sene paralarını biriktirmiş.Bu sene paralarını biriktirmiş. Hacca gidelim diyor.Hacca gidelim diyor. Fakat çocuk evlenecek.Fakat çocuk evlenecek. Efendim, şurada da bir ev yapılacak.Efendim, şurada da bir ev yapılacak. Şurada da şu dükkan açılacak.Şurada da şu dükkan açılacak. Bu iş de var, bu iş de var, bu iş de var amaBu iş de var, bu iş de var, bu iş de var ama hacılık da geldi.hacılık da geldi. Vakit de geldi artık.Vakit de geldi artık. Yaş da kemâle geldi.Yaş da kemâle geldi. Ne yapayım diye düşünüyor şimdi.Ne yapayım diye düşünüyor şimdi. Men erâde’l-hacce.Men erâde’l-hacce. Hac fırsatı üzerine düştüyse,Hac fırsatı üzerine düştüyse, hac farizası kendisine beyan olunduysa,hac farizası kendisine beyan olunduysa, o devlete eriştiyse.o devlete eriştiyse. Binâenaleyh fe’lyeteaccel.Binâenaleyh fe’lyeteaccel. Öteki işleri bıraksın haccına hazırlansın.Öteki işleri bıraksın haccına hazırlansın. Fe innehû kad yemradu’l-merîdu.Fe innehû kad yemradu’l-merîdu. Bir hasta olur. Gidemezsin.Bir hasta olur. Gidemezsin. Ve tezillü’z-zâlletü.Ve tezillü’z-zâlletü. Yollar kapanır. Gidemezsin.Yollar kapanır. Gidemezsin. Ve te’aridu’l-hâcetü.Ve te’aridu’l-hâcetü. Paralara lüzum görülür.Paralara lüzum görülür. Harcamak mecburiyetine kalırsın.Harcamak mecburiyetine kalırsın. Gidemezsin.Gidemezsin. Binâenaleyh hemen fırsat eline geçince, koş git.Binâenaleyh hemen fırsat eline geçince, koş git. Ahmed b. Hanbel'in, Taberânî'nin, İbn Mâce'nin,Ahmed b. Hanbel'in, Taberânî'nin, İbn Mâce'nin, Beyhâki'nin, Fudayl b. İyâz Hazretleri, Abbâs Hazretleri'nin rivayeti.Beyhâki'nin, Fudayl b. İyâz Hazretleri, Abbâs Hazretleri'nin rivayeti. Haa bu da güzel.

Haa bu da güzel.
Men erâde.

Men erâde.
Şimdi yukarıdaki hadîse bu uygun.Şimdi yukarıdaki hadîse bu uygun. Men erâde en ya’leme mâ lehû indellâhi azze ve celle.Men erâde en ya’leme mâ lehû indellâhi azze ve celle. Kişi baksın ki benim Allah'ın Celle ve Alâ indinde kıymetim nedir?Kişi baksın ki benim Allah'ın Celle ve Alâ indinde kıymetim nedir? Kendi kıymetini öğrenmek istiyor yani.Kendi kıymetini öğrenmek istiyor yani. Benim Allahu celle ve alâ yanında kıymetim kaç paralıktır acaba?Benim Allahu celle ve alâ yanında kıymetim kaç paralıktır acaba? Ne kadar kıymetim var?Ne kadar kıymetim var? Bir diremlik mi? Bir okkalık mı? Bir batmanlık mı?Bir diremlik mi? Bir okkalık mı? Bir batmanlık mı? Fe’lyenzur mâ lillâhi azze ve celle indehû.Fe’lyenzur mâ lillâhi azze ve celle indehû. Şimdi o baksın kendine kiŞimdi o baksın kendine ki Allah'ın emirlerine karşı nasıl hareket ediyor?Allah'ın emirlerine karşı nasıl hareket ediyor? Allah'ın emirlerine karşı, emir iki tane.Allah'ın emirlerine karşı, emir iki tane. Yap, yapma.Yap, yapma. Yap yapma emirlerini ikisi de emir.Yap yapma emirlerini ikisi de emir. Birisine yap, birisine yapma.Birisine yap, birisine yapma. Bu emirlere karşı nasıl davranıyor?Bu emirlere karşı nasıl davranıyor? Asıl yapma emirlerinin içerisinde en korkuncu,

Asıl yapma emirlerinin içerisinde en korkuncu,
kardeşlerinin arkasından onların aleyhindeki konuşmalardır.kardeşlerinin arkasından onların aleyhindeki konuşmalardır. En büyüğü, en tehlikelisi budur.En büyüğü, en tehlikelisi budur. Allah affetsin kusurlarımızı.Allah affetsin kusurlarımızı. Onun için sen bak bakalım Allah'ın indindeki kıymet,Onun için sen bak bakalım Allah'ın indindeki kıymet, çünkü Allah'ın indindeki kıymeti olan bu adam,çünkü Allah'ın indindeki kıymeti olan bu adam, bu gibi şeyleri yapamaz.bu gibi şeyleri yapamaz. Hepimiz Allah'ın kuluyuz.Hepimiz Allah'ın kuluyuz. Şunu iyi dikkat edin ki Musa aleyhisselamŞunu iyi dikkat edin ki Musa aleyhisselam bir gün Cenâb-ı Hak demiş ki:bir gün Cenâb-ı Hak demiş ki: Yâ Musa! Bana bir sevilmeyen mahlûkatı al da gel demiş.

