Namaz Vakitleri
İstanbul
24 Şa'bân 1447
12 February 2026
İmsak
06:30
Güneş
07:56
Öğle
13:23
İkindi
16:14
Akşam
18:42
Yatsı
20:02
Detaylı Arama

Mahreminiz Olmayanla Konuşmayın! (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

26 Cemâziye'l-Evvel 1406 / 12.02.1986
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Hadis sohbetlerini 5 aşamada özetleyebiliriz.

a. İskenderpaşa Camii Sohbetleri (1977-1997)

Mehmed Zâhid KOTKU Hz. görevli oldukları İskenderpaşa Camii’nde, her pazar günü ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika Râmûzü’l-Ehàdis’ten hadis okuyup izah ederdi. 1977 yılının ilkbaharından itibaren bu dersler Mahmud Es’ad COŞAN tarafından yapılır oldu.

COŞAN, o yıllarda Ankara’da oturuyordu. Her hafta sonu İstanbul’a geliyor, pazar günkü hadis dersini yapıp geri dönüyordu. Tatillerde ve müsait zamanlarında cuma namazından önce de sohbet ettiği olurdu. Önemli bir engel olmadıkça, bu böyle devam etti.

13 Kasım 1980’de Mehmed Zâhid KOTKU Hazretleri’nin vefatından sonra da İskenderpaşa’daki dersler aynen devam etti. Hac veya başka bir seyahat nedeniyle yurtdışında olduğu zamanların dışında önemli bir aksama olmadı. 1997 Mayısında yurtdışına çıkıncaya kadar bu böyle devam etti. İskenderpaşa’daki son sohbeti 4 Mayıs 1997 pazar günü oldu.
COŞAN, derse besmele ve hamdele ile başlardı. Arkasından, “Kitapların en efdali Allah’ın kitabıdır, yolların en faziletlisi Peygamber (s.a.s.)’in yoludur. Sonradan uydurulan şeyler bid’attir. Her bid’at dalâlettir. Her dalâlet ve dalâlet sahibi cehenneme gider.” anlamındaki Arapça giriş cümlelerini söylerdi. Sonra, sıradaki ilk hadisin Arapça metnini okurdu.

Ondan sonra okunan kitap hakkında kısa bilgi verir; hadislerin okunmasına ve izahına geçmeden önce, başta Peygamber (s.a.s.) Efendimiz olmak üzere cümle enbiyânın, evliyânın, sülehànın; sâdât ve meşâyih-i kiramın ruhları için; kitabın müellifinin ve bu kitabın içindeki hadis-i şeriflerin bizlere kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan ulemânın, râvilerin ruhları için; caminin bânisi İskender Paşa’nın ruhu için; bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere oraya gelmiş olan kimselerin ahirete irtihal etmiş olan cümle yakınlarının ruhları için ve Mehmed Zahid KOTKU Hazretleri’nin ruhu için, bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okunmasını isterdi.

Daha sonra, sıradaki hadis-i şerifin Arapça metnini okuyup, kelime kelime izahına geçerdi. Konuyla ilgili ayet-i kerimeler ve diğer hadis-i şeriflerle meseleyi bir güzel açıklardı. Sade ve anlaşılır bir Türkçe kullanırdı. Konunun iyi anlaşılması için misaller, hatıralar anlatır; şiirlere, Farsça ve Arapça beyitlere yer verirdi.

COŞAN, ilk yıllarda her sohbette 8-10 hadis-i şerif okuyup izah ederdi, sohbet süresi bir saati geçmezdi. Son yıllarda bu sayı 3’e kadar düşmüş, izah için daha çok vakit ayrılmış, sohbet süresi bir saati biraz aşmaya başlamıştı.

Sohbetin sonunda mutlaka Hatm-i Hàcegân yaptırırdı. Bazen, intisab etmek isteyenler için zikir dersi tarifi yapardı. Eğer vakit müsaitse, küçük notlarla soru gönderenlerin sorularına cevap verirdi.

Sohbetlere öncelikle gençler, öğrenciler, okumuş kimseler gelirlerdi. Fakat her yaştan ve her kesimden insana rastlamak mümkündü. Zamanla ilgi arttığı için, caminin etrafındaki evler satın alınarak cami genişletilmiş; hanımların ve erkeklerin sohbetleri takip edebilmesi için mekânlar yapılmıştır.

İskenderpaşa Camii’ndeki sohbetler, ilk yıllardan beri teyp kasetlerine kayıt edilmiştir. 1987’den sonra görüntülü video kayıtları yapılmıştır.

b. Ankara Özelif Camii Sohbetleri (1982-1996)

COŞAN, Mehmed Zâhid KOTKU Hz. vefat edip, irşad görevi kendisine intikal ettikten sonra, Ankara’da da hadis dersleri başlattı (1982). İlk önce çarşamba günleri evinin yanındaki Muradiye Camii’nde, daha sonra perşembe akşamları Özelif Camii’nde hadis dersi yapmaya başladı. Bir ara cumartesi günleri yapıldı. Emekli olup da Ankara’dan ayrıldıkları 1987 yılına kadar bu dersler devam etti. 1987’den sonra ise, her ayın ilk perşembe akşamı Ankara’ya gelip, bu hadis derslerini ayda bir yapmaya devam etti.

c. Sapanca Sohbetleri (1987-1989)

COŞAN emekli olduktan sonra Sapanca’ya yerleşmiştir. Orada oturdukları yıllarda (1987-1989), evinin yakınındaki Yüzevler Camii’nde cumartesi günleri, ikindiden sonra Muhtâru’l-Ehàdîs isimli kitaptan hadis dersleri yapmıştır.

Muhtâru’l-Ehâdîs kitabı muteber hadis kitaplarından seçilmiş ve ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmış bin dört yüz kadar hadis ihtivâ etmektedir. Mısırlı alim Seyyid Ahmed el-Hâşimî (1878-1943) tarafından hazırlanmıştır. Türkçe’ye muhtelif tercümeleri yapılmıştır.

d. Anadolu’da Sohbetler

COŞAN, Türkiye’de bulunduğu 1980-1997 yılları arasında sık sık Anadolu’da seyahatler yaparlardı. Gittikleri illerde, uygun camilerde, halka açık hadis dersleri yapmıştır. Eskişehir, Bursa, İzmir, Antalya, Adapazarı, Konya, Edirne gibi illerde sohbetler yapılmış hadis sohbetleri mevcuttur.

e. Ev Sohbetleri
Doğum, ölüm, düğün, sünnet vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği evlerde; kahvaltı vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği öğrenci evlerinde mutlaka yarım saat - 45 dakika civarında bir hadis sohbeti yaparlardı.

