Namaz Vakitleri

13 Rebîü'l-Âhir 1448
24 September 2026
Detaylı Arama

Dua ve Zikirle Yaşama Dersi

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

15 Şa'bân 1416 / 06.01.1996
Canberra/ Avustralya

Dua ve Zikirle Yaşama Dersi

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

15 Şa'bân 1416 / 06.01.1996
Canberra/ Avustralya

Konuşma Metni

Şimdi ders tarifi yapalım.Şimdi ders tarifi yapalım. Ders tarifi yapmak için, önce tevbe ve istiğfar eyliyoruz;Ders tarifi yapmak için, önce tevbe ve istiğfar eyliyoruz; Allahu Teâlâ Hazretleri günahlarımızı affetsin diye...Allahu Teâlâ Hazretleri günahlarımızı affetsin diye... Zaten bu gece tevbe ve istiğfar edecektik;Zaten bu gece tevbe ve istiğfar edecektik; buyurun aşk ile, şevk ile, göz yaşı ile beraberce tevbe edelim,buyurun aşk ile, şevk ile, göz yaşı ile beraberce tevbe edelim, Allah bizleri afv u mağfiret eylesin:Allah bizleri afv u mağfiret eylesin: “—Estağfiru’llàh... (100 defa)

“—Estağfiru’llàh... (100 defa)
Estağfiru’llàh el-azîm, el-kerîm, er-rahîm ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayye’l-kayyûme ve etûbu ileyh...Estağfiru’llàh el-azîm, el-kerîm, er-rahîm ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayye’l-kayyûme ve etûbu ileyh... Allàhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente halaktenî, ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike

Allàhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente halaktenî, ve ene abdüke, ve ene alâ ahdike
ve va’dike, me’steta’tuve va’dike, me’steta’tu eùzü bike min şerri mâ sana’tü, ebûu leke bi-ni’metike aleyye ve ebûü bi-zenbî,eùzü bike min şerri mâ sana’tü, ebûu leke bi-ni’metike aleyye ve ebûü bi-zenbî, fağfirlî fe-innehû lâ yağfiru'z-zünûbe illâ ente.fağfirlî fe-innehû lâ yağfiru'z-zünûbe illâ ente. Amentü bi’llâh, ve bimâ câe min indi’llâh...

Amentü bi’llâh, ve bimâ câe min indi’llâh...
Ve amentü birasûli’llâh, ve bimâ câe min indi rasûli’llâh...Ve amentü birasûli’llâh, ve bimâ câe min indi rasûli’llâh... Amentü bi’llâhî ve melâiketihî, ve kütübihî, ve rusulihî ve’l-yevmi’l-âhiriAmentü bi’llâhî ve melâiketihî, ve kütübihî, ve rusulihî ve’l-yevmi’l-âhiri ve bi’lkaderi, hayrihî ve şerrihî mina’llàhi teàlâ...ve bi’lkaderi, hayrihî ve şerrihî mina’llàhi teàlâ... vel ba’sü ba’de’l-mevti hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illa’llàh,vel ba’sü ba’de’l-mevti hakkun, eşhedü en lâ ilâhe illa’llàh, ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlühü, sàdıku’l-va’di’l-emîn,ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve rasûlühü, sàdıku’l-va’di’l-emîn, salla’llahu aleyhi ve âlihî ve sahbihî ecmaîn, ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’ddîn...salla’llahu aleyhi ve âlihî ve sahbihî ecmaîn, ve men tebiahû bi-ihsânin ilâ yevmi’ddîn... Allah-u Teàlâ Hazretleri, şu mübarek gecede yapmış olduğumuz tevbe ve istiğfarlarımızı

Allah-u Teàlâ Hazretleri, şu mübarek gecede yapmış olduğumuz tevbe ve istiğfarlarımızı
lütfuyla, keremiyle kabul eyleyip; şu zamana kadarki işlemiş olduğumuz bütün suçlarımızı,lütfuyla, keremiyle kabul eyleyip; şu zamana kadarki işlemiş olduğumuz bütün suçlarımızı, günahlarımızı afv u mağfiret eylesin...günahlarımızı afv u mağfiret eylesin... Bundan sonraki ömrümüzde günahlara, haramlara bulaşmadan, sevdiği kul olarak yaşamamızı nasib eylesin...Bundan sonraki ömrümüzde günahlara, haramlara bulaşmadan, sevdiği kul olarak yaşamamızı nasib eylesin... Bizi yolunda dâim, zikrinde kàim eylesin...Bizi yolunda dâim, zikrinde kàim eylesin... Şeytana uymayan, nefse aldanmayan, dünyanın fani lezzetlerine kapılmayan,Şeytana uymayan, nefse aldanmayan, dünyanın fani lezzetlerine kapılmayan, ahireti hiç unutmayan, dâimâ Allah yolunda, Allah’ın sevdiği kul olarak yaşayıp,ahireti hiç unutmayan, dâimâ Allah yolunda, Allah’ın sevdiği kul olarak yaşayıp, sevdiği işleri yapan kullardan eylesin...sevdiği işleri yapan kullardan eylesin... Allah-u Teàlâ Hazretleri, bir kul ne kadar günahkâr olsa, kendisinden ümit kesilmemesini

Allah-u Teàlâ Hazretleri, bir kul ne kadar günahkâr olsa, kendisinden ümit kesilmemesini
Kur’an-ı Kerim’de emrediyor.Kur’an-ı Kerim’de emrediyor. Emrediyor, tavsiye ediyor.Emrediyor, tavsiye ediyor. Peygamber Efendimiz’e emrediyor ki:Peygamber Efendimiz’e emrediyor ki: “Kullarıma bildir, günah işleyen kullarıma bildir;

“Kullarıma bildir, günah işleyen kullarıma bildir;
‘Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz!’ de, onlara‘Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz!’ de, onlara ‘Allah’ın lütfundan ümit kesmeyin!‘Allah’ın lütfundan ümit kesmeyin! Lâ taknetù min rahmeti’llâh.Lâ taknetù min rahmeti’llâh. İnnallâhe yağfiru’z-zünûbe cemîà.İnnallâhe yağfiru’z-zünûbe cemîà. Bak, Allah günahları toptan affediverir.Bak, Allah günahları toptan affediverir. İnnehû hüve’l-gafûru’rrahîm.İnnehû hüve’l-gafûru’rrahîm. O Gafur’dur, çok mağfiret edicidir.”O Gafur’dur, çok mağfiret edicidir.” Gafûr, mübalağa sigasıdır. Rahîm, çok merhametli demek, o da mübalağa sigasıdır...Gafûr, mübalağa sigasıdır. Rahîm, çok merhametli demek, o da mübalağa sigasıdır... Yâni, “Çok mağfiret edicidir. Sayıya, hesaba gelmeyecek şekilde çok rahmet edici, merhamet edicidir.” (Zümer, 39/53)Yâni, “Çok mağfiret edicidir. Sayıya, hesaba gelmeyecek şekilde çok rahmet edici, merhamet edicidir.” (Zümer, 39/53) Hesaba sığmayacak kadar fazla miktarda demektir.Hesaba sığmayacak kadar fazla miktarda demektir. Allah’ın rahmetinden ümit kesmek yoktur. Allah-u Teàlâ Hazretleri günahları affeder.

Allah’ın rahmetinden ümit kesmek yoktur. Allah-u Teàlâ Hazretleri günahları affeder.
Yalnız tevbe etse de, bazı şeyler silinmez.Yalnız tevbe etse de, bazı şeyler silinmez. Bunları da söylemem lâzım!Bunları da söylemem lâzım! Evet, tarikata giriyorsunuz, Allah’a tevbe ettiniz,Evet, tarikata giriyorsunuz, Allah’a tevbe ettiniz, Allah günahlarınızı affetsin, silsin...Allah günahlarınızı affetsin, silsin... Sizi, anadan doğmuş gibi tertemiz eylesin...Sizi, anadan doğmuş gibi tertemiz eylesin... Tamam, ama kul hakları silmez Allah.Tamam, ama kul hakları silmez Allah. Adamın tarlasını almış, gelmiş Kâbe’nin karşısında;Adamın tarlasını almış, gelmiş Kâbe’nin karşısında; “—Tevbe ya Rabbi, tevbe ya Rabbi, tevbe ya Rabbi!”

“—Tevbe ya Rabbi, tevbe ya Rabbi, tevbe ya Rabbi!”
Tevbe ama, o malı sahibine ver bakalım!Tevbe ama, o malı sahibine ver bakalım! Malı sahibine ver.Malı sahibine ver. Haksa, hakkı sahibine vermeden olmaz.Haksa, hakkı sahibine vermeden olmaz. Kul haklarını sahibine vereceksin.Kul haklarını sahibine vereceksin. Sahibiyle helalleşeceksin.Sahibiyle helalleşeceksin. “—Hocam, evet, ağzına sağlık, doğru söylüyorsun;

“—Hocam, evet, ağzına sağlık, doğru söylüyorsun;
kul haklarını sahibine ödemek lâzım ama, sahibini bilemediğim kul hakları var!kul haklarını sahibine ödemek lâzım ama, sahibini bilemediğim kul hakları var! Bir de sahibini biliyorum da, öldü adamcağız... Kimsesi de yok.Bir de sahibini biliyorum da, öldü adamcağız... Kimsesi de yok. Şimdi ben ne yapacağım? Ocağıma incir mi dikilecek? Ne olacak benim halim?Şimdi ben ne yapacağım? Ocağıma incir mi dikilecek? Ne olacak benim halim? Yani, adam yok ki helalleşeyim,Yani, adam yok ki helalleşeyim, helalleşme fırsatı yok.!”helalleşme fırsatı yok.!” Hah, böyle ümitsiz durumdaysa, hakkını bir hayır yerine verirsin, vakfımıza verirsin dersin ki:

Hah, böyle ümitsiz durumdaysa, hakkını bir hayır yerine verirsin, vakfımıza verirsin dersin ki:
“—Ya Rabbi, bu onun hayrı olsun! O zatın hayrı olsun.

“—Ya Rabbi, bu onun hayrı olsun! O zatın hayrı olsun.
Kendisi sağ olsaydı, verecektim; hayatından sonra onun hayrı olsun...Kendisi sağ olsaydı, verecektim; hayatından sonra onun hayrı olsun... Bak bunu ödüyorum, benim kusurumu bağışla... Kul hakkını benim üzerimden sil!” desin; Allah siler...Bak bunu ödüyorum, benim kusurumu bağışla... Kul hakkını benim üzerimden sil!” desin; Allah siler... Hacca gitmiş olan bir insan; bu durumda kul borçları varsa, kul hakları varsa...

Hacca gitmiş olan bir insan; bu durumda kul borçları varsa, kul hakları varsa...
Kul haklarında mânevî haklar vardır bir de, parayla ödenmez.Kul haklarında mânevî haklar vardır bir de, parayla ödenmez. Yani adam küçükken iyilik yapmış, gitmiş.Yani adam küçükken iyilik yapmış, gitmiş. Kadın küçükken bunu emzirmiş, bakmış; sonra gitmiş...Kadın küçükken bunu emzirmiş, bakmış; sonra gitmiş... Veyahut iki arkadaş bir arada, bir odada uzun zaman beraber kalmışlar, birbirine hakları geçmiş...Veyahut iki arkadaş bir arada, bir odada uzun zaman beraber kalmışlar, birbirine hakları geçmiş... İşte bu gibi hakları, yalvarır yakarırsa insan, haccettiği zaman Mina’da bunlar da ödenir.İşte bu gibi hakları, yalvarır yakarırsa insan, haccettiği zaman Mina’da bunlar da ödenir. Arafat'ta, Müzdelife’de, Mina’da dualar yapıyor ya.Arafat'ta, Müzdelife’de, Mina’da dualar yapıyor ya. En sonunda Mina’da, kul hakları da ödenir diye müjde vardır.En sonunda Mina’da, kul hakları da ödenir diye müjde vardır. Tabii, sahibi varsa vermek şart... Vermeyeyim de Mina’ya gideyim, orada ödettireyim diye kurnazlık sökmez yâni.

Tabii, sahibi varsa vermek şart... Vermeyeyim de Mina’ya gideyim, orada ödettireyim diye kurnazlık sökmez yâni.
Onun için, kul haklarından kurtulmaya çalışın!Onun için, kul haklarından kurtulmaya çalışın! Kurtulma imkânı yoksa, onun namına hayır yapın,Kurtulma imkânı yoksa, onun namına hayır yapın, hacda dua edin; Allah kul haklarından kurtarsın...hacda dua edin; Allah kul haklarından kurtarsın... Bir de, kılmadığınız namazlar varsa, tutmadığınız oruçlar varsa, onlar da affolmaz.

Bir de, kılmadığınız namazlar varsa, tutmadığınız oruçlar varsa, onlar da affolmaz.
Ne zamandan kılacaktı?Ne zamandan kılacaktı? “Yedi yaşında öğretin, on yaşından itibaren kılsın!” diyor Peygamber Efendimiz.“Yedi yaşında öğretin, on yaşından itibaren kılsın!” diyor Peygamber Efendimiz. “Kılmadığı zaman zorlayın!” diyor.“Kılmadığı zaman zorlayın!” diyor. “—Çocuğun kaç yaşında?”

“—Çocuğun kaç yaşında?”
“—Altı yaşında!”

“—Altı yaşında!”
“—Tamam, şimdiden alıştır!”

“—Tamam, şimdiden alıştır!”
Yedi yaşında namazı muntazaman kıldırmaya başla...

Yedi yaşında namazı muntazaman kıldırmaya başla...
On yaşında kılmazsa, patlatacaksın bir tane!On yaşında kılmazsa, patlatacaksın bir tane! “—Haa, bak, bu işin şakası yok!” diyecek, “Babam kızıyor!” diyecek...

