Namaz Vakitleri

16 Şa'bân 1447
04 February 2026
İmsak
06:38
Güneş
08:05
Öğle
13:23
İkindi
16:07
Akşam
18:32
Yatsı
19:53
Detaylı Arama

Konuşma Metni

Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm.Eùzü bi’llâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm. Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm.Bi’smi’llâhi’r-rahmâni’r-rahîm. El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn... Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh,

El-hamdü li’llâhi rabbi’l-àlemîn... Hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh,
alâ külli hâlin ve fî külli hîn…alâ külli hâlin ve fî külli hîn… Hamden kema yenbağî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultànih...

Hamden kema yenbağî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultànih...
Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn…Ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn… Muhammedini’l-mustafaMuhammedini’l-mustafa ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû biihsânin ilâ yevmi’l-cezâ… ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû biihsânin ilâ yevmi’l-cezâ… Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân...

Emmâ ba’dü, fa’lemû eyyühe’l-ihvân...
Feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh...Feinne efdale’l-hadîsi kitâbu’llàh... Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu teàlâ aleyhi ve sellem...Ve efdale’l-hedyi hedyü seyyidinâ muhammedin salla’llàhu teàlâ aleyhi ve sellem... Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ...Ve şerre’l-umûri muhdesâtühâ... Ve külle muhdesetin bid’ah... Ve külle bid’atin dalâleh...Ve külle muhdesetin bid’ah... Ve külle bid’atin dalâleh... Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr...Ve külle dalâletin ve sàhibehâ fi’n-nâr... Ve bi’s-senedi’l-muttasıli ile’nnebiyyiVe bi’s-senedi’l-muttasıli ile’nnebiyyi salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl:salla’llàhu aleyhi ve selleme ennehû kàl: İnne’s-semâvâti’s-seb’a, ve’laradîne’s-seb’a, ve’lcibâle,

İnne’s-semâvâti’s-seb’a, ve’laradîne’s-seb’a, ve’lcibâle,
letel’anü şeyha’z-zâni; ve inne fürûce’z-zünâti, leyü’zi ehle’nnâr;letel’anü şeyha’z-zâni; ve inne fürûce’z-zünâti, leyü’zi ehle’nnâr; netnü rîhuhâ.netnü rîhuhâ. Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.

Sadaka rasûlü’llàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.
Aziz ve sevgili, kıymetli ve muhterem kardeşlerim.

Aziz ve sevgili, kıymetli ve muhterem kardeşlerim.
Peygamber SAS Efendimiz’in hadis-i şeriflerini

Peygamber SAS Efendimiz’in hadis-i şeriflerini
müzakere etmek, okumak, anlatmak, dinlemek,müzakere etmek, okumak, anlatmak, dinlemek, tefeyyüz etmek üzere toplanmış bulunuyoruz.tefeyyüz etmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bu hadis-i şeriflerin okunmasına geçmeden önce,

Bu hadis-i şeriflerin okunmasına geçmeden önce,
Peygamber SAS Efendimiz’in ruh-u pakine ve onu âline, ashàbına,Peygamber SAS Efendimiz’in ruh-u pakine ve onu âline, ashàbına, etbâına, ezvâcına, evlâdına, ihvânına, ahbâbına,etbâına, ezvâcına, evlâdına, ihvânına, ahbâbına, sâdât ve meşayih-ı turuku aliyyemiz, evliyâullah sâdât ve meşayih-ı turuku aliyyemiz, evliyâullah ve mürşidîn-i kâmilin-i mükemmilîn ve meşâyih-ı vâsılînimizin ruhlarına;ve mürşidîn-i kâmilin-i mükemmilîn ve meşâyih-ı vâsılînimizin ruhlarına; ve cümle evliyaullahın, Salihlerinve cümle evliyaullahın, Salihlerin Bu beldeleri fetheden fatihlerin, şehidlerin, gazilerin, mücâhidlerin ruhlarına;Bu beldeleri fetheden fatihlerin, şehidlerin, gazilerin, mücâhidlerin ruhlarına; cümle hayır hasenat sahiplerinin, kesesini açıp Allah rızası için,cümle hayır hasenat sahiplerinin, kesesini açıp Allah rızası için, Allah yolunda müslümanlara hizmet için masraf edenlerin ruhlarına;Allah yolunda müslümanlara hizmet için masraf edenlerin ruhlarına; hassaten beldemizin medar-ı iftiharı Yuşâ AS’ın,hassaten beldemizin medar-ı iftiharı Yuşâ AS’ın, Ebû Eyyûb el-Ensarî Hazretleri’nin ruhlarına;Ebû Eyyûb el-Ensarî Hazretleri’nin ruhlarına; camimizin banisi İskender Paşa’nın,camimizin banisi İskender Paşa’nın, Kitabını okuduğumuz

Kitabını okuduğumuz
şeyhimiz Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin Efendi Hazretleri’nin ve kendisinden feyz aldığımızşeyhimiz Gümüşhaneli Ahmed Ziyaeddin Efendi Hazretleri’nin ve kendisinden feyz aldığımız Mehmed Zâhidi Bursevî Hocamız’ın ruhuna; Mehmed Zâhidi Bursevî Hocamız’ın ruhuna; Uzaktan yakından bu dersleri dinlemeye gelmiş olan siz

Uzaktan yakından bu dersleri dinlemeye gelmiş olan siz
sevgili ve değerli ve kıymetli kardeşlerimin ahirete göçmüş olan sevgili ve değerli ve kıymetli kardeşlerimin ahirete göçmüş olan bütün müslüman ecdâd u ceddât,bütün müslüman ecdâd u ceddât, ihvân u ehevât, evlâd u zürriyât, akraba u taallûkatlarının, ihvân u ehevât, evlâd u zürriyât, akraba u taallûkatlarının, ahbaplarının, sevdiklerinin, gönüllerinden geçirdiklerinin, dilediklerinin ruhlarınaahbaplarının, sevdiklerinin, gönüllerinden geçirdiklerinin, dilediklerinin ruhlarına hediye olsun diye;hediye olsun diye; sair mü’minîn ü mü’minât, müslimîn ü müslimât ve sàlihîn ü sàlihâtın dasair mü’minîn ü mü’minât, müslimîn ü müslimât ve sàlihîn ü sàlihâtın da dereceleri üzere ruhlarına Mevlamız ikram eylesin, ruhları şad olsun,dereceleri üzere ruhlarına Mevlamız ikram eylesin, ruhları şad olsun, kabirleri nur dolsun, makamları a’la olsun diye;kabirleri nur dolsun, makamları a’la olsun diye; Bizler de Rabbimiz’in rızasına uygun yaşayalım, hayırlı işler işleyelim,

Bizler de Rabbimiz’in rızasına uygun yaşayalım, hayırlı işler işleyelim,
faideli faaliyetlerde bulunalım,faideli faaliyetlerde bulunalım, ömrümüzü Rabbimiz’in rızası yolunda geçirelim de huzuruna sevdiği,ömrümüzü Rabbimiz’in rızası yolunda geçirelim de huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varalım diye, ruhlarına bir Fâtiha,razı olduğu kullar olarak varalım diye, ruhlarına bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okuyalım öyle başlayalım, buyurun!üç İhlâs-ı Şerif okuyalım öyle başlayalım, buyurun! Okuduğumuz hadis-i şerif, Râmûzü’l-Ehàdîs hadis kitabımızın

Okuduğumuz hadis-i şerif, Râmûzü’l-Ehàdîs hadis kitabımızın
100. sayfasının 11. hadis-i şerifidir. Oradan 101. sayfaya geçeceğiz sonra.100. sayfasının 11. hadis-i şerifidir. Oradan 101. sayfaya geçeceğiz sonra. Bu hadis-i şerif, zinâ ile ilgili bir hadis-i şeriftir ki insanın

Bu hadis-i şerif, zinâ ile ilgili bir hadis-i şeriftir ki insanın
gönlüne korku salıyor, dehşet veriyor.gönlüne korku salıyor, dehşet veriyor. Peygamber SAS Efendimiz buyurmuşlar ki:Peygamber SAS Efendimiz buyurmuşlar ki: İnne’s-semâvâti’s-seb’a,

İnne’s-semâvâti’s-seb’a,
Semavat cemni müzekker-i salimSemavat cemni müzekker-i salim üstününüde semavati diye olur.üstününüde semavati diye olur. İnne’s-semâvâti’s-seb’a,İnne’s-semâvâti’s-seb’a, sıfatını, üstününü, ötekisi semavati okunur. sıfatını, üstününü, ötekisi semavati okunur. İnne’s-semâvâti’s-seb’a “Yedi kat semâ, yedi semâ,

İnne’s-semâvâti’s-seb’a “Yedi kat semâ, yedi semâ,
ve’laradîne’s-seb’ave yedi kat yer…ve’laradîne’s-seb’ave yedi kat yer… ” Yâni ayağımızın altındaki yedi kat yer, başımızın üstündeki yedi kat sema;” Yâni ayağımızın altındaki yedi kat yer, başımızın üstündeki yedi kat sema; ve’l-cibâle ve dağlar, letel’anü şeyha’z-zâni ihtiyar zinâkâra lanet ederler.”ve’l-cibâle ve dağlar, letel’anü şeyha’z-zâni ihtiyar zinâkâra lanet ederler.” Ve inne fürûce’z-zünâti.

Ve inne fürûce’z-zünâti.
Zünât, rumât gibi zaniler demek. Cemi mükesser.Zünât, rumât gibi zaniler demek. Cemi mükesser. “Zânîlerin tenasül cihazları, (leyü’zî)“Zânîlerin tenasül cihazları, (leyü’zî) veyahut (leyüezzi ehle’n-nâr) cehennem ehliniveyahut (leyüezzi ehle’n-nâr) cehennem ehlini kendi azaplarının üstünde ayrıca ezâlandırır.kendi azaplarının üstünde ayrıca ezâlandırır. (Netnü rîhuhâ)(Netnü rîhuhâ) Zanilerin tenasül uzuvlarındaki çirkin koku,Zanilerin tenasül uzuvlarındaki çirkin koku, cehennemdeki azap görmekte olan cehennemlikleri,cehennemdeki azap görmekte olan cehennemlikleri, pis kokusu ayrıca ezâlandırır. O kadar pis kokar bunların uzuvları,pis kokusu ayrıca ezâlandırır. O kadar pis kokar bunların uzuvları, tenasül cihazları…” tenasül cihazları…” Şimdi aziz ve muhterem kardeşlerim! Biraz izahat verelim:

Şimdi aziz ve muhterem kardeşlerim! Biraz izahat verelim:
Arapça’da genç insana şâbb derler.

Arapça’da genç insana şâbb derler.
Elifli ve be harfi şeddeli; şâbbun. Genç demek. Çocuksa tıfl derler.Elifli ve be harfi şeddeli; şâbbun. Genç demek. Çocuksa tıfl derler. Etfal çoğulu gelir.Etfal çoğulu gelir. Tıfl, küçük çocuk, şâbb biraz büyümüş çocuk, delikanlı, genç demek. Tıfl, küçük çocuk, şâbb biraz büyümüş çocuk, delikanlı, genç demek. Yiğit diyoruz, Türkçesi yiğittir veya delikanlı demişler.Yiğit diyoruz, Türkçesi yiğittir veya delikanlı demişler. Biraz duyguları coşkun olduğu için o ismi vermişler. Kanı biraz delişmen, Biraz duyguları coşkun olduğu için o ismi vermişler. Kanı biraz delişmen, şarıl şarıl damarlarında dolaşıyor, fıkır fıkır yerinde duramıyor filan.şarıl şarıl damarlarında dolaşıyor, fıkır fıkır yerinde duramıyor filan. Şabb genç demek, şeyh yaşlı demek.

Şabb genç demek, şeyh yaşlı demek.
Şeyhûhet, yaşlılık demek. Şeyhûhet, yaşlılık demek. Araplar bugün gittiğiniz zaman Arabistan’a,Araplar bugün gittiğiniz zaman Arabistan’a, yaşlı bir kimse ise yâ şeyh derler.yaşlı bir kimse ise yâ şeyh derler. Ey muhterem, yaşlı kimse falan demek.Ey muhterem, yaşlı kimse falan demek. Birisine, böyle yaşlı kimselere hitap ederken yâ şeyh.Birisine, böyle yaşlı kimselere hitap ederken yâ şeyh. Yâni adam tarikat şeyhi olduğundan, eli tesbihli olduğundan değil;Yâni adam tarikat şeyhi olduğundan, eli tesbihli olduğundan değil; yâni yaşlı demek. Manası şeyhin yaşlı demek.yâni yaşlı demek. Manası şeyhin yaşlı demek. Umumiyetle herhalde insanın tarikat şeyhi olması da

Umumiyetle herhalde insanın tarikat şeyhi olması da
epeyce seneler geçtikten sonra, eğitimden sonra,epeyce seneler geçtikten sonra, eğitimden sonra, saçına sakalına ak düştükten sonra olduğu için desaçına sakalına ak düştükten sonra olduğu için de tarikatın başındaki kimseye de şeyh denmiş bizim memleketimizde.tarikatın başındaki kimseye de şeyh denmiş bizim memleketimizde. Araplar ona şeyhu’t-tarika, tarikat şeyhi derler.Araplar ona şeyhu’t-tarika, tarikat şeyhi derler. Öteki ihtiyar manasına gelen şeyhten ayrılsın diye.Öteki ihtiyar manasına gelen şeyhten ayrılsın diye. Tarikatın başkanı manasını belirtmek için, şeyhu’t-tarika derler.Tarikatın başkanı manasını belirtmek için, şeyhu’t-tarika derler. Hâze’l-eh, şeyhu’t-tarika.Hâze’l-eh, şeyhu’t-tarika. Bu adam, bu kardeşimiz, bir tarikat şeyhidir filan derler takdim ederken, öyle söylerler.Bu adam, bu kardeşimiz, bir tarikat şeyhidir filan derler takdim ederken, öyle söylerler. Ama normal olarak, meselâ Kur’ân-ı Kerim’den ayeti hatırlayalım:

Ama normal olarak, meselâ Kur’ân-ı Kerim’den ayeti hatırlayalım:
Musa AS, Firavun’dan kaçıyor. Geliyor Şuayip AS’ın diyarına.

