Namaz Vakitleri

8 Zilhicce 1445
14 Haziran 2024
İmsak
03:24
Güneş
05:24
Öğle
13:09
İkindi
17:09
Akşam
20:44
Yatsı
22:35
Detaylı Arama

Müslümana Yardım Etmenin Mükâfâtı

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

24 Rebîü'l-Âhir 1420 / 06.08.1999
AKRA- Avustralya

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Ak-Radyo’da cuma günleri düzenli olarak konuşmalar yapmıştır. 31 Mart 1993’te başlayıp, vefatından önceki son cuma günü olan, 2 Şubat 2001’e kadar devam eden bu sohbetlerde, hocamız genellikle Râmûzül-Ehâdis’ten, bazen de Muhtârü’l-Ehâdis’ten veya Riyâzu’s-Sâlihîn’den bir miktar hadis-i şerif okuyup, izah etmiştir.

İçinde bulunulan zamanın, ayın, günlerin ihyâ edilmesiyle ilgili bilgiler vermiş ve hatırlatmalarda bulunmuştur. Ayrıca ülkemizi ve insanımızı ilgilendiren güncel konulara temas ettiği de görülmüştür.

Genellikle yurtdışında seyahatte olduğu için çoğu zaman bulunduğu yerden de bahsetmiştir.

Sekiz yıl içerisinde toplam 313 adet sohbet yapmışlardır.

Konuşma Metni

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun.Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Cenâb-ı Hak dünyanın ve âhiretin hayırlarına cümlenizi erdirsin.Cenâb-ı Hak dünyanın ve âhiretin hayırlarına cümlenizi erdirsin. Gönüllerinizin muratlarını versin, iki cihanda sizleri sevindirsin. Gönüllerinizin muratlarını versin, iki cihanda sizleri sevindirsin.

Birbiri ile anlamları yakın olan üç çift hadîs-i şerîf var.Birbiri ile anlamları yakın olan üç çift hadîs-i şerîf var. Birinci ve ikinci hadîs-i şerîf mücahitlere, gazilere yardım etmekle ilgili.Birinci ve ikinci hadîs-i şerîf mücahitlere, gazilere yardım etmekle ilgili. Bu hadîs-i şerîfler mübarek hocamızBu hadîs-i şerîfler mübarek hocamız Ahmed Ziyâeddîn-i Gümüşhânevî hazretlerinin Râmûzü'l-ehâdîs kitabının 406. sayfasında bulunuyor. Ahmed Ziyâeddîn-i Gümüşhânevî hazretlerinin Râmûzü'l-ehâdîs kitabının 406. sayfasında bulunuyor.

Birinci hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz'in ifadesi şöyle kaydolunmuş Birinci hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz'in ifadesi şöyle kaydolunmuş

Men ezalle re'se ğâzin ezallehu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti.Men ezalle re'se ğâzin ezallehu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti. Ve men cehheze ğâziyen fî sebîlillâhi hattâ yestekılle bi-cihâzihîVe men cehheze ğâziyen fî sebîlillâhi hattâ yestekılle bi-cihâzihî kâne lehû misle ecrihî hattâ yemûte ev yerci'a.kâne lehû misle ecrihî hattâ yemûte ev yerci'a. Ve men benâ lillâhi mesciden yüzkeru fîhî'smullâhi bena'llâhu lehû beyten fi'l-cenneti. Ve men benâ lillâhi mesciden yüzkeru fîhî'smullâhi bena'llâhu lehû beyten fi'l-cenneti.

Bu hadîs-i şerîf Hz. Ömer Efendimiz'den rivayet edilmiş.Bu hadîs-i şerîf Hz. Ömer Efendimiz'den rivayet edilmiş. Ahmed b. Hanbel (Hanbelî mezhebinin imamı, büyük hadis alimi, büyük müctehid),Ahmed b. Hanbel (Hanbelî mezhebinin imamı, büyük hadis alimi, büyük müctehid), Beyhakî, İbn Abdülber gibi kaynaklarda kayıtlı. Beyhakî, İbn Abdülber gibi kaynaklarda kayıtlı.

Men ezalle re'se ğâzin. "Kim bir gazinin başını gölgelendirirse."Men ezalle re'se ğâzin. "Kim bir gazinin başını gölgelendirirse." Ezallehu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti. Ezallehu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti. "Kıyamet gününde pek aziz ve pek celil olan Allah da onu gölgelendirir." "Kıyamet gününde pek aziz ve pek celil olan Allah da onu gölgelendirir."

Gâzî, gaza eden mânasına geliyor. Gazâ-yağzû-gazâen fiilinden ism-i fâil oluyor.Gâzî, gaza eden mânasına geliyor. Gazâ-yağzû-gazâen fiilinden ism-i fâil oluyor. Kural olarak re'se ğâziyyin demesi lazım ama demek kiKural olarak re'se ğâziyyin demesi lazım ama demek ki dil bakımından zor olduğundan ye harfi düşüyor, ğâzin oluyor. dil bakımından zor olduğundan ye harfi düşüyor, ğâzin oluyor.

Bir gazinin başı nasıl gölgelendirilir? Bir gazinin başı nasıl gölgelendirilir?

Gazi, cihat yapan insan...Gazi, cihat yapan insan... Başının gölgelendirilmesi, başına bir örtü, bir siper konması demektir. O nedir? Başının gölgelendirilmesi, başına bir örtü, bir siper konması demektir.

O nedir?

Savaşta şemsiye olsa yırtılır.Savaşta şemsiye olsa yırtılır. Pamuktan, bezden bir şey olsa, bizim güneşten gölgelenmek içinPamuktan, bezden bir şey olsa, bizim güneşten gölgelenmek için kullandığımız gibi bir şey olsa, dayanıklı olmaz. Şemsiye rüzgârda bile ters dönüyor. kullandığımız gibi bir şey olsa, dayanıklı olmaz. Şemsiye rüzgârda bile ters dönüyor.

Sanıyorum ki maksat gazinin başına kılıç vs. gelmesin,Sanıyorum ki maksat gazinin başına kılıç vs. gelmesin, gelirse de yaralamasın diye miğfer giydirmek demek olmalı.gelirse de yaralamasın diye miğfer giydirmek demek olmalı. O zaman savaşa giden insanlar mızrak, kılıç, kalkan gibi savaş aletleriyle teçhizatlanıyorlardı. O zaman savaşa giden insanlar mızrak, kılıç, kalkan gibi savaş aletleriyle teçhizatlanıyorlardı.

Baş ve boyun da çok önemli!Baş ve boyun da çok önemli! Onun için başa, başı örten mâdenî bir başlık giyiliyordu, buna "miğfer" deniliyordu.Onun için başa, başı örten mâdenî bir başlık giyiliyordu, buna "miğfer" deniliyordu. Bunun da kenarlarından omuzlara doğru zincirlerden örülmüş, kıvrılabilenBunun da kenarlarından omuzlara doğru zincirlerden örülmüş, kıvrılabilen ama kılıç geldiği zaman deriye kılıç darbesini geçirtmeyen bir örgü sarkıyordu.ama kılıç geldiği zaman deriye kılıç darbesini geçirtmeyen bir örgü sarkıyordu. Böylece başına kılıç gelse, başını yaralamıyor; boynuna vursa, boynuna tesir ettirmiyordu. Böylece başına kılıç gelse, başını yaralamıyor; boynuna vursa, boynuna tesir ettirmiyordu.

