Namaz Vakitleri

8 Zilhicce 1445
14 Haziran 2024
İmsak
03:24
Güneş
05:24
Öğle
13:09
İkindi
17:09
Akşam
20:44
Yatsı
22:35
Detaylı Arama

Sabır ve Niyet İmtihanı

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN

10 Zilhicce 1413 / 01.06.1993
Mekke

Açıklama

Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın hac ve umre dolayısıyla Medine’de ve Mekke’de bulunduğu zamanlarda yaptığı sohbetlerdir. Bu sohbetler, çoğu zaman hacıların ve umrecilerin kaldığı otellerde, Mina’da ve Arafat’ta yapılmıştır.

Konuşmalarda hac ibadetinin faziletleri üzerinde durulmuş; Medine-i Münevvere, Mekke-i Mükerreme, Kâbe-i Müşerrefe, Mina, Arafat gibi mübârek yerler ve yapılabilecek sevaplı ameller anlatılmıştır. Çok rastlanan hatalı uygulamalar ve yanlış davranışlar örneklerle anlatılmış; haccın incelikleri, karşılıklı muamelelerde dikkat edilecek noktalar, sevgi ve saygıyı artıracak güzel davranışlar hatırlatılmıştır.

İhram, istîlâm, tavaf, vakfe, şeytan taşlama gibi hacda yapılan çeşitli görevlerin mânevî ve sembolik yönü üzerinde durulmuş; huzurlu, duygulu ve feyizli bir hac yapmanın yolları gösterilmiştir.

Konuşma Metni

Ve'zkürullâhe fî eyyâmin ma'dûdât,Ve'zkürullâhe fî eyyâmin ma'dûdât, "Şu sayılı günlerde Allah'ı zikredin." deniliyor. "Şu sayılı günlerde Allah'ı zikredin." deniliyor.

Zikredeceksin, oturacaksın Allah'ı zikredeceksin. Allah dervişliği emrediyor. Hacı; Zikredeceksin, oturacaksın Allah'ı zikredeceksin. Allah dervişliği emrediyor. Hacı;

"Müzdelife'ye geldiğiniz zaman Meş'ari'l-Haram denilen caminin yanında,"Müzdelife'ye geldiğiniz zaman Meş'ari'l-Haram denilen caminin yanında, o civarda bir yere konduğunuz zaman Allahu Teâlâ hazretlerini zikredin." o civarda bir yere konduğunuz zaman Allahu Teâlâ hazretlerini zikredin."

Ve'zkürûhu kemâ hedâküm , "Onu zikredin; nasıl size nasip etti sizi buralara getirdi işteVe'zkürûhu kemâ hedâküm , "Onu zikredin; nasıl size nasip etti sizi buralara getirdi işte bu hidayeti verdi de bu güzel yola yönelttiyse siz de O'nu zikredin diye, Allah'ı zikredin." deniliyor. bu hidayeti verdi de bu güzel yola yönelttiyse siz de O'nu zikredin diye, Allah'ı zikredin." deniliyor. Bugünler zikirle geçecek. Bugünler zikirle geçecek.

Nasıl Ramazan'ın son on gününde itikâfa giriyorduk!Nasıl Ramazan'ın son on gününde itikâfa giriyorduk! Ramazan'daki hâlimiz buradan daha iyi. Ramazan'da ibadet yaptığımızın şuurundayız.Ramazan'daki hâlimiz buradan daha iyi. Ramazan'da ibadet yaptığımızın şuurundayız. Son on gün camiye girdik mi; itikâfta kadın yok, keyif yok, radyo yok, televizyon yok, sohbet yok!Son on gün camiye girdik mi; itikâfta kadın yok, keyif yok, radyo yok, televizyon yok, sohbet yok! Ne var? Kur'an, mukabele, zikir, vaaz var… Orada aklımız daha derli toplu, burada daha darmadağınık.Ne var? Kur'an, mukabele, zikir, vaaz var… Orada aklımız daha derli toplu, burada daha darmadağınık. Burada millet efe gibi dolaşıyor. Herkes sokakta kola patlatıp lıkır lıkır içip çöpünü savurup atıyor.Burada millet efe gibi dolaşıyor. Herkes sokakta kola patlatıp lıkır lıkır içip çöpünü savurup atıyor. Bu çöpünü savurduğun attığın yer mukaddes belde! Sen buraya nasıl tükürürsün; Bu çöpünü savurduğun attığın yer mukaddes belde! Sen buraya nasıl tükürürsün; sen buraya nasıl çöp atarsın; sen burayı nasıl kirletirsin…sen buraya nasıl çöp atarsın; sen burayı nasıl kirletirsin… Çoğunun ne mekândan ne zamandan haberi var. Zaman Zilhicce'nin onuncu günü, fevkalade!Çoğunun ne mekândan ne zamandan haberi var. Zaman Zilhicce'nin onuncu günü, fevkalade! Aşr-ı Zilhicce fevkalade kıymetli. İbadetin, orucun çok sevaplı olduğu günler. Aşr-ı Zilhicce fevkalade kıymetli. İbadetin, orucun çok sevaplı olduğu günler.

Harem'de de öyle. Kadınlar erkeklerin arasında oturmuş namaz kılıyor.Harem'de de öyle. Kadınlar erkeklerin arasında oturmuş namaz kılıyor. Biz sabah namazını bekliyoruz, bizim hacı babalardan bir sıra da önümüzde var Karadenizli,Biz sabah namazını bekliyoruz, bizim hacı babalardan bir sıra da önümüzde var Karadenizli, daha ön taraf yol, gelen buradan öbür tarafa geçiyor.daha ön taraf yol, gelen buradan öbür tarafa geçiyor. Ondan sonra artık tavaf edilen yer kısmı. Halbuki kadınlar için tahsis edilmiş parmaklıklı kısım var.Ondan sonra artık tavaf edilen yer kısmı. Halbuki kadınlar için tahsis edilmiş parmaklıklı kısım var. Su içilen yerler var.Su içilen yerler var. Burada namaza duracağız, Allahu Ekber…Burada namaza duracağız, Allahu Ekber… Aa! Dört beş tane kadın geldi, yanlarında bir iki tane erkek, oturdular. Aa! Dört beş tane kadın geldi, yanlarında bir iki tane erkek, oturdular. Öndeki Karadenizli bir hacı baba; "Ha bunlar nerden geldu da buraya?" dedi. Öndeki Karadenizli bir hacı baba; "Ha bunlar nerden geldu da buraya?" dedi. Erkeklerin önüne kadın geldi oturdu. Erkeklerin önüne kadın geldi oturdu.

Bizim mezhebimize göre önde kadın olursa namaz caiz olmaz.Bizim mezhebimize göre önde kadın olursa namaz caiz olmaz. Herhalde bir tanesi alim; kalktı, savuştu başka bir yere gitti. O savuşunca "ben de savuşayım" dedim.Herhalde bir tanesi alim; kalktı, savuştu başka bir yere gitti. O savuşunca "ben de savuşayım" dedim. Ben de o kadınları getiren adamın yanına gittim.Ben de o kadınları getiren adamın yanına gittim. "Böyle erkeklerin arasında kadınların namazlarının olmadığını bilmiyor musun sen?" dedim. "Böyle erkeklerin arasında kadınların namazlarının olmadığını bilmiyor musun sen?" dedim. Eğilecek, kalkacak, eti var budu var, beli var göğsü var.Eğilecek, kalkacak, eti var budu var, beli var göğsü var. Ne arkadakinin namazı namaz olur ne kendisinin namazı namaz olur.Ne arkadakinin namazı namaz olur ne kendisinin namazı namaz olur. Bizim kitaplarımızın yazdığına göre en gerideki safa kadar namazı fâsid olur.Bizim kitaplarımızın yazdığına göre en gerideki safa kadar namazı fâsid olur. Tabii bazıları; "Burası Beytullah'tır, burada caizdir." demişler.Tabii bazıları; "Burası Beytullah'tır, burada caizdir." demişler. Caiz ama gözünü tutana caiz. Öndeki kadına kadın olarak baktığın zaman namazın gider. Caiz ama gözünü tutana caiz. Öndeki kadına kadın olarak baktığın zaman namazın gider.

Hacı baba haklı. "Hop kaçtı o." Ben de yanına kaçtım. Bir de nasihat ettim;Hacı baba haklı. "Hop kaçtı o." Ben de yanına kaçtım. Bir de nasihat ettim; "Sen bu kadar erkeği arasında kıldığın namazın namaz olduğunu mu sanıyorsun!"Sen bu kadar erkeği arasında kıldığın namazın namaz olduğunu mu sanıyorsun! Belki ötekiler rahat, üzerine pattadak bir kadın düştü, Allahu Ekber dediler.Belki ötekiler rahat, üzerine pattadak bir kadın düştü, Allahu Ekber dediler. Beytullah olduğu için belki mazur olur ama niye kadınları buraya getiriyorsun?Beytullah olduğu için belki mazur olur ama niye kadınları buraya getiriyorsun? Kadınlar kısmı parmaklıkla çevrilmiş. Parmaklıklı kısma baktım, herkes oraya uzanmış yatmış.Kadınlar kısmı parmaklıkla çevrilmiş. Parmaklıklı kısma baktım, herkes oraya uzanmış yatmış. Asker de orada duruyor. Bir şey demedim ama içimden "Gideyim şuna söyleyeyim." dedim.Asker de orada duruyor. Bir şey demedim ama içimden "Gideyim şuna söyleyeyim." dedim. "Sen burada bostan bekçisi misin, yalı kazığı mısın? "Sen burada bostan bekçisi misin, yalı kazığı mısın? Kadınlara tahsis edilmiş olan bölmeli yerde bu erkekleri hayta hayta, haylaz haylaz ne yatırıyorsun?Kadınlara tahsis edilmiş olan bölmeli yerde bu erkekleri hayta hayta, haylaz haylaz ne yatırıyorsun? Kovala bunları başka yerde yatsınlar. Kadınlar da burada dursun, böyle çorba gibi olmasın." Kovala bunları başka yerde yatsınlar. Kadınlar da burada dursun, böyle çorba gibi olmasın."