Musa AS, Firavun’dan kaçıyor. Geliyor Şuayip AS’ın diyarına.
İlk geldi yabancı bir diyara.İlk geldi yabancı bir diyara. Bakıyor, yalakları falan olan bir çeşmeden çobanlar sürülerini suluyorlar.Bakıyor, yalakları falan olan bir çeşmeden çobanlar sürülerini suluyorlar. Sürüler geliyor, suları içiyorlar, gidiyorlar; öteki çobanın sürüsü geliyor, o içiyor, gidiyor filan…Sürüler geliyor, suları içiyorlar, gidiyorlar; öteki çobanın sürüsü geliyor, o içiyor, gidiyor filan… Arka tarafta iki tane böyle başörtülü, mübarek kızlar, Arka tarafta iki tane böyle başörtülü, mübarek kızlar, şöyle utangaç duruyorlar.şöyle utangaç duruyorlar. Musa AS bakıyor, öteki çobanlar geliyor gidiyor, geliyor gidiyor, geliyor gidiyor… İnsaf edip deMusa AS bakıyor, öteki çobanlar geliyor gidiyor, geliyor gidiyor, geliyor gidiyor… İnsaf edip de siz de koyunlarınızı sulayıverin diyen yok bu kızcağızlara…siz de koyunlarınızı sulayıverin diyen yok bu kızcağızlara… Acıyor, Musa AS. Allah’ın peygamberi.

Acıyor, Musa AS. Allah’ın peygamberi.
Ama henüz daha peygamberlik o sırada gelmiş değil ama geneAma henüz daha peygamberlik o sırada gelmiş değil ama gene peygamberler masumdur. Yâni ne demek?peygamberler masumdur. Yâni ne demek? Günahlardan korunmuş, Allah’ın hıfz- ı himayesinde olan yüksek şahsiyet.Günahlardan korunmuş, Allah’ın hıfz- ı himayesinde olan yüksek şahsiyet. Nerede yetişti Musa AS? Sarayda yetişti, saraylı.

Nerede yetişti Musa AS? Sarayda yetişti, saraylı.
Görgülü, terbiyeli, nazik, kibar bir insan.Görgülü, terbiyeli, nazik, kibar bir insan. Dünya görgüsü var, sarayda yetişti. Her türlü adamı biliyor.Dünya görgüsü var, sarayda yetişti. Her türlü adamı biliyor. Yanlarına yanaştı:Yanlarına yanaştı: (Mâ hatbukümâ) “Sizin isteğiniz, dileğiniz nedir?”

(Mâ hatbukümâ) “Sizin isteğiniz, dileğiniz nedir?”
Niye bu kenarda duruyorsunuz diye onlara acıdı, sordu.Niye bu kenarda duruyorsunuz diye onlara acıdı, sordu. Yardım etmek istiyor yâni.Yardım etmek istiyor yâni. Dediler ki: Lâ nuskî hattâ yusdire’r-riàu Ve ebûnâ şeyhun kebîr

Dediler ki: Lâ nuskî hattâ yusdire’r-riàu Ve ebûnâ şeyhun kebîr
Bizim hayvanlarımız var, onları sulayamıyoruz bu çeşmede;Bizim hayvanlarımız var, onları sulayamıyoruz bu çeşmede; öteki çobanlar hepsi sulayıp işini bitirip gitmedikçe,öteki çobanlar hepsi sulayıp işini bitirip gitmedikçe, biz buraya hayvanlarımızı sokup sulayamıyoruz.biz buraya hayvanlarımızı sokup sulayamıyoruz. Bu kalabalığın içine giremiyoruz. Kenarda böyle bekliyoruz.Bu kalabalığın içine giremiyoruz. Kenarda böyle bekliyoruz. Ve ebûnâ şeyhun kebîr. Babamızda büyük bir ihtiyardır.Ve ebûnâ şeyhun kebîr. Babamızda büyük bir ihtiyardır. Yâni kebir, yaşı çok bir ihtiyardır.

Yâni kebir, yaşı çok bir ihtiyardır.
Ne yapıyor Musa AS?

Ne yapıyor Musa AS?
“—Açılın bakalım, yol verin, durun, ayıptır, günahtır!” ne dedi bilmiyoruz ama

“—Açılın bakalım, yol verin, durun, ayıptır, günahtır!” ne dedi bilmiyoruz ama
gözümüzün önüne gelebilir.gözümüzün önüne gelebilir. Şuayb AS’ın sürüsünü sulayıveriyor. Şuayb AS’ın sürüsü ev erken varıyor.

Şuayb AS’ın sürüsünü sulayıveriyor. Şuayb AS’ın sürüsü ev erken varıyor.
Şuayb AS soruyor:

Şuayb AS soruyor:
“—Kızlarım, yavrularım.

“—Kızlarım, yavrularım.
Siz bu sefer erken geldiniz, bu kadar erken gelmezdiniz.Siz bu sefer erken geldiniz, bu kadar erken gelmezdiniz. Öteki cadalozlar veyahut neyse artık öteki çobanlar size fırsat vermezdi.Öteki cadalozlar veyahut neyse artık öteki çobanlar size fırsat vermezdi. Bu sefer erken gelişinizin sebebi ne?”Bu sefer erken gelişinizin sebebi ne?” Diyorlar ki:

Diyorlar ki:
“—Bir kibar zat geldi, bize yardımcı oldu,

“—Bir kibar zat geldi, bize yardımcı oldu,
bizim yerimize koyunlarımızı erkekçe, erkeklerin arasına girip işi becerdi,bizim yerimize koyunlarımızı erkekçe, erkeklerin arasına girip işi becerdi, koyunlarımızı suladı.”koyunlarımızı suladı.” “—Çağırın onu!” diyor.

“—Çağırın onu!” diyor.
Böylece bir peygamber olan Şuayb AS’a,

Böylece bir peygamber olan Şuayb AS’a,
bir peygamber olacak olan Musa AS geliyor.bir peygamber olacak olan Musa AS geliyor. Nedir bunlar hepsi? Kaderin cilvesi.Nedir bunlar hepsi? Kaderin cilvesi. Allah CC, Firavun’dan kurtarıyor Musa AS’ı.Allah CC, Firavun’dan kurtarıyor Musa AS’ı. Kaçıyor Firavun’un yanından.Kaçıyor Firavun’un yanından. Delikanlı, yakışıklı, boylu-poslu, kıvırcık saçlı, biraz asabi filan.Delikanlı, yakışıklı, boylu-poslu, kıvırcık saçlı, biraz asabi filan. Birilerini ayırmak istemiş. Yardım istiyor birisi.

Birilerini ayırmak istemiş. Yardım istiyor birisi.
Ayırırken bir tanesine bir yumruk vurmuş, ölmüş.Ayırırken bir tanesine bir yumruk vurmuş, ölmüş. Yâni yumrukta bir vuruşta öldürmüş. Güçlü kuvvetli…Yâni yumrukta bir vuruşta öldürmüş. Güçlü kuvvetli… Öldürmek istemezdi de oldu işte böyle, kader.Öldürmek istemezdi de oldu işte böyle, kader. Ondan sonra da kaçıyor Firavun’un diyarından. Allah kaçırtıyor.

Ondan sonra da kaçıyor Firavun’un diyarından. Allah kaçırtıyor.
Nereye gidiyor? Firavun’un sarayında besleten Allah,Nereye gidiyor? Firavun’un sarayında besleten Allah, şimdi manevi terbiye için bir yere götürüyor onu.şimdi manevi terbiye için bir yere götürüyor onu. Şuayb AS ile buluşturuyor.Şuayb AS ile buluşturuyor. Şuayb AS ona bakıyor ki tabii kim bilir Allah’tan ne bilgiler geliyor.Şuayb AS ona bakıyor ki tabii kim bilir Allah’tan ne bilgiler geliyor. Kızıyla evlendiriyor. Damat yapıyor kendisine.Kızıyla evlendiriyor. Damat yapıyor kendisine. Damat olarak Musa AS’ı yetiştiriyor.Damat olarak Musa AS’ı yetiştiriyor. Bir peygamber, bir peygamber olacak insanı yetiştiriyor.Bir peygamber, bir peygamber olacak insanı yetiştiriyor. Sonra Musa AS’a peygamberlik gelince, Allah emrediyor.

Sonra Musa AS’a peygamberlik gelince, Allah emrediyor.
Kaçtığın Firavun’a git bakalım şimdi.Kaçtığın Firavun’a git bakalım şimdi. Cezalandıracak diye kaçtığın Firavun’a git bakalım,Cezalandıracak diye kaçtığın Firavun’a git bakalım, Allah’ın emirlerini tebliğ et! Seni görevlendirdim diyor.Allah’ın emirlerini tebliğ et! Seni görevlendirdim diyor. Musa AS diyor ki:

Musa AS diyor ki:
“—Yâ Rabbi, benim dilim biraz kekemedir. Heyecanlandığım zaman

“—Yâ Rabbi, benim dilim biraz kekemedir. Heyecanlandığım zaman
biraz konuşmamda zorluk vardır, onu gider.biraz konuşmamda zorluk vardır, onu gider. Kardeşim benden daha güzel konuşur, fasih lisanlıdır.Kardeşim benden daha güzel konuşur, fasih lisanlıdır. Onu da benim yanıma destekçi olarak gönder ya Rabbi!” diyeOnu da benim yanıma destekçi olarak gönder ya Rabbi!” diye arz ediyor Mevlâsına.arz ediyor Mevlâsına. Allah-u Teàlâ Hazretleri de Harun AS’ı da Musa AS ile beraber

Allah-u Teàlâ Hazretleri de Harun AS’ı da Musa AS ile beraber
oraya gönderiyor. Firavun’a gidiyorlar.oraya gönderiyor. Firavun’a gidiyorlar. Firavun suçlu diye takip ettirdiği, kaçmış olanFiravun suçlu diye takip ettirdiği, kaçmış olan insanı bu sefer karşısında görüyor. Onlar da diyorlar ki:insanı bu sefer karşısında görüyor. Onlar da diyorlar ki: “—Evet, biz böyle bir suç oldu, kaza oldu. Gitmiştik,

“—Evet, biz böyle bir suç oldu, kaza oldu. Gitmiştik,
şimdi de Allah bize peygamberlik verdi. Sana bildireceğimiz şeyler var.şimdi de Allah bize peygamberlik verdi. Sana bildireceğimiz şeyler var. Allah’ın emirleri şunlardır, Allah’ın emrini tut!” diyor.Allah’ın emirleri şunlardır, Allah’ın emrini tut!” diyor. Firavun ile mücadeleleri oluyor. Sonunda biliyorsunuz,

Firavun ile mücadeleleri oluyor. Sonunda biliyorsunuz,
mucizeleri görüncemucizeleri görünce Firavun’un sihirbazları filan hepsi Musa AS’a, iman ediyorlar.Firavun’un sihirbazları filan hepsi Musa AS’a, iman ediyorlar. Ama ne diyor kızlar?

Ama ne diyor kızlar?
Lâ nuskî hattâ yusdire’r-riàu ve ebûnâ şeyhun kebîr.

Lâ nuskî hattâ yusdire’r-riàu ve ebûnâ şeyhun kebîr.
“—Biz sürülerimizi sulayamıyoruz,“—Biz sürülerimizi sulayamıyoruz, bütün çobanlar işini bitirip ayrılmadıkça…bütün çobanlar işini bitirip ayrılmadıkça… (Ve ebûnâ şeyhun kebîr) Babamız ihtiyar bir kimse…” diyorlar.(Ve ebûnâ şeyhun kebîr) Babamız ihtiyar bir kimse…” diyorlar. Şimdi buradaki şeyh kelimesini izah etmek için söylüyorum.Şimdi buradaki şeyh kelimesini izah etmek için söylüyorum. Yâni şeyh demek, ihtiyar demek.Yâni şeyh demek, ihtiyar demek. Yedi kat gökler ve yedi kat yer ve dağlar,

Yedi kat gökler ve yedi kat yer ve dağlar,
şeyha’z-zâni zina eden yaşlı kimseye lânet eder.şeyha’z-zâni zina eden yaşlı kimseye lânet eder. Yâni buradaki şeyhi tarikat şeyhi anlamayın diyeYâni buradaki şeyhi tarikat şeyhi anlamayın diye Kur’ân’dan ayetler getiriyorum,Kur’ân’dan ayetler getiriyorum, zamanımızdan misaller getiriyorum ki, aman ha böyle anlamayın,zamanımızdan misaller getiriyorum ki, aman ha böyle anlamayın, yanlışlık olmasın diye. Onun için bu bilgiyi veriyorum.yanlışlık olmasın diye. Onun için bu bilgiyi veriyorum. Şimdi zina günahtır. Tamam. Haramdır,

Şimdi zina günahtır. Tamam. Haramdır,
büyük günahtır; ama yaşlının, yaşlanmışın zinası çok çok daha feci,büyük günahtır; ama yaşlının, yaşlanmışın zinası çok çok daha feci, çok çok daha fecaat, rezalet bir şeydir.çok çok daha fecaat, rezalet bir şeydir. Neden? Çünkü artık bunun adam olması lazım! Bu yaşa geldi,

Neden? Çünkü artık bunun adam olması lazım! Bu yaşa geldi,
aklını başına toplaması lazım bu herifin...aklını başına toplaması lazım bu herifin... Hala aklını başına toplamamış da bir ayağı çukurda,Hala aklını başına toplamamış da bir ayağı çukurda, mezarın kokusu gelmeye başlamış,mezarın kokusu gelmeye başlamış, ölümün işaretleri belirmiş;ölümün işaretleri belirmiş; saçı-sakalı ağarmış… Sakalı varsa, yoksa, neyse…saçı-sakalı ağarmış… Sakalı varsa, yoksa, neyse… Ama halâ Allah’a isyanda, büyük günah işlemekte perva göstermiyor.Ama halâ Allah’a isyanda, büyük günah işlemekte perva göstermiyor. İşte buna yedi kat gökler, yedi kat yeryüzü,İşte buna yedi kat gökler, yedi kat yeryüzü, yerin altı ve dağlar lanet eder.yerin altı ve dağlar lanet eder. Bu zina edenler cehenneme atılacaklar ama,

Bu zina edenler cehenneme atılacaklar ama,
cehennemde tenasül uzuvlarından çıkan pis koku,cehennemde tenasül uzuvlarından çıkan pis koku, öyle bir pis koku kiöyle bir pis koku ki cehennem ehli ayrıca ondan rahatsız olacaklar.cehennem ehli ayrıca ondan rahatsız olacaklar. Cayır cayır yanıyor adamlar,Cayır cayır yanıyor adamlar, türlü türlü azapla azap görüyor cehennem ahalisi...türlü türlü azapla azap görüyor cehennem ahalisi... Bir de bunların kokularından mahvolacaklar.Bir de bunların kokularından mahvolacaklar. Bilmiyorum, çirkin kokunun ne kadar fena bir şey olduğunu.