Herhalde, savaşta mücahidin, gazininHerhalde, savaşta mücahidin, gazinin düşman tarafından yaralanmamasını sağlamak demek olacak.düşman tarafından yaralanmamasını sağlamak demek olacak. Tabii bunlar o zaman ve o diyar için masraflı aletler idi.Tabii bunlar o zaman ve o diyar için masraflı aletler idi. Lokma bile, karınlarını doyurma imkânını bile zor bulan, örtünmek için bile zorluk çeken,Lokma bile, karınlarını doyurma imkânını bile zor bulan, örtünmek için bile zorluk çeken, o yoksul ama mânevî bakımdan çok yüksek dereceleri olan mübareklerin kolay bulacağı bir şey değildi. o yoksul ama mânevî bakımdan çok yüksek dereceleri olan mübareklerin kolay bulacağı bir şey değildi.

Tabii zenginlerin destek olması; kılıcını, kalkanını, atı yoksa atını,Tabii zenginlerin destek olması; kılıcını, kalkanını, atı yoksa atını, miğferi yoksa miğferini alıvermesi, zırhı yoksa bir zırh bulması lazım...miğferi yoksa miğferini alıvermesi, zırhı yoksa bir zırh bulması lazım... Bunlar çok kıymetli savaş malzemeleriydi, herkesin eline geçmezdi. Herhalde böyle bir şey olmalı. Bunlar çok kıymetli savaş malzemeleriydi, herkesin eline geçmezdi. Herhalde böyle bir şey olmalı.

"Kim savaş tehlikelerine karşı başı koruyacak bir şeyle, bir gazinin başını gölgelendirirse,"Kim savaş tehlikelerine karşı başı koruyacak bir şeyle, bir gazinin başını gölgelendirirse, Allah da kıyamet gününde onun başını gölgelendirir." Allah da kıyamet gününde onun başını gölgelendirir."

Kıyamet günü güneş insanların başlarına yaklaştırılacak.Kıyamet günü güneş insanların başlarına yaklaştırılacak. Tüm insanlar Arasat meydanında dururken, güneş başlarına yaklaştırılacakTüm insanlar Arasat meydanında dururken, güneş başlarına yaklaştırılacak ve ter içinde kalacaklar, çok sıkıntı çekecekler.ve ter içinde kalacaklar, çok sıkıntı çekecekler. İyi insanlara, Allah'ın mübarek, mü'min kullarına verdikleri sadakalar-hayırlar gölge yapacak.İyi insanlara, Allah'ın mübarek, mü'min kullarına verdikleri sadakalar-hayırlar gölge yapacak. Onlar güneşin yakıcı tesirinden korunacaklar. Pek çok iyi ve çok yüksek dereceli insan daOnlar güneşin yakıcı tesirinden korunacaklar. Pek çok iyi ve çok yüksek dereceli insan da Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde, nurdan minberlerin üstünde oturacaklar, gölgelenecekler. Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde, nurdan minberlerin üstünde oturacaklar, gölgelenecekler.

Allah bizi Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde gölgelenenlerden eylesin diye,Allah bizi Arş-ı Âlâ'nın gölgesinde gölgelenenlerden eylesin diye, yüce Mevlâmız'ın lütfundan, kereminden dileniyoruz. yüce Mevlâmız'ın lütfundan, kereminden dileniyoruz.

Hadîs-i şerîfin devamı içinde, karşımıza gelen ikinci cümle; Hadîs-i şerîfin devamı içinde, karşımıza gelen ikinci cümle;

Ve men cehheze ğâziyen fî sebîlilâh hattâ yestakılleVe men cehheze ğâziyen fî sebîlilâh hattâ yestakılle bi-cihâzihî kâne lehû misle ecrihî hattâ yemûte ev yerci'e. bi-cihâzihî kâne lehû misle ecrihî hattâ yemûte ev yerci'e.

Ve men cehheze ğâziyen. "Kim bir gaziyi teçhizatlandırırsa…"Ve men cehheze ğâziyen. "Kim bir gaziyi teçhizatlandırırsa…" Kılıç, kalkan, mızrak, ok, topuz, gürz neyse;Kılıç, kalkan, mızrak, ok, topuz, gürz neyse; Allah rızası için savaş yapacak bir gaziyi kim böyle cihazlarla cihazlandırırsa… Allah rızası için savaş yapacak bir gaziyi kim böyle cihazlarla cihazlandırırsa…

Hattâ yestakılle bi-cihâzihî. "Bir kişi bütün teçhizatını tam olarak kendisi üstlenirse..."Hattâ yestakılle bi-cihâzihî. "Bir kişi bütün teçhizatını tam olarak kendisi üstlenirse..." Kâne lehû misle ecrihî. "O gazinin cihada gittiği zaman kazandığı ecrin bir misli de,Kâne lehû misle ecrihî. "O gazinin cihada gittiği zaman kazandığı ecrin bir misli de, bu teçhizatı ona veren kimseye verilir." Hattâ yemûte ev yerci'e.bu teçhizatı ona veren kimseye verilir." Hattâ yemûte ev yerci'e. "O gazi ölünceye veyahut da sağ kalıp da geriye dönünceye kadar sevabı bu teçhiz edene verilir." "O gazi ölünceye veyahut da sağ kalıp da geriye dönünceye kadar sevabı bu teçhiz edene verilir."

Demek ki cihada kendisi gidemeyen insanlar, cihat edenleriDemek ki cihada kendisi gidemeyen insanlar, cihat edenleri böyle teçhizatlandırırlarsa büyük mükâfâtları onlar da alıyorlar.böyle teçhizatlandırırlarsa büyük mükâfâtları onlar da alıyorlar. Çünkü bu da önemli! Savaşta teçhizat üstünlüğü çok önemli!Çünkü bu da önemli! Savaşta teçhizat üstünlüğü çok önemli! Düşmanı yenebilmek için teçhizatın güzel olmasının büyük tesiri var.Düşmanı yenebilmek için teçhizatın güzel olmasının büyük tesiri var. İman gücü en önemli ama onun ötesinde kılıç, kalkan vesaire de gerekli. İman gücü en önemli ama onun ötesinde kılıç, kalkan vesaire de gerekli.

Asırlar boyu bu cihazlar gelişti.Asırlar boyu bu cihazlar gelişti. Şimdi elektronik, ilmî, bilimsel buluşların en son sonuçlarına göre cihazlar yapılıyor.Şimdi elektronik, ilmî, bilimsel buluşların en son sonuçlarına göre cihazlar yapılıyor. Lazer ışınlarıyla gece gören dürbünler, bilgisayarlı savaş cihazları kullanılıyor.Lazer ışınlarıyla gece gören dürbünler, bilgisayarlı savaş cihazları kullanılıyor. En iyi cihazları yapmak müslümanın vazifesi oluyor.En iyi cihazları yapmak müslümanın vazifesi oluyor. Ordusunu en güzel şekilde teçhiz etmek, bir müslüman milletin görevi oluyor.Ordusunu en güzel şekilde teçhiz etmek, bir müslüman milletin görevi oluyor. Gücünün yettiğince bütün hazırlıkları yapıp düşmanları korkutacak,Gücünün yettiğince bütün hazırlıkları yapıp düşmanları korkutacak, caydıracak kuvvetli bir durumda olmak gerekiyor. caydıracak kuvvetli bir durumda olmak gerekiyor.

