Namaz Vakitleri

13 Muharrem 1446
19 Temmuz 2024
İmsak
03:48
Güneş
05:40
Öğle
13:15
İkindi
17:13
Akşam
20:40
Yatsı
22:24
Detaylı Arama

Ramazan'ın Faziletleri

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

10 Ramazan 1415 / 10.02.1995
AKRA- Konya

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Ak-Radyo’da cuma günleri düzenli olarak konuşmalar yapmıştır. 31 Mart 1993’te başlayıp, vefatından önceki son cuma günü olan, 2 Şubat 2001’e kadar devam eden bu sohbetlerde, hocamız genellikle Râmûzül-Ehâdis’ten, bazen de Muhtârü’l-Ehâdis’ten veya Riyâzu’s-Sâlihîn’den bir miktar hadis-i şerif okuyup, izah etmiştir.

İçinde bulunulan zamanın, ayın, günlerin ihyâ edilmesiyle ilgili bilgiler vermiş ve hatırlatmalarda bulunmuştur. Ayrıca ülkemizi ve insanımızı ilgilendiren güncel konulara temas ettiği de görülmüştür.

Genellikle yurtdışında seyahatte olduğu için çoğu zaman bulunduğu yerden de bahsetmiştir.

Sekiz yıl içerisinde toplam 313 adet sohbet yapmışlardır.
Kadir Gecesi ve İ’tikâf, Teravih Namazı, Hayırlara Yetmiş Kat Karşılık Verilmesi, Sabır ve Bereket Ayı, Oruçluya İftar | gibi konu başlıkları içeren dini sohbet.

Konuşma Metni

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi dünyada âhirette üzerinize olsun. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi dünyada âhirette üzerinize olsun.

Ramazan'ınız ve cumanız mübarek olsun. Ramazan'ınız ve cumanız mübarek olsun.

Size Konya'dan hitap ediyorum. Ramazan münasebetiyle çıktığımız gezide Konya'dayız. Size Konya'dan hitap ediyorum. Ramazan münasebetiyle çıktığımız gezide Konya'dayız.

Selman radıyallahu anh rivayet eylemiş. Selmânü'l-Fârisî Efendimiz buyuruyor ki; Selman radıyallahu anh rivayet eylemiş. Selmânü'l-Fârisî Efendimiz buyuruyor ki;

Hatabanâ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem fî âhiri yevmin min şa'bân. Ve kâle. Hatabanâ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem fî âhiri yevmin min şa'bân. Ve kâle.

"Şaban ayının son gününde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bize hutbe îrâd etmişti."Şaban ayının son gününde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bize hutbe îrâd etmişti. Hutbeye çıkıp konuşmuştu. Şöyle demişti:" Hutbeye çıkıp konuşmuştu. Şöyle demişti:"

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri; Yâ eyyühe'n-nâs!Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri;

Yâ eyyühe'n-nâs!
Kad ezalleküm şehrun azîmün. "Ey insanlar! Muazzam ulu bir ay sizin üzerinize gölgesini saldı,Kad ezalleküm şehrun azîmün. "Ey insanlar! Muazzam ulu bir ay sizin üzerinize gölgesini saldı, sizi gölgeledi. Yukardan üzerinize geldi.sizi gölgeledi. Yukardan üzerinize geldi. Ramazan ayına geliyorsunuz. Gölgesi üzerinize düştü." Ramazan ayına geliyorsunuz. Gölgesi üzerinize düştü."

Şaban'ın son gününde olduğu için Sevgili Peygamberimiz; "Gölgesi üzerinize geldi.Şaban'ın son gününde olduğu için Sevgili Peygamberimiz; "Gölgesi üzerinize geldi. Yarın Ramazan olacak!" diye önceden haber veriyor. Yarın Ramazan olacak!" diye önceden haber veriyor.

Şehrun mübârekün. "Ramazan, mübarek bir aydır."Şehrun mübârekün. "Ramazan, mübarek bir aydır." Mübarek: Hem içinde kutsallık olan mânasına hem de bereket olan mânasına geliyor. Mübarek: Hem içinde kutsallık olan mânasına hem de bereket olan mânasına geliyor.

Ramazan ayı her bakımdan bereketle doludur.Ramazan ayı her bakımdan bereketle doludur. İnsanların hayırlara ve bereketlere erdiği bir aydır. İnsanların hayırlara ve bereketlere erdiği bir aydır.

Şehr kelimesi Arapça'da "ay" manasına gelir.Şehr kelimesi Arapça'da "ay" manasına gelir. Şehir dediğimiz zaman bizim hatırımıza bir belde, meskûn mahal gelir;Şehir dediğimiz zaman bizim hatırımıza bir belde, meskûn mahal gelir; bu Farsça'dan geçme bir başka mânadır.bu Farsça'dan geçme bir başka mânadır. Şehr: Arapça'da "ay" demektir. Şehr: Arapça'da "ay" demektir.

Fîhi leyletün hayrün min elfi şehr. Fîhi leyletün hayrün min elfi şehr.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ilk önce bu vasfıyla başladı ve buyuruyor ki; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz ilk önce bu vasfıyla başladı ve buyuruyor ki;

"Bu öyle bir aydır ki içinde bin aydan daha hayırlı bir gece vardır." "Bu öyle bir aydır ki içinde bin aydan daha hayırlı bir gece vardır."

Bu âyet-i kerîme ile sabit olan Kadir gecesidir. Bu âyet-i kerîme ile sabit olan Kadir gecesidir.

Leyletü'l-kadri hayrun min elfi şehrin. diye sûre-i Kadir'de bildiriliyor.Leyletü'l-kadri hayrun min elfi şehrin. diye sûre-i Kadir'de bildiriliyor. Ramazan'ın içinde bir gece var. Ramazan'ın içinde bir gece var.

"Bu gece bin aydan daha hayırlı!" "Bu gece bin aydan daha hayırlı!"

İşi matematik hesaba vurursak, 1000'i 12'ye bölersek 83,3 ediyor.İşi matematik hesaba vurursak, 1000'i 12'ye bölersek 83,3 ediyor. Demek ki 83 küsur yıllık bir ömre bedel, diyelim.Demek ki 83 küsur yıllık bir ömre bedel, diyelim. Çünkü insanın normal olarak o kadar yaşadığını düşünelim.Çünkü insanın normal olarak o kadar yaşadığını düşünelim. İçinde bir ömre bedel bir mukaddes gece var, bu da çok önemli. İçinde bir ömre bedel bir mukaddes gece var, bu da çok önemli.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ramazan'a çok önem verirdi vePeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ramazan'a çok önem verirdi ve Ramazan'ın tesirini ve şevkini ta iki ay önceden, Receb ayında ifade ederdi. Duasını biliyoruz: Ramazan'ın tesirini ve şevkini ta iki ay önceden, Receb ayında ifade ederdi. Duasını biliyoruz:

Allahümme bâriklenâ fî recebe ve şa'bân ve belliğnâ ramazân.Allahümme bâriklenâ fî recebe ve şa'bân ve belliğnâ ramazân. "Yâ Rabbi! Bize Receb ayını, onun arkasından gelecek olan Şaban ayını"Yâ Rabbi! Bize Receb ayını, onun arkasından gelecek olan Şaban ayını mübarek, bereketli, hayırlı, kutsal eyle ve arkasından bizi Ramazan'a eriştir." buyururmuş. mübarek, bereketli, hayırlı, kutsal eyle ve arkasından bizi Ramazan'a eriştir." buyururmuş.

Esas itibariyle Ramazan'ın iştiyakını ifade ediyor. Esas itibariyle Ramazan'ın iştiyakını ifade ediyor.

Böyle bir ay ve kendisi bizlere bu aya çok mükemmel bir hazırlıkla girme numunesi veriyor.Böyle bir ay ve kendisi bizlere bu aya çok mükemmel bir hazırlıkla girme numunesi veriyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Receb ayında oruçlarını arttırırdı, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Receb ayında oruçlarını arttırırdı, Şaban ayında devam ederdi.Şaban ayında devam ederdi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hayatındaPeygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hayatında Ramazan'a gelinceye kadar, iki ay içinde çok muazzam bir değişme görülürdü,Ramazan'a gelinceye kadar, iki ay içinde çok muazzam bir değişme görülürdü, Ramazan'ın son on gününde de artık evi camiye bitişik olduğu halde,Ramazan'ın son on gününde de artık evi camiye bitişik olduğu halde, kapısı camiye açıldığı halde camide yatıp kalkmaya;kapısı camiye açıldığı halde camide yatıp kalkmaya; evinde durmayıp tamamen camide yatıp kalkmaya başlardı: İtikâf ederdi. evinde durmayıp tamamen camide yatıp kalkmaya başlardı: İtikâf ederdi.

İbadet maksadıyla camide kalmaya itikâf deniliyor.İbadet maksadıyla camide kalmaya itikâf deniliyor. Efendimiz, Ramazan'ın son on gününde niyet edip itikâfa girerdi.Efendimiz, Ramazan'ın son on gününde niyet edip itikâfa girerdi. Tüm evkâtını ibadetle, hayırla, zikirle geçirmek ve değerlendirmek için camide yatıp kalkardı. Tüm evkâtını ibadetle, hayırla, zikirle geçirmek ve değerlendirmek için camide yatıp kalkardı.

Biliyoruz ki bu itikâf sünneti bizler için de çok önemlidirBiliyoruz ki bu itikâf sünneti bizler için de çok önemlidir ve bir beldede müslümanların hiç olmasa bir tanesinin bu sünneti yerine getirmesi lazım.ve bir beldede müslümanların hiç olmasa bir tanesinin bu sünneti yerine getirmesi lazım. Getirmezse bütün belde halkı "Niçin bu sünnet terk edildi?" diye itaba mâruz olurlar! Getirmezse bütün belde halkı "Niçin bu sünnet terk edildi?" diye itaba mâruz olurlar!