Bilmiyorum, çirkin kokunun ne kadar fena bir şey olduğunu.
Herhalde hayatınızda koklamışsınızdır.Herhalde hayatınızda koklamışsınızdır. Adam Erzurum’dan yün çorabını giyiyor.Adam Erzurum’dan yün çorabını giyiyor. İstanbul’a kadar çıkartmıyor.İstanbul’a kadar çıkartmıyor. Simsiyah olmuş çorap, sırılsıklam ıslanmış çorap.Simsiyah olmuş çorap, sırılsıklam ıslanmış çorap. Ayağının bütün suları akmış çoraba…Ayağının bütün suları akmış çoraba… Öyle bir kokuyor ki otobüstekiler duramıyorlar.Öyle bir kokuyor ki otobüstekiler duramıyorlar. Adam o kokulu çorabıyla geliyor camiye; l

Adam o kokulu çorabıyla geliyor camiye; l
appada luppada, lappada luppada, lappada luppada…appada luppada, lappada luppada, lappada luppada… Allah-u ekber, namaza duruyor. Yanındakiler mahvoluyor.Allah-u ekber, namaza duruyor. Yanındakiler mahvoluyor. Arkasındaki daha çok mahvoluyor.Arkasındaki daha çok mahvoluyor. Yandım Allah, öldüm Allah, sen sabır ver ya Rabbi!..Yandım Allah, öldüm Allah, sen sabır ver ya Rabbi!.. Burnunu direği kırılacak gibi oluyor. Camiden kaçacak, kaçamaz.Burnunu direği kırılacak gibi oluyor. Camiden kaçacak, kaçamaz. Cami sevaplı bir yer. Ama adamın çorabı mahvediyor.Cami sevaplı bir yer. Ama adamın çorabı mahvediyor. Doğru mu bu? Doğru değil!.. Neden?

Doğru mu bu? Doğru değil!.. Neden?
Camide cemaati rahatsız edecek kokuyla camiye gelinmez.Camide cemaati rahatsız edecek kokuyla camiye gelinmez. Sarımsak soğan yemişse bile gelmeyin diyor Peygamber Efendimiz.

Sarımsak soğan yemişse bile gelmeyin diyor Peygamber Efendimiz.
Bu kokulu nebatları, otları yediğiniz zaman camiye gelmeyin diyor.Bu kokulu nebatları, otları yediğiniz zaman camiye gelmeyin diyor. Neden? Sen yedin, afiyet olsun ama yanındaki rahatsız olur diye.Neden? Sen yedin, afiyet olsun ama yanındaki rahatsız olur diye. E bir de şimdi bu çorabını kimse çalmaz ya, merak etme!E bir de şimdi bu çorabını kimse çalmaz ya, merak etme! O çorabı kim çalacak? Çıkar, dışarıdaki parmaklıklara… Yıka orada,O çorabı kim çalacak? Çıkar, dışarıdaki parmaklıklara… Yıka orada, su bol, şarıl şarıl. Su kıtlığı yok, as!su bol, şarıl şarıl. Su kıtlığı yok, as! Sen içeriden dışarı çıkıncaya kadar kurur o…Sen içeriden dışarı çıkıncaya kadar kurur o… Yâni burada değil, her geldiğin yerde yapabilirsin bunu.

Yâni burada değil, her geldiğin yerde yapabilirsin bunu.
Erzurum’dan buraya gelinceye kadar yün çorap çıkartılmaz olur mu,Erzurum’dan buraya gelinceye kadar yün çorap çıkartılmaz olur mu, tertemiz olur. Sen de çıplak ayakla gel, ne olur? Daha iyi olur.tertemiz olur. Sen de çıplak ayakla gel, ne olur? Daha iyi olur. Tertemiz, gıcır gıcır yıkarsa ayaklarını, tertemiz…Tertemiz, gıcır gıcır yıkarsa ayaklarını, tertemiz… Ondan sonra gelirsin, kimsenin burnunun direği kırılmaz,Ondan sonra gelirsin, kimsenin burnunun direği kırılmaz, kimsenin hakkı geçmez. Kötü koku…kimsenin hakkı geçmez. Kötü koku… Teke mesela kötü kokar, teke.Teke mesela kötü kokar, teke. Çok kötü kokar, dayanılmaz.Çok kötü kokar, dayanılmaz. Bazı insanlar terler, teri çok fena kokar.Bazı insanlar terler, teri çok fena kokar. Bazısının koltuk altı terlediği zaman çok çirkin kokar.Bazısının koltuk altı terlediği zaman çok çirkin kokar. Ne yapmak lazım? Kılları kazımak lazım, yıkamak lazım,Ne yapmak lazım? Kılları kazımak lazım, yıkamak lazım, temizlenmek lazım. İslam temizlik dini.temizlenmek lazım. İslam temizlik dini. Şimdi muhterem kardeşlerim!..Şimdi muhterem kardeşlerim!.. Yâni yıllar geçmiş de ihtiyarlamış da uslanmamız.Yâni yıllar geçmiş de ihtiyarlamış da uslanmamız. Bu daha fena, bunun cezası daha büyük oluyor. Bu daha fena, bunun cezası daha büyük oluyor. Tabii hepsinin cezası var. Gencin de cezası var, yaşlının da cezası var.Tabii hepsinin cezası var. Gencin de cezası var, yaşlının da cezası var. Allah cümle Ümmet-i Muhammed’iAllah cümle Ümmet-i Muhammed’i ve evlâtlarını günahların her çeşidinden ve bu günahtan korusun. ve evlâtlarını günahların her çeşidinden ve bu günahtan korusun. Şimdi Peygamber Efendimiz SAS’in bir hadisi daha var muhterem kardeşlerim!

Şimdi Peygamber Efendimiz SAS’in bir hadisi daha var muhterem kardeşlerim!
Gözlerde zina eder diyor Peygamber Efendimiz.Gözlerde zina eder diyor Peygamber Efendimiz. Hz. Osman RA’ın kerametini okumuşsunuzdur, söylemişimdir

Hz. Osman RA’ın kerametini okumuşsunuzdur, söylemişimdir
evvelki vaazlarda…evvelki vaazlarda… Emirü’l-mü’minin Hz. Osman ibn-i Afvan-ı ZinnureynEmirü’l-mü’minin Hz. Osman ibn-i Afvan-ı Zinnureyn yanına gelen bir zata bakıyor:yanına gelen bir zata bakıyor: “—Allah Allah, ben senin gözlerinde zina izleri görüyorum!” diyor.

“—Allah Allah, ben senin gözlerinde zina izleri görüyorum!” diyor.
Bak gözüne gözle bakmış göz zinası. Gözünde iz belirmiş.

Bak gözüne gözle bakmış göz zinası. Gözünde iz belirmiş.
Mübarek keramet yoluyla, sahabe olduğundan, Allah bildirmiş, anlıyor.Mübarek keramet yoluyla, sahabe olduğundan, Allah bildirmiş, anlıyor. Harama bakıp geldiğini anlıyor.Harama bakıp geldiğini anlıyor. Harama bakmak göz zinasıdır.

Harama bakmak göz zinasıdır.
Gözler de zina eder, eller de zina eder. Neden?Gözler de zina eder, eller de zina eder. Neden? Tutmaması gereken eli tuttu mu, o zaman el de zina eder.Tutmaması gereken eli tuttu mu, o zaman el de zina eder. Yâni o şehevânî duyguları eliyle hissediyorsa, eliyle zina etmiş olur.Yâni o şehevânî duyguları eliyle hissediyorsa, eliyle zina etmiş olur. İslâm’da kadının erkekle tokalaşması yoktur!

İslâm’da kadının erkekle tokalaşması yoktur!
Peygamber SAS Efendimiz, peygamber olduğu haldePeygamber SAS Efendimiz, peygamber olduğu halde kendisine bey’at etmeye gelenkendisine bey’at etmeye gelen erkeklerle musafaha ederdi deerkeklerle musafaha ederdi de kadınlarla musafaha etmezdi, el tutuşmazdı.kadınlarla musafaha etmezdi, el tutuşmazdı. Yaşlı olsa bile… Ne olursa olsun, kendisi peygamber; ama el tutuşmazdı.Yaşlı olsa bile… Ne olursa olsun, kendisi peygamber; ama el tutuşmazdı. İslâm’da kadının erkekle tokalaşması yoktur.

İslâm’da kadının erkekle tokalaşması yoktur.
“—E şimdi var!”

“—E şimdi var!”
İslâm yok da ondan. Gayr-i müslim adeti de ondan.

İslâm yok da ondan. Gayr-i müslim adeti de ondan.
Ne yapmamız lazım? İslami adetleri uygulamamız lazım,Ne yapmamız lazım? İslami adetleri uygulamamız lazım, İslami olmayan adetleri yapmamamız lazım.İslami olmayan adetleri yapmamamız lazım. Allah korusun, Allah saklasın, Allah kurtarsın, Allah ıslah etsin!..Allah korusun, Allah saklasın, Allah kurtarsın, Allah ıslah etsin!.. Memleketimize bir sürü Hıristiyan adeti girmiştir.

Memleketimize bir sürü Hıristiyan adeti girmiştir.
Hıristiyanlar bunu bilerek sokuyorlar.Hıristiyanlar bunu bilerek sokuyorlar. Müslümanlar da bilmeyerek yutuyorlar.Müslümanlar da bilmeyerek yutuyorlar. Balık kancayı isteyerek yutar mı?Balık kancayı isteyerek yutar mı? Hayatına mal olacak, ama yutuyor. Neden? Bilmiyor. Bir şey sanıyor.Hayatına mal olacak, ama yutuyor. Neden? Bilmiyor. Bir şey sanıyor. Maalesef Hıristiyan adetleri girmiştir müslümanların memleketlerine.

Maalesef Hıristiyan adetleri girmiştir müslümanların memleketlerine.
Bizim memlekete de girmiş, Mısır’a da girmiş.Bizim memlekete de girmiş, Mısır’a da girmiş. Mısırlı hacı hanım, Mısırlı hacı efendiyle, iki aile buradan geliyor.Mısırlı hacı hanım, Mısırlı hacı efendiyle, iki aile buradan geliyor. Bir aile o taraftan geliyor, bir aile bu taraftan geliyorBir aile o taraftan geliyor, bir aile bu taraftan geliyor Harem-i Şerif’te, ben de bakıyorum.Harem-i Şerif’te, ben de bakıyorum. “—Es-selâmu aleyküm ve rahmetullah!” diyorlar birbirlerine.

“—Es-selâmu aleyküm ve rahmetullah!” diyorlar birbirlerine.
“Oooo, ehlen ve sehlen, keyfe haliküm, maşallah…”“Oooo, ehlen ve sehlen, keyfe haliküm, maşallah…” Haremde iki tanıdık aile birbirini gördü, selâmlaşıyor.

Haremde iki tanıdık aile birbirini gördü, selâmlaşıyor.
Kadın erkekle musafaha ediyor, tokalaşıyor;Kadın erkekle musafaha ediyor, tokalaşıyor; bir de şappada, şuppada yanaklarını değdirerek,bir de şappada, şuppada yanaklarını değdirerek, kadın erkekle öpüşerek selâmlaşıyor. Bu hiç yok. Erkeklerde de yok bu…kadın erkekle öpüşerek selâmlaşıyor. Bu hiç yok. Erkeklerde de yok bu… Erkeklerin de öpüşmesi yok.Erkeklerin de öpüşmesi yok. Hoppala! Hem de en akıllısı Deli Bekir hacca gelmiş Mısırlı yapıyor bunu...

Hoppala! Hem de en akıllısı Deli Bekir hacca gelmiş Mısırlı yapıyor bunu...
Daha bir de hacca gelmeyenleri var Kahire’de, bilmem nerede, Allah ıslah etsin…Daha bir de hacca gelmeyenleri var Kahire’de, bilmem nerede, Allah ıslah etsin… Hacca gelmiş, Harem-i Şerif’te, yâni Kabe’nin karşısında,Hacca gelmiş, Harem-i Şerif’te, yâni Kabe’nin karşısında, karşılaştığı tanıdığıyla, şapur da şupur, yanak yanağa,karşılaştığı tanıdığıyla, şapur da şupur, yanak yanağa, yabancı erkekle kadın. yabancı erkekle kadın. Ecnebiye derler, yâni kendisine helal olmayan kimseye ecnebi derler.

Ecnebiye derler, yâni kendisine helal olmayan kimseye ecnebi derler.
Tesettürlü olması lazım, Selamün aleyküm demesi lazım, nasılsınız, iyiyimTesettürlü olması lazım, Selamün aleyküm demesi lazım, nasılsınız, iyiyim demesi lazım, tamam.demesi lazım, tamam. El uzatmak bile yokken, elle musafaha, ondan sonra da yanak yanağa… El uzatmak bile yokken, elle musafaha, ondan sonra da yanak yanağa… Ne oluyor? İnsanın yüreği parçalanıyor, neden?Ne oluyor? İnsanın yüreği parçalanıyor, neden? Gayr-i müslim adeti girmiş, farkında değil.Gayr-i müslim adeti girmiş, farkında değil. Medineli bir kardeşimiz var hanımıyla.

Medineli bir kardeşimiz var hanımıyla.
Kahire’de bir büyük hafızın ziyaretine gitmiş.Kahire’de bir büyük hafızın ziyaretine gitmiş. Bantlarını falan dinlediğiniz bir adam. Büyük bir hafız.Bantlarını falan dinlediğiniz bir adam. Büyük bir hafız. “—Es-selamu aleyküm efendim!” demiş.