Mahreminiz Olmayanla Konuşmayın! (Sorular ve Cevaplar)

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

26 Cemâziye'l-Evvel 1406 / 12.02.1986
İskenderpaşa Camii / İstanbul

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın Hadis sohbetlerini 5 aşamada özetleyebiliriz.

a. İskenderpaşa Camii Sohbetleri (1977-1997)

Mehmed Zâhid KOTKU Hz. görevli oldukları İskenderpaşa Camii’nde, her pazar günü ikindiden sonra bir saat, cuma günleri öğleden önce 45 dakika Râmûzü’l-Ehàdis’ten hadis okuyup izah ederdi. 1977 yılının ilkbaharından itibaren bu dersler Mahmud Es’ad COŞAN tarafından yapılır oldu.

COŞAN, o yıllarda Ankara’da oturuyordu. Her hafta sonu İstanbul’a geliyor, pazar günkü hadis dersini yapıp geri dönüyordu. Tatillerde ve müsait zamanlarında cuma namazından önce de sohbet ettiği olurdu. Önemli bir engel olmadıkça, bu böyle devam etti.

13 Kasım 1980’de Mehmed Zâhid KOTKU Hazretleri’nin vefatından sonra da İskenderpaşa’daki dersler aynen devam etti. Hac veya başka bir seyahat nedeniyle yurtdışında olduğu zamanların dışında önemli bir aksama olmadı. 1997 Mayısında yurtdışına çıkıncaya kadar bu böyle devam etti. İskenderpaşa’daki son sohbeti 4 Mayıs 1997 pazar günü oldu.
COŞAN, derse besmele ve hamdele ile başlardı. Arkasından, “Kitapların en efdali Allah’ın kitabıdır, yolların en faziletlisi Peygamber (s.a.s.)’in yoludur. Sonradan uydurulan şeyler bid’attir. Her bid’at dalâlettir. Her dalâlet ve dalâlet sahibi cehenneme gider.” anlamındaki Arapça giriş cümlelerini söylerdi. Sonra, sıradaki ilk hadisin Arapça metnini okurdu.

Ondan sonra okunan kitap hakkında kısa bilgi verir; hadislerin okunmasına ve izahına geçmeden önce, başta Peygamber (s.a.s.) Efendimiz olmak üzere cümle enbiyânın, evliyânın, sülehànın; sâdât ve meşâyih-i kiramın ruhları için; kitabın müellifinin ve bu kitabın içindeki hadis-i şeriflerin bizlere kadar ulaşmasında emeği geçmiş olan ulemânın, râvilerin ruhları için; caminin bânisi İskender Paşa’nın ruhu için; bu hadis-i şerifleri dinlemek üzere oraya gelmiş olan kimselerin ahirete irtihal etmiş olan cümle yakınlarının ruhları için ve Mehmed Zahid KOTKU Hazretleri’nin ruhu için, bir Fâtiha, üç İhlâs-ı Şerif okunmasını isterdi.

Daha sonra, sıradaki hadis-i şerifin Arapça metnini okuyup, kelime kelime izahına geçerdi. Konuyla ilgili ayet-i kerimeler ve diğer hadis-i şeriflerle meseleyi bir güzel açıklardı. Sade ve anlaşılır bir Türkçe kullanırdı. Konunun iyi anlaşılması için misaller, hatıralar anlatır; şiirlere, Farsça ve Arapça beyitlere yer verirdi.

COŞAN, ilk yıllarda her sohbette 8-10 hadis-i şerif okuyup izah ederdi, sohbet süresi bir saati geçmezdi. Son yıllarda bu sayı 3’e kadar düşmüş, izah için daha çok vakit ayrılmış, sohbet süresi bir saati biraz aşmaya başlamıştı.

Sohbetin sonunda mutlaka Hatm-i Hàcegân yaptırırdı. Bazen, intisab etmek isteyenler için zikir dersi tarifi yapardı. Eğer vakit müsaitse, küçük notlarla soru gönderenlerin sorularına cevap verirdi.

Sohbetlere öncelikle gençler, öğrenciler, okumuş kimseler gelirlerdi. Fakat her yaştan ve her kesimden insana rastlamak mümkündü. Zamanla ilgi arttığı için, caminin etrafındaki evler satın alınarak cami genişletilmiş; hanımların ve erkeklerin sohbetleri takip edebilmesi için mekânlar yapılmıştır.

İskenderpaşa Camii’ndeki sohbetler, ilk yıllardan beri teyp kasetlerine kayıt edilmiştir. 1987’den sonra görüntülü video kayıtları yapılmıştır.

b. Ankara Özelif Camii Sohbetleri (1982-1996)

COŞAN, Mehmed Zâhid KOTKU Hz. vefat edip, irşad görevi kendisine intikal ettikten sonra, Ankara’da da hadis dersleri başlattı (1982). İlk önce çarşamba günleri evinin yanındaki Muradiye Camii’nde, daha sonra perşembe akşamları Özelif Camii’nde hadis dersi yapmaya başladı. Bir ara cumartesi günleri yapıldı. Emekli olup da Ankara’dan ayrıldıkları 1987 yılına kadar bu dersler devam etti. 1987’den sonra ise, her ayın ilk perşembe akşamı Ankara’ya gelip, bu hadis derslerini ayda bir yapmaya devam etti.

c. Sapanca Sohbetleri (1987-1989)

COŞAN emekli olduktan sonra Sapanca’ya yerleşmiştir. Orada oturdukları yıllarda (1987-1989), evinin yakınındaki Yüzevler Camii’nde cumartesi günleri, ikindiden sonra Muhtâru’l-Ehàdîs isimli kitaptan hadis dersleri yapmıştır.

Muhtâru’l-Ehâdîs kitabı muteber hadis kitaplarından seçilmiş ve ilk harflerine göre alfabetik olarak sıralanmış bin dört yüz kadar hadis ihtivâ etmektedir. Mısırlı alim Seyyid Ahmed el-Hâşimî (1878-1943) tarafından hazırlanmıştır. Türkçe’ye muhtelif tercümeleri yapılmıştır.

d. Anadolu’da Sohbetler

COŞAN, Türkiye’de bulunduğu 1980-1997 yılları arasında sık sık Anadolu’da seyahatler yaparlardı. Gittikleri illerde, uygun camilerde, halka açık hadis dersleri yapmıştır. Eskişehir, Bursa, İzmir, Antalya, Adapazarı, Konya, Edirne gibi illerde sohbetler yapılmış hadis sohbetleri mevcuttur.

e. Ev Sohbetleri
Doğum, ölüm, düğün, sünnet vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği evlerde; kahvaltı vs. gibi sebeplerle ziyaret ettiği öğrenci evlerinde mutlaka yarım saat - 45 dakika civarında bir hadis sohbeti yaparlardı.