Ramazan'ın son on gününde durumu müsait olan kardeşlerimiz Resûlullah Efendimiz gibi yapsınlar.Ramazan'ın son on gününde durumu müsait olan kardeşlerimiz Resûlullah Efendimiz gibi yapsınlar. Camilerde itikâf eylesinler,Camilerde itikâf eylesinler, evlerden camilere gelip camide yatıp kalkarak son on günü ibadette değerlendirsinler. evlerden camilere gelip camide yatıp kalkarak son on günü ibadette değerlendirsinler.

Buradan şu fayda da çıkacak: Buradan şu fayda da çıkacak:

İtikâf her zaman yapılabilir hatta bazı camilerin girişlerinde görürsünüz… İtikâf her zaman yapılabilir hatta bazı camilerin girişlerinde görürsünüz…

Ben hatırlıyorum: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'inBen hatırlıyorum: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Medîne-i Münevvere'deki mübarek mescidinde içeri girdiğiniz zamanMedîne-i Münevvere'deki mübarek mescidinde içeri girdiğiniz zaman Bâbu'r-rahme'de karşınıza yeşil bir zemin üzerine güzel yaldızlı bir hatlaBâbu'r-rahme'de karşınıza yeşil bir zemin üzerine güzel yaldızlı bir hatla neveytü'l-i'tikâf diye yazılmış. neveytü'l-i'tikâf diye yazılmış.

İnsanın camiye girerken, adımını atarken; İnsanın camiye girerken, adımını atarken;

Bismillâhirrahmânirrahîm.Bismillâhirrahmânirrahîm. Neveytü'l-itikâf. "Burada ibadete niyet ettim." diye içeriye girmesi,Neveytü'l-itikâf. "Burada ibadete niyet ettim." diye içeriye girmesi, bir camide bir müddet bulunması itikâf olur.bir camide bir müddet bulunması itikâf olur. Bu her zamanki itikâf ibadet maksadıyla camide bulunmak. Bu her zamanki itikâf ibadet maksadıyla camide bulunmak.

Ama Ramazan'ın son on gününde itikâf artık geceli gündüzlü camide bulunmak,Ama Ramazan'ın son on gününde itikâf artık geceli gündüzlü camide bulunmak, şer'î bir özür olmadan dışarıya çıkmamak suretiyle tamamen kendisini camiye vakfetmesişer'î bir özür olmadan dışarıya çıkmamak suretiyle tamamen kendisini camiye vakfetmesi ve zamanlarını ibadete tahsis etmesi hadisesi; çok güzel, yoğun, tatlı, çok feyizli bir ibadet. ve zamanlarını ibadete tahsis etmesi hadisesi; çok güzel, yoğun, tatlı, çok feyizli bir ibadet.

Bunun bir sonucu da ne oluyor? Bunun bir sonucu da ne oluyor?

İnsan bu itikâfı yaptığı zaman Kadir gecesi de arada değerlenmiş oluyor. İnsan bu itikâfı yaptığı zaman Kadir gecesi de arada değerlenmiş oluyor.

Allahu Teâlâ hazretleri çeşitli hikmetleri sebebiyle Kadir gecesini belli etmemiş, saklamış.Allahu Teâlâ hazretleri çeşitli hikmetleri sebebiyle Kadir gecesini belli etmemiş, saklamış. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ramazan'ın son on gününde aramamızı tavsiye buyuruyor.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ramazan'ın son on gününde aramamızı tavsiye buyuruyor. Muhtemelen Ramazan'ın son on günündedir, diye bir rivayet var.Muhtemelen Ramazan'ın son on günündedir, diye bir rivayet var. O bir kuvvetli rivayet olmuş oluyor.O bir kuvvetli rivayet olmuş oluyor. Tek günlerinde aranması tavsiyesi var ama tek günlerini de bizim tam tespit etmemiz yine şüpheli.Tek günlerinde aranması tavsiyesi var ama tek günlerini de bizim tam tespit etmemiz yine şüpheli. Çünkü -bakıyoruz- Ramazan; muhtelif beldelerde, muhtelif zamanlarda başlayabiliyor.Çünkü -bakıyoruz- Ramazan; muhtelif beldelerde, muhtelif zamanlarda başlayabiliyor. O beldenin ahalisi yanılmış olabilir ama bu sefer tek ve çift olma meselesi kaymış olabiliyor.O beldenin ahalisi yanılmış olabilir ama bu sefer tek ve çift olma meselesi kaymış olabiliyor. O bakımdan Ramazan'ın son on gününde itikâf etmekO bakımdan Ramazan'ın son on gününde itikâf etmek Kadir gecesini de ihyâ etme ihtimalini ihtiva ettiğinden,Kadir gecesini de ihyâ etme ihtimalini ihtiva ettiğinden, bu fırsat da girmiş olduğundan çok önemli bir ibadettir ve bizim kardeşlerimiz ihvanımızbu fırsat da girmiş olduğundan çok önemli bir ibadettir ve bizim kardeşlerimiz ihvanımız -Allah razı olsun- zaten bunu camilerde gruplar halinde coşkuyla yaparlar. -Allah razı olsun- zaten bunu camilerde gruplar halinde coşkuyla yaparlar.

Bütün dinleyicilerime de bu güzel, kuvvetli sünneti tavsiye ediyorum. Bütün dinleyicilerime de bu güzel, kuvvetli sünneti tavsiye ediyorum.

Bu hadîs-i şerîfin burasındaki ifadeden parantez açıp bu açıklamayı yaparak onlarıBu hadîs-i şerîfin burasındaki ifadeden parantez açıp bu açıklamayı yaparak onları Ramazan'ın son on gününde itikâf yapmaya, Cenâb-ı Mevlâ ile baş başa kalarakRamazan'ın son on gününde itikâf yapmaya, Cenâb-ı Mevlâ ile baş başa kalarak halvet halinde Mevlâ'ya devamlı ibadet etmenin ne kadar tatlı olduğunu tatmaya davet ediyorum. halvet halinde Mevlâ'ya devamlı ibadet etmenin ne kadar tatlı olduğunu tatmaya davet ediyorum.

Şimdi hadîs-i şerîfe devam edelim: Şimdi hadîs-i şerîfe devam edelim:

"İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gece var." Sonra; "İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gece var."

Sonra;

Cealellâhü sıyâmehû farîdaten ve kıyâme'l-leylihî tetavvuan.Cealellâhü sıyâmehû farîdaten ve kıyâme'l-leylihî tetavvuan. "Allahu Teâlâ hazretleri bu ayın;"Allahu Teâlâ hazretleri bu ayın; Ramazan ayının gündüzlerinde oruç tutmayı fariza kılmıştır, farz kılmıştır." Ramazan ayının gündüzlerinde oruç tutmayı fariza kılmıştır, farz kılmıştır."

Bu Kur'ân-ı Kerîm'de bildiriliyor. Bu Kur'ân-ı Kerîm'de bildiriliyor.

Ve kıyâme leylihî. "Geceleyin kalkıp namaz kılmayı, gece ibadetini de tatavvu kılmıştır;Ve kıyâme leylihî. "Geceleyin kalkıp namaz kılmayı, gece ibadetini de tatavvu kılmıştır; nafile, sevaplı, kârlı, güzel bir ibadet kılmıştır." nafile, sevaplı, kârlı, güzel bir ibadet kılmıştır."

Burada bir mesele de karşımıza geliyor: Burada bir mesele de karşımıza geliyor:

Biliyoruz ki bu kıyâmu'l-leyl'den maksat teravih namazıdır ve teravih namazı sünnettir.Biliyoruz ki bu kıyâmu'l-leyl'den maksat teravih namazıdır ve teravih namazı sünnettir. Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ifadesinden inceliği yakalayın.Ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in ifadesinden inceliği yakalayın. Allahu Teâlâ hazretleri bu ayın gündüzlerinde oruç tutmayı farz kılmıştır.Allahu Teâlâ hazretleri bu ayın gündüzlerinde oruç tutmayı farz kılmıştır. Gecelerinde de tatavvuan; hayır, sevap kazanmak maksadıyla namaz kılmayı tatavvu kılmıştır.Gecelerinde de tatavvuan; hayır, sevap kazanmak maksadıyla namaz kılmayı tatavvu kılmıştır. Yani farz değildir! Allah böyle bir namaz kılmayı sevaplı kılmıştır, teşvik etmiştir, deniliyor. Yani farz değildir! Allah böyle bir namaz kılmayı sevaplı kılmıştır, teşvik etmiştir, deniliyor.

Buradan anlıyoruz ki bazı kimseler "Sünnettir." diyebilir, farz değildir.Buradan anlıyoruz ki bazı kimseler "Sünnettir." diyebilir, farz değildir. Ama sünneti de Resûlullah Efendimiz'e Allah emretmiş oluyorAma sünneti de Resûlullah Efendimiz'e Allah emretmiş oluyor ve kaynak yine Allahu Teâlâ hazretlerinin tavsiyesi olmuş oluyor. Bu da ince bir nokta! ve kaynak yine Allahu Teâlâ hazretlerinin tavsiyesi olmuş oluyor. Bu da ince bir nokta!

Demek ki biz gündüzleri oruç tutarak Allahu Teâlâ hazretlerinin farz tavsiyesiniDemek ki biz gündüzleri oruç tutarak Allahu Teâlâ hazretlerinin farz tavsiyesini yerine getirmiş oluyoruz, teravih kıldığımız zaman da farz olmayan,yerine getirmiş oluyoruz, teravih kıldığımız zaman da farz olmayan, Efendimiz'in sünneti olarak tatavvu olan emrini yerine getirmiş oluyoruz.Efendimiz'in sünneti olarak tatavvu olan emrini yerine getirmiş oluyoruz. Çünkü Efendimiz kendisine emrolunan şeyleri ümmetine nakletmeden önce kendisi yapardı.Çünkü Efendimiz kendisine emrolunan şeyleri ümmetine nakletmeden önce kendisi yapardı. Kendisi bu teravih namazını kılmış, sünnet!Kendisi bu teravih namazını kılmış, sünnet! Biz de o sünnete ittibaen teravih namazlarını camilerde sevgiyle,Biz de o sünnete ittibaen teravih namazlarını camilerde sevgiyle, coşkuyla, sabırla, şükürle, tatlı bir şekilde, aşk ile şevk ile kılıyoruz.coşkuyla, sabırla, şükürle, tatlı bir şekilde, aşk ile şevk ile kılıyoruz. Demek ki onun da kaynağı Mevlâmız'ın tatavvu olarak bunu emretmiş olması. Demek ki onun da kaynağı Mevlâmız'ın tatavvu olarak bunu emretmiş olması.