“—Es-selamu aleyküm efendim!” demiş.
İngilizce de konuşabiliyor, Arapça da konuşabiliyor arkadaşımız. Esselamu aleykümİngilizce de konuşabiliyor, Arapça da konuşabiliyor arkadaşımız. Esselamu aleyküm “—Aleyküm selâm!”“—Aleyküm selâm!” Musafaha, el öpme, neyse… Bizim arkadaşla, hafız musafahalaşmışlar.

Musafaha, el öpme, neyse… Bizim arkadaşla, hafız musafahalaşmışlar.
Bizim arkadaşın hanımı geride duruyor.Bizim arkadaşın hanımı geride duruyor. “—Gel kızım gel, ziyanı yok, ben senin baban sayılırım!”

“—Gel kızım gel, ziyanı yok, ben senin baban sayılırım!”
Öyle şey olur mu?.. Babası olmak başka, babası sayılmak yok.

Öyle şey olur mu?.. Babası olmak başka, babası sayılmak yok.
İslâm’da öyle şey olmaz.İslâm’da öyle şey olmaz. Yâni ne yapacağız?

Yâni ne yapacağız?
“—İslâm’ın adeti böyledir kardeşim!

“—İslâm’ın adeti böyledir kardeşim!
Kadınla erkek musafaha etmez, tokalaşmaz, el sıkışmaz. Kadınla erkek musafaha etmez, tokalaşmaz, el sıkışmaz. Hele hiç öpüşmez, öpüşme hiç yok!” diyeceğiz. Öpüşüyorlar. Türkiye’de de öyle. Hele hiç öpüşmez, öpüşme hiç yok!” diyeceğiz. Öpüşüyorlar. Türkiye’de de öyle. Ben bakıyorum.Ben bakıyorum. Mesela beni bir komisyona seçmişlerdi Milli Eğitim Bakanlığı’nda. Gittik,Mesela beni bir komisyona seçmişlerdi Milli Eğitim Bakanlığı’nda. Gittik, bayan profesör, bay profesör karşılaşıyorlar, yanak yanağa… E ne oluyor? Allah Allah.bayan profesör, bay profesör karşılaşıyorlar, yanak yanağa… E ne oluyor? Allah Allah. Onun soyadı başka, bunun soyadı başka. Karı değil, koca değil,Onun soyadı başka, bunun soyadı başka. Karı değil, koca değil, bilmem ne değil, ne oluyor yâni? Olmaz!bilmem ne değil, ne oluyor yâni? Olmaz! E neden oluyor olmaması gereken şey?E neden oluyor olmaması gereken şey? İslâm’dan uzaklaşıldığı için oluyor. Sonucu ne? Sonucu çok fena… İslâm’dan uzaklaşıldığı için oluyor. Sonucu ne? Sonucu çok fena… Men teşebbehe bi-kavmin fehüve minhüm

Men teşebbehe bi-kavmin fehüve minhüm
Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, onlarla beraberKim bir kavme benzemeye çalışırsa, onlarla beraber muamele görür ahirette… Onların zümresine katılır,muamele görür ahirette… Onların zümresine katılır, onların grubuna katılır, onlarla muamele görür.onların grubuna katılır, onlarla muamele görür. İslâm’da böyle şey yok. Ne yapacak? İslâm’da böyle şey yok. Ne yapacak? İslâmî adetleri yürüteceğiz,İslâmî adetleri yürüteceğiz, gayr-i İslâmî adetlerden kendimizi koruyacağız,gayr-i İslâmî adetlerden kendimizi koruyacağız, gayr-i müslimlerden sakınacağız,gayr-i müslimlerden sakınacağız, gayr-i müslim kelimeleri bile kullanmayacağız.gayr-i müslim kelimeleri bile kullanmayacağız. Aksiyon, istasyon, atmasyon, bilmem ne…

Aksiyon, istasyon, atmasyon, bilmem ne…
Televizyon, telefisyon… Bir sürü yabancı kelime dilimize girmiş,Televizyon, telefisyon… Bir sürü yabancı kelime dilimize girmiş, onları da kullanmak hoşa gidiyor.onları da kullanmak hoşa gidiyor. Yâni adam gururlanıyor.Yâni adam gururlanıyor. “—Bak ben Avrupa kelimelerini çok kullanıyorum…”

“—Bak ben Avrupa kelimelerini çok kullanıyorum…”
“—Bu işte avantaj var.”

“—Bu işte avantaj var.”
Avantaj ne demek? Faide… Niye faideyi kullanmıyorsun? Avantaj…

Avantaj ne demek? Faide… Niye faideyi kullanmıyorsun? Avantaj…
“—Rant getiriyor!” Rant ne demek? Kâr demek.

“—Rant getiriyor!” Rant ne demek? Kâr demek.
Niye kâr demiyorsun, rant diyorsun?..Niye kâr demiyorsun, rant diyorsun?.. “—Koalisyon…” Koalisyon iş birliği, beraberce bir şeyi yürütmek demek.

“—Koalisyon…” Koalisyon iş birliği, beraberce bir şeyi yürütmek demek.
Yâni bütün kelimeleri sokmuşlar.Yâni bütün kelimeleri sokmuşlar. “—Pekiyi bunlar masum bir olay mı?”

“—Pekiyi bunlar masum bir olay mı?”
Değil!.. Bu olayın arkasında şeytanlık var, art niye var, maksat var.

Değil!.. Bu olayın arkasında şeytanlık var, art niye var, maksat var.
Adam yavaş yavaş, yavaş yavaş; seni, beniAdam yavaş yavaş, yavaş yavaş; seni, beni kültürümüzden koparmak, kendi kültürüne katmak istiyor,kültürümüzden koparmak, kendi kültürüne katmak istiyor, eritmek istiyor. Entegrasyon diyorlar buna. Asimilasyon diyorlar.eritmek istiyor. Entegrasyon diyorlar buna. Asimilasyon diyorlar. Gene yabancı kelimeler. Asimilasyon ne demek? Eritmek demek.Gene yabancı kelimeler. Asimilasyon ne demek? Eritmek demek. Entegrasyon: uydurmak demek, kendisine uydurmak.Entegrasyon: uydurmak demek, kendisine uydurmak. Müslüman kafire uyar mı ya hu? Müslüman, müslümana uyar.

Müslüman kafire uyar mı ya hu? Müslüman, müslümana uyar.
Müslüman, Peygamber Efendimiz’e uyar.Müslüman, Peygamber Efendimiz’e uyar. Neden biz burada hadis kitapları okuyoruz size?Neden biz burada hadis kitapları okuyoruz size? Rasûlüllah’ın örfünü, adetini öğrenin, ona göre yaşayın diye.Rasûlüllah’ın örfünü, adetini öğrenin, ona göre yaşayın diye. Eller zina ederse toka edince, yanaklar ne yapar? Bir de sarılmak…

Eller zina ederse toka edince, yanaklar ne yapar? Bir de sarılmak…
Hopalla! O da nereden çıktı? O da Avrupa’dan geldi. Ne oluyor?Hopalla! O da nereden çıktı? O da Avrupa’dan geldi. Ne oluyor? Bir de düğünde dans var. Kalaycı kumun üstüne kabı koyar,Bir de düğünde dans var. Kalaycı kumun üstüne kabı koyar, böyle böyle yapar, yâni kalaylanacak kabın kirini pasını götürüyor. böyle böyle yapar, yâni kalaylanacak kabın kirini pasını götürüyor. Ondan sonra kalayı sürecek, ateşte kalaylayacak. Ondan sonra kalayı sürecek, ateşte kalaylayacak. Kalaycının kalay yapacağı kabı temizlediği gibi, adam tvist yapıyor. Ne yapıyor? Dans yapıyormuş.Kalaycının kalay yapacağı kabı temizlediği gibi, adam tvist yapıyor. Ne yapıyor? Dans yapıyormuş. Sen yamyam mısın yâhu? Sen nereden geldin? Nereden öğrendin bu işleri?

Sen yamyam mısın yâhu? Sen nereden geldin? Nereden öğrendin bu işleri?
Nereden çıktı bu işler? Bizim padişahlarımız,Nereden çıktı bu işler? Bizim padişahlarımız, dans ilk çıktığı zaman Fransa’da, oraya haber göndermiş.dans ilk çıktığı zaman Fransa’da, oraya haber göndermiş. Demiş:

Demiş:
“—Fransa’da öyle bir adet çıkartmışsınız.

“—Fransa’da öyle bir adet çıkartmışsınız.
Kadın-erkek dans diye bir şey yapıyormuş, bundan sonra yapmayın!”Kadın-erkek dans diye bir şey yapıyormuş, bundan sonra yapmayın!” “—Pekiyi efendim!” demişler.

“—Pekiyi efendim!” demişler.
Padişahtan korkmuşlar. Öyle edepsizlik yok!

Padişahtan korkmuşlar. Öyle edepsizlik yok!
Şimdi dans öğrenmek için dershaneleri var Kızılay’da,Şimdi dans öğrenmek için dershaneleri var Kızılay’da, Ankara’da, Sıhhıye’de, Çankaya’da.Ankara’da, Sıhhıye’de, Çankaya’da. Buranın da hangi semtidir? İstiklal Caddesi’nde, bilmem neresinde,Buranın da hangi semtidir? İstiklal Caddesi’nde, bilmem neresinde, pek sevmediğim yerler oraları, gitmem. Dans dershanesi.pek sevmediğim yerler oraları, gitmem. Dans dershanesi. Ne öğrenecek burada? Dans öğrenecek. Ramba, rumba, samba, tango…Ne öğrenecek burada? Dans öğrenecek. Ramba, rumba, samba, tango… Doğru mu?.. Ivır, zıvır, bir sürü… Neymiş bunlar?Doğru mu?.. Ivır, zıvır, bir sürü… Neymiş bunlar? Kadın-erkek vals, bilmem ne…Kadın-erkek vals, bilmem ne… Bunların hepsi gavur adeti. Kim gâvur adetlerini uygularsa,

Bunların hepsi gavur adeti. Kim gâvur adetlerini uygularsa,
gâvurlarla beraber, o zümreden olur ahirette...gâvurlarla beraber, o zümreden olur ahirette... Men teşebbehe bi-kavmin fehüve minhümMen teşebbehe bi-kavmin fehüve minhüm Onunla muamele görür. Onunla muamele görür. Kim bir kavmi severse, bir kavmin örfünü, adetini severse,Kim bir kavmi severse, bir kavmin örfünü, adetini severse, ona göre ceza yer. Ne yapacağız hocam? İslam’a sarılacağız.ona göre ceza yer. Ne yapacağız hocam? İslam’a sarılacağız. Kur’ân- ı Kerim’e sarılacağız.Kur’ân- ı Kerim’e sarılacağız. Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesine sarılacağız.Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesine sarılacağız. Gâvur ve Hıristiyan ve gayr-i müslim ve gayr-i dinî, gayr-i ahlaki örfü, Gâvur ve Hıristiyan ve gayr-i müslim ve gayr-i dinî, gayr-i ahlaki örfü, adeti; bulaşmışsa, farkına varınca terk edeceğiz.adeti; bulaşmışsa, farkına varınca terk edeceğiz. Her şeyimizi kendilerine benzetmişler.

Her şeyimizi kendilerine benzetmişler.
Yemek yiyişimiz onlar gibi, selâmlaşmamız onlar gibi,Yemek yiyişimiz onlar gibi, selâmlaşmamız onlar gibi, düğünümüz onlar gibi, gelinliğimiz onlar gibi; olmaz!..düğünümüz onlar gibi, gelinliğimiz onlar gibi; olmaz!.. Tatilimiz onlar gibi. Hiç olmaz! Plajlar…Tatilimiz onlar gibi. Hiç olmaz! Plajlar… Yâni bunları dedelerimiz şöyle mezardan kalksalar,Yâni bunları dedelerimiz şöyle mezardan kalksalar, görseler, ne yaparlar bize?görseler, ne yaparlar bize? “—Allah Allah!.. Bu ne hal? İstanbul ne olmuş yâ, İzmir ne olmuş?”

“—Allah Allah!.. Bu ne hal? İstanbul ne olmuş yâ, İzmir ne olmuş?”
diye nasıl üzülürler. diye nasıl üzülürler. Üzülüyorlar zaten, zaten üzülüyorlar.

Üzülüyorlar zaten, zaten üzülüyorlar.
Evlatların yaptığı günahlardan, kabirde anneler, babalar, dedeler üzülür,Evlatların yaptığı günahlardan, kabirde anneler, babalar, dedeler üzülür, ezalanır, hadis-i şerifte böyle bildiriyor.ezalanır, hadis-i şerifte böyle bildiriyor. Yabancı kelime kullanmayacağız.

Yabancı kelime kullanmayacağız.
Savaş ilan ediyoruz, yabancı kelime kullanmayacağız!Savaş ilan ediyoruz, yabancı kelime kullanmayacağız! Savaş ilan ediyoruz, yabancı mal kullanmayacağız! Tamam mı?.. Savaş ilan ediyoruz, yabancı mal kullanmayacağız! Tamam mı?.. Savaş ilan ediyoruz, yabancı adet uygulamayacağız. Savaş ilan ediyoruz, yabancı adet uygulamayacağız. Ne olacak? her şeyimiz müslümanca olacak. ben müslümanım.Ne olacak? her şeyimiz müslümanca olacak. ben müslümanım. Benim oturmam böyledir, kalkmam böyledir, adetim böyledir,Benim oturmam böyledir, kalkmam böyledir, adetim böyledir, yemek yemem böyledir, evlenmemiz böyledir.yemek yemem böyledir, evlenmemiz böyledir. Bir düğün salonunda, kadın erkek karışık

Bir düğün salonunda, kadın erkek karışık
danslı bir düğün mü hayırlı bereketlidir;danslı bir düğün mü hayırlı bereketlidir; bir camide dualı, hatimli bir düğün mü daha hayırdır?bir camide dualı, hatimli bir düğün mü daha hayırdır? Hangisinden hayır bereket olur?Hangisinden hayır bereket olur? Her şeyimize dikkat edeceğiz aziz ve muhterem kardeşlerim! Her şeyimize dikkat edeceğiz aziz ve muhterem kardeşlerim! İnsanları zinaya sürükleyen duygu çok kuvvetli bir duygudur.İnsanları zinaya sürükleyen duygu çok kuvvetli bir duygudur. Kendisini tutamaz insan. Kendisini tutamaz…Kendisini tutamaz insan. Kendisini tutamaz… Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri’nin bir sözü gelecek şimdi.Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri’nin bir sözü gelecek şimdi. Söğütlüçeşme Camii’nde, tasavvuf sohbetleri yapıyoruzSöğütlüçeşme Camii’nde, tasavvuf sohbetleri yapıyoruz cumartesi günleri, akşam ve yatsı arasında. Orada geçen hafta,cumartesi günleri, akşam ve yatsı arasında. Orada geçen hafta, oraya kadar gelmedi. Diyor ki:oraya kadar gelmedi. Diyor ki: “—Arif, lahzına ve lafzına esir olmayan insandır.