Tavaf da çorba gibi. Nerede kaldı edep?Tavaf da çorba gibi. Nerede kaldı edep? "Sürünmesin aman, değmesin aman, aman yaklaşmayayım!" diye dikkat eden yok. "Sürünmesin aman, değmesin aman, aman yaklaşmayayım!" diye dikkat eden yok. Tavaf mı yapıyor insan başka bir şey mi yapıyor, fark edilmiyor; karmakarışık.Tavaf mı yapıyor insan başka bir şey mi yapıyor, fark edilmiyor; karmakarışık. Kimisi de hanımlarını kollamak için sarılmış, kimisi omzuna elini atmış.Kimisi de hanımlarını kollamak için sarılmış, kimisi omzuna elini atmış. İnsan resmini çekse karikatür gibi sahneler var. İnsan resmini çekse karikatür gibi sahneler var. Bizim hacı baba, hacı annenin elini tutarken resmini çekip memlekete götürüp gösters en şantaj olur;Bizim hacı baba, hacı annenin elini tutarken resmini çekip memlekete götürüp gösters en şantaj olur; "Şu hacı babanın, Harem-i Şerif'teki yaptığına bak." filan."Şu hacı babanın, Harem-i Şerif'teki yaptığına bak." filan. Mısırlı onunla el sıkışıyor, ötekisiyle el sıkışıyor. Neden? Burada düzen bozukluğu var da ondan. Mısırlı onunla el sıkışıyor, ötekisiyle el sıkışıyor. Neden? Burada düzen bozukluğu var da ondan.

Bunlara dikkat etmiyorlar ama bizim dikkat etmemiz lazım.Bunlara dikkat etmiyorlar ama bizim dikkat etmemiz lazım. Biz Osmanlı terbiyesi almışız, bunları az çok bilen insanlarız. Biz Osmanlı terbiyesi almışız, bunları az çok bilen insanlarız.

Ekseriyet işin zahirinde, dış görünüşünde. Yazık oluyor!Ekseriyet işin zahirinde, dış görünüşünde. Yazık oluyor! Allah'ı zikredip sevabı kazanacak bu güzel günlere yazık oluyor.Allah'ı zikredip sevabı kazanacak bu güzel günlere yazık oluyor. Yazık ediyoruz. Kendimi de ayırmıyorum. Yazık ediyoruz. Kendimi de ayırmıyorum.

O yüzden aklımızı başımıza toplayalım. Biz buraya beslenmeye, gezmeye, ticarete gelmedik.O yüzden aklımızı başımıza toplayalım. Biz buraya beslenmeye, gezmeye, ticarete gelmedik. Akıllı arkadaşlardan bir tanesi İstanbul'da bütün alacağı hediyeleri almış eve koymuş.Akıllı arkadaşlardan bir tanesi İstanbul'da bütün alacağı hediyeleri almış eve koymuş. "Ben hacca gideceğim. Tesbihler, takkeler, hediyeler, hurmalar tamam." "Ben hacca gideceğim. Tesbihler, takkeler, hediyeler, hurmalar tamam." Buradan oraya bir şey götürmeyecek. Hediyesi tamam. Zaten Türkiye'den buraya geliyor, Buradan oraya bir şey götürmeyecek. Hediyesi tamam. Zaten Türkiye'den buraya geliyor, buradan satın alıyorsun ondan sonra Türkiye'ye tekrar hediye götürüyoruz. buradan satın alıyorsun ondan sonra Türkiye'ye tekrar hediye götürüyoruz. Ticarete vakit ayırmayacak, vaktini ibadete ayıracak! Ticarete vakit ayırmayacak, vaktini ibadete ayıracak!

Tabi uyku lazımdır.Tabi uyku lazımdır. Uyku insanın daha ilerideki zamanda rahat ibadet etmesi için ilaç gibi lazım oluyor.Uyku insanın daha ilerideki zamanda rahat ibadet etmesi için ilaç gibi lazım oluyor. Uyku olmadığı zaman olmuyor. Arafat'ta bile insanın beynine güneş çarpıyor. Biraz uzanmak lazım.Uyku olmadığı zaman olmuyor. Arafat'ta bile insanın beynine güneş çarpıyor. Biraz uzanmak lazım. Uzanırsa, ibadetini güzel yapar. O kadar zaman o kadar güneşin altında uyku normal.Uzanırsa, ibadetini güzel yapar. O kadar zaman o kadar güneşin altında uyku normal. Dinlenmek için muayyen bir miktarda uyku olabilir. Ama uykunun zamanını bileceğiz, ibadetin zamanını bileceğiz.Dinlenmek için muayyen bir miktarda uyku olabilir. Ama uykunun zamanını bileceğiz, ibadetin zamanını bileceğiz. Namazı mümkün oldukça Harem'de kılmaya çalışacağız. Namazı mümkün oldukça Harem'de kılmaya çalışacağız.

Kesenin ağzını açacağız, fedakârlık yapacağız;Kesenin ağzını açacağız, fedakârlık yapacağız; çünkü burada, bu yolda sarf edilen paralar yedi yüz misli sevaptır. Allah yolunda sarf edilmiş oluyor.çünkü burada, bu yolda sarf edilen paralar yedi yüz misli sevaptır. Allah yolunda sarf edilmiş oluyor. Hayır hasenâtı çok yapacağız. Sadakayı, ikramı, sözle ve yüzle yapacağız.Hayır hasenâtı çok yapacağız. Sadakayı, ikramı, sözle ve yüzle yapacağız. Şimdi sadakayı millet para sanıyor. Şimdi sadakayı millet para sanıyor. Ben de başka şeylerin de sadaka olduğunu hadîs-i şerîflerde okuduğum için söylüyorum. Ben de başka şeylerin de sadaka olduğunu hadîs-i şerîflerde okuduğum için söylüyorum.

Tebessümüke fî vechi ehîke leke sadakatün.Tebessümüke fî vechi ehîke leke sadakatün. "Kardeşinin, arkadaşının yüzüne tebessüm etmen senin için sadakadır." "Kardeşinin, arkadaşının yüzüne tebessüm etmen senin için sadakadır."

Ve imâtatü'l-ezâ ani't-tarîki leke sadakatun. "Yoldan çöpü alıp kaldırıp şuraya koyman senin için sadakadır." Ve imâtatü'l-ezâ ani't-tarîki leke sadakatun. "Yoldan çöpü alıp kaldırıp şuraya koyman senin için sadakadır."

Ben hocayım, sarıklı kavuklu.. Hocanın belli bir itibarı var, valla içimden yolları temizlemek geliyor.Ben hocayım, sarıklı kavuklu.. Hocanın belli bir itibarı var, valla içimden yolları temizlemek geliyor. Çöp filan olursa alıyorum. Çünkü burası benim evimden daha kıymetli bir yer.Çöp filan olursa alıyorum. Çünkü burası benim evimden daha kıymetli bir yer. Buraya çöp atılmaz, çöp varsa toplanır. Tükürülmez; mendiline tükür, onu da çöp kutusunun içine at. Buraya çöp atılmaz, çöp varsa toplanır. Tükürülmez; mendiline tükür, onu da çöp kutusunun içine at. Bu iş için kâğıt mendil var, ucuz, olabilir, kullan. Tertemiz olmalı buralar, her şey. Bu iş için kâğıt mendil var, ucuz, olabilir, kullan. Tertemiz olmalı buralar, her şey. Harem'de çıplak ayakla yürüyorum, ayağıma ıslak bir şey geliyor.Harem'de çıplak ayakla yürüyorum, ayağıma ıslak bir şey geliyor. Yürüyüp gidiyorum ama olmaz. Akıllısı var delisi var; her şeyi yapıyorlar. Temiz olması lazım. Yürüyüp gidiyorum ama olmaz. Akıllısı var delisi var; her şeyi yapıyorlar. Temiz olması lazım.

Bana buranın idaresini verseler, Hz. Ömer gibi elime kamçıyı alır herkesi hizaya getiririm, diye düşünüyorum.Bana buranın idaresini verseler, Hz. Ömer gibi elime kamçıyı alır herkesi hizaya getiririm, diye düşünüyorum. Yere çöp atana "on Riyal", üçüncü defa yaptıktan sonra hepsini pasaportuna işlemek üzere yallah, hudut harici!Yere çöp atana "on Riyal", üçüncü defa yaptıktan sonra hepsini pasaportuna işlemek üzere yallah, hudut harici! İki defa böyle yaptı mı ne Afrikalı'da edepsizlik kalır ne Pakistanlı'da…İki defa böyle yaptı mı ne Afrikalı'da edepsizlik kalır ne Pakistanlı'da… Güldür güldür, nehir akıyor gibi tavaf oluyor, İranlı orada namaza durmuş, karısı da şahin gibi onu koruyor. Güldür güldür, nehir akıyor gibi tavaf oluyor, İranlı orada namaza durmuş, karısı da şahin gibi onu koruyor. Böyle sırtını kabartmış. "Ne yapıyorsun hacı?" diyorsun. "Namaz kılıyorum." diyor.Böyle sırtını kabartmış. "Ne yapıyorsun hacı?" diyorsun. "Namaz kılıyorum." diyor. "Burada namaz olur mu, arkada kıl.""Burada namaz olur mu, arkada kıl." Ona hocası; "Makâm-ı İbrahim'e karşı namaz kılmak sevaptır." demiş.Ona hocası; "Makâm-ı İbrahim'e karşı namaz kılmak sevaptır." demiş. Belki de "Sünnîler'e eza etmek sevap" demiş. Ne dediğini bilmiyoruz,Belki de "Sünnîler'e eza etmek sevap" demiş. Ne dediğini bilmiyoruz, yanlarında değiliz ama eza ediyor. Bütün cemaat onun yüzünden mahvoluyor, o orada namaz kılıyor. yanlarında değiliz ama eza ediyor. Bütün cemaat onun yüzünden mahvoluyor, o orada namaz kılıyor.