Yâ Musa! Bana bir sevilmeyen mahlûkatı al da gel demiş.
Bakmış, bakmış.Bakmış, bakmış. Bir uyuz köpek, kımıldamaya hali yok.Bir uyuz köpek, kımıldamaya hali yok. Şunu götüreyim bari demiş.Şunu götüreyim bari demiş. Bundan başka bir şeyin yok galiba demiş.Bundan başka bir şeyin yok galiba demiş. Sonra götürürken utanmış demiş.Sonra götürürken utanmış demiş. Bu da Allah'ın kulu.Bu da Allah'ın kulu. Allah'ın kullarına dokunmaya gelmez.Allah'ın kullarına dokunmaya gelmez. Neccâr, Hazreti Enes ve Ebû Hüreyre'den rivayettir.Neccâr, Hazreti Enes ve Ebû Hüreyre'den rivayettir. Bir şurada ders var, onu okuyayım kâfi gelsin.Bir şurada ders var, onu okuyayım kâfi gelsin. Men erâde kenze’l-cenneti

Men erâde kenze’l-cenneti
fe aleyhi bilâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi.fe aleyhi bilâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi. Buraya kadar.Buraya kadar. Azim'i yok.Azim'i yok. Her kim cennet hazinelerine nâil olmak isterse,Her kim cennet hazinelerine nâil olmak isterse, cennet hazinelerine kavuşmak isterse,cennet hazinelerine kavuşmak isterse, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'ye devam etsin.lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'ye devam etsin. Lâ havle ve lâ kuvvete kısa bir iki cümleden ibaret.Lâ havle ve lâ kuvvete kısa bir iki cümleden ibaret. Lâ havle ve lâ kuvvete.

Lâ havle ve lâ kuvvete.
Lâ havle, ben günahlardan kaçınmamaLâ havle, ben günahlardan kaçınmama imkân yok.imkân yok. Ben kendimi günahlardan hiçbir suretle kurtaramam.Ben kendimi günahlardan hiçbir suretle kurtaramam. Acizim.Acizim. Ve lâ kuvvete, Allah'a taat etmeye de gücüm yetmez.Ve lâ kuvvete, Allah'a taat etmeye de gücüm yetmez. Ondan da acizim. İllâ billâhi.Ondan da acizim. İllâ billâhi. Ancak Allah-u Teâlâ'nın yardımıyla bu işe nâil olurum.Ancak Allah-u Teâlâ'nın yardımıyla bu işe nâil olurum. Yani insan kendini ortadan her yücelikten de çıkarıyor.Yani insan kendini ortadan her yücelikten de çıkarıyor. Çünkü bazı insan tabiatıylaÇünkü bazı insan tabiatıyla ibadet ettikçe kendisine bir benlik gelir.ibadet ettikçe kendisine bir benlik gelir. Bak ben bunları yapabiliyorum bu kadar.Bak ben bunları yapabiliyorum bu kadar. Gecelere uyumuyorum, bu kadar tesbih çekiyorum,Gecelere uyumuyorum, bu kadar tesbih çekiyorum, bu kadar yemekler yediriyorum, içmekler yapıyorum filan.bu kadar yemekler yediriyorum, içmekler yapıyorum filan. Kendisine bir benlik gelir.Kendisine bir benlik gelir. Hâlbuki o senden değil ki.Hâlbuki o senden değil ki. Sana o kudreti veren Allah'ındır.Sana o kudreti veren Allah'ındır. Sermaye Allah'ın yani.Sermaye Allah'ın yani. Sen bu dükkânda bir işçisin yani.Sen bu dükkânda bir işçisin yani. Dükkândaki işçinin hali neyse, bizim de halimiz bu.Dükkândaki işçinin hali neyse, bizim de halimiz bu. Alır satarsın para, beyin defterine gider, kasasına gider.Alır satarsın para, beyin defterine gider, kasasına gider. Onun için, Men erâde kenze’l-cennetiOnun için, Men erâde kenze’l-cenneti fe aleyhi bilâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi.fe aleyhi bilâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi. Bu zikri Cenâb-ı Peygamber hiç olmazsaBu zikri Cenâb-ı Peygamber hiç olmazsa her insanın günde yüz defa söylemesini tavsiye buyurmuş.her insanın günde yüz defa söylemesini tavsiye buyurmuş. Herkes bunu ders mers istemez bu.Herkes bunu ders mers istemez bu. Her kişi, her Müslüman'ın vazifesi her sabahHer kişi, her Müslüman'ın vazifesi her sabah yüz kere, lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm de.yüz kere, lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm de. Şimdi burada İmam-ı Gazâlî'nin on dersi var.

Şimdi burada İmam-ı Gazâlî'nin on dersi var.
Başta, Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh,

Başta, Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh,
lehü'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumitlehü'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumit ve huve alâ kulli şey'in kadîr.ve huve alâ kulli şey'in kadîr. Bunlar da yüzer tanedir amaBunlar da yüzer tanedir ama Gazâlî bunu yüze kadar indirmiş, ona kadar indirmiş.Gazâlî bunu yüze kadar indirmiş, ona kadar indirmiş. Ona kadar indirmiş, bu on taneyi onar defa yaparsan yüz olur.Ona kadar indirmiş, bu on taneyi onar defa yaparsan yüz olur. Hepsine yüz yapmış sevabını Allah da verir diyerektenHepsine yüz yapmış sevabını Allah da verir diyerekten bir kolaylık tarafını göstermiş.bir kolaylık tarafını göstermiş. Binâenaleyh, on az geliyor insana yani.Binâenaleyh, on az geliyor insana yani. Çünkü nedir?Çünkü nedir? Pek sürse on beş dakika sürer.Pek sürse on beş dakika sürer. Pek sürse yirmi dakika sürer yani.Pek sürse yirmi dakika sürer yani. Pek sürse yarım saat sürer.Pek sürse yarım saat sürer. Camide oturmaya ihtiyaç yok.Camide oturmaya ihtiyaç yok. Giderken de söylenir.Giderken de söylenir. Dükkânda da söylenir.Dükkânda da söylenir. Arabada da söylenir.Arabada da söylenir. Kendi kendine tesbihini çek,Kendi kendine tesbihini çek, laf konuşacağına yaparsın onları.laf konuşacağına yaparsın onları. Yüz defa, Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh,Yüz defa, Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh, lehü'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumitlehü'l mulku ve lehu'l-hamdu yuhyi ve yumit ve hüve alâ külli şey'in kadîr'i,ve hüve alâ külli şey'in kadîr'i, her Müslümanın söylemesi lazım.her Müslümanın söylemesi lazım. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'nin çeşidi.