Aynı hadîs-i şerîfin üçüncü cümlesi; Aynı hadîs-i şerîfin üçüncü cümlesi;

Ve men benâ mesciden yüzkeru fîhi'smullâh, bene'llâhu lehû beyten fi'l-cenneti.Ve men benâ mesciden yüzkeru fîhi'smullâh, bene'llâhu lehû beyten fi'l-cenneti. "Kim ki içinde Allah'ın zikri yapılan bir mescit bina ederse,"Kim ki içinde Allah'ın zikri yapılan bir mescit bina ederse, Allah da ona cennette bir ev, bir köşk bina eder." Allah da ona cennette bir ev, bir köşk bina eder."

Peygamber Efendimiz müjdeliyor.Peygamber Efendimiz müjdeliyor. Dileriz ki Cenâb-ı Hak bize cihat etmeyi, Allah yolunda canımızla, malımızla, Dileriz ki Cenâb-ı Hak bize cihat etmeyi, Allah yolunda canımızla, malımızla, var gücümüzle güzel güzel hizmetler yapmayı nasip etsin. var gücümüzle güzel güzel hizmetler yapmayı nasip etsin.

Öyle yapmaya fiilen, sıhhî bakımdan veya başka bakımlardan yeteneğimiz olmayabilir,Öyle yapmaya fiilen, sıhhî bakımdan veya başka bakımlardan yeteneğimiz olmayabilir, insan mazeretli olabilir; öyle insanları teçhiz etmeyi, insan mazeretli olabilir; öyle insanları teçhiz etmeyi, güçlendirmeyi ve cihazlandırmayı nasip etsin. O sevapları yine almayı nasip etsin. güçlendirmeyi ve cihazlandırmayı nasip etsin. O sevapları yine almayı nasip etsin. Her birimize nice nice mescitler yapıp orada güzel güzel ibadetler yapılmasını, böylece bizim deHer birimize nice nice mescitler yapıp orada güzel güzel ibadetler yapılmasını, böylece bizim de cennette, bir ilâhî lütuf olarak köşke nail olmamızı Allah cümlemize nasip eylesin. cennette, bir ilâhî lütuf olarak köşke nail olmamızı Allah cümlemize nasip eylesin.

Burada; mesciden yüzkeru fîhi'smullâhBurada; mesciden yüzkeru fîhi'smullâh "İçinde Allah'ın ismi zikredilen mescit yapan." deniliyor, bu önemli!"İçinde Allah'ın ismi zikredilen mescit yapan." deniliyor, bu önemli! Allahu Teâlâ hazretlerinin ismi anılacak, namaz kılınacak, zikir yapılacak, ilim öğretilecek;Allahu Teâlâ hazretlerinin ismi anılacak, namaz kılınacak, zikir yapılacak, ilim öğretilecek; zikrin çeşitleri içine giren her şeyin yapılması önemli. zikrin çeşitleri içine giren her şeyin yapılması önemli.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi böyle hayırlara muvaffak eylesin. Allahu Teâlâ hazretleri bizi böyle hayırlara muvaffak eylesin.

İkinci hadîs-i şerîf: İkinci hadîs-i şerîf:

Men e'âne mücâhiden fî sebîlillâh ev ğârimen fî usratihî ev mükâtebenMen e'âne mücâhiden fî sebîlillâh ev ğârimen fî usratihî ev mükâteben fî rakabetihî, ezallehu'llâhu fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zıllüh. fî rakabetihî, ezallehu'llâhu fî zıllihî yevme lâ zılle illâ zıllüh.

Ahmed b. Hanbel'de, İbn Abdülber'de, Beyhakî'de,Ahmed b. Hanbel'de, İbn Abdülber'de, Beyhakî'de, Abd b. Humeyd'de Sehl b. Cübeyr radıyallahu anh tarafından rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf. Abd b. Humeyd'de Sehl b. Cübeyr radıyallahu anh tarafından rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf.

Men e'âne mücâhiden fî sebîlillâh. "Her kim ki Allah yolunda cihat eden bir kişiye yardımcı olursa…" Men e'âne mücâhiden fî sebîlillâh. "Her kim ki Allah yolunda cihat eden bir kişiye yardımcı olursa…"

O yardımın nasıl olacağını birinci hadîs-i şerîften biraz anlamış olduk.O yardımın nasıl olacağını birinci hadîs-i şerîften biraz anlamış olduk. O yardım, onu teçhizatlandırmak (atlandırmak, silahlandırmak...) şeklinde de;O yardım, onu teçhizatlandırmak (atlandırmak, silahlandırmak...) şeklinde de; başka hadîs-i şerîflerden biliyoruz ki geride kalan ailesine,başka hadîs-i şerîflerden biliyoruz ki geride kalan ailesine, çoluk çocuğuna yardımcı olmak şeklinde de olabilir. çoluk çocuğuna yardımcı olmak şeklinde de olabilir. Çünkü adam Allah yolunda cihada gidiyor, ailesi çoluk çocuğu hâmîsiz kalıyor.Çünkü adam Allah yolunda cihada gidiyor, ailesi çoluk çocuğu hâmîsiz kalıyor. Onlara bakıveren, onları himaye eden de bir çeşit yardım etmiş olur. Onlara bakıveren, onları himaye eden de bir çeşit yardım etmiş olur.

Bu hadîs-i şerîfte üç kişi sayıyor. "Kim bir mücahide yardım ederse,Bu hadîs-i şerîfte üç kişi sayıyor. "Kim bir mücahide yardım ederse, Allah'ın gölgesinden başka gölgenin olmadığı kıyamet gününde Allah'ın gölgesinden başka gölgenin olmadığı kıyamet gününde Allah'ın gölgesinde Allah tarafından gölgelendirilir." Sonuç bu! Allah'ın gölgesinde Allah tarafından gölgelendirilir."

Sonuç bu!

Bir mücahide yardımcı olmak; silah, cephane, binek, para yardımı yapmak şeklindeBir mücahide yardımcı olmak; silah, cephane, binek, para yardımı yapmak şeklinde ya da ailesine, çoluk çocuğuna yardım etmek şeklinde de olabilir. ya da ailesine, çoluk çocuğuna yardım etmek şeklinde de olabilir.