Şuur olmayınca çoğunun hacılığı gidiyor. Ben şöyle kendi gözümle bakıyorum;Şuur olmayınca çoğunun hacılığı gidiyor. Ben şöyle kendi gözümle bakıyorum; "Ben olsam şunu kabul etmem." diyorum. Adamın tavrını, hâlini, davranışını beğenmiyorum. "Ben olsam şunu kabul etmem." diyorum. Adamın tavrını, hâlini, davranışını beğenmiyorum. Tabi biz kabul veya ret makamında değiliz; biz ibret alma makamındayız. Tabi biz kabul veya ret makamında değiliz; biz ibret alma makamındayız. Kötülük makamında da, kötülük görme makamında da değiliz; Kötülük makamında da, kötülük görme makamında da değiliz; Lokman aleyhisselâm gibi kötülerden ibret alıp iyi ahlâkı öğrenme makamındayız.Lokman aleyhisselâm gibi kötülerden ibret alıp iyi ahlâkı öğrenme makamındayız. Lokman aleyhisselâm'a sormuşlar; "Sen çok güzel ahlâklısın. Lokman aleyhisselâm'a sormuşlar; "Sen çok güzel ahlâklısın. Nereden öğrendin bu kadar hikmeti, bu kadar ahlakı?" "Kötülerden öğrendim." demiş.Nereden öğrendin bu kadar hikmeti, bu kadar ahlakı?" "Kötülerden öğrendim." demiş. İyi bir hocanın gelip de insana iyiyi öğretmesi şart değil. İnsan kötüden de öğrenir; İyi bir hocanın gelip de insana iyiyi öğretmesi şart değil. İnsan kötüden de öğrenir; "Şunun yaptığı şu iş hiç hoşuma gitmedi, gönlüm kırıldı, tiksindim, kızdım." "Şunun yaptığı şu iş hiç hoşuma gitmedi, gönlüm kırıldı, tiksindim, kızdım." İşte o zaman sen o işi başkasına yapma. O zaman senin sevmediğin bir işi sen başkasına yapma.İşte o zaman sen o işi başkasına yapma. O zaman senin sevmediğin bir işi sen başkasına yapma. İşte insan böylece ahlâkı öğreniyor. İşte insan böylece ahlâkı öğreniyor.

Onun için güleç yüzlü olmak sadakadır, yoldan çerçöpü kaldırmak sadakadır,Onun için güleç yüzlü olmak sadakadır, yoldan çerçöpü kaldırmak sadakadır, arkadaşına ikram etmek sadakadır, kendi suyunu onun kovasına boşaltıvermen sadakadır.arkadaşına ikram etmek sadakadır, kendi suyunu onun kovasına boşaltıvermen sadakadır. Sadakaların çeşitleri var;Sadakaların çeşitleri var; "Sofradan bir lokma alıp da hanımının ağzına ‘buyur' diye tutuvermen sadakadır." diyor, Peygamber Efendimiz. "Sofradan bir lokma alıp da hanımının ağzına ‘buyur' diye tutuvermen sadakadır." diyor, Peygamber Efendimiz. Muhabbet oluyor. Kavga olmayacak. Karı koca birbirine dargın. "Kadın milleti değil mi vuracaksın.Muhabbet oluyor. Kavga olmayacak. Karı koca birbirine dargın. "Kadın milleti değil mi vuracaksın. Vur Allah'ım vur." İşte öyle diyor. Olmaz. Senin kızın yok mu, senin anan yok mu?Vur Allah'ım vur." İşte öyle diyor. Olmaz. Senin kızın yok mu, senin anan yok mu? Senin anneni dövseler hoşuna gider mi? Kızını verdiğin damat her gün pataklasa,Senin anneni dövseler hoşuna gider mi? Kızını verdiğin damat her gün pataklasa, ağzı kan içinde kalsa hoşuna gider mi! O zaman sen de yapmayacaksın. ağzı kan içinde kalsa hoşuna gider mi! O zaman sen de yapmayacaksın. Sonra, o şimdi zayıf sen ondan kuvvetlisin. Yarın o senin yakana bir yapışırsa rûz-ı mahşerde, hâlin ne olur!Sonra, o şimdi zayıf sen ondan kuvvetlisin. Yarın o senin yakana bir yapışırsa rûz-ı mahşerde, hâlin ne olur! Orada yakanı ondan nasıl kurtaracaksın? Divân-ı ilâhîye sürükleyip de;Orada yakanı ondan nasıl kurtaracaksın? Divân-ı ilâhîye sürükleyip de; "Yâ Rabbi! Ben bundan davacıyım, bana haksızlık etti." derse ne yapacaksın? "Yâ Rabbi! Ben bundan davacıyım, bana haksızlık etti." derse ne yapacaksın? Çünkü orada zayıf hakkını alıncaya kadar kuvvetli olacak. Allah orada onun hakkını alacak. Çünkü orada zayıf hakkını alıncaya kadar kuvvetli olacak. Allah orada onun hakkını alacak.

O bakımdan haccı, gelin, ana mânasına oturtalım. Biz buraya turistik bir sefere gelmedik.O bakımdan haccı, gelin, ana mânasına oturtalım. Biz buraya turistik bir sefere gelmedik. Hacı kardeşimizin kimisi pabuçlarını bu tarafına kimisi arka tarafına pantolonunun kuşağına sokuyor.Hacı kardeşimizin kimisi pabuçlarını bu tarafına kimisi arka tarafına pantolonunun kuşağına sokuyor. Çünkü pabuçlar çok kıymetli! Beş riyallik terliklerle Allah'ın huzurunda tavaf yapıyor.Çünkü pabuçlar çok kıymetli! Beş riyallik terliklerle Allah'ın huzurunda tavaf yapıyor. Yahu sen reis-i cumhurun huzuruna böyle gider misin?Yahu sen reis-i cumhurun huzuruna böyle gider misin? "Ben pabucumu orada bırakamam, ya alırlar ya değiştirirler.""Ben pabucumu orada bırakamam, ya alırlar ya değiştirirler." Pabucunu yanına alıp da reis-i cumhurun yanına böyle gider misin; şimdi bu ne hâl? Pabucunu yanına alıp da reis-i cumhurun yanına böyle gider misin; şimdi bu ne hâl? Bırak çalarlarsa çalsınlar; veyahut bir torbaya koy tedbirini al. Veyahut pabucun çok kıymetliyse;Bırak çalarlarsa çalsınlar; veyahut bir torbaya koy tedbirini al. Veyahut pabucun çok kıymetliyse; "Benim kıymetli bir pabucum vardı, altı kösele üstü deri, çaldılar. Yüreğime oturdu." "Benim kıymetli bir pabucum vardı, altı kösele üstü deri, çaldılar. Yüreğime oturdu." Tamam, öyle ise o zaman yirmi taneniz bir tanenizi pabuçların başına nöbetçi bıraksın, tavaf etsin.Tamam, öyle ise o zaman yirmi taneniz bir tanenizi pabuçların başına nöbetçi bıraksın, tavaf etsin. Tavaf namaz gibi bir şey, namaz gibi bir şey ama konuşunca bozulmayan namaz gibi bir şey.Tavaf namaz gibi bir şey, namaz gibi bir şey ama konuşunca bozulmayan namaz gibi bir şey. Namazda konuştuğun zaman bozulur da tavafta millet onu itiyor onunla kavga ediyor, ona çatıyor.Namazda konuştuğun zaman bozulur da tavafta millet onu itiyor onunla kavga ediyor, ona çatıyor. Sen hani tavaf ediyordun? Allah'ın huzurunda "Yâ Rab, beni affet, mağfiret eyle." diye dönüyorsun,Sen hani tavaf ediyordun? Allah'ın huzurunda "Yâ Rab, beni affet, mağfiret eyle." diye dönüyorsun, bir taraftan da başkasıyla konuşuyorsun. Bunların hepsi yanlış. bir taraftan da başkasıyla konuşuyorsun. Bunların hepsi yanlış.

Kadınlarla erkeklerin karman çorman olması yanlış.Kadınlarla erkeklerin karman çorman olması yanlış. Elimde bir kamçı olsa ben kadınlara ayrı tavaf tahsis ederim.Elimde bir kamçı olsa ben kadınlara ayrı tavaf tahsis ederim. "Öğleden önce, onla on iki arası, dokuz ile on iki arası üç saat kadınların. Erkekler girmeyecek."Öğleden önce, onla on iki arası, dokuz ile on iki arası üç saat kadınların. Erkekler girmeyecek. Belinizi kırarım, sizin tabanınızı çatlatırım! Kadınlara mahsustur burası, başka zamanı seçin!Belinizi kırarım, sizin tabanınızı çatlatırım! Kadınlara mahsustur burası, başka zamanı seçin! Şemsiyesiyle dolaşsın zavallı kadın. İtile kakıla bir hâl oluyor. Kucağında çocuk, acıyorum. Şemsiyesiyle dolaşsın zavallı kadın. İtile kakıla bir hâl oluyor. Kucağında çocuk, acıyorum. Bir tanesi omuzunda, bir tanesi kucağında, bir tanesi karnında, bir tanesi koltuğunun altında tavaf ediyor. Bir tanesi omuzunda, bir tanesi kucağında, bir tanesi karnında, bir tanesi koltuğunun altında tavaf ediyor. Erkek de önde yürüyor; kabadayı kabadayı. Böyle tavaf ediyor kadın; itile kakıla.Erkek de önde yürüyor; kabadayı kabadayı. Böyle tavaf ediyor kadın; itile kakıla. Sen değmemeye çalışıyorsun, tampon gibi geliyor hop yaslanıyor. Hop geliyor, hop gidiyor.Sen değmemeye çalışıyorsun, tampon gibi geliyor hop yaslanıyor. Hop geliyor, hop gidiyor. Olmuyor; kadının erkeğin ayrılması lazım. Olmuyor; kadının erkeğin ayrılması lazım.