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'nin çeşidi.
İkincisi, Sübhanallâhi ve l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber.İkincisi, Sübhanallâhi ve l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'ı bunun arkasında koymuşlar,Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh'ı bunun arkasında koymuşlar, o yukarı ki ikisi birden hallolsun diyerekten.o yukarı ki ikisi birden hallolsun diyerekten. Bunu da yüz kere söylemek yine her Müslüman bunu vazife edilmeli.Bunu da yüz kere söylemek yine her Müslüman bunu vazife edilmeli. Zor bir şey değil.Zor bir şey değil. Giderken, gelirken, oturduğun yerde,Giderken, gelirken, oturduğun yerde, kalktığın yerde, her yerde olur.kalktığın yerde, her yerde olur. Sevabı çok.Sevabı çok. Hatta camiye girdiğimiz vakitte namaz kılmamıza vakit yok.Hatta camiye girdiğimiz vakitte namaz kılmamıza vakit yok. Yahut kudretimiz yok namaz kılacak.Yahut kudretimiz yok namaz kılacak. Zayıfız, ihtiyarız.Zayıfız, ihtiyarız. Dört defa bu tesbihi okursan,Dört defa bu tesbihi okursan, dört rekât namaz kılmış sevabını alır.dört rekât namaz kılmış sevabını alır. Üçüncüsü, Sübhanallâhi ve bihamdihi,

Üçüncüsü, Sübhanallâhi ve bihamdihi,
Sübhanallâhi'l-azîm.Sübhanallâhi'l-azîm. Hocalarımız ve bi-hamdihi’ye, estağfirullah'ı da ilave etmişler.Hocalarımız ve bi-hamdihi’ye, estağfirullah'ı da ilave etmişler. Bunu da yüz kere söylemek ki, Buhârî hadislerinin son hadîsidir.Bunu da yüz kere söylemek ki, Buhârî hadislerinin son hadîsidir. Her gün, lafı az, sevabı çok, kıymeti büyük,Her gün, lafı az, sevabı çok, kıymeti büyük, her gün yüz defa da bunu söyleyeceksin.her gün yüz defa da bunu söyleyeceksin. Ki bunların sevapları pek büyüktür.Ki bunların sevapları pek büyüktür. Allah bunlara devam nasip etsin.Allah bunlara devam nasip etsin. İmâm-ı Gazâlî'nin bir tabiri de var.İmâm-ı Gazâlî'nin bir tabiri de var. Mesela bunu beş bin defa diyeceksin.Mesela bunu beş bin defa diyeceksin. Beş bin defa der ama bir kere der.Beş bin defa der ama bir kere der. İki kere der, üç kere der.İki kere der, üç kere der. Sonra bıkar, yorulur.Sonra bıkar, yorulur. İmâm-ı Gazâlî diyor ki, az olsun da devamlı olsun diyor.İmâm-ı Gazâlî diyor ki, az olsun da devamlı olsun diyor. Bıkıp da bırakmaktansa, az olsun da bıkmasın, devam etsin.Bıkıp da bırakmaktansa, az olsun da bıkmasın, devam etsin. Mesela onu da şuna benzetmiş.

Mesela onu da şuna benzetmiş.
Yağmur yağar. Hızlı bir yağmur.Yağmur yağar. Hızlı bir yağmur. Tarlaları suya boğar, köprüleri yıkar.Tarlaları suya boğar, köprüleri yıkar. Evleri basar, bir yağmur geldi geçti.Evleri basar, bir yağmur geldi geçti. Ama köprüler yıkıldı, tarlalar su içinde kaldı,Ama köprüler yıkıldı, tarlalar su içinde kaldı, mahsuller oldu.mahsuller oldu. Bu çok yapmak.Bu çok yapmak. Güzel güzel, ince ince.Güzel güzel, ince ince. Yerde onu emiyor böyle güzel.Yerde onu emiyor böyle güzel. Sel yapmaz, yıkmaz, bir şey yapmaz.Sel yapmaz, yıkmaz, bir şey yapmaz. Ağır geliyor şimdi.Ağır geliyor şimdi. Ama iki okkayı, üç okkayı taşıyabiliriz.Ama iki okkayı, üç okkayı taşıyabiliriz. Bir şey değil de.Bir şey değil de. Dinde fakih kalır.Dinde fakih kalır. Dinini iyi bilen olur.Dinini iyi bilen olur. Hep dinleriz de, bilmekle yapmak arasında fark vardır.Hep dinleriz de, bilmekle yapmak arasında fark vardır. Bilerek yapmak.Bilerek yapmak. Bu bilgiyi tabi elde etmek içinBu bilgiyi tabi elde etmek için bir say-ı gayret lazım.bir say-ı gayret lazım. Onun için size bir hadîs-i şerif'i naklediyorum.

Onun için size bir hadîs-i şerif'i naklediyorum.
Men harace min beytihî.