Ev ğârimen fî usratihî.Ev ğârimen fî usratihî. "Borca batmış bir insana, borç sıkıntısı içindeki kimseye, borçluya kim yardımcı olursa…" "Borca batmış bir insana, borç sıkıntısı içindeki kimseye, borçluya kim yardımcı olursa…"

Bazen insanlar çeşitli sebeplerle borçlanıyorlar. İyi insan, temiz bir müslüman borçlanıyor.Bazen insanlar çeşitli sebeplerle borçlanıyorlar. İyi insan, temiz bir müslüman borçlanıyor. O zaman borçluya yardım etmek, sıkışık zamanında onun imdadına yetişmek, borç veya hayır vermek,O zaman borçluya yardım etmek, sıkışık zamanında onun imdadına yetişmek, borç veya hayır vermek, "Borçlu borcunu ödeyebilsin." diye hayrını ona yapmak, yardımcı olmak da gölgelenmeye sebep oluyor. "Borçlu borcunu ödeyebilsin." diye hayrını ona yapmak, yardımcı olmak da gölgelenmeye sebep oluyor.

Ev mükâteben fî rakabetihî. Ev mükâteben fî rakabetihî.

Sanatmeslek sahibi, kabiliyetli köle efendisine derdi ki:Sanatmeslek sahibi, kabiliyetli köle efendisine derdi ki: O zaman savaşlarda vs. alınmış köleler vardı. O zaman savaşlarda vs. alınmış köleler vardı.

"Ben paramı kendim ödeyeceğim."Ben paramı kendim ödeyeceğim. Yazışalım, borcum belli olsun, ben sana bir köle parası sağlayacağımödeyeceğim.Yazışalım, borcum belli olsun, ben sana bir köle parası sağlayacağımödeyeceğim. Kölelikten kurtulmak istiyorum." Böyle bir kimseye "mükâtep" denilirdi.Kölelikten kurtulmak istiyorum."

Böyle bir kimseye "mükâtep" denilirdi.
Kölelikten, esirlikten kurtulmak için böyle bir şeye girişmiş bir kimseye yardımcı olmak da çok sevap.Kölelikten, esirlikten kurtulmak için böyle bir şeye girişmiş bir kimseye yardımcı olmak da çok sevap. Çünkü o da derin borçlu bir insan demektir.Çünkü o da derin borçlu bir insan demektir. Kölelik bağından kurtulmak için uğraşıyor, çırpınıyor demektir.Kölelik bağından kurtulmak için uğraşıyor, çırpınıyor demektir. Böyle bir kimseye kim yardımcı olursa, onun parasını verirse veya parasınınBöyle bir kimseye kim yardımcı olursa, onun parasını verirse veya parasının bir kısmının verilmesine yardımcı olursabir kısmının verilmesine yardımcı olursa Allah onu kendisinin gölgesinden başka gölgenin olmadığı gün, gölgesinde gölgelendirir. Allah onu kendisinin gölgesinden başka gölgenin olmadığı gün, gölgesinde gölgelendirir.

Allahu Teâlâ hazretlerinin gölgesinden murat nedir? Allahu Teâlâ hazretlerinin gölgesinden murat nedir?

Başka hadîs-i şerîflerde geçiyor ki Arş-ı Âlâ'sının gölgesi var.Başka hadîs-i şerîflerde geçiyor ki Arş-ı Âlâ'sının gölgesi var. İyi kullar Arş-ı Âlâ'sının gölgesinde gölgelenecekler, çok rahat edecekler.İyi kullar Arş-ı Âlâ'sının gölgesinde gölgelenecekler, çok rahat edecekler. Hatta çok yücelerde, çok yükseklerde olacaklar; mahşer halkı aşağıdan onlara,Hatta çok yücelerde, çok yükseklerde olacaklar; mahşer halkı aşağıdan onlara, bizim yerden yıldızları seyrettiğimiz gibi bakacaklar.bizim yerden yıldızları seyrettiğimiz gibi bakacaklar. Gıpta edecekler, temenni edecekler, onların hallerine hayran olacaklar. Gıpta edecekler, temenni edecekler, onların hallerine hayran olacaklar.

İşte böyle iyilikleri yapanlar, Arş'ın gölgesinde gölgelenecekler. İşte böyle iyilikleri yapanlar, Arş'ın gölgesinde gölgelenecekler.

Kimlerdi, bir daha hatırlayalım: Kimlerdi, bir daha hatırlayalım:

1. Mücahide, cihada giden bir askere hangi yolla olursa olsun yardımcı olan. 1. Mücahide, cihada giden bir askere hangi yolla olursa olsun yardımcı olan.

2. Borca batmış bir kimsenin, zorluğunda borcunu ödemesine yardımcı olan. 2. Borca batmış bir kimsenin, zorluğunda borcunu ödemesine yardımcı olan.

3. Kölelikten kurtulmak için anlaşma imzalamış bir kölenin anlaşmasını3. Kölelikten kurtulmak için anlaşma imzalamış bir kölenin anlaşmasını yerine getirip de kölelikten kurtulmasına yardımcı olan. yerine getirip de kölelikten kurtulmasına yardımcı olan.

Orası çok yüksek bir makam!Orası çok yüksek bir makam! Arş'ın gölgesi çok rahat, çok huzurlu, çok mutlu edici, çok yüksek bir yer!Arş'ın gölgesi çok rahat, çok huzurlu, çok mutlu edici, çok yüksek bir yer! Peygamber Efendimiz sahih hadislerde, "Allahu Teâlâ hazretleri orada yedi sınıf insanıPeygamber Efendimiz sahih hadislerde, "Allahu Teâlâ hazretleri orada yedi sınıf insanı gölgelendirecek." diye bildirmiş; onları öğrenirsiniz. gölgelendirecek." diye bildirmiş; onları öğrenirsiniz.

Konuya ait diğer bir hadîs-i şerîf.Konuya ait diğer bir hadîs-i şerîf. Abdullah b. Ömer radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: Abdullah b. Ömer radıyallahu anh'ın rivayet ettiğine göre, Peygamber Efendimiz buyurmuş ki:

Men e'âne alâ demi'mriin müslimin ve-lev bi-şatri kelimetinMen e'âne alâ demi'mriin müslimin ve-lev bi-şatri kelimetin kütibe beyne ayneyhi yevme'l-kıyâmeti âyisün min rahmetillâh. kütibe beyne ayneyhi yevme'l-kıyâmeti âyisün min rahmetillâh.

Bu, tehdit ihtivâ eden bir hadîs-i şerîf. Çok büyük bir günahı anlatıyor. Bu, tehdit ihtivâ eden bir hadîs-i şerîf. Çok büyük bir günahı anlatıyor.

Men e'âne alâ demi'mriin müslimin.Men e'âne alâ demi'mriin müslimin. "Bir müslümanın kanını akıtmak hususunda yardımcı olan bir kimse…" "Bir müslümanın kanını akıtmak hususunda yardımcı olan bir kimse…"

Bir zalim, bir müslümanı öldürecek; öldürmesi esnasında ona yardımcı olan bir kimse...Bir zalim, bir müslümanı öldürecek; öldürmesi esnasında ona yardımcı olan bir kimse... Az veya çok… Ve-lev bi-şatri kelimetin. "Yarım bir kelime ile bile olsa." Az veya çok…

Ve-lev bi-şatri kelimetin. "Yarım bir kelime ile bile olsa."