Geceleyin de bir vakit ayrılması lazım. Yatsı namazından sonra,Geceleyin de bir vakit ayrılması lazım. Yatsı namazından sonra, yatsı namazından yarım saat sonraya kadar vakit ayırırım, bir saat ayırırım.yatsı namazından yarım saat sonraya kadar vakit ayırırım, bir saat ayırırım. Dört saat kadınların, tamam; o dört saat erkekler dışarıdan yapsın, ikinci kattan yapsın.Dört saat kadınların, tamam; o dört saat erkekler dışarıdan yapsın, ikinci kattan yapsın. Ama kadınlar da bir rahat etsin. İmam Şâfiî'nin mezhebine göre kadına değse insanın abdesti bozuluyor.Ama kadınlar da bir rahat etsin.

İmam Şâfiî'nin mezhebine göre kadına değse insanın abdesti bozuluyor.
Abdestsiz tavaf etse kurban kesmek gerekiyor. İmam Şâfiî'ye göre böyle tavaf yapmak mümkün değil. Abdestsiz tavaf etse kurban kesmek gerekiyor. İmam Şâfiî'ye göre böyle tavaf yapmak mümkün değil. Bu ne biçim şey oluyor? İdarede iş yok, poliste iş yok, hacıda iş yok!Bu ne biçim şey oluyor? İdarede iş yok, poliste iş yok, hacıda iş yok! Balık baştan kokarmış, her tarafı kokmuş! Onun için artık Bosna'da hiç kimse Müslümanlıktan korkmuyor.Balık baştan kokarmış, her tarafı kokmuş! Onun için artık Bosna'da hiç kimse Müslümanlıktan korkmuyor. Eskiden korkarlardı. Bosna'da kadın, çoluk-çocuk öldürülüyor, Kafkasya'da öldürülüyor,Eskiden korkarlardı. Bosna'da kadın, çoluk-çocuk öldürülüyor, Kafkasya'da öldürülüyor, bilmem nerede öldürülüyor. Tacikistan'da hiç bizim gazetelere o kadar rakamlar intikal etmedi. bilmem nerede öldürülüyor. Tacikistan'da hiç bizim gazetelere o kadar rakamlar intikal etmedi. Özbekistan müftüsü geldi burada anlatıyor; Tacikler'in nüfusu zaten ne kadar;Özbekistan müftüsü geldi burada anlatıyor; Tacikler'in nüfusu zaten ne kadar; üç milyon mudur, dört milyon mudur. Yüz bin kişi çoluk çocuk demeden öldürmüşler. Yüz bin…üç milyon mudur, dört milyon mudur. Yüz bin kişi çoluk çocuk demeden öldürmüşler. Yüz bin… Yani İstiklal Harbi'nde biz iki yüz elli bin mi zayiat vermiştik? Koca bir yüz bin kişi. Yani İstiklal Harbi'nde biz iki yüz elli bin mi zayiat vermiştik? Koca bir yüz bin kişi. Her yerde müslüman cahil, müslüman gafil, müslüman darmadağın, müslüman birbirinden habersiz,Her yerde müslüman cahil, müslüman gafil, müslüman darmadağın, müslüman birbirinden habersiz, müslüman şuursuz, müslüman görevlerini bilmiyor! Her yerde bir üzücü şeyle karşı karşıyayız. müslüman şuursuz, müslüman görevlerini bilmiyor! Her yerde bir üzücü şeyle karşı karşıyayız.

Ama hacca gelen müslüman zengin, varlıklı, sıhhatli müslüman demektir.Ama hacca gelen müslüman zengin, varlıklı, sıhhatli müslüman demektir. Yurt dışına seyahat yapabilecek az çok kültürlü, bilgili müslüman demektir.Yurt dışına seyahat yapabilecek az çok kültürlü, bilgili müslüman demektir. Müslümanların nispeten, sütün üst tarafında kaymağının alınmış kısmısınız. Müslümanların nispeten, sütün üst tarafında kaymağının alınmış kısmısınız.

Harem'de gördüğünüz bazı insanlar var eğer bilen birine denk gelmemişsem bir de onlara kızıyorum, Harem'de gördüğünüz bazı insanlar var eğer bilen birine denk gelmemişsem bir de onlara kızıyorum, Allah beni affetsin. Diziyorlar dilencileri; kimisinin bacağı kafasında, kimisinin ensesinde, kimisinin…Allah beni affetsin. Diziyorlar dilencileri; kimisinin bacağı kafasında, kimisinin ensesinde, kimisinin… sırayla, parmak gibi dizmişler birisinden geçsen ötekisi… Ben inanmıyorum, acımıyorum.sırayla, parmak gibi dizmişler birisinden geçsen ötekisi… Ben inanmıyorum, acımıyorum. Bir şebeke bunların kollarını, bacaklarını kırmış getirmiş oraya sırayla.Bir şebeke bunların kollarını, bacaklarını kırmış getirmiş oraya sırayla. Verilen paraları akşam topluyorlar, herhalde. Bunların ihtiyacı varsa,Verilen paraları akşam topluyorlar, herhalde. Bunların ihtiyacı varsa, -ben Suud hükümeti olsam- bunları bir darulacezeye toplarım, "Alın burada aş, alın burada yatak." derim.-ben Suud hükümeti olsam- bunları bir darulacezeye toplarım, "Alın burada aş, alın burada yatak." derim. Acaba biz bunlara para verdikçe başkalarının, yeni doğanların kafalarını, kollarını kırmaya yol mu açıyoruz?Acaba biz bunlara para verdikçe başkalarının, yeni doğanların kafalarını, kollarını kırmaya yol mu açıyoruz? Bunlara millet para veriyor; bacağı dönmüş, acayip görünce çok para veriyor. Bunlara millet para veriyor; bacağı dönmüş, acayip görünce çok para veriyor. Tabi patronlarına çok büyük gelir olduğundan o da bir kazanç vesilesi diye düşünüyorum.Tabi patronlarına çok büyük gelir olduğundan o da bir kazanç vesilesi diye düşünüyorum. Eğer hakikaten bir fakir görürse insan -hani yanında üç-dört tane çocukları var, perişan bir aile- ona ver.Eğer hakikaten bir fakir görürse insan -hani yanında üç-dört tane çocukları var, perişan bir aile- ona ver. Ama bakıyorum, birbirlerine de bakıyorlar; "Sen beş metre ileriye git, yakın geldin bana." diyorlar.Ama bakıyorum, birbirlerine de bakıyorlar; "Sen beş metre ileriye git, yakın geldin bana." diyorlar. Öyle bir pozisyon da alıyorlar. Belli ki aynı şebekeye mensup yirmi tane dilenci. Öyle bir pozisyon da alıyorlar. Belli ki aynı şebekeye mensup yirmi tane dilenci. O kanaatteyim ben. Allah kusurlarımı affetsin. O kanaatteyim ben. Allah kusurlarımı affetsin.

Hakiki muhtaca el açtırmak müslüman için ayıptır.Hakiki muhtaca el açtırmak müslüman için ayıptır. Ona yerinde, ailesinde bakmalı, işini görmeli. Böyle her yerde uydurmaca.Ona yerinde, ailesinde bakmalı, işini görmeli. Böyle her yerde uydurmaca. Arafat'ta sebil dağıtıyor, adam bir daha alıyor bir daha alıyor, bir daha alıyor;Arafat'ta sebil dağıtıyor, adam bir daha alıyor bir daha alıyor, bir daha alıyor; ihramını çıkartıp arkasına torba yapıyor, hırsızın çuvalı gibi, ihramını çıkartıp arkasına torba yapıyor, hırsızın çuvalı gibi, sanki çaldığı şeyleri çuvalına doldurup camdan indiği gibi sırıtarak gidiyor.sanki çaldığı şeyleri çuvalına doldurup camdan indiği gibi sırıtarak gidiyor. O razı mı buna?O razı mı buna? Bu hayrı yapan adam her biri bir tane içsin diye iki tane veriyor. Bu hayrı yapan adam her biri bir tane içsin diye iki tane veriyor. Sen bunu otuz tane alırsan bu adam buna razı mı? Razı değil. Sen hacısın.Sen bunu otuz tane alırsan bu adam buna razı mı? Razı değil. Sen hacısın. Sen verenin razı olmadığı bir şeyi nasıl yaparsın! Sırıtıyor, böyle alıyor biriktiriyor,Sen verenin razı olmadığı bir şeyi nasıl yaparsın! Sırıtıyor, böyle alıyor biriktiriyor, Hayrın da, ibadetin de, hacılığın da cıcığı çıkıyor. Hayrın da, ibadetin de, hacılığın da cıcığı çıkıyor.

"Mescid-i Nebevî'ye gidelim." dedik. Yürüdük mescidin yanına yaklaştık."Mescid-i Nebevî'ye gidelim." dedik. Yürüdük mescidin yanına yaklaştık. Önümüze bir su birikintisi geldi, cife, pislik; çişini yapan yapmış, abdestini de alan almış.Önümüze bir su birikintisi geldi, cife, pislik; çişini yapan yapmış, abdestini de alan almış. Şimdi ben oraya girsem çıksam öbür tarafta gusül abdesti almam lazım! Döndüm geri. Gidemem ki.Şimdi ben oraya girsem çıksam öbür tarafta gusül abdesti almam lazım! Döndüm geri. Gidemem ki. Sen buranın tedbirini al. Yüz numara yok; adamlar kıyıda köşede, kadınlar beride ötede.Sen buranın tedbirini al. Yüz numara yok; adamlar kıyıda köşede, kadınlar beride ötede. Halbuki İslâm'ın beş önemli ibadetinden biri olan, Allah'ın çok mükâfatlar verdiği ibadeti yapmakta, yaptırmakta. Halbuki İslâm'ın beş önemli ibadetinden biri olan, Allah'ın çok mükâfatlar verdiği ibadeti yapmakta, yaptırmakta. Balık baştan kokar misali tepeden kuyruğa kadar dökülüyoruz.Balık baştan kokar misali tepeden kuyruğa kadar dökülüyoruz. Benim bu sene edindiğim intiba böyle. Benim bu sene edindiğim intiba böyle.