“—Haa, bak, bu işin şakası yok!” diyecek, “Babam kızıyor!” diyecek...
Oradan sen bir iki patlatırsın, belki patlatmaya lüzum bile kalmaz, o alışır.Oradan sen bir iki patlatırsın, belki patlatmaya lüzum bile kalmaz, o alışır. On yaşından itibaren kılacaktı...On yaşından itibaren kılacaktı... “—Kılmadım hocam ben de, otuz yaşına kadar avare avare dolaştım; efelik yaptım,

“—Kılmadım hocam ben de, otuz yaşına kadar avare avare dolaştım; efelik yaptım,
afyon içtim, kahveye devam ettim, içki içtim, günah işledim filan da...afyon içtim, kahveye devam ettim, içki içtim, günah işledim filan da... Otuz yaşında, bir vaazda uyandım!” veya, “Bir yakınım öldü, içime bir yumuşaklık geldi, tevbe ettim!”Otuz yaşında, bir vaazda uyandım!” veya, “Bir yakınım öldü, içime bir yumuşaklık geldi, tevbe ettim!” Bak, o ayrı...Bak, o ayrı... On yaşından, otuz yaşına kadar ki namaz borçlarını ödeyeceksin,On yaşından, otuz yaşına kadar ki namaz borçlarını ödeyeceksin, oruç borçlarını ödeyeceksin.oruç borçlarını ödeyeceksin. “—Eee, geçti vakti...”

“—Eee, geçti vakti...”
Vakti geçti, borç borç olarak kaldı.Vakti geçti, borç borç olarak kaldı. Ya vaktinde kılacaktın; kılmadın ya, şimdi ödeyeceksin!Ya vaktinde kılacaktın; kılmadın ya, şimdi ödeyeceksin! Şimdi de ödemezsen ne olur?Şimdi de ödemezsen ne olur? Ahirette büyük cezaya çarptırılarak ödersin.

Ahirette büyük cezaya çarptırılarak ödersin.
Gene ödeyeceksin. Yâni ödememek yok!Gene ödeyeceksin. Yâni ödememek yok! Ahirette nasıl ödenir?. Kızgın taşların üstünde, cayır cayır yanarak ödenir.

Ahirette nasıl ödenir?. Kızgın taşların üstünde, cayır cayır yanarak ödenir.
Peygamber Efendimiz sahih bir hadis-i şerîfte, İmam Nevevî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte...

Peygamber Efendimiz sahih bir hadis-i şerîfte, İmam Nevevî’nin rivayet ettiği bir hadis-i şerifte...
Bu gece uyumayacağız diye lafı uzatıyorum böyle, dinlenilecek yerde dinleniriz inşâallah…Bu gece uyumayacağız diye lafı uzatıyorum böyle, dinlenilecek yerde dinleniriz inşâallah… Cebràil AS’la giderken, iki adam görüyor Peygamber Efendimiz...

Cebràil AS’la giderken, iki adam görüyor Peygamber Efendimiz...
Tabii bunlar birer müşahededir. Allah gösteriyor, bilgi sahibi olsun peygamberi diye.Tabii bunlar birer müşahededir. Allah gösteriyor, bilgi sahibi olsun peygamberi diye. İleriye ait şeyleri de gösterir. Cenneti de gösterir,İleriye ait şeyleri de gösterir. Cenneti de gösterir, meleklerin sesini de duyurur Allah... Peygamberi çünkü, bilgi verecek insanlara.meleklerin sesini de duyurur Allah... Peygamberi çünkü, bilgi verecek insanlara. Şimdi bir adam var, kocaman bir kayayı alıyor, öteki adamın kafasına bir patlatıyor.

Şimdi bir adam var, kocaman bir kayayı alıyor, öteki adamın kafasına bir patlatıyor.
Cinayet gibi... Bir patlatıyor, öbür adamın kafası parça parça oluyor...Cinayet gibi... Bir patlatıyor, öbür adamın kafası parça parça oluyor... Kafatası, etleri, kemikleri, beyni dağılıyor.Kafatası, etleri, kemikleri, beyni dağılıyor. Ama Allah tarafından tekrar beyni, kafası yerine geliyor.Ama Allah tarafından tekrar beyni, kafası yerine geliyor. Hani, video filmini geri çekersen ne olur? Gene olur... Allah her şeye kàdirdir.Hani, video filmini geri çekersen ne olur? Gene olur... Allah her şeye kàdirdir. Videoda oluyor da, Allah onu yapmaya kàdir değil mi?Videoda oluyor da, Allah onu yapmaya kàdir değil mi? Tekrar kafası aynı durumuna geliyor, bir daha vuruyor, gene dağılıyor.Tekrar kafası aynı durumuna geliyor, bir daha vuruyor, gene dağılıyor. Gene bir daha eski haline geliyor. Bir daha vuruyor...Gene bir daha eski haline geliyor. Bir daha vuruyor... Böyle azablandırılıyor.Böyle azablandırılıyor. Yani, ahirette kafası dağıldı diye ölüp, kurtulmak yok...

Yani, ahirette kafası dağıldı diye ölüp, kurtulmak yok...
Dünyada insan bir defa ölür.Dünyada insan bir defa ölür. Bir kurşunu yer, “Ah, yandım!” der, küt devrilir ve ölür. Bir defa...Bir kurşunu yer, “Ah, yandım!” der, küt devrilir ve ölür. Bir defa... Ahirette, cehennemde ölmek yok ki, kurtulsun. Devamlı azab çekeceği için, kafasına vuruluyor,Ahirette, cehennemde ölmek yok ki, kurtulsun. Devamlı azab çekeceği için, kafasına vuruluyor, dağılıyor kafası, o acıyı çekiyor. Tam dünyadaki acı gibi acıyı çekiyor, mahvoluyor.dağılıyor kafası, o acıyı çekiyor. Tam dünyadaki acı gibi acıyı çekiyor, mahvoluyor. Ama kafası bir araya geliyor, gene aynı olay oluyor.Ama kafası bir araya geliyor, gene aynı olay oluyor. Neden?Neden? (Lâ yukdà aleyhim feyemûtû ve lâ yuhaffehu anhüm min azabihâ) [Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez.] (Fâtır, 35/36)

(Lâ yukdà aleyhim feyemûtû ve lâ yuhaffehu anhüm min azabihâ) [Ölümlerine hükmedilmez ki ölsünler; kendilerinden cehennem azabı da hafifletilmez.] (Fâtır, 35/36)
(Li-yezûku’l-azâb!) Azabı çeksinler diye, Allah böyle azabı tekrar ettiriyor zebanilere.(Li-yezûku’l-azâb!) Azabı çeksinler diye, Allah böyle azabı tekrar ettiriyor zebanilere. Diyor ki Peygamber Efendimiz, bu müşahedeyi görünce, Allah gösteriyor tabi bunu Rasûlüllah Efendimiz’e…

Diyor ki Peygamber Efendimiz, bu müşahedeyi görünce, Allah gösteriyor tabi bunu Rasûlüllah Efendimiz’e…
Bir gecede yedi kat semâvâtı geçip, Arş’ı, Kürsi’yi dolaşıp, cenneti, cehennemi görüp,Bir gecede yedi kat semâvâtı geçip, Arş’ı, Kürsi’yi dolaşıp, cenneti, cehennemi görüp, Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin huzuruna varıp, Mi’rac edip döndüğüne göre,Allah-u Teàlâ Hazretleri’nin huzuruna varıp, Mi’rac edip döndüğüne göre, bir geceye o kadar müşahedeyi sığdırdığına göre, Allah neler gösterir.bir geceye o kadar müşahedeyi sığdırdığına göre, Allah neler gösterir. Diyor ki:“—Yâ Cebràil, bu adam bu adama niçin vuruyor?”

Diyor ki:“—Yâ Cebràil, bu adam bu adama niçin vuruyor?”
Biliyor ki, Allah’ın emriyle vuruyor.Biliyor ki, Allah’ın emriyle vuruyor. Yani vurmasın diyecek ama, azab görüyor.Yani vurmasın diyecek ama, azab görüyor. Azabının şekli o.Azabının şekli o. Diyor ki: “—Yâ Cebràil, bu adam bu adama niçin vuruyor? Bunun sebebi nedir?”

Diyor ki: “—Yâ Cebràil, bu adam bu adama niçin vuruyor? Bunun sebebi nedir?”
Cebràil AS diyor ki, muhterem kardeşlerim:Cebràil AS diyor ki, muhterem kardeşlerim: “—Yâ Rasûlallah! Bu kafası kırılan herif, dünyadayken namazın farz olduğunu biliyordu ama, bildiği halde kılmıyordu.

“—Yâ Rasûlallah! Bu kafası kırılan herif, dünyadayken namazın farz olduğunu biliyordu ama, bildiği halde kılmıyordu.
Bu kafayla mı biliyordun da kılmadın, hangi kafaya hizmet ettin de kılmadın diye, ondan böyle azap görüyor!” dedi.Bu kafayla mı biliyordun da kılmadın, hangi kafaya hizmet ettin de kılmadın diye, ondan böyle azap görüyor!” dedi. Bakın, Allah Azîzün zû'ntikâm’dır.Bakın, Allah Azîzün zû'ntikâm’dır. Allah’ın Esmâ-i Hüsnâsı vardır, Rahman’dır, Rahîm’dir ama; Aziz’dir, intikam sahibidir.Allah’ın Esmâ-i Hüsnâsı vardır, Rahman’dır, Rahîm’dir ama; Aziz’dir, intikam sahibidir. Zü'ntikâm, zû'ntikâm...Zü'ntikâm, zû'ntikâm... İntikam alacak. Kimlerden intikam alacak?İntikam alacak. Kimlerden intikam alacak? Katillerden, kâfirlerden, müşriklerden, zalimlerden, günahkârlardan, asilerden, mücrimlerden,Katillerden, kâfirlerden, müşriklerden, zalimlerden, günahkârlardan, asilerden, mücrimlerden, sözünü dinlemeyenlerden; Allah cehennemde onlara azab verecek.sözünü dinlemeyenlerden; Allah cehennemde onlara azab verecek. İntikam almak oluyor tabi o, Azîzün zü’ntikàm.İntikam almak oluyor tabi o, Azîzün zü’ntikàm. İntikam sahibi olmasının sonucu.İntikam sahibi olmasının sonucu. Cehennem Allah’ın ne yeri?Cehennem Allah’ın ne yeri? İntikam alma yeri, cehennem...İntikam alma yeri, cehennem... Onun için, tarikata giren kardeşlerim ne yapacak?

Onun için, tarikata giren kardeşlerim ne yapacak?
Bir; tevbe edecek...Bir; tevbe edecek... Ettik beraberce... Hem de en güzel aylardan birinde, en güzel gecelerden birinde,Ettik beraberce... Hem de en güzel aylardan birinde, en güzel gecelerden birinde, en mübarek bir zamanda beraberce tevbe ettik.en mübarek bir zamanda beraberce tevbe ettik. Allah tevbemizi kabul etsin, geçmiş günahlarımızı silsin...Allah tevbemizi kabul etsin, geçmiş günahlarımızı silsin... Kul haklarını sahipleri ile konuşacak, ödeyecek.

Kul haklarını sahipleri ile konuşacak, ödeyecek.
Sahibi bulunmayan kul hakları için de haccedecek, sadaka verecek, onları temizleyecek...

Sahibi bulunmayan kul hakları için de haccedecek, sadaka verecek, onları temizleyecek...
Sonra, kılmadığı namazları kılacak. Tutmadığı oruçları tutacak. Neden?

Sonra, kılmadığı namazları kılacak. Tutmadığı oruçları tutacak. Neden?
Sonunda azap var. Allah azîzün zü’ntikàmdır, bu işin ihmale gelen tarafı yoktur.Sonunda azap var. Allah azîzün zü’ntikàmdır, bu işin ihmale gelen tarafı yoktur. Gözyaşları içinde ödeyecek namazları.Gözyaşları içinde ödeyecek namazları. Eee, nasıl öderim bu kadar çok namazı?Eee, nasıl öderim bu kadar çok namazı? Her namazın arkasından bir namaz öde, bir namaz öde, yavaş yavaş ödenir.Her namazın arkasından bir namaz öde, bir namaz öde, yavaş yavaş ödenir. Çok vakit bulursan;Çok vakit bulursan; “—Dur ben, şurada bir günlük namazımı kaza edeyim!” dersin, ödeyiverirsin filan...“—Dur ben, şurada bir günlük namazımı kaza edeyim!” dersin, ödeyiverirsin filan... Böyle böyle, böyle böyle...

Böyle böyle, böyle böyle...
Borç azalır azalır, ödenir.Borç azalır azalır, ödenir. Bir zaman gelir, ödenir. Onun için, namaz, oruç borçlarınız varsa, onları da ödeyin!Bir zaman gelir, ödenir. Onun için, namaz, oruç borçlarınız varsa, onları da ödeyin! Dargınlar varsa, dargınlar barışsın! Allah dargınları, kin tutanları, bu gece affetmiyor ya...

Dargınlar varsa, dargınlar barışsın! Allah dargınları, kin tutanları, bu gece affetmiyor ya...
Onları biliyoruz ya. Sabahki derste dinlemiştik.Onları biliyoruz ya. Sabahki derste dinlemiştik. Dargınlarla barışın, küslükleri kaldırın!Dargınlarla barışın, küslükleri kaldırın! Sonra, devamlı abdestli gezin!

Sonra, devamlı abdestli gezin!
Abdestli gezen insanın etrafında melekler toplanır. Şeytan yanına sokulamaz.Abdestli gezen insanın etrafında melekler toplanır. Şeytan yanına sokulamaz. Bunun faydası büyüktür.Bunun faydası büyüktür. Şeytan insanı yakaladı mı, pençesini geçirdi mi, bağırta bağırta günahı işletir.Şeytan insanı yakaladı mı, pençesini geçirdi mi, bağırta bağırta günahı işletir. Siz bunu kendiniz de bilirsiniz,Siz bunu kendiniz de bilirsiniz, günah olduğunu bilir insan,günah olduğunu bilir insan, yapmamam lâzım der, söz vermiştim der, tevbe etmiştim der; gene gider, içkiyi içer.yapmamam lâzım der, söz vermiştim der, tevbe etmiştim der; gene gider, içkiyi içer. Gene gider kumarı oynar. Gene gider, zinayı yapar.Gene gider kumarı oynar. Gene gider, zinayı yapar. Gene gider, Allah’ın haram kıldığı bir işi yapar. Neden?Gene gider, Allah’ın haram kıldığı bir işi yapar. Neden? Şeytan bir insana pençeyi taktı mı, kedi fareyi yakaladı mı, bırakıyor mu? Bırakmıyor.