Değil eliylefiilen yanında yer alarak yardımcı olmak, yarım bir kelime ile bile, yarım ağızla bileDeğil eliylefiilen yanında yer alarak yardımcı olmak, yarım bir kelime ile bile, yarım ağızla bile bir müslümanın kanının akıtılmasına yardımcı olsa bir insan…bir müslümanın kanının akıtılmasına yardımcı olsa bir insan… Onun şehit edilmesine, öldürülmesine, mazlûmen katledilmesine sebep olmaktaOnun şehit edilmesine, öldürülmesine, mazlûmen katledilmesine sebep olmakta yarım bir kelime bile kullansa...yarım bir kelime bile kullansa... Zalimi, katili o kadarcık bile, hafif yollu desteklese bile çok fena bir durum olmuş olur. Zalimi, katili o kadarcık bile, hafif yollu desteklese bile çok fena bir durum olmuş olur.

Kütibe beyne ayneyhi yevme'l-kıyâmeti âyisün min rahmetillâh.Kütibe beyne ayneyhi yevme'l-kıyâmeti âyisün min rahmetillâh. "Kıyamet gününde iki kaşının arasına, alnına,"Kıyamet gününde iki kaşının arasına, alnına, ‘Bu herifin Allah'ın rahmetinden hiçbir payı, nasibi yoktur. ‘Bu herifin Allah'ın rahmetinden hiçbir payı, nasibi yoktur. Allah'ın rahmetinin buna gelmesine hiç ümit yoktur.' diye yazılır." Allah'ın rahmetinin buna gelmesine hiç ümit yoktur.' diye yazılır."

Böyle yazıldığı gibi de olur; Allah'ın rahmetinden hiç nasip alamaz. Neden? Böyle yazıldığı gibi de olur; Allah'ın rahmetinden hiç nasip alamaz.

Neden?

Bir müslümanı öldüren bir kimseye, yarım kelime ile bile olsa yardımcı oldu diye... Bir müslümanı öldüren bir kimseye, yarım kelime ile bile olsa yardımcı oldu diye...

Tam yardımcı olanın, emrinde olanın veyahut fiilen silahı alıp da müslümanı öldüreninTam yardımcı olanın, emrinde olanın veyahut fiilen silahı alıp da müslümanı öldürenin artık ne kadar kötü bir durumda olduğunu buradan anlamak mümkün. artık ne kadar kötü bir durumda olduğunu buradan anlamak mümkün.

Müslüman müslümanın hiçbir şekilde aleyhinde bulunamaz;Müslüman müslümanın hiçbir şekilde aleyhinde bulunamaz; onun zulme uğramasına destek olamaz, göz yumamaz. onun zulme uğramasına destek olamaz, göz yumamaz.

Dördüncü hadîs-i şerîf yine Abdullah b. Ömer'den: Dördüncü hadîs-i şerîf yine Abdullah b. Ömer'den:

Men e'âne alâ husûmetin bi-zulmin ev yu'înü alâ zulmin lem yezel fî sahati'llâhi hattâ yenzi'a.Men e'âne alâ husûmetin bi-zulmin ev yu'înü alâ zulmin lem yezel fî sahati'llâhi hattâ yenzi'a. "Kim zulüm vadisinde yani zulüm olan bir düşmanlığa yardımcı olursa;"Kim zulüm vadisinde yani zulüm olan bir düşmanlığa yardımcı olursa; haksız olan, âdil olmayan haksız bir husumete, düşmanlığa yardımcı olursahaksız olan, âdil olmayan haksız bir husumete, düşmanlığa yardımcı olursa yahut da bir zulmün yapılmasına yardım ederse…" yahut da bir zulmün yapılmasına yardım ederse…"

Husumet, iki tarafın hasımlaşması...Husumet, iki tarafın hasımlaşması... Hasımlığa yardımcı olursa ya da fiilen zulme yardımcı olursa... Hasımlığa yardımcı olursa ya da fiilen zulme yardımcı olursa...

Lem yezel fî sahati'llâh. "Daima Allah'ın gazabına mâruz olarak kalır."Lem yezel fî sahati'llâh. "Daima Allah'ın gazabına mâruz olarak kalır." Allah'ın gazabı daima onu hedef almış olur, ona doğru gelir.Allah'ın gazabı daima onu hedef almış olur, ona doğru gelir. Hattâ yenzi'a. "Bu işten dönünceye kadar daima Allah'ın gazabına muhatap olur, Hattâ yenzi'a. "Bu işten dönünceye kadar daima Allah'ın gazabına muhatap olur, Allah'ın gazabına mâruz vaziyette durur." Allah'ın gazabına mâruz vaziyette durur."

Husumete bile yardımcı olunmayacak.Husumete bile yardımcı olunmayacak. Haksız bir hasımlığa veyahut bir zalimin zulmüne yardımcı olunmayacak. Haksız bir hasımlığa veyahut bir zalimin zulmüne yardımcı olunmayacak. Olunursa, yardımcı olan kişi Allah'ın düşmanlığını kazanmış oluyor. Olunursa, yardımcı olan kişi Allah'ın düşmanlığını kazanmış oluyor.

Burada müslüman da denmiyor.Burada müslüman da denmiyor. Bir önceki hadîs-i şerîfte, "Bir müslüman kişinin kanının akıtılmasındaBir önceki hadîs-i şerîfte, "Bir müslüman kişinin kanının akıtılmasında yardımcı olan, yarım kelimeyle bile..." deniliyordu.yardımcı olan, yarım kelimeyle bile..." deniliyordu. Burada; "Zulme dayalı bir hasımlığa yardımcı olanBurada; "Zulme dayalı bir hasımlığa yardımcı olan yahut da bir zulmün yapılmasına yardımcı olan..." diye geçiyor. yahut da bir zulmün yapılmasına yardımcı olan..." diye geçiyor.

Zulüm, müslümana da müslüman olmayana da olur.Zulüm, müslümana da müslüman olmayana da olur. Tebaadan olan zımmîlere vs. de zulüm yapılmaz. Kimseye zulüm yapılmaz.Tebaadan olan zımmîlere vs. de zulüm yapılmaz. Kimseye zulüm yapılmaz. Zulme yardımcı olursa, husumete destek olursa, daima Allah'ın gazabına mâruz olur. Zulme yardımcı olursa, husumete destek olursa, daima Allah'ın gazabına mâruz olur.

Onun için müslüman adaletsiz, zulüm cinsinden şeylere kıyıdan-köşeden destek olmayacak.Onun için müslüman adaletsiz, zulüm cinsinden şeylere kıyıdan-köşeden destek olmayacak. Yarım ağızla bile destek olmayacak veyahut o tarafta olmayacak.Yarım ağızla bile destek olmayacak veyahut o tarafta olmayacak. O tarakta bezi olmayacak, zalimle beraber olmayacak. O tarakta bezi olmayacak, zalimle beraber olmayacak.