Men harace min beytihî.
Şimdi sizin buradaki bu dinleyişiniz de bundandır da.Şimdi sizin buradaki bu dinleyişiniz de bundandır da. Men harace min beytihî.Men harace min beytihî. Evinden çıktı bir adam.Evinden çıktı bir adam. Niçin? Fî talebi'l-ilmi.Niçin? Fî talebi'l-ilmi. Bir meclisten bir meseleyi dini öğrenebilir miyim diyerektenBir meclisten bir meseleyi dini öğrenebilir miyim diyerekten bir meclise gitmek için evinden çıktı.bir meclise gitmek için evinden çıktı. Fe hüve fî sebilillâh hattâ yercia.Fe hüve fî sebilillâh hattâ yercia. Bu Kıbrıs'taki gaziler neyseBu Kıbrıs'taki gaziler neyse bu da o gazanın sevabını alır.bu da o gazanın sevabını alır. Gaza sevabını alır.Gaza sevabını alır. Fî sebilillâh.

Fî sebilillâh.
Allah yolunda.Allah yolunda. Ama diyeceksin ama hoca, orada kurşun karşısında duran adamlaAma diyeceksin ama hoca, orada kurşun karşısında duran adamla böyle ilim, bir camide oturacak da bir hocanın karşısında bir şey dinleyecekböyle ilim, bir camide oturacak da bir hocanın karşısında bir şey dinleyecek bir olur mu dersin.bir olur mu dersin. Allah'ın indindeki şey belli olmaz.Allah'ın indindeki şey belli olmaz. İlim tahsilliği hepsinden üstündür.İlim tahsilliği hepsinden üstündür. Onun için bir adam geldi, ilim tahsil etmek istiyorum dedi.

Onun için bir adam geldi, ilim tahsil etmek istiyorum dedi.
Dedi ki, üstadım merhaba bi vasıyeti Resûlullah.Dedi ki, üstadım merhaba bi vasıyeti Resûlullah. Merhaba, hoş geldin.Merhaba, hoş geldin. Allahu Teâlâ'nın Resulü'nünAllahu Teâlâ'nın Resulü'nün vasıyetine inanaraktan ilim tahsili için geldiğin için sana merhaba.vasıyetine inanaraktan ilim tahsili için geldiğin için sana merhaba. Çünkü insanlar sahibi ilme tabidirler.Çünkü insanlar sahibi ilme tabidirler. İlim olmazsa hep beraber yanarız.İlim olmazsa hep beraber yanarız. Onun için o ilmi bizim tahsilimize vesile olan insanlar,Onun için o ilmi bizim tahsilimize vesile olan insanlar, onların tabi olurlar.onların tabi olurlar. Onun için etrafı civar da muhakkak hepimiz bir yerden toplandık geldik,Onun için etrafı civar da muhakkak hepimiz bir yerden toplandık geldik, bir meseleyi dini öğrenelim diyerekten.bir meseleyi dini öğrenelim diyerekten. Bunun sevabı onun için büyük oluyor.Bunun sevabı onun için büyük oluyor. Talebü'l-ilmi faridat.

Talebü'l-ilmi faridat.
İlmi talep etmek farzdır.İlmi talep etmek farzdır. Şimdi gazaya gitmek orada,Şimdi gazaya gitmek orada, Kıbrıs'ta mesela, nerede olursa olsun, Kıbrıs mesafesinde mesela.Kıbrıs'ta mesela, nerede olursa olsun, Kıbrıs mesafesinde mesela. Tabi beni götürürler mi şimdi Kıbrıs'a?Tabi beni götürürler mi şimdi Kıbrıs'a? Sen de burada atıldın mı.Sen de burada atıldın mı. Geçenlerde gazete yazıyor, yaşlılar,Geçenlerde gazete yazıyor, yaşlılar, biz de gideceğiz, fedaiyiz diyerekten hazırlanmışlar da.biz de gideceğiz, fedaiyiz diyerekten hazırlanmışlar da. Senin benim fedailiğinden ne olur yani?Senin benim fedailiğinden ne olur yani? Oraya genç adam lazım, hoplayacak,Oraya genç adam lazım, hoplayacak, icabında fırlayacak adam lazım.icabında fırlayacak adam lazım. Biz oturduğumuz yerden kalkamayan adamınBiz oturduğumuz yerden kalkamayan adamın orada ne sevabı olur.orada ne sevabı olur. Günahtan başka bir şey olmaz.Günahtan başka bir şey olmaz. Binâenaleyh ama farz değil.Binâenaleyh ama farz değil. Gidersek oraya, ben de bir soğan doğrarım efendim.Gidersek oraya, ben de bir soğan doğrarım efendim. Ben de işte bunu alır, buradan bu askere veririm, at bunu derim.Ben de işte bunu alır, buradan bu askere veririm, at bunu derim. Bu kadar da yapabilirim canım.Bu kadar da yapabilirim canım. Ama nafiledir bu. Ama nafiledir bu. İlmi talep farz.İlmi talep farz. Çünkü Allah ilimle bilinir.Çünkü Allah ilimle bilinir. Peygamber ilimle bilinir.Peygamber ilimle bilinir. Din de ilimle bilinir.Din de ilimle bilinir. Onun için dünyanın gavuru bir araya gelse deOnun için dünyanın gavuru bir araya gelse de senin yolun yanlıştır dese ilim sahibi kanmaz.senin yolun yanlıştır dese ilim sahibi kanmaz. İlim sahibi kanmayınca, e işte kurtarır yakayı.İlim sahibi kanmayınca, e işte kurtarır yakayı. Fakat işte cahili, kandırılması çok kolay olur.Fakat işte cahili, kandırılması çok kolay olur. Papaza da lüzum yok.Papaza da lüzum yok. Cahili kandırmak, tabiata uyar.Cahili kandırmak, tabiata uyar. Turistler böyle yapıyor diye onlara kendini benzetir.Turistler böyle yapıyor diye onlara kendini benzetir. Avrupalılar böyle giyiyor diye kendini benzetir.Avrupalılar böyle giyiyor diye kendini benzetir. Canım Avrupa nasıl giyinirse giysin.Canım Avrupa nasıl giyinirse giysin. Sen Avrupalı değilsin ki.Sen Avrupalı değilsin ki. Sen Müslümansın.Sen Müslümansın. Sana Müslümanca giyinmek, MüslümancaSana Müslümanca giyinmek, Müslümanca oturup konuşmak, Müslümanca yiyip içmek yakışır.oturup konuşmak, Müslümanca yiyip içmek yakışır. Onun için, "men seleke mesleten