Şeytan bir insana pençeyi taktı mı, kedi fareyi yakaladı mı, bırakıyor mu? Bırakmıyor.
Arslan geyiği yakaladı mı, bırakıyor mu? Bırakmıyor. Ne yapıyor? Parçalıyor.Arslan geyiği yakaladı mı, bırakıyor mu? Bırakmıyor. Ne yapıyor? Parçalıyor. Şeytan da korkunç bir mahlûktur. Şeytanın korkunçluğunu bilmiyorsunuz.Şeytan da korkunç bir mahlûktur. Şeytanın korkunçluğunu bilmiyorsunuz. Gözünüzden perde kalksa, şeytanı hakîkî suretinde görseniz, ödünüz patlar, yere düşersiniz, bayılırsınız, ölürsünüz.Gözünüzden perde kalksa, şeytanı hakîkî suretinde görseniz, ödünüz patlar, yere düşersiniz, bayılırsınız, ölürsünüz. Şeytan korkunç bir mahlûktur, aldatmağa çalışıyor insanı. Ne yapacaksınız?

Şeytan korkunç bir mahlûktur, aldatmağa çalışıyor insanı. Ne yapacaksınız?
Abdestli gezeceksiniz, en iyisi yanınıza yanaşmasın. Yanınıza yanaştı mı (günahı işletmeye çalışır).Abdestli gezeceksiniz, en iyisi yanınıza yanaşmasın. Yanınıza yanaştı mı (günahı işletmeye çalışır). Şeytan ne yapıyor, muhterem kardeşlerim?

Şeytan ne yapıyor, muhterem kardeşlerim?
Peygamber Efendimiz bize çok şeyler öğretti...Peygamber Efendimiz bize çok şeyler öğretti... Ezan okunduğu zaman, ezanın duyulmadığı yere kadar kaçıyor.Ezan okunduğu zaman, ezanın duyulmadığı yere kadar kaçıyor. Kaçıyor...Kaçıyor... Bunu hadis-i şeriflerden okumadık mı?Bunu hadis-i şeriflerden okumadık mı? Okumadınız mı, hocalardan duymadınız mı?Okumadınız mı, hocalardan duymadınız mı? Kaçıyor...Kaçıyor... Demek ki ezanı sevmiyor, ibadeti sevmiyor.Demek ki ezanı sevmiyor, ibadeti sevmiyor. Abdestli olanın yanına sokulamıyor, vesvese veremiyor, diş geçiremiyor, söz şey yapmıyor, yanıAbdestli olanın yanına sokulamıyor, vesvese veremiyor, diş geçiremiyor, söz şey yapmıyor, yanı zararı olmuyor.zararı olmuyor. Kafesteki arslanın size zararı var mı?

Kafesteki arslanın size zararı var mı?
Hayvanat bahçesinde gidip seyrediyorsunuz.Hayvanat bahçesinde gidip seyrediyorsunuz. Üç metre boyunda kaplanın karşına geçiyor çocuk, gırrrr diye alay ediyor.Üç metre boyunda kaplanın karşına geçiyor çocuk, gırrrr diye alay ediyor. O ormanda yapsaydı da, öyle görseydi bunu.O ormanda yapsaydı da, öyle görseydi bunu. Şimdi burada kafesin arkasında bir şey yapamıyor.Şimdi burada kafesin arkasında bir şey yapamıyor. Haa, şeytanı kafese alalım! Abdestli gezelim, şeytan yanımıza sokulmasın; veya, kendimiz zırh içinde olalım!

Haa, şeytanı kafese alalım! Abdestli gezelim, şeytan yanımıza sokulmasın; veya, kendimiz zırh içinde olalım!
Şimdi Sydney’de denizin altına bir tüp varmış, şeffaf.

Şimdi Sydney’de denizin altına bir tüp varmış, şeffaf.
İnsanlar oraya giriyormuş, bakıyormuş, köpek balıkları dışarıda dolaşıyor.İnsanlar oraya giriyormuş, bakıyormuş, köpek balıkları dışarıda dolaşıyor. “—Korkmuyor musun köpek balıkları seni parçalar diye?”

“—Korkmuyor musun köpek balıkları seni parçalar diye?”
“—Canım tüpün içindeyiz ya hocam! İşte bir şey olmaz.

“—Canım tüpün içindeyiz ya hocam! İşte bir şey olmaz.
Dışarıda onlar dolaşıyor.Dışarıda onlar dolaşıyor. Biz de burada emniyet içinde onu seyr ediyoruz.”Biz de burada emniyet içinde onu seyr ediyoruz.” Hah, işte bu emniyeti sağla kendine!Hah, işte bu emniyeti sağla kendine! Devamlı abdestli gez, şeytan yanına sokulmasın...Devamlı abdestli gez, şeytan yanına sokulmasın... Sana vesvese vermesin, aklını çelmesin, kalbini parçalamasın... Seni günaha çekmesin,Sana vesvese vermesin, aklını çelmesin, kalbini parçalamasın... Seni günaha çekmesin, Allah’ın karşısında mahcup duruma düşürmesin, Allah’a âsî etmesin...Allah’ın karşısında mahcup duruma düşürmesin, Allah’a âsî etmesin... Muhterem kardeşlerim!Muhterem kardeşlerim! Bu, büyüklerimizin tavsiyesi,Bu, büyüklerimizin tavsiyesi, Peygamber Efendimiz’in sözü bu:Peygamber Efendimiz’in sözü bu: “Bir insan abdestli yattı mı,“Bir insan abdestli yattı mı, gökten melekler onun vücudunun böyle nûrâniyetini görür, uçarlar, yanına gelirler.gökten melekler onun vücudunun böyle nûrâniyetini görür, uçarlar, yanına gelirler. İzdihamlı bir şekilde yatak odası melek dolar.”İzdihamlı bir şekilde yatak odası melek dolar.” Neden?Neden? Abdestli yattı diye.Abdestli yattı diye. İç çamaşırı ile, atleti ile vücudu arasında bir melek der ki:İç çamaşırı ile, atleti ile vücudu arasında bir melek der ki: “—Yâ Rabbi, bu kulun abdestli yattı. Sen bunu afv ü mağfiret eyle yâ Rabbi!” der.

“—Yâ Rabbi, bu kulun abdestli yattı. Sen bunu afv ü mağfiret eyle yâ Rabbi!” der.
Bunu, hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bildiriyor.Bunu, hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz bildiriyor. Biz meleği göremiyoruz, biz şeytanı göremiyoruzBiz meleği göremiyoruz, biz şeytanı göremiyoruz ama, (Âmentü bi’llâhi ve melâiketihî)ama, (Âmentü bi’llâhi ve melâiketihî) Allah’a inandık, meleklerine inandık diyoruz.Allah’a inandık, meleklerine inandık diyoruz. Görmediğimiz halde inanıyoruz! İmanımızın bir parçası.Görmediğimiz halde inanıyoruz! İmanımızın bir parçası. Hıristiyanlar da biliyor. Yahudiler de biliyor, başka dinler de biliyor, melek var!Hıristiyanlar da biliyor. Yahudiler de biliyor, başka dinler de biliyor, melek var! Melek var, gören görüyor.Melek var, gören görüyor. Ne olurmuş Kadir gecesinde? Cebrâil AS gelirmiş,

Ne olurmuş Kadir gecesinde? Cebrâil AS gelirmiş,
mü’min kullarla musafaha edermiş. Musafaha edildiği nasıl anlaşılırmış?mü’min kullarla musafaha edermiş. Musafaha edildiği nasıl anlaşılırmış? İnsana böyle bir ürperme geliyorsa, hah Cebrâil AS musafaha etti de ondan.İnsana böyle bir ürperme geliyorsa, hah Cebrâil AS musafaha etti de ondan. Bak, melekler var.Bak, melekler var. (Kirâmen kâtibîne ya’lemûne mâ tef’alûn) [Şunu iyi bilin ki, üzerinizde şerefli yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilir.] (İnfitar, 82/11-12)(Kirâmen kâtibîne ya’lemûne mâ tef’alûn) [Şunu iyi bilin ki, üzerinizde şerefli yazıcılar vardır. Onlar yapmakta olduklarınızı bilir.] (İnfitar, 82/11-12) İnsanın hafaza melekleri var,İnsanın hafaza melekleri var, insanın amellerini yazıyorlar. Âmennâ ve sadaknâ.insanın amellerini yazıyorlar. Âmennâ ve sadaknâ. Cebrâil var, Azrâil var, ölüm meleği... Bir sürü melek var.Cebrâil var, Azrâil var, ölüm meleği... Bir sürü melek var. Melek gelir. Şeytan yanına gelemez insanın. Abdestli gezeceksiniz.Melek gelir. Şeytan yanına gelemez insanın. Abdestli gezeceksiniz. Kısacası yâni ben sizi iknâ etmek için söylüyorum.Kısacası yâni ben sizi iknâ etmek için söylüyorum. Aklınızda iyi kalsın diye söylüyorum.Aklınızda iyi kalsın diye söylüyorum. Devamlı abdestli gezeceksiniz. Faydası var diye söylüyorum.Devamlı abdestli gezeceksiniz. Faydası var diye söylüyorum. Zor gelir insana,Zor gelir insana, şeytan abdest aldırtmak istemez.şeytan abdest aldırtmak istemez. Şeytan ütün bozulacak diye vesvese verir:Şeytan ütün bozulacak diye vesvese verir: “—Bak gran tuvalet giyindin, boş ver şimdi namazı kılma! Ütün bozulacak, pantolonunun arkası kırışacak.

“—Bak gran tuvalet giyindin, boş ver şimdi namazı kılma! Ütün bozulacak, pantolonunun arkası kırışacak.
Şimdi öbür tarafa gideceksin, seni beğenmezler.” der.Şimdi öbür tarafa gideceksin, seni beğenmezler.” der. “—Defol kepaze!” demek lâzım ona.

“—Defol kepaze!” demek lâzım ona.
“Allah beğensin kâfi!” demek lâzım amma,“Allah beğensin kâfi!” demek lâzım amma, ütüsü bozulacak diye birçok insana namaz kıldırmaz bu şeytan.ütüsü bozulacak diye birçok insana namaz kıldırmaz bu şeytan. Biliyorum.Biliyorum. Üşendirir, abdest aldırmaz, biliyorum, üşendirir.Üşendirir, abdest aldırmaz, biliyorum, üşendirir. Yahu ne olacak alıver.Yahu ne olacak alıver. Gir şurada abdest al.Gir şurada abdest al. “—Yok hocam, hık da hocam...”

“—Yok hocam, hık da hocam...”
E ne eveleyip, geveliyorsun?E ne eveleyip, geveliyorsun? Al, olsun bitsin işte!Al, olsun bitsin işte! Kır şu şeytanın bacağını, kafasını.Kır şu şeytanın bacağını, kafasını. Al abdesti. Almıyor. Ne olacak? Al.Al abdesti. Almıyor. Ne olacak? Al. Adet edilmiş diş fırçalamak,Adet edilmiş diş fırçalamak, sabah akşam çocuğuna öğretiyorsun:sabah akşam çocuğuna öğretiyorsun: “—Gel bakayım buraya, al bakayım fırçayı!

“—Gel bakayım buraya, al bakayım fırçayı!
Haydi bakalım fırçala dişlerini!”Haydi bakalım fırçala dişlerini!” Haydi bakalım, Allah rahatlık versin!Haydi bakalım, Allah rahatlık versin! Dokuz oldu mu çocukların uyku vakti, yatsın. Dişlerini fırçalasın, öyle yatsın...Dokuz oldu mu çocukların uyku vakti, yatsın. Dişlerini fırçalasın, öyle yatsın... Ne öğretmişlerse, on göre; pijamanı giy, duanı yap, yat.Ne öğretmişlerse, on göre; pijamanı giy, duanı yap, yat. Bak öğretildi mi güzel alışkanlıklar, alışılabiliyor.Bak öğretildi mi güzel alışkanlıklar, alışılabiliyor. Sen de Allah’ın emrettiği, Rasûlüllah’ın emrettiği güzel şeyleri yap! Abdestli gez!Sen de Allah’ın emrettiği, Rasûlüllah’ın emrettiği güzel şeyleri yap! Abdestli gez! “—E, zor biraz...”

“—E, zor biraz...”
Çalıştığın fabrikadaki işin kolay mı,

Çalıştığın fabrikadaki işin kolay mı,
torna tezgâhında çok mu rahattın?torna tezgâhında çok mu rahattın? Parayı kolay mı kazanıyorsun çarşıda, pazarda, yazda, kışta elalemin emrinin altında,Parayı kolay mı kazanıyorsun çarşıda, pazarda, yazda, kışta elalemin emrinin altında, sabahın erken saatinde, gecenin geç vaktinde?sabahın erken saatinde, gecenin geç vaktinde? Burada da sevap kazanacaksın, biraz fedâkârlık yap!Burada da sevap kazanacaksın, biraz fedâkârlık yap! Ama bu şeytan insanı çok kolay aldatıyor.

Ama bu şeytan insanı çok kolay aldatıyor.
Aldanmayacağız, abdestli gezeceğiz tamam mı? Tamam.Aldanmayacağız, abdestli gezeceğiz tamam mı? Tamam. Sonra her gün zikir vazifelerini yapacaksınız.Sonra her gün zikir vazifelerini yapacaksınız. Tarikatın zikir vazifelerini yapacaksınız.Tarikatın zikir vazifelerini yapacaksınız. “—Kim çıkardı hocam bu zikirleri, sen mi çıkarttın?”“—Kim çıkardı hocam bu zikirleri, sen mi çıkarttın?” “—Hayır!

“—Hayır!
Peygamber SAS Efendimiz’in tavsiyelerin size söyleyeceğim.Peygamber SAS Efendimiz’in tavsiyelerin size söyleyeceğim. Bak ne dediBak ne dedi kaçıncı cennetin kapısında bir melek: “Ne mutlu bu gece zikir edenlere!” demedi mi?kaçıncı cennetin kapısında bir melek: “Ne mutlu bu gece zikir edenlere!” demedi mi? Demek ki, zikri Es’ad Coşan çıkartmamış.Demek ki, zikri Es’ad Coşan çıkartmamış. Abdülkadir-i Geylânî Efendimiz’in kitabında var, hadis-i şerifte var.Abdülkadir-i Geylânî Efendimiz’in kitabında var, hadis-i şerifte var. Ebû Hüreyre'nin (r.a.) hadis-i şeriflerinde var.

Ebû Hüreyre'nin (r.a.) hadis-i şeriflerinde var.
Ebû Hüreyre'yi (r.a.) söyledim size. Böyle tahtadan tesbihi yokmuş ama, Nesi varmış?Ebû Hüreyre'yi (r.a.) söyledim size. Böyle tahtadan tesbihi yokmuş ama, Nesi varmış? İki bin düğümlü ipi varmış.İki bin düğümlü ipi varmış. Kolayını bulmuş mübarek.Kolayını bulmuş mübarek. Allah şefaatine erdirsin...Allah şefaatine erdirsin... Uzun böyle tesbih yapacak teknoloji yok.Uzun böyle tesbih yapacak teknoloji yok. Bu benim tesbihim güzel bir tesbihti.