Men tekarrebe fîhi bi-hasletin mine'l-hayri ev eddâ farîzatenMen tekarrebe fîhi bi-hasletin mine'l-hayri ev eddâ farîzaten kâne ke-men eddâ seb'îne farîzaten fî mâ sivâhu. kâne ke-men eddâ seb'îne farîzaten fî mâ sivâhu.

Hadîs-i şerîfin bu cümlesinde çok büyük müjde ile karşı karşıyayız.Hadîs-i şerîfin bu cümlesinde çok büyük müjde ile karşı karşıyayız. "Kim bu ayda iyiliklerden bir çeşit ile, iyilik bâbında olan hareketlerden, hasletlerden,"Kim bu ayda iyiliklerden bir çeşit ile, iyilik bâbında olan hareketlerden, hasletlerden, işlerden, ibadetlerden birisiyle Allah'a kurbiyyet için bir hayır yaparsa işlerden, ibadetlerden birisiyle Allah'a kurbiyyet için bir hayır yaparsa veyahut bir farizayı eda ederse başka yerlerde başka aylarda başka zamanlardaveyahut bir farizayı eda ederse başka yerlerde başka aylarda başka zamanlarda aynı şeyi yapmış olsa onunki gibi 70 tane eda etmiş gibi olur.aynı şeyi yapmış olsa onunki gibi 70 tane eda etmiş gibi olur. Ramazan ayında yapılan hayır, eda edilen bir fariza başka aylarda yapılandan 70 kat daha sevaplı!" Ramazan ayında yapılan hayır, eda edilen bir fariza başka aylarda yapılandan 70 kat daha sevaplı!"

Mesela Ramazan'da namaz kılıyoruz, 20 rekât teravih namazı kılıyoruz;Mesela Ramazan'da namaz kılıyoruz, 20 rekât teravih namazı kılıyoruz; Efendimiz'den çeşitli rivayetler var bu da Ramazan'ın dışındaEfendimiz'den çeşitli rivayetler var bu da Ramazan'ın dışında mesela Şaban ayında veya Zilhicce ayında 20 rekât yatsıdan sonra kılmış olsak -ki insan kılabilir,mesela Şaban ayında veya Zilhicce ayında 20 rekât yatsıdan sonra kılmış olsak -ki insan kılabilir, istediği kadar kılabilir her zaman nafile tetavvu namazlar kılabilir- bir sevap alacak muhakkak kiistediği kadar kılabilir her zaman nafile tetavvu namazlar kılabilir- bir sevap alacak muhakkak ki Allah'ı sevecek bir sevap alacak fakat Ramazan'da o işi yapınca 70 kat daha fazla sevap oluyor. Allah'ı sevecek bir sevap alacak fakat Ramazan'da o işi yapınca 70 kat daha fazla sevap oluyor.

Farizalardan bir tanesi nedir? Zekat vermektir.Mesela zekât farizası. Zekât belli bir zamana bağlı değildir.Farizalardan bir tanesi nedir? Zekat vermektir.Mesela zekât farizası. Zekât belli bir zamana bağlı değildir. Elindeki maddî imkânın elinde bulunuşunun üzerinden tam bir yıl geçinceElindeki maddî imkânın elinde bulunuşunun üzerinden tam bir yıl geçince o maddî varlık üzerinden zekât vermek icap ediyor. Demek ki; o maddî varlık üzerinden zekât vermek icap ediyor. Demek ki;

Eline ne zaman geçmiş? Eline ne zaman geçmiş?

Zilhicce ayında eline geçmiş. Zilhicce ayında eline geçmiş.

Bir dahaki Zilhicce ayına kadar zekât mecburiyeti yok bir dahaki Zilhicce ayı geldikten sonraBir dahaki Zilhicce ayına kadar zekât mecburiyeti yok bir dahaki Zilhicce ayı geldikten sonra -buna havalâni havl deniliyor- bir sene tamamlayınca, bir yılın müddeti tamam olunca zekât gerekiyor.-buna havalâni havl deniliyor- bir sene tamamlayınca, bir yılın müddeti tamam olunca zekât gerekiyor. O zaman verebilirdi ama erkene alarak, zamanını kaydırarak;O zaman verebilirdi ama erkene alarak, zamanını kaydırarak; geciktirmek değil de biraz kısa tutturarak bu farizayı Ramazan ayında yaparsa ne olacak? geciktirmek değil de biraz kısa tutturarak bu farizayı Ramazan ayında yaparsa ne olacak?

Vazifesidir, zekâtını vermiş oluyor ama öteki ayda vermiş olmasından 70 kat daha büyük sevap alacak. Vazifesidir, zekâtını vermiş oluyor ama öteki ayda vermiş olmasından 70 kat daha büyük sevap alacak.

Size kârlı bir hususu hatırlatmak istiyorum: Zekâtlarınızı Ramazan ayında vermeye çalışın.Size kârlı bir hususu hatırlatmak istiyorum: Zekâtlarınızı Ramazan ayında vermeye çalışın. Her ne kadar zekât verme mecburiyetiniz Ramazan'dan sonraki falanca ayda olsa bile!Her ne kadar zekât verme mecburiyetiniz Ramazan'dan sonraki falanca ayda olsa bile! Zekât şartlarından birisi, elinizdeki imkânın üzerinden bir sene geçmiş olması. Zekât şartlarından birisi, elinizdeki imkânın üzerinden bir sene geçmiş olması. Öyle olsa bile işi biraz öne alarak bu vakti kaçırmayın.Öyle olsa bile işi biraz öne alarak bu vakti kaçırmayın. Ramazan'da zekâtlarınızı verin, hayırlarınızı yapın çünkü 70 kat daha fazla oluyor.Ramazan'da zekâtlarınızı verin, hayırlarınızı yapın çünkü 70 kat daha fazla oluyor. Bu da güzel bir fırsattır. Bu da güzel bir fırsattır.

Gerçekten de dinî konuları iyi bilen zenginler, dindar ve bilgili kimselerGerçekten de dinî konuları iyi bilen zenginler, dindar ve bilgili kimseler bu gibi fırsatları değerlendiriyorlar. Ben hatırlarım: bu gibi fırsatları değerlendiriyorlar. Ben hatırlarım:

Arabistan'a umreye gittiğimiz zamanlarArabistan'a umreye gittiğimiz zamanlar Ramazan ayında o zenginlerin ne kadar hayır hasenât yaptıklarını,Ramazan ayında o zenginlerin ne kadar hayır hasenât yaptıklarını, ne kadar güzel örnek davranışlarda bulunduklarını görürüm ve hayran olurum.ne kadar güzel örnek davranışlarda bulunduklarını görürüm ve hayran olurum. Hakikaten çok cömertlik var ve çok güzel ikramlar, hayırlar ve sadakalar yapılıyor.Hakikaten çok cömertlik var ve çok güzel ikramlar, hayırlar ve sadakalar yapılıyor. Mescid-i Nebevî'de Mescid-i Haram'da her yerdeMescid-i Nebevî'de Mescid-i Haram'da her yerde -herhalde başka beldelerde ve camilerde de öyle oluyor- ikramlar; sofralar açılıyor, iftarlar, sahurlar…-herhalde başka beldelerde ve camilerde de öyle oluyor- ikramlar; sofralar açılıyor, iftarlar, sahurlar… Keseler açılıyor, hayırlar veriliyor. Keseler açılıyor, hayırlar veriliyor.

Bunların hepsi neden? Bunların hepsi neden?

Ramazan'da ibadetlerin 70 kat daha fazla sevaplı olmasından!Ramazan'da ibadetlerin 70 kat daha fazla sevaplı olmasından! Bunu kaçırmayalım. Ramazan'da ibadetlerimizi arttıralım,Bunu kaçırmayalım. Ramazan'da ibadetlerimizi arttıralım, başka aylardaki yapacağımız işleri de Ramazan'a çekelim ve bu sevapları biz de elde edelim. başka aylardaki yapacağımız işleri de Ramazan'a çekelim ve bu sevapları biz de elde edelim.

Ve hüve şehrü's-sabr. "Ramazan sabır ayıdır." Ve hüve şehrü's-sabr. "Ramazan sabır ayıdır."

Hayalimizi çalıştırarak; karşımızda su duruyor, yemek duruyor, güzel meyveler, tatlılar duruyor diyelim;Hayalimizi çalıştırarak; karşımızda su duruyor, yemek duruyor, güzel meyveler, tatlılar duruyor diyelim; sabrediyoruz, tahammül ediyoruz, kendimizi tutuyoruz nefsimize hâkim oluyoruz. sabrediyoruz, tahammül ediyoruz, kendimizi tutuyoruz nefsimize hâkim oluyoruz.