Onun için, "men seleke mesleten
fî tarîkil ilmî sehlet hû tarîken ilel cennet."fî tarîkil ilmî sehlet hû tarîken ilel cennet." Her kim bir ilim yoluna, ilimden murad burada,Her kim bir ilim yoluna, ilimden murad burada, Kur'an ve Hadîs ilimleridir.Kur'an ve Hadîs ilimleridir. Diğer ilimler, onların işi başka.Diğer ilimler, onların işi başka. Onlar dünyayla.Onlar dünyayla. Ahiret ilimlerinden murad falan bu ilimler ki,Ahiret ilimlerinden murad falan bu ilimler ki, bu insanların yolu cennete gayet kolay oluyor.bu insanların yolu cennete gayet kolay oluyor. Cennete kolaycacık giderler.Cennete kolaycacık giderler. Şimdi bu, şundan ileri gelmiş.Şimdi bu, şundan ileri gelmiş. İmâm Kuşeyrî'nin bir faslı var.İmâm Kuşeyrî'nin bir faslı var. Sefer, gezme.Sefer, gezme. O zaman bunu dört şeye bölmüş.O zaman bunu dört şeye bölmüş. Dört insanlar iktidarda,Dört insanlar iktidarda, gençlik devirlerinde sefer ederler.gençlik devirlerinde sefer ederler. Sonra yaşlanınca oturur.Sonra yaşlanınca oturur. Bir kısmı gençliğinde oturur,Bir kısmı gençliğinde oturur, yaşlı zamanlarında sefere çıkarlar, iki.yaşlı zamanlarında sefere çıkarlar, iki. Bir kısmı bütün ömrünü seferde geçirir böyle.Bir kısmı bütün ömrünü seferde geçirir böyle. Şimdi burada diyor ki,Şimdi burada diyor ki, bu sefere çıkmaktan maksat, memleket görmek için değil.bu sefere çıkmaktan maksat, memleket görmek için değil. Şimdi bizim hacılar hacca giderken

Şimdi bizim hacılar hacca giderken
araba ile gidelim, neden?araba ile gidelim, neden? Bağdat'ı görelim, Şam'ı görelim,Bağdat'ı görelim, Şam'ı görelim, Halep'i görelim, şurasını görelim, burasını görelim.Halep'i görelim, şurasını görelim, burasını görelim. Yahu bizim memleketteki taşlar neyse oradaki taşlar da o taş.Yahu bizim memleketteki taşlar neyse oradaki taşlar da o taş. Göreceğin ev değil mi senin?Göreceğin ev değil mi senin? Cami göreceksin yahu.Cami göreceksin yahu. İşte bizim caminin bir eşi de orada.İşte bizim caminin bir eşi de orada. Başka değil.Başka değil. Gideceğin yerde insan-ı kâmili bulup,Gideceğin yerde insan-ı kâmili bulup, onun ayağını öpüp, onun dizinin dibinde oturmak için sefer edilir.onun ayağını öpüp, onun dizinin dibinde oturmak için sefer edilir. Yoksa memleket görmek için çak çık buradan, ta gitYoksa memleket görmek için çak çık buradan, ta git dünyanın öteki ucuna kadar.dünyanın öteki ucuna kadar. Boş, boşu boşuna yorulmuş ve emek çekmiş olunur.Boş, boşu boşuna yorulmuş ve emek çekmiş olunur. Binâenaleyh seferden maksat,Binâenaleyh seferden maksat, işe yarar adamları bulup onlardan faydalanabilmek.işe yarar adamları bulup onlardan faydalanabilmek. İnsanlar iki şeyden faydalanır diyor.

İnsanlar iki şeyden faydalanır diyor.
Birisi dilleriyle, birisi de halleriyle.Birisi dilleriyle, birisi de halleriyle. İlim sahibi.İlim sahibi. Anlatır, anlattıkça bakarsınAnlatır, anlattıkça bakarsın cemaat de ferahlanır, şevklenir, zevklenir,cemaat de ferahlanır, şevklenir, zevklenir, feyizlenir.feyizlenir. Buradan feyiz alır, lafından alır.Buradan feyiz alır, lafından alır. Bazı adamın da haliyle bakarsın,Bazı adamın da haliyle bakarsın, görünüşü ona kâfidir.görünüşü ona kâfidir. Baktın mı şöyle, onun halinden aldığın feyiz,Baktın mı şöyle, onun halinden aldığın feyiz, o da sana yeter.o da sana yeter. Bu gidişler bu iki şey için olur.Bu gidişler bu iki şey için olur. Ya böyle bir âlime bulacaksın,Ya böyle bir âlime bulacaksın, meclisinde oturup, ondan ilim öğrenirsin.meclisinde oturup, ondan ilim öğrenirsin. Yahut böyle bir sahibi hâl olup, acaba bana bir bakar da şöyle,Yahut böyle bir sahibi hâl olup, acaba bana bir bakar da şöyle, güzel bir bakışla bakar da,güzel bir bakışla bakar da, ben de hâlimi düzeltebilir miyim diyerektenben de hâlimi düzeltebilir miyim diyerekten bu gibi adamları arayacaksın kibu gibi adamları arayacaksın ki bunu geçenki derste de söylemiştim.bunu geçenki derste de söylemiştim. Hac, hacı'da, Mina da bahusus,