Bu benim tesbihim güzel bir tesbihti.
Yakından bakarsanız, bin dolar verseniz vermem,Yakından bakarsanız, bin dolar verseniz vermem, güzel...güzel... Ama o ne yapmış?

Ama o ne yapmış?
Bir ipi düğüm yapmış, düğüm yapmış, düğüm yapmış... İki bin düğüm.Bir ipi düğüm yapmış, düğüm yapmış, düğüm yapmış... İki bin düğüm. Ne olacak iki bin düğüm?Ne olacak iki bin düğüm? Yarıya katlarsa bin eder.Yarıya katlarsa bin eder. Yâni bin demek. o demek binden fazla yapıyor ki iki bin yapıyor.Yâni bin demek. o demek binden fazla yapıyor ki iki bin yapıyor. İki defa çekerse, dört bin eder. Bir tane daha çekerse beş bin eder.İki defa çekerse, dört bin eder. Bir tane daha çekerse beş bin eder. Bir hesabı var kafasına göre kendisinin.Bir hesabı var kafasına göre kendisinin. O tesbihi çekmeden, o düğümleri çekmeden yatmazmış.O tesbihi çekmeden, o düğümleri çekmeden yatmazmış. Demek ki, Es’ad Coşan çıkartmamış zikri, tamam mı?

Demek ki, Es’ad Coşan çıkartmamış zikri, tamam mı?
Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifini okuyoruz.

Peygamber Efendimiz’in hadis-i şerifini okuyoruz.
Aleyhimizde dedikodu yapıyor millet...Aleyhimizde dedikodu yapıyor millet... Zikredenleri bid’atçi sayıyor.Zikredenleri bid’atçi sayıyor. Bizi sevmezler, biz böyle sarıkla camiye gideriz;Bizi sevmezler, biz böyle sarıkla camiye gideriz; “Bunlar şeyhtir, bunlar zikir erbâbıdır!” derler, beğenmezler bizi...“Bunlar şeyhtir, bunlar zikir erbâbıdır!” derler, beğenmezler bizi... Arab’ı beğenmez, Acem’i beğenmez, kimse beğenmez.Arab’ı beğenmez, Acem’i beğenmez, kimse beğenmez. Allah beğensin! Ne yapalım?Allah beğensin! Ne yapalım? Biz onların beğenmesini istemiyoruz.Biz onların beğenmesini istemiyoruz. Allah beğensin...Allah beğensin... Aleyhimizde konuşurlar. Bu zikri biz Kur’an-ı Kerim’de okuduk,

Aleyhimizde konuşurlar. Bu zikri biz Kur’an-ı Kerim’de okuduk,
hadis-i şeriflerden okuduk da ondan yapıyoruz! Onları söyleyeceğim size.hadis-i şeriflerden okuduk da ondan yapıyoruz! Onları söyleyeceğim size. Her gün zikir vazifelerinizi yapacaksınız.

Her gün zikir vazifelerinizi yapacaksınız.
Neden? Çünkü zikir çok sevaplı, muhterem kardeşlerim! Çok sevaplı!Neden? Çünkü zikir çok sevaplı, muhterem kardeşlerim! Çok sevaplı! Ne kadar sevaplı? Bire yetmiş bin misli sevaplı! Bire yetmiş bin.Ne kadar sevaplı? Bire yetmiş bin misli sevaplı! Bire yetmiş bin. Hatta onun da yetmiş katı bazen, çok sevaplı bir ibadet,Hatta onun da yetmiş katı bazen, çok sevaplı bir ibadet, zikir çok sevaplı.zikir çok sevaplı. Sonra çok kolay bir ibadet.

Sonra çok kolay bir ibadet.
Adam hasta ise, oruç tutamıyor; hacca gidemiyor, vekil gönderiyor.Adam hasta ise, oruç tutamıyor; hacca gidemiyor, vekil gönderiyor. Fidye-i savm ödüyor, orucun fidyesini veriyor.Fidye-i savm ödüyor, orucun fidyesini veriyor. Hastaysa hacca gidemiyor.Hastaysa hacca gidemiyor. Ayağında rahatsızlık varsa, secde yapamıyor, oturarak kılıyor.Ayağında rahatsızlık varsa, secde yapamıyor, oturarak kılıyor. Doktor demiş ki:

Doktor demiş ki:
“—Eğilme, kalbin var, oturarak namaz kıl!”“—Eğilme, kalbin var, oturarak namaz kıl!” Tamam. Böyle oturuyor, “Allahu ekber!” diyor, böyle namaz kılıyor hasta...Tamam. Böyle oturuyor, “Allahu ekber!” diyor, böyle namaz kılıyor hasta... Her ibadetin bir zorluğu var ama, zikir çok kolay.Her ibadetin bir zorluğu var ama, zikir çok kolay. Adamın aklı varsa başında, felç bile olsa “Allah” diyebilir.Adamın aklı varsa başında, felç bile olsa “Allah” diyebilir. Aklı var ya! Aklı varken “Allah” diyebilir.Aklı var ya! Aklı varken “Allah” diyebilir. Bir defa “Allah” dese, yetmiş bin misli sevap alıyor.Bir defa “Allah” dese, yetmiş bin misli sevap alıyor. Günahları sapır sapır dökülüyor.Günahları sapır sapır dökülüyor. Kolay bir ibadet,Kolay bir ibadet, harc-ı âlem. “Allah” diyorsun, zikir oluyor.harc-ı âlem. “Allah” diyorsun, zikir oluyor. “Lâ ilâhe illa’llah” diyorsun, zikir oluyor.“Lâ ilâhe illa’llah” diyorsun, zikir oluyor. “Sübhânallâh” diyorsun, zikir oluyor.“Sübhânallâh” diyorsun, zikir oluyor. “Allâhü Ekber” diyorsun, zikir oluyor.“Allâhü Ekber” diyorsun, zikir oluyor. Kolay ibadet, sevabı çok.Kolay ibadet, sevabı çok. Bir de, bir öbür tarafı var işin.

Bir de, bir öbür tarafı var işin.
Madalyonun arkasında, perdenin arkasındaki kıymetli tarafı var.Madalyonun arkasında, perdenin arkasındaki kıymetli tarafı var. Allah-u Teàlâ Hazretleri kendisini zikreden kulunu, zikrediyor:Allah-u Teàlâ Hazretleri kendisini zikreden kulunu, zikrediyor: (Fe’zkürûnî ezkürküm)(Fe’zkürûnî ezkürküm) “Siz beni zikredin, ben de sizi o zaman zikrederim.” (Bakara, 2/152)“Siz beni zikredin, ben de sizi o zaman zikrederim.” (Bakara, 2/152) Allahu ekber!

Allahu ekber!
Allah kulunu zikrederse ne olur?Allah kulunu zikrederse ne olur? Allah kulunu zikrederse çok hayırlı olur,Allah kulunu zikrederse çok hayırlı olur, kul çok hayırlara erer!kul çok hayırlara erer! Biz “Allah, Allah…” dersek, sevap kazanırız. Allah kulunu zikretti mi, kul Allah’ın rahmetine gark olur.Biz “Allah, Allah…” dersek, sevap kazanırız. Allah kulunu zikretti mi, kul Allah’ın rahmetine gark olur. Allah’ın rahmetine mazhar olur, Allah’ın sevgili kulu olur!Allah’ın rahmetine mazhar olur, Allah’ın sevgili kulu olur! Allah’ın sevgisini kazanmak için, bu zikir vazifesini yapacaksınız.Allah’ın sevgisini kazanmak için, bu zikir vazifesini yapacaksınız. “—E Hocam, şimdi yavaş yavaş bu akşam, sen bizi kandıra kandıra, kandıra kandıra, sonunda hû çekenlerden mi yapacaksın?”

“—E Hocam, şimdi yavaş yavaş bu akşam, sen bizi kandıra kandıra, kandıra kandıra, sonunda hû çekenlerden mi yapacaksın?”
Öyle yapacağım! Açıkça söylüyorum, niyetim o ama;

Öyle yapacağım! Açıkça söylüyorum, niyetim o ama;
Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerini, ayetl-i kerimelerini okuyarak söylüyorum.Peygamber Efendimiz’in hadis-i şeriflerini, ayetl-i kerimelerini okuyarak söylüyorum. Bak ayet-i kerimeye, Kur’an-ı Kerim’den yerini gösteriyorum,Bak ayet-i kerimeye, Kur’an-ı Kerim’den yerini gösteriyorum, Allah-u Teàlâ Hazretleri buyuruyor ki:Allah-u Teàlâ Hazretleri buyuruyor ki: (Fezkürûnî ezkürküm) “Siz beni zikredin, ben de sizi zikrederim.” (Bakara, 2/153)

(Fezkürûnî ezkürküm) “Siz beni zikredin, ben de sizi zikrederim.” (Bakara, 2/153)
Başka bir ayette de buyuruyor ki:Başka bir ayette de buyuruyor ki: (Yâ eyyühe’llezîne âmenü’zküru’llàhe zikren kesîrâ. Ve sebbihûhu bükreten ve asîlâ)

(Yâ eyyühe’llezîne âmenü’zküru’llàhe zikren kesîrâ. Ve sebbihûhu bükreten ve asîlâ)
“Ey iman edenler, Allah’ı çok çok zikredin! Sabah akşam onu tesbih eyleyin!” (Ahzab, 33/41-42)“Ey iman edenler, Allah’ı çok çok zikredin! Sabah akşam onu tesbih eyleyin!” (Ahzab, 33/41-42) “—Eee hocam! Daha daha?”

“—Eee hocam! Daha daha?”
(Ve’zküri’sme rabbike bükreten ve asîlâ)(Ve’zküri’sme rabbike bükreten ve asîlâ) “Sabah akşam Rabbinin ismini söyle!” (İnsan, 76/25)“Sabah akşam Rabbinin ismini söyle!” (İnsan, 76/25) Bak ismini söyle diyor.

Bak ismini söyle diyor.
Çünkü kimisi kaytarıyor, mânâyı büküyor. Kimisi mânâyı başka tarafa alıyor.Çünkü kimisi kaytarıyor, mânâyı büküyor. Kimisi mânâyı başka tarafa alıyor. Yâni, bu yarım bilgi sahipleri var ya!Yâni, bu yarım bilgi sahipleri var ya! Bakın bugün cumada imam, kadın haklarından bahsettiBakın bugün cumada imam, kadın haklarından bahsetti yâni kocanın karısına karşı vazifelerinden bahsetti.yâni kocanın karısına karşı vazifelerinden bahsetti. “Yâhu, bu akşam Beraat Gecesi!” demedi.“Yâhu, bu akşam Beraat Gecesi!” demedi. Bangır bangır Türkiye camilerinde herkes, “Bu akşam Beraat gecesidir, gözünü aç, ibadet et!” der.Bangır bangır Türkiye camilerinde herkes, “Bu akşam Beraat gecesidir, gözünü aç, ibadet et!” der. E, niye saklıyorsun? Niye söylemiyorsun? Ne var yâni?E, niye saklıyorsun? Niye söylemiyorsun? Ne var yâni? Bak Abdülkàdir Geylânî Efendimiz kadar da mı âlimsin sen?Bak Abdülkàdir Geylânî Efendimiz kadar da mı âlimsin sen? Bu hadislerin hepsi yalan mı?Bu hadislerin hepsi yalan mı? Bunları niye söylemiyorsun Allah’ın kullarına?Bunları niye söylemiyorsun Allah’ın kullarına? İbadet etsinler, sevap kazansınlar, kurtulsunlar.İbadet etsinler, sevap kazansınlar, kurtulsunlar. Onun için, her alimin sözü dinlenmez, Kur’an’a uyana tâbî olmak lâzım,

Onun için, her alimin sözü dinlenmez, Kur’an’a uyana tâbî olmak lâzım,
sünnet-i seniyyeyi bilene tâbi olmak lâzım!sünnet-i seniyyeyi bilene tâbi olmak lâzım! Taassubu olmayana tâbi olmak lâzım,Taassubu olmayana tâbi olmak lâzım, bir sivri tarafı olmayana tâbi olmak lâzım!bir sivri tarafı olmayana tâbi olmak lâzım! Maalesef çok tuzaklar var.Maalesef çok tuzaklar var. Allah’ın rızasını kazanma yolunda çok maniler, çok tuzaklar var.Allah’ın rızasını kazanma yolunda çok maniler, çok tuzaklar var. Hülâsa, zikir vazifelerinizi yapacaksınız.

Hülâsa, zikir vazifelerinizi yapacaksınız.
Ayet var, hadis var, çok kesin...Ayet var, hadis var, çok kesin... Sahabe-i kiram yapmış, Peygamber Efendimiz yapmış.Sahabe-i kiram yapmış, Peygamber Efendimiz yapmış. Peygamber Efendimiz’in yapmayı tavsiye ettiği zikirleri söyleyeceğim.Peygamber Efendimiz’in yapmayı tavsiye ettiği zikirleri söyleyeceğim. Yetmez mi?Yetmez mi? Efendimiz yapın demiş.Efendimiz yapın demiş. Yerini göstereceğim.Yerini göstereceğim. Mutmain olmayacak mısınız?Mutmain olmayacak mısınız? Bırak hùcu desinler.Bırak hùcu desinler. Öyle kandırıyorlar. Gerici demiyorlar mıydı müslümanlara?Öyle kandırıyorlar. Gerici demiyorlar mıydı müslümanlara? “—Müslümanlar gerici!”