Üçüncü hadîs-i şerîf, bu sefer müslümana yardım etmenin sevabıyla ilgili...Üçüncü hadîs-i şerîf, bu sefer müslümana yardım etmenin sevabıyla ilgili... İbn Ömer radıyallahu anh'tan: İbn Ömer radıyallahu anh'tan:

Men e'âne müslimen bi-kelimetin ev meşâ lehû hatveten haşerahu'llâhu azze ve celleMen e'âne müslimen bi-kelimetin ev meşâ lehû hatveten haşerahu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti mea'l-enbiyâi ve'r-rusül, âminen ve a'tâhu alâ zâlikeyevme'l-kıyâmeti mea'l-enbiyâi ve'r-rusül, âminen ve a'tâhu alâ zâlike ecra seb'îne şehîden kutilû fî sebîlillâh. ecra seb'îne şehîden kutilû fî sebîlillâh.

"Kim bir müslümana bir kelimeyle bile yardımcı olsa..." "Kim bir müslümana bir kelimeyle bile yardımcı olsa..."

Kelimeyle-sözle müslümana yardım nasıl olur? Kelimeyle-sözle müslümana yardım nasıl olur?

Birisi gıybetini yapıyordur, "Haksızlık yapıyorsun, o adam iyidir." diye savunmak olur. Birisi gıybetini yapıyordur, "Haksızlık yapıyorsun, o adam iyidir." diye savunmak olur.

Veyahut şahitlik olur. Adamcağızın hiç şahidi yok! "Sen bu olayı görmedin mi?Veyahut şahitlik olur. Adamcağızın hiç şahidi yok! "Sen bu olayı görmedin mi? Bu adam şöyle yapıyordu, şahit olsana..."Bu adam şöyle yapıyordu, şahit olsana..." Herkes bucak bucak şahitlikten kaçıyor, bu kalkıyor konuşuyor.Herkes bucak bucak şahitlikten kaçıyor, bu kalkıyor konuşuyor. Bir kelimeyle bile olsa, sözle de bazen yardım olur. Bir kelimeyle bile olsa, sözle de bazen yardım olur.

"Bir müslümana bir kelimeyle bile yardım etse...""Bir müslümana bir kelimeyle bile yardım etse..." Ev meşâ lehû hatveten. "Yahut onun hatırı için,Ev meşâ lehû hatveten. "Yahut onun hatırı için, onun faydasına, ona bir hayır gelsin diye bir adım atıverse." onun faydasına, ona bir hayır gelsin diye bir adım atıverse."

Bir sürü adım atmak denmiyor da, küçük bile olsa sevap demek için;Bir sürü adım atmak denmiyor da, küçük bile olsa sevap demek için; "Onun için bir adım bile atıverse, bir kelimecik bile söyleyivererek yardımcı olsa…" "Onun için bir adım bile atıverse, bir kelimecik bile söyleyivererek yardımcı olsa…"

Haşerahu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti.Haşerahu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti. "Tek aziz olan, tek celil olan Rabbü'l-âlemîn Allahu Teâlâ hazretleri onu kıyamet gününde"Tek aziz olan, tek celil olan Rabbü'l-âlemîn Allahu Teâlâ hazretleri onu kıyamet gününde kimlerle beraber bulundurur, haşreder, toplar? Kimlerin topluluğunun yanında bulundurur?" kimlerle beraber bulundurur, haşreder, toplar? Kimlerin topluluğunun yanında bulundurur?"

Haşerahu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti mea'l-enbiyâi ve'r-rusül.Haşerahu'llâhu azze ve celle yevme'l-kıyâmeti mea'l-enbiyâi ve'r-rusül. "Peygamberlerin, enbiyâ ve mürselînin yanında haşreder." "Peygamberlerin, enbiyâ ve mürselînin yanında haşreder."

Kendisi evliyâdan değil, peygamber değil amaKendisi evliyâdan değil, peygamber değil ama o mübarek insanların yanında, onlarla beraber haşreder. o mübarek insanların yanında, onlarla beraber haşreder.

Âminen. "Hiçbir tehlike bahis konusu olmadan, emniyetli bir şekilde onların yanında durur." Âminen. "Hiçbir tehlike bahis konusu olmadan, emniyetli bir şekilde onların yanında durur."

Öteki insanların, "Acaba cehenneme düşecek miyim?" diye korktukları sırada emniyetli, güvenli,Öteki insanların, "Acaba cehenneme düşecek miyim?" diye korktukları sırada emniyetli, güvenli, rahat, korkusuz bir şekilde peygamberlerleenbiyâ ve mürselîn ile beraber haşrolonulur.rahat, korkusuz bir şekilde peygamberlerleenbiyâ ve mürselîn ile beraber haşrolonulur. Allah onlarla haşreder. Neden? Allah onlarla haşreder.

Neden?

Bir kelimeyle bir müslümana yardımcı oldu, onun için bir adım atıverdi, diye... Bir kelimeyle bir müslümana yardımcı oldu, onun için bir adım atıverdi, diye...

Ve a'tâhu alâ zâlike ecra seb'îne şehîden. "Böyle yaptı diye bu kimseye 70 şehidin sevabını verir."Ve a'tâhu alâ zâlike ecra seb'îne şehîden. "Böyle yaptı diye bu kimseye 70 şehidin sevabını verir." Kutilû fî sebîlillâh. "Allah yolunda öldürülmüş olan 70 şehidin sevabını verir." Kutilû fî sebîlillâh. "Allah yolunda öldürülmüş olan 70 şehidin sevabını verir."

Demek ki müslüman kardeşlerimize, "Bir kelimecik bile olsa, bir adım atarak,Demek ki müslüman kardeşlerimize, "Bir kelimecik bile olsa, bir adım atarak, onların bir işini görmek tarzında nasıl yardım yaparım? Nasıl onların gönlünü hoş ederim?onların bir işini görmek tarzında nasıl yardım yaparım? Nasıl onların gönlünü hoş ederim? Nasıl onlara hayırlı bir faaliyette bulunabilirim?" diye daima gözlememiz lazım. Nasıl onlara hayırlı bir faaliyette bulunabilirim?" diye daima gözlememiz lazım. Çünkü çok kârlı olduğu anlaşılıyor. Çünkü çok kârlı olduğu anlaşılıyor.

Sonuncu hadîs-i şerîf.Sonuncu hadîs-i şerîf. İbn Said babasından rivayet etmiş; Ebu'l-Fityan, "Sultanların Faziletlileri" bölümünde kaydetmiş: İbn Said babasından rivayet etmiş; Ebu'l-Fityan, "Sultanların Faziletlileri" bölümünde kaydetmiş:

Men e'âne mü'minen alâ hâcetihî veheba'llâhu lehû selâsen ve seb'îne rahmeten yuslihu'llâhuMen e'âne mü'minen alâ hâcetihî veheba'llâhu lehû selâsen ve seb'îne rahmeten yuslihu'llâhu lehû dünyâhu ve ahhara lehü'sneyni ve seb'îne rahmeten mezhûraten fî derecâti'l-cenneti. lehû dünyâhu ve ahhara lehü'sneyni ve seb'îne rahmeten mezhûraten fî derecâti'l-cenneti.

Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl ev kemâ kâl. Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl ev kemâ kâl.