Hac, hacı'da, Mina da bahusus,
bütün böyle hep bir yerde orada insanlar,bütün böyle hep bir yerde orada insanlar, çadır çadır adam geziyor ara ara,çadır çadır adam geziyor ara ara, adamları seviyor, öpüyor.adamları seviyor, öpüyor. Acaba işe yarar bir adam bulabilir miyim?Acaba işe yarar bir adam bulabilir miyim? Allah senden de razı olsun diye bana bir duaAllah senden de razı olsun diye bana bir dua eden olabilir mi diyerekteneden olabilir mi diyerekten herkes ile musafaha ediyor, hâlini soruyorken.herkes ile musafaha ediyor, hâlini soruyorken. Böyle şeylik yapıyor, yakınlık gösteriyor.Böyle şeylik yapıyor, yakınlık gösteriyor. Bundan maksat bir teveccüh alabilmek.Bundan maksat bir teveccüh alabilmek. Bir büyüğün teveccühüne nâil olabilmek.Bir büyüğün teveccühüne nâil olabilmek. Bunun için de, geçen güne güzel bir misal verdi.Bunun için de, geçen güne güzel bir misal verdi. Yılan, fal bir yılan diyorlar.

Yılan, fal bir yılan diyorlar.
Büyük bir yılanmış.Büyük bir yılanmış. Bu yılan böyle gözünü dikti miydi gerek insana,Bu yılan böyle gözünü dikti miydi gerek insana, gerek hayvana adamın ödü patlıyor, ölüyor.gerek hayvana adamın ödü patlıyor, ölüyor. O da onu güzelce hakkından geliyor.O da onu güzelce hakkından geliyor. Şimdi bunu, bu gözü Allahu Teâlâ o yılana verdiği gibi,Şimdi bunu, bu gözü Allahu Teâlâ o yılana verdiği gibi, Allah'ın en sevgili kulu insanlardır, en bahtiyar kulları insanlardır.Allah'ın en sevgili kulu insanlardır, en bahtiyar kulları insanlardır. İnsanlara da öyle bir cephe vermiştir ki iki tane cephesi vardır.İnsanlara da öyle bir cephe vermiştir ki iki tane cephesi vardır. Birisi Allah'la olan cephesi,Birisi Allah'la olan cephesi, birisi de kullarla olan cephesidir.birisi de kullarla olan cephesidir. Allah' ile olan cephesiyle bir insana nazar etti miydi,Allah' ile olan cephesiyle bir insana nazar etti miydi, o insan ya helak olur, ya muradına erişir.o insan ya helak olur, ya muradına erişir. Hayırla bakarsa yaşar, hayırla bakmazsa mahvolur gider.Hayırla bakarsa yaşar, hayırla bakmazsa mahvolur gider. Evliyâlara dokunmaya da hiç gelmez.Evliyâlara dokunmaya da hiç gelmez. Onun için çok kitaplarda çok güzel yazılar vardır.Onun için çok kitaplarda çok güzel yazılar vardır. Ben başımdan geçen bir tanesinin nakledeyim.Ben başımdan geçen bir tanesinin nakledeyim. Bizim zamanımızda küçük Hüseyin Efendi diyerekten

Bizim zamanımızda küçük Hüseyin Efendi diyerekten
bir şeyh efendi vardı, ufacık boyu vardı.bir şeyh efendi vardı, ufacık boyu vardı. Şimdi Fevzi Çakmak'ın yanındadır kabri.Şimdi Fevzi Çakmak'ın yanındadır kabri. Hakikaten de taşı da ufacıktır öyle kendisine göre yapılmış.Hakikaten de taşı da ufacıktır öyle kendisine göre yapılmış. Ara sıra ziyaretine giderdik.Ara sıra ziyaretine giderdik. O zaman dergâhlar açık, her şey serbest.O zaman dergâhlar açık, her şey serbest. Sonra bir gün geldi, dergâhlar kapatıldı.Sonra bir gün geldi, dergâhlar kapatıldı. Hepsi yasak oldu.Hepsi yasak oldu. Bu adama iki tane polis gelmiş.Bu adama iki tane polis gelmiş. Aman Şeyh Efendi, gözüm Şeyh Efendi,Aman Şeyh Efendi, gözüm Şeyh Efendi, elini öpeyim, ayağını öpeyim.elini öpeyim, ayağını öpeyim. Karnım ağrıyor, başım ağrıyor, dişim ağrıyor.Karnım ağrıyor, başım ağrıyor, dişim ağrıyor. Bana ne olur bir nefes buyur.Bana ne olur bir nefes buyur. Yahut bir şey yazıverin şöyle.Yahut bir şey yazıverin şöyle. Oğlum, evladım yapma etme,Oğlum, evladım yapma etme, ne dediyse bakmış başından gitmiyor adam.ne dediyse bakmış başından gitmiyor adam. İçeride de bir sürü şey var, cemaat de varmış içeride.İçeride de bir sürü şey var, cemaat de varmış içeride. Cemaat de canı sıkılmış yani.Cemaat de canı sıkılmış yani. Demişler ver ver şuna bir şey gitsin demişler cemaat.Demişler ver ver şuna bir şey gitsin demişler cemaat. Allah şifa versin diye bir kâğıt vermiş ellerine.