“—Müslümanlar gerici!”
Yahu, ben gerici olmayayım, ilerici olayım.Yahu, ben gerici olmayayım, ilerici olayım. İlerici olmak için ne yapacağız?İlerici olmak için ne yapacağız? “—Plaja gideceksin, bira içeceksin, tiyatroya gideceksin, balo seyredeceksin,

“—Plaja gideceksin, bira içeceksin, tiyatroya gideceksin, balo seyredeceksin,
öpüşeceksin, sarılacaksın, dans edeceksin... Bunların hepsi ilericilik.öpüşeceksin, sarılacaksın, dans edeceksin... Bunların hepsi ilericilik. Bunları yaptın mı makbul insan oluyorsun. Beş yıldızlı oluyorsun.Bunları yaptın mı makbul insan oluyorsun. Beş yıldızlı oluyorsun. Namaz kıldın mı kötü insansın, oruç tutun mu kötü insansın,

Namaz kıldın mı kötü insansın, oruç tutun mu kötü insansın,
sakal bıraktın mı gericisin, cübbe giydin mi fenâsın, sarık sardın mı kötüsün,sakal bıraktın mı gericisin, cübbe giydin mi fenâsın, sarık sardın mı kötüsün, şeyh oldun mu yandın! Tarikat erbabı oldun mu, mürid oldun mu,şeyh oldun mu yandın! Tarikat erbabı oldun mu, mürid oldun mu, derviş oldun mu; eyvah! Kanunlara aykırı...” filân diye korkutmuşlar.derviş oldun mu; eyvah! Kanunlara aykırı...” filân diye korkutmuşlar. Sen gerici olmaktan korkmuyorsun, camiye geliyorsun,Sen gerici olmaktan korkmuyorsun, camiye geliyorsun, “Elhamdülillâh müslümanım!” diyorsun da; Allah’ın emrettiği zikri niye yapmayacaksın?“Elhamdülillâh müslümanım!” diyorsun da; Allah’ın emrettiği zikri niye yapmayacaksın? Onu da yaparsın. Kim ne derse desin.Onu da yaparsın. Kim ne derse desin. Sen doğruyu tesbit et de, doğru olduğunu anladıktan sora yap da, kim ne derse desin...Sen doğruyu tesbit et de, doğru olduğunu anladıktan sora yap da, kim ne derse desin... “—Ben Allah’ın yolunda yürüyorum. İşte ayet, işte hadis!” dersin.

“—Ben Allah’ın yolunda yürüyorum. İşte ayet, işte hadis!” dersin.
Tenkid eden, eder.Tenkid eden, eder. Peygamber Efendimiz’i de tenkid etmişler.Peygamber Efendimiz’i de tenkid etmişler. Ben tenkid edilmeye alıştım. Çok ağır geliyordu baştan.Ben tenkid edilmeye alıştım. Çok ağır geliyordu baştan. Biraz sinirli, biraz da onurlu bir insandım. Biraz da kibirliydim galiba...Biraz sinirli, biraz da onurlu bir insandım. Biraz da kibirliydim galiba... Belki de gene öyleyimdir, Allah affetsin...Belki de gene öyleyimdir, Allah affetsin... Tenkit edilmekten üzülüyordum, olmayan şeyi,Tenkit edilmekten üzülüyordum, olmayan şeyi, kötü şey söylendi diye üzülüyordum.kötü şey söylendi diye üzülüyordum. Alıştım, vız geliyor!Alıştım, vız geliyor! Hastanede ameliyat olacağım. Karnımın şurasından şurasını caaaart yaracaklar,

Hastanede ameliyat olacağım. Karnımın şurasından şurasını caaaart yaracaklar,
üç dört çeşit ameliyat olacağım. Ameliyat olacağım, ya ölürsem?üç dört çeşit ameliyat olacağım. Ameliyat olacağım, ya ölürsem? Hani, bazen narkoz veriyorlar, ayıltamıyorlar. Yâni ilim her şeyi halletmiyor.Hani, bazen narkoz veriyorlar, ayıltamıyorlar. Yâni ilim her şeyi halletmiyor. Narkoz veriyorlar, bayıltıyorlar, ayıltamıyorlar adamı, ölüyor.Narkoz veriyorlar, bayıltıyorlar, ayıltamıyorlar adamı, ölüyor. “—Ameliyat başarılı geçti; ama narkozdan çıkartamadılar, hasta öldü.”“—Ameliyat başarılı geçti; ama narkozdan çıkartamadılar, hasta öldü.” Gazeteler böyle yazıyor.

Gazeteler böyle yazıyor.
Şimdi ben ameliyat olacağım,Şimdi ben ameliyat olacağım, karnımın bir ucundan öbür ucuna cart kesecekler, kaç saat baygın kalacağım.karnımın bir ucundan öbür ucuna cart kesecekler, kaç saat baygın kalacağım. Haydar Paşa Numûne Hastanesi’ne yatmışım, evden de saklı ameliyat oluyorum.Haydar Paşa Numûne Hastanesi’ne yatmışım, evden de saklı ameliyat oluyorum. Anam üzülmesin, anacağım rahmetli, diye söylemedim.Anam üzülmesin, anacağım rahmetli, diye söylemedim. Çıktım evden, bilmiyor.Çıktım evden, bilmiyor. Ameliyat olacağım, hastanede cami yok

Ameliyat olacağım, hastanede cami yok
Yahu, hastalar namaz kılsa ölür müsün be adam! Ne olur? Hasta bu adam işte,Yahu, hastalar namaz kılsa ölür müsün be adam! Ne olur? Hasta bu adam işte, kılsın namazı, morali yerine gelsin.kılsın namazı, morali yerine gelsin. Vallahi İngilizler râzı olur,Vallahi İngilizler râzı olur, bir şey demez, morali düzeliyor diye.bir şey demez, morali düzeliyor diye. Bak ne diyor:Bak ne diyor: “—Türk okulunda mescid açmışlar!”“—Türk okulunda mescid açmışlar!” Dün arkadaşlarla konuşuyorduk üniversitede;

Dün arkadaşlarla konuşuyorduk üniversitede;
Türk okulunda mescid açmışlar.Türk okulunda mescid açmışlar. Müslümanlar müslüman okulundaMüslümanlar müslüman okulunda namaz kılınca, anarşi azalmış, itaat çoğalmış, başarı nisbeti yükselmiş, idare memnunmuş.namaz kılınca, anarşi azalmış, itaat çoğalmış, başarı nisbeti yükselmiş, idare memnunmuş. Bunlar akıllı isanlar. Bizimkiler inatçı. Bizim devrimciler inatçıdır, keçi gibi inatçıdır.Bunlar akıllı isanlar. Bizimkiler inatçı. Bizim devrimciler inatçıdır, keçi gibi inatçıdır. Haklı olduğunu görseler, faydalı olduğunu anlasalar da, gericilik fenâ,Haklı olduğunu görseler, faydalı olduğunu anlasalar da, gericilik fenâ, faydalı olsa da müslümanlık fenâ... Zararlı olsa da ilericilik iyi! Çok inatçı.faydalı olsa da müslümanlık fenâ... Zararlı olsa da ilericilik iyi! Çok inatçı. Nuh diyor, peygamber demiyor yahu!Nuh diyor, peygamber demiyor yahu! “Peygamber” de, “Aleyhi’s-selâm” de! Demez,“Peygamber” de, “Aleyhi’s-selâm” de! Demez, bizimki dönmez.bizimki dönmez. O kadar inatçı yâni, buradaki gayr-i müslimler kadar değiller.O kadar inatçı yâni, buradaki gayr-i müslimler kadar değiller. Neyi anlatıyorduk?

Neyi anlatıyorduk?
Hastanede bir namaz kılacak yer yok.Hastanede bir namaz kılacak yer yok. Abdest alacağım, neyse aldım.Abdest alacağım, neyse aldım. Saklı yerde abdest alabiliyorsun.Saklı yerde abdest alabiliyorsun. Lavaboda abdest alırken, birisi gördüm mü biraz kızarıyorsun filân ama, neyse alıyorsun.Lavaboda abdest alırken, birisi gördüm mü biraz kızarıyorsun filân ama, neyse alıyorsun. O da biraz yamuk yamuk bakıyor sana:O da biraz yamuk yamuk bakıyor sana: “—Vay gerici vay! Abdest alıyor“—Vay gerici vay! Abdest alıyor bak, gördün mü?” filân.bak, gördün mü?” filân. Neyse abdesti aldım,Neyse abdesti aldım, namaz kılacak yer yok.namaz kılacak yer yok. Hiç bir yer yok. Hastanenin her tarafı tıklım tıklım hasta dolu, koridor moridor...Hiç bir yer yok. Hastanenin her tarafı tıklım tıklım hasta dolu, koridor moridor... Bahçeye çıktım. Allah’ım! Ameliyat olacağım,Bahçeye çıktım. Allah’ım! Ameliyat olacağım, namaz kılmam lâzım nerede kılayım?namaz kılmam lâzım nerede kılayım? Çimenler var, çayırlar var ama utanıyorum, namaz kılmaktan utanıyorum.Çimenler var, çayırlar var ama utanıyorum, namaz kılmaktan utanıyorum. Sonra dedim ki: “—Yahu ben niye utanıyorum?”Sonra dedim ki: “—Yahu ben niye utanıyorum?” “Namaz kılıyor” diyecekler, ayıplayacaklar beni... Ayıplasınlar!

“Namaz kılıyor” diyecekler, ayıplayacaklar beni... Ayıplasınlar!
Geçtim çayır çimenin üstüne, elhamdülillâh, “Allahu ekber!” dedim, namazımı kıldım. Ohh! Borcumu ödedim.Geçtim çayır çimenin üstüne, elhamdülillâh, “Allahu ekber!” dedim, namazımı kıldım. Ohh! Borcumu ödedim. Ondan sonra bıçağın altına yattım, bıçağın altından gene kalktım.Ondan sonra bıçağın altına yattım, bıçağın altından gene kalktım. Karşınızdayım işte gördüğünüz gibi, elhamdülillâh!Karşınızdayım işte gördüğünüz gibi, elhamdülillâh! Yâni, insan kınayanın kınamasından korkmamalı!Yâni, insan kınayanın kınamasından korkmamalı! Mü’minin vasıflarından birisi nedir:

Mü’minin vasıflarından birisi nedir:
Kınayanın kınamasından kormamak...Kınayanın kınamasından kormamak... Ama nerede korkmayacak?Ama nerede korkmayacak? Doğru bildiği işi yapmakta.Doğru bildiği işi yapmakta. Doğru bildiği işi yapıyor. Kınıyor karşısındaki adam...Doğru bildiği işi yapıyor. Kınıyor karşısındaki adam... “—Aaa! Ayıp, öyle şey olur mu?”“—Aaa! Ayıp, öyle şey olur mu?” “—Kız örtün, manto giy, başını ört!”“—Kız örtün, manto giy, başını ört!” “—Aaa, utanırım.”“—Aaa, utanırım.” “—Niye utanıyorsun?”“—Niye utanıyorsun?” “—Utanırım,“—Utanırım, arkadaşlarım bana ne der?”arkadaşlarım bana ne der?” “—Namaz kıl!”“—Namaz kıl!” “—Utanırım,“—Utanırım, arkadaşlarım bana ne der?”arkadaşlarım bana ne der?” Utanmayacak.

Utanmayacak.
Doğru bildiği şeyi yapmakta kimseden çekinmeyecek, korkmayacak.Doğru bildiği şeyi yapmakta kimseden çekinmeyecek, korkmayacak. Bu nedir?Bu nedir? Mü’minin vasfıdır!Mü’minin vasfıdır! Kınayanın kınamasından korkmaz.Kınayanın kınamasından korkmaz. Çünkü, mü’min en doğru işi yapan insan olduğundan, kale gibi sağlamdır. Yapar.Çünkü, mü’min en doğru işi yapan insan olduğundan, kale gibi sağlamdır. Yapar. Evet, zikir vazifelerinizi yapacaksınız muhterem kardeşlerim!

Evet, zikir vazifelerinizi yapacaksınız muhterem kardeşlerim!
Mü’minin zikir yapması vazifesidir,Mü’minin zikir yapması vazifesidir, zikir bir ibadettir.zikir bir ibadettir. Ayette vardır,Ayette vardır, hadiste vardır,hadiste vardır, mü’min zikir vazifesini yapacak! Kimse kınayamaz.mü’min zikir vazifesini yapacak! Kimse kınayamaz. Kınayan kınasın! Kınamasından korkmayız.Kınayan kınasın! Kınamasından korkmayız. “—Vay sen de mi derviş oldun?”“—Vay sen de mi derviş oldun?” “—Evet! Ben de derviş oldum.”“—Evet! Ben de derviş oldum.” “—Sen de mi Hùcu oldun?”“—Sen de mi Hùcu oldun?” “—Evet, ben de Hùcu oldum.”“—Evet, ben de Hùcu oldum.” Bunu demek lâzım! Aksi takdirde adamların istediği gibi olacaksın.

Bunu demek lâzım! Aksi takdirde adamların istediği gibi olacaksın.
Onların istediği de, işte görüyorsunuz, gayr-i müslimlere benzersen beğeniyor.Onların istediği de, işte görüyorsunuz, gayr-i müslimlere benzersen beğeniyor. Müslümanlara benzersen, Peygamber Efendimiz’e benzersen, beğenmiyor.Müslümanlara benzersen, Peygamber Efendimiz’e benzersen, beğenmiyor. Sahabe-i kirama benzersen, beğenmiyor.Sahabe-i kirama benzersen, beğenmiyor. Gayr-i müslime benzersen, beğeniyor.Gayr-i müslime benzersen, beğeniyor. Allah Allah!Allah Allah! Giyinişimiz gayr-i müslim gibi, düşünüşümüz gayr-i müslim gibi, selâmlaşmamız gayr-i müslim gibi, traşımız gayr-i müslim gibi...Giyinişimiz gayr-i müslim gibi, düşünüşümüz gayr-i müslim gibi, selâmlaşmamız gayr-i müslim gibi, traşımız gayr-i müslim gibi... Yemek odamız gayr-i müslim gibi, yatak odamız gayr-i müslim gibi, banyomuz gayr-i müslim gibi!Yemek odamız gayr-i müslim gibi, yatak odamız gayr-i müslim gibi, banyomuz gayr-i müslim gibi! Bizim neremiz müslüman? Nasıl müslümanız biz ki, gayr-i müslimlerle karıştırıldığımız zaman anlaşılmamız mümkün değil.Bizim neremiz müslüman? Nasıl müslümanız biz ki, gayr-i müslimlerle karıştırıldığımız zaman anlaşılmamız mümkün değil. Halbuki şıp diye ayrılması lâzım!Halbuki şıp diye ayrılması lâzım! “—Bu mü’min!” “—Nesinden belli?”“—Bu mü’min!” “—Nesinden belli?” Sarığından, cübbesinden, sakalından, halinden, davranışından, selâm verişinden, selâm alışından, giyinişinden, her şeyinden belli olması lâzım!