Konuşma Metni

İslâm kardeşliği ile ilgili hadislerden diyor ki bir kardeşimiz:İslâm kardeşliği ile ilgili hadislerden diyor ki bir kardeşimiz: Peygamberimiz’in sallâllâhu aleyhi ve sellem ashabdan bir kısmını diğer bir kısmıyla eşleyerek kardeş yaptığı söyleniyor.Peygamberimiz’in sallâllâhu aleyhi ve sellem ashabdan bir kısmını diğer bir kısmıyla eşleyerek kardeş yaptığı söyleniyor. En son Selman-ı Fârisî radıyallâhu anh kalınca onu PeygamberimizEn son Selman-ı Fârisî radıyallâhu anh kalınca onu Peygamberimiz “Sen de benimle kardeşsin” diye kendisiyle kardeş etmiş.“Sen de benimle kardeşsin” diye kendisiyle kardeş etmiş. Bu hadisin tam metnini hatırlayamadım, kafama takıldı.Bu hadisin tam metnini hatırlayamadım, kafama takıldı. Hikmetini merak ettim.Hikmetini merak ettim. Neden ikişer ikişer oluyor?Neden ikişer ikişer oluyor? Halbuki Kur'an'da “Müminler kardeştir” diye geçiyor diye sormuş.Halbuki Kur'an'da “Müminler kardeştir” diye geçiyor diye sormuş. Bir kardeşimiz böyle bir soru sormuş.Bir kardeşimiz böyle bir soru sormuş. Bir kere Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere'ye gittiği zaman

Bir kere Peygamber Efendimiz Medine-i Münevvere'ye gittiği zaman
muhacirler mallarını, mülklerini, ailelerini, her şeylerini bıraktılar,muhacirler mallarını, mülklerini, ailelerini, her şeylerini bıraktılar, öyle hicret ettiler.öyle hicret ettiler. Tabi yoksul geldiler Mekke-i Mükerreme'den, Medine-i Münevvere'ye.Tabi yoksul geldiler Mekke-i Mükerreme'den, Medine-i Münevvere'ye. Tiril tiril geldiler, bir şeyleri yok.Tiril tiril geldiler, bir şeyleri yok. Peygamber Efendimiz Mekke'den gelenlerden bir kişiyle

Peygamber Efendimiz Mekke'den gelenlerden bir kişiyle
Medine'nin yerlisi olan, evi barkı, tarlası, hurması olan bir kimseyi kardeş etti kiMedine'nin yerlisi olan, evi barkı, tarlası, hurması olan bir kimseyi kardeş etti ki herkes bir kimseyi yanına misafir etsin.herkes bir kimseyi yanına misafir etsin. Böylece bu hicret işinde güçlük kalmasın,Böylece bu hicret işinde güçlük kalmasın, işler yoluna girsin diye.işler yoluna girsin diye. İki kişi kardeşlik etmesinin sebebi odur.İki kişi kardeşlik etmesinin sebebi odur. Aslında kardeşimizin dediği gibi; bütün Müslümanlar kardeştir.Aslında kardeşimizin dediği gibi; bütün Müslümanlar kardeştir. Her zaman kardeştir, ama oradaHer zaman kardeştir, ama orada hususi bir kardeşlik yaptırdı Peygamber Efendimiz.hususi bir kardeşlik yaptırdı Peygamber Efendimiz. En sona Hazreti Ali Efendimiz kaldı.

En sona Hazreti Ali Efendimiz kaldı.
Selmân-ı Fârisî değil.Selmân-ı Fârisî değil. Hz. Ali Efendimiz kaldı,Hz. Ali Efendimiz kaldı, böyle boynu bükük, onu kimle kardeş yapacak? “Sen de benimle kardeşsin” dedi Hz. Ali Efendimiz'e.böyle boynu bükük, onu kimle kardeş yapacak? “Sen de benimle kardeşsin” dedi Hz. Ali Efendimiz'e. Selmân-ı Fârisî radıyallahu anh

Selmân-ı Fârisî radıyallahu anh
Efendimiz'e bir başka zaman abasını şöyle bürüdü,Efendimiz'e bir başka zaman abasını şöyle bürüdü, “Selmânü minnî ehle’l-beyt” dedi.

“Selmânü minnî ehle’l-beyt” dedi.
Selman bendendir, ailemin efradından sayılır diye öyle iltifat etti amaSelman bendendir, ailemin efradından sayılır diye öyle iltifat etti ama kardeşliği Hz. Ali iledir.kardeşliği Hz. Ali iledir. Hz. Ali radıyallahu anh iledir.Hz. Ali radıyallahu anh iledir. Bu böyle. Gelelim öteki soruya.

Bu böyle. Gelelim öteki soruya.
Ben şu anda esnafım. Yıllar önce bağkurdaydım.

Ben şu anda esnafım. Yıllar önce bağkurdaydım.
Çıktım, Yeniden bağkura girmem için zorluyorlar.Çıktım, Yeniden bağkura girmem için zorluyorlar. Dinen sakıncası var mı?Dinen sakıncası var mı? Mevzuatı iyi bilmiyorum.

Mevzuatı iyi bilmiyorum.
Yani bilmediğim için bu şeyi,Yani bilmediğim için bu şeyi, “Bağkur nedir, girmese olur mu, olmaz mı, detayını bilmiyorum.“Bağkur nedir, girmese olur mu, olmaz mı, detayını bilmiyorum. Bir bilen hocaya sorsunlar.Bir bilen hocaya sorsunlar. Ben bu sene ortaokulu bitirdim.

Ben bu sene ortaokulu bitirdim.
Okumayı çok istiyorum.Okumayı çok istiyorum. Babam “Bu devirde kızlar okutulmaz” diye okumamı istemiyor.Babam “Bu devirde kızlar okutulmaz” diye okumamı istemiyor. “Kur'an ve Arapça öğren, yeter” diyor.“Kur'an ve Arapça öğren, yeter” diyor. Size danışmamı istedi. Siz ne tavsiye edersiniz?Size danışmamı istedi. Siz ne tavsiye edersiniz? İslami usulleri çiğnemeden okumasını,

İslami usulleri çiğnemeden okumasını,
ilim öğrenmesini tavsiye ederim. Amailim öğrenmesini tavsiye ederim. Ama Allah'ın emirlerini çiğneyerek, haramlara düşerek okumayı tavsiye etmem.Allah'ın emirlerini çiğneyerek, haramlara düşerek okumayı tavsiye etmem. Yani başörtülü, haramlara düşmedenYani başörtülü, haramlara düşmeden dininin inceliklerini, Kur'an-ı Kerîm’i vs. öğrenmesi mümkün olur.dininin inceliklerini, Kur'an-ı Kerîm’i vs. öğrenmesi mümkün olur. İlk hadisi şerifi diyor, bir başkası kağıt göndermiş.

İlk hadisi şerifi diyor, bir başkası kağıt göndermiş.
“Kadınlar erkekler hakkında ancak mahremleriyle konuşsunlar” şeklinde tercüme edebilir miyiz?