Kardeşlerimiz Mina'dan Müzdelife'ye üç defa gidip Mina'dan çıkmışlar.Kardeşlerimiz Mina'dan Müzdelife'ye üç defa gidip Mina'dan çıkmışlar. Tekrar tekrar gitmişler gelmişler. Polis durdurmamış.Tekrar tekrar gitmişler gelmişler. Polis durdurmamış. "Polis efendi senin vazifen eza cefa vermek midir bu hacılara?" Hazır Müzdelife'ye girmiş."Polis efendi senin vazifen eza cefa vermek midir bu hacılara?" Hazır Müzdelife'ye girmiş. Bu adamcağızı bir köşeye yerleştir. Bu adam bu evin cahili, bilmiyor. Sen savurup atıyorsun. Bu adamcağızı bir köşeye yerleştir. Bu adam bu evin cahili, bilmiyor. Sen savurup atıyorsun. Bu adam ikinci bir defa trafiğe yük oluyor. Senin işine de yaramıyor, onun işine de yaramıyor.Bu adam ikinci bir defa trafiğe yük oluyor. Senin işine de yaramıyor, onun işine de yaramıyor. Beş buçuk saat egzoz dumanı yutmaktan ölme derecesine geliyor.Beş buçuk saat egzoz dumanı yutmaktan ölme derecesine geliyor. Durdurmuyor, yallâh rûh! Nereye rûh? Gideyim ama nereye?Durdurmuyor, yallâh rûh! Nereye rûh? Gideyim ama nereye? Müzdelife'nin dışına çıktık mı da olmuyor. Böyle tertip, böyle düzen olmaz. Müzdelife'nin dışına çıktık mı da olmuyor. Böyle tertip, böyle düzen olmaz.

Böyle hacılık da olmaz. Bizim yaptığımız da doğru değil, yukarının yaptığı da doğru değil.Böyle hacılık da olmaz. Bizim yaptığımız da doğru değil, yukarının yaptığı da doğru değil. Yukarıyı Allah düzeltsin, yapılacak bir şey yok. Nasihat ederiz yazarız, çizeriz, dilekçe veririz…Yukarıyı Allah düzeltsin, yapılacak bir şey yok. Nasihat ederiz yazarız, çizeriz, dilekçe veririz… Ama biz kendi kendimize söz geçirebiliriz. Kendimiz aklımızı başımıza toplayabiliriz.Ama biz kendi kendimize söz geçirebiliriz. Kendimiz aklımızı başımıza toplayabiliriz. Bilelim ki şu hac ibadeti ömürde insanın eline bir iki defa geçer nadir bir fırsattır.Bilelim ki şu hac ibadeti ömürde insanın eline bir iki defa geçer nadir bir fırsattır. Biz buraya ibadet etmeye ve Allah'ın rızasını kazanmaya geldik. Biz buraya ibadet etmeye ve Allah'ın rızasını kazanmaya geldik. Şeytan taşlamak bir semboldür, tavaf bir semboldür. Her şeyin bir derin mânası var.Şeytan taşlamak bir semboldür, tavaf bir semboldür. Her şeyin bir derin mânası var. Bu mânayı anlamaya çalışacağız. Bu mânayı anlamaya çalışacağız. Göz yaşları ile mânasını tada tada bir güzel ibadet yapmaya çalışacağız. Göz yaşları ile mânasını tada tada bir güzel ibadet yapmaya çalışacağız.

Yunus Emre gibi olalım: Yunus Emre gibi olalım:

Dövene elsiz gerek. Sövene dilsiz gerek. Derviş gönülsüz gerek. Dövene elsiz gerek.

Sövene dilsiz gerek.

Derviş gönülsüz gerek.

Ele geleni yersen. Dile geleni dersen. Böyle dervişlik mi olur? Ele geleni yersen.

Dile geleni dersen.

Böyle dervişlik mi olur?

dediği gibi. Biraz fedakâr, müeddeb, âdâbına uygun hareket eden, zarif ve duygulu,dediği gibi. Biraz fedakâr, müeddeb, âdâbına uygun hareket eden, zarif ve duygulu, zamanının kıymetini bilen ve vaktini boşa geçirmeyen insan olalım. zamanının kıymetini bilen ve vaktini boşa geçirmeyen insan olalım. Bir insan hiçbir şey yapamazsa namaz kılar. En kıymetli şeylerden birisi, tenha olsa, Bir insan hiçbir şey yapamazsa namaz kılar. En kıymetli şeylerden birisi, tenha olsa, Mescid-i Haram'da en kıymetli ibadet namazdır… Birincisi tavaftır, ikincisi namazdır,Mescid-i Haram'da en kıymetli ibadet namazdır… Birincisi tavaftır, ikincisi namazdır, üçüncüsü oturup Kâbe'ye baksa bile sevaptır. Ama sohbet değildir.üçüncüsü oturup Kâbe'ye baksa bile sevaptır. Ama sohbet değildir. Sen komşuları al, tanıştığın insanları da al, dünya sohbetine dal! Burası kahve mi! Bu yanlış. Sen komşuları al, tanıştığın insanları da al, dünya sohbetine dal! Burası kahve mi! Bu yanlış.

Ya namazla ya Kur'an'la ya zikirle. En kolayı zikir; hem en kolay hem sevabı en bol. Neden?Ya namazla ya Kur'an'la ya zikirle. En kolayı zikir; hem en kolay hem sevabı en bol. Neden? Çünkü insan bin kere Allah dese, Allah yolunda sadaka vermekten yüz kat daha fazla sevabı var:Çünkü insan bin kere Allah dese, Allah yolunda sadaka vermekten yüz kat daha fazla sevabı var: Yetmiş bin. Allah yolunda harcamanın yedi yüz, Allah demenin yetmiş bin sevabı var. En kolay...Yetmiş bin. Allah yolunda harcamanın yedi yüz, Allah demenin yetmiş bin sevabı var. En kolay... İhtiyar da, kadın da, hacı nine de, hacı baba da, köylü dayı da, şehirli amca da yapar.İhtiyar da, kadın da, hacı nine de, hacı baba da, köylü dayı da, şehirli amca da yapar. Allah, lâ ilâhe illallah veya sübhânallâh veya elhamdülillâh veya Allâhu EkberAllah, lâ ilâhe illallah veya sübhânallâh veya elhamdülillâh veya Allâhu Ekber veya lâ ilâhe illallâh veya lebbeyk. Çok sevaptır. Veyahut Kur'an okur, hatim indirir,veya lâ ilâhe illallâh veya lebbeyk. Çok sevaptır. Veyahut Kur'an okur, hatim indirir, bir hatim tamamlamaya çalışır, namaz kılar. Elinden geldiğince etrafına yük olmamaya, bir hatim tamamlamaya çalışır, namaz kılar. Elinden geldiğince etrafına yük olmamaya, ikramlı olmaya çalışır; oda arkadaşlarıyla iyi geçinir, vasıtalarda, şurada burada kavga, dövüş, gürültü yapmaz. ikramlı olmaya çalışır; oda arkadaşlarıyla iyi geçinir, vasıtalarda, şurada burada kavga, dövüş, gürültü yapmaz.

Suud, girerken hepimizden otobüs paralarını girerken kesiyor.Suud, girerken hepimizden otobüs paralarını girerken kesiyor. "Ben seni Arafat'a götüreceğim, Arafat'ta çadır yapacağım, çadırda barındıracağım,"Ben seni Arafat'a götüreceğim, Arafat'ta çadır yapacağım, çadırda barındıracağım, oradan Müzdelife'ye, Mina'ya getireceğim... Bunlar için çıkartın şu kadar riyal." diyerek paramızı peşin kesiyor.oradan Müzdelife'ye, Mina'ya getireceğim... Bunlar için çıkartın şu kadar riyal." diyerek paramızı peşin kesiyor. Ama Arafat'tan dönerken diyelim ki seksen kişiysek kırk kişilik otobüs gönderiyor.Ama Arafat'tan dönerken diyelim ki seksen kişiysek kırk kişilik otobüs gönderiyor. Bir otobüs gönderiyor. İki otobüs göndermesi lazım; parayı peşin aldı, bir otobüs gönderiyor.Bir otobüs gönderiyor. İki otobüs göndermesi lazım; parayı peşin aldı, bir otobüs gönderiyor. "Niye bir otobüs gönderiyorsun?""Niye bir otobüs gönderiyorsun?" "Bu bir otobüs yarısını yükleyecek, orada onları bırakacak, ondan sonra bir daha gelecek,"Bu bir otobüs yarısını yükleyecek, orada onları bırakacak, ondan sonra bir daha gelecek, ötekini de alıp onu da götürecek." Kim görmüş bu bolluğu; hangi hacı yaşamış. Yok böyle bir şey!ötekini de alıp onu da götürecek." Kim görmüş bu bolluğu; hangi hacı yaşamış. Yok böyle bir şey! Bir defa gitti mi, adamlar bir kilitlendi mi, on iki kilometre yeri altı saat, sekiz saat, on saatte alamıyor.Bir defa gitti mi, adamlar bir kilitlendi mi, on iki kilometre yeri altı saat, sekiz saat, on saatte alamıyor. Müzdelife'ye sabah namazına yetişemiyor. Binen kazandı, binemeyen yandı.Müzdelife'ye sabah namazına yetişemiyor. Binen kazandı, binemeyen yandı. Allah'ın kısmeti yani. Ecelin oku kime isabet ederse onun öldüğü gibiAllah'ın kısmeti yani. Ecelin oku kime isabet ederse onun öldüğü gibi otobüse binen gidiyor, binemeyen gidemiyor. otobüse binen gidiyor, binemeyen gidemiyor.

Buna tedbir olarak ne düşünmüş kardeşlerimiz? Demişler ki: Buna tedbir olarak ne düşünmüş kardeşlerimiz? Demişler ki:

"Suud bunun parasını aldı, taşıması lazım ama biz fedakârlık yapalım."Suud bunun parasını aldı, taşıması lazım ama biz fedakârlık yapalım. Onun vermediği otobüsleri biz bulalım. Parasını biz ilave verelim. Onun vermediği otobüsleri biz bulalım. Parasını biz ilave verelim. Bizim hacıyı toprakta bırakmayalım götürelim." Bizim hacıyı toprakta bırakmayalım götürelim."