Nefse hâkim olmak en önemli işlerden birisi.Nefse hâkim olmak en önemli işlerden birisi. Çünkü Peygamber Efendimiz bildirmiş ki;Çünkü Peygamber Efendimiz bildirmiş ki; bizim en büyük düşmanımız bizim kendi nefsimiz olabiliyor!bizim en büyük düşmanımız bizim kendi nefsimiz olabiliyor! İnsanın nefs-i emmâresi her türlü kötülüğü yaptırıyor, günahları işlettiriyor,İnsanın nefs-i emmâresi her türlü kötülüğü yaptırıyor, günahları işlettiriyor, yapılması gereken güzel işleri ihmal ettiriyor;yapılması gereken güzel işleri ihmal ettiriyor; yanlış bir ömür sürmeye, bir sürü vebal yüklemeye sebep oluyor.yanlış bir ömür sürmeye, bir sürü vebal yüklemeye sebep oluyor. Nefsin hevası, arzuları, şehevâtı insanı dünyada âhirette çok mahcup duruma düşürüyor.Nefsin hevası, arzuları, şehevâtı insanı dünyada âhirette çok mahcup duruma düşürüyor. Sabretmek, nefse hâkim olmak çok güzel.Sabretmek, nefse hâkim olmak çok güzel. Bu şehr, bu ay, Ramazan ayı şehrü's-sabrdır; sabır ayıdır.Bu şehr, bu ay, Ramazan ayı şehrü's-sabrdır; sabır ayıdır. Biz sabır idmanı yapıyoruz,Biz sabır idmanı yapıyoruz, eskiden idman denilirdi. İdmanın Batı dillerinde karşılığına egzersiz diyorlar; sabır egzersizi,eskiden idman denilirdi. İdmanın Batı dillerinde karşılığına egzersiz diyorlar; sabır egzersizi, sabır talimi yapıyoruz, sabrı öğreniyoruz. sabır talimi yapıyoruz, sabrı öğreniyoruz.

Ve's-sabru sevâbuhü'l-cennetu. Ve's-sabru sevâbuhü'l-cennetu. Arkasından Efendimiz'in bir müjdesi daha varit oldu: "Sabrın da mükâfatı cennettir."Arkasından Efendimiz'in bir müjdesi daha varit oldu: "Sabrın da mükâfatı cennettir." Bu ay sabır ayıdır, sabrın da mükâfatı cennettir.Bu ay sabır ayıdır, sabrın da mükâfatı cennettir. Demek ki Ramazan'da diğer şeylere karşı olduğu gibi yemeye içmeye karşı sabrımızı güzel yapsak…Demek ki Ramazan'da diğer şeylere karşı olduğu gibi yemeye içmeye karşı sabrımızı güzel yapsak… Yemeyip de oruç tutarak midemizi koruduğumuz gibi, gözümüzü de harama bakmaktan,Yemeyip de oruç tutarak midemizi koruduğumuz gibi, gözümüzü de harama bakmaktan, dilimizi gıybet, iftara, yalan dolan, kalp kırıcı söz gibi şeyler söylemekten tutabilsek,dilimizi gıybet, iftara, yalan dolan, kalp kırıcı söz gibi şeyler söylemekten tutabilsek, elimizi harama, günaha uzatmasak, kimseye dövüp sövüp vurup çarpmasak,elimizi harama, günaha uzatmasak, kimseye dövüp sövüp vurup çarpmasak, ayağımızla yasak günah yerlere varmasak, kulağımızı haram bir yerlere tutmasak onları dinlemezsek…ayağımızla yasak günah yerlere varmasak, kulağımızı haram bir yerlere tutmasak onları dinlemezsek… Bütün âzâmızı takvâsına uygun kullansak, bütün âzâmızı günahlardan korusak o da bir sabırdır.Bütün âzâmızı takvâsına uygun kullansak, bütün âzâmızı günahlardan korusak o da bir sabırdır. Bunun mükâfatı da cennet oluyor! Bunun mükâfatı da cennet oluyor!

Ne kadar güzel! İçimize bir şevk geliyor.Ne kadar güzel! İçimize bir şevk geliyor. Her sinirli, sabırsız insan da bu mükâfatı duyunca "İnşaallah ben de bundan sonra sabırlı bir insan olacağım…" diyecek,Her sinirli, sabırsız insan da bu mükâfatı duyunca "İnşaallah ben de bundan sonra sabırlı bir insan olacağım…" diyecek, bundan sonra o üzerindeki [kötü hâli atacak.]bundan sonra o üzerindeki [kötü hâli atacak.] Bazı şeyler yaradılıştan oluyor -asabî mizaç, asabiyyun mizaç diyoruz- cibilliği olabilir ama sabredecek, Bazı şeyler yaradılıştan oluyor -asabî mizaç, asabiyyun mizaç diyoruz- cibilliği olabilir ama sabredecek, kendisini tutacak. Çünkü mükâfat büyük: kendisini tutacak. Çünkü mükâfat büyük:

Ve's-sabru sevâbuhü'l-cennetü. "Sabrın sevabı cennettir." Ve's-sabru sevâbuhü'l-cennetü. "Sabrın sevabı cennettir."

Ve şehrü'l-müvâsâti. Ve şehrü'l-müvâsâti.

Müvâsât sonundaki t harfi üzerinde durulduğu zaman he okunduğu için şehrü'l-müvâsâh. Müvâsât sonundaki t harfi üzerinde durulduğu zaman he okunduğu için şehrü'l-müvâsâh.

Müvasah: Bir insanın karşısındaki bir insana malî bakımdanMüvasah: Bir insanın karşısındaki bir insana malî bakımdan ikramlar, hediyeler, hayırlar vermesi demektir.ikramlar, hediyeler, hayırlar vermesi demektir. Para olsun, eşya, buğday, hurma, yiyecek, giyecek vs.Para olsun, eşya, buğday, hurma, yiyecek, giyecek vs. Karşındaki insanı kollayıp onun ihtiyacını karşılamak, ihtiyacı olan şeyleri ona vermek demek.Karşındaki insanı kollayıp onun ihtiyacını karşılamak, ihtiyacı olan şeyleri ona vermek demek. Bu ay böyle bir aydır.Bu ay böyle bir aydır. Fakirleri sevindireceğiz ve onlara hayırlı şeyleri vermeye gayret edeceğiz.Fakirleri sevindireceğiz ve onlara hayırlı şeyleri vermeye gayret edeceğiz. Çünkü zaten bu ayda mükâfat 70 kat fazla olduğundan bu hususta çalışmaları arttırmamız gerekiyor. Çünkü zaten bu ayda mükâfat 70 kat fazla olduğundan bu hususta çalışmaları arttırmamız gerekiyor.

Şehrü'l-müvâsâh da hatırınızda olsun.Şehrü'l-müvâsâh da hatırınızda olsun. Kesemizin ağzını açalım, hayır fırsatları arayalım, gözümüzü açalım… Kesemizin ağzını açalım, hayır fırsatları arayalım, gözümüzü açalım… Ziyafetler verelim, evimizde, camide, lokantada iftarlar verelim.Ziyafetler verelim, evimizde, camide, lokantada iftarlar verelim. Bizim güzel vakıflarımızın teşebbüsü olan mahaller de var, oralarda da olabilir.Bizim güzel vakıflarımızın teşebbüsü olan mahaller de var, oralarda da olabilir. Ev bazen dar geliyor, dostlarının sayısı çok oluyor, o zaman daha geniş yerler aranıyor. Ev bazen dar geliyor, dostlarının sayısı çok oluyor, o zaman daha geniş yerler aranıyor.

Ve şehrün yüzâdü fî rızki'l-mü'min. Ve şehrün yüzâdü fî rızki'l-mü'min.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den bir müjde daha! Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den bir müjde daha!

"Bu öyle bir aydır ki içinde mü'min kulun rızkı ziyadeleştirilir arttırılır." "Bu öyle bir aydır ki içinde mü'min kulun rızkı ziyadeleştirilir arttırılır."

Bu da güzel! Hakikaten bunu da müşahede ediyoruz. Bu da güzel! Hakikaten bunu da müşahede ediyoruz.

Hani bir hadîs-i şerîf okunduğu zaman sadaka Resûlullah deriz;Hani bir hadîs-i şerîf okunduğu zaman sadaka Resûlullah deriz; "Resûlullah ne doğru buyurmuş." deriz. "Resûlullah ne doğru buyurmuş." deriz.

Ve şehrün yüzâdü fî rızki'l-mü'min. Sadaka Resûlullah. Ve şehrün yüzâdü fî rızki'l-mü'min. Sadaka Resûlullah.

Mü'minin rızkı hakikaten arttırılıyor:Mü'minin rızkı hakikaten arttırılıyor: Soframız bereketlendi, akşamda, sahurda soframızın üstüne nimetler dolup taşıyor, koyacak yer kalmıyor.Soframız bereketlendi, akşamda, sahurda soframızın üstüne nimetler dolup taşıyor, koyacak yer kalmıyor. Meyveler, tatlılar, çeşit çeşit yemekler… Meyveler, tatlılar, çeşit çeşit yemekler…

Neden? Neden?

Allah mü'minin rızkını arttırıyor, onun için.Allah mü'minin rızkını arttırıyor, onun için. Sofralarımızda başka aylarda olmayan bir güzellik, bereket, bolluk var. Sofralarımızda başka aylarda olmayan bir güzellik, bereket, bolluk var.

Hocamız cennet-mekân, Mehmed Zahid Efendimiz hazretleri rahmetullahi aleyh,Hocamız cennet-mekân, Mehmed Zahid Efendimiz hazretleri rahmetullahi aleyh, Allah derecesini âlâ eylesin, derdi ki; Allah derecesini âlâ eylesin, derdi ki;

"Evladım! Rızk insanın boğazından geçendir, kasasında duran değil!" "Evladım! Rızk insanın boğazından geçendir, kasasında duran değil!"

Hocamız'ı rahmetle anıyoruz, Allah bizleri evliyâullah büyüklerimizin şefaatine nâil eylesin.Hocamız'ı rahmetle anıyoruz, Allah bizleri evliyâullah büyüklerimizin şefaatine nâil eylesin. Bu da cimri olmamaya işaret; insan yemiyorsa ne kadar zengin olsa, milyarları olsa;Bu da cimri olmamaya işaret; insan yemiyorsa ne kadar zengin olsa, milyarları olsa; yemiyor yedirmiyorsa olmaz, rızkı az demektir, kısık demektir.yemiyor yedirmiyorsa olmaz, rızkı az demektir, kısık demektir. Eğer boğazından geçiyorsa tamam, rızık odur; o da güzel bir ölçü. Eğer boğazından geçiyorsa tamam, rızık odur; o da güzel bir ölçü.