Sarığından, cübbesinden, sakalından, halinden, davranışından, selâm verişinden, selâm alışından, giyinişinden, her şeyinden belli olması lâzım!
Amerika’dan bir müslüman geldi bizim Fatih’teki evimize... Amerikalı.

Amerika’dan bir müslüman geldi bizim Fatih’teki evimize... Amerikalı.
Böyle Pakistanlılar gibi, Suudlular gibi beyaz entari giymiş.Böyle Pakistanlılar gibi, Suudlular gibi beyaz entari giymiş. “—Niçin böyle giyindiniz?” dedim.“—Niçin böyle giyindiniz?” dedim. Dışarıda acı soğuk var. Evdeki kalorifer yetmiyor.Dışarıda acı soğuk var. Evdeki kalorifer yetmiyor. Böyle ince şey giyinmiş diye, “Niye ince giyindiniz?” demek istedim.Böyle ince şey giyinmiş diye, “Niye ince giyindiniz?” demek istedim. O da, “Niye böyle İslâmî giyindiniz?” dediğimi sandı.O da, “Niye böyle İslâmî giyindiniz?” dediğimi sandı. Halbuki öyle der miyim? Yâni, “Niye bu beyazı, inceyi giyindiniz?” dedim ben.Halbuki öyle der miyim? Yâni, “Niye bu beyazı, inceyi giyindiniz?” dedim ben. O da beni sandı ki, yâni giyinişini tenkid ediyorum.O da beni sandı ki, yâni giyinişini tenkid ediyorum. Hayır, ince giyinmişsin demek istedim ben ona, o yanlış anladı.Hayır, ince giyinmişsin demek istedim ben ona, o yanlış anladı. Dedi ki:Dedi ki: “—Hocam, ben müslümanların kıyafeti neyse, onlar gibi giyinmek istiyorum.

“—Hocam, ben müslümanların kıyafeti neyse, onlar gibi giyinmek istiyorum.
Bunu bir prensip olarak doğru görüyorum.Bunu bir prensip olarak doğru görüyorum. Çünkü, müslüman belli olmalı kıyafetinden, ‘Bak, bu müslümandır!’ diye.Çünkü, müslüman belli olmalı kıyafetinden, ‘Bak, bu müslümandır!’ diye. Ben New York’ta araba kullanıyordum.

Ben New York’ta araba kullanıyordum.
Baktım kaldırımda iki kişi kavga ediyordu.Baktım kaldırımda iki kişi kavga ediyordu. Aldırmadım, gittim. Sonradan öğrendim ki, o iki kişiden birisi bıçaklanmış, öldürülmüş ve müslümanmış.Aldırmadım, gittim. Sonradan öğrendim ki, o iki kişiden birisi bıçaklanmış, öldürülmüş ve müslümanmış. Sonradan öğrendim dedi o müslümanmış.Sonradan öğrendim dedi o müslümanmış. Eğer ben onun müslüman olduğunu bilseydim, arabamı kenara çekerdim, ona yardıma giderdim, ayırırdım onu.Eğer ben onun müslüman olduğunu bilseydim, arabamı kenara çekerdim, ona yardıma giderdim, ayırırdım onu. Hiç olmazsa ayırırdım.Hiç olmazsa ayırırdım. Oradan aklıma yerleşti, ders aldım:Oradan aklıma yerleşti, ders aldım: Demek ki, benim kıyafetimin de müslüman olduğumu belirtecek şekilde olması lâzım!Demek ki, benim kıyafetimin de müslüman olduğumu belirtecek şekilde olması lâzım! Onun için böyle giyiniyorum.” dedi.Onun için böyle giyiniyorum.” dedi. Tabii, İslam ülkeleri sıcak olduğundan, beyaz ince entari giyiniyorlar.Tabii, İslam ülkeleri sıcak olduğundan, beyaz ince entari giyiniyorlar. O da İslamî kıyafet diye onu beğendiği için onu giyinmiş.O da İslamî kıyafet diye onu beğendiği için onu giyinmiş. Tabii soğuğa uygun değil ama hiç olmazsa İslâmî giyindiğini söyledi.Tabii soğuğa uygun değil ama hiç olmazsa İslâmî giyindiğini söyledi. Evet bizim de yememiz, içmemiz oturmamız, kalkmamız, her şeyimizin İslâmî olması lâzım!Evet bizim de yememiz, içmemiz oturmamız, kalkmamız, her şeyimizin İslâmî olması lâzım! Ben bugün Mahmud kardeşimize camide onu anlatmaya çalıştım. Yâni,

Ben bugün Mahmud kardeşimize camide onu anlatmaya çalıştım. Yâni,
“Müslümanlık sadece Canberra camisinde cuma namazı kılmak değildir.“Müslümanlık sadece Canberra camisinde cuma namazı kılmak değildir. Yemesinden, oturmasından, kalkmasından, kıyafetine varıncaya kadar;Yemesinden, oturmasından, kalkmasından, kıyafetine varıncaya kadar; günlük hayatından ticaretine, aile hayatına varıncaya kadar, her şeyinin İslâmî olması lâzım bir insanın!günlük hayatından ticaretine, aile hayatına varıncaya kadar, her şeyinin İslâmî olması lâzım bir insanın! Orada cuma namazı kılmakla iş bitmez.Orada cuma namazı kılmakla iş bitmez. Hayatının bütün safahatında, her yerdeHayatının bütün safahatında, her yerde İslâm’a göre yaşamak lâzım!” demek istedim.İslâm’a göre yaşamak lâzım!” demek istedim. Evet, şimdi özetliyorum.

Evet, şimdi özetliyorum.
Her günHer gün zikir vazifenizi yapacaksınız.zikir vazifenizi yapacaksınız. Abdestli gezeceksiniz her gün, zikir vazifenizi yapacaksınız.Abdestli gezeceksiniz her gün, zikir vazifenizi yapacaksınız. Nasıl yapacaksınız,Nasıl yapacaksınız, ne zaman yapacaksınız?ne zaman yapacaksınız? Her zaman yapabilirsiniz.Her zaman yapabilirsiniz. Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı; serbest…Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı; serbest… Burada da serbestlik var. Zikir hem kolay, hem serbest,Burada da serbestlik var. Zikir hem kolay, hem serbest, belli bir mecburi zaman yok.belli bir mecburi zaman yok. Zikre oturduğunuz zaman; oturarak da yapabilirsiniz, yatarak da yapabilirsiniz,Zikre oturduğunuz zaman; oturarak da yapabilirsiniz, yatarak da yapabilirsiniz, yürürken de yapabilirsiniz; otobüste de yapabilirsiniz, her yerde yapabilirsiniz ama,yürürken de yapabilirsiniz; otobüste de yapabilirsiniz, her yerde yapabilirsiniz ama, böyle konforlu güzel bir zikir olmasını istiyorsanız, sakin, temiz, tenha bir yerdeböyle konforlu güzel bir zikir olmasını istiyorsanız, sakin, temiz, tenha bir yerde kıbleye doğru diz çöküp oturursunuz.kıbleye doğru diz çöküp oturursunuz. Diz çöküp oturmak, sahabenin oturması olduğundandır.Diz çöküp oturmak, sahabenin oturması olduğundandır. Kıbleye dönmek, sevap olduğundandır.Kıbleye dönmek, sevap olduğundandır. Hürmetkâr bir şekilde, sahabenin oturuşu gibi oturursunuz.Hürmetkâr bir şekilde, sahabenin oturuşu gibi oturursunuz. Gözünüzü yumarsınız.

Gözünüzü yumarsınız.
Göz yummak da, aklını toplamak içindir.Göz yummak da, aklını toplamak içindir. Gözünüzü yumarsınız, evvela 25 defa Estağfiru’llàh diye başlarsınız zikre...Gözünüzü yumarsınız, evvela 25 defa Estağfiru’llàh diye başlarsınız zikre... Sonra bir Fâtiha, üç Kul Hüvallahu'yu okuyun, bunları Peygamber Efendimiz’e hediye edin!Sonra bir Fâtiha, üç Kul Hüvallahu'yu okuyun, bunları Peygamber Efendimiz’e hediye edin! Peygamber Efendimiz’den bize kadar gelmiş geçmiş evliyaullahPeygamber Efendimiz’den bize kadar gelmiş geçmiş evliyaullah pirlerimizin, mürşid-i kâmillerimizin ruhlarına hediye edin!pirlerimizin, mürşid-i kâmillerimizin ruhlarına hediye edin! Onlara hediyeniz olsun; onlar da sizi sevsin, size mânevî bakımdan yardımcı olsunlar.Onlara hediyeniz olsun; onlar da sizi sevsin, size mânevî bakımdan yardımcı olsunlar. Sonra, gözünüzü kapalı üç şeyi düşüneceksiniz:Sonra, gözünüzü kapalı üç şeyi düşüneceksiniz: Bir; ölümü düşüneceksiniz.

Bir; ölümü düşüneceksiniz.
İki; mürşidinizi, hocanızı düşüneceksiniz.

İki; mürşidinizi, hocanızı düşüneceksiniz.
Üç; Allah’ın huzurunda olduğunuzu düşüneceksiniz.

Üç; Allah’ın huzurunda olduğunuzu düşüneceksiniz.
Ölümü düşünmeye râbıta-i mevt denir. Bu bir vazifedir.Ölümü düşünmeye râbıta-i mevt denir. Bu bir vazifedir. Peygamber Efendimiz tavsiye etmiş “Ölümü çok düşünün!” diye, ondan yapıyoruz.Peygamber Efendimiz tavsiye etmiş “Ölümü çok düşünün!” diye, ondan yapıyoruz. Ölümü düşününce insan ne olur? Gafletten uyanır, nefsi islah olur, kalbi nurlanır, sevabı çok olur.

Ölümü düşününce insan ne olur? Gafletten uyanır, nefsi islah olur, kalbi nurlanır, sevabı çok olur.
Tarikatta ilerler, mâneviyatı gelişir, Allah’ın sevgili kulu olur.Tarikatta ilerler, mâneviyatı gelişir, Allah’ın sevgili kulu olur. Onun için, zikre oturunca, biraz ölümü düşüneceksiniz.Onun için, zikre oturunca, biraz ölümü düşüneceksiniz. Şöyle nasıl öleceğinizi düşünün, yıkanıp kefenlenip, namazınız kılınacak; onu düşünün!Şöyle nasıl öleceğinizi düşünün, yıkanıp kefenlenip, namazınız kılınacak; onu düşünün! Nasıl kabre konulacaksınız; onu düşünün! Kabirde sorgusual olacak, onu düşünün!Nasıl kabre konulacaksınız; onu düşünün! Kabirde sorgusual olacak, onu düşünün! Kıyamet nasıl kopacak diye düşünün! Kabirden nasıl kalkacaksınız diye düşünün!

Kıyamet nasıl kopacak diye düşünün! Kabirden nasıl kalkacaksınız diye düşünün!
Mahşer yerine nasıl toplanacaksınız diye düşünün! Mahkeme-i kübrâda nasıl hesaba çekileceksiniz diye düşünün!Mahşer yerine nasıl toplanacaksınız diye düşünün! Mahkeme-i kübrâda nasıl hesaba çekileceksiniz diye düşünün! Sevaplar günahlar hepsi ortaya saçılacak, dökülecek; işlediğin günahları herkes görecek.

Sevaplar günahlar hepsi ortaya saçılacak, dökülecek; işlediğin günahları herkes görecek.
Sevaplar günahlar tartılacak, onları düşünün!Sevaplar günahlar tartılacak, onları düşünün! İyilerin nasıl sevine sevine Sırat’ı geçip, cennete vardığını,İyilerin nasıl sevine sevine Sırat’ı geçip, cennete vardığını, cennet ehli olduğunu, ebedi saadete erdiğini düşünün!cennet ehli olduğunu, ebedi saadete erdiğini düşünün! Kötülerin cehenneme atılıp, nasıl cayır cayır yandığını, azab gördüğünü düşüneceksiniz.Kötülerin cehenneme atılıp, nasıl cayır cayır yandığını, azab gördüğünü düşüneceksiniz. Bunları hep düşünmek, böylece râbıta-i mevt yapmak, ölümü düşünmek...Bunları hep düşünmek, böylece râbıta-i mevt yapmak, ölümü düşünmek... Nefsinize diyeceksiniz ki, kendi nefsinize; nefs-i emmâremiz var içimizde,Nefsinize diyeceksiniz ki, kendi nefsinize; nefs-i emmâremiz var içimizde, ona diyeceksiniz ki,ona diyeceksiniz ki, “—Ey nefsim, aklını başına topla! Hayat fânîdir, ebedî değildir.

“—Ey nefsim, aklını başına topla! Hayat fânîdir, ebedî değildir.
Ne zaman öleceği insanın belli olmuyor, her an ölebilir.Ne zaman öleceği insanın belli olmuyor, her an ölebilir. Tul-i emeli bırak, ölüme hazırlan! Aklını başına topla, hayatını kıymetini bil!Tul-i emeli bırak, ölüme hazırlan! Aklını başına topla, hayatını kıymetini bil! Ölmeden evvel tedbirini al, cenneti kazanmaya çalış! Cehenneme düşmemeye dikkat et!” diyeceksiniz.Ölmeden evvel tedbirini al, cenneti kazanmaya çalış! Cehenneme düşmemeye dikkat et!” diyeceksiniz. Bunların hepsini diyeceksiniz kendinize...

Bunların hepsini diyeceksiniz kendinize...
Ototelkin deniliyor, kendi kendisine telkin.Ototelkin deniliyor, kendi kendisine telkin. Oto telkin kendisine telkin nasıl?Oto telkin kendisine telkin nasıl? Telkin etmek şeyi, şöyle yap diye teşvik etmek, kritik tenkitden yani yargılamak demek,Telkin etmek şeyi, şöyle yap diye teşvik etmek, kritik tenkitden yani yargılamak demek, oto kontrol kendisini kontrol etmek demek o da değil.oto kontrol kendisini kontrol etmek demek o da değil. Kendi kendisini teşvik, arayıp bulun neyse.Kendi kendisini teşvik, arayıp bulun neyse. Böyle kendinize nasihat edeceksiniz, yâniBöyle kendinize nasihat edeceksiniz, yâni kendi nefsinize...kendi nefsinize... Bu bir vazife, ölümü düşünmek vazifesi, bir...Bu bir vazife, ölümü düşünmek vazifesi, bir... İkincisi, bizi düşüneceksiniz karşınızda...