Tamam güzel bir şey. Bu sizinle ilgili bir şey değil bizim size ikramımız. Tamam güzel bir şey. Bu sizinle ilgili bir şey değil bizim size ikramımız.

Neden? Biz İskenderpaşa'yız. Siz bizim kardeşimizsiniz, ihvanımızsınız diye yapıyoruz.Neden?

Biz İskenderpaşa'yız. Siz bizim kardeşimizsiniz, ihvanımızsınız diye yapıyoruz.
Biz ayrı bir otobüs tutmuşuz. Hacıefendi otobüse biniyor; "Bunun keyfi yok." diyor. Biz ayrı bir otobüs tutmuşuz. Hacıefendi otobüse biniyor;

"Bunun keyfi yok." diyor.

Yahu bunun keyfi olmadığına bakma sen. Bu otobüs gelmeseydi yaya kalacaktın ve mesulü de ben değildim.Yahu bunun keyfi olmadığına bakma sen. Bu otobüs gelmeseydi yaya kalacaktın ve mesulü de ben değildim. Mesulü Suud hükümeti. "Ben sana para vermiştim beni niye götürmedin?" diyeMesulü Suud hükümeti.

"Ben sana para vermiştim beni niye götürmedin?" diye
dava edersen Mahkeme-i Kübrâ'da alabilirsin hakkını ancak.dava edersen Mahkeme-i Kübrâ'da alabilirsin hakkını ancak. Bu dünyada alamazsın, Mahkeme-i Kübrâ'da alırsın. Bu dünyada alamazsın, Mahkeme-i Kübrâ'da alırsın.

Şimdi ben sana bu kıtlık içinde bir otobüs bulmuşum. Ben de elbet seni başımın üstünde taşımak isterim.Şimdi ben sana bu kıtlık içinde bir otobüs bulmuşum. Ben de elbet seni başımın üstünde taşımak isterim. Çünkü bu işin sevap olduğunu biliyorum. Ben bunu ticareti için yapmıyorum,Çünkü bu işin sevap olduğunu biliyorum. Ben bunu ticareti için yapmıyorum, sana hizmet olsun diye yapıyorum. Gitmişim bir otobüs aramışım ama bunu bulmuşum yoklukta ne yapayım.sana hizmet olsun diye yapıyorum. Gitmişim bir otobüs aramışım ama bunu bulmuşum yoklukta ne yapayım. Ancak bu var. İyilerin hepsi hizmete girmiş, kalmış külüstürleri, vesaireleri... Ben bunu bulmuşum.Ancak bu var. İyilerin hepsi hizmete girmiş, kalmış külüstürleri, vesaireleri... Ben bunu bulmuşum. Hacı baba: "Bizi kandırdınız." diyor. Ya Allah var. Allah herkesin gönlünü biliyor. Hacı baba:

"Bizi kandırdınız." diyor.

Ya Allah var. Allah herkesin gönlünü biliyor.
Sen hacı mısın? Suizan yakışır mı hacıya. Sen hacı mısın? Suizan yakışır mı hacıya. Ben fedakârlık olarak bilmem kaç bin riyal daha her otobüse fazla vererek seni ayrıca taşımak içinBen fedakârlık olarak bilmem kaç bin riyal daha her otobüse fazla vererek seni ayrıca taşımak için bir sevap işlemek için şey yapmışım. Sen suizan edip günaha giriyorsun. bir sevap işlemek için şey yapmışım. Sen suizan edip günaha giriyorsun.

Sonra binmiş hacı baba, tabi inmeyecek, Müzdelife'de inmiş,Sonra binmiş hacı baba, tabi inmeyecek, Müzdelife'de inmiş, ondan sonra Mina'ya indiği otobüsü o cemaatle buluşturmak mümkün mü? ondan sonra Mina'ya indiği otobüsü o cemaatle buluşturmak mümkün mü?

Dünyada mümkün değil. Karı kocasını kaybettiği zaman bulamıyor. Arkadaş arkadaşı bulamıyor.Dünyada mümkün değil. Karı kocasını kaybettiği zaman bulamıyor. Arkadaş arkadaşı bulamıyor. Bir tanesi kalkmış gelmiş bizimkilere demiş ki: "Siz ikinci defa otobüsü getiremediniz, Bir tanesi kalkmış gelmiş bizimkilere demiş ki:

"Siz ikinci defa otobüsü getiremediniz,
biz otobüs tuttuk, verin paraları." Fesübhanallah! Bir kere sizin otobüs paralarını Suud aldı. biz otobüs tuttuk, verin paraları."

Fesübhanallah! Bir kere sizin otobüs paralarını Suud aldı.

İkincisi biz bir kere daha otobüs tuttuk biz de kesemizden yardım ettik. İkincisi biz bir kere daha otobüs tuttuk biz de kesemizden yardım ettik.

Sen otobüsünü bulamamışsın, muhafaza edememişsin, otobüsünü yanına alamamışsın.Sen otobüsünü bulamamışsın, muhafaza edememişsin, otobüsünü yanına alamamışsın. Kimisi vasıtasını park ediyor. Orada vakfesini yapıyor. Onu elden kaçırmışsın.Kimisi vasıtasını park ediyor. Orada vakfesini yapıyor. Onu elden kaçırmışsın. Sonra yürüyüverseydin Mina'ya. Keyfinden bir şey tutmuşsun.Sonra yürüyüverseydin Mina'ya. Keyfinden bir şey tutmuşsun. Şimdi yapılan şey insanlığa sığıyor mu, hacılığa sığıyor mu? Şimdi yapılan şey insanlığa sığıyor mu, hacılığa sığıyor mu?

Tamam onu da verelim biz ama senin gönlün rahat edecek mi? Zaten biz vizeyi almak içinTamam onu da verelim biz ama senin gönlün rahat edecek mi? Zaten biz vizeyi almak için canımız burnumuzdan geldi. Meydan savaşı verdik. Azerbaycanlısınız hepiniz, Azerbaycan vatandaşısınız.canımız burnumuzdan geldi. Meydan savaşı verdik. Azerbaycanlısınız hepiniz, Azerbaycan vatandaşısınız. Hepinize gittik Moskova'dan vizeyi aldık. Başka hiçbir firma yapamadı.Hepinize gittik Moskova'dan vizeyi aldık. Başka hiçbir firma yapamadı. Bir iki tanesi İspanya'dan yapmış, birisi bilmem nereden yapmış… Bir iki tanesi İspanya'dan yapmış, birisi bilmem nereden yapmış… Allah'a hamd ü senâlar olsun biz sizi Türkiye'de bırakmadık. Aldık getirdik.Allah'a hamd ü senâlar olsun biz sizi Türkiye'de bırakmadık. Aldık getirdik. Ama millet ne kavgadan gürültüden sonra bunun böyle olduğunu bilmiyor. Ama millet ne kavgadan gürültüden sonra bunun böyle olduğunu bilmiyor.

"Ben müzdelife'den Mina'ya vasıta ile geldim. Çıkın bunun parasını." diyor. "Ben müzdelife'den Mina'ya vasıta ile geldim. Çıkın bunun parasını." diyor.

Para olsa onu da verelim bizim hayrımız olsun bir şey değil ama ben bu işi bu taraftan düşünmüyorum.Para olsa onu da verelim bizim hayrımız olsun bir şey değil ama ben bu işi bu taraftan düşünmüyorum. Öbür taraftan düşünüyorum. Yani hacı böyle olmayacak. Öbür taraftan düşünüyorum. Yani hacı böyle olmayacak.

Hacı efendi, hacı hanım Allah'ın gönlüne nazar ettiğini bilerek, söylediği söze,Hacı efendi, hacı hanım Allah'ın gönlüne nazar ettiğini bilerek, söylediği söze, yaptığı işe elinde adalet terazisi olarak vicdanıyla aklıyla irfanıyla yapacak.yaptığı işe elinde adalet terazisi olarak vicdanıyla aklıyla irfanıyla yapacak. Yaptığı her şeyi Allah'ın sevdiği gibi yapmaya çalışacak. Bir şeyi lüzumsuz yere itab etmeyecek. Yaptığı her şeyi Allah'ın sevdiği gibi yapmaya çalışacak. Bir şeyi lüzumsuz yere itab etmeyecek.

Bizim şoferlerden birisi şikayet ediyor. Bizim şoferlerden birisi şikayet ediyor.

"Hocam, yol kapandı, polisler bizi şu tarafa sevk etti. Öbür tarafa gidiyoruz." diyor."Hocam, yol kapandı, polisler bizi şu tarafa sevk etti. Öbür tarafa gidiyoruz." diyor. Hacının birisi demiş ki: "Sen bize eziyet olsun diye yolu uzatıyorsun." Hacının birisi demiş ki:

"Sen bize eziyet olsun diye yolu uzatıyorsun."

Demiş ki: "Hacı baba, benim seni daha uzun bir yoldan götürmekte ne maksadım olabilir.Demiş ki:

"Hacı baba, benim seni daha uzun bir yoldan götürmekte ne maksadım olabilir.
Taksimetreli bir şey mi bu? Uzatınca daha fazla para mı alacağım senden.Taksimetreli bir şey mi bu? Uzatınca daha fazla para mı alacağım senden. Para mı veriyorsun, değişen bir şey mi var?" Para mı veriyorsun, değişen bir şey mi var?"

İşte burada Suud polislerinin elindesiniz. Şurasını sen geçerken kapatıyor.İşte burada Suud polislerinin elindesiniz. Şurasını sen geçerken kapatıyor. Seni dünyanın dağını dolaştırtıp bu taraftan getirtiyor. Sen buraya geldiğin zaman bakıyorsun açmış. Seni dünyanın dağını dolaştırtıp bu taraftan getirtiyor. Sen buraya geldiğin zaman bakıyorsun açmış. "Niye bana yol vermedin?" "Sana vermedim buna verdim. O zaman vermedim şimdi verdim." Akıl almıyor!"Niye bana yol vermedin?" "Sana vermedim buna verdim. O zaman vermedim şimdi verdim." Akıl almıyor! Yani bir şeyi yapmak için, şeytan taşlamaya gitmek için Mina'nın göbeğinden,Yani bir şeyi yapmak için, şeytan taşlamaya gitmek için Mina'nın göbeğinden, önünden, arkasından dünyanın tarafını dolaştırıyorsun. Dolaştırıyor seni aynı noktaya getiriyor.önünden, arkasından dünyanın tarafını dolaştırıyorsun. Dolaştırıyor seni aynı noktaya getiriyor. Bakıyorsun sana vermediği yolu ötekisine vermiş. Bu, buranın şartları. Bakıyorsun sana vermediği yolu ötekisine vermiş. Bu, buranın şartları.