“—Arif, lahzına ve lafzına esir olmayan insandır.
Ne demek? gözüne ve sözüne esir olmayan.Ne demek? gözüne ve sözüne esir olmayan. Yâni gözü harama bakmayan, dili haramı söylemeyen insandır.Yâni gözü harama bakmayan, dili haramı söylemeyen insandır. Evliyalık öyle olur.Evliyalık öyle olur. Harama baktı mı feyiz gider, sevap gider, bereket gider, dervişlik gider.Harama baktı mı feyiz gider, sevap gider, bereket gider, dervişlik gider. Günaha girer insan, ariflik gider, takva gider.”Günaha girer insan, ariflik gider, takva gider.” Onun için ne yapacak? Gözü yerde olacak.

Onun için ne yapacak? Gözü yerde olacak.
o kadar ince prensibleri var Nakşî Tarikatı’nın.o kadar ince prensibleri var Nakşî Tarikatı’nın. Bir tanesi nedir? Nazar ber kadem: Bir tanesi nedir? Nazar ber kadem: Gözü ayağında olmak prensibi. Bu ne demek?Gözü ayağında olmak prensibi. Bu ne demek? Gözünü haramdan korumak demek.Gözünü haramdan korumak demek. İnsan etrafına baktı mı, o zaman harama gözü takılabilir. Ne yapacak?İnsan etrafına baktı mı, o zaman harama gözü takılabilir. Ne yapacak? Pabucunun ucuna bakacak, gelin kız gibi,Pabucunun ucuna bakacak, gelin kız gibi, utangaç, terbiyeli bir Müslüman kız gibi;utangaç, terbiyeli bir Müslüman kız gibi; müslüman erkek ayağının ucuna bakarak,müslüman erkek ayağının ucuna bakarak, gözü yerde öyle yürüyüp gidecek.gözü yerde öyle yürüyüp gidecek. Etrafa bakmayacak. Neden? Bakmak da günah.

Etrafa bakmayacak. Neden? Bakmak da günah.
Kul li’l-mü’minîne yeğuddù min ebsàrihim ve yahfezù furûcehüm

Kul li’l-mü’minîne yeğuddù min ebsàrihim ve yahfezù furûcehüm
“Mü’minlere söyle gözlerini kapatsınlar, namuslarını korusunlar.“Mü’minlere söyle gözlerini kapatsınlar, namuslarını korusunlar. Allah emrediyor. Kadınlarada emrediyor.Allah emrediyor. Kadınlarada emrediyor. Ve kul li’l-mü’minâti yağdudne ebsàrihinne ve yahfazne furûcehünneVe kul li’l-mü’minâti yağdudne ebsàrihinne ve yahfazne furûcehünne “Kadınlara da söyle ey ras,“Kadınlara da söyle ey ras, onlar da gözlerine sahip olsunlar, harama bakmasınlar;onlar da gözlerine sahip olsunlar, harama bakmasınlar; namuslarını korusunlar, günaha girmesinler diye Allah emrediyo.Bakmamak Allah’ın emri…namuslarını korusunlar, günaha girmesinler diye Allah emrediyo.Bakmamak Allah’ın emri… İkinci hadis-i şerif bugünkü dersimizdeki, 101. sayfanın 1. hadis-i şerifi oluyor sırada.

İkinci hadis-i şerif bugünkü dersimizdeki, 101. sayfanın 1. hadis-i şerifi oluyor sırada.
İnne’ş-şedîde külle’ş-şedîdi’llezî yemlikü nefsehû inde’l-gadabi

İnne’ş-şedîde külle’ş-şedîdi’llezî yemlikü nefsehû inde’l-gadabi
Şedîd Arapça’da şiddet kelimesinden geliyor, şiddetli demek.

Şedîd Arapça’da şiddet kelimesinden geliyor, şiddetli demek.
Amma kuvveti çok olan pehlivanlara da şedîd derler Araplar.Amma kuvveti çok olan pehlivanlara da şedîd derler Araplar. İnne’ş-şedîde külle’ş-şedîd

İnne’ş-şedîde külle’ş-şedîd
“Tam mânâsıyla pehlivan olan insan;“Tam mânâsıyla pehlivan olan insan; tam mânâsıyla gücü kuvveti yerinde olup da önüne kim geliyorsatam mânâsıyla gücü kuvveti yerinde olup da önüne kim geliyorsa devirecek gibi olan şiddetli, kuvvetli olan, pehlivan olan insan kimdir?devirecek gibi olan şiddetli, kuvvetli olan, pehlivan olan insan kimdir? Ellezi yemlikü nefsehû inde’l-gadabiEllezi yemlikü nefsehû inde’l-gadabi Gazab anında, gazablandığı zaman kendisine,Gazab anında, gazablandığı zaman kendisine, nefsine sahip olabilen kimsedir. Pehlivan odur.”nefsine sahip olabilen kimsedir. Pehlivan odur.” Şimdi insanın bir normal durumu var.

Şimdi insanın bir normal durumu var.
Tamam, keyfi yerinde, karnı tok, keyfi yerinde, sinirlenmiyor,Tamam, keyfi yerinde, karnı tok, keyfi yerinde, sinirlenmiyor, birisi şaka yapsa fesübhànallah diyor, gülüyor, geçiyor, filan…birisi şaka yapsa fesübhànallah diyor, gülüyor, geçiyor, filan… Bu normal hal.Bu normal hal. Bir de kızdığı, gazaplandığı durum var.

Bir de kızdığı, gazaplandığı durum var.
Öfke diyoruz biz, gazabın Türkçesi öfke. Öfkelendiği zaman var.Öfke diyoruz biz, gazabın Türkçesi öfke. Öfkelendiği zaman var. Şuradaki damarları şişiyor, yüzü kıpkırmızı kesiliyor, yumrukları sıkılıyor,Şuradaki damarları şişiyor, yüzü kıpkırmızı kesiliyor, yumrukları sıkılıyor, çok fena, eyvah! Adam öfkelendi. Şimdi ne yapar? Vallahi belli olmaz.çok fena, eyvah! Adam öfkelendi. Şimdi ne yapar? Vallahi belli olmaz. En iyisi uzak dur şöyle, tedbirini al, kızdı…En iyisi uzak dur şöyle, tedbirini al, kızdı… Haa, insan kızdığı zaman, öfkelendiği zaman, tabii ani kararlar verir,

Haa, insan kızdığı zaman, öfkelendiği zaman, tabii ani kararlar verir,
çok şiddetli işler yapabilir. Kavga çıkabilir, filan.çok şiddetli işler yapabilir. Kavga çıkabilir, filan. Ne yapacak? O öfkeli zamanındaNe yapacak? O öfkeli zamanında kendisini tutabilecek bir irade kuvvetine kavuşmuş olması lazım.kendisini tutabilecek bir irade kuvvetine kavuşmuş olması lazım. İradesi kuvvetli olması lazım!İradesi kuvvetli olması lazım! İnsan öfkelendiği zaman kendisini nasıl tutar? İradesiyle.İnsan öfkelendiği zaman kendisini nasıl tutar? İradesiyle. Şöyle kendisini tutar.Şöyle kendisini tutar. Hz. Ömer Efendimiz asabi bir insandı.

Hz. Ömer Efendimiz asabi bir insandı.
Halife olmuş, insanlar meclisine geliyorlar,Halife olmuş, insanlar meclisine geliyorlar, Abdullah ibn-i Abbas RA da genç.Abdullah ibn-i Abbas RA da genç. Genç sahabi ama Kur’ân’ı çok iyi biliyor, alim, fazıl, kıymetli.Genç sahabi ama Kur’ân’ı çok iyi biliyor, alim, fazıl, kıymetli. Hz. Ömer Efendimiz de onu severmiş, yanına alırmış meclisine.Hz. Ömer Efendimiz de onu severmiş, yanına alırmış meclisine. Yâni yüksek bir meclis artık, haniYâni yüksek bir meclis artık, hani reis-i cumhurun, bakanların meclisi gibi oluyor yâni.reis-i cumhurun, bakanların meclisi gibi oluyor yâni. Emirü’l-mü’minin Hz. Ömer’in yanına,Emirü’l-mü’minin Hz. Ömer’in yanına, Abdullah ibn-i Abbas birisini de götürmüş.Abdullah ibn-i Abbas birisini de götürmüş. “—Gel, halifenin toplantısına gidiyoruz, sohbetine gidiyoruz,

“—Gel, halifenin toplantısına gidiyoruz, sohbetine gidiyoruz,
evine gidiyoruz veyahut dairesine neyse, sen de gel!”evine gidiyoruz veyahut dairesine neyse, sen de gel!” Gitmişler, adam pattadak, lappadak oradan:

Gitmişler, adam pattadak, lappadak oradan:
“—Ya Ömer! Sen emirü’l-mü’mininliği iyi yapmıyorsun,

“—Ya Ömer! Sen emirü’l-mü’mininliği iyi yapmıyorsun,
bize adaletle muamele etmiyorsun!” demiş.bize adaletle muamele etmiyorsun!” demiş. Hoppala!.. Yâni dengesiz bir adammış demek ki.

Hoppala!.. Yâni dengesiz bir adammış demek ki.
Yâhu Hz. Ömer’e bu söylenir mi? Yok böyle bir şey.Yâhu Hz. Ömer’e bu söylenir mi? Yok böyle bir şey. Adaletiyle tanınmış bir insan…Adaletiyle tanınmış bir insan… “—Sen bize güzel adaletli muamele etmiyorsun!” deyince,

“—Sen bize güzel adaletli muamele etmiyorsun!” deyince,
Hz. Ömer Efendimiz sinirlenmiş, yâni öfkelenmiş, yâni gazablanmış.Hz. Ömer Efendimiz sinirlenmiş, yâni öfkelenmiş, yâni gazablanmış. Şöyle bir davranmış.”Şöyle bir davranmış.” Eline geçirdi mi adamı haklar. Çünkü boyu-posu yüksek.

Eline geçirdi mi adamı haklar. Çünkü boyu-posu yüksek.
Hz. Ömer Efendimiz boylu-poslu bir insandı, iri bir kimseydi.Hz. Ömer Efendimiz boylu-poslu bir insandı, iri bir kimseydi. Abdullah ibn-i Abbas diyor ki:Abdullah ibn-i Abbas diyor ki: “—Yâ emire’l-mü’minin, sen bu cahilin kusuruna bakma,

“—Yâ emire’l-mü’minin, sen bu cahilin kusuruna bakma,
aldırma buna! Çünkü Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’de:

aldırma buna! Çünkü Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’de:
Ve a’rıd ani’l-câhilîn ‘Cahillere aldırma, onlardan yüz çevir!’ buyuruyor.

Ve a’rıd ani’l-câhilîn ‘Cahillere aldırma, onlardan yüz çevir!’ buyuruyor.
Bu cahildir ya emire’l-mü’minin!” diyor.Bu cahildir ya emire’l-mü’minin!” diyor. Hz. Ömer o ayeti duyunca şöyle sakinleşiyor, oturuyor. Bu nedir?

Hz. Ömer o ayeti duyunca şöyle sakinleşiyor, oturuyor. Bu nedir?
Gazablandığı, öfkelendiği halde kendisini tutmak demek.Gazablandığı, öfkelendiği halde kendisini tutmak demek. Bunu yapabiliyor musun? İşte asıl pehlivan o, yapabilen. Bunu yapabiliyor musun? İşte asıl pehlivan o, yapabilen. “—Yapamıyorum hocam, sinirlendi mi tabakları kırıyorum,

“—Yapamıyorum hocam, sinirlendi mi tabakları kırıyorum,
sandalyeleri kırıyorum, camları çerçeveleri kırıyorum!”sandalyeleri kırıyorum, camları çerçeveleri kırıyorum!” Birisinin evine gittik. Kapıların kontraplak oluyor şeyleri,

Birisinin evine gittik. Kapıların kontraplak oluyor şeyleri,
baktık göçmüş orası. Çocuk öfkelenmiş, karate yapmış kapıya.baktık göçmüş orası. Çocuk öfkelenmiş, karate yapmış kapıya. Pat bir tane patlatmış, kapıyı göçürmüş, kırık kapı...Pat bir tane patlatmış, kapıyı göçürmüş, kırık kapı... E niye yaptın bunu? İşte sinirlendim de ondan yaptım…E niye yaptın bunu? İşte sinirlendim de ondan yaptım… Sinir böyle yaptırır insana. Kapı-pencere, cam-çerçeve kırdırırSinir böyle yaptırır insana. Kapı-pencere, cam-çerçeve kırdırır ama doğru değil. Hatta ne yaptırır? Katil yapar insanı.ama doğru değil. Hatta ne yaptırır? Katil yapar insanı. Birisi bir inşaatın duvarına çiş yapmaya kalkmış.