“Kadınlar erkekler hakkında ancak mahremleriyle konuşsunlar” şeklinde tercüme edebilir miyiz?
Yani şimdi “Kadınlar erkekler hakkında ancak mahremleriyle konuşurlar” demek.Yani şimdi “Kadınlar erkekler hakkında ancak mahremleriyle konuşurlar” demek. Yani mahreminin yanına gidiyor.Yani mahreminin yanına gidiyor. “Bu erkekler şöyledir, şu erkek böyledir” diye. O serbest, her zaman mümkün yani.“Bu erkekler şöyledir, şu erkek böyledir” diye. O serbest, her zaman mümkün yani. İnsanın dertleşeceği bir kimse mahremidir, mahremiyle konuşur.

İnsanın dertleşeceği bir kimse mahremidir, mahremiyle konuşur.
O öyle değil.

O öyle değil.
Bu hadis-i şeriften maksat, "Mahrem olmayan kimselerle karşı karşıya geçip,

Bu hadis-i şeriften maksat, "Mahrem olmayan kimselerle karşı karşıya geçip,
zaruret olmadıkça konuşmasınlar” demek.zaruret olmadıkça konuşmasınlar” demek. Bir zaruret varsa, yani mesela bakkaldan bir şey alacak,

Bir zaruret varsa, yani mesela bakkaldan bir şey alacak,
örtülü bir tarzda gider; alır, gelir.örtülü bir tarzda gider; alır, gelir. Başka böyle sohbet tarzında başka kötülüklere yol açacak tarzda konuşmayı yasaklıyor.Başka böyle sohbet tarzında başka kötülüklere yol açacak tarzda konuşmayı yasaklıyor. O manaya değil yani.O manaya değil yani. Bir başkası bir kağıt göndermiş.

Bir başkası bir kağıt göndermiş.
Nafile olan oruçlarda gece sahura kalkmak şart mı?

Nafile olan oruçlarda gece sahura kalkmak şart mı?
Kalkmadan tutulan oruça zarar gelir mi?Kalkmadan tutulan oruça zarar gelir mi? Hiçbir oruçta, farzda veya nafilede sahura kalkmak orucun şartı değildir.

Hiçbir oruçta, farzda veya nafilede sahura kalkmak orucun şartı değildir.
Yani sahura kalkmak iyi olur.Yani sahura kalkmak iyi olur. Sünnettir, bereket vardır sahura kalkmakta, ama kalkmamışsaSünnettir, bereket vardır sahura kalkmakta, ama kalkmamışsa oruca bir zarar gelmez.oruca bir zarar gelmez. Akşamdan yatmış, sabah kalktığı niyetlendi, olabilir.Akşamdan yatmış, sabah kalktığı niyetlendi, olabilir. Kalkmadan tutabilir.Kalkmadan tutabilir. Ama sahur, bereketli, sevaplı, güzel bir şeydir.Ama sahur, bereketli, sevaplı, güzel bir şeydir. Kalkmasını Efendimiz tavsiye etmiş.Kalkmasını Efendimiz tavsiye etmiş. Fakat yani sahur orucun kendi şartı değildir.Fakat yani sahur orucun kendi şartı değildir. Sahursuz oruç olur.Sahursuz oruç olur. Netice olarak sorusunun cevabı:Netice olarak sorusunun cevabı: Akşamdan hiç sahura kalkmadan niyetlerse yatsa, ertesi günAkşamdan hiç sahura kalkmadan niyetlerse yatsa, ertesi gün oruç tutsa, orucuna bir zarar gelmez, orucu oruçtur.oruç tutsa, orucuna bir zarar gelmez, orucu oruçtur. Ama “Sahurda bereket vardır” diyor Peygamber Efendimiz.Ama “Sahurda bereket vardır” diyor Peygamber Efendimiz. Sahura kalkmak sünnettir, iyi olur yani.Sahura kalkmak sünnettir, iyi olur yani. Bir hadis-i şerifte ezan için mealen “Söylenilenin üstüne siz de söyleyiniz” diyor.

Bir hadis-i şerifte ezan için mealen “Söylenilenin üstüne siz de söyleyiniz” diyor.
Efendim, biz ilave yapmış oluyoruz bazı şeylerde, bu olur mu?Efendim, biz ilave yapmış oluyoruz bazı şeylerde, bu olur mu? Olur. Çünkü Peygamber Efendimiz umumi bir şey olarak,

Olur. Çünkü Peygamber Efendimiz umumi bir şey olarak,
tarz olarak ezan okunurken söylenileni siz de (söyleyin) diyor.tarz olarak ezan okunurken söylenileni siz de (söyleyin) diyor. Ama her cümlenin arkasından hangi duanın yapılacağı daha başka hadislerle, teferruatla söylendiği için...Ama her cümlenin arkasından hangi duanın yapılacağı daha başka hadislerle, teferruatla söylendiği için... Mesela “Hayya ale’s-salâh, Hayya ale’l-felâh” demek ne demek?

Mesela “Hayya ale’s-salâh, Hayya ale’l-felâh” demek ne demek?
Haydi salâta gel, haydi felaha gel demek, haydi demek.Haydi salâta gel, haydi felaha gel demek, haydi demek. Sen de “Haydi namaza gel” dersen onun karşılığı uygun olmuyor.Sen de “Haydi namaza gel” dersen onun karşılığı uygun olmuyor. O söylendiği zaman orada denilecek ki:O söylendiği zaman orada denilecek ki: “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”
Yani Allah nasip ederse gelebilirim.Yani Allah nasip ederse gelebilirim. Her güç kuvveti Allah veriyor insana.Her güç kuvveti Allah veriyor insana. İbadete güç kuvveti Allah veriyor, falan demek.İbadete güç kuvveti Allah veriyor, falan demek. Demek ki Hayya ale’s-salâh, Hayya ale’l-felâh’larda cevap ne olacak müezzine?

Demek ki Hayya ale’s-salâh, Hayya ale’l-felâh’larda cevap ne olacak müezzine?
“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.” olacak.

“Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.” olacak.
En sonunda bitirdiği zaman da

En sonunda bitirdiği zaman da
Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh.Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh. Allâhumme rabbe hâzihid-da‘veti’t-tâmme ve’s-salâti’l-kâime… duası okunacak.Allâhumme rabbe hâzihid-da‘veti’t-tâmme ve’s-salâti’l-kâime… duası okunacak. Hidayet nasip oldu hocam, sakal bıraktım, ağabeyim benimle konuşmuyor, ne yapmam lazım?

Hidayet nasip oldu hocam, sakal bıraktım, ağabeyim benimle konuşmuyor, ne yapmam lazım?
Çeşitli gönül alıcı şeylerle gönlünü alman lazım.