Sonra akıl var mantık var. Bizim minübüsün şoförünün sana kastı ne olabilir, ne faydası var?Sonra akıl var mantık var. Bizim minübüsün şoförünün sana kastı ne olabilir, ne faydası var? Türkiye'de olsa, Türkiye'deki gibi taksimetreli taksinin şoförü yolu uzattığı zamanTürkiye'de olsa, Türkiye'deki gibi taksimetreli taksinin şoförü yolu uzattığı zaman kilometre başına fazla para aldığından tamam seni dolandırmak istiyor. Burada para vermiyorsun ki. kilometre başına fazla para aldığından tamam seni dolandırmak istiyor. Burada para vermiyorsun ki. Servise biniyorsun gidiyorsun. Git. Seni ne kadar çabuk getirirse o şoför de istirahat edecek. Servise biniyorsun gidiyorsun. Git. Seni ne kadar çabuk getirirse o şoför de istirahat edecek. Gece belki hiç uykusu yok. Biz onu bazen gece kaldırıyoruz, bazen gündüz kaldırıyoruz.Gece belki hiç uykusu yok. Biz onu bazen gece kaldırıyoruz, bazen gündüz kaldırıyoruz. Saat 2'de Harem'e gel, saat 3'te şuraya gel diyoruz. Hacı insaflı olacak.Saat 2'de Harem'e gel, saat 3'te şuraya gel diyoruz. Hacı insaflı olacak. Söylediği sözü kulağı duyacak. Bir de doğru mu eğri mi diye düşünecek.Söylediği sözü kulağı duyacak. Bir de doğru mu eğri mi diye düşünecek. Ben bunları misal olsun diye veriyorum. Yani buna benzer şeyleri yapmayın. Ben bunları misal olsun diye veriyorum. Yani buna benzer şeyleri yapmayın.

Vicdanınızla hareket edin ve Allah'ın bizim tavafımıza, kurbanımıza ihtiyacı olmadığını,Vicdanınızla hareket edin ve Allah'ın bizim tavafımıza, kurbanımıza ihtiyacı olmadığını, bizim gönlümüzdeki duygulara baktığını, duygularımızdan, düşüncelerimizden, bizim gönlümüzdeki duygulara baktığını, duygularımızdan, düşüncelerimizden, niyetlerimizden imtihan olduğumuzu unutmayalım. Hacılık bu… niyetlerimizden imtihan olduğumuzu unutmayalım. Hacılık bu…

Hacılığı bana tarif ettirseler, "Hacılık niyet ve sabır imtihanıdır." derim. O kadar.Hacılığı bana tarif ettirseler, "Hacılık niyet ve sabır imtihanıdır." derim. O kadar. Niyetin halis olacak, meşakkat karşısında sabredeceksin. Pattadak ters bir şey oluyor.Niyetin halis olacak, meşakkat karşısında sabredeceksin. Pattadak ters bir şey oluyor. Kızma hacı; asbır, asbır diyor onlar. Biz ısbır diye öğrendik fasih Arapça'da, bu asbır diye bağırıyor. Kızma hacı; asbır, asbır diyor onlar. Biz ısbır diye öğrendik fasih Arapça'da, bu asbır diye bağırıyor. "Sabret, sabır ya hacı!" demek. Doğru, hakikaten sabretmesi lazım."Sabret, sabır ya hacı!" demek. Doğru, hakikaten sabretmesi lazım. Hacı boynu bükük olacak, sabredecek, "Bakalım bu işin sonu nereye varıyor." diyecek.Hacı boynu bükük olacak, sabredecek, "Bakalım bu işin sonu nereye varıyor." diyecek. Allah'a tevekkül edecek. "Yâ Rabbi! Görüyorsun sen bu durumu!" diyecek.Allah'a tevekkül edecek. "Yâ Rabbi! Görüyorsun sen bu durumu!" diyecek. "Ben haksızlığa mâruz olduğum kanaatindeyim." diyecek. Allah onun cezasını verir, senin namına verir."Ben haksızlığa mâruz olduğum kanaatindeyim." diyecek. Allah onun cezasını verir, senin namına verir. Önümde dört-beş tane babayiğit Afrikalı oturuyor.Önümde dört-beş tane babayiğit Afrikalı oturuyor. Ne yerler, ne içerler, nasıl böyle semirirler, iri olurlar bilmem.Ne yerler, ne içerler, nasıl böyle semirirler, iri olurlar bilmem. Oturmuşlar, yiğit mi yiğit, tavana değecek boyları, neşeli mi neşeli.Oturmuşlar, yiğit mi yiğit, tavana değecek boyları, neşeli mi neşeli. Kâbe karşılarında muhabbet ediyorlar. Ne konuştuklarını bilmem ama gülüşüyorlar, kıkır kıkır.Kâbe karşılarında muhabbet ediyorlar. Ne konuştuklarını bilmem ama gülüşüyorlar, kıkır kıkır. Fıkra mı anlatırlar, hikaye mi okurlar, ne yaparlar. Halleri oraya uygun değil, laubali.Fıkra mı anlatırlar, hikaye mi okurlar, ne yaparlar. Halleri oraya uygun değil, laubali. Sonra hacı, hanımıyla tavaftan çıkmış nefes nefese, şakaklarından terler akıyor. Buradan geçecek.Sonra hacı, hanımıyla tavaftan çıkmış nefes nefese, şakaklarından terler akıyor. Buradan geçecek. Yol vermiyor; şuradan geçmek istiyor, yol vermiyor. Dolaş diyor.Yol vermiyor; şuradan geçmek istiyor, yol vermiyor. Dolaş diyor. Kendisi menemen testisi gibi oraya dizildi ya, aradan kimseyi geçirmiyor beyim, Kendisi menemen testisi gibi oraya dizildi ya, aradan kimseyi geçirmiyor beyim, aradan kimsenin geçmesini istemiyor. Yol vermiyor, bu da yetmiyor. aradan kimsenin geçmesini istemiyor. Yol vermiyor, bu da yetmiyor. Geçen hacı ileriye bakıyor, öndeki arkadaşını kaybetmemeyi düşünüyor. Hafif yollu çelme takıyor.Geçen hacı ileriye bakıyor, öndeki arkadaşını kaybetmemeyi düşünüyor. Hafif yollu çelme takıyor. Görüyorum, hafif yollu çelme takıyor, adam balıklama sendeliyor.Görüyorum, hafif yollu çelme takıyor, adam balıklama sendeliyor. Çelme takıyor, sonra da "bak adam nasıl sendeledi, bocaladı." diye gülüyorlar. Hoşlarına gidiyor. Çelme takıyor, sonra da "bak adam nasıl sendeledi, bocaladı." diye gülüyorlar. Hoşlarına gidiyor. Bunlar ne biçim iş; hazmedememişler İslâm'ı. Karşılarında Kâbe,Bunlar ne biçim iş; hazmedememişler İslâm'ı. Karşılarında Kâbe, orada biz akşam namazını bekliyoruz böyle yapıyorlar. orada biz akşam namazını bekliyoruz böyle yapıyorlar.

Bir hacı dalgası geldi, kalabalık, izdiham. Bunları ayakları altına aldı, bir savurdu, bir attı ki:Bir hacı dalgası geldi, kalabalık, izdiham. Bunları ayakları altına aldı, bir savurdu, bir attı ki: Edepsizlik yaptıkları için şamar hemen geldi, darmadağın oldular. Epeyce canları da yandı. Edepsizlik yaptıkları için şamar hemen geldi, darmadağın oldular. Epeyce canları da yandı. Hadi bakalım çelme tak, hadi bakalım gül Kâbe'nin karşısında. Hadi bakalım çelme tak, hadi bakalım gül Kâbe'nin karşısında.

Bizim milletimiz; dedelerimiz âdâba, ahlaka çok önem vermişler. Bizim milletimiz; dedelerimiz âdâba, ahlaka çok önem vermişler.

Allah şuurumuzu kuvvetlendirsin. Şu günlerin, şu ibadet saatinin,Allah şuurumuzu kuvvetlendirsin. Şu günlerin, şu ibadet saatinin, şu zamanın kıymetini bilmeyi nasip eylesin. Bir saniyesini bile boşa geçirmemeyi, şu zamanın kıymetini bilmeyi nasip eylesin. Bir saniyesini bile boşa geçirmemeyi, fevt etmemeyi nasip eylesin. Zikirle, ibadetle, Kur'an'la, fevt etmemeyi nasip eylesin. Zikirle, ibadetle, Kur'an'la, hayırla-hasenâtla haccımızı yapmayı nasip etsin.hayırla-hasenâtla haccımızı yapmayı nasip etsin. Acele etmeden, tadını çıkarta çıkarta, sabırlı, şükürlü, ikramlı, cömert,Acele etmeden, tadını çıkarta çıkarta, sabırlı, şükürlü, ikramlı, cömert, tatlı tatlı ibadet yapmayı nasip eylesin. Makbul ve mebrûr hac nasip etsin.tatlı tatlı ibadet yapmayı nasip eylesin. Makbul ve mebrûr hac nasip etsin. Bir çok yerde yazıyor; Bir çok yerde yazıyor;

el-Haccu'l-mebrûru leyse lehû cezâün ille'l-cenneh.el-Haccu'l-mebrûru leyse lehû cezâün ille'l-cenneh. "Hacc-ı mebrûrun, mebrûr bir haccın mükâfatı cennetten başka bir şey değildir." "Hacc-ı mebrûrun, mebrûr bir haccın mükâfatı cennetten başka bir şey değildir." Makbul haccın bir tek mükâfatı var; şaşmaz mükâfatı; ne? Cennet.Makbul haccın bir tek mükâfatı var; şaşmaz mükâfatı; ne? Cennet. Bir hacı hacc-ı mebrur yapabildi mi mükâfatı cennet. Bir hacı hacc-ı mebrur yapabildi mi mükâfatı cennet. Hacı mutlaka cennetlik olacak ama mebrur hac yapabildi mi? Mebrur hac nedir?Hacı mutlaka cennetlik olacak ama mebrur hac yapabildi mi? Mebrur hac nedir? Mebrur hac kavga, mücadele, haksızlık yapılmayan hac demektir. Mebrur hac kavga, mücadele, haksızlık yapılmayan hac demektir. Cömertlikle yapılan, ikramlı, zikirli, takvâlı hac demektir. Ona dikkat edin. Cömertlikle yapılan, ikramlı, zikirli, takvâlı hac demektir. Ona dikkat edin.