Birisi bir inşaatın duvarına çiş yapmaya kalkmış.
İnşaattaki bekçiler de bıçaklamış, öldürmüşler.İnşaattaki bekçiler de bıçaklamış, öldürmüşler. Tamam çiş yapmak kötü bir şey amaTamam çiş yapmak kötü bir şey ama bunun da cezası adam öldürmek değil.bunun da cezası adam öldürmek değil. Nereden bu noktaya geldi bu iş?Nereden bu noktaya geldi bu iş? Gazeteler yazıyor, iki gün önceki haber. Birisi katil oldu şimdi.Gazeteler yazıyor, iki gün önceki haber. Birisi katil oldu şimdi. Katil oldu, cehenneme gidecek, müslümanı kasten öldürdü.Katil oldu, cehenneme gidecek, müslümanı kasten öldürdü. Neden oluyor bu? O ona bir laf söylemiştir, o ona bir laf söylemiştir.

Neden oluyor bu? O ona bir laf söylemiştir, o ona bir laf söylemiştir.
Tutamamışlardır kendilerini, iş katilliğe varmıştır.Tutamamışlardır kendilerini, iş katilliğe varmıştır. Ekseriyetle böyle oluyor. Ekseriyetle böyle oluyor. Gadablı olmamak, öfkeli olmamak.Gadablı olmamak, öfkeli olmamak. O nedir, öfkeli olmamanın adı nedir dinimizde? Halim-selim olmak, halim.O nedir, öfkeli olmamanın adı nedir dinimizde? Halim-selim olmak, halim. Halim insan nedir, hilim sahibi insan nedir?Halim insan nedir, hilim sahibi insan nedir? Sinirlenilecek yerde sinirlenmeyen insandır.Sinirlenilecek yerde sinirlenmeyen insandır. Başkası olsa sinirlenir, bu sakin davranıyor. Sakin, sinirlenmiyor…Başkası olsa sinirlenir, bu sakin davranıyor. Sakin, sinirlenmiyor… “—Yâ mübarek, bak sen burada yanılıyorsun!” filan diyor,

“—Yâ mübarek, bak sen burada yanılıyorsun!” filan diyor,
idare ediyor vaziyeti, düzeltiyor. Halim… idare ediyor vaziyeti, düzeltiyor. Halim… Halim-selim olmak, hilim sahibi olmak İslâm’da çok kıymetlidir.Halim-selim olmak, hilim sahibi olmak İslâm’da çok kıymetlidir. Ne yapacağız? Senin ne olduğunu kim bilir?Ne yapacağız? Senin ne olduğunu kim bilir? Senin evinde, senin durumunu soran bilir.Senin evinde, senin durumunu soran bilir. “—Yâhu bu adam, bu hacı amca nasıldır?”

“—Yâhu bu adam, bu hacı amca nasıldır?”
diye hanımına sorsalar, çoluk-çocuğuna sorsalar, o zaman anlaşılır iş,diye hanımına sorsalar, çoluk-çocuğuna sorsalar, o zaman anlaşılır iş, senin ne olduğun…senin ne olduğun… Sen kendinin ne olduğunu pek anlayamazsın.

Sen kendinin ne olduğunu pek anlayamazsın.
Ama evdekiler yaka silkiyorsa; Ama evdekiler yaka silkiyorsa; “— Hacıefendi Allah sabır versin bize!” diyorsa;“— Hacıefendi Allah sabır versin bize!” diyorsa; “Neler çektiğimi bir ben bilirim, bir Allah bilir!” diyorsa,“Neler çektiğimi bir ben bilirim, bir Allah bilir!” diyorsa, demek ki sen sinirlisin, öfkelisin; demek ki zulmediyorsun, haksızlık yapıyorsun.demek ki sen sinirlisin, öfkelisin; demek ki zulmediyorsun, haksızlık yapıyorsun. Nasıl olması lazım müslümanın?

Nasıl olması lazım müslümanın?
Halim-selim olması lazım.Halim-selim olması lazım. Peygamber Efendimiz gibi olması lazım. Olamaz ya… Peygamber Efendimiz gibi olması lazım. Olamaz ya… Ama Peygamber SAS Efendimiz’i örnek alması lazım. Ama Peygamber SAS Efendimiz’i örnek alması lazım. On sene hizmet etmiş olan kimseye, bir kere ağır söz söylememiş.

On sene hizmet etmiş olan kimseye, bir kere ağır söz söylememiş.
Ne kadar güzel. İşte o huyu alacak.Ne kadar güzel. İşte o huyu alacak. “Niçin bunu böyle yaptın?” veya “Niçin yapmadın?” dememiş.“Niçin bunu böyle yaptın?” veya “Niçin yapmadın?” dememiş. Geciktiği zaman azarlamamış. Bu nedir? Halimliktir.Geciktiği zaman azarlamamış. Bu nedir? Halimliktir. İbrahim AS da halimdir. Ayet-i kerimede:

İbrahim AS da halimdir. Ayet-i kerimede:
İnne ibrâhîme leevvâhün

İnne ibrâhîme leevvâhün
halîm o da halim selim bir insandı İbrâhim AS.halîm o da halim selim bir insandı İbrâhim AS. Gözü yaşlıydı, kalbi yumuşaktı, merhametliydi.Gözü yaşlıydı, kalbi yumuşaktı, merhametliydi. Lut kavmine azap melekleri gelince:Lut kavmine azap melekleri gelince: Yücâdilünâ fî kavmi lût Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’de öyle bildiriyor.Yücâdilünâ fî kavmi lût Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur’ân-ı Kerim’de öyle bildiriyor. Bizimle mücadele etti diyor İbrahim AS, Lut kavmine bu helak gelmesin diye.Bizimle mücadele etti diyor İbrahim AS, Lut kavmine bu helak gelmesin diye. Ama severek söylüyor Allah yani.Ama severek söylüyor Allah yani. Yücâdilünâ bizimle mücadele ediyor. Neden?Yücâdilünâ bizimle mücadele ediyor. Neden? “—Aman ya Rabbi! Yapma, affet, öldürme,

“—Aman ya Rabbi! Yapma, affet, öldürme,
toprağını alt-üst etme, mahvetme, kahretme; büyüksün yâ Rabbi! Affet…”toprağını alt-üst etme, mahvetme, kahretme; büyüksün yâ Rabbi! Affet…” “—Yapacağım!”

“—Yapacağım!”
“—Yapma ya Rabbi!”

“—Yapma ya Rabbi!”
Mücadele ne demek? Çekişmek demek yâni.

Mücadele ne demek? Çekişmek demek yâni.
Yalvarıyor yâni, gözyaşı döküyor. Neden? Merhametli, gözü yaşlı.Yalvarıyor yâni, gözyaşı döküyor. Neden? Merhametli, gözü yaşlı. İsa AS… Kavmi puta tapmışlar. Hz. İsa’yı tanrı edinmişler.

İsa AS… Kavmi puta tapmışlar. Hz. İsa’yı tanrı edinmişler.
Ahirette Allah-u Teàlâ Hazretleri soracak. Ayet-i kerimede bildiriliyor:Ahirette Allah-u Teàlâ Hazretleri soracak. Ayet-i kerimede bildiriliyor: Sen mi söyledin bu kavmineSen mi söyledin bu kavmine ‘Beni ve anamı, tanrı edininde bana ve anama tapının!’ diye‘Beni ve anamı, tanrı edininde bana ve anama tapının!’ diye sen mi söyledin ya İsa bu hıristiyanlara.sen mi söyledin ya İsa bu hıristiyanlara. Hıristyanlar kime tapıyor? Hz İsa'ya. Olur mu ya? Hz. Meryem'e. Olur mu ya?Hıristyanlar kime tapıyor? Hz İsa'ya. Olur mu ya? Hz. Meryem'e. Olur mu ya? Olmaz!Olmaz! ''Sen mi söyledin ya İsa!''

''Sen mi söyledin ya İsa!''
Bana ve anneme tapın diye.Bana ve anneme tapın diye. İn tüazzibhüm feinnehüm ibâdük

İn tüazzibhüm feinnehüm ibâdük
(İn tüazzibhüm feinnehüm ibâdük) “Eğer sen onlara azab edersen, edersin; onlar senin kulların... Eğer onları mağfiret edersen, mağfiret edersin; (feinneke ente’l-azîzü’lhakîm) sen Azizsin, Hakimsin yâ Rabbi! İzzet sahibisin, mutlak güç ve kuvvet sahibisin, her şeyi hikmetle yaparsın.” (Mâide, 5/118) diyecek.(İn tüazzibhüm feinnehüm ibâdük) “Eğer sen onlara azab edersen, edersin; onlar senin kulların... Eğer onları

mağfiret edersen, mağfiret edersin; (feinneke ente’l-azîzü’lhakîm) sen Azizsin, Hakimsin yâ Rabbi! İzzet sahibisin, mutlak güç ve kuvvet sahibisin, her şeyi hikmetle yaparsın.” (Mâide, 5/118) diyecek.
Ve in tağfir lehümVe in tağfir lehüm feinneke ente’l-azîzü’lhakîm

feinneke ente’l-azîzü’lhakîm
Peygamber Efendimiz’e de:

Peygamber Efendimiz’e de:
“—Ya Rasûlallah! Şu müşriklere beddua et, Allah kahretsin bunları!”

“—Ya Rasûlallah! Şu müşriklere beddua et, Allah kahretsin bunları!”
“—Hayır, ben lanetçi bir peygamber olarak gönderilmedim.

“—Hayır, ben lanetçi bir peygamber olarak gönderilmedim.
Merhametli bir peygamber olarak gönderildim!” diyor.Merhametli bir peygamber olarak gönderildim!” diyor. Söylese mahvedecekler. Melekler mahvedecek.Söylese mahvedecekler. Melekler mahvedecek. “—Ya Rasûlallah! Emret, şu şehrin altını üstüne getireyim.”

“—Ya Rasûlallah! Emret, şu şehrin altını üstüne getireyim.”
diye Cebrâil AS geliyor,diye Cebrâil AS geliyor, “—Yok!” diyor. “Hayır, onlar cahil, bilmiyorlar benim peygamber olduğumu.

“—Yok!” diyor. “Hayır, onlar cahil, bilmiyorlar benim peygamber olduğumu.
İşin sonucunu bilmediklerinden,İşin sonucunu bilmediklerinden, cahilliklerinden yapıyorlar. Bir zaman gelir anlarlar…”cahilliklerinden yapıyorlar. Bir zaman gelir anlarlar…” Hayır diyor, azabı istemiyor.

Hayır diyor, azabı istemiyor.
Onun için, işte halim selim olmak, merhametli olmak,

Onun için, işte halim selim olmak, merhametli olmak,
kızmamak, yumuşak olmak peygamber huyları bunlar, güzel huylar.kızmamak, yumuşak olmak peygamber huyları bunlar, güzel huylar. Bunlara sahip olacağız. Evimizde tatlı bir geçim olacak.Bunlara sahip olacağız. Evimizde tatlı bir geçim olacak. Hanımımız bize “Allah razı olsun!” diyecek, dua edecek.Hanımımız bize “Allah razı olsun!” diyecek, dua edecek. Ayrıldığımız zaman özleyecek. Ölsek arkamızdan ağlayacak.Ayrıldığımız zaman özleyecek. Ölsek arkamızdan ağlayacak. “Öldü de kurtuldum ya hu şundan!” demeyecek.“Öldü de kurtuldum ya hu şundan!” demeyecek. Bazı adamlar ne oluyor: İl eyisi, ev ağusu… Bizim köyün tabiri bu.Bazı adamlar ne oluyor: İl eyisi, ev ağusu… Bizim köyün tabiri bu. İl eyisi, ev ağusu.İl eyisi, ev ağusu. Söylenmesi zor da onun için ağır ağır söylüyorum.Söylenmesi zor da onun için ağır ağır söylüyorum. Dilim şaşıracak yâni. İlin iyisi, yâni başkalarına iyilik yapıyor.Dilim şaşıracak yâni. İlin iyisi, yâni başkalarına iyilik yapıyor. Evin de ağusu, eve gelince zehirzemberek.

Evin de ağusu, eve gelince zehirzemberek.
Kırıyor, döküyor, vuruyor, azarlıyor filan… Öyle olmayacak. Nasıl olacak?Kırıyor, döküyor, vuruyor, azarlıyor filan… Öyle olmayacak. Nasıl olacak? herkesi memnun edecek.herkesi memnun edecek. Herkesi kendisinden hoşnut edecek, gönül alacak, kalp yapacak,Herkesi kendisinden hoşnut edecek, gönül alacak, kalp yapacak, dua kazanacak, sevap kazanacak. Hanımına da öyle.dua kazanacak, sevap kazanacak. Hanımına da öyle. “—Hanıma da iyilik yapılır mı?” Tabii yapılır.“—Hanıma da iyilik yapılır mı?” Tabii yapılır. Hanımına iyilik yapılır. İnsanın çocuğuna yaptığı iyiliktir.Hanımına iyilik yapılır. İnsanın çocuğuna yaptığı iyiliktir. Bağış bağıştır, sevabı çoktur. Öyle olacağız.Bağış bağıştır, sevabı çoktur. Öyle olacağız. Sevap kazanmaya çalışacağız, gönül kazanmaya çalışacağız.Sevap kazanmaya çalışacağız, gönül kazanmaya çalışacağız. Kalp yıkmamaya çalışacağız. Mühim olan bu.Kalp yıkmamaya çalışacağız. Mühim olan bu. Üçüncü hadis-i şerif…

Üçüncü hadis-i şerif…
Bundan sonraki iki hadis-i şerif aynı konuda. Bundan sonraki iki hadis-i şerif aynı konuda. İnne’ş-şemse ve’l-kamera lâ yenkesifâni li-mevti ehadin,

İnne’ş-şemse ve’l-kamera lâ yenkesifâni li-mevti ehadin,
ve lâ li-hayâtihî, velâkinnehümâ âyâtâni min âyâti’llâhi, yuhavvifu’llàhuve lâ li-hayâtihî, velâkinnehümâ âyâtâni min âyâti’llâhi, yuhavvifu’llàhu bihimâ ibâdehû,bihimâ ibâdehû, feizâ raeytüm zâlike fesallû, ve’d’ù, hattâ yenkeşife mâ biküm.feizâ raeytüm zâlike fesallû, ve’d’ù, hattâ yenkeşife mâ biküm. Bu bir hadis-i şeriftir,

Bu bir hadis-i şeriftir,
Buhari’de, Müslim’de, İbn-i Mâce’de, Ahmed ibn-i Hanbel’de, Buhari’de, Müslim’de, İbn-i Mâce’de, Ahmed ibn-i Hanbel’de, pek çok kaynaklarda olan bir hadis-i şeriftir, siz de duymuşsunuzdur.pek çok kaynaklarda olan bir hadis-i şeriftir, siz de duymuşsunuzdur. Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki;

Peygamber SAS Efendimiz buyuruyor ki;
“Güneş ve Ay birisinin ölmesi üzerine ve yaşaması üzerine tutulmaz.”