Çeşitli gönül alıcı şeylerle gönlünü alman lazım.
Sakaldan dolayı darılması onun hatasıdır, sende bir hata yok.Sakaldan dolayı darılması onun hatasıdır, sende bir hata yok. Senin yolun doğrudur,Senin yolun doğrudur, ama sen güleç yüz göstereceksin, bu insanların kafalarının bu 20. yüzyılda yamuk olduğunu bileceksin,ama sen güleç yüz göstereceksin, bu insanların kafalarının bu 20. yüzyılda yamuk olduğunu bileceksin, zihniyetlerinin çarpık olduğunu bileceksin.zihniyetlerinin çarpık olduğunu bileceksin. Yumuşak yumuşak, “Canım ağabeyim; ben seni severim, sen benim kusuruma bakma,

Yumuşak yumuşak, “Canım ağabeyim; ben seni severim, sen benim kusuruma bakma,
hadi sen beni sakal kusurumla beraber kabul et” falan diyerekhadi sen beni sakal kusurumla beraber kabul et” falan diyerek böyle tatlı dille politikayla gönlünü alacaksın,böyle tatlı dille politikayla gönlünü alacaksın, yoluna devam edeceksin.yoluna devam edeceksin. Yani (sakaldan) dolayı yol değiştirmeye lüzum yok.Yani (sakaldan) dolayı yol değiştirmeye lüzum yok. Annenin izni olmadığı halde ilim sohbetine gidilir mi?

Annenin izni olmadığı halde ilim sohbetine gidilir mi?
Gidilir. Yani ilim öğrenmek gerektiği için gidilir.Gidilir. Yani ilim öğrenmek gerektiği için gidilir. Ben Adana, Osmaniye'den gelmiş bulmuyorum.

Ben Adana, Osmaniye'den gelmiş bulmuyorum.
Giderken sizin selamınızı ve hayır dualarınızı götürmek isterim. Allah razı olsun.Giderken sizin selamınızı ve hayır dualarınızı götürmek isterim. Allah razı olsun. Sıhhat afiyetle git. Oradaki kardeşlerimize selam söyle.Sıhhat afiyetle git. Oradaki kardeşlerimize selam söyle. Hocamızın memnun olduğunu, dualar ettiğinizi tebliğ ediyorum de.Hocamızın memnun olduğunu, dualar ettiğinizi tebliğ ediyorum de. Muhterem hocam sakalımızın kesilmemesi için dua istiyorum.

Muhterem hocam sakalımızın kesilmemesi için dua istiyorum.
Çıkan hafta konuştuğumuz cemaatinizden...Çıkan hafta konuştuğumuz cemaatinizden... Şimdi bir kardeşimiz var.

Şimdi bir kardeşimiz var.
İş yerinde. Tabi gidince sakalı kesilecek diye aklı fikri üzüntüsü o.İş yerinde. Tabi gidince sakalı kesilecek diye aklı fikri üzüntüsü o. İş yerinde sakallı tutmayacaklar. Şimdi izin olduğu için sakallı.İş yerinde sakallı tutmayacaklar. Şimdi izin olduğu için sakallı. Allah işinde sakal kesmemeyi nasip etsin, hayırlı bir iş nasip etsin.Allah işinde sakal kesmemeyi nasip etsin, hayırlı bir iş nasip etsin. Değerli hocam, mahallemizde mümin bir ağabeyimiz işsiz ve zor durumda.

Değerli hocam, mahallemizde mümin bir ağabeyimiz işsiz ve zor durumda.
Ailesiyle beraber İslami yaşayan veya saygı duyduğum bir mümin,Ailesiyle beraber İslami yaşayan veya saygı duyduğum bir mümin, çoluk çocuk sahibidir.çoluk çocuk sahibidir. Mesleği dokumacıdır. Ayrıca amelilik, inşaat işlerinde de çalışabilir.Mesleği dokumacıdır. Ayrıca amelilik, inşaat işlerinde de çalışabilir. Hocam, Allah rızası için hemen müsbet veya menfi cevap vermenizi ayakta bekliyorum.Hocam, Allah rızası için hemen müsbet veya menfi cevap vermenizi ayakta bekliyorum. Hayırlı cevap götürmek beni sevindirecek.Hayırlı cevap götürmek beni sevindirecek. Yani biz böyle bir kardeşe yardım etmek isteriz.

Yani biz böyle bir kardeşe yardım etmek isteriz.
İş bulma kısmında tanıdıklarımızı söylemek isteriz.İş bulma kısmında tanıdıklarımızı söylemek isteriz. İnşallah iş buluncaya kadar da yardım edebiliriz.İnşallah iş buluncaya kadar da yardım edebiliriz. Yani yardım etmek isteriz.Yani yardım etmek isteriz. Kızgınlık anında edilen yemine kefaret lazım gelir mi?

Kızgınlık anında edilen yemine kefaret lazım gelir mi?
Yemin, yani kızgınlıkla vs. ile ne zaman söylendiyse söylersin,Yemin, yani kızgınlıkla vs. ile ne zaman söylendiyse söylersin, kefaret durumu olduğu zaman gerekir.kefaret durumu olduğu zaman gerekir. İlahi nedir? Bid'at mı, değil mi? Açıklar mısınız?

İlahi nedir? Bid'at mı, değil mi? Açıklar mısınız?
İlahi, herhalde şu Yunus Emre'nin “Şol cennetin ırmakları” gibi söylediği şeyi kastediyor.

İlahi, herhalde şu Yunus Emre'nin “Şol cennetin ırmakları” gibi söylediği şeyi kastediyor.
İlahi, o çeşit ilahiler şiirdir.İlahi, o çeşit ilahiler şiirdir. Şiir Peygamber Efendimiz'in zamanında var.Şiir Peygamber Efendimiz'in zamanında var. Peygamber Efendimiz'in sahabesinden bazıları,Peygamber Efendimiz'in sahabesinden bazıları, mesela Hasan ibn-i Sâbit radıyallahu anh,mesela Hasan ibn-i Sâbit radıyallahu anh, mesela Ka’b ibn-i Mâlik el-Ensârî hazretleri radıyallahu anhmesela Ka’b ibn-i Mâlik el-Ensârî hazretleri radıyallahu anh ki şehit oldu, cennetik olduğu şeyde bellidir. Yani hadis-i şeriflerden rivayet ediliyor.ki şehit oldu, cennetik olduğu şeyde bellidir. Yani hadis-i şeriflerden rivayet ediliyor. Daha başka kimseler var.Daha başka kimseler var. Şairdir. Peygamber Efendimiz onlara şiir söylemeyi kendisi teşvik etti.Şairdir. Peygamber Efendimiz onlara şiir söylemeyi kendisi teşvik etti. Müşriklere (karşı) “Sen şiir söyle.Müşriklere (karşı) “Sen şiir söyle. Onların sözlerine mukabele et.Onların sözlerine mukabele et. Allah, Cebrail sana yardım etsin!” diye dua ettiği şairler vardır.Allah, Cebrail sana yardım etsin!” diye dua ettiği şairler vardır. Binaenaleyh, şiirin İslam'a hizmet edici cinsi caizdir, faydalıdır.