"Kim bir mü'mine (Burada mü'min diye geçti), imanlı bir kula yardımcı olursa..." "Kim bir mü'mine (Burada mü'min diye geçti), imanlı bir kula yardımcı olursa..."

Hangi konuda? Alâ hâcetihî. "İhtiyaç duyduğu bir konuda." Hangi konuda?

Alâ hâcetihî. "İhtiyaç duyduğu bir konuda."

İhtiyacı var, sıkıntısı var, muhtaç durumda, orada yardıma gerek var...İhtiyacı var, sıkıntısı var, muhtaç durumda, orada yardıma gerek var... İşte böyle bir ihtiyacının, hâcetinin görülmesi,İşte böyle bir ihtiyacının, hâcetinin görülmesi, işinin görülmesi konusunda bir mü'min kula kim yardım ederse... işinin görülmesi konusunda bir mü'min kula kim yardım ederse...

Veheba'llâhu lehû selâsen ve seb'îne rahmeten. "Allahu Teâlâ hazretleri ona 73 tane rahmet bağışlar." Veheba'llâhu lehû selâsen ve seb'îne rahmeten. "Allahu Teâlâ hazretleri ona 73 tane rahmet bağışlar."

Bir işine yardımcı oldu diye. Yuslihu'llâhu lehû dünyâhu.Bir işine yardımcı oldu diye.

Yuslihu'llâhu lehû dünyâhu.
"73 rahmetin bir tanesiyle onun dünyasını ıslah eder, dünyalık meselelerini iyi duruma getirir.""73 rahmetin bir tanesiyle onun dünyasını ıslah eder, dünyalık meselelerini iyi duruma getirir." Allah, yardımcı olan kimsenin dünyevî işlerini güzelleştirir, rast getirir, bozukluklarını düzeltir. Allah, yardımcı olan kimsenin dünyevî işlerini güzelleştirir, rast getirir, bozukluklarını düzeltir.

Ve ahhara lehû isneyni ve seb'îne rahmeten. "Geriye kalan 72 rahmetini..." Mezhûreten.Ve ahhara lehû isneyni ve seb'îne rahmeten. "Geriye kalan 72 rahmetini..." Mezhûreten. "Saklar yani Cenâb-ı Hak muhafaza eder." Fî derecâti'l-cenneti."Saklar yani Cenâb-ı Hak muhafaza eder." Fî derecâti'l-cenneti. "Cennet derecelerinde yükselmesi için." "Cennet derecelerinde yükselmesi için."

72 rahmeti de Cenâb-ı Hak tehir edip âhirete saklar, muhafaza eder.72 rahmeti de Cenâb-ı Hak tehir edip âhirete saklar, muhafaza eder. O 72 rahmetiyle de mü'min kuluna âhirette tecelli edecek. O 72 rahmetiyle de mü'min kuluna âhirette tecelli edecek.

Buradaki altı hadîs-i şerîfin hepsine umumî bir bakışla bakacak olursakBuradaki altı hadîs-i şerîfin hepsine umumî bir bakışla bakacak olursak insanın insana yardım etmesinin, mü'minin mü'mine yardım etmesinin sevabının, insanın insana yardım etmesinin, mü'minin mü'mine yardım etmesinin sevabının, mükâfatının ne kadar çok olduğu görülüyor. Yardım, iyilik konusunda olursa sevap oluyor.mükâfatının ne kadar çok olduğu görülüyor. Yardım, iyilik konusunda olursa sevap oluyor. Eğer bir zalimin zulmüne yardımcı olunursa, o zaman da sonucun ne kadar kötü olduğu görülüyor. Eğer bir zalimin zulmüne yardımcı olunursa, o zaman da sonucun ne kadar kötü olduğu görülüyor.

Onun için elimizden geldiğince başkalarına, mü'min kardeşlerimize,Onun için elimizden geldiğince başkalarına, mü'min kardeşlerimize, insanlara yapabildiğimiz her konuda yardımı gözlemeliyiz. insanlara yapabildiğimiz her konuda yardımı gözlemeliyiz. Yapabileceğimiz yardımları yapmalıyız. Parası olan mâlî yardım yapar, mâlî destek olur.Yapabileceğimiz yardımları yapmalıyız. Parası olan mâlî yardım yapar, mâlî destek olur. Parası olmayanın ise para olmadan da sevap kazanması mümkün.Parası olmayanın ise para olmadan da sevap kazanması mümkün. Bir kelimeyle bile olsa, yarım kelimeyle, yarım ağızla bile olsa sevap kazanılabilir. Bir kelimeyle bile olsa, yarım kelimeyle, yarım ağızla bile olsa sevap kazanılabilir.

Yarım kelimeyle zalime yardımcı olunursa o zaman da çok büyük veballer yüklenebilir. Yarım kelimeyle zalime yardımcı olunursa o zaman da çok büyük veballer yüklenebilir.

Bir şeyi çok iyi görüyoruz ki mü'mine yardım etmek çok sevap!Bir şeyi çok iyi görüyoruz ki mü'mine yardım etmek çok sevap! Ama zalime; adaletsiz, zalim, haksızlık yapan kimseye yardım etmek de çok çok veballi! Ama zalime; adaletsiz, zalim, haksızlık yapan kimseye yardım etmek de çok çok veballi!

Onun için kimi desteklediğimizi, kime ne kadar ve ne türlü yardım ettiğimizi çok iyi gözleyelim.Onun için kimi desteklediğimizi, kime ne kadar ve ne türlü yardım ettiğimizi çok iyi gözleyelim. Hatalı bir şey yapmayalım, söylediğimiz söze dikkat edelim. Hatalı bir şey yapmayalım, söylediğimiz söze dikkat edelim. Sözümüz kime yarıyor, kimi destekliyor, kimi cesaretlendiriyorSözümüz kime yarıyor, kimi destekliyor, kimi cesaretlendiriyor ve cesaretlenince o adam onunla ne yapıyor? Hayır mı yapıyor, şer mi işliyor, zulüm mü yapıyor?ve cesaretlenince o adam onunla ne yapıyor? Hayır mı yapıyor, şer mi işliyor, zulüm mü yapıyor? Buna dikkat edelim!Buna dikkat edelim! Çünkü küçük gibi görünen bazı şeylerin cezası hadîs-i şerîflerde deÇünkü küçük gibi görünen bazı şeylerin cezası hadîs-i şerîflerde de gördüğümüz üzere Allah indinde çok fazla olabiliyor. gördüğümüz üzere Allah indinde çok fazla olabiliyor.

Cenâb-ı Hak bize hakkı hak olarak görüp ona uymayı nasip eylesin.Cenâb-ı Hak bize hakkı hak olarak görüp ona uymayı nasip eylesin. Hayrıhakkı desteklemeyi nasip eylesin.Hayrıhakkı desteklemeyi nasip eylesin. Batılı batıl olarak görüp, anlayıp ondan da uzak durmayı nasip eylesin.Batılı batıl olarak görüp, anlayıp ondan da uzak durmayı nasip eylesin. Zalimlere yardakçı, alkışçı, destekçi olmamayı nasip eylesin. Zalimlere yardakçı, alkışçı, destekçi olmamayı nasip eylesin. Daima her yerde, her zaman hakkı tutup, hakkı söyleyip, sevgisini ve rızasını kazanmayı;Daima her yerde, her zaman hakkı tutup, hakkı söyleyip, sevgisini ve rızasını kazanmayı; dünyanın ve insanların arasının ıslahına, iyiliklerin gelişmesine yardımcı olmayı nasip etsin. dünyanın ve insanların arasının ıslahına, iyiliklerin gelişmesine yardımcı olmayı nasip etsin.