Allah şifa versin diye bir kâğıt vermiş ellerine.
Sen misin bunu yapan?Sen misin bunu yapan? Hemen bir cürmü meşrut.Hemen bir cürmü meşrut. Ötekiler başlamışlar yalvarmaya, yavrum yapmayın etmeyin.Ötekiler başlamışlar yalvarmaya, yavrum yapmayın etmeyin. Bu adam 100 yaşında.Bu adam 100 yaşında. 100 yaşında adam.100 yaşında adam. Olur mu yapmayın etmeyin filan.Olur mu yapmayın etmeyin filan. Dinlemiyorlar tabii.Dinlemiyorlar tabii. Hadi defolun gidin, ne yaparsanız yapın.Hadi defolun gidin, ne yaparsanız yapın. Yapın cümbüşünüzü.Yapın cümbüşünüzü. Giderken birisi otobüsün altında, birisi deGiderken birisi otobüsün altında, birisi de tramvayın altında gitmişler öte tarafa vesselam.tramvayın altında gitmişler öte tarafa vesselam. Allah'ın velisi diyor zaten.Allah'ın velisi diyor zaten. Zaten velisi olmasa da doksan yüz yaşındaki bir adam,Zaten velisi olmasa da doksan yüz yaşındaki bir adam, Allah'a namaz kılıyor, ibadet ediyor,Allah'a namaz kılıyor, ibadet ediyor, ne olursa olsun Allah'ın bir kuludur.ne olursa olsun Allah'ın bir kuludur. Ona karşı artık sui kastetmek, insan işi değil yani.Ona karşı artık sui kastetmek, insan işi değil yani. İnsan da da böyle yani işe yaramaz, çokİnsan da da böyle yani işe yaramaz, çok zararlı mahlûklar da bulunabiliyor.zararlı mahlûklar da bulunabiliyor. Allah cümlemizi afv u mağfiretine nâil eylesin inşallah.Allah cümlemizi afv u mağfiretine nâil eylesin inşallah. Kısacık şunu da söyleyeyim.

Kısacık şunu da söyleyeyim.
Men erâde ilme’l-evvelîne ve’l-âhirîne.

Men erâde ilme’l-evvelîne ve’l-âhirîne.
Dikkat edin ama.Dikkat edin ama. Men erâde ilme’l-evvelîne ve’l-âhirîne.Men erâde ilme’l-evvelîne ve’l-âhirîne. Her kim ilmi evvelini âhirini,Her kim ilmi evvelini âhirini, yani Âdem aleyhisselam'dan kıyamete kadar gelenyani Âdem aleyhisselam'dan kıyamete kadar gelen ilimleri öğrenmek isteyen, murad eden, isteyen insan,ilimleri öğrenmek isteyen, murad eden, isteyen insan, fe’l-yüsevviru’l-Kur’âne.fe’l-yüsevviru’l-Kur’âne. Kur'an'a devam etsin.Kur'an'a devam etsin. İlm-i Kur'an'a müracaat etsin.İlm-i Kur'an'a müracaat etsin. İlm-i Kur'an'ı öğrenmeye çalışsın.İlm-i Kur'an'ı öğrenmeye çalışsın. Kur'an'ı bellemeye çalışsın.Kur'an'ı bellemeye çalışsın. Allah hepimizi affetsin.Allah hepimizi affetsin. Geçen bir şey olmuş da hoca efendilerin birisi sormuş,

Geçen bir şey olmuş da hoca efendilerin birisi sormuş,
hoca efendilerin topluluğu toplanmışlar da,hoca efendilerin topluluğu toplanmışlar da, kurs mu diyorlar bunlar, kurs gösteriliyor.kurs mu diyorlar bunlar, kurs gösteriliyor. Sormuş Hocaefendi, kaç taneniz Kur'an'ıSormuş Hocaefendi, kaç taneniz Kur'an'ı manasıyla, tamamıyla baştan aşağı biliyorsunuz?manasıyla, tamamıyla baştan aşağı biliyorsunuz? Kimse biliyoruz diyememiş.Kimse biliyoruz diyememiş. Çünkü okuyoruz, hatmediyoruz amaÇünkü okuyoruz, hatmediyoruz ama manasına aşina değiliz.manasına aşina değiliz. Hâlbuki bugün pek kısa manalarıyla Kur'an da önümüzde.Hâlbuki bugün pek kısa manalarıyla Kur'an da önümüzde. Yani Allah razı olsun yapanlarda da.Yani Allah razı olsun yapanlarda da. Ama eksikli, kusurlu.Ama eksikli, kusurlu. Eksiksiz olmaz ki insan, kusursuz olmaz ki insan.Eksiksiz olmaz ki insan, kusursuz olmaz ki insan. Allah hepimizin kusurlarını affetsin.Allah hepimizin kusurlarını affetsin. Kur'ân'ın manalarını da anlayabilmeye çalışmak bizim vazifemizdir.Kur'ân'ın manalarını da anlayabilmeye çalışmak bizim vazifemizdir. O'nun derinlerine inebilirsek,O'nun derinlerine inebilirsek, ilmî ulûmu evveline, ulûmu ahirin onun içerisindedir.ilmî ulûmu evveline, ulûmu ahirin onun içerisindedir. O Kur'ân, elhamdülillah'ın içerisindedir.O Kur'ân, elhamdülillah'ın içerisindedir. O Kur'ân, besmele-i şerîfe'nin içerisindedir.O Kur'ân, besmele-i şerîfe'nin içerisindedir. O Kur'ân, Besmele'nin besinin içerisindedir.O Kur'ân, Besmele'nin besinin içerisindedir. Allah cümlemizi affetsin.Allah cümlemizi affetsin. Tevfîkat-ı samedaniyesine ihsan buyursun.Tevfîkat-ı samedaniyesine ihsan buyursun. Şimdi bu kardeşimiz sakal bırakmak istiyormuş.