Binaenaleyh, şiirin İslam'a hizmet edici cinsi caizdir, faydalıdır.
Efendimiz'in şeyidir, bid’at değildir.Efendimiz'in şeyidir, bid’at değildir. Yalnız bu ilahilerin şeyle makamla okunması

Yalnız bu ilahilerin şeyle makamla okunması
ve bunların böyle (söylenmesi) tabi sonradan olmuş oluyor.ve bunların böyle (söylenmesi) tabi sonradan olmuş oluyor. Yani şiirlerin, kasidelerin böyle okunmasıYani şiirlerin, kasidelerin böyle okunması bu da normal meclislerde, toplantılarda Müslümanların böyle ahirete olan zevkini, şevkini arttırıcı, muhabbetini arttırıcı şeyler oluyor.bu da normal meclislerde, toplantılarda Müslümanların böyle ahirete olan zevkini, şevkini arttırıcı, muhabbetini arttırıcı şeyler oluyor. Yani oralarda olabilir, oralarda mümkündür.Yani oralarda olabilir, oralarda mümkündür. Kur'an-ı Kerim ezberinde dahi olsa cünüp iken okuması caiz midir?

Kur'an-ı Kerim ezberinde dahi olsa cünüp iken okuması caiz midir?
Hayır. Yıkandıktan sonra okunacak.Hayır. Yıkandıktan sonra okunacak. Kazaya kalmış namazların farzlarını kılarken

Kazaya kalmış namazların farzlarını kılarken
sünneti yerine farzına niyet etmek,sünneti yerine farzına niyet etmek, ayrıca öğle namazının ilk sünneti yerine farzının ikinci falan diye böyle, bu caiz midir?ayrıca öğle namazının ilk sünneti yerine farzının ikinci falan diye böyle, bu caiz midir? Bizim mezhebimizde değildir.

Bizim mezhebimizde değildir.
Bizim mezhebimizde ayrıca kılacak.Bizim mezhebimizde ayrıca kılacak. Hem borca bırakmışsın namazı, kazaya bırakmışsın,Hem borca bırakmışsın namazı, kazaya bırakmışsın, hem de şimdi ödemek için öbür taraftan kısıntı yapıyorsun, kırpıntı yapıyorsun, bu tarafa yamamak istiyorsun,hem de şimdi ödemek için öbür taraftan kısıntı yapıyorsun, kırpıntı yapıyorsun, bu tarafa yamamak istiyorsun, öyle şey yok.öyle şey yok. Bizim mezhebimizde yok. Yani bizim mezhebimizde hem o sünnetleri kılacaksın,

Bizim mezhebimizde yok. Yani bizim mezhebimizde hem o sünnetleri kılacaksın,
hem de eski kabahatini kaza edeceksin.hem de eski kabahatini kaza edeceksin. Vaktinde kılmadığın şeyleri kaza edeceksin.Vaktinde kılmadığın şeyleri kaza edeceksin. Ömer Nasuhi hocamız büyük alimdi biliyorsunuz.

Ömer Nasuhi hocamız büyük alimdi biliyorsunuz.
Hem de bizim yolumuza bağlı bir kimseydi.Hem de bizim yolumuza bağlı bir kimseydi. Sessiz sedasız hiç şey yapmadan.Sessiz sedasız hiç şey yapmadan. O büyük alimdi.O büyük alimdi. O bu hususu şeyde de açıklıyor. Öyle yapın.O bu hususu şeyde de açıklıyor. Öyle yapın. Yani bir kabahati örtmek için başka kabahatler yapmamak lazım.

Yani bir kabahati örtmek için başka kabahatler yapmamak lazım.
Bir evin bir tarafı yıkılmış, adamın bahçesinde üç tane ev var.Bir evin bir tarafı yıkılmış, adamın bahçesinde üç tane ev var. O yıkıntı tarafı tamir etmek için bütün öteki evlerin duvarlarını yıkıyor.O yıkıntı tarafı tamir etmek için bütün öteki evlerin duvarlarını yıkıyor. Ona benzetiyorum ben. Zaten büyüklerimiz de uygun görmüyorlar.Ona benzetiyorum ben. Zaten büyüklerimiz de uygun görmüyorlar. Saz çalıp türkü söylemek dince mahzurlu mudur?

Saz çalıp türkü söylemek dince mahzurlu mudur?
Varsa TRT ve Orta Doğu İslam ülkelerinde de var TRT istasyonları.Varsa TRT ve Orta Doğu İslam ülkelerinde de var TRT istasyonları. Bir şey okutup sevdiği kıza yedirip o seni sevmese onun sevgisini kazanıp evlenebilir mi?Bir şey okutup sevdiği kıza yedirip o seni sevmese onun sevgisini kazanıp evlenebilir mi? İki soru sormuş. Şimdi birini (cevaplayalım).

İki soru sormuş. Şimdi birini (cevaplayalım).
Diyor ki, saz çalıp türkü söylemek mahzurlu mudur? Elbette mahzurlu.

Diyor ki, saz çalıp türkü söylemek mahzurlu mudur? Elbette mahzurlu.
Dımbır dımbır saz çalacak, türkü söyleyecek, elbette mahzurlu, günah.Dımbır dımbır saz çalacak, türkü söyleyecek, elbette mahzurlu, günah. Fısk-u fücûra yardımcı olan şeyler olduğu için.Fısk-u fücûra yardımcı olan şeyler olduğu için. TRT'de ve Orta Doğu İslâm ülkelerinde de var, diyor.

TRT'de ve Orta Doğu İslâm ülkelerinde de var, diyor.
Yani onlar dini yayın yapmıyorlar ki.Yani onlar dini yayın yapmıyorlar ki. Kendi bildiklerine yapıyorlar.Kendi bildiklerine yapıyorlar. Yani bizim bugün 20. yüzyılda Orta Doğu ülkelerine falancaya bakarak İslam'ı ölçmek mümkün değil.Yani bizim bugün 20. yüzyılda Orta Doğu ülkelerine falancaya bakarak İslam'ı ölçmek mümkün değil. Adamlar günah işliyorlar.Adamlar günah işliyorlar. Uçağa çarşafla biniyor Suudi Arabistan'dan.Uçağa çarşafla biniyor Suudi Arabistan'dan. Hiçbir yeri görünmez. Gözünde de peçe.Hiçbir yeri görünmez. Gözünde de peçe. Havaalanında bakalım kaç tane çarşaflı inecek. Gel bak bakalım.Havaalanında bakalım kaç tane çarşaflı inecek. Gel bak bakalım. Hiç yok. Hepsi açılmış İstanbul'a gelirken.