Fe-men eftare fîhi sâimen kâne lehû mağfireten li-zünûbihî ve itka rakabetihî mine'n-nâr.Fe-men eftare fîhi sâimen kâne lehû mağfireten li-zünûbihî ve itka rakabetihî mine'n-nâr. "Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse…" "Kim bu ayda bir oruçluyu iftar ettirirse…"

Akşamleyin gel bakalım, oruç tutmuşsun, soframızda yemeği beraber yiyelim, diye iftar ettirdi;Akşamleyin gel bakalım, oruç tutmuşsun, soframızda yemeği beraber yiyelim, diye iftar ettirdi; akşamleyin o oruçluyu doyurdu. akşamleyin o oruçluyu doyurdu.

Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, ne olur? Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, ne olur?

Kâne lehû mağfireten li-zünûbihî. "Günahlarına mağfiret sebebi olur." Kâne lehû mağfireten li-zünûbihî. "Günahlarına mağfiret sebebi olur."

Allah bu ziyafetiyle günahlarını mağfiret eder, ve; Allah bu ziyafetiyle günahlarını mağfiret eder, ve;

Ve itka rakabetihî mine'n-nâr. "Boynunun bağının cehennemden çözülmesine sebep olur." Ne bağı? Ve itka rakabetihî mine'n-nâr. "Boynunun bağının cehennemden çözülmesine sebep olur." Ne bağı?

Boynuna bağlanmış bir bağ, cehenneme doğru onu çekip azap görmesine sebep olacakkenBoynuna bağlanmış bir bağ, cehenneme doğru onu çekip azap görmesine sebep olacakken bu bağ boynundan çözülüyor; kurtuluyor, cehenneme gitmiyor. bu bağ boynundan çözülüyor; kurtuluyor, cehenneme gitmiyor.

İftar ettirmek cehennemden kurtuluşuna vesile olur, günahlarının afv u mağfiretine vesile olur. İftar ettirmek cehennemden kurtuluşuna vesile olur, günahlarının afv u mağfiretine vesile olur.

İftar ettirmek çok tatlı bir şeydir, güzel bir şeydir.İftar ettirmek çok tatlı bir şeydir, güzel bir şeydir. Yine [Mehmed Zahid] Hocamız cennet-mekânının bir sözü hatırıma geliverdi.Yine [Mehmed Zahid] Hocamız cennet-mekânının bir sözü hatırıma geliverdi. Hocamız çok severdi, kendi sofrasında misafir eksik olmazdı.Hocamız çok severdi, kendi sofrasında misafir eksik olmazdı. Misafir davet etmeyi severdi, hep misafirle yemek yerdi de ziyafetleri de teşvik ederdi.Misafir davet etmeyi severdi, hep misafirle yemek yerdi de ziyafetleri de teşvik ederdi. Mü'minin, ihvanın birbirine, evine insanları çağırıp ziyafet çekmesini,Mü'minin, ihvanın birbirine, evine insanları çağırıp ziyafet çekmesini, yemek yedirmesini teşvik ederdi. yemek yedirmesini teşvik ederdi.

Bir kere, "Bu ziyafet ve ziyaretler olmasa elimizde sevap kazanacak neyimiz var?" diye söylemişti.Bir kere, "Bu ziyafet ve ziyaretler olmasa elimizde sevap kazanacak neyimiz var?" diye söylemişti. Ben de şaşırmıştım! Ziyaret de sevap ziyafet de sevap. Hem de halis muhlis sevap bunlar.Ben de şaşırmıştım! Ziyaret de sevap ziyafet de sevap. Hem de halis muhlis sevap bunlar. Niyet halis olunca gerçek bir sevap oluyor. Niyet halis olunca gerçek bir sevap oluyor.

Onun için biz de muhabbetin artmasına vesile olacak garantili sevap olan ziyafetleri,Onun için biz de muhabbetin artmasına vesile olacak garantili sevap olan ziyafetleri, ihvanın arkasındaki muhabbet bağlarını takdiri sadedinde,ihvanın arkasındaki muhabbet bağlarını takdiri sadedinde, Allah'ın mağfiretine ermek, cehennemden âzat olmak için bu ziyaretleri yapalım. Allah'ın mağfiretine ermek, cehennemden âzat olmak için bu ziyaretleri yapalım.

Ve kâne lehû mislü ecrihî min gayri en yunkasa min ecrihî şey'ün.Ve kâne lehû mislü ecrihî min gayri en yunkasa min ecrihî şey'ün. "Oruçlunun sevabının ecrinin bir benzeri, bir o kadarı,"Oruçlunun sevabının ecrinin bir benzeri, bir o kadarı, oruçlunun sevabından hiçbir şey eksiltilmeden, oruçluya iftar ettiren kimseye verilir." oruçlunun sevabından hiçbir şey eksiltilmeden, oruçluya iftar ettiren kimseye verilir."

Allah iftar ettirene o miktarda öbür taraftan veriyor, bu da çok güzel!Allah iftar ettirene o miktarda öbür taraftan veriyor, bu da çok güzel! Oruçlu; yemeğini yiyecek, oruç tutmasının sevabını alacak amaOruçlu; yemeğini yiyecek, oruç tutmasının sevabını alacak ama oruçluya iftar ettiren kimseye onun sevabından hiçbir şey eksilmedenoruçluya iftar ettiren kimseye onun sevabından hiçbir şey eksilmeden Allah'ın fazl u kereminden oruçlunun kazandığı sevap kadar sevap verilir. Allah'ın fazl u kereminden oruçlunun kazandığı sevap kadar sevap verilir.

Ne kadar güzel! İnsan istiyor ki çok geniş bir meydan olsun,Ne kadar güzel! İnsan istiyor ki çok geniş bir meydan olsun, oraya bütün müslümanları her akşam çağırsın; yedirsin içirsin.oraya bütün müslümanları her akşam çağırsın; yedirsin içirsin. Osmanlılar zamanında padişahların, sadrazamların, paşaların Ramazan gelinceOsmanlılar zamanında padişahların, sadrazamların, paşaların Ramazan gelince konaklarının kapısını açıp da civardan, hanlardan, mahallelerden insan toplayarakkonaklarının kapısını açıp da civardan, hanlardan, mahallelerden insan toplayarak "buyurun bize" diye onlara evlerinde, konaklarında ziyafet vermelerinin"buyurun bize" diye onlara evlerinde, konaklarında ziyafet vermelerinin sebebini şimdi daha iyi anlıyorum.sebebini şimdi daha iyi anlıyorum. Mübarekler zarif, latif insanlar bir de diş kirası derlermiş. Mübarekler zarif, latif insanlar bir de diş kirası derlermiş.

Diş kirası ne demek? Diş kirası ne demek?

İftar ettirdikleri insana bahşiş veriyor. İftar ettirdikleri insana bahşiş veriyor.

Neden? Neden?

"Zahmet ettiniz, geldiniz, burada yemek yediniz; çiğnediğiniz, yemek yediğiniz dişiniz yoruldu."Zahmet ettiniz, geldiniz, burada yemek yediniz; çiğnediğiniz, yemek yediğiniz dişiniz yoruldu. Diş kirası, buyurun…" diye Osmanlılar'ın bir de şakası, latifesi var.Diş kirası, buyurun…" diye Osmanlılar'ın bir de şakası, latifesi var. Ne kadar güzel!Ne kadar güzel! Onların çok güzel İslâmî âdetleri var, rahmetullahi aleyhim ecmâin, çok seviyorum. Onların çok güzel İslâmî âdetleri var, rahmetullahi aleyhim ecmâin, çok seviyorum.

Kâlu leyse küllünâ yecidü mâ yuftiru's-sâim. Kâlu leyse küllünâ yecidü mâ yuftiru's-sâim.

Ashâb-ı kirâmın halini düşünelim;Ashâb-ı kirâmın halini düşünelim; o devri, mahrumiyetleri, fukarâ-ı sâbirîn o mübarek âhiret ehli insanları düşünelim;o devri, mahrumiyetleri, fukarâ-ı sâbirîn o mübarek âhiret ehli insanları düşünelim; Allah şefaatlerine erdirsin. Paraları yok, yerleri, yurtları yok, giyimleri yok…Allah şefaatlerine erdirsin. Paraları yok, yerleri, yurtları yok, giyimleri yok… Koyun postlarına bürünmüşler, aşk ile şevk ile Resûlullah'ın etrafına toplanmışlar,Koyun postlarına bürünmüşler, aşk ile şevk ile Resûlullah'ın etrafına toplanmışlar, gözleri dünyayı görmüyor, karınları içine çökmüş fukarâ insanlar…gözleri dünyayı görmüyor, karınları içine çökmüş fukarâ insanlar… Kimisi Mescid'e sığınmış, ashâb-ı suffa… Kimisi Mescid'e sığınmış, ashâb-ı suffa…

Herkes zengin değil, onun için bazı kimseler dediler ki; Herkes zengin değil, onun için bazı kimseler dediler ki;

"Yâ Resûlallah! Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir yiyeceğe sahip değiliz ki…" "Yâ Resûlallah! Hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir yiyeceğe sahip değiliz ki…"

Mübarekler o kadar mahrumiyetler çekerlerdi ki bazen bir hurmayı bile yutmazlardı.Mübarekler o kadar mahrumiyetler çekerlerdi ki bazen bir hurmayı bile yutmazlardı. Biraz birisi emerdi sonra ötekisine verirdi.Biraz birisi emerdi sonra ötekisine verirdi. Başkasının ağzından bir şey almak doğru değil ama ne yapsınlar başka hurma yok!Başkasının ağzından bir şey almak doğru değil ama ne yapsınlar başka hurma yok! Hurmanın şekerini biraz birisi emerdi biraz birisi; bir lokma hurmayı bile yutmazdı.Hurmanın şekerini biraz birisi emerdi biraz birisi; bir lokma hurmayı bile yutmazdı. Şimdi biz orucu tutunca sırf iftariye olarak kaç tane hurma yutuyoruz!Şimdi biz orucu tutunca sırf iftariye olarak kaç tane hurma yutuyoruz! Masanın üzerine çeşit kaç tane iftariye geliyor, onlardan alıyoruz.Masanın üzerine çeşit kaç tane iftariye geliyor, onlardan alıyoruz. "Daha yemek yemedik, iftar ettik." diyoruz, akşam namazını kılmaya gidiyoruz."Daha yemek yemedik, iftar ettik." diyoruz, akşam namazını kılmaya gidiyoruz. Sonra dönünce de masanın üstünde muazzam şeyler oluyor... Sonra dönünce de masanın üstünde muazzam şeyler oluyor...