İkincisi, bizi düşüneceksiniz karşınızda...
Biz oturmuşuz hocalarımızla, evliyaullah, o mübarek aksakallı pirlerimizle beraberBiz oturmuşuz hocalarımızla, evliyaullah, o mübarek aksakallı pirlerimizle beraber bir yerde; siz de karşılarındasınız. Ben onların arasındayım, beni görüyorsunuz, onları da görüyorsunuz;bir yerde; siz de karşılarındasınız. Ben onların arasındayım, beni görüyorsunuz, onları da görüyorsunuz; siz de karşımızda oturuyorsunuz diye. Boynunuzu büküp, gönlünüzü gönlümüze bağlayacaksınız.siz de karşımızda oturuyorsunuz diye. Boynunuzu büküp, gönlünüzü gönlümüze bağlayacaksınız. Bizden gelen feyizlerin içinizi, dışınızı doldurduğunu düşüneceksiniz.Bizden gelen feyizlerin içinizi, dışınızı doldurduğunu düşüneceksiniz. İnsan hocasıyla, mürşidleriyle böyle gözünü kapayıp bağlantı kurunca,

İnsan hocasıyla, mürşidleriyle böyle gözünü kapayıp bağlantı kurunca,
mânevî bir takım şeyler gelir kendisine,mânevî bir takım şeyler gelir kendisine, yaptığı ibadetin tadını duyar, faidesini görür ve tasavvufî gelişmesi, ilerlemesi vuku bulur,yaptığı ibadetin tadını duyar, faidesini görür ve tasavvufî gelişmesi, ilerlemesi vuku bulur, tarikatta ilerler. Sonra bir takım bilinmeyen şeyleri öğrenir, tarikatın esrarına vakıf olur.tarikatta ilerler. Sonra bir takım bilinmeyen şeyleri öğrenir, tarikatın esrarına vakıf olur. İyi bir kul olur sonunda...İyi bir kul olur sonunda... Bu nasıl oluyor?

Bu nasıl oluyor?
Mürşidi uzakta da olsa, onu böyle göz önüne getirip, kalbini ona bağlamakla oluyor.Mürşidi uzakta da olsa, onu böyle göz önüne getirip, kalbini ona bağlamakla oluyor. Bunu da yapacaksınız.Bunu da yapacaksınız. Buna da râbıta-i mürşid derler. Ölümlü düşünmeye rabıta-i mevt derler.Buna da râbıta-i mürşid derler. Ölümlü düşünmeye rabıta-i mevt derler. Mürşidini düşünmeye, rabıta-i mürşid...Mürşidini düşünmeye, rabıta-i mürşid... Yâni şöyle düşünün ki, bu kamp hep olsaydı, her beraber olsaydık,

Yâni şöyle düşünün ki, bu kamp hep olsaydı, her beraber olsaydık,
zikri hep beraber yapsaydık... Ben anlatsaydım, siz dinleseydiniz.zikri hep beraber yapsaydık... Ben anlatsaydım, siz dinleseydiniz. Böylece ömrümüz Allah yolunda geçseydi, zikirleri böyle beraber yapsaydık...Böylece ömrümüz Allah yolunda geçseydi, zikirleri böyle beraber yapsaydık... Bu beraberliği, beraber olmadığımız zaman da, hayalinizde canlandıracaksınız, hayalinizdeBu beraberliği, beraber olmadığımız zaman da, hayalinizde canlandıracaksınız, hayalinizde tahakkuk ettireceksiniz.tahakkuk ettireceksiniz. Bunun mânevî faydası var.Bunun mânevî faydası var. Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz’in gözünden, Peygamber Efendimiz hiç gitmezmiş.Ebû Bekr-i Sıddîk Efendimiz’in gözünden, Peygamber Efendimiz hiç gitmezmiş. İnsan böyle mürşidiyle râbıta-i mürşid yapa yapa, sonra Peygamber Efendimiz’i görmeye başlar.İnsan böyle mürşidiyle râbıta-i mürşid yapa yapa, sonra Peygamber Efendimiz’i görmeye başlar. Onu da söyleyeyim o kadar, bilin! Yâni, bu işin nereye varacağını bilin!Onu da söyleyeyim o kadar, bilin! Yâni, bu işin nereye varacağını bilin! Mürşidinizle bağlantı kurmayı öğrendiğiniz zaman, ondan sonra Rasûlüllah Efendimiz’le bağlantı gelir.Mürşidinizle bağlantı kurmayı öğrendiğiniz zaman, ondan sonra Rasûlüllah Efendimiz’le bağlantı gelir. O bakımdan râbıta-i mürşid’i de yapacaksınız; iki...O bakımdan râbıta-i mürşid’i de yapacaksınız; iki... Üçüncüsü de: Râbıta-i huzur... Allah’ın huzurunda olduğunuzu bileceksiniz.

Üçüncüsü de: Râbıta-i huzur... Allah’ın huzurunda olduğunuzu bileceksiniz.
Allah her yerde hàzır ve nâzır, siz onun huzurundasınız. Hepimiz huzurundayız.Allah her yerde hàzır ve nâzır, siz onun huzurundasınız. Hepimiz huzurundayız. O bizim sözlerimizi işitiyor, hâlimizi görüyor; içimizi, dışımızı, niyetimizi biliyor.O bizim sözlerimizi işitiyor, hâlimizi görüyor; içimizi, dışımızı, niyetimizi biliyor. Evvelimizi, âhirimizi biliyor, istikbalde ne olacağımızı biliyor.Evvelimizi, âhirimizi biliyor, istikbalde ne olacağımızı biliyor. Biz onun kuluyuz, o alemlerin Rabbi...Biz onun kuluyuz, o alemlerin Rabbi... Diyeceksiniz ki:Diyeceksiniz ki: “—Yâ Rabbi, ben senin huzurundayım! Sen her şeye kàdirsin, her şeyi biliyorsun...“—Yâ Rabbi, ben senin huzurundayım! Sen her şeye kàdirsin, her şeyi biliyorsun... Yardımı senden istiyorum! Zaten yardım gelirse, senden gelir.Yardımı senden istiyorum! Zaten yardım gelirse, senden gelir. Bana yardım eyle, tevfîkini refik eyle! Beni de seni zikreden kullarından eyle!Bana yardım eyle, tevfîkini refik eyle! Beni de seni zikreden kullarından eyle! Sana şükreden kullarından eyle! Bana da, o güzel halleri nasib eyle!” diye dua edeceksiniz.Sana şükreden kullarından eyle! Bana da, o güzel halleri nasib eyle!” diye dua edeceksiniz. Buna da râbıta-i huzur deniliyor. Allah’ın huzurunda olduğunuzu hatırınıza getiriyorsunuz.

Buna da râbıta-i huzur deniliyor. Allah’ın huzurunda olduğunuzu hatırınıza getiriyorsunuz.
O zaman tabii, insana çok feyizler geliyor.O zaman tabii, insana çok feyizler geliyor. Böyle karşı karşıya oturmuşuz. Allah’ın huzurundayız.

Böyle karşı karşıya oturmuşuz. Allah’ın huzurundayız.
Dünyanın fâni olduğunu hatırlamışız, dünyanın boşluğunu anlamışız.Dünyanın fâni olduğunu hatırlamışız, dünyanın boşluğunu anlamışız. Elimizde tesbih, artık aşk ile, şevk ile zikir yaparız.Elimizde tesbih, artık aşk ile, şevk ile zikir yaparız. Şu zikirleri yapacaksınız bir;

Şu zikirleri yapacaksınız bir;
100 defa “Estağfiru’llàh” diyeceksiniz.100 defa “Estağfiru’llàh” diyeceksiniz. Demin yaptık, yüz defa “Estağfiru’llàh” dedik. Peygamber Efendimiz’in emri. Kendisi de çok yapardı Peygamber Efendimiz.Demin yaptık, yüz defa “Estağfiru’llàh” dedik. Peygamber Efendimiz’in emri. Kendisi de çok yapardı Peygamber Efendimiz. 100 defa “Lâ ilâhe illa’llàh” diyeceksiniz.100 defa “Lâ ilâhe illa’llàh” diyeceksiniz. Bu da çok sevap, bunu da biraz sonra yapacağız.Bu da çok sevap, bunu da biraz sonra yapacağız. Her akşam yüz defa çekiyoruz. Hafif hafif, alışın diye yâni... O da Peygamber Efendimiz’in tavsiyesi, iki.Her akşam yüz defa çekiyoruz. Hafif hafif, alışın diye yâni... O da Peygamber Efendimiz’in tavsiyesi, iki. Üçüncüsü; 1000 defa da, “Allah, Allah” diyeceksiniz.Üçüncüsü; 1000 defa da, “Allah, Allah” diyeceksiniz. Allah demekte 1000 defa olacak.Allah demekte 1000 defa olacak. Çünkü, Kur'an-ı Kerim'de buyuruluyor ki:Çünkü, Kur'an-ı Kerim'de buyuruluyor ki: (Yâ eyyühe’llezîne âmenü’zküru’llàhe zikren kesîrâ) “Ey iman edenler,(Yâ eyyühe’llezîne âmenü’zküru’llàhe zikren kesîrâ) “Ey iman edenler, Allah’ı çok çok zikredin!” (Ahzâb, 33/41)Allah’ı çok çok zikredin!” (Ahzâb, 33/41) Biraz çokca olması lâzım bunun.Biraz çokca olması lâzım bunun. Her yüz defa “Allah, Allah” dedikçe, şu söz söylenecek:Her yüz defa “Allah, Allah” dedikçe, şu söz söylenecek: (İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî)(İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî) Bu sözü öğreneceksiniz. Bu bizim önemli bir parolamızdır.

Bu sözü öğreneceksiniz. Bu bizim önemli bir parolamızdır.
Bazılarının yakasında bu rozet olarak var. Satılıyor galiba rozet olarak.Bazılarının yakasında bu rozet olarak var. Satılıyor galiba rozet olarak. Üstünde eski yazıyla, “İlâhi ente maksùdî ve rıdàke matlûbî” yazılı.Üstünde eski yazıyla, “İlâhi ente maksùdî ve rıdàke matlûbî” yazılı. Ne demek:Ne demek: “—Yâ Rabbi, benim arzum, hedefim sensin!“—Yâ Rabbi, benim arzum, hedefim sensin! Ben senin rızanı kazanmak istiyorum.Ben senin rızanı kazanmak istiyorum. Başka öyle dünyevi menfaat kaygısı filan peşinde değilim,Başka öyle dünyevi menfaat kaygısı filan peşinde değilim, şöhret, alkış peşinde değilim, para pul peşinde değilim;şöhret, alkış peşinde değilim, para pul peşinde değilim; ben senin iyi kulun olmak istiyorum! Senin rızanı kazanmak istiyorum!” demek.ben senin iyi kulun olmak istiyorum! Senin rızanı kazanmak istiyorum!” demek. Bu önemli bir paroladır, çok önemli bir sözdür,

Bu önemli bir paroladır, çok önemli bir sözdür,
hadis-i kudsiden alınmıştır.hadis-i kudsiden alınmıştır. (İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî)(İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî) Bunu diyeceksiniz.Bunu diyeceksiniz. Sonra bu da tamam.Sonra bu da tamam. 100 estağfurullah, 100 Lâ ilahe illallah, 1000 Allah demek ama100 estağfurullah, 100 Lâ ilahe illallah, 1000 Allah demek ama her 100 defasında İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî öğreneceksiniz.her 100 defasında İlâhî ente maksùdî ve rıdàke matlûbî öğreneceksiniz. 100 defa da salevât-ı şerife, Peygamber Efendimiz’e,100 defa da salevât-ı şerife, Peygamber Efendimiz’e, bu da çok sevaptır.bu da çok sevaptır. 100 defa da kul huvallahu ehad.100 defa da kul huvallahu ehad. Bu da çok sevaptır.

Bu da çok sevaptır.
Bunlar da hadisi şerifte vardır.Bunlar da hadisi şerifte vardır. Bizim şu hani camide okuduğumuz Râmûzü’l-Ehàdis kitabında bunlar var.Bizim şu hani camide okuduğumuz Râmûzü’l-Ehàdis kitabında bunlar var. Efendimiz tavsiye ediyor.Efendimiz tavsiye ediyor. Size bu akşam, Peygamber Efendimiz’in tavsiye etmiş olduğu zikirleri

Size bu akşam, Peygamber Efendimiz’in tavsiye etmiş olduğu zikirleri
ben söylemiş oldum, aracı olmuş oldum.ben söylemiş oldum, aracı olmuş oldum. Siz gözünüzü yumun, Rasûlüllah söylemiş diye düşünün bu zikirleri, öyle kabul edin!Siz gözünüzü yumun, Rasûlüllah söylemiş diye düşünün bu zikirleri, öyle kabul edin! Yâni, bunlar bizim uydurmamız değil.Yâni, bunlar bizim uydurmamız değil. Biz, dinde başka bir şeyler ortaya çıkartıyor değiliz.Biz, dinde başka bir şeyler ortaya çıkartıyor değiliz. Biz, Rasûlüllah’ın yaptığı işleri yapmak istiyoruz,Biz, Rasûlüllah’ın yaptığı işleri yapmak istiyoruz, Rasûlüllah’ın yolunda yürümek istiyoruz,Rasûlüllah’ın yolunda yürümek istiyoruz, dinin özünü yaşamak istiyoruz.dinin özünü yaşamak istiyoruz. Dinin esasında olup da yaptırılmayan şeyler varsa, onları bilmek istiyoruz.

Dinin esasında olup da yaptırılmayan şeyler varsa, onları bilmek istiyoruz.
Dinin aslında olmayıp da bize bulaştırmış oldukları şeyler varsa, onlardan kurtulmak istiyoruz.Dinin aslında olmayıp da bize bulaştırmış oldukları şeyler varsa, onlardan kurtulmak istiyoruz. Biz Kur’an yolunda olmak istiyoruz. Biz Rasûlüllah’ın yolunda olmak istiyoruz.Biz Kur’an yolunda olmak istiyoruz. Biz Rasûlüllah’ın yolunda olmak istiyoruz. Başka hiç bir tekkede bu yoktur. Bakın, bizim tekkemizin ders kitabı, hadis kitabıdır!Başka hiç bir tekkede bu yoktur. Bakın, bizim tekkemizin ders kitabı, hadis kitabıdır! Bu kadar bilgi yeter size.Bu kadar bilgi yeter size. Hadis kitabı okuyoruz biz tekkede,

Hadis kitabı okuyoruz biz tekkede,
şu kitap bu kitap okumuyoruz.şu kitap bu kitap okumuyoruz. Neyi okuyoruz? Hadis kitabı okuyoruz. Neden?Neyi okuyoruz? Hadis kitabı okuyoruz. Neden? Rasûlüllah’ın halini, emrini, tavsiyesini bilelim, Rasûlüllah’ın yolunda yürüyelim diye..Rasûlüllah’ın halini, emrini, tavsiyesini bilelim, Rasûlüllah’ın yolunda yürüyelim diye.. “—E hocam, niye böyle senin başında sarık var, çenende sakal var?”“—E hocam, niye böyle senin başında sarık var, çenende sakal var?” Sünnet diye yapıyoruz, Peygamber Efendimiz böyle yapmış diye yapıyoruz.