Hiç yok. Hepsi açılmış İstanbul'a gelirken.
Müslümanlık kaldı Hicaz'da. Buraya gelince hepsi açılıyor.Müslümanlık kaldı Hicaz'da. Buraya gelince hepsi açılıyor. Allah Allah! Bunlar nereden çıktı?Allah Allah! Bunlar nereden çıktı? Kolları açık, bacakları açık, çıplak, çorapsız bilmem ne filan.Kolları açık, bacakları açık, çıplak, çorapsız bilmem ne filan. Türkiye'ye geldiler. Baskı üstlerinden kalktı, açılıp saçılıyor.Türkiye'ye geldiler. Baskı üstlerinden kalktı, açılıp saçılıyor. Ya, Allah razı gelir mi bu mantığa?

Ya, Allah razı gelir mi bu mantığa?
Onları ölçü alabilir miyiz? Arap kardeşlerimiz de açılıyor. Hadi biz de açılalım.Onları ölçü alabilir miyiz? Arap kardeşlerimiz de açılıyor. Hadi biz de açılalım. Ya ama yok. Öyle şey yok.Ya ama yok. Öyle şey yok. Arap kardeş de açılırsa, Acem kardeş de açılırsa, Pakistanlı kardeş de açılırsaArap kardeş de açılırsa, Acem kardeş de açılırsa, Pakistanlı kardeş de açılırsa hepsi günaha girerler, hepsi azaba müstahak olurlar.hepsi günaha girerler, hepsi azaba müstahak olurlar. Allah'ın dini şahıslara göre değişmez.

Allah'ın dini şahıslara göre değişmez.
Hiç böyle ölçülmez.Hiç böyle ölçülmez. Yani dinimizin ölçülme yeri Kur'an-ı Kerim'dir, hadis-i şerif'tir, fıkıh kitaplarıdır.

Yani dinimizin ölçülme yeri Kur'an-ı Kerim'dir, hadis-i şerif'tir, fıkıh kitaplarıdır.
Onlara bakarsan bir iş doğruysa doğru, eğriyse eğri olan şeyi düzeltmeye çalışır.Onlara bakarsan bir iş doğruysa doğru, eğriyse eğri olan şeyi düzeltmeye çalışır. Ha bu iş eğriymiş dersin, evine gidersin.Ha bu iş eğriymiş dersin, evine gidersin. Ben şimdi öğrendim ki saz salmak, dımbırdatmak, türkü söylemek, oynamak doğru değilmiş.Ben şimdi öğrendim ki saz salmak, dımbırdatmak, türkü söylemek, oynamak doğru değilmiş. Bunu yapmayayım dersin, vazgeçersinBunu yapmayayım dersin, vazgeçersin Dinin aslı hadisten, ayetten, fıkıhtan, kitaptan öğrenilir.Dinin aslı hadisten, ayetten, fıkıhtan, kitaptan öğrenilir. Gelelim ikincisine.

Gelelim ikincisine.
Bir şey okutacak bir kıza. Yedirecek.

Bir şey okutacak bir kıza. Yedirecek.
Yani dualı mualı bir şey.Yani dualı mualı bir şey. O kız sevgisini, gönlü dönecek yani.O kız sevgisini, gönlü dönecek yani. Sevecek. Onunla evlenebilir mi?Sevecek. Onunla evlenebilir mi? Yani gönülü olduktan sonra iki kimse birbiriyle evlenebilir.

Yani gönülü olduktan sonra iki kimse birbiriyle evlenebilir.
O tarafına bir şey yokO tarafına bir şey yok ama yani bu böyle okutup şey yaptırma, yazdırma, yedirme, şey yapma doğru değil.ama yani bu böyle okutup şey yaptırma, yazdırma, yedirme, şey yapma doğru değil. Yani iki kimse birbirine razı olur, evlendi mi bir şey yok.Yani iki kimse birbirine razı olur, evlendi mi bir şey yok. Namaz kılarken tam secde anında Allah'a en yakın olduğum an olarak

Namaz kılarken tam secde anında Allah'a en yakın olduğum an olarak
ve başka güzellerin huzurunda eğilmediğim için çok şükür ediyorum. Fakat o anda kafirlerinve başka güzellerin huzurunda eğilmediğim için çok şükür ediyorum. Fakat o anda kafirlerin budaya secde etmesi ve haç aklıma geliyor.budaya secde etmesi ve haç aklıma geliyor. Bu namazıma mani olur mu?Bu namazıma mani olur mu? Olmaz.

Olmaz.
Yani mümkün olduğu kadar kendisini kontrol etsin,Yani mümkün olduğu kadar kendisini kontrol etsin, Allah'a secde ettiğinin idrakine bastırsın,Allah'a secde ettiğinin idrakine bastırsın, öteki şeyleri (düşünmemeye) çalışsın.öteki şeyleri (düşünmemeye) çalışsın. Kafirler puta yapıyor. Biz Allah'a kulluk ediyoruz. Yani o ayrı, o ayrı.Kafirler puta yapıyor. Biz Allah'a kulluk ediyoruz. Yani o ayrı, o ayrı. Baba bir, iki kardeş konuşmuyor. Birisi İslam'ı yaşıyor, ötekisi yaşamıyor.

Baba bir, iki kardeş konuşmuyor. Birisi İslam'ı yaşıyor, ötekisi yaşamıyor.
İslam'ı yaşamayan devamlı ötekisinin dinine saldırıyor. İslam'ı yaşamayan devamlı ötekisinin dinine saldırıyor. Hala konuşsun mu ne yapması lazım?Hala konuşsun mu ne yapması lazım? Şimdi iki kardeş olduğu için mümkün olduğu kadar aralarını ıslah etmeye çalışmak,

Şimdi iki kardeş olduğu için mümkün olduğu kadar aralarını ıslah etmeye çalışmak,
barışmalarını sağlamaya çalışmak gerekir.barışmalarını sağlamaya çalışmak gerekir. Yapabilirlerse yaparlar. Yapmazlarsa birisi İslam'ı yaşamıyormuş,Yapabilirlerse yaparlar. Yapmazlarsa birisi İslam'ı yaşamıyormuş, ötekisi yolunda devam eder. Ne yapalım?ötekisi yolunda devam eder. Ne yapalım? Allah ıslah etsin.Allah ıslah etsin. Ama kardeşlikten bi’l-istifade mümkün olduğu kadar konuşup da onu çekmeye çalışmak iyidir.Ama kardeşlikten bi’l-istifade mümkün olduğu kadar konuşup da onu çekmeye çalışmak iyidir. Yani biz şimdi 20. yüzyıldaYani biz şimdi 20. yüzyılda etrafımızdaki insanlar iyi değildir diye şey yapa yapa hiç kimse kalmazdı etrafımızda.etrafımızdaki insanlar iyi değildir diye şey yapa yapa hiç kimse kalmazdı etrafımızda. Şey yapacağız, yani yumuşak yumuşak, tatlı tatlı, yumuşak söylediğin zaman tesir ediyor.Şey yapacağız, yani yumuşak yumuşak, tatlı tatlı, yumuşak söylediğin zaman tesir ediyor. Kardeşim bak, ben de bir zamanlar senin gibiydim.