Onlar sormuşlar: Onlar sormuşlar:

"Ya Resûlallah! Hepimiz iftar ettirecek malî imkâna sahip değiliz, şimdi ne olacak?" "Ya Resûlallah! Hepimiz iftar ettirecek malî imkâna sahip değiliz, şimdi ne olacak?"

Onlar da özenmişler, imrenmişler.Onlar da özenmişler, imrenmişler. Ah bizim de paramız olsa biz de ziyafet çeksek ama yok, diye sormuşlar. Ah bizim de paramız olsa biz de ziyafet çeksek ama yok, diye sormuşlar.

Fe-kâle yu'tillahü hâzâ's-sevâbe li-men eftara sâimen alâ temretin ev şerbete mâin ev mezkate lebenin. Fe-kâle yu'tillahü hâzâ's-sevâbe li-men eftara sâimen alâ temretin ev şerbete mâin ev mezkate lebenin.

Allah fakirleri mahrum bırakır mı? Peygamber Efendimiz onlara da müjdeliyor. Diyor ki; Allah fakirleri mahrum bırakır mı? Peygamber Efendimiz onlara da müjdeliyor. Diyor ki;

"Allah bu sevabı; bir oruçluya bir hurma ikram edip"Allah bu sevabı; bir oruçluya bir hurma ikram edip veyahut bir içim su verip veya bir tadımlık süt ikram eden kimseye de verir." veyahut bir içim su verip veya bir tadımlık süt ikram eden kimseye de verir."

Sütleri olabilir çünkü mübarek zavallının bir keçisi vardır;bir kaba biraz sağar, oruçluya verir.Sütleri olabilir çünkü mübarek zavallının bir keçisi vardır;bir kaba biraz sağar, oruçluya verir. Süt o zaman bol, bizim şimdi kıt elde ettiğimiz pahalı bir meta ama o zaman en bol olan süt. Süt o zaman bol, bizim şimdi kıt elde ettiğimiz pahalı bir meta ama o zaman en bol olan süt.

O da yoksa bir bardak, bir tas su ikram eder.O da yoksa bir bardak, bir tas su ikram eder. Orucunu açıverir, çünkü orucu açmakta acele etmek de sünnettir, Efendimiz'in tavsiyedir. Orucunu açıverir, çünkü orucu açmakta acele etmek de sünnettir, Efendimiz'in tavsiyedir.

Demek su ikram etse yahut bir tane hurmacık verseDemek su ikram etse yahut bir tane hurmacık verse veya birazcık süt içirse bile Allah bu sevabı ona da verir. veya birazcık süt içirse bile Allah bu sevabı ona da verir.

Neden? Neden?

Çünkü miktarlardan ziyade gönüldeki duygular önemli!Çünkü miktarlardan ziyade gönüldeki duygular önemli! Büyüklerimiz "Az veren candan, çok veren maldan!" demişler. Büyüklerimiz "Az veren candan, çok veren maldan!" demişler. Az veriyor çünkü kendisinde az ama gönlü, olsa daha çok verecek.Az veriyor çünkü kendisinde az ama gönlü, olsa daha çok verecek. Gönlü güzel, onun için Allah o sevabı veriyor. Gönlü güzel, onun için Allah o sevabı veriyor.

Ve hüve şehrün evveluhû rahmetün ve evsatuhû mağfiretün ve âhiruhû itkun mine'n-nâr.Ve hüve şehrün evveluhû rahmetün ve evsatuhû mağfiretün ve âhiruhû itkun mine'n-nâr. "Ramazan öyle bir aydır ki evveli rahmettir." "Ramazan öyle bir aydır ki evveli rahmettir."

Allah'ın rahmetine kavuşma vesilesidir.Allah'ın rahmetine kavuşma vesilesidir. Allah'ın acımasının, merhametinin insana teveccüh ettiği, kullara yöneldiği zamandır. Allah'ın acımasının, merhametinin insana teveccüh ettiği, kullara yöneldiği zamandır.

Ve evsatuhû mağfiretün. "Ortası günahların mağfiret olduğu zamandır." Ve evsatuhû mağfiretün. "Ortası günahların mağfiret olduğu zamandır."

Oruç tutmaya başladı, teravih kılmaya, hayırlar yapmaya başladı;Oruç tutmaya başladı, teravih kılmaya, hayırlar yapmaya başladı; ilk on günü geçti. İkinci on gününde artık ilk on günün meyveleri toplanmaya başlanıyor.ilk on günü geçti. İkinci on gününde artık ilk on günün meyveleri toplanmaya başlanıyor. Allahu Teâlâ hazretleri günahları mağfiret ediyor, siliyor, affediyor. Allahu Teâlâ hazretleri günahları mağfiret ediyor, siliyor, affediyor.

Silmese, affetmese ne olacak? Silmese, affetmese ne olacak?

Her birinden muazzam cezalar gelecek. Her birinden muazzam cezalar gelecek.

İzâ zülzile sûresinden bilmiyor muyuz? İzâ zülzile sûresinden bilmiyor muyuz?

Mevlâ'mız ne buyuruyor? Mevlâ'mız ne buyuruyor?

Fe-men ya'me'l-miskâle zerretin hayran yerahû.Fe-men ya'me'l-miskâle zerretin hayran yerahû. Ve men ya'me'l-miskâle zerretün şerren yerahû.Ve men ya'me'l-miskâle zerretün şerren yerahû. "Zerre ağırlığı kadar bir hayır yapan âhirette onun karşılığını görecek!"Zerre ağırlığı kadar bir hayır yapan âhirette onun karşılığını görecek! Zerre ağırlığı kadar şer gizli kalmayacak, onun da cezası karşılığı görülecek!" diye bir tehdit var.Zerre ağırlığı kadar şer gizli kalmayacak, onun da cezası karşılığı görülecek!" diye bir tehdit var. İnceden inceye bir hesap var. İnceden inceye bir hesap var.

Zerre nedir? Zerre nedir?

Güneşin vurduğu yerde havada uçuşan küçücük bir şey.Güneşin vurduğu yerde havada uçuşan küçücük bir şey. Onun ağırlığı ne olacak! O bile hesaba girecek derken insanOnun ağırlığı ne olacak! O bile hesaba girecek derken insan bu ifadeden dehşete, telaşa düşer, ödü patlar, korkar, terler. Ama burada bir müjde var: bu ifadeden dehşete, telaşa düşer, ödü patlar, korkar, terler. Ama burada bir müjde var:

Ve evsatuhû mağfiretün. "Ramazan'ın ortasında mağfiret var. Ve evsatuhû mağfiretün. "Ramazan'ın ortasında mağfiret var. Allah kullarını mağfiret ediyor günahlarını örtüyor, affediyor."Allah kullarını mağfiret ediyor günahlarını örtüyor, affediyor." Ve âhiruhû ıtkun mine'n-nâr. "Sonu da cehennemden âzat olmaktır." Ve âhiruhû ıtkun mine'n-nâr. "Sonu da cehennemden âzat olmaktır."

Ramazan'ın sonunda kul cehennemden âzat oluyor, böyle güzel bir ay! Ramazan'ın sonunda kul cehennemden âzat oluyor, böyle güzel bir ay!

Fe-men haffefe an memlûkihî fîhi ğaferallâhü lehû ve a'tekahû mine'n-nâr. Fe-men haffefe an memlûkihî fîhi ğaferallâhü lehû ve a'tekahû mine'n-nâr.

O devirde kölelik vardı; şimdi bizim Türkiye'mizde yok, bazı yerlerde gene var.O devirde kölelik vardı; şimdi bizim Türkiye'mizde yok, bazı yerlerde gene var. Efendimiz köleleri de düşünüyor.Efendimiz köleleri de düşünüyor. Köleleri çok düşünürdü, âzat olması için teşvikleri, onlara iyilik yapılması konusunda teşvikleri vardı.Köleleri çok düşünürdü, âzat olması için teşvikleri, onlara iyilik yapılması konusunda teşvikleri vardı. Burada da diyor ki; Burada da diyor ki;

"Bu ayda kim kölesine vazifeyi, hizmeti hafifletirse"Bu ayda kim kölesine vazifeyi, hizmeti hafifletirse Allah onu mağfiret eder ve onu cehennemden âzat eder." Allah onu mağfiret eder ve onu cehennemden âzat eder."

Kölesine acıdı da Ramazan'da hizmeti hafifletti, onu çok yormadı diye efendiyiKölesine acıdı da Ramazan'da hizmeti hafifletti, onu çok yormadı diye efendiyi mağfiret eder ve cehennemden âzat eder, diyor. mağfiret eder ve cehennemden âzat eder, diyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri Raûf ve Rahîm sıfatlarına sahip ya, köleleri de kayırıyor.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri Raûf ve Rahîm sıfatlarına sahip ya, köleleri de kayırıyor. O önemli sıfatlar Kur'ân-ı Kerîm'de ona verilmiş sıfatlardır. O önemli sıfatlar Kur'ân-ı Kerîm'de ona verilmiş sıfatlardır.