Sünnet diye yapıyoruz, Peygamber Efendimiz böyle yapmış diye yapıyoruz.
Ben de traş olmayı bilirim. Ben de alırım elime jileti, cırt cırt, cırt cırt... Buradan kazırım, buradan kazırım, bunu bilirim.Ben de traş olmayı bilirim. Ben de alırım elime jileti, cırt cırt, cırt cırt... Buradan kazırım, buradan kazırım, bunu bilirim. Askerde de kazıttılar tabii, sakallı askerlik yaptırmadılar bize...Askerde de kazıttılar tabii, sakallı askerlik yaptırmadılar bize... Mecburen biz de o zaman kazıdık. Günahı onların... Ben razı değildim.Mecburen biz de o zaman kazıdık. Günahı onların... Ben razı değildim. Albay üç defa söyledi,Albay üç defa söyledi, “—Hocam, sakalda mı bir askeri cinsti?”“—Hocam, sakalda mı bir askeri cinsti?” “—Olmaz, almazlar imtihana, başın belâya girer! dedi, bilmem ne...“—Olmaz, almazlar imtihana, başın belâya girer! dedi, bilmem ne... Sakalımızı kestirdiler. Halbuki, Almanya’da ben sakallı asker gördüm,

Sakalımızı kestirdiler. Halbuki, Almanya’da ben sakallı asker gördüm,
sakallı polis gördüm, sakallı bakan gördüm...sakallı polis gördüm, sakallı bakan gördüm... Almanya’da buna müsaade var da, Türkiye’de niye yok?Almanya’da buna müsaade var da, Türkiye’de niye yok? Bu da üzerinde durulması gereken bir şey.Bu da üzerinde durulması gereken bir şey. Sakalımız sünnet diyedir, misvakımız Efendimiz’in sünneti diyedir.

Sakalımız sünnet diyedir, misvakımız Efendimiz’in sünneti diyedir.
Diş fırçalamamız, ağız temizliğimiz, Rasûlüllah’ın emri olduğundandır.Diş fırçalamamız, ağız temizliğimiz, Rasûlüllah’ın emri olduğundandır. Koltukaltımızı kazırız, tertemizdir, mis gibi kokar; sünnet olduğu için...Koltukaltımızı kazırız, tertemizdir, mis gibi kokar; sünnet olduğu için... Kasıklarımızı temizleriz, tırnaklarımızı keseriz...Kasıklarımızı temizleriz, tırnaklarımızı keseriz... Tırnaklarımız simsiyah değildir, cadıların tırnakları gibi değildir; kadınlarımızın tırnakları ojeli değildir...Tırnaklarımız simsiyah değildir, cadıların tırnakları gibi değildir; kadınlarımızın tırnakları ojeli değildir... Çünkü tırnak kesilsin diye emredilmiştir.Çünkü tırnak kesilsin diye emredilmiştir. Temizliği severiz, günde beş defa abdest alırız, namaz kılarız.

Temizliği severiz, günde beş defa abdest alırız, namaz kılarız.
Gusül abdesti alırız, yıkanırız, temizleniriz; tertemiz yaşarız...Gusül abdesti alırız, yıkanırız, temizleniriz; tertemiz yaşarız... Temiz giyeriz, temiz yeriz...Temiz giyeriz, temiz yeriz... Pis şeyleri, murdar şeyleri yemeyiz.Pis şeyleri, murdar şeyleri yemeyiz. Hep Kur’an yolunda, hep Peygamber Efendimiz’in yolunda yapmaya çalışırız.

Hep Kur’an yolunda, hep Peygamber Efendimiz’in yolunda yapmaya çalışırız.
“—Ama hocam, sen bu sözleri söylerken, ben kendi durumuma baktım;

“—Ama hocam, sen bu sözleri söylerken, ben kendi durumuma baktım;
kendi durumum biraz senin dediklerinden farklı...”kendi durumum biraz senin dediklerinden farklı...” Evet, doğru...Evet, doğru... Türkiye’de de, burada da bizi Kur’an yolundan, hadis-i şerif yolundan ayırdılar.Türkiye’de de, burada da bizi Kur’an yolundan, hadis-i şerif yolundan ayırdılar. Mecburiyetler veya alışkanlıklar veya adetler derken, başka şeyler oldu. Ama biz şimdi dinin aslını, özünü söylüyoruz.Mecburiyetler veya alışkanlıklar veya adetler derken, başka şeyler oldu. Ama biz şimdi dinin aslını, özünü söylüyoruz. Yapabilen yapar; yapamayanın mazereti varsa, mazereti kalkınca yapar.Yapabilen yapar; yapamayanın mazereti varsa, mazereti kalkınca yapar. Mazeret mühim bir mazeret değilse, bunun yapılması gerekiyormuş diye yapmaya başlar...Mazeret mühim bir mazeret değilse, bunun yapılması gerekiyormuş diye yapmaya başlar... Sevaplı olan şeyleri yapar, günahlı olan işlerden korunur, tertemiz bir müslüman olarak yaşar.

Sevaplı olan şeyleri yapar, günahlı olan işlerden korunur, tertemiz bir müslüman olarak yaşar.
Bu beş çeşit zikri söyledim, yüz Estağfiru’llàh, yüz Lâ ilâhe illa’llàh, bin Allah, yüz salevat-ı şerife;

Bu beş çeşit zikri söyledim, yüz Estağfiru’llàh, yüz Lâ ilâhe illa’llàh, bin Allah, yüz salevat-ı şerife;
yüz tane de Kul hüvallah'u Ehad Sûresi’ni okumak, besmelesiyle...yüz tane de Kul hüvallah'u Ehad Sûresi’ni okumak, besmelesiyle... Bu çok sevaptır, Kul hüvallah üçte bir Kur'an-ı Kerim okumak kadar sevaptır.Bu çok sevaptır, Kul hüvallah üçte bir Kur'an-ı Kerim okumak kadar sevaptır. Kur'an bilmiyor, hafız değil, Kul hüvallah okudu mu üçte bir Kur'an okumuş gibi sevap kazanır.Kur'an bilmiyor, hafız değil, Kul hüvallah okudu mu üçte bir Kur'an okumuş gibi sevap kazanır. Bu arada bir parantez açalım:Bu arada bir parantez açalım: Demin kardeşlerimiz Yâsin okudular, arkasından Kul hüvallah Ehad’ı okudu,Demin kardeşlerimiz Yâsin okudular, arkasından Kul hüvallah Ehad’ı okudu, arkasından salevat getirdi. Kul eûzü bi-rabbi'l-felak,arkasından salevat getirdi. Kul eûzü bi-rabbi'l-felak, Kul eùzü birabbi’n-nâs, Fatiha okudu, salevat getirdi.Kul eùzü birabbi’n-nâs, Fatiha okudu, salevat getirdi. Usül böyle değildir.Usül böyle değildir. Usül nasıldır?

Usül nasıldır?
Kur’an-ı Kerim okunur, okunur, okunur...Kur’an-ı Kerim okunur, okunur, okunur... En son sayfasında Kul hüvallah vardır, Kur’an-ı Kerim’in...En son sayfasında Kul hüvallah vardır, Kur’an-ı Kerim’in... En son sayfaya kadar okunur, orada durulur.En son sayfaya kadar okunur, orada durulur. Çünkü, “Kur’an bittiği zaman, dua makbul olur.” diyor Peygamber Efendimiz.Çünkü, “Kur’an bittiği zaman, dua makbul olur.” diyor Peygamber Efendimiz. Onun için bitirilmez Kur’an-ı Kerim, mahsustan bekliyor.

Onun için bitirilmez Kur’an-ı Kerim, mahsustan bekliyor.
Hani bazı kurnaz öğrenciler oluyor, askere gitmemek için, bir dersi bırakıyor.Hani bazı kurnaz öğrenciler oluyor, askere gitmemek için, bir dersi bırakıyor. Okulda fakülte takıntısı var, askere gitmekten biraz gitmek istemiyor.Okulda fakülte takıntısı var, askere gitmekten biraz gitmek istemiyor. Yani işi gücü var... Bir dersi takıyor mahsustan. Biterse askere alacaklar.Yani işi gücü var... Bir dersi takıyor mahsustan. Biterse askere alacaklar. Bitirmiyor ki, askere almasınlar diye...Bitirmiyor ki, askere almasınlar diye... Talebe, öğrenci durumu devam etsin diye...Talebe, öğrenci durumu devam etsin diye... Şimdi hatim sürer, sürer, sayfaları bitirir bitirir. En son sayfaya geldi.

Şimdi hatim sürer, sürer, sayfaları bitirir bitirir. En son sayfaya geldi.
En son sayfada üç sûre vardır: Kul hüvallah, Kul eûzü bi-rabbi'l-felak, Kul eùzü bi-rabbi’n-nâs...En son sayfada üç sûre vardır: Kul hüvallah, Kul eûzü bi-rabbi'l-felak, Kul eùzü bi-rabbi’n-nâs... Bunları da okusa hatim bitecek, dua etmesi lazım!Bunları da okusa hatim bitecek, dua etmesi lazım! Ama istiyor ki camide yapılsın duası; veya, hocaefendi duayı yapsın.Ama istiyor ki camide yapılsın duası; veya, hocaefendi duayı yapsın. Bazıları diyor ki “—Hocam, iki hatim indirdim, duasını yapıver!”

Bazıları diyor ki “—Hocam, iki hatim indirdim, duasını yapıver!”
Yâni, camide yapılmasını istiyor. Haa, ne yapacak o zaman?Yâni, camide yapılmasını istiyor. Haa, ne yapacak o zaman? İşte bunu buraya kadar getirecek, bekleyecek.İşte bunu buraya kadar getirecek, bekleyecek. Çünkü her hatim indirildiği zaman, o hatim bereketine, Allah sevdiği için,Çünkü her hatim indirildiği zaman, o hatim bereketine, Allah sevdiği için, yapılan duaları kabul eder diye, dualar kabul olsun diye bekliyor.yapılan duaları kabul eder diye, dualar kabul olsun diye bekliyor. Kul hüvallah’ı okur şimdi hatmin duasını yapacağı zaman,Kul hüvallah’ı okur şimdi hatmin duasını yapacağı zaman, bir tanesi o Kul hüvallah'ı okur.bir tanesi o Kul hüvallah'ı okur. Neden? O sayfada bir Kul hüvallah yazılı da ondan.Neden? O sayfada bir Kul hüvallah yazılı da ondan. “Allàhu ekber, allàhu ekber... Lâ ilâhe illa’llàhu va’llahu ekber... Allàhu ekber, ve lillâhi’l-hamd” der.“Allàhu ekber, allàhu ekber... Lâ ilâhe illa’llàhu va’llahu ekber... Allàhu ekber, ve lillâhi’l-hamd” der. Neden?Neden? Peygamber Efendimiz’e Vedduhâ Suresi indiği zaman, oradaki müjdeden dolayı, sahabe-i kiram

Peygamber Efendimiz’e Vedduhâ Suresi indiği zaman, oradaki müjdeden dolayı, sahabe-i kiram
“Allàhu ekber! Allàhu ekber!” dediler, sevindiler.“Allàhu ekber! Allàhu ekber!” dediler, sevindiler. Çünkü çok büyük müjde varÇünkü çok büyük müjde var Ve’d-duhà Sûresinde.Ve’d-duhà Sûresinde. İşte o Ve’d-duhà Sûresi’nden Kul eùzü bi-rabbi’nnasi’ye kadar her sûrenin ardından,İşte o Ve’d-duhà Sûresi’nden Kul eùzü bi-rabbi’nnasi’ye kadar her sûrenin ardından, “Allàhu ekber, allàhu ekber... Lâ ilâhe illa’llàhu va’llàhu ekber...“Allàhu ekber, allàhu ekber... Lâ ilâhe illa’llàhu va’llàhu ekber... Allàhu ekber, ve lillâhi’lhamd” diye tekbir getirilmesi oradandır.Allàhu ekber, ve lillâhi’lhamd” diye tekbir getirilmesi oradandır. Hatim bitecek diye Kul hüvallah okunur, tekbir getirilir.

Hatim bitecek diye Kul hüvallah okunur, tekbir getirilir.
Bir tane... Üç tane değil, bir tane...Bir tane... Üç tane değil, bir tane... Kul hüva’llàh okundu, tamam... Kul eûzü bi-rabbi'l-felak okundu, tekbir getirilir.Kul hüva’llàh okundu, tamam... Kul eûzü bi-rabbi'l-felak okundu, tekbir getirilir. Bir tane, tamam.Bir tane, tamam. Kul eùzü bi-rabbi’n-nâs okundu, tekbir getirilir, tamam.Kul eùzü bi-rabbi’n-nâs okundu, tekbir getirilir, tamam. Kur’an bitti.

Kur’an bitti.
Ama, “Ben Allah’ın kitabını seviyorum, bitirdim diye rafa kaldırmak istemiyorum!” diyeAma, “Ben Allah’ın kitabını seviyorum, bitirdim diye rafa kaldırmak istemiyorum!” diye hemen Fatiha’ya başlıyoruz.hemen Fatiha’ya başlıyoruz. Kur’an’ın başına geçtik.Kur’an’ın başına geçtik. “Hızımı alamadım yâ Rabbi! Kelâmına doyamadım ya Rabbi!“Hızımı alamadım yâ Rabbi! Kelâmına doyamadım ya Rabbi! Sevgimi tutamadım yâ Rabbi!Sevgimi tutamadım yâ Rabbi! Coşkunluğumdan gene başa geldim yâ Rabbi!”Coşkunluğumdan gene başa geldim yâ Rabbi!” Fatiha’yı okuyoruz, o maksatla...Fatiha’yı okuyoruz, o maksatla...
Düzenlenen Aralık
00:00:00 00:00:00
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2