Hiçbir vesileyle, küçücük bir şekilde bile olsa hiçbir şekilde haksızlığa bulaştırmasın.Hiçbir vesileyle, küçücük bir şekilde bile olsa hiçbir şekilde haksızlığa bulaştırmasın. Zalime yardımcı ettirmesin.Zalime yardımcı ettirmesin. Çünkü zalime yardım etmek, onunla beraber âhirette çok cezalara çarpılmaya sebep oluyor. Çünkü zalime yardım etmek, onunla beraber âhirette çok cezalara çarpılmaya sebep oluyor.

Allahu Teâlâ hazretleri tevfikini cümlemize refîk eylesin. Hepinizden razı olsun.Allahu Teâlâ hazretleri tevfikini cümlemize refîk eylesin. Hepinizden razı olsun. Cumalarınız mübarek olsun. Nice mübarek günlere sağlıkla, âfiyetle eriştirsin. Cumalarınız mübarek olsun. Nice mübarek günlere sağlıkla, âfiyetle eriştirsin.

Evlatlarınızı güzel yetiştirmeye dikkat edin! Evlatlarınızı güzel yetiştirmeye dikkat edin!

İnşaallah 1999 bitiyor, 2000 yılı geliyor!İnşaallah 1999 bitiyor, 2000 yılı geliyor! Ağustos ayına geldik; Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, ondan sonra 2000 yılı başlıyor. Ağustos ayına geldik; Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, ondan sonra 2000 yılı başlıyor.

2000 yılı nedir? 2000 yılının adını ne koyduk? 2000 yılı nedir? 2000 yılının adını ne koyduk?

"Tevhid yılı" koyduk. Lâ ilâhe illallah Muhammedü'r-resûlullâh'ı anlatacağız."Tevhid yılı" koyduk. Lâ ilâhe illallah Muhammedü'r-resûlullâh'ı anlatacağız. 2000 yılının Tevhid yılı olduğunu herkesin duyması için hepinizden velev yarım kelime bile olsa 2000 yılının Tevhid yılı olduğunu herkesin duyması için hepinizden velev yarım kelime bile olsa -ben de hadîs-i şerîfteki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ifadesini-ben de hadîs-i şerîfteki Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ifadesini bu konuda kullanayım- desteğini bekliyorum. bu konuda kullanayım- desteğini bekliyorum. Haça, puta tapmayı bırakıp da âlemlerin rabbi Allahu Teâlâ hazretlerine,Haça, puta tapmayı bırakıp da âlemlerin rabbi Allahu Teâlâ hazretlerine, O'nun razı olacağı şekilde lâ ilâhe illallah diyerek ibadet etme yılı olduğunu söyleyelim.O'nun razı olacağı şekilde lâ ilâhe illallah diyerek ibadet etme yılı olduğunu söyleyelim. Bu hususta çalışalım. Peygamber Efendimiz'in âhir zaman peygamberi olduğunu söyleyelim. Bu hususta çalışalım. Peygamber Efendimiz'in âhir zaman peygamberi olduğunu söyleyelim.

Allah'ın kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi öğrenelim ve çoluk çocuğumuza çok iyi öğretelim.Allah'ın kelâmı Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi öğrenelim ve çoluk çocuğumuza çok iyi öğretelim. Kendimiz de çok iyi öğrenelim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetine sımsıkı sarılalım.Kendimiz de çok iyi öğrenelim ve Peygamber Efendimiz'in sünnetine sımsıkı sarılalım. Çünkü Peygamber Efendimiz'in sünnetine sarılan her şeyi öğreniyor.Çünkü Peygamber Efendimiz'in sünnetine sarılan her şeyi öğreniyor. Hadîs-i şerîfler bize her türlü ince ince meseleleri öğretiyorHadîs-i şerîfler bize her türlü ince ince meseleleri öğretiyor ve hadîs-i şerîfleri okuduğumuz zaman hayran kalıyoruz.ve hadîs-i şerîfleri okuduğumuz zaman hayran kalıyoruz. Bilmediğimiz şeylerde de bizim yolumuzu aydınlatıyor, ışık tutuyor. Bilmediğimiz şeylerde de bizim yolumuzu aydınlatıyor, ışık tutuyor.

Onun için Kur'ân-ı Kerîm'e sımsıkı sarılacaksınız ve Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi öğreteceksiniz.Onun için Kur'ân-ı Kerîm'e sımsıkı sarılacaksınız ve Kur'ân-ı Kerîm'i çok iyi öğreteceksiniz. Eğer birileri dünyada tüm İslâm ülkelerinin başına çoraplar örerek İslâm'ı yok etmeye çalışıyorsaEğer birileri dünyada tüm İslâm ülkelerinin başına çoraplar örerek İslâm'ı yok etmeye çalışıyorsa müslümanlar da İslâm'ı cihana hâkim etmeye çalışacaklar. Gayret gösterecekler. müslümanlar da İslâm'ı cihana hâkim etmeye çalışacaklar. Gayret gösterecekler.

Önümüzdeki 2000 yılı inşaallah Tevhid yılıdır. Şimdiden çalışmaya başlayalım.Önümüzdeki 2000 yılı inşaallah Tevhid yılıdır. Şimdiden çalışmaya başlayalım. Kendimizi hazırlayalım.Kendimizi hazırlayalım. Kur'an öğrenelim, Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini evlatlarımıza öğretelim.Kur'an öğrenelim, Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini evlatlarımıza öğretelim. Kütüphanenizdeki kitapları okumaktan başlayın.Kütüphanenizdeki kitapları okumaktan başlayın. Her gün beş sayfa, on safya, yirmi sayfa, ne kadar okursanız... Her gün beş sayfa, on safya, yirmi sayfa, ne kadar okursanız...

Bazı çalışkan insanlar biliyorum, bir oturdular mı günde 30-40 sayfa okuyabiliyorlar.Bazı çalışkan insanlar biliyorum, bir oturdular mı günde 30-40 sayfa okuyabiliyorlar. Koca koca kalın kalın ciltleri çabuk çabuk bitirebiliyorlar. Böyle aşk ile şevk ile okuyun.Koca koca kalın kalın ciltleri çabuk çabuk bitirebiliyorlar. Böyle aşk ile şevk ile okuyun. İlminiz, irfânınız artsın. İlminize göre amel edin. Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevsin.İlminiz, irfânınız artsın. İlminize göre amel edin.

Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevsin.
Dünya ve âhirette aziz ve bahtiyar eylesin. Allah hepinizden razı olsun. Dünya ve âhirette aziz ve bahtiyar eylesin.

Allah hepinizden razı olsun.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! Esselâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2