“Güneş ve Ay birisinin ölmesi üzerine ve yaşaması üzerine tutulmaz.”
Ay tutulması ve Güneş tutulması birisi öldü diyeAy tutulması ve Güneş tutulması birisi öldü diye veya yaşıyor diye olmaz. Ölüm ile hayat ile ilgili değildir.veya yaşıyor diye olmaz. Ölüm ile hayat ile ilgili değildir. “Bunlar, Ay ve Güneş Allah’ın azametini gösteren iki delildir.”

“Bunlar, Ay ve Güneş Allah’ın azametini gösteren iki delildir.”
Güneş var, ısıtıyor bizi. Güneş olmadığı zaman donuyoruz.

Güneş var, ısıtıyor bizi. Güneş olmadığı zaman donuyoruz.
Hiç olmazsa mahvoluruz, hayat olmaz.Hiç olmazsa mahvoluruz, hayat olmaz. Hayatın bir sebebi, Allah’ın bir büyük ikramı Güneş bize.Hayatın bir sebebi, Allah’ın bir büyük ikramı Güneş bize. Ay da öyle. Ayın da faydaları var, sayısız hikmetleri var.Ay da öyle. Ayın da faydaları var, sayısız hikmetleri var. Bunlar Allah’ın iki ayetidir, Allah’ın ayetlerinden iki ayettir.Bunlar Allah’ın iki ayetidir, Allah’ın ayetlerinden iki ayettir. “Allah bu Ay ve Güneş tutulması olduğu zaman kullarını korkutuyor,
“Allah bu Ay ve Güneş tutulması olduğu zaman kullarını korkutuyor,
kullara bir korku geliyor.”kullara bir korku geliyor.” Eyvah gündüz aydınlıkken, birden güneş tutuluncaEyvah gündüz aydınlıkken, birden güneş tutulunca ortalık bir kararıveriyor.ortalık bir kararıveriyor. Eyvah, kıyamet mi kopacak, bilmem ne, filan… Eyvah, kıyamet mi kopacak, bilmem ne, filan… Çünkü anlıyor ki insan bir olağanüstü hadise cereyan ediyor,Çünkü anlıyor ki insan bir olağanüstü hadise cereyan ediyor, korkuyor tabii.korkuyor tabii. Ben bir kere Almanya’da Münih’te Allah,

Ben bir kere Almanya’da Münih’te Allah,
öğlen oldu, ikindi vaktinde daha akşama bir iki saat var.öğlen oldu, ikindi vaktinde daha akşama bir iki saat var. Hava bir karardı, bir karanlık oldu, bir karanlık oldu. Ödüm patladı.Hava bir karardı, bir karanlık oldu, bir karanlık oldu. Ödüm patladı. Eyvah dedim, kıyamet mi kopacak, bu vakitte bu kadar kararmazdı.Eyvah dedim, kıyamet mi kopacak, bu vakitte bu kadar kararmazdı. Bulutlar geldi falan, çok korktum. İnsan korkuyor.Bulutlar geldi falan, çok korktum. İnsan korkuyor. Feiza raeytüm zâlike

Feiza raeytüm zâlike
“Böyle Ay tutulması, Güneş tutulması gördüğünüz zaman ne yapacağız,“Böyle Ay tutulması, Güneş tutulması gördüğünüz zaman ne yapacağız, fesallû namaz kılın!” Buna ne derler? fesallû namaz kılın!” Buna ne derler? Salatü’l-husuf, salatü’l-kusuf; Ay tutulması namazı, Güneş tutulması namazı…Salatü’l-husuf, salatü’l-kusuf; Ay tutulması namazı, Güneş tutulması namazı… Allahu ekber dersin, ayı-güneşi yaradan Rabbine ibadet eder: Allahu ekber dersin, ayı-güneşi yaradan Rabbine ibadet eder: “—Ya Rabbi, beni her türlü afetlerden koru!”

“—Ya Rabbi, beni her türlü afetlerden koru!”
Yâni gökten bir kuyruklu yıldız,

Yâni gökten bir kuyruklu yıldız,
kuyruğundan ışık çıkarta çıkarta gelse gelse gelse,kuyruğundan ışık çıkarta çıkarta gelse gelse gelse, güm diye dünyamıza çarpsa ne olur?güm diye dünyamıza çarpsa ne olur? Kıyamet kopar, iş biter, tamam, olabilir, Olmaz değil.Kıyamet kopar, iş biter, tamam, olabilir, Olmaz değil. Geçenlerde telaşlandılar geçtiğimiz senelerde.

Geçenlerde telaşlandılar geçtiğimiz senelerde.
Falanca kuyruklu yıldız dünyanın yakınından geçecek,Falanca kuyruklu yıldız dünyanın yakınından geçecek, sallayacak onu biraz. Hani tır filan geçtiği zamansallayacak onu biraz. Hani tır filan geçtiği zaman böyle büyük bir otobüs falan insanın yanından geçtiği zaman,böyle büyük bir otobüs falan insanın yanından geçtiği zaman, hızlı geçince şöyle bir sallıyor insanı, arabasını da sallıyor.hızlı geçince şöyle bir sallıyor insanı, arabasını da sallıyor. Onun gibi yâni. Sallayacak diye korktular, eyvah dediler. Onun gibi yâni. Sallayacak diye korktular, eyvah dediler. E olmadı gene. Olabilir de…

E olmadı gene. Olabilir de…
Dünyaya olmaz da sana gelir, sırf sana gelir, güm gidersin.Dünyaya olmaz da sana gelir, sırf sana gelir, güm gidersin. İnsan öldü mü onun kıyameti kopmuş demektir. Sen aklını başına topla,İnsan öldü mü onun kıyameti kopmuş demektir. Sen aklını başına topla, kork… Tabii namaz kılacaksın,kork… Tabii namaz kılacaksın, fesallu namaz kılın! Ve’d’ùfesallu namaz kılın! Ve’d’ù hatta yenkeşife mâ bikümhatta yenkeşife mâ biküm “Başınıza gelen bu Ay tutulması, Güneş tutulması geçinceye kadar“Başınıza gelen bu Ay tutulması, Güneş tutulması geçinceye kadar dua edin!” diye buyuruyor Peygamber SAS Efendimiz. Sahih bir hadis-i şerif.dua edin!” diye buyuruyor Peygamber SAS Efendimiz. Sahih bir hadis-i şerif. Bundan sonraki hadis-i şerifi de Hz. Aişe Anamız rivayet etmiş.

Bundan sonraki hadis-i şerifi de Hz. Aişe Anamız rivayet etmiş.
ötekisininde çok ravileri varötekisininde çok ravileri var onu da okuyuverelim aynı konu.onu da okuyuverelim aynı konu. İnne’ş-şemse ve’l-kamera âyâtâni min âyâti’llâhi,

İnne’ş-şemse ve’l-kamera âyâtâni min âyâti’llâhi,
lâ yahsifâni li-mevti ehadin velâ li-hayâtihî;lâ yahsifâni li-mevti ehadin velâ li-hayâtihî; feizâ raeytüm zâlike fe’d’u’llàhe, ve kebbirû ve sallû,feizâ raeytüm zâlike fe’d’u’llàhe, ve kebbirû ve sallû, ve tesaddakù yâ ümmete muhammed!ve tesaddakù yâ ümmete muhammed! Va’llàhu mâ min ehadin ağberu mina’llàhi,Va’llàhu mâ min ehadin ağberu mina’llàhi, en yeznî abdühû, ev teznî emetühû. en yeznî abdühû, ev teznî emetühû. Yâ ümmete muhammed, va’llàhi lev ta’lemûne mâ a’lemu,Yâ ümmete muhammed, va’llàhi lev ta’lemûne mâ a’lemu, ledahiktüm kalîlen, ve lebekeytüm kesîren, ledahiktüm kalîlen, ve lebekeytüm kesîren, allàhümme hel bellağtü?allàhümme hel bellağtü? Bu da bu konuda ikinci hadis-i şerif oldu. Onunda izahını yapalım.

Bu da bu konuda ikinci hadis-i şerif oldu. Onunda izahını yapalım.
Hz. Aişe anamız'dan, Buhari, Müslim, Nesi, Ebu DavudHz. Aişe anamız'dan, Buhari, Müslim, Nesi, Ebu Davud vs kaynaklar Ahmed ibni Hanbel, İmam Malıik Muvatta'da rivayet etmiş.vs kaynaklar Ahmed ibni Hanbel, İmam Malıik Muvatta'da rivayet etmiş. İnne’ş-şemse ve’l-kamera “Hiç şüphe yok ki Güneş ve Ay

İnne’ş-şemse ve’l-kamera “Hiç şüphe yok ki Güneş ve Ay
âyâtâni min âyâti’llâhi âyâtâni min âyâti’llâhi Allah’ın varlığının, kudretinin belgesi, delili olan Allah’ın varlığının, kudretinin belgesi, delili olan Allah’ın ayetlerinden iki ayettir.”Allah’ın ayetlerinden iki ayettir.” Lâ yahsifâni li-mevti ehadin velâ li-hayâtihîLâ yahsifâni li-mevti ehadin velâ li-hayâtihî “Birisinin doğması, ölmesi üzerine bu Ay tutulması, Güneş tutulması olmaz.”“Birisinin doğması, ölmesi üzerine bu Ay tutulması, Güneş tutulması olmaz.” Demin söylemeyi unuttum.Demin söylemeyi unuttum. İnsanlar demişler ki Peygamber Efendimiz’in doğan oğlu İbrahimİnsanlar demişler ki Peygamber Efendimiz’in doğan oğlu İbrahim vefat ediverince, güneş tutulmuş.vefat ediverince, güneş tutulmuş. “—Bak!” demişler “Peygamber Efendimiz’in oğlu öldü diye güneş tutuldu!”

“—Bak!” demişler “Peygamber Efendimiz’in oğlu öldü diye güneş tutuldu!”
O zaman hemen minbere çıkmış demiş ki;O zaman hemen minbere çıkmış demiş ki; “—Ay ve Güneş birisinin hayatıyla, ölümüyle ilgili olarak tutulmaz.

“—Ay ve Güneş birisinin hayatıyla, ölümüyle ilgili olarak tutulmaz.
Onlar Allah’ın ayetlerinden, gökteki alâmetlerinden birer alâmettir.” buyurmuş. Onlar Allah’ın ayetlerinden, gökteki alâmetlerinden birer alâmettir.” buyurmuş. Yâni anlayın, Peygamber SAS Efendimiz’in nasıl

Yâni anlayın, Peygamber SAS Efendimiz’in nasıl
çağlar ötesi insanların anlayabileceği bir şeyiçağlar ötesi insanların anlayabileceği bir şeyi zamanında nasıl söylediğini, nasıl İslâm dininin ilme, irfanazamanında nasıl söylediğini, nasıl İslâm dininin ilme, irfana sadık olduğunu, ilim dolu olduğunu, ilme uygun olduğunu anlayın!sadık olduğunu, ilim dolu olduğunu, ilme uygun olduğunu anlayın! “Birisinin hayatıyla, ölümüyle ilgili olarak tutulmaz bunlar.

“Birisinin hayatıyla, ölümüyle ilgili olarak tutulmaz bunlar.
Feizâ raaytüm zalikeFeizâ raaytüm zalike “Ay tutulması veya Güneş tutulması gördüğünüz zaman,“Ay tutulması veya Güneş tutulması gördüğünüz zaman, fe’d’u’llàhefe’d’u’llàhe Allah’a dua edin! Allah’a dua edin! Ve kebbirû Allahu ekber, Allahu ekber deyin! Ve kebbirû Allahu ekber, Allahu ekber deyin! Ve sallû Peygamber SAS Efendimiz’e salât u selâm getirin!”Ve sallû Peygamber SAS Efendimiz’e salât u selâm getirin!” Salât u selâm, Allah’ın Rasulüne salât u selâm getirmek insanı kurtarır.Salât u selâm, Allah’ın Rasulüne salât u selâm getirmek insanı kurtarır. Veyahut, Ve sallû “Namaz kılın!” demek de olabilir.

Veyahut, Ve sallû “Namaz kılın!” demek de olabilir.
“Tekbir getirin, namaz kılın!” mânâsına da olabilir.“Tekbir getirin, namaz kılın!” mânâsına da olabilir. Fetesaddakù “Hayır verin fukaraya, sadaka verin!” Fetesaddakù “Hayır verin fukaraya, sadaka verin!” Az sadaka, çok belâyı def eder. Az sadaka, çok belâyı def eder. Sen bir sadaka verirsin, bir iyilik yaparsın, Allah kabul eder, bağışlar.Sen bir sadaka verirsin, bir iyilik yaparsın, Allah kabul eder, bağışlar. Bizim askerlik yaptığımız zaman, alay komutanı beni çağırdı.

Bizim askerlik yaptığımız zaman, alay komutanı beni çağırdı.
Biz malum, sicilli, sofu, gerici, mürteci… Herkes biliyor bizi.Biz malum, sicilli, sofu, gerici, mürteci… Herkes biliyor bizi. “—Asteğmenim!”

“—Asteğmenim!”
“—Buyurun komutanım!” dedim ben.

“—Buyurun komutanım!” dedim ben.
“—Bizim alayda çok kaza oluyor.

“—Bizim alayda çok kaza oluyor.
Alayın kepçesi, cipi, şusu, busu devriliyor, çarpışıyor, bilmem ne…Alayın kepçesi, cipi, şusu, busu devriliyor, çarpışıyor, bilmem ne… Bir sürü kaza oluyor. Bunun çaresi nedir?Bir sürü kaza oluyor. Bunun çaresi nedir? Kurban kessek,Kurban kessek, kurbanın kanından araçların ön tamponlarına sürsekkurbanın kanından araçların ön tamponlarına sürsek geçer diyorlar doğru mu?” dedi.geçer diyorlar doğru mu?” dedi. “—Komutanım, kurbanı Allah kabul ederse, duaları da kabul eder.” dedim.