Fe'steksirû fîhi min erbai hisâlin.Fe'steksirû fîhi min erbai hisâlin. Hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz'in tavsiyesine geldik.Hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz'in tavsiyesine geldik. Peygamber Efendimiz diyor ki; Peygamber Efendimiz diyor ki;

"Bu ayda dört şeyi arttırın çok yapın." "Bu ayda dört şeyi arttırın çok yapın." Hasletâni yerdûne bihâ rabbeküm.Hasletâni yerdûne bihâ rabbeküm. "Bunlardan iki tanesi ile Rabb'inizi kendinizden razı edersiniz, Allah'ın rızasını kazanırsınız."Bunlardan iki tanesi ile Rabb'inizi kendinizden razı edersiniz, Allah'ın rızasını kazanırsınız. Allah sizden razı olur."Allah sizden razı olur." Ve hesletâni lâ ğınâ leküm anhümâ. "İki tanesi de sizin ihtiyacınız olan şeylerdir. Ve hesletâni lâ ğınâ leküm anhümâ. "İki tanesi de sizin ihtiyacınız olan şeylerdir. Onlardan müstağni kalamazsınız, size mutlaka lazım olan iki şeydir." Onlardan müstağni kalamazsınız, size mutlaka lazım olan iki şeydir."

Fe-emme'l-hasletâni'l-letâni yerdûne bihâ rabbeküm. Fe-emme'l-hasletâni'l-letâni yerdûne bihâ rabbeküm.

Rabb'inizi kendinizden razı edeceğiniz iki şey nedir?Rabb'inizi kendinizden razı edeceğiniz iki şey nedir? Allah'ın rızasını kazanmaya sebep olan Allah'ı sizden razı edecek olan yapacağınız iki iş nedir? Allah'ın rızasını kazanmaya sebep olan Allah'ı sizden razı edecek olan yapacağınız iki iş nedir?

Fe-şehâdehü en lâ ilâhe illallâhu. "Allah'tan başka ilâh olmadığına şahadet etmek." Fe-şehâdehü en lâ ilâhe illallâhu. "Allah'tan başka ilâh olmadığına şahadet etmek."

Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah sözünü söyleyerek de söylemeyerek de…Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Lâ ilâhe illallah sözünü söyleyerek de söylemeyerek de… Kelime-i Tevhid çok önemli! Kelime-i Tevhid çok önemli!

Muhterem kardeşlerim! Muhterem kardeşlerim!

Biz Ramazan'dan önce -nasip oldu- Mısır'da ziyaretler yaptık.Biz Ramazan'dan önce -nasip oldu- Mısır'da ziyaretler yaptık. Firavunların müzelerde, piramitlerde, tapınaklarda yaptıklarını gördük,Firavunların müzelerde, piramitlerde, tapınaklarda yaptıklarını gördük, şirkin, müşrikin putperestliğin ne kadar çirkin olduğunu insan çok rahat görüyor. şirkin, müşrikin putperestliğin ne kadar çirkin olduğunu insan çok rahat görüyor.

Nil kenarında Kumumba isimli şehre gittik; timsaha tapmışlar.Nil kenarında Kumumba isimli şehre gittik; timsaha tapmışlar. Bu timsah Eski Mısırlılar'ın tanrılarının tapınağıymış.Bu timsah Eski Mısırlılar'ın tanrılarının tapınağıymış. Timsaha tapınıyorlar! Timsah kafalı bir insan resmi filan, insan iğreniyor.Timsaha tapınıyorlar! Timsah kafalı bir insan resmi filan, insan iğreniyor. Şahin başlı, insan vücutlu başka bir putları var, sözde tanrıları var, vs. Şahin başlı, insan vücutlu başka bir putları var, sözde tanrıları var, vs.

Eski insanlar ne kadar boş şeylerle uğraşmışlar; güneşe, öküze, şahine, timsaha tapınmışlar.Eski insanlar ne kadar boş şeylerle uğraşmışlar; güneşe, öküze, şahine, timsaha tapınmışlar. Hâlbuki hepsini yaratan Allahu Teâlâ hazretleri! Hâlbuki hepsini yaratan Allahu Teâlâ hazretleri!

Onun için; eşhedü en lâ ilâhe illallah sözü çok önemli bir sözdür.Onun için; eşhedü en lâ ilâhe illallah sözü çok önemli bir sözdür. Bütün müşriklere, bütün kâfirlere karşı bir bayrak açıyoruz ve haykırıyoruz: Bütün müşriklere, bütün kâfirlere karşı bir bayrak açıyoruz ve haykırıyoruz:

"Allah'tan başka ilâh yok! Boş şeylere tapınmayı bırakın!" demiş oluyoruz. "Allah'tan başka ilâh yok! Boş şeylere tapınmayı bırakın!" demiş oluyoruz.

Bir an, "Acaba bunlar sırf tarihte mi?" diye bir düşünün? Bir an, "Acaba bunlar sırf tarihte mi?" diye bir düşünün?

Hayır, yirminci yüzyılda, medeniyetin bu kadar ilerlediği şu zamanındaHayır, yirminci yüzyılda, medeniyetin bu kadar ilerlediği şu zamanında hâlâ güneşe tapan insanlar var.hâlâ güneşe tapan insanlar var. Buyurun; Japonlar, Çinliler güneşe tapıyorlar! Hâlâ öküze tapanlar var!Buyurun; Japonlar, Çinliler güneşe tapıyorlar! Hâlâ öküze tapanlar var! Buyurun Hintliler, Budistler vs. ne kadar yalan yanlış şeylere tapan insanlar var. Buyurun Hintliler, Budistler vs. ne kadar yalan yanlış şeylere tapan insanlar var.

Hatta kendilerine ilâhî kitap indirilmiş hıristiyanların bile puta tapmasıHatta kendilerine ilâhî kitap indirilmiş hıristiyanların bile puta tapması ne kadar ayıp, ne kadar yanlış! Üçleme yapması, teslis dediğimiz trinite; ne kadar yanlış! ne kadar ayıp, ne kadar yanlış! Üçleme yapması, teslis dediğimiz trinite; ne kadar yanlış!

Onun için biz diyoruz ki; Lâ ilâhe illallah. Onun için biz diyoruz ki;

Lâ ilâhe illallah.

"Allah var; şerîki, nazîri yok! O tektir. Allah'tan gayri mâbud yoktur!" "Allah var; şerîki, nazîri yok! O tektir. Allah'tan gayri mâbud yoktur!"

Bunu deyince Allah kulundan razı oluyor.Bunu deyince Allah kulundan razı oluyor. Allah'ı razı etmek için söylenmesi gereken bir söz. Onun için lâ ilâhe illallah'ı çok söyleyin. Allah'ı razı etmek için söylenmesi gereken bir söz. Onun için lâ ilâhe illallah'ı çok söyleyin.

Muhterem kardeşlerim! Muhterem kardeşlerim!

Bu arada ben de taşı gediğine koyayım: Bu arada ben de taşı gediğine koyayım:

Biliyorsunuz bizim İslâm dergisinde Kadın ve Aile dergisinde makalelerimiz çıkıyor.Biliyorsunuz bizim İslâm dergisinde Kadın ve Aile dergisinde makalelerimiz çıkıyor. Türkiye'de tasavvufa karşı insanlar da var. Ben de onlara; Türkiye'de tasavvufa karşı insanlar da var. Ben de onlara;

"Ramazan tasavvuf ayıdır." demiştim."Ramazan tasavvuf ayıdır." demiştim. Kur'ân-ı Kerîm'den hadîs-i şerîflerden de delillerini gösteriyorum, sözlerimi onun için söylüyorum.Kur'ân-ı Kerîm'den hadîs-i şerîflerden de delillerini gösteriyorum, sözlerimi onun için söylüyorum. Buyurun işte, Ramazan tasavvuf ayı! Buyurun işte, Ramazan tasavvuf ayı!

Resûlullah Efendimiz çok lâ ilâhe illallah demeyi tavsiye ediyor;Resûlullah Efendimiz çok lâ ilâhe illallah demeyi tavsiye ediyor; "Bunu yaparsanız Allah'ın rızasını kazanırsınız,"Bunu yaparsanız Allah'ın rızasını kazanırsınız, Allah'ı kendinizden razı etmeye sebep olur." diye teşvik ediyor.Allah'ı kendinizden razı etmeye sebep olur." diye teşvik ediyor. Gördünüz mü nasıl Ramazan tasavvuf ayıymış, o ortaya çıkıyor! Gördünüz mü nasıl Ramazan tasavvuf ayıymış, o ortaya çıkıyor!

İkincisi yapılacak şeylerden birisi lâ ilâhe illallah veya eşhedü en lâ ilâhe illallah çok demek. İkincisi yapılacak şeylerden birisi lâ ilâhe illallah veya eşhedü en lâ ilâhe illallah çok demek.

Bir de dervişin tesbihine de çatarlar, çok söylemesine de hoş görmezler.Bir de dervişin tesbihine de çatarlar, çok söylemesine de hoş görmezler. Ama Resûlullah Efendimiz tavsiye ediyor ve çok hikmetleri var.Ama Resûlullah Efendimiz tavsiye ediyor ve çok hikmetleri var. Testeksirû; "Çoğaltın, çok yapın, yapabildiğiniz kadar…"Testeksirû; "Çoğaltın, çok yapın, yapabildiğiniz kadar…" Ve testağfirûnehû "Ve Allah'tan mağfiret isteyeceksiniz. Tevbe ve istiğfar edeceksiniz."Ve testağfirûnehû "Ve Allah'tan mağfiret isteyeceksiniz. Tevbe ve istiğfar edeceksiniz." Allah bunu da çok sever; "Affet beni Allah'ım, beni mağfiret eyle yâ Rabbi,Allah bunu da çok sever; "Affet beni Allah'ım, beni mağfiret eyle yâ Rabbi, affetmeyi seversin beni afv u mağfiret eyle yâ Rabbi…" demek. affetmeyi seversin beni afv u mağfiret eyle yâ Rabbi…" demek.

Estağfirullah el-azîm ve etûbu ileyh.Estağfirullah el-azîm ve etûbu ileyh. Bu da Allah'ı sizden razı edecek olan bir ifade, bir söz; bu da çok güzel! Bu da Allah'ı sizden razı edecek olan bir ifade, bir söz; bu da çok güzel!

Neden? Neden?