Şimdi bu kardeşimiz sakal bırakmak istiyormuş.
Allah bunun bu sünnet-i seniyye ittibaenAllah bunun bu sünnet-i seniyye ittibaen bıraktığı sakalı mübarek etsin.bıraktığı sakalı mübarek etsin. Birçok sünnet-i seniyyelerin de icrasına Cenâb-ı Hak onlarıBirçok sünnet-i seniyyelerin de icrasına Cenâb-ı Hak onları ve bizi de muvaffak eylesin.ve bizi de muvaffak eylesin. Bir insan Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem'in bu devirdeBir insan Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem'in bu devirde sünnetine uyarak bunun bir sünnetini ihyâ edersesünnetine uyarak bunun bir sünnetini ihyâ ederse Cenâb-ı Hak ona bir rivayette bir şehit,Cenâb-ı Hak ona bir rivayette bir şehit, bir rivayette yüz şehit sevabı ihsan eder, buyrulmuş.bir rivayette yüz şehit sevabı ihsan eder, buyrulmuş. Binâenaleyh sakallı yaratan Allah'tır.Binâenaleyh sakallı yaratan Allah'tır. Kadına yaratmamış, erkekte yaratmıştır.Kadına yaratmamış, erkekte yaratmıştır. Bu yarattığının da bir hikmeti vardır.Bu yarattığının da bir hikmeti vardır. Bu hikmeti anlamayarak da bunları her günBu hikmeti anlamayarak da bunları her gün kazımakla hem ömrünü ziyan eder,kazımakla hem ömrünü ziyan eder, hem de o Allahu Teâlâ'nın kullarına münasip gördüğühem de o Allahu Teâlâ'nın kullarına münasip gördüğü şekil itibariyle insanın resmini çizseniz şurayaşekil itibariyle insanın resmini çizseniz şuraya sakallı bir insanın, genç bir sakallı insanınsakallı bir insanın, genç bir sakallı insanın siması ile bir de suratınısiması ile bir de suratını kazıyan insanın siması arasındakazıyan insanın siması arasında bir heyet gelse de hangisi daha güzeldir desebir heyet gelse de hangisi daha güzeldir dese mutlaka sakallının siması daha güzeldir.mutlaka sakallının siması daha güzeldir. İhtiyarsa beyazı yakışır, gençse siyahı yakışır.İhtiyarsa beyazı yakışır, gençse siyahı yakışır. Hele o beyaz yüzle, siyah sakalHele o beyaz yüzle, siyah sakal o kadar insana letafet, güzellik,o kadar insana letafet, güzellik, şecaat, kuvvet verir ki hesaplarının dışındadır bunlar.şecaat, kuvvet verir ki hesaplarının dışındadır bunlar. Bir de bize onların hiçbirisi lazım değil Peygamberimiz yapmış.Bir de bize onların hiçbirisi lazım değil Peygamberimiz yapmış. Cenâb-ı Allah da öyle hâlk etmiş bizi.Cenâb-ı Allah da öyle hâlk etmiş bizi. Binâenaleyh onun yaratışını kazımak,Binâenaleyh onun yaratışını kazımak, onun hilkâtını beğenmemeye kadar gidiyor.onun hilkâtını beğenmemeye kadar gidiyor. Hamdi Efendi'nin tefsirinin yüz,Hamdi Efendi'nin tefsirinin yüz, seksen dokuz mudur, doksan sekiz midir bilmiyorum sayfasını.seksen dokuz mudur, doksan sekiz midir bilmiyorum sayfasını. O sayfada sakal kazımanın vebali hakkındaki âyet-i kerîme yok.O sayfada sakal kazımanın vebali hakkındaki âyet-i kerîme yok. Kusurumuz çok bu hususta.Kusurumuz çok bu hususta. Bu kusurumuzu kendimiz,Bu kusurumuzu kendimiz, ne yerimize aldanıyorduk?ne yerimize aldanıyorduk? Memura karışmayız.Memura karışmayız. O memurdu peki.O memurdu peki. Öteki senin ne işin var?Öteki senin ne işin var? İşçiyim, dükkancıyım, memurum.İşçiyim, dükkancıyım, memurum. Ee, sen neden korkuyorsun?Ee, sen neden korkuyorsun? Ee, sen de, ben de işte bankaya mangaya giderkenEe, sen de, ben de işte bankaya mangaya giderken sakallı diye bize itibar etmiyorlar.sakallı diye bize itibar etmiyorlar. Allah itibar etsin.Allah itibar etsin. Allah itibar etmeyince sanaAllah itibar etmeyince sana bankadaki itibar edecek de yahutbankadaki itibar edecek de yahut şu bu itibar edecek de bunun ne kıymeti olur?şu bu itibar edecek de bunun ne kıymeti olur? Allah kusurlarımızı affetsin.

Allah kusurlarımızı affetsin.
Bu kardeşimizin de sakalını Allah mübarek etsin…Bu kardeşimizin de sakalını Allah mübarek etsin… Birçok böyle sünen-i seniyyelerin icrasınaBirçok böyle sünen-i seniyyelerin icrasına kendisini muvaffak eylesin...kendisini muvaffak eylesin... İsmi yok.İsmi yok. Allah cümlemizin de mü’îni olsun...Allah cümlemizin de mü’îni olsun... Lillâhi'l-Fâtiha.

Lillâhi'l-Fâtiha.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2