“—Komutanım, kurbanı Allah kabul ederse, duaları da kabul eder.” dedim.
“—Tamam, al şu parayı,

“—Tamam, al şu parayı,
iki tane kurban kes, kasabanın fakirlerine dağıt!” iki tane kurban kes, kasabanın fakirlerine dağıt!” “—Emredersiniz komutanım!”

“—Emredersiniz komutanım!”
Ondan sonra hakikaten, tabii Allah hayrı kabul ederse,

Ondan sonra hakikaten, tabii Allah hayrı kabul ederse,
duaları kabul ederse, kaza belâ da olmaz.duaları kabul ederse, kaza belâ da olmaz. Ama hoşuma gitti yâni. Alay komutanı, bir asker.

Ama hoşuma gitti yâni. Alay komutanı, bir asker.
Başına bir felâket geldiği zamanBaşına bir felâket geldiği zaman hayır yapmanın ve kurban kesmenin faydasını anlıyor.hayır yapmanın ve kurban kesmenin faydasını anlıyor. Bakın, burada da Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:Bakın, burada da Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Ve tesaddakù

Ve tesaddakù
“Sadaka verin, tasadduk edin!” Neden?“Sadaka verin, tasadduk edin!” Neden? Bir fakirin gönlünü alırsın, Allah da o gönül almadan dolayı seninBir fakirin gönlünü alırsın, Allah da o gönül almadan dolayı senin işini rast getirir, hastalığını geçirir, ömrüne bereket verir. Çok şeyler olur.işini rast getirir, hastalığını geçirir, ömrüne bereket verir. Çok şeyler olur. Onun için, hayır yapmaya alıştırın kendinizi.

Onun için, hayır yapmaya alıştırın kendinizi.
Çoluk çocuğunuzu da alıştırın.Çoluk çocuğunuzu da alıştırın. Para vermeye alışın, kazanmaya alıştığınız gibi,Para vermeye alışın, kazanmaya alıştığınız gibi, kâra alıştığınız gibi;kâra alıştığınız gibi; Allah yolunda para verip de sevap kazanmaya da alışın!Allah yolunda para verip de sevap kazanmaya da alışın! Çeçenistan’a yardım edin, Boşnaklar’a yardım edin,

Çeçenistan’a yardım edin, Boşnaklar’a yardım edin,
Kuzey Irak’a yardım edin…Kuzey Irak’a yardım edin… Dünyanın her yerinde muhtaç müslümanlar var.Dünyanın her yerinde muhtaç müslümanlar var. Memleketimizde de var.Memleketimizde de var. Eh memleketimiz nisbeten bolluk, bereket ve hürriyet…Eh memleketimiz nisbeten bolluk, bereket ve hürriyet… Şimdi yağcılık-mağcılık değil,

Şimdi yağcılık-mağcılık değil,
dün akşam haberleri dinledim: Kenan Evren falan konuştu:dün akşam haberleri dinledim: Kenan Evren falan konuştu: “—Yok artık biz ihtilal değil, kardeş kavgasını engellemek için yaptık.

“—Yok artık biz ihtilal değil, kardeş kavgasını engellemek için yaptık.
Şimdi öyle bir şey olmaz, tavsiye etmem!” filan dedi, e hoşuma gitti.Şimdi öyle bir şey olmaz, tavsiye etmem!” filan dedi, e hoşuma gitti. Yâni iyi, maşallah!.. O izahattan memnun olduk yâni.Yâni iyi, maşallah!.. O izahattan memnun olduk yâni. Ve tesaddakù ya ümmete muhammed!

Ve tesaddakù ya ümmete muhammed!
“Ey Muhammed ümmeti, sadaka verin, namaz kılın, tekbir getirin,“Ey Muhammed ümmeti, sadaka verin, namaz kılın, tekbir getirin, dua edin; böyle bir şey gördüğünüz zaman…” diyor. Sonra, devamında:dua edin; böyle bir şey gördüğünüz zaman…” diyor. Sonra, devamında: Va’llàhu mâ min ehadin ağberu mina’llàhi,

Va’llàhu mâ min ehadin ağberu mina’llàhi,
en yeznî abdühû, ev teznî emetühûen yeznî abdühû, ev teznî emetühû “Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur;“Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur; eğer kulu zina ederse veyahut cariyesi zina ederse…eğer kulu zina ederse veyahut cariyesi zina ederse… Yâni Allah saklasın öyle birisi zina ettiği zaman, kıskançlık duyar.”Yâni Allah saklasın öyle birisi zina ettiği zaman, kıskançlık duyar.” Peygamber Efendimiz diyor ki:

Peygamber Efendimiz diyor ki:
“—En kıskanç olan Allah’tır. Allah’tan daha kıskanç olan yoktur.”

“—En kıskanç olan Allah’tır. Allah’tan daha kıskanç olan yoktur.”
Ne demek? Yâni zina edeni mahveder demek.

Ne demek? Yâni zina edeni mahveder demek.
Hani kıskanç koca ne yapar? Öldürür yâhu!Hani kıskanç koca ne yapar? Öldürür yâhu! Çeker tabancayı, güm güm güm; gazetelerde bakarsın,Çeker tabancayı, güm güm güm; gazetelerde bakarsın, karısını öldürmüş, aşıkını öldürmüş,karısını öldürmüş, aşıkını öldürmüş, bilmem kimi öldürmüş, bilmem kimi öldürmüş… Neden? Kıskanç koca…bilmem kimi öldürmüş, bilmem kimi öldürmüş… Neden? Kıskanç koca… Şimdi Avrupalılar diyorlar ki:Şimdi Avrupalılar diyorlar ki: “—Kıskanç olmamak lazım!” bilmem ne.

“—Kıskanç olmamak lazım!” bilmem ne.
E ne olacak, boynuzlu mu olacak kıskanç olmayacak da…

E ne olacak, boynuzlu mu olacak kıskanç olmayacak da…
Namuslu olacak, müsaade etmeyecek. Bak ne diyor?Namuslu olacak, müsaade etmeyecek. Bak ne diyor? Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur. Demek kiAllah’tan daha kıskanç kimse yoktur. Demek ki kıskanmak güzel bir huy, kıskanmak korumayı da gerektiriyor,kıskanmak güzel bir huy, kıskanmak korumayı da gerektiriyor, gözünü açmayı gerektiriyor. gözünü açmayı gerektiriyor. Tabii bu gibi şeyleri engellemeyi gerektiriyor.Tabii bu gibi şeyleri engellemeyi gerektiriyor. “—Hanım! Örtün bakalım. Hanım,

“—Hanım! Örtün bakalım. Hanım,
kolların açık balkona çıkma, çamaşırları öyle asma!kolların açık balkona çıkma, çamaşırları öyle asma! Çarşıya, pazara sen gitme! Ben giderim, ziyanı yok.Çarşıya, pazara sen gitme! Ben giderim, ziyanı yok. İstediğini alayım, çarşıda pazarda dolaşma!”İstediğini alayım, çarşıda pazarda dolaşma!” Neden söylüyor adam bunları? Kıskançlığından.

Neden söylüyor adam bunları? Kıskançlığından.
Nasıl bunlar? Kötü bir duygu mu? Hayır. Güzel bir duygu.Nasıl bunlar? Kötü bir duygu mu? Hayır. Güzel bir duygu. Hanım bundan memnun olmalı mı? Tabii memnun olmalı.

Hanım bundan memnun olmalı mı? Tabii memnun olmalı.
Tabii memnun olması lazım. Güzel bir duygu.Tabii memnun olması lazım. Güzel bir duygu. Onu da koruyor, onu sevdiğinden yapıyor bunu, binaen aleyhOnu da koruyor, onu sevdiğinden yapıyor bunu, binaen aleyh güzel bir duygu. Bak burada da ne buyuruyor:güzel bir duygu. Bak burada da ne buyuruyor: “—Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur.”

“—Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur.”
Eğer erkek kulu veya kadın kulu.

Eğer erkek kulu veya kadın kulu.
Kadın kula emet derler, emetullah. Kadın kula emet derler, emetullah. Hepimiz neyiz? Hepimiz Allah’ın kuluyuz. Abdullah…Hepimiz neyiz? Hepimiz Allah’ın kuluyuz. Abdullah… Abdullah ne demek? Allah’ın kulu.Abdullah ne demek? Allah’ın kulu. Kadın olursa ne derler? Abdullah diyemezler Arapça’da. Kadın olursa ne derler? Abdullah diyemezler Arapça’da. O zaman iş değişir.O zaman iş değişir. Katip-katibe denildiği gibi.Katip-katibe denildiği gibi. Muallim-muallime, mürebbi-mürebbiye denildiği gibi.Muallim-muallime, mürebbi-mürebbiye denildiği gibi. Abdullah’ın müennesi, emetullahtır.Abdullah’ın müennesi, emetullahtır. Allah’ın cariyesi demek. Yâni kadın kulu demek yâni,Allah’ın cariyesi demek. Yâni kadın kulu demek yâni, kadın olan kulu demek.kadın olan kulu demek. Onlar zina ederse Allah çok daha kıskançtır. Yâni,

Onlar zina ederse Allah çok daha kıskançtır. Yâni,
cezası çok büyük olur demek. Cehenneme atar yâni.cezası çok büyük olur demek. Cehenneme atar yâni. Yâ ümmete muhammed!

Yâ ümmete muhammed!
“Ey Ümmet-i Muhammed! Va’llàhi lev ta’lemûne mâ a’lemu“Ey Ümmet-i Muhammed! Va’llàhi lev ta’lemûne mâ a’lemu Allah’a yemin olsun ki, eğer siz benim bildiğimi bilseydiniz,Allah’a yemin olsun ki, eğer siz benim bildiğimi bilseydiniz, Peygamber Efendimiz buyuruyorPeygamber Efendimiz buyuruyor Peygamber Efendimiz diyor ki: Ey Ümmet-i Muhammed!Peygamber Efendimiz diyor ki: Ey Ümmet-i Muhammed! Allah’a yemin olsun ki, eğer siz benim bildiğimi bilsenizAllah’a yemin olsun ki, eğer siz benim bildiğimi bilseniz ledahiktüm kalîlen, ve lebekey-tüm kesîren ledahiktüm kalîlen, ve lebekey-tüm kesîren siz az gülerdiniz, çok ağlardınız benim bildiklerimi bilseydiniz.”siz az gülerdiniz, çok ağlardınız benim bildiklerimi bilseydiniz.” Neden? Allah’ın azabı şiddetlidir de ondan.

Neden? Allah’ın azabı şiddetlidir de ondan.
Allah’ın böyle bu kusurlu, günahkâr kullara ne cezalar verdiğini bilseniz,Allah’ın böyle bu kusurlu, günahkâr kullara ne cezalar verdiğini bilseniz, ne tehlikeler olduğunu bilseniz, böyle gülemezdiniz.ne tehlikeler olduğunu bilseniz, böyle gülemezdiniz. Az gülerdiniz, çok ağlardınız. Hüngür hüngür ağlardınız demiş Efendimiz buyurmuş. Az gülerdiniz, çok ağlardınız. Hüngür hüngür ağlardınız demiş Efendimiz buyurmuş. Sonra, Allàhümme hel bellağtü

Sonra, Allàhümme hel bellağtü
“Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi?” demiş.“Ya Rabbi! Tebliğ ettim mi?” demiş. Allah emrediyor demek ki, Ümmet-i Muhammed’e böyle söyle diye emrediyor.Allah emrediyor demek ki, Ümmet-i Muhammed’e böyle söyle diye emrediyor. O da, “Tebliğ ettim mi yâ Rabbi, tamam mı,O da, “Tebliğ ettim mi yâ Rabbi, tamam mı, emrini yerine getirdim mi? İnsanlara duyurma vazifemi, emrini yerine getirdim mi? İnsanlara duyurma vazifemi, tebliğ vazifemi yaptım mı? Razı mısın ya Rabbi?” diye,tebliğ vazifemi yaptım mı? Razı mısın ya Rabbi?” diye, Allàhümme hel bellağtü? demiş.Allàhümme hel bellağtü? demiş. Bunu Veda hutbesini okurken Arafat’ta söylüyordu. söylüyordu nasihatleri,

Bunu Veda hutbesini okurken Arafat’ta söylüyordu. söylüyordu nasihatleri,
ondan sonra, Allàhümme hel bellağtü? diyordu,ondan sonra, Allàhümme hel bellağtü? diyordu, “Tebliğ ettim mi ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi!” diyordu.“Tebliğ ettim mi ya Rabbi, şahit ol ya Rabbi!” diyordu. “—Tebliğ ettim mi?” diyordu.

“—Tebliğ ettim mi?” diyordu.
“—Tebliğ ettin…” diyorlardı.

“—Tebliğ ettin…” diyorlardı.
“—Şahit o yâ Rabbi!” diyordu.

“—Şahit o yâ Rabbi!” diyordu.
Çünkü vazife görüyor. Vazifenin şuurunda...

Çünkü vazife görüyor. Vazifenin şuurunda...
İş ciddi, oyuncak değil. Allah’ın emrini tutmasa, dinlemese, mahvolur.İş ciddi, oyuncak değil. Allah’ın emrini tutmasa, dinlemese, mahvolur. Tutacak, harfiyyen yerine getirecek.Tutacak, harfiyyen yerine getirecek. Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi, emirlerini tutan,

Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi, emirlerini tutan,
yasaklarından kaçınan, gazabından korkan, rahmetini uman,yasaklarından kaçınan, gazabından korkan, rahmetini uman, rahmetini kazanmaya çalışan, cehenneme düşmemeye,rahmetini kazanmaya çalışan, cehenneme düşmemeye, cennete girmeye gayret eden;cennete girmeye gayret eden; gayretli, şuurlu, akıllı, basiretli, uslu, edepli müslümanlar eylesin...gayretli, şuurlu, akıllı, basiretli, uslu, edepli müslümanlar eylesin... Fâtiha-i şerife mea’l-besmele!

Fâtiha-i şerife mea’l-besmele!
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2