Kul hatasını anlıyor Mevlâ'sını biliyor ve ondan af diliyor. Ne kadar güzel bir şey! Kul hatasını anlıyor Mevlâ'sını biliyor ve ondan af diliyor. Ne kadar güzel bir şey!

Bizim galiba bakanlık da yapmış olan bir kardeşimiz vardı;Bizim galiba bakanlık da yapmış olan bir kardeşimiz vardı; yeğenini [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'a getirmiş, elini öptürmüş. Demiş ki; yeğenini [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'a getirmiş, elini öptürmüş. Demiş ki;

"Hocam! Yalnız bizim bu yeğenin bir kusuru var." "Hocam! Yalnız bizim bu yeğenin bir kusuru var."

"Nedir?" "Nedir?"

"Bu sadece imtihan vakitlerinde abdest alır, namaz kılar;"Bu sadece imtihan vakitlerinde abdest alır, namaz kılar; imtihanları geçeyim diye o zaman namaz kılar! Ayıp!.." imtihanları geçeyim diye o zaman namaz kılar! Ayıp!.."

Neden ayıp? Neden ayıp?

Her zaman kılmıyor da başı sıkışınca kılıyor,Her zaman kılmıyor da başı sıkışınca kılıyor, namazı muntazaman kılması gerekirken sadece imtihan zamanlarında kılıyor, diye hayıflandığı için,namazı muntazaman kılması gerekirken sadece imtihan zamanlarında kılıyor, diye hayıflandığı için, yeğeni bu kusuru bıraksın, Hocasına mahcup olsun da düzeltsin diye!" böyle söylemiş. yeğeni bu kusuru bıraksın, Hocasına mahcup olsun da düzeltsin diye!" böyle söylemiş.

Ama [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'ın cevabı çok hoşuma gitti. Buyurmuş ki; Ama [Mehmed Zahid Kotku] Hocamız'ın cevabı çok hoşuma gitti. Buyurmuş ki;

"Aferin! Bak başı sıkıştığı zaman nereye müracaat edeceğini nasıl biliyor!" "Aferin! Bak başı sıkıştığı zaman nereye müracaat edeceğini nasıl biliyor!"

İmtihanda başı sıkıştı geçmesi lazım, heyecanlı bir iş.İmtihanda başı sıkıştı geçmesi lazım, heyecanlı bir iş. Geçebilirse sınıfı geçecek, mezun olacak, iş güç sahibi olacak; geçemezse sınıfta kalacak.Geçebilirse sınıfı geçecek, mezun olacak, iş güç sahibi olacak; geçemezse sınıfta kalacak. Okuldan atılırsa anası babası ne kadar üzülür… Okuldan atılırsa anası babası ne kadar üzülür…

"Bak başı dara gelince nereye müracaat edeceğini bilmesi ne kadar güzel!" demiş. "Bak başı dara gelince nereye müracaat edeceğini bilmesi ne kadar güzel!" demiş.

Tabii bu da [Mehmed Zahid] Hocamız'ın kemalâtından bir numune.Tabii bu da [Mehmed Zahid] Hocamız'ın kemalâtından bir numune. O kişiyi mahcup etmedi.O kişiyi mahcup etmedi. Evet, ayıptır, doğrusu bir insanın alaca namaz kılması bazen kılıp bazen kılmaması yanlıştır! Evet, ayıptır, doğrusu bir insanın alaca namaz kılması bazen kılıp bazen kılmaması yanlıştır! İnsana, "Madem namaz kılmak güzel o halde niye devamlı kılmıyorsun?" derler!İnsana, "Madem namaz kılmak güzel o halde niye devamlı kılmıyorsun?" derler! Ayıptır ama Hocamız onu mahcup etmiyor,Ayıptır ama Hocamız onu mahcup etmiyor, bir de güzel tarafını, haklı tarafını söyleyerek teşvik ediyor. bir de güzel tarafını, haklı tarafını söyleyerek teşvik ediyor.

"Bak başı sıkıştığı zaman nereye müracaat edeceğini nasıl biliyor! Aferin!" demiş. "Bak başı sıkıştığı zaman nereye müracaat edeceğini nasıl biliyor! Aferin!" demiş.

Kul da başı sıkışınca nereye müracaat edeceğini bilmiş olduğundanKul da başı sıkışınca nereye müracaat edeceğini bilmiş olduğundan estağfirullah demekle hatasını itiraf etmek tevazudur.estağfirullah demekle hatasını itiraf etmek tevazudur. Bir şairin [Ziya Paşa]; Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. diye mısraı var.Bir şairin [Ziya Paşa];

Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. diye mısraı var.
Noksanını biliyor, hatasını anlıyor, boynunu büküyor; Mevlâ'sına yöneliyor.Noksanını biliyor, hatasını anlıyor, boynunu büküyor; Mevlâ'sına yöneliyor. Allahu Teâlâ hazretleri bunu seviyor, kulundan razı oluyor.Allahu Teâlâ hazretleri bunu seviyor, kulundan razı oluyor. Kul günahlıydı, afv u mağfiret istiyor. Ortada bir suç var da affını istiyor.Kul günahlıydı, afv u mağfiret istiyor. Ortada bir suç var da affını istiyor. Suçluluğunu anlayıp da Allah'ın affettiğini bilip de ona yönelmesiSuçluluğunu anlayıp da Allah'ın affettiğini bilip de ona yönelmesi Allah'ın rızasını kazanmasına sebep oluyor. Allah'ın rızasını kazanmasına sebep oluyor.

Demek ki bu ayda Peygamber Efendimiz ne tavsiye ediyor? Demek ki bu ayda Peygamber Efendimiz ne tavsiye ediyor?

Dervişlik tavsiye ediyor; "Çok lâ ilâhe illallah, çok estağfirullah deyin!" demiş oluyor. Sonra: Dervişlik tavsiye ediyor; "Çok lâ ilâhe illallah, çok estağfirullah deyin!" demiş oluyor. Sonra:

Ve emmelletâni lâ ğına leküm anhümâ. "Kendisinden vazgeçmeyeceğiniz iki tanesine gelince…"Ve emmelletâni lâ ğına leküm anhümâ. "Kendisinden vazgeçmeyeceğiniz iki tanesine gelince…" Fe tes'elûnallâhe'l-cennete ve te'ûzûne bihî mine'n-nâr. "Allah'tan cenneti istemek." Fe tes'elûnallâhe'l-cennete ve te'ûzûne bihî mine'n-nâr. "Allah'tan cenneti istemek."

Bundan vazgeçemeyiz, cenneti istiyoruz. Cennete girmeden olur mu? Bundan vazgeçemeyiz, cenneti istiyoruz. Cennete girmeden olur mu?

"Cehennemden Allah'a sığınmak, cehenneme girmemeyi istemek!" "Cehennemden Allah'a sığınmak, cehenneme girmemeyi istemek!"

Bu da öyle! Cehenneme girip cayır cayır yanmak ne kadar fena bir şey!Bu da öyle! Cehenneme girip cayır cayır yanmak ne kadar fena bir şey! "Aman yâ Rabbi! Beni cehenneme atma yâ Rabbi, cennetine dâhil eyle!" diye istemek. "Aman yâ Rabbi! Beni cehenneme atma yâ Rabbi, cennetine dâhil eyle!" diye istemek.

Ve men eşba'a fihi sâimen sekâhullâhü teâlâ min havdi meşreben lâ yazmau ba'dehâ ebedâ.Ve men eşba'a fihi sâimen sekâhullâhü teâlâ min havdi meşreben lâ yazmau ba'dehâ ebedâ. "Kim Ramazan gününde oruçluyu doyurursa Allahu Teâlâ hazretleri ona benim havz-ı kevserimden"Kim Ramazan gününde oruçluyu doyurursa Allahu Teâlâ hazretleri ona benim havz-ı kevserimden öyle bir kadeh, kâse sunar öyle bir içer ki bir susuzluk duymaz." öyle bir kadeh, kâse sunar öyle bir içer ki bir susuzluk duymaz."

İliklerine kadar lezzet dolar ve suya kanar.İliklerine kadar lezzet dolar ve suya kanar. Kevser şarabını içtikten sonra artık bir daha dudak kuruması, susuzluk çekmesi, iç yanması olmaz. Kevser şarabını içtikten sonra artık bir daha dudak kuruması, susuzluk çekmesi, iç yanması olmaz.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi cennetine dâhil eylesin, cehennemden âzat eylesinAllahu Teâlâ hazretleri cümlemizi cennetine dâhil eylesin, cehennemden âzat eylesin ve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in o mübarek havz-ı kevserindenve Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in o mübarek havz-ı kevserinden nurdan kâselerle doya doya nûş etmeyi sizlere de bizlere de nasip eylesin. nurdan kâselerle doya doya nûş etmeyi sizlere de bizlere de nasip eylesin.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizin Ramazanlar'ınızı mübarek eylesin. Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizin Ramazanlar'ınızı mübarek eylesin. Oruçlarınızı teravihlerinizi, hayrât u hasenâtınızı, iftarlarınızı,Oruçlarınızı teravihlerinizi, hayrât u hasenâtınızı, iftarlarınızı, ziyafetlerinizi ibadet ve taatlerinizi kabul eylesin.ziyafetlerinizi ibadet ve taatlerinizi kabul eylesin. Cehennemden âzat, rahmetine nâil, mağfiretine mazhar olan kullarından olmayı nasip eylesin.Cehennemden âzat, rahmetine nâil, mağfiretine mazhar olan kullarından olmayı nasip eylesin. Nice nice Ramazanlar'a sıhhat ve afiyetle ulaşın.Nice nice Ramazanlar'a sıhhat ve afiyetle ulaşın. Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevdiklerinizle beraber bahtiyar eylesin.Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevdiklerinizle beraber bahtiyar eylesin. Her şey gönlünüzce, muradınızca Allah'tan dilediğiniz şekilde olsun. Her şey gönlünüzce, muradınızca Allah'tan dilediğiniz şekilde olsun.

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh! es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2