Kardeşim bak, ben de bir zamanlar senin gibiydim.
Bu yol doğru değil. Bunu şöyle yapalım, böyle yapalım diye.Bu yol doğru değil. Bunu şöyle yapalım, böyle yapalım diye. Yani kabul edeceği bir zamanda münasip bir tarzda şey yaparsın veyahut hediye verirsin.Yani kabul edeceği bir zamanda münasip bir tarzda şey yaparsın veyahut hediye verirsin. Yardımına koşarsın, hiçbir şey demezsin, o senin güzel halinden utanır,Yardımına koşarsın, hiçbir şey demezsin, o senin güzel halinden utanır, bir zaman gelir şey yapar.bir zaman gelir şey yapar. Yani dostluğu, ahbaplığı, kardeşliği devam ettirsin sen.Yani dostluğu, ahbaplığı, kardeşliği devam ettirsin sen. Hizmetini güzel yaparsın.Hizmetini güzel yaparsın. "Ya işin doğrusu bu kardeşim gerçekten güzel huylu bir insan.

"Ya işin doğrusu bu kardeşim gerçekten güzel huylu bir insan.
Ben de ıslah olayım” der sonunda.Ben de ıslah olayım” der sonunda. Yani bu da İslam'a ısındırmanın bir yoludur.Yani bu da İslam'a ısındırmanın bir yoludur. İlla her şeyi şunu şöyle yap dersin birden yapmaz.İlla her şeyi şunu şöyle yap dersin birden yapmaz. İnadına yapmaz filan.İnadına yapmaz filan. Öyle de dedirtmemek lazım.Öyle de dedirtmemek lazım. Yani adamın üstüne tam sinirli olduğu zaman da varmamak lazım.Yani adamın üstüne tam sinirli olduğu zaman da varmamak lazım. Ona dikkat edelim.Ona dikkat edelim. Birisi de demiş ki “Allah Allah diyerek yapılan zikrin hiçbir diğeri olmadığı

Birisi de demiş ki “Allah Allah diyerek yapılan zikrin hiçbir diğeri olmadığı
ve böyle bir zikrin şeriatta dayanağı olmadığı,ve böyle bir zikrin şeriatta dayanağı olmadığı, son çıkan İslami kitaplardan birinde yazıyor.son çıkan İslami kitaplardan birinde yazıyor. Allah Allah veya Hu diye yapılan zikrin dayanağı nedir?Allah Allah veya Hu diye yapılan zikrin dayanağı nedir? Şimdi (dayanak) Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadisi şerifleridir.

Şimdi (dayanak) Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadisi şerifleridir.
Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem Efendimiz 500 kadar hadisi toplamışım.Peygamber sallâllâhü aleyhi ve sellem Efendimiz 500 kadar hadisi toplamışım. Yani şu anda elimin altında var.Yani şu anda elimin altında var. Zikri tavsiye ediyor.Zikri tavsiye ediyor. Zikrin çeşitleri vardır.

Zikrin çeşitleri vardır.
La ilahe illallah zikirdir.La ilahe illallah zikirdir. Sübhanallah zikirdir. Elhamdülillah zikirdir. Allahu ekber zikirdir.Sübhanallah zikirdir. Elhamdülillah zikirdir. Allahu ekber zikirdir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm zikirdir.Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm zikirdir. Allah, Allah, Allah, Allah demek zikirdir.Allah, Allah, Allah, Allah demek zikirdir. Allah Teala Hazretleri'nin isimlerinden bir tanesiniAllah Teala Hazretleri'nin isimlerinden bir tanesini ister Hu ismi olsun, ister Hak ismi olsun,ister Hu ismi olsun, ister Hak ismi olsun, ister Vedûd ismi olsun, ister Latîf ismi olsun,ister Vedûd ismi olsun, ister Latîf ismi olsun, Hayy-ü’l-Kayyûm olsun, ister Zülcelâl-i ve’l-ikrâm olsun,Hayy-ü’l-Kayyûm olsun, ister Zülcelâl-i ve’l-ikrâm olsun, bir tanesini zikretmek, tekrar tekrar söylemek o da zikirdir ve hepsi sevaplıdır.bir tanesini zikretmek, tekrar tekrar söylemek o da zikirdir ve hepsi sevaplıdır. Hatta en faziletli zikrin La ilahe illallah olduğuna dair hadisler var.Hatta en faziletli zikrin La ilahe illallah olduğuna dair hadisler var. Acaba La ilahe illallah mı daha faziletli, Allah Allah mı daha faziletli diye ulemamızın da kavilleri var.

Acaba La ilahe illallah mı daha faziletli, Allah Allah mı daha faziletli diye ulemamızın da kavilleri var.
O kitap yarım bir kitap demek ki. Tam İslami bir kitap değil.

O kitap yarım bir kitap demek ki. Tam İslami bir kitap değil.
O kitabın kaynağını kardeşimiz söylesin, biz de bilelim bakalım. Ona cevap verelim inşaAllah.O kitabın kaynağını kardeşimiz söylesin, biz de bilelim bakalım. Ona cevap verelim inşaAllah. Ona cevap verelim inşallah.Ona cevap verelim inşallah. Mecmualarımızda yazdığımız yazılarla cevap verelim inşallah.Mecmualarımızda yazdığımız yazılarla cevap verelim inşallah. Diyor ki, derslerimde bazen rabıtaya duramıyorum.

Diyor ki, derslerimde bazen rabıtaya duramıyorum.
Bazen de dersimi geciktirmek korkusuyla yapamıyorum.Bazen de dersimi geciktirmek korkusuyla yapamıyorum. Ne dersiniz?Ne dersiniz? Şimdi dersimi geciktirmek korkusuyla yapamıyorum...

Şimdi dersimi geciktirmek korkusuyla yapamıyorum...
Manasız bir şey. Yani ne demek?Manasız bir şey. Yani ne demek? Okul dersimi yapamadığım için o gecikecek diye yapamıyor.Okul dersimi yapamadığım için o gecikecek diye yapamıyor. Öyle bir maniyi önceden sezdiği zaman gündüzden yapar,

Öyle bir maniyi önceden sezdiği zaman gündüzden yapar,
vazifesini tamamlar.vazifesini tamamlar. Yürürken yapar, işe giderken, eve giderken, okula gelirken giderken tamamlar.Yürürken yapar, işe giderken, eve giderken, okula gelirken giderken tamamlar. Zaten fazla bir şey değildir.Zaten fazla bir şey değildir.
Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2