Hayırları ganimet bilin, yapın. İbadet ve hayırlar, dille, keseyle, parayla, bedenle olur.Hayırları ganimet bilin, yapın. İbadet ve hayırlar, dille, keseyle, parayla, bedenle olur. Hayırları güzel yapmaya gayret edin. Kalbinize, niyetinize çok dikkat edin.Hayırları güzel yapmaya gayret edin. Kalbinize, niyetinize çok dikkat edin. Kimseyi hor görmeyin. Kimseye kötü nazarla bakmayın. Kötü gördüğünüz şeyi iyiye yorun.Kimseyi hor görmeyin. Kimseye kötü nazarla bakmayın. Kötü gördüğünüz şeyi iyiye yorun. Başkasıyla meşgul olmayın, kendinizi düzeltin. Kendinizle meşgul olun.Başkasıyla meşgul olmayın, kendinizi düzeltin. Kendinizle meşgul olun. İbrahim b. Edhem hazretlerine "Bize nasihat edin." demişler de diyor ki: İbrahim b. Edhem hazretlerine "Bize nasihat edin." demişler de diyor ki:

İze'ş-tegale'n-nâsü bi-uyûbi'n-nâsi fe'ştagil ente bi-uyûbi nefsike.İze'ş-tegale'n-nâsü bi-uyûbi'n-nâsi fe'ştagil ente bi-uyûbi nefsike. "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olmayı severler. Sen kendi ayıbınla meşgul ol." "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olmayı severler. Sen kendi ayıbınla meşgul ol." İnsanlar bunu sever. Başkasını tenkit etmek, ayıp görmek kolaydır.İnsanlar bunu sever. Başkasını tenkit etmek, ayıp görmek kolaydır. Ama İbrahim b. Edhem, "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olur;Ama İbrahim b. Edhem, "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olur; sen kendi ayıbınla meşgul ol." diyor. Akıllıca olan şey bu. Nasihat ediyor evliyâullahın büyüğü. sen kendi ayıbınla meşgul ol." diyor. Akıllıca olan şey bu. Nasihat ediyor evliyâullahın büyüğü.

Gemi kasırgada fındık kabuğu gibi sallanıyormuş, battı batacak.Gemi kasırgada fındık kabuğu gibi sallanıyormuş, battı batacak. Dalgalar, sular güverteden giriyor. Herkes Allah Allah diye feryat ediyor.Dalgalar, sular güverteden giriyor. Herkes Allah Allah diye feryat ediyor. Bu üstüne hırkasını örtmüş, kenarda sakin duruyor. "Adam ölü müsün, diri misin?Bu üstüne hırkasını örtmüş, kenarda sakin duruyor. "Adam ölü müsün, diri misin? Niye heyecanlanmazsın? Ne biçim adamsın? Hey kalk, sen de dua etsene." demişler.Niye heyecanlanmazsın? Ne biçim adamsın? Hey kalk, sen de dua etsene." demişler. Adamlara şöyle bakmış, "Olur, edeyim." demiş.Adamlara şöyle bakmış, "Olur, edeyim." demiş. Hayır da demiyor.Hayır da demiyor. "Yâ Rabbi! Şimdiye kadar kahrını, celalini gösterdin; şimdi de affını, cemalini göster." "Yâ Rabbi! Şimdiye kadar kahrını, celalini gösterdin; şimdi de affını, cemalini göster." İki cümle.İki cümle. Kasırga bitmiş, rüzgar dinmiş, deniz sakinleşmiş, herkes rahata etmiş.Kasırga bitmiş, rüzgar dinmiş, deniz sakinleşmiş, herkes rahata etmiş. Allah'ın sevgili kulu böyle. Çünkü o hiçbir zaman Allah'ı unutmuyor, sıkıştığı zaman,Allah'ın sevgili kulu böyle. Çünkü o hiçbir zaman Allah'ı unutmuyor, sıkıştığı zaman, kasırga estiği zaman, gemi sallandığı zaman yalvarmıyor. O ibadetini her zaman yapıyor. kasırga estiği zaman, gemi sallandığı zaman yalvarmıyor. O ibadetini her zaman yapıyor.

Moğol askerinin birisi, cebbar, bunu pataklamaya başlamış.Moğol askerinin birisi, cebbar, bunu pataklamaya başlamış. "Vur vur! Sahibine kölelik vazifesini iyi yapmayan köleyi döverler. "Vur vur! Sahibine kölelik vazifesini iyi yapmayan köleyi döverler. Döv dövebildiğin kadar." demiş. Kendisine "Köleyim" diyor. Hâlbuki köle değil, padişah.Döv dövebildiğin kadar." demiş. Kendisine "Köleyim" diyor. Hâlbuki köle değil, padişah. "Sahibi" dediği Allah. "Allah'a iyi ibadet edemedim de"Sahibi" dediği Allah. "Allah'a iyi ibadet edemedim de bu asker bana haksız yere ondan vuruyor." diye "vur" diyor. İtiraz bile etmiyor. bu asker bana haksız yere ondan vuruyor." diye "vur" diyor. İtiraz bile etmiyor. Yani insan böyle dua edince duası makbul oluyor. Yani insan böyle dua edince duası makbul oluyor.

Ne nasihat etmiş? "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olmayı severler.Ne nasihat etmiş? "İnsanlar başkalarının ayıplarıyla meşgul olmayı severler. Herkesin de hoşuna gider. Sen kendi ayıbınla meşgul ol."Herkesin de hoşuna gider. Sen kendi ayıbınla meşgul ol." "Dur bakalım benim ne ayıplarım var, bugün ne yaptım, nasıl kalktım, nasıl yattım, "Dur bakalım benim ne ayıplarım var, bugün ne yaptım, nasıl kalktım, nasıl yattım, nasıl yedim, nasıl içtim, nasıl konuştum, arkadaşlarıma nasıl muamele ettim, nasıl yedim, nasıl içtim, nasıl konuştum, arkadaşlarıma nasıl muamele ettim, hanımla nasıl dırdırlaştım, kavgalaştım hacda neler oldu?" hanımla nasıl dırdırlaştım, kavgalaştım hacda neler oldu?"

Hacda, Harem-i Şerif'te, şu gözlerimle gördüm,Hacda, Harem-i Şerif'te, şu gözlerimle gördüm, hanımına bir tokat aşketti bizim hacı babalardan bir tanesi.hanımına bir tokat aşketti bizim hacı babalardan bir tanesi. Öyle derler ya; "Yâ Allâh!" diyerek bir tokat patlattı. Neymiş? Kadıncağız kaybolmuş.Öyle derler ya; "Yâ Allâh!" diyerek bir tokat patlattı. Neymiş? Kadıncağız kaybolmuş. Zaten isteyerek mi kaybolur bir kadıncağız? Fukaracık memleketinde böyle kalabalık mı gördü?Zaten isteyerek mi kaybolur bir kadıncağız? Fukaracık memleketinde böyle kalabalık mı gördü? İşte tarlası şuradaydı, köyü buradaydı, minaresi görünüyordu, dağ belliydi. İşte tarlası şuradaydı, köyü buradaydı, minaresi görünüyordu, dağ belliydi. Zaten kaybolduğuna bin pişman. Kocası da onu kaybettiğinden korkmuş, üzülmüş, o heyecanla dövüyor.Zaten kaybolduğuna bin pişman. Kocası da onu kaybettiğinden korkmuş, üzülmüş, o heyecanla dövüyor. Burası dayak atma yeri mi? Nasıl vurursun sen buna! Burası dayak atma yeri mi? Nasıl vurursun sen buna! Nasıl aşketti, şaplattı tokadı, vurduğu yerde şimşek çaktı. Nasıl aşketti, şaplattı tokadı, vurduğu yerde şimşek çaktı.

Kendi ayıplarımızla meşgul olalım. Kendimizi düzeltmeye çalışalım.Kendi ayıplarımızla meşgul olalım. Kendimizi düzeltmeye çalışalım. Şu gönlümüze Allah'ın baktığını, gönlümüzdeki duyguları takip ettiğini,Şu gönlümüze Allah'ın baktığını, gönlümüzdeki duyguları takip ettiğini, duygularımız iyi olunca haccımızın iyi olacağını; duygularımız,duygularımız iyi olunca haccımızın iyi olacağını; duygularımız, niyetimiz bozuk olunca da işin sarpa saracağını bilelim. niyetimiz bozuk olunca da işin sarpa saracağını bilelim.

Allah tevfîkini refîk eylesin. Mârifetini, muhabbetini ihsan eylesin.Allah tevfîkini refîk eylesin. Mârifetini, muhabbetini ihsan eylesin. Rıdvân-ı ekberine vasıl eylesin. Cennetiyle cemaliyle cümlenizi, cümlemizi müşerref eylesin.Rıdvân-ı ekberine vasıl eylesin. Cennetiyle cemaliyle cümlenizi, cümlemizi müşerref eylesin. El-Fâtiha. El-Fâtiha.

Konuşma Hakkında
Tema 1
Tema 2